israfla | |
|
| Tüketim Çılgınlığına Minik Haykırış | Haberler.com | 06.05.2012 10:36 |  | | |
| Tüketim Çılgınlığına Minik Haykırış | Haber3 | 06.05.2012 10:04 |  | | | Nilüfer Eğitim Kurumları öğrencileri, dünyanın karşı karşıya olduğu açlık ve israfla ilgili enstalasyon sergisi açtı. Bir kilo pirinç üretimi için 2 ton su tüketildiğine dikkat çeken öğrenciler, açlık ile karşıya olan Afrika ülkeleri için dünyaya yardım ç | | Haber3 Son Dakika 06.05.2012 | | | TüketimÇılgınlığınaMinikHaykırışTüketim Çılgınlığına Minik Haykırış |
|
| 'Sevginizi israfla tüketmeyin' | Zaman | 14.02.2012 01:50 |  | | |
| Tüketiciler Birliği’nden 14 Şubat mesajı: Sevginizi israfla tüketmeyin | Haber3 | 13.02.2012 14:22 |  | | |
| Başbakan Yardımcısı Arınç Açıklaması | Haberler.com | 05.02.2012 11:54 |  | | |
| İsrafı önlersek, vergi toplamaya gerek kalmaz! | Türkiye Gazetesi | 05.02.2012 02:09 |  | | | > Serkan Yılmaz - Edip Tekin BURSA İHABülent Arınç, Bursa Valiliğinde düzenlenen törenle mikro kredi almaya hak kazanan kadın girişimcilere çeklerini verdi. Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, “İsrafı engellesek vergi toplamaya ihtiyaç olmaz” dedi. Bursa Valiliğinde düzenlenen törenle mikro kredi almaya hak kazanan 10 kadın girişimciye çeklerini veren Arınç, “Kadınlar çok çalışkan ve dürüstler. Aldıkları emanete sahip çıkıyorlar” dedi. İsrafın bir hastalık olduğunu dile getiren Arınç, şunları söyledi: “Türkiye’de israfla mücadele başarılı olsa, vergi toplamaya ihtiyaç olmaz. Devlet dairelerindeki, evlerdeki ve belediyelerdeki israfa bakın. Bunu asgariye indirmek için yapılan her çalışma vatanseverliktir. Din ... | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 05.02.2012 | | | İsrafıönlersekvergitoplamayagerekkalmazİsrafı önlersek vergi toplamaya gerek kalmaz |
|
| Arınç: İsraf ülkeleri batıran bir hastalık | Haber3 | 04.02.2012 21:16 |  | | |
| 'İsrafla mücadelede başarılı olsak vergiye gerek kalmaz' | Milliyet | 04.02.2012 18:41 |  | | |
| Arınç: İsraf Ülkeleri Batıran Bir Hastalık | Haberler.com | 04.02.2012 18:39 |  | | |
| 18:27 'İsrafla mücadelede başarılı olsak vergiye gerek kalmaz' | Milliyet | 04.02.2012 18:33 |  | | |
| Başbakan Yardımcısı Arınç."Bugün Sadece Bizim Ülkemizi ... | Haberler.com | 04.02.2012 18:25 |  | | |
| 'İsraf olmasa vergi toplamaya ihtiyaç kalmayacak' | Radikal | 04.02.2012 18:16 |  | | |
| 'İsraf olmasa vergi toplamaya ihtiyaç kalmayacak' | Radikal | 04.02.2012 18:16 |  | | |
| Bizim israfla Somali doyar! | Haber Türk | 16.08.2011 09:49 |  | | |
| Çocuklarımızı doyumsuz yetiştiriyoruz | Milli Gazete | 04.08.2011 15:56 |  | | | Bu hafta hanımlarımıza, aşırı harcama ve israfla ilgili nelere düşündüklerini sorduk. Bu konuda televizyonun da, insanları yönlendirdiğini belirten hanımlarımız küçük yaştan itibaren çocuklarımıza israfın zararlarını öğretmek gerekir dediler.
Çok sayıda ayakkabım var
Alış veriş yapmak beni rahatlatıyor. Moralim bozuk olduğunda param varsa dışarı çıkar bir şeyler alırım, bu beni rahatlatır. İşime yarayacak şeyler almaya çalışıyorum ama ayakkabı konusunda biraz israfım var. Farklı bir ayakkabı gördüğümde kendimi tutamıyorum ve bir şekilde alıyorum. Çok sayıda ayakkabım var, onları boyarım, temizlerim. Küçükken bir tek ayakkabım vardı ondan mıdır bilmem ayakkabı konusunda biraz fazla para harcıyorum. Onun dışında işime yaramayan şeyi almam. İsrafın iyi bir şey olmadığını biliyorum ve kendimi değiştirmeye çalışıyorum ama ne zaman başarabilirim bilmiyorum. Fatma K. (Ev hanımı)... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 04.08.2011 | | | ÇocuklarımızıdoyumsuzyetiştiriyoruzÇocuklarımızı doyumsuz yetiştiriyoruz |
|
| Büyüyen israf ve artan çaresizlikler | Milli Gazete | 23.07.2011 01:58 |  | | | Küresel düzeyde rekabet koşulları olumsuzlaştıkça faaliyet gelirleri eriyecek, mevcut sorunlar ağırlaşacak veya yenileri oluşacak; bu olumsuz süreci tersine çevirme basireti gösteremeyen yetkililer günü kurtarmakla yetinecek ve geniş kesimlerin gözünü boyayıp tepkilerini dindirmek dışında bir şey yapamayacak.Bir yanda israfın, diğer yanda yoksulluk ve çaresizliğin artması engellenemeyecek, belirsizlik ve kırılganlık artmaya devam edecek. Bugün küresel gündeme ipotek koyan gelişmelerin yukarıda ifade ettiğimiz döngünün bir sonucu olarak ortaya çıktığı konuşulmayacak!.. Küresel düzeyde ciddi sorunlar var ve kalıcı çözüm aranmıyor, günü kurtarmakla yetiniliyor; kısa vadede günün kurtarılması belki herkesi rahatlatıyor fakat israfla birlikte orta vadede yoksulluğun artması ve sorunların ağırlaşması kaçınılmaz hale geliyor. ABDde borçlanma tavanının arttırılması, ABde ise sorunlu ekonomilerin kurtarılması olumsuz gelişmelerin kökenine inmemek, sonuca ilişkin algılamaları farklılaştırmaya çalışmaktır ve kesinlikle çözüm değildir; israfı büyütmektir, şuursuzluktur... Egoların ön plana çıkması, etkili ve yetkili kesimlerin kendini ve günü kurtarmaya çalışması, ağırlaşan sorunların ve oluşturacağı sonuçların örgütlenmiş bir sorumsuzluğa havale edilmesi gibi eğilimler olumsuzluğu beslemektedir.
Ekonomi bilimi satınalma gücü eridikçe borçlanma imkanlarının daralacağını, zorunlu ihtiyaç dışındaki ürünlere yönelik talebin azalacağını söylüyor. Oysa bugün tam aksi gerçekleşiyor: Satınalma gücündeki erimeye, zorunlu ihtiyaç maddesindeki fiyat yükselişine rağmen borçlanma imkânı genişliyor, diğer ürünlere yönelik talebin daralmaması ve artması için herşey yapılıyor. Gelir azalıyor, tasarruf bilinci yerlerde sürünüyor, şuursuzluk ve israf düzeyi yeni rekorlara tırmanıyor. Bu hesapsızlık yanlış yapanları batma noktasına getiriyor, onların kurtarılıp yanlışa devam etmesinin teşviki, gerçeği gizliyor.Bankaların sorunlu kurum ve ülkelere olan kredileri büyüyor, bu durum hükümet politikaları ve aşırı gevşek hale gelen para politikaları ile besleniyor. Sorun ve dengesizlikler arttıkça rekabet koşulları bozuluyor; faaliyet gelirleri eriyor, zorunlu ihtiyaç maddesi fiyatları yükseliyor, kredilerin geri dönüşü imkansızlaşıyor. Deyim yerinde ise yanlış yapanlar ödüllendiriliyor, doğru yapanlar cezalandırılıyor; ayağını yorganına göre uzatıp şuurlu olmaktan vazgeçmeyenler aleyhine ve tersine yapanlar lehine sürdürülebilir olmayan bir ucube ortaya çıkıyor. Gerçeklerle görünüm arasındaki fark büyüyor, belirsizlik ve kırılganlık artıyor, insanlık kaybediyor.... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 23.07.2011 | | | BüyüyenisrafveartançaresizliklerBüyüyen israf ve artan çaresizlikler |
|
| Obama'dan Cumhuriyetçilere: Devleti kepenk kapatmaya zorlamayın | Milli Gazete | 06.04.2011 11:12 |  | | | ABD Başkanı Barack Obama, Kongredeki son bütçe görüşmesinden de eli boş ayrıldı. Obama, Kongreden çıkışında Cumhuriyetçilere yüklenerek, Devleti kepenk kapattırmaya zorlamayın, bu affedilmez bir hata olur dedi.
Geçtiğimiz Kasım ayındaki seçimlerde Kongrenin alt kanadı olan Temsilciler Meclisinde çoğunluğu ele geçiren Cumhuriyetçiler, Obamaya karşı sert muhalefet tavırlarından geri adım atmıyorlar. Kamu harcamalarının kısıtlanmasını savunan Cumhuriyetçiler, Obama yönetimini israfla ve devlete fazla maddi külfet getirmekle eleştiriyor. Hükümetin Eylül ayına dek faaliyetlerini sürdürmek için istediği mali fonlar, Kongre onayı bekliyor. Kongre liderleri ile dün bir araya gelen Obama, toplantı sonrasında anlaşmaya varmamamız için bir neden yok dedi.... devamı | | Milli Gazete Dünya 06.04.2011 | | | ObamadanCumhuriyetçilereDevletikepenkkapatmayazorlamayınObamadan Cumhuriyetçilere Devleti kepenk kapatmaya zorlamayın |
|
| Obama'dan Cumhuriyetçilere: Devleti kepenk kapatmaya zorlamayın | Milli Gazete | 06.04.2011 10:59 |  | | | ABD Başkanı Barack Obama, Kongredeki son bütçe görüşmesinden de eli boş ayrıldı. Obama, Kongreden çıkışında Cumhuriyetçilere yüklenerek, Devleti kepenk kapattırmaya zorlamayın, bu affedilmez bir hata olur dedi.
Geçtiğimiz Kasım ayındaki seçimlerde Kongrenin alt kanadı olan Temsilciler Meclisinde çoğunluğu ele geçiren Cumhuriyetçiler, Obamaya karşı sert muhalefet tavırlarından geri adım atmıyorlar. Kamu harcamalarının kısıtlanmasını savunan Cumhuriyetçiler, Obama yönetimini israfla ve devlete fazla maddi külfet getirmekle eleştiriyor. Hükümetin Eylül ayına dek faaliyetlerini sürdürmek için istediği mali fonlar, Kongre onayı bekliyor. Kongre liderleri ile dün bir araya gelen Obama, toplantı sonrasında anlaşmaya varmamamız için bir neden yok dedi.... devamı | | Milli Gazete Son Dakika 06.04.2011 | | | ObamadanCumhuriyetçilereDevletikepenkkapatmayazorlamayınObamadan Cumhuriyetçilere Devleti kepenk kapatmaya zorlamayın |
|
| Yemekte israf ve metabolik sendrom | Samanyolu Haber | 15.12.2010 14:01 |  | | Her yörede dostluğa kanat çırpan bu kuşlar, Sevgiyle soluklanır sevgiyle uçuşurlar; Mefkure deyip bütün engelleri aşarlar, Durma bilmez herkesin imdadına koşarlar... Sızıntı Aralık sayısını, kimsenin düşünmediği ve akledemediği bir dönemde, ?gurbet? ve ?yad eller? demeden gönüllerindeki ülke tutkusunu, memleket sevdasını hizmet aşkıyla bastırarak dünyanın dört bir yanına açılan ve her biri kendi çapında birer diriliş havarisi olan kutluların destansı hâdisesinin anlatıldığı ?Örnekleri Kendinden Bir Hareket? isimli başyazı ile aralıyor:
?Kim bilir belki de çok yakın bir gelecekte, kendini yaşatma mefkûresine adamış bu hasbiler sayesinde, kalb-kafa bir kere daha sarmaş dolaş olacak?gönüller sürekli hürmet ve saygı soluklayacak?işte o zamandır ki, Cennetlerin koridoru konumunda olan bu dünya, yaşanmasına doyulmaz bir Firdevs hâline gelecektir.?
Hayatın ilk başlangıç safhalarını anlamaya çalışan araştırmacılar, bulmacanın bazı parçalarının nasıl ve ne şekilde olması gerektiğini ortaya koymalarına rağmen günümüzde de bilinmeyen daha pek çok hususun olduğu muhakkaktır. Dr.C. Hamza Aydın ?Kâinatın Hayat Merkezli İnşası? makalesinde hayat ve canlılığın ilk başlangıcını sebepler açısından irdeliyor.
Reha Yılmaz, Azerbaycan ve dünya edebiyat tarihinde mühim bir yere sahip olan Nizami Gencevinin kâmil toplum anlayışını paylaşıyor Sızıntı okuruyla.
Prof. Dr. Fatih Demirci ?Yemekte İsraf ve Metabolik Sendrom? yazısında tüketimin yol açtığı israfla sağlığımız arasındaki münasebete dikkat çekiyor.
Nihat Dağlı bu ay ki ?Kitaplık bölümünde, dünyanın çok önemli bir hareketinin fikir mimarlığını yapan Hocaefendinin, mekânla, insanla ve hayatla geliştirdiği hususiyetlerin kaleme alındığı, Işık Yayınlarından çıkan ?M.Fethullah Gülenin Ruh Dünyasına Ayna İbretlik Hatıralar? kitabını tanıtıyor.
Doç. Dr. Fatih DEMİRCİ
- Ne yapıyorsunuz?
? Bulunca yiyor, bulamayınca şükrediyoruz.
? Bağdatın köpekleri de öyle yapıyor.
? Ya siz?
? Bulunca dağıtıyor, bulamayınca şükrediyoruz.
Yukarıdaki diyalogla başlıktaki metabolik sendrom arasında ne gibi münasebet olur, diye düşünebilirsiniz. Bugün artık obezite salgını olarak da ifade edilen metabolik sendrom, önleyici ve koruyucu tedavi metotları ile mücadele edilmesi gereken bir durumdur.
? Mistik yönü ön plâna çıkan yukarıdaki diyalog, Sufizmi akla getirebilir. Ancak, yirminci yüzyılın ilk yarısında başlayan ve günümüzde olanca hızıyla devam eden tüketim ve onun yol açtığı israfla sağlığımız arasında doğrudan ve sıkı bir münasebet vardır. Yapılan araştırmalar kilo alan bir kişinin yakın arkadaşlarının da kilo aldığını göstermektedir ki, bu yönüyle şişmanlığın (obezite) içtimaî bir hastalık olup olmadığı tartışılmaktadır. İlmî araştırmalar günde en fazla üç öğün yenilmesini tavsiye ediyor (Günümüz tıbbının tavsiye ettiği, toplam kalori ihtiyacımızı geçmemek kaydıyla 3 ana+2 ara öğündür). Asr-ı Saadette, Peygamber Efendimize (sallallahü aleyhi ve sellem) hizmet için gönderilmiş bir doktor, tedaviye çok az kişinin ihtiyacı olduğunu görünce geri dönmek için izin istemiş. Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) ashabının az hastalanmasını tam acıkmadıkça yemek yememeleri, sofradan da tam doymadan kalkmalarıyla izah etmiştir.
Sebebi tam olarak bilinmeyen metabolik sendrom, kan şekeri seviyesinin düzenlenmesi için yaratılmış insülin adlı hormona direnç zemininde gelişen, şeker ve kalb hastalığı için önemli riskler taşıyan çok önemli bir sağlık problemidir. Aşağıdaki beş faktörden en az üç tanesinin varlığı durumunda bu hastalığı düşünmek gerekir:*
1. Abdominal obezite (bel çevresinin erkeklerde 102 cm, kadınlarda 88 cmnin üzerinde olması),
2. Bozulmuş glikoz toleransı (açlık kan şekeri değerinin 110?125 mg/dl arasında olması),
3. Açlık kan trigliserit düzeyinin 150 mg/dlnin üzerinde olması,
4. Kan basıncının 130/85 mmHgnin üzerinde olması ve
5. HDL kolesterol (iyi kolesterol) seviyesinin erkeklerde 40 mg/dl, kadınlarda 50 mg/dlnin altında olması.
Her yıl 2,6 milyon insan obeziteye bağlı sağlık problemleri sebebiyle hayatını kaybetmektedir. Dünyada çok önemli bir sağlık problemi hâline gelen şişmanlık, ülkemizde de giderek artmaktadır. Metabolik sendrom; şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kalb ve beyin hastalıkları, karaciğer yağlanması ve böbrek hastalığı ile yakından münasebetli olup kanser riskinde de artışa sebep olabilmektedir. Şişmanlık veya kilo fazlalığı hakkında fikir veren vücut kitle indeksi hesaplama formülüne göre; kilomuzu (kg), boyumuzun (metre) karesine böldüğümüzde çıkan netice, otuz ve üzerinde ise şişmanlık söz konusudur. Vücuttaki yağ kütlesinin artması obeziteyle neticelenirken bu durumdan korunmak ve alınan fazla kiloları verip zayıflamak için düzenli yürüyüş gibi egzersizleri yapmak veya diyet yaparak alınan enerjiyi kısıtlamak gibi yöntemlere başvurulabilmektedir.
Asırlar öncesinden bu hastalığa dikkatimizi çekerek adeta bizleri ikaz eden Allah Resulü (sallallahü aleyhi | | Samanyolu Haber Son Dakika 15.12.2010 | | | YemekteisrafvemetaboliksendromYemekte israf ve metabolik sendrom |
|
| Her gün 12 milyon ekmek çöpe gidiyor | Milli Gazete | 13.09.2010 11:35 |  | | | Edirne Esnaf ve Sanatkârları Odaları Birliği Başkanı Emin İnağ, günde üretilen 120 milyon ekmeğin yaklaşık 12 milyonunun çöpe gittiğini belirterek, İstanbulda her gün 2 milyon ekmek çöpe atılıyor. İstanbulu, Ankara ve İzmir takip ediyor. dedi.
Edirne Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği Başkanı Emin İnağ,bilinçsiz tüketim nedeniyle Türkiyede üretilen her 10 ekmekten birinin çöpe gittiği bildirerek, ekmek israfı ve yol açtığı ekonomik kayıpların azaltılmasında ev hanımlarına önemli görevler düşüyor dedi. Emin İnağ, ekmeğin, zengin ve yoksul ayırt etmeksizin günde üç kez sofralara konulduğunu söyledi. İnağ, kokusu, bereketi ve tadıyla bütün dinlerde kutsal nimet sayılan hatta Evime bir parça ekmek götüreceğim, Ekmeğimin peşindeyim, Ekmeğimin mücadelesini veriyorum denilen ekmeğin, ülkemizde aşırı bir israfla karşı karşıya olduğunu belirtti.... devamı | | Milli Gazete Dünya 13.09.2010 | | | Hergün12milyonekmekçöpegidiyorHer gün 12 milyon ekmek çöpe gidiyor |
|
| Her gün 12 milyon ekmek çöpe gidiyor | Milli Gazete | 13.09.2010 11:17 |  | | | Edirne Esnaf ve Sanatkârları Odaları Birliği Başkanı Emin İnağ, günde üretilen 120 milyon ekmeğin yaklaşık 12 milyonunun çöpe gittiğini belirterek, İstanbulda her gün 2 milyon ekmek çöpe atılıyor. İstanbulu, Ankara ve İzmir takip ediyor. dedi.
Edirne Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği Başkanı Emin İnağ,bilinçsiz tüketim nedeniyle Türkiyede üretilen her 10 ekmekten birinin çöpe gittiği bildirerek, ekmek israfı ve yol açtığı ekonomik kayıpların azaltılmasında ev hanımlarına önemli görevler düşüyor dedi. Emin İnağ, ekmeğin, zengin ve yoksul ayırt etmeksizin günde üç kez sofralara konulduğunu söyledi. İnağ, kokusu, bereketi ve tadıyla bütün dinlerde kutsal nimet sayılan hatta Evime bir parça ekmek götüreceğim, Ekmeğimin peşindeyim, Ekmeğimin mücadelesini veriyorum denilen ekmeğin, ülkemizde aşırı bir israfla karşı karşıya olduğunu belirtti.... devamı | | Milli Gazete Son Dakika 13.09.2010 | | | Hergün12milyonekmekçöpegidiyorHer gün 12 milyon ekmek çöpe gidiyor |
|
| Erdoğan: İçim yanarak ifade ediyorum | Samanyolu Haber | 04.05.2010 12:26 |  | | Başbakan Erdoğan partisinin grup toplantısında konuştu.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bugün özellikle beylik sözlerin ötesinde, kalıplaşmış ifadelerin, etkisini yitirmiş vecizelerin, siyasete malzeme olarak kirlenmiş kelimelerin ötesinde, gönlüyle, kalbiyle konuşmak istediğini ifade ederek, Bu yüce millet, şehitlerini vatan toprağına adeta istikbale kök salacak birer çınar tohumu gibi ekerek, bugünlere ulaştı. Ödediğimiz bedel bundan ibaret değil. Bu topraklar üzerinden acının her türlüsünü tatmak zorunda kaldık dedi.
Erdoğan partisinin TBMM grubunda yaptığı konuşmada, Anayasa değişikliğine yönelik çalışmaları gözden geçirmek ve gelinen noktayı değerlendirmek için bir arada olduklarını söyledi.
Yüce Meclisin çatısı altından nice siyasetçilerin gelip geçtiğini, kürsülerin nice konuşmalara, nice nutuklara, nice hatiplere tanıklık ettiğini anlatan Erdoğan, şunları söyledi:
Ben bugün özellikle sizlere beylik sözlerin ötesinde, kalıplaşmış ifadelerin, etkisini yitirmiş vecizelerin, siyasete malzeme olarak kirlenmiş kelimelerin ötesinde, sizlere gönlümle, kalbimle konuşmak istiyorum. Gönlümden kopan sözcüklerle, samimi hissiyatımla hitap ediyorum.
Bu millet çok büyük acılar yaşadı, çok ciddi badireler atlattı. Biz, çok büyük acılar yaşamış, ağır bedeller ödemiş bir milletiz. Bugün Anadolu ve Trakya her köyünde çok değil, bundan 100 yıl önce dedesini Yemende, Hicazda, Kanalda, Çanakkalede, Sarıkamışta, Sakaryada, Korede, Kıbrısta kaybetmiş milyonlarca vatan evladı var.
Babasını Cudide, Gabarda, Munzurda şehit vermiş nice yetim var. Nice dul kalmış kardeşim var. Vatanın her karış toprağı aziz şehitlerimizin kanlarıyla sulandı. Bu yüce millet, şehitlerini vatan toprağına adeta istikbale kök salacak birer çınar tohumu gibi ekerek, bugünlere ulaştı. Ödediğimiz bedel bundan ibaret değil. Bu topraklar üzerinden acının her türlüsünü tatmak zorunda kaldık.
Maalesef, üzüntüyle, içim yanarak ifade ediyorum; bu ülkeyi kötü yöneten, kişisel ihtirasların esiri olan, şahsi kaygılarını ülke menfaatlerinin önünde tutan siyasetçilerin hatası yüzünden ağır faturalar ödedik.
Dağlarda gençlerimizi kaybettik. İşkencelerde insanlık yitip gitti. Provokatif çatışmalarda kan aktı. Bu ülkenin yazarları, aydınları, entelektüelleri sinsi kurşunların hedefi oldu.
Yoksulluğu adeta bu ülkenin kaderi haline getirdiler. Boğazımıza kadar yoksulluğa, mahrumiyete gömüldüğümüz günler oldu. Boynumuza geri kalmış ülke yaftasını astılar. Milletin hazinesini yolsuzlukla, israfla, peşkeşle, sorumsuzlukla adeta yağmaladılar. Bu toprakların hamurunda bulunan, özünde bulunan kardeşliği, dayanışmayı, paylaşmayı hoşgörüyü; nifak tohumları ekerek, fesat tohumları ekerek tahrip etmeye çalışanlar oldu.
Başbakan Erdoğan, 10 yıl öncesinde yaşananları da hatırlatarak, Yurt dışında bir kuruş borç alacak itibarı kalmayan ülke haline getirdiler bu ülkeyi. Kimlerin iktidarda olduğunu düşünün diye konuştu.
Erdoğan, Bizi delikli kuruşa muhtaç ettikleri dönemi hatırlayın ifadesini kullanarak, dış borçların arttığı, enflasyonun üç haneli rakamlara ulaştığı günleri anlattı. Erdoğan, şöyle devam etti:
Bu ülkeye demokrasiyi çok gördüler. Bu ülkeden özgürlükleri esirgediler. Bu ülkeyi en temel insan haklarından, en temel insani hürriyetlerden bile mahrum bıraktılar. Konuşanların susturulduğu, yazanların sınır dışı edildiği, düşünenlerin hapse atıldığı, vatan sevgisiyle yanıp tutuşan nice sevdalının vatan hasretiyle gurbette gözlerini yumduğu günlerden geçtik. toplumu sınıflara ayırmak istediler. Milleti rengine, diline, kıyafetine, düşüncesine göre tasnif etmek istediler. Şu anda da yok mu? Yine var. Ama onlara karşı direnen bir AK Parti iktidarı var.
Avrupa bilgi çağını yaşarken bizi statükoya, küçük düşünmeye, geri kalmaya mahkum ettiler. | | Samanyolu Haber Son Dakika 04.05.2010 | | | ErdoğanİçimyanarakifadeediyorumErdoğan İçim yanarak ifade ediyorum |
|
| 'Baştan aşağı yeni bir Anayasa şart' | Samanyolu Haber | 05.04.2010 16:09 |  | | Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, gerek kişisel hak ve özgürlükler, gerek eknomik gerekçeleri ele alan yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğunu belirtti. Hisarcıklıoğlu, Baştan aşağı yeni bir Anayasa şart. Keşke uzlaşı sağlansa. Farklı düşünce grupları bir araya gelerek, biz sivil toplum kuruluşları olarak uzlaştık. Madde yazmdık ama genel çerçevede uzlaştık. dedi.
TOBB ile Ekonomi Gazetecileri Derneğinin geleneksel hale getirdiği Ekonomi Zirvesinin altıncısı Kartepe Green Park Otelde yapıldı. Birlik başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, zirvede, 2009 yılındaki ekonomik gelişmeleri değerlendirirken, 2010 yılı beklentilerini anlattı.
Mevzuata uygun ölmek istemiyoruz. diyen Hisarcıklıoğlu, ortaya çıkan meselelerin kamplaşmadan çözülmesi gerektiğini söyledi. TOBB Başkanı şöyle konuştu:
Kamplaşmadan çözmesi gereken konular bunlar. Anayasa, siyasi partiler, seçim, hukuk, yargı, mevzuat, kamu yönetimi, yolsuzluk ve israfla etkin mücadele. 30 yıl önce Arabistan bizden zengin, yunanistan zengin. Şimdi biz ikisinden de zenginiz. Koşmak için bunları yapmamız lazım. Kusursuz bir şey yok. Kamplaşmadan mutabakat zemini içinde reformların yapılması lazım. Geleceğimiz, çocuklarımız için. Müthiş bir müteşebbis ruh var.
Gündeme ilişkin soruları da cevaplayan Rifat Hisarcıklıoğlu, özetle şunları söyledi:
* Vergi ve prim borcu yapılandırmasından imkanı olanlar faydalanacak. Bir tarafta yüzde 9 enflasyon diğer tarafta yüzde 30 gecikme cezası. Bunun ödenmesi gayri kabili rücu. Kredi garanti fonu kefaleti ile krediye ulaşma imkanı var. Öbür tarafta toplamda 90 milyon lirayı bulan alacak var. Bunları söylerken şahsımla ilgili talebim yok.
* İran, Suriye ve Gürcistan ile tek sınır kapısı üzerinde çalışıyoruz.
* Savarona ile ilgili Kahraman Sadıkoğlu kar etmiyorsa ben nasıl edeyim. Aslında devletin gelen misafirleri ağırlamak için böyle bir yata ihtiyacı var.
* Çek düzenlemesinde hapis cezası kalkmalı ama şirkete de şeffaflık şartı getirilmeli. Bunlar at başı gitmeli.
* Meslek lisesi mezunu olmak, İngilizce, bilgisayar bilmeden ne işe yarar. Artık bir tuşa dokunup makinaya talimat veriliyor.
* İki alış veriş merkezi sahibi olarak söylüyorum, bu işte kuralsızlık var. Türkiyenin sanayi, gıdaya dayalı sanayidir. Bu kuralsızlık devam ederse bu sanayi bitecek. Hepsi kendi markası adına üretim yaptırıyor. Marka ölüyor. 365 gün indirim olur mu.
* Bankalar önce 51 milyarı ekonomiye aktarsın, eğer yetmezse başka finansman kaynaklarına bakarız. Yarın ellerini yakacak b para, akıllı olsunlar. Kendi çocukları için de sıkıntı, kendi bankasında iş bulamazsa bana gelecek.
* Mayısta halka açılım için SPK bir araya geleceğiz.
* Risk sermaye şirketi KOBİ AŞye müracaat azaldı. Kaynak var ama verecek şirket bulamıyoruz.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 05.04.2010 | | | BaştanaşağıyenibirAnayasaşartBaştan aşağı yeni bir Anayasa şart |
|
| Her gün altı milyon ekmek çöpe gidiyor | Milliyet | 03.02.2010 00:19 |  | | |
| Her gün altı milyon ekmek çöpe gidiyor | Milliyet | 02.02.2010 00:24 |  | | |
| Her gün altı milyon ekmek çöpe gidiyor | Milliyet | 01.02.2010 11:30 |  | | |
| Her gün altı milyon ekmek çöpe gidiyor | Milliyet | 01.02.2010 00:09 |  | | |
| AHMED ŞAHİN - Hayatınızı iktisatla mı, israfla mı yaşıyorsunuz? | Zaman | 18.03.2009 02:06 |  | | |
| Savurganlık korkunç boyuta ulaştı! Her yıl 100 milyar doları çöpe atıyoruz! Bir yılda israf edilen ekmekle bile 18 okul yapılabiliyor | Net Gazete | 08.09.2008 11:32 |  | | |
| Her yıl 100 milyar doları çöpe atıyoruz.. | Haber3 | 08.09.2008 11:27 |  | | |
|
| |