Habergec.Com Aranan Kelimeler:burada aslan çok Değerlendirme: 10 / 10 497261
habergec.com
30.08.2014 Cumartesi
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler
Gazeteler
İnternet Siteleri
Televizyonlar
Radyolar
Diğer

:: Gruplar
 

burada aslan çok

'İnsaf! Bırakınız 28 Şubat’ı, Ortaçağ döneminin cadı avcılarını da geçtiniz'
Zaman
08.07.2014
12:09
Gazeteci, Yazar Nazlı Ilıcak “Cadı avıysa evet cadı avı” başlıklı yazısında AK Parti hükümetinin 28 Şubat döneminden 10 adım daha ileride olduğunu yazdı. Ilıcak, Hizmet hareketine karşı yapılanlara tepkisini, “İnsaf! Bırakınız 28 Şubat’ı, Ortaçağ döneminin cadı avcılarını da geçtiniz. AK Parti içinde vicdanı sızlayan bir tek kişi kalmadı mı?” sözleriyle dile getirdi.İşte Nazlı Ilıcak’ın Bugün Gazetesindeki o yazısı:Cadı avıysa evet cadı avı Tayyip Erdoğan, “Cadı avıysa, evet cadı avı başlatılacak” demişti. (13 Mayıs 2014.) İşte başladı. Ankara Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu Savcılığı’nın talimatı üzerine, Emniyet Genel Müdürlüğü harekete geçti. Terörle Mücadele Dairesi Başkanı Turgut Aslan, 30 ilin Emniyet Müdürlüğü’ne bir talep yazısı gönderdi. Radikal’in haberine göre, “gizli” ibareli bu yazıda, Fethullah Gülen ve Cemaati’nin elinde silahlı bir güç bulunup bulunmadığı, Ordu, Jandarma, MİT ve Emniyet birimleri içerisinde Cemaat’e bağlı/üye olanların silahlı bir eyleme kalkışmaları halinde hükümeti yıkabilecek veya Anayasa’yı ortadan kaldıracak güçlerinin olup olmadığının belirlenmesi isteniyor.AK Parti hükümetini tebrik etmek gerekiyor. 28 Şubat döneminden 10 adım ilerideler. O tarihte, “orduya sızan Cemaatçiler”den söz ediliyor, talep, okulların Milli Eğitim’e devredilmesiyle sınırlı kalıyordu. Nuh Mete Yüksel kanalıyla bir örgüt davası da açılmıştı ama bu davada, tek sanık örgüt lideri olarak tanımlanan Fethullah Gülen’di. Cemaat’e yakın diğer isimlerin üzerine gidilmemişti. Ayrıca Gülen’i bazı cinayetlerle irtibatlandırma çabaları da mevcut değildi. Gülen, o davadan beraat etti. (2008.) Hem de Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun kararıyla.Şimdi dosya, yeni baştan ve yeni suç isnatlarıyla açılıyor. Derin devlete mal edilebilecek çok sayıda cinayeti de Cemaat’in üzerine yıkma gayretlerine şahit oluyoruz. Mantık tatile çıkmış, akıl kiraya verilmiş; sadece husumet ve öfke var. Üzeyir Garih’i niçin Cemaat öldürsün ya da Hrant Dink’i veya Rahip Santoro’yu? Danıştay cinayeti, Ergenekon’un temelini teşkil ediyor. “İrticacı hükümete” karşı halkın daha duyarlı hale gelmesi için tertip edilen bir saldırıdan söz edebiliriz. Muzaffer Tekin, Veli Küçük… Bunların Alparslan Arslan ile ilişkileri ortaya dökülmedi mi? Alparslan Arslan’ın üzerinden, “Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Derneği” Başkanı Taner Ünal’ın kartviziti ile “Kuvay-ı Milliye Derneği”nin kimlik kartı çıkmadı mı? Hrant Dink yargılanırken aleyhinde protesto gösterilerine katılanlar, Ergenekon sanığı Kemal Kerinçsiz, Veli Küçük, Sevgi Erenerol, Muzaffer Tekin gibi isimler değil miydi?İnsaf! Bırakınız 28 Şubat’ı, Ortaçağ döneminin cadı avcılarını da geçtiniz. AK Parti içinde vicdanı sızlayan bir tek kişi kalmadı mı?3 ŞUBAT 201414 NİSAN 20144 NİSAN 20141 MAYIS 2014İşareti havuz medyasında verdiler, şimdi de cadı avını başlattılar.Güvercin tedirginliğiHayko Bağdat, Taraf Gazetesi’nde, İstanbul Yeşilköy semtindeki Latin Katolik Kilisesi’nden söz etmişti. (2 Temmuz 2014.) Kilisede görevli olan Doğan Yıldırım’dan naklen, vaftiz töreni sırasında 8 kişilik bir grubun kiliseye girdiklerini, insanları rahatsız ettiklerini, hakaret ettiklerini, o sırada yoldan geçen 3 polis ekibinin ise kilisenin dışına taşan olayları görmelerine rağmen müdahale etmediklerini yazmıştı. Cemaat, korkudan kiliseye gidemez olmuş. Hayko Bağdat, “Yakın tarihi unutup, birkaç gencin milli hassasiyeti deyip geçelim mi” diye soruyordu.Bu olay burada sona ermedi. Durumu, Hayko Bağdat’a açıklayan kilise mensupları baskıya uğradı: “Bir düzeltme yazısı yayınlayın. Polis gerekeni yapıyor mesajı verin. Bu yayınların bazı karanlık odakların işi olduğunu söyleyin.”Aynı zamanda, iktidarın sözcüsü Akşam Gazetesi, “Amaçları Türkiye’yi dünyaya rezil etmek” başlığıyla bir haber yayınladı. Haberde, “Türkiye’yi karıştırmak isteyen güçler, 2 sokak çocuğunun Yeşilköy Katolik Kilisesi’nin önünde yaptığı taşkınlığı, Hıristiyanlar’a yönelik saldırı olarak yaymaya başladılar” deniliyor ve Hayko Bağdat hedef gösteriliyordu.Hrant Dink’in, “Atatürk’ün manevi kızı Sabiha Gökçen Ermeni asıllıydı” haberini Agos’ta kullanması üzerine hedef gösterildiğini ve bir yazısı bahane edilerek Türklüğe hakaretten yargılandığını hatırlarsak, Hayko Bağdat’ın da “güvercin tedirginliği” yaşamasını doğal karşılayabiliriz.
Zaman
Ana Sayfa
08.07.2014
İnsafBırakınız28Şubat’ıOrtaçağdöneminincadıavcılarınıdageçtinizİnsaf Bırakınız 28 Şubat’ı Ortaçağ döneminin cadı avcılarını da geçtiniz
Can Bahadır Yüce - Coğrafya kaderdir
Zaman
01.07.2014
01:59
İkinci Dünya Savaşı’nın karanlık günlerinde Londra’ya düşen bombaları izlerken şiirleri üzerinde çalışan T.S. Eliot, yaptığı işin meşru olup olmadığını sorgulamıştı. O bombalar Ortadoğu’ya yıllardır, aralıksız düşüyor. Coğrafyamızda barış, iki savaş arasında bir mola sadece. Peki Ortadoğulu yazarlar, bombalar altında edebiyat yapmak meşru mu, tartışmasının neresinde?Edward Said bu coğrafyayı tanımak için siyasetin sınırlarından çıkıp edebi metinlere bakmak gerektiğini yıllar önce söylemişti, çağrısı yeterince karşılık bulmadı. Örneğin, Filistin’de yaşanan acılara dair onca tarih ve siyaset kitabı var -hangisi toprağını kaybetmenin trajedisini Hasan Kanafani kadar iyi anlatabilmiştir? Kanafani’nin Güneşteki Adamlar adlı kısa romanı dilimize de çevrilmişti, hem yayın dünyası hem de okurlar tarafından ıskalandı denilebilir.Yanı başımızda canlı kanlı bir edebiyat var, gelgelelim bakmıyoruz. Mahmud Derviş’ten haberdarız da Semih el-Kasım’ı tanımıyoruz mesela. Sadık Hidayet’in varoluşçuluğuna hayran olanlarımız Mahmud Devletabadi’nin karanlık dünyasından habersiz. Füruğ Ferruhzad ilgi devşirirken Simin Behbahani görülmüyor. Necip Mahfuz, Nobel almasaydı muhtemelen İbrahim Aslan gibi bizde az bilinen bir isim olarak kalacaktı, oysa Aslan’ı daha iyi bir yazar sayan Mısırlılar tanıdım. (Malum, Nobelli bir isim her zaman kendi dilinin en iyi yazarı, şairi olmuyor.) Kahire’nin sokaklarına Mahfuz’un yazdıklarından aşinaysak, Mısır hapishanelerinde çekilen acıları da Sunullah İbrahim sayesinde biliyoruz. Seyid Kutub, Abdülnasır’ın hapishanelerinde otuz ciltlik tefsirini yazarken, karşıt görüşteki Sunullah İbrahim de romanları için malzeme biriktiriyordu. Birkaç yıl önce Taha Muhammed Ali’nin biyografisiyle karşılaşınca şaşırmıştım: Köyü haritadan silinen o Arap şairi, doğru dürüst okula bile gitmeden, kendi kendini yetiştirerek dilinin en güçlü lirik seslerinden biri olmuş. Öte taraftan, bir Filistinli şair hakkında yazılmış tek biyografinin İngilizce olması durumu özetliyor sanırım. Coğrafya sadece yazılanları değil refleksleri de biçimlendiriyor: Birçok Mısırlı romancının Sisi darbesine sessizce destek verdiğini unutmayalım. Ortadoğulu yazarlar ölümlerin ve savaşın ortasında yazmanın meşruluğu üzerine değil, yaşananları nasıl kâğıda geçireceklerine kafa yoruyorlar artık. Ahmed Sâdevi geçen yıl Arap dünyasının saygın ödüllerinden birine değer görülen Frankenstein Bağdat’ta adlı romanında, Irak’ta yakın zamanda olup bitenleri, edebiyat tarihinin ünlü canavarını metafor olarak kullanıp zekice betimliyordu. “Herkesin herkesi öldürdüğü” bir kaosu anlatmak için daha iyi bir metafor olamaz, Bağdat’ta dolaşan bir Frankenstein: Belki de bugün Irak’ta yaşananları anlamanın tek yolu fantastik kurgudur. Sinan Antun, Yalnız Nar Ağacı romanında (İngilizceye The Corpse Washer -Ölü Yıkayıcı- adıyla çevrildi) heykeltıraş olmak isteyen bir gassalin iç çatışması üzerinden Saddam diktatörlüğünü anlattı. Halid Halife’nin Bu Şehrin Mutfaklarında Bıçak Yok romanı ise Suriye’de insanlığın nasıl yitirildiğini gösteren bir örnekti.Kan, ölüm ve şiddet: Bu coğrafyada bu kadar...Günlüklerini okurken aklıma takılmıştı: Mahmud Derviş başka topraklarda doğsa daha büyük bir lirik şair olur muydu? Gençliğinde Arap milliyetçiliğiyle suçlanmıştı, oysa Golda Meir’in “Filistinliler diye bir halk yoktur” sözlerine cevap vermek istemişti şiiriyle... Yaşadığı topraklar ona, “Aşk şiiri yazıyorsam, aşk şiiri yazmama izin vermeyen koşullara direniyorum.” dedirtti. Belki de aksine, tam da bu coğrafyadan çıktığı için Mahmud Derviş’ti o, doğduğu evi buldozerlerin dümdüz etmesi, bir Yahudi kızıyla yaşadığı imkânsız aşk ateşlemişti şiirini. O şiirler sadece burada, bu çağda yazılabilirdi. İngilizceye çevrilen seçme şiirlerine “Kelebeğin Yükü” adı verildiğinde çok sevinmiş Mahmud Derviş; ölümle, tarihle, ağıtla ilgili bir isim olmadığı için. Arapçanın büyük şairi belli ki bütün o acıları değil, çocukken peşinden koştuğu kelebekleri yazmak istemiş.Oysa İbn Haldun yüzyıllar önce söylemişti: Coğrafya kaderdir.
Zaman
Köşe Yazıları
01.07.2014
CanBahadırYüce-CoğrafyakaderdirCan Bahadır Yüce - Coğrafya kaderdir
Dalgalara kapılan genç boğularak can verdi
Zaman
29.06.2014
14:58
Sarıyerde arkadaşlarıyla denize giren 23 yaşındaki Hanifi Ören, boğularak hayatını kaybetti. Yaklaşık iki saat sonra kıyıya vuran Örenin cesedi arkadaşı tarafından güçlükle çıkarıldı.Olay Kısırkaya Plajında saat 10.30 sıralarında meydana geldi. Kağıthanede oturduğu öğrenilen Hanifi Ören iki arkadaşıyla birlikte serinlemek için denize girdi. Dalgalar sebebiyle kıyıya doğru yüzemeyen Ören, açığa doğru sürüklenmeye başladı. Arkadaşlarının tüm çabasına rağmen Ören, gözden kayboldu. İhbar üzerine olay yerine jandarma, sahil güvenlik ve sağlık ekipleri geldi. Yaklaşık 2 saat sahil güvenlik ekipleri Öreni bulmaya çalıştı. Yapılan çalışmalar sonrasında Ören, kıyıdan 50 metre açıkta bulundu. Sahil güvenlik botu kıyının sığ olması sebebiyle cesede yaklaşamadı. Cesedin çıkartılması için dalgıcın çalışma yapmadığı görüldü. Can simidiyle birlikte denize pantolon ve atletle giren bir görevli zor anlar yaşadı. Görevli, dalgalar dolayısıyla cesede yaklaşmakta güçlük çekti. Uzun uğraşlar sonucunda Örenin cesedi arkadaşı tarafından sudan çıkartıldı. Boğulan genç için arkadaşlarının çok mücadele ettiğini ifade eden görgü tanıklarından Cemal Aslan, Denizdeki genç sonunda gözlerden kayboldu. Çok tehlikeli burada denize girmek. Güvenlik yok. Cankurtaran yok. ifadelerini kullandı. Belediyenin sahildeki cankurtaranları kaldırdığına dikkat çeken çevre sakinleri ise, Burası halka açıldı. Şu anda da her hafta birileri ölüyor. Daha önce cankurtaran olduğu için hiç kimse ölmüyordu. şeklinde konuştu. Ceset ambulansla morga kaldırılırken, Örenin ailesi yasa boğuldu. Jandarmanın olayla ilgili soruşturması sürüyor. (CİHAN)
Zaman
Son Dakika
29.06.2014
DalgalarakapılangençboğularakcanverdiDalgalara kapılan genç boğularak can verdi
500 yıllık Kabe örtüsü onarıldı, Ulu Cami'de sergileniyor
Zaman
28.06.2014
16:04
Halifeliği Osmanoğullarına getiren Sultan Yavuz Sultan Selim tarafından Bursa Ulu Camiye hediye edilen 500 yıllık Kâbe kapısı örtüsü, uzun süren yenileme çalışmalarının ardından sergilenmeye başlandı.500 yıllık Kâbe kapısı örtüsü Mısırın fethiyle elde edilen kutsal emanetlerle birlikte İstanbula getirildikten sonra Yavuz Sultan Selim tarafından Bursa Ulu Camiye hediye edildi. Geçen sürede çeşitli nedenlerle zarar gören örtü, Nisan 2013te Büyükşehir Belediyesi Konservasyon Merkezinde bakıma alındı. El değmeden lazerle yapılan 6 aylık restorasyonun ardından eski haline dönüştürülen örtü, Ulu Camide oluşturulan iklimlendirmeli özel bir vitrinde sergilenmeye başladı. Tarihi camide minberin sol tarafında yapılan özel bölmede sergilenen Kabe kapı örtüsünü gören vatandaşlar ilgiyle inceleyip hatıra fotoğraf çektiriyor. Yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği Kabe örtüsü önünde dua edip namaz kılan vatandaşlar, Ramazanın ilk gününde bu sürprizle daha da mutlu olduklarını belirtti. İNSANIN SAATLERCE BAKASI GELİYORZiyaretçilerden Vedat Yıldız, Ramazanın ilk gününde Ulu Camiye geldik, İstanbuldan geldim. 500 yıllık Kabe örtüsünün çok güzel bir şekilde restore edildiğini gördüm. Çok güzel olmuş. Bu örtüyü görünce içim ürperdi, onun için cami, ortam müsait, çok güzel olmuş, Ramazanın ilk günü daha da mutlu olduk. dedi.Bilal Aslan ise şöyle konuştu: Burada 500 yıllık Kabe örtüsünü görünce insan tuhaf oluyor, tüyleri diken diken oluyor, insanın saatlerce bakası geliyor. Herkesin gelip görmesini tavsiye ederim.Ulu Camide böyle güzel bir sürprizle karşılaşmanın kendisini daha da sevindirdiğini belirten İrfan Kalay da şunları söyledi: Umarım Rabbim bunların gerçeğini de yerinde görmeyi nasip eder. 500 yıllık Kabe örtüsü olduğunu öğrendim, gördüm, mutlu oldum. Herkesin ziyaret etmesini görmesini tavsiye ederim.
Zaman
Son Dakika
28.06.2014
500yıllıkKabeörtüsüonarıldıUluCamidesergileniyor500 yıllık Kabe örtüsü onarıldı Ulu Camide sergileniyor
500 yıllık Kabe örtüsü onarıldı, Ulu Cami'de sergileniyor
Zaman
28.06.2014
16:04
Halifeliği Osmanoğullarına getiren Sultan Yavuz Sultan Selim tarafından Bursa Ulu Camiye hediye edilen 500 yıllık Kâbe kapısı örtüsü, uzun süren yenileme çalışmalarının ardından sergilenmeye başlandı.500 yıllık Kâbe kapısı örtüsü Mısırın fethiyle elde edilen kutsal emanetlerle birlikte İstanbula getirildikten sonra Yavuz Sultan Selim tarafından Bursa Ulu Camiye hediye edildi. Geçen sürede çeşitli nedenlerle zarar gören örtü, Nisan 2013te Büyükşehir Belediyesi Konservasyon Merkezinde bakıma alındı. El değmeden lazerle yapılan 6 aylık restorasyonun ardından eski haline dönüştürülen örtü, Ulu Camide oluşturulan iklimlendirmeli özel bir vitrinde sergilenmeye başladı. Tarihi camide minberin sol tarafında yapılan özel bölmede sergilenen Kabe kapı örtüsünü gören vatandaşlar ilgiyle inceleyip hatıra fotoğraf çektiriyor. Yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği Kabe örtüsü önünde dua edip namaz kılan vatandaşlar, Ramazanın ilk gününde bu sürprizle daha da mutlu olduklarını belirtti. İNSANIN SAATLERCE BAKASI GELİYORZiyaretçilerden Vedat Yıldız, Ramazanın ilk gününde Ulu Camiye geldik, İstanbuldan geldim. 500 yıllık Kabe örtüsünün çok güzel bir şekilde restore edildiğini gördüm. Çok güzel olmuş. Bu örtüyü görünce içim ürperdi, onun için cami, ortam müsait, çok güzel olmuş, Ramazanın ilk günü daha da mutlu olduk. dedi.Bilal Aslan ise şöyle konuştu: Burada 500 yıllık Kabe örtüsünü görünce insan tuhaf oluyor, tüyleri diken diken oluyor, insanın saatlerce bakası geliyor. Herkesin gelip görmesini tavsiye ederim.Ulu Camide böyle güzel bir sürprizle karşılaşmanın kendisini daha da sevindirdiğini belirten İrfan Kalay da şunları söyledi: Umarım Rabbim bunların gerçeğini de yerinde görmeyi nasip eder. 500 yıllık Kabe örtüsü olduğunu öğrendim, gördüm, mutlu oldum. Herkesin ziyaret etmesini görmesini tavsiye ederim.
Zaman
Ana Sayfa
28.06.2014
500yıllıkKabeörtüsüonarıldıUluCamidesergileniyor500 yıllık Kabe örtüsü onarıldı Ulu Camide sergileniyor
Haber turu
Zaman
08.06.2014
02:02
Bursa, Avrupa’yı hak etmedi’UEFA’nın, Sivasspor ve Eskişehirspor’a verdiği 1 yıllık ceza sonrası kafalar karıştı. Avrupa Ligi’ne katılma ihtimali beliren Bursaspor’da ise buruk bir mutluluk yaşanıyor.Bu yılki performanslarıyla Avrupa’da boy göstermeyi hak etmediklerini belirten Yeşil-Beyazlıların Başkanı Recep Bölükbaşı, kararın CAS’tan dönmesini istediklerini söyledi. Bölükbaşı, “Gönlüm, Sivas ile Eskişehir’in gitmesinden yana. Biz sekizinci olduk.” dedi.Aslan ve Kanarya parkeye iniyorBeko Basketbol Ligi play off final serisi üçüncü maçında bugün Galatasaray Liv Hospital, sahasında Fenerbahçe Ülker’i konuk edecek. Abdi İpekçi Spor Salonu’nda oynanacak karşılaşma saat 19.00’da başlayacak. Sarı-Lacivertliler, ilk karşılaşmayı 89-70, ikinci karşılaşmayı 74-73 kazanarak seride 2-0 öne geçmişti. 7 maç üzerinden oynanan seride 4 galibiyete ulaşan takım 2013-14 sezonunu şampiyon tamamlayacak.Nurullah Sağlam, G.Antep BBSK’daPTT 1. Lig’de mücadele eden Gaziantep BBSK’da, teknik direktörlük koltuğuna Nurullah Sağlam oturdu. Deneyimli hocayı 3 yıllığına Mavi-Beyazlı kulübe bağlayan sözleşme töreni, Divan Otel’de yapıldı. Sadece başarı kıstaslarını konuştuklarını belirten Sağlam, “İnşallah bundan 11 ay sonra bu topluluk birbirine kenetlenir. Çok daha büyük işlerin altına imza atarız. Edindiğim her şeyi bu kente borçluyum.” ifadelerini kullandı.Diego Costa, İspanya’da mutluAtletico Madrid’in bu sezon hem La Liga şampiyonluğu hem de Şampiyonlar Ligi’nde finale yükselmesinde büyük payı bulunan Diego Costa, İspanya Milli Takımı’nı seçtiği için pişmanlık duymadığını söyledi. Scolari’nin kendisini aramadığını belirten 25 yaşındaki golcü, “Konuştuğum tek menajer Vicente de Bosque’ydi. Burada çok mutluyum ve Dünya Kupası’nı kazanmak istiyorum.” dedi. Costa, geçtiğimiz sezon A.Madrid’de 36 gol attı.Kayseri Erciyes, transferde hızlıSüper Lig ekiplerinden Kayseri Erciyesspor, dış transfere hızlı girdi. Mavi-Siyahlılar, İsveç’in Malmö takımından sağbek Mahmut Özen, Mersin İ.Y.’den sol bek Anıl Karaer ve Fransa’nın Rennes takımının 27 yaşındaki stoperi John Boye ile anlaşma sağladı. Teknik direktör konusunda Bülent Korkmaz ve Uğur Tütüneker ile görüştüklerini belirten Başkan Ziya Eren, transferde de kulübe fayda sağlayacak genç isimleri kadrolarına katmak istediklerini söyledi.Akhisar, iç transferde sorun yaşamadıSüper Lig’de sezonu topladığı 44 puanla 10. sırada tamamlayan Akhisar Belediyespor, iç transferde Bilal Kısa, Uğur Demirok ve Oumar Niasse’ın sözleşmesini 1 yıl daha uzatmak istiyor. Ege temsilcisinin Basın Sözcüsü İbrahim Evren Acar, 2015’e kadar mukavelesi bulunan 3 oyuncuyla el sıkıştıklarını söyledi. Acar, takımın çiçeği burnunda çalıştırıcısı Mustafa Reşit Akçay’ın, transfer raporunu yönetime sunduğunu ve gerekeni yapacaklarını kaydetti.
Zaman
Spor
08.06.2014
HaberturuHaber turu
Ünal Aysal transferler hakkında konuştu
Zaman
05.06.2014
04:20
Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal Aysal, Rodolfho ve Astori dışında iki ismin daha transfer listelerinde olduğunu söyledi.Galatasaray TVde yayınlanan Aslan Meclisi programına katılan Başkan Aysal, göreve geldiği zaman kendisini mutfağa girmiş bir aşçı olarak gördüğünü belirterek, Dolaplarda ne var bunları öğrenmem zaman gerekti. Sonra bunlardan ne tip yemekler yapılabilir, müşterileri nasıl mutlu edebiliriz. Bizim müşterilerimiz; taraftarlarımız. Göz açıp kapayıncaya kadar zaman çabuk geçiyor. 24 saat 365 günlük bir çaba. Beni en çok mutlu eden bu. Bir yönetici gerçekleri kendisi yaşar ama rüyalarını başkasına yaşatır. Ben rüyalarımı taraftara yaşatmak için buradayım ama gerçekleri de kendim yaşıyorum. diye konuştu.Türkiye Liginde gelecek yıl uygulanacak olan 5+3 yabancı statüsünden dolayı eleştirilerine devam eden Başkan Ünal Aysal, Benden evvel bazı saygın kulüplerin yöneticileri yabancı sınırına müdahale etmek istediler ama biz daha çok etki etmek istedik. Bizi yöneten kurumlar var. Bizim üstümüzde bazı kurumlar var federasyon gibi. Maalesef biz burada ayağıma çelme atılmış hissediyoruz. Önemli olan Galatasarayın marka değeri değil, Türkiyenin marka değeri. Türkiyenin marka değerini dışarıda aldığımız başarılarla elde edebilirsiniz. Buna dünyanın her yerinde devletler yardım eder. Kanunun imkan verdiği nispette sular bu başarıyı. Biz ise kurutma yöntemini seçtik. Biz Real Madrid ile oynuyoruz, 10 yabancı oyuncuları var 1 İspanyol. O, 10 yabancı oyuncu dünyanın en iyi oyuncuları. Ben kendi oyuncularımı Türkiyeden seçmek zorundayım. Benim seçme saham son derece kısıtlı. Bu yüzden böyle bir yarışmada bizim başarısız olma olasılığımız çok yüksek. Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş kaybedince Türkiye kaybediyor. Bu algıyı bu şekilde yönetmek ve duyurmak lazım. Bunu yapmadığınız sürece bizden başarı beklemek çok zor. dedi.Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu hakkındaki görüşlerinin negatif olduğunu dile getiren Başkan, sözlerini şöyle sürdürdü:Bugüne kadarki federasyon hakkındaki izlenimim negatif. Her defasında yanlış kararlarla karşılaştık. Galatasaray stadı 3 yıldır kapanmadı son ayda 2 kez kapandı. Kenarda köşede 6 kişinin 7 saniyeyi bulan bir küfür vs… Böyle bir işlem 55 bin kişinin haklarını zedeler hale geldi. Biz kulüplerin çok büyük yükümlülükleri var. Biz, vergilerimizi ödemek yükümlülüğü içindeyiz. Biz, para kazanmak üzere kurulmadık, biz, kamuya hizmet etmek için kurulmuş bir müesseseyiz. Biz, sanki dışarıdan bir kara borsacı muamelesi görüyoruz. Federasyon da devlet de böyle görüyor. Buna karşı reaksiyonumuz bazen sert olabiliyor. Bu da herhalde anlayışla karşılayabiliriz. TFFnin devamlılığını biz, Galatasaraylı olarak bunu tek başımıza yönlendiremeyiz. Biz, TFFnin devamı yönünde bir oy kullanmayacağız. Bu eşyanın tabiatına aykırı. TFFden bugüne kadar görmüş olduğumuz her türlü davranış Galatasaraya karşıydı. Emin olun bir sürü kulübe de, Türk sporuna karşı davranışları vardı. Ben, şu takımı bu takımı tutuyor demeyeceğim. TFFnin Türk sporuna hizmet etmek için kurulduğuna inanırsak, 3 senedir böyle bir hizmet yok. Teker teker kişilere baktığınız vakit sevdiğim insanlar ama bir araya geldikleri vakit başarılı sayılamazlar.Öte yandan bazı çevreler tarafından saha içinde yaptığı hareketlerden dolayı eleştirilen futbolcuları Meloya da sahip çıkan Ünal Aysal, Felipe Melo her şeyden evvel Galatasarayın en başarılı oyuncularından biri. Yaşayarak oynayan bir oyuncu. 90 dakikayı dolu dolu oynuyor. Böyle bir oyuncunun her geçen dakika adrenalinle yüklenmesi kadar doğal bir şey yok. Reaksiyonları bazen sert olabilir. Ayrıca dünyada futbol bu kadar yumuşak oynanan bir oyun değil. Türkiye dışında daha sert. Bu çocuklar yurt dışından geliyor. Melo ve Brezilyalılar futbolu sokaktan öğrendiler. Bu kültürün arkasında yaşama, ayakta kalma iç güdüsü var. Bu içgüdü sahaya yansıyınca bazı olaylar sahaya yansıyabiliyor. Ama bu, oyuncunun kötü veya terbiyesiz olduğunu göstermez. Felipe Melo bizim kontrolümüzde Galatasaraya ve Türk sporuna faydalı olmaya devam edecek ve yolunu kesmek istemediğimiz bir futbolcu. şeklinde konuştu.Aysal, UEFAnın Galatasaraya bakışının müspet olduğunu ve Galatasarayın Şampiyonlar Ligine katılmasından dolayı da çok mutlu olduklarını ifade etti.TRANSFER KONUSUBaşkan Ünal Aysal, gelecek yılki transfer politikaları hakkında da şunları kaydetti:Fazla transfer düşünmüyoruz. Çünkü biz Şubat ayında bu hakkımızı fazlasıyla kullandık ama bunu yaparken bir program dahilinde yaptık. Aldığımız oyuncuların çoğu genç oyunculardı. Onlar istikbal için hazırlanan futbolcular. Oynayabilecek olanlar zaten oynadı. Önümüzdeki sene oyuncuların daha büyük bir kesimi oynamaya başlayacak. Ama bizde hiçbir takımda olmayan bir kadro zenginliği var. Bizim 12-13 oyuncumuzu ya bir yerlere kiralamamız gerekiyor. Çünkü bizde oynayamıyorlar. Bir kısmı il
Zaman
Ana Sayfa
05.06.2014
ÜnalAysaltransferlerhakkındakonuştuÜnal Aysal transferler hakkında konuştu
Ünal Aysal transferler hakkında konuştu
Zaman
05.06.2014
02:20
Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal Aysal, Rodolfho ve Astori dışında iki ismin daha transfer listelerinde olduğunu söyledi.Galatasaray TVde yayınlanan Aslan Meclisi programına katılan Başkan Aysal, göreve geldiği zaman kendisini mutfağa girmiş bir aşçı olarak gördüğünü belirterek, Dolaplarda ne var bunları öğrenmem zaman gerekti. Sonra bunlardan ne tip yemekler yapılabilir, müşterileri nasıl mutlu edebiliriz. Bizim müşterilerimiz; taraftarlarımız. Göz açıp kapayıncaya kadar zaman çabuk geçiyor. 24 saat 365 günlük bir çaba. Beni en çok mutlu eden bu. Bir yönetici gerçekleri kendisi yaşar ama rüyalarını başkasına yaşatır. Ben rüyalarımı taraftara yaşatmak için buradayım ama gerçekleri de kendim yaşıyorum. diye konuştu.Türkiye Liginde gelecek yıl uygulanacak olan 5+3 yabancı statüsünden dolayı eleştirilerine devam eden Başkan Ünal Aysal, Benden evvel bazı saygın kulüplerin yöneticileri yabancı sınırına müdahale etmek istediler ama biz daha çok etki etmek istedik. Bizi yöneten kurumlar var. Bizim üstümüzde bazı kurumlar var federasyon gibi. Maalesef biz burada ayağıma çelme atılmış hissediyoruz. Önemli olan Galatasarayın marka değeri değil, Türkiyenin marka değeri. Türkiyenin marka değerini dışarıda aldığımız başarılarla elde edebilirsiniz. Buna dünyanın her yerinde devletler yardım eder. Kanunun imkan verdiği nispette sular bu başarıyı. Biz ise kurutma yöntemini seçtik. Biz Real Madrid ile oynuyoruz, 10 yabancı oyuncuları var 1 İspanyol. O, 10 yabancı oyuncu dünyanın en iyi oyuncuları. Ben kendi oyuncularımı Türkiyeden seçmek zorundayım. Benim seçme saham son derece kısıtlı. Bu yüzden böyle bir yarışmada bizim başarısız olma olasılığımız çok yüksek. Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş kaybedince Türkiye kaybediyor. Bu algıyı bu şekilde yönetmek ve duyurmak lazım. Bunu yapmadığınız sürece bizden başarı beklemek çok zor. dedi.Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu hakkındaki görüşlerinin negatif olduğunu dile getiren Başkan, sözlerini şöyle sürdürdü:Bugüne kadarki federasyon hakkındaki izlenimim negatif. Her defasında yanlış kararlarla karşılaştık. Galatasaray stadı 3 yıldır kapanmadı son ayda 2 kez kapandı. Kenarda köşede 6 kişinin 7 saniyeyi bulan bir küfür vs… Böyle bir işlem 55 bin kişinin haklarını zedeler hale geldi. Biz kulüplerin çok büyük yükümlülükleri var. Biz, vergilerimizi ödemek yükümlülüğü içindeyiz. Biz, para kazanmak üzere kurulmadık, biz, kamuya hizmet etmek için kurulmuş bir müesseseyiz. Biz, sanki dışarıdan bir kara borsacı muamelesi görüyoruz. Federasyon da devlet de böyle görüyor. Buna karşı reaksiyonumuz bazen sert olabiliyor. Bu da herhalde anlayışla karşılayabiliriz. TFFnin devamlılığını biz, Galatasaraylı olarak bunu tek başımıza yönlendiremeyiz. Biz, TFFnin devamı yönünde bir oy kullanmayacağız. Bu eşyanın tabiatına aykırı. TFFden bugüne kadar görmüş olduğumuz her türlü davranış Galatasaraya karşıydı. Emin olun bir sürü kulübe de, Türk sporuna karşı davranışları vardı. Ben, şu takımı bu takımı tutuyor demeyeceğim. TFFnin Türk sporuna hizmet etmek için kurulduğuna inanırsak, 3 senedir böyle bir hizmet yok. Teker teker kişilere baktığınız vakit sevdiğim insanlar ama bir araya geldikleri vakit başarılı sayılamazlar.Öte yandan bazı çevreler tarafından saha içinde yaptığı hareketlerden dolayı eleştirilen futbolcuları Meloya da sahip çıkan Ünal Aysal, Felipe Melo her şeyden evvel Galatasarayın en başarılı oyuncularından biri. Yaşayarak oynayan bir oyuncu. 90 dakikayı dolu dolu oynuyor. Böyle bir oyuncunun her geçen dakika adrenalinle yüklenmesi kadar doğal bir şey yok. Reaksiyonları bazen sert olabilir. Ayrıca dünyada futbol bu kadar yumuşak oynanan bir oyun değil. Türkiye dışında daha sert. Bu çocuklar yurt dışından geliyor. Melo ve Brezilyalılar futbolu sokaktan öğrendiler. Bu kültürün arkasında yaşama, ayakta kalma iç güdüsü var. Bu içgüdü sahaya yansıyınca bazı olaylar sahaya yansıyabiliyor. Ama bu, oyuncunun kötü veya terbiyesiz olduğunu göstermez. Felipe Melo bizim kontrolümüzde Galatasaraya ve Türk sporuna faydalı olmaya devam edecek ve yolunu kesmek istemediğimiz bir futbolcu. şeklinde konuştu.Aysal, UEFAnın Galatasaraya bakışının müspet olduğunu ve Galatasarayın Şampiyonlar Ligine katılmasından dolayı da çok mutlu olduklarını ifade etti.TRANSFER KONUSUBaşkan Ünal Aysal, gelecek yılki transfer politikaları hakkında da şunları kaydetti:Fazla transfer düşünmüyoruz. Çünkü biz Şubat ayında bu hakkımızı fazlasıyla kullandık ama bunu yaparken bir program dahilinde yaptık. Aldığımız oyuncuların çoğu genç oyunculardı. Onlar istikbal için hazırlanan futbolcular. Oynayabilecek olanlar zaten oynadı. Önümüzdeki sene oyuncuların daha büyük bir kesimi oynamaya başlayacak. Ama bizde hiçbir takımda olmayan bir kadro zenginliği var. Bizim 12-13 oyuncumuzu ya bir yerlere kiralamamız gerekiyor. Çünkü bizde oynayamıyorlar. Bir kı
Zaman
Son Dakika
05.06.2014
ÜnalAysaltransferlerhakkındakonuştuÜnal Aysal transferler hakkında konuştu
Umarım Köşk seçiminde Trafoya kedi girmez
Zaman
03.06.2014
03:50
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, herkesin demokratik bir Köşk seçimi istediğini belirterek “Umuyoruz bu seçimlerde de bir kedi trafoya girmez ve bu seçimlere de şaibe düşmez.” dedi.Türkiye’de güçler ayrılığı ilkesinin sağlıklı işlemediğini anlatan Kılıçdaroğlu, seçilecek cumhurbaşkanının bütün dengelerin sağlıklı çalışması için çaba harcayacak birisi olması gerektiğini vurguladı. Cumhurbaşkanlığı seçimleri için sivil toplum kuruluşlarını ziyaret etmeyi sürdüren CHP lideri Kılıçdaroğlu, dün DİSK, Türk-İş ve KESK’i ziyaret etti. Bazı partili yöneticilerle birlikte Türk-İş Başkanı Ergün Atalay’ı ziyaret eden Kılıçdaroğlu, görüşme sonrasında Atalay’la birlikte gazetecilere açıklamalarda bulundu. Bünyesinde milyonlarca insanı barındıran sivil toplum kuruluşlarının Köşk seçimlerine ilişkin görüşlerinin kendileri için önemli olduğunu belirten CHP lideri, “Toplumun her kesimini kucaklayan ve toplumu mutlu kılan bir cumhurbaşkanı seçilmesi için özen gösteriyoruz. Seçimin sorunsuz olması yönünde güzel bir talep var. Eğer demokrasi gelişmişse, insanların etik değerleri gelişmişse zaten seçimler sorunsuz olur. Umuyoruz bu seçimlerde de bir kedi bir trafoya girmez de bu seçimlere yine şaibe düşmez diye. En büyük arzumuz o. Çünkü seçimlerin güvenlik içinde olması, güven içinde yapılması çok çok önemli.” diye konuştu. Türk-İş Başkanı Atalay da Türk-İş’in herkesi kucaklayan bir cumhurbaşkanı istediğini belirterek, “Herkesin mutlu olduğu, kavganın, gürültünün olmadığı bir ülkede yaşamak istiyor herkes. Bizim de bu ağustosta yapılacak cumhurbaşkanlığı seçiminde bundan başka bir şey düşünmemiz mümkün değil.” şeklinde konuştu. CHP lideri Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin “Mansur Yavaş’ın cumhurbaşkanlığı için CHP adayı olma ihtimali var?” şeklindeki soruya, “Sayın Yavaş elbette bir değerlendirme yapacaktır. Biz isim bazında şu ana kadar hiçbir değerlendirme yapmadık, yapmamaya da özen gösteriyoruz. Önce ilkeler üzerinde bir anlaşma sağlayalım diye temaslarımızı sürdürüyoruz. Önümüzdeki süreç içerisinde sanıyorum biraz daha net görüşler ortaya çıkmış olacak.” şeklinde cevap verdi.Yalova onurlu bir direniş gösterdiÖnceki gün yapılan seçimlerin sonuçlarına ve Yalova’da seçimi kazanmalarına ilişkin bir soru üzerine de CHP lideri şu değerlendirmeyi yaptı: “Yapılan seçimlerin sağlıklı sonuçlanması önemli. Yalova konusunda çok ciddi baskılar vardı ama belediye başkan adayımız gerçekten toplumun her kesimini kucaklıyordu. Bu vesileyle ben bütün Yalovalılara teşekkür etmek isterim. Onurlu bir duruş sergilediler. Belediye başkanımız da seçildikten sonra bütün Yalovalılara hizmet sunacak.” Kılıçdaroğlu, Twitter hesabından da “Yalova’da hak yiyen değil hak eden kazandı. Teşekkürler Yalova” mesajını paylaştı. CHP lideri Kılıçdaroğlu, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) ziyareti sonrasında cumhurbaşkanlığı seçimleri konusunda benzer açıklamalar yaparken, hükümete yakın medyaya yüklendi. Çağdaş demokrasilerde güçler ayrılığı ilkesi olduğunu, bütün yetkilerin bir kişide toplanmadığını belirten Kılıçdaroğlu, “Bizden daha ileride olan toplumlarda dördüncü bir güç vardır, o da halkın gözü, kulağı ve sesi olan medya. Bizde medya maalesef büyük ölçüde iktidarın kontrolüne girdiği için bağımsız bir medyadan söz etmek mümkün değil.” dedi.TEDAVİ EDİLEN SOMALI ÇOCUKLARI ZİYARET ETTİCHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu dün ayrıca Başkent Üniversitesi Hastanesi’nde tedavi altına alınan Somalı ailelerin çocuklarını ziyaret etti. Madenci çocukları 2 yaşındaki Mertcan Cin ve 1,5 yaşındaki Mustafa Aslan’ın tedavileri ile ilgili hastane sahibi CHP Zonguldak Milletvekili Mehmet Haberal’dan bilgi alan Kılıçdaroğlu, çocukların sağlığı ile ilgili endişe verici bir durumun olmadığını, gerekli tüm müdahalelerin doktorlarca yapıldığını görmekten mutlu olduğunu belirtti. Kılıçdaroğlu, “Eşim Selvi Hanım ziyareti sırasında tanışmış. Aileler çocukların tedavileri ile ilgili endişe içinde olduklarını söyleyince burada bakımlarının yapılmasını Haberal sağladı. Çok şükür gerekli tüm müdahaleler zamanında yapılıyor. Kendilerine acil şifalar diledim. Umarım acı ve sıkıntıları büyümeden Soma’daki hayatlarına dönerler.” dedi.
Zaman
Ana Sayfa
03.06.2014
UmarımKöşkseçimindeTrafoyakedigirmezUmarım Köşk seçiminde Trafoya kedi girmez
Umarım Köşk seçiminde Trafoya kedi girmez
Zaman
03.06.2014
02:11
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, herkesin demokratik bir Köşk seçimi istediğini belirterek “Umuyoruz bu seçimlerde de bir kedi trafoya girmez ve bu seçimlere de şaibe düşmez.” dedi.Türkiye’de güçler ayrılığı ilkesinin sağlıklı işlemediğini anlatan Kılıçdaroğlu, seçilecek cumhurbaşkanının bütün dengelerin sağlıklı çalışması için çaba harcayacak birisi olması gerektiğini vurguladı. Cumhurbaşkanlığı seçimleri için sivil toplum kuruluşlarını ziyaret etmeyi sürdüren CHP lideri Kılıçdaroğlu, dün DİSK, Türk-İş ve KESK’i ziyaret etti. Bazı partili yöneticilerle birlikte Türk-İş Başkanı Ergün Atalay’ı ziyaret eden Kılıçdaroğlu, görüşme sonrasında Atalay’la birlikte gazetecilere açıklamalarda bulundu. Bünyesinde milyonlarca insanı barındıran sivil toplum kuruluşlarının Köşk seçimlerine ilişkin görüşlerinin kendileri için önemli olduğunu belirten CHP lideri, “Toplumun her kesimini kucaklayan ve toplumu mutlu kılan bir cumhurbaşkanı seçilmesi için özen gösteriyoruz. Seçimin sorunsuz olması yönünde güzel bir talep var. Eğer demokrasi gelişmişse, insanların etik değerleri gelişmişse zaten seçimler sorunsuz olur. Umuyoruz bu seçimlerde de bir kedi bir trafoya girmez de bu seçimlere yine şaibe düşmez diye. En büyük arzumuz o. Çünkü seçimlerin güvenlik içinde olması, güven içinde yapılması çok çok önemli.” diye konuştu. Türk-İş Başkanı Atalay da Türk-İş’in herkesi kucaklayan bir cumhurbaşkanı istediğini belirterek, “Herkesin mutlu olduğu, kavganın, gürültünün olmadığı bir ülkede yaşamak istiyor herkes. Bizim de bu ağustosta yapılacak cumhurbaşkanlığı seçiminde bundan başka bir şey düşünmemiz mümkün değil.” şeklinde konuştu. CHP lideri Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin “Mansur Yavaş’ın cumhurbaşkanlığı için CHP adayı olma ihtimali var?” şeklindeki soruya, “Sayın Yavaş elbette bir değerlendirme yapacaktır. Biz isim bazında şu ana kadar hiçbir değerlendirme yapmadık, yapmamaya da özen gösteriyoruz. Önce ilkeler üzerinde bir anlaşma sağlayalım diye temaslarımızı sürdürüyoruz. Önümüzdeki süreç içerisinde sanıyorum biraz daha net görüşler ortaya çıkmış olacak.” şeklinde cevap verdi.Yalova onurlu bir direniş gösterdiÖnceki gün yapılan seçimlerin sonuçlarına ve Yalova’da seçimi kazanmalarına ilişkin bir soru üzerine de CHP lideri şu değerlendirmeyi yaptı: “Yapılan seçimlerin sağlıklı sonuçlanması önemli. Yalova konusunda çok ciddi baskılar vardı ama belediye başkan adayımız gerçekten toplumun her kesimini kucaklıyordu. Bu vesileyle ben bütün Yalovalılara teşekkür etmek isterim. Onurlu bir duruş sergilediler. Belediye başkanımız da seçildikten sonra bütün Yalovalılara hizmet sunacak.” Kılıçdaroğlu, Twitter hesabından da “Yalova’da hak yiyen değil hak eden kazandı. Teşekkürler Yalova” mesajını paylaştı. CHP lideri Kılıçdaroğlu, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) ziyareti sonrasında cumhurbaşkanlığı seçimleri konusunda benzer açıklamalar yaparken, hükümete yakın medyaya yüklendi. Çağdaş demokrasilerde güçler ayrılığı ilkesi olduğunu, bütün yetkilerin bir kişide toplanmadığını belirten Kılıçdaroğlu, “Bizden daha ileride olan toplumlarda dördüncü bir güç vardır, o da halkın gözü, kulağı ve sesi olan medya. Bizde medya maalesef büyük ölçüde iktidarın kontrolüne girdiği için bağımsız bir medyadan söz etmek mümkün değil.” dedi.TEDAVİ EDİLEN SOMALI ÇOCUKLARI ZİYARET ETTİCHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu dün ayrıca Başkent Üniversitesi Hastanesi’nde tedavi altına alınan Somalı ailelerin çocuklarını ziyaret etti. Madenci çocukları 2 yaşındaki Mertcan Cin ve 1,5 yaşındaki Mustafa Aslan’ın tedavileri ile ilgili hastane sahibi CHP Zonguldak Milletvekili Mehmet Haberal’dan bilgi alan Kılıçdaroğlu, çocukların sağlığı ile ilgili endişe verici bir durumun olmadığını, gerekli tüm müdahalelerin doktorlarca yapıldığını görmekten mutlu olduğunu belirtti. Kılıçdaroğlu, “Eşim Selvi Hanım ziyareti sırasında tanışmış. Aileler çocukların tedavileri ile ilgili endişe içinde olduklarını söyleyince burada bakımlarının yapılmasını Haberal sağladı. Çok şükür gerekli tüm müdahaleler zamanında yapılıyor. Kendilerine acil şifalar diledim. Umarım acı ve sıkıntıları büyümeden Soma’daki hayatlarına dönerler.” dedi.
Zaman
Politika
03.06.2014
UmarımKöşkseçimindeTrafoyakedigirmezUmarım Köşk seçiminde Trafoya kedi girmez
Gomis 'Aslan' olmaya çok yakın
Zaman
27.05.2014
02:09
Galatasaray, Didier Drogba’dan boşalan forvet hattına Lyon’un başarılı golcüsü Bafetimbi Gomis’i düşünüyor. Fransız futbolcu ile temasa geçen Sarı-Kırmızılılar, bu transfer için bonservis bedeli ödemeyecek. Aslan, bazı yabancı oyuncularla da yollarını ayıracak.Galatasaray yabancı forvet konusunda ilk adayını belirledi. Sözleşmesi biten Fildişi Sahilili futbolcu Didier Drogba’yla yola devam etmeyen Sarı-Kırmızılılar, Lyon’un başarılı golcüsü Bafetimbi Gomis için temaslara başladı. NTV Spor’a göre Galatasaray Başkanı Ünal Aysal’ın danışmanı Bülent Tulun, Fransa’ya giderek Gomis transferini bitirmek üzere gerekli görüşmeleri yaptı. 29 yaşındaki forvetin Fransız kulübüyle sözleşmesi sona ermesinden dolayı herhangi bonservis bedeli ödemeyecek olan Cim Bom, Gomis’i Türkiye’ye getirmeyi amaçlıyor.Fransız golcünün de Süper Lig’de forma giyme isteği bu transferin gerçekleşme olasılığını artırıyor. Geçtiğimiz günlerde Mevlüt Erdinç için başkan Aysal ve danışmanı Tulun ile İstanbul’da bir görüşme yapan menajer Pierre Frelot aynı zamanda Gomis’in de transfer işlerini yürütüyor.Beşiktaş ve Trabzonspor’un da gündeminde olan Gomis için ilk etapta kulüpler arasındaki ilişkiyi bozmamak adına ısrarcı olmayan Sarı-Kırmızılılar, Fransız yıldızın İstanbul’da oynama isteği üzerine harekete geçti. Bülent Tulun, Fransa’da yaptığı görüşmelerden olumlu yanıt aldı. Ancak Galatasaray’ın elindeki yabancı sayısının çokluğu, Gomis için yer açmayı mecbur kılıyor. Bu doğrultuda Sarı-Kırmızılılar, Teknik Direktör Roberto Mancini’nin verdiği rapora göre elindeki yabancı oyunculardan bazılarıyla yolları ayıracak. Galatasaray, yabancı kontenjanında yer açmak için giden Drogba’yla beraber, Emanuel Eboue, Burdisso ve Dany’yle el sıkışarak yollarını ayırmayı planlıyor. Aslan ayrıca Amrabat’ı yeni sezonda da kiralık olarak başka bir takımda oynatmayı düşünüyor.Karabükspor’dan İshak Doğan’ı kadrosuna katmak isteyen Cim Bom genç oyuncu için girişimlerini sürdürüyor. Karabükspor yönetimi de İshak Doğan’ı takasla değil ancak bonservis bedeliyle satabileceğini belirtti. Galatasaray ayrıca Mevlüt Erdinç transferinde de Fransa’nın St. Etienne kulübüne Dany’yi önermeye hazırlanıyor.2 yıl daha Galatasaray’dayımGalatasaray’ın kalecisi Fernando Muslera, en az iki yıl daha Sarı-Kırmızılı formayı giyeceğini söyledi. Performansıyla, Avrupa devlerinin transfer listesine giren Uruguaylı file bekçisi, “Burada çok iyi karşılandım. Galatasaray’la iki yıl daha sözleşmem var ve İstanbul’da çok mutluyum.” dedi. 2014 Dünya Kupası’nda Uruguay’ın şansını değerlendiren başarılı kaleci, “Milli takım olarak güçlü bir kadroya sahibiz. Süper bir atak gücümüz ve en az onun kadar iyi de bir savunma hattımız var. Cavani ve Suarez beni en fazla etkileyen forvet ikilisi. Cacares ise gördüğüm en iyi futbolculardan.” şeklinde konuştu.
Zaman
Ana Sayfa
27.05.2014
GomisAslanolmayaçokyakınGomis Aslan olmaya çok yakın
Gomis 'Aslan' olmaya çok yakın
Zaman
27.05.2014
02:02
Galatasaray, Didier Drogba’dan boşalan forvet hattına Lyon’un başarılı golcüsü Bafetimbi Gomis’i düşünüyor. Fransız futbolcu ile temasa geçen Sarı-Kırmızılılar, bu transfer için bonservis bedeli ödemeyecek. Aslan, bazı yabancı oyuncularla da yollarını ayıracak.Galatasaray yabancı forvet konusunda ilk adayını belirledi. Sözleşmesi biten Fildişi Sahilili futbolcu Didier Drogba’yla yola devam etmeyen Sarı-Kırmızılılar, Lyon’un başarılı golcüsü Bafetimbi Gomis için temaslara başladı. NTV Spor’a göre Galatasaray Başkanı Ünal Aysal’ın danışmanı Bülent Tulun, Fransa’ya giderek Gomis transferini bitirmek üzere gerekli görüşmeleri yaptı. 29 yaşındaki forvetin Fransız kulübüyle sözleşmesi sona ermesinden dolayı herhangi bonservis bedeli ödemeyecek olan Cim Bom, Gomis’i Türkiye’ye getirmeyi amaçlıyor.Fransız golcünün de Süper Lig’de forma giyme isteği bu transferin gerçekleşme olasılığını artırıyor. Geçtiğimiz günlerde Mevlüt Erdinç için başkan Aysal ve danışmanı Tulun ile İstanbul’da bir görüşme yapan menajer Pierre Frelot aynı zamanda Gomis’in de transfer işlerini yürütüyor.Beşiktaş ve Trabzonspor’un da gündeminde olan Gomis için ilk etapta kulüpler arasındaki ilişkiyi bozmamak adına ısrarcı olmayan Sarı-Kırmızılılar, Fransız yıldızın İstanbul’da oynama isteği üzerine harekete geçti. Bülent Tulun, Fransa’da yaptığı görüşmelerden olumlu yanıt aldı. Ancak Galatasaray’ın elindeki yabancı sayısının çokluğu, Gomis için yer açmayı mecbur kılıyor. Bu doğrultuda Sarı-Kırmızılılar, Teknik Direktör Roberto Mancini’nin verdiği rapora göre elindeki yabancı oyunculardan bazılarıyla yolları ayıracak. Galatasaray, yabancı kontenjanında yer açmak için giden Drogba’yla beraber, Emanuel Eboue, Burdisso ve Dany’yle el sıkışarak yollarını ayırmayı planlıyor. Aslan ayrıca Amrabat’ı yeni sezonda da kiralık olarak başka bir takımda oynatmayı düşünüyor.Karabükspor’dan İshak Doğan’ı kadrosuna katmak isteyen Cim Bom genç oyuncu için girişimlerini sürdürüyor. Karabükspor yönetimi de İshak Doğan’ı takasla değil ancak bonservis bedeliyle satabileceğini belirtti. Galatasaray ayrıca Mevlüt Erdinç transferinde de Fransa’nın St. Etienne kulübüne Dany’yi önermeye hazırlanıyor.2 yıl daha Galatasaray’dayımGalatasaray’ın kalecisi Fernando Muslera, en az iki yıl daha Sarı-Kırmızılı formayı giyeceğini söyledi. Performansıyla, Avrupa devlerinin transfer listesine giren Uruguaylı file bekçisi, “Burada çok iyi karşılandım. Galatasaray’la iki yıl daha sözleşmem var ve İstanbul’da çok mutluyum.” dedi. 2014 Dünya Kupası’nda Uruguay’ın şansını değerlendiren başarılı kaleci, “Milli takım olarak güçlü bir kadroya sahibiz. Süper bir atak gücümüz ve en az onun kadar iyi de bir savunma hattımız var. Cavani ve Suarez beni en fazla etkileyen forvet ikilisi. Cacares ise gördüğüm en iyi futbolculardan.” şeklinde konuştu.
Zaman
Spor
27.05.2014
GomisAslanolmayaçokyakınGomis Aslan olmaya çok yakın
Aslan, avrupa’ya direkt uçtu
Zaman
18.05.2014
02:16
Süper Lig’de ikincilik mücadelesi veren Galatasaray, kümede kalmayı garantileyen Kayseri Erciyesspor’u Burak ve Umut’un golleriyle 2-1 mağlup etti. Konuk ekibin tek sayısı Mangane’den geldi. Sarı-Kırmızılılar, bu sonuçla Fenerbahçe’nin cezasından dolayı Şampiyonlar Ligi’ne direkt katılma hakkı kazandı.MESUT YILDIRIM İSTANBULFenerbahçe’ye şampiyonluğu kaptırarak dördüncü yıldızı takma hayalini seneye bırakan Galatasaray, ligin son maçında Kayseri Erciyes’i 2-1 yendi. Sarı-Kırmızılılar, sezonu ikinci bitirerek, Şampiyonlar Ligi’ne doğrudan katılmayı hedefliyordu. Bu ciddiyetle Erciyes’i ağırlayan Cim Bom’da Teknik Direktör Roberto Mancini son haftalarda kazanan kadrosunu bozmadı. Sadece Alex Telles’i yedek bırakan İtalyan hoca, müsabakanın gidişatına göre taktik anlayışına renk verecekti. Ligde kalmayı geçen hafta garantileyerek rahat nefes alan Hikmet Karaman ve öğrencileri için karşılaşmanın pek anlamı kalmamıştı. Fakat mücadele başladığında kazın ayağının öyle olmadığı göründü. Konuk takım, ciddiyeti ve inatçılığıyla ilk dakikada Galatasaray’ın başına iş açacağa benziyordu. Sneijder, ilk şutunu 15. dakikada çekti. Ancak kaleci Gökhan yerindeydi. Sağlı sollu ataklarla Erciyes’i bunaltan Cim Bom, son vuruşlarda oldukça yetersizdi. Melo, 22’de uzaktan şansını deneyen isimdi. Enfes şuta kaleci aynı güzellikle cevap verdi. Umut Bulut ile Burak Yılmaz’ın kaçırma yarışına girdiği bölümlerde ikincilik yarışındaki Beşiktaş, golü bularak Galatasaray’ın önüne geçti. 34’te Sneijder, Yekta’nın pasıyla kale içine hareketlendi. Kaleciyi de geçen Hollandalı, maçın net pozisyonunda topu dışarıya nişanladı. Aslan, ikinci yarıya golle başladı. Santradan bir dakika geçmişti ki Chedjou, kaptığı topu Sneijder’e verdi. Wesley’in kale alanına çevirdiği meşin yuvarlağı Burak Yılmaz iyi takip etti: 1-0. 75’te Umut Bulut çıktı sahneye. Selçuk, duran topu güzel kesti. Umut’a dokunmak kaldı: 2-0. 81’de Da Silva net kaçırdı. Bir dakika sonra arkadaşı Mangane kaçırmadı: 2-1.GALATASARAY: 2 - KAYSERİ ERCİYES: 1GALATASARAY:Muslera 6, Sabri 6, Semih 6, Chedjou 6, Hakan Balta 5, Yekta 5 (Dk. 83 Hamit?), Melo 8, Selçuk 8, Sneijder 7, Burak 7, Umut 7 (Dk. 90 Telles ?)KAYSERİ ERCİYESSPOR:Gökhan 4, Mangane 6, Murat 5, Diakhate 5, Mehmet 4 (Dk. 66 Kerim 3), Yiğit 4 (Dk. 82 Yakup ?), Cem4 , Emre 4, Hüseyin 4 (Dk. 55 Vleminckx 3), Cenk Ahmet 4, Edinho 4GOLLER:Dk. 46 Burak Yılmaz, Dk. 75 Umut Bulut / Dk. 81 ManganeSARI KARTLAR:Melo / Diakhate, ManganeHAKEMLER:Yunus Yıldırım 7, Volkan Narinç 7, Ali Saygın Ögel 7STAT: Türk Telekom ArenaMancini: Şampiyonluk Rize maçında kaçtıGalatasaray Teknik Direktörü Roberto Mancini, ligi iyi yerde bitirdiklerini söyledi. İtalyan hoca, “Rize deplasmanında kaybettiğimiz puan, şampiyonluk yolunda bize yara aldırdı. Defalarca tekrarladım yine tekrarlıyorum. Burada kalmak istiyorum.” dedi. Sarı-Kırmızılı kulübün basın sözcüsü Şükrü Ergün ise, tecrübeli teknik adam ile yola devam edeceklerini belirterek, “Şu anki şartlar itibarıyla biz Mancini ile devam ediyoruz.” açıklamasını yaptı.Drogba için net açıklama: GidiyorGalatasaray Basın Sözcüsü Şükrü Ergün, Didier Drogba’nın takımdaki geleceğiyle ilgili net konuştu. TRT Spor’da yayınlanan İşte Goool programına katılan Ergün, “Drogba sezon sonunda takımdan ayrılacak mı?” sorusuna “Evet, o gidiyor.” cevabını verdi. Fildişi Sahilili yetenek de dünkü maçı tribünden izledi. Deneyimli yönetici, adı Sarı-Kırmızılı kulüple anılan Beşiktaşlı Gökhan Töre’nin transferi konusunda ise bilgisi bulunmadığını açıkladı.Maçın adamı - Selçuk inisiyatif aldıGalatasaray’ın orta alandaki milli futbolcusu Selçuk İnan, Felipe Melo ile birlikte güzel işler yaptı. Başarılı futbolcu, özellikle asistleriyle ve paslarıyla Sarı-Kırmızılı takımın hücumda etkili olmasını sağladı.Hayal kırıklığı - Yiğit sınıfta kaldıKayseri Erciyesspor’un forvet oyuncusu Yiğit Gökoğlan, takımına hiçbir katkı sağlayamadı. Mavi-Siyah-Beyazlı oyuncu, özellikle maçın ilk yarısında topla buluştuğu anlarda önemli pozisyonlar oluşturabilirdi, ancak çok başarısızdı.Kırılma noktası - Umut, 75’te bitirdi!Dakika 75... Kayseri Erciyesspor’un geride olmasına rağmen iyi oynadığı dakikalarda Umut Bulut’un attığı gol, farkı ikiye çıkardı. İyice rahatlayan Galatasaray, maçı kazanmasını bildi. Erciyes’in attığı gol sadece skoru değiştirdi.
Zaman
Ana Sayfa
18.05.2014
Aslanavrupa’yadirektuçtuAslan avrupa’ya direkt uçtu
Aslan, avrupa’ya direkt uçtu
Zaman
18.05.2014
02:10
Süper Lig’de ikincilik mücadelesi veren Galatasaray, kümede kalmayı garantileyen Kayseri Erciyesspor’u Burak ve Umut’un golleriyle 2-1 mağlup etti. Konuk ekibin tek sayısı Mangane’den geldi. Sarı-Kırmızılılar, bu sonuçla Fenerbahçe’nin cezasından dolayı Şampiyonlar Ligi’ne direkt katılma hakkı kazandı.MESUT YILDIRIM İSTANBULFenerbahçe’ye şampiyonluğu kaptırarak dördüncü yıldızı takma hayalini seneye bırakan Galatasaray, ligin son maçında Kayseri Erciyes’i 2-1 yendi. Sarı-Kırmızılılar, sezonu ikinci bitirerek, Şampiyonlar Ligi’ne doğrudan katılmayı hedefliyordu. Bu ciddiyetle Erciyes’i ağırlayan Cim Bom’da Teknik Direktör Roberto Mancini son haftalarda kazanan kadrosunu bozmadı. Sadece Alex Telles’i yedek bırakan İtalyan hoca, müsabakanın gidişatına göre taktik anlayışına renk verecekti. Ligde kalmayı geçen hafta garantileyerek rahat nefes alan Hikmet Karaman ve öğrencileri için karşılaşmanın pek anlamı kalmamıştı. Fakat mücadele başladığında kazın ayağının öyle olmadığı göründü. Konuk takım, ciddiyeti ve inatçılığıyla ilk dakikada Galatasaray’ın başına iş açacağa benziyordu. Sneijder, ilk şutunu 15. dakikada çekti. Ancak kaleci Gökhan yerindeydi. Sağlı sollu ataklarla Erciyes’i bunaltan Cim Bom, son vuruşlarda oldukça yetersizdi. Melo, 22’de uzaktan şansını deneyen isimdi. Enfes şuta kaleci aynı güzellikle cevap verdi. Umut Bulut ile Burak Yılmaz’ın kaçırma yarışına girdiği bölümlerde ikincilik yarışındaki Beşiktaş, golü bularak Galatasaray’ın önüne geçti. 34’te Sneijder, Yekta’nın pasıyla kale içine hareketlendi. Kaleciyi de geçen Hollandalı, maçın net pozisyonunda topu dışarıya nişanladı. Aslan, ikinci yarıya golle başladı. Santradan bir dakika geçmişti ki Chedjou, kaptığı topu Sneijder’e verdi. Wesley’in kale alanına çevirdiği meşin yuvarlağı Burak Yılmaz iyi takip etti: 1-0. 75’te Umut Bulut çıktı sahneye. Selçuk, duran topu güzel kesti. Umut’a dokunmak kaldı: 2-0. 81’de Da Silva net kaçırdı. Bir dakika sonra arkadaşı Mangane kaçırmadı: 2-1.GALATASARAY: 2 - KAYSERİ ERCİYES: 1GALATASARAY:Muslera 6, Sabri 6, Semih 6, Chedjou 6, Hakan Balta 5, Yekta 5 (Dk. 83 Hamit?), Melo 8, Selçuk 8, Sneijder 7, Burak 7, Umut 7 (Dk. 90 Telles ?)KAYSERİ ERCİYESSPOR:Gökhan 4, Mangane 6, Murat 5, Diakhate 5, Mehmet 4 (Dk. 66 Kerim 3), Yiğit 4 (Dk. 82 Yakup ?), Cem4 , Emre 4, Hüseyin 4 (Dk. 55 Vleminckx 3), Cenk Ahmet 4, Edinho 4GOLLER:Dk. 46 Burak Yılmaz, Dk. 75 Umut Bulut / Dk. 81 ManganeSARI KARTLAR:Melo / Diakhate, ManganeHAKEMLER:Yunus Yıldırım 7, Volkan Narinç 7, Ali Saygın Ögel 7STAT: Türk Telekom ArenaMancini: Şampiyonluk Rize maçında kaçtıGalatasaray Teknik Direktörü Roberto Mancini, ligi iyi yerde bitirdiklerini söyledi. İtalyan hoca, “Rize deplasmanında kaybettiğimiz puan, şampiyonluk yolunda bize yara aldırdı. Defalarca tekrarladım yine tekrarlıyorum. Burada kalmak istiyorum.” dedi. Sarı-Kırmızılı kulübün basın sözcüsü Şükrü Ergün ise, tecrübeli teknik adam ile yola devam edeceklerini belirterek, “Şu anki şartlar itibarıyla biz Mancini ile devam ediyoruz.” açıklamasını yaptı.Drogba için net açıklama: GidiyorGalatasaray Basın Sözcüsü Şükrü Ergün, Didier Drogba’nın takımdaki geleceğiyle ilgili net konuştu. TRT Spor’da yayınlanan İşte Goool programına katılan Ergün, “Drogba sezon sonunda takımdan ayrılacak mı?” sorusuna “Evet, o gidiyor.” cevabını verdi. Fildişi Sahilili yetenek de dünkü maçı tribünden izledi. Deneyimli yönetici, adı Sarı-Kırmızılı kulüple anılan Beşiktaşlı Gökhan Töre’nin transferi konusunda ise bilgisi bulunmadığını açıkladı.Maçın adamı - Selçuk inisiyatif aldıGalatasaray’ın orta alandaki milli futbolcusu Selçuk İnan, Felipe Melo ile birlikte güzel işler yaptı. Başarılı futbolcu, özellikle asistleriyle ve paslarıyla Sarı-Kırmızılı takımın hücumda etkili olmasını sağladı.Hayal kırıklığı - Yiğit sınıfta kaldıKayseri Erciyesspor’un forvet oyuncusu Yiğit Gökoğlan, takımına hiçbir katkı sağlayamadı. Mavi-Siyah-Beyazlı oyuncu, özellikle maçın ilk yarısında topla buluştuğu anlarda önemli pozisyonlar oluşturabilirdi, ancak çok başarısızdı.Kırılma noktası - Umut, 75’te bitirdi!Dakika 75... Kayseri Erciyesspor’un geride olmasına rağmen iyi oynadığı dakikalarda Umut Bulut’un attığı gol, farkı ikiye çıkardı. İyice rahatlayan Galatasaray, maçı kazanmasını bildi. Erciyes’in attığı gol sadece skoru değiştirdi.
Zaman
En Çok Okunan
18.05.2014
Aslanavrupa’yadirektuçtuAslan avrupa’ya direkt uçtu
Aslan, avrupa’ya direkt uçtu
Zaman
18.05.2014
02:10
Süper Lig’de ikincilik mücadelesi veren Galatasaray, kümede kalmayı garantileyen Kayseri Erciyesspor’u Burak ve Umut’un golleriyle 2-1 mağlup etti. Konuk ekibin tek sayısı Mangane’den geldi. Sarı-Kırmızılılar, bu sonuçla Fenerbahçe’nin cezasından dolayı Şampiyonlar Ligi’ne direkt katılma hakkı kazandı.MESUT YILDIRIM İSTANBULFenerbahçe’ye şampiyonluğu kaptırarak dördüncü yıldızı takma hayalini seneye bırakan Galatasaray, ligin son maçında Kayseri Erciyes’i 2-1 yendi. Sarı-Kırmızılılar, sezonu ikinci bitirerek, Şampiyonlar Ligi’ne doğrudan katılmayı hedefliyordu. Bu ciddiyetle Erciyes’i ağırlayan Cim Bom’da Teknik Direktör Roberto Mancini son haftalarda kazanan kadrosunu bozmadı. Sadece Alex Telles’i yedek bırakan İtalyan hoca, müsabakanın gidişatına göre taktik anlayışına renk verecekti. Ligde kalmayı geçen hafta garantileyerek rahat nefes alan Hikmet Karaman ve öğrencileri için karşılaşmanın pek anlamı kalmamıştı. Fakat mücadele başladığında kazın ayağının öyle olmadığı göründü. Konuk takım, ciddiyeti ve inatçılığıyla ilk dakikada Galatasaray’ın başına iş açacağa benziyordu. Sneijder, ilk şutunu 15. dakikada çekti. Ancak kaleci Gökhan yerindeydi. Sağlı sollu ataklarla Erciyes’i bunaltan Cim Bom, son vuruşlarda oldukça yetersizdi. Melo, 22’de uzaktan şansını deneyen isimdi. Enfes şuta kaleci aynı güzellikle cevap verdi. Umut Bulut ile Burak Yılmaz’ın kaçırma yarışına girdiği bölümlerde ikincilik yarışındaki Beşiktaş, golü bularak Galatasaray’ın önüne geçti. 34’te Sneijder, Yekta’nın pasıyla kale içine hareketlendi. Kaleciyi de geçen Hollandalı, maçın net pozisyonunda topu dışarıya nişanladı. Aslan, ikinci yarıya golle başladı. Santradan bir dakika geçmişti ki Chedjou, kaptığı topu Sneijder’e verdi. Wesley’in kale alanına çevirdiği meşin yuvarlağı Burak Yılmaz iyi takip etti: 1-0. 75’te Umut Bulut çıktı sahneye. Selçuk, duran topu güzel kesti. Umut’a dokunmak kaldı: 2-0. 81’de Da Silva net kaçırdı. Bir dakika sonra arkadaşı Mangane kaçırmadı: 2-1.GALATASARAY: 2 - KAYSERİ ERCİYES: 1GALATASARAY:Muslera 6, Sabri 6, Semih 6, Chedjou 6, Hakan Balta 5, Yekta 5 (Dk. 83 Hamit?), Melo 8, Selçuk 8, Sneijder 7, Burak 7, Umut 7 (Dk. 90 Telles ?)KAYSERİ ERCİYESSPOR:Gökhan 4, Mangane 6, Murat 5, Diakhate 5, Mehmet 4 (Dk. 66 Kerim 3), Yiğit 4 (Dk. 82 Yakup ?), Cem4 , Emre 4, Hüseyin 4 (Dk. 55 Vleminckx 3), Cenk Ahmet 4, Edinho 4GOLLER:Dk. 46 Burak Yılmaz, Dk. 75 Umut Bulut / Dk. 81 ManganeSARI KARTLAR:Melo / Diakhate, ManganeHAKEMLER:Yunus Yıldırım 7, Volkan Narinç 7, Ali Saygın Ögel 7STAT: Türk Telekom ArenaMancini: Şampiyonluk Rize maçında kaçtıGalatasaray Teknik Direktörü Roberto Mancini, ligi iyi yerde bitirdiklerini söyledi. İtalyan hoca, “Rize deplasmanında kaybettiğimiz puan, şampiyonluk yolunda bize yara aldırdı. Defalarca tekrarladım yine tekrarlıyorum. Burada kalmak istiyorum.” dedi. Sarı-Kırmızılı kulübün basın sözcüsü Şükrü Ergün ise, tecrübeli teknik adam ile yola devam edeceklerini belirterek, “Şu anki şartlar itibarıyla biz Mancini ile devam ediyoruz.” açıklamasını yaptı.Drogba için net açıklama: GidiyorGalatasaray Basın Sözcüsü Şükrü Ergün, Didier Drogba’nın takımdaki geleceğiyle ilgili net konuştu. TRT Spor’da yayınlanan İşte Goool programına katılan Ergün, “Drogba sezon sonunda takımdan ayrılacak mı?” sorusuna “Evet, o gidiyor.” cevabını verdi. Fildişi Sahilili yetenek de dünkü maçı tribünden izledi. Deneyimli yönetici, adı Sarı-Kırmızılı kulüple anılan Beşiktaşlı Gökhan Töre’nin transferi konusunda ise bilgisi bulunmadığını açıkladı.Maçın adamı - Selçuk inisiyatif aldıGalatasaray’ın orta alandaki milli futbolcusu Selçuk İnan, Felipe Melo ile birlikte güzel işler yaptı. Başarılı futbolcu, özellikle asistleriyle ve paslarıyla Sarı-Kırmızılı takımın hücumda etkili olmasını sağladı.Hayal kırıklığı - Yiğit sınıfta kaldıKayseri Erciyesspor’un forvet oyuncusu Yiğit Gökoğlan, takımına hiçbir katkı sağlayamadı. Mavi-Siyah-Beyazlı oyuncu, özellikle maçın ilk yarısında topla buluştuğu anlarda önemli pozisyonlar oluşturabilirdi, ancak çok başarısızdı.Kırılma noktası - Umut, 75’te bitirdi!Dakika 75... Kayseri Erciyesspor’un geride olmasına rağmen iyi oynadığı dakikalarda Umut Bulut’un attığı gol, farkı ikiye çıkardı. İyice rahatlayan Galatasaray, maçı kazanmasını bildi. Erciyes’in attığı gol sadece skoru değiştirdi.
Zaman
Spor
18.05.2014
Aslanavrupa’yadirektuçtuAslan avrupa’ya direkt uçtu
Karadeniz'de Aslan kükredi
Zaman
12.05.2014
02:04
Şampiyonlar Ligi’ne doğrudan katılım bileti anlamı taşıyan Süper Lig ikinciliğinde Galatasaray son haftaya avantajlı girdi. Trabzonspor’u 4-1 yenen Sarı-Kırmızılılarda gol perdesini Sneijder açtı. Selçuk ve Umut skora katkı sağladı. Kapanışı yine Hollandalı yaptı. Ev sahibinin teselli sayısını Adrian kaydetti.Avrupa kupalarına katılma hesabı yapan Trabzonspor ile Galatasaray’ın kritik buluşmasından gülerek ayrılan taraf Sarı-Kırmızılılar oldu: 1-4. Misafir ekip, Şampiyonlar Ligi’ne direkt katılım için büyük önemi bulunan lig ikinciliğinde son haftaya avantajlı girdi. Bordo-Mavililerin cezası sebebiyle sadece kadınlar ve 12 yaşaltı çocuklara karşı oynanan mücadele dengeli şekilde başladı. Aslan, rakibini orta sahada durdurup, topu kaptıktan sonra etkili olmanın yollarını aradı. Özellikle Yekta, Melo ve Sneijder’in yönlendirdiği ataklarda ileri uçta yalnız kalan Burak Yılmaz, gol fırsatlarını değerlendiremedi. Selçuk’un uzaktan iki şut denemesinde ise kaleci Onur, takımını kurtaran isim oldu. İlk devre topla oynama oranlarında yüzde 42’ye yüzde 58 Galatasaray üstünlüğü vardı. Sonuna bir dakika ilave edilen ilk devre golsüz neticelendi. Sakatlanan Özer ise hastaneye kaldırıldı.İkinci yarı, pozisyon zenginliği içinde geçti. Selçuk’un daha fazla inisiyatif alması, Sneijder’in hücuma katkısını artırması golleri de beraberinde getirdi. 50’de gelişen G.Saray atağında sağdan ortalanan topa sert vuran Sneijder, takımını 1-0 öne geçirdi. Beş dakika sonra kazanılan serbest vuruşta ise Selçuk İnan, attığı frikik golüyle eskiye döndüğünü ispatladı: 0-2. Tabelada geriye düşen Trabzonspor, bir dakika sonra Olcan ile gole çok yaklaştı. Başarılı futbolcunun vuruşunu, tek ayak üzerinde kalmasına rağmen Muslera son anda çıkardı. 59’da Telles’in Olcan’a yaptığı hareket sonrası kazanılan penaltı vuruşunu Adrian çerçeve içine yolladı: 1-2. 69’da Burak kaçırdı, 72’de Semih’in ikramını Umut geri çevirmedi: 1-3. 83’te kazanılan serbest vuruşta bu kez topun başına Sneijder geçti. Mükemmel vuruşunda Onur çaresiz kaldı: 1-4.Mancini’den Fener’e kâğıt cevabıGalatasaray Teknik Direktörü Roberto Mancini, Trabzonspor karşısında güzel bir galibiyet aldıklarını söyledi. Tecrübeli hoca, Selçuk ve Sneijder’in frikik gollerinin nefis olduğunu belirtti. Fenerbahçeli futbolcuların, kendisinin ‘kâğıtla taktik verme’ uygulamasına espriyle yaklaşmasına ise İtalyan çalıştırıcı, “İzlemedim, herkese saygı duyuyorum. Benim için önemli olan Trabzonspor maçını kazanmaktı. Şimdi Erciyes maçına kilitlendik.” diye konuştu.Sneijder: Selçuk’un golü daha kritiktiGalatasaray’ın yıldızı Sneijder, Sarı-Kırmızılı formayı giymekten dolayı mutluluk duyduğunu açıkladı. Transfer konusuna değinen Hollandalı, “Galatasaray’da kendimi çok iyi hissediyorum, burada kalmaktan dolayı mutluyum. Uzun yıllar Galatasaray’a hizmet etmek istiyorum, haydi iyi akşamlar... “ dedi. Galibiyeti tüm annelere hediye ettiğini kaydeden süper yetenek, “Selçuk ve ben iki güzel frikik golüne imza attık. Onunki daha kritik goldü.” dedi.Diyarbakırlı öğrenciler maçı izlediDiyarbakır’ın Bağacık köyünden gelen 15 ilköğretim okulu öğrencisi, evlerine misafir oldukları Çaykara Karaçam İlköğretim Okulu öğrencileri ile birlikte maçı tribünden izledi. Diyarbakırlı öğrenciler, “Şampiyon Trabzonspor, en büyük Trabzonspor” tezahüratında bulundu. Bordo-Mavililerin cezası sebebiyle sadece kadın ve çocuklara açık olan müsabakaya Trabzonspor taraftarı ilgi göstermedi. Tribünlerin büyük bölümü boş kaldı.Trabzon, ‘adalet’ pankartıyla sahadaTrabzonsporlu futbolcular, şike sürecinin ardından, 2010-2011 sezonu şampiyonluk kupasının kendilerine verilmediğini öne sürerek Galatasaray maçında sahaya, “2010-2011 futbol sezonu şampiyonu Trabzonspor, adaletli ol” yazılı pankartla çıktı. Bordo-Mavililerin bu şekilde sahaya çıkmak için izin talebinde bulunmadığı öğrenildi. Futbol Federasyonu’nun Karadeniz ekibine ceza verme ihtimalinin yüksek olduğu bildirildi.MAÇIN ANALİZİ - ALİ AYDINAydınus’un hoşgörüsü tansiyon düşürdüFIFA kokartlı hakem Fırat Aydınus, böylesine maçları iyi yöneten bir isim. Özellikle futbolcuların psikolojisi anlamında hoşgörülü olan Aydınus, dünkü maçta hatalı karar vermedi. Maçın genelinde doğru yorumlar yaparken yardımcı hakemleriyle de uyum sağladı. Karşılaşmanın yardımcı hakemlerinden Serkan Ok ve ilk yarıda Aleks Taşçıoğlu, ikinci yarıda Taşçıoğlu’nun sakatlığından dolayı yer değiştiren Süleyman Özay, başarılı tespitler yaptılar. 60. dakikada Trabzonspor’un kazandığı penaltı kararı doğruydu. Galatasaraylı Telles, topa sahip olan önündeki Olcan Adın’a arkadan kontrolsüz bir şekilde çarpıp
Zaman
Spor
12.05.2014
KaradenizdeAslankükrediKaradenizde Aslan kükredi
Karadeniz'de Aslan kükredi
Zaman
12.05.2014
02:04
Şampiyonlar Ligi’ne doğrudan katılım bileti anlamı taşıyan Süper Lig ikinciliğinde Galatasaray son haftaya avantajlı girdi. Trabzonspor’u 4-1 yenen Sarı-Kırmızılılarda gol perdesini Sneijder açtı. Selçuk ve Umut skora katkı sağladı. Kapanışı yine Hollandalı yaptı. Ev sahibinin teselli sayısını Adrian kaydetti.Avrupa kupalarına katılma hesabı yapan Trabzonspor ile Galatasaray’ın kritik buluşmasından gülerek ayrılan taraf Sarı-Kırmızılılar oldu: 1-4. Misafir ekip, Şampiyonlar Ligi’ne direkt katılım için büyük önemi bulunan lig ikinciliğinde son haftaya avantajlı girdi. Bordo-Mavililerin cezası sebebiyle sadece kadınlar ve 12 yaşaltı çocuklara karşı oynanan mücadele dengeli şekilde başladı. Aslan, rakibini orta sahada durdurup, topu kaptıktan sonra etkili olmanın yollarını aradı. Özellikle Yekta, Melo ve Sneijder’in yönlendirdiği ataklarda ileri uçta yalnız kalan Burak Yılmaz, gol fırsatlarını değerlendiremedi. Selçuk’un uzaktan iki şut denemesinde ise kaleci Onur, takımını kurtaran isim oldu. İlk devre topla oynama oranlarında yüzde 42’ye yüzde 58 Galatasaray üstünlüğü vardı. Sonuna bir dakika ilave edilen ilk devre golsüz neticelendi. Sakatlanan Özer ise hastaneye kaldırıldı.İkinci yarı, pozisyon zenginliği içinde geçti. Selçuk’un daha fazla inisiyatif alması, Sneijder’in hücuma katkısını artırması golleri de beraberinde getirdi. 50’de gelişen G.Saray atağında sağdan ortalanan topa sert vuran Sneijder, takımını 1-0 öne geçirdi. Beş dakika sonra kazanılan serbest vuruşta ise Selçuk İnan, attığı frikik golüyle eskiye döndüğünü ispatladı: 0-2. Tabelada geriye düşen Trabzonspor, bir dakika sonra Olcan ile gole çok yaklaştı. Başarılı futbolcunun vuruşunu, tek ayak üzerinde kalmasına rağmen Muslera son anda çıkardı. 59’da Telles’in Olcan’a yaptığı hareket sonrası kazanılan penaltı vuruşunu Adrian çerçeve içine yolladı: 1-2. 69’da Burak kaçırdı, 72’de Semih’in ikramını Umut geri çevirmedi: 1-3. 83’te kazanılan serbest vuruşta bu kez topun başına Sneijder geçti. Mükemmel vuruşunda Onur çaresiz kaldı: 1-4.Mancini’den Fener’e kâğıt cevabıGalatasaray Teknik Direktörü Roberto Mancini, Trabzonspor karşısında güzel bir galibiyet aldıklarını söyledi. Tecrübeli hoca, Selçuk ve Sneijder’in frikik gollerinin nefis olduğunu belirtti. Fenerbahçeli futbolcuların, kendisinin ‘kâğıtla taktik verme’ uygulamasına espriyle yaklaşmasına ise İtalyan çalıştırıcı, “İzlemedim, herkese saygı duyuyorum. Benim için önemli olan Trabzonspor maçını kazanmaktı. Şimdi Erciyes maçına kilitlendik.” diye konuştu.Sneijder: Selçuk’un golü daha kritiktiGalatasaray’ın yıldızı Sneijder, Sarı-Kırmızılı formayı giymekten dolayı mutluluk duyduğunu açıkladı. Transfer konusuna değinen Hollandalı, “Galatasaray’da kendimi çok iyi hissediyorum, burada kalmaktan dolayı mutluyum. Uzun yıllar Galatasaray’a hizmet etmek istiyorum, haydi iyi akşamlar... “ dedi. Galibiyeti tüm annelere hediye ettiğini kaydeden süper yetenek, “Selçuk ve ben iki güzel frikik golüne imza attık. Onunki daha kritik goldü.” dedi.Diyarbakırlı öğrenciler maçı izlediDiyarbakır’ın Bağacık köyünden gelen 15 ilköğretim okulu öğrencisi, evlerine misafir oldukları Çaykara Karaçam İlköğretim Okulu öğrencileri ile birlikte maçı tribünden izledi. Diyarbakırlı öğrenciler, “Şampiyon Trabzonspor, en büyük Trabzonspor” tezahüratında bulundu. Bordo-Mavililerin cezası sebebiyle sadece kadın ve çocuklara açık olan müsabakaya Trabzonspor taraftarı ilgi göstermedi. Tribünlerin büyük bölümü boş kaldı.Trabzon, ‘adalet’ pankartıyla sahadaTrabzonsporlu futbolcular, şike sürecinin ardından, 2010-2011 sezonu şampiyonluk kupasının kendilerine verilmediğini öne sürerek Galatasaray maçında sahaya, “2010-2011 futbol sezonu şampiyonu Trabzonspor, adaletli ol” yazılı pankartla çıktı. Bordo-Mavililerin bu şekilde sahaya çıkmak için izin talebinde bulunmadığı öğrenildi. Futbol Federasyonu’nun Karadeniz ekibine ceza verme ihtimalinin yüksek olduğu bildirildi.MAÇIN ANALİZİ - ALİ AYDINAydınus’un hoşgörüsü tansiyon düşürdüFIFA kokartlı hakem Fırat Aydınus, böylesine maçları iyi yöneten bir isim. Özellikle futbolcuların psikolojisi anlamında hoşgörülü olan Aydınus, dünkü maçta hatalı karar vermedi. Maçın genelinde doğru yorumlar yaparken yardımcı hakemleriyle de uyum sağladı. Karşılaşmanın yardımcı hakemlerinden Serkan Ok ve ilk yarıda Aleks Taşçıoğlu, ikinci yarıda Taşçıoğlu’nun sakatlığından dolayı yer değiştiren Süleyman Özay, başarılı tespitler yaptılar. 60. dakikada Trabzonspor’un kazandığı penaltı kararı doğruydu. Galatasaraylı Telles, topa sahip olan önündeki Olcan Adın’a arkadan kontrolsüz bir şekilde çarpıp
Zaman
Ana Sayfa
12.05.2014
KaradenizdeAslankükrediKaradenizde Aslan kükredi
Saatleri izleme enstitüsü
Zaman
10.05.2014
02:03
Halit Ayarcının ruhu, 50 küsur seneden sonra şâd oluyor! “Saatleri Ayarlama Enstitüsü”nün kurucusu Ayarcı, dünden itibaren Salt Beyoğlunda gösterilmeye başlanan “The Clock” (Saat) adlı çalışmayı görse belki de ‘hamiyetten gözünün yaşını tutamazdı.İsviçre asıllı Amerikalı sanatçı Christian Marclayin, 54. Venedik Bienalinde Altın Aslan kazanan çalışması, sinema tarihinden zaman akışını vurgu yapan binlerce sekansın kurgulanmış halinden oluşuyor. Ama hepsi bu değil; The Clock videosu tam 24 saat sürüyor!Marclay, The Clock videosuyla ilgili soruları cevaplamak üzere dün ikinci kez İstanbuldaydı. 7 yıl önce geldiği şehirde her şeyin çok değiştiğini o da tespit etmiş. İstanbulda zamanın hızına yetişemediğimizi, The Clocku burada izlemenin bu açıdan da farklı bir tecrübe olduğunu söylediğimizde itiraz etmiyor bu yüzden. Ama onun için işin temeli daha derinlerde, “50 yaşına geldiğinizde zamanı, günleri, saatleri, dakikaları saymaya başlıyorsunuz.” diyor. Tabii bir de sanatın/ sanatçının, akıp giden zamana karşı direnmesi ve geçiciliğe karşı ölümsüz değilse bile kalıcı bir iz bırakma istenci var. Zamanla ilişkisini “Akıp giden, tutamadığımız bir şeyle çok temel bir ilişki” diye tanımlıyor. Ancak aslına bakılırsa projenin oluşumu pek de böyle derin fikirlerden doğmamış. 2002de bir başka proje için saat görüntüleri toplarken ‘24 saat sürecek saat görüntüsü bulabilir miyim? diye başlayan bir ‘kendine meydan okuma aslında. Çalışmaları 3 yıl, kendisi de 24 saat süren videoyu izlemek de kolay değil. Ama Marclay tersten düşünüp seyirciyi de rahatlatıyor: “Başlangıcı, bitişi yok. Ne zaman gelirseniz sizin için doğru zaman odur. Kimseyi hayatından alıkoyma niyetim de yok; tabii ki yemek yiyeceksiniz, uyuyacaksınız, arada da izleyeceksiniz. Hem böylece herkes aynı anda gelip aynı anda gitmeyecek. Herkesin kendine özgü bir seyir tecrübesi olacak. Bence bu daha heyecan verici.” (www.saltonline.org)
Zaman
Kültür
10.05.2014
SaatleriizlemeenstitüsüSaatleri izleme enstitüsü
Ali H. Aslan - Obama şaşırtmadı Erdoğan şaşırttı
Zaman
28.04.2014
09:38
Ermeni Anma Günü 24 Nisan, Washington’da Türkler için de önemli bir tarih. Zira ABD başkanlarının her yıl yaptığı açıklamada ‘soykırım’ kelimesini kullanıp kullanmayacağı merak edilir. Şimdiye dek görev başındayken o kelimeyi telaffuz eden ABD başkanı olmadı. Ermenilerin çok ümit bağladığı Başkan Barack Obama da, geleneği bozmadı. Türkiye, ABD için stratejik önemini koruduğu sürece, görünür gelecekte bozulacağa da benzemiyor.Evet, Obama yine şaşırtmadı. Ama bu kez 23 Nisan’da Ankara’dan ezber bozucu bir hamle geldi. Tarihte ilk kez Türkiye Cumhuriyeti adına bir başbakan, 1915’te başlarına gelen feci olaylardan dolayı Ermenilere taziye mesajı yayınladı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve hükümetinin bu takdire şayan hareketi, başta ABD tüm dünyada Türkiye’nin imajına olumlu katkıda bulunabilir. Ve Türk-Ermeni ihtilaflarının giderilmesine, en azından şiddetinin düşürülmesine yardımcı olabilir. Başbakan’ın 1915 açıklamasına Washington’daki tepkiler genelde olumlu. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, 24 Nisan’ı anma amaçlı tweet’inde ‘çarpıcı bir açıklama’ dedi. Amerikan yönetiminin bu ‘olumlu adım’dan ‘memnuniyet’i, Dışişleri Sözcüsü Jen Psaki tarafından ifade edildi. Psaki, açıklamayı ‘gerçeklerin tam, açık yüreklice ve adil şekilde kabul edilebileceği’ yönünde ‘olumlu bir işaret’ olarak gördüklerini belirtti. Türklerle Ermeniler arasında ilişkilerin düzeltilmesi hedefini ‘ilerleteceği’ ümidinde olduklarını kaydetti. Kısacası Obama yönetimi Ankara’yı takdir ederken, Türkiye’nin tarihiyle yüzleşmeyi daha da ileri noktalara götürüp Ermenileri iyice rahatlatması arzusunu da gizlemiyor. Zira Ermenilerin rahatlaması, Amerikalıların da rahatlaması demek. ABD, stratejik müttefiki Türkiye ile etkili Ermeni diasporası ve onların gözdesi Ermenistan arasında kalmaktan bıkmış durumda.HÜKÜMETİN AMACI NE?Erdoğan hükümeti 1915 çıkışıyla, uluslararası arenada rüşvet, yolsuzluk ve hukuk skandallarıyla sarsılan imajını düzeltme ve dış baskıları azaltma gayesi mi güdüyor? Muhtemelen umulan sonuçlardan biri bu. Ancak girişimde partizan hesaplardan çok devlet aklının rol oynadığı yönündeki emareler güçlü. Bazı iç siyasi riskler göze alınmış. Anlık değil, oldukça uzun zamandır planlanan bir eyleme benziyor. Metin devlet dışı bazı uzmanlardan da alınan katkılarla gergef gibi işlenmiş. Aslında zımni (ve geç kalmış) bir özür niteliği taşıyor olsa da, Türkiye’yi soykırım iddiaları konusunda hukuken bağlayıcı bir ifade yer almamasına büyük özen gösterilmiş. Belli ki Ankara 1915 olaylarının yüzüncü sene-i devriyesi olan 2015’te artacağı tahmin edilen Türkiye karşıtı dalgayı empati hamlesiyle biraz sönümlendirme hedefi güdüyor. Ermeni diasporası ve Erivan’daki bazı şahin unsurlar başbakanlık açıklamasının değerini olduğundan ne kadar düşük göstermeye çalışırsa çalışsın, oyun planlarını tekrar gözden geçirmek mecburiyetinde kalacaklardır. Çünkü psikolojik savaşta kullanılan ‘acımasız Türk’ klişesi eskisi kadar etkili olmayabilir. Hamlenin en önemli getirilerinden biri de, her iki toplumdaki mutedil ve çözüm yanlısı kesimlerin elini güçlendirmesi. İşte burada, meselenin devletleri aşan sivil boyutu ön plana çıkıyor.HİZMET HAREKETİ’NİN STRATEJİK DEĞERİPeki en güçlü Ermeni diasporasının yaşadığı Amerika’da Türk devletinin yeni açılımına kimler sivil boyut katabilir ve kolaylaştırıcı rol oynayabilir? Tabii ki diaspora Türkleri. Aynen Türkiye’de olduğu gibi, Amerika’daki Türkler arasında da Ermeni meselesinde üslup ve taktik farklılıkları var. Kimi daha sert, kavgacı ve tavizsiz; kimi yumuşak, uzlaşmacı ve ılımlı. Her birinin yeri ayrı tabii. Ancak özellikle Ankara’nın son çıkışından sonraki süreçte, diyalog yanlısı ekollerin haklılığı daha iyi anlaşılacak ve hareket alanı genişleyecektir. Bu noktada, Türkiye için stratejik katma değeriyle en çok temayüz eden unsurlardan biri Hizmet Hareketi. Amerika’daki en yaygın ve büyük Türk sivil toplum ağını kurmuş olan Hizmet camiası, yeri geldiğinde Ermeni tasarılarıyla medeni bir üslupla mücadele ediyor. Zira bu tür girişimlerin ihtilafın çözümüne engel olacağını düşünüyor. Diğer yandan, en uçtakiler dâhil Ermeni toplumuyla diyalog kurmaktan çekinmiyorlar. Çünkü samimane diyalog, her ihtilafın ilacı. Kimseye sövmemişler. Kavga etmemişler. Devletten çok önce münasebetlerinde empati dilini kullanmışlar. Ermeni diasporasında birçoklarının güvenini kazanmaya başlamışlar. Ve Ankara’dan takdir görmüşler.YA HİZMET’E SÖZLÜ SOYKIRIM?Kaderin cilvesine bakın ki, Ermeni açılım ruhunu ete kemiğe büründürmeye namzet Hizmet camiası, şu sıralar hükümetten ‘bir numaralı düşman’ muamelesi görüyor. Koca bir toplumsal kesim, baş
Zaman
En Çok Okunan
28.04.2014
AliHAslan-Obamaşaşırtmadı ErdoğanşaşırttıAli H Aslan - Obama şaşırtmadı Erdoğan şaşırttı
Ali H. Aslan - Obama şaşırtmadı Erdoğan şaşırttı
Zaman
28.04.2014
02:13
Ermeni Anma Günü 24 Nisan, Washington’da Türkler için de önemli bir tarih. Zira ABD başkanlarının her yıl yaptığı açıklamada ‘soykırım’ kelimesini kullanıp kullanmayacağı merak edilir. Şimdiye dek görev başındayken o kelimeyi telaffuz eden ABD başkanı olmadı. Ermenilerin çok ümit bağladığı Başkan Barack Obama da, geleneği bozmadı. Türkiye, ABD için stratejik önemini koruduğu sürece, görünür gelecekte bozulacağa da benzemiyor.Evet, Obama yine şaşırtmadı. Ama bu kez 23 Nisan’da Ankara’dan ezber bozucu bir hamle geldi. Tarihte ilk kez Türkiye Cumhuriyeti adına bir başbakan, 1915’te başlarına gelen feci olaylardan dolayı Ermenilere taziye mesajı yayınladı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve hükümetinin bu takdire şayan hareketi, başta ABD tüm dünyada Türkiye’nin imajına olumlu katkıda bulunabilir. Ve Türk-Ermeni ihtilaflarının giderilmesine, en azından şiddetinin düşürülmesine yardımcı olabilir. Başbakan’ın 1915 açıklamasına Washington’daki tepkiler genelde olumlu. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, 24 Nisan’ı anma amaçlı tweet’inde ‘çarpıcı bir açıklama’ dedi. Amerikan yönetiminin bu ‘olumlu adım’dan ‘memnuniyet’i, Dışişleri Sözcüsü Jen Psaki tarafından ifade edildi. Psaki, açıklamayı ‘gerçeklerin tam, açık yüreklice ve adil şekilde kabul edilebileceği’ yönünde ‘olumlu bir işaret’ olarak gördüklerini belirtti. Türklerle Ermeniler arasında ilişkilerin düzeltilmesi hedefini ‘ilerleteceği’ ümidinde olduklarını kaydetti. Kısacası Obama yönetimi Ankara’yı takdir ederken, Türkiye’nin tarihiyle yüzleşmeyi daha da ileri noktalara götürüp Ermenileri iyice rahatlatması arzusunu da gizlemiyor. Zira Ermenilerin rahatlaması, Amerikalıların da rahatlaması demek. ABD, stratejik müttefiki Türkiye ile etkili Ermeni diasporası ve onların gözdesi Ermenistan arasında kalmaktan bıkmış durumda.HÜKÜMETİN AMACI NE?Erdoğan hükümeti 1915 çıkışıyla, uluslararası arenada rüşvet, yolsuzluk ve hukuk skandallarıyla sarsılan imajını düzeltme ve dış baskıları azaltma gayesi mi güdüyor? Muhtemelen umulan sonuçlardan biri bu. Ancak girişimde partizan hesaplardan çok devlet aklının rol oynadığı yönündeki emareler güçlü. Bazı iç siyasi riskler göze alınmış. Anlık değil, oldukça uzun zamandır planlanan bir eyleme benziyor. Metin devlet dışı bazı uzmanlardan da alınan katkılarla gergef gibi işlenmiş. Aslında zımni (ve geç kalmış) bir özür niteliği taşıyor olsa da, Türkiye’yi soykırım iddiaları konusunda hukuken bağlayıcı bir ifade yer almamasına büyük özen gösterilmiş. Belli ki Ankara 1915 olaylarının yüzüncü sene-i devriyesi olan 2015’te artacağı tahmin edilen Türkiye karşıtı dalgayı empati hamlesiyle biraz sönümlendirme hedefi güdüyor. Ermeni diasporası ve Erivan’daki bazı şahin unsurlar başbakanlık açıklamasının değerini olduğundan ne kadar düşük göstermeye çalışırsa çalışsın, oyun planlarını tekrar gözden geçirmek mecburiyetinde kalacaklardır. Çünkü psikolojik savaşta kullanılan ‘acımasız Türk’ klişesi eskisi kadar etkili olmayabilir. Hamlenin en önemli getirilerinden biri de, her iki toplumdaki mutedil ve çözüm yanlısı kesimlerin elini güçlendirmesi. İşte burada, meselenin devletleri aşan sivil boyutu ön plana çıkıyor.HİZMET HAREKETİ’NİN STRATEJİK DEĞERİPeki en güçlü Ermeni diasporasının yaşadığı Amerika’da Türk devletinin yeni açılımına kimler sivil boyut katabilir ve kolaylaştırıcı rol oynayabilir? Tabii ki diaspora Türkleri. Aynen Türkiye’de olduğu gibi, Amerika’daki Türkler arasında da Ermeni meselesinde üslup ve taktik farklılıkları var. Kimi daha sert, kavgacı ve tavizsiz; kimi yumuşak, uzlaşmacı ve ılımlı. Her birinin yeri ayrı tabii. Ancak özellikle Ankara’nın son çıkışından sonraki süreçte, diyalog yanlısı ekollerin haklılığı daha iyi anlaşılacak ve hareket alanı genişleyecektir. Bu noktada, Türkiye için stratejik katma değeriyle en çok temayüz eden unsurlardan biri Hizmet Hareketi. Amerika’daki en yaygın ve büyük Türk sivil toplum ağını kurmuş olan Hizmet camiası, yeri geldiğinde Ermeni tasarılarıyla medeni bir üslupla mücadele ediyor. Zira bu tür girişimlerin ihtilafın çözümüne engel olacağını düşünüyor. Diğer yandan, en uçtakiler dâhil Ermeni toplumuyla diyalog kurmaktan çekinmiyorlar. Çünkü samimane diyalog, her ihtilafın ilacı. Kimseye sövmemişler. Kavga etmemişler. Devletten çok önce münasebetlerinde empati dilini kullanmışlar. Ermeni diasporasında birçoklarının güvenini kazanmaya başlamışlar. Ve Ankara’dan takdir görmüşler.YA HİZMET’E SÖZLÜ SOYKIRIM?Kaderin cilvesine bakın ki, Ermeni açılım ruhunu ete kemiğe büründürmeye namzet Hizmet camiası, şu sıralar hükümetten ‘bir numaralı düşman’ muamelesi görüyor. Koca bir toplumsal kesim, baş
Zaman
Köşe Yazıları
28.04.2014
AliHAslan-Obamaşaşırtmadı ErdoğanşaşırttıAli H Aslan - Obama şaşırtmadı Erdoğan şaşırttı
Ali H. Aslan - Obama şaşırtmadı Erdoğan şaşırttı
Zaman
28.04.2014
02:02
Ermeni Anma Günü 24 Nisan, Washington’da Türkler için de önemli bir tarih. Zira ABD başkanlarının her yıl yaptığı açıklamada ‘soykırım’ kelimesini kullanıp kullanmayacağı merak edilir. Şimdiye dek görev başındayken o kelimeyi telaffuz eden ABD başkanı olmadı. Ermenilerin çok ümit bağladığı Başkan Barack Obama da, geleneği bozmadı. Türkiye, ABD için stratejik önemini koruduğu sürece, görünür gelecekte bozulacağa da benzemiyor.Evet, Obama yine şaşırtmadı. Ama bu kez 23 Nisan’da Ankara’dan ezber bozucu bir hamle geldi. Tarihte ilk kez Türkiye Cumhuriyeti adına bir başbakan, 1915’te başlarına gelen feci olaylardan dolayı Ermenilere taziye mesajı yayınladı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve hükümetinin bu takdire şayan hareketi, başta ABD tüm dünyada Türkiye’nin imajına olumlu katkıda bulunabilir. Ve Türk-Ermeni ihtilaflarının giderilmesine, en azından şiddetinin düşürülmesine yardımcı olabilir. Başbakan’ın 1915 açıklamasına Washington’daki tepkiler genelde olumlu. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, 24 Nisan’ı anma amaçlı tweet’inde ‘çarpıcı bir açıklama’ dedi. Amerikan yönetiminin bu ‘olumlu adım’dan ‘memnuniyet’i, Dışişleri Sözcüsü Jen Psaki tarafından ifade edildi. Psaki, açıklamayı ‘gerçeklerin tam, açık yüreklice ve adil şekilde kabul edilebileceği’ yönünde ‘olumlu bir işaret’ olarak gördüklerini belirtti. Türklerle Ermeniler arasında ilişkilerin düzeltilmesi hedefini ‘ilerleteceği’ ümidinde olduklarını kaydetti. Kısacası Obama yönetimi Ankara’yı takdir ederken, Türkiye’nin tarihiyle yüzleşmeyi daha da ileri noktalara götürüp Ermenileri iyice rahatlatması arzusunu da gizlemiyor. Zira Ermenilerin rahatlaması, Amerikalıların da rahatlaması demek. ABD, stratejik müttefiki Türkiye ile etkili Ermeni diasporası ve onların gözdesi Ermenistan arasında kalmaktan bıkmış durumda.HÜKÜMETİN AMACI NE?Erdoğan hükümeti 1915 çıkışıyla, uluslararası arenada rüşvet, yolsuzluk ve hukuk skandallarıyla sarsılan imajını düzeltme ve dış baskıları azaltma gayesi mi güdüyor? Muhtemelen umulan sonuçlardan biri bu. Ancak girişimde partizan hesaplardan çok devlet aklının rol oynadığı yönündeki emareler güçlü. Bazı iç siyasi riskler göze alınmış. Anlık değil, oldukça uzun zamandır planlanan bir eyleme benziyor. Metin devlet dışı bazı uzmanlardan da alınan katkılarla gergef gibi işlenmiş. Aslında zımni (ve geç kalmış) bir özür niteliği taşıyor olsa da, Türkiye’yi soykırım iddiaları konusunda hukuken bağlayıcı bir ifade yer almamasına büyük özen gösterilmiş. Belli ki Ankara 1915 olaylarının yüzüncü sene-i devriyesi olan 2015’te artacağı tahmin edilen Türkiye karşıtı dalgayı empati hamlesiyle biraz sönümlendirme hedefi güdüyor. Ermeni diasporası ve Erivan’daki bazı şahin unsurlar başbakanlık açıklamasının değerini olduğundan ne kadar düşük göstermeye çalışırsa çalışsın, oyun planlarını tekrar gözden geçirmek mecburiyetinde kalacaklardır. Çünkü psikolojik savaşta kullanılan ‘acımasız Türk’ klişesi eskisi kadar etkili olmayabilir. Hamlenin en önemli getirilerinden biri de, her iki toplumdaki mutedil ve çözüm yanlısı kesimlerin elini güçlendirmesi. İşte burada, meselenin devletleri aşan sivil boyutu ön plana çıkıyor.HİZMET HAREKETİ’NİN STRATEJİK DEĞERİPeki en güçlü Ermeni diasporasının yaşadığı Amerika’da Türk devletinin yeni açılımına kimler sivil boyut katabilir ve kolaylaştırıcı rol oynayabilir? Tabii ki diaspora Türkleri. Aynen Türkiye’de olduğu gibi, Amerika’daki Türkler arasında da Ermeni meselesinde üslup ve taktik farklılıkları var. Kimi daha sert, kavgacı ve tavizsiz; kimi yumuşak, uzlaşmacı ve ılımlı. Her birinin yeri ayrı tabii. Ancak özellikle Ankara’nın son çıkışından sonraki süreçte, diyalog yanlısı ekollerin haklılığı daha iyi anlaşılacak ve hareket alanı genişleyecektir. Bu noktada, Türkiye için stratejik katma değeriyle en çok temayüz eden unsurlardan biri Hizmet Hareketi. Amerika’daki en yaygın ve büyük Türk sivil toplum ağını kurmuş olan Hizmet camiası, yeri geldiğinde Ermeni tasarılarıyla medeni bir üslupla mücadele ediyor. Zira bu tür girişimlerin ihtilafın çözümüne engel olacağını düşünüyor. Diğer yandan, en uçtakiler dâhil Ermeni toplumuyla diyalog kurmaktan çekinmiyorlar. Çünkü samimane diyalog, her ihtilafın ilacı. Kimseye sövmemişler. Kavga etmemişler. Devletten çok önce münasebetlerinde empati dilini kullanmışlar. Ermeni diasporasında birçoklarının güvenini kazanmaya başlamışlar. Ve Ankara’dan takdir görmüşler.YA HİZMET’E SÖZLÜ SOYKIRIM?Kaderin cilvesine bakın ki, Ermeni açılım ruhunu ete kemiğe büründürmeye namzet Hizmet camiası, şu sıralar hükümetten ‘bir numaralı düşman’ muamelesi görüyor. Koca bir toplumsal kesim, baş
Zaman
Ana Sayfa
28.04.2014
AliHAslan-Obamaşaşırtmadı ErdoğanşaşırttıAli H Aslan - Obama şaşırtmadı Erdoğan şaşırttı
'10. Ulusal Sosyal Bilimler Olimpiyatı' ödülleri sahiplerini buldu
Zaman
20.04.2014
09:34
Genç öğrencileri sosyal bilimler alanında teşvik etmek amacıyla düzenlenen 10. Ulusal Sosyal Bilimler Olimpiyatı (SOBİO) ödül töreni düzenlendi. İlköğretim öğrencilerinin katıldığı olimpiyatta birbirinden farklı projeler ödüle değer görüldü. SOBİOda, öğrencilerin yanı sıra Sosyal Sorumluluk Ödülü, Vefa Ödülü ve Model İnsan Ödülü başlıkları da ödül aldı.Fatih Koleji Kongre Merkezinde SOBİOda ödül kazanan projeler açıklandı ve kazanan projelere ödül verildi. Türkiye genelinden 289 projenin buşvurduğu SOBİO finalinde 354 öğrenci ter döktü. Ödül törenine; Yönetmen Ayhan Özen, Sunucu Turgay Başyayla, Oyuncu Gözde Mukavelat, Oyuncu Orhan Şimşek, Oyuncu Meltem Dağ, Oyuncu Tevfik İnceoğlu, Herkes Onu Okuyor Derneği Başkanı Ali Demirel, Oyuncu Savaş Bayındır, Senarist Serkan Öztürk, Batıkan Manço, projeleri yarışan öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı. Sosyal Bilimler Model İnsan Ödülleri dalında; Sürgün İnek Filmi Yönetmeni Ayhan Özen, Davetsiz Misafir-Sunucu Turgay Başyayla, Gazeteci Cüneyt Özdemir, Küçük Gelin Filmi-Oyuncuları Gözde Mukavelat ve Orhan Şimşek, İki Dünya Arasında-Oyuncu Meltem Dağ ödül aldı.Sosyal Sorumluluk Ödülleri dalında; Herkes Onu Okuyor kampanyası ile Herkes Onu Okuyor Derneği Başkanı Ali Demirel, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından organize edilen ve Flipinlerdeki Haiyan Tayfunu mağdurları için Yoksullukla Mücadele Maçı organizasyonunda ülkemizi temsil eden Hakan Şükür, Türkiye ve dünya gündemindeki ciddi olayları Kuklagiller haber merkezi ile daha neşeli hale getirerek paylaşan Kuklagiller, Bir Dilek Tut kampanyası ile UltrAslan Taraftar grubu Başkanı Veysel Giley ve Sürgün İnek Filmi bir döneme ışık tutması dolayısıyla Genel Koordinatör-Oyuncu Savaş Bayındır ve Senarist Serkan Öztürk ödülleri kazandı.Vefa Ödülü dalında ise rahmetli Barış Mançonun adına oğlu Batıkan Manço ödülü aldı. Babası Barış Manço adına ödül almanın çok güzel ve onurlandırıcı bir şey olduğunu ifade eden Batıkan Manço, Vefatının üzerinden 15 sene geçmiş ve hala onun adına ödül alabilmek çok özel, çok güzel ve çok onurlandırıcı bir şey. En güzeli şimdi genç kuşakların da Barış Mançoyu tanımış olmasından sebep ben o yönden daha çok memnunum. Onun adına ödül almak tabi ki güzel ama burada önemli olan genç arkadaşlarımızın, kardeşlerimizin Barış Manço kimdir? Onu tanımaları. Bu sayede onu tanımaları çok güzel. dedi.USBOnun şampiyonlarında ise kazananlar şöyle;Proje kategorisi; 1. Şehit Öğretmen Adnan Tunca İşitme Engelliler Ortaokulu 2. Atatürk Ayser Kani Çelikel Ortaokulu 3. Özel Antakya Ata Ortaokulu, Mansiyon Esenyurt Zübeyde Hanım İlkokulu kazandı.Forum Kategorisi; 1.Altınşehir Ortaokulu (Seda Aslan), 2.Özel Devran Ortaokulu (Elçim Öztürk), 3.Özel Darıca Çırağan Ortaokulu (Melike Serra Kocaman), Mansiyon Özel Özcan Ortaokulu (Gülce Balaban) kazandı.İngilizce kategorisi; 1. Özel Çamlıca Anafen Ortaokulu, 2. Özel Devran Ortaokulu, 3. Özel Çekmeköy Avrupa Ortaokulu, Mansiyon Özel Serdivan Fatih Ortaokulu kazandı.Takdim kategorisi; 1. Özel Olgun Ortaokulu, 2. Özel Gaziosmanpaşa Şefkat Ortaokulu, 3. Özel Yamanlar Özyurt İlköğretim Okulu, Mansiyon Özel Aziziye OrtaokuluModel İnsan Ödülü alan Cüneyt Özdemir, ödül törenine sinevizyon gösterisi ile katıldı.Öte yandan, Edirne Şehit Öğretmen Adnan Tunca İşitme Engelliler Okulundan gelen Abdülkerim Alemdar ve Buğra Özgün ise ödül töreninde yaptıkları sihirbazlık gösterisi ile davetlilerin beğenisini kazandı.
Zaman
Güncel
20.04.2014
10UlusalSosyalBilimlerOlimpiyatıödüllerisahiplerinibuldu10 Ulusal Sosyal Bilimler Olimpiyatı ödülleri sahiplerini buldu
Talebeleri, Hocaefendi’yi anlattı: İftiralar insafsız
Zaman
28.03.2014
02:19
Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi’nin İzmir’e ilk geldiği 1966-1970 yıllarında Kestanepazarı Kur’ân Kursu’nda ders verdiği öğrencileri, Hizmet Hareketi’ne yönelik iftira ve karalama kampanyasına tepki gösterdi.Ortak bir basın toplantısı düzenleyen İbrahim Kocabıyık, Abdullah Birlik, Mehmet Ali Büyükçelebi, Recep Uzunallı, Asım Kalay, Mehmet Ünveren ve Bektaş Aslan gibi Hizmet Hareketi’nin öncüsü 50’ye yakın ismin katıldığı toplantıda öğrencileri, “Hocaefendi, hiçbir zaman cemaatini ve arkadaşlarını mahcup edecek hiçbir şey yapmamıştır.” dedi. Hocaefendi’yi, ‘Emrolunduğun gibi dosdoğru ol’ ayetinin canlı bir misali olarak gördüklerini ifade eden talebeleri, çizgisinde hiçbir değişikliğe şahit olmadıklarının altını çizdi. Aynı ders halkasını paylaştıkları bir arkadaşlarının, “Allah’la konuşuyor” şeklindeki iftirasını ise hezeyan dolu sözler olarak değerlendirdi. Hizmet Hareketi’nin öncüleri adına Muhterem Fethullah Gülen’i anlatan İbrahim Kocabıyık, son dönemde hiç hak etmediği halde yakışıksız ve ölçüsüz, bir o kadar da insafsız ithamlarla Gülen’in karalanmaya çalışıldığının altını çizdi. Dünya markası haline gelen Türk okullarının, Hocaefendi’nin teşvikleri ve hamiyetperver insanların gayretleriyle açıldığının altını çizen Kocabıyık, “Arkasında başka bir el, bir üst akıl aramak suizandır.” dedi. Hocaefendi’yi tanıdığında orta 2. sınıf öğrencisi olduğunu anlatan Abdullah Birlik, “Kestanepazarı’nda talebelerle meşgul olur, gece uyumazdı. Katiyen talebeye ait olan hiçbir şeyi yemezdi. Bazen misafirimiz olurdu, o ekmeği bile yazardı. Anne-babasına, kardeşlerine bir telefon açsa, o görüşmenin ne kadar tuttuğunu öğrenir, onu dahi yazar, ay başında maaşı yatınca gider Kestanepazarı Derneği’ne birikmiş hesabı öderdi.” dedi. Son olayları değerlendiren Birlik, “Büyük bir haksızlık, iftira ve karalama kampanyası olduğu aşikâr.” diye konuştu.Recep Uzunallı da, “46 yıldan beri nasıl anamdan şüphe etmiyorsam, anamdan öte masum olarak şahit olduğum o insanı bu üzen tablo karşısında kendimi alamıyorum. Ama ‘kaderin üzerinde de bir kader var’ derler, Hakk’ın takdiri de vakıa. Netice itibarıyla inşallah bu işin memleketimiz ve milletimiz adına hayır olacağına inanıyorum.” açıklamasını yaptı. Mehmet Ali Büyükçelebi ise şunları söyledi: “İftiralardan dolayı kırgınız, üzgünüz. Hazmedilmeyecek kadar ağırlaştı bu şeyler. Hocaefendi ihtilaller, muhtıralar gördü, kontrol altında tutuldu, hapiste yattı ama hiçbir zaman bu kadar ağır kelimelere muhatap olmadı.”Bir dönem beraber oldukları Latif Erdoğan’ın bazı gazetelerde yer alan sözlerini de değerlendiren Büyükçelebi, “Latif Bey, ‘O sözleri yanımızdaki arkadaşlar da duydu.’ dedi. Sadece burada 40 kişi var, hepsini toplasanız, ben şu kulaklarımla Hocaefendi’nin o tür şey söylediğini duymadım, duymam mümkün değil, çünkü öyle şeyler söylese etrafında bunca insan olmazdı. Hocaefendi, Kur’ân ve sünneti iyi anlamış, ufuk dolu, düşünce dolu perspektifi çok geniş olan biri.” şeklinde konuştu. Hocaefendi için söylenen ‘dış güçler’, ‘ajan’ gibi iftiraları da değerlendiren Büyükçelebi, şöyle devam etti: “Dünyada kullanılamayacak tek insan varsa benim bildiğim kadarıyla Hocaefendi. Çizgisi değişmemiştir. Hiçbir zaman cemaatini ve arkadaşlarını mahcup edecek bir şey yapmamıştır.”
Zaman
Güncel
28.03.2014
TalebeleriHocaefendi’yianlattıİftiralarinsafsızTalebeleri Hocaefendi’yi anlattı İftiralar insafsız
Talebeleri, Hocaefendi’yi anlattı: İftiralar insafsız
Zaman
28.03.2014
02:09
Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi’nin İzmir’e ilk geldiği 1966-1970 yıllarında Kestanepazarı Kur’ân Kursu’nda ders verdiği öğrencileri, Hizmet Hareketi’ne yönelik iftira ve karalama kampanyasına tepki gösterdi.Ortak bir basın toplantısı düzenleyen İbrahim Kocabıyık, Abdullah Birlik, Mehmet Ali Büyükçelebi, Recep Uzunallı, Asım Kalay, Mehmet Ünveren ve Bektaş Aslan gibi Hizmet Hareketi’nin öncüsü 50’ye yakın ismin katıldığı toplantıda öğrencileri, “Hocaefendi, hiçbir zaman cemaatini ve arkadaşlarını mahcup edecek hiçbir şey yapmamıştır.” dedi. Hocaefendi’yi, ‘Emrolunduğun gibi dosdoğru ol’ ayetinin canlı bir misali olarak gördüklerini ifade eden talebeleri, çizgisinde hiçbir değişikliğe şahit olmadıklarının altını çizdi. Aynı ders halkasını paylaştıkları bir arkadaşlarının, “Allah’la konuşuyor” şeklindeki iftirasını ise hezeyan dolu sözler olarak değerlendirdi. Hizmet Hareketi’nin öncüleri adına Muhterem Fethullah Gülen’i anlatan İbrahim Kocabıyık, son dönemde hiç hak etmediği halde yakışıksız ve ölçüsüz, bir o kadar da insafsız ithamlarla Gülen’in karalanmaya çalışıldığının altını çizdi. Dünya markası haline gelen Türk okullarının, Hocaefendi’nin teşvikleri ve hamiyetperver insanların gayretleriyle açıldığının altını çizen Kocabıyık, “Arkasında başka bir el, bir üst akıl aramak suizandır.” dedi. Hocaefendi’yi tanıdığında orta 2. sınıf öğrencisi olduğunu anlatan Abdullah Birlik, “Kestanepazarı’nda talebelerle meşgul olur, gece uyumazdı. Katiyen talebeye ait olan hiçbir şeyi yemezdi. Bazen misafirimiz olurdu, o ekmeği bile yazardı. Anne-babasına, kardeşlerine bir telefon açsa, o görüşmenin ne kadar tuttuğunu öğrenir, onu dahi yazar, ay başında maaşı yatınca gider Kestanepazarı Derneği’ne birikmiş hesabı öderdi.” dedi. Son olayları değerlendiren Birlik, “Büyük bir haksızlık, iftira ve karalama kampanyası olduğu aşikâr.” diye konuştu.Recep Uzunallı da, “46 yıldan beri nasıl anamdan şüphe etmiyorsam, anamdan öte masum olarak şahit olduğum o insanı bu üzen tablo karşısında kendimi alamıyorum. Ama ‘kaderin üzerinde de bir kader var’ derler, Hakk’ın takdiri de vakıa. Netice itibarıyla inşallah bu işin memleketimiz ve milletimiz adına hayır olacağına inanıyorum.” açıklamasını yaptı. Mehmet Ali Büyükçelebi ise şunları söyledi: “İftiralardan dolayı kırgınız, üzgünüz. Hazmedilmeyecek kadar ağırlaştı bu şeyler. Hocaefendi ihtilaller, muhtıralar gördü, kontrol altında tutuldu, hapiste yattı ama hiçbir zaman bu kadar ağır kelimelere muhatap olmadı.”Bir dönem beraber oldukları Latif Erdoğan’ın bazı gazetelerde yer alan sözlerini de değerlendiren Büyükçelebi, “Latif Bey, ‘O sözleri yanımızdaki arkadaşlar da duydu.’ dedi. Sadece burada 40 kişi var, hepsini toplasanız, ben şu kulaklarımla Hocaefendi’nin o tür şey söylediğini duymadım, duymam mümkün değil, çünkü öyle şeyler söylese etrafında bunca insan olmazdı. Hocaefendi, Kur’ân ve sünneti iyi anlamış, ufuk dolu, düşünce dolu perspektifi çok geniş olan biri.” şeklinde konuştu. Hocaefendi için söylenen ‘dış güçler’, ‘ajan’ gibi iftiraları da değerlendiren Büyükçelebi, şöyle devam etti: “Dünyada kullanılamayacak tek insan varsa benim bildiğim kadarıyla Hocaefendi. Çizgisi değişmemiştir. Hiçbir zaman cemaatini ve arkadaşlarını mahcup edecek bir şey yapmamıştır.”
Zaman
En Çok Okunan
28.03.2014
TalebeleriHocaefendi’yianlattıİftiralarinsafsızTalebeleri Hocaefendi’yi anlattı İftiralar insafsız
Talebeleri, Hocaefendi’yi anlattı: İftiralar insafsız
Zaman
28.03.2014
02:09
Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi’nin İzmir’e ilk geldiği 1966-1970 yıllarında Kestanepazarı Kur’ân Kursu’nda ders verdiği öğrencileri, Hizmet Hareketi’ne yönelik iftira ve karalama kampanyasına tepki gösterdi.Ortak bir basın toplantısı düzenleyen İbrahim Kocabıyık, Abdullah Birlik, Mehmet Ali Büyükçelebi, Recep Uzunallı, Asım Kalay, Mehmet Ünveren ve Bektaş Aslan gibi Hizmet Hareketi’nin öncüsü 50’ye yakın ismin katıldığı toplantıda öğrencileri, “Hocaefendi, hiçbir zaman cemaatini ve arkadaşlarını mahcup edecek hiçbir şey yapmamıştır.” dedi. Hocaefendi’yi, ‘Emrolunduğun gibi dosdoğru ol’ ayetinin canlı bir misali olarak gördüklerini ifade eden talebeleri, çizgisinde hiçbir değişikliğe şahit olmadıklarının altını çizdi. Aynı ders halkasını paylaştıkları bir arkadaşlarının, “Allah’la konuşuyor” şeklindeki iftirasını ise hezeyan dolu sözler olarak değerlendirdi. Hizmet Hareketi’nin öncüleri adına Muhterem Fethullah Gülen’i anlatan İbrahim Kocabıyık, son dönemde hiç hak etmediği halde yakışıksız ve ölçüsüz, bir o kadar da insafsız ithamlarla Gülen’in karalanmaya çalışıldığının altını çizdi. Dünya markası haline gelen Türk okullarının, Hocaefendi’nin teşvikleri ve hamiyetperver insanların gayretleriyle açıldığının altını çizen Kocabıyık, “Arkasında başka bir el, bir üst akıl aramak suizandır.” dedi. Hocaefendi’yi tanıdığında orta 2. sınıf öğrencisi olduğunu anlatan Abdullah Birlik, “Kestanepazarı’nda talebelerle meşgul olur, gece uyumazdı. Katiyen talebeye ait olan hiçbir şeyi yemezdi. Bazen misafirimiz olurdu, o ekmeği bile yazardı. Anne-babasına, kardeşlerine bir telefon açsa, o görüşmenin ne kadar tuttuğunu öğrenir, onu dahi yazar, ay başında maaşı yatınca gider Kestanepazarı Derneği’ne birikmiş hesabı öderdi.” dedi. Son olayları değerlendiren Birlik, “Büyük bir haksızlık, iftira ve karalama kampanyası olduğu aşikâr.” diye konuştu.Recep Uzunallı da, “46 yıldan beri nasıl anamdan şüphe etmiyorsam, anamdan öte masum olarak şahit olduğum o insanı bu üzen tablo karşısında kendimi alamıyorum. Ama ‘kaderin üzerinde de bir kader var’ derler, Hakk’ın takdiri de vakıa. Netice itibarıyla inşallah bu işin memleketimiz ve milletimiz adına hayır olacağına inanıyorum.” açıklamasını yaptı. Mehmet Ali Büyükçelebi ise şunları söyledi: “İftiralardan dolayı kırgınız, üzgünüz. Hazmedilmeyecek kadar ağırlaştı bu şeyler. Hocaefendi ihtilaller, muhtıralar gördü, kontrol altında tutuldu, hapiste yattı ama hiçbir zaman bu kadar ağır kelimelere muhatap olmadı.”Bir dönem beraber oldukları Latif Erdoğan’ın bazı gazetelerde yer alan sözlerini de değerlendiren Büyükçelebi, “Latif Bey, ‘O sözleri yanımızdaki arkadaşlar da duydu.’ dedi. Sadece burada 40 kişi var, hepsini toplasanız, ben şu kulaklarımla Hocaefendi’nin o tür şey söylediğini duymadım, duymam mümkün değil, çünkü öyle şeyler söylese etrafında bunca insan olmazdı. Hocaefendi, Kur’ân ve sünneti iyi anlamış, ufuk dolu, düşünce dolu perspektifi çok geniş olan biri.” şeklinde konuştu. Hocaefendi için söylenen ‘dış güçler’, ‘ajan’ gibi iftiraları da değerlendiren Büyükçelebi, şöyle devam etti: “Dünyada kullanılamayacak tek insan varsa benim bildiğim kadarıyla Hocaefendi. Çizgisi değişmemiştir. Hiçbir zaman cemaatini ve arkadaşlarını mahcup edecek bir şey yapmamıştır.”
Zaman
Ana Sayfa
28.03.2014
TalebeleriHocaefendi’yianlattıİftiralarinsafsızTalebeleri Hocaefendi’yi anlattı İftiralar insafsız
Topbaş'a İETT otobüsü sorusu
Zaman
08.03.2014
14:54
Kadir Topbaşın dün Şile ve Ağvada yaptığı mitinglere İETT otobüsleriyle köylerden AK Partililerin taşındığını öne süren CHP Şile Belediye Başkana Adayı Aras Aslan, iddiasını fotoğraflarla savundu.İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve adayı Kadir Topbaşın dün Şile ve Ağvada yaptığı mitinglere İETT otobüsleriyle köylerden AK Partililerin taşındığını öne süren CHPliler açıklamalarda bulundu.BU OTOBÜSLERİNİ YAKITLARININ NEREDEN KARŞILANDIİddialarını çektikleri fotoğraflar ile savunan CHP Şile Belediye Başkan Adayı Aras Aslan, miting için kullanılan İETT otobüsü sayısının 40-50 civarında olduğunu söyledi. Topbaşın mitingi için İstanbul ve Şilenin köylerinden bu otobüslerle AK Partililerin taşındığını ileri süren Aslan, Halk otobüsleri bedeli karşılığında taşıma yapılabiliyor. Bunda bir sıkıntı yok. Ancak sorun İETT otobüslerinin kullanılmış olması. Bu otobüslerini yakıtlarının nereden karşılandığı, taşımaların nereden yapıldığı, otobüsleri kimlerin kullandığının açıklanmasını istiyoruz. Böyle bir imkan varsa biz de önümüzdeki hafta Mustafa Sarıgülün mitinginde İETT otobüslerini kullanabilecek miyiz? dedi.KÖYLERE GİDİP İNSANLARI GETİRMİŞLERAyazma plajı otoparkındaki çok sayıda İETT otobüsünün fotoğrafını gösteren CHP İlçe Başkanı Sacit Terzi de, “Otobüsler kesinlikle Kadir Topbaşın mitingi için gelen otobüsler. Köylere gidip insanları getirmişler diye konuştu.CHP ilçe yöneticileri ise Şilede İETT durakları olduğunu ancak sadece özel halk otobüslerinin çalıştığını söyledi. Şilenin en büyük sorununun İETT otobüsü olmamasını gösterenCHP İlçe yöneticileri Şileden 57 köyümüz, 5 tane mahallemiz var. Ancak burada İETT otobüsleri çalışmıyor. Özel halk otobüsleri çalışıyor. 5 senede bir İETT otobüslerini görüyoruz dedi.CHPliler, halk otobüslerinin gidiş- geliş 18 tl ücret aldığını da kaydetti.FOTOĞRAFLAR VERDİLERCHPlilerin basına dağıttığı fotoğraflarda sahildeki otoparka dizilmiş çok sayıda sarı renkte İETT otobüs olduğu görülüyor. Ayrıca ilçe merkezinde ilerleyen İETT otobüslerinin de ön camlarında köy isimleri üst bölümlerinde ise görevli yazması dikkat çekiyor.(DHA)
Zaman
Politika
08.03.2014
TopbaşaİETTotobüsüsorusuTopbaşa İETT otobüsü sorusu
İETT otobüsü tartışması
Zaman
08.03.2014
14:44
Kadir Topbaşın dün Şile ve Ağvada yaptığı mitinglere İETT otobüsleriyle köylerden AK Partililerin taşındığını öne süren CHP Şile Belediye Başkana Adayı Aras Aslan, iddiasını fotoğraflarla savundu.İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve adayı Kadir Topbaşın dün Şile ve Ağvada yaptığı mitinglere İETT otobüsleriyle köylerden AK Partililerin taşındığını öne süren CHPliler açıklamalarda bulundu.BU OTOBÜSLERİNİ YAKITLARININ NEREDEN KARŞILANDIİddialarını çektikleri fotoğraflar ile savunan CHP Şile Belediye Başkan Adayı Aras Aslan, miting için kullanılan İETT otobüsü sayısının 40-50 civarında olduğunu söyledi. Topbaşın mitingi için İstanbul ve Şilenin köylerinden bu otobüslerle AK Partililerin taşındığını ileri süren Aslan, Halk otobüsleri bedeli karşılığında taşıma yapılabiliyor. Bunda bir sıkıntı yok. Ancak sorun İETT otobüslerinin kullanılmış olması. Bu otobüslerini yakıtlarının nereden karşılandığı, taşımaların nereden yapıldığı, otobüsleri kimlerin kullandığının açıklanmasını istiyoruz. Böyle bir imkan varsa biz de önümüzdeki hafta Mustafa Sarıgülün mitinginde İETT otobüslerini kullanabilecek miyiz? dedi.KÖYLERE GİDİP İNSANLARI GETİRMİŞLERAyazma plajı otoparkındaki çok sayıda İETT otobüsünün fotoğrafını gösteren CHP İlçe Başkanı Sacit Terzi de, “Otobüsler kesinlikle Kadir Topbaşın mitingi için gelen otobüsler. Köylere gidip insanları getirmişler diye konuştu.CHP ilçe yöneticileri ise Şilede İETT durakları olduğunu ancak sadece özel halk otobüslerinin çalıştığını söyledi. Şilenin en büyük sorununun İETT otobüsü olmamasını gösterenCHP İlçe yöneticileri Şileden 57 köyümüz, 5 tane mahallemiz var. Ancak burada İETT otobüsleri çalışmıyor. Özel halk otobüsleri çalışıyor. 5 senede bir İETT otobüslerini görüyoruz dedi.CHPliler, halk otobüslerinin gidiş- geliş 18 tl ücret aldığını da kaydetti.FOTOĞRAFLAR VERDİLERCHPlilerin basına dağıttığı fotoğraflarda sahildeki otoparka dizilmiş çok sayıda sarı renkte İETT otobüs olduğu görülüyor. Ayrıca ilçe merkezinde ilerleyen İETT otobüslerinin de ön camlarında köy isimleri üst bölümlerinde ise görevli yazması dikkat çekiyor.
Zaman
Son Dakika
08.03.2014
İETTotobüsütartışmasıİETT otobüsü tartışması
İETT otobüsü tartışması
Zaman
08.03.2014
14:44
Kadir Topbaşın dün Şile ve Ağvada yaptığı mitinglere İETT otobüsleriyle köylerden AK Partililerin taşındığını öne süren CHP Şile Belediye Başkana Adayı Aras Aslan, iddiasını fotoğraflarla savundu.İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve adayı Kadir Topbaşın dün Şile ve Ağvada yaptığı mitinglere İETT otobüsleriyle köylerden AK Partililerin taşındığını öne süren CHPliler açıklamalarda bulundu.BU OTOBÜSLERİNİ YAKITLARININ NEREDEN KARŞILANDIİddialarını çektikleri fotoğraflar ile savunan CHP Şile Belediye Başkan Adayı Aras Aslan, miting için kullanılan İETT otobüsü sayısının 40-50 civarında olduğunu söyledi. Topbaşın mitingi için İstanbul ve Şilenin köylerinden bu otobüslerle AK Partililerin taşındığını ileri süren Aslan, Halk otobüsleri bedeli karşılığında taşıma yapılabiliyor. Bunda bir sıkıntı yok. Ancak sorun İETT otobüslerinin kullanılmış olması. Bu otobüslerini yakıtlarının nereden karşılandığı, taşımaların nereden yapıldığı, otobüsleri kimlerin kullandığının açıklanmasını istiyoruz. Böyle bir imkan varsa biz de önümüzdeki hafta Mustafa Sarıgülün mitinginde İETT otobüslerini kullanabilecek miyiz? dedi.KÖYLERE GİDİP İNSANLARI GETİRMİŞLERAyazma plajı otoparkındaki çok sayıda İETT otobüsünün fotoğrafını gösteren CHP İlçe Başkanı Sacit Terzi de, “Otobüsler kesinlikle Kadir Topbaşın mitingi için gelen otobüsler. Köylere gidip insanları getirmişler diye konuştu.CHP ilçe yöneticileri ise Şilede İETT durakları olduğunu ancak sadece özel halk otobüslerinin çalıştığını söyledi. Şilenin en büyük sorununun İETT otobüsü olmamasını gösterenCHP İlçe yöneticileri Şileden 57 köyümüz, 5 tane mahallemiz var. Ancak burada İETT otobüsleri çalışmıyor. Özel halk otobüsleri çalışıyor. 5 senede bir İETT otobüslerini görüyoruz dedi.CHPliler, halk otobüslerinin gidiş- geliş 18 tl ücret aldığını da kaydetti.FOTOĞRAFLAR VERDİLERCHPlilerin basına dağıttığı fotoğraflarda sahildeki otoparka dizilmiş çok sayıda sarı renkte İETT otobüs olduğu görülüyor. Ayrıca ilçe merkezinde ilerleyen İETT otobüslerinin de ön camlarında köy isimleri üst bölümlerinde ise görevli yazması dikkat çekiyor.
Zaman
Ana Sayfa
08.03.2014
İETTotobüsütartışmasıİETT otobüsü tartışması
Bozdağ: Bugün bazı tahliyeler yapılabilir
Zaman
07.03.2014
14:01
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Anayasa Mahkemesinin İlker Başbuğ ile ilgili verdiği kararı yerinde gördüğünü söyleyerek, Biz tutuklulukta biliyorsunuz üst sınır Terörle Mücadele Kanununda yer alan suçlar bakımından 10 yıldı, şimdi onu 5 yıla çeken adımı attık. Dün Cumhurbaşkanımız yasayı onayladı, Resmi Gazetede de yayınlandı. Bugün belki bu kanun gereği bazı tahliyeler de yapılabilir dedi.Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, bazı incelemelerde bulunmak üzere karayolu ile Tokatın Zile ilçesinde geldi. İlçede ilk olarak adalet sarayını ziyaret eden Bakan Bozdağ, daha sonra kaymakamlık binasına geçti. Bozdağı burada Vali Mustafa Taşkesen, AK Parti Tokat Milletvekilleri Zeyid Aslan, Dilek Yüksel, Zile Kaymakamı Nuri Özder, Belediye Başkanı Lütfi Vidinel ile protokol üyeleri karşıladı. Kaymakamlık önünde yöresel kıyafetler giyen kız çocuklar tarafından karşılanan Bozdağ, kendisine hediye edilen çiçek için çocuklara teşekkür etti, ardından kaymakamlık makamına geçti.ÖNEMLİ BİR KARARBurada basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Bozdağ, Anayasa Mahkemesinin İlker Başbuğ ile ilgili verdiği kararı hatırlatması üzerine bunu önemli karar olarak gördüğünü belirterek şöyle dedi:Anayasa Mahkemesinin Sayın Başbuğ ile ilgili verdiği karar önemli bir karar olarak görüyorum ve yerinde bir karar olarak görüyorum. Önemli çünkü, insanların kişi olarak hürriyeti ve güvenliği, hukuku, onuru son derece önemli. Bunu korumak görevi de hepimize ait. Ama herkesten çok yargı görevi yapanların bu hususa riayet etmesi lazım. Kişi hürriyeti ve güvenliğini herkes koruyacak. Yargı görevi yapanlar herkesten daha fazla koruması lazım. Tutuklama kararı verirken veya başka bir koruma tedbirlerine başvururken, mutlaka hukukun öngördüğü gerekçeler sıhhatli bir şekilde olmalı ve bunlar kararlar da detaylı bir şekilde yazılmalıdır. Biz de daha önce bu konuda yasal düzenlemeler yaptık. Bunlar somut gerekçeler olsun ve bunlar yasada yazılsın, bu noktada önemli yasal düzenlemeler yaptık. Esasında hükümetlerimiz döneminde tutuklulukta süre sınırı getirerek tutuklamanın da istisnasının istisnası gerektiğine ilişkin yasalarla kararlı bir irade ortaya koyuldu. Ancak maalesef bazı davalar nedeniyle Türkiyede tutukluluk sanki bir kural gibi, serbest yargılama istisna gibi bir algı oluşmasına yol açtı. 150 KİŞİ YARARLANABİLİRŞimdi tutuklamayı gerektiren hallerde dahi adli kontrole hükmederek serbest yargılama yapılabilmesinin de önünü açtıklarını hatırlatan Bakan Bozdağ şöyle devam etti:Son derece önemli bir karar. Biz tutuklulukta biliyorsunuz üst sınır Terörle Mücadele Kanununda yer alan suçlar bakımından 10 yıldır, şimdi onu 5 yıla çeken adımı attık. Dün Cumhurbaşkanımız yasayı onayladı, Resmi Gazetede de yayınlandı. Dün itibari ile bu yasa da yürürlüğe girmiş durumda. Şu anda tutuklulukta azami süre 5 yılla sınırlanmış oldu. Bugün belki bu kanun gereği bazı tahliyeler de yapılabilir. Bizim elimizdeki rakamlar 150 civarındaki vatandaşımızın yararlanma ihtimali bulunduğu yöndedir. Tabi Sayın Başbuğ ile ilgili Anayasa Mahkemesinin kararı da, ilk derece mahkemesinin de bugüne kadar gerekçeli kararı yazmamış olması önemli bir değerlendirmeye tabi tutuluyor. Bu kararın gerekçelerinin birisi de odur. Mahkemeler karar verirken gerekçesi hazır haldeyse asıl karar vermesi ve karar verdiği anda gerekçeyi de dosyaya koyması lazım. Eğer mahkeme karar verdiği anda gerekçeyi dosyaya koyamıyorsa kanun diyor ki, 15 gün içerisinde gerekçeyi dosyaya koyması lazım. İşte Sayın Başbuğnun da yargılandığı davada 7 ayı aştı hala mahkeme gerekçeli kararı yazıp dosyasına koymadı, koyamadı. Bu büyük bir yanlışlıktır. Yasanın öngördüğü kuralların ihlalidir. Çünkü yasa 15 gün süre veriyor. Özel mahkemeleri kaldıran kanunda yeni bir 15 günlük süre verdi. Umarım ki bu süre içerisinde gerekçeli karar yazılır.ÖNEMİ BÜYÜKBu düzenlemenin öneminin büyük olduğunu vurgulayan Bozdağ şöyle dedi:Çünkü temyiz hakkını kullanacak mahkum olan kişiler, bu hakkı kullanamıyor. Belki Yargıtay bozacak, bazıları tahliye olacak, belki olmayacak. Ama bireysel başvuruya, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, diğer yargı yollarına müracaat etme hakkı var, imkanı var. Kararın direk yazılmamış olması, halen dosyasına konmamış olması burada hüküm giyen vatandaşlarımızın Yargıtayda ve diğer yargı yollarında hak aramasını da geciktirmektedir. Burada lehlerine çıkacak karar belki bazıların tahliyesini gerektirecektir, o tahliye edilecek kişiler mevcut yazılan karardan karar nedeniyle belki şu anda 7 aydır içeride haksız olarak yatıyor da olabilir. O yüzden kararın dosyaya yazılması doğru olandır. Ben de Adalet Bakanı olarak bir mahkeme kararının gerekçesini 7 aydır yazılmamış olmasını anlamakta zorlanıyorum. Ben hukuksal bir gerekçe bulamıyorum. BAKANLIĞIN YETKİSİ YOKBakan Bozdağ, Fethullah Gülen hakkında kırmızı bülten çıkarılacağı iddiasıyla ilgili olarak da
Zaman
Son Dakika
07.03.2014
BozdağBugünbazıtahliyeleryapılabilirBozdağ Bugün bazı tahliyeler yapılabilir
Bozdağ: Bugün bazı tahliyeler yapılabilir
Zaman
07.03.2014
14:01
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Anayasa Mahkemesinin İlker Başbuğ ile ilgili verdiği kararı yerinde gördüğünü söyleyerek, Biz tutuklulukta biliyorsunuz üst sınır Terörle Mücadele Kanununda yer alan suçlar bakımından 10 yıldı, şimdi onu 5 yıla çeken adımı attık. Dün Cumhurbaşkanımız yasayı onayladı, Resmi Gazetede de yayınlandı. Bugün belki bu kanun gereği bazı tahliyeler de yapılabilir dedi.Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, bazı incelemelerde bulunmak üzere karayolu ile Tokatın Zile ilçesinde geldi. İlçede ilk olarak adalet sarayını ziyaret eden Bakan Bozdağ, daha sonra kaymakamlık binasına geçti. Bozdağı burada Vali Mustafa Taşkesen, AK Parti Tokat Milletvekilleri Zeyid Aslan, Dilek Yüksel, Zile Kaymakamı Nuri Özder, Belediye Başkanı Lütfi Vidinel ile protokol üyeleri karşıladı. Kaymakamlık önünde yöresel kıyafetler giyen kız çocuklar tarafından karşılanan Bozdağ, kendisine hediye edilen çiçek için çocuklara teşekkür etti, ardından kaymakamlık makamına geçti.ÖNEMLİ BİR KARARBurada basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Bozdağ, Anayasa Mahkemesinin İlker Başbuğ ile ilgili verdiği kararı hatırlatması üzerine bunu önemli karar olarak gördüğünü belirterek şöyle dedi:Anayasa Mahkemesinin Sayın Başbuğ ile ilgili verdiği karar önemli bir karar olarak görüyorum ve yerinde bir karar olarak görüyorum. Önemli çünkü, insanların kişi olarak hürriyeti ve güvenliği, hukuku, onuru son derece önemli. Bunu korumak görevi de hepimize ait. Ama herkesten çok yargı görevi yapanların bu hususa riayet etmesi lazım. Kişi hürriyeti ve güvenliğini herkes koruyacak. Yargı görevi yapanlar herkesten daha fazla koruması lazım. Tutuklama kararı verirken veya başka bir koruma tedbirlerine başvururken, mutlaka hukukun öngördüğü gerekçeler sıhhatli bir şekilde olmalı ve bunlar kararlar da detaylı bir şekilde yazılmalıdır. Biz de daha önce bu konuda yasal düzenlemeler yaptık. Bunlar somut gerekçeler olsun ve bunlar yasada yazılsın, bu noktada önemli yasal düzenlemeler yaptık. Esasında hükümetlerimiz döneminde tutuklulukta süre sınırı getirerek tutuklamanın da istisnasının istisnası gerektiğine ilişkin yasalarla kararlı bir irade ortaya koyuldu. Ancak maalesef bazı davalar nedeniyle Türkiyede tutukluluk sanki bir kural gibi, serbest yargılama istisna gibi bir algı oluşmasına yol açtı. 150 KİŞİ YARARLANABİLİRŞimdi tutuklamayı gerektiren hallerde dahi adli kontrole hükmederek serbest yargılama yapılabilmesinin de önünü açtıklarını hatırlatan Bakan Bozdağ şöyle devam etti:Son derece önemli bir karar. Biz tutuklulukta biliyorsunuz üst sınır Terörle Mücadele Kanununda yer alan suçlar bakımından 10 yıldır, şimdi onu 5 yıla çeken adımı attık. Dün Cumhurbaşkanımız yasayı onayladı, Resmi Gazetede de yayınlandı. Dün itibari ile bu yasa da yürürlüğe girmiş durumda. Şu anda tutuklulukta azami süre 5 yılla sınırlanmış oldu. Bugün belki bu kanun gereği bazı tahliyeler de yapılabilir. Bizim elimizdeki rakamlar 150 civarındaki vatandaşımızın yararlanma ihtimali bulunduğu yöndedir. Tabi Sayın Başbuğ ile ilgili Anayasa Mahkemesinin kararı da, ilk derece mahkemesinin de bugüne kadar gerekçeli kararı yazmamış olması önemli bir değerlendirmeye tabi tutuluyor. Bu kararın gerekçelerinin birisi de odur. Mahkemeler karar verirken gerekçesi hazır haldeyse asıl karar vermesi ve karar verdiği anda gerekçeyi de dosyaya koyması lazım. Eğer mahkeme karar verdiği anda gerekçeyi dosyaya koyamıyorsa kanun diyor ki, 15 gün içerisinde gerekçeyi dosyaya koyması lazım. İşte Sayın Başbuğnun da yargılandığı davada 7 ayı aştı hala mahkeme gerekçeli kararı yazıp dosyasına koymadı, koyamadı. Bu büyük bir yanlışlıktır. Yasanın öngördüğü kuralların ihlalidir. Çünkü yasa 15 gün süre veriyor. Özel mahkemeleri kaldıran kanunda yeni bir 15 günlük süre verdi. Umarım ki bu süre içerisinde gerekçeli karar yazılır.ÖNEMİ BÜYÜKBu düzenlemenin öneminin büyük olduğunu vurgulayan Bozdağ şöyle dedi:Çünkü temyiz hakkını kullanacak mahkum olan kişiler, bu hakkı kullanamıyor. Belki Yargıtay bozacak, bazıları tahliye olacak, belki olmayacak. Ama bireysel başvuruya, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, diğer yargı yollarına müracaat etme hakkı var, imkanı var. Kararın direk yazılmamış olması, halen dosyasına konmamış olması burada hüküm giyen vatandaşlarımızın Yargıtayda ve diğer yargı yollarında hak aramasını da geciktirmektedir. Burada lehlerine çıkacak karar belki bazıların tahliyesini gerektirecektir, o tahliye edilecek kişiler mevcut yazılan karardan karar nedeniyle belki şu anda 7 aydır içeride haksız olarak yatıyor da olabilir. O yüzden kararın dosyaya yazılması doğru olandır. Ben de Adalet Bakanı olarak bir mahkeme kararının gerekçesini 7 aydır yazılmamış olmasını anlamakta zorlanıyorum. Ben hukuksal bir gerekçe bulamıyorum. BAKANLIĞIN YETKİSİ YOKBakan Bozdağ, Fethullah Gülen hakkında kırmızı bülten çıkarılacağı iddiasıyla ilgili olarak da
Zaman
Ana Sayfa
07.03.2014
BozdağBugünbazıtahliyeleryapılabilirBozdağ Bugün bazı tahliyeler yapılabilir
Bozdağ: Bugün bazı tahliyeler yapılabir
Zaman
07.03.2014
13:51
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Anayasa Mahkemesinin İlker Başbuğ ile ilgili verdiği kararı yerinde gördüğünü söyleyerek, Biz tutuklulukta biliyorsunuz üst sınır Terörle Mücadele Kanununda yer alan suçlar bakımından 10 yıldı, şimdi onu 5 yıla çeken adımı attık. Dün Cumhurbaşkanımız yasayı onayladı, Resmi Gazetede de yayınlandı. Bugün belki bu kanun gereği bazı tahliyeler de yapılabilir dedi.Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, bazı incelemelerde bulunmak üzere karayolu ile Tokatın Zile ilçesinde geldi. İlçede ilk olarak adalet sarayını ziyaret eden Bakan Bozdağ, daha sonra kaymakamlık binasına geçti. Bozdağı burada Vali Mustafa Taşkesen, AK Parti Tokat Milletvekilleri Zeyid Aslan, Dilek Yüksel, Zile Kaymakamı Nuri Özder, Belediye Başkanı Lütfi Vidinel ile protokol üyeleri karşıladı. Kaymakamlık önünde yöresel kıyafetler giyen kız çocuklar tarafından karşılanan Bozdağ, kendisine hediye edilen çiçek için çocuklara teşekkür etti, ardından kaymakamlık makamına geçti.ÖNEMLİ BİR KARARBurada basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Bozdağ, Anayasa Mahkemesinin İlker Başbuğ ile ilgili verdiği kararı hatırlatması üzerine bunu önemli karar olarak gördüğünü belirterek şöyle dedi:Anayasa Mahkemesinin Sayın Başbuğ ile ilgili verdiği karar önemli bir karar olarak görüyorum ve yerinde bir karar olarak görüyorum. Önemli çünkü, insanların kişi olarak hürriyeti ve güvenliği, hukuku, onuru son derece önemli. Bunu korumak görevi de hepimize ait. Ama herkesten çok yargı görevi yapanların bu hususa riayet etmesi lazım. Kişi hürriyeti ve güvenliğini herkes koruyacak. Yargı görevi yapanlar herkesten daha fazla koruması lazım. Tutuklama kararı verirken veya başka bir koruma tedbirlerine başvururken, mutlaka hukukun öngördüğü gerekçeler sıhhatli bir şekilde olmalı ve bunlar kararlar da detaylı bir şekilde yazılmalıdır. Biz de daha önce bu konuda yasal düzenlemeler yaptık. Bunlar somut gerekçeler olsun ve bunlar yasada yazılsın, bu noktada önemli yasal düzenlemeler yaptık. Esasında hükümetlerimiz döneminde tutuklulukta süre sınırı getirerek tutuklamanın da istisnasının istisnası gerektiğine ilişkin yasalarla kararlı bir irade ortaya koyuldu. Ancak maalesef bazı davalar nedeniyle Türkiyede tutukluluk sanki bir kural gibi, serbest yargılama istisna gibi bir algı oluşmasına yol açtı. 150 KİŞİ YARARLANABİLİRŞimdi tutuklamayı gerektiren hallerde dahi adli kontrole hükmederek serbest yargılama yapılabilmesinin de önünü açtıklarını hatırlatan Bakan Bozdağ şöyle devam etti:Son derece önemli bir karar. Biz tutuklulukta biliyorsunuz üst sınır Terörle Mücadele Kanununda yer alan suçlar bakımından 10 yıldır, şimdi onu 5 yıla çeken adımı attık. Dün Cumhurbaşkanımız yasayı onayladı, Resmi Gazetede de yayınlandı. Dün itibari ile bu yasa da yürürlüğe girmiş durumda. Şu anda tutuklulukta azami süre 5 yılla sınırlanmış oldu. Bugün belki bu kanun gereği bazı tahliyeler de yapılabilir. Bizim elimizdeki rakamlar 150 civarındaki vatandaşımızın yararlanma ihtimali bulunduğu yöndedir. Tabi Sayın Başbuğ ile ilgili Anayasa Mahkemesinin kararı da, ilk derece mahkemesinin de bugüne kadar gerekçeli kararı yazmamış olması önemli bir değerlendirmeye tabi tutuluyor. Bu kararın gerekçelerinin birisi de odur. Mahkemeler karar verirken gerekçesi hazır haldeyse asıl karar vermesi ve karar verdiği anda gerekçeyi de dosyaya koyması lazım. Eğer mahkeme karar verdiği anda gerekçeyi dosyaya koyamıyorsa kanun diyor ki, 15 gün içerisinde gerekçeyi dosyaya koyması lazım. İşte Sayın Başbuğnun da yargılandığı davada 7 ayı aştı hala mahkeme gerekçeli kararı yazıp dosyasına koymadı, koyamadı. Bu büyük bir yanlışlıktır. Yasanın öngördüğü kuralların ihlalidir. Çünkü yasa 15 gün süre veriyor. Özel mahkemeleri kaldıran kanunda yeni bir 15 günlük süre verdi. Umarım ki bu süre içerisinde gerekçeli karar yazılır.ÖNEMİ BÜYÜKBu düzenlemenin öneminin büyük olduğunu vurgulayan Bozdağ şöyle dedi:Çünkü temyiz hakkını kullanacak mahkum olan kişiler, bu hakkı kullanamıyor. Belki Yargıtay bozacak, bazıları tahliye olacak, belki olmayacak. Ama bireysel başvuruya, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, diğer yargı yollarına müracaat etme hakkı var, imkanı var. Kararın direk yazılmamış olması, halen dosyasına konmamış olması burada hüküm giyen vatandaşlarımızın Yargıtayda ve diğer yargı yollarında hak aramasını da geciktirmektedir. Burada lehlerine çıkacak karar belki bazıların tahliyesini gerektirecektir, o tahliye edilecek kişiler mevcut yazılan karardan karar nedeniyle belki şu anda 7 aydır içeride haksız olarak yatıyor da olabilir. O yüzden kararın dosyaya yazılması doğru olandır. Ben de Adalet Bakanı olarak bir mahkeme kararının gerekçesini 7 aydır yazılmamış olmasını anlamakta zorlanıyorum. Ben hukuksal bir gerekçe bulamıyorum. BAKANLIĞIN YETKİSİ YOKBakan Bozdağ, Fethullah Gülen hakkında kırmızı bülten çıkarılacağı iddiasıyla ilgili olarak da
Zaman
Son Dakika
07.03.2014
BozdağBugünbazıtahliyeleryapılabirBozdağ Bugün bazı tahliyeler yapılabir
Bozdağ: Bugün bazı tahliyeler yapılabir
Zaman
07.03.2014
13:41
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Anayasa Mahkemesinin İlker Başbuğ ile ilgili verdiği kararı yerinde gördüğünü söyleyerek, Biz tutuklulukta biliyorsunuz üst sınır Terörle Mücadele Kanununda yer alan suçlar bakımından 10 yıldı, şimdi onu 5 yıla çeken adımı attık. Dün Cumhurbaşkanımız yasayı onayladı, Resmi Gazetede de yayınlandı. Bugün belki bu kanun gereği bazı tahliyeler de yapılabilir dedi.Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, bazı incelemelerde bulunmak üzere karayolu ile Tokatın Zile ilçesinde geldi. İlçede ilk olarak adalet sarayını ziyaret eden Bakan Bozdağ, daha sonra kaymakamlık binasına geçti. Bozdağı burada Vali Mustafa Taşkesen, AK Parti Tokat Milletvekilleri Zeyid Aslan, Dilek Yüksel, Zile Kaymakamı Nuri Özder, Belediye Başkanı Lütfi Vidinel ile protokol üyeleri karşıladı. Kaymakamlık önünde yöresel kıyafetler giyen kız çocuklar tarafından karşılanan Bozdağ, kendisine hediye edilen çiçek için çocuklara teşekkür etti, ardından kaymakamlık makamına geçti.ÖNEMLİ BİR KARARBurada basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Bozdağ, Anayasa Mahkemesinin İlker Başbuğ ile ilgili verdiği kararı hatırlatması üzerine bunu önemli karar olarak gördüğünü belirterek şöyle dedi:Anayasa Mahkemesinin Sayın Başbuğ ile ilgili verdiği karar önemli bir karar olarak görüyorum ve yerinde bir karar olarak görüyorum. Önemli çünkü, insanların kişi olarak hürriyeti ve güvenliği, hukuku, onuru son derece önemli. Bunu korumak görevi de hepimize ait. Ama herkesten çok yargı görevi yapanların bu hususa riayet etmesi lazım. Kişi hürriyeti ve güvenliğini herkes koruyacak. Yargı görevi yapanlar herkesten daha fazla koruması lazım. Tutuklama kararı verirken veya başka bir koruma tedbirlerine başvururken, mutlaka hukukun öngördüğü gerekçeler sıhhatli bir şekilde olmalı ve bunlar kararlar da detaylı bir şekilde yazılmalıdır. Biz de daha önce bu konuda yasal düzenlemeler yaptık. Bunlar somut gerekçeler olsun ve bunlar yasada yazılsın, bu noktada önemli yasal düzenlemeler yaptık. Esasında hükümetlerimiz döneminde tutuklulukta süre sınırı getirerek tutuklamanın da istisnasının istisnası gerektiğine ilişkin yasalarla kararlı bir irade ortaya koyuldu. Ancak maalesef bazı davalar nedeniyle Türkiyede tutukluluk sanki bir kural gibi, serbest yargılama istisna gibi bir algı oluşmasına yol açtı. 150 KİŞİ YARARLANABİLİRŞimdi tutuklamayı gerektiren hallerde dahi adli kontrole hükmederek serbest yargılama yapılabilmesinin de önünü açtıklarını hatırlatan Bakan Bozdağ şöyle devam etti:Son derece önemli bir karar. Biz tutuklulukta biliyorsunuz üst sınır Terörle Mücadele Kanununda yer alan suçlar bakımından 10 yıldır, şimdi onu 5 yıla çeken adımı attık. Dün Cumhurbaşkanımız yasayı onayladı, Resmi Gazetede de yayınlandı. Dün itibari ile bu yasa da yürürlüğe girmiş durumda. Şu anda tutuklulukta azami süre 5 yılla sınırlanmış oldu. Bugün belki bu kanun gereği bazı tahliyeler de yapılabilir. Bizim elimizdeki rakamlar 150 civarındaki vatandaşımızın yararlanma ihtimali bulunduğu yöndedir. Tabi Sayın Başbuğ ile ilgili Anayasa Mahkemesinin kararı da, ilk derece mahkemesinin de bugüne kadar gerekçeli kararı yazmamış olması önemli bir değerlendirmeye tabi tutuluyor. Bu kararın gerekçelerinin birisi de odur. Mahkemeler karar verirken gerekçesi hazır haldeyse asıl karar vermesi ve karar verdiği anda gerekçeyi de dosyaya koyması lazım. Eğer mahkeme karar verdiği anda gerekçeyi dosyaya koyamıyorsa kanun diyor ki, 15 gün içerisinde gerekçeyi dosyaya koyması lazım. İşte Sayın Başbuğnun da yargılandığı davada 7 ayı aştı hala mahkeme gerekçeli kararı yazıp dosyasına koymadı, koyamadı. Bu büyük bir yanlışlıktır. Yasanın öngördüğü kuralların ihlalidir. Çünkü yasa 15 gün süre veriyor. Özel mahkemeleri kaldıran kanunda yeni bir 15 günlük süre verdi. Umarım ki bu süre içerisinde gerekçeli karar yazılır.ÖNEMİ BÜYÜKBu düzenlemenin öneminin büyük olduğunu vurgulayan Bozdağ şöyle dedi:Çünkü temyiz hakkını kullanacak mahkum olan kişiler, bu hakkı kullanamıyor. Belki Yargıtay bozacak, bazıları tahliye olacak, belki olmayacak. Ama bireysel başvuruya, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, diğer yargı yollarına müracaat etme hakkı var, imkanı var. Kararın direk yazılmamış olması, halen dosyasına konmamış olması burada hüküm giyen vatandaşlarımızın Yargıtayda ve diğer yargı yollarında hak aramasını da geciktirmektedir. Burada lehlerine çıkacak karar belki bazıların tahliyesini gerektirecektir, o tahliye edilecek kişiler mevcut yazılan karardan karar nedeniyle belki şu anda 7 aydır içeride haksız olarak yatıyor da olabilir. O yüzden kararın dosyaya yazılması doğru olandır. Ben de Adalet Bakanı olarak bir mahkeme kararının gerekçesini 7 aydır yazılmamış olmasını anlamakta zorlanıyorum. Ben hukuksal bir gerekçe bulamıyorum. BAKANLIĞIN YETKİSİ YOKBakan Bozdağ, Fethullah Gülen hakkında kırmızı bülten çıkarılacağı iddiasıyla ilgili olarak da
Zaman
Ana Sayfa
07.03.2014
BozdağBugünbazıtahliyeleryapılabirBozdağ Bugün bazı tahliyeler yapılabir
Tur, Sneijder ve Drogba’ya bağlı
Zaman
26.02.2014
02:07
Galatasaray Teknik Direktörü Roberto Mancini, Chelsea karşısında işlerinin zor olduğunu söylerken, bu maçtaki kozlarını da açıkladı. İki yıldızı Drogba ve Sneijder’in ortaya koyacağı performansa dikkat çeken İtalyan hoca, “Her ikisi de Mourinho ile dostlar fakat bu kez düşman gibi davranmalılar.” dedi.Galatasaray Teknik Direkörü Roberto Mancini, Şampiyonlar Ligi 2.tur ilk maçında karşılaşacakları Chelsea maçı öncesi ilginç bir itirafta bulundu. İngiliz ekibinin bu tarz sınavları kazanmaya alışık olduğunu ifade eden Mancini, “Chelsea, bu tür maçları kazanmaya alışık. Yüzde 80 turu geçerler.” diye konuşarak herkesi şaşırttı.Hollandalı yıldız Weslej Sneijder ile basın toplantısı düzenleyen İtalyan teknik adam, rakipleri Chelsea’ye övgüler yağdırdı. İngiliz temsilcisinin Avrupa’nın en iyi ekiplerinden biri olduğunu belirten Mancini, “Bu kupayı daha önce kazandılar ve her sene burada varlar. İyi mücadele edip, evde oynayacağımız bu maçtan faydalanmamız lazım.” ifadelerini kulladı. Tecrübeli hoca, meslektaşı Jose Mourinho’nun “Chelsea’nin henüz genç ve hazır olmadığı” yorumunu ise şöyle değerlendirdi: “Tıpkı bizim gibi genç bir takımlar. Bir gerçek ki Chelsea Premier Lig’in en üstteki takımlarından biri. İyi, hatta fantastik oyuncuları var. Bu maçları kazanmaya alışıklar. Yüzde 80 turu geçerler.”İtalyan çalıştırıcı, Mourinho için Drogba ve Sneijder’in çok önemli olduğu hatırlatılınca şunları söyledi: “Ama bizim için daha önemliler. Her ikisinin de çok iyi oynamalarına ihtiyacımız var. 90 dakika sonrasında Mourinho ile yemeğe bile çıkabilirler. Fakat bu 90 dakika için düşman olmaları gerekecek.” Mancini, son olarak İngiltere’ye dönüp dönmeyeceği hakkındaki soruya şöyle karşılık verdi: “Şu anda buradayım ve çok mutluyum. Galatasaray, Türkiye’nin en iyi takımı. Manchester’da yaptıklarımızdan gururlu ve mutluyum. Futbolda her zaman her şey değişebilir ama geri gider miyim bilmiyorum.”Sarı-Kırmızılı takımın Hollandalı maestrosu Sneijder ise son 16’ya kalmak için ellerinden geleni yapacaklarını kaydetti. Bir soru üzerine Juventus’a attığı gole değinen tecrübeli futbolcu, “Bu gol çok önemliydi ama dünyayı değiştiren bir gol değildi. Şimdi daha ileriye gitmek için mücadele edeceğiz. Chelsea karşısında zafer kazanmak için mücadele edeceğiz.” açıklamasını yaptı.Drogba’nın gönlü Chelsea’deGalatasaray’ın Fildişi Sahilili golcüsü Didier Drogba, Chelsea Teknik Direktörü Jose Mourinho’nun istemesi halinde eski kulübüne geri dönmeyi düşünebileceğini açıkladı. İngiliz basınına konuşan yıldız oyuncu, “Henüz bir teklif yok. Sadece temenni. Olursa, İngiltere’de teklifini kabul edebileceğim tek kulüp Chelsea’dir.” dedi. Drogba, “Chelsea bizden 10 kat daha iyi. Juventus da bizden daha iyi bir ekipti. Bu yüzden her şey olabilir. Kazanmak için oynarım.” diye konuştu.Favori değiliz bu çok açık!Şampiyonlar Ligi’ndeki Galatasaray karşılaşması öncesi basının karşısına çıkan Chelsea Menajeri Jose Mourinho temkinli konuştu. Portekizli çalıştırıcı, “Turu atlamak için favori değiliz, bu çok açık.” dedi. Eski öğrencisi Drogba hakkında da konuşan Mourinho, “Onunla karşılaşmak garip bir duygu. Drogba benim için çok özel. Ama ben buraya işimi yapmaya geldim. Drogba da çıkıp işini yapacaktır.” şeklinde konuştu. İngilizlerin tecrübeli file bekçisi Petr Cech ise, “G.Saray zorlu bir rakip. Umarım istediğimizi elde ederiz.” değerlendirmesini yaptı.SPK’dan iyi, PFDK’dan kötü haber geldiSermaye Piyasası Kurulu (SPK), Galatasaray’ın tahsisli sermaye artırım başvurusunu onayladı. SPK, Sarı-Kırmızılıların rüçhan hakkı kullandırılmadan, tahsisli olarak artırılacak yüzde 55,27 oranındaki sermaye artırım başvurusuna onay verdi. Öte yandan Galatasaray’ın Brezilyalı futbolcusu Felipe Melo, Beşiktaş maçının ardından yaptığı hareketlerden dolayı Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na (PFDK) sevk edildi.Aslan, Arena’da avantaj peşindeGalatasaray, Şampiyonlar Ligi ikinci tur ilk maçında bugün Chelsea’yi ağırlayacak. Türk Telekom Arena’da saat 21.45’teki müsabakayı İspanyol Carlos Velasco Carballo yönetecek. Carballo, geçen sezon Sarı-Kırmızılıların Arena’da Manchester United’ı 1-0 yendiği müsabakanın hakemiydi. Dev mücadele öncesinde iki ekipte önemli eksik bulunmuyor. Bu geceki maçla birlikte Roberto Mancini ve Jose Mourinho da dördüncü kez karşılaşacak. İki deneyimli çalıştırıcıdan Mourinho, Mancini’ye hiç kaybetmedi.
Zaman
Spor
26.02.2014
TurSneijderveDrogba’yabağlıTur Sneijder ve Drogba’ya bağlı
Tur, Sneijder ve Drogba’ya bağlı
Zaman
26.02.2014
02:07
Galatasaray Teknik Direktörü Roberto Mancini, Chelsea karşısında işlerinin zor olduğunu söylerken, bu maçtaki kozlarını da açıkladı. İki yıldızı Drogba ve Sneijder’in ortaya koyacağı performansa dikkat çeken İtalyan hoca, “Her ikisi de Mourinho ile dostlar fakat bu kez düşman gibi davranmalılar.” dedi.Galatasaray Teknik Direkörü Roberto Mancini, Şampiyonlar Ligi 2.tur ilk maçında karşılaşacakları Chelsea maçı öncesi ilginç bir itirafta bulundu. İngiliz ekibinin bu tarz sınavları kazanmaya alışık olduğunu ifade eden Mancini, “Chelsea, bu tür maçları kazanmaya alışık. Yüzde 80 turu geçerler.” diye konuşarak herkesi şaşırttı.Hollandalı yıldız Weslej Sneijder ile basın toplantısı düzenleyen İtalyan teknik adam, rakipleri Chelsea’ye övgüler yağdırdı. İngiliz temsilcisinin Avrupa’nın en iyi ekiplerinden biri olduğunu belirten Mancini, “Bu kupayı daha önce kazandılar ve her sene burada varlar. İyi mücadele edip, evde oynayacağımız bu maçtan faydalanmamız lazım.” ifadelerini kulladı. Tecrübeli hoca, meslektaşı Jose Mourinho’nun “Chelsea’nin henüz genç ve hazır olmadığı” yorumunu ise şöyle değerlendirdi: “Tıpkı bizim gibi genç bir takımlar. Bir gerçek ki Chelsea Premier Lig’in en üstteki takımlarından biri. İyi, hatta fantastik oyuncuları var. Bu maçları kazanmaya alışıklar. Yüzde 80 turu geçerler.”İtalyan çalıştırıcı, Mourinho için Drogba ve Sneijder’in çok önemli olduğu hatırlatılınca şunları söyledi: “Ama bizim için daha önemliler. Her ikisinin de çok iyi oynamalarına ihtiyacımız var. 90 dakika sonrasında Mourinho ile yemeğe bile çıkabilirler. Fakat bu 90 dakika için düşman olmaları gerekecek.” Mancini, son olarak İngiltere’ye dönüp dönmeyeceği hakkındaki soruya şöyle karşılık verdi: “Şu anda buradayım ve çok mutluyum. Galatasaray, Türkiye’nin en iyi takımı. Manchester’da yaptıklarımızdan gururlu ve mutluyum. Futbolda her zaman her şey değişebilir ama geri gider miyim bilmiyorum.”Sarı-Kırmızılı takımın Hollandalı maestrosu Sneijder ise son 16’ya kalmak için ellerinden geleni yapacaklarını kaydetti. Bir soru üzerine Juventus’a attığı gole değinen tecrübeli futbolcu, “Bu gol çok önemliydi ama dünyayı değiştiren bir gol değildi. Şimdi daha ileriye gitmek için mücadele edeceğiz. Chelsea karşısında zafer kazanmak için mücadele edeceğiz.” açıklamasını yaptı.Drogba’nın gönlü Chelsea’deGalatasaray’ın Fildişi Sahilili golcüsü Didier Drogba, Chelsea Teknik Direktörü Jose Mourinho’nun istemesi halinde eski kulübüne geri dönmeyi düşünebileceğini açıkladı. İngiliz basınına konuşan yıldız oyuncu, “Henüz bir teklif yok. Sadece temenni. Olursa, İngiltere’de teklifini kabul edebileceğim tek kulüp Chelsea’dir.” dedi. Drogba, “Chelsea bizden 10 kat daha iyi. Juventus da bizden daha iyi bir ekipti. Bu yüzden her şey olabilir. Kazanmak için oynarım.” diye konuştu.Favori değiliz bu çok açık!Şampiyonlar Ligi’ndeki Galatasaray karşılaşması öncesi basının karşısına çıkan Chelsea Menajeri Jose Mourinho temkinli konuştu. Portekizli çalıştırıcı, “Turu atlamak için favori değiliz, bu çok açık.” dedi. Eski öğrencisi Drogba hakkında da konuşan Mourinho, “Onunla karşılaşmak garip bir duygu. Drogba benim için çok özel. Ama ben buraya işimi yapmaya geldim. Drogba da çıkıp işini yapacaktır.” şeklinde konuştu. İngilizlerin tecrübeli file bekçisi Petr Cech ise, “G.Saray zorlu bir rakip. Umarım istediğimizi elde ederiz.” değerlendirmesini yaptı.SPK’dan iyi, PFDK’dan kötü haber geldiSermaye Piyasası Kurulu (SPK), Galatasaray’ın tahsisli sermaye artırım başvurusunu onayladı. SPK, Sarı-Kırmızılıların rüçhan hakkı kullandırılmadan, tahsisli olarak artırılacak yüzde 55,27 oranındaki sermaye artırım başvurusuna onay verdi. Öte yandan Galatasaray’ın Brezilyalı futbolcusu Felipe Melo, Beşiktaş maçının ardından yaptığı hareketlerden dolayı Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na (PFDK) sevk edildi.Aslan, Arena’da avantaj peşindeGalatasaray, Şampiyonlar Ligi ikinci tur ilk maçında bugün Chelsea’yi ağırlayacak. Türk Telekom Arena’da saat 21.45’teki müsabakayı İspanyol Carlos Velasco Carballo yönetecek. Carballo, geçen sezon Sarı-Kırmızılıların Arena’da Manchester United’ı 1-0 yendiği müsabakanın hakemiydi. Dev mücadele öncesinde iki ekipte önemli eksik bulunmuyor. Bu geceki maçla birlikte Roberto Mancini ve Jose Mourinho da dördüncü kez karşılaşacak. İki deneyimli çalıştırıcıdan Mourinho, Mancini’ye hiç kaybetmedi.
Zaman
Ana Sayfa
26.02.2014
TurSneijderveDrogba’yabağlıTur Sneijder ve Drogba’ya bağlı
Diyarbakır'da AK Parti'den 30 kişi istifa etti
Zaman
24.02.2014
14:49
Diyarbakırda AK Parti teşkilatında yıllardır hizmet eden 30 kişi, meclis üyeliği adaylığından istifa etti.Diyarbakır Adliyesi önünde toplanan AK Partililer, istifa dilekçelerini Yüksek Seçim Kurulu temsilciliğine verdi. Adaylar adına açıklamayı Yasin Öztemel yaptı. AK Parti Bağlar Belediye Meclis üyeliği listelerinde yapılan haksızlık nedeniyle istifa ettiklerini kaydeden Yasin Öztemel, Bölgemizde tanınmış İzol aşiretin temsilcisi olan Ahmet Aslan gibi bizler de parti içerisinden gelen teklifle meclis üyesi adayı olduk. Ama kendisi de haksızlığa maruz kalmıştır ve listede son sıralarda yer verilmiştir. AK Parti Bağlar İlçe Teşkilatı içerisinde yapılan liste sıralamasında haksızlık vardır. Kadın ve gençlik kotasındaki kardeşlerimizin hakları korunmamıştır. AK Parti Diyarbakır İl Başkanının bu konuya hâkim olamaması ve listelerde yapılan haksızlıkları, yanlışları düzeltememesi büyük bir sorumsuzluğun örneğidir. Demokrasinin vazgeçilmez kaynağı seçimlerdir. Ama listelerde yapılan antidemokratik girişimler maalesef üzmüştür. Haksızlığın ve zulmün karşısında dilsiz şeytan olmamanın gayreti içerisindeyiz. dedi. Diyarbakırda AK Partinin meclis üyesi adaylığı için para karşılığında yapılan girişimleri duyduklarını anlatan Öztemel, Biz de duymuşuz. Ama bunun ispatı bizde olmadığı için bu hususu dile getirmemiz yanlıştır. Bugün burada olmamızın nedeni AK Partiye olan bir düşmanlık söz konusu değildir. Burada bulunan her arkadaş birer AK Partilidir. diye konuştu. AK PARTİLİ OLMAYAN LİSTELERDEN ADAY GÖSTERİLDİ İDDİASIAK Parti Meclis Üyesi adaylığından çekilen Şefika Kızılkan ise 11 yıldır AK Partinin içinde olduğunu belirterek, tepkisini şu sözlerle dile getirdi: Ben maddi ve manevi AK Partiliyim. Bağlar ilçesinde çalışıyorum. Bütün görevlerde aktif olarak çalıştım. Ben meclis üyesi adayı oldum. Bizi hiç listeye yazmadılar ve bize hiçbir hak tanımadılar. Diyorlar ki kadın ana ve çiçektir. Ama haklarımızı ellerimizden aldılar. Bağlarda 2 kadını meclis üyeliğine yazsalardı seçimi güzel bir şekilde yürütürdük. Ama bu listedekiler partimize ne kadar üye getirebilir. Ne kadar oy getirebilir. Bunları düşündüler mi? Biz hakkımızı istiyoruz. Topladığım oylar ne olacak, hepsi boşuna mı gitsin. Bizim kusurumuz başkanımızın istifa etmesi midir? İstifa etmişse listesini teslim etmiş. Listemizi kimse kaale almadı. Tanımadığımız ve partili olmayan insanlar listeye girmiş. Ondan dolayı biz çok üzgünüz.(CİHAN)
Zaman
Güncel
24.02.2014
Diyarbakırda/">DiyarbakırdaAKPartiden30kişiistifaettiDiyarbakırda-AK-Partiden-30-kişi-istifa-etti/">Diyarbakırda AK Partiden 30 kişi istifa etti
Diyarbakır'da AK Parti'den 30 kişi istifa etti
Zaman
24.02.2014
14:49
Diyarbakırda AK Parti teşkilatında yıllardır hizmet eden 30 kişi, meclis üyeliği adaylığından istifa etti.Diyarbakır Adliyesi önünde toplanan AK Partililer, istifa dilekçelerini Yüksek Seçim Kurulu temsilciliğine verdi. Adaylar adına açıklamayı Yasin Öztemel yaptı. AK Parti Bağlar Belediye Meclis üyeliği listelerinde yapılan haksızlık nedeniyle istifa ettiklerini kaydeden Yasin Öztemel, Bölgemizde tanınmış İzol aşiretin temsilcisi olan Ahmet Aslan gibi bizler de parti içerisinden gelen teklifle meclis üyesi adayı olduk. Ama kendisi de haksızlığa maruz kalmıştır ve listede son sıralarda yer verilmiştir. AK Parti Bağlar İlçe Teşkilatı içerisinde yapılan liste sıralamasında haksızlık vardır. Kadın ve gençlik kotasındaki kardeşlerimizin hakları korunmamıştır. AK Parti Diyarbakır İl Başkanının bu konuya hâkim olamaması ve listelerde yapılan haksızlıkları, yanlışları düzeltememesi büyük bir sorumsuzluğun örneğidir. Demokrasinin vazgeçilmez kaynağı seçimlerdir. Ama listelerde yapılan antidemokratik girişimler maalesef üzmüştür. Haksızlığın ve zulmün karşısında dilsiz şeytan olmamanın gayreti içerisindeyiz. dedi. Diyarbakırda AK Partinin meclis üyesi adaylığı için para karşılığında yapılan girişimleri duyduklarını anlatan Öztemel, Biz de duymuşuz. Ama bunun ispatı bizde olmadığı için bu hususu dile getirmemiz yanlıştır. Bugün burada olmamızın nedeni AK Partiye olan bir düşmanlık söz konusu değildir. Burada bulunan her arkadaş birer AK Partilidir. diye konuştu. AK PARTİLİ OLMAYAN LİSTELERDEN ADAY GÖSTERİLDİ İDDİASIAK Parti Meclis Üyesi adaylığından çekilen Şefika Kızılkan ise 11 yıldır AK Partinin içinde olduğunu belirterek, tepkisini şu sözlerle dile getirdi: Ben maddi ve manevi AK Partiliyim. Bağlar ilçesinde çalışıyorum. Bütün görevlerde aktif olarak çalıştım. Ben meclis üyesi adayı oldum. Bizi hiç listeye yazmadılar ve bize hiçbir hak tanımadılar. Diyorlar ki kadın ana ve çiçektir. Ama haklarımızı ellerimizden aldılar. Bağlarda 2 kadını meclis üyeliğine yazsalardı seçimi güzel bir şekilde yürütürdük. Ama bu listedekiler partimize ne kadar üye getirebilir. Ne kadar oy getirebilir. Bunları düşündüler mi? Biz hakkımızı istiyoruz. Topladığım oylar ne olacak, hepsi boşuna mı gitsin. Bizim kusurumuz başkanımızın istifa etmesi midir? İstifa etmişse listesini teslim etmiş. Listemizi kimse kaale almadı. Tanımadığımız ve partili olmayan insanlar listeye girmiş. Ondan dolayı biz çok üzgünüz.(CİHAN)
Zaman
Ana Sayfa
24.02.2014
Diyarbakırda/">DiyarbakırdaAKPartiden30kişiistifaettiDiyarbakırda-AK-Partiden-30-kişi-istifa-etti/">Diyarbakırda AK Partiden 30 kişi istifa etti
Trabzonspor başkanından juventus’a şike suçlaması
Zaman
22.02.2014
02:07
İtalyan devi ile önceki gün oynanan karşılaşmaya, temsilcimiz aleyhinde verilen kararlar damga vurdu. Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu dönüş yolunda daha önce şikeden küme düşürülen Juventus’a aynı suçlamada bulundu.Belaruslu hakemlerin, bariz gollerini vermediğini açıklayan Bordo-Mavililerin başkanı, “Kimse okyanusta yakalandığın fırtınaya bakmıyor. Gemi limana geldi mi gelmedi mi ona bakıyor. Yüzde yüz golümüzü vermediler. İtalyan yorumcuları da dinledim maçtan sonra. Onlar da topun tamamı çizgiyi geçmediğini söylüyor. 1-1 olsa belki çok farklı olacaktı. Biz daha iyi oynadık. İlk golde top oyuncumuza çarpıp önlerine düştü. Şanssızlık oldu.” dedi.Hem Süper Lig’de hem de Avrupa Kupaları’nda hakem kararlarına kurban gittiklerinin altını çizen İbrahim Hacıosmanoğlu, “Şike devam ediyor. Her yerde devam ediyor demek ki. Bizim orada hakemler ayarlanıyorsa burada da ayarlanıyor. 6. hakemin gözünün önünde oluyor. Hadi o göremiyorsa yan hakemin ‘devam et’ demesi lazım. Veyahut göremiyorsan dışarı çıktığına nasıl kanaat getiriyorsun?” diyerek sert ifadeler kullandı.Tur şanslarını da değerlendiren Trabzonspor başkanı, “Perşembe günü aynı futbolu oynarsak, seyircinin de desteği ile turu geçebiliriz. Futbolcularımız Juventus’u yenebileceklerini gösterdi. Bizden iyi oynamayıp 2-0 kazandıysalar, biz de Trabzon’da daha iyi oynayıp kazanabiliriz.” şeklinde umutlu konuştu.MANDIRALI’YA BAŞKANDAN GEÇER NOTİbrahim Hacıosmanoğlu, görevinden ayrılan Teknik Direktör Mustafa Akçay’ın yerine getirdikleri Hami Mandıralı’ya olan güvenlerinin tam olduğunu belirtti. Başkan sözlerini şöyle tamamladı: “Hami hocaya güveniyoruz. Bu maçta galip de gelse, mağlup da olsa bir sınava tabi tutmamıştık kendisini. Kimse anasından teknik direktör doğmuyor. Onun da bir geçmişi var. Yıllarca üst düzey futbol oynadı. Avrupa’da bizi temsil etti. Hocalık deneyimi de var. Hep beraber yardımcı olalım, Trabzonspor yeni bir teknik direktör kazansın. Türkiye’de Pro-Lisans’ı olmadan çalışan hocalar var. Herhalde bizim hocaya da bir formül buluruz.” Başkan Yardımcısı ve Basın Sözcüsü Yakup Aslan da Mandıralıya destek verdi.İtalyan medyası bile ‘gol’ dediTrabzonspor’un önceki akşam Juventus’a deplasmanda 2-0 kaybettiği Avrupa Ligi 2. tur maçı İtalyan spor basınında, geniş yankı buldu. Ülkede yayımlanan gazeteler, hakemin vermediği golü eleştirdi. La Gazzetta dello Sport, “Osvaldo kilidi açtı, Trabzon 1-1’e çok yaklaştı. 2-0’a kadar Juventus titredi.” diye yazdı. Corriere dello Sport, tartışmalı pozisyon için “Olcan’ın golü iptal edildi ama top dışarı çıkmamıştı” yorumunu yaptı. Tuttosport ise, Trabzonspor’un tartışmalı pozisyonu için, “Çok karışık bir pozisyon olsa da top milimetrik olarak dışarı çıkmıştı.” diye yazdı.Yerel gazetelerden sert tepkiTrabzon’da yayımlanan yerel gazeteler, Juventus’a 2-0 yenilen Trabzonspor’a sahip çıktı. Bordo-Mavili ekibi öven gazeteler, Belaruslu hakem Aleksei Kulbakov ve yardımcılarına sert tepki gösterdi. Karadeniz gazetesi: “Çizmeden tavşan çıkmadı” ve “Hakemler bizi sevmiyor.”, Türksesi: “İki kaza golüne kurban gitti”, Günebakış: “Yazık oldu” ve “Bu gol nasıl verilmez”, Karadeniz’in Sesi: “Biz İtalya’yı yaktık, hakem de bizi yaktı”, Sonnokta: “Galip sayılır bu yolda mağlup” ve “Belaruslu hakem yaktı”, Kuzey Ekspres: “Futbol ve hakemin adaleti, ‘Juve’ dedi” başlığını kullandı.
Zaman
Spor
22.02.2014
Trabzonspor/">Trabzonsporbaşkanındanjuventus’aşikesuçlamasıTrabzonspor-başkanından-juventus’a-şike-suçlaması/">Trabzonspor başkanından juventus’a şike suçlaması
CHP'den toplu istifa
Zaman
16.02.2014
16:47
CHP Talas İlçe Başkanlığının 17 kişilik yönetimi düzenledikleri basın toplantısı ile destekledikleri ismin belediye başkan adayı olarak gösterilmemesi sonrasındaCHPden topluca istifa ettiklerini açıkladı.Talas İlçe Başkanlığında düzenlenen toplantıda konuşan CHP Talas İlçe Başkanı Memduh Bektemir, 22 ay önce görevi devraldık. CHP içinde siyaset yapan herkes Talas örgütünün nasıl çalıştığını çok iyi bilir. Kayseride kimsenin hayal edemediği bir çok işi yaptık dedi.Pekdemir, Bütün çalışmalarımızı örgüte danışarak yaptık. Bazıları partiyi sağa çeksede biz hep sosyal demokrat olmaya çalıştık. Adımızın duyulmasından içimizden ve dışımızdan rahatsız olanlar oldu. Son yerel yönetimler aday belirleme sürecinde bunu açıkça gördük. Bizi başarısız göstermek için her dalavereyi çevirdiler. Genel Merkeze bildirdiğimiz Mustafa Aslanın adaylığını engellemek için her türlü şeyi yaptılar. Kısacası Talasta seçimin kazanılmaması için ne gerekiyorsa yaptılar. Ya genel merkez yanlış yapıyor veya yanıltılıyor. Bizi yok sayarak aday belirleyen bu anlayışı, bizim sesimizi duymayan genel merkez yöneticilerini protesto ediyor ve topluca istifa ediyoruzÖrgütü tarafından Talas İlçe Başkan adayı olarak genel merkeze bildirilen Mustafa Aslan, Bilindiği üzere 2014 yılı yerel seçimlerinde CHP Genel Merkezi her nasılsa Kayseride Talas ilçe örgütünün adayını açıklayamamıştır. Bu saate gelindiğinde İl Başkanı tarafından bildirildiği üzere bir başka hanım arkadaşımızın isminin kabul edildiği öğrenildi. Ben CHPli bir insan olarak 13 yıl il yöneticiliği yapmış bir insan olarak ilçe örgütümün daveti ve isteği üzerine bu görevi kabul etti. Burada ilçe örgütü bu isteği oy birliği ile kabul etti. Türlü beklentilerden sonra il yönetimi de benim adaylığımın uygun olduğunu genel merkeze bildirdi dedi.Aslan açıklamasını şu şekilde sürdürdü:Bu yaşanan olaylara rağmen ben Kayseri Talas ilçe örgütünün istediği bir aday olarak bekledim. Ne bir muhatap bula ildiğim gibi bunun Kayseriden sorulup soruşturulduğunu görmedim. Hiçbir şekilde adaylığı gündeme gelmeyen bir insan için adayınız bu dur denmesi Kayseri adına üzücüdür. Kayseride sayın Özhaseki paşa olduysa bu CHPnin suçudur.Biz bu halkın teveccühünü almış bir örgüt. Ama Kayseri örgütü lime doğranarak örgüt bu hale getirilmiştir. Talas ilçesinin böyle bir zafiyete uğratılması AK Partinin ayağının tökezlediği bir yerde destek görmesi anlamına geliyor. Ben kurultay delegesi olarak partimde üyeliğim bulunuyor. Bu benim şahsımın bir sorunu değil, ama CHP bu sorunu haftalar önce halletmeliydi. Burada ilçenin ve ilin aldığı bir kararı tanımayan CHP varsa Kayseride CHP örgütü yok demektir.Kayserinin talihi ve kaderi olamaz. Burada birileri Kayseriyi kurtarılmış bölge olarak görüyorsa bunun sebebi ana muhalefet partisi olarak bizleriz. Ben örgütümün adayıyım. Bu yetkiyi kimse benden alamaz. CHP demokratik parti ise kimse bunun üzerine konuşmamalı. Ben CHPnin en iyi şekilde temsilini yaptım. Ben bu şartlarda bana bunu uygun görmeyen insanlar varsa bu insanlar samimi bir insan değildir. Bu halk bizden görev ve destek istiyor. Ama partimiz kendini bu duruma düşürüyorsa artık takdir halkımızındır. Örgütümüzün beni aday göstermesini kimse elimizden alamaz. Cumhuriyet Hatır Partisi ise kimin hatırını sayıyorlarsa gelsin o arkadaşlar bu örgütü alsınlar. Kayseride derin CHP kimse bu örgütü alsın gelsin ve derdimize çare olsun. Ben bu şartlarda partinin bu zafiyete düşürülmesini kınıyorum.Bu Kayseriye yapılmış bir ihanettir. Kimin hatırı bizden yüksekse bir örgüt bir yana o şahıs ta terazinin diğer yanında ağır basıyorsa Sayın Genel Başkanımız bunu izah etsin. Nereden getiriyorlarsa bir örgüt getirsin ve bu saatte ne yapacaksa gelsin yapsın diye konuştu.(İHA)
Zaman
Son Dakika
16.02.2014
CHPdentopluistifaCHPden toplu istifa
Bakan Çavuşoğlu: İnternet düzenlemesi AİHM'e uygun
Zaman
09.02.2014
02:08
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu, internet düzenlemesinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) verdiği karara uygun olduğunu söyledi.Mevlüt Çavuşoğlu, partisinin belediye başkan adayları tanıtım toplantısı için geldiği Tokatta gazetecilerin sorularını cevapladı. Aday tanıtım toplantısı için Bakan Çavuşoğluna, Ak Parti Tokat Milletvekili Zeyid Aslan, AB Bakan Yardımcısı Alaattin Büyükkaya da eşlik etti. AB Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlunu Tokat Valisi Mustafa Taşkesen, Ak Parti Tokat Milletvekilleri Şükrü Ayalan, Dilek Yüksel ve partililer karşıladı. Basın açıklaması sırasında bir gazetecinin internet düzenlemeleri ile ilgili ABden tepki geldiği yönündeki sorusuna Bakan Çavuşoğlu, Bizim yaptığımız düzenleme aslında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin verdiği karara uygun. Aynı şekilde en temel insan hakkı olan özel hayatın gizliliği konusunda düzenlemeler yapan bir yasadır. Türkiye daha önceden olumsuz bir şey olduğu zaman herhangi bir servis sağlayıcı, Youtube başta olmak üzere tamamen mahkeme kararı ile kapatıyordu. Şimdi ise herhangi bir olumsuz durum olduğu zaman servis sağlayıcı değil, sadece o içerik kapatılıyor. Ama bu içeriğin kapatılmasının yetkisi de sadece bu kuruluşun başkanına bağlı değil. Burada çok yanlış yorumlar var. Özel hayatın gizliliği dediğimiz, özellikle çocukların cinsel istismarı ile ilgili ya da herhangi bir pornografik içerik olduğu zaman kişi bu kuruluşa başvurduğu zaman kuruluş yada başkanı bunu engelliyor. Ne zamana kadar engelliyor? 24 saat içerisinde kişinin mahkemeye başvurması lazım. Mahkemede 48 saat içersinde bu kararın doğru olup olmadığı yönünde karar vermesi gerekiyor. Eğer mahkemeye başvurmaz ise engellemede ortadan kalkmış oluyor. Ya da mahkeme hangi yönde karar verirse ona uyuluyor. Ama Türkiye bu konuda çok acı tecrübeler yaşadı. Sürekli hatırlatmak için söylemiyorum ama örneğin; Sayın Baykalla ilgili internette yayınlanan, siz adına video derseniz ne derseniz deyin son derece ahlaksızca kaydedilip yayınlanan bir içerik, o akşam biz de Mecliste idik. Hatta Sayın Başbakanımız da çok üzüldü, bir an evvel kaldırılsın böyle şey olamaz dedi. Ama kaç gün sürdü. Şimdi Türkiyede çocukların cinsel istismarı ile ilgili birisi bir şey koyuyor. O çocukla ilgili içeriğin orada devam etmesi kabul edilecek bir şey mi? Dünya neresinde kabul edilebilir. Buna benzer birçok tehditler, özellikle kadına yönelik şeyler oluyor. Kişilik haklarını korumak için ve özel hayatın gizliliğini korumak, bu en temel hak ve özgürlüktür. diye konuştu.ÜLKEMİZİN DIŞARIYA ŞİKAYET EDİLMESİ BU GÜNLERDE ARTTI Bugünlerde Türkiyeyi dışarıya şikayet etme meraklısının arttığını ifade eden Bakan Çavuşoğlu, Daha önce muhalefet partisi tırnak içinde söylüyorum, çok güzel yapıyordu. Ama şimdi bakıyoruz bazı medya kuruluşları, yapılar Türkiyeyi karalamak, küçültmek ve zarar vermek için hedefleri iktidar ve Başbakanımız. Ama esas yaptıkları şey Türkiyenin itibarını zedelemek. Bunun sayısı arttı. Buralardan bilgi gelebilir. Bakanlığa geldiğimizden itibaren çok samimi bir diyalog ortamı oluşturduk. Komiser Füle ile hem AB Parlamentosundaki parti başkanlarıyla samimi diyalog ortamı. Telefonla görüşüyoruz. Yani herhangi bir yerle ilgili gelişmeyle ilgili bize sorsunlar. Bir kaç kez bu anlamda yaptığım çağrıyı yineliyorum. ifadelerini kullandı.BAZI AVRUPA ÜLKELERİNDE SADECE BAKAN VEYA KRAL ATIYOR Bir gazetecinin İnternette yapılan düzenleme ile ilgili Türkiyenin örnek aldığı bir ülke var mı? şeklindeki sorusu üzerine Bakan Çavuşoğlu şunları söyledi: Bu konuda Avrupada değişik uygulamalara baktık işin doğrusu. Burada tek bir yapı yok. HSYK ile ilgili de şu anda askıya alındığı için tekrar ona dönmek istemiyorum. Ama o zaman da inceledik. AB ülkelerinde ne böyle belirlediği bir standart var, ne de AB ülkelerinde tek bir standart içinde yasa veya uygulama yok. Bazı ülkelere bakıyorsunuz tamamını bakan atıyor, bazı ülkelerde bakan öneriyor kral atıyor, bakan atıyor cumhurbaşkanı atıyor. Bazen Meclis seçiyor karma oluyor. Mesela Danimarkada bakan HSYKyı feshedebiliyor. Hollandada hepsini bakan atıyor. Böyle tek bir uygulama yasa yok. İnternetle ilgili de aynı şekilde tek bir uygulama yok. Biz değişik örneklere baktık ama burada temel aldığımız ilke kişilerin özel hayatının korunması. Özel hayatın gizliliğinin mahremiyetinin korunması. Burada bir kişi suç işlemişse veya bir içerik varsa o içeriğin engellenmesi ama birçok insanın kullandığı servis sağlayıcının yayına devam ederek mahrum etmemek gibi son derece titiz hazırlanmış bir yasa.Yapılan açıklamalarının arından Vali Mustafa Taşkesen, Bakan Çavuşoğluna günün anısına Tokata has ceviz sandık takdim etti. (CİHAN)
Zaman
Son Dakika
09.02.2014
BakanÇavuşoğluİnternetdüzenlemesiAİHMeuygunBakan Çavuşoğlu İnternet düzenlemesi AİHMe uygun
Bakan Çavuşoğlu: İnternet düzenlemesi AİHM'e uygun
Zaman
08.02.2014
22:45
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu, internet düzenlemesinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) verdiği karara uygun olduğunu söyledi.Mevlüt Çavuşoğlu, partisinin belediye başkan adayları tanıtım toplantısı için geldiği Tokatta gazetecilerin sorularını cevapladı. Aday tanıtım toplantısı için Bakan Çavuşoğluna, Ak Parti Tokat Milletvekili Zeyid Aslan, AB Bakan Yardımcısı Alaattin Büyükkaya da eşlik etti. AB Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlunu Tokat Valisi Mustafa Taşkesen, Ak Parti Tokat Milletvekilleri Şükrü Ayalan, Dilek Yüksel ve partililer karşıladı. Basın açıklaması sırasında bir gazetecinin internet düzenlemeleri ile ilgili ABden tepki geldiği yönündeki sorusuna Bakan Çavuşoğlu, Bizim yaptığımız düzenleme aslında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin verdiği karara uygun. Aynı şekilde en temel insan hakkı olan özel hayatın gizliliği konusunda düzenlemeler yapan bir yasadır. Türkiye daha önceden olumsuz bir şey olduğu zaman herhangi bir servis sağlayıcı, Youtube başta olmak üzere tamamen mahkeme kararı ile kapatıyordu. Şimdi ise herhangi bir olumsuz durum olduğu zaman servis sağlayıcı değil, sadece o içerik kapatılıyor. Ama bu içeriğin kapatılmasının yetkisi de sadece bu kuruluşun başkanına bağlı değil. Burada çok yanlış yorumlar var. Özel hayatın gizliliği dediğimiz, özellikle çocukların cinsel istismarı ile ilgili ya da herhangi bir pornografik içerik olduğu zaman kişi bu kuruluşa başvurduğu zaman kuruluş yada başkanı bunu engelliyor. Ne zamana kadar engelliyor? 24 saat içerisinde kişinin mahkemeye başvurması lazım. Mahkemede 48 saat içersinde bu kararın doğru olup olmadığı yönünde karar vermesi gerekiyor. Eğer mahkemeye başvurmaz ise engellemede ortadan kalkmış oluyor. Ya da mahkeme hangi yönde karar verirse ona uyuluyor. Ama Türkiye bu konuda çok acı tecrübeler yaşadı. Sürekli hatırlatmak için söylemiyorum ama örneğin; Sayın Baykalla ilgili internette yayınlanan, siz adına video derseniz ne derseniz deyin son derece ahlaksızca kaydedilip yayınlanan bir içerik, o akşam biz de Mecliste idik. Hatta Sayın Başbakanımız da çok üzüldü, bir an evvel kaldırılsın böyle şey olamaz dedi. Ama kaç gün sürdü. Şimdi Türkiyede çocukların cinsel istismarı ile ilgili birisi bir şey koyuyor. O çocukla ilgili içeriğin orada devam etmesi kabul edilecek bir şey mi? Dünya neresinde kabul edilebilir. Buna benzer birçok tehditler, özellikle kadına yönelik şeyler oluyor. Kişilik haklarını korumak için ve özel hayatın gizliliğini korumak, bu en temel hak ve özgürlüktür. diye konuştu.ÜLKEMİZİN DIŞARIYA ŞİKAYET EDİLMESİ BU GÜNLERDE ARTTI Bugünlerde Türkiyeyi dışarıya şikayet etme meraklısının arttığını ifade eden Bakan Çavuşoğlu, Daha önce muhalefet partisi tırnak içinde söylüyorum, çok güzel yapıyordu. Ama şimdi bakıyoruz bazı medya kuruluşları, yapılar Türkiyeyi karalamak, küçültmek ve zarar vermek için hedefleri iktidar ve Başbakanımız. Ama esas yaptıkları şey Türkiyenin itibarını zedelemek. Bunun sayısı arttı. Buralardan bilgi gelebilir. Bakanlığa geldiğimizden itibaren çok samimi bir diyalog ortamı oluşturduk. Komiser Füle ile hem AB Parlamentosundaki parti başkanlarıyla samimi diyalog ortamı. Telefonla görüşüyoruz. Yani herhangi bir yerle ilgili gelişmeyle ilgili bize sorsunlar. Bir kaç kez bu anlamda yaptığım çağrıyı yineliyorum. ifadelerini kullandı.BAZI AVRUPA ÜLKELERİNDE SADECE BAKAN VEYA KRAL ATIYOR Bir gazetecinin İnternette yapılan düzenleme ile ilgili Türkiyenin örnek aldığı bir ülke var mı? şeklindeki sorusu üzerine Bakan Çavuşoğlu şunları söyledi: Bu konuda Avrupada değişik uygulamalara baktık işin doğrusu. Burada tek bir yapı yok. HSYK ile ilgili de şu anda askıya alındığı için tekrar ona dönmek istemiyorum. Ama o zaman da inceledik. AB ülkelerinde ne böyle belirlediği bir standart var, ne de AB ülkelerinde tek bir standart içinde yasa veya uygulama yok. Bazı ülkelere bakıyorsunuz tamamını bakan atıyor, bazı ülkelerde bakan öneriyor kral atıyor, bakan atıyor cumhurbaşkanı atıyor. Bazen Meclis seçiyor karma oluyor. Mesela Danimarkada bakan HSYKyı feshedebiliyor. Hollandada hepsini bakan atıyor. Böyle tek bir uygulama yasa yok. İnternetle ilgili de aynı şekilde tek bir uygulama yok. Biz değişik örneklere baktık ama burada temel aldığımız ilke kişilerin özel hayatının korunması. Özel hayatın gizliliğinin mahremiyetinin korunması. Burada bir kişi suç işlemişse veya bir içerik varsa o içeriğin engellenmesi ama birçok insanın kullandığı servis sağlayıcının yayına devam ederek mahrum etmemek gibi son derece titiz hazırlanmış bir yasa.Yapılan açıklamalarının arından Vali Mustafa Taşkesen, Bakan Çavuşoğluna günün anısına Tokata has ceviz sandık takdim etti. (CİHAN)
Zaman
Son Dakika
08.02.2014
BakanÇavuşoğluİnternetdüzenlemesiAİHMeuygunBakan Çavuşoğlu İnternet düzenlemesi AİHMe uygun
25 yıl top oynadım, 4,5 milyon dolarım yok, Halk Bankası müdürünün var
Zaman
05.02.2014
04:33
AK Parti eski milletvekili Hakan Şükür, “25 yıl boyunca İnter’de, Parma’da, Blackburn’da, Galatasaray’da, Bursaspor’da, Sakaryaspor’da top oynadım. Benim 4,5 milyon dolarım yok ama Halk Bankası müdürünün var.” dedi.Bugün TV’de yayınlanan ‘Erkam Tufan’la Analiz’ programının bu haftaki konuğu Hakan Şükür’dü. 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu kapsamında Halk Bankası Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın evindeki ayakkabı kutularından çıkan paralarla ilgili bir soruya, “Bir banka müdürünün evinde 4,5 milyon dolar çıkacak. Benim yok o kadar param. Ben 25 yıl top oynadım. İnter’de, Parma’da, Blackburn’da, Galatasaray’da, Bursaspor’da, Sakaryaspor’da... Mutlaka mal varlığım var. Değerlerim var. Her şey karıştı.” şeklinde cevap verdi. “Siz talimatla gelip, talimatla mı gittiniz?” sorusuna ise Şükür, şu cevabı verdi: “Benim buraya nasıl girdiğimi Sayın Başbakan da çok iyi biliyor. 26 Şubat’ta Sayın Başbakan’ımızın doğum gününde ben Dolmabahçe’ye davet edildim. Sayın Başbakan’ımızla görüşmek üzere bizzat kendisi aradı, ertesi güne de randevu verdi. Ben oraya milletvekilliği teklifi almaya gitmedim, bilmiyordum. Orada milletvekilliği teklif etti. Binali Bey de vardı. ‘Futbol tarafı biraz karışık oralara daha zaman var. Sen bizim yanımıza gel.’ ‘Sizin yanınıza mı dedim Sayın Başbakan?’ ‘Seni milletvekilliğine aday yapalım. Burada sportif anlamda, sporla ilgili birçok kalkınma planımız var.’ Söylemekte sakınca görmüyorum. Benim de kardeşimdir kendisi İbrahim Kutluay. Sayın Egemen Bağış da kendisiyle konuşmuş. ‘Hayır’ diyemedim.”
Zaman
Ana Sayfa
05.02.2014
25yıltopoynadım45milyondolarımyokHalkBankasımüdürününvar25 yıl top oynadım 45 milyon dolarım yok Halk Bankası müdürünün var
Burdisso’dan forvetlere gözdağı
Zaman
05.02.2014
02:09
G.Saray’ın Boca Juniors’tan kiraladığı savunma oyuncusu Guillermo Burdisso, en az forvetler kadar golcü olduğunu söyledi. Öncelikli görevinin defans yapmak olduğunu kaydeden Arjantinli stoper, duran toplarda ileri çıkarak gol aramayı sevdiğini söyledi. Aslan’ın diğer yeni transferi Veysel Sarı ise ilk 11’i zorlayacağını vurguladı.Galatasaray’ın Arjantin’in Boca Juniors takımından sezon sonuna kadar kiraladığı savunma oyuncusu Guillermo Burdisso, iddialı konuştu. Resmi sözleşmeyi imzaladıktan sonra GSTV’ye açıklamalarda bulunan Arjantinli stoper, transferinin hiç beklenmedik şekilde çok çabuk geliştiğini belirterek, “Her futbolcu gibi benim de hayalimde büyük bir takımda oynamak vardı. Bu hayalim gerçek olduğu için çok mutluyum.” diye konuştu. Şampiyonlar Ligi’nde Sarı-Kırmızılı formayı giymek için sabırsızlandığını anlatan Burdisso, “Chelsea ile çok önemli iki maç bizi bekliyor. Ben de takımıma en iyi şekilde yardım edip, takımımla bir üst tura çıkmak istiyorum.” sözlerini kullandı. Asli görevinin savunma yapmak olduğunu hatırlatan 25 yaşındaki stoper, “Ancak duran toplarda ileri çıkmayı ve gol atmayı seviyorum. Umarım öncelikli görevim olan defansı yapıp, sonra da gol atarak takıma katkıda bulunurum.” şeklinde konuştu. Tangocu, Fenerbahçe derbisi hakkındaki bir soru üzerine de şunları söyledi: “Derbilerle ilgili çok tecrübem var. Burada da hocam bana şans verirse sadece Türkiye’de değil dünya çapında bilinen bir derbide elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağım.”Galatasaray’ın Eskişehirspor’dan kadrosuna kattığı yeni transferi Veysel Sarı ise Sarı-Kırmızılı kulüpte kalıcı olmak istediğini söyledi. Kulüp televizyonuna konuşan başarılı oyuncu, “Galatasaray, Süper Lig’de oynayacağım ikinci kulüp. İnşallah da son kulübüm olur. Burada nice 100 maçlar oynamak istiyorum.” dedi. Sağ bek dışında birçok pozisyonda oynayabildiğini belirten Veysel Sarı, forma şansını yakaladığında kimseye bırakmayacağını da sözlerine ekledi.Cim Bom’un kadrosu Tokatsporluları üzecek!Galatasaray, bugün Ziraat Türkiye Kupası Çeyrek Final B Grubu’nda Tokatspor’a konuk oluyor. Teknik Direktör Roberto Mancini’nin kadro tercihi ise Spor Toto 2. Lig’de mücadele eden Tokatspor’u üzecek. Zira İtalyan teknik adam, yıldız oyuncuları İstanbul’da bıraktı. Buna karşılık Tokatspor Başkanı Emin Yılar, geçtiğimiz günlerde Sarı-Kırmızılı yönetime gönderdiği davet mektubunda Drogba ve Sneijder’i Tokat’a getirmeleri için özel bir ricada bulunmuştu. Ancak Mancini, Drogba ile Sneijder’in yanı sıra Selçuk İnan, Burak Yılmaz, Muslera, Eboue, Melo gibi as oyuncuları Tokat’a götürmedi.
Zaman
Spor
05.02.2014
Burdisso’danforvetleregözdağıBurdisso’dan forvetlere gözdağı
25 yıl top oynadım, 4,5 milyon dolarım yok, Halk Bankası müdürünün var
Zaman
05.02.2014
02:09
AK Parti eski milletvekili Hakan Şükür, “25 yıl boyunca İnter’de, Parma’da, Blackburn’da, Galatasaray’da, Bursaspor’da, Sakaryaspor’da top oynadım. Benim 4,5 milyon dolarım yok ama Halk Bankası müdürünün var.” dedi.Bugün TV’de yayınlanan ‘Erkam Tufan’la Analiz’ programının bu haftaki konuğu Hakan Şükür’dü. 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu kapsamında Halk Bankası Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın evindeki ayakkabı kutularından çıkan paralarla ilgili bir soruya, “Bir banka müdürünün evinde 4,5 milyon dolar çıkacak. Benim yok o kadar param. Ben 25 yıl top oynadım. İnter’de, Parma’da, Blackburn’da, Galatasaray’da, Bursaspor’da, Sakaryaspor’da... Mutlaka mal varlığım var. Değerlerim var. Her şey karıştı.” şeklinde cevap verdi. “Siz talimatla gelip, talimatla mı gittiniz?” sorusuna ise Şükür, şu cevabı verdi: “Benim buraya nasıl girdiğimi Sayın Başbakan da çok iyi biliyor. 26 Şubat’ta Sayın Başbakan’ımızın doğum gününde ben Dolmabahçe’ye davet edildim. Sayın Başbakan’ımızla görüşmek üzere bizzat kendisi aradı, ertesi güne de randevu verdi. Ben oraya milletvekilliği teklifi almaya gitmedim, bilmiyordum. Orada milletvekilliği teklif etti. Binali Bey de vardı. ‘Futbol tarafı biraz karışık oralara daha zaman var. Sen bizim yanımıza gel.’ ‘Sizin yanınıza mı dedim Sayın Başbakan?’ ‘Seni milletvekilliğine aday yapalım. Burada sportif anlamda, sporla ilgili birçok kalkınma planımız var.’ Söylemekte sakınca görmüyorum. Benim de kardeşimdir kendisi İbrahim Kutluay. Sayın Egemen Bağış da kendisiyle konuşmuş. ‘Hayır’ diyemedim.”
Zaman
Politika
05.02.2014
25yıltopoynadım45milyondolarımyokHalkBankasımüdürününvar25 yıl top oynadım 45 milyon dolarım yok Halk Bankası müdürünün var
Minibüs kanala düştü: 2 ölü, 19 yaralı
Zaman
04.02.2014
13:49
Balıkesirde sulama kanalına düşen köy minibüsünde bulunan 2 kişi hayatını kaybetti, ikisi ağır 19 kişi yaralandı. Yaralılar, iki hastanede tedavi altına alındı.Kaza, saat 10.00 sıralarında İzmir yolu Halalca kavşağı üzerinde meydana geldi. İddiaya göre 49 yaşındaki Yılmaz Bozkurt idaresindeki 10 VS 169 plakalı minibüs, Dursunbey ilçesinden aldığı yolcuları Balıkesirdeki pazara götürmek için sabah saatlerinde yola çıktı. Halalca kavşağında, tali yoldan ana yola çıkan 35 ZCZ 82 plakalı minibüse arkadan çarptı. Minibüs, çarpmanın etkisiyle yaklaşık 10 metre derinliğindeki sulama kanalına yuvarlandı. Hurdaya dönen arabada can pazarı yaşandı. Kazayı görenlerin haber vermesiyle olay yerine çok sayıda sağlık ekibi ve Balıkesir İtfaiye Müdürlüğüne bağlı ekipler sevk edildi. Yaralılar, minibüsten çıkarılarak Atatürk Devlet ve Balıkesir Devlet hastanelerine kaldırıldı. Minibüsün, her hafta iki gün Balıkesirdeki semt pazarına satış yapan vatandaşları taşıdığı öğrenildi. Kazanın ardından olay yerine sevk edilen çok sayıda polis ekibi, çevrede güvenlik önlemi aldı. Minibüsteki yolculardan Hafize Köyden (69), olay yerinde hayatını kaybetti. Yaralılardan Emine Akar (52), Fatma Çakır (37), Mert Çakır (12), Atiye Çakır (6), Sevcan Aslan (32), Bayram Bozkurt (38), Neslihan Bozkurt (30), Azime Aslan (15), Burhanettin Gülay (43), Davut Alan (11), Murat Aslan (32), Hasan Avcı (32), Ayşe Engin (69) ve Muharrem Ergin, Atatürk Devlet Hastanesinde tedavi altına alındı. Ergin, burada yapılan müdahalelere rağmen kurtarılmadı. Akar ve Aslanın da durumlarının ağır olduğu öğrenildi. Balıkesir Devlet Hastanesinde tedavi altına alınan diğer yaralılar Yılmaz Bozkurt (49), Cemil Ergin (54), Gamze Arslan (17), Oğuz Ay (18), Cengiz Gündoğan (53) ve Ayşe Tiryakinin (78) ise sağlık durumlarının iyi olduğu bildirildi. Kazayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı.(CİHAN)
Zaman
Güncel
04.02.2014
Minibüskanaladüştü2ölü19yaralıMinibüs kanala düştü 2 ölü 19 yaralı
Minibüs kanala düştü: 2 ölü, 19 yaralı
Zaman
04.02.2014
13:49
Balıkesirde sulama kanalına düşen köy minibüsünde bulunan 2 kişi hayatını kaybetti, ikisi ağır 19 kişi yaralandı. Yaralılar, iki hastanede tedavi altına alındı.Kaza, saat 10.00 sıralarında İzmir yolu Halalca kavşağı üzerinde meydana geldi. İddiaya göre 49 yaşındaki Yılmaz Bozkurt idaresindeki 10 VS 169 plakalı minibüs, Dursunbey ilçesinden aldığı yolcuları Balıkesirdeki pazara götürmek için sabah saatlerinde yola çıktı. Halalca kavşağında, tali yoldan ana yola çıkan 35 ZCZ 82 plakalı minibüse arkadan çarptı. Minibüs, çarpmanın etkisiyle yaklaşık 10 metre derinliğindeki sulama kanalına yuvarlandı. Hurdaya dönen arabada can pazarı yaşandı. Kazayı görenlerin haber vermesiyle olay yerine çok sayıda sağlık ekibi ve Balıkesir İtfaiye Müdürlüğüne bağlı ekipler sevk edildi. Yaralılar, minibüsten çıkarılarak Atatürk Devlet ve Balıkesir Devlet hastanelerine kaldırıldı. Minibüsün, her hafta iki gün Balıkesirdeki semt pazarına satış yapan vatandaşları taşıdığı öğrenildi. Kazanın ardından olay yerine sevk edilen çok sayıda polis ekibi, çevrede güvenlik önlemi aldı. Minibüsteki yolculardan Hafize Köyden (69), olay yerinde hayatını kaybetti. Yaralılardan Emine Akar (52), Fatma Çakır (37), Mert Çakır (12), Atiye Çakır (6), Sevcan Aslan (32), Bayram Bozkurt (38), Neslihan Bozkurt (30), Azime Aslan (15), Burhanettin Gülay (43), Davut Alan (11), Murat Aslan (32), Hasan Avcı (32), Ayşe Engin (69) ve Muharrem Ergin, Atatürk Devlet Hastanesinde tedavi altına alındı. Ergin, burada yapılan müdahalelere rağmen kurtarılmadı. Akar ve Aslanın da durumlarının ağır olduğu öğrenildi. Balıkesir Devlet Hastanesinde tedavi altına alınan diğer yaralılar Yılmaz Bozkurt (49), Cemil Ergin (54), Gamze Arslan (17), Oğuz Ay (18), Cengiz Gündoğan (53) ve Ayşe Tiryakinin (78) ise sağlık durumlarının iyi olduğu bildirildi. Kazayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı.(CİHAN)
Zaman
Ana Sayfa
04.02.2014
Minibüskanaladüştü2ölü19yaralıMinibüs kanala düştü 2 ölü 19 yaralı
Rüyam gerçekleşti
Zaman
31.01.2014
02:03
Galatasaray’ın yeni transferi Alex Telles, İstanbul’a gelerek rüyasının gerçekleştiğini söyledi. Teknik Direktör Roberto Mancini’nin kendisi için çok çabaladığını belirten Brezilyalı futbolcu, Sarı-Kırmızılıların İspanyol devi Real Madrid ve İngiliz temsilcisi Chelsea’den aşağı kalır bir takım olmadığını vurguladı.Brezilyalı Alex Telles, Galata-saray’a gelerek rüyasını gerçekleştirdiğini söyledi. Takımla birlikte antrenmanlara devam eden genç sol kanat oyuncusu, dün basın mensuplarının karşısına çıktı. Öncelikle transferi hakkında bilgi veren 21 yaşındaki Sambacı, “Buraya gelişimdeki en büyük amaç, Galatasaray’da en iyisini yapıp takımıma yardım etmek. Yönetim, başkan ve hocam bana güvendi. Avrupa’daki ve Brezilya’daki futbol farklı olabilir; ancak ben kendimi göstermek istiyorum.” dedi. Uzun uğraşlar sonunda Galatasaray’a imza attığını anlatan Telles, “Transfer 2 önemli kulüp arasında gerçekleşiyor. Gremio ile Galatasaray’ın anlaşması ve her iki tarafın mutlu olması önemliydi; sonunda rüyam gerçekleşti ve buraya geldim. Hocamın ardından arkadaşlarımın yardımıyla daha iyi olacağını düşünüyorum.” ifadelerini kullandı. Alex Telles, kendisinden beklentilerin yüksek olmasının normal olduğunu dile getirdi. GALATASARAY BİR DÜNYA TAKIMIYetenekli isim, Fenerbahçeli Cristian Baroni’nin, Türkiye’nin yolunu tutması aşamasında, “Galatasaray’ı tercih edeceğini asla düşünmüyorum.” sözleri hatırlatılınca şunları kaydetti: “Hocamın, arkadaşlarımın ve yönetimin bana güveni olduğu için bu güveni sahaya yansıtacağıma inanıyorum. Galatasaray, Chelsea’den ve Real Madrid’den geri kalan bir takım değil. Şu an baktığınız zaman Chelsea’yle oynanacak bir Şampiyonlar Ligi maçı var. Galatasaray’ın bir dünya takımı olduğunu düşünüyorum. Dünyanın tanınan takımında olmaktan gurur duyuyorum.” İtalyan teknik adam Roberto Mancini’nin görev vermesi halinde hafta sonu oynanacak Bursaspor karşılaşmasında ter dökmek istediğini kaydeden klas ayak, şöyle konuştu: “Bir haftadır buradayım. Hazır gelmiştim. Çok iyi antrenmanlar yapıyorum, düzgün çalışıyorum. O yüzden pazar günü Bursaspor maçında hocam bana oynamak için izin verirse hazırım. Çünkü Galatasaray formasıyla oynamak için sabırsızlanıyorum. Galatasaray’ın sol kanadı için çok çalışarak kendimi kabul ettirmem gerekiyor. Mutlaka hocanın kafasında başka alternatifler vardır. Hocama en yakın zamanda kendimi ispatlama ve görev verildiği her zaman sorunsuz yerine getirme gayesindeyim.” Alex Telles ayrıca Galatasaray’daki performansının ülkesinde düzenlenecek 2014 Dünya Kupası’nda Brezilya Milli Takımı’na katılması için belirleyici olacağını sözlerine ekledi.G.Saray transferde zarara uğradıGalatasaray, yabancı kontenjanını boşaltabilmek için takımdan gönderdiği oyunculara ciddi bir bedel ödedi. Sarı-Kırmızılılardan bu sezon 3 milyon Euro garanti alacağı sözleşmesinde yazan Riera’ya anlaşma feshi için 1 milyon 500 bin Euro verilecek. Cim Bom, 8 milyon Euro bonservisle transfer ettiği Amrabat’ı üzerine cebinden para çıkararak yolladı. Yıllık 1,1 milyon Euro kazanan Faslı yıldızın cebine ücretinin yarısı olan 550 bin Euro da konuldu. Aslan, Amrabat’ı 300 bin Euro karşılığında Malaga’ya kiraladı. Bu operasyondan 250 bin Euro zarar edildi. Bedelsiz olarak G.Antepspor’a kiralanan Bruma’nın alacakları da (yarım sezonluk 550 bin Euro) karşılanacak.Amrabat görücüye çıktıGalatasaray’ın sezon sonuna kadar İspanya’nın Malaga kulübüne kiraladığı Nurettin Ambarat, İspanya’nın kendisi için büyük bir fırsat olduğunu söyledi. Faslı futbolcu, “La Liga, dünyanın en önemli ligi. Yıldız ve çok teknik futbolcular var. Takıma yardımcı olmak istiyorum.” diye konuştu. Amrabat, ayrıca teknik direktör Bernd Schuster’in şans vermesi halinde bugün oynanacak Sevilla maçında forma giymek istediğini dile getirdi.Koray Günter ilk idmanında göz doldurduGalatasaray, Elazığspor galibiyetinin ardından 19. haftada oynayacağı Bursaspor maçının hazırlıklarına başladı. Almanya’nın Borussia Dortmund ekibinden alınan Koray Günter, takımla birlikte ilk antrenmanına çıktı. Sarı-Kırmızılı ekibe geldiği için mutlu olduğunu söyleyen 19 yaşındaki yetenek, “İnşallah çok yakın zamanda takıma adapte olurum. Drogba ve Sneijder’le aynı ekipte forma giymek inanılmaz bir olay. Burada olmak benim için çok büyük gurur ve onur.” dedi.
Zaman
Spor
31.01.2014
RüyamgerçekleştiRüyam gerçekleşti
Zigana Dağı'nda ölen 10 dağcı için anma programı düzenlendi
Zaman
26.01.2014
15:03
Gümüşhanenin Torul ilçesi sınırlarındaki Zigana Dağında 2009 yılında meydana gelen çığ felaketinde hayatını kaybeden 10 dağcı için anma programı düzenlendi.Zigana Dağına kış temel eğitim kampı kuran Türkiye Dağcılık Federasyonu, Trabzon Tenis Dağcılık Kayak İhtisas Kulübü (TEDAK) ve Gümüşhane Dağcılık Doğa Sporları Kulübü (GÜDAK) üyesi yüzlerce sporcu kamp alanından törenin yapılacağı anıta kadar olan 2,5 kilometrelik bölüme yürüyerek geldi. Gümüşhane Valiliği tarafından çığda hayatını kaybedenlerin anısına yaptırılan anıta kadar gerçekleştirilen yürüyüşün ardından anma programı gerçekleştirildi.Anma programına Gümüşhane Valisi Yusuf Mayda, Trabzon Valisi Abdil Celil Öz, Gümüşhane Belediye Başkanı Mustafa Canlı, Trabzon Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, Torul Kaymakamı Recai Karal, Gümüşhane Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü İsrafil Aslan, Türkiye Dağcılık Federasyonu Başkanı Alaattin Karaca, çığda hayatını kaybeden sporcuların aileleri ve çığdan sağ kurtulan sporcuların yanısıra çok sayıda sporcu katıldı.Vali Mayda, anma programlarının hayatını kaybeden dağcıları rahmetle anmak ve bundan sonra yapılacak faaliyetlerde bir ileri derecede tedbir ve önlem alma noktasında önemi olduğunu vurguladı.BU SPORUN YAŞAMASINI VE DEVAM ETMESİNİ İSTİYORUZDağcılık sporunun yaşamasını ve devam etmesini istediklerini belirten Vali Mayda, Kaybettiğimiz dağcılarımız mesleklerinde zirveyi yakalamış ve iyi sporcu kardeşlerimizdi. Bu tür vakaları inşallah Allah bir daha göstermez. Bizler bu sporun yaşamasını ve devam etmesini istiyoruz. O nedenle hayatını kaybeden dağcılarımızın anısına spor faaliyetleri de düzenlemeyi planlıyoruz. Federasyonumuzun da desteği ile yeni ve Türkiye çapında milli sporcular yetiştiririz. Bu felakette hayatını kaybeden kardeşlerimize Allahtan rahmet diliyorum dedi.Trabzon Valisi Abdil Celil Öz ise Türk milletinin kadirşinaslığının bir örneği olarak 5 yıl önce hayatını kaybedilen sporcuların anıldığını dile getirerek, Onların hatırasını yaşatarak geleceğe daha ümitle bakmak için geçmişten dersler çıkarmak için bu anıtları yapıyoruz ve bu anma programlarını gerçekleştiriyoruz. diye konuştu.Türkiye Dağcılık Federasyonu (TDF) Başkanı Alaattin Karaca da 25 Ocak 2009 tarihinde gerçekleşen çığ faciasında hayatını kaybeden sporcuların amaçlarının spor yapmak, sağlıklı kalmak, bölgelerini ülkeye ve dünyaya tanıtmak ve iç turizme hareketlilik kazandırmak olduğunu söyledi.BU ÇIĞ FACİASI DAĞCILIK TEKNİĞİ AÇISINDAN DÜŞÜNDÜRÜCÜBaşlanılan faaliyetin arzu edildiği gibi sonuçlanmadığını dile getiren Karaca, bu kısmın çok düşündürücü olduğunu belirterek, Hiç beklenmedik bir alanda çığ gelmesi ve o kadar dar bir bölgede ip tekniklerinde olmamalarına rağmen 10 dağcımızın bir arada olup şehit olması dağcılık tekniği açısından düşündürücü. diye konuştu.Olayın yaşandığı günlerde yaptığı bir açıklamada takdiri ilahi dediğini ve bunun da çok eleştirildiğini hatırlatan Karaca, Ancak inanın olay mahallini gören herkes aynı şeyi düşünür. Burada önemli olan bu arkadaşlarımızın unutulmaması. Bugüne kadar 5 yıldır her yıl bu saygı ve anma törenlerinin yapılması, bu nedenle de iki anıtın yapılmasında katkısı olan Gümüşhane Valiliğimize, Trabzon Valiliğimize, diğer yetkililere ve emeği olan herkese Türk dağcıları adına, dağcılık sporu adına teşekkür ediyorum ifadelerini kullandı.BİZ TÜRK DAĞCILARI, DOĞADA GEZENLER, DOĞA SEVENLER OLARAK HEPİMİZ BU OLAYDAN BİR DERS ÇIKARDIKDoğada gezen herkesin mutlaka tedbirli olması gerektiğinin altını çizen Karaca, şunları söyledi:Tedbiri al takdire karışma der büyüklerimiz. Onun için doğada gezen herkesin mutlaka tedbirli olması gerekli. Dağcılık riskli ve tehlikeli spordur. Ancak bu riskleri en aza indirmenin yöntemi mutlaka teknik bilgi ve becerinizi artırmak ve dağın küçüğü büyüğü, yükseği alçağını düşünmeden her dağda meydana gelecek bir kazanın çok kötü sonuçlar doğurabileceğini düşünmektir. Biz Türk dağcıları, doğada gezenler, doğa sevenler olarak hepimiz bu olaydan bir ders çıkardık.Yapılan konuşmaların ardından Torul Müftüsü Osman Karagöz tarafından yaptırılan dua ile anıt önündeki anma programı sona erdi. Etkinlikte çığ felaketinde hayatını kaybeden dağcıların yakınları ve sağ kurtulan sporcuların oldukça duygusal anlar yaşadığı gözlendi.Program Zigana Dağı Camiinde Kuran okunması ile son buldu.(İHA)
Zaman
Son Dakika
26.01.2014
ZiganaDağındaölen10dağcıiçinanmaprogramıdüzenlendiZigana Dağında ölen 10 dağcı için anma programı düzenlendi
Hilmi Yavuz - 'Önce mecaz, öğrenin!' [Behçet Necatigil]
Zaman
26.01.2014
02:09
Buffon’un çok iyi bilinen bir özdeyişi vardır: ‘Le style c’est l’Homme même!’ Eskiler, bu sözü, ‘Üslub-u beyân, ayniyle insan’ diye çevirmişlerdir;- ‘sözün neyse, sen de o’sun!’ anlamında!Bu elbette söz’ün içeriğine değil söyleniş tarzına, dile getiriliş biçimine ilişkindir. Söz konusu edilen içerik değil, üslub’dur çünkü… Burada bir üslub çözümlemesi yapmadan bu çözümlemede uygulanacak metodu önceden belirlemek gerekiyor. Bu yöntem, İslam mantıkçılarının deyişiyle, delilden medlûle doğru istinbad etme yöntemidir;- kısaca, görünenden [veya, söylenenden], görünmeyeni [veya, söylenmeyeni] çıkarsamak!Örneklerle işe başlayalım. Mesela, ‘seni kümesinden çıkaracağım!’ dediğinizde, söylenmeyenin, yani medlûlün ‘tavuk’ olduğunu; ‘seni ahırından çıkaracağım!’ dendiğinde, medlûlün ‘eşek’ veya ‘at’ olduğunu; ‘seni ağılından çıkaracağım!’ denildiğinde medlûlün ‘koyun’ olduğunu; ‘seni kovanından çıkaracağım!’ dendiğinde medlûlün ‘arı’ olduğunu istinbad ederiz;- yani, çıkarsarız!Şimdi bu okumayı ‘sizi ininizden çıkaracağım!’ sözüne uygulayalım. Her barınağa [delil’e] ilişkin bir medlûl olduğundan yola çıkarak, bu deyişin medlûlünün, vahşi bir hayvan, özellikle de gündelik dilin konvansiyonunda ‘ayı’ olduğunu biliriz. Öyleyse bu sözü söyleyen kişi, ‘sizi’ diye atıfta bulunduğu kişileri, vahşi hayvanlar olarak görüyor demektir. [İlginç bir tespit: Bizim kültürümüzde ‘ayı’ değersizleştirici, aşağılayıcı bir nitelemeyken, mesela Rus kültüründe, tam tersine değerlileştirici, yüceltici bir nitelemedir: ‘Medved’, ‘Ayı’, tıpkı bizdeki ‘aslan’ veya ‘kaplan’ gibi, Rusya’da sıklıkla soy ad olarak kullanılır.]Bir başka örnek şu olabilir: Mesela, birilerini, ‘haşhaşîler!’ diye işaretlerseniz, bu sözün medlûlü, o kişileri ‘afyonkeş kan dökücüler, katiller’ olarak telakki ettiğinizi gösterir [bilinen: Fransızcadaki ‘assasin’, yani ‘katil’ anlamına gelen kelimenin, Hasan Sabbah’ın ‘Haşhaşî’lerinden türetildiğidir.] Devam edelim: Demek ki bir topluluğa ‘sizi ininizden çıkaracağım!’ demek, o topluluğu ‘vahşi hayvanlar’; ‘haşhaşîler’ demekse onları ‘afyonkeş katiller’ olarak görmek anlamına geliyor.Şimdi asıl soruyu sormanın tam sırasıdır: Ama acaba, deliller [in, haşhaşî] ile medlûlleri arasındaki ilişki, mesela ateş’le duman arasındaki ilişki gibi [duman: delil/ ateş:medlûl] gerçeklik olarak değil de, mecazî olarak kullanılmış olduğunda neyi gösterir? Şunu: Gerçeklikteki delil-medlûl ilişkisinin, ‘ateş olmayan yerden duman çıkmaz!’ örneğinde olduğu gibi mecaz olarak kullanıldığı durumlarda, mecazın gerçeklikteki karşılığı sorgulanmaz, yani, ‘ateşten hep duman çıkar mı?’ denemez. Oysa, mecazdaki delil-medlûl ilişkisi bir gerçekliğe karşılık gelmiyorsa, bir başka ifâdeyle, bu ilişkiyle atıfta bulunulan insanların gerçeklikte birer ‘vahşi hayvan’ veya ‘afyonkeş katiller’ olmadığı biliniyorsa, o zaman bu ilişkiyi kuran öznenin üslûbuna bakmak, bu üslubu sorgulamak gerekecektir.Karşısına aldığı insanları mecaz yoluyla vahşi hayvanlara ve afyonkeş katillere benzeten kişinin üslubunun önü alınmaz bir nefret, gözü kara bir düşmanlık ve korkunç intikamcı bir yaklaşımın gayreti içinde bulunduğunu gösterir. ‘Üslûb-u beyan, ayniyle insan’ın bu örnekteki anlamı budur!Ayrıca, ‘paralel yapı’ teşbihinin de isabetli olmadığını söylemeliyim. Zira Euklides’ten beri bilinen aksiyom, paralel çizgilerin ancak sonsuzda kesiştikleridir. ‘Paralel’lik atfedilen çizginin, asıl çizgi ile ‘kesiştiği’, asıl çizgiye müdahale ettiği öne sürülürse bu, teşbihte bir hata olduğunu gösterir…Not.: Bu yazımı, pazar eklerindeki bir sudoku bulmacasının çözümü gibi okuyun lütfen! Eğlenirsiniz ayrıca![H.Y.]
Zaman
Köşe Yazıları
26.01.2014
HilmiYavuz-Öncemecazöğrenin[BehçetNecatigil]Hilmi Yavuz - Önce mecaz öğrenin [Behçet Necatigil]
Alex Telles: Bir rüyam gerçekleşti
Zaman
25.01.2014
02:06
Galatasaray’ın yeni transferi Brezilyalı Alex Telles, İstanbul’a gelerek bir rüyasının gerçekleştiğini söyledi. Sarı-Kırmızılıların sol beki, kulüp televizyonuna açıklamalarda bulundu.Genç yetenek, “Gremio’da gösterdiğim performans Galatasaray’ın beni transfer etmesi için en önemli neden oldu. Burada olduğum için çok mutluyum. Taraftarların bana ilgisi muhteşemdi. Mancini bana çok ilgi gösterdi ve gelmemin sebeplerinden biri de buydu. Kendimi evimde gibi hissediyorum.” dedi.Ofansif anlamda çok iyi bir sol bek olduğunu belirten Telles, “Mancini bireysel olarak benimle antrenmanda ilgilendi ve neler yapacağımı anlattı. Çok çalıştım ve ailem bana çok destek oldu. Bu sebeplerden dolayı kısa sürede yükseldim. Rüyam gerçekleşti.” ifadelerini kullandı.Taffarel’in ve Melo’nun takımda olmasının kendisine güven verdiğini kaydeden Brezilyalı, “Taffarel’le transfer olmadan önce defalarca konuştum. Bana çok faydalı olacaklarını düşünüyorum. Felipe Melo çok iyi bir oyuncu, bence Dünya Kupası’nda yer almalı. Avrupa’nın en önemli takımlarından birine transfer oldum. Ben de Brezilya Milli Takımı’nda forma giymek istiyorum ve Galatasaray bunun için iyi bir basamak. Galatasaray ve Fenerbahçe rekabetini Brezilya’da duyuyor ve takip ediyordum. Derbilerin öneminin farkındayım.” diye konuştu.Telles, açıklamalarının ardından 15 numaralı Sarı-Kırmızı formasını giyerek, Türkçe ‘Şampiyon Galatasaray’ dedi. Öte yandan Aslan, Süper Lig’in 18. haftasında yarın deplasmanda Gaziantepspor ile oynayacağı maç için bugün akşam saatlerinde Gaziantep’e gidecek. SPOR SERVİSİ
Zaman
Spor
25.01.2014
AlexTellesBirrüyamgerçekleştiAlex Telles Bir rüyam gerçekleşti
Alex Telles: Bir rüyam gerçekleşti
Zaman
25.01.2014
02:06
Galatasaray’ın yeni transferi Brezilyalı Alex Telles, İstanbul’a gelerek bir rüyasının gerçekleştiğini söyledi. Sarı-Kırmızılıların sol beki, kulüp televizyonuna açıklamalarda bulundu.Genç yetenek, “Gremio’da gösterdiğim performans Galatasaray’ın beni transfer etmesi için en önemli neden oldu. Burada olduğum için çok mutluyum. Taraftarların bana ilgisi muhteşemdi. Mancini bana çok ilgi gösterdi ve gelmemin sebeplerinden biri de buydu. Kendimi evimde gibi hissediyorum.” dedi.Ofansif anlamda çok iyi bir sol bek olduğunu belirten Telles, “Mancini bireysel olarak benimle antrenmanda ilgilendi ve neler yapacağımı anlattı. Çok çalıştım ve ailem bana çok destek oldu. Bu sebeplerden dolayı kısa sürede yükseldim. Rüyam gerçekleşti.” ifadelerini kullandı.Taffarel’in ve Melo’nun takımda olmasının kendisine güven verdiğini kaydeden Brezilyalı, “Taffarel’le transfer olmadan önce defalarca konuştum. Bana çok faydalı olacaklarını düşünüyorum. Felipe Melo çok iyi bir oyuncu, bence Dünya Kupası’nda yer almalı. Avrupa’nın en önemli takımlarından birine transfer oldum. Ben de Brezilya Milli Takımı’nda forma giymek istiyorum ve Galatasaray bunun için iyi bir basamak. Galatasaray ve Fenerbahçe rekabetini Brezilya’da duyuyor ve takip ediyordum. Derbilerin öneminin farkındayım.” diye konuştu.Telles, açıklamalarının ardından 15 numaralı Sarı-Kırmızı formasını giyerek, Türkçe ‘Şampiyon Galatasaray’ dedi. Öte yandan Aslan, Süper Lig’in 18. haftasında yarın deplasmanda Gaziantepspor ile oynayacağı maç için bugün akşam saatlerinde Gaziantep’e gidecek. SPOR SERVİSİ
Zaman
Ana Sayfa
25.01.2014
AlexTellesBirrüyamgerçekleştiAlex Telles Bir rüyam gerçekleşti
Toplam "252" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti