Habergec.Com Aranan Kelimeler:ikinci dalga bekleniyor Değerlendirme: 10 / 10 338168
habergec.com
23.05.2012 Çarşamba
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler

:: Gruplar
 

ikinci dalga bekleniyor

Savcılık, Adıyaman rektörü Gündüz için YÖK?ten soruşturma izni istedi
Samanyolu Haber
11.01.2011
12:13


Emniyet güçlerinin Adıyaman Üniversitesine yaptığı Şafak operasyonu kapsamında savcılık tarafından hazırlanan iddianame mahkeme tarafından kabul edildi. İhaleye fesat karıştırmak iddiasıyla Adıyaman Üniversitesine yapılan operasyon, Rektör Prof. Dr. Mustafa Gündüze kadar ulaştı. Adıyaman Cumhuriyet Savcılığı, Rektör Prof. Dr. Mustafa Gündüz ile ilgili iddiaları araştırmak için Yüksek Öğrenim Kurumundan (YÖK) soruşturma izni istedi. Cumhuriyet Savcılığı, operasyon sonrasında iddianameyi hazırlayarak Ağır Ceza Mahkemesine sundu. Mahkeme, savcılık tarafından hazırlanan iddianameyi kabul etti. Mahkeme 8 Şubat tarihinde ilk duruşmayı gerçekleştirecek. Adıyaman Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ekipleri tarafından Adıyaman Üniversitesi Yapı İşleri Daire Başkanlığına ihaleye fesat karıştırıldığı gerekçesiyle düzenlenen ilk operasyonda gözaltına alınan 14 kişiden 4ü müteahhit, 5i daire çalışanı olmak üzere 9 kişi tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. 6 ihale dosyasının da ihaleye fesat karıştırıldığı tespit edilmişti. Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ekiplerinin diğer ihale dosyalarını incelemeleri neticesinde iki dosyada daha ihaleye fesat karıştırıldığı gerekçesiyle 3 kişi gözaltına alınmış ve gözaltına alınanlardan 1 daire çalışanı tutuklanmıştı. Aynı dosyalardan daha önce tutuklanan iki daire çalışanının da tutuklanmalarına karar verilmişti. Bireysel başvuru ve posta yoluyla gelen şikayetler neticesinde başlatılan soruşturma sonrasında gerçekleştirilen teknik takip ve ifadeler ışığında savcılığın hazırladığı iddianamede birbirinde ilginç bilgiler yer alıyor. İddianamede, Adıyaman Üniversitesi fidan alım işi ihalesi için yapılan telefon konuşmalarında ihaleye çıkılmadan 17 bin adet fidan alımın gerçekleştirildiği, 17 bin adet fidanın Yalovadan getirilmesi için üniversitenin resmi aracının kullanıldığı tespit edildi. Şüpheli G.B, fidan alım işi ile ilgili olarak verdiği ifadesinde; Rektör Prof. Dr. Mustafa Gündüzün kendisine talimat verdiğini belirterek, Bana rektör bey tarafından Başbakan gelecek fidan ihtiyacımız var. Bu meseleyi halledin dedi. Ben de kendisine harcama yetkilisi olarak Şu an ödeneğimiz yok dedim. O da bana ödenek olmamasına karşın, İleri bir tarihte sonradan ödenmek üzere doğrudan temin yolu ile alın diye talimat verdi diye konuştu. REKTÖRÜN OLURU İLE EVRAKLAR GELDİ Adıyaman Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Çevre Düzenlenmesi ve Tesisat İşleri ihalesinde ise, ihaleyi alan müteahhit firmanın kontrolör olan görevliye laptop, firmanın üniversiteye bir adet araç verdiği ve bunu dairede görevli bir kişinin kullandığı ortaya çıktı. Ayrıca ihaleyi alan firmanın, aynı ihaleye davet edilen 4 firmanın da işlemlerini takip ettiği ve bu firmaların hepsinin Kahramanmaraşta olduğu belirtildi. Bu ihalede Yapı İşleri Daire Başkanlığındaki görevlilerin ihaleye katılacak başka firmaları engellediği ifade ediliyor. İhale komisyonunda bulunan ve ifadesi alınan K.İ, rektör yardımcısının teklifi, rektörün oluru ile kendisine evrakların geldiğini, amirleri olan rektör talimatına rağmen başka bir şekilde ihale yapmalarına fiilen imkan olmadığını söyledi. Adıyaman Üniversitesi Lojman Yapım İşinde ihale şartlarının ihaleyi alan firmaya göre hazırlandığı, ihaleyi başka bir firmanın almasına rağmen yanlış hesaplama yaparak aşırı düşük teklif verildiği gerekçesiyle özel bir kast ile ihalenin daha önceden anlaşıldığı iddia edilen firmaya verdiği belirtiliyor. Adıyaman Üniversitesi Hizmet Binaları Dış Cephe Aydınlatma İhalesinde ise, Yapı İşleri Dairesindeki görevliler ile müteahhit firma yetkilileri teknik takibe takıldı. Teknik takipte ihaleye ilişkin birim fiyat listeleri ile teknik şartnamenin bizatihi ihaleye katılan ve ihaleyi alan firmanın yetkilisine hazırlattığı ve bazı gizli bilgilerin bu firmanın yetkililerine sızdırıldığının tespitinin yapıldığı anlaşıldı. Adıyaman Üniversitesi Büro Malzemeleri Alım İşinde ise, ihaleyi alan firmanın kendi firmasının ürettiği malların özelliklerini taşıyan proje ve şartnamelere göre ihaleye evraklarını hazırladıktan sonra kurumca bu kıstaslar dahilinde ihaleye çıkıldığı veya Devlet Malzeme Ofisinden (DMO) alım yapıldığı tespit edildi. Ayrıca ihaleyi alan firmanın Yapı İşleri Daire Başkanlığında görevli iki kişinin evine şifonyer ve elbise dolabı yaptırdıkları belirlendi. Araştırma ve Uygulama Hastanesi Mefruşat Alım İşinin de ihale yapılmadan bir firmanın çalışmalara başladığı ve daha sonradan ihale yapıldığı, 342 bin TLlik müteferriklerin şartnamesinin hazırlatıldığı, kurum yetkililerinin hazırlaması gereken teknik şartnameleri ihaleye girecek şirketlere hazırlatıldığı ifade ediliyor. Adıyaman Cumhuriyet Savcılığının ikinci dalga operasyonla ilgili iddianameyi hazırlayarak mahkemeye sunacağı öğrenilirken, YÖKün Rektör Prof. Dr. Mustafa Gündüz hakkındaki soruşturma izni verip vermeyeceği bekleniyor.
Samanyolu Haber
Son Dakika
11.01.2011
SavcılıkAdıyamanrektörüGündüziçinYÖK?tensoruşturmaizniistediSavcılık Adıyaman rektörü Gündüz için YÖK?ten soruşturma izni istedi
Kadro kalitemiz Türkiye'nin üstünde
Samanyolu Haber
03.12.2010
00:53
Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman, Süper Ligde şampiyonluğu çok istediklerini ve bunun için gerekli güce sahip olduklarını belirterek, İkinci yarı şampiyonluğa daha yakın olacağız, sorumluluk hepimizin dedi.

Kocamanın Fenerbahçe Televizyonundaki Teknik Analiz programında yaptığı açıklamalar, kulübün internet sitesinde yayınlandı. Şampiyon olmak için her türlü çabayı gösteren bir takıma sahip olduklarını ifade eden Kocaman, Biz bu sene şampiyon olmak istiyoruz. Bunu hepimiz çok istiyoruz ve gücümüzün olduğunu da biliyoruz. Çeşitli zorluklardan geçtiğimizin farkındayız. Bütün bunların ortasında bizim en büyük gücümüz taraftarımız ve bizim için en yaralayıcı durum, onların karşımızda olduğunu hissetmek olur. Bütün oyuncularım için söylüyorum bunu. Şampiyon olmak için her türlü çabayı gösteren bir takımımız var ve bizim en büyük gücümüz taraftarımız. Kolay bir evrede değiliz. Arka arkaya 3 sezondur şampiyonluktan ayrı kalmanın yanı sıra geçen sezon son maçta şampiyonluğu kaybetmemizin de etkisi var, ancak bunların tümünü geride bırakacağız, ikinci yarıda şampiyonluğa daha da yakın olacağız, sorumluluk hepimizin ifadelerini kullandı. Spor Toto Süper Ligin lideri Trabzonspor ile aralarındaki 6 puanlık farkı hatırlatan Kocaman, Kayserispor, Bursaspor ve Beşiktaş gibi takımların oluşturduğu bir şampiyonluk yarışı var. Biz bu sene biraz fazla puan kaybettik. 6 puanlık farkın temel nedeni bu aslında. Trabzonda aldığımız mağlubiyetle başladı bu durum. Hemen yanı başımızda ve üstümüzde olan takımlara karşı saygıda kusur etmeden galip geleceğiz ve 3er puanı alacağız. Şu an için 6 puanlık fark önemli değil diye düşünüyorum şeklinde konuştu. GÜCÜMÜZÜ TARAFTARDAN ALIYORUZ Hafta sonu Kardemir Karabükspor ile yapacakları maçı da değerlendiren Kocaman, ligin ilk yarısında kalan son 3 maçta güçlerini herkese göstermek istediklerini ifade ederek, şunları kaydetti: Rakibimiz tipik özellikleri olan bir takım. Deplasmanlarda çok etkili gözükmüyorlar, ancak kendi sahalarında başarılı sonuçlar alıyorlar. Deplasmanda oynarken 6-7 kişilik bloklarıyla rakibi bekliyorlar. Ligimiz için sürpriz bir güç haline geldiler. Gol arayan bir takım Karabükspor. Temel amacımız, yüksek baskılı oyunumuzla Karabüksporun silahlarını kullanmalarına izin vermemek. Moralleri de iyi biliyoruz, son maçta 5 gol attılar. Şu anki ihtiyacımız kalan son 3 maçta gücümüzü taraftara ve herkese gösterebilmek. Ben ima etmiyorum, açıkça içimden gelenleri söylüyorum. Gücümüzü taraftardan alıyoruz, onlar bizim en büyük parçamız. Aykut Kocaman, tüm oyuncuları bir araya getirildiğinde Fenerbahçenin kadro kalitesinin Türkiye standartlarının çok üstünde olduğunu savundu. Sakatlıkların takımın gidişatını etkilediğini dile getiren Fenerbahçe Teknik Direktörü, Her zaman her yerde temel problemlerimizin yanı sıra dile getirdiğim en önemli şeylerden biri, tüm oyuncularımız bir araya geldiğinde, kadro kalitemizin Türkiye standartlarından çok yukarıda olduğu. Bundan kuşkum yok. Temel problemimiz, bu zenginliği oluşturan oyuncularımızın hem takıma hem mesleğe ait konsantrasyonlarının tam olarak oluşmamış olmalarıydı. Takıma dönmeleri ve uyum sürecini atlatmış olmalarıyla ve bana alışmış olmalarıyla birlikte ikinci yarıya dair umutlarımız artıyor ifadelerini kullandı. BARCELONAYI BARCELONA YAPAN ŞEY BOL PAS Barcelonayı Barcelona yapan şey bol pas ve bol pasın bu oyunun temeli olduğuna inanmaları diyen Kocaman, Hiç düşünmeden sürekli topun hareketini sağlıyorlar. Oyunlarının temeli bu. Bizim de hızlı hücumlarımız çok iyi ve bunu çok iyi yapıyoruz ve daha da artıracağız. Ancak bununla birlikte topa sahip olma duygumuzun da biraz daha artması gerekiyor şeklinde konuştu. Son iki maçta toplam 18 net gol pozisyonuna girdiklerini kaydeden Kocaman, pozisyon bulma ve değerlendirme anlamında sorun yaşamadıklarını belirterek, Bizim temel sorunumuz, maçların bazı bölümlerinde topu daha kaliteli ve sabırlı, dikkatli kullanmamız gerektiği. Rakiplere kolay pozisyon verme sıkıntımız var. Ben dahil bütün antrenörlerin asıl önem verdiği şey, takım savunmasının iyi yapılması. Gol pozisyonlarına girmek de en az bunun kadar önemli. Bana sorulursa ben uzun vadeli başarılarda takım savunmasının daha önemli olduğunu düşünüyorum diye konuştu. Merkezde oynayan, takım savunmasında ve hücumda etkili olan oyuncular için Kocaman, şu değerlendirmeyi yaptı: Top rakipteyken, mümkün olduğu kadar topu karşılayan grubun destekçileridir onlar. Dalga kıran vazifesi görüyorlar. İkinci olarak da top sizdeyken oyunun antrenörün istediği yere taşınmasına yardımcı olmalarıdır. Bununla birlikte hem savunmaya hem hücuma verdikleri destek onların kalitesini gösterir. Bu oyuncular, top kayıpları en az olması gereken oyunculardır. Garanti pas yüzdelerinin çok yüksek olması, oyun kurmaları, direk pas atmaları gerekiyor. Ülkemizde bu oyunculardan çok fazla şey bekleniyor. Evet tüm bunları yapan oyuncular var. Selçuktan da Cristiandan da M
Samanyolu Haber
Son Dakika
03.12.2010
KadrokalitemizTürkiyeninüstündeKadro kalitemiz Türkiyenin üstünde
İstanbul'a 2. boğaz geliyor
Samanyolu Haber
07.10.2010
10:27
Megakenti Manhattana dönüştürecek 20 milyar dolarlık müthiş bir proje hazırlandı.

İstanbul, ikinci bir boğaz ve devasa boyutta yeni bir ada kazanacak. Haliçten kanallar açılarak Kâğıthane ve Alibeyköy dereleri üzerinden Boğazın kuzeyindeki Büyükdereye ulaşılacak. Ön proje Başbakan Erdoğana sunuldu. Şehrin merkezine baskıyı azaltıp ulaşımı da rahatlatacak projenin fikir babası ünlü mimar Sinan Genim. Projenin, 20 milyar dolara mal olması planlanıyor. Yaklaşık 3-4 ay önce ?avan? yani ön proje olarak Başbakan Erdoğana sunulan projeye göre, çalışmalarda başta Kâğıthane ve Alibeyköy dereleri olmak üzere su yolları kullanılacak. Haliçten kanal açılmaya başlanarak Kâğıthane ve Alibeyköy dereleri takip edilecek. Kâğıthane İlçesi ile Ayazağa ve Kemerburgazın hemen üzerinden yine su yolları takip edilerek Büyükdereye yani İstanbul Boğazının kuzeyine ulaşılacak. Kanal ortalama 100 metre genişliğinde planlanıyor. Haliçin Boğazın kuzeyinde kalan Büyükdere ile birleştirilmesiyle İstanbul, yeni bir doğal adaya daha kavuşmuş olacak. Yeni İstanbul adasında; Beyoğlu ve Şişli başta olmak üzere Kâğıthane, Beşiktaş ve Sarıyerin bir kısmı yer alacak. Böylelikle tarihi yarımada olarak bilinen Eminönü-Fatih bölgesinin yanı başında bir de ada yer alacak. Projenin amacı öncelikle İstanbulun merkezine olan baskıyı, yoğun şehirleşmeyi azaltmak, kanallar vasıtasıyla ulaşımı kolaylaştırmak ve şehri yaymak. Alternatif bir deniz yolu oluşturararak kentin merkezi sayılan Beşiktaş, Şişli, Taksim bölgelerine ulaşımı birçok noktadan daha rahat ve kısa sürede sağlamak. Yeni kanal ile Sarıyer bölgesinden deniz ulaşımı ile rahatlıkla Eminönü tarafına geçilebilecek. Ya da Boğaz trafiğine takılmadan Boğazın kuzeyine ulaşılabilecek. Alternatif bir yol haline gelecek kanal sayesinde, kentin birçok bölgesine ulaşım hızlanacak, kolaylaşacak. Rüzgâr ve dalga da olmadığı için kanal, ulaşımı da konforlu hale getirecek, turizm açısından da İstanbul çok daha cazip, ulaşımın kolaylaştığı, turistik alternatiflerin arttığı bir destinasyon haline gelecek. Kanal uluslararası geçişlerde kullanılmayacak. Gazeteci Hıncal Uluç, köşesinde gündeme getirdiği Başbakan Erdoğanın hayalindeki projeyle ilgili ?Telefon elimde dondum kaldım. Bu İstanbul için bugüne kadar duyduğum en çılgın proje. ?Bin proje say denilse aklıma gelmez. Yazsam, aylarca gündemde kalır? demişti. Daha sonra çıkan haberlerle ilgili Başbakan Erdoğan ise şunları söylemişti: ?AKM ve Taksimle ilgisi yok. Benim düşündüğüm farklı bir proje. Bunların şu anda bahsettiği alanların tamamen dışında. Ama bunların ?hafsalası? bunu almıyor. İnşallah onu da açıklama zamanı gelecek. Şu anda çalışmalarımız sürüyor.? İstanbulun görünümünü değiştirecek mega proje, bazı İstanbullulardan destek alırken bazıları tarafından temkinli karşılandı. Bazı vatandaşlar ise ?İstanbullulara da sorulmalı? görüşünde NURİ TURHAN: ?Başbakan Menderes zamanında bu tür projeleri duymuştuk ama hayata geçmemişti.? NAZIM ÖZTÜRK: Osmanlı döneminde gerçekleştirilmesi öngörülen projeye benziyor. Kâğıthaneli olarak hayata geçer inşallah.? AHMET YAZICI: ?Proje tamamlanırsa Kâğıthane halkı olarak kötü kokudan kurtuluruz. Estetik olarak da ilçemize güzellik katar.? FATİH ZENGİNOĞLU: ?Turizm açısından bir gelişme sağlayabilir ama ne kadar işe yarar bilemiyorum. İzleyip göreceğiz. Umarım İstanbuldan çok şey eksiltmez.? COŞKUN İNCE: ?Geleceğini göremediğim bir proje bence.? REHA ESKİDİR: ?Benim için önemli olan bu işin İstanbuldan neler götüreceği. Bölge ada haline gelecekse Haliç ve deniz bağlantısı yapılırken denizdeki doğal hayat nasıl etkilenecek? Bu ve bu gibi durumların açıklık kazanması lazım.? SERDAR AYDIN: ?Bu projeyi nasıl hayata geçirecekler merak ediyorum çünkü çok zor bir proje gibi.? ESRA IŞIK: ?Hayali denilebilecek bir proje. Projenin detayları açıklandığında daha iyi olur. İstanbullulara sorulmalı böyle bir şey yapılırken.? Günümüzde dünyanın ticaret ve sanat merkezi olarak kabul edilen ve farklı yaşam tarzlarına ev sahipliği yapan New Yorkun kalbini bir ada olan Manhattan oluşturuyor. Manhattan, beş bölgeden oluşan 21 milyon nüfuslu New Yorkun diğer bölgelerine köprüler ve tünellerle bağlanıyor. Haliç, Boğaziçi ve kanallarla çevrelenecek İstanbul adasının, kültürlerin buluşma noktası İstanbula yeni bir yaşam tarzı getirmesi, sosyal ve kültürel faaliyetlerin merkezi olması hedefleniyor 2 yıl içinde bitirilmesi öngörülüyor. Kamulaştırma bedelleriyle birlikte proje maliyetinin 20 milyar doları bulması bekleniyor. Başbakan Erdoğanın çok beğendiği proje üzerinde teknik çalışma sürüyor. Başbakana kapsamlı bir dosya verdiği öğrenilen Sinan Genime ulaşıp proje ile ilgili bilgi almak istedik. Ancak Genime ulaşmak mümkün olmadı. Habertürk
Samanyolu Haber
Son Dakika
07.10.2010
İstanbula2boğazgeliyorİstanbula 2 boğaz geliyor
Petrol ve gazda ürküten tablo
Samanyolu Haber
30.05.2010
12:38
Türkiyenin üretilebilir toplam petrol rezervi 44,37 milyon ton, doğal gaz rezervi ise 6,2 milyar metreküp olarak hesaplandı.

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Genel Müdürlüğünce hazırlanan 2009 Yılı Petrol ve Doğal Gaz Sektör Raporundan derlenen bilgilere göre, geçen yıl Türkiyede hidrokarbon potansiyelinin araştırılması, keşfi ve üretilmesi kapsamında 51 arama kuyusu, 50 tespit kuyusu ve 42 üretim kuyusu olmak üzere toplam 143 kuyu açıldı ve 243 bin 255 metre sondaj yapıldı. Bütün bu çalışmalar sonucunda geçen yıl toplam 2,4 milyon ton petrol ve 729,4 milyon metreküp doğal gaz üretildi. Türkiyede bugüne kadar üretilen toplam petrol miktarı 132,5 milyon ton, toplam doğal gaz miktarı ise 11,3 milyar metreküp olarak hesaplandı. Son 10 yılda Türkiyedeki sahaların yaşlanması nedeniyle petrol üretiminde yüzde 12,6 oranında düşüş gözlendi ancak yeni petrol sahalarının keşfedilmesi ile bu düşüş oranı yavaşladı. Doğal gaz üretiminde ise Trakyada gerçekleştirilen yeni doğal gaz keşifleri ve eski sahalarda açılan yeni üretim kuyularının devreye girmesi ile yıllar itibariyle artış trendi gösterdiği ifade edilen raporda, şu bilgilere yer verildi: 2009 yılı sonu itibariyle kalan üretilebilir yurt içi toplam petrol rezervimiz 299,8 milyon varil (44,37 milyon ton) olup, yeni keşifler yapılmadığı takdirde, bugünkü üretim seviyesi ile yurt içi toplam ham petrol rezervlerimizin 18,47 yıllık bir ömrü bulunmaktadır. 2009 yılı sonu itibariyle üretilebilir yurt içi toplam doğal gaz rezervimiz ise 6,2 milyar metreküptür. Yeni keşifler yapılmadığı takdirde, bugünkü üretim seviyesi ile yurt içi doğal gaz rezervlerimizin 8,53 yıllık bir ömrü bulunmaktadır. TPAO tarafından son yıllardaki arama, sondaj ve üretim faaliyetleri sonucunda yurt içi petrol üretiminde yüzde 28lik artış sağlandığı belirtilen raporda, TPAOnun 2009 yılında, yurt içi ve yurt dışındaki petrol eşdeğeri üretiminin yaklaşık 72 bin varil/gün seviyelerine ulaştığı kaydedildi. Türkiyenin ham petrol üretiminin yüzde 75,8inin, doğal gaz üretiminin ise yüzde 38inin TPAO tarafından gerçekleştirildiğine yer verilen raporda, geçen yıl işlenen ham petrol miktarının 0,5 milyon tonu stoktan olmak üzere, toplam 16,98 milyon ton olduğu ifade edildi. Geçen yıl petrol ürünleri üretiminin 15,97 milyon ton olarak gerçekleştiği, bu rakamın 2008 yılına göre yüzde 29,9 oranında azaldığı da kaydedildi. Rapora göre dünya petrol tüketiminde 1982 yılından itibaren en büyük düşüş 2009 yılında kaydedildi. Petrol tüketimi, 2009 yılında, 2008e göre yüzde 1,5lik (420 bin varil/gün) düşüşle 84,9 milyon varil/gün olarak gerçekleşti. Uluslararası Enerji Ajansının, 2010 yılı petrol tüketiminde bir miktar artış öngördüğüne işaret edilen raporda, 2010 yılı ham petrol tüketiminin günde 86,5 milyon varil olmasının beklendiği kaydedildi. Rapora göre dünya petrol rezervi 2009 yılı sonuna göre 1,34 trilyon varil, rezerv ömrü ise ortalama 44 yıl olarak hesaplandı. Raporda, petrol fiyatlarının hangi durumlarda yükseleceği veya düşeceğine ilişkin görüşlere de yer verildi. Buna göre Amerikan dolarının değer kaybetmesi, ABD?İran?İsrail gerginliği, Rusya-Avrupa petrol boru hatlarına ilişkin jeopolitik gerginlikler, ekonomik canlanma politikalarının talebi artırması, Çinin büyümeye devam etmesi, emtia piyasalarındaki spekülatif hareketler ve stokların azalması halinde Şubat 2010da 73,80 dolar olan petrol fiyatının artması bekleniyor. Küresel krizde meydana gelebilecek ikinci dalga, Amerikan dolarının değerinin artması, Irak petrol üretim miktarının artması, ABDde petrol piyasalarında spekülasyon önleyici yasanın kabulü ve OPEC ülkelerinin kotalara uymaması halinde ise petrol fiyatlarının düşmesi söz konusu. Tarihsel olarak artış gösteren dünya doğal gaz rezervi ise doğal gaza olan talebin artması ve üreticilerin bu alana daha fazla yönelmesi ile 2009 yılında da arttı. 2008 yılında 175,5 trilyon metreküp olan doğal gaz rezerv miktarı, 2009 yılında 178,4 trilyon metreküp olarak gerçekleşti. Küresel doğal gaz üretimi ise tüm dünyada geçen yıl yüzde 6,2 oranında düştü. Raporda, 2010 yılında ekonomik krizin sonunun görülmesi ile sektörde düzelme eğilimi beklendiği ifade edilerek, Her ne kadar krizin enerji piyasasına etkisi sürse de 2010 yılının 2009a göre çok daha parlak geçeceği açıktır denildi. Bu bağlamda 2010 yılında doğal gaz ticaretinin artması ve 2015te doğal gazın en çok kullanılan enerji kaynağı haline gelmesinin beklendiği ifade edilen raporda, şu görüşlere yer verildi: Özellikle sanayi üretimindeki artış doğal gaz ve petrole olan talebin daha da artmasına neden olacaktır. 2010 yılı içinde petrol ve doğal gaz sektörüne dair çok ciddi bir tehlike görülmemektedir. Buna ek olarak sektör toparlandıkça piyasalarda canlanma artacaktır. Petrol ve doğal gaz sektörü genel ekonomik eğilimlerden etkilenmektedir ve mevcut ekonomik yapı içinde de krizler, dalgalanmalar söz konusu olabilmektedir. Dolayısıyla sektör i
Samanyolu Haber
Son Dakika
30.05.2010
PetrolvegazdaürkütentabloPetrol ve gazda ürküten tablo
Deniz Feneri e.V. davasında ikinci perde
CNN Türk
27.03.2010
13:43
Deniz Feneri e.V. soruşturmasında, Almanya ikinci davaya hazır. Ancak Türkiyeden hukuki yardım bekleniyor. Hürriyet gazetesinin haberine göre, Almanyada ikinci dalga mahkemeye sunulan iddianame kabul edildi. Ancak, Türkiyeden yardım gelmediği için, savcılık davanın ne zaman başlayacağı sorusuna yanıt veremiyor.
CNN Türk
Dünya
27.03.2010
DenizFenerieVdavasındaikinciperdeDeniz Feneri eV davasında ikinci perde
Deniz Feneri e.V. davasında ikinci perde
CNN Türk
27.03.2010
13:42
Deniz Feneri e.V. soruşturmasında, Almanya ikinci davaya hazır. Ancak Türkiyeden hukuki yardım bekleniyor. Hürriyet gazetesinin haberine göre, Almanyada ikinci dalga mahkemeye sunulan iddianame kabul edildi. Ancak, Türkiyeden yardım gelmediği için, savcılık davanın ne zaman başlayacağı sorusuna yanıt veremiyor.
CNN Türk
Ana Sayfa
27.03.2010
DenizFenerieVdavasındaikinciperdeDeniz Feneri eV davasında ikinci perde
11:53 TEKEL işçilerinin eyleminde ikinci dalga 15 Ocak'ta
Net Gazete
12.01.2010
11:45
TEKEL İşçilerin 31 Ocakta kapatılacak işyerlerinden diğer kamu kurum ve kuruluşlarına geçiş yapmak için başlattıkları eylemde birinci dalga 13 Ocakta bitiyor. Tüm Türkiyeden gelecek işçilerle ikinci dalganın 15 Ocakta daha geniş katılımla gerçekleşmesi bekleniyor. İkinci dalgada işçiler açlık grevi yapacak sonuç alınmaz ise ölüm orucuna başlayacaklar.
Net Gazete
Son Dakika
12.01.2010
1153TEKELişçilerinineylemindeikincidalga15Ocakta1153 TEKEL işçilerinin eyleminde ikinci dalga 15 Ocakta
TEKEL eyleminde 2. dalga geliyor
Cumhuriyet Gazetesi
12.01.2010
11:09
TEKEL işçilerin 31 Ocakta kapatılacak işyerlerinden diğer kamu kurum ve kuruluşlarına geçiş yapmak için başlattıkları eylemde birinci dalga 13 Ocakta bitiyor. Tüm Türkiyeden gelecek işçilerle ikinci dalganın 15 Ocakta daha geniş katılımla gerçekleşmesi bekleniyor. İkinci dalgada işçiler açlık grevi yapacak sonuç alınmaz ise ölüm orucuna başlayacaklar.
Cumhuriyet Gazetesi
Son Dakika
12.01.2010
TEKELeyleminde2dalgageliyorTEKEL eyleminde 2 dalga geliyor
Küresel ekonomi...
Samanyolu Haber
05.01.2010
12:08
Küresel ekonomik kriz etkilerini özellikle geçen yıl gösterse bile, 2010 yılında ülkeler için en ciddi sorunu artan dış borç yükü ile işsizlik oluşturacak.

Krizle birlikte geçen yılın ilk iki çeyreğinde ekonomilerindeki daralma devam eden ABD, Avro Bölgesi ve Japonyanın üçüncü çeyrekte büyümesi olumluya dönerken, bu büyümenin dördüncü çeyrekte de sürmesi bekleniyor. 2010 yılında büyümenin hızı bir parça yavaş olsa da gelişmiş ekonomilerde pozitif olacağı tahmin ediliyor. Gelişmiş ülkelerde ekonomik büyüme olumluya dönse bile artan dış borç yükü ve işsizlik baş ağrısı olmaya devam edecek. Uluslararası Para Fonuna (IMF) göre, borcun gayri safi yurt içi hasılaya oranı bu yıl G-7 ülkelerinde artacak ve muhtemelen 2014 yılı sonuna kadar yüksek kalmayı sürdürecek. Ülkelerin yüksek borçlarına ilaveten özellikle ABD ve İngilterede olmak üzere birçok kişi de ciddi borç yükü altında eziliyor. Gelişmiş ülkelerin çoğunda artan işsizlik ve kredi sıkışıklığının halen sürmesi sorun olmaya devam ediyor. Sakin bir enflasyon görünümünün yanı sıra bu unsurlar, muhtemelen büyük merkez bankalarına, en azından bu yılın ilk yarısının sonuna ve belki de 2011 yılına kadar faiz oranlarının olağanüstü düşük seviyelerde tutması için fazlasıyla sebep yaratacak. -DIŞ BORÇ SORUNU- Toplam kamu ve özel sektörün yabancılara, yabancı para mal ve hizmet karşılığı dahil ödemesi gerekli toplam dış borç miktarını gösteren dış borç sıralamasında ilk sırada dünyanın en büyük ekonomisi ABD yer alıyor. Dünya Bankasının 2009 yılı ikinci çeyrek verilerine göre, dünyanın en büyük ekonomisi ABDnin toplam dış borcu 13 trilyon 454,2 milyar doları bulurken, bu ülkeyi 9 trilyon 87,6 milyar dolarla İngiltere, 5 trilyon 208,4 milyar dolarla Almanya ve 5 trilyon 21,3 milyar dolarla Fransa takip ediyor. Avrupada borç sorunu en fazla öne çıkan ülkeler İrlanda ve geçen yıl uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının peş peşe kredi notunu düşürdükleri Yunanistan olurken, toplam dış borcun GSYHye oranına bakıldığında en kötü durumdaki ülkelerin başını İrlanda çekiyor. İrlandanın toplam dış borcu 2009 tahmini milli gelirinin 10,9 katına ulaşıyor. İrlandada toplam dış borcun GSYHye oranı yüzde 1.099u buluyor. Gelişmiş ülkeler içinde toplam dış borcun GSYHye oranı bakımından en kötü durumda olan İrlandayı ise İngiltere, Hollanda, Hong Kong, İsviçre, Belçika, Portekiz, Avusturya, Danimarka ve Fransa izliyor. -İŞSİZLİK- Bu yıl ülkelerin başını ağrıtacak diğer konu ise işsizlik olacak. Finansal ve ekonomik krizlerden sonra üçüncü dalga istihdam piyasasını yutmaya başlayarak, milyonlarca insanı çalışma hayatı dışına itti ve yaşamlarının yönünü değiştirdi. Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Dominique Strauss-Kahn, Gelecek aylarda işini kaybedecek bir işçi düşünün. Bu işçi için kriz arkada kalmamıştır, aksine halen önündedir diyerek, krizin çalışanlar için ne kadar kötü sonuçlar yarattığını ortaya koyuyor. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütüne (OECD) göre, işsizlik bu yılın sonuna kadar yükselme eğilimini sürdürecek. OECDnin tahminleri doğru çıkarsa, 30 üye ülkede işsiz sayısı 20 milyonun üzerine çıkacak, bu da 2. Dünya Savaşından bu yana en yüksek rakam olacak. Her ne kadar 2010da küresel ekonomi büyümeye başlasa bile bu büyümenin işsizlik oranlarının düşüşüne önemli katkı sağlaması beklenmiyor. Eninde sonunda istihdam olanağı yaratılsa da ekonomik kriz, istihdam piyasasına girmiş milyonlarca yeni insan, ömür boyu düşük maaşa mahkum genç insanlar ve geçici işçiler üzerinde bitmez tükenmez izler bırakıyor, işsizler ve aileler için psikolojik sıkıntılar yaratıyor. Küresel ekonomik krizin işsizlik üzerindeki etkisi bölgeler ve ülkelerde farklı oldu. Dünyanın en büyük ekonomisi ABDde, işsizlik oranında psikolojik sınır olan yüzde 10 geçildi ve geçen yıl Ekim ayında yüzde 10,2 ile 26 yılın en yüksek seviyesine çıktı. Başlangıçta ABDdeki finansal krizi Pasifikin öte yakasındaki yangın olarak gören Japonya, kriz sırasında rekor seviyelerdeki işsizlik oranlarıyla mücadele etti. İşsizliğin etkisi sektörlere ve işçilerin tipine göre de farklılık gösteriyor. Tarihsel sürece bakıldığında kriz dönemlerinde göçmen, düşük vasıflı, geçici ve yaşlı işçiler muhtemelen ilk kapı gösterilen kişiler oluyorlar. Böyle zamanlarda genç işsizlerin sayısının arttığı da gözleniyor. Uluslararası Çalışma Örgütüne (ILO) göre, 2008 yılında yüzde 12 olan dünya çapında genç işsiz sayısı 2009 yılında yüzde 15e çıkmış olacak. İşsizlik sorununun en fazla etkilediği İspanyada bu oran yüzde 40ı bulmuş durumda. Küresel ekonomik krizin ilk dönemlerinde en fazla işten çıkarmalar inşaat ve imalat sektöründe olduğu için bu durumdan en fazla erkek çalışanlar etki
Samanyolu Haber
Son Dakika
05.01.2010
KüreselekonomiKüresel ekonomi
Bakanlık uyardı: İhmal etmeyin!
Samanyolu Haber
01.09.2009
12:48
Sağlık Bakanlığı, mevsimsel gribe karşı vatandaşlara aşı olmaları tavsiyesinde bulundu.

Grip aşısı için en uygun dönemin Eylül - Ekim olduğunu söyleyen Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Seracettin Çom, Mevsimsel grip, domuz gribinden daha ölümcül ve daha ağır seyredebiliyor. dedi. Seracettin Çom, açıklamasında, mevsimsel grip ve domuz gribinin belirtilerinin aynı olduğuna dikkat çekti. Çom, Farklı tahliller ile anlayabiliyoruz. Karşımıza ateş ve griple gelen kişi, grip aşısı olmuşsa domuz gribi olma riski daha yüksek demek. Böylece teşhisi daha çabuk koyma imkanımız da artar. diye konuştu. Seracettin Çom, CİHANa yaptığı açıklamada, vatandaşlara mevsimsel gribe karşı grip aşısı olmaları önerisinde bulundu. Grip aşısının, 65 ve üzeri yaştakiler ile yaşlı bakım ve huzurevlerinde kalan kişilere, bu durumlarını belgelendirmeleri halinde ücretsiz yapıldığını kaydeden Çom, Ayrıca astım, kronik akciğer ve kalp damar hastaları, şeker hastaları, diğer metabolik hastalıkları olanlar, böbrek yetmezliği olanlar, hemoglobin bozuklukları, immün yetmezliği yaşayanlar, 6 ay -18 yaş arasında olup uzun süreli asetil salisilik asit (aspirin) tedavisi alan çocuk ve yetişkinler bu durumlarını belgelendirirlerse grip aşısının bedeli Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanıyor. diye konuştu. Çom, aşının Eylül-Ekim aylarında olunması gerektiğini belirtti. Çom, mevsimsel gribin, domuz gribine karşı daha ağır seyredebildiğini ve ölüm oranlarının daha çok olduğuna dikkat çekti. Çom, domuz gribinde ölüm oranlarının binde 4 ila 5lerde iken, mevsimsel griplerde 10 ile 15lerde olduğunu söyledi. Grip aşısının, domuz gribine karşı koruyucu olmadığını vurgulayan Çom, Bununla birlikte domuz gribi ile mevsimsel gribin belirtileri aynı. Farkı ancak tahliller ile anlayabiliyoruz. Kişi mevsimsel grip aşısını vurulsun ki karşımıza ateş ve griple gelen kişi aşı olduysa emin olalım ki bu mevsimsel grip değil. Grip aşısı olmuşsa, domuz gribi olma riski daha yüksek demek. dedi. Çom, bu yolla grip aşısının indirek etkisinden faydalanmış olunacağını aktardı. Domuz gribinde ikinci bir dalga olacaksa bunun Türkiye için Ocak ayından sonra beklendiğini söyleyen Çom, paniğe gerek olmadığının altını çizdi. Öte yandan, İlk parti domuz gribi aşısının Ekimde Türkiyeye gelmesi bekleniyor. (CİHAN)
Samanyolu Haber
Son Dakika
01.09.2009
BakanlıkuyardıİhmaletmeyinBakanlık uyardı İhmal etmeyin
8 kurmay albay bugün ifade veriyor
Samanyolu Haber
29.06.2009
07:48
8 Kurmay Albay bugün Ergenekon savcılarına ifade vermeye bekleniyor. Albaylara Levent Göktaşın ikinci eylem ekibi misiniz diye sorulacak.

Bugün gözler Ergenekon savcılarının görev yaptığı Beşiktaştaki İstanbul Adliyesinde olacak. Ergenekon savcılarının, Merkez Komutanlığı aracılığıyla ifade vermeye çağırdığı biri emekli 8 kurmay albayın bugün ifade vermesi bekleniyor. İfadeye çağrılan 8 albayın, Poyrazköy cephaneliği ve Ergenekon tutuklusu emekli Albay Levent Göktaşın ikinci eylem ekibi oldukları iddiasıyla sorgulanacakları belirtiliyor. Bugün ifadeye gelmesi beklenen 8 subayın ev ve işyerlerinin Ergenekon 13. dalga operasyonunda arandığı ortaya çıkmıştı. Bugün ifade vermeye gelmesi beklenen en dikkat çeken isim ise Deniz Kurmay Albay Dora Sungunay. Ergenekon operasyonu kapsamında Sungunayın ofisinde arama yapılmak istenmiş, ancak Sungunayın bürosu Genelkurmay Karargahında çıkınca vazgeçilmişti. İfadeye çağrılan diğer isimler ise Gölcük Donanmada görevli Kurmay Albay M. Nuri Alacalı, Aksaz Deniz Üssünde görevli Kurmay Albaylar Şafak Yürekli ve İ. Koray Özyurt, Deniz Harp Akademisinde görevli Kurmay Albay Mert Yanık, Deniz Eğitim Komutanlığnda görevli Kurmay Albay Levent Görgec, Gölcük Harp Filosunda görevli Deniz Kurmay Albay Tayfun Duman ve emekli Deniz Albay Aydın Ortabaşı. Her soruyu sorabİlİrler Eski DGM savcısı Mete Göktürk, 8 albayın ifadeye çağrılmasıyla ilgili olarak Ergenekon savcılarının her şekilde soruşturma yapma yetkileri olduğunu söyledi. Daha önce de muvazzaf subayların tutuklandığını hatırlatan Göktürk Son kanun değişikliği de yürürülüğe girerse sivil mahkemenin yargılama yapmasının önünde hiçbir sorun kalmayacak dedi. STAR
Samanyolu Haber
Son Dakika
29.06.2009
8kurmayalbaybugünifadeveriyor8 kurmay albay bugün ifade veriyor
İnsan beyni bu DVD'ye sığacak
Samanyolu Haber
22.05.2009
10:57
Bilimadamları nano teknoloji sayesinde 2 bin film depolayabilen 10 bin GB (10 terabayt)lık kapasiteye sahip ultra DVD geliştirdi.

Bilimsel olarak yapılan bir araştırmaya göre 10 terabaytlık bu kapasite insan beyninin depolama kapasitesine eşit.

Avustralyanın Melbourne kentindeki Swinburne Üniversitesi tarafından geliştirilen bu DVDnin büyüklüğü ve kalınlığı şimdikilerden farksız. Bilimadamları, geliştirdikleri DVDlerle üç boyutlu televizyonlarda ultra yüksek çözünürlükte görüntünün izlenebileceği müjdesini de verdi. Ultra DVDlerin gelecek 5 yıl içerisinde piyasada olması bekleniyor.

Ultra DVDnin ilk örneği olan nano rods, sadece bir yönde hareket eden polarize ışınlar ve gözle görülemeyecek kadar ince altın parçacıklar kullanılarak geliştirildi. Araştırmacılar, Güney Korenin Samsung firmasıyla teknoloji transferi konusunda anlaşmaya vardı.

Buluşunu Nature dergisinde yayımlayan profesör Min Gu, diskin büyüklüğünü artırmadan data kapasitesini nano yapılı materyallerle nasıl yükseltebileceklerini gösterdiklerini belirtti.

Araştırma ekibinden doktor James Chon ise, polarizasyonun 360 derece döndürülebildiğini, örneğin sıfır derecelik bir polarizasyona bir veri katmanı, onun üzerine de 90 derecelik polarizasyonda başka bir veri katmanı kaydedebildiklerini ve bu katmanların birbirleriyle çakışmadıklarını ifade etti.

Bir DVD, 8,5 GBlık bilgi alıyor ve bir film için yeterli görülüyor. Bunun yerini mavi ışınlı 50 GB kapasiteli diskler almıştı. Ancak ultra DVDler 10 bin GB yani 10 terabaytlık kapasiteye ulaşmış oldu. Standart DVDlerin çoğu biri diğerinin yukarısında olmak üzere iki katmandan oluşuyor. Lazer okuyucu, önce birinci katmanı sonrasında ise ikinci katmanı okuyor. Ultra DVDlerde bunlara ışığın rengi ve yönü olmak üzere iki boyut daha eklendi. Profesör Gu, yeni boyutların, ultra DVDleri geliştirmede anahtar rol oynadığını aktardı.

Araştırmacılar, renkler kullanarak gözle görülemeyen altın parçacıklarını diskin yüzeyine kullandılar. Belirli ışık ve renk dalga uzunluklarının birbirleriyle uyumlu olduğunu ve bunun da diskin aynı fiziksel bölgesine farklı renk aralıklarında bilgi kaydetmesine olanak sağladığını tespit ettiler. Yine sadece bir yönde titreşim sağlayan ışın dalgalarıyla destekli polarize ışınlar kullanılarak ekstra bilgi yükleme olanağı da sağlandı. Polarize edilen bu ışınlar, özel bir filtre kullanılarak bloke edilebiliyor.

Tüketicilerin ultra DVDleri kullanabilmesi için yeni bir DVD okuyucu almaları gerektiği de belirtildi. Bu teknolojinin 3 boyutlu televizyon ya da ultra yüksek çözünürlük teknolojisinin kullanılmasına ön ayak olacağı da ifade edildi.

(CİHAN)
Samanyolu Haber
Son Dakika
22.05.2009
İnsanbeynibuDVDyesığacak İnsan beyni bu DVDye sığacak
İşte o mail: Dalan biliyor...
Samanyolu Haber
26.04.2009
08:24
E-maile göre, İSTEK arazisindeki mühimmattan vakfın kurucusu Bedrettin Dalanın haberi vardı.

İşte kazıları başlatan ihbar e-maili
Ekip talimat bekliyor savcıları öldürecekler!

VATAN Poyrazköy’de yapılan kazıları başlatan ihbar e-mail’inin detaylarına ulaştı. Emniyete gönderilen mail’de cephanelerin tutuklu Albay Levent Göktaş’ın emriyle gömüldüğü öne sürülüyor. Göktaş’ın ekibi olduğu söylenen subayların emir beklediği, eğer albay tahliye edilmezse Ergenekon savcılarına suikast yapacakları iddia ediliyor.

İstanbul Beykoz’a bağlı Poyrazköy’de İSTEK Vakfı’na ait arazide yapılan aramalarda bugüne kadarki en büyük cephanelik ele geçirildi. Cephaneliği ortaya çıkaran ise polise gönderilen bir ihbar e-mail’i oldu. VATAN gazetesi, bu e-posta mailinin detaylarına ulaştı. Polise gelen bu ihbar mailine göre bu mühimmatlar bomba konusunda uzman subaylar tarafından birliklerinden çıkarıldı. İSTEK Vakfı Başkanı Bedrettin Dalan’ın bilgisi dahilinde de buraya gömüldü. E-mail’deki bilgilere göre bu mühimmatları kullanacak ekip 12 Ocak 2009 tarihinde düzenlenen 10’uncu dalga operasyonunda tutuklanan emekli Albay Levent Göktaş’ın timiydi. İhbara göre, eylem için Göktaş’tan talimat bekleniyordu ve hedefte Ergenekon soruşturmasını yürüten İstanbul Cumhuriyet savcıları vardı.

’Levent Göktaş’ın ekibi’

16 Nisan 2009 tarihinde polise gelen ihbar e-mail’i şöyle: “Size Levent Göktaş hakkında bilgi vereceğim. Bu adamın bir ekibi var. Bu ekip eylem yapmak için ondan talimat bekliyor. Bu ekibin başı ise Levent Bektaş’tır. Diğer elemanları ise Emre Onan, Mustafa Türkan, Ercan Kireçtepe ve Eren Günay’dır. Bu kişiler bomba konusunda eğitimli subaylardır.”

’Dalan’ın da bilgisi var’

“Daha önce çalıştıkları birimlerde elde ettikleri patlayıcıları Bedrettin Dalan’ın Poyrazköy’deki arazisine gömdüler. Daha önce gömü çalışmalarında fark edildiler. Ancak kaçmayı başardılar. Fakat elde ettikleri cephaneyi araziye gömdüler. Bu durumdan Dalan’ın da haberi var. Şimdi bu mühimmat ile Ergenekon adına eylem yapacaklar. Levent Göktaş’ın tahliyesini bekliyorlar. Tahliye edilmezse eylem için harekete geçecekler. Hedeflerinde ise Ergenekon savcıları bulunuyor.” Mektubun geri kalan kısmında ise cephaneliğin gömülü olduğu yerler en ince ayrıntısına kadar tarif ediliyor.

Polis ihbarcıyı arıyor

Polise gelen bu ihbarın aynı kişi tarafından yapılan ikinci ihbar olduğu öğrenildi. Daha önceki ihbarın ise tutuklu şüphelilerden emekli Albay Levent Göktaş hakkında geniş bilgiler içerdiği belirtildi. Ergenekon şüphelileri hakkında bu kadar bilgi sahibi olduğu anlaşılan ihbarcıyı arayan polis, e-postanın bir internet kafeden gönderildiğini tespit etti. Polis ihbarın yapıldığı internet kafeye gelen giden kişileri mercek altına aldı ancak henüz bir bulguya ulaşılamadı.

Mühimmat bulundu

Bu ihbar mektubu üzerine İstanbul Terörle Mücadele Şubesi ekipleri harekete geçti. İhbarda sözü edilen arazide arama ve kazı çalışması için düğmeye basıldı. Salı günü yapılan çalışmalarda 10 adet lav silahı, 5 adet roketatar, 40’a yakın el bombası ve C-4 patlayıcı ele geçirildi. Mühimmatın ele geçirilmesinin ardından Çarşamba günü de emekli binbaşı Levent Bektaş, Deniz Yarbay Ercan Kireçtepe ve Deniz Binbaşı Emre Onat gözaltına alındı.

Muvazzaf subaylar Merkez Komutanlığı’nda; emekli binbaşı Levent Bektaş ise İstanbul Terörle Mücadele Şubesi’nde sorgulandı. İşlemleri cuma günü tamamlanan Bektaş, Kireçtepe ve Onat, Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi.

Subaylar tutuklandı

Savcılıkça sorgulanan emekli binbaşı Levent Bektaş, Deniz Yarbay Ercan Kireçtepe ve Deniz Binbaşı Emre Onat, tutuklanmaları istemiyle sevk edildikleri İstanbul Nöbetçi 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde “terör örgütüne üye olmak”, “ateşli silahlar kanununa muhalefet” ve “tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi” suçlarından tutuklandı. Levent Bektaş, Metris Cezaevi’ne, Ercan Kireçtepe ve Emre Onat ise Hasdal Cezaevi’ne gönderildi.

Günay’ın işlemi sürüyor

İhbar mektubunda ismi geçen ve yurt dışı görevde olan binbaşı Eren Günay önceki gün İstanbul Merkez Komutanlığı’na teslim olmuştu. Günay’ın buradaki işlemleri sürüyor. İsmi geçen son kişi olan yarbay Mustafa Türkan Ecevit’in de yurt dışındaki tatbikat görevinden dönmesi bekleniyor.

Kazılar salıya kadar sürecek

İSTEK Vakfı’na ait Beykoz Poyrazköy’deki arazide salı gününden bu yana yürütülen kazı çalışmaları dün de devam etti. İstanbul Jandarma ve İstanbul Emniyet Müdürlü
Samanyolu Haber
Son Dakika
26.04.2009
İşteomailDalanbiliyorİşte o mail Dalan biliyor
Şok e-mail: Dalan biliyor...
Samanyolu Haber
26.04.2009
07:42
E-maile göre, İSTEK arazisindeki mühimmattan vakfın kurucusu Bedrettin Dalanın haberi vardı.

İşte kazıları başlatan ihbar e-maili
Ekip talimat bekliyor savcıları öldürecekler!

VATAN Poyrazköy’de yapılan kazıları başlatan ihbar e-mail’inin detaylarına ulaştı. Emniyete gönderilen mail’de cephanelerin tutuklu Albay Levent Göktaş’ın emriyle gömüldüğü öne sürülüyor. Göktaş’ın ekibi olduğu söylenen subayların emir beklediği, eğer albay tahliye edilmezse Ergenekon savcılarına suikast yapacakları iddia ediliyor.

İstanbul Beykoz’a bağlı Poyrazköy’de İSTEK Vakfı’na ait arazide yapılan aramalarda bugüne kadarki en büyük cephanelik ele geçirildi. Cephaneliği ortaya çıkaran ise polise gönderilen bir ihbar e-mail’i oldu. VATAN gazetesi, bu e-posta mailinin detaylarına ulaştı. Polise gelen bu ihbar mailine göre bu mühimmatlar bomba konusunda uzman subaylar tarafından birliklerinden çıkarıldı. İSTEK Vakfı Başkanı Bedrettin Dalan’ın bilgisi dahilinde de buraya gömüldü. E-mail’deki bilgilere göre bu mühimmatları kullanacak ekip 12 Ocak 2009 tarihinde düzenlenen 10’uncu dalga operasyonunda tutuklanan emekli Albay Levent Göktaş’ın timiydi. İhbara göre, eylem için Göktaş’tan talimat bekleniyordu ve hedefte Ergenekon soruşturmasını yürüten İstanbul Cumhuriyet savcıları vardı.

’Levent Göktaş’ın ekibi’

16 Nisan 2009 tarihinde polise gelen ihbar e-mail’i şöyle: “Size Levent Göktaş hakkında bilgi vereceğim. Bu adamın bir ekibi var. Bu ekip eylem yapmak için ondan talimat bekliyor. Bu ekibin başı ise Levent Bektaş’tır. Diğer elemanları ise Emre Onan, Mustafa Türkan, Ercan Kireçtepe ve Eren Günay’dır. Bu kişiler bomba konusunda eğitimli subaylardır.”

’Dalan’ın da bilgisi var’

“Daha önce çalıştıkları birimlerde elde ettikleri patlayıcıları Bedrettin Dalan’ın Poyrazköy’deki arazisine gömdüler. Daha önce gömü çalışmalarında fark edildiler. Ancak kaçmayı başardılar. Fakat elde ettikleri cephaneyi araziye gömdüler. Bu durumdan Dalan’ın da haberi var. Şimdi bu mühimmat ile Ergenekon adına eylem yapacaklar. Levent Göktaş’ın tahliyesini bekliyorlar. Tahliye edilmezse eylem için harekete geçecekler. Hedeflerinde ise Ergenekon savcıları bulunuyor.” Mektubun geri kalan kısmında ise cephaneliğin gömülü olduğu yerler en ince ayrıntısına kadar tarif ediliyor.

Polis ihbarcıyı arıyor

Polise gelen bu ihbarın aynı kişi tarafından yapılan ikinci ihbar olduğu öğrenildi. Daha önceki ihbarın ise tutuklu şüphelilerden emekli Albay Levent Göktaş hakkında geniş bilgiler içerdiği belirtildi. Ergenekon şüphelileri hakkında bu kadar bilgi sahibi olduğu anlaşılan ihbarcıyı arayan polis, e-postanın bir internet kafeden gönderildiğini tespit etti. Polis ihbarın yapıldığı internet kafeye gelen giden kişileri mercek altına aldı ancak henüz bir bulguya ulaşılamadı.

Mühimmat bulundu

Bu ihbar mektubu üzerine İstanbul Terörle Mücadele Şubesi ekipleri harekete geçti. İhbarda sözü edilen arazide arama ve kazı çalışması için düğmeye basıldı. Salı günü yapılan çalışmalarda 10 adet lav silahı, 5 adet roketatar, 40’a yakın el bombası ve C-4 patlayıcı ele geçirildi. Mühimmatın ele geçirilmesinin ardından Çarşamba günü de emekli binbaşı Levent Bektaş, Deniz Yarbay Ercan Kireçtepe ve Deniz Binbaşı Emre Onat gözaltına alındı.

Muvazzaf subaylar Merkez Komutanlığı’nda; emekli binbaşı Levent Bektaş ise İstanbul Terörle Mücadele Şubesi’nde sorgulandı. İşlemleri cuma günü tamamlanan Bektaş, Kireçtepe ve Onat, Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi.

Subaylar tutuklandı

Savcılıkça sorgulanan emekli binbaşı Levent Bektaş, Deniz Yarbay Ercan Kireçtepe ve Deniz Binbaşı Emre Onat, tutuklanmaları istemiyle sevk edildikleri İstanbul Nöbetçi 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde “terör örgütüne üye olmak”, “ateşli silahlar kanununa muhalefet” ve “tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi” suçlarından tutuklandı. Levent Bektaş, Metris Cezaevi’ne, Ercan Kireçtepe ve Emre Onat ise Hasdal Cezaevi’ne gönderildi.

Günay’ın işlemi sürüyor

İhbar mektubunda ismi geçen ve yurt dışı görevde olan binbaşı Eren Günay önceki gün İstanbul Merkez Komutanlığı’na teslim olmuştu. Günay’ın buradaki işlemleri sürüyor. İsmi geçen son kişi olan yarbay Mustafa Türkan Ecevit’in de yurt dışındaki tatbikat görevinden dönmesi bekleniyor.

Kazılar salıya kadar sürecek

İSTEK Vakfı’na ait Beykoz Poyrazköy’deki arazide salı gününden bu yana yürütülen kazı çalışmaları dün de devam etti. İstanbul Jandarma ve İstanbul Emniyet Müdürlü
Samanyolu Haber
Son Dakika
26.04.2009
Şoke-mailDalanbiliyorŞok e-mail Dalan biliyor
Fenerbahçe puan kaybına doymuyor
Samanyolu Haber
25.04.2009
22:54
Turkcell Süper Ligdeki şampiyonluk yarışından kopan Fenerbahçe, Ankaragücü karşısında aldığı 2-1lik yenilgiyle zirvenin 12 puan gerisinde kaldı.

Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadında kendi seyircisi önünde Başkent ekibine mağlup olan sarı-lacivertliler, 60 puanlı lider Sivassporun 12 puan gerisine düştü.

Ligdeki son galibiyetini 26. hafta mücadelesinde Kadıköyde Eskişehirspora karşı (2-1) alan Fenerbahçe, Ankaragücüne mağlup olunca üst üste 3. mücadelesinde galibiyete ulaşamadı. 27. haftada Galatasaray ile 0-0 berabere kalan sarı-lacivertliler, 28. hafta karşılaşmasında da Ankaraspora 1-0 mağlup olmuştu.

Fenerbahçe, ayrıca Ankaragücü yenilgisiyle bu sezon Kadıköyde ikinci mağlubiyetini almış oldu. Sarı-lacilvertliler 6. hafta da Kayserispora 4-1 yenilmişti.

Ligde ve kupada bundan önce yaptığı 3 maçta gol atamayan sarı-lacivertli ekip, 3 maç sonra Deividin Ankaragücüne attığı golle bu hasrete son verdi.

-DERBİDE SAVUNMA SIKINTISI-

Ankaragücü karşısında gördüğü sarı kartla cezalı duruma düşen Önder, gelecek haftaki Beşiktaş derbisinde takımında önemli bir sıkıntı yarattı.

Cezalı Lugano ve sakatlığı nedeniyle sezonu kapatan Edunun yokluğunda Yasin ve Önderin forma giydiği sarı-lacivertli takımda, Beşiktaş maçında savunma Can ve Yasine kaldı.

Sezonun başındaki bazı maçlar dışında Cana şans tanımayan teknik direktör Aragonesin, Beşiktaş derbisinde zorunlu olarak Cana forma vermesi bekleniyor.

-FUTBOLCULARLA DALGA GEÇTİLER-

Fenerbahçenin, Ankaragücü karşısında 60. dakikada yediği penaltı golüyle 2-0 yenik duruma düşmesinin ardından taraftarlar, futbolcularla dalga geçti.

Bir ara futbolcuların yaptığı her pasta Oley çeken tribünlere, futbolculardan Selçuk alkışla tepki gösterdi.

Selçukun hareketine tepki veren taraftarlar, uzun bir süre maç içinde ayağına her topu aldığında bu futbolcuyu yuhalayıp ıslıkladı.

-ALEX DE ÇARE OLMADI-

Ankaragücü önünde 4. dakikada yediği golle 1-0 yenik duruma düştükten sonra ilerleyen dakikalarda rakibi karşısında etkili olamayan Fenerbahçede 24. dakikada Alex oyuna dahil edildi, ancak Brezilyalı futbolcu da takımına çare olmadı.

Geçirdiği uzun süreli sakatlığın ardından bu maçta Aragonesin yedekler arasında şans verdiği Brezilyalı futbolcu, 24. dakikada Denizin yerine oyuna girdi.

Isınmak için saha kenarına geldiği sırada taraftarların sevgi gösterilerinde bulunduğu Brezilyalı futbolcu için tribünler I Love You Alex şeklinde tempo tuttu.

-YÖNETİM İSTİFA SESLERİ-

Ankaragücü karşısında 4. dakikada yediği golle 1-0 yenik duruma düşen Fenerbahçede maraton üst tribünde bir taraftar grubu Yönetim istifa şeklinde tempo tuttu.

Bir grubun bu yöndeki tezahüratları o bölgedeki diğer taraftarları kızdırırken, iki grup arasında tartışma yaşandı. Tribündeki güvenlik elemanları araya girerek tartışmanın büyümesini önledi.

Karşılaşmanın ilk yarısının bitiş düdüğüyle tribünlerden yoğun bir şekilde Yuh sesleri yükseldi.

Maçın ikinci yarısında da zaman zaman yönetime yönelik istifa tezahüratları duyulurken, maçın son dakikalarında tribünler boşalmaya başladı.

-ANKARAGÜCÜLÜ FUTBOLCULAR BÜYÜK SEVİNÇ YAŞADI-

Turkcell Süper Liginde kalma mücadelesi veren ve Fenerbahçeyi mağlup ederek İstanbul deplasmanında hayati 3 puanı hanesine yazdıran Ankaragücülü futbolcular, maçtan sonra galibiyetin sevincini taraftarıyla paylaştı.

Toplu halde taraftarının bulunduğu tribüne giden futbolcular, burada oynayarak Fenerbahçe karşısında aldıkları galibiyetin sevincini yaşadı.
Samanyolu Haber
Son Dakika
25.04.2009
FenerbahçepuankaybınadoymuyorFenerbahçe puan kaybına doymuyor
Toplam "15" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti