ağlamanın | |
|
| YouTube'a 'ağladım' butonu | Samanyolu Haber | 25.04.2012 10:34 |  | | Beğen, Beğenme, Favori gibi butonlar kendinizi ifade etmenize yetmiyor mu... Ağladım I Cried , Dee Kim and Bistin Chenin ağ kültüründe ağlamanın rolünü inceleyen araştırmasının ilk bölümü. Butonu kullanmak isteyenler Chromeun uygulama mağazasına giderek uygulamayı yükleyebiliyor.
Buton diğer YouTube butonlarının... | | Samanyolu Haber Son Dakika 25.04.2012 | | | YouTubeaağladımbutonuYouTubea ağladım butonu |
|
| Kına geceleri şart mı? | CNN Türk | 24.04.2012 10:53 |  | | |
| Mehmet Özdilek: Kafamızı Öne Eğip Ağlamanın Bir Mantığı ... | Haberler.com | 01.04.2012 18:37 |  | | |
| Mehmet Özdilek: Kafamızı öne eğip ağlamanın bir mantığı yok | Haber3 | 01.04.2012 18:23 |  | | |
| "Medya Nitelik Değiştiriyor" | Haber3 | 19.03.2012 16:22 |  | | | Gazeteci-Yazar Prof. Dr. Haluk Şahin, günümüz medyasının hızla nitelik değiştirdiğini belirterek, Geleneksel medya kısmen de olsa halka doğru, zamanında ve sürekli haber sağlıyordu. Ancak bu dönemin sonuna geldik. Gazeteler için ağlamanın bir faydası yok | | Haber3 Son Dakika 19.03.2012 | | | MedyaNitelikDeğiştiriyorMedya Nitelik Değiştiriyor |
|
| Gözyaşı, vücuttan toksinleri atıyor | Türkiye Gazetesi | 05.02.2012 02:09 |  | | | Büyüklerden sıkça duyduğumuz “ağla açılırsın” sözünün doğruluğu bilimsel olarak ispatlandı. ABD’de yapılan araştırmalar, ağlamanın hem fiziksel hem de psikolojik olarak faydalarını ortaya çıkardı. Bazı zararlı kimyasalların vücuttan atılmasını sağlayan gözyaşının psikolojik bir faydası da var. Ağlamak duygu durumumuzu iyileştiriyor ve acı verici durumlarda rahatlama sağlıyor. Stres, kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, tip 2 diyabet ve obezitenin en büyük sorumlularından biri olarak gösteriliyor. Ağlamanın ise stresi azalttığı uzmanlar tarafından söyleniyor. Ağlamanın rahatlatmasının bir sebebi de yine strese sebep olan kimyasalları vücuttan atması. Ağlamak diğer insanlarla aramızdaki duvarları kaldırıyor. Ağlarken utanma, acı gibi duygular ... | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 05.02.2012 | | | GözyaşıvücuttantoksinleriatıyorGözyaşı vücuttan toksinleri atıyor |
|
| İşte Ağlamanın 3 Faydası | TRT | 04.02.2012 16:35 |  | | |
| 'Ağla açılırsın' sözü doğru çıktı | Posta | 04.02.2012 14:37 |  | | Büyüklerimizden sıklıkla duyduğumuz ağla açılırsın sözünün doğruluğu bilimsel olarak da kanıtlandı
ABDde yapılan araştırmalar ağlamanın hem fiziksel hem psikolojik olarak faydalarını gösterdi. İşte ağlamanın 3 faydası;
KİMYASALLAR ATILIYOR
Son yapılan araştırmalar gözyaşının vücuttaki bazı zararlı kimyasalları attığını ve fiziksel anlamda rahatlattığı iddiasını ortaya koyuyor.
Vücuttaki toksik maddeleri atmanın yanı sıra ağlamanın psikolojik bir faydası da elbette var. Ağlamak duygu durumumuzu iyileştiriyor ve acı verici durumlarda rahatlama sağlıyor.
STRESİ AZALTIYOR
Stres kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, tip 2 diyabet ve obezitenin en büyük sorumlularından ... | | Posta Son Dakika 04.02.2012 | | | AğlaaçılırsınsözüdoğruçıktıAğla açılırsın sözü doğru çıktı |
|
| O sözün doğruluğu kanıtlandı | Samanyolu Haber | 04.02.2012 14:37 |  | | Büyüklerimizden sıklıkla duyduğumuz ağla açılırsın sözünün doğruluğu bilimsel... ABDde yapılan araştırmalar ağlamanın hem fiziksel hem psikolojik olarak faydalarını gösterdi. İşte ağlamanın 3 faydası;
KİMYASALLAR ATILIYOR
Son yapılan araştırmalar gözyaşının vücuttaki bazı zararlı kimyasalları attığını ve fiziksel anlamda... | | Samanyolu Haber Son Dakika 04.02.2012 | | | OsözündoğruluğukanıtlandıO sözün doğruluğu kanıtlandı |
|
| Hay bu ağlamanın! | Radikal | 06.12.2011 03:10 |  | | Dün telefonla canlı yayına bağlanan İbrahim Tatlıses gözyaşlarına hâkim olamadı. Ağlamaya başlayınca da kendi kendine Hay ben bu ağlamanın... dedi | | Radikal Cumartesi 06.12.2011 | | | HaybuağlamanınHay bu ağlamanın |
|
| Çocuk şiddeti unutmaz, sevgiyi karşılıksız bırakmaz | Zaman | 01.12.2011 02:52 |  | | |
| Çocuk şiddeti unutmaz, sevgiyi karşılıksız bırakmaz | Zaman | 01.12.2011 01:57 |  | | |
| Çocuk şiddeti unutmaz, sevgiyi karşılıksız bırakmaz | Zaman | 01.12.2011 01:56 |  | | |
| Gözyaşları sağlığa faydalı
| Star | 08.11.2011 12:20 |  | | | Erkekler ağlamaz denir. Ağlamanın bir zayıflık, erkekliği zedeleyecek bir davranış ioduğuna hükmedilir. Ancak, ağlamak erkekler içinde, kadınlar içinde; çocuklar içinde büyükler içinde bir zayıflık işareti değil, gerktiğinde zarurettir. Müdürler, bakanlar | | Star Kadın 08.11.2011 | | | Gözyaşlarısağlığafaydalı
Gözyaşları sağlığa faydalı
|
|
| Gözyaşları sağlığa faydalı
| Star | 08.11.2011 12:20 |  | | | Erkekler ağlamaz denir. Ağlamanın bir zayıflık, erkekliği zedeleyecek bir davranış ioduğuna hükmedilir. Ancak, ağlamak erkekler içinde, kadınlar içinde; çocuklar içinde büyükler içinde bir zayıflık işareti değil, gerktiğinde zarurettir. Müdürler, bakanlar | | Star Son Dakika 08.11.2011 | | | Gözyaşlarısağlığafaydalı
Gözyaşları sağlığa faydalı
|
|
| Gözyaşları Sağlığa Faydalı | Haber3 | 08.11.2011 12:08 |  | | | Erkekler ağlamaz denir. Ağlamanın bir zayıflık, erkekliği zedeleyecek bir davranış ioduğuna hükmedilir. Ancak, ağlamak erkekler içinde, kadınlar içinde; çocuklar içinde büyükler içinde bir zayıflık işareti değil, gerktiğinde zarurettir. Müdürler, bakanlar | | Haber3 Son Dakika 08.11.2011 | | | GözyaşlarıSağlığaFaydalıGözyaşları Sağlığa Faydalı |
|
| Bayramlarımız buruk geçiyor | Milli Gazete | 02.09.2011 10:40 |  | | | Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, Türk Silahlı Kuvvetlerindeki değişikliklerle ilgili olarak, Bir yanlıştan dönülmüştür dedi.
Türkiyenin hem dini hem de milli bayramı bir arada yaşadığını dile getiren Kamalak, şu ifadelere yer verdi: Bayramlar sevinç günlerimizdir. Ancak, biz bu bayramları büyük ölçüde buruk kutlamaktayız. Hem Zafer hem de Ramazan bayramımız buruk. Zafer bayramımız buruktur; çünkü dün omuz omuza ehli küffara karşı göğüslerini siper eden ecdadın çocukları bugün yazıkki birbirlerine vurduruluyorlar. Böyle olmamalıydı ama oldu. Ağlamanın sızlamanın çare olmadığını biliyoruz. Çare tektir ve Milli Görüştür. Başka çare yok.... devamı | | Milli Gazete Güncel 02.09.2011 | | | BayramlarımızburukgeçiyorBayramlarımız buruk geçiyor |
|
| Bayramlarımız buruk geçiyor | Milli Gazete | 02.09.2011 10:16 |  | | | Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, Türk Silahlı Kuvvetlerindeki değişikliklerle ilgili olarak, Bir yanlıştan dönülmüştür dedi.
Türkiyenin hem dini hem de milli bayramı bir arada yaşadığını dile getiren Kamalak, şu ifadelere yer verdi: Bayramlar sevinç günlerimizdir. Ancak, biz bu bayramları büyük ölçüde buruk kutlamaktayız. Hem Zafer hem de Ramazan bayramımız buruk. Zafer bayramımız buruktur; çünkü dün omuz omuza ehli küffara karşı göğüslerini siper eden ecdadın çocukları bugün yazıkki birbirlerine vurduruluyorlar. Böyle olmamalıydı ama oldu. Ağlamanın sızlamanın çare olmadığını biliyoruz. Çare tektir ve Milli Görüştür. Başka çare yok.... devamı | | Milli Gazete Son Dakika 02.09.2011 | | | BayramlarımızburukgeçiyorBayramlarımız buruk geçiyor |
|
| Tüm insanlık için barışı sağlamakla mükellefiz | Milli Gazete | 26.08.2011 11:50 |  | | | Prof. Dr. Mustafa Kamalak, konuşmasının başında Milli Görüş Lideri Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan için davetlilere dua okuttu. Konuşmasına Necmettin Erbakanın Ey Milli Görüşçüler; ilk etapta yaşanabilir bir Türkiye kurmalısınız sözünü hatırlatarak başlayan Kamalak, Hocamız ikinci olarak da Yeniden büyük Türkiyeyi kurmalısınız derdi. Demek ki, bir zamanlar büyük Türkiye varmış. Şu an onu yeniden tesis etmekle mükellefiz, sonra tüm insanlık için barışı sağlamakla mükellefiz dedi. Ağlamanın ve sızlamanın hiç kimseye faydası olmayacağını dile getiren Kamalak, İşin gereğini yerine getirmek lazım. Onun ne olduğunu da liderimiz Necmettin Erbakan ortaya koymuştur. Hans bizi anladı ama Hasanlar anlamadı. Ne yazıkki vaka bu... diye konuştu.... devamı | | Milli Gazete Güncel 26.08.2011 | | | TüminsanlıkiçinbarışısağlamaklamükellefizTüm insanlık için barışı sağlamakla mükellefiz |
|
| SİZDEN GELENLER | Türkiye Gazetesi | 25.05.2011 02:12 |  | | | ÇOCUKLARIM BİR ŞEYLER ÖĞRENDİLER
Bir gün odamda sabah kahvaltımı hazırlamakta iken okula erken gelen, öğrencilerimin en küçüklerinden olan Abdülkadir’in ağlama sesi geliyordu. Süleyman Tutuş ismindeki öğrencimin kendisine:
-Aaa! Abdülkadir bak Kürtçe ağlıyorsun, vallahi seni öğretmene söyleyeceğim, deyince ağlamasını kesmişti. Kendi kendime ağlamanın da dili oluyormuş galiba diye gülmüştüm.
Okulun duvarının bir metrekaresini kömürle boyadım. Kara tahta olarak kullanacaktım. Bir satır yazıncaya kadar bir tebeşiri törpüledi duvarın sıvası, hem de paçavra ile silmek de mümkün olmadı. Sınıfımın tahta zemini üzerindeki iki metre uzunluğunda bir metre eninde bir yeri soba isi ve yumurta akı karışımıyla boyadım. Kara tahtamız burasıydı. Daire şekl ... | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 25.05.2011 | | | SİZDENGELENLERSİZDEN GELENLER |
|
| İnsanın Muttasıl İlgilisi | Milli Gazete | 14.05.2011 11:14 |  | | | Şu iç kapıyı yavaşça çeker, çabuk ve mağrur adımlarla içeri girerdi. Biz onu insanlığımızın katkısı sayardık ömür defterinde. Çizgili bir gülümseme ucu ucuna ulanırdı yaşadığımız ama görmediğimiz yüzünün dar kesiminde. Sevimli bir atmosfer etrafı kaplayıverirdi. Çocuksu bir umutla iyi bilgilerle bilgilendirirdi içimizdeki aydınlık yerleri. İçimizdeki aydınlık yerlerden ırmaklar devşirir hüznüne katık ederdi. Sevimli dakikalar gibi saatimizin vakitlerinden çabuk kayardı. Sokakta rastlardık bazen. Büyük caddelerin orta yerlerinde rastlardık. Alıp kalbimize götürürdük ışıması ve ışımamız için. Bazen çok unuttuğumuz günleri getirip önümüze koyar ve ıtır karıştırırdı yanımızda. Sabah kalkınca duyardık onun cesaret adımlarını. Öğle olunca yine duyardık sevincin parke taşlarını. İkindide biraz bisküvi olur gelirdi çayın eşliğinde. Biraz sigara olurdu sinirlendiğimiz zaman. Biraz takvim olurdu beklediğimiz kıyıda. Vapurlarda güverte olurdu; denizin muhteşemliğine şahit olmak için. Vapurdan inerken gözler olurdu tanıdık bir huyun mutabakatını sağlamak üzere. Gözler gözleri arardı yaşanmamış vakitlerin hakkı adına. Adım atarken adımlarımızda görürdük. Otobüs beklerken otobüslerde. Büyük şehirlerin otogarlarında olurdu. Elimizde bir çantayla ismi hiç duyulmamış bir yer söyleyip oraya otobüs olup olmadığını öğrenmeye çalışmamızdaydı çoğu zaman. Nedenini bilmediğimiz bir kuyruğa girip beklediğimizdeydi. Metro duraklarındaydı gecenin bir saatinde. Gecenin bir saatinde önce çizmeleri görünen sonra çizmenin sahibinin göründüğü kovboy filmlerine bakışımızdaydı. Bir daha görüşmeyelim diyen sözlerimizdeydi bazen. Bazen dudaklarımızın ucuna kadar gelip geri ittiğimiz düşüncelerimizdeydi. Beynimizin kıvrımında ayak seslerini duyardık. Pencerelerdeki gölgelerdeydi arada sırada. Pencere perdelerinin duruşundaydı bir ilkbahar günü duru bir güneşin geçici göz kırpmalarıyla. Hatamızdaydı bazen. Haytalığımızdaydı. Bazen hiç affedilmememizdeydi. Bazen durmadan affedilmemizdeydi. Hatadan sonra utanmamızdaydı yüzümüzde mahcubiyet olaraktan. Geçmeyen vakitlerdeydi oturup bin yıl yanımızda kalacakmış gibi zamanlarımızda. Oturup bir insanı sevdiğimizi düşündüğümüzdeydi. Bir insanı görme arzumuzdaydı uzaktan uzağa. Dostluğun tazelenmesindeydi. Dostluğun bitmesindeki acıdaydı. Arkamıza terk ettiğimiz kovulduğumuz yerdeydi. Kovulduğumuz yerin aklımıza gelmesindeydi. Beyaz sakallı dedemizdeydi hatırladığımızda. Dut seven bir bahçedeydi. Kiraz seven bir bahçede. Bahçeleri seven gönüldeydi. Can eriğindeydi yemyeşil. Tebeşir çekerdi iman tahtamıza. Gönülleri seven insandaydı. Bir gece tek başına yatak sırtında yol almadaydı yürüyerekten. Unutmadaydı okul sıralarındaki hüzünlü günleri. Hatırlamadaydı gençliğin harabeli güzelliğindeki o dimağ serüvenini. Kaza yerindeydi yirmibeş yaşında ölmüş sevdiklerimizin. Ruhuna okuduğumuz fatihanın ritmindeydi. Ağlamanın gözyaşındaydı. Sevmenin sevincinde. Kapkaranlıkta gökteki tek yıldıza bakmadaydı. Bir yaz günü çocukluktan kalma damlardaydı upuzun uzanıp pırıl pırıl bakışlarda. Toprak oynamadaydı. Arkadaşlarının çağırmalarındaydı. Hatırladığımız ilk yağmurdaydı. Hatırladığımız ilk gökyüzünde. İlk ıslık çalışımızdaydı. Hayatımızın ilk ıslığındaydı. İlk yuhalandığımızdaydı. İlk alkışlandığımızdaydı. Deftere ilk pekiyi yazıldığındaydı. Ömür defterine ilk başarısız yazıldığındaydı. Kötülük yapamamamızdaydı. Hayata karşı acemiliklerimizdeydi bizi binbir pişman ederekten. Yaşanmamış kabul ettiğimiz günlerimizdeydi. Gözümüzün önüne getirdiğimizde çarçabuk gözümüzün önünden silmeye çalıştığımız yaşadıklarımızdaydı. Gelsin diye beklediğimiz günlerdeydi. Gelsin diye beklediğimiz ama geldiğinde hiç gelmesini istemediğimiz günlerdeydi. Ağır yanılgılarımızdaydı. Ağır yanılgıyla borç istemelerimizdeydi. Borç öderkenki durumumuzdaydı. Paramızın olmasındaydı. Paramızın olmamasındaydı. Sabahlara kan ter uyandığımızdaydı. Sabahlara aydınlık bir bellekle uyandığımızdaydı. Sabah olsa da kahvaltı yapsam dediğimizdeydi. Kahvaltının hiçbir şeye değişilmeyecek muhteşemliğindeydi. Bir çatalı bir zeytine batırırkenki anlarımızdaydı. Bir domatesin taze kırmızılığındaydı. Bir salatalığın yemyeşil tazeliğinde. İki dilim peynirin ekmekle dostluğuna şahitliğimizdeydi. İki gencin küskünlüğündeydi. Akşamın sadece akşam olarak inmesindeydi. İki dostun özlemli sohbetlerindeydi. Yapayalnız yaşamamızdaydı. Kimsesizliğimizdeydi. Tek başınalığımızdaydı dünyada. Çocukluğumuzdaydı. İlk gençliğimizdeydi. Gençliğimizdeydi. Hatırladığımız bütün saatlere, dakikalara, saniyelere ve saliselere yayılmıştı. Ayrıca, hatırlayamadıklarımıza da.... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 14.05.2011 | | | İnsanınMuttasılİlgilisiİnsanın Muttasıl İlgilisi |
|
| Ağlayan yürekte merhamet vardır | Milli Gazete | 16.04.2011 11:01 |  | | | Hazreti Peygamber ve Merhamet Eğitimi sempozyumu başladı.
Kutlu Doğum Haftası kapsamında düzenlenen Hazreti Peygamber ve Merhamet Eğitimi konulu sempozyum, Kocatepe Camisi Konferans Salonunda başladı. Çağdaş dünyada rekabet anlayışının merhametsizlik üzerine inşa edildiğine değinen Görmez, ağlamanın çok soylu bir davranış olduğunu belirterek, çünkü ağlamanın yürekte halen merhametin varlığını gösterdiğini dile getirdi.... devamı | | Milli Gazete Güncel 16.04.2011 | | | AğlayanyürektemerhametvardırAğlayan yürekte merhamet vardır |
|
| Gözyaşı ve söz | Milli Gazete | 10.04.2011 16:53 |  | | | Toplumumuzda, kişiye yasını tutmasına fırsat verilmez. O an derin acılar içinde olan kişi ağlamak ve rahatlamak istemektedir.
Ama ne zaman gözleri dolsa, etrafında bir insan kümesi belirir ve sakın ağlama, gel dışarı gidelim, eğer ağlarsan ölen yakının azap çeker... gibi sözlerle ağlamasına yasını tutmasına izin vermezler. Oysa Uzmanlar gözyaşının, kişinin beden kimyasını etkileyen stres etkilerini azalttığını ve gözü mikrobik hastalıklardan koruyarak tahriş edici maddelerin tesirini ortadan kaldırdığını söylüyorlar. Yapılan araştırmalarda ağlamanın moral bozukluğuna da iyi geldiği saptanmıştır. Bu konuda çeşitli araştırmalar yapan W. Frey kişinin ağlama sırasında gözyaşı ile vücuttaki strese sebep olan maddeleri attığını iddia etmektedir. Ağlama sırasında salgılanan gözyaşının vücuddaki manganezi yoğunlaştırarak attığı ifade ediliyor.... devamı | | Milli Gazete Toplum Yaşam 10.04.2011 | | | GözyaşıvesözGözyaşı ve söz |
|
| TRT'de şoke eden 1 Nisan şakası | Haber7 | 01.04.2011 15:03 |  | | |
| Ağlamak sonradan öğreniliyor | Samanyolu Haber | 14.11.2010 16:47 |  | | Buna göre kahkaha ve rahatlama ifadeleri doğuştan içimizde varken, duygusal patlamalar ise yaşayarak öğreniliyor. Bilim adamları herhangi bir şakaya yahut komik bir olaya gülmenin içgüdüsel bir tepki, üzüldüğümüzde ağlamanın ise sonradan öğrenilmiş bir davranış olduğunu söylüyor.
Çıkardığımız hangi seslerin içgüdüsel hangilerinin öğrenilmiş olduğunu saptamak üzere Max Planck Enstitüsünden Disa Sauter önderliğinde bir grup bilim adamı bir deney gerçekleştirdiler.Buna göre, duyma yeteneğine sahip 8 insan ile 8 sağır denek olarak seçildi. Bu kişilerden 9 farklı duyguyu sözcükler olmadan seslendirmeleri istendi. Bu duygular arasında korku, rahatlama, öfke, neşe, zafer, tiksinme ve üzüntü yer alıyordu.
Daha sonra bu kişilerin çıkardığı sesler kaydedilerek 25 kişilik başka bir gruba dinletildi.Gruptan duydukları seslerin hangi duygulara ait olduğunu söylemeleri istendi.
Sonuçta kahkahanın ve rahatlamayı gösteren iç çekişin sağır insanlarda da aynı şekilde seslendirildiği saptandı.
Bilim adamları çocukların diğer duygusal sesleri öğrenmede çevredekileri duymanın önemine işaret ediyor. Çocuğun duygularını ifade etmek için çıkardığı sesler ancak bu şekilde diğerleri tarafından anlaşılabilir oluyor. | | Samanyolu Haber Son Dakika 14.11.2010 | | | AğlamaksonradanöğreniliyorAğlamak sonradan öğreniliyor |
|
| Gülmek Allah vergisi, ağlamak sonradan öğreniliyor | Zaman | 14.11.2010 14:50 |  | | |
| Gülmek Allah vergisi, ağlamak sonradan öğreniliyor | Zaman | 14.11.2010 14:49 |  | | |
| Ağlamayan gözden Sana sığınırım | Haber7 | 01.11.2010 10:18 |  | | |
| Ağlamanın faydaları | Haber Türk | 25.09.2010 16:50 |  | | |
| 'Bende şöhret paranoyası başladı' | Posta | 28.04.2010 00:39 |  | | 
Ünlü komedyen Ata Demirer, şöhretten müzdarip ünlüler arasında.
Herkes tarafından tanınmanın kendisini yalnızlılaştırdığını ve paranoyaklaştırdığını söyleyen Demirer evden çıkamıyorum. Beyoğlunda gezmeyi çok severim ama sokaklar çok tehlikeli geliyor, korkuyorum diye konuştu.
Habertürke verdiği röportajda ünlü olmanın sıkıntılarını paylaşan Demirer, bütün yaşadıkları olumsuzluklara rağmen ağlamanın da nankörlük olacağını da sözlerine ekledi.
| | Posta Gece Hayatı 28.04.2010 | | | BendeşöhretparanoyasıbaşladıBende şöhret paranoyası başladı |
|
| 'Bende şöhret paranoyası başladı' | Posta | 28.04.2010 00:31 |  | | 
Ünlü komedyen Ata Demirer, şöhretten müzdarip ünlüler arasında.
Herkes tarafından tanınmanın kendisini yalnızlılaştırdığını ve paranoyaklaştırdığını söyleyen Demirer evden çıkamıyorum. Beyoğlunda gezmeyi çok severim ama sokaklar çok tehlikeli geliyor, korkuyorum diye konuştu.
Habertürke verdiği röportajda ünlü olmanın sıkıntılarını paylaşan Demirer, bütün yaşadıkları olumsuzluklara rağmen ağlamanın da nankörlük olacağını da sözlerine ekledi.
| | Posta Magazin 28.04.2010 | | | BendeşöhretparanoyasıbaşladıBende şöhret paranoyası başladı |
|
| Bebeklerde büyük tehlike ! | Samanyolu Haber | 27.04.2010 10:05 |  | | Çocuk bakım uzmanı, çok fazla ağlayan sıkıntılı bebeklerin ilerleyen yıllarda daha çok problemle karşılaşma riski bulunduğunu söyledi. The Telegraphta yayınlanan habere göre, Your Baby And Child: From Birth To Age Five isimli kitabın yazarı Dr. Penelope Leach, uzun süren ağlama periyotlarının bebeğin gelişen beynine zarar verebileceğini ve ileride çocuğun öğrenme problemleriyle karşılaşacağını belirtti.
Doktorun teorisi bebeklerin 20 dakikaya kadar ağlamasına izin veren popüler çocuk yetiştirme inancına zıt bir düşüncedir. Uzun süre ağlamaya bırakılan bebeğin en sonunda uyuyacağını söyleyen Leach, Bebek tek başına mutlu bir şekilde uyumayı öğrenmeyecek. Ağlamaktan bitkin düştüğü ve yardım geleceği umudunu kaybettiği için uyuyacak dedi.
Ayrıca, uzun süren ağlamanın stres hormonu olan kortizolun üretimini artıracağını belirten Dr. Leach, fazla kortizolun bebeğin beynine zarar verebileceğini kaydetti.
Leach, bunun bebeğin asla ağlamayacağı anlamına gelmediğini ifade ederek, Tüm bebekler ağlar, hatta bazen diğer bebeklerden daha fazla ağlar. Ancak bebeğiniz ağladığında onun yanına gidin, tepkisiz kalmayın diye konuştu. | | Samanyolu Haber Son Dakika 27.04.2010 | | | BebeklerdebüyüktehlikeBebeklerde büyük tehlike |
|
| Kuşların acısı | Samanyolu Haber | 25.03.2010 19:33 |  | | Kuşlar, koca bir çınarın yanarak, kül oluşuna mı ağlıyordu? Yoksa Asya steplerine, Afrika çöllerine savrulan küllerinden gül ormanlarının fışkırışına mı seviniyorlardı? Bir Saidin vefatına mı matem tutuyorlardı? Yoksa bin Saidin diriliş muştusuna mı çırpınıyorlardı?
Soğuk bir mart gecesi, saat gecenin üçü...
Urfa semalarında uçuşan binlerce kuş...
Keskin, yağmurlu bir güz rüzgarında titreşen binlerce yaprak gibi bir anda hareketleniyor; bir uğultu halinde kanat çırpıyor, kavisler çizerek uçuyor, karanlık semayı turluyor ve kalktıkları yere geri dönüyorlar.
Sonra tekrar hareketleniyor, anlayamadıkları ama hissettikleri bir ızdırabın acısını hafifletmek ister gibi kanat çırpıyorlar.
Karanlığın bağrına gömülü evlerin ışıkları birer ikişer yanıyor, pencereler açılıyor, herkes bu garip kuşlara bakıyor.
Bütün canlılar gecenin bağrında uyurken bu kuşlara da ne oluyor?
Bir ürperti, bir huşu hissediyor herkes ama dile getiremiyor.
Yağmur hafif hafif çiseliyor.
İpek Palas Oteli...
Saat gecenin 3ü... 27 nolu oda...
Yağmur gözlü güzel, usulca gözlerini kapamış, nurdan bir abide gibi inancın ve asaletin yüceliğinde öylece uyumaktadır.
Uyudu, ağrıları biraz olsun hafifledi herhalde diyerek üstünü örtüyorlar.
Otelin kapısına dayanan emniyet amirinin sesi yırtıyor karanlığı.
Ankaranın emri, derhal Urfadan çıkmanız gerekiyor, gerekirse çöp arabasına koyup gönderin dediler.
Vefakar Urfa halkı oradadır.
O bizim misafirimizdir, vermeyiz
Abdullah Yeğin, Başbakan Adnan Menderese, ulaşmak niyetiyle gece karanlığında Urfa postanesinin yolunu tutuyor.
Acısını nasıl anlatabilir, hangi kelimeler yüklenmeyi kabul eder bu ağır yükü.
....ömrünü iman ve Kuran hizmetine adamış insanı Urfa emniyeti rahat bırakmıyor, bu haksızlığa müdahale ediniz
Evet , telgraf böyle demelidir.
Gök yüzünde kuşlar...
Urfa semaları çığlık çığlığa...
Kanatlarını açıp kapayarak uçan kuş sürüleri...
Derken, sabah ezanları can vermeye başlıyor Urfa minarelerine.
Büyük Çilekeş, yatağında sessizce uyumaktadır.
Nereye gitse, ardı sıra gelen sadık talebeleri yanı başındadır.
Talebeler telaşlanır.
Bayram Yüksel, Aman! Üstadım üşümesin diye, sobaya birkaç odun daha atmakla meşgul.
İman abidesi insanın üzerine ilk defa sabah ezanı okunmaktadır.
Görülmüş şey değil.
En hasta anlarında, zehirlendiği gecelerde bile namaz vakti geldi mi? diye mutlaka soran iman abidesi, namaz vaktini sormamakta, Urfa minarelerinden yükselen ezanları duymamaktadır.
Her gece, ezandan birkaç saat önce kalkan, evrad-ı ezkarını tamamlayan, asrın gönül sultanı kıpırtısız uyumaktadır.
Kuşlar, çığlık çığlığadır dışarıda. İnsanlar ızdıraplı bir uykuda
Gün ağarmaktadır.
Ölmüş olabileceğine hiç ihtimal vermeksizin sabaha kadar öylece beklerler.
Öyle bir heyecan, öyle bir azimdi ki akıllardan uzak tutmuştu her türlü yılgınlığı. Ölüm mü? Daha yapılacak çok iş vardı.
Gün ışır.
Büyük çilekeş hala uykudadır. Doktor gelir, ellerini tutar, sıcaktır.
Ayna ister, dudaklarına tutar, aynada buhar oluşmaz.
Bir ömür boyu yanan yanardağ durmuş, Karşımda müthiş bir yangın var, içinde imanım tutuşmuş yanıyor, evladım yanıyor diyen yanık ses, susmuştur. Abdülhamite kafa tutan, esarette iken Rus komutanın önünde ayağa kalkmayan, mahkemede ben namaza gidiyorum, siz kararınızı verin, diyen, giyimiyle, kuşamıyla duruşuyla, yaşadığı çağa damgasını vuran büyük dava adamı Sonsuzluğun Sahibine yürümüştür.
Anadolu ızdıraplı uykularından yüreği kanayarak uyanır.
Anadolu Urfaya akın eder.
Nur bedeni , Halil İbrahim Dergahında yıkanır.
Yağmur hafif çiselemektedir.
Bir başka âlemde yıkanmış da dünyaya geri gönderilmiş gibidir.
Ulu Camide kılınan namazdan sonra on binlerin parmak dokunuşuyla Dergaha getirilir.
Asker, polis, halk herkes iç içedir.
Hepsi tabuta dokunabilmenin yarışındadır.
Kabrine konulurken bir komiserin okuduğu Kuran gözyaşlarına boğar herkesi.
Kıyamet kopmuş, vaat edilen hal olmuştur sanki.
Gözler, bulutlarla tatlı bir yarış içindedir, kadınıyla erkeğiyle herkes ağlamanın tadına varmaktadır.
Külfet bitmiş, insanlık adına bir kefaret ödenmiş olsa...
Sürgünlerin Sultanı, Urfada İbrahim (a.s) ın misafirliğinde sadece 111 gün kalabilir.
Bir gece vakti Dergah Camiinin etrafı darbe askerleri tarafından sarılır ve türbesinin taşları kırılarak kabrinden çıkartılır.
Kuşlar...
Yine geceki kuşlar, her renkten kuşlar, yine çığlık çığlığadır.
Kardeşi Abdülmecit Efendi, Konyadan zorla getirilerek, nakil esnasında hazır bulundurulur.
Ömründe hiç uçağa binecek kadar parası olmadığı için; Öyleyse biz de bedava bineriz diyen, mütevazı ve münzevi insan, şimdi göklerdedir.
Sanki ruhunun arkasından ışıktan bedeni de göklerde buluşmak için kanatlanmıştır.
Kardeşi Abdülmecit Efendi uçağın önünde oturmakta; Ah üstadım seni kabrinde de rahat bırakmadılar diyerek ağabeyinin yanı başında için için ağlamaktadır.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 25.03.2010 | | | KuşlarınacısıKuşların acısı |
|
| Ağlamanın inanılmaz faydaları! | İnternet Haber | 15.03.2010 16:16 |  | | |
| Ağlamak kalbe iyi geliyor | Hür Haber | 15.03.2010 11:27 |  | | |
| Barışı ıskalamak
| Radikal | 25.11.2009 16:27 |  | | | - ABDULLAH KIRAN
Ta üç bin yıl önce yazılan bu satırları, bir kez değil, dönüp defalarca okumalı. Savaşın, ölmenin, öldürmenin, ağlamanın, yas tutmanın zamanı geldi ve geçti.
| | Radikal Yorum 25.11.2009 | | | Barışııskalamak
Barışı ıskalamak
|
|
| Barışı ıskalamak
| Radikal | 25.11.2009 16:15 |  | | | Ta üç bin yıl önce yazılan bu satırları, bir kez değil, dönüp defalarca okumalı. Savaşın, ölmenin, öldürmenin, ağlamanın, yas tutmanın zamanı geldi ve geçti.
| | Radikal Ana Sayfa 25.11.2009 | | | Barışııskalamak
Barışı ıskalamak
|
|
| 20:15 Sanko patronu Konukoğlu: Sanayici sürekli ağlar | Net Gazete | 18.09.2009 20:07 |  | | | SANKO Holding Yönetim Kurul Başkanı Abdulkadir Konukoğlu, insanoğlunun hiçbir şeyi yeterli görmediğini vurgulayarak, sanayiciliğin kökeninde ağlamanın olduğunu ifade etti. SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı Konukoğlu, Çok krizler yaşadık. Sanayici her zaman ağlar, hükümet de elinden geldiği kadar vermeye çalışır. Hükümetin kaynakları bu kadar, ancak bu kadar verebiliyorlar. Ağlam şirketine göre değişir. Kimisi olmadığından ağlar, kimisi olsa da ağlar. Ama olmadığı için ağlayan şirketler daha çok. Krizler karşısında bizden daha çok zor durumda kalan arkadaşlarımız var diye konuştu.
| | Net Gazete Son Dakika 18.09.2009 | | | 2015SankopatronuKonukoğluSanayicisürekliağlar2015 Sanko patronu Konukoğlu Sanayici sürekli ağlar |
|
| Ağlamanın Yararlarını Biliyor Musunuz? | Vatan Gazetesi | 31.08.2009 15:36 |  | | |
| Ağlamak kişisel ilişkileri güçlendiriyor | Haber7 | 27.08.2009 14:40 |  | | |
| Ağlamak kişisel ilişkileri güçlendiriyor | En Son Haber | 27.08.2009 12:37 |  | | |
| Ağlamak kişisel ilişkileri güçlendiriyor [Zaman Online] | Zaman | 27.08.2009 10:47 |  | | |
| Ağlamak kişisel ilişkileri güçlendiriyor [Zaman Online] | Zaman | 27.08.2009 10:43 |  | | |
| Fazla gülmek iyi değil | En Son Haber | 11.05.2009 14:57 |  | | |
| Fazla gülmekte hasta eder | Haber3 | 11.05.2009 11:37 |  | | |
| Gülerken krize girmeyin | Haber Türk | 11.05.2009 10:22 |  | | |
| Bebeklerin ağlama şifresi çözüldü | Zaman | 11.04.2009 15:54 |  | | Pediatri Uzmanı Şükran Yıldırım, bebeklerin sıkıntı ve ihtiyaçlarına göre değişik şekillerde ağladıklarını söyleyerek, Araştırmalar, ağlamanın da bir beden dili olduğunu gösteriyor. Bebekler acıktığında başka türlü, yorulduğunda başka türlü ağlıyor dedi. | | Zaman En Çok Okunan 11.04.2009 | | | BebeklerinağlamaşifresiçözüldüBebeklerin ağlama şifresi çözüldü |
|
| Bebeklerin ağlama şifresi çözüldü | GazetePort | 11.04.2009 15:35 |  | | |
| Bebeklerin ağlama şifresi çözüldü | Sabah | 11.04.2009 14:22 |  | | | Akay Hastanesi Pediatri Uzmanı Şükran Yıldırım, bebeklerin sıkıntı ve ihtiyaçlarına göre değişik şekillerde ağladıklarını söyleyerek, Araştırmalar, ağlamanın da bir beden dili olduğunu gösteriyor. Bebekler acıktığında başka türlü, yorulduğunda başka türlü ağlıyor dedi.. | | Sabah Son Dakika 11.04.2009 | | | BebeklerinağlamaşifresiçözüldüBebeklerin ağlama şifresi çözüldü |
|
| Bebeklerin ağlama şifresi çözüldü | Haber7 | 11.04.2009 13:39 |  | | |
|
| |