Habergec.Com Aranan Kelimeler:ilk türk helikopter Değerlendirme: 10 / 10 963222
habergec.com
23.10.2014 Perşembe
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler
Gazeteler
İnternet Siteleri
Televizyonlar
Radyolar
Diğer

:: Gruplar
 

ilk türk helikopter

İlk 5 ATAK helikopteri ve pilotları ‘harbe’ hazır
Zaman
17.10.2014
14:22
Milli savaş helikopteri projesi kapsamında üretilen ilk 5 ATAK Helikopteri, Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) teslim edildi.Kara Kuvvetleri Komutanlığının envanterinde bulunan ATAK helikopterleri pilotları ile birlikte yaklaşık 4,5 aydır eğitim uçuşları gerçekleştirdi. Atak helikopteri ile ilgili bilgi verin Yarbay Aydın, Atak helikopterlerinin 5i envantere girdi. Diğerleri de önümüzdeki hafta 2 tane olmak üzere seri bir şekilde gelmekte ve toplam 9 helikopter olacak. Ardından da Atak faz-1 helikopterleri devreye girecek. Şuanda helikopterlerimiz göreve hazır. Helikopterlerimiz ve pilotlarımız harbe hazır. dedi. Genelkurmay Başkanlığı, Güvercinlikteki Kara Havacılık Komutanlığından T129 ATAK helikopterlerine yönelik basın tanıtımı turu düzenledi. Tur kapsamında Atak helikopterinin ve personelin göreve nasıl hazırlandıklarından, uçuş öncesi gerçekleştirilen derslere kadar tüm hazırlık aşamaları tek tek basın mensuplarına anlatıldı. Atak helikopteri ile göreve çıkacak tüm pilotlar ve yardımcı ekip güne görev kapsamı ile ilgili verilen dersle başlıyor. Ders kapsamında pilotlara taarruz helikopter kol uçuş brifingi ve mürettebat uçuş brifingi veriliyor. Taarruz helikopter kol uçuş brifinginde görevli personele saat ayarı, genel konular (pilot çağrı adları, lider alternatif lider, yakıt miktarı, çalıştırma ve kalkış zamanları), hedef bölgesi ve uçuş planlaması (asli ve tali görev, hedefler, çalışma bölgesi, kontrol noktaları, görev planı), muharebe ve aviyonikler ve görev profillerinin anlatımı yapıldı. Mürettebat uşuş brifinginde ise personele meteoroloji durumu, genel hususlar (oturma planı, kumanda devri, muharebe ve seyrüsefer konulara, radar, çevre kontrolü , arazi ve engeller) ile emercensi hususlar anlatıldı. FAAL HALDEYKEN MÜHİMMAT VE YAKIT İKMALİ YAPILMAKTA Atak helikopteri ile ilgili bilgi verin Yarbay Aydın, Atak helikopterinin görüntüleme sistemi, avcı kaskı, bazı silah sistemlerinin yerde tahditli olarak çalıştırılabildiğini söyledi. Arazi koşullarında elektriğin olmadığı durumlarda yakıtla çalışan harici güç kaynağının her türlü elektrik sistemini aktive ederek helikopteri faal hale getirebildiğini kaydeden Aydın, Helikopterde aksesuar denen bir mod var. yerde palleri dönmeden helikopterin bir motorunu çalıştırabiliyoruz. Bu motoru çalıştırdıktan sonra tüm elektrik kaynaklarını, hidrolik sistemlerini ve silah sistemlerini aktif hale getirebilmekteyiz. Hiçbir emniyetsiz durumu yok. Taktik sahada araziye indiğimiz durumda helikopteri susturmadan faal halindeyken mühimmat ve yakıt ikmali de yapılmakta. diye konuştu. Atak helikopterinin gayet kıvrak, güçlü, emsallerine oranda daha küçük ama daha üstün özelliklere sahip olduğunu kaydeden Aydın, Yaklaşık 4,5 aydır helikopterimizi Kara Havacılık Komutanlığında yoğun bir şekilde kullanmaktayız. Bunların büyük bir çoğu harbe hazırlık eğitimleri kapsamında yapıldı. Aynı zamanda çeşitli tören ve görev uçuşlarında da uçtu. Pilotlarımız ve helikopterlerimiz görev hazırdır. Görev emri verildiğinde helikopterlerimiz gidip görevi icra edebilir gündüz veya gece. şeklinde konuştu. 20 MMLİK TOP HELİKOPTERİN EN ETKİLİ SİLAHIAtak helikopterinin önünde 20 mmlik bir top bulunduğunu, bunun helikopterin en etkili silahı olduğunu vurgulayan Aydın, Oldukça etkili ve hemen hemen nokta atışı yapan son derece tesirli bir silah. Sağa ve sola 90 derece olmak üzere yaklaşık 180 derecelik bir alanı kapsar. Aşağı 50 derece ve yukarı 25 derece alanı kapsar. İki helikopterde bunu kullandığında hemen hemen boş bölgesi bulunmamakta. Topu iki şekilde kullanıyoruz. Topu, pilotun kafasında olan avcı kaskı ve aselsan ürün hedef tespit ve görüntüleme sistemiyle kullanıyoruz. Görüntüleme sistemi 360 derece dönebilmekte. Yaklaşık 20 km hedefleri tespit ve 10 kmye kadar teşhis ve tanımlama yapmakta. Bu özelliğini hem gündüz hem de gece yapabiliyor. Aynı zamanda 20 mmlik topun üstünde bir adet lazer pointer var. Bu diğer helikoptere ve yer birliklerine hedef tarif etmek içen gece kullanılan bir sistem. dedi. Helikopterin ön kokpitinde silahçı ve arka kokpitinde ise helikopteri kullanan pilotun oturduğunu anlatan Aydın, İşlevsel olarak ili koltukta aynıdır. Her iki pilotta hem uçağı kullanabilmekte hem de atış yapabilmekte. Helikopterimizde 4 adet kanat istasyonu bulunuyor. Bunları karışık ve asimetrik olarak yükleyebilmekteyiz. Sağ tarafta 70 mmlik roket bunlardan 4 tane takabildiğimizde helikopterimiz 76 tane roket atabilmekte. Onun yanında hava füzesi stingerler yüklü. Diğer tarafta cirit füzeleri ve mızrak füzeleri uzun menzilli tank savar füzelerimiz mevcut. Tanksavar füzelerden 8 tane alabilmekte. Harici yakıt tankı da takabilmekteyiz. Bu tank takıldığında helikopterin menzili yüzde 70 uzamakta. Ankaradan Edirneye kadar gidebilmekte. Kanatların dışında füze ikaz alıcıları bulunuyor. Bunlar ısı güdümlü füzelere karşı havada hareketli
Zaman
Son Dakika
17.10.2014
İlk5ATAKhelikopterivepilotları‘harbe’hazırİlk 5 ATAK helikopteri ve pilotları ‘harbe’ hazır
İlk 5 ATAK helikopteri ve pilotları ‘harbe’ hazır
Zaman
17.10.2014
14:22
Milli savaş helikopteri projesi kapsamında üretilen ilk 5 ATAK Helikopteri, Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) teslim edildi.Kara Kuvvetleri Komutanlığının envanterinde bulunan ATAK helikopterleri pilotları ile birlikte yaklaşık 4,5 aydır eğitim uçuşları gerçekleştirdi. Atak helikopteri ile ilgili bilgi verin Yarbay Aydın, Atak helikopterlerinin 5i envantere girdi. Diğerleri de önümüzdeki hafta 2 tane olmak üzere seri bir şekilde gelmekte ve toplam 9 helikopter olacak. Ardından da Atak faz-1 helikopterleri devreye girecek. Şuanda helikopterlerimiz göreve hazır. Helikopterlerimiz ve pilotlarımız harbe hazır. dedi. Genelkurmay Başkanlığı, Güvercinlikteki Kara Havacılık Komutanlığından T129 ATAK helikopterlerine yönelik basın tanıtımı turu düzenledi. Tur kapsamında Atak helikopterinin ve personelin göreve nasıl hazırlandıklarından, uçuş öncesi gerçekleştirilen derslere kadar tüm hazırlık aşamaları tek tek basın mensuplarına anlatıldı. Atak helikopteri ile göreve çıkacak tüm pilotlar ve yardımcı ekip güne görev kapsamı ile ilgili verilen dersle başlıyor. Ders kapsamında pilotlara taarruz helikopter kol uçuş brifingi ve mürettebat uçuş brifingi veriliyor. Taarruz helikopter kol uçuş brifinginde görevli personele saat ayarı, genel konular (pilot çağrı adları, lider alternatif lider, yakıt miktarı, çalıştırma ve kalkış zamanları), hedef bölgesi ve uçuş planlaması (asli ve tali görev, hedefler, çalışma bölgesi, kontrol noktaları, görev planı), muharebe ve aviyonikler ve görev profillerinin anlatımı yapıldı. Mürettebat uşuş brifinginde ise personele meteoroloji durumu, genel hususlar (oturma planı, kumanda devri, muharebe ve seyrüsefer konulara, radar, çevre kontrolü , arazi ve engeller) ile emercensi hususlar anlatıldı. FAAL HALDEYKEN MÜHİMMAT VE YAKIT İKMALİ YAPILMAKTA Atak helikopteri ile ilgili bilgi verin Yarbay Aydın, Atak helikopterinin görüntüleme sistemi, avcı kaskı, bazı silah sistemlerinin yerde tahditli olarak çalıştırılabildiğini söyledi. Arazi koşullarında elektriğin olmadığı durumlarda yakıtla çalışan harici güç kaynağının her türlü elektrik sistemini aktive ederek helikopteri faal hale getirebildiğini kaydeden Aydın, Helikopterde aksesuar denen bir mod var. yerde palleri dönmeden helikopterin bir motorunu çalıştırabiliyoruz. Bu motoru çalıştırdıktan sonra tüm elektrik kaynaklarını, hidrolik sistemlerini ve silah sistemlerini aktif hale getirebilmekteyiz. Hiçbir emniyetsiz durumu yok. Taktik sahada araziye indiğimiz durumda helikopteri susturmadan faal halindeyken mühimmat ve yakıt ikmali de yapılmakta. diye konuştu. Atak helikopterinin gayet kıvrak, güçlü, emsallerine oranda daha küçük ama daha üstün özelliklere sahip olduğunu kaydeden Aydın, Yaklaşık 4,5 aydır helikopterimizi Kara Havacılık Komutanlığında yoğun bir şekilde kullanmaktayız. Bunların büyük bir çoğu harbe hazırlık eğitimleri kapsamında yapıldı. Aynı zamanda çeşitli tören ve görev uçuşlarında da uçtu. Pilotlarımız ve helikopterlerimiz görev hazırdır. Görev emri verildiğinde helikopterlerimiz gidip görevi icra edebilir gündüz veya gece. şeklinde konuştu. 20 MMLİK TOP HELİKOPTERİN EN ETKİLİ SİLAHIAtak helikopterinin önünde 20 mmlik bir top bulunduğunu, bunun helikopterin en etkili silahı olduğunu vurgulayan Aydın, Oldukça etkili ve hemen hemen nokta atışı yapan son derece tesirli bir silah. Sağa ve sola 90 derece olmak üzere yaklaşık 180 derecelik bir alanı kapsar. Aşağı 50 derece ve yukarı 25 derece alanı kapsar. İki helikopterde bunu kullandığında hemen hemen boş bölgesi bulunmamakta. Topu iki şekilde kullanıyoruz. Topu, pilotun kafasında olan avcı kaskı ve aselsan ürün hedef tespit ve görüntüleme sistemiyle kullanıyoruz. Görüntüleme sistemi 360 derece dönebilmekte. Yaklaşık 20 km hedefleri tespit ve 10 kmye kadar teşhis ve tanımlama yapmakta. Bu özelliğini hem gündüz hem de gece yapabiliyor. Aynı zamanda 20 mmlik topun üstünde bir adet lazer pointer var. Bu diğer helikoptere ve yer birliklerine hedef tarif etmek içen gece kullanılan bir sistem. dedi. Helikopterin ön kokpitinde silahçı ve arka kokpitinde ise helikopteri kullanan pilotun oturduğunu anlatan Aydın, İşlevsel olarak ili koltukta aynıdır. Her iki pilotta hem uçağı kullanabilmekte hem de atış yapabilmekte. Helikopterimizde 4 adet kanat istasyonu bulunuyor. Bunları karışık ve asimetrik olarak yükleyebilmekteyiz. Sağ tarafta 70 mmlik roket bunlardan 4 tane takabildiğimizde helikopterimiz 76 tane roket atabilmekte. Onun yanında hava füzesi stingerler yüklü. Diğer tarafta cirit füzeleri ve mızrak füzeleri uzun menzilli tank savar füzelerimiz mevcut. Tanksavar füzelerden 8 tane alabilmekte. Harici yakıt tankı da takabilmekteyiz. Bu tank takıldığında helikopterin menzili yüzde 70 uzamakta. Ankaradan Edirneye kadar gidebilmekte. Kanatların dışında füze ikaz alıcıları bulunuyor. Bunlar ısı güdümlü füzelere karşı havada hareketli
Zaman
Ana Sayfa
17.10.2014
İlk5ATAKhelikopterivepilotları‘harbe’hazırİlk 5 ATAK helikopteri ve pilotları ‘harbe’ hazır
Yazıcıoğlu davasının ilk duruşması görüldü
Zaman
03.10.2014
19:38
Muhsin Yazıcıoğlunun ölümüyle ilgili soruşturma kapsamında açılan davanın ilk duruşması başladı. Eski emniyet amiri Dursun Özmenin görevi kötüye kullanmak ile suçlandığı davanın ilk duruşması Kahramanmaraş adliyesinde bugün görüldü. Özel Yetkili Mahkemelerin kaldırılmasının ardından, dava dosyası Malatyadan Kahramanmaraşa gönderilmişti.Kahramanmaraşta 2009 yılında helikopter kazası sonucu BBP lideri Musin Yazıcıoğlu ve İHA muhabiri İsmail Güneşin de aralarında bulunduğu 6 kişinin hayatını kaybettiği olaya ilişkin yürütülen soruşturmada açılan davanın ilk duruşması Kahramanmaraş 7. Asliye Ceza Mahkemesinde bugün görülmeye başlandı. Kahramanmaraş Adliyesinde sabah saat 09.00da tanıkların dinlenmesiyle başlayan mahkeme yaklaşık 7 saat sürdü. Polisin geniş güvenlik önlemi aldığı duruşmaya, sanıklardan Dursun Özmen katılmazken, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Muhsin Yazıcıoğlunun eşi Gülefer Yazıcıoğlu, çocukları Firuze ile Furkan, avukat Kemal Yavuz ve partililer katıldı. Mahkeme heyeti, Yazıcıoğlunun ölümünde ihmali olduğu iddia edilen kamu görevlilerinin dinlenmesi ve mahkemede sanık sıfatıyla yargılanan Dursun Özmenin ifadesinin alınması için 2. bir duruşma tarihi verdi. Mahkeme sanıkların dinlenmesinin ardından 4 Aralık 2014 tarihinde yeniden toplanacak. Bu sabah mahkeme heyeti ve Yazıcıoğlu ailesinin adliyeye binasına gelişiyle başlayan davada, dönemin Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğünde Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Dursun Özmen, Görevi kötüye kullanmak ve Toplumu infiale sürüklemek suçunu işlediği iddiasıyla bir yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanıyor. Özmen, helikopter enkazına ulaşıldığı, Yazıcıoğlu ve diğer şüphelilerin yaralı ve hastanede olduğu şeklinde bilgi notu geçerek gerçeğe aykırı ve kamuoyunu yanıltıcı bilgiyle arama kurtarma çalışmalarını geciktirmekle suçlanıyor. Mahkemeye katılmak için Kahramanmaraş Adalet Sarayına gelen BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, duruşma sonrası davayla ilgili açıklamalarda bulundu. İlk duruşmada tanıkların dinlendiğin ifade eden Destici mahkemenin 4 Aralık tarihinde yeniden görüleceğini belirtti. Davanın görüldüğü mahkeme salonun küçük olmasını eleştiren Destici, Türk milletinin tamamı hatta tüm İslam coğrafyasındaki pek çok kardeşimiz, soydaşımız bu davanın akıbetini merak ediyor. Dolayısıyla bu dava süreçlerinin daha geniş salonlarda daha şeffaf yürütülmesini, daha müsait günlerde yapılmasını arzu ediyoruz. dedi. Davanın bayram arifesinde görülmesinin mahkemenin takdiri olduğunu belirten Destici, Bu tamamen mahkemenin tasarrufu. Biz arzu ederdik ki arife gününde olmasın. Çünkü biliyorsunuz adliye tamamen kapalı. Sadece bu duruşma görüşülür. Bugün biz burada bunda bir kasıt aramıyoruz. Ama tabi ki bir dahaki duruşmaların böyle bir sürece ya da böyle bir güne denk gelmesini arzu etmeyiz. Tabi içeride yaşadığımız olumsuzluk olarak değerlendirebileceğimiz bir konu mahkemenin küçük bir salonda yapılıyor olması. Biliyorsunuz bu duruşmayı bugün yüzlerce kişi takip etti .Yarın binlerce arkadaşımız gelecek buraya. Dolayısıyla da bundan sonraki duruşmalar daha büyük salonlarda yapılır ve buraya gelenler de duruşmayı izleyebilir. Çünkü biz bu sürecin açık bir şekilde toplum önünde, şeffaf bir şekilde yürütülmesini istiyoruz. Çünkü bunu sadece biz, aileler, avukatlarımız takip etmiyor, Türk milletinin tamamı hatta tüm İslam coğrafyasındaki pek çok kardeşimiz, soydaşımız bu davanın akıbetini merak ediyor. Dolayısıyla bu dava süreçlerinin daha geniş salonlarda daha şeffaf yürütülmesini, daha müsait günlerde yapılması. Bu arzumuzu ve talebimizi de içeride ilettik. Şuan itibariyle bütün taleplerimize olumlu yaklaşıldı. diye konuştu. Duruşmanın içeriğiyle ilgili bilgi vermenin doğru olmadığını dile getiren Destici şöyle konuştu: Bugün burada rahmetli Muhsin başkanımızın, şehit liderimizin ve onunla birlikte hayatını kaybeden arkadaşlarımızın şahadet süreci diye adlandırdığımız soruşturmayla ilgili ilk duruşma gerçekleştirildi. Tabi duruşmanın içeriğiyle ilgili bilgi vermemiz çok doğru olmaz. Ama şunu söyleyebiliriz ki bugünkü duruşmanın konusu biliyorsunuz biz hep 6-7 şüpheden bahsettik. Yani toplumda Muhsin başkanımız ve arkadaşlarımız öldürüldü ya da bir suikasta kurban gitti. İşte helikopter bir sabotajla algısını oluşturan 6-7 tane ana şüphe vardı. Bunlardan birincisi de Kurtuldu geliyorlar bilgisi. Yani işte Helikoptere ulaşıldı, rahmetli Muhsin başkanımızın ayağı kırık, kaburgaları kırık, kurtuldu geliyor diye bu bilgi Kayseri Valiliğinden çıktı. En önemli mahreci orasıydı. Bu bilgiyle birlikte bir arama-kurtarma engellendi ve geciktirilmiş oldu. Bir manipülasyon yapıldı. Yani başta işte bizim gönüldaşlarımız, ocaktaki partili arkadaşlarımız ve sevenleri üzerinde bir manipüle yapıldı. Üçüncüsü de büyük bir infial uyandırılmasına da sebep oldu.
Zaman
Son Dakika
03.10.2014
YazıcıoğludavasınınilkduruşmasıgörüldüYazıcıoğlu davasının ilk duruşması görüldü
Mustafa Ünal - 1 Mart'tan 2 Ekim'e...
Zaman
03.10.2014
02:18
Adını koymak lazım. İleride çok atıf yapılacak çünkü. Kod adı “2 Ekim”. Meclis bugüne kadar çok tezkere çıkardı. “Çekiç Güç” tezkereleri unutulmaz.Kuzey Irakı o tezkereler doğurdu. Tabii en dikkat çekeni 1 Mart tezkeresiydi. Üzerinden 11 yıl geçti. Bugün ne Saddam kaldı, ne Bağdat. AK Parti iktidarının ilk ve en zor sınavıydı. Bir önceki Başbakan Bülent Ecevitin Irak savaşına sıcak bakmadığı için tasfiye edildiği söylendi. Önce istifalarla DSP küçüldü. Sonra Meclis erken seçime gitmek zorunda kaldı. Oysa seçimi koalisyon partilerinin kaybedeceği, yeni kurulan AK Partinin kazanacağı belliydi.1 Mart “savaş tezkeresi” idi. Türkiye, ABD ile Bağdata yürüyecek, Saddam yönetimine son verecekti. Tezkerenin içeriği en ince ayrıntısına kadar müzakere edildi. Kaç Amerikan askeri konuşlanacağından uçak ve helikopter sayısına kadar kayıt altına alındı. Amaç bir sınırlama getirmekti. Erdoğan “ateşli bir tezkere savunucusu”ydu. Başbakan Gül ise ihtiyatlıydı. Kabinede ve partide ciddi itirazlar vardı. Tezkereye, bakanlardan imza atmak istemeyenler çıktı. Başbakan Yardımcısı Ertuğrul Yalçınbayır bunlardan biriydi sözgelimi. Hüseyin Çelik ve Zeki Ergezen gibi isimleri de sayabiliriz. O dönem Ahmet Davutoğlu danışmandı. Kâğıt üzerinde değil, etkili bir danışman... Tezkereye soğuktu. Dün Milli Gazetede Yalçınbayırın açıklamasını gördüm. Şunları söylemiş: “Tezkere öncesi, gece... Abdullah Bey ve MGKya katılan bakanlarla görüşme yapacağız. Davutoğlu geldi, elime sıkı sıkı sarıldı. ‘Ne olur Abdullah Beye tezkereye karşı olduğumuzu söyleyin! diye ısrarlı tutumunu unutmam...” Netice malum, Meclis Başkanı Bülent Arınçın yönettiği Genel Kuruldan “ret” kararı çıktı. “Evet” rakamı önde olmasına rağmen 19 çekimser “salt çoğunluğu” önledi. AK Parti beklentilerin çok üzerinde fire verdi.Dün yine tezkere günüydü. Meclis, AK Parti tezkere sınavındaydı. Bu kez tezkere çok konuşulmadı, tartışılmadı. Adeta kamuoyundan kaçırıldı. Son anda ortaya çıktı. İçeriği 1 Marttan farksız. Daha ileri olduğu da söylenebilir. Vatan topraklarında yabancı askerlerin konuşlanmasına imkân veriyor. 2 Ekim tezkeresinde hiçbir sınırlama yok. Şartlar belirsiz. Türk askerine sınır ötesi harekât izni sağlıyor. Kime karşı mı? Düşman çok. Çıkış nedeni IŞİD. Ama bununla sınırlı değil. Türk askeri IŞİDe karşı yürütülecek kara harekâtında yer alacak mı? Uzak durmak isteyebilir. Ancak bölgenin provokasyona çok açık olduğu da muhakkak. “İnsanî yardım”, “güvenlikli bölge” derken Türkiye kendini bir anda ateşin içinde bulabilir.2 Ekim tezkeresi, Türkiyeyi maceraya sürükleyecek risk ve tehlikeler içeriyor. Amerikan askerinin bile uzak durduğu bir savaş bu. ABD sadece havada var. Karada yok. Niye? Çünkü çok riskli. ABD uçakları yukarıdan vurup gidecek. Ateşe yaklaşmayacak. 1 Marta karşı çıkan Davutoğlu bugün Başbakan koltuğunda... Bülent Arınç, yardımcısı. 1 Martın hassasiyetleri 2 Ekime gösterilemedi. Hükümetin tezkeresi zorlanmadan geçti Meclisten. Risklere, tehlikelere dikkat bile çekilemedi üstelik. AK Parti bayram öncesi oldubittiye getirdi. Türkiye, hemen yanı başındaki savaşı uzaktan izleme lüksüne sahip değil elbette. Ama maceranın da anlamı yok.AK Parti açısından kaderin cilvesi. Daha önce “makarayı geri sardı” diye yazmıştım. AK Parti geriye doğru hızla ilerlemekte. Birçok alanda verdiklerini geri aldı çünkü. Reformlar, sessiz devrimler yerini özel kanunlara, kumpas düzenlemelere bıraktı. Aynı şey “tezkere politikasında” tekrarlandı. AK Parti, 1 Martın çok ekmeğini yedi. 1 Martla ABDyi reddeden siyasi iktidar olmanın avantajlarını sonuna kadar kullandı. Sadece Ortadoğuda, “Arap sokağı”nda değil, her yerde… Bir cümleyle söylemek istediğim şu: AK Parti 1 Martı, 2 Ekimle sıfırladı. Gerisi laf-ı güzaf...
Zaman
Köşe Yazıları
03.10.2014
MustafaÜnal-1Marttan2EkimeMustafa Ünal - 1 Marttan 2 Ekime
Mustafa Ünal - 1 Mart'tan 2 Ekim'e...
Zaman
03.10.2014
02:09
Adını koymak lazım. İleride çok atıf yapılacak çünkü. Kod adı “2 Ekim”. Meclis bugüne kadar çok tezkere çıkardı. “Çekiç Güç” tezkereleri unutulmaz.Kuzey Irakı o tezkereler doğurdu. Tabii en dikkat çekeni 1 Mart tezkeresiydi. Üzerinden 11 yıl geçti. Bugün ne Saddam kaldı, ne Bağdat. AK Parti iktidarının ilk ve en zor sınavıydı. Bir önceki Başbakan Bülent Ecevitin Irak savaşına sıcak bakmadığı için tasfiye edildiği söylendi. Önce istifalarla DSP küçüldü. Sonra Meclis erken seçime gitmek zorunda kaldı. Oysa seçimi koalisyon partilerinin kaybedeceği, yeni kurulan AK Partinin kazanacağı belliydi.1 Mart “savaş tezkeresi” idi. Türkiye, ABD ile Bağdata yürüyecek, Saddam yönetimine son verecekti. Tezkerenin içeriği en ince ayrıntısına kadar müzakere edildi. Kaç Amerikan askeri konuşlanacağından uçak ve helikopter sayısına kadar kayıt altına alındı. Amaç bir sınırlama getirmekti. Erdoğan “ateşli bir tezkere savunucusu”ydu. Başbakan Gül ise ihtiyatlıydı. Kabinede ve partide ciddi itirazlar vardı. Tezkereye, bakanlardan imza atmak istemeyenler çıktı. Başbakan Yardımcısı Ertuğrul Yalçınbayır bunlardan biriydi sözgelimi. Hüseyin Çelik ve Zeki Ergezen gibi isimleri de sayabiliriz. O dönem Ahmet Davutoğlu danışmandı. Kâğıt üzerinde değil, etkili bir danışman... Tezkereye soğuktu. Dün Milli Gazetede Yalçınbayırın açıklamasını gördüm. Şunları söylemiş: “Tezkere öncesi, gece... Abdullah Bey ve MGKya katılan bakanlarla görüşme yapacağız. Davutoğlu geldi, elime sıkı sıkı sarıldı. ‘Ne olur Abdullah Beye tezkereye karşı olduğumuzu söyleyin! diye ısrarlı tutumunu unutmam...” Netice malum, Meclis Başkanı Bülent Arınçın yönettiği Genel Kuruldan “ret” kararı çıktı. “Evet” rakamı önde olmasına rağmen 19 çekimser “salt çoğunluğu” önledi. AK Parti beklentilerin çok üzerinde fire verdi.Dün yine tezkere günüydü. Meclis, AK Parti tezkere sınavındaydı. Bu kez tezkere çok konuşulmadı, tartışılmadı. Adeta kamuoyundan kaçırıldı. Son anda ortaya çıktı. İçeriği 1 Marttan farksız. Daha ileri olduğu da söylenebilir. Vatan topraklarında yabancı askerlerin konuşlanmasına imkân veriyor. 2 Ekim tezkeresinde hiçbir sınırlama yok. Şartlar belirsiz. Türk askerine sınır ötesi harekât izni sağlıyor. Kime karşı mı? Düşman çok. Çıkış nedeni IŞİD. Ama bununla sınırlı değil. Türk askeri IŞİDe karşı yürütülecek kara harekâtında yer alacak mı? Uzak durmak isteyebilir. Ancak bölgenin provokasyona çok açık olduğu da muhakkak. “İnsanî yardım”, “güvenlikli bölge” derken Türkiye kendini bir anda ateşin içinde bulabilir.2 Ekim tezkeresi, Türkiyeyi maceraya sürükleyecek risk ve tehlikeler içeriyor. Amerikan askerinin bile uzak durduğu bir savaş bu. ABD sadece havada var. Karada yok. Niye? Çünkü çok riskli. ABD uçakları yukarıdan vurup gidecek. Ateşe yaklaşmayacak. 1 Marta karşı çıkan Davutoğlu bugün Başbakan koltuğunda... Bülent Arınç, yardımcısı. 1 Martın hassasiyetleri 2 Ekime gösterilemedi. Hükümetin tezkeresi zorlanmadan geçti Meclisten. Risklere, tehlikelere dikkat bile çekilemedi üstelik. AK Parti bayram öncesi oldubittiye getirdi. Türkiye, hemen yanı başındaki savaşı uzaktan izleme lüksüne sahip değil elbette. Ama maceranın da anlamı yok.AK Parti açısından kaderin cilvesi. Daha önce “makarayı geri sardı” diye yazmıştım. AK Parti geriye doğru hızla ilerlemekte. Birçok alanda verdiklerini geri aldı çünkü. Reformlar, sessiz devrimler yerini özel kanunlara, kumpas düzenlemelere bıraktı. Aynı şey “tezkere politikasında” tekrarlandı. AK Parti, 1 Martın çok ekmeğini yedi. 1 Martla ABDyi reddeden siyasi iktidar olmanın avantajlarını sonuna kadar kullandı. Sadece Ortadoğuda, “Arap sokağı”nda değil, her yerde… Bir cümleyle söylemek istediğim şu: AK Parti 1 Martı, 2 Ekimle sıfırladı. Gerisi laf-ı güzaf...
Zaman
Ana Sayfa
03.10.2014
MustafaÜnal-1Marttan2EkimeMustafa Ünal - 1 Marttan 2 Ekime
Toplam "5" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti