Habergec.Com Aranan Kelimeler:15 saat sonra ortaya çıktı Değerlendirme: 10 / 10 345231
habergec.com
18.04.2014 Cuma
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler
Gazeteler
İnternet Siteleri
Televizyonlar
Radyolar
Diğer

:: Gruplar
 

15 saat sonra ortaya çıktı

İstanbul'un göbeğinde mafya usülü infaz
Zaman
16.04.2014
16:15
Bakırköy’de, dün güpegündüz silahlı gasp dehşeti yaşandı. Döviz bürosu sahibi eski ANAP milletvekili Adnan Yıldız’ın aracının önünü kesen iki kişi, 300 bin dolar bulunan çantayı gasp etmek isteyince çatışma çıktı. Yıldız’ın eşi ve kızı ile saldırganlardan biri öldü. Eski vekilin bir süredir takip edildiği, evinin yanındaki anaokulunun güvenlik kameralarının da etkisiz hale getirildiği öğrenildi.İstanbul’un merkezî ilçelerinden Bakırköy, dün sabah mafya usulü soygun girişimine sahne oldu. Zeytinburnu’ndaki döviz bürosuna gitmek üzere 09.00 sularında Bakırköy Kartaltepe’deki evinden çıkan eski ANAP milletvekili Adnan Yıldız’ın aracının önü motosikletle gelen silahlı iki kişi tarafından kesildi. Saldırganlar, çantadaki 300 bin doları gasp etmek isteyince çıkan çatışmada Adnan Yıldız’ın eşi Firuze Yıldız, kızı Betül Yıldız ile Mehmet Yeşiller (28) isimli saldırgan olay yerinde can verdi. Yaralanan eski vekil, oğlu Kamil Yıldız ile diğer saldırgan Mehmet Beşir Artukoğlu (38) hastaneye kaldırıldı. Olay yerindeki ruhsatsız pompalı tüfek ile tabanca incelemeye alındı. Saldırganların çok sayıda suçtan sabıkası olduğu belirlendi. Vali Hüseyin Avni Mutlu, olayın soygun amaçlı gerçekleştirildiğini, farklı bir vasfı ve içeriği olmadığını söyledi. Kamil Yıldız’ın yaraladığı Artukoğlu’nu öldürmek istediği, araya giren vatandaşların ‘konuşturulur, öldürme’ uyarıları üzerine vazgeçtiği ileri sürüldü.İstanbul Bakırköy’de yaşayanlar, dün güne silah sesleriyle uyandı. Eski Anavatan Partisi İstanbul milletvekili Adnan Yıldız, saat 09.00 sularında aracına bindikten hemen sonra önü motosikletli 2 şüpheli tarafından kesildi. Şüpheliler Yıldız’ın yanında taşıdığı çantayı istedi, ancak eski vekil çantayı vermek istemeyince çatışma çıktı. 5 dakika süren çatışmada kurşunlara hedef olan Adnan Yıldız’ın eşi Firuze Yıldız ile kızı Betül Yıldız olay yerinde hayatını kaybetti. Saldırganlardan 28 yaşındaki Mehmet Yeşiller de çatışma sırasında öldü. Adnan Yıldız, oğlu Kamil Yıldız ile diğer saldırgan 38 yaşındaki Mehmet Beşir Artukoğlu yaralandı. Eski vekil ile oğlu Bahçelievler Medical Park Hastanesi’nde, yaralı saldırgan ise Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Kamil Yıldız’ın yaraladığı ikinci saldırganı öldürmek istediği, bu sırada araya giren vatandaşların ‘konuşturulur, öldürme’ uyarıları üzerine bundan vazgeçtiği ileri sürüldü.İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Bakırköy’deki saldırının soygun amaçlı olduğunu açıkladı. Olayın farklı bir vasfı ve içeriği olmadığını belirten Mutlu, şöyle konuştu: “Yanlarında bulunan paranın kaçırılması amacıyla 2 kişi tarafından gerçekleştirilen bir olay. Şahısların da daha önce hırsızlık suçlarından muhtelif defalar hüküm giydikleri biliniyor. Motosikletle olay yerine gelmişler, motosikletlerini uygun bir yerde bırakmışlar.”300 BİN DOLARLIK ÇANTA HEDEFTEOlayın hemen ardından Bakırköy İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri soruşturma başlattı. Zeytinburnu’nda döviz bürosu bulunan eski vekil Yıldız’ın yanındaki çantada 300 bin dolar olduğu, silahlı saldırının gasp amacıyla gerçekleştirildiğinin düşünüldüğü belirtildi. Yıldız’ın, akşamları döviz bürosunu kapatırken paraları çantayla evine getirdiği, sabahları da yeniden işyerine götürdüğü öğrenilirken saldırganların Yıldız’ı bir süredir takip ettikleri iddia edildi. Saldırganların kullandığı ve olay yerinde bulunan ruhsatsız pompalı tüfek ile tabanca da incelemeye alındı. Ölü ve yaralı ele geçirilen saldırganların hırsızlık, yağma ve adam yaralama gibi çeşitli suçlardan emniyette kayıtları olduğu belirlendi. Mehmet Beşir Artukoğlu’nun İzmir, Ankara ve İstanbul illerinde 50’ye yakın hırsızlık ve gasp olayına karıştığı ortaya çıktı.Artukoğlu’nun hırsızlık suçundan daha önce 8 kez yakalandığı öğrenildi. Polis, üzerinde kimlik taşımadığı öğrenilen Artukoğlu’nun gerçek kimliğini annesine teşhis ettirerek tespit etti. Saldırganların olayda ucu kesilmiş bir av tüfeği ile bir tabanca kullandığı belirlendi.‘GÜVENLİK KAMERALARI ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ’ İDDİASIBu arada mahallede yaşayan vatandaşlar, birkaç gündür motosikletli kişilerin sokakta dolaştığına dikkat çekti. Yine bir süre önce Adnan Yıldız’ın evinin hemen yanındaki çocuk yuvasına giren kişilerin güvenlik kameralarını etkisiz hale getirdikleri de iddialar arasında. Çatışmayı evinin camından gören bir görgü tanığı ile Yıldız’ın 17 yıllık çalışanı daha önce de benzer bir saldırı yaşandığını belirtti. Saldırganların sabah saatlerinde söz konusu adrese gelerek sokaktaki anaokuluna öğrenci getiren velileri uzaklaşmaları konusunda uyardığı iddia edildi..Adnan Yıldız, 15 yıl önce de gasp edilmişAdnan Yıldız, 17. ve 18. dönem mill
Zaman
Ana Sayfa
16.04.2014
İstanbulun/">İstanbulungöbeğindemafyausülüinfazİstanbulun-göbeğinde-mafya-usülü-infaz/">İstanbulun göbeğinde mafya usülü infaz
İstanbul'un göbeğinde mafya usülü infaz
Zaman
16.04.2014
02:04
Bakırköy’de, dün güpegündüz silahlı gasp dehşeti yaşandı. Döviz bürosu sahibi eski ANAP milletvekili Adnan Yıldız’ın aracının önünü kesen iki kişi, 300 bin dolar bulunan çantayı gasp etmek isteyince çatışma çıktı. Yıldız’ın eşi ve kızı ile saldırganlardan biri öldü. Eski vekilin bir süredir takip edildiği, evinin yanındaki anaokulunun güvenlik kameralarının da etkisiz hale getirildiği öğrenildi.İstanbul’un merkezî ilçelerinden Bakırköy, dün sabah mafya usulü soygun girişimine sahne oldu. Zeytinburnu’ndaki döviz bürosuna gitmek üzere 09.00 sularında Bakırköy Kartaltepe’deki evinden çıkan eski ANAP milletvekili Adnan Yıldız’ın aracının önü motosikletle gelen silahlı iki kişi tarafından kesildi. Saldırganlar, çantadaki 300 bin doları gasp etmek isteyince çıkan çatışmada Adnan Yıldız’ın eşi Firuze Yıldız, kızı Betül Yıldız ile Mehmet Yeşiller (28) isimli saldırgan olay yerinde can verdi. Yaralanan eski vekil, oğlu Kamil Yıldız ile diğer saldırgan Mehmet Beşir Artukoğlu (38) hastaneye kaldırıldı. Olay yerindeki ruhsatsız pompalı tüfek ile tabanca incelemeye alındı. Saldırganların çok sayıda suçtan sabıkası olduğu belirlendi. Vali Hüseyin Avni Mutlu, olayın soygun amaçlı gerçekleştirildiğini, farklı bir vasfı ve içeriği olmadığını söyledi. Kamil Yıldız’ın yaraladığı Artukoğlu’nu öldürmek istediği, araya giren vatandaşların ‘konuşturulur, öldürme’ uyarıları üzerine vazgeçtiği ileri sürüldü.İstanbul Bakırköy’de yaşayanlar, dün güne silah sesleriyle uyandı. Eski Anavatan Partisi İstanbul milletvekili Adnan Yıldız, saat 09.00 sularında aracına bindikten hemen sonra önü motosikletli 2 şüpheli tarafından kesildi. Şüpheliler Yıldız’ın yanında taşıdığı çantayı istedi, ancak eski vekil çantayı vermek istemeyince çatışma çıktı. 5 dakika süren çatışmada kurşunlara hedef olan Adnan Yıldız’ın eşi Firuze Yıldız ile kızı Betül Yıldız olay yerinde hayatını kaybetti. Saldırganlardan 28 yaşındaki Mehmet Yeşiller de çatışma sırasında öldü. Adnan Yıldız, oğlu Kamil Yıldız ile diğer saldırgan 38 yaşındaki Mehmet Beşir Artukoğlu yaralandı. Eski vekil ile oğlu Bahçelievler Medical Park Hastanesi’nde, yaralı saldırgan ise Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Kamil Yıldız’ın yaraladığı ikinci saldırganı öldürmek istediği, bu sırada araya giren vatandaşların ‘konuşturulur, öldürme’ uyarıları üzerine bundan vazgeçtiği ileri sürüldü.İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Bakırköy’deki saldırının soygun amaçlı olduğunu açıkladı. Olayın farklı bir vasfı ve içeriği olmadığını belirten Mutlu, şöyle konuştu: “Yanlarında bulunan paranın kaçırılması amacıyla 2 kişi tarafından gerçekleştirilen bir olay. Şahısların da daha önce hırsızlık suçlarından muhtelif defalar hüküm giydikleri biliniyor. Motosikletle olay yerine gelmişler, motosikletlerini uygun bir yerde bırakmışlar.”300 BİN DOLARLIK ÇANTA HEDEFTEOlayın hemen ardından Bakırköy İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri soruşturma başlattı. Zeytinburnu’nda döviz bürosu bulunan eski vekil Yıldız’ın yanındaki çantada 300 bin dolar olduğu, silahlı saldırının gasp amacıyla gerçekleştirildiğinin düşünüldüğü belirtildi. Yıldız’ın, akşamları döviz bürosunu kapatırken paraları çantayla evine getirdiği, sabahları da yeniden işyerine götürdüğü öğrenilirken saldırganların Yıldız’ı bir süredir takip ettikleri iddia edildi. Saldırganların kullandığı ve olay yerinde bulunan ruhsatsız pompalı tüfek ile tabanca da incelemeye alındı. Ölü ve yaralı ele geçirilen saldırganların hırsızlık, yağma ve adam yaralama gibi çeşitli suçlardan emniyette kayıtları olduğu belirlendi. Mehmet Beşir Artukoğlu’nun İzmir, Ankara ve İstanbul illerinde 50’ye yakın hırsızlık ve gasp olayına karıştığı ortaya çıktı.Artukoğlu’nun hırsızlık suçundan daha önce 8 kez yakalandığı öğrenildi. Polis, üzerinde kimlik taşımadığı öğrenilen Artukoğlu’nun gerçek kimliğini annesine teşhis ettirerek tespit etti. Saldırganların olayda ucu kesilmiş bir av tüfeği ile bir tabanca kullandığı belirlendi.‘GÜVENLİK KAMERALARI ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ’ İDDİASIBu arada mahallede yaşayan vatandaşlar, birkaç gündür motosikletli kişilerin sokakta dolaştığına dikkat çekti. Yine bir süre önce Adnan Yıldız’ın evinin hemen yanındaki çocuk yuvasına giren kişilerin güvenlik kameralarını etkisiz hale getirdikleri de iddialar arasında. Çatışmayı evinin camından gören bir görgü tanığı ile Yıldız’ın 17 yıllık çalışanı daha önce de benzer bir saldırı yaşandığını belirtti. Saldırganların sabah saatlerinde söz konusu adrese gelerek sokaktaki anaokuluna öğrenci getiren velileri uzaklaşmaları konusunda uyardığı iddia edildi..Adnan Yıldız, 15 yıl önce de gasp edilmişAdnan Yıldız, 17. ve 18. dönem mill
Zaman
Güncel
16.04.2014
İstanbulun/">İstanbulungöbeğindemafyausülüinfazİstanbulun-göbeğinde-mafya-usülü-infaz/">İstanbulun göbeğinde mafya usülü infaz
Bakırköy'de eski vekile silahlı saldırı
Zaman
15.04.2014
17:49
Bakırköyde Anavatan Partisi İstanbul eski Milletvekili Adnan Yıldıza yönelik silahlı saldırı düzenlendi. Saldırıda Yıdızın eşi ve kızyla birlikte bir saldırganda olya yerinde hayatını kaybetti. Saldırıyla ilgili Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu, saldırganın eski vekille girdiği çatışma sonrası hayatını kaybettiğini söyledi.Kartaltepe Mahallesi Boztepe Sokakta meydana gelen olayda Anavatan Partisi eski Milletvekili Adnan Yıldızın aracına silahlı saldırı düzenlendi. Olayda ilk belirlemelere Yıldızın eşi Firuze ve kızı Betül hayatını kaybetti. Adnan Yıldız ve oğlu Kamil Yıldız ise yaralandı. Yıldızın saldırganlarla girdiği çatışma sonrası motosiklet üzerinde bulunan silahlı bir şahıs öldürüldü.Olay sonrası çok sayıda polis ekibi olay yerine geldi. Olayla ilgili basın mensuplarının sorularını cevaplayan Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu şöyle konuştu: Eski milletvekilimiz yaralı. Hastaneye kaldırıldı. Konuyla ilgili detaylı bilgi yok. Büyük üzüntü duyuyoruz. Ölenlere Allahtan rahmet diliyorum. Saldırgan yaralanmış daha sonra hayatını kaybetmiş. Saldırgan motosikletle gelmiş. Milletvekili kendi silahıyla olaya müdahale etmiş. Çatışma sırasında saldırgan hayatını kaybetmiş.GÖRGÜ TANIKLARI SALDIRIYI BÖYLE ANLATTIBakırköyde, eski ANAP Milletvekili Adnan Yıldıza yönelik silahlı saldırıya tanık olan vatandaşlar olayı anlattı. Bir görgü tanığı, çatışmayı evinin camından gördüğünü söyledi. Yıldızın bir tanıdığı ise daha önce de benzeri bir saldırı yaşandığını belirtti.Kartaltepe Mahallesi Boztepe Sokakta meydana gelen olay iddiaya göre şöyle gelişti: Döviz bürosu işleten Adnan Yıldız, kızı Betül Yıldız ile evinden çıkarak otomobiline bindi. Bu sırada söz konusu adrese gelen motosikletli 2 kişi Adnan Yıldıza silahlı saldırıda bulundu. Silah sesleri üzerine evinden inan Adnan Yıldızın eşi Firuze Yıldız da saldırganların hedefi oldu. Olayda Betül Yıldız, Firuze Yıldız ve bir saldırgan hayatını kaybetti. Adnan Yıldız ve saldırganlardan biri yaralandı. Yaralılar hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Polis olay yerinde geniş çaplı inceleme başlattı.Silahlı saldırıya tanık olanlar yaşananları anlattı. Silah sesleri duyduğunu ve ev yıktıklarını zannettiğini söyleyen bir kadın, Evimden inince olayı öğrendim. Uzun süre silah sesleri devam etti. dedi.Başka bir görgü tanığı ise, Silah sesleri üzerine camdan bakınca çatışmayı gördüm. Birbirlerine ateş ediyorlardı. Aşağı indiğimde bir genç kız, bir yaşlı kadın ve 20 yaşlarında bir genç ölmüştü. Bir tane de yaralı gördüm. şeklinde konuştu.Kartaltepe Mahallesi Muhtarı Yılmaz Ufuk da, Adnan Beye saldırı olmuş. Kızı ve eşi hayatını kaybetti. Adnan Bey yaralı. Bir de saldırgan ölmüş. ifadelerini kullandı.Adnan Yıldızın bir tanıdığı ise daha önce de para istediklerini ve benzeri bir saldırı yaşandığını söyledi.Bu arada, saldırganların olayı planladığı, sabah saatlerinde söz konusu adrese gelerek sokaktaki anaokuluna öğrenci getiren velileri uzaklaşmaları konusunda uyardığı iddia edildi. Ayrıca, anaokulunun güvenlik kamerasını da etkisiz hale getirdikleri belirtildi.EMNİYETTEN AÇIKLAMAİstanbulda sabah saatlerinde meydana gelen 3 kişinin öldüğü saldırıyla ilgili Emniyet Müdürlüğünden açıklama geldi.İstanbul Emniyet Müdürlüğünün internet sitesinden yapılan açıklamada şöyle denildi:15.04.2014 günü saat 08:40 sıralarında Bakırköy Kartaltepe Mahallesi, Boztepe Sokak No: 47 önünde, Zeytinburnu ilçesinde döviz bürosuna gitmek için içerisinde döviz bulunan çantasıyla, ikametten kızı Betül Yıldız ile birlikte çıkan 18. Dönem Eski Milletvekili Adnan Yıldız, araca bineceği esnada, 2 şahıs tarafından silahlı gasp edilmek istenilmiş ve karşı koyması üzerine çıkan silahlı çatışmada, eşi Firuze Yıldı, kızı Betül Yıldız ve gaspa teşebbüs edenlerden bir şahıs olay yerinde yaşamını yitirmiştir. Diğer taraftan Adnan Yıldız, oğlu Kamil Yıldız ve gaspa teşebbüs eden diğer şahısta yaralı olarak hastaneye kaldırılmıştır.SUÇ MAKİNESİ ÇIKTIİstanbul Bakırköyde, Anavatan Partisi eski İstanbul Milletvekili Adnan Yıldızın aracına, evinin önünde suç ortağıyla birlikte silahlı saldırıda bulunan Mehmet Beşir Artukoğlunun İzmir, Ankara ve İstanbul illerinde çok sayıda hırsızlık ve gasp olaylarına karıştığı ortaya çıktı.Suç kayıtlarından, genellikle araçtan hırsızlık, oyalamak suretiyle hırsızlık, işyerinden hırsızlık gibi suçlara karıştığı öğrenilen Mehmet Beşir Artukoğlu, İzmirin Bostanlı semtinde, 2004 yılının Mart ayında, A. H. H. isimli işadamını soyduğu, kiralık otomobille kaçtıktan sonra Bucada yine peruklu şekilde dolaştığı sırada polisin operasyonuyla yakalanmıştı.Bakırköyde silahlı saldırıda Artukoğlu ile birlikte bulunan ve olay yerinde vurularak ölen M.D.Ynin ise poliste toplam 6 hırsızlık 1 de yaralama suçundan kaydı olduğu öğrenildi.VALİ MUTLU: SALDIRI SOYGUN AMAÇLIİstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, B
Zaman
En Çok Okunan
15.04.2014
BakırköydeeskivekilesilahlısaldırıBakırköyde eski vekile silahlı saldırı
Bakırköy'de eski vekile silahlı saldırı
Zaman
15.04.2014
17:49
Bakırköyde Anavatan Partisi İstanbul eski Milletvekili Adnan Yıldıza yönelik silahlı saldırı düzenlendi. Saldırıda Yıdızın eşi ve kızyla birlikte bir saldırganda olya yerinde hayatını kaybetti. Saldırıyla ilgili Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu, saldırganın eski vekille girdiği çatışma sonrası hayatını kaybettiğini söyledi.Kartaltepe Mahallesi Boztepe Sokakta meydana gelen olayda Anavatan Partisi eski Milletvekili Adnan Yıldızın aracına silahlı saldırı düzenlendi. Olayda ilk belirlemelere Yıldızın eşi Firuze ve kızı Betül hayatını kaybetti. Adnan Yıldız ve oğlu Kamil Yıldız ise yaralandı. Yıldızın saldırganlarla girdiği çatışma sonrası motosiklet üzerinde bulunan silahlı bir şahıs öldürüldü.Olay sonrası çok sayıda polis ekibi olay yerine geldi. Olayla ilgili basın mensuplarının sorularını cevaplayan Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu şöyle konuştu: Eski milletvekilimiz yaralı. Hastaneye kaldırıldı. Konuyla ilgili detaylı bilgi yok. Büyük üzüntü duyuyoruz. Ölenlere Allahtan rahmet diliyorum. Saldırgan yaralanmış daha sonra hayatını kaybetmiş. Saldırgan motosikletle gelmiş. Milletvekili kendi silahıyla olaya müdahale etmiş. Çatışma sırasında saldırgan hayatını kaybetmiş.GÖRGÜ TANIKLARI SALDIRIYI BÖYLE ANLATTIBakırköyde, eski ANAP Milletvekili Adnan Yıldıza yönelik silahlı saldırıya tanık olan vatandaşlar olayı anlattı. Bir görgü tanığı, çatışmayı evinin camından gördüğünü söyledi. Yıldızın bir tanıdığı ise daha önce de benzeri bir saldırı yaşandığını belirtti.Kartaltepe Mahallesi Boztepe Sokakta meydana gelen olay iddiaya göre şöyle gelişti: Döviz bürosu işleten Adnan Yıldız, kızı Betül Yıldız ile evinden çıkarak otomobiline bindi. Bu sırada söz konusu adrese gelen motosikletli 2 kişi Adnan Yıldıza silahlı saldırıda bulundu. Silah sesleri üzerine evinden inan Adnan Yıldızın eşi Firuze Yıldız da saldırganların hedefi oldu. Olayda Betül Yıldız, Firuze Yıldız ve bir saldırgan hayatını kaybetti. Adnan Yıldız ve saldırganlardan biri yaralandı. Yaralılar hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Polis olay yerinde geniş çaplı inceleme başlattı.Silahlı saldırıya tanık olanlar yaşananları anlattı. Silah sesleri duyduğunu ve ev yıktıklarını zannettiğini söyleyen bir kadın, Evimden inince olayı öğrendim. Uzun süre silah sesleri devam etti. dedi.Başka bir görgü tanığı ise, Silah sesleri üzerine camdan bakınca çatışmayı gördüm. Birbirlerine ateş ediyorlardı. Aşağı indiğimde bir genç kız, bir yaşlı kadın ve 20 yaşlarında bir genç ölmüştü. Bir tane de yaralı gördüm. şeklinde konuştu.Kartaltepe Mahallesi Muhtarı Yılmaz Ufuk da, Adnan Beye saldırı olmuş. Kızı ve eşi hayatını kaybetti. Adnan Bey yaralı. Bir de saldırgan ölmüş. ifadelerini kullandı.Adnan Yıldızın bir tanıdığı ise daha önce de para istediklerini ve benzeri bir saldırı yaşandığını söyledi.Bu arada, saldırganların olayı planladığı, sabah saatlerinde söz konusu adrese gelerek sokaktaki anaokuluna öğrenci getiren velileri uzaklaşmaları konusunda uyardığı iddia edildi. Ayrıca, anaokulunun güvenlik kamerasını da etkisiz hale getirdikleri belirtildi.EMNİYETTEN AÇIKLAMAİstanbulda sabah saatlerinde meydana gelen 3 kişinin öldüğü saldırıyla ilgili Emniyet Müdürlüğünden açıklama geldi.İstanbul Emniyet Müdürlüğünün internet sitesinden yapılan açıklamada şöyle denildi:15.04.2014 günü saat 08:40 sıralarında Bakırköy Kartaltepe Mahallesi, Boztepe Sokak No: 47 önünde, Zeytinburnu ilçesinde döviz bürosuna gitmek için içerisinde döviz bulunan çantasıyla, ikametten kızı Betül Yıldız ile birlikte çıkan 18. Dönem Eski Milletvekili Adnan Yıldız, araca bineceği esnada, 2 şahıs tarafından silahlı gasp edilmek istenilmiş ve karşı koyması üzerine çıkan silahlı çatışmada, eşi Firuze Yıldı, kızı Betül Yıldız ve gaspa teşebbüs edenlerden bir şahıs olay yerinde yaşamını yitirmiştir. Diğer taraftan Adnan Yıldız, oğlu Kamil Yıldız ve gaspa teşebbüs eden diğer şahısta yaralı olarak hastaneye kaldırılmıştır.SUÇ MAKİNESİ ÇIKTIİstanbul Bakırköyde, Anavatan Partisi eski İstanbul Milletvekili Adnan Yıldızın aracına, evinin önünde suç ortağıyla birlikte silahlı saldırıda bulunan Mehmet Beşir Artukoğlunun İzmir, Ankara ve İstanbul illerinde çok sayıda hırsızlık ve gasp olaylarına karıştığı ortaya çıktı.Suç kayıtlarından, genellikle araçtan hırsızlık, oyalamak suretiyle hırsızlık, işyerinden hırsızlık gibi suçlara karıştığı öğrenilen Mehmet Beşir Artukoğlu, İzmirin Bostanlı semtinde, 2004 yılının Mart ayında, A. H. H. isimli işadamını soyduğu, kiralık otomobille kaçtıktan sonra Bucada yine peruklu şekilde dolaştığı sırada polisin operasyonuyla yakalanmıştı.Bakırköyde silahlı saldırıda Artukoğlu ile birlikte bulunan ve olay yerinde vurularak ölen M.D.Ynin ise poliste toplam 6 hırsızlık 1 de yaralama suçundan kaydı olduğu öğrenildi.VALİ MUTLU: SALDIRI SOYGUN AMAÇLIİstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, B
Zaman
Ana Sayfa
15.04.2014
BakırköydeeskivekilesilahlısaldırıBakırköyde eski vekile silahlı saldırı
Minik Hüseyin’in cesedi yangın havuzunda bulundu
Zaman
14.04.2014
02:06
Antalya’da pikniğe giden ailenin eğlencesi, 2,5 yaşındaki Hüseyin’in kaybolmasıyla yasa dönüştü. Uzun aramalar sonrası minik bebeğin cesedi, düştüğü 60 tonluk yangın havuzunda bulundu.İstanbul Zekeriyaköy’de 3,5 yaşındaki Pamir Dikdik’in kaybolduktan sonra cesedinin komşu villadaki havuzda bulunmasının acısı henüz tazeyken dün benzer bir olay da Antalya’da yaşandı. Ailesiyle birlikte gittiği piknikte kaybolan 2,5 yaşındaki Hüseyin Çal’ın cesedi, düştüğü 60 tonluk yangın havuzunda bulundu. Merkeze bağlı Aşağıkaraman köyü yakınındaki Boynuzalanı mevkiine pikniğe giden Çal ailesinin oğlu Hüseyin çevrede oynarken, saat 15.00 sularında kayboldu. Çocuklarını aramalarına rağmen bulamayan aile, jandarmaya başvurdu. Bölgeye jandarmayla birlikte sağlık ekipleri de sevk edildi. Oluşturulan 40 kişilik ekip, ormanlık alanda arama çalışması başlattı. Bu sırada minik Hüseyin’in, piknik alanının yakınında bulunan, yangın söndürme helikopterlerinin su almak için kullandığı 60 tonluk su havuzuna düştüğünden şüphelenildi. Çağrılan itfaiye ekibi 7 metre derinliğindeki havuzdaki suyu tahliye edince Hüseyin’in cesedi bulundu. Oğulları Hüseyin’in cesedi havuzdan çıkarılırken Şerife ve Osman Çal çifti sinir krizleri geçirdi. Hüseyin Çal’ın cenazesi, otopsi için Akdeniz Üniversitesi Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü. 15 YIL BOYUNCA EVLAT HASRETİ ÇEKTİLERYangın havuzuna düşerek hayatını kaybeden 2,5 yaşındaki Hüseyin Çal’ın ardından acı bir gerçek ortaya çıktı. Kasap dükkânı çalıştıran baba Osman Çal’ın ile eşi Şerife Çal’ın, yıllardır çocuk sahibi olamadıkları için birlikte 15 yıldır çare aradıkları öğrenildi. Ailenin, sonunda tüp bebek yöntemiyle erkek çocuk sahibi olduğu belirtildi. Minik Hüseyin, çiftin tek çocuğuydu. ANTALYA DHA
Zaman
Güncel
14.04.2014
MinikHüseyin’incesediyangınhavuzundabulunduMinik Hüseyin’in cesedi yangın havuzunda bulundu
Direksiyonda uyuyan TIR şoförü, iki aracı biçti: 9 ölü
Zaman
10.04.2014
02:03
Konya-Afyonkarahisar karayolunun 20. kilometresi dün sabah kan gölüne döndü. İddiaya göre direksiyon başında uyuyakalan TIR şoförü, karşı şeride geçti, önce yolcu minibüsünü ardından araç taşıyan kamyonu biçti. Feci kazada 3 aracın sürücüsü ve minibüsün 6 yolcusu hayatını kaybetti.Konya-Afyonkarahisar karayolunun 20. kilometresinde dün sabah büyük bir facia yaşandı. İddiaya göre direksiyon başında uyuyakalan TIR şoförü, karşı şeride geçti, önce yolcu minibüsünü ardından araç taşıyan kamyonu biçti. Feci kazada 3 aracın sürücüsü ve minibüsün 6 yolcusu hayatını kaybetti. Katliama sebep olan TIR’ın kaza anındaki hızının 84 kilometre olduğu belirtildi. Sarayönü Şoförler Odası Başkanı İsmail Karataş, minibüsteki yolcuların, Sarayönü’nde yaşayan ve Konya merkezde çalışan vatandaşlar olduğunu açıkladı.Konya-Afyonkarahisar karayolunun 20. kilometresinde dün saat 6.30 sularında meydana gelen kazada, iddiaya göre Konya’dan Afyonkarahisar istikametine giden 33 JCB 16 plakalı TIR’ın şoförü Halil İbrahim Esen (54), direksiyon başında uyudu. Karşı şeride geçen TIR sürücüsü, bu sırada ters istikametten gelen 42 Z 4723 plakalı minibüs ve otomobil taşıyan kamyonla çarpıştı. Ortalığın bir anda savaş alanına döndüğü kazada TIR şoförü Halil İbrahim Esen, minibüs şoförü Osman Demirkol (55), kamyon şoförü Sebahattin Özçıray’ın (42) yanı sıra minibüsteki yolculardan Fehmi Bakırcı (56), Sıtkı Büyüksarı (51), Sadi Önal (51), İmdat Gümüş (37), Dilek Demirkaya (32), Ahmet Solak (46) hayatını kaybetti. Yaralıların isimleri ise şöyle: Tahsin Baybolat (27), Muhammet Ramazan Bayraktar (25), Salih Gezer (18), Ömer Ünal (24), Kadir Büyüksarı (39), Bahadır Bağcı (26), Said Karagül (27) ve Sadrettin Top. Kazada ağır yaralanan ve haber ajanslarının ‘öldü’ diye adını servis ettiği 21 yaşındaki Sadrettin Topal’ın ise kaldırıldığı numune hastanesinde doktorların müdahalesiyle hayata döndürüldüğü ortaya çıktı. Kazada çarpışmanın şiddetiyle TIR’da yüklü otomobiller de yere düştü. Ölü ve yaralıların hastaneye kaldırılması ve kaza tutanaklarının tutulmasının ardından enkaz kaldırma çalışmalarına başlandı. Kazaya karışan TIR, minibüs ve kamyon, çekici ve vinçlerle olay yerinden kaldırıldı.Sarayönü Şoförler Odası Başkanı İsmail Karataş, minibüsteki yolcuların, Sarayönü’nde yaşayan ve Konya merkezde çalışan vatandaşlar olduğunu açıkladı. Minibüsün, hareketinden yaklaşık 15 dakika sonra kazaya karıştığını ifade eden Sarayönü Minibüsçüler Yolcu Taşımacılığı Kooperatifi Başkanı Ahmet İnanır da şu bilgileri verdi: “Minibüsümüz saat 06.30’da 13 yolcu ve 2 personelle Konya’ya hareket etti. TIR karşı yönden gelip bizim minibüsü biçmiş. 9 vatandaşımız hayatını kaybetti. Sarayönü’ne acı çöktü. Bizim minibüsün kesinlikle hatası yoktu. Hata TIR şoföründe.”
Zaman
Güncel
10.04.2014
DireksiyondauyuyanTIRşoförüikiaracıbiçti9ölüDireksiyonda uyuyan TIR şoförü iki aracı biçti 9 ölü
Seçimi kaybetti, ölüm ilanını verdi
Zaman
08.04.2014
17:23
Karadeniz fıkralarını aratmayan olay Trabzonun Araklı ilçesinde yaşandı. Geçtiğimiz ay yapılan mahalli seçimlerde beklediği oyu alamayan muhtar adayı, söz verdikleri halde kendisine oy vermeyenlerin samimiyetini test etmek ve ne kadar sevildiğini görmek için kendi ölüm ilanını verdi.Daha önce köy statüsündeyken Trabzonun büyükşehir olmasıyla Araklı ilçesinin mahallesi olan Ayvaderede yaşayan 4 çocuk babası Celal Karlankuş (55), 30 Martta yapılan mahalli seçimlerinde mahallesinden muhtar adayı oldu. Diğer 4 rakibi gibi günlerce seçim çalışması yapan Karlankuş, kapı kapı dolaşarak yakınlarından ve vatandaşlardan destek istedi. Çok sayıda kişinin de söz vermesine rağmen seçim günü sandıklar açıldığında Karlankuşa, 690 seçmeni bulunan ve yaklaşık 550 oyun kullanıldığı mahallede sadece 14 oy çıktı. Sonucu kabullenmekte zorlanan Karlankuş, büyük bir şok yaşadı. Kendisine verilen sözlerin sandığa yansımadığı için insanların samimiyetinden şüphe duymaya başlayan Karlankuş, söz verdikleri halde kendisine oy vermeyenlere ders vermek ve ne kadar sevildiğini test etmek için kendi ölüm ilanını vermeye karar verdi. Karlankuş, bir arkadaşını Araklı Belediyesi İlan Servisine gönderdi ve merkezi anons sisteminden ölüm ilanını yaptırdı. 5 Mart Cumartesi günü Araklı Belediyesinden yapılan anonsta, Ayvedere mahallesi sakinlerinden Halimbeylerden merhum Bozbeyoğlu Celal Karlankuş Hakkın rahmetine kavuşmuştur. Cenazesi yarın öğle namazını müteakip Hazer Camiinden kaldırılacaktır diyordu. İlanı duyunca şok olan Karlankuşun ailesi, akrabaları ve arkadaşları telaşla cenazeyi aramaya başladı. Yaklaşık 2 saat boyunca telefonlarına bakmayan Karlankuş ise bir arkadaşı aracılığı ile ilçede yaşanan karmaşayı takip etti. Sevenlerini daha fazla telaşlandırmak istemeyen Karlankuş, daha sonra ortaya çıktı ve soranlara da, toprağın altını kasdederek, Aşağıdan geliyorum, orada da seçim telaşı var. Seçmen kağıdımı unutmuşum, onu almaya geldim esprisini yaptı.Celal Karlankuş, yaptığı işin çok doğru olmadığını bildiğini, beni sandığa gömdünüz, şimdi de toprağa gömün mesajı vermek için böyle bir girişimde bulunduğunu söyledi. Seçim öncesi her aday gibi kendisinin de vatandaştan destek istediğini anlatan Karlankuş, şöyle konuştu: Bana söz verenler oldu. Fakat sandıktan 14 oy çıkınca şok geçirdim. Demek ki insanlar beni sevmiyormuş. Aslında köyün yüzde 90ın beni sever ama nedense 14 oy aydım. Bu da biraz gurur meselesi oldu. Demek ki kimse beni sevmiyor diye düşündüm. O şoku üzerimden atamadım. Çünkü bana söz verenlere göre en az 60-70 oyum kesindi. Ben buna çok üzüldüm. Seçimden sonra yine bana merhaba diyen onlar olunca, bu sefer insanlara biraz küstüm. İnsanların bu samimiyetini test etmek için aslında yanlış ama böyle bir anons yaptırdım. Ölüm ilanından sonra sevenlerinin ne kadar çok olduğunu gördüğünü ifade eden Karlankuş, Yine de onlara teşekkür ediyorum. Beni sandıkta öldürdüler ama öldüğümde çok sevenim vardı. dedi. İlandan sonra çok sayıda kişinin kendisini aramaya başladığını anlatan Karlankuş, Çünkü ilandan 15 dakika önce beni görenler vardı. 1-2 saat ortalıktan kayboldum, telefonlara da bakmadım. Bu arada da birisini gönderdim, bak neler oluyor, kim ne yapıyor diye. Hastaneleri, orayı, burayı aradılar. Sonra samimi bir arkadaşım arayınca telefonu açtım ve durumu izah ettim. ifadelerini kullandı. Karlankuş, ilandan kısa bir süre sonra daha fazla endişelendirmemek için eşini aradığını da kaydetti. Bir daha aday olmayı kesinlikle düşünmediğine vurgu yapan Karlankuş, sözlerini şöyle tamamladı: Çünkü ben bu insanlara güvenmiyorum. Bu insanlar kendi iradesini kullanamıyor. Eğer biz kendi irademizi kullanırsak bu devlete kadar uzanır. Devlet daha üstün olur. Eğer kişi iradesini kullanamıyorsa devlet de zayıf olur.(CİHAN)
Zaman
Ana Sayfa
08.04.2014
SeçimikaybettiölümilanınıverdiSeçimi kaybetti ölüm ilanını verdi
Seçimi kaybetti, ölüm ilanını verdi
Zaman
08.04.2014
13:16
Karadeniz fıkralarını aratmayan olay Trabzonun Araklı ilçesinde yaşandı. Geçtiğimiz ay yapılan mahalli seçimlerde beklediği oyu alamayan muhtar adayı, söz verdikleri halde kendisine oy vermeyenlerin samimiyetini test etmek ve ne kadar sevildiğini görmek için kendi ölüm ilanını verdi.Daha önce köy statüsündeyken Trabzonun büyükşehir olmasıyla Araklı ilçesinin mahallesi olan Ayvaderede yaşayan 4 çocuk babası Celal Karlankuş (55), 30 Martta yapılan mahalli seçimlerinde mahallesinden muhtar adayı oldu. Diğer 4 rakibi gibi günlerce seçim çalışması yapan Karlankuş, kapı kapı dolaşarak yakınlarından ve vatandaşlardan destek istedi. Çok sayıda kişinin de söz vermesine rağmen seçim günü sandıklar açıldığında Karlankuşa, 690 seçmeni bulunan ve yaklaşık 550 oyun kullanıldığı mahallede sadece 14 oy çıktı. Sonucu kabullenmekte zorlanan Karlankuş, büyük bir şok yaşadı. Kendisine verilen sözlerin sandığa yansımadığı için insanların samimiyetinden şüphe duymaya başlayan Karlankuş, söz verdikleri halde kendisine oy vermeyenlere ders vermek ve ne kadar sevildiğini test etmek için kendi ölüm ilanını vermeye karar verdi. Karlankuş, bir arkadaşını Araklı Belediyesi İlan Servisine gönderdi ve merkezi anons sisteminden ölüm ilanını yaptırdı. 5 Mart Cumartesi günü Araklı Belediyesinden yapılan anonsta, Ayvedere mahallesi sakinlerinden Halimbeylerden merhum Bozbeyoğlu Celal Karlankuş Hakkın rahmetine kavuşmuştur. Cenazesi yarın öğle namazını müteakip Hazer Camiinden kaldırılacaktır diyordu. İlanı duyunca şok olan Karlankuşun ailesi, akrabaları ve arkadaşları telaşla cenazeyi aramaya başladı. Yaklaşık 2 saat boyunca telefonlarına bakmayan Karlankuş ise bir arkadaşı aracılığı ile ilçede yaşanan karmaşayı takip etti. Sevenlerini daha fazla telaşlandırmak istemeyen Karlankuş, daha sonra ortaya çıktı ve soranlara da, toprağın altını kasdederek, Aşağıdan geliyorum, orada da seçim telaşı var. Seçmen kağıdımı unutmuşum, onu almaya geldim esprisini yaptı.Celal Karlankuş, yaptığı işin çok doğru olmadığını bildiğini, beni sandığa gömdünüz, şimdi de toprağa gömün mesajı vermek için böyle bir girişimde bulunduğunu söyledi. Seçim öncesi her aday gibi kendisinin de vatandaştan destek istediğini anlatan Karlankuş, şöyle konuştu: Bana söz verenler oldu. Fakat sandıktan 14 oy çıkınca şok geçirdim. Demek ki insanlar beni sevmiyormuş. Aslında köyün yüzde 90ın beni sever ama nedense 14 oy aydım. Bu da biraz gurur meselesi oldu. Demek ki kimse beni sevmiyor diye düşündüm. O şoku üzerimden atamadım. Çünkü bana söz verenlere göre en az 60-70 oyum kesindi. Ben buna çok üzüldüm. Seçimden sonra yine bana merhaba diyen onlar olunca, bu sefer insanlara biraz küstüm. İnsanların bu samimiyetini test etmek için aslında yanlış ama böyle bir anons yaptırdım. Ölüm ilanından sonra sevenlerinin ne kadar çok olduğunu gördüğünü ifade eden Karlankuş, Yine de onlara teşekkür ediyorum. Beni sandıkta öldürdüler ama öldüğümde çok sevenim vardı. dedi. İlandan sonra çok sayıda kişinin kendisini aramaya başladığını anlatan Karlankuş, Çünkü ilandan 15 dakika önce beni görenler vardı. 1-2 saat ortalıktan kayboldum, telefonlara da bakmadım. Bu arada da birisini gönderdim, bak neler oluyor, kim ne yapıyor diye. Hastaneleri, orayı, burayı aradılar. Sonra samimi bir arkadaşım arayınca telefonu açtım ve durumu izah ettim. ifadelerini kullandı. Karlankuş, ilandan kısa bir süre sonra daha fazla endişelendirmemek için eşini aradığını da kaydetti. Bir daha aday olmayı kesinlikle düşünmediğine vurgu yapan Karlankuş, sözlerini şöyle tamamladı: Çünkü ben bu insanlara güvenmiyorum. Bu insanlar kendi iradesini kullanamıyor. Eğer biz kendi irademizi kullanırsak bu devlete kadar uzanır. Devlet daha üstün olur. Eğer kişi iradesini kullanamıyorsa devlet de zayıf olur.(CİHAN)
Zaman
Güncel
08.04.2014
SeçimikaybettiölümilanınıverdiSeçimi kaybetti ölüm ilanını verdi
5 yıl geçti, sis perdesi aralanmadı
Zaman
25.03.2014
02:20
25 Mart 2009... Merhum BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekileri Yozgat-Yerköy mitingine götürmek için saat 14.43’te Çağlayancerit’ten havalanan helikopter 15.03’te Keş Dağları’nda düştü.Enkaza ancak iki gün sonra ulaşılabildi. Yazıcıoğlu ve 4 kişinin naaşlarını bulan ise devlet değil, bir avuç vatandaştı. Yetkililerin ‘olayın kaza olduğu’ yönündeki açıklamalarına rağmen soru işaretleri her geçen gün arttı. Yazıcıoğlu ailesinin ısrarları Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü harekete geçirdi. Gül, Devlet Denetleme Kurulu’na (DDK) ‘olayı araştırın’ talimatı verdi. Geceli-gündüzlü çalışan DDK, ‘kaza’yı bambaşka bir boyuta taşıdı. Bölgedeki savaş uçakları, bozulan radarlar, ölenlerin kanında çıkan yüksek oranda zehirli gaz, helikopterdeki kritik cihazların çalınması ve arama-kurtarma faaliyetlerindeki skandallar... Bir kazada bu kadar çok tesadüf meydana gelebilir mi? Artık hiç kimse Muhsin Yazıcıoğlu’nun kaza sonucu öldüğüne inanmıyor. Özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasıyla birlikte, soruşturma dosyası Malatya’dan alındı ve Kahramanmaraş’a verildi. Yeni savcı, 7 bin sayfa 130 klasörden oluşan dosyayı en baştan okuyacak. Peki kazayla ilgili şüphelerin yoğunlaştığı kritik konular neler? İşte cevap bekleyen sorular: Uçuş bilgilerinin olduğu cihazlar neden söküldü?: Kazanın ardından helikopterin uçuş bilgilerini muhafaza eden Argus 5000 CE ve SKYMAPIIIC GPS cihazlarının enkazdan kaybolduğu ortaya çıktı. Kaza yapan helikopter, eğer herhangi bir hava aracının müdahalesiyle düşürüldüyse ortadan kaldırılması gereken ilk cihazlar bunlardı. Çünkü uçuş bilgilerini muhafaza ediyordu. Meçhul bir subay, helikopterden cihazları söken askerlerin görüntülerini Cumhurbaşkanı Gül’e yolladı. Görüntülerdeki 4 muvazzaf asker, 3 kişilik kaza kırım heyeti ve bir teknisyen tutuklandı. Ancak 3. Yargı Paketi’nin ardından hepsi tahliye edildi. Cihazlar ise hâlâ kayıp. 4 dakikalık kayıp radar görüntüleri sırrını hâlâ koruyor: DDK’nın hazırladığı raporda yer alan Yazıcıoğlu’nu taşıyan helikopterin düştüğü zaman diliminde bölgede askerî uçaklar olduğu iddiası, Genelkurmay’ın resmî yazısıyla kesinleşti. Ancak askerî radarların kazanın olduğu 15.03 sularında 4 dakika arızalandığı açıklandı. Bölgedeki bütün radarlar kısa süreli karardığı için 15.03.02 ile 15.07.40 arasında görüntü alınamadığı belirtildi. Kayıp radar görüntüleri savcılık tarafından Genelkurmay’a soruldu. Fakat tatmin edici cevap bir türlü gelmedi. Son olarak savcı ve bilirkişi eşliğinde geçtiğimiz ay Genelkurmay radarlarında yapılan incelemede somut bir bulguya ulaşılamadı. Pilot Kaya İstektepe zehirlendi mi?: Kazayla ilgili akıllarda beliren en derin soru işaretlerinden biri de ölenlerin kanında çıkan karbonmonoksit gazı. Kazanın ardından yapılan ilk otopside, kanda karbonmonoksit bulunmadığına dair rapor düzenlendi. DDK’nın devreye girmesiyle yapılan ikinci incelemede ise kazada hayatını kaybedenlerin kanında yüksek miktarda zehirli gaza rastlandı. Özellikle pilot Kaya İstektepe’nin kanında tespit edilen yüzde 26’lık zehirli gaz oranı, tıpta zehirlenme başlangıcı olarak kabul ediliyor. ‘Enkaza aynı gün ulaşıldı ancak gizlendi’ şüphesi: Helikopter enkazına 48 saat sonra ulaşılabildi. Oysa Genelkurmay Başkanlığı’nca hazırlandığı belirtilen ‘Gizli’ ibareli sunum dosyasında kazanın meydana geldiği 25 Mart 2009’da, olay bölgesi ve çevresindeki hava araçlarının radar izlerini gösteren belgeler yer alıyor. Buna göre arama-kurtarma faaliyeti için Malatya’dan kalkan iki Sikorsky tipi hava aracı saat 21.58 ve 21.47-21.58 arasında enkaz bölgesindeydi. Yetkililer, ‘Enkaza aynı gün ulaşıldı ancak gizlendi’ şüphesini güçlendiren bu konuda da sessiz kalmayı tercih etti. Gazeteci Güneş, kırık çeneyle o kadar düzgün nasıl konuşabildi?: Kazada hayatını kaybeden İHA muhabiri İsmail Güneş’in otopsi raporlarına göre çenesi, 4 kaburga kemiği ve bacağı kopma noktasında kırıktı. Ancak Güneş, ölmeden önce 112 Acil Servisi’yle telefonda uzun süre pürüzsüz ve düzgün konuştu. Doktorlar, çenesi kırık bir insanın bu kadar düzgün konuşmasının mümkün olmadığını belirtiyor. Ayrıca 112 Acil Servisi ile yaptığı ilk konuşmada helikopterin içinde sıkıştığını ve kıpırdayamadığını ifade eden Güneş’in cesedi, olay yerinden 500-600 metre uzakta bulundu. Güneş, o bacakla o mesafeyi nasıl kat etti?
Zaman
En Çok Okunan
25.03.2014
5yılgeçtisisperdesiaralanmadı5 yıl geçti sis perdesi aralanmadı
5 yıl geçti, sis perdesi aralanmadı
Zaman
25.03.2014
02:11
25 Mart 2009... Merhum BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekileri Yozgat-Yerköy mitingine götürmek için saat 14.43’te Çağlayancerit’ten havalanan helikopter 15.03’te Keş Dağları’nda düştü.Enkaza ancak iki gün sonra ulaşılabildi. Yazıcıoğlu ve 4 kişinin naaşlarını bulan ise devlet değil, bir avuç vatandaştı. Yetkililerin ‘olayın kaza olduğu’ yönündeki açıklamalarına rağmen soru işaretleri her geçen gün arttı. Yazıcıoğlu ailesinin ısrarları Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü harekete geçirdi. Gül, Devlet Denetleme Kurulu’na (DDK) ‘olayı araştırın’ talimatı verdi. Geceli-gündüzlü çalışan DDK, ‘kaza’yı bambaşka bir boyuta taşıdı. Bölgedeki savaş uçakları, bozulan radarlar, ölenlerin kanında çıkan yüksek oranda zehirli gaz, helikopterdeki kritik cihazların çalınması ve arama-kurtarma faaliyetlerindeki skandallar... Bir kazada bu kadar çok tesadüf meydana gelebilir mi? Artık hiç kimse Muhsin Yazıcıoğlu’nun kaza sonucu öldüğüne inanmıyor. Özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasıyla birlikte, soruşturma dosyası Malatya’dan alındı ve Kahramanmaraş’a verildi. Yeni savcı, 7 bin sayfa 130 klasörden oluşan dosyayı en baştan okuyacak. Peki kazayla ilgili şüphelerin yoğunlaştığı kritik konular neler? İşte cevap bekleyen sorular: Uçuş bilgilerinin olduğu cihazlar neden söküldü?: Kazanın ardından helikopterin uçuş bilgilerini muhafaza eden Argus 5000 CE ve SKYMAPIIIC GPS cihazlarının enkazdan kaybolduğu ortaya çıktı. Kaza yapan helikopter, eğer herhangi bir hava aracının müdahalesiyle düşürüldüyse ortadan kaldırılması gereken ilk cihazlar bunlardı. Çünkü uçuş bilgilerini muhafaza ediyordu. Meçhul bir subay, helikopterden cihazları söken askerlerin görüntülerini Cumhurbaşkanı Gül’e yolladı. Görüntülerdeki 4 muvazzaf asker, 3 kişilik kaza kırım heyeti ve bir teknisyen tutuklandı. Ancak 3. Yargı Paketi’nin ardından hepsi tahliye edildi. Cihazlar ise hâlâ kayıp. 4 dakikalık kayıp radar görüntüleri sırrını hâlâ koruyor: DDK’nın hazırladığı raporda yer alan Yazıcıoğlu’nu taşıyan helikopterin düştüğü zaman diliminde bölgede askerî uçaklar olduğu iddiası, Genelkurmay’ın resmî yazısıyla kesinleşti. Ancak askerî radarların kazanın olduğu 15.03 sularında 4 dakika arızalandığı açıklandı. Bölgedeki bütün radarlar kısa süreli karardığı için 15.03.02 ile 15.07.40 arasında görüntü alınamadığı belirtildi. Kayıp radar görüntüleri savcılık tarafından Genelkurmay’a soruldu. Fakat tatmin edici cevap bir türlü gelmedi. Son olarak savcı ve bilirkişi eşliğinde geçtiğimiz ay Genelkurmay radarlarında yapılan incelemede somut bir bulguya ulaşılamadı. Pilot Kaya İstektepe zehirlendi mi?: Kazayla ilgili akıllarda beliren en derin soru işaretlerinden biri de ölenlerin kanında çıkan karbonmonoksit gazı. Kazanın ardından yapılan ilk otopside, kanda karbonmonoksit bulunmadığına dair rapor düzenlendi. DDK’nın devreye girmesiyle yapılan ikinci incelemede ise kazada hayatını kaybedenlerin kanında yüksek miktarda zehirli gaza rastlandı. Özellikle pilot Kaya İstektepe’nin kanında tespit edilen yüzde 26’lık zehirli gaz oranı, tıpta zehirlenme başlangıcı olarak kabul ediliyor. ‘Enkaza aynı gün ulaşıldı ancak gizlendi’ şüphesi: Helikopter enkazına 48 saat sonra ulaşılabildi. Oysa Genelkurmay Başkanlığı’nca hazırlandığı belirtilen ‘Gizli’ ibareli sunum dosyasında kazanın meydana geldiği 25 Mart 2009’da, olay bölgesi ve çevresindeki hava araçlarının radar izlerini gösteren belgeler yer alıyor. Buna göre arama-kurtarma faaliyeti için Malatya’dan kalkan iki Sikorsky tipi hava aracı saat 21.58 ve 21.47-21.58 arasında enkaz bölgesindeydi. Yetkililer, ‘Enkaza aynı gün ulaşıldı ancak gizlendi’ şüphesini güçlendiren bu konuda da sessiz kalmayı tercih etti. Gazeteci Güneş, kırık çeneyle o kadar düzgün nasıl konuşabildi?: Kazada hayatını kaybeden İHA muhabiri İsmail Güneş’in otopsi raporlarına göre çenesi, 4 kaburga kemiği ve bacağı kopma noktasında kırıktı. Ancak Güneş, ölmeden önce 112 Acil Servisi’yle telefonda uzun süre pürüzsüz ve düzgün konuştu. Doktorlar, çenesi kırık bir insanın bu kadar düzgün konuşmasının mümkün olmadığını belirtiyor. Ayrıca 112 Acil Servisi ile yaptığı ilk konuşmada helikopterin içinde sıkıştığını ve kıpırdayamadığını ifade eden Güneş’in cesedi, olay yerinden 500-600 metre uzakta bulundu. Güneş, o bacakla o mesafeyi nasıl kat etti?
Zaman
Politika
25.03.2014
5yılgeçtisisperdesiaralanmadı5 yıl geçti sis perdesi aralanmadı
5 yıl geçti, sis perdesi aralanmadı
Zaman
25.03.2014
02:11
25 Mart 2009... Merhum BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekileri Yozgat-Yerköy mitingine götürmek için saat 14.43’te Çağlayancerit’ten havalanan helikopter 15.03’te Keş Dağları’nda düştü.Enkaza ancak iki gün sonra ulaşılabildi. Yazıcıoğlu ve 4 kişinin naaşlarını bulan ise devlet değil, bir avuç vatandaştı. Yetkililerin ‘olayın kaza olduğu’ yönündeki açıklamalarına rağmen soru işaretleri her geçen gün arttı. Yazıcıoğlu ailesinin ısrarları Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü harekete geçirdi. Gül, Devlet Denetleme Kurulu’na (DDK) ‘olayı araştırın’ talimatı verdi. Geceli-gündüzlü çalışan DDK, ‘kaza’yı bambaşka bir boyuta taşıdı. Bölgedeki savaş uçakları, bozulan radarlar, ölenlerin kanında çıkan yüksek oranda zehirli gaz, helikopterdeki kritik cihazların çalınması ve arama-kurtarma faaliyetlerindeki skandallar... Bir kazada bu kadar çok tesadüf meydana gelebilir mi? Artık hiç kimse Muhsin Yazıcıoğlu’nun kaza sonucu öldüğüne inanmıyor. Özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasıyla birlikte, soruşturma dosyası Malatya’dan alındı ve Kahramanmaraş’a verildi. Yeni savcı, 7 bin sayfa 130 klasörden oluşan dosyayı en baştan okuyacak. Peki kazayla ilgili şüphelerin yoğunlaştığı kritik konular neler? İşte cevap bekleyen sorular: Uçuş bilgilerinin olduğu cihazlar neden söküldü?: Kazanın ardından helikopterin uçuş bilgilerini muhafaza eden Argus 5000 CE ve SKYMAPIIIC GPS cihazlarının enkazdan kaybolduğu ortaya çıktı. Kaza yapan helikopter, eğer herhangi bir hava aracının müdahalesiyle düşürüldüyse ortadan kaldırılması gereken ilk cihazlar bunlardı. Çünkü uçuş bilgilerini muhafaza ediyordu. Meçhul bir subay, helikopterden cihazları söken askerlerin görüntülerini Cumhurbaşkanı Gül’e yolladı. Görüntülerdeki 4 muvazzaf asker, 3 kişilik kaza kırım heyeti ve bir teknisyen tutuklandı. Ancak 3. Yargı Paketi’nin ardından hepsi tahliye edildi. Cihazlar ise hâlâ kayıp. 4 dakikalık kayıp radar görüntüleri sırrını hâlâ koruyor: DDK’nın hazırladığı raporda yer alan Yazıcıoğlu’nu taşıyan helikopterin düştüğü zaman diliminde bölgede askerî uçaklar olduğu iddiası, Genelkurmay’ın resmî yazısıyla kesinleşti. Ancak askerî radarların kazanın olduğu 15.03 sularında 4 dakika arızalandığı açıklandı. Bölgedeki bütün radarlar kısa süreli karardığı için 15.03.02 ile 15.07.40 arasında görüntü alınamadığı belirtildi. Kayıp radar görüntüleri savcılık tarafından Genelkurmay’a soruldu. Fakat tatmin edici cevap bir türlü gelmedi. Son olarak savcı ve bilirkişi eşliğinde geçtiğimiz ay Genelkurmay radarlarında yapılan incelemede somut bir bulguya ulaşılamadı. Pilot Kaya İstektepe zehirlendi mi?: Kazayla ilgili akıllarda beliren en derin soru işaretlerinden biri de ölenlerin kanında çıkan karbonmonoksit gazı. Kazanın ardından yapılan ilk otopside, kanda karbonmonoksit bulunmadığına dair rapor düzenlendi. DDK’nın devreye girmesiyle yapılan ikinci incelemede ise kazada hayatını kaybedenlerin kanında yüksek miktarda zehirli gaza rastlandı. Özellikle pilot Kaya İstektepe’nin kanında tespit edilen yüzde 26’lık zehirli gaz oranı, tıpta zehirlenme başlangıcı olarak kabul ediliyor. ‘Enkaza aynı gün ulaşıldı ancak gizlendi’ şüphesi: Helikopter enkazına 48 saat sonra ulaşılabildi. Oysa Genelkurmay Başkanlığı’nca hazırlandığı belirtilen ‘Gizli’ ibareli sunum dosyasında kazanın meydana geldiği 25 Mart 2009’da, olay bölgesi ve çevresindeki hava araçlarının radar izlerini gösteren belgeler yer alıyor. Buna göre arama-kurtarma faaliyeti için Malatya’dan kalkan iki Sikorsky tipi hava aracı saat 21.58 ve 21.47-21.58 arasında enkaz bölgesindeydi. Yetkililer, ‘Enkaza aynı gün ulaşıldı ancak gizlendi’ şüphesini güçlendiren bu konuda da sessiz kalmayı tercih etti. Gazeteci Güneş, kırık çeneyle o kadar düzgün nasıl konuşabildi?: Kazada hayatını kaybeden İHA muhabiri İsmail Güneş’in otopsi raporlarına göre çenesi, 4 kaburga kemiği ve bacağı kopma noktasında kırıktı. Ancak Güneş, ölmeden önce 112 Acil Servisi’yle telefonda uzun süre pürüzsüz ve düzgün konuştu. Doktorlar, çenesi kırık bir insanın bu kadar düzgün konuşmasının mümkün olmadığını belirtiyor. Ayrıca 112 Acil Servisi ile yaptığı ilk konuşmada helikopterin içinde sıkıştığını ve kıpırdayamadığını ifade eden Güneş’in cesedi, olay yerinden 500-600 metre uzakta bulundu. Güneş, o bacakla o mesafeyi nasıl kat etti?
Zaman
Ana Sayfa
25.03.2014
5yılgeçtisisperdesiaralanmadı5 yıl geçti sis perdesi aralanmadı
5 yıl geçti, sis perdesi hâlâ aralanamadı
Zaman
25.03.2014
02:01
25 Mart 2009... Merhum BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekileri Yozgat-Yerköy mitingine götürmek için saat 14.43’te Çağlayancerit’ten havalanan helikopter 15.03’te Keş Dağları’nda düştü.Enkaza ancak iki gün sonra ulaşılabildi. Yazıcıoğlu ve 4 kişinin naaşlarını bulan ise devlet değil, bir avuç vatandaştı. Yetkililerin ‘olayın kaza olduğu’ yönündeki açıklamalarına rağmen soru işaretleri her geçen gün arttı. Yazıcıoğlu ailesinin ısrarları Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü harekete geçirdi. Gül, Devlet Denetleme Kurulu’na (DDK) ‘olayı araştırın’ talimatı verdi. Geceli-gündüzlü çalışan DDK, ‘kaza’yı bambaşka bir boyuta taşıdı. Bölgedeki savaş uçakları, bozulan radarlar, ölenlerin kanında çıkan yüksek oranda zehirli gaz, helikopterdeki kritik cihazların çalınması ve arama-kurtarma faaliyetlerindeki skandallar... Bir kazada bu kadar çok tesadüf meydana gelebilir mi? Artık hiç kimse Muhsin Yazıcıoğlu’nun kaza sonucu öldüğüne inanmıyor. Özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasıyla birlikte, soruşturma dosyası Malatya’dan alındı ve Kahramanmaraş’a verildi. Yeni savcı, 7 bin sayfa 130 klasörden oluşan dosyayı en baştan okuyacak. Peki kazayla ilgili şüphelerin yoğunlaştığı kritik konular neler? İşte cevap bekleyen sorular: Uçuş bilgilerinin olduğu cihazlar neden söküldü?: Kazanın ardından helikopterin uçuş bilgilerini muhafaza eden Argus 5000 CE ve SKYMAPIIIC GPS cihazlarının enkazdan kaybolduğu ortaya çıktı. Kaza yapan helikopter, eğer herhangi bir hava aracının müdahalesiyle düşürüldüyse ortadan kaldırılması gereken ilk cihazlar bunlardı. Çünkü uçuş bilgilerini muhafaza ediyordu. Meçhul bir subay, helikopterden cihazları söken askerlerin görüntülerini Cumhurbaşkanı Gül’e yolladı. Görüntülerdeki 4 muvazzaf asker, 3 kişilik kaza kırım heyeti ve bir teknisyen tutuklandı. Ancak 3. Yargı Paketi’nin ardından hepsi tahliye edildi. Cihazlar ise hâlâ kayıp. 4 dakikalık kayıp radar görüntüleri sırrını hâlâ koruyor: DDK’nın hazırladığı raporda yer alan Yazıcıoğlu’nu taşıyan helikopterin düştüğü zaman diliminde bölgede askerî uçaklar olduğu iddiası, Genelkurmay’ın resmî yazısıyla kesinleşti. Ancak askerî radarların kazanın olduğu 15.03 sularında 4 dakika arızalandığı açıklandı. Bölgedeki bütün radarlar kısa süreli karardığı için 15.03.02 ile 15.07.40 arasında görüntü alınamadığı belirtildi. Kayıp radar görüntüleri savcılık tarafından Genelkurmay’a soruldu. Fakat tatmin edici cevap bir türlü gelmedi. Son olarak savcı ve bilirkişi eşliğinde geçtiğimiz ay Genelkurmay radarlarında yapılan incelemede somut bir bulguya ulaşılamadı. Pilot Kaya İstektepe zehirlendi mi?: Kazayla ilgili akıllarda beliren en derin soru işaretlerinden biri de ölenlerin kanında çıkan karbonmonoksit gazı. Kazanın ardından yapılan ilk otopside, kanda karbonmonoksit bulunmadığına dair rapor düzenlendi. DDK’nın devreye girmesiyle yapılan ikinci incelemede ise kazada hayatını kaybedenlerin kanında yüksek miktarda zehirli gaza rastlandı. Özellikle pilot Kaya İstektepe’nin kanında tespit edilen yüzde 26’lık zehirli gaz oranı, tıpta zehirlenme başlangıcı olarak kabul ediliyor. ‘Enkaza aynı gün ulaşıldı ancak gizlendi’ şüphesi: Helikopter enkazına 48 saat sonra ulaşılabildi. Oysa Genelkurmay Başkanlığı’nca hazırlandığı belirtilen ‘Gizli’ ibareli sunum dosyasında kazanın meydana geldiği 25 Mart 2009’da, olay bölgesi ve çevresindeki hava araçlarının radar izlerini gösteren belgeler yer alıyor. Buna göre arama-kurtarma faaliyeti için Malatya’dan kalkan iki Sikorsky tipi hava aracı saat 21.58 ve 21.47-21.58 arasında enkaz bölgesindeydi. Yetkililer, ‘Enkaza aynı gün ulaşıldı ancak gizlendi’ şüphesini güçlendiren bu konuda da sessiz kalmayı tercih etti. Gazeteci Güneş, kırık çeneyle o kadar düzgün nasıl konuşabildi?: Kazada hayatını kaybeden İHA muhabiri İsmail Güneş’in otopsi raporlarına göre çenesi, 4 kaburga kemiği ve bacağı kopma noktasında kırıktı. Ancak Güneş, ölmeden önce 112 Acil Servisi’yle telefonda uzun süre pürüzsüz ve düzgün konuştu. Doktorlar, çenesi kırık bir insanın bu kadar düzgün konuşmasının mümkün olmadığını belirtiyor. Ayrıca 112 Acil Servisi ile yaptığı ilk konuşmada helikopterin içinde sıkıştığını ve kıpırdayamadığını ifade eden Güneş’in cesedi, olay yerinden 500-600 metre uzakta bulundu. Güneş, o bacakla o mesafeyi nasıl kat etti?
Zaman
Politika
25.03.2014
5yılgeçtisisperdesihâlâaralanamadı5 yıl geçti sis perdesi hâlâ aralanamadı
5 yıl geçti, sis perdesi hâlâ aralanamadı
Zaman
25.03.2014
02:01
25 Mart 2009... Merhum BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekileri Yozgat-Yerköy mitingine götürmek için saat 14.43’te Çağlayancerit’ten havalanan helikopter 15.03’te Keş Dağları’nda düştü.Enkaza ancak iki gün sonra ulaşılabildi. Yazıcıoğlu ve 4 kişinin naaşlarını bulan ise devlet değil, bir avuç vatandaştı. Yetkililerin ‘olayın kaza olduğu’ yönündeki açıklamalarına rağmen soru işaretleri her geçen gün arttı. Yazıcıoğlu ailesinin ısrarları Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü harekete geçirdi. Gül, Devlet Denetleme Kurulu’na (DDK) ‘olayı araştırın’ talimatı verdi. Geceli-gündüzlü çalışan DDK, ‘kaza’yı bambaşka bir boyuta taşıdı. Bölgedeki savaş uçakları, bozulan radarlar, ölenlerin kanında çıkan yüksek oranda zehirli gaz, helikopterdeki kritik cihazların çalınması ve arama-kurtarma faaliyetlerindeki skandallar... Bir kazada bu kadar çok tesadüf meydana gelebilir mi? Artık hiç kimse Muhsin Yazıcıoğlu’nun kaza sonucu öldüğüne inanmıyor. Özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasıyla birlikte, soruşturma dosyası Malatya’dan alındı ve Kahramanmaraş’a verildi. Yeni savcı, 7 bin sayfa 130 klasörden oluşan dosyayı en baştan okuyacak. Peki kazayla ilgili şüphelerin yoğunlaştığı kritik konular neler? İşte cevap bekleyen sorular: Uçuş bilgilerinin olduğu cihazlar neden söküldü?: Kazanın ardından helikopterin uçuş bilgilerini muhafaza eden Argus 5000 CE ve SKYMAPIIIC GPS cihazlarının enkazdan kaybolduğu ortaya çıktı. Kaza yapan helikopter, eğer herhangi bir hava aracının müdahalesiyle düşürüldüyse ortadan kaldırılması gereken ilk cihazlar bunlardı. Çünkü uçuş bilgilerini muhafaza ediyordu. Meçhul bir subay, helikopterden cihazları söken askerlerin görüntülerini Cumhurbaşkanı Gül’e yolladı. Görüntülerdeki 4 muvazzaf asker, 3 kişilik kaza kırım heyeti ve bir teknisyen tutuklandı. Ancak 3. Yargı Paketi’nin ardından hepsi tahliye edildi. Cihazlar ise hâlâ kayıp. 4 dakikalık kayıp radar görüntüleri sırrını hâlâ koruyor: DDK’nın hazırladığı raporda yer alan Yazıcıoğlu’nu taşıyan helikopterin düştüğü zaman diliminde bölgede askerî uçaklar olduğu iddiası, Genelkurmay’ın resmî yazısıyla kesinleşti. Ancak askerî radarların kazanın olduğu 15.03 sularında 4 dakika arızalandığı açıklandı. Bölgedeki bütün radarlar kısa süreli karardığı için 15.03.02 ile 15.07.40 arasında görüntü alınamadığı belirtildi. Kayıp radar görüntüleri savcılık tarafından Genelkurmay’a soruldu. Fakat tatmin edici cevap bir türlü gelmedi. Son olarak savcı ve bilirkişi eşliğinde geçtiğimiz ay Genelkurmay radarlarında yapılan incelemede somut bir bulguya ulaşılamadı. Pilot Kaya İstektepe zehirlendi mi?: Kazayla ilgili akıllarda beliren en derin soru işaretlerinden biri de ölenlerin kanında çıkan karbonmonoksit gazı. Kazanın ardından yapılan ilk otopside, kanda karbonmonoksit bulunmadığına dair rapor düzenlendi. DDK’nın devreye girmesiyle yapılan ikinci incelemede ise kazada hayatını kaybedenlerin kanında yüksek miktarda zehirli gaza rastlandı. Özellikle pilot Kaya İstektepe’nin kanında tespit edilen yüzde 26’lık zehirli gaz oranı, tıpta zehirlenme başlangıcı olarak kabul ediliyor. ‘Enkaza aynı gün ulaşıldı ancak gizlendi’ şüphesi: Helikopter enkazına 48 saat sonra ulaşılabildi. Oysa Genelkurmay Başkanlığı’nca hazırlandığı belirtilen ‘Gizli’ ibareli sunum dosyasında kazanın meydana geldiği 25 Mart 2009’da, olay bölgesi ve çevresindeki hava araçlarının radar izlerini gösteren belgeler yer alıyor. Buna göre arama-kurtarma faaliyeti için Malatya’dan kalkan iki Sikorsky tipi hava aracı saat 21.58 ve 21.47-21.58 arasında enkaz bölgesindeydi. Yetkililer, ‘Enkaza aynı gün ulaşıldı ancak gizlendi’ şüphesini güçlendiren bu konuda da sessiz kalmayı tercih etti. Gazeteci Güneş, kırık çeneyle o kadar düzgün nasıl konuşabildi?: Kazada hayatını kaybeden İHA muhabiri İsmail Güneş’in otopsi raporlarına göre çenesi, 4 kaburga kemiği ve bacağı kopma noktasında kırıktı. Ancak Güneş, ölmeden önce 112 Acil Servisi’yle telefonda uzun süre pürüzsüz ve düzgün konuştu. Doktorlar, çenesi kırık bir insanın bu kadar düzgün konuşmasının mümkün olmadığını belirtiyor. Ayrıca 112 Acil Servisi ile yaptığı ilk konuşmada helikopterin içinde sıkıştığını ve kıpırdayamadığını ifade eden Güneş’in cesedi, olay yerinden 500-600 metre uzakta bulundu. Güneş, o bacakla o mesafeyi nasıl kat etti?
Zaman
Ana Sayfa
25.03.2014
5yılgeçtisisperdesihâlâaralanamadı5 yıl geçti sis perdesi hâlâ aralanamadı
Helikopter kazasının üzerinden 5 yıl geçti ama karanlık aydınlatılamadı
Zaman
24.03.2014
13:26
Büyük Birlik Partisinin (BBP) merhum Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlunun da arasında bulunduğu 5 kişinin ölümüyle sonuçlanan helikopter kazasının üzerinden tam 5 yıl geçti. 25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraştaki mitingin ardından Yozgata giderken düşen helikopterle ilgili şüpheler devam ediyor.Helikopter enkazı ile kazada hayatını kaybedenlere 48 saat sonra ulaşıldı. Kazaya ilişkin iddialar ise birbirini izledi. Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişiyi taşıyan helikopter 25 Aralık 2009 tarihinde saat 15.03te düştü. Gazeteci İsmail Güneş 15.26da telefonla arayarak 112 Acilden yardım istedi. Yaklaşık 20 dakika görüştü. Daha sonra bu görüşmeye ilişkin ses kayıtları ortaya çıktı. Bir başka iddia ise helikopterin düşmesine kötü hava şartları kadar olay anında oradan geçen Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) ait ait jetlerin sebep olması. F-16 ve F-4 tipi askeri uçaklar olaydan 5 dakika önce bölgede uçuş yaptı. Hava hareketliliğinin düşüşe sebep olabileceği ileri sürülüyor. TİB, ilk yer tespitini kazadan 1 saat 22 dakika sonra 16.25te yapıyor. 1 kilometre genişliğinde, 15 kilometre uzunluğunda bir yayla koordinatları belirliyor ve bütün kriz merkezlerine gönderiyor. Buna rağmen helikopterin yeri bulunamıyor. Olay anına ilişkin 4 dakika 37 saniyelik radar görüntülerine de ulaşılamıyor. Genelkurmay, kısa süreli arıza nedeniyle görüntü alınamadığını savcılığa iletmişti. Savcı, ÖYMler kaldırılmadan önce Radar Üssü, Hava Kuvvetleri ve Genelkurmayda inceleme yaptı. Bu incelemenin sonucu henüz bilinmiyor. Bilirkişiler kayıp görüntülerin izini sürüyor.Dönemin Kayseri Valisi Mevlüt Bilici, Danıştay üyesi oldu. Emniyet Müdürü Orhan Özdemir Ankaraya atandı. Daha sonra cezaevine girip-çıktı. Kahramanmaraş Valisi Mehmet Niyazi Tanılır ise Türkiyenin Podgorica Büyükelçisi yapıldı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Yazıcıoğlunun helikopterinin vidasını keçilerin sökmediğini söylemişti. Sonra vida söken subayların görüntüleri ortaya çıkmıştı. Helikopterin beynini sökenler, bir süre tutuklu kaldı ancak cihazların nerede olduğu hala bilinmiyor.Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu HSYK, 271 savcı ve hâkimin görev yerini değiştirdi. Bunlar arasında merhum Muhsin Yazıcıoğlunun şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmayı yürüten savcılar Şeref Gürkan ile Mustafa Başer de tasfiye edildi. Kısa bir süre önce dosya elinden alınarak Kahramanmaraşa gönderilen savcı Şeref Gürkan, Malatyada düz savcı olarak görev yapacak. Geçtiğimiz günlerde Genelkurmay Başkanlığında rotaların takip edildiği merkezde keşif yapan savcı Mustafa Başer de Ankara savcısı olarak görevlendirildi. Savcı Başer, olay günü bölgedeki hava hareketliliğini incelemişti.Büyük Birlik Partisi (BBP) yöneticileri, Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin hayatını kaybettiği helikopter kazasıyla ilgili devletin zirvesine sunulan raporda, Muhsin Yazıcıoğlunun helikopterine ulaşıldığı, şuurunun yerinde olduğu, ayağı ve kaburgalarının kırık olduğu, hastaneye getirildiği şeklindeki bilginin Kahramanmaraş İstihbarat Şubesi tarafından verildiği belirtiliyor. Arama kurtarma çalışmalarını sukuta uğrattığı iddia edilen bu bilgiyi açıklayan dönemin Kayseri Valisi hakkında İçişleri Bakanlığının hiçbir işlem yapılmaması ve idari soruşturma dahi başlatılmaması dikkate değer bulunuyor.(CİHAN)
Zaman
Güncel
24.03.2014
Helikopterkazasınınüzerinden5yılgeçtiamakaranlıkaydınlatılamadıHelikopter kazasının üzerinden 5 yıl geçti ama karanlık aydınlatılamadı
Helikopter kazasının üzerinden 5 yıl geçti ama karanlık aydınlatılamadı
Zaman
24.03.2014
13:26
Büyük Birlik Partisinin (BBP) merhum Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlunun da arasında bulunduğu 5 kişinin ölümüyle sonuçlanan helikopter kazasının üzerinden tam 5 yıl geçti. 25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraştaki mitingin ardından Yozgata giderken düşen helikopterle ilgili şüpheler devam ediyor.Helikopter enkazı ile kazada hayatını kaybedenlere 48 saat sonra ulaşıldı. Kazaya ilişkin iddialar ise birbirini izledi. Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişiyi taşıyan helikopter 25 Aralık 2009 tarihinde saat 15.03te düştü. Gazeteci İsmail Güneş 15.26da telefonla arayarak 112 Acilden yardım istedi. Yaklaşık 20 dakika görüştü. Daha sonra bu görüşmeye ilişkin ses kayıtları ortaya çıktı. Bir başka iddia ise helikopterin düşmesine kötü hava şartları kadar olay anında oradan geçen Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) ait ait jetlerin sebep olması. F-16 ve F-4 tipi askeri uçaklar olaydan 5 dakika önce bölgede uçuş yaptı. Hava hareketliliğinin düşüşe sebep olabileceği ileri sürülüyor. TİB, ilk yer tespitini kazadan 1 saat 22 dakika sonra 16.25te yapıyor. 1 kilometre genişliğinde, 15 kilometre uzunluğunda bir yayla koordinatları belirliyor ve bütün kriz merkezlerine gönderiyor. Buna rağmen helikopterin yeri bulunamıyor. Olay anına ilişkin 4 dakika 37 saniyelik radar görüntülerine de ulaşılamıyor. Genelkurmay, kısa süreli arıza nedeniyle görüntü alınamadığını savcılığa iletmişti. Savcı, ÖYMler kaldırılmadan önce Radar Üssü, Hava Kuvvetleri ve Genelkurmayda inceleme yaptı. Bu incelemenin sonucu henüz bilinmiyor. Bilirkişiler kayıp görüntülerin izini sürüyor.Dönemin Kayseri Valisi Mevlüt Bilici, Danıştay üyesi oldu. Emniyet Müdürü Orhan Özdemir Ankaraya atandı. Daha sonra cezaevine girip-çıktı. Kahramanmaraş Valisi Mehmet Niyazi Tanılır ise Türkiyenin Podgorica Büyükelçisi yapıldı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Yazıcıoğlunun helikopterinin vidasını keçilerin sökmediğini söylemişti. Sonra vida söken subayların görüntüleri ortaya çıkmıştı. Helikopterin beynini sökenler, bir süre tutuklu kaldı ancak cihazların nerede olduğu hala bilinmiyor.Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu HSYK, 271 savcı ve hâkimin görev yerini değiştirdi. Bunlar arasında merhum Muhsin Yazıcıoğlunun şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmayı yürüten savcılar Şeref Gürkan ile Mustafa Başer de tasfiye edildi. Kısa bir süre önce dosya elinden alınarak Kahramanmaraşa gönderilen savcı Şeref Gürkan, Malatyada düz savcı olarak görev yapacak. Geçtiğimiz günlerde Genelkurmay Başkanlığında rotaların takip edildiği merkezde keşif yapan savcı Mustafa Başer de Ankara savcısı olarak görevlendirildi. Savcı Başer, olay günü bölgedeki hava hareketliliğini incelemişti.Büyük Birlik Partisi (BBP) yöneticileri, Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin hayatını kaybettiği helikopter kazasıyla ilgili devletin zirvesine sunulan raporda, Muhsin Yazıcıoğlunun helikopterine ulaşıldığı, şuurunun yerinde olduğu, ayağı ve kaburgalarının kırık olduğu, hastaneye getirildiği şeklindeki bilginin Kahramanmaraş İstihbarat Şubesi tarafından verildiği belirtiliyor. Arama kurtarma çalışmalarını sukuta uğrattığı iddia edilen bu bilgiyi açıklayan dönemin Kayseri Valisi hakkında İçişleri Bakanlığının hiçbir işlem yapılmaması ve idari soruşturma dahi başlatılmaması dikkate değer bulunuyor.(CİHAN)
Zaman
Ana Sayfa
24.03.2014
Helikopterkazasınınüzerinden5yılgeçtiamakaranlıkaydınlatılamadıHelikopter kazasının üzerinden 5 yıl geçti ama karanlık aydınlatılamadı
Boşandığı eşini öldürdü
Zaman
22.03.2014
11:56
İzmirin Buca İlçesinde, 2 yaşındaki oğlu E.B.A.nın gözleri önünde, boşandığı eşi Dokuz Eylül Üniversitesi öğretim görevlisi 38 yaşındaki Serpil Erfındıkı öldüren Vedat Atikin, cinayetten sonraki görüntüleri ortaya çıktı. ATM önünde sıra beklediği sırada güvenlik kameraları ile görüntülenen Atikin kısa süre önce eşini öldürmüş olmasına rağmen soğukkanlı tavırları dikkat çekti. Vedat Atikin öldürdüğü eşinin kartlarını alıp hesabından çektiği parayla da kaçarak gizlendiği belirtildi.Olay, Buca Kaynaklarda geçen 15 Aralık Pazar günü saat 11.30 sıralarında meydana geldi. Dokuz Eylül Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümünde öğretim görevlisi Serpil Erfındık, 3 yıllık evliliğinin ardından, boşandığı 36 yaşındaki eşi Vedat Atikin tehditlerinden kurtulmak için yeni evine taşındı. Ancak, tehditlerine hem okulda hem de evine giderek devam eden Vedat Atik, 6 ay süreyle eve yaklaşmama cezasının bittiği gün, 2 yaşındaki oğlunu görmek bahanesiyle bir kez daha Erfındıkın evine gitti. Burada gezdirmek için aldığı oğlu E.B.A.nın altını kirletmesi üzerine Vedat Atik, temizlemesini istediği Serpil Erfındık ile tartışmaya başladı. İddiaya göre bu sırada, Erfındıkın kendisine Nasıl adamsın? demesine sinirlenen Vedat Atik, eski eşini 6 yerinden bıçaklayarak öldürdü. Olayın ardından oğlunu yanına alıp ablasının evine giden Vedat Atik, cinayeti de yakınlarına cep telefonundan gönderdiği Serpili öldürdüm mesajıyla haber verdi.Olaydan 1 hafta sonra Vedat Atik, jandarmanın tüm adreslerde önlem alması üzerine teslim oldu. Eşinin elinde gördüğü bıçağın boğuşma sırasında yere düşmesi ardından alarak cinayeti işlediğini söyleyen Vedat Atik hakkında, ömür boyu hapis cezası istemiyle dava açıldı. Dava önümüzdeki günlerde İzmir Adliyesinde görülecek.SOĞUKKANLI ZANLIVedat Atikin olayın ardından oğlu E.B.A.nın yanı sıra, öldürdüğü eşinin banka kartlarını da yanına aldığı tespit edildi. Oğlunu yakınlarına bırakan Atik, cinayetten 1.5 saat sonra, kanlı giysilerini değiştirerek, eşinin 2 kartıyla aynı bankanın 2 ayrı ATMsinden para çektiği belirlendi. Bu ATMlerin güvenlik kamerası kayıtları da, jandarmanın hazırladığı fezleke ile savcının iddianamesinde yer aldı. Cinayetten 1.5 saat sonra para çekerken görüntülenen koca Vedat Atikin, üzerinde farklı giysiler bulunduğu gözlendi. Görüntülerde yine para çekmek için sıra bekleyen Atikin sık sık çevresini kontrol etmesi, ancak buna rağmen sakin ve soğukkanlı tavırlarını sürdürmesi dikkat çekti. Vedat Atikin eşinin hesabından paraları çektikten sonra saklandığı ve kaçak olarak yaşadığı günlerde de bu parayı kullandığı saptandı.
Zaman
Son Dakika
22.03.2014
BoşandığıeşiniöldürdüBoşandığı eşini öldürdü
Toplam "16" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti