düşünceleriniz | |
|
| ..Ve Özilhan 'hayır' dedi | Fanatik | 04.03.2012 03:17 |  | | Beşiktaş Camiasının başkan adayı olmasını beklediği Tuncay Özilhan mesaj gönderdi: Düşünceleriniz için teşekkürler, ancak şu anda böyle bir düşüncem yok. | | Fanatik Spor 04.03.2012 | | | VeÖzilhanhayırdediVe Özilhan hayır dedi |
|
| Akrep | CNN Türk | 28.11.2011 15:05 |  | | | Sizin için olumlu şartlar söz konusu olabilir. Düşünceleriniz ile etkileyici olabilir ve yapıcı kararlar... | | CNN Türk Ana Sayfa 28.11.2011 | | | AkrepAkrep |
|
| Akrep | CNN Türk | 20.11.2011 23:37 |  | | | İleriye dönük düşünmeniz için çok sebebiniz olacaktır. Yeni planlar ve iyimser düşünceleriniz... | | CNN Türk Ana Sayfa 20.11.2011 | | | AkrepAkrep |
|
| Neden şehit olanlar hep fakir çocukları! | İnternet Haber | 05.05.2011 16:16 |  | | |
| Ebeveynlerinizle ilgili düşünceleriniz nelerdir? | Milli Gazete | 26.03.2011 13:07 |  | | |
| Rekor bir dekor | Türkiye Gazetesi | 09.03.2011 02:49 |  | | | M.Emin ULUÇ
mehmetemin.uluc@tg.com.tr
UMURUMDA DEĞİL
G.Birliği deplasmanından galibiyetle ayrılan F.Bahçe ikinci yarıda 7’de 7 yaparken, galibiyet serisini de 8 maça çıkardı. Geçen sezon Daum ile ilk 8 maçını kazanarak Süper Lig rekoru kıran sarı-lacivertliler bu yılın en iyi derecesini yakalarken, Teknik Direktör Aykut Kocaman bu konuda ilginç açıklamalar yaptı. Teknik Direktörlük kariyerinin en başarılı dönemini yaşayan Kocaman, G.Birliği maçının ardından kendisine yönelttiğimiz, “Hocam rekora gidiyorsunuz, düşünceleriniz neler?” sorusuna “Umurumda bile değil” diye cevap verdi. Aykut Hoca, “En samimi duygularımla söylüyorum ki, rekorla ilgilenmiyorum. Böyle bir şey umurumda değil. Zaten umurumda olması için aklımdan geçmesi gerek. Aklımd ... | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 09.03.2011 | | | RekorbirdekorRekor bir dekor |
|
| YAŞ'zede Albay'ın tek bir isteği var | Samanyolu Haber | 07.03.2011 09:08 |  | | Etnik kimliği gerekçe gösterilerek 2007 yılında ordudan atılan Albay Yümrü Dilek, iade-i itibar için AYİMe gitti.Bu başvurudan sonuç alamayan Dilek, Kürt olması nedeniyle ihracını onaylayan YAŞ kararını AİHMye şikâyet etti MÜRSEL KARADENİZ - YENİ ŞAFAK
Elazığın Palu İlçesinde doğan Albay Yümrü Dilek, 1983 yılında TSK bünyesinde göreve başladı. Dilek, etnik kimliğinin ordu içerisinde 2002 yılında Gaziantep 5. Zırhlı Tugayında görevli olduğu sırada sorun olmaya başladığını söyledi.
Gaziantepteki görevi sırasında istihbarat subayları ile Nevruz etkinlikleri hakkında gönderilen emir üzerine güvenlik toplantısı düzenlediğini ifade eden Dilek, Toplantı öncesi istihbarat subay ve astsubayları makam odama çay içmek için geldi. Sohbet esnasında konu Nevruz kutlamalarına geldi. Bu sırada yüzbaşı rütbeli subay Nedir bu Kürtlerden çektiğimiz dedi. Ben de buna tepki gösterdim dedi.
KÜRTÇÜ DİYE ŞİKAYET ETTİLER
Albay Dilek, bu konuşmanın ardından TSKdan ihracına sebep olacak sıkıntıların başladığını söyledi. Dilek, Toplantıda tepki gösterdiği yüzbaşının tugay komutanlığına bölücü ve Kürtçü konuşmalar yaptığım gerekçesiyle şikâyette bulunmuş diye konuştu. Şikâyet üzerine ilginç bir sürecin başladığını belirten Dilek, yazılı sorgulamada, Millet nedir, PKK/KADEK/KONGRE-GEL örgütlerinin amacı ve yaptıkları hakkındaki düşünceleriniz nelerdir, Kürtçe isim değişiklikleri, Kürtçe bir dil midir veya lehçe midir, hangi müzikleri dinliyorsunuz, hangi kitapları okuyorsunuz, sarı, yeşil ve kırmızı renkler size ne ifade ediyor gibi sorular sordular diye konuştu. Soruların kendisini küçük düşürme amacı taşıdığını dile getiren Dilek, Bu aşağılama karşısında hem onurum hem de kimliğim derinden etkilendi dedi.
BİR BARDAK ÇAY SONU OLDU
Mahkemeye başvurmasına komutanlarının engel olduğunu ve şüpheli personel olarak 2006 yılında albay rütbesiyle Ege Ordu Komutanlığına atandığını dile getiren Yümlü Dilek, sürekli savunmasının istendiğini ve takibe alındığını belirtti.
Askeri lojmanlarda yer bulamayan Albay Dilek, İzmirin Güzelbahçe İlçesinde ikamet ettiğini, komşusu emekli bir astsubayın ısrarı üzerine İşçi Partisinin avlusunda içtiği çayın sonunu hazırladığını söyledi. Yeniden soruşturma açıldığını ifade eden Dilek, Ne fikirlerini ne de görüşlerini benimsemediğim bir siyasi partinin mensubuymuşum gibi gösterilmek beni ikinci kez yıktı dedi.
GÜRBÜZ KAYA SORGULADI
Dönemin Kurmay Başkanı Tümgeneral Gürbüz Kaya ve Albay Özcan Kubat tarafından da yazılı sorgulama geçirdiğini anlatan Dilek, 2007 yılındaki YAŞta disiplinsizlik gerekçesiyle ihraç edildi. Ordudan uzaklaştırılma nedeninin resmi kayıtlara düşen sebeplerden farklı olduğunu savunan Dilek, iade-i itibarı ve özlük hakları için AYİMe başvurdu. Sonuç alamayınca da 2 ay önce AİHMnin yolunu tuttu. | | Samanyolu Haber Son Dakika 07.03.2011 | | | YAŞzedeAlbayıntekbiristeğivarYAŞzede Albayın tek bir isteği var |
|
| Gençlerle ilgili düşünceleriniz neler? | Milli Gazete | 25.02.2011 18:34 |  | | |
| Bakan Gönül Balyoz tutuklamalarını değerlendirdi: Beraatı zimmet asıldır | Samanyolu Haber | 16.02.2011 11:30 |  | | Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Balyoz tutuklamalarıyla ilgili Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın grup konuşmasındaki ifadelerine katıldığını söyledi. Gönül, Beraati zimmet asıldır (İspat edilene kadar herkes suçsuzdur) sözünü hatırlattı.
Bakan Vecdi Gönül, Sabiha Gökçen Havalimanında katıldığı bir program öncesi basın mensuplarının Balyoz davasıyla ilgili sorularını cevapladı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın tutuklamalarla ilgili grup konuşmasında ifadelerine katılıp katılmadığı sorulan Gönül, Kesinlikle böyle. Sayın Başbakan ayrıca masumiyet teorisine de değindi. Ben de beraatı zimmet asıldır diyorum. ifadelerini kullandı.
Terfilerle ilgili bir durum söz konusu olabilir denilmişti, konu hakkındaki düşünceleriniz nelerdir? sorusuna, Şimdi önümüzde terfi falan yok. diye cevapladı.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 16.02.2011 | | | BakanGönülBalyoztutuklamalarınıdeğerlendirdiBeraatızimmetasıldırBakan Gönül Balyoz tutuklamalarını değerlendirdi Beraatı zimmet asıldır |
|
| Mourinho hangi Türk takımına gelecekti? | Samanyolu Haber | 20.01.2011 10:10 |  | | Real Madridin hocası Mourinhonun Fenerbahçeye transferi son anda gerçekleşmedi. FIFA tarafından ?Dünyanın En İyi Teknik Adamı? seçilen Real Madrid?in teknik patronu Jose Mourinhonun Türkiyenin kapısından döndüğü ortaya çıktı.
Futbol dünyasının ünlü isimlerinin tercih ettiği saat markası Delacour?u yıllardır kullanan ve firmanın davetlisi olarak Cenevre?ye giden Mourinho burada konuştu.
Dünyaca ünlü teknik direktör Türk futbolu, Fenerbahçe, Beşiktaş?ın flaş transferleri ve Real Madrid forması giyen öğrencisi Mesut Özil?le ilgili önemli açıklamalar yaptı.
İşte röportajın ayrıntıları: Sizi daha önce menacer Bayram Tutumlu Fenerbahçe?ye önermişti? Türkiye macerasının kıyısından döndüğünüzü söyleyebilir miyiz? Evet. Bu doğru. O zaman Porto?nun teknik direktörüydüm. UEFA Kupası?nı kazanmıştık. Ve Bayram Tutumlu bana inanmıştı. Benim ileride çok iyi bir teknik direktör olacağımı görmüştü. Bu yüzden Türkiye?nin İstanbul?daki büyük kulüplerinin bana talip olabileceğini belirtti ve benden yetki istedi. Ben de ona güvenip, yetki verdim. Ama sonrasını biliyorsunuz, Porto?yla Şampiyonlar Ligi?ni de kazandım ve marka değerim hızlı bir şekilde yükseldi. Transfer gerçekleşmedi.
Mesut Özil Real Madrid?e geldiğinde kısa süreli bir uyum sorunu yaşadı. Şimdi ise daha iyi durumda. Ona neler öğrettiniz? Çok haklısınız. Mesut inanılmaz bir gelişme içinde. Geldiğinde bazı sorunlar vardı fakat onları aştı. Mükemmel bir oyun düzeyine geldi. Bence onun en büyük artısı, iki futbol ülkesinin meziyetlerine sahip olması. Bir Türk futbolcusu gibi teknik ve kabiliyetli. Bir Alman futbolcusu gibi disiplinli... İki ülkenin karışımıyla olağanüstü bir futbolcu ortaya çıkıyor. Son maçlarına bakın, topla daha süratli olduğu görülüyor. Aynı süratle de düşünebildiği görülüyor. Mesut?tan çok memnunum. 10 yıl boyunca Real Madrid?e büyük fayda sağlayacaktır.
Türkiye?de sizinle ilgili şu ilginç espri yapılıyor; ?Beşiktaş, 4 Portekizli Quaresma, Almeida, Simao ve Fernandes?i aldı. Önümüzdeki sezon da Jose Mourinho geliyor.? Bu konuyla ilgili düşünceleriniz nedir? (Gülüyor...) Tabii ki çok enteresan bir durum. Saydığınız bu oyuncular tek tek, bireysel olarak mükemmel oyuncular. Kaliteleri hakkında hiç kimse bir şey söyleyemez. Ama şu anda önemli olan, sorumluluklarının bilincinde olup, takım ruhu içinde Beşiktaş?a değer katmaları. Birlikte iyi bir takım ruhu yakalarlarsa, camia ve taraftar Bernd Schuster?e güvenirse, bence Beşiktaş başarılı olur.
fanatik | | Samanyolu Haber Son Dakika 20.01.2011 | | | MourinhohangiTürktakımınagelecekti?Mourinho hangi Türk takımına gelecekti? |
|
| 'Arkasında durmalarını temenni ediyorum' | Samanyolu Haber | 21.12.2010 14:04 |  | | TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Demirtaşın sözünün arkasında durulmasını temenni etti. TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaşın, Meclis Genel Kurulunda, Türkçe dışında bir dille hitap etme şeklinde bir düşüncemiz yoktur, arkadaşlarımı da bu konuda uyardım sözünü önemsediğini belirterek, bu sözünün arkasında durulmasını temenni etti.
Şahin, Sırbistan Ulusal Meclisi Başkanı Slavica Djukic Dejanovic ile görüşmesinde, gazetecilerin sorularını da yanıtladı.
Demirtaş ile görüşmesinde hangi uyarılarda bulunduğunun sorulması üzerine, Şahin, ziyaret talebinin BDPden geldiğini, Meclis Başkanı olarak zaman zaman görüşmeler yaptığını, bu ihtiyacın ortaya çıkabildiğini söyledi.
Şahin, bu ziyaretin, birkaç gündür Türkiyenin gündeminde olan, tartışılan konuları da değerlendirme fırsatı verdiğini belirterek, görüşmenin faydalı olduğunu kaydetti.
Kendisinin dün veya önceki gün verdiği mesaj ile Demirtaşa bugün ilettiklerinin aşağı yukarı aynı paralelde bulunduğunu anlatan Şahin, her sorunun çözüm yerinin TBMM olduğunu ifade ettiğini, Demirtaş ve arkadaşlarına da aynı şeyi söylediğini kaydetti. Şahin, görüşmeye ilişkin şunları söyledi:
Onlar da farklı bir düşünce taşımadıklarını, kendilerinin de TBMMde görev yaptıklarını, bu düşüncelerle burada bulunduklarını ifade ettiler. Vermek istediğim mesajların ne olduğunu kendilerine anlatma fırsatım da oldu.
Bizim bir tek vatanımız var, ana dillerimiz farklı da olsa biz bir tek milletiz, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğü, hepimizin üzerinde hassasiyetle durması gereken konudur. Özellikle bu parlamentoda görev yapan milletvekilleri olarak, bu konuda çok daha hassas olmalıyız. Özellikle iki dil konusuyla ilgili düşüncelerinin biraz daha net şekilde ortaya konması ricasında da bulundum. Sayın Demirtaş da Bizim BDP olarak, Türkçenin resmi dil olması dışında, başka bir dili resmi dil olarak önerme düşüncemiz yoktur. Türkçenin resmi dil olması bizim de kabulümüzdür, aynı düşüncedeyiz. Ancak anadillerin konuşulması ve günlük hayatta bunların değerlendirilmesi konusunda, bizim belki diğer siyasi partilerden daha farklı bir düşüncemiz, beklentimiz olabilir. Ancak bütün bunları, düşüncelerimizi gerçekleştirecek olan yer TBMMdir. Anayasa, yasa değişikliği olacaksa burası yapacaktır dediler. Ben de zaten bunu ifade etmek istiyordum. Anayasa ve yasalar yürürlükte kaldığı sürece hepimiz, benimsesek de benimsemesek de bazı yerlerine itiraz etsek de etmesek de bu anayasa ve yasalar çerçevesinde hareket etmeliyiz. Söylemek istediğim budur. Değişiklik düşünceleriniz olabilir, bunları da görüşeceğimiz, gerekirse değiştireceğimiz yer de TBMMdir dedik. Bu konularda büyük ölçüde fikirlerimizin örtüştüğünü gördüm. O nedenle verimli bir ziyaret oldu.
Şahin, Demirtaşın, Bundan sonra daha sık görüşelim, birtakım yanlış anlaşılmalar oluyor, bunları yüz yüze görüşerek, birbirimize meramımızı daha iyi anlatabiliriz düşüncesini ortaya koyduğunu anlatarak, bunu memnuniyetle karşıladığını kaydetti.
Parlamentoda görev yapan partilerin yöneticileri olarak, her konuyu açık ve net şekilde konuşmayı arzu ettiğini belirten Şahin, Lüzumsuz gerginliklere yol açıcı söz ve davranışlarda bulunmamaya hepimiz özen göstermeliyiz temennisinde bulunduklarını belirtti.
Şahin, ülkenin, vatanın, milletin bütünlüğü konusunda bundan sonra dikkatli davranmak durumunda olduklarını, başka vatanlarının, devletlerinin bulunmadığını söyledi.
Demirtaşın, arkadaşlarına, TBMM kürsüde Türkçeden başka dilde hitap etmeyin diye uyarıda bulunduğunu aktardığını belirten Şahin, Demirtaşın bu cümlesini önemsediğini vurguladı. Şahin, Demirtaşın, Resmi işlemlerde, Türkçenin dışında bir talebimiz yoktur dediğini iletti.
BDPnin, Demokratik Toplum Kongresindeki (DTK) değerlendirmelere ilişkin Meclise düzenleme getirip getirmeyeceğine ilişkin bir soru üzerine, Şahin, Demirtaşa, Bu platformun partinizle organik bir bağı var mı partinizin bir organı mı? diye sorduğunu belirtti. Şahin, Demirtaştan, Hayır, tamamen bizim dışımızda sivil bir inisiyatiftir, bizim arkadaşlarımız da, ben de, aydınlar da katıldı. Birkaç arkadaş, ayrı Meclis, güvenlik gücü gibi önerilerde bulundu... Bunlara karşı çıktığımızı da ifade etmiştir. O sadece fikir tartışmasıydı, parti olarak bir öneri haline getirerek, bir anayasa, yasa değişikliği yapalım şeklinde bir teşebbüste bulunmuş değiliz. Sadece düşüncelerimizi ifade ettik cevabını aldığını kaydetti. Şahin, bunları not ettiğini ve takip edeceğini dile getirdi.
Şahin, her konuda anayasa ve yasa değişikliği sunulabileceğine, değişiklikle ilgili TBMM Genel Kurulunun karar verdiğine işaret ederek, Türkiyede sorunların çözüm yeri olarak Meclisi gördükten ve burada yapılac | | Samanyolu Haber Son Dakika 21.12.2010 | | | ArkasındadurmalarınıtemenniediyorumArkasında durmalarını temenni ediyorum |
|
| Gül’den eşinin türban açıklamasına destek | Milliyet | 10.11.2010 02:02 |  | | |
| Gül'den eşine türban desteği | Posta | 09.11.2010 20:32 |  | | Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, eşi Hayrünnisa Gülün ilkokullarda türban takılmasına ilişkin görüşlerine katıldığını bildirirken, “Aynen öyle, nasıl olmasın” dedi
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, eşi Hayrünissa Gül ve beraberindeki heyetle birlikte bugün İngilterede Yunus Emre Kültür Merkezinin açılışını yaptı. Cumhurbaşkanı Gül, çıkışta DHA muhabirinin Hayrünnisa Gülün düşünceleri çok yankı buldu.
Sizin de düşünceleriniz aynı mı? diye soran muhabire Gül, Aynen öyle, nasıl olmasın karşılığını verdi. Hayrünissa Gül de konuşmasının hatırlatılması üzerine Birçok şey söyledim. Aslında çok mesajım vardı diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Gülün eşi Hayrünnisa Gül Londrada ilkokullarda başörtüsü konusuna değinerek, Bu konuda yaşanan bir cehalet vars... | | Posta Politika 09.11.2010 | | | GüldeneşinetürbandesteğiGülden eşine türban desteği |
|
| Gül'den eşine türban desteği | Posta | 09.11.2010 20:24 |  | | Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, eşi Hayrünnisa Gülün ilkokullarda türban takılmasına ilişkin görüşlerine katıldığını bildirirken, “Aynen öyle, nasıl olmasın” dedi
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, eşi Hayrünissa Gül ve beraberindeki heyetle birlikte bugün İngilterede Yunus Emre Kültür Merkezinin açılışını yaptı. Cumhurbaşkanı Gül, çıkışta DHA muhabirinin Hayrünnisa Gülün düşünceleri çok yankı buldu.
Sizin de düşünceleriniz aynı mı? diye soran muhabire Gül, Aynen öyle, nasıl olmasın karşılığını verdi. Hayrünissa Gül de konuşmasının hatırlatılması üzerine Birçok şey söyledim. Aslında çok mesajım vardı diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Gülün eşi Hayrünnisa Gül Londrada ilkokullarda başörtüsü konusuna değinerek, Bu konuda yaşanan bir cehalet vars... | | Posta Son Dakika 09.11.2010 | | | GüldeneşinetürbandesteğiGülden eşine türban desteği |
|
| 1 değil tam 4 rakibimiz var | Samanyolu Haber | 16.09.2010 13:12 |  | | Başkan Adnan Polatın, Şampiyonluk yarışındaki tek rakibimiz F.Bahçe?dir görüşüne saygı duyduğunu ancak aynı görüşte olmadığını söyleyen Hollandalı teknik adam Frank Rijkaard, Bu yıl ligde bir değil, dört rakibimiz var dedi.. Türkiye?de F.Bahçe ile G.Saray arasında ezeli bir rekabet var. Bu yıl ligde rakiplerimiz 4 tane. Ve zaten ilk haftalar bunu açıkça bize gösterdi.
Beşiktaş, Fenerbahçe son şampiyon Bursa-spor ve ligde iyi futbol ortaya koyan Trabzon-spor, bu yarıştaki en büyük rakiplerimiz.
UEFA Avrupa Ligi?ne erken havlu atıp, sezona peş peş iki yenilgiyle başlayan G.Saray, çabuk toparlandı. Önce Eskişehirspor?u, ardından Gaziantepspor?u yenerek düzlüğe çıktı. En sıkıntılı zamanlarda bile umudunu yitirmeyen sarı kırmızılı takımın teknik direktörü Frank Rijkaard, Hürriyet?e takımının durumu, Türk ve Avrupa futbolu, şampiyonluk yarışı hakkında görüşlerini açıkladı.
G.Saray Kulübü Başkanı Adnan Polat?ın, ?Şampiyonluk yarışındaki tek rakibimiz F.Bahçe?dir? görüşüne saygı duyduğunu ancak aynı görüşte olmadığını söyleyen Hollandalı teknik adam, ?Bir değil, dört rakibimiz var? diyerek, Beşiktaş, Trabzonspor ve Bursaspor?u da hesaba kattığını ifade etti. İşte Rijkaard?la yaptığımız röportajın detayları...
Sadece rekabetle bu iş bitmiyor
- Başkan Adnan Polat ?Şampiyonluktaki tek rakibimiz F.Bahçe? dedi. Siz bu görüşe katılıyor musunuz?
- Başkanın görüşüne saygı duyuyorum. Türkiye?de F.Bahçe ile G.Saray arasında ezeli bir rekabet var. Bana göre bu yarışta bir değil, 4 rakibimiz var. Ve zaten ilk haftalarda bunu açıkça bize gösteriyor. Beşiktaş, Fenerbahçe, son şampiyon Bursaspor ve ligde iyi futbol ortaya koyan Trabzonspor, bu yarıştaki en büyük rakiplerimiz ve onları geçmemiz gerekiyor.
Teknik direktörün katkısı mutlaka var
- Bir teknik direktörün takımın başarısı ya da başarısızlığındaki payı sizce ne kadar? İyi bir takımda teknik direktörün mutlaka olumlu ya da olumsuz etkisi olur.
- Galatasaray?ın geleceği ve dünyadaki yeri için ne düşünüyorsunuz? Galatasaray?ın geleceği iyi futbolcular ve başarılarla çok parlak olacağını düşünüyorum. Başarıdaki en önemli etken ekonomik yapı ve kulüp yapısıdır. Bu iki unsuru sağlayan takımlar başarılı olacaklardır. Ve alt yapıyı hem ekonomik hem de kulüp yapısı olarak ne kadar sağlam kurarsanız başarılar da o kadar kalıcı ve sürekli olur. Yine dediğim gibi sabretmek çok önemli.
10 yabancıdan şikayetim yok
- 10 yabancı Türk futbolu ve takımlarımız için yeterli mi?
- Futbolda başarı için önemli olan iyi bir takım olabilmektir. Önce bunun farkına varılması gerekir. Ancak eğer alınan yabancılar iyi futbolcularsa bu sayının yeterli olması gerekiyor. En önemlisi Türk futbolcularla yabancıların uyumları ve de iyi bir takım oluşturmaları. Benim bu kuraldan yana açıkçası bir şikayetim yok.
Yeni stadımız heyecanlandırıyor
- Türk Telekom Arena?yı gördünüz mü?
- Daha değil. Fakat en kısa zamanda görmek istiyorum. Bu konuda yönetim ve başkanımızla da görüşeceğim. En kısa sürede gidip yeni stadımızı görmek ve gezmek niyetindeyim. Ocak ayında bizi nasıl atmosferin, stadın beklediğine bakmalıyım. Ancak, G.Saray?da herkes yeni stadı heyecanla bekliyor, ben de aynı düşüncedeyim.
Taraftarımızın yüzünü güldürmeliyiz
- G.Saray taraftarıyla ilgili düşüncelerinizi alabilir miyiz?
- G.Saray çok önemli bir taraftar kitlesine sahip. Biz de onlar için önemli başarılara imza atmak istiyoruz. Çok çalışarak hedeflerimize ulaşmak ve taraftarımızı mutlu etmeyi hedefliyoruz. Sezonu zirvede bitirmek tek hedefimiz.
- Türkiye ve Türklerle ilgili düşünceleriniz nelerdir?
- Çok olumlu. Türkler çok dürüst ve sıcak insanlar. Ve şunu belirtmeliyim, Türkiye gerçekten çok güzel yerlere sahip.
Dünyanın en kaliteli ligi Premier Lig
- Size göre bu sene Real Madrid, Barcelona?yı geçebilir mi?
Futbolun içinde her şey vardır. Sezonun genelinde bir takım için yaşananlar, aslında o kulübün kaderini belirler. Bu soruya ancak daha fazla puan alırlarsa geçebilirler diyerek yanıt vereceğim.
- Simon Kuper, yazdığı kitapta, ?Futbolda dünyanın en başarılı ülkesi Hollanda?dır? dedi. Bu görüşe ve düşünceye katılıyorum. Hollanda küçük bir ülke olmasına rağmen birçok başarıya imza atmıştır.
- Sizce dünyanın en kaliteli ligi hangisidir? Sıralayabilir misiniz? Benim düşüncemle belki de birçok futbolseverin tercihi aynıdır. 1-İngiltere Premier Ligi, 2-İspanya La Liga, 3-İtalya Serie A, 4- Almanya Bundesliga.
Hürriyet | | Samanyolu Haber Son Dakika 16.09.2010 | | | 1değiltam4rakibimizvar1 değil tam 4 rakibimiz var |
|
| Gökçek: CHP'de tezatlık var | Samanyolu Haber | 15.09.2010 18:58 |  | | Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlunun, eski genel başkanı Deniz Baykal ile beraber halkı selamlamasını tezatlık olarak değerlendirdi. Başkan Gökçek, Suriyenin Halep Kenti Belediye heyetinin ziyareti sırasında bir gazetecinin, CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykalın bir açıklaması var: CHP kurultayı seçimlere kadar toplanmalıdır diye. Bununla ilgili düşünceleriniz nedir? sorusuna kendisinin bir CHP uzmanı olduğunu belirterek cevap verdi Gökçek, Ben seçim öncesi söylemiştim. Bir CHP uzmanı olarak. Sayın Baykalın, Kılıçdaroğlu ile beraber Antalyaya gitme arzusunu aşkla şevkle bahsetmiştim. Halen davet gelmedi derken, sonunda davet gelmişti. Mitingde, Kılıçdaroğlu ile birlikte halkı selamlayıp, Kılıçdaroğlu halen benim eski elemanım der gibi onun elini tutarak kaldırmasıyla hakimiyetini ifade etmişti. Bu iki tezat olayı CHP uzmanı olarak bir türlü çözemiyordum. dedi.
Baykalın ben aday değilim sözlerine atıfta bulunan Gökçek, fırsatı bulursa Baykalın aday olacağını iddia etti. Önder Savın Kılıçdaroğlunu öne sürerek Baykalı bitirdiğini iddia eden Başkan Gökçek, Nasıl Önder Sav, Kılıçdaroğlunu öne sürüp de Baykalı yediyse, bu sefer de Baykal Kılıçdaroğlunu öne sürüp Önder Savı yemek istiyor. Burada Gürsel Tekinden de faydalanacak. şeklinde konuştu.
Gökçek şu anda CHPde 35-40 tane Baykala yakın milletvekilinin olduğunu bu isimlerin önümüzdeki dönem milletvekili olma şansının sıfır olduğunu da iddia etti. Başka bir gazetecinin, Ankarada bir sokağa Sezen Aksu isminin verilip, verilmeyeceği ile ilgili sorusuna da Gökçek, Meclis gündemimize gelirse, düşünürüz. Şu anda meclisimize gelmedi. Tartışılır da gelirse bilemiyorum. cevabını verdi.
CİHAN | | Samanyolu Haber Son Dakika 15.09.2010 | | | GökçekCHPdetezatlıkvarGökçek CHPde tezatlık var |
|
| Yanlışlar biraz fazla değil mi? | Posta | 11.06.2010 05:17 |  | |
Çalıştığım işyerinden aldığım para geçimime yetmiyor, borç gırtlağa kadar. Tek çarem işten ayrılıp kıdem tazminatımı almak ve borçlarımı ödemek. Ancak işveren ayrıldığım takdirde tazminatımı vermeyeceğini söylüyor. Ben de sendikaya üye olmak istiyorum ama bu defa 17 ve 25inci maddelerden yüz kızartıcı suçtan işime son verilir diye korkuyorum. Ne dersiniz? F.B.
Doğrusunu isterseniz düşünceleriniz konusunda fazlaca bir görüş bildirmek istemiyorum. Çünkü dokunduğunuz hususlar pek doğru değil. Size bunları kim söyledi bilmiyorum ama sırasıyla gidersek; evet kendi isteğiniz ile ayrılırsanız... | | Posta Son Dakika 11.06.2010 | | | Yanlışlarbirazfazladeğilmi?Yanlışlar biraz fazla değil mi? |
|
| Yanlışlar biraz fazla değil mi? | Posta | 11.06.2010 05:06 |  | |
Çalıştığım işyerinden aldığım para geçimime yetmiyor, borç gırtlağa kadar. Tek çarem işten ayrılıp kıdem tazminatımı almak ve borçlarımı ödemek. Ancak işveren ayrıldığım takdirde tazminatımı vermeyeceğini söylüyor. Ben de sendikaya üye olmak istiyorum ama bu defa 17 ve 25inci maddelerden yüz kızartıcı suçtan işime son verilir diye korkuyorum. Ne dersiniz? F.B.
Doğrusunu isterseniz düşünceleriniz konusunda fazlaca bir görüş bildirmek istemiyorum. Çünkü dokunduğunuz hususlar pek doğru değil. Size bunları kim söyledi bilmiyorum ama sırasıyla gidersek; evet kendi isteğiniz ile ayrılırsanız... | | Posta Köşe Yazıları 11.06.2010 | | | Yanlışlarbirazfazladeğilmi?Yanlışlar biraz fazla değil mi? |
|
| Yargıtay üyesini susturan soru | Samanyolu Haber | 09.04.2010 12:04 |  | | Ergenekon davasının temyizine bakacak olan Yargıtay 8. Ceza Dairesinin üyesi Hamdi Yaver Aktan, Cumhuriyet gazetesinde yazarlık yapması hakkında konuşmaktan kaçındı. Aktan, ?Birçok yönetici ve yazarı Ergenekon soruşturması kapsamında yargılanan Cumhuriyet gazetesinde yazıyorsunuz. Ergenekon davasının temyizine bakmanız ?ihsas-ı rey olmaz mı?? sorumuza cevap veremedi. Aktan, Cumhuriyet gazetesinde 25 Aralık 2009 tarihli yazısında hakim ve savcıların dinlenemeyeceğine yönelik yazı yazdığını, yazısından iki gün sonra da Danıştay 5. Dairesinin kendisini doğrulayan karar aldığını söyledi.
İŞTE O SORULAR
Hamdi Yaver Aktan, İstanbul Barosunun 132. kuruluş yıldönümü ve Avukatlar Günü dolayısıyla Orhan Adli Apaydın Toplantı Salonunda düzenlenen ?Çalıştay?ın ardından gazetemizin sorularını şöyle cevaplandırdı:
- Hakim ve savcıların dinlenemeyeceğini söylediniz...
Bunu ben 25 Aralıkta Cumhuriyet Gazetesinde yazdım.
- Hakim ve savcılar neden dinlenemez?
Danıştay 5. Dairesi de, söz konusu yazımdan 2 gün sonra aynı kararı verdi.
- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına ait telefondan Ergenekon sanığı Erzincan Başsavcısı İlhan Cihanere, dinlenildiğine ilişkin resmi evraklar fakslanmış... Bu resmi evraklar, İlhan Cihanerde ele geçirilmiş...
Bilmiyorum bu konuyu...
- Bir sanığa, telefonunun dinlendiğine yönelik karar gönderilmiş...
Hakim olarak düşünceleriniz nedir?
Dinleniyorsunuz... Bu kararlar daha önce verilmiştir.
- Cumhuriyet gazetesinde yazı yazmanız eleştiriliyor... Cumhuriyet gazetesinin birçok yönetici ve yazarı Ergenekon soruşturması kapsamında yargılanıyor... Ergenekon davasının temyizine bakacak olan Yargıtay 8. Ceza Dairesinin de üyesisiniz...
Soru olarak sorarsanız cevap veririm.
- Bu durum, ?ihsas-ı rey? olmaz mı?
(...)
CUMHURİYET GAZETESİNDE ÇALIŞAN 8 KİŞİ ERGENEKON KAPSAMINDA YARGILANIYOR...
Cumhuriyet gazetesi İmtiyaz Sahibi İlhan Selçuk, Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay, Cumhuriyet gazetesi yazarları Esenyurt eski Belediye Başkanı Gürbüz Çapan, Prof. Dr. Erol Manisalı ve Doç. Dr. Emin Gürses ile Cumhuriyet gazetesinde bir dönem çalışan Tuncay Özkan, Halil Behiç Gürcihan ve Vedat Yenerer, Ergenekon Terör Örgütü soruşturması kapsamında yargılanıyor. Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan tutuklu yargılanırken, İlhan Selçuk ve Prof. Dr. Erol Manisalı yaşı gerekçe gösterilerek tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
VAKİT | | Samanyolu Haber Son Dakika 09.04.2010 | | | YargıtayüyesinisusturansoruYargıtay üyesini susturan soru |
|
| 2010, Çocuk Hakları Yılı olacak | Samanyolu Haber | 19.03.2010 09:55 |  | | İlk kez düzenlenecek Türkiye Çocuk Hakları Kongresi nedeniyle 2010, Türkiyede çocuk hakları yılı olarak kutlanacak. Kasım ayında düzenlenecek kongrede, çocuklar 17 başlıkta bildiri sunacak. Birinci Türkiye Çocuk Hakları Kongresi, Aile ve Çocuktan Sorumlu Devlet Bakanlığı, İstanbul Üniversitesi, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu ve Çocuk Vakfı paydaşlığında, 26-28 Kasım 2010 tarihlerinde İstanbulda düzenlenecek.
Kongrede, 9-18 yaş grubu çocuklar 16, yetişkinler 24 başlık altında bildiri ve proje sunabilecek. Çocuk ve yetişkin sözcüleri olacak kongrenin genel kurulu, yine çocuk ve yetişkin eş başkanlarca yönetilecek. Kongrenin sonunda, çocuk ve yetişkinler tarafından iki ayrı bildiri yayınlanacak.
Kongreye, Birleşmiş Milletlere bağlı BM Çocuk Fonu (Unicef), Unesco, Dünya Sağlık Örgütü, Dünya Gıda Fonu, BM Nüfus Fonu (UNFPA), BM Kalkınma Programı (UNDP), Uluslararası Çalışma Örgütü ve Çocuk İşgücünün Kullanılmasını Önleme Komitesi ILO/IPEC, Mülteciler Yüksek Komiserliği başta olmak üzere dünyada aile ve çocukla ilgili kuruluşların katılımı sağlanacak.
KONGRE NEDENİYLE 2010, TÜRKİYEDE ÇOCUK HAKLARI YILI OLARAK KUTLANACAK
Birinci Türkiye Çocuk Hakları Kongresi nedeniyle 2010, Türkiyede Çocuk Hakları Yılı olarak kutlanacak. Kutlamalar çerçevesinde, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı öncesinde çocukların talepleri kamuoyuna duyurulacak. 4 Ekim 2010da kutlanacak Dünya Çocuk Gününde, Türkiye Çocuk Hakları Hareketinin çocuk ve yetişkinlerce çağrısı açıklanacak. 29 Ekim öncesinde, kongrenin ana teması olan Çocukların Cumhuriyeti İçin Çocuk Hakları Bildirisi açıklanacak. 20 Kasımda kutlanacak Dünya Çocuk Hakları Gününde, Hakları Çalınmış Dünya Çocukları Raporu açıklanacak. 26-28 Kasımda düzenlenecek 1. Türkiye Çocuk Hakları Kongresinde Türkiye Çocuk Buluşması gerçekleşecek. Kongre öncesi ve sonrasında, çocuk hakları kültürü alanında çocuk ve yetişkinlere yönelik kitap yayını yapılacak.
TÜRKİYE ÇOCUK HAKLARI KONGRESİNDE ÇOCUKLARIN BİLDİRİ SUNACAĞI BAŞLIKLAR
Türkiye Çocuk Hakları Kongresinde çocuklar, Güzel bir dünyada yaşama hakkında ne düşünüyorsunuz ?, Önce sağlıklı büyümek: Niçin ?, Eğitimde fırsat eşitliği (Nitelikli eğitim aldığınızı düşünüyor musunuz ?), Koruma altındaki çocuklara karşı ödevlerimiz nelerdir ?, Çocuklar iş gücü mü ? (Çocuk yoksulluğu), Engelli çocukların hakları, Çocuklar yargılanmalı mı ?, Savaşlar, çocuklar ve barış, Çocuk ve demokrasi (Çocukların oy hakkı olmalı mı ?), Çocuklar için en önemli haklar hangileridir ? Neden ?, Çocuklara ayrımcılık yapılıyor mu ?, Dünya çocukları için neler yapmak istersiniz ?, Dünyanın geleceği için hayâlleriniz nelerdir ?, Sizi ilgilendiren konularda görüşünüz alınıyor mu ?, Çocuk dostu okul konusundaki düşünceleriniz nelerdir ?, Çocuk dostu şehir konusunda ne düşünüyorsunuz ?, Büyükler de hata yapabilir (Örnek verebilir misiniz ?) başlıklarında bildiri sunacak.(CİHAN) | | Samanyolu Haber Son Dakika 19.03.2010 | | | 2010ÇocukHaklarıYılıolacak2010 Çocuk Hakları Yılı olacak |
|
| Hepimiz arıza severiz!.. - Ayşe ARAL | Hürriyet | 19.03.2010 01:14 |  | | | Amanın booo aşık olasım var yazımın sonunda çok düzgün bir adamın beni sıkacağını biraz arızalısının ise beni daha çok cezbedeceğini belirtip sizlere de sormuştum; siz ne düşünüyorsunuz diye... Buyurun sizin düşünceleriniz... | | Hürriyet Köşe Yazıları 19.03.2010 | | | Hepimizarızaseveriz-AyşeARALHepimiz arıza severiz - Ayşe ARAL |
|
| Düşünceleriniz sağlıklı değil! | Sabah | 10.02.2010 02:25 |  | | |
| Düşünceleriniz sağlıklı değil! | Sabah | 10.02.2010 02:20 |  | | |
| Düşünceleriniz üniversite hayalinizi engellemesin! | Haber7 | 07.02.2010 16:25 |  | | |
| Öpüşmekten zevk alamadım bunun nedeni nedir? | Gazete Şok | 25.01.2010 22:35 |  | | |
| AHMET SELİM - Dil ve düşünce | Zaman | 27.12.2009 01:59 |  | | |
| Fenerbahçeli Emre ve Özer, panele katıldı | Samanyolu Haber | 23.12.2009 00:11 |  | | Fenerbahçenin yıldız oyuncuları Emre Belözoğlu ve Özer Hurmacı, İdari Menajer Hasan Çetinkaya ile birlikte Ümraniyedeki Sevgi Çiçeği Anafen Yeşilvadi İlköğretim Okulunda bir panele katıldı. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği Sarı-Lacivertli futbolcular sevgi gösterileri ve alkışlar eşliğinde kürsüye çıktılar. Yöneltilen soruları yanıtlayan futbolcular, panel bitiminde Okul Müdürü Yakup İlkaz tarafından, öğrencilerin ebru sanatı ile yapmış olduğu Fenerbahçe logolarını hediye etti.
Bir öğrencinin, Fenerbahçe çok eleştirilmesine karşın ilk yarıyı lider bitirdi. Siz kendinizin ilk yarı performansını nasıl değerlendiriyorsunuz? sorusuna Emre Belözoğlu, Trabzonsporu yenerek önemli bir galibiyet elde ettik. İlk yarıyı potansiyelimizin altına tamamladığımızı düşünüyorum. Şu anki puanımızın 8-9 puan üstünde devreyi tamamlayabilirdik. Puan kayıpları yaşadık ancak ilk 8 haftayı yenilgisiz kapatmamız lider olmamızı sağladı. Fikstürün avantajıyla şampiyonluğun en büyük adaylarından biriyiz. diye cevap verdi.
Son haftalarda forma şansı bulan Özer ise, Geçen seneye baktığımız zaman bu yıl iyi bir ilk yarı geçirdik. Önemli olan ikinci yarıyı da lider tamamlayıp şampiyonluk kupasını kaldırmamız; ancak o zaman başarılı sayılabiliriz. Kaliteli bir kadromuz var. Sezon yorgunluğunu kupa kaldırarak üzerimizden atacağız. dedi.
Öğrencilerin, Fenerbahçenin UEFA Avrupa Ligindeki rakibi Lille ile ilgi sorusu üzerine de Emre Belözoğlu, şunları söyledi; Çok büyük hedefleri olan bir kulübüz. Ancak Avrupa çok farklı bir kulvar ve her takımın ayrı ayrı güçlü oldukları yönler var. Biz kendi gücümüzün bilincindeyiz. Lillei eleyerek üst tura çıkacak gücümüz var. Sahamızda taraftarımızın büyük desteğiyle rakiplerimize karşı ciddi bir avantaj sağlıyoruz. İlk maçı deplasmanda oynayacağımızı düşünürsek tur için avantajlı durumda olduğumuzu söyleyebilirim.
Fenerbahçenin UEFA Avrupa Ligindeki rakibi Lille ile ilgili soruya genç oyuncu Özer Hurmacı ise, Lillei iyi tanımamak dezavantaj olabilir. Daha bilindik bir takım olsa oyuncuları daha iyi tanıma şansımız olurdu. Bu anlamda işimiz zor. Dikkatli olmalıyız. Turu atlayacağımıza inanıyorum. UEFA Avrupa Liginde yarı finale kadar gidecek bir takımımız var. Maçları adım adım düşünmeliyiz. diye cevap verdi.
LİVERPOOLDAN ÖNCE LİLLEİ DÜŞÜNMELİYİZ
Bir üst turda olası bir Liverpool eşleşmesi ile ilgili bir soruya ise Emre, Öncelikle Lille sınavını geçmeliyiz. Sonra Liverpool maçını düşüneceğiz. Çünkü Liverpool dünyanın en büyük takımlarından İngilterenin en köklü kulüplerinden biri ve asla küçümsenemeyecek bir rakip. Ancak bizim rakibimiz şu anda Lille üst üste galibiyetler aldılar. Öncelikle bu maça konsantre olmalıyız. yanıtını verdi.
Özer Hurmacı, çocukken posterini başucuna astığı dünyaca ünlü sol bek Roberto Carlosla ilgili olarak sorulan bir soruya ise şöyle cevap verdi;
Onunla oynama şansı yakaladım. O bir dünya yıldızı. Kendi isteğiyle geldi, kendi isteğiyle de kulübümüzden ayrıldı. Ülkemizde bulunduğu sürece gençlere örnek oldu. Benim ise en çok sevdiğim yanı mütevazı kişiliğiydi. Kişiliğini örnek almalıyız. Ne kadar yükselirseniz yükselin mütevazı kalın.
Fenerbahçe bu yıl Avrupada neler yapabilir? Bu konudaki düşünceleriniz neler? sorusu üzerine Emre, şunları söyledi; Sezona daima kupa hedefiyle başlayan bir takımız. Hedeflediğimiz yolda emin adımlarla ilerliyoruz. İlk yarıyı lider kapattık. Umarım sezonu da böyle tamamlayarak şampiyon oluruz. Avrupada da grubumuzdan lider çıktık. Her ne kadar Lille maçı zor da olsa inanıyorum ki hedeflediğimiz noktaya varacağız. Uzun zamandır alamadığımız Türkiye Kupasını da kazanacağımıza inanıyorum.
Özer de, aynı soruyla ilgili olarak, Ligde de Avrupada da tek hedefimiz kupayı kaldırmak. Taraftarımızın desteğiyle Fenerbahçemize layık olduğu kupaları kazandırmak istiyoruz. Bunun için elimizden geldiğince çalışacağız. cevabını verdi. | | Samanyolu Haber Son Dakika 23.12.2009 | | | FenerbahçeliEmreveÖzerpanelekatıldıFenerbahçeli Emre ve Özer panele katıldı |
|
| Üstünel'den transfer açıklaması! | Samanyolu Haber | 11.12.2009 00:08 |  | | Turkcell Süper Ligde yarın Antalyaspora konuk olacak Galatasaray, bu kente gitti. Galatasaray Kulübü Başkan Yardımcısı Haldun Üstünel, Atatürk Havalimanında yaptığı açıklamada, Antalyasporun saygı duydukları bir ekip olduğunu belirterek, Zirve yürüyüşümüze Antalya ile başlamak istiyoruz. Çok zor bir karşılaşma olacağını biliyoruz ama takım olarak kenetlendik, 3 puan için gidiyoruz. Güzel bir karşılaşma olacak dedi.
Üstünel, bir gazetecinin, Hafta içinde Kulüpler Birliği Vakfı toplantısı yapıldı. Bu toplantı karşılaşmaları nasıl etkileyecek? Siz de geçen hafta maçta sıkıntılar yaşadınız, bu konudaki düşünceleriniz nedir? sorusu üzerine, şunları kaydetti:
Hassas bir dönemden geçiyoruz. Bu konulara fazla temas etmek istemiyorum. Kulüpler Birliği adına gerekli kararlar alınmış. Değerli kulüp başkanlarının aldığı kararlar hepimizin saygı göstermesi gereken kararlardır. Bundan sonra hep beraber izleyeceğiz. Tabii ki bu hataların minimuma indirilmesi hepimizin temennisi.
Galatasaray Kulubünün hakemlere bireysel desteği olup olmadığına ilişkin bir soru üzerine de Üstünel, Bizim federasyona sezon başında yaptığımız yaklaşım aynı şekilde devam ediyor. Sezon sonuna kadar aynı şekilde güvencemiz devam edecek. Tabii ki hatalar yaşanıyor. Hataların en önemli olan kısmı minimalize edilmesi, bizim için en önemli olan husus bu dedi.
TRANSFER ÇALIŞMALARI
Haldun Üstünel, transferlere ilişkin bir soru üzerine, bu konudaki çalışmaların devam ettiğini belirterek, Adnan Sezgin Bey şu anda yurt dışında. Kendisiyle bir rotasyon uyguluyoruz. İki günlük bir dinlenme sürecinde. Yarın kendisi de aramızda olacak. Çalışmalar devam ediyor. Bu maç sonrasında hocamızla bir toplantı yapacağız gerekli mevkilerle ilgili. Karar doğrultusunda da çalışmalara devam edip çalışmaları sonlandıracağız diye konuştu.
Haldun Üstünel, bir soru üzerine de, gönderilecek futbolcuların şu an için belli olmadığını kaydetti.
Bir gazetecinin, Frank Rijkaardın kadro seçimi ile ilgili eleştiriler var. Keitanın disiplin gerekçesiyle oynatılmadığı söyleniyor sorusu üzerine de Haldun Üstünel, şu ifadeleri kullandı:
Hocamızın oyuncuların hafta içi performansına dayalı oyuncu seçimi bulunuyor. Sezon başında baktığınız zaman bu tercihleri kullandığı zaman sizler kamuoyunda rotasyon olarak algılıyordunuz ama ne zaman ki takım kötü gitmeye başladı, bir disiplin cezası veya cezalandırma gibi konular gündeme getirilip, bu tarz rotasyonların adı değiştiriliyor. Bizler bunu yadırgıyoruz. Hocamız oyuncuların performansına göre seçim yapıyor. Tabii ki uluslararası böyle bir markanın yaptığı tercihlere biraz saygı gösterilmesi gerekiyor. Onun için bizler hassas davranıyoruz ve hocamızın aldığı bütün kararların sonuna kadar arkasındayız diye konuştu.
AA | | Samanyolu Haber Son Dakika 11.12.2009 | | | ÜstüneldentransferaçıklamasıÜstünelden transfer açıklaması |
|
| Yargıyı kendi haline bırakın | Türkiye Gazetesi | 07.12.2009 02:15 |  | | | > Cemil Yıldız İSTANBULBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan, ABD ziyaretinin, iki ülke ilişkilerinin daha da güçlendirilmesi, Türkiye-ABD iş birliğinin geliştirilerek çeşitlendirilmesi, örnek bir düzeyde olan siyasi ve askeri iş birliğinin atılacak bazı somut adımlarla iktisadi ve ticari ilişkilere yansıtılması açısından faydalı olacağı kanaatinde olduğunu bildirdi. Başbakan Erdoğan, ABD’ye hareketinden önce, Atatürk Havalimanı’ndaki Devlet Konukevi’nde ziyaretine ilişkin açıklamalarda bulundu. Erdoğan, “Dün ilk defa kuvvet komutanları Ağır Ceza Mahkemesinde ifade verdiler. Baykal da hükümetin orduya karşı asimetrik psikolojik harekat içinde olduğunu söyledi. Bunun hakkındaki düşünceleriniz nedir?” sorusu üzerine bunun yargıda olan bir süreç o ... | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 07.12.2009 | | | YargıyıkendihalinebırakınYargıyı kendi haline bırakın |
|
| Hulki Cevizoğlu'na sürpriz teklif | Samanyolu Haber | 23.11.2009 11:48 |  | | Türkiyenin 62. siyasi partisi bugün kuruluyor. Rahşan Ecevitin partisinin başına Gazeteci Hulki Cevizoğlu geliyor.. Rahşan Ecevitin öncülüğünde kurulan Demokratik Sol Halk Partisi (DSHP) bugün kuruluş dilekçesini İçişleri Bakanlığına vermesi bekleniyor.
Genel Başkanlık koltuğuna ise gazeteci Hulki Cevizoğlu oturacak.. DSP ile yollarını ayıran 86 yaşındaki Ecevitin yeni parti çalışmaları tamamlandı.
Star Habere konuşan Rahşan Ecevit neden Cevizoğlunu tercih ettiklerini şöyle açıkladı:
Kendisine bu teklifi ben götürdüm. Benim şahsi düşüncelerim sizinle örtüştüğü için herhalde sizi uygun buldum dedim. Ecevitin de düşüncelerine uyumlu düşüyor sizin düşünceleriniz dedim. Onun için bu zaten Ecevitin partisi olarak kurmaya çalışıyoruz bunu dedim. Çünkü Ecevitin partisi kalmadı dedim. Onu tekrar canlandırmaya çalışıyoruz dedim. | | Samanyolu Haber Son Dakika 23.11.2009 | | | HulkiCevizoğlunasürprizteklifHulki Cevizoğluna sürpriz teklif |
|
| 'Muhalefetin böyle bir derdi yok' | Samanyolu Haber | 18.11.2009 20:29 |  | | Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, demokratik açılıma karşı çıkan muhalefeti sert bir dille eleştirdi. İtalyanın başkenti Romada basın toplantısı düzenleyen Erdoğan, Muhalefetin herhalde milli birlik ve kardeşlik sürecine yönelik herhangi bir talebi yok. Onların birlik diye bir derdi yok, kardeşlik diye bir derdi yok. Bizim ise 72 milyonun kardeşliği, birliği diye derdimiz var. dedi.
AK Partiyi bölücülükle itham eden muhalefete vereceği tek cevap olduğunu ifade eden Erdoğan, şunları söyledi: Lütfen her sabah kalktıklarında aynaya iyi baksınlar, Türkiye coğrafyasına da iyi baksınlar. Türkiye coğrafyasında Sivasın ötesine geçemeyenler ve Türkiyenin 81 vilayetinin 81ini dolaşamayanlar bize bölücü diyemezler. Asıl bölücü kendileridir, ta kendileridir. Biz ise 81 vilayetin 81inde varız. 81 vilayetin 80inden milletvekili çıkarmış bir partiyiz. Türkiyenin 7 bölgesinin 7sinde birinci partiyiz. Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadoluda birinci partiyiz ve ikinci partinin de açık ara önündeyiz.
Burdura bağlı Yusufça beldesinde hafta sonunda tekrarlanan yerel seçimlere de değinen Erdoğan, CHP lideri Deniz Baykalın burada miting yaptığını ve Buradan Başbakana cevap vereceksiniz dediğini ifade etti. Erdoğan, İşte Yusufçadan halk pazar akşamı cevabını verdi. Bu cevap çok enteresandı. AK Partiye yüzde 47 oy çıktı. Kendisine yüzde 20 çıktı. Üçüncü parti oldu, çünkü arada yüzde 27 ile başka parti vardı. Durum budur, tablo budur. dedi.
Halkımızın asla bölünmesine, parçalanmasına tahammül edemeyiz. Biz vatan, millet, bayrak, devlet. Bu anlayışlarla bütünleşmiş bir iradenin adeta tecessüm ettiği bir partiyiz. diyen Başbakan Erdoğan, üniter yapının üzerinde herhangi bir tasarrufa müsaade etmeyeceklerini vurguladı.
Soru cevap bölümünde kendisine Onur Öymenin istifası hakkındaki düşünceleri sorulan Başbakan, Öymen konusunun halk nezdindeki yerini bulduğunu sivil toplum örgütlerinin ve halkın gerekli cevabı verdiğini ve kendi konuları olmadığını ifade ederek kendilerinin de gerekli cevabı mecliste verdiklerini hatırlattı. Tuncelinin isminin Dersim olarak değiştirilmesi hususunda herhangi bir çalışma olmadığını tüm gayretlerinin ülkedeki kanayan yaraları tedavi etmek olduğunu vurguladı.
Türkiyenin AB ilerleme raporu ile ilgili değerlendirmeleri sorulan Erdoğan, daha önceleri Türkiyenin ilerleme raporlarında faili meçhul cinayetlerin ve işkencenin olduğunu yeni raporlarda ise bunların artık görülmediğine dikkat çekti. Başbakan Türkiye yakından izlendiğinde ve konuşulması gereken kişilerle görüşüldüğünde bu konuları aşmış bir ülke olduğu anlaşılır. dedi.
ABnin geleceği ile değerlendirmeler de yapan Erdoğan, objektif bakış sergileyebilen kişilerin ABnin başına seçilmesi durumunda hem AB için hem Türkiye için hem de sonuçlandırma müzakerelerini yürüten ülkeler için olumlu sonuçlar ortaya çıkacağını ifade etti.
Başbakan Erdoğan, Nabucco projesi ile ilgili bir soruya cevaben bu projede tedarikçi olan, transit katkı sağlayan ve tüketici olan 6 ortaklı projenin tedarikçisinin az olmasından ötürü zayıf kaldığını ama bu projeyi yine de önemsediklerini belirtti. Projede sıkıntıların olduğunu alternatif olan Rus doğalgazına da ABnin olumlu bakmadığını bildirdi. Türkiyenin aktif rol üstlenerek Yunanistan üzerinden İtalya ve Arnavutluka gaz ulaştırması çalışmalarının devam ettiğini vurgulayan Erdoğan, Nabuccoyu Güney Akıma alternatif olarak değil tamamlayıcı olarak gördüklerini ifade etti. Ayrıca Kuzey Iraktan ve ilerde belki Suudi Arabistan ve Lübnandan gelecek doğal gaz için de transit yol oynamaya hazır olduklarını ekledi.
Domuz aşısı konusunda düşünceleriniz devam ediyor mu sorusuna Başbakan Erdoğan Aşı ile kanaatim aynı, değişmedi. Risk alanında olmadığımdan aşı olmayacağım. Tedbirimizi alıyoruz. diye cevap verdi.
Telekulak ile ilgili soruya cevaben de Adalet Bakanlığının sayılarla detaylıca cevap verdiğini, olayın arkasında başka bir şeyin aranmaması gerektiğini bildirdi.
Başbakan Erdoğan, Türk - İtalyan ortaklığındaki Atak helikopteri anlaşması ile ilgili olarak Türk- İtalya ticaret hacmini ileriye taşımaya yönelik gayret içinde olduklarını sürecin devam ettiğini 2013 yılında helikopterin üretimine Türkiyede başlanacağını belirtti.
Suriye-İsrail arasında Fransanın arabuluculuk görevi üstlenmeye çalışması konusunda ise şu ifadeleri kullandı: Suriye - İsrail arası 5 raunt yaptık. 5. raunt sonunda Gazze saldırısının başlaması üzerine süreç sona erdi. Fransa bizim role soyundu. Esad olumlu bakmıyor. Ama biz durumdan vazife çıkarmayız. Eğer görev olursa çalışmalara devam ederiz. Yapılan olumsuz açıklamalar beni bağlamaz. İşimi bilirim. İşime adaletle yaklaşırım arkadaşlarıma da adaletle yaklaşmalarını telkin ederim. Olaylara insan hakları beyannamesi ve insani ortak değerler açısından bakarım. Gazzede yapılanlar ortada. İsrail Goldstone raporunu nasıl açıklayacak insanlığa ona baksın. (CİHAN) | | Samanyolu Haber Son Dakika 18.11.2009 | | | MuhalefetinböylebirderdiyokMuhalefetin böyle bir derdi yok |
|
| Kral'a göre F.Bahçe nasıl şampiyon olur? | Samanyolu Haber | 18.11.2009 10:23 |  | | Hakan Şükür, bu sezonun Fenerbahçesini masaya yatırdı. Roberto Carlos gibi bir yıldızın, beni şampiyon olarak uğurlayın demesi bile yeter dedi.. Kilit Carlos
Hakan Şükür, bu sezonun Fenerbahçesini masaya yatırdı. Roberto Carlos gibi bir yıldızın, ?Beni şampiyon olarak uğurlayın? demesi bile yeter. Tıpkı benim, son şampiyonluğumuzda soyunma odasında söylediğim gibi...
Roberto Carlosun gidip gitmeyeceği yönündeki haberlerin Fenerbahçeyi olumlu ve olumsuz etkilemesi muhtemel... Ben bu olaya iki taraflı bakıyorum. Roberto Carlos sempatikliği ve kariyeriyle yanındaki oyuncuya güven verecek bir isim. Bu Fenerbahçe için tabii ki bir avantaj. Varsayım üzerine konuşalım; Fenerbahçeden sezon sonunda kesin gideceği belli oldu. Bu da onlar için ayrı bir avantaj! Bu kadar sevilen bir oyuncunun, arkadaşlarına, ?Beni buradan şampiyon olarak uğurlayın? cümlesini söylemesi ve bu isteği, takıma büyük katkı sağlar.
1- Aragones gitti, Daum geldi ve Fenerbahçenin çehresi değişti. Daum ne yaptı?
Aragones gittikten sonra sezon başından beri söylediğim bir şey vardı. Yaşanan talihsiz dördüncülüğün ardından, bu seneye Fenerbahçeli oyuncuların farklı bakacağı sezon başında belliydi. Aragones döneminde yaşanan sevgisizlik ortamı, gelecek hiçbir antrenöre bakmadan bu sezona daha bir dört elle sarılanacağını gördük. Antrenman eğlenceleri de bunun göstergesi. ?Bir musibet, bir nasihattan iyidir sözü, Fenerbahçe için geçerliydi. Zaten iskeleti hazır olan bir takımdı. Onun üzerine çok çok yetenekli olmasalar da, birkaç takviye yapıldı.. Ve Türkiyedeki isminin ağırlığıyla beraber takım olmayı şu ana kadar başardılar. Takım olmak onlara, bazen iyi olmadan da, bütünlüğü de başarabildikleri için futbol şansını getirdi. Bu sürede de Daumun Türkiyeyi tanıması, geçen senenin küskün oyuncularına medya önünde verdiği destek, bütünlükte katkı sağlayınca şu andaki tablo belirdi.
2- Daniel Güiza mı, Semih Şentürk mü?
Bana göre her zaman Semih. Bunu saha içi anlamında söylüyorum. Fenerbahçe kadrosu içinde başta Alex olmak üzere takımın sistemine en uyan isim. Bu yüzden tek forvetli sistem içinde her zaman Güizanın yerine Semih oynamalı. Yedek kalması anlamında belki buna Semih razı oluyor. Ayrıca onun az forma şansı bulmasına rağmen çok sakatlık yaşaması ise düşündürücü. Bu duruma razı bir görüntü çizmesini, üzülerek takip ediyorum.
3- Türkiyenin en golcü futbolcusu Hakan Şükür olarak, Alex hakkındaki düşünceleriniz neler?
Alex dünya futbolunda çok az takımın tercih ettiği bir sistemde sahada yer alıyor. Oynadığı maçlarda bilhassa Türkiyede, bunun karşılığını veriyor. Hem saha içi zekası ve futbol yetenekleri hem de hangi maçta dinleneceğini bilmesi önemli. Yani kendisini nasıl kullanabileceğini iyi biliyor. Yüksek tempolu maçlara özel olarak hazırlanıyor. Önem seviyesine göre ise aynı tempoyu yaşı gereği gösteremiyor. Daha çok sistemi olan takımlarda zaman zaman zorlanıyor. Bunu olumla anlamda söylüyordum. Futbolcu zekasını çok iyi kullanıyor. Dinlenerek bir sonraki maça hazırlanıyor. Bakınız Galatasaray maçından önceki ve sonraki Alex!
4- Kazım nasıl bir futbolcu? Şımarık mı, özgüvenli mi, sorumsuz mu yoksa olması gerektiği gibi mi?
Bu tip oyuncular kendisini Türkiye gibi psikolojisi zor ülkelerde, medyadan ve çevreden uzak tutmak ister ve bazı davranışlar sergiler. Her oyuncu gibi onu da motive eden en önemli özellik bu. Ama zaman zaman oyundan çıkarken ve rakiple dalaşmaları, aslında onun o kadar rahat olmadığını gösteriyor. Kendisine böyle bir kimlik bürünmeye çalışıyor. Aslında Kazım bu değil. Güçlü fiziği, Daumun motivesi ve çalışma düzeniyle ise durdurulması güç bir oyuncu oluyor. Bunu uzun süreye yararsa, Semih ve Güizanın önünde forvet oynayabileceğini de gösterdi.
5- Fenerbahçede her bölge için vazgeçilmez birer oyuncu ismi verebilir misiniz?
İstatistikleriyle ve takıma verdiği güven açısından Alex. Emre Belözoğlunu ayrı bir parantezle belirtmek lazım. Oyununa her gün hem bilgi hem de tecrübe anlamında yeni bir şey katan kaleci Volkan. Bütün bunların dışında da son 4-5 haftadaki performansı beğenilmese de Gökhan Gönül.
6- Bu kadronun Ocak ayında takviyeye ihtiyacı var mı? Varsa hangi bölgelere?
Kesinlikle takviyeye ihtiyacı var. Bir kere hücum bölgesinde forvet olarak, Semihin oynayıp oynamamasında formu, Güizanın ise ne antrenman ne de farklı bir motivasyon örnekleriyle güçlenememesi, Kazımın bile forvet oynamasına sebep oldu. Demek ki burada bir arayış var. Bir tane de çok iyi oyun kurabilen bir stopere ihtiyaç var. Dikkatimi çeken bir konu, transfer dönemlerinin sonlarında başta Yunanistan olmak üzere haber üretilmesinin, bu oyuncuların buradaki şartları sevmesinden kaynaklandığını düşünüyorum. Menacerleriyle futbolcuların işbirliği içinde olduğu kanaatindeyim. Çünkü ya talibi yok ya da burada kazandığından fazlasını alamayacak. Yöneticilerin de bu sebepten dolayı istikrarlı oyunculara yönelmesi gerekiyor.
7- ?İlk hedef lig dendi. Buna karşın Avrupada Fenerin geleceğini nasıl | | Samanyolu Haber Son Dakika 18.11.2009 | | | KralagöreFBahçenasılşampiyonolur?Krala göre FBahçe nasıl şampiyon olur? |
|
| Kral'a göre FB nasıl şampiyon olur? | Samanyolu Haber | 18.11.2009 10:17 |  | | Hakan Şükür, bu sezonun Fenerbahçesini masaya yatırdı. Roberto Carlos gibi bir yıldızın, beni şampiyon olarak uğurlayın demesi bile yeter dedi.. Kilit Carlos
Hakan Şükür, bu sezonun Fenerbahçesini masaya yatırdı. Roberto Carlos gibi bir yıldızın, ?Beni şampiyon olarak uğurlayın? demesi bile yeter. Tıpkı benim, son şampiyonluğumuzda soyunma odasında söylediğim gibi...
Roberto Carlosun gidip gitmeyeceği yönündeki haberlerin Fenerbahçeyi olumlu ve olumsuz etkilemesi muhtemel... Ben bu olaya iki taraflı bakıyorum. Roberto Carlos sempatikliği ve kariyeriyle yanındaki oyuncuya güven verecek bir isim. Bu Fenerbahçe için tabii ki bir avantaj. Varsayım üzerine konuşalım; Fenerbahçeden sezon sonunda kesin gideceği belli oldu. Bu da onlar için ayrı bir avantaj! Bu kadar sevilen bir oyuncunun, arkadaşlarına, ?Beni buradan şampiyon olarak uğurlayın? cümlesini söylemesi ve bu isteği, takıma büyük katkı sağlar.
1- Aragones gitti, Daum geldi ve Fenerbahçenin çehresi değişti. Daum ne yaptı?
Aragones gittikten sonra sezon başından beri söylediğim bir şey vardı. Yaşanan talihsiz dördüncülüğün ardından, bu seneye Fenerbahçeli oyuncuların farklı bakacağı sezon başında belliydi. Aragones döneminde yaşanan sevgisizlik ortamı, gelecek hiçbir antrenöre bakmadan bu sezona daha bir dört elle sarılanacağını gördük. Antrenman eğlenceleri de bunun göstergesi. ?Bir musibet, bir nasihattan iyidir sözü, Fenerbahçe için geçerliydi. Zaten iskeleti hazır olan bir takımdı. Onun üzerine çok çok yetenekli olmasalar da, birkaç takviye yapıldı.. Ve Türkiyedeki isminin ağırlığıyla beraber takım olmayı şu ana kadar başardılar. Takım olmak onlara, bazen iyi olmadan da, bütünlüğü de başarabildikleri için futbol şansını getirdi. Bu sürede de Daumun Türkiyeyi tanıması, geçen senenin küskün oyuncularına medya önünde verdiği destek, bütünlükte katkı sağlayınca şu andaki tablo belirdi.
2- Daniel Güiza mı, Semih Şentürk mü?
Bana göre her zaman Semih. Bunu saha içi anlamında söylüyorum. Fenerbahçe kadrosu içinde başta Alex olmak üzere takımın sistemine en uyan isim. Bu yüzden tek forvetli sistem içinde her zaman Güizanın yerine Semih oynamalı. Yedek kalması anlamında belki buna Semih razı oluyor. Ayrıca onun az forma şansı bulmasına rağmen çok sakatlık yaşaması ise düşündürücü. Bu duruma razı bir görüntü çizmesini, üzülerek takip ediyorum.
3- Türkiyenin en golcü futbolcusu Hakan Şükür olarak, Alex hakkındaki düşünceleriniz neler?
Alex dünya futbolunda çok az takımın tercih ettiği bir sistemde sahada yer alıyor. Oynadığı maçlarda bilhassa Türkiyede, bunun karşılığını veriyor. Hem saha içi zekası ve futbol yetenekleri hem de hangi maçta dinleneceğini bilmesi önemli. Yani kendisini nasıl kullanabileceğini iyi biliyor. Yüksek tempolu maçlara özel olarak hazırlanıyor. Önem seviyesine göre ise aynı tempoyu yaşı gereği gösteremiyor. Daha çok sistemi olan takımlarda zaman zaman zorlanıyor. Bunu olumla anlamda söylüyordum. Futbolcu zekasını çok iyi kullanıyor. Dinlenerek bir sonraki maça hazırlanıyor. Bakınız Galatasaray maçından önceki ve sonraki Alex!
4- Kazım nasıl bir futbolcu? Şımarık mı, özgüvenli mi, sorumsuz mu yoksa olması gerektiği gibi mi?
Bu tip oyuncular kendisini Türkiye gibi psikolojisi zor ülkelerde, medyadan ve çevreden uzak tutmak ister ve bazı davranışlar sergiler. Her oyuncu gibi onu da motive eden en önemli özellik bu. Ama zaman zaman oyundan çıkarken ve rakiple dalaşmaları, aslında onun o kadar rahat olmadığını gösteriyor. Kendisine böyle bir kimlik bürünmeye çalışıyor. Aslında Kazım bu değil. Güçlü fiziği, Daumun motivesi ve çalışma düzeniyle ise durdurulması güç bir oyuncu oluyor. Bunu uzun süreye yararsa, Semih ve Güizanın önünde forvet oynayabileceğini de gösterdi.
5- Fenerbahçede her bölge için vazgeçilmez birer oyuncu ismi verebilir misiniz?
İstatistikleriyle ve takıma verdiği güven açısından Alex. Emre Belözoğlunu ayrı bir parantezle belirtmek lazım. Oyununa her gün hem bilgi hem de tecrübe anlamında yeni bir şey katan kaleci Volkan. Bütün bunların dışında da son 4-5 haftadaki performansı beğenilmese de Gökhan Gönül.
6- Bu kadronun Ocak ayında takviyeye ihtiyacı var mı? Varsa hangi bölgelere?
Kesinlikle takviyeye ihtiyacı var. Bir kere hücum bölgesinde forvet olarak, Semihin oynayıp oynamamasında formu, Güizanın ise ne antrenman ne de farklı bir motivasyon örnekleriyle güçlenememesi, Kazımın bile forvet oynamasına sebep oldu. Demek ki burada bir arayış var. Bir tane de çok iyi oyun kurabilen bir stopere ihtiyaç var. Dikkatimi çeken bir konu, transfer dönemlerinin sonlarında başta Yunanistan olmak üzere haber üretilmesinin, bu oyuncuların buradaki şartları sevmesinden kaynaklandığını düşünüyorum. Menacerleriyle futbolcuların işbirliği içinde olduğu kanaatindeyim. Çünkü ya talibi yok ya da burada kazandığından fazlasını alamayacak. Yöneticilerin de bu sebepten dolayı istikrarlı oyunculara yönelmesi gerekiyor.
7- ?İlk hedef lig dendi. Buna karşın Avrupada Fenerin geleceğini nasıl | | Samanyolu Haber Son Dakika 18.11.2009 | | | KralagöreFBnasılşampiyonolur?Krala göre FB nasıl şampiyon olur? |
|
| DİKKAT! Soros'tan kriz değerlendirmesi | Samanyolu Haber | 27.10.2009 11:21 |  | | Dünyanın en tanınan spekülatörü ve yatırımcısı George Soros, dünya ekonomisinin genel durumunu değerlendirdi. Financial Times gazetesinin yaptığı röportajda önemli birtakım konulara değinen Sorosun röportajının tam metni?
Soru : Dünya ekonomisinin genel durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce 2007-2008 krizi aşıldı mı?
G. Soros: Piyasaların eski durumlarına tekrar geri döndüğünü söyleyebiliriz ki global marketlerin fonksiyonlarını tekrar yerine getirmeye başlaması bunun bir kanıtı. Diğer taraftan, ekonomi araçlarının tekrar piyasada dolaşıma katılması da, küresel ekonominin krizin üstesinden geldiğinin başka bir göstergesi. Fakat, krizin gerçek etkilerini gösterdiği yer ABD, çünkü 25 yıl boyunca kazandıklarından daha fazla harcadılar. Borçları yüzde 6.5?u geçmesi ve ekonominin buna rağmen ayakta durmasının nedeniyse Çin ve Asya kaplanlarının halen ticaret fazlası vermesi ve ekonomiyi finanse etmesi. Bu yüzden ABD ekonomisinin yüzde 70?inden fazlası harcamalarını kesinceye kadar krizden çıkış zaman alacaktır.
Diğer taraftan bankacılığın iflasını gördük. Bankalar dipte ve herhangi bir risk olmadan 10 yıllık hazine bonolarıyla yüzde 3,5 kazanacaklar. Bu yüzden bankacılık sektöründe kendi yoluna girecektir fakat bu da biraz zaman istiyor. Sonuç itibariyle küresel ekonominin zayıf noktaları, esas olarak ABD tüketim oranları ve bankacılık sektörü.
Soru : Peki bu zayıflıklar sonrasında ?W tipi? bir iyileşmenin nedeni olabilir mi? Yani başka dipler de görecek miyiz?
G.Soros: Açıkçası, piyasalarda başka bir dip görebiliriz, çünkü şu anda çıkışa geçen oranlara güveniliyor ve bu krizin de diğerleri gibi ?V şeklinde? olacağını umut ediyoruz. Fakat umutlar tükendiğinde neler olacağını göreceğiz..
Soru : ABD ekonomisinin bu zayıflığı neticesinde, insanların dolar hakkında endişelenmesi doğru mu?
G. Soros: Elbette. Doların diğer kurların arasında zayıf olduğu bir gerçek. Bu yüzden kurlara genel bir güvensizlik olmakla beraber insanlar döviz yerine reel varlıklara doğru yön değiştirmekteler. Merkez Bankaları tarafından tutulan reel varlıklardan daha çeşitli diğer varlıklara geçiş yaşanmakta, özellikle petrole ve altına hücum kurdan kaçısın bir başka göstergesi.
Soru: Peki doların bir dip noktası var mı ya da bu şekilde devam etmeyi sürdürecek mi?
G.Soros: Yuan, dolara bağlı olduğu sürece dolarda daha fazla düşüş gerçekleşeceğini düşünmüyorum. Diğer taraftan doların düşüşü, ABD ekonomisi için pozitif sonuçlar doğuracak, çünkü harcama azalırken tasarruf artacak ve ihracat oranları yükselmiş olacak. Bu yüzden açıkçası doların düşüşü, arzu ediliyor.
Soru: Önümüzdeki ay, Obama?nın Çin ziyareti sırasında ne gibi ekonomik ilişkiler ortaya çıkabilir?
G.Soros: Yeni dünya düzeni ya da yeni dünya ekonomisi için, Çin?e ihtiyacınız var. IMF için de Çin önemsizleşiyor, çünkü kendi kurumu değil. Bu yüzden Çin?i oyunun içine katmak son derece önemli. Ekonomik kararların G20 zirvesinde ele alınmasının zorunluluğu ve verimliliği de burada yatıyor.
Soru: Peki ABD?nin global krizde rol almaması ne gibi sonuçlar doğurur? En kötü senaryonuz nedir?
G.Soros: Çinliler iki yönlü ilişkilere devam edeceklerdir. Arjantin ve Brezilya ile antlaşmalara hız veriyorlar. Bu yüzden dolar uluslararası kurlarda kalmaya devam edecek fakat kullanım oranı düşecek. Bu bence ikili ilişkiler yerine, çoklu ilişkilerin önem kazanmasına neden olacaktır.
Soru: Bütçe açıkları ve enflasyon hakkında düşünceleriniz?
G.Soros: Doların düşüşü, ABD ekonomisinin güçsüz kalmasına neden olacaktır. Çin, ABD tüketimin yerine geçerken, daha küçük motor olacaktır çünkü ekonomisi ABD?ye göre daha küçük. Bu yüzden büyümede son 25 yıla göre daha düşük seviyede devam edecek. Doların kademeli düşüşü, Çin?i daha fazla merkeze yerleştirecek. Borç verme tekrar başlar ve merkez bankası bilançosunda bir daralma yaşanmazsa sanırım doların değerinde bir düşüş olabilir. Diğer taraftan piyasadaki enflasyon korkusu enflasyonu tetikleyen diğer önemli bir olgu olacaktır. Bu yüzden olası bir faiz artırımı enflasyonu önleyecek olsa da, ekonomiyi tekrar resesyona sokacaktır. Bu yüzden 70?lerdeki gibi bir ekonomi yönetimine devam etmemek gerekiyor.
Soru: Reformlar hakkında ki ne düşünüyorsunuz?
G.Soros: Bankacılık sektöründe ciddi bir reforma ihtiyaç var. Bankaların büyüklüğü nedeniyle batmayacağını düşünüyorsunuz ve sonrasında regülasyonları gerçekleştiriyorsunuz. Öncesinde bankalara kendi regülasyonlarını yapma fırsatı veriliyordu fakat bankalar kâr güdüsüyle kendilerini tekrar riskli girişimlerin arasında buluyor. Bu yüzden bu görev düzenleyicilere düşüyor.
Soru: Peki iyileşme sonucunda bu yaptırımların devam edeceğine kanaat getiriyor musunuz?
G.Soros: Kesinlikle hayır. Çünkü bankalara politik arena da çok etkili ve krizi sonrası düşündüğümüzde, ABD bankacılık sektöründe 3 veya 4 güçlü banka olacaktır. Bu yüzden reformlar için çok büyük ve ciddi politik güce ihtiyacımız var.
Soru: Obama bu konuda başarılı olaca | | Samanyolu Haber Son Dakika 27.10.2009 | | | DİKKATSorostankrizdeğerlendirmesiDİKKAT Sorostan kriz değerlendirmesi |
|
| İnanır’dan açılıma destek | Türkiye Gazetesi | 18.10.2009 02:04 |  | | | Kadir İnanır, arkadaşımız Muharrem Acartürk’e dobra dobra konuştu. Ünlü sanatçı Kadir İnanır 46. Antalya Film Festivali’nde ilginç açıklamalarda bulundu. Basın toplantısından sonra basın mensupları ile özel olarak röportaj yapan Kadir İnanır’la arkadaşımız Muharrem Acartürk de kısa bir röportaj yaptı.Sanat hayatınızın 40. yılı... Düşünceleriniz nelerdir? Benim sanat yılım aslında yeni başlıyor. Bu 40 yıl bir ömrün karşılığı. Dünyada sürekli bu mesleği yapan benim gibi aktör yok. Mutlaka arada duraksamalar gerilemeler olmuştur. Benimki öyle değil. Benden daha yaşlı sinema oyuncuları var. Meslekte bence herkesten daha yaşlıyım. Ben hiç ara vermeden bu mesleği yapan bir aktörüm. Başka bir mesleği de ... | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 18.10.2009 | | | İnanır’danaçılımadestekİnanır’dan açılıma destek |
|
| Sizin düşünceleriniz... | Milliyet | 11.10.2009 17:20 |  | | | Türkiye ile Ermanistan arasında yaşanan yakınlaşmaya olumlu ve olumsuz tepkiler gelmeye devam ediyor. Milliyet.com.tr 6 anket ile sizin düşünceler...
| | Milliyet Dünya 11.10.2009 | | | SizindüşüncelerinizSizin düşünceleriniz |
|
|
11:02 Sizin düşünceleriniz...
| Milliyet | 11.10.2009 17:20 |  | | |
| Dizin düşünceleriniz... | Milliyet | 11.10.2009 14:05 |  | | | Türkiye ile Ermanistan arasında yaşanan yakınkaşmaya olumlu ve olumsuz tepkiler gelmeye devam ediyor. Milliyet.com.tr 6 anket ile sizin düşünceler...
| | Milliyet Dünya 11.10.2009 | | | DizindüşüncelerinizDizin düşünceleriniz |
|
|
11:02 Dizin düşünceleriniz...
| Milliyet | 11.10.2009 14:05 |  | | |
| Arınç: Bir dönemi daha var gibi | Samanyolu Haber | 06.10.2009 00:18 |  | | Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Demokratik Açılım çalışmasına ilişkin olarak, Önümüzdeki seçimin sonucu ne olacaksa olacak, ama biz doğru bildiğimiz bu işi mutlaka başarmaya devam edeceğiz dedi. Arınç, CNN Türkte canlı yayınlanan Tecrübe Konuşuyor programına katılarak soruları yanıtladı.
Bülent Arınç, sözlerinin başında DİSK Genel Başkanı Çelebinin uğradığı silahlı saldırıyı kınayarak, Çelebiye geçmiş olsun dileğinde bulundu.
28 Şubat sürecinin AK Partinin kuruluşuna etkisine ilişkin soruyu yanıtlayan Arınç, 28 Şubatın Türk siyasi hayatında bir dönüm noktası olduğunu ve bu dönemde özgürlüklerin önemli ölçüde zedelendiğini, siyaset kurumuna ve seçilmişlere karşı çok büyük engeller çıkarıldığını gördüklerini söyledi.
Arınç, bu dönemde Refah Partisinin ardından Fazilet Partisinin kapatılmasının Türkiyedeki reel siyaset, etkili ve yetkili çevreler, bu çevrelerin ne yapmak istedikleri, ne yapabilecekleri konusunda kendilerini düşündürdüğünü ifade etti. Arınç, Ben şahsen o zamana kadar halktan oyu alıp, parlamentoya girdiğimizde işin biteceğini düşünüyordum. Hele bir iktidar olsak, hele bir Sayın Erbakan Başbakan olsa kendi düşüncemize, siyasi programımıza uygun bir icraat yapabileceğimizi ve uygulayabileceğimizi düşünmüştüm dedi.
Saadet Partisiyle aralarında görüş farkları bulunduğunu bunun için bu partide yer almak yerine AK Partiyi kurduklarını anlatan Arınç, AK Partinin icraatlarının bu farkları ortaya koyduğunu söyledi. Arınç farkların ilk kez 28 Şubat sürecinde ortaya çıktığını, müdahalelere sessiz kalamayacaklarını bu süreçte dile getirdiklerini kaydetti.
Arınç, Bugün Türkiyede asker rejim içinde Avrupa Birliğinde olduğu gibi olağan yerine oturabilmiş midir? sorusuna Türkiyede bu konuda işler yerine oturuyor karşılığını verdi.
Askerin kendi görev sahası içinde kalabilmesinin önemli olduğunu ifade eden Arınç, gelişi güzel yerlerde siyasi amaçlarla söylenmiş sözler ya da belli kurumları hedef alarak söylenen sözlerin siviller için olduğu gibi askerler için de uygun karşılanmayacağını kaydetti.
Askerin siyasete karışmaması gerektiğini vurgulayan Arınç, Ben komuta kademesinin artık Silahlı Kuvvetlerin kendi alanı içerisinde kalmaya çalıştığına, bunun gerçekleştirmek için gayret sarf ettiğine inanıyorum. Bu tür gelişmeler bize Türkiyenin Batı türü demokrasiler içerisinde sivil asker ilişkilerinin iyi noktalarda konuşlandığını gösterecek diye konuştu.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Arınç, Ergenekon davasına ilişkin soruyu yanıtlarken bir demokratik ülkede bu tür oluşumların ayakta olmasının, fonksiyon taşımasının asla düşünülemeyeceğini belirtti.
İddianameye girmiş unsurların bile tüyleri diken diken edecek nitelikte olduğunu ifade eden Arınç, şöyle konuştu:
7 senelik iktidarımızda 3-5 ay öncesine kadar 52 veya 53 mafya türü organizasyon ortaya çıkarıldı. Belki şimdi sayı biraz daha artmış olabilir. Geçmişte bu tür organizasyonlar var olmasına rağmen güvenlik güçleri de siyasi irade de bu konuda ciddi ve kararlı değildi. O yüzden yapanın yanına kar kalıyordu, ama bu dönemde en azından yargı önüne gelen davada karar verebilecek noktaya geldi.
Arınç, Demokratik Açılıma ilişkin bir soruyu yanıtlarken bunun bir süreç olduğunu, yalnızca bir etnik kökenle ilişkilendirilemeyeceğini belirtti.
Geçmişteki tecrübelerinde Kürt kökenli kişilerle siyaset yapmanın, Kürt kökenli olmayan siyasetçiler için risk oluşturduğunu ve eleştirilere yol açtığını gördüğünü anlatan Arınç, bu tür propagandaların Türkiyenin bütünlüğüne zarar verdiğini ifade etti.
AK Partinin Demokratik Açılım için yola çıkarken bu ve benzer riskler üzerinden hesaplar yapmadığını belirten Arınç, Önümüzdeki seçimin sonucu ne olacaksa olacak, ama biz doğru bildiğimiz bu işi mutlaka başarmaya devam edeceğiz dedi.
Arınç, şöyle devam etti:
Sayın Baykal bugünlerde nasıl konuşuyor farkında mısınız? Sayın Bahçeli nasıl kendinden geçerek AK Parti hakkında suçlamalarda bulunuyor farkındasınız değil mi? Yani bu farkındalığa rağmen hala bizim bu konu üzerinde bütün mevcudiyetimizle durmamızı bence alkışlamak lazım. Şartlar böylesine olumsuz hakkımızda, adeta bir vatan hainliğini ağızlarına pelesenk yapmış siyasetçilerle karşı karşıyayız ve bunlar tabanlarına öylesine bir düşmanlık aşılıyorlar ki bu konuda bize karşı. Biz bunu göze alıyoruz ve diyoruz ki seçim sonuçlarını etkilese bile sizin yaptığınız yanlış şu anda, bizim yaptığımız doğrudur.
AK Partinin zoru başarmaya çalıştığını ifade eden Arınç, şunları kaydetti:
Diyoruz ki (biz Türkiyenin tamamını temsil etmiyoruz, sizin de bu konuda katkılarınızı bekliyoruz.) Size madde madde yazılmış bir öneri ile gelseydik bize (boşuna gelmişsiniz siz zaten yapacağınızı yapmışsınız) derdiniz. Biz size şimdi açık kapı ile beyaz sayfa ile geliyoruz. İstiyoruz ki düşünceleriniz, önerileriniz bize yol göstersin, ama bunu bile yapmıyorlar. Sahillerde MHPnin desteği | | Samanyolu Haber Son Dakika 06.10.2009 | | | ArınçBirdönemidahavargibiArınç Bir dönemi daha var gibi |
|
| BİR SORU - BİR YANIT- İSKENDER GÜNEN - | Sabah | 24.09.2009 02:01 |  | | |
| Güler: Münevver cinayeti için az sabır | Türkiye Gazetesi | 05.09.2009 02:14 |  | | | İstanbul Valisi Muammer Güler, basın mensuplarının Münevver Karabulut cinayetiyle ilgili sorularını cevaplandırdı. Güler, “Süreyya Karabulut’un açıklamaları konusundaki düşünceleriniz nedir?” sorusunu, “Biz hassasiyetle o takibimizi sürdürüyoruz. Çemberi daraltacak her şey yapılıyor. Biraz sabır tavsiye ediyorum. Bu seferki sabır tavsiyem çok uzun bir zamanı kapsamayacak inşallah” diye cevapladı. | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 05.09.2009 | | | GülerMünevvercinayetiiçinazsabırGüler Münevver cinayeti için az sabır |
|
| Vali Güler'den az kaldı sinyali ! | Samanyolu Haber | 04.09.2009 18:17 |  | | İstanbul Valisi Muammer Güler, Münevver Karabulut cinayetiyle ilgili Biraz sabır tavsiye ediyorum. Bu seferki sabır tavsiyem çok uzun bir zamanı kapsamayacak inşallah dedi. Vali Güler, Genç Başkanlar Teşkilatının Danimarkalı üyelerini makamında kabulünden sonra basın mensuplarının Münevver Karabulut cinayetiyle ilgili sorularını yanıtladı.
Güler, Süreyya Karabulutun açıklamaları konusundaki düşünceleriniz nedir? sorusunu, Biz hassasiyetle o takibimizi sürdürüyoruz. Çemberi daraltacak her şey yapılıyor. Biraz sabır tavsiye ediyorum. Bu seferki sabır tavsiyem çok uzun bir zamanı kapsamayacak inşallah diye yanıtladı.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 04.09.2009 | | | ValiGülerdenazkaldısinyaliVali Gülerden az kaldı sinyali |
|
| Erdoğan mini seçimler için ne dedi? | Samanyolu Haber | 09.06.2009 09:43 |  | | Başbakan Erdoğan, ATVnin yayını AK Parti Genel Merkezinden yapılan Başbakanla Gündem adlı programında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Mini seçimle ilgili düşünceleriniz neler? Beklediğinizi buldunuz mu, memnun oldunuz mu? sorusuna ise Başbakan Erdoğan şöyle yanıt verdi: Herşeyden önce milletimin partimle alakalı olan bir defa değerlendirmesi çok açık ve net ortaya çıktı. Partimizin 29 mart seçimlerinde oy oranı bu bölgede yüzde 37.5, şimdi ise yine bu bölgede oy oranı, küsuratını söylemiyorum yüzde 43, buraya geldik. CHPnin yüzde 17, şimdi de yine yüzde 17, yani binde 6lık bir artışı var. Bizim de yüzde 5,5lik bir artışımız var geçen seçime göre, MHPnin yüzde 22, şimdi ise 15, eksi 7lik bir düşüşü var. DTPnin yüzde 1.2, şimdi de 1, eksi binde 11, Demokrat Partinin yüzde 6, şimdi de 6, yani eksi yarım bir durum söz konusu, ANAVAVATANın yüzde 1.5, şimdi 1.8 yani binde 26 gibi bir artış söz konusu, Saadet Partisinin oy oranı yüzde 13, şimdi yüzde 15, 1.78 gibi bir artışı toplamda söz konusu.
Ama belediyelerin dağılımına baktığımızda biz 7 tane ilçe belediyesinin dördünü aldık, CHP 2 tanesini, MHP 1 tanesini aldı. Fakat oyların en büyük buluştuğu yer neresidir derseniz Akyazıdır. Akyazıda da oyların dağılımındaki durum çok ilginç. Onu söylememde büyük fayda var. Akyazı, Sakarya Büyükşehir Belediyesinin bir ilçesi. Akyazıdaki oy dağılımında, bizim 11 bin civarında bir oyumuz var, 9 bin 800 civarında Saadet Partisinin var. CHPnin ise aldığı oy 139. Bunun dışında diğer ilçelerin durumu ortada. Beldelerde de CHP 8 beldeyi aldı, biz de 8 belde aldık. MHPnin 2 kazandığı belediye var. DTP 1, Demokrat Parti 3, ANAVATAN 1 belediye aldı. Saadet Partisi belediye kazanamadı. Böyle bir neticeyle çıktık. Neticenin toplamına baktığımızda yüzde 43 oy oranına bölgede biz yükseldik, CHPnin de yüzde 17 oranında şu andaki durumu, MHPnin yüzde 14.38, Saadet Partisi yüzde 14 küsur.
Bunlar geneli ifade etmez ama ana muhalefet partisinin lideri işte 9 tane bakanı 29 Martta verdiğiniz cevapla değiştirdiniz, işte bu seçimlerde vereceğiniz yanıtla da tamamını değiştirin gibi yaklaşımlar içinde bulundu. Doğrusu ben bu seçim bölgelerine arkadaşlarım gittiler. Bunları küçümseme noktasında değil ama bu seçim bir genel seçim için veya bir başka daha geniş ölçekli bir seçim için ölçü olamazlar. Ölçü olarak bakarsak kendimiz yanılırız, yanıltırız. Ama altında tabii bir mesaj da yok değil. Buna da bakmak lazım.
ERDOĞANDAN AKP VE MAYIN CEVABI - TIKLAYIN
ERGENEKONA SUSURLUK ÖRNEĞİ - TIKLAYIN
GAZETECİLER DOLMABAHÇE GÖRÜŞMESİNİ SORDU - TIKLAYIN | | Samanyolu Haber Son Dakika 09.06.2009 | | | Erdoğanminiseçimleriçinnededi?Erdoğan mini seçimler için ne dedi? |
|
| Savcı Gök: Eğer yetkilerim kalsaydı | Samanyolu Haber | 08.04.2009 12:35 |  | | Yetkileri elinden alınan Murat Gök HABERTÜRKte Zafer Arapkirlinin sorularını yanıtladı. Yetkilerim kalsaydı asıl şimdi olanlar olacaktı
Ne gibi özel yetkilerinizi vardı? Neden bu yetkiler size verildi?
Asıl olarak şu anda izin verirseniz çok fazla konuşmak istemiyorum.
Sizin özel yetkilerinizin elinizden alındığı doğru mu? Bunu doğrulayabilir misiniz?
Doğru
Çete faaliyetleriyle ilgili çok sayıda operasyona imza attınız. Bu yetkilerinizin elinizden alınmasını neye bağlıyorsunuz?
Yorum yapmak istemiyorum
Sizin bazı belediye başkanlarını, CHPli başkanları hedef aldığınızı söylediler.
İnsanlar şunu iyi bilsinler. Benim siyasetle ilgim olmaz. Siyasetçilerle ilgim olmaz. Sadece bunu bilsinler. Eğer uygun görürseniz telefonu kapatmak istiyorum.
Sayın Başsavcı mı yoksa Bakanlık mı yetkilerinizi aldı.
Bakanlık.. Yani... Çok konuşmak istemiyorum
Geçtiğimiz günlerde bir trafik kazası geçirdiniz. Trafik kazasıyla ilgili şüpheli bir durum var mı aklınızda?
Onunla ilgili herhangi bir sorun yok. Derinlemesine araştırdılar.
Elinizdeki yetkiler yeterli değil miydi? Bu konudaki talep sizden mi geldi?
Benden gelmedi. Bir takım yetkiler verildi ben elimden geleni yaptım.
Bir takım büyük operasyonlar gerçekleştirdiniz. Genel izlenim sizin bir takım rant odaklarının tekerlerine çomak soktuğunuz yönündeydi. Bu konudaki düşünceleriniz neler?
Eğer elimde yetkilerim olsaydı asıl opndan sonra olacaklar olacaktı. Sanırım sorun ondan kaynaklandı.
Bugüne kadar sizin gözaltına aldığınız kişilerin kaçı yargı önüne çıktı?
2500 kişi insan yargı önüne çıktı, mahkeme heyetinden ne çıkacak onu da zaman gösterecek
Özel yetkilerinizden dolayı tıkandığınızı söyleyebilir misiniz?
Hayır. Bundan sonrasını zaman gösterecek. Bir bakalım
BAKAN ŞAHİN: TALİMATI BİZ VERMEDİK İŞTE SAVCI GÖKÜN İMZA ATTIĞI OPERASYONLAR | | Samanyolu Haber Son Dakika 08.04.2009 | | | SavcıGökEğeryetkilerimkalsaydıSavcı Gök Eğer yetkilerim kalsaydı |
|
| Süper savcı:Eğer yetkilerim kalsaydı-İzle | Samanyolu Haber | 08.04.2009 11:40 |  | | Yetkileri elinden alınan Murat Gök HABERTÜRKte Zafer Arapkirlinin sorularını yanıtladı. Yetkilerim kalsaydı asıl şimdi olanlar olacaktı
Ne gibi özel yetkilerinizi vardı? Neden bu yetkiler size verildi?
Asıl olarak şu anda izin verirseniz çok fazla konuşmak istemiyorum.
Sizin özel yetkilerinizin elinizden alındığı doğru mu? Bunu doğrulayabilir misiniz?
Doğru
Çete faaliyetleriyle ilgili çok sayıda operasyona imza attınız. Bu yetkilerinizin elinizden alınmasını neye bağlıyorsunuz?
Yorum yapmak istemiyorum
Sizin bazı belediye başkanlarını, CHPli başkanları hedef aldığınızı söylediler.
İnsanlar şunu iyi bilsinler. Benim siyasetle ilgim olmaz. Siyasetçilerle ilgim olmaz. Sadece bunu bilsinler. Eğer uygun görürseniz telefonu kapatmak istiyorum.
Sayın Başsavcı mı yoksa Bakanlık mı yetkilerinizi aldı.
Bakanlık.. Yani... Çok konuşmak istemiyorum
Geçtiğimiz günlerde bir trafik kazası geçirdiniz. Trafik kazasıyla ilgili şüpheli bir durum var mı aklınızda?
Onunla ilgili herhangi bir sorun yok. Derinlemesine araştırdılar.
Elinizdeki yetkiler yeterli değil miydi? Bu konudaki talep sizden mi geldi?
Benden gelmedi. Bir takım yetkiler verildi ben elimden geleni yaptım.
Bir takım büyük operasyonlar gerçekleştirdiniz. Genel izlenim sizin bir takım rant odaklarının tekerlerine çomak soktuğunuz yönündeydi. Bu konudaki düşünceleriniz neler?
Eğer elimde yetkilerim olsaydı asıl opndan sonra olacaklar olacaktı. Sanırım sorun ondan kaynaklandı.
Bugüne kadar sizin gözaltına aldığınız kişilerin kaçı yargı önüne çıktı?
2500 kişi insan yargı önüne çıktı, mahkeme heyetinden ne çıkacak onu da zaman gösterecek
Özel yetkilerinizden dolayı tıkandığınızı söyleyebilir misiniz?
Hayır. Bundan sonrasını zaman gösterecek. Bir bakalım | | Samanyolu Haber Son Dakika 08.04.2009 | | | SüpersavcıEğeryetkilerimkalsaydı-İzleSüper savcıEğer yetkilerim kalsaydı-İzle |
|
| Süper savcı: Eğer yetkilerim kalsaydı... | Samanyolu Haber | 08.04.2009 11:22 |  | | Yetkileri elinden alınan Murat Gök HABERTÜRKte Zafer Arapkirlinin sorularını yanıtladı. Yetkilerim kalsaydı asıl şimdi olanlar olacaktı
Ne gibi özel yetkilerinizi vardı? Neden bu yetkiler size verildi?
Asıl olarak şu anda izin verirseniz çok fazla konuşmak istemiyorum.
Sizin özel yetkilerinizin elinizden alındığı doğru mu? Bunu doğrulayabilir misiniz?
Doğru
Çete faaliyetleriyle ilgili çok sayıda operasyona imza attınız. Bu yetkilerinizin elinizden alınmasını neye bağlıyorsunuz?
Yorum yapmak istemiyorum
Sizin bazı belediye başkanlarını, CHPli başkanları hedef aldığınızı söylediler.
İnsanlar şunu iyi bilsinler. Benim siyasetle ilgim olmaz. Siyasetçilerle ilgim olmaz. Sadece bunu bilsinler. Eğer uygun görürseniz telefonu kapatmak istiyorum
Sayın Başsavcı mı yoksa Bakanlık mı yetkilerinizi aldı.
Bakanlık.. Yani... Çok konuşmak istemiyorum
Geçtiğimiz günlerde bir trafik kazası geçirdiniz. Trafik kazasıyla ilgili şüpheli bir durum var mı aklınızda?
Onunla ilgili herhangi bir sorun yok. Derinlemesine araştırdılar.
Elinizdeki yetkiler yeterli değil miydi? Bu konudaki talep sizden mi geldi?
Benden gelmedi. Bir takım yetkiler verildi ben elimden geleni yaptım.
Bir takım büyük operasyonlar gerçekleştirdiniz. Genel izlenim sizin bir takım rant odaklarının tekerlerine çomak soktuğunuz yönündeydi. Bu konudaki düşünceleriniz neler?
Eğer elimde yetkilerim olsaydı asıl opndan sonra olacaklar olacaktı. Sanırım sorun ondan kaynaklandı.
Bugüne kadar sizin gözaltına aldığınız kişilerin kaçı yargı önüne çıktı?
2500 kişi insan yargı önüne çıktı, mahkeme heyetinden ne çıkacak onu da zaman gösterecek
Özel yetkilerinizden dolayı tıkandığınızı söyleyebilir misiniz?
Hayır. Bundan sonrasını zaman gösterecek. Bir bakalım | | Samanyolu Haber Son Dakika 08.04.2009 | | | SüpersavcıEğeryetkilerimkalsaydıSüper savcı Eğer yetkilerim kalsaydı |
|
| Gördüğünüz rüyayı kaydedin | Haber Türk | 12.12.2008 09:37 |  | | |
| Ruhsal detoks yapın zihninizi yenileyin | Sabah | 05.04.2008 01:54 |  | | | Geçmişe takılı kalan duygu ve düşünceleriniz yaşama gücünüzü azaltabilir. Ama bu durumu değiştirmek zor değil, sadece 10 gün yeter. Psikoterapist Derek Draper ve klinik psikolog Cecilia dFelice tarafından hazırlanan 10 günlük anı egzersizini siz de deneyin, zihninizi arındırın | | Sabah Sağlık 05.04.2008 | | | RuhsaldetoksyapınzihniniziyenileyinRuhsal detoks yapın zihninizi yenileyin |
|
|
| |