Habergec.Com Aranan Kelimeler:15 saat sonra ortaya çıktı Değerlendirme: 10 / 10 975059
habergec.com
24.10.2014 Cuma
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler
Gazeteler
İnternet Siteleri
Televizyonlar
Radyolar
Diğer

:: Gruplar
 

15 saat sonra ortaya çıktı

Sistematik işkence sürüyor: Silivri'ye sevk edilen polisler 26 saat aç bırakıldı
Zaman
20.10.2014
02:07
Sahur operasyonu sonrasında tutuklanan polislerin gözaltı sürecinde maruz bırakıldıkları sistematik işkence cezaevinde de sürüyor. Metris Cezaevi’nden Silivri’ye elleri kelepçeli bir şekilde nakledilen polislere 26 saat boyunca yemek verilmediği ortaya çıktı. Emniyet mensupları, nakilden sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunacak.17-25 Aralık’ta yolsuzluk ve rüşveti soruşturdukları için tutuklanan 51 emniyet mensubu geçtiğimiz cuma günü tutuklu bulundukları Metris Cezaevi’nden apar topar alınarak Silivri Cezaevi’ne gönderildi. Hiçbir izahat yapılmadan ve hiçbir makul gerekçeye dayandırılmaksızın gerçekleştirilen nakil işlemi sırasında da süreç boyunca sergilenen insanlık dışı uygulamaların devam ettiği ortaya çıktı. Polisler sabah henüz uykudayken alelacele kaldırılarak, “Hemen hazırlanın, nakledileceksiniz” direktifine muhatap oldu. Saat 09.30 sularında avluya çıkarılan emniyet mensupları kahvaltı saati de geçirilerek saat 12.00’ye kadar burada bekletildi. O sırada görüş için cezaevi önünde bekleyen polislerin aileleri, “Sistem bozuk.” denilerek 3 saat cezaevi kapısında oyalanırken polisler, Silivri’ye doğru yola çıkarıldı. Sabah kahvaltısı yaptırılmadan cezaevi nakil aracına bindirilerek yola çıkarılan polislere ikinci bir zulüm de bu aşamada gerçekleştirildi. Kendine zarar verme veya kaçma şüphesi olmadığı halde 51 emniyet mensubunun tamamına kelepçe takıldı. Elleri kelepçeli olarak yaklaşık 1 saat yolculuk yapmak zorunda bırakılan polislerden bir kısmının, yolculuk sırasında virajlarda tutunamayarak savruldukları için vücutlarının çeşitli yerlerinde morluklar oluştu. Kelepçeli oldukları için emniyet kemerlerini bağlayamayan polislerin kemerleri nakil görevlileri tarafından da bağlanmayarak görevi ihmal suçu işlendi. Ani gerçekleşen şiddetli bir savrulma yahut kaza halinde can kayıplarının yaşanması riskinin oldukça yüksek olduğunun altını çizen polis avukatlarından Kemal Şimşek, “Tüm aşamalarda gerçekleşen bu eziyet ve işkence suçu için ilgilileri hakkında görevi ihmal ve kötüye kullanma ile işkence suçlarından şuç duyurusunda bulunacağımızın bilinmesini isteriz.” ifadelerini kullandı.Tehlikeli ve yorucu bir yolculuktan sonra Silivri’ye nakli tamamlanan polisler, saat 13.15’te cezaevine ulaştıklarında öğle yemeği yeme imkanından da mahrum bırakıldı. Sabah kahvaltısı da yaptırılmadığını söylemelerine rağmen kimse bu en temel insanî taleplerini dikkate dahi almadı. Akşam saat 21.50’ye kadar aç bırakılan emniyet mensuplarına uygulanan insanlık dışı zulüm aradan geçen 26 saatten sonra ancak son buldu. 51 emniyet mensubu saatlerce aç bırakılıp, nakil sırasında hayatları tehlikeye atıldıktan ve kısmi yaralanmalar yaşadıktan sonra Silivri L Tipi Cezaevi’ne yerleştirildi.Naklin yaşandığı gün Metris Cezaevi önünde görüşmeyi bekleyen polislerin aileleri bu duruma tepki göstermişti. İstanbul Mali Şube’de komiser olan Mustafa Demirhan’ın eşi Esma Demirhan, duygularını şu sözlerle anlatmıştı: “Zannediyorlar ki ‘Sizin eşlerinizde sıkıntı var, biz onları Silivri’ye sevk ettik’ dediklerinde biz çok üzüleceğiz. Aldanıyorlar aldanıyorlar. İsterseniz Fizan’a götürün yine biz hepimiz toplanarak oraya da gitmezsek namerdiz. Ağlayacağımızı, üzüleceğimizi zannediyorlarsa külliyen aldanıyorlar.”
Zaman
Ana Sayfa
20.10.2014
SistematikişkencesürüyorSilivriyesevkedilenpolisler26saatbırakıldıSistematik işkence sürüyor Silivriye sevk edilen polisler 26 saat aç bırakıldı
Sistematik işkence sürüyor: Silivri'ye sevk edilen polisler 26 saat aç bırakıldı
Zaman
20.10.2014
01:57
Sahur operasyonu sonrasında tutuklanan polislerin gözaltı sürecinde maruz bırakıldıkları sistematik işkence cezaevinde de sürüyor. Metris Cezaevi’nden Silivri’ye elleri kelepçeli bir şekilde nakledilen polislere 26 saat boyunca yemek verilmediği ortaya çıktı. Emniyet mensupları, nakilden sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunacak.17-25 Aralık’ta yolsuzluk ve rüşveti soruşturdukları için tutuklanan 51 emniyet mensubu geçtiğimiz cuma günü tutuklu bulundukları Metris Cezaevi’nden apar topar alınarak Silivri Cezaevi’ne gönderildi. Hiçbir izahat yapılmadan ve hiçbir makul gerekçeye dayandırılmaksızın gerçekleştirilen nakil işlemi sırasında da süreç boyunca sergilenen insanlık dışı uygulamaların devam ettiği ortaya çıktı. Polisler sabah henüz uykudayken alelacele kaldırılarak, “Hemen hazırlanın, nakledileceksiniz” direktifine muhatap oldu. Saat 09.30 sularında avluya çıkarılan emniyet mensupları kahvaltı saati de geçirilerek saat 12.00’ye kadar burada bekletildi. O sırada görüş için cezaevi önünde bekleyen polislerin aileleri, “Sistem bozuk.” denilerek 3 saat cezaevi kapısında oyalanırken polisler, Silivri’ye doğru yola çıkarıldı. Sabah kahvaltısı yaptırılmadan cezaevi nakil aracına bindirilerek yola çıkarılan polislere ikinci bir zulüm de bu aşamada gerçekleştirildi. Kendine zarar verme veya kaçma şüphesi olmadığı halde 51 emniyet mensubunun tamamına kelepçe takıldı. Elleri kelepçeli olarak yaklaşık 1 saat yolculuk yapmak zorunda bırakılan polislerden bir kısmının, yolculuk sırasında virajlarda tutunamayarak savruldukları için vücutlarının çeşitli yerlerinde morluklar oluştu. Kelepçeli oldukları için emniyet kemerlerini bağlayamayan polislerin kemerleri nakil görevlileri tarafından da bağlanmayarak görevi ihmal suçu işlendi. Ani gerçekleşen şiddetli bir savrulma yahut kaza halinde can kayıplarının yaşanması riskinin oldukça yüksek olduğunun altını çizen polis avukatlarından Kemal Şimşek, “Tüm aşamalarda gerçekleşen bu eziyet ve işkence suçu için ilgilileri hakkında görevi ihmal ve kötüye kullanma ile işkence suçlarından şuç duyurusunda bulunacağımızın bilinmesini isteriz.” ifadelerini kullandı.Tehlikeli ve yorucu bir yolculuktan sonra Silivri’ye nakli tamamlanan polisler, saat 13.15’te cezaevine ulaştıklarında öğle yemeği yeme imkanından da mahrum bırakıldı. Sabah kahvaltısı da yaptırılmadığını söylemelerine rağmen kimse bu en temel insanî taleplerini dikkate dahi almadı. Akşam saat 21.50’ye kadar aç bırakılan emniyet mensuplarına uygulanan insanlık dışı zulüm aradan geçen 26 saatten sonra ancak son buldu. 51 emniyet mensubu saatlerce aç bırakılıp, nakil sırasında hayatları tehlikeye atıldıktan ve kısmi yaralanmalar yaşadıktan sonra Silivri L Tipi Cezaevi’ne yerleştirildi.Naklin yaşandığı gün Metris Cezaevi önünde görüşmeyi bekleyen polislerin aileleri bu duruma tepki göstermişti. İstanbul Mali Şube’de komiser olan Mustafa Demirhan’ın eşi Esma Demirhan, duygularını şu sözlerle anlatmıştı: “Zannediyorlar ki ‘Sizin eşlerinizde sıkıntı var, biz onları Silivri’ye sevk ettik’ dediklerinde biz çok üzüleceğiz. Aldanıyorlar aldanıyorlar. İsterseniz Fizan’a götürün yine biz hepimiz toplanarak oraya da gitmezsek namerdiz. Ağlayacağımızı, üzüleceğimizi zannediyorlarsa külliyen aldanıyorlar.”
Zaman
Güncel
20.10.2014
SistematikişkencesürüyorSilivriyesevkedilenpolisler26saatbırakıldıSistematik işkence sürüyor Silivriye sevk edilen polisler 26 saat aç bırakıldı
İşte iki polisin şehit edildiği kanlı saldırının perde arkası
Zaman
12.10.2014
02:03
Bingöl’deki hain saldırıda istihbarat zafiyeti yaşandığı ortaya çıktı. 2 polisin şehit edildiği olayda Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü il çapında arama tarama kararı çıkarılması talebiyle sulh ceza hâkimliğine başvurdu, ancak mahkeme talebi reddetti. Bu sebeple eylem için şehre gelen teröristler takip edilemedi.Emniyet Müdür Yardımcısı Atıf Şahin ve Başkomiser Hüseyin Hati-poğlu’nun şehit edilmesi ile sonuçlanan suikastın perde arkası netleşiyor. Suikastta yer alan tüm şahısların kimlik bilgileri tespit edilirken, saldırının bir değil iki araçla yapıldığı ortaya çıktı. En dikkat çekici iddia ise olay öncesi istihbarat zafiyetleriyle ilgili. Buna göre, Bingöl Emniyeti Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü, saldırı günü il çapında arama tarama kararı çıkarılması talebiyle sulh ceza hâkimliğine başvurdu, ancak mahkeme talebi reddetti. Dolayısıyla Emniyet, kırsaldan şehir merkezine gelen teröristleri tespit ve takip etme imkânı bulamadı.Bingöl İl Emniyet Müdür Yardımcısı Atıf Şahin ve Başkomiser Hüseyin Hatipoğlu’nun şehit edildiği, İl Emniyet Müdürü Atalay Ürker ile polis memuru Uğur Atlı’nın yaralandığı saldırıdan sonra Genç ilçesi girişinde öldürülen 4 kişinin olayda yer aldığı kesinleşti. Eylemi gerçekleştiren teröristler saldırıdan sonra aynı araçla Lice istikametine doğru kaçmaya çalışırken Genç’te etkisiz hale getirildi. Bingöl Kiğı nüfusuna kayıtlı E.Ş., Karlıova nüfusuna kayıtlı Bingöl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde memur olarak çalışan A.B., Şanlıurfa Viranşehir nüfusuna kayıtlı R.Ö. ve Muş Malazgirt nüfusuna kayıtlı E.E. (15) ölü ele geçirildi. Bu şahıslardan E.Ş. ve A.B.’nin geçtiğimiz günlerde Bingöl’de Hüda-Par ile PKK’ya yakın kişiler arasında çıkan kavgada yer aldıkları belirlendi. Şahısların, olayların ardından herkesin içinde “Kobani’nin intikamını alacağız” şeklinde tehditler savurduğu öğrenildi. Firari olanlar dahil saldırıya katılan tüm örgüt üyelerinin kimlikleri tespit edildi.Edinilen bilgilere göre Türkiye’yi yasa boğan elim suikast şöyle gelişti: Bingöl İl Emniyet Müdürü Atalay Ürker, geçtiğimiz günlerde Hüda-Par ve PKK’ya yakın kişiler arasında çıkan çatışmalarda zarar gören işyerlerini geziyordu. Gün boyu yanında yardımcıları ile esnafa geçmiş olsun ziyaretinde bulunarak şikâyetleri dinleyen Ürker’e kendi makam aracı dışında 3 araç daha eşlik ediyordu. Akşam saat 20.30 civarında bir marketin durumunu yerinde incelemek istedi. Araçlarından inen emniyet mensupları yürüyerek markete geçti, incelemelerde bulundu. Ürker ve yanındaki 4 çalışma arkadaşı, valiliğe yaklaşık 200 metre mesafede bulunan olay yerinden sonra valiliğe geçecekti. Bu sebeple trafiği engellememeleri için araçlarını valiliğe gönderdi. Ürker, marketin az ilerisinde yer alan bir çiçekçide, son günlerde yaşanan olaylarda sıkça kullanılan havai fişek satıldığını öğrenince işyeri sahibi ile görüşmek üzere çiçekçiye yöneldi. Tam bu sırada valiliğin olduğu yönden ters istikametten gelen bir araçtan otomatik silahla ateş açıldı. Bu sırada olay yerinden ayrılmak üzere olan bir polis aracı saldırganların kullandığı aracın önünü keserek ateş etmelerini engelledi. Ancak aynı anda karşı yönden ikinci bir araçtan daha ateş açıldı. Buradan da 12 kurşun atıldı. Polislerin de karşılık vermesi üzerine saldırganlar olay yerinden kaçtı. Güvenlik kameralarından saldırganların kaçtığı güzergâh tespit edildi. İlk ateşi açan şahısların Bingöl’ün Genç ilçesi yönüne doğru kaçtıkları belirlendi. Bunun üzerine Genç girişinde Murat Nehri üzerinde yer alan köprüde polis tedbir aldı. Araçtakiler polisi görüp ateş açınca etkisiz hale getirildi.İSTİHBARAT ZAAFI İDDİASISaldırıda çok ciddi istihbarat zaafı yaşandığı belirtiliyor. Terör örgütünün kırsaldan gönderdiği R.Ö. ve E.E.’nin saldırıdan çok kısa bir süre önce Bingöl’e geldiği ortaya çıktı. Bingöl’de görev yapan ve terör istihbarat konularında uzman polislerin son dönemlerde tasfiye edilmesinin istihbarat zafiyetine yol açtığı belirtiliyor. Dağdan şehre inen teröristlerin takibinin yapılamadığı kaydediliyor.Saldırıda kullanılan aracın olay günü saat 13.00’te Bingöl’de 1 günlüğüne kiralandığı ortaya çıktı. Aracın öldürülen A.B. tarafından kiralandığı öğrenildi. MOBESE ve güvenlik kameralarında yapılan ilk incelemede saldırganların olay yerinde daha önce 2 tur attıkları belirlendi. Güvenlik kameralarında saldırganların araçlarıyla valilik önünden saldırının yaşandığı bölgeyi turladıkları görülüyor. Ters yönden giren araçlar aynı güzergâhtaki üçüncü turlarında saldırıyı gerçekleştirmiş.Kayseri’de 4 kişi gözaltına alındıBingöl Emniyet Müdürü Atalay Ürker ve ekibine yönelik 2 gün önce yapılan saldırıyla ilgili olarak aranan Ankara plakalı otomobil Kayseride durduruldu. Araç içinde bulunan ve aile oldu
Zaman
Güncel
12.10.2014
İşteikipolisinşehitedildiğikanlısaldırınınperdearkasıİşte iki polisin şehit edildiği kanlı saldırının perde arkası
İşte iki polisin şehit edildiği kanlı saldırının perde arkası
Zaman
12.10.2014
02:02
Bingöl’deki hain saldırıda istihbarat zafiyeti yaşandığı ortaya çıktı. 2 polisin şehit edildiği olayda Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü il çapında arama tarama kararı çıkarılması talebiyle sulh ceza hâkimliğine başvurdu, ancak mahkeme talebi reddetti. Bu sebeple eylem için şehre gelen teröristler takip edilemedi.Emniyet Müdür Yardımcısı Atıf Şahin ve Başkomiser Hüseyin Hati-poğlu’nun şehit edilmesi ile sonuçlanan suikastın perde arkası netleşiyor. Suikastta yer alan tüm şahısların kimlik bilgileri tespit edilirken, saldırının bir değil iki araçla yapıldığı ortaya çıktı. En dikkat çekici iddia ise olay öncesi istihbarat zafiyetleriyle ilgili. Buna göre, Bingöl Emniyeti Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü, saldırı günü il çapında arama tarama kararı çıkarılması talebiyle sulh ceza hâkimliğine başvurdu, ancak mahkeme talebi reddetti. Dolayısıyla Emniyet, kırsaldan şehir merkezine gelen teröristleri tespit ve takip etme imkânı bulamadı.Bingöl İl Emniyet Müdür Yardımcısı Atıf Şahin ve Başkomiser Hüseyin Hatipoğlu’nun şehit edildiği, İl Emniyet Müdürü Atalay Ürker ile polis memuru Uğur Atlı’nın yaralandığı saldırıdan sonra Genç ilçesi girişinde öldürülen 4 kişinin olayda yer aldığı kesinleşti. Eylemi gerçekleştiren teröristler saldırıdan sonra aynı araçla Lice istikametine doğru kaçmaya çalışırken Genç’te etkisiz hale getirildi. Bingöl Kiğı nüfusuna kayıtlı E.Ş., Karlıova nüfusuna kayıtlı Bingöl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde memur olarak çalışan A.B., Şanlıurfa Viranşehir nüfusuna kayıtlı R.Ö. ve Muş Malazgirt nüfusuna kayıtlı E.E. (15) ölü ele geçirildi. Bu şahıslardan E.Ş. ve A.B.’nin geçtiğimiz günlerde Bingöl’de Hüda-Par ile PKK’ya yakın kişiler arasında çıkan kavgada yer aldıkları belirlendi. Şahısların, olayların ardından herkesin içinde “Kobani’nin intikamını alacağız” şeklinde tehditler savurduğu öğrenildi. Firari olanlar dahil saldırıya katılan tüm örgüt üyelerinin kimlikleri tespit edildi.Edinilen bilgilere göre Türkiye’yi yasa boğan elim suikast şöyle gelişti: Bingöl İl Emniyet Müdürü Atalay Ürker, geçtiğimiz günlerde Hüda-Par ve PKK’ya yakın kişiler arasında çıkan çatışmalarda zarar gören işyerlerini geziyordu. Gün boyu yanında yardımcıları ile esnafa geçmiş olsun ziyaretinde bulunarak şikâyetleri dinleyen Ürker’e kendi makam aracı dışında 3 araç daha eşlik ediyordu. Akşam saat 20.30 civarında bir marketin durumunu yerinde incelemek istedi. Araçlarından inen emniyet mensupları yürüyerek markete geçti, incelemelerde bulundu. Ürker ve yanındaki 4 çalışma arkadaşı, valiliğe yaklaşık 200 metre mesafede bulunan olay yerinden sonra valiliğe geçecekti. Bu sebeple trafiği engellememeleri için araçlarını valiliğe gönderdi. Ürker, marketin az ilerisinde yer alan bir çiçekçide, son günlerde yaşanan olaylarda sıkça kullanılan havai fişek satıldığını öğrenince işyeri sahibi ile görüşmek üzere çiçekçiye yöneldi. Tam bu sırada valiliğin olduğu yönden ters istikametten gelen bir araçtan otomatik silahla ateş açıldı. Bu sırada olay yerinden ayrılmak üzere olan bir polis aracı saldırganların kullandığı aracın önünü keserek ateş etmelerini engelledi. Ancak aynı anda karşı yönden ikinci bir araçtan daha ateş açıldı. Buradan da 12 kurşun atıldı. Polislerin de karşılık vermesi üzerine saldırganlar olay yerinden kaçtı. Güvenlik kameralarından saldırganların kaçtığı güzergâh tespit edildi. İlk ateşi açan şahısların Bingöl’ün Genç ilçesi yönüne doğru kaçtıkları belirlendi. Bunun üzerine Genç girişinde Murat Nehri üzerinde yer alan köprüde polis tedbir aldı. Araçtakiler polisi görüp ateş açınca etkisiz hale getirildi.İSTİHBARAT ZAAFI İDDİASISaldırıda çok ciddi istihbarat zaafı yaşandığı belirtiliyor. Terör örgütünün kırsaldan gönderdiği R.Ö. ve E.E.’nin saldırıdan çok kısa bir süre önce Bingöl’e geldiği ortaya çıktı. Bingöl’de görev yapan ve terör istihbarat konularında uzman polislerin son dönemlerde tasfiye edilmesinin istihbarat zafiyetine yol açtığı belirtiliyor. Dağdan şehre inen teröristlerin takibinin yapılamadığı kaydediliyor.Saldırıda kullanılan aracın olay günü saat 13.00’te Bingöl’de 1 günlüğüne kiralandığı ortaya çıktı. Aracın öldürülen A.B. tarafından kiralandığı öğrenildi. MOBESE ve güvenlik kameralarında yapılan ilk incelemede saldırganların olay yerinde daha önce 2 tur attıkları belirlendi. Güvenlik kameralarında saldırganların araçlarıyla valilik önünden saldırının yaşandığı bölgeyi turladıkları görülüyor. Ters yönden giren araçlar aynı güzergâhtaki üçüncü turlarında saldırıyı gerçekleştirmiş.Kayseri’de 4 kişi gözaltına alındıBingöl Emniyet Müdürü Atalay Ürker ve ekibine yönelik 2 gün önce yapılan saldırıyla ilgili olarak aranan Ankara plakalı otomobil Kayseride durduruldu. Araç içinde bulunan ve aile oldu
Zaman
Ana Sayfa
12.10.2014
İşteikipolisinşehitedildiğikanlısaldırınınperdearkasıİşte iki polisin şehit edildiği kanlı saldırının perde arkası
Skandal! Polis müdürleri, canlı bomba şüphelisiyle aynı yerde tutuluyor
Zaman
30.09.2014
16:11
Antalyada polise yönelik düzenlenen algı operasyonunda bir skandal ortaya çıktı. Üçüncü sınıf emniyet müdürü Gökhan Tayukun, Antalyada yakalanan canlı bomba şüphelisi bayanla aynı bölümde gözaltına tutulduğu iddia edildi.Yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarının ardından polislere yönelik düzenlenen algı operasyonlarına yeni skandallar eklenmeye devam ediyor. Ankara ve İzmirde yapılan operasyonların ardından Antalyada istihbarat polislerine yönelik düzenlen operasyonun havuz medyasından Star ve Sabah gazetelerinin 18 Mart 2014 tarihinde yayımladığı dinleme listesi isimli haberleri ihbar kabul edilerek düzenlendiği ortaya çıkmıştı. Gözaltında tutulanan polislerin ifade alma işlemleri de devam ediyor. Gözaltında tutulan polis müdürleri ve memurlar için bugün ek gözaltı süresi alındı.Polislerin avukatları eşliğinde sorguları devam ederken skandal bir ayrıntı ortaya çıktı. Dördüncü sınıf emniyet müdürü olan Gökhan Tayukun operasyonla aynı zamanda gözaltına alınan canlı bomba şüphelisi kadınla aynı bölgede tutulduğu ortaya çıktı. Kaldıkları hücreler yan yana olan polis müdürüyle canlı bomba şüphelisi karşı karşıya gelebiliyor. Yaşanan bu durumu facia olarak nitelendiren Avukat Osman Yengil, Gökhan beyin canlı bomba olarak yakalanan bir bayanla aynı bölümde kaldığı duyduk. Bu tabi facia bir durum. Çünkü Allah korusun böyle yıllarca suçlu peşinde koşmuş, suçlu yakalamış bütün hayatını buna adamış bir insanın aynı ortamda bırakılması kamuoyunun takdirlerine bırakıyorum. Bu tamamen kişinin vücut bütünlüğünü tehlikeye atmak. Hem de bunu yaparken resmi kurumun içerisinde yapılması yanlış. dedi.AVUKAT: TUTUKLAMA İÇİN BAHANE ÜRETMEK İSTİYORLARSoruşturmanın süreci hakkında da bilgi veren Avukat OsmanYengil, ifadelerinin tamamlananlar için bugün birinci kez uzatma kararları alındığını söyledi. Yarın için ikinci uzatma kararı alındıktan sonra mahkemeye sevk edilmesini beklediklerini belirten Yengil, Herhalde yarın sabah ekstra bir durum olmazsa adliye safhası başlar. Genel olarak dosya içerisinde konularla müvekkillere sorulan konular bir birinden farklı. İddia edilen konu yasa dışı dinleme ama dosya içindeki evraklar tamamen incelendiği zaman dinlemelerin tamamın mahkeme kararıyla yasa gereğince, tüm prosedürler takip edilerek alınmış, yasal dinleme kararlarına istinaden yapılmış faaliyetler olduğu anlaşılmakta. Yine dosya içerisinde bulunan fakat suç başlığı altında örgüt ve örgüt kurmakla alakalı iddia ise sadece bir başlıktan ibaret. Müvekkillerle dosya içerisindeki tüm bilgilere bakıldığı zaman örgütle alakalı bir ibare olmadığı gibi her hangi bir soruda yok. Bundaki maksadı da tutuklama için bir bahane üretmek için yapıldığını düşünüyoruz. Dosya içerisinde bu güne kadar herhangi bir soru sorulmuş değil. Belli bir delil ve belge yok. ifadelerini kullandı.DOSYA İÇERİSİNDE SOMUT BELGE YOK, ÖRGÜT İMASI DAHİ YOKÖzel belgeleri ele geçirmek, yasa dışı dinlemek, veri kaydetmek bunların tamamının soyut beyanlardan oluştuğunu belirten Yengil, bunlarla alakalı en ufak bir delil olmadığını kaydetti. Yengil, böyle bir durum olması durumunda arama kararlarının olması gerektiğini söyledi. Yapılan operasyonda emniyet içerisinde yasa dışı faaliyet yapan birileri var imajı oluşturmak istenildiğini belirten Yengil, Yapay bir suç, uydurma. Dosya içerisinde bahsedilen dinlemelerin tamamı ise Türkiye Cumhuriyetinin yasa ve mahkemelerinin vermiş olduğu yetkiye istinaden alınmış kararlara dayanarak yapılmış olan dinlemeler. Bu sebeple de bunlarla alakalı yasadışıklıktan bahsetmek bunları iddia etmek abesle iştigaldir. Katalog suçlar içerisinde değerlendirerek tutuklamaya sevk etmek için iddia makamının elini güçlendirmek adına koymuş olduğu bir başlık suç olarak düşünüyorum. Dosya içerisinde ne somut belge veya belge olarak örgüt iması dahi geçmemekte. şeklinde konuştu.POLİS EŞİ: BEBEĞİMLE 15 SAAT YOL GELDİM, BİZİ SUÇSUZ YERE BURALARDA REZİL EDİYORLARAntalyadan tayine çıkarıldıktan sonra Şanlıurfada çalışmaya başlayan ve orada gözaltına alınan komiserlerden İsa Yıldırımın eşi Hanife Yıldırım, yaşadıklarını anlattı. Eşini telefonla arayarak gözaltına aldıklarını belirten Yıldırım, Şanlıurfada ben tektim. Bebeğimle birlikte zor oldu. Eşimi alıp götürdüler kapıda. Ben oradan gelemedim tek başıma, annemi çağırdım. Yani haksız, suçsuz yere bizi buralara kadar rezil ediyorlar. Bebeğimle 12-15 saat yoldayız. Onunla birlikte buraya kadar geldik bekliyoruz. Biz şimdiye kadar bunu ancak polis eşleri anlar, gece gündüz eşlerimiz sabahları yok gündüzleri yok, sürekli işteler sürekli telefonla konuşuyorlar. Biz ondan hiçbir zaman hukuksuz iş yaptığını zannetmiyoruz. Yapmadılar da. Zaten sırf bir algı operasyonu olsun diye, yıpratsın diye yapıyorlar. Biz buradayız, yıpranmıyoruz. Onların çıkacağını da inanıyoruz. Umutla bekliyorum. diye konuştu.
Zaman
Güncel
30.09.2014
SkandalPolismüdürlericanlıbombaşüphelisiyleaynıyerdetutuluyorSkandal Polis müdürleri canlı bomba şüphelisiyle aynı yerde tutuluyor
Skandal! Polis müdürleri, canlı bomba şüphelisiyle aynı yerde tutuluyor
Zaman
30.09.2014
16:00
Antalyada polise yönelik düzenlenen algı operasyonunda bir skandal ortaya çıktı. Üçüncü sınıf emniyet müdürü Gökhan Tayukun, Antalyada yakalanan canlı bomba şüphelisi bayanla aynı bölümde gözaltına tutulduğu iddia edildi.Yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarının ardından polislere yönelik düzenlenen algı operasyonlarına yeni skandallar eklenmeye devam ediyor. Ankara ve İzmirde yapılan operasyonların ardından Antalyada istihbarat polislerine yönelik düzenlen operasyonun havuz medyasından Star ve Sabah gazetelerinin 18 Mart 2014 tarihinde yayımladığı dinleme listesi isimli haberleri ihbar kabul edilerek düzenlendiği ortaya çıkmıştı. Gözaltında tutulanan polislerin ifade alma işlemleri de devam ediyor. Gözaltında tutulan polis müdürleri ve memurlar için bugün ek gözaltı süresi alındı.Polislerin avukatları eşliğinde sorguları devam ederken skandal bir ayrıntı ortaya çıktı. Dördüncü sınıf emniyet müdürü olan Gökhan Tayukun operasyonla aynı zamanda gözaltına alınan canlı bomba şüphelisi kadınla aynı bölgede tutulduğu ortaya çıktı. Kaldıkları hücreler yan yana olan polis müdürüyle canlı bomba şüphelisi karşı karşıya gelebiliyor. Yaşanan bu durumu facia olarak nitelendiren Avukat Osman Yengil, Gökhan beyin canlı bomba olarak yakalanan bir bayanla aynı bölümde kaldığı duyduk. Bu tabi facia bir durum. Çünkü Allah korusun böyle yıllarca suçlu peşinde koşmuş, suçlu yakalamış bütün hayatını buna adamış bir insanın aynı ortamda bırakılması kamuoyunun takdirlerine bırakıyorum. Bu tamamen kişinin vücut bütünlüğünü tehlikeye atmak. Hem de bunu yaparken resmi kurumun içerisinde yapılması yanlış. dedi.AVUKAT: TUTUKLAMA İÇİN BAHANE ÜRETMEK İSTİYORLARSoruşturmanın süreci hakkında da bilgi veren Avukat OsmanYengil, ifadelerinin tamamlananlar için bugün birinci kez uzatma kararları alındığını söyledi. Yarın için ikinci uzatma kararı alındıktan sonra mahkemeye sevk edilmesini beklediklerini belirten Yengil, Herhalde yarın sabah ekstra bir durum olmazsa adliye safhası başlar. Genel olarak dosya içerisinde konularla müvekkillere sorulan konular bir birinden farklı. İddia edilen konu yasa dışı dinleme ama dosya içindeki evraklar tamamen incelendiği zaman dinlemelerin tamamın mahkeme kararıyla yasa gereğince, tüm prosedürler takip edilerek alınmış, yasal dinleme kararlarına istinaden yapılmış faaliyetler olduğu anlaşılmakta. Yine dosya içerisinde bulunan fakat suç başlığı altında örgüt ve örgüt kurmakla alakalı iddia ise sadece bir başlıktan ibaret. Müvekkillerle dosya içerisindeki tüm bilgilere bakıldığı zaman örgütle alakalı bir ibare olmadığı gibi her hangi bir soruda yok. Bundaki maksadı da tutuklama için bir bahane üretmek için yapıldığını düşünüyoruz. Dosya içerisinde bu güne kadar herhangi bir soru sorulmuş değil. Belli bir delil ve belge yok. ifadelerini kullandı.DOSYA İÇERİSİNDE SOMUT BELGE YOK, ÖRGÜT İMASI DAHİ YOKÖzel belgeleri ele geçirmek, yasa dışı dinlemek, veri kaydetmek bunların tamamının soyut beyanlardan oluştuğunu belirten Yengil, bunlarla alakalı en ufak bir delil olmadığını kaydetti. Yengil, böyle bir durum olması durumunda arama kararlarının olması gerektiğini söyledi. Yapılan operasyonda emniyet içerisinde yasa dışı faaliyet yapan birileri var imajı oluşturmak istenildiğini belirten Yengil, Yapay bir suç, uydurma. Dosya içerisinde bahsedilen dinlemelerin tamamı ise Türkiye Cumhuriyetinin yasa ve mahkemelerinin vermiş olduğu yetkiye istinaden alınmış kararlara dayanarak yapılmış olan dinlemeler. Bu sebeple de bunlarla alakalı yasadışıklıktan bahsetmek bunları iddia etmek abesle iştigaldir. Katalog suçlar içerisinde değerlendirerek tutuklamaya sevk etmek için iddia makamının elini güçlendirmek adına koymuş olduğu bir başlık suç olarak düşünüyorum. Dosya içerisinde ne somut belge veya belge olarak örgüt iması dahi geçmemekte. şeklinde konuştu.POLİS EŞİ: BEBEĞİMLE 15 SAAT YOL GELDİM, BİZİ SUÇSUZ YERE BURALARDA REZİL EDİYORLARAntalyadan tayine çıkarıldıktan sonra Şanlıurfada çalışmaya başlayan ve orada gözaltına alınan komiserlerden İsa Yıldırımın eşi Hanife Yıldırım, yaşadıklarını anlattı. Eşini telefonla arayarak gözaltına aldıklarını belirten Yıldırım, Şanlıurfada ben tektim. Bebeğimle birlikte zor oldu. Eşimi alıp götürdüler kapıda. Ben oradan gelemedim tek başıma, annemi çağırdım. Yani haksız, suçsuz yere bizi buralara kadar rezil ediyorlar. Bebeğimle 12-15 saat yoldayız. Onunla birlikte buraya kadar geldik bekliyoruz. Biz şimdiye kadar bunu ancak polis eşleri anlar, gece gündüz eşlerimiz sabahları yok gündüzleri yok, sürekli işteler sürekli telefonla konuşuyorlar. Biz ondan hiçbir zaman hukuksuz iş yaptığını zannetmiyoruz. Yapmadılar da. Zaten sırf bir algı operasyonu olsun diye, yıpratsın diye yapıyorlar. Biz buradayız, yıpranmıyoruz. Onların çıkacağını da inanıyoruz. Umutla bekliyorum. diye konuştu.
Zaman
Ana Sayfa
30.09.2014
SkandalPolismüdürlericanlıbombaşüphelisiyleaynıyerdetutuluyorSkandal Polis müdürleri canlı bomba şüphelisiyle aynı yerde tutuluyor
Polis müdürleri canlı bomba şüphelisiyle aynı yerde tutuluyor
Zaman
30.09.2014
14:35
Antalyada polise yönelik düzenlenen algı operasyonunda bir skandal ortaya çıktı. Üçüncü sınıf emniyet müdürü Gökhan Tayukun, Antalyada yakalanan canlı bomba şüphelisi bayanla aynı bölümde gözaltına tutulduğu iddia edildi.Yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarının ardından polislere yönelik düzenlenen algı operasyonlarına yeni skandallar eklenmeye devam ediyor. Ankara ve İzmirde yapılan operasyonların ardından Antalyada istihbarat polislerine yönelik düzenlen operasyonun havuz medyasından Star ve Sabah gazetelerinin 18 Mart 2014 tarihinde yayımladığı dinleme listesi isimli haberleri ihbar kabul edilerek düzenlendiği ortaya çıkmıştı. Gözaltında tutulanan polislerin ifade alma işlemleri de devam ediyor. Gözaltında tutulan polis müdürleri ve memurlar için bugün ek gözaltı süresi alındı.Polislerin avukatları eşliğinde sorguları devam ederken skandal bir ayrıntı ortaya çıktı. Dördüncü sınıf emniyet müdürü olan Gökhan Tayukun operasyonla aynı zamanda gözaltına alınan canlı bomba şüphelisi kadınla aynı bölgede tutulduğu ortaya çıktı. Kaldıkları hücreler yan yana olan polis müdürüyle canlı bomba şüphelisi karşı karşıya gelebiliyor. Yaşanan bu durumu facia olarak nitelendiren Avukat Osman Yengil, Gökhan beyin canlı bomba olarak yakalanan bir bayanla aynı bölümde kaldığı duyduk. Bu tabi facia bir durum. Çünkü Allah korusun böyle yıllarca suçlu peşinde koşmuş, suçlu yakalamış bütün hayatını buna adamış bir insanın aynı ortamda bırakılması kamuoyunun takdirlerine bırakıyorum. Bu tamamen kişinin vücut bütünlüğünü tehlikeye atmak. Hem de bunu yaparken resmi kurumun içerisinde yapılması yanlış. dedi.AVUKAT: TUTUKLAMA İÇİN BAHANE ÜRETMEK İSTİYORLARSoruşturmanın süreci hakkında da bilgi veren Avukat OsmanYengil, ifadelerinin tamamlananlar için bugün birinci kez uzatma kararları alındığını söyledi. Yarın için ikinci uzatma kararı alındıktan sonra mahkemeye sevk edilmesini beklediklerini belirten Yengil, Herhalde yarın sabah ekstra bir durum olmazsa adliye safhası başlar. Genel olarak dosya içerisinde konularla müvekkillere sorulan konular bir birinden farklı. İddia edilen konu yasa dışı dinleme ama dosya içindeki evraklar tamamen incelendiği zaman dinlemelerin tamamın mahkeme kararıyla yasa gereğince, tüm prosedürler takip edilerek alınmış, yasal dinleme kararlarına istinaden yapılmış faaliyetler olduğu anlaşılmakta. Yine dosya içerisinde bulunan fakat suç başlığı altında örgüt ve örgüt kurmakla alakalı iddia ise sadece bir başlıktan ibaret. Müvekkillerle dosya içerisindeki tüm bilgilere bakıldığı zaman örgütle alakalı bir ibare olmadığı gibi her hangi bir soruda yok. Bundaki maksadı da tutuklama için bir bahane üretmek için yapıldığını düşünüyoruz. Dosya içerisinde bu güne kadar herhangi bir soru sorulmuş değil. Belli bir delil ve belge yok. ifadelerini kullandı. DOSYA İÇERİSİNDE SOMUT BELGE YOK, ÖRGÜT İMASI DAHİ YOKÖzel belgeleri ele geçirmek, yasa dışı dinlemek, veri kaydetmek bunların tamamının soyut beyanlardan oluştuğunu belirten Yengil, bunlarla alakalı en ufak bir delil olmadığını kaydetti. Yengil, böyle bir durum olması durumunda arama kararlarının olması gerektiğini söyledi. Yapılan operasyonda emniyet içerisinde yasa dışı faaliyet yapan birileri var imajı oluşturmak istenildiğini belirten Yengil, Yapay bir suç, uydurma. Dosya içerisinde bahsedilen dinlemelerin tamamı ise Türkiye Cumhuriyetinin yasa ve mahkemelerinin vermiş olduğu yetkiye istinaden alınmış kararlara dayanarak yapılmış olan dinlemeler. Bu sebeple de bunlarla alakalı yasadışıklıktan bahsetmek bunları iddia etmek abesle iştigaldir. Katalog suçlar içerisinde değerlendirerek tutuklamaya sevk etmek için iddia makamının elini güçlendirmek adına koymuş olduğu bir başlık suç olarak düşünüyorum. Dosya içerisinde ne somut belge veya belge olarak örgüt iması dahi geçmemekte. şeklinde konuştu.POLİS EŞİ: BEBEĞİMLE 15 SAAT YOL GELDİM, BİZİ SUÇSUZ YERE BURALARDA REZİL EDİYORLARAntalyadan tayine çıkarıldıktan sonra Şanlıurfada çalışmaya başlayan ve orada gözaltına alınan komiserlerden İsa Yıldırımın eşi Hanife Yıldırım, yaşadıklarını anlattı. Eşini telefonla arayarak gözaltına aldıklarını belirten Yıldırım, Şanlıurfada ben tektim. Bebeğimle birlikte zor oldu. Eşimi alıp götürdüler kapıda. Ben oradan gelemedim tek başıma, annemi çağırdım. Yani haksız, suçsuz yere bizi buralara kadar rezil ediyorlar. Bebeğimle 12-15 saat yoldayız. Onunla birlikte buraya kadar geldik bekliyoruz. Biz şimdiye kadar bunu ancak polis eşleri anlar, gece gündüz eşlerimiz sabahları yok gündüzleri yok, sürekli işteler sürekli telefonla konuşuyorlar. Biz ondan hiçbir zaman hukuksuz iş yaptığını zannetmiyoruz. Yapmadılar da. Zaten sırf bir algı operasyonu olsun diye, yıpratsın diye yapıyorlar. Biz buradayız, yıpranmıyoruz. Onların çıkacağını da inanıyoruz. Umutla bekliyorum. diye konuştu.
Zaman
Güncel
30.09.2014
PolismüdürlericanlıbombaşüphelisiyleaynıyerdetutuluyorPolis müdürleri canlı bomba şüphelisiyle aynı yerde tutuluyor
Polis müdürleri canlı bomba şüphelisiyle aynı yerde tutuluyor
Zaman
30.09.2014
14:35
Antalyada polise yönelik düzenlenen algı operasyonunda bir skandal ortaya çıktı. Üçüncü sınıf emniyet müdürü Gökhan Tayukun, Antalyada yakalanan canlı bomba şüphelisi bayanla aynı bölümde gözaltına tutulduğu iddia edildi.Yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarının ardından polislere yönelik düzenlenen algı operasyonlarına yeni skandallar eklenmeye devam ediyor. Ankara ve İzmirde yapılan operasyonların ardından Antalyada istihbarat polislerine yönelik düzenlen operasyonun havuz medyasından Star ve Sabah gazetelerinin 18 Mart 2014 tarihinde yayımladığı dinleme listesi isimli haberleri ihbar kabul edilerek düzenlendiği ortaya çıkmıştı. Gözaltında tutulanan polislerin ifade alma işlemleri de devam ediyor. Gözaltında tutulan polis müdürleri ve memurlar için bugün ek gözaltı süresi alındı.Polislerin avukatları eşliğinde sorguları devam ederken skandal bir ayrıntı ortaya çıktı. Dördüncü sınıf emniyet müdürü olan Gökhan Tayukun operasyonla aynı zamanda gözaltına alınan canlı bomba şüphelisi kadınla aynı bölgede tutulduğu ortaya çıktı. Kaldıkları hücreler yan yana olan polis müdürüyle canlı bomba şüphelisi karşı karşıya gelebiliyor. Yaşanan bu durumu facia olarak nitelendiren Avukat Osman Yengil, Gökhan beyin canlı bomba olarak yakalanan bir bayanla aynı bölümde kaldığı duyduk. Bu tabi facia bir durum. Çünkü Allah korusun böyle yıllarca suçlu peşinde koşmuş, suçlu yakalamış bütün hayatını buna adamış bir insanın aynı ortamda bırakılması kamuoyunun takdirlerine bırakıyorum. Bu tamamen kişinin vücut bütünlüğünü tehlikeye atmak. Hem de bunu yaparken resmi kurumun içerisinde yapılması yanlış. dedi.AVUKAT: TUTUKLAMA İÇİN BAHANE ÜRETMEK İSTİYORLARSoruşturmanın süreci hakkında da bilgi veren Avukat OsmanYengil, ifadelerinin tamamlananlar için bugün birinci kez uzatma kararları alındığını söyledi. Yarın için ikinci uzatma kararı alındıktan sonra mahkemeye sevk edilmesini beklediklerini belirten Yengil, Herhalde yarın sabah ekstra bir durum olmazsa adliye safhası başlar. Genel olarak dosya içerisinde konularla müvekkillere sorulan konular bir birinden farklı. İddia edilen konu yasa dışı dinleme ama dosya içindeki evraklar tamamen incelendiği zaman dinlemelerin tamamın mahkeme kararıyla yasa gereğince, tüm prosedürler takip edilerek alınmış, yasal dinleme kararlarına istinaden yapılmış faaliyetler olduğu anlaşılmakta. Yine dosya içerisinde bulunan fakat suç başlığı altında örgüt ve örgüt kurmakla alakalı iddia ise sadece bir başlıktan ibaret. Müvekkillerle dosya içerisindeki tüm bilgilere bakıldığı zaman örgütle alakalı bir ibare olmadığı gibi her hangi bir soruda yok. Bundaki maksadı da tutuklama için bir bahane üretmek için yapıldığını düşünüyoruz. Dosya içerisinde bu güne kadar herhangi bir soru sorulmuş değil. Belli bir delil ve belge yok. ifadelerini kullandı. DOSYA İÇERİSİNDE SOMUT BELGE YOK, ÖRGÜT İMASI DAHİ YOKÖzel belgeleri ele geçirmek, yasa dışı dinlemek, veri kaydetmek bunların tamamının soyut beyanlardan oluştuğunu belirten Yengil, bunlarla alakalı en ufak bir delil olmadığını kaydetti. Yengil, böyle bir durum olması durumunda arama kararlarının olması gerektiğini söyledi. Yapılan operasyonda emniyet içerisinde yasa dışı faaliyet yapan birileri var imajı oluşturmak istenildiğini belirten Yengil, Yapay bir suç, uydurma. Dosya içerisinde bahsedilen dinlemelerin tamamı ise Türkiye Cumhuriyetinin yasa ve mahkemelerinin vermiş olduğu yetkiye istinaden alınmış kararlara dayanarak yapılmış olan dinlemeler. Bu sebeple de bunlarla alakalı yasadışıklıktan bahsetmek bunları iddia etmek abesle iştigaldir. Katalog suçlar içerisinde değerlendirerek tutuklamaya sevk etmek için iddia makamının elini güçlendirmek adına koymuş olduğu bir başlık suç olarak düşünüyorum. Dosya içerisinde ne somut belge veya belge olarak örgüt iması dahi geçmemekte. şeklinde konuştu.POLİS EŞİ: BEBEĞİMLE 15 SAAT YOL GELDİM, BİZİ SUÇSUZ YERE BURALARDA REZİL EDİYORLARAntalyadan tayine çıkarıldıktan sonra Şanlıurfada çalışmaya başlayan ve orada gözaltına alınan komiserlerden İsa Yıldırımın eşi Hanife Yıldırım, yaşadıklarını anlattı. Eşini telefonla arayarak gözaltına aldıklarını belirten Yıldırım, Şanlıurfada ben tektim. Bebeğimle birlikte zor oldu. Eşimi alıp götürdüler kapıda. Ben oradan gelemedim tek başıma, annemi çağırdım. Yani haksız, suçsuz yere bizi buralara kadar rezil ediyorlar. Bebeğimle 12-15 saat yoldayız. Onunla birlikte buraya kadar geldik bekliyoruz. Biz şimdiye kadar bunu ancak polis eşleri anlar, gece gündüz eşlerimiz sabahları yok gündüzleri yok, sürekli işteler sürekli telefonla konuşuyorlar. Biz ondan hiçbir zaman hukuksuz iş yaptığını zannetmiyoruz. Yapmadılar da. Zaten sırf bir algı operasyonu olsun diye, yıpratsın diye yapıyorlar. Biz buradayız, yıpranmıyoruz. Onların çıkacağını da inanıyoruz. Umutla bekliyorum. diye konuştu.
Zaman
Ana Sayfa
30.09.2014
PolismüdürlericanlıbombaşüphelisiyleaynıyerdetutuluyorPolis müdürleri canlı bomba şüphelisiyle aynı yerde tutuluyor
Toplam "8" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti