adımları para | |
|
| Sözcü Erdoğan'lı para bastı | En Son Haber | 06.03.2012 10:45 |  | | |
| 17:31 Kalıcı çözüm adımlarını hükümetler atacak | Net Gazete | 29.02.2012 17:40 |  | | | Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, dünya ekonomisinde asıl kalıcı çözümlerin hükümetlerin atacağı adımlarla gerçekleşeceğini belirterek, Kalıcı çözüm için pek çok ülkede ciddi bütçe tedbirleri gerekiyor. Özellikle gelişmiş ülkeler, çok hızlı bir şekilde bu adımları atmaları gerekiyor. Sadece sırtlarını merkez bankalarına dayayıp Sen biraz para sür biz de rahat edelim yaklaşımının sürdürülemez bir yaklaşım olduğunu, buradan tekrar altını çizerek vurgulamak istiyorum dedi. | | Net Gazete Son Dakika 29.02.2012 | | | 1731Kalıcıçözümadımlarınıhükümetleratacak1731 Kalıcı çözüm adımlarını hükümetler atacak |
|
| Babacan: 'Avrupa, ABD harıl harıl para basıyor' | Posta | 29.02.2012 13:28 |  | | 
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, dünya ekonomisinde asıl kalıcı çözümlerin hükümetlerin atacağı adımlarla gerçekleşeceğini belirterek, Kalıcı çözüm için pek çok ülkede ciddi bütçe tedbirleri gerekiyor. Özellikle gelişmiş ülkeler, çok hızlı bir şekilde bu adımları atmaları gerekiyor. Sadece sırtlarını merkez bankalarına dayayıp Sen biraz para sür biz de rahat edelim yaklaşımının sürdürülemez bir yaklaşım olduğunu, buradan tekrar altını çizerek vurgulamak istiyorum dedi.
Babacan, Arap Bankalar Birliği, Türkiye Bankalar Birliği ve Dünya Arap Bankacılar Birliği işbirliğiyle düzenlenen ... | | Posta Ekonomi 29.02.2012 | | | BabacanAvrupaABDharılharılparabasıyorBabacan Avrupa ABD harıl harıl para basıyor |
|
| Babacan: 'Avrupa, ABD harıl harıl para basıyor' | Posta | 29.02.2012 13:12 |  | | 
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, dünya ekonomisinde asıl kalıcı çözümlerin hükümetlerin atacağı adımlarla gerçekleşeceğini belirterek, Kalıcı çözüm için pek çok ülkede ciddi bütçe tedbirleri gerekiyor. Özellikle gelişmiş ülkeler, çok hızlı bir şekilde bu adımları atmaları gerekiyor. Sadece sırtlarını merkez bankalarına dayayıp Sen biraz para sür biz de rahat edelim yaklaşımının sürdürülemez bir yaklaşım olduğunu, buradan tekrar altını çizerek vurgulamak istiyorum dedi.
Babacan, Arap Bankalar Birliği, Türkiye Bankalar Birliği ve Dünya Arap Bankacılar Birliği işbirliğiyle düzenlenen ... | | Posta Son Dakika 29.02.2012 | | | BabacanAvrupaABDharılharılparabasıyorBabacan Avrupa ABD harıl harıl para basıyor |
|
| Adımları para | Hürriyet | 05.02.2012 15:03 |  | | |
| Adımları para | Hürriyet | 05.02.2012 04:02 |  | | |
| Adımları bile para | Hürriyet | 04.02.2012 18:26 |  | | |
| Adımları para | Hürriyet | 04.02.2012 03:15 |  | | |
| Adımları para | Hürriyet | 04.02.2012 03:10 |  | | |
| Adımları para | Hürriyet | 06.01.2012 04:03 |  | | |
| Adımları para | Hürriyet | 06.01.2012 03:54 |  | | |
| Adımları para | Hürriyet | 22.12.2011 07:57 |  | | |
| Adımları para | Hürriyet | 22.12.2011 07:57 |  | | |
| Adımları para | Hürriyet | 22.12.2011 03:29 |  | | |
| Adımları para | Hürriyet | 22.12.2011 03:20 |  | | |
| Faiz indirimine uzmanlar ne diyor | Posta | 27.10.2011 12:20 |  | | | OYAK Yatırım Ekonomisti Gülay Elif Girgin, Merkez Bankasının Türk Lirası zorunlu karşılık oranlarında indirime gitmekle bankacılık tarafını daha yumuşatmaya, kalıcı likidite sağlamaya yönelik bir adı
Elif Girgin, Merkez Bankasının Türk Lirası zorunlu karşılık oranlarını azaltmasına ilişkin AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Merkez Bankasının bir süredir maliyetleri artırma yönünde attığı adımları anımsattı.
Özellikle iç talepteki tasarladıkları yavaşlamanın bir türlü gerçekleşmemiş olması dolayısıyla Merkez Bankasının politikasını değiştirdiğini ve daha sıkı bir para politikasına geçme kararı aldığını hatırlatan Girgin, şunları söyledi:
Bu durum özellikle bankaları negatif etkileyecek bir duruma dönüşmüştü. Şimdi Merkez Bankası o tarafı daha yumuşatmaya, kalıcı likidite ... | | Posta Ekonomi 27.10.2011 | | | FaizindirimineuzmanlarnediyorFaiz indirimine uzmanlar ne diyor |
|
| Faiz indirimine uzmanlar ne diyor | Posta | 27.10.2011 11:53 |  | | | OYAK Yatırım Ekonomisti Gülay Elif Girgin, Merkez Bankasının Türk Lirası zorunlu karşılık oranlarında indirime gitmekle bankacılık tarafını daha yumuşatmaya, kalıcı likidite sağlamaya yönelik bir adı
Elif Girgin, Merkez Bankasının Türk Lirası zorunlu karşılık oranlarını azaltmasına ilişkin AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Merkez Bankasının bir süredir maliyetleri artırma yönünde attığı adımları anımsattı.
Özellikle iç talepteki tasarladıkları yavaşlamanın bir türlü gerçekleşmemiş olması dolayısıyla Merkez Bankasının politikasını değiştirdiğini ve daha sıkı bir para politikasına geçme kararı aldığını hatırlatan Girgin, şunları söyledi:
Bu durum özellikle bankaları negatif etkileyecek bir duruma dönüşmüştü. Şimdi Merkez Bankası o tarafı daha yumuşatmaya, kalıcı likidite ... | | Posta Son Dakika 27.10.2011 | | | FaizindirimineuzmanlarnediyorFaiz indirimine uzmanlar ne diyor |
|
| Borish: 2009'da İMKB'ye girsem emekliliği garantilemiştim | Hürriyet | 19.09.2011 15:27 |  | | Uluslararası Finansal Piyasalar Enstitüsü (IIFM-International Institute for Financial Markets) Başkanı Peter Borish, Türkiye ekonomisinin geldiği noktayı ve Merkez Bankası’nın attığı adımları çok takdir ettiğini belirterek, “Türkiye, bir ülke için çizilebilecek en iyi stratejiye yani bağımsız para ve maliye politikalarına, bağımsız merkez bankasına, güçlü ve likit bir türev piyasaya sahip” diye konuştu. Türkiye ekonomisi ile ilgili görüşlerini esprili bir dille anlatan Borish, “Mart 2009’da piyasalar yükselirken parayı İMKB’ye yatırsaydım çoktan emekli olmuştum” dedi.
 | | Hürriyet Ekonomi 19.09.2011 | | | Borish2009daİMKByegirsememekliliğigarantilemiştimBorish 2009da İMKBye girsem emekliliği garantilemiştim |
|
| Borish: 2009'da İMKB'ye girsem emekliliği garantilemiştim | Hürriyet | 19.09.2011 14:28 |  | | Uluslararası Finansal Piyasalar Enstitüsü (IIFM-International Institute for Financial Markets) Başkanı Peter Borish, Türkiye ekonomisinin geldiği noktayı ve Merkez Bankası’nın attığı adımları çok takdir ettiğini belirterek, “Türkiye, bir ülke için çizilebilecek en iyi stratejiye yani bağımsız para ve maliye politikalarına, bağımsız merkez bankasına, güçlü ve likit bir türev piyasaya sahip” diye konuştu. Türkiye ekonomisi ile ilgili görüşlerini esprili bir dille anlatan Borish, “Mart 2009’da piyasalar yükselirken parayı İMKB’ye yatırsaydım çoktan emekli olmuştum” dedi. | | Hürriyet Ekonomi 19.09.2011 | | | Borish2009daİMKByegirsememekliliğigarantilemiştimBorish 2009da İMKBye girsem emekliliği garantilemiştim |
|
| Times: Kriz fokurdamaya başladı | Posta | 20.07.2011 19:23 |  | | İngiliz Times Gazetesi Doğru kararlar alınmazsa, insanlar işlerini kaybedecek, tasarruflar, emeklilik fonları eriyecek, sıradan insanlar büyük bedeller ödeyecek uyarısını yaptı
Uluslararası Para Fonunun (IMF) Avrupanın borç krizinin dünyaya maliyeti büyük olur uyarısına geniş yer ayıran Times gazetesi, telekulak skandalının gölgesinde kalan mali kriz riski konusunda uyardı.
Gazete Dikkatler, anlaşılır bir şekilde, parlamento oturumuna yönelmişken, herkesin hayatını etkileyecek bir başka kriz fokurdamaya başladı yorumunu yaptı.
Piyasaların, Yunanistandaki krizin İspanya ve İtalyaya yayılmasını önleyecek adımları atmakta ayak direyen Avrupalı liderlere karşı sabrının taşmakta olduğunu kaydeden Times, yaklaşmakta olan krize ilişkin şu uyarıda bulund... | | Posta Ekonomi 20.07.2011 | | | TimesKrizfokurdamayabaşladıTimes Kriz fokurdamaya başladı |
|
| Times: Kriz fokurdamaya başladı | Posta | 20.07.2011 19:05 |  | | İngiliz Times Gazetesi Doğru kararlar alınmazsa, insanlar işlerini kaybedecek, tasarruflar, emeklilik fonları eriyecek, sıradan insanlar büyük bedeller ödeyecek uyarısını yaptı
Uluslararası Para Fonunun (IMF) Avrupanın borç krizinin dünyaya maliyeti büyük olur uyarısına geniş yer ayıran Times gazetesi, telekulak skandalının gölgesinde kalan mali kriz riski konusunda uyardı.
Gazete Dikkatler, anlaşılır bir şekilde, parlamento oturumuna yönelmişken, herkesin hayatını etkileyecek bir başka kriz fokurdamaya başladı yorumunu yaptı.
Piyasaların, Yunanistandaki krizin İspanya ve İtalyaya yayılmasını önleyecek adımları atmakta ayak direyen Avrupalı liderlere karşı sabrının taşmakta olduğunu kaydeden Times, yaklaşmakta olan krize ilişkin şu uyarıda bulund... | | Posta Son Dakika 20.07.2011 | | | TimesKrizfokurdamayabaşladıTimes Kriz fokurdamaya başladı |
|
| Yeni ekonomik kriz mi geliyor? | Evrensel | 20.07.2011 13:57 |  | | | Uluslararası Para Fonunun (IMF) Avrupanın borç krizinin dünyaya maliyeti büyük olur uyarısına geniş yer ayıran Times gazetesi, telekulak skandalının gölgesinde kalan mali kriz riski konusunda uyarılarda bulundu. Gazete Dikkatler, anlaşılır bir şekilde, parlamento oturumuna yönelmişken, herkesin hayatını etkileyecek bir başka kriz fokurdamaya başladı yorumunu yaptı.
İNSANLAR İŞLERİNİ KAYBEDECEK
Piyasaların, Yunanistandaki krizin İspanya ve İtalyaya yayılmasını önleyecek adımları atmakta ayak direyen Avrupalı liderlere karşı sabrının taşmakta olduğunu kaydeden Times, yaklaşmakt | | Evrensel Ekonomi 20.07.2011 | | | Yeniekonomikkrizmigeliyor?Yeni ekonomik kriz mi geliyor? |
|
| Yeni ekonomik kriz mi geliyor? | Evrensel | 20.07.2011 13:57 |  | | | Uluslararası Para Fonunun (IMF) Avrupanın borç krizinin dünyaya maliyeti büyük olur uyarısına geniş yer ayıran Times gazetesi, telekulak skandalının gölgesinde kalan mali kriz riski konusunda uyarılarda bulundu. Gazete Dikkatler, anlaşılır bir şekilde, parlamento oturumuna yönelmişken, herkesin hayatını etkileyecek bir başka kriz fokurdamaya başladı yorumunu yaptı.
İNSANLAR İŞLERİNİ KAYBEDECEK
Piyasaların, Yunanistandaki krizin İspanya ve İtalyaya yayılmasını önleyecek adımları atmakta ayak direyen Avrupalı liderlere karşı sabrının taşmakta olduğunu kaydeden Times, yaklaşmakt | | Evrensel Ana Sayfa 20.07.2011 | | | Yeniekonomikkrizmigeliyor?Yeni ekonomik kriz mi geliyor? |
|
| Seçim sonrası ve faizler | Posta | 10.06.2011 05:34 |  | |
12 Haziranda yapılacak seçim sonrasına yönelik beklentiler büyük... Hükümeti kuracak partinin alacağı önlemler ve iş dünyasına etkileri için çeşitli senaryolar yazılıyor. Senaryoların odağında ise gördüğüm kadarıyla cari açık var. Merkez Bankasının aldığı önlemler ve kredilere getirilen yüzde 25 sınırlaması sorunu çözmeye yetmedi... Hükümet, bu sorunu çözmeye kararlı ve gerekli adımları tereddütsüz atacak gibi görüntü veriyor. Seçim sonrası 23 Haziran 2011deki Para Kredi Kurulu toplantısında olmasa bile, sonrakinde bir faiz artırım olasılığı yüksek olarak değerlendiriliyor. Bazı bankac... | | Posta Ekonomi 10.06.2011 | | | SeçimsonrasıvefaizlerSeçim sonrası ve faizler |
|
| Seçim sonrası ve faizler | Posta | 10.06.2011 05:18 |  | |
12 Haziranda yapılacak seçim sonrasına yönelik beklentiler büyük... Hükümeti kuracak partinin alacağı önlemler ve iş dünyasına etkileri için çeşitli senaryolar yazılıyor. Senaryoların odağında ise gördüğüm kadarıyla cari açık var. Merkez Bankasının aldığı önlemler ve kredilere getirilen yüzde 25 sınırlaması sorunu çözmeye yetmedi... Hükümet, bu sorunu çözmeye kararlı ve gerekli adımları tereddütsüz atacak gibi görüntü veriyor. Seçim sonrası 23 Haziran 2011deki Para Kredi Kurulu toplantısında olmasa bile, sonrakinde bir faiz artırım olasılığı yüksek olarak değerlendiriliyor. Bazı bankac... | | Posta Köşe Yazıları 10.06.2011 | | | SeçimsonrasıvefaizlerSeçim sonrası ve faizler |
|
| Seçim sonrası ve faizler | Posta | 10.06.2011 05:02 |  | |
12 Haziranda yapılacak seçim sonrasına yönelik beklentiler büyük... Hükümeti kuracak partinin alacağı önlemler ve iş dünyasına etkileri için çeşitli senaryolar yazılıyor. Senaryoların odağında ise gördüğüm kadarıyla cari açık var. Merkez Bankasının aldığı önlemler ve kredilere getirilen yüzde 25 sınırlaması sorunu çözmeye yetmedi... Hükümet, bu sorunu çözmeye kararlı ve gerekli adımları tereddütsüz atacak gibi görüntü veriyor. Seçim sonrası 23 Haziran 2011deki Para Kredi Kurulu toplantısında olmasa bile, sonrakinde bir faiz artırım olasılığı yüksek olarak değerlendiriliyor. Bazı bankac... | | Posta Son Dakika 10.06.2011 | | | SeçimsonrasıvefaizlerSeçim sonrası ve faizler |
|
| IMF ‘olumlu’ dedi ‘komşu rahatladı
| Türkiye Gazetesi | 04.06.2011 02:33 |  | | | Yunanistan’ın, Avrupa Birliği, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Uluslararası Para Fonu (IMF) ile yaptığı görüşmeler “olumlu” sonuçlandı. Yunanistan Maliye Bakanlığı, üç haftadır yapılan görüşmelerde Yunanistan için hazırlanan 110 milyar euro tutarındaki yardım paketiyle uyumlu olarak ekonomide reform adımları atıldığı, 2012-2015 yılları için ek programın ele alındığı belirtildi. Özelleştirme programı, yapısal reformlar ve bütçe açığı hedefine yönelik tedbirler, parlamentodan geçtikten sonra uygulamaya başlayacak. Böylece 12 milyar euroluk beşinci dilim serbest bırakılacak. | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 04.06.2011 | | | IMF‘olumlu’dedi‘komşurahatladı
IMF ‘olumlu’ dedi ‘komşu rahatladı
|
|
| Birleşik Avrupa mı dediniz? | Evrensel | 19.05.2011 07:19 |  | | | Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, “ortak vizyon” olarak belirlenen ekonomik, siyasi ve kültürel alanlarda “tam birleşme”den söz ederken, hatta bu yönde adımlar atarken öte yandan “ortak vizyon” için atılan bazı adımlarda bölünme, parçalanma ve gerileme her geçen gün kendisini daha net bir şekilde ortaya koyuyor.
Kapitalist sistemde, ülkeler arası rekabetin ve pazar paylaşımının eskisi kadar şiddetli olmadığını savunanlar, AB’de serbest dolaşım, ortak para birliği ve ortak anayasa yönünde atılan adımları buna kanıt olarak gösterdiler ve sürecin kesintisiz bir şekilde devam edeceğini savundular. N | | Evrensel Köşe Yazıları 19.05.2011 | | | BirleşikAvrupamıdediniz?Birleşik Avrupa mı dediniz? |
|
| Para dağıtmayın, iş sahibi yapın | Milli Gazete | 19.04.2011 10:57 |  | | | İktidarların öncelikli görevi para dağıtmak mı yoksa işsizi iş sahibi yapmak, insanların gelir seviyelerini yükseltmek midir? Bir başka soru daha,Fakirlere para ve yardım dağıtarak onlara katkıda bulunmak mı yoksa gelir dağılımında bir denge oluşturarak bu ülkede yardıma muhtaç kimse bırakmamak mı insan onuruna daha uygundur? Kısacası bu ülkede dilenciliği meslek edinmişler dışında insanların yardıma ihtiyaç duymadan hayatlarını insan onuruna yaraşır bir şekilde sürdürmelerini sağlayacak tedbirlerin alınması siyasi partilerin ve özelliklede iktidarların görevi değil midir? Böyle olunca da seçime gidilirken partiler Herkese şu kadar para vereceğiz vaadiyle oy toplamaya çalışmak yerine, İktidar olduğumuzda ülkemizde şu alanlarda şu yatırımları ve şu kadar insanı iş sahibi yapacağız ya da Milli gelir artışından toplumun her kesiminin adil bir şekilde pay almasını sağlayacak, insanların işsizlik endişesi ile yaşamalarını engelleyecek şu tür adımları atacağız diyerek millete projeler sunmaları doğru olan değil midir?
Partilerin açıklamalarına baktığımızda sanki insanlara yapılacak yardımlar açık artırmaya çıkartılmış. Kim daha fazla vaatte bulunursa o ölçüde çok oy alacakmış gibi bir hava estiriliyor.... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 19.04.2011 | | | ParadağıtmayınişsahibiyapınPara dağıtmayın iş sahibi yapın |
|
| Para dağıtmayın, iş sahibi yapın | Milli Gazete | 18.04.2011 17:17 |  | | | İktidarların öncelikli görevi para dağıtmak mı yoksa işsizi iş sahibi yapmak, insanların gelir seviyelerini yükseltmek midir? Bir başka soru daha,Fakirlere para ve yardım dağıtarak onlara katkıda bulunmak mı yoksa gelir dağılımında bir denge oluşturarak bu ülkede yardıma muhtaç kimse bırakmamak mı insan onuruna daha uygundur? Kısacası bu ülkede dilenciliği meslek edinmişler dışında insanların yardıma ihtiyaç duymadan hayatlarını insan onuruna yaraşır bir şekilde sürdürmelerini sağlayacak tedbirlerin alınması siyasi partilerin ve özelliklede iktidarların görevi değil midir? Böyle olunca da seçime gidilirken partiler Herkese şu kadar para vereceğiz vaadiyle oy toplamaya çalışmak yerine, İktidar olduğumuzda ülkemizde şu alanlarda şu yatırımları ve şu kadar insanı iş sahibi yapacağız ya da Milli gelir artışından toplumun her kesiminin adil bir şekilde pay almasını sağlayacak, insanların işsizlik endişesi ile yaşamalarını engelleyecek şu tür adımları atacağız diyerek millete projeler sunmaları doğru olan değil midir?
Partilerin açıklamalarına baktığımızda sanki insanlara yapılacak yardımlar açık artırmaya çıkartılmış. Kim daha fazla vaatte bulunursa o ölçüde çok oy alacakmış gibi bir hava estiriliyor.... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 18.04.2011 | | | ParadağıtmayınişsahibiyapınPara dağıtmayın iş sahibi yapın |
|
| 'Bankalara kesilen cezadan herkes ders alsın' | Samanyolu Haber | 11.03.2011 09:53 |  | | Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, maaş promosyonları konusunda rekabeti ihlal ettikleri gerekçesiyle 7 bankaya kesilen 72,3 milyon liralık cezayı eleştiren bankacılara cevap verdi. Kimsenin ayrıcalıklı olmadığını ve herkesin mevzuata saygı göstermesi gerektiğini dile getiren Babacan, cezaların itibarla bir alakası olmadığının altını çizdi.
Rekabet Kurulunun maaş promosyonları konusunda rekabeti ihlal ettiği gerekçesiyle yedi bankaya verdiği 72 milyon 337 bin liralık idari para cezasının yankıları devam ediyor. Bankacılardan gelen eleştirilere cevap veren Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, kimsenin, hiçbir sektörün ayrıcalıklı olmadığını, mevzuata herkesin saygı göstermesi ve uygulaması gerektiğini söyledi. Rekabeti önleyici böyle özel alanlar oluşturup, rekabet olmasın ben buradan çok para kazanayım denildiğinde neler olabileceğinin ilk kaydı olarak tarihe düştü. diyen Babacan, buradan ders çıkarılması gerektiğini vurguladı.
TRT Haberde Ekonomi Kulübü programında soruları cevaplayan Babacan, maaş promosyonları için bankalara yönelik soruşturmanın bağımsız olan Rekabet Kurulu tarafından yürütülen bir konu olduğuna dikkat çekerek, hükümetin herhangi bir dahli olmadığını belirtti. Rekabet Kurumunun bir bakıma bağımsız yargı gibi bir şikâyet üzerine inceleme yaptığını ve belli bulgulara ulaştığını ifade eden Babacan, amacın her sektörde rekabetin iyi işlemesi, firmaların birbiriyle kıyasıya yarışması olduğunu kaydederek, Mevzuata herkesin saygı göstermesi gerekiyor. Kimse burada ayrıcalıklı değil, hiçbir sektör bu mevzuatın dışında değil. Dolayısıyla herkesin saygı göstermesi ve uygulaması lazım. diye konuştu. Cezaların itibarla bir alakası olduğunu düşünmediğini dile getiren Babacan, şunları aktardı: Belli ki kaç tane banka birden aynı hataya düşmüş. Bundan sonraki dönemde herkes daha dikkatli olmalı. Sadece bankacılık değil, her sektör daha dikkatli olsun. Çünkü bu konuda Türkiye, yaptıklarından daha fazlasını yapmalı. Hükümet dik durduktan, kararlı olduktan sonra hiçbir şeyden korkmamak gerektiğine dikkat çeken Babacan, ne yaptıklarını iyi bildiklerini, ne yaptıklarını bankacıların da anladığını düşündüklerini kaydetti.
Babacan, petrol fiyatlarındaki artış konusunda, genel trendin tamamen siyasi gelişmelere bağlı olacağını, bu yılla ilgili fiyatları kestirmenin son derece zor olduğunu söyledi. Bu konuda yaptıkları farklı senaryo analizlerine göre ortaya çıkan tabloya ilişkin de Babacan, Bizi özellikle cari açık ve enflasyon kanalından etkileyecek. Varil başına her 10 dolarlık zammın bizim enflasyonumuza yaklaşık yıllık yarım puanlık bir etkisi olacak gibi görünüyor. Yine her varil başına yapılacak olan 10 dolarlık fiyat artışının da cari açığımıza yaklaşık 4 milyar dolar bir etkisi olacak gibi görülüyor. şeklinde konuştu. Pompa fiyatını, petrolün varil fiyatı, dolar kuru, kâr haddi ve vergilerin belirlediğini anlatan Babacan, dağıtıcıların ya da benzin istasyonlarının, Aynı yüzde kârı şu anda da yapayım demesinin çok doğru bir yaklaşım olmadığını belirtti. Babacan, Akaryakıttaki kâr marjı ilgili kurumlarımız tarafından yakından izleniyor. Eğer belli bir süre içerisinde belli makul ölçülerde bu gerçekleşmezse kurumlarımız gerekli adımları atacaktır. uyarısında bulundu.
ZAMAN | | Samanyolu Haber Son Dakika 11.03.2011 | | | BankalarakesilencezadanherkesdersalsınBankalara kesilen cezadan herkes ders alsın |
|
| Moody’s: Merkez Bankası başarılı adımlar attı | Türkiye Gazetesi | 08.02.2011 13:14 |  | | | Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, Merkez Bankası’nın yeni para politikasını içinde riskler barındırsa da genel hatlarıyla başarılı olduğunu bildirdi. Merkez Bankası’nın faiz indirimi ve zorunlu karşılık artırımına dayalı alışılmışın dışındaki politika karışımı ile ilgili bir değerlendirme yayımlayan Moody’s Kıdemli Analisti Sarah Carlson, atılan adımları ülkenin karşı karşıya olduğu risklere yönelik hazırlanmış tedbirler olarak nitelendirdi. MB’nin yaklaşımının riskli ancak başarılı olduğunu ifade eden Carlson bu tutumun kredi notuna pozitif etkisi olacağını belirtti. Carlson’a göre, Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadelede zamanında müdahale edememesi durumunda bankanın kredibilitesi zarar görebilir ve bu da nota olumsuz yansıyabilir ... | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 08.02.2011 | | | Moody’sMerkezBankasıbaşarılıadımlarattıMoody’s Merkez Bankası başarılı adımlar attı |
|
| Moody’s: Merkez Bankası başarılı adımlar arttı | Türkiye Gazetesi | 08.02.2011 02:19 |  | | | Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, Merkez Bankası’nın yeni para politikasını içinde riskler barındırsa da genel hatlarıyla başarılı olduğunu bildirdi. Merkez Bankası’nın faiz indirimi ve zorunlu karşılık artırımına dayalı alışılmışın dışındaki politika karışımı ile ilgili bir değerlendirme yayımlayan Moody’s Kıdemli Analisti Sarah Carlson, atılan adımları ülkenin karşı karşıya olduğu risklere yönelik hazırlanmış tedbirler olarak nitelendirdi. MB’nin yaklaşımının riskli ancak başarılı olduğunu ifade eden Carlson bu tutumun kredi notuna pozitif etkisi olacağını belirtti. Carlson’a göre, Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadelede zamanında müdahale edememesi durumunda bankanın kredibilitesi zarar görebilir ve bu da nota olumsuz yansıyabilir ... | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 08.02.2011 | | | Moody’sMerkezBankasıbaşarılıadımlararttıMoody’s Merkez Bankası başarılı adımlar arttı |
|
| Gazetecilere Özgürlük Platformu dava izleme sürecini devam ettiriyor | Samanyolu Haber | 03.02.2011 16:01 |  | | Türkiye Gazeteciler Cemiyetinin de içinde bulunduğu 24 meslek örgütünün oluşturduğu Gazetecilere Özgürlük Platformu (GÖP) üyeleri, yargılanan gazeteciler Zaman Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Hayri Beşerle muhabirler Metin Arslan ve Büşra Erdala destek verdi. Üç gazetecinin duruşmasını, GÖP üyeleri Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Genel Sekreteri Sibel Güneş, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Ercan İpekçi, Basın Konseyi Genel Sekreteri Oktay Huduti, Basın Enstitüsü Derneği Genel Koordinatörü Yurdanur Atadan, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Aylin Süphandağlı, Hukukçular Derneği Başkan Yardımcısı Reşat Petek, Medya Derneği Genel Sekreteri Deniz Ergüler ve gazeteci arkadaşları destek amacıyla izledi. Duruşma, 1 Nisan 2011e ertelendi.
Beşiktaştaki İstanbul Adliyesinde görevli iki hakimi terör örgütlerine hedef gösterdikleri iddiasıyla haklarında 1,5 ile 4,5 yıl arasında hapis cezaları istenen Beşer, Arslan ve Erdalın yargılanmasına önceki gün devam edildi. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuksuz sanıklardan Büşra Erdal ve Hayri Beşer katılırken Metin Arslan katılmadı. Şikayetçi hakimlerden Yılmaz Alpın avukatı da hazır bulundu. Diğer şikayetçi hakim Tuncay Aslan ve avukatı ise gelmedi.
Duruşmanın ardından GÖP adına bir açıklama yapan TGS Genel Başkanı İpekçi, Dava izleme sürecini devam ettiriyoruz. Türkiyede 58 gazeteci, Türk Ceza ve Terörle Mücadele kanunlarından dolayı cezaevinde bulunuyor. 2 binden fazla dava ve 4 binden fazla soruşturma var. Bugünkü de Erdal ve Arslanın yazılarından dolayı açılmış bir davaydı. O yazılarla ilgili birden fazla soruşturma ve dava olmasına rağmen bugünkü gerçekten, insanı şaşırtacak ölçüde terör örgütü yerine hedef gösterme iddiasıyla açılmıştı. Erdal, savunmasını güzel ve hukuki bir zemine dayandırarak yaptı. dedi.
KANUNLARIN MUTLAKA DEĞİŞTİRİLMESİ GEREKİYOR
Meslek örgütleri ve gazeteciler olarak, yazdıkları haberlerden dolayı mahkeme kapılarında vakit geçirmek istemediklerini vurgulayan Ercan İpekçi, Türkiyede mevcut kanunlar, gazetecilerin özgürce habercilik haklarını kullanmaları üzerinde bir engel oluşturuyor. Açılmış davalar, soruşturmalar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararları çerçevesinde Türkiyede gerçek anlamda bir basın ve ifade özgürlüğü olmadığının birer kanıtı niteliğinde. Türk Ceza ve Terörle Mücadele kanunlarının ilgili hükümleri, Demoklesin kılıcı gibi gazetecilerin üzerinde sallanıyor. Bu kanunlar, gazetecileri yargılamak için bu şekilde yazıldı. Mutlaka değiştirilmeleri gerekiyor, yoksa Türkiyede gerçek anlamda basın ve ifade özgürlüğünden söz edebilmemiz mümkün değil. şeklinde konuştu.
MÜCADELE DEVAM EDECEK
Hükümet tarafından hapis cezalarının paraya dönüştürülmesi konusunda eğilim olduğunu ifade eden İpekçi, Para cezasına dönüştürülmesi de sorunu çözmeyecektir, çünkü bu defa suç tanımı ve unsurları değişmediği için gazeteciler hakkında yine davalar açılmaya devam edilecek. Bu defa hapis yerine para cezaları çıkacak ki bu da gazetecilerin altından kalkabileceği bir çözüm değil. Türk Ceza Kanunu ve Terörle Mücadele Kanununun değiştirilmesi konusundaki mücadelemizi kamuoyunu, meslek örgütlerini ve gazetecileri de yanımıza alarak sürdüreceğiz. dedi.
DAYANIŞMA İÇİNDE OLACAĞIZ
Bugün de Radikal Gazetesinden İsmail Saymazın duruşmasını izleyeceklerini söyleyen TGS Genel Başkanı İpekçi, GÖPün daha önce de Diyarbakırda, Silivride ve Beşiktaşta gazeteci davalarına girdiğini, bundan sonra da devam edeceklerini ve dayanışma içinde olacaklarını sözlerine ekledi. Medyanın bilinen ve bilinmeyen bütün davaları işlemesi gerektiğini belirterek, basın özgürlüğünün sadece gazetecilerin özgürlüğü değil, halkın haber alma özgürlüğü de olduğunu anımsattı: Gazeteci yazamazsa, halkın da gerçekleri öğrenmesi engellenmiş olur.
TALEBİMİZ VAR
Gazetecilerin sorularını cevaplayan TGC Genel Sekreteri Güneş ise Türkiyede bu mesleği yapmanın çok zor bir hale geldiğini belirterek, Gazeteciler öldürülme, dava açılma ve ağır işsizlik koşullarıyla mücadele ediyor. dedi. TGC olarak gazetecilerin Türk Ceza Kanunu ve Terörle Mücadele Kanunuyla yargılanmasına karşı olduklarını ifade eden Güneş, sözlerini şöyle sürdürdü: Bu konuda 2005 yılında hazırladığımız raporu hükümetle paylaştık. Raporda, gazeteciler açısından sıkıntılar doğuracağını çok sıklıkla ifade ettik, şimdi sonuçlarını yaşıyoruz. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınçla da paylaştık. Türk Ceza Kanunundaki, gazetecilerin özgür yazabilme ve kendini ifade edebilmesine engel oluşturan maddelerin değiştirilmesi konusunda talebimiz var. Arınç, bu konuda hükümetin de hemfikir olduğunu belirtti. Bu sözle ifade edilen kararın hayata geçirilmesini istiyoruz. Türkiye, 17. büyük ekonomi olarak tarif ediliyor ama basın özgürlüğü açısından Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütünün sıralamasında 138. sırada yer alıyor. Bunun değişmesi için hükümetin de gereken adımları atma konusunda gazetecilere destek vermesini istiyoruz.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 03.02.2011 | | | GazetecilereÖzgürlükPlatformudavaizlemesürecinidevamettiriyorGazetecilere Özgürlük Platformu dava izleme sürecini devam ettiriyor |
|
| Acil reforma gitmeleri gerekiyor | Samanyolu Haber | 02.02.2011 17:27 |  | | Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Mısır ve Tunusta meydana gelen olaylarla ilgili değerlendirmede bulundu. Babacan, Mısır ve Tunusta meydana gelen olaylarla ilgili değerlendirmede bulunurken Burada en akıllı hareket, bir kaosa, bir istikrarsızlık, ara döneme mahal vermeden, bu ülkelerin bir an önce kendi kendilerini reforme etmeleri gerekir. Reform ihtiyacı çok ve bunun acil olarak yapılması gerekiyor pek çok ülkede diye konuştu.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Haber Türk kanalında katıldığı bir programda soruları yanıtladı. Davos toplantılarına katılımın yüksekliğinde, dünyada yaşanan ekonomik krizin halen devam ediyor olmasının etkili olduğunu söyleyen Babacan, Kriz bitti diye bir şey yok. Yalnızca yeni bir safhasındayız krizin dedi. Babacan, bu nedenle Davosta siyasi oturumların çok olmadığını, oturumlarda ağırlıklı olarak ekonomiyle ilgili sorunlar ve çözümlerinin ele alındığını bildirdi.
Bir soru üzerine, sadece büyüme açısından bakıldığında pozitif bir yıl olan 2010daki büyümenin maliyetinin çok büyük olduğunu ifade eden Babacan, ülkelerin kamu stoklarının alabildiğine yükseldiğini, merkez bankalarının alabildiğine parasal genişlemeye gittiğini ve büyümenin bu olağanüstü adımlarla bir yan ürün olarak ortaya çıktığını söyledi. Dünya ekonomisinde ekonomik göstergelerin düzelmesinin bazı ülkeler için yıllar, bazı ülkeler için ise 10 yıllar alacağını ifade eden Babacan, yüksek işsizliğin de temel sorunlar arasında bulunduğunu bildirdi.
Mısır ve Tunusta süren olayları nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine de Bakan Babacan, bunların akşamdan sabaha meydana gelen gelişmeler olmadığını, yılların birikimi ve uygulamalarından kaynaklandığını söyledi. Yaşananların rejimlerle, halklar arasındaki farklılık ve kopukluklardan kaynaklandığını ifade eden Babacan, 30 santimetrelik bir çanak anten takan herkesin en az 200-300 televizyon kanalını izleyebildiğine dikkati çekti. İnternet ve sosyal ağların da dünyada artık çok etkili olduğuna işaret eden Babacan, gönderilen küçük bir mesajın yüzbinler tarafından okunup değerlendirildiğini, bunun sosyal dinamikleri de çok değiştirdiğini söyledi. İletişimin bu kadar hızlandığı bir dönemde artık halkların bütün gerçekleri gördüğünü ve her türlü fikri dinlediğini belirten Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü:
Sizin içerde, herhangi bir ülke için, medyaya uygulayabileceğiniz kısıtlamalar, bazı gazetelerin çıkmasına izin vermeniz, bazılarına vermemeniz artık bu çağda çok fazla bir önem taşımıyor açıkçası. Hele hele Arap dünyasında dil de aynı olduğu için insanlar birbirlerinin televizyon yayınlarını izliyor, internet ortamında birbirleriyle çok rahat konuşuyorlar. Bugün bir Fasta yaşayan Arapla öte tarafta Ürdünde yaşaşan bir Filistinlinin saniyeler içinde birbirlerini anlaması, haberleşmesi mümkün. Dolayısıyla böylesine artık mecburen açık toplum haline ya da açık bir sosyal iletişim yapısı haline gelen ülkelerin eski usullerle, eski anlayışlarla yönetimi gittikçe zorlaşıyor. İnsanlar daha iyiyi görüyor, başka örnekleri görüyor. (Bak şu ülkede, şu yapıldı. Bu ülkede bu yapıldı. Bizde niye olmuyor?) diyor. Mukayese imkanı oluşuyor... Teknolojinin çok daha geri olduğu dönemde, kapalı toplumlar, kapalı ülkeler, kapalı yapılar oluşturup onlara hükmetmeniz, onları belki yönetmeye çalışmanız, baskıcı bir rejimi uygulamaya çalışmanız daha kolay. Ama bugünün dünyasında artık bu imkan ortadan kalktı.
Ali Babacan, Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmazın görev süresiyle ilgili bir soru üzerine de, dünyada önemli sorunların yaşandığı bir dönemde Merkez Bankasının çok başarılı politikalar ortaya koyduğunu bildirdi. Eleştirilerin olabileceğini, hiçbir kurumun mükemmel olmadığını ifade eden Babacan, bütün bu yaşanan sıkıntılı konjonktüre rağmen Merkez Bankasının çok başarılı bir performansı ortaya koyduğunu söyledi. Babacan, Merkez Bankasıyla ilgili dünyada, söylediğini yapan, öngörülü hareket eden, gerekli zaman gerekli adımları atmaktan çekinmeyen bir merkez bankası algısı bulunduğunu bildiren Babacan, içerde kim ne derse desin sonuçta dünyanın, Merkez Bankasının başarısını teslim ettiğini anlattı.
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, alınan kararların sonuçlarını izlemeleri gereken bir döneme girdiklerini bildirdi.
Babacan, Hızlı kararlarla bir belirsizlik ortamı oluşturup, o belirsizlik ortamının bir güvensizlik ortamına dönüşmesini önlememiz gerekir, bizim tahammül edemeyeceğiz bir konu varsa o da Türkiyede bir güvensizlik ortamıdır dedi.
Burada iki ayrı faiz seviyesine ihtiyaç olduğunu belirten Babacan, özellikle sıcak para diye tabir edilen ya da kısa vadeli hareketlerle kar elde etmek isteyen yatırımcı grubu baktığında fazla bir kar görmemesi gerektiğini, onlar için daha düşük bir faiz, gecelik faiz görülmesi gerektiğini kaydetti.
Öte yandan da içeride, ekonomide bir ısınmayı, aşırı bir iç tüketimi, ithalata dayalı tüketimi, bazı dengelerin yanlış yere gitmesini önlemek içi | | Samanyolu Haber Son Dakika 02.02.2011 | | | AcilreformagitmelerigerekiyorAcil reforma gitmeleri gerekiyor |
|
| Faiz sıkıntısı | GazetePort | 28.01.2011 08:10 |  | | | Merkez’in para politikası adımları sıcak paranın çıkışına neden oluyor. Gösterge tahvil faizi dün yüzde 8’e yaklaştı. Bankalar ise zorunlu karşılıklardaki artış maliyetini konut kredilerine yansıtıyor | | GazetePort Ekonomi 28.01.2011 | | | FaizsıkıntısıFaiz sıkıntısı |
|
| İhracatçının hızını TIR kuyrukları kesiyor | Samanyolu Haber | 11.01.2011 10:02 |  | | Sanayinin parlayan yıldızlarından Gaziantep, küresel krizde de yükselişini sürdürmeyi başardı. 170 ülkeye yılda yaklaşık 4 milyar dolar ihracat yapan şehrin en büyük problemi, Habur Sınır Kapısında işlerin yavaş yürümesi. Zaman Gazetesinin düzenlediği Sektörler Buluşmasında yaşadıkları sıkıntıları dile getiren Gaziantepli işadamları, ihracatı her geçen yıl artan Iraka geçişlerde sıkıntı yaşanmaması için Haburda personel yetersizliğinin ve çokbaşlılığının sona erdirilmesini istiyor.
Gaziantep, küresel krizi fırsata dönüştürmeyi başaran sayılı şehirlerden biri. 2010 yılında 3,9 dolar ihracat yapmayı başaran şehir, Amerikadan Çine kadar tam 170 ülkeye mal satıyor. Diğer bazı şehirlerin buradan yaptığı satışlar da eklenince ihracat rakamı 5 milyar doları aşıyor. Kurtuluş Savaşından bu yana kendi yağıyla kavrulan Gaziantepte halıdan tekstile, plastikten gıdaya birçok ürün dünyanın dört bir yanına gönderiliyor. Türkiyenin en hızlı büyüyen şehirlerinden biri olan Gaziantep, Zaman Gazetesinin Sektörler Buluşmasında masaya yatırıldı. Zaman Gazetesi Ekonomi Editörü Turhan Bozkurtun moderatörlüğünde gerçekleştirilen programda iş dünyasının temsilcileri mesleki eğitimden ulaşıma kadar birçok problemi dile getirdi.
Zaman Gazetesi yazarı Doç. Dr. Murat Yülek:
Gaziantepte sanayi önemli bir sektör. Sanayinin özelliklerinden birisi, uluslararası ticarete rekabete açık olması. Önümüzdeki dönemde zayıf ve kırılgan bir küresel büyüme göreceğiz. Çin yükselişine devam edecek. Şimdi Çin hakikaten geldi. Çin, büyük krizin muzaffer ülkesi olacak gibi gözüküyor. Dünya ekonomisi bir çukura girdi, çıkmaya çalıştı. Çukura girdiği zaman talep daralır. Talep daralınca da birincil malların daralması lazım. Ama öyle olmadı. Sanayicinin marjları düşecek. Dünya kur savaşı var, kurla zengin olunmaz ama fakir olunur. Çinin ürettiği ürünleri üretmeyeceksin.
Zaman Gazetesi yazarı Günseli Özen Ocakoğlu:
Gelecek 10 yılda dünyada büyük değişiklikler olacak. Birazcık güvenlik sorunu yaşayacağız. Terörizm artabilir. Güvenlik şirketleri ciddi kazançlar sağlayacak. Para, Asya ülkelerine akacak. Hindistan, teknolojide bilişim dünyasında çok ileride. Dolayısıyla bizim de yüzümüzü Doğuya dönüp iş fırsatları aramamız lazım. Seyahat artacak. Seyahatle birlikte turizm büyüyecek. Çok daha fazla sağlık turizmi büyüyecek. Dünyadaki bütün mega trendleri bundan sonra Çin belirleyecek. Küçük esnaf ve KOBİler birleşmeli. İşadamlarımız araştırma yapmıyor. Hislerimizle yatırım yapıyoruz. Eğer reklamı gerçeklere uygun yapmazsanız bir daha size dönmezler.
Zaman Gazetesi Ekonomi Editörü Turhan Bozkurt:
Dünyada dinamik bir rekabet ortamı var. Çin faktörünü rotamıza koyalım ama Çini de 10 yıl önceki ezberlerle değerlendirmemiz lazım. Çin Volvoyu, Fransızların markası Cerrutiyi, IBMin laptop bölümü Lenovayı satın aldı. Tahviller konusunda en son İspanyaya yardım ediyorlardı. Amerikan tahvillerini aldığını zaten kaç yıldır biliyoruz. Japonyanın tahvillerini alıyor. İhracatımızın hızla arttığı ama dış ticaret açığımızın da çok büyük bir uçuruma sürüklendiği bir ülke. Çinde ticaret yapmak, Çinde üretim yapmak, Çinden fırsatları devşirmek, biraz bunun üzerinde artık Ya bu Çin malıdır, ucuzdur. Niye biz buradan mal ithal ediyoruz? tarzında konuşmaların ötesinde Çin gerçeğini kabul edip orada neleri fırsata dönüştürebileceğimizi konuşmakta fayda var. Finansal istikrar olmasaydı, Türkiye bu krize 8 saat dayanamazdı. Ama ne olursa olsun etimiz budumuz bir Citibank etmiyor. Çukurun içerisinde de değiliz ama emin adımlarla zirveye doğru tırmanan bir ülkeyiz.
Gaziantep Sanayi Odası Başkanı Nejat Koçer:
Türkiye ne kadar stratejik yerde ise Gaziantep de öyle stratejik bir yerde. Ortadoğu pazarına yakın bir şehir. Hükümetin attığı adımları yıllar önce kendi çabalarımızla gerçekleştirdik. İşbirlikleri kriz döneminde Gaziantepi korudu, korumaya da devam ediyor. 2010da yüzde 19 ihracat artışı var. Türkiyenin yüzde 7 büyüyeceğini görürsek, Gaziantepin iki misli büyüdüğünü görüyoruz. Bildirge veren işyeri yüzde 24, elektrik tüketimi yüzde 15 arttı. Gaziantep yüzde 15 büyüdü. 1979 yılında 1 tane marka tescilimiz vardı, 2003te 4 bin küsur oldu. 2003 yılından bugüne 12 bine ulaştı. 32 yılda elde ettiği rakamı 7 yılda 3e katladı. Markalaşma bir bilinç, iyi bir yerdeyiz, son 6 yılda rekor kırıyoruz. Yenilikçiliği sanayicilerin kafasına yerleştirdik. İlk kez inovasyon ödülleri veren odayız. İstanbul Sanayi Odası bizden sonra başladı. Ar-Gede atılım yaptık. Ar-Gede ilk 10dayız. Proje bazında TÜBİTAKa şirket temsilcileri gönderdik. 3 yılda yüzde 350 artış sağladık. Akıllı rekabet, akıllı yatırım, akıllı üretim, akıllı sanayi ürünlerini öngörüyoruz. Ortak aklı önemsiyoruz. Başarı da bundan kaynaklanıyor. Gaziantepin yüklendiği bir sorun, İstanbuldan sonra en fazla göç alan şehiriz. Ancak üretimde sağladığımız bunca başarılara rağmen ihracatta Habur Sınır Kapısından kaynaklanan sıkıntılar yaşıyoruz. Burada altyapı açısından | | Samanyolu Haber Son Dakika 11.01.2011 | | | İhracatçınınhızınıTIRkuyruklarıkesiyorİhracatçının hızını TIR kuyrukları kesiyor |
|
| Japonya kur savaşında kılıcını çekti | Türkiye Gazetesi | 25.12.2010 13:15 |  | | | Aşırı değerlenen para birimlerini kontrol altında tutmaya çalışan ülkelerin başında gelen Japonya, kur savaşlarında yeni bir müdahale sinyali verdi. Japon hükümetinin, döviz piyasalarına müdahale için ayırmış olduğu 145 trilyon yen (174 milyar dolar) tutarındaki rezervini artırması gündemde. Japon hükümetine bağlı kaynaklar, 1 Nisan 2011de başlayacak mali yıl için hazırlanan bütçede yer alması beklenen bu artırımın, yaklaşık 5 trilyon yen (60 milyar dolar) olacağını tahmin ediyor. Japonya Maliye Bakanı Yoshihiko Noda, Tokyo yönetiminin döviz kurları konusundaki duruşunda bir değişiklik olmadığını ve gerektiği takdirde her türlü kararlı adımları atmaya devam edeceklerini söyledi.
MANEVRA ALANINI GENİŞLETİYOR
Döviz piyasasına müdahale için ... | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 25.12.2010 | | | JaponyakursavaşındakılıcınıçektiJaponya kur savaşında kılıcını çekti |
|
| 'Merkez, bu kararları iki ay önce almalıydı' | Samanyolu Haber | 24.12.2010 09:36 |  | | Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşiden Merkez Bankasına teşekkür ve sitem aynı anda geldi. Merkezin Para Politikası Kurulunda faizleri 50 baz puan indirmesini destekleyen Büyükekşi, bu kararın iki ay önce alınması halinde dış ticaret ve cari açığın bu kadar yüksek olmayacağını iddia etti.
Sıcak para girişini önlemek ve uzun vadeli fonlamayı artırmak amacıyla aldığı tedbirler eleştirilen Merkez Bankasına Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşiden destek geldi. Merkeze faizlerdeki 50 baz puanlık indirim için teşekkür eden ve bunu gecikmiş bir karar olarak değerlendiren Büyükekşi, bankanın faiz oranlarını yüzde 5e düşürmesi halinde, atılan bu adımları ihracatçılar olarak alkışlayacaklarını söyledi.
TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Türkiye ekonomisi ve ihracatçıların 2011 hedefleri ile ilgili Zaman Gazetesi Ekonomi ekibine açıklamalarda bulundu. Merkez Bankasının geçtiğimiz günlerde aldığı kararların piyasalardaki stresi azalttığını belirten Büyükekşi, abu kararın iki ay önce alınması halinde daha başarılı sonuçlar doğurabileceğini dile getirdi. Büyükekşiye göre; bundan iki ay önce döviz kuru 1,60 seviyesinde iken, gerekli tedbirlerin alınmamasından dolayı kur 1,40 seviyesine indi. Kur meselesini aylardır gündemde tuttuklarını ifade eden TİM Başkanı, Şimdiye kadar bu kararlar alınmış olsa cari açık ve dış ticaret açığı bu kadar büyümemiş olacaktı. Buna karşın seçime giden bir ülkede cesaret verici kararlar alındı. dedi. İhracatçılar olarak MByi bu cesaretinden dolayı kutladıklarını aktaran Başkan, Merkezi alkışlıyor musunuz? şeklindeki bir soruya, Henüz erken. Şayet MB, faiz oranlarını yüzde 5 seviyesine getirirse o zaman alkışlarız. cevabını verdi. Aralık ayı ihracat rakamlarının 10 milyar dolara ulaşacağını belirten TİM Başkanı, Bu rakamla birlikte 2010da 112 milyar dolara ulaşmış olacağız. Bir sonraki yıl hedefimiz, ihracatı Orta Vadeli Program (OVP) kapsamında 127 milyar dolara yükseltmek. Ancak Avrupada krizin etkileri devam ediyor. Buna rağmen bu rakama ulaşmak için çalışmaları yapacağız. dedi.
İhracatçılar Meclisi, Cumhuriyetin 100. yılı olması münasebetiyle 2023 kapsamında ulaşılması düşünülen 500 milyar dolarlık ihracat hedefi için önümüzdeki günlerde ekonomi kurmaylarına bir sunum yapacak. TİM Başkanı Büyükekşinin verdiği bilgilere göre; Türkiyenin ihracatında son dönemde İran, Irak, Suriye, Peru, Arjantin, Tayland, Malezya ve Brezilya gibi ülkelerin payları artıyor. Buna karşın Slovenya, Katar, Etiyopya, Cezayir, Yunanistan ve Norveç gibi ülkelerin payları ise düşüyor. Geçtiğimiz aylarda İran ile birtakım sorunların olduğunu, ancak bugün bunların aşıldığını aktaran Büyükekşi, bu ülkeye olan ihracat rakamlarında yüzde 46 oranında artış olduğuna dikkat çekti. TİM Başkanına göre, kurumun amacı tribünlere oynamaktan ziyade ülke ekonomisine döviz girdisi temin etmek ve bunun yanı sıra istihdama katkı sağlamak.
Türkiyenin dış politikasının son dönemde ciddi ivme yakaladığına, artık her şeyi ben yaparım anlayışının ortadan kalktığına dikkat çeken Başkan Büyükekşi, iş dünyası temsilcilerinin de birlikte çalışmak zorunda olduklarına vurgu yaptı. İhracatçı birliklerinin artık kendi ayakları üzerinde durması gerektiğini de hatırlatan TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Bundan böyle ihracatçıların personel gideri yüzde 40ı aşmayacak. Buna uyması için de önünde 3 yıl gibi bir süre. Birlikler bunun tedbirlerini şimdiden almalı. diye konuştu.
Türkiye ihracatının son yıllarda rekor kırmasında büyük etkisi olan Türkiye İhracatçılar Meclisinin (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, ülke menfaatleri için her kesime eşit mesafede olduklarını söyledi. TUSKON-DEİK, MÜSİAD-DEİK, TİM-TOBB gibi iş örgütlerinin bazı kesimlerce kavgalı oldukları yönündeki haberlere tepki gösteren TİM Başkanı, Ülke çıkarları için ihracat yapan her kesime kapımız sonuna kadar açık. dedi. Birlik olarak bugüne kadar hiçbir kavganın içinde olmadıkları ve olmayacaklarının altını çizen Başkan Büyükekşi, sözlerine şöyle devam etti: Biz Mevlânâ gibiyiz. Gel ne olursan ol gel diyoruz. Bu ülkede ihracat yapmak isteyen her kesime kapımız sonuna kadar açık. İster Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) üyesi, ister Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), isterse Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Müstakil İşadamları ve Sanayiciler Derneği (MÜSİAD) üyesi ol. Biz kimsenin nereye ait olduğuna bakmıyoruz. Biz, ülke menfaatlerini her şeyin üzerinde tutuyoruz. Büyükekşi, buna örnek olarak da Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ile Yunanistan, MÜSİADla Mısır ve Uluslararası İş Forumu (IBF) ve TUSKON ile yaptıkları Afrika ve dünya ticaret köprülerini gösterdi. Büyükekşiye göre, farklı sivil toplum örgütlerinin bu alanda etkinlik göstermesi bir ayrılığın değil, gücün göstergesi.
ZAMAN | | Samanyolu Haber Son Dakika 24.12.2010 | | | MerkezbukararlarıikiayöncealmalıydıMerkez bu kararları iki ay önce almalıydı |
|
| Merkez’den paraya 3 aşamalı karar | Türkiye Gazetesi | 22.12.2010 02:32 |  | | | Merkez Bankası, 2011 yılı para politikasını ve yeni atacağı adımları açıkladı. Piyasaya ilişkin alınacak kararları 3 aşama halinde sıralayan Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, amaçlarının vadeleri uzatmak olduğunu söyledi. Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında TL mevduatı için artırılan zorunlu karşılık oranlarının, yabancı para yükümlülükleri için de uygulanabileceği fikrinin öne çıktığını belirten Yılmaz, “Yabancı para için de zorunlu karşılık oranları, vade dilimlerine göre farklılaştırılabilir. TL’de de kısa vadeler için belirlenen karşılık oranları iç ve dış gelişmelere göre kademeli şekilde artmaya devam edebilir” dedi. Yılmaz, dolardaki düşüşün önlenmesi için ayrıca günlük döviz alım limitini 40 milyon dolardan 50 milyon dola ... | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 22.12.2010 | | | Merkez’denparaya3aşamalıkararMerkez’den paraya 3 aşamalı karar |
|
| Kur savaşlarına karşı tedbir istedi | Samanyolu Haber | 10.12.2010 12:01 |  | | Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yüksek İstişare Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Mustafa Koç, kur savaşlarına karşı hükümetin ve muhalefetin tedbir almasını istedi. Koç, yaklaşan seçimlere rağmen hükümetin küresel kriz sırasındaki göreceli iyi performansını sürdürmesini isterken, 5 öneride bulundu.
TÜSİADın Yüksek İstişare Konseyi toplantısında konuşan Mustafa Koç, dünyadaki kur savaşları ve sıcak para sorununa karşı iç istişare mekanizmalarının hızlı, sürtünmesiz ve önyargısız işlemesini talep etti. Dünyanın ekonomik savaş içinde olduğunu belirten Koç, bu alana ait gelişmelerin iktidar ve muhalefet olarak seçim atmosferinin gündelik çatışmalarına malzeme yapmaktan kaçınılmasını önerdi. Uluslararası planda Türkiye üzerindeki baskıyı hafifletecek, daha fazla güven sağlayacak diplomatik adımlar atılmasını öneren Koç, Uluslararası meselelerde tavır alırken özellikle batı dünyası üzerinde yarattığımız kaygı uyandırıcı algılamaları, güven yaratıcı yaklaşımlarla dengelemek. Bu güveni uluslararası platformlarda etkili biçimde kullanarak, kur savaşlarının tüm dünyaya eş zamanlı olarak zarar verme potansiyelinin önüne geçmek için alınabilecek aksiyonlarda aktif bir tutum benimsemek. ifadelerini kullandı.
Diplomaside Türkiyenin son yıllarda önemli ilerlemeler kaydettiğini ifade eden Koç, Dışişleri Bakanı Davutoğlunun vizyonunu ve yoğun mesaisini ortaya koyduğu bu süreçte, Türkiyenin, yöresel bir güç olarak konumunu kuvvetlendirdiğini ifade etti. Komşularla sıfır sorun politikasının, bu ilerlemenin en önemli köşe taşını oluşturduğuna işaret eden TÜSİAD YİK Başkanı, Bu dönemde, eksen kayması yorumuna maruz kalmamız, bazı söylemlerin, diplomatik eylemlerin önüne geçmesinden kaynaklandı. Oysa, dünyanın değer yaratan alanları nispi olarak Türkiyenin batısından doğusuna doğru kayıyor. Türkiye de bu değişime göre pozisyon alıyor. dedi.
TÜSİAD olarak, bu pozisyon alışın doğru olduğunun altını çizdiklerine işaret eden Mustafa Koç, Türkiyenin Batı Dünyası ile ilişkilerini güçlendirdikçe Doğunun tercih edeceği bir ortak haline geldiğini vurguladı.
İç siyasete de değinen Koç, partilerin günlük çekişmelerinden arınmış alanlar oluşturarak ve ülke çıkarlarını ilgilendiren adımları birlikte atmalarını istedi. Koç, Üstelik bu kez Türk Ticaret Kanununun partilerin ortak çabasıyla yasalaşma noktasına gelmesini olumlu bir örnek olarak kullanacağız. Partilerimizin, Türk Ticaret Kanunu gibi, Türkiyede iş yapma biçimini baştan inşa edecek, yatırım ortamını iyileştirecek, kayıt dışını azaltacak, şeffaflığı ve kurumsallaşmayı geliştirecek bir yasa üzerinde uzlaşmasına devrim nitelemesini yakıştırmak, herhalde abartılı olmayacaktır. şeklinde konuştu.
CİHAN | | Samanyolu Haber Son Dakika 10.12.2010 | | | KursavaşlarınakarşıtedbiristediKur savaşlarına karşı tedbir istedi |
|
| 4. çocuğa 1540 dolar ödeyecekler | Samanyolu Haber | 11.10.2010 18:42 |  | | Kazakistan 2030 Kalkınma Programında nüfus artışını özendirmeyi öncelikli konu olarak ele aldı. Kazakistan hükümetinin valiliklere nüfus artışını sağlama görevi vermesinin ardından, Kuzey Kazakistan Eyaleti Valiliği bu konudaki ilk adımları attı.
Kuzey Kazakistan Eyalet Valiliği 2010-2014 yılları arasında doğan 4. çocuğa 226 bin Kazak tengesi (1.540 dolar)verme kararı aldı. Kazakistan hükümeti para yardımını anne ve babaya değil, doğan çocuk adına açılacak banka mevduat hesabına yatıracak ve para çocuk yetişkin oluncaya kadar orada muhafaza edilecek. | | Samanyolu Haber Son Dakika 11.10.2010 | | | 4çocuğa1540dolarödeyecekler4 çocuğa 1540 dolar ödeyecekler |
|
| Dördüncü çocuğa ikramiye | Posta | 11.10.2010 16:38 |  | | Nüfusun hızla yaşlanması bütün dünyanın derdi
Nüfus artışını özendirmek isteyen Kazakistan 4. çocuğa 1540 dolar verme kararı aldı.
Kazakistan 2030 Kalkınma Programında nüfus artışını özendirmeyi öncelikli konu olarak ele aldı. Kazakistan hükümetinin valiliklere nüfus artışını sağlama görevi vermesinin ardından, Kuzey Kazakistan Eyaleti Valiliği bu konudaki ilk adımları attı.
Kuzey Kazakistan Eyalet Valiliği 2010-2014 yılları arasında doğan 4.
çocuğa 226 bin Kazak tengesi (1.540 dolar)verme kararı aldı. Kazakistan hükümeti para yardımını anne ve babaya değil, doğan çocuk adına açılacak banka mevduat hesabına yatıracak ve ... | | Posta Dünya 11.10.2010 | | | DördüncüçocuğaikramiyeDördüncü çocuğa ikramiye |
|
| Dördüncü çocuğa ikramiye | Posta | 11.10.2010 16:28 |  | | Nüfusun hızla yaşlanması bütün dünyanın derdi
Nüfus artışını özendirmek isteyen Kazakistan 4. çocuğa 1540 dolar verme kararı aldı.
Kazakistan 2030 Kalkınma Programında nüfus artışını özendirmeyi öncelikli konu olarak ele aldı. Kazakistan hükümetinin valiliklere nüfus artışını sağlama görevi vermesinin ardından, Kuzey Kazakistan Eyaleti Valiliği bu konudaki ilk adımları attı.
Kuzey Kazakistan Eyalet Valiliği 2010-2014 yılları arasında doğan 4.
çocuğa 226 bin Kazak tengesi (1.540 dolar)verme kararı aldı. Kazakistan hükümeti para yardımını anne ve babaya değil, doğan çocuk adına açılacak banka mevduat hesabına yatıracak ve ... | | Posta Son Dakika 11.10.2010 | | | DördüncüçocuğaikramiyeDördüncü çocuğa ikramiye |
|
| Karşılıklı sanayi bölgeleri kurulacak | Samanyolu Haber | 10.10.2010 10:22 |  | | Türkiye, komşularla sıfır problem ve etkin dış politikalarının meyvelerini toplamaya başladı. Bunun son örneğini Çin Halk Cumhuriyeti Başbakanı Wen Jiabao ülkemize gelerek gösterdi. Konuk Başbakan önceki günkü Ankara ziyaretinin ardından dün de İstanbulda Türk yatırımcılarla bir araya geldi. Basına kapalı yapılan toplantıda Başbakan Jiabao, iki ülke potansiyelini geliştirmek için işadamlarına her türlü desteğe hazır olduğu mesajını verdi. Çin hükümeti olarak, İstanbulda Çin Yatırım Sanayi Bölgesi kurmayı çok arzuladıklarını belirten Wen Jiabao, Aynı zamanda Türkiyenin ülkemizde sanayi bölgesini kurmasını da memnuniyetle karşılayacağız. Ortak liman, gemi inşası konusunu ticaret bakanlığıyla görüşeceğim. İki ülke olarak hem mal satabiliriz hem de Türkiyede birlikte fabrika kurabiliriz. Bu, güneş enerjisi için de geçerlidir. Türkiyede büyük pazar var. Karşılıklı yatırım yapabilmemiz için daha iyi ortamlar oluşturmalıyız. Bunun içinde vize konusu da dahil. ifadelerini kullandı. Wen Jiabao, ayrıca iş dünyasına iki ülke arasında yapılacak bütün projelere Çinden finansal destek sağlama sözü verdi. İkili ticarette kendi iki ülke para birimlerini kullanma sürecini hızlandıracağını kaydeden Çin Başbakanı Wen Jiabao, ayrıca iki ülke bankalarının ve finans kurumlarının diğer ülkelerde şube açmalarına da destek vereceklerini anlattı.
Çin Başbakanı Wen Jiabao, İstanbul temasları çerçevesinde dün Türk işadamları ile bir araya geldi. Çin Başbakanı Jiabao, işadamlarıyla karşılıklı görüş alışverişinde bulundu. Burada iş dünyasına hitap eden konuk Başbakan, iki ülke arasındaki sorunların çözümü ve daha da ileri bir seviyeye gelmesi için gereken tüm adımları atacaklarını ifade etti. Çin hükümeti olarak her zaman dengeli ve sürdürülebilir bir ticareti amaçladıklarını kaydeden Jiabao, iki ülke işadamlarının bir araya gelerek üçüncü ülkelerde yatırım yapmaları konusunda çağrıda bulundu. Özellikle Türk Hava Yollarının (THY) başlatmış olduğu seferlerin ticari ilişkilerin artmasında çok etkili olduğunu anlatan Başbakan, hedeflerinin haftada 25 olan bu sayıyı daha yukarı çıkarmak olduğuna dikkat çekti. Jiabao, ayrıca Çin Merkez Bankasının Türkiyede tahvil satın alması içinde gerekli çalışmaları başlatacağını ifade etti.
ZAMAN | | Samanyolu Haber Son Dakika 10.10.2010 | | | KarşılıklısanayibölgelerikurulacakKarşılıklı sanayi bölgeleri kurulacak |
|
| Karşılıklı sanayi bölgeleri kuracak | Samanyolu Haber | 10.10.2010 09:33 |  | | Türkiye, komşularla sıfır problem ve etkin dış politikalarının meyvelerini toplamaya başladı. Bunun son örneğini Çin Halk Cumhuriyeti Başbakanı Wen Jiabao ülkemize gelerek gösterdi. Konuk Başbakan önceki günkü Ankara ziyaretinin ardından dün de İstanbulda Türk yatırımcılarla bir araya geldi. Basına kapalı yapılan toplantıda Başbakan Jiabao, iki ülke potansiyelini geliştirmek için işadamlarına her türlü desteğe hazır olduğu mesajını verdi. Çin hükümeti olarak, İstanbulda Çin Yatırım Sanayi Bölgesi kurmayı çok arzuladıklarını belirten Wen Jiabao, Aynı zamanda Türkiyenin ülkemizde sanayi bölgesini kurmasını da memnuniyetle karşılayacağız. Ortak liman, gemi inşası konusunu ticaret bakanlığıyla görüşeceğim. İki ülke olarak hem mal satabiliriz hem de Türkiyede birlikte fabrika kurabiliriz. Bu, güneş enerjisi için de geçerlidir. Türkiyede büyük pazar var. Karşılıklı yatırım yapabilmemiz için daha iyi ortamlar oluşturmalıyız. Bunun içinde vize konusu da dahil. ifadelerini kullandı. Wen Jiabao, ayrıca iş dünyasına iki ülke arasında yapılacak bütün projelere Çinden finansal destek sağlama sözü verdi. İkili ticarette kendi iki ülke para birimlerini kullanma sürecini hızlandıracağını kaydeden Çin Başbakanı Wen Jiabao, ayrıca iki ülke bankalarının ve finans kurumlarının diğer ülkelerde şube açmalarına da destek vereceklerini anlattı.
Çin Başbakanı Wen Jiabao, İstanbul temasları çerçevesinde dün Türk işadamları ile bir araya geldi. Çin Başbakanı Jiabao, işadamlarıyla karşılıklı görüş alışverişinde bulundu. Burada iş dünyasına hitap eden konuk Başbakan, iki ülke arasındaki sorunların çözümü ve daha da ileri bir seviyeye gelmesi için gereken tüm adımları atacaklarını ifade etti. Çin hükümeti olarak her zaman dengeli ve sürdürülebilir bir ticareti amaçladıklarını kaydeden Jiabao, iki ülke işadamlarının bir araya gelerek üçüncü ülkelerde yatırım yapmaları konusunda çağrıda bulundu. Özellikle Türk Hava Yollarının (THY) başlatmış olduğu seferlerin ticari ilişkilerin artmasında çok etkili olduğunu anlatan Başbakan, hedeflerinin haftada 25 olan bu sayıyı daha yukarı çıkarmak olduğuna dikkat çekti. Jiabao, ayrıca Çin Merkez Bankasının Türkiyede tahvil satın alması içinde gerekli çalışmaları başlatacağını ifade etti.
ZAMAN | | Samanyolu Haber Son Dakika 10.10.2010 | | | KarşılıklısanayibölgelerikuracakKarşılıklı sanayi bölgeleri kuracak |
|
| Erdoğan, Ahmet Kaya'yı gördü, gözyaşlarını tutamadı | Radikal | 10.09.2010 11:03 |  | | | Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul sermayesi nedense işin başından itibaren bizimle para kazanmada anlaştı ama siyasette anlaşamadı. Bunu da zaman zaman itiraf ettiler. Biz bire beş kazandık ama biz siyaseten destekleyemeyiz, bizim siyasi kanaatimiz bu. Bizler de atacağımız bazı adımları kendileriyle bu konuları çok açık, net konuştuk dedi. Atvdeki programda Ahmet Kaya görüntelirene gören Başbakan gözyaşlarını tutamadı. KPSSdeki kopya skandalına değinen Erdoğan, Hasar tespiti yapılıyor diye konuştu | | Radikal Politika 10.09.2010 | | | ErdoğanAhmetKayayıgördügözyaşlarınıtutamadıErdoğan Ahmet Kayayı gördü gözyaşlarını tutamadı |
|
| Merkez'in yol haritası | Referans | 30.07.2010 04:28 |  | | |
Merkez Bankası son Enflasyon Raporunda para politikası çıkış stratejisi uygulamasını bu yıl sonuna kadar tamamlayacağını belirtmişti. Bu doğrultuda, dün bankaların zorunlu karşılık oranını döviz yükümlülüklerinde yüzde 9,5ten yüzde 10,0a çekti. Daha önce de nisan sonunda 0.5 puanlık artış yapılmıştı. Merkez Bankası bu değişiklikle bankacılık sistemindeki döviz likiditesinin yaklaşık 0.7 milyar dolar azalacağını bildirmiştir ki, aslında sistemde döviz likiditesinin çok da rahat olduğu söylenemez. Hatta Başkan bu durumu bir konuşmasında da belirtmişti. Zaten DTH faiz oranlarındaki yükseklik de bunu göstermektedir. Karşılık oranı artabilirKriz döneminde döviz piyasasına yönelik alınan tedbirler kapsamında Aralık 2008de zorunlu karşılık oranı yüzde 11,0den yüzde 9,0a çekilmişti. Bu da önümüzdeki dönemde bu oranın 1 puan daha artırılabileceğini gösteriyor. Merkez Bankasının bu ve buna benzer adımları hangi sırayla atabileceği konusunda önemli ipuçları ise hafta başında yayımlanan Enf...
| | Referans Finans 30.07.2010 | | | MerkezinyolharitasıMerkezin yol haritası |
|
| Bernanke: ABD ekonomisinin görünümü fevkalade belirsiz | Referans | 22.07.2010 12:19 |  | | |
ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı Ben Bernanke, ülke ekonomisindeki toparlanma bozulursa para politikasını daha fazla gevşetmeye hazır olduklarını söyledi. Bernanke, Senato Bankacılık Komitesinde dün yaptığı konuşmada, ABD ekonomisinin görünümünün fevkalade belirsiz olduğunu belirtti. Ekonominin çift dipli resesyona girme riski olmadığını bildiren Bernanke, ancak toparlanmanın kırılgan olduğunu bildiğini ifade etti.Toparlanma sendeler gibi görünürse, en azından seçeneklerimizi gözden geçirmeliyiz diyen Bernanke, şimdilik yeni önlem planlamadıklarını, çünkü ekonominin halen büyüdüğünü ifade etti. Bernanke, ekonomiyi desteklemek için düşük seviyelerdeki faiz oranlarına halen ihtiyaç olduğunu, bu oranların uzun dönem aynı seviyede kalacağını kaydetti. FEDin ekonomideki toparlanmayı rayında tutmak için gerekli adımları atmaya hazır olduğunu söyleyen Bernanke, bunun için FEDdeki karar alıcıların seçenekleri arasında bankaların FEDde paralarını tutmaya devam etmesi için bu bankala...
| | Referans Son Dakika 22.07.2010 | | | BernankeABDekonomisiningörünümüfevkaladebelirsizBernanke ABD ekonomisinin görünümü fevkalade belirsiz |
|
| Ehliyet harçlarında indirim talebi | Samanyolu Haber | 18.07.2010 15:17 |  | | Baraj Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Atamer, pasaport harçlarındaki indirimin aynısının sürücü belgeleri için de geçerli olması gerektiğini söyledi. Altı aya kadar olan pasaport harcının 126 liradan 65 liraya, 1 yıllık pasaport harcının da 180 liradan 95 liraya indirildiğini hatırlatan Atamer, yine pasaportlar için 138 lira olan değerli kâğıt bedelinin de 50 liraya düşürüldüğünü hatırlattı. Atamer, Bu uygulama ehliyetler için de geçerli olmalıdır dedi.
Ehliyet harçlarının düşürülmesi konusundaki taleplerini hükümetin ciddiye alması gerektiğinin altını çizen işadamı Ömer Atamer, Pasaport, 100 kişiden 10 kişi için belki gereklidir ama ehliyet artık zorunlu bir ihtiyaçtır. Bu nedenle ehliyet harçları konusunda indirim yapılması son derece isabetli olacaktır. Hükümetin bu konuyu ciddiye almasını istiyoruz. diye konuştu.
B sınıf ehliyet için 230 TL, D, E, G sınıfı ehliyetler için 390 TL, A?2 ehliyet için 77 TL ödendiğini kaydeden Baraj Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Atamer, Trafikte harcanan lüzumlu evrak ve dosya paraları gerçekten çok yüksek. Bu oran yüzde 50 indirilse hem sürücü adaylarına, hem işletmelere ciddi oranda katkı sağlar. Ekonomik krizin kendini ciddi şekilde hissettirdiği bir dönemde ehliyet harçlarında yapılacak indirim bu ülkeye artı getirir. şeklinde konuştu.
Ömer Atamer, pasaport harçlarında yapılan indirime karşı olmadıklarını, bundan az sayıda insanın yararlanmasına rağmen olumlu karşıladıklarını da belirterek, Bugün, trafik harçlarında yüzde 50 oranında indirim yapılsa iddia ediyoruz ki, ödenen harç bedeli daha da artacaktır. Burada devletin de kaybı olmaz. Trafik harçları yarı yarıya inmiş olsa sürücü adayı sayısı ciddi oranda artacağından yarısı kadar bedelle bile trafik harçları kapsamında toplanan para daha öncekilerden oldukça yüksek olacaktır. Bu nedenle hükümetten bu konuda gerekli adımları atmasını bekliyoruz. ifadelerini kullandı. | | Samanyolu Haber Son Dakika 18.07.2010 | | | EhliyetharçlarındaindirimtalebiEhliyet harçlarında indirim talebi |
|
|
| |