isteseydim | |
|
| İsteseydim ayırırdım | Star | 04.02.2012 10:18 |  | | | Ahmet Özhan’ın eşi Hatice Özhan’ın “Eşimle ilişkisi var” dediği Filiz Akbulut, iddialara yanıt verdi: “Ahmet Bey’le yıllar önce nişanlanıp ayrıldık. Daha sonra başkalarıyla evlendik. Eğer isteseydim, onları ayırırdım.” | | Star Son Dakika 04.02.2012 | | | İsteseydimayırırdımİsteseydim ayırırdım |
|
| İsteseydim ayırırdım | Star | 04.02.2012 10:08 |  | | | Ahmet Özhan’ın eşi Hatice Özhan’ın “Eşimle ilişkisi var” dediği Filiz Akbulut, iddialara yanıt verdi: “Ahmet Bey’le yıllar önce nişanlanıp ayrıldık. Daha sonra başkalarıyla evlendik. Eğer isteseydim, onları ayırırdım.” | | Star Magazin 04.02.2012 | | | İsteseydimayırırdımİsteseydim ayırırdım |
|
| Asena: İsteseydim Tatlıses'le evlenirdim | En Son Haber | 29.09.2011 15:37 |  | | |
| Demirel: Ben küçük oynamam isteseydim seçime girerdim - Yalçın DOĞAN | Hürriyet | 16.06.2011 17:07 |  | | |
| Demirel: Ben küçük oynamam isteseydim seçime girerdim | Hürriyet | 16.06.2011 03:03 |  | | |
| Quaresma: Gülüp geçiyorum | Samanyolu Haber | 24.03.2011 13:56 |  | | Sezon başında Beşiktaşa imza atan ve kısa sürede taraftarların sevgilisi haline gelen Ricardo Quaresma, Portekiz basınında çıkan Sporting Lizbona gidecek haberlerine gülüp geçtiğini söyledi. Portekiz Milli Takımı?nın kampında bulunan Q7?nin yakın çevresine, ?Beşiktaş?ta yapacak çok şey var. Taraftarların sevgisine, yönetimin ilgisine kupayla yanıt vermeden bir yere gitmeyeceğim. Ülkeme dönmek isteseydim, İnter?den ayrıldığımda Sporting?e dönerdim? dediği öğrenildi. | | Samanyolu Haber Son Dakika 24.03.2011 | | | QuaresmaGülüpgeçiyorumQuaresma Gülüp geçiyorum |
|
| Tek böbreğiyle yaşama tutunan baba öyküsüyle örnek oluyor | Samanyolu Haber | 10.02.2011 10:35 |  | | Hatayın Erzin ilçesinde 13 yıldır tek böbrekle yaşayan Hasan Çalık (54), yıllardan bu yana ayakkabı boyacılığı yaparak geçimini sağlıyor. Tek böbreği olduğu halde çalışmaya devam eden Çalıkın yaşam öyküsü herkese örnek olacak cinsten. Günlük kazancı çok düşük olmasına rağmen yeşil karta ihtiyaç duymayan Çalık, kendi sigortasını her ay geciktirmeden yatırıyor.
Hasan Çalıkın öyküsü yaklaşık 13 yıl önce geçirdiği bir trafik kazasıyla başladı. Kazada sağ böbreğini kaybeden Çalık, uzun süre herhangi bir işte çalışamadı. Daha sonra dönemin kaymakamı Mustafa Adıgüzel tarafından kendisine bir ayakkabı boya sandığı temin edildi. Hasan Çalık, 8 yıldan bu yana ayakkabı boyacılığı yaparak evinin geçimini sağlamaya çalışıyor. Tek böbreğiyle hayata tutunan Hasan Çalık aynı zamanda fedakâr bir baba.
Evin geçimini sağlamasının yanında geçmişte Eskişehir Anadolu Üniversitesi İktisat Bölümünde okumuş olan kızı Derya Çalıka okul harçlığı, askerliğini bitiren oğlu Osman Çalıka da askerlik süresince ihtiyaçlarını gidermesi için harçlık gönderiyordu. Fedakâr baba, midesinden rahatsız olan hasta eşi Suna Çalıka da ev işlerinde de yardımcı oluyor. Ayakkabı boyayarak günde 20-25 TL kazanan Hasan Çalık, bir yıl önce yeşil kart sahibiydi. O artık Benim işlerim düzeldi, yeşil karta ihtiyacım kalmadı diyerek Bağ-Kura her ay 160 TL para yatırmaya başladı.
Babadan kalma bir evde oturduğunu, soğuk ve yağmurlu havalarda rahatsız olduğu için çalışamadığını anlatan Çalık, Ayakkabı boyacılığı yapmaya başladığım ilk günlerde çok utandım, ama zamanla alıştım. Günde 20-25 TL kazanıyorum. Kendimden daha muhtaç ve daha düşkün insanları görünce halime hep şükrettim, hiç isyan etmedim. diye konuştu. Bütün babalardan evlatlarına sahip çıkmalarını isteyen Hasan Çalık, Ben de isteseydim çocuklarımı cami avlusuna ya da devlet yurduna gönderebilirdim. Ya da sokağa terk edebilirdim, ama bu dünyanın bir imtihan olduğunu düşünüp, çocuklarıma sahip çıkarak, onların gaspçı, tinerci veya yankesici olmalarını engelledim. diye konuştu.
Ayakkabısını sürekli Hasan Çalıka boyattığını söyleyen Abdullah Elmas ise, Hasan ağabeyi, evlatları için yaptığı fedakârlıktan dolayı kutluyorum. Durumunu bildiğim için kendisine az da olsa destek olsun diye ayakkabımı sürekli ona boyatıyorum. dedi.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 10.02.2011 | | | TekböbreğiyleyaşamatutunanbabaöyküsüyleörnekoluyorTek böbreğiyle yaşama tutunan baba öyküsüyle örnek oluyor |
|
| Tek böbrekli babanın örnek hayatı | Samanyolu Haber | 10.02.2011 10:35 |  | | Hatayın Erzin ilçesinde 13 yıldır tek böbrekle yaşayan Hasan Çalık (54), yıllardan bu yana ayakkabı boyacılığı yaparak geçimini sağlıyor. Tek böbreği olduğu halde çalışmaya devam eden Çalıkın yaşam öyküsü herkese örnek olacak cinsten. Günlük kazancı çok düşük olmasına rağmen yeşil karta ihtiyaç duymayan Çalık, kendi sigortasını her ay geciktirmeden yatırıyor.
Hasan Çalıkın öyküsü yaklaşık 13 yıl önce geçirdiği bir trafik kazasıyla başladı. Kazada sağ böbreğini kaybeden Çalık, uzun süre herhangi bir işte çalışamadı. Daha sonra dönemin kaymakamı Mustafa Adıgüzel tarafından kendisine bir ayakkabı boya sandığı temin edildi. Hasan Çalık, 8 yıldan bu yana ayakkabı boyacılığı yaparak evinin geçimini sağlamaya çalışıyor. Tek böbreğiyle hayata tutunan Hasan Çalık aynı zamanda fedakâr bir baba.
Evin geçimini sağlamasının yanında geçmişte Eskişehir Anadolu Üniversitesi İktisat Bölümünde okumuş olan kızı Derya Çalıka okul harçlığı, askerliğini bitiren oğlu Osman Çalıka da askerlik süresince ihtiyaçlarını gidermesi için harçlık gönderiyordu. Fedakâr baba, midesinden rahatsız olan hasta eşi Suna Çalıka da ev işlerinde de yardımcı oluyor. Ayakkabı boyayarak günde 20-25 TL kazanan Hasan Çalık, bir yıl önce yeşil kart sahibiydi. O artık Benim işlerim düzeldi, yeşil karta ihtiyacım kalmadı diyerek Bağ-Kura her ay 160 TL para yatırmaya başladı.
Babadan kalma bir evde oturduğunu, soğuk ve yağmurlu havalarda rahatsız olduğu için çalışamadığını anlatan Çalık, Ayakkabı boyacılığı yapmaya başladığım ilk günlerde çok utandım, ama zamanla alıştım. Günde 20-25 TL kazanıyorum. Kendimden daha muhtaç ve daha düşkün insanları görünce halime hep şükrettim, hiç isyan etmedim. diye konuştu. Bütün babalardan evlatlarına sahip çıkmalarını isteyen Hasan Çalık, Ben de isteseydim çocuklarımı cami avlusuna ya da devlet yurduna gönderebilirdim. Ya da sokağa terk edebilirdim, ama bu dünyanın bir imtihan olduğunu düşünüp, çocuklarıma sahip çıkarak, onların gaspçı, tinerci veya yankesici olmalarını engelledim. diye konuştu.
Ayakkabısını sürekli Hasan Çalıka boyattığını söyleyen Abdullah Elmas ise, Hasan ağabeyi, evlatları için yaptığı fedakârlıktan dolayı kutluyorum. Durumunu bildiğim için kendisine az da olsa destek olsun diye ayakkabımı sürekli ona boyatıyorum. dedi.
(CİHAN)
| | Samanyolu Haber Son Dakika 10.02.2011 | | | TekböbreklibabanınörnekhayatıTek böbrekli babanın örnek hayatı |
|
| 11:15 Asuman Krause, annesi yüzünden evlenemiyor | Net Gazete | 10.10.2010 11:35 |  | | |
| 22:53 Meçhul kahraman, Gaziantep'te ortaya çıktı | Net Gazete | 17.08.2010 23:46 |  | | | Mersinde bir apartmanda çıkan yangında küçük bir çocuğu kurtaran meçhul kahramanın Gaziantepli Bekir Bakır olduğu ortaya çıktı. Bakır, Ben o kadının feryatlarına dayanamadığım için eve girdim ve çocuğu kurtardım. Şovmen değilim, reklam yapmak isteseydim ismimi söylerdim. Hiçbir şey söylemeden uzaklaşıp memleketime döndüm. Aynı olay şimdi de olsa, canımı hiçe sayar yine yaparım dedi. | | Net Gazete Son Dakika 17.08.2010 | | | 2253MeçhulkahramanGaziantepteortayaçıktı2253 Meçhul kahraman Gaziantepte ortaya çıktı |
|
| Beşiktaş benim yuvam | Posta | 02.07.2010 05:37 |  | | Beşiktaşın yıldızı İbrahim Toraman, Siyah-Beyazlı takımda çok mutlu olduğu için 3 yıl daha sözleşme imzaladığını söyledi
Beşiktaşlı futbolcu İbrahim Toraman, geçen sezonun sonunda kolaylıkla Avrupaya transfer olabileceğini, ancak bunu istemediğini söyledi.
Mutlu olduğum yerden gitmek bana zor geldi diyen tecrübeli futbolcu, Futbol Federasyonunun resmi yayın organı TamSaha dergisinin temmuz ayı sayısında yer alan röportajında şunları söyledi:
Bu sezon sözleşmem bitiyordu, ama ben 3 yıllık daha mukavele imzaladım. Ayrılmak isteseydim, rahat bir şekilde Avrupada bir takıma gidebilirdim. Ama burada sevdiğim ve sevildiğim bir yerdeyim. Beşiktaş taraftarı ve camiasını seviyorum. Onların da duyguların... | | Posta Günün İçinden 02.07.2010 | | | BeşiktaşbenimyuvamBeşiktaş benim yuvam |
|
| Beşiktaş benim yuvam | Posta | 02.07.2010 05:19 |  | | Beşiktaşın yıldızı İbrahim Toraman, Siyah-Beyazlı takımda çok mutlu olduğu için 3 yıl daha sözleşme imzaladığını söyledi
Beşiktaşlı futbolcu İbrahim Toraman, geçen sezonun sonunda kolaylıkla Avrupaya transfer olabileceğini, ancak bunu istemediğini söyledi.
Mutlu olduğum yerden gitmek bana zor geldi diyen tecrübeli futbolcu, Futbol Federasyonunun resmi yayın organı TamSaha dergisinin temmuz ayı sayısında yer alan röportajında şunları söyledi:
Bu sezon sözleşmem bitiyordu, ama ben 3 yıllık daha mukavele imzaladım. Ayrılmak isteseydim, rahat bir şekilde Avrupada bir takıma gidebilirdim. Ama burada sevdiğim ve sevildiğim bir yerdeyim. Beşiktaş taraftarı ve camiasını seviyorum. Onların da duyguların... | | Posta Spor 02.07.2010 | | | BeşiktaşbenimyuvamBeşiktaş benim yuvam |
|
| Beşiktaş benim yuvam | Posta | 02.07.2010 05:19 |  | | Beşiktaşın yıldızı İbrahim Toraman, Siyah-Beyazlı takımda çok mutlu olduğu için 3 yıl daha sözleşme imzaladığını söyledi
Beşiktaşlı futbolcu İbrahim Toraman, geçen sezonun sonunda kolaylıkla Avrupaya transfer olabileceğini, ancak bunu istemediğini söyledi.
Mutlu olduğum yerden gitmek bana zor geldi diyen tecrübeli futbolcu, Futbol Federasyonunun resmi yayın organı TamSaha dergisinin temmuz ayı sayısında yer alan röportajında şunları söyledi:
Bu sezon sözleşmem bitiyordu, ama ben 3 yıllık daha mukavele imzaladım. Ayrılmak isteseydim, rahat bir şekilde Avrupada bir takıma gidebilirdim. Ama burada sevdiğim ve sevildiğim bir yerdeyim. Beşiktaş taraftarı ve camiasını seviyorum. Onların da duyguların... | | Posta Son Dakika 02.07.2010 | | | BeşiktaşbenimyuvamBeşiktaş benim yuvam |
|
| Beşiktaş benim yuvam | Posta | 02.07.2010 05:07 |  | | Beşiktaşın yıldızı İbrahim Toraman, Siyah-Beyazlı takımda çok mutlu olduğu için 3 yıl daha sözleşme imzaladığını söyledi
Beşiktaşlı futbolcu İbrahim Toraman, geçen sezonun sonunda kolaylıkla Avrupaya transfer olabileceğini, ancak bunu istemediğini söyledi.
Mutlu olduğum yerden gitmek bana zor geldi diyen tecrübeli futbolcu, Futbol Federasyonunun resmi yayın organı TamSaha dergisinin temmuz ayı sayısında yer alan röportajında şunları söyledi:
Bu sezon sözleşmem bitiyordu, ama ben 3 yıllık daha mukavele imzaladım. Ayrılmak isteseydim, rahat bir şekilde Avrupada bir takıma gidebilirdim. Ama burada sevdiğim ve sevildiğim bir yerdeyim. Beşiktaş taraftarı ve camiasını seviyorum. Onların da duyguların... | | Posta Güncel 02.07.2010 | | | BeşiktaşbenimyuvamBeşiktaş benim yuvam |
|
| Toraman: Beşiktaş'tan kopmak zor | Samanyolu Haber | 01.07.2010 10:28 |  | | Yıllarını siyah-beyazlı formaya veren, çabukluğu, oyun zekâsı ve farklı mevkilerde görev alabilme özellikleriyle sivrilen, 29 yaşının tecrübesiyle en olgun dönemini yaşayan bir oyuncu. Uzun bir aradan sonra yeniden millî formayla buluşmanın mutluluğunu yaşıyor, Bursasporun şampiyonluğunu ?baskıdan uzak kalmak?la açıklıyor, Avrupaya transfer konusunda ise mutlu olduğu ve sevgiyle bağlandığı Beşiktaştan ayrılmayı düşünmediğini söylüyor.
Futbolcu iyi oynadığı zaman Millî Takıma seçilme beklentisi içine girer. Bu beklentisi gerçekleşmediği zaman da üzülür. Ben de duygularımı saygı sınırları çerçevesinde dile getirdim. Ama ülkemizde bu sözler, üzerine ek yapılarak yayınlanıyor. diyen İbrahim Toraman, Futbol Federasyonu basın departmanının hazırladığı TamSaha Dergisine yaptığı açıklamada önemli konulara değindi. İşte Toramanın TamSahadaki açıklamarı;
Hiddink ABD kampında hepimizi yakından tanımak için yoğun bir çaba sarf etti. Onun gibi dünyaca ünlü ve Avrupada teknik direktör arayan her takımın gündemindeki ilk birkaç isimden biri olan antrenörle çalışmak gerçek bir ayrıcak.
Geçmiş başarılar geçmişte kalır. Eğer onlarla yaşamaya devam ederseniz, başarılı olmanız mümkün değil. Bu sezon da şampiyonluğu elde etmek için elimize iki önemli fırsat geçti ama biz ikisini de değerlendiremedik.
Farklı mevkilerde başarılı olabiliyorum ki, bana bu değişik görevler veriliyor. Baktığınız zaman sağ bek ve ön libero pozisyonları da alışkın olduğum stoper bölgesinden çok da farklı değil. Çok yönlü olmanın benim için bir avantaj olduğunu düşünüyorum.
Türk futbolunda yaratılan baskı ortamına dayanabilmek gerçekten güç. Üç büyük takımın futbolcuları bunu fazlasıyla yaşıyor. Tüm bunların oluşturduğu başarma azmi bazen ters etki yapabiliyor. İstediklerinizi sahaya yansıtamıyorsunuz.
BURSASPOR ÜÇ BÜYÜKLER BASKI ALTINDAYKEN ARADAN SIYRILDI
Bursaspor üç büyük takımın baskı altında oynama dezavantajını kullanarak aradan sıyrıldı. Psikolojik olarak kendilerini ikinciliğe hazırladılar. Sezon başında ya da ikinci yarıdan itibaren kendilerini şampiyonluğa odaklasalardı, şampiyon olamazlardı.
Büyük takımlar artık lig mücadelesini çok daha ciddiye alacak. Üç büyüklerin kadrolarını ciddi şekilde kuvvetlendirmelerini bekliyorum. Anadolu takımlarının sezon başından şampiyonluk havasına girmemesi lâzım. Çünkü o baskıyı kaldırmak hakikaten zor.
Millî Takımda çok iyi bir kadromuz var. Gelişime açık oyunculara sahibiz. Kaybedilen sürpriz puanlar finallere gitmemizi engelledi. Daha iyi organize olmamız ve taktiksel olarak birbirimizi daha iyi anlamamız gerekiyor.
Beşiktaşta A takımı zorlayan Atınç Nukan 1993 doğumlu bir oyuncu. Fiziği gayet düzgün. Yaşı daha çok genç ve iyi özellikleri var. Kendini geliştirirse ileride hem Beşiktaşa hem de Milli Takıma faydalı bir stoper olur.
Benim için Beşiktaştan kopmak gerçekten zor. Bu sezon sözleşmem bitiyordu ama ben 3 yıllık daha mukavele imzaladım. Ayrılmak isteseydim, rahat bir şekilde Avrupada bir takıma gidebilirdim. Ama burada sevdiğim ve sevildiğim bir yerdeyim.
TamSahadaki İbrahim Toraman röporajının soru ve cevapları da şöyle;
Son olarak 8 Eylül 2007deki 2-2 biten Malta maçında millî formayı giymiştin. Yaklaşık 2 yıllık bir aradan sonra ABD kampıyla yeniden kadroda yer almak sana neler hissettirdi?
A millî formayı ilk kez 2002 yılında giydim ve 2007 yılının Eylül ayına kadar birçok kez Millî Takım için oynama fırsatım oldu. Son iki yıldır ise millî formadan uzak kaldım. Tabii işler her zaman istediğiniz gibi gitmiyor. Geçmiş hakkında artık çok fazla konuşmak istemiyorum. Her zaman alınan kararlara saygı duyulması gerektiğini söyledim. Şüphesiz Millî Takımda olmak isteyip de içinde yer alamadığım dönemler oldu. Ancak profesyonel futbol hayatının içerisinde bunlar da var. Bunu bilerek yoluma aynı şekilde devam ettim ve tekrar Millî Takıma seçildim. Bu ortamda bulunmak gerçekten güzel. İki yıllık bir aradan sonra millî formayı yeniden giyebilmek benim için mutluluk verici. Artık daha da önemlisi bu formayı düzenli giyebilmek ve Millî Takıma sürekli hizmet edebilmek.
Millî Takımdan uzak kaldığın dönemlerde neler düşündün? Kadroların açıklandığı dönemlerde ismini göremediğinde verdiğin tepkiler de vardı?
Futbolcu iyi oynadığı zaman Millî Takıma seçilme beklentisi içine girer. Bu beklentisi gerçekleşmediği zaman da üzülür. Ben de hissettiğim duyguların bir dışavurumu olarak görüşlerimi dile getirdim. Ama her zaman saygı sınırları çerçevesinde kaldım, sivri sözler söylemedim. Tabii, ülkemizde şöyle bir durum var. Siz medyaya bir açıklama yaparsınız, onun üzerine dört-beş ek yapılarak yayınlanır. Ondan sonra da ortalık karışır. Bunun sıkıntılarını çektim. Oysa ki benim çok fazla beyanatım olmadı.
HİDDİNKLE ÇALIŞMAK AYRICALIK
Uzun süredir ayrı kaldığın Millî | | Samanyolu Haber Son Dakika 01.07.2010 | | | ToramanBeşiktaştankopmakzorToraman Beşiktaştan kopmak zor |
|
| Toraman:Beşiktaş'tan kopmak zor | Samanyolu Haber | 01.07.2010 09:57 |  | | Yıllarını siyah-beyazlı formaya veren, çabukluğu, oyun zekâsı ve farklı mevkilerde görev alabilme özellikleriyle sivrilen, 29 yaşının tecrübesiyle en olgun dönemini yaşayan bir oyuncu. Uzun bir aradan sonra yeniden millî formayla buluşmanın mutluluğunu yaşıyor, Bursasporun şampiyonluğunu ?baskıdan uzak kalmak?la açıklıyor, Avrupaya transfer konusunda ise mutlu olduğu ve sevgiyle bağlandığı Beşiktaştan ayrılmayı düşünmediğini söylüyor.
Futbolcu iyi oynadığı zaman Millî Takıma seçilme beklentisi içine girer. Bu beklentisi gerçekleşmediği zaman da üzülür. Ben de duygularımı saygı sınırları çerçevesinde dile getirdim. Ama ülkemizde bu sözler, üzerine ek yapılarak yayınlanıyor. diyen İbrahim Toraman, Futbol Federasyonu basın departmanının hazırladığı TamSaha Dergisine yaptığı açıklamada önemli konulara değindi. İşte Toramanın TamSahadaki açıklamarı;
Hiddink ABD kampında hepimizi yakından tanımak için yoğun bir çaba sarf etti. Onun gibi dünyaca ünlü ve Avrupada teknik direktör arayan her takımın gündemindeki ilk birkaç isimden biri olan antrenörle çalışmak gerçek bir ayrıcak.
Geçmiş başarılar geçmişte kalır. Eğer onlarla yaşamaya devam ederseniz, başarılı olmanız mümkün değil. Bu sezon da şampiyonluğu elde etmek için elimize iki önemli fırsat geçti ama biz ikisini de değerlendiremedik.
Farklı mevkilerde başarılı olabiliyorum ki, bana bu değişik görevler veriliyor. Baktığınız zaman sağ bek ve ön libero pozisyonları da alışkın olduğum stoper bölgesinden çok da farklı değil. Çok yönlü olmanın benim için bir avantaj olduğunu düşünüyorum.
Türk futbolunda yaratılan baskı ortamına dayanabilmek gerçekten güç. Üç büyük takımın futbolcuları bunu fazlasıyla yaşıyor. Tüm bunların oluşturduğu başarma azmi bazen ters etki yapabiliyor. İstediklerinizi sahaya yansıtamıyorsunuz.
BURSASPOR ÜÇ BÜYÜKLER BASKI ALTINDAYKEN ARADAN SIYRILDI
Bursaspor üç büyük takımın baskı altında oynama dezavantajını kullanarak aradan sıyrıldı. Psikolojik olarak kendilerini ikinciliğe hazırladılar. Sezon başında ya da ikinci yarıdan itibaren kendilerini şampiyonluğa odaklasalardı, şampiyon olamazlardı.
Büyük takımlar artık lig mücadelesini çok daha ciddiye alacak. Üç büyüklerin kadrolarını ciddi şekilde kuvvetlendirmelerini bekliyorum. Anadolu takımlarının sezon başından şampiyonluk havasına girmemesi lâzım. Çünkü o baskıyı kaldırmak hakikaten zor.
Millî Takımda çok iyi bir kadromuz var. Gelişime açık oyunculara sahibiz. Kaybedilen sürpriz puanlar finallere gitmemizi engelledi. Daha iyi organize olmamız ve taktiksel olarak birbirimizi daha iyi anlamamız gerekiyor.
Beşiktaşta A takımı zorlayan Atınç Nukan 1993 doğumlu bir oyuncu. Fiziği gayet düzgün. Yaşı daha çok genç ve iyi özellikleri var. Kendini geliştirirse ileride hem Beşiktaşa hem de Milli Takıma faydalı bir stoper olur.
Benim için Beşiktaştan kopmak gerçekten zor. Bu sezon sözleşmem bitiyordu ama ben 3 yıllık daha mukavele imzaladım. Ayrılmak isteseydim, rahat bir şekilde Avrupada bir takıma gidebilirdim. Ama burada sevdiğim ve sevildiğim bir yerdeyim.
TamSahadaki İbrahim Toraman röporajının soru ve cevapları da şöyle;
Son olarak 8 Eylül 2007deki 2-2 biten Malta maçında millî formayı giymiştin. Yaklaşık 2 yıllık bir aradan sonra ABD kampıyla yeniden kadroda yer almak sana neler hissettirdi?
A millî formayı ilk kez 2002 yılında giydim ve 2007 yılının Eylül ayına kadar birçok kez Millî Takım için oynama fırsatım oldu. Son iki yıldır ise millî formadan uzak kaldım. Tabii işler her zaman istediğiniz gibi gitmiyor. Geçmiş hakkında artık çok fazla konuşmak istemiyorum. Her zaman alınan kararlara saygı duyulması gerektiğini söyledim. Şüphesiz Millî Takımda olmak isteyip de içinde yer alamadığım dönemler oldu. Ancak profesyonel futbol hayatının içerisinde bunlar da var. Bunu bilerek yoluma aynı şekilde devam ettim ve tekrar Millî Takıma seçildim. Bu ortamda bulunmak gerçekten güzel. İki yıllık bir aradan sonra millî formayı yeniden giyebilmek benim için mutluluk verici. Artık daha da önemlisi bu formayı düzenli giyebilmek ve Millî Takıma sürekli hizmet edebilmek.
Millî Takımdan uzak kaldığın dönemlerde neler düşündün? Kadroların açıklandığı dönemlerde ismini göremediğinde verdiğin tepkiler de vardı?
Futbolcu iyi oynadığı zaman Millî Takıma seçilme beklentisi içine girer. Bu beklentisi gerçekleşmediği zaman da üzülür. Ben de hissettiğim duyguların bir dışavurumu olarak görüşlerimi dile getirdim. Ama her zaman saygı sınırları çerçevesinde kaldım, sivri sözler söylemedim. Tabii, ülkemizde şöyle bir durum var. Siz medyaya bir açıklama yaparsınız, onun üzerine dört-beş ek yapılarak yayınlanır. Ondan sonra da ortalık karışır. Bunun sıkıntılarını çektim. Oysa ki benim çok fazla beyanatım olmadı.
HİDDİNKLE ÇALIŞMAK AYRICALIK
Uzun süredir ayrı kaldığın Millî | | Samanyolu Haber Son Dakika 01.07.2010 | | | ToramanBeşiktaştankopmakzorToramanBeşiktaştan kopmak zor |
|
| Toraman:Beşiktaştan kopmak zor | Samanyolu Haber | 01.07.2010 09:49 |  | | Yıllarını siyah-beyazlı formaya veren, çabukluğu, oyun zekâsı ve farklı mevkilerde görev alabilme özellikleriyle sivrilen, 29 yaşının tecrübesiyle en olgun dönemini yaşayan bir oyuncu. Uzun bir aradan sonra yeniden millî formayla buluşmanın mutluluğunu yaşıyor, Bursaspor?un şampiyonluğunu ?baskıdan uzak kalmak?la açıklıyor, Avrupa?ya transfer konusunda ise mutlu olduğu ve sevgiyle bağlandığı Beşiktaş?tan ayrılmayı düşünmediğini söylüyor.
Futbolcu iyi oynadığı zaman Millî Takım?a seçilme beklentisi içine girer. Bu beklentisi gerçekleşmediği zaman da üzülür. Ben de duygularımı saygı sınırları çerçevesinde dile getirdim. Ama ülkemizde bu sözler, üzerine ek yapılarak yayınlanıyor. diyen İbrahim Toraman, Futbol Federasyonu basın departmanının hazırladığı TamSaha Dergisine yaptığı açıklamada önemli konulara değindi. İşte Toramanın TamSahadaki açıklamarı;
Hiddink ABD kampında hepimizi yakından tanımak için yoğun bir çaba sarf etti. Onun gibi dünyaca ünlü ve Avrupa?da teknik direktör arayan her takımın gündemindeki ilk birkaç isimden biri olan antrenörle çalışmak gerçek bir ayrıcak.
Geçmiş başarılar geçmişte kalır. Eğer onlarla yaşamaya devam ederseniz, başarılı olmanız mümkün değil. Bu sezon da şampiyonluğu elde etmek için elimize iki önemli fırsat geçti ama biz ikisini de değerlendiremedik.
Farklı mevkilerde başarılı olabiliyorum ki, bana bu değişik görevler veriliyor. Baktığınız zaman sağ bek ve ön libero pozisyonları da alışkın olduğum stoper bölgesinden çok da farklı değil. Çok yönlü olmanın benim için bir avantaj olduğunu düşünüyorum.
Türk futbolunda yaratılan baskı ortamına dayanabilmek gerçekten güç. Üç büyük takımın futbolcuları bunu fazlasıyla yaşıyor. Tüm bunların oluşturduğu başarma azmi bazen ters etki yapabiliyor. İstediklerinizi sahaya yansıtamıyorsunuz.
BURSASPOR ÜÇ BÜYÜKLER BASKI ALTINDAYKEN ARADAN SIYRILDI
Bursaspor üç büyük takımın baskı altında oynama dezavantajını kullanarak aradan sıyrıldı. Psikolojik olarak kendilerini ikinciliğe hazırladılar. Sezon başında ya da ikinci yarıdan itibaren kendilerini şampiyonluğa odaklasalardı, şampiyon olamazlardı.
Büyük takımlar artık lig mücadelesini çok daha ciddiye alacak. Üç büyüklerin kadrolarını ciddi şekilde kuvvetlendirmelerini bekliyorum. Anadolu takımlarının sezon başından şampiyonluk havasına girmemesi lâzım. Çünkü o baskıyı kaldırmak hakikaten zor.
Millî Takım?da çok iyi bir kadromuz var. Gelişime açık oyunculara sahibiz. Kaybedilen sürpriz puanlar finallere gitmemizi engelledi. Daha iyi organize olmamız ve taktiksel olarak birbirimizi daha iyi anlamamız gerekiyor.
Beşiktaş?ta A takımı zorlayan Atınç Nukan 1993 doğumlu bir oyuncu. Fiziği gayet düzgün. Yaşı daha çok genç ve iyi özellikleri var. Kendini geliştirirse ileride hem Beşiktaş?a hem de Milli Takım?a faydalı bir stoper olur.
Benim için Beşiktaş?tan kopmak gerçekten zor. Bu sezon sözleşmem bitiyordu ama ben 3 yıllık daha mukavele imzaladım. Ayrılmak isteseydim, rahat bir şekilde Avrupa?da bir takıma gidebilirdim. Ama burada sevdiğim ve sevildiğim bir yerdeyim.
TamSahadaki İbrahim Toraman röporajının soru ve cevapları da şöyle;
Son olarak 8 Eylül 2007?deki 2-2 biten Malta maçında millî formayı giymiştin. Yaklaşık 2 yıllık bir aradan sonra ABD kampıyla yeniden kadroda yer almak sana neler hissettirdi?
A millî formayı ilk kez 2002 yılında giydim ve 2007 yılının Eylül ayına kadar birçok kez Millî Takım için oynama fırsatım oldu. Son iki yıldır ise millî formadan uzak kaldım. Tabii işler her zaman istediğiniz gibi gitmiyor. Geçmiş hakkında artık çok fazla konuşmak istemiyorum. Her zaman alınan kararlara saygı duyulması gerektiğini söyledim. Şüphesiz Millî Takımda olmak isteyip de içinde yer alamadığım dönemler oldu. Ancak profesyonel futbol hayatının içerisinde bunlar da var. Bunu bilerek yoluma aynı şekilde devam ettim ve tekrar Millî Takım?a seçildim. Bu ortamda bulunmak gerçekten güzel. İki yıllık bir aradan sonra millî formayı yeniden giyebilmek benim için mutluluk verici. Artık daha da önemlisi bu formayı düzenli giyebilmek ve Millî Takım?a sürekli hizmet edebilmek.
Millî Takım?dan uzak kaldığın dönemlerde neler düşündün? Kadroların açıklandığı dönemlerde ismini göremediğinde verdiğin tepkiler de vardı?
Futbolcu iyi oynadığı zaman Millî Takıma seçilme beklentisi içine girer. Bu beklentisi gerçekleşmediği zaman da üzülür. Ben de hissettiğim duyguların bir dışavurumu olarak görüşlerimi dile getirdim. Ama her zaman saygı sınırları çerçevesinde kaldım, sivri sözler söylemedim. Tabii, ülkemizde şöyle bir durum var. Siz medyaya bir açıklama yaparsınız, onun üzerine dört-beş ek yapılarak yayınlanır. Ondan sonra da ortalık karışır. Bunun sıkıntılarını çektim. Oysa ki benim çok fazla beyanatım olmadı.
HİDDİNK?LE ÇALIŞMAK AYRICALIK
Uzun süredir ayrı kaldığın Millî | | Samanyolu Haber Son Dakika 01.07.2010 | | | ToramanBeşiktaştankopmakzorToramanBeşiktaştan kopmak zor |
|
| Cihaner: Şanal'ı isteseydim gözaltına aldırırdım | GazetePort | 30.06.2010 08:09 |  | | |
| 01:55 Koramiral Sağdıç: Kafes'in bizimle ilgisi yok | Net Gazete | 18.06.2010 08:52 |  | | | İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada savunma yapan Sağdıç, azınlıklara karşı en hoşgörülü davrananların da bahriyeliler olduğunu ifade ederek, azınlıklara yönelik eylem yapılacağı iddialarına ilişkin, Bu bize atılmış çok büyük bir iftiradır. Kafesin Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ile hiçbir ilgisi yoktur. Bunu şiddetle kınıyorum. Eğer ben böyle sözde icraatlar gerçekleştirmek isteseydim SAT komandoları bana yeterdi diye konuştu. | | Net Gazete Son Dakika 18.06.2010 | | | 0155KoramiralSağdıçKafesinbizimleilgisiyok0155 Koramiral Sağdıç Kafesin bizimle ilgisi yok |
|
| 20:00 Koramiral Sağdıç: Kafes'in bizimle ilgisi yok | Net Gazete | 17.06.2010 23:10 |  | | | İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada savunma yapan Sağdıç, azınlıklara karşı en hoşgörülü davrananların da bahriyeliler olduğunu ifade ederek, azınlıklara yönelik eylem yapılacağı iddialarına ilişkin, Bu bize atılmış çok büyük bir iftiradır. Kafesin Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ile hiçbir ilgisi yoktur. Bunu şiddetle kınıyorum. Eğer ben böyle sözde icraatlar gerçekleştirmek isteseydim SAT komandoları bana yeterdi diye konuştu. | | Net Gazete Son Dakika 17.06.2010 | | | 2000KoramiralSağdıçKafesinbizimleilgisiyok2000 Koramiral Sağdıç Kafesin bizimle ilgisi yok |
|
| Her futbolcu formasını unutabilir | Samanyolu Haber | 21.12.2009 02:31 |  | | Galatasarayın Gençlerbirliğini yendiği karşılaşmada formasını soyunma odasında unuttuğu için takımdan ayrılacağı gündeme getirilen Ayhan Akman, bu olayın farklı yönlere çekilmesine sitem etti. Karşılaşmanın 89. dakikasında Arda Turanın yerine oyuna girmesi istenen Ayhan, formasını soyunma odasında unuttuğu için 3 dakika gecikmeli oyuna dahil oldu. Ayhan, devre arasında soyunma odasına gittiğinde formasını yanına almayı unuttuğunu belirterek, Teknik direktörümüz Rijkaardın verdiği taktikleri dinledik. Sonra yeniden sahaya çıktığımda formayı yanıma almamışım. Hocamız da beni Ardanın yerine son dakikalarda oyuna sokmak isteyince formanın üzerimde olmadığını fark ettim. Soyunma odasından forma geldi ve oyuna dahil oldum. Ben daha önce de formamı soyunma odasında unutmuştum. Bu tür olaylar bütün futbolcuların başına gelebilir. açıklamasını yaptı.
Sezon başında Sarı-Kırmızılı takımla 2 yıllık sözleşme imzaladığını hatırlatan başarılı oyuncu, sözlerini şöyle sürdürdü: Ben G.Saraydan ayrılmak isteseydim sezon başında 2 yıllık sözleşme imzalamazdım. En büyük amacım bu süreyi çok sevdiğim takımımda tamamlamak. Şu anda yedek kaldığım için bu tür dedikodular üretiliyor. Ben ilk kez yedek kalmıyorum. Çok çalışıp yeniden formamı alacağım. Oynamaya başladığımda da hakkımda çıkan bu tür dedikoduların son bulacağını umut ediyorum. Ayhan, gündeminde kesinlikle askerlik olayının bulunmadığını dile getirerek, Benim askerlik için vaktim var. Bu yüzden kesinlikle bunun için yurtdışına gitmek gündemimde yok. Amacım, ikinci kaptanlığını yaptığım Galatasarayda uzun yıllar forma giymek. Yeri ve zamanı geldiğinde her Türk vatandaşı gibi askerliğimi yaparım. diyerek sözlerini tamamladı.
Cim Bomun yıldızları kupada yok
G.Sarayda gözler, Trabzon ile çarşamba günü oynanacak Ziraat Türkiye Kupası grup ilk maçına çevrildi. Rijkaard yönetiminde basına kapalı yapılan dünkü antrenmana idari kadrodan izin alan Kewell, Elano ve Leo Franco katılmadı. Noel tatili için Trabzonsporla oynanacak zorlu karşılaşma öncesi bu üç yabancı oyuncunun ülkelerine gitmesinin yerli oyuncuların tepkisini çektiği öğrenildi. Bu oyunculara izin verilmesi camia içinde de tepki gördü.
Rijkaard, transferi gündemine aldı
Galatasaray Teknik Direktörü Frank Rijkaard, sonunda devre arasında transfer yapacaklarını resmen açıkladı. Rijkaard, Gençlerbirliği karşısında ortaya konan mücadeleyi överken özellikle savunmada ve hücumda yapılan hatalara dikkat çekti. Savunmada Gökhan Zanın, hücumda da Milan Barosun sakatlıklarının oyun düzenlerini olumsuz etkilediğini anlatan Hollandalı teknik adam, İlerleyen zamanlarda yönetimle konuşup gerekli çalışmaları yapacağız. dedi. ZAMAN
| | Samanyolu Haber Son Dakika 21.12.2009 | | | HerfutbolcuformasınıunutabilirHer futbolcu formasını unutabilir |
|
| Emekli generalden şok eden ima ! | Samanyolu Haber | 08.11.2009 10:12 |  | | HRANT Dink?e hakaret ettiği için 2 bin TL manevi tazminat ödemeye mahkum olan eski Giresun Jandarma Bölge Komutanı emekli Tuğgeneral Dursun Ali Karaduman?ın, Dink ailesinin açtığı davaya gönderdiği savunma da şok etti. Karaduman ?savunması?nda ?Davacıyı (Arat Dink) hainlikten ziyade Ermenistan parlamentosuna atıfta bulunmuş olmamın rahatsız ettiği kanaatindeyim. Konu bu ise eğer, Ermenistan benim ve milletimin düşmanıdır. Düşmana da savaş hali olmasa bile düşmanca muamele edilir. Türk vatandaşı olan davacıdan da bu beklenir? ifadelerini kullandı.
?Neden Dink akla geliyor??
Dilekçesinde, ?Bugün ABD Senatosu, Fransız Meclisi, İngiliz Lordlar Kamarası, Brüksel AB Parlamentosu, Ermenistan seni katledenleri kınamadı. Onlar, ancak hainler öldüğü zaman kınar, seslerini yükseltirler? sözleriyle ?hainler? diye kastetttiğinin ?PKK?lı teröristler? olduğunu ileri süren Karaduman, ?Burada Ermenistan deyince aslında bir Türk vatandaşı olan Hrant Dink neden akla geliyor?? diye sordu.
Çirkin imalar
Karaduman, dilekçesinde ?Hrant Dink?in hain olduğuna dair elimde kanıt olsaydı ve ona hain demek isteseydim konuşmamda ismini zikrederek açıkça söylerdim. Amerika?ya hain destekçisi, PKK?lılara ve bebek katili terörist başına açıkça hain demekten nasıl çekinmediysem, bundan da çekinmezdim. Yoksa bütün bu oluşumlarla TC vatandaşı olan, davacının beyanına göre Türkiye?yi çok seven ve Ermenistan?la bir bağı olmayan, Türkiye ile Ermenistan arasında bir çıkar çatışması olduğunda vatandaşı olduğu ülkemizin menfaatlerini kollayan Hrant Dink?in doğrudan ya da dolaylı ilişkisi var da onun için mi davacı hain yakıştırmasını üzerine alıyor??
VATAN | | Samanyolu Haber Son Dakika 08.11.2009 | | | EmekligeneraldenşokedenimaEmekli generalden şok eden ima |
|
| Hakim ile Arslan arasında ilginç diyalog | Samanyolu Haber | 20.10.2009 20:42 |  | | Ergenekon davasında Danıştay saldırısının tutuklu sanığı Alparslan Arslan sorulara Allahtan yardım aldım. Allah emir verdi gibi cevaplar verince Üye Hakim Haşıloğlu, Allahtan başka size yardım eden ya da talimat veren oldu mu? diye sordu. Arslanın cevabı Hayır oldu. Danıştay binasına girişi sırasında X-Ray cihazının sinyalinin öttüğünü, ancak avukat kimliğini göstererek içeri girdiğini belirten sanık Alparslan Aslan, Kameraların çalışıp çalışmadığı umurumda bile değildi. Saklanmak isteseydim bere de takabilirdim, ama bu ne denirdi. dedi. Saldırı öncesinde Danıştay binasına keşfe gittiğini tekrar eden Alparslan Arslan, keşiften sonra Danıştay 2inci Daire Başkanı Mustafa Birdeni evinden mi yoksa yemek yediği lokantadan mı çıkarken öldürmek konusunu düşündüğünü söyledi. Evinden vazgeçtiğini belirten Arslan, yemek yediği lokantayı da tesbit edemediğini söyledi. Danıştay binasındaki güvenlik tedbirleri konusunda bilgisinin olmadığını söyleyen Alparslan Arslan, Yakalanacağım boyutunda değildim. Allah diyorum, başka boyutta yaşıyorum. dedi.
Sanık Alparslan Arslan, Danıştay saldırısında türban kararında muhalif kalan kadın üyenin de yaralandığının hatırlatılması üzerine, kendisinden daha sonra kalben özür dilediğini söyledi. Üye hakim Sedat Sami Haşıloğlunun Silahları 7 bin liraya aldığınızı söylüyorsunuz, ama daha önce de aylık gelirinizin 500 TL olduğunu söylediniz. Bu parayı nereden temin ettiniz? diye sordu. Alparslan Arslan bu soruya, Para konuşmayı sevmiyorum. Para vardı. Şükürler olsun para gelirdi. diye cevap verdi.
Kıdemli Üye Hakim Hasan Hüseyin Özesenin Danıştay baskınında Glock marka tabanca kullandın. Arabanda bulunan diğer 2 tabancayla ne yapacaktın, diğer silahları neden Ankaraya da getirdin? diye sorması üzerine Alparslan Arslan, Devam edeceğim. Aydın Doğana gideceğim. Polisle çatışacağım düşüncesi aklıma hiç gelmedi. Aydın Doğanı öldürme düşüncem yoktu. Aydın Doğana roket atacağım. Düzelmezse 2, düzelmezse 10 rokete kadar. Banka sahiplerini yakalayacağım. Ya içinde ya dışında, uzaktan silahlarla. Silahları bulmamın anlamı bu. Silahları cihat için bulundurmuştum. Ahmet Necdet Sezer gibi bir problem var. Bu adamı çok severdim, tapardım. Sonra hac meselesi çıktı ortaya. Bu adamı öldüreceğim yani.
Sedat Sami Haşıloğlunun, İnançlı bir kişi olduğunuzu söylüyorsunuz, inançlı insanları nasıl öldürdünüz? sorusuna ise Alparslan Arslan, Sadece öldürürüm, zulüm etmem. Elimde imkan olsa Allah rızası için buradaki insanları yaşatmam. şeklinde bağırarak, küfür etti.
Gladyo nedir? sorusuna, Kılıç şeklinde cevap veren ve dünyanın hiçbir yerinde gladyo olmadığını öne süren Alparslan Arslan, Danıştay saldırısının ardından İdris Arslan olarak söz ettiği babası ve bazı avukat arkadaşlarının kendisine para yatırdığını söyledi. İstihbarat örgütleri adına çalışmadığını belirten Alparslan Arslan, Türkiyede bomba temin etmenin çok kolay olduğunu ileri sürdü. Browning marka silahı Danıştay saldırısından 4 -5 ay önce Orhan Kadı isimli arkadaşından aldığını belirten Alparslan Arslan, hayatında problemler olduğunu, bu nedenle silaha ihtiyacı olduğunu söyledi.
Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Köksal Şengün, Önceki cevaplarında silahları aynı dönem aldığını söylemiştin. Glock silahları bir ay önce almıştın. Şimdi Browning silahı 4- 5 ay önce aldığını söylüyorsun. Bu nasıl aynı dönem. Hukuk Fakültesi okumuş bir insansın. Yakın zaman mefhumu böyle mi olur? diye sordu. Arslan ise bu soruya Bir ay da diyebilirim 4 ay da diyebilirim. şeklinde cevap verdi.
Üye hakim Sedat Sami Haşıloğlu, Takdir Allahın diyorsun, Allahın emri var diyorsun. Allahın emri kısmını bir tarafa bırakıyoruz. Kul olarak, sizinle ilgili olan kısmı soruyorum... diye konuşunca Alparslan Arslan da Allahtan ayrılalım, yeryüzüne inelim diyorsunuz yani. diye konuştu. Üye hakim Sedat Sami Haşıloğlu da Evet yeryüzüne inelim. dedi.
Bu diyalog, salonda gülüşmelere neden oldu. Haşıloğlunun, bundan sonra sorduğu 4 soruyu da Allahı karıştırmadan, yani Allah haricinde sana bu iki suçta yardım eden kimse oldu mu? şeklinde sorması, Arslanın daha açık cevaplar vermesini sağladı. Kimseden yardım almadığını belirten Arslan, Haşıloğlunun Danıştayın yasak kararı mı yoksa Cumhuriyet gazetesindeki karikatür mü sizi daha çok öfkelendirdi? sorusuna da Danıştay, Danıştay cevabını verdi.
Anaokulu öğretmeni Aytaç Kılınçın okul bahçesinde türban takmasını laikliğe aykırı bulan Danıştay İkinci Ceza Mahkemesine saldırı düzenlediği ve üye hakim Mustafa Özbilgini öldürdüğü iddiasıyla yargılanan Alparslan Arslan, Türban sorununu anaokulu öğretmeni Aytaç Kılınçın çözmesi gerektiğini söyledi.
Üye hakim Sedat Sami Haşıloğlunun, Danıştay kararı bir anaokulu öğretmeni ile ilgiliydi. Bu kararı hatırlıyor musun? sorusuna Alparslan Arslan Başörtülü biri, ana okuluna başörtülü giremedi diye zannediyorum. diye karşılık verdi. Alparslan Arslanın bu sözleri üzerine üye hakim Sedat Sami Haşıoğlu, | | Samanyolu Haber Son Dakika 20.10.2009 | | | HakimileArslanarasındailginçdiyalogHakim ile Arslan arasında ilginç diyalog |
|
| Tuğba Özay: rsquo;Şarkıcılık karizma meselesi rsquo; | Gazete Şok | 24.08.2009 02:32 |  | | |
| Türk Bahçeli'yi öyle bir övdü ki... | Samanyolu Haber | 15.08.2009 13:00 |  | | Hükümetin Kürt açılımı sürecinde, önemli muhatap kabul ettiği DTPnin Genel Başkanı Ahmet Türk, AKŞAMa ilginç değerlendirmelerde bulundu. MHP lideri Devlet Bahçeliye övgüler yağdıran DTPli Türk, Keşke yan yana gelip, tartışabilsek. Sayın Bahçeli ile farklı düşünebiliriz ama bir vicdani sorumlulukla, insani sorumlulukla sorunlara yaklaşmasını bekliyorum diye konuştu.
AKŞAM Ankara Temsilcisi Utku Çakırözer ile Parlamento muhabiri Dilek Gedikin TBMMdeki makam odasında sorularını yanıtlayan DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, başka Genel Başkan Yardımcısı Emine Ayna olmak üzere bazı parti sözcülerinin yaptığı sert açıklamalarla ilgili de üslup uyarısında bulundu. Türkün açıklamaları şöyle:
HASSAS SÜRECİN BİLİNCİNDEYİZ
Hassas bir süreç. Hassas sürecin bilincindeyiz. Ben dahil, arkadaşlarım dahil, toplumda acıların bitmesini isteyen herkes hassasiyet göstermelidir. Bir demokratik insani duruş ortaya koymamız lazım. Bu meseleler, basit meseleler değil. Gerçekten çağdaş demokratik değerleri esas alırsak sorunun çözümü zor değil. Bütün kışkırtıcı, sürecin önünü kesmeye yönelik anlayışlara rağmen toplum çok fazla etkilenmiyor. Toplumda beklentiler büyük. Toplumdan da ciddi destek var. Egeden, Orta Anadoludan tutun, Marmaraya kadar birçok dernek, işadamı, vatandaş bu sürecin uzlaşı ve diyalog sürecine evrilmesi konusunda düşüncelerini ortayı koyuyor.
BAŞBAKAN, BAYKAL VE BAHÇELİ İLE GÖRÜŞMELİ
Başbakan bugün icranın başıdır. Elbette İçişleri Bakanı, bu işin mutfağındadır. Ama diğer siyasi partilerin liderlerinin muhatabı Sayın Başbakan olmalıdır. Meseleyi iç siyaset malzemesi kullanma isteklerine rağmen Başbakanın bu liderlerle gidip görüşmesi, ziyaret etmesi bence toplumdaki gerginliğini önünü keser. Karşı çıksalar da gidip konuşmayı doğru buluyorum. Doğru bildiğimiz şeyleri inatla, kararlılıkla sürdürmeliyiz. Zaman zaman tıkanıklıklar olabilir ama her şeyi, bu acıları dindirmeyi unutmadan sürdürmeliyiz. Dünyanın her tarafında böyle çözülmüş.
BAHÇELİYE SICAK MESAJ
Biz medeni insanlarız. Türkiyenin geleceği ile doğru kararları verme konusunda sorumluyuz. Bunları yaparken çok farklı düşünebiliriz, çok sivri bir şekilde birbirimizi eleştirebiliriz. Düşüncelerimizden rahatsız olabiliriz ama ben medeni ilişkilerimizin, diyaloğun birlikte sorunun çözümüne katkı sunabilecek bir rol de oynayabileceğimize inanıyorum. Farklı düşünceler de demokrasinin gereğidir. Gerçekten bir diyalog olabilse, birbirimize derdimizi anlatabilsek, bu konuda birbirimizin düşüncesini alabilsek. Çok yararlı olur.
MHP KONGRESİNDEN ÖNCE GÖRÜŞMEK ZOR
Bir görüşmenin alt yapısını, mutfağını hazırlamadan bir girişim olması, böyle bir görüşmenin gerçekleşmemesi toplumda umutsuzluğa, bir kırgınlığa yol açabilir; bunu çok iyi hesaplamak lazım. Biz bunu bir iç siyasi malzeme olarak kullanmak istemiyoruz. Gideriz, reddediliriz, olmaz. Bu çalışmalara bir katkı sunmaz. Bunu iç siyaset malzemesi olarak kullanmak isteseydim, gider, CHPnin, MHPnin kapısına dayanırdım. Ama bu doğru değil. Bu görüşmek istemediğimiz anlamına da gelmez ama bunun alt yapısını, mutfağını iyi hazırlamak lazım. MHP Kongresinden önce böyle bir buluşmanın gerçekleşeceğini düşünmüyoruz. Onlar açısından sıkıntılı olur.
BAHÇELİ ASLINDA BÜYÜK ŞANS
Ben Bahçelinin gerçekten temkinli ve gerçekten bu partiyi bile sokaktan çeken, sağduyuya davet eden bir insan olduğunu biliyorum. Farklı düşünebiliriz, bir vicdani sorumlulukla, insani sorumlulukla sorunlara yaklaşmasını bekliyorum. Bahçeli gibi duyarlı, ölçen, tartan bir insanın olumlu adımlar atması toplumun, ülkenin yararına. Eğer böyle duyarlı bir adım atarsa biz gider kendisini tebrik ederiz. Bu konuları basın üzerinden tartışmaktan çok farklı da olsa, yan yana gelip tartışmanın yararlı olduğuna inanıyorum. Bahçeli tartarak adım atan birisi. Böyle birisini şans olarak görmek gerekir.
ŞAHİN DTPLİLERİN SERT ÇIKIŞLARI
Herkes sürecin hassasiyeti konusunda temkinli davranıyor. Bazı arkadaşlarımız zaman zaman sürecin amacını aşan açıklamalar yapabiliyor. Ben kendi arkadaşlarıma da çağrı yapıyorum. Bunları bir art niyetin ifadesi olarak görmemek lazım. Bazen toplum içinde konuşurken bazı kelimeleri kontrol etmek zor olabiliyor. Ama inanın ki bir bütün olarak, bir parti, bu uzun yıllardır acı duyduğumuz bir sürecin demokratik bir sürece evrilmesi için çaba gösteriyoruz. Tabii ki hassas ve serinkanlı olmak lazım. Bunu bütün Türkiyeden, kendi partimden, arkadaşlarımdan da istiyorum. Hassas bir süreç. Olabildiğince yapıcı, pozitif bir rol oynamamız gerekir. Her kelimemizin toplumda tartışıldığını, değerlendirildiğini görmemiz gerekiyor. Ona göre üslubumuza dikkat etmemiz gerekir. Bunu sadece kendi partim için söylemiyorum. Bütün Türkiye için söylüyorum.
ÖCALANIN YOL HARİTASI
Umut ediyorum ki barışçıl bir sürecin gelişmesine katkı sunacak bir yol haritası olur. Birileri önemsemeyebilir ama toplum, PKK, Öcalanın söylediklerini önemsiyor. Bu süreçte etkili, ilgili olan biridir. Bu dönemde, | | Samanyolu Haber Son Dakika 15.08.2009 | | | TürkBahçeliyiöylebirövdükiTürk Bahçeliyi öyle bir övdü ki |
|
| 'Çocuk isteseydim
çoktan yapardım' | Haber Türk | 11.08.2009 09:54 |  | | |
| 12:00 Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt’ün eşi Ferda Paksüt’ün dinlemeye takılan ilginç diyaloğu: "Kapatma davası sürecinde o kadar çok teklif aldık ki, isteseydim bugün Türkiye’nin sayılı zenginlerinden olurdum” | Net Gazete | 28.04.2009 12:34 |  | | |
| 12:00 Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt’ün eşi Ferda Paksüt’ün dinlemeye takılan ilginç diyaloğu, "Kapatma davası sürecinde o kadar çok teklif aldık ki; isteseydim bugün Türkiye’nin sayılı zenginlerinden olurdum” | Net Gazete | 28.04.2009 12:06 |  | | |
| 12:20 Hristofyas: Talat'ın Ban'la görüşmesini önleyemem | Net Gazete | 02.04.2009 22:51 |  | | |
| Ban Ki-mun-Talat görüşmesine Rum tepkisi | Haber7 | 02.04.2009 11:25 |  | | |
| "Karargah Evleri" Savcısı konuştu! | Hür Haber | 13.03.2009 07:41 |  | |
| Karargah Evleri Savcısı konuştu! |
|
 |
|
Malvarlığı tartışma konusu edilen Karargah Evleri Savcısı Kanun dışı hiçbir şey yapmadım. Veremeyeceğim hiçbir hesap yok. Sahip olduklarımı gizlemek isteseydim mal beyanına yazar mıydım?
|
|
| | Hür Haber Son Dakika 13.03.2009 | | | KarargahEvleriSavcısıkonuştuKarargah Evleri Savcısı konuştu |
|
| "Karargah Evleri" Savcısı konuştu! | Haber7 | 13.03.2009 07:06 |  | | |
| Hülya Avşar: Benden ancak çakma türbanlı olur | Haber7 | 27.10.2008 16:43 |  | | |
| Cheney: Beni kimse sevmiyor | Hürriyet | 25.03.2008 13:50 |  | | | ABD Başkan Yardımcısı, Türkiyedeki en ilginç cümlesini ise, görüştüğü Türk liderlere değil, kendisiyle birlikte seyahat eden Amerikalı bir gazeteciye söyledi.
Dünyada en sevilmeyen liderler arasında adı en ön sıralarda anılan, hatta hakkında ABDyi Başkan Bush değil, bizzat kendisinin yönettiği yolunda espriler yapılan Cheney, Ankarada kendisine bu söylentileri soran ... muhabirine verdiği yanıtla, sevilmediğini farkında olduğunu şu yanıtla gösterdi: Eğer sevilmek isteseydim, politikacı değil TV muhabiri olurdum... | | Hürriyet Ana Sayfa 25.03.2008 | | | CheneyBenikimsesevmiyorCheney Beni kimse sevmiyor |
|
|
| |