önerdim | |
|
| Terim yönetime girsin | Sabah | 08.03.2012 02:51 |  | | |
| Adli yardım alabilirsiniz | Posta | 05.02.2012 05:49 |  | |
2009 senesinde satın aldığım aracı 2010 senesinde sattım. Satın alana aracın kontrolunu yaptırmasını önerdim, kabul etmedi bu hali ile noterde satış yaptık. 2011 senesine geldik alıcı beni aradı, aracın ağır hasarlı olduğunu söyleyip parasını geri istedi vermeyince de dava açtı. Bir avukata başvurdum benden 1500 TL istedi. Bunu verme gücüm yok. Ben ne yapayım? S.B.
ize anlatacaklarım iki grupta toplanacak. Birincisi ihtilafınız. Doğrusu bir mal satılırken bu malda açık ayıp olabilir gizli ayıp olabilir. Açık ayıp ilk bakışta belli olan ayıptır. Bunun için satıcıya derhal başvurulur... | | Posta Köşe Yazıları 05.02.2012 | | | AdliyardımalabilirsinizAdli yardım alabilirsiniz |
|
| Adli yardım alabilirsiniz | Posta | 05.02.2012 04:55 |  | |
2009 senesinde satın aldığım aracı 2010 senesinde sattım. Satın alana aracın kontrolunu yaptırmasını önerdim, kabul etmedi bu hali ile noterde satış yaptık. 2011 senesine geldik alıcı beni aradı, aracın ağır hasarlı olduğunu söyleyip parasını geri istedi vermeyince de dava açtı. Bir avukata başvurdum benden 1500 TL istedi. Bunu verme gücüm yok. Ben ne yapayım? S.B.
ize anlatacaklarım iki grupta toplanacak. Birincisi ihtilafınız. Doğrusu bir mal satılırken bu malda açık ayıp olabilir gizli ayıp olabilir. Açık ayıp ilk bakışta belli olan ayıptır. Bunun için satıcıya derhal başvurulur... | | Posta Son Dakika 05.02.2012 | | | AdliyardımalabilirsinizAdli yardım alabilirsiniz |
|
| İki yönden inceleyin | Posta | 04.02.2012 05:20 |  | |
Konut satın alacağım. Nelere dikkat etmemi önerirsiniz? V.G.
Konut satın alacaksınız, önce hayırlı olsun, güle güle kullanın diyeceğim. Sonra da iki meslek grubunu ilgilendirdiğini söyleyeceğim. Birinci meslek grubu mühendisler. Binanın, projesine uygun olup olmadığı, kaçak bölümlerinin bulunup bulunmadığı, dolayısı ile özellikle deprem riski altında olup olmadığı hayati öneme sahip. Onun için önce mühendisleri önerdim. Sonra hukukçular geliyor. Öncelikle bilmeniz gereken şey, binada kat mülkiyeti olup olmadığı. Bunun için satıcının elindeki tapu senedine bakın. [[HAFTAYA]]
Size... | | Posta Köşe Yazıları 04.02.2012 | | | İkiyöndeninceleyinİki yönden inceleyin |
|
| İki yönden inceleyin | Posta | 04.02.2012 04:53 |  | |
Konut satın alacağım. Nelere dikkat etmemi önerirsiniz? V.G.
Konut satın alacaksınız, önce hayırlı olsun, güle güle kullanın diyeceğim. Sonra da iki meslek grubunu ilgilendirdiğini söyleyeceğim. Birinci meslek grubu mühendisler. Binanın, projesine uygun olup olmadığı, kaçak bölümlerinin bulunup bulunmadığı, dolayısı ile özellikle deprem riski altında olup olmadığı hayati öneme sahip. Onun için önce mühendisleri önerdim. Sonra hukukçular geliyor. Öncelikle bilmeniz gereken şey, binada kat mülkiyeti olup olmadığı. Bunun için satıcının elindeki tapu senedine bakın. [[HAFTAYA]]
Size... | | Posta Son Dakika 04.02.2012 | | | İkiyöndeninceleyinİki yönden inceleyin |
|
| ‘Sevgilim rolüne sevgilimi önerdim, Ercan oyuncu oldu’ | Milliyet | 21.01.2012 23:12 |  | | |
| Akdağ: Başbakanımızın sağlık durumu çok iyi | Türkiye Gazetesi | 11.12.2011 01:52 |  | | | Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın sağlık durumuna ilişkin, “Başbakanımızın sağlık durumu çok iyi. Aslında o daha önce de çalışmak arzusunda oldu ama hem kendisini takip eden hekimleri hem de doğrusu ben de istirahat etmesini önerdim. Önümüzdeki hafta inşallah çalışmalarına başlayacaktır” dedi. | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 11.12.2011 | | | AkdağBaşbakanımızınsağlıkdurumuçokiyiAkdağ Başbakanımızın sağlık durumu çok iyi |
|
| Ali Aydın - Çakır, MHK'nın antibiyotiği değil! | Zaman | 04.11.2011 02:04 |  | | |
| "Önerdim ama kefil değilim" | Haber3 | 27.06.2011 11:52 |  | | |
| Genel affı ben önerdim | Taraf Gazetesi | 03.06.2011 01:03 |  | | | Konuk olduğu TRT Haber?de Suriye?deki gelişmeleri değerlendiren Başbakan Erdoğan, altı ay önce Beşşar Esad?a siyasi tutukluların serbest bırakılması çağrısı yaptığını, iki gün önce de bu çağrısını tekrarladığını söyledi | | Taraf Gazetesi Son Dakika 03.06.2011 | | | GenelaffıbenönerdimGenel affı ben önerdim |
|
| Erdoğan: Esad'a genel affı ben önerdim | En Son Haber | 02.06.2011 13:07 |  | | |
| Şahin Alpay - Editoryal bağımsızlık olmadan, olmaz | Zaman | 07.05.2011 02:07 |  | | Gazete buzdolabı değildir başlıklı yazıma (30 Nisan) yakın dostum Eser Karakaş, Star gazetesindeki köşesinde Gazete buzdolabıdır başlıklı bir yazıyla itirazlar getirdi (2 Mayıs). Mehtap TVde yayımlanan Akıl Defteri programında zaman zaman yaptığımız medya regülasyonu konusundaki tartışma, son olarak 25 Nisanda, Milliyet ve Vatan gazetelerinin satışı dolayısıyla gündeme geldi; ben de daha yararlı olması için bu tartışmayı köşe yazılarımıza taşımayı önerdim. Bu önerime uyduğu için kendisine teşekkür ederim. Zira Karakaşın itirazları, medya sorunları konusunda açıklığa kavuşmaya ne denli büyük bir ihtiyaç olduğuna işaret etmekte. | | Zaman En Çok Okunan 07.05.2011 | | | ŞahinAlpay-EditoryalbağımsızlıkolmadanolmazŞahin Alpay - Editoryal bağımsızlık olmadan olmaz |
|
| Şahin Alpay - Editoryal bağımsızlık olmadan, olmaz | Zaman | 07.05.2011 02:07 |  | | Gazete buzdolabı değildir başlıklı yazıma (30 Nisan) yakın dostum Eser Karakaş, Star gazetesindeki köşesinde Gazete buzdolabıdır başlıklı bir yazıyla itirazlar getirdi (2 Mayıs). Mehtap TVde yayımlanan Akıl Defteri programında zaman zaman yaptığımız medya regülasyonu konusundaki tartışma, son olarak 25 Nisanda, Milliyet ve Vatan gazetelerinin satışı dolayısıyla gündeme geldi; ben de daha yararlı olması için bu tartışmayı köşe yazılarımıza taşımayı önerdim. Bu önerime uyduğu için kendisine teşekkür ederim. Zira Karakaşın itirazları, medya sorunları konusunda açıklığa kavuşmaya ne denli büyük bir ihtiyaç olduğuna işaret etmekte. | | Zaman Köşe Yazıları 07.05.2011 | | | ŞahinAlpay-EditoryalbağımsızlıkolmadanolmazŞahin Alpay - Editoryal bağımsızlık olmadan olmaz |
|
| Örtülü kadın aday | Posta | 10.04.2011 05:34 |  | |
Gazetede masamdaki telefon çaldı, açtım hoş bir kadın sesi; Ben Ayşe Sucu dedi. Başınıza iş açtım, değil mi? deyip gülmeye başladım! Ayşe Sucuyla tanışmıyoruz. Beni gazetedeki telefondan araması da bundan, yoksa artık herkes cep telefonundan arıyor. Kendisini tanımadım ama onu CHPye milletvekili adayı olarak önerdim! İlginçtir, CHPnin aday listesi, AKPnin aday listesinden daha gündemde!
[[HAFTAYA]]
Medya (ben dahil) neredeyse CHPnin listesini kendi belirleyecek. Oysa AKPye kimsenin müdahale etmeye niyetlendiği yok. Sivil toplum örgütleri ve medya kadın aday diye bastırıy... | | Posta Köşe Yazıları 10.04.2011 | | | ÖrtülükadınadayÖrtülü kadın aday |
|
| Örtülü kadın aday | Posta | 10.04.2011 05:21 |  | |
Gazetede masamdaki telefon çaldı, açtım hoş bir kadın sesi; Ben Ayşe Sucu dedi. Başınıza iş açtım, değil mi? deyip gülmeye başladım! Ayşe Sucuyla tanışmıyoruz. Beni gazetedeki telefondan araması da bundan, yoksa artık herkes cep telefonundan arıyor. Kendisini tanımadım ama onu CHPye milletvekili adayı olarak önerdim! İlginçtir, CHPnin aday listesi, AKPnin aday listesinden daha gündemde!
[[HAFTAYA]]
Medya (ben dahil) neredeyse CHPnin listesini kendi belirleyecek. Oysa AKPye kimsenin müdahale etmeye niyetlendiği yok. Sivil toplum örgütleri ve medya kadın aday diye bastırıy... | | Posta Politika 10.04.2011 | | | ÖrtülükadınadayÖrtülü kadın aday |
|
| Örtülü kadın aday | Posta | 10.04.2011 05:10 |  | |
Gazetede masamdaki telefon çaldı, açtım hoş bir kadın sesi; Ben Ayşe Sucu dedi. Başınıza iş açtım, değil mi? deyip gülmeye başladım! Ayşe Sucuyla tanışmıyoruz. Beni gazetedeki telefondan araması da bundan, yoksa artık herkes cep telefonundan arıyor. Kendisini tanımadım ama onu CHPye milletvekili adayı olarak önerdim! İlginçtir, CHPnin aday listesi, AKPnin aday listesinden daha gündemde!
[[HAFTAYA]]
Medya (ben dahil) neredeyse CHPnin listesini kendi belirleyecek. Oysa AKPye kimsenin müdahale etmeye niyetlendiği yok. Sivil toplum örgütleri ve medya kadın aday diye bastırıy... | | Posta Son Dakika 10.04.2011 | | | ÖrtülükadınadayÖrtülü kadın aday |
|
| Gürsel Tekin ya cezaevine ya Meclis'e | Samanyolu Haber | 03.04.2011 12:03 |  | | Gürsel Tekin?in dosyasının, 465 gündür Yargıtay 11. Ceza Dairesi?nde sonuçlanmamasının sırrı anlaşıldı. Kadıköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi?nin ?resmi evrakta sahtecilik yapmak? suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdığı CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin?in dosyasının, 465 gündür Yargıtay 11. Ceza Dairesi?nde sonuçlanmamasının sırrı anlaşıldı.
Yargıtay?daki Gürsel Tekin ile ilgili dosyanın içinden bir takım evraklar çalındığı gerekçesiyle kararın alınamadığı ortaya çıktı. Yargıtay 11. Ceza Dairesi?nin; Gürsel Tekin dosyasının içi boşaltıldığı gerekçesiyle Kadıköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi?nin verdiği kararla ilgili temyiz incelemesi yapıp hükme bağlayamadığı, dosyanın yeniden yerel mahkemeye (Kadıköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi) iade edildiği öğrenildi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı?nın da, Yargıtay?daki Gürsel Tekin ile ilgili dosyanın içinden bir takım evraklar çalındığı iddiasıyla soruşturma açtığı bildirildi. Savcılık, soruşturma doğrultusunda Kadıköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi ve Yargıtay 11. Ceza Dairesi?nden de görüş istedi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı; CHP çevrelerine yakın bir avukatın 2 Aralık 2010 günü saat:14.00-15.00 sularında Yargıtay?da Gürsel Tekin?in dosyasından evraklar aldığını ve olayın içinde bir iş adamının bulunduğunu yazan Gazeteci-Yazar Zihni Çakır?ın tanık olarak ifadesini aldı. Çakır?ın tanık ifadesinin, 23 Mart 2011 tarihinde, Akit Gazetesi?nde, ?Tekin?i kim koruyor?? başlıklı manşetinin yer aldığı gün alınması dikkat çekti. Zihni Çakır, ?Ben de dosyanın boşaltıldığını tanık beyanımda öğrendim? dedi.
Dosyanın Kadıköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi?ne gittiğini, dosyanın Kadıköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi hakimi tarafından kasasına kilitlendiğini öğrendiğini kaydeden Zihni Çakır, ?Dosya, Kadıköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi?nde ve eksik evrakların tamamlanıp tekrar Yargıtay?a gelmesi ve Gürsel Tekin?le ilgili kararın ondan sonra verilmesi bekleniyor. Fakat bu aşamadan sonra Sayın Recep Tayyip Erdoğan?a geçmişte uygulanan kuryeli süreç uygulanmaz ise dosyanın karara bağlanması mümkün değil. Böylece Gürsel Bey?in milletvekilliği garanti altına alınmış oluyor? diye konuştu.
Çakır, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı?nın soruşturma doğrultusunda Kadıköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi ve Yargıtay 11. Ceza Dairesi?nden de görüş istediğini, her iki tarafın da dosyanın boşaltıldığını ispat eden cevaplar verdiğini belirterek, ?Yargıtay, dosyanın evrak eksikliğinden dolayı yerel mahkemeye iade etmiş? diye konuştu.
12 Haziran seçimlerinden önce Gürsel Tekin?in onama kazasına uğramaması ve milletvekili seçilmesinin önünü kesmemek için böyle bir eylemde bulunduğunu kaydeden Zihni Çakır, ?Gürsel Tekin?in bu konudan haberinin olup olmadığından emin değilim. Eğer bilgisi yok ise, Gürsel Tekin ve Kemal Kılıçdaroğlu?nun dürüst siyaset söylemleri altında Yargıtay?a bir dilekçeyle kendi dosyasının acil iş kapsamına alınmasını talep etmesini önerdim? dedi.
Zihni Çakır, Beyaz TV?de, Latif Şimşek?in moderatörlüğünde yayımlanan Dinamit programında, çarpıcı açıklamalarda bulundu. Çakır, Gürsel Tekin ile ilgili Kadıköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi?nde açılmış olan ve karara bağlanmış olan bir dava olduğunu, söz konusu davadan Gürsel Tekin?in 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldığını söyledi. Gürsel Tekin?in, resmi evrakta sahtecilikten mahkum olduğunu hatırlatan Zihni Çakır, ?Gürsel Tekin almış olduğu hapis cezası kararını Yargıtay?da temyize göndermiş. Yargıtay 11. Ceza Dairesi?nin, bu konuyu görüşüp dosyayı karara bağlayıp onaması ya da reddetmesi gerekiyor. Bu süreçte 24 Ocak 2011 tarihinde Gürsel Tekin?in Yargıtay 11. Ceza Dairesi?nde karara bağlanması beklenen dosyasının içinin bir takım kişiler tarafından boşaltıldığı bilgisini aldım? dedi.
Çakır şunları söyledi:
?Dosyayı boşaltanlardan birisi geçmişte İstanbul?da yerel yöneticilik yapmış, daha sonra CHP?ye katılmış ve CHP?nin İstanbul?daki bir bölgesinde de aday olacağı konuşuluyor. Bir iş adamı... Yine CHP çevrelerine yakın bir avukatın 2 Aralık 2010 günü saat:14.00-15.00 aralarında Yargıtay?da dosyayı aldığını, aldığı dosyanın içerisinden kararın onanmasını veya reddedilmesini engelleyecek şekilde dosyadan bir takım belgelerin çıkardığını ve dosyayı oraya bıraktığını öğrendim. Bu olayı internet sitesindeki yazımda anlattım.?
Çakır, sözlerine şöyle devam etti:
?Yargıtay?daki Gürsel Tekin ile ilgili dosyanın içinden bir takım evraklar çalındı. Bu yazımın ardından Gürsel Tekin?in avukatı, Gürsel Tekin?in talimatıyla, yazmış olduğum yazıdan dolayı şahsımla ilgili savcılığa suç duyurusunda bulundu. Ankara?da basın suçlarını soruşturma savcılığında yapılan suç duyurusuna binaen şüpheli sıfatıyla ifademi verdim. İfademde de olayın nasıl geliştiğini, bilgiyi nasıl aldığımı kimseyi töhmet altında bırakmayacak şekilde bir gazetecinin etik değerlerine sahip çıkarak ifademi verdim. Bu ifademden bir süre sonra (Akit Gazetesi?nde, ?Tekin?i kim koruyor?? başlıklı manşetin olduğu gün) bir soruşturma açıldığını, Gürsel Tekin?in Yargı | | Samanyolu Haber Son Dakika 03.04.2011 | | | GürselTekinyacezaevineyaMecliseGürsel Tekin ya cezaevine ya Meclise |
|
| Erdoğan’dan Kaddafi’ye müthiş teklif | Gazete Şok | 15.03.2011 01:22 |  | | |
| 14:35-Kaddafi'ye bir başkan atamasını önerdim | Dünya | 14.03.2011 14:37 |  | | |
| 14:35-Kaddafi'ye bir başkan atamasını önerdim | Dünya | 14.03.2011 14:33 |  | | |
| 14:35-Kaddafi'ye bir başkan atamasını önerdim | Dünya Gazetesi | 14.03.2011 14:33 |  | | |
| 14:35-Kaddafi'ye bir başkan atamasını önerdim | Dünya Gazetesi | 14.03.2011 14:30 |  | | |
| Çocukların gözü önünde kurşunladı - Video | Samanyolu Haber | 09.02.2011 15:21 |  | | Adanada bir kişi, aralarında alacak-verecek meselesi bulunan kişiyi internet kafede çocukların gözü önünde vurup kaçtı. Kurşunlama anı ve çocukların korkuyla kaçışı iş yerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. İş yeri sahibi ise, Ben çocuklara silahlı oyunları bile oynatmıyorum, ailelere şimdi ne diyeceğim diyerek gözyaşlarını tutamadı.
Edinilen bilgiye göre, olay merkez Seyhan ilçesi Yeşilyurt Mahallesi Necip Fazıl Kısakürek Bulvarı üzerindeki bir internet kafede meydana geldi. İddiaya göre, Mehmet Horuz (35) saat 11:00 sıralarında internet kafeye geldi. Bu sırada, alacak verecek meselesi yüzünden aralarında mesele bulunan ve ismi açıklanmayan kişi de internet kafenin önüne gelerek biriyle telefonda konuştuktan sonra belindeki silahı çekerek internet kafeye girip girip hemen kapının yanında oturan Mehmet Horuzun ayağına bir el ateş ettikten sonra elinde silah ile kaçarak kayıplara karıştı.
Bu arada ne olduğunu anlayamayan Horuz, bir süre sonra bacağında acı hissetti. Bu sırada internet kafede bulunan herkes ayağa kalkarak kaçmaya başladı. Kaçanlar arasında çocukların da olduğu gözlendi. Çocuklar korkulu gözlerle biran önce kafeden kaçmaya çalıştı. Bir babanın kucağında çocuğuyla kafeden kaçtığı da gözlendi.
Ayağından yaralanan Horuz, olay yerine çağrılan ambulansla Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Sol bacağından yaralanan Horuzun hayati tehlikesinin olmadığı bildirildi.
Bu arada, Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü zanlıyı yakalamak için çalışma başlattı.
İNTERNET KAFE SAHİBİ GÖZYAŞLARINA BOĞULDU
İnternet kafeyi 1 yıl önce devraldığını belirten Mahmut Kılıçarslan (27), 1 yıldır çocuklara silahın ne kadar zararlı olduğunu anlattığını söyleyen Kılıçarslan, Ne olursa olsun, çocukların olduğu bir işyerine kesinlikle sorununuz ne olursa olsun, sorununuzu çocuklarınızın önünde çözmeyin. Silahları göstermeyin ben yıllar boyunca silahın kötü bir şey olduğunu anlattım çocuklara. Ben çocuklara silah yerine kalemi önerdim, kardeşlikten İslamdan bahsettim. Ben buradan silaha sarılan insanlara sesleniyorum. Silaha sarılmak güçlenmek değil acizliktir. Hepimiz kardeşiz bütün Müslüman alemi kardeştir. Ancak bu tür olaylar kardeşliğimizi bozuyor. Ben burada çocuklara küfür bile ettirmiyorum. Onlara silahla oynanan oyunları oynatmıyorum. Ama benim kafeme gelip çocukların olduğu bir ortamda birini vuruyorlar. Bu benim çok zoruma gidiyor. O anda burada babasının kucağında bir çocuk da vardı. O çocuğun psikolojisini düşünün. Bu bana yapıldığı için çok zoruma gitti. Ben şimdi bu çocukların ailelerine ne diyeceğim diyerek gözyaşlarına boğuldu.
İHA | | Samanyolu Haber Son Dakika 09.02.2011 | | | Çocuklarıngözüönündekurşunladı-VideoÇocukların gözü önünde kurşunladı - Video |
|
| Yobo: Emenike'yi ben önerdim | Haber7 | 19.01.2011 09:44 |  | | |
| Engelli vekilin örnek hikayesi | Samanyolu Haber | 11.12.2010 11:41 |  | | TBMMnin ilk görme engelli milletvekili Lokman Ayva, görme yetisini kaybettiğinde yaşadığı duygularını anlattı. Yaşama sevinci ve azmi hiç sönmeyen Ayvanın örnek olacak hikayesi: Kör olunca cisimleri, ışığı, renkleri görmedim. Ama güzel davranışları, sesleri, lezzetleri, sıcağı-soğuğu hissettim. Fakirliği, dışlanmayı, değersizliği, ciddiye alınmamayı, bugün git yarın gelleri, hastanelerdeki çileli anları hissettim. Aşkı, arzuyu, sevgiyi de zaman zaman hissettim diye anlatıyor Lokman Ayva görme yetisini kaybettiğindeki duygularını...
TBMMnin ilk görme engelli milletvekili Lokman Ayva, Konyada Başköy kasabasında başladığı hayat yolculuğunun henüz başındayken, 11 yaşında menenjit hastalığı geçirir ve görme yeteneğini kaybeder. Ancak yaşama sevinci ve azmi hiç sönmeyen Ayva, bugün başarılı bir kariyere sahip olmasını da bu özelliklerine bağlar.
Engellilik konusunda önemli çalışmalara imza atan ve engellilerin TBMMdeki sesi olan Ayva, bu alanda ivedilikle yapılması gerekenleri, engellilerin oy kullanabilmesinin sağlanması, mevzuatın baştan aşağı taranarak dışlayıcı ve engelleyici her türlü metnin çıkarılması, engellilerin siyasete katılımının arttırılması, yurt dışı görevlerde engellilere de şans verilmesi ve engellilerin evlilik konusunun spekülasyondan uzak şekilde ele alınması olarak sıralıyor.
Ayva, AA muhabirine yaptığı açıklamada, görme engelli bir kişi olarak çevresini duygularıyla algıladığını belirterek, engelli olduğunda görememekten ziyade görülmemenin canını acıttığını vurguladı.
Adam yerine konmamak çok ağır geliyordu diyen Ayva, ilk zamanlarda hayatın kendisine son derece anlamsız geldiği anlattı. Ayva, Öyle bir noktaya gelmiştim ki diğer canlıların hakkı olan oksijeni kullandığımı düşünmeye başlamıştım. Ümidin bittiği yer, hayatın bittiği yerdir. O günleri iyi ki yaşamışım. Şu anda milyonlarca kardeşim aynı durumda. Onları anlıyorum. Okullardaki özürlü öğrenci sayısı artınca, işe girenlerin sayısı arttıkça, evlenen kardeşlerimin sayısı arttıkça uykularım düzeliyor diye konuştu.
Engellilerin hayatın tüm gerçeklerini herkes kadar hissettiğini dile getiren Ayva, Kör olunca cisimleri, ışığı, renkleri görmedim. Ama güzel davranışları, sesleri, lezzetleri, sıcağı-soğuğu hissettim. fakirliği, dışlanmayı, değersizliği, ciddiye alınmamayı, bugün git yarın gelleri, hastanelerdeki çileli anları hissettim. aşkı, arzuyu, sevgiyi de zaman zaman hissettim dedi.
Aldığı eğitim ve körlük üzerine kurduğu yaşam felsefesiyle zor zamanları atlattığını ve oldukça hareketli bir yaşama sahip olduğunu anlatan Ayva, Hayatta başarılı ve mutlu olmak için sizi aşağılayan veya hak etmediğiniz hayranlığı ima eden bakışları görmemeniz lazım değerlendirmesinde bulundu. Ayva, Göz görmez akıl görür fikrine inancını dile getirdi.
TBMMye 2002ye kadar görme engelli vekil girememesini Böyle körlük olmaz ya diye değerlendiren Ayva, Benim aklım almıyor. Geçmişteki liderler, birisini listeye koysaydı kim ne diyecekti diye sordu.
Engellileri temsil eden bir vekil olarak elinden geleni yapmaya çalıştığını, bu alanda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere gerek partisinden gerek muhalefet partilerinden, kamu kuruluşlarından ve vatandaşlardan büyük destek gördüğünü vurguladı.
Engellilik alanında Türkiyenin 8 sene önceki Türkiye olmadığına, engellilerin onurlu, saygın, katkı veren bir vatandaş olması yolunda çok büyük ilerlemeler sağlandığına işaret eden Ayva, eğitim, istihdam, sosyal hayat, spor, kültür, seyahat ve uluslararası çalışmalar konusunda birçok yenilik yapıldığını söyledi.
Türkiyenin ilk özürlüler kanununun çıkarıldığını vurgulayan Ayva, kanunları hayata geçirecek uygulayıcıların eğitimi, bilgilendirilmesi ve motivasyonu için gerekli çalışmaların yapıldığını ifade etti.
Özürlülerin hiç olmadığı kadar örgütlü hale geldiğini anlatan Ayva, siyasete katılan özürlü sayısında da artış yaşandığını söyledi.
Ben sadece talep ettim. Çözüm önerdim, bazı uygulamacıların tembellik yapmasına fırsat vermedim o kadar. Top kaleye giderken bana çarptı ve insanlar da golü ben attım zannediyor diyen Ayva, bundan sonra toplumsal farkındalığın sağlanması, fiziksel çevrenin düzeltilmesi ve engelli bireylerin eğitimlerinin iyileştirilmesi için çalışılması gerektiğini vurguladı.
Her kurumun ve her görevlinin yaptığı işte özürlülerin de olduğunu hesaba katması gerektiğine dikkati çeken Ayva, Gazeteciden, doktora, mimardan, belediye başkanına, cezaevi müdüründen, park ve bahçeler müdürüne kadar herkesin bu değişime katkıda bulunması lazım. Artık sadece özürlülerin değil herkesin farklı olduğunun farkına varmamız gerekiyor. Sloganım Türkiye for all. Türkiye herkes için olmalı dedi.
Ayva, 12 Eylülde referanduma sunulan Anaysa değişikliğinin gereklerinin hızla yerine getirilmesinin önemini vurgulayarak, Özürlülerin oy kullanabilmesi önündeki engeller kaldırılmalı, mevzuatımız baştan aşağı taranarak dışlayıcı ve engelleyici | | Samanyolu Haber Son Dakika 11.12.2010 | | | EngellivekilinörnekhikayesiEngelli vekilin örnek hikayesi |
|
| İbrahim Yazıcı meydan okudu | Samanyolu Haber | 30.11.2010 00:26 |  | | Bursaspor Kulüp Başkanı İbrahim Yazıcı, 2-0 kazandıkları Kayserispor maçıyla ilgili Haklı bir galibiyet aldık dedi. Yazıcı, gazetecilere yaptığı açıklamada, karşılaşmanın oldukça zorlu geçtiğini belirtti.
Gollerin 80. dakikadan sonra geldiğini hatırlatan Yazıcı, Karşılaşma boyunca oyuna hakim olan taraf bizdik. Gollerin daha erken gelmesi gerekiyordu. Kazandığımız için mutluyuz. Haklı bir galibiyet aldık diye konuştu.
Yazıcı, karşılaşmanın gollerinin Insua ve Sercan Yıldırımdan geldiğinin hatırlatılması üzerine ise Her ikisi de gol buldu. Onlar için ve takım için moral oldu. Tüm teknik heyet ve oyuncularımı tebrik ediyorum dedi.
Bir gazetecinin Gelecek hafta İstanbulda Beşiktaş ile karşılaşacaksınız. Bu karşılaşmaya yeşil-beyazlı taraftarların alınacağı belirtildi. Bunun için neler söyleyeceksiniz? sorusuna Yazıcı, Lig başında fikstür çekilirken bu öneriyi ben yapmıştım. Hangi taraf olursa olsun, maç nerede oynanırsa oynansın taraftar alınmasını önerdim. Bu konunun bir yerde noktalanması gerekiyordu. Bu başlangıç olur inşallah yanıtını verdi.
Yazıcı, Beşiktaş deplasmanıyla ilgili yeşil-beyazlı taraftarlara bir mesajınız olacak mı? yönündeki soru üzerine ise Bizim taraftarımız bilinçli. Türkiye tam olarak bunu algılayamadı. Taraftarlarımız takımına zarar verecek bir şeyi yapmayacaklardır değerlendirmesini yaptı..
Bir gazetecinin, Bursaspor geçen sezonun şampiyonu. Ancak Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray ve Trabzonspor yöneticileri Bursasporu bu sezon şampiyonlukta fazla iddialı görmüyorlar. Siz ne düşünüyorsunuz? sorusuna ise Yazıcı, Bursaspor başkanı tabelaya bakar. Büyük konuşanlar var. Onları da gördük. Yolumuza devam edeceğiz cevabını verdi. | | Samanyolu Haber Son Dakika 30.11.2010 | | | İbrahimYazıcımeydanokuduİbrahim Yazıcı meydan okudu |
|
| Peru, Türk yatırımcıları bekliyor | Samanyolu Haber | 21.11.2010 13:12 |  | | Türkiyenin Lima Büyükelçisi Namık Güner Erpul, Perunun ham maddeye çok ihtiyacı olan bir ülke olduğunu, bunu Türkiyenin keşfetmesi gerektiğini belirterek, Türkiyenin Peru pazarını sıçrama tahtası olarak kullanması durumunda bütün Latin Amerikaya yayılacağını söyledi.
Erpul, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Perunun 1 milyon 200 bin metrakarelik bir alana ve 30 milyon nüfusa sahip olduğunu, Türkiyenin bu ülkeye yatırım yaparak, her alanda ilişkilerini geliştirmesi gerektiğini ifade etti.
Türkiyenin Peruya ağırlıklı olarak inşaat malzemesi, sanayi ürünü ve makine sattığını aktaran Erpul, Perunun ise Türkiyeye 60-65 milyon dolarlık balık unu ihraç ettiğini kaydetti.
Perunun son 10 yıldır yaklaşık yüzde 7-8 civarında büyüme hızı gösterdiğini dile getiren Erpul, şöyle dedi:
Türkiyenin Latin Amerikada bir sıçrama tahtasına ihtiyacı var. Brezilya bizim için çok büyük fırsat ama, Brezilya bizim için büyük lokma. Burada bizim inşaat firmalarına, tekstil firmalarına, makine, otomobil firmalarına iş var. Dünyanın en kaliteli pamuğu, yünü, madeni burada. Burayı üretim üssü olarak kullanabiliriz. Peru pazarını sıçrama tahtası olarak kullanırsak bütün Latin Amerikaya yayılacağız. Esas amacımız bu. Bazı iş adamlarına mektup yazdım, buraya yatırım yapmalarını önerdim. Peru, rekabet sıralamasında Türkiyeden önde. Dünyada 38inci, biz 54üncüyüz. Yabancı sermaye son derece liberal. İşçi ücretleri son derece makul ve Perulular çalışkan insanlar. İşlerinde titizler. Buraya Türkiyenin çalışma disiplinini getirirsek, burada her şeyi başarabiliriz. Bu avantajlarımızı kullanırsak Peru üzerinden Latin Amerikaya açılabiliriz. Perunun ham maddeye çok ihtiyacı olan bir ülke olduğunu Türkiye keşfetmeli.
Erpul, Perunun birçok ülkeyle serbest ticaret anlaşması olduğunu, Türkiye ve Peru arasındaki bazı engelleri kaldırmak için ilgili bakanlıklara anlaşmalar sunduklarını dile getirdi.
Peru Dışişleri Bakanlığına, Türkiye-Peru arasındaki vize zorunluluğunun kaldırılması için anlaşma sunduklarını, 7 aydır cevap beklediklerini, bürokrasinin biraz yavaş işlediğini bildiren Erpul, vize sorununun kaldırılmasından sonra Türk Hava Yollarının mutlaka buraya direkt uçuş başlatması gerektiğini sözlerine ekledi.
AA | | Samanyolu Haber Son Dakika 21.11.2010 | | | PeruTürkyatırımcılarıbekliyorPeru Türk yatırımcıları bekliyor |
|
| Cumhurbaşkanımızı Chatham House Ödülü’ne ben önerdim seçildiği için gurur duydum | Hürriyet | 10.11.2010 23:40 |  | | |
| Cumhurbaşkanımızı Chatham House Ödülü’ne ben önerdim seçildiği için gurur duydum - Vahap MUNYAR | Hürriyet | 10.11.2010 02:29 |  | | |
| Cumhurbaşkanımızı Chatham House Ödülü’ne ben önerdim seçildiği için gurur duydum | Hürriyet | 10.11.2010 02:13 |  | | |
| Japon Bakan'dan ilginç rica | Samanyolu Haber | 06.11.2010 10:36 |  | | Japonya Ekonomi, Ticaret ve Sanayi Bakanı Akihiro Ohata, Ne olur kurumlar vergisinde yüzde 2lik oranı Japonyada kimseye söylemeyin, yoksa kimse Japonyada yatırım yapmaz, hepsi Türkiyeye gider dedi. Bakan Çağlayan, Japonyadaki temaslarının son gününde, gazetecilere gezisiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Japonya Ekonomi, Ticaret ve Sanayi Bakanı ile görüşmesinde Türkiyedeki yatırım ortamını detaylı bir şekilde anlattığını kaydeden Çağlayan, Japon Bakana, üretim ve işgücü maliyetlerinin Avrupada yüksek, Türkiyede düşük olduğunu, Avrupada 35 saat olan haftalık çalışma süresinin de Türkiyede 45 saat olarak uygulandığını ifade ettiğini belirtti. Türkiyenin mal ve üretim üssü olacağını dile getirdiğini vurgulayan Çağlayan, şunları söyledi:
Ekonomi Bakanına, yeni teşvik sistemimiz hakkında da açıklamalarda bulundum. Ar-Ge alanında bin dolar ücret ödeniyorsa, bunun 900 dolarından vergi alınmadığını, sadece 100 doların vergilendirildiğini bildirdim. Arsa teşviklerini anlattım. Kurumlar vergisi oranını yüzde 20ye düşürdüğümüzü, ancak yeni teşvik sistemiyle bazı sektörler ve bölgeler için kurumlar vergisi oranının yüzde 2ye düştüğünü belirttim. Sayın Ohata, önce bir şaşırdı, sonra (Anlamadım) dedi. Arkasından (Yüzde 2 mi?) diye sordu. (Evet yüzde 2. Sadece yüzde 2) dedim. Büyük bir şaşkınlık geçirince, daha ayrıntılı bilgi aktardım ve bununla ilgili örnekler verdim. Bakan, (Ne olur. Yüzde 2yi, kurumlar vergisinde yüzde 2lik oranı Japonyada kimseye söylemeyin. Yüzde 2yi Japonlar duyarsa, Japonyada yatırım yapacak kimse kalmaz, hepsi Türkiyeye gider) diye konuştu. Yüzde 2 oranıyla ilgili aynı şaşkınlığı Toshiba CEOsu da gösterdi.
Devlet Bakanı Çağlayan, daha sonra firma temsilcileriyle yaptığı görüşmeler hakkında bilgi verdi. Tokyodaki temasları sırasında Toshiba, Taisei, İtochu, Sumitomo, Aeon ve Mayakewe Başkan ya da üst yöneticileriyle (CEO) bir araya geldiğini aktaran Çağlayan, yıllık cirolarının toplamı 430 milyar doları bulan bu şirketlerin tümünün Türkiye ile yakından ilgilendiklerini ifade etti.
Toshibanın yanı sıra başka Japon firmalarının da Sinopta yapılacak nükleer santral için hazırlığa giriştiğini belirten Çağlayan, görüştüğü Japon firmalarıyla ilgili tespitlerini de şöyle anlattı:
-ITACHI: 1950de İstanbulda ilk ofisini açmış. 152 yıllık bir firma ve 135 milyar dolarlık ciroya sahip. Türkiyede Fatih Köprüsünün yapımında görev almış, Isuzu arabalarıyla ilgili yatırımı var. Itachi, öncelikle 3. Boğaz Köprüsü ve Körfez Geçiş Köprüsüyle yakından ilgileniyor. Bu konuyu gündeme getirdiler. Körfez Geçişi konusunda konsorsiyum firmalarıyla görüşmelerini önerdim. Bu firma, (Nükleer santral işinde biz de varız) dedi. Türkiyeden limon ve kiraz alımı konusunda da görüşmelerde bulunuyorlar. Türkiyeden greyfurt ithalatı için de çalışma yapıyorlar.
-SUMİTOMA: Yıllık cirosu 115,5 milyar dolar. Türkiyede kimyevi maddeler, yaş sebze ve meyve alanında çalışmaları var. Türkiyede jeotermal enerjiyle de ilgileniyorlar. Buna ilişkin sistemi de kurma talepleri var. Türkiyeden salça alıp Ummana satıyorlarmış. Türkiyeden daha fazla salça alıp, bütün Asyaya pazarlamak istiyorlar. Sumitoma, GAP bölgesinde de yatırıma ilgi duyuyor.
-AEON: 59 milyar dolar cirolu bir şirket. Tekstil, konfeksiyon, deri ve ayakkabı alanında Türkiyede ciddi anlamda iş yapmak istiyorlar. Asyanın en büyük perakende zinciri bu firma. Alışveriş Merkezleri alanında da Türkiyeye ilgi gösteriyorlar.
-TAİSEİ: Marmaray ve Doha Havaalanının yapımında Türk firmalarıyla birlikte çalışıyorlar. Türk müteahhitleriyle Doğu ve Kuzey Avrupa, Ortadoğu, Asya ve Afrika ülkelerinde birlikte iş yapmak istiyor. Özellikle de mühendislik ve müşavirlik işlerini üstlenmeyi düşünüyorlar.
-TOSHIBA: Türkiyede öncelikli hedefleri 2inci nükleer santral işi. Diğer bazı alanlarda da yatırım yapabileceklerini ifade ettiler.
-MAYAKEWE: Bu firma soğutma sistemleri, saklama üniteleri alanında çok büyük bir firma. 50 milyar dolar ciroları bulunuyor. Sadece Japonya dışında 6 fabrikaları var. Belçikadaki fabrikasını Türkiyeye getirme kararı aldılar. Bana, (Türkiyedeki yatırım olanakları çok daha iyi. Belçikada rekabet edemiyoruz. O nedenle bu ülkedeki fabrikamızı kapatıp, Türkiyeye taşıyacağız) dediler. 24-25 Kasımda bu iş için İstanbula gelecekler.
Yeni İhracat Stratejisi kapsamında bundan sonra her ay, Japonya ve Çine bir sektörde faaliyet gösteren firma temsilcilerinin ve yetkililerin gideceğini bildiren Bakan Çağlayan, Artık ülkelere, küçük ihracat timleri şeklinde sektörel heyetler göndereceğiz, sektör bazında çalışma yapacağız dedi.
Bu çerçevede ilk sektörel toplantının Japonyada gerçekleştirildiğine işaret eden Çağlayan, gıda alanındaki işbirliği imkanlarının araştırıldığı bu | | Samanyolu Haber Son Dakika 06.11.2010 | | | JaponBakandanilginçricaJapon Bakandan ilginç rica |
|
| Bedava hamsi kapış kapış gitti | Samanyolu Haber | 02.11.2010 19:59 |  | | Balıkesirin Sındırgı ilçesinde, belediye, bir hayırseverin desteğiyle 15 ton ücretsiz hamsi dağıttı. Cumhuriyet Meydanında belediye binası önünde hazırlanan tezgahlarda bedava dağıtılan hamsiden alabilmek için duyurulandan bir saat önce kuyruğa giren vatandaşlar arasında, dağıtım sırasında itişmeler yaşandı, zaman zaman izdiham oluştu.
Sındırgı Belediye Başkanı Özgür Ertuğrul, hayırsever vatandaşlarla ilk etapta 10 ton hamsi dağıtmayı planladıklarını belirterek, Balıkçılar da ücretsiz olarak 5 ton hamsi gönderdi. Toplam 15 ton hamsiyi vatandaşlara dağıttık. Bol bol dağıtalım, vatandaşlar bol bol yesin istedik dedi.
Ertuğrul, bir hayırsever vatandaşın kendilerine çeşme yaptırmak için başvurduğunu ifade ederek, şunları söyledi:
Ben de 3-5 bin lira verip çeşme yaptıracaksın, bazıları da araç yıkayarak suyu boşa harcayacak dedim. Bu sırada hamsinin ucuzladığını öğrendim. Hayırsever vatandaşa çeşme yaptırmak yerine hamsi dağıtmayı önerdim. Kendisi kabul edince bu projeyi hayata geçirdik.
AA | | Samanyolu Haber Son Dakika 02.11.2010 | | | BedavahamsikapışkapışgittiBedava hamsi kapış kapış gitti |
|
| Rekortmen yüzücüye TOBB ETÜ'den burs | Samanyolu Haber | 25.10.2010 11:41 |  | | TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi, Balkan ve Türkiye rekortmeni milli yüzücü Timur Dellaloğluna eğitim bursu verdi. 200 metre kurbağalamada Balkan ve Türkiye rekortmeni Kastamonulu şampiyon yüzücü Timur Dellaloğlu, üniversite eğitimine başladığı Ankarada yüzmeye de devam ederek, olimpiyat şampiyonluğu hedefine her gün biraz daha yaklaşıyor. Yüzmedeki başarısı nedeniyle TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi İşletme Bölümünde burslu okuyan Timur, yüzmedeki başarısını ve hedeflerini anlattı.
Yüzmeye, küçük yaşlarda geçirdiği rahatsızlıkları ve yüzme fobisini yenmek amacıyla 10 yaşında başladığını söyleyen Timur, 3 Balkan ve sayısız Türkiye şampiyonluklarının bulunduğunu, 200 metre kurbağalamada Balkan ve Türkiye rekortmeni olduğunu söyledi.
Sabah 5.30 başlayan ve günde 7 saati bulan antrenmanları severek yaptığını ifade eden başarılı yüzücü, bu yoğun tempoda sosyal hayatının fazla olmadığını, en güzel sosyal hayatın yüzmek olduğunu belirtti. Kendine, Japon yüzücü Kosuke Kitajimayı örnek aldığını belirten Timur, Kurbağalamada olimpiyat şampiyonu olduğu için hedef olarak kendime Kitajimayı belirledim, onun yerine oturmayı düşünüyorum dedi.
Haftanın 3 günü Kastamonuda, diğer günler de Ankarada olmak üzere yoğun antrenman programıyla gelecek ay yapılacak Dünya Kısa Kulvar Yüzme Şampiyonasına hazırlandığını ifade eden Timur, Henüz 18 yaşındayım, önümüzde yıllar var diye düşünüyorum ama kesinlikle hedeflerim küçük değil. Bu şampiyonada yarı final yüzmek istiyorum, ileriki şampiyonalarda ise final yüzüp madalya almak... diye konuştu.
Londra-2012de final yüzmeyi, Rio-2016 ise madalya hedeflediğini dile getiren Timur Dellaloğlu, Bayrağımı çok seviyorum ve bu formayla yarışırken kendimle gurur duyuyorum. İşimi her zaman en ciddi şekilde yapıp, Türk bayrağına yakışacak şekilde, havuzdan alnımın akıyla çıkacağımı düşünüyorum ifadelerini kullandı.
28 yaşına kadar yüzmeyi hedeflediğini belirten rekortmen yüzücü, Olimpiyat madalyasını boynuma asmadan bu sporu bırakmayacağım dedi.
TOBB ETÜyü seçmemdeki en önemli faktör, iyi eğitiminin yanı sıra, sportif imkanlarının da çok iyi olması diyen Timur Dellaloğlu, TOBB ETÜnün ve üniversitenin spor alanında ortak çalıştığı TED Kolejinin yöneticilerine, kendisine sağladıkları antrenman imkanından dolayı teşekkür etti. Başarılı yüzücü, tıpkı mezun olduğu Kastamonu Abdurrahmanpaşa Anadolu Lisesi gibi TOBB ETÜnün de yüzme konusunda kendisine önem verdiğini, başarısını onlar sayesinde yürüttüğünü dile getirdi.
Kendisine hiçbir zaman sadece spora endeksli bir hayat çizmediğini ifade eden Timur, Spor, şimdi olmazsa 20 yıl sonra bitecek. Türkiyede, hayatınızı maalesef sadece spora bağlı yaşayamazsınız. Üniversite ve sporu birlikte yürütmek çok fedakarlık gerektirse de biz sporcuların kesinlikle ve kesinlikle okumaları çok önemli dedi.
-TOBB ETÜ REKTÖR YARDIMCISI PROF. DR. BİLKAN-
TOBB ETÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Fuat Bilkan da çeşitli spor dallarında milli sporcu unvanını almış sporculara, eğitim ücretinde muafiyet imkanı tanıdıklarını belirterek, Timura verdikleri bursun, ilk sayılabileceğini söyledi.
Timur gibi başarılı bir öğrencinin, istediği üniversiteye girebilecek kapasitede olduğunu belirten Prof. Dr. Bilkan, Spordaki başarısının yanı sıra, hangi üniversiteyi ve hangi bölümü okuması konusunda kafasında bir projesi olan bir genç, Timur... Buraya gelip de şu bölümde okuyacağım dediğinde, ona başka bölümler de önerdim. Hatta Sporcu olduğun için şu bölümü okursan daha avantajların olabilir, özellikle izin almak konusunda dedim. Ama Timur,Ben TOBB ETÜde işletme okumak istiyorum diyerek, tercihini yaparak geldi. Bizim üniversitemizde okumak üzere kendisini şartlamıştı, bu da bizim için bir avantajdı dedi.
Bilkan, Başarısını ispat etmiş bir öğrencinin, ülkemizin adını uluslararası yarışmalarda duyurmasında bizim de bir katkımız olsun istedik. Burs vermedeki amacımız, yurt dışındaki müsabakalarda ülkemize derece getireceğine inandığımız bir öğrenciye yatırım yapmaktı diye konuştu.
AA | | Samanyolu Haber Son Dakika 25.10.2010 | | | RekortmenyüzücüyeTOBBETÜdenbursRekortmen yüzücüye TOBB ETÜden burs |
|
| Suat Kaya: Arda için bir seçenek daha var | Samanyolu Haber | 09.10.2010 17:07 |  | | Pupis sakatlığı tespit edilen ve pazartesi günü ameliyat edileceği açıklanan Arda Turanın operasyon geçirmeden de bu sakatlıktan kurtulma seçeneği olduğu öğrenildi. Galatasaray altyapısında da çalışmış teknik direktör Suat Kaya, bu konuda, Radyosporda Özgür Sancarla Haber Özel Programında yaptığı açıklamada İsviçreli doktorun ameliyatsız olarak pupis sakatlığını tedavi ettiğini belirterek, Pupis sakatlığı, çaresi olmayan bir şey değil. Zamana bağlı bir sakatlık. diyerek şunları söyledi;
Ardanın en kısa sürede sahalara döneceğini düşünüyorum; çünkü ben Ordusporun teknik direktörüyken Yigitcan isimli bir futbolcum vardı. İstanbul Büyükşehir Belediyespordan transfer ettik. Abdullah Avcı, Yiğitcandan pupis sakatlığı nedeniyle 1 sezon yararlanamadım; ama İsviçrede bir doktor Yiğitcana tedavi amaçlı bir enjeksiyon yaptı ve iyileşti dedi ve biz de Ordusporda o sezon 34 hafta Yiğitcanı oynattık.
ADNAN SEZGİN, İSVİÇRELİ DOKTORDAN RANDEVU ALDI
Adnan Sezginle bu konuyu konuştuğunu ifade eden Kaya, Arda için bu doktoru önerdim. Bu doktorla kesin olarak konuşmalısınız dedim. Adnan Sezgin, İsviçreli doktordan da randevu aldıklarını ve bu doktorun da Ardayı kontrol edeceğini söyledi. Ardanın alternatiflerinden bir tanesi bu. Bu doktorun uygulayacağı tedavi ile Arda, çok uzun süre beklemeden sahalara dönebilir şeklinde konuştu.
EMRENİN SÖYLEDİKLERİNE KATILMAK MÜMKÜN DEĞİL
Suat Kaya, Emre Belözoğlunun Galatasaray altyapısından yetişen futbolcuların genellikle pupis sakatlığına yakalandığı yönündeki görüşüne katılmadığını belirterek, sözlerini şöyle tamamladı;
Sadece, Galatasarayda değil, Beşiktaşta, Fenerbahçede sûni çim saha mevcuttur. Buna çok fazla katılmıyorum. Ayrıca Galatasarayda pupis benzeri sakatlık geçiren çok fazla futbolcu hatırlamıyorum.
CİHAN | | Samanyolu Haber Son Dakika 09.10.2010 | | | SuatKayaArdaiçinbirseçenekdahavarSuat Kaya Arda için bir seçenek daha var |
|
| Başbakan'ın restine Avrupa'dan cevap | Samanyolu Haber | 07.10.2010 23:50 |  | | Başbakan Erdoğanın Avrupa Birliğine yönelik Bize açık olun şeklindeki çıkışı etkisini gösterdi. Almanyanın yanında yer alan Avusturyanın Dışişleri Bakanı Spindeleggerden çok farklı açıklamalar geldi. Avusturya Dışişleri Bakanı Michael Spindelegger, Avusturyanın Türkiyenin Avrupa Birliğine (AB) katılım sürecinde bir fren olmadığını belirterek, Türkiyeyi AB yolunda destekliyoruz. Yapıcı olmak, Türkiyeyi daha Avrupalaştırmak için beraber çaba harcamamız gerektiğini düşünüyorum dedi.
Avusturya Dışişleri Bakanı Michael Spindelegger, Samsun Ticaret ve Sanayi Odasında (TSO) açılacak Avusturya fahri konsolosluğu ve Samsunda Avusturyalı bir firma tarafından yapılması planlanan doğal gaz çevrim santralinin temel atma töreni ile çeşitli açılışları gerçekleştirmek için Ankara Büyükelçisi Heidamaria Gürer ile birlikte hava yoluyla Samsuna geldi.
Bayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Demir, Vali Hüseyin Aksoy tarafından karşılanan Dışişleri Bakanı Michael Spindelegger, Canik ilçesinde Avusturyalı firma Baumaxın mağazasında, Avusturyada yaşayan Türk asıllı Mehmet Emirin Babam ve Ben adlı fotoğraf sergisinin açılışını gerçekleştirdi.
İstanbuldaki Avusturya Kültür Ofisinin katkılarıyla 40 fotoğrafın yer aldığı serginin açılışını Bayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Demir, Vali Hüseyin Aksoy, Canik Belediye Başkanı Osman Canik ile birlikte yapan Dışişleri Bakanı Michael Spindelegger, sergiyi gezdikten sonra basın mensuplarının sorularını cevapladı.
Türkiyeye daha önce turist olarak geldiğini, ilk defa dışişleri bakanı sıfatıyla geldiğini belirten Michael Spindelegger, Türkiyenin güzelliklerinin kendisini etkilediğini kaydetti.
Türkiyeye geldiği zaman Başbakan Recep Tayip Erdoğan ile şahsen görüşme imkanı bulduğunu, yaptıkları görüşmede karşılıklı görüşleri açıkladıklarını ifaden Spindelegger, şunları kaydetti: Her ikimiz de Türkiyenin ABye katılım sürecine ilişkin düşüncelerimizi ortaya koyduk. Bugün Başbakan Recep Tayip Erdoğana söylediğim, Avusturya Türkiyenin ABye katılım sürecinde bir fren değildir. Kesinlikle öyle bir şey yoktur. Ancak, Türkiyenin yerine getirmesi gereken şeyler var. Başlıklarda neler isteniyorsa onların yerine getirilmesi gerekiyor. Tabii bu zor. Reformlarla ilişkili elbette. Çok kolay olmuyor. Ama yerine getirilmesi gerekiyor. Bugün bu zamana, yakın geleceğe konsantre olmamız ve ticari ilişkilerimize yönelik çalışmalar yapmamızı önerdim.
Türkiyenin referandum süreciyle ilgili soru üzerine görüşlerini açıklayan Spindelegger, Türkiyeyi tebrik ediyorum. Bu referanduma ne kadar büyük bir katılım olduğunu gördük. Türkiye daha ileri gidecektir. Türkiyeyi AB yolunda destekliyoruz. Beraber yapıcı olmak, Türkiye daha Avrupalılaştırmak için beraber çaba harcamamız gerektiğini düşünüyorum diye konuştu.
Daha sonra Dışişleri Bakanı ve beraberindeki heyet, Batıparkta bir balık restoranında verilen yemeğe katıldı.
İHA | | Samanyolu Haber Son Dakika 07.10.2010 | | | BaşbakanınrestineAvrupadancevapBaşbakanın restine Avrupadan cevap |
|
| Özbek: Seyfi Oktay aracı oldu | Samanyolu Haber | 27.08.2010 17:59 |  | | Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Başkanvekili Kadir Özbek, Eski Adalet Bakanı Seyfi Oktayın bazı hakimlerin sıkıntıları için aracı olduğunu, bu amaçla birlikte yemek yediklerini söyledi. HSYK Başkanvekili Kadir Özbek, bir televizyon programında soruları cevaplandırdı.
Eski Adalet Bakanı Seyfi Oktayın, HSYKya müdahale ettiği iddialarının sorulması üzerine Kadir Özbek, şunları söyledi:
Bu tür söylemler ve haberler Oktay ile ilgili yasal işlem yapıldıktan sonra ortaya çıktı. Oktayı çalıştığım dönemde Adalet Bakanı olduğu için tanırım, uzun süreden beri de görüşemiyordum. İki hakim arkadaşımız, Oktay ve ben yemek yedik. Gelen arkadaşlarımız İstanbul 10 ve 14. ağır ceza mahkemesi başkanları. Kendilerin bir takım sıkıntılıları olduğunu söylediler. Adeta bizi buradan kurtar, çalışacak durum kalmadı dediler.
Bu taleplerin gelmesi doğal, ancak bu tür birisinin aracılık etmesi doğal değil. diyen Özbek, Sevdiğiniz, saydığınız bir Bakanın referansını gözardı edemezsiniz. Ancak o dönem herhangi bir işlem yapmadık. Bu kararnamede bu arkadaşlarımız alınsın diye önerdim. Köksal Şengünün benimle görüşmek istediğini de Seyfi bey iletti. Köksal bey de geldi, Yargıtay üyeliği istedi. Bunun uygun olmayacağını, davaya müdahale anlamı taşıyacağını, kusura bakmaması gerektiğini söyledim. diye konuştu.
Başbakan Erdoğanın, HSYK ve yargı organlarının ideolojik karar verdiği yönündeki açıklamalarının hatırlatılması üzerine de Özbek, şöyle konuştu:
Sadece ve sadece Anayasanın bize verdiği idari görevi, hakim bağımsızlığı ve teminatı esaslarına göre yapmak istiyoruz. Bu noktada, kendileriyle çeliştiğimiz, zaman zaman değişik uygulamaları gördük, ama olması gereken buydu. HSYKnın ve Türk yargısının ideolojik bir görüşü vardır, bu görüş anayasamızın başlangıç bölümünde yazılı. Atatürk ilkelerine bağlı, demokratik, laik, sosyal hukuk devletinin gerekleridir. Bizim ideolojimiz bu, ancak bunun dışında bir beklenti, bir duruş, bir taraf olma durumu varsa elbette biz de karşı ideoloji olarak değerlendirmeliyiz. | | Samanyolu Haber Son Dakika 27.08.2010 | | | ÖzbekSeyfiOktayaracıolduÖzbek Seyfi Oktay aracı oldu |
|
| Celal Yıldırım Hoca’nın fötr şapkası, Ali İpek Hoca’nın güzel ölümü... | Milli Gazete | 24.07.2010 15:59 |  | | |
| 00:31 "İsrail'in soruşturma ekibi güvenilir değil" | Net Gazete | 19.06.2010 02:48 |  | | |
| Osman Özbek'ten şok sözler! | Samanyolu Haber | 06.06.2010 08:10 |  | | Emekli Tümgeneral Osman Özbekten yine şok açıklamalar Emekli Tümgeneral Osman Özbek, terör örgütü Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanarak Silivri Cezaevine konulan sanıkların, CHP ve SHP tarafından milletvekili yapılmasını önerdi. Özbek, CHP ve SHP şu anda Silivride yatan kahramanları mutlaka milletvekili adayı yapmalı. Nasıl ki PKK hapishanedekileri milletvekili seçtirdi. Onlar da bu iki partiden milletvekili seçilip mutlaka Meclise girmeli. Eğer bu böyle olmazsa bunlar başka türlü çökmez. dedi.
Özbek Paşa, Eskişehirde Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) tarafından organize edilen Türkiyenin Gündemi konulu konferansta çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Konuşmasına, Silivride yatan kahramanlara selam olsun. diye başlayan Özbek, iktidar partisinin çökertilmesi için Hak ve Eşitlik Partisi Genel Başkanı Osman Pamukoğlu ile görüşmeler yaptığını anlattı.
Özbek, Osman Pamukoğlu ile görüştüm. Ona dedim ki (Git Hüsamettin Cindoukla görüş, seçim ittifakı yap. Aynı zamanda Abdüllatif Şener, Sadettin Tantan ve Masun Türker ile merkez koalisyonu yap) dedim. Ben bunu önerdim onlara. Çünkü bunlar 4. parti olarak Meclise girerse AK Partinin avantadan aldığı oylar düşer. O zaman işler değişir. diye konuştu.
Özbek, konuşmasında ilginç bir de öneri de bulundu.
Terör örgütü Ergenekon soruşturmasında tutuklanarak Silivri Cezaevine konulan sanıkların CHP ve SHP tarafından milletvekili adayı yapılmasını isteyen Özbek, şöyle konuştu;
CHP ve SHP şuanda Silivride yatan kahramanları, Mehmet Haberal, Doğu Perinçek, Mustafa Balbay, Hurşit tolon, Çetin Doğan, Fatih Hilmioğlu ve Tuncay Özkan gibi isimleri mutlaka milletvekili adayı yapmalıdır. Nasıl ki, PKK hapishanedekileri milletvekili seçtirdi; onlar da bu iki partiden milletvekili seçilip mutlaka Meclise girmelidir. Bak işte bunları o zaman göreceksiniz. Mecliste yer yerinden oynayacak. Silivri ve Hapur hukukunu onlara anlatacaklar. Göreceksiniz dünya ayağa kalkacak.
Ben bunu bir proje olarak söylüyorum. Bunu bu partilerde arkadaşlarımı, karşılaştıklarımı söylüyorum. Bunun mutlaka yapılması lazım. Bu basit bir olay değildir. Bunlar başka türlü çökmez. Özel yetkili savcılar ile Beşiktaş Adliyesindeki terör örgütü kaldırılacak. Yoksa bu işler yürümez. Ancak bu iki partinin bunları şimdi den açıklaması lazım. Bu süreç ancak böyle durdurulur. Şimdiden konuşulursa, hesap sorulacak denirse, göreceksiniz ki, hiçbir şey yapamayacaklar. Seçimlerden sonra gelip teslim olacaklar.
Konuşmasında CHP eski genel başkanı Deniz Baykal ile İP lideri Doğun Perinçek ve arkadaşlarının yaşadıkları karşısında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının harekete geçmesi gerektiğini işaret eden Özbek, Bu kadar sahipsiz mi Deniz Baykal? Bu kadar sahipsiz mi CHP? Bakın CHP, İşçi Partisi aynı okun hedefindedir. Birisi Atatürkün kurduğu parti, diğeri ise Atatürkün devrimlerini kaldığı yerden yürütmeye çalışan parti. İşçi Partisi ise artık kendini kanıtladı. Bakın İPin Genel Başkanı içeri de, Genel Sekreteri içeri de, yayın organlarının temsilcileri içerde. Yargıtay Cumhuriyet Savcısı bu partilere sahip çıkmalı ve bu olaylara el koymalı. ifadesini kullandı.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğa da sert bir dille eleştiren Özbek, şunları söyledi;
Genelkurmay Başkanı da yurtdışına gitmişti yurtdışına. Demek ki, paslaşma olayı var. Genelkurmay Başkanı üzülebilir; çünkü bu zamana kadar eleştirmiyordum; ama artık yapıyorum. Çünkü Genelkurmay Başkanının vicdanımda görevini yerine getirmediğime kanat verdim. Kesinlikle başkanın hükümetle paslaştığı konusunda vicdani kanat getirdim. İşte Ulusal Kanal burada, söylüyorum. Bakın teröristler işte ülkemize cehenneme çevireceklerini söylüyorlar. Mısıra gideceğinize, oturup bu teröristlerle ilgili tedbirleri artıracaktınız. Siyaset gider. Siyasetin işi bitmiş zaten. Bu yardım derneği nedense Genelkurmaya müracaat etmiş. Genelkurmay buna izin vermemeliydi. Burada görevini yerine getirmedi.
(CİHAN) | | Samanyolu Haber Son Dakika 06.06.2010 | | | OsmanÖzbektenşoksözlerOsman Özbekten şok sözler |
|
| Uluslararası piyasalarda geçen hafta | Samanyolu Haber | 22.05.2010 16:37 |  | | Uluslararası piyasalarda geçen haftanın gündeminde yine Avrupadaki borç krizi sorunu vardı. ABD Merkez Bankasının (FED) Avrupadaki borç krizinin ABDnin toparlanmasını yavaşlatabileceğinden kaygılandığı bildirildi.
FEDin, 27-28 Nisanda yaptığı toplantının tutanakları, birçok yetkilinin, Avrupadaki borç krizinin Wall Streeti sarsabileceği ve muhtemelen ABD ekonomisinin toparlanmasını yavaşlatabileceği konusunda kaygılandıklarını ortaya çıkardı.
Ekonomiye ilişkin tahminlerini iyileştiren FED, ABDnin bu yıl yüzde 3,2 ve yüzde 3,7 arasında büyüyebileceğini, işsizlik oranının ise yıl sonunda yüzde 9,1 ile yüzde 9,5 olacağını tahmin ediyor.
Bu arada ABD Çalışma Bakanlığı, Nisan ayında üretici fiyatlarının yüzde 0,1 düştüğünü, enerji ve gıda hariç çekirdek üretici fiyatlarının ise yüzde 0,2 yükseldiğini açıkladı. Ticaret Bakanlığı, yeni konut inşaatlarının geçen ay beklentilerin üzerinde yüzde 5,8 artarak yıllık bazda 672 bin olduğunu bildirdi.
Nisan ayında tüketici fiyatlarının yüzde 0,1 gerilediğini bildiren Çalışma Bakanlığı, işsizlik maaşı için başvuranların sayısının geçen hafta, bir önceki haftaya göre 25 bin artarak 471 bin olduğunu kaydetti.
-AVRUPA VE DİĞER-
Almanya Finansal Denetleme Kurumu (BaFin) gelecek yıl 31 Marta kadar, Avro Bölgesi borçları ve bazı finansal kuruluşların hisselerinin çıplak açığa satışını yasakladı. Kuruluş, kararın, Avro Bölgesi borçları dahil olmak üzere kredi borcu takas sözleşmelerine de uygulanacağını bildirdi.
Brüksel, İngilterenin tepkisine rağmen, piyasalarda spekülasyonu önlemek için çıplak açığa satışı yasaklayan Almanyayı destekledi.
Almanya ve Fransa, Avro Bölgesi ve avroyu desteklemek için çabalarını birleştirme konusunda anlaştı.
Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, ekonomilerini kötü yöneten Avro Bölgesi ülkelerine siyasi yaptırımlar dahil çeşitli yaptırımların uygulanması fikri konusunda Merkel ile anlaştıklarını söyledi.
Muhtemel yaptırımlardan birinin, Avro Bölgesinin ortak kurallarını ihlal eden ülkelerin oy haklarını geçici olarak kaybetmesi olabileceğine işaret eden Sarkozy, Daha etkili yaptırımlar üzerinde düşünmeye ihtiyacımız var. Merkel bazı öneriler sundu. Ben bu ülkelerin (Avrupa Birliği içinde) oy haklarının askıya alınmasını önerdim. Yeni yaptırımları düşünmeye ihtiyacımız olduğu konusunda ben ve Merkel arasında tam bir görüş birliği var dedi.
Fransa Maliye Bakanı Christine Lagarde, avronun kesinlikle tehlikede olmadığını, ülkesinin bazı devlet tahvillerinin çıplak açığa satışı yasaklamak gibi bir niyetinin bulunmadığını bildirdi.
Almanya Başbakanı Angela Merkel, zengin ve gelişmekte olan ülkelere, piyasaların ve finans sektörünün düzenlenmesi konusunda güçlü sinyal gönderme çağrısında bulundu.
Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble, para birimi avro olan ülkelere, bütçe açıklarını düşürme çağrısı yaptı.
Japonya ekonomisi, Ocak-Mart döneminde bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,2, geçen yılın aynı dönemine oranla ise yüzde 4,9 büyüdü. Japonya Merkez Bankası para politikası kurulu, beklendiği gibi oybirliğiyle faiz oranını yüzde 0,1de bıraktı. Merkez Bankası, yüzde 0,1 olan faiz oranına Aralık 2008den bu yana dokunmadı.
ABD dolarının, uluslararası döviz borsalarında önemli para birimleri karşısında, Pazartesi günü açılış ve Cuma günü kapanış değerleri şöyle oldu:
PARA BİRİMİ PAZARTESİ CUMA
----------- --------- ---------
Japon Yeni 92,2 89,94
İsviçre Frangı 1,1397 1,1503
Kanada Doları 1,0377 1,0602
Londra döviz piyasasında pazartesi günü 1,2283 dolardan açılan avro, cuma kapanışta 1,2561 dolara yükseldi.
Aynı borsada pazartesi günü 1,4414 dolardan açılan İngiliz sterlini ise cuma kapanışta 1,4451 dolara çıktı.
New York borsasında, altının ons fiyatı pazartesi günü 1.227,60 dolardan kapanırken, cuma günü 1.175,70 dolara indi.
-ABD, AVRUPA VE ASYA BORSALARI-
ABDde dün New York Borsasında Dow Jones Endeksi yüzde 1,25 (125,38 puan) değer kazanarak 10.193,39 puandan haftayı kapattı. Endeks haftanın tamamında yüzde 4 değer kaybetti.
Standard and Poors 500 Endeksi, aynı gün yüzde 1,50 (16,10 puan) artarak, 1.087,69 puana çıkarken, endeks haftanın tamamında yüzde 4,2 geriledi. Nasdaq Bileşik Endeksi ise yüzde 1,14 (25,03 puan) yükselişle 2.229,04 puan olurken, haftanın tamamında yüzde 5 düştü.
Tokyo Menkul Kıymetler Borsasının temel göstergesi Nikkei 225 Endeksi dün yüzde 2,45 (245,77 puan) değer kaybederek, 9.784,54 puana geriledi ve 2 Aralık 2009dan bu yana en düşük seviyeyi gördü. Endeks haftanın tamamında 677,97 puan geriledi.
Asyada ayrıca Avustralya Borsası yüzde 0,26, Endonezya Borsası yüzde 3, Singapur Borsası yüzde 1,9 ve Hindistan | | Samanyolu Haber Son Dakika 22.05.2010 | | | UluslararasıpiyasalardageçenhaftaUluslararası piyasalarda geçen hafta |
|
| 'Elvis kabızlıktan öldü' | Posta | 08.05.2010 05:32 |  | | Rock müziğin kralı olarak kabul edilen Elvis Presley (42), 1977de ölmüştü. Elvis Presleyin kronik kabızlığın neden olduğu kalp krizinden öldüğü öne sürüldü
Elvis Presleyin hayatının son 12 yılında şahsi doktorluğunu yapan George Nichopoulos, Kral ve Dr. Nick kitabında şu iddiada bulundu:
Elvis kabızlık nedeniyle sahnede bazı kazalar yaşayıp üzerini değiştirmek zorunda kalıyordu.
Elvise bağırsaklarının bir kısmını kolostomi ameliyatıyla aldırmasını önerdim. Bu ameliyatı gururu yüzünden reddetmeseydi bugün hayatta olabilirdi.
| | Posta Toplum Yaşam 08.05.2010 | | | ElviskabızlıktanöldüElvis kabızlıktan öldü |
|
| 'Elvis kabızlıktan öldü' | Posta | 08.05.2010 05:24 |  | | Rock müziğin kralı olarak kabul edilen Elvis Presley (42), 1977de ölmüştü. Elvis Presleyin kronik kabızlığın neden olduğu kalp krizinden öldüğü öne sürüldü
Elvis Presleyin hayatının son 12 yılında şahsi doktorluğunu yapan George Nichopoulos, Kral ve Dr. Nick kitabında şu iddiada bulundu:
Elvis kabızlık nedeniyle sahnede bazı kazalar yaşayıp üzerini değiştirmek zorunda kalıyordu.
Elvise bağırsaklarının bir kısmını kolostomi ameliyatıyla aldırmasını önerdim. Bu ameliyatı gururu yüzünden reddetmeseydi bugün hayatta olabilirdi.
| | Posta Günün İçinden 08.05.2010 | | | ElviskabızlıktanöldüElvis kabızlıktan öldü |
|
| 'Elvis kabızlıktan öldü' | Posta | 08.05.2010 05:12 |  | | Rock müziğin kralı olarak kabul edilen Elvis Presley (42), 1977de ölmüştü. Elvis Presleyin kronik kabızlığın neden olduğu kalp krizinden öldüğü öne sürüldü
Elvis Presleyin hayatının son 12 yılında şahsi doktorluğunu yapan George Nichopoulos, Kral ve Dr. Nick kitabında şu iddiada bulundu:
Elvis kabızlık nedeniyle sahnede bazı kazalar yaşayıp üzerini değiştirmek zorunda kalıyordu.
Elvise bağırsaklarının bir kısmını kolostomi ameliyatıyla aldırmasını önerdim. Bu ameliyatı gururu yüzünden reddetmeseydi bugün hayatta olabilirdi.
| | Posta Güncel 08.05.2010 | | | ElviskabızlıktanöldüElvis kabızlıktan öldü |
|
| 'Elvis kabızlıktan öldü' | Posta | 08.05.2010 05:08 |  | | Rock müziğin kralı olarak kabul edilen Elvis Presley (42), 1977de ölmüştü. Elvis Presleyin kronik kabızlığın neden olduğu kalp krizinden öldüğü öne sürüldü
Elvis Presleyin hayatının son 12 yılında şahsi doktorluğunu yapan George Nichopoulos, Kral ve Dr. Nick kitabında şu iddiada bulundu:
Elvis kabızlık nedeniyle sahnede bazı kazalar yaşayıp üzerini değiştirmek zorunda kalıyordu.
Elvise bağırsaklarının bir kısmını kolostomi ameliyatıyla aldırmasını önerdim. Bu ameliyatı gururu yüzünden reddetmeseydi bugün hayatta olabilirdi.
| | Posta Son Dakika 08.05.2010 | | | ElviskabızlıktanöldüElvis kabızlıktan öldü |
|
| 8 bin öğretim üyesi sınıfta kaldı | Samanyolu Haber | 14.01.2010 07:38 |  | | 7-8 bin öğretim üyesinin defalarca girmelerine karşın dil sınavını geçemedikleri ortaya çıktı. Eylül Yabancı Diller Okulu Müdürü 10 yıldır Almanca?yı geçemiyor. YÖK kurs açacak. Türkiye?de yabancı dil sorunu yaşayan en önemli grubun üniversite öğretim üyeleri olduğu ortaya çıktı. Dokuz Eylül Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu Müdürü Yrd. Doç. Dr. Kadim Öztürk, bir toplantıda ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan?a Üniversitelerarası Kurul Yabancı Sınavı?nın (ÜDS) Almanca sorularının ?çok ağır? olduğundan yakındı. Öztürk, bu sınava 10 yıldır girdiğini ancak bir türlü başarılı olamadığını dile getirerek, ?Bu beni kahrediyor? dedi. Bunun üzerine Yarımağan, ?Fransızca da zor. Ben de 10-12 senedir Fransızca?dan geçemeyen biliyorum? karşılığını verdi. Öztürk?ün yakınmasının sürmesi üzerine Yarımağan, ?Türkiye?de sizin gibi 7-8 bin kişi var. Bu kişilere bu sınavı geçmeleri için imkan tanınmalı. Ben YÖK?e önerdim. Artık kurslar mı düzenlenir, yurt dışına mı gönderilir...? dedi. Yarımağan, şunları kaydetti: ?Bu öğretim üyeleri sınavlara girip girip çıkıyorlar. Çoğu ya yardımcı doçent, doçent olamıyor ya da doçent, profesör olamıyor. Dil sınavına 3-5 kez, 10 kez girip de geçemeyen var. Bu, Türkiye?nin ciddi bir sorunu. Bu kuşağın dilleri yetersiz. Ben YÖK?e şunu önerdim, ?Bir proje geliştirin mesela bir sömestr ders vermesinler ve bunları bu süre içinde ya yurt dışına gönderelim ya burada kurslar açalım da dil sınavını başarsınlar?. Onlar da düşünüyorlar. Yurt dışına yeni eleman gönderiyoruz ama mevcutları da kurtaralım.?Vatan | | Samanyolu Haber Son Dakika 14.01.2010 | | | 8binöğretimüyesisınıftakaldı8 bin öğretim üyesi sınıfta kaldı |
|
| Demirören'den şoke eden sözler | Samanyolu Haber | 08.01.2010 12:39 |  | | Yıldırım Demirören, kulüpteki 59 milyon TLlik alacağı için son noktayı koydu. Beşiktaş Başkanı, önceki akşam kongre çalışmaları için gittiği Ankarada katıldığı yemekte ?Seçimi kaybedersem paramı alırım. Hele hele seçilen kişi kötü niyetliyse kongrenin ertesi günü alırım? açıklamasını yaptı.
Beşiktaşta yıllardır kulübün borçları ve başkan Yıldırım Demirörenin alacaklarının hangi şartlarda ödeneceği tartışma konusu oluyor. Bu konuda çok yazıldı, çizildi. Demirörene ödemelerin 5-6 yıla yayılabileceği, alacaklarının bir kısmını hibe edebileceği, bir bölümünün de reklam karşılığı kapatılabileceği dile getirildi. Kulübün toplam borcunun 300 milyon TLyi bulduğunu iddia edenler de var. Ancak 15 Kasımdaki son divan kurulu toplantısında açıklanan rakamlara göre borç 181 milyon TL. Bunun 59 milyon TLsini Yıldırım Demirörene olan borç oluşturuyor.
Demirören, önceki akşam Ankarada bürokrasi ve iş dünyasından 25 kişilik bir grup ile akşam yemeğinde bir araya geldi. Hem kongre öncesinde planlarını anlattı, hem de üyelerin sorularını yanıtladı. Başkan işte bu yemekte alacakları konusundaki soru üzerine baklayı ağzından çıkardı:
Maddi sıkıntı yaşamayız. Para sorun olmaz. Sıkışırsak nakit akışını yine ben sağlarım. Seçimi kaybedersem de paramı alırım. Hele hele seçilen kişi kötü niyetliyse kongrenin ertesi günü alırım. Yeni gelecek kişiler zaten bunu göğüsleyeceklerdir. Bu göreve soyunduklarına göre bunu karşılayacaklardır.
Fikret Orman ?Demirören ile seçime yönelik bir şey konuşmadık? dese de Yıldırım Demirören Ankaradaki yemekte Ormana teklif götürdüğünü doğruladı. Demirören, ?Fikret Orman ile buluştum, teklif yaptım. Beşiktaşın önde gelen her ismine teklif ettiğim gibi kendisine de yönetimde yer almasını önerdim. ?Gelin yönetime girin, içeride olun, hizmet edin diyorum. Henüz net bir şey yok ama Fikret Ormanla zaten beraberdik, beni destekliyordu, beraberliğimiz bu görüşmemizin ardından biraz daha pekişti? dedi.
Yıldırım Demirören, seçimi kazanması halinde de yönetim tarzında köklü değişiklikler yapacağını açıkladı. Özeleştiri de yapan Demirören, ?Evet, hatalarım oldu ama başkanlıkta artık tecrübe kazandım. Yeni dönemde başkanlık konseptinden liderlik konseptine geçiş yapacağım. Kulübü yönetim kurulu üyelerine değil profesyonellere yönettireceğim. Kongrede de üyelere sadece stat ve profesyonel ekip kurma projelerimi anlatacağım? diye konuştu.
Habertürk | | Samanyolu Haber Son Dakika 08.01.2010 | | | DemirörendenşokeedensözlerDemirörenden şoke eden sözler |
|
| Alex ikinci sınıf bir yabancı | Samanyolu Haber | 05.01.2010 10:45 |  | | Fenerbahçede kaptanlık pazubandı taşıyan Ümit Özat, 2007de ayrıldığı sarı-lacivertlilerin her şeyi olan Alex de Souzaya taş attı. A.Gücü Teknik Direktörlüğüne getirilen Roger Lemerrein yardımcısı olarak Türkiyeye geri dönüş yapan 33 yaşındaki Özat, 6 yıl formasını taşıdığı F.Bahçe camiasını şaşırtacak ifadeler kullandı.
Köln formasıyla 28 Ağustos 2008de çıktığı Karlsruhe maçında kalp krizi geçiren ve daha sonra futbola geri dönemeyen Ümit Özatın 3 yıl birlikte oynayıp, 2 şampiyonluk gördüğü kaptan Alexle ilgili ilginç sözleri:
?TATİLE GELMEZLER
?TÜRKİYEDE kalite düşüyor. Nedeni doğru transfer yapılmaması. 6 yabancı alıp da altısını oynatan var mı? Yabancıya değerinden fazla para veren ama bu kadar az verim alan başka ülke var mı? Bizim gibi gereksiz transfer yapan, başka ülke var mı?
ALEX bile ikinci sınıf yabancı. Önüne Sana Milan, Real, Barcelona, Fener veya G.Saraydan teklif var diye koy. Hangisini seçer? Alex yakın arkadaşım. Hatta benden sonra kaptan olsun diye onu önerdim. Yalanlarlar ama öyle. Başka bir şey söyleyeyim, dünyanın en baba 20 takımını koy ortaya. Türkiyedeki yabancılardan biri bile oralarda oynayamaz. Oynasa burada aldıkları parayı asla alamazlar. Orada oynayanlar Türkiyeye tatile bile gelmezler.
BU ülke 1923ten beri sadece UEFA Kupasını kaldırdı. Taffarel, Popescu ve Hagi vardı yabancı olarak. Gerisi Türk çocuklarıydı. ?Yabancıyla başarılı olunur, yabancısız olunmaz diye bir şey yok.
FUTBOLCULUK başka, hocalık başka. Hangi hocalarla çalıştığım da belli. Ben hedeflerime hep ulaştım. Terim-Piontek, Derwall-Denizli örneğinde olduğu gibi ben de Lemerre ile yoluma devam edeceğim. Şu anda öncelik A.Gücü.?
?Daumla çay bile içmişliğimiz yok
?DAUMLA birbirimize katkımız, başarılarımızda payımız vardır. Kölnde işlerimiz dışında bir bardak çay içmişliğimiz olmadı. Ama kimse kimsenin kara kaşına bayılmıyor. Ona 2 şampiyonluk yaşatan biri olarak değerimi bilmeli. Öfkem yok, yolu açık olsun. Bu konuda konuşmak istemiyorum.?
Vatan
| | Samanyolu Haber Son Dakika 05.01.2010 | | | AlexikincisınıfbiryabancıAlex ikinci sınıf bir yabancı |
|
| Gizli dekoratör kim - Enis BERBEROĞLU | Hürriyet | 22.12.2009 01:30 |  | | |
| 'Kenan Evren'e görülmemiş tepki | Samanyolu Haber | 17.12.2009 15:17 |  | | Mardinde Kenan Evren Mahallesinde oturan mahalle sakinleri, darbeyi çağrıştırdığı için mahallenin ismini değiştirmek için referanduma gitti. Son günlerde Türkiyede darbe planları yapan cuntaya da tepki gösteren mahalle sakinleri, darbeci Kenan Evren isminden rahatsız oldukları gerekçesi ile muhtara başvurarak mahallenin isminin değiştirilmesini istedi.
Bunun üzerine harekete geçen Kenan Evren Mahallesi Muhtarı Mehmet Çelik, mahalle sakinlerini taziye evinde toplayarak referanduma gitti. Mahalle sakinlerinin muhtar Mehmet Çelik, mahalle sakinlerinin imzalı dilekçesini alarak Kenan Evren olan mahallenin ismini değiştirmek için Mardin Belediyesine başvurdu.
Kenan Evren Mahallesi Muhtarı Mehmet Çelik, konuyla ilgili açıklamasında, Mahalle sakinleri kendi mahalle isminden rahatsız dolduklarından dolayı başvurarak, darbeyi çağrıştırdığı için Kenan Evren olan mahallenin isminin başka bir isimle değiştirilmesini istediler. dedi.
Muhtar Mehmet Çelik, 1980 ihtilalini gerçekleştiren 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evrenin, 1981 yılında geldiği Mardinde ordu evinde zorla topladığı halka hitap ettikten sonra, mahallenin ismini Kenan Evren Mahallesi olarak koyduğunu anlattı. Muhtar Çelik, şöyle dedi:
Mahalle sakinleri de darbeci ismi mahalleye yakışmadığından dolayı bu kararı aldı. Ben de mahalle sakinlerini toplayıp referandum yapılmasını önerdim. Taziye evinde toplanan mahalle sakinlerinin yüzde 99u ismin değiştirilmesi için Evet oyu verdi. Mahalleden topladığım imzaları dilekçe eşliğinde Mardin Belediyesine başvurdum. Başvuru dilekçesi önümüzdeki günlerde il meclisinde görüşülecektir. İnşallah kısa zamanda bu karar çıkar. Çünkü darbeyi çağrıştıran Kenan Evren ismi bizim mahalleye yakışmıyor. Şu anda karar bekliyoruz. Karar çıktıktan sonra yeni isim olarak Firdevs ve Karşıyaka ismini koymak istiyoruz. Mahalle bu iki isim üzerinde henüz bir karar veremedi. Yeni isim için de önümüzdeki günlerde mahallede tekrar referanduma gideceğiz. Mahalle muhtarı olarak demokrasiye her zaman önem vermekteyim.
Mahallenin yeni nesli olarak bu isimden rahatsız olduklarını belirten Kenan Evren Mahallesi sakinlerinden Yusuf Çelik ise geçmişte 12 Eylül darbesinde, kendilerine sorulmadan zorla bu ismin verildiğini söyledi. Çelik, Böyle bir zihniyeti, böyle bir ismi bu mahallemizde bu yerleşik alanda kabul etmiyoruz. Böyle bir isim, darbeyi, kanı izah etmektedir. Kenan Evren denildiği zaman darbeci olarak ismi anılmaktadır. Geçmişte bize danışılmayan bir olaydı. Ama şimdi yeni nesil bunu istemiyor. Mahallenin tamamı bu ismin değiştirilmesi için görüş birliğine vardı. 21. yüzyıldayız. Artık darbenin, cuntanın konuşulmadığı ve darbecilerin isimlerin zorla konulamayacağını herkesin iyi anlaması gerekir. İsmini değiştirmek ve mücadelemizi sürdürmek için dernek muhtarı ile birlikte mahalle sakinleri dernek kurulması için girişimlerde bulunduk. şeklinde konuştu.
Mahalle sakinleri, Kenan Evren isminin değiştirilmesi için ne gerekiyorsa muhtara destek vermek için maddi manevi hazır olduklarını da ifade ettiler.
(CİHAN)
| | Samanyolu Haber Son Dakika 17.12.2009 | | | KenanEvrenegörülmemiştepkiKenan Evrene görülmemiş tepki |
|
| Prof. Dr. Fığlalı: Sıtkı Koçman'ın ismi, Muğla üniversiteye verilmeli | Samanyolu Haber | 05.12.2009 10:23 |  | | Muğla Üniversitesi (MÜ) Kurucu eski Rektörü ve Sıtkı Koçman Vakfı Başkanı Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı, okula, 70 milyon lira katkıyla hâmisi olan merhum Sıtkı Koçmanın isminin verilmesi gerektiğini söyledi. MÜ Rektörlüğü görevi sırasında ismin Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi olması için Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK)na talepte bulunduğunu aktaran Prof. Dr. Fığlalı, O dönemde hayırsever işadamımız Sıtkı Koçman hayattaydı. Yaptığı yardımlarla üniversitenin gelişimine büyük katkı sağladı. YÖKten, Yaşayan bir kişinin isminin üniversiteye verilmesi uygun değil. cevabını aldım. Sıtkı beyin ölümünden sonra da bu talebimi yineledim ancak bir türlü başarılı olamadım. Bu konu beni derinden üzüyor. dedi. İzzet Baysalın isminin üniversiteye hayattayken verildiğini hatırlatan Fığlalı, Sayın Koçmanın yaptığı yardımlar asla küçümsenmemelidir. Onun yardımlarıyla MÜ günden güne büyüdü. Bu konuda daha duyarlı olmalı, Koçmana vefa borcumuzu ödemeliyiz. şeklinde konuştu.
Birçok işadamı gibi Sıtkı Koçmanın da üniversiteye yaptığı yardımları vergiden düşmediğini belirten Fığlalı, şunları söyledi: Devlete vergisini öder, bankasında kendisine kalan parayla bu yardımlarını yapardı. Bu yardımlardan sonra ikinci bir kez vergi öderdi. Yaptığı yardımları vergiden düşmesini önerdim ama o, Devlete verdiğim vergi ayrı, yaptığım hizmet ayrı. derdi. Bu şekilde düşünen insan, Türkiyede parmakla gösterilecek kadar azdır. (CİHAN) | | Samanyolu Haber Son Dakika 05.12.2009 | | | ProfDrFığlalıSıtkıKoçmanınismiMuğlaüniversiteyeverilmeliProf Dr Fığlalı Sıtkı Koçmanın ismi Muğla üniversiteye verilmeli |
|
|
| |