Habergec.Com Aranan Kelimeler:cinayeti de kabul etti Değerlendirme: 10 / 10 056940
habergec.com
08.02.2016 Pazartesi
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler
Gazeteler
İnternet Siteleri
Televizyonlar
Radyolar
Diğer

:: Gruplar
 

cinayeti de kabul etti

Selam ve Tevhid'in mağdurları hep aynı: Dün Uğur Mumcu, Bugün Can Dündar
Zaman
01.02.2016
10:20

Selam Tevhit terör örgütünü soruşturdukları için tutuklu bulunan emniyet mensupları, 18 ay sonra İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde hakim karşısına çıkıyor

Selam ve Tevhidin mağdurları hep aynı: Dün Uğur Mumcu, Bugün Can Dündar

MİT TIRları haberi nedeniyle tutuklanan Can Dündar ve Erdem Gülün dosyalarıyla birleştirilmesi istenen “Selam ve Tevhid” davasının ilk duruşması bugün görülecek. Avukat Ömer Turanlı “Mumcu cinayeti faillerinin izinin sürüldüğü dosyadan, Dündarın darbeden yargılanacak olması komik değil mi?” diyor.

İranın Türkiyedeki istihbarat ve devlet bürokrasisine sızma faaliyetleri iddiasıyla yürütülen Selam ve Tevhid soruşturmasında görev alan ve 1,5 yıldır tutuklu bulunan emniyet mensupları bugün ilk kez hakim karşısına çıkacak.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek davada aralarında emniyet müdürleri Yurt Atayün ve Serdar Bayraktutanın da bulunduğu çok sayıda polis ‘Darbeye teşebbüs ve silahlı terör örgütü kurmak gibi suçlamalarla yargılanıyor.

Atayün ve Bayraktutanın avukatı Ömer Turanlı, Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Ahmet Taner Kışlalı gibi aydınlatılamayan suikastların faillerinin bulunamaması için asıl soruşturmadan darbe davası çıkartıldığını düşünüyor.

“Kilit isme ait el yazısı incelenmedi”

Selam ve Tevhid soruşturmasının Kamile Yazıcıoğlu isimli kadının eşi Hüseyin Avni Yazıcıoğlunu İran ajanı olarak ihbar etmesiyle başladığını ifade eden Turanlı; “Kamile Yazıcıoğlunun emniyete teslim ettiği dokümanlarda kocasına ait el yazılı belgeler de var. Bu belgeler hakkında Savcı İrfan Fidan, inceleme talep etmedi.

El yazısı nottan şüphelenmeyen Savcı, görevi sadece fiziki takip olan polis memurunun, şüphelinin elindeki poşetin kırmızı olduğunu belirtmesinden örgüt çıkarımında bulunabiliyor. Savcı beye göre kırmızı poşet ifadesiyle olaya gizem katılıyor. Polis memuru gördüğü poşete kırmızı değil mavi deseydi demek ki suçtan yırtacaktı.”

“İspat etsinler davadan çekilirim”

Soruşturmanın en çok siyasilerin, özellikle Recep Tayyip Erdoğan ve bakanların dinlendiği iddiasıyla sulandırıldığını vurgulayan Turanlı, “Selam ve Tevhid dosyasında hiçbir siyasi dinlenmedi. Dosyayı inceleyen herkes bunu rahatlıkla görür. Şişirilen balon o kadar büyük ki insanların gerçeği görmesi engelleniyor. Gerçek sayı 232, bunun aksini ispat etsinler davadan çekilirim” dedi.

“9 gün büroya vekâlet etti, müebbetle yargılanıyor”

Müvekkillerinin ilginç bir suç istinadıyla karşı karşıya kaldığını anlatan Turanlı, “Müvekkilimin biri, dosya kapsamında dinleme yapıldığı tarihlerde teknik büroya 9 gün vekâlet ettiği gerekçesiyle ağırlaştırılmış müebbet cezası talebiyle yargılanıyor. Başka bir müvekkilimin ise bir dinleme evrakında parafı olduğu iddia ediliyor ama o belge bulunamıyor. Fakat müvekkilim 1,5 yıldır bu iddiadan dolayı ceza evinde” dedi.

2004te örgüttü bugün sözde oldu!

Davanın görüleceği 14. Ağır Cezanın, 2004 yılında Yargıtay tarafından da onaylanan kararında Selam ve Tevhid örgütünün varlığını kabul ettiğini söyleyen Turanlı, “Aynı örgütle ilgili dosyada Selam ve Tevhid için sözde örgüt ifadesi kullanılıyor. Bu ifadesiyle 2004te verdiği kararla kendisini tekzip etmiş olmuyor mu? Bu dosyanın üzeri, sözde ifadesiyle örtülmek isteniyor” dedi.

width=450

Zaman
Son Dakika
01.02.2016
SelamveTevhidinmağdurlarıhepaynıDünUğurMumcuBugünCanDündarSelam ve Tevhidin mağdurları hep aynı Dün Uğur Mumcu Bugün Can Dündar
Selam ve Tevhid'in mağdurları hep aynı: Dün Uğur Mumcu, Bugün Can Dündar
Zaman
01.02.2016
10:20

Selam Tevhit terör örgütünü soruşturdukları için tutuklu bulunan emniyet mensupları, 18 ay sonra İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde hakim karşısına çıkıyor

Selam ve Tevhidin mağdurları hep aynı: Dün Uğur Mumcu, Bugün Can Dündar

MİT TIRları haberi nedeniyle tutuklanan Can Dündar ve Erdem Gülün dosyalarıyla birleştirilmesi istenen “Selam ve Tevhid” davasının ilk duruşması bugün görülecek. Avukat Ömer Turanlı “Mumcu cinayeti faillerinin izinin sürüldüğü dosyadan, Dündarın darbeden yargılanacak olması komik değil mi?” diyor.

İranın Türkiyedeki istihbarat ve devlet bürokrasisine sızma faaliyetleri iddiasıyla yürütülen Selam ve Tevhid soruşturmasında görev alan ve 1,5 yıldır tutuklu bulunan emniyet mensupları bugün ilk kez hakim karşısına çıkacak.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek davada aralarında emniyet müdürleri Yurt Atayün ve Serdar Bayraktutanın da bulunduğu çok sayıda polis ‘Darbeye teşebbüs ve silahlı terör örgütü kurmak gibi suçlamalarla yargılanıyor.

Atayün ve Bayraktutanın avukatı Ömer Turanlı, Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Ahmet Taner Kışlalı gibi aydınlatılamayan suikastların faillerinin bulunamaması için asıl soruşturmadan darbe davası çıkartıldığını düşünüyor.

“Kilit isme ait el yazısı incelenmedi”

Selam ve Tevhid soruşturmasının Kamile Yazıcıoğlu isimli kadının eşi Hüseyin Avni Yazıcıoğlunu İran ajanı olarak ihbar etmesiyle başladığını ifade eden Turanlı; “Kamile Yazıcıoğlunun emniyete teslim ettiği dokümanlarda kocasına ait el yazılı belgeler de var. Bu belgeler hakkında Savcı İrfan Fidan, inceleme talep etmedi.

El yazısı nottan şüphelenmeyen Savcı, görevi sadece fiziki takip olan polis memurunun, şüphelinin elindeki poşetin kırmızı olduğunu belirtmesinden örgüt çıkarımında bulunabiliyor. Savcı beye göre kırmızı poşet ifadesiyle olaya gizem katılıyor. Polis memuru gördüğü poşete kırmızı değil mavi deseydi demek ki suçtan yırtacaktı.”

“İspat etsinler davadan çekilirim”

Soruşturmanın en çok siyasilerin, özellikle Recep Tayyip Erdoğan ve bakanların dinlendiği iddiasıyla sulandırıldığını vurgulayan Turanlı, “Selam ve Tevhid dosyasında hiçbir siyasi dinlenmedi. Dosyayı inceleyen herkes bunu rahatlıkla görür. Şişirilen balon o kadar büyük ki insanların gerçeği görmesi engelleniyor. Gerçek sayı 232, bunun aksini ispat etsinler davadan çekilirim” dedi.

“9 gün büroya vekâlet etti, müebbetle yargılanıyor”

Müvekkillerinin ilginç bir suç istinadıyla karşı karşıya kaldığını anlatan Turanlı, “Müvekkilimin biri, dosya kapsamında dinleme yapıldığı tarihlerde teknik büroya 9 gün vekâlet ettiği gerekçesiyle ağırlaştırılmış müebbet cezası talebiyle yargılanıyor. Başka bir müvekkilimin ise bir dinleme evrakında parafı olduğu iddia ediliyor ama o belge bulunamıyor. Fakat müvekkilim 1,5 yıldır bu iddiadan dolayı ceza evinde” dedi.

2004te örgüttü bugün sözde oldu!

Davanın görüleceği 14. Ağır Cezanın, 2004 yılında Yargıtay tarafından da onaylanan kararında Selam ve Tevhid örgütünün varlığını kabul ettiğini söyleyen Turanlı, “Aynı örgütle ilgili dosyada Selam ve Tevhid için sözde örgüt ifadesi kullanılıyor. Bu ifadesiyle 2004te verdiği kararla kendisini tekzip etmiş olmuyor mu? Bu dosyanın üzeri, sözde ifadesiyle örtülmek isteniyor” dedi.

width=450

Zaman
Ana Sayfa
01.02.2016
SelamveTevhidinmağdurlarıhepaynıDünUğurMumcuBugünCanDündarSelam ve Tevhidin mağdurları hep aynı Dün Uğur Mumcu Bugün Can Dündar
Selam ve Tevhid'in mağdurları hep aynı: Dün Uğur Mumcu, Bugün Can Dündar
Zaman
01.02.2016
08:42

MİT TIRları haberi nedeniyle tutuklanan Can Dündar ve Erdem Gülün dosyalarıyla birleştirilmesi istenen “Selam ve Tevhid” davasının ilk duruşması bugün görülecek. Avukat Ömer Turanlı “Mumcu cinayeti faillerinin izinin sürüldüğü dosyadan, Dündarın darbeden yargılanacak olması komik değil mi?” diyor.

İranın Türkiyedeki istihbarat ve devlet bürokrasisine sızma faaliyetleri iddiasıyla yürütülen Selam ve Tevhid soruşturmasında görev alan ve 1,5 yıldır tutuklu bulunan emniyet mensupları bugün ilk kez hakim karşısına çıkacak.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek davada aralarında emniyet müdürleri Yurt Atayün ve Serdar Bayraktutanın da bulunduğu çok sayıda polis ‘Darbeye teşebbüs ve silahlı terör örgütü kurmak gibi suçlamalarla yargılanıyor.

Meydan Gazetesinden Mustafa Gürlekin haberine göre, Atayün ve Bayraktutanın avukatı Ömer Turanlı, Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Ahmet Taner Kışlalı gibi aydınlatılamayan suikastların faillerinin bulunamaması için asıl soruşturmadan darbe davası çıkartıldığını düşünüyor.

“Kilit isme ait el yazısı incelenmedi”

Selam ve Tevhid soruşturmasının Kamile Yazıcıoğlu isimli kadının eşi Hüseyin Avni Yazıcıoğlunu İran ajanı olarak ihbar etmesiyle başladığını ifade eden Turanlı; “Kamile Yazıcıoğlunun emniyete teslim ettiği dokümanlarda kocasına ait el yazılı belgeler de var. Bu belgeler hakkında Savcı İrfan Fidan, inceleme talep etmedi.

El yazısı nottan şüphelenmeyen Savcı, görevi sadece fiziki takip olan polis memurunun, şüphelinin elindeki poşetin kırmızı olduğunu belirtmesinden örgüt çıkarımında bulunabiliyor. Savcı beye göre kırmızı poşet ifadesiyle olaya gizem katılıyor. Polis memuru gördüğü poşete kırmızı değil mavi deseydi demek ki suçtan yırtacaktı.”

“İspat etsinler davadan çekilirim”

Soruşturmanın en çok siyasilerin, özellikle Recep Tayyip Erdoğan ve bakanların dinlendiği iddiasıyla sulandırıldığını vurgulayan Turanlı, “Selam ve Tevhid dosyasında hiçbir siyasi dinlenmedi. Dosyayı inceleyen herkes bunu rahatlıkla görür. Şişirilen balon o kadar büyük ki insanların gerçeği görmesi engelleniyor. Gerçek sayı 232, bunun aksini ispat etsinler davadan çekilirim” dedi.

“9 gün büroya vekâlet etti, müebbetle yargılanıyor”

Müvekkillerinin ilginç bir suç istinadıyla karşı karşıya kaldığını anlatan Turanlı, “Müvekkilimin biri, dosya kapsamında dinleme yapıldığı tarihlerde teknik büroya 9 gün vekâlet ettiği gerekçesiyle ağırlaştırılmış müebbet cezası talebiyle yargılanıyor. Başka bir müvekkilimin ise bir dinleme evrakında parafı olduğu iddia ediliyor ama o belge bulunamıyor. Fakat müvekkilim 1,5 yıldır bu iddiadan dolayı ceza evinde” dedi.

2004te örgüttü bugün sözde oldu!

Davanın görüleceği 14. Ağır Cezanın, 2004 yılında Yargıtay tarafından da onaylanan kararında Selam ve Tevhid örgütünün varlığını kabul ettiğini söyleyen Turanlı, “Aynı örgütle ilgili dosyada Selam ve Tevhid için sözde örgüt ifadesi kullanılıyor. Bu ifadesiyle 2004te verdiği kararla kendisini tekzip etmiş olmuyor mu? Bu dosyanın üzeri, sözde ifadesiyle örtülmek isteniyor” dedi.

Zaman
Güncel
01.02.2016
SelamveTevhidinmağdurlarıhepaynıDünUğurMumcuBugünCanDündarSelam ve Tevhidin mağdurları hep aynı Dün Uğur Mumcu Bugün Can Dündar
Selam ve Tevhid'in mağdurları hep aynı: Dün Uğur Mumcu, Bugün Can Dündar
Zaman
01.02.2016
08:42

MİT TIRları haberi nedeniyle tutuklanan Can Dündar ve Erdem Gülün dosyalarıyla birleştirilmesi istenen “Selam ve Tevhid” davasının ilk duruşması bugün görülecek. Avukat Ömer Turanlı “Mumcu cinayeti faillerinin izinin sürüldüğü dosyadan, Dündarın darbeden yargılanacak olması komik değil mi?” diyor.

İranın Türkiyedeki istihbarat ve devlet bürokrasisine sızma faaliyetleri iddiasıyla yürütülen Selam ve Tevhid soruşturmasında görev alan ve 1,5 yıldır tutuklu bulunan emniyet mensupları bugün ilk kez hakim karşısına çıkacak.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek davada aralarında emniyet müdürleri Yurt Atayün ve Serdar Bayraktutanın da bulunduğu çok sayıda polis ‘Darbeye teşebbüs ve silahlı terör örgütü kurmak gibi suçlamalarla yargılanıyor.

Meydan Gazetesinden Mustafa Gürlekin haberine göre, Atayün ve Bayraktutanın avukatı Ömer Turanlı, Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Ahmet Taner Kışlalı gibi aydınlatılamayan suikastların faillerinin bulunamaması için asıl soruşturmadan darbe davası çıkartıldığını düşünüyor.

“Kilit isme ait el yazısı incelenmedi”

Selam ve Tevhid soruşturmasının Kamile Yazıcıoğlu isimli kadının eşi Hüseyin Avni Yazıcıoğlunu İran ajanı olarak ihbar etmesiyle başladığını ifade eden Turanlı; “Kamile Yazıcıoğlunun emniyete teslim ettiği dokümanlarda kocasına ait el yazılı belgeler de var. Bu belgeler hakkında Savcı İrfan Fidan, inceleme talep etmedi.

El yazısı nottan şüphelenmeyen Savcı, görevi sadece fiziki takip olan polis memurunun, şüphelinin elindeki poşetin kırmızı olduğunu belirtmesinden örgüt çıkarımında bulunabiliyor. Savcı beye göre kırmızı poşet ifadesiyle olaya gizem katılıyor. Polis memuru gördüğü poşete kırmızı değil mavi deseydi demek ki suçtan yırtacaktı.”

“İspat etsinler davadan çekilirim”

Soruşturmanın en çok siyasilerin, özellikle Recep Tayyip Erdoğan ve bakanların dinlendiği iddiasıyla sulandırıldığını vurgulayan Turanlı, “Selam ve Tevhid dosyasında hiçbir siyasi dinlenmedi. Dosyayı inceleyen herkes bunu rahatlıkla görür. Şişirilen balon o kadar büyük ki insanların gerçeği görmesi engelleniyor. Gerçek sayı 232, bunun aksini ispat etsinler davadan çekilirim” dedi.

“9 gün büroya vekâlet etti, müebbetle yargılanıyor”

Müvekkillerinin ilginç bir suç istinadıyla karşı karşıya kaldığını anlatan Turanlı, “Müvekkilimin biri, dosya kapsamında dinleme yapıldığı tarihlerde teknik büroya 9 gün vekâlet ettiği gerekçesiyle ağırlaştırılmış müebbet cezası talebiyle yargılanıyor. Başka bir müvekkilimin ise bir dinleme evrakında parafı olduğu iddia ediliyor ama o belge bulunamıyor. Fakat müvekkilim 1,5 yıldır bu iddiadan dolayı ceza evinde” dedi.

2004te örgüttü bugün sözde oldu!

Davanın görüleceği 14. Ağır Cezanın, 2004 yılında Yargıtay tarafından da onaylanan kararında Selam ve Tevhid örgütünün varlığını kabul ettiğini söyleyen Turanlı, “Aynı örgütle ilgili dosyada Selam ve Tevhid için sözde örgüt ifadesi kullanılıyor. Bu ifadesiyle 2004te verdiği kararla kendisini tekzip etmiş olmuyor mu? Bu dosyanın üzeri, sözde ifadesiyle örtülmek isteniyor” dedi.

Zaman
Ana Sayfa
01.02.2016
SelamveTevhidinmağdurlarıhepaynıDünUğurMumcuBugünCanDündarSelam ve Tevhidin mağdurları hep aynı Dün Uğur Mumcu Bugün Can Dündar
Dink davası yeni kurulan özel mahkemede
Zaman
27.01.2016
01:53

Bir türlü sonuçlanmayan Hrant Dink cinayeti davasında mahkeme değişiyor. Yargıtay, suikastta kamu görevlilerinin ihmali iddialarına ilişkin açılan davanın, ana dava ile birleştirilmesine karar verdi. Yeni dava, 17-25 Aralık sürecinin ardından terör ve örgütlü suçlara bakması için kurulan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi, Hrant Dink suikastında kamu görevlilerinin ihmali iddialarına ilişkin açılan davanın, cinayetle ilgili ana dava ile birleştirilmesine karar verdi. Birleştirilen dava, HSYK tarafından 17-25 Aralık sürecinden sonra terör ve örgütlü suçlara bakması amacıyla kurulan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek.

İstanbul Cumhuriyet Savcısı Gökalp Kökçü, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink cinayetinde eski İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, eski İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler ve Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Engin Dinçin de aralarında bulunduğu 26 kamu görevlisi hakkında ihmal suçlamasıyla iddianame hazırlamıştı. İki kez iade edilen iddianame son olarak, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının onayının ardından İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmişti. İddianameyi kabul eden mahkeme, davanın İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ana dava ile birleştirilmesine karar verdi. Mahkeme heyeti, kendisinin suç tarihinden sonra kurulduğu ve bu sebeple tabii hakimlik ilkesi gereğince davaya bakamayacağı gerekçesiyle dosyayı İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesine yolladı. Ancak bu kararı kabul etmeyen mahkeme, dosyayı İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine geri gönderdi. Savcı Gökalp Kökçü ise iki hafta önce hazırlık soruşturma büro savcısı olarak görevlendirildi. Böylece Dink soruşturmasından alınmış oldu.

ÜST DÜZEY İSTİHBARATÇILAR, SAMAST VE TUNCEL İLE BİRLİKTE YARGILANACAK

Bu durum üzerine İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi dosyayı görev ve yetki açısından mahkemeler arasındaki uyuşmazlığın çözülmesi amacıyla Yargıtaya havale etti. Talebi değerlendiren Yargıtay 5. Ceza Dairesi, Dink suikastı ana davası ile kamu görevlilerinin kusuruna ilişkin davanın, aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu gerekçesiyle birleştirilmesine hükmetti. Böylece birleştirilen davanın, terör ve örgütlü suçlara bakan 14. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmesini de kararlaştırdı. Yargıtayın bu kararı sonrası İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi dava tarihini henüz belirlemedi. Şimdiye kadar İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ana davada ise tetikçi Ogün Samast, Erhan Tuncel ve Yasin Hayalin de aralarında bulunduğu sanıklar yargılanıyordu.

Zaman
Güncel
27.01.2016
DinkdavasıyenikurulanözelmahkemedeDink davası yeni kurulan özel mahkemede
Dink davası yeni kurulan özel mahkemede
Zaman
27.01.2016
01:53

Bir türlü sonuçlanmayan Hrant Dink cinayeti davasında mahkeme değişiyor. Yargıtay, suikastta kamu görevlilerinin ihmali iddialarına ilişkin açılan davanın, ana dava ile birleştirilmesine karar verdi. Yeni dava, 17-25 Aralık sürecinin ardından terör ve örgütlü suçlara bakması için kurulan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi, Hrant Dink suikastında kamu görevlilerinin ihmali iddialarına ilişkin açılan davanın, cinayetle ilgili ana dava ile birleştirilmesine karar verdi. Birleştirilen dava, HSYK tarafından 17-25 Aralık sürecinden sonra terör ve örgütlü suçlara bakması amacıyla kurulan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek.

İstanbul Cumhuriyet Savcısı Gökalp Kökçü, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink cinayetinde eski İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, eski İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler ve Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Engin Dinçin de aralarında bulunduğu 26 kamu görevlisi hakkında ihmal suçlamasıyla iddianame hazırlamıştı. İki kez iade edilen iddianame son olarak, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının onayının ardından İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmişti. İddianameyi kabul eden mahkeme, davanın İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ana dava ile birleştirilmesine karar verdi. Mahkeme heyeti, kendisinin suç tarihinden sonra kurulduğu ve bu sebeple tabii hakimlik ilkesi gereğince davaya bakamayacağı gerekçesiyle dosyayı İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesine yolladı. Ancak bu kararı kabul etmeyen mahkeme, dosyayı İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine geri gönderdi. Savcı Gökalp Kökçü ise iki hafta önce hazırlık soruşturma büro savcısı olarak görevlendirildi. Böylece Dink soruşturmasından alınmış oldu.

ÜST DÜZEY İSTİHBARATÇILAR, SAMAST VE TUNCEL İLE BİRLİKTE YARGILANACAK

Bu durum üzerine İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi dosyayı görev ve yetki açısından mahkemeler arasındaki uyuşmazlığın çözülmesi amacıyla Yargıtaya havale etti. Talebi değerlendiren Yargıtay 5. Ceza Dairesi, Dink suikastı ana davası ile kamu görevlilerinin kusuruna ilişkin davanın, aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu gerekçesiyle birleştirilmesine hükmetti. Böylece birleştirilen davanın, terör ve örgütlü suçlara bakan 14. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmesini de kararlaştırdı. Yargıtayın bu kararı sonrası İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi dava tarihini henüz belirlemedi. Şimdiye kadar İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ana davada ise tetikçi Ogün Samast, Erhan Tuncel ve Yasin Hayalin de aralarında bulunduğu sanıklar yargılanıyordu.

Zaman
Ana Sayfa
27.01.2016
DinkdavasıyenikurulanözelmahkemedeDink davası yeni kurulan özel mahkemede
Toplam "6" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti