Habergec.Com Aranan Kelimeler:17 yıl sonra yakalandı Değerlendirme: 10 / 10 664800
habergec.com
18.09.2014 Perşembe
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler
Gazeteler
İnternet Siteleri
Televizyonlar
Radyolar
Diğer

:: Gruplar
 

17 yıl sonra yakalandı

"Zirve davasında somut deliller var; ‘paralel yaptı’ demek kabak tadı verdi"
Zaman
09.09.2014
11:36
Malatya Zirve Yayınevi davasında müdahil avukatlardan Erdal Doğan, Ergenekon, Balyoz ve Zirve davalarının paralel yapı kompozisyonu içerisinde değerlendirilmeye çalışıldığını söyledi. Bu durumun trajikomik bir hal aldığını belirten Doğan, Buna inanan gazeteciler, siyasiler var. Hatta buna inanabilecek ve bunla ilgili karar verebilecek yargıçlar ve savcılar olabileceğini düşünüyoruz. Umarım bu komik durum, trajik bir durumla sonuçlanmaz. Kabak tadı verdi derler ya, artık böyle bir durum söz konusu. dedi. Doğan, Zirve sanıklarının geçmişte Erdoğana bir küfür etmediği kalıyordu. 17 Aralıktan sonra Erdoğan onlar için Sayın Başbakan Sayın Cumhurbaşkanı oldu. ifadelerini kullandı.Malatya Zirve Yayınevinde 18 Nisan 2007de 3 Hıristiyan vatandaş boğazları kesilerek katledildi. Olay anında suçüstü yakalanan 5 kişi suç aletleriyle birlikte yakalandı. 5 yıl tutuklu kalan sanıklar, tutukluluk süresinin kısalmasıyla birlikte tahliye edildi. Davada 7 yıl geride kaldı. Geçen 7 yılda davaya bakan heyetin 3 defa değiştiğini anlatan Avukat Erdal Doğan, Bu heyetler yasal prosedür ve rutin mantığıyla da değişmiş olsa da böyle davalarda doğal yargıçlık ilkesi gereği yargılamanın bütünlüğü, adil ve etkin yargılama açısından savcıların ve özellikle yargıçların değişmemesi lazım. Manipülasyonların evraklarla dolu olduğu ve eylemlerin iddianame içerisinde yer aldığı bir davada yargıçların dosyaya ve davaya hakimiyeti açısından önemi çok daha artıyor. Bu nedenden dolayı üçüncü kez heyetin değişmesi bu dava için negatif bir durum oluşturmuştur. 6 Marttaki değişiklikle tutuklama sürelerinin 5 yıla indirilmesiyle birlikte özellikle cinayet mahallinde yakalanan 5 tane genç tahliye edildi. diye konuştu.ADLİ KONTROL İHLALİNE RAĞMEN YENİDEN TUTUKLAMA OLMADIZanlılar tahliye edildikten sonra müdahil vekilleri olarak elektronik kelepçeli izlenmesi ve adli kontrol taleplerinin yerine getirildiğini kaydeden Doğan, şöyle devam etti: Bu kelepçeleri izleyen birim ve adli kontrol memurları, bu gençlerin kuralı ihlal ettiğiyle ilgili birden fazla tutanak tutmuşlar. Hakim götürerek yerinde keşif yapmışlar. İhlali yerinde tespit etmiş ve bunu mahkemeye sunmuşlar. Bu ihlalin sonucu yeniden tutuklamadır. Heyet, bu işlemler yapılmış olmasına rağmen bunu dikkate almayarak adli kontrolün devamına diyerek tutuklamayı gerçekleştirmedi. Bu çok büyük bir risk. Çünkü 3 Hıristiyanın öldürülmesiyle 4 kez ağırlaştırılmış müebbetten yargılanan sanıklardan bahsediyorsunuz. Bunların kaçma olasılıkları çok yüksek. CMK 113. madde gereğince yeniden tutuklama gerektirir ancak bu talebimizi mahkeme dikkate almadı.17 VE 25 ARALIK YOLSUZLUK SORUŞTURMASI SONRASINDA HER ŞEY PARALELE YÜKLENDİErgenekon, Balyoz ve haliyle Zirve Yayınevi davasının paralel yapı kompozisyonu içerisinde değerlendirilmeye çalışıldığına dikkat çeken Doğan, 17 ve 25 Aralık yolsuzluk soruşturması sonrasında paralel yapı oluşturuldu ve her şey buna yüklenildi. Bu konuyla ilgili sanıkların kamuoyunu hazırlama konusunda röportajlar ve özellikle mahkemedeki tutumları dikkate değer. Geçmişte Başbakan iken Erdoğana bir küfür etmedikleri kalıyordu, şimdi bu yeni 17 ve 25 Aralık sonrasındaki Erdoğanın paralel yapı mücadelesiyle birlikte, Erdoğan onlar için Sayın Başbakan ve Sayın Cumhurbaşkanı oldu. Hukukçular ve gazeteciler, durumdan vazife çıkarmaya hazır olanlar dosyayı açıp okusalar olayın içerisinde çok somut delilleri görecekler. Cinayet öncesindeki ortam hazırlanmasıyla, özellikle maktul ve çevreleriyle ilgili manipülasyonlar, dezenformasyonlar ve aynı zamanda psikolojik harbin unsurları olan hedef göstermeler ve konuyla ilgili tetikçileri hazırlamalar hem sesli hem görüntülü hem belgeli onlarca, yüzlerce belgeyi göreceklerdir. Bunların nasıl hazırlandığıyla ilgili de somut tanık bilgileri var. dedi.İLKER ÇINARIN YÖNLENDİRİLDİĞİ SÖYLENEREK YALAN HABER YAPILIYORDaha önce gizli tanık olarak dinlenmiş ve deşifre olmuş İlker Çınarın davanın seyri açısından önemine değinen Doğan, Bu çok önemli bir tanıktır evet ama yalnızca bu tanık üzerinden bu dosya oluşturulmuş değil. Bunu besleyecek bir sürü tanıklar ve belgeler zaten mevcut. Bu tanıkla ilgili dezenformasyon çok sıklıkla yapılmakla birlikte yalan haberlerle bu şahsın pişman olduğu ve bu konuyla ilgili kendisinin yönlendirildiği konusuyla ilgili basında yalan haberler de oluşmaya başlandı. Bunla ilgili biraz eğilimli olan hakim ve savcıların da inanma olasılıkları da var. Siyaseten de var. Bu risk davayı takip eden bizler için var. Psikolojik harp ve hedef göstermeyle ilgili tartışma götürmez çok belge var. Hükümetin emrinde olan MİTin vermiş olduğu 277 sayfalık rapor var. Raporda ve bilgi eklerinde bu cinayetin kimler tarafından işlendiğini anlatıyor. Mecliste muhtıralara karşı oluşturulan komisyona da MİT bu belgeleri gönderiyor. şeklinde konuştu.HAKKINDA SOMUT BELGE OL
Zaman
Son Dakika
09.09.2014
Zirvedavasındasomutdelillervar;‘paralelyaptı’demekkabaktadıverdiZirve davasında somut deliller var; ‘paralel yaptı’ demek kabak tadı verdi
Zirve Avukatı: Zirve davasında somut deliller var; ‘paralel yaptı’ demek kabak tadı verdi
Zaman
09.09.2014
11:28
Malatya Zirve Yayınevi davasında müdahil avukatlardan Erdal Doğan, Ergenekon, Balyoz ve Zirve davalarının paralel yapı kompozisyonu içerisinde değerlendirilmeye çalışıldığını söyledi. Bu durumun trajikomik bir hal aldığını belirten Doğan, Buna inanan gazeteciler, siyasiler var. Hatta buna inanabilecek ve bunla ilgili karar verebilecek yargıçlar ve savcılar olabileceğini düşünüyoruz. Umarım bu komik durum, trajik bir durumla sonuçlanmaz. Kabak tadı verdi derler ya, artık böyle bir durum söz konusu. dedi. Doğan, Zirve sanıklarının geçmişte Erdoğana bir küfür etmediği kalıyordu. 17 Aralıktan sonra Erdoğan onlar için Sayın Başbakan Sayın Cumhurbaşkanı oldu. ifadelerini kullandı.Malatya Zirve Yayınevinde 18 Nisan 2007de 3 Hıristiyan vatandaş boğazları kesilerek katledildi. Olay anında suçüstü yakalanan 5 kişi suç aletleriyle birlikte yakalandı. 5 yıl tutuklu kalan sanıklar, tutukluluk süresinin kısalmasıyla birlikte tahliye edildi.Davada 7 yıl geride kaldı. Geçen 7 yılda davaya bakan heyetin 3 defa değiştiğini anlatan Avukat Erdal Doğan, Bu heyetler yasal prosedür ve rutin mantığıyla da değişmiş olsa da böyle davalarda doğal yargıçlık ilkesi gereği yargılamanın bütünlüğü, adil ve etkin yargılama açısından savcıların ve özellikle yargıçların değişmemesi lazım. Manipülasyonların evraklarla dolu olduğu ve eylemlerin iddianame içerisinde yer aldığı bir davada yargıçların dosyaya ve davaya hakimiyeti açısından önemi çok daha artıyor. Bu nedenden dolayı üçüncü kez heyetin değişmesi bu dava için negatif bir durum oluşturmuştur. 6 Marttaki değişiklikle tutuklama sürelerinin 5 yıla indirilmesiyle birlikte özellikle cinayet mahallinde yakalanan 5 tane genç tahliye edildi. diye konuştu.ADLİ KONTROL İHLALİNE RAĞMEN YENİDEN TUTUKLAMA OLMADIZanlılar tahliye edildikten sonra müdahil vekilleri olarak elektronik kelepçeli izlenmesi ve adli kontrol taleplerinin yerine getirildiğini kaydeden Doğan, şöyle devam etti: Bu kelepçeleri izleyen birim ve adli kontrol memurları, bu gençlerin kuralı ihlal ettiğiyle ilgili birden fazla tutanak tutmuşlar. Hakim götürerek yerinde keşif yapmışlar. İhlali yerinde tespit etmiş ve bunu mahkemeye sunmuşlar. Bu ihlalin sonucu yeniden tutuklamadır. Heyet, bu işlemler yapılmış olmasına rağmen bunu dikkate almayarak adli kontrolün devamına diyerek tutuklamayı gerçekleştirmedi. Bu çok büyük bir risk. Çünkü 3 Hıristiyanın öldürülmesiyle 4 kez ağırlaştırılmış müebbetten yargılanan sanıklardan bahsediyorsunuz. Bunların kaçma olasılıkları çok yüksek. CMK 113. madde gereğince yeniden tutuklama gerektirir ancak bu talebimizi mahkeme dikkate almadı.17 VE 25 ARALIK YOLSUZLUK SORUŞTURMASI SONRASINDA HER ŞEY PARALELE YÜKLENDİErgenekon, Balyoz ve haliyle Zirve Yayınevi davasının paralel yapı kompozisyonu içerisinde değerlendirilmeye çalışıldığına dikkat çeken Doğan, 17 ve 25 Aralık yolsuzluk soruşturması sonrasında paralel yapı oluşturuldu ve her şey buna yüklenildi. Bu konuyla ilgili sanıkların kamuoyunu hazırlama konusunda röportajlar ve özellikle mahkemedeki tutumları dikkate değer. Geçmişte Başbakan iken Erdoğana bir küfür etmedikleri kalıyordu, şimdi bu yeni 17 ve 25 Aralık sonrasındaki Erdoğanın paralel yapı mücadelesiyle birlikte, Erdoğan onlar için Sayın Başbakan ve Sayın Cumhurbaşkanı oldu. Hukukçular ve gazeteciler, durumdan vazife çıkarmaya hazır olanlar dosyayı açıp okusalar olayın içerisinde çok somut delilleri görecekler. Cinayet öncesindeki ortam hazırlanmasıyla, özellikle maktul ve çevreleriyle ilgili manipülasyonlar, dezenformasyonlar ve aynı zamanda psikolojik harbin unsurları olan hedef göstermeler ve konuyla ilgili tetikçileri hazırlamalar hem sesli hem görüntülü hem belgeli onlarca, yüzlerce belgeyi göreceklerdir. Bunların nasıl hazırlandığıyla ilgili de somut tanık bilgileri var. dedi.İLKER ÇINARIN YÖNLENDİRİLDİĞİ SÖYLENEREK YALAN HABER YAPILIYORDaha önce gizli tanık olarak dinlenmiş ve deşifre olmuş İlker Çınarın davanın seyri açısından önemine değinen Doğan, Bu çok önemli bir tanıktır evet ama yalnızca bu tanık üzerinden bu dosya oluşturulmuş değil. Bunu besleyecek bir sürü tanıklar ve belgeler zaten mevcut. Bu tanıkla ilgili dezenformasyon çok sıklıkla yapılmakla birlikte yalan haberlerle bu şahsın pişman olduğu ve bu konuyla ilgili kendisinin yönlendirildiği konusuyla ilgili basında yalan haberler de oluşmaya başlandı. Bunla ilgili biraz eğilimli olan hakim ve savcıların da inanma olasılıkları da var. Siyaseten de var. Bu risk davayı takip eden bizler için var. Psikolojik harp ve hedef göstermeyle ilgili tartışma götürmez çok belge var. Hükümetin emrinde olan MİTin vermiş olduğu 277 sayfalık rapor var. Raporda ve bilgi eklerinde bu cinayetin kimler tarafından işlendiğini anlatıyor. Mecliste muhtıralara karşı oluşturulan komisyona da MİT bu belgeleri gönderiyor. şeklinde konuştu.HAKKINDA SOMUT BELGE
Zaman
Ana Sayfa
09.09.2014
ZirveAvukatıZirvedavasındasomutdelillervar;‘paralelyaptı’demekkabaktadıverdiZirve Avukatı Zirve davasında somut deliller var; ‘paralel yaptı’ demek kabak tadı verdi
Zirve Avukatı: Zirve davasında somut deliller var; ‘paralel yaptı’ demek kabak tadı verdi
Zaman
09.09.2014
11:17
Malatya Zirve Yayınevi davasında müdahil avukatlardan Erdal Doğan, Ergenekon, Balyoz ve Zirve davalarının paralel yapı kompozisyonu içerisinde değerlendirilmeye çalışıldığını söyledi. Bu durumun trajikomik bir hal aldığını belirten Doğan, Buna inanan gazeteciler, siyasiler var. Hatta buna inanabilecek ve bunla ilgili karar verebilecek yargıçlar ve savcılar olabileceğini düşünüyoruz. Umarım bu komik durum, trajik bir durumla sonuçlanmaz. Kabak tadı verdi derler ya, artık böyle bir durum söz konusu. dedi. Doğan, Zirve sanıklarının geçmişte Erdoğana bir küfür etmediği kalıyordu. 17 Aralıktan sonra Erdoğan onlar için Sayın Başbakan Sayın Cumhurbaşkanı oldu. ifadelerini kullandı.Malatya Zirve Yayınevinde 18 Nisan 2007de 3 Hıristiyan vatandaş boğazları kesilerek katledildi. Olay anında suçüstü yakalanan 5 kişi suç aletleriyle birlikte yakalandı. 5 yıl tutuklu kalan sanıklar, tutukluluk süresinin kısalmasıyla birlikte tahliye edildi.Davada 7 yıl geride kaldı. Geçen 7 yılda davaya bakan heyetin 3 defa değiştiğini anlatan Avukat Erdal Doğan, Bu heyetler yasal prosedür ve rutin mantığıyla da değişmiş olsa da böyle davalarda doğal yargıçlık ilkesi gereği yargılamanın bütünlüğü, adil ve etkin yargılama açısından savcıların ve özellikle yargıçların değişmemesi lazım. Manipülasyonların evraklarla dolu olduğu ve eylemlerin iddianame içerisinde yer aldığı bir davada yargıçların dosyaya ve davaya hakimiyeti açısından önemi çok daha artıyor. Bu nedenden dolayı üçüncü kez heyetin değişmesi bu dava için negatif bir durum oluşturmuştur. 6 Marttaki değişiklikle tutuklama sürelerinin 5 yıla indirilmesiyle birlikte özellikle cinayet mahallinde yakalanan 5 tane genç tahliye edildi. diye konuştu.ADLİ KONTROL İHLALİNE RAĞMEN YENİDEN TUTUKLAMA OLMADIZanlılar tahliye edildikten sonra müdahil vekilleri olarak elektronik kelepçeli izlenmesi ve adli kontrol taleplerinin yerine getirildiğini kaydeden Doğan, şöyle devam etti: Bu kelepçeleri izleyen birim ve adli kontrol memurları, bu gençlerin kuralı ihlal ettiğiyle ilgili birden fazla tutanak tutmuşlar. Hakim götürerek yerinde keşif yapmışlar. İhlali yerinde tespit etmiş ve bunu mahkemeye sunmuşlar. Bu ihlalin sonucu yeniden tutuklamadır. Heyet, bu işlemler yapılmış olmasına rağmen bunu dikkate almayarak adli kontrolün devamına diyerek tutuklamayı gerçekleştirmedi. Bu çok büyük bir risk. Çünkü 3 Hıristiyanın öldürülmesiyle 4 kez ağırlaştırılmış müebbetten yargılanan sanıklardan bahsediyorsunuz. Bunların kaçma olasılıkları çok yüksek. CMK 113. madde gereğince yeniden tutuklama gerektirir ancak bu talebimizi mahkeme dikkate almadı.17 VE 25 ARALIK YOLSUZLUK SORUŞTURMASI SONRASINDA HER ŞEY PARALELE YÜKLENDİErgenekon, Balyoz ve haliyle Zirve Yayınevi davasının paralel yapı kompozisyonu içerisinde değerlendirilmeye çalışıldığına dikkat çeken Doğan, 17 ve 25 Aralık yolsuzluk soruşturması sonrasında paralel yapı oluşturuldu ve her şey buna yüklenildi. Bu konuyla ilgili sanıkların kamuoyunu hazırlama konusunda röportajlar ve özellikle mahkemedeki tutumları dikkate değer. Geçmişte Başbakan iken Erdoğana bir küfür etmedikleri kalıyordu, şimdi bu yeni 17 ve 25 Aralık sonrasındaki Erdoğanın paralel yapı mücadelesiyle birlikte, Erdoğan onlar için Sayın Başbakan ve Sayın Cumhurbaşkanı oldu. Hukukçular ve gazeteciler, durumdan vazife çıkarmaya hazır olanlar dosyayı açıp okusalar olayın içerisinde çok somut delilleri görecekler. Cinayet öncesindeki ortam hazırlanmasıyla, özellikle maktul ve çevreleriyle ilgili manipülasyonlar, dezenformasyonlar ve aynı zamanda psikolojik harbin unsurları olan hedef göstermeler ve konuyla ilgili tetikçileri hazırlamalar hem sesli hem görüntülü hem belgeli onlarca, yüzlerce belgeyi göreceklerdir. Bunların nasıl hazırlandığıyla ilgili de somut tanık bilgileri var. dedi.İLKER ÇINARIN YÖNLENDİRİLDİĞİ SÖYLENEREK YALAN HABER YAPILIYORDaha önce gizli tanık olarak dinlenmiş ve deşifre olmuş İlker Çınarın davanın seyri açısından önemine değinen Doğan, Bu çok önemli bir tanıktır evet ama yalnızca bu tanık üzerinden bu dosya oluşturulmuş değil. Bunu besleyecek bir sürü tanıklar ve belgeler zaten mevcut. Bu tanıkla ilgili dezenformasyon çok sıklıkla yapılmakla birlikte yalan haberlerle bu şahsın pişman olduğu ve bu konuyla ilgili kendisinin yönlendirildiği konusuyla ilgili basında yalan haberler de oluşmaya başlandı. Bunla ilgili biraz eğilimli olan hakim ve savcıların da inanma olasılıkları da var. Siyaseten de var. Bu risk davayı takip eden bizler için var. Psikolojik harp ve hedef göstermeyle ilgili tartışma götürmez çok belge var. Hükümetin emrinde olan MİTin vermiş olduğu 277 sayfalık rapor var. Raporda ve bilgi eklerinde bu cinayetin kimler tarafından işlendiğini anlatıyor. Mecliste muhtıralara karşı oluşturulan komisyona da MİT bu belgeleri gönderiyor. şeklinde konuştu.HAKKINDA SOMUT BELGE OLANLA
Zaman
Güncel
09.09.2014
ZirveAvukatıZirvedavasındasomutdelillervar;‘paralelyaptı’demekkabaktadıverdiZirve Avukatı Zirve davasında somut deliller var; ‘paralel yaptı’ demek kabak tadı verdi
Umuda yolculuk faciaya dönüştü
Zaman
08.09.2014
14:08
İzmir, Aydın, Balıkesir ve Çanakkalede Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı ekipler tarafından geçen 5- 7 Eylül arasında yapılan arama kurtarma çalışmalarında, yaşadışı yollardan Yunan adalarına geçmek isteyen toplam 385 göçmen kurtarıldı, 1 insan taciri yakalandı, 1 göçmenin ise cesedine ulaşıldı.Fırtınalı havada umuda yolculuk yaparken su alıp batmaya başlayan şişme bottaki kaçakların kurtarılma anı ise saniye saniye görüntülendi. Dalgaların arasında hayatta kalmak için mücadele veren ve Sahil Güvenlik botundaki askerlere ellerini uzatan kaçakların görüntüleri, yaşanabilecek olası faciayı gözler önüne serdi.Yunanistana ait adalara yasadışı yollardan geçtikten sonra Avrupa ülkelerinde yeni bir hayat kurmanın hayalini düşleyen yüzlerce kaçak, çıktıkları umut yolculuğunda ölümden döndü. İzmir, Aydın, Balıkesir ve Çanakkale açıklarında devriye görevi yapan Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı ekiplerin görüntülediği kurtarma anı Ege Denizinde yaşanan dramı gözler önüne serdi. İzmir Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, geçen 5-7 Eylül arasındaki arama kurtarma çalışmalarında yaşadışı yollardan Yunan adalarına geçmek isteyen toplam 385 göçmenin kurtarıldığı, 1 insan tacirinin yakalandığı, 1 göçmenin ise cesedine ulaşıldığı bildirildi. Açıklamada 11 ayrı arama kurtarma çalışmasına yer verildi. İzmirin Seferihisar İlçesi Kırkdilim Koyu sahili yakınları, 05 Eylülde 41 erkek, 10 kadın, 3 erkek çocuk ve 1 kız çocuk olmak üzere toplam 55 Suriye uyruklu göçmen kurtarıldı. Balıkesirin Ayvalık İlçesi Çıplakada açıklarında 06 Eylülde 22 erkek, 1 kadın olmak üzere toplam 23 Suriye uyruklu göçmen kurtarıldı. Aynı gün İzmirin Seferihisar İlçesi Doğanbey Mahallesi açıklarında 18 erkek, 9 kadın, 13 erkek çocuk ve 1 kız çocuk olmak üzere 39 Myanmar ve 2 Afganistan uyruklu toplam 41 göçmen kurtarıldı. Yine aynı gün, Aydının Didim İlçesi Tekağaç açıklarında 24 erkek, 4 kadın, 5 erkek çocuk ve 2 kız çocuk olmak üzere toplam 35 Suriye uyruklu göçmen kurtarıldı. İzmirin Çeşme İlçesi Karada açıklarında geçen 07 Eylülde 23 erkek, 2 kadın, 1 erkek çocuk ve 1 bebek olmak üzere toplam 27 Suriye uyruklu göçmen kurtarıldı. Geçen 7 Eylülde Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerinin yaptığı arama kurtarma çalışmaları ise şöyle; Aydının Didim İlçesi Tekağaç Burnu açıklarında 14 erkek, 3 kadın olmak üzere 14 Suriye, 3 Afganistan uyruklu toplam 17 göçmen kurtarıldı, 1 Türk göçmen kaçakçısı yakalandı, 1 göçmenin ise cansız bedenine ulaşıldı, Çanakkalenin Ayvacık İlçesi Kadırga Burnu açıklarında 21 erkek ve 11 kadın olmak üzere toplam 32 Suriye uyruklu göçmen kurtarıldı, İzmirin Seferihisar İlçesi Doğanbey açıklarında 33 erkek, 1 kadın ve 1 kız bebek olmak üzere 31 Suriye ve 4 Eritre uyruklu toplam 35 göçmen kurtarıldı, Çanakkalenin Ayvacık İlçesi Kadırga Burnu açıklarında 26 erkek, 9 kadın olmak üzere toplam 33 Afganistan ve 2 Myanmar uyruklu toplam 35 göçmen kurtarıldı, İzmirin Çeşme İlçesi Koyun Adaları açıklarında 66 erkek, 11 kadın, 6 erkek çocuk, 2 kız çocuk olmak üzere 43 Myanmar ve 42 Suriye uyruklu toplam 85 göçmen kurtarıldı son olarak Aydının Kuşadası İlçesi açıklarında tamamı erkek olmak üzere 39 Suriye uyruklu göçmen kurtarıldı. Kurtarılan kaçaklar, sağlık kontrolünün ardından polis ve jandarma ekiplerine teslim edildi.HAYATA UZANAN ELBu arada, Sahil Güvenlik botlarıyla yapılan arama kurtarma çalışmaları botlardaki görevliler tarafından saniye saniye görüntülendi. Fırtına nedeniyle içinde bulundukları şişme botun su almasıyla denize savrulan, dalgaların arasında hayatta kalmak için mücadele veren ve Sahil Güvenlik botundaki askerlere ellerini uzatan kaçakların görüntüleri, yaşanabilecek olası faciayı gözler önüne serdi.332 OLAYDA, 8 BİN 107 GÖÇMEN KURTARILDIİzmir Valiliğinden yapılan açıklamada, geçen yıl ve bu yıl kurtarılan kaçakların sayılarına da değinildi. Açıklamaya göre, geçen yıl yaşanan 251 olayda toplam 6 bin 937 göçmen kurtarılırken 71 insan taciri yakalandı, bu yıl ise rakamlardaki artış dikkat çekti. Bu yıl Ege Denizinde yaşanan toplam 332 olayda, 8 bin 107 göçmen kurtarıldı, 46 insan taciri yakalandı.
Zaman
Ana Sayfa
08.09.2014
UmudayolculukfaciayadönüştüUmuda yolculuk faciaya dönüştü
Umuda yolculuk faciaya dönüştü
Zaman
08.09.2014
14:01
İzmir, Aydın, Balıkesir ve Çanakkalede Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı ekipler tarafından geçen 5- 7 Eylül arasında yapılan arama kurtarma çalışmalarında, yaşadışı yollardan Yunan adalarına geçmek isteyen toplam 385 göçmen kurtarıldı, 1 insan taciri yakalandı, 1 göçmenin ise cesedine ulaşıldı.Fırtınalı havada umuda yolculuk yaparken su alıp batmaya başlayan şişme bottaki kaçakların kurtarılma anı ise saniye saniye görüntülendi. Dalgaların arasında hayatta kalmak için mücadele veren ve Sahil Güvenlik botundaki askerlere ellerini uzatan kaçakların görüntüleri, yaşanabilecek olası faciayı gözler önüne serdi.Yunanistana ait adalara yasadışı yollardan geçtikten sonra Avrupa ülkelerinde yeni bir hayat kurmanın hayalini düşleyen yüzlerce kaçak, çıktıkları umut yolculuğunda ölümden döndü. İzmir, Aydın, Balıkesir ve Çanakkale açıklarında devriye görevi yapan Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı ekiplerin görüntülediği kurtarma anı Ege Denizinde yaşanan dramı gözler önüne serdi. İzmir Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, geçen 5-7 Eylül arasındaki arama kurtarma çalışmalarında yaşadışı yollardan Yunan adalarına geçmek isteyen toplam 385 göçmenin kurtarıldığı, 1 insan tacirinin yakalandığı, 1 göçmenin ise cesedine ulaşıldığı bildirildi. Açıklamada 11 ayrı arama kurtarma çalışmasına yer verildi. İzmirin Seferihisar İlçesi Kırkdilim Koyu sahili yakınları, 05 Eylülde 41 erkek, 10 kadın, 3 erkek çocuk ve 1 kız çocuk olmak üzere toplam 55 Suriye uyruklu göçmen kurtarıldı. Balıkesirin Ayvalık İlçesi Çıplakada açıklarında 06 Eylülde 22 erkek, 1 kadın olmak üzere toplam 23 Suriye uyruklu göçmen kurtarıldı. Aynı gün İzmirin Seferihisar İlçesi Doğanbey Mahallesi açıklarında 18 erkek, 9 kadın, 13 erkek çocuk ve 1 kız çocuk olmak üzere 39 Myanmar ve 2 Afganistan uyruklu toplam 41 göçmen kurtarıldı. Yine aynı gün, Aydının Didim İlçesi Tekağaç açıklarında 24 erkek, 4 kadın, 5 erkek çocuk ve 2 kız çocuk olmak üzere toplam 35 Suriye uyruklu göçmen kurtarıldı. İzmirin Çeşme İlçesi Karada açıklarında geçen 07 Eylülde 23 erkek, 2 kadın, 1 erkek çocuk ve 1 bebek olmak üzere toplam 27 Suriye uyruklu göçmen kurtarıldı. Geçen 7 Eylülde Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerinin yaptığı arama kurtarma çalışmaları ise şöyle; Aydının Didim İlçesi Tekağaç Burnu açıklarında 14 erkek, 3 kadın olmak üzere 14 Suriye, 3 Afganistan uyruklu toplam 17 göçmen kurtarıldı, 1 Türk göçmen kaçakçısı yakalandı, 1 göçmenin ise cansız bedenine ulaşıldı, Çanakkalenin Ayvacık İlçesi Kadırga Burnu açıklarında 21 erkek ve 11 kadın olmak üzere toplam 32 Suriye uyruklu göçmen kurtarıldı, İzmirin Seferihisar İlçesi Doğanbey açıklarında 33 erkek, 1 kadın ve 1 kız bebek olmak üzere 31 Suriye ve 4 Eritre uyruklu toplam 35 göçmen kurtarıldı, Çanakkalenin Ayvacık İlçesi Kadırga Burnu açıklarında 26 erkek, 9 kadın olmak üzere toplam 33 Afganistan ve 2 Myanmar uyruklu toplam 35 göçmen kurtarıldı, İzmirin Çeşme İlçesi Koyun Adaları açıklarında 66 erkek, 11 kadın, 6 erkek çocuk, 2 kız çocuk olmak üzere 43 Myanmar ve 42 Suriye uyruklu toplam 85 göçmen kurtarıldı son olarak Aydının Kuşadası İlçesi açıklarında tamamı erkek olmak üzere 39 Suriye uyruklu göçmen kurtarıldı. Kurtarılan kaçaklar, sağlık kontrolünün ardından polis ve jandarma ekiplerine teslim edildi.HAYATA UZANAN ELBu arada, Sahil Güvenlik botlarıyla yapılan arama kurtarma çalışmaları botlardaki görevliler tarafından saniye saniye görüntülendi. Fırtına nedeniyle içinde bulundukları şişme botun su almasıyla denize savrulan, dalgaların arasında hayatta kalmak için mücadele veren ve Sahil Güvenlik botundaki askerlere ellerini uzatan kaçakların görüntüleri, yaşanabilecek olası faciayı gözler önüne serdi.332 OLAYDA, 8 BİN 107 GÖÇMEN KURTARILDIİzmir Valiliğinden yapılan açıklamada, geçen yıl ve bu yıl kurtarılan kaçakların sayılarına da değinildi. Açıklamaya göre, geçen yıl yaşanan 251 olayda toplam 6 bin 937 göçmen kurtarılırken 71 insan taciri yakalandı, bu yıl ise rakamlardaki artış dikkat çekti. Bu yıl Ege Denizinde yaşanan toplam 332 olayda, 8 bin 107 göçmen kurtarıldı, 46 insan taciri yakalandı.
Zaman
Son Dakika
08.09.2014
UmudayolculukfaciayadönüştüUmuda yolculuk faciaya dönüştü
Hayata uzanan el
Zaman
08.09.2014
13:52
İzmir, Aydın, Balıkesir ve Çanakkalede Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı ekipler tarafından geçen 5- 7 Eylül arasında yapılan arama kurtarma çalışmalarında, yaşadışı yollardan Yunan adalarına geçmek isteyen toplam 385 göçmen kurtarıldı, 1 insan taciri yakalandı, 1 göçmenin ise cesedine ulaşıldı.Fırtınalı havada umuda yolculuk yaparken su alıp batmaya başlayan şişme bottaki kaçakların kurtarılma anı ise saniye saniye görüntülendi. Dalgaların arasında hayatta kalmak için mücadele veren ve Sahil Güvenlik botundaki askerlere ellerini uzatan kaçakların görüntüleri, yaşanabilecek olası faciayı gözler önüne serdi.Yunanistana ait adalara yasadışı yollardan geçtikten sonra Avrupa ülkelerinde yeni bir hayat kurmanın hayalini düşleyen yüzlerce kaçak, çıktıkları umut yolculuğunda ölümden döndü. İzmir, Aydın, Balıkesir ve Çanakkale açıklarında devriye görevi yapan Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı ekiplerin görüntülediği kurtarma anı Ege Denizinde yaşanan dramı gözler önüne serdi. İzmir Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, geçen 5-7 Eylül arasındaki arama kurtarma çalışmalarında yaşadışı yollardan Yunan adalarına geçmek isteyen toplam 385 göçmenin kurtarıldığı, 1 insan tacirinin yakalandığı, 1 göçmenin ise cesedine ulaşıldığı bildirildi. Açıklamada 11 ayrı arama kurtarma çalışmasına yer verildi. İzmirin Seferihisar İlçesi Kırkdilim Koyu sahili yakınları, 05 Eylülde 41 erkek, 10 kadın, 3 erkek çocuk ve 1 kız çocuk olmak üzere toplam 55 Suriye uyruklu göçmen kurtarıldı. Balıkesirin Ayvalık İlçesi Çıplakada açıklarında 06 Eylülde 22 erkek, 1 kadın olmak üzere toplam 23 Suriye uyruklu göçmen kurtarıldı. Aynı gün İzmirin Seferihisar İlçesi Doğanbey Mahallesi açıklarında 18 erkek, 9 kadın, 13 erkek çocuk ve 1 kız çocuk olmak üzere 39 Myanmar ve 2 Afganistan uyruklu toplam 41 göçmen kurtarıldı. Yine aynı gün, Aydının Didim İlçesi Tekağaç açıklarında 24 erkek, 4 kadın, 5 erkek çocuk ve 2 kız çocuk olmak üzere toplam 35 Suriye uyruklu göçmen kurtarıldı. İzmirin Çeşme İlçesi Karada açıklarında geçen 07 Eylülde 23 erkek, 2 kadın, 1 erkek çocuk ve 1 bebek olmak üzere toplam 27 Suriye uyruklu göçmen kurtarıldı. Geçen 7 Eylülde Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerinin yaptığı arama kurtarma çalışmaları ise şöyle; Aydının Didim İlçesi Tekağaç Burnu açıklarında 14 erkek, 3 kadın olmak üzere 14 Suriye, 3 Afganistan uyruklu toplam 17 göçmen kurtarıldı, 1 Türk göçmen kaçakçısı yakalandı, 1 göçmenin ise cansız bedenine ulaşıldı, Çanakkalenin Ayvacık İlçesi Kadırga Burnu açıklarında 21 erkek ve 11 kadın olmak üzere toplam 32 Suriye uyruklu göçmen kurtarıldı, İzmirin Seferihisar İlçesi Doğanbey açıklarında 33 erkek, 1 kadın ve 1 kız bebek olmak üzere 31 Suriye ve 4 Eritre uyruklu toplam 35 göçmen kurtarıldı, Çanakkalenin Ayvacık İlçesi Kadırga Burnu açıklarında 26 erkek, 9 kadın olmak üzere toplam 33 Afganistan ve 2 Myanmar uyruklu toplam 35 göçmen kurtarıldı, İzmirin Çeşme İlçesi Koyun Adaları açıklarında 66 erkek, 11 kadın, 6 erkek çocuk, 2 kız çocuk olmak üzere 43 Myanmar ve 42 Suriye uyruklu toplam 85 göçmen kurtarıldı son olarak Aydının Kuşadası İlçesi açıklarında tamamı erkek olmak üzere 39 Suriye uyruklu göçmen kurtarıldı. Kurtarılan kaçaklar, sağlık kontrolünün ardından polis ve jandarma ekiplerine teslim edildi.HAYATA UZANAN ELBu arada, Sahil Güvenlik botlarıyla yapılan arama kurtarma çalışmaları botlardaki görevliler tarafından saniye saniye görüntülendi. Fırtına nedeniyle içinde bulundukları şişme botun su almasıyla denize savrulan, dalgaların arasında hayatta kalmak için mücadele veren ve Sahil Güvenlik botundaki askerlere ellerini uzatan kaçakların görüntüleri, yaşanabilecek olası faciayı gözler önüne serdi.332 OLAYDA, 8 BİN 107 GÖÇMEN KURTARILDIİzmir Valiliğinden yapılan açıklamada, geçen yıl ve bu yıl kurtarılan kaçakların sayılarına da değinildi. Açıklamaya göre, geçen yıl yaşanan 251 olayda toplam 6 bin 937 göçmen kurtarılırken 71 insan taciri yakalandı, bu yıl ise rakamlardaki artış dikkat çekti. Bu yıl Ege Denizinde yaşanan toplam 332 olayda, 8 bin 107 göçmen kurtarıldı, 46 insan taciri yakalandı.
Zaman
Son Dakika
08.09.2014
HayatauzananelHayata uzanan el
Hayata uzanan el
Zaman
08.09.2014
13:52
İzmir, Aydın, Balıkesir ve Çanakkalede Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı ekipler tarafından geçen 5- 7 Eylül arasında yapılan arama kurtarma çalışmalarında, yaşadışı yollardan Yunan adalarına geçmek isteyen toplam 385 göçmen kurtarıldı, 1 insan taciri yakalandı, 1 göçmenin ise cesedine ulaşıldı.Fırtınalı havada umuda yolculuk yaparken su alıp batmaya başlayan şişme bottaki kaçakların kurtarılma anı ise saniye saniye görüntülendi. Dalgaların arasında hayatta kalmak için mücadele veren ve Sahil Güvenlik botundaki askerlere ellerini uzatan kaçakların görüntüleri, yaşanabilecek olası faciayı gözler önüne serdi.Yunanistana ait adalara yasadışı yollardan geçtikten sonra Avrupa ülkelerinde yeni bir hayat kurmanın hayalini düşleyen yüzlerce kaçak, çıktıkları umut yolculuğunda ölümden döndü. İzmir, Aydın, Balıkesir ve Çanakkale açıklarında devriye görevi yapan Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı ekiplerin görüntülediği kurtarma anı Ege Denizinde yaşanan dramı gözler önüne serdi. İzmir Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, geçen 5-7 Eylül arasındaki arama kurtarma çalışmalarında yaşadışı yollardan Yunan adalarına geçmek isteyen toplam 385 göçmenin kurtarıldığı, 1 insan tacirinin yakalandığı, 1 göçmenin ise cesedine ulaşıldığı bildirildi. Açıklamada 11 ayrı arama kurtarma çalışmasına yer verildi. İzmirin Seferihisar İlçesi Kırkdilim Koyu sahili yakınları, 05 Eylülde 41 erkek, 10 kadın, 3 erkek çocuk ve 1 kız çocuk olmak üzere toplam 55 Suriye uyruklu göçmen kurtarıldı. Balıkesirin Ayvalık İlçesi Çıplakada açıklarında 06 Eylülde 22 erkek, 1 kadın olmak üzere toplam 23 Suriye uyruklu göçmen kurtarıldı. Aynı gün İzmirin Seferihisar İlçesi Doğanbey Mahallesi açıklarında 18 erkek, 9 kadın, 13 erkek çocuk ve 1 kız çocuk olmak üzere 39 Myanmar ve 2 Afganistan uyruklu toplam 41 göçmen kurtarıldı. Yine aynı gün, Aydının Didim İlçesi Tekağaç açıklarında 24 erkek, 4 kadın, 5 erkek çocuk ve 2 kız çocuk olmak üzere toplam 35 Suriye uyruklu göçmen kurtarıldı. İzmirin Çeşme İlçesi Karada açıklarında geçen 07 Eylülde 23 erkek, 2 kadın, 1 erkek çocuk ve 1 bebek olmak üzere toplam 27 Suriye uyruklu göçmen kurtarıldı. Geçen 7 Eylülde Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerinin yaptığı arama kurtarma çalışmaları ise şöyle; Aydının Didim İlçesi Tekağaç Burnu açıklarında 14 erkek, 3 kadın olmak üzere 14 Suriye, 3 Afganistan uyruklu toplam 17 göçmen kurtarıldı, 1 Türk göçmen kaçakçısı yakalandı, 1 göçmenin ise cansız bedenine ulaşıldı, Çanakkalenin Ayvacık İlçesi Kadırga Burnu açıklarında 21 erkek ve 11 kadın olmak üzere toplam 32 Suriye uyruklu göçmen kurtarıldı, İzmirin Seferihisar İlçesi Doğanbey açıklarında 33 erkek, 1 kadın ve 1 kız bebek olmak üzere 31 Suriye ve 4 Eritre uyruklu toplam 35 göçmen kurtarıldı, Çanakkalenin Ayvacık İlçesi Kadırga Burnu açıklarında 26 erkek, 9 kadın olmak üzere toplam 33 Afganistan ve 2 Myanmar uyruklu toplam 35 göçmen kurtarıldı, İzmirin Çeşme İlçesi Koyun Adaları açıklarında 66 erkek, 11 kadın, 6 erkek çocuk, 2 kız çocuk olmak üzere 43 Myanmar ve 42 Suriye uyruklu toplam 85 göçmen kurtarıldı son olarak Aydının Kuşadası İlçesi açıklarında tamamı erkek olmak üzere 39 Suriye uyruklu göçmen kurtarıldı. Kurtarılan kaçaklar, sağlık kontrolünün ardından polis ve jandarma ekiplerine teslim edildi.HAYATA UZANAN ELBu arada, Sahil Güvenlik botlarıyla yapılan arama kurtarma çalışmaları botlardaki görevliler tarafından saniye saniye görüntülendi. Fırtına nedeniyle içinde bulundukları şişme botun su almasıyla denize savrulan, dalgaların arasında hayatta kalmak için mücadele veren ve Sahil Güvenlik botundaki askerlere ellerini uzatan kaçakların görüntüleri, yaşanabilecek olası faciayı gözler önüne serdi.332 OLAYDA, 8 BİN 107 GÖÇMEN KURTARILDIİzmir Valiliğinden yapılan açıklamada, geçen yıl ve bu yıl kurtarılan kaçakların sayılarına da değinildi. Açıklamaya göre, geçen yıl yaşanan 251 olayda toplam 6 bin 937 göçmen kurtarılırken 71 insan taciri yakalandı, bu yıl ise rakamlardaki artış dikkat çekti. Bu yıl Ege Denizinde yaşanan toplam 332 olayda, 8 bin 107 göçmen kurtarıldı, 46 insan taciri yakalandı.
Zaman
Ana Sayfa
08.09.2014
HayatauzananelHayata uzanan el
Bu tokat da sermayenin tokadı!
Zaman
17.05.2014
13:52
Habertürk Gazetesi yazarı Umut Talu, bugün yazdığı köşe yazısında hükümete sert eleştirilerde bulundu.Talu, “Aynı ülkenin başbakanı ile beraberindeki heyet, başka gençlere, başka insanlara tekme, yumruk, tokat ve yere indirilmişken dayak atarken anında bütün dünyaya yakalandı. Yüzde 45le tekme atma, boyundan sıkma, yere düşmüş insanı dövme ve linç ettirme meşruiyeti kazanıyorsanız… Evren gibilerinin de önden darbeli yüzde 90 oy ve onayla “işkence” meşruiyeti kazanması gibi bir şey bu!” dedi. Habertürk yazarı Talu, “Mertlik, savunmasız bir insana, silahlı resmi güvenlikçilerin eşliğinde tekme atmak değildir… Savunmasız bir insana, milisleşmiş korumaların korumasında yumruk, tokat atmak, onu yere indirip bir de onlara dövdürtmek değildir…” ifadelerini kullandı. Umut Talunun yazısının tamamı ise şöyle ; Tamam üzülüyordur da, en az 300 işçisi, “Trafo” denen ve “Trafo olmayan” katliamın; “Yaşam odaları var” denilen ve “Yaşam odaları olmayan” yalan çukurunun; belli ki devletin kayırdığı bir cehennemin patronu, cesetler birbirine sarılmış çıkar ve çocuklar babalarının tabutları önünde gözyaşlarıyla büyürken “Üç gündür sağlığımı bir kenara bırakarak uğraşıyorum” dedi ya… O tekmeleriniz, tokatlarınız, hakaretleriniz, sorumlular dururken hemen protesto edeni, fotoğraf çekeni içeri alan hukukunuz işte en çok bu yüzden de koyar.Sıvasız hanelerden muhafazakârsanız özellikle; ezilenlerin, sessizlerin, mağdurların, mazlumların, itilmişlerin sesi ve umudu olarak yükselen bir iktidar, işte bu “Vahşi Kapital”in koruyucusu, kollayıcısı, ortağı, tekmecisi, tokatçısı olmuştur. Yıllar boyu “Cumhuriyetçiyiz” deyip sermaye için darbe yapanların, sermaye için koalisyon kuranların bir başka boyutta tezahürü, bu ülke yoksullarının kaderinden hiç kaybolmayan neo-muhafazakâr bir illüzyondur işte! Döne dolaşa, 12 Eylül hukukuna sarılmaları da bu yüzden. O yüzden, yazdıkları eserin adıdır “Tokadı Bas Kapital”! *** Bakan olarak övdükleri, Çalışma Bakanlığı olarak sözde denetledikleri, Başbakan olarak onca işçi can vermişken “Bu maden çok iyi denetlenmiş” diye kefil oldukları ve “Olur böyle şeyler” dedikleri bir maden var. Kaç gün sonra, can havliyle, “sorumluluğu” sadece madende bırakmak için, sanki o patronlar kankaları olmamış gibi, övdükleri, örnek gösterdikleri, tokalaştıkları, yan yana poz verdikleri kayıtları da silmek istiyorlar hafızalardan. Soracaksın o zaman, “Kaç gün sonra, patronuyla birlikte çıkıp 300 ölü işçinin ve kayıpların hesabını veremeyen, kekeleyen maden müdürünün karısına, hem de madenden de dolgun maaş alırken, AKPden belediye meclis üyesi ben mi yaptım” diye! Tokat, küfür, tekme, hakaret bir de o telaş ve öfkeyle! *** Henüz bir yıl önce, yere indirilmiş bir genç polis ve “milisleşmiş vatandaş” sopalarıyla, tekmeleriyle, yumruklarıyla can verdi. Yavaş yavaş ortaya çıkan kamera görüntüleriyle o vahşet artık çırılçıplak kaldı. Davası, tam Somaya denk gelmişti o gün. Ve gördüklerimiz hayal, uydurma, montaj, dublaj değilse… Aynı ülkenin başbakanı ile beraberindeki heyet, başka gençlere, başka insanlara tekme, yumruk, tokat ve yere indirilmişken dayak atarken anında bütün dünyaya yakalandı. Yüzde 45le tekme atma, boyundan sıkma, yere düşmüş insanı dövme ve linç ettirme meşruiyeti kazanıyorsanız… Evren gibilerinin de önden darbeli yüzde 90 oy ve onayla “işkence” meşruiyeti kazanması gibi bir şey bu! *** Daha kısa süre önce, muhalif bir aday için “Ya sen nasıl olur da benim vatandaşıma yumruk sallarsın. Bunlarda edep yok, adap yok” deyip hem de kan ağlayan bir ilçede, neredeyse hepsi madenci, madenci yakını ve kara acının birer parçası olan insanlara tekme, tokat, hakareti mubah sayan nasıl bir zihniyettir! En az 300 işçinin ölümü normal olacak, bu sözde hukuk devletinde; ama birilerinin sizi protesto etmesi, canlarını vermiş insanların infiali tekmelik, tokatlık, hakaretlik sayılacak sarı demokraside! *** O vakit daha iyi anlıyorsun… Çocukların, gençlerin kafalarına gaz kapsülü, hatta mermi sıkan polislere “kahramanlar” diyen, Cumhurbaşkanı ile Başbakan Yardımcısı sakin konuşurken, polis saldırıları için birden “O emirleri bizzat ben verdim” diye kükreyen ruh halini. Daha iyi anlaşılıyor, “Yüzde 50yi evinde zor tutuyorum” diye kürsüden bağıran ses; bir çocuğun acılı annesini seçim meydanlarında yuhalatan, kitle histerisinin sesli linçine terk eden kontrolsüz güç. Israrla anlatıyor kendini, şu gazeteciyi, beriki bürokratı, filanca partiliyi kazıyan misilleme, kan davası, intikam töresi! *** Yere serilmiş bir ilçede, bir Başbakan, beraberi
Zaman
Ana Sayfa
17.05.2014
ButokatdasermayenintokadıBu tokat da sermayenin tokadı
17 çeyrek sonra gelen kâr sevindirdi
Dünya Gazetesi
01.05.2014
13:57
17

Carrefoursa 5 yıl sonra ilk kez kâra geçti. Şirket, ilk çeyrekte net 3,7 milyon lira kâr etti; böylece geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 150 kâr artışı yakalandı

Dünya Gazetesi
Toplum Yaşam
01.05.2014
17çeyreksonragelenkârsevindirdi17 çeyrek sonra gelen kâr sevindirdi
17 çeyrek sonra gelen kâr sevindirdi
Dünya Gazetesi
01.05.2014
12:27
17

Carrefoursa 5 yıl sonra ilk kez kâra geçti. Şirket, ilk çeyrekte net 3,7 milyon lira kâr etti; böylece geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 150 kâr artışı yakalandı

Dünya Gazetesi
Finans
01.05.2014
17çeyreksonragelenkârsevindirdi17 çeyrek sonra gelen kâr sevindirdi
17 çeyrek sonra gelen kâr sevindirdi
Dünya Gazetesi
01.05.2014
12:03
17

Carrefoursa 5 yıl sonra ilk kez kâra geçti. Şirket, ilk çeyrekte net 3,7 milyon lira kâr etti; böylece geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 150 kâr artışı yakalandı

Dünya Gazetesi
Ekonomi
01.05.2014
17çeyreksonragelenkârsevindirdi17 çeyrek sonra gelen kâr sevindirdi
17 çeyrek sonra gelen kâr sevindirdi
Dünya Gazetesi
01.05.2014
12:02
17

Carrefoursa 5 yıl sonra ilk kez kâra geçti. Şirket, ilk çeyrekte net 3,7 milyon lira kâr etti; böylece geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 150 kâr artışı yakalandı

Dünya Gazetesi
Son Dakika
01.05.2014
17çeyreksonragelenkârsevindirdi17 çeyrek sonra gelen kâr sevindirdi
17 çeyrek sonra gelen kâr sevindirdi
Dünya
01.05.2014
11:43
17

Carrefoursa 5 yıl sonra ilk kez kâra geçti. Şirket, ilk çeyrekte net 3,7 milyon lira kâr etti; böylece geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 150 kâr artışı yakalandı

Dünya
Ekonomi
01.05.2014
17çeyreksonragelenkârsevindirdi17 çeyrek sonra gelen kâr sevindirdi
17 çeyrek sonra gelen kâr sevindirdi
Dünya
01.05.2014
11:43
17

Carrefoursa 5 yıl sonra ilk kez kâra geçti. Şirket, ilk çeyrekte net 3,7 milyon lira kâr etti; böylece geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 150 kâr artışı yakalandı

Dünya
Son Dakika
01.05.2014
17çeyreksonragelenkârsevindirdi17 çeyrek sonra gelen kâr sevindirdi
17 çeyrek sonra gelen kâr sevindirdi
Dünya Gazetesi
01.05.2014
11:42
17

Carrefoursa 5 yıl sonra ilk kez kâra geçti. Şirket, ilk çeyrekte net 3,7 milyon lira kâr etti; böylece geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 150 kâr artışı yakalandı

Dünya Gazetesi
Dünya
01.05.2014
17çeyreksonragelenkârsevindirdi17 çeyrek sonra gelen kâr sevindirdi
17 çeyrek sonra gelen kâr sevindirdi
Dünya Gazetesi
01.05.2014
11:42
17

Carrefoursa 5 yıl sonra ilk kez kâra geçti. Şirket, ilk çeyrekte net 3,7 milyon lira kâr etti; böylece geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 150 kâr artışı yakalandı

Dünya Gazetesi
Politika
01.05.2014
17çeyreksonragelenkârsevindirdi17 çeyrek sonra gelen kâr sevindirdi
17 çeyrek sonra gelen kâr sevindirdi
Dünya Gazetesi
01.05.2014
11:42
17

Carrefoursa 5 yıl sonra ilk kez kâra geçti. Şirket, ilk çeyrekte net 3,7 milyon lira kâr etti; böylece geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 150 kâr artışı yakalandı

Dünya Gazetesi
Güncel
01.05.2014
17çeyreksonragelenkârsevindirdi17 çeyrek sonra gelen kâr sevindirdi
17 çeyrek sonra gelen kâr sevindirdi
Dünya
01.05.2014
11:37
17

Carrefoursa 5 yıl sonra ilk kez kâra geçti. Şirket, ilk çeyrekte net 3,7 milyon lira kâ etti; böylece geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 150 kâr artışı yakalandı

Dünya
Finans
01.05.2014
17çeyreksonragelenkârsevindirdi17 çeyrek sonra gelen kâr sevindirdi
17 çeyrek sonra gelen kâr sevindirdi
Dünya
01.05.2014
11:37
17

Carrefoursa 5 yıl sonra ilk kez kâra geçti. Şirket, ilk çeyrekte net 3,7 milyon lira kâ etti; böylece geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 150 kâr artışı yakalandı

Dünya
Toplum Yaşam
01.05.2014
17çeyreksonragelenkârsevindirdi17 çeyrek sonra gelen kâr sevindirdi
17 çeyrek sonra gelen kâr sevindirdi
Dünya
01.05.2014
11:37
17

Carrefoursa 5 yıl sonra ilk kez kâra geçti. Şirket, ilk çeyrekte net 3,7 milyon lira kâ etti; böylece geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 150 kâr artışı yakalandı

Dünya
Dünya
01.05.2014
17çeyreksonragelenkârsevindirdi17 çeyrek sonra gelen kâr sevindirdi
17 çeyrek sonra gelen kâr sevindirdi
Dünya
01.05.2014
11:37
17

Carrefoursa 5 yıl sonra ilk kez kâra geçti. Şirket, ilk çeyrekte net 3,7 milyon lira kâ etti; böylece geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 150 kâr artışı yakalandı

Dünya
Politika
01.05.2014
17çeyreksonragelenkârsevindirdi17 çeyrek sonra gelen kâr sevindirdi
17 çeyrek sonra gelen kâr sevindirdi
Dünya
01.05.2014
11:37
17

Carrefoursa 5 yıl sonra ilk kez kâra geçti. Şirket, ilk çeyrekte net 3,7 milyon lira kâ etti; böylece geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 150 kâr artışı yakalandı

Dünya
Güncel
01.05.2014
17çeyreksonragelenkârsevindirdi17 çeyrek sonra gelen kâr sevindirdi
Vatandaşı koruyamayan İçişleri Bakanlığı tazminat ödeyecek
Zaman
20.04.2014
02:05
Eskişehir’de 4 yıl önce yaşanan 6 kişinin ölümüyle sonuçlanan olayla ilgili İçişleri Bakanlığı’na açılan davada gelişme yaşandı. Öldürülen şahıslardan Ziya Akın’ın ailesi tarafından ‘vatandaşını koruyamadığı’ gerekçesiyle İçişleri Bakanlığı aleyhine açtığı dava sonuçlandı. Mahkeme, İçişleri Bakanlığı’nı suçlu buldu ve devletin Akın ailesinin yakınlarına 50 bin lira tazminat ödemesine karar verdi.Merkez Tepebaşı ilçesi Muttalip beldesi Koyunlar Mahallesi’nde, 25 Ağustos 2010 tarihinde, iftar vakti meydana gelen olayda İhsan Doğu, aralarında husumet bulunan Yusuf Toprak’ın pompalı tüfekle evini bastı. İhsan Doğu, sofra başındaki Yusuf Toprak (64), eşi Fatma Toprak (60), oğlu Selahaddin Toprak (39) ile yeğeni Zeynep Toprak’ı (48) öldürdü. Oğullarından yaralanan M. Sadık Toprak (35) ise hastanede tedavi altına alınırken zanlı İhsan Doğu, suç aletiyle birlikte kaçtı. Güvenlik güçleri, Doğu’yu bulmak için çalışma yaparken beldede yeni bir cinayet yaşandı. Toprak ailesinin evini yeniden basan İhsan Doğu, Mehmet Sadık Toprak’ı, önceki olayda kullandığı pompalı tüfekle öldürdü. Zanlı Doğu, cinayet sonrası yine kayıplara karışırken, güvenlik güçleri geniş çaplı araştırma başlattı. Ancak Doğu’nun kaçarken, “Daha henüz işim bitmedi. Öldüreceğim iki kişi daha var. Onları da öldürdükten sonra teslim olacağım.” dediği görgü tanıklarının ifadesiyle ortaya çıktı. Bu sözler üzerine Toprak ailesinin yakınları koruma talep etti. Ancak tüm güvenlik tedbirlerine rağmen Doğu, 6. cinayetini işledi. Toprak ailesinin dünürü Ziya Akın’ı yine aynı suç aleti pompalı tüfekle 17 Kasım 2010 günü öldürdü. İhsan Doğu, bu kez polisler tarafından yakalandı. Zanlının cinayetleri işlerken tanınmamak için kadın kıyafeti giyerek kılıktan kılığa girdiği ortaya çıktı. Bu nedenle ‘kılıbık İhsan’ adı takılan zanlı, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yaşanan bu gelişmelerin ardından seri katilin son kurbanı olan Ziya Akın’ın ailesi tarafından 2012 yılında İçişleri Bakanlığı aleyhine dava açıldı.Öldürülen Ziya Akın’ın eşi, çocukları ve torunu adına İçişleri Bakanlığı aleyhine Eskişehir İdare Mahkemesi’nde açılan ‘koruma yükümlülüğü’ yönündeki tazminat davası sonuçlandı. Eskişehir 2. İdare Mahkemesi, ölümlerde hizmet kusuru olan İçişleri Bakanlığı aleyhine 50 bin TL manevi tazminata hükmetti. Mahkemenin verdiği kararda, “24.8.2010 tarihinde aynı aileden 4 kişiyi öldürüp kaçan, 11.11.2010 tarihinde ilk saldırıdan yaralı kurtulan bir kişiyi daha öldürüp kaçan ve Ziya Akın’ı öldüren katil zanlısının olayla ilgili her türlü bilgi ve delilin değerlendirilip araştırma yapılmasına rağmen bulunamadığı, olayın oluş şekli, yeri ve zamanı ile olay sonrası çalışmalara da davalı idareye küçük bir beldede peş peşe üç seferde toplam 6 cinayet işlenmesinin engellenememesi, zanlı yakalanana kadar yakın korumaya devam edilmemesi, hizmetin kusurlu işlemesi olması nedeniyle davalı idarenin sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.” ifadeleri kullanıldı.
Zaman
Güncel
20.04.2014
VatandaşıkoruyamayanİçişleriBakanlığıtazminatödeyecekVatandaşı koruyamayan İçişleri Bakanlığı tazminat ödeyecek
Cinayet Şüphelisi 17 Yıl Sonra Yakalandı
Haber3
19.03.2014
12:25
Cinayet

KAHRAMANMARAŞta, 17 yıl önce kayınbiraderinin karısını öldürdüğü iddiasıyla aranan 46 yaşındaki Mıktat T., Antalyanın Kemer İlçesinde yapılan yol k...

Haber3
Son Dakika
19.03.2014
CinayetŞüphelisi17YılSonraYakalandıCinayet Şüphelisi 17 Yıl Sonra Yakalandı
Cinayet Şüphelisi 17 Yıl Sonra Yakalandı
Haberler.com
19.03.2014
12:24
Kahramanmaraşta, 17 yıl önce kayınbiraderinin karısını öldürdüğü iddiasıyla aranan 46 yaşındaki Mıktat T., Antalyanın Kemer İlçesinde yapılan yol kontrolü sırasında jandarma ekipleri tarafından yakalandı.
Haberler.com
Son Dakika
19.03.2014
CinayetŞüphelisi17YılSonraYakalandıCinayet Şüphelisi 17 Yıl Sonra Yakalandı
haber turu
Zaman
15.02.2014
02:01
Aynı aileden 3 kişi, sobagazından zehirlendiMersin’in Silifke ilçesinde yaşayan Cengiz Dölek (50), eşi Fatma Dölek (48) ve oğlu İbrahim Dölek (19) sobaya kömür attıktan sonra yattı. Sabah aileyi merak eden komşuları eve girdiklerinde Dölek çifti ile oğullarının cesetlerini buldu. Komşuların haber vermesiyle olay yerine gelen jandarma ve sağlık ekipleri, üç kişilik ailenin sobadan sızan karbonmonoksit gazından hayatını kaybettiğini belirledi. Bu yıl üniversite sınavına hazırlanan İbrahim Dölek’in arkadaşları gözyaşlarını tutamadı.Arabasını soyanlara ateş açtı: 1 ölü, 1 yaralıEskişehir merkeze bağlı Çalkara köyünde çiftçi 35 yaşındaki Veysel Meler, sabaha karşı evinin bahçesinde park halinde duran otomobilinin kaputunu açarken gördüğü 2 kişiye av tüfeğiyle ateş etti. Açılan ateşte, 39 yaşındaki Recep Güler öldü, 17 yaşındaki Serkan Dilsiz de yaralandı. Jandarma, Veysel Meler’i, olayda kullandığı av tüfeğiyle birlikte gözaltına aldı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.Kaçaklar, batmak üzereyken kurtarıldıSahil Güvenlik Komutanlığı, İzmir’in Seferihisar ilçesi Doğanbey sahili açıklarında batmak üzere bir bot tespit etti. Kaçak grubuna yönelik yapılan arama-kurtarma faaliyeti sonucu 9 Suriye, 1 Eritre, 4 Afganistan, 7 Myanmar ve 2 Filistin uyruklu olmak üzere 22 erkek ve bir kadın kaçak kurtarıldı. Sağlık kontrollerinin ardından, mülteciler jandarmaya teslim edildi. Öte yandan 2013 yılında Ege Denizi’nde yaşanan 251 olayda 6 bin 937 kaçak kurtarıldı, 71 göçmen kaçakçısı yakalandı.Üzerine kaynar su dökülen bebek öldüKırıkkale’nin Delice ilçesine bağlı Sarıkaya köyünde 4 çocuklu Karabıyık ailesinin en küçük çocuğu olan 11 aylık Yusuf Can’ın üstüne, sobanın üzerinde kaynaması için bırakılan çaydanlıktaki su döküldü. Vücudunun çeşitli yerlerinde yanıklar oluşan Yusuf Can, 112 Acil Servis ekiplerince Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Minik çocuk, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.Laz Ziya’nın ağabeyi uyuşturucudan tutuklandıGeçen yıl ABD’li Sarai Sierra’yı öldürdüğü iddiasıyla tutuklu yargılanan Laz Ziya lakaplı Ziya T.’nin ağabeyi Hamdi T. (52) ve iki arkadaşı, polisin düzenlediği uyuşturucu operasyonunda gözaltına alındı. Şüphelilerin üzerinde yapılan aramada 65,26 gram esrar bulundu. Polisteki ifadelerinin ardından adliyeye sevk edilen Hamdi T. ve Ü.Ç. tutuklanırken, M.D. tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.Tunceli’de 2 adet el yapımı patlayıcı bulunduGenelkurmay Başkanlığı, Tunceli İl Jandarma Komutanlığı unsurlarınca Tunceli merkez Kuyluca köyü bölgesinde 2 adet el yapımı patlayıcı (EYP) düzeneği bulunduğunu bildirdi. Olay yerinde; içerisinde 40 kg amonyum nitrat olan 12 kiloluk 1 adet mutfak tüpü, içerisinde 10 kilo amonyum nitrat olan 1 adet iki kiloluk mutfak tüpü, 1 adet ateşleme sistemi, 1 adet el telsizi, 3 adet fünye, 6 adet pil, 20 metre kablo ele geçirildi. Söz konusu el yapımı patlayıcı, imha edildi.
Zaman
Güncel
15.02.2014
haberturuhaber turu
İzmir'de liseli kızları bıçaklayan zanlı yakalandı
Zaman
08.12.2013
14:17
İzmirin Konak ilçesi Yenişehir semtinde Sağlık Meslek Lisesi öğrencisi 15 yaşındaki Buse Hilal Bayrakı dört yerinden, 17 yaşındaki Büşra Baysal’ı da iki yerinden bıçaklayıp yaralayarak kaçan zanlı, polisin çalışması sonucu yakalandı. Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde tedavi gören zanlı Fatih Ü. (19), işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. İki yıl içinde sekiz kez evden kaçtığı belirlenen Fatih Ü.nün, kız öğrencileri, kantininden su almak için girdiği okulda kendisine omuz attıklarını sanıp bıçakladığını söylediği öğrenildi.Olay, önceki gün saat 15.30 sıralarında meydana gelmişti. Kimliği belirsiz bir kişi, iddiaya göre, öğretmeni görme bahanesiyle Atatürk Anadolu Sağlık Meslek Lisesine girdi. Burada bahçede teneffüste bulunan kız grubunun yanına giden ve başında siyah beyaz bere bulunan saldırgan, iddiaya göre Benden korkmayın dedi. Daha sonra “Senden niye korkalım” dediği ileri sürülen lise birinci sınıf öğrencisi Buse Hilal Bayrak’ı, kazağının kol kısmına gizlediği bıçakla sırtı ve bacakları olmak üzere dört yerinden yaraladı. Hızla tel örgülerden atlayan saldırgan, Eşrefpaşa Göğüs Hastalıkları Hastanesi önünde bulunan bankamatik yanında duran, İbni Sina Sağlık Meslek Lisesi öğrencisi Büşra Baysalı da karnından iki kez bıçakladı. Kız öğrencileri bıçaklayan saldırgan, yaya olarak kaçıp izini kaybettirdi.Yaralanan iki kız öğrenci, Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılıp, tedavi altına alındı. Kız öğrencilerin hayati tehlikeyi atlattıkları öğrenilirken, eşkal doğrultusunda harekete geçen polis, saldırganı, Mezarlıklar Müdürlüğü yakınlarında gözaltına aldı. Saldırganın, 19 yaşındaki Fatih Ü. olduğu belirlendi. Torbalı ilçesinde ailesiyle birlikte yaşayan, psikolojik sorunları olduğu öğrenilen Fatih Ü., Cinayet Büro Amirliği’nde sorgulandı. Suçunu itiraf eden Fatih Ü., kantinden su almak için liseye girdiğini, kız öğrencileri kendisine omuz attıklarını sanıp bıçakladığını söyledi. Son iki yılda sekiz kez evden kaçan, ailesinin de her kaçtıktan sonra kayıp başvurusunda bulunduğu, Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde de tedavi gördüğü öğrenilen Fatih Ü., işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. CİHAN
Zaman
Son Dakika
08.12.2013
İzmirde/">İzmirdeliselikızlarıbıçaklayanzanlıyakalandıİzmirde-liseli-kızları-bıçaklayan-zanlı-yakalandı/">İzmirde liseli kızları bıçaklayan zanlı yakalandı
Katil baba 32 gün sonra yakalandı
Zaman
17.11.2013
21:54
Bodrumda cezaevinden çıkan ve ayrıldığı eşi ile yaşayan çocuklarının bayramda elini öpmeye gelmemesine öfkelenen baba T.İ. (46) oğlunu öldürmüş, kızını ve komşusunu yaralayarak kayıplara karışmıştı. Aslen Milasa bağlı Kılavuz köyünden olan şahıs, bölgede süren operasyonlardan sonuç çıkmayınca Muğladan gelen komando birliklerinin desteği ile 4 günlük geniş operasyonda, 32 gün sonra yakalandı. Edinilen bilgiye göre, Muğlanın Bodrum ilçesinde, boşanma davaları süren ayrı yaşadığı eşi 37 yaşındaki Sergül İ.nin evini pompalı tüfekle basan 47 yaşındaki T.İ., oğlu 17 yaşındaki Nazmi İ.yi öldürmüş, kızı 16 yaşındaki Ebru İ. ile kendisine engel olmak isteyen komşuları 29 yaşındaki Naci Özgünü yaralamıştı. Yaklaşık 33 gün önce gerçekleşen olayın ardından kayıplara karışan T.İ.nin, bir süredir aranmasına devam edilmesine rağmen sonuç alınamadı. Zanlı, komando birliklerinden gelen takviye desteğin de katılımıyla 4 gün süren operasyonun ardından Kılavuz köyü kırsalında yakalandı. Operasyon sonucunda yanında 1 av tüfeği ve 7 adet fişekle zorluk çıkarmadan güvenlik güçlerine teslim olan şahıs, ilk olarak sağlık kontrolünden geçirilmek üzere 75. Yıl Milas Devlet Hastanesine getirildi.Yapılan sağlık kontrolünün ardından T.İ., ifadesine başvurulmak üzere Bodrum İlçe Jandarma Komutanlığına götürüldü.(İHA)
Zaman
Son Dakika
17.11.2013
Katilbaba32günsonrayakalandıKatil baba 32 gün sonra yakalandı
Direksiyonda uyuyan şoföre hapis
Zaman
17.11.2013
11:24
Sakaryada 7 ayda, bir ölümlü, 2 yaralamalı trafik kazası yapan, direksiyon başında uyuyup bisikletliye çarptığı görüntülerle ülke gündemine giren minibüs şoförü, ölümlü kazadan 1 yıl 8 ay, direksiyon başında uyumaktan ise 2 ay 15 gün ceza aldı. 3 ay süreyle ehliyetine el konması kararlaştırılan şoförün, cezaları ertelendi.Sakaryada O.G.(20) isimli minibüs sürücüsü, 10 Ekim 2011de Sakarya Caddesinde seyir halindeyken direksiyon başında uyuyunca önünde giden bisikletli Murat Azaka çarptı. Kazada yaralanan Azakın şikayetçi olmaması üzerine savcılık, O.G. hakkında soruşturmaya yer olmadığına karar verdi.O.G., bu kazadan 3 ay sonra 7 Ocak 2012de kullandığı minibüsle Uluyol Caddesinde yolun karşısına geçmeye çalışan İsmail Cengize çarptı. Kazada ağır yaralanan Cengiz, kaldırıldığı hastanede öldü. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan sürücü O.G., hazırlanan iddianamede tali kusurlu bulundu, asli kusur ölen Cengize verildi. Hız sınırını aştığı için tali kusur verilen O.G. hakkında Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesinde taksirle ölüme sebep olma suçlamasıyla 3 yıldan 6 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.Dava sürerken O.G., 13 Nisan 2012de kullandığı araçla Cumhuriyet Mahallesi Atatürk Caddesinde yola aniden çıkan 5 yaşındaki kız çocuğuna çarptı. Kazada yaralanan kızın ailesinin şikayetçi olmaması üzerine savcılık, O.G. hakkında soruşturmaya yer olmadığına karar verdi.7 ayda bir ölümlü ve 2 yaralamalı kazaya karışan, ehliyetine ceza puanı dolduğu gerekçesiyle el konan, tekrar sürücü olup olamayacağı yönünde rapor alması için Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Kliniğine sevk edilen O.G., ehliyetine el konulduğu halde iki kez ehliyetsiz araç kullanırken yakalandı.O.Gnin, 10 Ekim 2011de direksiyon başında uyuyup yol kenarında giden bisikletli Murat Azaka çarpması, yine 7 Ocak 2012de Uluyol Caddesinde kullandığı minibüsle yolun karşısına geçmeye çalışan İsmail Cengize çarpması araçtaki kameralarca görüntülendi.Direksiyon başında uyuyup bisikletliye çarptığı görüntülerle ülke gündemine gelen sürücü O.G. hakkında Sakarya 4. Sulh Ceza Mahkemesinde dava açıldı. O.G., mahkemedeki savunmasında yorgun olduğunu kabul ederek, Suç kastım yoktu. Çocuğum olacaktı. Masrafım çoktu. Bu nedenle sabah 6.00dan gece 24.00e kadar aralıksız çalışıyordum. Doğal olarak yorgun oluyordum. Bisikletliye çarptım. Çarptığımı sonra fark ettim. Kendisi şikayetçi olmadı. Alkollü değildim. dedi. Sanığa, direksiyon başında uyuyarak trafik güvenliğini tehlikeye düşürdüğü gerekçesiyle 2 ay 15 gün hapis cezasına çarptıran mahkeme, cezayı erteledi.Öte yandan Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesinde ölümlü kazayla ilgili görülen davada ise Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi, O.G.nin kazada alt düzeyde kusurlu olduğu yönünde rapor verdi. Raporu dikkate alan mahkeme, sanığa 1 yıl 8 ay hapis cezası verdi. Ehliyetine de 3 ay süreyle el konmasını kararlaştırdı. Sanığa verilen hapis cezası, sabıkasının bulunmaması ve duruşmalardaki iyi hali nedeniyle ertelendi.(CİHAN)
Zaman
Ana Sayfa
17.11.2013
DireksiyondauyuyanşoförehapisDireksiyonda uyuyan şoföre hapis
Direksiyonda uyuyan şoföre hapis
Zaman
17.11.2013
11:22
Sakaryada 7 ayda, bir ölümlü, 2 yaralamalı trafik kazası yapan, direksiyon başında uyuyup bisikletliye çarptığı görüntülerle ülke gündemine giren minibüs şoförü, ölümlü kazadan 1 yıl 8 ay, direksiyon başında uyumaktan ise 2 ay 15 gün ceza aldı. 3 ay süreyle ehliyetine el konması kararlaştırılan şoförün, cezaları ertelendi.Sakaryada O.G.(20) isimli minibüs sürücüsü, 10 Ekim 2011de Sakarya Caddesinde seyir halindeyken direksiyon başında uyuyunca önünde giden bisikletli Murat Azaka çarptı. Kazada yaralanan Azakın şikayetçi olmaması üzerine savcılık, O.G. hakkında soruşturmaya yer olmadığına karar verdi.O.G., bu kazadan 3 ay sonra 7 Ocak 2012de kullandığı minibüsle Uluyol Caddesinde yolun karşısına geçmeye çalışan İsmail Cengize çarptı. Kazada ağır yaralanan Cengiz, kaldırıldığı hastanede öldü. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan sürücü O.G., hazırlanan iddianamede tali kusurlu bulundu, asli kusur ölen Cengize verildi. Hız sınırını aştığı için tali kusur verilen O.G. hakkında Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesinde taksirle ölüme sebep olma suçlamasıyla 3 yıldan 6 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.Dava sürerken O.G., 13 Nisan 2012de kullandığı araçla Cumhuriyet Mahallesi Atatürk Caddesinde yola aniden çıkan 5 yaşındaki kız çocuğuna çarptı. Kazada yaralanan kızın ailesinin şikayetçi olmaması üzerine savcılık, O.G. hakkında soruşturmaya yer olmadığına karar verdi.7 ayda bir ölümlü ve 2 yaralamalı kazaya karışan, ehliyetine ceza puanı dolduğu gerekçesiyle el konan, tekrar sürücü olup olamayacağı yönünde rapor alması için Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Kliniğine sevk edilen O.G., ehliyetine el konulduğu halde iki kez ehliyetsiz araç kullanırken yakalandı.O.Gnin, 10 Ekim 2011de direksiyon başında uyuyup yol kenarında giden bisikletli Murat Azaka çarpması, yine 7 Ocak 2012de Uluyol Caddesinde kullandığı minibüsle yolun karşısına geçmeye çalışan İsmail Cengize çarpması araçtaki kameralarca görüntülendi.Direksiyon başında uyuyup bisikletliye çarptığı görüntülerle ülke gündemine gelen sürücü O.G. hakkında Sakarya 4. Sulh Ceza Mahkemesinde dava açıldı. O.G., mahkemedeki savunmasında yorgun olduğunu kabul ederek, Suç kastım yoktu. Çocuğum olacaktı. Masrafım çoktu. Bu nedenle sabah 6.00dan gece 24.00e kadar aralıksız çalışıyordum. Doğal olarak yorgun oluyordum. Bisikletliye çarptım. Çarptığımı sonra fark ettim. Kendisi şikayetçi olmadı. Alkollü değildim. dedi. Sanığa, direksiyon başında uyuyarak trafik güvenliğini tehlikeye düşürdüğü gerekçesiyle 2 ay 15 gün hapis cezasına çarptıran mahkeme, cezayı erteledi.Öte yandan Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesinde ölümlü kazayla ilgili görülen davada ise Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi, O.G.nin kazada alt düzeyde kusurlu olduğu yönünde rapor verdi. Raporu dikkate alan mahkeme, sanığa 1 yıl 8 ay hapis cezası verdi. Ehliyetine de 3 ay süreyle el konmasını kararlaştırdı. Sanığa verilen hapis cezası, sabıkasının bulunmaması ve duruşmalardaki iyi hali nedeniyle ertelendi.(CİHAN)
Zaman
Güncel
17.11.2013
DireksiyondauyuyanşoförehapisDireksiyonda uyuyan şoföre hapis
Kartal’a sakatlıklar nefes aldırmadı
Zaman
17.11.2013
01:55
Beşiktaş’ta sağlık problemleri bu sezon da can sıkıyor. Son olarak sağ arka adalesinde ikinci derece yırtık belirlenen Portekizli yıldız Manuel Fernandes’in yaklaşık 2 hafta forma giyemeyeceği açıklandı.Birçok isimden yararlanamayan Siyah-Beyazlı takımda, Süper Lig’in geride kalan 11 haftasında tam 21 futbolcu türlü şanssızlıklar yaşadı. Sezon başında başta doktor İsmail Başöz olmak üzere tüm ekibin görevine son verildi. Futbol Genel Direktörü Önder Özen’in talimatıyla göreve, F.Bahçe’den tanınan Ertuğrul Karanlık getirildi. Ancak bu radikal değişim de çare olmadı. İşte Kara Kartal’ın sakatlık raporu:TOMAS Sivok: 8’inci haftadaki Çaykur Rizespor maçı (0-0) öncesinde ısınırken sol arka adalesini zorladı. Ç.Rizespor’un akabinde Akhisar Belediyespor deplasmanında da forma giyemedi.İsmail Köybaşı: Sol diz çapraz bağlarından üst üste yaşadığı iki ciddi sakatlığın ardından 16 aylık tedavi dönemini geride bıraktı. 12 Eylül’deki antrenmanda sol el 4. metalkarpal kemiği kırıldı ve ameliyat edildi. Uzun süre sonra S.Donetsk’e 4-1 kaybedilen özel randevuda ter döktü.Uğur Boral: Geçen yılın ikinci yarısında sağ diz çapraz bağları koptu. Shakhtar Donetsk maçında yeşil zemine ayak bastı.JULIEN Escude: Gribe yakalandı. Vitamin ve ilaç takviyesine rağmen 10’uncu haftadaki Kardemir Karabükspor (0-0) beraberliğinde sahada yoktu.Necip Uysal: Olimpiyat’taki Ç.Rizespor sınavında sağ arka adalesine darbe aldı. Artan ağrıları sebebiyle Akhisar Bld. ve Karabükspor maçlarında boy gösteremedi.AtIba HATCHINSON: Sol arka adalesinde ödem tespit edildi ve belinde ağrı oluştu. Ç.Rize karşılaşmasını kaçırdı. 9. haftada, Akhisar Bld. ile (3-3) yapılan mücadelenin 74’üncü dakikasında oyuna girdi.Muhammed Demirci: 18 Ekim’deki idmanda sağ ayak bileği burkuldu. 8’inci haftadan bu yana günlerini tedaviyle geçiriyor.Oğuzhan Özyakup: Bursa’da, 68’de kenara geldi. Sağ arka adalesinde saptanan üçüncü derecede yırtık yüzünden 4 önemli maçta arkadaşlarını yalnız bıraktı.FIlIp Holosko: Sezon başında ‘sporcu fıtığı’ tanısıyla operasyon geçirdi. Futbol özlemini, S.Donetsk’e karşı dindirdi.MIchael Eneramo: Menisküs ameliyatının yanı sıra kalp kaslarının verimli çalışmadığı, bunun damarlarında soruna yol açtığı ortaya çıktı. 107 dakika şans buldu.Mustafa Pektemek: Sağ karın kasında yırtık, sağ üst adalesinde darbeye bağlı kanama ve ödem görüldü. Bu yıl 7 müsabakada (171 dk.) gol atmayı başaramadı.Veli Kavlak: Avusturya-Almanya millî maçında burnu kırıldı. İlerleyen günlerde sol arka adalesi sertleşti. Bundan dolayı 4’üncü haftadaki Bursaspor (0-3) karşılaşmasının kafilesinde yer almadı.HUGO AlmeIda: 7. haftada, Eskişehir’in dış sahada 1-0 mağlup edildiği maçta boğaz enfeksiyonu geçirdiğinden ter dökemedi. Beşiktaş’ta, Ömer Şişmanoğlu, Mehmet Akgün, Kolombiyalı Pedro Franco, Brezilyalı Ramon Motta ve kaleci Tolga Zengin de sakatlıktan muzdarip oldu.Fikret Orman’dan Pirlo yalanlamasıBeşiktaş Başkanı Fikret Orman, İtalyan yıldız Andrea Pirlo’ya yönelik transfer söylentilerine nokta koydu. Hatay Beşiktaşlılar Derneği’nin 10. kuruluş yılı kutlamalarına katılan Orman, Serie A devlerinden Juventus’ta forma giyen 34’ündeki tecrübeli orta sahayla ilgili soruya net cevap verdi: “Pirlo’nun yaşı ortada. 3 senelik kontrat haberleri tamamen palavra.” Orman, Portekizli yetenekleri Manuel Fernandes’le yaşadıkları sözleşme uzatma krizine de değindi: “Kulübün menfaatleri uygunsa kalır. Performansı geleceği için çok önemli.” Orman, ayrıldığı eşine ödeyemediği nafaka yüzünden hapse giren; ancak efsanelerin yardımıyla serbest kalan eski kalecileri Fevzi Tuncay’a da sahip çıktı: “Pazartesi yanıma gelecek.” FAZİLET CANDAN HATAY
Zaman
Spor
17.11.2013
Kartal’asakatlıklarnefesaldırmadıKartal’a sakatlıklar nefes aldırmadı
Elbiseler ve İHA?lar yakalattı
Taraf Gazetesi
27.09.2013
02:39
Yaklaşık bir yıl boyunca tünel kazdıktan sonra Bingöl M Tipi Kapalı Cezaevi?nden firar eden 18 PKK?lıdan 17?si Bingöl kırsalında yakalandı
Taraf Gazetesi
Son Dakika
27.09.2013
ElbiselerveİHA?laryakalattıElbiseler ve İHA?lar yakalattı
Yeni bir Reyhanlı saldırısı son anda önlendi
Zaman
18.07.2013
02:03
Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs’ta meydana gelen ve 52 kişinin hayatını kaybettiği saldırının bir benzerinin son anda önlendiği ortaya çıktı.Edinilen bilgilere göre; güvenlik birimleri, Suriye istihbarat teşkilatı El Muhaberat ile irtibatlı bazı grupların Türkiye’de ses getirecek büyük bir eylem hazırlığında olduğu istihbaratını aldı. Saldırıda kullanılacak aracın Gaziantep’in İslahiye ilçesinde olduğu tespit edildi. Bunun üzerine Terörle Mücadele ekipleri, Gaziantep Emniyet Müdürlüğü ile irtibata geçti. MOBESE kameralarını inceleyerek aracın yerini belirleyen polis, özel bir operasyon düzenledi. Baskında aralarında 1’i Türk, 4’ü Suriyeli 5 kişi kıskıvrak yakalandı.Hatayın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayısta yaşanan kanlı saldırıda 52 kişi hayatını kaybetti, 100e yakın kişi de yaralandı. Saldırının ardından eylemi gerçekleştiren kişilere yardım ve yataklık edenlerin de aralarında bulunduğu yaklaşık 17 kişi tespit edildi. Bu kişilere yönelik yapılan operasyonlarda saldırının talimatını veren Nasır Eskiocakın da aralarında olduğu 15 kişi gözaltına alındı. Reyhanlı saldırısının ardından Hatay, Gaziantep ve Şanlıurfa başta olmak üzere bölgede önlemleri üst seviyeye çıkaran güvenlik birimleri, muhtemel eylemlere karşı tedbir almaya başladı. Bu kapsamda Suriyeden Türkiyeye giriş-çıkış yapan araçlarla birlikte şüpheli bazı araç ve sürücüleri yakın takibe alındı. Suriyeli bazı grupların haziran ayında Hatay plakalı Transporter model bir araçla yeni eylem hazırlığında olduğu yönünde emniyete ihbar geldi. Gelen bilgilerin ardından aracın plakasını belirleyen polis, Suriyelilerin yoğun olarak yaşadığı Hatay, Gaziantep ve Şanlıurfa Emniyet müdürlüklerine haber verdi. Bu çerçevede şüpheli aracın Gaziantep il sınırları içinde olduğu yönünde bilgilere ulaşıldı. MOBESE ve güvenlik kameraları üzerinden aracın yerini belirleyen ekipler, 19 Haziran gece saat 02.00 sularında baskın düzenledi. Aracın Türk şoförü M.T.nin de bulunduğu Suriyeli M.V., H.S., R.S. ve M.S. gözaltına alınarak, İslahiye İlçe Emniyet Müdürlüğüne götürüldü. Ayrıca araçta yapılan aramalarda 1 adet nişan dürbünü, 100 kilogram amonyum nitrat, 3 adet çelik boru, 10 adet alüminyum boru, 2 adet 5 litrelik asit, 1 adet termos ve 50 kiloluk toz madde ele geçirildi.Bu arada zanlıların emniyette çelişkili ifadeler verdiği öğrenildi. R.S. isimli zanlı, ifadesinde bir yıl önce Şanlıurfanın Akçakale ilçesine geldiğini, daha sonra ailesini Suriyeden getirerek Hataya yerleştirdiğini kaydetti. Şüpheli, ele geçirilen malzemeleri Özgür Suriye Ordusuna mensup Muhammed el Ahmete teslim edeceğini iddia etti. Aracın Türk şoförü M.T. de zanlıların araca yüklediği patlayıcılarla ilgili hiçbir bilgisinin olmadığını öne sürdü. R.S., ile mazot parası karşılığında anlaştığını belirtti. Araç içerisinde yakalanan Suriyeli H.S. ise araçta bulunan hiç kimseyi tanımadığını öne sürerek, “Ben araca otostopla bindim. Hatta kalp ameliyatı için Hataya gidiyordum. Ancak Şanlıurfanın daha iyi olacağı yönünde duyumlar aldığım için bu kararımdan vazgeçtim.” açıklamasında bulundu. M.V. isimli Suriyeli ise M.T.nin ikinci şoförlük için yardım talebinde bulunduğunu, kendisinin de kabul ettiğini söyledi. Zanlılar emniyetteki ifadelerinin ardından adliyeye sevk edildi. M.S. isimli Suriyeli, savcılık sorgusunun ardından serbest bırakılırken diğer zanlılar tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Zaman
En Çok Okunan
18.07.2013
YenibirReyhanlısaldırısısonandaönlendiYeni bir Reyhanlı saldırısı son anda önlendi
Yeni bir Reyhanlı saldırısı son anda önlendi
Zaman
18.07.2013
01:51
Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs’ta meydana gelen ve 52 kişinin hayatını kaybettiği saldırının bir benzerinin son anda önlendiği ortaya çıktı.Edinilen bilgilere göre; güvenlik birimleri, Suriye istihbarat teşkilatı El Muhaberat ile irtibatlı bazı grupların Türkiye’de ses getirecek büyük bir eylem hazırlığında olduğu istihbaratını aldı. Saldırıda kullanılacak aracın Gaziantep’in İslahiye ilçesinde olduğu tespit edildi. Bunun üzerine Terörle Mücadele ekipleri, Gaziantep Emniyet Müdürlüğü ile irtibata geçti. MOBESE kameralarını inceleyerek aracın yerini belirleyen polis, özel bir operasyon düzenledi. Baskında aralarında 1’i Türk, 4’ü Suriyeli 5 kişi kıskıvrak yakalandı.Hatayın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayısta yaşanan kanlı saldırıda 52 kişi hayatını kaybetti, 100e yakın kişi de yaralandı. Saldırının ardından eylemi gerçekleştiren kişilere yardım ve yataklık edenlerin de aralarında bulunduğu yaklaşık 17 kişi tespit edildi. Bu kişilere yönelik yapılan operasyonlarda saldırının talimatını veren Nasır Eskiocakın da aralarında olduğu 15 kişi gözaltına alındı. Reyhanlı saldırısının ardından Hatay, Gaziantep ve Şanlıurfa başta olmak üzere bölgede önlemleri üst seviyeye çıkaran güvenlik birimleri, muhtemel eylemlere karşı tedbir almaya başladı. Bu kapsamda Suriyeden Türkiyeye giriş-çıkış yapan araçlarla birlikte şüpheli bazı araç ve sürücüleri yakın takibe alındı. Suriyeli bazı grupların haziran ayında Hatay plakalı Transporter model bir araçla yeni eylem hazırlığında olduğu yönünde emniyete ihbar geldi. Gelen bilgilerin ardından aracın plakasını belirleyen polis, Suriyelilerin yoğun olarak yaşadığı Hatay, Gaziantep ve Şanlıurfa Emniyet müdürlüklerine haber verdi. Bu çerçevede şüpheli aracın Gaziantep il sınırları içinde olduğu yönünde bilgilere ulaşıldı. MOBESE ve güvenlik kameraları üzerinden aracın yerini belirleyen ekipler, 19 Haziran gece saat 02.00 sularında baskın düzenledi. Aracın Türk şoförü M.T.nin de bulunduğu Suriyeli M.V., H.S., R.S. ve M.S. gözaltına alınarak, İslahiye İlçe Emniyet Müdürlüğüne götürüldü. Ayrıca araçta yapılan aramalarda 1 adet nişan dürbünü, 100 kilogram amonyum nitrat, 3 adet çelik boru, 10 adet alüminyum boru, 2 adet 5 litrelik asit, 1 adet termos ve 50 kiloluk toz madde ele geçirildi.Bu arada zanlıların emniyette çelişkili ifadeler verdiği öğrenildi. R.S. isimli zanlı, ifadesinde bir yıl önce Şanlıurfanın Akçakale ilçesine geldiğini, daha sonra ailesini Suriyeden getirerek Hataya yerleştirdiğini kaydetti. Şüpheli, ele geçirilen malzemeleri Özgür Suriye Ordusuna mensup Muhammed el Ahmete teslim edeceğini iddia etti. Aracın Türk şoförü M.T. de zanlıların araca yüklediği patlayıcılarla ilgili hiçbir bilgisinin olmadığını öne sürdü. R.S., ile mazot parası karşılığında anlaştığını belirtti. Araç içerisinde yakalanan Suriyeli H.S. ise araçta bulunan hiç kimseyi tanımadığını öne sürerek, “Ben araca otostopla bindim. Hatta kalp ameliyatı için Hataya gidiyordum. Ancak Şanlıurfanın daha iyi olacağı yönünde duyumlar aldığım için bu kararımdan vazgeçtim.” açıklamasında bulundu. M.V. isimli Suriyeli ise M.T.nin ikinci şoförlük için yardım talebinde bulunduğunu, kendisinin de kabul ettiğini söyledi. Zanlılar emniyetteki ifadelerinin ardından adliyeye sevk edildi. M.S. isimli Suriyeli, savcılık sorgusunun ardından serbest bırakılırken diğer zanlılar tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Zaman
Güncel
18.07.2013
YenibirReyhanlısaldırısısonandaönlendiYeni bir Reyhanlı saldırısı son anda önlendi
Yeni bir Reyhanlı saldırısı son anda önlendi
Zaman
18.07.2013
01:51
Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs’ta meydana gelen ve 52 kişinin hayatını kaybettiği saldırının bir benzerinin son anda önlendiği ortaya çıktı.Edinilen bilgilere göre; güvenlik birimleri, Suriye istihbarat teşkilatı El Muhaberat ile irtibatlı bazı grupların Türkiye’de ses getirecek büyük bir eylem hazırlığında olduğu istihbaratını aldı. Saldırıda kullanılacak aracın Gaziantep’in İslahiye ilçesinde olduğu tespit edildi. Bunun üzerine Terörle Mücadele ekipleri, Gaziantep Emniyet Müdürlüğü ile irtibata geçti. MOBESE kameralarını inceleyerek aracın yerini belirleyen polis, özel bir operasyon düzenledi. Baskında aralarında 1’i Türk, 4’ü Suriyeli 5 kişi kıskıvrak yakalandı.Hatayın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayısta yaşanan kanlı saldırıda 52 kişi hayatını kaybetti, 100e yakın kişi de yaralandı. Saldırının ardından eylemi gerçekleştiren kişilere yardım ve yataklık edenlerin de aralarında bulunduğu yaklaşık 17 kişi tespit edildi. Bu kişilere yönelik yapılan operasyonlarda saldırının talimatını veren Nasır Eskiocakın da aralarında olduğu 15 kişi gözaltına alındı. Reyhanlı saldırısının ardından Hatay, Gaziantep ve Şanlıurfa başta olmak üzere bölgede önlemleri üst seviyeye çıkaran güvenlik birimleri, muhtemel eylemlere karşı tedbir almaya başladı. Bu kapsamda Suriyeden Türkiyeye giriş-çıkış yapan araçlarla birlikte şüpheli bazı araç ve sürücüleri yakın takibe alındı. Suriyeli bazı grupların haziran ayında Hatay plakalı Transporter model bir araçla yeni eylem hazırlığında olduğu yönünde emniyete ihbar geldi. Gelen bilgilerin ardından aracın plakasını belirleyen polis, Suriyelilerin yoğun olarak yaşadığı Hatay, Gaziantep ve Şanlıurfa Emniyet müdürlüklerine haber verdi. Bu çerçevede şüpheli aracın Gaziantep il sınırları içinde olduğu yönünde bilgilere ulaşıldı. MOBESE ve güvenlik kameraları üzerinden aracın yerini belirleyen ekipler, 19 Haziran gece saat 02.00 sularında baskın düzenledi. Aracın Türk şoförü M.T.nin de bulunduğu Suriyeli M.V., H.S., R.S. ve M.S. gözaltına alınarak, İslahiye İlçe Emniyet Müdürlüğüne götürüldü. Ayrıca araçta yapılan aramalarda 1 adet nişan dürbünü, 100 kilogram amonyum nitrat, 3 adet çelik boru, 10 adet alüminyum boru, 2 adet 5 litrelik asit, 1 adet termos ve 50 kiloluk toz madde ele geçirildi.Bu arada zanlıların emniyette çelişkili ifadeler verdiği öğrenildi. R.S. isimli zanlı, ifadesinde bir yıl önce Şanlıurfanın Akçakale ilçesine geldiğini, daha sonra ailesini Suriyeden getirerek Hataya yerleştirdiğini kaydetti. Şüpheli, ele geçirilen malzemeleri Özgür Suriye Ordusuna mensup Muhammed el Ahmete teslim edeceğini iddia etti. Aracın Türk şoförü M.T. de zanlıların araca yüklediği patlayıcılarla ilgili hiçbir bilgisinin olmadığını öne sürdü. R.S., ile mazot parası karşılığında anlaştığını belirtti. Araç içerisinde yakalanan Suriyeli H.S. ise araçta bulunan hiç kimseyi tanımadığını öne sürerek, “Ben araca otostopla bindim. Hatta kalp ameliyatı için Hataya gidiyordum. Ancak Şanlıurfanın daha iyi olacağı yönünde duyumlar aldığım için bu kararımdan vazgeçtim.” açıklamasında bulundu. M.V. isimli Suriyeli ise M.T.nin ikinci şoförlük için yardım talebinde bulunduğunu, kendisinin de kabul ettiğini söyledi. Zanlılar emniyetteki ifadelerinin ardından adliyeye sevk edildi. M.S. isimli Suriyeli, savcılık sorgusunun ardından serbest bırakılırken diğer zanlılar tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Zaman
Ana Sayfa
18.07.2013
YenibirReyhanlısaldırısısonandaönlendiYeni bir Reyhanlı saldırısı son anda önlendi
Suç, işleyenin yanına kâr kalıyor
Zaman
17.07.2013
02:38
Gezi Parkı protestolarıyla başlayan eylemlerde şiddet uygulayan, başkalarının canına kastedenler bir türlü belirlenemiyor.Şiddet uygulayan eylemcilerin de, eylemcilere karşı şiddet gösterenlerin de genellikle yaptıkları yanına kâr kalıyor. Bahçelievler Belediye Başkanı’nın gelini, Beşiktaş iskelesinde saldırıya uğradı, bebeğinin yanında ağır şiddete maruz kaldı, failler tespit edilemedi. 2 Haziran’da Abdullah Başçı’yı aracıyla caddeden geçtiği sırada boğazından bıçaklayan zanlı, olaydan hemen sonra yakalandı. Savcılık, tutuklama istedi, ancak mahkeme salıverdi. Palalı saldırgan olarak bilinen Sabri Çelebi, gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı. Çelebi şimdi Fas’ta. Eskişehir’de, Ali İsmail Korkmaz’ı öldürdüğü öne sürülen eli sopalı kişilerin kim olduğu hâlâ meçhul.Şah damarımı bıçaklayan saldırgan neden serbest?Abdullah Başçı, 2 Haziran’da Merter Nadide Caddesi’nde Gezi eylemcilerinin bıçaklı saldırısına uğradı. Aracıyla caddeden geçtiği sırada boğazından bıçaklanan Başçı, ağır yaralı olarak Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Başçı’yı şah damarından yaralayan zanlı olaydan hemen sonra yakalandı. Savcılık, şüphelinin tutuklanmasını istedi ancak mahkeme serbest bıraktı. 8 gün hastanede kaldığını söyleyen Abdullah Başçı, yaşadıklarını Zaman’a anlattı.Kendisinin hastaneden taburcu olmadan saldırganın salıverilmesini anlayamadığını söyleyen eski belediye başkanı, “Saldırganlar karşısında neden mağdur oluyoruz?” diye sordu. Taksim’de elinde palayla halka saldıran Sabri Çelebi hakkında yakalama kararı çıkarıldığını hatırlatan Başçı, “Bir kişi benim boğazımı kesti, buna tutuklama yok. Bu nasıl bir çifte standarttır?” diyerek bütün şiddet uygulayanların cezasını çekmesi gerektiğini vurguladı. Kendisine saldıranın serbest bırakılmasına itiraz ettiklerini ancak bir sonuç alamadıklarını belirterek, şunları kaydetti: “Savcılık tutuklama kararı veriyor, adam öldürmeye tam teşebbüsten. Fakat hâkim serbest bırakıyor. Ben bunu anlamaya çalışıyorum. Benim başıma gelen olay Gezi eylemleri yapan bir vatandaşımızın başına gelseydi ve tutuklanmama durumu olsaydı, televizyonlarda her yanda yaygaradan geçilmezdi. Bir Gezi eylemcisine yapılan bir harekette tutuklama oluyor da, milletvekili adayı olan bir şahsın boğazının kesilmesi tutuklama sebebi değil mi?”PALALI SALDIRGAN FAS’TA ORTAYA ÇIKMIŞTIGezi Parkı eylemcilerine palayla saldıran ve gözaltına alındıktan sora serbest bırakılan Sabri Çelebi, Fas’ta ortaya çıkmıştı. Savcının itirazı üzerine üst mahkeme tarafından hakkında yakalama kararı çıkarılan Çelebi’nin avukatı, “Bana kaçmadığını, 10 Ağustos tarihli dönüş bileti olduğunu söyledi.” açıklamasında bulunmuştu.Korkmaz’ın ölümüyle ilgili ikinci tahliyeEskişehir’de Gezi Parkı eylemleri sırasında eli sopalı kişiler tarafından yapılan saldırı sonucu hayatını kaybettiği ileri sürülen üniversiteli Ali İsmail Korkmaz’ın ölümüyle ilgili dün bir kişi daha gözaltına alındı. 44 yaşındaki A.Ö., sabah saatlerinde savcı karşısına çıkarıldı. Konuyu soruşturan savcı tarafından ifadesi alınan A.Ö., hakkındaki iddiaları kabul etmedi. Şüphelinin ifadesinde, ‘Korkmaz’ı tanımadığını söylediği öğrenildi. A.Ö., savcılık ifadesi sonrasında tanıklara gösterildi. Tanıklar da şüpheliyi teşhis edemeyince serbest bırakıldı. Olayla ilgili önceki gün S.K. gözaltına alınmış ve serbest bırakılmıştı. Eskişehir dışında olduğu belirtilen diğer bir şahsın da kimliğinin tespit edildiği belirtildi.Bayrak satıcısı, serbest bırakıldıGezi Parkı olaylarıyla ilgili tutuklanan bayrak satıcısı Ali Sarıçiçek ile birlikte 8 kişi dün tahliye edildi. Sanık avukatları İstanbul Adalet Sarayı’na giderek, müvekkillerinin tahliye edilmesi için dilekçe sunmuştu. Tutukluluk hallerini değerlendiren İstanbul 6. Sulh Ceza Mahkemesi de sanıkları tahliye etti. Gerekçe olarak da, ‘sanıklara istenen ceza oranı ile tutuklama tedbiri arasındaki orantısızlık’ halini gösterdi. Adli kontrol hükümleri ile serbest bırakılan 8 kişi her hafta ikametlerine en yakın karakola giderek imza atacak. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da ‘Taksim’de bayrak satarken gözaltına alınan Ali Sarıçiçek isyana teşvikten tutuklandı, 20 yıl hapisle yargılanacak’ şeklindeki haberler üzerine yazılı açıklama yaptı. Söz konusu haberlerin gerçeği yansıtmadığının altının çizildiği açıklamada, bayrak sattığı için tutuklandığı iddia edilen Sarıçiçek’in ‘görevi yaptırmamak için direnme’ ve ‘ihtarlara rağmen kendiliğinden dağılmama’ suçlarından tutuklandığı ifade edildi.
Zaman
En Çok Okunan
17.07.2013
SuçişleyeninyanınakârkalıyorSuç işleyenin yanına kâr kalıyor
Suç, işleyenin yanına kâr kalıyor
Zaman
17.07.2013
01:53
Gezi Parkı protestolarıyla başlayan eylemlerde şiddet uygulayan, başkalarının canına kastedenler bir türlü belirlenemiyor.Şiddet uygulayan eylemcilerin de, eylemcilere karşı şiddet gösterenlerin de genellikle yaptıkları yanına kâr kalıyor. Bahçelievler Belediye Başkanı’nın gelini, Beşiktaş iskelesinde saldırıya uğradı, bebeğinin yanında ağır şiddete maruz kaldı, failler tespit edilemedi. 2 Haziran’da Abdullah Başçı’yı aracıyla caddeden geçtiği sırada boğazından bıçaklayan zanlı, olaydan hemen sonra yakalandı. Savcılık, tutuklama istedi, ancak mahkeme salıverdi. Palalı saldırgan olarak bilinen Sabri Çelebi, gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı. Çelebi şimdi Fas’ta. Eskişehir’de, Ali İsmail Korkmaz’ı öldürdüğü öne sürülen eli sopalı kişilerin kim olduğu hâlâ meçhul.Şah damarımı bıçaklayan saldırgan neden serbest?Abdullah Başçı, 2 Haziran’da Merter Nadide Caddesi’nde Gezi eylemcilerinin bıçaklı saldırısına uğradı. Aracıyla caddeden geçtiği sırada boğazından bıçaklanan Başçı, ağır yaralı olarak Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Başçı’yı şah damarından yaralayan zanlı olaydan hemen sonra yakalandı. Savcılık, şüphelinin tutuklanmasını istedi ancak mahkeme serbest bıraktı. 8 gün hastanede kaldığını söyleyen Abdullah Başçı, yaşadıklarını Zaman’a anlattı.Kendisinin hastaneden taburcu olmadan saldırganın salıverilmesini anlayamadığını söyleyen eski belediye başkanı, “Saldırganlar karşısında neden mağdur oluyoruz?” diye sordu. Taksim’de elinde palayla halka saldıran Sabri Çelebi hakkında yakalama kararı çıkarıldığını hatırlatan Başçı, “Bir kişi benim boğazımı kesti, buna tutuklama yok. Bu nasıl bir çifte standarttır?” diyerek bütün şiddet uygulayanların cezasını çekmesi gerektiğini vurguladı. Kendisine saldıranın serbest bırakılmasına itiraz ettiklerini ancak bir sonuç alamadıklarını belirterek, şunları kaydetti: “Savcılık tutuklama kararı veriyor, adam öldürmeye tam teşebbüsten. Fakat hâkim serbest bırakıyor. Ben bunu anlamaya çalışıyorum. Benim başıma gelen olay Gezi eylemleri yapan bir vatandaşımızın başına gelseydi ve tutuklanmama durumu olsaydı, televizyonlarda her yanda yaygaradan geçilmezdi. Bir Gezi eylemcisine yapılan bir harekette tutuklama oluyor da, milletvekili adayı olan bir şahsın boğazının kesilmesi tutuklama sebebi değil mi?”PALALI SALDIRGAN FAS’TA ORTAYA ÇIKMIŞTIGezi Parkı eylemcilerine palayla saldıran ve gözaltına alındıktan sora serbest bırakılan Sabri Çelebi, Fas’ta ortaya çıkmıştı. Savcının itirazı üzerine üst mahkeme tarafından hakkında yakalama kararı çıkarılan Çelebi’nin avukatı, “Bana kaçmadığını, 10 Ağustos tarihli dönüş bileti olduğunu söyledi.” açıklamasında bulunmuştu.Korkmaz’ın ölümüyle ilgili ikinci tahliyeEskişehir’de Gezi Parkı eylemleri sırasında eli sopalı kişiler tarafından yapılan saldırı sonucu hayatını kaybettiği ileri sürülen üniversiteli Ali İsmail Korkmaz’ın ölümüyle ilgili dün bir kişi daha gözaltına alındı. 44 yaşındaki A.Ö., sabah saatlerinde savcı karşısına çıkarıldı. Konuyu soruşturan savcı tarafından ifadesi alınan A.Ö., hakkındaki iddiaları kabul etmedi. Şüphelinin ifadesinde, ‘Korkmaz’ı tanımadığını söylediği öğrenildi. A.Ö., savcılık ifadesi sonrasında tanıklara gösterildi. Tanıklar da şüpheliyi teşhis edemeyince serbest bırakıldı. Olayla ilgili önceki gün S.K. gözaltına alınmış ve serbest bırakılmıştı. Eskişehir dışında olduğu belirtilen diğer bir şahsın da kimliğinin tespit edildiği belirtildi.Bayrak satıcısı, serbest bırakıldıGezi Parkı olaylarıyla ilgili tutuklanan bayrak satıcısı Ali Sarıçiçek ile birlikte 8 kişi dün tahliye edildi. Sanık avukatları İstanbul Adalet Sarayı’na giderek, müvekkillerinin tahliye edilmesi için dilekçe sunmuştu. Tutukluluk hallerini değerlendiren İstanbul 6. Sulh Ceza Mahkemesi de sanıkları tahliye etti. Gerekçe olarak da, ‘sanıklara istenen ceza oranı ile tutuklama tedbiri arasındaki orantısızlık’ halini gösterdi. Adli kontrol hükümleri ile serbest bırakılan 8 kişi her hafta ikametlerine en yakın karakola giderek imza atacak. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da ‘Taksim’de bayrak satarken gözaltına alınan Ali Sarıçiçek isyana teşvikten tutuklandı, 20 yıl hapisle yargılanacak’ şeklindeki haberler üzerine yazılı açıklama yaptı. Söz konusu haberlerin gerçeği yansıtmadığının altının çizildiği açıklamada, bayrak sattığı için tutuklandığı iddia edilen Sarıçiçek’in ‘görevi yaptırmamak için direnme’ ve ‘ihtarlara rağmen kendiliğinden dağılmama’ suçlarından tutuklandığı ifade edildi.
Zaman
Güncel
17.07.2013
SuçişleyeninyanınakârkalıyorSuç işleyenin yanına kâr kalıyor
Suç, işleyenin yanına kâr kalıyor
Zaman
17.07.2013
01:51
Gezi Parkı protestolarıyla başlayan eylemlerde şiddet uygulayan, başkalarının canına kastedenler bir türlü belirlenemiyor.Şiddet uygulayan eylemcilerin de, eylemcilere karşı şiddet gösterenlerin de genellikle yaptıkları yanına kâr kalıyor. Bahçelievler Belediye Başkanı’nın gelini, Beşiktaş iskelesinde saldırıya uğradı, bebeğinin yanında ağır şiddete maruz kaldı, failler tespit edilemedi. 2 Haziran’da Abdullah Başçı’yı aracıyla caddeden geçtiği sırada boğazından bıçaklayan zanlı, olaydan hemen sonra yakalandı. Savcılık, tutuklama istedi, ancak mahkeme salıverdi. Palalı saldırgan olarak bilinen Sabri Çelebi, gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı. Çelebi şimdi Fas’ta. Eskişehir’de, Ali İsmail Korkmaz’ı öldürdüğü öne sürülen eli sopalı kişilerin kim olduğu hâlâ meçhul.Şah damarımı bıçaklayan saldırgan neden serbest?Abdullah Başçı, 2 Haziran’da Merter Nadide Caddesi’nde Gezi eylemcilerinin bıçaklı saldırısına uğradı. Aracıyla caddeden geçtiği sırada boğazından bıçaklanan Başçı, ağır yaralı olarak Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Başçı’yı şah damarından yaralayan zanlı olaydan hemen sonra yakalandı. Savcılık, şüphelinin tutuklanmasını istedi ancak mahkeme serbest bıraktı. 8 gün hastanede kaldığını söyleyen Abdullah Başçı, yaşadıklarını Zaman’a anlattı.Kendisinin hastaneden taburcu olmadan saldırganın salıverilmesini anlayamadığını söyleyen eski belediye başkanı, “Saldırganlar karşısında neden mağdur oluyoruz?” diye sordu. Taksim’de elinde palayla halka saldıran Sabri Çelebi hakkında yakalama kararı çıkarıldığını hatırlatan Başçı, “Bir kişi benim boğazımı kesti, buna tutuklama yok. Bu nasıl bir çifte standarttır?” diyerek bütün şiddet uygulayanların cezasını çekmesi gerektiğini vurguladı. Kendisine saldıranın serbest bırakılmasına itiraz ettiklerini ancak bir sonuç alamadıklarını belirterek, şunları kaydetti: “Savcılık tutuklama kararı veriyor, adam öldürmeye tam teşebbüsten. Fakat hâkim serbest bırakıyor. Ben bunu anlamaya çalışıyorum. Benim başıma gelen olay Gezi eylemleri yapan bir vatandaşımızın başına gelseydi ve tutuklanmama durumu olsaydı, televizyonlarda her yanda yaygaradan geçilmezdi. Bir Gezi eylemcisine yapılan bir harekette tutuklama oluyor da, milletvekili adayı olan bir şahsın boğazının kesilmesi tutuklama sebebi değil mi?”PALALI SALDIRGAN FAS’TA ORTAYA ÇIKMIŞTIGezi Parkı eylemcilerine palayla saldıran ve gözaltına alındıktan sora serbest bırakılan Sabri Çelebi, Fas’ta ortaya çıkmıştı. Savcının itirazı üzerine üst mahkeme tarafından hakkında yakalama kararı çıkarılan Çelebi’nin avukatı, “Bana kaçmadığını, 10 Ağustos tarihli dönüş bileti olduğunu söyledi.” açıklamasında bulunmuştu.Korkmaz’ın ölümüyle ilgili ikinci tahliyeEskişehir’de Gezi Parkı eylemleri sırasında eli sopalı kişiler tarafından yapılan saldırı sonucu hayatını kaybettiği ileri sürülen üniversiteli Ali İsmail Korkmaz’ın ölümüyle ilgili dün bir kişi daha gözaltına alındı. 44 yaşındaki A.Ö., sabah saatlerinde savcı karşısına çıkarıldı. Konuyu soruşturan savcı tarafından ifadesi alınan A.Ö., hakkındaki iddiaları kabul etmedi. Şüphelinin ifadesinde, ‘Korkmaz’ı tanımadığını söylediği öğrenildi. A.Ö., savcılık ifadesi sonrasında tanıklara gösterildi. Tanıklar da şüpheliyi teşhis edemeyince serbest bırakıldı. Olayla ilgili önceki gün S.K. gözaltına alınmış ve serbest bırakılmıştı. Eskişehir dışında olduğu belirtilen diğer bir şahsın da kimliğinin tespit edildiği belirtildi.Bayrak satıcısı, serbest bırakıldıGezi Parkı olaylarıyla ilgili tutuklanan bayrak satıcısı Ali Sarıçiçek ile birlikte 8 kişi dün tahliye edildi. Sanık avukatları İstanbul Adalet Sarayı’na giderek, müvekkillerinin tahliye edilmesi için dilekçe sunmuştu. Tutukluluk hallerini değerlendiren İstanbul 6. Sulh Ceza Mahkemesi de sanıkları tahliye etti. Gerekçe olarak da, ‘sanıklara istenen ceza oranı ile tutuklama tedbiri arasındaki orantısızlık’ halini gösterdi. Adli kontrol hükümleri ile serbest bırakılan 8 kişi her hafta ikametlerine en yakın karakola giderek imza atacak. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da ‘Taksim’de bayrak satarken gözaltına alınan Ali Sarıçiçek isyana teşvikten tutuklandı, 20 yıl hapisle yargılanacak’ şeklindeki haberler üzerine yazılı açıklama yaptı. Söz konusu haberlerin gerçeği yansıtmadığının altının çizildiği açıklamada, bayrak sattığı için tutuklandığı iddia edilen Sarıçiçek’in ‘görevi yaptırmamak için direnme’ ve ‘ihtarlara rağmen kendiliğinden dağılmama’ suçlarından tutuklandığı ifade edildi.
Zaman
Ana Sayfa
17.07.2013
SuçişleyeninyanınakârkalıyorSuç işleyenin yanına kâr kalıyor
KCK'lı sınav çetesi liderine rekor ceza talebi
Zaman
10.07.2013
17:49
İzmirde, ÖSS ve KPSSde iki kez jokerlik yaptıktan sonra pişman olan Dokuz Eylül Üniversitesi öğrencisinin ihbarıyla çökertilen KCK sınav çetesine rekor ceza talebi geldi.1999dan beri, ÖSYMnin düzenlediği sınavlara, 155 kez gerçek adayların yerine para karşılığı joker denilen kişileri sokarak rant elde eden çete lideri Kenan Öztürk hakkında savcı toplam 396,5 yıl hapis cezası istedi. İzmir 12.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede çete lideri Kenan Öztürk ile birlikte 60 sanık yargılanacak.ÖĞRENCİNİN İHBARI ÇETEYİ ÇÖKERTTİİzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianameye göre, Mehmet Kenan Öztürkün elebaşısı olduğu örgüt 1999dan beri, ÖSYMnin düzenlediği sınavlara, 155 kez gerçek adayların yerine para karşılığı joker denilen kişileri soktu. Bunun karşılığında örgüte önemli para desteği sağlandı. ÖSS ve KPSSde iki kez jokerlik yaptıktan sonra pişman olan Dokuz Eylül Üniversitesi öğrencisi Yunus Atabay, yaşanan sahtekarlığı polise ihbar etti. Aynı davada gizli tanık olan öğrenci, kredi kartı borçları sebebiyle sıkıntı yaşadığı dönemde başkasının yerine sınava girerek jokerlik yaptığını ve para aldığını itiraf etti.POLİS SUÇÜSTÜ YAPTIİzmir Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, 7 Temmuz 2012 günü KPSS sırasında İzmir, Diyarbakır, Batman, Hakkâri, Gaziantep, Mardin, İstanbul ve Ankarada düğmeye bastı. İlk operasyonda 34 kişi, Kasım 2012de düzenlenen ikinci dalgada9u kamu görevlisi 19 kişi gözaltına alındı. İlk operasyonda 17 joker, sınavdayken suçüstü yakalandı. 22si tutuklu 60 sanık hakkında, Savcı Ender Karadeniz tarafından hazırlanan iddianame, İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Mehmet Kenan Öztürk liderliğindeki örgütün 1999 yılından bu yana sahte belgelerle sınavlara joker tabir edilen kişileri soktuğu ve bu yolla 155 usulsüz olayın tespit edildiği belirtildi. Öztürk hakkında örgüt liderliği, 50 sahtecilik, tehdit gibi suçlardan 396,5 yıl hapis cezası istendi.Sahte kimliklerle başkasının yerine sınava giren jokerlere örgütün 2 bin TL ödeme yaptığı, ÖSS ya da KPSS gibi sınavları kazandırdığı kişilerden de 20 ile 30 bin TL arasında para aldığı tespit edildi. Joker olduğu belirlenen şüphelilerden Yunus Atabayın kredi kartı borçları sebebiyle 5 bin TLye sınava girmeyi kabul ettiği, diğer şüpheli İbrahim Halil Demirin ise tehdit üzerine 2011 yılı KPSSye girmeyi kabul ettiği iddianamede yer aldı. Yapılan aramalarda çete lideri Öztürke ait 40 topu ortaya çıktı. Öztürkün ayrıca banka hesaplarında yüklü miktarda para tespit edildi.SANIKLARIN 23Ü PKK ÜYESİSınav çetesinin terör örgütü bağlantıları da iddianamede dikkat çekti.60 sanıktan 23ünün terör örgütüne yardım ve yataklık, örgüt üyeliği gibi suçlardan kaydı bulunduğu öğrenildi. Örgütün terör örgütüyle bağlantısı ise iddianamenin Netice başlıklı bölümünde, Şüphelilerin örgüt sempatizanı olan kişileri yönlendirerek sınavlarda yerlerine örgüt Jokerlerini kullanmak vasıtasıyla şahısları üniversitelere ve kamu kurumlarına yerleştirmeye çalıştıkları, bu suretle dolaylı da olsa PKK/KCK terör örgütünün gençlik yapılanması olan DYGMnin üniversitelerdeki nüfuzunun artmasına katkı sağlandığı şeklinde yer aldı.(İHA)
Zaman
Son Dakika
10.07.2013
KCKlısınavçetesiliderinerekorcezatalebiKCKlı sınav çetesi liderine rekor ceza talebi
KCK'lı sınav çetesi 396 yılla yargılanacak
Zaman
10.07.2013
02:06
İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi, KCK bağlantılı sınav çetesiyle ilgili iddianameyi kabul etti.İddianameye göre, Mehmet Kenan Öztürk’ün elebaşısı olduğu örgüt 1999’dan beri, ÖSYM’nin düzenlediği sınavlara, 155 kez gerçek adayların yerine para karşılığı ‘joker’ denilen kişileri sokarak müdahale etti. Öztürk hakkında örgüt liderliği, 50 ayrı sahtecilik, ÖSYM Kanunu’na muhalefet gibi suçlardan 396,5 yıl hapis istendi. İddianamede adı geçen 60 sanıktan 23’ünün, örgüt üyeliği suçundan kaydının bulunduğu da öğrenildi.KCK bağlantılı sınav çetesine yönelik operasyon, ÖSS ve KPSS’de iki kez jokerlik yaptıktan sonra pişman olan Dokuz Eylül Üniversitesi öğrencisinin ihbarıyla başladı. Gizli tanık da olan öğrenci, kredi kartı borçları sebebiyle sıkıntı yaşadığı dönemde bunu bilen bir arkadaşının, ‘başkasının yerine ÖSS’ye girerek karşılığında para alabileceği’ teklifinde bulunduğunu anlattı. İzmir Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube ekipleri, 7 Temmuz 2012 günü KPSS sırasında İzmir, Diyarbakır, Batman, Hakkâri, Gaziantep, Mardin, İstanbul ve Ankara’da düğmeye bastı. İlk operasyonda 34 kişi, Kasım 2012’de düzenlenen ikinci dalgada ise 9’u kamu görevlisi 19 kişi gözaltına alındı. İlk operasyonda 17 joker, sınavdayken suçüstü yakalandı. 22’si tutuklu 60 sanık hakkında, Savcı Ender Karadeniz tarafından hazırlanan iddianame, İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Mehmet Kenan Öztürk liderliğindeki örgütün 1999 yılından bu yana sahte belgelerle sınavlara joker tabir edilen kişileri soktuğu ve bu yolla 155 usulsüz olayın tespit edildiği belirtildi. Öztürk hakkında örgüt liderliği, 50 ayrı sahtecilik, suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanarak tehdit gibi suçlardan 396,5 yıl hapis cezası istendi.JOKERLERE 2 İLA 5 BİN TL ÖDEME: Sahte kimliklerle başkasının yerine sınava giren jokerlere örgütün 2-5 bin TL ödeme yaptığı, ÖSS ya da KPSS gibi sınavları kazandırdığı kişilerden de 20-30 bin TL arasında para aldığı tespit edildi. Joker olduğu belirlenen şüphelilerden Yunus Atabay’ın kredi kartı borçları sebebiyle 5 bin TL’ye sınava girmeyi kabul ettiği, diğer şüpheli İbrahim Halil Demir’in ise tehdit üzerine 2011 yılı KPSS’ye girmeyi kabul ettiği iddianamede yer aldı.ÇETE ELEBAŞINA AİT 40 TAPU ÇIKTI: Çete elebaşı Mehmet Kenan Öztürk’ün dudak uçaklatan mal varlığı da iddianameye yansıdı. Beş bankada bulunan hesapları incelenen Öztürk’e 2006-2011 yılları arasında farklı kişiler tarafından 1 milyon 523 bin TL yatırıldığı, bu hesaplardan 1 milyon 418 bin TL’nin çekildiği belirlendi. Öztürk’ün hesaplarına yatan paraların, ‘joker’ diye adlandırılan terör örgütü sempatizanları aracılığıyla toplandığı tespit edildi. Herhangi bir iş yapmayan ve vergi mükellefi olmayan çete elebaşının, Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde 40 adet gayrimenkul kaydı bulunduğu da belirlendi.SANIKLARIN 23’Ü PKK ÜYESİ: Sınav çetesinin terör örgütü bağlantıları da ortaya çıktı. 60 sanıktan 23’ünün terör örgütüne yardım ve yataklık, örgüt üyeliği gibi suçlardan kaydının bulunduğu öğrenildi. Örgütün terör örgütüyle bağlantısı ise iddianamenin ‘Netice’ başlıklı bölümünde şöyle yer aldı: “Şüphelilerin örgüt sempatizanı olan kişileri yönlendirerek sınavlarda yerlerine örgüt Joker’lerini kullanmak vasıtasıyla şahısları üniversitelere ve kamu kurumlarına yerleştirmeye çalıştıkları, bu suretle dolaylı da olsa PKK/KCK terör örgütünün gençlik yapılanması olan DYGM’nin üniversitelerdeki nüfuzunun artmasına katkı sağlandığı değerlendirilmiştir.”
Zaman
En Çok Okunan
10.07.2013
KCKlısınavçetesi396yıllayargılanacakKCKlı sınav çetesi 396 yılla yargılanacak
KCK'lı sınav çetesi 396 yılla yargılanacak
Zaman
10.07.2013
01:52
İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi, KCK bağlantılı sınav çetesiyle ilgili iddianameyi kabul etti.İddianameye göre, Mehmet Kenan Öztürk’ün elebaşısı olduğu örgüt 1999’dan beri, ÖSYM’nin düzenlediği sınavlara, 155 kez gerçek adayların yerine para karşılığı ‘joker’ denilen kişileri sokarak müdahale etti. Öztürk hakkında örgüt liderliği, 50 ayrı sahtecilik, ÖSYM Kanunu’na muhalefet gibi suçlardan 396,5 yıl hapis istendi. İddianamede adı geçen 60 sanıktan 23’ünün, örgüt üyeliği suçundan kaydının bulunduğu da öğrenildi.KCK bağlantılı sınav çetesine yönelik operasyon, ÖSS ve KPSS’de iki kez jokerlik yaptıktan sonra pişman olan Dokuz Eylül Üniversitesi öğrencisinin ihbarıyla başladı. Gizli tanık da olan öğrenci, kredi kartı borçları sebebiyle sıkıntı yaşadığı dönemde bunu bilen bir arkadaşının, ‘başkasının yerine ÖSS’ye girerek karşılığında para alabileceği’ teklifinde bulunduğunu anlattı. İzmir Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube ekipleri, 7 Temmuz 2012 günü KPSS sırasında İzmir, Diyarbakır, Batman, Hakkâri, Gaziantep, Mardin, İstanbul ve Ankara’da düğmeye bastı. İlk operasyonda 34 kişi, Kasım 2012’de düzenlenen ikinci dalgada ise 9’u kamu görevlisi 19 kişi gözaltına alındı. İlk operasyonda 17 joker, sınavdayken suçüstü yakalandı. 22’si tutuklu 60 sanık hakkında, Savcı Ender Karadeniz tarafından hazırlanan iddianame, İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Mehmet Kenan Öztürk liderliğindeki örgütün 1999 yılından bu yana sahte belgelerle sınavlara joker tabir edilen kişileri soktuğu ve bu yolla 155 usulsüz olayın tespit edildiği belirtildi. Öztürk hakkında örgüt liderliği, 50 ayrı sahtecilik, suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanarak tehdit gibi suçlardan 396,5 yıl hapis cezası istendi.JOKERLERE 2 İLA 5 BİN TL ÖDEME: Sahte kimliklerle başkasının yerine sınava giren jokerlere örgütün 2-5 bin TL ödeme yaptığı, ÖSS ya da KPSS gibi sınavları kazandırdığı kişilerden de 20-30 bin TL arasında para aldığı tespit edildi. Joker olduğu belirlenen şüphelilerden Yunus Atabay’ın kredi kartı borçları sebebiyle 5 bin TL’ye sınava girmeyi kabul ettiği, diğer şüpheli İbrahim Halil Demir’in ise tehdit üzerine 2011 yılı KPSS’ye girmeyi kabul ettiği iddianamede yer aldı.ÇETE ELEBAŞINA AİT 40 TAPU ÇIKTI: Çete elebaşı Mehmet Kenan Öztürk’ün dudak uçaklatan mal varlığı da iddianameye yansıdı. Beş bankada bulunan hesapları incelenen Öztürk’e 2006-2011 yılları arasında farklı kişiler tarafından 1 milyon 523 bin TL yatırıldığı, bu hesaplardan 1 milyon 418 bin TL’nin çekildiği belirlendi. Öztürk’ün hesaplarına yatan paraların, ‘joker’ diye adlandırılan terör örgütü sempatizanları aracılığıyla toplandığı tespit edildi. Herhangi bir iş yapmayan ve vergi mükellefi olmayan çete elebaşının, Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde 40 adet gayrimenkul kaydı bulunduğu da belirlendi.SANIKLARIN 23’Ü PKK ÜYESİ: Sınav çetesinin terör örgütü bağlantıları da ortaya çıktı. 60 sanıktan 23’ünün terör örgütüne yardım ve yataklık, örgüt üyeliği gibi suçlardan kaydının bulunduğu öğrenildi. Örgütün terör örgütüyle bağlantısı ise iddianamenin ‘Netice’ başlıklı bölümünde şöyle yer aldı: “Şüphelilerin örgüt sempatizanı olan kişileri yönlendirerek sınavlarda yerlerine örgüt Joker’lerini kullanmak vasıtasıyla şahısları üniversitelere ve kamu kurumlarına yerleştirmeye çalıştıkları, bu suretle dolaylı da olsa PKK/KCK terör örgütünün gençlik yapılanması olan DYGM’nin üniversitelerdeki nüfuzunun artmasına katkı sağlandığı değerlendirilmiştir.”
Zaman
Güncel
10.07.2013
KCKlısınavçetesi396yıllayargılanacakKCKlı sınav çetesi 396 yılla yargılanacak
KCK'lı sınav çetesi 396 yılla yargılanacak
Zaman
10.07.2013
01:52
İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi, KCK bağlantılı sınav çetesiyle ilgili iddianameyi kabul etti.İddianameye göre, Mehmet Kenan Öztürk’ün elebaşısı olduğu örgüt 1999’dan beri, ÖSYM’nin düzenlediği sınavlara, 155 kez gerçek adayların yerine para karşılığı ‘joker’ denilen kişileri sokarak müdahale etti. Öztürk hakkında örgüt liderliği, 50 ayrı sahtecilik, ÖSYM Kanunu’na muhalefet gibi suçlardan 396,5 yıl hapis istendi. İddianamede adı geçen 60 sanıktan 23’ünün, örgüt üyeliği suçundan kaydının bulunduğu da öğrenildi.KCK bağlantılı sınav çetesine yönelik operasyon, ÖSS ve KPSS’de iki kez jokerlik yaptıktan sonra pişman olan Dokuz Eylül Üniversitesi öğrencisinin ihbarıyla başladı. Gizli tanık da olan öğrenci, kredi kartı borçları sebebiyle sıkıntı yaşadığı dönemde bunu bilen bir arkadaşının, ‘başkasının yerine ÖSS’ye girerek karşılığında para alabileceği’ teklifinde bulunduğunu anlattı. İzmir Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube ekipleri, 7 Temmuz 2012 günü KPSS sırasında İzmir, Diyarbakır, Batman, Hakkâri, Gaziantep, Mardin, İstanbul ve Ankara’da düğmeye bastı. İlk operasyonda 34 kişi, Kasım 2012’de düzenlenen ikinci dalgada ise 9’u kamu görevlisi 19 kişi gözaltına alındı. İlk operasyonda 17 joker, sınavdayken suçüstü yakalandı. 22’si tutuklu 60 sanık hakkında, Savcı Ender Karadeniz tarafından hazırlanan iddianame, İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Mehmet Kenan Öztürk liderliğindeki örgütün 1999 yılından bu yana sahte belgelerle sınavlara joker tabir edilen kişileri soktuğu ve bu yolla 155 usulsüz olayın tespit edildiği belirtildi. Öztürk hakkında örgüt liderliği, 50 ayrı sahtecilik, suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanarak tehdit gibi suçlardan 396,5 yıl hapis cezası istendi.JOKERLERE 2 İLA 5 BİN TL ÖDEME: Sahte kimliklerle başkasının yerine sınava giren jokerlere örgütün 2-5 bin TL ödeme yaptığı, ÖSS ya da KPSS gibi sınavları kazandırdığı kişilerden de 20-30 bin TL arasında para aldığı tespit edildi. Joker olduğu belirlenen şüphelilerden Yunus Atabay’ın kredi kartı borçları sebebiyle 5 bin TL’ye sınava girmeyi kabul ettiği, diğer şüpheli İbrahim Halil Demir’in ise tehdit üzerine 2011 yılı KPSS’ye girmeyi kabul ettiği iddianamede yer aldı.ÇETE ELEBAŞINA AİT 40 TAPU ÇIKTI: Çete elebaşı Mehmet Kenan Öztürk’ün dudak uçaklatan mal varlığı da iddianameye yansıdı. Beş bankada bulunan hesapları incelenen Öztürk’e 2006-2011 yılları arasında farklı kişiler tarafından 1 milyon 523 bin TL yatırıldığı, bu hesaplardan 1 milyon 418 bin TL’nin çekildiği belirlendi. Öztürk’ün hesaplarına yatan paraların, ‘joker’ diye adlandırılan terör örgütü sempatizanları aracılığıyla toplandığı tespit edildi. Herhangi bir iş yapmayan ve vergi mükellefi olmayan çete elebaşının, Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde 40 adet gayrimenkul kaydı bulunduğu da belirlendi.SANIKLARIN 23’Ü PKK ÜYESİ: Sınav çetesinin terör örgütü bağlantıları da ortaya çıktı. 60 sanıktan 23’ünün terör örgütüne yardım ve yataklık, örgüt üyeliği gibi suçlardan kaydının bulunduğu öğrenildi. Örgütün terör örgütüyle bağlantısı ise iddianamenin ‘Netice’ başlıklı bölümünde şöyle yer aldı: “Şüphelilerin örgüt sempatizanı olan kişileri yönlendirerek sınavlarda yerlerine örgüt Joker’lerini kullanmak vasıtasıyla şahısları üniversitelere ve kamu kurumlarına yerleştirmeye çalıştıkları, bu suretle dolaylı da olsa PKK/KCK terör örgütünün gençlik yapılanması olan DYGM’nin üniversitelerdeki nüfuzunun artmasına katkı sağlandığı değerlendirilmiştir.”
Zaman
Ana Sayfa
10.07.2013
KCKlısınavçetesi396yıllayargılanacakKCKlı sınav çetesi 396 yılla yargılanacak
17 Yaşındaki Dilek in Katili 5 Yıl Sonra Yakalandı
Haberler.com
17.03.2013
16:17
Kocaelinin Körfez İlçesinde yaklaşık 5 yıl önce öldürülüp cesedi parçalara ayrıldıktan sonra bir bavul içinde denize atılan faili meçhul cinayete kurban giden kişinin o tarihte 17 yaşındaki Dilek Avcı olduğu belirlendi.
Haberler.com
Güncel
17.03.2013
17YaşındakiDilekinKatili5YılSonraYakalandı17 Yaşındaki Dilek in Katili 5 Yıl Sonra Yakalandı
17 Yaşındaki Dilek'in Katili 5 Yıl Sonra Yakalandı
Haber3
17.03.2013
16:08
KOCAELİ’nin Körfez İlçesi’nde yaklaşık 5 yıl önce öldürülüp cesedi parçalara ayrıldıktan sonra bir bavul içinde denize atılan faili meçhul cinayete ku...
Haber3
Son Dakika
17.03.2013
17YaşındakiDilekinKatili5YılSonraYakalandı17 Yaşındaki Dilekin Katili 5 Yıl Sonra Yakalandı
Cezaevi Firarisi Polisten Kaçamadı
Haberler.com
14.03.2013
09:43
Antalyanın Alanya ilçesinde 1999 yılında küfürleşme yüzünden bir kişiyi öldürdüğü için 17 yıl 6 ay hapis cezası alan mahkum cezaevinden kaçtıktan sonra polis tarafından yakalandı.
Haberler.com
Güncel
14.03.2013
CezaeviFirarisiPolistenKaçamadıCezaevi Firarisi Polisten Kaçamadı
Cezaevi Firarisi Polisten Kaçamadı
Haber3
14.03.2013
09:26
Antalyanın Alanya ilçesinde 1999 yılında küfürleşme yüzünden bir kişiyi öldürdüğü için 17 yıl 6 ay hapis cezası alan mahkum cezaevinden kaçtıktan sonra polis tarafından yakalandı.
Haber3
Son Dakika
14.03.2013
CezaeviFirarisiPolistenKaçamadıCezaevi Firarisi Polisten Kaçamadı
Cinayet şüphelisi, 8 yıl sonra camide yakalandı
Haber7
12.03.2013
16:33
Sivasta 2005 yılında 17 yaşındaki Fatih Ateşi av tüfeğiyle öldürdükten sonra kaçan 45 yaşındaki Seyit Ateş, olaydan 8 yıl sonra İstanbulda namaz kılmak için gittiği camide yakalandı
Haber7
Son Dakika
12.03.2013
Cinayetşüphelisi8yılsonracamideyakalandıCinayet şüphelisi 8 yıl sonra camide yakalandı
Cani 17 yıl sonra yakalandı
Haber3
28.07.2012
09:48
Kıyak, çıkarıldığı mahkeme tarafından, birden çok adam öldürmek suçundan tutuklandı.
Haber3
Son Dakika
28.07.2012
Cani17yılsonrayakalandıCani 17 yıl sonra yakalandı
İnfaz timinin amiri, 17 yıl sonra yakalandı
Zaman
28.07.2012
09:00
Ankarada gözaltına alındıktan sonra Diyarbakıra getirilen Kıyak, çıkarıldığı Diyarbakır 3 Nolu Hâkimliği tarafından, birden çok adam öldürmek suçundan tutuklandı. Kıyak, Albay Cemal Temizözün kurduğu sorgu ve infaz ekibinin amiri olarak, gözaltına alınan onlarca kişiyi, adlî makamlara sevk etmek yerine öldürmekle suçlanıyor.
Zaman
Ana Sayfa
28.07.2012
İnfaztimininamiri17yılsonrayakalandıİnfaz timinin amiri 17 yıl sonra yakalandı
İnfaz timinin amiri, 17 yıl sonra yakalandı
Zaman
28.07.2012
02:41
Ankarada gözaltına alındıktan sonra Diyarbakıra getirilen Kıyak, çıkarıldığı Diyarbakır 3 Nolu Hâkimliği tarafından, birden çok adam öldürmek suçundan tutuklandı. Kıyak, Albay Cemal Temizözün kurduğu sorgu ve infaz ekibinin amiri olarak, gözaltına alınan onlarca kişiyi, adlî makamlara sevk etmek yerine öldürmekle suçlanıyor.
Zaman
En Çok Okunan
28.07.2012
İnfaztimininamiri17yılsonrayakalandıİnfaz timinin amiri 17 yıl sonra yakalandı
Toplam "104" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti