Habergec.Com Aranan Kelimeler:babanın Değerlendirme: 10 / 10 348880
habergec.com
19.04.2014 Cumartesi
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler
Gazeteler
İnternet Siteleri
Televizyonlar
Radyolar
Diğer

:: Gruplar
 

babanın

Çaresiz babanın feryadı...
Haber3
18.04.2014
13:52
Çaresiz

Adanada 16 yaşındaki kızının evlendirilmek için kaçırıldığını ileri süren babanın feryadı yürekleri dağladı...

Haber3
Son Dakika
18.04.2014
ÇaresizbabanınferyadıÇaresiz babanın feryadı
Bir babanın en acı gözyaşı
Haber7
18.04.2014
11:37
Adanada 16 yaşındaki kızının evlendirilmek için kaçırıldığını ileri süren baba Durmuş E, Ben okuyamadım, kızımın okumasını istiyordum ama onu da evlenmek için kaçırdılar 1 aydır haber alamıyorum, ben kızımın okumasını istiyorum diyerek gözyaşı döktü
Haber7
Son Dakika
18.04.2014
BirbabanınenacıgözyaşıBir babanın en acı gözyaşı
10 gün bilgisayar başından kalkmadı 2 yaşındaki oğlu öldü
Türkiye Gazetesi
16.04.2014
14:14
10 gün boyunca bilgisayar oyunu oynayan babanın 2 yaşındaki oğlu evde ölü bulundu.
Türkiye Gazetesi
Son Dakika
16.04.2014
10günbilgisayarbaşındankalkmadı2yaşındakioğluöldü10 gün bilgisayar başından kalkmadı 2 yaşındaki oğlu öldü
Oğlunu kurtarmak için kendini feda etti
En Son Haber
15.04.2014
23:35
Çinde bir kamyonun altında kalan babanın, oğlunu kurtardığı için yağtığı fedakarlık bir güvenlik kamerasına yansıdı.
En Son Haber
Son Dakika
15.04.2014
OğlunukurtarmakiçinkendinifedaettiOğlunu kurtarmak için kendini feda etti
Çaresiz babanın feryadı!
Milliyet
15.04.2014
16:30
Antalyanın Manavgat ilçesinde bir çadırda yaşadıklarını söyleyen çaresiz baba Güven Gül, beyin tümörü ameliyatı olan kızının tedavisinin devamı...
Milliyet
Toplum Yaşam
15.04.2014
Çaresizbabanınferyadı Çaresiz babanın feryadı
15:15 Çaresiz babanın feryadı!
Milliyet
15.04.2014
16:22
Antalyanın Manavgat ilçesinde bir çadırda yaşadıklarını söyleyen çaresiz baba Güven Gül, beyin tümörü ameliyatı olan kızının tedavisinin devamı...
Milliyet
Son Dakika
15.04.2014
1515Çaresizbabanınferyadı 1515 Çaresiz babanın feryadı
15:15 Çaresiz babanın feryadı!
Milliyet
15.04.2014
16:17
Antalyanın Manavgat ilçesinde bir çadırda yaşadıklarını söyleyen çaresiz baba Güven Gül, beyin tümörü ameliyatı olan kızının tedavisinin devamı...


Milliyet
Son Dakika
15.04.2014
1515Çaresizbabanınferyadı1515 Çaresiz babanın feryadı
Babanın Çocuklarına Hain Planı Kamerada
Haberler.com
14.04.2014
11:58
ABDde babanın çocuklarını trombolinin altına yatırıp, üzerlerinde su ile dolmakta olan balonu patlatarak ıslattığı görüntüler, en çok izlenenler arasına girdi.
Haberler.com
Dünya
14.04.2014
BabanınÇocuklarınaHainPlanıKameradaBabanın Çocuklarına Hain Planı Kamerada
Bir babanın kelimelere sığmayan fedakarlığı
Haber7
14.04.2014
11:39
12 yaşındaki zihinsel engelli oğlu için işini bırakmak zorunda kalan baba herkesi duygulandırdı
Haber7
Son Dakika
14.04.2014
BirbabanınkelimeleresığmayanfedakarlığıBir babanın kelimelere sığmayan fedakarlığı
Babanın Fedakarlığı
Haber3
14.04.2014
10:57
Babanın

Kırklarelinin Lüleburgaz ilçesinde, doğuştan zihinsel engeli olan 12 yaşındaki oğlunun okula gitmesi için işini bırakmak zorunda kalan babanın fedakarlığı herkese örnek oluyor. Hayatını zihinsel engelli oğluna adayan baba Sinan Topçular, İşimle oğlum ar

Haber3
Son Dakika
14.04.2014
BabanınFedakarlığıBabanın Fedakarlığı
Babanın Fedakarlığı
Haberler.com
14.04.2014
10:55
Kırklarelinin Lüleburgaz ilçesinde, doğuştan zihinsel engeli olan 12 yaşındaki oğlunun okula gitmesi için işini bırakmak zorunda kalan babanın fedakarlığı herkese örnek oluyor.
Haberler.com
Son Dakika
14.04.2014
BabanınFedakarlığıBabanın Fedakarlığı
Böbrekleri iflas eden inşaat işçisi babanın çaresizliği
Haber3
13.04.2014
12:03
Böbrekleri

Zonguldak’ta inşaatlarda sıva ustası olarak çalışırken bir yıl önce akut böbrek rahatsızlığına yakalanan 3 çocuk babası Ferhat İnan (36); hastalık, maddi imkansızlık ve bürokratik engeller nedeniyle zor günler geçiriyor.

Haber3
Son Dakika
13.04.2014
BöbrekleriiflasedeninşaatişçisibabanınçaresizliğiBöbrekleri iflas eden inşaat işçisi babanın çaresizliği
Böbrekleri İflas Eden İnşaat İşçisi Babanın Çaresizliği ...
Haberler.com
13.04.2014
12:02
Zonguldak?ta inşaatlarda sıva ustası olarak çalışırken bir yıl önce akut böbrek rahatsızlığına yakalanan 3 çocuk babası Ferhat Inan (36); hastalık, maddi imkansızlık ve bürokratik engeller nedeniyle zor günler geçiriyor.
Haberler.com
Güncel
13.04.2014
BöbrekleriİflasEdenİnşaatİşçisiBabanınÇaresizliğiBöbrekleri İflas Eden İnşaat İşçisi Babanın Çaresizliği
Oğluma haram lokma yedirmedim, sicili tertemiz
Zaman
12.04.2014
02:06
Adana’da yasa dışı dinleme iddiasıyla ve gazete kupürleri gerekçe gösterilerek, belgesiz ve delilsiz tutuklanan 6 emniyetçiden Komiser Fevzi Mert’in ailesi, Zaman’a konuştu. Baba Mustafa Mert, “Sicili tertemiz. Oğlumun ne örgütle ne de yasa dışı bir işle hiç ilgisi olmadı.” dedi.“Oğlumu kuru ekmekle büyüttüm, haram lokma yedirmedim.” diyen anne Emine Mert, polis olduğunda oğluyla gurur duyduğunu söyledi. Komiser’in eşi Sevde Mert ise “Hakk’ın adaletinin tecelli edeceğine inanıyorum. Eşim devletin tahsis ettiği araca ayriyeten bir depo benzin alırdı ki, bilmeden özel işlerimizde aracı kullanmış olabiliriz diye. Devletin hakkına riayet ederdi.” ifadelerini kullandı.Adana’da yasa dışı dinleme iddiasıyla ve gazete kupürleri gerekçe gösterilerek tutuklanan 6 polisten Komiser Fevzi Mert’in ailesi Zaman’a konuştu. Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesinde yaşayan baba Mustafa Mert, yıllarca çocuklarını okutmak ve ailesinin geçimini sağlamak için tarlalarda ve inşaatlarda çalışmış. Çocuklarına alın teriyle kazandığı ekmeği yedirmiş. “Çocuklarımın boğazından buğday tanesi kadar haram lokma geçmedi.” diyen Mert, oğlu Fevzi’nin bir siyasi hırs uğruna kurban edildiği görüşünde: “Oğlumun mesai kavramı yok, yıllık iznini dahi tam kullanmaz. Geç saatlere kadar çalışır. Sicili tertemiz, herkes tarafından sevilir. Oğlumun ne örgütle ne de yasa dışı bir işle hiç ilgisi olmadı. Tutuklanması yönündeki karar tamamen siyasi. Hâkim ve savcının vicdanıyla, hür iradesiyle verdiği bir karar değil. Oğlum ve arkadaşları sebepsiz yere tutuklandı. Yolsuzluk ve rüşvet suçlamasıyla tutuklanan bakan çocukları serbest bırakılırken, bizim çocuklarımızı hiçbir delil olmadan içeri attılar. Oğlum gerçekten yasa dışı bir işe karışmış olsaydı, hakim karşısına çıkmasını önce ben isterdim. Fakat burada yargılamadan çok infaz söz konusu.”Mustafa Mert, yıllardır destekledikleri Başbakan Erdoğan’a da kırgınlığını şu sözlerle anlatıyor: “AK Parti’ye yıllarca oy verdik. Başbakan Erdoğan konuşurken çoğu zaman ağlardım, ama yanlış yaparmışım farkında olmayarak. Döktüğüm gözyaşlarının karşılığı bu olmamalıydı. Başbakan’ın oğlu Bilal gibi benim oğlum da bir babanın oğlu değil mi? ‘Adalet mülkün temelidir’ yazılı levhaları indirsinler, çünkü artık suçlu olanları dışarı çıkartıp, suçsuzları içeri atmaya çalışıyorlar. Rabb’imin kurduğu mahkeme-i kübra var, asıl orada hesaplaşacağız.”Anne Emine Mert ise, ‘kuru ekmekle’ büyüttüğü oğlunun sonuna kadar devletine bağlı olduğunu söyleyerek, “Oğlum yanlış iş yapmaz, suçlu değil. Polis olduğunda devlete hizmet edecek olmasından gurur duymuştum.” ifadelerini kullanıyor. Komiser Fevzi Mert’in 21 yıllık eşi Sevde Mert de eşinin tek suçunun işini ailesinden, çocuklarından hatta sağlığından bile daha çok sevmesi olduğunu dile getiriyor. Kocasının bir terör suçlusuymuş gibi götürülmesini hazmedemediğini anlatan Sevde Mert, yaşadıklarını şu sözlerle anlatıyor: “Sabah saat 7’de 20 kişilik ekiple geldiler. Sanki kaçacak mı? Telefon açsalar kendi giderdi. Silahını ve kimliğini istediklerinde açığa alınacağını düşündüm. Ama bana ‘eşinle vedalaş’ dediler. Eşim kendinden emindi. ‘Hiç üzülmeyin, boynunuzu bükmeyin. Sizin boynunuzu önünüze düşürecek hiçbir şey yapmadım. Kimseye fırsat vermeyin, onların istedikleri sizi üzmek’ dedi. 4. sınıfa giden kızıma, okuldababasının tutuklandığını söylemişler. Şimdi okula gitmek istemiyor.”İstihbarat Şube’de çalıştığı 20 yıl boyunca iş yoğunluğu sebebiyle eşiyle çok az görüşebildiklerini aktaran Sevde Mert, şunları söylüyor: “Görev yeri değiştirilip 100. Yıl Karakolu’na atanınca bize daha fazla vakit ayırmaya başlamıştı. Daha önce gecesi gündüzü belli değildi. Hakk’ın adaletinin tecelli edeceğine inanıyorum. İstihbarat Şube’de çalışırken devletin kendisine tahsis ettiği araca ayriyeten bir depo benzin alırdı ki, bilmeden özel işlerimizde aracı kullanmış olabiliriz diye. Devletin hakkına riayet ederdi. Kış aylarında otogarda kalan kimsesizler için bana tencereler dolusu çorba yaptırır, onlara götürürdü. Çorba kâseleri hâlâ evde duruyor. Bu anlattıklarımı duysa bana kızacak; fakat suçlu diye içeriye alınan eşimin gerçekte nasıl biri olduğunu herkes öğrenmeli.” Öte yandan tutuklanan 6 polisin avukatları, mahkemenin verdiği karara itiraz etti.
Zaman
Güncel
12.04.2014
OğlumaharamlokmayedirmedimsicilitertemizOğluma haram lokma yedirmedim sicili tertemiz
Bir Babanın Hiperaktif Kızından Çektikleri Kamerada
Haberler.com
11.04.2014
07:55
Bir baba hiperaktif kızından çektiklerini her cumartesi anbean kameraya kaydettiği kızının çılgın dansı sosyal medyada tıklanma rekoru kırdı.
Haberler.com
Son Dakika
11.04.2014
BirBabanınHiperaktifKızındanÇektikleriKameradaBir Babanın Hiperaktif Kızından Çektikleri Kamerada
Bir baba çocuğuna böyle şaka yapar mı?
Haber7
09.04.2014
21:18
Zalim babanın Kinder yumurta şakası, sosyal medyada çok izlenenler arasında yer aldı
Haber7
Son Dakika
09.04.2014
Birbabaçocuğunaböyleşakayaparmı?Bir baba çocuğuna böyle şaka yapar mı?
Zalim babanın Kinder yumurta şakası İZLE
En Son Haber
09.04.2014
15:29
Zalim babanın Kinder yumurta şakası, sosyal medya çok izlenenler arasında yer aldı.
En Son Haber
Son Dakika
09.04.2014
ZalimbabanınKinderyumurtaşakasıİZLEZalim babanın Kinder yumurta şakası İZLE
Kızını almak için bastığı yuvada 4 saat dehşet saçtı
Zaman
09.04.2014
15:28
Eskişehir’de cezaevinden tahliye edildikten sonra 1,5 yaşındaki kızını verdiği Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’ne ait yuvadan almak isteyen 26 yaşındaki Hasan Özcan dehşet saçtı.Öfkeli baba, yurdun özel güvenlik görevlisi, kadın öğretmen ve kızını bıçak tehdidi ile rehin alınca polisler tarafından biber gazı ile müdahale edildi. Olay, merkez Odunpazarı ilçesindeki Yunus Emre Yuvası’nda önceki gece meydana geldi. Bir süre önce cezaevinden çıktığı öğrenilen Hasan Özcan (26), bakamayınca yuvaya verdiği 1,5 yaşındaki E.Ö.’yü alıp evine götürmek istedi. Özcan, yuvanın önce özel güvenlik görevlisini bıçakla tehdit ederek etkisiz hale getirdi, ardından yurdun kapısının camını kırdı. Kızı E.Ö.’nün yanına getirilmesini isteyen baba, kızı ile birlikte gelen kadın öğretmeni de rehin aldı. Özcan, ihbar üzerine gelen polislerin iknasına karşılık vermedi. Polis, Özcan’a biber gazı sıktı, 1,5 yaşındaki E.Ö., öğretmeni ve güvenlik görevlisini kurtardı.Biber gazıyla etkisiz hale getirilen baba bu kez, elinde bıçakla çocukların kaldığı kattaki boş bir odaya kendini kilitledi. Polislerin çabalarına rağmen bulunduğu odadan çıkmayan Özcan, Özel Harekât Şubesi ekiplerinin müdahalesiyle etkisiz hale getirildi. Gözaltına alınan babanın çeşitli suçlardan poliste suç kaydının bulunduğu, 15 gün önce de cezaevinden şartlı olarak tahliye edildiği öğrenildi.
Zaman
Ana Sayfa
09.04.2014
Kızınıalmakiçinbastığıyuvada4saatdehşetsaçtıKızını almak için bastığı yuvada 4 saat dehşet saçtı
Kızını almak için bastığı yuvada 4 saat dehşet saçtı
Zaman
09.04.2014
02:08
Eskişehir’de cezaevinden tahliye edildikten sonra 1,5 yaşındaki kızını verdiği Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’ne ait yuvadan almak isteyen 26 yaşındaki Hasan Özcan dehşet saçtı.Öfkeli baba, yurdun özel güvenlik görevlisi, kadın öğretmen ve kızını bıçak tehdidi ile rehin alınca polisler tarafından biber gazı ile müdahale edildi. Olay, merkez Odunpazarı ilçesindeki Yunus Emre Yuvası’nda önceki gece meydana geldi. Bir süre önce cezaevinden çıktığı öğrenilen Hasan Özcan (26), bakamayınca yuvaya verdiği 1,5 yaşındaki E.Ö.’yü alıp evine götürmek istedi. Özcan, yuvanın önce özel güvenlik görevlisini bıçakla tehdit ederek etkisiz hale getirdi, ardından yurdun kapısının camını kırdı. Kızı E.Ö.’nün yanına getirilmesini isteyen baba, kızı ile birlikte gelen kadın öğretmeni de rehin aldı. Özcan, ihbar üzerine gelen polislerin iknasına karşılık vermedi. Polis, Özcan’a biber gazı sıktı, 1,5 yaşındaki E.Ö., öğretmeni ve güvenlik görevlisini kurtardı.Biber gazıyla etkisiz hale getirilen baba bu kez, elinde bıçakla çocukların kaldığı kattaki boş bir odaya kendini kilitledi. Polislerin çabalarına rağmen bulunduğu odadan çıkmayan Özcan, Özel Harekât Şubesi ekiplerinin müdahalesiyle etkisiz hale getirildi. Gözaltına alınan babanın çeşitli suçlardan poliste suç kaydının bulunduğu, 15 gün önce de cezaevinden şartlı olarak tahliye edildiği öğrenildi.
Zaman
Güncel
09.04.2014
Kızınıalmakiçinbastığıyuvada4saatdehşetsaçtıKızını almak için bastığı yuvada 4 saat dehşet saçtı
Ördekçi Babanın Tavukçu Oğlu
Haber3
08.04.2014
19:29
Ördekçi

MANİSAnın Sarıgöl İlçesinde oturan girişimci Şükrü Tez, babasının, 7’nci Cumhurbaşkanı Kenan Evren’e Çin’e ziyaretinde hediye edilen Pekin ördekleri...

Haber3
Son Dakika
08.04.2014
ÖrdekçiBabanınTavukçuOğluÖrdekçi Babanın Tavukçu Oğlu
Ördekçi Babanın Tavukçu Oğlu
Haberler.com
08.04.2014
19:28
Manisanın Sarıgöl İlçesinde oturan girişimci Şükrü Tez, babasının, 7nci Cumhurbaşkanı Kenan Evrene Çine ziyaretinde hediye edilen Pekin ördeklerini yetiştirmesiyle tanıştığı kümes hayvanlarındaki birikimini hayalindeki organik çiftliğe taşıdı.
Haberler.com
Son Dakika
08.04.2014
ÖrdekçiBabanınTavukçuOğluÖrdekçi Babanın Tavukçu Oğlu
Ördekçi Babanın Tavukçu Oğlu
Haberler.com
08.04.2014
19:16
Manisanın Sarıgöl İlçesinde oturan girişimci Şükrü Tez, babasının, 7nci Cumhurbaşkanı Kenan Evrene Çine ziyaretinde hediye edilen Pekin ördeklerini yetiştirmesiyle tanıştığı kümes hayvanlarındaki birikimini hayalindeki organik çiftliğe taşıdı.
Haberler.com
Güncel
08.04.2014
ÖrdekçiBabanınTavukçuOğluÖrdekçi Babanın Tavukçu Oğlu
Boksör babanın halterci kızı
Zaman
08.04.2014
17:23
Tel Aviv’deki Avrupa Halter Şampiyonası, büyük bir başarıya tanıklık etti. Silkme ve toplamda iki altın madalya kazanan Ayşegül Çoban, kendisini ayakta alkışlayan İsrailli izleyicileri bile ağlattı. Yeni hedefini Dünya Şampiyonası olarak belirleyen 22 yaşındaki genç sporcunun, podyumla tanışmasını içeren kariyer hikâyesi ise hayli ilginç.İsrail’in Tel Aviv kentinde düzenlenen Avrupa Halter Şampiyonası, genç bir şampiyon çıkarttı. 22 yaşındaki Ayşegül Çoban, silkmede 114, toplamda ulaştığı 191 kiloyla iki altın madalya kazandı. 2005’te Konya’daki yatılı bölge ilköğretim okulunda eğitim gören 80 kişi arasından seçilen Çoban, millî takım antrenörleri Talat Ünlü ve eşi Serap’ın desteğiyle kariyer basamaklarını kısa sürede tırmandı.16 Aralık 1992 doğumlu Ayşegül Çoban, bir Yörük kızı. Babası eski boksörlerden. Atletizm pistine adım atacakken lisans alacağı gün beden eğitimi öğretmeni Serap Ünlü tarafından, “Hadi sen haltere yönel.” denilince soluğu podyumda alan bir yetenek. Yemek tutkusundan ötürü kendisini, ‘obur’ olarak gören Çoban, buna rağmen mutfakta hayli başarısız. Yaşantısının çoğu kamplarda geçen Çoban, “Spora başladığımdan bugüne hep antrenmandayım desem abartmam. Selçuk Üniversitesi BESYO öğrencisi olduğumu da hatırlatayım. Bu yıl mezun olacağım. Bu yüzden evde geçirdiğim zaman biraz az.” ifadesini kullanıyor. Önceki günkü yarışma sırasında Tichonet Salonu’ndaki izleyicilerin gözlerinin dolmasının kendisini çok şaşırttığını belirten Ayşegül Çoban, şöyle devam ediyor: “Başarının getirdiği duygusallıkla ben ağladım, hocalarım, gazeteci ağabeylerim de. Ama en dikkat çeken olay, benim bu halimi görüp ayakta alkışlayan İsrailli izleyicilerin de gözlerinin dolmasıydı. Bunu hayatım boyunca unutmayacağım. Madalyam, beni dualarıyla destekleyen halkımıza armağan olsun. Bu moralle Dünya Şampiyonası’nda da bayrağımızı dalgalandıracağıma inanıyorum.”
Zaman
Ana Sayfa
08.04.2014
BoksörbabanınhaltercikızıBoksör babanın halterci kızı
Çocuğu öldürülen babanın acısı büyük
Haber7
08.04.2014
12:18
Karsta kaybolduktan sonra cesedi bir tabyada bulunan 9 yaşındaki Mert Aydının yakınları, adliye binası önünde olayı protesto etti
Haber7
Son Dakika
08.04.2014
ÇocuğuöldürülenbabanınacısıbüyükÇocuğu öldürülen babanın acısı büyük
Boksör babanın halterci kızı
Zaman
08.04.2014
12:07
Tel Aviv’deki Avrupa Halter Şampiyonası, büyük bir başarıya tanıklık etti. Silkme ve toplamda iki altın madalya kazanan Ayşegül Çoban, kendisini ayakta alkışlayan İsrailli izleyicileri bile ağlattı. Yeni hedefini Dünya Şampiyonası olarak belirleyen 22 yaşındaki genç sporcunun, podyumla tanışmasını içeren kariyer hikâyesi ise hayli ilginç.İsrail’in Tel Aviv kentinde düzenlenen Avrupa Halter Şampiyonası, genç bir şampiyon çıkarttı. 22 yaşındaki Ayşegül Çoban, silkmede 114, toplamda ulaştığı 191 kiloyla iki altın madalya kazandı. 2005’te Konya’daki yatılı bölge ilköğretim okulunda eğitim gören 80 kişi arasından seçilen Çoban, millî takım antrenörleri Talat Ünlü ve eşi Serap’ın desteğiyle kariyer basamaklarını kısa sürede tırmandı.16 Aralık 1992 doğumlu Ayşegül Çoban, bir Yörük kızı. Babası eski boksörlerden. Atletizm pistine adım atacakken lisans alacağı gün beden eğitimi öğretmeni Serap Ünlü tarafından, “Hadi sen haltere yönel.” denilince soluğu podyumda alan bir yetenek. Yemek tutkusundan ötürü kendisini, ‘obur’ olarak gören Çoban, buna rağmen mutfakta hayli başarısız. Yaşantısının çoğu kamplarda geçen Çoban, “Spora başladığımdan bugüne hep antrenmandayım desem abartmam. Selçuk Üniversitesi BESYO öğrencisi olduğumu da hatırlatayım. Bu yıl mezun olacağım. Bu yüzden evde geçirdiğim zaman biraz az.” ifadesini kullanıyor. Önceki günkü yarışma sırasında Tichonet Salonu’ndaki izleyicilerin gözlerinin dolmasının kendisini çok şaşırttığını belirten Ayşegül Çoban, şöyle devam ediyor: “Başarının getirdiği duygusallıkla ben ağladım, hocalarım, gazeteci ağabeylerim de. Ama en dikkat çeken olay, benim bu halimi görüp ayakta alkışlayan İsrailli izleyicilerin de gözlerinin dolmasıydı. Bunu hayatım boyunca unutmayacağım. Madalyam, beni dualarıyla destekleyen halkımıza armağan olsun. Bu moralle Dünya Şampiyonası’nda da bayrağımızı dalgalandıracağıma inanıyorum.”
Zaman
Spor
08.04.2014
BoksörbabanınhaltercikızıBoksör babanın halterci kızı
Anne babanın mirasçılığı!
Emlak Kulisi
06.04.2014
10:34
Mirasbırakanın birinci derece mirasçıları, onun altsoyu oluyor. Ancak altsoyun bulunmaması durumunda anne babanın mirasçılığı söz konusu oluyor. İşte anne babanın miras hakkı ile ilgili esaslar...
Emlak Kulisi
Emlak
06.04.2014
AnnebabanınmirasçılığıAnne babanın mirasçılığı
Ordu'da babanın kahrolduğu an
Haber7
05.04.2014
21:20
Ordunun Kabataş ilçesinde babasının geri manevra yaptırdığı aracın altında kalan 5 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti
Haber7
Son Dakika
05.04.2014
OrdudababanınkahrolduğuanOrduda babanın kahrolduğu an
Babanın yıkıldığı an
Haber Türk
05.04.2014
16:03
PamirdenPamirden acı haber geldi
Haber Türk
Son Dakika
05.04.2014
BabanınyıkıldığıanBabanın yıkıldığı an
Kayıp Pamir için İstanbul ayakta
Zaman
05.04.2014
13:01
Sabah saatlerinde, Sarıyer Zekeriyaköydeki evinden çıkan 3,5 yaşındaki Pamir Dikdik her yerde aranıyor. Arama çalışmalarına Jandarma, itfaiye ve belediye ekipleri devam ediyor.Sarıyer Zekeriyaköy Fesleğen Sokakta bulunan evinden anne ve babası uyurken tek başına çıkan 3,5 yaşındaki Pamir Dikdikten haber alınamıyor. Saat 09.00 sıralarında çocuğunun evde olmadığını fark eden baba Serdar Dikdik olayı polise ve jandarma ekiplerine haber verdi. Babanın ihbarıyla olay yerine gelen jandarma ekipleri küçük Pamiri bulmak için çalışma başlattı. Önce yakın alanlar arandı. Daha sonra ormanlık alana giren jandarma ekipleri küçük çocuğu aramaya devam ediyor. Bir yandan da üst sokakta bulunan su kuyusu çocuğun içine düşme ihtimaline karşı itfaiye ekipleri tarafından boşaltılıyor.PAMİR ORMANLIK ALAN DAHİL HER YERDE ARANIYORSabah evde uyudukları sırada çocuğunun evden ayrıldığını söyleyen acılı baba Serdar Dikdik “Çocuğumuz evin kapısını açarak evden kaçmış. Sabah 9.30dan itibaren yok. Polis Jandarma herkes arıyor. Çocuğumu görenlerin, duyanların haber vermesini bekliyoruz dedi.Çocuğunun 3,5 yaşında olduğunu üzerinde uyku tulumu ile ayakkabısız olarak kayıplara karıştığını belirten baba, “Polise Jandarmaya haber verdik. Pamir ormanlık alan dahil her yerde aranıyor. Sosyal medyada da duyuru yaptık. Herkesten yardım bekliyoruz “ diye konuştu.AKUT EKİBİ DE ARAMALARA BAŞLADIOlayı haber alan AKUT ekibi de saat 16.00 sıralarında aramalara katıldı.VALİDEN AÇIKLAMASabah saatlerinde, Sarıyer Zekeriyaköydeki evinden çıkan 3,5 yaşındaki Pamir Dikdiki arama çalışmaları devam ediyor. Konuyla ilgili olarak İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu twitter hesabından açıklama yaptı. Mutlunun açıklaması şöyle; Kayıp çocuğumuz Pamirin araması termal kameralı, iz köpekli 200 kişilik jandarma, AFAD, AKOM, AKUT birimlerince gün boyunca sürdürülüyor. Arama çalışmalarına ilave jandarma, polis ve Boğaziçi Üniversitesi gönüllü grubu da katılarak arama ekibi mevcudu 500ün üzerine çıkıyor.(DHA)
Zaman
Güncel
05.04.2014
KayıpPamiriçinİstanbul/">İstanbulayaktaİstanbul-ayakta/">Kayıp Pamir için İstanbul ayakta
Kilolu anne ve baba obez çocuk riskini artırıyor
En Son Haber
04.04.2014
17:24
Prof. Dr. Erhan Aygen, anne ve babanın kilolu olmasının çocuklarda obezite riskini yüzde 70-80e kadar çıkardığını söyledi.
En Son Haber
Son Dakika
04.04.2014
KiloluannevebabaobezçocukriskiniartırıyorKilolu anne ve baba obez çocuk riskini artırıyor
Kilolu anne ve baba 'obez çocuk' riskini artırıyor
Haber7
04.04.2014
12:04
Fırat Üniversitesi (FÜ) Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof Dr Erhan Aygen, anne ve babanın kilolu olmasının çocuklarda obezite riskini yüzde 70-80e kadar çıkardığını söyledi
Haber7
Son Dakika
04.04.2014
KiloluannevebabaobezçocukriskiniartırıyorKilolu anne ve baba obez çocuk riskini artırıyor
Eskişehir de 2 Yaşındaki Oğlunu Öldüren Babanın Yargılanmasına ...
Haberler.com
03.04.2014
16:55
Eskişehir?de 2 yaşındaki oğlunu öldüren, eşini ise yaralayan şahsın yargılanmasına devam edildi.
Haberler.com
Son Dakika
03.04.2014
Eskişehirde2YaşındakiOğlunuÖldürenBabanınYargılanmasınaEskişehir de 2 Yaşındaki Oğlunu Öldüren Babanın Yargılanmasına
Eskişehir de 2 Yaşındaki Oğlunu Öldüren Babanın Yargılanmasına ...
Haberler.com
03.04.2014
16:37
Eskişehir?de 2 yaşındaki oğlunu öldüren, eşini ise yaralayan şahsın yargılanmasına devam edildi.
Haberler.com
Güncel
03.04.2014
Eskişehirde2YaşındakiOğlunuÖldürenBabanınYargılanmasınaEskişehir de 2 Yaşındaki Oğlunu Öldüren Babanın Yargılanmasına
Eskişehir'de 2 Yaşındaki Oğlunu Öldüren Babanın Yargılanmasına Devam Edildi
Haber3
03.04.2014
16:33
Eskişehirde

Eskişehir’de 2 yaşındaki oğlunu öldüren, eşini ise yaralayan şahsın yargılanmasına devam edildi.

Haber3
Son Dakika
03.04.2014
Eskişehirde2YaşındakiOğlunuÖldürenBabanınYargılanmasınaDevamEdildiEskişehirde 2 Yaşındaki Oğlunu Öldüren Babanın Yargılanmasına Devam Edildi
Çaresiz Anne Babanın Buruk Sevinci
Haberler.com
03.04.2014
14:16
Denizli?de yeni doğacak bebeklerinin kontrolü için gittikleri hastanede 11 aylık ilk çocuklarının kanser olduğunu öğrenen aile yıkıldı.
Haberler.com
Son Dakika
03.04.2014
ÇaresizAnneBabanınBurukSevinciÇaresiz Anne Babanın Buruk Sevinci
Çaresiz Anne Babanın Buruk Sevinci
Haberler.com
03.04.2014
14:02
Denizli?de yeni doğacak bebeklerinin kontrolü için gittikleri hastanede 11 aylık ilk çocuklarının kanser olduğunu öğrenen aile yıkıldı.
Haberler.com
Güncel
03.04.2014
ÇaresizAnneBabanınBurukSevinciÇaresiz Anne Babanın Buruk Sevinci
Anne Babanın Çaresizliği
Haber3
03.04.2014
13:44
Anne

Denizli’de yeni doğacak bebeklerinin kontrolü için gittikleri hastanede 11 aylık ilk çocuklarının kanser olduğunu öğrenen aile yıkıldı.

Haber3
Son Dakika
03.04.2014
AnneBabanınÇaresizliğiAnne Babanın Çaresizliği
Wushucu aile başarılarına yenilerini ekledi -
Haberler.com
02.04.2014
15:14
Babanın federasyonda yönetici, annenin milli takımda antrenör olduğu Akyüz ailesinin 3 çocuğu 5. Dünya Gençler Wushu Şampiyonasında 2 birincilik, 2 de ikincilik kazandı.
Haberler.com
Spor
02.04.2014
Wushucuailebaşarılarınayenileriniekledi-Wushucu aile başarılarına yenilerini ekledi -
Bahçeli: Ne siz ne de çocuklarınız yalnız değilsiniz
Haber3
28.03.2014
23:25
Bahçeli:

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet, Hizmet Hareketi içerisinde çocukları olduğunu söyleyen babanın operasyon olacağı şeklinde duyduğu endişeyi dile getirmesine, “Hiçbir şart altında da ne siz ne de çocuklarınız yalnız değilsiniz.

Haber3
Son Dakika
28.03.2014
BahçeliNesiznedeçocuklarınızyalnızdeğilsinizBahçeli Ne siz ne de çocuklarınız yalnız değilsiniz
Bahçeli: Ne Siz Ne de Çocuklarınız Yalnız Değilsiniz
Haberler.com
28.03.2014
23:24
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet, Hizmet Hareketi içerisinde çocukları olduğunu söyleyen babanın operasyon olacağı şeklinde duyduğu endişeyi dile getirmesine, ?Hiçbir şart altında da ne siz ne de çocuklarınız yalnız değilsiniz.
Haberler.com
Güncel
28.03.2014
BahçeliNeSizNedeÇocuklarınızYalnızDeğilsinizBahçeli Ne Siz Ne de Çocuklarınız Yalnız Değilsiniz
Bahçeli: Ne Siz Ne de Çocuklarınız Yalnız Değilsiniz
Haberler.com
28.03.2014
23:24
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet, Hizmet Hareketi içerisinde çocukları olduğunu söyleyen babanın operasyon olacağı şeklinde duyduğu endişeyi dile getirmesine, ?Hiçbir şart altında da ne siz ne de çocuklarınız yalnız değilsiniz.
Haberler.com
Son Dakika
28.03.2014
BahçeliNeSizNedeÇocuklarınızYalnızDeğilsinizBahçeli Ne Siz Ne de Çocuklarınız Yalnız Değilsiniz
Erken doğan bebeklerde enfeksiyona dikkat!
Zaman
28.03.2014
12:01
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Derya Girgin, erken gözlerini açan prematüre bebeklerin enfeksiyona yatkın olduğunu söyledi. Girgin, Prematüre bebekler enfeksiyona yatkındır. Doğumdan itibaren enfeksiyondan koruma için her türlü önlem alınmalıdır. dedi.Avusturya Sen Jorj Hastanesi Uzmanı Dr.Derya Girgin, prematüre bebekler hakkında bilgiler verdi.Gerekli koruyucu önlemler alındığı takdirde anne ve babanın ziyaretlerin enfeksiyon riskini arttırmayacağını belirten Girgin, Bebekle ilgilenen tüm personel özellikle el yıkamaya çok önem vermeli, enfeksiyon riskini en aza indirmek için gereksiz tıbbi girişimlerden kaçınılmalıdır. Ancak enfeksiyondan koruma amaçlı anne ve babanın ziyaretleri kısıtlanmamalıdır. Gerekli koruyucu önlemler alındığı takdirde anne ve babanın ziyaretleri enfeksiyon riskini arttırmaz ve bebekle ilişki kurmaları ve bakımını öğrenmeleri açısından çok önemlidir. diye konuştu. Bebeğin hastanede kaldığı sürede anne ve babaya eğitim verilmesi gerektiğini ifade eden Girgin, Prematüre bebeklerin karşılaşacağı riskleri azaltmak ve bunlarla baş edebilmek için doğumun tam teşekküllü bir hastanede, konusunda uzman bir ekiple gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bebeğin hastanede kaldığı süre boyunca anne ve babaya eğitim verilmeli, aile bebeğe evde gerekli bakımı sağlayacak düzeye ulaşmadan bebek taburcu edilmemelidir. Taburcu olduktan sonra da bebeğin düzenli olarak Çocuk hekimi tarafından muayene edilmesi, büyüme ve gelişiminin kontrol altında tutulması gerekmektedir. şeklinde konuştu.Solunum hızının izlenmesi ve oksijen tedavisine dikkat edilmesi gerektiğini aktaran Girgin, Doğumda hava yollarının temizlenmesi, solunumu uyarma, kordon ve göz bakımı, K vitamini uygulaması normal zamanında doğan bebekler gibidir. Bunlara ek olarak ısı kontrolu, hava yolu açıklığının sağlanması, kalp atım ve solunum hızının izlenmesi ve oksijen tedavisine dikkat edilmelidir. Doğum odası ve yenidoğan yoğun bakım ünitesinde bebeği rahatsız edecek her türlü gereksiz işlem ve yüksek sesten kaçınılmalıdır. dedi.(CİHAN)
Zaman
Sağlık
28.03.2014
ErkendoğanbebeklerdeenfeksiyonadikkatErken doğan bebeklerde enfeksiyona dikkat
Mehmed Niyazi - Palulular, gururlanın
Zaman
24.03.2014
02:06
İstanbul’daki çeşitli güzide semtler zaman zaman ön plana çıkar; Peyami Safa’nın “Fatih-Harbiye”sindeki uçurum gençlerin dikkatini çeker.Bizim çocukluğumuzda, yani bin dokuz yüz ellili yılların başlarında Teşvikiye’de oturmak, oranın sakinlerine prestij sağlardı. İşte bu yıllarda bir cumartesi günü birkaç aile sohbet için bir araya gelmişlerdi. Tabii pek çoğu tam bir laik sistemin içinde yetişmişlerdi. Bizdeki laiklik eğitimi kör bir uygulamadır. İnsanın yaratılışı, nereden gelip nereye gittiği meçhuldür; dolayısıyla gençlerin beynini dumura uğratır; onlar için görmek, beş duyu ile dokunmak her şeydi, manevi konularda sepetlerinde hiçbir şey yoktu. Laftan lafa birisi Peygamber Efendimiz’in bir hadisini şöyle yorumladı: “Bu hadis doğru değildir; herhalde şöyle söylemesi lazımdı.” Karşısında oturan bir genç, ona karşı şu itirazda bulundu: “Biz Müslüman’ız; bizler için Hz. Peygamber her şeydir. Bir hadis doğru mu, değil mi biz ona bakarız. Bir hadis doğruysa, artık Müslüman onun üzerinde yorum yapamaz. Müslüman, elinden geldiği kadar o hadise uymaya gayret eder. Belki o hadis bugün için idrakimize sığmasa bile gelecekte hikmetini anlayacağız diye düşünürüz.” Oradakilerden biri, bu anlattıklarını nereden öğrendiğini sorar; o da şu cevabı verir: “Alman babamdan öğrendim.” Yanındakilerin hepsinin gözleri faltaşı gibi açılır: “Ne, Alman babandan mı?” diye sorarlar. Palulu Hüseyin de hatırasını şöyle anlatır: “Babam Birinci Dünya Harbi’nde teğmendi; Çanakkale’nin Seddülbahir’inde bulunuyordu. Yirmi Altıncı Alay’ın, Üçüncü Taburu’nun kumandanı Binbaşı Mahmud Sabri’nin kenarında saf tutmuşlardı. Kıran kırana savaş cereyan ediyordu. Bir ikindi üzeri, bir top mermisi gelir, babamın sağ tarafını götürür. Böyle ölümcül yaralarda insan korkup telaşa kapılır. Tabur komutanı Alman Binbaşı koşarak yanına gelir; babamı teskin etmek için “Ölmeyeceksin Ali” der. O anda babamın gözleri tepedeki ikindi güneşindedir; gülümseyerek Alman komutanına şöyle söyler: “Bak, Peygamberimiz beni kucaklamak için bana doğru geliyor; ben de O’na gideceğim. Palu’nun Mahman köyünde dört yaşında bir oğlum var; o sana emanettir kumandanım.” Bunlar, babamın son sözleridir.” Birinci Dünya Savaşı sona erince Alman Binbaşı, Palu’ya gider. Ali’nin evini bulur; Hüseyin’i evlat edinir, üç kızıyla birlikte dördüncü çocuğu olarak Almanya’nın Münih şehrine yerleşirler. Almanya’nın bütün okullarında din dersi mecburidir, Hüseyin, Müslüman bir anne-babanın evladıdır, o yüzden Papaz’ın din eğitimine tabi tutulması doğru olmaz. Bu sırada Kazan’dan mülteci olarak gelen Müslüman hocaların birini Alman Binbaşısı, cumartesi ve pazar günleri Hüseyin’e dinini öğretmesi için tutar. Diğer yandan normal eğitimini de sürdüren Hüseyin, Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirince Alman Binbaşı babası ona: “Oğlum Hüseyin, vatanına git, o güzel milletine hizmet et.” O dönemde bizden çok ileri olan Almanya’yı bırakır, Türkiye’ye gelir. Mesleği dış politika olduğu için de Dışişleri’ne girer. İstanbul’da mesleğine başladıktan kısa bir süre sonra Yahudi bir kızla tanışır; evlenmeye karar verirler. Alman babasına da nikâh davetiyelerinden bir tane gönderir. Alman binbaşı, davetiyeyi alır almaz Türkiye’ye gelir; Hüseyin’i karşısına alır, ona şunları söyler: “Hüseyin, biliyorsun ben bir Alman’ım; lütfedip bana baba diyorsun. Aslında sana çok hizmet etmem gerekirdi. Çünkü yaralı babanın bana öyle bir bakışı vardı ki, bu dünyada küçük bir yetim bırakmanın zorluğunu gözlerim babanda gördü. Ama Allah şahittir ki seni üç kızımdan ayırmadım; şimdi bir Yahudi kızıyla evleniyorsun, ben sana evlenme diyemem. En küçük kızım Gisela sana âşıktı; annesi ve ben; belki bir şükranlık duyabilirsin diye, kızımızla evlenebilirsin umuduyla Gisela’ya aşkını belli etmemesini için rica ettik. Belki bilmiyorsun ama Gisela senden dolayı yataklara düştü. Şunu bil ki; tarihi sebeplerden dolayı fakirliğe düşmüş olan milletinin senin gibi münevverlere çok ihtiyacı var; bu güzel milletine hizmet edecek bir insansın sen. Bir yabancı milletin kızı sana ayak bağı olabilir. Tabii karar senindir. Ama şunu da bil ki, bir Yahudi’yle, bir İngiliz’le, bir Alman’la evlenirsen, artık ben senin Alman baban değilim. Sana Müslüman, kendi toprağından bir kız lazımdır. Biliyorsun bana kesinlikle borçlu değilsin; zira ben babana olan sevgimden dolayı sana her şeyi yaptım.” Hüseyin, Alman babasının bakışları arasında davetiyeyi yırtar; ondan sonra Müslüman bir Türk kızıyla evlenir. İnşallah mesut olmuştur. Böyle bir evlat yetiştirdiği için de Palulular
Zaman
Köşe Yazıları
24.03.2014
MehmedNiyazi-PalululargururlanınMehmed Niyazi - Palulular gururlanın
Nazan Bekiroğlu - Babalar ve oğullar metni olarak İlyada
Zaman
23.03.2014
02:16
Homeros’un İlyada’sı bir babalar ve oğullar hikâyesi olarak da okunabilir. Batının her defasında Anadolu üzerine çullandığı Çanakkale savaşlarının MÖ 1200’de gerçekleşen bu ilkinde her iki taraftan babalar ve oğullar hikâyelerini de seyrederiz çünkü.İlyada’da Troya’nın ihtiyar ve bilge kralı Priamos’un iki oğlundan biri on yıllık savaşın sebebi olan Paris’tir. Yaşayan erkeklerin en yakışıklısı olarak bilinen bu delikanlı efsaneye bakılırsa Tanrıçalar arasındaki bir güzellik yarışmasında hakem olduğunda kendisine sunulan rüşveti kabul ederek Aphrodite’yi en güzel ilân etmiştir. Ödülü yaşayan kadınların en güzeli olan Helene’dir. Lâkin Marlowe’un unutulmaz dizesiyle “Denize bin gemi indiren yüz”ün sahibi olan bu kadın Akhalı krallardan biriyle evlidir. On yıllık savaşın başlama sebebi evli bir kadının kaçırılması olayına bağlanır bu yüzden. Priamos’un diğer oğlu olan Hektor kardeşini azarlar aynı sebeple:Seni alçak, seni parlak oğlan, seni çapkınSeni ırz düşmanı seniHiç doğmaz olaydın keşkeLâkin ok yaydan çıkmış, bin gemi Çanakkale açıklarına demirlemiş, savaş başlamıştır çoktan. Hektor artık kardeşini değilse bile vatanını, halkını korumak için bu savaşa katılmıştır. O savaş ki kısa zamanda bir varlık yokluk meselesine dönüşmüş, Anadolu’nun halkları bile bir ittifak oluşturarak Troya yanında mücadeleye katılmıştır. Çanakkale Boğazı Anadolu’nun da kapısıdır zira. Üstelik savaş gayesini sapmış, Akhalar suçlu suçsuz ayırt etmeden bütün Troya’yı yok etme sevdasına düşmüşlerdir. Ahlâkını kaybetmiş, yöntemini şaşırmış bu savaşta Troya’yı yakıp yıkmak asli hedefe dönüşmüştür. “Akhilleus’un Öfkesi” bu gayesini şaşırmışlığın ifadesidir. Dev Akhilleus ki acımasız bir ölüm çukuru, öfkeden gözü dönmüş bir mızrak ucudur. Akhalar’a bile acı üstüne acıyı onun kahreden öfkesi getirmiştir.Hektor, Akhilleus’la dövüşecektir teke tek. Karısı gitmemesi için yalvarır. Hektor insandır, onun da korkuları vardır. Bilir dönüşü olmadığını ama bu vuruşmadan kaçsa, Troya halkının arasında bir daha nasıl başı dik dolaşacaktır? Korkulan gerçekleşir ve Akhilleus Hektor’u öldürür. Öfkesi o kadar büyüktür ki Hektor’un cesedini bir savaş arabasına bağlayarak Patroklos’un mezarı etrafında dokuz gün sürükler. Oysa İlyada’nın dünyasında insanın dirisi gibi ölüsü de önemlidir. Ceset kutsaldır, saygı görmesi gerekir. Ölüler yakılmalı, külleri gömülmeli, üzerlerine mezar yapılmalı ve ozanlar arkasından ağıt yakmalıdır. Bu sebeple Hektor’un ölüsüne gösterilen vahşice saygısızlık dirisine gösterilen öfkeden daha büyük yara açar Troya halkının ve acılı baba Priamos’un yüreğinde.İşte o zaman kaybedecek hiçbir şeyi kalmamış yaşlı kral, her yer sessizliğe bürünmüşken sessizce aralar surların kapısını. Kendisini tanımaları halinde anında öldürecek olan Akhaların arasından süzülerek Akhilleus’un çadırına girer. O gece sabaha kadar ihtiyar kral, gözyaşları arasında genç Akhilleus’a yalvarır, onun eline ayağına kapanır. Kınamayız onu bu davranışından ötürü. Çünkü şahsı adına bir şey istememektedir. Tek isteği vardır, oğlunun cesedi ve her ölünün hak ettiği saygı. Acılı bir babanın ağlayışı yeri göğü titretince beklenmedik bir şey olur. İlyada boyunca adeta bir savaş makinesi olarak resmedilen Akhilleus’un kalbinde, onca kül arasında kalmış ufacık bir kıvılcım alazlanır. O da şimdi kim bilir nerede ve ne halde olan kendi babasını hatırlamıştır ve ağlamaktadır. Emir verir, Hektor’un cesedini, büyük bir saygıyla hazırlatır. Oğlunun cesedini çekeleyen babanın sur kapısına kadar emniyetli bir şekilde gitmesini sağlar.Âmâ bir ihtiyar olduğu rivayet edilse de Homeros’un kalemi hiç durmayan bir kamera gibi onca şeklin ve rengin üzerine ışık düşürürken bunlar arasında en önemli olanlar insan hikâyeleridir. Öyle olmasa gerekçesi kurulmuş kavganın bütün kutsallığına rağmen “Akhilleus’un Öfkesi” olarak başlayan İlyada, Hektor için yakılan ağıtlarla biter miydi? Homeros bize insaniyete dair bir şey söylemese, İlyada bunca asır yaşayabilir miydi?
Zaman
Köşe Yazıları
23.03.2014
NazanBekiroğlu-BabalarveoğullarmetniolarakİlyadaNazan Bekiroğlu - Babalar ve oğullar metni olarak İlyada
Ömer Erdem - Üç çocuk, bir baba…
Zaman
22.03.2014
02:20
Sağduyu ölümün değil hayatın ikliminden yeşerdikçe, ölüm değil yaşamak kutsal oldukça, yaşatamayanlar ölümü değil hayatı rehber aldıkça insan değerine kavuşabilir.Bazen oluyor, arada bir böylesi başıma geliyor. Kütüphanemin, çantamın, kitaplarımın, bazı çekmecelerin içinde hızla sokuşturulmuş, ilk bakışta ne olduğu pek anlaşılmayan, acele ile koparılıp kesildiği çok belli gazete kupürleri ile karşılaşıyorum. Öyle her aklıma geleni, ilgimi çeken haberi, fotoğrafı, yazıyı arşivleyen birisi hiç değilim. Çokça unutmak için yaşarım ben. Unutmaya, gömmeye, saklamaya, uzaklara göndermeye ayarlı bir mizacım var. Fakat, döner, kaçtıklarım elime gelir. Unuttuğumu sandığım kulağımın dibinde fısıldamaya başlar. Bu kez de öyle oldu. Ne aradığımı bilmeden, kütüphanemde, rafların arasında öylesine gezinirken yine öylesine, acemice kesilmiş gazete kupürleri ile karşılaşıverdim. İlkin bir çağrışım yapmadılar bende. Bilmediğim, ilgimi çekeceğini sandığım konuları tarttım kafamda. Bir şair, bir kitap, umut verici bir kültür sanat projesi, kim bilir belki hiç bilmediğim bir yemek tarifi. Hayır, hayır, hiçbiri değildi…İşte dedim birdenbire, bir yerde öylesine beklediğini zannettiğimiz şey, tam da şu anda aradığımız oluverir. Oysa aradığım bir şey de yoktu. Yalnız zihnim birkaç gecedir iyice meşgul, kafamın içinde tüneller tünellere açılmakta, sorular cevapsızlıklarla yumaklanıp gitmekteydi. İki baba, oğullarını kaybetmiş iki baba, birbirlerini telefonla aramışlar, karşılıklı acılarını paylaşmışlardı. Aynı suyun yakası gibiydiler. Her ikisinin de oğulları gençti. Taptazeydi. Biri 15, diğeri 22 yaşındaydı. Hatta sunni bir 15 yaş geçirmişti. İkisi de öldürülmüştü. İkisinin de kanı akıtılmıştı. İkisinin de ölümü, kara, kapkara ve karanlıktaydı. Ama şimdi, acı bir iklim gibi devreye girmiş, sözlerin ve bakışların bütün anlamını yok etmiş, iki babanın belki sözden çok sessizlikle büyüyen dilleri birleşmişti. Şuur devreden çıkmış akıl büzülmüş, baba olmanın yüksek kanunu çalışmıştı.Buna, bütün bu saygıyla sonsuza değin karşısında eğilinilecek tutuma rağmen, ortada çözülmesi gereken büyük bir soru vardı. Kaç gecedir beni gecenin derinliğinden sabahın dar alacasına savuran da buydu. Neden hep babalar, devlet adına, babalıklarını devlete icra ederek, çocuklarını feda ettiklerini duyuruyorlardı? Kanuni’nin kırklık oğlunu, aynı gerekçe ile devlet adına katletmesinden bu yana, oğul bağışlamak, oğul feda etmek tarihsel bir kanuna mı dönüşmüştü? Ya, babanın çocuklar tarafından, aynı gerekçe ve aynı döngüyle feda edilmesi ne olacaktı? Bu hiç düşünülmüş müydü? Düşünülürse eğer, tarihin eğrisi nasıl işlerdi? İnsanın kadim yarası insanın kadim negatif damarı hiç çarpalanmayacak mıydı?Ölü akrebin kurumuş zehri...Birdenbire, kitaplıkta karşılaştığım kupürler, tam da bu sorunun eşiğinde önüme düştü. Sanki ölü akrebin kurumuş zehri ışık tanesi oldu, parlayıverdi. Bu kez baba üç oldular. Babalar üçlendi. Oğulların üçlenişi gibi, babalar da üç oldular. Ölen oğul üç yaşındaydı. Gazetelere yansımıştı günlerce hadise. Hatta bir gazete ileri gitmiş fotoğrafın düzmece olduğunu savunmuştu. Üç yaşındaki oğul ateşlenmiş, kar yağışı sebebiyle sağlık ekibi yaşadığı köye ulaşamamış, çaresizlikten ölmüş, baba da onu bir çuvala koyup öyle taşımıştı. Gazeteler, babanın fotoğrafına da yer vermişlerdi. Lakin, yüzü görülmüyordu babanın. Sırtında çuval, çuvalın içinde çocuk, karlı yolda, öyle yol alıyordu. Şüphesiz, babanın yüzünü görsek, oluşacak etki bu kadar yüksek olmazdı. Baba belki utancından, belki çaresizlikten, belki o büyük yoksulluktan kendisini böylesine soyutlamış, tarihin bilinmezliğine koyulmuştu. O fotoğraf, daha okunacak, kim bilir ressamların konusu olacak, sinemaya aktarılacak, hikâyesi yazılacaktı. Sırttaki acemi çuval da yüzü görünmeyen baba kadar çarpıcıydı. Nesne olağanüstü bir egemenliğe bürünüyordu. Baba oğul aynı ateşin içinde erimişler, bambaşka bir elemente dönüşmüşlerdi.Şimdi, gazetelere bakmaya, haberin ayrıntısını okumaya çalışsam yüreğim kaldırmayacak. Büyük bir anlamsızlık anaforunda sürükleneceğim. Ancak, birkaç gün önce, arka arkaya ve birbirine bağlı sebeplerle oğulları ölen babaların birbirini aramalarını düşündüğümde, çocuklar çoğalırken, babalar tekleşiyorlar, üçü de bir babada eriyorlar. Babalar hayatta kalırlarken oğullar bir daha hiç dönmemek üzere bu alemden ayrılıyorlar. Sırtında çuvalla oğlunu taşıyan babanın yoluyla, oğullarını henüz toprağa veren babaların yolu, aynı fedaya çıkıyor. Yaşayanların yolu, sembolik olarak hiç ama hiç sorgulanmayan ve sorgulanacağa pek benzemeyen sembolün eşiğinde birleşiyor.Ne karlı yollar tükenecek...Gazete kupürlerini katlıyor, tekrar aynı yere tıkıştırıyorum. Şimdi kalksam, üç gün, beş gün geriye gitsem, babaların ve oğulların kupürlerini kesmeye başlasam, geriye, daha daha geriye gitmem hepten şizofrenik bir akıntının
Zaman
Köşe Yazıları
22.03.2014
ÖmerErdem-Üççocukbirbaba…Ömer Erdem - Üç çocuk bir baba…
Kur’an’la dalga geçenlere neden sessiz?
Zaman
20.03.2014
17:13
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, eski Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağışa ait olduğu ve Kurandaki bazı ayetlerle dalga geçildiği öne sürülen ses kaydıyla ilgili hükümete sert sözlerle yüklendi.Kılıçdaroğlu, Tokat Cumhuriyet Meydanında partisinin düzenlediği mitingde konuştu. Konuşmasının başında tren kazasında hayatını kaybeden vatandaşlar ile Niğdenin Ulukışla İlçesinde otoyolda yol kontrolü yapan jandarmalara yapılan saldırı sonucu şehit olan 2 asker ve 1 polis memuruna Allahtan rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi. Kılıçdaroğlu, Şehitlerimizin yanındayız, onlar bizim onurumuzdur sonuna kadar onları anacağız, bu bizim sözümüzdür dedi. Bu sırada meydanda Şehitler ölmez vatan bölünmez sloganları atılırken Kılıçdaroğlu da, Güzel bir şiir var bayrakları bayrak yapan üzerindeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır. Biz bunun mücadelesini veriyoruz diye konuştu.BAYRAK 76 MİLYON YURTTAŞIN BAYRAĞI, SENİN BABANIN BAYRAĞI DEĞİLKılıçdaroğlu, AK Partinin seçim kampanyası reklamında Türk Bayrağını kullanmasına tepki göstererek şöyle konuştu:Edirne Kırkpınar Güreşlerinde gördüğüm bir manzara beni gerçekten yürekten vurdu. Şeref tribünün önünden Türk Bayrağı geçerken, herkes ayağa kalktı ben dahil ama 4 AKPli bakan ayağa kalmadı. Tokatın vicdanına sesleniyorum, ayağa kalkmayan o 4 bakan için Başbakanlık koltuğunda oturan zat bir şey yaptı mı, bir laf söyledi mi? Şimdi reklamlarda Türk bayrağını kullanıyor. O bayrak 76 milyon yurttaşın bayrağıdır, senin babanın bayrağı değildir o. İşine gelince kullanacaksın, işine gelince ayağa kalkmayacaksın. Hangi koşullarda olursa olsun, ne olursa olsun biz bayrağımızın önünde ayağa kalkarız, nokta.AK PARTİLİLERE: BU KİŞİLERİ TANIDINIZ MI?Kılıçdaroğlu, Tokatta eski Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağışa ait olduğu ve Kurandaki bazı ayetlerle dalga geçildiği öne sürülen bir ses kaydıyla ilgili de konuştu. Kılıçdaroğlu şunları söyledi:Allah aşkına Tokatlıların vicdanına sesleniyorum, Kuran-ı Kerim bütün İslam dünyasının ortak kitabıdır. Hepimizin saygı duyduğu bir kitaptır. Asla ve asla oradaki hiçbir ayetle ilgili farklı bir şey söylemeyiz, huşu içinde okuruz, saygı duyarız. Bu adam kalktı internette bir gazeteciyle konuşuyor. Özür diliyorum ama ağza alınması gereken laflar ediyor. Şimdi ben Tokatlıların vicdanına sesleniyorum, eğer bunu diyelim ki CHPden bir kişi söyledi. Emin olun kıyamet kopardı. Hükümet kıyameti koparırdı. Biz ne yapardık, derdik kusura bakma kardeşim inançlarla dalga geçiyorsan senin bu partide yerin yoktur derdi. Neden, çünkü CHP her inanca saygı gösterir. Peki bu başçalan Kuran-ı Kerimle dalga geçen bu bakan hakkında bir şey söyledi mi? Partisinden attı mı? O zaman ayın 30u geliyor, sandığa gideceğiz o dersini vermiyorsa dersini biz vereceğiz.Düne kadar CHP hakkında neler söylüyorlardı; CHP şöyledir, böyledir. CHP şunu yaptı, bunu yaptı diye. Kirli yüzleri görünüyor, kirli dilleri görünüyor, ahlaksızlıkları görünüyor, inanca saygı göstermedikleri görünüyor. Ben her Cuma günü Kurandan bir ayet sallarım diyor. Şimdi ben Adalet ve Kalkınma Partisine oy veren saygıdeğer yurttaşlarıma seslenmek istiyorum; bu kişileri tanıdınız mı, tanımanız gerekir. Yolsuzluk, hırsızlık, kul hakkı yemek bunlarda var, tüyü bitmemiş hakkını yemek bunlarda var. Bakanların çocuklarının yatak odalarına milyonları sıralamak, boy boy para kasaları koymak bunlarda var. Yalan da bunlarda var. O zaman sevgili Peygamberimizin söylediği bir şey çok önemli, yalanla iman bir arada olmaz. Adalet ve Kalkınma Partisine oy veren saygıdeğer yurttaşlarımın vicdanına sesleniyorum, ayın 30unda sandığa gideceksiniz helale mi ortak olacaksınız, harama mı ortak olacaksınız? Hepimiz helale ortak olacağız. Bu ülkede tüyü bitmemiş yetimin hakkını koruyacağız, her kuruşun hesabını bu millete vereceğiz.Bu arada Kılıçdaroğlunun konuşmasının öncesinde Kuran-ı Kerimle dalga geçenlere dur diyecek misiniz şeklindeki anons da dikkat çekti.İNATLA O SAVCIYI BEKLİYORUZKılıçdaroğlu, dün TBMM Genel Kurulunda fezlekelerin görüşüldüğünü anımsatırken, 4 bakanın fezlekesi geldi ama başçalanınki gelmedi. Onun için helal süt emmiş, ülkesini seven, yürekli bir savcı arıyorum. Bir daha söylüyorum, başçalan için dürüst, onurlu, namuslu bir savcı arıyorum. O savcı çıkacak mı, herhalde çıkacaktır. Bekliyoruz, inatla bekliyoruz diye konuştu.TBMMde kurulması planlanan Soruşturma Komisyonuyla ilgide de Kılıçdaroğlu, Bu fezlekeleri açıklayın, ne var içinde dedik. Çünkü milletvekili el kaldıracak, neye göre el kaldıracak? E peki olayı bilmeden nasıl soruşturma açılsın diyecek? Açıklamadılar, gizlediler dedi.TUTTURMUŞ PARALEL DEVLET MİLLETİN KAFASINI KARIŞTIRMAK İSTİYOR17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonu üzerinden Başbakan Erdoğana yüklenen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:Geçen gün Sümeyyenin hangi uçakla hangi koltukta otura
Zaman
Son Dakika
20.03.2014
Kur’an’ladalgageçenlerenedensessiz?Kur’an’la dalga geçenlere neden sessiz?
Kur’an’la dalga geçenlere neden sessiz?
Zaman
20.03.2014
17:13
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, eski Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağışa ait olduğu ve Kurandaki bazı ayetlerle dalga geçildiği öne sürülen ses kaydıyla ilgili hükümete sert sözlerle yüklendi.Kılıçdaroğlu, Tokat Cumhuriyet Meydanında partisinin düzenlediği mitingde konuştu. Konuşmasının başında tren kazasında hayatını kaybeden vatandaşlar ile Niğdenin Ulukışla İlçesinde otoyolda yol kontrolü yapan jandarmalara yapılan saldırı sonucu şehit olan 2 asker ve 1 polis memuruna Allahtan rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi. Kılıçdaroğlu, Şehitlerimizin yanındayız, onlar bizim onurumuzdur sonuna kadar onları anacağız, bu bizim sözümüzdür dedi. Bu sırada meydanda Şehitler ölmez vatan bölünmez sloganları atılırken Kılıçdaroğlu da, Güzel bir şiir var bayrakları bayrak yapan üzerindeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır. Biz bunun mücadelesini veriyoruz diye konuştu.BAYRAK 76 MİLYON YURTTAŞIN BAYRAĞI, SENİN BABANIN BAYRAĞI DEĞİLKılıçdaroğlu, AK Partinin seçim kampanyası reklamında Türk Bayrağını kullanmasına tepki göstererek şöyle konuştu:Edirne Kırkpınar Güreşlerinde gördüğüm bir manzara beni gerçekten yürekten vurdu. Şeref tribünün önünden Türk Bayrağı geçerken, herkes ayağa kalktı ben dahil ama 4 AKPli bakan ayağa kalmadı. Tokatın vicdanına sesleniyorum, ayağa kalkmayan o 4 bakan için Başbakanlık koltuğunda oturan zat bir şey yaptı mı, bir laf söyledi mi? Şimdi reklamlarda Türk bayrağını kullanıyor. O bayrak 76 milyon yurttaşın bayrağıdır, senin babanın bayrağı değildir o. İşine gelince kullanacaksın, işine gelince ayağa kalkmayacaksın. Hangi koşullarda olursa olsun, ne olursa olsun biz bayrağımızın önünde ayağa kalkarız, nokta.AK PARTİLİLERE: BU KİŞİLERİ TANIDINIZ MI?Kılıçdaroğlu, Tokatta eski Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağışa ait olduğu ve Kurandaki bazı ayetlerle dalga geçildiği öne sürülen bir ses kaydıyla ilgili de konuştu. Kılıçdaroğlu şunları söyledi:Allah aşkına Tokatlıların vicdanına sesleniyorum, Kuran-ı Kerim bütün İslam dünyasının ortak kitabıdır. Hepimizin saygı duyduğu bir kitaptır. Asla ve asla oradaki hiçbir ayetle ilgili farklı bir şey söylemeyiz, huşu içinde okuruz, saygı duyarız. Bu adam kalktı internette bir gazeteciyle konuşuyor. Özür diliyorum ama ağza alınması gereken laflar ediyor. Şimdi ben Tokatlıların vicdanına sesleniyorum, eğer bunu diyelim ki CHPden bir kişi söyledi. Emin olun kıyamet kopardı. Hükümet kıyameti koparırdı. Biz ne yapardık, derdik kusura bakma kardeşim inançlarla dalga geçiyorsan senin bu partide yerin yoktur derdi. Neden, çünkü CHP her inanca saygı gösterir. Peki bu başçalan Kuran-ı Kerimle dalga geçen bu bakan hakkında bir şey söyledi mi? Partisinden attı mı? O zaman ayın 30u geliyor, sandığa gideceğiz o dersini vermiyorsa dersini biz vereceğiz.Düne kadar CHP hakkında neler söylüyorlardı; CHP şöyledir, böyledir. CHP şunu yaptı, bunu yaptı diye. Kirli yüzleri görünüyor, kirli dilleri görünüyor, ahlaksızlıkları görünüyor, inanca saygı göstermedikleri görünüyor. Ben her Cuma günü Kurandan bir ayet sallarım diyor. Şimdi ben Adalet ve Kalkınma Partisine oy veren saygıdeğer yurttaşlarıma seslenmek istiyorum; bu kişileri tanıdınız mı, tanımanız gerekir. Yolsuzluk, hırsızlık, kul hakkı yemek bunlarda var, tüyü bitmemiş hakkını yemek bunlarda var. Bakanların çocuklarının yatak odalarına milyonları sıralamak, boy boy para kasaları koymak bunlarda var. Yalan da bunlarda var. O zaman sevgili Peygamberimizin söylediği bir şey çok önemli, yalanla iman bir arada olmaz. Adalet ve Kalkınma Partisine oy veren saygıdeğer yurttaşlarımın vicdanına sesleniyorum, ayın 30unda sandığa gideceksiniz helale mi ortak olacaksınız, harama mı ortak olacaksınız? Hepimiz helale ortak olacağız. Bu ülkede tüyü bitmemiş yetimin hakkını koruyacağız, her kuruşun hesabını bu millete vereceğiz.Bu arada Kılıçdaroğlunun konuşmasının öncesinde Kuran-ı Kerimle dalga geçenlere dur diyecek misiniz şeklindeki anons da dikkat çekti.İNATLA O SAVCIYI BEKLİYORUZKılıçdaroğlu, dün TBMM Genel Kurulunda fezlekelerin görüşüldüğünü anımsatırken, 4 bakanın fezlekesi geldi ama başçalanınki gelmedi. Onun için helal süt emmiş, ülkesini seven, yürekli bir savcı arıyorum. Bir daha söylüyorum, başçalan için dürüst, onurlu, namuslu bir savcı arıyorum. O savcı çıkacak mı, herhalde çıkacaktır. Bekliyoruz, inatla bekliyoruz diye konuştu.TBMMde kurulması planlanan Soruşturma Komisyonuyla ilgide de Kılıçdaroğlu, Bu fezlekeleri açıklayın, ne var içinde dedik. Çünkü milletvekili el kaldıracak, neye göre el kaldıracak? E peki olayı bilmeden nasıl soruşturma açılsın diyecek? Açıklamadılar, gizlediler dedi.TUTTURMUŞ PARALEL DEVLET MİLLETİN KAFASINI KARIŞTIRMAK İSTİYOR17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonu üzerinden Başbakan Erdoğana yüklenen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:Geçen gün Sümeyyenin hangi uçakla hangi koltukta otura
Zaman
Ana Sayfa
20.03.2014
Kur’an’ladalgageçenlerenedensessiz?Kur’an’la dalga geçenlere neden sessiz?
Almanya'da bir babanın 3 çocuğunu pencereden atması
Haber3
20.03.2014
16:09
Almanyada

Gözaltına alınan Irak kökenli Aras K. tutuklandı

Haber3
Son Dakika
20.03.2014
Almanyadabirbabanın3çocuğunupenceredenatmasıAlmanyada bir babanın 3 çocuğunu pencereden atması
Kılıçdaroğlu: Reklamda kullandığın bayrak senin babanın bayrağı değildir
Haber3
20.03.2014
16:09
Kılıçdaroğlu:

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Şimdi reklamlarda Türk bayrağını kullanıyor.

Haber3
Son Dakika
20.03.2014
KılıçdaroğluReklamdakullandığınbayrakseninbabanınbayrağıdeğildirKılıçdaroğlu Reklamda kullandığın bayrak senin babanın bayrağı değildir
Kılıçdaroğlu: Reklamda Kullandığın Bayrak Senin Babanın ...
Haberler.com
20.03.2014
16:08
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ?Şimdi reklamlarda Türk bayrağını kullanıyor.
Haberler.com
Politika
20.03.2014
KılıçdaroğluReklamdaKullandığınBayrakSeninBabanınKılıçdaroğlu Reklamda Kullandığın Bayrak Senin Babanın
Toplam "51" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti