Habergec.Com Aranan Kelimeler:bir tek fenerbahçe var Değerlendirme: 10 / 10 680726
habergec.com
20.09.2014 Cumartesi
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler
Gazeteler
İnternet Siteleri
Televizyonlar
Radyolar
Diğer

:: Gruplar
 

bir tek fenerbahçe var

Webo’ya 11 yolu göründü
Zaman
18.09.2014
02:15
Fenerbahçe’de forvetler Emmanuel Emenike ile Musa Sow’un formsuzluğu üzerine gözler Kamerunlu futbolcu Pierre Webo’ya çevrildi. Teknik Direktör İsmail Kartal, sonradan oyuna girdiği mücadelelerde takımına yaptığı katkıyla dikkat çeken Webo’dan Gaziantepspor önünde daha fazla yararlanmayı planlıyor.HALİT ÖLMEZ İSTANBUL-Fenerbahçe’nin golcü futbolcusu Pierre Webo, Teknik Direktör İsmail Kartal’dan forma bekliyor. Sarı-Lacivertlilerin ligin üçüncü haftasında sahasında Gaziantepspor ile oynayacağı maça Kamerunlu forvetin 11’de başlaması bekleniyor. Sezon başı hazırlıklarını verimsiz geçiren ve henüz istenilen seviyeye gelemeyen Emmanuel Emenike ile Musa Sow, ilk iki karşılaşmadaki performanslarıyla hayal kırıklığı oluşturdu. Üstelik Sow, aldığı fazla kilolar yüzünden eleştiriliyor. Afrika Kupası maçları için gittikleri ülkelerinden dönüşte Trabzonspor’a karşı beklentilerin çok uzağında kalan ikili, bu hafta kesik yiyebilir. Emenike ile Sow’un arkasında yedek bekleyen Webo’nun ise kendisini sürekli hazır tutması teknik heyetin yüzünü güldürüyor. İsmail Kartal, sonradan oyuna girdiği mücadelelerde takımına yaptığı katkıyla dikkat çeken Kamerunlu forvetten Gaziantep önünde daha fazla yararlanmayı planlıyor. Geçen sezon yedek kulübesinden çıkıp 5 kritik gole imza atan 31 yaşındaki oyuncu, Sarı-Lacivertlilerin şampiyonluğunda önemli pay sahiplerinden biriydi. Tecrübeli golcü, Karabükspor’la oynanan ligin açılış maçında da sonradan oyuna girerek takımına 3 puanı kazandırmıştı. Öte yandan Kanarya, Gaziantepspor karşılaşmasının hazırlıklarına devam ediyor. Dünkü antrenmanda sakatlıkları süren Egemen Korkmaz, Caner Erkin ve Raul Meireles takımdan ayrı çalıştı.Egemen, aile ortamından memnunFenerbahçe’nin başarılı savunma oyuncusu Egemen Korkmaz, takıma döneceği tarihin henüz netleşmediğini ancak iyileşmek için sıkı bir şekilde çalıştığını söyledi. Raul Meireles’le birlikte 11.si Mall of İstanbul’da düzenlenen Fenerium forma imza töreninde taraftarlarla buluşan tecrübeli stoper, takımda çok iyi bir arkadaşlık ortamı olduğunu belirterek, “Sezon başı kampında ayrı bir program dahilinde takım arkadaşlarımla beraberdim. Takımın çok iyi performans gösterdiğini izliyorum. Herkes birbirini çok iyi tanıyor ve çok iyi anlaşıyor. Sahadaki arkadaşlık, maçlara da yansıyacaktır.” dedi. Deneyimli savunmacı, bu sezon taraftarların maçlara ilgisinin azlığıyla ilgili soruya şu cevabı verdi: “Son zamanlarda farklı uygulamalar çıktı. Bunların da etkisi var mı bilmiyorum. Ama bir takımı gönülden destekleyen taraftarlar ne şartta olursa olsun, kulübünü mutlaka destekler, gelir diye düşünüyorum.” Fenerbahçe’nin her zaman şampiyonluğa oynayan bir ekip olduğunu vurgulayan Meireles de şunları kaydetti: “Kaliteli oyuncuların ve forma savaşının olduğu bir takımız. Kaliteli oyuncuların yer alması her zaman Fenerbahçe’nin yararınadır.”Aziz Yıldırım’dan ‘başkanlık’ rekoruİlk seçildiği 1998 yılından bu yana Fenerbahçe’nin başında bulunan Aziz Yıldırım, yeni bir rekorun sahibi oldu. Tecrübeli yönetici, kulüpte en uzun süre görev yapan başkan unvanını kazandı. 15 Şubat 1998’de rakibi Vefa Küçük’ü 1 oyla geçen Yıldırım, 7’sine tek aday girdiği 11 kongrede üyelerin desteğini alarak bugünlere geldi. Vefa Küçük, Şadan Kalkavan ile Mehmet Ali Aydınlar’a karşı seçim zaferi yaşayan Yıldırım, en uzun süre koltukta oturan başkan oldu. Sarı-Lacivertlilerde 16 yıla ulaşan deneyimli isim, 1934-1950 yılları arasında 15 yıl başkan kalan Şükrü Saracoğlu’nun rekorunu geçti.
Zaman
Spor
18.09.2014
Webo’ya11yolugöründüWebo’ya 11 yolu göründü
Webo’ya 11 yolu göründü
Zaman
18.09.2014
02:06
Fenerbahçe’de forvetler Emmanuel Emenike ile Musa Sow’un formsuzluğu üzerine gözler Kamerunlu futbolcu Pierre Webo’ya çevrildi. Teknik Direktör İsmail Kartal, sonradan oyuna girdiği mücadelelerde takımına yaptığı katkıyla dikkat çeken Webo’dan Gaziantepspor önünde daha fazla yararlanmayı planlıyor.HALİT ÖLMEZ İSTANBUL-Fenerbahçe’nin golcü futbolcusu Pierre Webo, Teknik Direktör İsmail Kartal’dan forma bekliyor. Sarı-Lacivertlilerin ligin üçüncü haftasında sahasında Gaziantepspor ile oynayacağı maça Kamerunlu forvetin 11’de başlaması bekleniyor. Sezon başı hazırlıklarını verimsiz geçiren ve henüz istenilen seviyeye gelemeyen Emmanuel Emenike ile Musa Sow, ilk iki karşılaşmadaki performanslarıyla hayal kırıklığı oluşturdu. Üstelik Sow, aldığı fazla kilolar yüzünden eleştiriliyor. Afrika Kupası maçları için gittikleri ülkelerinden dönüşte Trabzonspor’a karşı beklentilerin çok uzağında kalan ikili, bu hafta kesik yiyebilir. Emenike ile Sow’un arkasında yedek bekleyen Webo’nun ise kendisini sürekli hazır tutması teknik heyetin yüzünü güldürüyor. İsmail Kartal, sonradan oyuna girdiği mücadelelerde takımına yaptığı katkıyla dikkat çeken Kamerunlu forvetten Gaziantep önünde daha fazla yararlanmayı planlıyor. Geçen sezon yedek kulübesinden çıkıp 5 kritik gole imza atan 31 yaşındaki oyuncu, Sarı-Lacivertlilerin şampiyonluğunda önemli pay sahiplerinden biriydi. Tecrübeli golcü, Karabükspor’la oynanan ligin açılış maçında da sonradan oyuna girerek takımına 3 puanı kazandırmıştı. Öte yandan Kanarya, Gaziantepspor karşılaşmasının hazırlıklarına devam ediyor. Dünkü antrenmanda sakatlıkları süren Egemen Korkmaz, Caner Erkin ve Raul Meireles takımdan ayrı çalıştı.Egemen, aile ortamından memnunFenerbahçe’nin başarılı savunma oyuncusu Egemen Korkmaz, takıma döneceği tarihin henüz netleşmediğini ancak iyileşmek için sıkı bir şekilde çalıştığını söyledi. Raul Meireles’le birlikte 11.si Mall of İstanbul’da düzenlenen Fenerium forma imza töreninde taraftarlarla buluşan tecrübeli stoper, takımda çok iyi bir arkadaşlık ortamı olduğunu belirterek, “Sezon başı kampında ayrı bir program dahilinde takım arkadaşlarımla beraberdim. Takımın çok iyi performans gösterdiğini izliyorum. Herkes birbirini çok iyi tanıyor ve çok iyi anlaşıyor. Sahadaki arkadaşlık, maçlara da yansıyacaktır.” dedi. Deneyimli savunmacı, bu sezon taraftarların maçlara ilgisinin azlığıyla ilgili soruya şu cevabı verdi: “Son zamanlarda farklı uygulamalar çıktı. Bunların da etkisi var mı bilmiyorum. Ama bir takımı gönülden destekleyen taraftarlar ne şartta olursa olsun, kulübünü mutlaka destekler, gelir diye düşünüyorum.” Fenerbahçe’nin her zaman şampiyonluğa oynayan bir ekip olduğunu vurgulayan Meireles de şunları kaydetti: “Kaliteli oyuncuların ve forma savaşının olduğu bir takımız. Kaliteli oyuncuların yer alması her zaman Fenerbahçe’nin yararınadır.”Aziz Yıldırım’dan ‘başkanlık’ rekoruİlk seçildiği 1998 yılından bu yana Fenerbahçe’nin başında bulunan Aziz Yıldırım, yeni bir rekorun sahibi oldu. Tecrübeli yönetici, kulüpte en uzun süre görev yapan başkan unvanını kazandı. 15 Şubat 1998’de rakibi Vefa Küçük’ü 1 oyla geçen Yıldırım, 7’sine tek aday girdiği 11 kongrede üyelerin desteğini alarak bugünlere geldi. Vefa Küçük, Şadan Kalkavan ile Mehmet Ali Aydınlar’a karşı seçim zaferi yaşayan Yıldırım, en uzun süre koltukta oturan başkan oldu. Sarı-Lacivertlilerde 16 yıla ulaşan deneyimli isim, 1934-1950 yılları arasında 15 yıl başkan kalan Şükrü Saracoğlu’nun rekorunu geçti.
Zaman
Ana Sayfa
18.09.2014
Webo’ya11yolugöründüWebo’ya 11 yolu göründü
Zafer gibi beraberlik
Zaman
17.09.2014
15:10
Galatasaray, Şampiyonlar Ligi D Grubu’ndaki ilk maçında ipten döndü. Dennis Praet’in sayısıyla geriye düşen Sarı-Kırmızılılar, Burak Yılmaz’ın son dakika golüyle 1 puanı zor kurtardı: 1-1. ‘En zayıf halka’ denilen Belçika temsilcisi karşısında organize olmakta zorluk çeken Aslan, ikinci sınavını 1 Ekim’de Arsenal karşısında verecek.Şampiyonlar Ligi’ndeki temsilcimiz Galatasaray, Avrupa sezonunu puanla açtı. D Grubu’nda Arsenal ve Dortmund ile de mücadele edecek temsilcimiz, ilk maçında Anderlecht’ten bir puanı 90’da aldı: 1-1. Son iki sezonda gruptan çıkmayı başaran Galatasaray, 3. kez için Belçika ekibinin karşısındaydı. Kritik randevu öncesinde önemli eksiğimiz yoktu. Tek ihtiyacımız olan şanstı. Yaş ortalaması 22 olan Anderlecht’te ise sadece kaleci Proto cezalıydı. Karşılaşma başladığında şansın yanımızda olmadığını gördük. En büyük silahlarımızdan Selçuk takımını organize edemiyor, Sneijder saklanıyor, Burak ofsayttan çıkmıyordu. Belçika ekibi kontralarla canımızı acıtmak için çabalıyordu. Müsabakanın başında Muslera rakip forvetlerden önce davranmasa oyuna yenik başlıyorduk. Anderlecht’in zaman zaman bizi yarı alanımıza hapsetmesi bir sonraki maçlar için takımımız adına oldukça endişe vericiydi. Rakibin ürettiği tehlikeleri eli belinde izleyen futbolcuların imdadına hakemin soyunma odası düdüğü yetişti.İkinci bölümde aynı futbol izleniyor ve izletiliyordu. 52’de ani fırsat yakalayan Belçika takımı Arena’yı sessizliğe boğdu. Praet, kale alanı dışından aldığı topu Selçuk’u da çalımladıktan sonra hedefe yolladı, direğe çarpan top filelere gitti: 1-0. Bizi sevmeyen top üç dakika sonra bir kez daha canımızı acıtıyordu ki Mitrovic kötü değerlendirdi. Son yarım saatte oyuna alınan Bruma, hareketlilik getirdi. 62’de Bruma’yı kale önünde 20’lik kaleci Roef karşıladı. 69’da Mbemba, Burak’ı düşürdü. Pozisyon hakeme inandırıcı gelmedi. Şanssızlığımızı 90+2’de yendik. Kendi yarı alanından neredeyse 60 metre depar atarak rakip kaleye gelen Chenjou, inatla pozisyonu bırakmadı. Önüne düşen meşin yuvarlağı Burak bu kez affetmedi: 1-1.Selçuk İnan yine ıslıklandıGalatasaray’da son dönemdeki performansıyla tartışılan isimlerin başında gelen Selçuk İnan, futboluyla yine eleştirildi. Sarı-Kırmızılıların, Anderlecht karşılaşmasında 1-0 geriye düşmesinin ardından Arena tribünlerinde yıldız oyuncuya tepki yükseldi. Topla buluştuğunda ıslıklanan kaptan, 72’de Cesare Prandelli tarafından kenara alındı. Deneyimli isim yedek kulübesine doğru gelirken yuhalandı. Kaptanlık bandını Sneijder’e veren Selçuk, hızlı adımlarla dışarıya çıktı.Melo taraftara üçlü çektirdiİnternet ortamında Sarı-Kırmızılı bir taraftarın Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ile ilgili küfürlü ifadelerini takipçileriyle paşlaştığı için Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) tarafından 2 maç cezaya çarptırılan Felipe Melo, Anderlecht maçı sonrası tribünlere üçlü çektirdi. Sarı-Kırmızılı futbolseverler de, “Felipe Melo’nun askerleriyiz” diye bağırıp Brezilyalı yıldıza sevgi gösterisinde bulundu. Seyirciler, Sabri’ye bağırdıkları gibi, “Melo ortaya, üçlü çektir tayfaya” diye bağırdı.G.Saray gerçek takım olmuş!Galatasaray’ın genç savunması Semih Kaya, 1 puanın sevincini yaşadıklarını söyledi. Son 20 dakikadaki gibi oynamaları halinde kazanamayacakları maç olmadığını belirten yetenekli oyuncu, “Taraftarımızdan özür diliyoruz. Yeni bir takım değiliz; ama yeni bir teknik kadro var. Sisteme alışmaya çalışıyoruz. Prandelli soyunma odasında, ‘Şu an gerçek bir takım olduk.’ dedi. Umarım ilerleyen maçlarda girdiğimiz pozisyonları gole dönüştürürüz.” ifadelerini kullandı.
Zaman
Ana Sayfa
17.09.2014
ZafergibiberaberlikZafer gibi beraberlik
Haftanın Panoroması
Zaman
17.09.2014
02:15
Kükremeler bile bir yere kadar...Hayatın her alanına sızan rekabetçi ruhla, narin gülümsemeleri bile prangaya vuruyoruz. Toplum olarak uyku kaçıran zifir gecelerden geçtiğimiz şu günlerde hırçın yürekler, uzatılan dostluk eli karşısında taş duvarlarını yerle bir ediyor. ‘Şerefli ikincilik, kirli şampiyonluktan daha iyidir.’ diyerek futbol çayırına ipekten örtü sermiş rahmetli Süleyman Seba’ya ithaf edilen Süper Lig’in bu sezonunda, kükremeler bile bir yere kadar. Trabzonspor ile Fenerbahçe arasında oynanan lig maçında, ‘Yetmez ama evet’ duruluğundaki centilmenlik, yıllardır sendeleyen futbol kardeşliğine umut oldu. İki kulübün birbirine kapattığı pencereleri, Emre ve Onur’un kenetlenen elleri açtı.Emre’den pas rekoruFenerbahçe, ligin ikinci haftasında Trabzonspor ile golsüz berabere kalırken maçın adamı seçilen Emre Belözoğlu ilginç bir istatistik tutturdu. Yıldız oyuncu karşılaşmada yüzde 93’lük isabetli pas oranıyla geceye damga vurdu. 34 yaşındaki tecrübe, takımının tüm ataklarını yönlendiren isim olurken, 101 kere topla buluşup 93 isabetli pas verdi. Bu, son yıllarda Türkiye liglerinde ulaşılmış en yüksek pas sayısı. Maç boyunca Trabzonspor takım halinde 185 pas yaparken, Emre’nin tek başına 93’e ulaşması dikkat çekti.Rizespor İstanbul’da evinde gibiKaradeniz temsilcisi Rizespor, İstanbul’da aldığı başarılı sonuçlarla dikkat çekiyor. Ligdeki ikinci maçında deplasmanda Beşiktaş ile karşılaşan Yeşil-Mavililer, öne geçmesine rağmen maçtan 1-1’lik sonuçla ayrıldı. Çaykur, geçen sezonda İstanbul’da oynadığı maçlarda yenilmemişti. Galatasaray ve Kasımpaşa ile 1-1 berabere kalan Rizespor, Beşiktaş ve Fenerbahçe’yle de 0-0 berabere kalarak sahadan puanla ayrılmayı başarmıştı.Puan kaybetmeyen takım kalmadıGalatasaray, ligin ikinci haftasında Eskişehir’le 0-0 berabere kalarak liderliğini devam ettirdi. İlk altı takımın 4 puanı varken puanını dörde çıkaran Sarı-Kırmızılılar averajla liderlik koltuğunu kaptırmadı. Ligin ikinci haftası itibarıyla puan kaybetmeyen takım kalmadı. Puan tablosunun sonuna ise ligin yeni takımı Balıkesirspor demir attı. İki maçını da kaybeden Bal-kes 0 puan, -4 averajla iyi bir başlangıç yapamadı.İbrahim Toraman, sahalara döndüSivasspor’un tecrübeli defans oyuncusu İbrahim Toraman, 393 gün sonra yeşil zemine ayak bastı. Akhisarspor maçında ilk on birde başlayan ve 90 dakika sahada kalan 32 yaşındaki oyuncu, en son Beşiktaş forması altında 18 Ağustos 2013 tarihinde Trabzonspor’a karşı oynamıştı. Toraman, bir dönem kaptanlığını yaptığı Beşiktaş’tan olaylı şekilde ayrılmıştı. Sezer Öztürk ile kavga eden futbolcu önce kadro dışı bırakılmış daha sonra da kulüpten gönderilmişti.Haftanın Futbolcusu: Atıf (Sivasspor) - Gekas (Akhisar) 2-2 biten maçta yer aldı iki futbolcu da. Atıf geçen sezonun gol kralıydı ve bu maçta da 2 güzel gole imzasını attı. Gekas ise Türkiye liglerinin gördüğü en golcü yabancıların başında geliyor ve birisi son dakikada olmak üzere iki klas gol de ondan geldi.Haftanın Takımı: Bursasporİlk hafta evinde Galatasaray’a 2-0 yenilen Bursaspor, Gençlerbirliği deplasmanında 2-1’lik galibiyetle güldü. Teknik Direktör Şenol Güneş ile kan uyumunu sağlamaya çalışan Yeşil-Beyazlılar’ı zafere taşıyan golleri Volkan Şen ve Fernando kaydetti.Haftanın Teknik Direktörü: Ertuğrul SağlamEskişehirspor’da kısıtlı sayılabilecek bir kadrosu var. Ancak buna rağmen geçen sezon kupada final oynattığı takımıyla iyi işler yapmaya devam ediyor Ertuğrul Sağlam. İlk haftadaki üç puandan sonra bu hafta da İstanbul’da Galatasaray’dan puan aldı.
Zaman
Spor
17.09.2014
HaftanınPanoromasıHaftanın Panoroması
Zafer gibi beraberlik
Zaman
17.09.2014
02:15
Galatasaray, Şampiyonlar Ligi D Grubu’ndaki ilk maçında ipten döndü. Dennis Praet’in sayısıyla geriye düşen Sarı-Kırmızılılar, Burak Yılmaz’ın son dakika golüyle 1 puanı zor kurtardı: 1-1. ‘En zayıf halka’ denilen Belçika temsilcisi karşısında organize olmakta zorluk çeken Aslan, ikinci sınavını 1 Ekim’de Arsenal karşısında verecek.Şampiyonlar Ligi’ndeki temsilcimiz Galatasaray, Avrupa sezonunu puanla açtı. D Grubu’nda Arsenal ve Dortmund ile de mücadele edecek temsilcimiz, ilk maçında Anderlecht’ten bir puanı 90’da aldı: 1-1. Son iki sezonda gruptan çıkmayı başaran Galatasaray, 3. kez için Belçika ekibinin karşısındaydı. Kritik randevu öncesinde önemli eksiğimiz yoktu. Tek ihtiyacımız olan şanstı. Yaş ortalaması 22 olan Anderlecht’te ise sadece kaleci Proto cezalıydı. Karşılaşma başladığında şansın yanımızda olmadığını gördük. En büyük silahlarımızdan Selçuk takımını organize edemiyor, Sneijder saklanıyor, Burak ofsayttan çıkmıyordu. Belçika ekibi kontralarla canımızı acıtmak için çabalıyordu. Müsabakanın başında Muslera rakip forvetlerden önce davranmasa oyuna yenik başlıyorduk. Anderlecht’in zaman zaman bizi yarı alanımıza hapsetmesi bir sonraki maçlar için takımımız adına oldukça endişe vericiydi. Rakibin ürettiği tehlikeleri eli belinde izleyen futbolcuların imdadına hakemin soyunma odası düdüğü yetişti.İkinci bölümde aynı futbol izleniyor ve izletiliyordu. 52’de ani fırsat yakalayan Belçika takımı Arena’yı sessizliğe boğdu. Praet, kale alanı dışından aldığı topu Selçuk’u da çalımladıktan sonra hedefe yolladı, direğe çarpan top filelere gitti: 1-0. Bizi sevmeyen top üç dakika sonra bir kez daha canımızı acıtıyordu ki Mitrovic kötü değerlendirdi. Son yarım saatte oyuna alınan Bruma, hareketlilik getirdi. 62’de Bruma’yı kale önünde 20’lik kaleci Roef karşıladı. 69’da Mbemba, Burak’ı düşürdü. Pozisyon hakeme inandırıcı gelmedi. Şanssızlığımızı 90+2’de yendik. Kendi yarı alanından neredeyse 60 metre depar atarak rakip kaleye gelen Chenjou, inatla pozisyonu bırakmadı. Önüne düşen meşin yuvarlağı Burak bu kez affetmedi: 1-1.Selçuk İnan yine ıslıklandıGalatasaray’da son dönemdeki performansıyla tartışılan isimlerin başında gelen Selçuk İnan, futboluyla yine eleştirildi. Sarı-Kırmızılıların, Anderlecht karşılaşmasında 1-0 geriye düşmesinin ardından Arena tribünlerinde yıldız oyuncuya tepki yükseldi. Topla buluştuğunda ıslıklanan kaptan, 72’de Cesare Prandelli tarafından kenara alındı. Deneyimli isim yedek kulübesine doğru gelirken yuhalandı. Kaptanlık bandını Sneijder’e veren Selçuk, hızlı adımlarla dışarıya çıktı.Melo taraftara üçlü çektirdiİnternet ortamında Sarı-Kırmızılı bir taraftarın Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ile ilgili küfürlü ifadelerini takipçileriyle paşlaştığı için Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) tarafından 2 maç cezaya çarptırılan Felipe Melo, Anderlecht maçı sonrası tribünlere üçlü çektirdi. Sarı-Kırmızılı futbolseverler de, “Felipe Melo’nun askerleriyiz” diye bağırıp Brezilyalı yıldıza sevgi gösterisinde bulundu. Seyirciler, Sabri’ye bağırdıkları gibi, “Melo ortaya, üçlü çektir tayfaya” diye bağırdı.G.Saray gerçek takım olmuş!Galatasaray’ın genç savunması Semih Kaya, 1 puanın sevincini yaşadıklarını söyledi. Son 20 dakikadaki gibi oynamaları halinde kazanamayacakları maç olmadığını belirten yetenekli oyuncu, “Taraftarımızdan özür diliyoruz. Yeni bir takım değiliz; ama yeni bir teknik kadro var. Sisteme alışmaya çalışıyoruz. Prandelli soyunma odasında, ‘Şu an gerçek bir takım olduk.’ dedi. Umarım ilerleyen maçlarda girdiğimiz pozisyonları gole dönüştürürüz.” ifadelerini kullandı.
Zaman
Spor
17.09.2014
ZafergibiberaberlikZafer gibi beraberlik
Süper Lig kalitesiz, kalecilerin işi kolay
Zaman
04.09.2014
10:27
Türk futbolunun efsane file bekçilerinden Fatih Uraz, Süper Lig’in kalecilerini analiz etti. Spor basınının usta kalemi, Beşiktaşlı Tolga Zengin’in, Trabzonspor’daki performansına ulaşamadığı kanaatinde. F.Bahçeli Volkan Demirel’in hatalarından sonra moralini bozmadığını vurgulayan Uraz, G.Saraylı Muslera’nın da Brezilya 2014’te hayal kırıklığına yol açtığı fikrinde.Süper Lig’de, Süleyman Seba sezonu, 29 Ağustos’ta oynanan maçlarla başladı. 57. yılın ilk haftasında ilginç bir istatistik göze çarptı. 12 takımın ilk 11’inde yerli kalecilerin ismi yazılıydı. Bu ayrıntıdan yola çıkan Türk futbolunun efsanelerinden Fatih Uraz da mutluluğunu dile getirdi. Buna karşın müthiş tesislerde ve hocaların eşliğinde Avrupa’ya file bekçisi ihraç edemediğimize dikkati çekti. Eski millî eldiven, deneyimli antrenör, günümüzün tanınmış yazarlarından Uraz, çözülmesi elzem sorunlara, beklentilere ve bireysel performanslara Zaman okurları için kapı araladı.Futbolumuzda kaleci sorunu var mı?Bir zamanlar ‘Brezilya’dan çok iyi futbolcular çıkar; ama bir Pele yetişmez’ deniyordu. Şimdi, Brezilya’nın kalecileri dünyanın her liginde boy gösteriyor. İspanya’da, İtalya’da, Portekiz’de… Türkiye’yi ise yurtdışında 91 yılda sadece 1964-1967’de Austria Wien ve 1967-75 arasında Hamburg’da forma giyen Özcan Arkoç’u temsil edebilmiş. 2002’de, Güney Kore’deki Dünya Kupası’nın en iyi file bekçisi seçilen Rüştü Reçber bile 4 maçta Barcelona’dan geri döndü. Arnavutlar, Avrupa kulüplerinde. Amerikalılar, İngiltere’de. Türkler Avrupa’da yok. 1960-1970’lerde, 1. ligdeki her takımın iki kalecisi de klastı. Galatasaray’da Yasin-Nihat, İstanbulspor’da Yılmaz-Mete, Ankaragücü’nde Baskın-Aydın, Beşiktaş’ta Necmi-Sabri... Sahalar ve toplar kötüyken, eldiven yokken, haftada şimdiki gibi 9 değil, iki idman yapılıyorken başarılı isimler çıkarabilmişiz. Müthiş tesislerde, antrenörler eşliğinde dünya çapında yetenekler yetişmiyorsa bir yerlerde yanlış var.Yerli eldivenlerin sayısındaki artış, altyapı zenginliğini mi işaret ediyor?İlk defa bu sezon, Süper Lig’de 12 Türk kaleci başladı. Karabük’te, Fenerbahçe karşılaşmasında oyuna sonradan giren Aykut Özer’i de katarsak 13. Bundan dolayı mutluluk duyuyorum. Fakat Mersin İdman Yurdu Bulgar Vikolay Mihaylov’u, Konyaspor ise Sloven Vid Belec’i aldı. “Altyapıdan kabiliyetli bir nesil geliyor.” tespiti doğru değil. Son dönemde bir tek Onur Recep Kıvrak ile Tolga Zengin’i görüyorsunuz. Uruguaylı Fernando Muslera ile Fransız Charles Itandje’yi yere-göre sığdıramıyorduk. Brezilya 2014’te her ikisinin de normal olduğuna şahitlik ettik. Demek ki ligimiz kalitesiz ve kalecilerin işi kolay.Ülkemizde hangi file bekçilerini beğeniyorsunuz?Yanlış anlaşılmasın. Kalecilikle ilgili TV programımdan ötürü bu soruya ayrıntılı cevap veremeyeceğim. Hiçbir kaleci birçok özelliği üzerinde barındırmaz. Hatadan sonra moralini bozmama açısından Fenerbahçeli Volkan Demirel iyi. Yumuşaklığıyla Beşiktaşlı Tolga. Zor topları kurtarma becerisiyle Trabzonsporlu Onur Recep Kıvrak. Cepheden başarılı; ama yan top zaafı var. En önemli eksiklikleri top tekniği yoksunluğu. Dünya şampiyonu olan Alman Manuel Neuer’e neden hayranlığımız arttı? Bir mücadelede topa 19 kez ceza sahası dışında müdahale etti. Türkiye’de kim bunu 5 sefer yapabilir?Beşiktaş kaptanı Tolga Zengin’i nasıl buluyorsunuz?Beşiktaş’ın bu bölgede problemi yok; fakat Tolga Trabzonspor’daki seviyesine henüz ulaşamadı. Cenk Gönen de kulübede pas tutuyor. Bu kadar yetenekli birinin oynayacağı yere gitmesinde fayda var. Deplasmanda 1-0 kazandıkları Mersin İdman Yurdu sınavında, frikikte yanlış baraj kurması dışında hatasızdı.Kartal, İspanyol antrenör Jose Sambade Carreira ile doğru bir strateji izledi mi?Sambade’den sonra bir performans artışı olmadı. İdmanın seyredenlere keyif vermesine değil, modern metotlarla çalışmanın ve artistik kombinasyonların getirisine ve götürüsüne bakılmalı. ‘En iyi’ denilenler, barajı doğru dürüst kurduramıyor. Oyunu doğru noktada takip etmiyor. Stratejik ve teknik hataları çok. Bunları kendini yenileyen ve geliştiren kaleci antrenörleri kapatacak. Hocaları iyi eğittiğimiz söylenemez. Kurslardan verim alınmalı, şablondan kurtulmalı, eksikleri yönelik çalışmalıyız.Fenerbahçe’de, Ertuğrul Taşkıran Sivasspor’a kiralandı. 24 yaşındaki genç yetenek, kendini bu camiada neden ispatlayamıyor?Ertuğrul Taşkıran’ı ben de beğeniyorum. Samsun’dan (2011–12) sonra performans kaybı var. Geçen sezonu Kayseri’de heba etti. Şimdi Konya’ya gitmesini bekliyordum; ama Fenerbahçe, onu Sivasspor&r
Zaman
En Çok Okunan
04.09.2014
SüperLigkalitesizkalecilerinişikolaySüper Lig kalitesiz kalecilerin işi kolay
Süper Lig kalitesiz, kalecilerin işi kolay
Zaman
04.09.2014
10:10
Türk futbolunun efsane file bekçilerinden Fatih Uraz, Süper Lig’in kalecilerini analiz etti. Spor basınının usta kalemi, Beşiktaşlı Tolga Zengin’in, Trabzonspor’daki performansına ulaşamadığı kanaatinde. F.Bahçeli Volkan Demirel’in hatalarından sonra moralini bozmadığını vurgulayan Uraz, G.Saraylı Muslera’nın da Brezilya 2014’te hayal kırıklığına yol açtığı fikrinde.Süper Lig’de, Süleyman Seba sezonu, 29 Ağustos’ta oynanan maçlarla başladı. 57. yılın ilk haftasında ilginç bir istatistik göze çarptı. 12 takımın ilk 11’inde yerli kalecilerin ismi yazılıydı. Bu ayrıntıdan yola çıkan Türk futbolunun efsanelerinden Fatih Uraz da mutluluğunu dile getirdi. Buna karşın müthiş tesislerde ve hocaların eşliğinde Avrupa’ya file bekçisi ihraç edemediğimize dikkati çekti. Eski millî eldiven, deneyimli antrenör, günümüzün tanınmış yazarlarından Uraz, çözülmesi elzem sorunlara, beklentilere ve bireysel performanslara Zaman okurları için kapı araladı.Futbolumuzda kaleci sorunu var mı?Bir zamanlar ‘Brezilya’dan çok iyi futbolcular çıkar; ama bir Pele yetişmez’ deniyordu. Şimdi, Brezilya’nın kalecileri dünyanın her liginde boy gösteriyor. İspanya’da, İtalya’da, Portekiz’de… Türkiye’yi ise yurtdışında 91 yılda sadece 1964-1967’de Austria Wien ve 1967-75 arasında Hamburg’da forma giyen Özcan Arkoç’u temsil edebilmiş. 2002’de, Güney Kore’deki Dünya Kupası’nın en iyi file bekçisi seçilen Rüştü Reçber bile 4 maçta Barcelona’dan geri döndü. Arnavutlar, Avrupa kulüplerinde. Amerikalılar, İngiltere’de. Türkler Avrupa’da yok. 1960-1970’lerde, 1. ligdeki her takımın iki kalecisi de klastı. Galatasaray’da Yasin-Nihat, İstanbulspor’da Yılmaz-Mete, Ankaragücü’nde Baskın-Aydın, Beşiktaş’ta Necmi-Sabri... Sahalar ve toplar kötüyken, eldiven yokken, haftada şimdiki gibi 9 değil, iki idman yapılıyorken başarılı isimler çıkarabilmişiz. Müthiş tesislerde, antrenörler eşliğinde dünya çapında yetenekler yetişmiyorsa bir yerlerde yanlış var.Yerli eldivenlerin sayısındaki artış, altyapı zenginliğini mi işaret ediyor?İlk defa bu sezon, Süper Lig’de 12 Türk kaleci başladı. Karabük’te, Fenerbahçe karşılaşmasında oyuna sonradan giren Aykut Özer’i de katarsak 13. Bundan dolayı mutluluk duyuyorum. Fakat Mersin İdman Yurdu Bulgar Vikolay Mihaylov’u, Konyaspor ise Sloven Vid Belec’i aldı. “Altyapıdan kabiliyetli bir nesil geliyor.” tespiti doğru değil. Son dönemde bir tek Onur Recep Kıvrak ile Tolga Zengin’i görüyorsunuz. Uruguaylı Fernando Muslera ile Fransız Charles Itandje’yi yere-göre sığdıramıyorduk. Brezilya 2014’te her ikisinin de normal olduğuna şahitlik ettik. Demek ki ligimiz kalitesiz ve kalecilerin işi kolay.Ülkemizde hangi file bekçilerini beğeniyorsunuz?Yanlış anlaşılmasın. Kalecilikle ilgili TV programımdan ötürü bu soruya ayrıntılı cevap veremeyeceğim. Hiçbir kaleci birçok özelliği üzerinde barındırmaz. Hatadan sonra moralini bozmama açısından Fenerbahçeli Volkan Demirel iyi. Yumuşaklığıyla Beşiktaşlı Tolga. Zor topları kurtarma becerisiyle Trabzonsporlu Onur Recep Kıvrak. Cepheden başarılı; ama yan top zaafı var. En önemli eksiklikleri top tekniği yoksunluğu. Dünya şampiyonu olan Alman Manuel Neuer’e neden hayranlığımız arttı? Bir mücadelede topa 19 kez ceza sahası dışında müdahale etti. Türkiye’de kim bunu 5 sefer yapabilir?Beşiktaş kaptanı Tolga Zengin’i nasıl buluyorsunuz?Beşiktaş’ın bu bölgede problemi yok; fakat Tolga Trabzonspor’daki seviyesine henüz ulaşamadı. Cenk Gönen de kulübede pas tutuyor. Bu kadar yetenekli birinin oynayacağı yere gitmesinde fayda var. Deplasmanda 1-0 kazandıkları Mersin İdman Yurdu sınavında, frikikte yanlış baraj kurması dışında hatasızdı.Kartal, İspanyol antrenör Jose Sambade Carreira ile doğru bir strateji izledi mi?Sambade’den sonra bir performans artışı olmadı. İdmanın seyredenlere keyif vermesine değil, modern metotlarla çalışmanın ve artistik kombinasyonların getirisine ve götürüsüne bakılmalı. ‘En iyi’ denilenler, barajı doğru dürüst kurduramıyor. Oyunu doğru noktada takip etmiyor. Stratejik ve teknik hataları çok. Bunları kendini yenileyen ve geliştiren kaleci antrenörleri kapatacak. Hocaları iyi eğittiğimiz söylenemez. Kurslardan verim alınmalı, şablondan kurtulmalı, eksikleri yönelik çalışmalıyız.Fenerbahçe’de, Ertuğrul Taşkıran Sivasspor’a kiralandı. 24 yaşındaki genç yetenek, kendini bu camiada neden ispatlayamıyor?Ertuğrul Taşkıran’ı ben de beğeniyorum. Samsun’dan (2011–12) sonra performans kaybı var. Geçen sezonu Kayseri’de heba etti. Şimdi Konya’ya gitmesini bekliyordum; ama Fenerbahçe, onu Sivasspor&r
Zaman
Spor
04.09.2014
SüperLigkalitesizkalecilerinişikolaySüper Lig kalitesiz kalecilerin işi kolay
Süper Lig kalitesiz, kalecilerin işi kolay
Zaman
04.09.2014
10:10
Türk futbolunun efsane file bekçilerinden Fatih Uraz, Süper Lig’in kalecilerini analiz etti. Spor basınının usta kalemi, Beşiktaşlı Tolga Zengin’in, Trabzonspor’daki performansına ulaşamadığı kanaatinde. F.Bahçeli Volkan Demirel’in hatalarından sonra moralini bozmadığını vurgulayan Uraz, G.Saraylı Muslera’nın da Brezilya 2014’te hayal kırıklığına yol açtığı fikrinde.Süper Lig’de, Süleyman Seba sezonu, 29 Ağustos’ta oynanan maçlarla başladı. 57. yılın ilk haftasında ilginç bir istatistik göze çarptı. 12 takımın ilk 11’inde yerli kalecilerin ismi yazılıydı. Bu ayrıntıdan yola çıkan Türk futbolunun efsanelerinden Fatih Uraz da mutluluğunu dile getirdi. Buna karşın müthiş tesislerde ve hocaların eşliğinde Avrupa’ya file bekçisi ihraç edemediğimize dikkati çekti. Eski millî eldiven, deneyimli antrenör, günümüzün tanınmış yazarlarından Uraz, çözülmesi elzem sorunlara, beklentilere ve bireysel performanslara Zaman okurları için kapı araladı.Futbolumuzda kaleci sorunu var mı?Bir zamanlar ‘Brezilya’dan çok iyi futbolcular çıkar; ama bir Pele yetişmez’ deniyordu. Şimdi, Brezilya’nın kalecileri dünyanın her liginde boy gösteriyor. İspanya’da, İtalya’da, Portekiz’de… Türkiye’yi ise yurtdışında 91 yılda sadece 1964-1967’de Austria Wien ve 1967-75 arasında Hamburg’da forma giyen Özcan Arkoç’u temsil edebilmiş. 2002’de, Güney Kore’deki Dünya Kupası’nın en iyi file bekçisi seçilen Rüştü Reçber bile 4 maçta Barcelona’dan geri döndü. Arnavutlar, Avrupa kulüplerinde. Amerikalılar, İngiltere’de. Türkler Avrupa’da yok. 1960-1970’lerde, 1. ligdeki her takımın iki kalecisi de klastı. Galatasaray’da Yasin-Nihat, İstanbulspor’da Yılmaz-Mete, Ankaragücü’nde Baskın-Aydın, Beşiktaş’ta Necmi-Sabri... Sahalar ve toplar kötüyken, eldiven yokken, haftada şimdiki gibi 9 değil, iki idman yapılıyorken başarılı isimler çıkarabilmişiz. Müthiş tesislerde, antrenörler eşliğinde dünya çapında yetenekler yetişmiyorsa bir yerlerde yanlış var.Yerli eldivenlerin sayısındaki artış, altyapı zenginliğini mi işaret ediyor?İlk defa bu sezon, Süper Lig’de 12 Türk kaleci başladı. Karabük’te, Fenerbahçe karşılaşmasında oyuna sonradan giren Aykut Özer’i de katarsak 13. Bundan dolayı mutluluk duyuyorum. Fakat Mersin İdman Yurdu Bulgar Vikolay Mihaylov’u, Konyaspor ise Sloven Vid Belec’i aldı. “Altyapıdan kabiliyetli bir nesil geliyor.” tespiti doğru değil. Son dönemde bir tek Onur Recep Kıvrak ile Tolga Zengin’i görüyorsunuz. Uruguaylı Fernando Muslera ile Fransız Charles Itandje’yi yere-göre sığdıramıyorduk. Brezilya 2014’te her ikisinin de normal olduğuna şahitlik ettik. Demek ki ligimiz kalitesiz ve kalecilerin işi kolay.Ülkemizde hangi file bekçilerini beğeniyorsunuz?Yanlış anlaşılmasın. Kalecilikle ilgili TV programımdan ötürü bu soruya ayrıntılı cevap veremeyeceğim. Hiçbir kaleci birçok özelliği üzerinde barındırmaz. Hatadan sonra moralini bozmama açısından Fenerbahçeli Volkan Demirel iyi. Yumuşaklığıyla Beşiktaşlı Tolga. Zor topları kurtarma becerisiyle Trabzonsporlu Onur Recep Kıvrak. Cepheden başarılı; ama yan top zaafı var. En önemli eksiklikleri top tekniği yoksunluğu. Dünya şampiyonu olan Alman Manuel Neuer’e neden hayranlığımız arttı? Bir mücadelede topa 19 kez ceza sahası dışında müdahale etti. Türkiye’de kim bunu 5 sefer yapabilir?Beşiktaş kaptanı Tolga Zengin’i nasıl buluyorsunuz?Beşiktaş’ın bu bölgede problemi yok; fakat Tolga Trabzonspor’daki seviyesine henüz ulaşamadı. Cenk Gönen de kulübede pas tutuyor. Bu kadar yetenekli birinin oynayacağı yere gitmesinde fayda var. Deplasmanda 1-0 kazandıkları Mersin İdman Yurdu sınavında, frikikte yanlış baraj kurması dışında hatasızdı.Kartal, İspanyol antrenör Jose Sambade Carreira ile doğru bir strateji izledi mi?Sambade’den sonra bir performans artışı olmadı. İdmanın seyredenlere keyif vermesine değil, modern metotlarla çalışmanın ve artistik kombinasyonların getirisine ve götürüsüne bakılmalı. ‘En iyi’ denilenler, barajı doğru dürüst kurduramıyor. Oyunu doğru noktada takip etmiyor. Stratejik ve teknik hataları çok. Bunları kendini yenileyen ve geliştiren kaleci antrenörleri kapatacak. Hocaları iyi eğittiğimiz söylenemez. Kurslardan verim alınmalı, şablondan kurtulmalı, eksikleri yönelik çalışmalıyız.Fenerbahçe’de, Ertuğrul Taşkıran Sivasspor’a kiralandı. 24 yaşındaki genç yetenek, kendini bu camiada neden ispatlayamıyor?Ertuğrul Taşkıran’ı ben de beğeniyorum. Samsun’dan (2011–12) sonra performans kaybı var. Geçen sezonu Kayseri’de heba etti. Şimdi Konya’ya gitmesini bekliyordum; ama Fenerbahçe, onu Sivasspor&r
Zaman
Ana Sayfa
04.09.2014
SüperLigkalitesizkalecilerinişikolaySüper Lig kalitesiz kalecilerin işi kolay
Süper Lig kalitesiz kalecilerin işi kolay
Zaman
04.09.2014
04:16
Türk futbolunun efsane file bekçilerinden Fatih Uraz, Süper Lig’in kalecilerini analiz etti. Spor basınının usta kalemi, Beşiktaşlı Tolga Zengin’in, Trabzonspor’daki performansına ulaşamadığı kanaatinde. F.Bahçeli Volkan Demirel’in hatalarından sonra moralini bozmadığını vurgulayan Uraz, G.Saraylı Muslera’nın da Brezilya 2014’te hayal kırıklığına yol açtığı fikrinde.Süper Lig’de, Süleyman Seba sezonu, 29 Ağustos’ta oynanan maçlarla başladı. 57. yılın ilk haftasında ilginç bir istatistik göze çarptı. 12 takımın ilk 11’inde yerli kalecilerin ismi yazılıydı. Bu ayrıntıdan yola çıkan Türk futbolunun efsanelerinden Fatih Uraz da mutluluğunu dile getirdi. Buna karşın müthiş tesislerde ve hocaların eşliğinde Avrupa’ya file bekçisi ihraç edemediğimize dikkati çekti. Eski millî eldiven, deneyimli antrenör, günümüzün tanınmış yazarlarından Uraz, çözülmesi elzem sorunlara, beklentilere ve bireysel performanslara Zaman okurları için kapı araladı.Futbolumuzda kaleci sorunu var mı?Bir zamanlar ‘Brezilya’dan çok iyi futbolcular çıkar; ama bir Pele yetişmez’ deniyordu. Şimdi, Brezilya’nın kalecileri dünyanın her liginde boy gösteriyor. İspanya’da, İtalya’da, Portekiz’de… Türkiye’yi ise yurtdışında 91 yılda sadece 1964-1967’de Austria Wien ve 1967-75 arasında Hamburg’da forma giyen Özcan Arkoç’u temsil edebilmiş. 2002’de, Güney Kore’deki Dünya Kupası’nın en iyi file bekçisi seçilen Rüştü Reçber bile 4 maçta Barcelona’dan geri döndü. Arnavutlar, Avrupa kulüplerinde. Amerikalılar, İngiltere’de. Türkler Avrupa’da yok. 1960-1970’lerde, 1. ligdeki her takımın iki kalecisi de klastı. Galatasaray’da Yasin-Nihat, İstanbulspor’da Yılmaz-Mete, Ankaragücü’nde Baskın-Aydın, Beşiktaş’ta Necmi-Sabri... Sahalar ve toplar kötüyken, eldiven yokken, haftada şimdiki gibi 9 değil, iki idman yapılıyorken başarılı isimler çıkarabilmişiz. Müthiş tesislerde, antrenörler eşliğinde dünya çapında yetenekler yetişmiyorsa bir yerlerde yanlış var.Yerli eldivenlerin sayısındaki artış, altyapı zenginliğini mi işaret ediyor?İlk defa bu sezon, Süper Lig’de 12 Türk kaleci başladı. Karabük’te, Fenerbahçe karşılaşmasında oyuna sonradan giren Aykut Özer’i de katarsak 13. Bundan dolayı mutluluk duyuyorum. Fakat Mersin İdman Yurdu Bulgar Vikolay Mihaylov’u, Konyaspor ise Sloven Vid Belec’i aldı. “Altyapıdan kabiliyetli bir nesil geliyor.” tespiti doğru değil. Son dönemde bir tek Onur Recep Kıvrak ile Tolga Zengin’i görüyorsunuz. Uruguaylı Fernando Muslera ile Fransız Charles Itandje’yi yere-göre sığdıramıyorduk. Brezilya 2014’te her ikisinin de normal olduğuna şahitlik ettik. Demek ki ligimiz kalitesiz ve kalecilerin işi kolay.Ülkemizde hangi file bekçilerini beğeniyorsunuz?Yanlış anlaşılmasın. Kalecilikle ilgili TV programımdan ötürü bu soruya ayrıntılı cevap veremeyeceğim. Hiçbir kaleci birçok özelliği üzerinde barındırmaz. Hatadan sonra moralini bozmama açısından Fenerbahçeli Volkan Demirel iyi. Yumuşaklığıyla Beşiktaşlı Tolga. Zor topları kurtarma becerisiyle Trabzonsporlu Onur Recep Kıvrak. Cepheden başarılı; ama yan top zaafı var. En önemli eksiklikleri top tekniği yoksunluğu. Dünya şampiyonu olan Alman Manuel Neuer’e neden hayranlığımız arttı? Bir mücadelede topa 19 kez ceza sahası dışında müdahale etti. Türkiye’de kim bunu 5 sefer yapabilir?Beşiktaş kaptanı Tolga Zengin’i nasıl buluyorsunuz?Beşiktaş’ın bu bölgede problemi yok; fakat Tolga Trabzonspor’daki seviyesine henüz ulaşamadı. Cenk Gönen de kulübede pas tutuyor. Bu kadar yetenekli birinin oynayacağı yere gitmesinde fayda var. Deplasmanda 1-0 kazandıkları Mersin İdman Yurdu sınavında, frikikte yanlış baraj kurması dışında hatasızdı.Kartal, İspanyol antrenör Jose Sambade Carreira ile doğru bir strateji izledi mi?Sambade’den sonra bir performans artışı olmadı. İdmanın seyredenlere keyif vermesine değil, modern metotlarla çalışmanın ve artistik kombinasyonların getirisine ve götürüsüne bakılmalı. ‘En iyi’ denilenler, barajı doğru dürüst kurduramıyor. Oyunu doğru noktada takip etmiyor. Stratejik ve teknik hataları çok. Bunları kendini yenileyen ve geliştiren kaleci antrenörleri kapatacak. Hocaları iyi eğittiğimiz söylenemez. Kurslardan verim alınmalı, şablondan kurtulmalı, eksikleri yönelik çalışmalıyız.Fenerbahçe’de, Ertuğrul Taşkıran Sivasspor’a kiralandı. 24 yaşındaki genç yetenek, kendini bu camiada neden ispatlayamıyor?Ertuğrul Taşkıran’ı ben de beğeniyorum. Samsun’dan (2011–12) sonra performans kaybı var. Geçen sezonu Kayseri’de heba etti. Şimdi Konya’ya gitmesini bekliyordum; ama Fenerbahçe, onu Sivasspor&r
Zaman
En Çok Okunan
04.09.2014
SüperLigkalitesizkalecilerinişikolaySüper Lig kalitesiz kalecilerin işi kolay
Süper Lig kalitesiz kalecilerin işi kolay
Zaman
04.09.2014
02:05
Türk futbolunun efsane file bekçilerinden Fatih Uraz, Süper Lig’in kalecilerini analiz etti. Spor basınının usta kalemi, Beşiktaşlı Tolga Zengin’in, Trabzonspor’daki performansına ulaşamadığı kanaatinde. F.Bahçeli Volkan Demirel’in hatalarından sonra moralini bozmadığını vurgulayan Uraz, G.Saraylı Muslera’nın da Brezilya 2014’te hayal kırıklığına yol açtığı fikrinde.Süper Lig’de, Süleyman Seba sezonu, 29 Ağustos’ta oynanan maçlarla başladı. 57. yılın ilk haftasında ilginç bir istatistik göze çarptı. 12 takımın ilk 11’inde yerli kalecilerin ismi yazılıydı. Bu ayrıntıdan yola çıkan Türk futbolunun efsanelerinden Fatih Uraz da mutluluğunu dile getirdi. Buna karşın müthiş tesislerde ve hocaların eşliğinde Avrupa’ya file bekçisi ihraç edemediğimize dikkati çekti. Eski millî eldiven, deneyimli antrenör, günümüzün tanınmış yazarlarından Uraz, çözülmesi elzem sorunlara, beklentilere ve bireysel performanslara Zaman okurları için kapı araladı.Futbolumuzda kaleci sorunu var mı?Bir zamanlar ‘Brezilya’dan çok iyi futbolcular çıkar; ama bir Pele yetişmez’ deniyordu. Şimdi, Brezilya’nın kalecileri dünyanın her liginde boy gösteriyor. İspanya’da, İtalya’da, Portekiz’de… Türkiye’yi ise yurtdışında 91 yılda sadece 1964-1967’de Austria Wien ve 1967-75 arasında Hamburg’da forma giyen Özcan Arkoç’u temsil edebilmiş. 2002’de, Güney Kore’deki Dünya Kupası’nın en iyi file bekçisi seçilen Rüştü Reçber bile 4 maçta Barcelona’dan geri döndü. Arnavutlar, Avrupa kulüplerinde. Amerikalılar, İngiltere’de. Türkler Avrupa’da yok. 1960-1970’lerde, 1. ligdeki her takımın iki kalecisi de klastı. Galatasaray’da Yasin-Nihat, İstanbulspor’da Yılmaz-Mete, Ankaragücü’nde Baskın-Aydın, Beşiktaş’ta Necmi-Sabri... Sahalar ve toplar kötüyken, eldiven yokken, haftada şimdiki gibi 9 değil, iki idman yapılıyorken başarılı isimler çıkarabilmişiz. Müthiş tesislerde, antrenörler eşliğinde dünya çapında yetenekler yetişmiyorsa bir yerlerde yanlış var.Yerli eldivenlerin sayısındaki artış, altyapı zenginliğini mi işaret ediyor?İlk defa bu sezon, Süper Lig’de 12 Türk kaleci başladı. Karabük’te, Fenerbahçe karşılaşmasında oyuna sonradan giren Aykut Özer’i de katarsak 13. Bundan dolayı mutluluk duyuyorum. Fakat Mersin İdman Yurdu Bulgar Vikolay Mihaylov’u, Konyaspor ise Sloven Vid Belec’i aldı. “Altyapıdan kabiliyetli bir nesil geliyor.” tespiti doğru değil. Son dönemde bir tek Onur Recep Kıvrak ile Tolga Zengin’i görüyorsunuz. Uruguaylı Fernando Muslera ile Fransız Charles Itandje’yi yere-göre sığdıramıyorduk. Brezilya 2014’te her ikisinin de normal olduğuna şahitlik ettik. Demek ki ligimiz kalitesiz ve kalecilerin işi kolay.Ülkemizde hangi file bekçilerini beğeniyorsunuz?Yanlış anlaşılmasın. Kalecilikle ilgili TV programımdan ötürü bu soruya ayrıntılı cevap veremeyeceğim. Hiçbir kaleci birçok özelliği üzerinde barındırmaz. Hatadan sonra moralini bozmama açısından Fenerbahçeli Volkan Demirel iyi. Yumuşaklığıyla Beşiktaşlı Tolga. Zor topları kurtarma becerisiyle Trabzonsporlu Onur Recep Kıvrak. Cepheden başarılı; ama yan top zaafı var. En önemli eksiklikleri top tekniği yoksunluğu. Dünya şampiyonu olan Alman Manuel Neuer’e neden hayranlığımız arttı? Bir mücadelede topa 19 kez ceza sahası dışında müdahale etti. Türkiye’de kim bunu 5 sefer yapabilir?Beşiktaş kaptanı Tolga Zengin’i nasıl buluyorsunuz?Beşiktaş’ın bu bölgede problemi yok; fakat Tolga Trabzonspor’daki seviyesine henüz ulaşamadı. Cenk Gönen de kulübede pas tutuyor. Bu kadar yetenekli birinin oynayacağı yere gitmesinde fayda var. Deplasmanda 1-0 kazandıkları Mersin İdman Yurdu sınavında, frikikte yanlış baraj kurması dışında hatasızdı.Kartal, İspanyol antrenör Jose Sambade Carreira ile doğru bir strateji izledi mi?Sambade’den sonra bir performans artışı olmadı. İdmanın seyredenlere keyif vermesine değil, modern metotlarla çalışmanın ve artistik kombinasyonların getirisine ve götürüsüne bakılmalı. ‘En iyi’ denilenler, barajı doğru dürüst kurduramıyor. Oyunu doğru noktada takip etmiyor. Stratejik ve teknik hataları çok. Bunları kendini yenileyen ve geliştiren kaleci antrenörleri kapatacak. Hocaları iyi eğittiğimiz söylenemez. Kurslardan verim alınmalı, şablondan kurtulmalı, eksikleri yönelik çalışmalıyız.Fenerbahçe’de, Ertuğrul Taşkıran Sivasspor’a kiralandı. 24 yaşındaki genç yetenek, kendini bu camiada neden ispatlayamıyor?Ertuğrul Taşkıran’ı ben de beğeniyorum. Samsun’dan (2011–12) sonra performans kaybı var. Geçen sezonu Kayseri’de heba etti. Şimdi Konya’ya gitmesini bekliyordum; ama Fenerbahçe, onu Sivasspor&r
Zaman
Spor
04.09.2014
SüperLigkalitesizkalecilerinişikolaySüper Lig kalitesiz kalecilerin işi kolay
Süper Lig kalitesiz kalecilerin işi kolay
Zaman
04.09.2014
02:04
Türk futbolunun efsane file bekçilerinden Fatih Uraz, Süper Lig’in kalecilerini analiz etti. Spor basınının usta kalemi, Beşiktaşlı Tolga Zengin’in, Trabzonspor’daki performansına ulaşamadığı kanaatinde. F.Bahçeli Volkan Demirel’in hatalarından sonra moralini bozmadığını vurgulayan Uraz, G.Saraylı Muslera’nın da Brezilya 2014’te hayal kırıklığına yol açtığı fikrinde.Süper Lig’de, Süleyman Seba sezonu, 29 Ağustos’ta oynanan maçlarla başladı. 57. yılın ilk haftasında ilginç bir istatistik göze çarptı. 12 takımın ilk 11’inde yerli kalecilerin ismi yazılıydı. Bu ayrıntıdan yola çıkan Türk futbolunun efsanelerinden Fatih Uraz da mutluluğunu dile getirdi. Buna karşın müthiş tesislerde ve hocaların eşliğinde Avrupa’ya file bekçisi ihraç edemediğimize dikkati çekti. Eski millî eldiven, deneyimli antrenör, günümüzün tanınmış yazarlarından Uraz, çözülmesi elzem sorunlara, beklentilere ve bireysel performanslara Zaman okurları için kapı araladı.Futbolumuzda kaleci sorunu var mı?Bir zamanlar ‘Brezilya’dan çok iyi futbolcular çıkar; ama bir Pele yetişmez’ deniyordu. Şimdi, Brezilya’nın kalecileri dünyanın her liginde boy gösteriyor. İspanya’da, İtalya’da, Portekiz’de… Türkiye’yi ise yurtdışında 91 yılda sadece 1964-1967’de Austria Wien ve 1967-75 arasında Hamburg’da forma giyen Özcan Arkoç’u temsil edebilmiş. 2002’de, Güney Kore’deki Dünya Kupası’nın en iyi file bekçisi seçilen Rüştü Reçber bile 4 maçta Barcelona’dan geri döndü. Arnavutlar, Avrupa kulüplerinde. Amerikalılar, İngiltere’de. Türkler Avrupa’da yok. 1960-1970’lerde, 1. ligdeki her takımın iki kalecisi de klastı. Galatasaray’da Yasin-Nihat, İstanbulspor’da Yılmaz-Mete, Ankaragücü’nde Baskın-Aydın, Beşiktaş’ta Necmi-Sabri... Sahalar ve toplar kötüyken, eldiven yokken, haftada şimdiki gibi 9 değil, iki idman yapılıyorken başarılı isimler çıkarabilmişiz. Müthiş tesislerde, antrenörler eşliğinde dünya çapında yetenekler yetişmiyorsa bir yerlerde yanlış var.Yerli eldivenlerin sayısındaki artış, altyapı zenginliğini mi işaret ediyor?İlk defa bu sezon, Süper Lig’de 12 Türk kaleci başladı. Karabük’te, Fenerbahçe karşılaşmasında oyuna sonradan giren Aykut Özer’i de katarsak 13. Bundan dolayı mutluluk duyuyorum. Fakat Mersin İdman Yurdu Bulgar Vikolay Mihaylov’u, Konyaspor ise Sloven Vid Belec’i aldı. “Altyapıdan kabiliyetli bir nesil geliyor.” tespiti doğru değil. Son dönemde bir tek Onur Recep Kıvrak ile Tolga Zengin’i görüyorsunuz. Uruguaylı Fernando Muslera ile Fransız Charles Itandje’yi yere-göre sığdıramıyorduk. Brezilya 2014’te her ikisinin de normal olduğuna şahitlik ettik. Demek ki ligimiz kalitesiz ve kalecilerin işi kolay.Ülkemizde hangi file bekçilerini beğeniyorsunuz?Yanlış anlaşılmasın. Kalecilikle ilgili TV programımdan ötürü bu soruya ayrıntılı cevap veremeyeceğim. Hiçbir kaleci birçok özelliği üzerinde barındırmaz. Hatadan sonra moralini bozmama açısından Fenerbahçeli Volkan Demirel iyi. Yumuşaklığıyla Beşiktaşlı Tolga. Zor topları kurtarma becerisiyle Trabzonsporlu Onur Recep Kıvrak. Cepheden başarılı; ama yan top zaafı var. En önemli eksiklikleri top tekniği yoksunluğu. Dünya şampiyonu olan Alman Manuel Neuer’e neden hayranlığımız arttı? Bir mücadelede topa 19 kez ceza sahası dışında müdahale etti. Türkiye’de kim bunu 5 sefer yapabilir?Beşiktaş kaptanı Tolga Zengin’i nasıl buluyorsunuz?Beşiktaş’ın bu bölgede problemi yok; fakat Tolga Trabzonspor’daki seviyesine henüz ulaşamadı. Cenk Gönen de kulübede pas tutuyor. Bu kadar yetenekli birinin oynayacağı yere gitmesinde fayda var. Deplasmanda 1-0 kazandıkları Mersin İdman Yurdu sınavında, frikikte yanlış baraj kurması dışında hatasızdı.Kartal, İspanyol antrenör Jose Sambade Carreira ile doğru bir strateji izledi mi?Sambade’den sonra bir performans artışı olmadı. İdmanın seyredenlere keyif vermesine değil, modern metotlarla çalışmanın ve artistik kombinasyonların getirisine ve götürüsüne bakılmalı. ‘En iyi’ denilenler, barajı doğru dürüst kurduramıyor. Oyunu doğru noktada takip etmiyor. Stratejik ve teknik hataları çok. Bunları kendini yenileyen ve geliştiren kaleci antrenörleri kapatacak. Hocaları iyi eğittiğimiz söylenemez. Kurslardan verim alınmalı, şablondan kurtulmalı, eksikleri yönelik çalışmalıyız.Fenerbahçe’de, Ertuğrul Taşkıran Sivasspor’a kiralandı. 24 yaşındaki genç yetenek, kendini bu camiada neden ispatlayamıyor?Ertuğrul Taşkıran’ı ben de beğeniyorum. Samsun’dan (2011–12) sonra performans kaybı var. Geçen sezonu Kayseri’de heba etti. Şimdi Konya’ya gitmesini bekliyordum; ama Fenerbahçe, onu Sivasspor&r
Zaman
Ana Sayfa
04.09.2014
SüperLigkalitesizkalecilerinişikolaySüper Lig kalitesiz kalecilerin işi kolay
Okay Karacan - İkinize de teşekkürler
Zaman
01.09.2014
02:01
Aslında Aykut Kocaman ve Ersun Yanal ile izlemek isterdim bu maçı.. Sağımda biri, solumda diğeri olsun..Tolunay Kafkas’ın yanında olabilseydim mesela... Yukarıdan nasıl görüyordu her şeyi!Kocaman’ın takımından Kartal’ın takımına kadar neler değişmişti mesela? St Etienne ıskası neler götürmüş olabilirdi? Fantezi bizimkisi ne yaparsın! Böyle bir şey mümkün mü?Değil tabii ki. O zaman tek başına izleyen adamın ne düşündüğünü anlatayım size.Bir kere eğlenceliydi. Bol gol izledim. Bu maç yazıları bir bakıma anlık ne geliyorsa onu yaz gönder mesaisi olduğu için neler neler atlıyoruz. Mesele ne kadar zevk alıp hicap duyduğumuz meselesi olup, satırlara onlar dökülmeli.Bu gece keyifli bir geceydi. Fenerbahçe kazandığı için değil! Ekran karşısında izleyen adamın gördüklerinden tatmin olması nedeniyle biline. Bence Fenerbahçe artık bir sistem takımı olmuş Kocaman’dan bugüne o sistemi kotarıyorlar.Şu veya bu şekilde gidiyor işte. Hataları ve harikaları var. Ama bir Fenerbahçe evinde hep kazanır izlenimine sahip miyiz? Evet sahibiz.Fenerbahçe evinde kazanıyor. Az seyirciyle de kazanıyor, çok seyirciyle de kazanıyor.Ahmet’le de kazanıyor Mehmet ile de kazanıyor! Bu kadar basit. Ben seyirci olsam Fenerbahçe nasıl kazanacak acaba diye koşarak giderim stadyuma. Keza seyirciyim ve orada olmak istedim dün akşam. Karabükspor Kafkas’ın ilk gününden bu yana bir karakter koyuyor mu? Evet var öyle bir şey!Her halükarda bir planları var. Dün ne yaptılar? Yorgun bir takımın yapacağını yaparak önce geri çekildiler. Rakiplerine saygı duyarak kapanmaya, hatadan uzak durmaya çalıştılar.Sonra ileri çıkıp yokladılar ve buldular aradıklarını. Kısa kalmış mesele değil! Gerçekten değil! Saygı duyulacak bir oyun oynayıp kaybettiler.Maçı en iyi oynayan değil en az hata yapan kazandı. Şimdi aslında şunu düşünüyorum, kalkıp şu oyuncu şöyleydi bu oyuncu böyleydi diyecek bir olağandışılık yok! Herkes kendi standartlarında ve fiziksel güçleri ölçüsünde oynadı. Fenerbahçe ve mesela Kuyt oynadığı oyundan keyif aldı. Waterman videolarını izleyip ah! diyecektir ama Mert başlangıç için iyi değilim ama bir iki maç bana yeter güvenim tam diye düşünecektir eminim!Fenerbahçe yorgun Karabük karşısında kazanırken daha diri takımlara karşı yaşlı bir takım hüviyeti hesaba katılırsa sorunlar yaşayabileceğini bilerek ayrıldı sahadan.Yine de ekim formundaki Karabük ile ağustos formundaki Fenerbahçe arasında bir kıyas yapamıyoruz. Artık oyuna aldığımız haz bakımından bakalım istiyorum. Pazar gecesi 5 gol izledik. İyi niyetli, seyircisini sevindirmek isteyen çocuklar çıkıp oynadılar. İlk haftadan rakamlarla sistem, aksaklık, ıvır zıvır eleştirilerini rafa atanlardan olup oyundan keyif alanlardan olalım. Ayaklarınıza sağlık. Temiz oynadınız.
Zaman
Köşe Yazıları
01.09.2014
OkayKaracan-İkinizedeteşekkürlerOkay Karacan - İkinize de teşekkürler
Tek rakibimiz G.saray değil
Zaman
30.08.2014
02:02
Fenerbahçe’nin milli futbolcusu Gökhan Gönül, Süper Kupa finalinde takımın eksiklerini gördüklerini, ligde ise dördüncü yıldız için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi. Şampiyonluk yarışında tek rakibin Galatasaray olmadığını belirten tecrübeli sağ bek, Teknik Direktör Ersun Yanal’ın ayrılmasına oyuncuların etki etmediğini vurguladı. Başarılı isim, takımda gruplaşma bulunmadığını da sözlerine ekledi.Fenerbahçe’nin başarılı oyuncusu Gökhan Gönül, Teknik Direktör Ersun Yanal’ın gönderilmesinde futbolcuların payının bulunmadığını söyledi. Bu yöndeki haberlerin kesinlikle doğru olmadığını savunan tecrübeli sağ bek, “Kimsenin arkasından iş çevirmedik.” dedi.8.si düzenlenen Fenerium imza günü organizasyonunda Portekizli futbolcu Bruno Alves ile birlikte taraftarlarla buluşan Gönül, şunları kaydetti: “Süper Kupa’daki Galatasaray derbisi eksiklerimizi görmek açısından iyi oldu. Süper Lig’e Karabükspor maçıyla başlayacağız. Çok uzun süredir stadımızda kaybetmiyoruz. İnşallah kazanan biz oluruz.”4. yıldız için ellerinden geleni yapacaklarının sözünü veren yetenekli oyuncu, şampiyonluk yolunda Galatasaray’dan başka rakipleri olduğunu da ifade etti. Beşiktaş ile Trabzonspor’un yarışta olacağını belirten Gökhan Gönül, “Önemli takviyeler yapan Anadolu takımlarının da bu sene şampiyonu belirleyecek takımlar olacağını düşünüyorum.” şeklinde konuştu.Taraftarlara mesaj gönderen Sarı-Lacivertli yıldız, son dönemde araya bazı sıkıntılı insanların girip kriz çıkarmaya çalıştığını dile getirdi: “Taraftarımızdan istediğim, bu tarz insanları aramıza sokmasınlar ve kriz çıkmasına engel olsunlar. Futbolcular arasında gruplaşma yok. Her zaman doğru-dürüst olduk, kimsenin arkasından iş çevirmedik. 4. yıldız için bu sezona diri bir biçimde ve birlik olarak başlamalıyız.”Portekizli savunmacı Bruno Alves ise lige hazır olduklarını ve takımdaki her bireyin çok iyi çalıştığını vurguladı. Sakatlığı sebebiyle Karabükspor maçında forma giyemeyecek olan deneyimli isim, “Şampiyonluk istiyorsak Fenerbahçe’nin hedeflerine uygun şekilde bir performans sergilememiz gerektiğine inanıyorum.” sözlerini kullandı.Roma, Salih’i bırakmayacakRoma Teknik Direktörü Rudi Garcia, yaklaşık iki ay önce renklerine kattıkları Salih Uçan’ın çok yetenekli bir oyuncu olduğunu ve gelecek sezonlarda da takımda kalmasını istediğini açıkladı. İtalyan ekibin satın alma opsiyonlu olarak 2 yıllığına Fenerbahçe’den kiraladığı Salih Uçan, Rudi Garcia’nın beğenisini kazandı. Fransız teknik adam, Uçan hakkında şu yorumu yaptı: “Henüz çok genç ve hâlâ öğrenecek çok şeyi var. Artık söylenenleri anlaması için bir tercümana ihtiyaç duymamalı. Sadece bu sezonda değil, gelecek sezonlarda da Roma’mızın orta sahasında önemli bir oyuncu olması için elimizden geleni yapmayı düşünüyoruz.”Kanarya, Diego’ya lisans çıkardıFenerbahçe’de Cristian Baroni’nin ardından Nijeryalı defans oyuncusu Joseph Yobo ile yollar ayrıldı. Taliplisi çıkmayan Krasic’in sözleşmesi donduruldu. Daha önce Stoch ve Holmen’i gönderen Sarı-Lacivertliler, böylece 5+3 kuralı gereği yeni transfer Diego Ribas’a yer açtı. Brezilyalı yıldız, lisansı çıkartılamadığından ötürü Süper Kupa finalinde oynayamamıştı. Kulüp resmi sitesinden Baroni ile Yobo için de teşekkür mesajı yayınlanırken her iki futbolcuya yarın Karabükspor ile yapılacak sezonun ilk maçı öncesi teşekkür plaketi verileceği belirtildi. Bu arada, Teknik Direktör İsmail Kartal’ın Karabük önünde kadroyu bozmayı düşünmediği, Diego’nun yedek başlayacağı öğrenildi.Açılışı yine Mert Günok yapacakMilli kaleci Volkan Demirel, aldığı cezalar ve yaşadığı sakatlıklar sebebiyle 3. kez sezon açılışını kaçırıyor. Tecrübeli file bekçisi, 2012-2013’te sakatlığı, geçen yıl da cezası yüzünden ilk 11’de görev yapamamıştı. Volkan’a Galatasaray’la oynanan Süper Kupa finalinden sonra 3 maç ceza verilince son iki yılda olduğu gibi yine Süper Lig’in ilk haftasında Mert Günok’a iş düştü. Yeni sezonun ilk üç haftasında Mert Günok şans bulacak. Genç kaleci, Volkan’ın cezasında indirime gidilmediği takdirde Karabükspor’ün yanı sıra Trabzonspor deplasmanı ve Gaziantepspor önünde forma giyecek. Mert, şu ana kadar 16 Süper Lig mücadelesinde ortaya koyduğu performanslarla güven verdi.
Zaman
Spor
30.08.2014
TekrakibimizGsaraydeğilTek rakibimiz Gsaray değil
Volkan Demirel’e 3 maç ceza
Zaman
29.08.2014
02:07
Disiplin Kurulu, olaylı ‘Süper Kupa’ finaline dönük yaptırımlarını açıkladı. PFDK, penaltı atışlarında, Galatasaraylı Felipe Melo’nun üzerine zıplayan ve maç sonu ‘sokak köpekleri’ açıklaması yapan Fenerbahçe’nin kalecisi Volkan Demirel’i 3 müsabakadan men etti. Sarı-Lacivertlilere 120, Sarı-Kırmızılılara 250 bin lira ceza kesti.HALİT ÖLMEZ İSTANBUL Fenerbahçe ile Galatasaray arasında, Manisa 19 Mayıs Stadı’nda oynanan Süper Kupa finalinde yaşananların faturası belli oldu. Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK), dün merakla beklenen kararlarını kamuoyuyla paylaştı. Fenerbahçe, taraftarlarının sebep olduğu saha olayları, çirkin ve kötü tezahüratlardan ötürü toplam 120 bin lira cezaya çarptırıldı. Kaleci Volkan Demirel, rakip takım sporcusuna yönelik hakareti (Felipe Melo) sebebiyle 3 müsabakadan men edildi. Ayrıca Volkan’ın 17 bin 500 lira ödemesine hükmedildi. Sarı-Lacivertli yöneticilerden İlhan Ekşioğlu da Volkan ile aynı gerekçeyle 30 gün hak mahrumiyetine ve 26 bin liralık yaptırıma uğradı. Galatasaray da taraftarının yol açtığı hadiseler, olumsuz sloganlar yüzünden 250 bin lira zararda. Volkan Demirel, maçın ardından FB TV mikrofonlarına, “Belediye sokak köpeklerini temizlesin, yoksa bu iş bana kalacak. Ceza almaktan korkuyorum.” demişti. Millî file bekçisi, müsabakanın ertesi günü Instagram hesabından kullandığı ifadelerde, hedefindeki ismin Melo olduğunu aktarmıştı: “Tek bir kişi, tek bir amaç ve tek bir niyettir benimki, başka yerlere çekilmesin. Ne sokak köpeklerini kastettim ne de başka bir şeyi.” Bu beyanatların akabinde iki camia arasında gerginlik oluşmuş, kulüplerden peş peşe sert açıklamalar gelmişti. Son olarak İlhan Ekşioğlu, Twitter’dan şu cümleleri kurmuştu: “Bir de şöhret peşinde olanlar var, köpekleri kullanıp. Beyinsiz cahil, o lafın kime gittiği belli; 2 ayaklı köpek kendini bilir. İçindeki Fenerbahçe kini ile boğuşan bir başkanın takımını yenmek bizlere tarifi imkânsız bir mutluluk veriyor.”Baroni’nin sözleşmesi feshedildiYabancı kontenjanı sebebiyle gönderilmesi gündemde olan Cristian Baroni ile yollar ayrıldı. Kulüp resmi sitesinden yapılan açıklamada, deneyimli isme teşekkür edilirken Karabükspor maçı öncesi Brezilyalı’ya plaket takdim edilecek. Kulübün kapılarının ileriki dönemlerde de kendisine açık olacağı söylendi. Sarı-Lacivertli ekipteki diğer yolcular ise Krasic ve Yobo. Başkan Aziz Yıldırım’ın bu isimlerin pazar gününe kadar kendilerine takım bulamamaları halinde Baroni gibi sözleşmelerini feshedeceği öğrenildi.
Zaman
Spor
29.08.2014
VolkanDemirel’e3maçcezaVolkan Demirel’e 3 maç ceza
Volkan Demirel’e 3 maç ceza
Zaman
29.08.2014
02:00
Disiplin Kurulu, olaylı ‘Süper Kupa’ finaline dönük yaptırımlarını açıkladı. PFDK, penaltı atışlarında, Galatasaraylı Felipe Melo’nun üzerine zıplayan ve maç sonu ‘sokak köpekleri’ açıklaması yapan Fenerbahçe’nin kalecisi Volkan Demirel’i 3 müsabakadan men etti. Sarı-Lacivertlilere 120, Sarı-Kırmızılılara 250 bin lira ceza kesti.HALİT ÖLMEZ İSTANBUL Fenerbahçe ile Galatasaray arasında, Manisa 19 Mayıs Stadı’nda oynanan Süper Kupa finalinde yaşananların faturası belli oldu. Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK), dün merakla beklenen kararlarını kamuoyuyla paylaştı. Fenerbahçe, taraftarlarının sebep olduğu saha olayları, çirkin ve kötü tezahüratlardan ötürü toplam 120 bin lira cezaya çarptırıldı. Kaleci Volkan Demirel, rakip takım sporcusuna yönelik hakareti (Felipe Melo) sebebiyle 3 müsabakadan men edildi. Ayrıca Volkan’ın 17 bin 500 lira ödemesine hükmedildi. Sarı-Lacivertli yöneticilerden İlhan Ekşioğlu da Volkan ile aynı gerekçeyle 30 gün hak mahrumiyetine ve 26 bin liralık yaptırıma uğradı. Galatasaray da taraftarının yol açtığı hadiseler, olumsuz sloganlar yüzünden 250 bin lira zararda. Volkan Demirel, maçın ardından FB TV mikrofonlarına, “Belediye sokak köpeklerini temizlesin, yoksa bu iş bana kalacak. Ceza almaktan korkuyorum.” demişti. Millî file bekçisi, müsabakanın ertesi günü Instagram hesabından kullandığı ifadelerde, hedefindeki ismin Melo olduğunu aktarmıştı: “Tek bir kişi, tek bir amaç ve tek bir niyettir benimki, başka yerlere çekilmesin. Ne sokak köpeklerini kastettim ne de başka bir şeyi.” Bu beyanatların akabinde iki camia arasında gerginlik oluşmuş, kulüplerden peş peşe sert açıklamalar gelmişti. Son olarak İlhan Ekşioğlu, Twitter’dan şu cümleleri kurmuştu: “Bir de şöhret peşinde olanlar var, köpekleri kullanıp. Beyinsiz cahil, o lafın kime gittiği belli; 2 ayaklı köpek kendini bilir. İçindeki Fenerbahçe kini ile boğuşan bir başkanın takımını yenmek bizlere tarifi imkânsız bir mutluluk veriyor.”Baroni’nin sözleşmesi feshedildiYabancı kontenjanı sebebiyle gönderilmesi gündemde olan Cristian Baroni ile yollar ayrıldı. Kulüp resmi sitesinden yapılan açıklamada, deneyimli isme teşekkür edilirken Karabükspor maçı öncesi Brezilyalı’ya plaket takdim edilecek. Kulübün kapılarının ileriki dönemlerde de kendisine açık olacağı söylendi. Sarı-Lacivertli ekipteki diğer yolcular ise Krasic ve Yobo. Başkan Aziz Yıldırım’ın bu isimlerin pazar gününe kadar kendilerine takım bulamamaları halinde Baroni gibi sözleşmelerini feshedeceği öğrenildi.
Zaman
Ana Sayfa
29.08.2014
VolkanDemirel’e3maçcezaVolkan Demirel’e 3 maç ceza
Diyarbakır’da saldırıya uğrayan polis şehit oldu
Zaman
27.08.2014
02:10
Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’nde görevli polis memuru Osman Bal, Fenerbahçe-Galatasaray maçını izledikten sonra gece evine dönerken sokakta şehit edildi. Arkadan yaklaşıp 11 kurşun sıkan zanlılar, karanlıkta kayboldu. İl Emniyet Müdürü, olayın terör saldırısı olduğunu düşünmediklerini söyledi.Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesinde ikamet eden polis memuru Osman Bal (42), önceki gece evinin önünde silahlı saldırıya uğradı. Arabadan indiği sırada arkadan yaklaşan saldırganlar Bal’ı vurarak şehit etti. Edinilen bilgiye göre Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’nde görevli Osman Bal, önceki gece arkadaşları ile Fenerbahçe-Galatasaray maçını izledikten sonra evine dönmek üzere arabasına bindi. Huzurevleri Mahallesi 70. sokaktaki evinin önünde aracından inen Bal, kimliği belirlenemeyen kişi ya da kişilerin saldırısına uğradı. Üzerine 10 mermi sıkılan polis, olay yerinde hayatını kaybetti. Hadisenin ardından bölgeye çok sayıda ekip gönderildi ancak zanlıların izine rastlanılamadı. Evli ve 3 çocuk babası Osman Bal’ın 8 yıl Dicle Üniversitesi’nde, son iki yıldır da Sur İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde çalıştığı öğrenildi.Şehit Bal için Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’nde cenaze töreni düzenlendi. Diyarbakır İl Emniyet Müdürü Halis Böğürcü, “Şunu söyleyeyim, siyasi bir yönü yok. Terör faaliyetinden oluşmuş bir hadise değil. 11 tane mermi kullanılmış ve tek silah ile gerçekleşmiş. 10 tanesi isabet etmiş, arkadan vurulmuş. Saldırıya ilişkin görüntü kayıtları var. Olaydan sonra şahsın kaçtığını görüyoruz.” dedi. Törende Osman Bal’ın eşi ve çocukları tabuta sarılarak gözyaşı döktü. Törenin ardından şehit polisin cenazesi, toprağa verilmek üzere memleketi Adana’ya gönderildi.Şehidin kızı Özlem Bal, “Babamı sevmeyen insan yoktu. Koskoca mahalleye sorun, Diyarbakır’da araştırın, babamı sevmeyen bir tane adam bulamazsınız. Nezaretteki hırsız ‘açım’ derse karnını doyururdu benim babam. Bu adama bu reva mıydı yani? Artık şehit kızı oldum ve ben de polis olup babamın kanını yerde koymayacağım.” dedi. Osman Bal’ın eşi Mukaile Bal ise kocasının tayininin çıktığını ancak Diyarbakır’da kalmak için dilekçe verdiğini belirterek şunları söyledi: “Diyarbakır bir yiğit daha yedi. Açın elinden tuttu. Hırsızlıktan yakaladığı insanlara döner ikram etti. ‘Ben açlığı biliyorum, fakir çocuğuyum’ diyordu. Fakirin elinden tuttu. Benim işlerimi bırakıp vatandaşın işlerine koşuyordu hep. Sitenin girişinde cansız bedenini kucakladım.”
Zaman
Ana Sayfa
27.08.2014
Diyarbakır’da/">Diyarbakır’dasaldırıyauğrayanpolisşehitolduDiyarbakır’da-saldırıya--uğrayan-polis-şehit-oldu/">Diyarbakır’da saldırıya uğrayan polis şehit oldu
Diyarbakır’da saldırıya uğrayan polis şehit oldu
Zaman
27.08.2014
02:05
Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’nde görevli polis memuru Osman Bal, Fenerbahçe-Galatasaray maçını izledikten sonra gece evine dönerken sokakta şehit edildi. Arkadan yaklaşıp 11 kurşun sıkan zanlılar, karanlıkta kayboldu. İl Emniyet Müdürü, olayın terör saldırısı olduğunu düşünmediklerini söyledi.Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesinde ikamet eden polis memuru Osman Bal (42), önceki gece evinin önünde silahlı saldırıya uğradı. Arabadan indiği sırada arkadan yaklaşan saldırganlar Bal’ı vurarak şehit etti. Edinilen bilgiye göre Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’nde görevli Osman Bal, önceki gece arkadaşları ile Fenerbahçe-Galatasaray maçını izledikten sonra evine dönmek üzere arabasına bindi. Huzurevleri Mahallesi 70. sokaktaki evinin önünde aracından inen Bal, kimliği belirlenemeyen kişi ya da kişilerin saldırısına uğradı. Üzerine 10 mermi sıkılan polis, olay yerinde hayatını kaybetti. Hadisenin ardından bölgeye çok sayıda ekip gönderildi ancak zanlıların izine rastlanılamadı. Evli ve 3 çocuk babası Osman Bal’ın 8 yıl Dicle Üniversitesi’nde, son iki yıldır da Sur İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde çalıştığı öğrenildi.Şehit Bal için Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’nde cenaze töreni düzenlendi. Diyarbakır İl Emniyet Müdürü Halis Böğürcü, “Şunu söyleyeyim, siyasi bir yönü yok. Terör faaliyetinden oluşmuş bir hadise değil. 11 tane mermi kullanılmış ve tek silah ile gerçekleşmiş. 10 tanesi isabet etmiş, arkadan vurulmuş. Saldırıya ilişkin görüntü kayıtları var. Olaydan sonra şahsın kaçtığını görüyoruz.” dedi. Törende Osman Bal’ın eşi ve çocukları tabuta sarılarak gözyaşı döktü. Törenin ardından şehit polisin cenazesi, toprağa verilmek üzere memleketi Adana’ya gönderildi.Şehidin kızı Özlem Bal, “Babamı sevmeyen insan yoktu. Koskoca mahalleye sorun, Diyarbakır’da araştırın, babamı sevmeyen bir tane adam bulamazsınız. Nezaretteki hırsız ‘açım’ derse karnını doyururdu benim babam. Bu adama bu reva mıydı yani? Artık şehit kızı oldum ve ben de polis olup babamın kanını yerde koymayacağım.” dedi. Osman Bal’ın eşi Mukaile Bal ise kocasının tayininin çıktığını ancak Diyarbakır’da kalmak için dilekçe verdiğini belirterek şunları söyledi: “Diyarbakır bir yiğit daha yedi. Açın elinden tuttu. Hırsızlıktan yakaladığı insanlara döner ikram etti. ‘Ben açlığı biliyorum, fakir çocuğuyum’ diyordu. Fakirin elinden tuttu. Benim işlerimi bırakıp vatandaşın işlerine koşuyordu hep. Sitenin girişinde cansız bedenini kucakladım.”
Zaman
Güncel
27.08.2014
Diyarbakır’da/">Diyarbakır’dasaldırıyauğrayanpolisşehitolduDiyarbakır’da-saldırıya--uğrayan-polis-şehit-oldu/">Diyarbakır’da saldırıya uğrayan polis şehit oldu
Evlatlık aldıktan sonra engelli olduğu anlaşılan çocuğa, 36 yıldır bakıyorlar
Zaman
26.08.2014
14:29
Zonguldak Ereğlide, koruyucu aile olarak Ankarada çocuk yuvasından Cumhur adlı çocuğu evlat edinen Sezer çifti, küçük çocuğun 3 yaşında zihinsel engelli olduğunu öğrendi. Aile, yuvanın geri istemesine karşı çıkarak Cumhura 36 senedir kendi çocukları gibi bakıyor. Sezer çifti, Ona bir şey olursa Ereğliye sığmayız. diyerek sevgilerini ifade ediyor.Ereğlide yaşayan, Muazzez (56)- Durmuş Sezer (66) çifti, 6 yıl boyunca çocuk özlemi çekti. Doktora gittiklerinde çocuklarının olmayacağını öğrendiklerinde ise üzülen çift, Ankaraya tedavi için gittiklerinde çocuk yuvasından evlat edinme kararı aldı. Ankara Keçiören Atatürk Çocuk Yuvasına giden çift, burada 400 çocuk arasında 4 aylık olan Cumhur Denizi evlat edinmeye karar verdi. Çocuk yuvasında kıvır kıvır saçları ve mavi gözleri olan Cumhuru evlat edinerek Ereğliye döndü. Aradan geçen yıllarda Cumhuru kendi çocukları gibi seven ve onunla ilgilenen aile, Cumhurun 3 yaşına geldiğinde hareketlerinden şüphelenerek Ankara Hacettepe Hastanesine götürdü. Kendilerine verilen cevap ile aile üzüntüye boğuldu. Cumhurun annesinin, hamile olduğu dönemde çocuğu düşürmek için ilaç kullandığı, bu nedenle de beyninin zarar gördüğünü ifade eden doktorlar yüzde 90 zihinsel engelle raporu verdi. Aldıkları raporu çocuk yuvasına götürerek, durum hakkında bilgi veren Sezer çifti, yuvadan kendilerine İsterseniz çocuğu değiştiririz sözüne karşılık Asla cevabını verdi. Aile, çocukları Cumhur ile birlikte yeniden Ereğliye döndü. Zonguldakta yaklaşık 12 koruyucu aileden biri olan Durmuş-Muazzez Sezer çifti, çocukları ile her an birlikte vakit geçiriyor. Baba Durmuş Sezer, Orman İşletme Müdürlüğünden emekli olduktan sonra bütün zamanını çocuğu Cumhur ile birlikte geçiriyor. Anne Muazzez Sezer ise bir an bile olsun oğlunun yanından ayrılmıyor.BİZE DEĞİŞTİRELİM DEDİLER, KABUL ETMEDİKBaba Durmuş Sezer, Biz Cumhuru 1979 yılında aldık. Biz aldığımızda 4-5 aylıktı. Aldıktan sonra 3 yaşına girince hareketlerinden engelli olduğunu anladık. Orman İşletmesinde çalışırken 1 aylık senelik iznim vardı. Hacettepe Hastanesine götürdüm. Bir ay oralarda otellerde yattık. Orada ki profesör Amerikaya götürsek bile tedavisinin mümkün olmadığını söyledi. Yurda geri vermemiz söylendi. Başka çocuk almamız istendi. Biz de kabul etmedik. Allah bize bunu yazmış. Kendi çocuğumuz olsa nasıl değiştiremediysek Cumhura da bakma kararı verdik. dedi. Cumhurla çok iyi ilişkisi olduğunu ve ilk günkü sevgisinden asla bir kayıp yaşamadığını söyleyen Durmuş Sezer, Çok mutluyum. Bana 10 tane de çocuk verseler ben Cumhurun yerine kabul etmem. Hiç bir sıkıntı yaşamadık. O günkü sevgim ne ise şu anda da aynı. Rabbim biliyor. dedi. Anne Muazzez Sezer de Cumhurun kendisini çok sevdiğini ve sözünden hiç çıkmadığını söyledi. Anne Sezer, Cumhur benim gözümde çok iyi bir çocuk. Sağlam olsaydı belki de o kadar olmazdı. Sağlamlar söz dinlemiyor ancak benim oğlum benim sözümü daha fazla dinliyor. Bir yerde boşluk yok. İyi eğitimi düşünüyorum. Hayatımızdan memnunuz. Bizim hayatımız böyle başladı ve böyle biter. ifadelerini kullandı.BİZDEN SONRASI SIKINTI OLACAKKendilerine bir şey olması durumunda Cumhur için sıkıntı olacağını düşündüğünü söyleyen anne Muazzez Sezer, Cumhurun evde yıkamadığı bir tek bulaşık var. Ev temizleriz, koltuk çekyat tutar. Perdelerimi kapatır. Çöpümü tutar. Soframı kaldırır. Ben belki de 30 senedir sofra kaldırmadım. Ben Cumhurun hastalığını öğrendiğimde 22 yaşındaydım. O şekilde kabul ettim. Kabullendiğim zamanlar 22 yaşındaki kızlar evde oturuyordu. Tuvaletine kendisi gidiyor. Bir tek yemek yiyemiyor. İlerisi benden sonraki dönemler sıkıntılı olur. Bize bir şey olursa, biz zaten koruyucu aileyiz. Devlet herhalde yalnız koymaz. Sosyal Hizmetler Müdürü Nejdet Kocaman benim bir değir oğlum. O bize çok yardımcı oluyor. Hepimiz birden ölecek değiliz ya. Elbet birimizden birisi bir yere yerleştirir. dedi. Muazzez ve Durmuş Sezer çifti, röportaj sonrasında oğlu Cumhur Deniz ile birlikte çay içti ve sohbet etti. Sofrayı kaldıran Cumhur, babası Durmuş Sezere olan sevgisini ise alnından ve yanaklarından öperek gösterdi. Fenerbahçe aşığı olan Cumhur, okula gitmek istediğini babasına yaptığı el hareketleri ile anlatmaya çalıştı. Gelen misafirlere de kapıyı Cumhurun açtığını söyleyen Muazzez Durmuş Sezer çifti, Cumhur ile çok mutlu olduklarını sözlerine ekledi.(CİHAN)
Zaman
Son Dakika
26.08.2014
Evlatlıkaldıktansonraengelliolduğuanlaşılançocuğa36yıldırbakıyorlarEvlatlık aldıktan sonra engelli olduğu anlaşılan çocuğa 36 yıldır bakıyorlar
Okay Karacan - Soma kazandı
Zaman
26.08.2014
02:15
Soma kazandı, seyirci kaybetti, kaybettirdi... Kolay yazılan yazılar su gibi okunur.Zorlaya zorlaya, hayal gücü kotara kotara yazarsanız okuyanı da kaybedersiniz. Yazarın okuyucuyu üç beş satır sonra kaybetmesi dramatiktir ama takımın taraftarını 40 dakikada terk etmesi ondan daha dramatiktir!Taraftar oyunun kalitesine tepki vermek, kaliteyi hep beraber talep etmek yerine oyuna su şişesi ve maytap ile bizim olsun da kalite filan istemem hastalığıyla müdahil oluyor. İtirazım var asabiyim ben! Niye asabisin arkadaş! Dördüncü Yıldız meselesinin ilk fişeğini rakibe madde atıp patlatarak takımına hizmet ettiğini falan mı sanıyorsun? Başlangıçta “Soma” hassasiyetiyle başlayan oyunun sahayı madde bağımlısı kılmaya azimli taraftar (!) marifetiyle bozuldu.. Oyuncuları oyundan düşüren taraftarın saçma asabiyeti değil mi yani? Emre 10 sene önceki dinamizmini hatırlatıyordu mesela.. Ne güzel..Selçuk’a tek ve seri pasları uzun isabetli topları sayesinde Prandelli Pirlo’su gibi yapıyor bu çocuk demeye hazırlanıyorduk.. Ne güzel..Bir tarafta Caner iyi, öte tarafta Olcan hareketli başlamıştı mesela..Oyun 40’tan sonra gelişecek, fazlasını sunacaktı belki ama olmadı. Oyuncuların normal derbi tansiyonu kıvamındaki ikili mücadelesini tolere edersiniz ama onlar tribünlerin asabiyetini haliyle taşıyamadılar. Taşımasınlar da zaten! Oyunun büyümesinin engeli seyircidir. Bu sefer hiçbir oyuncuyu eleştirmeye elim varmıyor. Fenerbahçe hücumda daha geniş bir alan kullanma becerisi ile oynadı. Kanatları iki yöne de Galatasaray’ın kanatlarından daha verimliydi. Böyle oyunların sorun gidericisi Sneijder ile Melo yoktu! Burak ile Olcan top alamadı, Yasin kayboldu ortalıkta..Sanıyorum Mehmet Topal ile Bekir’in profesyonellikleri, lige zihnen giriş yapmış olmaları karşısında kayıtsız kalmak haksızlık olur. Emre’nin oyundan çıkmasından sonra Galatasaray domine etti. Genelde ise Fenerbahçe taraftarına Galatasaray’dan fazlasını vaat etti. Muslera iki büyük gol pozisyonundaki kurtarışları ve kale sahasına olan hakimiyetiyle on numara oynadı. Penaltılara gelince elinden geleni yaptı.. Bu G.Saray penaltı bile atamayacaksa Prandelli Mancini’yi aratır! Şöyle derler; Mancini transfer isterken haklıymış!Görünen o ki Prandelli takıma herhangi bir yenilik, ruh, heyecan katamamış.. G.Saray’ın pes etmeyen inatçı karakterini kilitlemiş bırakmış! Acilen forvet lazım bir de! İsmail Kartal’ın Kocaman-Yanal çizgisinde büyüyen yapıya ne kadar katkı sağlayacağı fikri ise henüz oluşmadı.. İyi bir lig olsun ama böyle giderlerse dördüncü yıldız falan olmaz..
Zaman
Köşe Yazıları
26.08.2014
OkayKaracan-SomakazandıOkay Karacan - Soma kazandı
Günseli Ö. Ocakoğlu - Mesele sadece buz kovasını kafadan boca etmek mi?
Zaman
25.08.2014
02:14
ALS Ice Bucket Challenge kampanyası, aslında geçmişin, “Eğer sana gelen mesajı 10 kişiye dağıtmazsan başına iş açılacak ya da dağıtsan kısmetin açılacak” türü titan çalışmalarının zamanın ruhuna uygun siber versiyonu.Hekimler her ne kadar sağlık açısından sakıncalarına dikkat çekiyorsa da gördüğüm kadarıyla viral kampanya tüm dünyada eboladan daha hızlı yayılıyor. Çünkü küçücük bir aksiyonla, yorulmadan hem de eğlenerek, içinde ünlülerin de bulunduğu büyük grubun hayırlı bir parçası olmak iyi geliyor. Ayrıca bu bir gruba ait olma ihtiyacımızı da karşılıyor. Herkesin gözü önünde hasıma meydan okumak, ondan önce harekete geçmek ve nihayet bunun izlendiğini bilmek, yarışmaktan hoşlanan insanî yanımızı tatmin ediyor. Ve nihayet kendi mecramızda kendimizi anlatabileceğimiz makul bir gerekçemiz oluyor. Kaldı ki kampanyanın zamanın ruhuna uygun bir de eğlence yanı var ki Ice Bucket Challenge salgınının kısa sürede durması beklenmemeli. Kendi türünün ilk örneği kadar çok ilgi çeker mi bilinmez ama toplumları bir araya getirecek kampanyalar bundan böyle bu türden devam edecek.Ete kemiğe bürünme ihtiyacıMarkaların, kâr amacı gütmeyen kuruluşların, siyasi partilerin ve algı yönetenlerin bu kampanyadan çıkaracak epey dersi olmalı. Ancak benim çıkardığım ders, üreme ve yemek yeme hariç her şeyin internet hattı üzerinden yapılabileceği iddiasının giderek zayıflayacağı. Genç internet kullanıcısı, masanın başından kalkıp ete kemiğe bürünmek, yaşıtlarıyla fiziksel anlamda aynı ortamda bulunmak istiyor. Binlerce oyun severi mobil ekranlarıyla Ülker Arena’ya toplayan Riot Games organizasyonu da bunun bir yansıması olmalı.Yeri gelmişken almış başını giden bu eğlenceli buz kovası oyununun amacını hatırlatmadan geçmeyelim. Epey uğraşıp tepeden aşağıya buz kovasını dökmenin tek nedeni, ALS hastalığıyla mücadelede sizin de az çok demeden çorbada tuzunuz olsun demek. Viral kampanya ben Amerika’da iken başladığında jetlag’li gecelerimde çorbaya tuz atan pek çok ünlünün videosunu izledim ancak görüyorum ki bizim ünlüler işin sadece eğlence yanında. Anlaşılıyor ki bu yardım kampanyasını da kendimize benzetip kişisel pazarlama adına hem de bedavadan bir mecraya dönüştürdük. Unutmayalım, pamuk eller cebe lütfen.Giysileriniz bakın neler diyor?Araştırmalar, ne yersen değil de ne giyersen olsun diyor. Mesela sürekli kola kravat gezenlerin ne kadar isteseler de düşündükleri kadar şirin olmayacaklarını iddia ediyor. Method Reaserch Company’nin dış görünüşten ziyade iç görünün ortaya konulduğu MAPCode araştırmasında bakın giydiklerimizle etrafımıza nasıl mesajlar veriyoruz?Bugüne değin markalar kendilerine bir kimlik seçip tüketicilerine bunu dayatırken MAPCode, dayatmaların pek işe yaramadığını söylüyor. Örnekler üzerinden açıklayayım. 33 ilde her ay 2 bin kişiyle yapılan araştırmada tüketicilerin en beğendiği tekstil markaları sıralamasında ilk üç Adidas, Mango ve Mavi Jeans. Adidas’ın rakibi Nike ise de tüketicilerinin bu markaları satın alırken iç görüleri tamamen farklı. Seçim, spor yapmanın çok ötesinde. Adidas’çılar prestijli, Nike’cılar tutkulu olduklarını markaları üzerinden haykırıyor. Mango’nun rakibi Koton gibi gözükse de aslında Mango giyenler bohem ve şık, Koton giyenler ise şirin olduklarını göstermeye çalışıyor. Liste uzun, meraklıları araştırmanın ayrıntıları için 1 Eylül Marketing Türkiye’ye bakabilir. Görüldüğü üzere markalar kendilerini konumladıkları yer ne olursa olsun tüketicileri kendi duygularının peşinden gidiyor ya da tam tersi mi? Markalar tasarımlarını bohem ya da şirinlik üzerine konumlayıp mesajlarını bunların üzerinden verdikleri için biz kadınlar kendimizi öyle ya da böyle mi hissediyoruz yani ipin ucu yine onların elinde mi? Ancak konumlamalarını sağlam yapmış markalar bir yana markalaşma sürecinde olan üreticilerin fiyat, kalite, dağıtım somut üçgeninden çıkıp kendilerine duygusal dokunuşlar bulması gerekiyor.Markalar, Türk takımları yerine yabancılara sponsorluk yapıyorFutbol sezonu yaklaşıyor. Digiturk’ün futbolun keyfinden, heyecanından ve kardeşliğinden söz eden reklam kampanyası da başladı. Fakat heyhat! Lig henüz başlamamış olsa da kulüp yöneticilerinin karşılıklı atışmaları futbol endüstrisinde suların henüz durulmadığını gösteriyor. İlgi çekmek, vatandaşı oyalamak için desem doğru değil çünkü futbol sahalarını terk eden sponsorların da, maça gitmek istemeyen taraftarın da sayısı giderek artıyor. Eskiden almak için kıran kırana mücadele ettikleri sponsorluklardan Turkcell, Ülker, Bank Asya, Türk Telekom ve Avea sessiz sedasız çıkıverdiler. Haksız da sayılmazlar. Türk sporu özellikle de futbol artık dostluğun, keyfin konuşulduğu yerler değil.Bugün gelinen durum şudur: Fenerbahçe forma sponsoru almayacağım dedi. Galatasaray hâlâ arayışta ama şu an
Zaman
Köşe Yazıları
25.08.2014
GünseliÖOcakoğlu-Meselesadecebuzkovasınıkafadanbocaetmekmi?Günseli Ö Ocakoğlu - Mesele sadece buz kovasını kafadan boca etmek mi?
Zeki Çol - F.Bahçe, pole pozisyonda
Zaman
25.08.2014
02:14
Çabuk atlatılan bir fırtınanın ardından başlıyor Fenerbahçe lige. Sular şimdilik durgun. Dümendeki yeni kaptan, hem oyuncuların, hem camianın yakın tanıdıkları, dahası sevdikleri bir isim. Her ne kadar yardımcılıktan gelse de deneyimli bir teknik adam. Rota ise yine şampiyonluk.Ancak bu defa, geçen sezonkinden daha zor bir yolculuk bekliyor Fenerbahçe’yi. Çünkü Prandelli yönetimindeki Galatasaray, Mancini dönemindekinden daha dengeli, daha kontrollü, daha verimli olmaya aday. Bilic’in Beşiktaş’ı, henüz sezon öncesinden gözdağı vermeye başladı bile. Takım oyununu iyi oynuyor. Hücumdaki etkisi artmış durumda. Çok iştahlı. Keyif veren görüntüsü ve yükselen fizik kalitesiyle lige damgasını vurmaya hazırlanan bir yapıda. Yaptığı çelişkilerle dolu transfer atağına karşın, Trabzonspor da bu sezon yarışa katılmayı ve üst sıralarda olmayı istiyor. Yakın geçmişe yansıyan o futbol fukaralığını, hedefsiz ve sıradanlığını bir silkiniş yaşayarak atmak dışında.F.Bahçe, an itibarıyla ligin en uyumlu, en oturmuş kadrosuna sahip. Ancak rakiplerinin güçlenmesi, bu sezonki yarışın daha sert, daha mücadeleci ve daha yoğun geçeceğine işaret ediyor. Yani son şampiyon, var olan avantajlarına karşın ligin mutlak favorisi değil.Oyun sisteminde bu sezon da büyük değişiklikler olmayacak Fener-bahçe’de. İsmail Kartal, geçmişte birlikte çalıştığı Aykut Kocaman ile Ersun Yanal’ın sistemlerindeki artıları mutlaka yeni döneme de taşıyacak. Ama kendi tarzını, kendi yorumunu da işin içine katacak. Görülen o ki, biraz daha kontrollü oyuna geçilecek. Lakin bu, hücum zenginliğinden ödün verme anlamına gelmeyecek. Kartal döneminde de iki bek Gökhan Gönül ile Caner Erkin, Fenerbahçe’nin hücum gücünü kanat bindirmeleriyle katkı yapmayı sürdürecek. Orta alanda Mehmet Topal, Meireles, Emre’nin dönüşümlü yer alacakları oyunlarda, rakibin oyununu bozma, top kazanma ve bu topları öne daha çabuk, daha verimli servis yapma girişimleri sürecek. Diego’nun katılımıyla Fenerbahçe, bu bölgede oyunun kontrolünü daha fazla elde tutacak. Zira hem isabetli pas trafiği gelişecek hem de teknik becerileri ve oyun görüşü yüksek Diego katkısıyla hücum bölgesine geçen sezonla kıyaslanmayacak ölçüde servis gidecek.Fenerbahçe’nin rakiplerine üstünlük sağladığı alan, tartışmasız rakip kale önleri. Kuyt, Emenike, Sow ve görev aldığında Webo gerek uyumları, gerekse attıkları gollerle geçen sezonki şampiyonluğa çok büyük katkı yapmışlardı. Kuyt’un mücadeleci, özverili ve enerjik oyunu, Emenike’nin zaman zaman bireyselliği ön plana çıksa da fizik gücünü katarak oluşturduğu etki, Sow’un gelişmiş tek vuruş becerisi, yeni dönemde de Fenerbahçe’nin hücumda sorunsuz olacağının göstergesi. Artı, kanatlardan Gökhan Gönül ile Caner’in taşıyacağı topların yanı sıra ortadan Diego’nun vereceği destek o gücün artarak süreceğinin habercisi.Duran toplarda geçen sezonun en iyilerinin başında geliyordu Fenerbahçe. Caner’in, Emre’nin direkt vuruşları dışında, stoperlerin de katılımıyla yüksek toplarda etkili çok sayıda oyuncuya sahip olmak, bu sezonun da avantajlı yanlarından.Hazırlık maçları döneminde yapılan maçlar, tabii ki lig için birebir ölçü değil. Fizik olarak yetersiz olduğu dönem başında Fenerbahçe, iç karartıcı sonuçlar almıştı. Olympiakos ve Roma maçlarında gelişen fizik kalitesinin faydasını gördü. Sonuçlar daha iyi olmaya başladı. Ancak takımda kolay gol yeme alışkanlığı oluştu. Özellikle de savunmanın arkasına atılan toplarda çok sayıda net pozisyon verildi. Fenerbahçe bu anlamda henüz gerekli çözümü üretebilmiş değil. Çabuk oynayan ve süratli hücum oyuncularına sahip rakipler, gideremediği takdirde Fenerbahçe’nin arka alandaki bu zaafından rahatlıkla yararlanabilir.Gelişen futbolun, olmazsa olmazlarından biri doğru oyuncu tercihlerini yapmak ve doğru oyun sistemlerini benimsemek. Tabii ki bunu takım savunmasını ön planda tutan takım bütünlüğü içerisinde sergilemek. Ve mutlaka yüksek tempoyu yakalamak. Çabuk düşünmenin, çabuk uygulamanın ön plana çıktığı günümüz futbolunda rakibin yerleşmesine izin verdiğiniz sürece işleriniz biraz daha zorlaşıyor. Çünkü yerleşen rakip alan daraltmada, baskı uygulamada avantajlı hale geliyor. Bunun önüne geçmenizin öncelikli yöntemi yüksek tempoda oynamak. Oyuna hız kazandırarak bir yandan seyir zevkini yükseltmek, diğer yandan dengesini bozduğunuz rakibi daha fazla hataya zorlamak. Çoklu şampiyonluk mücadelesinin verileceği bu sezonda Fenerbahçe’nin yapması gereken önemli işlerden biri bu. Mevcut temposunu mutlaka ve mutlaka artırmak zorunda.Savunmadaki sorunlar aşırılır, tempo yükseltilir, yeni krizler yaşanmazsa bu kadro, yarış pole pozisyonda başlamanın avantajını yaşar. Beşiktaş, Galatasaray, Trabzonspor’un gösterecekleri performansa da bağlı olarak, lig bitiminde kendi
Zaman
Köşe Yazıları
25.08.2014
ZekiÇol-FBahçepolepozisyondaZeki Çol - FBahçe pole pozisyonda
Fener, Diego’suz sahneye çıkıyor
Zaman
25.08.2014
02:08
Süper Lig’in son şampiyonu Fenerbahçe, iki senedir kazanamadığı Süper Kupa’yı müzesine götürmek istiyor. Sarı-Lacivertliler, Galatasaray derbisinde bu sezonki tek transferi Brezilyalı yıldız Diego Ribas’tan yararlanamayacak. Teknik Direktör İsmail Kartal’ın, güçlü rakibi önünde geçen yılkine benzer bir oyun kurgusuyla takımını sahaya sürmesi bekleniyor.Fenerbahçe’nin bu seneki tek transferi Diego Ribas, Galatasaray ile oynanacak Süper Kupa finalinde forma giyemeyecek. Kısa zamanda taraftarın gözüne girmeyi başaran Brezilyalı yıldız, sakatlığı atlattı; ancak sezonun ilk resmî maçında yeşil zemindeki yerini alamayacak. 5+3 şeklinde uygulanacak yabancı kuralı gereği henüz lisansı çıkartılamayan tecrübeli futbolcunun akıbeti Baroni, Krasic ve Yobo’ya bağlı. Yeni 10 numaraya lisans alabilmek için yönetimin bu isimlerden en az ikisiyle yollarını ayırması gerekiyor. Şu ana kadar görüşmeler yapılsa da henüz somut gelişme yaşanmadı. Ancak bugün iki oyuncuyla vedalaşılması bekleniyor. Gönderilmek istenenlerin, Sarı-lacivertli ekipten aldıkları yüksek ücretler sebebiyle zorluk çıkarttığı belirtiliyor. Brezilyalı Baroni’ye kendi ülkesinden ve Süper Lig’den birkaç talip var. Krasic ve Yobo’ya ise teklif yok. Galatasaray derbisinde teknik direktör İsmail Kartal da ilk resmi sınavını verecek. Olimpiakos ve Roma ile oynanan hazırlık maçlarında takıma sergilettiği futbolla geçer not alan 53 yaşındaki çalıştırıcı gözünü kupaya dikti. Son iki yıldır finalde Galatasaray’a kaybeden Kanarya, artık kazanmayı hedefliyor. Kartal’ın, Diego’nun yokluğunda ekibini, geçen sezona benzer bir şablonla sahaya süreceği tahmin ediliyor. Kalede Volkan Demirel, savunmada Gökhan Gönül, Bruno Alves, Bekir İrtegün, Caner Erkin, orta sahada Mehmet Topal, Raul Meireles, Emre Belözoğlu ile hücumda Dirk Kuyt, Musa Sow, Emmanuel Emenike görev üstlenecek. Sakatlığı devam eden Egemen ve Diego dışında eksik bulunmuyor. Altyapından Muhammed Akarslan’ın 21 kişilik kafilede yer alması da dikkat çekti.Kanarya’nın Aslan’a üstünlüğü bulunuyorFenerbahçe ile Galatasaray arasındaki 105 yıllık yarışta Sarı-Lacivertlilerin başarısı dikkatlerden kaçmıyor. Şu ana kadar 143’e 121’lik galibiyet üstünlüğü bulunan Kanarya, 113 mükabakada da rakibiyle berabere kaldı. Fener’in 526 golüne Aslan, 478 kez fileleri havalandırarak cevap verdi. Ezeli rakipler, geçen sezon üç kez randevulaştı. Kanarya, normal süresi golsüz sona eren Süper Kupa’da 1-0 yenildi. Sarı-Lacivertliler, ligde evinde 2-0 kazanırken, Arena’da 1-0 mağlubiyetle sahadan ayrıldı.
Zaman
Spor
25.08.2014
FenerDiego’suzsahneyeçıkıyorFener Diego’suz sahneye çıkıyor
Günseli Ö. Ocakoğlu - Mesele sadece buz kovasını kafadan boca etmek mi?
Zaman
25.08.2014
02:08
ALS Ice Bucket Challenge kampanyası, aslında geçmişin, “Eğer sana gelen mesajı 10 kişiye dağıtmazsan başına iş açılacak ya da dağıtsan kısmetin açılacak” türü titan çalışmalarının zamanın ruhuna uygun siber versiyonu.Hekimler her ne kadar sağlık açısından sakıncalarına dikkat çekiyorsa da gördüğüm kadarıyla viral kampanya tüm dünyada eboladan daha hızlı yayılıyor. Çünkü küçücük bir aksiyonla, yorulmadan hem de eğlenerek, içinde ünlülerin de bulunduğu büyük grubun hayırlı bir parçası olmak iyi geliyor. Ayrıca bu bir gruba ait olma ihtiyacımızı da karşılıyor. Herkesin gözü önünde hasıma meydan okumak, ondan önce harekete geçmek ve nihayet bunun izlendiğini bilmek, yarışmaktan hoşlanan insanî yanımızı tatmin ediyor. Ve nihayet kendi mecramızda kendimizi anlatabileceğimiz makul bir gerekçemiz oluyor. Kaldı ki kampanyanın zamanın ruhuna uygun bir de eğlence yanı var ki Ice Bucket Challenge salgınının kısa sürede durması beklenmemeli. Kendi türünün ilk örneği kadar çok ilgi çeker mi bilinmez ama toplumları bir araya getirecek kampanyalar bundan böyle bu türden devam edecek.Ete kemiğe bürünme ihtiyacıMarkaların, kâr amacı gütmeyen kuruluşların, siyasi partilerin ve algı yönetenlerin bu kampanyadan çıkaracak epey dersi olmalı. Ancak benim çıkardığım ders, üreme ve yemek yeme hariç her şeyin internet hattı üzerinden yapılabileceği iddiasının giderek zayıflayacağı. Genç internet kullanıcısı, masanın başından kalkıp ete kemiğe bürünmek, yaşıtlarıyla fiziksel anlamda aynı ortamda bulunmak istiyor. Binlerce oyun severi mobil ekranlarıyla Ülker Arena’ya toplayan Riot Games organizasyonu da bunun bir yansıması olmalı.Yeri gelmişken almış başını giden bu eğlenceli buz kovası oyununun amacını hatırlatmadan geçmeyelim. Epey uğraşıp tepeden aşağıya buz kovasını dökmenin tek nedeni, ALS hastalığıyla mücadelede sizin de az çok demeden çorbada tuzunuz olsun demek. Viral kampanya ben Amerika’da iken başladığında jetlag’li gecelerimde çorbaya tuz atan pek çok ünlünün videosunu izledim ancak görüyorum ki bizim ünlüler işin sadece eğlence yanında. Anlaşılıyor ki bu yardım kampanyasını da kendimize benzetip kişisel pazarlama adına hem de bedavadan bir mecraya dönüştürdük. Unutmayalım, pamuk eller cebe lütfen.Giysileriniz bakın neler diyor?Araştırmalar, ne yersen değil de ne giyersen olsun diyor. Mesela sürekli kola kravat gezenlerin ne kadar isteseler de düşündükleri kadar şirin olmayacaklarını iddia ediyor. Method Reaserch Company’nin dış görünüşten ziyade iç görünün ortaya konulduğu MAPCode araştırmasında bakın giydiklerimizle etrafımıza nasıl mesajlar veriyoruz?Bugüne değin markalar kendilerine bir kimlik seçip tüketicilerine bunu dayatırken MAPCode, dayatmaların pek işe yaramadığını söylüyor. Örnekler üzerinden açıklayayım. 33 ilde her ay 2 bin kişiyle yapılan araştırmada tüketicilerin en beğendiği tekstil markaları sıralamasında ilk üç Adidas, Mango ve Mavi Jeans. Adidas’ın rakibi Nike ise de tüketicilerinin bu markaları satın alırken iç görüleri tamamen farklı. Seçim, spor yapmanın çok ötesinde. Adidas’çılar prestijli, Nike’cılar tutkulu olduklarını markaları üzerinden haykırıyor. Mango’nun rakibi Koton gibi gözükse de aslında Mango giyenler bohem ve şık, Koton giyenler ise şirin olduklarını göstermeye çalışıyor. Liste uzun, meraklıları araştırmanın ayrıntıları için 1 Eylül Marketing Türkiye’ye bakabilir. Görüldüğü üzere markalar kendilerini konumladıkları yer ne olursa olsun tüketicileri kendi duygularının peşinden gidiyor ya da tam tersi mi? Markalar tasarımlarını bohem ya da şirinlik üzerine konumlayıp mesajlarını bunların üzerinden verdikleri için biz kadınlar kendimizi öyle ya da böyle mi hissediyoruz yani ipin ucu yine onların elinde mi? Ancak konumlamalarını sağlam yapmış markalar bir yana markalaşma sürecinde olan üreticilerin fiyat, kalite, dağıtım somut üçgeninden çıkıp kendilerine duygusal dokunuşlar bulması gerekiyor.Markalar, Türk takımları yerine yabancılara sponsorluk yapıyorFutbol sezonu yaklaşıyor. Digiturk’ün futbolun keyfinden, heyecanından ve kardeşliğinden söz eden reklam kampanyası da başladı. Fakat heyhat! Lig henüz başlamamış olsa da kulüp yöneticilerinin karşılıklı atışmaları futbol endüstrisinde suların henüz durulmadığını gösteriyor. İlgi çekmek, vatandaşı oyalamak için desem doğru değil çünkü futbol sahalarını terk eden sponsorların da, maça gitmek istemeyen taraftarın da sayısı giderek artıyor. Eskiden almak için kıran kırana mücadele ettikleri sponsorluklardan Turkcell, Ülker, Bank Asya, Türk Telekom ve Avea sessiz sedasız çıkıverdiler. Haksız da sayılmazlar. Türk sporu özellikle de futbol artık dostluğun, keyfin konuşulduğu yerler değil.Bugün gelinen durum şudur: Fenerbahçe forma sponsoru almayacağım dedi. Galatasaray hâlâ arayışta ama şu an
Zaman
Ana Sayfa
25.08.2014
GünseliÖOcakoğlu-Meselesadecebuzkovasınıkafadanbocaetmekmi?Günseli Ö Ocakoğlu - Mesele sadece buz kovasını kafadan boca etmek mi?
Toplam "23" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti