Habergec.Com Aranan Kelimeler:ilk türk helikopter Değerlendirme: 10 / 10 434388
habergec.com
22.08.2014 Cuma
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler
Gazeteler
İnternet Siteleri
Televizyonlar
Radyolar
Diğer

:: Gruplar
 

ilk türk helikopter

Kumpasa destek vermeyenlere tehdit: Hepsini not ettik!
Zaman
28.06.2014
14:05
Başbakan Tayyip Erdoğan, Camia’ya yönelik zulme destek olmayanları açık bir dille tehdit etti.AK Parti genişletilmiş il başkanları toplantısında konuşan Erdoğan’ın hedefinde yine Hizmet Hareketi vardı. Aylardır sürdürdüğü iftiralarını tekrarladı. Ardından bu süreçte sessiz kalanları tek tek not ettiklerini söyledi. Düşmanlarına azap çektirmeye devam edeceklerini anlatan Erdoğan, “Bir imtihan süreci, Gezi olaylarıyla, 17-25 Aralık darbe girişimleriyle son derece büyük imtihanlara maruz kaldık. Üzülerek söylemeliyim ki, bize ve vatanımıza saldırıldığında seyretmekle yetinenler oldu. Ama millet de teşkilatımız da bu suskunluğu not etmiştir.” ifadelerini kullandı. Başbakan, MHP lideri Devlet Bahçeli’ye de tepkiliydi. Erdoğan, “Çıkmış bizi Pınarhisar ile, hapisle tehdit ediyor. Değil hapis, ey Bahçeli senin ölüm tehditlerine bile biz boyun eğmez, pabuç bırakmayız.” diye konuştu. CHP’yle ilgili sözleri de kafaları karıştırdı. Önceki yıllarda CHP’nin inançlara mesafeli, katı laikçi ve statükocu tutumunu defalarca eleştiren, anamuhalefet partisinin değişmesi gerektiği yönünde fikirler beyan eden Başbakan, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Mustafa Kemal’in kurduğu CHP’yi 4 yılda paçavraya çevirdiğini anlattı. CHP ve MHP’nin, IŞİD tarafından alıkonulan 80 Türk vatandaşın durumunu zorlaştırdığını savundu. Erdoğan, “Bizim IŞİD’e karşı kışkırtıcı bir üslupla konuşmamız için baskı yapıyor. Yangının üzerine körükle gitmemizi bekliyorlar. İşte bu kanlı, alçakça bir siyasettir.” dedi. Erdoğan’ın gündeminde Köşk seçimleri de vardı. Başbakan, “Hatırlatmak isterim ki, aramızdan birini ölüme değil, sadece ve sadece cumhurbaşkanlığı makamına uğurlayacağız.” dedi.Partimin yüzde 93’ü benim adaylığımı istiyorBu arada Başbakan, partisinin cumhurbaşkanı adayını belirleme süreci kapsamında dün TBMM’de grubu bulunmayan partileri ziyaret etti. Başbakan’ın ilk durağı BBP’ydi. Ardından DSP’yi ve son olarak da SP’yi ziyaret etti. Erdoğan’ın, “Siz mi aday sınız?” sorularına, “Partimin içinde yüzde 93 oranında benim aday olmamı istiyorlar.” şeklinde karşılık verdiği öğrenildi. BBP’yi ziyaretinde ise merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği helikopter kazasıyla ilgili yargı süreçlerine ilişkin sitemler iletildi.
Zaman
Politika
28.06.2014
KumpasadestekvermeyenleretehditHepsininotettikKumpasa destek vermeyenlere tehdit Hepsini not ettik
Kumpasa destek vermeyenlere tehdit: Hepsini not ettik!
Zaman
26.06.2014
02:04
Başbakan Tayyip Erdoğan, Camia’ya yönelik zulme destek olmayanları açık bir dille tehdit etti.AK Parti genişletilmiş il başkanları toplantısında konuşan Erdoğan’ın hedefinde yine Hizmet Hareketi vardı. Aylardır sürdürdüğü iftiralarını tekrarladı. Ardından bu süreçte sessiz kalanları tek tek not ettiklerini söyledi. Düşmanlarına azap çektirmeye devam edeceklerini anlatan Erdoğan, “Bir imtihan süreci, Gezi olaylarıyla, 17-25 Aralık darbe girişimleriyle son derece büyük imtihanlara maruz kaldık. Üzülerek söylemeliyim ki, bize ve vatanımıza saldırıldığında seyretmekle yetinenler oldu. Ama millet de teşkilatımız da bu suskunluğu not etmiştir.” ifadelerini kullandı. Başbakan, MHP lideri Devlet Bahçeli’ye de tepkiliydi. Erdoğan, “Çıkmış bizi Pınarhisar ile, hapisle tehdit ediyor. Değil hapis, ey Bahçeli senin ölüm tehditlerine bile biz boyun eğmez, pabuç bırakmayız.” diye konuştu. CHP’yle ilgili sözleri de kafaları karıştırdı. Önceki yıllarda CHP’nin inançlara mesafeli, katı laikçi ve statükocu tutumunu defalarca eleştiren, anamuhalefet partisinin değişmesi gerektiği yönünde fikirler beyan eden Başbakan, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Mustafa Kemal’in kurduğu CHP’yi 4 yılda paçavraya çevirdiğini anlattı. CHP ve MHP’nin, IŞİD tarafından alıkonulan 80 Türk vatandaşın durumunu zorlaştırdığını savundu. Erdoğan, “Bizim IŞİD’e karşı kışkırtıcı bir üslupla konuşmamız için baskı yapıyor. Yangının üzerine körükle gitmemizi bekliyorlar. İşte bu kanlı, alçakça bir siyasettir.” dedi. Erdoğan’ın gündeminde Köşk seçimleri de vardı. Başbakan, “Hatırlatmak isterim ki, aramızdan birini ölüme değil, sadece ve sadece cumhurbaşkanlığı makamına uğurlayacağız.” dedi.Partimin yüzde 93’ü benim adaylığımı istiyorBu arada Başbakan, partisinin cumhurbaşkanı adayını belirleme süreci kapsamında dün TBMM’de grubu bulunmayan partileri ziyaret etti. Başbakan’ın ilk durağı BBP’ydi. Ardından DSP’yi ve son olarak da SP’yi ziyaret etti. Erdoğan’ın, “Siz mi aday sınız?” sorularına, “Partimin içinde yüzde 93 oranında benim aday olmamı istiyorlar.” şeklinde karşılık verdiği öğrenildi. BBP’yi ziyaretinde ise merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği helikopter kazasıyla ilgili yargı süreçlerine ilişkin sitemler iletildi.
Zaman
Politika
26.06.2014
KumpasadestekvermeyenleretehditHepsininotettikKumpasa destek vermeyenlere tehdit Hepsini not ettik
Kumpasa destek vermeyenlere tehdit: Hepsini not ettik!
Zaman
26.06.2014
02:04
Başbakan Tayyip Erdoğan, Camia’ya yönelik zulme destek olmayanları açık bir dille tehdit etti.AK Parti genişletilmiş il başkanları toplantısında konuşan Erdoğan’ın hedefinde yine Hizmet Hareketi vardı. Aylardır sürdürdüğü iftiralarını tekrarladı. Ardından bu süreçte sessiz kalanları tek tek not ettiklerini söyledi. Düşmanlarına azap çektirmeye devam edeceklerini anlatan Erdoğan, “Bir imtihan süreci, Gezi olaylarıyla, 17-25 Aralık darbe girişimleriyle son derece büyük imtihanlara maruz kaldık. Üzülerek söylemeliyim ki, bize ve vatanımıza saldırıldığında seyretmekle yetinenler oldu. Ama millet de teşkilatımız da bu suskunluğu not etmiştir.” ifadelerini kullandı. Başbakan, MHP lideri Devlet Bahçeli’ye de tepkiliydi. Erdoğan, “Çıkmış bizi Pınarhisar ile, hapisle tehdit ediyor. Değil hapis, ey Bahçeli senin ölüm tehditlerine bile biz boyun eğmez, pabuç bırakmayız.” diye konuştu. CHP’yle ilgili sözleri de kafaları karıştırdı. Önceki yıllarda CHP’nin inançlara mesafeli, katı laikçi ve statükocu tutumunu defalarca eleştiren, anamuhalefet partisinin değişmesi gerektiği yönünde fikirler beyan eden Başbakan, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Mustafa Kemal’in kurduğu CHP’yi 4 yılda paçavraya çevirdiğini anlattı. CHP ve MHP’nin, IŞİD tarafından alıkonulan 80 Türk vatandaşın durumunu zorlaştırdığını savundu. Erdoğan, “Bizim IŞİD’e karşı kışkırtıcı bir üslupla konuşmamız için baskı yapıyor. Yangının üzerine körükle gitmemizi bekliyorlar. İşte bu kanlı, alçakça bir siyasettir.” dedi. Erdoğan’ın gündeminde Köşk seçimleri de vardı. Başbakan, “Hatırlatmak isterim ki, aramızdan birini ölüme değil, sadece ve sadece cumhurbaşkanlığı makamına uğurlayacağız.” dedi.Partimin yüzde 93’ü benim adaylığımı istiyorBu arada Başbakan, partisinin cumhurbaşkanı adayını belirleme süreci kapsamında dün TBMM’de grubu bulunmayan partileri ziyaret etti. Başbakan’ın ilk durağı BBP’ydi. Ardından DSP’yi ve son olarak da SP’yi ziyaret etti. Erdoğan’ın, “Siz mi aday sınız?” sorularına, “Partimin içinde yüzde 93 oranında benim aday olmamı istiyorlar.” şeklinde karşılık verdiği öğrenildi. BBP’yi ziyaretinde ise merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği helikopter kazasıyla ilgili yargı süreçlerine ilişkin sitemler iletildi.
Zaman
Ana Sayfa
26.06.2014
KumpasadestekvermeyenleretehditHepsininotettikKumpasa destek vermeyenlere tehdit Hepsini not ettik
Türk donanması Akdeniz’de dosta güven, düşmana korku saldı
Zaman
31.05.2014
03:26
Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) planlı tatbikatlarından olan Beyaz Fırtına 2014 kapsamında Seçkin Gözlemci Günü, Akdeniz açıklarında gerçekleştirildi. Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel de tatbikatı TCG SALİHREİS (F-246) Fırkateyninden izledi. Gerçek mühimmattan olan fiili güdümlü mermi ve torpidonun kullanıldığı tatbikatta TSK, adeta dosta güven, düşmana korku saldı.Deniz Kuvvetleri Komutanlığından; 8 firkateyn, 3 korvet, 18 hücumbot, 6 denizaltı, 3 mayın avlama gemisi, 10 yardımcı sınıf gemi, 4 karakol gemisi, 3 SAT Timi, 2 SAS Timi, 13 deniz helikopteri, Hava Kuvvetleri Komutanlığından; 8 görev uçuşu deniz hava gayreti, 1 hedef çekme uçağı, Sahil Güvenlik Komutanlığından; 17 sahil güvenlik botu, 4 sahil güvenlik helikopter, Milli İstihbarat Teşkilatından (MİT); 1 istihbarat uçağının katıldığı tatbikat, Akdeniz açıklarında icra edildi. Donanma Komutanı Koramiral Veysel Köselenin sevk ve idaresinde gerçekleştirilen, fiili güdümlü mermi ve torpido atışlarını da kapsayan tatbikatı, basın mensupları TCG SALİHREİS (F-246) Fırkateyninden izledi. Akdeniz Körfezinden yaklaşık 120 kilometre açıkta yapılan tatbikatı, Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel ile kuvvet komutanları da izledi. İki yıl aradan sonra yapılan Beyaz Fırtına 2014 tatbikatı, füze menzillerinin uzun olması nedeniyle Egenin ardından ilk kez Akdeniz açıklarında yapıldı. 3 bin 951 personelin katıldığı tatbikatta yine ilk kez çok sayıda güdümlü füze bir arada kullanıldı. Saat 11.00 sıralarında başlayan tatbikatta senaryo gereği; TSK envanterinden çıkarılan Serdar Gemisi, hava ve su üstü karşı kullanılan Manpad Stinger güdümlü mermisi, su üstü hedeflerine karşı kullanılan Hellfire-Penguin güdümlü mermileri ve torpido atışlarıyla batırılmaya çalışıldı. Tatbikat kapsamında ayrıca, 3 insansız hava aracı (İHA), RAM nokta savunma güdümlü mermisi, Sea Sparrow güdümlü mermisi ve gelişmiş Sea Sparrow güdümlü mermisi ile vurularak imha edildi.DENİZ KUVVETLERİ, DIŞ POLİTİKANIN EN ÖNEMLİ UNSURUTatbikatın ardından TCG SALİH REİS Fırkateyninde basın mensuplarına açıklama yapan Org. Necdet Özel, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından Ege ve Doğu Akdenizde devam eden Beyaz Fırtına-14 tatbikatı süresince sergilenen harbe hazırlık seviyesi, modern mühimmatla desteklenen hassas angaje kabileyi ile şartlar ne olursa olsun çevre denizlerde başta olmak üzere dünya denizlerinde hak ve menfaatlerimizi koruyabilecek seviyede olduğunu gösterdiğini ifade etti. Dünya kamuoyunun savaşta ve barışta yaşanan sivil can kayıplarına tepki gösterdiğine değinen Özel, Bu husus, hassas angaje kabiliyetinin de önemini artırmıştır. Bu nedenle bugün izlediğimiz atışlarda gösterilen başarılardan dolayı gurur duyduk. Bu başarı sahip olduğumuz teknolojinin yanı sıra eğitim seviyesinin bir sonucudur. Böyle tatbikatları ancak büyük devletlerin güçlü silahlı kuvvetleri yerine getirebilir. Silahlı Kuvvetlerin ulaştığı noktadan gurur duyuyorum. Deniz Kuvvetleri, ülkemizin deniz alaka ve menfaatlerinin teminatı ekonomik çıkarlarının koruyucusu ve dış politikasının da en önemli unsurlarından biridir. 3. kez aktive edilen Barbaros Deniz Grubunun Afrika seyri de bu kapsamda değerlendirilmelidir. Türk donanmasının gücü gösterilmiştir. ifadelerini kullandı.Tatbikatın amacı; gerçek hedeflere fiili güdümlü mermi ve torpido atışları icra ederek birlik ve gemilerin harekata hazırlık seviyelerini artırmak, asimetrik tehditlere karşı ünsiyetlerini geliştirmek denizlerimizde varlığın hissettirilmesi.
Zaman
Ana Sayfa
31.05.2014
TürkdonanmasıAkdeniz’dedostagüvendüşmanakorkusaldıTürk donanması Akdeniz’de dosta güven düşmana korku saldı
Türk donanması Akdeniz’de dosta güven, düşmana korku saldı
Zaman
31.05.2014
02:39
Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) planlı tatbikatlarından olan Beyaz Fırtına 2014 kapsamında Seçkin Gözlemci Günü, Akdeniz açıklarında gerçekleştirildi. Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel de tatbikatı TCG SALİHREİS (F-246) Fırkateyninden izledi. Gerçek mühimmattan olan fiili güdümlü mermi ve torpidonun kullanıldığı tatbikatta TSK, adeta dosta güven, düşmana korku saldı.Deniz Kuvvetleri Komutanlığından; 8 firkateyn, 3 korvet, 18 hücumbot, 6 denizaltı, 3 mayın avlama gemisi, 10 yardımcı sınıf gemi, 4 karakol gemisi, 3 SAT Timi, 2 SAS Timi, 13 deniz helikopteri, Hava Kuvvetleri Komutanlığından; 8 görev uçuşu deniz hava gayreti, 1 hedef çekme uçağı, Sahil Güvenlik Komutanlığından; 17 sahil güvenlik botu, 4 sahil güvenlik helikopter, Milli İstihbarat Teşkilatından (MİT); 1 istihbarat uçağının katıldığı tatbikat, Akdeniz açıklarında icra edildi. Donanma Komutanı Koramiral Veysel Köselenin sevk ve idaresinde gerçekleştirilen, fiili güdümlü mermi ve torpido atışlarını da kapsayan tatbikatı, basın mensupları TCG SALİHREİS (F-246) Fırkateyninden izledi. Akdeniz Körfezinden yaklaşık 120 kilometre açıkta yapılan tatbikatı, Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel ile kuvvet komutanları da izledi. İki yıl aradan sonra yapılan Beyaz Fırtına 2014 tatbikatı, füze menzillerinin uzun olması nedeniyle Egenin ardından ilk kez Akdeniz açıklarında yapıldı. 3 bin 951 personelin katıldığı tatbikatta yine ilk kez çok sayıda güdümlü füze bir arada kullanıldı. Saat 11.00 sıralarında başlayan tatbikatta senaryo gereği; TSK envanterinden çıkarılan Serdar Gemisi, hava ve su üstü karşı kullanılan Manpad Stinger güdümlü mermisi, su üstü hedeflerine karşı kullanılan Hellfire-Penguin güdümlü mermileri ve torpido atışlarıyla batırılmaya çalışıldı. Tatbikat kapsamında ayrıca, 3 insansız hava aracı (İHA), RAM nokta savunma güdümlü mermisi, Sea Sparrow güdümlü mermisi ve gelişmiş Sea Sparrow güdümlü mermisi ile vurularak imha edildi.DENİZ KUVVETLERİ, DIŞ POLİTİKANIN EN ÖNEMLİ UNSURUTatbikatın ardından TCG SALİH REİS Fırkateyninde basın mensuplarına açıklama yapan Org. Necdet Özel, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından Ege ve Doğu Akdenizde devam eden Beyaz Fırtına-14 tatbikatı süresince sergilenen harbe hazırlık seviyesi, modern mühimmatla desteklenen hassas angaje kabileyi ile şartlar ne olursa olsun çevre denizlerde başta olmak üzere dünya denizlerinde hak ve menfaatlerimizi koruyabilecek seviyede olduğunu gösterdiğini ifade etti. Dünya kamuoyunun savaşta ve barışta yaşanan sivil can kayıplarına tepki gösterdiğine değinen Özel, Bu husus, hassas angaje kabiliyetinin de önemini artırmıştır. Bu nedenle bugün izlediğimiz atışlarda gösterilen başarılardan dolayı gurur duyduk. Bu başarı sahip olduğumuz teknolojinin yanı sıra eğitim seviyesinin bir sonucudur. Böyle tatbikatları ancak büyük devletlerin güçlü silahlı kuvvetleri yerine getirebilir. Silahlı Kuvvetlerin ulaştığı noktadan gurur duyuyorum. Deniz Kuvvetleri, ülkemizin deniz alaka ve menfaatlerinin teminatı ekonomik çıkarlarının koruyucusu ve dış politikasının da en önemli unsurlarından biridir. 3. kez aktive edilen Barbaros Deniz Grubunun Afrika seyri de bu kapsamda değerlendirilmelidir. Türk donanmasının gücü gösterilmiştir. ifadelerini kullandı. Tatbikatın amacı; gerçek hedeflere fiili güdümlü mermi ve torpido atışları icra ederek birlik ve gemilerin harekata hazırlık seviyelerini artırmak, asimetrik tehditlere karşı ünsiyetlerini geliştirmek denizlerimizde varlığın hissettirilmesi.
Zaman
Son Dakika
31.05.2014
TürkdonanmasıAkdeniz’dedostagüvendüşmanakorkusaldıTürk donanması Akdeniz’de dosta güven düşmana korku saldı
Efes 2014 Tatbikatı nefesleri kesti
Zaman
29.05.2014
13:03
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) planlı tatbikatlarından olan EFES-2014 Müşterek Fiili Atışlı Tatbikatı ikinci gününde devam ediyor. Tatbikatın ikinci gününe, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel ile kuvvet komutanları katıldı. İzmir’in Seferihisar ilçesi Doğanbey Körfezi’nde icra edilen tatbikatı 51 yabancı askeri gözlemcinin de arasında bulunduğu bin 50 gözlemci takip etti. Savaş senaryosu üzerine planlanan tatbikatta, TSK dosta güven, düşmana korku saldı.TSKnın planlı tatbikatlarından olan Efes-2014 Müşterek Fiili Atışlı Tatbikatının ikinci günü, Ege Ordusu Komutanlığı Koordinatörlüğünde Genelkurmay Başkanlığı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’na ait birlik ve unsurların katılımı ile İzmir’in Seferihisar ilçesi Doğanbey mevkiinde icra edildi.Safir ve Mercan ülkeleri arasında yaşanan sorunun barışçıl yollarla çözülememesi ve Mercanın Safiri güç kullanmaya itmesi üzerine kurulu senaryoda, TSK unsurları adeta gövde gösterisi yaptı. Dün akşam saatlerinde başlayan hava hücum ve çıkarma harekatı ikinci günde de devam etti.8 BİN 500 ASKERİ PERSONEL KATILDI8 bin 500 askeri personelin katıldığı tatbikatın amacı, birlik ve karargahların bir arada çalışmasını sağlamak ve eğitim seviyelerini geliştirmek, TSK envanterinde bulunan harp silah ve araçlarının müşterek kullanılma usul, taktik ve tekniklerini geliştirmek olarak belirtildi.Tatbikata özel olarak Türkiye’de ilk defa 2010 yılında Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan seyyar Sahra Hastanesi de arazi üzerine kuruldu. Şimdiye dek iki defa görev maksatlı kullanılan ve 478 personelin tedavi edildiği seyyar hastane, tatbikata özel olarak ilk defa arazi üzerine kurularak sağlık hizmet desteği sağladı.Senaryo gereği dün akşam saatlerinden itibaren devam eden hava hücum ve çıkarma harekatı, saat 09.30’da başladı. Mini İHA’larla hava keşfi yapılırken, keşifte bir adet Aref 4 E Fantom uçağı kullanıldı.Tatbikatta daha sonra amfibi hücum harekatına yönelik yakın hava desteği kapsamında iki adet F 4 E 2020 hava kuvvetleri atışı izlendi. Taarruzu destekleyen transfer kapsamında da Safir ülkesinin altı adet 155 milimetrelik ve altı adet 105 milimetrelik obüslerle atışları izlendi.F 16’LAR BOMBALADIHava hücum harekatı atış desteği S ve I hedeflerinin arasına toplam 25 namlu ile atış düzenlendi. Yakın hava desteği kapsamında uçaklar BIC KDM hedeflerine toplam altı F16 uçağı 10 dakika içerisinde 20 bomba attı. Muharebe arama kurtarma harekatı ve hava savunması kapsamında iki F 16, iki kobra helikopteri, bir CN235 CASA uçağı, iki AS 532 helikopterle muharebe harekatı icra edildi. Helikopter atışlarının ve toplam 25 obüs ve havan atışlarının yapıldığı tatbikatta, daha sonra ilk defa iki tankla tank topu atışı yapıldı.Tatbikatın ilerleyen safhasında, altı adet 105 milimetrelik obüslerle BCD hedefleri altı adet 155 milimetrelik hedeflerle de 5-6 hedefleri arasında 12 namlu ile atış yapıldı. Daha sonra kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer malzeme ile kirletilmiş bölge temizliği yapılmasının ardından tatbikat sona erecek.(CİHAN)
Zaman
Son Dakika
29.05.2014
Efes2014TatbikatınefeslerikestiEfes 2014 Tatbikatı nefesleri kesti
Efes 2014 Tatbikatı nefesleri kesti
Zaman
29.05.2014
13:03
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) planlı tatbikatlarından olan EFES-2014 Müşterek Fiili Atışlı Tatbikatı ikinci gününde devam ediyor. Tatbikatın ikinci gününe, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel ile kuvvet komutanları katıldı. İzmir’in Seferihisar ilçesi Doğanbey Körfezi’nde icra edilen tatbikatı 51 yabancı askeri gözlemcinin de arasında bulunduğu bin 50 gözlemci takip etti. Savaş senaryosu üzerine planlanan tatbikatta, TSK dosta güven, düşmana korku saldı.TSKnın planlı tatbikatlarından olan Efes-2014 Müşterek Fiili Atışlı Tatbikatının ikinci günü, Ege Ordusu Komutanlığı Koordinatörlüğünde Genelkurmay Başkanlığı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’na ait birlik ve unsurların katılımı ile İzmir’in Seferihisar ilçesi Doğanbey mevkiinde icra edildi.Safir ve Mercan ülkeleri arasında yaşanan sorunun barışçıl yollarla çözülememesi ve Mercanın Safiri güç kullanmaya itmesi üzerine kurulu senaryoda, TSK unsurları adeta gövde gösterisi yaptı. Dün akşam saatlerinde başlayan hava hücum ve çıkarma harekatı ikinci günde de devam etti.8 BİN 500 ASKERİ PERSONEL KATILDI8 bin 500 askeri personelin katıldığı tatbikatın amacı, birlik ve karargahların bir arada çalışmasını sağlamak ve eğitim seviyelerini geliştirmek, TSK envanterinde bulunan harp silah ve araçlarının müşterek kullanılma usul, taktik ve tekniklerini geliştirmek olarak belirtildi.Tatbikata özel olarak Türkiye’de ilk defa 2010 yılında Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan seyyar Sahra Hastanesi de arazi üzerine kuruldu. Şimdiye dek iki defa görev maksatlı kullanılan ve 478 personelin tedavi edildiği seyyar hastane, tatbikata özel olarak ilk defa arazi üzerine kurularak sağlık hizmet desteği sağladı.Senaryo gereği dün akşam saatlerinden itibaren devam eden hava hücum ve çıkarma harekatı, saat 09.30’da başladı. Mini İHA’larla hava keşfi yapılırken, keşifte bir adet Aref 4 E Fantom uçağı kullanıldı.Tatbikatta daha sonra amfibi hücum harekatına yönelik yakın hava desteği kapsamında iki adet F 4 E 2020 hava kuvvetleri atışı izlendi. Taarruzu destekleyen transfer kapsamında da Safir ülkesinin altı adet 155 milimetrelik ve altı adet 105 milimetrelik obüslerle atışları izlendi.F 16’LAR BOMBALADIHava hücum harekatı atış desteği S ve I hedeflerinin arasına toplam 25 namlu ile atış düzenlendi. Yakın hava desteği kapsamında uçaklar BIC KDM hedeflerine toplam altı F16 uçağı 10 dakika içerisinde 20 bomba attı. Muharebe arama kurtarma harekatı ve hava savunması kapsamında iki F 16, iki kobra helikopteri, bir CN235 CASA uçağı, iki AS 532 helikopterle muharebe harekatı icra edildi. Helikopter atışlarının ve toplam 25 obüs ve havan atışlarının yapıldığı tatbikatta, daha sonra ilk defa iki tankla tank topu atışı yapıldı.Tatbikatın ilerleyen safhasında, altı adet 105 milimetrelik obüslerle BCD hedefleri altı adet 155 milimetrelik hedeflerle de 5-6 hedefleri arasında 12 namlu ile atış yapıldı. Daha sonra kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer malzeme ile kirletilmiş bölge temizliği yapılmasının ardından tatbikat sona erecek.(CİHAN)
Zaman
Ana Sayfa
29.05.2014
Efes2014TatbikatınefeslerikestiEfes 2014 Tatbikatı nefesleri kesti
3-5 günlük raporları incelemiyoruz
Zaman
20.05.2014
12:51
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Başbakanlık Müşaviri Yusuf Yerkelin Somada yere düşen bir vatandaşa tekme atarken görüntülenmesi ve 7 günlük iş göremez raporu alması ile ilgili sorulara cevap verdi.Bir gazetecinin, Başbakanlık Müşaviri Yusuf Yerkele raporu veren doktor ile ilgili bir soruşturma veya rapor üzerinde bir şüphe var mı? sorusuna Müezzinoğlu, Bir hekimin raporunu soruşturmak bizim çok olağanüstü bir durum olmadığı sürece hekim raporlarını hele hele 3 gün veya 5 günlük hekim raporlarını bizim incelemek gibi bir şeyimiz yok. Ama benimde basından duyduğum kadarıyla Türk Tabipler Birliği bu anlamda bir çalışma başlatmış. Bir vatandaşın hangi koşulda olursa olsun hekime muayene olma ve hekimden tedavisini ve tedavisinin bir gereği olarakta rapor alma hakkı vardır. Hekiminde bu konuda yemini çerçevesinde görevini yapma sorumluluğu vardır. cevabını verdi. Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Türk Kızılayı Genel Başkanı Ahmet Lütfi Akar ile kan temini ve plazmadan elde edilecek ilaçlar konusunda protokoller imzaladı. Müezzinoğlu, protokol imza töreninde basın mensuplarının sorularını cevapladı. Bir gazetecinin, Somada yaşanan facianın ardından ambulansların ilk etapta olay yerine geç gittiği ile ilgili iddialar hakkında neler söyleyeceksiniz? sorusu üzerine Müezzinoğlu, Ne yazıkki spekülatif haberlerle kamuoyunu tahrik eden bir anlayışı ülkemizde son dönemde yaşıyoruz. Acil hizmetlerinde bu ister kara ambulansı olsun isterse helikopter ambulansımız ister ambulans uçağımız olsun bugün dünya ile yarışabilecek standardı yakalamış bir ülkeyiz. BunuSomada olduğum Çarşamba ve Perşembe günlerinde de söyledi. Keşke madenden 301 şehidimiz yerine 301 hastamızı çıkarsaydık. Keşke o hastalarımızı ambulans uçaklarımızla helikopterlerimizle ambulanslarımızla hastanelerimizde yoğun bakımlarımızda dünya standartlarında tedavilerinin peşinde koşabilseydik. Ama ne yazıkki ambulanslarımıza cenazelerimizi taşımanın ötesinde çok fazla bir yük düşmedi. Acil hizmetleri konusunda herhangi bir gecikmiş olmanın en ufak bir sıkıntısını ne sağ kurtulan hastalarımız ne yaralılarımız yaşadı nede bu anlamda bir sorunumuz olmadı. Bunu ambulans helikopterlerimizde dahil. İlk 2 saat içinde ambulans helikopterlerimiz ordaydı. Haberin geç gitmesi yönünde bir bilgi var onu da müfettişler inceler bu anlamda iletişimde bir sorun varsa tabiki bize çağrı 15:13de 112 acile çağrı geliyor ve biz ondan sonra 18-19 dakika sonra ambulanslarımız orda oluyor. ifadelerini kullandı. Başka bir gazetecinin, Facia sonrası bazı istenmeyen olaylar oldu. Başbakanlık Müşaviri Yusuf Yerkelin görüntüleri yansıdı. Muhalefet tarafından eleştirilen bir sağlık raporu söz konusu. Bu raporu veren doktor ile ilgili bir soruşturma veya rapor üzerinde bir şüphe var mı? sorusuna ise Müezzinoğlu şu cevabı verdi: Bir hekimin raporunu soruşturmak bizim çok olağanüstü bir durum olmadığı sürece hekim raporlarını hele hele 3 veya 5 günlük hekim raporlarını bizim incelemek gibi bir şeyimiz yok. Ama benim de basından duyduğum kadarıyla Türk Tabipler Birliği bu anlamda bir çalışma başlatmış. Bir vatandaşın hangi koşulda olursa olsun hekime muayene olma ve hekimden tedavisini ve tedavisinin bir gereği olarakta rapor alma hakkı vardır. Hekiminde bu konuda yemini çerçevesinde görevini yapma sorumluluğu vardır.
Zaman
Son Dakika
20.05.2014
3-5günlükraporlarıincelemiyoruz3-5 günlük raporları incelemiyoruz
3-5 günlük raporları incelemiyoruz
Zaman
20.05.2014
12:51
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Başbakanlık Müşaviri Yusuf Yerkelin Somada yere düşen bir vatandaşa tekme atarken görüntülenmesi ve 7 günlük iş göremez raporu alması ile ilgili sorulara cevap verdi.Bir gazetecinin, Başbakanlık Müşaviri Yusuf Yerkele raporu veren doktor ile ilgili bir soruşturma veya rapor üzerinde bir şüphe var mı? sorusuna Müezzinoğlu, Bir hekimin raporunu soruşturmak bizim çok olağanüstü bir durum olmadığı sürece hekim raporlarını hele hele 3 gün veya 5 günlük hekim raporlarını bizim incelemek gibi bir şeyimiz yok. Ama benimde basından duyduğum kadarıyla Türk Tabipler Birliği bu anlamda bir çalışma başlatmış. Bir vatandaşın hangi koşulda olursa olsun hekime muayene olma ve hekimden tedavisini ve tedavisinin bir gereği olarakta rapor alma hakkı vardır. Hekiminde bu konuda yemini çerçevesinde görevini yapma sorumluluğu vardır. cevabını verdi. Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Türk Kızılayı Genel Başkanı Ahmet Lütfi Akar ile kan temini ve plazmadan elde edilecek ilaçlar konusunda protokoller imzaladı. Müezzinoğlu, protokol imza töreninde basın mensuplarının sorularını cevapladı. Bir gazetecinin, Somada yaşanan facianın ardından ambulansların ilk etapta olay yerine geç gittiği ile ilgili iddialar hakkında neler söyleyeceksiniz? sorusu üzerine Müezzinoğlu, Ne yazıkki spekülatif haberlerle kamuoyunu tahrik eden bir anlayışı ülkemizde son dönemde yaşıyoruz. Acil hizmetlerinde bu ister kara ambulansı olsun isterse helikopter ambulansımız ister ambulans uçağımız olsun bugün dünya ile yarışabilecek standardı yakalamış bir ülkeyiz. BunuSomada olduğum Çarşamba ve Perşembe günlerinde de söyledi. Keşke madenden 301 şehidimiz yerine 301 hastamızı çıkarsaydık. Keşke o hastalarımızı ambulans uçaklarımızla helikopterlerimizle ambulanslarımızla hastanelerimizde yoğun bakımlarımızda dünya standartlarında tedavilerinin peşinde koşabilseydik. Ama ne yazıkki ambulanslarımıza cenazelerimizi taşımanın ötesinde çok fazla bir yük düşmedi. Acil hizmetleri konusunda herhangi bir gecikmiş olmanın en ufak bir sıkıntısını ne sağ kurtulan hastalarımız ne yaralılarımız yaşadı nede bu anlamda bir sorunumuz olmadı. Bunu ambulans helikopterlerimizde dahil. İlk 2 saat içinde ambulans helikopterlerimiz ordaydı. Haberin geç gitmesi yönünde bir bilgi var onu da müfettişler inceler bu anlamda iletişimde bir sorun varsa tabiki bize çağrı 15:13de 112 acile çağrı geliyor ve biz ondan sonra 18-19 dakika sonra ambulanslarımız orda oluyor. ifadelerini kullandı. Başka bir gazetecinin, Facia sonrası bazı istenmeyen olaylar oldu. Başbakanlık Müşaviri Yusuf Yerkelin görüntüleri yansıdı. Muhalefet tarafından eleştirilen bir sağlık raporu söz konusu. Bu raporu veren doktor ile ilgili bir soruşturma veya rapor üzerinde bir şüphe var mı? sorusuna ise Müezzinoğlu şu cevabı verdi: Bir hekimin raporunu soruşturmak bizim çok olağanüstü bir durum olmadığı sürece hekim raporlarını hele hele 3 veya 5 günlük hekim raporlarını bizim incelemek gibi bir şeyimiz yok. Ama benim de basından duyduğum kadarıyla Türk Tabipler Birliği bu anlamda bir çalışma başlatmış. Bir vatandaşın hangi koşulda olursa olsun hekime muayene olma ve hekimden tedavisini ve tedavisinin bir gereği olarakta rapor alma hakkı vardır. Hekiminde bu konuda yemini çerçevesinde görevini yapma sorumluluğu vardır.
Zaman
Ana Sayfa
20.05.2014
3-5günlükraporlarıincelemiyoruz3-5 günlük raporları incelemiyoruz
Atlas'ta gurur pozu
Zaman
13.05.2014
03:13
Türkiye’nin en büyük nakliye uçağı A400M Atlas, dün Hava Kuvvetleri’ne teslim edildi. Törene katılan Cumhurbaşkanı Gül, günümüz harp şartlarında bu tür uçakların, sınır ötesi müdahalelerde çok önemli olduğunu söyledi. Gül, “Bu evsaftaki uçaklar çok ülkede de yok. Türkiye, Fransa’dan sonra bu uçaklara sahip ikinci ülkedir.” dedi.Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kayseri Erkilet 12. Hava Üs Ulaştırma Komutanlığı’ndaki Türkiye’nin ilk stratejik amaçlı A400M Atlas uçağının Türk Hava Kuvvetleri’ne teslimat törenine katıldı. Gül, uçağının teslim alınmasından sonra Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’le birlikte kokpite binip incelemelerde bulundu. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, törende yaptığı konuşmada Türkiye’nin araba yapmadan önce uçak yapan ülkelerden birisi olduğunu söyledi. Gül, “Gurur ve memnuniyetle söylemeliyim ki dünyanın en güçlü nakliye uçaklarına sahip olan ve bunu imal eden konsorsiyuma katılan Türkiye önemli adımlar atmıştır.” dedi. Gül, Türkiye’nin güvenlik stratejileri açısından kolay olmadığını belirtirken, dünyadaki çatışma bölgelerinin birçoğunun Türkiye’nin çevresinde olduğunu dile getirdi. Bu coğrafyada bu tür sıkıntıların devam edeceğinin NATO haritalarına bakılınca görüleceğini kaydeden Gül, sözlerini şöyle sürdürdü: “NATO bünyesindeki yeni programlarla uyumlu bir adım atıyoruz. Zira bu tür yeteneklerin ittifakın diğer unsurları ile çalıştırılması, 2012’de Chicago’da alınan karar gereğidir. Chicago’da alınan karar uyarınca aldığımız bu uçakları müttefiklerimizle birlikte geliştirip, imal ediyoruz. Bugün savaşlar dünkü savaşlar gibi değildir. Sulh her zaman amacımızdır, savaşlardan kaçınmak hep amacımızdır, şart olursa ona hazır olduğumuzu gösterebilmeliyiz. Müttefiklerimizle bu silahları kullanacağımızı söyledik. Uzak mesafelere kaydırılması gereken sadece asker değil silahlar ve diğer malzemelerdir. Toptan tüfekten söz etmediğimizi anlamışsınızdır. Küçük uçak, helikopter, top ve obüs gibi harp araçlarını da uzak mesafelere en süratli şekilde götürebilecek güçteyiz. Günümüz harp şartlarında bu tür uçaklar, sınır ötesi müdahalelerde çok önemlidir. Attığımız adım o nedenle çok önemlidir. Bu evsaftaki uçaklar çok ülkede de yok. Türkiye Fransa’dan sonra bu uçaklara sahip ikinci ülkedir. Aldığımız uçakların bir kısmını da biz yapıyoruz. Bu konsorsiyumda diğer ülkelerin bayraklarının yanında, bizim bayrağımız da dalgalanmaktadır. Afganistan da dahil insanlığa karşı borcumuzu bu uçaklarla sağlayacağız. Türkiye’nin itibarı açısından bu uçağın envantere katılmasını çok önemsiyorum.” Orgeneral Akın Öztürk de dünyada 10 ülkenin sahip olduğu yetenekli uçağın yüksek yük ve uzun menzile sahip olduğunu belirterek “Hava Kuvvetleri 1981 yılından bu yana harekete geçmiş, 1985 yılında bu projeye ortak olmuştur. Atlas uçağı Fransa’dan sonra Türkiye’nin teslim aldığı ikinci A400M uçağıdır. Askeri ve insanî amaçla filomuza katılmıştır. C-160 uçaklarımız da peyderpey filolarımızdan çıkarılmaktadır. A400M uçaklarının üretimi projesine en yüksek milli katılım gerçekleşmiştir.’’ dedi.
Zaman
En Çok Okunan
13.05.2014
AtlastagururpozuAtlasta gurur pozu
Atlas'ta gurur pozu
Zaman
13.05.2014
02:02
Türkiye’nin en büyük nakliye uçağı A400M Atlas, dün Hava Kuvvetleri’ne teslim edildi. Törene katılan Cumhurbaşkanı Gül, günümüz harp şartlarında bu tür uçakların, sınır ötesi müdahalelerde çok önemli olduğunu söyledi. Gül, “Bu evsaftaki uçaklar çok ülkede de yok. Türkiye, Fransa’dan sonra bu uçaklara sahip ikinci ülkedir.” dedi.Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kayseri Erkilet 12. Hava Üs Ulaştırma Komutanlığı’ndaki Türkiye’nin ilk stratejik amaçlı A400M Atlas uçağının Türk Hava Kuvvetleri’ne teslimat törenine katıldı. Gül, uçağının teslim alınmasından sonra Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’le birlikte kokpite binip incelemelerde bulundu. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, törende yaptığı konuşmada Türkiye’nin araba yapmadan önce uçak yapan ülkelerden birisi olduğunu söyledi. Gül, “Gurur ve memnuniyetle söylemeliyim ki dünyanın en güçlü nakliye uçaklarına sahip olan ve bunu imal eden konsorsiyuma katılan Türkiye önemli adımlar atmıştır.” dedi. Gül, Türkiye’nin güvenlik stratejileri açısından kolay olmadığını belirtirken, dünyadaki çatışma bölgelerinin birçoğunun Türkiye’nin çevresinde olduğunu dile getirdi. Bu coğrafyada bu tür sıkıntıların devam edeceğinin NATO haritalarına bakılınca görüleceğini kaydeden Gül, sözlerini şöyle sürdürdü: “NATO bünyesindeki yeni programlarla uyumlu bir adım atıyoruz. Zira bu tür yeteneklerin ittifakın diğer unsurları ile çalıştırılması, 2012’de Chicago’da alınan karar gereğidir. Chicago’da alınan karar uyarınca aldığımız bu uçakları müttefiklerimizle birlikte geliştirip, imal ediyoruz. Bugün savaşlar dünkü savaşlar gibi değildir. Sulh her zaman amacımızdır, savaşlardan kaçınmak hep amacımızdır, şart olursa ona hazır olduğumuzu gösterebilmeliyiz. Müttefiklerimizle bu silahları kullanacağımızı söyledik. Uzak mesafelere kaydırılması gereken sadece asker değil silahlar ve diğer malzemelerdir. Toptan tüfekten söz etmediğimizi anlamışsınızdır. Küçük uçak, helikopter, top ve obüs gibi harp araçlarını da uzak mesafelere en süratli şekilde götürebilecek güçteyiz. Günümüz harp şartlarında bu tür uçaklar, sınır ötesi müdahalelerde çok önemlidir. Attığımız adım o nedenle çok önemlidir. Bu evsaftaki uçaklar çok ülkede de yok. Türkiye Fransa’dan sonra bu uçaklara sahip ikinci ülkedir. Aldığımız uçakların bir kısmını da biz yapıyoruz. Bu konsorsiyumda diğer ülkelerin bayraklarının yanında, bizim bayrağımız da dalgalanmaktadır. Afganistan da dahil insanlığa karşı borcumuzu bu uçaklarla sağlayacağız. Türkiye’nin itibarı açısından bu uçağın envantere katılmasını çok önemsiyorum.” Orgeneral Akın Öztürk de dünyada 10 ülkenin sahip olduğu yetenekli uçağın yüksek yük ve uzun menzile sahip olduğunu belirterek “Hava Kuvvetleri 1981 yılından bu yana harekete geçmiş, 1985 yılında bu projeye ortak olmuştur. Atlas uçağı Fransa’dan sonra Türkiye’nin teslim aldığı ikinci A400M uçağıdır. Askeri ve insanî amaçla filomuza katılmıştır. C-160 uçaklarımız da peyderpey filolarımızdan çıkarılmaktadır. A400M uçaklarının üretimi projesine en yüksek milli katılım gerçekleşmiştir.’’ dedi.
Zaman
Politika
13.05.2014
AtlastagururpozuAtlasta gurur pozu
Atlas'ta gurur pozu
Zaman
13.05.2014
02:02
Türkiye’nin en büyük nakliye uçağı A400M Atlas, dün Hava Kuvvetleri’ne teslim edildi. Törene katılan Cumhurbaşkanı Gül, günümüz harp şartlarında bu tür uçakların, sınır ötesi müdahalelerde çok önemli olduğunu söyledi. Gül, “Bu evsaftaki uçaklar çok ülkede de yok. Türkiye, Fransa’dan sonra bu uçaklara sahip ikinci ülkedir.” dedi.Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kayseri Erkilet 12. Hava Üs Ulaştırma Komutanlığı’ndaki Türkiye’nin ilk stratejik amaçlı A400M Atlas uçağının Türk Hava Kuvvetleri’ne teslimat törenine katıldı. Gül, uçağının teslim alınmasından sonra Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’le birlikte kokpite binip incelemelerde bulundu. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, törende yaptığı konuşmada Türkiye’nin araba yapmadan önce uçak yapan ülkelerden birisi olduğunu söyledi. Gül, “Gurur ve memnuniyetle söylemeliyim ki dünyanın en güçlü nakliye uçaklarına sahip olan ve bunu imal eden konsorsiyuma katılan Türkiye önemli adımlar atmıştır.” dedi. Gül, Türkiye’nin güvenlik stratejileri açısından kolay olmadığını belirtirken, dünyadaki çatışma bölgelerinin birçoğunun Türkiye’nin çevresinde olduğunu dile getirdi. Bu coğrafyada bu tür sıkıntıların devam edeceğinin NATO haritalarına bakılınca görüleceğini kaydeden Gül, sözlerini şöyle sürdürdü: “NATO bünyesindeki yeni programlarla uyumlu bir adım atıyoruz. Zira bu tür yeteneklerin ittifakın diğer unsurları ile çalıştırılması, 2012’de Chicago’da alınan karar gereğidir. Chicago’da alınan karar uyarınca aldığımız bu uçakları müttefiklerimizle birlikte geliştirip, imal ediyoruz. Bugün savaşlar dünkü savaşlar gibi değildir. Sulh her zaman amacımızdır, savaşlardan kaçınmak hep amacımızdır, şart olursa ona hazır olduğumuzu gösterebilmeliyiz. Müttefiklerimizle bu silahları kullanacağımızı söyledik. Uzak mesafelere kaydırılması gereken sadece asker değil silahlar ve diğer malzemelerdir. Toptan tüfekten söz etmediğimizi anlamışsınızdır. Küçük uçak, helikopter, top ve obüs gibi harp araçlarını da uzak mesafelere en süratli şekilde götürebilecek güçteyiz. Günümüz harp şartlarında bu tür uçaklar, sınır ötesi müdahalelerde çok önemlidir. Attığımız adım o nedenle çok önemlidir. Bu evsaftaki uçaklar çok ülkede de yok. Türkiye Fransa’dan sonra bu uçaklara sahip ikinci ülkedir. Aldığımız uçakların bir kısmını da biz yapıyoruz. Bu konsorsiyumda diğer ülkelerin bayraklarının yanında, bizim bayrağımız da dalgalanmaktadır. Afganistan da dahil insanlığa karşı borcumuzu bu uçaklarla sağlayacağız. Türkiye’nin itibarı açısından bu uçağın envantere katılmasını çok önemsiyorum.” Orgeneral Akın Öztürk de dünyada 10 ülkenin sahip olduğu yetenekli uçağın yüksek yük ve uzun menzile sahip olduğunu belirterek “Hava Kuvvetleri 1981 yılından bu yana harekete geçmiş, 1985 yılında bu projeye ortak olmuştur. Atlas uçağı Fransa’dan sonra Türkiye’nin teslim aldığı ikinci A400M uçağıdır. Askeri ve insanî amaçla filomuza katılmıştır. C-160 uçaklarımız da peyderpey filolarımızdan çıkarılmaktadır. A400M uçaklarının üretimi projesine en yüksek milli katılım gerçekleşmiştir.’’ dedi.
Zaman
Ana Sayfa
13.05.2014
AtlastagururpozuAtlasta gurur pozu
Cumhurbaşkanı Gül, A400M Atlas’ı teslim aldı
Zaman
12.05.2014
12:37
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kayseri Erkilet 12. Hava Üs Ulaştırma Komutanlığındeki Türkiyenin ilk stratejik amaçlı A400M Atlas uçağının Türk Hava Kuvvetlerine teslimat törenine katıldı.Gül, uçağının teslim alınmasından sonra uçağa bindi. Hava Kuvvetleri Komutanı Akın Öztürk, Cumhurbaşkanı Güle uçak hakkında bilgiler aktardı. Gül, uçaktan basın mensuplarına el salladı.A400M Atlas Stratejik Ulaştırma Uçağı teslimat törenine Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Kayseri Valisi Orhan Düzgün, TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, Kayseri Milletvekili Yaşar Karayel ve İsmail Tamer, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akın Öztürk, Garnizon komutanı Hv. Plt. Tümgeneral Ali Demiral, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki, yüksek rütbeli subaylar, savunma sanayi yöneticileri, TAI yetkilileri, TUSAŞ ve Airbus firması yöneticileri ve Türkiyedeki elçiliklerin askeri ateşeleri katıldı.Türkiyenin de içinde bulunduğu 1,3 milyar dolarlık yatırımla 6 ülkenin ortak yaptığı A400M Atlas uçağıyla ilgili olarak önce 221 filo komutanları tarafından teknik açıklamalar yapıldı. Türkiyenin ilk planda, 2018 yılına kadar 10 Airbus A400M nakliye uçağı alınacağını bildiren Orgeneral Akın Öztürk, dünyada 10 ülkenin sahip olduğu yetenekli uçağın yüksek yük ve uzun menzile sahip olduğunu belirterek Ulu Önder Atatürkün İstikbal Göklerdir sözünden hareketle gücümüze güç kattık. Hava Kuvvetleri 100 yıllık tarihi boyunca kabiliyetini yüksek tutmaya gayret göstermektedir. Kıbrıs hareketi sırasında C-130 ve C-160 uçaklarıyla çıkarmaya katılmıştır. Afet bölgelerine yurt içi ve yurt dışı olsun birçok yere malzeme ulaştırmıştır. Hava Kuvvetleri 1981 yılından bu yana harekete geçmiş, 1985 yılında bu projeye ortak olmuştur. Atlas uçağı Fransadan sonra Türkiyenin teslim aldığı ikinci A400M uçağıdır. Askeri ve insanı amaçla filomuza katılmıştır. C-160 uçaklarımızda peyderpey filolarımızdan çıkarılmaktadır. A400M uçaklarının üretimi projesine en yüksek milli katılım gerçekleşmiştir. dedi.Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz da Türkiyenin gerek helikopter gerekse çeşitli türde uçaklar yaptığına dikkat çekerek Göktürk-2 uydusu hava kuvvetlerine hizmet vermektedir. TUSAŞın ana yükleniciliği altında Skorskynin lisansı ile Türkiyede helikopter üretilecektir. F-5 uçağından ikisinin siparişi için gerekli işlemler tamamlanmıştır. Altay tankı, milli muhabere tüfeği yapılmaktadır. şeklinde konuştu.CUMHURBAŞKANI GÜL: SİLAHLI KUVVETLERİMİZE GÜÇ KATTIKCumhurbaşkanı Abdullah Gül ise yaptığı konuşmada, Sizlerin de bildiği gibi Türkiye araba yapmadan önce uçak yapan ülkelerden birisi. Gurur ve memnuniyetle söylemeliyim ki dünyanın en güçlü nakliye uçaklarına sahip olan ve bunu imal eden konsorsiyuma katılan Türkiye önemli adımlar atmıştır. Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarını karşılamaya devam ediyoruz. Haddi zatında Türkiyenin güvenlik stratejileri açısından kolay olmadığını herkes biliyor. Dünyadaki çatışma bölgelerinin bir çoğu Türkiyenin çevresindedir. Bu coğrafyada bu tür sıkıntıların devam edeceği NATO haritalarına bakılınca görünmektedir. Şubatta Konyadaki hava uyarı uçağı Avaksların törenine katıldık. Toplam 10 uçak olacak. İlkini bugün alıyoruz. C-130 ve C-160 uçaklarını kullanıyoruz. Bunların nasıl kullanıldığını biliyorsunuz. Libyada, Irakta, Afganistanda kullanıyoruz. Daha büyük nakliye uçaklarını ve daha fazla uzağa gidenlerini almaya başladık. Bu Hava Kuvvetlerimizin kapasitesinin artışının göstergesidir. Stratejik açıdan önemli bir adım atıyoruz. NATO bünyesindeki yeni programlarla uyumlu bir adım atıyoruz. Zira bu tür yeteneklerin ittifakın diğer unsurları ile çalıştırılması, 2012de Şikagoda alınan karar gereğidir. Şikagoda alınan karar uyarınca aldığımız bu uçakları müttefiklerimizle birlikte geliştirip, imal ediyoruz. Bu büyük projeler uzun vadelidir. Bunlar zamanında alınmazsa, bu projelere zamanın da katılınmazsa fırsatlar kaçar. Bundan sonra böyle olacaktır. Bazı projeler seneler sürer ama bu tarihi kararlara imza atıp geliştirmek, devletimize karşı borcumuzdur. Akıllı savunma olarak adlandırılan bu projeler A400M uçaklarıyla sürmektedir. Soğuk savaş sonrası ülkeler önlemlerini alıyorlar. Artık seyyar mobil birliklerde uzak mesafelerle süratle konuşlandırılabilir. Bugün savaşlar dün ki savaşlar gibi değildir. Sulh her zaman amacımızdır, savaşlardan kaçınmak hep amacımızdır, şart olursa ona hazır olduğumuzu gösterebilmeliyiz. Müttefiklerimizle bu silahları kullanacağımızı söyledik. Uzak mesafelere kaydırılması gereken sadece asker değil silahlar ve diğer malzemelerdir. Toptan tüfekten söz etmediğimizi anlamışsınızdır. Küçük uçak, helikopter, top ve obüs gibi harp araçlarını da uzak mesafelere en süratli şekilde götürebilecek güçteyiz. Günümüz harp şartlarında bu tür uçaklar, sınır ötesi müdahalelerde çok önemli
Zaman
Son Dakika
12.05.2014
CumhurbaşkanıGülA400MAtlas’ıteslimaldıCumhurbaşkanı Gül A400M Atlas’ı teslim aldı
Cumhurbaşkanı Gül, A400M Atlas’ı teslim aldı
Zaman
12.05.2014
12:37
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kayseri Erkilet 12. Hava Üs Ulaştırma Komutanlığındeki Türkiyenin ilk stratejik amaçlı A400M Atlas uçağının Türk Hava Kuvvetlerine teslimat törenine katıldı.Gül, uçağının teslim alınmasından sonra uçağa bindi. Hava Kuvvetleri Komutanı Akın Öztürk, Cumhurbaşkanı Güle uçak hakkında bilgiler aktardı. Gül, uçaktan basın mensuplarına el salladı.A400M Atlas Stratejik Ulaştırma Uçağı teslimat törenine Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Kayseri Valisi Orhan Düzgün, TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, Kayseri Milletvekili Yaşar Karayel ve İsmail Tamer, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akın Öztürk, Garnizon komutanı Hv. Plt. Tümgeneral Ali Demiral, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki, yüksek rütbeli subaylar, savunma sanayi yöneticileri, TAI yetkilileri, TUSAŞ ve Airbus firması yöneticileri ve Türkiyedeki elçiliklerin askeri ateşeleri katıldı.Türkiyenin de içinde bulunduğu 1,3 milyar dolarlık yatırımla 6 ülkenin ortak yaptığı A400M Atlas uçağıyla ilgili olarak önce 221 filo komutanları tarafından teknik açıklamalar yapıldı. Türkiyenin ilk planda, 2018 yılına kadar 10 Airbus A400M nakliye uçağı alınacağını bildiren Orgeneral Akın Öztürk, dünyada 10 ülkenin sahip olduğu yetenekli uçağın yüksek yük ve uzun menzile sahip olduğunu belirterek Ulu Önder Atatürkün İstikbal Göklerdir sözünden hareketle gücümüze güç kattık. Hava Kuvvetleri 100 yıllık tarihi boyunca kabiliyetini yüksek tutmaya gayret göstermektedir. Kıbrıs hareketi sırasında C-130 ve C-160 uçaklarıyla çıkarmaya katılmıştır. Afet bölgelerine yurt içi ve yurt dışı olsun birçok yere malzeme ulaştırmıştır. Hava Kuvvetleri 1981 yılından bu yana harekete geçmiş, 1985 yılında bu projeye ortak olmuştur. Atlas uçağı Fransadan sonra Türkiyenin teslim aldığı ikinci A400M uçağıdır. Askeri ve insanı amaçla filomuza katılmıştır. C-160 uçaklarımızda peyderpey filolarımızdan çıkarılmaktadır. A400M uçaklarının üretimi projesine en yüksek milli katılım gerçekleşmiştir. dedi.Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz da Türkiyenin gerek helikopter gerekse çeşitli türde uçaklar yaptığına dikkat çekerek Göktürk-2 uydusu hava kuvvetlerine hizmet vermektedir. TUSAŞın ana yükleniciliği altında Skorskynin lisansı ile Türkiyede helikopter üretilecektir. F-5 uçağından ikisinin siparişi için gerekli işlemler tamamlanmıştır. Altay tankı, milli muhabere tüfeği yapılmaktadır. şeklinde konuştu.CUMHURBAŞKANI GÜL: SİLAHLI KUVVETLERİMİZE GÜÇ KATTIKCumhurbaşkanı Abdullah Gül ise yaptığı konuşmada, Sizlerin de bildiği gibi Türkiye araba yapmadan önce uçak yapan ülkelerden birisi. Gurur ve memnuniyetle söylemeliyim ki dünyanın en güçlü nakliye uçaklarına sahip olan ve bunu imal eden konsorsiyuma katılan Türkiye önemli adımlar atmıştır. Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarını karşılamaya devam ediyoruz. Haddi zatında Türkiyenin güvenlik stratejileri açısından kolay olmadığını herkes biliyor. Dünyadaki çatışma bölgelerinin bir çoğu Türkiyenin çevresindedir. Bu coğrafyada bu tür sıkıntıların devam edeceği NATO haritalarına bakılınca görünmektedir. Şubatta Konyadaki hava uyarı uçağı Avaksların törenine katıldık. Toplam 10 uçak olacak. İlkini bugün alıyoruz. C-130 ve C-160 uçaklarını kullanıyoruz. Bunların nasıl kullanıldığını biliyorsunuz. Libyada, Irakta, Afganistanda kullanıyoruz. Daha büyük nakliye uçaklarını ve daha fazla uzağa gidenlerini almaya başladık. Bu Hava Kuvvetlerimizin kapasitesinin artışının göstergesidir. Stratejik açıdan önemli bir adım atıyoruz. NATO bünyesindeki yeni programlarla uyumlu bir adım atıyoruz. Zira bu tür yeteneklerin ittifakın diğer unsurları ile çalıştırılması, 2012de Şikagoda alınan karar gereğidir. Şikagoda alınan karar uyarınca aldığımız bu uçakları müttefiklerimizle birlikte geliştirip, imal ediyoruz. Bu büyük projeler uzun vadelidir. Bunlar zamanında alınmazsa, bu projelere zamanın da katılınmazsa fırsatlar kaçar. Bundan sonra böyle olacaktır. Bazı projeler seneler sürer ama bu tarihi kararlara imza atıp geliştirmek, devletimize karşı borcumuzdur. Akıllı savunma olarak adlandırılan bu projeler A400M uçaklarıyla sürmektedir. Soğuk savaş sonrası ülkeler önlemlerini alıyorlar. Artık seyyar mobil birliklerde uzak mesafelerle süratle konuşlandırılabilir. Bugün savaşlar dün ki savaşlar gibi değildir. Sulh her zaman amacımızdır, savaşlardan kaçınmak hep amacımızdır, şart olursa ona hazır olduğumuzu gösterebilmeliyiz. Müttefiklerimizle bu silahları kullanacağımızı söyledik. Uzak mesafelere kaydırılması gereken sadece asker değil silahlar ve diğer malzemelerdir. Toptan tüfekten söz etmediğimizi anlamışsınızdır. Küçük uçak, helikopter, top ve obüs gibi harp araçlarını da uzak mesafelere en süratli şekilde götürebilecek güçteyiz. Günümüz harp şartlarında bu tür uçaklar, sınır ötesi müdahalelerde çok önemli
Zaman
Ana Sayfa
12.05.2014
CumhurbaşkanıGülA400MAtlas’ıteslimaldıCumhurbaşkanı Gül A400M Atlas’ı teslim aldı
'Deniz Aslanı - 2014' başlıyor
Zaman
06.05.2014
17:22
Ege Denizinin uluslararası karasularında 6 - 9 Mayıs tarihleri arasında yapılacak olan Deniz Aslanı- 2014 Arama Kurtarma Tatbikatının fiili icraatı öncesinde, basın brifingi verildi.Sahil Güvenlik Ege Bölge Komutanı Deniz Kurmay Kıdemli Albay Murat Yılmazarslan, tatbikatta, hem Türk Arama Kurtarma Bölgesinin mevcudiyetini ve bu alanda Türkiyenin her türlü arama kurtarma faaliyetini icra edebileceğini uluslararası camiaya duyurmak hem de, uygulama sırasında meydana gelebilecek aksaklıkları tespit ederek giderilmesinin sağlanmış olacağını dile getirdi.Deniz Aslanı- 2014 Arama Kurtarma Tatbikatı öncesinde, İzmir Subay Orduevi ek binası konferans salonunda, basın mensuplarına fiili icraat öncesinde gazete ve televizyonlar muhabirlerine brifing verildi. Deniz Kıdemli Yüzbaşı Tamer Alpulun sunumunun ardından, Sahil Güvenlik Ege Bölge Komutanı Deniz Kurmay Kıdemli Albay Murat Yılmazarslan, tatbikatla ilgili brifingi verdi. Tatbikatın iki safhada yapılacağını söyleyen Yılmazarslan, ilk safhada batmakta olan bir yolcu gemisine yardım edileceği, ikinci safhada ise bu kez de deniz uçağından gelen acil durum sinyaliyle uçakta arama kurtarma faaliyetinin yürütüleceğini dile getirdi.Tatbikatta, hem Türk Arama Kurtarma Bölgesinin mevcudiyetini ve bu alanda Türkiyenin her türlü arama kurtarma faaliyetini icra edebileceğini uluslararası camiaya duyurmak hem de, uygulama sırasında meydana gelebilecek aksaklıkları tespit ederek giderilmesinin sağlanmış olacağını dile getiren Yılmazarslan ayrıca, gemiden ve uçaklarda kullanılan uydulara acil durum sinyali veren cihazları da tanıttı. Bu cihazlardan gidecek olan sinyaller sonrasında, ara kurtarmada görevli bir fırkateyn, 2 arama kurtarma gemisi, 2 uçak ile 3 helikopter, 6 da bot görev yapacak. Son teknoloji ile donatılmış olan TCSG Umut ile TCSG Güven gemileri ilk kez bir tatbikatta görev almış olacak. Tatbikatın yarınki bölümü basına açık yapılacak.
Zaman
Son Dakika
06.05.2014
DenizAslanı-2014başlıyorDeniz Aslanı - 2014 başlıyor
THK pilotları ‘gece görüş gözlüğüyle’ uçacak
Zaman
02.05.2014
01:59
Türkiye’de ilk kez ‘gece görüş gözlüğü’ ile sivil uçuş gerçekleştirildi. Türk Hava Kurumu (THK) pilotları, bundan sonra gece görüş gözlükleriyle arama kurtarma ve ambulans hizmeti de sunacak.Sivil havacılık sektöründe havadan yangın söndürme, hava taksi, hava ambulans, off shore sportif havacılık hizmetleri de dahil olmak üzere pek çok alanda hizmet sunan THK, özellikle arama-kurtarma çalışmalarında büyük fayda sağlayacak yeni bir uygulama başlattı. Türkiye’nin en büyük helikopter operatörü Gökçen Havacılık da, bu kapsamda ilk sivil gece görüş gözlüğü ile uçacak pilotları yetiştirmek üzere eğitimlere başlıyor. Gece görüş dürbünü ile görev yapacak ilk ambulans helikopter pilotları ise THK’ya bağlı Etimesgut Türkkuşu Eğitim Merkezi’nde tanıtıldı. THK Genel Başkanı Osman Yıldırım, 5 helikopterle başladıkları ambulans helikopter hizmetini şu an 17 helikopterle sürdürdüklerini ifade ederek, bundan sonra gece görüş gözlükleriyle uçuşların gerçekleştirileceğini söyledi. 8 helikopterin gece de, ambulans ve arama kurtarma hizmeti sunacağını anlatan Yıldırım, ilk etapta insan yoğunluğunun fazla olduğu Ankara, İstanbul, İzmir ve Antalya gibi illerde kullanılacağını dile getirdi. Gökçen Havacılık Genel Müdürü Volkan Yılmazer ise yeni nesil gece görüş gözlükleriyle Garmin GTN 750 seyrüsefer sistemlerini kullandıklarını ifade etti.
Zaman
Ekonomi
02.05.2014
THKpilotları‘gecegörüşgözlüğüyle’uçacakTHK pilotları ‘gece görüş gözlüğüyle’ uçacak
THK pilotları ‘gece görüş gözlüğüyle’ uçacak
Zaman
02.05.2014
01:59
Türkiye’de ilk kez ‘gece görüş gözlüğü’ ile sivil uçuş gerçekleştirildi. Türk Hava Kurumu (THK) pilotları, bundan sonra gece görüş gözlükleriyle arama kurtarma ve ambulans hizmeti de sunacak.Sivil havacılık sektöründe havadan yangın söndürme, hava taksi, hava ambulans, off shore sportif havacılık hizmetleri de dahil olmak üzere pek çok alanda hizmet sunan THK, özellikle arama-kurtarma çalışmalarında büyük fayda sağlayacak yeni bir uygulama başlattı. Türkiye’nin en büyük helikopter operatörü Gökçen Havacılık da, bu kapsamda ilk sivil gece görüş gözlüğü ile uçacak pilotları yetiştirmek üzere eğitimlere başlıyor. Gece görüş dürbünü ile görev yapacak ilk ambulans helikopter pilotları ise THK’ya bağlı Etimesgut Türkkuşu Eğitim Merkezi’nde tanıtıldı. THK Genel Başkanı Osman Yıldırım, 5 helikopterle başladıkları ambulans helikopter hizmetini şu an 17 helikopterle sürdürdüklerini ifade ederek, bundan sonra gece görüş gözlükleriyle uçuşların gerçekleştirileceğini söyledi. 8 helikopterin gece de, ambulans ve arama kurtarma hizmeti sunacağını anlatan Yıldırım, ilk etapta insan yoğunluğunun fazla olduğu Ankara, İstanbul, İzmir ve Antalya gibi illerde kullanılacağını dile getirdi. Gökçen Havacılık Genel Müdürü Volkan Yılmazer ise yeni nesil gece görüş gözlükleriyle Garmin GTN 750 seyrüsefer sistemlerini kullandıklarını ifade etti.
Zaman
Ana Sayfa
02.05.2014
THKpilotları‘gecegörüşgözlüğüyle’uçacakTHK pilotları ‘gece görüş gözlüğüyle’ uçacak
Ambulans Helikopterler Artık Gece de Uçabilecek
Haberler.com
30.04.2014
11:28
Türk Hava Kurumuna bağlı Etimesgut Türkkuşu Eğitim Merkezinde, gece görüş dürbünü ile görev yapacak ilk ambulans helikopter pilotlarının tanıtımı yapıldı.
Haberler.com
Güncel
30.04.2014
AmbulansHelikopterlerArtıkGecedeUçabilecekAmbulans Helikopterler Artık Gece de Uçabilecek
Türkiye'de bir ilk!
Milliyet
30.04.2014
09:03
Türk Hava Kurumu’na bağlı Etimesgut Türkkuşu Eğitim Merkezi’nde, gece görüş dürbünü ile görev yapacak ilk ambulans helikopter pilotlarının tanıtımı yapıldı. THK Genel Başkanı Osman Yıldırım, ilk kez eğitim alan 2 helikopter pilotunun basın mensuplarına tanıtıldığı törende, 5 helikopterle ...
Milliyet
Toplum Yaşam
30.04.2014
Türkiyedebirilk Türkiyede bir ilk
08:09 Türkiye'de bir ilk!
Milliyet
30.04.2014
08:54
Türk Hava Kurumu’na bağlı Etimesgut Türkkuşu Eğitim Merkezi’nde, gece görüş dürbünü ile görev yapacak ilk ambulans helikopter pilotlarının tanıtımı yapıldı. THK Genel Başkanı Osman Yıldırım, ilk kez eğitim alan 2 helikopter pilotunun basın mensuplarına tanıtıldığı törende, 5 helikopterle ...
Milliyet
Son Dakika
30.04.2014
0809Türkiyedebirilk0809 Türkiyede bir ilk
08:09 Türkiye'de bir ilk!
Milliyet
30.04.2014
08:44
Türk Hava Kurumu’na bağlı Etimesgut Türkkuşu Eğitim Merkezi’nde, gece görüş dürbünü ile görev yapacak ilk ambulans helikopter pilotlarının tanıtımı yapıldı. THK Genel Başkanı Osman Yıldırım, ilk kez eğitim alan 2 helikopter pilotunun basın mensuplarına tanıtıldığı törende, 5 helikopterle ...
Milliyet
Son Dakika
30.04.2014
0809Türkiyedebirilk 0809 Türkiyede bir ilk
Ambulans Helikopterler Artık Gece de Uçabilecek
Haberler.com
30.04.2014
00:02
Türk Hava Kurumuna bağlı Etimesgut Türkkuşu Eğitim Merkezinde, gece görüş dürbünü ile görev yapacak ilk ambulans helikopter pilotları tanıtıldı.
Haberler.com
Güncel
30.04.2014
AmbulansHelikopterlerArtıkGecedeUçabilecekAmbulans Helikopterler Artık Gece de Uçabilecek
Ambulans Helikopterler Artık Gece de Uçabilecek 3
Haberler.com
29.04.2014
23:15
Türk Hava Kurumuna bağlı Etimesgut Türkkuşu Eğitim Merkezinde, gece görüş dürbünü ile görev yapacak ilk ambulans helikopter pilotlarının tanıtımı yapıldı.
Haberler.com
Güncel
29.04.2014
AmbulansHelikopterlerArtıkGecedeUçabilecek3Ambulans Helikopterler Artık Gece de Uçabilecek 3
Ambulans Helikopterler Artık Gece de Uçabilecek 2
Haberler.com
29.04.2014
23:15
Türk Hava Kurumuna bağlı Etimesgut Türkkuşu Eğitim Merkezinde, gece görüş dürbünü ile görev yapacak ilk ambulans helikopter pilotlarının tanıtımı yapıldı.
Haberler.com
Güncel
29.04.2014
AmbulansHelikopterlerArtıkGecedeUçabilecek2Ambulans Helikopterler Artık Gece de Uçabilecek 2
Taarruz helikopteri Atak’ta mutlu son
Zaman
23.04.2014
01:58
Türk-İtalyan ortak yapımı taarruz tipi Atak helikopterinde mutlu sona gelindi. Askeri kaynakların verdiği bilgilere göre, projede yaşanan gecikmenin ardından ilk helikopter en geç bir hafta içinde Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine girmiş olacak.Şu ana kadar 9 helikopterin üretimi tamamlandı. Testler esnasında da 3 bin 200 saat uçuş gerçekleştirildi. Ayrıca helikopterin silah sisteminin denendiği uçuşlarda da 42 bin 20 mm top mermisi, 4 bin 800 70 mm roket ve 600 flare (füze yanıltıcı) atışı yapıldı.Türk-İtalyan ortak yapımı taarruz tipi Atak helikopteri projesinin bütçesi toplamda 3 milyar doları buluyor. Dev projede AgustaWestland’ın yanı sıra TUSAŞ, Aselsan ve Roketsan gibi milli savunma sanayii şirketleri de rol alıyor. T-129, İtalyan Agusta’nın daha önce ürettiği A-129’un geliştirilmiş ve Türkiye şartları için güncellenmiş versiyonu. İlk yerli üretim helikopter, Aselsan’ın geliştirdiği görev bilgisayarını kullanıyor. Yine gövdesindeki binin üzerindeki parçada Türk imzası yer alıyor. Şu anda genel itibarıyla kritik bölümler ve parçalar İtalya’dan geliyor. TUSAŞ tesislerinde montajı yapılıyor. Helikopterde daha önce yaşanan denge sorununun büyük ölçüde aşıldığı, zaman içerisinde de projede sorun kalmayacağı belirtiliyor.
Zaman
Güncel
23.04.2014
TaarruzhelikopteriAtak’tamutlusonTaarruz helikopteri Atak’ta mutlu son
Taarruz helikopteri Atak’ta mutlu son
Zaman
23.04.2014
01:58
Türk-İtalyan ortak yapımı taarruz tipi Atak helikopterinde mutlu sona gelindi. Askeri kaynakların verdiği bilgilere göre, projede yaşanan gecikmenin ardından ilk helikopter en geç bir hafta içinde Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine girmiş olacak.Şu ana kadar 9 helikopterin üretimi tamamlandı. Testler esnasında da 3 bin 200 saat uçuş gerçekleştirildi. Ayrıca helikopterin silah sisteminin denendiği uçuşlarda da 42 bin 20 mm top mermisi, 4 bin 800 70 mm roket ve 600 flare (füze yanıltıcı) atışı yapıldı.Türk-İtalyan ortak yapımı taarruz tipi Atak helikopteri projesinin bütçesi toplamda 3 milyar doları buluyor. Dev projede AgustaWestland’ın yanı sıra TUSAŞ, Aselsan ve Roketsan gibi milli savunma sanayii şirketleri de rol alıyor. T-129, İtalyan Agusta’nın daha önce ürettiği A-129’un geliştirilmiş ve Türkiye şartları için güncellenmiş versiyonu. İlk yerli üretim helikopter, Aselsan’ın geliştirdiği görev bilgisayarını kullanıyor. Yine gövdesindeki binin üzerindeki parçada Türk imzası yer alıyor. Şu anda genel itibarıyla kritik bölümler ve parçalar İtalya’dan geliyor. TUSAŞ tesislerinde montajı yapılıyor. Helikopterde daha önce yaşanan denge sorununun büyük ölçüde aşıldığı, zaman içerisinde de projede sorun kalmayacağı belirtiliyor.
Zaman
Ana Sayfa
23.04.2014
TaarruzhelikopteriAtak’tamutlusonTaarruz helikopteri Atak’ta mutlu son
İstanbul, kayıp Pamir’i arıyor
Zaman
05.04.2014
13:01
İstanbul dün kayıp çocuk haberiyle alarma geçti. 3,5 yaşındaki Pamir Dikdik, Zekeriyaköy Fesleğen Sokak’taki evlerinden anne-babası uyurken saat 09.00 sularında çıkarak kayıplara karıştı. Bunun üzerine jandarma, AKUT, itfaiye ve vatandaşların katılımıyla arama faaliyeti başlatıldı.. Aramalara Hadımköy Jandarma Komando Taburu’ndan da 50 asker ve komutanları katıldı. Zekeriyaköy’ün etrafındaki ormanlık alana dağılan komandolar, her yeri taradı. Çevredeki güvenlik kamera kayıtları da tek tek incelendi. Kayıtlarda Pamir’in izine rastlanmazken, çocuğun evde giydiği ayakkabısı arama kurtarma köpeğine koklatılarak iz sürüldü. Su kuyusuna düşme ihtimalini de değerlendiren ekipler, itfaiyeden yardım alarak kuyuları boşalttı. Site ve villalara ait havuzlar, dalgıçlar tarafından tarandı. Pamir’in babası Serdar Dikdik, “Sabah biz evdeyken kapıyı açıp kaçmış. Çitlerden atlamış. Bir komşu sokakta görünce avluya bırakmış. Bu zamana kadar haber alamadık. Üstünde çizgili tulum vardı.” diye konuştu. Olayı haber alan AKUT ekibi de saat 16.00 sıralarında aramalara katıldı. Olay yerinin bulunduğu alana helikopter de sevk edildi. Kaybolma hadisesiyle ilgili sosyal paylaşım siteleri Facebook ve Twitter’dan da duyurular yapıldı. Sosyal medya üzerinden organize olan vatandaşlar ve çevre sakinleri küçük çocuğu bulmak için seferber oldu. Arama çalışmaları hava karardıktan sonra da devam etti. İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu da Pamir’i arama çalışmalarıyla ilgili Twitter’dan açıklamalarda bulundu. Mutlu şunları kaydetti: “Kayıp çocuğumuz Pamir’in araması termal kameralı, iz köpekli 200 kişilik jandarma, AFAD, AKOM, AKUT birimlerince gün boyunca sürdürülüyor. Arama çalışmalarına ilave jandarma, polis ve Boğaziçi Üniversitesi gönüllü grubu da katılarak arama ekibi mevcudu 500’ün üzerine çıkıyor.” Ancak bütün bu çabalara rağmen dün gece yarısına kadar küçük Pamir’in izine rastlanmadı.400 kişilik profesyonel ekip Pamiri bulmak için çalışma başlattıSarıyer Zekeriyaköyde anne ve babası uyurken tek başına çıkan 3,5 yaşındaki Pamir Didiki bulmak için 400 kişilik profesyonel ekip oluşturuldu. Gönüllü vatandaşların ayrılmalarını isteyen yetkililer, sabah saat 07.00a kadar arama yapılacağını söyledi.Türk Silahlı Kuvvetleri ve Özel Kurtarma ekiplerinden oluşturulan 400 kişilik özel ekip, sabahın ilk ışıklarına kadar profesyonel arama başlattı. Çevre ilçelerden ve mahalle sakinlerinden gönülle arama yapan vatandaşların, olay yerinden ayrılmaları istendi. Küçük Pamiri bulana kadar aramanın devam edeceğini belirten yetkililer, araziyi iyi bilen ekiplerin çalışmaya başladığını ifade etti.
Zaman
Güncel
05.04.2014
İstanbul/">İstanbulkayıpPamir’iarıyorİstanbul-kayıp-Pamir’i-arıyor/">İstanbul kayıp Pamir’i arıyor
Helikopter kazasının üzerinden 5 yıl geçti ama karanlık aydınlatılamadı
Zaman
24.03.2014
13:26
Büyük Birlik Partisinin (BBP) merhum Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlunun da arasında bulunduğu 5 kişinin ölümüyle sonuçlanan helikopter kazasının üzerinden tam 5 yıl geçti. 25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraştaki mitingin ardından Yozgata giderken düşen helikopterle ilgili şüpheler devam ediyor.Helikopter enkazı ile kazada hayatını kaybedenlere 48 saat sonra ulaşıldı. Kazaya ilişkin iddialar ise birbirini izledi. Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişiyi taşıyan helikopter 25 Aralık 2009 tarihinde saat 15.03te düştü. Gazeteci İsmail Güneş 15.26da telefonla arayarak 112 Acilden yardım istedi. Yaklaşık 20 dakika görüştü. Daha sonra bu görüşmeye ilişkin ses kayıtları ortaya çıktı. Bir başka iddia ise helikopterin düşmesine kötü hava şartları kadar olay anında oradan geçen Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) ait ait jetlerin sebep olması. F-16 ve F-4 tipi askeri uçaklar olaydan 5 dakika önce bölgede uçuş yaptı. Hava hareketliliğinin düşüşe sebep olabileceği ileri sürülüyor. TİB, ilk yer tespitini kazadan 1 saat 22 dakika sonra 16.25te yapıyor. 1 kilometre genişliğinde, 15 kilometre uzunluğunda bir yayla koordinatları belirliyor ve bütün kriz merkezlerine gönderiyor. Buna rağmen helikopterin yeri bulunamıyor. Olay anına ilişkin 4 dakika 37 saniyelik radar görüntülerine de ulaşılamıyor. Genelkurmay, kısa süreli arıza nedeniyle görüntü alınamadığını savcılığa iletmişti. Savcı, ÖYMler kaldırılmadan önce Radar Üssü, Hava Kuvvetleri ve Genelkurmayda inceleme yaptı. Bu incelemenin sonucu henüz bilinmiyor. Bilirkişiler kayıp görüntülerin izini sürüyor.Dönemin Kayseri Valisi Mevlüt Bilici, Danıştay üyesi oldu. Emniyet Müdürü Orhan Özdemir Ankaraya atandı. Daha sonra cezaevine girip-çıktı. Kahramanmaraş Valisi Mehmet Niyazi Tanılır ise Türkiyenin Podgorica Büyükelçisi yapıldı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Yazıcıoğlunun helikopterinin vidasını keçilerin sökmediğini söylemişti. Sonra vida söken subayların görüntüleri ortaya çıkmıştı. Helikopterin beynini sökenler, bir süre tutuklu kaldı ancak cihazların nerede olduğu hala bilinmiyor.Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu HSYK, 271 savcı ve hâkimin görev yerini değiştirdi. Bunlar arasında merhum Muhsin Yazıcıoğlunun şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmayı yürüten savcılar Şeref Gürkan ile Mustafa Başer de tasfiye edildi. Kısa bir süre önce dosya elinden alınarak Kahramanmaraşa gönderilen savcı Şeref Gürkan, Malatyada düz savcı olarak görev yapacak. Geçtiğimiz günlerde Genelkurmay Başkanlığında rotaların takip edildiği merkezde keşif yapan savcı Mustafa Başer de Ankara savcısı olarak görevlendirildi. Savcı Başer, olay günü bölgedeki hava hareketliliğini incelemişti.Büyük Birlik Partisi (BBP) yöneticileri, Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin hayatını kaybettiği helikopter kazasıyla ilgili devletin zirvesine sunulan raporda, Muhsin Yazıcıoğlunun helikopterine ulaşıldığı, şuurunun yerinde olduğu, ayağı ve kaburgalarının kırık olduğu, hastaneye getirildiği şeklindeki bilginin Kahramanmaraş İstihbarat Şubesi tarafından verildiği belirtiliyor. Arama kurtarma çalışmalarını sukuta uğrattığı iddia edilen bu bilgiyi açıklayan dönemin Kayseri Valisi hakkında İçişleri Bakanlığının hiçbir işlem yapılmaması ve idari soruşturma dahi başlatılmaması dikkate değer bulunuyor.(CİHAN)
Zaman
Güncel
24.03.2014
Helikopterkazasınınüzerinden5yılgeçtiamakaranlıkaydınlatılamadıHelikopter kazasının üzerinden 5 yıl geçti ama karanlık aydınlatılamadı
Helikopter kazasının üzerinden 5 yıl geçti ama karanlık aydınlatılamadı
Zaman
24.03.2014
13:26
Büyük Birlik Partisinin (BBP) merhum Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlunun da arasında bulunduğu 5 kişinin ölümüyle sonuçlanan helikopter kazasının üzerinden tam 5 yıl geçti. 25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraştaki mitingin ardından Yozgata giderken düşen helikopterle ilgili şüpheler devam ediyor.Helikopter enkazı ile kazada hayatını kaybedenlere 48 saat sonra ulaşıldı. Kazaya ilişkin iddialar ise birbirini izledi. Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişiyi taşıyan helikopter 25 Aralık 2009 tarihinde saat 15.03te düştü. Gazeteci İsmail Güneş 15.26da telefonla arayarak 112 Acilden yardım istedi. Yaklaşık 20 dakika görüştü. Daha sonra bu görüşmeye ilişkin ses kayıtları ortaya çıktı. Bir başka iddia ise helikopterin düşmesine kötü hava şartları kadar olay anında oradan geçen Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) ait ait jetlerin sebep olması. F-16 ve F-4 tipi askeri uçaklar olaydan 5 dakika önce bölgede uçuş yaptı. Hava hareketliliğinin düşüşe sebep olabileceği ileri sürülüyor. TİB, ilk yer tespitini kazadan 1 saat 22 dakika sonra 16.25te yapıyor. 1 kilometre genişliğinde, 15 kilometre uzunluğunda bir yayla koordinatları belirliyor ve bütün kriz merkezlerine gönderiyor. Buna rağmen helikopterin yeri bulunamıyor. Olay anına ilişkin 4 dakika 37 saniyelik radar görüntülerine de ulaşılamıyor. Genelkurmay, kısa süreli arıza nedeniyle görüntü alınamadığını savcılığa iletmişti. Savcı, ÖYMler kaldırılmadan önce Radar Üssü, Hava Kuvvetleri ve Genelkurmayda inceleme yaptı. Bu incelemenin sonucu henüz bilinmiyor. Bilirkişiler kayıp görüntülerin izini sürüyor.Dönemin Kayseri Valisi Mevlüt Bilici, Danıştay üyesi oldu. Emniyet Müdürü Orhan Özdemir Ankaraya atandı. Daha sonra cezaevine girip-çıktı. Kahramanmaraş Valisi Mehmet Niyazi Tanılır ise Türkiyenin Podgorica Büyükelçisi yapıldı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Yazıcıoğlunun helikopterinin vidasını keçilerin sökmediğini söylemişti. Sonra vida söken subayların görüntüleri ortaya çıkmıştı. Helikopterin beynini sökenler, bir süre tutuklu kaldı ancak cihazların nerede olduğu hala bilinmiyor.Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu HSYK, 271 savcı ve hâkimin görev yerini değiştirdi. Bunlar arasında merhum Muhsin Yazıcıoğlunun şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmayı yürüten savcılar Şeref Gürkan ile Mustafa Başer de tasfiye edildi. Kısa bir süre önce dosya elinden alınarak Kahramanmaraşa gönderilen savcı Şeref Gürkan, Malatyada düz savcı olarak görev yapacak. Geçtiğimiz günlerde Genelkurmay Başkanlığında rotaların takip edildiği merkezde keşif yapan savcı Mustafa Başer de Ankara savcısı olarak görevlendirildi. Savcı Başer, olay günü bölgedeki hava hareketliliğini incelemişti.Büyük Birlik Partisi (BBP) yöneticileri, Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin hayatını kaybettiği helikopter kazasıyla ilgili devletin zirvesine sunulan raporda, Muhsin Yazıcıoğlunun helikopterine ulaşıldığı, şuurunun yerinde olduğu, ayağı ve kaburgalarının kırık olduğu, hastaneye getirildiği şeklindeki bilginin Kahramanmaraş İstihbarat Şubesi tarafından verildiği belirtiliyor. Arama kurtarma çalışmalarını sukuta uğrattığı iddia edilen bu bilgiyi açıklayan dönemin Kayseri Valisi hakkında İçişleri Bakanlığının hiçbir işlem yapılmaması ve idari soruşturma dahi başlatılmaması dikkate değer bulunuyor.(CİHAN)
Zaman
Ana Sayfa
24.03.2014
Helikopterkazasınınüzerinden5yılgeçtiamakaranlıkaydınlatılamadıHelikopter kazasının üzerinden 5 yıl geçti ama karanlık aydınlatılamadı
Müdahale ‘seçim ayarlı’ mı?
Zaman
24.03.2014
02:49
30 Mart’ta yapılacak yerel seçimler öncesinde Ankara’nın Suriye’ye sınırlı bir operasyon gerçekleştirebileceği konuşulurken Türk jetleri dün sınır ihlali yapan bir Suriye uçağını düşürdü.Suriye’ye karşı angajman kuralları Haziran 2012’de değiştirilirken “Suriye jetleri bu tarihten sonra ilk kez mi sınır ihlali yaptı?” sorusu akıllara geldi. Fatih Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim görevlisi Doç. Dr. Savaş Genç, Zaman’a yaptığı açıklamada, dünkü olayın, geçen eylül ayında Suriye helikopterinin düşürülmesi sonrası ilk sınır ihlali olup olmadığını sorarken, “Cevap evetse Suriye uçağının düşürülmesi normal olarak değerlendirilebilir. Fakat ‘hayır’sa neden daha önce değil de bugün vurduk? Türkiye angajman kurallarını değiştirmesinden bu yana birçok ihlal yapılmış ve Türkiye bu hakkını şimdi kullanıyorsa bunun seçime altı gün kala neden meydana geldiğini sormak gerek.” diye konuştu. Emekli Pilot Kurmay Albay Ümit Öztürk de Türk uçaklarının angajman kurallarına uymayarak Suriye uçağını düşürmesi durumunun uluslararası hukuk karşısında Türkiye’nin zor duruma düşeceğini belirtti. Öztürk, “Sınırda birçok ihlal oldu. En azından 17 helikopter ihlali oldu. Birçok defa Suriye jetleri sınıra yaklaştı. Türk savaş uçaklarıyla önlenerek bir şekilde geri döndüler. Fakat altını çizerek söylüyorum, bir ihlal söz konusuysa, Türk savaş uçağı angajman kuralı gereğince müdahale edebilir.” dedi. Uluslararası kurallara göre sınır ihlalinin ikazlara rağmen devam etmesi durumunda ilgili ülkenin müdahale hakkı bulunuyor. Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, angajman kurallarının değiştirilmesinden sonra “İlk kez mi sınır ihlali yaşandı?” yönündeki sorulara cevap vermedi. El Kaide bağlantılı Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) Suriye’deki Türk toprağı Süleyman Şah Türbesi’ni kuşatması sebebiyle bu örgüte operasyon ihtimalinin yoğunluk kazandığı günlerde Suriye jetinin vurulması “Seçim öncesi siyasi manevra mı?” sorusunu akla getirdi. Fatih Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü’nden Doç. Dr. İhsan Yılmaz, seçim öncesi Başbakan Erdoğan’a “çakma suikast” yapılacağı ve ardından kahramanlaştırılacağı yönündeki iddiaları hatırlatarak, “Dolayısıyla elimizde bir delil olmasa bile insanların kanaati şöyle oluşacaktır: Bunda bir oyun olabilir, çünkü 2012’de uçağımız düşürüldüğü zaman Suriye’ye cevap vermedik. Hep alttan aldık. Reyhanlı’da 55 kişiyi paramparça ettiler, yine alttan aldık. Seçimlere 3-5 gün kalmışken bir anda bunun ortaya çıkması elbette insanları şüphelendirecektir.” yorumunu yaptı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç da sınırdaki olayın ‘vahim ve düşündürücü’ olduğuna işaret etti. Koç, yaptığı yazılı açıklamada, “Seçimlere bir hafta kala, yolsuzluk, hırsızlık ve rüşvet olaylarının altında ezilen hükümet ve başçalanın, kendisini kurtarmak ve gündemi değiştirmek için değişik ve tehlikeli maceralara girişebileceğini söylemiştik. Üç gün önce CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu bir TV programında, böylesi bir tehlikeye dikkat çekmiş ve olası provokasyonlara karşı halkımızı ve bilhassa Genelkurmay Başkanı’nı uyarmıştı.” ifadelerini kullandı.
Zaman
En Çok Okunan
24.03.2014
Müdahale‘seçimayarlı’mı?Müdahale ‘seçim ayarlı’ mı?
Müdahale ‘seçim ayarlı’ mı?
Zaman
24.03.2014
02:06
30 Mart’ta yapılacak yerel seçimler öncesinde Ankara’nın Suriye’ye sınırlı bir operasyon gerçekleştirebileceği konuşulurken Türk jetleri dün sınır ihlali yapan bir Suriye uçağını düşürdü.Suriye’ye karşı angajman kuralları Haziran 2012’de değiştirilirken “Suriye jetleri bu tarihten sonra ilk kez mi sınır ihlali yaptı?” sorusu akıllara geldi. Fatih Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim görevlisi Doç. Dr. Savaş Genç, Zaman’a yaptığı açıklamada, dünkü olayın, geçen eylül ayında Suriye helikopterinin düşürülmesi sonrası ilk sınır ihlali olup olmadığını sorarken, “Cevap evetse Suriye uçağının düşürülmesi normal olarak değerlendirilebilir. Fakat ‘hayır’sa neden daha önce değil de bugün vurduk? Türkiye angajman kurallarını değiştirmesinden bu yana birçok ihlal yapılmış ve Türkiye bu hakkını şimdi kullanıyorsa bunun seçime altı gün kala neden meydana geldiğini sormak gerek.” diye konuştu. Emekli Pilot Kurmay Albay Ümit Öztürk de Türk uçaklarının angajman kurallarına uymayarak Suriye uçağını düşürmesi durumunun uluslararası hukuk karşısında Türkiye’nin zor duruma düşeceğini belirtti. Öztürk, “Sınırda birçok ihlal oldu. En azından 17 helikopter ihlali oldu. Birçok defa Suriye jetleri sınıra yaklaştı. Türk savaş uçaklarıyla önlenerek bir şekilde geri döndüler. Fakat altını çizerek söylüyorum, bir ihlal söz konusuysa, Türk savaş uçağı angajman kuralı gereğince müdahale edebilir.” dedi. Uluslararası kurallara göre sınır ihlalinin ikazlara rağmen devam etmesi durumunda ilgili ülkenin müdahale hakkı bulunuyor. Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, angajman kurallarının değiştirilmesinden sonra “İlk kez mi sınır ihlali yaşandı?” yönündeki sorulara cevap vermedi. El Kaide bağlantılı Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) Suriye’deki Türk toprağı Süleyman Şah Türbesi’ni kuşatması sebebiyle bu örgüte operasyon ihtimalinin yoğunluk kazandığı günlerde Suriye jetinin vurulması “Seçim öncesi siyasi manevra mı?” sorusunu akla getirdi. Fatih Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü’nden Doç. Dr. İhsan Yılmaz, seçim öncesi Başbakan Erdoğan’a “çakma suikast” yapılacağı ve ardından kahramanlaştırılacağı yönündeki iddiaları hatırlatarak, “Dolayısıyla elimizde bir delil olmasa bile insanların kanaati şöyle oluşacaktır: Bunda bir oyun olabilir, çünkü 2012’de uçağımız düşürüldüğü zaman Suriye’ye cevap vermedik. Hep alttan aldık. Reyhanlı’da 55 kişiyi paramparça ettiler, yine alttan aldık. Seçimlere 3-5 gün kalmışken bir anda bunun ortaya çıkması elbette insanları şüphelendirecektir.” yorumunu yaptı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç da sınırdaki olayın ‘vahim ve düşündürücü’ olduğuna işaret etti. Koç, yaptığı yazılı açıklamada, “Seçimlere bir hafta kala, yolsuzluk, hırsızlık ve rüşvet olaylarının altında ezilen hükümet ve başçalanın, kendisini kurtarmak ve gündemi değiştirmek için değişik ve tehlikeli maceralara girişebileceğini söylemiştik. Üç gün önce CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu bir TV programında, böylesi bir tehlikeye dikkat çekmiş ve olası provokasyonlara karşı halkımızı ve bilhassa Genelkurmay Başkanı’nı uyarmıştı.” ifadelerini kullandı.
Zaman
Dünya
24.03.2014
Müdahale‘seçimayarlı’mı?Müdahale ‘seçim ayarlı’ mı?
Müdahale ‘seçim ayarlı’ mı?
Zaman
24.03.2014
02:06
30 Mart’ta yapılacak yerel seçimler öncesinde Ankara’nın Suriye’ye sınırlı bir operasyon gerçekleştirebileceği konuşulurken Türk jetleri dün sınır ihlali yapan bir Suriye uçağını düşürdü.Suriye’ye karşı angajman kuralları Haziran 2012’de değiştirilirken “Suriye jetleri bu tarihten sonra ilk kez mi sınır ihlali yaptı?” sorusu akıllara geldi. Fatih Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim görevlisi Doç. Dr. Savaş Genç, Zaman’a yaptığı açıklamada, dünkü olayın, geçen eylül ayında Suriye helikopterinin düşürülmesi sonrası ilk sınır ihlali olup olmadığını sorarken, “Cevap evetse Suriye uçağının düşürülmesi normal olarak değerlendirilebilir. Fakat ‘hayır’sa neden daha önce değil de bugün vurduk? Türkiye angajman kurallarını değiştirmesinden bu yana birçok ihlal yapılmış ve Türkiye bu hakkını şimdi kullanıyorsa bunun seçime altı gün kala neden meydana geldiğini sormak gerek.” diye konuştu. Emekli Pilot Kurmay Albay Ümit Öztürk de Türk uçaklarının angajman kurallarına uymayarak Suriye uçağını düşürmesi durumunun uluslararası hukuk karşısında Türkiye’nin zor duruma düşeceğini belirtti. Öztürk, “Sınırda birçok ihlal oldu. En azından 17 helikopter ihlali oldu. Birçok defa Suriye jetleri sınıra yaklaştı. Türk savaş uçaklarıyla önlenerek bir şekilde geri döndüler. Fakat altını çizerek söylüyorum, bir ihlal söz konusuysa, Türk savaş uçağı angajman kuralı gereğince müdahale edebilir.” dedi. Uluslararası kurallara göre sınır ihlalinin ikazlara rağmen devam etmesi durumunda ilgili ülkenin müdahale hakkı bulunuyor. Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, angajman kurallarının değiştirilmesinden sonra “İlk kez mi sınır ihlali yaşandı?” yönündeki sorulara cevap vermedi. El Kaide bağlantılı Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) Suriye’deki Türk toprağı Süleyman Şah Türbesi’ni kuşatması sebebiyle bu örgüte operasyon ihtimalinin yoğunluk kazandığı günlerde Suriye jetinin vurulması “Seçim öncesi siyasi manevra mı?” sorusunu akla getirdi. Fatih Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü’nden Doç. Dr. İhsan Yılmaz, seçim öncesi Başbakan Erdoğan’a “çakma suikast” yapılacağı ve ardından kahramanlaştırılacağı yönündeki iddiaları hatırlatarak, “Dolayısıyla elimizde bir delil olmasa bile insanların kanaati şöyle oluşacaktır: Bunda bir oyun olabilir, çünkü 2012’de uçağımız düşürüldüğü zaman Suriye’ye cevap vermedik. Hep alttan aldık. Reyhanlı’da 55 kişiyi paramparça ettiler, yine alttan aldık. Seçimlere 3-5 gün kalmışken bir anda bunun ortaya çıkması elbette insanları şüphelendirecektir.” yorumunu yaptı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç da sınırdaki olayın ‘vahim ve düşündürücü’ olduğuna işaret etti. Koç, yaptığı yazılı açıklamada, “Seçimlere bir hafta kala, yolsuzluk, hırsızlık ve rüşvet olaylarının altında ezilen hükümet ve başçalanın, kendisini kurtarmak ve gündemi değiştirmek için değişik ve tehlikeli maceralara girişebileceğini söylemiştik. Üç gün önce CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu bir TV programında, böylesi bir tehlikeye dikkat çekmiş ve olası provokasyonlara karşı halkımızı ve bilhassa Genelkurmay Başkanı’nı uyarmıştı.” ifadelerini kullandı.
Zaman
Ana Sayfa
24.03.2014
Müdahale‘seçimayarlı’mı?Müdahale ‘seçim ayarlı’ mı?
Türkiye, Suriye uçağını düşürdü
Zaman
23.03.2014
21:20
Hatayın Yayladağı İlçesinin karşısında bulunan ve çatışmaların sürdüğü Suriyenin Keseb kenti yakınlarında, saat 12:15 sıralarında Suriyeye ait savaş uçağı düşürüldü. Düşen uçağın sınır ihlali ve angajman kuralları çerçevesinde Türk jetleri tarafından vurulduğu açıklandı. Savaş uçağının pilotunun, paraşütle atlayarak kurtulduğu, ancak nereye indiğinin bilinmediğini bildirildi. Olayı doğrulayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, O şerefli pilotlarımızı huzurlarınızda tebrik ediyorum. dedi. Genelkurmay Başkanlığıda olayla ilgili olarak açıklama yaptı. GENELKURMAYDAN AÇIKLAMAGenelkurmay Başkanlığı, düşürülen Suriye uçağıyla ilgili olarak açıklama yaptı. Resmi internet sitesinden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:Suriye’ye ait iki adet MIG-23 uçağının, Suriye hava sahasında kuzeye doğru uçuşu, 23 Mart 2014 saat 13.01’den itibaren Diyarbakır’daki Birleştirilmiş Kontrol İhbar Merkezi (BİKİM) tarafından 80 deniz mili mesafeden izlenmeye başlanmış ve Suriye uçakları Türk hududuna on deniz mili mesafeden itibaren Türk hava sahasına yaklaştığına ilişkin dört kez ikaz edilmiştir.Yapılan ikazlar üzerine, Suriye uçaklarından birisi hava sahamıza girmeden bölgeden uzaklaşmış; ancak ikinci Suriye uçağı, uyarılara rağmen saat 13.13 sularında Hatay/Yayladağı’na bağlı Çamlı Tepe Hudut Karakolu bölgesinde Türk hava sahasına girerek yaklaşık bir kilometre kadar hava sahamızı ihlal etmiş, daha sonra batıya doğru yönelerek 1,5 kilometre kadar hava sahamızda uçmaya devam etmiştir.Bu esnada bölgede hava devriye görevinde (havada hazır) bulunan iki adet F-16 uçağımızdan birisi, angajman kuralları gereğince saat 13.14’de Suriye uçağına füze atmış ve isabet alan Suriye uçağı hududun 1200 metre güneyinde ve Suriye topraklarında yer alan Kesep bölgesine düşmüştür. Uçağın Kesep bölgesine düşüşü, bölgede bulunan hudut birliklerimiz tarafından gözlemlenmiştir.ANGAJMAN KURALLARIGörgü tanıklarının verdiği bilgilere göre, Özgür Suriye Ordusu kontrolüne geçen Kesek Sınır Kapısı yakınlarına bomba atmak isteyen Suriyeye ait savaş uçağı sınıra yaklaşıp sınır ihlali yapınca Türk jetleri tarafından düşürüldü. Vurulan uçak, Suriye topraklarında Lazkiyenin doğusuna düştü. Bu bölgenin ise iki yıl önce Türk uçağının Suriye tarafından düşürüldüğü kentin güneyinde olduğu ifade edildi.22 Haziran 2012’de bir Türk keşif uçağının Lazkiye’nin güneyinde düşürülmesinden sonra Türkiye Suriye’ye ilişkin angajman kurallarını’ değiştirmiş, Türkiye sınırına güvenlik riski ve tehlikesi oluşturacak şekilde yaklaşan her Suriyeli askeri unsur, askeri hedef olmuştu.Türk Hava Kuvvetlerine ait F-16 uçakları, 16 Eylül 2013te Türkiye sınırını 2 kilometre derinlikte ihlal eden M-17 tipi bir Suriye helikopterini vurmuş, helikopter Suriye tarafına düşmüştü.VALİLİKTE TOPLANTISIHatay Valisi Celalettin Lekesiz, İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Hasan Koçyiğit ve Emniyet Müdürü Ali Doğan Uludağ ile valilikte bir araya geldi.İçeriği hakkında açıklama yapılmayan toplantının düşürülen Suriye uçağıyla ilgili olduğu öne sürüldüERDOĞAN DOĞRULADIBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan, Suriye sınırındaki uçağın Türkiye tarafından düşürüldüğünü doğrulayarak, Suriye uçağı saat 12.15 civarı sınırımızı ihlal etti. F-16larımız kalktı, bu uçağı vurdu. Ben başta Genelkurmay Başkanımız olmak üzere pilotlarımızı tebrik ediyorum dedi.Kocaelinde vatandaşlara seslenen Erdoğan, Suriye uçağının düşürülmesine ilişkin, Bizim sınırlarımızı, hava sahamızı ihlal ettiler. F-16larımız kalktı ve bu uçağı vurdu dedi.Erdoğan şöyle konuştu:Eğer sen benim hava sahamı ihlal edecek olursan, bundan sonra bizim tokadımız ağır olacak. Onun için ben başta Genelkurmay Başkanım olmak üzere, silahlı kuvvetlerimizi, o şerefli pilotlarımızı huzurlarınızda tebrik ediyorum, Hava Kuvvetlerimizi tebrik ediyorum. Mesele bu.SURİYE: BARİZ SALDIRGANLIKTürkiyenin Suriyeye ait savaş uçağını düşürmesine Şamdan ilk tepki geldi. APnin haberine göre Suriyeli askeri bir kaynak Uçağın düşürülmesinin bariz saldırganlık olduğunu söyleyen kaynak, Bu, Erdoğanın Suriyede teröristlere verdiği desteğin kanıtıdır. dedi.
Zaman
En Çok Okunan
23.03.2014
TürkiyeSuriyeuçağınıdüşürdüTürkiye Suriye uçağını düşürdü
102 günlük seyir başladı
Zaman
17.03.2014
13:50
Türk Deniz Kuvvetleri bünyesinde oluşturulan ve 148 yıl aradan sonra Afrika Kıtasını dolaşıp Ümit Burnunu geçecek olan Barbaros Türk Deniz Görev Grubuna bağlı 4 savaş gemisi, bugün Gölcükten törenle uğurlandı. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlunun da katıldığı uğurlama töreninde, 4 gemide görev yapan personelle 102 gün ayrı kalacakları ailelerinin vedalaşmaları sırasında duygusal anlar yaşandı.Uğurlama töreni Donanma Komutanlığının Gölcük Deniz Üssündeki Poyraz Rıhtımında gerçekleştirildi. Törene Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu, Donanma Komutanı Koramiral Veysel Kösele, Kocaeli Valisi Ercan Topaca, Büyükşehir Belediye Başkanı AK Partili İbrahim Karaosmanoğlu, Deniz Kuvvetlerinin bazı eski komutanları, gemi personelini oluşturan subay, astsubay ve erlerin yakınları hazır bulundu.GEMİLER VE KOMUTANLARITuğamiral Ali Murat Dedenin komuta edeceği, Deniz Kurmay Albay İhsan Bakarın komodorluğundaki Barbaros Türk Deniz Görev Grubunda, Deniz Binbaşı Rüştü Sezer komutasındaki Milgem Projesi ürünü Milli Gemi TCG Heybeliada Korveti (F-511), Deniz Kurmay Yarbay Altan Altınkaya komutasındaki TCG Gediz (F-495) ve Deniz Kurmay Albay Yüksel Can komutasındaki TCG Oruçreis (F-245) fırkateynleri ile Deniz Albay Metin Çulcu komutasındaki TCG Yb. Kudret Güngör (A-595) lojistik gemisi görev alıyor.DUYGUSAL VEDALAŞMATören öncesi, gemi personeli eş ve çocukları ile diğer yakınlarıyla Poyraz Rıhtımında vedalaşırken duygusal anlar yaşandı. Bazı subay ve astsubaylar, birkaç ay önce evlendikleri eşlerini, birkaç aylık bebekleri 102 gün görmemek üzere vedalaşırken, eş ve çocuklarla anne babaların ayrılık hüznü yüzlerine yansıdı. Ancak tüm eş ve anne babalar, bunun tarihi bir görev olduğunu belirterek, onların 148 yıl aradan sonra Ümit Burnundan geçecek Türk Bahriyelisi olmaları nedeniyle büyük gurur yaşadıklarını söyledi.DENİZLERİN ÖNEMİ DANA DA ARTTITörende konuşan Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu, denizlerin güvenlik, istikrar, ekonomi ve uluslararası hukuk açısından öneminin daha da arttığını belirti. Bostanoğlu dünya petrol ve doğalgaz yataklarının yüzde 90a yakın bölümünün okyanus ve denizler altında bulunması, Dünya ticaretinin yüzde 90ının deniz yoluyla yapıldığını da hatırlatarak bunların denizlerin insanlık için neden vazgeçilmez bir hayat alanı olduğunu somut olarak ortaya koyduğunu anlattı. Oramiral Bostanoğlu, şöyle devam etti:Ülkemizin deniz alaka ve menfaatlerinin teminatı, ekomomik çıkarlarının koruyucusu ve dış politikasının en önemli unsunlarından biri olan Türk Deniz Kuvvetleri geleceğe yönelik planlarını bölgesel ve küresel güvenlik politikaları ile ekonomik ilişkiler çerçevesinde oluşturmaktadır. Bu nedenle Afrika Kıtası kıyı ülkelerinin deniz güvenliği alanınında kapasitelerinin arttırılması, ülkemizin dış güvenlik politikaları kapsamında da ön plana çıkmaktadır. Güçlü bir ekonomiye ve güçlü bir donanmaya sahip devletler Dünyanın değişen güvenlik ve işbirliği ortamında deniz görev grupları oluşturarak hayati öneme sahip denizlerde dış politikalarını destekleyici faaliyetlerde bulunmaktadır. Benzen şekilde Türk Deniz Kuvvetleri de ülkemizin her geçen gün gelişen milli gücü ile uyum içersinde üçüncü kez aktive edilen Barbaros Türk Deniz Grubunun rotasını bu kez Afrika Kıtası olarak belirlemiştir.27 ÜLKEDE 27 LİMAN ZİYARETİOramiral Bostanooğlu, Türk Donanmasının toplam 4 gemi, 3 helikopter, 4 amfibi hücum timi, 4 sualtı görev timi ve bir SAT timinden oluşan Barbaros Türk Deniz Görev Grubu ile tarihte ilk kez Afrika kıtası etrafında seyir faaliyeti icra edeceğini de hatırlatarak, 148 yıl sonra Ümit Burnunun güneyindeki sularla yeniden kucaklaşacak. İlk kez 27 ülkeye ait 29 limanı aynı dönem içersinde ziyaret edecek, 21 ülkeye de ilk kez liman ziyareti gerçekleştirilecektir dedi.AİLELERİNİZ BİZLERE EMANETDeniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu, gemi personeline seslenirken, onların deniz kuvvetlerini ve Türkiyeyi milletimize yakışır bir şekilde temsil edeceklerine tüm kabliyle inandığını belirtirken, onların ailelerine de Bir asker, hele bir de denizci ailesini olmanın meşakkat ve onurunu her an yaşayan aileleriniz, bundan önceki görevlerinizde olduğu gibi bizlere emanettir. dedi.Törende daha sonra gemi personeli gemilerine binerek 102 günlük seyre başladı. Gemirel Gölcükteki Poyraz Rıhtımından diğer gemilerin sirenleriyle uğurlanırken, komutanlar ve davetlilerle perlonelin eş ve çocukları onları el sallayarak uğurladı. Gemilerimiz yarın Çanakkale Boğazında olacak ve Boğazda tören geçişiyle Egeye açılarak yollarına devam edecek.29 AFRİKA ÜLKESİNİ ZİYARET EDECEKBarbaros Türk Deniz Görev Grubu, bu 102 günlük seyri sırasında Afrika kıtasının batısından başlayarak, tüm kıtayı içine alacak şekilde toplam 29 Afrika ülkesine yönelik eğitim ve liman ziyaretleri icra edecek. Seyir sı
Zaman
Son Dakika
17.03.2014
102günlükseyirbaşladı102 günlük seyir başladı
102 günlük seyir başladı
Zaman
17.03.2014
13:50
Türk Deniz Kuvvetleri bünyesinde oluşturulan ve 148 yıl aradan sonra Afrika Kıtasını dolaşıp Ümit Burnunu geçecek olan Barbaros Türk Deniz Görev Grubuna bağlı 4 savaş gemisi, bugün Gölcükten törenle uğurlandı. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlunun da katıldığı uğurlama töreninde, 4 gemide görev yapan personelle 102 gün ayrı kalacakları ailelerinin vedalaşmaları sırasında duygusal anlar yaşandı.Uğurlama töreni Donanma Komutanlığının Gölcük Deniz Üssündeki Poyraz Rıhtımında gerçekleştirildi. Törene Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu, Donanma Komutanı Koramiral Veysel Kösele, Kocaeli Valisi Ercan Topaca, Büyükşehir Belediye Başkanı AK Partili İbrahim Karaosmanoğlu, Deniz Kuvvetlerinin bazı eski komutanları, gemi personelini oluşturan subay, astsubay ve erlerin yakınları hazır bulundu.GEMİLER VE KOMUTANLARITuğamiral Ali Murat Dedenin komuta edeceği, Deniz Kurmay Albay İhsan Bakarın komodorluğundaki Barbaros Türk Deniz Görev Grubunda, Deniz Binbaşı Rüştü Sezer komutasındaki Milgem Projesi ürünü Milli Gemi TCG Heybeliada Korveti (F-511), Deniz Kurmay Yarbay Altan Altınkaya komutasındaki TCG Gediz (F-495) ve Deniz Kurmay Albay Yüksel Can komutasındaki TCG Oruçreis (F-245) fırkateynleri ile Deniz Albay Metin Çulcu komutasındaki TCG Yb. Kudret Güngör (A-595) lojistik gemisi görev alıyor.DUYGUSAL VEDALAŞMATören öncesi, gemi personeli eş ve çocukları ile diğer yakınlarıyla Poyraz Rıhtımında vedalaşırken duygusal anlar yaşandı. Bazı subay ve astsubaylar, birkaç ay önce evlendikleri eşlerini, birkaç aylık bebekleri 102 gün görmemek üzere vedalaşırken, eş ve çocuklarla anne babaların ayrılık hüznü yüzlerine yansıdı. Ancak tüm eş ve anne babalar, bunun tarihi bir görev olduğunu belirterek, onların 148 yıl aradan sonra Ümit Burnundan geçecek Türk Bahriyelisi olmaları nedeniyle büyük gurur yaşadıklarını söyledi.DENİZLERİN ÖNEMİ DANA DA ARTTITörende konuşan Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu, denizlerin güvenlik, istikrar, ekonomi ve uluslararası hukuk açısından öneminin daha da arttığını belirti. Bostanoğlu dünya petrol ve doğalgaz yataklarının yüzde 90a yakın bölümünün okyanus ve denizler altında bulunması, Dünya ticaretinin yüzde 90ının deniz yoluyla yapıldığını da hatırlatarak bunların denizlerin insanlık için neden vazgeçilmez bir hayat alanı olduğunu somut olarak ortaya koyduğunu anlattı. Oramiral Bostanoğlu, şöyle devam etti:Ülkemizin deniz alaka ve menfaatlerinin teminatı, ekomomik çıkarlarının koruyucusu ve dış politikasının en önemli unsunlarından biri olan Türk Deniz Kuvvetleri geleceğe yönelik planlarını bölgesel ve küresel güvenlik politikaları ile ekonomik ilişkiler çerçevesinde oluşturmaktadır. Bu nedenle Afrika Kıtası kıyı ülkelerinin deniz güvenliği alanınında kapasitelerinin arttırılması, ülkemizin dış güvenlik politikaları kapsamında da ön plana çıkmaktadır. Güçlü bir ekonomiye ve güçlü bir donanmaya sahip devletler Dünyanın değişen güvenlik ve işbirliği ortamında deniz görev grupları oluşturarak hayati öneme sahip denizlerde dış politikalarını destekleyici faaliyetlerde bulunmaktadır. Benzen şekilde Türk Deniz Kuvvetleri de ülkemizin her geçen gün gelişen milli gücü ile uyum içersinde üçüncü kez aktive edilen Barbaros Türk Deniz Grubunun rotasını bu kez Afrika Kıtası olarak belirlemiştir.27 ÜLKEDE 27 LİMAN ZİYARETİOramiral Bostanooğlu, Türk Donanmasının toplam 4 gemi, 3 helikopter, 4 amfibi hücum timi, 4 sualtı görev timi ve bir SAT timinden oluşan Barbaros Türk Deniz Görev Grubu ile tarihte ilk kez Afrika kıtası etrafında seyir faaliyeti icra edeceğini de hatırlatarak, 148 yıl sonra Ümit Burnunun güneyindeki sularla yeniden kucaklaşacak. İlk kez 27 ülkeye ait 29 limanı aynı dönem içersinde ziyaret edecek, 21 ülkeye de ilk kez liman ziyareti gerçekleştirilecektir dedi.AİLELERİNİZ BİZLERE EMANETDeniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu, gemi personeline seslenirken, onların deniz kuvvetlerini ve Türkiyeyi milletimize yakışır bir şekilde temsil edeceklerine tüm kabliyle inandığını belirtirken, onların ailelerine de Bir asker, hele bir de denizci ailesini olmanın meşakkat ve onurunu her an yaşayan aileleriniz, bundan önceki görevlerinizde olduğu gibi bizlere emanettir. dedi.Törende daha sonra gemi personeli gemilerine binerek 102 günlük seyre başladı. Gemirel Gölcükteki Poyraz Rıhtımından diğer gemilerin sirenleriyle uğurlanırken, komutanlar ve davetlilerle perlonelin eş ve çocukları onları el sallayarak uğurladı. Gemilerimiz yarın Çanakkale Boğazında olacak ve Boğazda tören geçişiyle Egeye açılarak yollarına devam edecek.29 AFRİKA ÜLKESİNİ ZİYARET EDECEKBarbaros Türk Deniz Görev Grubu, bu 102 günlük seyri sırasında Afrika kıtasının batısından başlayarak, tüm kıtayı içine alacak şekilde toplam 29 Afrika ülkesine yönelik eğitim ve liman ziyaretleri icra edecek. Seyir sı
Zaman
Ana Sayfa
17.03.2014
102günlükseyirbaşladı102 günlük seyir başladı
İsrail'de 'Türk uçak gemisi' alarmı
Zaman
05.02.2014
13:35
İsrailin en büyük gazetesi Jerusalem Post, Türkiyede İlk yerli uçak gemisi olarak tanınan Havuzlu Çıkarma Gemisi ihalesinin tamanlanarak projenin uygulamaya geçirilmesi yolunda ilk adımın atılmasının İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs Rum kesiminin tüm güvenlik hesaplamalarını altüst ettiğini yazdı.Savunma Sanayi İcra Komitesi toplantısının geçen ay yaptığı açıklamaya göre, Milli ve Gemi kelimelerinin kısaltılarak birleştirilmesi ile oluşturulan MİLGEM Projesi kapsamında yapılan ihaleyi Deniz Ticaret Odası Başkanı Metin Kalkavana ait olan Sedef Denizcilik şirketi kazandı. Jerusalem Post gazetesinde Michael Tanchum imzasıyla yayınlanan yazıda, Türkiyenin bu kararla Doğu Akdenizdeki dengeleri değiştirme yolunda önemli bir adım attığı belirtilerek, şöyle denildi:Türkiye, uçak gemisi olarak da fonksiyon görebilecek olan çok amaçlı amfibi saldırı gemisi ihalesini tamamlayarak Doğu Akdenizde potansiyel olarak beklenmedik bir deniz üstünlüğüne kavuştu.Gazete, bu kararla beraber İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrısın tehdit algılarının arttığını bildirdirken, İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrısın tehdit algılamalarının artması, İsrailin doğalgazını daha önce planladığı şekilde Güney Kıbrıstaki LNG terminali üzerinden Yunanistan yoluyla Avrupaya mı, yoksa denizaltından bir boru hattıyla Türkiyeye mi sevk edeceğine ilişkin kararını etkileyecek diye yazdı.Deniz Kuvvetleri Eski Komutanı Emekli Oramiral Murat Bilgelin 2012 yılı Mart ayında Türkiyenin stratejik hedefi kıyılarda değil aynı zamanda açık denizlerde harekat yapmaktır sözlerine atıfta bulunan Jerusalem Post, burada açık denizle Doğu Akdenizin kast edildiğini belirtti. Gazete, şunları yazdı:Türkiyenin yeni Çıkarma ve Helikopter Gemisi (LHD) yarım milyar ile 1 milyar dolar arasında bir paraya mal olacak ve Türkiyeye o arzuladığı Doğu Akdenizde açıkta varlık gösterme şansını kazandıracak. Bu da Yunanistan, Güney Kıbrıs ve İsrailin görmezden gelemeyeceği bir durumdur. Yeni Türk LHD gemisi Sedef Tersanesiyle İspanyol Navantia şirketi tarafından inşa edilecek ve İspanyol Deniz Kuvvetleri tarafından kullanılan Juan Carlos I sınıfı L-61 gemisinin aynısı olacak. Türkiye, İspanyanın ardından bu sınıftaki bir gemiye sahip olan ikinci ülke olacak.Türk Donanmasına açık deniz yeteneği kazandıracak olan yeni LHD, Doğu Akdenizdeki dengeleri değiştirecek. Havuzlu Çıkarma Gemisi olarak da nitelenen bu sınıf LHDlerin birinci misyonu herhangi bir harekat alanına kuvvet nakli yapmak. Bir çıkarma gemisi olarak LHD, 1.000 kişilik bir taburu 150 aracıyla ve çıkarma için sevk edilecek tanklarla beraber nakledebilir.LHD, Türkiyenin mevcut deniz kuvvetiyle birlikte Ankaraya Kıbrıs ve İsrailin açık denizdeki doğalgaz sahalarına güç nakletme yeteneğini kazandıracak ve kısa vadede bölgeyi kontrol etmesine imkan sağlayacak. Bu da İsrailin açık denizden, yani Tamar ve Leviathan sahalarından çıkardığı doğalgazı nasıl ihraç edeceğine ilişkin kararını etkileyecek. Nitekim, Türkiyenin yeni uçak gemisi ve hizmete sokmayı planladığı diğer deniz unsurları daha devreye girmeden Doğu Akdenizdeki stratejik dengeyi değiştirdiği gibi, Türkiyenin komşularına dayatacağı talepleri de değiştirecektir.(DHA)
Zaman
Son Dakika
05.02.2014
İsraildeTürkuçakgemisialarmıİsrailde Türk uçak gemisi alarmı
İsrail'de 'Türk uçak gemisi' alarmı
Zaman
05.02.2014
13:35
İsrailin en büyük gazetesi Jerusalem Post, Türkiyede İlk yerli uçak gemisi olarak tanınan Havuzlu Çıkarma Gemisi ihalesinin tamanlanarak projenin uygulamaya geçirilmesi yolunda ilk adımın atılmasının İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs Rum kesiminin tüm güvenlik hesaplamalarını altüst ettiğini yazdı.Savunma Sanayi İcra Komitesi toplantısının geçen ay yaptığı açıklamaya göre, Milli ve Gemi kelimelerinin kısaltılarak birleştirilmesi ile oluşturulan MİLGEM Projesi kapsamında yapılan ihaleyi Deniz Ticaret Odası Başkanı Metin Kalkavana ait olan Sedef Denizcilik şirketi kazandı. Jerusalem Post gazetesinde Michael Tanchum imzasıyla yayınlanan yazıda, Türkiyenin bu kararla Doğu Akdenizdeki dengeleri değiştirme yolunda önemli bir adım attığı belirtilerek, şöyle denildi:Türkiye, uçak gemisi olarak da fonksiyon görebilecek olan çok amaçlı amfibi saldırı gemisi ihalesini tamamlayarak Doğu Akdenizde potansiyel olarak beklenmedik bir deniz üstünlüğüne kavuştu.Gazete, bu kararla beraber İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrısın tehdit algılarının arttığını bildirdirken, İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrısın tehdit algılamalarının artması, İsrailin doğalgazını daha önce planladığı şekilde Güney Kıbrıstaki LNG terminali üzerinden Yunanistan yoluyla Avrupaya mı, yoksa denizaltından bir boru hattıyla Türkiyeye mi sevk edeceğine ilişkin kararını etkileyecek diye yazdı.Deniz Kuvvetleri Eski Komutanı Emekli Oramiral Murat Bilgelin 2012 yılı Mart ayında Türkiyenin stratejik hedefi kıyılarda değil aynı zamanda açık denizlerde harekat yapmaktır sözlerine atıfta bulunan Jerusalem Post, burada açık denizle Doğu Akdenizin kast edildiğini belirtti. Gazete, şunları yazdı:Türkiyenin yeni Çıkarma ve Helikopter Gemisi (LHD) yarım milyar ile 1 milyar dolar arasında bir paraya mal olacak ve Türkiyeye o arzuladığı Doğu Akdenizde açıkta varlık gösterme şansını kazandıracak. Bu da Yunanistan, Güney Kıbrıs ve İsrailin görmezden gelemeyeceği bir durumdur. Yeni Türk LHD gemisi Sedef Tersanesiyle İspanyol Navantia şirketi tarafından inşa edilecek ve İspanyol Deniz Kuvvetleri tarafından kullanılan Juan Carlos I sınıfı L-61 gemisinin aynısı olacak. Türkiye, İspanyanın ardından bu sınıftaki bir gemiye sahip olan ikinci ülke olacak.Türk Donanmasına açık deniz yeteneği kazandıracak olan yeni LHD, Doğu Akdenizdeki dengeleri değiştirecek. Havuzlu Çıkarma Gemisi olarak da nitelenen bu sınıf LHDlerin birinci misyonu herhangi bir harekat alanına kuvvet nakli yapmak. Bir çıkarma gemisi olarak LHD, 1.000 kişilik bir taburu 150 aracıyla ve çıkarma için sevk edilecek tanklarla beraber nakledebilir.LHD, Türkiyenin mevcut deniz kuvvetiyle birlikte Ankaraya Kıbrıs ve İsrailin açık denizdeki doğalgaz sahalarına güç nakletme yeteneğini kazandıracak ve kısa vadede bölgeyi kontrol etmesine imkan sağlayacak. Bu da İsrailin açık denizden, yani Tamar ve Leviathan sahalarından çıkardığı doğalgazı nasıl ihraç edeceğine ilişkin kararını etkileyecek. Nitekim, Türkiyenin yeni uçak gemisi ve hizmete sokmayı planladığı diğer deniz unsurları daha devreye girmeden Doğu Akdenizdeki stratejik dengeyi değiştirdiği gibi, Türkiyenin komşularına dayatacağı talepleri de değiştirecektir.(DHA)
Zaman
Ana Sayfa
05.02.2014
İsraildeTürkuçakgemisialarmıİsrailde Türk uçak gemisi alarmı
Uzun menzilli füzede milli üretim alternatif değil
Zaman
14.12.2013
01:53
Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar, teknoloji transferi içeren bir uluslararası alım düşündüklerini belirtti. Bayar, hava savunma sisteminde bir açık olduğunu, bunun kısa sürede kapanması gerektiğini kaydetti.Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar, uzun menzilli hava ve füze savunma projesinde, uluslararası alım yerine yerli bir firma ile çalışma alternatifinin şu an için gündemde olmadığını söyledi. Bayar, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin acil ihtiyacının karşılanmasının ardından bir sonraki aşamada ise bunun gündeme alınmasının yol haritaları içinde bulunduğunu ifade etti. Aselsan Genel Müdürü Cengiz Ergeneman, bu hafta yaptığı açıklamalarda Türkiye’nin Çin ile sözleşme görüşmelerini sürdürdüğü füze sisteminin ülkeye büyük bir altyapı kazandırmayacağını belirterek, “Sistem milli olmalı. Fırsat verilirse biz de yaparız.” demişti. Ergeneman’ın uzun menzilli füzeyi Aselsan’ın yapması önerisine ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bayar, “Yüksek irtifayı da bir milli çözümle getirmek yol haritamızın içinde ama şu anda Türkiye’de bu anlamda hava savunma sistemimizde bir eksiklik var ve bunun kapanması gerekiyor. Yani bunu da süratle kapatmamız gerekiyor, onun için bir hazır çözümü şu anda süratle arıyoruz.” dedi. Türkiye ilk uzun menzilli füze projesinde Çinli CPMIEC şirketi ile sözleşme görüşmelerine başlama kararı almış, bu karar ihaleye katılan ABD’nin ciddi tepkisine neden olmuştu. İlk aşamada teknoloji transferi ve ortak üretimi de içeren bir uluslararası alımı düşündüklerini belirten Bayar, uzun menzilli füzede milli üretim konusunun da paralel bir çalışma olarak ilerlemesi gerektiğini belirtti. Bayar, hava savunma sistemini birkaç sene içinde kurmak istedikleri için üretimin alternatif olmadığını, üretim için uzun bir yol haritasına ihtiyaç duyulduğunu kaydetti. Bayar’a genel maksat helikopteri projesinde United Technologies Corp’un birimi olan Sikorsky firması ile yapılan sözleşme görüşmelerinin ne aşamada olduğu da soruldu. Sözleşme görüşmelerinin bu yıl sonuna kadar bitirilmesinin hedeflendiği hatırlatılan Bayar, “Hâlâ o hedefi muhafaza ediyoruz artık geri sayım başladı. 2007’den bu yana devam eden genel maksat helikopteri ihalesinde 2011 yılındaki Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısında Amerikan Sikorsky firması ile sözleşme görüşmelerine başlanmasına karar verilmişti. 3,5 milyar dolar değerindeki projede sözleşme görüşmelerinin uzaması soru işaretlerine neden olmuştu. Sözleşme görüşmelerinde bir başka üretici alternatifinin gündemde olmadığını belirten Bayar, söz konusu helikopterin çok büyük bir bölümünün Türkiye’de üretileceğini hatırlattı ve “300 helikoptere kadar bir planla hareket ediyoruz, bir o kadar da yurtdışına satış projeksiyonumuz var. Dolayısıyla havacılık sanayimiz için çok önemli bir proje. Onu basit bir helikopter alımı olarak görmüyoruz.” dedi.
Zaman
Ekonomi
14.12.2013
UzunmenzillifüzedemilliüretimalternatifdeğilUzun menzilli füzede milli üretim alternatif değil
Uzun menzilli füzede milli üretim alternatif değil
Zaman
14.12.2013
01:53
Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar, teknoloji transferi içeren bir uluslararası alım düşündüklerini belirtti. Bayar, hava savunma sisteminde bir açık olduğunu, bunun kısa sürede kapanması gerektiğini kaydetti.Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar, uzun menzilli hava ve füze savunma projesinde, uluslararası alım yerine yerli bir firma ile çalışma alternatifinin şu an için gündemde olmadığını söyledi. Bayar, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin acil ihtiyacının karşılanmasının ardından bir sonraki aşamada ise bunun gündeme alınmasının yol haritaları içinde bulunduğunu ifade etti. Aselsan Genel Müdürü Cengiz Ergeneman, bu hafta yaptığı açıklamalarda Türkiye’nin Çin ile sözleşme görüşmelerini sürdürdüğü füze sisteminin ülkeye büyük bir altyapı kazandırmayacağını belirterek, “Sistem milli olmalı. Fırsat verilirse biz de yaparız.” demişti. Ergeneman’ın uzun menzilli füzeyi Aselsan’ın yapması önerisine ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bayar, “Yüksek irtifayı da bir milli çözümle getirmek yol haritamızın içinde ama şu anda Türkiye’de bu anlamda hava savunma sistemimizde bir eksiklik var ve bunun kapanması gerekiyor. Yani bunu da süratle kapatmamız gerekiyor, onun için bir hazır çözümü şu anda süratle arıyoruz.” dedi. Türkiye ilk uzun menzilli füze projesinde Çinli CPMIEC şirketi ile sözleşme görüşmelerine başlama kararı almış, bu karar ihaleye katılan ABD’nin ciddi tepkisine neden olmuştu. İlk aşamada teknoloji transferi ve ortak üretimi de içeren bir uluslararası alımı düşündüklerini belirten Bayar, uzun menzilli füzede milli üretim konusunun da paralel bir çalışma olarak ilerlemesi gerektiğini belirtti. Bayar, hava savunma sistemini birkaç sene içinde kurmak istedikleri için üretimin alternatif olmadığını, üretim için uzun bir yol haritasına ihtiyaç duyulduğunu kaydetti. Bayar’a genel maksat helikopteri projesinde United Technologies Corp’un birimi olan Sikorsky firması ile yapılan sözleşme görüşmelerinin ne aşamada olduğu da soruldu. Sözleşme görüşmelerinin bu yıl sonuna kadar bitirilmesinin hedeflendiği hatırlatılan Bayar, “Hâlâ o hedefi muhafaza ediyoruz artık geri sayım başladı. 2007’den bu yana devam eden genel maksat helikopteri ihalesinde 2011 yılındaki Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısında Amerikan Sikorsky firması ile sözleşme görüşmelerine başlanmasına karar verilmişti. 3,5 milyar dolar değerindeki projede sözleşme görüşmelerinin uzaması soru işaretlerine neden olmuştu. Sözleşme görüşmelerinde bir başka üretici alternatifinin gündemde olmadığını belirten Bayar, söz konusu helikopterin çok büyük bir bölümünün Türkiye’de üretileceğini hatırlattı ve “300 helikoptere kadar bir planla hareket ediyoruz, bir o kadar da yurtdışına satış projeksiyonumuz var. Dolayısıyla havacılık sanayimiz için çok önemli bir proje. Onu basit bir helikopter alımı olarak görmüyoruz.” dedi.
Zaman
Ana Sayfa
14.12.2013
UzunmenzillifüzedemilliüretimalternatifdeğilUzun menzilli füzede milli üretim alternatif değil
Sivas Alperen Ocakları polise tepki gösterdi
Zaman
10.12.2013
16:13
Sivas Alperen Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı İl Başkanı Alperen Karaca, İstanbul’da Alperen Ocaklarına mensup bir grup ile polis arasında yaşanan olaylara tepki gösterdi. Karaca, yasadışı örgütlere gösterilen müsamahanın kendilerinden esirgendiğini savundu. Vakıf binasında düzenlediği basın toplantısında Muhsin Yazıcıoğlu’nun da içinde bulunduğu 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasının aydınlatılmasını isteyen Alperen Karaca, şu ifadeleri kullandı: “Genel başkanımız merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun şehadetinin üzerinden yaklaşık Bin 720 güne yakın bir zaman dilimi geçmiş olmasına rağmen katillerinin bulunmasıyla ilgili hala bir sonuç alınamamış olması, dava sürecinde bir ilerleme olmaması, ihmali olan bütün bürokratların hala yüzsüzce makamlarında oturuyor olmaları ve hükümetin hala somut adımlar atmayışı bizim sabrımızı taşma derecesine getirmiştir. Acilen somut tedbirler ve alınmasını ve milletimizi oyalamadan gerçekçi adımların atılmasını istiyoruz.” Yetkililere seslenen Karaca, “Bu davayı unuttuk ve de bu sürece alıştırıldık sanılmasın. Acımız ve öfkemiz ilk günkü kadar tazedir. Alperen Ocakları olarak 1. gündem maddemiz her zaman suikast sürecinin aydınlatılması, ihmali ve kastı olanların tespit edilip bağımsız Türk mahkemelerince yargılanmalarını sağlamak olacaktır.” şeklinde konuştu.“YASA DIŞI ÖRGÜTLERE GÖSTERİLE MÜSAMAHA BİZDEN ESİRGENİYOR”İstanbul Taksim’de Alperen Ocakları ile polis arasında yaşanan olaya da tepki gösteren Vakıf Başkanı Karaca, polisin tavrından yakınarak, şöyle devam etti:“Bölücü terör örgütü PKKnın siyasi uzantısı olan partinin gençlik meclisi kongresinde yaşanan Türk bayrağı krizini protesto etmek maksadıyla, Türk bayrakları ile yürüyüş yapmak isteyen İstanbul Alperen Ocaklarına mensup dava arkadaşlarımız polis tarafından engellenmiş, polise mukavemette bulunmamalarına rağmen arkadaşlarımıza gaz ile müdahale edilmiş, bir kısım arkadaşlarımız gözaltına alınmıştır.”Bazı örgütlerin yasadışı pankartlarla düzenledikleri yürüyüşlere ve gösterilere kolluk kuvvetlerinin olanca müsamaha ile yaklaştığını savunan Karaca, Ne yazık ki Türk milletinin öz evlatlarına kolluk kuvvetleri üvey evlat muamelesini reva gördü. diyerek, tepki gösterdi. CİHAN
Zaman
Son Dakika
10.12.2013
Sivas/">SivasAlperenOcaklarıpolisetepkigösterdiSivas-Alperen-Ocakları-polise-tepki-gösterdi/">Sivas Alperen Ocakları polise tepki gösterdi
Doğuş Grubu, Yunanistan'ın en görkemli parçasına ortak oluyor
Zaman
10.12.2013
14:05
Yunanistan’ın başkenti Atina’nın en görkemli parçası olarak kabul edilen ‘Astir Palace Resort Vuliagmeni’ yarımadasının satışına ilişkin 4 şirketin katıldığı ihalede teklif mektupları açıldı. İhaleye en yüksek teklifi 400 milyon Euro ile Arap sermayeli AGC Jermyn Sreet Real Estate Fund IV LP verdi. Konsorsiyumda Türkiye’den Doğuş Grubu da yer alıyor. Yunan tarafının verilen tekliften memnun olduğu belirtiliyor.DOĞUŞ’TAN GÖRKEMLİ YATIRIMFerit Şahenk liderliğindeki Doğuş Grubu, Yunanistan’daki turizm yatırımlarına ses getiren yeni bir girişim daha ekliyor. Grup, Arap yatırımcılarla birlikte, 300 dönümden oluşan ülkenin en değerli turizm parçasına yüzde 15’lik hisse ile ortak oluyor. Doğuş, daha önce de Atina’nın ünlü Flisvos Marina’sına Yunan yatırımcı ile ortak olarak adından söz ettirmişti.Yunanistan Devlet Sermayesini Değerlendirme Kurumu (TAİDEP), teklif verme sürecinin sona ermesinin ardından dün akşam yaptığı açıklamada, teklif mektuplarının açıldığını duyurdu. Kurum, Türkiye’deki Finansbank’ın da sahibi olan Yunanistan Ulusal Bankası’nın (NBG) yüzde 85 hissesini elinde bulundurduğu toplam 300 dönümlük Astir Palace’a en yüksek teklifin Jermyn Sreet Real Estate Fund IV LP tarafından verildiğini bildirdi.Aralarında Doğuş Grubu’n da bulunduğu Arap sermayeli AGC Equaity Partners’ın yan kuruluşu olan oluşum, 400 milyon Euro ile en yüksek teklifi veren şirket oldu. Satıştan NBG, 320 milyon Euro; TAİPED ise 80 milyon Euro tahsil edecek. Teklif mektupları, dün akşam saat 20.00’de ilgili tarafların önünde açıldı. TAİPED ve NBG yönetim kurulları, hafta içi toplanarak, ihale sürecinin tamamlanmasına ilişkin nihai kararı verecek. Bu özelleştirmeye dair yüzde 90’lık hisse devrinin yeni yatırımcıya bırakılması için ilgili diğer yasal süreçler de paralel şekilde yürüyecek. Devir, 2014 yılının ilk aylarında tamamlanacak. Astir Palace’ın açılış rakamı, 381 milyon Euro olarak belirlenmişti.Yatırımcı, geri kalan yüzde 10’luk hisse için ise ayrıca 40 milyon Euro daha verecek. 53 milyon Euro’luk borç da ilave edildiğinde Astir Palace, Arap ve Doğuş Grubu’na 493 milyon Euro’ya mal olmuş olacak. 6 YILDIZLI OTEL YATIRIMI YAPILACAK Atina’daki Vuliagmeni bölgesinde yer alan Astir Palace Resort Vuliagmeni bünyesinde 123 yataklı Arion Resort&Spa oteli, 58 adet bungalov tipi ev, 160 yataklı The Westin Athens otel kompleksi ve faaliyet dışı olan Afrodit oteli bulunuyor. Ayrıca Astir plajı, Vuliagmeni marinası, lüks restoranlar, kongre ve etkinlik salonları, yardımcı yapılar ile 3 tenis, golf, futbol, voleybol ve basketbol oynama sahaları, otomobil ve helikopter parkları da yer alıyor. Yeni yatırımcının, Astir Palace’a 15-20 civarında lüks villa yapması bekleniyor. AGC, otelleri elden geçirerek 6 yıldızlı otele dönüştürecek. Ayrıca Vuliagmeni marinayı büyük yatlar için uygun hale getirecek. TÜRK LİDERLERE EV SAHİPLİĞİ YAPTI Kalitesiyle önceki yıllardakine benzer bir başarıya bu yıl da imza atan Astir Palace komplekslerinden Arion Resort & Spa ve The Westin Athens, Conde Nast Traveler dergisinin 2013 yılında Avrupa’nın en iyi ‘resort’ları sıralamasına girdi. Arion Resort & Spa ve The Westin Athens, 14. ve 20’inci sırada kendine yer buldu. Astir Palace, Atina merkezi ile uluslararası Atina havaalanına 25 kilometre uzaklıkta yer alıyor. Astir Palace da 2010 ve 2011 yıllarında yapılan iki farklı toplantıya Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu katılmıştı. EN BÜYÜK ÖZELLEŞTİRME OLDUDoğuş Grubu’nun da yer aldığı özelleştirme, Yunanistan’da ekonomik kriz döneminde ‘toto’dan sonra gerçekleşen en büyük özelleştirme olarak kayıtlara geçti. Gayri menkul sektörü uzmanları, bu yatırım ile birlikte Yunanistan’daki birinci derecede önemli gayri menkul piyasasına olan yabancı ilgisinin artacağını düşünüyor. Astir Palace’ın satışı, TAİPED’in yaptığı en büyük ölçekli gayri menkul özelleştirme işi oldu. Astir Palace Resort Vuliagmenis satışına kadar gayri menkul sektöründe ses getiren bir özelleştirmeye imza atma başarısı gösteremeyen TAİPED, daha önce atıl kalmış ve değersiz kamu binalarından bazılarını elden çıkarmıştı. AGC JERMYN STREETSuudi Arabistan kökenli oluşum AGC Jermyn Street, 2 milyar Euro Arap sermayeli AGC Equity Partners bünyesinde faaliyet gösteriyor. Astir Palace için Doğuş grubu dahil 6 şirketin ortak teklif verdikleri belirtilirken, şirketin büyük hissedarları arasında Abu Dabi ve Kuveyt yer alıyor. Türkiye’den Doğuş Grubu’nun ise yüzde 15 hisse ile ortak olduğu ifade ediliyor. Yunan basın-yayın organları, Astir Palace’ı satın alan şirketin, 400 milyon Euro’nun tamamını bir seferde ödeyeceğini yazdı. AŞIRI MİLLİYETÇİLER
Zaman
Ana Sayfa
10.12.2013
DoğuşGrubuYunanistanınengörkemliparçasınaortakoluyorDoğuş Grubu Yunanistanın en görkemli parçasına ortak oluyor
Doğuş Grubu, Yunanistan'ın en görkemli parçasına ortak oluyor
Zaman
10.12.2013
10:22
Yunanistan’ın başkenti Atina’nın en görkemli parçası olarak kabul edilen ‘Astir Palace Resort Vuliagmeni’ yarımadasının satışına ilişkin 4 şirketin katıldığı ihalede teklif mektupları açıldı. İhaleye en yüksek teklifi 400 milyon Euro ile Arap sermayeli AGC Jermyn Sreet Real Estate Fund IV LP verdi. Konsorsiyumda Türkiye’den Doğuş Grubu da yer alıyor. Yunan tarafının verilen tekliften memnun olduğu belirtiliyor. DOĞUŞ’TAN GÖRKEMLİ YATIRIMFerit Şahenk liderliğindeki Doğuş Grubu, Yunanistan’daki turizm yatırımlarına ses getiren yeni bir girişim daha ekliyor. Grup, Arap yatırımcılarla birlikte, 300 dönümden oluşan ülkenin en değerli turizm parçasına yüzde 15’lik hisse ile ortak oluyor. Doğuş, daha önce de Atina’nın ünlü Flisvos Marina’sına Yunan yatırımcı ile ortak olarak adından söz ettirmişti.Yunanistan Devlet Sermayesini Değerlendirme Kurumu (TAİDEP), teklif verme sürecinin sona ermesinin ardından dün akşam yaptığı açıklamada, teklif mektuplarının açıldığını duyurdu. Kurum, Türkiye’deki Finansbank’ın da sahibi olan Yunanistan Ulusal Bankası’nın (NBG) yüzde 85 hissesini elinde bulundurduğu toplam 300 dönümlük Astir Palace’a en yüksek teklifin Jermyn Sreet Real Estate Fund IV LP tarafından verildiğini bildirdi.Aralarında Doğuş Grubu’n da bulunduğu Arap sermayeli AGC Equaity Partners’ın yan kuruluşu olan oluşum, 400 milyon Euro ile en yüksek teklifi veren şirket oldu. Satıştan NBG, 320 milyon Euro; TAİPED ise 80 milyon Euro tahsil edecek. Teklif mektupları, dün akşam saat 20.00’de ilgili tarafların önünde açıldı. TAİPED ve NBG yönetim kurulları, hafta içi toplanarak, ihale sürecinin tamamlanmasına ilişkin nihai kararı verecek. Bu özelleştirmeye dair yüzde 90’lık hisse devrinin yeni yatırımcıya bırakılması için ilgili diğer yasal süreçler de paralel şekilde yürüyecek. Devir, 2014 yılının ilk aylarında tamamlanacak. Astir Palace’ın açılış rakamı, 381 milyon Euro olarak belirlenmişti.Yatırımcı, geri kalan yüzde 10’luk hisse için ise ayrıca 40 milyon Euro daha verecek. 53 milyon Euro’luk borç da ilave edildiğinde Astir Palace, Arap ve Doğuş Grubu’na 493 milyon Euro’ya mal olmuş olacak. 6 YILDIZLI OTEL YATIRIMI YAPILACAK Atina’daki Vuliagmeni bölgesinde yer alan Astir Palace Resort Vuliagmeni bünyesinde 123 yataklı Arion Resort&Spa oteli, 58 adet bungalov tipi ev, 160 yataklı The Westin Athens otel kompleksi ve faaliyet dışı olan Afrodit oteli bulunuyor. Ayrıca Astir plajı, Vuliagmeni marinası, lüks restoranlar, kongre ve etkinlik salonları, yardımcı yapılar ile 3 tenis, golf, futbol, voleybol ve basketbol oynama sahaları, otomobil ve helikopter parkları da yer alıyor. Yeni yatırımcının, Astir Palace’a 15-20 civarında lüks villa yapması bekleniyor. AGC, otelleri elden geçirerek 6 yıldızlı otele dönüştürecek. Ayrıca Vuliagmeni marinayı büyük yatlar için uygun hale getirecek. TÜRK LİDERLERE EV SAHİPLİĞİ YAPTI Kalitesiyle önceki yıllardakine benzer bir başarıya bu yıl da imza atan Astir Palace komplekslerinden Arion Resort & Spa ve The Westin Athens, Conde Nast Traveler dergisinin 2013 yılında Avrupa’nın en iyi ‘resort’ları sıralamasına girdi. Arion Resort & Spa ve The Westin Athens, 14. ve 20’inci sırada kendine yer buldu. Astir Palace, Atina merkezi ile uluslararası Atina havaalanına 25 kilometre uzaklıkta yer alıyor. Astir Palace da 2010 ve 2011 yıllarında yapılan iki farklı toplantıya Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu katılmıştı. EN BÜYÜK ÖZELLEŞTİRME OLDUDoğuş Grubu’nun da yer aldığı özelleştirme, Yunanistan’da ekonomik kriz döneminde ‘toto’dan sonra gerçekleşen en büyük özelleştirme olarak kayıtlara geçti. Gayri menkul sektörü uzmanları, bu yatırım ile birlikte Yunanistan’daki birinci derecede önemli gayri menkul piyasasına olan yabancı ilgisinin artacağını düşünüyor. Astir Palace’ın satışı, TAİPED’in yaptığı en büyük ölçekli gayri menkul özelleştirme işi oldu. Astir Palace Resort Vuliagmenis satışına kadar gayri menkul sektöründe ses getiren bir özelleştirmeye imza atma başarısı gösteremeyen TAİPED, daha önce atıl kalmış ve değersiz kamu binalarından bazılarını elden çıkarmıştı. AGC JERMYN STREETSuudi Arabistan kökenli oluşum AGC Jermyn Street, 2 milyar Euro Arap sermayeli AGC Equity Partners bünyesinde faaliyet gösteriyor. Astir Palace için Doğuş grubu dahil 6 şirketin ortak teklif verdikleri belirtilirken, şirketin büyük hissedarları arasında Abu Dabi ve Kuveyt yer alıyor. Türkiye’den Doğuş Grubu’nun ise yüzde 15 hisse ile ortak olduğu ifade ediliyor. Yunan basın-yayın organları, Astir Palace’ı satın alan şirketin, 400 milyon Euro’nun tamamını bir seferde ödeyeceğini yazdı. AŞIRI MİLLİYETÇİLER ÖFKELİTürkiye’nin adının geçtiği her türlü yatırım ve girişime karşı olmalarıyla bilinen aşırı sağcı basın-yayın organları, TAİPED’in dün akşam yaptığı açıklamaya ateş püskürdü. Astir Palace’a Doğuş Grubu’nun da aralarında bulunduğu oluşumun 400 mil
Zaman
Son Dakika
10.12.2013
DoğuşGrubuYunanistanınengörkemliparçasınaortakoluyorDoğuş Grubu Yunanistanın en görkemli parçasına ortak oluyor
Erdoğan: Turizm sezonunu 12 aya çıkaracağız
Zaman
01.12.2013
15:48
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Muğla’daki 6 ay olan turizm sezonunu 12 aya çıkaracaklarını söyledi. Erdoğan, kredi kartı konusunda vatandaşları uyardı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Muğla’daki toplu açılış töreni ve Marmaris’teki programının ardından Fethiye’ye geldi. Marmaris’ten helikopterle Fethiye’ye geçen Erdoğan, kara yolu ile mitingin yapılacağı Cumhuriyet Meydanı’na geldi. Havadan 4 helikopter , denizden de Sahil Güvenlik botları tarafından korunan miting alanına gelen Erdoğan’a, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Orman ve Su işleri Bakanı Veysel Eroğlu ile AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu ve Muğla milletvekilleri eşlik etti. Boynuna Fethiyespor atkısı asılan Başbakan Erdoğan, eşi Emine Erdoğanla birlikte alandakileri selamladıktan sonra konuşmasına başladı. YAZ KIŞ TURİZM OLSUN MUĞLA’DA11 yıllık iktidarları süresince Muğla’da 5,4 katrilyon TL yatırım yaptıklarını anlatan Erdoğan, son 2 yılda yapılan 13 trilyonluk yatırımların açılışını yapmak için Muğla’da bulunduklarını söyledi. Muğla’da turizmin 6 ayla sınırlı kalmasından duyduğu rahatsızlığı dile getiren Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu: “Uluslararası toplantılar için Muğla ve Antalya’da adımlar atalım, kışın oteller kapalı olmasın. Bunu biz yaparız. Sadece yazın çalışan bir Fethiye değil, Marmaris, Milas, Bodrum değil yaz kız çalışan bir Muğla istiyoruz. 2002 yılında Türkiye’ye 13 milyon turist geliyordu. 2012 yılı sonunda bu rakam 35,7 milyon turiste ulaştı. O zaman Türkiye’ye turist gelmeyecek diyorlardı. Turizmi yasaklarlar diyorlardı. O zaman 8,5 milyar dolar turizm geliri 29 milyar dolara ulaştı. Bu yıl 30 milyar doları aşacağız. Rakamlarla 2013 yılında 2012 yılını geride bırakacağız.”KREDİ KARTI ALIRKEN DİKKATKonuşmasının bir bölümünde kredi kartı harcamalarına da değinen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, faiz lobisine dikkat çekti. Erdoğan, “Kredi kartlarını almada hassas olun. Faiz lobisinin en büyük kaynağıdır bunlar. Yorganınız kadar ayağınızı uzatın. Sonra bunlara malzeme olamayın. Elinizde ne var ne yok alır götürürler. Bu konuda hassas olun.” diye uyarılarda bulundu.FETHİYE’YE İSMİNİ VEREN ŞEHİDİMİZ SURİYE’DEAK Parti hükümeti olarak dış politika konusunda kendilerini eleştirenler olduğunu ifade eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Suriye politikasına farklı bir açıdan yaklaştı. Fethiye’ye ismini veren ilk Türk hava şehidi Yüzbaşı Fethi Bey’in mezarının Suriye’de olduğunu hatırlatan Erdoğan, “Fethiye ismi nereden geliyor biliyor musunuz? Şehit pilot yüzbaşı Fethi Bey’den geliyor buranın ismi. Kimdir bu Fethi Bey? 1913 tarihinde Fethi Bey Suriye’de uçuş yaparken uçak düşüyor ve şehit oluyor. İlk hava şehidimiz. Fethi Bey’in kabri nerede? Şam’da. Emevi Camiinin yanı başında. Şimdi bize Suriye ile neden ilgileniyorsunuz diyenlere soruyorum. Bizim orada şehitlerimiz var. Fethi Bey oraya gittiyse orada iz bıraktı. Bizim Suriye ile ortak medeniyetimiz var. Bizim orada Fethiye’ye adını veren şehidimiz var. Bizim Suriye’de kardeşlerimiz var. Nerede şehidimiz varsa oraya gideriz. Kosova, Bosna Hersek’e Makedonya ya sürekli gidiyoruz. Orada tarihimiz var bizim. Gideceğiz. Onları ayağa kaldırıyoruz. Gitmezsek ecdadımız bize bunu sorar. İçine kapanan büyük devlet olamaz. Kapılarını herkese kapatan büyük devlet olamaz.” dedi.ETNİK KÖKENDEN KORKAN DEVLET BÜYÜK OLAMAZBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan konuşmasının geri kalan bölümünü ise şöyle sürdürdü: “Vatandaşının dilinden, etnik kökeninden, şarkısından korkan büyük devlet olamaz. Vatandaşını Türk, Kürt, Boşnak, Roman, Laz diye ayıran devlet büyük olamaz. Türkü kadar Laz’ı da Abaza’sı da Kürdünü de seviyorum. Allah beni yarattığı gibi onları da yarattığı için seviyorum. Dayatmalar yapan, baskı yapan büyük devlet olamaz. Büyük devlet Ege’yi kucakladığı kadar aynı şefkatle Doğu’yu, Güneydoğu’yu da kucaklayacaktır. Dinsel milliyetçilik yapmayacağız dedik. Bize hor baktılar. Kızlarımızı üniversitelere gönderemedik. Birçok kızımız bu yüzden ülkesini terk etti. Şimdi hepsi üniversitelere gidiyor. Ne oldu var mı sıkıntı? Kamuda hepsi çalışıyor. Şimdi herkes el ele geleceğe yürüyor.” CİHAN
Zaman
Son Dakika
01.12.2013
ErdoğanTurizmsezonunu12ayaçıkaracağızErdoğan Turizm sezonunu 12 aya çıkaracağız
Türkiye ile Pakistan, ortak askerî gemi inşa ediyor
Zaman
28.11.2013
02:25
Pakistan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın ihtiyacı olan ve tasarım-ekipman ihalesini Türkiye’nin kazandığı denizde ikmal tankerinin ilk saç kesim töreni Karaçi’de yapıldı.Geminin inşası, Türk mühendisler tarafından Pakistan’ın Karaçi Tersanesi’nde gerçekleştirilecek. Törende konuşan Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar, iki ülkenin şimdiye kadar birçok ortak projeye imza attığını söyledi. Bayar, hem Türkiye hem Pakistan’ın savunma alanında dışa bağımlılığa son vermek için önemli mesafeler kat ettiğini vurguladı. Bayar, ayrıca inşa edilecek geminin Pakistan ordusunun operasyonel kabiliyetlerine de büyük katkı yapacağını dile getirdi. Pakistan Savunma ve Üretim Bakanı Rana Tenvir ise iki ülke arasındaki dostluk ve işbirliğinin altını çizdi. İnşa edilecek geminin önemine dikkat çeken Tenvir, savunma sanayiinde ortak projelere devam etmek istediklerini belirtti. Öte yandan törende Pak-Türk okulları öğrencileri de törende hazır bulundu. Pakistan Savunma Üretim Bakanlığı ile Savunma Teknolojileri Mühendislik AŞ (STM) arasında imzalanan sözleşme geminin tasarım paketi, malzeme, ekipman, ELD, yedek parça, test ve tecrübelerinin yapılması, tersane ve kullanıcı eğitimleri ile danışmanlık hizmetlerinin verilmesini kapsıyor. Askerî gemi inşası konusunda Pakistan ile Türkiye arasında bir ilk olan bu sözleşme ile savunma ve gemi inşa sanayii alanında özgün bir işbirliği projesi başlatılmış oldu. Denizde İkmal Tankeri Projesi; STM’nin MİLGEM Projesi ile kazandığı tecrübe ve bilgi birikimi ile hayata geçirilecek. Söz konusu geminin inşası ve donanımı Türk mühendis ve uzmanların kontrol ve gözetiminde Pakistan Karaçi Tersanesi tarafından yapılacak. Proje kapsamında Pakistan Deniz Kuvvetleri için dizayn edilen 15.600 tonluk tanker yaklaşık 155 metre boyunda. Tanker, denizde ikmal sistemi (RAS/FAS) ile helikopter iniş/kalkış imkanına sahip olacak ve 20 deniz mili sürat yapabilecek. Proje dört senede tamamlanacak.
Zaman
Ana Sayfa
28.11.2013
TürkiyeilePakistanortakaskerîgemiinşaediyorTürkiye ile Pakistan ortak askerî gemi inşa ediyor
Türkiye ile Pakistan, ortak askerî gemi inşa ediyor
Zaman
28.11.2013
01:54
Pakistan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın ihtiyacı olan ve tasarım-ekipman ihalesini Türkiye’nin kazandığı denizde ikmal tankerinin ilk saç kesim töreni Karaçi’de yapıldı.Geminin inşası, Türk mühendisler tarafından Pakistan’ın Karaçi Tersanesi’nde gerçekleştirilecek. Törende konuşan Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar, iki ülkenin şimdiye kadar birçok ortak projeye imza attığını söyledi. Bayar, hem Türkiye hem Pakistan’ın savunma alanında dışa bağımlılığa son vermek için önemli mesafeler kat ettiğini vurguladı. Bayar, ayrıca inşa edilecek geminin Pakistan ordusunun operasyonel kabiliyetlerine de büyük katkı yapacağını dile getirdi. Pakistan Savunma ve Üretim Bakanı Rana Tenvir ise iki ülke arasındaki dostluk ve işbirliğinin altını çizdi. İnşa edilecek geminin önemine dikkat çeken Tenvir, savunma sanayiinde ortak projelere devam etmek istediklerini belirtti. Öte yandan törende Pak-Türk okulları öğrencileri de törende hazır bulundu. Pakistan Savunma Üretim Bakanlığı ile Savunma Teknolojileri Mühendislik AŞ (STM) arasında imzalanan sözleşme geminin tasarım paketi, malzeme, ekipman, ELD, yedek parça, test ve tecrübelerinin yapılması, tersane ve kullanıcı eğitimleri ile danışmanlık hizmetlerinin verilmesini kapsıyor. Askerî gemi inşası konusunda Pakistan ile Türkiye arasında bir ilk olan bu sözleşme ile savunma ve gemi inşa sanayii alanında özgün bir işbirliği projesi başlatılmış oldu. Denizde İkmal Tankeri Projesi; STM’nin MİLGEM Projesi ile kazandığı tecrübe ve bilgi birikimi ile hayata geçirilecek. Söz konusu geminin inşası ve donanımı Türk mühendis ve uzmanların kontrol ve gözetiminde Pakistan Karaçi Tersanesi tarafından yapılacak. Proje kapsamında Pakistan Deniz Kuvvetleri için dizayn edilen 15.600 tonluk tanker yaklaşık 155 metre boyunda. Tanker, denizde ikmal sistemi (RAS/FAS) ile helikopter iniş/kalkış imkanına sahip olacak ve 20 deniz mili sürat yapabilecek. Proje dört senede tamamlanacak.
Zaman
Ekonomi
28.11.2013
TürkiyeilePakistanortakaskerîgemiinşaediyorTürkiye ile Pakistan ortak askerî gemi inşa ediyor
Çanakkale'de Nusret 2013 Tatbikatı başladı
Zaman
23.11.2013
12:34
Çanakkalenin Saros Körfezinde icra edilecek olan Nusret 2013 Tatbikatı, Nusret Mayın Gemisinde düzenlenen basın toplantısıyla duyuruldu. 1 Aralık 2013e kadar devam edecek tatbikat, 26 Kasımda ilk defa basına açık olacak.Tatbikat, Mayın Filosu Komutanı Tuğamiral Mustafa Zeki Uğurlu komutasında NATO Daimi Mayın Karşı Tedbirleri (MKT) Görev Grubunda yer alan Türkiye ve Almanyaya ait unsurlar, Yunanistan Deniz Kuvvetlerine bağlı bir gemi, Türkiyeden Deniz Kuvvetleri, Hava Kuvvetleri, Sahil Güvenlik Komutanlığı bağlısı yüzer/uçar birlikler ve çok sayıda ülkeden gözlemcinin katılımıyla icra edilecek. Toplantıda tatbikat hakkında genel bilgi veren Mayın Harbi Destek Merkezi Komutanı Deniz Yarbay Burçin Erkin, amacı katılan birlik ve komutanlıkların mayın harbinin planlama, icra ve kıymetlendirme konularında eğitimini sağlamak, farklı ülkelerden katılan mayın harbi unsurlarının birlikte çalışabilirliğini geliştirmek olarak açıkladı.Daha sonra gazetecilerin sorularını cevaplayan Tuğamiral Uğurlu ise Türkiyenin denizlerinde, 1. Dünya Savaşından kalma 300 civarında mayın olduğunu tespit ettiklerini açıkladı. Uğurlu, Aradan yaklaşık 100 yıl geçmiş olduğu için çok tehlikeli değil ama bazıları sığ sularda, bazılarıda demirlemeye müsait alanlarda olduğu için tehlike arz ediyorlar. Deniz Kuvvetleri olarak, bu tehlikeli yerleri ilanlarla, buralardan istifade eden denizcilerimize duyurduk. Yasak saha olmasa bile oraya girdiklerinde riskli olabileceği için tüm balıkçı ve gemicilerimiz bunu biliyorlar. Biz yine eğitimlerden istifadeyle bunların içinde daha çok tehlike arz edenleri de zaman zaman imha ediyoruz. dedi. Mayın filosu hakkında da bilgi veren Uğurlu, komutanlığa bağlı beş mayın tarama ve 11 mayın avlama gemisi olduğunu belirterek, Bu mayın avlama gemilerimizin altı tanesi, şu an dünyadaki son teknolojiye sahip olan gemiler. Bu nedenle diğer ülkeler açısından bir itibarı ve saygınlığı var. Çok yüksek teknolojili gemiler bunlar. şeklinde konuştu.Tatbikata NATO Daimi Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu (SNMCMG-2)ndan iki mayın avlama ve bir komuta kontrol gemisi, Yunanistandan bir mayın avlama gemisi, Türkiyeden 1. Arama Tarama Filotillası Komodoru emrinde iki arama tarama grup komutanı, bir firkateyn, dört mayın avlama gemisi, üç mayın tarama gemisi, bir komuta kontrol (mayın dökücü) gemisi, iki karakol botu, bir helikopter, bir mayın toplama botu, bir su altı savunma (SAS) görev timi, üç SG botu ve Türk Hava Kuvvetlerine ait uçaklar iştirak edecek. Ayrıca SAS komandoları da destek verecek. CİHAN
Zaman
Son Dakika
23.11.2013
ÇanakkaledeNusret2013TatbikatıbaşladıÇanakkalede Nusret 2013 Tatbikatı başladı
Koç, sahil güvenlik gemisini teslim etti
Zaman
22.11.2013
01:52
Koç Grubu iştiraklerinden RMK Marine, Sahil Güvenlik Komutanlığı için inşa ettiği güvenlik arama-kurtarma gemisi ‘Güven’i teslim etti. Hükümet ile RMK Marine arasında imzalanan Milli Gemi Projesi kapsamında, dördüncü ve son gemi ise ocak ayında teslim alınacak.Koç Holding bünyesinde faaliyet gösteren RMK Marine’nin inşa ettiği dört sahil güvenlik arama kurtarma gemisinden ‘Güven’ düzenlenen askeri törenle Sahil Güvenlik Komutanlığı’na teslim edildi. Törende konuşan İçişleri Bakanı Muammer Güler, Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın her yıl iki bin insanın hayatının kurtulmasında önemli rolü olduğunu belirterek, AB ülkelerindeki sahil güvenlik komutanlıkları arasında platform standardına ulaşıldığını kaydetti. Güler, “Komutanlık, yasa dışı göç ve kaçakçılıkla mücadele, doğal afetlerde yardım, yasa dışı su avcılığı ve deniz kirliliğiyle mücadele, stratejik öneme ait tesislerin denizden güvenliği gibi birçok alanda icra ettiği görevleriyle halkımızla iç içe yaşayan bir kolluk kuvveti haline gelmiştir.” dedi. RMK Marine ile imzalanan Milli Gemi (MİLGEM) Projesi kapsamında, dördüncü ve son gemiyi ocak ayında teslim alacaklarını söyleyen Güler, yalnızca iç güvenlikte değil, ülkenin bütün kara sınırlarında da sınır fiziki güvenlik sisteminin geliştirilmesi anlamında yeni çalışma yapacaklarını kaydetti. Birçok başarılı proje yaptıklarını anlatan Savunma Sanayii Müsteşarı Murat Bayar ise teslim edilen geminin aslında askeri gemi inşa projelerinde ilk göz ağrısı olan bir proje sonucu yapıldığını söyledi. MİLGEM ihalesi için Savunma Sanayii İcra Komitesi kararı neticesinde ihalenin iptal edilmesinin kendilerini üzdüğünü söyleyen Bayar, karar aşamasında olan helikopter gemisi ihalesinin neticesini de merakla beklediklerini kaydetti. Daha önce teslim edilen 2 gemiden birinin Akdeniz, diğerinin ise Karadeniz’de başarılı bir şekilde görev yaptığını belirten Koç Holding Savunma Sanayii, Diğer Otomotiv ve Bilgi Grubu Başkanı Kudret Önen ise güçlü bir tersane oluşturmak istediklerini ve yatırımlarını bu yönde yaptıklarını dile getirdi. Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın daveti üzerine ihaleye katıldıklarını aktaran Önen, “Bugüne kadar yaptığımız çalışmaları değerlendirirsek, sahil güvenlik arama kurtarma projesi çerçevesinde, tersanemiz gördüğünüz gibi, 88 metre boyundaki kornet silah sistemleri, komuta kontrol sistemleri ve bir savaş gemisinde bulunabilecek her türlü sistemin bütünleşme, test ve teslimini yapabilecek kapasiteye erişti.” dedi. Törenin sonunda ise Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Adnan Özbal, gemi flandrası ve Türk bayrağını gemi komutanına teslim etti.
Zaman
Ekonomi
22.11.2013
KoçsahilgüvenlikgemisiniteslimettiKoç sahil güvenlik gemisini teslim etti
Koç, sahil güvenlik gemisini teslim etti
Zaman
22.11.2013
01:51
Koç Grubu iştiraklerinden RMK Marine, Sahil Güvenlik Komutanlığı için inşa ettiği güvenlik arama-kurtarma gemisi ‘Güven’i teslim etti. Hükümet ile RMK Marine arasında imzalanan Milli Gemi Projesi kapsamında, dördüncü ve son gemi ise ocak ayında teslim alınacak.Koç Holding bünyesinde faaliyet gösteren RMK Marine’nin inşa ettiği dört sahil güvenlik arama kurtarma gemisinden ‘Güven’ düzenlenen askeri törenle Sahil Güvenlik Komutanlığı’na teslim edildi. Törende konuşan İçişleri Bakanı Muammer Güler, Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın her yıl iki bin insanın hayatının kurtulmasında önemli rolü olduğunu belirterek, AB ülkelerindeki sahil güvenlik komutanlıkları arasında platform standardına ulaşıldığını kaydetti. Güler, “Komutanlık, yasa dışı göç ve kaçakçılıkla mücadele, doğal afetlerde yardım, yasa dışı su avcılığı ve deniz kirliliğiyle mücadele, stratejik öneme ait tesislerin denizden güvenliği gibi birçok alanda icra ettiği görevleriyle halkımızla iç içe yaşayan bir kolluk kuvveti haline gelmiştir.” dedi. RMK Marine ile imzalanan Milli Gemi (MİLGEM) Projesi kapsamında, dördüncü ve son gemiyi ocak ayında teslim alacaklarını söyleyen Güler, yalnızca iç güvenlikte değil, ülkenin bütün kara sınırlarında da sınır fiziki güvenlik sisteminin geliştirilmesi anlamında yeni çalışma yapacaklarını kaydetti. Birçok başarılı proje yaptıklarını anlatan Savunma Sanayii Müsteşarı Murat Bayar ise teslim edilen geminin aslında askeri gemi inşa projelerinde ilk göz ağrısı olan bir proje sonucu yapıldığını söyledi. MİLGEM ihalesi için Savunma Sanayii İcra Komitesi kararı neticesinde ihalenin iptal edilmesinin kendilerini üzdüğünü söyleyen Bayar, karar aşamasında olan helikopter gemisi ihalesinin neticesini de merakla beklediklerini kaydetti. Daha önce teslim edilen 2 gemiden birinin Akdeniz, diğerinin ise Karadeniz’de başarılı bir şekilde görev yaptığını belirten Koç Holding Savunma Sanayii, Diğer Otomotiv ve Bilgi Grubu Başkanı Kudret Önen ise güçlü bir tersane oluşturmak istediklerini ve yatırımlarını bu yönde yaptıklarını dile getirdi. Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın daveti üzerine ihaleye katıldıklarını aktaran Önen, “Bugüne kadar yaptığımız çalışmaları değerlendirirsek, sahil güvenlik arama kurtarma projesi çerçevesinde, tersanemiz gördüğünüz gibi, 88 metre boyundaki kornet silah sistemleri, komuta kontrol sistemleri ve bir savaş gemisinde bulunabilecek her türlü sistemin bütünleşme, test ve teslimini yapabilecek kapasiteye erişti.” dedi. Törenin sonunda ise Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Adnan Özbal, gemi flandrası ve Türk bayrağını gemi komutanına teslim etti.
Zaman
Ana Sayfa
22.11.2013
KoçsahilgüvenlikgemisiniteslimettiKoç sahil güvenlik gemisini teslim etti
Gündemde bugün neler var?
Zaman
15.11.2013
09:55
Gün içinde gelişecek Türkiye ve Dünya gündemini sizler için derledik:- Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Erzincanda, çeşitli ziyaret ve temaslarda bulunacak. Gül, valilik, 3. Ordu Komutanlığı, Erzincan Belediyesi ve Erzincan Üniversitesi Rektörlüğünü ziyaret edecek. (10.45-19.30-Erzincan)- TBMM Başkanı Cemil Çiçek ve Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Haliç Kongre Merkezinde düzenlenecek Uluslararası İmamı Rabbani Sempozyumunun açılışında konuşma yapacak. Çiçek ve Bozdağ, Alevi-Sünni Kardeşlik Platformunun düzenleyeceği Kardeşliğe Can Feda Muharrem İftarına katılacak. (13.30-17.00-İstanbul)- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Orman ve Su İşleri Bakanlığının Gazi Üniversitesi Gölbaşı Yerleşkesinde 5 milyon üniversite öğrencisi için 5 milyon fidan dikimi törenine katılacak. (13.30-Ankara)POLİTİKA- Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Topkapı Sarayında Macaristan ile yapılacak kültür merkezi anlaşmasını imzalayacak. (10.30-İstanbul)- Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, restorasyonu tamamlanan Ayasofya İmareti Halı Müzesinin açılışına katılacak. Arınç, TRT tarafından Aya İrinide düzenlenen Fatih, Avrupanın Kaderini Değiştiren Adam isimli belgeselin tanıtım toplantısına katılacak. (11.00-19.00-İstanbul)- Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayındaki, 1. Türkiye Çocuk ve Medya Kongresine katılacak. (10.00-İstanbul)- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, bakanlığının ev sahipliğinde Swiss Otelde düzenlenen Uluslararası Diyabet Liderler Zirvesinin açılışına katılacak. (09.00-İstanbul)- TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda İçişleri Bakanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı bütçeleri görüşülecek.(10.00-Ankara)EKONOMİ- Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Bakanlıkta düzenlenen II. Sahra Altı Afrika Bölgesel Ticaret Müşavirleri Toplantısına katılacak. (10.00-Ankara)- Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, İstanbul Kongre Merkezinde düzenlenen 2. Ar-Ge Merkezleri Zirvesine katılacak. (10.00-İstanbul) DÜNYA- KKTCnin 30. kuruluş yıldönümü çerçevesinde gerçekleştirilen tören ve etkinlikler takip ediliyor. (Lefkoşe)- KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Azerbaycan Milletvekili Ganira Paşpayevayı kabul edecek (Lefkoşe)- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Almanya Demokratik Ülkücü Türk Dernekleri Federasyonunun 28. Olağan Genel Kuruluna katılmak üzere Almanyaya gitti. (Frankfurt) - Dünya Anti-Doping Kurumu (WADA), Soçi oyunları öncesinde Moskovanın laboratuvarını soruşturacağının sinyallerini verdi. (Johannesburg-Özel) - Başbakan Recep Tayip Erdoğanın resmi daveti üzerine Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesud Barzaninin 16 Kasımda Diyarbakırda görüşmesi Kuzey Irakta da gündeme oturdu. Bölgede yaşayan halk, bu ziyaret haberini yakından takip ediyor. (Erbil) - Kuzey Irakın tanılan yazar ve aydınlarından biri olan Mesud Abdulhalık, Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesud Barzaninin Diyarbakıra düzenleyeceği ziyaretin önemine değindi. Abdulhalık,Türkiyede yeni bir dönemin başladığını, eski tabular ve beton duvarların yıkıldığını ifade etti. (Erbil) - Filipinleri vuran ve 10 binden fazla kişinin ölümü ya da kaybolmasına yol açan Haiyan tayfununda bilanço giderek ağırlaşıyor. Cihan Haber Ajansı bölgeye ulaşarak yaşanan felaketi ve dramı yerinde görüntüledi. (Tacloban)- Kürt Milli Konsey Türkiye Temsilcisi Behzad İbrahimi, PKKnın Suriye kolu olanPYDnin özerklik ilan etmesinin Türkiye için bir sorun oluşturmadığını savundu. Kürt Temsilci Behzad İbrahimi, Cihan Haber Ajansına verdiği özel mülakatta PYDnin Suriyede özerklik ilanı, olası tepkiler, Barzaninin Diyarbakır ziyareti ve bölgesel gelişmeler ile ilgili çarpıcı değerlendirmede bulundu.GÜNCEL- Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Bursa ile İstanbul arasındaki ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla hayata geçirilen helikopter taksi seferleri başlıyor. (10.30-Bursa)SPOR- Ukraynanın Shakhtar Donetsk takımının Teknik Direktörü Mircea Lucescu, Acıbadem Fulya Sporcu Sağlığı Merkezini ziyaret edecek. Lucescu, ziyaret kapsamında basın toplantısı gerçekleştirilecek. (11.00-İstanbul)- FIFA 2014 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri play – off turunun ilk maçlarında Portekiz-İsveç, Ukrayna-Fransa, Yunanistan-Romanya ve İzlanda-Hırvatistan karşı karşıya gelecek. - A Milli Futbol Takımı, Kuzey İrlanda ile Adana 5 Ocak Stadında özel maçta karşı karşıya gelecek. (21.00-Adana)- Deneyimli gazeteci Doğan Koloğlu, düzenlenecek tören ve Zincirlikuyu Camiindeki cenaze namazının ardından toprağa verilecek. (10.00-12.00-İstanbul)- Galatasaray Liv Hospital, yeni transferi Malik Hairston için Bayern Münih maçı öncesinde Abdi İpekçi Spor Salonu Basın Toplantısı odasında imza töreni düzenleyecek. (18.00-İstanbul)(CİHAN)
Zaman
Güncel
15.11.2013
Gündemdebugünnelervar?Gündemde bugün neler var?
Gündemde bugün neler var?
Zaman
15.11.2013
09:53
Gün içinde gelişecek Türkiye ve Dünya gündemini sizler için derledik:- Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Erzincanda, çeşitli ziyaret ve temaslarda bulunacak. Gül, valilik, 3. Ordu Komutanlığı, Erzincan Belediyesi ve Erzincan Üniversitesi Rektörlüğünü ziyaret edecek. (10.45-19.30-Erzincan)- TBMM Başkanı Cemil Çiçek ve Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Haliç Kongre Merkezinde düzenlenecek Uluslararası İmamı Rabbani Sempozyumunun açılışında konuşma yapacak. Çiçek ve Bozdağ, Alevi-Sünni Kardeşlik Platformunun düzenleyeceği Kardeşliğe Can Feda Muharrem İftarına katılacak. (13.30-17.00-İstanbul)- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Orman ve Su İşleri Bakanlığının Gazi Üniversitesi Gölbaşı Yerleşkesinde 5 milyon üniversite öğrencisi için 5 milyon fidan dikimi törenine katılacak. (13.30-Ankara)POLİTİKA- Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Topkapı Sarayında Macaristan ile yapılacak kültür merkezi anlaşmasını imzalayacak. (10.30-İstanbul)- Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, restorasyonu tamamlanan Ayasofya İmareti Halı Müzesinin açılışına katılacak. Arınç, TRT tarafından Aya İrinide düzenlenen Fatih, Avrupanın Kaderini Değiştiren Adam isimli belgeselin tanıtım toplantısına katılacak. (11.00-19.00-İstanbul)- Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayındaki, 1. Türkiye Çocuk ve Medya Kongresine katılacak. (10.00-İstanbul)- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, bakanlığının ev sahipliğinde Swiss Otelde düzenlenen Uluslararası Diyabet Liderler Zirvesinin açılışına katılacak. (09.00-İstanbul)- TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda İçişleri Bakanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı bütçeleri görüşülecek.(10.00-Ankara)EKONOMİ- Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Bakanlıkta düzenlenen II. Sahra Altı Afrika Bölgesel Ticaret Müşavirleri Toplantısına katılacak. (10.00-Ankara)- Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, İstanbul Kongre Merkezinde düzenlenen 2. Ar-Ge Merkezleri Zirvesine katılacak. (10.00-İstanbul) DÜNYA- KKTCnin 30. kuruluş yıldönümü çerçevesinde gerçekleştirilen tören ve etkinlikler takip ediliyor. (Lefkoşe)- KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Azerbaycan Milletvekili Ganira Paşpayevayı kabul edecek (Lefkoşe)- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Almanya Demokratik Ülkücü Türk Dernekleri Federasyonunun 28. Olağan Genel Kuruluna katılmak üzere Almanyaya gitti. (Frankfurt) - Dünya Anti-Doping Kurumu (WADA), Soçi oyunları öncesinde Moskovanın laboratuvarını soruşturacağının sinyallerini verdi. (Johannesburg-Özel) - Başbakan Recep Tayip Erdoğanın resmi daveti üzerine Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesud Barzaninin 16 Kasımda Diyarbakırda görüşmesi Kuzey Irakta da gündeme oturdu. Bölgede yaşayan halk, bu ziyaret haberini yakından takip ediyor. (Erbil) - Kuzey Irakın tanılan yazar ve aydınlarından biri olan Mesud Abdulhalık, Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesud Barzaninin Diyarbakıra düzenleyeceği ziyaretin önemine değindi. Abdulhalık,Türkiyede yeni bir dönemin başladığını, eski tabular ve beton duvarların yıkıldığını ifade etti. (Erbil) - Filipinleri vuran ve 10 binden fazla kişinin ölümü ya da kaybolmasına yol açan Haiyan tayfununda bilanço giderek ağırlaşıyor. Cihan Haber Ajansı bölgeye ulaşarak yaşanan felaketi ve dramı yerinde görüntüledi. (Tacloban)- Kürt Milli Konsey Türkiye Temsilcisi Behzad İbrahimi, PKKnın Suriye kolu olanPYDnin özerklik ilan etmesinin Türkiye için bir sorun oluşturmadığını savundu. Kürt Temsilci Behzad İbrahimi, Cihan Haber Ajansına verdiği özel mülakatta PYDnin Suriyede özerklik ilanı, olası tepkiler, Barzaninin Diyarbakır ziyareti ve bölgesel gelişmeler ile ilgili çarpıcı değerlendirmede bulundu.GÜNCEL- Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Bursa ile İstanbul arasındaki ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla hayata geçirilen helikopter taksi seferleri başlıyor. (10.30-Bursa)SPOR- Ukraynanın Shakhtar Donetsk takımının Teknik Direktörü Mircea Lucescu, Acıbadem Fulya Sporcu Sağlığı Merkezini ziyaret edecek. Lucescu, ziyaret kapsamında basın toplantısı gerçekleştirilecek. (11.00-İstanbul)- FIFA 2014 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri play – off turunun ilk maçlarında Portekiz-İsveç, Ukrayna-Fransa, Yunanistan-Romanya ve İzlanda-Hırvatistan karşı karşıya gelecek. - A Milli Futbol Takımı, Kuzey İrlanda ile Adana 5 Ocak Stadında özel maçta karşı karşıya gelecek. (21.00-Adana)- Deneyimli gazeteci Doğan Koloğlu, düzenlenecek tören ve Zincirlikuyu Camiindeki cenaze namazının ardından toprağa verilecek. (10.00-12.00-İstanbul)- Galatasaray Liv Hospital, yeni transferi Malik Hairston için Bayern Münih maçı öncesinde Abdi İpekçi Spor Salonu Basın Toplantısı odasında imza töreni düzenleyecek. (18.00-İstanbul)(CİHAN)
Zaman
Ana Sayfa
15.11.2013
Gündemdebugünnelervar?Gündemde bugün neler var?
Toplam "203" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti