Habergec.Com Aranan Kelimeler:bunun adı operasyon Değerlendirme: 10 / 10 991303
habergec.com
26.10.2014 Pazar
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler
Gazeteler
İnternet Siteleri
Televizyonlar
Radyolar
Diğer

:: Gruplar
 

bunun adı operasyon

Mustafa Ünal - 17 Aralık kapanmaz
Zaman
19.10.2014
03:55
17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet dosyası kapandı. Savcı ‘takipsizlik’ kararı verdi. Suç unsuru bulamadı. Örgüte rastlamadı. Ayakkabı kutuları, çelik kasalar mı? Savcı, delillerin usulsüz toplandığına hükmetti. Sürpriz mi? Hayır. Perşembenin gelişi çarşambadan belliydi.Soruşturmanın iddianameye dönüşmesi, hatırlı kişilerin hakim karşısına çıkması şaşırtıcı olurdu. Onca müdahaleden sonra bakan çocuklarının sıradan insan muamelesi görmesini kimse beklemiyordu zaten. Hukuk sürecinin olağan işlemediğini herkes gördü.Operasyonun duyulmasıyla olağanüstü gelişmeler yaşandı. Savcılar sadece dosyadan değil, İstanbul’dan uzaklaştırıldı. Muhtelif yerlere sürüldü. 25 Aralık savcısının ihracı istendi. Ferhat Sarıkaya gibi. Polis hallaç pamuğu gibi atıldı. Operasyonun odağındaki isim olan İranlı Reza’yı takip edenler Fizan’a sürüldü.İktidar dört bakanın adının karıştığı operasyonu ‘darbe’ olarak niteledi. Bu ülke, darbenin, müdahalenin her çeşidini gördü. Bir yolsuzluk soruşturmasının adı ilk kez ‘darbe’ oldu. Değil Türkiye’de, dünya siyaset tarihinde bunun başka örneği olduğunu sanmıyorum. Tezini kabul ettirmekte propaganda gücünü iyi kullandığı muhakkak.Siyasi iktidar, darbe bahanesiyle karşı atağa geçti. Ülkeye 10 aydır olağanüstü iklim egemen. Sürece ‘darbe’ adı konulacaksa polis ve savcıların yolsuzluk soruşturmasını değil, bir ucu kendilerine dokunan hükümetin süreci tersyüz etmek için normalin dışına çıkmasını ‘darbe’ diye adlandırmak çok daha doğru olur.Bürokraside yaşananları kim normal görebilir? Bugüne kadar hiçbir iktidar, yargıya böylesine müdahale etmedi. Üstelik açık ve çok pervasız davrandı. Pervasız çünkü ‘ince taktiklere’ bile gerek duymadı. Adalet Bakanı, koltuğuna oturur oturmaz iki fezlekenin muhatabı oldu. Yargıya müdahaleden dolayı.Anayasaya aykırı olduğunu bile bile HSYK kanununu çıkardı. Kurul’un işleyişini değiştirdi. Savcı ve hakim atamalarıyla yürüyen davaları yönlendirmek için. Adrese teslim kumpas kanunlar çıkardı. 17 Aralık’ta görev yapan polislere gece yarısı baskınlarıyla karşı operasyon yaptı. Sırf bunun için ‘Sulh Ceza Hakimliğini’ ihdas etti. Polislerin 52’si tutuklandı.Önceki gün de Silivri’ye sevk edildi. Haber, iktidar çevrelerinde sevinçle karşılandı. Silivri’ye sevk bile intikam hukukunun işlediğini göstermekte. 10 ay boyunca Türkiye, eşine darbe dönemlerinde rastlanan uygulamalara sahne oldu. Hâlâ da hız kesmiş değil. Son yargı paketi, bu düşüncenin ürünü. Arkası da gelecek.Savcı takipsizlik vermiş. Tüm bu yaşananlardan sonra 17 Aralık’ın iddianameye dönüşmesini, bakan çocuklarının hesap vermesini kimse beklemiyordu ki... Sıra Meclis’te. Oysa AKP, komisyon kurulması için önerge vermişti. Meğer taktikmiş. Komisyon çalışmadı zaten. Ek süre aldı. Ama sonuç belli. Bu kadar verimsiz bir komisyonu ilk defa gördüm. Savcının kararı komisyonun işini de kolaylaştıracak.Madem dosya kapandı, yolsuzluk soruşturmasının darbe olduğu anlaşıldı, dört bakana niye iade-i itibar yapılmadı. Birkaç günlüğüne de olsa bakanlar koltuklarına iade edilerek süreç taçlandırılmalı. Cumhurbaşkanı koltuğunda itiraz edecek Abdullah Gül de yok.17 Aralık’ın kapanması konjonktürün gereği. Ortaya saçılan onca dokümandan sonra bu dosya vicdanlarda kapanmaz. Ayakkabı kutuları, para kasaları yok olmaz. Devran döner bir gün. Tarihin hükmü var sonra. Takipsizlik kararının en büyük zararı AKP’ye aslında. Olağan hukuki süreç işleseydi de yolsuzluk ve rüşvete adı karışan bakan ve çocuklarına hiç değilse ‘aklanma’ fırsatı verilseydi.17 Aralık kapanmaz. Vicdan var, tarih var...
Zaman
En Çok Okunan
19.10.2014
MustafaÜnal-17AralıkkapanmazMustafa Ünal - 17 Aralık kapanmaz
Mustafa Ünal - 17 Aralık kapanmaz
Zaman
19.10.2014
02:10
17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet dosyası kapandı. Savcı ‘takipsizlik’ kararı verdi. Suç unsuru bulamadı. Örgüte rastlamadı. Ayakkabı kutuları, çelik kasalar mı? Savcı, delillerin usulsüz toplandığına hükmetti. Sürpriz mi? Hayır. Perşembenin gelişi çarşambadan belliydi.Soruşturmanın iddianameye dönüşmesi, hatırlı kişilerin hakim karşısına çıkması şaşırtıcı olurdu. Onca müdahaleden sonra bakan çocuklarının sıradan insan muamelesi görmesini kimse beklemiyordu zaten. Hukuk sürecinin olağan işlemediğini herkes gördü.Operasyonun duyulmasıyla olağanüstü gelişmeler yaşandı. Savcılar sadece dosyadan değil, İstanbul’dan uzaklaştırıldı. Muhtelif yerlere sürüldü. 25 Aralık savcısının ihracı istendi. Ferhat Sarıkaya gibi. Polis hallaç pamuğu gibi atıldı. Operasyonun odağındaki isim olan İranlı Reza’yı takip edenler Fizan’a sürüldü.İktidar dört bakanın adının karıştığı operasyonu ‘darbe’ olarak niteledi. Bu ülke, darbenin, müdahalenin her çeşidini gördü. Bir yolsuzluk soruşturmasının adı ilk kez ‘darbe’ oldu. Değil Türkiye’de, dünya siyaset tarihinde bunun başka örneği olduğunu sanmıyorum. Tezini kabul ettirmekte propaganda gücünü iyi kullandığı muhakkak.Siyasi iktidar, darbe bahanesiyle karşı atağa geçti. Ülkeye 10 aydır olağanüstü iklim egemen. Sürece ‘darbe’ adı konulacaksa polis ve savcıların yolsuzluk soruşturmasını değil, bir ucu kendilerine dokunan hükümetin süreci tersyüz etmek için normalin dışına çıkmasını ‘darbe’ diye adlandırmak çok daha doğru olur.Bürokraside yaşananları kim normal görebilir? Bugüne kadar hiçbir iktidar, yargıya böylesine müdahale etmedi. Üstelik açık ve çok pervasız davrandı. Pervasız çünkü ‘ince taktiklere’ bile gerek duymadı. Adalet Bakanı, koltuğuna oturur oturmaz iki fezlekenin muhatabı oldu. Yargıya müdahaleden dolayı.Anayasaya aykırı olduğunu bile bile HSYK kanununu çıkardı. Kurul’un işleyişini değiştirdi. Savcı ve hakim atamalarıyla yürüyen davaları yönlendirmek için. Adrese teslim kumpas kanunlar çıkardı. 17 Aralık’ta görev yapan polislere gece yarısı baskınlarıyla karşı operasyon yaptı. Sırf bunun için ‘Sulh Ceza Hakimliğini’ ihdas etti. Polislerin 52’si tutuklandı.Önceki gün de Silivri’ye sevk edildi. Haber, iktidar çevrelerinde sevinçle karşılandı. Silivri’ye sevk bile intikam hukukunun işlediğini göstermekte. 10 ay boyunca Türkiye, eşine darbe dönemlerinde rastlanan uygulamalara sahne oldu. Hâlâ da hız kesmiş değil. Son yargı paketi, bu düşüncenin ürünü. Arkası da gelecek.Savcı takipsizlik vermiş. Tüm bu yaşananlardan sonra 17 Aralık’ın iddianameye dönüşmesini, bakan çocuklarının hesap vermesini kimse beklemiyordu ki... Sıra Meclis’te. Oysa AKP, komisyon kurulması için önerge vermişti. Meğer taktikmiş. Komisyon çalışmadı zaten. Ek süre aldı. Ama sonuç belli. Bu kadar verimsiz bir komisyonu ilk defa gördüm. Savcının kararı komisyonun işini de kolaylaştıracak.Madem dosya kapandı, yolsuzluk soruşturmasının darbe olduğu anlaşıldı, dört bakana niye iade-i itibar yapılmadı. Birkaç günlüğüne de olsa bakanlar koltuklarına iade edilerek süreç taçlandırılmalı. Cumhurbaşkanı koltuğunda itiraz edecek Abdullah Gül de yok.17 Aralık’ın kapanması konjonktürün gereği. Ortaya saçılan onca dokümandan sonra bu dosya vicdanlarda kapanmaz. Ayakkabı kutuları, para kasaları yok olmaz. Devran döner bir gün. Tarihin hükmü var sonra. Takipsizlik kararının en büyük zararı AKP’ye aslında. Olağan hukuki süreç işleseydi de yolsuzluk ve rüşvete adı karışan bakan ve çocuklarına hiç değilse ‘aklanma’ fırsatı verilseydi.17 Aralık kapanmaz. Vicdan var, tarih var...
Zaman
Köşe Yazıları
19.10.2014
MustafaÜnal-17AralıkkapanmazMustafa Ünal - 17 Aralık kapanmaz
Mustafa Ünal - 17 Aralık kapanmaz
Zaman
19.10.2014
02:00
17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet dosyası kapandı. Savcı ‘takipsizlik’ kararı verdi. Suç unsuru bulamadı. Örgüte rastlamadı. Ayakkabı kutuları, çelik kasalar mı? Savcı, delillerin usulsüz toplandığına hükmetti. Sürpriz mi? Hayır. Perşembenin gelişi çarşambadan belliydi.Soruşturmanın iddianameye dönüşmesi, hatırlı kişilerin hakim karşısına çıkması şaşırtıcı olurdu. Onca müdahaleden sonra bakan çocuklarının sıradan insan muamelesi görmesini kimse beklemiyordu zaten. Hukuk sürecinin olağan işlemediğini herkes gördü.Operasyonun duyulmasıyla olağanüstü gelişmeler yaşandı. Savcılar sadece dosyadan değil, İstanbul’dan uzaklaştırıldı. Muhtelif yerlere sürüldü. 25 Aralık savcısının ihracı istendi. Ferhat Sarıkaya gibi. Polis hallaç pamuğu gibi atıldı. Operasyonun odağındaki isim olan İranlı Reza’yı takip edenler Fizan’a sürüldü.İktidar dört bakanın adının karıştığı operasyonu ‘darbe’ olarak niteledi. Bu ülke, darbenin, müdahalenin her çeşidini gördü. Bir yolsuzluk soruşturmasının adı ilk kez ‘darbe’ oldu. Değil Türkiye’de, dünya siyaset tarihinde bunun başka örneği olduğunu sanmıyorum. Tezini kabul ettirmekte propaganda gücünü iyi kullandığı muhakkak.Siyasi iktidar, darbe bahanesiyle karşı atağa geçti. Ülkeye 10 aydır olağanüstü iklim egemen. Sürece ‘darbe’ adı konulacaksa polis ve savcıların yolsuzluk soruşturmasını değil, bir ucu kendilerine dokunan hükümetin süreci tersyüz etmek için normalin dışına çıkmasını ‘darbe’ diye adlandırmak çok daha doğru olur.Bürokraside yaşananları kim normal görebilir? Bugüne kadar hiçbir iktidar, yargıya böylesine müdahale etmedi. Üstelik açık ve çok pervasız davrandı. Pervasız çünkü ‘ince taktiklere’ bile gerek duymadı. Adalet Bakanı, koltuğuna oturur oturmaz iki fezlekenin muhatabı oldu. Yargıya müdahaleden dolayı.Anayasaya aykırı olduğunu bile bile HSYK kanununu çıkardı. Kurul’un işleyişini değiştirdi. Savcı ve hakim atamalarıyla yürüyen davaları yönlendirmek için. Adrese teslim kumpas kanunlar çıkardı. 17 Aralık’ta görev yapan polislere gece yarısı baskınlarıyla karşı operasyon yaptı. Sırf bunun için ‘Sulh Ceza Hakimliğini’ ihdas etti. Polislerin 52’si tutuklandı.Önceki gün de Silivri’ye sevk edildi. Haber, iktidar çevrelerinde sevinçle karşılandı. Silivri’ye sevk bile intikam hukukunun işlediğini göstermekte. 10 ay boyunca Türkiye, eşine darbe dönemlerinde rastlanan uygulamalara sahne oldu. Hâlâ da hız kesmiş değil. Son yargı paketi, bu düşüncenin ürünü. Arkası da gelecek.Savcı takipsizlik vermiş. Tüm bu yaşananlardan sonra 17 Aralık’ın iddianameye dönüşmesini, bakan çocuklarının hesap vermesini kimse beklemiyordu ki... Sıra Meclis’te. Oysa AKP, komisyon kurulması için önerge vermişti. Meğer taktikmiş. Komisyon çalışmadı zaten. Ek süre aldı. Ama sonuç belli. Bu kadar verimsiz bir komisyonu ilk defa gördüm. Savcının kararı komisyonun işini de kolaylaştıracak.Madem dosya kapandı, yolsuzluk soruşturmasının darbe olduğu anlaşıldı, dört bakana niye iade-i itibar yapılmadı. Birkaç günlüğüne de olsa bakanlar koltuklarına iade edilerek süreç taçlandırılmalı. Cumhurbaşkanı koltuğunda itiraz edecek Abdullah Gül de yok.17 Aralık’ın kapanması konjonktürün gereği. Ortaya saçılan onca dokümandan sonra bu dosya vicdanlarda kapanmaz. Ayakkabı kutuları, para kasaları yok olmaz. Devran döner bir gün. Tarihin hükmü var sonra. Takipsizlik kararının en büyük zararı AKP’ye aslında. Olağan hukuki süreç işleseydi de yolsuzluk ve rüşvete adı karışan bakan ve çocuklarına hiç değilse ‘aklanma’ fırsatı verilseydi.17 Aralık kapanmaz. Vicdan var, tarih var...
Zaman
Ana Sayfa
19.10.2014
MustafaÜnal-17AralıkkapanmazMustafa Ünal - 17 Aralık kapanmaz
ABD'den Erdoğan'a 'petrol' cevabı
Zaman
15.10.2014
08:14
ABDden, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğanın Buralarda 10 milyonlarca, 100 milyonlarca doları bombaları atmak suretiyle oraya atanlar zannediyor musunuz ki barış için uçaklarıyla füzeleriyle orada bulunuyorlar? Hayır, petrol kuyularını kendi tasarrufları altına almak için bunu yapıyorlar sözlerine cevap geldi.ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki başkent Washingtonda düzenlediği basın toplantısında, Erdoğanın sözleri ile ilgili bir soruya verdiği cevapta, "Hava saldırılarına yönelik amacımızı açıkça belirttiğimizi düşünüyorum. O da IŞİD tehdidiyle başa çıkmak. Bu amaç öteki koalisyon ortaklarımız için de geçerli" dedi. Psaki, "Erdoğanın ifadelerine ne diyorsunuz" sorusunu da "Az önce söylediklerimle bırakacağım" diye cevapladı. Türkiye ile ABDli yetkililer arasında, IŞİDe karşı mücadele için, Türkiyenin ne yapabileceği konusunun görüşülmekte olduğunu anlatan Psaki, Türkiyenin Suriyeli muhaliflere eğitim ve silah sağlama programına ev sahipliği yapmayı kabul ettiğine değindi ve bu programın yürütülmesi konusunda ABD Savunma Bakanlığından ekibin Türkiyede olduğunu söyledi. Psaki Türkiyenin IŞİDe karşı hali hazırda aldığı önlemler bulunduğunu, Türkiyenin katkılarının artırılması için de görüşmelerin sürdüğünü, bu konular içinde Türkiyedeki tesislerin kullanımı olduğunu da söyledi. Psaki, Türk Silahlı Kuvvetlerinin terör örgütü PKKya yönelik operasyonları ile Kobani arasında 160 kilometreyi bulan uzaklık olduğuna dikkati çekerek, bu iki konunun ayrı olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Psaki, Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Susan Ricein Türkiyenin IŞİD ile mücadelede ABDye İncirlik hava üssünü kullanma yetkisi verdiğine yönelik sözlerinin sorulması üzerine, Ricein sözlerinin tam olarak bu olmadığını savundu. Psaki, "Adı açıklanmayan yetkililerden alınarak yazılmış haberler var. Anlaşma ve görüşmelerle uyumlu olmayan bilgiler içeren anlatımlara karşı her zaman dikkatli olunmalı" diye konuştu. Jen Psaki, Türk Silahlı Kuvvetlerinin terör örgütü PKKya yönelik operasyonlarına ilişkin soruya verdiği cevapta, bu operasyonların Kobaniden çok uzakta yapıldığına değindi ve "Biliyorum bu ikisini birbiriyle ilişkilendirmeye yönelik bir odaklanma var. Açık ki sahada karışık bir durum var ama Türkiye ile PKK arasında uzun bir geçmiş var. Türk yetkililerin PKKnın askeri bir karakola ateş açtığı yönünde açıklamalarını gördük. Bu konuda elimizde bağımsız bir teyit yok ama herkesi Kobani ve PKKya yapılan operasyonlara birbirinden ayrı durumlar olarak bakmaları konusunda teşvik ederiz" dedi. Psaki, Kobani ile PKKya operasyon yapılan yerler arasında 160 kilometreyi aşan uzaklık o olduğunu belirterek, "Kobani sınırında olanlar ayrı bir durum. Bunun ötesinde, tüm tarafların kalıcı barışa doğru çalışmayı sürdürmelerini görmek istiyoruz, bu kesinlikle desteklediğimiz bir durum ancak iki olayı birbirine bağlamak doğru olmaz" dedi. (DHA)
Zaman
En Çok Okunan
15.10.2014
ABDdenErdoğanapetrolcevabıABDden Erdoğana petrol cevabı
ABD'den Erdoğan'a 'petrol' cevabı
Zaman
15.10.2014
04:19
ABDden, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğanın Buralarda 10 milyonlarca, 100 milyonlarca doları bombaları atmak suretiyle oraya atanlar zannediyor musunuz ki barış için uçaklarıyla füzeleriyle orada bulunuyorlar? Hayır, petrol kuyularını kendi tasarrufları altına almak için bunu yapıyorlar sözlerine cevap geldi.ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki başkent Washingtonda düzenlediği basın toplantısında, Erdoğanın sözleri ile ilgili bir soruya verdiği cevapta, Hava saldırılarına yönelik amacımızı açıkça belirttiğimizi düşünüyorum. O da IŞİD tehdidiyle başa çıkmak. Bu amaç öteki koalisyon ortaklarımız için de geçerli dedi. Psaki, Erdoğanın ifadelerine ne diyorsunuz sorusunu da Az önce söylediklerimle bırakacağım diye cevapladı.Türkiye ile ABDli yetkililer arasında, IŞİDe karşı mücadele için, Türkiyenin ne yapabileceği konusunun görüşülmekte olduğunu anlatan Psaki, Türkiyenin Suriyeli muhaliflere eğitim ve silah sağlama programına ev sahipliği yapmayı kabul ettiğine değindi ve bu programın yürütülmesi konusunda ABD Savunma Bakanlığından ekibin Türkiyede olduğunu söyledi. Psaki Türkiyenin IŞİDe karşı hali hazırda aldığı önlemler bulunduğunu, Türkiyenin katkılarının artırılması için de görüşmelerin sürdüğünü, bu konular içinde Türkiyedeki tesislerin kullanımı olduğunu da söyledi.Psaki, Türk Silahlı Kuvvetlerinin terör örgütü PKKya yönelik operasyonları ile Kobani arasında 160 kilometreyi bulan uzaklık olduğuna dikkati çekerek, bu iki konunun ayrı olarak ele alınması gerektiğini söyledi.Psaki, Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Susan Ricein Türkiyenin IŞİD ile mücadelede ABDye İncirlik hava üssünü kullanma yetkisi verdiğine yönelik sözlerinin sorulması üzerine, Ricein sözlerinin tam olarak bu olmadığını savundu. Psaki, Adı açıklanmayan yetkililerden alınarak yazılmış haberler var. Anlaşma ve görüşmelerle uyumlu olmayan bilgiler içeren anlatımlara karşı her zaman dikkatli olunmalı diye konuştu.Jen Psaki, Türk Silahlı Kuvvetlerinin terör örgütü PKKya yönelik operasyonlarına ilişkin soruya verdiği cevapta, bu operasyonların Kobaniden çok uzakta yapıldığına değindi ve Biliyorum bu ikisini birbiriyle ilişkilendirmeye yönelik bir odaklanma var. Açık ki sahada karışık bir durum var ama Türkiye ile PKK arasında uzun bir geçmiş var. Türk yetkililerin PKKnın askeri bir karakola ateş açtığı yönünde açıklamalarını gördük. Bu konuda elimizde bağımsız bir teyit yok ama herkesi Kobani ve PKKya yapılan operasyonlara birbirinden ayrı durumlar olarak bakmaları konusunda teşvik ederiz dedi. Psaki, Kobani ile PKKya operasyon yapılan yerler arasında 160 kilometreyi aşan uzaklık o olduğunu belirterek, Kobani sınırında olanlar ayrı bir durum. Bunun ötesinde, tüm tarafların kalıcı barışa doğru çalışmayı sürdürmelerini görmek istiyoruz, bu kesinlikle desteklediğimiz bir durum ancak iki olayı birbirine bağlamak doğru olmaz dedi.(DHA)
Zaman
Son Dakika
15.10.2014
ABDdenErdoğanapetrolcevabıABDden Erdoğana petrol cevabı
ABD'den Erdoğan'a 'petrol' cevabı
Zaman
15.10.2014
04:19
ABDden, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğanın Buralarda 10 milyonlarca, 100 milyonlarca doları bombaları atmak suretiyle oraya atanlar zannediyor musunuz ki barış için uçaklarıyla füzeleriyle orada bulunuyorlar? Hayır, petrol kuyularını kendi tasarrufları altına almak için bunu yapıyorlar sözlerine cevap geldi.ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki başkent Washingtonda düzenlediği basın toplantısında, Erdoğanın sözleri ile ilgili bir soruya verdiği cevapta, Hava saldırılarına yönelik amacımızı açıkça belirttiğimizi düşünüyorum. O da IŞİD tehdidiyle başa çıkmak. Bu amaç öteki koalisyon ortaklarımız için de geçerli dedi. Psaki, Erdoğanın ifadelerine ne diyorsunuz sorusunu da Az önce söylediklerimle bırakacağım diye cevapladı.Türkiye ile ABDli yetkililer arasında, IŞİDe karşı mücadele için, Türkiyenin ne yapabileceği konusunun görüşülmekte olduğunu anlatan Psaki, Türkiyenin Suriyeli muhaliflere eğitim ve silah sağlama programına ev sahipliği yapmayı kabul ettiğine değindi ve bu programın yürütülmesi konusunda ABD Savunma Bakanlığından ekibin Türkiyede olduğunu söyledi. Psaki Türkiyenin IŞİDe karşı hali hazırda aldığı önlemler bulunduğunu, Türkiyenin katkılarının artırılması için de görüşmelerin sürdüğünü, bu konular içinde Türkiyedeki tesislerin kullanımı olduğunu da söyledi.Psaki, Türk Silahlı Kuvvetlerinin terör örgütü PKKya yönelik operasyonları ile Kobani arasında 160 kilometreyi bulan uzaklık olduğuna dikkati çekerek, bu iki konunun ayrı olarak ele alınması gerektiğini söyledi.Psaki, Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Susan Ricein Türkiyenin IŞİD ile mücadelede ABDye İncirlik hava üssünü kullanma yetkisi verdiğine yönelik sözlerinin sorulması üzerine, Ricein sözlerinin tam olarak bu olmadığını savundu. Psaki, Adı açıklanmayan yetkililerden alınarak yazılmış haberler var. Anlaşma ve görüşmelerle uyumlu olmayan bilgiler içeren anlatımlara karşı her zaman dikkatli olunmalı diye konuştu.Jen Psaki, Türk Silahlı Kuvvetlerinin terör örgütü PKKya yönelik operasyonlarına ilişkin soruya verdiği cevapta, bu operasyonların Kobaniden çok uzakta yapıldığına değindi ve Biliyorum bu ikisini birbiriyle ilişkilendirmeye yönelik bir odaklanma var. Açık ki sahada karışık bir durum var ama Türkiye ile PKK arasında uzun bir geçmiş var. Türk yetkililerin PKKnın askeri bir karakola ateş açtığı yönünde açıklamalarını gördük. Bu konuda elimizde bağımsız bir teyit yok ama herkesi Kobani ve PKKya yapılan operasyonlara birbirinden ayrı durumlar olarak bakmaları konusunda teşvik ederiz dedi. Psaki, Kobani ile PKKya operasyon yapılan yerler arasında 160 kilometreyi aşan uzaklık o olduğunu belirterek, Kobani sınırında olanlar ayrı bir durum. Bunun ötesinde, tüm tarafların kalıcı barışa doğru çalışmayı sürdürmelerini görmek istiyoruz, bu kesinlikle desteklediğimiz bir durum ancak iki olayı birbirine bağlamak doğru olmaz dedi.(DHA)
Zaman
Ana Sayfa
15.10.2014
ABDdenErdoğanapetrolcevabıABDden Erdoğana petrol cevabı
ABD'den Erdoğan'ın sözlerine cevap
Zaman
15.10.2014
03:52
ABDden, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğanın Buralarda 10 milyonlarca, 100 milyonlarca doları bombaları atmak suretiyle oraya atanlar zannediyor musunuz ki barış için uçaklarıyla füzeleriyle orada bulunuyorlar? Hayır, petrol kuyularını kendi tasarrufları altına almak için bunu yapıyorlar sözlerine cevap geldi.ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki başkent Washingtonda düzenlediği basın toplantısında, Erdoğanın sözleri ile ilgili bir soruya verdiği cevapta, Hava saldırılarına yönelik amacımızı açıkça belirttiğimizi düşünüyorum. O da IŞİD tehdidiyle başa çıkmak. Bu amaç öteki koalisyon ortaklarımız için de geçerli dedi. Psaki, Erdoğanın ifadelerine ne diyorsunuz sorusunu da Az önce söylediklerimle bırakacağım diye cevapladı.Türkiye ile ABDli yetkililer arasında, IŞİDe karşı mücadele için, Türkiyenin ne yapabileceği konusunun görüşülmekte olduğunu anlatan Psaki, Türkiyenin Suriyeli muhaliflere eğitim ve silah sağlama programına ev sahipliği yapmayı kabul ettiğine değindi ve bu programın yürütülmesi konusunda ABD Savunma Bakanlığından ekibin Türkiyede olduğunu söyledi. Psaki Türkiyenin IŞİDe karşı hali hazırda aldığı önlemler bulunduğunu, Türkiyenin katkılarının artırılması için de görüşmelerin sürdüğünü, bu konular içinde Türkiyedeki tesislerin kullanımı olduğunu da söyledi.Psaki, Türk Silahlı Kuvvetlerinin terör örgütü PKKya yönelik operasyonları ile Kobani arasında 160 kilometreyi bulan uzaklık olduğuna dikkati çekerek, bu iki konunun ayrı olarak ele alınması gerektiğini söyledi.Psaki, Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Susan Ricein Türkiyenin IŞİD ile mücadelede ABDye İncirlik hava üssünü kullanma yetkisi verdiğine yönelik sözlerinin sorulması üzerine, Ricein sözlerinin tam olarak bu olmadığını savundu. Psaki, Adı açıklanmayan yetkililerden alınarak yazılmış haberler var. Anlaşma ve görüşmelerle uyumlu olmayan bilgiler içeren anlatımlara karşı her zaman dikkatli olunmalı diye konuştu.Jen Psaki, Türk Silahlı Kuvvetlerinin terör örgütü PKKya yönelik operasyonlarına ilişkin soruya verdiği cevapta, bu operasyonların Kobaniden çok uzakta yapıldığına değindi ve Biliyorum bu ikisini birbiriyle ilişkilendirmeye yönelik bir odaklanma var. Açık ki sahada karışık bir durum var ama Türkiye ile PKK arasında uzun bir geçmiş var. Türk yetkililerin PKKnın askeri bir karakola ateş açtığı yönünde açıklamalarını gördük. Bu konuda elimizde bağımsız bir teyit yok ama herkesi Kobani ve PKKya yapılan operasyonlara birbirinden ayrı durumlar olarak bakmaları konusunda teşvik ederiz dedi. Psaki, Kobani ile PKKya operasyon yapılan yerler arasında 160 kilometreyi aşan uzaklık o olduğunu belirterek, Kobani sınırında olanlar ayrı bir durum. Bunun ötesinde, tüm tarafların kalıcı barışa doğru çalışmayı sürdürmelerini görmek istiyoruz, bu kesinlikle desteklediğimiz bir durum ancak iki olayı birbirine bağlamak doğru olmaz dedi.(DHA)
Zaman
Ana Sayfa
15.10.2014
ABDdenErdoğanınsözlerinecevapABDden Erdoğanın sözlerine cevap
ABD'den Erdoğan'ın sözlerine cevap
Zaman
15.10.2014
03:00
ABDden, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğanın Buralarda 10 milyonlarca, 100 milyonlarca doları bombaları atmak suretiyle oraya atanlar zannediyor musunuz ki barış için uçaklarıyla füzeleriyle orada bulunuyorlar? Hayır, petrol kuyularını kendi tasarrufları altına almak için bunu yapıyorlar sözlerine cevap geldi.ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki başkent Washingtonda düzenlediği basın toplantısında, Erdoğanın sözleri ile ilgili bir soruya verdiği yanıtta, Hava saldırılarına yönelik amacımızı açıkça belirttiğimizi düşünüyorum. O da IŞİD tehdidiyle başa çıkmak. Bu amaç öteki koalisyon ortaklarımız için de geçerli dedi. Psaki, Erdoğanın ifadelerine ne diyorsunuz sorusunu da Az önce söylediklerimle bırakacağım diye yanıtladı. Türkiye ile ABDli yetkililer arasında, IŞİDe karşı mücadele için, Türkiyenin ne yapabileceği konusunun görüşülmekte olduğunu anlatan Psaki, Türkiyenin Suriyeli muhaliflere eğitim ve silah sağlama programına ev sahipliği yapmayı kabul ettiğine değindi ve bu programın yürütülmesi konusunda ABD Savunma Bakanlığından ekibin Türkiyede olduğunu söyledi. Psaki Türkiyenin IŞİDe karşı hali hazırda aldığı önlemler bulunduğunu, Türkiyenim katkılarının artırılması için de görüşmelerin sürdüğünü, bu konular içinde Türkiyedeki tesislerin kullanımı olduğunu da söyledi. Psaki, Türk Silahlı Kuvvetlerinin terör örgütü PKKya yönelik operasyonları ile Kobani arasında 160 kilometreyi bulan uzaklık olduğuna dikkati çekerek, bu iki konunun ayrı olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Psaki, Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Susan Ricein Türkiyenin IŞİD ile mücadelede ABDye İncirlik hava üssünü kullanma yetkisi verdiğine yönelik sözlerinin sorulması üzerine, Ricein sözlerinin tam olarak bu olmadığını savundu. Psaki, Adı açıklanmayan yetkililerden alınarak yazılmış haberler var. Anlaşma ve görüşmelerle uyumlu olmayan bilgiler içeren anlatımlara karşı her zaman dikkatli olunmalı diye konuştu. Jen Psaki, Türk Silahlı Kuvvetlerinin terör örgütü PKKya yönelik operasyonlarına ilişkin soruya verdiği yanıtta, bu operasyonların Kobaniden çok uzakta yapıldığına değindi ve Biliyorum bu ikisini birbiriyle ilişkilendirmeye yönelik bir odaklanma var. Açık ki sahada karışık bir durum var ama Türkiye ile PKK arasında uzun bir geçmiş var. Türk yetkililerin PKKnın askeri bir karakola ateş açtığı yönünde açıklamalarını gördük. Bu konuda elimizde bağımsız bir teyit yok ama herkesi Kobani ve PKKya yapılan operasyonlara birbirinden ayrı durumlar olarak bakmaları konusunda teşvik ederiz dedi. Psaki, Kobani ile PKKya operasyon yapılan yerler arasında 160 kilometreyi aşan uzaklık o olduğunu belirterek, Kobani sınırında olanlar ayrı bir durum. Bunun ötesinde, tüm tarafların kalıcı barışa doğru çalışmayı sürdürmelerini görmek istiyoruz, bu kesinlikle desteklediğimiz bir durum ancak iki olayı birbirine bağlamak doğru olmaz dedi.(DHA)
Zaman
Son Dakika
15.10.2014
ABDdenErdoğanınsözlerinecevapABDden Erdoğanın sözlerine cevap
Erdoğan’dan akıl dışı iddia
Zaman
12.10.2014
02:10
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarından sonra gündeme getirdiği ‘paralel yapı’ iddialarını 10 aydır hiçbir delil gösterememesine rağmen sürdürüyor. Dün Rize’de konuşan Erdoğan, yine mesnetsiz ve belgesiz olarak Hizmet Hareketi’ni hedef aldı. Kobani eylemlerinin arkasında ‘paralel yapı’nın da olduğunu ileri sürdü ve tehdit içerikli sözler sarf etti: “Artık bu paralel yapı... Bunun uzantıları bundan sonra inşallah çok farklı bir yere oturtulacak. Ve hemen bu ay sonundaki Milli Güvenlik Kurulu’muzun gündeminde yer almak suretiyle, onlarla ilgili çok farklı adımı atacağız. Bu operasyon lokal değil geneldir.” Karadeniz turuna çıkan Erdoğan, dün ilk olarak memleketi Rize’nin Güneysu ilçesinde, babasının adı verilen Kaptan Ahmet Erdoğan Anadolu İmam Hatip Lisesi’nin açılış törenine katıldı. Buradaki konuşmasında Kobani bahane edilerek Türkiye’deki huzura, istikrara ve güven ortamı ile kardeşliğe saldırıda bulunulduğunu anlattı. Erdoğan, “Kobani diyerek aynı şekilde Türkiye’deki huzura, istikrara ve güven ortamı ile kardeşliğe saldırıyorlar. Kobani ile Türkiye’nin en alakası var? İstanbul’un, Ankara’nın, Siirt’in, Diyarbakır’ın, Bingöl’ün ne alakası var?” dedi. Erdoğan daha sonra toplu açılış töreninde konuştu. Hedefinde her zaman olduğu gibi yine ‘paralel yapı’ olarak adlandırdığı Camia vardı. Yine mesnetsiz, belgesiz konuştu, akıl dışı iddialarda bulundu: “Bu olayların arkasında sadece PKK ve gölgesinde siyaset yapan parti yok. Suriye’nin eli kanlı zalim Esed rejimi de var. Esed rejimiyle kol kola olan, el ele olan Türkiye’deki malum siyasi parti de var. Malum uluslararası medya kuruluşları var. Türkiye aleyhine her türlü ihanet fırsatını çevirmeye çalışan o Pensilvanya da var. Artık bu paralel yapının uzantıları bundan sonra inşallah çok farklı bir yere oturtulacak. Ve bu da inşallah hemen bu ay sonundaki MGK gündeminde yer almak suretiyle, onlarla ilgili çok daha farklı adımı atacağız. Bu operasyon lokal değil geneldir.” Cumhurbaşkanı, son olaylarda da Camia’yı hedef gösterdi ancak Doğu ve Güneydoğu’da 3 gün boyunca hayatı felç eden toplumsal olaylarda eğitim kurumlarına da büyük zarar verildi. Bölge genelinde çok sayıda banka, işyerinin yanı sıra 120 eğitim kurumu yakıldı. Özellikle Hakkâri, Şırnak ve Mardin’de Hizmet’e ait dershane, öğrenci yurdu ve okuma salonlarına molotoflu saldırılar düzenlendi. Diyarbakır’da 34’ü okul toplam 124 bina yakıldı. Şırnak’ta 2 dershane ateşe verildi. Bir okuma salonu ve bir yurt tahrip edildi. Mardin’de özel yurt, 2 dershane ve öğrenci yurduna molotof atıldı. Hakkâri ve Yüksekova’da 3 öğrenci yurdu, bir dershane ve bir okuma salonu yakıldı, bir yurt yağmalandı. Siirt ve Muş’ta da dershane ile yurtların yanı sıra Kur’an kursu bile yakıldı.
Zaman
Politika
12.10.2014
Erdoğan’danakıldışıiddiaErdoğan’dan akıl dışı iddia
Toplam "9" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti