Habergec.Com Aranan Kelimeler:bu yıl 50 bin kişiye iş Değerlendirme: 10 / 10 495955
habergec.com
24.05.2013 Cuma
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler

:: Gruplar
 

bu yıl 50 bin kişiye iş

Anadolu’da fırsatı gördü hedefi büyüttü
Türkiye Gazetesi
23.04.2012
02:19
> Tülay Dur - HATAYANADOLU’YA AÇILACAĞIZElectro World Genel Müdürü Bahadır Özbek, “Anadolu’da açmaya devam edeceğimiz yeni mağazalarımızla 2 bin 500 kişiye iş sağlayacağız” dedi.İngiliz Dixons Retail ve Esas Holding-ODESA iştiraki ile Türkiye’de 5’inci yılını dolduran Electro World, büyümesine de hız verdi. On gün önce 30’uncu mağazasını Hatay’da hizmete açan Electro World, 2012 yılında yüzde 50 büyümeyi hedefliyor. Bu yılın sonuna kadar 45 mağaza rakamına ulaşmayı planladıklarını belirten Electro World Genel Müdürü Bahadır Özbek, şöyle konuştu: “2011 yıl sonu rakamları itibariyle elektronik perakende sektörü Yunanistan’da yüzde 19.3, İspanya’da yüzde 16.5 oranında küçüldü. Türkiye elektronik perakende sektörü ise 2011 yılında 201 ...
Türkiye Gazetesi
Son Dakika
23.04.2012
Anadolu’dafırsatıgördühedefibüyüttüAnadolu’da fırsatı gördü hedefi büyüttü
1001'i buldu, her yıl 500 mağaza daha açacak
Zaman
22.06.2011
08:36
En hızlı büyüyen perakende zincirleri arasında devleri geride bırakarak BİMin ardından ikincilik koltuğuna oturan A101 rotasını belirledi. Üç yıl içinde mağaza sayısını 1001e yükselten firma bu rakamı yıl sonuna kadar 1200e çıkarmayı hedefliyor. A101in Üst Yöneticisi Erhan Bostan, 50 ilde faaliyet gösteriyoruz, 81 ile yayılarak bin kişiye daha iş imkânı sunacağız. dedi.
Zaman
En Çok Okunan
22.06.2011
1001ibulduheryıl500mağazadahaaçacak1001i buldu her yıl 500 mağaza daha açacak
1001'i buldu, her yıl 500 mağaza daha açacak
Zaman
22.06.2011
02:02
En hızlı büyüyen perakende zincirleri arasında devleri geride bırakarak BİMin ardından ikincilik koltuğuna oturan A101 rotasını belirledi. Üç yıl içinde mağaza sayısını 1001e yükselten firma bu rakamı yıl sonuna kadar 1200e çıkarmayı hedefliyor. A101in Üst Yöneticisi Erhan Bostan, 50 ilde faaliyet gösteriyoruz, 81 ile yayılarak bin kişiye daha iş imkânı sunacağız. dedi.
Zaman
Ekonomi
22.06.2011
1001ibulduheryıl500mağazadahaaçacak1001i buldu her yıl 500 mağaza daha açacak
Rusya ve Ukrayna'da 2 fabrika satın aldı
Samanyolu Haber
14.03.2011
10:03
Genel merkezi ve fabrikaları Kayseride bulunan Boydak Holding, ilk defa yurtdışında üretim tesisi alıyor.

Rusya ve Ukraynada 20 milyon dolara satın alınan mobilya fabrikalarına 5 yıl içinde 100 milyon dolarlık ilave bina ve makine yatırımıyla Bellona markasıyla üretim yapılacak. Holding, 2012de Kuzey Irakta da yerel bir ortakla yeni tesis inşa edecek. Ana iştigal alanı mobilyada dünya markası olma yolunda ilerleyen Boydak Holding, yurtdışı yatırımlarına hız verdi. Yurtdışında sadece satış mağazalarıyla değil üretim tesisleriyle de var olmak isteyen grup, Rusya ve Ukraynada iki ayrı mobilya fabrikası satın aldı. Kuzey ülkelerindeki büyüme potansiyelini değerlendirmek amacıyla alınan tesisler için Polonyalı Forte SAya 20 milyon dolar ödeme yapıldı. Satınalma, Boydak Dış Ticaret AŞ üzerinden gerçekleşti. Boydak Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Holdingin Üst Yöneticisi (CEO) Memduh Boydak, böylece bu bölgelere yapılan ihracat kanalında yaşanan zorlukları bertaraf etmenin kolaylaşacağını kaydetti. Holdingin en büyük rekabet avantajının üretim ve pazarlama konusundaki 50 yıllık birikim olduğunun altını çizen Memduh Boydak, 5 yıl içinde 60 milyon dolarlık ilave bina ve makine yatırımı yapacaklarını belirtti. Satın alınan fabrikalarda hâlihazırda panel mobilya üretimi yapılıyor. Yeni yatırımlarla yatak, kanepe ve oturma gruplarından oluşan döşeme mobilya ve ev tekstili imalatı yapılacak. Grubun hedefi 5 yılın sonunda 100 Milyon dolar satış büyüklüğüne ulaşarak 600 kişiye istihdam sağlamak. Bir sonraki aşamada Kuzey Irakla ilgili planlarının da olduğunu açıklayan Boydak, komşu ülkede yüzde 50-50 eşit ortaklık çerçevesinde üretim yapacaklarını ifade etti. 2012 içinde 500 kişiye istihdam sağlayarak faaliyete geçecek olan fabrika, Dohukta inşa edilecek. Bu tesisin 30 bin metrekare büyüklüğünde olduğu bilgisini veren Memduh Boydak, Şu anda Rusya, Ukrayna ve Irak olmak üzere üç ülkede faaliyete başlıyoruz. Burada olayları bir test edelim diyoruz. Sonrasında inşallah devam edeceğiz. Mobilya sektöründe alma, satma her türlü fırsata bakıyoruz. şeklinde konuştu. Boydak Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Boydak Dış Ticaret AŞ Genel Müdürü Murat Bozdağ da yeni alınan fabrikalarda 1 yıl için mevcut marka ile üretim yapacaklarını, daha sonra Bellona markasıyla devam edeceklerini bildirdi. Rusyaya daha önce distribütörlük vasıtasıyla 4-5 mağazayla girdiklerini, 1998deki krizde Rusya faaliyetlerini durdurduklarını hatırlatan Bozdağ, bu ülkede 2015e kadar 50 mağaza açacaklarını belirtti. Kuze Afrikadaki yatırımlarıyla ilgili de konuşan Bozdağ, Libyada 5 mağazamız var. Bir hafta öncesine kadar haber alabiliyorduk ama şu anda durumu bilmiyoruz. Mısırda 6 mağazamız var, onlarda hiçbir problem yok. Ancak Mısırda bayilik üzerine iki yeni mağaza yatırımımız vardı, durdurduk. diye konuştu. Mobilyadan kablo üretimine, demir-çelik ve finanstan enerji yatırımlarına kadar birçok alanda iş yapan Boydak Holding, 2010da 4,1 milyar lira gelir elde etti. Grup bünyesinde toplam 11 bin 500 kişiye istihdam sağladıklarını aktaran Memduh Boydak, bu yıl 500 kişiyi daha işe alacaklarını anlattı. 100e yakın ülkede mağazaları bulunduğunu, özellikle Fransa, Almanya, Hollandada yoğun mağaza açma faaliyetlerine giriştiklerini de sözlerine ekledi. Holding, 2010da 850 milyon lira ciro yapan HES Kabloyu 2011de halka açmayı planlıyor. Bu yıl enerjiye 200 milyon dolar ayırdık Boydak Holding, 2011 için toplam 300 milyon dolar toplam yatırım tutarı belirledi. Rusya ve Ukraynada aldığı 2 fabrika ile yatırıma başladıklarını belirten Memduh Boydak, 200 milyon doları enerji yatırımları için ayırdıklarına dikkat çekti. Enerjide fırsatlara bakacaklarını ifade eden Boydak, bu alandaki yatırımlarıyla ilgili, Özelleştirme İdaresinden sektörün dinamiklerini öğrenmek maksadı ile aldığımız 5,5 megavatlık bir yapı var. Enerjide toplamda 190 megavat büyüklüğünde bir yapımız bulunuyor. Hepsi de HES. Ama önümüzdeki zamanlarda bunları çeşitlendirmeyi düşünüyoruz. Rüzgâr, doğalgaz çevrim santrali gibi, hatta dağıtımda fırsatlar olursa onları da düşünüyoruz. şeklinde konuştu. Türkiyede değerlerin biraz havada uçuştuğunu söyleyen Boydak, burada son zamanlarda Türkiyenin güvenilir olması, siyasi istikrar ve devletin pazarlamayı çok iyi bilmesinin etkisine dikkati çekti. Holding, ayrıca 30 milyon dolarla Kayseride halı yatırımı yapıyor. 50 milyon dolarla Hes Kablo, Çelik Halata, 10 milyon dolarla da demir-çelik yatırımı planlıyor. Türkiye Finansta hâlâ yüzde 21,5 civarında hissesi olan grup, finasta kalmaya devam edecek. Üst Yönetici, İDOdan vaz mı geçtiniz? sorusuna da şu şekilde cevap verdi: Orada boyumuzu aşacak bir yapı var. Değerler gerçekten matematiğe pek uymuyor. Yönetim olarak daha iyi bildiğimiz işlerde yoğunlaşalım yönünde karar aldık. ZAMAN
Samanyolu Haber
Son Dakika
14.03.2011
RusyaveUkraynada2fabrikasatınaldıRusya ve Ukraynada 2 fabrika satın aldı
Türkiye, komşuların ticaret merkezi olacak
Samanyolu Haber
14.03.2011
09:50
İdol İnşaat tarafından 50 milyon Euro yatırımla Samsunda hayata geçirilecek Lovelet AVMnin temeli atıldı.

Temel atma töreninde konuşan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, projenin Karadeniz Bölgesindeki komşu ülkeleri de kente çekecek bir proje olduğunu söyledi. Arınç, 50 ülkeyle vizelerde kaldırıldı. Türkiyenin bu ve benzer yeni yatırımlarla komşu ülkelerin ticaret merkezi olmasını hedefliyoruz. Türkiyenin sokakları bu projelerle dolacak. Lovelet gibi aşkla alışverişe bağlanmanız dileğiyle. diye konuştu. İdol İnşaatın Samsundaki yatırımı Lovelet, Karadenizin en büyük outlet projesi. İdol İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Acıtaş, gelecek yıl mart ayında açılması planlanan Lovelet Ouetlet ile ilgili olarak şunları söyledi: 75 bin metrekare inşaat ve 40 bin metrekare kiralama alanına sahip Lovelet, ayda 900 bin kişiyi ağırlayacak. 1200 kişiye iş imkanı sağlayacak. Lovelet, 170 marka ve 225 bağımsız bölümden oluşacak. Farklı şehirlerde benzer konseptte AVM-Outlet zincirini hayata geçirmeyi hedeflediklerini dile getiren Acıtaş, bunların ilki olan Loveleti Samsunda açma sebebini şöyle açıkladı: 1,3 milyon nüfusuyla Karadenizin en yoğun nüfuslu ve kişi başı harcamada İzmitten sonra Türkiye ikincisi olan bir il. Orta ve Doğu Karadenizle birlikte Rusya, Gürcistan ve Türk cumhuriyetlerine açılan bir kapı. Günde 85 bin araç girişine sahip bir kent. ZAMAN
Samanyolu Haber
Son Dakika
14.03.2011
TürkiyekomşularınticaretmerkeziolacakTürkiye komşuların ticaret merkezi olacak
NT, 15 milyon kitap sattı aynı anda 9 mağaza açtı
Milli Gazete
13.03.2011
12:01
Türkiyenin önde gelen kitapevi ve kırtasiye zincirlerinden NT, 1.5 milyon lira yatırım yaparak aynı anda 9 yeni mağaza açtı ve 10 mağazanın da yenilemesini gerçekleştirdi. NT mağazaları ayrıca müşterilerine çekilişle 3 kişiye otomobil de hediye edecek. Türkiyenin önde gelen kitapevi ve kırtasiye zincirlerinden NT, 1.5 milyon lira yatırım yaparak aynı anda 9 yeni mağaza açtı ve 10 mağazanın da yenilemesini gerçekleştirdi. Erzurum mağazasının açılışında konuşan NT İcra Kurulu Üyesi Sedat Kocar kitap okuma oranının Avrupa ülkelerine göre çok düşük olduğu Türkiyede 15 milyon kitap satarak rekor kırdıklarını belirtti.  Yeni açılan mağazalarla 58 ilde 111, yurtdışında ise 7 ülkede 17 olmak üzere toplam 128 mağazaya ulaştıklarını bildiren Kocar, 50 bin nüfuslu her yerde şube açmayı planladıklarını söyledi. Kocar şöyle devam etti: Geçtiğimiz yıl açtığımız mağazalarımızla birlikte bin kişilik istihdam sağladık. Bu yıl sonu açılacak olan 26 yeni mağaza ile 2 milyon yatırım yaparak toplam 35 mağazaya ulaşarak 545 kişiye daha iş imkanı sağlayacağız. Türkiyenin ilk uluslararası kitapevi zincirleri olduklarını ifade eden Kocar, yurtiçi ve yurtdışında büyümelerini sürdürerek insanların daha çok kitap okumalarına katkı sağlayacaklarını sözlerine ekledi.Kocar, Türkiyedeki pazarla ilgili de bilgi vererek Kitap, gazete ve kırtasiye sektörü perakende sektörünün yüzde 1.2sini oluşturmakta olduğunu pazarın 2012 yılında 1.5 milyar yar dolara ulaşacağını ve büyüme oranının da yüzde 4.7 olacağının öngörüldüğünü ifade etti.... devamı
Milli Gazete
Ekonomi
13.03.2011
NT15milyonkitapsattıaynıanda9mağazaaçtıNT 15 milyon kitap sattı aynı anda 9 mağaza açtı
NT, 15 milyon kitap sattı aynı anda 9 mağaza açtı
Milli Gazete
13.03.2011
11:09
Türkiyenin önde gelen kitapevi ve kırtasiye zincirlerinden NT, 1.5 milyon lira yatırım yaparak aynı anda 9 yeni mağaza açtı ve 10 mağazanın da yenilemesini gerçekleştirdi. NT mağazaları ayrıca müşterilerine çekilişle 3 kişiye otomobil de hediye edecek. Türkiyenin önde gelen kitapevi ve kırtasiye zincirlerinden NT, 1.5 milyon lira yatırım yaparak aynı anda 9 yeni mağaza açtı ve 10 mağazanın da yenilemesini gerçekleştirdi. Erzurum mağazasının açılışında konuşan NT İcra Kurulu Üyesi Sedat Kocar kitap okuma oranının Avrupa ülkelerine göre çok düşük olduğu Türkiyede 15 milyon kitap satarak rekor kırdıklarını belirtti.  Yeni açılan mağazalarla 58 ilde 111, yurtdışında ise 7 ülkede 17 olmak üzere toplam 128 mağazaya ulaştıklarını bildiren Kocar, 50 bin nüfuslu her yerde şube açmayı planladıklarını söyledi. Kocar şöyle devam etti: Geçtiğimiz yıl açtığımız mağazalarımızla birlikte bin kişilik istihdam sağladık. Bu yıl sonu açılacak olan 26 yeni mağaza ile 2 milyon yatırım yaparak toplam 35 mağazaya ulaşarak 545 kişiye daha iş imkanı sağlayacağız. Türkiyenin ilk uluslararası kitapevi zincirleri olduklarını ifade eden Kocar, yurtiçi ve yurtdışında büyümelerini sürdürerek insanların daha çok kitap okumalarına katkı sağlayacaklarını sözlerine ekledi.Kocar, Türkiyedeki pazarla ilgili de bilgi vererek Kitap, gazete ve kırtasiye sektörü perakende sektörünün yüzde 1.2sini oluşturmakta olduğunu pazarın 2012 yılında 1.5 milyar yar dolara ulaşacağını ve büyüme oranının da yüzde 4.7 olacağının öngörüldüğünü ifade etti.... devamı
Milli Gazete
Son Dakika
13.03.2011
NT15milyonkitapsattıaynıanda9mağazaaçtıNT 15 milyon kitap sattı aynı anda 9 mağaza açtı
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: Gençlere iş bulmak zorundayız
Samanyolu Haber
10.03.2011
19:02


Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiyede her yıl 800 bin gencin istihdam nüfusuna katıldığını belirterek, Gençlere iş bulmak zorundayız. dedi. Meslek Edindirme Projesi ile yılda 200 bin kişiyi meslek sahibi yapacaklarını aktaran Hisarcıklıoğlu, Türkiyenin sorunu işsizlik değil, mesleksizliktir. Bunun da iki yolu var. Girişimci sayısını artırmak ve ekonomiyi yüzde 5in üzerinde büyümektir. diye konuştu. Samsun Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen Ekonomi Değerlendirme Toplantısına katılan Hisarcıklıoğlu, ülke, bölge ve kent ekonomisinin geldiği son durumu değerlendirdi. İllerdeki sanayici ve iş adamlarından 1 yıllık büyük hedefler koyup bunlara ulaşmak için seferber olmalarını tavsiye eden Hisarcıklıoğlu, başarının ve büyümenin temelinde hedef koymanın yattığını vurguladı. Türkiyenin koyduğu dünyanın en büyük 10. ekonomisi hedefine ulaşmaya az kaldığının altını çizen TOBB Başkanı, Dünyanın en büyük 16 ülkesinden birisi ve 12. sıradayız. Buna şükretmek lazım. En zengin 10 ülkeden birisi olmak istiyorsak ve hedefi yakalamak istiyorsak rakiplerimizi geçmek zorundayız. Bunları geçemezsek ilk 10a girmek hayal olur. Onun için de kendi kendimizi sorgulayacağız. dedi. BAŞKANIM HER İŞİ YAPARIM DİYOR Türkiyenin 8,9luk büyüme gerçekleştirmesinde özel sektör yatırımlarının yüzde 50 payı bulunduğunun altını çizen Rifat Hisarcıklıoğlu, Türk özel sektörünün büyük bir başarı hikayesi yazdığını vurguladı. Bürokratlardan ve iş adamlarından genç ve kadın girişimcilere sahip çıkılması ve desteklenmesini isteyen Hisarcıklıoğlu, TÜİKin rakamlarına göre Türkiyede işsiz sayısı 3 milyon. 2 milyon kişi de iş arama umudunu kaybetmiş, evinde oturuyor. Bir de her yıl 800 bin genç, istihdam nüfusuna katılıyor. Türkiyenin en büyük zorluğu bu. Gençlere iş bulmak zorundayız. Türkiyede bir ilki başlattık. Meslek edindirme projesi. Her yıl 200 bin kişiye meslek sahibi edindireceğiz. Ankarada olduğum için bakanından, milletvekilinden, eşten, dosttan, ahbaptan devamlı iş için adam geliyor. Geliyor adam üniversite mezunu, ne iş yaparsın diyorum, her işi yaparım diyor. Başkanım her işi yaparım diyor. Üniversite mezunu mesleği yok. Türkiyenin sorunu işsizlik değil, mesleksizliktir. Bunun da iki yolu var. Girişimci sayısını artırmak ve ekonomiyi yüzde 5in üzerinde büyümektir. diye konuştu. BUNDAN DAHA HAYIRLI BİR İŞ YOK Projeye büyük önem verdiklerini kaydeden Hisarcıklıoğlu, Bir tarafta işsizler ordusu, bir tarafta da mesleği olmayan insanlar. Bu kasamda bir ilki başlattık. Öncelikle insanlara okullarda meslek edindirecek, eğitim veriyoruz. 3 ay boyunca orada eğitim görecekler. Her gün de bizim işsizlik fonundan 15 TL cep harçlığı alacak, sigortası da başlamış olacak. Şuan bizim için en önemli proje bu. İnsanın en hayırlısı insanlara faydalı olandır. Bundan daha hayırlı bir iş yok. İşsiz adam her meslek sahibi oluyor, hem de çalışıyormuş gibi her gün 15 TL cep harçlığı alıyor. 3 aylık eğitimin ardından iş yerinde staj görüyor. 15 liraya almaya devam ediyor, sigortasını da devlet ödüyor. 6 ay bitti, sınıfı geçtiğinde istihdam ediliyor. şeklinde konuştu. TÜRKİYEDEN 3 SAATLİK UÇUŞLA NE ÜRETİRSEN ÜRET, SATIN ALACAK PAZAR VAR Anayasa Değişikliği Referandumu ile Ticaret, Borçlar ve Hukuk Muhakemeleri kanunlarının değişmesinin devrim niteliğinde olduğunu söyleyen Hisarcıklıoğlu, Perakende Kanununun değiştirilip Vergi İdari Reformunun mutlaka çıkarılmasını istediklerini bildirdi. Türkiyenin çevresindeki 3 saatlik uçuş mesafesinde olan ülkelerde 9.4 trilyon dolarlık pazar bulunduğunu hatırlatan TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, Ne iş yapacaksan yap ama bunu Samsun, Karadeniz merkezli yapma. Türkiyeden 3 saatlik uçuşla ne üretirsen üret, satın alacak pazar var. 9.4 trilyon lira. İtalya-Çin arasındaki en büyük sanayi devi olan ülke Türkiyedir. Bu alanların hepsi bizi bekliyor. Ne olur ne yaparsanız yapın 9.4 trilyon dolarlık pazara uygun yapın. ifadelerini kullandı. Konuşmasının ardından Hisarcıklıoğlu, 2009 yılında Türkiyenin en büyük ikinci 500 firması arasına giren firmalara, 2010 yılında en fazla ihracat yapan firmalara ve meslekte aynı kayıt altında 50 yılını doldurmuş iş adamlarına ödüllerini taktim etti.Ekonomi Değerlendirme Toplantısında Samsun Valisi Hüseyin Aksoy, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, CHP Samsun Milletvekili Suat Binici, Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz ile çok sayıda sanayici ve iş adamı da hazır bulundu.
Samanyolu Haber
Son Dakika
10.03.2011
TOBBBaşkanıHisarcıklıoğluGençlerebulmakzorundayızTOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu Gençlere iş bulmak zorundayız
Doğu'da iki günde üç çağrı merkezi açıldı
Samanyolu Haber
06.03.2011
10:11
Turkcell, Turk Telekom ve Aveanın Doğu ve Güneydoğu Anadoluda açtığı çağrı merkezleri şirketleri cesaretlendirdi.

Vodafone Türkiye Elazığda, Plus Telekom Bitliste ve Callpex de Bingölde açılan merkezlerde müşteri hizmeti vermeye başladı. Üç merkezde ilk etapta 700 kişi istihdam edilirken, iki yıl içinde söz konusu rakamın 4 bin 700e ulaşması bekleniyor. Her yıl yüzde 20 büyüyerek cirosunu 1,2 milyar liraya çıkaran çağrı merkezleri istihdam kapısı oldu. Bacasız fabrikalar gibi çalışan şirketler, geçen yıl 40 bin kişiyi işe aldı. Önümüzdeki 5 yılda ise 45 bin kişiye iş imkânı sağlanması planlanıyor. Hizmet sektörünün önem kazanması ile birlikte ortaya çıkan yeni iş kolu özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadoludaki işsizlerin yüzünü güldürüyor. Üniversite eğitimi almasına rağmen işe yerleştirilmeyen gençlere iki günde Elazığ, Bingöl ve Bitliste açılan çağrı merkezleri kucak açtı. Vodafone, Callpex ve Plus Telekom şirketleri tarafından açılan merkezler, iki yılda 4 bin 700 genci işe alacak. Üç merkezin de açılışı Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım tarafından gerçekleştirdi. Yıldırım Elazığ Vodafone Çağrı Merkezi açılışında artık fabrika kurmak için trilyonların yatırılması gerekmediğini, alın terinin yerini akıl terinin aldığını belirterek, Şimdi artık akıl teri para ediyor. dedi. 20 milyon TL yatırımla Elazığa kurulan Vodafone Elazığ Çağrı Merkezi, ilk yılda 250 kişi istihdam edecek. Ulaştırma Bakanı Yıldırım, merkezin uzun dönemde istihdam rakamını iki katına çıkarmayı hedeflediğini belirtti. Bakan, fabrika kurup iş bulmak için 50-60 bin lira para harcarken burada 5 bin liraya bir kişiye iş kurulabildiğini söyledi. Onun için de bundan sonra da Doğuya, Güneydoğuya sürekli bilişimle ilgili iş alanları açacağız, iş merkezleri açacağız. Daha bu alanda 1 milyon ihtiyacımız var. 1 milyon çalışana kadar gidebiliriz. Gelişmiş ülkelerde 100 kişiye bir çağrı merkezi sandalyesi düşüyor, bizde 2 bin kişiye bir tane düşüyor. Daha gidecek yolumuz çok. Şu anda 40 bine yaklaştı. Ama 1 milyona kadar yolu var. Bu istihdam alanlarında da Doğu ve Güneydoğuyu seçeceğiz. Önceliğimiz buralarda. diye konuşan Yıldırım, yapılan tüm işlerin ortada olduğunu belirterek, şöyle devam etti: Bundan sonraki görevimiz, istihdam alanlarını artırmak. Artık bahanemiz olamaz. Ulaşamıyoruz efendim, uçaklar çalışmıyor, yollar bozuk bu bahaneler bitti. Erişim yok, internet yok. Diyarbakırın Kınık mezrasındaydım. Orada okulda geniş bant internet açılışını yaptık. Eve gittik. O evde de İspanyadaki akrabasıyla hane halkından biri görüntülü telefon görüşmesi yaptı. 10 megabit saniye hız var. İstanbulda yok. Diyarbakırın Kınık mezrasında hızlı. Dokunur dokunmaz uçuyorsunuz. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkanı Serpil Timuray ise mobil iletişimin kalkınmada çok önemli bir lokomotif sektör olduğunu, dünyanın en büyük mobil iletişim şirketi olarak fırsat eşitliğine katkı sağlamak istediklerini söyledi. Şirket olarak ülkede bir taraftan data kullanımını toplumun her kesiminde yaygınlaştırmak için çalışırken bunun getirdiği operasyonel hizmetler aracılığıyla da ülke çapında sağladıkları istihdamla güçlü şekilde fırsat eşitliğine katkı sağladıklarını ifade eden Timuray, şunları söyledi: Vodafone Türkiye son iki yıldır müşteri memnuniyetine odaklı bir şekilde büyümektedir. Bu büyümenin doğal sonucu olarak da operasyonel hizmetlerimizde bir artış ihtiyacı doğmuştur. Bu noktada Sayın Bakanımızın desteğiyle bu artışı istihdamda ve kalkınmada öncelikli bölgelerde karşılamayı bir sosyal sorumluluk olarak görmekteyiz. Elazığ Çağrı Merkezimiz, bu anlayışımız ve sosyal sorumluluğumuzun bir göstergesidir. Timuray, merkezde 20 milyon liralık yatırımı planladıklarını, bu yıl 250 olacak olan istihdam sayısını büyümeye paralel olarak önümüzdeki dönemde iki misli artırmayı öngördüklerini kaydetti. Serpil Timuray, Elazığa yaptıkları merkez yatırımlarının diğer yatırımcıları daha fazla teşvik edeceğini umduğunu da sözlerine ekledi. Müşteri hizmetleri bulunan firmaların çağrı merkezi operasyonlarını yürütecek olan Plus Telekom, Doğunun işsizlik sorununun çözümüne destek verecek önemli bir yatırıma imza attı. Bitliste hizmete giren Doğu Çağrı Merkezi, ilk etapta 300 kişilik ekibi ile hizmete başladı. İlk müşterisi TTNet olan Plus Telekom, yakında farklı şirketlere de Doğu Çağrı Merkezinden hizmet sunmaya başlayacak. Bitliste kamu kuruluşları dışında en fazla personeli bünyesinde bulunduran çağrı merkezinin açılışında bilgi veren Plus Telekom Genel Müdürü Alper Diker; Yaklaşık 2 milyon TLye mal olan yatırım ile Bitlis ve ilçelerindeki halkımız için kurumsal bir firmada kendilerini geliştirebilecekleri yeni bir iş fırsatı sunmak istedik. dedi. 2010da işsizlik oranının en yüksek olduğu 3 ilden birisi olan Bitliste oldukça sınırlı çalışma imkânı bulunuyor. Plus Telekom, 1 yıl içinde bin, 2 yıl içinde üç bin kişiye iş imkânı sunarak bölgenin en büyük çağrı merkezi olmayı hedefliyor. Çağrı merkezinde görev alacak
Samanyolu Haber
Son Dakika
06.03.2011
DoğudaikigündeüççağrımerkeziaçıldıDoğuda iki günde üç çağrı merkezi açıldı
'Seçim öncesinde ekonomiyi yavaşlatıyoruz'
Samanyolu Haber
05.03.2011
15:22
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, seçim ekonomisi uygulamayacaklarını belirterek, İlk defa cumhuriyet tarihinde bir hükümet, ekonomide aşırı ısınma olmasın diye seçimlere 1-2 ay kala Merkez Bankası vasıtasıyla ekonomiyi yavaşlatmaya çalışıyor. dedi.

Sempozyuma katılmak için Kayseriye gelen Bakan Mehmet Şimşek, Vali Mevlüt Biliciyi ziyaret etti. Burada şehir hakkında bilgiler alan Şimşek, gazetecilerin sorularını cevapladı. 12 Haziran öncesinde iktidarın ne tür uygulamalara başvuracağının sorulması üzerine Maliye Bakanı Şimşek, seçim ekonomisi kesinlikle uygulamayacaklarını belirtti. AK Parti iktidarlarında seçim ekonomisi uygulanmadığını aktaran Mehmet Şimşek, şunları kaydetti: Bırakın seçim ekonomisi uygulamasını, ilk defa seçimlere giderken bütçe açıklarının patlamasını, ocak ayında bütçede genel dengede fazla vermiş ülkeyiz. Şubat ayındaki açıkta geçen yıla göre daha az olacaktır. Neden? Çünkü biz ülkenin uzun vadede geleceğini düşünüyoruz. Türkiyenin geleceği bütün menfaatlerin üzerindedir. Bizim kanaatimiz budur. Vazifemiz vatandaşa hizmettir. Ne kandıran ne de kandırılan oluruz. Onun için ekonominin temelleri sağlam. Bazı sıkıntılar var. Onlar dış dünyadan kaynaklanıyor. Bunu da aşacak güçteyiz. Doğrudur petrol fiyatları bugün 110-120 dolar seviyelerine kadar çıkmıştır. Bunun tabi ki Türkiye ye etkisi olacak. Cari açıkları artıracak. Büyümeyi aşağı çekiyor. Enflasyonu yukarı itecektir. Bunlar geçicidir. Ortadoğuda ki ülkelerde yaşanan gelişmeler bizim müteahhit firmaları olumsuz yönde etkiliyor. Bizim girişimcilerin daha az etkilenmesi adına gereken adımı atıyoruz. Attığımız ve atacağımız adımları kamuoyuyla paylaşıyoruz. Burada önemli olan Türkiyenin temelleri sağlam. Bizim seçim ekonomisine zaten ihtiyacımız yok. Hiçbir zamanda Ak Parti iktidarı seçim ekonomisi uygulamadı. Başbakanımızda söylediği gibi, biz ne bu krizin tuzağına düşmeyeceğiz, ne kandırılan nede kandıran olacağız. Her şey ne ise onu vatandaşımızı anlatacağız. Seçim öncesinde ve sonrasındaki ülke ekonomisi ile ilgili değerlendirmelerini sürdüren Bakan Şimşem, Seçimlerin ekonomiye bir etkisi olmayacak. Ama ekonominin seçime muhtemelen etkisi olacak. Özellikle seçim sonuçlarına dedi. Ekonomik anlamda performansın çok güçlü olduğuna vurgu yapan Şimşek, şöyle devam etti: Küresel krizden Türkiye bir nebze etkilendi ama kalıcı tahribat yaşanmadı. Önemli olan budur. Ak Parti döneminde Türkiyenin temelleri o kadar sağlamlaştırıldığı son 60 yılın en büyük ekonomik krizinde çok dayanıklılık gösterdi. Krizin ertesi yılında büyümede Avrupa rekorunu kırdık. Avrupanın muhtemelen 4 katı hızı ile büyüdük. Bu yılda öyle olacak. Batı Avrupa ile aradaki hızı kapatıyoruz. Enflasyon 1968 yılından bu yana yüzde 4 rakamlarını gördü. 4.2 oldu. Bu dünyada gıda fiyatlarında artış var, petrol fiyatlarında hızlı artış var ve bunlar bu aydan sonra enflasyona yansır. Ama çözülemez gibi görünen enflasyon rakamlarını tek haneye düşürdü. Biz düşük, tek haneli rakamlarda geri çekme adına daha da çaba içerisindeyiz. Petrol ve gıda fiyatlarında şok yaşanmasaydı daha da başarılı olurduk. Sonuçta bunlar geçicidir. Biz bunu da atlatacağız. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yaşanan küresel ekonomik krizde Avrupa ülkelerinin kamudan personel çıkarttığını, maaşları dondurduğunu ve vergileri artırdığını dile getirirken, Türkiyenin bu dönemde personel alımı yaptığını, vergi oranlarıyla oynamadığını dile getirdi. İstihdam da 1 milyon 300 bin kişiye iş imkanı sunduklarını anlatan Şimşek, sözlerine şöyle devam etti: Bunu yaparken, biz bazılarının oturtmaya yada vatandaşı kandırmaya çalıştığı modelle yapmadık. Biz istikrar sağladık. Faizler tek hane. Bütün illerimize teşvik verdik. Vatandaşımız ve müteşebbis ülkeye güveniyor ve o nedenle yatırım patlaması oldu. Özel sektör, esnafımız artık yıllık yüzde 5 faizle borçlanıyor. Eskiden aylık yüzde 5 idi. Şimdi hayvancılıkta Ziraat Bankası, 7 yıl sıfır faizli kredi veriyor. Rahat kredi bulunuyor. Dolar cinsinde yüzde 3 oranlarındayız. Biz doğru adımlarla vergileri artırmadan bunu yaptık. Geçen yol Avrupa ülkelerinde KDV oranlarını yüzde 25lere kadar çıktı. Gelir vergisi yüzde 50 oldu. Birçok ülkede vergi yükseldi. Türkiyede hiçbir vergide artırım ve yeni vergi gelmedi. Türkiye gerçekten kamu yatırımlarını en yüksek seviyeye çıkardı. Eğitim, sağlıkta, ulaştırmada yaptı. Avrupa yatırımları ötelerken, kamudan eleman çıkartırken, maaşları dondururken, azaltırken Türkiye bu dönemde ihtiyacı olan 40 bin öğretmen aldı. 23 bin hemşire ve doktor aldı. 20 bin polis aldı. Yargıya personel alındı. Güçlü konumdayız. Burada 2002 yılında partimizin yaptığı politika ve reformlarla oldu. Popülist bir söylemlerin içine girmedik. CİHAN
Samanyolu Haber
Son Dakika
05.03.2011
SeçimöncesindeekonomiyiyavaşlatıyoruzSeçim öncesinde ekonomiyi yavaşlatıyoruz
Osmanlı Çarşı'nın sayıları artıyor
Milli Gazete
26.02.2011
17:05
Tüketicilerin AVMlerde istedikleri sıcaklığı bulamadıklarını ifade eden Osmanlı Çarşı Yönetim Kurulu Başkanı Dündar Hocaoğlu, Sancaktepedeki ilk şubenin ardından 50 milyon liralık yatırımla Şirinevlerde ikinci şubeyi de açtıklarını, yıl sonuna kadar da 5 şubeye ulaşacaklarını açıkladı. İlk şubesini İstanbul Sancaktepede açan Osmanlı Çarşı, ikincisini, 50 milyon liralık yatırımla E-5 kenarında Şirinevlerde hayata geçirdi. Yıl sonuna kadar şube sayısını 5e çıkarmayı hedeflediklerini belirten Osmanlı Çarşı Yönetim Kurulu Başkanı Dündar Hocaoğlu, Bu süre içinde sektörde 10 bin kişiye istihdam ve iş ortamı oluşturmayı planlıyoruz. İnsanlar artık tek tip AVMlerden bıktı. Esnaf sıcaklığını, sohbetini görmek, eskiye özlemini gidermek istiyor. Osmanlı Çarşı da zaten bu yüzden var dedi.... devamı
Milli Gazete
Ekonomi
26.02.2011
OsmanlıÇarşınınsayılarıartıyorOsmanlı Çarşının sayıları artıyor
Bu yıl 50 bin kişiye iş
Milliyet
14.02.2011
07:09
Ekonomist Dergisi’nin bu haftaki sayısında yer alan haber araştırmasında, Türkiyenin bugün yaşadığı spesifik süreç nedeniyle özel sektörün hemen...


Milliyet
Ekonomi
14.02.2011
Buyıl50binkişiyeBu yıl 50 bin kişiye iş
06:39 Bu yıl 50 bin kişiye iş
Milliyet
14.02.2011
06:42
Ekonomist Dergisi’nin bu haftaki sayısında yer alan haber araştırmasında, Türkiyenin bugün yaşadığı spesifik süreç nedeniyle özel sektörün hemen...


Milliyet
Son Dakika
14.02.2011
0639Buyıl50binkişiye0639 Bu yıl 50 bin kişiye iş
Bu yıl 50 bin kişiye iş
NTV
14.02.2011
01:16

style=margin:0Bu yıl içerisinde özel sektörde 50 bin kişiye istihdam sağlanacak. Özellikle perakende, bankacılık, inşaat, telekomünikasyon, enerji, sağlık sektörlerinde alımların yoğun olması bekleniyor.


NTV
Güncel
14.02.2011
Buyıl50binkişiyeBu yıl 50 bin kişiye iş
Bu yıl 50 bin kişiye iş
NTV
14.02.2011
01:15

style=margin:0Bu yıl içerisinde özel sektörde 50 bin kişiye istihdam sağlanacak. Özellikle perakende, bankacılık, inşaat, telekomünikasyon, enerji, sağlık sektörlerinde alımların yoğun olması bekleniyor.


NTV
Ekonomi
14.02.2011
Buyıl50binkişiyeBu yıl 50 bin kişiye iş
Alışveriş şenliği, 50 bin gence iş verecek
Samanyolu Haber
11.02.2011
09:52
Perakendeciler, 18 Mart-26 Nisan tarihleri arasında İstanbulda gerçekleşecek 40 gün 40 gece alışveriş şenliği için çalışmaları hızlandırdı.

83 ülkede tanıtımı yapılan Shopping Festte 50 bin kişiye iş fırsatı çıktı. Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Derneği Başkanı Mehmet Nane, kestaneciden kokoreççiye, simitçiden sucuya her kesimin para kazanacağını söyledi. Amerika ve Avrupa başta olmak dünyanın birçok ülkesinde özellikle yılbaşı ve dinî bayramlarda düzenlenen alışveriş festivalinin bir benzeri Türkiyede başlıyor. 18 Mart-26 Nisan tarihleri arasında İstanbulda gerçekleştirilecek Shopping Fest (Alışveriş Festivali) ile tüketiciler 40 gün 40 gece doyasıya alışveriş yapacak. Mağazalar, gece 02.00ye kadar açık kalırken, etkinlik kapsamında 50 bin kişi de iş sahibi olacak. Perakendeciler festival çalışmalarını bir an önce tamamlamaları çağrısında bulunan Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Yılmaz Yılmaz, festival döneminde hem Türkiyenin hem de markaların tanıtımının yapılacağını söyledi. İstanbulu bölgede bir alışveriş ve eğlence merkezi haline getirmeyi hedefleyen İstanbul Shopping Fest için perakende sektörünün önde gelen isimleri çalışmalarına hız verdi. İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayında bir araya gelen sektör temsilcileri, etkinlikte gelinen son noktayı basın mensuplarına değerlendirdi. İstanbulda alışveriş merkezi (AVM) sayısının 93e yükseldiğini belirten Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Yılmaz Yılmaz, önümüzdeki dört beş yıl içinde bu sayının 140a yükseleceğini dile getirdi. İstanbulun hem çevre şehirler hem de komşu ülkeler için potansiyel bir alışveriş merkezi olduğunu aktaran Yılmaz, hedeflerinin, yapacakları çalışmalarla İstanbulu bir dünya markası haline getirmek olduğunu ifade etti. Bunun için perakendecilere büyük görevler düştüğünün altını çizen BMD Başkanı, Festivalin tanıtımına şimdiden başladık. Bunun için 83 ülkede tanıtım çalışmaları yapıyoruz. Ayrıca ünlü yıldızlarla da reklam yüzümüz olmaları konusunda anlaştık. Bu sayede İstanbula gelen turist sayısını artırmayı hedefliyoruz. dedi. Etkinliğin daha geniş kitlelere yayılması için de Facebookta bir sayfa açıldı. 20 bin üyeye şimdiden ulaşıldı. Festival sürecince AVM ve cadde mağazaları gece 23.00 ve 02.00ye kadar açık olacak. Yılmaz, bu sürede yaklaşık 40-50 bin kişinin istihdam edileceğini açıkladı. Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Derneği (AMPD) Başkanı Mehmet Nane de İstanbula yılda yaklaşık 7 milyon turist geldiğini, yapacakları etkinlikte bu sayıyı 10 milyona çıkarmak istediklerini dile getirdi. Etkinlikte kestanecisinden kokoreççisine, perakendecisinden AVM sahibine kadar her kesimin para kazanacağı bilgisini veren Nane, Bu turistler bir defaya mahsus gelmeyecek. Ayakları buraya alışacak. diye konuştu. ZAMAN
Samanyolu Haber
Son Dakika
11.02.2011
Alışverişşenliği50bingenceverecekAlışveriş şenliği 50 bin gence iş verecek
Alışveriş şenliği, 50 bin genci iş sahibi yapacak
Samanyolu Haber
11.02.2011
09:46
Perakendeciler, 18 Mart-26 Nisan tarihleri arasında İstanbulda gerçekleşecek 40 gün 40 gece alışveriş şenliği için çalışmaları hızlandırdı.

83 ülkede tanıtımı yapılan Shopping Festte 50 bin kişiye iş fırsatı çıktı. Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Derneği Başkanı Mehmet Nane, kestaneciden kokoreççiye, simitçiden sucuya her kesimin para kazanacağını söyledi. Amerika ve Avrupa başta olmak dünyanın birçok ülkesinde özellikle yılbaşı ve dinî bayramlarda düzenlenen alışveriş festivalinin bir benzeri Türkiyede başlıyor. 18 Mart-26 Nisan tarihleri arasında İstanbulda gerçekleştirilecek Shopping Fest (Alışveriş Festivali) ile tüketiciler 40 gün 40 gece doyasıya alışveriş yapacak. Mağazalar, gece 02.00ye kadar açık kalırken, etkinlik kapsamında 50 bin kişi de iş sahibi olacak. Perakendeciler festival çalışmalarını bir an önce tamamlamaları çağrısında bulunan Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Yılmaz Yılmaz, festival döneminde hem Türkiyenin hem de markaların tanıtımının yapılacağını söyledi. İstanbulu bölgede bir alışveriş ve eğlence merkezi haline getirmeyi hedefleyen İstanbul Shopping Fest için perakende sektörünün önde gelen isimleri çalışmalarına hız verdi. İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayında bir araya gelen sektör temsilcileri, etkinlikte gelinen son noktayı basın mensuplarına değerlendirdi. İstanbulda alışveriş merkezi (AVM) sayısının 93e yükseldiğini belirten Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Yılmaz Yılmaz, önümüzdeki dört beş yıl içinde bu sayının 140a yükseleceğini dile getirdi. İstanbulun hem çevre şehirler hem de komşu ülkeler için potansiyel bir alışveriş merkezi olduğunu aktaran Yılmaz, hedeflerinin, yapacakları çalışmalarla İstanbulu bir dünya markası haline getirmek olduğunu ifade etti. Bunun için perakendecilere büyük görevler düştüğünün altını çizen BMD Başkanı, Festivalin tanıtımına şimdiden başladık. Bunun için 83 ülkede tanıtım çalışmaları yapıyoruz. Ayrıca ünlü yıldızlarla da reklam yüzümüz olmaları konusunda anlaştık. Bu sayede İstanbula gelen turist sayısını artırmayı hedefliyoruz. dedi. Etkinliğin daha geniş kitlelere yayılması için de Facebookta bir sayfa açıldı. 20 bin üyeye şimdiden ulaşıldı. Festival sürecince AVM ve cadde mağazaları gece 23.00 ve 02.00ye kadar açık olacak. Yılmaz, bu sürede yaklaşık 40-50 bin kişinin istihdam edileceğini açıkladı. Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Derneği (AMPD) Başkanı Mehmet Nane de İstanbula yılda yaklaşık 7 milyon turist geldiğini, yapacakları etkinlikte bu sayıyı 10 milyona çıkarmak istediklerini dile getirdi. Etkinlikte kestanecisinden kokoreççisine, perakendecisinden AVM sahibine kadar her kesimin para kazanacağı bilgisini veren Nane, Bu turistler bir defaya mahsus gelmeyecek. Ayakları buraya alışacak. diye konuştu. ZAMAN
Samanyolu Haber
Son Dakika
11.02.2011
Alışverişşenliği50bingencisahibiyapacakAlışveriş şenliği 50 bin genci iş sahibi yapacak
Stajyer maaşını İşkur ödüyor
Samanyolu Haber
10.02.2011
15:17
İşkur İzmir İl Müdürü Süleyman Boyacıoğlu, işadamlarının devlet teşviklerinden yeteri kadar faydalanmadığını ifade etti.

Geçen yıl staj programları kapsamında İşbaşı Eğitiminden İzmirde sadece 61 işyerinin yararlandığını açıklayan Boyacıoğlu, programlara başvurulmasını istedi. Torbalı Ticaret Odası (TTO)nın şubat ayı olağan toplantısına misafir olan İşkur İl Müdürü, sağladıkları nitelikli işgücü desteğiyle ilgili olarak fabrika sahiplerini bilgilendirdi. Önemli konulara değinen Boyacıoğlu, 6 ay boyunca stajyerin maaşını ve sigortasını ödüyoruz. Bunun için de beş kişi çalıştıran her işyerine bir stajyer tahsis ediyoruz. İstihdam yapacağız deyin, biz uçarak gelelim. İşadamlarımızın işgücü piyasasından faydalanmasını istiyoruz. şeklinde konuştu. İşgücü piyasasının nitelikli insan gücü ihtiyacını karşılamak ve işsizlerin istihdam edilebilirliğini arttırmak amacıyla İşkur tarafından İşbaşı Eğitim Kursları düzenleniyor. Staj programları dahilinde en az lise düzeyindeki eğitim kurumlarından mezun olmuş genç işsizlerin, meslekî yeterliliklerini geliştirmesi amaçlanıyor. 6 ay süreyle uygulanacak kurs, en az beş çalışanı bulunan işyerlerinde açılıyor. Kursiyerlere her gün için verilen 15 lira ücret ve meslek hastalığı prim giderleri İşkur tarafından karşılanıyor. 2010 yılında bu programa İzmirdeki 96 işletmenin, 353 stajyer çalıştırmak için başvurduğunu söyleyen Süleyman Boyacıoğlu, Sadece 61 tanesinin başvurusu kabul edildi ve 257 kişi stajyer olarak çalıştırıldı. İzmir gibi bir yerde bu rakam oldukça düşük. Bu programlardan, bütün işadamlarımızın faydalanmasını, teşvik programlarını tanımalarını istiyoruz. Bu program sayesinde stajyerleri kalıcı istihdama döndürüyoruz. dedi. İşkurun parlayan bir yıldız olduğunu söyleyen Boyacıoğlu, kendini yenileyerek 2003 yılından itibaren çağdaş iş kurumları arasındaki yerini aldığını ve ülke genelinde 2 bin 800 personeli olduğunu kaydetti. Aynı şartlarda 80 milyon nüfuslu Almanyanın 120 bin çalışanı bulunduğunu aktaran Boyacıoğlu, Koltuğumuzun altında iki değil, altı tane karpuz taşıyoruz. diye konuştu. BELİRLEDİĞİNİZ KRİTERLERE GÖRE ELEMAN YETİŞTİRELİM İstihdam sağlanması, geliştirilmesi ve devam ettirilmesiyle birlikte iş imkânı sağlayan İşkur, nitelikli işgücü için büyük çaba sarf ediyor. Kalifiye eleman yetiştirmek için 2010 yılında 13,5 milyon lira harcandı. Türkiye genelinde geçen yıl 563 grup kurs açılırken toplam 7 bin 541 kişi katıldı. Kursiyerlerden 4 bin 471 kişi istihdam edildi. İzmirdeki kalifiye eleman sıkıntısını çözmek için büyük çaba sarf ettiklerini belirten İşkur İzmir İl Müdürü Süleyman Boyacıoğlu, Nitelikli eleman bulamadığınızda gelin, biz bulalım. Sizin belirlediğiniz kriterlere göre yetiştirelim ve adınıza çalışır hale getirelim. Bunları yaparken sizden para almıyoruz. Ayrıca eğitmen, araç gereç ve kursiyerlerin parasıyla sağlık sigortalarını da biz karşılıyoruz. Tek istediğimiz, kursta yüzde 50 istihdam garantisi sağlanması. dedi. İşadamlarının en çok yararlandığı teşviklerin başında Kısa Çalışma Ödeneğinin geldiğini ifade eden Boyacıoğlu, şunları söyledi: 2009 yılındaki ekonomik krizde en çok faydanılan fonların başında gelen Kısa Çalışma Ödeneğine, bugüne kadar 468 İzmir firması tarafından 28 bin 546 kişi için başvuruldu. Bunlardan 309 firmanın başvurusu kabul edilerek, 17 bin 472 kişiye ödeme kararı alındı. Bugüne kadar da 299 firmada 16 bir 154 kişiye ödeme yapıldı. (CİHAN)
Samanyolu Haber
Son Dakika
10.02.2011
StajyermaaşınıİşkurödüyorStajyer maaşını İşkur ödüyor
MİAD'ın 45. aylık toplantısı yapıldı
Samanyolu Haber
05.02.2011
19:12
Çalışma ve Soysal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer,Malatyalı İş Adamları Derneğinin (MİAD) Çalışma Yasasının İş Yaşamına Etkileri ve Yeni Değişiklikler konulu 45. Aylık Toplantısında konuşma yaptı.

Dinçer, Türkiyede sendikal hak ve özgürlüklerle ilgili ciddi sorunlar olduğunu belirterek, Bir şekilde hem işverenlerin hem de işçilerin örgütlenmelerini serbest bırakacağımız ve herkesin bu alanda serbestçe bir araya gelecekleri bir yapının kurulmasına ihtiyaç var dedi. Dinçer, geçen hafta Malatyada çeşitli incelemelerde bulunduğunu ve bu ilin girişimci bir il olduğunu tespit ettiğini söyledi. Çalışma hayatındaki sorunların başında istihdam meselesinin ve yüksek işsizlik oranının geldiğini belirten Dinçer, Türkiyenin işsizlik sorunu, öncelikli olarak yapısal bir sorun. Bu yapısal sorunu çözemedikçe Türkiyede işsizlik sorununu halletme imkanımız görülmüyor dedi. Ömer Dinçer, Türkiyenin 2009 yılı hariç, 2003ten bugüne kadar her yıl ortalama yüzde 6nın üzerinde büyüdüğünü ifade ederek, Bu dönem içerisinde kriz dönemi de dahil olmak üzere her yıl net istihdam sağlandı. 2009 yılını da dahil ettiğimiz zaman 2003-2010 yılları arasında ortalama her yıl 550-600 bin kişiye net istihdam sağladı bu ülke. 2009da kriz varken bütün ülkelerde istihdam azalıyor ve işsizlik artıyorken, bizde 83 bin kişilik net istihdam artışı sağlandı. 2010 yılındaki yüzde 8lik büyüme ile birlikte 953 bin insana istihdam sağladık şeklinde konuştu. Bunlara rağmen işsizliğin arttığını aktaran Dinçer, Nasıl oluyor da ekonomi büyüyor ve bu ekonomi istihdam da sağlıyor ama buna karşın işsizlik artıyor? Bunun iki temel sebebi var. Biri nüfusla izah edilebilecek boyutu, diğeri de çalışma hayatının niteliğiyle, katılığıyla alakalı konudur dedi. Her yıl yaklaşık 850 bin kişinin çalışabilir çağa geldiğini, 2017ye kadar genç nüfusun çalışma çağına gelme oranının artamaya devam edeceğini anlatan Dinçer, bu kişilerin yaklaşık yarısının çalışmak istediğini söyledi. Bakan Dinçer, Sadece istihdam oranını bir puan artıralım dersek, bu, yaklaşık 220 bin kişiye iş bulmamız demek dedi. Çalışma hayatının çok katı olması nedeniyle istihdam yaratılmış olmasına rağmen bunun çok yüksek oranlarda gerçekleşmediğini ifade eden Dinçer, şunları kaydetti: Ekonomik olarak yüzde 1 büyüdüğümüzde yaklaşık yüzde 0.5 istihdam yaratıyoruz. Başka bir ifadeyle yaklaşık 110-120 bin kişiye istihdam sağlıyoruz demektir. Ekonomimizi esnekleştiririz, çalışma hayatının işe giriş-çıkış maliyetlerini azaltır ve katılığını ortadan kaldırabilirsek, binde 5i binde 6ya çıkarmayı başarırsak, o zaman aynı ekonomik büyüme ile yaklaşık 40-50 bin kişiye daha fazla istihdam sağlama imkanımız olacak. Öncelikli olarak ekonomik büyümeyi sağlayacağız, sonra da çalışma hayatını esnekleştirerek, ekonomik büyümenin istihdam dostu nitelik kazanmasını temin edeceğiz. Aksi takdirde, işsizlik sorunu büyümeye devam edecek ve çok ciddi ve kronik bir sosyal problem haline dönüşecek. Bu 2017 yılına kadar da sürekli büyüyecek. Bakan Dinçer, Torba Tasarıda bu konuda düzenleme ve değişiklik yaptıklarını belirterek, bunları şöyle anlattı. Bunlar da yine sözleşmeli çalışanların sözleşmelerinin uzatılmasıyla alakalı. Evden çalışma, uzaktan çalışma, çağrı üzerine çalışma gibi birtakım çalışma saatleriyle ilgili düzenlemeleri bu torba kanunda yapıyoruz. Ayrıca kısa çalışma uygulamalarıyla ilgili eksiklikleri giderecek ve kısa çalışanların emeklilikleriyle ilgili düzenlemeleri yapan birtakım hükümler de yine torba kanunda yer alıyor. Esnekliği sağlayabilmek için işe giriş-çıkışlarla ilgili ve işe-giriş çıkış maliyetleriyle alakalı birtakım düzenlemeler yapmaya ihtiyaç var, bunun da farkındayız. Muhalefet bunu eleştirdi. İşçi sendikaları da esnek çalışma saatleriyle ilgili kamuoyuna yanlış bilgi verdi. -İSTİHDAMDA KAYIT DIŞILIK- Ömer Dinçer, Türkiyede istihdamda kayıt dışılık oranının yüzde 43,5 olduğuna dikkati çekerek, Türkiyede kayıt dışılığı 1 puan azaltığımızda 820 milyon lira ek kaynak sağlıyoruz. Öyleyse bizim süratle ulusal tasarruflarımızı artırmak ve kaynaklarımızı çoğaltmak için, toplum içerisinde ve çalışma hayatında da rekabeti rasyonel bir zemine oturtabilmek için mutlaka kayıt dışılık sorununu çözmemiz lazım. 2023 yılına kadar kayıt dışılık oranını yüzde 15in altına çekmeyi hedefliyoruz dedi. Kayıt dışılık konusunda işverenlerin hassasiyetinin giderek artmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Dinçer, ancak bunun yeterli olmadığını söyledi. Dinçer, istihdamın artırılması ve istihdam taleplerinin yaratılmasıyla ilgili teşvikler uyguladıklarını kaydederek, konuşmasını şöyle sürdürdü: Bu teşvikleri uygularken şiddetle eleştiriliyoruz. Aslında o teşvikler, kısmen kayıt dışılık ile mücadele için de yaptığımı
Samanyolu Haber
Son Dakika
05.02.2011
MİADın45aylıktoplantısıyapıldıMİADın 45 aylık toplantısı yapıldı
My House Otel, 1. kuruluş yıldönümünü kutladı
Samanyolu Haber
04.02.2011
12:47


Samsunda bir yıl önce faaliyete geçen My House Otel, 1. kuruluş yıldönümünü çalışanlarıyla pasta keserek kutladı. Çetinkaya Grup Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Çetinkaya, Samsun halkının desteği ile kısa sürede birçok ilklere imza attıklarını söyledi. Samsunda Çetinkaya Grup olarak uzun yıllar giyim sektöründe faaliyet gösterdikten sonra bir yıl önce otelcilik sektörüne giren Çenikkaya Grup, 1.yılını geride bıraktı. Çetinkaya Grup Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Çetinkaya, My House Otel olarak faaliyette bulundukları bir yıllık sürede yaklaşık 20 bin kişiyi konuk ettiklerini, ilk etapta hedeflerinin, otele 5 yıldızlı statü kazandırmak olduğunu kaydetti. 52 normal 2 suit toplam 54 oda ile faaliyetini sürdüren My House Otelin iş, sanat, sinema, siyaset, spor dünyasından bir çok ünlüyü ağırladığını hatırlatan Çetinkaya, Samsunda bir ilke imza atarak otelcilik faaliyeti ile yemek konusunu aynı kalitede sunmaya çalıştık. Şu anda 3 yıldızlıyız. Kısa bir süre içinde 4. yıldızı alacağız. İlk hedefimiz de oteli 5 yıldızlı hale getirmektir. dedi. Kısa zamanda bir çok konuda marka olduk diyen Çetinkaya, şöyle konuştu: Samsun halkına hizmet kalitemizi ispatladık. Karadenizin eşsiz pidelerini markalaştırıp, bünyemize yabancı mutfağı kazandırdık. Samsunda ilkler bazında bir çığır açtık. Burayı marka haline getiren Samsun halkı oldu. Kendilerine teşekkür ediyorum. Bu markalaşmada imzası bulunan çalışanlarımız ile 1. yılımızı mütevazi şekilde kutlamak istedik. Yaklaşık 50 kişiye istihdam kapısı açan My House Otel, 250 kişilik salonu ve bir çok ilkleri ile Samsunda sektörün markası olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.
Samanyolu Haber
Son Dakika
04.02.2011
MyHouseOtel1kuruluşyıldönümünükutladıMy House Otel 1 kuruluş yıldönümünü kutladı
Çağrı merkezlerinde büyük istihdam
Samanyolu Haber
25.01.2011
09:47
Her yıl yüzde 20 büyüyerek cirosunu 1,2 milyar liraya çıkaran çağrı merkezleri istihdam kapısı oldu.

Bacasız fabrikalar gibi çalışan şirketler, geçen yıl 40 bin kişiyi işe aldı. Önümüzdeki 5 yılda ise 45 bin kişiye iş imkânı sağlanması planlanıyor. Hizmet sektörünün önem kazanması ile birlikte ortaya çıkan yeni iş kolu çağrı merkezleri, istihdam deposu oldu. Müşteri memnuniyetinin teknolojik mekanları diye de tanımlanan merkezlerde geçen yıl 40 bin kişi işe alındı. Çağrı Merkezleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Bahadır Pekkan, bu rakamın 17 bin 600ünün hesaplanmayan istihdam olduğunu belirterek, Çağrı merkezi sektörü hızlı büyüme trendini 2010da da sürdürdü. dedi. Son 5 yılda sadece Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerindeki çağrı merkezleri için yapılan yatırımların 50 milyon TLyi bulduğunu belirten Pekkan, son 5 yılda sektöre yapılan toplam yatırımların da 250 milyon TL olarak gerçekleştiğini söyledi. Bu yatırımla, sektörün sağladığı istihdam 2 katına çıktı. Beş yıllık gelecekte sektörün hacim olarak yüzde 100ün üzerinde büyüme göstereceği, oluşturulan istihdamın da 40 bin seviyelerinden 85 binlere ulaşılacağı öngörülmektedir. diye konuştu. Büyümekte olan sektörde İstanbul, Ankara ve İzmir dışında, Anadolunun birçok ilindeki yatırımlar da artarak devam ediyor. Malatya, Sivas, Uşak, Erzurum, Erzincan, Bingöl, Gümüşhane, Afyonkarahisar, Karaman, Kayseri, Düzce, Antalya, Eskişehir bu şehirlerden bazıları. 8,5 milyon engelli vatandaşın bulunduğu Türkiyede çağrı merkezlerinde çalışanların da sayısının da artacağı öngörülüyor. Tempo İletişimin Afyonkarahi-sardaki çağrı merkezine bu ay sonuna kadar 200 yeni eleman katılacak. Böylece, Afyonkarahisarda çalışan sayısı 884e ulaşacak. Tempo İletişim İnsan Kaynakları Müdürü Okşan Algur, Bin kişilik bir kadroya doğru hızla ilerliyoruz. dedi. Ali Sabancı, Haluk Emiroğlu, Kemal Cılız ve Turgut Gürsoy ortaklığıyla 2008de kurulan Callpex 2010da yüzde 200 büyüyerek sektör ortalamasının üstünde bir büyüme ile yılı kapattı. Son iki yılda Türkiye genelinde yüzde 26 ila yüzde 26,5 civarında büyüyen çağrı merkezi sektörünün liderliğini koruyan Callpex, yenilikler yılı olarak tamamladığı 2010un ardından 2011de de büyümeye devam etmeyi hedefliyor. Telephone Doctor Türkiye, 2010da çağrı merkezlerine 861 gün eğitim verdi. Telephone Doctor Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Elvin Atay, 2011de ortalama 1.200 gün eğitim vermeyi hedeflediklerini söyledi. Sektörde irili ufaklı ortalama 900 firmanın çağrı merkezi olduğunu belirtiyor. Türk çağrı merkezi sektöründe eğitim seviyesinin en az lise mezunu olduğunu gördüklerini belirten Atay, Merkezler çalışanlar tarafından geçici iş olarak görülüyor. Örneğin banka çağrı merkezlerinde şubeye geçmek isteyenler çağrı merkezini basamak olarak kullanıyor. Ancak herkesin amacı aynı olduğundan zamanla umutsuzluk ve motivasyon kayıpları söz konusu oluyor. Öncelikle kişilerin mizaçlarına, strese dayanıklılığına, hedeflerine bakmak çok daha anlamlı olacaktır. tespitinde bulunuyor. ZAMAN
Samanyolu Haber
Son Dakika
25.01.2011
ÇağrımerkezlerindebüyükistihdamÇağrı merkezlerinde büyük istihdam
İşsiz sayısı düştü
Samanyolu Haber
18.01.2011
09:31
İşsizlikle ilgili olumlu haberler gelmeye devam ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre ekimde işsizlik oranı yüzde 11,2ye geriledi. İşsiz sayısı da geçen yıla göre 398 bin, geçen aya göre 33 bin kişi azaldı. Ekim ayında Türkiyedeki işsiz sayısı 2 milyon 901 bin kişi oldu. Geçen yıl ekim ayında işsiz sayısı 3 milyon 299 bin olarak gerçekleşmişti. Ekonomistler, mevsimsellikten arındırılmış verilerin de gerilemeye işaret ettiğini belirterek işsizlik oranının önümüzdeki aylarda daha da düşmesini bekliyor. Fortis Ekonomik Araştırmalar tarafından yayımlanan notta, Yılın 4. çeyreğinde ekonomik aktivitenin hız kazandığını düşünüyoruz. Bu doğrultuda, işsizlik oranındaki düşüşün sürmesini bekliyoruz. denildi. TÜİKin verilerine göre kentlerde işsizlik oranı 1,9 puanlık azalışla yüzde 13,6, kırsal yerlerde ise 1,8 puanlık azalışla yüzde 6,4e düştü. Genç nüfusta işsizlik oranı 2,7 puanlık azalışla yüzde 21,3e geriledi. Ekim döneminde istihdam edilenlerin sayısı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre 953 bin kişi arttı. Böylece toplam çalışan sayısı 22 milyon 972 bin kişiye ulaştı. Tarım sektöründe çalışan sayısı 353 bin kişi, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 600 bin kişi artış gösterdi. İşgücü hareketlerine göre bir yıllık dönemde 2 milyon 59 bin kişi işe yeni başladı veya iş değiştirdi. Bunun toplam istihdam içindeki oranı yüzde 9 oldu. Bu dönemde işe başlayan veya iş değiştirenlerin yüzde 18,9u sanayi, yüzde 36,9u hizmetler, yüzde 20,4ü inşaat, yüzde 23,8i ise tarım sektöründe yer aldı. İşsizlerin yüzde 31inin eş-dost vasıtasıyla iş aradığı belirlendi. İşsizlerin yüzde 86,9u daha önce bir işte çalışanlardan oluştu. Daha önce bir işte çalışmış olan işsizlerin yüzde 50,6sı hizmetler, yüzde 20,9u sanayi, yüzde 17,3ü inşaat, yüzde 8,1i tarım sektöründe istihdam edilmişti. İşsizlerin yüzde 3,2sinin ise 8 yıldan beri iş aradığı belirlendi. İşsizlerin yüzde 29unun çalıştığı iş geçici olup işi sona erenler, yüzde 15ini işten çıkarılanlar, yüzde 18ini kendi isteğiyle işten ayrılanlar, yüzde 6,9unu işyerini kapatan ve iflas edenler oluşturdu. İşgücünün eğitim ve yaş dağılımlarına bakıldığında toplam işgücünün yüzde 17,4ünü 15-24 yaş grubundakiler oluşturdu. Lise altı eğitimlilerde işgücüne katılma oranı erkekler için yüzde 69,7, kadınlar için yüzde 24,1 düzeyinde belirlendi. Yükseköğretim mezunu erkeklerde yüzde 84,8 olan işgücüne katılma oranı, kadınlarda yüzde 71,6 oldu. Ekim döneminde istihdam edilenlerin yüzde 25,7sinin tarım, yüzde 19,6sının sanayi, yüzde 6,6sının inşaat, yüzde 48,1inin ise hizmetler sektöründe olduğu belirlendi. 2009 yılının aynı dönemi ile karşılaştırıldığında, tarım sektörünün istihdam edilenler içindeki payının 0,5 puan, sanayi sektörünün payının 0,4 puan, inşaat sektörünün payının 0,1 puan arttığı, buna karşılık hizmetler sektörünün payının 1 puan azaldığı görüldü. Çalışanların yüzde 71,5ini erkek nüfus oluşturdu. İstihdamın yüzde 59,2si lise altı eğitimlilerden, yüzde 61,2si ücretli, maaşlı veya yevmiyeli, yüzde 25,1i kendi hesabına veya işveren, yüzde 13,7si ise ücretsiz aile işçilerinden oluştu. İstihdam edilenlerin yüzde 59,1inin 10 kişiden az çalışanı olan işyerlerinde çalıştığı saptanırken, yüzde 2,6sının ek bir işi olduğu, yüzde 2,6sının mevcut işini değiştirmek için veya mevcut işine ek olarak bir iş aradığı belirlendi. Ücretli olarak çalışanların yüzde 87,9unun sürekli bir işte çalıştığı gözlendi. Yaptığı işten ötürü herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna kayıtlı olmadan çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1 puanlık azalışla yüzde 43,5 olarak gerçekleşti. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2010 yılı bütçe rakamlarını açıkladığı basın toplantısının ardından gazetecilerin, işsizlik oranına ilişkin sorularını cevapladı. Yüzde 11,2lik işsizlik oranının yüksek olduğunu ama işsizliğin daha da kalıcı bir şekilde azaltılması için çok ciddi aktif işgücü politikalarını uygulamaya koyduklarını ve kaynak ayırdıklarını anlatan Bakan Şimşek, bu konudaki çalışmaları da devam ettireceklerini sözlerine ekledi.
Samanyolu Haber
Son Dakika
18.01.2011
İşsizsayısıdüştüİşsiz sayısı düştü
İşsiz sayısı geçen yıla göre 398 bin kişi azaldı
Samanyolu Haber
18.01.2011
09:25
İşsizlikle ilgili olumlu haberler gelmeye devam ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre ekimde işsizlik oranı yüzde 11,2ye geriledi. İşsiz sayısı da geçen yıla göre 398 bin, geçen aya göre 33 bin kişi azaldı. Ekim ayında Türkiyedeki işsiz sayısı 2 milyon 901 bin kişi oldu. Geçen yıl ekim ayında işsiz sayısı 3 milyon 299 bin olarak gerçekleşmişti. Ekonomistler, mevsimsellikten arındırılmış verilerin de gerilemeye işaret ettiğini belirterek işsizlik oranının önümüzdeki aylarda daha da düşmesini bekliyor. Fortis Ekonomik Araştırmalar tarafından yayımlanan notta, Yılın 4. çeyreğinde ekonomik aktivitenin hız kazandığını düşünüyoruz. Bu doğrultuda, işsizlik oranındaki düşüşün sürmesini bekliyoruz. denildi. TÜİKin verilerine göre kentlerde işsizlik oranı 1,9 puanlık azalışla yüzde 13,6, kırsal yerlerde ise 1,8 puanlık azalışla yüzde 6,4e düştü. Genç nüfusta işsizlik oranı 2,7 puanlık azalışla yüzde 21,3e geriledi. Ekim döneminde istihdam edilenlerin sayısı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre 953 bin kişi arttı. Böylece toplam çalışan sayısı 22 milyon 972 bin kişiye ulaştı. Tarım sektöründe çalışan sayısı 353 bin kişi, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 600 bin kişi artış gösterdi. İşgücü hareketlerine göre bir yıllık dönemde 2 milyon 59 bin kişi işe yeni başladı veya iş değiştirdi. Bunun toplam istihdam içindeki oranı yüzde 9 oldu. Bu dönemde işe başlayan veya iş değiştirenlerin yüzde 18,9u sanayi, yüzde 36,9u hizmetler, yüzde 20,4ü inşaat, yüzde 23,8i ise tarım sektöründe yer aldı. İşsizlerin yüzde 31inin eş-dost vasıtasıyla iş aradığı belirlendi. İşsizlerin yüzde 86,9u daha önce bir işte çalışanlardan oluştu. Daha önce bir işte çalışmış olan işsizlerin yüzde 50,6sı hizmetler, yüzde 20,9u sanayi, yüzde 17,3ü inşaat, yüzde 8,1i tarım sektöründe istihdam edilmişti. İşsizlerin yüzde 3,2sinin ise 8 yıldan beri iş aradığı belirlendi. İşsizlerin yüzde 29unun çalıştığı iş geçici olup işi sona erenler, yüzde 15ini işten çıkarılanlar, yüzde 18ini kendi isteğiyle işten ayrılanlar, yüzde 6,9unu işyerini kapatan ve iflas edenler oluşturdu. İşgücünün eğitim ve yaş dağılımlarına bakıldığında toplam işgücünün yüzde 17,4ünü 15-24 yaş grubundakiler oluşturdu. Lise altı eğitimlilerde işgücüne katılma oranı erkekler için yüzde 69,7, kadınlar için yüzde 24,1 düzeyinde belirlendi. Yükseköğretim mezunu erkeklerde yüzde 84,8 olan işgücüne katılma oranı, kadınlarda yüzde 71,6 oldu. Ekim döneminde istihdam edilenlerin yüzde 25,7sinin tarım, yüzde 19,6sının sanayi, yüzde 6,6sının inşaat, yüzde 48,1inin ise hizmetler sektöründe olduğu belirlendi. 2009 yılının aynı dönemi ile karşılaştırıldığında, tarım sektörünün istihdam edilenler içindeki payının 0,5 puan, sanayi sektörünün payının 0,4 puan, inşaat sektörünün payının 0,1 puan arttığı, buna karşılık hizmetler sektörünün payının 1 puan azaldığı görüldü. Çalışanların yüzde 71,5ini erkek nüfus oluşturdu. İstihdamın yüzde 59,2si lise altı eğitimlilerden, yüzde 61,2si ücretli, maaşlı veya yevmiyeli, yüzde 25,1i kendi hesabına veya işveren, yüzde 13,7si ise ücretsiz aile işçilerinden oluştu. İstihdam edilenlerin yüzde 59,1inin 10 kişiden az çalışanı olan işyerlerinde çalıştığı saptanırken, yüzde 2,6sının ek bir işi olduğu, yüzde 2,6sının mevcut işini değiştirmek için veya mevcut işine ek olarak bir iş aradığı belirlendi. Ücretli olarak çalışanların yüzde 87,9unun sürekli bir işte çalıştığı gözlendi. Yaptığı işten ötürü herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna kayıtlı olmadan çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1 puanlık azalışla yüzde 43,5 olarak gerçekleşti. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2010 yılı bütçe rakamlarını açıkladığı basın toplantısının ardından gazetecilerin, işsizlik oranına ilişkin sorularını cevapladı. Yüzde 11,2lik işsizlik oranının yüksek olduğunu ama işsizliğin daha da kalıcı bir şekilde azaltılması için çok ciddi aktif işgücü politikalarını uygulamaya koyduklarını ve kaynak ayırdıklarını anlatan Bakan Şimşek, bu konudaki çalışmaları da devam ettireceklerini sözlerine ekledi.
Samanyolu Haber
Son Dakika
18.01.2011
İşsizsayısıgeçenyılagöre398binkişiazaldıİşsiz sayısı geçen yıla göre 398 bin kişi azaldı
Havuç üreticisi sıkıntılı günler geçiriyor
Samanyolu Haber
14.01.2011
11:44


Türkiyenin üç önemli havuç üretim merkezlerinden biri olan Hatayın Kırıkhan ilçesinde Aralık ayında başlayan havuç hasatı devam ediyor. Bu yıl rekoltenin geçen yıla oranla başa baş geleceğini düşünen havuç üreticilerinin en büyük sıkıntısı devletten destek görememeleri. Havuç üretim merkezi olarak bilinen Hatayın Kırıkhan ilçesinde üretilen havuçlar, Romanya, Bulgaristan, Ukrayna, Rusya ve Azerbeycan başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesine ihraç edilirken ayrıca iç piyasadaki talepleri de karşılıyor. Kırıkhanda yaklaşık 15 bin dönüm araziye ekili havuç hasadının 7 aya yakın süreceğini belirten Tarım İlçe Müdürü Ali Temizkan, ilçelerinde yoğun olarak havuç üretimi yapıldığını söyledi. Kırıkhanda üretilen havuçların bölgenin iklim yapısı ve toprak özelliklerine bağlı olarak renk, hoş koku ve lezzet açısından daha kaliteli olduğunu ifade eden Temizkan, Kırıkhanda üretilen havuçların başta Romanya, Bulgaristan, Ukrayna, Rusya ve Azerbaycan başta olmak üzere İtalya, Sırbistan, Gürcistan, Kazakistan, Moldova, Suudi Arabistan gibi birçok ülkeye ihraç edildiğini belirtti. Kırıkhanın, Ankara Beypazarı ve Konya ile birlikte Türkiyenin üç önemli havuç üretim merkezinden biri olduğunu vurgulayan Temizkan, Geçen yıl ilçemizden dünyanın 10u aşkın ülkesine 20 bin tona yakın havuç ihracatı gerçekleştirildi. Bu yıl ilçemizde 15 bin dönüm araziye havuç ekimi yapıldı. Aralık ayında başlayan Havuç hasadının sonunda 75 bin ton havuç bekliyoruz. Özellikle Romanya ve Bulgaristan her yıl Hataydan havuç ithal ediyor. Bizden aldıkları havuçları AB ülkelerine pazarlıyorlar. dedi. Yıllardır Kırıkhanda havuç üretimi yaparak ihraç eden Kayalar Tarım Ürünleri şirketinin ortaklarından Hikmet Kaya, devlettin kendilerine destekleme primi vermemesinden yakındı. Türkiyenin havuç üretim merkezlerinden biri olan Kırıkhanda havuç üretiminin 150 bin tondan 75 bin tona düştüğünü belirten Kaya, Bunun en büyük nedenlerinden biri de her pazarda karşımıza çıkan Polonya ve Hollanda gibi ülkelerle rekabet edemememiz. Renk, aroma ve lezzet bakımından Avrupanın en iyi havucunu yetiştirmemize rağmen ürettiğimiz havucu bu iki ülkenin verdiği fiyatın altında pazarlamak zorunda kalıyoruz diye konuştu. Kırıkhanda 10u büyük olmak üzere irili ufaklı 50ye yakın havuç paketleme işletmesinin bulunduğuna da dikkat çeken Kaya, Tarımda ölü aylar olarak bilinen Ekim ile Şubat ayları arasında havuç sayesinde ilçe tarımında büyük bir canlılık yaşanıyor. 10 büyük işletmenin her biri 150-200 tarım işçisi istihdam ediliyor ve bu işçilerin çoğu çevre illerden ilimize gelip iş buluyor. İşin en can alıcı noktası da bu. Bizler tarımın ölü aylarında bin 500 kişiye iş imkanı sağlarken, devlet bizden desteğini esirgiyor. Bugün bir narenciye üreticisine ton başına 75 ila 100 dolar arasında desteleme verilirken bizlere verilmiyor. Biz üreticiler ülkeye döviz girdisi sağlıyoruz. Devletimizden çok şeyde istemiyoruz. Bize ton başına 50 dolar destekleme verse ülkeye döviz girdisi artacak. Daha çok işçiyi istihdam edeceğiz. Kar direk üreticiye yansıyacak ve dış ülkelerle rekabet edebilir hale geleceğiz. şeklinde konuştu. HAVUÇ SUYU HER DERDE DEVA Yıllardır işletmesinde konuklarına havuç suyu ikram ettiğini de sözlerine ekleyen Kaya, Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın da Hataydaki tatilinde de meyve suyu olarak tek tercihinin havuç suyundan yana olduğunu hatırlattı. Havucun yararlarını sıralayan Kaya, Karaciğere ve bağırsaklara iyi gelen havuç aslında A vitamini deposudur. Özellikle hamile bayanlara tavsiyemiz gün içinde en azından birkaç tane havuç yemeleri, yemeklerinde ve salatalarında havucu eksik etmemeleridir. Son yıllarda özelikle Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğanın da havuç suyu içtiğinin basına yansımasıyla rağbet biraz daha arttı. Oysa ben küçük yaşlardan beri hep havuç suyu içerim. Firmamda her konuğuma havuç suyu ikram ederim. En son Adalet Bakanımız Sadullah Erginin ziyaretlerinde kendilerine ikram ettik. Çok beğendi. Umarım ki bu beğeni biz havuç üreticilerine destek olarak döner. ifadesini kullandı.
Samanyolu Haber
Son Dakika
14.01.2011
HavuçüreticisisıkıntılıgünlergeçiriyorHavuç üreticisi sıkıntılı günler geçiriyor
'4G teknolojisi 2011'de geliyor'
Samanyolu Haber
22.12.2010
17:59
Ali Yılmaz, Türkiyenin telekomünikasyonda 4G teknolojisine ne zaman geçileceğini açıkladı

Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Yılmaz, 4G teknolojisine 2011 yılında geçmeye başlayacağını söyledi. Türkiyede sistemin uygun hale gelmesinin 2-3 yılı alacağını, ancak GSM operatörlerinin gelecek yıl test çalışmalarına başlayacağını aktaran Yılmaz, Türkiyede 3Gden sonra 4Gnin tanımı net olarak yapılmadı. 3Gde belli bir frekans, belli bir standart tanımı var. Ama 4Gde bu henüz yok. Buna rağmen geçen ay bir standardize etme çalışması yapıldı. Yaygın olarak kullanılması birkaç yılı alacak ama ilk örnekleri 2011de görülmeye başlayacak. dedi. Avea Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ali Yılmaz, Kurumsal İletişim Direktörü Füsun Feridun ve Bireysel Satış Direktörü Gökalp Ekşi, Antalyada düzenlenen Avea Antalya Yerel Basın Buluşması toplantısına katıldı. Avea olarak 4G teknolojisine hazır olduklarını kaydeden Yılmaz, Laboratuvar ortamı dışında gerçek alanda 4G testini yapan il operatörüz. Hazırlıklarımızı sürdürüyoruz ve yeni teknolojiye de hazırız. Ama bunun için daha düzenlemeler, tanımlamalar var. Sadece operatörün hazır olması yetmiyor. diye konuştu. Yılmaz, numara taşımada çok iyi bir durumda olduklarını da belirterek, Avea 1,3 milyon ile numara taşımada net kazanan operatör olmuştur. dedi. Jet satışlarının çok iyi gittiğini, 3G kapsamasını genişletme çalışmalarını da sürdürdüklerini dile getiren Yılmaz, şöyle konuştu: 2011 sonuna kadar 2G tarafındaki yatırımları yüzde 50 arttırıyoruz. 3G tarafında da üç katı bir yatırım var. Dolayısıyla 2011 sonuna kadar çok daha iyi hizmet verme şansına sahip olacağız. Yılmaz, 2010un üçüncü üç aylık dönemi itibariyle 11,4 milyon müşteriye ulaştıklarını söyledi. Türkiyenin en genç ve yenilikçi mobil iletişim operatörü olduklarını ifade eden Yılmaz, Aveanın abone başına 272 dakika konuşma süresiyle Türkiyenin en çok konuşturan operatörü olduğu bilgisini verdi. Ali Yılmaz, şebekelerine yaptıkları yatırımlar ve gelişmiş teknolojiye sahip ağlarıyla Türkiye nüfusunun yüzde 96,6sına ulaştıklarını, nüfusun yüzde 54üne ulaşan 3G kapsama alanını da hızla genişlettiklerini bildirdi. Yılmaz, Avea, 199 ülkede toplam 626 operatörle serbest dolaşım anlaşmasıyla yurt dışında da yaygın kapsama sağlıyor. dedi. Teknolojiyi yakından takip ederek yenilikçi ürünler, servis ve rekabetçi tarifelerle sektörün dinamiklerini değiştirdiklerini iddia eden Yılmaz, şöyle devam etti: Cihaz kampanyalarımızla ise müşterilerimize avantajlar sağlamaya devam ediyoruz. Bu kapsamda BlackBerry Torch 9800ü çok cazip tekliflerle Türkiye ile tanıştırdık. Rakipsiz cihaz kampanyalarımız kapsamında 2010un en çok ses getiren cihazlarının başında gelen Apple iPadi de 32 GB ve 64 GB hafıza seçenekleri ile Avea bayilerinde satışa sunduk. Avea, Microsoft Türkiye ile KOBİlerin bilişim teknolojilerinden daha fazla yararlanmalarını sağlayacak yepyeni bir projeye imza attı. Yeni proje kapsamında KOBİler, Microsoft Exchange ve Outlook ile gerek web gerekse de mobil üzerinden mail hizmetine Office Communicator, Live Meeting gibi pek çok çözüme hiçbir başlangıç yatırımı yapmadan erişebiliyor. Kurumsal İletişim Direktörü Füsun Feridun da, Aveanın numara taşınabilirliğinin gerçekleşmesine önayak olarak tüketici lehinde rekabetçi bir ortam oluşumunu sağladıklarını söyledi. Her Yöne tarifeleriyle Türkiyede her yöne konuşma özgürlüğünü getirdiklerini anlatan Feridun, 3G hizmetiyle birlikte mobil iletişimde çığır açan servisler sunduklarını ifade etti. Sektörün dinamiklerini değiştiren MobilÖğrenci tarifesinin kısa zamanda 4 milyon kişiye ulaştığını kaydeden Feridun, Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonuna yönelik Esnafın Dilinden Anlayan Tarife TESK Esnaf Tarifesi, TESK üyesi bakkal, bayi, büfe, minibüsçü, kahveci, terzi, kasap, nakliyeci, taksici, kuaför ve bunun gibi tüm esnafı içine alan yeni tarifemiz ile esnafımızın tüm ihtiyaçlarını karşılıyor. Müşterilerimize daha iyi hizmet vermek ve hizmet kalitemizin çıtasını sürekli yukarıya taşımak bizim için çok önemli bu nedenle bayi ağlarımızı hızla amacıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda sektörün lider markalarıyla da işbirlikleri gerçekleştiriyoruz. Avea olarak bugüne kadar imza attığımız önemli işbirlikleriyle sektörümüze gerçek bir dinamizm getirdik. şeklinde konuştu. Gelir paylaşımı çerçevesinde de 2009 yılı içerisinde Fenerbahçe, Galatasaray, Trabzonsporun ardından Beşiktaş ile de iş birliğine giderek dört büyüklerin mobil iletişim alanında kendi markaları ile hizmet vermeye başlamalarını sağladıklarını aktaran Feridun, 600 bin abonenin dört büyükler tarifesini kullandığı bilgisini verdi.
Samanyolu Haber
Son Dakika
22.12.2010
4Gteknolojisi2011degeliyor4G teknolojisi 2011de geliyor
Çukurova'ya dev sulama yatırımı
Samanyolu Haber
02.12.2010
12:20
Çukurova yöresinde yapımı yaklaşık yarım asırdır beklenen, enerji üretimi ve sulama amaçlı Yedigöze Sani Bey Barajından 75 bin hektarlık tarım arazisinin sulanabilmesi için 1 milyar lirayı bulacak yatırımların proje çalışmalarının sürdüğü bildirildi.

SANKO Holding tarafından Adananın Aladağ ve İmamoğlu ilçeleri arasında Seyhan Nehri üzerinde inşa edilen enerji üretimi ve sulama amaçlı Yedigöze Sani Bey Barajı ve Hidroelektrik Santralındaki (HES) inşaat çalışmaları bu yılın Haziran ayında tamamlandı. Yöredeki 75 bin hektarlık tarım arazisini sulayacak ve 50 bin kişiye de istihdam kapısı açacak olan barajda 15 hazirandan itibaren su tutulmasına başlandı. Kurulu gücü 320 megavat (MW), yıllık üretimi ise yaklaşık 1 milyar kilovatsaat (KWH) olacak olan HESten, 75 bin hektar tarım arazisinin sulanabilmesi amacıyla DSİ tarafından başlatılan çalışmalara hız verildi. Elektrik üretim amaçlı barajdan ilk etapta suyu ovaya taşıyacak 15 kilometrelik iletim kanalının 150 milyon lira tutarındaki ihalesi gerçekleştirildi. Ardından, Kozan, İmamoğlu ve Ceyhan ilçelerine bağlı 53 köydeki yaklaşık 75 bin hektarlık tarım arazisini sulayacak 109 bin 512 kilometrelik ana kanal, 2 milyon 536 bin 787 kilometre borulu şebeke, 1 milyon 495 bin kilometre uzunluğunda tali drenaj şebekelerinin proje ihaleleri yapıldı. Yaklaşık 600 milyon lira tutarındaki bu projelerin yapım ihalelerinin ise 2012de tamamlanması ve ardından çalışmalara başlanması planlandı. Bu arada, yörede proje kapsamında başlatılan arazi toplulaştırma çalışmalarının da sürdüğü ve bu çalışmalar içinde yaklaşık 400 milyon lira tutarında harcama yapılacağı belirtildi. Projelerin yapım ihalelerinin tamamlanmasının ardından 5 yıl içinde 75 bin hektar arazinin suya kavuşacağı kaydedildi. -AGİAD, BÖLGE İŞ ADAMLARINI BİR ARAYA GETİRMEK İSTİYOR- Adana Genç İşadamları Derneği (AGİAD) Başkanı Ümit Onatça, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaklaşık 1 milyar lira tutarındaki sulama yatırımlarını gündeme aldıklarını söyledi. Yap-işlet-devret modeli ile gerçekleştirilecek projelerin yapım ihalelerine girmek için Adanalı girişimlerden oluşan bir konsorsiyum kurmayı planladıklarını ve bu konuda çağrı yaptıklarını belirten Onatça, Bu yatırımın bölge işadamları tarafından gerçekleştirilmesi için çalışmalarımızı hızlandırdık. Sulama yatırımı ihalelerini bölge işadamları olarak biz almayı ve projeyi hayata geçirmeyi istiyoruz. Adanada bu yatırımı gerçekleştirecek sıcak paraya sahip, Adananın projesine ilk önce Adanalı iş adamları sahip çıkmalı diye konuştu. Onatça, söz konusu sulama yatırımının gerçekleşmesiyle önceden daha çok kuru tarım yapılan 75 bin hektarlık alandaki ürün yelpazesinin genişleyeceğini, verimin ve istihdamın artacağını sözlerine ekledi. AA
Samanyolu Haber
Son Dakika
02.12.2010
ÇukurovayadevsulamayatırımıÇukurovaya dev sulama yatırımı
ODTÜ'nün yeni patronları belli oldu
Samanyolu Haber
27.11.2010
17:20
ODTÜ Teknoparkı tarafından üniversite öğrencilerini yenilikçi ürün ve teknolojileri geliştirmeye teşvik amacıyla düzenlenen Yeni Fikirler Yeni İşler Yarışmasında dereceye giren proje sahiplerine ödülleri törenle verildi.

ODTÜ ve ODTÜ Teknokent tarafından Elginkan Vakfı ana sponsorluğunda ve T.C.Savunma Sanayi Müsteşarlığı, Türk Telekom ve OSTİM Yönetiminin desteğiyle düzenlenen bu yılki yarışmada, 9 proje finale kaldı. 400 online kayıt arasından finale kalan proje ekipleri, 75 bin TLlik Elginkan Vakfı Teknoloji Ödülünü, 50 bin TLlik Savunma Sanayisi Müsteşarlığı Özel Ödülü, 50 bin TLlik Türk Telekom Özel Ödülü ve 25 bin TLlik OSTİM Sanayi Kategorisi Özel Ödüllerini aldı. ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezinde düzenlenen ödül töreninde konuşan ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar, bu yıl altıncısı düzenlenen yarışmanın genç ve iyi yetişmiş bireyleri iş arayanlar olmaktan çıkarıp iş dünyasına girişimciler olarak katılmalarını teşvik etmek olduğunu ifade etti. Türkiyenin inovasyon alanında uluslararası ülke sıralamalarında pek çok kategoride geride bulunduğuna işaret eden Acar, ODTÜnün Türkiyenin sıralamalarda üstlere çıkması konusunda üzerine düşen gayreti gösterdiğini söyledi. Yarışmasının sponsor kuruluşlarından OSTİM Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın da OSTİMde yaklaşık 5 bin işletmecinin faaliyet gösterdiğini anlattı. Bunların çoğunun geleneksel işletme ve girişimcilerden oluştuğunu vurgulayan Aydın, bu nedenle eğitim almış bireylerin girişimci olmasının önemli olduğunu söyledi. Yeni fikirlere yeni işlere açık bir bölge olduklarını ifade eden Aydın, Ar-Geye verdikleri önem dolayısıyla yarışmayı desteklerini belirtti. Türk Telekom A.Ş Genel Müdür Yardımcısı Celaleddin Dinçer de yarışmayı yürekten desteklerini ifade etti. Hükümetin Ar-Ge destekleri konusunda son yıllarda önemli adımlar attığını, ancak bunun yeterli olmadığını vurgulayan Dinçer, Bu iklime üniversite, kamu kuruluşları ve işletmeler katkı vermeli diye konuştu. Türk Telekomun İstanbul Teknik Üniversitesi ile ODTÜ Teknoparklarında Ar-Ge merkezi açacaklarını da bildiren Dinçer, şirketlerinin Ar-Geye yaptığı yatırımların sonuçlarını birkaç yılda göreceklerini söyledi. Yarışmanın ana sponsoru Elginkan Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Celal Şardan da vakıflarının bir hayalin ürünü olduğunu belirterek, Hayaller teşvik edilmeli, yaratıcı fikirler iş dünyasıyla buluşmalı ve patentle korumaya alınmalıdır dedi. Şardan, salonda bulunan öğrencilere de Hayal etmekten vazgeçmeyin, düşünmekten yorulmayın tavsiyesinde bulundu. -EN İYİ BEYİNLER DE GİRİŞİMCİ OLSUN- Savunma Sanayisi Müsteşarı Murad Bayar da yarışmanın final törenine 6. kez katıldığını belirtti ve yarışmanın geldiği seviyenin memnuniyet verici olduğunu söyledi. Bu yılki yarışmaya 187 ekibin katıldığını ifade eden Bayar, Her ekipte 4-5 kişi olduğunu düşünürsek, sanıyorum bu yarışmayla bin kişiye teknolojik girişimcilik virüsünü bulaştırdık dedi. Batı ülkelerinde gençlerin mühendisliğe duydukları hevesin azaldığını dile getiren Bayar, Batıda artık gençler mühendis olmak istemiyor. Türkiyede ise hala en iyi beyinlerimizi mühendis yapıyoruz. Bu nedenle onlardan sadece kendi maaşlarını kazanmalarını bekleyemeyiz. Bu büyük bir israf olur. Bizim neslimiz bu kadarını başarabildi, ama gelen neslin, yüz kişiye, bin kişiye, on bin kişiye istihdam yaratabilmesini beklememiz lazım diye konuştu. ODTÜ, ülkenin beyin kapasitesini sanayiye en çok yaklaştıran üniversite oldu diyen Bayar, bu nedenle üniversitenin her türlü övgüyü hak ettiğini söyledi. Konuşmaların ardından yarışmayı destekleyen firma ve şahıslara plaket verildi. -İŞTE YENİ PATRONLAR- Yarışmada Kurup grubu, Elginkan Vakfı teknoloji ödülünü El parmak ve tarak kemiği kırıklarının düzeltilmesinde Kirschner Teliyle yapılan operasyonların otomasyonunu gerçekleştirmeyi sağlayan projeleriyle kazandı. Grup üyeleri, 75 bin TLlik ödülün sahibi oldu. Aynı grup, Akustik sinyalleri kullanılarak hedef tespiti ve takibi yapabilen bir güvenlik sistemi geliştirmeyi öngören projeleri ile de SSMnin 50 bin TLlik ödülünü de aldı. OSTİM özel ödülüne ise Diffuse grubunun Dünyanın var olan en hafif malzemesi olan Aerojeli yenilikçi yöntemlerle üretmeyi ve dünyada henüz yaygın olarak kullanılamayan bu faydalı malzemenin kullanımını sağlamayı hedefleyen projeleri layık görüldü. Grup, 25 bin TL ile ödüllendirildi. Türk Telekom özel ödülünü ise Hormenetech grubunun Aynı kodlarla farklı oyun platformlarında oyun geliştirmeye imkan sağlayan bir yazılım projesi kazandı. Grup üyeleri, 50 bin TL ile ödüllendirildi. Yarışmayı kazananlar, maddi ödüllerin yanı sıra ODTÜ
Samanyolu Haber
Son Dakika
27.11.2010
ODTÜnünyenipatronlarıbelliolduODTÜnün yeni patronları belli oldu
Bu kurs işsizleri patron yapıyor
Samanyolu Haber
08.10.2010
11:44
Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası (ŞUTSO)nın işsiz gençlere iş imkânı sağlamak için başlattığı kurslar meyvelerini vermeye başladı.

Kurstan çıkanlardan kimi bir iş sahibi olmanın mutluluğunu, kimisi de patron olmanın gururunu yaşıyor. İş Kur, KOSGEB ve ŞUTSOnun ortaklaşa yürüttüğü kursları tamamlayan 50 gençten birçoğu şimdiden iş kurmak için kollarını sıvadı. Toplam 325 kişinin girişimcilik kursunu alacağı gençlerden bazıları ise KOSGEBten alacakları kredi desteğinin yeterli gelmeyeceğini dile getirerek biraz daha destek istedi. Gruplar halinde verilen girişimcilik kursunu tamamlayan 50 kişiye Şanlıurfa Valisi Nuri Okutanın da katıldığı bir törenle sertifikaları verildi. ŞUTSO Başkan Vekili Osman Baysal düzenledikleri kurslarla Şanlıurfa Organize Sanayi Bölgesinde bulunan 200 tesisin yanına 50 girişimcinin işletmeci adayının bugün burada sertifika aldığının altını çizdi. Baysal, kursa katılan bayan ve erkeklerin bu kursların ardından iş yeri açarak hem işsiz kalmaktan kurtulmuş olacağını hem de işsiz gençlere istihdam sağlayacağını dile getirdi. Türkiyenin önde gelen firmalarından olan ve Şanlıurfada yatırım yapacak Hakan Plastikin sahibi Zafer Karadeniz ve Güllüoğlu Baklavalarının sahibi Necdet Güllüoğlu, genç girişimcilerin sertifika töreninde birer konuşma yaptı. Hakan Plastikin sahibi, fabrikasında çıkan yangının ardından kül olan tesisi yeniden ayağa kaldırmanın başarı öyküsünü anlattı. Güllüoğlu da baklavacılıkta dünya markası olmasının hikâyesine çocuk yaşta bulaşık yıkayarak başladığını aktardı. Güllüoğlu Bizim zamanımızda bu kadar hibe destek yoktu. Sağ olsun hükümetimiz şimdi çok güzel kredi destekleri ve hibeleri sağlıyor. Bunu girişimcilerin iyi değerlendirmesi gerekiyor. Bizim zamanımızda bu destekler yoktu. Babam beni çocuk yaşta baklava dükkanımızda bulaşık yıkatarak başlattı. Ellerim yara olmuştu. İyi hatırlıyorum. Çok zor şartlarda bu günlere geldik. Ama şimdi dünyanın sayılı yerlerinde yabancılara Türk baklavası yediriyoruz. ifadelerini kullandı. Şanlıurfa İŞ-KUR Müdürü Necdet Karasevda ise 325 gence balık yemeyi öğrettikleri gibi balık tutmayı da öğretmenin gururunu yaşadıklarını söyledi. KOSGEB Şanlıurfa Müdürü İdris Erkeksoy ise girişimcilik kurslarını önemsediklerini, KOSGEB olarak bu tür faaliyetleri desteklerini dile getirdi. ŞUTSOnun girişimcilik kurslarından faydalanan ve iş yeri açmak için projesini tamamlayanlardan biri de Faruk Aslan (47). Dört çocuk babası olan Aslan, 2 yıldır işsiz olduğunu belirtti. ŞUTSOnun girişimcilik kursu ile yeniden iş sahibi olacağını dile getiren Aslan, Bu kursa katılanlara kurs süresince her gün maaş verildi. Ayrıca kursun sonunda işyeri kurmak isteyenlere KOSGEBin ŞUTSO ile imzaladığı protokol çerçevesinde 7 bin TL hibe veriliyor. Bunun yanı sıra 2 yıl ödemesiz 70 bin TL kredi veriyor. Ben de bu hibe ve krediden yararlanarak okul araç gereçleri üreten bir atölye açacağım. İlk etapta burada 6 kişi istihdam edeceğim. İlerleyen yıllarda istihdam sayımı 50ye çıkartmayı planlıyorum. dedi. Kursa katılıp girişimcilik dersleri alanlar arasında bayanlar da bulunuyor. Kursu bitiren ve iş elbiseleri üretimi yapmak için harekete geçen 3 çocuk annesi Süheyla Uğurlu(30), üretime 7 kişiyi istihdam ederek başlayacağını söyledi. Ailesini geçindirmek ve çocuklarını okutmak için kendi işinin patronu olacağını dile getiren Uğurlu, işyerinde daha çok bayanların istihdamını sağlayacağını, 2 yılda bu istihdamın sayısını 70e çıkartmayı planladığını belirtti. KOSGEBin destekleri ile iş kurmalarının yeterli olmayacağını hatırlatan Uğurlu, Kredi Garanti Fonundan da desteklenmelerini istedi. Bu arada girişimcilik kursuna katılan Ercan Toprak, hem meslek öğrendiklerini hem de kurs gördükleri her gün için 15 TL ücret aldıklarını söyledi. Ercan Toprak kurslara katıldıkları için kendilerine verilen 150 liranın 100 lirasını babasına harçlık olarak verdiğini anlattı. Babasının inşaatlarda boyacılık yaptığın hatırlatan Toprak, O günlerde babamın pek işi yoktu. Parasız kaldığını düşündüm. Kurslara katıldığım için bana verdikleri parayı ben de babama harçlık olarak verdim. Hep babam bize harçlık verecek değil ya. Şimdi ise iş kurma heyecanımı yaşıyorum. İşsizlikten kurtulmamızı sağlayan bu kurslarda emeği geçenlere teşekkür ediyorum. dedi.
Samanyolu Haber
Son Dakika
08.10.2010
BukursişsizleripatronyapıyorBu kurs işsizleri patron yapıyor
Erdoğan'dan Kalkavan'a cevap
Samanyolu Haber
02.10.2010
16:19
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Tuzla Tersaneler Bölgesinde Kaptan Arif Bayraktar gemisinin teslim törenine katıldı. Erdoğan, Kriz sonrasında gidişat çok hazin. diyen Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Metin Kalkavana cevap verdi...

Tersanelerde gelinen noktayı görmeden battık, bittik demek doğru değildir. Ticaret inişi ve çıkışı olan bir yolculuktur. Her zaman tırmanamazsınız. cevabını verdi. Törene; Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ve Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Metin Kalkavan ile birlikte çok sayıda davetli katıldı. Törende söz alan Metin Kalkavan, sözlerine Başbakanım, düşüncesel olarak verdiğiniz destek için şükranlarımızı sunuyoruz. diyerek başladı. Denizcilik sektöründe durumun kötüye gittiğini söyleyen Kalkavan, eleştirilerine şöyle devam etti: Bu kadar desteğe rağmen nasıl bu hale geldik? Bunu anlamak mümkün değil. Bazı bakanlarımız demeçlerinde, veriler olduğunda sektörlere gerekeni yaparız diyor. 2006da 412 gemi sparişimiz vardı. Tanker, dökmeci, konteyner, genel kargo gemileri. Bugün elimizde şu gördüğünüz 93 tane. Kalanın büyük bir kısmı bu sene gidecek. Kalanın 50 tanesi gelecek sene gidecek. Tersanelere sizin 2 büyük desteğiniz var; Biri sizin talimatınızla 21. sicilden tersaneden gemi satışını kurumlar vergisi istisnası. Diğeri de, yeni tersane alanının açılışı. 50 gemi dediğimiz zaman 300 gemi üretecek kapasitesi olan tersaneler, gelecek sene yüzde 17ye düşüyor. Vahimi 2012de geliyor. O yıl gemi teslim miktarımız sadece 6. Yani bu yüzde 2lik kapasite 2013te bir gemiye düşüyor. Geldiğimiz noktaya sadece üzülüyoruz. 1960 yılından bu yana gelen emeklerle, bu kadar kalifiye hale gelmiş, kendi dizaynını üreten ve kendi emekçisi mühendisiyle birlikte gelişmiş ülkelere ihraç eden başka bir sektörümüz yok. Ve yüzde 55 yerli katkı payıyla bunu yapıyoruz. Ama maalesef geldiğimiz nokta için çok üzülüyoruz. Kriz sonrasında gidişat çok hazin. Size dokunmak isteyen işçilerimiz, mutlu ve ufak bir azınlıktır. 40 bin kişiden 8 bin kişiye indik. Devletimize yük olmadan bu işi yapabiliriz. Ulaştırma Bakanımız bunu biliyor ama maalesef bunu anlatamadık. Geçmişe dönük cezalar yüzünden tersanelerin teşvik belgesi alamadığını ifade eden Kalkavan, Buna kısacası KDV diyelim. Araba, otobüs üretirsiniz stopaj alınmaz ama gemi üretirsiniz stopaj alınır. İnşa yazıldığı için buradan alınıyor. Biz ürün satıyoruz, yol veya tünel yapmıyoruz. Bu bir siyasi karardır. Siyasetçilerimiz karar verirse düzeltiriz aksi taktirde sizden geriye dönük de ceza alacağız. Sayın başbakanım talimatlarınızı yanlış anladılar her halde. Bu gidişle şu gördüğünüz son manzara olacak. Gelecek yıl bunların hiçbiri olmayacak. Sektör zor durumda. Başbakanımız, bizler savaşa hazırız. Yeter ki rakiplerle aynı şartları sağlayın. Almanyanın şartlarını da, İspanyanın da şartlarını kabul ediyoruz. Ama onların uygulayıp bizim Avrupa Birliği sözleşmelerinden dolayı hayır bu olmaz dediğiniz zaman bu işi yapma şansımız yok. ifadelerini kullandı. ERDOĞAN: BİTEREK, TÜKENEREK BU İŞ OLMUYOR Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da, konuşmasında Kalkavana cevap verdi. Tersanelerden yapılan ihracatla ilgili rakamların Türkiyenin geldiği noktayı gösterdiğini söyleyen Erdoğan, Bunları görmeden battık, bittik, şöyle olduk, böyle olduk demek doğru değildir. Ticaret inişi ve çıkışı olan bir yolculuktur. Her zaman tırmanamazsınız. Ticaretin bir özelliği vardır; kar ile zarar ticarette ortaktır. Ben ekonomistim, bu hayatın içinden geldim. Motivasyonumuzu kaybederek bu iş yapılmaz. Tam aksine, ben bu işi başaracağım. kararlılığını ortaya koymak lazım. Yoksa biterek, tükenerek bu iş olmuyor. diye konuştu. Küresel ekonomik krize değinen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: Dünya şu küresel krizde neler yaşadı gördük. Bizler dünyanın yaşadığı küresel krizi onlar gibi değerlendirmiş olsaydık, Türkiye şu anda bu konumda olmazdı. ABD ve AB ülkelerinin durumu ortada. Avrupa Birliğinde ne yapılıyorsa biz de onu yapalım anlayışı da bana göre çok farklı bir anlayış. İdeal bir yaklaşım tarzı değil. Her ülkenin kendine has çıkış yolları vardır. Şu anda Avrupalılar bize, ya siz bu süreci nasıl idare ettiniz de büyüme oranınızı 2010un ilk 6 ayında yüzde 11e getirdiniz. diye soruyorlar. Ne yaptınız da işsizliği yüzde 10,5e indirdiniz. diye soruyorlar. Tuzla tersanelerinde 2002de kaç kişi çalışıyordu? Daha sonra nereye çıktı? Nereye indi? Doğrudur, inişte olmuştur çıkış da. Bunların hiç birisi bizim tarafımızdan arzu edilen şeyler değildir. Burada olumsuzluğu tahrik edeceğimize bu süreci yeniden nasıl yakalayacağımızın üzerinde durmamız lazım.
Samanyolu Haber
Son Dakika
02.10.2010
ErdoğandanKalkavanacevapErdoğandan Kalkavana cevap
Bakan Şimşek, GGC'yi ziyaret etti
Samanyolu Haber
13.08.2010
21:46
Bir dizi gezi ve incelemede bulunmak üzere Gaziantepe gelen Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Gaziantep Gazeteciler Cemiyetini (GGC) ziyaret etti.

GGC Başkanı Abdullah Sabri Kocaman ve cemiyet üyesi basın mensuplarıyla bir araya gelmekten mutluluk duyduğunu belirten Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakan Şimşek, Anayasa Değişiklik Paketinin içeriğinin Türkiyede pek tartışılmadığını belirterek, Özgürlükleri genişletiyoruz. Vatandaş, kendisi hakkında toplanan bilgilere ulaşabilecek. Siviller askeri mahkemelerde yargılanmayacak. Memurlara toplu sözleşme hakkı tanınacak. Bağımsız aynı zamanda tarafsız yargı istiyoruz. Yargı denetim alanını genişletiyoruz. YAŞ, yargı alanına tabi değildir mesela biz bunu genişletiyoruz. Yargıyı aslında daha bağımsız hale getiriyoruz. Yapılan işlem Türkiyenin geleceği açısından çok önemli. Partiyle ilişkilendirmeyi çok yanlış buluyorum dedi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) en fazla dava açılan ve en fazla tazminat ödeyen ülkelerden birisinin Türkiye olduğunu belirten Şimşek, Düzenlemelerin ülkenin geleceği ve istikrarı açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum. Yargı, kendisini hükümetin yerine koyup karar vermesin istiyoruz. Zamanında Türk Telekom stratejiktir özelleştirilemez denildi. Özelleştirildi, iddia edildiği gibi şeyler olmadı. Liman özelleştirmelerinde görüyorsunuz. Türkiye çok büyük bir zaman kaybediyor. Türkiye bundan en az bir milyar dolar zarar etti. Şeker fabrikalarında da durum aynı. Vatandaş, dünyanın üç katından fazla ücrete şeker alıyor. Bunların hepsi iş ve aşla ilgilidir diye konuştu. Bakan Şimşek, kişi başına gelirin 10 bin dolara çıkacağını kaydederek, 2040-2050de 50-50 bin dolara çıkması için bu ülkenin önünün açılması lazım. Bu düzenlemeler partiler üstü düzenlemelerdir. Muhalefet ile bir uzlaşma komisyonu çerçesvende yapılsın diye çok uğraştık. Üye verin, komisyon kuralım dedik. Komisyon, Anayasayı yeniden yazsın dedik ama üye dahi verilmedi. Ne dediler, bu meclis anayasa değiştiremez dediler, kurucu meclis olsun dediler. Millet iradesini ortaya koymuştur. Bir akıl tutulması yaşanıyor. Şu madde uzun vadedede Türkiyenin menfaatine değil denilebilecek bir madde yok. Maalesef tartışmalar içerikle ilgili değil. Yazık yani, Türkiye çok önemli bir fırsatla karşı karşıya şeklinde konuştu. Şimşek, Türkiye ekonomisinin temellerinin sağlam olduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi: İstihdamda 1.8 milyon kişiye istihdam sağladık. Almanyada 1.3 milyon kişiye iş sağlandı. Avrupanın diğer ülkelerinde işsizlik artıyor. Büyümede rekor kırıyoruz. Bunlar tesadüf değil. Yapılan değişiklikler, doğru politikalar sayesinde. Türkiye geldiği noktada güçlü bir şekilde kriz öncesi döneme yol alıyor. Türkiyede herkes kendi işini yapsın istiyoruz. Türkiye çok daha özgürleştikçe taşlar yerine oturuyor. Ben muhalefete katılmıyorum. Partizanca davranıyorlar. Memleket için doğru düzenlemelerse destekenmesi lazım diye düşünüyorum. MALİ KURAL Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, konuşmasının ardından soruları yanıtladı. Mali Kural ile ilgili bir soru üzerine Bakan Şimşek, Mali Kuralın, Ekonomi Koordinasyon Kurulunda şekillendirildiğini ve daha sonra parlamentoya gönderilmiş bir yasa tasarısı olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti: Mali Kuralın, Plan Bütçe Komisyonundan geçtikten sonra yapılan değerlendirmeler sonucunda, bu geçtiğimiz dönemde Meclisten geçemeyeceği ortaya çıktı. Ben Maliye Bakanı olarak çıktım, 2011 bütçesini biz Orta Vadeli Mali Programa göre hazırlayacağız dedim. Orta Vadeli Mali Program; krizden hemen sonra, Avrupada aslında çıkış stratejisini ilk açıklayan ülkeyiz. Çıktık; 3 yıllık alın size yol haritası, 3 yıllık bizim makro ekonomik büyüklükler böyle olacak, 3 yıl içinde bütçe çerçevemiz bu olacak dedik. Biz bu sene Orta Vadeli Mali Programa sadık kaldık. Yılın ilk yarısında bütçe açığı ne kadar aşağıda geçen yıla göre, yüzde 33 aşağıda. Peki bütçe açığı altı ayda normalde yıllık hedefin yüzde 50sinde olması gerekiyordu, yüzde 35inde. Biz şu anda bütçe hedeflerimizin ötesinde güçlü bir performans gösteriyoruz ve biz 2011 bütçesini de bu mantıkla, bu felsefeyle hazırlayacağız. Yani neye göre? Orta Vadeli Mali Plana uyacağız. Türkiyede biz şunu gösterdik; bütçe disiplini koruyarak bu ülkede altyapıya, Ar-Geye, eğitime, sağlığa yatırım yapılabilir. Mail Kural, çok önemli bir reformdur. Biz bu reformun Türkiyenin yararına olacağına inanıyoruz. Meclisimizin takdirinde olan bir konu. Ama biz 2011 bütçesini, daha önce verdiğimiz taahhütler çerçevesinde ortaya koyacağız. Mali Kural önemlidir, çok faydalı da olur. Türkiyede öngörülürlüğü artırır. O anlamda Mali Kuralın en büyük destekçilerinden birisi benim. Ama şu da var, kurallar tek başına yetmez. Bugün Avrupa Birliğinde Maastrich kriterleri var, bir mali kural var. Buyrun bakın, kaç ülke o mali kuralı uyguluyor. Önemli olan yapısal reformları yapacaksınız, vergiyi tabana yayacaksınız ve ortaya koyduğu
Samanyolu Haber
Son Dakika
13.08.2010
BakanŞimşekGGCyiziyaretettiBakan Şimşek GGCyi ziyaret etti
SSK'lı sayısı arttı, memur sayısı azaldı
Samanyolu Haber
14.07.2010
09:34
Son 8 yılda Türkiye nüfusu 4,7 milyon artış gösterirken, kamuda çalışan sayısı 152 bin kişi azaldı. Buna karşılık SSKlı çalışan sayısı yüzde 50 arttı. Hükümet, bu yıl yapacağı alımlarla kamudaki personel açığını kapatmayı planlıyor. Sınavlar neticesinde yaklaşık 200 bin memur işe yerleştirilecek.

Memur olmak isteyenlerin sayısı son yılların en yüksek seviyesine ulaşırken kamuda çalışan sayısı ise yıllardır azalıyor. Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) verilerine göre memur sayısı, son 8 yılda artmak bir yana geriledi. 2002 yılında 2 milyon 372 bin olan memur sayısı, 2010 Mayıs itibarıyla 2 milyon 220 bine düştü. Aynı dönemde Türkiye nüfusu ise 4,7 milyon arttı. 2000 yılında yapılan nüfus sayımına göre Türkiye nüfusu 67,8 milyon oldu. 2009 nüfusu ise 72 milyon 500 bine yükseldi. Buna göre 2002 yılında 28,5 kişiye 1 memur düşerken 2010 yılına gelindiğinde 32,6 kişiye bir memur düşmeye başladı. Türkiye nüfusu artarken memur sayısının azalması, bu alanda önemli bir açık oluşmasına neden oldu. SSKlı çalışan sayısı ile kıyaslandığında da memur sayısındaki azalma dikkat çekiyor. Yine SGK verilerine göre 2002de 6,5 milyon olan SSKlı çalışan sayısı, yüzde 50 artışla 2010da 9,9 milyona çıktı. Hükümetin, bu yıl yapacağı alımlarla kamudaki personel açığını önemli ölçüde doldurması bekleniyor. Devlet, bu yıl yaklaşık 100 bin memur alacak. Hafta sonu yapılan sınavın geçerli olacağı 2011 yılında da alımların sürmesi bekleniyor. Böylece bu yılki KPSSlerle yaklaşık 200 bin memur işe yerleştirilecek. Sınava giren her 15 kişiden biri, memur olma şansını yakalayacak. Bu alımlarla hem işsizliğin bir miktar azaltılması hem de kamudaki açıkların önüne geçilmesi hedefleniyor. KPSS başvuruları bu yıl patladı Kamunun çok sayıda alım yapacak olması, memurluk sınavına başvuruların patlama yapmasının da önemli bir sebebi. Uzmanlar, devletin çok sayıda memur alacağı haberleri üzerine iş güvencesi hayali kuran yüz binlerce kişinin sınava başvurduğunu belirtiyorlar. Önceki yıllarda ise daha az memur alımı yapıldığı için başvuru sayısı da sınırlı kalıyordu. 2008de yapılan KPSSye 2 milyon 408 bin kişi katılmıştı. Bu yılki KPSSye ise 3,2 milyon aday başvurdu. Halihazırda özel sektörde çalışan çok sayıda kişi de KPSSye girdi. İş güvencesi nedeniyle devlet memuru olma ihtimalini her zaman hazırda tutan bu kişiler arasında üniversite mezunları da önemli bir yerde. Öte yandan halen kamudaki en büyük memur açığı, her yıl on binlerce öğretmenin alındığı Milli Eğitimde. MEBde 122 bin 557, Sağlık Bakanlığında ise 69 bin 503 kadro açığı bulunuyor. Orman Genel Müdürlüğünün 21 bin, Tarım ve Köyişleri Bakanlığının 20 bin, Adalet Bakanlığının 19 bin, Gelir İdaresi Başkanlığının 18 bin, SGKnın 15 bin, Tapu ve Kadastronun 7 bin personel açığı var. Toplam açık sayısı ise 561 bin. Öte yandan Diyanet İşleri Başkanlığına 5 bin açıktan atamala yetkisi veren düzenleme Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu kadronun 4 bini, vekil imam-hatip ve müezzinlerin kadroya alınması için kullanılacak. ZAMAN
Samanyolu Haber
Son Dakika
14.07.2010
SSKlısayısıarttımemursayısıazaldıSSKlı sayısı arttı memur sayısı azaldı
İşte 500 bin kişiye iş sağlayacak paket
Samanyolu Haber
09.06.2010
07:42
500 bin kişiye yeni istihdam sağlaması beklenen Ulusal İstihdam Stratejisi sosyal tarafların uzlaşması halinde çıkacak.

Türkiye?nin istihdam sorununa köklü çözüm üreteceği düşüncesiyle hazırlanan Ulusal İstihdam Stratejisi taslak metni, hem Türkiye?nin işsizlik gerçeğini bütün açıklığıyla ortaya koydu hem çözüme ilişkin kritik önlemleri gündeme getirdi. Sosyal tarafların üzerinde uzlaşması halinde çıkarılacak olan strateji belgesinin ilk taslağını işveren tarafı olumlu karşılarken işçi temsilcileri ?işverenin hakları kollanmış? iddiasında bulundu. Sosyal taraflar 21 Haziran tarihine kadar kendi görüşlerini Hükümet?e bildirecek. Nihai metin ise ay sonuna kadar çıkarılmaya çalışılacak. % 5 BÜYÜME YETMEZ Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan başkanlığında toplanan Ekonomik Koordinasyon Kurulu, sosyal tarafların katılımıyla Ulusal İstihdam Stratejisi taslak metni üzerinde çalıştı. Geniş katılımlı toplantıda taslak metnin sunumunu Çalışma Bakanlığı Müsteşarı Birol Aydemir yaptı. Strateji belgesine göre, çalışma çağındaki nüfusa her yıl 800 bin kişi, tarım dışı işgücü piyasasına da 550-600 bin kişi katılıyor. Türkiye yüzde 5 büyüdüğünde ise sadece 400 bin kişilik istihdam üretiyor. Dolayısıyla yaklaşık 200 bin kişi bu büyüme oranında iş bulamıyor. KIDEM TAZMİNATINA TEPKİ Toplantıda görüşlerini açıklayan işveren temsilcileri olumlu görüş bildirirken işçi temsilcileri özellikle; güvenceli esneklik, kıdem tazminatı fonu, özel istihdam büroları ve bölgesel asgari ücrete ilişkin düzenleme önerilerine tepki gösterdi. TİSK Başkanı Tuğrul Kutadgobilik, ?Taleplerimizin yaklaşık yüzde 60-70?i bu metinde yer almasından memnun olduk ? diyerek teşekkür etmesi üzerine işçi temsilcileri ?Teşekkür etmekte haklısınız. Daha çok işvereni kollayan bir metin ortaya çıkmış? dediler. Hak-İş Başkanı Salim Uslu ?İstihdamı artırmanın yolu mevcut hakları geriletmek olmamalı? diye konuştu. Memur-Sen Başkanı Ahmet Gündoğdu ise kamudaki boş kadroların doldurularak işsizliğin azaltılması çağrısında bulundu. Kadın, genç ve engelli işsizler sevinecek Ulusal İstihdam Stratejisi taslağı kadınlar, gençler ve özürlülerin istihdamına yönelik önemli teşvikler getiriyor. İşte istihdamı artıracak önlemler: ** Kadınların işgücüne katılım oranı, 2009?daki yüzde 26 düzeyinden, 2023?te yüzde 35?e çıkartılacak. Genç işsizlik oranı, genel işsizlik oranına yaklaştırılacak. ** Kamuda 34 bin 618 memur, kamu ve özel sektörde 20 bin 420 işçi olmak üzere toplam 55 bin 38 olan açık özürlü kontenjanının tamamı iki yıl içinde doldurulacak. ** Uzun süreli işsizlerin toplam işsizlere oranı, 2009?daki yüzde 25,3?ten 2023?e kadar yüzde 20?ye indirilecek. ** 2013 yılından itibaren, her yıl 400 bin kişiye işgücü yetiştirme kursu sağlanacak. ** İstihdam garantili kursların toplam içindeki payı 2013 yılında yüzde 50?ye; kursu bitirenlerin işe yerleştirilme oranı 2015 yılına kadar yüzde 40?a çıkartılacak. ** İşgücü piyasası esnekleştirilecek. Belirli süreli ve kısmi süreli istihdam edilenlerin toplam istihdam içindeki oranı 2023 yılında AB ülkelerinin ortalama seviyesine getirilecek. ** Yapılacak yeni düzenlemelerle işsizlik ödeneğinden yararlanan işçi sayısı yaklaşık iki katına çıkarılacak. 2023 yılında her 4 işsizden birinin ödenek alması sağlanacak.
Samanyolu Haber
Son Dakika
09.06.2010
İşte500binkişiyesağlayacakpaketİşte 500 bin kişiye iş sağlayacak paket
Ramzey, Afrika'da fabrika kuracak
Samanyolu Haber
23.05.2010
10:18
Türkiyenin tek yerli motosiklet üreticisi Ramzey Motosikletin, Afrikada kuracağı iki motosiklet fabrikasıyla Avrupa ve Türk Cumhuriyetleri pazarlarına girmeye hazırlandığı bildirildi.

Ramzey Motosikletten yapılan açıklamada, 1965 yılında küçük bir atölyede 15 kişilik bir ekiple üretime başlayan Ramzeyin, bugün dünya devlerine üretim yapan bir firma haline geldiği belirtildi. Türkiyenin tek yerli motosiklet üreticisi Ramzey Motosikletin, Afrikada kuracağı iki motosiklet fabrikasıyla Avrupa ve Türk Cumhuriyetleri pazarlarına girmeye hazırlandığı dile getirilen açıklamada, 2009 yılında yaptığı iş birliği anlaşmalarıyla Afrika moped pazarında etkin bir oyuncu olan firmanın, yeni pazarlara açılmaya hazırlandığı ifade edildi. Yapılan yazılı açıklamada konuya ilişkin değerlendirmelerine yer verilen Ramzey Motosiklet Genel Koordinatörü Fevzi Lütfi Yalnız, 2010 Ramzey için atılım ve yeni pazarlar bulma yılı olacak. Yaptığımız iş birliği ve üretim anlaşmalarıyla kapasitemizi iki katına çıkararak 20 bin metre karelik alanda yılda 200 bin motosiklet üretme potansiyeline ulaştık. Geçen sene 210 olan personel sayımızı 350 kişiye çıkardık. Tüm üretim aşamaları dikkate alındığında sektörün en entegre tesisine sahibiz. Afrikayı üs yaparak Avrupa ve Orta Asya pazarlarına açılmak için çalışmalar yürütüyoruz. Bu ülkelerde bayilikler ve distribütörlükler kurarak büyüyeceğiz ifadelerini kullandı. Yalnız, Afrika pazarında gerek yedek parça gerekse moped alanında 1985 yılından bu yana ihracat yaptıklarını dile getirerek, Şu anda Cezayir, Fas, Tunus başta olmak üzere 6 ülkede 10 distribütörümüz var. Bu ülkeler aracılığıyla Afrikanın tamamına yakınına Ramzey motosikletleri gönderiliyor dedi. 2009 yılında krize rağmen 5 milyon dolar yatırım yaptıklarına dikkat çeken Lütfi Yalnız, 2010 yılında ise teknik alt yapımızı güçlendirmek için üretim bandına son teknoloji makineler aldıklarını ifade etti. Nisan ayında yapımı tamamlanan alüminyum dökümhanesini devreye sokarak üretimde yüzde 70 olan yerlilik oranını yüzde 85lere kadar çıkardıklarını belirten Yalnız, bu yıl 10 milyon lira daha yatırım yapacaklarını bildirdi. Yalnız, Moped olarak tanımlanan 50 cclik modellerinin tamamına yakınını yerli imkanlarla ürettiklerini ve 250 CCye kadar modellerin üretimini de ithal malzemeyi en aza indirerek üretmeyi hedeflediklerini ifade ederek, bu hedefleri doğrultusunda 2010 ve 2011 yıllarını yatırım ve istihdama ayırdıklarını belirtti. Üretimin yüzde 30unu iç pazara sattıklarını bildiren Yalnız, 2010 sonunda bu payı yüzde 40a çıkarmayı hedeflediklerini vurguladı. 2004 yılında 75.000 adet olan Türkiye Motosiklet pazarının 2006 yılında ucuz Çin malları nedeniyle 5 kat artarak 373 bin adete çıktığı dile getiren Yalnız, şunları kaydetti: 2009 yılında ise pazar ani bir daralmayla yaklaşık 2,5 kat düşüş gösterdi. Bu düşüşte ÖTVnin yüzde 22ye çıkarılması etkili oldu. Global kriz sonrası ise Pazar 140 bin adede düştü. Ramzey olarak bu zor pazar şartlarında yüzde 10–15 pazar payını korumayı başardık. Halihazırdaki 300 satış noktası ve 350 adetlik servis ağını artıracağız. Krizin sona ermesiyle Türkiye pazarının yıllık 200 bin motosiklet rakamlarına ulaşmasını bekliyoruz. ABde 125 ccye kadar olan motosikletler B sınıfı ehliyetle kullanılabiliyor. Bizde ise 50 cc Mopedlerde bile A sınıfı ehliyet zorunluluğu var. 15 milyon nüfuslu Yunanistanda 250 bin motosiklet satılırken 70 milyonluk Türkiyede bu rakam 150 binleri geçmemektedir. Devlet destek olursa pazar iki katına çıkar. AA
Samanyolu Haber
Son Dakika
23.05.2010
RamzeyAfrikadafabrikakuracakRamzey Afrikada fabrika kuracak
İşsizliği bitirecek proje
Samanyolu Haber
19.05.2010
09:13
Orta Vadeli Plan ve Mali Kuraldan sonra ekonomi yönetiminin üçüncü büyük projesi işsizlikle ilgili. Yeni programla 1.3 milyon kişiye iş sağlanması öngörülüyor

Türk ekonomisinin yol haritasını belirleyen Mali Kuralla ilgili yasa tasarısı hazırlıklarını tamamlayan ekonomi yönetimi, şimdi de ?işsizlikle mücadeleye odaklandı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının koordinatörlüğünde bir süredir devam eden ?Ulusal İstihdam Stratejisi ve Eylem Planı çalışmalarına hız verildi. Eylem planı çerçevesinde, kamu ve özel sektörde yaklaşık 1.3 milyon kişiye yeniden iş sağlanması öngörülüyor. Hükümet geçtiğimiz yıl küresel kriz nedeniyle hazırladığı istihdam paketi ile de yaklaşık 500 bin kişiye istihdam olanağı sağlamıştı. Başbakan Erdoğanın talimatı üzerine harekete geçen ekonomi yönetimi, işsizlikle mücadeleyi sürekli hale getirmeye hazırlanıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı koordinatörlüğünde bir süredir, ulusal strateji hazırlanması konusunda çalışma yürütülüyordu. Strateji ile ilgili taslak çalışmalar tamamlandı. Çalışmalar geçtiğimiz hafta ekonomi bakanları tarafından da ele alındı. MÜCADELE SÜREKLİ OLACAK Bakanlar, eksikliklerin giderilmesini istedi. Bürokratlar tarafından eksikliklerin giderilmesi ile birlikte ekonomi bakanları tarafından plan yeniden ele alınacak. Üzerinde mutabakat sağlanırsa, bakanlar kuruluna sunulacak. Ardında da Başbakan Erdoğan tarafından kamuoyuna açıklanacak. Ulusal İstihdam Stratejisi ve eylem planında, işsizliğin azaltılması için birçok düzenlemenin kısa ve orta vadede hayata geçirilmesi öngörülüyor. Bu düzenlemeler belirli takvime bağlanıyor. Düzenlemeler arasında, kamuya işçi ve alınması, istihdam için SSK ve vergi teşviklerin sağlanması, kıdem tazminatının kademeli olarak kaldırılması yer alıyor. İşsizlik ödeneğinin arttırılması, geçtiğimiz yıl küresel kriz nedeniyle uygulamaya konulan geçici istihdamın devam ettirilmesi de eylem planında yer alacak. ? HÜSEYİN Ulusal İstihdam Stratejisi eylem planında neler var? ? Kamu ve özel sektörde 1.3 milyon kişiye iş sağlanacak. ? İstihdam için SSK ve vergi teşvikleri sağlanacak. ? Kıdem tazminatı kademeli olarak kaldırılacak. ? İşsizlik ödeneği arttırılacak. ? Geçici istihdam devam ettirilecek. Sadece nisan teşviği 11 bin iş sağlayacak Hazine, nisan ayında toplam yatırım tutarı 17 milyar 532 milyon olan 387 yatırım teşvik belgesi düzenledi. Hazine Müsteşarlığının, bu yılın nisan ayına ait yerli sermayeli firmaların yatırımları ile yabancı sermayeli firmaların yatırımları için verdiği yatırım teşvik belgeleri, Resmi Gazetenin bugünkü sayısında yayımlandı. Buna göre, nisan ayında 387 firma yatırım teşvik belgesi aldı. Toplam yatırım tutarı 17 milyar 532 milyon 492 bin lira olan teşvikli yatırımlarla 11 bin 118 kişiye istihdam sağlanacak. Bu arada, nisan ayında yabancı sermayeli firmaların yatırımları için 21 teşvik belgesi düzenlendi. HAYVANCILIĞA İLGİYİ ARTIRDI Teşviklerle yatırım yapmak için başvuran şirketler içerisinde tarım ve hayvancılık başı çekiyor. Özellikle son dönemde artan et fiyatlarında etkili olduğu belirtilen hayvan azlığını karşılamak için 29 firma sığır tesisi yapmak için destek istedi. Konyada bin adet sığır üretip günlük 480 adet soğutulmuş et üretmeyi planlıyor. Diyarbakırda da 300 sığır yetiştirmek isteyen bir firmaya faiz desteği ile KDV muafiyetinin yanı sıra çalışanlarının 7 yıl boyunca primini devlet ödeyecek. DSİNİN BARAJ PROJELERİ 50 BİN KİŞİYE İŞ VERECEK Adana, Mersin, Hatay ve Osmaniye illerini kapsayan sahada hizmet veren DSİ Adana 6. Bölge Müdürlüğünün baraj ve büyük içme suyu projelerinin, toprağa hayat vereceği ve enerji ihtiyacı ile içme ve kullanma suyu temin edeceği gibi 50 bin kişiye de istihdam kapısı açacağı bildirildi. DSİ 6. Bölge Müdürü Numan Doğan Gündüz, Çatalan Barajından sonra bir başka ifadeyle 14 yıldan beri baraj inşaatının yapılmadığı bölgedeki bu yatırımların 2010 rakamlarıyla 4 milyar 229 milyon TLye mal olacağını belirtti. STAR
Samanyolu Haber
Son Dakika
19.05.2010
İşsizliğibitirecekprojeİşsizliği bitirecek proje
İşsizlik bitirecek proje
Samanyolu Haber
19.05.2010
08:34
Orta Vadeli Plan ve Mali Kural?dan sonra ekonomi yönetiminin üçüncü büyük projesi işsizlikle ilgili. Yeni programla 1.3 milyon kişiye iş sağlanması öngörülüyor

Türk ekonomisinin yol haritasını belirleyen Mali Kural?la ilgili yasa tasarısı hazırlıklarını tamamlayan ekonomi yönetimi, şimdi de ?işsizlikle mücadeleye? odaklandı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı?nın koordinatörlüğünde bir süredir devam eden ?Ulusal İstihdam Stratejisi ve Eylem Planı? çalışmalarına hız verildi. Eylem planı çerçevesinde, kamu ve özel sektörde yaklaşık 1.3 milyon kişiye yeniden iş sağlanması öngörülüyor. Hükümet geçtiğimiz yıl küresel kriz nedeniyle hazırladığı istihdam paketi ile de yaklaşık 500 bin kişiye istihdam olanağı sağlamıştı. Başbakan Erdoğan?ın talimatı üzerine harekete geçen ekonomi yönetimi, işsizlikle mücadeleyi sürekli hale getirmeye hazırlanıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı koordinatörlüğünde bir süredir, ulusal strateji hazırlanması konusunda çalışma yürütülüyordu. Strateji ile ilgili taslak çalışmalar tamamlandı. Çalışmalar geçtiğimiz hafta ekonomi bakanları tarafından da ele alındı. MÜCADELE SÜREKLİ OLACAK Bakanlar, eksikliklerin giderilmesini istedi. Bürokratlar tarafından eksikliklerin giderilmesi ile birlikte ekonomi bakanları tarafından plan yeniden ele alınacak. Üzerinde mutabakat sağlanırsa, bakanlar kuruluna sunulacak. Ardında da Başbakan Erdoğan tarafından kamuoyuna açıklanacak. Ulusal İstihdam Stratejisi ve eylem planında, işsizliğin azaltılması için birçok düzenlemenin kısa ve orta vadede hayata geçirilmesi öngörülüyor. Bu düzenlemeler belirli takvime bağlanıyor. Düzenlemeler arasında, kamuya işçi ve alınması, istihdam için SSK ve vergi teşviklerin sağlanması, kıdem tazminatının kademeli olarak kaldırılması yer alıyor. İşsizlik ödeneğinin arttırılması, geçtiğimiz yıl küresel kriz nedeniyle uygulamaya konulan geçici istihdamın devam ettirilmesi de eylem planında yer alacak. ? HÜSEYİN Ulusal İstihdam Stratejisi eylem planında neler var? ? Kamu ve özel sektörde 1.3 milyon kişiye iş sağlanacak. ? İstihdam için SSK ve vergi teşvikleri sağlanacak. ? Kıdem tazminatı kademeli olarak kaldırılacak. ? İşsizlik ödeneği arttırılacak. ? Geçici istihdam devam ettirilecek. Sadece nisan teşviği 11 bin iş sağlayacak Hazine, nisan ayında toplam yatırım tutarı 17 milyar 532 milyon olan 387 yatırım teşvik belgesi düzenledi. Hazine Müsteşarlığı?nın, bu yılın nisan ayına ait yerli sermayeli firmaların yatırımları ile yabancı sermayeli firmaların yatırımları için verdiği yatırım teşvik belgeleri, Resmi Gazete?nin bugünkü sayısında yayımlandı. Buna göre, nisan ayında 387 firma yatırım teşvik belgesi aldı. Toplam yatırım tutarı 17 milyar 532 milyon 492 bin lira olan teşvikli yatırımlarla 11 bin 118 kişiye istihdam sağlanacak. Bu arada, nisan ayında yabancı sermayeli firmaların yatırımları için 21 teşvik belgesi düzenlendi. HAYVANCILIĞA İLGİYİ ARTIRDI Teşviklerle yatırım yapmak için başvuran şirketler içerisinde tarım ve hayvancılık başı çekiyor. Özellikle son dönemde artan et fiyatlarında etkili olduğu belirtilen hayvan azlığını karşılamak için 29 firma sığır tesisi yapmak için destek istedi. Konya?da bin adet sığır üretip günlük 480 adet soğutulmuş et üretmeyi planlıyor. Diyarbakır?da da 300 sığır yetiştirmek isteyen bir firmaya faiz desteği ile KDV muafiyetinin yanı sıra çalışanlarının 7 yıl boyunca primini devlet ödeyecek. DSİ?NİN BARAJ PROJELERİ 50 BİN KİŞİYE İŞ VERECEK Adana, Mersin, Hatay ve Osmaniye illerini kapsayan sahada hizmet veren DSİ Adana 6. Bölge Müdürlüğü?nün baraj ve büyük içme suyu projelerinin, toprağa hayat vereceği ve enerji ihtiyacı ile içme ve kullanma suyu temin edeceği gibi 50 bin kişiye de istihdam kapısı açacağı bildirildi. DSİ 6. Bölge Müdürü Numan Doğan Gündüz, Çatalan Barajı?ndan sonra bir başka ifadeyle 14 yıldan beri baraj inşaatının yapılmadığı bölgedeki bu yatırımların 2010 rakamlarıyla 4 milyar 229 milyon TL?ye mal olacağını belirtti. STAR
Samanyolu Haber
Son Dakika
19.05.2010
İşsizlikbitirecekprojeİşsizlik bitirecek proje
Geleceğin patronlarına 'Şirket' kurma fırsatı
Samanyolu Haber
30.03.2010
10:33
ODTÜ ve ODTÜ Teknokentin 2005 yılından bu yana Elginkan Vakfı ana sponsorluğunda gerçekleştirdiği Yeni Fikirler Yeni İşler Yarışmasına başvurular 9 Nisanda sona erecek. Yarışmada dört kategoride toplam 220 bin TL ödül dağıtılacak.

Yeni Fikirler Yeni İşler Yarışmasının Koordinatörü İlknur İlkyaz Gül, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2005 yılından bu yana düzenlenen yarışmada, bugüne kadar 10 şirket kurulduğunu ve 40dan fazla kişiye istihdam olanağı sağlandığını söyledi. Hedefin, teknoloji tabanlı fikirlerin hayata geçmesi için bir girişimcinin gereksinim duyacağı imkanların sağlanmasıyla yüksek katma değerli teknoloji şirketlerinin ortaya çıkması olduğunu belirten Gül, yarışmanın başarısını da çıkan başarılı şirket sayısı ve şirketlerin geldiği noktanın belirlediğini kaydetti. Daha dün öğrenciyken bugün milyon dolarlık ciroya sahip şirketler kuran yarışmacıların başarılarının, yarışmaya katkı sağlayanların emek ve çabalarını boşa çıkarmadığını vurgulayan Gül, sözlerini şöyle sürdürdü: Yarışmanın 2008 yılı birincisi Biyonesil şirketi Biyolojik Mayın Tespit Sistemi adlı özel projeleri ile hem Elginkan Vakfı Teknoloji Ödülü hem de Savunma Savunma Sanayii Özel Ödülünü almaya hak kazandı. 2009 da ise Beyin dalgaları ve yüz ifadeleri ile bilgisayarı kontrol edebilen ürün projesi ile Minder şirketi yapılanmasını tamamlayarak AR-GE faaliyetlerine başladı. ODTÜ ve ODTÜ Teknokentin vizyonu ışığında, genç nesillerde girişimciliği, inovasyonu ve yeni fikir üretmeyi amaçlayan ve hatta bunu bir kültür, bir alışkanlık haline getiren Yeni Fikirler Yeni İşler Yarışması, eminiz ki daha nice seneler bu amaçla varlığını sürdürmeye devam edecek. Teknoloji tabanlı iş fikrine sahip girişimcileri yarışmanın ön başvurularına davet ediyoruz. Gül, Elginkan Vakfı, Savunma Sanayi Müsteşarlığı, Türk Telekom ve OSTİM ile pek çok şirket ve kuruluşun desteğiyle dört kategoride toplam 220 bin TL ödülün dağıtılacağı yarışmaya www.yfyi.info adresinden kayıt yaptırılabileceğini ve proje teklifi gönderilebileceğini ifade ederek, son başvuru tarihinin 9 Nisan olduğunu bildirdi. -YENİ FİKİRLER YENİ İŞLER YARIŞMASI- Yarışma kapsamında bu yıl Telekomünikasyon sektöründe yenilikçi iş fikirlerini desteklemeyi hedefleyen Telekomünikasyon Kategorisine, Türk Telekomun katkılarıyla başvuru kabul edilmeye başlandı. Teknoloji tabanlı iş fikrine sahip girişimci öğrenciler, Yeni Fikirler Yeni İşler 2010 kapsamında, 75 bin TL değerindeki Elginkan Vakfı Teknoloji Ödülü, 50 bin TLlik Savunma Sanayii Müsteşarlığı Özel Ödülü, 50 bin TL değerinde Türk Telekom Özel Ödülü ve 25 bin TLlik OSTİM Özel Sanayi Ödülü için yarışacak. Her dört kategoride de yarışan ve birinci olmaya hak kazanan öğrenci ve mezunları, para ödülünden daha fazlası bekliyor. ODTÜ Teknokentte üç yıl süreyle ücretsiz ofis alanı, İş Planı ve Girişimcilik Kursları, uluslararası fuar katılımları, hukuki ve teknolojik danışmanlık hizmetleri gibi pek çok fırsat, yarışmaya başvuracak ve finale çıkmaya hak kazanacak öğrencilerin olacak. Yarışmada bu güne kadar ödül alan 10 grup, ODTÜ Teknokentte başarılı şirketler olarak faaliyet gösteriyor. AA
Samanyolu Haber
Son Dakika
30.03.2010
GeleceğinpatronlarınaŞirketkurmafırsatıGeleceğin patronlarına Şirket kurma fırsatı
50 bin sanığa af ! - Video
Samanyolu Haber
14.02.2010
19:45
Yargıdaki iş yükü acı bir sonucu ortaya çıkardı. Adliyelerdeki tozlu raflarda biriken dava dosyalarının yaklaşık 15 bininin zamanaşımına uğradığı tespit edildi.

Yargıdaki iş yükünün boyutu rakamlarla ortaya çıktı, yaklaşık 50 bin sanığın davası ortadan kalktı. Yargıtay Başkanlığı ceza ve hukuk daireleri ile başsavcılığın iş durumu çizelgesini çıkardı. Bu çizelgeye göre sadece geçen yıl Yargıtaya 644 bin 320 yeni dosya geldi. Bir önceki yıldan kalan 362 bin 703 dosyayla bu sayı bir milyon 7 bin 23e ulaştı. İş yükü o kadar vahim bir boyuttaki bu dosyaların tamamının karara bağlanabilmesi için yargı mensuplarının hiç tatil yapmadan yılın her günü çalışmaları dahi yetmiyor. İşte bu vahim tablonun bir sonucu olarak Yargıtay geçen yıl incelediği dosyalardan 14 bin 809unun zamanaşımına uğradığını tespit etti. Bu dosyalar ise yaklaşık 50 bin sanığı içeriyor. Böylece bu sanıkların davaları ortadan kalkmış oldu. En fazla zamanaşımına uğrayan dosya, ağırlıklı olarak kaçakçılık ve fikri hakların ihlali davalarına bakan 7. Ceza Dairesinden çıktı. Zamanaşımından düşürme kararı veren 2nci sıradaki daire ise 2nci Ceza Dairesi olurken üst düzey bürokratların davaları ile tehdit, şantaj ve hakaret suçlarının temyiz incelemesini yapan 4üncü Ceza Dairesinin dosyası en fazla zamanaşımına uğrayan üçüncü daire oldu. Adalet Bakanı Sadullah Ergin yargıdaki kadro yetersizliğinden yakınıyor. Adalet bakanlığının verilerine göre 100 bin kişiye Yunanistanda 28.4, Almanyada 24.5, İngilterede 16.6 hâkim düşerken Türkiyede ise bu rakam 9a geriliyor.
Samanyolu Haber
Son Dakika
14.02.2010
50binsanığaaf-Video50 bin sanığa af - Video
Yargıdan 50 bin sanığa af
Samanyolu Haber
14.02.2010
07:31
Yargının iş yükünün vahim sonucu... Yargıtayda 2009da incelenen dosyaların yaklaşık 15 bininin düşürülmesine karar verildi. Böylece 50 bin sanığın davası ortadan kalktı

Mahkeme salonlarında yığılmış dosya fotoğraflarıyla hafızalarda yer edinen ve hâkim başına düşen bini aşkın dava sayısıyla özetlenebilen yargının iş yükü, acı bir sonucu gözler önüne serdi. Yargıtay geçen yıl incelediği ve yaklaşık 50 bin sanığı kapsayan 14 bin 809 davanın zamanaşımına uğradığını tespit etti ve bu nedenle düşürme kararı verdi. 1 MİLYON 7 BİN DOSYA! Yargıtay Başkanlığı, ceza ve hukuk daireleri ile başsavcılığın iş durumu çizelgesini çıkardı. Yargıtay Başkanı Hasan Gerçekerin, adli yıl açılış törenindeki konuşmasında da yakındığı iş yükünün vahameti rakamlarla bir kez daha ortaya çıktı. Bu çizelgeye göre, sadece geçen yıl Yargıtaya 644 bin 320 yeni dosya geldi. Bir önceki yıldan kalan 362 bin 703 dosyayla bu sayı bir milyon 7 bin 23e ulaştı. Ceza dairelerinde 522 bin 272 dosya birikirken, hukuk dairelerinde bu sayı 484 bin 751i buldu. En fazla dosya; yaralama, trafik kazaları, elektrik ve su hırsızlığı gibi davaların temyiz başvurularını karara bağlayan 2nci Ceza Dairesinde toplandı. Bu dairenin geçen yılki dosya sayısı 80 bin 286 oldu. Bu daireyi, hırsızlık ve gasp davalarının ağırlıklı olarak geldiği 6ncı Ceza Dairesi izledi. Bu dairenin önünde de 76 bin 341 dosya yığıldı. Üçüncü sırayı da 72 bin 559 dosyayla, iş ve sendika davalarının temyiz incelemesinin yapıldığı 9uncu Hukuk Dairesi aldı. Bu dosyaların tümünün karara bağlanabilmesi için hiç tatil yapmadan yılın her günü çalışılsa da yetmiyor. Örneğin 2nci Ceza Dairesinin günde 220, 6ncı Ceza Dairesinin ise 209 dosyayı hükme bağlaması gerekiyordu. Yargıtay geçen yıl incelediği dosyalardan 14 bin 809unun zamanaşımına uğradığını tespit etti. Zamanaşımı süresinin bir bölümü yerel mahkemelerde bir bölümü de Yargıtayda geçen bu dosyalardaki sanık sayısı çizelgede açıkça yer almadı. Ancak Yargıtay yetkilileri, bu dosyaların yaklaşık 50 bin sanığı içerdiğini belirttiler. En fazla zamanaşımına uğrayan dosya, ağırlıklı olarak kaçakçılık ve fikri hakların ihlali davalarına bakan 7. Ceza Dairesinden çıktı. Bu daire, sanık sayısı yaklaşık 10 bini bulan 3 bin 588 dosyada davanın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verdi. Zamanaşımından düşürme kararı veren 2nci sıradaki daire ise 2nci Ceza Dairesi oldu. Bu daire de 2 bin 379 dosya zamanaşımından düştü tespitini yaptı. Üst düzey bürokratların davaları ile tehdit, şantaj ve hakaret suçlarının temyiz incelemesini yapan 4üncü Ceza Dairesinin ise bin 844 dosyası zamanaşımına uğradı. Yine bu dosyalardaki zamanaşımı süresinin bir bölümü yerel mahkemelerde bir bölümü Yargıtayda geçti. 100 bin kişiye 9 hâkim Adalet Bakanı Sadullah Ergin, konuyla ilgili yaptığı tüm açıklamalarda, yargıdaki kadro yetersizliğinden yakınmıştı. Ergin, yargı mensuplarının üzerindeki iş yükünün azaltılması, daha nitelikli yargılama yapabilecekleri hale ulaştırılabilmesi için hâkim-savcı sayısının bir an önce artırılması gerektiğine işaret etti. Erginin verdiği şu rakamlar da Yargıtay çizelgesindeki tablonun nedenlerini gözler önüne seriyor. Bakanlık verilerine göre 100 bin kişiye Yunanistanda 28.4, Almanyada 24.5, İngilterede 16.6 hâkim düşerken Türkiyede ise bu rakam 9a geriliyor. SABAH
Samanyolu Haber
Son Dakika
14.02.2010
Yargıdan50binsanığaafYargıdan 50 bin sanığa af
Dünya Sigara Bırakma Günü
Samanyolu Haber
09.02.2010
14:54
Türkiye Sigarayla Savaş Derneği Genel Başkanı Mustafa Aydın, Türkiyede sigaraya yılda 15 milyar dolar harcandığını ve her yıl 110 bin kişinin sigaradan hayatını kaybettiğini bildirdi.

Aydın, 9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü dolayısıyla Taksim Titanic City Otelde sigara boykotuna destek veren sanatçı, bürokrat ve iş dünyasından isimlerin de katılımıyla basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan İstanbul Vali Yardımcısı ve İl Tütün Kontrol Kurulu Başkanı Ahmet Aydın, kapalı alanlarda sigara içme yasağı getiren kanunundan geri dönüşün söz konusu olmadığını belirterek, vatandaşlardan yasağa aykırı hareketleri kendilerine bildirmelerini istedi. Aydın, Kurtuluş Savaşında verilen mücadele gibi sigaranın boykot edilmesi için de omuz omuza verilmesi gerektiğini dile getirdi. Türkiye Sigarayla Savaş Derneği Genel Başkanı Mustafa Aydın da, tek bir kişinin dahi sigaradan uzak durması için 10 yıldır mücadele verdiklerini söyledi. Kapalı alanlarda sigara içme yasağının çıkmasında dernek olarak büyük katkı sağladıklarını ifade eden Aydın, Türkiyede her yıl 110 bin kişi sigaradan ölüyor ve sigaraya yılda 15 milyar dolar harcanıyor dedi. Aydın, dünya genelinde ise yılda sigaraya 400 milyar dolar harcandığını, buna karşılık 600 milyar doların da sigaranın neden olduğu hastalıkların tedavisi için kullanıldığını belirtti. İstanbuldaki orman yangınlarının yüzde 50sinin sigaradan kaynaklandığını ifade eden Aydın, sigara içen ya da sigara içilen ortamda bulunan anne adaylarının çocuklarının yüzde 25inin de özürlü olarak dünyaya geldiğini kaydetti. Sigaranın sosyal statüsünü Türkiyede sıfıra indirdik diyen Aydın, önceki yıllarda kurumların ismini taşıyan sigaralar bulunduğu ve bunları içmenin prestij olarak görüldüğünü hatırlattı. Kapalı alanlarda sigara yasağını getiren kanunun, aleyhte kampanyalara rağmen Türk halkı tarafından büyük kabul gördüğünü ifade eden Aydın, bağımlılık yapan maddelere giden bütün yolların sigaradan geçtiğini ve özenti yoluyla bulaşan tek hastalığın sigara olduğunu söyledi. Mustafa Aydın, sigara üreticisi firmaların film yapımcılarına milyon dolarlar vererek filmin 3-5 dakikasını satın alarak başrol oyuncularına sigara içtirdiğini, puro şeklinde çikolata üretildiğini öne sürerek, toplum önderleri olan sanatçıların bu konuda dikkatli olmaları gerektiğini vurguladı. Aydın, İkinci Dünya Savaşında 50 milyon insanın hayatını kaybettiğini, ancak o yıldan bugüne sigaradan ölen kişi sayısının 130 milyon olduğunu dile getirerek, Silah üreten de, sigara üreten de aynı firmalar. Küresel krizde bile en çok sigara firmalarının hisse senetleri değer kazandı diye konuştu. Türkiyenin tanıtımında başında fes, elinde nargile olan insanları kullanan turizm firmaları bulunduğunu ileri süren Aydın, ülkenin böyle bir tanıtıma layık olmadığını söyledi. Aydın, Türkiyede her yıl 22 ton sigara izmariti toplandığını ve bir izmaritin, içindeki kimyasal maddelerden dolayı 5 yıl boyunca doğada yok olmadığını bildirdi. -SANATÇILARDAN DESTEK Sanatçı Burak Kut da, bir dönem sigara içmesine karşın her zaman sigaradan uzak durduğunu ve bu konuda örnek olmaya çalıştığını söyledi. Son çıkardığı albüm ile birlikte Sigara içme müzik dinle adıyla bir kampanya başlattığını ifade eden Kut, bu kampanyayı büyütmeyi ve daha fazla kişiye ulaşmayı hedeflediğini anlattı. Müzisyen Behzat Gerçeker de, sigaranın zararlarının önlenmesi için eğitimin önemli olduğunu ve bu konuda en büyük görevin ailelere düştüğünü kaydetti. Şarkı sözü yazarı Sezen Cumhur Önal da, Hayatı güzel yaşamak için sağlıklı olmak lazım. Sigara ile sıkıntının kardeş olduğunu düşünüyorum. Ancak sigara sıkıntıyı azaltmıyor, sıkıntıları daha da arttırıyor dedi. Ülker Topluluğu Gıda Grubu Başkanı Metin Yurdagül ise, ağabeyini sigaradan kaybettiğini ve bu nedenle konuya özel önem verdiğini belirterek, uzun yıllardan beri şirkette kapalı mekanda sigara içilmediğini bildirdi. Türkiye Sigarayla Savaş Derneği Başkan Yardımcısı Güneri Özsoy, İstanbul Vali Yardımcısı Ahmet Aydın ve sanatçılara sigarayla mücadeleye yaptıkları katkı nedeniyle birer plaket sundu. AA
Samanyolu Haber
Son Dakika
09.02.2010
DünyaSigaraBırakmaGünüDünya Sigara Bırakma Günü
Yardım dağıtımında 'Banka Kartlı' dönem
Samanyolu Haber
05.01.2010
11:03
Yenimahalle Belediye Başkanlığı, anlaşma yaptığı bir banka aracılığıyla vatandaşlara her türlü gereksinimlerinde indirimli alışveriş imkanı sağlayan puan yüklü Yeni Kart dağıtacak.

Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sosyal sorumluluk ve dayanışma projesi kapsamında dağıtacakları Yeni Kartın, belediye hizmetleri ve alışverişlerinde kullanılmak üzere verilen, anlaşmalı iş yerlerine ödül puan kazandıran ve harcatan ön ödemeli bir kart olduğunu söyledi. Ocak ayının 15inden sonra kartların gelmesinin beklendiğini anlatan Yaşar, bundan sonra ayni yardımlar yerine nakdi yardım yapacaklarını, paket dağıtarak insanları rencide eden uygulamalara son vereceklerini belirtti. Amaçlarının Yenimahalleliler arasında hemşehrilik bağını güçlendirmek olduğunu ifade eden Yaşar, kartın, ilçede dayanışma ruhunu güçlendireceğini, giyim, yiyecek, ısınma ve benzeri yardımların Yeni Kart ile kurulan sistemde oluşturulacak havuzda biriken parayla yapılacağını kaydetti. -ANLAŞMALI İŞ YERİNDEN İNDİRİMLİ ALIŞVERİŞ- Kart sahiplerinin anlaşmalı iş yerlerinde indirimli alış veriş fırsatına kavuşacaklarını anlatan Yaşar, şunları kaydetti: Kurs, on-line eğitim hizmetlerinden yararlanmak Yeni Kartla çok kolay olacak. Çocuklarımız ve gençlerimiz bilgiye ulaşmada sıkıntı yaşamayacak. Kronik hastalığı olan Yenimahalleliler, engelli hemşehrilerimiz ve 65 yaş üstü yaşlılarımız, sağlık problemlerini anlaşmalı merkezlere giderek rahatça çözebilecekler. Üye iş yerleri, belediyenin oluşturacağı Sosyal Yardım Havuzuna yapılan harcamalardan belirleyeceği oranda katkıda bulunacaktır. Yeni Kart sahipleri, yapacakları harcamalarla ve isterlerse kendileri direk olarak sosyal yardım havuzuna katkıda bulunacaklardır. Belediyenin oluşturulan Sosyal Yardım Havuzunu kullanarak tüm sosyal yardımları nakdi veya ayni olarak Yeni Kart sahibi muhtaç kişilere yapacağını bildiren Yaşar, karta para yükleme, Ödül puan kazanımı ile birlikte kupon yükleme imkanının da olacağını söyledi. Yaşar, ayrıca kuponların ücretsiz ürün sunumu veya belirtilen bir yüzde oranında indirim içereceğini belirtti. -İLK ETAPTA 50 BİN KİŞİ- Yeni Kartın ilk etapta 50 bin kişiye verileceğini bildiren Yaşar, kartın anlaşmalı iş yerlerinden yapılan alışverişlerde ödül puan kazandıracağını kaydetti. Kart sahiplerinin, kültürel faaliyetlere katılım, vergi ödemeleri ve belediye tesisleri kullanımı gibi belediye hizmetlerinden yararlanımda kolaylık ve öncelik sağlayacağına işaret eden Yaşar, Üye iş yerleri de Yeni Kartla bazı avantajlar elde edecekler. Anlaşmalı iş yerlerinden alışverişin teşvik edilmesi ve artırılması ile üye iş yerleri üzerinden kart vasıtasıyla geçen işlemler artırılacaktır. Kazanılan ödül puanlar, yüklenen kuponlar ve vatandaşların karta yaptıkları yüklemeler yine anlaşmalı üye iş yerlerinde kullanılarak sisteme geri kazandıracaktır diye konuştu. Yaşar, geçen yıl muhtaçlara belediye bütçesinden 2 trilyon lira yardım yaptıklarını, bu yıl Yeni Kart uygulaması ile bu rakamın 10 trilyon liraya yaklaşmasını beklediklerini kaydetti. AA
Samanyolu Haber
Son Dakika
05.01.2010
YardımdağıtımındaBankaKartlıdönemYardım dağıtımında Banka Kartlı dönem
Sendika başkanına saldırıda ilginç detay
Samanyolu Haber
06.10.2009
09:52
Devrimci İşçi Sendikası Konfederasyonu (DİSK) Başkanı Süleyman Çelebi, Şişlide bulunan sendika genel merkezindeki odasında silahlı saldırıya uğradı.

Eski iş ortağından DİSK Başkanına alacak kurşunu Bacaklarından 4-5 kurşun yarası alan Çelebi, Florence Nightingale Hastanesine kaldırıldı. Ameliyat edilen Çelebinin hayati tehlikesinin bulunmadığı, sol ayağına platin takıldığı açıklandı. Saldırıyı bir dönem iş ortaklığı yaptığı 59 yaşındaki Rıza Tunçbilekin gerçekleştirdiği bildirildi. Saldırgan, Çelebinin yakın koruması tarafından etkisiz hale getirildi. Tunçbilekin ilk ifadesinde, 1995te ev almak için benden 225 bin mark borç almıştı. 50 binini ödedi, 175 bin markı ödemedi. Paranın üzerine yattı. dediği öğrenildi. Dev-Yol üyesi olmaktan 5,5 yıl hapis yatan Tunçbilekin Süleyman Çelebi ile tanışması cezaevinde gerçekleşmiş. Tunçbilek, cezaevinden çıktıktan sonra Çelebi ile halı ticaretine girmiş. 1989da ise gıda üzerine şirket kurdukları ancak daha sonra anlaşmazlığa düşüp şirketi başka birine devrettikleri öğrenildi. DİSKin Şişli Bomontideki genel merkezi, dün kurşun sesleriyle inledi. Süleyman Çelebinin eski iş ortağı Rıza Tunçbilek, randevu alarak dün öğle saatlerinde DİSK Genel Merkezine geldi. Tunçbilek, Çelebi ile makam odasında bir süre görüştü. Tunçbilek bir süre sonra silahına sarıldı ve Çelebiye 5 el ateş etti. Kurşunlar Çelebinin sağ ve sol ayak bileklerine isabet etti. Çelebi yere yığılırken saldırgan, korumalar tarafından etkisiz hale getirildi. Diz kapaklarının altına kurşun isabet eden Çelebi, ambulansla Florance Nightingale Hastanesine kaldırılarak ameliyata alındı. DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebinin kendisini silahla yaralayan Rıza Tunçbilek ile gıda üzerine ortak şirketleri olduğu ortaya çıktı. Yasadışı terör örgütü Dev-Yol üyesi olmaktan 5,5 yıl hapis yatan Tunçbilekin DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi ile tanışması cezaevinde kaldığı sırada gerçekleşmişti. Cezaeviden çıktıktan sonra 1988 yılında halıcılık işiyle uğraşmaya başlayan Tunçbilekin, Süleyman Çelebi ile halı ticareti yaptığı öğrenildi. Çelebi ve Tunçbilekin 1989 yılında gıda üzerine ithalat ve ihracat yapan bir şirket kurdukları belirtildi. Daha sonra iki isim de anlaşmazlığa düşüp hisselerini çekmeleri üzerine şirket başka birine devredildiği ifade edildi. Silahlı saldırının sebebi ise Tunçbilekin Çelebiye 225 bin mark borç vermesi olduğu ifade edildi. Tunçbilek, Çelebinin borcunun 50 bin markını ödediğini, geri kalan 175 bin markı ise ödemediğini ileri sürdü. Süleyman Çelebinin yanına giden Tunçbilek, alacağını istedi. Bu isteğine olumlu cevap alamayan Tunçbilek, Çelebinin yanına dün gerçekleşen üçüncü gelişinde yine olumsuz cevapla karşılaştı. Bunun üzerine silahını çeken Tunçbilek, Çelebiye beş el ateş etti. Dev Sol hükümlüsü Ali Rıza Tunçbilek, DİSK Genel Merkezi?nde Genel Başkan Süleyman Çelebi?ye kurşun yağdırdı. Ayaklarından yaralanan Çelebi ameliyata alınırken DİSK?çalışanları saldırganı etkisiz hale getirdi Şişli?deki DİSK genel merkezine gelen Rıza Tunçbilek, 30 yıllık arkadaşı olduğunu öne sürdüğü Çelebi?nin makam odasına çıktı. Çelebi, randevulu olan saldırganla 10 dakika görüştü. Ardından silah sesleri duyuldu. Salhdırgan sendika çalışanlarınca etkisiz hale getirlirken Çelebi her iki ayağından yaralandı. Saldırgan, olay yerine gelen polise teslim edilirken hastaneye kaldırılan Çelebi ameliyata alındı. ?175 BİN MARK BORCU VARDI? Şişli Karakolu?na götürülen saldırganın ilk ifadesinde Çelebi ile 30 yıllık tanışıklıklarının olduğunu ve saldırıyı alacak-verecek meselesi yüzünden gerçekleştirdiğini söylediği öğrenildi. Çelebi?nin kendisine 175 bin mark borcu olduğunu belirten saldırganın ?Beni sürekli oyalıyordu. Yanına gelip gitmeme rağmen vermiyordu, aramızda tartışma çıktığı için vurdum? dediği iddia edildi. Sendika çalışanları ise Çelebi?nin bu kişiyi 1980 öncesinden beri tanıdığını, komşusu olduğunu ve arkadaşlığı bulunduğunu belirterek Çelebi?nin bu kişiye sürekli yardımda bulunduğunu belirtti. Saldırganın daha önce de Çelebi?den yardım ve para istediği ifade edildi. Tunçbilek?in sol bir örgüte yönelik kaydı bulunduğu ve Çelebi ile birlikte Dev-Sol davası nedeniyle Metris Cezaevi?nde yattığı ve koğuş arkadaşı oldukları öğrenildi. Saldırganan1995 yılında da DHKPC lideri Dursun Karataş?a 10 kilo eroin göndermek isterken yakalandığı öğrenildi. DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün de saldırı gerçekleştiği sırada kendisinin de odada olduğunu ve saldırganın 4 el ateş ettiğini söyledi. Görgün, saldırganın binada ara sıra görülen bir kişi olduğunu saldırı olmadan önce Çelebi ile aralarında sabıka kaydı ile ilgili konuşmalar geçtiğini belirtti. Görgün, saldırganın çok kararlı bir şekilde odaya geldiğini ve silahını çekerek Çelebi?yi vurduğunu anlattı. Saldırganı etkisiz hale getiren Görgün yaptığı açıklamada olayın basit bir olay olmadığını söyledi. Hastanede ziyaret ettiği Süleyman Çelebi?nin sağlık durumu hakkında bilgi alan İçişleri Bakan
Samanyolu Haber
Son Dakika
06.10.2009
SendikabaşkanınasaldırıdailginçdetaySendika başkanına saldırıda ilginç detay
Müthiş operasyon polis kamerasında - Foto
Samanyolu Haber
06.07.2009
18:53
Türk Escobarı Ramazan Yıldızın yakalandığı operasyon, uyuşturucu baronlarının savaşını ortaya çıkardı.

ABD eski Başkanı Bush döneminde hazırlanan uyuşturucu kaçakçıları listesinde 4. sırada olan Cumhur Yakut ile soy isimlerini mahkeme kararıyla Yavuztürk olarak değiştiren Hüseyin Baybaşinin yeğenleri arasındaki iktidar mücadelesi polis tarafından ortaya çıkarıldı. Edinilen bilgiye göre Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri yapılan adam kaçırma ihbarlar üzerine çalışma başlattı. Çalışmalar sırasında olayların uyuşturucu kaynaklı anlaşmazlıktan dolayı meydana geldiği anlaşıldı. Soruşturmayı derinleştiren polis ekipleri adam kaçırma ve alıkoyma, yağma, yağma amaçlı silahla adam yaralama, adam kaçırmak amacıyla gizli takip, çok sayıda silahla tehdit ve bıçaklama yaralama olaylarına karışan şebeke üyelerini takibe aldı. olis ekipleri 8 Kasım 2007 yılında olaylarla ilgili fiziki ve teknik takip başlattı. Yapılan takip sırasında polise bir adam kaçırma ihbarı daha geldi. Yapılan ihbarda Cumhur Yakutun yeğeni K. Yakutun kaçırıldığı belirtildi. Ancak Yakut ailesinin polise kendileri ve kaçıran kişilerle ilgili bilgi vermedi. Ancak bu kaçırmadan sonra bu kez Cumhur Yakutun abisi ayrıca kaçırılan K. Yakutun babası kaçırıldı. Bunun üzerine polis ekipleri aileyi izlemeye aldı. Polis ekipleri soy isimlerini Yavuztürk olarak değiştiren Baybaşin ailesi ismine ulaştı. Yapılan araştırmada Nait ve Yavuz Yavuztürkün uyuşturucu satışı sırasında yaşanan anlaşmazlık sonrası Cumhur Yakutun abisi ve yeğeninin kaçırıldığı tespit edildi. Yakut ailesi kaçırılan 2 kişiye karşılık Baybaşin ailesine 300 bin euro ve 76 bin dolar verdi. Polis ekipleri iki baronun yaşadığı anlaşmazlığı çözmek için ise Türk Escobarı olarak adlandırılan Ramazan Yıldızın devreye girdiğini tespit etti. Cumhur Yakut ve Hüseyin Baybaşin 2001 yılında yurtdışına kaçırmaya çalıştıkları 323 kilo eroin polis tarafından ele geçirildi. Baybaşinin yeğenlerinin ele geçirilen uyuşturucudan dolayı Cumhur Yakutu sorumlu tuttuğu ve zararını karşılamak için bu yola başvurdukları anlaşıldı. oruşturma sırasında Naif, Gıyasettin ve Yavuz Yavuztürkün çetenin lideri olduğu anlaşıldı. İddiaya göre Şehmuz Muhittin ise örgüt adına tetikçilik yapıp adam kaçırıyordu. Şebeke üyeleri takip,izleme ve kaçırma ve teslim alma, alıkoyma olmak üzere iki gruba ayrılıp kaçırma olaylarını bu şekilde yürütüyordu. Şebeke üyeleri takip sırasında Şükrü Balcı Polis Meslek Yüksek Okulunda görevli başkomiser U.Öden yardım alıyordu. ebeke üyelerinin sabıkası olduğunu belirledikleri kişilerin işyerlerine giderek tehdit ettikleri ve bu kişileri uyuşturucu kaçakçılığına zorladıkları ifade edildi. Bu sırada devreye Türk Escobarı devreye girerek tehdit edilen kişiyle görüşerek sorunu halledebileceğini söylüyordu. Ramazan Yıldız bu iş karşılığında ise yüksek miktarda para istiyordu. Ramazan Yıldız, Cumhur Yakutun abisi ve yeğeninin kaçırılması olayı sırasında da Yakut ile Yavuztürk ailesi arasında aracılık yaptı. Çeteyi 1 buçuk yıl takip eden polis 3 Temmuz günü 5 ilde İstanbulda ise 25 ilçede 94 ayrı adrese baskın yaptı. Baskın sırasında şebeke üyelerinin tehlikeli olması nedeniyle özel harekat polislerinden de yardım alındı. Baskınlarda Naif ve Yavuz Yavuztürk, Türk Escobarı Ramazan Yıldız ve bir başkomiserin de aralarında bulunduğu 50 kişi gözaltına alındı. Emniyette sorguya alınan 50 şüpheliden 13ü serbest bırakıldı. 37 kişi ise adliyeye sevk edildi Şüphelilerin ev ve işyerlerinde yapılan aramada 1 adet uzi marka tabanca ile 1 av tüfeği, 2 glock tabanca olmak üzere 9 silah, 1 kuru sıkı tabanca, 165 adet fişek, 4 adet kama ve bıçak, 1 adet kılıç ve bir miktar uyuşturucu ele geçirildi. 2007 yılında Fatihte bir kişinin silahla tehdit edilerek yağmalanması - 27.09.2007 yılında Bakırköyde iki kişinin trafik kazası süsü verilmek suretiyle öldürülmeye teşebbüs edilmesi -08.11.2007 yılında Cumhur Yakutun yeğeni K. Yakutun polis süsü verilerek kaçırılması,tehdit ve darp edilmesi. 76 bin dolar karşılığı serbest bırakılması - 23.12.2008 yılında Cumhur Yakutun abisi Abdulbaki Yakutun polis süsü verilerek kaçırılması ve 300 bin euro karşılığında serbest bırakılması - Üsküdarda bir kişinin işyerinde darp edilmesi ve daha sonrasında silahla tehdit edilerek şikayetinden vazgeçirilmesi - Ataşehirde bulunan Nispet Barın yağma amaçlı silahla birden çok kişinin yaralanması - Bakırköy ve Bahçelievlerde bir şahsın takip edilmesi ve kaçırılması - Ümraniyede bir kişinin bıçaklanması - Beylikdüzünde bir kişinin yağma amaçlı tehdit edilmesi ve bu kişinin hakkında gizlice araştırma yapılması
Samanyolu Haber
Son Dakika
06.07.2009
Müthişoperasyonpoliskamerasında-FotoMüthiş operasyon polis kamerasında - Foto
Dünyanın konuştuğu otel açıldı - Foto
Samanyolu Haber
23.05.2009
22:32
Antalyanın Kundu bölgesindeki Mardan Palace Antalya Oteli, gala gecesiyle açıldı.

OTELDEN FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN

Akdenizin en lüks otellerinden biri olan Mardan Palace Oteli, görkemli gala ile hizmete girdi. Temeli 3.5 yıl önce atılan ve 180 bin metre karelik alana yapılan Mardan Palace Antalya Otelinin açılış galasına ünlü konuklar katıldı.

Galaya, Kazakistan Cumhurbaşkanı Nur Sultan Nazarbayev, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Monica Bellucci, Sharon Stone, Richard Gere, Tom Jones, Mariah Carey, Paris Hilton ve Seal yer aldı. Şarkıcı ve oyunculardan oluşan ünlü konuklar, açılış öncesi kırmızı halıda gazetecilere poz verdi.

Temeli 3,5 yıl önce atılan ve 1,4 milyar dolara mal olan Avrupanın en lüks otelinin açılışına Hollywood starları katıldı. Mardan Palacenin sahibi Azeri asıllı Rus milyarder Telman İsmailov, açılış öncesi basın toplantısı düzenledi. Toplantıya otelin açılışı için gelen ünlü oyuncular Sharon Stone, Richard Gere, Monica Belucci, ünlü sanatçılar Seal ve Tom Jones ile Platinium Rye Entertainmentin Doğu Avrupa Direktörü Samuel Aroutiounian de katıldı. İsmailov ve beraberindekiler, çok sayıda yabancı ve Türk gazetecinin de takip ettiği toplantıda soruları cevapladı.

İsamilov, Mardan Palacenin İstanbulun eşsiz güzelliklerini yepyeni bir lüks hizmet anlayışı ile Antalyaya taşıdığını belirterek, Mardan Palace, ürün ve hizmet kalitesi ile çok kısa bir zaman içerisinde Avrupanın hatta dünyanın en gözde otellerinden birisi olacağına inancımız sonsuzdur. dedi. İsmailov, Neden böyle bir oteli Türkiyede yapma gereği duydunuz sorusuna ilginç bir cevap verdi: Türkiyede hemen bu otelin yanında Kremlin Otel var. Bunu bir Türk iş adamı inşaa etmişti. Biz de İstanbulun eserlerini inşaa edelim dedik.

Otelin maliyeti hakkında açıklama yapmaktan kaçınan İsmailov, ısrarlı sorular karşısında Şu anda otelde görünenler bu yatırım karşılığıdır. İfadelerini kullandı. Bir Alman gazeteci, İsmailova, Açılışı neden Hollywood ünlüleriyle yaptınız ve açılış ne kadara mal oldu. diye sordu. İsmailov da herkesin sadece para ile ilgilendiğini, sanatçıları misafir olarak davet ettiğini ifade etti.

Mardan Palacenin sahibi Azeri asıllı Rus milyarder Telman İsmailov, açılış öncesi basın toplantısı düzenledi

OSMANLININ ALTIN ÇAĞINI HİSSETTİK

Basın toplantısına katılan ünlü isimler de otel ve Telman İsmailovun cömertliğine övgüler yağdırdı. Ünlü Amerikalı şarkıcı Seal, otel hakkında ilginç bir yorum yaptı. Otelde Osmanlı İmparatorluğunun altın çağını hissettiğini ifade eden ünlü şarkıcı şunları söyledi: İsmailov, Osmanlı İmparatorluk geleneği üzerine bu oteli inşaa etmiş. Gerçekten bu otelde Osmanlı İmparatorluğunun altın çağını hissettim. Bir yatırım yaparken, kültüre saygı duyup onu korumalısınız. İsmailov bunu başarmış.

İtalyan oyuncu Monica Bellucci ise Burada bir hafta kalsam çok mutlu olurdum. Daha sonra tekrar buraya mutlaka geleceğim. dedi. Başta yüzme havuzu olmak üzere otelin her detayının harika olduğunu dile getiren Sharen Stone da şöyle konuştu: Otelde bir özen görüyorsunuz. İsmailovun içindeki cömertliğinin detaylara yansıdığını görebiliyoruz. Özellikle kriz döneminde böyle bir istihdam sağlaması ve yatırım gerçekleştirmesi çok güzel bir şey.

Sharon Stone ve Seal

TÜRKİYEDE BULUNMAKTAN MUTLUYUM

Hollywood starlarında Richard Gere, Türkiyede bulunmaktan dolayı çok mutlu olduğunu belirterek düşüncelerini şöyle dile getirdi: Keşke gezip görebilmek için fırsat olsaydı. Eşimle birlikte fazla tanınmadan bu sıra dışı ülkeyi gezmeyi çok istiyorum. Telman İsmailov, benim vakfıma çok ciddi bir bağışta bulundu. Tibetin içinde ve dışında klinikler kuruyoruz. Hindistana gidip 50 bin kişiye yardım etmek istiyoruz.

Tom Jones da bu büyük açılışta bulunmaktan dolayı çok mutlu olduğunu ve burada şarkı da söyleyeceğini aktardı. Jones, 1990 yılında da Efeste konser vermiştim. Ben hiç böyle bir otel görmedim. Benim bugüne kadar gördüğüm en güzel otel. dedi.

OTEL 1,4 MİLYAR DOLARA MAL OLDU

1,4 milyar dolara mal olduğu belirtilen Mardan Palace, 24 bin metrekarelik dev havuzu, antika koltukları, dev kral daireleri, birbirinden ilginç yapıları ile lüks ve ihtişamda dünyanın sayılı otelleri arasına yer alıyor. Temeli 3,5 yıl önce atılan otel, Antalyanın Kundu mevkiinde Lara sahil bandında 180 bin metrekarelik bir alanda inşa edildi. İsmailovun İstanbul ve Antalya kentlerine olan tutkusunu yansıtan Mardan Palace, tamamen İstanbulun mi
Samanyolu Haber
Son Dakika
23.05.2009
Dünyanınkonuştuğuotelaçıldı-FotoDünyanın konuştuğu otel açıldı - Foto
Dünyanın konuştuğu otel açılıyor - Foto
Samanyolu Haber
23.05.2009
21:19
Dünyanın merakla beklediği Mardan Palace nihayet açılıyor.

FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN

Temeli 3,5 yıl önce atılan ve 1,4 milyar dolara mal olan Avrupanın en lüks otelinin açılışına Hollywood starları katılıyor. Mardan Palacenin sahibi Azeri asıllı Rus milyarder Telman İsmailov, açılış öncesi basın toplantısı düzenledi. Toplantıya otelin açılışı için gelen ünlü oyuncular Sharon Stone, Richard Gere, Monica Belucci, ünlü sanatçılar Seal ve Tom Jones ile Platinium Rye Entertainmentin Doğu Avrupa Direktörü Samuel Aroutiounian de katıldı. İsmailov ve beraberindekiler, çok sayıda yabancı ve Türk gazetecinin de takip ettiği toplantıda soruları cevapladı.

İsamilov, Mardan Palacenin İstanbulun eşsiz güzelliklerini yepyeni bir lüks hizmet anlayışı ile Antalyaya taşıdığını belirterek, Mardan Palace, ürün ve hizmet kalitesi ile çok kısa bir zaman içerisinde Avrupanın hatta dünyanın en gözde otellerinden birisi olacağına inancımız sonsuzdur. dedi. İsmailov, Neden böyle bir oteli Türkiyede yapma gereği duydunuz sorusuna ilginç bir cevap verdi: Türkiyede hemen bu otelin yanında Kremlin Otel var. Bunu bir Türk iş adamı inşaa etmişti. Biz de İstanbulun eserlerini inşaa edelim dedik.

Otelin maliyeti hakkında açıklama yapmaktan kaçınan İsmailov, ısrarlı sorular karşısında Şu anda otelde görünenler bu yatırım karşılığıdır. İfadelerini kullandı. Bir Alman gazeteci, İsmailova, Açılışı neden Hollywood ünlüleriyle yaptınız ve açılış ne kadara mal oldu. diye sordu. İsmailov da herkesin sadece para ile ilgilendiğini, sanatçıları misafir olarak davet ettiğini ifade etti.

OSMANLININ ALTIN ÇAĞINI HİSSETTİK

Basın toplantısına katılan ünlü isimler de otel ve Telman İsmailovun cömertliğine övgüler yağdırdı. Ünlü Amerikalı şarkıcı Seal, otel hakkında ilginç bir yorum yaptı. Otelde Osmanlı İmparatorluğunun altın çağını hissettiğini ifade eden ünlü şarkıcı şunları söyledi: İsmailov, Osmanlı İmparatorluk geleneği üzerine bu oteli inşaa etmiş. Gerçekten bu otelde Osmanlı İmparatorluğunun altın çağını hissettim. Bir yatırım yaparken, kültüre saygı duyup onu korumalısınız. İsmailov bunu başarmış.

İtalyan oyuncu Monica Bellucci ise Burada bir hafta kalsam çok mutlu olurdum. Daha sonra tekrar buraya mutlaka geleceğim. dedi. Başta yüzme havuzu olmak üzere otelin her detayının harika olduğunu dile getiren Sharen Stone da şöyle konuştu: Otelde bir özen görüyorsunuz. İsmailovun içindeki cömertliğinin detaylara yansıdığını görebiliyoruz. Özellikle kriz döneminde böyle bir istihdam sağlaması ve yatırım gerçekleştirmesi çok güzel bir şey.

TÜRKİYEDE BULUNMAKTAN MUTLUYUM

Hollywood starlarında Richard Gere, Türkiyede bulunmaktan dolayı çok mutlu olduğunu belirterek düşüncelerini şöyle dile getirdi: Keşke gezip görebilmek için fırsat olsaydı. Eşimle birlikte fazla tanınmadan bu sıra dışı ülkeyi gezmeyi çok istiyorum. Telman İsmailov, benim vakfıma çok ciddi bir bağışta bulundu. Tibetin içinde ve dışında klinikler kuruyoruz. Hindistana gidip 50 bin kişiye yardım etmek istiyoruz.

Tom Jones da bu büyük açılışta bulunmaktan dolayı çok mutlu olduğunu ve burada şarkı da söyleyeceğini aktardı. Jones, 1990 yılında da Efeste konser vermiştim. Ben hiç böyle bir otel görmedim. Benim bugüne kadar gördüğüm en güzel otel. dedi.

OTEL 1,4 MİLYAR DOLARA MAL OLDU

1,4 milyar dolara mal olduğu belirtilen Mardan Palace, 24 bin metrekarelik dev havuzu, antika koltukları, dev kral daireleri, birbirinden ilginç yapıları ile lüks ve ihtişamda dünyanın sayılı otelleri arasına yer alıyor. Temeli 3,5 yıl önce atılan otel, Antalyanın Kundu mevkiinde Lara sahil bandında 180 bin metrekarelik bir alanda inşa edildi. İsmailovun İstanbul ve Antalya kentlerine olan tutkusunu yansıtan Mardan Palace, tamamen İstanbulun minyatürünü andıran mimarisi ile bünyesinde Dolmabahçe, Kuleli Askeri Lisesi görümünde tasarlanmış Anadolu Yakası, Avrupa yakası, Kız Kulesi ve 16ıncı yüzyılda Leonardo Da Vinci tarafından tasarlanmış ancak uygulamaya geçirilmemiş olan Galata Köprüsünün emsallerini barındırıyor.

ODA FİYATLARI 485 EURO İLE 16 BİN EURO ARASINDA DEĞİŞİYOR

Otel, 2 Royal, 4 Presidental, 38 Executive suit, 271 Superior, 62 Premium, 17 Dolmabahçe Deluxe, her birinin bünyesinde özel tasarımlı Türk Hamamı bulunduran 38 Grand Hamam oda, 41 grand Deluxe dubleks, 44 Garden suit, 5 VIP villa, 3 Grand Junior ve 41 Junior suit olmak üzere farklı konseptlerde 560 odaya sahip. Dünyanın farklı ülkelerinden lezzetler sunan 24 restoran ve 32 bar bulunuyor. Otelde ayrıca İstanbul Boğazı şeklindeki havuzun iki yakasını birleştiren bir köprü bulunuyor. Köprü Leonardo Da Vincinin Galata Köprüsü için çizdiği proje
Samanyolu Haber
Son Dakika
23.05.2009
Dünyanınkonuştuğuotelaçılıyor-FotoDünyanın konuştuğu otel açılıyor - Foto
İŞKUR: İşsizlik değil, iş beğenmemezlik var
Samanyolu Haber
03.05.2009
11:04
İŞKUR Adana İl Müdürü Haşim Meydan, işsizlere iş beğendirmekte zorlandıklarını bildirdi.

Meydan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çeşitli kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak, istihdamı artırmaya yönelik mesleki kurslar açtıklarını söyledi.

Bu kurslara katılan kursiyerlere günlük 15 TL ödeme yaptıklarını ifade eden Meydan, şöyle dedi:

Özel kurslara katılmak için para ödemeniz gerekirken, biz üstüne para veriyoruz. Ayrıca kursların çoğunda da yüzde 50 istihdam garantisi sağlıyoruz. Ama buna rağmen, çoğu zaman yeterli katılımı sağlayamıyoruz, çünkü bizde işsizlik değil, iş beğenmemezlik var. Büro hizmetleri için açılan mesleki kurslara başvuru için kuyruklar oluşurken, sanayiye yönelik kursa başvuran kişi bulmakta zorlanıyoruz. Bunun yanı sıra adama Ne iş yapıyorsun? diye soruyorsun, İşsizim. Ne iş olursa yaparım diyor ancak vasıfsız olmasına rağmen tarlaya çapa işine gitmiyor, kaynakçılık kursuna gelmiyor. Anlamıyorum eğer açsan 25 TL yevmiye veriliyor niye gitmezsin.

-MESLEKİ KURSLARA ÖZEL ÖNEM VERİYORUZ-

İŞKUR Adana İl Müdürü Haşim Meydan, sanayi alanında açılan mesleki kurslara beklenen ilgiyi görmemelerine rağmen, bu kursların açılmasına özel önem verdiklerini bildirdi.

Bu yıl çeşitli dallarda 73 adet kurs açtıklarını ifade eden Meydan, özellikle üniversite, sivil toplum kuruluşu ve kamu işbirliğini sağlamaya çalıştıklarını kaydetti.

Uluslararası sertifikalı kurslar sayesinde istihdam sorununa önemli oranda çözüm bulunabileceğini vurgulayan Meydan, kurs sayısını artırmayı hedeflediklerini söyledi.

Meydan, Adanada 42 bin civarında kayıtlı işsiz bulunduğunu, bu rakamın önceki yıllara göre artmış gibi görünmesine rağmen, İŞKURa internet üzerinden de başvuru yapılmaya başlanmasının sayı üzerinde etkili olduğunu belirtti.

İşsizlik maaşından yararlananların sayısının da arttığını bildiren Meydan, Geçen yıl bu dönemlerde her ay 500 yeni kişiye işsizlik maaşı ödemeye başlarken, bu sayı aylık 700e yaklaştı diye konuştu.

AA
Samanyolu Haber
Son Dakika
03.05.2009
İŞKURİşsizlikdeğilbeğenmemezlikvarİŞKUR İşsizlik değil iş beğenmemezlik var
Özel eğitimde tehlike sinyali
Samanyolu Haber
27.04.2009
06:48
Kayıt yenileme sezonuna ekonomik sıkıntılarla giren özel öğretim kurumları zor durumda.

Çok sayıda kurum krizin de etkisiyle kapanmanın eşiğinde. Diğer sektörler gibi onlar da devlet desteği bekliyor.

Geçen yıl kayıtların bittiği nisan ve mayısta her şey güllük gülistanlıktı. Şimdi küresel kriz ortaya çıktı. Velilerimiz arasında çeki, senedi dönenler var. Hadi bu seneyi öyle ya da böyle atlattık. Şu sıralar okullar gelecek senenin fiyatlarını açıklayıp yeni kayıtlara başlıyor. Durum hiç de iç açıcı değil. Evini satıp okulunu ayakta tutmaya çalışan insanlar var. Böyle giderse çok sayıda okul kapanacak. Devlet burada bir babalık yaparsa sektör toparlanır. Çare, bütün dünyada olduğu gibi devlet desteğidir.

Bu sözler, geçen hafta Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ile sektörün sıkıntılarını görüşen Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği Başkanı Cem Gülana ait. Gülanın da dediği gibi yeni eğitim sezonu için kayıtların başladığı şu günlerde özel öğretim kurumları krizden çıkış yolu arıyor. Enflasyon oranında fiyat artırarak mevcudu korumaya çalışan özel okullar, dertlerine çare olur umuduyla bakanlıklar arasında mekik dokuyor. Millî Eğitim, Çalışma ve Maliye bakanlarıyla görüşen sektör temsilcileri umutlu konuşuyor. Özel öğretim kurumlarının beklentisi açık: Otomotiv, beyaz eşya ve internet sektöründe Özel Tüketim Vergisi (ÖTV); konut, mobilya, bilgi teknolojileri, makine gibi sektörlerde ise Katma Değer Vergisi (KDV) indirimi yapan devletin özel öğretime de destek vermesi.

2001deki ekonomik kriz, özel öğretim kurumlarında yüzde 16 küçülmeye sebep olmuştu. Önlem alınmazsa, dünyayı saran şimdiki kriz özel öğretim kurumlarında daha büyük sıkıntılara sebep olacak. Bu küçülme, sektörde binlerce işsiz çıkaracağı gibi devlet kurumlarına çok sayıda öğrenci akışıyla hem devletin öğretmen istihdamını artırmasına hem de derslik açığına sebep olacak.

Yüzde 2ler seviyesindeki özel okullaşma oranıyla dünyanın en devletçi ülkelerinden bile geri kalan Türkiyedeki özel öğretim kurumları devletten babalık bekliyor. Türkiyede şu an anaokullarıyla birlikte 2 bin 631 özel okul bulunuyor. Dershane ve kursları da ilave ederseniz sektörde 10 bine yakın özel öğretim kurumu faaliyet gösteriyor. Kurumlar 47 bini özel okullarda olmak üzere 100 bin civarında öğretmen istihdam ediyor. Diğer istihdam ettiği görevliler ise hariç. Özel okullardaki öğrenci sayısı da 423 bin.

Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği Başkanı Cem Gülan, bu noktada bir konuya dikkat çekiyor: Özel öğretim kurumlarının bu kadar öğrenciyi okutmadığını ve bu kadar personeli istihdam etmediğini düşünün. Bu çocukları devlet okutacaktı ve bu insanlar iş arayacaktı. Yani devletin sırtına bu kadar daha yük binecekti. Özel öğretim kurumları binlerce kişiye iş vererek ve devletin okutmakla yükümlü olduğu öğrencilere zemin hazırlayarak devletin sırtından önemli oranda yükü almaktadır.

Devletin üstlenmesi gereken yükü paylaşan özel okullar şu an kapasitesinin yüzde 55i ile çalışıyor. Yani 750 bin civarında öğrenciyi okutabilecek fiziki imkânları olmasına rağmen yarısıyla yetinmek zorunda kalıyorlar. Devletin ön yargılı tutumlarından dolayı bugüne kadar ekonomik ve akademik sıkıntılarına çözüm bulamayan sektör, şimdi küresel krizin etkisiyle tutunacak dal arıyor. Gelirlerinin yarıdan fazlasını devlete aktaran, geri kalanını ise personel giderlerine harcamak zorunda kalan sektör, gelişmiş ülkelerdeki destekleri talep etmiyor. Eski Doğu Bloku ülkelerindeki uygulamaya dahi razı olmuş durumdalar.

Kriz, özel okul ve dershaneleri zor durumda bırakmanın ötesinde kapanma noktasına getirdi. Sektör temsilcileri, 400 dershanenin kapanma başvurusu yaptığını, bu rakamın sene sonuna kadar bini bulacağını konuşuyor. Okulların ise bu noktada daha hassas olduğu vurgulanıyor. Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği Başkanı Cem Gülan, Aramızda çoğunlukla eğitime gönül vermiş insanlar var. Yani tüccar yok. Kimse bu işten bol para kazanalım hevesinde değil. Bu sebeple eğitimden taviz vermektense okulu kapatmayı yeğleyecek çok sayıda insan var. Biz öğretmen sayısını azaltamayız, eğitimde uyguladığımız sosyal etkinliklerden tasarruf yapamayız. Nereden kısacaksınız? En fazla, öğretmene bu sene zam yapmazsınız. O zaman da okulda motivasyon, huzur kalır mı? Zaten sektörümüzde 50-100 okul hariç, kâr eden yoktur. Çoğu dişinden tırnağından artırarak bu işi yapıyor. diyor.

Tüm Özel Öğretim Kurumları Derneği (TÖDER) Başkanı ve Bahçeşehir Üniversitesinin sahibi Enver Yücel ise kriz dışında birtakım yapısal zaafların da sektörde bazı kurumları zor durumda bıraktığını söylüyor. Özel öğretim kurumlarının sadece kâr peşinde koşan ve devletin zaafından yararlanan kurumlar olduğu gibi bir ön yargının oluştuğuna dikkat çeken Yücel, krizi şöyle özetliyor: Özel öğretim kurumlarının sorunlarını; kötü yönetilme, bilimsel bir işletme olarak görülmeme ve uluslararası finans krizinin yol
Samanyolu Haber
Son Dakika
27.04.2009
ÖzeleğitimdetehlikesinyaliÖzel eğitimde tehlike sinyali
Karayalçın'dan 'Baş' vaatleri
Samanyolu Haber
26.01.2009
08:00
CHPnin Ankara ve İstanbul adaylarından Haydar Başı bile şaşırtacak vaatler.

Karayalçın, yoksulluğu yasaklayacak, Kılıçdaroğlu ise, İstanbulda 400 bin kişiye maaş bağlayacak.

CHPnin Ankara ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayları Murat Karayalçın ve Kemal Kılıçdaroğlu, Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı (BTP) Haydar Başa taş çıkartacak vaatlerde bulunuyor. İşte CHPli başkan adaylarının kıskanılacak vaatleri:

YOKSULLUK YASAK

Murat Karayalçın: “Ankaranın parası var. Ankaranın parası yetmezse uluslararası sermaye piyasalarının sermayesi var. Biz hangi yolla olursa olsun bu projeleri yapacağız. Ankarada yeni bir dönem başlatacağız. Bana yetki verin Ankaradaki yoksulluğa son vereyim. Yoksulluğu Ankarada yasaklıyoruz.

HER YIL 20 BİN KİŞİYE İŞ

CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Kemal Kılıçdaroğlu: “400 bine yakın yoksul var. Bu insanlar kömür ve prince değil, onurlu bir vatandaş olacakları şekilde maaşa bağlanacak. Her yıl en az 20 kişiye iş bulunacak. İstanbula 3.5 milyon turist geliyor. Biz 10 milyon turist çekeceğiz.

Başın örnek vaatleri

# İşte BTP lideri Haydar Başın seçim vaatleri:

# Her ev hanımına iktidarın ilk ayından başlamak üzere her ay 500 YTL maaş verilecek.

# Doğum yapan her anneye 15 bin YTL doğum ikramiyesi verilecek.

# Çocuklar için çocuk başına 250 YTL çocuk maaşı verilecek.

# 18 yaşını dolduran her Türk vatandaşına iktidarın 12.ayından itibaren her ay 500 YTL maaş verilecek.

# Asgari ücret 2 bin YTL

# Her çiftçiye, tohumunu ekmeden yüzde 50 avans verilecek.

# Mazot 80 Ykr olacak.

YENİ ŞAFAK
Samanyolu Haber
Son Dakika
26.01.2009
KarayalçındanBaşvaatleriKarayalçından Baş vaatleri
Bekir Kılıç'tan iş müjdesi
Samanyolu Haber
23.01.2009
20:25
Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Kartal Belediye Başkan Adayı Bekir Kılıç, imalat sanayinde işini kaybedenler sektöründe iş bulacak dedi.

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Kartal Belediye Başkan Adayı olan Evyap’ın eski Yönetim Kurulu Üyesi Bekir Kılıç, global ölçekli krizden etkilenerek işsiz kalan imalat sanayindeki çalışanların, göreve geldiklerinde uygulamaya sokacakları projeler dolayısıyla hizmet sektöründe iş sahibi olacaklarını söyledi.

Kartal’da 10 yıl önce imalat sanayinde çalışanların oranının yüzde 50-55 civarında olduğunu belirten Adalet ve Kalkınma Partisi Kartal Belediye Başkan Adayı Bekir Kılıç, zamanla değişen koşullar ve son global kriz dolayısıyla bu oranın yüzde 20’ye düştüğünü belirtti. Kartal’ın ticaret, turizm ve hizmet alanında bir sembol olacağını söyleyen Kılıç, imalat sanayinde işini kaybedenlerin hizmet sektöründe iş bulacağını ve işsizliğin azalmasıyla bölgenin gelirinin artacağını sözlerine ekledi.

Kartal Anadolu Yakası’nın merkezi olmaya aday…

Kartal bölgesini çok iyi tanıyan ve birikimlerini değerlendirmek isteyen Bekir Kılıç, Kartal’ın çok özel bir yer olduğunu ve göreve geldiğinde hazırlıklarını tamamladıkları birçok projeyi hayata geçireceklerini söyledi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın “en iyi proje” olarak nitelendirdiği Kartal Kentsel Dönüşüm Projesi ise Bekir Kılıç’ın Kartal’a sunacağı en önemli projelerden biri. 8 milyon metrekarelik bir alanı kapsayacak ve yüzde 40’ı sosyal donatılardan oluşacak olan Kartal Kentsel Dönüşüm Projesi ile 150-200 bin kişiye iş imkanı sunulabilecek. Bu tür projelerin hayata geçmesi için Hükümet, Büyükşehir Belediyesi ve Kartal Belediyesi’nin ortak çalışma yapması gerektiğini belirten Bekir Kılıç, koordinasyonu ve iyi ilişkileri geliştirerek ilişki yönetimine önem vereceklerini sözlerine ekledi.

İş dünyasında aktif bir kişiliği ve Ayazağa, İstanbul Deri Organize Sanayindeki fabrikalarda imzaları olan Bekir Kılıç, madde bağımlılıları ve sokak çocuklarını da topluma kazandırmak için çalışacaklarını söyledi. 427 bin nüfuslu Kartal bölgesinde 300 dilenci olduğunu belirten Kılıç, ihtiyaçtan dolayı dilenen kişilere ve madde bağımlılarına eğitim sağlayarak iş olanağı sunacaklarını belirtti. Okul yaptırmak isteyenlere okulun altına otopark yaptırarak okulun masraflarını 5 yıl içinde çıkartmayı planlayan Kılıç, aynı zamanda engelli vatandaşları da üretken duruma getirmek istediklerini söyledi.

Dünya metropollerindeki gibi sokak şenlikleri

Kartal’ı Avrupa’nın diğer modern bölgeleri gibi cazibe merkezi haline getirmeyi amaçladıklarını ifade eden Kılıç, “Berlin, Moskova ve diğer önemli dünya şehirlerinde olduğu gibi Kartal ilçesinde de sokak şenlikleri düzenlenecek. Tiyatro, resim ve gösteri sanatları gibi faaliyetler sayesinde küçük esnafın pozitif yönde etkilenmesini sağlayacağız” diye konuştu.

İnsanların vakit geçirdikleri sosyal yaşam alanlarının sayısının artırılacağını vurgulayan Kılıç, “23 hektarlık Aydos ormanını tabiat parkı yapmayı düşünüyoruz. İnsanların boş zamanlarında ve hafta sonlarında akit geçirebilecekleri önemli bir alan olacak burası” dedi. Kılıç bu kapsamda, hazine ve Büyükşehir Belediyesi’ne ait arazilerin parka dönüştürülebileceğini sözlerine ekledi.
Samanyolu Haber
Son Dakika
23.01.2009
BekirKılıçtanmüjdesiBekir Kılıçtan iş müjdesi
Toplam "48" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti