Habergec.Com Aranan Kelimeler:ilk türk helikopter Değerlendirme: 10 / 10 341573
habergec.com
18.04.2014 Cuma
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler
Gazeteler
İnternet Siteleri
Televizyonlar
Radyolar
Diğer

:: Gruplar
 

ilk türk helikopter

İstanbul, kayıp Pamir’i arıyor
Zaman
05.04.2014
13:01
İstanbul dün kayıp çocuk haberiyle alarma geçti. 3,5 yaşındaki Pamir Dikdik, Zekeriyaköy Fesleğen Sokak’taki evlerinden anne-babası uyurken saat 09.00 sularında çıkarak kayıplara karıştı. Bunun üzerine jandarma, AKUT, itfaiye ve vatandaşların katılımıyla arama faaliyeti başlatıldı.. Aramalara Hadımköy Jandarma Komando Taburu’ndan da 50 asker ve komutanları katıldı. Zekeriyaköy’ün etrafındaki ormanlık alana dağılan komandolar, her yeri taradı. Çevredeki güvenlik kamera kayıtları da tek tek incelendi. Kayıtlarda Pamir’in izine rastlanmazken, çocuğun evde giydiği ayakkabısı arama kurtarma köpeğine koklatılarak iz sürüldü. Su kuyusuna düşme ihtimalini de değerlendiren ekipler, itfaiyeden yardım alarak kuyuları boşalttı. Site ve villalara ait havuzlar, dalgıçlar tarafından tarandı. Pamir’in babası Serdar Dikdik, “Sabah biz evdeyken kapıyı açıp kaçmış. Çitlerden atlamış. Bir komşu sokakta görünce avluya bırakmış. Bu zamana kadar haber alamadık. Üstünde çizgili tulum vardı.” diye konuştu. Olayı haber alan AKUT ekibi de saat 16.00 sıralarında aramalara katıldı. Olay yerinin bulunduğu alana helikopter de sevk edildi. Kaybolma hadisesiyle ilgili sosyal paylaşım siteleri Facebook ve Twitter’dan da duyurular yapıldı. Sosyal medya üzerinden organize olan vatandaşlar ve çevre sakinleri küçük çocuğu bulmak için seferber oldu. Arama çalışmaları hava karardıktan sonra da devam etti. İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu da Pamir’i arama çalışmalarıyla ilgili Twitter’dan açıklamalarda bulundu. Mutlu şunları kaydetti: “Kayıp çocuğumuz Pamir’in araması termal kameralı, iz köpekli 200 kişilik jandarma, AFAD, AKOM, AKUT birimlerince gün boyunca sürdürülüyor. Arama çalışmalarına ilave jandarma, polis ve Boğaziçi Üniversitesi gönüllü grubu da katılarak arama ekibi mevcudu 500’ün üzerine çıkıyor.” Ancak bütün bu çabalara rağmen dün gece yarısına kadar küçük Pamir’in izine rastlanmadı.400 kişilik profesyonel ekip Pamiri bulmak için çalışma başlattıSarıyer Zekeriyaköyde anne ve babası uyurken tek başına çıkan 3,5 yaşındaki Pamir Didiki bulmak için 400 kişilik profesyonel ekip oluşturuldu. Gönüllü vatandaşların ayrılmalarını isteyen yetkililer, sabah saat 07.00a kadar arama yapılacağını söyledi.Türk Silahlı Kuvvetleri ve Özel Kurtarma ekiplerinden oluşturulan 400 kişilik özel ekip, sabahın ilk ışıklarına kadar profesyonel arama başlattı. Çevre ilçelerden ve mahalle sakinlerinden gönülle arama yapan vatandaşların, olay yerinden ayrılmaları istendi. Küçük Pamiri bulana kadar aramanın devam edeceğini belirten yetkililer, araziyi iyi bilen ekiplerin çalışmaya başladığını ifade etti.
Zaman
Güncel
05.04.2014
İstanbul/">İstanbulkayıpPamir’iarıyorİstanbul-kayıp-Pamir’i-arıyor/">İstanbul kayıp Pamir’i arıyor
Helikopter kazasının üzerinden 5 yıl geçti ama karanlık aydınlatılamadı
Zaman
24.03.2014
13:26
Büyük Birlik Partisinin (BBP) merhum Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlunun da arasında bulunduğu 5 kişinin ölümüyle sonuçlanan helikopter kazasının üzerinden tam 5 yıl geçti. 25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraştaki mitingin ardından Yozgata giderken düşen helikopterle ilgili şüpheler devam ediyor.Helikopter enkazı ile kazada hayatını kaybedenlere 48 saat sonra ulaşıldı. Kazaya ilişkin iddialar ise birbirini izledi. Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişiyi taşıyan helikopter 25 Aralık 2009 tarihinde saat 15.03te düştü. Gazeteci İsmail Güneş 15.26da telefonla arayarak 112 Acilden yardım istedi. Yaklaşık 20 dakika görüştü. Daha sonra bu görüşmeye ilişkin ses kayıtları ortaya çıktı. Bir başka iddia ise helikopterin düşmesine kötü hava şartları kadar olay anında oradan geçen Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) ait ait jetlerin sebep olması. F-16 ve F-4 tipi askeri uçaklar olaydan 5 dakika önce bölgede uçuş yaptı. Hava hareketliliğinin düşüşe sebep olabileceği ileri sürülüyor. TİB, ilk yer tespitini kazadan 1 saat 22 dakika sonra 16.25te yapıyor. 1 kilometre genişliğinde, 15 kilometre uzunluğunda bir yayla koordinatları belirliyor ve bütün kriz merkezlerine gönderiyor. Buna rağmen helikopterin yeri bulunamıyor. Olay anına ilişkin 4 dakika 37 saniyelik radar görüntülerine de ulaşılamıyor. Genelkurmay, kısa süreli arıza nedeniyle görüntü alınamadığını savcılığa iletmişti. Savcı, ÖYMler kaldırılmadan önce Radar Üssü, Hava Kuvvetleri ve Genelkurmayda inceleme yaptı. Bu incelemenin sonucu henüz bilinmiyor. Bilirkişiler kayıp görüntülerin izini sürüyor.Dönemin Kayseri Valisi Mevlüt Bilici, Danıştay üyesi oldu. Emniyet Müdürü Orhan Özdemir Ankaraya atandı. Daha sonra cezaevine girip-çıktı. Kahramanmaraş Valisi Mehmet Niyazi Tanılır ise Türkiyenin Podgorica Büyükelçisi yapıldı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Yazıcıoğlunun helikopterinin vidasını keçilerin sökmediğini söylemişti. Sonra vida söken subayların görüntüleri ortaya çıkmıştı. Helikopterin beynini sökenler, bir süre tutuklu kaldı ancak cihazların nerede olduğu hala bilinmiyor.Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu HSYK, 271 savcı ve hâkimin görev yerini değiştirdi. Bunlar arasında merhum Muhsin Yazıcıoğlunun şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmayı yürüten savcılar Şeref Gürkan ile Mustafa Başer de tasfiye edildi. Kısa bir süre önce dosya elinden alınarak Kahramanmaraşa gönderilen savcı Şeref Gürkan, Malatyada düz savcı olarak görev yapacak. Geçtiğimiz günlerde Genelkurmay Başkanlığında rotaların takip edildiği merkezde keşif yapan savcı Mustafa Başer de Ankara savcısı olarak görevlendirildi. Savcı Başer, olay günü bölgedeki hava hareketliliğini incelemişti.Büyük Birlik Partisi (BBP) yöneticileri, Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin hayatını kaybettiği helikopter kazasıyla ilgili devletin zirvesine sunulan raporda, Muhsin Yazıcıoğlunun helikopterine ulaşıldığı, şuurunun yerinde olduğu, ayağı ve kaburgalarının kırık olduğu, hastaneye getirildiği şeklindeki bilginin Kahramanmaraş İstihbarat Şubesi tarafından verildiği belirtiliyor. Arama kurtarma çalışmalarını sukuta uğrattığı iddia edilen bu bilgiyi açıklayan dönemin Kayseri Valisi hakkında İçişleri Bakanlığının hiçbir işlem yapılmaması ve idari soruşturma dahi başlatılmaması dikkate değer bulunuyor.(CİHAN)
Zaman
Güncel
24.03.2014
Helikopterkazasınınüzerinden5yılgeçtiamakaranlıkaydınlatılamadıHelikopter kazasının üzerinden 5 yıl geçti ama karanlık aydınlatılamadı
Helikopter kazasının üzerinden 5 yıl geçti ama karanlık aydınlatılamadı
Zaman
24.03.2014
13:26
Büyük Birlik Partisinin (BBP) merhum Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlunun da arasında bulunduğu 5 kişinin ölümüyle sonuçlanan helikopter kazasının üzerinden tam 5 yıl geçti. 25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraştaki mitingin ardından Yozgata giderken düşen helikopterle ilgili şüpheler devam ediyor.Helikopter enkazı ile kazada hayatını kaybedenlere 48 saat sonra ulaşıldı. Kazaya ilişkin iddialar ise birbirini izledi. Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişiyi taşıyan helikopter 25 Aralık 2009 tarihinde saat 15.03te düştü. Gazeteci İsmail Güneş 15.26da telefonla arayarak 112 Acilden yardım istedi. Yaklaşık 20 dakika görüştü. Daha sonra bu görüşmeye ilişkin ses kayıtları ortaya çıktı. Bir başka iddia ise helikopterin düşmesine kötü hava şartları kadar olay anında oradan geçen Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) ait ait jetlerin sebep olması. F-16 ve F-4 tipi askeri uçaklar olaydan 5 dakika önce bölgede uçuş yaptı. Hava hareketliliğinin düşüşe sebep olabileceği ileri sürülüyor. TİB, ilk yer tespitini kazadan 1 saat 22 dakika sonra 16.25te yapıyor. 1 kilometre genişliğinde, 15 kilometre uzunluğunda bir yayla koordinatları belirliyor ve bütün kriz merkezlerine gönderiyor. Buna rağmen helikopterin yeri bulunamıyor. Olay anına ilişkin 4 dakika 37 saniyelik radar görüntülerine de ulaşılamıyor. Genelkurmay, kısa süreli arıza nedeniyle görüntü alınamadığını savcılığa iletmişti. Savcı, ÖYMler kaldırılmadan önce Radar Üssü, Hava Kuvvetleri ve Genelkurmayda inceleme yaptı. Bu incelemenin sonucu henüz bilinmiyor. Bilirkişiler kayıp görüntülerin izini sürüyor.Dönemin Kayseri Valisi Mevlüt Bilici, Danıştay üyesi oldu. Emniyet Müdürü Orhan Özdemir Ankaraya atandı. Daha sonra cezaevine girip-çıktı. Kahramanmaraş Valisi Mehmet Niyazi Tanılır ise Türkiyenin Podgorica Büyükelçisi yapıldı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Yazıcıoğlunun helikopterinin vidasını keçilerin sökmediğini söylemişti. Sonra vida söken subayların görüntüleri ortaya çıkmıştı. Helikopterin beynini sökenler, bir süre tutuklu kaldı ancak cihazların nerede olduğu hala bilinmiyor.Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu HSYK, 271 savcı ve hâkimin görev yerini değiştirdi. Bunlar arasında merhum Muhsin Yazıcıoğlunun şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmayı yürüten savcılar Şeref Gürkan ile Mustafa Başer de tasfiye edildi. Kısa bir süre önce dosya elinden alınarak Kahramanmaraşa gönderilen savcı Şeref Gürkan, Malatyada düz savcı olarak görev yapacak. Geçtiğimiz günlerde Genelkurmay Başkanlığında rotaların takip edildiği merkezde keşif yapan savcı Mustafa Başer de Ankara savcısı olarak görevlendirildi. Savcı Başer, olay günü bölgedeki hava hareketliliğini incelemişti.Büyük Birlik Partisi (BBP) yöneticileri, Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin hayatını kaybettiği helikopter kazasıyla ilgili devletin zirvesine sunulan raporda, Muhsin Yazıcıoğlunun helikopterine ulaşıldığı, şuurunun yerinde olduğu, ayağı ve kaburgalarının kırık olduğu, hastaneye getirildiği şeklindeki bilginin Kahramanmaraş İstihbarat Şubesi tarafından verildiği belirtiliyor. Arama kurtarma çalışmalarını sukuta uğrattığı iddia edilen bu bilgiyi açıklayan dönemin Kayseri Valisi hakkında İçişleri Bakanlığının hiçbir işlem yapılmaması ve idari soruşturma dahi başlatılmaması dikkate değer bulunuyor.(CİHAN)
Zaman
Ana Sayfa
24.03.2014
Helikopterkazasınınüzerinden5yılgeçtiamakaranlıkaydınlatılamadıHelikopter kazasının üzerinden 5 yıl geçti ama karanlık aydınlatılamadı
Müdahale ‘seçim ayarlı’ mı?
Zaman
24.03.2014
02:49
30 Mart’ta yapılacak yerel seçimler öncesinde Ankara’nın Suriye’ye sınırlı bir operasyon gerçekleştirebileceği konuşulurken Türk jetleri dün sınır ihlali yapan bir Suriye uçağını düşürdü.Suriye’ye karşı angajman kuralları Haziran 2012’de değiştirilirken “Suriye jetleri bu tarihten sonra ilk kez mi sınır ihlali yaptı?” sorusu akıllara geldi. Fatih Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim görevlisi Doç. Dr. Savaş Genç, Zaman’a yaptığı açıklamada, dünkü olayın, geçen eylül ayında Suriye helikopterinin düşürülmesi sonrası ilk sınır ihlali olup olmadığını sorarken, “Cevap evetse Suriye uçağının düşürülmesi normal olarak değerlendirilebilir. Fakat ‘hayır’sa neden daha önce değil de bugün vurduk? Türkiye angajman kurallarını değiştirmesinden bu yana birçok ihlal yapılmış ve Türkiye bu hakkını şimdi kullanıyorsa bunun seçime altı gün kala neden meydana geldiğini sormak gerek.” diye konuştu. Emekli Pilot Kurmay Albay Ümit Öztürk de Türk uçaklarının angajman kurallarına uymayarak Suriye uçağını düşürmesi durumunun uluslararası hukuk karşısında Türkiye’nin zor duruma düşeceğini belirtti. Öztürk, “Sınırda birçok ihlal oldu. En azından 17 helikopter ihlali oldu. Birçok defa Suriye jetleri sınıra yaklaştı. Türk savaş uçaklarıyla önlenerek bir şekilde geri döndüler. Fakat altını çizerek söylüyorum, bir ihlal söz konusuysa, Türk savaş uçağı angajman kuralı gereğince müdahale edebilir.” dedi. Uluslararası kurallara göre sınır ihlalinin ikazlara rağmen devam etmesi durumunda ilgili ülkenin müdahale hakkı bulunuyor. Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, angajman kurallarının değiştirilmesinden sonra “İlk kez mi sınır ihlali yaşandı?” yönündeki sorulara cevap vermedi. El Kaide bağlantılı Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) Suriye’deki Türk toprağı Süleyman Şah Türbesi’ni kuşatması sebebiyle bu örgüte operasyon ihtimalinin yoğunluk kazandığı günlerde Suriye jetinin vurulması “Seçim öncesi siyasi manevra mı?” sorusunu akla getirdi. Fatih Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü’nden Doç. Dr. İhsan Yılmaz, seçim öncesi Başbakan Erdoğan’a “çakma suikast” yapılacağı ve ardından kahramanlaştırılacağı yönündeki iddiaları hatırlatarak, “Dolayısıyla elimizde bir delil olmasa bile insanların kanaati şöyle oluşacaktır: Bunda bir oyun olabilir, çünkü 2012’de uçağımız düşürüldüğü zaman Suriye’ye cevap vermedik. Hep alttan aldık. Reyhanlı’da 55 kişiyi paramparça ettiler, yine alttan aldık. Seçimlere 3-5 gün kalmışken bir anda bunun ortaya çıkması elbette insanları şüphelendirecektir.” yorumunu yaptı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç da sınırdaki olayın ‘vahim ve düşündürücü’ olduğuna işaret etti. Koç, yaptığı yazılı açıklamada, “Seçimlere bir hafta kala, yolsuzluk, hırsızlık ve rüşvet olaylarının altında ezilen hükümet ve başçalanın, kendisini kurtarmak ve gündemi değiştirmek için değişik ve tehlikeli maceralara girişebileceğini söylemiştik. Üç gün önce CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu bir TV programında, böylesi bir tehlikeye dikkat çekmiş ve olası provokasyonlara karşı halkımızı ve bilhassa Genelkurmay Başkanı’nı uyarmıştı.” ifadelerini kullandı.
Zaman
En Çok Okunan
24.03.2014
Müdahale‘seçimayarlı’mı?Müdahale ‘seçim ayarlı’ mı?
Müdahale ‘seçim ayarlı’ mı?
Zaman
24.03.2014
02:06
30 Mart’ta yapılacak yerel seçimler öncesinde Ankara’nın Suriye’ye sınırlı bir operasyon gerçekleştirebileceği konuşulurken Türk jetleri dün sınır ihlali yapan bir Suriye uçağını düşürdü.Suriye’ye karşı angajman kuralları Haziran 2012’de değiştirilirken “Suriye jetleri bu tarihten sonra ilk kez mi sınır ihlali yaptı?” sorusu akıllara geldi. Fatih Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim görevlisi Doç. Dr. Savaş Genç, Zaman’a yaptığı açıklamada, dünkü olayın, geçen eylül ayında Suriye helikopterinin düşürülmesi sonrası ilk sınır ihlali olup olmadığını sorarken, “Cevap evetse Suriye uçağının düşürülmesi normal olarak değerlendirilebilir. Fakat ‘hayır’sa neden daha önce değil de bugün vurduk? Türkiye angajman kurallarını değiştirmesinden bu yana birçok ihlal yapılmış ve Türkiye bu hakkını şimdi kullanıyorsa bunun seçime altı gün kala neden meydana geldiğini sormak gerek.” diye konuştu. Emekli Pilot Kurmay Albay Ümit Öztürk de Türk uçaklarının angajman kurallarına uymayarak Suriye uçağını düşürmesi durumunun uluslararası hukuk karşısında Türkiye’nin zor duruma düşeceğini belirtti. Öztürk, “Sınırda birçok ihlal oldu. En azından 17 helikopter ihlali oldu. Birçok defa Suriye jetleri sınıra yaklaştı. Türk savaş uçaklarıyla önlenerek bir şekilde geri döndüler. Fakat altını çizerek söylüyorum, bir ihlal söz konusuysa, Türk savaş uçağı angajman kuralı gereğince müdahale edebilir.” dedi. Uluslararası kurallara göre sınır ihlalinin ikazlara rağmen devam etmesi durumunda ilgili ülkenin müdahale hakkı bulunuyor. Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, angajman kurallarının değiştirilmesinden sonra “İlk kez mi sınır ihlali yaşandı?” yönündeki sorulara cevap vermedi. El Kaide bağlantılı Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) Suriye’deki Türk toprağı Süleyman Şah Türbesi’ni kuşatması sebebiyle bu örgüte operasyon ihtimalinin yoğunluk kazandığı günlerde Suriye jetinin vurulması “Seçim öncesi siyasi manevra mı?” sorusunu akla getirdi. Fatih Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü’nden Doç. Dr. İhsan Yılmaz, seçim öncesi Başbakan Erdoğan’a “çakma suikast” yapılacağı ve ardından kahramanlaştırılacağı yönündeki iddiaları hatırlatarak, “Dolayısıyla elimizde bir delil olmasa bile insanların kanaati şöyle oluşacaktır: Bunda bir oyun olabilir, çünkü 2012’de uçağımız düşürüldüğü zaman Suriye’ye cevap vermedik. Hep alttan aldık. Reyhanlı’da 55 kişiyi paramparça ettiler, yine alttan aldık. Seçimlere 3-5 gün kalmışken bir anda bunun ortaya çıkması elbette insanları şüphelendirecektir.” yorumunu yaptı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç da sınırdaki olayın ‘vahim ve düşündürücü’ olduğuna işaret etti. Koç, yaptığı yazılı açıklamada, “Seçimlere bir hafta kala, yolsuzluk, hırsızlık ve rüşvet olaylarının altında ezilen hükümet ve başçalanın, kendisini kurtarmak ve gündemi değiştirmek için değişik ve tehlikeli maceralara girişebileceğini söylemiştik. Üç gün önce CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu bir TV programında, böylesi bir tehlikeye dikkat çekmiş ve olası provokasyonlara karşı halkımızı ve bilhassa Genelkurmay Başkanı’nı uyarmıştı.” ifadelerini kullandı.
Zaman
Dünya
24.03.2014
Müdahale‘seçimayarlı’mı?Müdahale ‘seçim ayarlı’ mı?
Müdahale ‘seçim ayarlı’ mı?
Zaman
24.03.2014
02:06
30 Mart’ta yapılacak yerel seçimler öncesinde Ankara’nın Suriye’ye sınırlı bir operasyon gerçekleştirebileceği konuşulurken Türk jetleri dün sınır ihlali yapan bir Suriye uçağını düşürdü.Suriye’ye karşı angajman kuralları Haziran 2012’de değiştirilirken “Suriye jetleri bu tarihten sonra ilk kez mi sınır ihlali yaptı?” sorusu akıllara geldi. Fatih Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim görevlisi Doç. Dr. Savaş Genç, Zaman’a yaptığı açıklamada, dünkü olayın, geçen eylül ayında Suriye helikopterinin düşürülmesi sonrası ilk sınır ihlali olup olmadığını sorarken, “Cevap evetse Suriye uçağının düşürülmesi normal olarak değerlendirilebilir. Fakat ‘hayır’sa neden daha önce değil de bugün vurduk? Türkiye angajman kurallarını değiştirmesinden bu yana birçok ihlal yapılmış ve Türkiye bu hakkını şimdi kullanıyorsa bunun seçime altı gün kala neden meydana geldiğini sormak gerek.” diye konuştu. Emekli Pilot Kurmay Albay Ümit Öztürk de Türk uçaklarının angajman kurallarına uymayarak Suriye uçağını düşürmesi durumunun uluslararası hukuk karşısında Türkiye’nin zor duruma düşeceğini belirtti. Öztürk, “Sınırda birçok ihlal oldu. En azından 17 helikopter ihlali oldu. Birçok defa Suriye jetleri sınıra yaklaştı. Türk savaş uçaklarıyla önlenerek bir şekilde geri döndüler. Fakat altını çizerek söylüyorum, bir ihlal söz konusuysa, Türk savaş uçağı angajman kuralı gereğince müdahale edebilir.” dedi. Uluslararası kurallara göre sınır ihlalinin ikazlara rağmen devam etmesi durumunda ilgili ülkenin müdahale hakkı bulunuyor. Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, angajman kurallarının değiştirilmesinden sonra “İlk kez mi sınır ihlali yaşandı?” yönündeki sorulara cevap vermedi. El Kaide bağlantılı Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) Suriye’deki Türk toprağı Süleyman Şah Türbesi’ni kuşatması sebebiyle bu örgüte operasyon ihtimalinin yoğunluk kazandığı günlerde Suriye jetinin vurulması “Seçim öncesi siyasi manevra mı?” sorusunu akla getirdi. Fatih Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü’nden Doç. Dr. İhsan Yılmaz, seçim öncesi Başbakan Erdoğan’a “çakma suikast” yapılacağı ve ardından kahramanlaştırılacağı yönündeki iddiaları hatırlatarak, “Dolayısıyla elimizde bir delil olmasa bile insanların kanaati şöyle oluşacaktır: Bunda bir oyun olabilir, çünkü 2012’de uçağımız düşürüldüğü zaman Suriye’ye cevap vermedik. Hep alttan aldık. Reyhanlı’da 55 kişiyi paramparça ettiler, yine alttan aldık. Seçimlere 3-5 gün kalmışken bir anda bunun ortaya çıkması elbette insanları şüphelendirecektir.” yorumunu yaptı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç da sınırdaki olayın ‘vahim ve düşündürücü’ olduğuna işaret etti. Koç, yaptığı yazılı açıklamada, “Seçimlere bir hafta kala, yolsuzluk, hırsızlık ve rüşvet olaylarının altında ezilen hükümet ve başçalanın, kendisini kurtarmak ve gündemi değiştirmek için değişik ve tehlikeli maceralara girişebileceğini söylemiştik. Üç gün önce CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu bir TV programında, böylesi bir tehlikeye dikkat çekmiş ve olası provokasyonlara karşı halkımızı ve bilhassa Genelkurmay Başkanı’nı uyarmıştı.” ifadelerini kullandı.
Zaman
Ana Sayfa
24.03.2014
Müdahale‘seçimayarlı’mı?Müdahale ‘seçim ayarlı’ mı?
Türkiye, Suriye uçağını düşürdü
Zaman
23.03.2014
21:20
Hatayın Yayladağı İlçesinin karşısında bulunan ve çatışmaların sürdüğü Suriyenin Keseb kenti yakınlarında, saat 12:15 sıralarında Suriyeye ait savaş uçağı düşürüldü. Düşen uçağın sınır ihlali ve angajman kuralları çerçevesinde Türk jetleri tarafından vurulduğu açıklandı. Savaş uçağının pilotunun, paraşütle atlayarak kurtulduğu, ancak nereye indiğinin bilinmediğini bildirildi. Olayı doğrulayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, O şerefli pilotlarımızı huzurlarınızda tebrik ediyorum. dedi. Genelkurmay Başkanlığıda olayla ilgili olarak açıklama yaptı. GENELKURMAYDAN AÇIKLAMAGenelkurmay Başkanlığı, düşürülen Suriye uçağıyla ilgili olarak açıklama yaptı. Resmi internet sitesinden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:Suriye’ye ait iki adet MIG-23 uçağının, Suriye hava sahasında kuzeye doğru uçuşu, 23 Mart 2014 saat 13.01’den itibaren Diyarbakır’daki Birleştirilmiş Kontrol İhbar Merkezi (BİKİM) tarafından 80 deniz mili mesafeden izlenmeye başlanmış ve Suriye uçakları Türk hududuna on deniz mili mesafeden itibaren Türk hava sahasına yaklaştığına ilişkin dört kez ikaz edilmiştir.Yapılan ikazlar üzerine, Suriye uçaklarından birisi hava sahamıza girmeden bölgeden uzaklaşmış; ancak ikinci Suriye uçağı, uyarılara rağmen saat 13.13 sularında Hatay/Yayladağı’na bağlı Çamlı Tepe Hudut Karakolu bölgesinde Türk hava sahasına girerek yaklaşık bir kilometre kadar hava sahamızı ihlal etmiş, daha sonra batıya doğru yönelerek 1,5 kilometre kadar hava sahamızda uçmaya devam etmiştir.Bu esnada bölgede hava devriye görevinde (havada hazır) bulunan iki adet F-16 uçağımızdan birisi, angajman kuralları gereğince saat 13.14’de Suriye uçağına füze atmış ve isabet alan Suriye uçağı hududun 1200 metre güneyinde ve Suriye topraklarında yer alan Kesep bölgesine düşmüştür. Uçağın Kesep bölgesine düşüşü, bölgede bulunan hudut birliklerimiz tarafından gözlemlenmiştir.ANGAJMAN KURALLARIGörgü tanıklarının verdiği bilgilere göre, Özgür Suriye Ordusu kontrolüne geçen Kesek Sınır Kapısı yakınlarına bomba atmak isteyen Suriyeye ait savaş uçağı sınıra yaklaşıp sınır ihlali yapınca Türk jetleri tarafından düşürüldü. Vurulan uçak, Suriye topraklarında Lazkiyenin doğusuna düştü. Bu bölgenin ise iki yıl önce Türk uçağının Suriye tarafından düşürüldüğü kentin güneyinde olduğu ifade edildi.22 Haziran 2012’de bir Türk keşif uçağının Lazkiye’nin güneyinde düşürülmesinden sonra Türkiye Suriye’ye ilişkin angajman kurallarını’ değiştirmiş, Türkiye sınırına güvenlik riski ve tehlikesi oluşturacak şekilde yaklaşan her Suriyeli askeri unsur, askeri hedef olmuştu.Türk Hava Kuvvetlerine ait F-16 uçakları, 16 Eylül 2013te Türkiye sınırını 2 kilometre derinlikte ihlal eden M-17 tipi bir Suriye helikopterini vurmuş, helikopter Suriye tarafına düşmüştü.VALİLİKTE TOPLANTISIHatay Valisi Celalettin Lekesiz, İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Hasan Koçyiğit ve Emniyet Müdürü Ali Doğan Uludağ ile valilikte bir araya geldi.İçeriği hakkında açıklama yapılmayan toplantının düşürülen Suriye uçağıyla ilgili olduğu öne sürüldüERDOĞAN DOĞRULADIBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan, Suriye sınırındaki uçağın Türkiye tarafından düşürüldüğünü doğrulayarak, Suriye uçağı saat 12.15 civarı sınırımızı ihlal etti. F-16larımız kalktı, bu uçağı vurdu. Ben başta Genelkurmay Başkanımız olmak üzere pilotlarımızı tebrik ediyorum dedi.Kocaelinde vatandaşlara seslenen Erdoğan, Suriye uçağının düşürülmesine ilişkin, Bizim sınırlarımızı, hava sahamızı ihlal ettiler. F-16larımız kalktı ve bu uçağı vurdu dedi.Erdoğan şöyle konuştu:Eğer sen benim hava sahamı ihlal edecek olursan, bundan sonra bizim tokadımız ağır olacak. Onun için ben başta Genelkurmay Başkanım olmak üzere, silahlı kuvvetlerimizi, o şerefli pilotlarımızı huzurlarınızda tebrik ediyorum, Hava Kuvvetlerimizi tebrik ediyorum. Mesele bu.SURİYE: BARİZ SALDIRGANLIKTürkiyenin Suriyeye ait savaş uçağını düşürmesine Şamdan ilk tepki geldi. APnin haberine göre Suriyeli askeri bir kaynak Uçağın düşürülmesinin bariz saldırganlık olduğunu söyleyen kaynak, Bu, Erdoğanın Suriyede teröristlere verdiği desteğin kanıtıdır. dedi.
Zaman
En Çok Okunan
23.03.2014
TürkiyeSuriyeuçağınıdüşürdüTürkiye Suriye uçağını düşürdü
102 günlük seyir başladı
Zaman
17.03.2014
13:50
Türk Deniz Kuvvetleri bünyesinde oluşturulan ve 148 yıl aradan sonra Afrika Kıtasını dolaşıp Ümit Burnunu geçecek olan Barbaros Türk Deniz Görev Grubuna bağlı 4 savaş gemisi, bugün Gölcükten törenle uğurlandı. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlunun da katıldığı uğurlama töreninde, 4 gemide görev yapan personelle 102 gün ayrı kalacakları ailelerinin vedalaşmaları sırasında duygusal anlar yaşandı.Uğurlama töreni Donanma Komutanlığının Gölcük Deniz Üssündeki Poyraz Rıhtımında gerçekleştirildi. Törene Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu, Donanma Komutanı Koramiral Veysel Kösele, Kocaeli Valisi Ercan Topaca, Büyükşehir Belediye Başkanı AK Partili İbrahim Karaosmanoğlu, Deniz Kuvvetlerinin bazı eski komutanları, gemi personelini oluşturan subay, astsubay ve erlerin yakınları hazır bulundu.GEMİLER VE KOMUTANLARITuğamiral Ali Murat Dedenin komuta edeceği, Deniz Kurmay Albay İhsan Bakarın komodorluğundaki Barbaros Türk Deniz Görev Grubunda, Deniz Binbaşı Rüştü Sezer komutasındaki Milgem Projesi ürünü Milli Gemi TCG Heybeliada Korveti (F-511), Deniz Kurmay Yarbay Altan Altınkaya komutasındaki TCG Gediz (F-495) ve Deniz Kurmay Albay Yüksel Can komutasındaki TCG Oruçreis (F-245) fırkateynleri ile Deniz Albay Metin Çulcu komutasındaki TCG Yb. Kudret Güngör (A-595) lojistik gemisi görev alıyor.DUYGUSAL VEDALAŞMATören öncesi, gemi personeli eş ve çocukları ile diğer yakınlarıyla Poyraz Rıhtımında vedalaşırken duygusal anlar yaşandı. Bazı subay ve astsubaylar, birkaç ay önce evlendikleri eşlerini, birkaç aylık bebekleri 102 gün görmemek üzere vedalaşırken, eş ve çocuklarla anne babaların ayrılık hüznü yüzlerine yansıdı. Ancak tüm eş ve anne babalar, bunun tarihi bir görev olduğunu belirterek, onların 148 yıl aradan sonra Ümit Burnundan geçecek Türk Bahriyelisi olmaları nedeniyle büyük gurur yaşadıklarını söyledi.DENİZLERİN ÖNEMİ DANA DA ARTTITörende konuşan Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu, denizlerin güvenlik, istikrar, ekonomi ve uluslararası hukuk açısından öneminin daha da arttığını belirti. Bostanoğlu dünya petrol ve doğalgaz yataklarının yüzde 90a yakın bölümünün okyanus ve denizler altında bulunması, Dünya ticaretinin yüzde 90ının deniz yoluyla yapıldığını da hatırlatarak bunların denizlerin insanlık için neden vazgeçilmez bir hayat alanı olduğunu somut olarak ortaya koyduğunu anlattı. Oramiral Bostanoğlu, şöyle devam etti:Ülkemizin deniz alaka ve menfaatlerinin teminatı, ekomomik çıkarlarının koruyucusu ve dış politikasının en önemli unsunlarından biri olan Türk Deniz Kuvvetleri geleceğe yönelik planlarını bölgesel ve küresel güvenlik politikaları ile ekonomik ilişkiler çerçevesinde oluşturmaktadır. Bu nedenle Afrika Kıtası kıyı ülkelerinin deniz güvenliği alanınında kapasitelerinin arttırılması, ülkemizin dış güvenlik politikaları kapsamında da ön plana çıkmaktadır. Güçlü bir ekonomiye ve güçlü bir donanmaya sahip devletler Dünyanın değişen güvenlik ve işbirliği ortamında deniz görev grupları oluşturarak hayati öneme sahip denizlerde dış politikalarını destekleyici faaliyetlerde bulunmaktadır. Benzen şekilde Türk Deniz Kuvvetleri de ülkemizin her geçen gün gelişen milli gücü ile uyum içersinde üçüncü kez aktive edilen Barbaros Türk Deniz Grubunun rotasını bu kez Afrika Kıtası olarak belirlemiştir.27 ÜLKEDE 27 LİMAN ZİYARETİOramiral Bostanooğlu, Türk Donanmasının toplam 4 gemi, 3 helikopter, 4 amfibi hücum timi, 4 sualtı görev timi ve bir SAT timinden oluşan Barbaros Türk Deniz Görev Grubu ile tarihte ilk kez Afrika kıtası etrafında seyir faaliyeti icra edeceğini de hatırlatarak, 148 yıl sonra Ümit Burnunun güneyindeki sularla yeniden kucaklaşacak. İlk kez 27 ülkeye ait 29 limanı aynı dönem içersinde ziyaret edecek, 21 ülkeye de ilk kez liman ziyareti gerçekleştirilecektir dedi.AİLELERİNİZ BİZLERE EMANETDeniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu, gemi personeline seslenirken, onların deniz kuvvetlerini ve Türkiyeyi milletimize yakışır bir şekilde temsil edeceklerine tüm kabliyle inandığını belirtirken, onların ailelerine de Bir asker, hele bir de denizci ailesini olmanın meşakkat ve onurunu her an yaşayan aileleriniz, bundan önceki görevlerinizde olduğu gibi bizlere emanettir. dedi.Törende daha sonra gemi personeli gemilerine binerek 102 günlük seyre başladı. Gemirel Gölcükteki Poyraz Rıhtımından diğer gemilerin sirenleriyle uğurlanırken, komutanlar ve davetlilerle perlonelin eş ve çocukları onları el sallayarak uğurladı. Gemilerimiz yarın Çanakkale Boğazında olacak ve Boğazda tören geçişiyle Egeye açılarak yollarına devam edecek.29 AFRİKA ÜLKESİNİ ZİYARET EDECEKBarbaros Türk Deniz Görev Grubu, bu 102 günlük seyri sırasında Afrika kıtasının batısından başlayarak, tüm kıtayı içine alacak şekilde toplam 29 Afrika ülkesine yönelik eğitim ve liman ziyaretleri icra edecek. Seyir sı
Zaman
Son Dakika
17.03.2014
102günlükseyirbaşladı102 günlük seyir başladı
102 günlük seyir başladı
Zaman
17.03.2014
13:50
Türk Deniz Kuvvetleri bünyesinde oluşturulan ve 148 yıl aradan sonra Afrika Kıtasını dolaşıp Ümit Burnunu geçecek olan Barbaros Türk Deniz Görev Grubuna bağlı 4 savaş gemisi, bugün Gölcükten törenle uğurlandı. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlunun da katıldığı uğurlama töreninde, 4 gemide görev yapan personelle 102 gün ayrı kalacakları ailelerinin vedalaşmaları sırasında duygusal anlar yaşandı.Uğurlama töreni Donanma Komutanlığının Gölcük Deniz Üssündeki Poyraz Rıhtımında gerçekleştirildi. Törene Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu, Donanma Komutanı Koramiral Veysel Kösele, Kocaeli Valisi Ercan Topaca, Büyükşehir Belediye Başkanı AK Partili İbrahim Karaosmanoğlu, Deniz Kuvvetlerinin bazı eski komutanları, gemi personelini oluşturan subay, astsubay ve erlerin yakınları hazır bulundu.GEMİLER VE KOMUTANLARITuğamiral Ali Murat Dedenin komuta edeceği, Deniz Kurmay Albay İhsan Bakarın komodorluğundaki Barbaros Türk Deniz Görev Grubunda, Deniz Binbaşı Rüştü Sezer komutasındaki Milgem Projesi ürünü Milli Gemi TCG Heybeliada Korveti (F-511), Deniz Kurmay Yarbay Altan Altınkaya komutasındaki TCG Gediz (F-495) ve Deniz Kurmay Albay Yüksel Can komutasındaki TCG Oruçreis (F-245) fırkateynleri ile Deniz Albay Metin Çulcu komutasındaki TCG Yb. Kudret Güngör (A-595) lojistik gemisi görev alıyor.DUYGUSAL VEDALAŞMATören öncesi, gemi personeli eş ve çocukları ile diğer yakınlarıyla Poyraz Rıhtımında vedalaşırken duygusal anlar yaşandı. Bazı subay ve astsubaylar, birkaç ay önce evlendikleri eşlerini, birkaç aylık bebekleri 102 gün görmemek üzere vedalaşırken, eş ve çocuklarla anne babaların ayrılık hüznü yüzlerine yansıdı. Ancak tüm eş ve anne babalar, bunun tarihi bir görev olduğunu belirterek, onların 148 yıl aradan sonra Ümit Burnundan geçecek Türk Bahriyelisi olmaları nedeniyle büyük gurur yaşadıklarını söyledi.DENİZLERİN ÖNEMİ DANA DA ARTTITörende konuşan Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu, denizlerin güvenlik, istikrar, ekonomi ve uluslararası hukuk açısından öneminin daha da arttığını belirti. Bostanoğlu dünya petrol ve doğalgaz yataklarının yüzde 90a yakın bölümünün okyanus ve denizler altında bulunması, Dünya ticaretinin yüzde 90ının deniz yoluyla yapıldığını da hatırlatarak bunların denizlerin insanlık için neden vazgeçilmez bir hayat alanı olduğunu somut olarak ortaya koyduğunu anlattı. Oramiral Bostanoğlu, şöyle devam etti:Ülkemizin deniz alaka ve menfaatlerinin teminatı, ekomomik çıkarlarının koruyucusu ve dış politikasının en önemli unsunlarından biri olan Türk Deniz Kuvvetleri geleceğe yönelik planlarını bölgesel ve küresel güvenlik politikaları ile ekonomik ilişkiler çerçevesinde oluşturmaktadır. Bu nedenle Afrika Kıtası kıyı ülkelerinin deniz güvenliği alanınında kapasitelerinin arttırılması, ülkemizin dış güvenlik politikaları kapsamında da ön plana çıkmaktadır. Güçlü bir ekonomiye ve güçlü bir donanmaya sahip devletler Dünyanın değişen güvenlik ve işbirliği ortamında deniz görev grupları oluşturarak hayati öneme sahip denizlerde dış politikalarını destekleyici faaliyetlerde bulunmaktadır. Benzen şekilde Türk Deniz Kuvvetleri de ülkemizin her geçen gün gelişen milli gücü ile uyum içersinde üçüncü kez aktive edilen Barbaros Türk Deniz Grubunun rotasını bu kez Afrika Kıtası olarak belirlemiştir.27 ÜLKEDE 27 LİMAN ZİYARETİOramiral Bostanooğlu, Türk Donanmasının toplam 4 gemi, 3 helikopter, 4 amfibi hücum timi, 4 sualtı görev timi ve bir SAT timinden oluşan Barbaros Türk Deniz Görev Grubu ile tarihte ilk kez Afrika kıtası etrafında seyir faaliyeti icra edeceğini de hatırlatarak, 148 yıl sonra Ümit Burnunun güneyindeki sularla yeniden kucaklaşacak. İlk kez 27 ülkeye ait 29 limanı aynı dönem içersinde ziyaret edecek, 21 ülkeye de ilk kez liman ziyareti gerçekleştirilecektir dedi.AİLELERİNİZ BİZLERE EMANETDeniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu, gemi personeline seslenirken, onların deniz kuvvetlerini ve Türkiyeyi milletimize yakışır bir şekilde temsil edeceklerine tüm kabliyle inandığını belirtirken, onların ailelerine de Bir asker, hele bir de denizci ailesini olmanın meşakkat ve onurunu her an yaşayan aileleriniz, bundan önceki görevlerinizde olduğu gibi bizlere emanettir. dedi.Törende daha sonra gemi personeli gemilerine binerek 102 günlük seyre başladı. Gemirel Gölcükteki Poyraz Rıhtımından diğer gemilerin sirenleriyle uğurlanırken, komutanlar ve davetlilerle perlonelin eş ve çocukları onları el sallayarak uğurladı. Gemilerimiz yarın Çanakkale Boğazında olacak ve Boğazda tören geçişiyle Egeye açılarak yollarına devam edecek.29 AFRİKA ÜLKESİNİ ZİYARET EDECEKBarbaros Türk Deniz Görev Grubu, bu 102 günlük seyri sırasında Afrika kıtasının batısından başlayarak, tüm kıtayı içine alacak şekilde toplam 29 Afrika ülkesine yönelik eğitim ve liman ziyaretleri icra edecek. Seyir sı
Zaman
Ana Sayfa
17.03.2014
102günlükseyirbaşladı102 günlük seyir başladı
İsrail'de 'Türk uçak gemisi' alarmı
Zaman
05.02.2014
13:35
İsrailin en büyük gazetesi Jerusalem Post, Türkiyede İlk yerli uçak gemisi olarak tanınan Havuzlu Çıkarma Gemisi ihalesinin tamanlanarak projenin uygulamaya geçirilmesi yolunda ilk adımın atılmasının İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs Rum kesiminin tüm güvenlik hesaplamalarını altüst ettiğini yazdı.Savunma Sanayi İcra Komitesi toplantısının geçen ay yaptığı açıklamaya göre, Milli ve Gemi kelimelerinin kısaltılarak birleştirilmesi ile oluşturulan MİLGEM Projesi kapsamında yapılan ihaleyi Deniz Ticaret Odası Başkanı Metin Kalkavana ait olan Sedef Denizcilik şirketi kazandı. Jerusalem Post gazetesinde Michael Tanchum imzasıyla yayınlanan yazıda, Türkiyenin bu kararla Doğu Akdenizdeki dengeleri değiştirme yolunda önemli bir adım attığı belirtilerek, şöyle denildi:Türkiye, uçak gemisi olarak da fonksiyon görebilecek olan çok amaçlı amfibi saldırı gemisi ihalesini tamamlayarak Doğu Akdenizde potansiyel olarak beklenmedik bir deniz üstünlüğüne kavuştu.Gazete, bu kararla beraber İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrısın tehdit algılarının arttığını bildirdirken, İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrısın tehdit algılamalarının artması, İsrailin doğalgazını daha önce planladığı şekilde Güney Kıbrıstaki LNG terminali üzerinden Yunanistan yoluyla Avrupaya mı, yoksa denizaltından bir boru hattıyla Türkiyeye mi sevk edeceğine ilişkin kararını etkileyecek diye yazdı.Deniz Kuvvetleri Eski Komutanı Emekli Oramiral Murat Bilgelin 2012 yılı Mart ayında Türkiyenin stratejik hedefi kıyılarda değil aynı zamanda açık denizlerde harekat yapmaktır sözlerine atıfta bulunan Jerusalem Post, burada açık denizle Doğu Akdenizin kast edildiğini belirtti. Gazete, şunları yazdı:Türkiyenin yeni Çıkarma ve Helikopter Gemisi (LHD) yarım milyar ile 1 milyar dolar arasında bir paraya mal olacak ve Türkiyeye o arzuladığı Doğu Akdenizde açıkta varlık gösterme şansını kazandıracak. Bu da Yunanistan, Güney Kıbrıs ve İsrailin görmezden gelemeyeceği bir durumdur. Yeni Türk LHD gemisi Sedef Tersanesiyle İspanyol Navantia şirketi tarafından inşa edilecek ve İspanyol Deniz Kuvvetleri tarafından kullanılan Juan Carlos I sınıfı L-61 gemisinin aynısı olacak. Türkiye, İspanyanın ardından bu sınıftaki bir gemiye sahip olan ikinci ülke olacak.Türk Donanmasına açık deniz yeteneği kazandıracak olan yeni LHD, Doğu Akdenizdeki dengeleri değiştirecek. Havuzlu Çıkarma Gemisi olarak da nitelenen bu sınıf LHDlerin birinci misyonu herhangi bir harekat alanına kuvvet nakli yapmak. Bir çıkarma gemisi olarak LHD, 1.000 kişilik bir taburu 150 aracıyla ve çıkarma için sevk edilecek tanklarla beraber nakledebilir.LHD, Türkiyenin mevcut deniz kuvvetiyle birlikte Ankaraya Kıbrıs ve İsrailin açık denizdeki doğalgaz sahalarına güç nakletme yeteneğini kazandıracak ve kısa vadede bölgeyi kontrol etmesine imkan sağlayacak. Bu da İsrailin açık denizden, yani Tamar ve Leviathan sahalarından çıkardığı doğalgazı nasıl ihraç edeceğine ilişkin kararını etkileyecek. Nitekim, Türkiyenin yeni uçak gemisi ve hizmete sokmayı planladığı diğer deniz unsurları daha devreye girmeden Doğu Akdenizdeki stratejik dengeyi değiştirdiği gibi, Türkiyenin komşularına dayatacağı talepleri de değiştirecektir.(DHA)
Zaman
Son Dakika
05.02.2014
İsraildeTürkuçakgemisialarmıİsrailde Türk uçak gemisi alarmı
İsrail'de 'Türk uçak gemisi' alarmı
Zaman
05.02.2014
13:35
İsrailin en büyük gazetesi Jerusalem Post, Türkiyede İlk yerli uçak gemisi olarak tanınan Havuzlu Çıkarma Gemisi ihalesinin tamanlanarak projenin uygulamaya geçirilmesi yolunda ilk adımın atılmasının İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs Rum kesiminin tüm güvenlik hesaplamalarını altüst ettiğini yazdı.Savunma Sanayi İcra Komitesi toplantısının geçen ay yaptığı açıklamaya göre, Milli ve Gemi kelimelerinin kısaltılarak birleştirilmesi ile oluşturulan MİLGEM Projesi kapsamında yapılan ihaleyi Deniz Ticaret Odası Başkanı Metin Kalkavana ait olan Sedef Denizcilik şirketi kazandı. Jerusalem Post gazetesinde Michael Tanchum imzasıyla yayınlanan yazıda, Türkiyenin bu kararla Doğu Akdenizdeki dengeleri değiştirme yolunda önemli bir adım attığı belirtilerek, şöyle denildi:Türkiye, uçak gemisi olarak da fonksiyon görebilecek olan çok amaçlı amfibi saldırı gemisi ihalesini tamamlayarak Doğu Akdenizde potansiyel olarak beklenmedik bir deniz üstünlüğüne kavuştu.Gazete, bu kararla beraber İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrısın tehdit algılarının arttığını bildirdirken, İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrısın tehdit algılamalarının artması, İsrailin doğalgazını daha önce planladığı şekilde Güney Kıbrıstaki LNG terminali üzerinden Yunanistan yoluyla Avrupaya mı, yoksa denizaltından bir boru hattıyla Türkiyeye mi sevk edeceğine ilişkin kararını etkileyecek diye yazdı.Deniz Kuvvetleri Eski Komutanı Emekli Oramiral Murat Bilgelin 2012 yılı Mart ayında Türkiyenin stratejik hedefi kıyılarda değil aynı zamanda açık denizlerde harekat yapmaktır sözlerine atıfta bulunan Jerusalem Post, burada açık denizle Doğu Akdenizin kast edildiğini belirtti. Gazete, şunları yazdı:Türkiyenin yeni Çıkarma ve Helikopter Gemisi (LHD) yarım milyar ile 1 milyar dolar arasında bir paraya mal olacak ve Türkiyeye o arzuladığı Doğu Akdenizde açıkta varlık gösterme şansını kazandıracak. Bu da Yunanistan, Güney Kıbrıs ve İsrailin görmezden gelemeyeceği bir durumdur. Yeni Türk LHD gemisi Sedef Tersanesiyle İspanyol Navantia şirketi tarafından inşa edilecek ve İspanyol Deniz Kuvvetleri tarafından kullanılan Juan Carlos I sınıfı L-61 gemisinin aynısı olacak. Türkiye, İspanyanın ardından bu sınıftaki bir gemiye sahip olan ikinci ülke olacak.Türk Donanmasına açık deniz yeteneği kazandıracak olan yeni LHD, Doğu Akdenizdeki dengeleri değiştirecek. Havuzlu Çıkarma Gemisi olarak da nitelenen bu sınıf LHDlerin birinci misyonu herhangi bir harekat alanına kuvvet nakli yapmak. Bir çıkarma gemisi olarak LHD, 1.000 kişilik bir taburu 150 aracıyla ve çıkarma için sevk edilecek tanklarla beraber nakledebilir.LHD, Türkiyenin mevcut deniz kuvvetiyle birlikte Ankaraya Kıbrıs ve İsrailin açık denizdeki doğalgaz sahalarına güç nakletme yeteneğini kazandıracak ve kısa vadede bölgeyi kontrol etmesine imkan sağlayacak. Bu da İsrailin açık denizden, yani Tamar ve Leviathan sahalarından çıkardığı doğalgazı nasıl ihraç edeceğine ilişkin kararını etkileyecek. Nitekim, Türkiyenin yeni uçak gemisi ve hizmete sokmayı planladığı diğer deniz unsurları daha devreye girmeden Doğu Akdenizdeki stratejik dengeyi değiştirdiği gibi, Türkiyenin komşularına dayatacağı talepleri de değiştirecektir.(DHA)
Zaman
Ana Sayfa
05.02.2014
İsraildeTürkuçakgemisialarmıİsrailde Türk uçak gemisi alarmı
Uzun menzilli füzede milli üretim alternatif değil
Zaman
14.12.2013
01:53
Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar, teknoloji transferi içeren bir uluslararası alım düşündüklerini belirtti. Bayar, hava savunma sisteminde bir açık olduğunu, bunun kısa sürede kapanması gerektiğini kaydetti.Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar, uzun menzilli hava ve füze savunma projesinde, uluslararası alım yerine yerli bir firma ile çalışma alternatifinin şu an için gündemde olmadığını söyledi. Bayar, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin acil ihtiyacının karşılanmasının ardından bir sonraki aşamada ise bunun gündeme alınmasının yol haritaları içinde bulunduğunu ifade etti. Aselsan Genel Müdürü Cengiz Ergeneman, bu hafta yaptığı açıklamalarda Türkiye’nin Çin ile sözleşme görüşmelerini sürdürdüğü füze sisteminin ülkeye büyük bir altyapı kazandırmayacağını belirterek, “Sistem milli olmalı. Fırsat verilirse biz de yaparız.” demişti. Ergeneman’ın uzun menzilli füzeyi Aselsan’ın yapması önerisine ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bayar, “Yüksek irtifayı da bir milli çözümle getirmek yol haritamızın içinde ama şu anda Türkiye’de bu anlamda hava savunma sistemimizde bir eksiklik var ve bunun kapanması gerekiyor. Yani bunu da süratle kapatmamız gerekiyor, onun için bir hazır çözümü şu anda süratle arıyoruz.” dedi. Türkiye ilk uzun menzilli füze projesinde Çinli CPMIEC şirketi ile sözleşme görüşmelerine başlama kararı almış, bu karar ihaleye katılan ABD’nin ciddi tepkisine neden olmuştu. İlk aşamada teknoloji transferi ve ortak üretimi de içeren bir uluslararası alımı düşündüklerini belirten Bayar, uzun menzilli füzede milli üretim konusunun da paralel bir çalışma olarak ilerlemesi gerektiğini belirtti. Bayar, hava savunma sistemini birkaç sene içinde kurmak istedikleri için üretimin alternatif olmadığını, üretim için uzun bir yol haritasına ihtiyaç duyulduğunu kaydetti. Bayar’a genel maksat helikopteri projesinde United Technologies Corp’un birimi olan Sikorsky firması ile yapılan sözleşme görüşmelerinin ne aşamada olduğu da soruldu. Sözleşme görüşmelerinin bu yıl sonuna kadar bitirilmesinin hedeflendiği hatırlatılan Bayar, “Hâlâ o hedefi muhafaza ediyoruz artık geri sayım başladı. 2007’den bu yana devam eden genel maksat helikopteri ihalesinde 2011 yılındaki Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısında Amerikan Sikorsky firması ile sözleşme görüşmelerine başlanmasına karar verilmişti. 3,5 milyar dolar değerindeki projede sözleşme görüşmelerinin uzaması soru işaretlerine neden olmuştu. Sözleşme görüşmelerinde bir başka üretici alternatifinin gündemde olmadığını belirten Bayar, söz konusu helikopterin çok büyük bir bölümünün Türkiye’de üretileceğini hatırlattı ve “300 helikoptere kadar bir planla hareket ediyoruz, bir o kadar da yurtdışına satış projeksiyonumuz var. Dolayısıyla havacılık sanayimiz için çok önemli bir proje. Onu basit bir helikopter alımı olarak görmüyoruz.” dedi.
Zaman
Ekonomi
14.12.2013
UzunmenzillifüzedemilliüretimalternatifdeğilUzun menzilli füzede milli üretim alternatif değil
Uzun menzilli füzede milli üretim alternatif değil
Zaman
14.12.2013
01:53
Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar, teknoloji transferi içeren bir uluslararası alım düşündüklerini belirtti. Bayar, hava savunma sisteminde bir açık olduğunu, bunun kısa sürede kapanması gerektiğini kaydetti.Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar, uzun menzilli hava ve füze savunma projesinde, uluslararası alım yerine yerli bir firma ile çalışma alternatifinin şu an için gündemde olmadığını söyledi. Bayar, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin acil ihtiyacının karşılanmasının ardından bir sonraki aşamada ise bunun gündeme alınmasının yol haritaları içinde bulunduğunu ifade etti. Aselsan Genel Müdürü Cengiz Ergeneman, bu hafta yaptığı açıklamalarda Türkiye’nin Çin ile sözleşme görüşmelerini sürdürdüğü füze sisteminin ülkeye büyük bir altyapı kazandırmayacağını belirterek, “Sistem milli olmalı. Fırsat verilirse biz de yaparız.” demişti. Ergeneman’ın uzun menzilli füzeyi Aselsan’ın yapması önerisine ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bayar, “Yüksek irtifayı da bir milli çözümle getirmek yol haritamızın içinde ama şu anda Türkiye’de bu anlamda hava savunma sistemimizde bir eksiklik var ve bunun kapanması gerekiyor. Yani bunu da süratle kapatmamız gerekiyor, onun için bir hazır çözümü şu anda süratle arıyoruz.” dedi. Türkiye ilk uzun menzilli füze projesinde Çinli CPMIEC şirketi ile sözleşme görüşmelerine başlama kararı almış, bu karar ihaleye katılan ABD’nin ciddi tepkisine neden olmuştu. İlk aşamada teknoloji transferi ve ortak üretimi de içeren bir uluslararası alımı düşündüklerini belirten Bayar, uzun menzilli füzede milli üretim konusunun da paralel bir çalışma olarak ilerlemesi gerektiğini belirtti. Bayar, hava savunma sistemini birkaç sene içinde kurmak istedikleri için üretimin alternatif olmadığını, üretim için uzun bir yol haritasına ihtiyaç duyulduğunu kaydetti. Bayar’a genel maksat helikopteri projesinde United Technologies Corp’un birimi olan Sikorsky firması ile yapılan sözleşme görüşmelerinin ne aşamada olduğu da soruldu. Sözleşme görüşmelerinin bu yıl sonuna kadar bitirilmesinin hedeflendiği hatırlatılan Bayar, “Hâlâ o hedefi muhafaza ediyoruz artık geri sayım başladı. 2007’den bu yana devam eden genel maksat helikopteri ihalesinde 2011 yılındaki Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısında Amerikan Sikorsky firması ile sözleşme görüşmelerine başlanmasına karar verilmişti. 3,5 milyar dolar değerindeki projede sözleşme görüşmelerinin uzaması soru işaretlerine neden olmuştu. Sözleşme görüşmelerinde bir başka üretici alternatifinin gündemde olmadığını belirten Bayar, söz konusu helikopterin çok büyük bir bölümünün Türkiye’de üretileceğini hatırlattı ve “300 helikoptere kadar bir planla hareket ediyoruz, bir o kadar da yurtdışına satış projeksiyonumuz var. Dolayısıyla havacılık sanayimiz için çok önemli bir proje. Onu basit bir helikopter alımı olarak görmüyoruz.” dedi.
Zaman
Ana Sayfa
14.12.2013
UzunmenzillifüzedemilliüretimalternatifdeğilUzun menzilli füzede milli üretim alternatif değil
Sivas Alperen Ocakları polise tepki gösterdi
Zaman
10.12.2013
16:13
Sivas Alperen Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı İl Başkanı Alperen Karaca, İstanbul’da Alperen Ocaklarına mensup bir grup ile polis arasında yaşanan olaylara tepki gösterdi. Karaca, yasadışı örgütlere gösterilen müsamahanın kendilerinden esirgendiğini savundu. Vakıf binasında düzenlediği basın toplantısında Muhsin Yazıcıoğlu’nun da içinde bulunduğu 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasının aydınlatılmasını isteyen Alperen Karaca, şu ifadeleri kullandı: “Genel başkanımız merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun şehadetinin üzerinden yaklaşık Bin 720 güne yakın bir zaman dilimi geçmiş olmasına rağmen katillerinin bulunmasıyla ilgili hala bir sonuç alınamamış olması, dava sürecinde bir ilerleme olmaması, ihmali olan bütün bürokratların hala yüzsüzce makamlarında oturuyor olmaları ve hükümetin hala somut adımlar atmayışı bizim sabrımızı taşma derecesine getirmiştir. Acilen somut tedbirler ve alınmasını ve milletimizi oyalamadan gerçekçi adımların atılmasını istiyoruz.” Yetkililere seslenen Karaca, “Bu davayı unuttuk ve de bu sürece alıştırıldık sanılmasın. Acımız ve öfkemiz ilk günkü kadar tazedir. Alperen Ocakları olarak 1. gündem maddemiz her zaman suikast sürecinin aydınlatılması, ihmali ve kastı olanların tespit edilip bağımsız Türk mahkemelerince yargılanmalarını sağlamak olacaktır.” şeklinde konuştu.“YASA DIŞI ÖRGÜTLERE GÖSTERİLE MÜSAMAHA BİZDEN ESİRGENİYOR”İstanbul Taksim’de Alperen Ocakları ile polis arasında yaşanan olaya da tepki gösteren Vakıf Başkanı Karaca, polisin tavrından yakınarak, şöyle devam etti:“Bölücü terör örgütü PKKnın siyasi uzantısı olan partinin gençlik meclisi kongresinde yaşanan Türk bayrağı krizini protesto etmek maksadıyla, Türk bayrakları ile yürüyüş yapmak isteyen İstanbul Alperen Ocaklarına mensup dava arkadaşlarımız polis tarafından engellenmiş, polise mukavemette bulunmamalarına rağmen arkadaşlarımıza gaz ile müdahale edilmiş, bir kısım arkadaşlarımız gözaltına alınmıştır.”Bazı örgütlerin yasadışı pankartlarla düzenledikleri yürüyüşlere ve gösterilere kolluk kuvvetlerinin olanca müsamaha ile yaklaştığını savunan Karaca, Ne yazık ki Türk milletinin öz evlatlarına kolluk kuvvetleri üvey evlat muamelesini reva gördü. diyerek, tepki gösterdi. CİHAN
Zaman
Son Dakika
10.12.2013
Sivas/">SivasAlperenOcaklarıpolisetepkigösterdiSivas-Alperen-Ocakları-polise-tepki-gösterdi/">Sivas Alperen Ocakları polise tepki gösterdi
Doğuş Grubu, Yunanistan'ın en görkemli parçasına ortak oluyor
Zaman
10.12.2013
14:05
Yunanistan’ın başkenti Atina’nın en görkemli parçası olarak kabul edilen ‘Astir Palace Resort Vuliagmeni’ yarımadasının satışına ilişkin 4 şirketin katıldığı ihalede teklif mektupları açıldı. İhaleye en yüksek teklifi 400 milyon Euro ile Arap sermayeli AGC Jermyn Sreet Real Estate Fund IV LP verdi. Konsorsiyumda Türkiye’den Doğuş Grubu da yer alıyor. Yunan tarafının verilen tekliften memnun olduğu belirtiliyor.DOĞUŞ’TAN GÖRKEMLİ YATIRIMFerit Şahenk liderliğindeki Doğuş Grubu, Yunanistan’daki turizm yatırımlarına ses getiren yeni bir girişim daha ekliyor. Grup, Arap yatırımcılarla birlikte, 300 dönümden oluşan ülkenin en değerli turizm parçasına yüzde 15’lik hisse ile ortak oluyor. Doğuş, daha önce de Atina’nın ünlü Flisvos Marina’sına Yunan yatırımcı ile ortak olarak adından söz ettirmişti.Yunanistan Devlet Sermayesini Değerlendirme Kurumu (TAİDEP), teklif verme sürecinin sona ermesinin ardından dün akşam yaptığı açıklamada, teklif mektuplarının açıldığını duyurdu. Kurum, Türkiye’deki Finansbank’ın da sahibi olan Yunanistan Ulusal Bankası’nın (NBG) yüzde 85 hissesini elinde bulundurduğu toplam 300 dönümlük Astir Palace’a en yüksek teklifin Jermyn Sreet Real Estate Fund IV LP tarafından verildiğini bildirdi.Aralarında Doğuş Grubu’n da bulunduğu Arap sermayeli AGC Equaity Partners’ın yan kuruluşu olan oluşum, 400 milyon Euro ile en yüksek teklifi veren şirket oldu. Satıştan NBG, 320 milyon Euro; TAİPED ise 80 milyon Euro tahsil edecek. Teklif mektupları, dün akşam saat 20.00’de ilgili tarafların önünde açıldı. TAİPED ve NBG yönetim kurulları, hafta içi toplanarak, ihale sürecinin tamamlanmasına ilişkin nihai kararı verecek. Bu özelleştirmeye dair yüzde 90’lık hisse devrinin yeni yatırımcıya bırakılması için ilgili diğer yasal süreçler de paralel şekilde yürüyecek. Devir, 2014 yılının ilk aylarında tamamlanacak. Astir Palace’ın açılış rakamı, 381 milyon Euro olarak belirlenmişti.Yatırımcı, geri kalan yüzde 10’luk hisse için ise ayrıca 40 milyon Euro daha verecek. 53 milyon Euro’luk borç da ilave edildiğinde Astir Palace, Arap ve Doğuş Grubu’na 493 milyon Euro’ya mal olmuş olacak. 6 YILDIZLI OTEL YATIRIMI YAPILACAK Atina’daki Vuliagmeni bölgesinde yer alan Astir Palace Resort Vuliagmeni bünyesinde 123 yataklı Arion Resort&Spa oteli, 58 adet bungalov tipi ev, 160 yataklı The Westin Athens otel kompleksi ve faaliyet dışı olan Afrodit oteli bulunuyor. Ayrıca Astir plajı, Vuliagmeni marinası, lüks restoranlar, kongre ve etkinlik salonları, yardımcı yapılar ile 3 tenis, golf, futbol, voleybol ve basketbol oynama sahaları, otomobil ve helikopter parkları da yer alıyor. Yeni yatırımcının, Astir Palace’a 15-20 civarında lüks villa yapması bekleniyor. AGC, otelleri elden geçirerek 6 yıldızlı otele dönüştürecek. Ayrıca Vuliagmeni marinayı büyük yatlar için uygun hale getirecek. TÜRK LİDERLERE EV SAHİPLİĞİ YAPTI Kalitesiyle önceki yıllardakine benzer bir başarıya bu yıl da imza atan Astir Palace komplekslerinden Arion Resort & Spa ve The Westin Athens, Conde Nast Traveler dergisinin 2013 yılında Avrupa’nın en iyi ‘resort’ları sıralamasına girdi. Arion Resort & Spa ve The Westin Athens, 14. ve 20’inci sırada kendine yer buldu. Astir Palace, Atina merkezi ile uluslararası Atina havaalanına 25 kilometre uzaklıkta yer alıyor. Astir Palace da 2010 ve 2011 yıllarında yapılan iki farklı toplantıya Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu katılmıştı. EN BÜYÜK ÖZELLEŞTİRME OLDUDoğuş Grubu’nun da yer aldığı özelleştirme, Yunanistan’da ekonomik kriz döneminde ‘toto’dan sonra gerçekleşen en büyük özelleştirme olarak kayıtlara geçti. Gayri menkul sektörü uzmanları, bu yatırım ile birlikte Yunanistan’daki birinci derecede önemli gayri menkul piyasasına olan yabancı ilgisinin artacağını düşünüyor. Astir Palace’ın satışı, TAİPED’in yaptığı en büyük ölçekli gayri menkul özelleştirme işi oldu. Astir Palace Resort Vuliagmenis satışına kadar gayri menkul sektöründe ses getiren bir özelleştirmeye imza atma başarısı gösteremeyen TAİPED, daha önce atıl kalmış ve değersiz kamu binalarından bazılarını elden çıkarmıştı. AGC JERMYN STREETSuudi Arabistan kökenli oluşum AGC Jermyn Street, 2 milyar Euro Arap sermayeli AGC Equity Partners bünyesinde faaliyet gösteriyor. Astir Palace için Doğuş grubu dahil 6 şirketin ortak teklif verdikleri belirtilirken, şirketin büyük hissedarları arasında Abu Dabi ve Kuveyt yer alıyor. Türkiye’den Doğuş Grubu’nun ise yüzde 15 hisse ile ortak olduğu ifade ediliyor. Yunan basın-yayın organları, Astir Palace’ı satın alan şirketin, 400 milyon Euro’nun tamamını bir seferde ödeyeceğini yazdı. AŞIRI MİLLİYETÇİLER
Zaman
Ana Sayfa
10.12.2013
DoğuşGrubuYunanistanınengörkemliparçasınaortakoluyorDoğuş Grubu Yunanistanın en görkemli parçasına ortak oluyor
Doğuş Grubu, Yunanistan'ın en görkemli parçasına ortak oluyor
Zaman
10.12.2013
10:22
Yunanistan’ın başkenti Atina’nın en görkemli parçası olarak kabul edilen ‘Astir Palace Resort Vuliagmeni’ yarımadasının satışına ilişkin 4 şirketin katıldığı ihalede teklif mektupları açıldı. İhaleye en yüksek teklifi 400 milyon Euro ile Arap sermayeli AGC Jermyn Sreet Real Estate Fund IV LP verdi. Konsorsiyumda Türkiye’den Doğuş Grubu da yer alıyor. Yunan tarafının verilen tekliften memnun olduğu belirtiliyor. DOĞUŞ’TAN GÖRKEMLİ YATIRIMFerit Şahenk liderliğindeki Doğuş Grubu, Yunanistan’daki turizm yatırımlarına ses getiren yeni bir girişim daha ekliyor. Grup, Arap yatırımcılarla birlikte, 300 dönümden oluşan ülkenin en değerli turizm parçasına yüzde 15’lik hisse ile ortak oluyor. Doğuş, daha önce de Atina’nın ünlü Flisvos Marina’sına Yunan yatırımcı ile ortak olarak adından söz ettirmişti.Yunanistan Devlet Sermayesini Değerlendirme Kurumu (TAİDEP), teklif verme sürecinin sona ermesinin ardından dün akşam yaptığı açıklamada, teklif mektuplarının açıldığını duyurdu. Kurum, Türkiye’deki Finansbank’ın da sahibi olan Yunanistan Ulusal Bankası’nın (NBG) yüzde 85 hissesini elinde bulundurduğu toplam 300 dönümlük Astir Palace’a en yüksek teklifin Jermyn Sreet Real Estate Fund IV LP tarafından verildiğini bildirdi.Aralarında Doğuş Grubu’n da bulunduğu Arap sermayeli AGC Equaity Partners’ın yan kuruluşu olan oluşum, 400 milyon Euro ile en yüksek teklifi veren şirket oldu. Satıştan NBG, 320 milyon Euro; TAİPED ise 80 milyon Euro tahsil edecek. Teklif mektupları, dün akşam saat 20.00’de ilgili tarafların önünde açıldı. TAİPED ve NBG yönetim kurulları, hafta içi toplanarak, ihale sürecinin tamamlanmasına ilişkin nihai kararı verecek. Bu özelleştirmeye dair yüzde 90’lık hisse devrinin yeni yatırımcıya bırakılması için ilgili diğer yasal süreçler de paralel şekilde yürüyecek. Devir, 2014 yılının ilk aylarında tamamlanacak. Astir Palace’ın açılış rakamı, 381 milyon Euro olarak belirlenmişti.Yatırımcı, geri kalan yüzde 10’luk hisse için ise ayrıca 40 milyon Euro daha verecek. 53 milyon Euro’luk borç da ilave edildiğinde Astir Palace, Arap ve Doğuş Grubu’na 493 milyon Euro’ya mal olmuş olacak. 6 YILDIZLI OTEL YATIRIMI YAPILACAK Atina’daki Vuliagmeni bölgesinde yer alan Astir Palace Resort Vuliagmeni bünyesinde 123 yataklı Arion Resort&Spa oteli, 58 adet bungalov tipi ev, 160 yataklı The Westin Athens otel kompleksi ve faaliyet dışı olan Afrodit oteli bulunuyor. Ayrıca Astir plajı, Vuliagmeni marinası, lüks restoranlar, kongre ve etkinlik salonları, yardımcı yapılar ile 3 tenis, golf, futbol, voleybol ve basketbol oynama sahaları, otomobil ve helikopter parkları da yer alıyor. Yeni yatırımcının, Astir Palace’a 15-20 civarında lüks villa yapması bekleniyor. AGC, otelleri elden geçirerek 6 yıldızlı otele dönüştürecek. Ayrıca Vuliagmeni marinayı büyük yatlar için uygun hale getirecek. TÜRK LİDERLERE EV SAHİPLİĞİ YAPTI Kalitesiyle önceki yıllardakine benzer bir başarıya bu yıl da imza atan Astir Palace komplekslerinden Arion Resort & Spa ve The Westin Athens, Conde Nast Traveler dergisinin 2013 yılında Avrupa’nın en iyi ‘resort’ları sıralamasına girdi. Arion Resort & Spa ve The Westin Athens, 14. ve 20’inci sırada kendine yer buldu. Astir Palace, Atina merkezi ile uluslararası Atina havaalanına 25 kilometre uzaklıkta yer alıyor. Astir Palace da 2010 ve 2011 yıllarında yapılan iki farklı toplantıya Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu katılmıştı. EN BÜYÜK ÖZELLEŞTİRME OLDUDoğuş Grubu’nun da yer aldığı özelleştirme, Yunanistan’da ekonomik kriz döneminde ‘toto’dan sonra gerçekleşen en büyük özelleştirme olarak kayıtlara geçti. Gayri menkul sektörü uzmanları, bu yatırım ile birlikte Yunanistan’daki birinci derecede önemli gayri menkul piyasasına olan yabancı ilgisinin artacağını düşünüyor. Astir Palace’ın satışı, TAİPED’in yaptığı en büyük ölçekli gayri menkul özelleştirme işi oldu. Astir Palace Resort Vuliagmenis satışına kadar gayri menkul sektöründe ses getiren bir özelleştirmeye imza atma başarısı gösteremeyen TAİPED, daha önce atıl kalmış ve değersiz kamu binalarından bazılarını elden çıkarmıştı. AGC JERMYN STREETSuudi Arabistan kökenli oluşum AGC Jermyn Street, 2 milyar Euro Arap sermayeli AGC Equity Partners bünyesinde faaliyet gösteriyor. Astir Palace için Doğuş grubu dahil 6 şirketin ortak teklif verdikleri belirtilirken, şirketin büyük hissedarları arasında Abu Dabi ve Kuveyt yer alıyor. Türkiye’den Doğuş Grubu’nun ise yüzde 15 hisse ile ortak olduğu ifade ediliyor. Yunan basın-yayın organları, Astir Palace’ı satın alan şirketin, 400 milyon Euro’nun tamamını bir seferde ödeyeceğini yazdı. AŞIRI MİLLİYETÇİLER ÖFKELİTürkiye’nin adının geçtiği her türlü yatırım ve girişime karşı olmalarıyla bilinen aşırı sağcı basın-yayın organları, TAİPED’in dün akşam yaptığı açıklamaya ateş püskürdü. Astir Palace’a Doğuş Grubu’nun da aralarında bulunduğu oluşumun 400 mil
Zaman
Son Dakika
10.12.2013
DoğuşGrubuYunanistanınengörkemliparçasınaortakoluyorDoğuş Grubu Yunanistanın en görkemli parçasına ortak oluyor
Erdoğan: Turizm sezonunu 12 aya çıkaracağız
Zaman
01.12.2013
15:48
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Muğla’daki 6 ay olan turizm sezonunu 12 aya çıkaracaklarını söyledi. Erdoğan, kredi kartı konusunda vatandaşları uyardı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Muğla’daki toplu açılış töreni ve Marmaris’teki programının ardından Fethiye’ye geldi. Marmaris’ten helikopterle Fethiye’ye geçen Erdoğan, kara yolu ile mitingin yapılacağı Cumhuriyet Meydanı’na geldi. Havadan 4 helikopter , denizden de Sahil Güvenlik botları tarafından korunan miting alanına gelen Erdoğan’a, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Orman ve Su işleri Bakanı Veysel Eroğlu ile AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu ve Muğla milletvekilleri eşlik etti. Boynuna Fethiyespor atkısı asılan Başbakan Erdoğan, eşi Emine Erdoğanla birlikte alandakileri selamladıktan sonra konuşmasına başladı. YAZ KIŞ TURİZM OLSUN MUĞLA’DA11 yıllık iktidarları süresince Muğla’da 5,4 katrilyon TL yatırım yaptıklarını anlatan Erdoğan, son 2 yılda yapılan 13 trilyonluk yatırımların açılışını yapmak için Muğla’da bulunduklarını söyledi. Muğla’da turizmin 6 ayla sınırlı kalmasından duyduğu rahatsızlığı dile getiren Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu: “Uluslararası toplantılar için Muğla ve Antalya’da adımlar atalım, kışın oteller kapalı olmasın. Bunu biz yaparız. Sadece yazın çalışan bir Fethiye değil, Marmaris, Milas, Bodrum değil yaz kız çalışan bir Muğla istiyoruz. 2002 yılında Türkiye’ye 13 milyon turist geliyordu. 2012 yılı sonunda bu rakam 35,7 milyon turiste ulaştı. O zaman Türkiye’ye turist gelmeyecek diyorlardı. Turizmi yasaklarlar diyorlardı. O zaman 8,5 milyar dolar turizm geliri 29 milyar dolara ulaştı. Bu yıl 30 milyar doları aşacağız. Rakamlarla 2013 yılında 2012 yılını geride bırakacağız.”KREDİ KARTI ALIRKEN DİKKATKonuşmasının bir bölümünde kredi kartı harcamalarına da değinen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, faiz lobisine dikkat çekti. Erdoğan, “Kredi kartlarını almada hassas olun. Faiz lobisinin en büyük kaynağıdır bunlar. Yorganınız kadar ayağınızı uzatın. Sonra bunlara malzeme olamayın. Elinizde ne var ne yok alır götürürler. Bu konuda hassas olun.” diye uyarılarda bulundu.FETHİYE’YE İSMİNİ VEREN ŞEHİDİMİZ SURİYE’DEAK Parti hükümeti olarak dış politika konusunda kendilerini eleştirenler olduğunu ifade eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Suriye politikasına farklı bir açıdan yaklaştı. Fethiye’ye ismini veren ilk Türk hava şehidi Yüzbaşı Fethi Bey’in mezarının Suriye’de olduğunu hatırlatan Erdoğan, “Fethiye ismi nereden geliyor biliyor musunuz? Şehit pilot yüzbaşı Fethi Bey’den geliyor buranın ismi. Kimdir bu Fethi Bey? 1913 tarihinde Fethi Bey Suriye’de uçuş yaparken uçak düşüyor ve şehit oluyor. İlk hava şehidimiz. Fethi Bey’in kabri nerede? Şam’da. Emevi Camiinin yanı başında. Şimdi bize Suriye ile neden ilgileniyorsunuz diyenlere soruyorum. Bizim orada şehitlerimiz var. Fethi Bey oraya gittiyse orada iz bıraktı. Bizim Suriye ile ortak medeniyetimiz var. Bizim orada Fethiye’ye adını veren şehidimiz var. Bizim Suriye’de kardeşlerimiz var. Nerede şehidimiz varsa oraya gideriz. Kosova, Bosna Hersek’e Makedonya ya sürekli gidiyoruz. Orada tarihimiz var bizim. Gideceğiz. Onları ayağa kaldırıyoruz. Gitmezsek ecdadımız bize bunu sorar. İçine kapanan büyük devlet olamaz. Kapılarını herkese kapatan büyük devlet olamaz.” dedi.ETNİK KÖKENDEN KORKAN DEVLET BÜYÜK OLAMAZBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan konuşmasının geri kalan bölümünü ise şöyle sürdürdü: “Vatandaşının dilinden, etnik kökeninden, şarkısından korkan büyük devlet olamaz. Vatandaşını Türk, Kürt, Boşnak, Roman, Laz diye ayıran devlet büyük olamaz. Türkü kadar Laz’ı da Abaza’sı da Kürdünü de seviyorum. Allah beni yarattığı gibi onları da yarattığı için seviyorum. Dayatmalar yapan, baskı yapan büyük devlet olamaz. Büyük devlet Ege’yi kucakladığı kadar aynı şefkatle Doğu’yu, Güneydoğu’yu da kucaklayacaktır. Dinsel milliyetçilik yapmayacağız dedik. Bize hor baktılar. Kızlarımızı üniversitelere gönderemedik. Birçok kızımız bu yüzden ülkesini terk etti. Şimdi hepsi üniversitelere gidiyor. Ne oldu var mı sıkıntı? Kamuda hepsi çalışıyor. Şimdi herkes el ele geleceğe yürüyor.” CİHAN
Zaman
Son Dakika
01.12.2013
ErdoğanTurizmsezonunu12ayaçıkaracağızErdoğan Turizm sezonunu 12 aya çıkaracağız
Türkiye ile Pakistan, ortak askerî gemi inşa ediyor
Zaman
28.11.2013
02:25
Pakistan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın ihtiyacı olan ve tasarım-ekipman ihalesini Türkiye’nin kazandığı denizde ikmal tankerinin ilk saç kesim töreni Karaçi’de yapıldı.Geminin inşası, Türk mühendisler tarafından Pakistan’ın Karaçi Tersanesi’nde gerçekleştirilecek. Törende konuşan Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar, iki ülkenin şimdiye kadar birçok ortak projeye imza attığını söyledi. Bayar, hem Türkiye hem Pakistan’ın savunma alanında dışa bağımlılığa son vermek için önemli mesafeler kat ettiğini vurguladı. Bayar, ayrıca inşa edilecek geminin Pakistan ordusunun operasyonel kabiliyetlerine de büyük katkı yapacağını dile getirdi. Pakistan Savunma ve Üretim Bakanı Rana Tenvir ise iki ülke arasındaki dostluk ve işbirliğinin altını çizdi. İnşa edilecek geminin önemine dikkat çeken Tenvir, savunma sanayiinde ortak projelere devam etmek istediklerini belirtti. Öte yandan törende Pak-Türk okulları öğrencileri de törende hazır bulundu. Pakistan Savunma Üretim Bakanlığı ile Savunma Teknolojileri Mühendislik AŞ (STM) arasında imzalanan sözleşme geminin tasarım paketi, malzeme, ekipman, ELD, yedek parça, test ve tecrübelerinin yapılması, tersane ve kullanıcı eğitimleri ile danışmanlık hizmetlerinin verilmesini kapsıyor. Askerî gemi inşası konusunda Pakistan ile Türkiye arasında bir ilk olan bu sözleşme ile savunma ve gemi inşa sanayii alanında özgün bir işbirliği projesi başlatılmış oldu. Denizde İkmal Tankeri Projesi; STM’nin MİLGEM Projesi ile kazandığı tecrübe ve bilgi birikimi ile hayata geçirilecek. Söz konusu geminin inşası ve donanımı Türk mühendis ve uzmanların kontrol ve gözetiminde Pakistan Karaçi Tersanesi tarafından yapılacak. Proje kapsamında Pakistan Deniz Kuvvetleri için dizayn edilen 15.600 tonluk tanker yaklaşık 155 metre boyunda. Tanker, denizde ikmal sistemi (RAS/FAS) ile helikopter iniş/kalkış imkanına sahip olacak ve 20 deniz mili sürat yapabilecek. Proje dört senede tamamlanacak.
Zaman
Ana Sayfa
28.11.2013
TürkiyeilePakistanortakaskerîgemiinşaediyorTürkiye ile Pakistan ortak askerî gemi inşa ediyor
Türkiye ile Pakistan, ortak askerî gemi inşa ediyor
Zaman
28.11.2013
01:54
Pakistan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın ihtiyacı olan ve tasarım-ekipman ihalesini Türkiye’nin kazandığı denizde ikmal tankerinin ilk saç kesim töreni Karaçi’de yapıldı.Geminin inşası, Türk mühendisler tarafından Pakistan’ın Karaçi Tersanesi’nde gerçekleştirilecek. Törende konuşan Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar, iki ülkenin şimdiye kadar birçok ortak projeye imza attığını söyledi. Bayar, hem Türkiye hem Pakistan’ın savunma alanında dışa bağımlılığa son vermek için önemli mesafeler kat ettiğini vurguladı. Bayar, ayrıca inşa edilecek geminin Pakistan ordusunun operasyonel kabiliyetlerine de büyük katkı yapacağını dile getirdi. Pakistan Savunma ve Üretim Bakanı Rana Tenvir ise iki ülke arasındaki dostluk ve işbirliğinin altını çizdi. İnşa edilecek geminin önemine dikkat çeken Tenvir, savunma sanayiinde ortak projelere devam etmek istediklerini belirtti. Öte yandan törende Pak-Türk okulları öğrencileri de törende hazır bulundu. Pakistan Savunma Üretim Bakanlığı ile Savunma Teknolojileri Mühendislik AŞ (STM) arasında imzalanan sözleşme geminin tasarım paketi, malzeme, ekipman, ELD, yedek parça, test ve tecrübelerinin yapılması, tersane ve kullanıcı eğitimleri ile danışmanlık hizmetlerinin verilmesini kapsıyor. Askerî gemi inşası konusunda Pakistan ile Türkiye arasında bir ilk olan bu sözleşme ile savunma ve gemi inşa sanayii alanında özgün bir işbirliği projesi başlatılmış oldu. Denizde İkmal Tankeri Projesi; STM’nin MİLGEM Projesi ile kazandığı tecrübe ve bilgi birikimi ile hayata geçirilecek. Söz konusu geminin inşası ve donanımı Türk mühendis ve uzmanların kontrol ve gözetiminde Pakistan Karaçi Tersanesi tarafından yapılacak. Proje kapsamında Pakistan Deniz Kuvvetleri için dizayn edilen 15.600 tonluk tanker yaklaşık 155 metre boyunda. Tanker, denizde ikmal sistemi (RAS/FAS) ile helikopter iniş/kalkış imkanına sahip olacak ve 20 deniz mili sürat yapabilecek. Proje dört senede tamamlanacak.
Zaman
Ekonomi
28.11.2013
TürkiyeilePakistanortakaskerîgemiinşaediyorTürkiye ile Pakistan ortak askerî gemi inşa ediyor
Çanakkale'de Nusret 2013 Tatbikatı başladı
Zaman
23.11.2013
12:34
Çanakkalenin Saros Körfezinde icra edilecek olan Nusret 2013 Tatbikatı, Nusret Mayın Gemisinde düzenlenen basın toplantısıyla duyuruldu. 1 Aralık 2013e kadar devam edecek tatbikat, 26 Kasımda ilk defa basına açık olacak.Tatbikat, Mayın Filosu Komutanı Tuğamiral Mustafa Zeki Uğurlu komutasında NATO Daimi Mayın Karşı Tedbirleri (MKT) Görev Grubunda yer alan Türkiye ve Almanyaya ait unsurlar, Yunanistan Deniz Kuvvetlerine bağlı bir gemi, Türkiyeden Deniz Kuvvetleri, Hava Kuvvetleri, Sahil Güvenlik Komutanlığı bağlısı yüzer/uçar birlikler ve çok sayıda ülkeden gözlemcinin katılımıyla icra edilecek. Toplantıda tatbikat hakkında genel bilgi veren Mayın Harbi Destek Merkezi Komutanı Deniz Yarbay Burçin Erkin, amacı katılan birlik ve komutanlıkların mayın harbinin planlama, icra ve kıymetlendirme konularında eğitimini sağlamak, farklı ülkelerden katılan mayın harbi unsurlarının birlikte çalışabilirliğini geliştirmek olarak açıkladı.Daha sonra gazetecilerin sorularını cevaplayan Tuğamiral Uğurlu ise Türkiyenin denizlerinde, 1. Dünya Savaşından kalma 300 civarında mayın olduğunu tespit ettiklerini açıkladı. Uğurlu, Aradan yaklaşık 100 yıl geçmiş olduğu için çok tehlikeli değil ama bazıları sığ sularda, bazılarıda demirlemeye müsait alanlarda olduğu için tehlike arz ediyorlar. Deniz Kuvvetleri olarak, bu tehlikeli yerleri ilanlarla, buralardan istifade eden denizcilerimize duyurduk. Yasak saha olmasa bile oraya girdiklerinde riskli olabileceği için tüm balıkçı ve gemicilerimiz bunu biliyorlar. Biz yine eğitimlerden istifadeyle bunların içinde daha çok tehlike arz edenleri de zaman zaman imha ediyoruz. dedi. Mayın filosu hakkında da bilgi veren Uğurlu, komutanlığa bağlı beş mayın tarama ve 11 mayın avlama gemisi olduğunu belirterek, Bu mayın avlama gemilerimizin altı tanesi, şu an dünyadaki son teknolojiye sahip olan gemiler. Bu nedenle diğer ülkeler açısından bir itibarı ve saygınlığı var. Çok yüksek teknolojili gemiler bunlar. şeklinde konuştu.Tatbikata NATO Daimi Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu (SNMCMG-2)ndan iki mayın avlama ve bir komuta kontrol gemisi, Yunanistandan bir mayın avlama gemisi, Türkiyeden 1. Arama Tarama Filotillası Komodoru emrinde iki arama tarama grup komutanı, bir firkateyn, dört mayın avlama gemisi, üç mayın tarama gemisi, bir komuta kontrol (mayın dökücü) gemisi, iki karakol botu, bir helikopter, bir mayın toplama botu, bir su altı savunma (SAS) görev timi, üç SG botu ve Türk Hava Kuvvetlerine ait uçaklar iştirak edecek. Ayrıca SAS komandoları da destek verecek. CİHAN
Zaman
Son Dakika
23.11.2013
ÇanakkaledeNusret2013TatbikatıbaşladıÇanakkalede Nusret 2013 Tatbikatı başladı
Koç, sahil güvenlik gemisini teslim etti
Zaman
22.11.2013
01:52
Koç Grubu iştiraklerinden RMK Marine, Sahil Güvenlik Komutanlığı için inşa ettiği güvenlik arama-kurtarma gemisi ‘Güven’i teslim etti. Hükümet ile RMK Marine arasında imzalanan Milli Gemi Projesi kapsamında, dördüncü ve son gemi ise ocak ayında teslim alınacak.Koç Holding bünyesinde faaliyet gösteren RMK Marine’nin inşa ettiği dört sahil güvenlik arama kurtarma gemisinden ‘Güven’ düzenlenen askeri törenle Sahil Güvenlik Komutanlığı’na teslim edildi. Törende konuşan İçişleri Bakanı Muammer Güler, Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın her yıl iki bin insanın hayatının kurtulmasında önemli rolü olduğunu belirterek, AB ülkelerindeki sahil güvenlik komutanlıkları arasında platform standardına ulaşıldığını kaydetti. Güler, “Komutanlık, yasa dışı göç ve kaçakçılıkla mücadele, doğal afetlerde yardım, yasa dışı su avcılığı ve deniz kirliliğiyle mücadele, stratejik öneme ait tesislerin denizden güvenliği gibi birçok alanda icra ettiği görevleriyle halkımızla iç içe yaşayan bir kolluk kuvveti haline gelmiştir.” dedi. RMK Marine ile imzalanan Milli Gemi (MİLGEM) Projesi kapsamında, dördüncü ve son gemiyi ocak ayında teslim alacaklarını söyleyen Güler, yalnızca iç güvenlikte değil, ülkenin bütün kara sınırlarında da sınır fiziki güvenlik sisteminin geliştirilmesi anlamında yeni çalışma yapacaklarını kaydetti. Birçok başarılı proje yaptıklarını anlatan Savunma Sanayii Müsteşarı Murat Bayar ise teslim edilen geminin aslında askeri gemi inşa projelerinde ilk göz ağrısı olan bir proje sonucu yapıldığını söyledi. MİLGEM ihalesi için Savunma Sanayii İcra Komitesi kararı neticesinde ihalenin iptal edilmesinin kendilerini üzdüğünü söyleyen Bayar, karar aşamasında olan helikopter gemisi ihalesinin neticesini de merakla beklediklerini kaydetti. Daha önce teslim edilen 2 gemiden birinin Akdeniz, diğerinin ise Karadeniz’de başarılı bir şekilde görev yaptığını belirten Koç Holding Savunma Sanayii, Diğer Otomotiv ve Bilgi Grubu Başkanı Kudret Önen ise güçlü bir tersane oluşturmak istediklerini ve yatırımlarını bu yönde yaptıklarını dile getirdi. Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın daveti üzerine ihaleye katıldıklarını aktaran Önen, “Bugüne kadar yaptığımız çalışmaları değerlendirirsek, sahil güvenlik arama kurtarma projesi çerçevesinde, tersanemiz gördüğünüz gibi, 88 metre boyundaki kornet silah sistemleri, komuta kontrol sistemleri ve bir savaş gemisinde bulunabilecek her türlü sistemin bütünleşme, test ve teslimini yapabilecek kapasiteye erişti.” dedi. Törenin sonunda ise Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Adnan Özbal, gemi flandrası ve Türk bayrağını gemi komutanına teslim etti.
Zaman
Ekonomi
22.11.2013
KoçsahilgüvenlikgemisiniteslimettiKoç sahil güvenlik gemisini teslim etti
Koç, sahil güvenlik gemisini teslim etti
Zaman
22.11.2013
01:51
Koç Grubu iştiraklerinden RMK Marine, Sahil Güvenlik Komutanlığı için inşa ettiği güvenlik arama-kurtarma gemisi ‘Güven’i teslim etti. Hükümet ile RMK Marine arasında imzalanan Milli Gemi Projesi kapsamında, dördüncü ve son gemi ise ocak ayında teslim alınacak.Koç Holding bünyesinde faaliyet gösteren RMK Marine’nin inşa ettiği dört sahil güvenlik arama kurtarma gemisinden ‘Güven’ düzenlenen askeri törenle Sahil Güvenlik Komutanlığı’na teslim edildi. Törende konuşan İçişleri Bakanı Muammer Güler, Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın her yıl iki bin insanın hayatının kurtulmasında önemli rolü olduğunu belirterek, AB ülkelerindeki sahil güvenlik komutanlıkları arasında platform standardına ulaşıldığını kaydetti. Güler, “Komutanlık, yasa dışı göç ve kaçakçılıkla mücadele, doğal afetlerde yardım, yasa dışı su avcılığı ve deniz kirliliğiyle mücadele, stratejik öneme ait tesislerin denizden güvenliği gibi birçok alanda icra ettiği görevleriyle halkımızla iç içe yaşayan bir kolluk kuvveti haline gelmiştir.” dedi. RMK Marine ile imzalanan Milli Gemi (MİLGEM) Projesi kapsamında, dördüncü ve son gemiyi ocak ayında teslim alacaklarını söyleyen Güler, yalnızca iç güvenlikte değil, ülkenin bütün kara sınırlarında da sınır fiziki güvenlik sisteminin geliştirilmesi anlamında yeni çalışma yapacaklarını kaydetti. Birçok başarılı proje yaptıklarını anlatan Savunma Sanayii Müsteşarı Murat Bayar ise teslim edilen geminin aslında askeri gemi inşa projelerinde ilk göz ağrısı olan bir proje sonucu yapıldığını söyledi. MİLGEM ihalesi için Savunma Sanayii İcra Komitesi kararı neticesinde ihalenin iptal edilmesinin kendilerini üzdüğünü söyleyen Bayar, karar aşamasında olan helikopter gemisi ihalesinin neticesini de merakla beklediklerini kaydetti. Daha önce teslim edilen 2 gemiden birinin Akdeniz, diğerinin ise Karadeniz’de başarılı bir şekilde görev yaptığını belirten Koç Holding Savunma Sanayii, Diğer Otomotiv ve Bilgi Grubu Başkanı Kudret Önen ise güçlü bir tersane oluşturmak istediklerini ve yatırımlarını bu yönde yaptıklarını dile getirdi. Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın daveti üzerine ihaleye katıldıklarını aktaran Önen, “Bugüne kadar yaptığımız çalışmaları değerlendirirsek, sahil güvenlik arama kurtarma projesi çerçevesinde, tersanemiz gördüğünüz gibi, 88 metre boyundaki kornet silah sistemleri, komuta kontrol sistemleri ve bir savaş gemisinde bulunabilecek her türlü sistemin bütünleşme, test ve teslimini yapabilecek kapasiteye erişti.” dedi. Törenin sonunda ise Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Adnan Özbal, gemi flandrası ve Türk bayrağını gemi komutanına teslim etti.
Zaman
Ana Sayfa
22.11.2013
KoçsahilgüvenlikgemisiniteslimettiKoç sahil güvenlik gemisini teslim etti
Gündemde bugün neler var?
Zaman
15.11.2013
09:55
Gün içinde gelişecek Türkiye ve Dünya gündemini sizler için derledik:- Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Erzincanda, çeşitli ziyaret ve temaslarda bulunacak. Gül, valilik, 3. Ordu Komutanlığı, Erzincan Belediyesi ve Erzincan Üniversitesi Rektörlüğünü ziyaret edecek. (10.45-19.30-Erzincan)- TBMM Başkanı Cemil Çiçek ve Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Haliç Kongre Merkezinde düzenlenecek Uluslararası İmamı Rabbani Sempozyumunun açılışında konuşma yapacak. Çiçek ve Bozdağ, Alevi-Sünni Kardeşlik Platformunun düzenleyeceği Kardeşliğe Can Feda Muharrem İftarına katılacak. (13.30-17.00-İstanbul)- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Orman ve Su İşleri Bakanlığının Gazi Üniversitesi Gölbaşı Yerleşkesinde 5 milyon üniversite öğrencisi için 5 milyon fidan dikimi törenine katılacak. (13.30-Ankara)POLİTİKA- Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Topkapı Sarayında Macaristan ile yapılacak kültür merkezi anlaşmasını imzalayacak. (10.30-İstanbul)- Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, restorasyonu tamamlanan Ayasofya İmareti Halı Müzesinin açılışına katılacak. Arınç, TRT tarafından Aya İrinide düzenlenen Fatih, Avrupanın Kaderini Değiştiren Adam isimli belgeselin tanıtım toplantısına katılacak. (11.00-19.00-İstanbul)- Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayındaki, 1. Türkiye Çocuk ve Medya Kongresine katılacak. (10.00-İstanbul)- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, bakanlığının ev sahipliğinde Swiss Otelde düzenlenen Uluslararası Diyabet Liderler Zirvesinin açılışına katılacak. (09.00-İstanbul)- TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda İçişleri Bakanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı bütçeleri görüşülecek.(10.00-Ankara)EKONOMİ- Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Bakanlıkta düzenlenen II. Sahra Altı Afrika Bölgesel Ticaret Müşavirleri Toplantısına katılacak. (10.00-Ankara)- Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, İstanbul Kongre Merkezinde düzenlenen 2. Ar-Ge Merkezleri Zirvesine katılacak. (10.00-İstanbul) DÜNYA- KKTCnin 30. kuruluş yıldönümü çerçevesinde gerçekleştirilen tören ve etkinlikler takip ediliyor. (Lefkoşe)- KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Azerbaycan Milletvekili Ganira Paşpayevayı kabul edecek (Lefkoşe)- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Almanya Demokratik Ülkücü Türk Dernekleri Federasyonunun 28. Olağan Genel Kuruluna katılmak üzere Almanyaya gitti. (Frankfurt) - Dünya Anti-Doping Kurumu (WADA), Soçi oyunları öncesinde Moskovanın laboratuvarını soruşturacağının sinyallerini verdi. (Johannesburg-Özel) - Başbakan Recep Tayip Erdoğanın resmi daveti üzerine Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesud Barzaninin 16 Kasımda Diyarbakırda görüşmesi Kuzey Irakta da gündeme oturdu. Bölgede yaşayan halk, bu ziyaret haberini yakından takip ediyor. (Erbil) - Kuzey Irakın tanılan yazar ve aydınlarından biri olan Mesud Abdulhalık, Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesud Barzaninin Diyarbakıra düzenleyeceği ziyaretin önemine değindi. Abdulhalık,Türkiyede yeni bir dönemin başladığını, eski tabular ve beton duvarların yıkıldığını ifade etti. (Erbil) - Filipinleri vuran ve 10 binden fazla kişinin ölümü ya da kaybolmasına yol açan Haiyan tayfununda bilanço giderek ağırlaşıyor. Cihan Haber Ajansı bölgeye ulaşarak yaşanan felaketi ve dramı yerinde görüntüledi. (Tacloban)- Kürt Milli Konsey Türkiye Temsilcisi Behzad İbrahimi, PKKnın Suriye kolu olanPYDnin özerklik ilan etmesinin Türkiye için bir sorun oluşturmadığını savundu. Kürt Temsilci Behzad İbrahimi, Cihan Haber Ajansına verdiği özel mülakatta PYDnin Suriyede özerklik ilanı, olası tepkiler, Barzaninin Diyarbakır ziyareti ve bölgesel gelişmeler ile ilgili çarpıcı değerlendirmede bulundu.GÜNCEL- Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Bursa ile İstanbul arasındaki ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla hayata geçirilen helikopter taksi seferleri başlıyor. (10.30-Bursa)SPOR- Ukraynanın Shakhtar Donetsk takımının Teknik Direktörü Mircea Lucescu, Acıbadem Fulya Sporcu Sağlığı Merkezini ziyaret edecek. Lucescu, ziyaret kapsamında basın toplantısı gerçekleştirilecek. (11.00-İstanbul)- FIFA 2014 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri play – off turunun ilk maçlarında Portekiz-İsveç, Ukrayna-Fransa, Yunanistan-Romanya ve İzlanda-Hırvatistan karşı karşıya gelecek. - A Milli Futbol Takımı, Kuzey İrlanda ile Adana 5 Ocak Stadında özel maçta karşı karşıya gelecek. (21.00-Adana)- Deneyimli gazeteci Doğan Koloğlu, düzenlenecek tören ve Zincirlikuyu Camiindeki cenaze namazının ardından toprağa verilecek. (10.00-12.00-İstanbul)- Galatasaray Liv Hospital, yeni transferi Malik Hairston için Bayern Münih maçı öncesinde Abdi İpekçi Spor Salonu Basın Toplantısı odasında imza töreni düzenleyecek. (18.00-İstanbul)(CİHAN)
Zaman
Güncel
15.11.2013
Gündemdebugünnelervar?Gündemde bugün neler var?
Gündemde bugün neler var?
Zaman
15.11.2013
09:53
Gün içinde gelişecek Türkiye ve Dünya gündemini sizler için derledik:- Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Erzincanda, çeşitli ziyaret ve temaslarda bulunacak. Gül, valilik, 3. Ordu Komutanlığı, Erzincan Belediyesi ve Erzincan Üniversitesi Rektörlüğünü ziyaret edecek. (10.45-19.30-Erzincan)- TBMM Başkanı Cemil Çiçek ve Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Haliç Kongre Merkezinde düzenlenecek Uluslararası İmamı Rabbani Sempozyumunun açılışında konuşma yapacak. Çiçek ve Bozdağ, Alevi-Sünni Kardeşlik Platformunun düzenleyeceği Kardeşliğe Can Feda Muharrem İftarına katılacak. (13.30-17.00-İstanbul)- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Orman ve Su İşleri Bakanlığının Gazi Üniversitesi Gölbaşı Yerleşkesinde 5 milyon üniversite öğrencisi için 5 milyon fidan dikimi törenine katılacak. (13.30-Ankara)POLİTİKA- Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Topkapı Sarayında Macaristan ile yapılacak kültür merkezi anlaşmasını imzalayacak. (10.30-İstanbul)- Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, restorasyonu tamamlanan Ayasofya İmareti Halı Müzesinin açılışına katılacak. Arınç, TRT tarafından Aya İrinide düzenlenen Fatih, Avrupanın Kaderini Değiştiren Adam isimli belgeselin tanıtım toplantısına katılacak. (11.00-19.00-İstanbul)- Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayındaki, 1. Türkiye Çocuk ve Medya Kongresine katılacak. (10.00-İstanbul)- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, bakanlığının ev sahipliğinde Swiss Otelde düzenlenen Uluslararası Diyabet Liderler Zirvesinin açılışına katılacak. (09.00-İstanbul)- TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda İçişleri Bakanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı bütçeleri görüşülecek.(10.00-Ankara)EKONOMİ- Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Bakanlıkta düzenlenen II. Sahra Altı Afrika Bölgesel Ticaret Müşavirleri Toplantısına katılacak. (10.00-Ankara)- Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, İstanbul Kongre Merkezinde düzenlenen 2. Ar-Ge Merkezleri Zirvesine katılacak. (10.00-İstanbul) DÜNYA- KKTCnin 30. kuruluş yıldönümü çerçevesinde gerçekleştirilen tören ve etkinlikler takip ediliyor. (Lefkoşe)- KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Azerbaycan Milletvekili Ganira Paşpayevayı kabul edecek (Lefkoşe)- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Almanya Demokratik Ülkücü Türk Dernekleri Federasyonunun 28. Olağan Genel Kuruluna katılmak üzere Almanyaya gitti. (Frankfurt) - Dünya Anti-Doping Kurumu (WADA), Soçi oyunları öncesinde Moskovanın laboratuvarını soruşturacağının sinyallerini verdi. (Johannesburg-Özel) - Başbakan Recep Tayip Erdoğanın resmi daveti üzerine Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesud Barzaninin 16 Kasımda Diyarbakırda görüşmesi Kuzey Irakta da gündeme oturdu. Bölgede yaşayan halk, bu ziyaret haberini yakından takip ediyor. (Erbil) - Kuzey Irakın tanılan yazar ve aydınlarından biri olan Mesud Abdulhalık, Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesud Barzaninin Diyarbakıra düzenleyeceği ziyaretin önemine değindi. Abdulhalık,Türkiyede yeni bir dönemin başladığını, eski tabular ve beton duvarların yıkıldığını ifade etti. (Erbil) - Filipinleri vuran ve 10 binden fazla kişinin ölümü ya da kaybolmasına yol açan Haiyan tayfununda bilanço giderek ağırlaşıyor. Cihan Haber Ajansı bölgeye ulaşarak yaşanan felaketi ve dramı yerinde görüntüledi. (Tacloban)- Kürt Milli Konsey Türkiye Temsilcisi Behzad İbrahimi, PKKnın Suriye kolu olanPYDnin özerklik ilan etmesinin Türkiye için bir sorun oluşturmadığını savundu. Kürt Temsilci Behzad İbrahimi, Cihan Haber Ajansına verdiği özel mülakatta PYDnin Suriyede özerklik ilanı, olası tepkiler, Barzaninin Diyarbakır ziyareti ve bölgesel gelişmeler ile ilgili çarpıcı değerlendirmede bulundu.GÜNCEL- Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Bursa ile İstanbul arasındaki ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla hayata geçirilen helikopter taksi seferleri başlıyor. (10.30-Bursa)SPOR- Ukraynanın Shakhtar Donetsk takımının Teknik Direktörü Mircea Lucescu, Acıbadem Fulya Sporcu Sağlığı Merkezini ziyaret edecek. Lucescu, ziyaret kapsamında basın toplantısı gerçekleştirilecek. (11.00-İstanbul)- FIFA 2014 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri play – off turunun ilk maçlarında Portekiz-İsveç, Ukrayna-Fransa, Yunanistan-Romanya ve İzlanda-Hırvatistan karşı karşıya gelecek. - A Milli Futbol Takımı, Kuzey İrlanda ile Adana 5 Ocak Stadında özel maçta karşı karşıya gelecek. (21.00-Adana)- Deneyimli gazeteci Doğan Koloğlu, düzenlenecek tören ve Zincirlikuyu Camiindeki cenaze namazının ardından toprağa verilecek. (10.00-12.00-İstanbul)- Galatasaray Liv Hospital, yeni transferi Malik Hairston için Bayern Münih maçı öncesinde Abdi İpekçi Spor Salonu Basın Toplantısı odasında imza töreni düzenleyecek. (18.00-İstanbul)(CİHAN)
Zaman
Ana Sayfa
15.11.2013
Gündemdebugünnelervar?Gündemde bugün neler var?
Cihan Haber Ajansı Gündemi
Zaman
15.11.2013
09:36
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Erzincan’da, çeşitli ziyaret ve temaslarda bulunacak. Gül, valilik, 3. Ordu Komutanlığı, Erzincan Belediyesi ve Erzincan Üniversitesi Rektörlüğü’nü ziyaret edecek. (10.4519.30Erzincan) - TBMM Başkanı Cemil Çiçek ve Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenecek ‘Uluslararası İmamı Rabbani Sempozyumu’nun açılışında konuşma yapacak. Çiçek ve Bozdağ, Alevi-Sünni Kardeşlik Platformu’nun düzenleyeceği ‘Kardeşliğe Can Feda Muharrem İftarı’na katılacak. (13.30-17.00-İstanbul)- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın Gazi Üniversitesi Gölbaşı Yerleşkesi’nde ‘5 milyon üniversite öğrencisi için 5 milyon fidan’ dikimi törenine katılacak. (13.30-Ankara)POLİTİKA- Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Topkapı Sarayı’nda Macaristan ile yapılacak kültür merkezi anlaşmasını imzalayacak. (10.30-İstanbul)- Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, restorasyonu tamamlanan Ayasofya İmareti Halı Müzesi’nin açılışına katılacak. Arınç, TRT tarafından Aya İrini’de düzenlenen ‘Fatih, Avrupa’nın Kaderini Değiştiren Adam’ isimli belgeselin tanıtım toplantısına katılacak. (11.00-19.00-İstanbul)- Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayındaki, 1. Türkiye Çocuk ve Medya Kongresine katılacak. (10.00-İstanbul)- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, bakanlığının ev sahipliğinde Swiss Otel’de düzenlenen ‘Uluslararası Diyabet Liderler Zirvesi’nin açılışına katılacak. (09.00-İstanbul)- TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda İçişleri Bakanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı bütçeleri görüşülecek.(10.00-Ankara)EKONOMİ- Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Bakanlıkta düzenlenen ‘II. Sahra Altı Afrika Bölgesel Ticaret Müşavirleri Toplantısı’na katılacak. (10.00-Ankara)- Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen 2. Ar-Ge Merkezleri Zirvesi’ne katılacak. (10.00-İstanbul) DÜNYA- KKTC’nin 30. kuruluş yıldönümü çerçevesinde gerçekleştirilen tören ve etkinlikler takip ediliyor. (Lefkoşe)- KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Azerbaycan Milletvekili Ganira Paşpayeva’yı kabul edecek (Lefkoşe)- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Almanya Demokratik Ülkücü Türk Dernekleri Federasyonunun 28. Olağan Genel Kuruluna katılmak üzere Almanyaya gitti. (Frankfurt) - Dünya Anti-Doping Kurumu (WADA), Soçi oyunları öncesinde Moskova’nın laboratuvarını soruşturacağının sinyallerini verdi. (Johannesburg-Özel) - Başbakan Recep Tayip Erdoğanın resmi daveti üzerine Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesud Barzaninin 16 Kasımda Diyarbakırda görüşmesi Kuzey Irakta da gündeme oturdu. Bölgede yaşayan halk, bu ziyaret haberini yakından takip ediyor. (Erbil) - Kuzey Irakın tanılan yazar ve aydınlarından biri olan Mesud Abdulhalık, Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesud Barzaninin Diyarbakıra düzenleyeceği ziyaretin önemine değindi. Abdulhalık,Türkiyede yeni bir dönemin başladığını, eski tabular ve beton duvarların yıkıldığını ifade etti. (Erbil) - Filipinleri vuran ve 10 binden fazla kişinin ölümü ya da kaybolmasına yol açan Haiyan tayfununda bilanço giderek ağırlaşıyor. Cihan Haber Ajansı bölgeye ulaşarak yaşanan felaketi ve dramı yerinde görüntüledi. (Tacloban)- Kürt Milli Konsey Türkiye Temsilcisi Behzad İbrahimi, PKK’nın Suriye kolu olan PYD’nin özerklik ilan etmesinin Türkiye için bir sorun oluşturmadığını savundu. Kürt Temsilci Behzad İbrahimi, Cihan Haber Ajansına verdiği özel mülakatta PYD’nin Suriye’de özerklik ilanı, olası tepkiler, Barzani’nin Diyarbakır ziyareti ve bölgesel gelişmeler ile ilgili çarpıcı değerlendirmede bulundu.GÜNCEL- Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Bursa ile İstanbul arasındaki ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla hayata geçirilen helikopter taksi seferleri başlıyor. (10.30-Bursa)SPOR- Ukrayna’nın Shakhtar Donetsk takımının Teknik Direktörü Mircea Lucescu, Acıbadem Fulya Sporcu Sağlığı Merkezi’ni ziyaret edecek. Lucescu, ziyaret kapsamında basın toplantısı gerçekleştirilecek. (11.00-İstanbul)- FIFA 2014 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri play – off turunun ilk maçlarında Portekiz-İsveç, Ukrayna-Fransa, Yunanistan-Romanya ve İzlanda-Hırvatistan karşı karşıya gelecek. - A Milli Futbol Takımı, Kuzey İrlanda ile Adana 5 Ocak Stadı’nda özel maçta karşı karşıya gelecek. (21.00-Adana)- Deneyimli gazeteci Doğan Koloğlu, düzenlenecek tören ve Zincirlikuyu Camii’ndeki cenaze namazının ardından toprağa verilecek. (10.00-12.00-İstanbul)- Galatasaray Liv Hospital, yeni transferi Malik Hairston için Bayern Münih maçı öncesinde Abdi İpekçi Spor Salonu Basın Toplantısı odasında imza töreni düzenleyecek. (18.00-İstanbul) CİHAN
Zaman
Son Dakika
15.11.2013
CihanHaberAjansıGündemiCihan Haber Ajansı Gündemi
Mayınlara karşı 321 KİRPİ daha geliyor
Zaman
11.11.2013
21:05
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, askerlerin mayın tehdidine karşı korumasını sağlayan KİRPİ proje kapsamındaki toplam 468 araçtan 293 adedinin kabülünün gerçekleştirildiğini belirterek 321 ilave alım için 24 Ekim 2013 tarihinde TMSF süreci sonrasında sözleşme imzalandığını söyledi.Askeri hastanelerde uygulanan sivil hasta kontejanlarının yüzde 15 ila 90 arasında değişen oranlarda artırılması sonucunda ise toplam 369 bin 221 sivil hastanın muayene ve tedavisinin askeri hastanelerde yapıldığını açıkladı.TBMM Plan ve Bütçe görüşmeleri kapsamında Milli Savunma Bakanlığı ile Savunma Sanayi Müsteşarlığının bütçesinin görüşülmesine başlandı. Görüşmelerde bir konuşma yapan Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, yeni dünya düzeninde uluslararası güvenlik algısının, terörizm, göç, kitle imha silahlarının yayılması, ülkesel ve bölgesel kriz ve çatışmaların artması gibi nedenlerle klasik savaş tehlikesinin ötesine geçerek daha karmaşık bir hal aldığını söyledi.Türk Silahlı Kuvvetlerinin dünya barışana yönelik verdiği katkılar konusunda bilgi veren Yılmaz, uluslararası toplumun üyesi olan ülkelerle askeri anlamda ikili ilişkilerin geliştirilmesine de büyük önem verildiğini ifade etti. Bugüne kadar 67 ülke ile askeri alanda eğitim, teknik ve bilimsel işbirliği anlaşması, 55 ülke ile savunma sanayi işbirliği anlaşması, 52 ülke ile de askeri eğitim işbirliği anlaşması imzalandığını kaydetti.2012 yılında 14 ülke ile askeri yardım anlaşması imzalandığını anlatan Yılmaz, halen 16 ülke ile anlaşması akdedilmesi çalışmalarına devam edildiğini duyurdu. Sağlık hizmetleri hakkında da bilgi veren Bakan Yılmaz, askeri hastanelerde uygulanan sivil hasta kontejanlarının yüzde 15 ila 90 arasında değişen oranlarda artırılması sonucunda 2013 yılında 10 bin 374ü yatarak olmak üzere toplam 369 bin 221 sivil hastanın muayene ve tedavisinin askeri hastanelerde yapıldığını açıkladı.Kendi hükümetleri döneminde yürürlüğe konan savunma projelerinin yüzde 90ının ülke sanayinin aktif katılımıyla gerçekleştirildiğini dile getiren Yılmaz, önümüzdeki dönem için hedefin dünya savunma sanayi liginde ilk 10a girmek olduğunu kaydetti. Savunma Sanayi Müsteşarlığının ikinci stratejik plan döneminin sonu olan 2016 yılında savunma ve havacılık sanayi ihracatının 2 milyon dolarına ve sektör cirosunun 8 milyar dolarına ulaşacağını öngürdüklerini belirtti.Altay adlı tankın seri üretimin 2016 yılından itibaren başlaması ve Kara Kuvvetleri Komutanlığının hizmetine sunulmasının öngürüldüğünü anlatan Yılmaz, Askerlerimizin mayın tehdidine karşı korumasını sağlayan KİRPİ proje kapsamındaki toplam 468 araçtan 293 adedinin kabülü gerçekleştirilmiş olup 321 ilave alım için 24 Ekim 2013 tarihinde TMSF süreci sonrasında sözleşme imzalanmıştır. dedi.Özel sektörün ürettiği mini insansız hava aracı (İHA) sistemlerinden bugüne kadar Türk Silahlı Kuvvetleri hizmetine 164 adet insansız uçak ve 4 adet insansız helikopter sunulduğunu dile getiren Yılmaz, Katara 10 adet mini İHAnın ihraç edildiğini söyledi.İlk uçuşunu Aralık 2010 tarihinde gerçekleştiren insansız hava aracı ANKAnın yaklaşık bir buçuk yıl süren geliştirme test uçuşlarının ardından Ocak 2013 tarihinde kabullerinin gerçekleştirildiğini ifade eden Yılmaz, ANKAnın ilk kez Konyada gerçekleştirilen bir uluslararası tatbikatta kullanıldığını ve bir uçağında Batmanda görev uçuşlarına başladığını kaydetti. Bu meyanda Hava Kuvvetlerinin ihtiyacına binaen 10 adet İHA için ANKA-S projesinin Ekim 2013 ayında imzalandığını ifade etti. İlk Türk tasarımı eğitim uçağı HÜRKUŞun 29 Ağustos 2013 tarihinde ilk uçuşunu gerçekleştirdiğini belirten Yılmaz, 15 adetlik seri üretim için Savunma Sanayi İcra Komitesi kararı alındığını söyledi.Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, 2014 yılı bütçe teklifinin 21 milyar 815 milyon 196 bin lira olduğunu belirtti. Bu bütçenin yüzde 48ini personel giderleri, yüzde 9unu sosyal güvenlik kurumlarına devlet prim giderleri, yüzde 41ini mal ve hizmet alım giderleri, yüzde 1ini cari transferler ve yaklaşık yüzde 1ini ise sermaye giderlerinin oluşturulduğunu kaydetti.(CİHAN)
Zaman
Son Dakika
11.11.2013
Mayınlarakarşı321KİRPİdahageliyorMayınlara karşı 321 KİRPİ daha geliyor
Mayınlara karşı 321 KİRPİ daha geliyor
Zaman
11.11.2013
21:03
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, askerlerin mayın tehdidine karşı korumasını sağlayan KİRPİ proje kapsamındaki toplam 468 araçtan 293 adedinin kabülünün gerçekleştirildiğini belirterek 321 ilave alım için 24 Ekim 2013 tarihinde TMSF süreci sonrasında sözleşme imzalandığını söyledi.Askeri hastanelerde uygulanan sivil hasta kontejanlarının yüzde 15 ila 90 arasında değişen oranlarda artırılması sonucunda ise toplam 369 bin 221 sivil hastanın muayene ve tedavisinin askeri hastanelerde yapıldığını açıkladı.TBMM Plan ve Bütçe görüşmeleri kapsamında Milli Savunma Bakanlığı ile Savunma Sanayi Müsteşarlığının bütçesinin görüşülmesine başlandı. Görüşmelerde bir konuşma yapan Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, yeni dünya düzeninde uluslararası güvenlik algısının, terörizm, göç, kitle imha silahlarının yayılması, ülkesel ve bölgesel kriz ve çatışmaların artması gibi nedenlerle klasik savaş tehlikesinin ötesine geçerek daha karmaşık bir hal aldığını söyledi.Türk Silahlı Kuvvetlerinin dünya barışana yönelik verdiği katkılar konusunda bilgi veren Yılmaz, uluslararası toplumun üyesi olan ülkelerle askeri anlamda ikili ilişkilerin geliştirilmesine de büyük önem verildiğini ifade etti. Bugüne kadar 67 ülke ile askeri alanda eğitim, teknik ve bilimsel işbirliği anlaşması, 55 ülke ile savunma sanayi işbirliği anlaşması, 52 ülke ile de askeri eğitim işbirliği anlaşması imzalandığını kaydetti.2012 yılında 14 ülke ile askeri yardım anlaşması imzalandığını anlatan Yılmaz, halen 16 ülke ile anlaşması akdedilmesi çalışmalarına devam edildiğini duyurdu. Sağlık hizmetleri hakkında da bilgi veren Bakan Yılmaz, askeri hastanelerde uygulanan sivil hasta kontejanlarının yüzde 15 ila 90 arasında değişen oranlarda artırılması sonucunda 2013 yılında 10 bin 374ü yatarak olmak üzere toplam 369 bin 221 sivil hastanın muayene ve tedavisinin askeri hastanelerde yapıldığını açıkladı.Kendi hükümetleri döneminde yürürlüğe konan savunma projelerinin yüzde 90ının ülke sanayinin aktif katılımıyla gerçekleştirildiğini dile getiren Yılmaz, önümüzdeki dönem için hedefin dünya savunma sanayi liginde ilk 10a girmek olduğunu kaydetti. Savunma Sanayi Müsteşarlığının ikinci stratejik plan döneminin sonu olan 2016 yılında savunma ve havacılık sanayi ihracatının 2 milyon dolarına ve sektör cirosunun 8 milyar dolarına ulaşacağını öngürdüklerini belirtti.Altay adlı tankın seri üretimin 2016 yılından itibaren başlaması ve Kara Kuvvetleri Komutanlığının hizmetine sunulmasının öngürüldüğünü anlatan Yılmaz, Askerlerimizin mayın tehdidine karşı korumasını sağlayan KİRPİ proje kapsamındaki toplam 468 araçtan 293 adedinin kabülü gerçekleştirilmiş olup 321 ilave alım için 24 Ekim 2013 tarihinde TMSF süreci sonrasında sözleşme imzalanmıştır. dedi.Özel sektörün ürettiği mini insansız hava aracı (İHA) sistemlerinden bugüne kadar Türk Silahlı Kuvvetleri hizmetine 164 adet insansız uçak ve 4 adet insansız helikopter sunulduğunu dile getiren Yılmaz, Katara 10 adet mini İHAnın ihraç edildiğini söyledi.İlk uçuşunu Aralık 2010 tarihinde gerçekleştiren insansız hava aracı ANKAnın yaklaşık bir buçuk yıl süren geliştirme test uçuşlarının ardından Ocak 2013 tarihinde kabullerinin gerçekleştirildiğini ifade eden Yılmaz, ANKAnın ilk kez Konyada gerçekleştirilen bir uluslararası tatbikatta kullanıldığını ve bir uçağında Batmanda görev uçuşlarına başladığını kaydetti. Bu meyanda Hava Kuvvetlerinin ihtiyacına binaen 10 adet İHA için ANKA-S projesinin Ekim 2013 ayında imzalandığını ifade etti. İlk Türk tasarımı eğitim uçağı HÜRKUŞun 29 Ağustos 2013 tarihinde ilk uçuşunu gerçekleştirdiğini belirten Yılmaz, 15 adetlik seri üretim için Savunma Sanayi İcra Komitesi kararı alındığını söyledi.Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, 2014 yılı bütçe teklifinin 21 milyar 815 milyon 196 bin lira olduğunu belirtti. Bu bütçenin yüzde 48ini personel giderleri, yüzde 9unu sosyal güvenlik kurumlarına devlet prim giderleri, yüzde 41ini mal ve hizmet alım giderleri, yüzde 1ini cari transferler ve yaklaşık yüzde 1ini ise sermaye giderlerinin oluşturulduğunu kaydetti.(CİHAN)
Zaman
Ana Sayfa
11.11.2013
Mayınlarakarşı321KİRPİdahageliyorMayınlara karşı 321 KİRPİ daha geliyor
Mayınlara karşı 321 KİRPİ daha alınacak
Zaman
11.11.2013
20:08
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, askerlerin mayın tehdidine karşı korumasını sağlayan KİRPİ proje kapsamındaki toplam 468 araçtan 293 adedinin kabülünün gerçekleştirildiğini belirterek 321 ilave alım için 24 Ekim 2013 tarihinde TMSF süreci sonrasında sözleşme imzalandığını söyledi. Askeri hastanelerde uygulanan sivil hasta kontejanlarının yüzde 15 ila 90 arasında değişen oranlarda artırılması sonucunda ise toplam 369 bin 221 sivil hastanın muayene ve tedavisinin askeri hastanelerde yapıldığını açıkladı. TBMM Plan ve Bütçe görüşmeleri kapsamında Milli Savunma Bakanlığı ile Savunma Sanayi Müsteşarlığının bütçesinin görüşülmesine başlandı. Görüşmelerde bir konuşma yapan Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, yeni dünya düzeninde uluslararası güvenlik algısının, terörizm, göç, kitle imha silahlarının yayılması, ülkesel ve bölgesel kriz ve çatışmaların artması gibi nedenlerle klasik savaş tehlikesinin ötesine geçerek daha karmaşık bir hal aldığını söyledi. Türk Silahlı Kuvvetlerinin dünya barışana yönelik verdiği katkılar konusunda bilgi veren Yılmaz, uluslararası toplumun üyesi olan ülkelerle askeri anlamda ikili ilişkilerin geliştirilmesine de büyük önem verildiğini ifade etti. Bugüne kadar 67 ülke ile askeri alanda eğitim, teknik ve bilimsel işbirliği anlaşması, 55 ülke ile savunma sanayi işbirliği anlaşması, 52 ülke ile de askeri eğitim işbirliği anlaşması imzalandığını kaydetti. 2012 yılında 14 ülke ile askeri yardım anlaşması imzalandığını anlatan Yılmaz, halen 16 ülke ile anlaşması akdedilmesi çalışmalarına devam edildiğini duyurdu. Sağlık hizmetleri hakkında da bilgi veren Bakan Yılmaz, askeri hastanelerde uygulanan sivil hasta kontejanlarının yüzde 15 ila 90 arasında değişen oranlarda artırılması sonucunda 2013 yılında 10 bin 374ü yatarak olmak üzere toplam 369 bin 221 sivil hastanın muayene ve tedavisinin askeri hastanelerde yapıldığını açıkladı. Kendi hükümetleri döneminde yürürlüğe konan savunma projelerinin yüzde 90ının ülke sanayinin aktif katılımıyla gerçekleştirildiğini dile getiren Yılmaz, önümüzdeki dönem için hedefin dünya savunma sanayi liginde ilk 10a girmek olduğunu kaydetti. Savunma Sanayi Müsteşarlığının ikinci stratejik plan döneminin sonu olan 2016 yılında savunma ve havacılık sanayi ihracatının 2 milyon dolarına ve sektör cirosunun 8 milyar dolarına ulaşacağını öngürdüklerini belirtti. Altay adlı tankın seri üretimin 2016 yılından itibaren başlaması ve Kara Kuvvetleri Komutanlığının hizmetine sunulmasının öngürüldüğünü anlatan Yılmaz, Askerlerimizin mayın tehdidine karşı korumasını sağlayan KİRPİ proje kapsamındaki toplam 468 araçtan 293 adedinin kabülü gerçekleştirilmiş olup 321 ilave alım için 24 Ekim 2013 tarihinde TMSF süreci sonrasında sözleşme imzalanmıştır. dedi. Özel sektörün ürettiği mini insansız hava aracı (İHA) sistemlerinden bugüne kadar Türk Silahlı Kuvvetleri hizmetine 164 adet insansız uçak ve 4 adet insansız helikopter sunulduğunu dile getiren Yılmaz, Katara 10 adet mini İHAnın ihraç edildiğini söyledi. İlk uçuşunu Aralık 2010 tarihinde gerçekleştiren insansız hava aracı ANKAnın yaklaşık bir buçuk yıl süren geliştirme test uçuşlarının ardından Ocak 2013 tarihinde kabullerinin gerçekleştirildiğini ifade eden Yılmaz, ANKAnın ilk kez Konyada gerçekleştirilen bir uluslararası tatbikatta kullanıldığını ve bir uçağında Batmanda görev uçuşlarına başladığını kaydetti. Bu meyanda Hava Kuvvetlerinin ihtiyacına binaen 10 adet İHA için ANKA-S projesinin Ekim 2013 ayında imzalandığını ifade etti. İlk Türk tasarımı eğitim uçağı HÜRKUŞun 29 Ağustos 2013 tarihinde ilk uçuşunu gerçekleştirdiğini belirten Yılmaz, 15 adetlik seri üretim için Savunma Sanayi İcra Komitesi kararı alındığını söyledi. Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, 2014 yılı bütçe teklifinin 21 milyar 815 milyon 196 bin lira olduğunu belirtti. Bu bütçenin yüzde 48ini personel giderleri, yüzde 9unu sosyal güvenlik kurumlarına devlet prim giderleri, yüzde 41ini mal ve hizmet alım giderleri, yüzde 1ini cari transferler ve yaklaşık yüzde 1ini ise sermaye giderlerinin oluşturulduğunu kaydetti. CİHAN
Zaman
Son Dakika
11.11.2013
Mayınlarakarşı321KİRPİdahaalınacakMayınlara karşı 321 KİRPİ daha alınacak
Cihan Haber Ajansı Gündemi
Zaman
05.11.2013
09:25
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Norveç Kralı V. Harald ve Kraliçe Sonja’yı Çankaya Köşkü’nde resmi törenle karşılayacak, baş başa ve heyetler arası görüşme sonrasında ortak basın toplantısı düzenlenecek. Cumhurbaşkanı Gül, NATO Parlamenter Asamblesi Başkanı Hugh Bayley ve beraberindeki heyeti Çankaya Köşkü’nde kabul edecek. Gül ardından Cer Modern’deki ‘Munch/Warhol’ sergisinin açılışına katılacak. Gül, Norveç Kralı V. Harald ve Kraliçe Sonja onuruna Çankaya Köşkü’nde akşam yemeği verecek. (10.45-11.00-11.30-12.30-14.00-16.00-19.30-Ankara)-TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, Dünya Ehlibeyt Vakfı’nın Rixos Otel’deki Geleneksel Muharrem ayı iftar programına katılacak. (16.30 -Ankara)-Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Norveç Kralı V. Harald ile Başbakanlık Resmi Konutta çalışma yemeği yiyecek. Erdoğan, 5-9 Kasım tarihlerini kapsayan; Finlandiya, İsveç ve Polonya seyahati için Esenboğa Havalimanı’ndan hareket edecek. (14.00-17.00-Ankara)POLİTİKA-Meclis’te MHP, AK Parti, BDP ve CHP grup toplantıları yapılacak. (10.30 – 11.30 -12.30 -13.30-Ankara)-Meclis Plan ve Bütçe Komisyonunda Diyanet İşleri Başkanlığı, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk Kültür Merkezi, Türk Dil Kurumu Türk Tarih Kurumu, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu bütçesi görüşülecek. (10.00-Ankara)-Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Google Kıdemli Başkan Yardımcısı Vint Cerf ile Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın yeni açılan resmi YouTube kanalının ilk canlı yayın sohbetini gerçekleştirecek. (14.00-Ankara)-Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Serik ilçesinde çırçır ve presse fabrikası ile depolama tesislerinin açılışını yapacak. (10.00-Antalya)EKONOMİ-BP ve Toyota yöneticileri ortak faaliyetlerini; Forever Kart ile ilgili detayları Çırağan Sarayı’nda basın toplantısı ile kamuoyuna açıklayacak. (10.00-İstanbul)DÜNYA-AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ile Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, AB ile müzakerelerde Bölgesel Politikalar Faslını açacak. (Brüksel)-BM Suriye Özel Temsilcisi El Ahdar el İbrahimi, Amerikalı ve Rus yetkililerle bir araya gelecek. (Cenevre)-Kıbrıslı Rum ve Türk futbol federasyonları başkanları FIFA merkezinde bir araya gelecek. (Zürih)GÜNCEL-28 Şubat Davası, Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edecek. (10.00-Ankara)-Ulaştırma Bakanlığı ile Esenler Belediyesinin Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü’nde ortaklaşa düzenlediği ‘Uluslararası Kentsel Dönüşüm Sempozyumunda kentsel dönüşüm, tüm yönleriyle masaya yatırılacak. (10.00-İstanbul) -CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, partisinin Gaziosmanpaşa İlçe Başkanlığının düzenlediği partiye katılım törenine katılacak.(19.30-İstanbul)-Kocaelinin Gölcük ilçesinde, bir ilkokulda sınıf öğretmeni olan annenin tatile gittiği sırada evde tek başına bıraktığı ve açlık ve susuzluktan ölen 2 aylık erkek bebek bugün toprağa verilecek. (12.00–Kocaeli)-Şanlıurfanın Bozova ilçesi yakınlarında sabah saatlerinde meydana gelen trafik kazasında en az 6 kişi öldü, 5 kişi de yaralandı. Kaza mahalline çok sayıda sağlık ekibi gönderildi. Yaralılar Şanlıurfadaki hastanelere kaldırıldı. Gelişmeler takip ediliyor. (Şanlıurfa)-Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin İstanbul başta olmak üzere Türkiye ve dünyanın her yerine sunacağı helikopter kiralama hizmetinin tanıtım toplantısı BURULAŞ helikopter sahasında yapılacak. (13.00-Bursa)SPOR-Şampiyonlar Liginde Kopenhag-Galatasaray maçı oynanacak. (21.45-Kopenhag)-Fenerbahçede Galatasaray maçı hazırlıkları sürecek. (18.00-İstanbul)-Tiger Woods Boğaziçi Köprüsünde Asyadan Avrupaya golf vuruşu gerçekleştirecek.-Takımların hafta sonuna yönelik çalışmaları takip ediliyor. CİHAN
Zaman
Son Dakika
05.11.2013
CihanHaberAjansıGündemiCihan Haber Ajansı Gündemi
İlk Türk helikopterinin çizimleri ortaya çıktı
Zaman
12.10.2013
01:53
Türk Silahlı Kuvvetleri ile diğer ihtiyaç sahibi makamların eğitim helikopteri ve hafif sınıf genel maksat helikopteri ihtiyacının karşılanması için başlatılan ‘ilk özgün Türk helikopteri’ projesinde önemli bir adım atıldı.Geçtiğimiz gün Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nda (SSM) yapılan toplantının ardından helikopterin ilk çizimleri tamamlandı. Üretim için haziran ayında Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TSAŞ) ile sözleşme imzalanmıştı. Sözleşme; 5 ton sınıfında, 3 mürettebat ve 9 yolcu kapasiteli hafif sınıf genel maksat helikopterinin milli imkânlarla tasarlanması, geliştirilmesi, test edilmesi ve üretilmesi, Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansı’ndan (EASA) uluslararası sivil sertifikasyonunun alınması ve askerî kalifikasyonunun (iş yapabilme yeteneği) tamamlanması konularını kapsıyor. Program takvimine göre ilk uçuşun 60. ayda gerçekleştirilmesi, sivil sertifikasyonun 78. ayda EASA’dan alınması ve 90. ayda askerî kalifikasyonun tamamlanması hedefleniyor. Bu arada ilk Türk özgün helikopteri için, Savunma Teknolojileri Mühendislik AŞ (STM) de bir rapor hazırlamıştı. SSM için hazırlanan raporda, yurtiçi geliştirme hariç diğer yöntemlerin hiçbirinde yerli sanayinin yeterli bilgi birikiminin sağlanamayacağı belirtilmişti. Yurtiçi geliştirme seçeneğinin değerlendirilmesi durumunda, üretim altyapısından ziyade tasarım altyapısının daha kritik olduğu kaydedilmişti. Raporda ayrıca Türk özgün helikopteri hedefine ulaşılmasının, bütün çalışmaların tek merkezden kontrolü ve gerçekçi bir planlama ile mevcut Türk Savunma Sanayii tesislerinin kullanılarak ve eksik alanlarda ilave bazı ek yatırımlar yapılarak mümkün olabileceği vurgulanmıştı.
Zaman
Güncel
12.10.2013
İlkTürkhelikopterininçizimleriortayaçıktıİlk Türk helikopterinin çizimleri ortaya çıktı
İlk Türk helikopterinin çizimleri ortaya çıktı
Zaman
12.10.2013
01:53
Türk Silahlı Kuvvetleri ile diğer ihtiyaç sahibi makamların eğitim helikopteri ve hafif sınıf genel maksat helikopteri ihtiyacının karşılanması için başlatılan ‘ilk özgün Türk helikopteri’ projesinde önemli bir adım atıldı.Geçtiğimiz gün Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nda (SSM) yapılan toplantının ardından helikopterin ilk çizimleri tamamlandı. Üretim için haziran ayında Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TSAŞ) ile sözleşme imzalanmıştı. Sözleşme; 5 ton sınıfında, 3 mürettebat ve 9 yolcu kapasiteli hafif sınıf genel maksat helikopterinin milli imkânlarla tasarlanması, geliştirilmesi, test edilmesi ve üretilmesi, Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansı’ndan (EASA) uluslararası sivil sertifikasyonunun alınması ve askerî kalifikasyonunun (iş yapabilme yeteneği) tamamlanması konularını kapsıyor. Program takvimine göre ilk uçuşun 60. ayda gerçekleştirilmesi, sivil sertifikasyonun 78. ayda EASA’dan alınması ve 90. ayda askerî kalifikasyonun tamamlanması hedefleniyor. Bu arada ilk Türk özgün helikopteri için, Savunma Teknolojileri Mühendislik AŞ (STM) de bir rapor hazırlamıştı. SSM için hazırlanan raporda, yurtiçi geliştirme hariç diğer yöntemlerin hiçbirinde yerli sanayinin yeterli bilgi birikiminin sağlanamayacağı belirtilmişti. Yurtiçi geliştirme seçeneğinin değerlendirilmesi durumunda, üretim altyapısından ziyade tasarım altyapısının daha kritik olduğu kaydedilmişti. Raporda ayrıca Türk özgün helikopteri hedefine ulaşılmasının, bütün çalışmaların tek merkezden kontrolü ve gerçekçi bir planlama ile mevcut Türk Savunma Sanayii tesislerinin kullanılarak ve eksik alanlarda ilave bazı ek yatırımlar yapılarak mümkün olabileceği vurgulanmıştı.
Zaman
Ana Sayfa
12.10.2013
İlkTürkhelikopterininçizimleriortayaçıktıİlk Türk helikopterinin çizimleri ortaya çıktı
Milli helikopter için geri sayım başladı
Zaman
11.10.2013
17:22
Savunma Sanayii Müsteşarlığı, Özgün Helikopter Başlangıç toplantısının yapıldığını açıkladı.Savunma Sanayii Müsteşarlığından yapılan açıklamada, Özgün Helikopter Programının, Türk Silahlı Kuvvetleri ve diğer ihtiyaç sahibi makamların eğitim helikopteri ve hafif sınıf genel maksat helikopteri ihtiyacının özgün tasarım bir platform ile karşılanması amacıyla, milli imkanlarla tasarlanması, geliştirilmesi, test edilmesi ve üretilmesini kapsadığı kaydedildi. Açıklamada, 26 Haziran 2013 tarihinde TUSAŞ A.Ş. ile Özgün Helikopter Programı Sözleşmesi imzalandığı hatırdlatılarak şöyle denildi: 6 Eylül 2013 itibari ile program takvimi başlamıştır. Sözleşme; 5 ton sınıfında, 3 mürettebat ve 9 yolcu kapasiteli bir hafif sınıf genel maksat helikopterinin milli imkanlarla tasarlanması, geliştirilmesi, test edilmesi ve üretilmesi, Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansı (EASA)dan uluslararası sivil sertifikasyonunun alınması ve askeri kalifikasyonunun tamamlanması konularını kapsamaktadır. Program takvimine göre ilk uçuşun 60. ayda gerçekleştirilmesi, sivil sertifikasyonun 78. ayda EASAdan alınması ve 90. ayda Askeri Kalifikasyonun tamamlanması hedeflenmektedir. Program kapsamında 11 Ekim 2013 tarihinde TUSAŞ A.Ş. ile Program Başlangıç Toplantısı gerçekleştirilmiştir.
Zaman
En Çok Okunan
11.10.2013
MillihelikopteriçingerisayımbaşladıMilli helikopter için geri sayım başladı
Milli helikopter için geri sayım başladı
Zaman
11.10.2013
11:43
Savunma Sanayii Müsteşarlığı, Özgün Helikopter Başlangıç toplantısının yapıldığını açıkladı.Savunma Sanayii Müsteşarlığından yapılan açıklamada, Özgün Helikopter Programının, Türk Silahlı Kuvvetleri ve diğer ihtiyaç sahibi makamların eğitim helikopteri ve hafif sınıf genel maksat helikopteri ihtiyacının özgün tasarım bir platform ile karşılanması amacıyla, milli imkanlarla tasarlanması, geliştirilmesi, test edilmesi ve üretilmesini kapsadığı kaydedildi. Açıklamada, 26 Haziran 2013 tarihinde TUSAŞ A.Ş. ile Özgün Helikopter Programı Sözleşmesi imzalandığı hatırdlatılarak şöyle denildi: 6 Eylül 2013 itibari ile program takvimi başlamıştır. Sözleşme; 5 ton sınıfında, 3 mürettebat ve 9 yolcu kapasiteli bir hafif sınıf genel maksat helikopterinin milli imkanlarla tasarlanması, geliştirilmesi, test edilmesi ve üretilmesi, Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansı (EASA)dan uluslararası sivil sertifikasyonunun alınması ve askeri kalifikasyonunun tamamlanması konularını kapsamaktadır. Program takvimine göre ilk uçuşun 60. ayda gerçekleştirilmesi, sivil sertifikasyonun 78. ayda EASAdan alınması ve 90. ayda Askeri Kalifikasyonun tamamlanması hedeflenmektedir. Program kapsamında 11 Ekim 2013 tarihinde TUSAŞ A.Ş. ile Program Başlangıç Toplantısı gerçekleştirilmiştir.
Zaman
Güncel
11.10.2013
MillihelikopteriçingerisayımbaşladıMilli helikopter için geri sayım başladı
Milli helikopter için geri sayım başladı
Zaman
11.10.2013
11:38
Savunma Sanayii Müsteşarlığı, Özgün Helikopter Başlangıç toplantısının yapıldığını açıkladı.Savunma Sanayii Müsteşarlığından yapılan açıklamada, Özgün Helikopter Programının, Türk Silahlı Kuvvetleri ve diğer ihtiyaç sahibi makamların eğitim helikopteri ve hafif sınıf genel maksat helikopteri ihtiyacının özgün tasarım bir platform ile karşılanması amacıyla, milli imkanlarla tasarlanması, geliştirilmesi, test edilmesi ve üretilmesini kapsadığı kaydedildi. Açıklamada, 26 Haziran 2013 tarihinde TUSAŞ A.Ş. ile Özgün Helikopter Programı Sözleşmesi imzalandığı hatırdlatılarak şöyle denildi: 6 Eylül 2013 itibari ile program takvimi başlamıştır. Sözleşme; 5 ton sınıfında, 3 mürettebat ve 9 yolcu kapasiteli bir hafif sınıf genel maksat helikopterinin milli imkanlarla tasarlanması, geliştirilmesi, test edilmesi ve üretilmesi, Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansı (EASA)dan uluslararası sivil sertifikasyonunun alınması ve askeri kalifikasyonunun tamamlanması konularını kapsamaktadır. Program takvimine göre ilk uçuşun 60. ayda gerçekleştirilmesi, sivil sertifikasyonun 78. ayda EASAdan alınması ve 90. ayda Askeri Kalifikasyonun tamamlanması hedeflenmektedir. Program kapsamında 11 Ekim 2013 tarihinde TUSAŞ A.Ş. ile Program Başlangıç Toplantısı gerçekleştirilmiştir.
Zaman
Ana Sayfa
11.10.2013
MillihelikopteriçingerisayımbaşladıMilli helikopter için geri sayım başladı
Kosova Güvenlik Gücü, ordu olmak için yeşil ışık bekliyor
Zaman
18.09.2013
15:11
Kosova Güvenlik Gücü (KGG), Kosova Ordusuna dönüşmek için NATOdan ve diğer uluslararası kurumlardan yeşil ışık yakılmasını beklerken bir yandan da hazırlıklarını sürdürüyor.KGG, şu anda Kosova Ordusu niteliğinde olmadığı için ancak doğal afetlerde müdahale etme yetkisi olan bir güç. Gelecekte ordu olması beklenen Kosova Güvenlik Gücünün şimdilik ne pilotu ne askeri uçağı ne de bir helikopteri bulunuyor.Var olan bu durumu değiştirmek için KGGnin 6 genç mensubu şu anda Türkiyede eğitim görüyor. Türk Askeri Akademisindeki 2 yıllık eğitim ardından bu gençler pilot ve havacılık mühendisleri için eğitime devam edip Kosovanın ilk pilot ve havacılık mühendisleri olacak.Kosova Savunma Bakanlığı bu yılın sonuna kadar 3 helikopter satın almayı planlıyor. Kosovanın yakın bir gelecekte savaş uçağı satın alması ekonomik sorunlar nedeniyle olanaksız gibi görülüyor. Kosova Güvenlik Gücünün bundan birkaç ay öncesine kadar askeri aracı da yoktu. Türkiye ile Kosova arasındaki anlaşma sonucunda Türkiye, Kosova Güvenlik Gücüne Kobra tipinde iki askeri araç hediye etti.(DHA)
Zaman
Son Dakika
18.09.2013
KosovaGüvenlikGücüorduolmakiçinyeşilışıkbekliyorKosova Güvenlik Gücü ordu olmak için yeşil ışık bekliyor
Kepez'de havacılık fotoğraf sergisi ve model uçak gösterisi
Zaman
18.09.2013
12:13
Antalya Kepez Belediyesi ve Türk Hava Kurumu (THK), havacılık sektörünü gençlere sevdirmek amacıyla ‘Havacılık Fotoğraf Sergisi ve Model Uçak Gösterisi’ etkinliği düzenledi. THK Antalya Şubesinin, Kepez Belediyesinin katkılarıyla Erdem Bayazıt Kültür Merkezi’nde(EBKM) gerçekleştirilen sergide, kurumun havacılık faaliyetlerinin tanıtıldığı 36 adet fotoğraf yer alıyor. EBKM fuayesinde yapılan serginin açılışına katılan Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü söz konusu etkinlikle yeni kültür-sanat sezonunu açtıklarını söyledi. Atatürk’ün THKyı, Cumhuriyetin ilk yıllarında, büyük bir vizyon ortaya koyarak ‘istikbal göklerdedir anlayışını perçinlemek için kurduğunu belirten Tütüncü, THKnın, en önemli işlevlerinden bir tanesi de milletçe ufkumuzu yükseltmek ve istikbale doğru yüzümüzü çevirmek. Sergi bu manada önemli. Son yıllarda THKdaki gelişmeler, milletçe göğsümüzü kabartıyor. Güzel bir üniversiteye sahip olan THK, gençlere uçuş hayalleriyle ilgili önemli görevi yerine getiriyor. Bu nedenle milletçe THK’ya sahip çıkmalıyız. diye konuştu. THK Antalya Şube Başkanı Vasıf Yüceliş de Havacılık Fotoğraf Sergisi ve Model Uçak ve Helikopter Gösterisi etkinliğine desteklerinden dolayı Başkan Tütüncüye teşekkür etti. Konuşmaların ardından Tütüncü, diğer davetlilerle birlikte kurdeleyi keserek, sergiyi ziyarete açtı. Yüceliş, sergiyi gezdirdiği Başkan Hakan Tütüncüyü, fotoğraflarla ilgili bilgilendirdi. Sergi açılışının ardından EBKMnin yanındaki kent meydanında model uçak ve model helikopter gösterisine geçildi. Ahmet Baştuğ, uzaktan kumanda ile uçurduğu zagi (uçan kanat) ile Davut Şahin ise uzaktan kumanda ile yönlendirdiği model helikopter ile gösteri yaptı. CİHAN
Zaman
Son Dakika
18.09.2013
KepezdehavacılıkfotoğrafsergisivemodeluçakgösterisiKepezde havacılık fotoğraf sergisi ve model uçak gösterisi
CHP, Bakan Yılmaz'a düşürülen Suriye helikopterini sordu
Zaman
17.09.2013
14:43
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Umut Oran, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaza, Türk F16’ları tarafından düşürülen Suriye helikopterini sordu. Oran, Ağır nakliye helikopteri Mİ17’nin vurulma sonrasında Suriye topraklarında düşmesi mümkün mü? Düşürülen Mİ17 yeni angajman kuralları sonrasında yaşanan ilk vaka mıdır? Füzeyle vurulan helikopter pilotu paraşütü giyip atlayabilir mi? sorularını yöneltti.CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle TBMM’ye sunduğu soru önergesinde, dün düşürülen Suriye helikopteri ile ilgili şu sorular yer aldı: - Suriye’ye karşı geçen yıl ilan edilen yeni angajman kuralları sonrasında kaç kez hava sahamız bu ülkeye ait hava taşıtları tarafından ihlal edildi? Bu ihlali yapan taşıtın cinsi ve ihlalin yapıldığı tarih ve zaman nedir? İhlaller karşısında hangi girişim ve müdahalelerde bulunuldu, sonuçları ne olmuştur?- Yeni angajman kuralları sonrasında dün saat 14.25’te Suriye’ye ait Mİ-17 tipi bir helikopterin Hatay üzerinden hava sahamızı ihlal etmesi yaşanan ilk vaka mıdır?- Sınırımızı 2 kilometre ihlal ettiği belirtilen ve manevra kabiliyetinin çok düşük olduğu bilinen Mİ-17 Suriye helikopterinin, Türk F-16’larınca vurulmasının ardından sınırdan 2 km içeride Suriye topraklarında yere düşmesi mümkün müdür? Bu nasıl gerçekleşmiştir?- Mİ-17 tipi helikopterlerde pilotlar, uçuş esnasında paraşütlerini sırtlarında mı taşırlar yoksa oturdukları koltukların altında mıdır? Paraşütler koltuk altlarında ise F-16 gibi ileri teknoloji ürünü savaş uçağının yaptığı füze atışı sonrasında hedef konumundaki Mİ-17’nin pilotlarının birkaç saniye içerisinde paraşütlerini giyerek atlaması teknik ve askeri olarak mümkün müdür?- Düşürülen helikopterde GPS tarzı dijital konum belirleme sistemleri var mıdır? Düşürülen Suriye helikopterinde saldırı amaçlı silah-füze sistemi saptandı mı?- Mİ-17’lerin genelde ordularda keşif, gözetleme, nakil işleri için kullanıldığı bilgisi doğru mudur? CİHAN
Zaman
Son Dakika
17.09.2013
CHPBakanYılmazadüşürülenSuriyehelikopterinisorduCHP Bakan Yılmaza düşürülen Suriye helikopterini sordu
Bakan Ergün: Suriye aynı ihlali yaparsa, yine vuracağız
Zaman
17.09.2013
13:44
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, Angajman kurulları değişmediği sürece Suriyeden tarafımıza yapılan sınır ihlallerinde uçak olsun helikopter olsun kesinlikle vurulacaktır dedi.Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, ilk olarak Uşak Valiliğini ziyaret etti. Uşak Valisi ve protokolü tarafından karşılanan Bakan Ergün, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.Uşakta özellikle son 10 yıldaki sanayi alanındaki gelişmeleri yakından takip ettiği söyleyen Bakan Ergün, Türkiyede her geçen gün gerek geri dönüşüm sektörü olsun, gerekse tekstil olsun büyük yatırımlar yapan Uşak bu konuda yerini sağlamlaştırıyor. Bizler de bakanlığımızca bu konuda Uşaka elimizden gelen her türlü desteği vermeye hazırız. Uşakta daha önce 40 milyon dolar civarında olan ihracat rakamları şimdi baktığımızda 200 milyon dolarlar seviyesine ulaşmıştır. Bu rakamlar Uşakta bulunan iki Organize Sanayi Bölgesi tarafından gerçekleştirilen rakamlardır. Bakanlığımız olarak bu rakamları nasıl arttırırız, ne gibi çalışmalar yaparız bunları değerlendireceğiz diye konuştu.ÇEVREYİ KİRLETEN İŞLETMELERE İZİN VERİLMİYORDeri konusunun da çok önemsedikleri bir konu olduğunu anlatan Bakan Ergün, şunları söyledi: Sanayi olsunda nasıl olursa olsun demiyoruz. Toprağı havayı suyu koruyan önemseyen bir sanayi anlayışını önemsiyoruz. Tabii ki dericilikte çevre açısından dikkatle yürütülmesi gereken bir iştir. İhtisas organize sanayi bölgeleri bu nedenle kurulmuştur. Bunlardan bir tanesi de Uşakta var olan Karma Organize Sanayi Bölgesidir. Süreç içinde çevreye zarar veren sanayi kuruluşu varsa bunların OSBlere yönlendirilmesi, zorlanması hatta teşvik edilmesi elbette her zaman gündemimizde olan bir konudur. Hangi sanayi tesisi çevreyi kirletiyor bunun tespiti tek, tek yapmak lazım. Zaten çevreyi kirleten bir sanayi tesisine kesinlikle izin vermiyoruz.BİZİM YAPTIĞIMIZI BABA OĞLUNA YAPMIYORYeni iş kuracak girişimcilere ciddi destekler verdiklerini söyleyen Bakan Ergün, Girişimci olmak isteyen fikir üretecek olanlar hemen bize gelecek fikrini sunacak. Şahıs şirketini kurarken hemen 100 bin TL hibe olarak biz veriyoruz. İsterse batırsın hiç önemli değil. Biz onun fikrine güvendiğimiz için vereceğiz. Ayrıca KOSGEB girişimcilik kurslarına katıldıklarında kendi iş yerini oluşturduklarında 30 bin hibe 70 bin TL faizsiz 4 yıl ödemesiz kredi veriyoruz. Babasının oğluna yapmayacağı imkanları girişimciye sunuyoruz şeklinde konuştu.SURİYE AYNI İHLALİ YİNE YAPARSA, YİNE VURACAĞIZSuriye helikopterinin Türk savaş uçakları tarafından vurulmasının ardından bir basın mensubunun sorusunu yanıtlayan Bakan Ergün, sözlerini şöyle tamamladı: Bilindiği üzere bizim bir uçağımız Suriyenin sınır ihlali çevresinde düşürülmüştü. İç savaşın olduğu Suriyede bu ihlaller fazlalaşmaya başladı. Bu doğrultuda Suriyeye olan angajman kurulları birkaç ay önce değiştirilmişti ve Suriyeye de bu konuda bildiri gönderildi. Sınır ihlali söz konusu olduğunda ve bunda ısrar edilmesi halinde uçak veya helikopterlerin düşürüleceği ve diğer operasyonların yapılacağı kamuoyuyla da paylaşıldı. Dün akşam ise gerekli uyarılar yapıldığı halde ihlale devam eden Suriye helikopteri, Malatyadan kalkan bir uçağımız tarafından füze ile vurularak düşürüldü. Bu Türkiyenin sınır güvenliği açısından önemli bir konudur. Angajman kurulları değişmediği sürece Suriyeden tarafımıza yapılan sınır ihlallerinde uçak olsun helikopter olsun kesinlikle vurulacaktır.(İHA)
Zaman
Son Dakika
17.09.2013
BakanErgünSuriyeaynıihlaliyaparsayinevuracağızBakan Ergün Suriye aynı ihlali yaparsa yine vuracağız
Türkiye'nin düşürdüğü helikopter enkazının yeni görüntüleri ortaya çıktı
Zaman
17.09.2013
11:45
Türk savaş uçakları tarafından düşürülen Suriyeye ait helikopterin yeni enkaz görüntüleri ortaya çıktı. Dün ilk olarak muhaliflerin Lazkiye bölgesinde düşürdüklerini öne sürdükleri uçak görüntülerinin aslında Türk jetleri tarafından düşürülen helikopterin görüntüsü olduğu ortaya çıktı.Yeni görüntülerde helikopterin düşmesinin ardından hemen muhalifler tarafından kuşatıldığı görülüyor. Yanmaya devam ettiği görülen helikopterin enkazına akın eden muhaliflerin tekbir getirerek sevinç sloganları attıkları görülüyor.Açıklama yapan muhalif bir asker, Havada helikopterin sesini duyduk. Ardından büyük bir gürültü ile düşmeye başladı. Adeta alev topuna dönen helikopter boş bir alana düştü Öte yandan bölgeye gelen çevredeki halk ise helikopterin enkazını söndürmeye çalışarak, hurda demirleri toplamaya çalışıyor. CİHAN
Zaman
Son Dakika
17.09.2013
TürkiyenindüşürdüğühelikopterenkazınınyenigörüntüleriortayaçıktıTürkiyenin düşürdüğü helikopter enkazının yeni görüntüleri ortaya çıktı
Sınır ihlaline füzeli cevap
Zaman
17.09.2013
02:04
Hatay’ın Yayladağı ilçesi yakınlarında Türkiye hava sahasını ihlal eden bir Suriye helikopteri, bir F-16 tarafından vurularak düşürüldü. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, helikopterin angajman kuralları çerçevesinde vurulduğunu duyurdu. Genelkurmay da, olayla ilgili teknik ayrıntıları açıkladı.Beşşar Esed güçlerinin sivillere karşı kimyasal silah kullandığı tespit edilmesine rağmen Suriye’ye askeri müdahale ihtimali ortadan kalkarken dün Türkiye’den sıcak bir hamle geldi. Alarm durumunda bekleyen Türk F-16’ları, sınır ihlali yapan bir Suriye helikopterini düşürdü. Öğle saatlerinde Hatay sınırına yakın bölgede meydana gelen olayda ilk önce helikopterin muhalifler tarafından vurulduğu iddia edildi. Ancak akşam saatlerinde Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Suriye’ye ait Mi-17 tipi helikopterin, angajman kuralları çerçevesinde Türk jetleri tarafından vurulduğunu duyurdu. En detaylı açıklama ise Türk Silahlı Kuvvetleri’nden (TSK) geldi. Buna göre uyarıldığı halde Türk hava sahasını ihlal eden Suriye helikopteri saat 14.27’de bir F-16 tarafından vuruldu.Olayın ardından TSK’da tüm birimler alarma geçirildi ve izinler iptal edildi. Helikopterden paraşütle atlayan pilotlardan birinin ölü olarak Suriyeli muhaliflerin eline geçtiği, diğerinin ise arandığı iddia edildi.TSK tarafından yapılan açıklamaya göre sınırdaki sıcak olay şöyle gerçekleşti: Mi-17 tipi bir Suriye helikopteri, Türkiye hududuna yaklaşık 47 km mesafede iken saat 13.41’den itibaren Diyarbakır’daki Birleştirilmiş Kontrol İhbar Merkezi (BİKİM) tarafından tespit edilerek takibe alındı. Sınıra 9 km kalıncaya kadar BİKİM, Türk hava sahasına yaklaştığına ilişkin uyarı yaptı. Buna rağmen Suriye helikopteri Türk hava sahasına yaklaşmaya devam etti ve saat 14.25’te Hatay/Yayladağ’a bağlı Güveççi Hudut Karakolu bölgesinde, Türk hava sahasını, yaklaşık 14.200 feet irtifada seyrederken, 2 km. derinlikte ihlal etti. Bu durum üzerine, bölgede hava devriye görevinde bulunan yani hali hazırda uçuşta olan iki adet F-16 uçağından birisi tarafından, saat 14.27’de Türk hava sahasında iken vuruldu. Sınırın yaklaşık olarak 1 km yakınında Suriye tarafına düştü.Zaman’a bilgi veren askerî kaynaklar, helikopterin çok yüksek irtifada uçtuğunu, sınıra yaklaşmasına rağmen irtifasını düşürmediğini ve bu durumun da askerî konseptte ‘düşmanca tavır’ olarak algılandığını dile getirdi. Aynı kaynaklar angajman esnasında Türk savaş uçağının 19.100 feet (yaklaşık 5800 metre) irtifada, helikoptere 1,8 km mesafede olduğu bilgisini verdi. Uçağı vuran füze ise ABD yapımı AIM-9 sidewinder.MEHMETÇİK MİSİLLEMEYE KARŞI ALARMDATSK yaptığı açıklamada olay anının radar iz bilgilerini de kamuoyuyla paylaştı. Olayın ardından TSK’da tüm birimler Suriye’nin misilleme ihtimaline karşı alarma geçirildi ve izinler iptal edildi. Siyasi gözlemciler, bu olayın zaten tansiyonun yüksek olduğu sınırdaki gerilimi daha da yükselteceğini ifade ederken gözler, Şam yönetiminin buna nasıl tepki göstereceğine çevrilmiş durumda.Suriye, 22 Haziran 2012’de Türkiye’ye ait RF-4E tipi bir savaş uçağını düşürmüştü. Olayın ardından Ankara da Suriye’ye dönük angajman kurallarını değiştirmişti. Başbakan Erdoğan olayın ardından Şam’a, “Suriye rejimine ait, sınırlarımıza yaklaşan her askerî unsur, tehdit olarak algılanacaktır.” uyarısını yapmıştı. Angajman kuralları ülkeye yönelecek herhangi bir tehdide karşı uygulanacak yaptırımın boyutlarını ve tehdidin niteliğine göre yapılacak karşı askerî müdahaleyi belirliyor. Türkiye, angajman kuralları gereği, kendi hava sahasını ihlal eden uçakları uyarıyor, herhangi bir saldırıda bulunmuyor. İhlal devam ederse, savaş jetleri havalanarak ihlal yapan uçağı ya inişe zorluyor ya da uçağın hava sahamızı terk etmesi sağlanıyor. Eğer ihlali yapan uçak hasmane tavrına devam ederse, ateş etme hakkı bulunuyor. Suriye’ye ait helikopterin de bu şekilde vurulduğu belirtiliyor.Mİ-17’LER YAKIN HAVA DESTEĞİ SAĞLIYORTürk savaş uçakları tarafından düşürülen genel maksat helikopteri Mi-17, Sovyet Mi-8 taşıma helikopterinin daha güçlü motorlarla donatılmış hali olarak biliniyor. Mi-17 helikopterleri, aynı zamanda arama ve kurtarma çalışmalarında da kullanılıyor. Yaklaşık 20 personel taşıyabiliyor. Mi-17’ler roket podlarıyla birlikte yakın hava desteği için de kullanılabiliyor. Suriye’nin de helikopterleri bu şekilde kullandığı belirtiliyor.‘Türk jetlerini fark edince kaçmaya çalıştı’Sınır ihlali yaptığı için düşürülen Suriye Hava Kuvvetleri’ne ait helikopter, Zaman’a konuşan görgü tanıklarına göre, Türk jetleri olay yerine gelene kadar muhaliflere ait bölgelerde keşif yapıyordu. Uzun süre sınır boyunca yüksek irtifada uçan askerî
Zaman
En Çok Okunan
17.09.2013
SınırihlalinefüzelicevapSınır ihlaline füzeli cevap
Sınır ihlaline füzeli cevap
Zaman
17.09.2013
01:53
Hatay’ın Yayladağı ilçesi yakınlarında Türkiye hava sahasını ihlal eden bir Suriye helikopteri, bir F-16 tarafından vurularak düşürüldü. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, helikopterin angajman kuralları çerçevesinde vurulduğunu duyurdu. Genelkurmay da, olayla ilgili teknik ayrıntıları açıkladı.Beşşar Esed güçlerinin sivillere karşı kimyasal silah kullandığı tespit edilmesine rağmen Suriye’ye askeri müdahale ihtimali ortadan kalkarken dün Türkiye’den sıcak bir hamle geldi. Alarm durumunda bekleyen Türk F-16’ları, sınır ihlali yapan bir Suriye helikopterini düşürdü. Öğle saatlerinde Hatay sınırına yakın bölgede meydana gelen olayda ilk önce helikopterin muhalifler tarafından vurulduğu iddia edildi. Ancak akşam saatlerinde Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Suriye’ye ait Mi-17 tipi helikopterin, angajman kuralları çerçevesinde Türk jetleri tarafından vurulduğunu duyurdu. En detaylı açıklama ise Türk Silahlı Kuvvetleri’nden (TSK) geldi. Buna göre uyarıldığı halde Türk hava sahasını ihlal eden Suriye helikopteri saat 14.27’de bir F-16 tarafından vuruldu.Olayın ardından TSK’da tüm birimler alarma geçirildi ve izinler iptal edildi. Helikopterden paraşütle atlayan pilotlardan birinin ölü olarak Suriyeli muhaliflerin eline geçtiği, diğerinin ise arandığı iddia edildi.TSK tarafından yapılan açıklamaya göre sınırdaki sıcak olay şöyle gerçekleşti: Mi-17 tipi bir Suriye helikopteri, Türkiye hududuna yaklaşık 47 km mesafede iken saat 13.41’den itibaren Diyarbakır’daki Birleştirilmiş Kontrol İhbar Merkezi (BİKİM) tarafından tespit edilerek takibe alındı. Sınıra 9 km kalıncaya kadar BİKİM, Türk hava sahasına yaklaştığına ilişkin uyarı yaptı. Buna rağmen Suriye helikopteri Türk hava sahasına yaklaşmaya devam etti ve saat 14.25’te Hatay/Yayladağ’a bağlı Güveççi Hudut Karakolu bölgesinde, Türk hava sahasını, yaklaşık 14.200 feet irtifada seyrederken, 2 km. derinlikte ihlal etti. Bu durum üzerine, bölgede hava devriye görevinde bulunan yani hali hazırda uçuşta olan iki adet F-16 uçağından birisi tarafından, saat 14.27’de Türk hava sahasında iken vuruldu. Sınırın yaklaşık olarak 1 km yakınında Suriye tarafına düştü.Zaman’a bilgi veren askerî kaynaklar, helikopterin çok yüksek irtifada uçtuğunu, sınıra yaklaşmasına rağmen irtifasını düşürmediğini ve bu durumun da askerî konseptte ‘düşmanca tavır’ olarak algılandığını dile getirdi. Aynı kaynaklar angajman esnasında Türk savaş uçağının 19.100 feet (yaklaşık 5800 metre) irtifada, helikoptere 1,8 km mesafede olduğu bilgisini verdi. Uçağı vuran füze ise ABD yapımı AIM-9 sidewinder.MEHMETÇİK MİSİLLEMEYE KARŞI ALARMDATSK yaptığı açıklamada olay anının radar iz bilgilerini de kamuoyuyla paylaştı. Olayın ardından TSK’da tüm birimler Suriye’nin misilleme ihtimaline karşı alarma geçirildi ve izinler iptal edildi. Siyasi gözlemciler, bu olayın zaten tansiyonun yüksek olduğu sınırdaki gerilimi daha da yükselteceğini ifade ederken gözler, Şam yönetiminin buna nasıl tepki göstereceğine çevrilmiş durumda.Suriye, 22 Haziran 2012’de Türkiye’ye ait RF-4E tipi bir savaş uçağını düşürmüştü. Olayın ardından Ankara da Suriye’ye dönük angajman kurallarını değiştirmişti. Başbakan Erdoğan olayın ardından Şam’a, “Suriye rejimine ait, sınırlarımıza yaklaşan her askerî unsur, tehdit olarak algılanacaktır.” uyarısını yapmıştı. Angajman kuralları ülkeye yönelecek herhangi bir tehdide karşı uygulanacak yaptırımın boyutlarını ve tehdidin niteliğine göre yapılacak karşı askerî müdahaleyi belirliyor. Türkiye, angajman kuralları gereği, kendi hava sahasını ihlal eden uçakları uyarıyor, herhangi bir saldırıda bulunmuyor. İhlal devam ederse, savaş jetleri havalanarak ihlal yapan uçağı ya inişe zorluyor ya da uçağın hava sahamızı terk etmesi sağlanıyor. Eğer ihlali yapan uçak hasmane tavrına devam ederse, ateş etme hakkı bulunuyor. Suriye’ye ait helikopterin de bu şekilde vurulduğu belirtiliyor.Mİ-17’LER YAKIN HAVA DESTEĞİ SAĞLIYORTürk savaş uçakları tarafından düşürülen genel maksat helikopteri Mi-17, Sovyet Mi-8 taşıma helikopterinin daha güçlü motorlarla donatılmış hali olarak biliniyor. Mi-17 helikopterleri, aynı zamanda arama ve kurtarma çalışmalarında da kullanılıyor. Yaklaşık 20 personel taşıyabiliyor. Mi-17’ler roket podlarıyla birlikte yakın hava desteği için de kullanılabiliyor. Suriye’nin de helikopterleri bu şekilde kullandığı belirtiliyor.‘Türk jetlerini fark edince kaçmaya çalıştı’Sınır ihlali yaptığı için düşürülen Suriye Hava Kuvvetleri’ne ait helikopter, Zaman’a konuşan görgü tanıklarına göre, Türk jetleri olay yerine gelene kadar muhaliflere ait bölgelerde keşif yapıyordu. Uzun süre sınır boyunca yüksek irtifada uçan askerî
Zaman
Dünya
17.09.2013
SınırihlalinefüzelicevapSınır ihlaline füzeli cevap
Sınır ihlaline füzeli cevap
Zaman
17.09.2013
01:53
Hatay’ın Yayladağı ilçesi yakınlarında Türkiye hava sahasını ihlal eden bir Suriye helikopteri, bir F-16 tarafından vurularak düşürüldü. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, helikopterin angajman kuralları çerçevesinde vurulduğunu duyurdu. Genelkurmay da, olayla ilgili teknik ayrıntıları açıkladı.Beşşar Esed güçlerinin sivillere karşı kimyasal silah kullandığı tespit edilmesine rağmen Suriye’ye askeri müdahale ihtimali ortadan kalkarken dün Türkiye’den sıcak bir hamle geldi. Alarm durumunda bekleyen Türk F-16’ları, sınır ihlali yapan bir Suriye helikopterini düşürdü. Öğle saatlerinde Hatay sınırına yakın bölgede meydana gelen olayda ilk önce helikopterin muhalifler tarafından vurulduğu iddia edildi. Ancak akşam saatlerinde Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Suriye’ye ait Mi-17 tipi helikopterin, angajman kuralları çerçevesinde Türk jetleri tarafından vurulduğunu duyurdu. En detaylı açıklama ise Türk Silahlı Kuvvetleri’nden (TSK) geldi. Buna göre uyarıldığı halde Türk hava sahasını ihlal eden Suriye helikopteri saat 14.27’de bir F-16 tarafından vuruldu.Olayın ardından TSK’da tüm birimler alarma geçirildi ve izinler iptal edildi. Helikopterden paraşütle atlayan pilotlardan birinin ölü olarak Suriyeli muhaliflerin eline geçtiği, diğerinin ise arandığı iddia edildi.TSK tarafından yapılan açıklamaya göre sınırdaki sıcak olay şöyle gerçekleşti: Mi-17 tipi bir Suriye helikopteri, Türkiye hududuna yaklaşık 47 km mesafede iken saat 13.41’den itibaren Diyarbakır’daki Birleştirilmiş Kontrol İhbar Merkezi (BİKİM) tarafından tespit edilerek takibe alındı. Sınıra 9 km kalıncaya kadar BİKİM, Türk hava sahasına yaklaştığına ilişkin uyarı yaptı. Buna rağmen Suriye helikopteri Türk hava sahasına yaklaşmaya devam etti ve saat 14.25’te Hatay/Yayladağ’a bağlı Güveççi Hudut Karakolu bölgesinde, Türk hava sahasını, yaklaşık 14.200 feet irtifada seyrederken, 2 km. derinlikte ihlal etti. Bu durum üzerine, bölgede hava devriye görevinde bulunan yani hali hazırda uçuşta olan iki adet F-16 uçağından birisi tarafından, saat 14.27’de Türk hava sahasında iken vuruldu. Sınırın yaklaşık olarak 1 km yakınında Suriye tarafına düştü.Zaman’a bilgi veren askerî kaynaklar, helikopterin çok yüksek irtifada uçtuğunu, sınıra yaklaşmasına rağmen irtifasını düşürmediğini ve bu durumun da askerî konseptte ‘düşmanca tavır’ olarak algılandığını dile getirdi. Aynı kaynaklar angajman esnasında Türk savaş uçağının 19.100 feet (yaklaşık 5800 metre) irtifada, helikoptere 1,8 km mesafede olduğu bilgisini verdi. Uçağı vuran füze ise ABD yapımı AIM-9 sidewinder.MEHMETÇİK MİSİLLEMEYE KARŞI ALARMDATSK yaptığı açıklamada olay anının radar iz bilgilerini de kamuoyuyla paylaştı. Olayın ardından TSK’da tüm birimler Suriye’nin misilleme ihtimaline karşı alarma geçirildi ve izinler iptal edildi. Siyasi gözlemciler, bu olayın zaten tansiyonun yüksek olduğu sınırdaki gerilimi daha da yükselteceğini ifade ederken gözler, Şam yönetiminin buna nasıl tepki göstereceğine çevrilmiş durumda.Suriye, 22 Haziran 2012’de Türkiye’ye ait RF-4E tipi bir savaş uçağını düşürmüştü. Olayın ardından Ankara da Suriye’ye dönük angajman kurallarını değiştirmişti. Başbakan Erdoğan olayın ardından Şam’a, “Suriye rejimine ait, sınırlarımıza yaklaşan her askerî unsur, tehdit olarak algılanacaktır.” uyarısını yapmıştı. Angajman kuralları ülkeye yönelecek herhangi bir tehdide karşı uygulanacak yaptırımın boyutlarını ve tehdidin niteliğine göre yapılacak karşı askerî müdahaleyi belirliyor. Türkiye, angajman kuralları gereği, kendi hava sahasını ihlal eden uçakları uyarıyor, herhangi bir saldırıda bulunmuyor. İhlal devam ederse, savaş jetleri havalanarak ihlal yapan uçağı ya inişe zorluyor ya da uçağın hava sahamızı terk etmesi sağlanıyor. Eğer ihlali yapan uçak hasmane tavrına devam ederse, ateş etme hakkı bulunuyor. Suriye’ye ait helikopterin de bu şekilde vurulduğu belirtiliyor.Mİ-17’LER YAKIN HAVA DESTEĞİ SAĞLIYORTürk savaş uçakları tarafından düşürülen genel maksat helikopteri Mi-17, Sovyet Mi-8 taşıma helikopterinin daha güçlü motorlarla donatılmış hali olarak biliniyor. Mi-17 helikopterleri, aynı zamanda arama ve kurtarma çalışmalarında da kullanılıyor. Yaklaşık 20 personel taşıyabiliyor. Mi-17’ler roket podlarıyla birlikte yakın hava desteği için de kullanılabiliyor. Suriye’nin de helikopterleri bu şekilde kullandığı belirtiliyor.‘Türk jetlerini fark edince kaçmaya çalıştı’Sınır ihlali yaptığı için düşürülen Suriye Hava Kuvvetleri’ne ait helikopter, Zaman’a konuşan görgü tanıklarına göre, Türk jetleri olay yerine gelene kadar muhaliflere ait bölgelerde keşif yapıyordu. Uzun süre sınır boyunca yüksek irtifada uçan askerî
Zaman
Ana Sayfa
17.09.2013
SınırihlalinefüzelicevapSınır ihlaline füzeli cevap
Arınç: Sürekli taciz ateşi yapıldığı için, angajman kurallarımız değiştirilmişti
Zaman
16.09.2013
20:02
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, bugün Suriye sınırında düşen helikopterin Türk uçakları tarafından düşürüldüğünü söyledi. Arınç, Sınır hattımızda 24 saat esasına göre hava keşif unsurlarımız uçuş yapmaktadır, bildiğiniz gibi uçağımız düşürüldükten sonra da özellikle Akçakale Viranşehir bölgesine sürekli karşı taraftan taciz ateşleri yapıldığı için angajman kurallarımız değiştirilmiş, yeni bir uygulama başlamıştı. dedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Başbakanlık Merkez Binada toplanan Bakanlar Kurulu sona erdi. Yaklaşık 5 saat süren toplantının ardından Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç bir basın toplantısı düzenledi. Bülent Arınça bugün Suriye sınırında düşen helikoptere ilişkin bir soru yöneltildi. Arınç, bu soruya cevaben Suriyeye ait bir adet MI 17 helikopteri bugün saat 14.20de Hatay Yayladağ Güveççi bölgesinde iki kilometre Türkiyeye hudut ihlalinde bulunmuş, hava savunma unsurları tarafından sürekli ikaz edilmiş, ihlalin devam etmesi üzerine Malatyadan havalanan uçaklarımız tarafından saat 14.25te füzeyle vurulması üzerine helikopterin Suriye topraklarına düştüğü tespit edilmiştir. Mürettebatla ilgili bir bilgiye ulaşamadık. Çünkü helikopter Suriye tarafına düştü. Sınır hattımızda 24 saat esasına göre hava keşif unsurlarımız uçuş yapmaktadır, bildiğiniz gibi uçağımız düşürüldükten sonra da özellikle Akçakale Viranşehir bölgesine sürekli karşı taraftan taciz ateşleri yapıldığı için angajman kurallarımız değiştirilmiş yeni bir uygulama başlamıştı. Dolayısıyla bu açıklamanın ne anlama geldiğini herhalde herkes biliyor. şeklinde konuştu. BM RAPORU BİZİ YANILTMADIÖte yandan Bülent Arınça basın toplantısında ilk olarak Suriyenin kimyasal silahlarına ilişkin, ABD ve Rusyanın aldığı kararın ardından bir tavır değişikliği olup olmayacağı soruldu. Arınç, ilk olarak konuyu şöyle özetledi: Bugün Bakanlar Kurulu toplantısındayken BM müfettişleri veya gözlemcilerinin Genel Sekreter Ban Ki-moona sunduğu rapor bizi yanıltmadı ve şaşırtmadı. Esasen Türkiye olayları çok yakından takip ediyor ve bu zehirleyici gazların veya kimyasal silahların kullanıldığı konusunda hiçbir şüphesi de bulunmuyordu. Onların raporlarına göre Suriyede taraflar arasında devam eden çatışmada aralarında çocukların da bulunduğu sivillere karşı büyük ölçüde kimyasal silah kullanıldığı sonucuna varılmıştır. Bir diğer yerinde de topladığımız çevresel ve tıbbi örnekler Şamın Guta bölgesinde 21 Ağustosta yerden yere atılan ve sinir gazı içeren roketler kullanıldığına dair açık ve ikna edici kanıtlar sağlıyor ifadesi yer almaktadır.RAPOR GECİKMELİ BİR RAPORDURAncak raporda bu kimyasal silahların kim tarafından kullanıldığına dair bir detayın açıklanmadığını söyleyen Arınç, Bu bizim için şaşırtıcı değil, çünkü biz kimyasal silah kullanıldığını ama bunun rejim tarafından Kasyun bölgesinden Şamın banliyösüne çok yakın yerlere atıldığı konusunda gerçek bilgilere sahibiz. Bunlar teyit edilmiş oldu sadece ama ne kadar sonra hemen hemen bir ay sonra. Bu bir gecikmeli rapordur. Bu raporlar üzerine ne yapılacağı önemlidir. Bu tartışmalar devam ediyor. BMGKden bir uzlaşma ve oydaşma ile bir karar çıkmamıştı, Rusya ve Çinin veto tehditleri karşısında. NATO böyle bir işin içine girmeyeceğini kendisini ilgilendirmediğini; ancak Türkiye herhangi bir müdahaleye maruz kalırsa NATO ülkesi olarak yanında olacaklarını ifade etmişlerdi. Koalisyon da kurulmamıştı. ifadelerini kullandı.KONVASNSİYONEL SİLAHLAR BUGÜN HALA ESAD VE YANDAŞLARININ ELİNDEDİRArınç, sözlerini şöyle sürdürdü: Son olarak Başkan Obama kırmızı çizgisinin aşıldığını, kimyasla silah kullanıldığını, bu sebeple Esad ve rejimine karşı bir yaptırım uygulanacağını ifade etmişti. Sonradan bazı görüşmeler anlaşmalar bu konu üzerindeki uzlaşmalarla böyle bir müdahale imkanının da ortadan kalktığını, sadece kimyasal silahların miktarının tespit edilmesi, yerlerinini bulunması ve bunların imha edilmesi konusunda Rusya ile bir protokol imzalandığını ifade etmişlerdi. Burada dikkat çeken husus BMnin 7. maddesinin de sonunda bu şartlara uyulmazsa uygulanabileceği konusuydu. Türkiyenin tavrı insani bir tavırdır, Suriyede yaşanan trajediye kayıtsız kalmadık. Oradan kaçan insanları ülkemize kabul ettik, Suriyedeki rejimin halka silah doğrultmasını şiddet kullanmasını hep eleştirdik. Şiddetin durması, seçimler yapılması Suriyenin toprak ve siyasal bütünlüğünün muhafaza edileceği bir yöntemin ortaya koyulmasını arzu etmiştik 2,5 seneden bu yana. Şu ana kadar itirazlarımız taleplerimiz dikkate alınmamıştır. Ancak gelinen nokta tatmin edici olmaktan uzaktır. Kimyasal silahların yerlerinin bulunması ve tamamen yok edilmesi fevkalade doğrudur ve olumludur. Elbette bu sürece yayılmıştır. Yani bunlar belirtilecek, tespit edilecek veyahut da bildirimde bulunacak ama bunların imha edilmesi neredeyse 201
Zaman
Son Dakika
16.09.2013
ArınçSüreklitacizateşiyapıldığıiçinangajmankurallarımızdeğiştirilmiştiArınç Sürekli taciz ateşi yapıldığı için angajman kurallarımız değiştirilmişti
Sakarya Zaferi'nin 92. yıl dönümü aynı ruhla coşkuyla kutlandı
Zaman
13.09.2013
17:37
Sakarya Meydan Muharebesi Zaferinin 92. yıl dönümü, Ankaranın Polatlı ilçesinde Duatepe’de düzenlenen törenlerle kutlandı. Kutlamalarda, canlandırma sırasında bir çavuşun yaralı askeri kucağında cephe gerisine taşıması sırasında töreni izleyen vatandaşlar duygusal anlar yaşadı. F16 ve F4 savaş uçaklarının gösterileri ilgiyle izlendi.Sakarya Zaferinin 92. yıl dönümü Ankara Polatlı yakınlarındaki Duatepede düzenlenen törenle coşkuyla kutlandı. Sakarya Savaşı Zaferinin yıl dönümü etkinlikleri, ilçe merkezine 6 kilometre mesafede bulunan Dua Tepede yapıldı. Türk ordusunun Viyanadan başlayan gerilemenin durdurulduğu ve alınan ilk tepe olma özelliğindeki Dua Tepedeki törene; Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hulusi Akar, EDOK Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akın Öztürk, Meclis İdare Amiri AK Parti Milletvekili Salim Uslu, CHP Milletvekili Aylin Nazlı Aka ile üst düzey askeri ve sivil yetkililer ile gaziler katıldı. Töreni bir çok vatandaş çocukları ile birlikte izledi.Dua Tepedeki anıta; TBMM Başkanlığı adına AK Parti Çorum Milletvekili TBMM Meclis İdare Amiri Salim Uslu, Başbakanlık adına Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Türk Silahlı Kuvvetleri adına Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hulusi Akar çelenk bıraktı.SAKARYA MUHAREBESİ CANLANDIRMASI VATANDAŞLAR TARAFINDAN İLGİYLE İZLENDİTopçu ve Füze Okulu Komutanlığı tarafından hazırlanan, görevli personelin rol aldığı Sakarya Savaşı canlandırması törenlerin en önemli bölümünü oluşturdu. Canlandırmada, Dua Tepe başta olmak üzere Polatlı ve Haymana bölgesinde yer alan ve savaşın cereyan ettiği Çangaldağ, Mangaldağ, Karatepe, Kartal Tepe gibi stratejik önemi bulunan bölgelerin tanıtımı yapıldı. Canlandırmada, ayrıca cephedeki tabloyu anlatan yaralı Türk askerleri, Türk kadınının cephede yaralanan askerlere su vermesi, savaşın komutanları ile askerlerin diyalogları dikkat çekerken, bir çavuşun kucağında yaralı askeri cephe gerisine taşıdığı sırada izleyenler arasında duygusal anlar yaşandı.Canlandırmanın finalinde rol alan görevliler ,hep birlikte sahneye gelerek Türk ordusunun zaferini haykırdı. Savaşın canlandırması sırasında top atışları, makineli tüfek atışları gerçeği aratmadı. Ayrıca, ordunun Dua Tepenin alınması için yapılan çevrelemede büyük beğeni topladı. Sakarya Savaşı canlandırması, törene katılan protokol üyeleri ve halkın büyük alkışını aldı. TBMM Meclis İdare Amiri Salim Uslu, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hulusi Akara, Sakarya Zaferi minyatürü hediye edildi. Sakarya Savaşı canlandırmasının ardından, kara havacılık unsurları 9 helikopter ile Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait F-16 ve F-4 savaş uçakları, Dua Tepenin üzerinden uçuş yaptı. Savaş uçaklarının geçişi izleyenler tarafından büyük alkış aldı. CİHAN
Zaman
Son Dakika
13.09.2013
SakaryaZaferinin92yıldönümüaynıruhlacoşkuylakutlandıSakarya Zaferinin 92 yıl dönümü aynı ruhla coşkuyla kutlandı
Berdimuhamedov yine yarış pistinde boy gösterdi
Zaman
02.09.2013
13:47
Son yıllarda spora yakından ilgi gösteren Türkmenistan Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhamedo yarış pistinde de ustalığını konuşturdu. Bir yıl önce Türk yarış arabası Volcikar ile drift gösterisi sunan Berdimuhamedov, bu defa İtalyan Alfa Romeo Giulietta spor arabası ile katıldığı yarışta birinci oldu.Sportmen kişiliği ile tanınmaya başlanan Berdimuhamedov, başkent Aşkabat’ta Türkmenistan Otomobil Sporları Merkezi’nin açılışına katıldı. Uluslararası Otomobil Federasyonu Başkanı Jean Todt, Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu Başkanı Metin Çeker, ünlü Türk ralli pilotu Volkan Işık’ın da katıldığı törende, Türkmen lider Berdimuhamedov 7 numaralı Alfa Romeo Giulietta spor arabasıyla yarışa katıldı. Türkmenistan Otomobil Sporları Merkezi’nde ilk yarış yapıldı. İlk olarak piste çıkan Berdimuhamedov, İtalyan spor arabası ile 2 bin 340 metre yarış kulvarını birinci tamamladı. Türkmen lider, iyi bir performans sergileyerek, bu kulvarı 1 dakika 46 saniye 50 salisede bitirdi. Araba kullanan, ata binen, uçak ve helikopter kullanan Berdimuhamedov, spor arabasındaki performansı ve şovuyla davetlilerin beğenisini topladı. Törende Uluslararası Otomobil Federasyonu Başkanı Jean Todt, Türkmenistan Otomobil Sporları Merkezi’nin uluslararası standartlarda inşa edildiğini kaydederek, ilgili sertifikayı Türkmen yetkililerine takdim etti. CİHAN
Zaman
Son Dakika
02.09.2013
BerdimuhamedovyineyarışpistindeboygösterdiBerdimuhamedov yine yarış pistinde boy gösterdi
Deniz Kuvvetleri savaş gemisi üretimine talip
Zaman
14.08.2013
01:54
Başbakanlık Teftiş Kurulu’nun, Koç Gru-bu’nun aldığı savaş gemisi MİLGEM ihalesinin iptali yönünde görüş bildirmesinin ardından projenin akıbeti merak konusu oldu.Zaman’ın edindiği bilgiye göre Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Savunma Bakanlığı’na mektup yazarak 6 geminin üretimine talip olduğunu belirtti. Savunma kaynakları ise projenin özel sektör eliyle devam ettirilmesinin Türk savunma sanayii açısından daha faydalı olacağını kaydediyor.Koç Grubu şirketi RMK Marine’in kazandığı 1 milyar 150 milyon Euro’luk MİLGEM savaş gemisi ihalesinin iptal edileceği iddiaları daha önce kamuoyuna yansımıştı. İhaleye çağrılmayan bir firmanın şikayeti üzerine Başbakanlık Teftiş Kurulu müfettişleri yaklaşık 2 ay boyunca ihaleyi yapan Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nda incelemelerde bulunmuştu. Müfettişler hazırladıkları raporda, ihaleye daha fazla tersanenin davet edilmemesinin, rekabete zarar verdiği, böylece fiyatın daha da düşme ihtimalinin ortadan kalktığını savunmuştu.. Kamu zararı oluştuğu yönünde hüküm veren müfettişler, ihalenin iptalini istemişti. Milli Savaş Gemisi (MİLGEM) projesi, Türkiye açısından büyük önem taşıyor. Yerli tersanelerde inşa edilen gemilerde Türk mühendisler görev yapıyor. Projenin ilk gemisi olan ‘Heybeliada’, 27 Eylül 2008’de denize indirildi. İkinci gemi olan ‘Büyükada’ ise henüz TSK envanterine girmedi. MİLGEM Projesi kapsamında inşa edilen korvet sınıfı gemiler, etkin ve kesintisiz keşif-gözetleme ve karakol görevlerini gerçekleştirmek, denizde terörist faaliyetleri takip ederek önlemek, denizaltı savunma harbi, su üstü harbi ve hava savunma harbi icra edecek. TSK’ya teslim edilen Heybeliada’nın geminin tam boyu 99,+5 metre ve azami genişliği 14,4 metre. 10 tonluk helikopter için gerekli platform, hangar ve kapsamlı destek ekipmanlarına sahip olacak şekilde tasarlanan gemi, 4 deniz şiddetine kadar helikopter uçuş harekatı icra edebiliyor. İlk iki geminin askeri tersanelerde inşasının ardından, 6 korvet daha üretilecek. Koç’un aradan çıkmasının ardından Deniz Kuvvetleri Komutanlığı devreye girdi ve gemilerin üretimine talip oldu. Projeyle ilgili son kararı hükümet verecek.
Zaman
Ana Sayfa
14.08.2013
DenizKuvvetlerisavaşgemisiüretiminetalipDeniz Kuvvetleri savaş gemisi üretimine talip
Deniz Kuvvetleri savaş gemisi üretimine talip
Zaman
14.08.2013
01:52
Başbakanlık Teftiş Kurulu’nun, Koç Gru-bu’nun aldığı savaş gemisi MİLGEM ihalesinin iptali yönünde görüş bildirmesinin ardından projenin akıbeti merak konusu oldu.Zaman’ın edindiği bilgiye göre Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Savunma Bakanlığı’na mektup yazarak 6 geminin üretimine talip olduğunu belirtti. Savunma kaynakları ise projenin özel sektör eliyle devam ettirilmesinin Türk savunma sanayii açısından daha faydalı olacağını kaydediyor.Koç Grubu şirketi RMK Marine’in kazandığı 1 milyar 150 milyon Euro’luk MİLGEM savaş gemisi ihalesinin iptal edileceği iddiaları daha önce kamuoyuna yansımıştı. İhaleye çağrılmayan bir firmanın şikayeti üzerine Başbakanlık Teftiş Kurulu müfettişleri yaklaşık 2 ay boyunca ihaleyi yapan Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nda incelemelerde bulunmuştu. Müfettişler hazırladıkları raporda, ihaleye daha fazla tersanenin davet edilmemesinin, rekabete zarar verdiği, böylece fiyatın daha da düşme ihtimalinin ortadan kalktığını savunmuştu.. Kamu zararı oluştuğu yönünde hüküm veren müfettişler, ihalenin iptalini istemişti. Milli Savaş Gemisi (MİLGEM) projesi, Türkiye açısından büyük önem taşıyor. Yerli tersanelerde inşa edilen gemilerde Türk mühendisler görev yapıyor. Projenin ilk gemisi olan ‘Heybeliada’, 27 Eylül 2008’de denize indirildi. İkinci gemi olan ‘Büyükada’ ise henüz TSK envanterine girmedi. MİLGEM Projesi kapsamında inşa edilen korvet sınıfı gemiler, etkin ve kesintisiz keşif-gözetleme ve karakol görevlerini gerçekleştirmek, denizde terörist faaliyetleri takip ederek önlemek, denizaltı savunma harbi, su üstü harbi ve hava savunma harbi icra edecek. TSK’ya teslim edilen Heybeliada’nın geminin tam boyu 99,+5 metre ve azami genişliği 14,4 metre. 10 tonluk helikopter için gerekli platform, hangar ve kapsamlı destek ekipmanlarına sahip olacak şekilde tasarlanan gemi, 4 deniz şiddetine kadar helikopter uçuş harekatı icra edebiliyor. İlk iki geminin askeri tersanelerde inşasının ardından, 6 korvet daha üretilecek. Koç’un aradan çıkmasının ardından Deniz Kuvvetleri Komutanlığı devreye girdi ve gemilerin üretimine talip oldu. Projeyle ilgili son kararı hükümet verecek.
Zaman
Ekonomi
14.08.2013
DenizKuvvetlerisavaşgemisiüretiminetalipDeniz Kuvvetleri savaş gemisi üretimine talip
Askeri birlikler büyükşehirlerden taşınacak
Zaman
04.08.2013
21:23
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, askeri birlikleri büyük şehirlerden nüfusu az olan illere taşıyacaklarını söyledi. Tutuklu olan generallerin Yüksek Askeri Şurada emekli edilmeleriyle ilgili soruyu yanıtlayan Bakan Yılmaz, Bende müsteşar yardımcısı vardı, Tümgeneral. Hakkında hiç dava yoktu ama emekli oldu. Diğer arkadaşımızın da hakkında dava vardı o da emekli oldu. Bu emekli olanların dava ile bir alakası yoktur dedi.AK Parti İl Başkanlığının düzenlediği iftar programına katılmak için uçakla Karsa gelen Bakan İsmet Yılmazı havaalanında Vali Eyüp Tepe, Belediye Başkanı AK Partili Nevzat Bozkuş, AK Parti Kars Milletvekilleri Ahmet Arslan, Yunus Kılıç, asker ve kurum müdürleri karşıladı. Bakan İsmet Yılmaz ilk olarak Hükümet Konağına giderek Vali Eyüp Tepeden şehrin sorunları hakkında bilgi aldı. Bakan Yılmaz gazetecilere ulaşım sorunlarını ele alarak kent merkezlerindeki askeri yerleşim alanlarının taşınmasının o kentin hem ekonomik hem de trafik rahatlığı açısından önemine değindi. Bakan Yılmaz, şöyle dedi:Şunu bilin ki silahlı kuvvetlerin varlığı bir ile canlılık getirir. Ben çok ile gittim ve herkes diyor ki, Bize acemi birliği veya usta birliği gönderin niye? Çünkü, nerede silahlı kuvvetler varsa, orası canlıdır. Malatyada varsa canlıdır, Konyada varsa canlıdır. Ancak biz hep şunu söyledik; dedik ki silahlı kuvvetlerin birliklerinin büyük şehirlerde olmaması lazım. Neden? Oranın yeteri kadar nüfusu var. Dengeli bölgeler arasındaki kalkınmayı giderebilmek için farklılığı azaltabilmek için en azından büyük şehirlerde silahlı kuvvetler birliklerimizin olmaması lazım. Bunu nüfusu daha az olan illere taşımamız lazım. Genelkurmay Başkanlığımız bir master plan yapıyor. İnşallah bu çalışmadan sonra biz büyükşehirlerimizin silahlı kuvvetlerini, nüfusu daha az olan illere taşımayı düşünüyoruz. Orada da yine bölgeler arasındaki kalkınmışlığı da azaltabilmek için Batıdan ziyade Doğudaki illere de kaydırmayı düşünüyoruz. Şöyle de düşünmek lazım. Çok dışarı gönderdiğinde bunların da çocukları, lojmanları var değil mi? Bunların da şehirle bütünleşmesi var değil mi? Yani Dağ başına gitsin ne yaparsa yapsın diye isteseniz de olmaz. Ama istenmediğinde gidecek mi gider. Ama bunu hiç kimse istemiyor. Aksine herkes gelsin diyor. Dolayısıyla da bizim kullanmadığımız alanları Karsa verme konusunda bir çalışmamız var, bunu tamamlatacağız.EMEKLİ OLALARIN DAVA İLE BİR ALAKASI YOKBakan Yılmaz bir gazetecinin, Yaş kararlarında Ergenekon tutuklularının emekliye sevk edilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz? sorusu üzerine, şunları söyledi:Emekli olan arkadaşlarımız için de söyleyeyim. Şimdi bende müsteşar yardımcısı vardı, Tümgeneral. Hakkında hiç dava yoktu ama emekli oldu. Diğer arkadaşımızın da hakkında dava vardı o da emekli oldu. Bu emekli olanların dava ile bir alakası yoktur. Kadro veya kadrosuzlukla alakası vardır. Dolayısıyla kadrosuzlukla ilişkilidir, onu söylemek istiyorum. Bendeki olan tümgeneral pekala emekli oldu, hakkında hiçbir davası yoktu. Demek ki dava açılmayan kimse emekli olabiliyor mu? Oluyor. Demek ki dava açılan bir kimse de kadro müsait değilse o da emekli olabilir. Dolayısıyla bunu biz o davayla ilişkilendirmiyor, bağlandırmıyoruz. Kadroyla, hakkında dava açılan da açılmayan da, emekli olan da olabiliyor. Emekli olma gerekçesi kadrodan dolayıdır. Dolayısıyla milletimize hayırlı olsun diyorum.Bakan Yılmaz, bölgesel güç olarak nitelendirdiği Türkiyenin her alanda bugününün dünden daha iyi olduğunu ifade ederken, Türk Silahlı Kuvvetleri ile gurur duyduklarını, bütün milletin de gurur duyması gerektiğini söyledi. Milli Savunma Bakanı, şöyle devam etti:Silahlı kuvvetlerimiz, Türkiyenin hak ve menfaatlerini koruma, yeteneğine, kapasitesine en üstteki komutanından en attaki Mehmetçiğine kadar yetkilidir, yeterlidir. Kendi insansız hava aracımızı, helikopter, gemi, tankımızı yapabiliyoruz. Kendi kara araçlarımızın hepsini yapabilir durumdayız. Dışarıya bağımlılığımız yüzde 45in altına düştü. Bu iyi bir noktadadır. Bir de ithal ettiğimiz ürünlerde var ama ithal ettiğimiz ürünlerden daha fazla ürün ihraç ediyoruz. Bu da savunma sanayide bir açık vermiyoruz demektir. Gerek savunma sanayinde gerekse de Türkiyenin diğer ihracat kalemlerinde, Türkiye çok iyi bir noktada. En azından geçen ay Temmuz ayının ihracat kalemleri Cumhuriyet devrinde Temmuz ayında yapılan ihracatların yüzde 17 daha fazlası. Dolayısıyla Türkiye inşallah birlik ve beraberlikle hep beraber çalışacağız. Çünkü; bu ülke hepimizin, bu ülke 76 milyon. Herkesin eşit hakkı var. Bu eşit hakla aynı sorumluluk bilinciyle hareket edersek Türkiyeyi evlatlarımız, torunlarımız, gelecek nesiller için çok daha güçlü, birlik ve bütünlük içerisinde bırakırız. Bu bize emanet biliyorsunuz. Dolayısıyla kendi evlatlarımıza, torunlarımıza daha güçlü daha iyi bir Türkiye bırakırız diye düşünüyorum.(DHA
Zaman
Son Dakika
04.08.2013
AskeribirliklerbüyükşehirlerdentaşınacakAskeri birlikler büyükşehirlerden taşınacak
Askeri birlikler büyükşehirlerden taşınacak
Zaman
04.08.2013
21:23
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, askeri birlikleri büyük şehirlerden nüfusu az olan illere taşıyacaklarını söyledi. Tutuklu olan generallerin Yüksek Askeri Şurada emekli edilmeleriyle ilgili soruyu yanıtlayan Bakan Yılmaz, Bende müsteşar yardımcısı vardı, Tümgeneral. Hakkında hiç dava yoktu ama emekli oldu. Diğer arkadaşımızın da hakkında dava vardı o da emekli oldu. Bu emekli olanların dava ile bir alakası yoktur dedi.AK Parti İl Başkanlığının düzenlediği iftar programına katılmak için uçakla Karsa gelen Bakan İsmet Yılmazı havaalanında Vali Eyüp Tepe, Belediye Başkanı AK Partili Nevzat Bozkuş, AK Parti Kars Milletvekilleri Ahmet Arslan, Yunus Kılıç, asker ve kurum müdürleri karşıladı. Bakan İsmet Yılmaz ilk olarak Hükümet Konağına giderek Vali Eyüp Tepeden şehrin sorunları hakkında bilgi aldı. Bakan Yılmaz gazetecilere ulaşım sorunlarını ele alarak kent merkezlerindeki askeri yerleşim alanlarının taşınmasının o kentin hem ekonomik hem de trafik rahatlığı açısından önemine değindi. Bakan Yılmaz, şöyle dedi:Şunu bilin ki silahlı kuvvetlerin varlığı bir ile canlılık getirir. Ben çok ile gittim ve herkes diyor ki, Bize acemi birliği veya usta birliği gönderin niye? Çünkü, nerede silahlı kuvvetler varsa, orası canlıdır. Malatyada varsa canlıdır, Konyada varsa canlıdır. Ancak biz hep şunu söyledik; dedik ki silahlı kuvvetlerin birliklerinin büyük şehirlerde olmaması lazım. Neden? Oranın yeteri kadar nüfusu var. Dengeli bölgeler arasındaki kalkınmayı giderebilmek için farklılığı azaltabilmek için en azından büyük şehirlerde silahlı kuvvetler birliklerimizin olmaması lazım. Bunu nüfusu daha az olan illere taşımamız lazım. Genelkurmay Başkanlığımız bir master plan yapıyor. İnşallah bu çalışmadan sonra biz büyükşehirlerimizin silahlı kuvvetlerini, nüfusu daha az olan illere taşımayı düşünüyoruz. Orada da yine bölgeler arasındaki kalkınmışlığı da azaltabilmek için Batıdan ziyade Doğudaki illere de kaydırmayı düşünüyoruz. Şöyle de düşünmek lazım. Çok dışarı gönderdiğinde bunların da çocukları, lojmanları var değil mi? Bunların da şehirle bütünleşmesi var değil mi? Yani Dağ başına gitsin ne yaparsa yapsın diye isteseniz de olmaz. Ama istenmediğinde gidecek mi gider. Ama bunu hiç kimse istemiyor. Aksine herkes gelsin diyor. Dolayısıyla da bizim kullanmadığımız alanları Karsa verme konusunda bir çalışmamız var, bunu tamamlatacağız.EMEKLİ OLALARIN DAVA İLE BİR ALAKASI YOKBakan Yılmaz bir gazetecinin, Yaş kararlarında Ergenekon tutuklularının emekliye sevk edilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz? sorusu üzerine, şunları söyledi:Emekli olan arkadaşlarımız için de söyleyeyim. Şimdi bende müsteşar yardımcısı vardı, Tümgeneral. Hakkında hiç dava yoktu ama emekli oldu. Diğer arkadaşımızın da hakkında dava vardı o da emekli oldu. Bu emekli olanların dava ile bir alakası yoktur. Kadro veya kadrosuzlukla alakası vardır. Dolayısıyla kadrosuzlukla ilişkilidir, onu söylemek istiyorum. Bendeki olan tümgeneral pekala emekli oldu, hakkında hiçbir davası yoktu. Demek ki dava açılmayan kimse emekli olabiliyor mu? Oluyor. Demek ki dava açılan bir kimse de kadro müsait değilse o da emekli olabilir. Dolayısıyla bunu biz o davayla ilişkilendirmiyor, bağlandırmıyoruz. Kadroyla, hakkında dava açılan da açılmayan da, emekli olan da olabiliyor. Emekli olma gerekçesi kadrodan dolayıdır. Dolayısıyla milletimize hayırlı olsun diyorum.Bakan Yılmaz, bölgesel güç olarak nitelendirdiği Türkiyenin her alanda bugününün dünden daha iyi olduğunu ifade ederken, Türk Silahlı Kuvvetleri ile gurur duyduklarını, bütün milletin de gurur duyması gerektiğini söyledi. Milli Savunma Bakanı, şöyle devam etti:Silahlı kuvvetlerimiz, Türkiyenin hak ve menfaatlerini koruma, yeteneğine, kapasitesine en üstteki komutanından en attaki Mehmetçiğine kadar yetkilidir, yeterlidir. Kendi insansız hava aracımızı, helikopter, gemi, tankımızı yapabiliyoruz. Kendi kara araçlarımızın hepsini yapabilir durumdayız. Dışarıya bağımlılığımız yüzde 45in altına düştü. Bu iyi bir noktadadır. Bir de ithal ettiğimiz ürünlerde var ama ithal ettiğimiz ürünlerden daha fazla ürün ihraç ediyoruz. Bu da savunma sanayide bir açık vermiyoruz demektir. Gerek savunma sanayinde gerekse de Türkiyenin diğer ihracat kalemlerinde, Türkiye çok iyi bir noktada. En azından geçen ay Temmuz ayının ihracat kalemleri Cumhuriyet devrinde Temmuz ayında yapılan ihracatların yüzde 17 daha fazlası. Dolayısıyla Türkiye inşallah birlik ve beraberlikle hep beraber çalışacağız. Çünkü; bu ülke hepimizin, bu ülke 76 milyon. Herkesin eşit hakkı var. Bu eşit hakla aynı sorumluluk bilinciyle hareket edersek Türkiyeyi evlatlarımız, torunlarımız, gelecek nesiller için çok daha güçlü, birlik ve bütünlük içerisinde bırakırız. Bu bize emanet biliyorsunuz. Dolayısıyla kendi evlatlarımıza, torunlarımıza daha güçlü daha iyi bir Türkiye bırakırız diye düşünüyorum.(DHA
Zaman
Ana Sayfa
04.08.2013
AskeribirliklerbüyükşehirlerdentaşınacakAskeri birlikler büyükşehirlerden taşınacak
Yaylada kaybolan 4 yaşındaki Asiye için Genelkurmay devreye girdi
Zaman
29.07.2013
16:04
Genelkurmay Başkanlığı, 21 Temmuz tarihinde Ardahanın Posof ilçesine bağlı Gümüşkavak köyü yaylasında kaybolan 4 yaşındaki Asiye Nur Dülger için S-70 tipi helikopter ve arama kurtarma timlerinin görevlendirilerek küçük kızın bulunduğunu bildirdi.Türk Silahlı Kuvvetlerinin internet sitesinden yapılan açıklamada, 21 Temmuz 2013 Cumartesi günü Ardahanın Posof ilçesine bağlı Gümüşkavak köyü yaylasında yaşayan 4 yaşındaki Asiye Nur Dülger isimli kız çocuğunun kaybolduğu belirtildi. 4 Yaşındaki Asiyeyi bulabilmek için Jandarma Genel Komutanlığınca bir adet S-70 tipi helikopter ve arama kurtarma timlerinin bölgeye sevk edildiği bildirilirken, küçük kızın 2 gün sonra bulunduğu ve Ardahan Devlet Hastanesine sevk edildiği belirtildi. Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada şu bilgilere yer verildi:21 Temmuz 2013 Cumartesi günü Posof ilçesi Gümüşkavak köyü yaylasında Asiye Nur Dülger isimli 4 yaşındaki bir kız çocuğunun yaylada kaybolduğunun bildirilmesi üzerine arama kurtarma çalışmalarının icra edilebilmesi maksadıyla Jandarma Genel Komutanlığınca bir adet S-70 tipi helikopter ve teşkil edilen arama kurtarma timleri derhal bölgeye sevk edilmiştir. Helikopter ve arama kurtarma timlerinin Ardahan ve Erzurum Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ekipleri ve vatandaşlarla birlikte yaptıkları aramalar sonucunda küçük kız, 23 Temmuz 2013 Salı günü saat 10.00 sularında kaybolduğu noktanın 4 kilometre güneybatısında uyur vaziyette bulunmuş ve 112 Acil Müdahale ekiplerince ilk müdahalesi yapılarak, Ardahan Devlet Hastanesine sevk edilmiştir.(İHA)
Zaman
Son Dakika
29.07.2013
Yayladakaybolan4yaşındakiAsiyeiçinGenelkurmaydevreyegirdiYaylada kaybolan 4 yaşındaki Asiye için Genelkurmay devreye girdi
Toplam "177" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti