çözülünce | |
|
| İlk işi çamaşır makinesi almak oldu | Haber Türk | 28.04.2012 14:25 |  | | |
| Mihrişah Valide Sultanın Çeyizi | Haberler.com | 24.04.2012 13:45 |  | | | Denizlinin Beyağaç ve Kale ilçelerinde, iki asırdır çözülemeyen ve 40 yıldır hukuk mücadelesinin sürdüğü Mihrişah Valide Sultanın üzerine kayıtlı tapular, 2B Yasası içine eklenen bir maddeyle çözülünce muhtarlar bayram etti. | | Haberler.com Güncel 24.04.2012 | | | MihrişahValideSultanınÇeyiziMihrişah Valide Sultanın Çeyizi |
|
| Buzlar çözülünce... | Zaman | 19.04.2012 02:17 |  | | Kış gecelerinde anlatılan cenk hikâyeleri, masallar, âşıkların atışmaları Buzlar Çözülünce belgeseliyle evlere ulaşıyor. | | Zaman Televizyon 19.04.2012 | | | BuzlarçözülünceBuzlar çözülünce |
|
| Bikinisinin ipleri çözülünce... | Posta | 24.02.2012 18:46 |  | | 36 yaşındaki fitness modeli Jennifer Nicole Lee, Miami sahillerinde tatil yaparken görüntülendi
Güneşlenip havuza giren Jennifer Nicole Lee, seksi bikinisiyle herkesin gözlerini kamaştırdı. Bikini altını bir türlü kontrol edemeyen seksi model, frikik vermekten kaçamadı.
| | Posta Magazin 24.02.2012 | | | BikinisininipleriçözülünceBikinisinin ipleri çözülünce |
|
| Bikinisinin ipleri çözülünce... | Posta | 24.02.2012 18:46 |  | | 36 yaşındaki fitness modeli Jennifer Nicole Lee, Miami sahillerinde tatil yaparken görüntülendi
Güneşlenip havuza giren Jennifer Nicole Lee, seksi bikinisiyle herkesin gözlerini kamaştırdı. Bikini altını bir türlü kontrol edemeyen seksi model, frikik vermekten kaçamadı.
| | Posta Son Dakika 24.02.2012 | | | BikinisininipleriçözülünceBikinisinin ipleri çözülünce |
|
| Tiner sorunu işsizlik çözülünce biter | Evrensel | 15.02.2012 09:56 |  | | | Kocaeli Körfez İlçesi Çamlıtepe Mahallesi işsiz gençlerin yoğun olduğu bir mahalle. Sanayi bölgesi olmasına rağmen birçok genç işsiz. Okuyanı da okumayanı da işsiz kalma sorunu yaşıyor. Çamlıtepe Mahallesindeki gençlerle işsizlik sorunu ve Başbakanın yetiştirmek istediği gençlik biçimini tartıştık.
Okulu mecburiyetten bırakan Yusuf Taşçı, “Dindarlık belki de herkesin istediği şey de biz daha iş hayatımızı kuramadık. Başbakan tinercileri bitirecek de dindarlar yetiştirecekmiş. Önce herkesin işi olması lazım” dedi.
Lise öğrencisi Emre Çelik ise önce geleceğini kurmak istediğini belirtere | | Evrensel Güncel 15.02.2012 | | | TinersorunuişsizlikçözülüncebiterTiner sorunu işsizlik çözülünce biter |
|
| Tiner sorunu işsizlik çözülünce biter | Evrensel | 15.02.2012 09:56 |  | | | Kocaeli Körfez İlçesi Çamlıtepe Mahallesi işsiz gençlerin yoğun olduğu bir mahalle. Sanayi bölgesi olmasına rağmen birçok genç işsiz. Okuyanı da okumayanı da işsiz kalma sorunu yaşıyor. Çamlıtepe Mahallesindeki gençlerle işsizlik sorunu ve Başbakanın yetiştirmek istediği gençlik biçimini tartıştık.
Okulu mecburiyetten bırakan Yusuf Taşçı, “Dindarlık belki de herkesin istediği şey de biz daha iş hayatımızı kuramadık. Başbakan tinercileri bitirecek de dindarlar yetiştirecekmiş. Önce herkesin işi olması lazım” dedi.
Lise öğrencisi Emre Çelik ise önce geleceğini kurmak istediğini belirtere | | Evrensel Ana Sayfa 15.02.2012 | | | TinersorunuişsizlikçözülüncebiterTiner sorunu işsizlik çözülünce biter |
|
| Buzlar çözülünce biter hikâyeler | Zaman | 02.02.2012 01:48 |  | | |
| Cesur Yürek | Evrensel | 22.08.2011 09:57 |  | | | Televizyonda her zaman izleyici çekecek filmlerden biri Cesur Yürek. Geçen akşam, kimbilir kaçıncı kez yayınlanışında da, yaklaşık on televizyondan biri gibi bir izlenme oranını bulabildi. Aynı akşamın haber programlarını izleyenlerin üç aşağı beş yukarısıydı bu.
Film izlerken, kendini kaptırmak diye bir şeyin olduğunu herkes bilir. Özdeşleşme deriz. Sadece filmlerde değil, kurmaca anlatıların geleneğinde var bu, romanda, tiyatroda… Seyirci kendini anlatılan karakterlerin yerine kor, film boyunca duyguları coşturur, sonlara doğru zirveye ulaşıp mesele çözülünce rahatlar. Belli bir matematiği | | Evrensel Köşe Yazıları 22.08.2011 | | | CesurYürekCesur Yürek |
|
| Kayıp ilanı verdiği annesini doğramış! | İnternet Haber | 12.06.2011 10:38 |  | | |
| Kayıp ilanı verdiği annesini kesip öldürmüş! | Haber7 | 12.06.2011 07:14 |  | | |
| Kayıp ilanı verdiği annesi kesip öldürmüş! | Haber7 | 12.06.2011 04:20 |  | | |
| 1 Mayıs ve ‘ideolojik sendikacılık’ | Evrensel | 01.05.2011 07:12 |  | | | ÖSYM’nin ardı arkası gelmeyen sınav skandalları, seçim gündemi ve son olarak hükümetin “çılgın projesi” derken, 1 Mayıs bu sene ülke gündeminin oldukça arka sıralarında kaldı. Geçtiğimiz yıllarda 1 Mayıs öncesi yürütülen hummalı afiş çalışmaları da bu sene pek göze çarpmadı. Anlaşılan o ki, son yıllarda 1 Mayıs gündeminin merkezine oturtulan Taksim meselesi de çözülünce pek çok sendika ve “sol” siyasetin söyleyecek pek birşeyi kalmadı. Çalışma hayatında bu denli keskin bir dönüşümün yaşandığı, sendikal örgütlülüğün hızla çözüldüğü bir dönemde, 1 Mayıs öncesinde sendikaların büyük kesiminin bö | | Evrensel Köşe Yazıları 01.05.2011 | | | 1Mayısve‘ideolojiksendikacılık’1 Mayıs ve ‘ideolojik sendikacılık’ |
|
| Şifresi çözülen pankart ortalığı karıştırdı | İnternet Haber | 25.04.2011 10:19 |  | | |
| CHP heyeti Washington'da | Samanyolu Haber | 31.03.2011 09:06 |  | | CHP Genel Başkan Yardımcısı Osman Korutürk, Türkiye-İsrail ilişkilerinin sadece iki ülke değil, bölge barışı için de önemli olduğunu söyledi.
CHP Genel Başkan Yardımcıları Osman Korutürk, Gülsün Bilgehan, Umut Oran ve Faik Öztrak ile Genel Başkan Danışmanı ve Parti Meclisi üyesi Faruk Loğoğludan oluşan CHP heyeti, Washingtondaki düşünce kuruluşu Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezinde (CSIS) konferans verdi.
Korutürk, Türkiyenin Ortadoğu sorununun taraflarıyla iyi ve eşit mesafede ilişkilere sahip bir ülke olarak sorunun çözümüne katkı sağlayabileceğini belirterek, Türkiye-İsrail ilişkileri sadece iki ülke değil, bölge barışı için de önemli. İsrail ve diğer taraflarla iyi ilişkiler, geçmişte oynadığımız rolü tekrar oynamamıza imkan verecek dedi.
Ortadoğudaki değişimlerin uzun vadede bölge ve Türkiyenin yararına olacağını ifade eden Korutürk, bölge halklarının meşru taleplerine destek verdiklerini ve rejimlerin değişmesi gerektiğini düşündüklerini kaydetti. Korutürk, Şu ana kadar bu bölgede işbirliği alanı yaratamamamızın nedeni, bu ülkelerin rejimlerinin buna elvermemesi. Uzun vadede sorunlar çözülünce daha fazla demokrasi olacak ve bu durum bölgede ekonomik, sosyal ve siyasi açıdan daha büyük işbirliğine imkan açacak dedi.
-TÜRKİYE, BAŞTAN BERİ RESMİN İÇİNDE OLSAYDI...-
NATOnun Libyadaki operasyonunun Türkiyede algılanış şekline dair bir soru üzerine Korutürk, Türkiyenin NATOnun tam üyesi olduğuna dikkati çekerek, Dolayısıyla eğer Türkiye, operasyonda baştan beri resmin içinde olsaydı ve operasyon ilk baştan itibaren NATO şemsiyesi altında yürütülseydi, eminim ki operasyonun yürütülme tarzını şekillendirmede müdahil olabilirdi. Ayrıca operasyon Türk halkına daha iyi anlatılabilirdi değerlendirmesinde bulundu.
Korutürk, CHP olarak İranın nükleer programı konusunda şeffaf olması gerektiğini düşündüklerini, ancak halkı rejimlere karşı çıkmak yerine, onun etrafında birleştirmeye yaradığı için yaptırımların sonuç vermediğini, çevre ülkelere de zararları dokunduğunu kaydetti.
CHPdeki yeni yönetimle birlikte yeni bir ekip oluşturduklarını ve birçok ülkeye gitmeye devam edeceklerini belirten Korutürk, Artık kendi imajlarını kendilerinin yaratacağını söyledi. Korutürk, bazı çevrelerin CHP hakkında yanlış imaj sunduğunu, ancak demokrasiye ve özgürlüklere odaklanan, sosyal demokrat bir parti olduklarını ve dış politikalarının da demokrasi, özgürlükler, insan hakları, hukukun üstünlüğü, laiklik, ulusal kalkınma, sosyal adalet, cinsiyet eşitliği ve evrensel değerlere dayandığını anlattı.
-YENİ TÜRKİYE YARATMAK İSTİYORUZ-
Genel Başkan Danışmanı ve Parti Meclisi üyesi Faruk Loğoğlu da, yeni CHP olarak, yeni bir Türkiye yaratmak istediklerini söyledi.
Konuşmasında CHPnin iktidara gelmesi halinde nasıl bir dış politika izleyeceğiyle ilgili bilgiler veren Loğoğlu, Türkiyeyi, Avrupa-Atlantik camiasında Brüksel ve Washington ile eşit sese sahip bir konuma getirmeyi amaçladıklarını belirtti.
Ayrıca, Türkiyeyi Ortadoğu barış sürecindeki etkin rolüne geri döndürmek istediklerini ifade eden Loğoğlu, Bunun için İsrail ile ilişkileri onarmamız gerekecek. Çünkü İsrailin güveni olmazsa, Türkiye bu bölgede etkin rol oynayamaz. Bölgede rol oynayabilen bir Türkiye, bölge için stratejik bir değerdir dedi.
Türkiyenin bugünkü aktifliğinden memnuniyet duyduklarını, ancak bunun yeterli olmadığını ve sonuç üretmediğini düşündüklerini belirten Loğoğlu, parti olarak çok taraflı, gerçekçi ve sonuca odaklı bir dış politikayı benimsediklerini söyledi.
Faruk Loğoğlu, ABD ile de sağlıklı, karşılıklı saygı ve çıkarlara dayanan bir ilişkiyi yeniden tesis etmeyi amaçladıklarını kaydetti.
-SİVİL TOPLUM GÜÇLÜ DEVLET KARŞISINDA ZAYIF-
Faik Öztrak da, Türkiyede ekonomide son dönemde yaşanan sorunlara değinerek, Türkiyenin yeni bir büyüme stratejisine ihtiyacı olduğunu söyledi.
Gülsün Bilgehan da, cinsiyet eşitliğinin yeni CHP için öncelik olduğunu belirtti. Türkiyede kadınların istihdama katılım oranının düşük kaldığını ve son 7 yılda aile içi şiddetin çok büyük oranda arttığını ifade eden Bilgehan, Türkiyede kadın hakları ilerlemiyor, bu ilginç bir durum. Cinsiyet eşitliği bizim için çok ciddi bir konu, bu konuda çok çalışıyoruz dedi.
Umut Oran ise ABDye partilerinin politikalarını daha iyi anlatmak için geldiklerini dile getirdi. Türkiyede sivil toplum örgütlerinin güçlü devlet karşısında zayıf kaldığını belirten Oran, CHPnin bu konudaki çözüm önerilerini anlattı. | | Samanyolu Haber Son Dakika 31.03.2011 | | | CHPheyetiWashingtondaCHP heyeti Washingtonda |
|
| Dr. Ender Saraç: ?Bedensel obezite kadar ruhsal obezite de tehlikeli? | Samanyolu Haber | 24.03.2011 11:34 |  | | Dr. Ender Saraç, bedensel obezite kadar ruhsal obezitenin de tehlikeli olduğunu söyleyerek Ruhumuz da şiş ve obez. Ama ruhu gözle göremediğimiz için onun çok farkında olamıyoruz. Kinler, ego savaşları, nefret, kıskançlık gibi her türlü negatif enerji, virüs bulaştırmış durumda insanlara ve sisteme dedi.
Dr. Ender Saraç, Moral Dünyası dergisine sağlıklı yaşamla ilgili verdiği söyleşisinde çeşitli konulara temas etti. Dr. Saraç, Fransızlarda ilk asilzadeler ve sosyete çıkana kadar dünyada obezite ve şeker hastalığının olmadığını ifade ederek Ne zaman ki beyaz un, beyaz şeker mutfaklarına girdi -ki o zaman bu ürünler çok pahalı-zenginliğin ve asaletin göstergesi şişmanlık olmuş. İlk francala ekmekler, pasta diye günümüzde bilinen daha lüks yiyecekler ve bildiğimiz pasta başladıktan sonra, insanoğlunda obezite ve diyabet başlamış. diye konuştu.
İnsanlara kilo vermeleri için asla katı diyet önermediğini söyleyen Dr. Saraç, sözlerini şöyle sürdürdü: Biz daha çok insandaki farkındalığı arttırmaya yönelik motivasyonlar vermeye çalışıyoruz. Yani bu beden sana bir emanettir. İstediğin gibi kullanma hakkına sahip değilsin. İkincisi ise sadece kalori hesabıyla sağlıklı zayıflama olmaz. Bu zayıflamanın bedene ciddi bir zararı olur. Yaşlanma, kemik erimesi gibi ciddi sağlık sorunları, adet düzensizliği, sinir bozukluğu, kabızlık gibi sorunlara yol açmamalı. Zayıflarken sağlığını kazanarak zayıflamalı.
RUHSAL OBEZİTE DE TEHLİKELİ
Bedensel obezite kadar ruhsal obeziteden de korunmak gerektiğini ifade eden Dr. Saraç, bu konuda şunları söyledi: Bugün bedensel obezite kadar tehlikelidir ruhsal obezite. Yani ruhumuz da şiş ve obez. Ama ruhu gözle göremediğimiz için onun çok farkında olamıyoruz. Kinler, ego savaşları, nefret, kıskançlık gibi her türlü negatif enerji, virüs bulaştırmış durumda insanlara ve sisteme.
Kilo vermede, sadece mideye söz geçirmek değil aynı zamanda aklı ve ruhu da buna hazırlamak gerektiğini ifade eden Dr. Saraç, Kişiye göre değerlendirme yapıyoruz. Bakıyoruz bir kişi kilo verse dahi hemen alacak, o zaman kendi içindeki kavgalarını, yaşadıkları ruhsal küflerini, o affedemedikleri, geçmişte taşıdıkları yükleri ve blokajları çözmek için, bazen psikoloğa göndeririz, bazen kendiliğinden beden çözülünce beraberinde ruhtaki çözülme de paralel olarak geliyor. Ruhta da çözülme başlıyor ama her kişinin kendi becerisine göre oluyor. diye konuştu.
Hem bedensel hem de ruhsal obezitenin hastalıkların kaynağı olduğunu ifade eden Dr. Saraç, şunları söyledi: İlerlemiş tıbba rağmen hastalıkların artışına engel olunmuyor. Refah düzeyi arttıkça, kilo alımı da paralel artıyor. İnsanlarda maalesef zenginleşme ideali var, evim olsun arabam olsun, yazlığım olsun, o da benim olsun, şu da benim olsun dedikçe ve bunlara sahip olduktan sonra da maalesef sefasını süremiyorlar. Refah artıyor, bunun yanında sağlık da gidiyor. İmkânlar arttıkça daha basit yaşamak gerekiyor. Kendi işini kendisi yapan, merdiven inip çıkan, evin içinde kendi sorumluluğunu yapan bireyler olmak gerekiyor. Bizim toplumun zaaflarına karşı koruyucu anti virüs programımız yok. Son yıllarda zenginleşen muhafazakâr kesimde de korkunç obezite sorunu var. Bence bu da mekruhtur. Bedene zarar veriyorsunuz. Haram kılınan şeyler neden yasaklanmış, çünkü bedene zarar verdiği için. O dönemde obezite olsaydı o da yasaklanabilirdi çünkü diğer haramlar kadar insana zarar veriyor. Nefis terbiyesi üzerine daha fazla durmak gerekiyor. Çok yemek bir zaaftır. Hazları, zevkleri, muhabbeti ana kaynağından edineceksiniz. Ya Vedud esmasından, yani sevginin ana kaynağından beslenemediğimiz için, sürekli dünyevî zevklere takılıp kalıyoruz.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 24.03.2011 | | | DrEnderSaraç?Bedenselobezitekadarruhsalobezitedetehlikeli?Dr Ender Saraç ?Bedensel obezite kadar ruhsal obezite de tehlikeli? |
|
| Minare utancına Gül'den cevap | Samanyolu Haber | 28.11.2010 08:57 |  | | Minare yasağı konusunda mahcup olan İsviçre yönetiminine Cumhurbaşkanı Gülün cevabı. İsviçredeki temasları içinde Cumhurbaşkanı Doris Leuthard ile de biraraya gelen Cumhurbaşkanı Gül, İsviçre yönetiminin minare yapımına referandum sonucunda yasak getirilmesinden dolayı çok mahcup olduğunu söyledi.
İsviçre temaslarını tamamlayan Cumhurbaşkanı Gül, dönüş yolunda gazetecilerin sorularını cevapladı. Temasları sırasında minare yasağının gündeme gelip gelmediği yönündeki soru üzerine Gül, İsviçrelilerin yasak konusunda çok mahcup olduklarını söyledi. Gül, Minare konusunda mahcuplar tabii. Ama halk öyle karar vermiş, yapacakları bir şey yok. Onlara, Müslümanlar için zaten bütün yeryüzü mescit dedim. Yasak başlayınca başka adımlar da gelir, bu sizin imajınızı bozar dedim. Yönetim olarak bundan kaygılılar. Zaten yönetim desteklememişti diye konuştu.
KIBRIS GELİŞME OLABİLİR
Annan Planında olduğu gibi İsviçrenin yeniden Kıbrıs konusunda devreye girmesinin söz konusu olup olmadığının sorulması üzerine Gül, bu konuda 2011 yılında gelişmeler olabileceği sinyalini verdi. İsviçrenin Kıbrıs ve Ermeni meselesinde yeniden devreye girme isteğinde olduğunu belirten Gül, Gerek Kıbrıs, gerek Ermeni konusunda gayet tecrübeli ve arzulular. Bu tür konularda aracı olma niteliğine sahip bir diplomatik gelenekleri var. Ben de destekledim dedi.
RUSYANIN ÇABALARI
Ermeni meselesinin çözümüne yönelik Türkiye ile Ermenistan arasındaki görüşmelerin başlaması için İsviçre ve Rusya başta olmak üzere ciddi çabaların bulunduğuna dikkat çeken Gül şunları söyledi: Şu anda bölgede ilgili ülkelerin liderleri olarak gayretler var. Rusya da dahil buna. Rus liderler hem Medvedev, hem Putin iyi niyetli olarak bir çalışma yürütüyorlar. İstişare içindeyiz karşılıklı olarak. Bu olay bütün Kafkasyanın istikrarı açısından önemli. O yüzden bu işlere ne kadar yukarıdan, büyük ölçekten bakılırsa o kadar yararlı olur. Kafkasyanın istikrarı Avrupa ile Asya arasında duvarları kaldırıyor. Avrasyanın potansiyeli ortaya çıkıyor. Güvenlik sorunları çözülünce Avrasyanın potansiyeli fışkırır.
Ekmeğimiz ve müziğimizi paylaşamıyoruz
Nisan ayı ile birlikte soykırım iddialarının gündeme getirileceğinin hatırlatılması üzerine Gül şu karşılığı verdi: Biz şu tarih geliyor, ondan dolayı şu işleri yapalım demiyoruz. Kimse Türkiyeyi bir baskı altında zannetmesin. Bir baskı altında Ermenistanla yakınlaşmayı istiyor diye düşünülmesin. Amerikalı dostlarımız, Ermeni dostlarımız böyle düşünmesin. Türkiye olaya Kafkasyanın istikrarı açısından bakar. Komşusu Ermenistan ile ilişkiler içerisinde olmayı ister. Nihayetinde aynı toprakların insanlarıyız. Ermenistana giderseniz ekmeğini, müziğini paylaşamayız. Bakın Sarı Gelini paylaşamıyoruz. Tarih boyunca da iyi ilişkilerimiz var. Biz böyle özgüvenle bakıyoruz.
ABDÜLKADİR SELVİ | | Samanyolu Haber Son Dakika 28.11.2010 | | | MinareutancınaGüldencevapMinare utancına Gülden cevap |
|
| Türkiye olmasa zirve 10 dakikada biterdi | Samanyolu Haber | 21.11.2010 07:39 |  | | Kritik NATO zirvesinde ele alınan füze savunma sistemi konusunda neler yaşandı? Cumhurbaşkanı Gül, Lizbondaki NATO zirvesinin, Türkiyenin saygınlığını artırarak sonuçlandığına dikkat çekti. Her bir oturumda en çok Türkiyenin konuşulduğunu belirten Gül, İsteklerimizi karşılamayıp diretselerdi sorun büyürdü. dedi. Cumhurbaşkanı, Fransaya rağmen kendi tezlerinin kabul görmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirirken, önemli bir ayrıntının daha altını çizdi: Batılı liderler, Kıbrıs ve AB sürecinde Türkiyeye haksızlık yapıldığını itiraf etti.
Portekizdeki kritik NATO zirvesinde ele alınan füze savunma sistemi konusunda Ankaranın bütün isteklerinin karşılanması başta Cumhurbaşkanı Abdullah Gül olmak üzere Türk heyetinde sevince yol açtı. Zirvenin ardından gece geç saatlerde Lizbona birlikte geldiği gazetecilere sıcağı sıcağına değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı, sürecin Türkiyenin saygınlığını artırarak sonuçlandığına dikkat çekti. Kabul edilen stratejik konsept için de, Arzu ettiğimiz çerçevede çıktı, bundan büyük memnuniyet duyuyoruz. ifadesini kullandı. Her bir oturumda en çok Türkiyenin konuşulduğunu belirten Gül, Ben 3 kez konuştum. Afganistan, NATO-AB ilişkileri, füze sistemi gibi bütün konularda herkesin konuştuğu ülke Türkiye idi. Türkiye olmasa zirve 10 dakikada biterdi. dedi.
Cumhurbaşkanı Gül, neşeli bir şekilde, Avrupada Türkiyenin olmadığı yerde hareket olmadığını vurgularken, tüm kaygılarının giderildiğine işaret etti. Gül, Kıbrıs sorunundan AB sürecine, enerji meselesinden güvenliğe kadar birçok konuda başta NATO Genel Sekreteri Rasmussen olmak üzere Batılı liderlerin Türkiyeye haksızlık yapıldığını itiraf ettiklerinin de altını çizdi.
Bizzat NATO Genel Sekreteri tarafından dile getirilen haksızlıklardan biri, Bosnada en fazla asker bulunduran ülke olmasına rağmen Türkiyenin AB güvenlik kurumlarının karar mekanizmasında yer almaması.
Zirve öncesi kaygıları olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, en büyük endişesini şöyle açıkladı: İsteklerimizi karşılamayıp diretselerdi sorun büyürdü. Biz de süreci engellemek zorunda kalırdık. Bu da bizi NATOyu tıkayan ülke konumuna düşürürdü. Ama sorun çözülünce bu kaygılar geride kaldı. Süreç, Türkiyenin saygınlığını artırarak sonuçlandı. Diplomatik kaynakların verdiği bilgiye göre, hem Kıbrıs hem de füze meselesinde itiraz sesleri Fransadan yükseldi. Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozynin, son dakikaya kadar İranın füze sisteminin muhatabı olarak zikredilmesinde ısrar ettiği, ancak sonunda itirazını geri çektiği öğrenildi. Zirveden çıkan sonuç, Sarkozynin bu tezine karşılık Türkiyenin İsim belirtmeye gerek yok. Burada kimin NATOya karşı düşman amaçlı kullanılacak balistik füze kapasitesi varsa, onların hepsi kastediliyor. Bugün füzesi olanın yarın olmayabilir veya bunun tersi olabilir. görüşünün kabul gördüğünü ortaya koydu.
Yine Fransanın, toplantıda Kıbrıslı Rumların NATO-AB ilişkilerini tıkanmasına yol açan tutumunu AByi belli değerleri olan 27 üyeli bir aileye benzeterek savunduğu öğrenildi. Buna karşılık Türkiyenin ise bu ailenin neden yanlış yapan bir üyesini uyarmadığı ve ABnin bir ülkenin sorunlarını çözmeden üye alınmaması gibi temel bir değerinin Güvenlik Konseyinde dosyası olan Kıbrıs konusunda neden hatırlanmadığını ifade ettiği öğrenildi.
İRANDAN TÜRKİYEYE AÇIK ÇEK
İran konusunda Türkiyenin neden Batıdan farklı düşündüğü sorumuza da Gül, kapsamlı bir cevap verdi: İranın kendi risk değerlendirmesine göre balistik füzeler edinmesi bizi endişelendirmez. Bize düşman olacaksa bunlara gerek yok. Komşuyuz, topla bile saldırabilir. Ama nükleer konuda bizim de Batı gibi kaygımız var. Şu anda İran nükleer silah yapıyor diyemeyiz. Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu da bunu diyemiyor. NPTye taraf olduğu için daha şeffaf olması isteniyor, İran da şeffafım diyor. Tartışma burada. Biz sadece İranın değil, bölgede kategorik olarak nükleer silaha karşıyız diyoruz. Ayrıca bu sorun sıcak bir çatışmaya dönüşürse, yani Irak trajedisi gibi bir de İran olayı yaşanırsa, komşu olarak bundan en çok biz etkileniriz. Güvenlik sorunu olur, göç olur, ekonomi etkilenir, vb. Burası bizim mahalle, Latin Amerikadaki bir konudan bahsetmiyoruz. Tabii ki bu sorunun büyümesini önlemek için gece gündüz çalışacağız. Yanlış olan, buna seyirci kalmamız olur. NATO dışişleri bakanları toplantısının sona ermesinden sonra Cumhurbaşkanının sohbetine katılan Ahmet Davutoğlu da Türkiyeye ve dile getirdiği tezlere karşı büyük bir anlayış gördüğünü, birçok ülkenin Türkiyenin AB katılım sürecinin hızlanması gerektiğini söylediğini ifade etti. Zirve boyunca bir yandan da İran ile Güvenlik Konseyi ile Almanya arasında yapılması planlanan müzakereler konusunda temaslarını sürdüren Davutoğlu, müzakere tarihinin belli olduğunu, yer konusunda İranın Türkiyeye açık çek verdiğini ifade etti. Alınan bilgilere göre, şayet Türkiye bu toplantının İstanbulda yapılmasında ısrar ederse İran, konuşulan Viyana veya Cenevre gi | | Samanyolu Haber Son Dakika 21.11.2010 | | | Türkiyeolmasazirve10dakikadabiterdiTürkiye olmasa zirve 10 dakikada biterdi |
|
| Köylülerin su sorunu çözülünce.. | Haber3 | 16.09.2010 14:29 |  | | |
| Su sorunu çözülünce tüm köy 'evet' oyu verdi | Milliyet | 16.09.2010 14:25 |  | | |
| 13:54 Su sorunu çözülünce tüm köy 'evet' oyu verdi | Milliyet | 16.09.2010 14:18 |  | | |
| Şifre çözülünce PKK'nın lojistik kanadı çöktü | Zaman | 01.02.2010 02:52 |  | | |
| 2 ay mağarada emir beklemişler | Samanyolu Haber | 13.01.2010 09:55 |  | | Reşadiyede yedi eri şehit eden 10 PKKlı saldırıdan önce iki ay bir sığınakta saldırı emrini beklemiş. PKKlılar deşifre olmamak için hiç telsiz kullanmamış. Yedi erin şehit edildiği Reşadiye katliamını gerçekleştiren PKKlıların, saldırı öncesinde iki ay telsiz ve telefon görüşmesi yapmadan bir sığınakta saklandığı ortaya çıktı.
Bölgede görev yapan bazı üst düzey askeri kaynaklar Tunceliden yola çıkan yirmi PKKlının haziran ayında, 10ar kişilik iki grup halinde Tokata geçtiği bilgisini verdi.
Edinilen bilgiye göre, daha önce birkaç kez bölgeye gitmiş olan Mahir Başkale ile yardımcısı Şehmuz kod adlı PKKlılar Tunceliden yola çıkan 10ar kişilik iki gruba liderlik yaptı.
Ekim ayına kadar bölgede kalan Mahir Başkale, 10ar kişilik iki gruptan birini de alarak Tunceliye döndü. Şehmuz kod adlı PKKlı ise grubuyla bölgede kaldı. PKKlıların, Tunceli bölgesini iyi bilen TİKKO militanları eşliğinde önce Munzur Dağını, ardından da Erzincanın kırsal kesimini aşarak Karadeniz bölgesine geçtiği öğrenildi.
Geri döndük mesajı Grubuyla birlikte Tunceliye dönen Mahir Başkale telsizle Kandil Dağındaki PKK yöneticileri ile Tunceli bölge sorumlusu Bawer kod adlı Süleyman Şahine Tokata giden grubun tamamen Tunceliye döndüğünü bildirdi.
Askeri kaynaklardan edinilen bilgiye göre, 10 kişilik grubuyla Tunceliye dönen Mahir Başkale Tokatta bıraktığı gruba da deşifre olmamaları için telsiz-telefon görüşmelerini yasakladı. Mahir Başkale ve grubunun telsiz konuşmalarını izlediği için PKKlıların bölgeden ayrıldığını sanan güvenlik güçleri, Karadeniz ve Tunceli bölgelerinde görev yapan askeri birimlere grubun Tunceliye döndüğünü rapor etti. Bu arada Mahir Başkale daha sonra, bir grubun Tokat çevresinde gizlendiği ve eyleme hazır olduğu bilgisini şifreli mesajla Kandile bildirdi.
Bunun üzerine Kandildeki yöneticilerden şifreli ve acil koduyla Tunceli ve Diyarbakırdaki iki gruba eylem yapılması talimatı geldi. Telsizden bu talimatı duyan Tokatta saklanan 10 kişilik grup, eylem hazırlığı yapmaya başladı. Kandilden gelen şifreli talimatların büyük bölümü güvenlik güçleri tarafından çözülünce, özellikle Tunceli bölgesinde PKKlıların saldırı yapabileceği olasılığı üzerine karakollar güçlendirildi, önlemler en üst seviyeye çıkarırken, diğer taraftan da Kandilin, gönderdiği talimatların kalan bölümü çözümlenmeye çalışıldı. Ancak, talimatın tam olarak ne olduğu anlaşılamadan Reşadiyede saldın gerçekleşti.
Askeri kaynakların verdiği bilgilere göre, saldırıyı gerçekleştiren PKKlı grup, eylemden sonra Tunceli ve Kandildeki üst düzey yöneticilerle sadece iki kez görüştü.
Öte yandan saldırıyı gerçekleştiren PKKlıların süren operasyonlar ve mevsim şartları nedeniyle hâlâ Tokat bölgesinde gizlendiği sanılıyor.
TARAF | | Samanyolu Haber Son Dakika 13.01.2010 | | | 2aymağaradaemirbeklemişler2 ay mağarada emir beklemişler |
|
| Erdoğan: Asla kabul etmiyoruz | Samanyolu Haber | 09.12.2009 15:34 |  | | Başbakan Erdoğan, 1915 olaylarına dair Ermeni iddialarına ilişkin olarak, Soykırım olarak siz bunu kabullenirseniz, buna üzülürüz. Böyle bir soykırımı asla kabul etmiyoruz dedi. Amerikan PBS televizyonunda Charlie Rose Show adlı programa katılan Erdoğana, 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarıyla ilgili sorular yöneltildi.
Ermeni soykırımı konusunda tarih daha ne kadar delile ihtiyaç duyuyor şeklindeki soru üzerine Erdoğan, Bir defa baştan şunu kesip atayım. Soykırım olarak siz bunu kabullenirseniz, buna üzülürüz. Böyle bir soykırımı asla kabul etmiyoruz. Bu tamamen yalandır. İnsanları bunu ispata davet ediyorum diye konuştu.
Bu konuda Türkiyenin kendi arşivlerini açtığına dikkati çeken Erdoğan, Ermenistanın eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryana 2005te gönderdiği mektupta, Ermeni tarafının da arşivlerini açmasını istediğini hatırlattı. Erdoğan, bunların üzerinde çalışmak yerine, siyasetçilere gidip kararlar almalarını istemenin doğru bir davranış olmadığını belirtti.
Erdoğan, bu konunun ABD Başkanı Barack Obama ile görüşmede gündeme gelip gelmediğinin sorulması üzerine, konunun gündeme geldiğini söyledi.
Türkiye ile Ermenistan arasındaki normalizasyon sürecini başlatan tarafın Türkiye olduğuna dikkati çeken Erdoğan, Biz kendimize güveniyoruz ifadesini kullandı.
Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki Yukarı Karabağ konusuna değinen Erdoğan şöyle konuştu:
Burası işgal altında. Bu sorunu çözmemiz gerekiyor. Minsk üçlüsü 20 yıldır bu işi neden çözemedi? Bu sorun çözüldüğü anda, bölge bir huzur bölgesi haline gelecek. Neden? Çünkü, ikisi arasındaki sorun çözülünce, şu andaki kin, nefret ortadan kalkacak. BM Güvenlik Konseyinin bir kararı var. Bu karar uygulamaya konmuş olacak. Türkiye ile Ermenistan arasındaki sıkıntı da kesinlikle çözülmüş olacak.
Erdoğan, Türkiye ile Ermenistan arasında imzalanan protokollerin onayına ilişkin kararı TBMMnin vereceğine dikkati çekerek, meclisin bu konuda hassas olduğunu ve beklenen gelişmelerin olmaması halinde, bu konuda parlamentodan olumlu netice çıkacağını zannetmediğini kaydetti.
Ülkeniz için duyduğunuz tutkuları herhangi bir şekilde kısıtlayıcı biçimde, Türkiye hakkında yanlış algılamalar var mı sorusu üzerine Erdoğan, dünyada her ülkeye karşı yanlış anlamalar bulunduğunu, örneğin bazı ülkelerde Amerikan karşıtlığı olduğunu söyledi.
Olumsuz yaklaşımlardan rahatsız olmak yerine bunların minimize etmek gerektiğini bildiren Erdoğan, bu yanlış anlamaları giderme yolunda dayanışma sergilenmesi gerektiğini belirtti. Erdoğan, bütün ülkeler için çatı kuruluşu olan BMnin içinde tüm ülkeler arasında da görüş farklılıkları olabildiğini anımsattı.
Başbakan Erdoğan, Türkiyenin dünyada oynamak istediği rolü oynayabilmesi yolundaki hedefinizin önündeki engelin ne olduğunu düşünüyorsunuz sorusuna şu yanıtı verdi:
En büyük engel kamu diplomasisinde çok başarılı olmamamız. Kamu diplomasisini geliştirmemiz gerekiyor. Üzerinde çalışmamız gereken bir eksikliğimiz bu, üzerinde çalışıyoruz. Şunu ifade etmem lazım: Liderler, hiçbir zaman insanlarda var olan önyargıları suiistimal etmemeliler. Eğer bunu yaparlarsa, belli siyasetleri tersine çevirmek zor olur. Örneğin yabancı düşmanlığı birçok ülkede, bunu üzülerek söylüyorum, gördüğümüz bir şey. Örneğin İkiz Kulelerin vurulmasından sonra, ABDde de Avrupada da bunun örnekleri görüldü. Almanyada, Fransada, son dönemde İsviçrede gördük. Yahudi düşmanlığı bir insanlık suçu... Bunu gittiğim her yerde söylüyorum, ama İslamofobi de insanlığa karşı bir suçtur.
Terörizm önüne İslam kelimesini yapıştırmak, hiçbir düşünüre asla yakışmaz. Ama öyle dönemler olmuştur ki, ABDde insanlar İslamcı terörden bahsetmiştir. İslam, hiçbir zaman terörü onaylamaz. Her inanç grubunun içinden terörist çıkabilir. Yahudi, Müslüman, Hristiyan olabilir. Bu konuda yazılı medyaya çok büyük görev düşüyor. Medyanın bu konuda çok sorumluluğu var. Ama bunların birçoğu maalesef henüz yapılmadı. Birbirine yardımcı olanlar da var, ama bunun yanında maalesef fütursuz, yangına benzinle gidenler de var.
Bu İslam dünyasında çok kaygılara yol açtı. Belçika, Hollanda, Danimarka, İsviçrede olanları biliyorsunuz. İnsanlara doğuştan verilen haklar, hiçbir zaman referanduma götürülemez. Yaşama hakkını referanduma götüremezsiniz, dini özgürlükler, düşünce özgürlüğü, bunlar temel haklardır. Bunlar üzerinde seçim yapılamaz. Bunlar ele geçirilen haklar değil, insanların doğuştan sahip olduğu haklardır. Maalesef Avrupanın ortasında, İsviçrede böyle bir seçimin düzenlendiğine şahit olduk. Bunun değişeceğini ve bir daha dünyanın hiçbir yerinde tekrarlanmayacağını ümit ediyoruz.
Erdoğan, terör örgütü El Kaide ile ilgili bir soru üzerine, Ben bir Müslümanım, İslam adına hareket etme yetkisine sahibim demek, onların yetki sahibi olduğu anlamına gelmiyor. Bunlar zaman zaman bizi de tehdit etti. Bir kez daha söylüyorum: İslam böyle bir anlayışı asla kabullenmez, İslam terörizmi asla kabul etmez, asla izin ver | | Samanyolu Haber Son Dakika 09.12.2009 | | | ErdoğanAslakabuletmiyoruzErdoğan Asla kabul etmiyoruz |
|
| Fatih Tekke ile anlaştık | Gazete Şok | 09.12.2009 09:02 |  | | |
| Aşk, şifresi çözülünce bitiyor | Cumhuriyet Gazetesi | 20.09.2009 15:00 |  | | | Nehir Erdoğan, töre ve aşkı anlatan Aşk Bir Hayal adlı dizide bir Kürt aşiretinin kızını canlandırıyor. Dizi nedeniyle yüzünü döndüğü Doğuda başka hayatlarla tanışmaktan mutlu. Herkesten birşeyler öğreniyor. Dört dil bilen dokuz yaşındaki Süryani kızından örnek veriyor, Orada kimsenin içinde savaşmak gibi bir güdü yokdiyor. Uzun yıllar birlikte olduğu Mustafa Altıoklar ile yaşadığı ayrılığa dair tek sözü var: Mustafa, hayatımın sonuna kadar ailem olarak kalacak. | | Cumhuriyet Gazetesi Son Dakika 20.09.2009 | | | AşkşifresiçözülüncebitiyorAşk şifresi çözülünce bitiyor |
|
| Aşk şifresi çözülünce bitiyor | En Son Haber | 20.09.2009 14:52 |  | | |
| Ankaragücü Avusturya'ya gitti | Haber7 | 08.07.2009 16:36 |  | | | Yeni sezon hazırlıklarını sürdüren Ankaragücü, ikinci etap kamp çalışmalarını için Avusturyaya gitti. Alacaklarını alamadığı için takıma katılmayan kaptan Ceyhun, sorun çözülünce kafileye dahil oldu. | | Haber7 Son Dakika 08.07.2009 | | | AnkaragücüAvusturyayagittiAnkaragücü Avusturyaya gitti |
|
| Finlandiya tarihini değiştiren Baltık adası Suomenlinna | Hürriyet | 13.04.2009 01:10 |  | | | Helsinki’ye yaklaşan gemileri önce Suomenlinna karşılıyor. Ada geçmişte savaş gemilerinin uğrak noktasıydı, bugün Baltık turuna çıkan dev kruvaziyerlerin. İsmini, 1748’de İsveç egemenliği altında inşa edilen kaleden alıyor. O zamanların İsveç Kalesi, sonraları Fin Kalesi, yani orijinal adıyla Suomenlinna olmuş. Nisanda buzlar çözülünce hareketlen-meye başlayan ada kalesinin yanı sıra, sevimli kafeleri, müzik etkinlikleri, yürüyüş alanları, plajlarıyla bir çekim merkezi. Küçücük olsa da üç müzesi var. Biri de oyuncak müzesi. | | Hürriyet Turizm 13.04.2009 | | | FinlandiyatarihinideğiştirenBaltıkadasıSuomenlinnaFinlandiya tarihini değiştiren Baltık adası Suomenlinna |
|
| Karabağ sorunu çözülünce siyaseti bırakacağım | NTV | 08.04.2009 13:42 |  | | |
| 'Obama garantör' | Sabah | 05.04.2009 02:10 |  | | |
| Türkiye'yi sarsacak belgeler ! | Samanyolu Haber | 06.03.2009 09:42 |  | | Balbaydan çıkan belgelerin şifresi çözülünce Savcılık yeniden düğmeye bastı... Ergenekon soruşturması kapsamında ek ifadeleri alınmak üzere adliyeye getirilen Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay ile Neriman Aydın, tutuklanmaları istemiyle mahkemeye sevk edildi.
Ergenekon soruşturmasını yürüten İstanbul Cumhuriyet Savcılarının talimatı üzerine Ankaradan İstanbula getirilen Balbay ve Aydın, Beşiktaştaki İstanbul Adliyesinde Cumhuriyet savcılarına ifade verdi.
Balbay ve Aydın, savcılıktaki sorgularının ardından tutuklanmaları istemiyle nöbetçi mahkemeye gönderildi.
TÜRKİYEYİ SARSACAK BELGELER
İkili ek deliller ışığında gözaltı kapsamındaki zorla getirme kararıyla İstanbula polis nezaretinde getirilmişti. Ek delillerin Türkiyeyi sarsacak nitelikte olduğu belirtiliyor. Özellikle Balbayın evinde ilk gözaltı sırasında yapılan aramada çıkan ve şifrelenmiş olan belgelerin çözümünden bu deliller elde edildi.
Çözümü uzun süre alan şifrelerde Türkiyeyi sarsacak çok gizli bilgiler ve günlükler çıktığı belirtiliyor.
ON SAAT İFADE
Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılar Murat Yönder ve Ercan Şafak tarafından yaklaşık 4 saat süren sorgulamada, Aydına 1 Temmuz 2008deki operasyonda el konulan bilgisayarında ele geçirilen ve 2004ten beri Genelkurmay ile Şener Eruygura yazdığı elektronik mektupların ve görüşmelerden sonra tuttuğu günlüklerin sorulduğu öğrenildi. Eylül 2008de tutuklanan Mehmet Ali Çelebi, Eren Mumcu, Noyan Çalıkuşu ile tutuksuz şüpheliler Hasan Hüseyin Uçar ve Yaşar Tozkoparanın yaklaşık 4 yıl boyunca Aydının evine niçin geldiği soruldu. Aydının teğmenlerin geldiği evin karargâh evi değil kendi evi olduğunu söylediği belirtildi. Aydından sonra Balbayın sorgusu yapıldı.
Mustafa Balbayı ise savcılar Zekeriya Öz, Fikret Seçen ve Kasım İlimoğlu sorguladı. Balbay üç savcıya yaklaşık 10 saat ifade verdi.
AKTİFHABER | | Samanyolu Haber Son Dakika 06.03.2009 | | | TürkiyeyisarsacakbelgelerTürkiyeyi sarsacak belgeler |
|
| Hem kaleci hem kalıcı | Sabah | 25.12.2008 02:03 |  | | | G.Saray, kiralık olan De Sanctisin bonservisini almaya hazırlanıyor. Udinese ile Sevilla arasındaki sorun çözülünce İtalyan kaleci kalıcı Aslan olacak | | Sabah Spor 25.12.2008 | | | HemkalecihemkalıcıHem kaleci hem kalıcı |
|
| 1 aydır Trabzon Limanında bekleyen Sudanlı üniversiteli, vize sorunları çözülünce, Rusya'ya gitti | Net Gazete | 03.09.2008 16:44 |  | | |
| 1 aydır Trabzon Limanında bekleyen Sudan'lı üniversiteli, vize sorunları çözülünce, Rusya'ya gitti | Net Gazete | 03.09.2008 16:28 |  | | |
| Kardeşinin katilini 9 sene önce yazmış! | Samanyolu Haber | 03.08.2008 13:33 |  | | |
| Derin ‘kaçak’ infazı | Star | 28.04.2008 02:02 |  | | | Türkiye’nin en önde gelen firmasının işletme müdürü geçen yıl öldürüldü. ‘Çalışanları öldürdü’ dendi. Ancak bilgisayarı çözülünce rüşvet çarkı belgelendi ve kaçakçılık-PKK-Ergenekon bağı ortaya çıktı | | Star Son Dakika 28.04.2008 | | | Derin‘kaçak’infazıDerin ‘kaçak’ infazı |
|
| Derin ‘kaçak’ infazı | Star | 28.04.2008 02:00 |  | | | Türkiye’nin en önde gelen firmasının işletme müdürü geçen yıl öldürüldü. ‘Çalışanları öldürdü’ dendi. Ancak bilgisayarı çözülünce rüşvet çarkı belgelendi ve kaçakçılık-PKK-Ergenekon bağı ortaya çıktı | | Star Politika 28.04.2008 | | | Derin‘kaçak’infazıDerin ‘kaçak’ infazı |
|
|
| |