Habergec.Com Aranan Kelimeler:ilk türk helikopter Değerlendirme: 10 / 10 107276
habergec.com
14.02.2016 Pazar
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler
Gazeteler
İnternet Siteleri
Televizyonlar
Radyolar
Diğer

:: Gruplar
 

ilk türk helikopter

Şehit evi
Zaman
09.02.2016
10:38

Acı bir haber gelir, sıvasız bir ocağa daha ateş düşer. Bayraklar asılır, devlet erkânının katıldığı cenaze töreniyle şehit son yolculuğuna uğurlanır. Peki ya sonra? Arka arkaya şehitlerin geldiği şu günlerde Ordulu Nuh Özdemirin babaevine misafir olduk.

Şehitlerin ardından basına yansıyan derme çatma evlerin içerisinde neler yaşanıyor ve nasıl bir acı kalıyordu geriye?” Bu soru bizi, bir ay önce Diyarbakırın Sur ilçesinde PKK tarafından şehit edilen Uzman Çavuş Nuh Özdemirin Ordunun bir dağ köyündeki babaevine götürüyor. Doğu ve Güneydoğudaki çatışmaların arttığı son günlerde, bir şehit evine yakından bakabilmek, ‘sıvasız evlerin içini fotoğraflayabilmek, ailelerin acılarına kulak vermek için karla kaplı yollara koyuluyoruz.

Şehidin babası Mehmet Özdemir bizi kapıda karşılıyor. Ordunun Akkuş ilçesine bağlı Elmalı köyündeki bu şehit evi basına yansıdığında yürekler burkulmuş, sosyal medyada en çok paylaşılan fotoğraflardan biri olmuştu. Yürekler burkulmuştu; çünkü ev âdeta bir kulübeyi andırıyordu. Sanki biraz fırtına esse ya da kar mevsim normallerinin üzerinde yağsa ev kaybolup gidecekti. Buranın bir şehit evi olduğunu, birkaç yüz metre gerideki tabeladan anlıyordunuz. Köye ilk kez gelenler için tabelaya, “Şehidin evine gider” yazılmıştı. Evin dışına asılan Türk bayraklarından biri ise rüzgârdan yırtılmıştı.

Yoksulluğu her hâlinden belli olan bu ev, bugüne kadar PKK ile verilen savaşta ölenlerin ‘benzer hikâyelerini temsil ediyordu. Bu fotoğrafın arka planında, paralı askerlik tartışmaları, “Analar çok Mehmetçik doğurur ama bir Skorsky helikopter doğurmaz.” sözleri, “Teşvikiye Camiinden şehit cenazesi kalkmadan terör bitmez.” serzenişleri vardı.

6 Ocakta yaklaşık beş bin kişinin katıldığı cenaze töreniyle toprağa verilen şehit Nuh Özdemirden geriye vakur bir sessizlik kalmıştı evin içerisinde. Gazeteciliğin zorluğu biraz da burada başlıyordu. Kabuk bağlamaya başlayan bir yara, bizim sorularımızla tekrar kanamayacaktı. Baba Mehmet Özdemir, sorularımızı güçlükle cevaplıyordu, anne Esme Hanımın ise hiç mecali kalmamıştı konuşmaya. Tek gözlü odada, sobanın başında birkaç cümle konuşuyor, arkasından dakikalarca susuyorduk. Anne Esme Hanım, röportaj sırasında önümüze bir tepsi koymuştu. İçinde köy peyniri, incir reçeli ve çay vardı. Sofra kurulunca sohbet biraz daha koyulaşmaya başlamış, suskunluk, yerini şehit Nuh Özdemirin hayat hikâyesine bırakmıştı.

Mehmet Özdemirin çocukları, topraksızlıktan kaynaklanan çaresizlik nedeniyle gurbette yaşıyor. Bu durum, Karadeniz için sıradan bir örnek. Çünkü bölgede yaşayanların çoğu, ucundan kıyısından gurbetle iç içe. Hele de bölgenin iç kesimlerinde yaşayanlar... Kıyı kesimleri çay, fındık, tütün ve son dönemlerde yaygınlaşmaya başlayan kivi ile nispeten bir zenginlik içerisindeler. Ayrıca kıyı kesiminde tarıma dayalı sanayi işletmeleri de bir fırsat. Ancak iç kesimlerde karasal iklim şartlarından dolayı, ekilen ürünün hem kalitesi hem de verimi azalıyor. Kısacası, Karadenizin İç Anadoluya bakan dağ yamaçları, Doğu ve Güneydoğu ile benzer bir kaderi yaşıyor.

Özdemir ailesinin yaşadığı köy, Karadeniz kıyısına 115 kilometre uzaklıkta. Baba Mehmet Özdemir, “Bugüne kadar neredeyse hiç sigortalı işim olmadı. Orada burada vakit geçirdim, emekli de olamadım bu yüzden.” sözleriyle anlatıyor hayat hikâyesini. Baba, yoksul bir hayat sürdüğü için düzgün bir ev sahibi de olamamış. Devlet yetkilileri, şehit evinin içler acısı hâlini görünce köye üç katlı bir ev yaptıracakları sözünü vermiş. Şimdi aile, evin yapılması için karın kalkmasını, yolların açılmasını bekliyor.

Baba Mehmet Özdemirin 12 dönüm fındık bahçesi var. 6 çocuklu bir aileyi 12 dönüm fındığın geçindirmesi neredeyse imkânsız. Diyarbakırda şehit düşen Nuh Özdemir, uzman çavuş olmadan önce inşaatlarda çalışmış, bir dönem de lokantalarda garsonluk yapmış. Ağabeyleriyle birlikte Akkuş ilçesinde açtıkları lokanta iş yapmayınca Nuh, uzman çavuş olmaya karar vermiş. Ailesine söylemeden gizlice Ankaraya gidip uzman çavuşluk sınavına girmiş. Askerliğini komando olarak yaptığı için sınavı kolayca kazanmış ve 26 yaşında da şehit düşmüş.

Erol Özdemir, şehidin kardeşlerinden biri. O da uzun bir süre işsiz kaldıktan sonra köylerinde ücretli öğretmenlik yapmaya başlamış. Bir yandan da açık öğretimden üniversite okuyor. Okulu bitirir bitirmez polisliğe başvuracak. “Polis olamazsan uzman çavuş olmak ister misin?” diye soruyoruz kendisine. Susuyor, cevap vermiyor. Belki de anne ve babasını üzmemek için konuşmamayı tercih ediyor.

Şehit Nuh Özdemirin annesi Esme Hanımı teselli eden bir tek çorap kalmış geriye. Nuh, izne geldiğinde annesine bir çift çorabını bırakır. İki gün sonra da şehit olduğu haberi gelir. Esme Hanım, cenazenin olduğu gün, kalabalıkta çorapların tekini kaybeder. Daha sonra evin her yer

Zaman
Ana Sayfa
09.02.2016
ŞehiteviŞehit evi
Toplam "1" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti