Habergec.Com Aranan Kelimeler:birlikte mücadele edilmeli Değerlendirme: 10 / 10 361451
habergec.com
26.05.2012 Cumartesi
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler

:: Gruplar
 

birlikte mücadele edilmeli

Birlikte mücadele edilmeli
Evrensel
13.02.2012
07:10
ESKİŞEHİRLİ emekçiler grevi ve bundan sonrasını değerlendirdi. Grevi katılan da katılmayan da mevcut durumun kötüye gittiğini dile getirerek, bu saldırılara karşı birlikte mücadele edilmesi gerektiğini söylediler. GÜÇ BİRLİĞİNE GİDİLMELİ Ramazan Ceren (Röntgen Teknisyeni/Türk Sağlık-Sen Üyesi): 21 Aralık grevine katılmadım. Eylem tam olarak etkili olmadı. Çünkü eylem gerekçeleri yetersiz ve ikna edilemedi. Hava şartlarının kötü olması da eylemi etkiledi. Şu süreçte inisiyatif siyasi iktidarda. Sivil toplum örgütleri organize olamıyor. Mevcut sendikalarda vizyon sorunu görüyorum. Her ku
Evrensel
Dosya
13.02.2012
BirliktemücadeleedilmeliBirlikte mücadele edilmeli
Birlikte mücadele edilmeli
Evrensel
24.01.2012
06:52
ESKİŞEHİRLİ emekçiler grevi ve bundan sonrasını değerlendirdi. Grevi katılan da katılmayan da mevcut durumun kötüye gittiğini dile getirerek, bu saldırılara karşı birlikte mücadele edilmesi gerektiğini söylediler. GÜÇ BİRLİĞİNE GİDİLMELİ Ramazan Ceren (Röntgen Teknisyeni/Türk Sağlık-Sen Üyesi): 21 Aralık grevine katılmadım. Eylem tam olarak etkili olmadı. Çünkü eylem gerekçeleri yetersiz ve ikna edilemedi. Hava şartlarının kötü olması da eylemi etkiledi. Şu süreçte inisiyatif siyasi iktidarda. Sivil toplum örgütleri organize olamıyor. Mevcut sendikalarda vizyon sorunu görüyorum. Her ku
Evrensel
Dosya
24.01.2012
BirliktemücadeleedilmeliBirlikte mücadele edilmeli
Aile İmamlığı uygulaması başlatıldı
Samanyolu Haber
09.03.2011
14:53
Diyanet İşleri Başkanlığının başlattığı Aile İmamlığı projesi Adananın merkez ilçesi Sarıçamda başlatıldı.

Adana İl Müftülüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, Sarıçam Müftüsü Murat Demir, vaize Sümeyra Budak, mahalle imamı ve cami dernek başkanından oluşan heyet, haftanın belirli günlerinde evleri ziyaret etmeye başladı. Proje kapsamında Mustafa-Şerife Kaçar çiftinin evlerini ziyaret eden heyet, Kaçar ailesine dini konuların yanı sıra alkol, sigara ve uyuşturucu gibi kötü alışkanlıkların zararlarına karşı da bilgi verdi. İl Müftüsü İsmail Canbolat, Aile İmamlığı projesinin, imamı yalnız camide namaz kıldırma, ezan okuma görevlisi değil, çevredeki insanların dertleriyle dertlenen, sıkıntılarını gidermeye çalışan ve onlarla ilgilenen görevliler olmalarını sağlamak açısından önemsediklerini belirtti. Canbolat, proje kapsamında din görevlilerinin sadece cemaatle değil, cami dışındaki insanlarla da ilgilendiğini ifade ettiğini vurguladı. Din görevlilerinin ev ev dolaşıp, vatandaşın sorunlarıyla yakından ilgilendiklerini belirten Canbolat, Arkadaşlarımız mahallede fakir varsa tespit etmeli, hasta varsa ziyaret edilmeli, cenaze varsa taziye ile ilgili görevler yerine getirilmeli, Kuran-ı Kerim okunmalı. Camiye gelmeye teşvik etmeli. Sırf camiye gelenlerle yetinip, cami dışındakileri ihmal edemeyiz ifadesini kullandı. İlçe Müftüsü Murat Demir de imamların artık sadece namaz kıldırmayacağını, bulundukları mahallenin sorunlarını dinleyip, aileleri acı ve tatlı günlerinde yalnız bırakmayacaklarını bildirdi. Amaçlarının İslam dinini en sağlıklı şekilde topluma anlatmak olduğuna dikkati çeken Demir, şunları kaydetti: Proje kapsamında çalmadık kapı bırakmayacağız. Gayemiz her vatandaşı evinde ziyaret edip birebir görüşmek ve dini birtakım meseleleri müzakere etmek. Varsa bir sorunları bunları oturup birlikte çözmek. Demir, ilçede uyuşturucu, sigara ve alkol gibi bağımlılık yapan maddelere karşı aileleri her fırsatta uyardıklarını belirterek, şöyle devam etti: Bu görevi sadece camilerle sınırlamıyoruz. Ev ziyaretleri veya okullarda anne, baba ve çocukları bilgilendiriyoruz. Uyuşturucuya bulaşan gençler çok zor kurtuluyor. Kimi intihar ediyor, kimi hastanelere düşüyor, kimi işe yaramaz hale geliyor. Bu illetle hep beraber mücadele edeceğiz. Ev sahibi Şerife Kaçar ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti, Keşke bütün devlet büyükleri bu şekilde vatandaşın halini sorsa, sorunlarıyla ilgilense sözleriyle dile getirdi.
Samanyolu Haber
Son Dakika
09.03.2011
AileİmamlığıuygulamasıbaşlatıldıAile İmamlığı uygulaması başlatıldı
Küçük'ün AK Parti'yi devirme planı
Samanyolu Haber
09.03.2011
12:03
Odatvde ele geçirildiği iddia edilen Gençlik Hareketleri konulu belgede AK Parti hükümetini devirmek için seçilen yol neydi?

Ergenekon soruşturması kapsamında Odatvde ele geçirildiği iddia edilen Gençlik Hareketleri konulu belgede AK Parti hükümetini yıpratmak amacıyla öğrencileri sokağa dökme planları da yer alıyor. Öğrenci olaylarının proje olarak bahsedildiği belgede, Odatv ekibinin Yalçın Küçük ile görüştüğü, Küçükün verdiği talimatları projeyi hazırlayanlara iletilmek üzere nota dönüştürdüğü görülüyor. Öğrenci eylemlerinin nasıl organize edileceğinin, hangi konulara dikkat edileceğinin tek tek anlatıldığı notlar, Küçükün bir süre önce basına sızan video kaydında öğrenci olaylarıyla ilgili söylediği ifadelerle birebir örtüşüyor. Kayıtta, öğrenci olaylarının küçümsenmemesi gerektiğini, yumurtalı protestoların hükümeti düşürebileceğini anlatan Küçük, yumurtalı protestoları 1960 darbesine zemin hazırlayan öğrenci olaylarına benzetiyordu. Küçük, bu kayıtlarda TSK için kendi ideolojik eksenimize çekmeye çalışıyoruz diyordu. Belgede anlatılanlar referandum öncesi cereyan eden öğrenci olaylarında da, Odatvnin de bağlı olduğu bir üst yapının etkisinin olduğunu gösteriyor. Ancak belgede de anlatıldığı gibi referandum öncesinde cereyan eden öğrenci olaylarından istenilen verimin alınamadığı vurgulanıyor. Bu sebeple belgede, yapılan hatalar ve öğrenci olaylarının alev-lendirilebilmesi için izlenecek yöntem detaylıca anlatılıyor. Odatvnin de içerisinde bulunduğu örgütlenme ile ilgili ipuçlarını veren belge içerisinde Türkiye Gençlik Birliği, Cumhuriyet Halk Partisi, Halkevleri ve YARSAVın rolü anlatılıyor. Belgede, Halkevlerini harekete geçirmede atıl kalmakla eleştirilen CHPye sitem ediliyor. Ergenekon algısının oluşmaması için TGBnin eylemlere katılmamasının istendiği belgede, YARSAVdan proje olarak bahsediliyor. ? Yalçın Hoca ile görüşüldü. Gençlik hareketleri ile ilgili denenmiş alternatifler konusundan hazırlıklar anlatıldı. Hoca önerilerini anlattı kısaca not aldık. Projeyi hazırlayanlara iletilmesini istiyor ? Sokaklar çok önemli. Gençliğin özellikle üniversite gençliğinin sokağa inmesi lazım. Doğru teşhis koymuşsunuz, geç bile kalındı diyor. Ara tedavide dikkatli olunmalı. Kemalist devrim ruhunun canlanması için birilerinin ayağa kalkması gerek. Altyapı eksik ama manipüle edilirse AKPyi çok zorlar. 60 öncesi tekrar incelenmeli diyor. İlk dalga çok önemli ? Sivil gölünüm şart. Kesinlikle açık verilmemeli. Kitleyi yönlendirecek çocuklar iyi belirlenmeli. Dernekler öncülük edebilir ama en önde bizzat üniversiteliler olmalı. Devrim şehitlerinin fotoğrafları kullanılmasın. İlk planda kalabalığa gerek yok. İlk dalga çok önemli. Fitil ateşlensin yeter. ? Referandum öncesi denendi ama çok ses getirmedi. Güçlü bir medya desteği gerekli. Bağcılara gidilip anlatılmalı. Onlar atarlarsa mutlaka ses getirir. ? Gençlik hareketleri iktidar karşıtı gösterilere dönüşmeli. AKPnin yıpratılması çok ciddi bir koz. İslami demokrasi olamayacağının ispatı olacak bu hareket. Tüm ülkeye yayılırsa anlam kazanır. Sol kesim uyarılmalı ? Odatv yakından izlemeli. İlk gösteriler ideolojik bir olaya dönüştürülmemeli. Bir hak arayışı olarak verilmeli. En önemli vurgu öğrencilerin maddi imkansızlıklarına yapılmalı. Sol kendiliğinden destek verir ama uyarılmalılar. ? ADDnin genel bir talimat vermemesi doğru. En güvenilir çocuklar derneklerin politikası değilmiş izlenimi vererek sokağı organize edebilirim Bu hamle derneklerinde elini güçlendirecek. ? CHP halkevlerinin bize yakın şubelerini harekete geçirmekte geç bile kaldı. Bunlar neden bu kadar atıl? Onlara da canlılık getirebilir. ? TGB olaylara katılmasın. Olayları Ergenekon organize ediyor diyecekler. Bu algı oluşmamalı. (Burası çok önemli uzun uzun anlattı.) Arka irtibatları sağlayabilir. Polisi şiddet kullanmaya zorlanmalı, tahrik edilmeli. Yakalanan her kare baancte kullanılmalı. Yayınlanacak bir şey bulunamıyorsa oluşturulmalı. ? YARSAV çok önemli, içerisinde bu kadar çok yüksek yargıç, yüksek mahkeme başkanı, başsavcı olan bir muhalif kuruluş daha yoktur, dünyada örneği yoktur, büyük bir projedir, büyük işler yapmıştır, AKP karşı devriminin kadrolaşma ayağını en fazla zorlamış yapıdır. Birlikte çalışmaya devam edilsin ki bu büyük güç arkamızda dursun. YARSAV iki ayrı katmanda ele alınmalı, temaslı olduğumuz yargı mensuplarının yer aldığı profesyonel yapı ve karşı devrimle mücadelede kullanılan yönetim kademeleri olarak. Kurulduğu günden bu yana yönetim kademelerinde bilinç, özveri, mücadele isteği hep yüksek oldu ancak tarihsel deneyim ve örgütlü mücadelenin stratejik konularında zayıflardı, yaşları, deneyimleri bakımından. Yönetim kademelerinin TGB ile temasları bu anlamda önem kazanıyor. Yönetim kademeleri ile TGBnin koordinesi aksamamalı.
Samanyolu Haber
Son Dakika
09.03.2011
KüçükünAKPartiyidevirmeplanıKüçükün AK Partiyi devirme planı
Büyük baş hayvanlarda aşılama dönemi başlıyor.
Samanyolu Haber
01.03.2011
12:44


İl Tarım Müdürlüklerine bağlı Hayvan Sağlığı Şubelerinde, 2011 yılı Hayvan Hastalıkları ile Mücadele Programı kapsamında il merkezleri ve ilçelerde 15 Şubat ? 30 Nisan tarihleri arasında ilkbahar dönemi şap aşılama kampanyası başlıyor. Kampanyada 2 aylıktan büyük tüm büyükbaş hayvanlar aşılanacak. Halk arasında dabak olarak da bilinen şap hastalığı bütün çift tırnaklı hayvanlarda rastlanan çok bulaşıcı, viral bir hastalık olduğu belirtiliyor. Ağızda, tırnakta ve memelerde yaralar oluşturan bu hastalık; süt veriminde yüzde 15, et veriminde yüzde 10 verim kaybına neden oluyor. Özellikle buzağı ve kuzular hastalığa son derece duyarlı, yüzde 80lere varan oranlarda ölümlere yol açabiliyor. Hastalıktan korunmak, yılda en az 2 defa (altı ay aralıklarla ilkbahar ve sonbaharda) aşılanması ile mümkün. Ayrıca hayvancılık işletmelerinde temizlik ve dezenfeksiyon gibi önlemlerin alınması gerekiyor. Dışarıdan yeni satın alınan hayvanlara şap aşısının yapılıp yapılmadığına dikkat edilmeli. 5996 sayılı Veteriner hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununun 4. maddesi gereğince yetiştiricilerin hayvanlarını aşılatmaları zorunlu tutuluyor. Aksine hareket edenlere hakkında 5 bin 385 TL idari para cezası uygulanacak. Ayrıca aşı uygulanmamış hayvanlara veteriner sağlık raporu düzenlenmeyeceği için il ve ilçe dışına sevkleri yapılamayacak, bu hayvanlar hayvancılık teşvik ve desteklerinden faydalanamayacak. Aşılama kampanyası il merkezlerinde Hayvan Sağlığı Şube Müdürlüklerince, ilçelerde ise Tarım İlçe Müdürlükleri tarafından yürütülecek. Aşı uygulaması ile birlikte işletmeler de güncellenecek ve işletmedeki her hayvanın pasaportu basılarak işletme sahibine teslim edilecek. Bundan sonra bütün sevk ve alım satım işlemlerinde hayvan sahibi hayvanın pasaportunu da ibraz edecek, pasaport olmadan işlem yapılmayacak. Bu yüzden yetiştiricilerin kampanya döneminde mutlaka aşı ve işletme güncellemelerini yaptırmaları gerekiyor. Üreticiler daha ayrıntılı bilgi almak için il ve ilçe tarım müdürlüklerine başvurabilecek.
Samanyolu Haber
Son Dakika
01.03.2011
BüyükbaşhayvanlardaaşılamadönemibaşlıyorBüyük baş hayvanlarda aşılama dönemi başlıyor
TÜSİAD Başkanı Boyner: Irak'a yatırımı artıracağız
Samanyolu Haber
05.06.2010
14:49
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Ümit Boyner, Kuzey Irakın hukuki ve siyasi ortamı ile yatırım durumunun kendileri için önemli olduğunu söyledi.

Boyner, Bu ülkenin bütünlüğü Türkiye için değerlidir. Kuzey Iraka görüşlerimizi sunmak için oluşturduğumuz bir çalışma grubumuz vardı. Biz, bu grubu devreye sokarak yatırımı arttıracağız. dedi. Resmi temaslarda bulunmak üzere Türkiyede bulunan Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Lideri Mesut Barzani İstanbulda patronlar kulübünün yönetimiyle buluştu. Barzani, bölgesel yönetimin Sanayi ve Ticaret Bakanı Sinan Çelebi ile birlikte Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Ümit Boynerle 1 saati aşan bir görüşme yaptı. Görüşme sonrası Barzani herhangi bir açıklama yapmazken, kameraların karşısına geçen ÜSİAD Başkanı Ümit Boyner ile bölgesel yönetimin bakanı Çelebi, ekonomik ve ticari ilişkileri ele aldıklarını söyledi. Toplantının olumlu bir atmosferde geçtiğini kaydeden Ümit Boyner, şöyle konuştu: Gündeme getirdiğimiz konular ikili ekonomik ve ticari ilişkilerin yoğunlaştırılmasıydı. Türkiye, kriz sürecinde kendisine farklı pazarlar aradı. Kuzey Irak ciddi bir potansiyel arz ediyordu. Bölgesel ticari ve siyasi ilişkilerimiz bağlamında Suriye güzel bir örnek teşkil ediyor. Bu ülkeyle ticari bağların artması bölgesel refaha önemli katkı yaptı. Kuzey Irak da ticari anlamda Türkiye için önemli. Boyner, Kuzey Irakın bölgesel artılarından söz ederken, Bölgede bir güvenlik sorunu var. Bu anlamda terörle mücadeleye devam edilmeli. Biz de görüşmede Türkiyenin ekonomik gelişiminin terörle mücadele süreciyle birlikte yürütmesi gerekliliğini muhataplarımıza anlattık. ifadelerini kullandı. Türkiye ile Kuzey Irak arasında ekonomik ilişkilerin olumlu bir seyir izlediğine işaret eden TÜSİAD Başkanı, potansiyeli arttırmak adına daha çok adım atılmasını ve daha çok icraata imza atılmasını istedi. Ümit Boyner, Bölgenin hukuki ve siyasi ortamı ile yatırım durumu bizler için önemlidir. Irakta yeni bir hükümet kurulacak. Bu ülkenin bütünlüğü Türkiye için değerlidir. Kuzey Iraka görüşlerimizi sunmak için oluşturduğumuz bir çalışma grubumuz vardı. Biz, bu grubu devreye sokarak yatırımı arttıracağız. açıklamasını yaptı. (CİHAN)
Samanyolu Haber
Son Dakika
05.06.2010
TÜSİADBaşkanıBoynerIrakayatırımıartıracağızTÜSİAD Başkanı Boyner Iraka yatırımı artıracağız
Dicle'nin 30 yıl hapsi isteniyor
Samanyolu Haber
13.04.2010
11:29
Terör örgütü propagandası yapmak ve terör örgütü adına suç işlemekten yargılanan kapatılan DEP eski Milletvekili Hatip Dicle için 30 yıla kadar hapis cezası istendi.

Diyarbakırdaki üç ayrı etkinlikte yaptığı konuşmalar nedeniyle hakkında dava açılan Diclenin yargılanmasına Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinde devam edildi. Dicle, bugünkü duruşmaya elleri kelepçelendiği gerekçesiyle katılmazken, avukatı Fethi Gümüş hazır bulundu. Duruşmanda savcı iki sayfalık esas hakkındaki mütalaasını mahkemeye sundu. Savcı, 1 Eylül 2009 tarihinde Dünya Barış Günü nedeniyle yapılan Onurlu bir barışa evet mitinginde sanığın, 29 Mart seçimlerinde Kürt özgürlük hareketi muhatabını ortaya çıkardı. Bu Sayın Öcalandır. Öcalan ve PKK ile diyalog geliştirmeden sorun çözülmez. Gerilla siyasal sürece dahil edilmeli dediğini hatırlattı. Diclenin 25-30 Eylül 2009da Mezopotamya Sosyal Formu tarafından gerçekleştirilen Ya özgürlük ya hiç etkinliğinde de konuştuğunu belirten savcı, sanığın burada da Kürt halkı onursuzca dayatmayı kabul etmedi. Binlerce evladını şehit verdi. Bugün de başkan Öcalanın stratejik önderliğinde dimdik ayakta ve direniyor. dediğini belirtti. Sanığın 19 Ekim 2009 günü Irakın kuzeyindeki PKKnın Kandil kampı ve Mahmur Mülteci Kampında gelen grubun karşılama töreninde Yıllardır bijî serok Apo sloganlarını atıyorsunuz. Attığınız sloganlarla Öcalanı önder olarak gösteriyorsunuz. Bir ada düşünün denizin ortasında ve orada yüce bir insan çağrı yapıyor. Çağrısıyla tüm dikkatler çekiliyor. İşte önder budur. Önder, barış umutlarının zayıflamaya başladığı bu dönemde barış umutlarını tekrar yeşertmektedir. Bu halk Abdullah Öcalan ile ne kadar övünse azdır. Gerilla alanından gelen grup şu an Haburda. Bu halkı Silopide Kürdistanın başkenti Amedde meydanları dolduruyor. şeklinde konuştuğunu kaydetti. Sanığın üç konuşmasında da PKK terör örgütü ve elebaşı Abdullah Öcalanın propagandasını yaptığı ve örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlediğini iddia eden savcı, Diclenin eylemine uyan Terörle Mücadele Kanununun 7/2 maddesinden üç kez, Türk Ceza Kanunu 314/2 maddesi uyarınca da bir kez cezalandırılmasını talep etti. Savcı, sanık Dicle hakkında 30 yıla kadar hapis cezası istedi. Sanık avukatı Fethi Gümüş, savcının mütalaasına karşı savunma yapmak için süre istedi. Mahkeme talebi yerinde bularak duruşmayı 18 Mayıs 2010 tarihine erteledi. Kapatılan DEP eski Milletvekili Hatip Dicle, 26 Aralık 2009 tarihinden bu yana KCK soruşturması kapsamında Diyarbakır D Tipi Cezaevinde tutuklu bulunuyor. CİHAN
Samanyolu Haber
Son Dakika
13.04.2010
Diclenin30yılhapsiisteniyorDiclenin 30 yıl hapsi isteniyor
Futbola 30'dan sonra sarıldım...
Samanyolu Haber
12.01.2010
02:02
Süper Ligin ilk yarısı sona erdiğinde gözler Beşiktaşın klas futbolcusu Yusuf Şimşeki arıyordu. Geçen sezon Siyah-Beyazlı takımın çifte kupayı müzesine götürürken tecrübeli oyuncunun katkısı unutulmayacak türdendi.

Kritik dakikalarda sorumluluk alarak adeta Siyah-Beyazlıları şaha kaldıran isim olmuştu 35 yaşındaki futbolcu. Yönetim ise çifte şampiyonlukta büyük pay sahibi olan Yusufun yarım devrelik sözleşmesini bir yıl daha uzatarak yıldız futbolcuyu ödüllendirmişti. Ancak çocukluğundan beri Beşiktaş sevgisini sürekli yüreğinde hisseden tecrübeli oyuncunun yeni sezon başlangıcı hiç de umduğu gibi olmadı. Sakatlıklar ve futbol dışı sorunlar bir türlü yakasını bırakmadı. Antalya kampında kendini toparlamaya çalışan Yusuf Şimşekle ligin ikinci yarısını ve beklentilerini konuştuk. Siyah-Beyazlı futbolcu, öncelikle kısa bir değerlendirme yapıp sonrasında da futbola dair düşüncelerini Zaman okurlarıyla paylaştı. Beşiktaştaki bir yıl, Yusufun gözüyle nasıl geçti? Ben geçen sezon devre arasında geldim. Mustafa hocanın çok ciddi bir isteği oldu. O dönemde iyi bir takımın içerisine geldiğimi daha ilk günden itibaren görmüştüm. Takım içindeki ortam benim kendimi göstermem için büyük bir fırsattı. Sonuçta iki kupa kazandık. Bunda da benim payım olduysa ne mutlu bana. Yeni sezon, senin ve Beşiktaş için pek iyi başlamadı... Sezona Fenerbahçe ile oynadığımız Süper Kupa finaliyle başladık. Takım olarak o maçta iyi oynadık ve mücadele ettik ancak skor olarak istediğimizi alamadık. Sonrasında ligde oynadığımız maçlar da istediğimiz gibi olmadı. Altı haftalık kötü bir dönem geçirdik. Sonrasında ise toparlanıp 8 haftalık bir seri yakaladık. Fakat son üç hafta yine kötü gitti. Yoksa sıralamadaki yerimiz farklı olurdu. Bir dönem Beşiktaş hedeften kopuyordu sanki... Dediğim gibi son üç haftaya kadar iyi toparladık. Ligin daha ortasındayız. Hiçbir şey için erken konuşmamak gerekiyor. Beşiktaş, geçen sezonki apoletlerini hâlâ omuzlarında taşıyor. Lig bitmeden o apoletleri kaybettiğimizi kimse düşünmesin. Apoletler omuzlarımızda ve kalması için de takım olarak büyük bir mücadele ortaya koyacağız. Eski Yusuf nerede? şeklindeki eleştiriler için ne diyorsun? Evet, ben de kabul ediyorum, geçen sezonki performansımı gösteremedim. Ancak bunun bazı nedenleri var. Sezon başı sakatlıklar yaşadım, bu nedenle dönüş süreci uzadı. Bazı sakatlık dışı sorunlar da yaşadım. Bir şekilde bunlar futbola yansıyor. Yusuf, burada ve ligin ikinci yarısında üzerine düşeni yapacak. Kafanda bir muhasebe yaptın mı? Ben kendi durumumun farkındayım ve bunu açık açık söyleyebiliyorum. İyi olduğumda da, kötü olduğumda da gizleyecek hiçbir şey yok. Her şey ortada. Şimdi toparlandım ve önümde kocaman bir 2. yarı var. Başarılı bir futbol için insanın kendisini iyi hissetmesi gerekiyor. Ben kendimi iyi hissediyorum ve ligin 2. yarısında herkese bunu göstereceğim. Eleştirilen değil övülen, alkışlanan, takımı için çaba gösteren, insanların hakkını verdiği bir Yusuf gelecek. Ayaklarımın gittiği yere kadar oynarım Yaşınla ilgili baskı oluşuyor mu? Futbolcu, oynayabildiği kadar, fizik gücünün yettiği noktaya kadar oynayabilmeli. Önümüzde Tugay Kerimoğlu gibi bir isim duruyor. Türkiyede kalsaydı bu kadar süre ile futbolun içinde olması zordu. Baskılar nedeniyle erkenden kopmak zorunda kalabilirdi. Tugay, bize uzun yıllar nasıl futbol oynanacağını gösterdi. Tugay gibi bir örnek dururken neden onun izinden gitmeyelim? Ben, İbrahim Üzülmez ve Rüştü ağabey, yaşlı oyuncu imajını kırmaya çalışıyoruz. Benim futbolla ilgili felsefem şu: Ayaklarımın gittiği yere kadar oynamaya çalışmak. Senin için futbol biraz da 30dan sonra başladı diyebilir miyiz? Evet, ben 30 yaşından sonra futboldaki olgunluğu gördüm. Beşiktaşla birlikte futbolumun daha verimli olduğunu, sonuca daha kolay etki ettiğimi oynayarak yaşadım. Bundan sonra Beşiktaşta olur, başka bir takımda olur benim için fark etmez. Ben yine bir yerlerde oynamaya devam edeceğim. Nasıl değişti futbola bakışın? Anadoluda da oynadım, büyük takımlarda da. Şunu gördüm; futbol ciddiye alınacak bir meslek ve bunun hakkını vermek gerekiyor. Özen göstermek ve çalışmak şart. 30 yaşından sonra tekrar büyük bir takıma geldim. Bu, kolay bir iş değil. Büyük takımlar kolay kolay böyle bir transferi yapmaz. Şimdi bütün birikimimi Beşiktaş için harcıyorum. Milli Takıma seçildim, şampiyonluklar yaşadım. Bence belli bir yaştan sonra bu tür özel durumları yaşayan biri takdir edilmeli. Şimdi bu sezon da benim için benzer başarıların olacağını düşünüyorum. Kendimi göstereceğimden hiç şüphem yok. Beşiktaşlı Yusuf olmak nasıl bir duygu? Büyük takımlarda oynamak her zaman zor olmuştur. Fenerbahçede oynadım ve bir dönem Fenerbahçeli Yusuf olarak da değerlendirildim. Anadolu takımlarında oynarken de beni sahiplendiler. Elimden gelenin en iyisini vermeye çalıştım çünkü. Oynadığım takımlarla bir şekilde iz bıraktığıma inanıyorum. Şimdi Beşiktaştayım ve herkes beni Beşiktaşlı
Samanyolu Haber
Son Dakika
12.01.2010
Futbola30dansonrasarıldımFutbola 30dan sonra sarıldım
Çiçek'in arkadaşından çarpıcı açıklama
Samanyolu Haber
09.11.2009
07:50
Kaos Planında imzası bulunan Albay Dursun Çiçekin mesai ve silah arkadaşı emekli Yarbay Şenol Özbek, çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Genelkurmay Bilgi Destek Daire Başkanlığında Çiçekle birlikte 2 yıl çalışan Özbek, Bu belge millete kurul-muş bir tuzaktır. Cuntacılığı da aşmıştır. Komitacılıktır, ahlaksızlıktır. dedi. Meçhul subayın belgenin aslını Ergenekon savcı-larına göndermesini de değerlendiren Özbek, bunun bir tek kişinin işi olmadığı kanaatinde: TSKnın içinde siyasete ve mil- let iradesine müdahalelere artık yeter diyen subaylar var. Bilgisi olan herkes tasfiye edilmeli. 1983 yılında teğmen rütbesiyle orduya katılan ve 2004 yılında kendi isteğiyle emekli olan Özbek, meslek hayatı boyunca, yurtiçi ve yurtdışında çeşitli birlik ve karargâhlarda komutanlık ve karargâh subayı olarak görev aldı. Şırnaktan sonra atandığı Ankara Genelkurmay Karargâhında, Türkiyede infiale yol açan belgenin altında imzası bulunan Albay Dursun Çiçek ile birlikte 2 yıl görev yaptı. Milli güvenlik ve psikolojik savaş konularında eğitimli olan Özbek, önemli yurtdışı görevlerde de TSKyı temsil etti. Aylardır Türkiyenin gündeminden düşmeyen belgeyle ilgili Zamanın sorularını cevaplayan Özbek, Ordu eliyle kimse millete karşı komplo kurmaya kalkışmamalı. diyor. TSKnın içinde uzun süredir siyasete ve millet iradesine yapılan müdahalelerden rahatsızlık duyan subaylar olduğunu dile getiren Özbek, son ihbar mektubunu da bu kapsamda değerlendiriyor. KOMUTA KADEMESİ CUNTADAN RAHATSIZ Ergenekon savcılarına ulaşan ihbar mektubundaki ayrıntılı bilgilere dikkat çeken Özbek, bir subayın tek başına tüm bu bilgilere sahip olamayacağını vurguluyor. Özbeke göre, komuta kademesinde üst rütbeli subaylar arasında da, yaşanılan olaylardan rahatsızlık duyanlar var. Ve bu subaylar da millet iradesine kurulan komplolara artık yeter diyor. Birçok subayın uzun süredir antidemokratik oluşumlardan rahatsızlık duyduğunu anlatan Özbek, son belgeyle birlikte bunun iyice arttığını dile getiriyor. MİLLETE KOMPLO HAZIRLIYORLAR Emekli Yarbay Özbek, Çiçekin çalıştığı Bilgi Destek Daire Başkanlığının daha önce Psikolojik Harekât Dairesi olarak çalıştığını belirtiyor. Bu tür dairelerin dünyanın tüm ordularında yer aldığını ve meşru olduğunu anlatıyor. Özbek, Asıl sorun, kendi milletine karşı komplo hazırlamaktır. Yoksa her ordunun ve her ülkenin hem bölücü teröre hem de diğer ülkelere karşı psikolojik harekât unsurlarına ihtiyacı vardır. değerlendirmesinde bulunuyor. Özbek, TSK dâhil herkesin, seçimle iş başına gelmiş iktidarlara saygı duymak zorunda olduğuna dikkat çekiyor. Emekli Yarbay Özbek, ordunun irticayla mücadele stratejisini de yanlış buluyor. Bu stratejinin milleti rahatsız ettiğini dile getiriyor. Özbek, Türk milleti irticayla mücadeleye bakış konusunda ordusuyla aynı düşünmüyor. Bu da maalesef orduyla milletin arasını açıyor. şeklinde konuşuyor. Türkiyede fırtına koparan belgenin altında Dursun Çiçekin imzasını gördüğünde şaşırdığını kaydeden Özbek, ortaya çıkan belgelerin ve yaşanan gelişmelerin de tüm orduya mal edilmesinin yanlış olacağının altını çiziyor. ZAMAN
Samanyolu Haber
Son Dakika
09.11.2009
ÇiçekinarkadaşındançarpıcıaçıklamaÇiçekin arkadaşından çarpıcı açıklama
Fena çuvalladılar !
Samanyolu Haber
25.10.2009
13:39
Millete ve hükümete kirli tezgâh belgesinin orijinalinin çıkması kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Taraf Gazetesinin belgeyi gündeme getirdiği dönemde konuyu adeta alaya alan bazı köşe yazarları bakın neler yazmıştı...

Taraf?ın ortaya çıkardığı darbe belgesinin ardından köşe yazarları birbirinden ilginç yazılara imza atmıştı. İşte o yazılardan bir demet: Demek ki Genelkurmay?daki subay, yazıcıya ?Darbe planı yapalım? dedi. Yazıcı ?Kaç kopya olsun komutanım?? diye sordu. Komutan ?Üç...? dedi: ?Biri avukat arkadaşa gidecek, birisi Taraf Gazetesi?ne, biri de zaten gizli...? Yazıcı selam çaktı, oturup yazdılar. Bitince subay komutana koştu: ?Komutanım adı ne olsun?..? ?Neyin?..? ?Darbenin... Yapmıyacak mıyız?..? ?Yapacaz...? ?Darbenin adı olsun ki, ne yaptığımızı bilelim...? Sonunda gizli şifreli, kimsenin anlayamayacağı bir isim buldular: ?AKP ve Fethullah Gülen?i bitirme planı...? Komutan sordu: ?Ne olduğu anlaşılıyor mu?..? Öbürü yanıtladı: ?Hayır komutanım, hiç anlaşılmıyor... Sanki başka bir şeyin şeyiymiş gibi belli bile değil...? Komutan sevindi: ?Şifreli ya...? İki gündür onu düşünüyorum; Genelkurmay?ın darbe planı herhangi bir avukatın bürosunda ne arıyor?.. Doğrusu belgenin başlığı da ilgimi çekiyor: ?AKP ve Fethullah Gülen?i bitirme planı...? Levazıma bulgur alımı emrini gördüğümüzde, iki gün ?LK-BAT?ın bizim akşam yiyeceğimiz bulgur pilavı ile ne ilgisi olduğunu düşünmüştük. Sonra anlamıştık ki ?Levazım Komutanlığına-Bulgur Alma Talimatı? yani; LK-BAT... Ama darbe planı bu kadar açık ve net: ?AKP ve Fethullah Gülen?i bitirme planı...? Neler oluyor sizce?.. Ergenekon davası, emekli paşalara ve sıradan insanlara gerekeni yaptı. Ama TSK içindeki rütbelilere uzanamadı... Bunun ön hazırlığı mıdır bu?.. Dilini tutamayan Bülent Arınç?ın halkın önünde daha geçen gün ?Sıra büyüklerinde...? demesinden tam on gün sonraya denk geliyor bu olanlar... Sıra büyüklerde mi?.. » Taraf, ?İrticayla Mücadele Eylem Planı? belgesini, ?AKP ve Gülen?i bitirme planı? başlığıyla manşetten yayımladı. » Genelkurmay İletişim Daire Başkanı Tuğgeneral Metin Gürak, ?İddianın tüm yönleriyle incelenmesi için Askeri Savcılığa derhal bir soruşturma emri verildi? dedi. » Başbakan Erdoğan, ?Demokratik bir ortamda AKP?ye karşı yapılan bu gayri hukuki sürece seyirci kalamayız. Gereken ne ise bunların hepsi yapılacaktır? sözleriyle hükümeti hedef alan eylem planına tepki gösterdi. » Ergenekon davasını yürüten savcılar, ?İrticayla Mücadele Eylem Planı? altında imzası bulunan Deniz Kurmay Kıdemli Albay Dursun Çiçek?i ifadeye çağırdı. » Askeri Savcılık belgeyi görmeden ?Belgenin, Genelkurmay Başkanlığı?nın herhangi bir biriminde hazırlanmadığına ilişkin kanaate varılmıştır? açıklaması yaptı. » Aynı gün ikinci bir açıklama yapan Genelkurmay Başkanlığı, ?Türk Silahlı Kuvvetleri, daha önce de ifade edildiği üzere, demokrasi ve hukuk devleti ilkeleri ile bağdaşmayan davranış ve düşüncelere sahip bulunan personelini bünyesinde barındıramaz? dedi. » AKP, eylem planıyla ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı?na suç duyurusunda bulundu. Başbakan Erdoğan olayın peşini bırakmayacaklarını söyledi. » Ankara?dan gelen askeri savcılar, İstanbul?da Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılarla görüştü. » Habertürk Televizyonu?nda Fatih Altaylı?ya konuşan CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ?Belge doğruysa Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ emekli mi edilmeli?? sorusunu ?Evet? yanıtını verdi. » Belgeyle ilgili Jandarma?nın yaptığı kriminal incelemenin sonuçları açıklandı. Jandarma, metindeki imza ile Albay Dursun Çiçek?in orijinal imzası arasında ?Benzerlik var? dedi. » Taraf, Albay Dursun Çiçek?in, askeri savcılıkta verdiği ifadede farklı bir imza örneği verdiğini belgeledi. Jandarma?dan sonra Emniyet de bengenin üzerindeki imzanın Albay Çiçek?in ?elinin mahsulü? olduğu sonucuna vardı. » Askeri savcılık, Albay Dursun Çiçek hakkında ?Belgenin hazırlanması ve herhangi bir kişiye verildiğine ilişkin şüpheli (Albay Çiçek) hakkında delil bulunmadığından, soruşturma konusu olay ve Çiçek ile ilgili itiraz yolu açık olmak üzere kovuşturmaya yer olmadığı? kararını verdi. » Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, kuvvet komutanlarıyla birlikte düzenlediği basın toplantısında eylem planı için ?kağıt parçası? dedi. Başbuğ, ?Eğer yeniden yargılama yapılacaksa bunu yine biz yaparız? ifadelerini kullandı. » Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılar tarafından ifadesi alındıktan sonra mahkemeye sevk edilen Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek tutuklandı. » Kurmay Albay Dursun Çiçek, tutuklanmasının üzerinden 24 saat geçmeden tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Komik bir manzara... Bir o kadar da içler acısı... Biri havaya bir fotokopi attı, bütün Türkiye, rüzgarda uçuşan kağıt parçasının peşinde koşuyor. Yakalamak için bir sürü insan kan ter içinde zıplayıp duruyor. Kiminin
Samanyolu Haber
Son Dakika
25.10.2009
FenaçuvalladılarFena çuvalladılar
Albay'ın akıl hocası Tolon
Samanyolu Haber
23.06.2009
12:54
Skandal belgenin tarihi 2003e dayanıyor. İşte Hurşit Tolonun isteği...

Ergenekon sanığı Tolon, 2003te Psikolojik Harp Dairesinden iktidarla mücadele eylem planı istedi. Tolonun önerileri, 5 yıl sonra Demokrasiye Müdahale Eylem Planı ile adeta hayata geçirildi. Demokrasiye Müdahale Eylem Planı tartışılırken, 2009da hazırlanan planın ana çerçevesini oluşturan Ergenekon sanığı emekli Orgeneral Hurşit Tolon imzalı 17 Haziran 2003 tarihli 10 sayfalık yeni bir andıç ortaya çıktı. Tolon, TSKya yönelik yıpratma kampanyasının iktidar partisi ve çevresi tarafından yapıldığını öne sürüp sistemli biçimde uygulanması için Psikolojik Harp Dairesi tarafından bir Eylem Planı hazırlanması gerektiğini anlatıyor. rgenekon savcıları tarafından delil klasörlerinden ayrılarak Genelkurmay Askeri Savcılığına gönderilen dosyada da yer alan andıçtaki Tolonun önerilenleri dikkat çekti. Ege Ordu Komutanlığından, Kara Kuvvetleri Komutanlığına gönderilen ve Genelkurmay Psikolojik Harekat Dairesi adres gösterilen Tolon imzalı andıçta yapılması istenenlerin, Psikolojik Harp Komutanı Albay Dursun Çiçekin hazırladığı iddia edilen Eylem Planında ayrıntılarıyla yer aldığı görüldü. olon andıçta, Psikolojik Harekat Dairesinin iktidar ve toplumla mücadele için Eylem Planı hazırlamasını önerirken, 2009 tarihli Demokrasiye Müdahale Eylem Planının Psikolojik Harp Dairesinin yeni adı olan Harekat Başkanlığı 3. Destek Şube Müdürlüğünde hazırlandığı iddia ediliyor. Tolon iktidarla mücadele için emekli bürokratlardan, hukukçulardan, politikacılardan, iş adamlarından ve gazetecilerden de istifade edilmesini istiyor. Skandal planda da yardım alınması planlanan kişyiler dost unsurlar olarak nitelendiriliyor. urşit Tolonun bir ordu komutanı olarak muhalefet partisi lideri ağzıyla yazdığı andıçtaki AK Parti ve Başbakan Erdoğan için yapılan nitelendirmeler de dikkat çekti. Andıçta Başbakan için ...İktidardaki parti liderinin geçmişte hiçbir yetkisi olmadığı halde tüccar danışmanıyla birlikte Türkiye Cumhuriyetini temsilen ABD Başkanı ve AB ülkelerinin liderleri ile kapalı kapılar ardında içeriği tam olarak açıklanmayan görüşmeler yaptığı da düşündürücü bir gerçektir deniliyor. rdoğanın Başbakanlık koltuğuna oturmasının hemen ardından hazırlanan andıçta AK Parti iktidarı için Gerçek niyetleri kesin olarak bilinmemekle beraber, devlet idaresinde dini esasları öne çıkaracak bir yönetim tarzını benimsediği düşünülen (...) kendilerine en büyük desteği verebilecek olan ABye üye olmayı en önemli hedef olarak gören mevcut iktidar tanımı yapılıyor. 3 Kasım seçimleri sonrasında, yurt içi ve dışından bazı kişi, kurum ve kuruluşlar tarafından Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bölünmez bütünlüğünün teminatı konumundaki TSKya yönelik sistemli, programlı ve kapsamlı yıpratma faaliyetlerininin bilinçli bir şekilde artırıldığı gözlemlenmektedir. # Yurt içinde TSKya yönelik yıpratma kampanyasının öncülüğü, çoğunluğunu 28 Şubat sürecinde iktidardan ayrılan ve müteakiben de kapıtalın siyasi partinin fiilen üyesi konumunda olanların oluşturduğu, iktidarda bulunan siyasi partinin Hükümet üyeleri ile Parlamentodaki mensupları tarafından yapılmaktadır. ürdürülen bu yıpratma programına karşı aktif olarak mücadele edilmeden, hattı etkiye tepki verir konumundan çıkılarak, tehdidin tamamıyla etkin hale gelmesine fırsat verilmeden, bertaraf edilmesine yönelik önlemler alınmadığı takdirde; TSKnin toplum nezdindeki itibarının korunması zorlaşacaktır. # Bu programlı faaliyetlere mutlaka dur denilmesinin zamanının geldiği, hatta geçmekte olduğu; bu tarzda ve ve aynı ivme ile devam etmesi durumunda, halkın silahlı kuvvetlere olan inancını ve güvenini kaybedeceği hususunun dikkate alınarak ivedi önlemler alınmasının gerektiği kıymetlendirilmektedir. SKnin ABye ve dine karşı olduğu teması işlenmek suretiyle yürütülen menfi propagandanın halkımız ve TSK mensupları üzerinde yaratabileceği olumsuz sonuçları bertaraf etmek amacıyla; Genelkurmay Psikolojik Harekat Dairesi ve MGK Genel Sekreterliği tarafından karşı tedbirleri içeren bir eylem planı hazırlanarak, sistemli bir şekilde uygulamaya konulmalı. # Resmi kanallar vasıtasıyla sürdürülecek mücadeleyi destekleyecek şekilde, TSKnin ve kamuoyunun güvenine mazhar olmuş, adı yolsuzluklara karışmamış, dürüst ve güvenilir kişiliği ile tanınan emekli bürokratlardan, devlet adamlarından, hukukçulardan, politikacılardan, iş adamlarından ve gazetecilerden de istifade edilmeli. yrıca Org. Tolon ile İrticayla Mücadele Eylem Planının altında imzası bulunduğu ortaya çıkan Albay Dursun Çiçek arasındaki bağlantıyı gösterir bir belge de ortaya çıktı. Baş tarafında Tolonun ismi bulunan belgenin altında yine Dursun Çiçekin ismi var. Kaynak: Star
Samanyolu Haber
Son Dakika
23.06.2009
AlbayınakılhocasıTolonAlbayın akıl hocası Tolon
CHP GÜNEYDOĞU'DA NE YAPABİLİR?
Samanyolu Haber
19.12.2008
07:44
CHP önümüzdeki mahalli seçimlerde beklenenin üstünde oy alabilir.

Ama bunu gerçekten istediğinin işaretlerini tam verebilmiş değil. CHP son seçimlerdeki performansıyla bir bölge partisi olmaya doğru gidiyordu.
Akdeniz ve Ege kıyı şeridine hapsolmuş görüntüsü veriyordu. Mahalli seçimlerde tabloyu değiştirmek zorunda. Bu mecburiyeti iki açıdan ele alabiliriz. Anamuhalefet partisinin, ülkenin bazı bölgelerinde yok hükmünde olması yakışıksız bir durum. CHPye de, demokrasi birikimimize de yakışmıyor. Çoğulcu demokrasi açısından baktığımızda mahzurlar daha büyüyor. Güneydoğulu seçmeni, AK Parti ile DTP açmazına mahkûm etmek yanlış. Seçeneklerin çokluğu demokrasi kalitesiyle doğru orantılı. CHP ve diğer partiler, halka çoktan seçme imkânını sunabilmeli.

CHP lideri Deniz Baykalın Eskişehir tartışılırken CNNTürkte söylediği sözler bu açıdan umut verici. Baykal, herhangi bir ilde aday çıkarmama lükslerinin bulunmadığını belirterek bu ihtimali başlamadan bitirdi. CHP bütün illerden aday gösterecek. Yasak savma kabilinde aday çıkarma CHP liderinin söz konusu beyanıyla çelişir. Anamuhalefet partisi yarışa gerçekten girmeli ve ülkenin her bölgesinde bulunduğuna dair ispat-ı vücutta bulunmalı. Güçlü adaylar tercih edilmeli ve adamakıllı kampanya yürütülmeli.

Zemin aslında CHPnin çıtayı yükseltmesine imkân veriyor. Hatırlayın, Baykalın bir önceki Kuzey Irak açılımı nasıl olumlu akisler bulmuştu? CHP lideri, Kasım 2007de bugünkü çarşaf açılımına benzer bir açılımla herkesi şaşırtmıştı. Baykal özetle şunları söylemişti: Kürt ve Arap 500 veya bin genci Kuzey Iraktan getirip okutalım. Bizi yaşayıp tanısınlar, iyi eğitim alsınlar. Bunlar ileride oranın yöneticisi olacak. Bölgeye düzenli olarak Kürtçe, Arapça, Türkçe yayın yapan radyo televizyon istasyonları kuralım. Ilısu Barajını tamamlayıp Iraka düzenli su sağlayalım. Haburun yanı sıra, Ortaköy Sınır Kapısını hemen açalım. Baykal açılımlarını şu kilit cümle ile bağlamıştı: Kuzey Irakla ilişkileri terörle mücadele düzlemi dışında da düşünmeliyiz. 1989da SHP döneminde hazırlanan Kürt raporunu da sahiplenen Baykalın, seçimler yaklaştığında revize edilmiş raporu gündeme taşıması bekleniyor. Gözden kaçan bir gerçek, çarşaf açılımı CHPnin bölgede işini kolaylaştıracak. Baykalın çarşaf açılımını savunurken ısrarla yöresellik vurgusu yapmasının tesadüf olmadığını düşünüyorum. Partinin il teşkilatları, genel merkezin Kürt meselesi ve başörtüsü konusundaki tavrının kendilerini zor durumda bıraktığını fısıldıyordu. Yakınlarından bile oy almakta zorlandıklarını dile getiriyorlardı. CHP lideri, çarşaf açılımı ve sonrasındaki kararlı duruşuyla yerel siyaset unsurlarının elini güçlendirdi.

Söz konusu adımlarla birlikte iyi adaylar CHPyi de Güneydoğuda yarışa sokar. Bu kadar kısa sürede toparlanıp önemli merkezlerde başkanlık kazanmak zor olabilir. Fakat yerel siyasette aktif olmanın diğer önemli adımı olan il genel meclislerine üye sokabilmek küçümsenmemeli. Ayrıca her oy Türkiye geneli yüzdeye katkı yapacağından başarı parametrelerinden birini oluşturacak.

CHP, buralarda başarı gösterebilir mi? sorusuna birçok göstergeye bakarak cevap verebiliriz. En basitinden PKKnın tepkisine bakınca CHPnin küçümsenmemesi gerektiğini düşünüyorum. Bilindiği gibi PKK, bölgeye gelen her yeni oyuncunun kendi alanını daralttığı gerçeğinden hareketle bu durumdan pek hoşnut değil. Risk olarak görmediği partilere tepkisiz kalırken, CHPyi de yakın takibe aldığı gözleniyor. Mış gibi yapmadan Güneydoğuda cidden seçime girmenin CHPye faydası beklediğinin ötesinde olur.
Samanyolu Haber
Son Dakika
19.12.2008
CHPGÜNEYDOĞUDANEYAPABİLİR?CHP GÜNEYDOĞUDA NE YAPABİLİR?
2001 gibi olmaması için birlikte mücadele edilmeli
Evrensel
27.09.2008
13:16
Metal işkolunda grup toplusözleşmeleri sürüyor. Fabrikalarda gündeme gelen uygulamalar ise 2001 krizinde yaşananları hatırlatıyor
Evrensel
İşçi Sendika
27.09.2008
2001gibiolmamasıiçinbirliktemücadeleedilmeli2001 gibi olmaması için birlikte mücadele edilmeli
2001 gibi olmaması için birlikte mücadele edilmeli
Evrensel
27.09.2008
13:15
Metal işkolunda grup toplusözleşmeleri sürüyor. Fabrikalarda gündeme gelen uygulamalar ise 2001 krizinde yaşananları hatırlatıyor
Evrensel
Ana Sayfa
27.09.2008
2001gibiolmamasıiçinbirliktemücadeleedilmeli2001 gibi olmaması için birlikte mücadele edilmeli
Ortak talepler için birlikte mücadele edilmeli
Evrensel
17.03.2008
12:28
Uzun yıllardan bu yana Türk-İş’e bağlı Türkiye Enerji, Su ve Gaz İşçileri Sendikası (TES-İŞ) Balıkesir şube başkanlığını yürüten ve son kongrede Türk-İş il temsilciliğine seçilen Feridun Yükselir ile Balıkesir’deki emek ve demokrasi mücadelesini konuştuk.
Evrensel
Güncel
17.03.2008
Ortaktalepleriçinbirliktemücadeleedilmeli Ortak talepler için birlikte mücadele edilmeli
Toplam "15" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti