Habergec.Com Aranan Kelimeler:bu yıl 50 bin kişiye iş Değerlendirme: 10 / 10 940566
habergec.com
20.10.2014 Pazartesi
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler
Gazeteler
İnternet Siteleri
Televizyonlar
Radyolar
Diğer

:: Gruplar
 

bu yıl 50 bin kişiye iş

Spor malzemecisi, Türkiye’de hedef büyüttü
Zaman
12.10.2014
02:03
Global büyüklüğü Türkiye’nin milli hasılasının yarısına yaklaşan spor malzemeleri endüstrisinde daha hızlı büyümek için bünyesinde 20 ayrı marka oluşturan Decathlon, her yıl şirket içi inovasyon yarışması düzenleyerek pazardaki etkisini artırma peşinde.Nitekim şirket içinde oluşturduğu rekabet sayesinde her yıl 2 bin 800 yeni ürün üreten marka, 60 bin ürünü de her yıl test ediyor. İnovasyon sayesinde istihdamı 60 bine çıkardıklarını belirten Decathlon üst yöneticisi Yves Claude, “İnovasyon ile mümkün olan en düşük fiyatta teknik, çekici ve basit ürünler tasarlıyoruz.” dedi. Decathlon İnovasyon direktörlerinden Vincent Ventenat, şirketin doğduğu ülkeye inovasyon sayesinde daha fazla fayda sağlayabileceğini kaydetti. 10. Decathlon İnovasyon Ödülleri, Fransa’nın Lille şehrinde gerçekleştirildi. Bu yılki yarışmaya Decathlon’un 8 markasının 10 inovasyon ürünü katıldı. Ödülü, 2-4 yaşındaki çocukların daha kolay denge kurmasını sağlayan düzeneği geliştiren Decathlon’un alt markası Oxelo B1 Scooter ürünü ile kazandı. 1 araştırma merkezi, 1 iç tasarım departmanı, 50 araştırmacı, 530 mühendis ve 150 tasarımcısı bulunan şirketin, ürün çeşitliliği inovasyon sayesinde her yıl yüzde 10 büyüyor. Şirket, Türkiye’de ise Nike, Adidas gibi markaların yanı sıra Sportive gibi yerli markalarla da yarış içinde. Şirketin Türkiye’nin de dahil olduğu Bölge Müdürü Fabrice Beschu, 2010’da girdikleri Türkiye pazarında 4 yılda 9 mağazaya ulaştıklarını, bu rakamın 40 milyon nüfuslu Polonya’da 50 olduğunu hatırlatarak, “İki katı nüfusa sahip Türkiye’de mağaza sayımız az. Bu sebeple önümüzdeki yıl en az 5 mağaza daha açacağız.” dedi. Şirket hâlihazırda spor malzemelerinin çoğunu Çin ve Bangladeş gibi ülkelerde ürettiriyor. Beschu, Avrupa için ise Türkiye’nin iyi bir üretim üssü olabileceğini kaydetti.İş stratejisti Global Industry Analysts’in araştırmasına göre spor endüstrisinin yıllık cirosu 2015’te yüzde 5’in üzerinde bir büyüme ile 303 milyar dolara ulaşacak. Bu pazarın 63 milyar dolarlık kısmı Kuzey Amerika bölgesinde oluşuyor. Pastanın yaklaşık 28 milyar dolarlık kısmını Nike tek başına temsil ediyor. Sektörün Avrupa büyüklüğü de Kuzey Amerika’ya yakın. 1976’da Lille’de kurulan ve cirosunu geçen yıl 7,4 milyar Euro’ya ulaştıran Decathlon ise Avrupa’daki en geniş spor malzemeleri perakendecisi konumunda. 33 ülkede 739 mağazaya ulaşan spor perakende zinciri, dünyada 72 farklı uyruklu 60 bin kişiye iş sağlıyor.
Zaman
Ekonomi
12.10.2014
SpormalzemecisiTürkiye’dehedefbüyüttüSpor malzemecisi Türkiye’de hedef büyüttü
Spor malzemecisi, Türkiye’de hedef büyüttü
Zaman
12.10.2014
02:03
Global büyüklüğü Türkiye’nin milli hasılasının yarısına yaklaşan spor malzemeleri endüstrisinde daha hızlı büyümek için bünyesinde 20 ayrı marka oluşturan Decathlon, her yıl şirket içi inovasyon yarışması düzenleyerek pazardaki etkisini artırma peşinde.Nitekim şirket içinde oluşturduğu rekabet sayesinde her yıl 2 bin 800 yeni ürün üreten marka, 60 bin ürünü de her yıl test ediyor. İnovasyon sayesinde istihdamı 60 bine çıkardıklarını belirten Decathlon üst yöneticisi Yves Claude, “İnovasyon ile mümkün olan en düşük fiyatta teknik, çekici ve basit ürünler tasarlıyoruz.” dedi. Decathlon İnovasyon direktörlerinden Vincent Ventenat, şirketin doğduğu ülkeye inovasyon sayesinde daha fazla fayda sağlayabileceğini kaydetti. 10. Decathlon İnovasyon Ödülleri, Fransa’nın Lille şehrinde gerçekleştirildi. Bu yılki yarışmaya Decathlon’un 8 markasının 10 inovasyon ürünü katıldı. Ödülü, 2-4 yaşındaki çocukların daha kolay denge kurmasını sağlayan düzeneği geliştiren Decathlon’un alt markası Oxelo B1 Scooter ürünü ile kazandı. 1 araştırma merkezi, 1 iç tasarım departmanı, 50 araştırmacı, 530 mühendis ve 150 tasarımcısı bulunan şirketin, ürün çeşitliliği inovasyon sayesinde her yıl yüzde 10 büyüyor. Şirket, Türkiye’de ise Nike, Adidas gibi markaların yanı sıra Sportive gibi yerli markalarla da yarış içinde. Şirketin Türkiye’nin de dahil olduğu Bölge Müdürü Fabrice Beschu, 2010’da girdikleri Türkiye pazarında 4 yılda 9 mağazaya ulaştıklarını, bu rakamın 40 milyon nüfuslu Polonya’da 50 olduğunu hatırlatarak, “İki katı nüfusa sahip Türkiye’de mağaza sayımız az. Bu sebeple önümüzdeki yıl en az 5 mağaza daha açacağız.” dedi. Şirket hâlihazırda spor malzemelerinin çoğunu Çin ve Bangladeş gibi ülkelerde ürettiriyor. Beschu, Avrupa için ise Türkiye’nin iyi bir üretim üssü olabileceğini kaydetti.İş stratejisti Global Industry Analysts’in araştırmasına göre spor endüstrisinin yıllık cirosu 2015’te yüzde 5’in üzerinde bir büyüme ile 303 milyar dolara ulaşacak. Bu pazarın 63 milyar dolarlık kısmı Kuzey Amerika bölgesinde oluşuyor. Pastanın yaklaşık 28 milyar dolarlık kısmını Nike tek başına temsil ediyor. Sektörün Avrupa büyüklüğü de Kuzey Amerika’ya yakın. 1976’da Lille’de kurulan ve cirosunu geçen yıl 7,4 milyar Euro’ya ulaştıran Decathlon ise Avrupa’daki en geniş spor malzemeleri perakendecisi konumunda. 33 ülkede 739 mağazaya ulaşan spor perakende zinciri, dünyada 72 farklı uyruklu 60 bin kişiye iş sağlıyor.
Zaman
Ana Sayfa
12.10.2014
SpormalzemecisiTürkiye’dehedefbüyüttüSpor malzemecisi Türkiye’de hedef büyüttü
Keşke Türkiye’de bütün kurumlar bizim kadar şeffaf olsa
Zaman
28.09.2014
03:08
Kimse Yok mu Derneği Başkanı İsmail Cingöz, Kurban Bayramı için hazırlıklarının tam olduğunu söyledi. Son günlerde dernek aleyhindeki iddialar ile ilgili olarak En çok üzüldüğümüz şey ne yaptığımızı çok iyi bilen insanların bile iftiralar karşısında sessiz kalması. diyor.Yardım faaliyetlerinize iştirak eden kaç gönüllünüz var?Şu anda 53 bin kayıtlı gönüllümüz var. Ama bir eksiklik var bu noktada. 113 ülkede geniş çaplı hizmetler yapıyorsanız (Kurban, Ramazan, su kuyusu vb.) bu çalışmaları 53 bin gönüllü ile yapma şansınız yok. Yüz binlerce gönüllü ile bu çalışmaları yapabilirsiniz. Örnek olarak; Sudan’a, Filipinler’e yardım götürmeniz gerekiyor. Bu güzergahlara ulaşabilmeniz için on binlerce gönüllü istihdam etmeniz gerekiyor. Hizmet edilen ülkelerin kendi vatandaşlarını da katacak olursak toplamda, 100 binlerle, hatta milyonlarla bu hizmetler yapılıyor. Ayrıca, faaliyet yapılan ülkelerde bizim kendi ülkemizden üç gönüllü varsa, o ülkenin kendi vatandaşından 100 tane daha gönüllü var.Bu kadar gönüllüyü harekete geçirmek kolay olmasa gerek...Burada sadece 53 bin kişi üzerinden gitmeyeceğim. Çünkü 3 milyonu aşmış, birbirinden farklı T.C. kimlik numarası taşıyan bağışçısı var bu derneğin. Dolayısıyla bütün bu işleri 50 bin gönüllüye mal edersek; bağışta bulunan, derneğe dua eden ve maddi manada da destek olan kişilere saygısızlık olur. Dolayısıyla, egoizm ve benlik etrafında toplanan insanların, kin ve nefret tohumları ektiği, kan akıttığı, gözyaşı döktürdüğü bir dünyada iyi insanlar da iyi projeler etrafında bir araya gelme ve inisiyatif alma ihtiyacı hissediyorlar. Birincisi buna duyulan ihtiyaçtır motivasyon kaynağı. İkincisi, o iyi insanlar iyi iş yaptıkça huzurlu ve mutlu oluyorlar. Birisinin yüzünde bir gülücük oluşturabilmek, tebessüm ettirebilmek içinize öyle bir mutluluk verir ki, trilyonlarla değişmeyeceğiniz bir durumdur. Tatlı bir hastalık gibidir. Bulaştı mı duramazsınız, alışkanlık yapar.Yaptığınız ve yapacağınız yardımlarda, ihtiyaç sahiplerini belirlerken nasıl bir kıstas gözetiyorsunuz?Kimse Yok mu Derneği’nin temel ilkelerinden biri de hiçbir hadise, olay veya haklı veya haksızla ilgilenme. Olayların veya hadiselerin sonucundaki mağduriyetle ilgilenir. Suriye’deki olaylarda Esed mi haklıydı, muhalifler mi haklıydı biz buna bakmayız. Bu bizim olayımız değil. Birinci temel ilke budur. İkinci ise yoksunluğun olduğu yerde, kim olursa olsun hiç önemli değil, inanç değerleri ile ilgilenmez Kimse Yok mu. Bunları da sormayı onursuzluk sayar. Yardım yapacağınız insanın kim olduğu ile ilgilenmek doğru bir yaklaşım değil. Kısacası, yardım yapılacak kişi ya da ailelerde yurtiçi ve yurtdışında aranan en önemli kıstas, yoksul ve ihtiyaç sahibi olmalarıdır.“Türkiye’de bu kadar mağdur insan varken, neden farklı ülkelere gidiyorsunuz?” diye sorular var hakkınızda...Bu soru ile tamamen algı operasyonu yapılıyor. Oysa ki dernek olarak yapılan yardımların son beş yılın ortalamasını alsanız yüzde 65-70’i Türkiye’ye yapılmıştır. Burası bizim vatanımız. Öncelikle kendi vatandaşımıza sahip çıkmak kendi mefkuremiz…Kurban Bayramı’na da az bir zaman kaldı. Kurban ile ilgili bu yıl ne gibi hazırlıklar yaptınız?Kurban yardımı yapacağımız bütün ülkelerde hazırlıklarımızı tamamladık. Dağıtımın hangi köy ve kasabada, kiminle işbirliği halinde yapılacağına karar verdik. Bayramın 1. gün itibarıyla ‘Bismillah Allahu Ekber’ diyeceğiz. Milletimizin bize emanet etmiş ve vekalet vermiş oldukları kurbanları bu sene itibarıyla 72 ülkede keseceğiz. Dernek adına olumsuz iddialar varken, kurban çalışması yapmak zor oldu mu?Şunu da belirtmek isterim. Son zamanlarda özellikle sosyal medya üzerinden ‘Size kurban vermeyeceğim’ diyenler oldu. Ben de zaten sizden kurban istemiyorum. Bin civanmert, cömert, hayır yapmaya murad etmiş insanlardan istiyorum. Size vermeyeceğim diye bağırıp durmanın bir anlamı yok. 50 yaşında biri olarak, bugüne kadar benim kursağıma herhangi bir vakfın veya derneğin kurbanının bir lokması geçmiş değil. Bizler kurban alan değil kendimiz de dahil kurban veren insanlarız. Dolayısıyla kendimize kurban istemiyoruz. Tüm dünyanın mağdur ihtiyaç sahibi, bu milletin uzattığı ele ihtiyaç duyan insanları adına bir aracılık yapıp kurban istiyoruz.“Yardımlarımız yerlerine ulaşıyor mu?” diye merak edenler olursa...Yasal zorunluluk olmamasına rağmen yardımların şu ülkede şu kişiye verildiğinin bilgisini bağışçımıza veriyoruz. Su kuyusu, katarakt ameliyatı gibi yardımlarda online olarak fotoğrafını çekip bağışçıya gönderiyoruz. Detaylı bilginin yanı sıra son olarak 2 dakikalık video da ekledik. Bunu da yapmamızın en önemli sebeplerinden biri güvenilirliği şeffafiyette bulmak. Bütün çalışmalarımızı, her bir kuruşuna kadar nerede ne şekilde kullanıldığını gelip bizi denetleyebilirler. Bizim
Zaman
En Çok Okunan
28.09.2014
KeşkeTürkiye’debütünkurumlarbizimkadarşeffafolsaKeşke Türkiye’de bütün kurumlar bizim kadar şeffaf olsa
Keşke Türkiye’de bütün kurumlar bizim kadar şeffaf olsa
Zaman
28.09.2014
02:04
Kimse Yok mu Derneği Başkanı İsmail Cingöz, Kurban Bayramı için hazırlıklarının tam olduğunu söyledi. Son günlerde dernek aleyhindeki iddialar ile ilgili olarak En çok üzüldüğümüz şey ne yaptığımızı çok iyi bilen insanların bile iftiralar karşısında sessiz kalması. diyor.Yardım faaliyetlerinize iştirak eden kaç gönüllünüz var?Şu anda 53 bin kayıtlı gönüllümüz var. Ama bir eksiklik var bu noktada. 113 ülkede geniş çaplı hizmetler yapıyorsanız (Kurban, Ramazan, su kuyusu vb.) bu çalışmaları 53 bin gönüllü ile yapma şansınız yok. Yüz binlerce gönüllü ile bu çalışmaları yapabilirsiniz. Örnek olarak; Sudan’a, Filipinler’e yardım götürmeniz gerekiyor. Bu güzergahlara ulaşabilmeniz için on binlerce gönüllü istihdam etmeniz gerekiyor. Hizmet edilen ülkelerin kendi vatandaşlarını da katacak olursak toplamda, 100 binlerle, hatta milyonlarla bu hizmetler yapılıyor. Ayrıca, faaliyet yapılan ülkelerde bizim kendi ülkemizden üç gönüllü varsa, o ülkenin kendi vatandaşından 100 tane daha gönüllü var.Bu kadar gönüllüyü harekete geçirmek kolay olmasa gerek...Burada sadece 53 bin kişi üzerinden gitmeyeceğim. Çünkü 3 milyonu aşmış, birbirinden farklı T.C. kimlik numarası taşıyan bağışçısı var bu derneğin. Dolayısıyla bütün bu işleri 50 bin gönüllüye mal edersek; bağışta bulunan, derneğe dua eden ve maddi manada da destek olan kişilere saygısızlık olur. Dolayısıyla, egoizm ve benlik etrafında toplanan insanların, kin ve nefret tohumları ektiği, kan akıttığı, gözyaşı döktürdüğü bir dünyada iyi insanlar da iyi projeler etrafında bir araya gelme ve inisiyatif alma ihtiyacı hissediyorlar. Birincisi buna duyulan ihtiyaçtır motivasyon kaynağı. İkincisi, o iyi insanlar iyi iş yaptıkça huzurlu ve mutlu oluyorlar. Birisinin yüzünde bir gülücük oluşturabilmek, tebessüm ettirebilmek içinize öyle bir mutluluk verir ki, trilyonlarla değişmeyeceğiniz bir durumdur. Tatlı bir hastalık gibidir. Bulaştı mı duramazsınız, alışkanlık yapar.Yaptığınız ve yapacağınız yardımlarda, ihtiyaç sahiplerini belirlerken nasıl bir kıstas gözetiyorsunuz?Kimse Yok mu Derneği’nin temel ilkelerinden biri de hiçbir hadise, olay veya haklı veya haksızla ilgilenme. Olayların veya hadiselerin sonucundaki mağduriyetle ilgilenir. Suriye’deki olaylarda Esed mi haklıydı, muhalifler mi haklıydı biz buna bakmayız. Bu bizim olayımız değil. Birinci temel ilke budur. İkinci ise yoksunluğun olduğu yerde, kim olursa olsun hiç önemli değil, inanç değerleri ile ilgilenmez Kimse Yok mu. Bunları da sormayı onursuzluk sayar. Yardım yapacağınız insanın kim olduğu ile ilgilenmek doğru bir yaklaşım değil. Kısacası, yardım yapılacak kişi ya da ailelerde yurtiçi ve yurtdışında aranan en önemli kıstas, yoksul ve ihtiyaç sahibi olmalarıdır.“Türkiye’de bu kadar mağdur insan varken, neden farklı ülkelere gidiyorsunuz?” diye sorular var hakkınızda...Bu soru ile tamamen algı operasyonu yapılıyor. Oysa ki dernek olarak yapılan yardımların son beş yılın ortalamasını alsanız yüzde 65-70’i Türkiye’ye yapılmıştır. Burası bizim vatanımız. Öncelikle kendi vatandaşımıza sahip çıkmak kendi mefkuremiz…Kurban Bayramı’na da az bir zaman kaldı. Kurban ile ilgili bu yıl ne gibi hazırlıklar yaptınız?Kurban yardımı yapacağımız bütün ülkelerde hazırlıklarımızı tamamladık. Dağıtımın hangi köy ve kasabada, kiminle işbirliği halinde yapılacağına karar verdik. Bayramın 1. gün itibarıyla ‘Bismillah Allahu Ekber’ diyeceğiz. Milletimizin bize emanet etmiş ve vekalet vermiş oldukları kurbanları bu sene itibarıyla 72 ülkede keseceğiz. Dernek adına olumsuz iddialar varken, kurban çalışması yapmak zor oldu mu?Şunu da belirtmek isterim. Son zamanlarda özellikle sosyal medya üzerinden ‘Size kurban vermeyeceğim’ diyenler oldu. Ben de zaten sizden kurban istemiyorum. Bin civanmert, cömert, hayır yapmaya murad etmiş insanlardan istiyorum. Size vermeyeceğim diye bağırıp durmanın bir anlamı yok. 50 yaşında biri olarak, bugüne kadar benim kursağıma herhangi bir vakfın veya derneğin kurbanının bir lokması geçmiş değil. Bizler kurban alan değil kendimiz de dahil kurban veren insanlarız. Dolayısıyla kendimize kurban istemiyoruz. Tüm dünyanın mağdur ihtiyaç sahibi, bu milletin uzattığı ele ihtiyaç duyan insanları adına bir aracılık yapıp kurban istiyoruz.“Yardımlarımız yerlerine ulaşıyor mu?” diye merak edenler olursa...Yasal zorunluluk olmamasına rağmen yardımların şu ülkede şu kişiye verildiğinin bilgisini bağışçımıza veriyoruz. Su kuyusu, katarakt ameliyatı gibi yardımlarda online olarak fotoğrafını çekip bağışçıya gönderiyoruz. Detaylı bilginin yanı sıra son olarak 2 dakikalık video da ekledik. Bunu da yapmamızın en önemli sebeplerinden biri güvenilirliği şeffafiyette bulmak. Bütün çalışmalarımızı, her bir kuruşuna kadar nerede ne şekilde kullanıldığını gelip bizi denetleyebilirler. Bizim
Zaman
Ana Sayfa
28.09.2014
KeşkeTürkiye’debütünkurumlarbizimkadarşeffafolsaKeşke Türkiye’de bütün kurumlar bizim kadar şeffaf olsa
Alibaba’nın patronu Çin'in en zengini oldu
Zaman
23.09.2014
15:07
Çinin en zengini koltuğuna son yıllardaki tarihi başarılarıyla dikkat çeken Çinin elektronik ticaret devi Alibaba şirketinin patronu Jack Ma Yunun oturdu.Çinin doğusundaki Hangzhou merkezli Alibaba şirketinin kurucusu Ma, Şanghay merkezli Hurun Zenginler Listesinin bugün açıkladığı rapora göre, kendisi ve ailesinin 25 milyar dolarlık servetiyle Çinin en zengini oldu.-DİĞER ÇİNLİ ZENGİNLER-Huruna göre, geçen yıl Çinin en zengini emlak ve eğlence şirketi Dalian Wanda Groupun sahibi Wang Jianlin, 24.2 milyar dolarlık servetiyle zenginler listesinde ikinci sırada yer aldı. Listede Jack Manın rakipleri olan diğer dört teknoloji şirketi Tencent Holdings Ltd., Çinin dev arama motoru Baidu , internetten satış devi JD.com ve Çinli akıllı telefon üreticisi Xiaominin patronları da listede ilk 10a girmeyi başardı.Çinde listeye emlak sektöründen geçtiğimiz yıl altı isim girebilirken, emlak piyasasının yavaşlıyor olması nedeniyle bu yıl bu sayı ikiye geriledi. -DÜNYANIN EN ÇOK KONUŞTUĞU ÇİNLİ-Geçen gün New York Borsasında alibaba.comun halka arzını başlatan ve ABD borsa denetim kurumuna gönderdiği yazıda, halka arz hacminin 25,03 milyar doları olacağını bildiren Ma, Çinde en çok konuşulan kişi oldu. Alibaba, ABDde işlem gören tek Çinli şirket değil. Çin Googleı olarak adlandırılan Baidu, 2005ten beri Nasdaqta işlem görmeye devam ediyor. Alibabanın Amazon ve diğer ABD e-ticaret şirketlerine güçlü bir rakip olacağı kaydediliyor.Alibaba, amiral gemisi olan ve müşteriden müşteriye online pazarı taobao.com, işyerinden müşteriye online pazarı tmall.com ve grup satış sitesi Juhuasuan olmak üzere üç online satışı mevcut. 80 ülkede 20 binin üzerinde çalışanı ve 10 binden fazla iş ortağı bulunan Alibabanın, Çindeki kırsal kesimde e-ticaretin yaygınlaşmaya başlamasıyla büyümesini sürdüreceği bekleniyor.Çin medyasına göre, Alibabanın, Haziran 2014 itibariyle son 12 ay içinde gelen işlemlerden 296 milyar dolar gelir sağladı. 279 milyon aktif kullanıcısı ile 8,5 milyon aktif satıcısı olan ve Çinin internet ticaret gelirlerinin yüzde 80ini elinde tutan Alibaba, Çinin en büyük parasal fonu Alibaba Yuebaou da bünyesinde barındırıyor. Alibabanın piyasa değerinin ise 231 milyar dolar olduğu ifade ediliyor.ALİBABA NEREDEN GELİYOR?Anne ve babası yerel sanatçı olan Jack Mayun, 1964 yılında dar gelirli bir ailenin erkek çocuğu olarak dünyaya geldi. Matematiği zayıf olan Ma, üniversite sınavında, ancak üçüncü denemesinde düşük puanlı bir üniversitenin iki yıllık İngilizce bölümünü kazanış.Mezuniyetten sonraki ilk maaşı ise 12 dolarmış Manın.240 ülkedeki ithalat ve ihracatçıları sanal alemde birleştiren ve küçük işletmeler için dünyanın en büyük sanal iş platform olan Alibabanın kuruluşu da ilginç. Adını ünlü Alibaba ve Kırk Haramiler masalından alan şirketin kurucusu Ma, bir gün San Franciscoda kafedeyken, Alibaba ismini garsona ve yoldan geçen değişik ülkelerden 30 kişiye sormuş ve herkesten de biliyorum cevabını alınca şirketin isminin bu olması gerektiğine karar vermiş ve 1999da şirketini kurmuş. BABA sembolü ile New York borsasında işlem gören Alibabanın BABA kısaltması, Çincedeki uğurlu rakam olan 8 rakamının (ba) okunuşunun iki kez tekrarıyla ortaya çıkıyor. Ba harfi, aynı zamanda Çin dilinde refah anlamına gelen fa sözcüğünü anımsatıyor.Çinin dışa açıldığı yıllardan sonra geleneksel şirketlerden farklı bir yol izleyen Ma, kurduğu şirketle internet üzerinden sanal alışveriş ve sanal ticaret yolunu izledi. 1995te memleketinde eşi ve birkaç arkadaşı ile Çinin ilk internet şirketlerinden Çin Sarı Sayfalarını (China Yellow Pages) kuran Ma, 1998de de 17 arkadaşıyla Alibaba.comu kurdu. Alibabyı 80 kişiden aldığı 60 bin dolar borçla kuran Manın bu fikri tutunca, zamanla dünyanın dev şirketleri Alibabaya yatırım yaptı. Bu yıl, 2013 Asya şampiyonu Çinin Guangzhou Evergrande futbol takımının yüzde 50 hissesini alan Alibabaya, Yahoo ve Softbank gibi dünya devleri ortak oldu.Geçen yıl Alibabanın CEOluk görevini bırakan ancak yönetim kurulunda devam eden Ma, alçak gönüllüğü ile de dikkatleri çekiyor. Çinli zengin, katıldığı konferanslarda, Ben yapabildiysem günümüz gençlerinin yüzde 80i de başarabilir sözleriyle gençleri teşvik ediyor.
Zaman
Son Dakika
23.09.2014
Alibaba’nınpatronuÇininenzenginiolduAlibaba’nın patronu Çinin en zengini oldu
Alibaba’nın patronu Çin'in en zengini oldu
Zaman
23.09.2014
15:07
Çinin en zengini koltuğuna son yıllardaki tarihi başarılarıyla dikkat çeken Çinin elektronik ticaret devi Alibaba şirketinin patronu Jack Ma Yunun oturdu.Çinin doğusundaki Hangzhou merkezli Alibaba şirketinin kurucusu Ma, Şanghay merkezli Hurun Zenginler Listesinin bugün açıkladığı rapora göre, kendisi ve ailesinin 25 milyar dolarlık servetiyle Çinin en zengini oldu.-DİĞER ÇİNLİ ZENGİNLER-Huruna göre, geçen yıl Çinin en zengini emlak ve eğlence şirketi Dalian Wanda Groupun sahibi Wang Jianlin, 24.2 milyar dolarlık servetiyle zenginler listesinde ikinci sırada yer aldı. Listede Jack Manın rakipleri olan diğer dört teknoloji şirketi Tencent Holdings Ltd., Çinin dev arama motoru Baidu , internetten satış devi JD.com ve Çinli akıllı telefon üreticisi Xiaominin patronları da listede ilk 10a girmeyi başardı.Çinde listeye emlak sektöründen geçtiğimiz yıl altı isim girebilirken, emlak piyasasının yavaşlıyor olması nedeniyle bu yıl bu sayı ikiye geriledi. -DÜNYANIN EN ÇOK KONUŞTUĞU ÇİNLİ-Geçen gün New York Borsasında alibaba.comun halka arzını başlatan ve ABD borsa denetim kurumuna gönderdiği yazıda, halka arz hacminin 25,03 milyar doları olacağını bildiren Ma, Çinde en çok konuşulan kişi oldu. Alibaba, ABDde işlem gören tek Çinli şirket değil. Çin Googleı olarak adlandırılan Baidu, 2005ten beri Nasdaqta işlem görmeye devam ediyor. Alibabanın Amazon ve diğer ABD e-ticaret şirketlerine güçlü bir rakip olacağı kaydediliyor.Alibaba, amiral gemisi olan ve müşteriden müşteriye online pazarı taobao.com, işyerinden müşteriye online pazarı tmall.com ve grup satış sitesi Juhuasuan olmak üzere üç online satışı mevcut. 80 ülkede 20 binin üzerinde çalışanı ve 10 binden fazla iş ortağı bulunan Alibabanın, Çindeki kırsal kesimde e-ticaretin yaygınlaşmaya başlamasıyla büyümesini sürdüreceği bekleniyor.Çin medyasına göre, Alibabanın, Haziran 2014 itibariyle son 12 ay içinde gelen işlemlerden 296 milyar dolar gelir sağladı. 279 milyon aktif kullanıcısı ile 8,5 milyon aktif satıcısı olan ve Çinin internet ticaret gelirlerinin yüzde 80ini elinde tutan Alibaba, Çinin en büyük parasal fonu Alibaba Yuebaou da bünyesinde barındırıyor. Alibabanın piyasa değerinin ise 231 milyar dolar olduğu ifade ediliyor.ALİBABA NEREDEN GELİYOR?Anne ve babası yerel sanatçı olan Jack Mayun, 1964 yılında dar gelirli bir ailenin erkek çocuğu olarak dünyaya geldi. Matematiği zayıf olan Ma, üniversite sınavında, ancak üçüncü denemesinde düşük puanlı bir üniversitenin iki yıllık İngilizce bölümünü kazanış.Mezuniyetten sonraki ilk maaşı ise 12 dolarmış Manın.240 ülkedeki ithalat ve ihracatçıları sanal alemde birleştiren ve küçük işletmeler için dünyanın en büyük sanal iş platform olan Alibabanın kuruluşu da ilginç. Adını ünlü Alibaba ve Kırk Haramiler masalından alan şirketin kurucusu Ma, bir gün San Franciscoda kafedeyken, Alibaba ismini garsona ve yoldan geçen değişik ülkelerden 30 kişiye sormuş ve herkesten de biliyorum cevabını alınca şirketin isminin bu olması gerektiğine karar vermiş ve 1999da şirketini kurmuş. BABA sembolü ile New York borsasında işlem gören Alibabanın BABA kısaltması, Çincedeki uğurlu rakam olan 8 rakamının (ba) okunuşunun iki kez tekrarıyla ortaya çıkıyor. Ba harfi, aynı zamanda Çin dilinde refah anlamına gelen fa sözcüğünü anımsatıyor.Çinin dışa açıldığı yıllardan sonra geleneksel şirketlerden farklı bir yol izleyen Ma, kurduğu şirketle internet üzerinden sanal alışveriş ve sanal ticaret yolunu izledi. 1995te memleketinde eşi ve birkaç arkadaşı ile Çinin ilk internet şirketlerinden Çin Sarı Sayfalarını (China Yellow Pages) kuran Ma, 1998de de 17 arkadaşıyla Alibaba.comu kurdu. Alibabyı 80 kişiden aldığı 60 bin dolar borçla kuran Manın bu fikri tutunca, zamanla dünyanın dev şirketleri Alibabaya yatırım yaptı. Bu yıl, 2013 Asya şampiyonu Çinin Guangzhou Evergrande futbol takımının yüzde 50 hissesini alan Alibabaya, Yahoo ve Softbank gibi dünya devleri ortak oldu.Geçen yıl Alibabanın CEOluk görevini bırakan ancak yönetim kurulunda devam eden Ma, alçak gönüllüğü ile de dikkatleri çekiyor. Çinli zengin, katıldığı konferanslarda, Ben yapabildiysem günümüz gençlerinin yüzde 80i de başarabilir sözleriyle gençleri teşvik ediyor.
Zaman
Ana Sayfa
23.09.2014
Alibaba’nınpatronuÇininenzenginiolduAlibaba’nın patronu Çinin en zengini oldu
'Torba'dan yasaklar çıktı
Zaman
11.09.2014
02:09
35 bin öğretmen kadrosu açılması, vergi ve SSK borçlarına ödeme kolaylığı gibi halka sempatik gelecek düzenlemeleri içeren torba yasanın içinden telafisi mümkün olmayan yasaklar çıktı. Muhalefet ve halk tepkili.Soma faciasının ardından madenciler ile taşeron işçiler için hazırlanan ancak içine çok sayıda madde eklenen torba kanun tasarısı yasalaştı. Görüşmelerine 4 Haziran’da başlanan yasa, AKP’nin verdiği önergelerle 149 maddeyi buldu. 35 bin öğretmen kadrosu açılması, vergi affı ve madencilere yeni haklar getirilmesi gibi maddelerine muhalefetin de destek verdiği yasaya, internet özgürlüğünü kısıtlayan, memurun iş güvencesine son veren ve Risale-i Nurları devletleştiren düzenlemelerin eklenmesi büyük tepki çekti. Muhalefet, Albayraklar’a Seka kıyağı gibi hükümete yakın kişi ve gruplara yeni rantlar sağlandığı görüşünde. En son Ataşehir’deki Finans Merkezi arazisinin AKP’li Ümraniye Belediyesi’ne kaydırılması, ‘rant’ iddialarını güçlendirdi. TİB başkanının talimatıyla internete erişimin engelleneceği hallerin genişletilmesi ve internette hangi sayfaların ziyaret edildiği, kimlerle mesajlaşıldığı gibi bilgilerin yargı kararı olmaksızın TİB’de toplanacak olması tepkiye yol açtı. CHP yasayı, Anayasa Mahkemesi’ne götürüyor.Güneydoğu illerinde yaşanan elektrik kesintilerine ‘taksitlendirme’ ile çözüm getirildi. Yeraltı maden işlerinde çalışan işçilerin emeklilik yaşı 55’ten 50’ye düşürülecek. Kanunla, yer altı çalışanlarının çalışma usul ve esasları da yeniden belirleniyor. Buna göre, yeraltı işlerinde çalışan işçilerde kıdem şartı aranmayacak, yeraltı işlerinde bir gün dahi çalışanlar kıdem tazminatından yararlanabilecek. Dün sabaha karşı yasalaşan torbanın içine, kapatılan belediyelerin borçlarını da yapılandıran maddenin bulunduğu ‘9 sayfayı bulan 10 maddelik mini bir torba’ ilave edildi. CHP yasayı, Anayasa Mahkemesi’ne götüreceğini açıkladı. İşte torba tasarının getirdiği bazı düzenlemeler:ALBAYRAKLAR’A ÖZELLEŞTİRME KIYAĞI: Torba yasada özelleştirmelerle ilgili önemli bir düzenlemeye gidildi. Madde, yayımı tarihi itibarıyla devir teslim işlemlerinin tamamlanmasının üzerinden 5 yıl geçmiş olan özelleştirmeler hakkında verilmiş yargı kararları ile ilgili sözleşmelerinde belirtilen haller dışında bu kuruluşların geri alınmasını engelliyor. Böylece, defalarca mahkeme kararı olmasına rağmen 1 milyon 100 bin dolara özelleştirilen SEKA İşletmesi hükümete yakın Yeni Şafak Gazetesi’nin sahibi Albayraklar’da kalacak. Düzenleme, SEKA’nın dışında Seydişehir Eti Alüminyum, Tüpraş (yüzde 14,76), Kuşadası Limanı, Çeşme Limanı’na ilişkin özelleştirmeleri de kapsıyor.TÜRGEV DÜZENLEMESİ: Yasa ile belediyelere elindeki arsaları istedikleri kişiye veya kuruma devretme yetkisi veriliyor. 5393 sayılı Belediyeler Kanunu’nun 15. maddesinin beşinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan ‘arsa’ ibaresi ‘taşınmaz’ olarak değiştiriliyor. Maddenin gerekçesinde de içişleri bakanının onayıyla, ücretsiz veya düşük bedelle, amacı dışında kullanılmamak kaydıyla taşınmazların tahsis edilebileceği belirtiliyor. Muhalefet partileri bu maddeyi ‘TÜRGEV düzenlemesi’ olarak görüyor. Düzenlemeyle, belediyelerin elindeki mallar, binalar, tabiat ve kültür varlıkları, doğrudan doğruya herhangi bir vakfa, derneğe, örneğin TÜRGEV’e hem de bedelsiz olarak verilebilecek.RÜŞVET PARASI SIFIRLANACAK: Yasa ile ‘gerçek dışı kasa alacak’ kayıtlarının düzeltilmesi sağlanıyor. Buna göre şirketler parayı nerede harcadığını belirtmeden, yasal olarak mevcut şartlarda yüzde 15 vergi ödemesi gerekirken, yüzde 3 oranında vergi ödemesiyle kayıtlarını yasal hale getirecek.MAHKEME KARARI OLSA BİLE MEMURLAR İŞİNE DÖNEMEYECEK: Hükümet, daire başkanı ve üstü yöneticiler ile emniyet teşkilatındaki yönetici ve polis memurlarını görevden alabilecek. Mahkeme, ‘göreve iade’ kararı verse bile karar 2 yıl boyunca uygulanmayacak. 2 yıl sonra uygulanırken de eski görevine değil, başka bir göreve verilecekler. Göreve iade ile ilgili mahkeme kararlarını yerine getirmeyen kamu görevlileri hakkında da ceza soruşturması ve kovuşturması yapılamayacak. Yani göreve iade ile ilgili mahkeme kararını uygulamamak suç oluşturmayacak.RİSALELER DEVLET TEKELİNE ALINDI: Çıkarılan yasa ile bütün eleştirilere rağmen Risale-i Nur eserlerinin basımı devlet tekeline alındı. Risale-i Nur gibi eserlerin, basım izni tamamen Bakanlar Kurulu’na verildi. Bakanlar Kurulu, istediği kuruma basım için yetki verebilecek. Risalelerin yasal vârislerine ‘münasip bir bedel’ ödenecek.BELEDİYELER YURT YAPACAK: Yasa ile belediyelere ‘orta ve yükseköğrenim öğrenci yurdu yapma’ yetkisi de verildi. Böylece ‘imar, su ve kanalizasyon, ulaşım,
Zaman
Politika
11.09.2014
TorbadanyasaklarçıktıTorbadan yasaklar çıktı
'Torba'dan yasaklar çıktı
Zaman
11.09.2014
02:03
35 bin öğretmen kadrosu açılması, vergi ve SSK borçlarına ödeme kolaylığı gibi halka sempatik gelecek düzenlemeleri içeren torba yasanın içinden telafisi mümkün olmayan yasaklar çıktı. Muhalefet ve halk tepkili.Soma faciasının ardından madenciler ile taşeron işçiler için hazırlanan ancak içine çok sayıda madde eklenen torba kanun tasarısı yasalaştı. Görüşmelerine 4 Haziran’da başlanan yasa, AKP’nin verdiği önergelerle 149 maddeyi buldu. 35 bin öğretmen kadrosu açılması, vergi affı ve madencilere yeni haklar getirilmesi gibi maddelerine muhalefetin de destek verdiği yasaya, internet özgürlüğünü kısıtlayan, memurun iş güvencesine son veren ve Risale-i Nurları devletleştiren düzenlemelerin eklenmesi büyük tepki çekti. Muhalefet, Albayraklar’a Seka kıyağı gibi hükümete yakın kişi ve gruplara yeni rantlar sağlandığı görüşünde. En son Ataşehir’deki Finans Merkezi arazisinin AKP’li Ümraniye Belediyesi’ne kaydırılması, ‘rant’ iddialarını güçlendirdi. TİB başkanının talimatıyla internete erişimin engelleneceği hallerin genişletilmesi ve internette hangi sayfaların ziyaret edildiği, kimlerle mesajlaşıldığı gibi bilgilerin yargı kararı olmaksızın TİB’de toplanacak olması tepkiye yol açtı. CHP yasayı, Anayasa Mahkemesi’ne götürüyor.Güneydoğu illerinde yaşanan elektrik kesintilerine ‘taksitlendirme’ ile çözüm getirildi. Yeraltı maden işlerinde çalışan işçilerin emeklilik yaşı 55’ten 50’ye düşürülecek. Kanunla, yer altı çalışanlarının çalışma usul ve esasları da yeniden belirleniyor. Buna göre, yeraltı işlerinde çalışan işçilerde kıdem şartı aranmayacak, yeraltı işlerinde bir gün dahi çalışanlar kıdem tazminatından yararlanabilecek. Dün sabaha karşı yasalaşan torbanın içine, kapatılan belediyelerin borçlarını da yapılandıran maddenin bulunduğu ‘9 sayfayı bulan 10 maddelik mini bir torba’ ilave edildi. CHP yasayı, Anayasa Mahkemesi’ne götüreceğini açıkladı. İşte torba tasarının getirdiği bazı düzenlemeler:ALBAYRAKLAR’A ÖZELLEŞTİRME KIYAĞI: Torba yasada özelleştirmelerle ilgili önemli bir düzenlemeye gidildi. Madde, yayımı tarihi itibarıyla devir teslim işlemlerinin tamamlanmasının üzerinden 5 yıl geçmiş olan özelleştirmeler hakkında verilmiş yargı kararları ile ilgili sözleşmelerinde belirtilen haller dışında bu kuruluşların geri alınmasını engelliyor. Böylece, defalarca mahkeme kararı olmasına rağmen 1 milyon 100 bin dolara özelleştirilen SEKA İşletmesi hükümete yakın Yeni Şafak Gazetesi’nin sahibi Albayraklar’da kalacak. Düzenleme, SEKA’nın dışında Seydişehir Eti Alüminyum, Tüpraş (yüzde 14,76), Kuşadası Limanı, Çeşme Limanı’na ilişkin özelleştirmeleri de kapsıyor.TÜRGEV DÜZENLEMESİ: Yasa ile belediyelere elindeki arsaları istedikleri kişiye veya kuruma devretme yetkisi veriliyor. 5393 sayılı Belediyeler Kanunu’nun 15. maddesinin beşinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan ‘arsa’ ibaresi ‘taşınmaz’ olarak değiştiriliyor. Maddenin gerekçesinde de içişleri bakanının onayıyla, ücretsiz veya düşük bedelle, amacı dışında kullanılmamak kaydıyla taşınmazların tahsis edilebileceği belirtiliyor. Muhalefet partileri bu maddeyi ‘TÜRGEV düzenlemesi’ olarak görüyor. Düzenlemeyle, belediyelerin elindeki mallar, binalar, tabiat ve kültür varlıkları, doğrudan doğruya herhangi bir vakfa, derneğe, örneğin TÜRGEV’e hem de bedelsiz olarak verilebilecek.RÜŞVET PARASI SIFIRLANACAK: Yasa ile ‘gerçek dışı kasa alacak’ kayıtlarının düzeltilmesi sağlanıyor. Buna göre şirketler parayı nerede harcadığını belirtmeden, yasal olarak mevcut şartlarda yüzde 15 vergi ödemesi gerekirken, yüzde 3 oranında vergi ödemesiyle kayıtlarını yasal hale getirecek.MAHKEME KARARI OLSA BİLE MEMURLAR İŞİNE DÖNEMEYECEK: Hükümet, daire başkanı ve üstü yöneticiler ile emniyet teşkilatındaki yönetici ve polis memurlarını görevden alabilecek. Mahkeme, ‘göreve iade’ kararı verse bile karar 2 yıl boyunca uygulanmayacak. 2 yıl sonra uygulanırken de eski görevine değil, başka bir göreve verilecekler. Göreve iade ile ilgili mahkeme kararlarını yerine getirmeyen kamu görevlileri hakkında da ceza soruşturması ve kovuşturması yapılamayacak. Yani göreve iade ile ilgili mahkeme kararını uygulamamak suç oluşturmayacak.RİSALELER DEVLET TEKELİNE ALINDI: Çıkarılan yasa ile bütün eleştirilere rağmen Risale-i Nur eserlerinin basımı devlet tekeline alındı. Risale-i Nur gibi eserlerin, basım izni tamamen Bakanlar Kurulu’na verildi. Bakanlar Kurulu, istediği kuruma basım için yetki verebilecek. Risalelerin yasal vârislerine ‘münasip bir bedel’ ödenecek.BELEDİYELER YURT YAPACAK: Yasa ile belediyelere ‘orta ve yükseköğrenim öğrenci yurdu yapma’ yetkisi de verildi. Böylece ‘imar, su ve kanalizasyon, ulaşım,
Zaman
Ana Sayfa
11.09.2014
TorbadanyasaklarçıktıTorbadan yasaklar çıktı
'Torba'dan yasaklar çıktı
Zaman
11.09.2014
01:21
35 bin öğretmen kadrosu açılması, vergi ve SSK borçlarına ödeme kolaylığı gibi halka sempatik gelecek düzenlemeleri içeren torba yasanın içinden telafisi mümkün olmayan yasaklar çıktı. Muhalefet ve halk tepkili.Soma faciasının ardından madenciler ile taşeron işçiler için hazırlanan ancak içine çok sayıda madde eklenen torba kanun tasarısı yasalaştı. Görüşmelerine 4 Haziran’da başlanan yasa, AKP’nin verdiği önergelerle 149 maddeyi buldu. 35 bin öğretmen kadrosu açılması, vergi affı ve madencilere yeni haklar getirilmesi gibi maddelerine muhalefetin de destek verdiği yasaya, internet özgürlüğünü kısıtlayan, memurun iş güvencesine son veren ve Risale-i Nurları devletleştiren düzenlemelerin eklenmesi büyük tepki çekti. Muhalefet, Albayraklar’a Seka kıyağı gibi hükümete yakın kişi ve gruplara yeni rantlar sağlandığı görüşünde. En son Ataşehir’deki Finans Merkezi arazisinin AKP’li Ümraniye Belediyesi’ne kaydırılması, ‘rant’ iddialarını güçlendirdi. TİB başkanının talimatıyla internete erişimin engelleneceği hallerin genişletilmesi ve internette hangi sayfaların ziyaret edildiği, kimlerle mesajlaşıldığı gibi bilgilerin yargı kararı olmaksızın TİB’de toplanacak olması tepkiye yol açtı. CHP yasayı, Anayasa Mahkemesi’ne götürüyor.Güneydoğu illerinde yaşanan elektrik kesintilerine ‘taksitlendirme’ ile çözüm getirildi. Yeraltı maden işlerinde çalışan işçilerin emeklilik yaşı 55’ten 50’ye düşürülecek. Kanunla, yer altı çalışanlarının çalışma usul ve esasları da yeniden belirleniyor. Buna göre, yeraltı işlerinde çalışan işçilerde kıdem şartı aranmayacak, yeraltı işlerinde bir gün dahi çalışanlar kıdem tazminatından yararlanabilecek. Dün sabaha karşı yasalaşan torbanın içine, kapatılan belediyelerin borçlarını da yapılandıran maddenin bulunduğu ‘9 sayfayı bulan 10 maddelik mini bir torba’ ilave edildi. CHP yasayı, Anayasa Mahkemesi’ne götüreceğini açıkladı. İşte torba tasarının getirdiği bazı düzenlemeler:ALBAYRAKLAR’A ÖZELLEŞTİRME KIYAĞI: Torba yasada özelleştirmelerle ilgili önemli bir düzenlemeye gidildi. Madde, yayımı tarihi itibarıyla devir teslim işlemlerinin tamamlanmasının üzerinden 5 yıl geçmiş olan özelleştirmeler hakkında verilmiş yargı kararları ile ilgili sözleşmelerinde belirtilen haller dışında bu kuruluşların geri alınmasını engelliyor. Böylece, defalarca mahkeme kararı olmasına rağmen 1 milyon 100 bin dolara özelleştirilen SEKA İşletmesi hükümete yakın Yeni Şafak Gazetesi’nin sahibi Albayraklar’da kalacak. Düzenleme, SEKA’nın dışında Seydişehir Eti Alüminyum, Tüpraş (yüzde 14,76), Kuşadası Limanı, Çeşme Limanı’na ilişkin özelleştirmeleri de kapsıyor.TÜRGEV DÜZENLEMESİ: Yasa ile belediyelere elindeki arsaları istedikleri kişiye veya kuruma devretme yetkisi veriliyor. 5393 sayılı Belediyeler Kanunu’nun 15. maddesinin beşinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan ‘arsa’ ibaresi ‘taşınmaz’ olarak değiştiriliyor. Maddenin gerekçesinde de içişleri bakanının onayıyla, ücretsiz veya düşük bedelle, amacı dışında kullanılmamak kaydıyla taşınmazların tahsis edilebileceği belirtiliyor. Muhalefet partileri bu maddeyi ‘TÜRGEV düzenlemesi’ olarak görüyor. Düzenlemeyle, belediyelerin elindeki mallar, binalar, tabiat ve kültür varlıkları, doğrudan doğruya herhangi bir vakfa, derneğe, örneğin TÜRGEV’e hem de bedelsiz olarak verilebilecek.RÜŞVET PARASI SIFIRLANACAK: Yasa ile ‘gerçek dışı kasa alacak’ kayıtlarının düzeltilmesi sağlanıyor. Buna göre şirketler parayı nerede harcadığını belirtmeden, yasal olarak mevcut şartlarda yüzde 15 vergi ödemesi gerekirken, yüzde 3 oranında vergi ödemesiyle kayıtlarını yasal hale getirecek.MAHKEME KARARI OLSA BİLE MEMURLAR İŞİNE DÖNEMEYECEK: Hükümet, daire başkanı ve üstü yöneticiler ile emniyet teşkilatındaki yönetici ve polis memurlarını görevden alabilecek. Mahkeme, ‘göreve iade’ kararı verse bile karar 2 yıl boyunca uygulanmayacak. 2 yıl sonra uygulanırken de eski görevine değil, başka bir göreve verilecekler. Göreve iade ile ilgili mahkeme kararlarını yerine getirmeyen kamu görevlileri hakkında da ceza soruşturması ve kovuşturması yapılamayacak. Yani göreve iade ile ilgili mahkeme kararını uygulamamak suç oluşturmayacak.RİSALELER DEVLET TEKELİNE ALINDI: Çıkarılan yasa ile bütün eleştirilere rağmen Risale-i Nur eserlerinin basımı devlet tekeline alındı. Risale-i Nur gibi eserlerin, basım izni tamamen Bakanlar Kurulu’na verildi. Bakanlar Kurulu, istediği kuruma basım için yetki verebilecek. Risalelerin yasal vârislerine ‘münasip bir bedel’ ödenecek.BELEDİYELER YURT YAPACAK: Yasa ile belediyelere ‘orta ve yükseköğrenim öğrenci yurdu yapma’ yetkisi de verildi. Böylece ‘imar, su ve kanalizasyon, ulaşım,
Zaman
En Çok Okunan
11.09.2014
TorbadanyasaklarçıktıTorbadan yasaklar çıktı
Daha çok enerji ve daha çok istihdam için bir öneri
Zaman
28.06.2014
14:06
Türkiye, 13 Mayıs 2014 tarihinde Somada tarihinin en büyük maden kazasını yaşadı. 17 Mayısta kurtarma çalışmaları sona erdiğinde, karbonmonoksit zehirlenmesi sonucunda yeraltında hayatını kaybeden madencilerimizin sayısı 301e yükselmişti.Facianın hemen ardından öncelikle kurtarma çalışmalarının, sonrasında da iş ve işçi güvenliğine yönelik mevzuat ve uygulamaların gündemde olması gerekiyordu. Somadaki kazanın üzerinden bir ay geçti. Böylesi bir felaketin ardından, daha büyük resme bakmanın ve Türkiyenin enerji politikalarını masaya yatırmanın zamanı geldi.Ülkemizin enerji politikasına dair ana hedefleri açık ve net bir şekilde belirlenmiş durumda: Her yıl artan talebi kesintisiz karşılayabilmek ve başta doğalgaz olmak üzere ithal kaynaklara olan bağımlılığı kırabilmek. Bu hedefleri yakalayabilmek için 2009 tarihli Elektrik Enerjisi Piyasası ve Arz Güvenliği Stratejik Belgesiyle, 2023 yılına kadar ülke içerisindeki tüm linyit ve taşkömürü kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi amacıyla değerlendirilmesi hedefleniyor. Enerji Bakanlığı, bugün elektriğimizin %27sini kömürden üretirken 2030 yılında bu oranın %31e çıkmasını, bu bağlamda kömür kullanımının ise 3e katlanmasını öngörüyor. Bu çerçevede, kömür madenciliği ve kömürden elektrik üretmeye yönelik yatırımlar, Ekonomi Bakanlığı tarafından en yüksek ikinci seviye olan 5. bölge teşvikleriyle destekleniyor.Bugün itibarıyla kömüre dayalı elektrik enerjisi kurulu gücünün 12.500 MW civarında olduğu ülkemizde, toplam 32.000 MW kurulu güce sahip 50 civarında kömüre dayalı termik santral projesi ön lisans, lisans, ÇED ya da inşaat aşamasında. Ülkemiz kömür rezervlerinin %90ını meydana getiren linyit rezevlerimizin hepsini kullandığımız takdirde, linyite dayalı kurulu gücümüzün 22.000 MWe çıkacağı ifade ediliyor Enerji Bakanlığı tarafından. Basit aritmetik gösteriyor ki, hâlihazırdaki lisans başvurularıyla 45.000 MW kurulu güce ulaşabilecek kömür filomuzun en azından yarısı ithal kömürle çalışacak.Yerli veya ithal olması fark etmiyor. Kömür, gerek hava kirliliği, gerekse iklim değişikliğinin ana nedeni olan sera gazı emisyonları açısından en kirli fosil yakıt. HEAL isimli sivil toplum platformunun Avrupa çapında hazırladığı rapora göre, elektrik üretiminde kömür kullanılması sonucu ortaya çıkan sağlık sorunlarının 2009 yılı için ülkemize maliyeti 2,5 ila 6,7 milyar Euro civarında. Yurt içi gelirimizin %1ini kömür kullanımı kaynaklı hastalıklara harcamışız. Bu oldukça yüksek bir rakam.1901-2010 yılları arasında küresel sıcaklıklar ortalama 0,9°C arttı. Bilim insanları, bu artışın kesin olarak insan faaliyetlerinden kaynaklandığını söylüyor ve ekliyor: “21. yüzyılın sonuna doğru sıcaklıklardaki artış 4,5°Cyi geçebilir.” Ülkemizde görülecek sıcaklık artışının, bu düzeyi de aşması öngörülüyor. İklim değişikliğiyle mücadelenin başarıya ulaşması için enerji sektörünün en başta kömür olmak üzere fosil yakıtlardan arındırılması gerekiyor ve bu tezleri sadece çevreciler savunuyor değil. Uluslararası Enerji Ajansı, iklim değişikliğiyle mücadele için dünyadaki bilinen fosil yakıt rezervlerinin üçte ikisinin yer altında bırakılması gerektiğini söylüyor. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Panelinin nisan ayında yayımladığı, 195 ülkeyle beraber Türkiyenin de altına imza attığı değerlendirme raporu ise, kömürün yenilenebilir enerjiyle ikamesinin yan faydalarının altını çiziyor. Rapor, kömür yerine yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı ile enerji güvenliğini artırmanın, hava kirliliğinin halk sağlığı üzerindeki baskısını en aza indirmenin, kömür madenciliğinde meydana gelen kazaları azaltmanın ve yeni iş sahaları yaratmanın mümkün olduğunu ortaya koyuyor. REN 21 Küresel Durum Raporuna göre dünyadaki elektrik üretiminin %22si, akaryakıt vb. kullanımları da içine alan toplam birincil enerji talebinin ise %10u yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanıyor. Buna rağmen Uluslararası Enerji Ajansının hesabına göre, yenilenebilir enerji kaynakları 2013 yılında 6,5 milyon insana iş sağladı. Bu istihdamın 2,4 milyonu güneş, 800 bini ise rüzgâr enerjisi sektörlerinde. Kıyaslamak gerekirse, enerji arzında yenilenebilir enerjinin 5 katı pay sahibi olan en büyük 20 petrol ve doğalgaz şirketi, 2,1 milyon insana iş sağlıyor.Ülkemizde kömür madenlerinde 50 bine yakın insanımız çalışıyor. Almanyada ise sadece güneş enerjisi endüstrisi, 2013 yılında 56 bin kişiye iş imkânı sağladı (IRENA, 2014). Political Economy Research Institutenin araştırmasına göre, güneş ve rüzgâra yapılan 1 milyon dolarlık yatırımla, kömüre yapılan 1 milyon dolarlık yatırımın 2 katı yeni iş yaratmak mümkün. Güneşi ve rüzgârı bol, bir yanda enerji talebini karşılamak, diğer yandan da 2023 yılında işsizliği %5e düşürmek isteyen ülkemiz için bir fırsat penceresi var. İnsanımız için daha kaliteli, temiz ve güv
Zaman
Yorum
28.06.2014
DahaçokenerjivedahaçokistihdamiçinbiröneriDaha çok enerji ve daha çok istihdam için bir öneri
Daha çok enerji ve daha çok istihdam için bir öneri
Zaman
22.06.2014
02:06
Türkiye, 13 Mayıs 2014 tarihinde Somada tarihinin en büyük maden kazasını yaşadı. 17 Mayısta kurtarma çalışmaları sona erdiğinde, karbonmonoksit zehirlenmesi sonucunda yeraltında hayatını kaybeden madencilerimizin sayısı 301e yükselmişti.Facianın hemen ardından öncelikle kurtarma çalışmalarının, sonrasında da iş ve işçi güvenliğine yönelik mevzuat ve uygulamaların gündemde olması gerekiyordu. Somadaki kazanın üzerinden bir ay geçti. Böylesi bir felaketin ardından, daha büyük resme bakmanın ve Türkiyenin enerji politikalarını masaya yatırmanın zamanı geldi.Ülkemizin enerji politikasına dair ana hedefleri açık ve net bir şekilde belirlenmiş durumda: Her yıl artan talebi kesintisiz karşılayabilmek ve başta doğalgaz olmak üzere ithal kaynaklara olan bağımlılığı kırabilmek. Bu hedefleri yakalayabilmek için 2009 tarihli Elektrik Enerjisi Piyasası ve Arz Güvenliği Stratejik Belgesiyle, 2023 yılına kadar ülke içerisindeki tüm linyit ve taşkömürü kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi amacıyla değerlendirilmesi hedefleniyor. Enerji Bakanlığı, bugün elektriğimizin %27sini kömürden üretirken 2030 yılında bu oranın %31e çıkmasını, bu bağlamda kömür kullanımının ise 3e katlanmasını öngörüyor. Bu çerçevede, kömür madenciliği ve kömürden elektrik üretmeye yönelik yatırımlar, Ekonomi Bakanlığı tarafından en yüksek ikinci seviye olan 5. bölge teşvikleriyle destekleniyor.Bugün itibarıyla kömüre dayalı elektrik enerjisi kurulu gücünün 12.500 MW civarında olduğu ülkemizde, toplam 32.000 MW kurulu güce sahip 50 civarında kömüre dayalı termik santral projesi ön lisans, lisans, ÇED ya da inşaat aşamasında. Ülkemiz kömür rezervlerinin %90ını meydana getiren linyit rezevlerimizin hepsini kullandığımız takdirde, linyite dayalı kurulu gücümüzün 22.000 MWe çıkacağı ifade ediliyor Enerji Bakanlığı tarafından. Basit aritmetik gösteriyor ki, hâlihazırdaki lisans başvurularıyla 45.000 MW kurulu güce ulaşabilecek kömür filomuzun en azından yarısı ithal kömürle çalışacak.Yerli veya ithal olması fark etmiyor. Kömür, gerek hava kirliliği, gerekse iklim değişikliğinin ana nedeni olan sera gazı emisyonları açısından en kirli fosil yakıt. HEAL isimli sivil toplum platformunun Avrupa çapında hazırladığı rapora göre, elektrik üretiminde kömür kullanılması sonucu ortaya çıkan sağlık sorunlarının 2009 yılı için ülkemize maliyeti 2,5 ila 6,7 milyar Euro civarında. Yurt içi gelirimizin %1ini kömür kullanımı kaynaklı hastalıklara harcamışız. Bu oldukça yüksek bir rakam.1901-2010 yılları arasında küresel sıcaklıklar ortalama 0,9°C arttı. Bilim insanları, bu artışın kesin olarak insan faaliyetlerinden kaynaklandığını söylüyor ve ekliyor: “21. yüzyılın sonuna doğru sıcaklıklardaki artış 4,5°Cyi geçebilir.” Ülkemizde görülecek sıcaklık artışının, bu düzeyi de aşması öngörülüyor. İklim değişikliğiyle mücadelenin başarıya ulaşması için enerji sektörünün en başta kömür olmak üzere fosil yakıtlardan arındırılması gerekiyor ve bu tezleri sadece çevreciler savunuyor değil. Uluslararası Enerji Ajansı, iklim değişikliğiyle mücadele için dünyadaki bilinen fosil yakıt rezervlerinin üçte ikisinin yer altında bırakılması gerektiğini söylüyor. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Panelinin nisan ayında yayımladığı, 195 ülkeyle beraber Türkiyenin de altına imza attığı değerlendirme raporu ise, kömürün yenilenebilir enerjiyle ikamesinin yan faydalarının altını çiziyor. Rapor, kömür yerine yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı ile enerji güvenliğini artırmanın, hava kirliliğinin halk sağlığı üzerindeki baskısını en aza indirmenin, kömür madenciliğinde meydana gelen kazaları azaltmanın ve yeni iş sahaları yaratmanın mümkün olduğunu ortaya koyuyor. REN 21 Küresel Durum Raporuna göre dünyadaki elektrik üretiminin %22si, akaryakıt vb. kullanımları da içine alan toplam birincil enerji talebinin ise %10u yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanıyor. Buna rağmen Uluslararası Enerji Ajansının hesabına göre, yenilenebilir enerji kaynakları 2013 yılında 6,5 milyon insana iş sağladı. Bu istihdamın 2,4 milyonu güneş, 800 bini ise rüzgâr enerjisi sektörlerinde. Kıyaslamak gerekirse, enerji arzında yenilenebilir enerjinin 5 katı pay sahibi olan en büyük 20 petrol ve doğalgaz şirketi, 2,1 milyon insana iş sağlıyor.Ülkemizde kömür madenlerinde 50 bine yakın insanımız çalışıyor. Almanyada ise sadece güneş enerjisi endüstrisi, 2013 yılında 56 bin kişiye iş imkânı sağladı (IRENA, 2014). Political Economy Research Institutenin araştırmasına göre, güneş ve rüzgâra yapılan 1 milyon dolarlık yatırımla, kömüre yapılan 1 milyon dolarlık yatırımın 2 katı yeni iş yaratmak mümkün. Güneşi ve rüzgârı bol, bir yanda enerji talebini karşılamak, diğer yandan da 2023 yılında işsizliği %5e düşürmek isteyen ülkemiz için bir fırsat penceresi var. İnsanımız için daha kaliteli, temiz ve güv
Zaman
Yorum
22.06.2014
DahaçokenerjivedahaçokistihdamiçinbiröneriDaha çok enerji ve daha çok istihdam için bir öneri
Kazakistan, yatırımcıdan 7 yıl vergi almıyor
Zaman
22.05.2014
02:33
Kazakistan’da gerçekleşen Astana Ekonomi Forumu’nda 500 milyon dolarlık yatırım anlaşması hedefleniyor. Kazakistan Başbakanı Karim Masimov, gümrük, vergi ve arazi tahsisi konularında yapılan yeni düzenlemelerle yatırımcı için Kazakistan’ın cazip hale geldiğini söyledi. Kazakistan, 2050 Stratejisi ile dünya ekonomisinde ilk 50 ülke arasına girmeyi planlıyor.Kazakistan’ın başkenti Astana’da yedincisi düzenlenen Astana Ekonomi Forumu, 150 ülkeden 10 bine yakın delegenin katılımıyla başladı. Forum kapsamında bu yıl 5.si gerçekleştirilen ve 500 milyon dolarlık yatırım anlaşmasının beklendiği Astana Yatırım Forumu’nda yatırımcılara seslenen Kazakistan Başbakanı Karim Masimov, yabancı yatırımcılar için yeni adımların atıldığını söyledi. Kazakistan’a son 5 yılda 160 milyar dolar tutarında yabancı yatırımın geldiğini belirten Başbakan Masimov, yatırım yapan yabancılardan 7 yıl vergi almadıklarını vurguladı. Masimov, Kazakistan’ın özellikle gümrük, vergi ve arazi tahsisi konularında yapılan yeni düzenlemelerle yatırımcılar için çok cazip hale geldiğini kaydetti. Kazakistan’ın genç ve yeni başkenti Astana’yı 16 yıl gibi kısa bir zaman zarfında dünyanın önemli başkentleri arasına sokmayı başardıklarını ifade eden Masimov, Kazakistan 2050 Stratejisi ile Astana’nın dünya ekonomisinde ilk 50 ülke arasına girmeyi hedeflediklerini dile getirdi. Astana’ya 16 yılda 30 milyar dolarlık yatırım yapıldığını söyleyen Başbakan, başkent Astana’nın bu zaman zarfında nüfusunun 3 kattan fazla artarak 800 bin kişiye çıktığını anlattı. Çin’in Şanghay kentinde düzenlenen “Asya’da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı Zirvesi”ne katılan Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev ise forumda yer almadı. Amman Belediye Başkanı Muhammad Akel Biltaji ise konuşmasında Astana’nın yatırım için doğru bir şehir olduğunu belirtti. Dünyanın en eski şehirlerinden biri olan Amman’dan en genç başkenti Astana’ya geldiğini ifade eden Biltaji, 21. asrın ‘şehirlerin asrı’ olduğunu vurguladı. Forum kapsamında düzenlenen Avrupa Ekonomisi panelinde konuşan ekonomi uzmanı Alexander Trentin ise Yunanistan, İtalya, İspanya, Portekiz ve Kuzey Kıbrıs gibi ülkelerde 2010’da ve 2013 yılları arasında zirve yapan ekonomik krizin toparlanma aşamasına girdiğini vurguladı. Trentin, özellikle 2013 son yarısından itibaren başlanan iyileşmenin umut verici olduğunu ifade etti.Çin sınırı ile Asya’ya Rusya sınırı ile de Avrupa’ya ticari ve kültürel anlamda bir köprü vazifesi gören Kazakistan, Belarus ve Rusya ile 29 Mayıs’ta imzalayacağı gümrük birliği ve serbest ticaret bölgesi anlaşması ile 170 milyon insana ulaşılabilecek bir pazar olma yolunda ilerliyor.Kişi başı gayri milli safi hasılası 13 bin dolar olan ülkenin bu rakamı 2015’e kadar 15 bin ile 18 bin dolar civarına yükseltmesi bekleniyor. 2009-2013 yılları arasında ihracat ve ithalat rakamlarını ikiye katlayan Orta Asya ülkesi bu yıllar arasında ihracatını 43’ten 83 milyar dolara, ithalatını da 28’den 48 milyar dolara yükseltmeyi başardı. Dünya Bankası iş raporuna göre yatırımcısını koruyan ilk 10 ülke arasında olan Kazakistan’da küçük yatırımcı çekmek için ise vergi denetimleri geçen yıldan beri yapılmıyor.Ulusal yenilik ve yatırım projelerinin uluslararası tanıtımını yapmanın, yatırım ortamının iyileştirilmesini sağlamanın ve teknoloji, yenilik ve doğrudan yabancı yatırımların ülkeye kazandırılmasının amaçlandığı forum 3 gün boyunca devam edecek. Forum çerçevesinde yaklaşık bir milyar dolarlık yatırım anlaşması imzalanması bekleniyor.
Zaman
Ana Sayfa
22.05.2014
Kazakistanyatırımcıdan7yılvergialmıyorKazakistan yatırımcıdan 7 yıl vergi almıyor
Kazakistan, yatırımcıdan 7 yıl vergi almıyor
Zaman
21.05.2014
20:09
Kazakistan’da gerçekleşen Astana Ekonomi Forumu’nda 500 milyon dolarlık yatırım anlaşması hedefleniyor. Kazakistan Başbakanı Karim Masimov, gümrük, vergi ve arazi tahsisi konularında yapılan yeni düzenlemelerle yatırımcı için Kazakistan’ın cazip hale geldiğini söyledi. Kazakistan, 2050 Stratejisi ile dünya ekonomisinde ilk 50 ülke arasına girmeyi planlıyor.Kazakistan’ın başkenti Astana’da yedincisi düzenlenen Astana Ekonomi Forumu, 150 ülkeden 10 bine yakın delegenin katılımıyla başladı. Forum kapsamında bu yıl 5.si gerçekleştirilen ve 500 milyon dolarlık yatırım anlaşmasının beklendiği Astana Yatırım Forumu’nda yatırımcılara seslenen Kazakistan Başbakanı Karim Masimov, yabancı yatırımcılar için yeni adımların atıldığını söyledi. Kazakistan’a son 5 yılda 160 milyar dolar tutarında yabancı yatırımın geldiğini belirten Başbakan Masimov, yatırım yapan yabancılardan 7 yıl vergi almadıklarını vurguladı. Masimov, Kazakistan’ın özellikle gümrük, vergi ve arazi tahsisi konularında yapılan yeni düzenlemelerle yatırımcılar için çok cazip hale geldiğini kaydetti. Kazakistan’ın genç ve yeni başkenti Astana’yı 16 yıl gibi kısa bir zaman zarfında dünyanın önemli başkentleri arasına sokmayı başardıklarını ifade eden Masimov, Kazakistan 2050 Stratejisi ile Astana’nın dünya ekonomisinde ilk 50 ülke arasına girmeyi hedeflediklerini dile getirdi. Astana’ya 16 yılda 30 milyar dolarlık yatırım yapıldığını söyleyen Başbakan, başkent Astana’nın bu zaman zarfında nüfusunun 3 kattan fazla artarak 800 bin kişiye çıktığını anlattı. Çin’in Şanghay kentinde düzenlenen “Asya’da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı Zirvesi”ne katılan Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev ise forumda yer almadı. Amman Belediye Başkanı Muhammad Akel Biltaji ise konuşmasında Astana’nın yatırım için doğru bir şehir olduğunu belirtti. Dünyanın en eski şehirlerinden biri olan Amman’dan en genç başkenti Astana’ya geldiğini ifade eden Biltaji, 21. asrın ‘şehirlerin asrı’ olduğunu vurguladı. Forum kapsamında düzenlenen Avrupa Ekonomisi panelinde konuşan ekonomi uzmanı Alexander Trentin ise Yunanistan, İtalya, İspanya, Portekiz ve Kuzey Kıbrıs gibi ülkelerde 2010’da ve 2013 yılları arasında zirve yapan ekonomik krizin toparlanma aşamasına girdiğini vurguladı. Trentin, özellikle 2013 son yarısından itibaren başlanan iyileşmenin umut verici olduğunu ifade etti.Çin sınırı ile Asya’ya Rusya sınırı ile de Avrupa’ya ticari ve kültürel anlamda bir köprü vazifesi gören Kazakistan, Belarus ve Rusya ile 29 Mayıs’ta imzalayacağı gümrük birliği ve serbest ticaret bölgesi anlaşması ile 170 milyon insana ulaşılabilecek bir pazar olma yolunda ilerliyor.Kişi başı gayri milli safi hasılası 13 bin dolar olan ülkenin bu rakamı 2015’e kadar 15 bin ile 18 bin dolar civarına yükseltmesi bekleniyor. 2009-2013 yılları arasında ihracat ve ithalat rakamlarını ikiye katlayan Orta Asya ülkesi bu yıllar arasında ihracatını 43’ten 83 milyar dolara, ithalatını da 28’den 48 milyar dolara yükseltmeyi başardı. Dünya Bankası iş raporuna göre yatırımcısını koruyan ilk 10 ülke arasında olan Kazakistan’da küçük yatırımcı çekmek için ise vergi denetimleri geçen yıldan beri yapılmıyor.Ulusal yenilik ve yatırım projelerinin uluslararası tanıtımını yapmanın, yatırım ortamının iyileştirilmesini sağlamanın ve teknoloji, yenilik ve doğrudan yabancı yatırımların ülkeye kazandırılmasının amaçlandığı forum 3 gün boyunca devam edecek. Forum çerçevesinde yaklaşık bir milyar dolarlık yatırım anlaşması imzalanması bekleniyor.
Zaman
Ekonomi
21.05.2014
Kazakistanyatırımcıdan7yılvergialmıyorKazakistan yatırımcıdan 7 yıl vergi almıyor
2 milyon 825 bin kişi işsiz
Zaman
16.05.2014
02:07
Kamu istihdamı bu yılın birinci döneminde yüzde 3,9 artarak 3 milyon 349 bine çıkmasına rağmen, işsizlik oranı şubat ayında yükselmeye devam etti. TÜİK verilerine göre işsizlik oranı şubatta yüzde 10,2 olurken, 15-24 yaş grubunu içeren genç işsizlik yüzde 17; 15-64 yaş grubunda ise yüzde 10,3 seviyesinde gerçekleşti.Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2014 yılı Şubat dönemine ait hanehalkı işgücü istatistiklerini açıkladı. Şubat döneminde Türkiye’deki işsizlik yüzde 10,2 oranıyla yeniden çift haneli rakama yükseldi. 15 ve üzeri yaştakilerde işsiz sayısı 2 milyon 825 bin kişi olarak tespit edildi. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 9,6, kadınlarda ise yüzde 11,5 oldu. 15-24 yaş grubunu kapsayan genç işsizlerin oranı yüzde 17 iken, 15-64 yaş grubunda ise bu oran yüzde 10,3 oldu. 15-24 yaş grubu erkeklerde işsizlik yüzde 16,1 iken, kadınlarda bu oran 18,8 seviyesinde gerçekleşti.15-64 yaş grubunda işgücüne katılma oranı yüzde 53,6, istihdam yüzde 48, işsizlik oranı yüzde 10,3 ve tarım dışı işsizlik oranı da yine yüzde 10,3 olarak belirlendi. Tarım dışı işsizlik yüzde 12,1 seviyesinde gerçekleşti. Tarım dışı işsizlik geçen yılın aynı dönemine göre 0,5 puan artış kaydetti. Geçen yıl şubat döneminde tarım dışı işsizlik yüzde 11,6 olmuştu.Şubat 2014 döneminde 15 ve üzeri yaşta istihdam edilen sayısı 24 milyon 999 bin kişi, istihdam oranı ise yüzde 44,1 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 63,3, kadınlarda yüzde 25,4 olarak gerçekleşti. Tarımda çalışan sayısı 5 milyon 55 bin kişi, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı ise 19 milyon 944 bin kişi olarak tahmin edildi. Çalışanların yüzde 20,2’si tarım, yüzde 21,4’ü sanayi, yüzde 7’si inşaat ve yüzde 51,3’ü de hizmetler sektöründe yer aldı.İşsizlik araştırmasında TÜİK 2014 Şubat dönemiyle birlikte Avrupa Birliği’ne uyuma yönelik yeni düzenlemelere geçti. Bu kapsamda anketin referans haftası ve işsizlik kriterinde iş arama süresi değişirken, yeni nüfus projeksiyonu ve idari bölünüş temel alındı. Ayrıca OECD ve diğer uluslararası kuruluşlar ile karşılaştırılabilirliği sağlamak amacıyla 15-64 yaş grubunda yer alan nüfusa ilişkin temel işgücü göstergelerine de bültende yer verildi. Hanehalkı İşgücü Anketi bülteninde Şubat 2014 dönemsel sonuçları, 2014 yılının 1. ve 13. haftalarını içine alan ocak, şubat ve mart aylarını kapsadı. Bu dönemde 97 bin 861 fert ile anket yapıldı. TÜİK’in zaman serisine göre yayımladığı ‘temel işgücü göstergelerine’ göre işsiz sayısı 2013 yılının aynı dönemine göre 286 bin kişi artış gösterdi. İşsizlik oranı da 0,5 puan yükseldi. 2013 yılı Şubat döneminde işsiz sayısı 2 milyon 539 bin kişi, işsizlik oranı yüzde 9,7 idi.15 ve üzeri yaştakilerde işgücü nüfusu 2014 yılı Şubat döneminde 27 milyon 824 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise yüzde 49,1 oldu. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 70, kadınlarda ise yüzde 28,7 olarak tahmin edildi.Maliye Bakanlığı verilerine göre, 2014 yılı birinci döneminde toplam kamu istihdamı 2013 yılının aynı dönemine göre yüzde 3,9 artarak 3 milyon 349 bin kişi olarak gerçekleşti.Mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlerin sayısında 2014 yılı Şubat döneminde, bir önceki döneme göre bin kişilik artış gerçekleşirken, işsizlik oranı ise 0,1 puanlık azalış ile yüzde 9,1 oldu. Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam sayısı bir önceki döneme göre 418 bin kişi artarak 25 milyon 811 bin kişiye yükseldi. İstihdam ise 0,7 puan artışla yüzde 45,6 olarak gerçekleşti. Mevsim etkilerinden arındırılmış işgücüne katılma oranı bir önceki döneme göre 0,7 puan artışla yüzde 50,1’e çıktı.
Zaman
Ekonomi
16.05.2014
2milyon825binkişiişsiz2 milyon 825 bin kişi işsiz
2 milyon 825 bin kişi işsiz
Zaman
16.05.2014
02:07
Kamu istihdamı bu yılın birinci döneminde yüzde 3,9 artarak 3 milyon 349 bine çıkmasına rağmen, işsizlik oranı şubat ayında yükselmeye devam etti. TÜİK verilerine göre işsizlik oranı şubatta yüzde 10,2 olurken, 15-24 yaş grubunu içeren genç işsizlik yüzde 17; 15-64 yaş grubunda ise yüzde 10,3 seviyesinde gerçekleşti.Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2014 yılı Şubat dönemine ait hanehalkı işgücü istatistiklerini açıkladı. Şubat döneminde Türkiye’deki işsizlik yüzde 10,2 oranıyla yeniden çift haneli rakama yükseldi. 15 ve üzeri yaştakilerde işsiz sayısı 2 milyon 825 bin kişi olarak tespit edildi. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 9,6, kadınlarda ise yüzde 11,5 oldu. 15-24 yaş grubunu kapsayan genç işsizlerin oranı yüzde 17 iken, 15-64 yaş grubunda ise bu oran yüzde 10,3 oldu. 15-24 yaş grubu erkeklerde işsizlik yüzde 16,1 iken, kadınlarda bu oran 18,8 seviyesinde gerçekleşti.15-64 yaş grubunda işgücüne katılma oranı yüzde 53,6, istihdam yüzde 48, işsizlik oranı yüzde 10,3 ve tarım dışı işsizlik oranı da yine yüzde 10,3 olarak belirlendi. Tarım dışı işsizlik yüzde 12,1 seviyesinde gerçekleşti. Tarım dışı işsizlik geçen yılın aynı dönemine göre 0,5 puan artış kaydetti. Geçen yıl şubat döneminde tarım dışı işsizlik yüzde 11,6 olmuştu.Şubat 2014 döneminde 15 ve üzeri yaşta istihdam edilen sayısı 24 milyon 999 bin kişi, istihdam oranı ise yüzde 44,1 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 63,3, kadınlarda yüzde 25,4 olarak gerçekleşti. Tarımda çalışan sayısı 5 milyon 55 bin kişi, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı ise 19 milyon 944 bin kişi olarak tahmin edildi. Çalışanların yüzde 20,2’si tarım, yüzde 21,4’ü sanayi, yüzde 7’si inşaat ve yüzde 51,3’ü de hizmetler sektöründe yer aldı.İşsizlik araştırmasında TÜİK 2014 Şubat dönemiyle birlikte Avrupa Birliği’ne uyuma yönelik yeni düzenlemelere geçti. Bu kapsamda anketin referans haftası ve işsizlik kriterinde iş arama süresi değişirken, yeni nüfus projeksiyonu ve idari bölünüş temel alındı. Ayrıca OECD ve diğer uluslararası kuruluşlar ile karşılaştırılabilirliği sağlamak amacıyla 15-64 yaş grubunda yer alan nüfusa ilişkin temel işgücü göstergelerine de bültende yer verildi. Hanehalkı İşgücü Anketi bülteninde Şubat 2014 dönemsel sonuçları, 2014 yılının 1. ve 13. haftalarını içine alan ocak, şubat ve mart aylarını kapsadı. Bu dönemde 97 bin 861 fert ile anket yapıldı. TÜİK’in zaman serisine göre yayımladığı ‘temel işgücü göstergelerine’ göre işsiz sayısı 2013 yılının aynı dönemine göre 286 bin kişi artış gösterdi. İşsizlik oranı da 0,5 puan yükseldi. 2013 yılı Şubat döneminde işsiz sayısı 2 milyon 539 bin kişi, işsizlik oranı yüzde 9,7 idi.15 ve üzeri yaştakilerde işgücü nüfusu 2014 yılı Şubat döneminde 27 milyon 824 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise yüzde 49,1 oldu. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 70, kadınlarda ise yüzde 28,7 olarak tahmin edildi.Maliye Bakanlığı verilerine göre, 2014 yılı birinci döneminde toplam kamu istihdamı 2013 yılının aynı dönemine göre yüzde 3,9 artarak 3 milyon 349 bin kişi olarak gerçekleşti.Mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlerin sayısında 2014 yılı Şubat döneminde, bir önceki döneme göre bin kişilik artış gerçekleşirken, işsizlik oranı ise 0,1 puanlık azalış ile yüzde 9,1 oldu. Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam sayısı bir önceki döneme göre 418 bin kişi artarak 25 milyon 811 bin kişiye yükseldi. İstihdam ise 0,7 puan artışla yüzde 45,6 olarak gerçekleşti. Mevsim etkilerinden arındırılmış işgücüne katılma oranı bir önceki döneme göre 0,7 puan artışla yüzde 50,1’e çıktı.
Zaman
Ana Sayfa
16.05.2014
2milyon825binkişiişsiz2 milyon 825 bin kişi işsiz
Baklavada kullandığı yağı üretmek için fabrika kurdu
Zaman
25.04.2014
02:10
Baklavacı Güllüoğlu, 8 milyon liralık yatırımla Şanlıurfa’da Güllüoğlu Süt ve Hayvancılık Entegre İşletme Tesisleri’ni hizmete açtı.143 yıl önce Gaziantep’te başlayan serüvenlerinin hızla büyüdüğünü belirten şirketin sahibi Mehmet Nejat Güllü, “Bugün Arabistan’dan Avrupa’ya, ABD’deki 6 şubeden çok yakında Çin’e uzanacak olan bu serüvende kalite ve lezzet bizim için her zaman öncelikli düsturumuz olagelmiştir.” dedi. Güllüoğlu baklavasının vazgeçilmezlerinden biri olan Urfa sadeyağın lezzetine dünyada rastlanmayacağını vurgulayan Güllü, “Bu toprakların endemik bitkileriyle yetişen koyunlardan elde edilen süt, Urfa sadeyağını tadıyla ve kokusuyla eşsiz bir değer haline getiriyor.” şeklinde konuştu. Güllü, Urfa sadeyağı, tereyağı, yoğurt, ayran ve farklı peynir çeşitlerini kendi üretim prensiplerine göre temin etmek amacıyla gerçekleştirdikleri yatırımın, Şanlıurfa’ya teşekkür etmek adına pek çok kişiye de istihdam sağlayacağını ifade etti. 3 bin metrekarelik alana kurulan tesisin günlük 35 tonluk üretim kapasitesiyle çalışacağını belirten Güllü, “2015’e kadar üretimimizi günlük 50 tona çıkartmayı, 75 personele iş imkânı sunmayı hedefliyoruz. Ayrıca bir yıllık vadede Türkiye’nin tüm şehirlerindeki market raflarında Güllüoğlu süt ürünleriyle halkımıza ulaşmak, yurtdışı pazarına açılmak öncelikli planlarımız arasında yer almakta.” dedi.
Zaman
Ekonomi
25.04.2014
BaklavadakullandığıyağıüretmekiçinfabrikakurduBaklavada kullandığı yağı üretmek için fabrika kurdu
İşsizlik yeniden çift haneye çıktı
Zaman
18.03.2014
02:09
TÜİK verilerine göre işsizlik dokuz ay aradan sonra yeniden çift haneye yükseldi. Türkiye’de işsiz sayısı, 2013 Aralık döneminde 19 bin kişi artarak 2 milyon 809 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,1 puan azalarak yüzde 10 seviyesinde gerçekleşti. Uzmanlar, yüksek faiz oranları ve zayıf kurun, işsizliği artırdığını belirtiyor.Türkiye genelinde işsizlik oranı 2013 yılı Aralık döneminde yüzde 10 seviyesinde gerçekleşerek 9 ay sonra yeniden çift haneli rakamları gördü. Kasımda işsizlik oranı yüzde 9,9 olarak açıklanmıştı. İşsizlik oranı Kasım, Aralık 2013 ve Ocak 2014 aylarını kapsayan aralık döneminde tekrar çift haneye çıksa da, geçen yılın aynı dönemine göre 0,1 puan azalışla yüzde 10; mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranı ise 0,4 puan azalış ile yüzde 9,4 oldu. Tarım dışı işsizlik oranı aynı dönemde 0,3 puanlık azalışla yüzde 12,1 olarak gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye genelinde işsiz sayısı 2013 yılı Aralık döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 19 bin kişi artarak 2 milyon 809 bin kişiye yükseldi. İşsizlik oranı ise 0,1 puanlık azalış ile yüzde 10 seviyesinde gerçekleşti. Tarım dışı işsizlik oranı 0,3 puanlık azalış ile yüzde 12,1, 15-24 yaş grubunu içeren genç işsizlik oranı ise 1,1 puanlık azalış ile yüzde 18,7 oldu. Türkiye’de işsizlik oranı 2013 yılında işgücü artışının istihdam edilenlerden fazla olması nedeniyle yüzde 9,7 seviyesinde gerçekleşirken, OVP hedefi olan yüzde 9,5’in hafif üzerinde kaldı. OVP’de 2014 için ise işsizlik oranı hedefi yüzde 9,4 seviyesinde bulunurken, bu yıl büyümede yavaşlama beklentilerine paralel işsizlik oranının yine OVP hedefinin üzerinde kalması bekleniyor. İş Yatırım Stratejisti Uğur Küçük, aralık ayı verilerinin ekonomik aktivitedeki toparlanmanın 2013’ün son çeyreğinde iş yaratmayı desteklediğini gösterdiğini söyleyerek, “Ancak işsizlik oranının, 2014’te ekonominin daha yüksek faiz oranları, zayıf kur ve politik belirsizlikler nedeniyle ivme kaybetmesiyle mevcut yüzde 10 seviyesinden yüzde 10,5 seviyesine doğru artması bekleniyor.” dedi. HSBC Portföy Stratejisti Ali Çakıroğlu ise mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranında gözlenen düşüşün işgücü piyasasının aralıkta bir kademe güçlü olduğuna referans verdiğini söyleyerek, “İşsizlik oranı 2013 yılını ortalamada yüzde 9,7 seviyesinde tamamlarken, 2012’ye göre 0,5 puan artış kaydetti. Mevcut görünüm emek piyasasındaki zayıflığın önümüzdeki dönemde de devam edeceğine işaret ederken, işsizlik oranının 2014’te ortalamada yüzde 9,9-10 seviyelerine yükseleceğini tahmin ediyoruz.” dedi. İstihdam edilenlerin sayısı 2013 yılı Aralık döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 496.000 bin kişi artarak 25,26 milyon kişiye yükseldi. Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 179.000 kişi azalırken, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 675.000 kişi arttı. İstihdam edilenlerin yüzde 21,8’i tarım, yüzde 19,6’sı sanayi, yüzde 6,9’u inşaat, yüzde 51,6’sı ise hizmetler sektöründe yer aldı. İstihdam edilenlerin oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,2 puanlık artış göstererek yüzde 44,9’dan yüzde 45,1’e yükseldi. Türkiye genelinde işgücüne katılma oranı 2013 yılı Aralık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,1 puan artarak yüzde 50,1 oldu. Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam edilenlerin sayısında 2013 yılı Aralık döneminde, bir önceki döneme göre 210.000 kişilik artış, işsiz sayısında ise 99.000 kişilik azalış meydana geldi. Mevsim etkilerinden arındırılmış işgücüne katılma oranı bir önceki döneme göre 0,1 puanlık artış ile yüzde 50.9, istihdam oranı ise 0,3 puanlık artış ile yüzde 46,1 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye genelinde işgücüne katılma oranı, 2013 yılı Aralık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,1 puan artarak % 50,1 oldu. Aynı dönemler için yapılan kıyaslamalara göre; erkeklerde işgücüne katılma oranı değişim göstermeyerek % 70,9, kadınlarda ise 0,3 puanlık artışla % 29,9 olarak gerçekleşti.
Zaman
Ekonomi
18.03.2014
İşsizlikyenidençifthaneyeçıktıİşsizlik yeniden çift haneye çıktı
İşsizlik yeniden çift haneye çıktı
Zaman
18.03.2014
02:09
TÜİK verilerine göre işsizlik dokuz ay aradan sonra yeniden çift haneye yükseldi. Türkiye’de işsiz sayısı, 2013 Aralık döneminde 19 bin kişi artarak 2 milyon 809 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,1 puan azalarak yüzde 10 seviyesinde gerçekleşti. Uzmanlar, yüksek faiz oranları ve zayıf kurun, işsizliği artırdığını belirtiyor.Türkiye genelinde işsizlik oranı 2013 yılı Aralık döneminde yüzde 10 seviyesinde gerçekleşerek 9 ay sonra yeniden çift haneli rakamları gördü. Kasımda işsizlik oranı yüzde 9,9 olarak açıklanmıştı. İşsizlik oranı Kasım, Aralık 2013 ve Ocak 2014 aylarını kapsayan aralık döneminde tekrar çift haneye çıksa da, geçen yılın aynı dönemine göre 0,1 puan azalışla yüzde 10; mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranı ise 0,4 puan azalış ile yüzde 9,4 oldu. Tarım dışı işsizlik oranı aynı dönemde 0,3 puanlık azalışla yüzde 12,1 olarak gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye genelinde işsiz sayısı 2013 yılı Aralık döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 19 bin kişi artarak 2 milyon 809 bin kişiye yükseldi. İşsizlik oranı ise 0,1 puanlık azalış ile yüzde 10 seviyesinde gerçekleşti. Tarım dışı işsizlik oranı 0,3 puanlık azalış ile yüzde 12,1, 15-24 yaş grubunu içeren genç işsizlik oranı ise 1,1 puanlık azalış ile yüzde 18,7 oldu. Türkiye’de işsizlik oranı 2013 yılında işgücü artışının istihdam edilenlerden fazla olması nedeniyle yüzde 9,7 seviyesinde gerçekleşirken, OVP hedefi olan yüzde 9,5’in hafif üzerinde kaldı. OVP’de 2014 için ise işsizlik oranı hedefi yüzde 9,4 seviyesinde bulunurken, bu yıl büyümede yavaşlama beklentilerine paralel işsizlik oranının yine OVP hedefinin üzerinde kalması bekleniyor. İş Yatırım Stratejisti Uğur Küçük, aralık ayı verilerinin ekonomik aktivitedeki toparlanmanın 2013’ün son çeyreğinde iş yaratmayı desteklediğini gösterdiğini söyleyerek, “Ancak işsizlik oranının, 2014’te ekonominin daha yüksek faiz oranları, zayıf kur ve politik belirsizlikler nedeniyle ivme kaybetmesiyle mevcut yüzde 10 seviyesinden yüzde 10,5 seviyesine doğru artması bekleniyor.” dedi. HSBC Portföy Stratejisti Ali Çakıroğlu ise mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranında gözlenen düşüşün işgücü piyasasının aralıkta bir kademe güçlü olduğuna referans verdiğini söyleyerek, “İşsizlik oranı 2013 yılını ortalamada yüzde 9,7 seviyesinde tamamlarken, 2012’ye göre 0,5 puan artış kaydetti. Mevcut görünüm emek piyasasındaki zayıflığın önümüzdeki dönemde de devam edeceğine işaret ederken, işsizlik oranının 2014’te ortalamada yüzde 9,9-10 seviyelerine yükseleceğini tahmin ediyoruz.” dedi. İstihdam edilenlerin sayısı 2013 yılı Aralık döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 496.000 bin kişi artarak 25,26 milyon kişiye yükseldi. Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 179.000 kişi azalırken, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 675.000 kişi arttı. İstihdam edilenlerin yüzde 21,8’i tarım, yüzde 19,6’sı sanayi, yüzde 6,9’u inşaat, yüzde 51,6’sı ise hizmetler sektöründe yer aldı. İstihdam edilenlerin oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,2 puanlık artış göstererek yüzde 44,9’dan yüzde 45,1’e yükseldi. Türkiye genelinde işgücüne katılma oranı 2013 yılı Aralık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,1 puan artarak yüzde 50,1 oldu. Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam edilenlerin sayısında 2013 yılı Aralık döneminde, bir önceki döneme göre 210.000 kişilik artış, işsiz sayısında ise 99.000 kişilik azalış meydana geldi. Mevsim etkilerinden arındırılmış işgücüne katılma oranı bir önceki döneme göre 0,1 puanlık artış ile yüzde 50.9, istihdam oranı ise 0,3 puanlık artış ile yüzde 46,1 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye genelinde işgücüne katılma oranı, 2013 yılı Aralık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,1 puan artarak % 50,1 oldu. Aynı dönemler için yapılan kıyaslamalara göre; erkeklerde işgücüne katılma oranı değişim göstermeyerek % 70,9, kadınlarda ise 0,3 puanlık artışla % 29,9 olarak gerçekleşti.
Zaman
Ana Sayfa
18.03.2014
İşsizlikyenidençifthaneyeçıktıİşsizlik yeniden çift haneye çıktı
Günseli Ö. Ocakoğlu - Meydan okuyan marka olmak…
Zaman
20.02.2014
02:09
Avea, 14 aydan beri NBA’in Türkiye resmî ortağı. Ortaklığa ilişkin pek iletişim yapılmamış ama etkinlikte epey yol alınmış.İki kez dünya sokak basketbolu turnuvası NBA 3X Tour’u ve 5 ilde Avea NBA Basketbol Kampı yaparak binlerce çocuğun hayallerine dokunulmuş. “Çocuklara fırsat eşitliği” sunmayı amaçlayan bu birliktelik, her açıdan prestijli bir durum. Avea Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Dehşan Ertürk, NBA ile ilişkilerini bir metaforla açıklıyor: “Hayatın herhangi alanında başarılı olmak için çok çalışmak, tutkulu olmak ve takım oyunu oynamak gerektiğine inanıyoruz. Çocuklara bunu söylesek çok sıkıcı olabiliriz ama bunları yaparak başarılı olmuş NBA oyuncularını gördüklerinde yapabileceklerine inanıyorlar. NBA All Star’la kültürel değerlerimiz bu alanda örtüşüyor. Diğer yandan All Star’a bu yıl ev sahipliği yapan New Orleans’ın Katrina Kasırgası sonrası ayağa kalkışı da heyecan verici. Avea, başlangıcından bu yana en çok örselenen operatör olmasına rağmen bugün 15 milyon aboneye ulaşarak 2013’ün en başarılı operatörü olduğunu duyurdu.” Dehşan Öztürk, başarılarındaki etmenlerden söz ederken çalışanlardan müşteri memnuniyetine, şebekeden birlikte iş yaptıkları paydaşlara kadar farklı katmanların üzerinde uzun zamandır çok çalıştıklarını ifade ediyor. 2013’te müşteri memnuniyeti giderek artarken şebeke iyileştirmeye 4 yılda 2,5 milyar TL yatırım yapılmış. BTK verilerine göre son çeyrekte 418 bin numara Avea’ya taşınırken 2013 toplam taşımadan 1 milyon abone kazanılmış. Ertürk, Avea’nın son 7 çeyrekte en çok numara taşınılan operatör unvanına sahip olduğunu söylüyor. “İyimser ve heyecanlı bir kurum kültürüne sahibiz. Bu yaklaşım bizi meydan okunan değil, meydan okuyan marka konumuna getirdi. Yılı yüzde 10’luk büyümeyle tamamladık. Yaptığımız teknolojik yatırımlar neticesinde, mobil data gelirlerinde hem kullanıcı sayısı hem de kullanımda sağladığımız artışla yüzde 47’lik bir büyümeye ulaştık. Fasulye karakteri ve Ata Demirer’li reklamlar ise görevlerini layıkıyla yerine getirdi. Logomuzu değiştirmek ve bunun iletişimini yapmak, markamızın algısını değiştirdi. İletişim yapmaya devam edeceğiz.” diyor. Açıklanan rakamlara göre 2013’te Avea’da işler iyi gitmiş. NBA sponsorluğu, Avea’ya bu başarısını yüksek perdeden söyleme fırsatını veriyor. Ayrıca Woops gibi gençlik, Prime gibi kişiselleştirilmiş ürünlerle abonelerine değer verdiğini göstermek isteyen Avea, dünyanın en prestijli eğlence markası NBA aracılığıyla söylemini görselleştiriyor. Çok zekice!NBA’den küresel pazarlama dersleriNew Orleans Havalimanı’ndan başlayarak devasa basketbol görselleriyle donatılmış. NBA ile anlaşmalı oteller ise konuklarını All Star ruhuyla karşılıyor. 450 bin nüfuslu New Orleans, 2008’de Katrina Kasırgası’nın hışmına uğrayıp da 150 bin kişiye düşünce şehri yeniden ayağa kaldırmak için NBA All Star şehre taşınmış. 4 gün süren organizasyonda sporcular toplam 7 saat basketbol severlerin karşısına çıkıyor ama koca şehir adeta basketbolla yatıp basketbolla kalkıyor.“All Star bir şölen ve yıl boyunca çok çalışan NBA oyuncularının emeklerinin kutsanmasıdır.” diyor NBA küresel pazarlamadan sorumlu Başkan Yardımcısı Emilio Collins. Getirisi nedir sorusuna cevabı ise çok net, “Biz All Star’a bir getiri olarak bakmıyoruz.” diyor. Milyon dolarlık basketbolcuların motivasyona ne ihtiyacı varmış demeyin. All Star’a seçilme sayısı madalya hiyerarşisini belirliyor. NBA’in 14 ülkedeki ofisinde 1.000 çalışanıyla 5 milyar dolarlık bir ekonomi oluşturuyor. Tek ürün 30 takımlık basketbol ligi olan NBA’de pazarlama en önemli fonksiyon. All Star’ı ise iyi paketliyorlar. Bu nedenle şehrin otelleri tam kapasite dolu. Her ne kadar büyük oruç Mardi Gras provalarının yapıldığı döneme geldiyse de şehre 50 binden fazla insan geldiği söyleniyor. Kaldı ki basketbol izleyicisinin gelir düzeyi yüksek. Bu da şehre epey girdi sağlıyor. All Star, 2015’te New York’a gidiyor.Kapı açıldı, içeri basketbol dâhisi girdiAll Star olmak öyle kolay değil. Star olmaya hak kazanmak için performansın sürekli yüksek olması gerekiyor. Takımın parçası olmak, mücadele ve başarıya olan inanç en önemli kriter. Basın toplantısı sürerken “Oyun kurucu, koçun sahadaki sözcüsüdür.” diyen ünlü oyun kurucusu Tim Hardaway girdi. 5 kez All Star olan Hardaway için Dehşan Öztürk, “Ben basketbol oynarken bir gün Tim Hardaway gibi olmayı hayal ederdim.” diyor. All Star’da gösteri amaçlı pek çok etkinlik yapılıyor. Dünya gençliğinin yakından tanıdığı müzisyenler, salonun bir köşesinde hazır bekliyor. Saha bir işaretle birkaç dakikada profesyonel hayranlarla dolu kocaman
Zaman
Köşe Yazıları
20.02.2014
GünseliÖOcakoğlu-Meydanokuyanmarkaolmak…Günseli Ö Ocakoğlu - Meydan okuyan marka olmak…
2014’te yüzde 30 büyümeyi hedefliyor
Zaman
27.01.2014
02:06
Müşteri ilişkileri yönetim merkezi Turkcell Global Bilgi, 2013’te yurtiçinde ve yurtdışında en fazla çağrı merkezi açan şirket olurken, geçen yıl yüzde 40 büyüdü.Son bir yılda Sivas, Siirt, Trabzon ve Şanlıurfa lokasyonlarının yanı sıra yurtdışında ise Rusya ofisi ile toplam 20 milyon TL yatırım yapan şirket, 2014’te yüzde 30 büyümeyi hedefliyor. Turkcell Global Bilgi, gerçekleştirdiği işbirlikleri neticesinde 7’si bakanlık olmak üzere 11 kamu kuruluşunun 12 farklı projesinde hizmet sunuyor. 2013’te yaklaşık 34 milyon vatandaşa hizmet veren şirket, 83 milyon dakika üretim gerçekleştirdi. Şirket, finans sektöründe yüzde 110 büyüyerek müşteri sayısını 6’ya çıkardı. Özel sektörde de müşteri ağını çeşitlendirerek yüzde 50 büyüdü. 2010’da 1 milyon ses tanıma kaydı olan Turkcell Global Bilgi, bu rakamı 10 milyona çıkardı. Kimlik doğrulama süreci ortalama 20 saniye kısaltılırken, “ses tanıma” teknolojisi bugüne kadar 10 milyon abone tarafından 40 milyon kez kullanıldı. Toplam 12 bin kişiye iş veren şirket, 2014’te 2 bin 500 kişiye daha istihdam sağlayacak. Turkcell Global Bilgi Genel Müdürü Bahadır Pekkan, altyapıları ve 15 yıllık tecrübeyle kurumsal müşterilerin kendi işlerine daha iyi odaklanmasını sağladıklarını söyledi. 2014’te de kurumsal müşterilerinin iş hedeflerine ortak olmaya devam edeceklerini ifade eden Pekkan, “2014’te sektördeki liderliğimizi yeni müşterilerle ve gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında yapacağımız yatırımlarla büyüyerek sürdürmeyi hedefliyoruz. 2013 yılında kamu ve finans sektöründe gerçekleştirdiğimiz başarıyı devam ettirerek, yüz yüze kanallar, kalite değerlendirme çözümleri, finans sektörüne yönelik tahsilat ve satış gibi çağrı merkezi dışındaki potansiyel alanlardaki fırsatları da değerlendireceğiz.” dedi.
Zaman
Ekonomi
27.01.2014
2014’teyüzde30büyümeyihedefliyor2014’te yüzde 30 büyümeyi hedefliyor
2014’te yüzde 30 büyümeyi hedefliyor
Zaman
27.01.2014
02:05
Müşteri ilişkileri yönetim merkezi Turkcell Global Bilgi, 2013’te yurtiçinde ve yurtdışında en fazla çağrı merkezi açan şirket olurken, geçen yıl yüzde 40 büyüdü.Son bir yılda Sivas, Siirt, Trabzon ve Şanlıurfa lokasyonlarının yanı sıra yurtdışında ise Rusya ofisi ile toplam 20 milyon TL yatırım yapan şirket, 2014’te yüzde 30 büyümeyi hedefliyor. Turkcell Global Bilgi, gerçekleştirdiği işbirlikleri neticesinde 7’si bakanlık olmak üzere 11 kamu kuruluşunun 12 farklı projesinde hizmet sunuyor. 2013’te yaklaşık 34 milyon vatandaşa hizmet veren şirket, 83 milyon dakika üretim gerçekleştirdi. Şirket, finans sektöründe yüzde 110 büyüyerek müşteri sayısını 6’ya çıkardı. Özel sektörde de müşteri ağını çeşitlendirerek yüzde 50 büyüdü. 2010’da 1 milyon ses tanıma kaydı olan Turkcell Global Bilgi, bu rakamı 10 milyona çıkardı. Kimlik doğrulama süreci ortalama 20 saniye kısaltılırken, “ses tanıma” teknolojisi bugüne kadar 10 milyon abone tarafından 40 milyon kez kullanıldı. Toplam 12 bin kişiye iş veren şirket, 2014’te 2 bin 500 kişiye daha istihdam sağlayacak. Turkcell Global Bilgi Genel Müdürü Bahadır Pekkan, altyapıları ve 15 yıllık tecrübeyle kurumsal müşterilerin kendi işlerine daha iyi odaklanmasını sağladıklarını söyledi. 2014’te de kurumsal müşterilerinin iş hedeflerine ortak olmaya devam edeceklerini ifade eden Pekkan, “2014’te sektördeki liderliğimizi yeni müşterilerle ve gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında yapacağımız yatırımlarla büyüyerek sürdürmeyi hedefliyoruz. 2013 yılında kamu ve finans sektöründe gerçekleştirdiğimiz başarıyı devam ettirerek, yüz yüze kanallar, kalite değerlendirme çözümleri, finans sektörüne yönelik tahsilat ve satış gibi çağrı merkezi dışındaki potansiyel alanlardaki fırsatları da değerlendireceğiz.” dedi.
Zaman
Ana Sayfa
27.01.2014
2014’teyüzde30büyümeyihedefliyor2014’te yüzde 30 büyümeyi hedefliyor
Perakende Kanunu TOBB ETÜ'de masaya yatırıldı
Zaman
26.12.2013
17:04
’Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı Taslağı’ TOBB ETܒde düzenlenen çalıştayda ele alındı. Açılış konuşmasını yapan TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Çetin Osman Budak, perakende sektörünün Türkiye’nin büyüme hikâyesinde lokomotif olduğunu söyledi. Sektörün Türkiye ekonomisi için önemine işaret eden Budak, “2001’den bu yana Türkiye ekonomisi yüzde 72 büyürken, perakende sektörü yüzde 86 büyüdü. Son 10 yıldaki büyümenin yüzde 15’i toptan ve perakende ticaretten geliyor.” diye konuştu. PERAKENDENİN İSTİHDAMDAKİ ÖNEMİBu sektörün kritik rol üstlendiği bir diğer alanın da istihdam olduğunu belirten Çetin Osman Budak, küresel kriz sonrasında istihdam konusunun daha da önem kazandığını anlattı. Son 5 yılda küresel krizden dolayı 22 milyon kişinin işini kaybettiğini ve hala iş bulamadığını bildiren Budak, şunları söyledi: “Türkiye bu açıdan çok sorun yaşamadı. Genç bir nüfusumuz var. Ortalama 28 yaşındayız. Her yıl yaklaşık 800 bin ile 1 milyon kişiye iş bulmamız lazım. İşte burada perakende sektörü bir istihdam deposu olarak çalışıyor. Son 5 yılda sektörde kayıtlı istihdam, küresel krize rağmen 438 bin kişi artmış. Perakende sektörünün Türkiye’nin geleceğinde oynadığı bir diğer önemli rol de kadın istihdamı. İlk 10, hatta ilk 20 ekonomiye baktığımızda bizim en geride kaldığımız konu kadınların işgücüne katılımı. Rakiplerimizin yüzde 50-60 gibi işgücüne katılım oranlarını yakaladığı bir dönemde biz yüzde 30’un altındayız. Yani, tek elle boks yapıyoruz. Kadınlarımızı iş hayatına kazandırmak için perakende çok önemli.” “PERAKENDE KADINLARIN İŞGÜCÜNE KATILIMINI GÜÇLENDİRİR” TEPAV’ın geçtiğimiz aylarda yaptığı bir çalışmaya işaret eden TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, araştırmaya göre 2002-2012 döneminde perakendenin fazla arttığı bölgelerin kadınların işgücüne katılımının en yüksek olduğu bölgeler olduğunu söyledi. Çetin Osman Budak, “Yani, bir ilde perakende sektörü geliştiyse, kadınlar çalışıyor. Bu rakamlara da yansımış. Kayıtlı kadın istihdamı 186 bin kişi artmış, ama oransal artış çok önemli. 5 yılda artış yüzde 82. Kadınlarımızı iş hayatında görmek için perakende gibi öncü sektörlere çok ihtiyacımız var. Türkiye 2 trilyon dolarlık bir ekonomi olma yolunda ilerliyor. Düşük gelirli ülkeler grubundan, orta gelirli ülkeler arasına girdik. Bu dönemde perakende ticaret hacmi de 76 milyar dolardan 229 milyar dolara çıktı. 2 trilyon dolarlık ekonomi olma yolunda perakende ticaret hacmi 560 milyar dolara çıkacak. Perakende ticaret hacminde meydana gelecek bu değişim sektörü ve iş yapma biçimlerinizi tamamen değiştirecek.” değerlendirmesini yaptı. BAKAN YARDIMCISI FATİH METİN: İSTİŞAREYE ÇOK ÖNEM VERİYORUZ Gümrük ve Ticaret Bakan Yardımcısı Fatih Metin ise konuşmada sektöre ilişkin kanun hazırlığı yaparken sektörün bileşenleriyle istişareye çok önem verdiklerini ifade etti.Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2002 yılında 58 milyar TL olan perakende sektörü yıllık cirosunun 2012 yılında 371 milyar TL’ye ulaştığı bilgisini veren Metin, “Bu rakam, aynı yıl yaklaşık 1,4 milyar TL olarak gerçekleşen milli gelirin neredeyse üçte birine tekabül etmekte. Bu rakamlar, perakende ticaret sektörünün ülkemiz ekonomisi açısından ne kadar önemli bir alan teşkil ettiğini ifade etmekte. Sektörün büyüklüğü, bu alanda faaliyet gösteren esnaf ve tacir sayılarında da kendini göstermektedir. Bu yönüyle, perakende sektörü ekonomimiz için ciddi bir istihdam alanı.” diye konuştu. Sektörde birtakım sorunlar yaşandığını dile getiren Metin şöyle dedi: “İşletme açılışlarındaki bürokratik işlemler, ödeme sürelerine ilişkin yaşanan sıkıntılar, haksız rekabet ve pazar kaybı bu sorunların başında gelmektedir. Hem geleneksel, hem de organize perakende unsurlarını ilgilendiren bu sorunların çözülmesi amacıyla, sadece alışveriş merkezlerini değil, esnaf ve sanatkârlarımız ve küçük ölçekli ticari işletmelerimizi de kapsayan bir düzenleme oluşturduk. Sektörde yaşanan bu sorunların giderilmesini ve perakende işletmelerin dengeli bir şekilde büyümesini ve gelişmesini sağlamak amacıyla hazırlanan bu Taslak, sektöre ilişkin temel ilke ve kuralları belirlemektedir. Taslağın, Ülkemizin 2023 vizyonuna uygun olarak ticaretin kolay ve güvenli bir şekilde yapılmasına ve gelişmesine katkı sağlamasını hedeflemekteyiz.” Toplantıda, “Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı Taslağı” üzerine Gümrük ve Ticaret Bakanlığı bürokratlarınca da geniş bir sunum yapıldı. Taslakla pek çok yeni kavrama hukuki tanım kazandırıldığına işaret edilen sunumda, illerde stratejik ticari plan öngörüldüğü ifade edildi. CİHAN
Zaman
Son Dakika
26.12.2013
PerakendeKanunuTOBBETÜdemasayayatırıldıPerakende Kanunu TOBB ETÜde masaya yatırıldı
Kentsel dönüşümde riskli ilan edilen konut ve işyeri sayısı 426 bini geçti
Zaman
12.12.2013
12:25
Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 5 Ekim 2012 tarihinde başlattığı kentsel dönüşüm seferberliği kapsamında bugüne kadar riskli ilan edilen konut ve işyeri sayısı 426 bini aştı. Bu alanlarda 367 bin 522 konut ve iş yerinin yer aldığı 162 bin 442 binanın bulunduğu tespit edildi. İllerde belli noktalarda devam eden kentsel dönüşümle 1 milyon 200 bin vatandaşa ulaşıldı.Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın geçen yıl 5 Ekimde başlattığı kentsel dönüşüm kapsamında Bakanlar Kurulu, bugüne kadar ülkenin çeşitli yerlerinde toplam 6 bin 753 hektar alanı riskli ilan etti. Bir yılı aşkın süredir devam eden kentsel dönüşüm çalışmaları, büyükşehirlerin nüfusu kadar insana ulaştı. İllerde belli noktalarda devam eden kentsel dönüşümle 1 milyon 200 bin vatandaşa ulaşıldı. Bu nüfusda yeni büyükşehirler; Aydın, Balıkesir, Denizli, Malatya, Kahramanmaraş, Mardin, Trabzon ve Şanlıurfa gibi illerin nüfusunu geçti. Riskli ilan edilen alanlar ise Adana, Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ankara, Artvin, Aydın, Burdur, Bursa, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Edirne, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Karaman, Kocaeli, Kütahya, Mardin, Niğde, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Tokat, Trabzon, Van ve Yalova oldu. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca yetkilendirilen kurum ve kuruluşlar da vatandaşlardan gelen talep doğrultusunda yaptıkları incelemelerde, 58 bin 649 konut ve iş yerinin riskli olduğuna karar verdi.KENTSEL DÖNÜŞÜM NÜFUSU BÜYÜKŞEHİR NÜFUSUNA ULAŞTIRiskli alan ile binalardaki toplam konut ve iş yeri sayısı 426 bin 171e ulaşırken, buralarda yaşayan toplam nüfus ise 1 milyon 200 bini geçti. Böylece Türkiyenin 20 yıllık süreçte afete dayanıksız, riskli binalardan tamamen kurtulmasını sağlayacak kentsel dönüşüm çalışmaları, büyükşehir nüfusu kadar kişiye ulaştı. Kentsel dönüşüme tabi nüfus, Diyarbakır, Kayseri gibi büyükşehir belediyelerinin nüfusunun üzerine çıkarken, yeni büyükşehirler Aydın, Balıkesir, Denizli, Malatya, Kahramanmaraş, Mardin, Muğla, Tekirdağ, Trabzon, Van gibi illerin nüfusunu da geçmiş oldu.50 MİLYON LİRA KİRA YARDIMIBakanlık, dönüştürülecek bölgelerdeki hak sahiplerine, mağdur olmamaları için kira yardımında da bulundu. Bu bölgelerdeki kiracılara da taşınma masrafları dikkate alınarak bir defaya mahsus kira yardımı yapıldı. Bakanlığın kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında yaptığı kira yardımının tutarı ise 50 milyon liraya ulaştı. Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Türkiyenin afet riski taşıyan bölgelerinin dönüşümünün vatandaşların can ve mal güvenliği açısından önemli olduğunu belirtti. Bayraktar, bunun aynı zamanda inşaat sektörü ve ekonomiye canlılık getireceğini bildirdi. Bu yıl 200 bin birim konutun dönüşüm hedefini aştıklarını vurgulayan Bayraktar, bu başarılı ivmeyle 2014 sonuna kadar 400 bin bağımsız konut ve iş yerinin dönüşümünü tamamlamayı hedeflediklerini kaydetti CİHAN
Zaman
Son Dakika
12.12.2013
Kentseldönüşümderiskliilanedilenkonutveişyerisayısı426binigeçtiKentsel dönüşümde riskli ilan edilen konut ve işyeri sayısı 426 bini geçti
İsviçre'de babalar yaşlanıyor
Zaman
11.12.2013
12:27
İsviçre’de çocuk sahibi olan anne ve babaların yaş ortalamaları her geçen gün yükseliyor. Federal İstatistik Dairesi’nin son yayınladığı raporda hayatlarında ilk kez çocuk sevinci yaşayan babaların beşte birinin 40 yaş ve üzerinde olduğu açıklandı. Hayat şartlarının çok hızlı bir şekilde değiştiği dünyada aileler daha iyi şartlarda yaşamak ve çocuklarına daha iyi bir eğitim imkanı sunmak için hem daha çok çalışıyor hem de birikimlerini daha uzun bir zaman diliminde gerçekleştiriyor. Eskiden Avrupa’da meslek eğitimi yapan bir kişiye hayatını kurtarmış gözüyle bakılırken günümüzde iş piyasasında pek çok kalifiye usta işsizlik kurumlarında vakit geçiriyor. Ekonomik krizlerin acımasız hale getirdiği yaşam koşullarında tutunabilmek daha fazla eğitim başarısı ve iş tecrübesi ile aşılabiliyor. Hayatın bu gerçekleri insanların özel hayatlarına da direkt etkileme özelliğine sahip. Artık bireylerin evlilik tercihleri 30’lu yaşlarda gerçekleştiği gibi çocuk sahibi olmak için de 40’lı yaşlar bekleniyor.İstatistik Ofisi 2012 yılında doğan 65 bin 600 bebeğin beşte birinin babasının 40 yaş ve üzerinde olduğunu, 1992 yılında ise bu oranın sadece yüzde 9 olduğunu açıkladı. Ofis ayrıca 2012’de doğan bin 270 bebeğin babalarının en az 50 yaşında olduğunu 20 yıl önce ise 50 yaş ve üzerinde baba olan kişilerin sayısının yüzde 50 daha az olduğuna işaret etti. Babaların yaş ortalaması yükselirken annelerin de doğum yaptıkları yaşları yükseliyor. Fakat onlardaki artış erkekler kadar hızlı değil. 20 yıl önce doğum yapan kadınların yaş ortalaması 29 iken günümüzde bugün 31,5. CİHAN
Zaman
Son Dakika
11.12.2013
İsviçredebabalaryaşlanıyorİsviçrede babalar yaşlanıyor
Haber turu
Zaman
22.11.2013
01:52
GCM’ye ‘En İyi Aracı Kurum’ ÖdülüGCM Menkul Kıymetler, dünyanın saygın iş ve finans dergilerinden International Finance tarafından Türkiye’nin En İyi Forex Aracı Kurumu ödülüne layık görüldü. Ödül, en iyi piyasa şartlarını sunma çabası, müşteri ilişkileri yönetimi, sürdürülebilir büyüme performansı ve yenilikçi hizmet anlayışı kriterlerine göre veriliyor. GCM Menkul Kıymetler, geçen temmuzda da ‘Global Banking and Finance Review’ tarafından Türkiye’nin en iyi yeni aracı kurumu seçilmişti.Akdeniz Güvenlik, 41 havalimanındaAkdeniz Güvenlik, Devlet Hava Meydanları İşletmesi’nin (DHMİ) ihalesini 59 milyon lira bedelle aldı. Şirket ihale ile Türkiye’de 41 havalimanını koruma hakkı elde edecek, 2 bin 148 eleman alacak. 1 Ocak itibarıyla başlayıp bir sene geçerli olacak ihale, Akdeniz Güvenlik’in eleman adedini yüzde 25 artıracak. Şirket, havalimanlarının yanı sıra seyrüsefer yardımcı istasyonları ve DHMİ Genel Müdürlük Hizmet Binası’nın güvenliğinden de sorumlu olacak.100 daire özel fiyatla satılacakK Yapı ve Solid İnşaat işbirliği ile Ataşehir’de hayata geçirilen Trendist Ataşehir projesi satışa çıktı. Konut ve ticarî alanların yer alacağı proje, yaklaşık 2 bin 500 kişiye ev sahipliği yapacak. Projede 3 adet 33 katlı, 13 adet 8 katlı olmak üzere 16 blok bulunuyor. Trendist Ataşehir’in finanstan sorumlu üst yöneticisi Ufuk Orcan, tanıtıma özel 100 dairenin özel fiyatlarla satılacağını söyledi. Projenin reklam yüzü sanatça Mazhar Alanson, reklam için kamera karşısına geçti.YHT fiyatları için anket yapılacakDevlet Demiryolları Genel Müdürü Süleyman Karaman, Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Tren (YHT) biletlerinde uçaklardaki gibi promosyonlar olacağını söyledi. Önceden alınan biletler daha ucuz olacak. Bilet tarihi yaklaştıkça fiyatlar yükselecek. Fiyatları belirlemek için ocak ayında anket yapılması planlanıyor. Karaman, 2 yıl önce yapılan anketlere katılanların yüzde 80’inin ‘Bilet fiyatları 50 dolardan aşağıda olursa YHT’yi tercih ederim’ dediklerini söyledi.4 şehir daha 4G’ye ulaştıTurkcell, 4G hızını değişik illerde denemeye devam ediyor. Temmuzda gerçekleştirdiği 4G hız gösteriminde 900 Mbps’e varan hıza ulaşan şirket, bu kez 4G hızını İstanbul, Samsun, İzmir ve Şanlıurfa’ya taşıdı. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) verdiği izin çerçevesinde, 4 Ekim-13 Kasım tarihleri arasında 150 Mbps’e varan Long Term Evolution (LTE) ve 300 Mbps’e varan LTE-Advanced hızları, Türkiye’de ilk kez son kullanıcının deneyimine açıldı.‘Data, Everywhere!’ Anadolu’daVodafone Türkiye bünyesinde üniversite öğrencilerine eğitim veren Red Academy’nin sertifikasyon programı ‘Data, Everywhere!’, İstanbul’dan sonra Anadolu’ya açılıyor. Program Çukurova Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü öğrencileriyle buluştu. Üniversitede açılışı ve ilk ders modülleri yapılan program, 5 hafta devam edecek. Programa 100’den fazla öğrenci katıldı.
Zaman
Ekonomi
22.11.2013
HaberturuHaber turu
Bakan Müezzinoğlu: Hastaları kara listeye alanı kara listeye alırız
Zaman
07.10.2013
17:45
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, SGK tarafından belirlenen fark ücretinin dışında vatandaşlardan fazla para tahsil eden bazı özel hastanelerin, hakkını arayan vatandaşları ‘kara listeye’ almasını değerlendirdi. Müezzinoğlu, “Bizim vatandaşımızın hangi konumda olursa olsun hiçbir sağlık kuruluşu tarafından kara listeye alınması söz konusu değildir. Onu yapanlar bizim kara listemize alınır.” dedi.Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu İzmir’de partisinin il başkanlığını ziyaret etti. Burada gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevaplayan Müezzinoğlu, bir gazetecinin, SGK tarafından belirlenen fark ücretini az bularak fazla para tahsil eden bazı özel hastanelerin, hakkını arayan vatandaşları ‘kara listeye’ alındığı iddialarını yöneltmesi üzerine şu karşılığı verdi: “Vatandaşımızın hangi konumda olursa olsun, hiçbir hastamızın, hiçbir sağlık kuruluşu tarafından kara listeye alınması söz konusu değildir. Onu yapanlar bizim kara listemize alınır. Tek bir grup var sağlıkta. O da sağlıkçıya şiddet uygulayanları değerlendirebiliriz. Ama şu anda öyle bir uygulama yok. O nedenle parası, maddi imkanı var veya yok, birinci görevimiz hekimliğini ve sağlık kuruluşların görevi önce insana ve vatandaşa hak ettiği hizmeti sunmaktır.”ACİL SERVİS ORANI YÜZDE 30’U AŞTI, ORAN YÜZDE 7- 8 OLMALITürkiye’de hastanelerin acil servislerinde yaşanan yoğunluğa da değinen Müezzinoğlu, Türkiye’deki acil servislerle ilgili gelinen noktanın kendilerini yeni düzenleme yapmaya ittiğini söyledi. Acil servislerle ilgili önümüzdeki ay içinde yeşil, sarı ve kırmızı alanları yeniden düzenleyeceklerini aktaran Müezzinoğlu, “Acil servisler yüzde 30’ları aştı. Yüzde 7-8’dedir bu oran. Vatandaş akşam eve gittiğinde çocuğunun ateşi yükseldiğinde veya hanımının başı ağrıdığında acil vaka olarak değerlendiriyor. Olağanüstü acillerle bunları ayırmalıyız. Dolayısı ile çerçeveyi önümüzdeki günlerde daha net olarak tarif edeceğiz.” dedi.“CHP 50 YIL ÖNCESİNDE KALDI”CHP’nin, ‘şehir hastaneleri’ uygulamasını eleştirmesine değinen Müezzinoğlu, “CHP bundan 50 yıl öncesinden kalıyorsa söylenecek bir şey yok. Vatandaşın tedaviyi alacak ideal mekanlar, uzman hekimlerinin bulunduğu merkezler, bütün bunları vatandaşımızın en iyi şekilde tedavi olması için sunuyoruz. Biz 7 dakika içinde hastanın evine ambulans götürüyoruz. Ulaşım anlamında hizmeti alamıyorlarsa bu yüzden AK Belediyecilik diyoruz. Yoksa mahalle arasında, evine en yakın yerde aile hekimi var. Aile hekimi evine girebilecek, evinde tedaviye ihtiyacı olan hastalarımızı tedavi ediyoruz. Dolayısı ile CHP’nin kompleks yapmaya hakkı yok. Dünyayı bir takip etsinler. Benim vatandaşlarım sağlıkta dünyanın en ideal ülkesi neresi ise İzmir olmalı. İzmir Bayraklı Şehir Hastanesi olacak. Dünyadan gelenlere de İzmir’i inşallah sağlık turizmine hazırlayacağız. Türkiye o zaman ancak büyük önderin işaret ettiği muasır medeniyetler seviyesine ulaşılır. Büyük önderin bıraktığı mirasın gölgesine yaslanıp yan gelip yatarak bu iş olmaz.” diye konuştu. EXPO ile ilgili olarak İzmir’de yapılan sempozyumu da değerlendiren Bakan Müezzinoğlu, EXPO oylamasının 27 Kasım’da yapılacağını hatırlatarak, “O güne kadar yoğun bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz. Bize düşen ülkemiz adına ve İzmir adına, sağlık alanında yapılacakları yaptık. Eksikleri tamamlayarak kendi vicdanı sorumluluğumuzu, oy kullanacakların sorumluluğuna aktarmak içindir. Bu anlamda geçtiğimiz süreçte de yoğun çalışmalar yapıldı. Çalışmalar son ana kadar devam edecek. Görelim Mevlam neyler, neylerse güzel eyler” dedi.Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan, ‘Türkiyede her yıl yaklaşık olarak 175 bin kişiye kanser teşhisi konulduğu’ açıklamasını da değerlendiren Müezzinoğlu, 2002 yılından bu yana sağlık alanındaki politikaların teşhis-tanı ve tedavi tespitinde önemli rol oynadığını belirtti. Bakan Müezzinoğlu şunları söyledi; “2002 yılı rakamlarına baktığımız zaman bizim ülke insanınız yılda hekime müracaat sayısı 3,1’di. Bugün ise 8,2. Yani üç misli hekimle buluşma imkanı oldu. Yeşil kartlıların, sosyal sigortalıların pozisyonunu biliyorsunuz. Dolayısı ile sorunlar yaşanıyordu. 75 milyon insanımızın tamamını sağlığa ulaşmada ki engellerini kaldırdık. Teknik donanımı açısından da 10 yıl öncesini geçtik. Teşhis imkanlarını da arttı. 10 yıl öncesinin koşulları ile devam etseydik, bugüne gelemezdik.” CİHAN
Zaman
Son Dakika
07.10.2013
BakanMüezzinoğluHastalarıkaralisteyealanıkaralisteyealırızBakan Müezzinoğlu Hastaları kara listeye alanı kara listeye alırız
Alışveriş sezonunda yüz binlerce insana iş imkanı
Zaman
01.10.2013
17:38
İnternet devi Amazon.com alışveriş sezonunda çalışacak 70 bin kişiye iş imkanı sağlayacak. Geçen yıl 50 bin kişiye istihdam sağlayan şirket, bu yıl alınacak işçilerin hangi departmanda çalışacağı ile ilgili bilgi vermedi. Amazon, 2013’te geçici işçi olarak aldığı yaklaşık 7 bin kişiyi daha sonra tam zamanlı şeklinde istihdam sağladı. Oyuncak devi Toys R Us alışveriş sezonunda 45 bin, Target mağaza zinciri ise 70 bin kişiye istihdam sağlayacağını açıkladı. Wal-Mart ise 2013’te açtığı 110 yeni mağaza içinde yeni personel alacak. CİHAN
Zaman
Son Dakika
01.10.2013
AlışverişsezonundayüzbinlerceinsanaimkanıAlışveriş sezonunda yüz binlerce insana iş imkanı
Günseli Ö. Ocakoğlu - 'Sosyetik arkadaşım öğrencinizdi' dedim, olanlar oldu!
Zaman
22.08.2013
01:51
Mutfak Sanatları Akademisi MSA’ya 8 ay boyunca hiç aksatmadan devam etti bir arkadaşım. Ancak mezuniyet sonrasında aldığı diplomayı hiç kullanmadı.O halde neden MSA’ya gitmişti bir türlü anlayamamıştım. Bu olayın da etkisiyle MSA için, canı sıkılan parası bol sosyetiklerin zaman geçirmek için takıldığı keyifli mekanlardan biri diye geçirmiştim içimden. Kaldı ki sanat ve akademi de bir arada geçen bir de ismi vardı. Kurucusu Mehmet Aksel ile karşılaşmamızın ilk dakikalarında bu vakadan söz edince verdiği tepkiden adeta damarına basmış olduğumu anladım. Bu nedenle sohbetimiz epey uzun oldu.Ancak değdi de! Neden mi? Özgün bir iş fikrinin nasıl doğduğunu, vizyonun işi nereye taşıyabileceğini ve tutkulu bir adamın neler yapabileceğini dinledim. Bu söyleşi sıra dışı bir adamın hikâyesidir.Önce veriler ne diyor ona bakalımMehmet Aksel öncelikle yeme-içme sektörünün nereden gelip nereye gittiğine bakmış. Hükümet politikaları sektörün gelişimine ne kadar önem veriyor ve devlet desteği var mıdır diye de araştırmış. Sektörün geleceği için hayati önemi olan veriler elde etmiş.- Türkiye’ye gelen turist sayısı son 10 yılda 3 kat artmış, 2023 hedefi 63 milyon turist ve 86 milyar dolar olarak belirlenmiş. - 4 ve 5 yıldızlı otellerin sayısı yüzde 131 artarak 969 olmuş. Tesis kalitesindeki artış nitelikli yetişmiş işgücü talebini de artıracak. Önümüzdeki beş yıl içinde yıldızlı otel sayısına 200’den fazla yeni otel katılacağı öngörülüyor.-Bu büyüme 25 bin kişiye daha istihdam anlamına geliyor.Yeme-içme işsizlik sorunumuza çare olabilir mi?Önce var olan işgücüne bir göz atalım; Türkiye’nin yüzde 60 nüfusu 29 yaş ve altında. ATO’nun verilerine göre 100 gençten 34’ü atıl, her 3 gençten biri işsiz, sınava girse bile 100 öğrenciden 77’si üniversiteye gidemiyor. Atıl gençlerin yüzde 70’i kız. Türkiye’de açıklanan işsizlik oranı yüzde 8,4, genç nüfusun işsizlik oranı ise yüzde 16,3, yani özellikle gençler için yeni iş alanlarına ihtiyacımız var. Bol yıldızlı otel yatırımları hem ağırlama hem de yiyecek-içecek hizmetlerinde sayısız iş pozisyonu oluşturacak. Her genç kendi tezgahını açmak isterMSA, yetkinlikleri MYK tarafından belirlenen Turizm, Konaklama, Yiyecek-İçecek Hizmetleri Sektör Komitesi’nin mesleki gelişim eğitimleri çalışmalarını hem takip ediyor hem destek veriyor. MSA eğitimlerini 2006 yılından bu yana Europass sistemi içinde bulunan uluslararası mesleki eğitim akreditörü City & Guilds standartlarında verdiğinden mezunların diploma ve sertifikaları MYK çalışmaları çerçevesinde hem ulusal anlamda, hem de uluslararası anlamda geçerliliğe sahip oluyor.MSA, City & Guilds’ın Türkiye’den akredite ilk ve tek özel profesyonel aşçılık okulu. Dünyadaki en iyi iki okuldan biri olarak kabul edilen MSA, World Association of Chefs Societies tarafından da “Yüksek Kalitede Profesyonel Mutfak Eğitim Standartları” ödülüne layık görülmüş. Maslak’ta 4 bin metrekarelik bir alanda faaliyet gösteren akademi, Türkiye’nin 1 milyon Euro’luk yatırımıyla ilk ve tek 150 kişi kapasiteli ‘mutfak oditoryumu’na sahip.50 kişiye sürekli istihdam sağlayan MSA, Bocuse d’Or Türkiye, Chaine des Rotisseurs Dünya Genç Aşçılar ve Türkiye Sommelier Yarışması gibi dünyanın en önemli mutfak etkinliklerini destekleyen tek mutfak akademisi olarak da öne çıkıyor.Mezunlar ne iş yapıyor, şimdi neredeler?8 yılda 3.500’ün üzerinde profesyonel mezun veren MSA öğrencilerine Swissotel, Four Seasons, Kempinski gibi zincir oteller başta olmak üzere Ulus 29, Sunset, Mikla, Divan, Lokanta Maya gibi sektörün önde gelen restoranında staj imkanı sağlıyor. Yurtdışında Michel’in yıldızlı şeflerle çalışma fırsatı da sunan akademi ilk sektörel insan kaynakları platformu www.mutfaktakariyer.com’u da hayata geçirmiş. MSA’da 8 ay süren profesyonel aşçılık ve profesyonel pasta-ekmekçilik eğitimi sonunda katılımcılar uluslararası geçerliliği olan diplomayı almaya hak kazanıyor. Ayrıca kurum öğrencilerine uygun koşullarda eğitim kredisi alma olanağını da sağlıyor. Öğrenciler MSA’daki eğitimlerine devam ettikleri 8 ay boyunca ya kredi ödemesi yapmıyor ya da istediği seçenekten geri ödeme yapabiliyor. 2011 yılında uygulanmaya başlayan eğitim kredisi imkanlarıyla şimdiye kadar 200’den fazla MSA öğrencisi mesleki eğitim kredisinden faydalanmış.Ne iş olursa olsun en iyisini yapmakMehmet Aksel’in kendine yaşam amacı edindiği bir inancı var. En iyisini yapmak ve yapılabildiğini göstermek. Önceki kariyerinde bir sporcu olarak gösterdiği başarıyı bugün MSA’da bir başka alanda tekrarlıyor. İyi bir eğitimin yanı sıra işin gereği sosyal sorumluluklarını da yerine getiren Aksel, Türk mutfak geleneğinin unutulmaması için çaba gösteriyor. Bugüne değin ülke co
Zaman
Köşe Yazıları
22.08.2013
GünseliÖOcakoğlu-SosyetikarkadaşımöğrencinizdidedimolanlarolduGünseli Ö Ocakoğlu - Sosyetik arkadaşım öğrencinizdi dedim olanlar oldu
Yeşiller iş vaadiyle oy isteyecek
Zaman
08.07.2013
12:18
Hükümete geldikleri takdirde önümüzdeki dört yıl içerisinde 500 bin kişiye istihdam yeri sağlama sözü veren Alman Yeşiller Partisi, bunun için 50 milyar Euro yatırım paketi sağlanacağını duyurdu. Parti; enerji dönüşümü, eğitim, çocuk bakımı, alt yapı, yüksekokullar ve geniş işletme ağı için yatırım öngörüyor.Yaz tatiline girmeden önce federal seçimler için bir hamle yapan Yeşiller Partisi, seçim programında olmayan bir söz verdi. Küçük bir kurultay gerçekleştiren parti, 22 Eylül federal seçimlerinden sonra Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile hükümet kurma durumunda 500 bin kişilik istihdam sağlama kararı aldı.Bu projeyi 2017 yılına kadar hayata geçirmeyi hedefleyen Yeşiller, bunun için 50 milyar Euro değerinde yatırım paketini altyapı olarak sağlayacağını açıkladı. Yatırım, enerji dönüşümü, eğitim, çocuk bakımı, altyapı, yüksekokullar ve geniş geniş işletme ağları için öngörülürken, Yeşillerin Federal Parti Yöneticisi Steffi Lemke, Bu öneri sonuna kadar kullanılması gereken bir potansiyel. diye konuştu.Lemke, Yeşiller Partisinin 2009daki federal seçimlerden daha da dikkatli olduğuna dikkat çekerek, yarım milyon insan için hesaplanan işyerlerinin son derece sıkı hesaplandığını söyledi. Yeşiller son seçimlerde bir milyon kişilik istihdam sözünde bulunmuştu. Yeşillerin 500 bin kişiye iş istihdamı vaadi, SPDnin sözünden daha da geride kaldı. SPDnin gölge kabinesi, geçtiğimiz hafta yaptığı toplantıda ülkenin altyapısının modernleştirilmesini öngören bir karar almıştı.Başbakan adayı Peer Steinbrückün seçim ekibi, eğitim, yeni konut ve altyapının yenilenmesini kapsayan Almanyanın geleceği için yatırım isimli yatırım programı için yılda 80 milyar Euro harcamayı düşündüğünü belirtmişti.(CİHAN)
Zaman
Son Dakika
08.07.2013
YeşillervaadiyleoyisteyecekYeşiller iş vaadiyle oy isteyecek
96 bin 500 sözleşmeliye kadro müjdesi
Zaman
26.06.2013
02:08
Kamudaki personel rejiminin yeniden düzenlenmesine yönelik çalışma kapsamında 96 bin 500 sözleşmeli personel kadroya alınacak. Sözleşmelilerin kadrolu yapılacağını Başbakan Tayyip Erdoğan, AK Parti’nin dünkü grup konuşmasında açıkladı.Başbakan’ın verdiği müjde uzun süredir bu haberi bekleyen sözleşmelileri sevindirdi. Düzenleme kapsamında belediyeler ve il özel idarelerinde çalışan sözleşmelilerle genel bütçeli kamu kurumlarında 4-B statüsünde hizmet veren memurlar, kadrolu yapılacak. Zaman, sözleşmelilerin kadroya alınacağını 18 Şubat 2013 tarihinde duyurmuştu.Kadro müjdesinden aslan payını belediyelerdeki 18 bin 500 sözleşmeli alacak. Yine Sağlık Bakanlığı ile diğer genel bütçeli kamu kurumlarındaki sözleşmeliler de kadro hakkına kavuşacak. Bu kurumlar arasında Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü, Diyanet İşleri Başkanlığı, üniversiteler ve çeşitli bakanlıklar bulunuyor. Ayrıca Sayıştay, Danıştay, SGK ve YSK gibi 50’ye yakın kamu kurumu da aynı kapsamda. Düzenleme 25 Haziran 2013 itibarıyla yürürlüğe girecek. Sözleşmeliye kadro düzenlemesi, Meclis Sağlık Komisyonu’nda görüşmeleri süren Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşların Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile Devlet Memurları Kanunu’nda da değişiklik öngören Torba Kanuna eklenecek. Böylece düzenleme, Meclis kapanmadan hayata geçirilecek. Düzenleme ile 25 Haziran 2013 tarihi itibarıyla çalışanlar, kadro hakkına kavuşacak. Başbakan Erdoğan, kadroya geçecek sözleşmeli sayısını 96 bin 500 olarak açıkladı. Buna ilişkin yasal düzenlemeyi de inşallah süratle bu yasama döneminde yapmış olacağız. Tatile girmeden bu işi inşallah bitireceğiz.” dedi.4-C’liler ve KİT’lerde çalışanlar kadrolu olamıyorErdoğan’ın müjdesinin ardından gözler kadroya alınacak sözleşmelilerin kapsamına çevrildi. Belediyeler, il özel idareleri ve diğer kamu kurumlarındaki 4-B’li çalışan sözleşmeli memurlar kadroya alınırken kadro bekleyen 4-C’liler ile TRT çalışanları kapsam dışı tutuldu. KİT’lerde çalışan yaklaşık 75 bin kişi de kadro kapsamına alınmadı. Kadro düzenlemesiyle kamudaki personel rejiminin tek statüye indirilmesi amaçlanıyor. Bu amaçla bundan sonra kamuya sözleşmeli personel alınmayacak.Düzenleme ile son dönemde işe alınan pek çok kişi birkaç günlük çalışma ile kadro hakkı kazanmış olacak. Kamunun memur kadrosu önemli ölçüde genişleyecek. Kamuda çalışan 200 bin sözleşmeli personel de Haziran 2011’deki seçimler öncesinde kadroya geçirilmişti. Bu son alınma birlikte yaklaşık 300 bin kişiye kadro verilmiş olacak. Kadroya alınacak sözleşmeliler, pek çok ilave haktan yararlanacak. Çakılı görev yapan sözleşmeli personele tayin hakkı verilecek. Sözleşmelilerin kadroya geçmesiyle birlikte en önemli iyileşme iş güvencesinde olacak. Her yıl sözleşme yenileyen memurlar, sözleşmelerinin uzatılmaması endişesinden kurtulacak, 657 sayılı kanunun getirdiği iş güvencesinden yararlanabilecekler. Halen pek çok alanda sözleşmeli ile kadrolu arasında farklar var. Sağlık çalışanları açısından sözleşmeli sağlık çalışanı, daha düşük döner sermaye alıyor. Vergi dilimleri kadrolu için net ücret üzerinden sözleşmelilerde ise brüt ücret üzerinden hesaplanıyor.
Zaman
En Çok Okunan
26.06.2013
96bin500sözleşmeliyekadromüjdesi96 bin 500 sözleşmeliye kadro müjdesi
96 bin 500 sözleşmeliye kadro müjdesi
Zaman
26.06.2013
01:53
Kamudaki personel rejiminin yeniden düzenlenmesine yönelik çalışma kapsamında 96 bin 500 sözleşmeli personel kadroya alınacak. Sözleşmelilerin kadrolu yapılacağını Başbakan Tayyip Erdoğan, AK Parti’nin dünkü grup konuşmasında açıkladı.Başbakan’ın verdiği müjde uzun süredir bu haberi bekleyen sözleşmelileri sevindirdi. Düzenleme kapsamında belediyeler ve il özel idarelerinde çalışan sözleşmelilerle genel bütçeli kamu kurumlarında 4-B statüsünde hizmet veren memurlar, kadrolu yapılacak. Zaman, sözleşmelilerin kadroya alınacağını 18 Şubat 2013 tarihinde duyurmuştu.Kadro müjdesinden aslan payını belediyelerdeki 18 bin 500 sözleşmeli alacak. Yine Sağlık Bakanlığı ile diğer genel bütçeli kamu kurumlarındaki sözleşmeliler de kadro hakkına kavuşacak. Bu kurumlar arasında Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü, Diyanet İşleri Başkanlığı, üniversiteler ve çeşitli bakanlıklar bulunuyor. Ayrıca Sayıştay, Danıştay, SGK ve YSK gibi 50’ye yakın kamu kurumu da aynı kapsamda. Düzenleme 25 Haziran 2013 itibarıyla yürürlüğe girecek. Sözleşmeliye kadro düzenlemesi, Meclis Sağlık Komisyonu’nda görüşmeleri süren Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşların Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile Devlet Memurları Kanunu’nda da değişiklik öngören Torba Kanuna eklenecek. Böylece düzenleme, Meclis kapanmadan hayata geçirilecek. Düzenleme ile 25 Haziran 2013 tarihi itibarıyla çalışanlar, kadro hakkına kavuşacak. Başbakan Erdoğan, kadroya geçecek sözleşmeli sayısını 96 bin 500 olarak açıkladı. Buna ilişkin yasal düzenlemeyi de inşallah süratle bu yasama döneminde yapmış olacağız. Tatile girmeden bu işi inşallah bitireceğiz.” dedi.4-C’liler ve KİT’lerde çalışanlar kadrolu olamıyorErdoğan’ın müjdesinin ardından gözler kadroya alınacak sözleşmelilerin kapsamına çevrildi. Belediyeler, il özel idareleri ve diğer kamu kurumlarındaki 4-B’li çalışan sözleşmeli memurlar kadroya alınırken kadro bekleyen 4-C’liler ile TRT çalışanları kapsam dışı tutuldu. KİT’lerde çalışan yaklaşık 75 bin kişi de kadro kapsamına alınmadı. Kadro düzenlemesiyle kamudaki personel rejiminin tek statüye indirilmesi amaçlanıyor. Bu amaçla bundan sonra kamuya sözleşmeli personel alınmayacak.Düzenleme ile son dönemde işe alınan pek çok kişi birkaç günlük çalışma ile kadro hakkı kazanmış olacak. Kamunun memur kadrosu önemli ölçüde genişleyecek. Kamuda çalışan 200 bin sözleşmeli personel de Haziran 2011’deki seçimler öncesinde kadroya geçirilmişti. Bu son alınma birlikte yaklaşık 300 bin kişiye kadro verilmiş olacak. Kadroya alınacak sözleşmeliler, pek çok ilave haktan yararlanacak. Çakılı görev yapan sözleşmeli personele tayin hakkı verilecek. Sözleşmelilerin kadroya geçmesiyle birlikte en önemli iyileşme iş güvencesinde olacak. Her yıl sözleşme yenileyen memurlar, sözleşmelerinin uzatılmaması endişesinden kurtulacak, 657 sayılı kanunun getirdiği iş güvencesinden yararlanabilecekler. Halen pek çok alanda sözleşmeli ile kadrolu arasında farklar var. Sağlık çalışanları açısından sözleşmeli sağlık çalışanı, daha düşük döner sermaye alıyor. Vergi dilimleri kadrolu için net ücret üzerinden sözleşmelilerde ise brüt ücret üzerinden hesaplanıyor.
Zaman
Ekonomi
26.06.2013
96bin500sözleşmeliyekadromüjdesi96 bin 500 sözleşmeliye kadro müjdesi
96 bin 500 sözleşmeliye kadro müjdesi
Zaman
26.06.2013
01:52
Kamudaki personel rejiminin yeniden düzenlenmesine yönelik çalışma kapsamında 96 bin 500 sözleşmeli personel kadroya alınacak. Sözleşmelilerin kadrolu yapılacağını Başbakan Tayyip Erdoğan, AK Parti’nin dünkü grup konuşmasında açıkladı.Başbakan’ın verdiği müjde uzun süredir bu haberi bekleyen sözleşmelileri sevindirdi. Düzenleme kapsamında belediyeler ve il özel idarelerinde çalışan sözleşmelilerle genel bütçeli kamu kurumlarında 4-B statüsünde hizmet veren memurlar, kadrolu yapılacak. Zaman, sözleşmelilerin kadroya alınacağını 18 Şubat 2013 tarihinde duyurmuştu.Kadro müjdesinden aslan payını belediyelerdeki 18 bin 500 sözleşmeli alacak. Yine Sağlık Bakanlığı ile diğer genel bütçeli kamu kurumlarındaki sözleşmeliler de kadro hakkına kavuşacak. Bu kurumlar arasında Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü, Diyanet İşleri Başkanlığı, üniversiteler ve çeşitli bakanlıklar bulunuyor. Ayrıca Sayıştay, Danıştay, SGK ve YSK gibi 50’ye yakın kamu kurumu da aynı kapsamda. Düzenleme 25 Haziran 2013 itibarıyla yürürlüğe girecek. Sözleşmeliye kadro düzenlemesi, Meclis Sağlık Komisyonu’nda görüşmeleri süren Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşların Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile Devlet Memurları Kanunu’nda da değişiklik öngören Torba Kanuna eklenecek. Böylece düzenleme, Meclis kapanmadan hayata geçirilecek. Düzenleme ile 25 Haziran 2013 tarihi itibarıyla çalışanlar, kadro hakkına kavuşacak. Başbakan Erdoğan, kadroya geçecek sözleşmeli sayısını 96 bin 500 olarak açıkladı. Buna ilişkin yasal düzenlemeyi de inşallah süratle bu yasama döneminde yapmış olacağız. Tatile girmeden bu işi inşallah bitireceğiz.” dedi.4-C’liler ve KİT’lerde çalışanlar kadrolu olamıyorErdoğan’ın müjdesinin ardından gözler kadroya alınacak sözleşmelilerin kapsamına çevrildi. Belediyeler, il özel idareleri ve diğer kamu kurumlarındaki 4-B’li çalışan sözleşmeli memurlar kadroya alınırken kadro bekleyen 4-C’liler ile TRT çalışanları kapsam dışı tutuldu. KİT’lerde çalışan yaklaşık 75 bin kişi de kadro kapsamına alınmadı. Kadro düzenlemesiyle kamudaki personel rejiminin tek statüye indirilmesi amaçlanıyor. Bu amaçla bundan sonra kamuya sözleşmeli personel alınmayacak.Düzenleme ile son dönemde işe alınan pek çok kişi birkaç günlük çalışma ile kadro hakkı kazanmış olacak. Kamunun memur kadrosu önemli ölçüde genişleyecek. Kamuda çalışan 200 bin sözleşmeli personel de Haziran 2011’deki seçimler öncesinde kadroya geçirilmişti. Bu son alınma birlikte yaklaşık 300 bin kişiye kadro verilmiş olacak. Kadroya alınacak sözleşmeliler, pek çok ilave haktan yararlanacak. Çakılı görev yapan sözleşmeli personele tayin hakkı verilecek. Sözleşmelilerin kadroya geçmesiyle birlikte en önemli iyileşme iş güvencesinde olacak. Her yıl sözleşme yenileyen memurlar, sözleşmelerinin uzatılmaması endişesinden kurtulacak, 657 sayılı kanunun getirdiği iş güvencesinden yararlanabilecekler. Halen pek çok alanda sözleşmeli ile kadrolu arasında farklar var. Sağlık çalışanları açısından sözleşmeli sağlık çalışanı, daha düşük döner sermaye alıyor. Vergi dilimleri kadrolu için net ücret üzerinden sözleşmelilerde ise brüt ücret üzerinden hesaplanıyor.
Zaman
Ana Sayfa
26.06.2013
96bin500sözleşmeliyekadromüjdesi96 bin 500 sözleşmeliye kadro müjdesi
İşsizlik tek haneye doğru
Zaman
18.06.2013
13:15
Şubatta hafif gerileyen işsizlik, martta düşüşünü hızlandırdı. Martta yüzde 10,5’ten 10,1’e gerileyen işsizliğin önümüzdeki aylarda tek haneli rakamlara inebileceği belirtiliyor. TÜİK’in verilerine göre geçen yılın aynı dönemine göre istihdam edilen kişi sayısı bir önceki yıla göre 1 milyon 157 bin kişi arttı.İşsizlik martta, önceki aya göre 0,4 puan gerilemesine karşın, geçen yılın aynı dönemine göre 0,2 puanlık artışla yüzde 10,1 olarak gerçekleşti. Mevsimsellik ve ekonomideki hızlanmaya paralel işsizliğin önümüzdeki dönemde gerilemesi bekleniyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan verilere göre, mart döneminde tarım dışı işsizlik oranı aynı dönemde 0,2 puanlık artışla yüzde 12,3 oldu. Ekonomik aktivitede zayıf toparlanmanın etkisiyle işsizlik oranı şubatta ocak ayına göre 0,1 puan gerilerken, geçen yılın aynı dönemine göre 0,1 puanlık artışla yüzde 10,5 olmuştu. Mevsim etkilerinden arındırılmış işgücüne katılma oranı martta bir önceki döneme göre 0,1 puanlık artış ile yüzde 51,1, istihdam oranı herhangi bir değişim göstermeyerek yüzde 46,3 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı ise 0,2 puanlık artış ile yüzde 9,4 oldu. TÜİK verilerine göre Türkiye genelinde işsiz sayısı 2013 yılı Mart döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 186 bin kişi artarak 2,8 milyon kişiye yükseldi. Söz konusu dönemde 15-24 yaş grubunu içeren genç işsizlik oranı 1,9 puanlık artış ile yüzde 19,3 oldu. TÜİK verilerine göre geçen yılın mart ayında yüzde 48,6 olan işgücüne katılım oranı, bu yıl 1,6 puan artarak yüzde 50,2’ye yükseldi. Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, geçen yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında işsizliğin artmış gibi göründüğünü söyleyerek, “Doğru, işsizlik arttı. Ancak bu, insanlar işlerini kaybettiği için değil, daha fazla insan istihdam pazarına girdiği için yani işgücüne katılım arttığı için oldu.” şeklinde konuştu. Çağlayan, işsiz sayısındaki artışa yönelik olarak ise, “Dünya ekonomisindeki konjonktür gereği bunu doğal bir sonuç olarak görmek lazım. Tabii ekonomimizdeki yavaşlamanın da bunda etkisi var. Ancak inanıyorum ki, gelecek aylarda bunda daha da iyi sonuçlar göreceğiz.” dedi. Ata Yatırım Başekonomisti Gülay Elif Girgin, ilk çeyrek büyüme verisinin beklentilerin üzerinde yüzde 3 seviyelerinde gerçekleştiğini söyleyerek, “Büyümenin alt kalemlerinde yüzde 3’lük büyümenin özel sektör yatırım harcamalarının daralmaya devam ettiği bir ortamda kamu harcama ve yatırımlarından kaynaklanması işsizlik rakamlarında iyileşme olmasını engellemiş görünmektedir. Gelecek dönemle ilgili olarak; mevsimsellikten arındırılmış işsizlik rakamının iç talep kaynaklı büyüme modelinin desteği ile yüzde 8,5 seviyelerine gerilemesini öngörmekteyiz.” dedi. OVP’ye göre 2013 yılında işsizliğin yüzde 8,9 olması bekleniyor. HSBC Portföy Stratejisti Ali Çakıroğlu, mart ayı iş gücü istatistiklerinin emek piyasasındaki hizmet sektörü ağırlıklı toparlanmanın yavaşlayarak da olsa sürdüğüne işaret ettiğini belirtti. Çakıroğlu, “Mevsimsel faktörlerin devreye girecek olmasına da bağlı olarak işsizlik oranının nisan ayıyla birlikte yüzde 9,1-9,2 seviyelerine doğru gerileyebileceğini düşünüyoruz.” dedi. Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi tarafından yapılan değerlendirmeye göre sanayi istihdamı istikrarlı bir şekilde artıyor. Mevsim etkilerinden arındırılmış işgücü verileri tarım dışı işsizliğin Şubat 2013’te yüzde 11,6’dan Mart 2013’te yüzde 11,7’ye arttığını gösteriyor. Ancak Ekim 2012’den bu yana tarım dışı işgücü piyasasındaki gelişmeler yeni bir eğilimi ortaya koyuyor. İstihdam edilenlerin sayısı 2013 yılı Mart döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1,16 milyon kişi artarak 24,97 milyon kişiye yükseldi. Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 95 bin kişi, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 1,62 milyon kişi arttı. İstihdam edilenlerin yüzde 22,9’u tarım, yüzde 19,8’i sanayi, yüzde 6,4’ü inşaat, yüzde 50,9’u ise hizmetler sektöründe yer aldı. İstihdam edilenlerin oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1,3 puanlık artış göstererek yüzde 43,8’den yüzde 45,1’e yükseldi. ANKARA ZAMAN
Zaman
Ana Sayfa
18.06.2013
İşsizliktekhaneyedoğruİşsizlik tek haneye doğru
İşsizlik tek haneye doğru
Zaman
18.06.2013
01:58
Şubatta hafif gerileyen işsizlik, martta düşüşünü hızlandırdı. Martta yüzde 10,5’ten 10,1’e gerileyen işsizliğin önümüzdeki aylarda tek haneli rakamlara inebileceği belirtiliyor. TÜİK’in verilerine göre geçen yılın aynı dönemine göre istihdam edilen kişi sayısı bir önceki yıla göre 1 milyon 157 bin kişi arttı.İşsizlik martta, önceki aya göre 0,4 puan gerilemesine karşın, geçen yılın aynı dönemine göre 0,2 puanlık artışla yüzde 10,1 olarak gerçekleşti. Mevsimsellik ve ekonomideki hızlanmaya paralel işsizliğin önümüzdeki dönemde gerilemesi bekleniyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan verilere göre, mart döneminde tarım dışı işsizlik oranı aynı dönemde 0,2 puanlık artışla yüzde 12,3 oldu. Ekonomik aktivitede zayıf toparlanmanın etkisiyle işsizlik oranı şubatta ocak ayına göre 0,1 puan gerilerken, geçen yılın aynı dönemine göre 0,1 puanlık artışla yüzde 10,5 olmuştu. Mevsim etkilerinden arındırılmış işgücüne katılma oranı martta bir önceki döneme göre 0,1 puanlık artış ile yüzde 51,1, istihdam oranı herhangi bir değişim göstermeyerek yüzde 46,3 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı ise 0,2 puanlık artış ile yüzde 9,4 oldu. TÜİK verilerine göre Türkiye genelinde işsiz sayısı 2013 yılı Mart döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 186 bin kişi artarak 2,8 milyon kişiye yükseldi. Söz konusu dönemde 15-24 yaş grubunu içeren genç işsizlik oranı 1,9 puanlık artış ile yüzde 19,3 oldu. TÜİK verilerine göre geçen yılın mart ayında yüzde 48,6 olan işgücüne katılım oranı, bu yıl 1,6 puan artarak yüzde 50,2’ye yükseldi. Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, geçen yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında işsizliğin artmış gibi göründüğünü söyleyerek, “Doğru, işsizlik arttı. Ancak bu, insanlar işlerini kaybettiği için değil, daha fazla insan istihdam pazarına girdiği için yani işgücüne katılım arttığı için oldu.” şeklinde konuştu. Çağlayan, işsiz sayısındaki artışa yönelik olarak ise, “Dünya ekonomisindeki konjonktür gereği bunu doğal bir sonuç olarak görmek lazım. Tabii ekonomimizdeki yavaşlamanın da bunda etkisi var. Ancak inanıyorum ki, gelecek aylarda bunda daha da iyi sonuçlar göreceğiz.” dedi. Ata Yatırım Başekonomisti Gülay Elif Girgin, ilk çeyrek büyüme verisinin beklentilerin üzerinde yüzde 3 seviyelerinde gerçekleştiğini söyleyerek, “Büyümenin alt kalemlerinde yüzde 3’lük büyümenin özel sektör yatırım harcamalarının daralmaya devam ettiği bir ortamda kamu harcama ve yatırımlarından kaynaklanması işsizlik rakamlarında iyileşme olmasını engellemiş görünmektedir. Gelecek dönemle ilgili olarak; mevsimsellikten arındırılmış işsizlik rakamının iç talep kaynaklı büyüme modelinin desteği ile yüzde 8,5 seviyelerine gerilemesini öngörmekteyiz.” dedi. OVP’ye göre 2013 yılında işsizliğin yüzde 8,9 olması bekleniyor. HSBC Portföy Stratejisti Ali Çakıroğlu, mart ayı iş gücü istatistiklerinin emek piyasasındaki hizmet sektörü ağırlıklı toparlanmanın yavaşlayarak da olsa sürdüğüne işaret ettiğini belirtti. Çakıroğlu, “Mevsimsel faktörlerin devreye girecek olmasına da bağlı olarak işsizlik oranının nisan ayıyla birlikte yüzde 9,1-9,2 seviyelerine doğru gerileyebileceğini düşünüyoruz.” dedi. Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi tarafından yapılan değerlendirmeye göre sanayi istihdamı istikrarlı bir şekilde artıyor. Mevsim etkilerinden arındırılmış işgücü verileri tarım dışı işsizliğin Şubat 2013’te yüzde 11,6’dan Mart 2013’te yüzde 11,7’ye arttığını gösteriyor. Ancak Ekim 2012’den bu yana tarım dışı işgücü piyasasındaki gelişmeler yeni bir eğilimi ortaya koyuyor. İstihdam edilenlerin sayısı 2013 yılı Mart döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1,16 milyon kişi artarak 24,97 milyon kişiye yükseldi. Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 95 bin kişi, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 1,62 milyon kişi arttı. İstihdam edilenlerin yüzde 22,9’u tarım, yüzde 19,8’i sanayi, yüzde 6,4’ü inşaat, yüzde 50,9’u ise hizmetler sektöründe yer aldı. İstihdam edilenlerin oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1,3 puanlık artış göstererek yüzde 43,8’den yüzde 45,1’e yükseldi. ANKARA ZAMAN
Zaman
En Çok Okunan
18.06.2013
İşsizliktekhaneyedoğruİşsizlik tek haneye doğru
İşsizlik tek haneye doğru
Zaman
18.06.2013
01:52
Şubatta hafif gerileyen işsizlik, martta düşüşünü hızlandırdı. Martta yüzde 10,5’ten 10,1’e gerileyen işsizliğin önümüzdeki aylarda tek haneli rakamlara inebileceği belirtiliyor. TÜİK’in verilerine göre geçen yılın aynı dönemine göre istihdam edilen kişi sayısı bir önceki yıla göre 1 milyon 157 bin kişi arttı.İşsizlik martta, önceki aya göre 0,4 puan gerilemesine karşın, geçen yılın aynı dönemine göre 0,2 puanlık artışla yüzde 10,1 olarak gerçekleşti. Mevsimsellik ve ekonomideki hızlanmaya paralel işsizliğin önümüzdeki dönemde gerilemesi bekleniyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan verilere göre, mart döneminde tarım dışı işsizlik oranı aynı dönemde 0,2 puanlık artışla yüzde 12,3 oldu. Ekonomik aktivitede zayıf toparlanmanın etkisiyle işsizlik oranı şubatta ocak ayına göre 0,1 puan gerilerken, geçen yılın aynı dönemine göre 0,1 puanlık artışla yüzde 10,5 olmuştu. Mevsim etkilerinden arındırılmış işgücüne katılma oranı martta bir önceki döneme göre 0,1 puanlık artış ile yüzde 51,1, istihdam oranı herhangi bir değişim göstermeyerek yüzde 46,3 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı ise 0,2 puanlık artış ile yüzde 9,4 oldu. TÜİK verilerine göre Türkiye genelinde işsiz sayısı 2013 yılı Mart döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 186 bin kişi artarak 2,8 milyon kişiye yükseldi. Söz konusu dönemde 15-24 yaş grubunu içeren genç işsizlik oranı 1,9 puanlık artış ile yüzde 19,3 oldu. TÜİK verilerine göre geçen yılın mart ayında yüzde 48,6 olan işgücüne katılım oranı, bu yıl 1,6 puan artarak yüzde 50,2’ye yükseldi. Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, geçen yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında işsizliğin artmış gibi göründüğünü söyleyerek, “Doğru, işsizlik arttı. Ancak bu, insanlar işlerini kaybettiği için değil, daha fazla insan istihdam pazarına girdiği için yani işgücüne katılım arttığı için oldu.” şeklinde konuştu. Çağlayan, işsiz sayısındaki artışa yönelik olarak ise, “Dünya ekonomisindeki konjonktür gereği bunu doğal bir sonuç olarak görmek lazım. Tabii ekonomimizdeki yavaşlamanın da bunda etkisi var. Ancak inanıyorum ki, gelecek aylarda bunda daha da iyi sonuçlar göreceğiz.” dedi. Ata Yatırım Başekonomisti Gülay Elif Girgin, ilk çeyrek büyüme verisinin beklentilerin üzerinde yüzde 3 seviyelerinde gerçekleştiğini söyleyerek, “Büyümenin alt kalemlerinde yüzde 3’lük büyümenin özel sektör yatırım harcamalarının daralmaya devam ettiği bir ortamda kamu harcama ve yatırımlarından kaynaklanması işsizlik rakamlarında iyileşme olmasını engellemiş görünmektedir. Gelecek dönemle ilgili olarak; mevsimsellikten arındırılmış işsizlik rakamının iç talep kaynaklı büyüme modelinin desteği ile yüzde 8,5 seviyelerine gerilemesini öngörmekteyiz.” dedi. OVP’ye göre 2013 yılında işsizliğin yüzde 8,9 olması bekleniyor. HSBC Portföy Stratejisti Ali Çakıroğlu, mart ayı iş gücü istatistiklerinin emek piyasasındaki hizmet sektörü ağırlıklı toparlanmanın yavaşlayarak da olsa sürdüğüne işaret ettiğini belirtti. Çakıroğlu, “Mevsimsel faktörlerin devreye girecek olmasına da bağlı olarak işsizlik oranının nisan ayıyla birlikte yüzde 9,1-9,2 seviyelerine doğru gerileyebileceğini düşünüyoruz.” dedi. Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi tarafından yapılan değerlendirmeye göre sanayi istihdamı istikrarlı bir şekilde artıyor. Mevsim etkilerinden arındırılmış işgücü verileri tarım dışı işsizliğin Şubat 2013’te yüzde 11,6’dan Mart 2013’te yüzde 11,7’ye arttığını gösteriyor. Ancak Ekim 2012’den bu yana tarım dışı işgücü piyasasındaki gelişmeler yeni bir eğilimi ortaya koyuyor. İstihdam edilenlerin sayısı 2013 yılı Mart döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1,16 milyon kişi artarak 24,97 milyon kişiye yükseldi. Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 95 bin kişi, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 1,62 milyon kişi arttı. İstihdam edilenlerin yüzde 22,9’u tarım, yüzde 19,8’i sanayi, yüzde 6,4’ü inşaat, yüzde 50,9’u ise hizmetler sektöründe yer aldı. İstihdam edilenlerin oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1,3 puanlık artış göstererek yüzde 43,8’den yüzde 45,1’e yükseldi. ANKARA ZAMAN
Zaman
Ekonomi
18.06.2013
İşsizliktekhaneyedoğruİşsizlik tek haneye doğru
Tarımda istihdam 81 ülkenin nüfusundan fazla
Zaman
17.06.2013
15:30
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarımda istihdamın artmaya devam ettiğini, Mart ayında tarım istihdamının 5,7 milyonu aştığını bildirerek, Tarımda istihdam, Mart ayında 2012nin aynı ayına göre 95 bin, geçen yılın aynı ayına göre 177 bin artarak, 5 milyon 708 bin kişi oldu dedi.Bayraktar yaptığı açıklamada, Mart ayında toplam istihdamın 2012nin aynı ayına göre 1 milyon 157 bin artarak 24 milyon 974 bine çıktığını belirtti. Bu dönemde hizmetler sektöründe istihdamın 633 bin, sanayide 227 bin, inşaatta 203 bin, tarımda 95 bin arttığını bildiren Bayraktar, 2012 yılı Ocak ayında 5 milyon 416 bine inen tarımdaki istihdamın aynı yıl Şubat ayında 5 milyon 427 bine, Martta 5 milyon 613 bine, Nisanda 6 milyon 11 bine, Mayısta 6 milyon 363 bine, Haziranda 6 milyon 555 bine, Temmuz ayında 6 milyon 638 bine yükseldiğini kaydetti. Tarımdaki istihdamın 2012 Ağustos ayında 6 milyon 564 bine, Eylülde 6 milyon 502 bine indiğini bildiren Bayraktar, mevsim şartlarının etkisiyle Ekim ayında 6 milyon 322 bine, Kasım ayında 6 milyon 27 bine, Aralık ayında 5 milyon 686 bine, 2013 Ocak ayında ise 5 milyon 474 bine düştüğünü, 2013 Şubat ayında yeniden artışa geçerek 5 milyon 531 bine, 2013 Mart ayında ise 5 milyon 708 bine çıktığını belirtti.Mart ayında hizmetler sektörünün 12 milyon 716 bin, tarımın 5 milyon 708 bin, sanayinin 4 milyon 948 bin, inşaat sektörünün ise 1 milyon 603 bin kişiye istihdam yarattığı bilgisini veren Bayraktar, tarımın, tarımsal faaliyetin en alt seviyeye indiğini Ocak ayında sanayiden 604 bin, Şubat ayında 645 bin, Mart ayında ise 760 bin daha fazlaistihdam sağladığını, Mart ayında sanayi ve inşaatın toplam istihdamının ise 6 milyon 551 bin kişi olduğunu vurguladı. 24 milyon 974 bin olan toplam istihdamın yüzde 22,9unu tarımın karşıladığını bildiren Bayraktar, Sanayide istihdam yüzde 20yi aşamazken, tarımdaki istihdam en düşük olduğu aylarında bile yüzde 22lerin altına düşmüyor dedi.Bayraktar, Mart ayında geçen yılın Mart ayına göre hizmetlerin payının 0,2 puan artarak yüzde 50,9a, inşaatın payının 0,5 puan artarak yüzde 6,4e çıktığını, sanayinin yüzde 19,8 olan payının değişmediğini, tarımın payının ise 0,7 puan azalmayla yüzde 22,9a indiğini kaydetti.TARIM İŞSİZLİĞİ 2,2 PUAN DÜŞÜRÜYORTürkiyede işsiz sayısının Martta 2 milyon 801 bin kişi olduğuna dikkati çeken Bayraktar, Tarım, 5 milyon 708 bin kişiye iş sağlıyor, işsizliği düşürüyor. Adeta işsizliğin panzehiri olan tarım, Mart ayında bile 5,7 milyon istihdamla, yüzde 12,3 olan işsizliği 2,2 puan düşürerek yüzde 10,1e çekti dedi.Tarımdaki istihdamın 81 ülkenin nüfusundan fazla olduğunu belirten Bayraktar, şu bilgileri verdi:Nüfusu Türkiyenin tarım istihdamından az olan ülkeler arasında Türkmenistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kırgızistan, Danimarka, Singapur, Finlandiya, Slovakya, Norveç, İrlanda, Gürcistan, Yeni Zelanda, Lübnan, Kuveyt, Bosna Hersek, Ermenistan, Uruguay gibi ülkeler var. Avrupa Birliği (AB) üyesi Slovenyanın, dünyanın en zengin ülkesi Katarın 3 katı insan Türkiyede tarımda istihdam ediliyor. Türkmenistan ve Birleşik Arap Emirliklerinin 5,7, Kırgızistan ve Danimarkanın 5,6, Singapur, Finlandiyanın 5,5, Slovakyanın 5,4, Norveçin 5,1 milyon nüfusu var, Türkiyenin tarımdaki istihdamı 5,7 milyonu aşıyor. İrlandanın nüfusu 4,6, Gürcistan, Yeni Zelandanın nüfusu 4,5, Lübnanın nüfusu 4,1, Kuveyt ve Bosna Hersekin nüfusu 3,9, Ermenistan ve Uruguayın nüfusu 3,4 milyon. Slovenyanın nüfusu 2,1, Katarın nüfusu 1,9 milyonda kalıyor. TARIMIN İSTİHDAMDAKİ PAYISon bir yıllık dönemde mevsimsel oynamalar nedeniyle tarımın istihdamdaki payının yüzde 22,4 ile yüzde 26 arasında değiştiğini belirten Bayraktar, şunları kaydetti:2012 yılı Mart ayında, Şubat ayına göre 0,3 puan artışla yüzde 23,6ya çıkan istihdamda tarımın payı, Nisan ayında 0,8 puan artışla yüzde 24,4e, Mayıs ayında ise 0,8 puan artışla yüzde 25,2ye, Haziran ayında 0,4 puan artışla yüzde 25,6ya, Temmuz ayında 0,4 puan artışla yüzde 26ya çıktı. Yine 2012 Ağustos ayında 0,1 puan azalışla yüzde 25,9a, Eylülde 0,4 puan azalışla yüzde 25,5e, Ekim ayında ise bir önceki aya göre 0,7 azalmayla yüzde 24,8e, Kasım ayında ise Ekim ayına göre, 1 puan azalmayla yüzde 23,8e, Aralık ayında 0,8 azalmayla yüzde 23e, 2013 Ocak ayında 0,6 puan azalmayla yüzde 22,4e indi. Şubat 2013te bu rakam yüzde 22,5e, Mart 2013te ise yüzde 22,9a çıktı. Bu rakam 2012nin Şubat ayında yüzde 23,6 düzeyindeydi. Tarım, her ay sanayiden çok daha fazla istihdama katkı veriyor. 2012 Ocak ayında tarım 732 bin, Şubatta 743 bin, Martta 893 bin, Nisanda 1 milyon 219 bin, Mayısta 1 milyon 603 bin kişi, Haziranda 1 milyon 795 bin kişi, Temmuzda 1 milyon 861 bin kişi, Ağustosta 1 milyon 818 bin kişi, Eylülde 1 milyon 767 bin kişi, Ekimde 1 milyon 590 bin kişi, Kasımda 1 milyon 214 bin kişi, Aralık ayın
Zaman
Ekonomi
17.06.2013
Tarımdaistihdam81ülkeninnüfusundanfazlaTarımda istihdam 81 ülkenin nüfusundan fazla
Tarımda istihdam 81 ülkenin nüfusundan fazla
Zaman
17.06.2013
15:30
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarımda istihdamın artmaya devam ettiğini, Mart ayında tarım istihdamının 5,7 milyonu aştığını bildirerek, Tarımda istihdam, Mart ayında 2012nin aynı ayına göre 95 bin, geçen yılın aynı ayına göre 177 bin artarak, 5 milyon 708 bin kişi oldu dedi.Bayraktar yaptığı açıklamada, Mart ayında toplam istihdamın 2012nin aynı ayına göre 1 milyon 157 bin artarak 24 milyon 974 bine çıktığını belirtti. Bu dönemde hizmetler sektöründe istihdamın 633 bin, sanayide 227 bin, inşaatta 203 bin, tarımda 95 bin arttığını bildiren Bayraktar, 2012 yılı Ocak ayında 5 milyon 416 bine inen tarımdaki istihdamın aynı yıl Şubat ayında 5 milyon 427 bine, Martta 5 milyon 613 bine, Nisanda 6 milyon 11 bine, Mayısta 6 milyon 363 bine, Haziranda 6 milyon 555 bine, Temmuz ayında 6 milyon 638 bine yükseldiğini kaydetti. Tarımdaki istihdamın 2012 Ağustos ayında 6 milyon 564 bine, Eylülde 6 milyon 502 bine indiğini bildiren Bayraktar, mevsim şartlarının etkisiyle Ekim ayında 6 milyon 322 bine, Kasım ayında 6 milyon 27 bine, Aralık ayında 5 milyon 686 bine, 2013 Ocak ayında ise 5 milyon 474 bine düştüğünü, 2013 Şubat ayında yeniden artışa geçerek 5 milyon 531 bine, 2013 Mart ayında ise 5 milyon 708 bine çıktığını belirtti.Mart ayında hizmetler sektörünün 12 milyon 716 bin, tarımın 5 milyon 708 bin, sanayinin 4 milyon 948 bin, inşaat sektörünün ise 1 milyon 603 bin kişiye istihdam yarattığı bilgisini veren Bayraktar, tarımın, tarımsal faaliyetin en alt seviyeye indiğini Ocak ayında sanayiden 604 bin, Şubat ayında 645 bin, Mart ayında ise 760 bin daha fazlaistihdam sağladığını, Mart ayında sanayi ve inşaatın toplam istihdamının ise 6 milyon 551 bin kişi olduğunu vurguladı. 24 milyon 974 bin olan toplam istihdamın yüzde 22,9unu tarımın karşıladığını bildiren Bayraktar, Sanayide istihdam yüzde 20yi aşamazken, tarımdaki istihdam en düşük olduğu aylarında bile yüzde 22lerin altına düşmüyor dedi.Bayraktar, Mart ayında geçen yılın Mart ayına göre hizmetlerin payının 0,2 puan artarak yüzde 50,9a, inşaatın payının 0,5 puan artarak yüzde 6,4e çıktığını, sanayinin yüzde 19,8 olan payının değişmediğini, tarımın payının ise 0,7 puan azalmayla yüzde 22,9a indiğini kaydetti.TARIM İŞSİZLİĞİ 2,2 PUAN DÜŞÜRÜYORTürkiyede işsiz sayısının Martta 2 milyon 801 bin kişi olduğuna dikkati çeken Bayraktar, Tarım, 5 milyon 708 bin kişiye iş sağlıyor, işsizliği düşürüyor. Adeta işsizliğin panzehiri olan tarım, Mart ayında bile 5,7 milyon istihdamla, yüzde 12,3 olan işsizliği 2,2 puan düşürerek yüzde 10,1e çekti dedi.Tarımdaki istihdamın 81 ülkenin nüfusundan fazla olduğunu belirten Bayraktar, şu bilgileri verdi:Nüfusu Türkiyenin tarım istihdamından az olan ülkeler arasında Türkmenistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kırgızistan, Danimarka, Singapur, Finlandiya, Slovakya, Norveç, İrlanda, Gürcistan, Yeni Zelanda, Lübnan, Kuveyt, Bosna Hersek, Ermenistan, Uruguay gibi ülkeler var. Avrupa Birliği (AB) üyesi Slovenyanın, dünyanın en zengin ülkesi Katarın 3 katı insan Türkiyede tarımda istihdam ediliyor. Türkmenistan ve Birleşik Arap Emirliklerinin 5,7, Kırgızistan ve Danimarkanın 5,6, Singapur, Finlandiyanın 5,5, Slovakyanın 5,4, Norveçin 5,1 milyon nüfusu var, Türkiyenin tarımdaki istihdamı 5,7 milyonu aşıyor. İrlandanın nüfusu 4,6, Gürcistan, Yeni Zelandanın nüfusu 4,5, Lübnanın nüfusu 4,1, Kuveyt ve Bosna Hersekin nüfusu 3,9, Ermenistan ve Uruguayın nüfusu 3,4 milyon. Slovenyanın nüfusu 2,1, Katarın nüfusu 1,9 milyonda kalıyor. TARIMIN İSTİHDAMDAKİ PAYISon bir yıllık dönemde mevsimsel oynamalar nedeniyle tarımın istihdamdaki payının yüzde 22,4 ile yüzde 26 arasında değiştiğini belirten Bayraktar, şunları kaydetti:2012 yılı Mart ayında, Şubat ayına göre 0,3 puan artışla yüzde 23,6ya çıkan istihdamda tarımın payı, Nisan ayında 0,8 puan artışla yüzde 24,4e, Mayıs ayında ise 0,8 puan artışla yüzde 25,2ye, Haziran ayında 0,4 puan artışla yüzde 25,6ya, Temmuz ayında 0,4 puan artışla yüzde 26ya çıktı. Yine 2012 Ağustos ayında 0,1 puan azalışla yüzde 25,9a, Eylülde 0,4 puan azalışla yüzde 25,5e, Ekim ayında ise bir önceki aya göre 0,7 azalmayla yüzde 24,8e, Kasım ayında ise Ekim ayına göre, 1 puan azalmayla yüzde 23,8e, Aralık ayında 0,8 azalmayla yüzde 23e, 2013 Ocak ayında 0,6 puan azalmayla yüzde 22,4e indi. Şubat 2013te bu rakam yüzde 22,5e, Mart 2013te ise yüzde 22,9a çıktı. Bu rakam 2012nin Şubat ayında yüzde 23,6 düzeyindeydi. Tarım, her ay sanayiden çok daha fazla istihdama katkı veriyor. 2012 Ocak ayında tarım 732 bin, Şubatta 743 bin, Martta 893 bin, Nisanda 1 milyon 219 bin, Mayısta 1 milyon 603 bin kişi, Haziranda 1 milyon 795 bin kişi, Temmuzda 1 milyon 861 bin kişi, Ağustosta 1 milyon 818 bin kişi, Eylülde 1 milyon 767 bin kişi, Ekimde 1 milyon 590 bin kişi, Kasımda 1 milyon 214 bin kişi, Aralık ayın
Zaman
Ana Sayfa
17.06.2013
Tarımdaistihdam81ülkeninnüfusundanfazlaTarımda istihdam 81 ülkenin nüfusundan fazla
Tarımda istihdam 81 ülkenin nüfusundan fazla
Zaman
17.06.2013
12:50
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarımda istihdamın artmaya devam ettiğini, Mart ayında tarım istihdamının 5,7 milyonu aştığını bildirerek, Tarımda istihdam, Mart ayında 2012nin aynı ayına göre 95 bin, geçen yılın aynı ayına göre 177 bin artarak, 5 milyon 708 bin kişi oldu dedi.Bayraktar yaptığı açıklamada, Mart ayında toplam istihdamın 2012nin aynı ayına göre 1 milyon 157 bin artarak 24 milyon 974 bine çıktığını belirtti. Bu dönemde hizmetler sektöründe istihdamın 633 bin, sanayide 227 bin, inşaatta 203 bin, tarımda 95 bin arttığını bildiren Bayraktar, 2012 yılı Ocak ayında 5 milyon 416 bine inen tarımdaki istihdamın aynı yıl Şubat ayında 5 milyon 427 bine, Martta 5 milyon 613 bine, Nisanda 6 milyon 11 bine, Mayısta 6 milyon 363 bine, Haziranda 6 milyon 555 bine, Temmuz ayında 6 milyon 638 bine yükseldiğini kaydetti. Tarımdaki istihdamın 2012 Ağustos ayında 6 milyon 564 bine, Eylülde 6 milyon 502 bine indiğini bildiren Bayraktar, mevsim şartlarının etkisiyle Ekim ayında 6 milyon 322 bine, Kasım ayında 6 milyon 27 bine, Aralık ayında 5 milyon 686 bine, 2013 Ocak ayında ise 5 milyon 474 bine düştüğünü, 2013 Şubat ayında yeniden artışa geçerek 5 milyon 531 bine, 2013 Mart ayında ise 5 milyon 708 bine çıktığını belirtti.Mart ayında hizmetler sektörünün 12 milyon 716 bin, tarımın 5 milyon 708 bin, sanayinin 4 milyon 948 bin, inşaat sektörünün ise 1 milyon 603 bin kişiye istihdam yarattığı bilgisini veren Bayraktar, tarımın, tarımsal faaliyetin en alt seviyeye indiğini Ocak ayında sanayiden 604 bin, Şubat ayında 645 bin, Mart ayında ise 760 bin daha fazlaistihdam sağladığını, Mart ayında sanayi ve inşaatın toplam istihdamının ise 6 milyon 551 bin kişi olduğunu vurguladı. 24 milyon 974 bin olan toplam istihdamın yüzde 22,9unu tarımın karşıladığını bildiren Bayraktar, Sanayide istihdam yüzde 20yi aşamazken, tarımdaki istihdam en düşük olduğu aylarında bile yüzde 22lerin altına düşmüyor dedi.Bayraktar, Mart ayında geçen yılın Mart ayına göre hizmetlerin payının 0,2 puan artarak yüzde 50,9a, inşaatın payının 0,5 puan artarak yüzde 6,4e çıktığını, sanayinin yüzde 19,8 olan payının değişmediğini, tarımın payının ise 0,7 puan azalmayla yüzde 22,9a indiğini kaydetti.TARIM İŞSİZLİĞİ 2,2 PUAN DÜŞÜRÜYORTürkiyede işsiz sayısının Martta 2 milyon 801 bin kişi olduğuna dikkati çeken Bayraktar, Tarım, 5 milyon 708 bin kişiye iş sağlıyor, işsizliği düşürüyor. Adeta işsizliğin panzehiri olan tarım, Mart ayında bile 5,7 milyon istihdamla, yüzde 12,3 olan işsizliği 2,2 puan düşürerek yüzde 10,1e çekti dedi.Tarımdaki istihdamın 81 ülkenin nüfusundan fazla olduğunu belirten Bayraktar, şu bilgileri verdi:Nüfusu Türkiyenin tarım istihdamından az olan ülkeler arasında Türkmenistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kırgızistan, Danimarka, Singapur, Finlandiya, Slovakya, Norveç, İrlanda, Gürcistan, Yeni Zelanda, Lübnan, Kuveyt, Bosna Hersek, Ermenistan, Uruguay gibi ülkeler var. Avrupa Birliği (AB) üyesi Slovenyanın, dünyanın en zengin ülkesi Katarın 3 katı insan Türkiyede tarımda istihdam ediliyor. Türkmenistan ve Birleşik Arap Emirliklerinin 5,7, Kırgızistan ve Danimarkanın 5,6, Singapur, Finlandiyanın 5,5, Slovakyanın 5,4, Norveçin 5,1 milyon nüfusu var, Türkiyenin tarımdaki istihdamı 5,7 milyonu aşıyor. İrlandanın nüfusu 4,6, Gürcistan, Yeni Zelandanın nüfusu 4,5, Lübnanın nüfusu 4,1, Kuveyt ve Bosna Hersekin nüfusu 3,9, Ermenistan ve Uruguayın nüfusu 3,4 milyon. Slovenyanın nüfusu 2,1, Katarın nüfusu 1,9 milyonda kalıyor. TARIMIN İSTİHDAMDAKİ PAYISon bir yıllık dönemde mevsimsel oynamalar nedeniyle tarımın istihdamdaki payının yüzde 22,4 ile yüzde 26 arasında değiştiğini belirten Bayraktar, şunları kaydetti:2012 yılı Mart ayında, Şubat ayına göre 0,3 puan artışla yüzde 23,6ya çıkan istihdamda tarımın payı, Nisan ayında 0,8 puan artışla yüzde 24,4e, Mayıs ayında ise 0,8 puan artışla yüzde 25,2ye, Haziran ayında 0,4 puan artışla yüzde 25,6ya, Temmuz ayında 0,4 puan artışla yüzde 26ya çıktı. Yine 2012 Ağustos ayında 0,1 puan azalışla yüzde 25,9a, Eylülde 0,4 puan azalışla yüzde 25,5e, Ekim ayında ise bir önceki aya göre 0,7 azalmayla yüzde 24,8e, Kasım ayında ise Ekim ayına göre, 1 puan azalmayla yüzde 23,8e, Aralık ayında 0,8 azalmayla yüzde 23e, 2013 Ocak ayında 0,6 puan azalmayla yüzde 22,4e indi. Şubat 2013te bu rakam yüzde 22,5e, Mart 2013te ise yüzde 22,9a çıktı. Bu rakam 2012nin Şubat ayında yüzde 23,6 düzeyindeydi. Tarım, her ay sanayiden çok daha fazla istihdama katkı veriyor. 2012 Ocak ayında tarım 732 bin, Şubatta 743 bin, Martta 893 bin, Nisanda 1 milyon 219 bin, Mayısta 1 milyon 603 bin kişi, Haziranda 1 milyon 795 bin kişi, Temmuzda 1 milyon 861 bin kişi, Ağustosta 1 milyon 818 bin kişi, Eylülde 1 milyon 767 bin kişi, Ekimde 1 milyon 590 bin kişi, Kasımda 1 milyon 214 bin kişi, Aralı
Zaman
Son Dakika
17.06.2013
Tarımdaistihdam81ülkeninnüfusundanfazlaTarımda istihdam 81 ülkenin nüfusundan fazla
Bakan Çağlayan, işsizlik artışının nedenini açıkladı
Zaman
17.06.2013
12:18
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, işsizlikleki küçük artışı, istihdam piyasasına yeni girişlere bağladı. Çağlayan, Doğru işsizlik arttı. Ancak bu, insanlar işlerini kaybettiği için değil, daha fazla insan istihdam pazarına girdiği için yani işgücüne katılım arttığı için oldu. dedi.Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)nun açıkladığı istihdam verilerini değerlendiren Çağlayan, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, ekonominin bir yılda, bir milyon 157 bin kişiye istihdam sağladığını vurguladı. İşsizlik oranlarının, insanların işini kaybettiği için değil daha fazla insanın istihdam pazarına girdiği için arttığını ifade etti ve son bir yılda istihdam piyasasına girenlerin yüzde 86sının iş bulduğunu belirtti. Çağlayan, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu: Bugün açıklanan veriler Şubat-Mart-Nisan döneminde işsizliğin yüzde 10,1 olarak gerçekleştiğini gösteriyor. Geçen yıla göre daha yüksek, geçen aya göre ise daha düşük bir işsizlik var. Hatırlayacağınız gibi 2012-Mart döneminde işsizlik oranı yüzde 9,9du. Bu açıdan bakılınca işsizlik artmış gibi görünüyor. Doğru işsizlik arttı. Ancak bu, insanlar işlerini kaybettiği için değil, daha fazla insan istihdam pazarına girdiği için yani işgücüne katılım arttığı için oldu. Geçen yıl işgücüne katılım oranı yüzde 48,6 idi. Bu yıl yüzde 50,2ye çıktı. Sayısal olarak işgücü sayısı geçen yıla göre 1 milyon 345 bin artarak 27 milyon 776 bin kişiye ulaştı. Yani istihdam piyasası bu kadar büyüdü. (CİHAN)
Zaman
Son Dakika
17.06.2013
BakanÇağlayanişsizlikartışınınnedeniniaçıkladıBakan Çağlayan işsizlik artışının nedenini açıkladı
Anadolu’da fırsatı gördü hedefi büyüttü
Türkiye Gazetesi
23.04.2012
02:19
> Tülay Dur - HATAYANADOLU’YA AÇILACAĞIZElectro World Genel Müdürü Bahadır Özbek, “Anadolu’da açmaya devam edeceğimiz yeni mağazalarımızla 2 bin 500 kişiye iş sağlayacağız” dedi.İngiliz Dixons Retail ve Esas Holding-ODESA iştiraki ile Türkiye’de 5’inci yılını dolduran Electro World, büyümesine de hız verdi. On gün önce 30’uncu mağazasını Hatay’da hizmete açan Electro World, 2012 yılında yüzde 50 büyümeyi hedefliyor. Bu yılın sonuna kadar 45 mağaza rakamına ulaşmayı planladıklarını belirten Electro World Genel Müdürü Bahadır Özbek, şöyle konuştu: “2011 yıl sonu rakamları itibariyle elektronik perakende sektörü Yunanistan’da yüzde 19.3, İspanya’da yüzde 16.5 oranında küçüldü. Türkiye elektronik perakende sektörü ise 2011 yılında 201 ...
Türkiye Gazetesi
Son Dakika
23.04.2012
Anadolu’dafırsatıgördühedefibüyüttüAnadolu’da fırsatı gördü hedefi büyüttü
1001'i buldu, her yıl 500 mağaza daha açacak
Zaman
22.06.2011
08:36
En hızlı büyüyen perakende zincirleri arasında devleri geride bırakarak BİMin ardından ikincilik koltuğuna oturan A101 rotasını belirledi. Üç yıl içinde mağaza sayısını 1001e yükselten firma bu rakamı yıl sonuna kadar 1200e çıkarmayı hedefliyor. A101in Üst Yöneticisi Erhan Bostan, 50 ilde faaliyet gösteriyoruz, 81 ile yayılarak bin kişiye daha iş imkânı sunacağız. dedi.
Zaman
En Çok Okunan
22.06.2011
1001ibulduheryıl500mağazadahaaçacak1001i buldu her yıl 500 mağaza daha açacak
1001'i buldu, her yıl 500 mağaza daha açacak
Zaman
22.06.2011
02:02
En hızlı büyüyen perakende zincirleri arasında devleri geride bırakarak BİMin ardından ikincilik koltuğuna oturan A101 rotasını belirledi. Üç yıl içinde mağaza sayısını 1001e yükselten firma bu rakamı yıl sonuna kadar 1200e çıkarmayı hedefliyor. A101in Üst Yöneticisi Erhan Bostan, 50 ilde faaliyet gösteriyoruz, 81 ile yayılarak bin kişiye daha iş imkânı sunacağız. dedi.
Zaman
Ekonomi
22.06.2011
1001ibulduheryıl500mağazadahaaçacak1001i buldu her yıl 500 mağaza daha açacak
Rusya ve Ukrayna'da 2 fabrika satın aldı
Samanyolu Haber
14.03.2011
10:03
Genel merkezi ve fabrikaları Kayseride bulunan Boydak Holding, ilk defa yurtdışında üretim tesisi alıyor.

Rusya ve Ukraynada 20 milyon dolara satın alınan mobilya fabrikalarına 5 yıl içinde 100 milyon dolarlık ilave bina ve makine yatırımıyla Bellona markasıyla üretim yapılacak. Holding, 2012de Kuzey Irakta da yerel bir ortakla yeni tesis inşa edecek. Ana iştigal alanı mobilyada dünya markası olma yolunda ilerleyen Boydak Holding, yurtdışı yatırımlarına hız verdi. Yurtdışında sadece satış mağazalarıyla değil üretim tesisleriyle de var olmak isteyen grup, Rusya ve Ukraynada iki ayrı mobilya fabrikası satın aldı. Kuzey ülkelerindeki büyüme potansiyelini değerlendirmek amacıyla alınan tesisler için Polonyalı Forte SAya 20 milyon dolar ödeme yapıldı. Satınalma, Boydak Dış Ticaret AŞ üzerinden gerçekleşti. Boydak Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Holdingin Üst Yöneticisi (CEO) Memduh Boydak, böylece bu bölgelere yapılan ihracat kanalında yaşanan zorlukları bertaraf etmenin kolaylaşacağını kaydetti. Holdingin en büyük rekabet avantajının üretim ve pazarlama konusundaki 50 yıllık birikim olduğunun altını çizen Memduh Boydak, 5 yıl içinde 60 milyon dolarlık ilave bina ve makine yatırımı yapacaklarını belirtti. Satın alınan fabrikalarda hâlihazırda panel mobilya üretimi yapılıyor. Yeni yatırımlarla yatak, kanepe ve oturma gruplarından oluşan döşeme mobilya ve ev tekstili imalatı yapılacak. Grubun hedefi 5 yılın sonunda 100 Milyon dolar satış büyüklüğüne ulaşarak 600 kişiye istihdam sağlamak. Bir sonraki aşamada Kuzey Irakla ilgili planlarının da olduğunu açıklayan Boydak, komşu ülkede yüzde 50-50 eşit ortaklık çerçevesinde üretim yapacaklarını ifade etti. 2012 içinde 500 kişiye istihdam sağlayarak faaliyete geçecek olan fabrika, Dohukta inşa edilecek. Bu tesisin 30 bin metrekare büyüklüğünde olduğu bilgisini veren Memduh Boydak, Şu anda Rusya, Ukrayna ve Irak olmak üzere üç ülkede faaliyete başlıyoruz. Burada olayları bir test edelim diyoruz. Sonrasında inşallah devam edeceğiz. Mobilya sektöründe alma, satma her türlü fırsata bakıyoruz. şeklinde konuştu. Boydak Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Boydak Dış Ticaret AŞ Genel Müdürü Murat Bozdağ da yeni alınan fabrikalarda 1 yıl için mevcut marka ile üretim yapacaklarını, daha sonra Bellona markasıyla devam edeceklerini bildirdi. Rusyaya daha önce distribütörlük vasıtasıyla 4-5 mağazayla girdiklerini, 1998deki krizde Rusya faaliyetlerini durdurduklarını hatırlatan Bozdağ, bu ülkede 2015e kadar 50 mağaza açacaklarını belirtti. Kuze Afrikadaki yatırımlarıyla ilgili de konuşan Bozdağ, Libyada 5 mağazamız var. Bir hafta öncesine kadar haber alabiliyorduk ama şu anda durumu bilmiyoruz. Mısırda 6 mağazamız var, onlarda hiçbir problem yok. Ancak Mısırda bayilik üzerine iki yeni mağaza yatırımımız vardı, durdurduk. diye konuştu. Mobilyadan kablo üretimine, demir-çelik ve finanstan enerji yatırımlarına kadar birçok alanda iş yapan Boydak Holding, 2010da 4,1 milyar lira gelir elde etti. Grup bünyesinde toplam 11 bin 500 kişiye istihdam sağladıklarını aktaran Memduh Boydak, bu yıl 500 kişiyi daha işe alacaklarını anlattı. 100e yakın ülkede mağazaları bulunduğunu, özellikle Fransa, Almanya, Hollandada yoğun mağaza açma faaliyetlerine giriştiklerini de sözlerine ekledi. Holding, 2010da 850 milyon lira ciro yapan HES Kabloyu 2011de halka açmayı planlıyor. Bu yıl enerjiye 200 milyon dolar ayırdık Boydak Holding, 2011 için toplam 300 milyon dolar toplam yatırım tutarı belirledi. Rusya ve Ukraynada aldığı 2 fabrika ile yatırıma başladıklarını belirten Memduh Boydak, 200 milyon doları enerji yatırımları için ayırdıklarına dikkat çekti. Enerjide fırsatlara bakacaklarını ifade eden Boydak, bu alandaki yatırımlarıyla ilgili, Özelleştirme İdaresinden sektörün dinamiklerini öğrenmek maksadı ile aldığımız 5,5 megavatlık bir yapı var. Enerjide toplamda 190 megavat büyüklüğünde bir yapımız bulunuyor. Hepsi de HES. Ama önümüzdeki zamanlarda bunları çeşitlendirmeyi düşünüyoruz. Rüzgâr, doğalgaz çevrim santrali gibi, hatta dağıtımda fırsatlar olursa onları da düşünüyoruz. şeklinde konuştu. Türkiyede değerlerin biraz havada uçuştuğunu söyleyen Boydak, burada son zamanlarda Türkiyenin güvenilir olması, siyasi istikrar ve devletin pazarlamayı çok iyi bilmesinin etkisine dikkati çekti. Holding, ayrıca 30 milyon dolarla Kayseride halı yatırımı yapıyor. 50 milyon dolarla Hes Kablo, Çelik Halata, 10 milyon dolarla da demir-çelik yatırımı planlıyor. Türkiye Finansta hâlâ yüzde 21,5 civarında hissesi olan grup, finasta kalmaya devam edecek. Üst Yönetici, İDOdan vaz mı geçtiniz? sorusuna da şu şekilde cevap verdi: Orada boyumuzu aşacak bir yapı var. Değerler gerçekten matematiğe pek uymuyor. Yönetim olarak daha iyi bildiğimiz işlerde yoğunlaşalım yönünde karar aldık. ZAMAN
Samanyolu Haber
Son Dakika
14.03.2011
RusyaveUkraynada2fabrikasatınaldıRusya ve Ukraynada 2 fabrika satın aldı
Türkiye, komşuların ticaret merkezi olacak
Samanyolu Haber
14.03.2011
09:50
İdol İnşaat tarafından 50 milyon Euro yatırımla Samsunda hayata geçirilecek Lovelet AVMnin temeli atıldı.

Temel atma töreninde konuşan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, projenin Karadeniz Bölgesindeki komşu ülkeleri de kente çekecek bir proje olduğunu söyledi. Arınç, 50 ülkeyle vizelerde kaldırıldı. Türkiyenin bu ve benzer yeni yatırımlarla komşu ülkelerin ticaret merkezi olmasını hedefliyoruz. Türkiyenin sokakları bu projelerle dolacak. Lovelet gibi aşkla alışverişe bağlanmanız dileğiyle. diye konuştu. İdol İnşaatın Samsundaki yatırımı Lovelet, Karadenizin en büyük outlet projesi. İdol İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Acıtaş, gelecek yıl mart ayında açılması planlanan Lovelet Ouetlet ile ilgili olarak şunları söyledi: 75 bin metrekare inşaat ve 40 bin metrekare kiralama alanına sahip Lovelet, ayda 900 bin kişiyi ağırlayacak. 1200 kişiye iş imkanı sağlayacak. Lovelet, 170 marka ve 225 bağımsız bölümden oluşacak. Farklı şehirlerde benzer konseptte AVM-Outlet zincirini hayata geçirmeyi hedeflediklerini dile getiren Acıtaş, bunların ilki olan Loveleti Samsunda açma sebebini şöyle açıkladı: 1,3 milyon nüfusuyla Karadenizin en yoğun nüfuslu ve kişi başı harcamada İzmitten sonra Türkiye ikincisi olan bir il. Orta ve Doğu Karadenizle birlikte Rusya, Gürcistan ve Türk cumhuriyetlerine açılan bir kapı. Günde 85 bin araç girişine sahip bir kent. ZAMAN
Samanyolu Haber
Son Dakika
14.03.2011
TürkiyekomşularınticaretmerkeziolacakTürkiye komşuların ticaret merkezi olacak
NT, 15 milyon kitap sattı aynı anda 9 mağaza açtı
Milli Gazete
13.03.2011
12:01
Türkiyenin önde gelen kitapevi ve kırtasiye zincirlerinden NT, 1.5 milyon lira yatırım yaparak aynı anda 9 yeni mağaza açtı ve 10 mağazanın da yenilemesini gerçekleştirdi. NT mağazaları ayrıca müşterilerine çekilişle 3 kişiye otomobil de hediye edecek. Türkiyenin önde gelen kitapevi ve kırtasiye zincirlerinden NT, 1.5 milyon lira yatırım yaparak aynı anda 9 yeni mağaza açtı ve 10 mağazanın da yenilemesini gerçekleştirdi. Erzurum mağazasının açılışında konuşan NT İcra Kurulu Üyesi Sedat Kocar kitap okuma oranının Avrupa ülkelerine göre çok düşük olduğu Türkiyede 15 milyon kitap satarak rekor kırdıklarını belirtti.  Yeni açılan mağazalarla 58 ilde 111, yurtdışında ise 7 ülkede 17 olmak üzere toplam 128 mağazaya ulaştıklarını bildiren Kocar, 50 bin nüfuslu her yerde şube açmayı planladıklarını söyledi. Kocar şöyle devam etti: Geçtiğimiz yıl açtığımız mağazalarımızla birlikte bin kişilik istihdam sağladık. Bu yıl sonu açılacak olan 26 yeni mağaza ile 2 milyon yatırım yaparak toplam 35 mağazaya ulaşarak 545 kişiye daha iş imkanı sağlayacağız. Türkiyenin ilk uluslararası kitapevi zincirleri olduklarını ifade eden Kocar, yurtiçi ve yurtdışında büyümelerini sürdürerek insanların daha çok kitap okumalarına katkı sağlayacaklarını sözlerine ekledi.Kocar, Türkiyedeki pazarla ilgili de bilgi vererek Kitap, gazete ve kırtasiye sektörü perakende sektörünün yüzde 1.2sini oluşturmakta olduğunu pazarın 2012 yılında 1.5 milyar yar dolara ulaşacağını ve büyüme oranının da yüzde 4.7 olacağının öngörüldüğünü ifade etti.... devamı
Milli Gazete
Ekonomi
13.03.2011
NT15milyonkitapsattıaynıanda9mağazaaçtıNT 15 milyon kitap sattı aynı anda 9 mağaza açtı
NT, 15 milyon kitap sattı aynı anda 9 mağaza açtı
Milli Gazete
13.03.2011
11:09
Türkiyenin önde gelen kitapevi ve kırtasiye zincirlerinden NT, 1.5 milyon lira yatırım yaparak aynı anda 9 yeni mağaza açtı ve 10 mağazanın da yenilemesini gerçekleştirdi. NT mağazaları ayrıca müşterilerine çekilişle 3 kişiye otomobil de hediye edecek. Türkiyenin önde gelen kitapevi ve kırtasiye zincirlerinden NT, 1.5 milyon lira yatırım yaparak aynı anda 9 yeni mağaza açtı ve 10 mağazanın da yenilemesini gerçekleştirdi. Erzurum mağazasının açılışında konuşan NT İcra Kurulu Üyesi Sedat Kocar kitap okuma oranının Avrupa ülkelerine göre çok düşük olduğu Türkiyede 15 milyon kitap satarak rekor kırdıklarını belirtti.  Yeni açılan mağazalarla 58 ilde 111, yurtdışında ise 7 ülkede 17 olmak üzere toplam 128 mağazaya ulaştıklarını bildiren Kocar, 50 bin nüfuslu her yerde şube açmayı planladıklarını söyledi. Kocar şöyle devam etti: Geçtiğimiz yıl açtığımız mağazalarımızla birlikte bin kişilik istihdam sağladık. Bu yıl sonu açılacak olan 26 yeni mağaza ile 2 milyon yatırım yaparak toplam 35 mağazaya ulaşarak 545 kişiye daha iş imkanı sağlayacağız. Türkiyenin ilk uluslararası kitapevi zincirleri olduklarını ifade eden Kocar, yurtiçi ve yurtdışında büyümelerini sürdürerek insanların daha çok kitap okumalarına katkı sağlayacaklarını sözlerine ekledi.Kocar, Türkiyedeki pazarla ilgili de bilgi vererek Kitap, gazete ve kırtasiye sektörü perakende sektörünün yüzde 1.2sini oluşturmakta olduğunu pazarın 2012 yılında 1.5 milyar yar dolara ulaşacağını ve büyüme oranının da yüzde 4.7 olacağının öngörüldüğünü ifade etti.... devamı
Milli Gazete
Son Dakika
13.03.2011
NT15milyonkitapsattıaynıanda9mağazaaçtıNT 15 milyon kitap sattı aynı anda 9 mağaza açtı
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: Gençlere iş bulmak zorundayız
Samanyolu Haber
10.03.2011
19:02


Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiyede her yıl 800 bin gencin istihdam nüfusuna katıldığını belirterek, Gençlere iş bulmak zorundayız. dedi. Meslek Edindirme Projesi ile yılda 200 bin kişiyi meslek sahibi yapacaklarını aktaran Hisarcıklıoğlu, Türkiyenin sorunu işsizlik değil, mesleksizliktir. Bunun da iki yolu var. Girişimci sayısını artırmak ve ekonomiyi yüzde 5in üzerinde büyümektir. diye konuştu. Samsun Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen Ekonomi Değerlendirme Toplantısına katılan Hisarcıklıoğlu, ülke, bölge ve kent ekonomisinin geldiği son durumu değerlendirdi. İllerdeki sanayici ve iş adamlarından 1 yıllık büyük hedefler koyup bunlara ulaşmak için seferber olmalarını tavsiye eden Hisarcıklıoğlu, başarının ve büyümenin temelinde hedef koymanın yattığını vurguladı. Türkiyenin koyduğu dünyanın en büyük 10. ekonomisi hedefine ulaşmaya az kaldığının altını çizen TOBB Başkanı, Dünyanın en büyük 16 ülkesinden birisi ve 12. sıradayız. Buna şükretmek lazım. En zengin 10 ülkeden birisi olmak istiyorsak ve hedefi yakalamak istiyorsak rakiplerimizi geçmek zorundayız. Bunları geçemezsek ilk 10a girmek hayal olur. Onun için de kendi kendimizi sorgulayacağız. dedi. BAŞKANIM HER İŞİ YAPARIM DİYOR Türkiyenin 8,9luk büyüme gerçekleştirmesinde özel sektör yatırımlarının yüzde 50 payı bulunduğunun altını çizen Rifat Hisarcıklıoğlu, Türk özel sektörünün büyük bir başarı hikayesi yazdığını vurguladı. Bürokratlardan ve iş adamlarından genç ve kadın girişimcilere sahip çıkılması ve desteklenmesini isteyen Hisarcıklıoğlu, TÜİKin rakamlarına göre Türkiyede işsiz sayısı 3 milyon. 2 milyon kişi de iş arama umudunu kaybetmiş, evinde oturuyor. Bir de her yıl 800 bin genç, istihdam nüfusuna katılıyor. Türkiyenin en büyük zorluğu bu. Gençlere iş bulmak zorundayız. Türkiyede bir ilki başlattık. Meslek edindirme projesi. Her yıl 200 bin kişiye meslek sahibi edindireceğiz. Ankarada olduğum için bakanından, milletvekilinden, eşten, dosttan, ahbaptan devamlı iş için adam geliyor. Geliyor adam üniversite mezunu, ne iş yaparsın diyorum, her işi yaparım diyor. Başkanım her işi yaparım diyor. Üniversite mezunu mesleği yok. Türkiyenin sorunu işsizlik değil, mesleksizliktir. Bunun da iki yolu var. Girişimci sayısını artırmak ve ekonomiyi yüzde 5in üzerinde büyümektir. diye konuştu. BUNDAN DAHA HAYIRLI BİR İŞ YOK Projeye büyük önem verdiklerini kaydeden Hisarcıklıoğlu, Bir tarafta işsizler ordusu, bir tarafta da mesleği olmayan insanlar. Bu kasamda bir ilki başlattık. Öncelikle insanlara okullarda meslek edindirecek, eğitim veriyoruz. 3 ay boyunca orada eğitim görecekler. Her gün de bizim işsizlik fonundan 15 TL cep harçlığı alacak, sigortası da başlamış olacak. Şuan bizim için en önemli proje bu. İnsanın en hayırlısı insanlara faydalı olandır. Bundan daha hayırlı bir iş yok. İşsiz adam her meslek sahibi oluyor, hem de çalışıyormuş gibi her gün 15 TL cep harçlığı alıyor. 3 aylık eğitimin ardından iş yerinde staj görüyor. 15 liraya almaya devam ediyor, sigortasını da devlet ödüyor. 6 ay bitti, sınıfı geçtiğinde istihdam ediliyor. şeklinde konuştu. TÜRKİYEDEN 3 SAATLİK UÇUŞLA NE ÜRETİRSEN ÜRET, SATIN ALACAK PAZAR VAR Anayasa Değişikliği Referandumu ile Ticaret, Borçlar ve Hukuk Muhakemeleri kanunlarının değişmesinin devrim niteliğinde olduğunu söyleyen Hisarcıklıoğlu, Perakende Kanununun değiştirilip Vergi İdari Reformunun mutlaka çıkarılmasını istediklerini bildirdi. Türkiyenin çevresindeki 3 saatlik uçuş mesafesinde olan ülkelerde 9.4 trilyon dolarlık pazar bulunduğunu hatırlatan TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, Ne iş yapacaksan yap ama bunu Samsun, Karadeniz merkezli yapma. Türkiyeden 3 saatlik uçuşla ne üretirsen üret, satın alacak pazar var. 9.4 trilyon lira. İtalya-Çin arasındaki en büyük sanayi devi olan ülke Türkiyedir. Bu alanların hepsi bizi bekliyor. Ne olur ne yaparsanız yapın 9.4 trilyon dolarlık pazara uygun yapın. ifadelerini kullandı. Konuşmasının ardından Hisarcıklıoğlu, 2009 yılında Türkiyenin en büyük ikinci 500 firması arasına giren firmalara, 2010 yılında en fazla ihracat yapan firmalara ve meslekte aynı kayıt altında 50 yılını doldurmuş iş adamlarına ödüllerini taktim etti.Ekonomi Değerlendirme Toplantısında Samsun Valisi Hüseyin Aksoy, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, CHP Samsun Milletvekili Suat Binici, Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz ile çok sayıda sanayici ve iş adamı da hazır bulundu.
Samanyolu Haber
Son Dakika
10.03.2011
TOBBBaşkanıHisarcıklıoğluGençlerebulmakzorundayızTOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu Gençlere iş bulmak zorundayız
Doğu'da iki günde üç çağrı merkezi açıldı
Samanyolu Haber
06.03.2011
10:11
Turkcell, Turk Telekom ve Aveanın Doğu ve Güneydoğu Anadoluda açtığı çağrı merkezleri şirketleri cesaretlendirdi.

Vodafone Türkiye Elazığda, Plus Telekom Bitliste ve Callpex de Bingölde açılan merkezlerde müşteri hizmeti vermeye başladı. Üç merkezde ilk etapta 700 kişi istihdam edilirken, iki yıl içinde söz konusu rakamın 4 bin 700e ulaşması bekleniyor. Her yıl yüzde 20 büyüyerek cirosunu 1,2 milyar liraya çıkaran çağrı merkezleri istihdam kapısı oldu. Bacasız fabrikalar gibi çalışan şirketler, geçen yıl 40 bin kişiyi işe aldı. Önümüzdeki 5 yılda ise 45 bin kişiye iş imkânı sağlanması planlanıyor. Hizmet sektörünün önem kazanması ile birlikte ortaya çıkan yeni iş kolu özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadoludaki işsizlerin yüzünü güldürüyor. Üniversite eğitimi almasına rağmen işe yerleştirilmeyen gençlere iki günde Elazığ, Bingöl ve Bitliste açılan çağrı merkezleri kucak açtı. Vodafone, Callpex ve Plus Telekom şirketleri tarafından açılan merkezler, iki yılda 4 bin 700 genci işe alacak. Üç merkezin de açılışı Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım tarafından gerçekleştirdi. Yıldırım Elazığ Vodafone Çağrı Merkezi açılışında artık fabrika kurmak için trilyonların yatırılması gerekmediğini, alın terinin yerini akıl terinin aldığını belirterek, Şimdi artık akıl teri para ediyor. dedi. 20 milyon TL yatırımla Elazığa kurulan Vodafone Elazığ Çağrı Merkezi, ilk yılda 250 kişi istihdam edecek. Ulaştırma Bakanı Yıldırım, merkezin uzun dönemde istihdam rakamını iki katına çıkarmayı hedeflediğini belirtti. Bakan, fabrika kurup iş bulmak için 50-60 bin lira para harcarken burada 5 bin liraya bir kişiye iş kurulabildiğini söyledi. Onun için de bundan sonra da Doğuya, Güneydoğuya sürekli bilişimle ilgili iş alanları açacağız, iş merkezleri açacağız. Daha bu alanda 1 milyon ihtiyacımız var. 1 milyon çalışana kadar gidebiliriz. Gelişmiş ülkelerde 100 kişiye bir çağrı merkezi sandalyesi düşüyor, bizde 2 bin kişiye bir tane düşüyor. Daha gidecek yolumuz çok. Şu anda 40 bine yaklaştı. Ama 1 milyona kadar yolu var. Bu istihdam alanlarında da Doğu ve Güneydoğuyu seçeceğiz. Önceliğimiz buralarda. diye konuşan Yıldırım, yapılan tüm işlerin ortada olduğunu belirterek, şöyle devam etti: Bundan sonraki görevimiz, istihdam alanlarını artırmak. Artık bahanemiz olamaz. Ulaşamıyoruz efendim, uçaklar çalışmıyor, yollar bozuk bu bahaneler bitti. Erişim yok, internet yok. Diyarbakırın Kınık mezrasındaydım. Orada okulda geniş bant internet açılışını yaptık. Eve gittik. O evde de İspanyadaki akrabasıyla hane halkından biri görüntülü telefon görüşmesi yaptı. 10 megabit saniye hız var. İstanbulda yok. Diyarbakırın Kınık mezrasında hızlı. Dokunur dokunmaz uçuyorsunuz. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkanı Serpil Timuray ise mobil iletişimin kalkınmada çok önemli bir lokomotif sektör olduğunu, dünyanın en büyük mobil iletişim şirketi olarak fırsat eşitliğine katkı sağlamak istediklerini söyledi. Şirket olarak ülkede bir taraftan data kullanımını toplumun her kesiminde yaygınlaştırmak için çalışırken bunun getirdiği operasyonel hizmetler aracılığıyla da ülke çapında sağladıkları istihdamla güçlü şekilde fırsat eşitliğine katkı sağladıklarını ifade eden Timuray, şunları söyledi: Vodafone Türkiye son iki yıldır müşteri memnuniyetine odaklı bir şekilde büyümektedir. Bu büyümenin doğal sonucu olarak da operasyonel hizmetlerimizde bir artış ihtiyacı doğmuştur. Bu noktada Sayın Bakanımızın desteğiyle bu artışı istihdamda ve kalkınmada öncelikli bölgelerde karşılamayı bir sosyal sorumluluk olarak görmekteyiz. Elazığ Çağrı Merkezimiz, bu anlayışımız ve sosyal sorumluluğumuzun bir göstergesidir. Timuray, merkezde 20 milyon liralık yatırımı planladıklarını, bu yıl 250 olacak olan istihdam sayısını büyümeye paralel olarak önümüzdeki dönemde iki misli artırmayı öngördüklerini kaydetti. Serpil Timuray, Elazığa yaptıkları merkez yatırımlarının diğer yatırımcıları daha fazla teşvik edeceğini umduğunu da sözlerine ekledi. Müşteri hizmetleri bulunan firmaların çağrı merkezi operasyonlarını yürütecek olan Plus Telekom, Doğunun işsizlik sorununun çözümüne destek verecek önemli bir yatırıma imza attı. Bitliste hizmete giren Doğu Çağrı Merkezi, ilk etapta 300 kişilik ekibi ile hizmete başladı. İlk müşterisi TTNet olan Plus Telekom, yakında farklı şirketlere de Doğu Çağrı Merkezinden hizmet sunmaya başlayacak. Bitliste kamu kuruluşları dışında en fazla personeli bünyesinde bulunduran çağrı merkezinin açılışında bilgi veren Plus Telekom Genel Müdürü Alper Diker; Yaklaşık 2 milyon TLye mal olan yatırım ile Bitlis ve ilçelerindeki halkımız için kurumsal bir firmada kendilerini geliştirebilecekleri yeni bir iş fırsatı sunmak istedik. dedi. 2010da işsizlik oranının en yüksek olduğu 3 ilden birisi olan Bitliste oldukça sınırlı çalışma imkânı bulunuyor. Plus Telekom, 1 yıl içinde bin, 2 yıl içinde üç bin kişiye iş imkânı sunarak bölgenin en büyük çağrı merkezi olmayı hedefliyor. Çağrı merkezinde görev alacak
Samanyolu Haber
Son Dakika
06.03.2011
DoğudaikigündeüççağrımerkeziaçıldıDoğuda iki günde üç çağrı merkezi açıldı
'Seçim öncesinde ekonomiyi yavaşlatıyoruz'
Samanyolu Haber
05.03.2011
15:22
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, seçim ekonomisi uygulamayacaklarını belirterek, İlk defa cumhuriyet tarihinde bir hükümet, ekonomide aşırı ısınma olmasın diye seçimlere 1-2 ay kala Merkez Bankası vasıtasıyla ekonomiyi yavaşlatmaya çalışıyor. dedi.

Sempozyuma katılmak için Kayseriye gelen Bakan Mehmet Şimşek, Vali Mevlüt Biliciyi ziyaret etti. Burada şehir hakkında bilgiler alan Şimşek, gazetecilerin sorularını cevapladı. 12 Haziran öncesinde iktidarın ne tür uygulamalara başvuracağının sorulması üzerine Maliye Bakanı Şimşek, seçim ekonomisi kesinlikle uygulamayacaklarını belirtti. AK Parti iktidarlarında seçim ekonomisi uygulanmadığını aktaran Mehmet Şimşek, şunları kaydetti: Bırakın seçim ekonomisi uygulamasını, ilk defa seçimlere giderken bütçe açıklarının patlamasını, ocak ayında bütçede genel dengede fazla vermiş ülkeyiz. Şubat ayındaki açıkta geçen yıla göre daha az olacaktır. Neden? Çünkü biz ülkenin uzun vadede geleceğini düşünüyoruz. Türkiyenin geleceği bütün menfaatlerin üzerindedir. Bizim kanaatimiz budur. Vazifemiz vatandaşa hizmettir. Ne kandıran ne de kandırılan oluruz. Onun için ekonominin temelleri sağlam. Bazı sıkıntılar var. Onlar dış dünyadan kaynaklanıyor. Bunu da aşacak güçteyiz. Doğrudur petrol fiyatları bugün 110-120 dolar seviyelerine kadar çıkmıştır. Bunun tabi ki Türkiye ye etkisi olacak. Cari açıkları artıracak. Büyümeyi aşağı çekiyor. Enflasyonu yukarı itecektir. Bunlar geçicidir. Ortadoğuda ki ülkelerde yaşanan gelişmeler bizim müteahhit firmaları olumsuz yönde etkiliyor. Bizim girişimcilerin daha az etkilenmesi adına gereken adımı atıyoruz. Attığımız ve atacağımız adımları kamuoyuyla paylaşıyoruz. Burada önemli olan Türkiyenin temelleri sağlam. Bizim seçim ekonomisine zaten ihtiyacımız yok. Hiçbir zamanda Ak Parti iktidarı seçim ekonomisi uygulamadı. Başbakanımızda söylediği gibi, biz ne bu krizin tuzağına düşmeyeceğiz, ne kandırılan nede kandıran olacağız. Her şey ne ise onu vatandaşımızı anlatacağız. Seçim öncesinde ve sonrasındaki ülke ekonomisi ile ilgili değerlendirmelerini sürdüren Bakan Şimşem, Seçimlerin ekonomiye bir etkisi olmayacak. Ama ekonominin seçime muhtemelen etkisi olacak. Özellikle seçim sonuçlarına dedi. Ekonomik anlamda performansın çok güçlü olduğuna vurgu yapan Şimşek, şöyle devam etti: Küresel krizden Türkiye bir nebze etkilendi ama kalıcı tahribat yaşanmadı. Önemli olan budur. Ak Parti döneminde Türkiyenin temelleri o kadar sağlamlaştırıldığı son 60 yılın en büyük ekonomik krizinde çok dayanıklılık gösterdi. Krizin ertesi yılında büyümede Avrupa rekorunu kırdık. Avrupanın muhtemelen 4 katı hızı ile büyüdük. Bu yılda öyle olacak. Batı Avrupa ile aradaki hızı kapatıyoruz. Enflasyon 1968 yılından bu yana yüzde 4 rakamlarını gördü. 4.2 oldu. Bu dünyada gıda fiyatlarında artış var, petrol fiyatlarında hızlı artış var ve bunlar bu aydan sonra enflasyona yansır. Ama çözülemez gibi görünen enflasyon rakamlarını tek haneye düşürdü. Biz düşük, tek haneli rakamlarda geri çekme adına daha da çaba içerisindeyiz. Petrol ve gıda fiyatlarında şok yaşanmasaydı daha da başarılı olurduk. Sonuçta bunlar geçicidir. Biz bunu da atlatacağız. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yaşanan küresel ekonomik krizde Avrupa ülkelerinin kamudan personel çıkarttığını, maaşları dondurduğunu ve vergileri artırdığını dile getirirken, Türkiyenin bu dönemde personel alımı yaptığını, vergi oranlarıyla oynamadığını dile getirdi. İstihdam da 1 milyon 300 bin kişiye iş imkanı sunduklarını anlatan Şimşek, sözlerine şöyle devam etti: Bunu yaparken, biz bazılarının oturtmaya yada vatandaşı kandırmaya çalıştığı modelle yapmadık. Biz istikrar sağladık. Faizler tek hane. Bütün illerimize teşvik verdik. Vatandaşımız ve müteşebbis ülkeye güveniyor ve o nedenle yatırım patlaması oldu. Özel sektör, esnafımız artık yıllık yüzde 5 faizle borçlanıyor. Eskiden aylık yüzde 5 idi. Şimdi hayvancılıkta Ziraat Bankası, 7 yıl sıfır faizli kredi veriyor. Rahat kredi bulunuyor. Dolar cinsinde yüzde 3 oranlarındayız. Biz doğru adımlarla vergileri artırmadan bunu yaptık. Geçen yol Avrupa ülkelerinde KDV oranlarını yüzde 25lere kadar çıktı. Gelir vergisi yüzde 50 oldu. Birçok ülkede vergi yükseldi. Türkiyede hiçbir vergide artırım ve yeni vergi gelmedi. Türkiye gerçekten kamu yatırımlarını en yüksek seviyeye çıkardı. Eğitim, sağlıkta, ulaştırmada yaptı. Avrupa yatırımları ötelerken, kamudan eleman çıkartırken, maaşları dondururken, azaltırken Türkiye bu dönemde ihtiyacı olan 40 bin öğretmen aldı. 23 bin hemşire ve doktor aldı. 20 bin polis aldı. Yargıya personel alındı. Güçlü konumdayız. Burada 2002 yılında partimizin yaptığı politika ve reformlarla oldu. Popülist bir söylemlerin içine girmedik. CİHAN
Samanyolu Haber
Son Dakika
05.03.2011
SeçimöncesindeekonomiyiyavaşlatıyoruzSeçim öncesinde ekonomiyi yavaşlatıyoruz
Osmanlı Çarşı'nın sayıları artıyor
Milli Gazete
26.02.2011
17:05
Tüketicilerin AVMlerde istedikleri sıcaklığı bulamadıklarını ifade eden Osmanlı Çarşı Yönetim Kurulu Başkanı Dündar Hocaoğlu, Sancaktepedeki ilk şubenin ardından 50 milyon liralık yatırımla Şirinevlerde ikinci şubeyi de açtıklarını, yıl sonuna kadar da 5 şubeye ulaşacaklarını açıkladı. İlk şubesini İstanbul Sancaktepede açan Osmanlı Çarşı, ikincisini, 50 milyon liralık yatırımla E-5 kenarında Şirinevlerde hayata geçirdi. Yıl sonuna kadar şube sayısını 5e çıkarmayı hedeflediklerini belirten Osmanlı Çarşı Yönetim Kurulu Başkanı Dündar Hocaoğlu, Bu süre içinde sektörde 10 bin kişiye istihdam ve iş ortamı oluşturmayı planlıyoruz. İnsanlar artık tek tip AVMlerden bıktı. Esnaf sıcaklığını, sohbetini görmek, eskiye özlemini gidermek istiyor. Osmanlı Çarşı da zaten bu yüzden var dedi.... devamı
Milli Gazete
Ekonomi
26.02.2011
OsmanlıÇarşınınsayılarıartıyorOsmanlı Çarşının sayıları artıyor
Toplam "87" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti