Habergec.Com Aranan Kelimeler:iki kültür merkezi daha Değerlendirme: 10 / 10 384380
habergec.com
23.04.2014 Çarşamba
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler
Gazeteler
İnternet Siteleri
Televizyonlar
Radyolar
Diğer

:: Gruplar
 

iki kültür merkezi daha

Kızıl Ordu Korosu’ndan kolbastı şovu
Zaman
22.04.2014
02:37
Rusya’da kutlanan kültür yılı etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen ge-ce, Türk ve Rusları bir araya getirdi. Geceye torunuyla gelen Yelena Mihaylovna, gecedeki dostluk atmosferini beğendiğini söyledi.Moskova’da faaliyet gösteren Türk-Rus Kültür Merkezi, Rusya’da kutlanan kültür yılı etkinlikleri çerçevesinde muhteşem bir gece düzenledi. Gecede sahne alan Aleksandrov adlı Kızıl Ordu Korosu’nun çocuk dans grubu; zeybek, halay ve kolbastı dansları ile seyircileri coşturdu. Başkent Moskova’nın Lomonosov Üniversitesi gösteri salonundaki etkinliğe; Kızıl Ordu Korosu, Moskova Kültür Devlet Üniversitesi, Moskova Sivil Toplum Örgütleri Evi ve Klüçevski Merkez Kütüphanesi destek verdi. “İstanbul Grubu” adlı Türk sanat musikisi topluluğu etkileyici performansıyla Türk vatandaşların memleket hasretini gidermeye çalıştı. Gecede en çok alkış alan gösteri ise Türkiye’de düğün merasimi konu edinen tiyatro oyunuydu. Etkinliğin sonunda Türk düğün geleneğine göre kına gecesi anlatıldı ve misafirlere kırmızı torbalarda çerez hediye edildi.Gecenin organizatörü Türk-Rus Kültür Merkezi Genel Müdür Yardımcısı Cüneyt Güçtekin, “Rusya’da 2014 kültür yılı ilan edildi. Biz de bir kültür kuruluşu olarak bu önemli gündeme projelerimizle katkıda bulunmak istedik. Bu yüzden ‘Rus Türk Kültür Gecesi’ni düzenledik. Amacımız Türk vatandaşlarımızı ve Rus dostlarımızı bir araya getirmek. Her iki ülkenin kültüründen kesitler sergilemek, birbirimizi daha iyi tanıma amaçlı bir geceydi.” dedi. Torunuyla etkinliğe katılan Yelena Mihaylovna, gecedeki dostluk atmosferini beğendiğini söyleyerek, “Bir kurumun bir başka kültürü anlatmaya çalışması, beni çok sevindirdi. Bu tür etkinlikler toplumları daha da yakınlaştırıyor.” ifadelerini kullandı.
Zaman
Ana Sayfa
22.04.2014
KızılOrduKorosu’ndankolbastışovuKızıl Ordu Korosu’ndan kolbastı şovu
Yusuf Keleş - Gayrimenkulü olanlar vergi sürprizlerine hazır olsun
Zaman
22.04.2014
02:09
Ülkemizde gayrimenkulün en sağlam yatırım aracı olduğuna sanırım kimsenin itirazı olmaz.Biraz iddialı olabilir ama gayrimenkule yatırımın aynı zamanda en iyi yatırım olduğu da kabul görür. Özellikle sürekli gelişen şehirlerde gayrimenkullerin rant kazandığını, kısa sürede büyük prim yaptığını görüyoruz. Böylesine kazanç sağlayan bir unsurun devlet ve maliye tarafından gözden kaçırılması düşünülemezdi. Nitekim gayrimenkuller üzerinden alınan vergilere baktığımızda çeşitliliğin çok fazla olduğunu görüyoruz. Alım-satım arasındaki farktan kaynaklanan Gelir Vergisi, Katma Değer Vergisi, Veraset ve İntikal Vergisi, devir esnasında ödenen harçlar, sürekli olarak ödenen Emlak Vergisi gibi birçok malî yükü bulunan gayrimenkullerin vergisel boyutu da çok karışık. Özellikle yeni büyükşehir olan illerde Emlak Vergisi’nin matrahı ve oranının katlanması mal sahiplerini mağdur edecek gibi görünüyor.Komisyon kararlarına itiraz hakkı varBilindiği gibi bina, arsa ve arazilerin Emlak Vergisi’ne esas alınan vergi değeri dört yılda bir, ilgili belediyeler tarafından yeniden hesaplanıyor. Diğer yıllarda ise vergi değeri, bir önceki yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı kadar artırılıyor. Buna mukabil yeni emlak değerleri komisyonlar tarafından belirleniyor. Tespit yapılacak gayrimenkulün cinsine ve bulunduğu yere göre değişiklik gösteren komisyonlara vali, defterdar, belediye başkanı, tapu sicil müdürü veya vekilleri, belediyeden yetkili bir memur, ticaret odası, ziraat odası ve esnaf odalarından ilgili kişiler katılıyor. Belediyeler en önemli gelir kaynağı olan emlak vergilerini daha fazla toplamak için kimi zaman eski değerlerde çok yüksek artışlara gidiyor. İller arasında dengesizlikler görülebildiği gibi, aynı ilde il merkezi ile ilçelerin birim değerleri arasında bile uçurum olabiliyor. Diğer yandan aynı ilçede hatta aynı sokakta bulunan gayrimenkullerin değerinin bile aynı kabul edilmesi adil değil. İşlek bir caddeye açılan sokak başındaki ev ile sokağın sonundaki ev aynı oranda prim yapmaz. Aynı binada bulunan evler bile bodrum kat ile teras kat olmaları halinde metrekare değerlerinin farklı belirlenmesi gerekir. Daha önce komisyonlar tarafından belirlenen vergi değerlerine gerçek kişilerin itiraz etme hakkı bulunmuyordu. Anayasa Mahkemesi’nin bu hükmü iptal etmesi ile artık gayrimenkul sahiplerinin doğrudan kendilerinin komisyonlar tarafından belirlenen değere itiraz etmelerinin yolu açılmış oldu. Emlak Vergisi, komisyonlar tarafından belirlenen bu vergi değerleri üzerinden oranlar uygulanarak hesaplanıyor. Emlak Vergisi oranı, gayrimenkulün; konut, konut dışı bina (büro, dükkân mağaza vb.), arsa ve arazi olma durumuna, büyükşehir belediye sınırları içinde bulunup bulunmadığına göre değişiyor. Mesela konut için uygulanan oran binde 1, işyerlerinde binde 2 ve arsalarda da binde 3’tür. Bu oranlar büyükşehirlerde iki kat olarak uygulanıyor. Vergi değerinin yüksek belirlenmesi sadece Emlak Vergisi’ni fazla ödemeye sebep olmuyor. Çünkü gayrimenkullerle ilgili alınan vergilerin neredeyse tamamı bahsettiğim vergi değerine atıf yapıyor. Mesela Emlak Vergisi ödeme aşamasında hesaplanan Kültür ve Tabiat Varlıklarının Korunmasına Katkı Payı da Emlak Vergisi değeri üzerinden hesaplanıyor. Ayrıca asgari kira gelirinin uygulanacağı durumlarda da beyan edilmesi gereken vergi, bu değer üzerinden hesaplanacak. Ölüm veya bedelsiz intikallerde ödenecek Veraset ve İntikal Vergisi, alım satımlarda hem alıcı hem de satıcı tarafından ödenecek tapu harcının hesaplanmasında da asgari limit, komisyonlar tarafından belirlenen vergi değeri olacaktır.Konutların satışında KDVBilindiği gibi geçen sene Bakanlar Kurulu kararı ile konut teslimlerinde uygulanacak KDV oranlarında değişiklik yapıldı. Bu kararla belirlenen yeni KDV oranları listelerinde net alanı 150 metrekareye kadar konutlardan; büyükşehirlerde lüks veya birinci sınıf inşaat olarak yapılan yapı ruhsatının alındığı tarihte üzerine yapıldığı arsanın metrekare vergi değeri; 500 TL ile 999 TL arasında olan konutların tesliminde yüzde 8, 1.000 TL ve üzerinde olan konutların tesliminde yüzde 18 oranında KDV hesaplanacak. Ruhsatın sonradan revize edilip inşaat kalitesinin yükseltilmesi halinde de aynı şekilde yüzde 18 KDV uygulanacak. Bu yıl komisyonlar tarafından belirlenen vergi değerlerinde görülen afaki artış arsa metrekare fiyatlarının da ciddi manada yükselmesine sebep oldu. Bu durumda büyükşehirlerde özellikle İstanbul, Ankara gibi şehirlerde yüzde 18’in altında KDV ile satılan konut bulmak oldukça zor olacak gibi görünüyor. Öte yandan 150 metrekareden büyük konutlar ile büyüklüğü ne olursa olsun işyerlerinin satışında yüzde 18 oranında KDV uygulanması gerektiğini hatırlatayım.Emekli, ev hanımı, işsiz ve engelliler Emlak Vergisi ödemeyebilirGeliri sadece kanunla kurula
Zaman
En Çok Okunan
22.04.2014
YusufKeleş-GayrimenkulüolanlarvergisürprizlerinehazırolsunYusuf Keleş - Gayrimenkulü olanlar vergi sürprizlerine hazır olsun
Yusuf Keleş - Gayrimenkulü olanlar vergi sürprizlerine hazır olsun
Zaman
22.04.2014
02:09
Ülkemizde gayrimenkulün en sağlam yatırım aracı olduğuna sanırım kimsenin itirazı olmaz.Biraz iddialı olabilir ama gayrimenkule yatırımın aynı zamanda en iyi yatırım olduğu da kabul görür. Özellikle sürekli gelişen şehirlerde gayrimenkullerin rant kazandığını, kısa sürede büyük prim yaptığını görüyoruz. Böylesine kazanç sağlayan bir unsurun devlet ve maliye tarafından gözden kaçırılması düşünülemezdi. Nitekim gayrimenkuller üzerinden alınan vergilere baktığımızda çeşitliliğin çok fazla olduğunu görüyoruz. Alım-satım arasındaki farktan kaynaklanan Gelir Vergisi, Katma Değer Vergisi, Veraset ve İntikal Vergisi, devir esnasında ödenen harçlar, sürekli olarak ödenen Emlak Vergisi gibi birçok malî yükü bulunan gayrimenkullerin vergisel boyutu da çok karışık. Özellikle yeni büyükşehir olan illerde Emlak Vergisi’nin matrahı ve oranının katlanması mal sahiplerini mağdur edecek gibi görünüyor.Komisyon kararlarına itiraz hakkı varBilindiği gibi bina, arsa ve arazilerin Emlak Vergisi’ne esas alınan vergi değeri dört yılda bir, ilgili belediyeler tarafından yeniden hesaplanıyor. Diğer yıllarda ise vergi değeri, bir önceki yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı kadar artırılıyor. Buna mukabil yeni emlak değerleri komisyonlar tarafından belirleniyor. Tespit yapılacak gayrimenkulün cinsine ve bulunduğu yere göre değişiklik gösteren komisyonlara vali, defterdar, belediye başkanı, tapu sicil müdürü veya vekilleri, belediyeden yetkili bir memur, ticaret odası, ziraat odası ve esnaf odalarından ilgili kişiler katılıyor. Belediyeler en önemli gelir kaynağı olan emlak vergilerini daha fazla toplamak için kimi zaman eski değerlerde çok yüksek artışlara gidiyor. İller arasında dengesizlikler görülebildiği gibi, aynı ilde il merkezi ile ilçelerin birim değerleri arasında bile uçurum olabiliyor. Diğer yandan aynı ilçede hatta aynı sokakta bulunan gayrimenkullerin değerinin bile aynı kabul edilmesi adil değil. İşlek bir caddeye açılan sokak başındaki ev ile sokağın sonundaki ev aynı oranda prim yapmaz. Aynı binada bulunan evler bile bodrum kat ile teras kat olmaları halinde metrekare değerlerinin farklı belirlenmesi gerekir. Daha önce komisyonlar tarafından belirlenen vergi değerlerine gerçek kişilerin itiraz etme hakkı bulunmuyordu. Anayasa Mahkemesi’nin bu hükmü iptal etmesi ile artık gayrimenkul sahiplerinin doğrudan kendilerinin komisyonlar tarafından belirlenen değere itiraz etmelerinin yolu açılmış oldu. Emlak Vergisi, komisyonlar tarafından belirlenen bu vergi değerleri üzerinden oranlar uygulanarak hesaplanıyor. Emlak Vergisi oranı, gayrimenkulün; konut, konut dışı bina (büro, dükkân mağaza vb.), arsa ve arazi olma durumuna, büyükşehir belediye sınırları içinde bulunup bulunmadığına göre değişiyor. Mesela konut için uygulanan oran binde 1, işyerlerinde binde 2 ve arsalarda da binde 3’tür. Bu oranlar büyükşehirlerde iki kat olarak uygulanıyor. Vergi değerinin yüksek belirlenmesi sadece Emlak Vergisi’ni fazla ödemeye sebep olmuyor. Çünkü gayrimenkullerle ilgili alınan vergilerin neredeyse tamamı bahsettiğim vergi değerine atıf yapıyor. Mesela Emlak Vergisi ödeme aşamasında hesaplanan Kültür ve Tabiat Varlıklarının Korunmasına Katkı Payı da Emlak Vergisi değeri üzerinden hesaplanıyor. Ayrıca asgari kira gelirinin uygulanacağı durumlarda da beyan edilmesi gereken vergi, bu değer üzerinden hesaplanacak. Ölüm veya bedelsiz intikallerde ödenecek Veraset ve İntikal Vergisi, alım satımlarda hem alıcı hem de satıcı tarafından ödenecek tapu harcının hesaplanmasında da asgari limit, komisyonlar tarafından belirlenen vergi değeri olacaktır.Konutların satışında KDVBilindiği gibi geçen sene Bakanlar Kurulu kararı ile konut teslimlerinde uygulanacak KDV oranlarında değişiklik yapıldı. Bu kararla belirlenen yeni KDV oranları listelerinde net alanı 150 metrekareye kadar konutlardan; büyükşehirlerde lüks veya birinci sınıf inşaat olarak yapılan yapı ruhsatının alındığı tarihte üzerine yapıldığı arsanın metrekare vergi değeri; 500 TL ile 999 TL arasında olan konutların tesliminde yüzde 8, 1.000 TL ve üzerinde olan konutların tesliminde yüzde 18 oranında KDV hesaplanacak. Ruhsatın sonradan revize edilip inşaat kalitesinin yükseltilmesi halinde de aynı şekilde yüzde 18 KDV uygulanacak. Bu yıl komisyonlar tarafından belirlenen vergi değerlerinde görülen afaki artış arsa metrekare fiyatlarının da ciddi manada yükselmesine sebep oldu. Bu durumda büyükşehirlerde özellikle İstanbul, Ankara gibi şehirlerde yüzde 18’in altında KDV ile satılan konut bulmak oldukça zor olacak gibi görünüyor. Öte yandan 150 metrekareden büyük konutlar ile büyüklüğü ne olursa olsun işyerlerinin satışında yüzde 18 oranında KDV uygulanması gerektiğini hatırlatayım.Emekli, ev hanımı, işsiz ve engelliler Emlak Vergisi ödemeyebilirGeliri sadece kanunla kurula
Zaman
Köşe Yazıları
22.04.2014
YusufKeleş-GayrimenkulüolanlarvergisürprizlerinehazırolsunYusuf Keleş - Gayrimenkulü olanlar vergi sürprizlerine hazır olsun
Kızıl Ordu Korosu'dan kolbastı şovu
Zaman
21.04.2014
15:51
Moskovada faaliyet gösteren Türk-Rus Kültür Merkezi, Rusyada kutlanan kültür yılı etkinlikleri çerçevesinde muhteşem bir gece düzenledi. Gecede sahne alan Aleksandrov adlı Kızıl Ordu Korosunun çocuk dans grubu; zeybek, halay ve özellikle kolbastı dansları ile seyircileri coşturdu.Başkent Moskovanın Lomonosov Üniversitesi gösteri salonunda düzenlenen etkinliğe; Kızıl Ordu Korosu, Moskova Kültür Devlet Üniversitesi, Moskova Sivil Toplum Örgütleri Evi ve Klüçevski Merkez Kütüphanesi destek verdi.İstanbul Grubu adlı Türk sanat musikisi topluluğu etkileyici performansıyla Türk vatandaşların memleket hasretini gidermeye çalışırken, Rusyanın geleneksel dans gösterileri sergileyen folklor grubu da hem Rus hem Türk vatandaşlarını coşturdu.Gecede ayrıca seyirciler tarafından çok alkış alan Türkiyede düğün merasiminin nasıl yapıldığı, kına gecesinin nasıl düzenlendiği, kızın nasıl istendiği gibin konuların işlendiği tiyatro oyunu sahnelendi. Etkinliğin sonunda Türk düğün geleneğine göre Kına gecesinde çerezin dağıtıldığı anlatılarak tüm misafirlere geceyi hatırlatacak kırmızı hediyelik torbalarda çerez hediye edildi.Gecenin organizatörü Türk-Rus Kültür Merkezi Genel Müdür Yardımcısı Cüneyt Güçtekin, Rusyada 2014 kültür yılı ilan edildi. Biz de bir kültür kuruluşu olarak bu önemli gündeme projelerimizle katkıda bulunmak istedik. Bu yüzden Rus Türk Kültür Gecesini düzenledik. Amacımız Türk vatandaşlarımızı ve Rus dostlarımızı bir araya getirmek. Her iki ülkenin kültüründen kesitler sergilemek, birbirimizi daha iyi tanıma ve anlama amaçlı bir geceydi. dedi.Torunuyla etkinliğe katılan Yelena Mihaylovna isimli emekli kadın gecede hissedilen dostluk atmosferini çok beğendiğini kaydetti. Mihaylovna, Bir kurumun bir başka kültürü biz Ruslara anlatmaya çalışması, açıkçası beni çok sevindirdi. Bu tür etkinlikler toplumları daha da yakınlaştırıyor. Güzel gösteriler ve oyunlar sahnelendi. Dostane bir atmosfer vardı. diye konuştu.Kızı ve eşi ile birlikte geceye katılan Sergey Proşin ilk defa Türk kültürü ile tanıştığını belirtti. Sahnelenen etkinlikleri çok beğendiğini ifade eden Proşin şöyle devam etti: Gösteriler bana çok ilginç geldi. Özellikle Türkiye kültürünü anlatan kısımlar çok hoşuma gitti. Çünkü, ilk defa karşılaşıyorum. Kolbastı dansı vardı çok ilginçti. Türkiyeye hiç gitmedim. Açıkçası bu gösterinin ardından ailecek gitmemiz gerektiğini düşünüyorum.Etkinlik kapsamında Ebru sanatının yapılışı sergilendi. Ayrıca söz konusu kültür merkezinde ebru sanatı derslerine katılan öğrencilerin de çalışmaları izleyicilerin beğenisine sunuldu.(CİHAN)
Zaman
Ana Sayfa
21.04.2014
KızılOrduKorosudankolbastışovuKızıl Ordu Korosudan kolbastı şovu
Terör örgütü yandaşları öğrenci yurduna saldırdı
Zaman
09.04.2014
18:40
Şırnakın Cizre ilçesinde bir grup PKK terör örgütü yandaşları, çoğunluğunun İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin kaldığı özel bir yurda el yapımı patlayıcı ve molotof bombalarıyla saldırdı. Saldırı sonucu yurdun arka kısmındaki camlar kırıldı ve maddi hasar meydana geldi.Şırnakta son zamanlarda sokak olayları artmaya başladı. Son bir ay içerisinde Şırnakın Silopi ilçesinde ücretsiz olarak öğrencilere YGS ve LYS kursları veren ve SODES kapsamında eğitim veren Gençlik Merkezi iki kez benzin dökülerek yakılmak istendi. Yapılan saldırı sonucu Gençlik Merkezi kullanılamaz hale geldi. Yine Silopide iki hafta önce yola çıkan örgüt yandaşları yoldan geçen araçları durdurmak istedi. Yoldan geçen bir polis aracına atılan molotof bombası sonucu bayan polis memuru Z.Ç. (33) yanma sonucu ağır yaralandı. Ç., hava ambulansı ile sevk edildiği Ankara GATA hastanesinde tedavi altına alındı. Geçen hafta ise Şırnak il merkezinde Kültür Merkezi çevresinde yoldan geçen sivil bir askeri araca atılan molotof bombası sonucu bir astsubay ve 2 sivil memur hafif yaralanmıştı.Silopide yapılan saldırının benzeri dün akşam Şırnakın Cizre ilçesinde yaşandı. Yafes Mahallesinde bulunan ve çoğunluğu İmam Hatip öğrencilerinin kaldığı özel bir yurda saldırı düzenleyen PKK terör örgütü yandaşları, yurda el yapımı patlayıcı ve molotof bombalarıyla saldırdı. Saldırı sonucu yurtta maddi hasar meydana geldi. Saldırganlara anında müdahale eden güvenlik güçleri eylemcileri dağıttı.Saldırıya uğrayan yurdun yıllardır bölge çocuklarının eğitimlerine yardımcı olduğu, yurtta kalan öğrencilerin ise çoğunluğunun İmam Hatip öğrencisi olduğu öğrenildi.Saldırı güvenlik kameralarına yansıdıŞırnakın Cizre ilçesinde, bir grup terör örgütü yandaşının özel öğrenci yurduna yaptığı saldırılar güvenlik kamerası tarafından görüntülendi.Görüntülerde yurda iki taraftan eş zamanlı saldırı yapıldığı, yüzleri maskeli saldırganların en az 12 kişi olduğu, yurda saldırmaya gelenlerin ara sokaklardan çıktığı, ellerindeki molotof bombalarıyla saldırdıkları görülüyor. Yurda el yapımı patlayıcı ve molotof bombaları atan saldırganlar, daha sonra hızlıca ara sokaklara kaçıyor. Saldırı sonucu yurdun arka kısmındaki camlar kırıldı ve maddi hasar meydana geldi.
Zaman
En Çok Okunan
09.04.2014
TerörörgütüyandaşlarıöğrenciyurdunasaldırdıTerör örgütü yandaşları öğrenci yurduna saldırdı
Terör örgütü yandaşları öğrenci yurduna saldırdı
Zaman
09.04.2014
15:28
Şırnakın Cizre ilçesinde bir grup PKK terör örgütü yandaşları, çoğunluğunun İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin kaldığı özel bir yurda el yapımı patlayıcı ve molotof bombalarıyla saldırdı. Saldırı sonucu yurdun arka kısmındaki camlar kırıldı ve maddi hasar meydana geldi.Şırnakta son zamanlarda sokak olayları artmaya başladı. Son bir ay içerisinde Şırnakın Silopi ilçesinde ücretsiz olarak öğrencilere YGS ve LYS kursları veren ve SODES kapsamında eğitim veren Gençlik Merkezi iki kez benzin dökülerek yakılmak istendi. Yapılan saldırı sonucu Gençlik Merkezi kullanılamaz hale geldi. Yine Silopide iki hafta önce yola çıkan örgüt yandaşları yoldan geçen araçları durdurmak istedi. Yoldan geçen bir polis aracına atılan molotof bombası sonucu bayan polis memuru Z.Ç. (33) yanma sonucu ağır yaralandı. Ç., hava ambulansı ile sevk edildiği Ankara GATA hastanesinde tedavi altına alındı. Geçen hafta ise Şırnak il merkezinde Kültür Merkezi çevresinde yoldan geçen sivil bir askeri araca atılan molotof bombası sonucu bir astsubay ve 2 sivil memur hafif yaralanmıştı.Silopide yapılan saldırının benzeri dün akşam Şırnakın Cizre ilçesinde yaşandı. Yafes Mahallesinde bulunan ve çoğunluğu İmam Hatip öğrencilerinin kaldığı özel bir yurda saldırı düzenleyen PKK terör örgütü yandaşları, yurda el yapımı patlayıcı ve molotof bombalarıyla saldırdı. Saldırı sonucu yurtta maddi hasar meydana geldi. Saldırganlara anında müdahale eden güvenlik güçleri eylemcileri dağıttı.Saldırıya uğrayan yurdun yıllardır bölge çocuklarının eğitimlerine yardımcı olduğu, yurtta kalan öğrencilerin ise çoğunluğunun İmam Hatip öğrencisi olduğu öğrenildi.Saldırı güvenlik kameralarına yansıdıŞırnakın Cizre ilçesinde, bir grup terör örgütü yandaşının özel öğrenci yurduna yaptığı saldırılar güvenlik kamerası tarafından görüntülendi.Görüntülerde yurda iki taraftan eş zamanlı saldırı yapıldığı, yüzleri maskeli saldırganların en az 12 kişi olduğu, yurda saldırmaya gelenlerin ara sokaklardan çıktığı, ellerindeki molotof bombalarıyla saldırdıkları görülüyor. Yurda el yapımı patlayıcı ve molotof bombaları atan saldırganlar, daha sonra hızlıca ara sokaklara kaçıyor. Saldırı sonucu yurdun arka kısmındaki camlar kırıldı ve maddi hasar meydana geldi.
Zaman
Son Dakika
09.04.2014
TerörörgütüyandaşlarıöğrenciyurdunasaldırdıTerör örgütü yandaşları öğrenci yurduna saldırdı
Bakır nefesten ücretsiz konser
Zaman
01.04.2014
02:20
Klasik, jazz, pop ve Anadolu ezgilerini kendi üslubu ile birleştirip sentezleyerek geniş bir repertuvar sunan “Golden Horn Brass”, yarın akşam Koç Üniversitesi Sevgi Gönül Kültür Merkezi SGKM’de sahne alacak.Saat 20.00’de başlayacak konseri sanatseverler ücretsiz takip edebilecek. Türkiye’nin ilk bakır nefesli beşlisi olan “Golden Horn Brass”; ‘bakır nefesli enstrümanları’ konserler aracılığıyla daha popüler hale getirmek amacıyla kurulmuş ve çalışmalarına 2004 Temmuz ayından bu yana devam ediyor. Klasik Batı müziği eğitimi alan grup üyeleri, halen Bilkent Senfoni Orkestrası, İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası, Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’ndaki görevlerinin yanı sıra Golden Horn Brass grubuyla da çalışmalarını sürdürüyor. Daha geniş kitlelerin bakır nefesli enstrümanlarla tanışmasını hedefleyen “Golden Horn Brass” grubu; iki trompet, korno, trombon ve tubadan oluşuyor. (www.ku.edu.tr)
Zaman
Kültür
01.04.2014
BakırnefestenücretsizkonserBakır nefesten ücretsiz konser
Suriye ile savaş ucu belirsiz bir macera olur
Zaman
27.03.2014
02:20
Seçim öncesi Suriye sınırında yükselen tansiyonu değerlendiren uzmanlar, Türkiye’nin provokasyon neticesinde sonu belirsiz bir savaşın içine çekilebileceği uyarısı yapıyor. Ankara, Suriye’deki Türk toprağı Süleyman Şah Türbesi’ne yönelik saldırıya karşılık verileceğini açıklarken, uzmanlar, “Ordu kesinlikle karadan Suriye’ye sokulmamalı. Savaş, Türkiye’nin en son seçeneği olmalı.” diyor.Türkiye’nin pazar günü sınır ihlali yapan bir Suriye uçağını düşürmesinin ardından sınırda gerginlik artarken, seçimlerin hemen öncesinde iki ülke arasında savaş çıkabileceğine dair endişeler var. Suriye’nin sınır hattında devriye gezen Türk savaş uçaklarına karşı füzelerini kilitleyerek tacizde bulunması, El Kaide bağlantılı Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütünün Türk askerinin koruduğu Süleyman Şah Türbesi’ni tehdit etmesi, çatışma ihtimalini güçlendiriyor. Muhalefet partileri, sınırdaki gerilimi seçimle irtibatlandırarak AK Parti’yi gündemi değiştirmek için ülkeyi tehlikeli bir maceraya sürüklemekle suçluyor. Uzmanlar da Türkiye’nin provokasyon neticesinde sonu belirsiz bir savaşın içine çekilebileceği uyarısında bulunuyor. IŞİD’e karşı düzenlenmesi muhtemel operasyonun tüm boyutlarıyla ele alınması gerektiğini kaydeden Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Akif Okur, “Türbeyi korumanın ötesinde bir çatışmanın içinde kalabiliriz. IŞİD ile beraber aynı zamanda Suriye ile daha derin bir çatışmanın içine girebiliriz. O yüzden bu mesele ile ilgili toplumsal ve siyasi mutabakat aranması lazım.” diyor. Okur, operasyonun derinleşmesi ve devamında başarısızlığı halinde Türkiye’de PKK’nın 30 Mart sonrası için özerklik taleplerinin güçleneceğini de belirtiyor. Okur, “Suriye’de askeri çatışma ortamına girersek Güneydoğu’daki özerklik talepleri giderek yükselmeye başlar. O zaman Suriye’de PKK unsurları ile de karşı karşıya gelebiliriz. Türkiye’nin en son seçeneği savaş olması lazım. Sınırımızda 50 bin kişilik bir PYD (PKK’nın Suriye kolu) söz konusu. Bir zayıflık görüntüsü vermemek lazım ama bizi Suriye’nin içine sokacak bir savaştan ve çatışmadan da uzak durmak lazım.” değerlendirmesini yapıyor. Türkiye sınırına 25 km mesafedeki Süleyman Şah Türbesi, uluslararası anlaşmalar gereği Türk toprağı sayılıyor ve güvenliğini buradaki Türk askerleri sağlıyor. IŞİD’in türbeye saldırı hazırlığında olduğu yönünde haberler yayınlanırken, Ankara her türlü saldırıya karşılık verileceğini açıklamıştı. 21. yy. Türkiye Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ da IŞİD’in Süleyman Şah Türbesi’ndeki Türk askerlerinin çekilmesi için mühlet vermesini ‘provokasyon’ olarak değerlendiriyor. Özdağ, “Türkiye-Suriye sınırında 100 bin askerimiz mevcut. Ama böyle bir tehdit yok şu anda. IŞİD’in türbedeki askerlerin çekilmesi yönünde süre vermesini provokasyon olduğunu düşünüyorum. IŞİD açısından bunun bir mantığı yok. IŞİD türü örgütler çok rahat sızılan, manipüle edilen, tahrik aracı olarak kullanılan örgütlerdir.” şeklinde konuşuyor.‘SÜLEYMAN ŞAH İÇİN ÖSO DEVREYE GİREBİLİR’Bağdat eski Türk Askeri Temsil Heyeti Başkanı emekli Kurmay Albay İsmail Hakkı Soygeniş ise türbeye yönelik muhtemel bir saldırıda Türk ordusunun nokta operasyon düzenlemesi gerektiğini söylüyor. Albay Soygeniş, “Türkiye savaşa girmeden, Türk Hava Kuvvetleri ve özel kuvvetlerini kullanarak hareket etmeli. Ordu kesinlikle karadan Suriye ile savaşa sokulmamalı… İşin içinden çıkılmaz bir hal alabilir… Zararlı çıkan biz oluruz.” uyarısını yapıyor. Bilge Adamlar Stratejik Araştırmalar Merkezi (BİLGESAM) Başkanı Doç. Dr. Atilla Sandıklı da Türkiye’nin IŞİD’e karşı türbenin etrafını kontrol altına alana kadar harekete geçmemesini eleştirirken bölgede muhalif Özgür Suriye Ordusu unsurlarının kullanabileceği görüşünü dile getiriyor. İstanbul Kültür Üniversitesi öğretim görevlisi Bora Bayraktar ise IŞİD’in Süleyman Şah Türbesi’ne yönelik tehdidinin sembolik olduğunu, bunu ciddiye almadığını söylüyor. Bayraktar, Suriye uçağının düşürülmesini de ‘iç politikaya dönük bir hareket’, ‘Başbakan Tayyip Erdoğan’ın seçim yatırımı’ olarak değerlendiriyor. Fatih Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Öğretim Üyesi Doç. Dr. Savaş Genç de kara harekâtının oldukça riskli olacağını belirtiyor. Türkiye’nin kesinlikle Suriye’ye karşı bir cephe açmaması gerektiğini dile getiren Savaş, aksi takdirde Türkiye’nin Esed’i destekleyen İran ve Rusya’yı da karşısına alacağını ifade ediyor. Savaş, “Biz PKK ile mücadeleden düzenli orduların, paramiliter yapılara karşı uygun enstrümanlar olmadığını biliyoruz. Bu durumda gelişmiş ülkel
Zaman
En Çok Okunan
27.03.2014
SuriyeilesavaşucubelirsizbirmaceraolurSuriye ile savaş ucu belirsiz bir macera olur
Suriye ile savaş ucu belirsiz bir macera olur
Zaman
27.03.2014
02:19
Seçim öncesi Suriye sınırında yükselen tansiyonu değerlendiren uzmanlar, Türkiye’nin provokasyon neticesinde sonu belirsiz bir savaşın içine çekilebileceği uyarısı yapıyor. Ankara, Suriye’deki Türk toprağı Süleyman Şah Türbesi’ne yönelik saldırıya karşılık verileceğini açıklarken, uzmanlar, “Ordu kesinlikle karadan Suriye’ye sokulmamalı. Savaş, Türkiye’nin en son seçeneği olmalı.” diyor.Türkiye’nin pazar günü sınır ihlali yapan bir Suriye uçağını düşürmesinin ardından sınırda gerginlik artarken, seçimlerin hemen öncesinde iki ülke arasında savaş çıkabileceğine dair endişeler var. Suriye’nin sınır hattında devriye gezen Türk savaş uçaklarına karşı füzelerini kilitleyerek tacizde bulunması, El Kaide bağlantılı Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütünün Türk askerinin koruduğu Süleyman Şah Türbesi’ni tehdit etmesi, çatışma ihtimalini güçlendiriyor. Muhalefet partileri, sınırdaki gerilimi seçimle irtibatlandırarak AK Parti’yi gündemi değiştirmek için ülkeyi tehlikeli bir maceraya sürüklemekle suçluyor. Uzmanlar da Türkiye’nin provokasyon neticesinde sonu belirsiz bir savaşın içine çekilebileceği uyarısında bulunuyor. IŞİD’e karşı düzenlenmesi muhtemel operasyonun tüm boyutlarıyla ele alınması gerektiğini kaydeden Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Akif Okur, “Türbeyi korumanın ötesinde bir çatışmanın içinde kalabiliriz. IŞİD ile beraber aynı zamanda Suriye ile daha derin bir çatışmanın içine girebiliriz. O yüzden bu mesele ile ilgili toplumsal ve siyasi mutabakat aranması lazım.” diyor. Okur, operasyonun derinleşmesi ve devamında başarısızlığı halinde Türkiye’de PKK’nın 30 Mart sonrası için özerklik taleplerinin güçleneceğini de belirtiyor. Okur, “Suriye’de askeri çatışma ortamına girersek Güneydoğu’daki özerklik talepleri giderek yükselmeye başlar. O zaman Suriye’de PKK unsurları ile de karşı karşıya gelebiliriz. Türkiye’nin en son seçeneği savaş olması lazım. Sınırımızda 50 bin kişilik bir PYD (PKK’nın Suriye kolu) söz konusu. Bir zayıflık görüntüsü vermemek lazım ama bizi Suriye’nin içine sokacak bir savaştan ve çatışmadan da uzak durmak lazım.” değerlendirmesini yapıyor. Türkiye sınırına 25 km mesafedeki Süleyman Şah Türbesi, uluslararası anlaşmalar gereği Türk toprağı sayılıyor ve güvenliğini buradaki Türk askerleri sağlıyor. IŞİD’in türbeye saldırı hazırlığında olduğu yönünde haberler yayınlanırken, Ankara her türlü saldırıya karşılık verileceğini açıklamıştı. 21. yy. Türkiye Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ da IŞİD’in Süleyman Şah Türbesi’ndeki Türk askerlerinin çekilmesi için mühlet vermesini ‘provokasyon’ olarak değerlendiriyor. Özdağ, “Türkiye-Suriye sınırında 100 bin askerimiz mevcut. Ama böyle bir tehdit yok şu anda. IŞİD’in türbedeki askerlerin çekilmesi yönünde süre vermesini provokasyon olduğunu düşünüyorum. IŞİD açısından bunun bir mantığı yok. IŞİD türü örgütler çok rahat sızılan, manipüle edilen, tahrik aracı olarak kullanılan örgütlerdir.” şeklinde konuşuyor.‘SÜLEYMAN ŞAH İÇİN ÖSO DEVREYE GİREBİLİR’Bağdat eski Türk Askeri Temsil Heyeti Başkanı emekli Kurmay Albay İsmail Hakkı Soygeniş ise türbeye yönelik muhtemel bir saldırıda Türk ordusunun nokta operasyon düzenlemesi gerektiğini söylüyor. Albay Soygeniş, “Türkiye savaşa girmeden, Türk Hava Kuvvetleri ve özel kuvvetlerini kullanarak hareket etmeli. Ordu kesinlikle karadan Suriye ile savaşa sokulmamalı… İşin içinden çıkılmaz bir hal alabilir… Zararlı çıkan biz oluruz.” uyarısını yapıyor. Bilge Adamlar Stratejik Araştırmalar Merkezi (BİLGESAM) Başkanı Doç. Dr. Atilla Sandıklı da Türkiye’nin IŞİD’e karşı türbenin etrafını kontrol altına alana kadar harekete geçmemesini eleştirirken bölgede muhalif Özgür Suriye Ordusu unsurlarının kullanabileceği görüşünü dile getiriyor. İstanbul Kültür Üniversitesi öğretim görevlisi Bora Bayraktar ise IŞİD’in Süleyman Şah Türbesi’ne yönelik tehdidinin sembolik olduğunu, bunu ciddiye almadığını söylüyor. Bayraktar, Suriye uçağının düşürülmesini de ‘iç politikaya dönük bir hareket’, ‘Başbakan Tayyip Erdoğan’ın seçim yatırımı’ olarak değerlendiriyor. Fatih Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Öğretim Üyesi Doç. Dr. Savaş Genç de kara harekâtının oldukça riskli olacağını belirtiyor. Türkiye’nin kesinlikle Suriye’ye karşı bir cephe açmaması gerektiğini dile getiren Savaş, aksi takdirde Türkiye’nin Esed’i destekleyen İran ve Rusya’yı da karşısına alacağını ifade ediyor. Savaş, “Biz PKK ile mücadeleden düzenli orduların, paramiliter yapılara karşı uygun enstrümanlar olmadığını biliyoruz. Bu durumda gelişmiş ülkel
Zaman
Dünya
27.03.2014
SuriyeilesavaşucubelirsizbirmaceraolurSuriye ile savaş ucu belirsiz bir macera olur
Suriye ile savaş ucu belirsiz bir macera olur
Zaman
27.03.2014
02:07
Seçim öncesi Suriye sınırında yükselen tansiyonu değerlendiren uzmanlar, Türkiye’nin provokasyon neticesinde sonu belirsiz bir savaşın içine çekilebileceği uyarısı yapıyor. Ankara, Suriye’deki Türk toprağı Süleyman Şah Türbesi’ne yönelik saldırıya karşılık verileceğini açıklarken, uzmanlar, “Ordu kesinlikle karadan Suriye’ye sokulmamalı. Savaş, Türkiye’nin en son seçeneği olmalı.” diyor.Türkiye’nin pazar günü sınır ihlali yapan bir Suriye uçağını düşürmesinin ardından sınırda gerginlik artarken, seçimlerin hemen öncesinde iki ülke arasında savaş çıkabileceğine dair endişeler var. Suriye’nin sınır hattında devriye gezen Türk savaş uçaklarına karşı füzelerini kilitleyerek tacizde bulunması, El Kaide bağlantılı Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütünün Türk askerinin koruduğu Süleyman Şah Türbesi’ni tehdit etmesi, çatışma ihtimalini güçlendiriyor. Muhalefet partileri, sınırdaki gerilimi seçimle irtibatlandırarak AK Parti’yi gündemi değiştirmek için ülkeyi tehlikeli bir maceraya sürüklemekle suçluyor. Uzmanlar da Türkiye’nin provokasyon neticesinde sonu belirsiz bir savaşın içine çekilebileceği uyarısında bulunuyor. IŞİD’e karşı düzenlenmesi muhtemel operasyonun tüm boyutlarıyla ele alınması gerektiğini kaydeden Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Akif Okur, “Türbeyi korumanın ötesinde bir çatışmanın içinde kalabiliriz. IŞİD ile beraber aynı zamanda Suriye ile daha derin bir çatışmanın içine girebiliriz. O yüzden bu mesele ile ilgili toplumsal ve siyasi mutabakat aranması lazım.” diyor. Okur, operasyonun derinleşmesi ve devamında başarısızlığı halinde Türkiye’de PKK’nın 30 Mart sonrası için özerklik taleplerinin güçleneceğini de belirtiyor. Okur, “Suriye’de askeri çatışma ortamına girersek Güneydoğu’daki özerklik talepleri giderek yükselmeye başlar. O zaman Suriye’de PKK unsurları ile de karşı karşıya gelebiliriz. Türkiye’nin en son seçeneği savaş olması lazım. Sınırımızda 50 bin kişilik bir PYD (PKK’nın Suriye kolu) söz konusu. Bir zayıflık görüntüsü vermemek lazım ama bizi Suriye’nin içine sokacak bir savaştan ve çatışmadan da uzak durmak lazım.” değerlendirmesini yapıyor. Türkiye sınırına 25 km mesafedeki Süleyman Şah Türbesi, uluslararası anlaşmalar gereği Türk toprağı sayılıyor ve güvenliğini buradaki Türk askerleri sağlıyor. IŞİD’in türbeye saldırı hazırlığında olduğu yönünde haberler yayınlanırken, Ankara her türlü saldırıya karşılık verileceğini açıklamıştı. 21. yy. Türkiye Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ da IŞİD’in Süleyman Şah Türbesi’ndeki Türk askerlerinin çekilmesi için mühlet vermesini ‘provokasyon’ olarak değerlendiriyor. Özdağ, “Türkiye-Suriye sınırında 100 bin askerimiz mevcut. Ama böyle bir tehdit yok şu anda. IŞİD’in türbedeki askerlerin çekilmesi yönünde süre vermesini provokasyon olduğunu düşünüyorum. IŞİD açısından bunun bir mantığı yok. IŞİD türü örgütler çok rahat sızılan, manipüle edilen, tahrik aracı olarak kullanılan örgütlerdir.” şeklinde konuşuyor.‘SÜLEYMAN ŞAH İÇİN ÖSO DEVREYE GİREBİLİR’Bağdat eski Türk Askeri Temsil Heyeti Başkanı emekli Kurmay Albay İsmail Hakkı Soygeniş ise türbeye yönelik muhtemel bir saldırıda Türk ordusunun nokta operasyon düzenlemesi gerektiğini söylüyor. Albay Soygeniş, “Türkiye savaşa girmeden, Türk Hava Kuvvetleri ve özel kuvvetlerini kullanarak hareket etmeli. Ordu kesinlikle karadan Suriye ile savaşa sokulmamalı… İşin içinden çıkılmaz bir hal alabilir… Zararlı çıkan biz oluruz.” uyarısını yapıyor. Bilge Adamlar Stratejik Araştırmalar Merkezi (BİLGESAM) Başkanı Doç. Dr. Atilla Sandıklı da Türkiye’nin IŞİD’e karşı türbenin etrafını kontrol altına alana kadar harekete geçmemesini eleştirirken bölgede muhalif Özgür Suriye Ordusu unsurlarının kullanabileceği görüşünü dile getiriyor. İstanbul Kültür Üniversitesi öğretim görevlisi Bora Bayraktar ise IŞİD’in Süleyman Şah Türbesi’ne yönelik tehdidinin sembolik olduğunu, bunu ciddiye almadığını söylüyor. Bayraktar, Suriye uçağının düşürülmesini de ‘iç politikaya dönük bir hareket’, ‘Başbakan Tayyip Erdoğan’ın seçim yatırımı’ olarak değerlendiriyor. Fatih Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Öğretim Üyesi Doç. Dr. Savaş Genç de kara harekâtının oldukça riskli olacağını belirtiyor. Türkiye’nin kesinlikle Suriye’ye karşı bir cephe açmaması gerektiğini dile getiren Savaş, aksi takdirde Türkiye’nin Esed’i destekleyen İran ve Rusya’yı da karşısına alacağını ifade ediyor. Savaş, “Biz PKK ile mücadeleden düzenli orduların, paramiliter yapılara karşı uygun enstrümanlar olmadığını biliyoruz. Bu durumda gelişmiş ülkel
Zaman
Ana Sayfa
27.03.2014
SuriyeilesavaşucubelirsizbirmaceraolurSuriye ile savaş ucu belirsiz bir macera olur
Deep Purple, Rum Kesimi’nin engelleme girişimine boyun eğmedi
Zaman
26.03.2014
03:23
Dünyaca ünlü İngiliz rock grubu Deep Purple, Kıbrıs Yakın Doğu Üniversitesi’nin 25. yıl etkinlikleri kapsamında 24 Mayıs’ta Kıbrıs’ta konser verecek. Fakat daha grup gelmeden konser siyasî bir boyut kazandı ve Kıbrıs Rum Kesimi, konserin iptal edilmesi için engelleme girişiminde bulundu.Dünyaca ünlü İngiliz rock grubu Deep Purple, Kıbrıs Yakın Doğu Üniversitesi’nin (YDÜ) 25. yıl etkinliklerinin kapanış konserinde sahneye çıkmak üzere 24 Mayıs’ta Kıbrıs’a geliyor. Fakat Kıbrıs’taki tüm uluslararası organizasyonlar maalesef, hâlâ siyasi bir boyut kazanabiliyor. Özellikle iki kesim arasında bugünlerde devam eden Ada’nın birleşmesine yönelik ‘Güven Artırıcı Önlemler’in konuşulduğu müzakere sürecinde böyle olayların yaşanması daha da üzücü. 25. yıl etkinlikleriyle ilgili bilgi vermek üzere önceki gün Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi’nde bir basın toplantısı düzenlendi. Türkiye’den de gazetecilerin katıldığı toplantı, grubun daha önce verdiği konser kayıtlarıyla başladı. Sahne önünden ağır ağır yükselen platformun üzerinde ortaya çıkan Deep Purple yazılı bateri, Deep Pruple maketi ve sis efekti, toplantıyı mini bir konsere çevirdi. YDÜ Mütevelli Heyeti Başkanı Yrd. Doç. Dr. İrfan S. Günsel, YDÜ Hastanesi Yönetim Kurulu üyesi Ahmet Savaşan, Mütevelli Heyeti Başkan Yardımcısı Murat Tüzünkan ve Deep Purple Temsilcisi Eyüp İblağ’ın katıldığı toplantıda konser hazırlıkları ve engelleme girişiminin ayrıntıları anlatıldı. Murat Tüzünkan, Deep Purple ile anlaşma sağlandıktan bir süre sonra gruptan e-mail aldıklarını ve gruba İngiliz konsolosluğu aracılığıyla gelen uyarıyı üzülerek öğrendiklerini söyledi. Tüzünkan, gruba Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne gelmemeleri için üç neden ileri sürüldüğünü belirtti: Kıbrıs’a uçuşların illegal yani yasal olmadığı, konserin yapılacağı üniversite topraklarının Rum Kesimi’ne ait olduğu ve Kuzey Kıbrıs’ın işgal altında olduğu; dolayısıyla grup üyelerinin can güvenliğinin olmadığı belirtilmiş. “Ancak grup, konserin gerçekleşmesine büyük önem veriyor.” diyen Tüzünkan, konserin iptal edilme ihtimalinin yok denecek kadar az olduğunu söyledi: “Hatta bu olay, onların tam tersi şekilde düşünmelerine neden oldu. Bir müzakere sürecinden geçiyoruz. Ada’yı yeniden birleştirme noktasında yoğun görüşmeler yapılıyor. Bu görüşmelerin temelini güven artırıcı önlemler oluşturuyor. Üniversite olarak altını çizerek söylemek istiyorum ki bu konser siyasi bir amaç taşımıyor. Konserin iptal edilme olasılığı yok denecek kadar az. Güven artırıcı önlemler konuşulurken müzik gibi evrensel dili son derece yüksek olan, siyasi amaç gütmeyen böyle bir konserin bölücü değil, tam tersine birleştirici bir yönü olduğunu düşünüyoruz. O yüzden herkes buraya gelsin, hep birlikte şarkılar söyleyelim, birbirimizi daha iyi tanıyalım, güven artıralım.” Deep Purple konseri, YDÜ tarafından yeni tasarlanan 150 bin seyirci kapasitesine sahip Park Near East’te yapılacak. 1250 metrekarelik devasa sahnenin kurulacağı Park Near East, 10 bin çeşit ağacın bulunduğu, bölgenin nefes aldığı bir park olarak tasarlandı. Sadece üniversite öğrencileri değil, tüm Kıbrıs halkı bu konseri ücretsiz izleyebilecek. Konseri izlemek isteyenler www.deeppurple.neu.edu.tr adresindeki forma adını, soyadını, telefon numarasını, e-mail adresini bırakarak şimdiden yerini ayırtabiliyor. Üniversite yönetimi, konsere dünyanın her tarafından kolayca gelinebilmesi için özel uçak seferleri de düzenlemeyi düşündüklerini açıkladı. Basın toplantısında grubun ne kadar ücret aldığı açıklanmadı fakat üniversite 25. yıl etkinlikleri için, konser organizasyonu da dahil 3 milyon TL harcadı. Türkiye’ye ilk kez 1998 yılında gelen Deep Purple, 2009’da Kuruçeşme Arena’da, 18 Mayıs 2011’de Küçükçiftlik Park’ta sahneye çıkmıştı. YDÜ’nün 17 Mayıs’ta başlayacak 25. yıl kutlamalarının diğer konukları Bülent Ortaçgil (17 Mayıs), Şebnem Ferah (17 Mayıs), Kolpa (21 Mayıs), Pinhani (22 Mayıs), Yüksek Sadakat (23 Mayıs) olacak. İllüzyonist Peter Marvey ve Moskova Devlet Balesi aynı etkinlik kapsamında üniversitenin konuğu.
Zaman
Ana Sayfa
26.03.2014
DeepPurpleRumKesimi’ninengellemegirişimineboyuneğmediDeep Purple Rum Kesimi’nin engelleme girişimine boyun eğmedi
Deep Purple, Rum Kesimi’nin engelleme girişimine boyun eğmedi
Zaman
26.03.2014
02:15
Dünyaca ünlü İngiliz rock grubu Deep Purple, Kıbrıs Yakın Doğu Üniversitesi’nin 25. yıl etkinlikleri kapsamında 24 Mayıs’ta Kıbrıs’ta konser verecek. Fakat daha grup gelmeden konser siyasî bir boyut kazandı ve Kıbrıs Rum Kesimi, konserin iptal edilmesi için engelleme girişiminde bulundu.Dünyaca ünlü İngiliz rock grubu Deep Purple, Kıbrıs Yakın Doğu Üniversitesi’nin (YDÜ) 25. yıl etkinliklerinin kapanış konserinde sahneye çıkmak üzere 24 Mayıs’ta Kıbrıs’a geliyor. Fakat Kıbrıs’taki tüm uluslararası organizasyonlar maalesef, hâlâ siyasi bir boyut kazanabiliyor. Özellikle iki kesim arasında bugünlerde devam eden Ada’nın birleşmesine yönelik ‘Güven Artırıcı Önlemler’in konuşulduğu müzakere sürecinde böyle olayların yaşanması daha da üzücü. 25. yıl etkinlikleriyle ilgili bilgi vermek üzere önceki gün Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi’nde bir basın toplantısı düzenlendi. Türkiye’den de gazetecilerin katıldığı toplantı, grubun daha önce verdiği konser kayıtlarıyla başladı. Sahne önünden ağır ağır yükselen platformun üzerinde ortaya çıkan Deep Purple yazılı bateri, Deep Pruple maketi ve sis efekti, toplantıyı mini bir konsere çevirdi. YDÜ Mütevelli Heyeti Başkanı Yrd. Doç. Dr. İrfan S. Günsel, YDÜ Hastanesi Yönetim Kurulu üyesi Ahmet Savaşan, Mütevelli Heyeti Başkan Yardımcısı Murat Tüzünkan ve Deep Purple Temsilcisi Eyüp İblağ’ın katıldığı toplantıda konser hazırlıkları ve engelleme girişiminin ayrıntıları anlatıldı. Murat Tüzünkan, Deep Purple ile anlaşma sağlandıktan bir süre sonra gruptan e-mail aldıklarını ve gruba İngiliz konsolosluğu aracılığıyla gelen uyarıyı üzülerek öğrendiklerini söyledi. Tüzünkan, gruba Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne gelmemeleri için üç neden ileri sürüldüğünü belirtti: Kıbrıs’a uçuşların illegal yani yasal olmadığı, konserin yapılacağı üniversite topraklarının Rum Kesimi’ne ait olduğu ve Kuzey Kıbrıs’ın işgal altında olduğu; dolayısıyla grup üyelerinin can güvenliğinin olmadığı belirtilmiş. “Ancak grup, konserin gerçekleşmesine büyük önem veriyor.” diyen Tüzünkan, konserin iptal edilme ihtimalinin yok denecek kadar az olduğunu söyledi: “Hatta bu olay, onların tam tersi şekilde düşünmelerine neden oldu. Bir müzakere sürecinden geçiyoruz. Ada’yı yeniden birleştirme noktasında yoğun görüşmeler yapılıyor. Bu görüşmelerin temelini güven artırıcı önlemler oluşturuyor. Üniversite olarak altını çizerek söylemek istiyorum ki bu konser siyasi bir amaç taşımıyor. Konserin iptal edilme olasılığı yok denecek kadar az. Güven artırıcı önlemler konuşulurken müzik gibi evrensel dili son derece yüksek olan, siyasi amaç gütmeyen böyle bir konserin bölücü değil, tam tersine birleştirici bir yönü olduğunu düşünüyoruz. O yüzden herkes buraya gelsin, hep birlikte şarkılar söyleyelim, birbirimizi daha iyi tanıyalım, güven artıralım.” Deep Purple konseri, YDÜ tarafından yeni tasarlanan 150 bin seyirci kapasitesine sahip Park Near East’te yapılacak. 1250 metrekarelik devasa sahnenin kurulacağı Park Near East, 10 bin çeşit ağacın bulunduğu, bölgenin nefes aldığı bir park olarak tasarlandı. Sadece üniversite öğrencileri değil, tüm Kıbrıs halkı bu konseri ücretsiz izleyebilecek. Konseri izlemek isteyenler www.deeppurple.neu.edu.tr adresindeki forma adını, soyadını, telefon numarasını, e-mail adresini bırakarak şimdiden yerini ayırtabiliyor. Üniversite yönetimi, konsere dünyanın her tarafından kolayca gelinebilmesi için özel uçak seferleri de düzenlemeyi düşündüklerini açıkladı. Basın toplantısında grubun ne kadar ücret aldığı açıklanmadı fakat üniversite 25. yıl etkinlikleri için, konser organizasyonu da dahil 3 milyon TL harcadı. Türkiye’ye ilk kez 1998 yılında gelen Deep Purple, 2009’da Kuruçeşme Arena’da, 18 Mayıs 2011’de Küçükçiftlik Park’ta sahneye çıkmıştı. YDÜ’nün 17 Mayıs’ta başlayacak 25. yıl kutlamalarının diğer konukları Bülent Ortaçgil (17 Mayıs), Şebnem Ferah (17 Mayıs), Kolpa (21 Mayıs), Pinhani (22 Mayıs), Yüksek Sadakat (23 Mayıs) olacak. İllüzyonist Peter Marvey ve Moskova Devlet Balesi aynı etkinlik kapsamında üniversitenin konuğu.
Zaman
Kültür
26.03.2014
DeepPurpleRumKesimi’ninengellemegirişimineboyuneğmediDeep Purple Rum Kesimi’nin engelleme girişimine boyun eğmedi
Hakemler 8 puanımızı çaldı
Zaman
25.03.2014
02:01
Akhisar Beledi-yespor’u 3-0 yenerek ikinci basamağa yükselen Beşiktaş, daha önce verdiği kayıplara üzülüyor. ‘Saçma-sapan’ diye nitelendirdiği hakem hataları sebebiyle 8 puan yitirdiklerini belirten Başkan Fikret Orman, şampiyonluk için kenetlenmeleri gerektiğini aktardı.Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, 3-0 kazandıkları Akhisar Bld. maçının erken gelen gollerden ötürü bu sezon izlediği en rahat karşılaşma olduğunu söyledi. ‘Saçma-sapan’ kelimeleriyle özetlediği hakem hataları sebebiyle kaybettikleri 8’den fazla puana bir kez daha üzüldüğünü vurgulayan Orman, “Daha yukarıda olmamız lazımdı. Zor günlerden geçtik. Statsız buralardayız. Şampiyonluk için futbolcu, yönetici, teknik heyet ve camia elinden gelen gayreti gösterecek.” dedi.Fikret Orman, dünya çapındaki 350 global şirketin CEO’nun katıldığı Gala 2014 Konferansı’nın onur konuğuydu. Gazetecilerin sorularını da cevaplayan Siyah-Beyazlıların başkanı, iki haftada 3 gol atan Mustafa Pektemek’i methetti: “Felsefemiz şerefiyle oynayıp hakkıyla galip gelmek. Mustafa da böyle yaptı. Düzgün, karakterli bir çocuk. Çok şanssızlıklar, sakatlıklar yaşadı. Ama onun elini bırakmadık, her zaman yanındaydık. O da formayı aldı, artık kaptırmamalı.” ifadesini kullandı. Orman, Kolombiyalı stoperleri Pedro Franco’yu da övdü: “İzlenerek ve beğenilerek transfer edildi; ancak acımasızca eleştirildik. Ondan fazlasıyla yararlanacağız. Keşke ilk devre de görev üstlenseydi.” Orman, tamamını İngilizce gerçekleştirdiği açış konuşmasında kulübünü, salonu çubuklu formalarıyla siyah ve beyaza çeviren davetlilere anlattı.Beşiktaş’ı yönetmenin hayatındaki en şerefli iş olduğunun altını çizen Orman, şunları kaydetti: “Türkiye’nin en eski ve köklü kulübüyüz. 20 milyonu geçen taraftarımızla bazı ülkelerin nüfusunu geride bırakıyoruz. Tutkunun, sevginin, dürüstlüğün sembolü Baba Hakkı’nın takımıyız.” Orman, Yıldırım Demirören dönemine taş attı: “Birçok yıldız alıp kulübü batırdılar. Bizim yöntemimiz bu değil. Malî yapımız düzeliyor, elbette ileride faydalanabileceğimiz yıldızlarla görüşeceğiz. Kaliteden önce güvenilirlik önemli. Herkes kulübünü seviyor. Sivok ve Holosko ayrılmayacaklarını söylüyor.” Orman, Vodafone Arena ismindeki yeni stadyumları sayesinde 210 milyon dolarlık anlaşmalara imza attıklarını sözlerine ekledi.Filip Holosko sezonu kapattıBeşiktaşta, 3-0 galip gelinen Akhisar Belediyespor maçının duraklama dakikalarında sakatlanan Filip Holoskodan kötü haber geldi. Sağ ayak bileği burkulan ve sahayı sedyeyle terk eden Slovak forvet dün sağlık kontrolden geçirildi. MR sonucuna göre perenoal, tendon, eklem kapsülünde, ayak dış bağlarında yırtık ve ayak kaslarında ikinci derecede yırtık belirlendi. Tedavisine başlanan ve sezonu kapatan tecrübeli hücumcu uzun süre sahalardan uzak kalacak. Öte yandan BJK İntegral Arena arkasında, Akatlar Cumhuriyet Caddesi üzerinde yer alan Kültür ve Spor Merkezi, bugün kulübe devredilecek. Protokolü, Başkan Fikret Orman ile Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal imzalayacak.
Zaman
Spor
25.03.2014
Hakemler8puanımızıçaldıHakemler 8 puanımızı çaldı
Toplam "13" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti