Habergec.Com Aranan Kelimeler:dünkü Değerlendirme: 10 / 10 162826
habergec.com
22.07.2014 Salı
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler
Gazeteler
İnternet Siteleri
Televizyonlar
Radyolar
Diğer

:: Gruplar
 

dünkü

Başbakan şimdi de AK Partilileri tehdit etti
Zaman
09.07.2014
02:51
Başbakan Tayyip Erdoğan, muhalefetin ortak adayı Ekmeleddin İhsanoğlu için yakışıksız ifadeler kullandı.Başbakan, daha önce iki kez İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreterliği’ne seçilmesi için desteklediği İhsanoğlu’na ‘saksı’, ‘vazo’ gibi yakıştırmalarla hakaret etti. Partisinin dünkü Meclis grup toplantısında konuşan Erdoğan, “Şimdi de bir şey tutturdular; siyasetüstü, siyasetin dışından bir cumhurbaşkanı… Adeta cumhurbaşkanı değil Türkiye Cumhuriyeti’nin vitrinine bir vazo, bir saksı seçmenin gayreti içindeler.” diye konuştu. Başbakan, seçilmesi halinde ‘tarafsız’ olmayacağını açık açık söyledi. “Bakın burada bir kez daha ifade ediyorum. Eğer bu kardeşiniz seçilirse tarafsız cumhurbaşkanı olmayacak.” dedi. Nasıl bir cumhurbaşkanı olacağını anlatırken yine ‘fiili başkanlık’ yapacağının sinyallerini verdi. “Cumhurbaşkanı elbette devleti yönetecek; çözüm süreciyle de paralel yapıyla mücadeleyle de ilgilenecek.” şeklinde konuştu.SESSİZ KALANLARA HESABINI SORARIZ!Cumhurbaşkanlığı adaylık vaadi olarak yine Camia’yı bitirmeyi vaat etti: “Eğer cumhurbaşkanı seçilirsek, paralel devlet yapılanmasıyla mücadelemiz kesintisiz olarak devam edecek. Ne yazık ki içimizde de hâlâ bu yapıya karşı gereken tepkiyi koymayanlar var. Kimi belediyelerde, kurumlarda, bakanlıklarda cesaretle bu işin üzerine gidilmediğini görüyoruz. Bu ihanet şebekesine göz yumanlar, sessiz kalanlar bilsinler ki bunu not ettik, not ediyoruz. Milletim vakti zamanı geldiğinde bunun hesabını sorar, biz de geciktirmeden bunun hesabını sorarız.”
Zaman
En Çok Okunan
09.07.2014
BaşbakanşimdideAKPartilileritehditettiBaşbakan şimdi de AK Partilileri tehdit etti
Lale Kemal - Bir ironi olarak dayak attığı askere insan hakları eğitimi
Zaman
09.07.2014
02:14
Askere hakaret, dayak, ceza gibi kötü muamele, dolayısıyla bu yollarla bireyleri aşağılayarak, çaresiz bırakarak intihara zorlama vak’alarının arttığı, geçen ayki bir raporla duyuruldu.Asker Hakları Platformu’nun, 2012-2013 döneminde kendisine ulaşan 653 zorunlu askerlik şikâyetinden derlediği ve geçen ay yayımladığı ikinci raporuna göre, askerlerin hak ihlallerinde geçen seneye kıyasla yüzde 51 artış olmuş. Askerlik hizmetini yaparken uğradığı kötü muamele sonucu her 12 askerden biri intiharı düşünürken 274’ü hakaret, 193’ü dayak, 183’ü orantısız ceza ve 158’i de yeterli sağlık hizmeti alamamaktan yakınmış. Raporda, Parlamento’nun asker intiharları konusunda yeterli denetimi sağlayamadığı vurgulanırken, zorunlu askerliğin ve askerî yargının kaldırılması, TSK’nın da şeffaflaşması öneriliyor. Belli ki bu raporda yer alan tespitler ve asker haklarının ihlallerine dair yayımlanan onlarca haber, ilgili makamların bir kulağındn girip diğerinden çıkıyor. Nitekim, Radikal gazetesinin dünkü sayısında, Bandırma’daki 6. Ana Jet Üssü’nde yeni gelen erlere üst devre askerler tarafından “Hoşgeldin dayağı” atıldığı iddia edilirken bu dayaktan nasibini alan bir askerin ailesi de, aynı gazeteye yaptığı açıklamada, “Peygamber ocağı’nı Nazi kampına çevirmek isteyenler ordudan atılmalı ve gerekli ceza verilmeli.” diyerek isyanını dile getirip, suç duyurusunda bulunduklarını söylüyor. Peki TSK’da, evrensel insan hakları ilkelerine aykırı düşen yükümlülerin uğradığı kötü muameleye karşı Parlamento ne yapabiliyor? Hemen hemen hiç.Baksanıza CHP Milletvekili Atilla Kart, Genelkurmay Başkanlığı bünyesinde ağırlıklı olarak Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nda (HKK) subay, astsubayların bir bölümüne yönelik olarak “özel hayatları, mezhepleri ve etnik kökenleri” üzerinden usulsüz soruşturma yöntemleri ile ayrımcılık yapıldığı; bu suretle “fişleme ve tasfiyeye” yol açıldığı iddialarının Milli Savunma Bakanlığı tarafından yanıtlanması istemiyle verdiği önergesine aylardır yanıt bile alamıyor.Kart, dün yinelediği soru önergesinde HKK’na yaptığı ziyareti de anımsatarak, şöyle diyor;“‘Tasfiye ve fişlemenin’ Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde de, operasyon ve tasfiye boyutlarına ulaştığı anlaşılmaktadır.”Kart örneğinden de görüleceği üzere, Parlamento’nun, caydırıcı olmayan mevcut zayıf iradesine iktidarın basiretsizliği de eklenince TSK’da, asker haklarının en ağır şekilde ihlal edildiğine yönelik iddiaların havada kaldığı, bu türden olayların tekrarının engellenmesi için gerekli yasal müeyyidelerin uygulanmadığı anlaşılıyor.Şimdi gelelim can alıcı soruya: Askere kötü muamelede yüzde 50’lerin üzerinde artışın olduğu tespit edilen TSK’da, yükümlülere insan hakları, kadına şiddetin önlenmesi gibi eğitimler nasıl verilecek?Askeriyede gördükleri dayak, hakaret gibi kötü muameleden sonrasındaki yaşamlarında erkekler -ki gün geçmiyor kadına şiddet uyguladıkları haberleri çıkmasın- kadına şiddetin acizlik ve suç olduğu bilincine nasıl varacaklar?Malum geçen ay, AB ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı UNDP’nin işbirliğiyle Genelkurmay Başkanlığı, erbaş ve erler için ‘Mehmetçik İçin Yurttaşlık Eğitimi’ başlattı. Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, proje ile er ve erbaşları başkalarının haklarına saygılı, cinsiyet eşitliğine inanan, çevrenin korunmasına duyarlı ve yasal haklarını bilen bireyler olarak topluma kazandırmayı hedeflediklerini söylüyordu.Askerlere kötü muameleyi önleyemeyen bir kurumda bu saydığınız eğitimler nasıl verilecek Sayın Güler?
Zaman
Köşe Yazıları
09.07.2014
LaleKemal-BirironiolarakdayakattığıaskereinsanhaklarıeğitimiLale Kemal - Bir ironi olarak dayak attığı askere insan hakları eğitimi
Soruşturma Komisyonu 65 gün sonra kuruldu, ilk toplantı bugün
Zaman
09.07.2014
02:07
25 Aralık yolsuzluk operasyonu çerçevesinde haklarında fezleke hazırlanan 4 eski bakanla ilgili TBMM’de kurulan Soruşturma Komisyonu, çalışmalarına 65 gün sonra başlayacak.AK Parti’nin uzun süre üye vermemesi nedeniyle çalışmalarına bir türlü başlayamayan komisyon için, dün TBMM Genel Kurulu’nda kura çekildi. Partilerin kendilerine düşen üye sayısının 3 katı oranında önerdiği isimler arasından yapılan kura sonucu, AK Parti’den 9, CHP’den 4, MHP ve BDP’den ise 1’er üye seçildi. Bugünkü ilk toplantıda komisyonun başkanlık divanı belirlenecek. Yolsuzluk operasyonuna adı karışan eski bakanlarla ilgili soruşturma komisyonu, haklarındaki fezlekelerin hazırlanmasından yaklaşık 6 ay sonra nihayet çalışmalarına başlayacak. Eski bakanlarla ilgili fezlekeler, hazırlanmasından yaklaşık 2 ay sonra TBMM’ye gelmiş, yerel seçimler öncesi yasama faaliyetlerine verilen ara nedeniyle 5 Mayıs tarihinde Genel Kurul gündemine gelebilmişti. CHP’nin 4 bakanla ilgili ayrı komisyon kurulması önerisi reddedilirken, AK Parti’nin tek bir komisyon kurulması önerisi oyçokluğuyla kabul edilmişti. Komisyon, iki ayı aşkın süredir AK Parti Grubu’nun üye önermemesi nedeniyle çalışmalara bir türlü başlanamıyordu. Muhalefetin yoğun baskısı sonucu iktidar grubu öngörüldüğü oranda isim bildirince, dünkü Genel Kurul’da gerekli kuralar çekildi ve komisyonun çalışmalara başlamasının önündeki tüm engeller aşılmış oldu. Komisyon, ilk toplantısını bugün 16.00’da toplantı yeter sayısının bulunması halinde yapacak. Ancak AK Partili üyelerin ilk toplantıya gelmeyebileceği ve çalışmaların Köşk seçimleri sonrasına bırakılması taktiğinin izlenebileceği belirtiliyor. İlk toplantının gündemi, komisyon başkanlık divanının belirlenmesi olacak. AKP’li Hakkı Köylü’nün komisyon başkanı olarak seçilmesi bekleniyor. Komisyonun toplanamaması ve başkanlık divanının belirlenememesi durumunda, eski bakanlarla ilgili fezlekelerin bir sonraki toplantıya kadar üyelere verilmeyeceği ifade ediliyor.
Zaman
Politika
09.07.2014
SoruşturmaKomisyonu65günsonrakurulduilktoplantıbugünSoruşturma Komisyonu 65 gün sonra kuruldu ilk toplantı bugün
Başbakan şimdi de AK Partilileri tehdit etti
Zaman
09.07.2014
02:07
Başbakan Tayyip Erdoğan, muhalefetin ortak adayı Ekmeleddin İhsanoğlu için yakışıksız ifadeler kullandı.Başbakan, daha önce iki kez İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreterliği’ne seçilmesi için desteklediği İhsanoğlu’na ‘saksı’, ‘vazo’ gibi yakıştırmalarla hakaret etti. Partisinin dünkü Meclis grup toplantısında konuşan Erdoğan, “Şimdi de bir şey tutturdular; siyasetüstü, siyasetin dışından bir cumhurbaşkanı… Adeta cumhurbaşkanı değil Türkiye Cumhuriyeti’nin vitrinine bir vazo, bir saksı seçmenin gayreti içindeler.” diye konuştu. Başbakan, seçilmesi halinde ‘tarafsız’ olmayacağını açık açık söyledi. “Bakın burada bir kez daha ifade ediyorum. Eğer bu kardeşiniz seçilirse tarafsız cumhurbaşkanı olmayacak.” dedi. Nasıl bir cumhurbaşkanı olacağını anlatırken yine ‘fiili başkanlık’ yapacağının sinyallerini verdi. “Cumhurbaşkanı elbette devleti yönetecek; çözüm süreciyle de paralel yapıyla mücadeleyle de ilgilenecek.” şeklinde konuştu.SESSİZ KALANLARA HESABINI SORARIZ!Cumhurbaşkanlığı adaylık vaadi olarak yine Camia’yı bitirmeyi vaat etti: “Eğer cumhurbaşkanı seçilirsek, paralel devlet yapılanmasıyla mücadelemiz kesintisiz olarak devam edecek. Ne yazık ki içimizde de hâlâ bu yapıya karşı gereken tepkiyi koymayanlar var. Kimi belediyelerde, kurumlarda, bakanlıklarda cesaretle bu işin üzerine gidilmediğini görüyoruz. Bu ihanet şebekesine göz yumanlar, sessiz kalanlar bilsinler ki bunu not ettik, not ediyoruz. Milletim vakti zamanı geldiğinde bunun hesabını sorar, biz de geciktirmeden bunun hesabını sorarız.”
Zaman
Politika
09.07.2014
BaşbakanşimdideAKPartilileritehditettiBaşbakan şimdi de AK Partilileri tehdit etti
Başbakan şimdi de AK Partilileri tehdit etti
Zaman
09.07.2014
02:07
Başbakan Tayyip Erdoğan, muhalefetin ortak adayı Ekmeleddin İhsanoğlu için yakışıksız ifadeler kullandı.Başbakan, daha önce iki kez İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreterliği’ne seçilmesi için desteklediği İhsanoğlu’na ‘saksı’, ‘vazo’ gibi yakıştırmalarla hakaret etti. Partisinin dünkü Meclis grup toplantısında konuşan Erdoğan, “Şimdi de bir şey tutturdular; siyasetüstü, siyasetin dışından bir cumhurbaşkanı… Adeta cumhurbaşkanı değil Türkiye Cumhuriyeti’nin vitrinine bir vazo, bir saksı seçmenin gayreti içindeler.” diye konuştu. Başbakan, seçilmesi halinde ‘tarafsız’ olmayacağını açık açık söyledi. “Bakın burada bir kez daha ifade ediyorum. Eğer bu kardeşiniz seçilirse tarafsız cumhurbaşkanı olmayacak.” dedi. Nasıl bir cumhurbaşkanı olacağını anlatırken yine ‘fiili başkanlık’ yapacağının sinyallerini verdi. “Cumhurbaşkanı elbette devleti yönetecek; çözüm süreciyle de paralel yapıyla mücadeleyle de ilgilenecek.” şeklinde konuştu.SESSİZ KALANLARA HESABINI SORARIZ!Cumhurbaşkanlığı adaylık vaadi olarak yine Camia’yı bitirmeyi vaat etti: “Eğer cumhurbaşkanı seçilirsek, paralel devlet yapılanmasıyla mücadelemiz kesintisiz olarak devam edecek. Ne yazık ki içimizde de hâlâ bu yapıya karşı gereken tepkiyi koymayanlar var. Kimi belediyelerde, kurumlarda, bakanlıklarda cesaretle bu işin üzerine gidilmediğini görüyoruz. Bu ihanet şebekesine göz yumanlar, sessiz kalanlar bilsinler ki bunu not ettik, not ediyoruz. Milletim vakti zamanı geldiğinde bunun hesabını sorar, biz de geciktirmeden bunun hesabını sorarız.”
Zaman
Ana Sayfa
09.07.2014
BaşbakanşimdideAKPartilileritehditettiBaşbakan şimdi de AK Partilileri tehdit etti
Borsa günü sınırlı yükselişle tamamladı
Dünya Gazetesi
08.07.2014
20:00
Borsa

Endeks günü dünkü kapanışına göre 339 puanlık yükselişle 79.290 puandan kapattı

Dünya Gazetesi
Toplum Yaşam
08.07.2014
BorsagünüsınırlıyükselişletamamladıBorsa günü sınırlı yükselişle tamamladı
Borsa günü sınırlı yükselişle tamamladı
Dünya Gazetesi
08.07.2014
18:51
Borsa

Endeks günü dünkü kapanışına göre 339 puanlık yükselişle 79.290 puandan kapattı

Dünya Gazetesi
Finans
08.07.2014
BorsagünüsınırlıyükselişletamamladıBorsa günü sınırlı yükselişle tamamladı
Borsa Günü Yüzde 0,43 Yükselişle Tamamladı
Haberler.com
08.07.2014
18:30
Borsa İstanbul 100 (BIST 100) endeksi günü dünkü kapanışına göre 339,73 puanlık yükselişle 79.290,79 puandan kapattı.
Haberler.com
Ekonomi
08.07.2014
BorsaGünüYüzde043YükselişleTamamladıBorsa Günü Yüzde 043 Yükselişle Tamamladı
Borsa günü sınırlı yükselişle tamamladı
Dünya Gazetesi
08.07.2014
18:30
Borsa

Endeks günü dünkü kapanışına göre 339 puanlık yükselişle 79.290 puandan kapattı

Dünya Gazetesi
Dünya
08.07.2014
BorsagünüsınırlıyükselişletamamladıBorsa günü sınırlı yükselişle tamamladı
Borsa günü sınırlı yükselişle tamamladı
Dünya Gazetesi
08.07.2014
18:30
Borsa

Endeks günü dünkü kapanışına göre 339 puanlık yükselişle 79.290 puandan kapattı

Dünya Gazetesi
Politika
08.07.2014
BorsagünüsınırlıyükselişletamamladıBorsa günü sınırlı yükselişle tamamladı
Borsa Günü Yüzde 0,43 Yükselişle Tamamladı
Haberler.com
08.07.2014
18:22
Borsa İstanbul 100 (BIST 100) endeksi günü dünkü kapanışına göre 339,73 puanlık yükselişle 79.290,79 puandan kapattı.
Haberler.com
Son Dakika
08.07.2014
BorsaGünüYüzde043YükselişleTamamladıBorsa Günü Yüzde 043 Yükselişle Tamamladı
Borsa günü sınırlı yükselişle tamamladı
Dünya
08.07.2014
18:14
Borsa

Endeks günü dünkü kapanışına göre 339 puanlık yükselişle 79.290 puandan kapattı

Dünya
Toplum Yaşam
08.07.2014
BorsagünüsınırlıyükselişletamamladıBorsa günü sınırlı yükselişle tamamladı
Borsa günü sınırlı yükselişle tamamladı
Dünya
08.07.2014
18:14
Borsa

Endeks günü dünkü kapanışına göre 339 puanlık yükselişle 79.290 puandan kapattı

Dünya
Dünya
08.07.2014
BorsagünüsınırlıyükselişletamamladıBorsa günü sınırlı yükselişle tamamladı
Borsa günü sınırlı yükselişle tamamladı
Dünya
08.07.2014
18:03
Borsa

Endeks günü dünkü kapanışına göre 339 puanlık yükselişle 79.290 puandan kapattı

Dünya
Finans
08.07.2014
BorsagünüsınırlıyükselişletamamladıBorsa günü sınırlı yükselişle tamamladı
Borsa günü sınırlı yükselişle tamamladı
Dünya
08.07.2014
18:03
Borsa

Endeks günü dünkü kapanışına göre 339 puanlık yükselişle 79.290 puandan kapattı

Dünya
Politika
08.07.2014
BorsagünüsınırlıyükselişletamamladıBorsa günü sınırlı yükselişle tamamladı
Borsa günü sınırlı yükselişle tamamladı
Dünya
08.07.2014
18:03
Borsa

Endeks günü dünkü kapanışına göre 339 puanlık yükselişle 79.290 puandan kapattı

Dünya
Ekonomi
08.07.2014
BorsagünüsınırlıyükselişletamamladıBorsa günü sınırlı yükselişle tamamladı
Borsa günü sınırlı yükselişle tamamladı
Dünya
08.07.2014
18:03
Borsa

Endeks günü dünkü kapanışına göre 339 puanlık yükselişle 79.290 puandan kapattı

Dünya
Güncel
08.07.2014
BorsagünüsınırlıyükselişletamamladıBorsa günü sınırlı yükselişle tamamladı
Borsa günü sınırlı yükselişle tamamladı
Dünya
08.07.2014
18:03
Borsa

Endeks günü dünkü kapanışına göre 339 puanlık yükselişle 79.290 puandan kapattı

Dünya
Son Dakika
08.07.2014
BorsagünüsınırlıyükselişletamamladıBorsa günü sınırlı yükselişle tamamladı
Borsa günü sınırlı yükselişle tamamladı
Dünya Gazetesi
08.07.2014
17:58
Borsa

Endeks günü dünkü kapanışına göre 339 puanlık yükselişle 79.290 puandan kapattı

Dünya Gazetesi
Ekonomi
08.07.2014
BorsagünüsınırlıyükselişletamamladıBorsa günü sınırlı yükselişle tamamladı
Borsa günü sınırlı yükselişle tamamladı
Dünya Gazetesi
08.07.2014
17:58
Borsa

Endeks günü dünkü kapanışına göre 339 puanlık yükselişle 79.290 puandan kapattı

Dünya Gazetesi
Güncel
08.07.2014
BorsagünüsınırlıyükselişletamamladıBorsa günü sınırlı yükselişle tamamladı
Borsa günü sınırlı yükselişle tamamladı
Dünya Gazetesi
08.07.2014
17:58
Borsa

Endeks günü dünkü kapanışına göre 339 puanlık yükselişle 79.290 puandan kapattı

Dünya Gazetesi
Son Dakika
08.07.2014
BorsagünüsınırlıyükselişletamamladıBorsa günü sınırlı yükselişle tamamladı
Borsa günü yüzde 0,43 yükselişle tamamladı
Haber3
08.07.2014
17:54
Borsa

İSTANBUL (AA) - Borsa İstanbul 100 (BIST 100) endeksi günü dünkü kapanışına göre 339,73 puanlık yükselişle 79.290,79 puandan kapattı.Borsa İstanbulda işlem gören hisse senetleri ortalama...

Haber3
Son Dakika
08.07.2014
Borsagünüyüzde043yükselişletamamladıBorsa günü yüzde 043 yükselişle tamamladı
Abdülhamit Bilici - II. Atatürk !?
Zaman
08.07.2014
03:01
Atatürkün partisi CHPye yüklenmeyi âdet edinen Erdoğanın seçim kampanyasını Samsundan başlatması, Cumhuriyeti kuran CHP ile “ötekilerin” temsilcisi AKP ilişkisinde ortaya ilginç bir manzara çıkardı. Eski bir bakan, Erdoğan için 2. Atatürk dedi; iktidar medyası da bu benzetmeyi pek sevdi.AK Parti “yeni devlet partisi” olmaya doğru yürürken, eski devlet partisi CHP, toplumla kucaklaşma çabasında. Meclisdeki başörtüsü düzenlemesini desteklemesi, Cumhuriyetin küstürdüğü bir alimin oğlu olan Ekmeleddin İhsanoğlu gibi bir simi cumhurbaşkanı adayı göstermesi, Diyarbakırda Kürtleri kucaklayıcı mesajlar vermesi bu yönde ciddi işaretler.CHP; devlete değil topluma; ideoloji ve dogmaya değil demokrasiye vurgu yaparak yükselen eski AKPye benzemeye çalışırken, AKP de devletin demokratikleşmesine öncülük etse 80 yıllık kutuplaşma bitecek ve ülkenin önü açılacak. Ama bunun yerine AKP, eski CHPye benzeme yolunda.Demokrasi talebiyle çevreden gelen bir hareketin, dönüştürmek istediği güç tarafından dönüştürülmesi diye özetlenecek bu sürecin adı “Ankaralılaşma”. Normal bir demokraside olan ne varsa, Ankaralılaşma onların tersidir. Mesela birey ve toplum değil, lider ve devlet merkezlidir. Özgür düşünce değil, resmi ideoloji esastır. Gücü denetleyecek, adalet dağıtacak bağımsız yargı yüktür. Medya hür değildir. Şeffaflık ve denetim kurumlarının sadece tabelası vardır. Sendikaların çoğu sarı, üniversiteler sessiz ya da ideolojiktir. İş dünyası, dünyada yarışacak marka ve icat değil, teşvik ve kıyak peşindedir…AK Parti, Kopenhag Kriterleri derken bu hastalıklardan kurtulma arzusunu temsil ediyordu; Ankara Kriterleri dedikçe eski düzeni çağrıştırıyor. Yargıya, iş dünyasına, medyaya baskı ve yandaş medya oluşturma tutkusu, ayyuka çıkan yolsuzluklara rağmen denetim kurumlarını devre dışı bırakması, kurumların parti devleti anlayışına dönmesi, partizanlıkta valilerin parti il başkanlarıyla yarışması, 28 Şubatta yaşadığı hukuksuzlukları şimdi aynen başkalarına yapma çabası hep geriye dönüş göstergesi. ABden övgü alan Anayasa Mahkemesinin, Erdoğanı öfkelendirmesi bu sapmanın sonucu.Cumhuriyet mirasımızın, Ortadoğuda Türkiyenin görece daha iyi durumda olmasını sağlayan çok önemli artıları var. Bunların kıymetini bilelim. Ama bugünkü sorunlara kaynaklık eden, evrensel insanî, demokratik değerler ışığında değişmesi gereken eksiklerimiz de var. Hedef, yeni bir vesayet değil, hukukun üstünlüğü ilkesinin köşe taşı olduğu gerçek bir demokrasi olmalı. Yoksa 80 yıl yürüyüp başa dönmüş olacağız.Erdoğanın bugünkü bazı eğilimleri ile Cumhuriyetin ilk döneminde yaşananlar arasındaki benzerlik hayli şaşırtıcı. Taha Akyolun, “Atatürkün İhtilal Hukuku” kitabında resmettiği dünkü tablo, bugüne de ışık tutuyor. Cumhuriyetin ilanından günler önce, yakın çevresi Atatürke soruyor: Reisicumhur olduktan sonra gene Halk Fırkasının reisi kalacak mısınız? Atatürk gülümseyerek, “Aramızda, öyle…” diye cevaplar.Atatürk cumhurbaşkanı olunca, Meclis hükümeti sisteminde Meclis başkanı iken sahip olduğu yetkiyi bırakmak istemiyor. Üstelik Meclisi fesih yetkisi istiyor. Partiyi bırakma fikrine de karşı. Rauf Bey, Kazım Karabekir gibi isimler ve Hüseyin Cahit, Ahmet Emin gibi yazarlar o gün “diktatörlük” endişesini paylaşsa da sistem öyle kuruluyor ve çok geçmeden Takrir-i Sükun dönemi başlıyor. Muhalif sesler kısılıyor, özgür İstanbul basını kapatılıp, yazarları İstiklal Mahkemesinde yargılanıyor.Neşe Düzele kitabıyla ilgili verdiği röportajda Taha Akyolun paylaştığı gerçekler, kulağa küpe olacak değerde: “Amaç, muhalefetsiz bir rejim kurmak. Atatürk kendi medyasını kuruyor… Nitekim 1925 ve 1926daki yargılamalar sonrası ülkede basın sustu… Hüseyin Cahit, A. Emin Yalman gibi laik gazeteciler, ‘Hükümeti eleştirerek otoritesini sarstınız. Şeyh Sait de sizden cesaret alarak isyan etti! denilerek Şark İstiklal Mahkemesinde yargılandı.”“1. Meclisteki temel ihtilaf, tüm yetkiler Atatürkte toplansın mı, toplanmasın mı?.. Atatürkün bütün siyasi hayatı kendi yetkilerini artırmak içindir. Ocak 1921de anayasa görüşülürken ‘Kuvvetler ayrılığını savunan delidir, çılgındır diyor… ‘Meclis değil, hükümet güçlü olacak, yargı da hükümete bağımlı olacak diyor.”“İstiklal Mahkemesi, İzmir Suikastı davasında bir vekili 10 yıla mahkûm ediyor. Adam, ‘Ben Atatürke nasıl suikast yaparım diye itiraz edince, ‘İtiraz mı ediyorsun? deyip asıyorlar.”Samsuna da, memleketim Erzuruma da, Sivasa da gidelim ama Akifin dediği gibi eski hataların tekrar etmemesi için tarihe ibretle bakıp ders alalım.
Zaman
En Çok Okunan
08.07.2014
AbdülhamitBilici-IIAtatürk?Abdülhamit Bilici - II Atatürk ?
Şimdi de Rabia'yı Rabin yaptı
Zaman
08.07.2014
02:30
Yeni Akit, dün birinci sayfadan verdiği ‘Rabin oğlu Fetullah’ başlıklı haberde, aklın sınırlarını zorlayan bir iftiraya yer verdi. Hocaefendi’nin pasaport istek formunda, ‘Rabia’ olan anne adının, ‘Rabin’ şeklinde yazıldığını öne sürdü.Yeni Akit gazetesi iftira ve yalan üzerine kurulu gazeteciliğe hız kesmeden devam ediyor. Gazetenin dün birinci sayfadan verdiği ‘Rabin oğlu Fetullah’ başlıklı haberin de yalan olduğu ortaya çıktı. Fethullah Gülen Hocaefendi hakkında asılsız iddialarda bulunan gazete, Hocaefendi’nin merhume annesinin ‘Refia’ diye bilinen ancak resmî kayıtlarda ‘Rabia’ olarak geçen isminin, bir Yahudi adı olan ‘Rabin’ şeklinde yazıldığı iftirasını attı. Hocaefendi hakkında algı operasyonu yapmaya çalışan Yeni Akit’in delil olarak sunduğu ‘Pasaport istek formu’na dikkatli bakıldığında aslında iddia edilenin aksine Hocaefendi’nin anne adı bölümünde ‘Rabia’ yazdığı çıplak gözle bile görülebiliyor. Durum bu kadar açıkken, gazetenin sayfasına bastığı belgeyi görmekteki acziyeti ‘bu kadarına da pes’ dedirtti.Hükümet yanlısı Yeni Akit gazetesi, Hocaefendi ve ailesine yönelik Yahudi kökenli oldukları şeklinde bir algı oluşturup karalama kampanyası yürütüyor. Gazete bu algıyı dünkü haberde, “Gülen’in anne tarafından İspanya göçmeni Yahudi bir aileye mensup olduğu yönündeki iddiaları akla getirdi.” cümlesiyle pekiştirmeye çalıştı. Haberle ilgili açıklama yapan Fethullah Gülen Hocaefendi’nin avukatı Nurullah Albayrak, “‘Rabia’ şeklinde yazılan bir isim ‘Rabin’ diye sunularak oluşturulan senaryo, gelinen kara propagandanın seviyesini göstermesi açısından önemlidir.” dedi. Haberi yapanları ve yayımlayanları ‘iyi niyetten yoksun’ olarak değerlendiren Albayrak şunları söyledi: “İyi niyet yoksunu kişilerin kendi görme kusurlarından kaynaklı hatayı dahi bir senaryoya dönüştürme çabaları, yapılan saldırıların ne kadar bilgi kaynaklı olduğunu göstermesi açısından da manidardır.” Avukat Albayrak, araştırma, bilgiyi teyit etme gibi en basit gazetecilik kriterlerinin bile atlandığını ifade ederek hazırlanan haberle ilgili olarak yasal haklarını sonuna kadar savunacaklarını açıkladı.
Zaman
En Çok Okunan
08.07.2014
ŞimdideRabiayıRabinyaptıŞimdi de Rabiayı Rabin yaptı
Abdülhamit Bilici - II. Atatürk !?
Zaman
08.07.2014
02:02
Atatürkün partisi CHPye yüklenmeyi âdet edinen Erdoğanın seçim kampanyasını Samsundan başlatması, Cumhuriyeti kuran CHP ile “ötekilerin” temsilcisi AKP ilişkisinde ortaya ilginç bir manzara çıkardı. Eski bir bakan, Erdoğan için 2. Atatürk dedi; iktidar medyası da bu benzetmeyi pek sevdi.AK Parti “yeni devlet partisi” olmaya doğru yürürken, eski devlet partisi CHP, toplumla kucaklaşma çabasında. Meclisdeki başörtüsü düzenlemesini desteklemesi, Cumhuriyetin küstürdüğü bir alimin oğlu olan Ekmeleddin İhsanoğlu gibi bir simi cumhurbaşkanı adayı göstermesi, Diyarbakırda Kürtleri kucaklayıcı mesajlar vermesi bu yönde ciddi işaretler.CHP; devlete değil topluma; ideoloji ve dogmaya değil demokrasiye vurgu yaparak yükselen eski AKPye benzemeye çalışırken, AKP de devletin demokratikleşmesine öncülük etse 80 yıllık kutuplaşma bitecek ve ülkenin önü açılacak. Ama bunun yerine AKP, eski CHPye benzeme yolunda.Demokrasi talebiyle çevreden gelen bir hareketin, dönüştürmek istediği güç tarafından dönüştürülmesi diye özetlenecek bu sürecin adı “Ankaralılaşma”. Normal bir demokraside olan ne varsa, Ankaralılaşma onların tersidir. Mesela birey ve toplum değil, lider ve devlet merkezlidir. Özgür düşünce değil, resmi ideoloji esastır. Gücü denetleyecek, adalet dağıtacak bağımsız yargı yüktür. Medya hür değildir. Şeffaflık ve denetim kurumlarının sadece tabelası vardır. Sendikaların çoğu sarı, üniversiteler sessiz ya da ideolojiktir. İş dünyası, dünyada yarışacak marka ve icat değil, teşvik ve kıyak peşindedir…AK Parti, Kopenhag Kriterleri derken bu hastalıklardan kurtulma arzusunu temsil ediyordu; Ankara Kriterleri dedikçe eski düzeni çağrıştırıyor. Yargıya, iş dünyasına, medyaya baskı ve yandaş medya oluşturma tutkusu, ayyuka çıkan yolsuzluklara rağmen denetim kurumlarını devre dışı bırakması, kurumların parti devleti anlayışına dönmesi, partizanlıkta valilerin parti il başkanlarıyla yarışması, 28 Şubatta yaşadığı hukuksuzlukları şimdi aynen başkalarına yapma çabası hep geriye dönüş göstergesi. ABden övgü alan Anayasa Mahkemesinin, Erdoğanı öfkelendirmesi bu sapmanın sonucu.Cumhuriyet mirasımızın, Ortadoğuda Türkiyenin görece daha iyi durumda olmasını sağlayan çok önemli artıları var. Bunların kıymetini bilelim. Ama bugünkü sorunlara kaynaklık eden, evrensel insanî, demokratik değerler ışığında değişmesi gereken eksiklerimiz de var. Hedef, yeni bir vesayet değil, hukukun üstünlüğü ilkesinin köşe taşı olduğu gerçek bir demokrasi olmalı. Yoksa 80 yıl yürüyüp başa dönmüş olacağız.Erdoğanın bugünkü bazı eğilimleri ile Cumhuriyetin ilk döneminde yaşananlar arasındaki benzerlik hayli şaşırtıcı. Taha Akyolun, “Atatürkün İhtilal Hukuku” kitabında resmettiği dünkü tablo, bugüne de ışık tutuyor. Cumhuriyetin ilanından günler önce, yakın çevresi Atatürke soruyor: Reisicumhur olduktan sonra gene Halk Fırkasının reisi kalacak mısınız? Atatürk gülümseyerek, “Aramızda, öyle…” diye cevaplar.Atatürk cumhurbaşkanı olunca, Meclis hükümeti sisteminde Meclis başkanı iken sahip olduğu yetkiyi bırakmak istemiyor. Üstelik Meclisi fesih yetkisi istiyor. Partiyi bırakma fikrine de karşı. Rauf Bey, Kazım Karabekir gibi isimler ve Hüseyin Cahit, Ahmet Emin gibi yazarlar o gün “diktatörlük” endişesini paylaşsa da sistem öyle kuruluyor ve çok geçmeden Takrir-i Sükun dönemi başlıyor. Muhalif sesler kısılıyor, özgür İstanbul basını kapatılıp, yazarları İstiklal Mahkemesinde yargılanıyor.Neşe Düzele kitabıyla ilgili verdiği röportajda Taha Akyolun paylaştığı gerçekler, kulağa küpe olacak değerde: “Amaç, muhalefetsiz bir rejim kurmak. Atatürk kendi medyasını kuruyor… Nitekim 1925 ve 1926daki yargılamalar sonrası ülkede basın sustu… Hüseyin Cahit, A. Emin Yalman gibi laik gazeteciler, ‘Hükümeti eleştirerek otoritesini sarstınız. Şeyh Sait de sizden cesaret alarak isyan etti! denilerek Şark İstiklal Mahkemesinde yargılandı.”“1. Meclisteki temel ihtilaf, tüm yetkiler Atatürkte toplansın mı, toplanmasın mı?.. Atatürkün bütün siyasi hayatı kendi yetkilerini artırmak içindir. Ocak 1921de anayasa görüşülürken ‘Kuvvetler ayrılığını savunan delidir, çılgındır diyor… ‘Meclis değil, hükümet güçlü olacak, yargı da hükümete bağımlı olacak diyor.”“İstiklal Mahkemesi, İzmir Suikastı davasında bir vekili 10 yıla mahkûm ediyor. Adam, ‘Ben Atatürke nasıl suikast yaparım diye itiraz edince, ‘İtiraz mı ediyorsun? deyip asıyorlar.”Samsuna da, memleketim Erzuruma da, Sivasa da gidelim ama Akifin dediği gibi eski hataların tekrar etmemesi için tarihe ibretle bakıp ders alalım.
Zaman
Köşe Yazıları
08.07.2014
AbdülhamitBilici-IIAtatürk?Abdülhamit Bilici - II Atatürk ?
İsrail, Gazze’yi vurdu Hamas intikam yemini etti
Zaman
08.07.2014
02:02
Haziran ayından bu yana Gazze’ye onlarca hava saldırısı düzenleyen İsrail, dün bölgeyi yine vurdu. En az 14 hedefin vurulduğu saldırılarda 7’si Hamas üyesi 9 Filistinli hayatını kaybetti. İsrail’e karşı öfke büyürken intikam yeminleri eden Hamas, yeni bir intifada (ayaklanma) uyarısında bulundu.Filistinli 16 yaşındaki Muhammed Ebu Hudayr’ın geçen hafta hunharca öldürülmesinin ardından tansiyonun yükseldiği İsrail-Filistin hattı yeni bir şiddet sarmalına sürükleniyor. İsrail ordusu dün gece yarısından sonra Gazze’ye hava saldırısı düzenledi. İsrail savaş uçakları, Mısır sınırındaki Refah kasabasını ve Gazze’nin kuzeyindeki bazı bölgeleri hedef alırken 9 Filistinlinin hayatını kaybettiği, aralarında çocukların da bulunduğu en az 11 kişinin de yaralandığı bildirildi. Ölenlerden 7’sinin Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el Kassam Tugayları mensubu olduğu kaydedildi. Dünkü saldırı, İsrail’in 2012 yılı sonundaki kanlı ‘Savunma Sütunu’ operasyonundan bu yana Gazze’de en fazla can kaybının yaşandığı saldırı oldu. Saldırının, Gazze’den pazar günü atılan 25 rokete karşılık düzenlendiğini açıklayan İsrail ordusu, “terör noktalarının ve roket rampalarının vurulduğunu” duyurdu. Gazze’nin yönetimini elinde bulunduran Hamas ise intikam yemini etti. Hamas sözcüsü Sami Ebu Zuhri, İsrail’in bölgede şiddeti tırmandırdığını söylerken, “İsrail bunun bedelini ödeyecek.” dedi. Hamas liderlerinden Muşir el Masri de İsrail’in ‘tüm kırmızı çizgileri geçtiğini’ ifade ederek yeni bir intifada uyarısında bulundu. Akan kanların zayi olmayacağını dile getiren Masri, “Bu ölümler intifada ve direnişi ateşleyecektir.” dedi. İsrail’in saldırısına misilleme olarak dün Gazze’den İsrail’in güneyine 40 kadar roketin fırlatıldığı bildirildi. Gazze sınırına haftalardır asker yığan İsrail ordusu ise yedek askerleri göreve çağırdı. İsrail’in bu kararı, bölgeye yapılacak geniş çaplı bir kara operasyonunun habercisi olarak değerlendiriliyor. Mısır ve Ürdün ise Aralık 2012’de varılan ateşkesin yeniden tesis edilmesi için taraflar arasında arabuluculuk yapıyor. Ancak Hamas yetkilisi Masri, İsrail’in son haftalardaki saldırılarını ve tutuklamalarını hatırlatarak, “Anlaşmadan geriye bir şey kalmadı.” diye konuştu. MUHAMMED’İN KATİLLERİ KORKUNÇ CİNAYETİ İTİRAF ETTİBölgede gerilim, 12 Haziran’da Batı Şeria’da kaçırılan üç İsrailli gencin geçen hafta salı günü cesetlerinin bulunması, saatler sonra ise Doğu Kudüs’te Filistinli Muhammed’in kaçırılıp yakılarak öldürülmesinin ardından hızla tırmandı. İntikam amaçlı olduğu düşünülen cinayet sonrası Kudüs başta olmak üzere Batı Şeria’daki şehirler ve İsrail’deki bazı Arap köylerinde İsrailli güvenlik güçleriyle Filistinliler arasında çatışmalar patlak verdi. En son pazar gecesi düzenlenen protestolar sırasında 30 Filistinli gözaltına alındı. Cinayeti kınayan İsrail Başbakanı Netanyahu dün Muhammed’in babasını telefonla arayarak başsağlığı diledi ve sorumlulardan adalet önünde hesap sorulacağını söyledi. Korkunç cinayetle ilgili önceki gün 6 şüpheli gözaltına alınırken bunlardan üçünün suçlarını dün itiraf ettiği bildirildi. İsrailli Yahudi olduğu kaydedilen zanlıların isimleri ise açıklanmadı. Bu arada Yisrael Beitenu (Evimiz İsrail) partisinin lideri ve Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman, 2013 seçimlerine ortak liste ile girdikleri Netanyahu’nun Likud Partisi’nden ayrılma kararı aldı. Netanyahu’yu Hamas’a yeterli karşılık vermemekle eleştirerek Gazze’ye daha ağır operasyonlar düzenlenmesini isteyen şahin Lieberman, bundan sonra yollarına ayrı bir parti olarak devam edeceklerini bildirdi. Ancak hükümete destek vermeyi sürdüreceklerini belirtti.
Zaman
Dünya
08.07.2014
İsrailGazze’yivurduHamasintikamyeminiettiİsrail Gazze’yi vurdu Hamas intikam yemini etti
Şimdi de Rabia'yı Rabin yaptı
Zaman
08.07.2014
02:01
Yeni Akit, dün birinci sayfadan verdiği ‘Rabin oğlu Fetullah’ başlıklı haberde, aklın sınırlarını zorlayan bir iftiraya yer verdi. Hocaefendi’nin pasaport istek formunda, ‘Rabia’ olan anne adının, ‘Rabin’ şeklinde yazıldığını öne sürdü.Yeni Akit gazetesi iftira ve yalan üzerine kurulu gazeteciliğe hız kesmeden devam ediyor. Gazetenin dün birinci sayfadan verdiği ‘Rabin oğlu Fetullah’ başlıklı haberin de yalan olduğu ortaya çıktı. Fethullah Gülen Hocaefendi hakkında asılsız iddialarda bulunan gazete, Hocaefendi’nin merhume annesinin ‘Refia’ diye bilinen ancak resmî kayıtlarda ‘Rabia’ olarak geçen isminin, bir Yahudi adı olan ‘Rabin’ şeklinde yazıldığı iftirasını attı. Hocaefendi hakkında algı operasyonu yapmaya çalışan Yeni Akit’in delil olarak sunduğu ‘Pasaport istek formu’na dikkatli bakıldığında aslında iddia edilenin aksine Hocaefendi’nin anne adı bölümünde ‘Rabia’ yazdığı çıplak gözle bile görülebiliyor. Durum bu kadar açıkken, gazetenin sayfasına bastığı belgeyi görmekteki acziyeti ‘bu kadarına da pes’ dedirtti.Hükümet yanlısı Yeni Akit gazetesi, Hocaefendi ve ailesine yönelik Yahudi kökenli oldukları şeklinde bir algı oluşturup karalama kampanyası yürütüyor. Gazete bu algıyı dünkü haberde, “Gülen’in anne tarafından İspanya göçmeni Yahudi bir aileye mensup olduğu yönündeki iddiaları akla getirdi.” cümlesiyle pekiştirmeye çalıştı. Haberle ilgili açıklama yapan Fethullah Gülen Hocaefendi’nin avukatı Nurullah Albayrak, “‘Rabia’ şeklinde yazılan bir isim ‘Rabin’ diye sunularak oluşturulan senaryo, gelinen kara propagandanın seviyesini göstermesi açısından önemlidir.” dedi. Haberi yapanları ve yayımlayanları ‘iyi niyetten yoksun’ olarak değerlendiren Albayrak şunları söyledi: “İyi niyet yoksunu kişilerin kendi görme kusurlarından kaynaklı hatayı dahi bir senaryoya dönüştürme çabaları, yapılan saldırıların ne kadar bilgi kaynaklı olduğunu göstermesi açısından da manidardır.” Avukat Albayrak, araştırma, bilgiyi teyit etme gibi en basit gazetecilik kriterlerinin bile atlandığını ifade ederek hazırlanan haberle ilgili olarak yasal haklarını sonuna kadar savunacaklarını açıkladı.
Zaman
Güncel
08.07.2014
ŞimdideRabiayıRabinyaptıŞimdi de Rabiayı Rabin yaptı
İsrail, Gazze’yi vurdu Hamas intikam yemini etti
Zaman
08.07.2014
02:01
Haziran ayından bu yana Gazze’ye onlarca hava saldırısı düzenleyen İsrail, dün bölgeyi yine vurdu. En az 14 hedefin vurulduğu saldırılarda 7’si Hamas üyesi 9 Filistinli hayatını kaybetti. İsrail’e karşı öfke büyürken intikam yeminleri eden Hamas, yeni bir intifada (ayaklanma) uyarısında bulundu.Filistinli 16 yaşındaki Muhammed Ebu Hudayr’ın geçen hafta hunharca öldürülmesinin ardından tansiyonun yükseldiği İsrail-Filistin hattı yeni bir şiddet sarmalına sürükleniyor. İsrail ordusu dün gece yarısından sonra Gazze’ye hava saldırısı düzenledi. İsrail savaş uçakları, Mısır sınırındaki Refah kasabasını ve Gazze’nin kuzeyindeki bazı bölgeleri hedef alırken 9 Filistinlinin hayatını kaybettiği, aralarında çocukların da bulunduğu en az 11 kişinin de yaralandığı bildirildi. Ölenlerden 7’sinin Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el Kassam Tugayları mensubu olduğu kaydedildi. Dünkü saldırı, İsrail’in 2012 yılı sonundaki kanlı ‘Savunma Sütunu’ operasyonundan bu yana Gazze’de en fazla can kaybının yaşandığı saldırı oldu. Saldırının, Gazze’den pazar günü atılan 25 rokete karşılık düzenlendiğini açıklayan İsrail ordusu, “terör noktalarının ve roket rampalarının vurulduğunu” duyurdu. Gazze’nin yönetimini elinde bulunduran Hamas ise intikam yemini etti. Hamas sözcüsü Sami Ebu Zuhri, İsrail’in bölgede şiddeti tırmandırdığını söylerken, “İsrail bunun bedelini ödeyecek.” dedi. Hamas liderlerinden Muşir el Masri de İsrail’in ‘tüm kırmızı çizgileri geçtiğini’ ifade ederek yeni bir intifada uyarısında bulundu. Akan kanların zayi olmayacağını dile getiren Masri, “Bu ölümler intifada ve direnişi ateşleyecektir.” dedi. İsrail’in saldırısına misilleme olarak dün Gazze’den İsrail’in güneyine 40 kadar roketin fırlatıldığı bildirildi. Gazze sınırına haftalardır asker yığan İsrail ordusu ise yedek askerleri göreve çağırdı. İsrail’in bu kararı, bölgeye yapılacak geniş çaplı bir kara operasyonunun habercisi olarak değerlendiriliyor. Mısır ve Ürdün ise Aralık 2012’de varılan ateşkesin yeniden tesis edilmesi için taraflar arasında arabuluculuk yapıyor. Ancak Hamas yetkilisi Masri, İsrail’in son haftalardaki saldırılarını ve tutuklamalarını hatırlatarak, “Anlaşmadan geriye bir şey kalmadı.” diye konuştu. MUHAMMED’İN KATİLLERİ KORKUNÇ CİNAYETİ İTİRAF ETTİBölgede gerilim, 12 Haziran’da Batı Şeria’da kaçırılan üç İsrailli gencin geçen hafta salı günü cesetlerinin bulunması, saatler sonra ise Doğu Kudüs’te Filistinli Muhammed’in kaçırılıp yakılarak öldürülmesinin ardından hızla tırmandı. İntikam amaçlı olduğu düşünülen cinayet sonrası Kudüs başta olmak üzere Batı Şeria’daki şehirler ve İsrail’deki bazı Arap köylerinde İsrailli güvenlik güçleriyle Filistinliler arasında çatışmalar patlak verdi. En son pazar gecesi düzenlenen protestolar sırasında 30 Filistinli gözaltına alındı. Cinayeti kınayan İsrail Başbakanı Netanyahu dün Muhammed’in babasını telefonla arayarak başsağlığı diledi ve sorumlulardan adalet önünde hesap sorulacağını söyledi. Korkunç cinayetle ilgili önceki gün 6 şüpheli gözaltına alınırken bunlardan üçünün suçlarını dün itiraf ettiği bildirildi. İsrailli Yahudi olduğu kaydedilen zanlıların isimleri ise açıklanmadı. Bu arada Yisrael Beitenu (Evimiz İsrail) partisinin lideri ve Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman, 2013 seçimlerine ortak liste ile girdikleri Netanyahu’nun Likud Partisi’nden ayrılma kararı aldı. Netanyahu’yu Hamas’a yeterli karşılık vermemekle eleştirerek Gazze’ye daha ağır operasyonlar düzenlenmesini isteyen şahin Lieberman, bundan sonra yollarına ayrı bir parti olarak devam edeceklerini bildirdi. Ancak hükümete destek vermeyi sürdüreceklerini belirtti.
Zaman
Ana Sayfa
08.07.2014
İsrailGazze’yivurduHamasintikamyeminiettiİsrail Gazze’yi vurdu Hamas intikam yemini etti
Abdülhamit Bilici - II. Atatürk !?
Zaman
08.07.2014
02:01
Atatürkün partisi CHPye yüklenmeyi âdet edinen Erdoğanın seçim kampanyasını Samsundan başlatması, Cumhuriyeti kuran CHP ile “ötekilerin” temsilcisi AKP ilişkisinde ortaya ilginç bir manzara çıkardı. Eski bir bakan, Erdoğan için 2. Atatürk dedi; iktidar medyası da bu benzetmeyi pek sevdi.AK Parti “yeni devlet partisi” olmaya doğru yürürken, eski devlet partisi CHP, toplumla kucaklaşma çabasında. Meclisdeki başörtüsü düzenlemesini desteklemesi, Cumhuriyetin küstürdüğü bir alimin oğlu olan Ekmeleddin İhsanoğlu gibi bir simi cumhurbaşkanı adayı göstermesi, Diyarbakırda Kürtleri kucaklayıcı mesajlar vermesi bu yönde ciddi işaretler.CHP; devlete değil topluma; ideoloji ve dogmaya değil demokrasiye vurgu yaparak yükselen eski AKPye benzemeye çalışırken, AKP de devletin demokratikleşmesine öncülük etse 80 yıllık kutuplaşma bitecek ve ülkenin önü açılacak. Ama bunun yerine AKP, eski CHPye benzeme yolunda.Demokrasi talebiyle çevreden gelen bir hareketin, dönüştürmek istediği güç tarafından dönüştürülmesi diye özetlenecek bu sürecin adı “Ankaralılaşma”. Normal bir demokraside olan ne varsa, Ankaralılaşma onların tersidir. Mesela birey ve toplum değil, lider ve devlet merkezlidir. Özgür düşünce değil, resmi ideoloji esastır. Gücü denetleyecek, adalet dağıtacak bağımsız yargı yüktür. Medya hür değildir. Şeffaflık ve denetim kurumlarının sadece tabelası vardır. Sendikaların çoğu sarı, üniversiteler sessiz ya da ideolojiktir. İş dünyası, dünyada yarışacak marka ve icat değil, teşvik ve kıyak peşindedir…AK Parti, Kopenhag Kriterleri derken bu hastalıklardan kurtulma arzusunu temsil ediyordu; Ankara Kriterleri dedikçe eski düzeni çağrıştırıyor. Yargıya, iş dünyasına, medyaya baskı ve yandaş medya oluşturma tutkusu, ayyuka çıkan yolsuzluklara rağmen denetim kurumlarını devre dışı bırakması, kurumların parti devleti anlayışına dönmesi, partizanlıkta valilerin parti il başkanlarıyla yarışması, 28 Şubatta yaşadığı hukuksuzlukları şimdi aynen başkalarına yapma çabası hep geriye dönüş göstergesi. ABden övgü alan Anayasa Mahkemesinin, Erdoğanı öfkelendirmesi bu sapmanın sonucu.Cumhuriyet mirasımızın, Ortadoğuda Türkiyenin görece daha iyi durumda olmasını sağlayan çok önemli artıları var. Bunların kıymetini bilelim. Ama bugünkü sorunlara kaynaklık eden, evrensel insanî, demokratik değerler ışığında değişmesi gereken eksiklerimiz de var. Hedef, yeni bir vesayet değil, hukukun üstünlüğü ilkesinin köşe taşı olduğu gerçek bir demokrasi olmalı. Yoksa 80 yıl yürüyüp başa dönmüş olacağız.Erdoğanın bugünkü bazı eğilimleri ile Cumhuriyetin ilk döneminde yaşananlar arasındaki benzerlik hayli şaşırtıcı. Taha Akyolun, “Atatürkün İhtilal Hukuku” kitabında resmettiği dünkü tablo, bugüne de ışık tutuyor. Cumhuriyetin ilanından günler önce, yakın çevresi Atatürke soruyor: Reisicumhur olduktan sonra gene Halk Fırkasının reisi kalacak mısınız? Atatürk gülümseyerek, “Aramızda, öyle…” diye cevaplar.Atatürk cumhurbaşkanı olunca, Meclis hükümeti sisteminde Meclis başkanı iken sahip olduğu yetkiyi bırakmak istemiyor. Üstelik Meclisi fesih yetkisi istiyor. Partiyi bırakma fikrine de karşı. Rauf Bey, Kazım Karabekir gibi isimler ve Hüseyin Cahit, Ahmet Emin gibi yazarlar o gün “diktatörlük” endişesini paylaşsa da sistem öyle kuruluyor ve çok geçmeden Takrir-i Sükun dönemi başlıyor. Muhalif sesler kısılıyor, özgür İstanbul basını kapatılıp, yazarları İstiklal Mahkemesinde yargılanıyor.Neşe Düzele kitabıyla ilgili verdiği röportajda Taha Akyolun paylaştığı gerçekler, kulağa küpe olacak değerde: “Amaç, muhalefetsiz bir rejim kurmak. Atatürk kendi medyasını kuruyor… Nitekim 1925 ve 1926daki yargılamalar sonrası ülkede basın sustu… Hüseyin Cahit, A. Emin Yalman gibi laik gazeteciler, ‘Hükümeti eleştirerek otoritesini sarstınız. Şeyh Sait de sizden cesaret alarak isyan etti! denilerek Şark İstiklal Mahkemesinde yargılandı.”“1. Meclisteki temel ihtilaf, tüm yetkiler Atatürkte toplansın mı, toplanmasın mı?.. Atatürkün bütün siyasi hayatı kendi yetkilerini artırmak içindir. Ocak 1921de anayasa görüşülürken ‘Kuvvetler ayrılığını savunan delidir, çılgındır diyor… ‘Meclis değil, hükümet güçlü olacak, yargı da hükümete bağımlı olacak diyor.”“İstiklal Mahkemesi, İzmir Suikastı davasında bir vekili 10 yıla mahkûm ediyor. Adam, ‘Ben Atatürke nasıl suikast yaparım diye itiraz edince, ‘İtiraz mı ediyorsun? deyip asıyorlar.”Samsuna da, memleketim Erzuruma da, Sivasa da gidelim ama Akifin dediği gibi eski hataların tekrar etmemesi için tarihe ibretle bakıp ders alalım.
Zaman
Ana Sayfa
08.07.2014
AbdülhamitBilici-IIAtatürk?Abdülhamit Bilici - II Atatürk ?
Şimdi de Rabia'yı Rabin yaptı
Zaman
08.07.2014
02:01
Yeni Akit, dün birinci sayfadan verdiği ‘Rabin oğlu Fetullah’ başlıklı haberde, aklın sınırlarını zorlayan bir iftiraya yer verdi. Hocaefendi’nin pasaport istek formunda, ‘Rabia’ olan anne adının, ‘Rabin’ şeklinde yazıldığını öne sürdü.Yeni Akit gazetesi iftira ve yalan üzerine kurulu gazeteciliğe hız kesmeden devam ediyor. Gazetenin dün birinci sayfadan verdiği ‘Rabin oğlu Fetullah’ başlıklı haberin de yalan olduğu ortaya çıktı. Fethullah Gülen Hocaefendi hakkında asılsız iddialarda bulunan gazete, Hocaefendi’nin merhume annesinin ‘Refia’ diye bilinen ancak resmî kayıtlarda ‘Rabia’ olarak geçen isminin, bir Yahudi adı olan ‘Rabin’ şeklinde yazıldığı iftirasını attı. Hocaefendi hakkında algı operasyonu yapmaya çalışan Yeni Akit’in delil olarak sunduğu ‘Pasaport istek formu’na dikkatli bakıldığında aslında iddia edilenin aksine Hocaefendi’nin anne adı bölümünde ‘Rabia’ yazdığı çıplak gözle bile görülebiliyor. Durum bu kadar açıkken, gazetenin sayfasına bastığı belgeyi görmekteki acziyeti ‘bu kadarına da pes’ dedirtti.Hükümet yanlısı Yeni Akit gazetesi, Hocaefendi ve ailesine yönelik Yahudi kökenli oldukları şeklinde bir algı oluşturup karalama kampanyası yürütüyor. Gazete bu algıyı dünkü haberde, “Gülen’in anne tarafından İspanya göçmeni Yahudi bir aileye mensup olduğu yönündeki iddiaları akla getirdi.” cümlesiyle pekiştirmeye çalıştı. Haberle ilgili açıklama yapan Fethullah Gülen Hocaefendi’nin avukatı Nurullah Albayrak, “‘Rabia’ şeklinde yazılan bir isim ‘Rabin’ diye sunularak oluşturulan senaryo, gelinen kara propagandanın seviyesini göstermesi açısından önemlidir.” dedi. Haberi yapanları ve yayımlayanları ‘iyi niyetten yoksun’ olarak değerlendiren Albayrak şunları söyledi: “İyi niyet yoksunu kişilerin kendi görme kusurlarından kaynaklı hatayı dahi bir senaryoya dönüştürme çabaları, yapılan saldırıların ne kadar bilgi kaynaklı olduğunu göstermesi açısından da manidardır.” Avukat Albayrak, araştırma, bilgiyi teyit etme gibi en basit gazetecilik kriterlerinin bile atlandığını ifade ederek hazırlanan haberle ilgili olarak yasal haklarını sonuna kadar savunacaklarını açıkladı.
Zaman
Ana Sayfa
08.07.2014
ŞimdideRabiayıRabinyaptıŞimdi de Rabiayı Rabin yaptı
CHP'li Loğoğlu: Monşerlere kurban olsunlar
Haber7
07.07.2014
12:11
CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu Başbakanın dünkü sözleriyle ilgili konuştu
Haber7
Son Dakika
07.07.2014
CHPliLoğoğluMonşerlerekurbanolsunlarCHPli Loğoğlu Monşerlere kurban olsunlar
İsrail in Gazze ye Hava Saldırıları
Haberler.com
07.07.2014
11:34
İsrailin dünkü saldırılarında 9 kişi hayatını kaybetti, 7si çocuk 12 kişi yaralandı Hamas Resmi Sözcüsü Zuhri: İşgalciler, İzzeddin el Kassam Tugaylarına yönelik suikastların bedelini ödeyecek
Haberler.com
Güncel
07.07.2014
İsrailinGazzeyeHavaSaldırılarıİsrail in Gazze ye Hava Saldırıları
Selim İleri - Refik Halid'in Ahmed Midhat Efendi'si
Zaman
06.07.2014
02:14
Felâtun Bey ile Rakım Efendi’de, Rakım Efendi’yi, onun değerlerini, yaşama biçimini savunduğu için bağnaz bir Doğu yanlısı sayılmış Ahmed Midhat Efendi. Hatta, Tanpınar, Ahmed Midhat’a enikonu uzak duruyor. Eserden yola çıkarak, edebiyatımızın ilköğretmeninin hayata dar bir perspektiften baktığını ileri sürüyor.Refik Halid’in 1939’da yazdığı bir yazı var, o yazıda Sürgün romancısı bu soy görüşlerin, değerlendirişlerin çok uzağında, belki de tam karşısında bir değerlendirmeyi yeğlemiş. Yenilerde, Edebiyatı Öldüren Rejim’de (İnkılap Kitabevi) okudum.Midhat Efendi diyor Refik Halid, “Garp bilgisini ve tarzını, zihni tamtakır millete, öyle bin emek sarfıyla yutturdu; dimağını lezzetli gıdaya, kitap ve gazete yazısına, yeni malumata, tekniğe, asrîliğe alıştırdı.”Sırlarla dolu bir çaba bu. Nezihe Araz beyazcama ne yazık ki aktarılmamış bir senaryosunda sırlardan biri olarak Kırk Ambar yayınlarını işlemişti. Refik Halid de Kırk Ambar serüveni üzerinde ısrarla durmuş.On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısı; Ahmed Midhat Efendi her türlü imkânsızlık ortasında, Kırk Ambar’la boğuşuyor. Mucizeyi andırır bir emek bu. Kırk Ambar’da hikâye, tefrika roman okurla buluşuyor. Okur dediğim, Kırk Ambar’ın usul usul, kendi başına var ettiği dünyaya açılan tarih ve coğrafya yayını, yeryüzünün geniş bir tanıtımı… Midhat Efendi on dokuzuncu yüzyıl Osmanlı insanını yepyeni bir görüngeye alıp götürüyor!Refik Halid, onun çabasını, Şinasi’ninkiyle karşılaştırıyor. Şinasi ve arkadaşları edebiyatta, gazetecilikte “ilk alafranga elbiselerin terzisi, makastarı, ustası” imişler. Ama Ahmed Midhat Efendi bu giysilerin pahalıya çıktığını ayırt ediyor. Sonra şu müthiş saptama:“Ahmed Midhat hazır elbiseci dükkânı açtı. Ve ucuz ucuz satarak, yayarak, balya balya her tarafa yollayarak halkın fikr-i terbiyesini giydirip kuşattı, ona Avrupaî şekli ve düşüncesi verdi.”1990’larda Türk Romanından Altın Sayfalar’ı yazarken, Ahmed Midhat Efendi’nin asıl büyük hizmetini, önyargılarım sebebiyle, göremeyenlerdendim. Felâtun Bey’in epey hırpalanmış olmasına, için için kızanlardandım. 2000’lerde, bu seçkinin yeni basımında, dostum Vahit Uysal, “Keşke Ahmed Midhat’ı bu kadar kısa geçmeseydin” demişti. Haklıydı. Bu uyarının etkisi altında, Ahmed Midhat’ın eseriyle nice zaman didişip durdum.Romanı kesip araya girişler, meddah hikâyesini andırır konuşmalar, konu dışına çıkıp ahlâk dersi verişler, yersiz entrikalarla okur merakını kabartışlar, bütün bunlar yine tuhafıma gidiyordu ama; coşkun ilköğretmenin okur kazanmak kaygısını artık alımlıyordum…Derken Müşâhedat’ı hatırladım. 1970’lerde, usta Behçet Necatigil’in sadeleştirmesinden okumuştum bu romanı. Sadeleştirme yıllar yılı yayınlanmadı. Müşâhedat imparatorluğun dağılış döneminde birleştirici olmak ereğiyle yazılmış bir roman. Hiç sıkılmadan okuduğumu da hatırlıyorum. Teknik kusurları var mıydı, yok muydu, unutmuşum.Gerçi, bu ‘teknik kusurlar’ için de Refik Halid’in çok önemli bir değerlendirişi söz konusu. Hüseyin Rahmi’den yola çıkarak dile getiriyor:“Şu var ki teknik kusuru, daha doğrusu iptidaîliği bu romanlara (Hüseyin Rahmi’nin romanları, Sİ) büsbütün yerli bir mahiyet vermekte, âdeta yakışmaktadır. Mütekâmil bir teknik ve âlî bir üslûp yerine hoş bir dağınıklık ve bir lâûbalilik o tiplere, dekorlara o kadar uygun düşüyor ki başka türlüsünü yadırgayacağımıza, züppelik sayacağımıza hükmedeceğimiz geliyor.”Ancak usta bir romancıya, bir anlatış ustasına yaraşır bir değerlendiriş. Romancı sezgisinin zaferi. Keşke araştırmacılar, eleştirmenler de geçmişte okusaydılar.Bana öyle geliyor ki, dünkü edebiyat insanlarımızın emeklerine, hem de tek tek, yeniden eğilmek zorundayız.
Zaman
Köşe Yazıları
06.07.2014
Selimİleri-RefikHalidinAhmedMidhatEfendisiSelim İleri - Refik Halidin Ahmed Midhat Efendisi
AYM: Avukatın başörtüsü takması din özgürlüğü
Zaman
06.07.2014
02:07
Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) başörtüsüyle duruşmaya alınmayan avukat lehine verdiği ihlal kararıyla ilgili gerekçesi Resmî Gazete’de yayımlandı. Ankara Barosu avukatı Tuğba Arslan, başörtülü olarak katıldığı davada hâkimin duruşmanın yapılamayacağını belirtmesi üzerine haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle AYM’ye başvurmuştu.Yüksek mahkeme de, oyçokluğu ile avukatın haklarının ihlal edildiğine karar vermişti. Gerekçede, Arslan’ın başörtüsü ile duruşmalara girmesinin anayasal bir hak olan ‘din ve vicdan özgürlüğü’ kapsamında olduğu belirtildi. Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 20. maddesinde geçen ‘başları açık’ ibaresinin Danıştay 8. Dairesi tarafından verilen bir kararla kaldırıldığının da altı çizildi. Danıştay’ın verdiği özgürlükçü karardan sonra duruşmalara girmeye başlayan başörtülü avukat Tuğba Arslan, Ankara 11. Aile Mahkemesi tarafından duruşmaya alınmamıştı. Bunun üzerine Arslan, Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurmuştu. Anayasa Mahkemesi de bireysel başvuruyu kabul ederek hak ihlali kararı vermişti. Kararın gerekçesi Resmi Gazete’nin dünkü sayısında yayımlandı. Gerekçede, Adalet Bakanlığı görüşüne ve AİHM kararlarına atıf yapıldı. AHİM’in yerleşik içtihatlarında din ve vicdan özgürlüğüne ilişkin düzenlemelerde devletlerin geniş bir takdir hakkı bulunduğunu değerlendirdiği hatırlatıldı. Anayasa’nın 24. maddesi de örnek gösterilerek, “Herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir” denildi. Hak ya da özgürlüğe yapılacak müdahalenin kanuni bir dayanağının bulunması gerektiğine de işaret edilerek, özetle şu tespitler yapıldı: “Kadınların İslam dininin bir emri olduğu inancıyla başörtüsü takmasının, Anayasa’nın 24. maddesinin olağan anlamının kapsamında değerlendirilebilecek bir konu olduğunun kabul edilmesi gerekir. Başörtüsü kullanmanın din özgürlüğü içinde değerlendirilmesi gerektiği, AİHM tarafından kabul edilmiştir. Bu itibarla, dini inanç gereği başörtüsü takma hakkının yeri ve tarzı konusunda sınırlama getiren kamu gücü işlem ve eylemlerinin kişinin dinini açığa vurma hakkına bir müdahale teşkil ettiği kabul edilmelidir.”1453 SAYFALIK BALYOZ GEREKÇESİNİ YETERSİZ BULDUAnayasa Mahkemesi, Balyoz davasında hüküm giyen 237 sanık hakkında ‘adil yargılanma hakkının ihlali’ yönünde verdiği kararın gerekçesini de açıkladı. Davada cezaları kesinleşen bütün hükümlülerin tahliye olmasını yol kararın gerekçesinde, dijital veriler ve tanık dinlenilmesiyle ilgili taleplerinin değerlendirilmemesi hak ihlali olarak sayıldı. Balyoz davasına bakan İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök ile eski Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman’ın dinlememesinin makul bir gerekçeyle izah edilmediği de kaydedildi. Yine mahkeme tarafından hazırlanan 1435 sayfalık gerekçeli kararın yetersiz olduğu da kaydedildi.
Zaman
Güncel
06.07.2014
AYMAvukatın başörtüsütakmasıdinözgürlüğüAYM Avukatın başörtüsü takması din özgürlüğü
AYM: Avukatın başörtüsü takması din özgürlüğü
Zaman
06.07.2014
02:07
Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) başörtüsüyle duruşmaya alınmayan avukat lehine verdiği ihlal kararıyla ilgili gerekçesi Resmî Gazete’de yayımlandı. Ankara Barosu avukatı Tuğba Arslan, başörtülü olarak katıldığı davada hâkimin duruşmanın yapılamayacağını belirtmesi üzerine haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle AYM’ye başvurmuştu.Yüksek mahkeme de, oyçokluğu ile avukatın haklarının ihlal edildiğine karar vermişti. Gerekçede, Arslan’ın başörtüsü ile duruşmalara girmesinin anayasal bir hak olan ‘din ve vicdan özgürlüğü’ kapsamında olduğu belirtildi. Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 20. maddesinde geçen ‘başları açık’ ibaresinin Danıştay 8. Dairesi tarafından verilen bir kararla kaldırıldığının da altı çizildi. Danıştay’ın verdiği özgürlükçü karardan sonra duruşmalara girmeye başlayan başörtülü avukat Tuğba Arslan, Ankara 11. Aile Mahkemesi tarafından duruşmaya alınmamıştı. Bunun üzerine Arslan, Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurmuştu. Anayasa Mahkemesi de bireysel başvuruyu kabul ederek hak ihlali kararı vermişti. Kararın gerekçesi Resmi Gazete’nin dünkü sayısında yayımlandı. Gerekçede, Adalet Bakanlığı görüşüne ve AİHM kararlarına atıf yapıldı. AHİM’in yerleşik içtihatlarında din ve vicdan özgürlüğüne ilişkin düzenlemelerde devletlerin geniş bir takdir hakkı bulunduğunu değerlendirdiği hatırlatıldı. Anayasa’nın 24. maddesi de örnek gösterilerek, “Herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir” denildi. Hak ya da özgürlüğe yapılacak müdahalenin kanuni bir dayanağının bulunması gerektiğine de işaret edilerek, özetle şu tespitler yapıldı: “Kadınların İslam dininin bir emri olduğu inancıyla başörtüsü takmasının, Anayasa’nın 24. maddesinin olağan anlamının kapsamında değerlendirilebilecek bir konu olduğunun kabul edilmesi gerekir. Başörtüsü kullanmanın din özgürlüğü içinde değerlendirilmesi gerektiği, AİHM tarafından kabul edilmiştir. Bu itibarla, dini inanç gereği başörtüsü takma hakkının yeri ve tarzı konusunda sınırlama getiren kamu gücü işlem ve eylemlerinin kişinin dinini açığa vurma hakkına bir müdahale teşkil ettiği kabul edilmelidir.”1453 SAYFALIK BALYOZ GEREKÇESİNİ YETERSİZ BULDUAnayasa Mahkemesi, Balyoz davasında hüküm giyen 237 sanık hakkında ‘adil yargılanma hakkının ihlali’ yönünde verdiği kararın gerekçesini de açıkladı. Davada cezaları kesinleşen bütün hükümlülerin tahliye olmasını yol kararın gerekçesinde, dijital veriler ve tanık dinlenilmesiyle ilgili taleplerinin değerlendirilmemesi hak ihlali olarak sayıldı. Balyoz davasına bakan İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök ile eski Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman’ın dinlememesinin makul bir gerekçeyle izah edilmediği de kaydedildi. Yine mahkeme tarafından hazırlanan 1435 sayfalık gerekçeli kararın yetersiz olduğu da kaydedildi.
Zaman
Ana Sayfa
06.07.2014
AYMAvukatın başörtüsütakmasıdinözgürlüğüAYM Avukatın başörtüsü takması din özgürlüğü
Sivok'tan Ersan'a: Anneme küfrettin
En Son Haber
05.07.2014
11:57
Dünkü antrenmanda yaşanılan tartışmada Ersanın Sivokun annesine küfrettiği iddia edildi.
En Son Haber
Son Dakika
05.07.2014
SivoktanErsanaAnnemeküfrettinSivoktan Ersana Anneme küfrettin
MHP’liler salonu terk etti, çözüm paketi komisyondan geçti
Zaman
05.07.2014
02:08
Hükümetin çözüm süreciyle ilgili TBMM’ye gönderdiği yeni düzenleme, muhalefet partilerinin tepkisine rağmen komisyondan aynen geçti.MHP düzenlemenin tamamına karşı çıkarken, CHP 4. maddenin tasarıdan çıkarılmasını istedi. BDP ise düzenlemeyi eksik buldu. MHP’li Özcan Yeniçeri, düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte ‘Yeşil’ kod adlı Mahmut Yıldırım gibi isimlerin yeniden türeyeceğini söyledi. MHP’liler, maddelerle ilgili önergelerinin reddedilmesini üzerine dünkü görüşmeleri sürpriz şekilde terk etti. Görüşmeler, bunun üzerine beklenenden daha kısa sürdü. Çözüm sürecinde Bakanlar Kurulu’na geniş yetkiler tanıyan ve çözüm süreciyle ilgili faaliyette bulunan kamu görevlilerine her türlü cezai sorumsuzluk hakkı veren düzenleme, TBMM İçişleri Komisyonu’ndan geçti. 6 maddelik düzenleme, komisyonda 33 saat boyunca tartışıldı. Görüşmelerin dünkü bölümünde MHP ve CHP sözcüleri hükümetin çözüm sürecine ilişkin politikalarını eleştirdi. CHP Gaziantep Milletvekili Ali Serindağ, bir ülkede demokrasinin geliştirilmesi için kurumların güçlendirilmesi gerektiğini ancak hükümetin kendi menfaatleri çerçevesinde bazı kurumları güçlendirirken bazılarının içini boşalttığını ve zayıflattığını belirtti. Serindağ, daha önce MİT mensuplarına tanınan sorumsuzluk hakkının şimdi tüm kamu görevlilerine verildiğini belirterek, “Anayasa, 10. maddede herkese kanun önünde eşitlik veriyor. Hiçbir kimseye veya zümreye imtiyaz tanınamaz. Hükümet zamana ve zemine göre hukukî düzenleme yapıyor. İçişleri Bakanı Ala, ‘yeni düzenlemeleri anayasaya referans alarak yapamayız’ diyor. Bu anlayışla hukuk devletini yaşatamayız.” diye konuştu. CHP İstanbul Milletvekili Celal Dinçer de konuşmasında Bakan Ala’ya tepki gösterdi. Ala’ya yönelttiği tüm soru önergelerine tek cümlelik cevaplar verildiğini belirten Dinçer, “Efkan Ala, tüm sorularımıza ‘mevzuat çerçevesinde işlem yapılıyor’ şeklinde cevap veriyor. Bu, Meclis’le dalga geçmektir, Meclis’i hiç saymaktır. Kınıyorum. Kimsenin bu Meclis’i yok saymaya, milletvekilleriyle dalga geçmeye hakkı yoktur.” şeklinde konuştu.
Zaman
Politika
05.07.2014
MHP’lilersalonuterkettiçözümpaketikomisyondangeçtiMHP’liler salonu terk etti çözüm paketi komisyondan geçti
Demirtaş, SMS’le bağışı sordu; YSK yasak dedi
Zaman
05.07.2014
02:08
YSK, cumhurbaşkanı adaylarına denetiminde zorluk yaşanabileceğinden internet sitesi aracılığıyla veya SMS yöntemiyle bağış ve yardımda bulunulamayacağına karar verdi.YSK’nın cumhurbaşkanı adaylarının kabul edeceği bağışlara ilişkin kararı Resmi Gazete’nin dünkü sayısında yayımlandı. Kararda, HDP’nin cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ın, YSK’ya SMS üzerinden ve internetten yardım toplanmasının tespit edilen kurallar dairesinde olup olmadığını sorduğu belirtildi. YSK, cumhurbaşkanı adaylarının yardım, bağış, mal bildirimine ilişkin usul ve esaslarını gösteren genelgeyle adayların, yalnızca TC vatandaşı olan gerçek kişilerden yardım ve bağış alabileceklerinin karara bağlandığını belirtti. Adayların sadece nakdi yardım alabileceğinin, bir kişinin her bir adaya yapabileceği nakdi yardım miktarının 9 bin 82 TL’yi geçemeyeceğini hatırlattı. YSK, adaylara denetiminde zorluk yaşanabileceği için internet sitesi aracılığı ile veya SMS yöntemiyle bağış ve yardımda bulunulamayacağına karar verdi.MAL VARLIĞINI YSK’YA BİLDİRDİBu arada, Selahattin Demirtaş’ın önceki gün Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) bildirdiği mal varlığına dair bilgileri paylaştı. YKS’ya sunulan bilgilere göre Demirtaş’ın mal varlığı şöyle: “Diyarbakır’da 260 bin TL değerinde ev, Diyarbakır’da 100 bin TL değerinde hukuk bürosu olarak kullandığı büro, parti çalışmalarında makam aracı olarak kullanılan iki (2) adet Audi marka otomobil, eşi Başak Demirtaş’ın kullandığı Skoda marka otomobil.”
Zaman
Politika
05.07.2014
DemirtaşSMS’lebağışısordu;YSKyasakdediDemirtaş SMS’le bağışı sordu; YSK yasak dedi
Kasımpaşa’nın hedefi ilk 5’e girmek
Zaman
05.07.2014
02:00
Kasımpaşa Teknik Direktörü Şota Arveladze, yeni sezonda güzel futbol oynayan ve çok gol atan bir takım oluşturmak istediğini söyledi.Gürcü çalıştırıcı, hedeflerinin Avrupa kupalarına katılmak olduğunu belirtti.Kasımpaşa, yeni sezon hazırlıklarını kendi tesislerinde yaptığı antrenmanla sürdürüyor. Dünkü idman öncesinde Şota Arveladze ve yeni transfer Eren Derdiyok, soruları cevapladı. Geride bıraktıkları iki yılda büyük adımlar attıklarını ifade eden Şota, şunları kaydetti: “Geçen sezon futbol olarak daha iyi olabilirdik. Ama futbol bu. Top direkten dönebilir, kötü gününüzde olabilirsiniz. Rakip bizden daha iyi olabilir. Bu, zaman meselesi. Artık ileriye bakıyoruz. Türkiye, güçlü bir kulüp kazansın.” 2-3 transfer yapacaklarının altını çizen genç hoca, Yalçın Ayhan’ın Beşiktaş’la anlaşıp anlaşmadığını bilmediğini açıkladı.Kasımpaşa’nın yeni transferi Eren Derdiyok ise hedeflerinin ilk 5 olması gerektiğini dile getirdi. Takımla tanıştığını ve hemen kaynaştıklarını aktaran Türk asıllı İsviçreli futbolcu, “Projeyi anlattılar. Kendimi buraya yakın hissettim ve kabul ettim. Takıma katkı sağlamak istiyorum.” şeklinde konuştu.
Zaman
Spor
05.07.2014
Kasımpaşa’nınhedefiilk5’egirmekKasımpaşa’nın hedefi ilk 5’e girmek
Askerî casusluk davasında tutuklu sanık kalmadı
Zaman
05.07.2014
02:00
Balyoz ve Ergenekondan sonra askeri casusluk davasında da tutuklu sanık kalmadı.İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen, beşi muvazzaf ve 10u tutuklu 357 sanıklı, tehdit ve şantajla gizli askerî bilgi ve belge sızdırma davasında, tutuklu sanıkların hepsinin tahliyesine karar verildi.16 Haziranda bin 216 sayfalık ek iddianamenin okunmasıyla başlayan, sanık ve avukatların savunmalarıyla devam eden duruşmanın dünkü celsesinde ara kararlar açıklandı. Mahkeme Başkanı Orhan Kızıltaş, tutukluluk süresinin 2 yılı aşması, delillerin büyük ölçüde toplanması, adli kontrol yöntemleriyle kaçma şüphesinin önüne geçilebileceği gerekçesiyle Bilgin Özkaynak, Coşkun Başbuğ, Narin Korkmaz, Safiye Köten, Hakan Oğuzhan ile muvazzaf askerler Bülent Acar, Bülent Akbaş, Engin Çırakoğlu, Engin Karatekin ve Onur Süerin tahliyelerine karar verildiğini bildirdi. Tahliye kararı üzerinde sanık yakınları büyük sevinç yaşayarak birbirlerine sarıldı. 10 sanığın tamamı için yurtdışına çıkış yasağı ve yapılacak duruşmaları takip etmeleri şartı konuldu. Ayrıca haklarında adli kontrol tedbiri bulunan 82 tutuksuz sanıkla ilgili adli kontrol kararları ile yurtdışına çıkış yasağının kaldırılmasına karar verildi.
Zaman
Güncel
05.07.2014
AskerîcasuslukdavasındatutuklusanıkkalmadıAskerî casusluk davasında tutuklu sanık kalmadı
Askerî casusluk davasında tutuklu sanık kalmadı
Zaman
05.07.2014
02:00
Balyoz ve Ergenekondan sonra askeri casusluk davasında da tutuklu sanık kalmadı.İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen, beşi muvazzaf ve 10u tutuklu 357 sanıklı, tehdit ve şantajla gizli askerî bilgi ve belge sızdırma davasında, tutuklu sanıkların hepsinin tahliyesine karar verildi.16 Haziranda bin 216 sayfalık ek iddianamenin okunmasıyla başlayan, sanık ve avukatların savunmalarıyla devam eden duruşmanın dünkü celsesinde ara kararlar açıklandı. Mahkeme Başkanı Orhan Kızıltaş, tutukluluk süresinin 2 yılı aşması, delillerin büyük ölçüde toplanması, adli kontrol yöntemleriyle kaçma şüphesinin önüne geçilebileceği gerekçesiyle Bilgin Özkaynak, Coşkun Başbuğ, Narin Korkmaz, Safiye Köten, Hakan Oğuzhan ile muvazzaf askerler Bülent Acar, Bülent Akbaş, Engin Çırakoğlu, Engin Karatekin ve Onur Süerin tahliyelerine karar verildiğini bildirdi. Tahliye kararı üzerinde sanık yakınları büyük sevinç yaşayarak birbirlerine sarıldı. 10 sanığın tamamı için yurtdışına çıkış yasağı ve yapılacak duruşmaları takip etmeleri şartı konuldu. Ayrıca haklarında adli kontrol tedbiri bulunan 82 tutuksuz sanıkla ilgili adli kontrol kararları ile yurtdışına çıkış yasağının kaldırılmasına karar verildi.
Zaman
Ana Sayfa
05.07.2014
AskerîcasuslukdavasındatutuklusanıkkalmadıAskerî casusluk davasında tutuklu sanık kalmadı
Borsa haftanın son işlem gününü yatay tamamladı
Dünya Gazetesi
04.07.2014
19:50
Borsa

BIST 100 endeksi haftanın son işlem gününü dünkü kapanışa göre 6 puanlık yükselişle 77.534 puandan kapattı

Dünya Gazetesi
Toplum Yaşam
04.07.2014
BorsahaftanınsonişlemgününüyataytamamladıBorsa haftanın son işlem gününü yatay tamamladı
Borsa'da günün son rakamları (Borsada son durum)
Bugün
04.07.2014
18:59
Borsa İstanbul 100 (BIST 100) endeksi haftanın son işlem gününü dünkü kapanışa göre 6,23 puanlık yükselişle 77.534,77 puandan kapattı.
Bugün
Son Dakika
04.07.2014
Borsadagününsonrakamları(Borsadasondurum)Borsada günün son rakamları (Borsada son durum)
Borsa haftanın son işlem gününü yatay tamamladı
Dünya Gazetesi
04.07.2014
18:34
Borsa

BIST 100 endeksi haftanın son işlem gününü dünkü kapanışa göre 6 puanlık yükselişle 77.534 puandan kapattı

Dünya Gazetesi
Finans
04.07.2014
BorsahaftanınsonişlemgününüyataytamamladıBorsa haftanın son işlem gününü yatay tamamladı
Borsa haftanın son işlem gününü yatay tamamladı
Dünya Gazetesi
04.07.2014
18:14
Borsa

BIST 100 endeksi haftanın son işlem gününü dünkü kapanışa göre 6 puanlık yükselişle 77.534 puandan kapattı

Dünya Gazetesi
Dünya
04.07.2014
BorsahaftanınsonişlemgününüyataytamamladıBorsa haftanın son işlem gününü yatay tamamladı
Borsa haftanın son işlem gününü yatay tamamladı
Dünya Gazetesi
04.07.2014
18:14
Borsa

BIST 100 endeksi haftanın son işlem gününü dünkü kapanışa göre 6 puanlık yükselişle 77.534 puandan kapattı

Dünya Gazetesi
Politika
04.07.2014
BorsahaftanınsonişlemgününüyataytamamladıBorsa haftanın son işlem gününü yatay tamamladı
Borsa haftanın son işlem gününü yatay tamamladı
Dünya
04.07.2014
18:04
Borsa

BIST 100 endeksi haftanın son işlem gününü dünkü kapanışa göre 6 puanlık yükselişle 77.534 puandan kapattı

Dünya
Toplum Yaşam
04.07.2014
BorsahaftanınsonişlemgününüyataytamamladıBorsa haftanın son işlem gününü yatay tamamladı
Borsa haftanın son işlem gününü yatay tamamladı
Dünya
04.07.2014
18:04
Borsa

BIST 100 endeksi haftanın son işlem gününü dünkü kapanışa göre 6 puanlık yükselişle 77.534 puandan kapattı

Dünya
Dünya
04.07.2014
BorsahaftanınsonişlemgününüyataytamamladıBorsa haftanın son işlem gününü yatay tamamladı
Borsa haftanın son işlem gününü yatay tamamladı
Dünya Gazetesi
04.07.2014
18:02
Borsa

BIST 100 endeksi haftanın son işlem gününü dünkü kapanışa göre 6 puanlık yükselişle 77.534 puandan kapattı

Dünya Gazetesi
Güncel
04.07.2014
BorsahaftanınsonişlemgününüyataytamamladıBorsa haftanın son işlem gününü yatay tamamladı
Borsa haftanın son işlem gününü yatay tamamladı
Haber3
04.07.2014
17:56
Borsa

İSTANBUL (AA) - Borsa İstanbul 100 (BIST 100) endeksi haftanın son işlem gününü dünkü kapanışa göre 6,23 puanlık yükselişle 77.534,77 puandan kapattı.Borsa İstanbulda işlem gören...

Haber3
Son Dakika
04.07.2014
BorsahaftanınsonişlemgününüyataytamamladıBorsa haftanın son işlem gününü yatay tamamladı
Toplam "21592" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti