bildiklerimi | |
|
| 14:55 Cami avluları işgal altında, kurtarılmayı bekliyor | Net Gazete | 08.05.2012 15:02 |  | | | Araştırmacı-Tarihçi - Yazar İsmail Yağcı, Türkiye Gazetesindeki makalesinde Cami satma ve yıkma işinde kimse karşı çıkamadı, ağızlarını açamadı ve derdinden öldü. Bu bir zulümdür, yapanlar da zalim! Bir de satılmaya korkulup avluları çalınan, duvarları yıkılıp meydanlara katılan camiler var. Bunlardan bildiklerimi saysam gazetemizin 24 sayfası yetmez. İşte bazıları: .. diyor ve Bu camilerin vakfiye şartlarını hiçe sayanlara Meclisçe bir önerge ile hesap sorulmalıdır. Bir yiğit çıkar elbet. temennisi ile makalesini bitiyor. | | Net Gazete Son Dakika 08.05.2012 | | | 1455Camiavlularıişgalaltındakurtarılmayıbekliyor1455 Cami avluları işgal altında kurtarılmayı bekliyor |
|
| 11:55 Cami avluları işgal altında, kurtarılmayı bekliyor | Net Gazete | 08.05.2012 12:25 |  | | | Araştırmacı-Tarihçi - Yazar İsmail Yağcı, Türkiye Gazetesindeki makalesinde Cami satma ve yıkma işinde kimse karşı çıkamadı, ağızlarını açamadı ve derdinden öldü. Bu bir zulümdür, yapanlar da zalim! Bir de satılmaya korkulup avluları çalınan, duvarları yıkılıp meydanlara katılan camiler var. Bunlardan bildiklerimi saysam gazetemizin 24 sayfası yetmez. İşte bazıları: .. diyor ve Bu camilerin vakfiye şartlarını hiçe sayanlara Meclisçe bir önerge ile hesap sorulmalıdır. Bir yiğit çıkar elbet. temennisi ile makalesini bitiyor. | | Net Gazete Son Dakika 08.05.2012 | | | 1155Camiavlularıişgalaltındakurtarılmayıbekliyor1155 Cami avluları işgal altında kurtarılmayı bekliyor |
|
| 28 Şubat Soruşturması -Eski bakanlardan Hasan Celal Güzel'in,"mağdur ve tanık" sıfatıyla bilgisine başvuruldu -Güzel: -"28 Şubat konusunda bildiklerimi, bu konudaki mücadelemi, mağduriyetimi anlattım" | Haber3 | 03.05.2012 16:34 |  | | |
| 'İfadeye çağrılırsam o döneme ilişkin bildiklerimi anlatırım' | Milli Gazete | 13.04.2012 19:10 |  | | | 28 Şubat sürecinde Sabah gazetesinin sahibi olan iş adamı Dinç Bilgin, 28 Şubat sürecine ilişkin gözaltılarla ilgili, Gelişmeleri çok hayırlı bir süreç olarak görüyorum. Askerler o dönemde kendilerini ülkenin hâkimi olarak görüyorlardı. Kendilerini tüm anayasal kurumların üzerinde görüyorlardı dedi. Bilgin, 28 Şubat sürecinin Türkiyenin son derece rahatsız olduğu bir dönem olduğunu vurguladı. O dönemde üniversitelerden, yargıçlara kadar her kesimin baskı altında olduğunu belirten Bilgin, Basın da Sabah gazetesi de baskılardan nasibini almıştı dedi. İfadeye çağrılırsa, 28 Şubat sürecine ilişkin bildiklerini hakimlerle paylaşmaktan kaçınmayacağını söyleyen Dinç Bilgin, o dönemde etkin olan bazı askerlerin emekli olduktan sonra Medya bizi pohpohladı. Her gün manşetlerdeydik. Kendimizi ülkenin sahibi gibi hissetmemize yol açtılar şeklindeki değerlendirmelerine katılmadığını söyledi. Dinç Bilgin, Zamanın ruhu farklıydı. O yıllar, Türkiyenin son derece rahatsız olduğu bir dönemdi. Tüm anayasal kurumlar, tüm kesimler bir şekilde baskı altındaydı diye konuştu.... devamı | | Milli Gazete Güncel 13.04.2012 | | | İfadeyeçağrılırsamodönemeilişkinbildiklerimianlatırımİfadeye çağrılırsam o döneme ilişkin bildiklerimi anlatırım |
|
| Eski Bakan Gazioğlu: Çağrılırsam, Sivas'la ilgili bildiklerimi anlatırım | Zaman | 16.03.2012 13:14 |  | | |
| Eski Bakan Gazioğlu: Çağrılırsam, Sivas'la ilgili bildiklerimi anlatırım | Zaman | 16.03.2012 02:04 |  | | |
| Eski Bakan Gazioğlu: Çağrılırsam, Sivas'la ilgili bildiklerimi anlatırım | Zaman | 16.03.2012 02:04 |  | | |
| Doğru bildiklerimi söylerim | Hürriyet | 02.03.2012 05:13 |  | | TBMM Genel Kurulu’nda “Kemalist diktatörlüğün bir huyu var; öldürüyor, asıyor, işkence kuruyor” sözleriyle tartışma yaratan BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, sözlerinin arkasında olduğunu söyledi.
  | | Hürriyet Güncel 02.03.2012 | | | DoğrubildiklerimisöylerimDoğru bildiklerimi söylerim |
|
| 74 askeri şehit eden ismi açıkladı | Samanyolu Haber | 29.02.2012 09:26 |  | | Emekli Albay Erdal Sarızeybek, Ergenekon soruşturmasını yürüten Özel Yetkili Sa... Milliyetin haberine göre; Sarızeybek, PKKnın finans kaynaklarıyla ilgili bildiklerimi anlattım dedi. Sarızeybek Ya Gazi Paşa Duyarsa isimli kitabında anlattığı olaylarla ilgili bilgi verdiğini belirterek, Savcı Bey kitabımda yer alan bazı... | | Samanyolu Haber Son Dakika 29.02.2012 | | | 74askerişehitedenismiaçıkladı74 askeri şehit eden ismi açıkladı |
|
| Yeşil, Ayten’i öldürüp boş araziye gömdü! | Türkiye Gazetesi | 15.02.2012 02:20 |  | | | ÖZEL HABERMelik DUVAKLI Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım, aralarında Ayten Öztürk’ün öldürülmesinin de yer aldığı birçok cinayetten sorumlu tutuluyor. 1992’de kaçırıldıktan sonra ölü bulunan Ayten Öztürk ile ilgili sürpriz bir tanık ortaya çıktı. Gazetemize ulaşan ve isminin açıklanmasını istemeyen tanık, Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım ile yakın arkadaş olduğunu söyleyerek, “Yeşil’in bir çok eylemini biliyorum. Onunla birlikte çalışanları tanıyorum. Bir çoğu halen aktif. Herkes Yeşil’in peşinde ama onunla birlikte çalışanlar serbestçe dolaşıyor. Bütün bildiklerimi savcıya anlatmaya hazırım ama deşifre olursam yaşatmazlar. Kimliğimi saklı tutmayı garanti ederlerse bildiklerimi anlatırım. Çok iyi bildiğim olaylardan biri ... | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 15.02.2012 | | | YeşilAyten’iöldürüpboşaraziyegömdüYeşil Ayten’i öldürüp boş araziye gömdü |
|
| "Bildiklerimi Anlatırsam Yer Yerinden Oynar" | TRT | 03.02.2012 21:00 |  | | |
| Leydi Gaga vs ‘Bay GöGü’ - Feridun DÜZAĞAÇ | Hürriyet | 18.01.2012 05:21 |  | | |
| Leydi Gaga vs ‘Bay GöGü’ - Feridun DÜZAĞAÇ | Hürriyet | 18.01.2012 04:36 |  | | |
| Onbaşı | Evrensel | 12.01.2012 06:52 |  | | | Askerlik görevi gelmiş, çatmıştı. Yüksek lisans, doktora, tecil, bakaya, kaçak derken yaşımız yüzbaşı yaşını geçmişti. İlkin bir yazılıya çağırdılar. Ardından mülakat. Yer Ankara. Mevsim kara kış. Hava sıcaklığı gece eksi 10-15.
Kesin asteğmen yapacaklar korkusuyla bildiklerimi bile bilmezden geliyordum mülakatta. O zaman kısa dönem 8 ay. Olsun. 16 ay teğmen olacağıma sekiz ay er olayım bir an önce üniversitedeki işimin başına döneyim telaşındayım.
On gün sonra listeler asılıyor. Sonuç: kısa dönem.
İlk işim bir ankesörlü telefon bulup müjdeyi evdekilere bildirmek.
İlkin 6 hafta acemil | | Evrensel Köşe Yazıları 12.01.2012 | | | OnbaşıOnbaşı |
|
| Kılıçdaroğlu: Beni Darağacına da Çıkarsanız Yine Bildiklerimi ... | Haberler.com | 10.01.2012 16:32 |  | | |
| "Bildiğim soruları cevapladım" | Türkiye Gazetesi | 03.01.2012 02:36 |  | | | İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne düzenlenen mali operasyon kapsamında ifade vermek üzere Bayraklı Adliyesi’ne gelen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, “Sorulan sorulardan bildiklerimizin cevaplarını verdik bilmediklerimize de bilmediğimizi beyan ettik” dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne düzenlenen mali operasyon kapsamında ifadesine başvurulmak üzere çağırılan Kocaoğlu’nun ifadesi sona erdi. Yaklaşık 6 saat süren ifadesinin ardından adliye çıkışında eşi Türkegül Kocaoğlu ile birlikte kameraların karşısına geçen Kocaoğlu, “Sorulan sorular içinde bildiklerimi cevapladım” dedi. İZMİR İHA | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 03.01.2012 | | | BildiğimsorularıcevapladımBildiğim soruları cevapladım |
|
| Gül vetoya ne zaman karar verdi? Taha Kıvanç | Star | 09.12.2011 03:04 |  | | |
| Gül vetoya ne zaman karar verdi? Taha Kıvanç | Star | 09.12.2011 03:04 |  | | |
| "Yazıcıoğlu, demokrasi dışı güçler tarafından öldürüldü" | Milli Gazete | 07.12.2011 12:44 |  | | |
AK Parti Manisa Milletvekili ve eski BBPnin Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, helikopter kazası ile ilgili Malatya Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcı Vekiline ifade verdikten sonra yaptığı açıklamada, Yazıcıoğlu demokrasi dışı güçler tarafından öldürüldü dedi.
Avukatlar Necati Karabay ve İrfan Sönmez ile birlikte Malatya Adliyesine gelen Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, bilgi veren sıfatı ile BBPnin merhum lideri Muhsin Yazıcıoğlunun hayatını kaybettiği helikopter kazası hakkında Özel Yetkili Malatya Cumhuriyet Başsavcı Vekili Özden Doğana yaklaşık 3 saat ifade verdi. AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, adliye çıkışında yaptığı açıklamada, Muhsin Yazıcıoğlu önemli bir siyasetçi ve önemli bir devlet adamıydı. Türk siyasi hayatında bir sigorta vazifesi görüyordu. Süreç devam ediyor. Tutuklananlar var. Ben Muhsin Yazıcıoğlu olayının bir kaza olmadığı inancı içerisindeyim. Türkiyede demokrasi dışı güçler tarafından öldürüldüğü kanaatindeyim. Bununla ilgili bildiklerimi, düşüncelerimi, kanaatlerimi aktardım sayın Başsavcı Vekiline diye konuştu.... devamı | | Milli Gazete Son Dakika 07.12.2011 | | | YazıcıoğludemokrasidışıgüçlertarafındanöldürüldüYazıcıoğlu demokrasi dışı güçler tarafından öldürüldü |
|
| Abdullah Aymaz - Dua edilecek rahatsız etmeyin | Zaman | 21.11.2011 01:55 |  | | |
| Abdullah Aymaz - Dua edilecek rahatsız etmeyin | Zaman | 21.11.2011 01:55 |  | | |
| Memduh Bayraktaroğlu:Bildiklerimi savcıya anlatmaya hazırım | T24 | 22.09.2011 22:18 |  | | |
| Memduh Bayraktaroğlu:Bildiklerimi savcıya anlatmaya hazırım | T24 | 22.09.2011 22:05 |  | | |
| 'Boyun eğen adam olmam' | Fanatik | 02.08.2011 03:18 |  | | Merkez Hakem Kurulu Başkanı Yusuf Namoğlu net konuştu: “Bu ateşten gömleği, hizmet aşkıyla giydim. Doğru bildiklerimi uygularım. Koltuk giderse de gider. Hiç umrumda değil”. | | Fanatik Spor 02.08.2011 | | | BoyuneğenadamolmamBoyun eğen adam olmam |
|
| "Hayata Dönüş"te kan donduran ifadeler | CNN Türk | 25.07.2011 23:47 |  | | | Bayrampaşa Cezaevindeki Hayata Dönüş Operasyonunda görev alan asker, Doğru bildiklerimi söylemeye mecburum. Yanan koğuştaki tutuklular dışarı çıkıp teslim olmak istedi ama kapılar açılmadı, itfaiye müdahale etmedi, hatta üzerlerine yanıcı maddeyle kaplı battaniye attıklarını söylediler dedi. | | CNN Türk Ana Sayfa 25.07.2011 | | | HayataDönüştekandonduranifadelerHayata Dönüşte kan donduran ifadeler |
|
| 'Kendilerini Yakmadılar, Teslim Olacaklardı' | T24 | 25.07.2011 18:31 |  | | |
| 'Kendilerini Yakmadılar, Teslim Olacaklardı' | T24 | 25.07.2011 18:20 |  | | |
| "İşkence emrini konsey verdi" | GazetePort | 17.04.2011 11:12 |  | | | 78’liler Girişimi, 12 Eylül döneminde Diyarbakır Sıkıyönetim Mahkemesi’nde görevli bir savcıya ulaştı. “Bildiklerimi mahkemede de anlatırım” diyen savcı, Diyarbakır Cezaevi’ndeki işkencelerin Milli Güvenlik Konseyi’nin talimatıyla, emir-komuta zinciri içerisinde gerçekleştirildiğini söyledi. | | GazetePort Güncel 17.04.2011 | | | İşkenceemrinikonseyverdiİşkence emrini konsey verdi |
|
| 31 yıl sonra konuşacak | Samanyolu Haber | 17.04.2011 10:24 |  | | 78liler Girişimi, 12 Eylül döneminde Diyarbakır Sıkıyönetim Mahkemesinde görevli bir savcı, Diyarbakır Cezaevindeki işkencelerin Milli Güvenlik Konseyinin talimatıyla, emir-komuta zinciri içerisinde gerçekleştirildiğini söyledi. 78liler Girişimi, 12 Eylül döneminde Diyarbakır Sıkıyönetim Mahkemesinde görevli bir savcıya ulaştı. ?Bildiklerimi mahkemede de anlatırım? diyen savcı, Diyarbakır Cezaevindeki işkencelerin Milli Güvenlik Konseyinin talimatıyla, emir-komuta zinciri içerisinde gerçekleştirildiğini söyledi.
Diyarbakır Başsavcılığının, 12 Eylül askeri darbesinden kaynaklı uygulamaların sembolü haline gelen ve Kürt sorununun boyutlanmasında büyük etkisi olduğu belirtilen Diyarbakır Cezaevinde yaşananlarla ilgili 30 yıl sonra başlattığı soruşturma boyutlanıyor. Soruşturma başlatmasını sağlayan 78liler Girişimi, cezaevinde yaşananlara ve sorumlularına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Girişim Sözcüsü Celalettin Can, suç duyurusunda bulunan 700 kişinin dilekçelerini tek tek tarayarak sorumluları saptamaya çalıştıklarını söyledi. Can, ?Bazıları işkencecilerin ön isimlerini, bazıları kod isimlerini, bazıları tiplerini tarif ediyor. Bir liste oluşturmaya çalışıyoruz? dedi. Kritik bazı isimlerle görüşerek, 10a yakın isim tespit ettiklerini kaydeden Can, şöyle devam etti:
?Dönemin 6. Kolordu Komutanı, sonradan Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği yapan Kemal Yamak, cezaevinin asıl sorumlusu. Her gün cezaevine gelip, inceleme yapıyor. Cezaevini Binbaşı Oktay Esat Yıldırana emanet ediyor. 1983e kadar. Daha sonra Ali Osman Aydın adlı bir binbaşı. Aynı dönemde Birol adlı bir binbaşı da cezaevi müdürü. Bu şekilde tespit ettiğimiz 7-8 sorumlu ismi daha var. Hakimler, doktorlar da bu sistemin bir parçası. Milli Güvenlik Konseyi, Kenan Evren başkanlığında Diyarbakıra geliyor. Hâkim, savcı, doktorlara, burada hukuku bir yana bırakmayı, vatanın kurtarılması gerektiğini anlatıyor. Sistemli bir çalışma. Emir-komuta zinciri var. Bu konuda tanıklarımız hazır. İfade vermek istiyorlar.
700 kişinin ardından 450 kişi daha cezaevinde yaşadıklarını anlatmaya hazır. Bu kişilerin ifadeleri kamerayla kaydedildi. Dilekçeleri hazır. Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı başkanlığında bir heyet travma testinden geçirdi. El titremeleri, ağlamalar, olayı anlatamayanlar, ayak ve sırtlarda kalıcı izler ve hastalıklar saptandı. 8 bin sayfaya yakın doküman var. Savcılık ciddiyse bunları sunacağız. Turgut Tarhanlı ve Fikret İlkiz gibi hukukçuların başkanlığında bir komisyon, cezaevinde işlenen suçların zamanaşımına giremeyeceğini, insanlık suçu olduğunu kanıtlayan hukuki mütalaalar hazırladı. Irkçı bir zihniyet var. Bunları da savcılığa sunduk. Savcılık soruşturma başlatınca bize gelen bazı aileler, çocuklarının askerliğini cezaevinde yaptığını ve kayıp olduğunu bildirdi. Mahkumlar da işkence yapmayan erleri bir daha görmediklerini doğruluyor. Onları da arıyoruz.?
78liler Girişiminin, Diyarbakırda sıkıyönetim savcılığı yapan bir isimle temas kurduğu, bu ismin bildiklerini, somut tarih ve isimlerle anlattığı, ifadeye vermeye hazır olduğunu bildirdiği öğrenildi. Savcılık ciddi yaklaşırsa bu ismin resmen tanık olarak bildirileceği ifade edildi. Aynı şekilde halen Askeri Yargıtayda görevli bazı isimler, 4-5 gardiyanla da tanıklık konusunda temasların sürdüğü ifade edildi.
BDP Eşbaşkanı ve Diyarbakır Milletvekili Gültan Kışanak: 1980-1982 arasında yattım. Vücudumda hala işkence izlerini taşıyorum. Şikayetçi oldum. İfade vermem için yazı geldi, uygun olduğum zaman gideceğim. Adli Tıpa gidersem izleri kanıtlarım, raporumu alırım. Ayak bileklerimde falaka ve kayış izleri duruyor. Kolumda sigara yanığı var. 30 yıl geçti ama bendeki izler hala geçmedi. Bu konuda şimdiye kadar adaletin yerine getirilmesi için bir girişimde bulunulmamış olması Türkiye adına bir kayıp. Umarım bu soruşturmayı gerçekten usul yerini bulsun diye yapmazlar. İkinci bir soruşturma yürütülmesi durumunda Diyarbakırda yaşanan vahşetin tüm boyutuyla, delilleri ile tanıkları ile açığa çıkacağına inanıyorum. Sadece mağdurlar değil o dönem cezaevinde askerlik görevini yapma vesilesiyle bulunan bir çok kişinin vicdanının sesini dinleyerek böyle bir soruşturmada tanık olacağına inanıyorum. Acilen o dönem cezaevinde görev yapmış tüm kadronun askerlerin, sağlık personeli olarak görev yapanların, idari personelin listesinin çıkarılıp tanıklıklarına başvurulması gerekir. O dönem kod isimler kullanılmasına rağmen bir kaçının ismini çıkartmak mümkün. Örneğin kadınlar koğuşunda görev yapan Bahattin Demir, Gümüşhaneli bir gardiyan vardı. Bunun ismini tesadüfen öğrenmiştik. Soruşturma yapılırsa bunlar rahatlıkla teşhis edilebilir.
Milliyet | | Samanyolu Haber Son Dakika 17.04.2011 | | | 31yılsonrakonuşacak31 yıl sonra konuşacak |
|
| Goldstone, raporu geri çekmeyecek | Milli Gazete | 07.04.2011 10:10 |  | | | Terörist İsrailin 2008-2009 Gazze Savaşını soruşturan komisyonun başkanı Yargıç Richard Goldstoneun, kritik öneme sahip BM raporunu geri çekmeyi planlamadığı kaydedildi.
Goldstone, California eyaletinin Palo Alto kentindeki Stan Ford Üniversitesinden Associated Presse telefonla yaptığı açıklamada, raporu geri çekmeyi planlamadığını belirterek, İsrail İçişleri Bakanı Eliyahu Yişainin pazar günü kendisini telefonla arayarak Washington Post gazetesinde yayımlanan makalesi için teşekkür ettiğini, ancak Yişai ile telefonda raporu tartışmadığını söyledi. Goldstone, Washington Post gazetesinde cumartesi günü yayımlanan makalede, operasyonla ilgili çok daha fazla bilgiye sahip olduklarını belirterek, Şimdi bildiklerimi o zaman bilseydim, ortaya çok daha farklı bir belge çıkardı demişti.... devamı | | Milli Gazete Dünya 07.04.2011 | | | GoldstoneraporugeriçekmeyecekGoldstone raporu geri çekmeyecek |
|
| 13:00 İsrail, geri adım atan Goldstone'u davet etti | Net Gazete | 05.04.2011 17:50 |  | | |
| İsrail 'o raporu' yok etmenin peşinde | Milli Gazete | 05.04.2011 17:04 |  | | | İsrail, Gazzeye 2009 yılında yapılan Dökme Kurşun operasyonuyla ilgili hazırladığı rapordan geri adım atan ve Şimdi bildiklerimi o zaman bilseydim, ortaya farklı bir belge çıkardı diyen Güney Afrikalı eski yargıç Richard Goldstoneu İsraile davet etti. Goldstone daveti kabul etti.
Yedioth Ahranot ve Maariv gazetelerinin haberine göre, İsrail İçişleri Bakanı Eliyahu Yişai, operasyonunu soruşturan BM Komisyonunun başkanı Goldstone ile bir telefon görüşmesi yaptı ve raporla ilgili yeni değerlendirmelerinin cesaret verici olduğunu kaydetti.... devamı | | Milli Gazete Dünya 05.04.2011 | | | İsrailoraporuyoketmeninpeşindeİsrail o raporu yok etmenin peşinde |
|
| İsrail 'o raporu' yok etmenin peşinde | Milli Gazete | 05.04.2011 16:48 |  | | | İsrail, Gazzeye 2009 yılında yapılan Dökme Kurşun operasyonuyla ilgili hazırladığı rapordan geri adım atan ve Şimdi bildiklerimi o zaman bilseydim, ortaya farklı bir belge çıkardı diyen Güney Afrikalı eski yargıç Richard Goldstoneu İsraile davet etti. Goldstone daveti kabul etti.
Yedioth Ahranot ve Maariv gazetelerinin haberine göre, İsrail İçişleri Bakanı Eliyahu Yişai, operasyonunu soruşturan BM Komisyonunun başkanı Goldstone ile bir telefon görüşmesi yaptı ve raporla ilgili yeni değerlendirmelerinin cesaret verici olduğunu kaydetti.... devamı | | Milli Gazete Son Dakika 05.04.2011 | | | İsrailoraporuyoketmeninpeşindeİsrail o raporu yok etmenin peşinde |
|
| İsrail, Goldstone'u davet etti | CNN Türk | 05.04.2011 14:48 |  | | | İsrail, Gazzeye 2009 yılında yapılan Dökme Kurşun operasyonuyla ilgili hazırladığı rapordan geri adım atan ve Şimdi bildiklerimi o zaman bilseydim, ortaya farklı bir belge çıkardı diyen Güney Afrikalı eski yargıç Richard Goldstoneu İsraile davet etti. Goldstone daveti kabul etti. | | CNN Türk Dünya 05.04.2011 | | | İsrailGoldstoneudavetettiİsrail Goldstoneu davet etti |
|
| İsrail, Goldstone'u davet etti | CNN Türk | 05.04.2011 14:43 |  | | | İsrail, Gazzeye 2009 yılında yapılan Dökme Kurşun operasyonuyla ilgili hazırladığı rapordan geri adım atan ve Şimdi bildiklerimi o zaman bilseydim, ortaya farklı bir belge çıkardı diyen Güney Afrikalı eski yargıç Richard Goldstoneu İsraile davet etti. Goldstone daveti kabul etti. | | CNN Türk Ana Sayfa 05.04.2011 | | | İsrailGoldstoneudavetettiİsrail Goldstoneu davet etti |
|
| Goldstone çark etti | Evrensel | 04.04.2011 07:09 |  | | | İSRAİL’in Gazze saldırısına dair Birleşmiş Milletler raporunu hazırlayan Güney Afrikalı yargıç Richard Goldstone, Washington Post gazetesindeki makalesinde, “Şu an bildiklerimi o zamanlar bilseydim, sonuç farklı olurdu” diyerek herkesi şaşırttı. İsrailli siyasi yetkililer, Goldstone’nin bu sözlerinden memnuniyet duyduklarını dile getirdi. İsrail’in Gazze şeridine düzenlediği operasyonda bin 400 Filistinli ile 13 İsrail askeri hayatı kaybetmişti.
İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, Birleşmiş Milletler’den 2009 yılında Gazze’ye düzenlenen Dökme Kurşun Operasyonu’yla ilgili hazırlanan Goldst | | Evrensel Dünya 04.04.2011 | | | GoldstoneçarkettiGoldstone çark etti |
|
| İsrail'i sevindiren çark! | Samanyolu Haber | 03.04.2011 16:48 |  | | Eski Güney Afrikalı yargıç Richard Goldstoneun yazdığı raporla ilgili yeni açıklamaları İsraili sevindirdi. İsrailin Gazze Şeridinde 2009 yılı başında düzenlediği Dökme Kurşun operasyonunu BM İnsan Hakları Konseyi adına soruşturan ve İsraille Haması operasyon sırasında savaş suçu işlemekle suçlayan eski Güney Afrikalı yargıç Richard Goldstoneun yazdığı raporla ilgili yeni açıklamaları, İsrailin gündeminde geniş yer alırken, İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres, Goldstoneun İsrailden özür dilemesi gerektiğini söyledi.
İsrail radyosunun haberine göre Peres, Goldstoneun Washington Posta yazdığı makalesini değerlendirdi. Goldstoneun İsrailin Gazzeye neden operasyon yaptığının esas nedenini göz ardı ettiğini belirten Peres, Gazzeden hiçbir suçu olmayan İsrail vatandaşlarının üzerine binlerce roket saldırısı düzenlendiğine dikkati çekti.
İsrail ordusunun meşru müdafaada bulunduğunu söyleyen Peres, aynı zamanda ordunun kendi eylemlerini de soruşturduğunu ve dünyadaki en etik sahibi ordulardan biri olmayı sürdürdüğünü savundu.
Peres, İsraili Gazzede savaş suçları işlemekle suçlayan Goldstone için, İsrailden özür dilemesi gerekiyor diye konuştu.
Gazzedeki Dökme Kurşun operasyonu sırasında başbakanlık görevinde bulunan Ehud Olmert ise Goldstoneun açıklamalarının, İsraile raporla verdiği zarar karşısında hem çok az, hem de çok geç olduğunu söyledi. Olmert, Uluslararası hukuk kurallarına göre hareket ettiğimizi bilmek için onun açıklamalarına ihtiyacımız yok dedi.
O dönemde, İsrailin BM ile işbirliği içinde çalışması gerektiğini söyleyen tek kişi olan eski İşçi Partili bakanlardan İzak Herzog ise Biz işbirliği yapmadığımız için bu rapor böyle çıktı dedi. Herzog, Ynet haber sitesine İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Savunma Bakanı Ehud Barak ve Dışişleri Bakanı Avigdor Liebermanın BM ile işbirliği yapmama kararı aldıklarını hatırlatarak, Bu rapor tarih sahnesinden silinmeli. Ama bu da İsrailin o dönemde yanlış karar aldığı gerçeğini değiştirmiyor diye konuştu.
Hamas ise Goldstoneun yeni açıklamalarına itibar etmedi.
Hamas sözcülerinden Sami Ebu Zühri, Onun geri adım atması, Gazzede yaşayan 1,5 milyon kişiye karşı savaş suçu işlendiği gerçeğini değiştirmez dedi. Ebu Zühri, Hamas hareketinin, raporuyla ilgili incelemeler yaptığı sırada Goldstonenun komisyonuyla tam işbirliğine gittiğini de hatırlattı.
Batı Şeriadaki Filistin Yönetiminin Dışişleri Bakanı Riyad El Malki ise Goldstoneun yorumlarının bir tek şeyi değiştirmediğini vurgulayarak, Rapor, İsrailin Gazzede işlediği savaş suçlarını olabildiği kadar net ortaya koymuştur dedi.
Goldstone, Washington Posttaki yazısında, şimdi operasyonla ilgili çok daha fazla bilgiye sahip olduklarını belirterek, Şimdi bildiklerimi o zaman bilseydim, ortaya çok daha farklı bir belge çıkardı demişti.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 03.04.2011 | | | İsrailisevindirençarkİsraili sevindiren çark |
|
| Goldstone'den İsrail itirafı | Samanyolu Haber | 02.04.2011 21:24 |  | | İsrail ordusunun, Gazze Şeridinde gerçekleştirdiği Dökme Kurşun operasyonunu soruşturan Richard Goldstone itiraf etti İsrail ordusunun, 2008 yılı sonu ile 2009 yılı başında, Gazze Şeridinde gerçekleştirdiği Dökme Kurşun operasyonunu soruşturan BM Komisyonunun başkanı Richard Goldstone, Şimdi bildiklerimi o zaman bilseydim, ortaya farklı bir belge çıkardı dedi.
Goldstone, Amerikan Washington Post gazetesine yazdığı, İsrail ve savaş suçları üzerindeki Goldstone raporunu yeniden düşünmek konulu makalesinde, bir anlamda günah çıkardı ve bu kez Hamasa yüklendi. Goldstone, Gazze operasyonu sırasında yönelttikleri suçlamaları İsrailin soruşturduğunu ancak Hamasın hiçbir soruşturma yapmadığını belirtti.
Goldstone, 2008-2009 Gazze savaşı sırasında neler olduğu konusunda, Goldstone raporu olarak bilinen raporu ortaya çıkaran, başkanlığını yaptığım BM İnsan Hakları Konseyince atanan misyonun görevini yaptığı sırada bildiklerimizden, bugün daha fazla şey biliyoruz. Şimdi bildiklerimi o zaman bilseydim, Goldstone raporu daha farklı bir belge olacaktı dedi.
Goldstone, eski New York yargıcı Mary McGowan Davis başkanlığındaki bağımsız uzmanlardan oluşan BM Komisyonunun nihai raporunun, İsrailin Gazzedeki operasyonel yanlışlarıyla ilgili 400den fazla iddiayı soruşturmak için önemli çaba gösterdiğini, Gazzedeki de facto yöneticilerin (Hamas) İsraile karşı roket ve havan saldırılarıyla ilgili herhangi bir soruşturma yapmadığını ortaya koyduğunu vurguladı.
Goldstone, Roketleri amaçlı olarak ve rastgele siviller üzerine fırlatan Hamasın işlediği iddia edilen suçların kasıtlı olduğu şüphe götürmez. İsrailin siviller arasında ölüm ve yaralanmaları temel alan kasıtlılık iddialarına gelince; komisyonumuz başka mantıklı bir sonuca götürecek herhangi bir kanıt bulamamıştır dedi.
-SİVİLLERE YÖNELİK KASTİ BİR POLİTİKA YOK-
Goldstone, Gazzedeki operasyon sırasında bazı İsrail askerlerinin karıştığı olaylarla ilgili olarak, İsrail ordusu tarafından yayımlanan ve BM raporunda da kabul edilmiş soruşturmaların, kendi vardıkları bazı sonuçların geçerliliğini göstermekle birlikte, bu soruşturmaların sivillerin bir politikanın uygulanması biçiminde, kasti olarak hedef alınmadığını da ortaya koyduğunu dile getirdi.
Bu konuda, Gazzedeki bir bombardımanda, 29 ferdi öldürülen El-Sammuni ailesi olayını örnek gösteren Richard Goldstone, Evin bombalanması, muhtemelen insansız hava araçlarından alınan bir görüntünün İsrailli komutan tarafından yanlış yorumlanması sonucu oldu ve saldırı emrini veren o İsrailli komutan şimdi soruşturma altında bulunuyor dedi ve soruşturmanın uzun bir süreç de alsa, İsrailli subayın ihmalkarlığı ortaya konulursa, İsrailin de buna göre bir yanıtının olacağından kuşku duymadığını ifade etti.
Goldstone, şöyle dedi:
İddialarla ilgili İsrailin soruşturmalarını memnuniyetle karşılamakla birlikte, McGowan Davis raporunda dile getirilen ve bu soruşturmaların pek azının sonuçlandırıldığı yolundaki endişelere katılıyor ve kovuşturmaların kamuya açık biçimde yapılmış olması gerektiğine inanıyorum.
-İSRAİL-HAMAS RAKAMLARI AYNI ÇIKTI-
İsrailin soruşturma sırasında kendileriyle iş birliği yapmayı kabul etmediğini de hatırlatan Goldstone, bu nedenle Gazzede ölenlerden hangilerinin sivil, hangilerinin savaşçı olduğunun doğrulanmasının mümkün olmadığını vurgulayarak, Ancak, İsrail ordusunun verdiği sayıların, -Hamas, savaşçılarının sayısını abartmak için nedenleri olsa bile- Hamas tarafından geçenlerde verilen sayılarla aynı olduğu ortaya çıktı diye anlattı.
Güney Afrikalı eski yargıç, Goldstone raporunun amacı, İsrail aleyhine peşinen verilmiş bir kararı haklı göstermek olmamıştır. BM İnsan Hakları Konseyinin İsrail aleyhinde yorumlanabilecek yetki çerçevesinin değiştirilmesinde de ısrarlı oldum dedi.
-İSRAİLİN DE KENDİSİNİ SAVUNMA HAKKI VAR-
İsrailin de diğer egemen ülkelerin olduğu gibi kendisini ve vatandaşlarını, dışarıdan yönelen saldırılara karşı savunma hakkı ve yükümlülüğü bulunduğunu belirten Goldstone, kendi raporlarında ilk kez Hamasın yasa dışı terör eylemlerinin soruşturma konusu yapıldığı gerçeğine işaret etti ve bu eylemlerin BM tarafından da kınandığını belirtti. Goldstone, Ben, bizim soruşturmamızın, geçmişi İsraile karşı ön yargılı olduğu şüphe götürmeyen BM İnsan Hakları Konseyinde tarafsız yeni bir dönemin başlatacağını ummuştum dedi.
McGowan Davisin hazırladığı raporun da Israilin önemli ölçüde soruşturma yaparken, Hamasın hiçbir şey yapmadığını gösterdiğini belirten Goldstone, en azından kendisinin, İsrail devletini yıkma politikası güden Hamasın da bunu yapacağını umduğunu ifade etti; üyeleri ciddi savaş suçları işleyen Hamasın saldırılarını azaltacağı beklentisinde olduğunu ancak ne yazık ki böyle olmadığını ve İsrailin güneyindeki sivil hedeflere yüzlerce roket ve havan yağdığını kaydetti.
İsrailde bu saldırıların sonucu ölümlerin az olmasının suçu küçültmeyeceğini de belirten Goldstone, BM İnsan Hak | | Samanyolu Haber Son Dakika 02.04.2011 | | | GoldstonedenİsrailitirafıGoldstoneden İsrail itirafı |
|
| Goldstone o rapor için günah çıkardı | Haber7 | 02.04.2011 21:15 |  | | |
| İsrail'in 'Dökme Kurşun' saldırısının raporunu hazırlayan Goldstone, günah çıkarttı | Zaman | 02.04.2011 20:52 |  | | |
| İsrail'in 'Dökme Kurşun' saldırısının raporunu hazırlayan Goldstone, günah çıkarttı | Zaman | 02.04.2011 20:52 |  | | |
| Küçük Öznur'un öldürülmesi ile ilgili cinayeti telefon görüşmeleri aydınlatacak | Samanyolu Haber | 23.03.2011 12:37 |  | | Eskişehirde 7 ay önce 11 yaşındaki kız çocuğunu tecavüz edip öldürdükten sonra bir ormana gömdüğü iddia edile Ali Haydar Körmeçli ve suç delillerini gizlediği belirtilen Adnan Avcunun yargılamasına Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesinde devam edildi. Hakkındaki iddiaları kabul etmeyen zanlıların olay sonrası aralarında telefon görüşmesi yaptıkları belirlendi. Bu telefon görüşmelerinin bir kısmının HTS raporları istenirken (Dökümleri), tespit edilen diğer telefon görüşmeleri ise dava dosyasına kondu.
Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya öldürülen Öznur Uluişdenin (11) babası Recep, ablası Öznur katılırken, sanıkların yakınları katılmadı. Acılı anne Döndü Uluişden sağlık sorunları nedeniyle duruşmaya iştirak etmedi. Duruşma öncesi Öznurun babası Recep ile ablası Özden, tutuklu sanık Körmeçlinin salona girmesinin ardından sinir krizi geçirdi. Bir süre salon dışına çıkarılan baba ile kızı güçlükle sakinleştirilebildi.
Emniyetteki ifadesinde suçunu kabul ederek, küçük Öznuru öldürüp gömdüğünü anlatan tutuklu sanık Körmeçli duruşmada hakkındaki suçlamaları kabul etmedi. Körmeçli, cinayeti eşi Emine, oğlu Ali Körmeçli ve sanık Adnan Avcu ile Mehmet isimli bir pidecinin işlediğini, kendisinin de tehdit edilerek susturulduğunu iddia etti.
Suç delillerini gizlediği iddiasıyla tutuksuz yargılanan Adnan Avcu da, Öznuru ilk kez çalıştığım tramvay durağında Körmeçlinin yanında gördüm. Körmeçli küçük kızın komşusu ve kızıyla sınıf arkadaşı olduğunu anlattı. Sonra motosikletine bindirerek götürdü. dedi. Ertesi günü basından kızın kayıp olduğunu öğrendiğini kaydeden Avcu, Körmeçliye sordum. Önce bilmiyorum dedi. Sonra bu işe karışırsan ona yaptığımı sana da yaparım diyerek beni tehdit etti. Sürekli tehditlerle kontrol altında tutmaya çalıştı. Bu nedenle bildiklerimi polise anlatamadım. diye konuştu.
Öte yandan, iki sanığın olay sonrası bir birbiriyle çok sayıda telefon görüşmesi yaptığı ortaya çıktı. Tutuklu sanık Körmeçlinin tutuksuz sanık Avcuyu olaydan sonra polis tarafından gözaltına alındığı saate kadar cep telefonuyla günde ortalama 2-3 kez aradığı, Avcunun da Körmeçliyi bir kaç kez aradığı belirlendi. Mahkeme Başkanı ile maktul Öznurun avukatı Yusuf Yıldırım, iki sanığa olay sonrası yaptıkları telefon görüşmelerini sordu. Tutuksuz sanık Avcu, tutuklu sanık Körmeçli ile telefonla görüştüklerini doğrulayarak, Körmeçli olay sonrası beni cep telefonuyla sürekli arayıp kontrol ediyordu. Günde birkaç kez arayıp neredesin, ne yapıyorsun diye soruyordu. Ben de onu aradım. Ama ne için olduğunu bilmiyorum. Polise gitmesi içindir belki. dedi.
Bu arada duruşmada ilginç olaylarda yaşandı. Mahkemeye tanık olarak gelen iki kişinin tutuksuz sanık Avcudan bilgi alabilmek için özel içki masası oluşturup sanığı burada konuşturmaya çalıştıkları belirlendi. Tanık Bekir Günyüzü, Avcuyu tanıyordum. Bir televizyon programında olayla ilgili konuşmasını gördüm. Tutarsız olduğunu fark ettim. Emniyette bir tanıdığım vardı. Durumu ona anlattım. O da bana konuyu araştır bakalım dedi. Bunun üzerine Avcuyu arkadaşım Ali ile içki içmeye davet ettik. Sanığı konuşturmaya çalıştık ama bilgi alamadık, başaramadık. diye konuştu. Bunun üzerine hakim söz konusu bu iki tanığa Bir iş çıkarabildiniz mi? Bu memlekette devletin memuru yok mu? diyerek kızdı. Duruşma, eksik evrakların tamamlanması, iki sanık arasında yapılan telefon görüşmelerinin dökümünün istenmesi, tutuksuz sanık Avcunun bir diğer cep telefonun HTSnin istenmesi, tutuksuz sanık Avcunun bir televizyon programına yaptığı açıklamalarının izlenmesi için 17 Mayısa ertelendi.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 23.03.2011 | | | KüçükÖznurunöldürülmesiileilgilicinayetitelefongörüşmeleriaydınlatacakKüçük Öznurun öldürülmesi ile ilgili cinayeti telefon görüşmeleri aydınlatacak |
|
| Arif Doğan: Bildiklerimi anlatırım | Samanyolu Haber | 22.03.2011 10:00 |  | | Ergenekon davası sanığı emekli Albay Arif Doğan, Diyarbakırda görülen JİTEM davasında tanık olarak çağırılması durumunda bildiklerini anlatmaya hazır olduğunu söyledi. Arif Doğan, Ergenekon davası kapsamında yaptığı savunmasında birimin kurucusu olduğunu açıklamış, resmi kurumların aksine JİTEMin varlığını doğrulamıştı. Bunun üzerine harekete geçen JİTEM davasının mağdur avukatları, Doğanın sanık olarak davaya dâhil edilmesini istedi. Mahkeme bu talebi kabul etmedi. Avukatlar da bugün görülecek duruşmada yargılanmasına izin verilmeyen Doğanın tanık olarak mahkemede gelmesi için ara karar talebinde bulunacak.
Arif Doğan ise mahkemenin istemesi halinde tanıklık yapmaya hazır olduğunu söylüyor. Sağlık durumu nedeniyle Diyarbakıra gidemeyeceğini anlatan JİTEMin kurucusu, Ergenekon soruşturmasını yürüten Savcı Zekeriya Öze ifade verebileceğini anlatıyor. JİTEM davasından bugüne kadar bir sonuç alınmadığını hatırlatan Doğan, şunları kaydediyor: Mahkeme beni davet edersen Fıratın ötesine geçememek şartıyla bildiklerimi anlatırım. Sağlık durumum nedeniyle oraya gidemem. JİTEMin kitabını yazdım, Ergenekon davasında da birçok şey anlattım. Tanık olarak dinlenmemi istemişler, ya zaten JİTEMin kurucusu benim!
Avukatlar ise Doğanın Diyarbakırda görülen davada hazır bulunarak, sanık itirafçılarla yüzleşmesi gerektiğini belirtiyor. Aksi durumda ise bir gelişme kaydedilemeyeceğini vurguluyor. Öte yandan Cemal Temizöz ile çok sayıda korucunun yargılandığı faili meçhuller davasında da Doğanın tanıklık yapması için mahkeme karar almıştı. Faili meçhul cinayetler, gasp, insan ve uyuşturucu kaçakçılığı gibi suçlarla sürekli ismini duyuran JİTEM uzun yıllardan beri Türkiyenin gündeminde. 1990lı yıllara damgasını vuran birim, binlerce faili meçhul cinayete işledi. İddiaların ötesine geçen bu gerçeği bizzat birimde görev alan tetikçiler itiraf etti. Bütün bunlara rağmen JİTEMle ilgili ancak 1998de soruşturma açıldı. Hakkında suç isnat edilenlerin asker olması mahkemeler arasında yetki sorunun yaşanmasına neden oldu. Uzun bir belirsizlikten sonra soruşturma 2002de dava aşamasına gelebildi. JİTEM davasında Diyarbakır, Mardin, Batman ve Şırnakta farklı tarihlerde birden fazla adam öldürme, kundaklama ve bombalama eylemi yaptıkları iddiasıyla 16 sanık tutuksuz yargılanıyor. | | Samanyolu Haber Son Dakika 22.03.2011 | | | ArifDoğanBildiklerimianlatırımArif Doğan Bildiklerimi anlatırım |
|
| Diyarbakır'daki JİTEM davasında tanık olarak çağrılırsam bildiklerimi anlatırım | Zaman | 22.03.2011 01:51 |  | | |
| Diyarbakır'daki JİTEM davasında tanık olarak çağrılırsam bildiklerimi anlatırım | Zaman | 22.03.2011 01:50 |  | | |
| Zihninizi nasıl sakinleştirebilirsiniz? | Samanyolu Haber | 08.03.2011 09:46 |  | | Performansımızı artırmak için neler yapabiliriz? Sınavlarda, ders çalışırken, spor müsabakalarında ya da toplum önüne çıkıldığında performansınızı artırabilmek için dikkatinizi toplamalı ve zihninizi yapacağınız işe yoğunlaştırmalısınız. Konsantre olmak, performansınızın da artmasını sağlayacaktır.
Hayatımızın birçok anında rastladığımız bir kavram olan konsantrasyon, performans geliştirme için de temel taşlardan birini oluşturmaktadır. Beklediğiniz veyahut istediğiniz performansı gösteremediğiniz bir durum düşünün: Öğrencinin sınavda zamanı iyi kullanamaması, sanatçının izleyiciler karşısında umduğu performansı gösterememesi, sporcunun karşı taraftardan gelen gürültü sebebiyle dalgınlık yaşaması ve bunun gibi hayatın içerisinden birçok olay... Peki bu durumlarla karşılaşan kişilerin tepkileri nasıl olur? Peki konsantrasyon nedir ve nasıl geliştirilir?
Konsantrasyon, tüm dikkatimizi yaptığımız bir faaliyete odaklayabilme yetisidir. Konsantre olduğumuz vakitler şimdiki zamanı en çok yaşadığımızı hatta o an ile bir olduğumuz anlardır. Keza konsantre olduğumuz an performans sergilediğimizin farkında dahi olmayız. Araştırmalar, konsantre olabilmenin bir beceri olduğunu ve öğrenilebileceğini ortaya koymuştur.
Spor psikologları, sporcuların kendi performansları üzerine dikkatlerini topladığı vakit beyin içerisinde çeşitli fizyolojik değişimlerin olduğunu göstermişlerdir. Bu araştırmalar keskin nişancı, okçu ve elit golfçülerle de yapılmıştır ve birbirini destekleyici sonuçlar bildirilmiştir. Peki bu beyin araştırmaları bize neyi anlatıyor? İyi performansçılar, performans sırasında beyin dalgalarını sakinleştirmeyi öğrenen kişilerdir. Tamamen yaptıkları işe kanalize olup o işle bütünleşmişlerdir. Bunun yanında zihinsel olarak da rahatlamayı bilen, aynı zamanda nelerin olup bittiğine dair tetikteliklerini de yitirmeyen bireylerdir.
Eylem halindeki sporcuların beyin dalgalarını inceleyen araştırmacılar, hemen performans öncesinde zihinsel rahatlama periyodu olduğunu tespit etmişlerdir. Sporcu aktif halini sürdürürken dahi bu zihinsel rahatlama gerçekleşir. Örneğin, bir parça odunu kesmek çok enerjimizi alır; fakat karate yapan kişiler zihinlerini performans gösterirken gayet rahat bir şekilde tutabilmektedir. Peki bu durum nasıl gerçekleşebiliyor? İlk önce düşüneceğiniz şeyi seçmenizde kontrol sahibi olmanız gerekmektedir. Zihninizden düşünceler geçerken dikkatinizi toplamak şüphesiz imkânsızdır. Şayet bu düşünceler olumsuz ve sizi başarısızlığa götürecek cinstense konsantrasyonunuzu da olumsuz şekilde etkileyecektir.
Zihni dinginleştirme ve düşünce kontrolünü kazanmak adına bu olumsuz düşünceleri yakaladığımız anda onlara dur dememiz, içsel diyaloğu olumlu hale çevirmemiz gerekmektedir. Mesela yapacağınız iş ile ilgili kendinizi aşırı derecede gergin hissediyorsunuz. İlk önce bu hissi birazdan göstereceğiniz performansın etkisi olarak normal karşılıyorsunuz ama bu gerginlik beraberinde Acaba nasıl olacak?, Sahneye çıktığımda sözleri karıştıracak mıyım?, Sınavda bütün bildiklerimi unutacak mıyım?, Proje sunumumu nasıl yapacağım? gibi performansı sekteye uğratabilecek düşünceleri de beraberinde getiriyor. O esnada kendinize ve düşüncelerinize dur demeniz ve Ben ne yapmak istiyorum? sorusunu sormanız işe yarayabilir. Problem tanımlandıktan sonra çözüm daha basit hale gelecektir. Zihninizi sakinleştirmeniz beraberinde farkındalığı, dikkati ve konsantrasyonu da getirecektir.
Fiziksel olarak aktif olun. Aktif olma süreci beraberinde sağlık, zindelik ve enerji getirecek ve konsantrasyonu artıracaktır.
Yeniliklere açık olun, yeni şeyler öğrenin. Yeni şeyler denemeye ve öğrenmeye çalışmamız, beyninizi de aktif hale getirecektir. Uyaran ne olursa olsun önemli şeylere odaklanma farkındalığınızı artıracaktır.
Yeni hedefler koyun. Performansınızı geliştirmek için yeni yollar arayın. Hedeflerinizin belirgin, ölçülebilir, gerçekçi ve size uygun olmasına dikkat edin.
Endişe-düşünce zamanı ayırın. Konsantrasyon esnasında karşılaştığınız ve sizi bölen düşünce veya endişeleri incelemek üzere kendinize günlük zamanlar ayırın.
Ara verin. Sınırlarınızı zorlamak konsantrasyon seviyenizi de artıracaktır ama aşırı çalışmak ve zihni yormak beraberinde psikolojik yıpranmayı getirecektir. Kısa molalar verin.
Çeşitliliğe önem verin. Uzun zaman aynı işle uğraşan zihnin konsantrasyon seviyesi de şüphesiz azalacaktır. | | Samanyolu Haber Son Dakika 08.03.2011 | | | Zihninizinasılsakinleştirebilirsiniz?Zihninizi nasıl sakinleştirebilirsiniz? |
|
| Subaydan çok konuşulacak mektup! | Samanyolu Haber | 07.03.2011 14:17 |  | | Samanyoluhaber.com yazarı Önder Aytaçta gönderilen mektupta Ergenekon hakkında şok açıklamalarda bulunuyor...
Bana ve benim söylediklerime karşı çıkan arkadaşlar, beni yıllardır görmemiş olanlar ve doğru düzgün tanımayanlar. Ne görev yaptığımı bilmeyenler olabilir. Jandarmalardan genelde o düzeyde itiraz yok. Fikirlerime karşı çıkabilirler ve ben bunu anlayış ile karşılarım. Fakat anlattığım olaylara, yaşadıklarıma, gerçeklere karşı çıkmaları çok ama çok saçmadır ve sanırım bu arkadaşlar biraz da anlama özürlüler... Bana ?fotoğrafa uzaktan bakıyorsun diyorlar, ?ben uzaktan bakmıyorum, o fotoğrafın içindeydim diyorum ama beni anlamıyorlar.
Bir sivri zekalı soldan ve sağdan bazı gazetecilerin isimlerini alt alta sıralamış. Güya bunları Amerika satın almış. Kim bilir bazılarını almış olabilir de. Ama bunlar kendileri gibi düşünmeyen, genelkurmay gibi düşünmeyen herkese aynı iftirayı kolaylıkla yapıştırabiliyorlar.
Dursun Çiçekin eylem planına baktığımızda da, kafa yapısı yukarıda yazdıklarımız ile neredeyse tıpatıp aynı.... Yani, yine bir komplo, yine yeni bir iftira...
Size dilerseniz bir fotoğraf aktarayım. Parmaksız Zeki geldi, sorgusu yapıldı 101 sayfada ifadesi alındı. Ben sorguya girmedim, adamın yüzünü görmemek için. Kendimi tutamam, hoş olmayan şeyler yaparım diye düşünüyordum.
Sorgudan sonra, Karargahtan psikolojik harp taburundan iki subay geldi. Ellerinde 11 sayfalık bir ifade ile. İfade Ankaradan yazılmış. Devir de Çevik Birin en kahraman olduğu bir devir. 28 Şubatın Diyarbakırdaki kolordu komutanı da Yaşar Büyükanıt. Diyarbakırda Parmaksızın sorgusu Yaşar Paşanın kontrolünde devam ediyor. Parmaksız bu 11 sayfalık bu ifadeyi imzalamadı. Kafasına silah dayadılar gene de imzalamadı.
Buna rağmen, o ifadenin altına, imzadan imtina etti yazdılar ve ifade alan ve hazır bulunanlar imzaladı. Bu şekliyle de mahkemeye ek ifade olarak gönderildi.
Ve sonrasında da gazeteler yazmaya başladı. Şemdin Sakıkın ifadelerine göre falan filan gazetecilerin PKKya destek verdikleri, PKKdan para aldıkları diye. Gazetecilerden başka isimler de vardı. Arkasından Dinç Bilgin ve Aydın Doğana baskı yapıldı bunları işten atacaksın diye... Biri gazetecileri kovdu, öbürü ise iyice pasifize etti. ?İşte hain gazeteciler diye de Hürriyette haber yapıldı. Bir başka hain de Akın Birdalı vurdu. İşte bu hain üretme merkezinin sadece bir fotoğrafı. Bazı teferruatları ise anlat(a)madım.
Şimdi kalkmış bizim devrenin hiç bir şeyden haberi olmayan papağanları konuşuyorlar. Aslında konuşmak değil dertleri, beni konuşturmamak... Kadir Tahir jandarma, diğer jandarmalardan değil. Çok bildikleri var, ama o susuyor. Geçen gün bana tavsiyesi de aslında susmamdı.
Yıllardır bana çok konuşuyorsun diye ikazlar yapılır, susup köşeme çekilmemi isterler. Üç-beş kez de tehdit ettiler. Beş parasız emekli oldum, kendi isteğimle, bulabildiğim bir kaç işten bile çıkarttılar. O gün susmadım, bu gün ise asla sus(a)mam. Bu gün dünden çok daha zararlıyım onlar için. Dün yapamadıklarını bu gün yapabilecekler mi bilmiyorum, en büyük istekleri de benim ölümüm...
2009 Şubatında emniyet ifademi aldı. Ergenekondan dolayı tam bir yıl izlemişler hedef şahıs olarak. Gizli tanık olabilirsin dediler, hayır olmam, arkamdan korkak dersiniz dedim. Ergenekoncu olarak izlemeye almışlar beni. Ergenekon düşmanı çıkmış karşılarına. İfademde de; ?tüm bildiklerimi anlatmam, bu soruşturmanın sonuna kadar gidebileceğine güvenmiyorum dedim. ?Ne zamandan beri Ergenekonu biliyorsun dediler, ?1999 dedim. Soruşturmayı yürüten polisler, savcılar, şimdi bana ateş püsküren e-mail grubundaki arkadaşlar, Ergenekonu masal olarak bilirlerken ben ne olduğunu biliyordum. Bunların ne bilgisi, ne de zekaları benimle Ergenekonu da tartışmaya yetmez...
Rahip Santora cinayetinden beri Türkiye de yapılan her olay Ergenekonun eseridir. Ülkeyi karıştırmak, kaos ortamı yaratmak adına yapılanlardır bunlar. Bunları yapanların gayeleri de AKP iktidarından kurtulmaktır.
Aynı 12 Eylül öncesi ve sonrasında olanlar gibi... Geçmişte başka iktidarlara da aynı yöntemleri uyguladılar. Onlarınki AKP karşıtlığı değil, iktidarı kimse ile paylaşmamak ve gücü sürekli ellerinde tutmak. Çünkü sadece kendileri severler bu ülkeyi, devlet onlarındır. Adamın birinin dediği gibi Dünyadaki tüm ülkelerin orduları vardır, Türkiyede ordunun devleti söz konusudur...
Onlara göre, ??Devlet, tüm dünyada halkının güvenliği, huzuru, refahı, mutluluğu için vardır. Türkiyede ise halk, devlet için vardır? Bunu sağlamak için de devlet kutsanmış ve adına da ?kutsal devlet denmiştir. Devlet niye kutsal olsun ki, kutsallık arayacaksak Allahın yarattığı insan kutsaldır...
Danıştay saldırısının üçüncü günü Uğur Dündara bu saldırı Ergenekonun işi demiştim. Polisler sordu, daha o zaman Ergenekon gündemde değilken ve eylemin başörtüsü için yapıldığı, yazılıp çizilirken, sen nereden Ergenekonun işi olduğunu anladın diye? Ben de bunu teker teker örnekleriyle birlikte | | Samanyolu Haber Son Dakika 07.03.2011 | | | SubaydançokkonuşulacakmektupSubaydan çok konuşulacak mektup |
|
| JİTEM'e dokundu hayatı karardı ! | Samanyolu Haber | 28.11.2010 07:51 |  | | JİTEMin infazlarını milletvekili ve devlet görevlilerine anlatınca hayatı zindan oldu. Eski korucubaşı ve Derik Şehit Aileleri Derneği Başkanı Bedran Akdağ, JİTEMin Mardinde yaptığı infazları bazı milletvekili ve devlet görevlilerine anlatınca hayatı değişti. Bu olay nedeniyle hakkında infaz kararı alındığını belirten Akdağ, bölgeyi terketti. Akdağ, şimdi Güneydoğu dışında bir ilde meyve bahçesinde çalışıyor.
Eski korucubaşı ve Derik Şehit Aileleri Derneği Başkanı Bedran Akdağ, bazı milletvekilleri ve devlet görevlilerine JİTEMin Mardinde yaptığı infazları anlatınca olanlar oldu.
1994te ailesinden 6 kişiyle geçici köy korucusu olan Akdağ, 16 yıl boyunca teröre karşı mücadele ettiğini söyledi. Kendisini istifaya götüren sürecin 2009da Boyaklı Köyünde gördüğü 10 yıldır kaçakçılıktan aranan suçluyu Üçyol Jandarma Karakol Komutanı Başçavuş Selami Polata bildirmesiyle başladığını belirten Akdağ, İhbarı dikkate almayan Polat bana hakaret etti. Durumu Mardin Tugay Komutanı ve İl Jandarma Alay Komutanına anlattım. Hakkında soruşturma başlatıldı dedi. Akdağ, şikayetin ardından bir derneğin başkanıyla ilgili savcılığa yaptığı suç duyurusunun da sorun olduğunu belirterek Teğmen E., başkanı olduğum derneğin defterlerine el koydu. Beni başkanlık ve üyelikten attı diye konuştu.
VEKİLLERE BIÇAK TİMİNİ ANLATTI
Bu süreçte eski bir istihbarat astsubayının yardımıyla Ankaraya giderek Ergenekon soruşturmasıyla gündeme gelen JİTEMin bölgedeki infazlarını ismini vermek istemediği bazı milletvekilleri ve devlet görevlilerine anlattığını söyleyen Akdağ, 1996-1999 yılları arasında Jandarma Genel Komutanlığının hala varlığını inkar ettiği JİTEMde haber elamanı olarak görev yaptım. JİTEM kimliğim bile vardı. JİTEM o dönem bölgede birçok faili meçhul cinayete imza attı. Bunları görüştüğüm yetkililerle paylaştım dedi. Akdağ, Ergenekon sanığı emekli Albay Hasan Atilla Uğurun Kızıltepe İlçe Jandarma Komutanı olduğu dönemde kurduğu Bıçak Timinin işlediği faili meçhul cinayetleri, PKK eylemi olarak kayda geçen 1994teki Mardin Savurda 4 öğretmenin şehit edilmesi olayını JİTEMin gerçekleştirdiğini görüşmelerinde anlattığını belirtti.
Bu yapılanmaya şiddetle karşı çıkan dönemin Mardin Jandarma Alay Komutanı Albay Rıdvan Özdenin infaz edildiğini belirten Akdağ Albay Özden döneminde faili meçhul cinayetler azaldı. JİTEMin faaliyetlerini engelliyordu. Bundan rahatsız oldular. Albay Özden, 4 öğretmeninin öldürülmesinin peşine düştü. Bıçak Timinin üstüne gitti. Albay Özdenin infaz kararını bu olaydan sonra aldılar. Özdeni çatışma bölgesine çekip öldürdüler dedi.
ÖNCE MERMİ SONRA İNFAZ KARARI
Ergenekon soruşturmasıyla başlayan süreçte, bölgedeki faili meçhul cinayetlerin ortaya çıkarılması için bildiklerimi anlattım. Bunların yargıya taşınması için yardım istedim diyen Akdağ, Mardine döndükten sonra jandarma görevlilerinden gelen baskıların arttığını şu sözlerle anlattı: Bir sabah evimin penceresinin önünde mermi buldum. Mermi gece konmuştu. Bana gözdağı vermek istediler. Durumu haber verdiğim jandarma görevlileri eve gelip inceleme bile yapmadı. Bu tehdidin ardından Jandarma Astsubay S.Inın kendisine Jandarma Başçavuş H.Y. ve uzman çavuşlar S.K. ile M.K. seni infaz edecekler. Seni öldürmek için kaçak silah getirmişler. İnfaz edip PKK eylemi olarak açıklayacaklar dediğini anlatan Bedran Akdağ şöyle konuştu: JİTEMle ilgili anlattıklarımdan sonra hayatımın tehlikede olduğunu anladım. Başçavuş Polatı şikayet etmem, bazı jandarma görevlilerinin yolsuzluklarını ihbar etmemden dolayı benden zaten rahatsız olmuşlardı. Astsubay S.Inın anlattıklarından sonra 2 ay evime gidemedim. Sonra da istifa dilekçesi verdim.
CAN GÜVENLİĞİM KALMADI
İnfazla tehdit edilen Akdağ, Mardinden ayrılarak Güneydoğu dışındaki bir ilde meyve bahçesinde çalışmaya başladı. JİTEMle ilgili bildikleri ve isimlerini açıklamak istemediği bazı jandarma görevlilerinin yolsuzluklarının üzerine gidince ipinin çekildiğini düşünen Akdağ Şu anda can güvenliğim yok. Beni infaz edip PKK eylemi gibi gösterme planın arkasında kimler var? Talimatı hangi komutanlar verdi? Bunların savcılık tarafından soruşturulmasını istiyorum. Soruşturma açılırsa her şeyi anlatacağım dedi.
Kayınbiraderi için Bıçak Timi gönderdi
Akdağ, Ergenekon sanığı emekli Albay Hasan Atilla Uğurun, Kızıltepe-Derik-Mardin -Nusaybin bölgesinde Bıçak Timiyle istediği her şeyi yaptığını öne sürdü. Akdağ, Uğurun Antalyada ölümle tehdit edilen kayınbiraderine Bıçak Timinden 4 koruma gönderdiğini söyledi. Akdağ, Kayınbiraderinden mafya haraç istiyordu. Albay Atilla Uğur da Bıçak Timinden korucu gönderdi. 4 korucu Uğurun kayınbiraderi için devletin silahlarıyla 1 ay nöbet tuttu. Korucular döndükten 3 ay sonra ise kayınbiraderi mafya tarafından öldürüldü. Kayıtlar incelenirse olayın doğru olduğu anlaşılacaktır dedi.
Ebu Süfyanın emrindeydiler
JİTEM elemanlarının bazı korucularla insanları gözaltına alıp, para karşılığında s | | Samanyolu Haber Son Dakika 28.11.2010 | | | JİTEMedokunduhayatıkarardıJİTEMe dokundu hayatı karardı |
|
| ?Bütün bildiklerimi ona öğreteceğim? | Vatan Gazetesi | 20.11.2010 13:23 |  | | |
| Esrarengiz olayın sürpriz tanığı | Samanyolu Haber | 19.10.2010 07:09 |  | | İlk kez ortaya çıkan esrarengiz olayla ilgili, o da konuştu; Bütün bildiklerimi yarın savcıya anlatacağım. Merhum Turgut Özala ilk suikastın 1987 yılında bindiği Ankara uçağında yapıldığını söyleyen Ahmet Özalın ifadelerini Özalın Koruma Müdürü, eski Adana Milletvekili Musa Öztürk doğruladı. Öztürk, Ben de o uçaktaydım, Ahmet Özalın o güne dair anlattıklarının hepsi doğrudur dedi.
8. Cumhurbaşkanı Turgut Özalın ölümü ve Özala suikast girişimleriyle ilgili her gün yeni iddialar ortaya atılırken, Özalın Koruma Müdürü, eski Adana Milletvekili Musa Öztürk, Bütün bildiklerimi yarın savcıya anlatacağım diyerek tartışmaları yeni bir boyuta taşıdı. Öztürk 1987 yılında Özalın bindiği uçağın arızalandığını ve içeride infilak uyarısı yapıldığını söyleyen Ahmet Özalın söylediklerinin hepsinin doğru olduğunu, o günün tanığının kendisi olduğunu belirtti.
Gördüklerimi anlatacağım
Yıllarca Özalın koruma müdürlüğünü yapan Musa Öztürk, yarın soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Savcısına giderek, ifade vereceğini sözlerine ekledi. Öztürk, dosyanın yeniden açıldığını, bütün iddiaların da savcılığa intikal ettiğini belirterek, Çarşamba günü gideceğim. Bildiklerimizi, gördüklerimizi, duyduklarımızı anlatacağım. Hukuk düzeninde yaşıyoruz. Hukuktan başka da bir güvencemiz yok. Savcı Bey bizi davet etmiş, biz de davete icabet edeceğiz dedi.
Söylenenlerin hepsi yaşandı
Öztürk, 1987 yılında Özalın bindiği uçakta yaşanan arızayı teyit ederken Uçak yeniydi. Ben teknik uzman değilim. Kırım ekipleri daha doğru bir değerlendirme yapar. Ahmet Bey, uçakta yaşananları bütün detayları ile anlatmış. Hepsi yaşandı diye konuştu.
Ben o sırada lojmandaydım
Özalın Koruma Müdürü Musa Öztürk, Özalın öldüğü gün karga tulumba makam aracının arkasına atılarak hastaneye götürdüğü iddialarına ise Bilmiyorum. Ben o olay sırasında lojmandaydım. cevabını verdi.
Zehirlenme lekelerini görmedim
Musa Öztürk, Özalın Başbakanlığı döneminde Bayındır Bakanı olan Cengiz Altınkayanın Özalın yüzünde Yuşçenko gibi zehirlenme lekeleri vardı iddiasına ise Yüzünü görmedim cevabını verdi.
Ahmet Özal ne demişti?
1987 yılında İstanbuldan Ankaraya gelirken babamın bulunduğu uçakta arıza yaşandı.
Uçakta ışıklar gitti. Sigorta dediler. Ben Baba, ben bu uçağı geri döndüreceğim Yeşilköye dedim. Çerman Koparal Kaptanın yanına gittim, Yeşilköye geri dönüyoruz dedim. Kaptan, Bir şey yok, rahat gideriz dedi.
Uçak baş aşağı denize uçuyordu
Ben Uçakta Başbakan var, dön geriye dedim. Ben ısrar edince döndük, havaalanına doğru gidiyoruz, sağ motor gitti, öbür motor inlemeye başladı. Uçak baş aşağı denize doğru gidiyor. Hostes korkudan bayıldı, sonra midesi delindi. Bütün elektrikler gitti uçakta, telsiz bile çalışmıyor, uçağın içinde yangın çıktı, suya doğru gidiyoruz. 13 kişi çığlık çığlığa. İlk defa babamı hayatımda yüksek sesle bağırırken duydum, Herkes yerine otursun Allahın dediği olur dedi. Herkes yerine oturdu.
Uçak infilak edecekti
Kule ile bile konuşamıyorduk. Son anda havaalanına indik, inerken tekerler patladı. Kaptan uçak infilak edecek diye Herkes dışarı fırlasın dedi. Ama, kabin basıncı içeride ve dışarıda farklı olduğu için kapı açılmıyor. Arka kargo kapısını açtılar, korumalar atladı, babamı omuzlarda indirdiler.
1991 yılında ada benzer şeyi yaşadı
ABDden geldiler, uçağı incelediler. Uçağın benzin deposunun içinde elektrik kablolarını tutan kelepçeler vardır, o kelepçeler kabloları kesmiş ve kısa devre yapmış, 40 milyon dolarlık uçakta böyle bir şey olması mümkün değil. Bunun örneği de hiç yaşanmamış. 1991 yılında GAP uçağında ise İstanbulda havaalanında patlama oluyor, babam arabayla Ankaraya dönüyor. | | Samanyolu Haber Son Dakika 19.10.2010 | | | EsrarengizolayınsürpriztanığıEsrarengiz olayın sürpriz tanığı |
|
|
| |