ülkesiyiz | |
|
| Dünyanın en itibarlı ülkesiyiz | Taraf Gazetesi | 08.04.2012 04:13 |  | | |
| "Biz başkayız, İran’dan petrol alırız" | Türkiye Gazetesi | 14.03.2012 02:11 |  | | | İran’a yaptırımlar konusunda açıklama yapan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, bu ülkeden petrol alımına devam edileceğini söyledi. Kuveyt’te düzenlenen 13. Uluslararası Enerji Forumu’na (UEF) katılan Yıldız, 66 ülkenin enerji ve petrol bakanları seviyesinde katılımın olduğu toplantının önemine işaret ettiği açıklamasında, “Biz sınır ülkesiyiz ve ham petrol tedarikimizin hemen hemen yarısını İran’dan yapıyoruz. Bu manada diğer ülkelerden daha farklı bir yerimizin olduğu bilinmeli”dedi. Bakan Yıldız, “İran ham petrolü İngiltere veya Fransa’nın ithalatının yüzde 1, yüzde 2’sini oluşturuyor. Bizim statümüz onlar gibi değil. Yalnızca OECD açısından baktığımızda İran’a sınır olan tek ü lkeyiz. O yüzden statümüzün farklı olduğunun bil ... | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 14.03.2012 | | | Bizbaşkayızİran’danpetrolalırızBiz başkayız İran’dan petrol alırız |
|
| İran'dan petrol almaya devam | Sabah | 14.03.2012 02:10 |  | | |
| İran'dan petrol almaya devam | Sabah | 14.03.2012 02:10 |  | | |
| Bizim statümüz onlar gibi değil | Taraf Gazetesi | 14.03.2012 01:48 |  | | |
| Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız ın Açıklaması | Haberler.com | 13.03.2012 12:13 |  | | |
| Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız ın Açıklaması | Haberler.com | 13.03.2012 12:13 |  | | |
| Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız Açıklaması | Haberler.com | 13.03.2012 10:42 |  | | |
| "Depreme Karşı En Önemli Çözüm Kentsel Dönüşüm" | Haberler.com | 11.03.2012 16:35 |  | | |
| "Depreme Karşı En Önemli Çözüm Kentsel Dönüşüm" | Haberler.com | 11.03.2012 16:35 |  | | |
| "Depreme karşı en önemli çözüm kentsel dönüşüm" | Haber3 | 11.03.2012 16:24 |  | | |
| Makedonya Başbakanı'ndan iş adamlarına çağrı: Avrupa'nın en istikrarlı ülkesiyiz yatırım yapmaktan korkmayın | Zaman | 03.02.2012 03:06 |  | | |
| Makedonya Başbakanı'ndan iş adamlarına çağrı: Avrupa'nın en istikrarlı ülkesiyiz yatırım yapmaktan korkmayın | Zaman | 03.02.2012 01:58 |  | | |
| Edebiyat ülkesiyiz | Türkiye Gazetesi | 16.01.2012 02:39 |  | | | Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Onur Bilge Kula, Türkiye’nin ‘edebiyat haritası’nı çıkartacaklarını, böylelikle de Türkiye’de nerede hangi yazar, hangi eser, hangi edebiyat etkinlikleri ve hangi edebiyat kuruluşu olduğunu tespit edeceklerini söyledi. TÜYAP Adana Fuarcılık A.Ş. ve Türkiye Yayıncılar Birliği’nce bu yıl 5.’si organize edilen; ‘Çukurova Kitap Fuarı’ ve ‘Çukurova Eğitim Fuarı’nın eş zamanlı açılış törenine katılmak üzere kente gelen Kula, burada kurum olarak yapmış oldukları çalışmalar hakkında bilgi verdi. TÜYAP Adana Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen fuarın açılışında konuşan Kula, Türkiye tarihinde ilk defa çok geniş bir alan araştırması sonucu okuma kültürü haritasını h ... | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 16.01.2012 | | | EdebiyatülkesiyizEdebiyat ülkesiyiz |
|
| GDO'suz Türkiye'nin gizli potansiyeli | Radikal | 06.01.2012 02:58 |  | | |
| Vekiller Avrupa rekorunu kırdı! | Gazete Şok | 29.12.2011 01:36 |  | | |
| Şimşek: Vergiler yüksek değil, yüksek algısını birkaç sektör oluşturuyor | Zaman | 13.12.2011 18:21 |  | | | Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kamu harcamalarının sağlıklı işlemesi için vergilendirme sisteminin iyi işletilmesi gerektiğini ifade etti. Türkiyede uygulanan vergilerin çok fazla olduğu yönündeki algının yanlış olduğunu savunan Şimşek, Türkiye, OECD ülkeleri arasında Kurumlar Vergisinde en düşük verginin alındığı altıncı ülke. İş veren sigorta payını yüzde 19a kadar düşürdük. Gelir ve kazanç yönünden alınan vergi yönünden en düşük OECD üçüncü ülkesiyiz. Efektif KDV oranı Avrupada yüzde 21iken Türkiyede yüzde 14tür. dedi. | | Zaman Son Dakika 13.12.2011 | | | ŞimşekVergileryüksekdeğilyüksekalgısınıbirkaçsektöroluşturuyorŞimşek Vergiler yüksek değil yüksek algısını birkaç sektör oluşturuyor |
|
| "Artık Orta Doğu değil süperlerle yarışıyoruz" | Türkiye Gazetesi | 04.12.2011 02:03 |  | | | Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, “10-20 yıl öncesine kadar ülkemizin rekabetçiliği, sadece Orta Doğu ve Balkanlar ölçeğinde sınırlıydı. Milli bir başarı, Orta Doğu ve Balkanlar’ın en iyisi olarak lanse edilirdi. Ülkemiz artık 70’lerin 80’lerin 90’ların Türkiye’si değil. Artık yepyeni bir Türkiye var” dedi. II. Küresel Girişimcilik Zirvesi’nde konuşan Çağlayan, şunları söyledi: “Brand Finance’a göre, Türkiye, dünyanın 19’uncu, Avrupa’nın 10’uncu en değerli ülke markası. Dünyanın yabancı sermaye için en cazip 20 ülkesi içindeyiz. Dünyanın 17’nci, Avrupa’nın 6’ncı büyük ülkesiyiz.” | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 04.12.2011 | | | ArtıkOrtaDoğudeğilsüperlerleyarışıyoruzArtık Orta Doğu değil süperlerle yarışıyoruz |
|
| 13:51-Avrupa'nın en girişimci ülkesiyiz | Dünya Gazetesi | 18.11.2011 14:11 |  | | |
| 13:51-Avrupa'nın en girişimci ülkesiyiz | Dünya | 18.11.2011 13:53 |  | | |
| Türkiye yakında enerjide dünya üçüncüsü olacak | Türkiye Gazetesi | 04.11.2011 01:54 |  | | | > Cüneyt Bitikçioğlu İSTANBUL Zorlu Enerji Genel Müdürü Arif Özozan, Türkiye’de enerji sektörünün her geçen gün büyüdüğünü belirterek, “Şu anda enerji sektöründe Avrupa’nın 6. büyük ülkesiyiz, fakat yakında 3. büyük ülke olacağımıza eminim” dedi. Enerjide dışa bağımlılıktan kurtulmak için sürekli yatırım yapmanın önemine dikkat çeken Özozan, “Yerli santral yapmazsak devamlı dışa bağımlı kalırız. Dışa bağımlı kalmamak için yenilebilir enerji santrali kurmamız lazım. Biz de şirket olarak yerli santral kuruyoruz. 2012 kolay geçmeyecek devamlı yeni projeler yatırımlar yaparak bunu aşmamız lazım” dedi. 2012 sonuna doğru elektrik fiyatlarının artacağını düşündüklerini ifade eden Özozan, piyasada doğalgaza yüzde 40-45 oranında zam geleceğinin ... | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 04.11.2011 | | | TürkiyeyakındaenerjidedünyaüçüncüsüolacakTürkiye yakında enerjide dünya üçüncüsü olacak |
|
| Türkiye Amerika'nın bir adası mı bir eyaleti mi? | Milli Gazete | 22.09.2011 18:51 |  | | | NATOnun bir kuruluşu olan İncirlik Hava üssünden sonra İzmire konuşlanan füze kalkanından sonra Malatyaya radar üssü konuşlanıyor. Üstelik bütün bunlar NATO adına yapılıyor. NATO uluslararası bir kuruluş. Bu kuruluş geçmişte komünizm ve Rusyaya karşı örgütlenmişti. Komünizm etkisini yitirdi, Rusyaya bağlı birçok ülke bağımsızlıklarına kavuştu. NATOnun bir işlevi kalmadı.
Bu yeni süreçte Amerika-İngiltere-İsrail üçgeni kendilerine yeni bir düşman türettiler. Müslümanlar. Düzmece eylemler ve provokatif cinayetlerle dünya kamuoyunu da etkilediler. 11 Eylül saldırısı bunun en somut bir örneği. Bundan sonra Hıristiyan dünyasının dikkatleri ve öfkesi Müslümanların üzerine yöneltildi. Kendi kuklaları olan yöneticileri hedef seçtiler. Bunun en somut örneği de Irak ve Saddam Hüseyin oldu. O Saddam ki, tam sekiz yıl bu ülkelerin kışkırtma ve desteğiyle İrana saldırdı. Binlerce insan öldü, kentler yıkıldı, ekonomik zarar oldu. Aynı ülkeler bir kuklasını hedef alarak hem onu yerle bir etti, hem de yeni bir saldırı alanı belirlediler. NATO denilen kurumu Müslümanların karşıtı olarak işlevsizlikten işleve kavuşturdular. Bu gerekçeyle ardından Afganistan ve Pakistan işgalleri gerçekleşti. Sonra yeni bir üslup ve yöntem ile Ilımlı İslâm, açık bir deyişle İslâmsız İslâm uygulaması için Müslüman ülkelerde Arap Baharı adı altında ayaklanmalar başlattılar. Sayın Başbakanımız onlara: Laiklik ateizm değildir, ondan korkulmaması gerektiğini söyleyerek, onlara laik bir yönetim önerisinde bulundu. Kendisini de örnek gösterdi, Ben laik değilim, müslümanım, ama laik bir ülkenin başbakanıyım deyiverdi. Tabii bu, atlanmayacak ciddi bir durum. Bütün bunlar oluşurken Türkiyeye kurulacak olan NATO kisvesi altında radar sisteminin kurulması kaş göz arasında yürürlüğe konuldu. Biz, İncirlik hava üssü, İzmir Füze kalkanı üssü, Malatya radar üssünü söz konusu edip bu yazıyı yazmayı düşünürken muhafazakâr partinin Genel Başkan Yardımcısı Sayın Hüseyin Çelikin yaptığı açıklama durumun çok daha vahim olduğunu ortaya koydu. Önce açıklamasının bir bölümünü alıntılayalım, ardından da yorumumuzu yapalım. NATOnun Türkiyede onlarca tesisi var, onlar hangi statüdeyse bu da öyle. Onlarla ilgili Meclisten bir karar alınmış mı? Bunun için de alınmasına gerek yok. Çünkü ne yurt dışına asker gönderiyoruz, ne de yabancı bir ülkenin ordusunun gelmesine müsaade ediyoruz. Biz bir NATO ülkesiyiz ve bu da bir NATO projesi. diyor. Şimdi, biz bu söylenenlerin neresini haklı bulacağız. O kadar çok açık var ki. Türkiyede NATOnun onlarca tesisi var. Demek ki kamuoyunun bilgisi dışında çok sayıda tesis bulunmakta. Bunların birçoğu için Meclisten bir karar çıkarılmadan yerleştirilmiş. Tezkere gibi Meclisten herhangi bir karara gerek duyulmuyor. Bunları NATOnun birer dayatması olarak görüyor. Peki Avrupa ülkeleri neden bu tesislere izin vermiyorlar? Bu sorunun bir cevabı yok. Meclisin işlevi nedir. Türkiye Amerikanın bir adası ya da bir eyaleti mi ki hiçbir denetime tâbi tutulmaksızın bu tesisler getirilip yerleştiriliyor.... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 22.09.2011 | | | TürkiyeAmerikanınbiradasımıbireyaletimi?Türkiye Amerikanın bir adası mı bir eyaleti mi? |
|
| Eker: Tarımda dünyanın 7. büyük ülkesiyiz | Türkiye Gazetesi | 22.08.2011 02:25 |  | | |
| 'Biz başarılı bir basketbol ülkesiyiz' | Posta | 08.08.2011 15:50 |  | | A Milli Takım Başantrenörü Orhun Ene, İzmirde katılacakları Spor Toto World Cup 10da oyun planlarını gözden geçirme fırsatlarının olacağını söyledi
Avrupa Basketbol Şampiyonası hazırlıklarını sürdüren A Milli Takım, Spor Toto World Cup 10 için İzmire geldi. Adnan Menderes Havalimanından konaklayacağı otele geçen ay-yıldızlı ekip, hazırlıklarını bu akşam yapacağı antrenmanla sürdürecek.
A Milli Takım Başantrenörü Orhun Ene, havalimanında gazetecilere yaptığı açıklamada, Avrupa Basketbol Şampiyonası için yaklaşık 1 aydır çalışmalarını sürdürdüklerini, İzmirdeki Spor Toto World Cup 10 müsabakalarının ilk hazırlık karşılaşmaları olacağını söyledi.
Bu müsabakalarla yoğun çalışma ortamından maç ortamına geçişlerinin sağlanacağ... | | Posta Spor 08.08.2011 | | | BizbaşarılıbirbasketbolülkesiyizBiz başarılı bir basketbol ülkesiyiz |
|
| Tarımda dünyanın beşinci büyük ülkesiyiz de bu kadar ithalat ne? | Milli Gazete | 05.06.2011 10:42 |  | | |
"Türkleri ülkeme bekliyorum" | Türkiye Gazetesi | 13.05.2011 02:31 |  | | | > Cumhurbaşkanı Abdullah Sami ile Yavuz Özgün, samimi bir şekilde sohbet etti.
> İstihbarat Servisi
“En Az Gelişmiş Ülkeler Konferansı” için İstanbul’a gelen Komor Adaları Birliği Cumhurbaşkanı Abdullah Sambi, İhlas Holding yöneticilerini kabul etti. Sambi, İhlas Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yavuz Özgün ile İstanbul Hyatt Regency Otel’de bir araya geldi. TGRT Haber TV’ye özel açıklamalarda da bulunan Sambi, Türk hükümetinden önemli destek gördüklerini belirterek, Başbakan Erdoğan’dan daha fazla yardım talebinde bulundu. Türk iş adamlarını ülkelerinde görmekten büyük mutluluk duyacağını belirten misafir Cumhurbaşkanı, “Afrika’da Mozambik ve Madagaskar’la okyanus komşuluğu olan bir ada ülkesiyiz. İklimimiz ve tabiatımız çok güz ... | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 13.05.2011 | | Türkleriülkeme bekliyorumTürkleri ülkeme bekliyorum |
|
| Yoksul çocuklar ülkesiyiz | Taraf Gazetesi | 06.05.2011 03:36 |  | | |
| "Türkiye taklitçi değil!" | Haber Türk | 13.04.2011 17:02 |  | | |
| Artık hiçbir kuruma inanmıyorum! | Posta | 05.04.2011 05:15 |  | |
Türkiyeyi yönetenlerin şu anda düşünmesi gereken en önemli sorun nedir biliyor musunuz? Güven bunalımı! Hadi sıkıysa çıkın ve bir kamuoyu araştırması yapın; en yüksek güvenilirlik oranlarını soruşturun. Kime güveniyoruz: TBMMye mi, hükümete mi, TSKya mı, cumhurbaşkanına mı, ÖSYMye mi, YÖKe mi, medyaya mı, siyasi partilere mi, yargıya mı? Hangisine, ne kadar güveniyoruz? Çıkalım soralım insanlara. Hele gençler artık ülkenin geleceğine bile inanmıyorlar! Aa ne ayıp, Avrupanın en hızlı gelişen ülkesiyiz, en yüksek kalkınma hızı bizde çıktı, ihracat tavana vurdu, Türkiye yükselen yıldız... | | Posta Köşe Yazıları 05.04.2011 | | | ArtıkhiçbirkurumainanmıyorumArtık hiçbir kuruma inanmıyorum |
|
| Artık hiçbir kuruma inanmıyorum! | Posta | 05.04.2011 05:15 |  | |
Türkiyeyi yönetenlerin şu anda düşünmesi gereken en önemli sorun nedir biliyor musunuz? Güven bunalımı! Hadi sıkıysa çıkın ve bir kamuoyu araştırması yapın; en yüksek güvenilirlik oranlarını soruşturun. Kime güveniyoruz: TBMMye mi, hükümete mi, TSKya mı, cumhurbaşkanına mı, ÖSYMye mi, YÖKe mi, medyaya mı, siyasi partilere mi, yargıya mı? Hangisine, ne kadar güveniyoruz? Çıkalım soralım insanlara. Hele gençler artık ülkenin geleceğine bile inanmıyorlar! Aa ne ayıp, Avrupanın en hızlı gelişen ülkesiyiz, en yüksek kalkınma hızı bizde çıktı, ihracat tavana vurdu, Türkiye yükselen yıldız... | | Posta Ana Sayfa 05.04.2011 | | | ArtıkhiçbirkurumainanmıyorumArtık hiçbir kuruma inanmıyorum |
|
| Artık hiçbir kuruma inanmıyorum! | Posta | 05.04.2011 05:12 |  | |
Türkiyeyi yönetenlerin şu anda düşünmesi gereken en önemli sorun nedir biliyor musunuz? Güven bunalımı! Hadi sıkıysa çıkın ve bir kamuoyu araştırması yapın; en yüksek güvenilirlik oranlarını soruşturun. Kime güveniyoruz: TBMMye mi, hükümete mi, TSKya mı, cumhurbaşkanına mı, ÖSYMye mi, YÖKe mi, medyaya mı, siyasi partilere mi, yargıya mı? Hangisine, ne kadar güveniyoruz? Çıkalım soralım insanlara. Hele gençler artık ülkenin geleceğine bile inanmıyorlar! Aa ne ayıp, Avrupanın en hızlı gelişen ülkesiyiz, en yüksek kalkınma hızı bizde çıktı, ihracat tavana vurdu, Türkiye yükselen yıldız... | | Posta Son Dakika 05.04.2011 | | | ArtıkhiçbirkurumainanmıyorumArtık hiçbir kuruma inanmıyorum |
|
| CHP'den sürpriz aday adayı | Samanyolu Haber | 26.03.2011 20:58 |  | | MERSİNde, 2006da Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın Ananı da al git dediği çiftçi Kemal Öncel, CHPden milletvekili aday adayı oldu. Ankarada başvurusunu yaptıktan sonra CHP il binasına gelen Kemal Öncel, İl Başkanı Yılmaz Şanlıyı ziyaretinin ardından parti binası önünde kurulan platformda partililere hitap etti.
Ülkenin zor süreçten geçtiğini belirten Öncel, Türkiyede halkın büyük bir çoğunluğunun onayını almamış iktidarın 12 Haziranda sandığa gömüleceğini söyledi. Bir çiftçi olarak ekmeğini topraktan kazandığını belirten Öncel, Kendi malımızı yetiştiriyoruz, üretiyoruz, satabilmek istiyoruz. Anayasamızın 45. maddesi Tarım Bakanlığına göreviyle ilgili tarım ülkesi olmamız hasebiyle çiftçinin ürettiği malı pazarlayacak pazar bulmakla görevlidir diyor. 8 yıldır halkın başında bir kara bulut gibi dolaşan bu iktidar, bu süre içinde hangi gün çiftçisini rahat ve huzura eriştirmiştir? Hangi gün Tarım Bakanı, ihracatın önünün açılmasında, üreticinin ürettiği ürünlerin pazarlanmasında muvaffak olmuştur. Biz çiftçiler zor günlerde, zor şartlarda, alın terimizle ekmeğimizi kazanmak isterken, ürettiğimiz malların para etmediğini, ayaklar altına düştüğünü hepiniz görüyorsunuz. Tarım ülkesiyiz, çiftçi üretmezse esnaf kazanamaz, esnaf kazanmazsa işçinin, memurun maaşı da ödenemez dedi.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 26.03.2011 | | | CHPdensürprizadayadayıCHPden sürpriz aday adayı |
|
| "Hala 3. dünya ülkesiyiz" | GazetePort | 01.03.2011 03:39 |  | | | Yılın ilk dış ticaret verisi dün açıklandı.
Tüm iyimser yaklaşımlara rağmen Türkiyenin yapısal ve kalıcı sorunu cari açık büyümeye ve riskleri tetiklemeye devam ediyor. | | GazetePort Ekonomi 01.03.2011 | | | Hala3dünyaülkesiyizHala 3 dünya ülkesiyiz |
|
| Bakan Şimşek: En yüksek büyüme potansiyeli olan 8 ülkesiyiz | Zaman | 13.02.2011 16:38 |  | | |
| "Avrupa'nın 3 geveze ülkesiyiz" | GazetePort | 11.02.2011 14:32 |  | | | Avea Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hakan Kaplan, 4G çalışmalarının sürdüğünü belirterek, 4Gye hızlı bir şekilde geçebilme imkanına sahibiz, altyapımız 4Gye geçiş için gelişkin bir altyapı dedi. | | GazetePort Ekonomi 11.02.2011 | | | Avrupanın3gevezeülkesiyizAvrupanın 3 geveze ülkesiyiz |
|
| Tarihi goller atıyorum! | Samanyolu Haber | 31.01.2011 17:13 |  | | Galatasarayın devre arasında Fenerbahçeden transfer ettiği milli futbolcu Colin Kazım, Galatasaray Dergisine verdiği röportajda kendisini ispatlamak istediğini belirtti. Galatasarayın devre arasında Fenerbahçeden transfer ettiği milli futbolcu Colin Kazım, sarı-kırmızılı takımda kendini ispatlamanın peşinde olduğunu söyledi. Kazım, Galatasaray Dergisinin Şubat ayı sayısında yer alan röportajında, tekrar İngiltereye dönme planının olup olmadığı sorusuna, Çok fazla uzun vadeli planım yok. Kısa vadeli şeyleri düşünüyorum. Şu anda kendimi ispatlamanın peşindeyim. Buraya transferimi teknik direktörümüz Hagi sağladı. Burada kendimi gösteremezsem, teknik direktör Hagi de eleştirilecek ve böyle büyük bir futbol adamının benim yüzümden eleştirilmesini istemem. Bu da benim için bir motivasyon kaynağı. O yüzden şu anda uzun vadeden ziyade Galatasarayda yapacaklarım önemli ifadelerini kullandı.
-ÇOK FAZLA YARDIM GÖRMEDİM-
Türkiyeye gelişinde adaptasyon sorunu yaşayıp yaşamadığı sorusuna da Kazım, Evet, adaptasyon sürecim uzun sürdü. Her şeyiyle farklı bir yere geliyorsunuz. Mesela antrenman saatleri İngilterede sadece sabah saatleridir ama burada akşam antrenmanları da oluyor. Buna adapte olmak belli bir zaman aldı. Araba kullanmak, dili öğrenmek çok kolay değildi benim için. Bunlar adaptasyon sürecinin parçaları ve zamanla her şey yoluna giriyor. Şunu da belirtmem lazım, Galatasaraya gelmeden önceki kulübümde de çok fazla yardım göremedim. Yardımcım Köksalın bana çok yardımı oldu. Onun sayesin birçok engeli aştım diyebilirim şeklinde konuştu.
-MİLLİ TAKIMA SEÇİLİŞİ-
Kazım, Sheffield Unitedda forma giyerken milli takım yetkilileri tarafından izlendiğini bilip bilmediği sorusu üzerine de şunları söyledi:
Biliyordum, kısa zaman sonra 21 yaş altı Milli Takımı için Türkiyeden teklif aldım. O dönem Sheffield Unitedta oynuyordum. Yine iyi bir dönemimdeydim. Ünal Karaman beni aradı ve milli takım kampına davet edeceğini söyledi. Tabii, çok büyük gurur duydum. Türk Milli Takımına çağrılmam, gazetelerde büyük puntolarla yazılan bir haber oldu. Sky Televizyonunda bu konu ile ilgili röportajlar yaptılar. Türkiyenin teklifi çok konuşuldu İngilterede. Zaten birkaç gün sonra da İngiltere 21 Yaş Altı Milli Takımından bir teklif aldım. Ama herhangi bir ikileme düşmedim. Çünkü kararımı hemen vermiştim, Türkiyede oynayacaktım.
Türkiyeyi seçmesinin kendisi için kolay bir karar olduğunu ifade eden Kazım, O dönem ailem dışında kimseye danışmadım. Annem ve anneannem Türk, onlar çok sevindi. Babam da çok sevindi böyle bir teklife. Türkiyeden bir teklif almanız bence çok önemli. Çünkü biz önemli bir futbol ülkesiyiz ifadelerini kullandı.
Arsenal taraftarı olduğunun hatırlatılıp, 2000deki UEFA Kupası finalinde neler hissettiğinin sorulması üzerine Kazım, Finali Kopenhagta izleme şansım olmadı. Benim için bu maçı evde izlemek çok ilginçti, çünkü baba tarafı komple Arsenalliydi. Anne tarafı ise Galatasarayı tutuyordu. Yani ben o akşam her şekilde kazanan tarafta olacaktım. Çok eğlenmiştik izlerken. O gün Galatasaray kazandı, yani ben de kazanmıştım dedi.
-AGRESİF VE SORUNLU BİR FUTBOLCU MU?-
Kendisi için basında agresif ve sorunlu bir futbolcu profilinin çizildiğinin belirtilmesi üzerine Kazım, şöyle konuştu:
Bu tip bir Kazım profilini yaratılmasının en önemli sebebi, benim bu haberleri yapan gazetecilere prim vermemem. Birçok kez gazeteciler beni telefonla aradı ama ben konuşmak istemedim. Bu şekilde karşılık verince gazeteciler de farklı haberler yapmaya başladılar. Benim adıma negatif haberler üretildi ve bu haberler üst üste yapıldı. İnsanların gözüne sokacak şekilde her gün birisi hakkında olumsuz haberler yaparsınız, insanlar da buna inanır. Benim birçok sosyal vakfa ve yardım kuruluşuna yardımlarım oluyor. Böyle bir haber okudunuz mu, medya böyle bir araştırıp haber yaptı mı? Hayır. Çünkü olumsuz haberler yapmak onlar için daha kolay.
Bu tip haberler çıktığı zaman futbolcunun bunlarla uğraşması, cevap vermesi ya da hayır, bu böyle değil demesinin gereksiz olduğunu kaydeden Kazım, Bunlar bence kulübün işi olmalı. Futbolcu kulüple, kulüp de bu haberleri yapanla, yani basınla halletmeli bu işleri. Ne yazık ki eski kulübümde bu şekilde bir yaklaşım görmedim. Ama şimdi Galatasaraydayım. Burada kendimi daha emin ellerde hissediyorum. Bu kanıya nasıl varıyorum derseniz, başkanımız Adnan Polatla karşılaşıyorum ve güler yüzlü bir sohbete dahil oluyorum. Benim elimi sıkması, bana nasılsın? demesi...Bunlar çok önemli. Saygı ve sevgi gördüğünüzü hissediyorsunuz ve işte o zaman buraya bir şeyler borçlu olduğunuzun farkına varıyorsunuz. Amerika Başkanı Barrack Obamayı izliyoruz. İnsanlarla güler yüzlü şekilde el sıkışıyor. Bunun o insanlar için ne kadar önemli olduğunu düşünün. Aynı şey burada da geçerli... Başkanımızın bana yaklaşımı, benim için çok önemli. Saygı bekliyorsanız; saygı ve sevgiyi de göstermeniz gerekiyor ifadelerini kullandı.
- | | Samanyolu Haber Son Dakika 31.01.2011 | | | TarihigolleratıyorumTarihi goller atıyorum |
|
| Halkı borca esir ettiler | Milli Gazete | 24.01.2011 10:52 |  | | | Saadet Partisi Sultanbeyli İlçe Başkanı İsmail Yılmaz ve ilçe yöneticileri fahiş oranlardaki benzin zammını protesto etti. Grup adına konuşma yapan İlçe Başkanı İsmail Yılmaz Türkiyenın bulunduğu coğrafya itibariyle dünyanın merkezinde yer aldığını hatırlatarak, Genç ve çalışkan nüfusa sahibiz ve yüzölçümü itibariyle Avrupanın en büyük ülkesiyiz.
Almanyadan sonra en kalabalık nüfusta bizdedir. Yeraltı ve yerüstü zengin maden ve zengin bitki varlığı açısından da oldukça iyiyiz. Engin bir tarihi müktesebata sahip olan Türkiye yoksul bir ülke değildir. Kasten ve gafletle fakirleştirilmiş zengin bir ülkedir.... devamı | | Milli Gazete Son Dakika 24.01.2011 | | | HalkıborcaesirettilerHalkı borca esir ettiler |
|
| Boğaz manzaraları çaylar Pakistanlı selzedeler için yudumlandı | Samanyolu Haber | 18.01.2011 13:09 |  | | İstanbulluların en çok rağbet ettiği mekanların başında gelen Dolmabahçe çay bahçesi yetkilileri, 3 ay boyunca satılan her çayın yüzde 10undan oluşan fonda biriktirdiği 75 bin lirayı Pakistanda Mevlana Mahallesi kurması için Kızılay Genel Başkanı Tekin Küçükaliye teslim etti. Dolmabahçe sahilinde düzenlenen programda konuşan Kızılay Genel Başkanı Küçükali, Pakistana bugüne kadar 58 milyon TLlik yardımda bulunduklarını hatırlatarak, Türkiyenin dünyada halktan halka yardım götüren tek ülke olduğunu söyledi. İşletmeci Turgut Ateş ise hasta ağabeyleri Kemal Ateş adına bu kampanyayı düzenlediklerini söyledi.
Pakistandaki sel mağdurları için harekete geçen Dolmabahçe Çay Bahçesi işletmecileri, bir kampanya başlattı. Ağır hasta olan ağabeyleri Kemal Ateş adına bir mahalle kurmayı hedefleyen işletme sahipleri, sattıkları her çayın yüzde 10unu bir fonda biriktirdi. Yaklaşık 3 ay süren yardım kampanyasında biriken 75 bin lira, bugün düzenlenen törenle Kızılay Genel Başkanı Tekin Küçükaliye teslim edildi.
Dolmabahçe sahilindeki törende işletmeci Turgut Ateşten paraları teslim alan Kızılay Genel Başkanı Tekin Küçükali, konuşmasına Kemal Ateşe Allahtan şifa dileyerek başladı.
Turguk Ateş ve çalışanlarına teşekkür eden Küçükali, Pakistandaki sel felaketindeki son gelişmeleri aktardı. Sel felaketinin boyutlarının gittikçe kendini göstermeye başladığına dikkat çeken Küçükali, Çünkü insanların evleri ve evlerin içindeki eşyaların tamamı yok oldu. Yani insanlar üzerlerinde ne varsa onlarla hayatlarını idame ettirmek zorundalar. Bu kadar zor şartlarda olan ülkeye malesef dünya biraz sağır ve dilsiz kaldı. Dünya yardım örgütleri Pakistana, dünyadaki başka ülkelere gösterilen hassasiyete gösteremedi. dedi.
Pakistanda acıların 3 yıl daha sarılamayacağını belirten Küçükali, Çünkü evlerin yapılması, insanların tekrar iş hayatlarına kavuşabilmeleri oldukça zor. Selin arkasından toprağın balçık hale gelmesi ve onun temizlenmesi, tekrar tarımın ve tarım ürünlerinin orada ekilebilmesi için zamana ihtiyaç var. Bu insanlar da hayatlarını idame ettirmek zorundalar. Pakistan bizim için sadece dost bir ülke değil kardeş bir ülkedir. En zor günlerimizde yanımızda olmuş bir ülkedir. Biz vefalı bir ülkeyiz, bunu hiçbir zaman unutmadık. 2005teki o büyük depremde de ülkemiz seferber oldu. Bu sel felaketinde de yine seferber oldu. Ama bunlar geçici ve anlık meseleler değiller. Çünkü bu ülke yoksul bir ülkedir. Yaşayan insanlar çok zor şartlarda zaten varlıklarını devam ettirmek için uğraşıyorlardı. Bu bakımdan bu toplanan paralar çok önemli paralardır. Bunları veren, bu bilgiyi üreten ve burada emeği geçen herkesi tebrik ediyorum. Kemal Ateş ve Turgut Ateş bilmelidirler ki biz en kısa zamanda onların adına bu mahalleyi orada kuracağız. şeklinde konuştu.
PAKİSTANDA BUGÜNE KADAR 4 BİN CİVARINDA MEVLANA EVİ OLUŞTURDUK
Pakistanda bugüne kadar 4 bin civarında Mevlana Evi oluşturduklarını hatırlatan Küçükali, 4 kişinin çok medeni şartlarda kalabildiği ve aynı zamanda aile mahremiyetinin sağlanabildiği Mevlana Evlerinin dünyada bir numara olduğunu söyledi.
Pakistana bugüne kadar yapılan yardımlar hakkında da bilgi veren Tekinali şöyle konuştu: Yaptığımız yardımlar genelde ayni yardımlardır. Mesela bu nakdi yardımı aldık ayni yardıma çevireceğiz. 58 milyon TL bugünkü parayla biz Pakistana yardım taşıdık. Yani 161 vagon trenle götürdük. 12 uçakla gittik. Her bir uçak 110 ton. 450 civarında da TIRla yardım götürdük. Dolayısiyle dünyanın en çok yardım taşıyan ülkesiyiz. Halktan halka yardımı dünyada götüren tek ülkeyiz. Yani biz devletten yardım alarak götürmedik bunları. Halktan toplayarak götürdük O bakımdan çok önemlidir. Bizden fazla yardım eden ülke var mıdır? Maddi olarak belki vardır onu tam bilmiyorum. Ama halktan halka yardım götüren tek ülkeyiz. O bakımdan da ülkemizin ne kadar hayır evser olduğunu burada ifade etmek istiyorum. Çünkü hayırda yarışıyoruz.
Törende konuşan işletme sahiplerinden Turgut Ateş ise burada bulunmalarının sebebini Pakistandaki sel felaketi mağdurlarına bir nebze olsun yardım etmek olduğunu söyledi. Ateş şöyle konuştu: Pakistan halkına orda yaşanan çileye bir nebze olsun Kemal Ateş abimiz adına bir mahalle kurmayı planlayarak duyurumuzu yaptık. Bu çağrımıza İstanbul halkı duyarlı davrandı. Ve 2,5 ay gibi kısa bir zaman içerisinde 75 bin TL topladık. Ve bu toplamış olduğumuz parayı dünyadaki hemen bütün afet bölgelerine yardım eden Kızılayımıza teslim etmek için burada bulunmaktayız. Ve çok sevinçliyiz. Allan oradakilerin yardımcıları olsun.
Konuşmaların ardından Turgut Ateş, toplanan paraları Tekin Küçükaliye teslim etti. İkili daha sonra Kemal Ateşi evinde ziyarete gitti.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 18.01.2011 | | | BoğazmanzaralarıçaylarPakistanlıselzedeleriçinyudumlandıBoğaz manzaraları çaylar Pakistanlı selzedeler için yudumlandı |
|
| Acil çağrıda radikal değişiklik! | Samanyolu Haber | 29.12.2010 00:00 |  | | İçişleri Bakanı Atalay, acil çağrı sisteminde değişiklik olacağını açıkladı... İçişleri Bakanı Atalay, polis, jandarma, itfaiye gibi kurumların tek bir numarayla hizmet verme dönemine geçileceğini bildirdi.
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Polisin görevi suçu önlemek, suç işlendiyse de olayı aydınlatmak ve faillerini yargıya teslim etmektir. Vatandaşa asla meşakkat edemezsiniz dedi.
Bursa Kent Güvenlik ve Yönetim Sistemi Merkezinin açılış törenine katılan Bakan Atalay, burada yaptığı konuşmada, bugün Türkiye genelinde 75inci ildeki Mobese sistemini açtıklarını bildirdi.
İçişleri Bakanı olduğu dönemde sistemin sadece İstanbulda bulunduğunu ve o dönemde tüm illerde bu sistemi yaygınlaştırmak için karar verdiklerini anlatan Atalay, Bugün Bursada il olarak 75nci Mobeseyi açmış oluyoruz. Bu sistem bugün 75 ilimizde tamamlanmış oluyor diye konuştu.
Yeni güvenlik anlayışlarının, caydırıcı güvenliği başa almak olduğunu dile getiren Atalay, şöyle devam etti:
Yani suç işlenmeden önce bunu önlemek bizim en önemli hedefimiz. Suç işlendikten sonra maliyet yükseliyor, önemli olan suçu önlemek, caydırmak, suç işleyecek insanların suç işleme zeminlerini ortadan kaldırmak. İşte Mobesenin ilk fonksiyonu burada. Şehrimiz bilsin ki, Bursada bütün ana arterleri, ticaret alanlarını, kavşakları, tüm şehir giriş çıkışları Mobese ile denetliyoruz. İkinci özellik ise, suç işlendiyse bunu aydınlatmak. Burada da son günlerde Türkiye çok başarılı. Avrupanın en başarılı ülkesiyiz. Özellikle insana karşı işlenen suçlarda yüzde 95lerdir bizim aydınlatma oranımız. Türkiye eskisi gibi faili meçhuller bırakan ülke değil.
Atalay, yakın zamanda Türkiyede acil çağrı sisteminde de değişiklik olacağını ifade etti. Şu anda polis, jandarma, itfaiye gibi kurumların değişik çağrı numaralarıyla hizmet verdiğini belirten Atalay, bunların tek bir numarayla hizmet verme dönemine geçileceğini anlattı.
Antalya ve Ispartada bunun uygulamasını başlattıklarını dile getirerek, Artık Türkiye genelinde acil çağrı 112 olacak. Hangi acil durum için olursa olsun 112 çevrildiğinde vatandaşlarımız en kısa şekilde yardım alacaklar dedi.
Atalay, İçişleri Bakanlığı döneminde güvenlikle ilgili ne talep ettiyse hepsinin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından sağlandığını belirterek, kendisine teşekkür etti.
Türkiyenin her alanda olduğu gibi güvenlik alanında da yeni tekniklerle, yeni imkanlarla güçlenerek yoluna devam ettiğini vurgulayan Atalay, şöyle devam etti:
Polis, özgürlükleri korumak için vardır, özgürlükleri engellemek için değil. Polis, vatandaşlarımız özgürce yaşasın diye güvenliğini sağlar, hiçbir yerde vatandaşın özgürlüğünü kısıtlayıcı şekilde bir görev yapmaz. Eğer bir yerde müdahale ediyorsa o, bütün toplumun özgürlüğünü, güvenliğini sağlamak içindir. O özgürlük-güvenlik dengesi de bizim için çok önemlidir. Güvenliği sağlayacağım diye vatandaşların özgürlüğünü de engelleyemeyiz. | | Samanyolu Haber Son Dakika 29.12.2010 | | | AcilçağrıdaradikaldeğişiklikAcil çağrıda radikal değişiklik |
|
| Sanayiciler seracılığa yöneliyor | Samanyolu Haber | 23.12.2010 15:49 |  | | Denizli sanayicisi, tekstilden sonra seracılık sektörüne de girmeye başladı. İlde mevcut jeotermal su kaynaklarına göre Akköy Gölemezli, Buldan Yenicekent, Sarayköy Karataş ve Tekke Hamamı İnatlı mevkilerinde yüzlerce dekar sera kurulabilecek yerler bulunuyor. Sera giderlerinin içinde önemli bir kalem olan ısıtma, kömür kullanılan seralara göre jeotermalle yüzde 40 civarında daha ucuza mal oluyor.
Denizli Sanayi Odası (DSO) Başkanı Müjdat Keçeci, özellikle Kızıldere bölgesindeki jeotermal kaynakların ortaya çıkmasının ardından işadamlarının, su buharından yaralanmak için enerji, sera ve sağlık turistik turizmine yatırım yapmaya kaydeden Keçeci, Jeotermalle ısıtılan seraların masrafı, ilk maliyet giderleri çıkarıldığında neredeyse sıfıra yakın. Oysa kömürle çalışanların ıstma gideri, toplam maliyetin içinde yüzde 40ı buluyor. Bundan dolayı sanayicilerimiz bu alana yatırım yapıyor. dedi. Denizli sanayicisinin ihracata dayalı üretim yaptığına dikkat çeken DSO Başkanı Keçeci, sanayicinin ihracattaki bilgi birikimi ve dünyayı tanımasının, tarıma önemli kazanımlar sağlayacağını söyledi: Sanayici, tarımı daha modern imkânlarla yapacaktır. Ürünlerine dünyada uygun müşteriyi bulacaktır. Tarım sektörünün ,yakın gelecekte Denizlinin önemli ihracat kalemlerinden biri olacağını düşünüyorum. şeklinde konuştu. Müjdat Keçeci, bazı yatırımcılar seralarda üretime başlamakla birlikte 50?100 civarında üyelerinin de henüz araştırma safhasında olduğunu kaydetti.
Denizli Valisi Yavuz Erkmen ise Türkiyede ilk defa tarım amaçlı organize sera bölgesini faaliyete geçirdiklerini vurguladı. Erkmen, Yılda yaklaşık 2 milyar doların üstünde ihracat yapan Denizli, bunun yarısını tekstilden elde ediyor. Diğer yarısı kablo, mermer, tarım ve hayvancılıkla turizm sektörlerinden. Jeotermal kaynakların değerlendirilmesi çok önemli, çünkü turizmin yanısıra seracılıkta da kullanılıyor. dedi. Sanayicilerin şimdiye kadar 600 dekar alanda sera yaptığını belirten Vali Erkmen, Denizlide 6 bin dekarlık alanda sera kurulmasını planlıyoruz. Çok modern seralar kuruluyor. Buralarda yedi sekiz ay verim alabiliniyor. Şimdilik sadece domates yetiştiriliyor, Rusya, İngiltere ve Almanyaya ihracat ediliyor. diye konuştu.
Denizli Ziraat Odası Başkanı Hamdi Gemici de Türkiyede işletmelerin yüzde 90 aile tipi olduğunu vurgulayarak, jeotermal alanlarında küçük işletmelerin de yer bulabileceği projeler üretilmesi gerektiğini savundu. Gemici, Gölemezli yöresinde turizm ve seracılık olarak yapılabilecek yerler ikiye ayrıldı. Önce 5 dekarlık alanlarda küçük çiftçilerin sera yapması projesi vardı, iptal edildi. Buralar 40 dekarlık alanlara dönüştürüldü. Bu da büyük yatırımcıya yönlendiriliyor. Biz tarım ülkesiyiz, tarım imkânlarını sanayiciler kullanmamalı. Sanayicinin, tarım sanayisine yatırım yapması lazım. Bizim üretimde sıkıntımız yok. dedi.
Üç yıl önce 20 dönümlük alanda topraksız domates üretimiyle seracılık sektörüne giren Gökşin Kimya ve Tekstil Sanayinin sahibi Zafer Gökşin ise yatırımcılara en az 40 dönümlük sera kurmalarını önerdi. Gökşin, 40 dönümden aşağı sera kurulmasını kesinlikle tavsiye etmem, çünkü rantabl değil. Yatırımı çok pahalı bir sektör, üretimi de meşakkatli. şeklinde konuştu. Kendi serasının kömürle ısıtıldığına dikkat çeken Gökşin, Jeotermal enerjiyle ısıtma giderleri çok azalır. 60-70 dönümlük bir sera, kendini yedi yılda kendini amorti edebilir. Günümüzde fena bir rakam değil ancak önce öğrenmek maksadıyla küçük yatırım yapılabilir. dedi.
Gölemezlide 162 bin metrekarelik sera kuran Denizli İl Genel Meclisi Başkanı Halil Pekdemir de şu anda 64 bin metrekare alanda üretim yaptıklarını, gelecek yıllarda 120 bin metrekareye çıkaracaklarını kaydetti.
CİHAN | | Samanyolu Haber Son Dakika 23.12.2010 | | | SanayicilerseracılığayöneliyorSanayiciler seracılığa yöneliyor |
|
| Emlakta Avrupa’nın en cazip ülkesiyiz | Türkiye Gazetesi | 20.12.2010 01:54 |  | | | > ANKARA AA
Türkiye düşük emlak fiyatları, yüksek kira gelirleri ve uygun faiz oranlarıyla Avrupa’nın en cazip emlak piyasası olarak gösterildi. Global Property Guide’ın (Küresel Emlak Rehberi) 35 ülkede yaptığı araştırmaya göre, yılın üçüncü çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre 17 ülkede emlak fiyatları arttı, 18’inde ise azaldı. Avrupa’da Letonya yüzde 24.73 ile emlak fiyat artışında ilk sırada yer alırken, krizle boğuşan İrlanda yüzde 14.94’lük düşüşle emlak fiyatları en fazla gerileyen ülke oldu. ABD’de ise yılın üçüncü çeyreğinde emlak fiyatları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4.31 geriledi.
KONUT FİYATLARI ÇOK EKONOMİK
Küresel Emlak Rehberi’nin raporunda, Türkiye için de Avrupa’nın en cazip emlak piyasasına sahip olduğu d ... | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 20.12.2010 | | | EmlaktaAvrupa’nınencazipülkesiyizEmlakta Avrupa’nın en cazip ülkesiyiz |
|
| Avrupa'nın en zengin 37'nci ülkesiyiz! | Haber7 | 16.12.2010 10:10 |  | | |
| Avrupa’nın en hızlı büyüyen 2. ülkesiyiz | Türkiye Gazetesi | 11.12.2010 02:01 |  | | | Piyasaların merakla beklediği Türkiye’nin üçüncü çeyrek büyüme oranı TÜİK tarafından yüzde 5.5 olarak açıklandı. Yılın ilk dokuz aylık döneminde ise büyüme yüzde 8.9 oldu. Üçüncü çeyrek itibariyle Avrupa’nın en hızlı büyüyen ekonomisi yüzde 6.9’la İsveç olurken, Türkiye onu izledi. Devlet Bakanı Ali Babacan’ın ‘yüksek’ beklediği dördüncü çeyrek rakamının sıfır olması durumunda bile Türkiye yıl sonunda yüzde 6.5 oranında büyüyecek. TÜİK’e göre, 2009 yılında yüzde 4.7 oranında daralan Türkiye ekonomisi, 2010 yılının ilk çeyreğinde gösterdiği yüzde 11.8’lik, ikinci çeyrekteki yüzde 10,2’lik ve üçüncü çeyrekteki yüzde 5.5’lik büyüme ile üst üste 3 çeyrek büyüme kaydetmiş oldu. Yurtiçi hasıla, ABD Doları cinsinden üçüncü çeyrekte yüzde 13.0 arta ... | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 11.12.2010 | | | Avrupa’nınenhızlıbüyüyen2ülkesiyizAvrupa’nın en hızlı büyüyen 2 ülkesiyiz |
|
| "Avrupa’nın en hızlı büyüyen ülkesiyiz" | Türkiye Gazetesi | 27.11.2010 01:56 |  | | | > Can Akın Çağlar, Malatya’da ekonomiyi değerlendirdi.
Ziraat Bankası Genel Müdürü Can Akın Çağlar, “Avrupa’nın en hızlı büyüyen ekonomisi olduk” dedi. Malatya’da düzenlenen “Dünya Ekonomisi, Türkiye ve Ziraat” toplantısında konuşan Çağlar, Türkiye’nin dünyanın en büyük ekonomileri arasında yer aldığını ifade ederek, sanayi üretimindeki canlanmanın çok net görüldüğünü dile getirdi. Türkiye ekonomisinde özellikle 2010 yılının birinci ve ikinci çeyreğinde ciddi büyümenin yaşandığına işaret eden Çağlar, “Türkiye ekonomisi, Avrupa’nın 16., dünyanın ise 17. büyük ekonomisi durumunda. 2010 yılının birinci ve ikinci çeyreğinde Avrupa’nın en hızlı büyüyen ekonomisi olduk. Sanayi üretimindeki canlanmayı çok net görüyoruz” diye konuştu.
| | Türkiye Gazetesi Son Dakika 27.11.2010 | | | Avrupa’nınenhızlıbüyüyenülkesiyizAvrupa’nın en hızlı büyüyen ülkesiyiz |
|
| Elin tohumuyla tarım yapılmaz! | Gazete Şok | 21.11.2010 02:21 |  | | |
| Avrupa'nın en başarılı ülkesiyiz | Vatan Gazetesi | 17.11.2010 11:00 |  | | |
| Avrupa'nın en başarılı ülkesiyiz | Bugün | 17.11.2010 02:01 |  | | |
| "Küpe açılımı istiyorum" | GazetePort | 07.11.2010 10:01 |  | | | Kulağına küpe taktıgı için Manisa Necatibey İlköğretim Okulu’ndan 45 kilometre ötede bir dağ köyüne sürülen Toygar, bu çağda bir milimetre çapındami bir küpeye takılmak vahim bir hata. Madem özgürlükler ülkesiyiz, madem mahalle baskısı yapılmıyor ben de küpe açılımı istiyorum. | | GazetePort Güncel 07.11.2010 | | | KüpeaçılımıistiyorumKüpe açılımı istiyorum |
|
| Bağımsız yargıda en ileri ülkeyiz | Hürriyet | 04.11.2010 01:50 |  | | Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, Uluslararası Yüksek Mahkemeler Zirvesi’nin dün yapılan son toplantısında, “Gördük ki, yüksek yargı konusunda, yargı bağımsızlığında belki dünyanın en ileri ülkesiyiz” değerlendirmesinde bulundu.
 | | Hürriyet Güncel 04.11.2010 | | | BağımsızyargıdaenileriülkeyizBağımsız yargıda en ileri ülkeyiz |
|
| Gazetecilere açılan davaları izah edemiyorum | Samanyolu Haber | 14.10.2010 09:45 |  | | Ergenekon soruşturmasıyla ilgili haber yaptıkları için haklarında yüzlerce dava açılan gazetecilere meslek örgütlerinden destek gelmeye devam ediyor. Onlardan biri de başkanlığını ünlü karikatürist Salih Memecanın yaptığı Medya Derneği. Geçtiğimiz hafta Hamburgda katıldığı Dünya Gazeteciler Birliği (WAN) toplantısından dönen Memecan, yurtdışındaki meslektaşlarına gazetecilere açılan davaları anlatmakta zorluk çektiklerini söylüyor. Bu davaların Türkiyenin imajına büyük zarar verdiğinin altını çizen Dernek Başkanı, Dünyanın en iyi ekonomisine sahip 17. ülkesiyiz ve bununla iftihar ediyoruz. Herkes de bizi methediyor. Ancak gazeteciler hakkında açılmış yüzlerce dava varken biz geliştik, modern bir ülkeyiz diyemeyiz. Bir gazeteye 500 dava açılması utanç verici. diyor. Davaların anayasa reformuna imza atan parlamenterleri de zor duruma düşüreceğini dile getiren Memecan, ifade özgürlüğünü kısıtlayan 285. ve 288. maddelerin değişmesi için Meclisi göreve çağırıyor. Salih Memecan, dernek olarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğandan da randevu talep ettiklerini, eğer kabul edilirse internet yasakları ve davaları gündeme getireceklerini ifade ediyor.
Medya Derneği Başkanı Salih Memecan, gazetecilere açılan davalarda hâkim ve savcıların yasaları keyfi yorumlamalarına da tepki gösteriyor. Milliyet gazetesinde yayımlanan bir haberden dolayı Star Gazetesine dava açılmasını örnek gösteren Memecan sözlerini şöyle sürdürüyor: Bir ilçe savcısı gazetelere çok sayıda dava açarken, aynı konuyla ilgili başka ilçenin savcısı hiç dava açmayabiliyor. Hâkimlerin yasaları farklı yorumlaması büyük haksızlık. Bu yüzden siyasi irade yargıya el atıp reform yapmalı. Yasaları, hâkim ve yargı mensuplarının kendilerine göre yorumlamalarına fırsat vermeyecek şekilde değiştirmeli. | | Samanyolu Haber Son Dakika 14.10.2010 | | | GazetecilereaçılandavalarıizahedemiyorumGazetecilere açılan davaları izah edemiyorum |
|
|
| |