örtülürken | |
|
| [Yorum - Alin Özinian] Dink'in üstü örtülürken: 'Suç, inkar ve vicdan' | Zaman | 19.01.2012 01:59 |  | | |
| 14:40 Babasının öldürdüğü kızın mezarına gelinlik | Net Gazete | 01.11.2011 14:37 |  | | |
| Sağlık Bakanı Akdağ: Tabip örgütü sosyalist iktidarın peşinde | Samanyolu Haber | 14.03.2011 15:56 |  | | Sağlık Bakanı Recep Akdağ, tabip örgütünün (Türk Tabipler Birliği) sosyalist iktidarın peşinde olurken, diğer taraftan da cümlelerinin arasına özel hastanelere hekim girişine izin verilmediğini sıkıştırdığını söyledi. Akdağ, Bu anlayış tarihin çöplüğüne çoktan atıldı. Bu anlayışı kendi ülkelerinde uygulayanlar bunları bitirdiler. Bu kavramlarla konuştuğumuz zaman ilerleyemeyiz. dedi.
Akdağ, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısı ile Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi Konferans Salonunda yapılan törene katıldı. Akdağ, buradaki konuşmasında Türk Tabipler Birliğinin Toplum ve Hekim Dergisini 2006 yılında yayınlanmış bir sayısına dikkat çekerek Sorun nereden kaynaklanıyor, sokaklara neden çıkılıyor aslında bu dergi bize anlatıyor. diye konuştu. Sağlık sistemlerini anlatan bu derginin, Eylül-Ekim-Kasım 2006 sayısının editöryal yazısında, kapitalizme karşı sosyalizmi hedefleyen mücadeleden bahsedildiğini aktaran Akdağ, Saygı duyuyorum, bu bir görüştür. Bir ideolojik duruştur. Bu görüşe saygı duymak gerekir. dedi. Söz konusu yazıdan, bazı cümleler okuyan Akdağ, Bakış açısı bu olunca, hekimler için birlikte çalışmak zorlaşıyor. Çünkü biz sosyalist değiliz. Biz sosyalist iktidar da istemiyoruz. Evet, sosyal adalet istiyoruz, hükümet olarak. Burada ne eksiğimiz varsa birlikte çalışmaya razıyız. Ama bize tabip örgütü şunu söylüyor. Ben bunu istemem,çünkü bu sömürü düzenini azaltacak tedbirler, sosyalizmin gelmesini geciktirir. ifadelerini kullandı.
Bu öğretinin (tüm emekçilerin zincirlerinden başka kaybedecek hiçbirşeyleri kalmayacak ki sosyalist iktidar gelsin) anlayışına sahip olduğunu ifade eden Akdağ, Bu anlayış tarihin çöplüğüne çoktan atıldı. Bu anlayışı kendi ülkelerinde uygulayanlar bunları bitirdiler. Artık bu kavramlarla konuşamayız. Bu kavramlarla konuştuğumuz zaman ilerleyemeyiz. dedi.
Akdağ, tabip örgütünün sosyalist iktidarın peşinde olurken, diğer taraftan da cümlelerinin arasına özel hastanelere hekim girişine izin verilmediğini sıkıştırdığını söyledi.
GERÇEKLER GÖZDEN KAÇMAZ, GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANMAZ
Türkiyede yıllarca hekim sayısının fazla olduğu yönündeki raporların birinin kapağının örtülürken, diğerinin açıldığını kaydeden Akdağ, Bugün şu salonda bütün Türk hekimlerine sesleniyorum. Bizim Türk hekimleri olarak büyük hasta yükü altında, hastalarımıza yeterli hizmeti vermekte zorlanmamızın nedeni, hekim sayısı açığıdır. Gerçekleri gözden kaçırmaya çalışsalar da gerçekler gözden kaçmaz. Güneş balçıkla sıvanmıyor. diye konuştu.
Avrupa bölgesi ortalamasında her yüz bin kişiye 350 doktor düştüğünü belirten Akdağ, Türkiye de her yüz bin vatandaşa 150 hekim düşüyor. Eğer yeni açılan tıp fakültelerinin alt yapısı eksikse, elbirliği yapıp bunu bir an önce tamamlamalıyız. Buna tabip örgütü de destek vermeli, arka çıkmalı. Engellemeye çalışmayacaksınız. ifadesini kullandı.
Akdağ, problemin ne performans sistemi ne de aile hekimliği olduğunu aktardı. Akdağ, önemli konunun hekim açığı meselesi olduğunu dile getirdi.
Akdağ, performans konusunda dezenformasyon yapıldığını söyledi. Kayseri Erciyes Üniversitesinin çok iyi bir örnek olarak ortada olduğunu kaydeden Akdağ, Geçtiğimiz ay profesörlerimize takdim ettiği toplam gelir, maaş ve ek ödemelerle birlikte 12 bin TLye yaklaştı. Bu mümkün, işleyebilir bir sistemdir? Personel rejimi içinde bu konuştuğumuz rakamları sabit maaş olarak vermek mümkün müdür? Gerçekleşebilecek hedeflerin peşine koşmalıyız hekimler olarak. dedi.
KÜBADA HEKİMLERE 30 DOLAR MAAŞ VERİYORLAR
14 Martın bir milat olduğunu söyleyen Akdağ, Sağlık Bakanlığının kapısı bu hususta bütün paydaşlarına sonuna kadar, sağlık çalışanlarının özlük hakları, çalışma şartlarını iyileştirmek için açıktır. Ama bu sistem içinde yeniden ikili çalışma düzenine dönelim, hem devlet olsun hem muayenehane olsun diyen varsa, biz burada yokuz. Ya da sabit olarak herkese aynısı ödensin diyen varsa, biz burada da yokuz. Çünkü bunun verimliliği ortadan kaldıracağını biliyoruz. şeklinde konuştu.
TTBnin eski Genel Başkanı Füsun Sayekin önerisi ile Kübaya gidip, buradaki sağlık sistemini de incelediklerini söyleyen Akdağ, Gittik, Kübada özellikle birinci basamakta çok güzel bir sistem kurmuşlar. Ama Kübada nüfus başına düşen hekim Türkiyedekinin 6 katıdır. Aynı tabip örgütü, bir taraftan Kübadaki sağlık sistemini tavsiye ediyor, diğer yandan Türkiyedeki hekim sayısının artırılmamasını söylüyor. Bire altı hekim var. İnsaf yani, Matematikten bu kadar da uzak kalınmaz. dedi. Akdağ, Türkiyede döndüğünde Sayek ile tekrar görüştüğünü belirterek, şöyle devam etti: Döndüğümde değerli başkana şunu söyledim. Hakikaten sistem iyi imiş, Türkiyede uygulayabiliriz. Ama bir bir şey daha söyleyim, Kübada hekimlere 30 dolar maaş veriyorlar, haberiniz olsun. O ütopya herkesi fukaralıkta birleştiren bir ütopya idi. Onun için yürümedi zaten.
Sağlık çalışanına karşı şiddeti sıfıra indirmek için herkesi işbir | | Samanyolu Haber Son Dakika 14.03.2011 | | | SağlıkBakanıAkdağTabipörgütüsosyalistiktidarınpeşindeSağlık Bakanı Akdağ Tabip örgütü sosyalist iktidarın peşinde |
|
| Kar, Avrupa'yı felç etti | Milli Gazete | 20.12.2010 11:29 |  | | | Avrupayı etkisi altına alan ağır kar yağışı, havayolu ve karayolu ulaşımını da olumsuz etkiledi. Ağır kar yağışı ve dondurucu soğuktan dolayı birçok karayolu kapanırken, birçok uçak seferi de iptal edildi. Fransanın başkenti Pariste yollar karla örtülürken Uluslararası Charles de Gaulle havaalanındaki uçuşların dörtte biri, dün akşam yerel saat 16.00ya kadar iptal edildi.
Londradaki Heathrow Havaalanı dün için gelen uçakları kabul etmeyeceğini duyurdu. Havaalanından yapılan açıklamada çok inişin kabul edileceği; havaalanın bugün tamamen açılabilmesi için çalışmaların sürdüğü belirtildi.... devamı | | Milli Gazete Dünya 20.12.2010 | | | KarAvrupayıfelçettiKar Avrupayı felç etti |
|
| Kar, Avrupa'yı felç etti | Milli Gazete | 20.12.2010 11:11 |  | | | Avrupayı etkisi altına alan ağır kar yağışı, havayolu ve karayolu ulaşımını da olumsuz etkiledi. Ağır kar yağışı ve dondurucu soğuktan dolayı birçok karayolu kapanırken, birçok uçak seferi de iptal edildi. Fransanın başkenti Pariste yollar karla örtülürken Uluslararası Charles de Gaulle havaalanındaki uçuşların dörtte biri, dün akşam yerel saat 16.00ya kadar iptal edildi.
Londradaki Heathrow Havaalanı dün için gelen uçakları kabul etmeyeceğini duyurdu. Havaalanından yapılan açıklamada çok inişin kabul edileceği; havaalanın bugün tamamen açılabilmesi için çalışmaların sürdüğü belirtildi.... devamı | | Milli Gazete Son Dakika 20.12.2010 | | | KarAvrupayıfelçettiKar Avrupayı felç etti |
|
| Avrupa'da ulaşım durma noktasında | Samanyolu Haber | 19.12.2010 12:56 |  | | Avrupayı etkisi altına alan ağır kar yağışı, havayolu ve karayolu ulaşımını da olumsuz etkiledi. Ağır kar yağışı ve dondurucu soğuktan dolayı birçok karayolu kapanırken, birçok uçak seferi de iptal edildi.
Fransanın başkenti Pariste yollar karla örtülürken Uluslararası Charles de Gaulle havaalanındaki uçuşların dörtte biri, bu akşam yerel saat 16.00ya kadar iptal edildi.
Londradaki Heathrow Havaalanı bugün için gelen uçakları kabul etmeyeceğini duyurdu. Havaalanından yapılan açıklamada çok inişin kabul edileceği; havaalanın yarım tamamen açılabilmesi için çalışmaların sürdüğü belirtildi.
Almanyanın en büyük havaalanı olan Frankfurt Havaalanında ise planlanan 1330 uçak seferinden, 500den fazlası iptal edildi. Havaalanındaki pistlerin temizlendiği; ancak Avrupadaki diğer aksaklıklardan dolayı Cuma gününden beri havaalanında bekleyen yolcular olduğu kaydedildi. Alman havayolu şirketi Lufthansa da iç ve dış hat seferlerinden büyük kısmını iptal ettiğini duyurdu.
Hollandanın başkenti Amsterdamdaki Schiphol Havaalanı sözcüsü Mirjam Snoerwang da ekiplerin pistlerdeki karları temizlediğini; ancak diğer ülkelerdeki aksaklıklardan dolayı en az 30 uçuşun iptal edildiğini açıkladı. Snoerwang, iptal olan ya da ertelenen seferlerden dolayı 700 kadar yolcunun havaalanında uyumakta olduğunu belirtti.
İspanya, Hollanda ve Danimarkadaki birçok havaalanı da çok sayıda uçuşun iptal olduğunu bildirdi. İrlandada ise Belfast ve Dublin havaalanları ise bütün uyarılara rağmen uçuşlarını sürdürüyor.
İngilterede soğuk havadan dolayı çok sayıda at yarışı ve futbol müsabakası da ertelendi. Ertelenen maçlar arasında Londrada bugün oynanması beklenen Chelsea ? Manchester United maçı da bulunuyor. | | Samanyolu Haber Son Dakika 19.12.2010 | | | AvrupadaulaşımdurmanoktasındaAvrupada ulaşım durma noktasında |
|
| Medine'yi diri diri gömmüşler | Zaman | 05.02.2010 10:04 |  | | Adıyamanın Kahta ilçesinde, evlerinin bahçesindeki kümeste cesedi toprağa gömülü halde bulunan Medine Meminin (16), üzeri toprakla örtülürken sağ olduğu belirlendi. Olayla ilgili baba ve dede tutuklanmıştı. | | Zaman En Çok Okunan 05.02.2010 | | | MedineyidiridirigömmüşlerMedineyi diri diri gömmüşler |
|
| Medine'yi diri diri gömmüşler | Zaman | 05.02.2010 08:06 |  | | Adıyamanın Kahta ilçesinde, evlerinin bahçesindeki kümeste cesedi toprağa gömülü halde bulunan Medine Meminin (16), üzeri toprakla örtülürken sağ olduğu belirlendi. Olayla ilgili baba ve dede tutuklanmıştı. | | Zaman Ana Sayfa 05.02.2010 | | | MedineyidiridirigömmüşlerMedineyi diri diri gömmüşler |
|
| Medine’yi canlı canlı gömmüşler | Gazete Şok | 05.02.2010 05:55 |  | | |
| 04:15 Medine'yi canlı canlı gömmüşler | Net Gazete | 05.02.2010 04:04 |  | | |
| Medine'yi diri diri kümese gömmüşler | İnternet Haber | 05.02.2010 03:38 |  | | |
| ADLİ TIP AÇIKLADI: 16 yaşındaki kızı diri diri gömmüşler! | Türkiye Gazetesi | 05.02.2010 02:07 |  | | | Adıyaman’ın Kahta ilçesinde, evlerinin bahçesindeki kümeste cesedi toprağa gömülü halde bulunan Medine Memi’nin, üzeri toprakla örtülürken sağ olduğu belirlendi. Erkeklerle konuştuğu iddiasıyla dedesi ve babası tarafından öldürüldüğü ve çukura gömüldüğü öne sürülen Medine Memi’nin cesedine mikroskobik inceleme yapıldı. Adli Tıp yetkilileri, incelemeyle ilgili şu bilgiyi verdi: “Vücudunda ciddi darp izine rastlanmayan, kanında uyuşturucu madde bulunmayan genç kız; elleri bağlı, canlı ve bilinci açıkken gömülmüş. Zira genç kızın mide ve ciğerlerinde yoğun toprak olduğu belirlendi.”AA | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 05.02.2010 | | | ADLİTIPAÇIKLADI16yaşındakikızıdiridirigömmüşlerADLİ TIP AÇIKLADI 16 yaşındaki kızı diri diri gömmüşler |
|
| Medine'yi diri diri gömmüşler | Zaman | 05.02.2010 01:51 |  | | Adıyamanın Kahta ilçesinde, evlerinin bahçesindeki kümeste cesedi toprağa gömülü halde bulunan Medine Meminin (16), üzeri toprakla örtülürken sağ olduğu belirlendi. Olayla ilgili baba ve dede tutuklanmıştı. | | Zaman Güncel 05.02.2010 | | | MedineyidiridirigömmüşlerMedineyi diri diri gömmüşler |
|
| Adli Tıp vahşet ötesi raporu açıkladı | Son Sayfa | 04.02.2010 12:42 |  | | |
| Canlı canlı gömmüşler | Sabah | 04.02.2010 12:24 |  | | |
| Küçük Medineyi canlı canlı gömmüşler | Son Sayfa | 04.02.2010 12:12 |  | | |
| Adli Tıp vahşet ötesi raporu açıkladı | Son Sayfa | 04.02.2010 12:12 |  | | |
| Medine'yi canlı canlı gömmüşler | Zaman | 04.02.2010 12:05 |  | | |
| Canlı canlı gömmüşler | Sabah | 04.02.2010 11:57 |  | | |
| Canlı canlı gömmüşler | Sabah | 04.02.2010 11:52 |  | | |
| Küçük Medineyi canlı canlı gömmüşler | Son Sayfa | 04.02.2010 11:42 |  | | |
| Adli Tıp vahşet ötesi rayporu açıkladı | Son Sayfa | 04.02.2010 11:42 |  | | |
| Cahiliye infazının ürperten ayrıntıları | GazetePort | 04.02.2010 11:38 |  | | |
| Medine'yi canlı canlı gömmüşler | Hür Haber | 04.02.2010 11:30 |  | | |
| Medine'yi canlı canlı gömmüşler | İnternet Haber | 04.02.2010 11:13 |  | | |
| Medine'yi canlı canlı gömmüşler | Samanyolu Haber | 04.02.2010 11:08 |  | | Adıyamanın Kahta ilçesinde, evlerinin bahçesindeki kümeste cesedi toprağa gömülü halde bulunan Medine Meminin, üzeri toprakla örtülürken sağ olduğu belirlendi. Erkeklerle konuştuğu gerekçesiyle dedesi ve babası tarafından öldürüldükten sonra cesedi kümeste kazılan çukura gömüldüğü iddia edilen Medine Meminin cesedine, Malatya Adli Tıp Kurumundaki otopsinin ardından İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezinde mikroskobik inceleme yapıldı. İnceleme sonucunda genç kızın elleri bağlı ve canlı gömüldüğü belirlendi.
AA muhabirinin Adli Tıp yetkililerinden aldığı bilgiye göre, mide ve ciğerlerinde toprak olduğu belirlenen genç kızın kanında ilaç veya uyuşturucuya rastlanmadı.
Vücudunda ciddi darp da olmadığı belirtilen genç kızın, gömüldüğü zaman hayatta ve bilincinin açık olduğunun anlaşıldığı kaydedildi.
Yetkililer, şu bilgiyi verdi:
Medine Meminin (16) cesedi 2 metrelik bir çukurda elleri bağlı ve oturur vaziyette bulunmuş, Malatya Adli Tıp Morguna gönderilmişti. Burada yapılan ilk otopsinin ardından mikroskobik dediğimiz inceleme de tamamlandı. Çıkan sonuç ürpertici. Çünkü elimizdeki verilere göre, vücudunda ciddi darp izine rastlanmayan, kanında uyuşturucu veya zehirli bir madde bulunmayan genç kız elleri bağlı, canlı ve bilinci açıkken gömüldü. Zira genç kızın mide ve ciğerlerinde yoğun toprak olduğu belirlendi.
-OLAY-
Adıyamanın Kahta ilçesinde, 40 gün kendisinden haber alınamadığı belirtilen genç kızın cesedi, ihbar üzerine Kahta İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince, Hürriyet Mahallesi Sağlık Caddesinde, Ayhan Memiye ait evin bahçesindeki kümeste açılan iki metre derinlikteki çukurda bulunmuştu.
Cesedin oturur vaziyette bulunduğu belirtilirken, olay yerinde yapılan incelemenin ardından genç kızın cesedi, otopsi yapılmak üzere Malatya Adli Tıp Merkezine gönderilmişti.
Olayla ilgili baba Ayhan Memi, dede Fethi Memi ve anne İmmihan Memi gözaltına alınmış, baba ve dede çıkartıldıkları nöbe mahkemece tutuklanmıştı. Baba Ayhan Memi ile dede Fethi Memi, sevk edildikleri mahkemede susma hakkını kullanmıştı. | | Samanyolu Haber Son Dakika 04.02.2010 | | | MedineyicanlıcanlıgömmüşlerMedineyi canlı canlı gömmüşler |
|
| Canlı canlı gömdüler | En Son Haber | 04.02.2010 10:46 |  | | |
| Medine'yi canlı canlı gömmüşler | Zaman | 04.02.2010 10:37 |  | | |
| Medine'yi canlı canlı toprağa gömmüşler | Radikal | 04.02.2010 10:37 |  | | |
| Medine'yi canlı canlı gömmüşler! | CNN Türk | 04.02.2010 10:16 |  | | |
| Medine'yi canlı canlı gömmüşler! | CNN Türk | 04.02.2010 10:16 |  | | |
| Medine'yi canlı canlı gömmüşler | Zaman | 04.02.2010 10:07 |  | | |
| Şehit aileleri Genelkurmay'a gidiyor | Samanyolu Haber | 03.12.2009 11:43 |  | | Dağlıca ve Aktütün şehitlerinin yakınları, Başbuğdan olayı aydınlatmasını isteyecek Kafes Eylem Planının medyada yer almasından sonra meçhul bir subayın ihbar mektubunda dile getirdiği iddialar, Dağlıca ve Aktütün baskınlarında şehit olanların ailelerinin acılarını tazeledi. Gelişmeler üzerine aileler Genelkurmaya gitme kararı aldı.
Şehit yakınları, önce Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına dava açacak. Ardından Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğu ziyaret ederek, Konuyu aydınlatın, içimiz rahatlasın. diyecek.
13 askerin şehit edildiği, 8inin de kaçırıldığı Dağlıca baskınında şehit düşen Uzman Çavuş Selçuk Gürdalın ikiz kardeşi Celalettin Gürdal, Cihan Haber Ajansına özel açıklamalarda bulundu. Celalettin Gürdal, diğer ailelerle birlikte örnek bir hukuk mücadelesi vereceklerini söyledi. Gürdal, baskınlardan sorumlu ve ihmali olan kişilerin mutlaka yargılanması gerektiğini dile getirdi.
ERGENEKONUN BİR ŞEKİLDE BİTİRİLMESİNİ İSTİYORUM
Meçhul subayın ihbar mektubunu yemek masasında öğrendiğini anlatan Gürdal, O mektubun televizyonda okunması üzerine yediğim yemek benim boğazıma dizildi. O anda ben kendime dedim ki, Celalettin sen doğru yoldasın. Zaten haberlerin çıktığı gün bana telefonlar gelmeye başladı. Dediler ki; Gözün aydın, senin yaptığın, araştırdığın her şey şu anda gün yüzüne çıktı. İhbar mektubu çıktıktan sonra ben biraz daha cesaret aldım. Canım pahasına da olsa bu yolun sonuna kadar gideceğim. Kardeşimin ve tüm şehitlerin adına konuşuyorum, onların hakkını helal etmiyorum. Ne askere ne de hükümete, hiç kimseye hakkımı helal etmiyorum. Benim kardeşimin 4 yaşında oğlu, 23 yaşında eşi geride kaldı. Ben Ergenekonun bir şekilde bitirilmesini istiyorum. dedi.
GENELKURMAYA DİLEKÇE YAZDIM, FAKS ÇEKTİM CEVAP ALAMADIM
Dağlıca baskınında şehit düşen Uzman Çavuş Selçuk Gürdalın ikiz kardeşi Celalettin Gürdal, ihbar mektubunu öğrendikten sonra şehit ve gazi dernekleriyle girişimlerde bulunduklarını anlattı. Gürdal, Ankara, İstanbul ve diğer büyük illerdeki dernekleri aradım. Bana Dağlıcaki, Aktütündeki ve Ergenekonun katlettiği şehitlerin adreslerini istiyorum dedim. Herkes dilekçesini yazacak ve o zaman yüce adaleti göreceğiz. Hepsi biz varız, arkandayız dediler. Sen bize yol göster, biz seninle her şeye varız. dediler. Bu güne kadar 12 şehit ailesine ulaştım. Genelkurmaya dilekçe yazdım. Faks çektim, bir şekilde cevap alamadım. Bundan kısa bir süre önce de telefonla aradım. Biz sana döneceğiz dediler ve bir gün sonra beni aradılar. Genelkurmay Başkanı şu sıralar müsait değil, sizinle en kısa zaman süresi içerisinde görüşecek. Eğer, İlker Başbuğ görüşemezse, bir alt kademedeki askerler sizinle irtibat sağlayacaklar. dediler. diye konuştu.
YARBAY ONUR DİRİK: ERGENEKONDA YANLIŞ BİR ŞEY YOK, ONLAR BÜYÜKLERİMİZ DEDİ
Yarbay Onur Dirik ile birebir Antalyanın Kemer ilçesindeki jandarma karakolunda görüştüğünü anlatan Celalettin Gürdal, Ergenekon kapsamında tutuklu bulunan Asuman Özdemiri nerden tanıyorsun? diye sorduğu Onur Dirikin NATOda görev yaparken tanıştıklarını anlattığını söyledi.
Dirikin internetten tanıştığı Asuman Özmediri arkadaşı olarak gördüğü için Dağlıcada yaptığı her şeyi karikatür olarak çizerek ona gönderdiğini kendisiyle paylaştığını ifade eden Celalettin Gürdal, Ben o gün için kendisinin ne olduğunu bilmiyordum dedi. Ben de ona Sizin Ergenekonla olan düşünceniz ne? diye sordum. O da bana, Ergenekon ile yanlış bir şey yok. Ergenekon bizim büyüklerimiz. Onlar bizim üstlerimizdir. Zaten ben orda Ergenekon deyince konuşmayı kapattı. Şimdi ben buradan Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğa diyorum ki; İçinizdekileri temizleyelim. Binlerce şehidimiz var.
ŞEHİTLERİMİZİN KANI YERDE KALDI
Gürdal, kardeşinin şehit olmasının ardından kestiği gazete kupürlerini kameraya göstererek şunları söyledi: Bunlar bizim içimize birer acı olarak kazındı. Bu gazetelerde görüyorsunuz, bir gözü yaşlı ana, bir çocuk ve bir eş kaldı geride. Bunların hesabını kim verecek? Bu insanlar, bu işi yaptıkları için vicdanen rahatlar mı? Siz yaptınız katliamları. Ne yapabiliriz bu ülke için dediniz, ülkeyi böldünüz. Bu ülkeyi bölemeyeceksiniz. Beceremeyeceksiniz. Gazetelerde yazıyor ki 12 şehidin kanı yerde kalmadı, açıklasınlar bana bu şehitlerimizin kanları yerde kaldı mı, kalmadı mı?
Tüm şehit ailelerine seslenen Gürdal, Ricada bulunuyorum. Bir şekilde benim ile irtibata geçin. Hep beraber gidelim yüce yargıya, tek yumruk olalım. Yazacağımız iki satır dilekçe ile bunun hesabını soralım. O insanlar ellerini kollarını sallayarak gezmesinler. çağrısında bulundu.
KOMUTANDAN İHMAL İTİRAFI
13 askerin şehit düştüğü, 8 askerin kaçırıldığı PKK baskını 21 Ekim 2007de yaşanmıştı. İhmal iddialarının üstü örtülürken Yarbay Onur Dirikin YouTubea düşen ses kaydı dikkat çekmişti. Baskındaki ihmalleri kabul eden Dirik, Genelkurmaydaki komutanlara küfrediyordu. Taraf gazetesi, 25 Haziran 2008de Dağlıca baskını biliniyordu başlığıy | | Samanyolu Haber Son Dakika 03.12.2009 | | | ŞehitaileleriGenelkurmayagidiyorŞehit aileleri Genelkurmaya gidiyor |
|
| Şehit yakınları, meçhul subayın iddiaları için Genelkurmay'a gidiyor | Zaman | 22.11.2009 01:57 |  | | |
| 16:25 Duruşmaya çıkamadan kalpten öldü | Net Gazete | 04.11.2009 16:26 |  | | | Karabükte, Ganioğlu işhanındaki bürosuna gelen Avukat Lütfullah Delikan (68), bir duruşma öncesi dosyalarını hazırladığı sırada kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Sürekli telefonların çalması üzerine işhanındaki komşularının büroya girmesiyle olay anlaşıldı. Avukatın cansız bedeninin üzeri cübbesiyle örtülürken olay yerine gelen 112 ekiplerinin yaptıkları incelemede avukatın kalp krizi geçirdiği tespit edildi. Daha sonra olay yerine gelen Cumhuriyet Savcısının incelemesi sonrası Avukat Lütfullah Delikanın cesedi Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. | | Net Gazete Son Dakika 04.11.2009 | | | 1625Duruşmayaçıkamadankalptenöldü1625 Duruşmaya çıkamadan kalpten öldü |
|
| Askeri savcılık bunu bile yaptı! | Samanyolu Haber | 30.10.2009 07:47 |  | | Eylem Planını ve sivil toplumun andıçlandığı belgenin askerî savcılık tarafından soruşturulması kamuoyunda endişeye yol açtı. Zamanın haberine göre, Askerî savcılığın, bu tür konularda ümit verici bir sicile sahip olmaması kafaları karıştırıyor. Batı Çalışma Grubunun (BÇG) 28 Şubat sürecindeki gayri hukuki faaliyetleri örtülürken gazetecilerin andıçlanması olayının üzeri davanın sivil yargıdan alınması operasyonunun ardından kapatıldı. Genelkurmayın doğruluğunu kabul ettiği andıçta imzası bulunan Org. Çevik Bir ve Tümgeneral Erol Özkasnak hakkında hiçbir idari işleme başvurulmadı. Liberal kesim ile AB yanlılarının takibe alındığı ve Genelkurmay tarafından doğrulanan sosyetik fişlemenin de gereği yapılmadı. Oramiral Özden Örneke ait darbe günlükleri görmezden gelinirken Nisan 2007deki sivil toplumu yönlendirme andıcını yayımlayan Nokta Dergisi basıldı. Bu gelişmelerin tamamında askerî savcılık içeriğe değil, belgeleri kimin sızdırdığına yoğunlaştı.
ANDIÇLA GAZETECİLER PKKLI YAPILDI
26 Nisan 1998 tarihli Sabah ve Hürriyet gazetelerinde, PKK terör örgütünün 2 numaralı ismi Şemdin Sakıka ait olduğu ileri sürülen ifadeleri okuyanlar bazı isimlere inanamıyordu. Her ne kadar Hürriyet Başyazarı Oktay Ekşi Aramızdaki hainleri tanıyalım dese de, Mehmet Ali Birand, Cengiz Çandar gibi yazarların PKK ile ilişkili olduklarına inanmak mümkün değildi. Bu ifadelere dayanılarak Mehmet Ali Birandın işine son; Çandarın da yazılarına ara verildi. Sakıkın ifadelerinde İnsan Hakları Derneği Başkanı Akın Birdal da suçlanmıştı. Birdal, 15 gün sonra suikasta uğradı. Sözde ifadelerle ilgili şüpheyi doğrulayan ilk açıklama Can Ataklıdan geldi. Ataklı, 99un son aylarında Öküz Dergisine şöyle diyordu: O ifadeler İstanbul sosyetesiyle içli dışlı bir komutan tarafından eklendi. Yayımlanmaması halinde gazeteyi batırmakla tehdit etti. Bir süre sonra FP Milletvekili Nazlı Ilıcak, Yeni Şafak gazetesinde Andıçı deşifre etti. 30 Ekimde Cengiz Çandar, Radikale İftiracı paşaları bildiğini açıkladı. Bu isimler andıçtaki imzaları doğruluyordu: Çevik Bir ve Erol Özkasnak. Genelkurmay andıcı doğrularken taslak savunmasını yaptı. Oktay Ekşi köşesinde, Bazı arkadaşlarımıza iftira edenlere yardımda bulunmuş gibi olduk. Böyle adi bir tertibin içinde devletin bulunabileceğini nereden bilebilirdik? dedi.
...Ve 5 Ocak 20001de Andıç soruşturmasında görevsizlik kararı verildi. Cumhuriyet Başsavcılığı, FP İstanbul Milletvekili Nazlı Ilıcakın Andıç başlıklı güçlü eylem planı belgesinde imzası bulunduğunu iddia ettiği Genelkurmay eski 2. Başkanı emekli Orgeneral Çevik Bir, dönemin Genelkurmay İstihbarat Başkanı Tümgeneral Fevzi Türkeri ve İç İstihbarat Şube Müdürü Bülent Dağsalı hakkında başlatılan soruşturmada görevsizlik kararı verdi. Dosya Genelkurmay Başkanlığına gönderildi. Konu bir daha gündeme gelmedi.
GENELKURMAY: BİZDE BÇG RAPORU YOK
Andıçla değerlendilmesi gereken bir olay da BÇG roparlarıyla alakalı. 28 Şubat süreci boyunca Batı Çalışma Grubuna ait olduğu iddia edilen gayri hukuki raporlar doğrultusunda sayısız manşet atıldı. Cumhuriyet Gazetesi bu raporlardan biri sebebiyle mahkemelik oldu. Mahkeme başkanı bu belgeyi istedi. Gazete, topu Anayasa Mahkemesine ve Yargıtaya atarken bu kurumlar söz konusu belgeyi bulmak için yazışmaya başladı. Belgenin arandığı bir diğer kurum Genelkurmaydı. Genelkurmay mahkemeye bir yazı göndererek Raporla ilgili bilgimiz yok. Bizde böyle bir rapor yok. iddiasında bulundu.
SOSYETİK FİŞLEMEYİ KABUL ETTİ, İŞLEM YAPMADI
Fişleme skandalında da benzer bir süreç yaşandı. Hürriyetin Sosyetik fişleme başlıklı manşetine göre, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, kaymakamlıklara yazı göndererek, AB ve ABD yanlısı kişiler hakkında istihbarat toplanmasını istemişti. Kaymakamlıklara gönderilen yazı kapsamında AB ve ABD yanlısı kişilerin organize bir grup olup olmadığı, söz konusu devletlerle ilişkilerinin mahiyetinin ne olduğu araştırılırken biyografik bilgilerin de toplanması isteniyordu. Yazıda ayrıca azınlıklar, yüksek sosyete, zengin çocukları, tarikatlar, masonlar ve satanistler de izlenme kapsamında değerlendiriliyordu. Genelkurmay haberi doğruladı ve Çalışmada yer alan bazı hususların düzeltilmesi maksadıyla gerekli incelemelere başlanmıştır. dedi. Hiç kimsenin fişlenmediği, böyle bir görevin hiçbir birliğe emredilmediğini kaydetti ve ekledi: Bu bakımdan, bütün halkımız huzur içinde olmalıdır. Ancak konuyla ilgili hiçbir hukukî işlem yapılmadı.
Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, 4 Nisanda Sosyetik fişlemenin bir benzerinin bazı kişiler tarafından gazeteciler ve sivil toplum örgütlerine karşı yapıldığını yazdı. Elinde bulunan listeden örnekler veren Özkök, böyle listelerin hazırlanmasından utanç duyduğunu belirtti. Ertuğrul Özkök, listede İkinci Cumhuriyetçiler, Avrupa Birliği(AB) yandaşları, manda cephesi gibi ayrımlar yapılarak gazetecilerin ve sivil toplum örgütlerinin isimlerine yer verildiğini kaydetti. T | | Samanyolu Haber Son Dakika 30.10.2009 | | | AskerisavcılıkbunubileyaptıAskeri savcılık bunu bile yaptı |
|
|
| |