ekiminde | |
|
| Dünyanın ilk “Saç ekim hastanesi” Türkiye’de kurulacak | Türkiye Gazetesi | 08.04.2012 02:39 |  | | |
| Dünyanın ilk saç ekim hastanesi | Haber7 | 07.04.2012 13:07 |  | | | Türk Hair Trans Saç Ekim Merkezi Genel Koordinatörü Kenan Acıkök, Türkiyenin sağlık turizminde ve özellikle saç ekiminde büyük potansiyele sahip olduğunu, dünyanın ilk saç ekim hastanesini kuracaklarını açıkladı. | | Haber7 Son Dakika 07.04.2012 | | | DünyanınilksaçekimhastanesiDünyanın ilk saç ekim hastanesi |
|
| Sır çözüldü! Güzel olmak artık çok kolay! | Haberler.com | 03.04.2012 08:45 |  | | |
| Saç ekiminde hijyen gerekli | Haber3 | 08.03.2012 15:22 |  | | |
| Pamuk ekiminde sıkıntı yaşanacak | Zaman | 07.03.2012 15:47 |  | | |
| Yağışların Devamı Halinde Hatay da Pamuk Ekiminde ... | Haberler.com | 05.03.2012 17:47 |  | | |
| Yağışların devamı halinde Hatay’da pamuk ekiminde sıkıntı yaşanacak | Haber3 | 05.03.2012 17:43 |  | | |
| Yozgat ta Çiftçiler Alternatif Ürün Olarak Sarımsağa ... | Haberler.com | 27.02.2012 19:44 |  | | |
| Yozgat ta Çiftçiler Alternatif Ürün Olarak Sarımsağa ... | Haberler.com | 27.02.2012 19:25 |  | | |
| Yozgat’ta çiftçiler alternatif ürün olarak sarımsağa yöneldi | Haber3 | 27.02.2012 19:24 |  | | |
| Fiyatı Düşen Kırmızı Mercimek Ekiminde Düşüş Yaşanıyor | Haberler.com | 15.02.2012 15:51 |  | | |
| Fiyatı düşen kırmızı mercimek ekiminde düşüş yaşanıyor | Haber3 | 15.02.2012 15:43 |  | | |
| Türkiye Saç Ekiminde Bir Numara... | TRT | 31.01.2012 17:54 |  | | |
| Türkiye saç ekiminde bir numara... | Samanyolu Haber | 31.01.2012 17:38 |  | | Türkiye tıp alanında bir cazibe merkezi. Şimdi buna bir de saç ekimindeki başar... Saç dökülmesi özellikle erkekler için büyük mesele. Erkeklerin yaklaşık yarısı bu problemle mücadele ediyor. Sadece Amerika Birleşik Devletlerinde her yıl bu sorunun tedavisine harcanan para 1 milyar dolar civarında. Ülkemizde uygulanan tedavi... | | Samanyolu Haber Son Dakika 31.01.2012 | | | TürkiyesaçekimindebirnumaraTürkiye saç ekiminde bir numara |
|
| Türk Hair Trans yurt dışına açılıyor | Star | 23.01.2012 00:41 |  | | |
| Türk Hair Trans yurt dışına açılıyor | Star | 23.01.2012 00:37 |  | | |
| Maaşı 3 bin liradan başlıyor ama sektör çalışacak eleman bulamıyor | Zaman | 21.01.2012 16:47 |  | | | Sağlık turizminin giderek geliştiği Türkiyede, saç ekim merkezlerindeki artıs da dikkat çekici seviyelere geldi. Başta Irak olmak üzere yakın coğrafyadan pek çok kimse saç ektirmek için Türkiyeye gelirken, Avrupalıların gösterdiği yoğun ilgi bu ülkelerde şubelerin açılmasını gündeme getirdi. Ancak kalifiye eleman sıkıntısı sektör temsilicilerini kara kara düşündürüyor. Özellikle saç ekiminde 3 bin liradan başlayan maaşa ragmen kalifiye eleman sıkıntısı çekiliyor. | | Zaman Son Dakika 21.01.2012 | | | Maaşı3binliradanbaşlıyoramasektörçalışacakelemanbulamıyorMaaşı 3 bin liradan başlıyor ama sektör çalışacak eleman bulamıyor |
|
| Diş ekiminde lazer farkı | NTV | 14.11.2011 12:29 |  | | |
| Diş Ekiminde Lazer Farkı | Haber3 | 14.11.2011 10:26 |  | | | ANKARA Uzmanlara göre, halk arasında diş ekimi olarak bilinen implant tedavisinde, lazer yüzeyli implantlardan, diğerlerine göre daha yüz güldürücü sonuçlar alınıyor. | | Haber3 Son Dakika 14.11.2011 | | | DişEkimindeLazerFarkıDiş Ekiminde Lazer Farkı |
|
| Patates üreticilerini, fiyat düşüklüğünden sonra don olayı vurdu | Milli Gazete | 11.11.2011 15:03 |  | | | NİĞDE - Niğde Ziraat Odası Başkanı Veli Kenar, soğuyan hava ve don olayının Niğde, Nevşehir köy ve kasabalarındaki patates üreticilerini etkilediğini belirtti. Kenar, yaklaşık 50 bin dekar alanda 200 bin ton patatesin toprak altında kaldığının tahmin edildiğini söyledi.
Veli Kenar, patatesin, gerek ekiminde yaşanan gecikme, gerek söküm zamanı havaların yağışlı gitmesi ve birim fiyatındaki dalgalanmalar gibi sebeplerden dolayı ürün hasadının tam olarak yapılamadığını ifade etti.... devamı | | Milli Gazete Son Dakika 11.11.2011 | | | PatatesüreticilerinifiyatdüşüklüğündensonradonolayıvurduPatates üreticilerini fiyat düşüklüğünden sonra don olayı vurdu |
|
| Patates üreticilerini, fiyat düşüklüğünden sonra don olayı vurdu | Milli Gazete | 11.11.2011 14:54 |  | | | NİĞDE - Niğde Ziraat Odası Başkanı Veli Kenar, soğuyan hava ve don olayının Niğde, Nevşehir köy ve kasabalarındaki patates üreticilerini etkilediğini belirtti. Kenar, yaklaşık 50 bin dekar alanda 200 bin ton patatesin toprak altında kaldığının tahmin edildiğini söyledi.
Veli Kenar, patatesin, gerek ekiminde yaşanan gecikme, gerek söküm zamanı havaların yağışlı gitmesi ve birim fiyatındaki dalgalanmalar gibi sebeplerden dolayı ürün hasadının tam olarak yapılamadığını ifade etti.... devamı | | Milli Gazete Ekonomi 11.11.2011 | | | PatatesüreticilerinifiyatdüşüklüğündensonradonolayıvurduPatates üreticilerini fiyat düşüklüğünden sonra don olayı vurdu |
|
| Beyaz altın üreticisinin yüzü gülüyor | Milliyet | 29.10.2011 14:47 |  | | |
| 13:17 Beyaz altın üreticisinin yüzü gülüyor | Milliyet | 29.10.2011 13:32 |  | | |
| Saç ekiminde yeni teknoloji | Zaman | 27.10.2011 02:01 |  | | |
| Pamuk üreticileri: Emeklerimiz boşa gidiyor | Evrensel | 20.10.2011 07:01 |  | | | Mardin Kızıltepe’de yağışların başlaması ile aylarca çekilen zahmet ile yetiştirilen pamuklar tarlalarda kaldı. Üreticiler, emeklerinin boşa gitmesinden yakınırken, fiyatların düşük olması nedeniyle de elde edecekleri gelir ile ancak işçi maliyetini karşılayabileceğini belirtiyor.
Tarım için elverişli topraklarıyla bilinen Mardin’in Kızıltepe ilçesinde pamuk üreticileri her geçen yıl daha az pamuk ekiyor. Pamuk üreticileri, pamuğun kilosunun düşük olduğunu belirterek, sarf ettikleri emeğin karşılığını ise alamadıkları için her geçen yıl pamuk ekiminde azalma olduğunu belirtiyor. Ekim ayını | | Evrensel Güncel 20.10.2011 | | | PamuküreticileriEmeklerimizboşagidiyorPamuk üreticileri Emeklerimiz boşa gidiyor |
|
| 08:00 Türkiye, uluslararası saç ekimi üssü oldu
| Net Gazete | 05.09.2011 07:57 |  | | | Her yıl 250 bin medikal turistin ziyaret ettiği Türkiye, sağlık turizmine saçlarını kaybedenleri de dahil etti. Erkeklerin en büyük sorunları arasında yer alan kellik, artık sağlık turizmi kapsamında tedavi ediliyor. Saç ekiminde dünyada ilk sırada yer alan Türkiye başta Avrupa ve Arap ülkeleri olmak üzere Pakistan, Polonya gibi ülkelerden bile yoğun talep görüyor. | | Net Gazete Son Dakika 05.09.2011 | | | 0800Türkiyeuluslararasısaçekimiüssüoldu
0800 Türkiye uluslararası saç ekimi üssü oldu
|
|
| Pertek karpuzu rekabete hazır | Evrensel | 13.08.2011 07:09 |  | | | Pertek’ten Hozat’a doğru giderken, bir bölümü baraj kenarında diğer bölümü yolun sağ tarafında bulunan 400 dönümlük ekili alan görünüyor.. Ama öyle buğday, arpa değil tamamı karpuz ve kavun ekiminde kullanılmış.
Diyarbakır’ın karpuzu ne kadar biliniyorsa, yakında “Pertek karpuzu” da kendini duyuracak gibi. Çünkü sadece ilçeye üretim yapılmıyor. Erzurum, Erzincan, Kayseri, Tekirdağ, Artvin, Giresun, Bingöl ve daha birçok ilden alıcısı oluşmuş durumda.
Traktör römorkunun kenarında oluşan gölgede kesilen karpuzu yiyerek, üretici Serdar Bozkurt ve Kasım Epik ile sohbete başlıyoruz. Serdar | | Evrensel Toplum Yaşam 13.08.2011 | | | PertekkarpuzurekabetehazırPertek karpuzu rekabete hazır |
|
| BİGA'DA BUĞDAY EKİMİNDE YÜZDE 10 AZALMA YAŞANIYOR | Haber3 | 16.07.2011 09:41 |  | | |
| BİGA'DA ÇELTİK EKİMİNDE ARTIŞ YAŞANDI | Haber3 | 15.07.2011 09:42 |  | | |
| AYDIN TARIM İL MÜDÜRÜ TEMEL: "PAMUK EKİMİNDE BU YIL YÜZDE 51 ATIŞ BEKLİYORUZ, AYDIN TEKRAR PAMUKTA BİR NUMARA OLMA YOLUNDA GİDİYOR" | Haber3 | 12.05.2011 18:55 |  | | |
| NAZİLLİ PAMUK ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ’NDEN PAMUK ÜRETİCİLERİNE UYARI | Haber3 | 30.04.2011 01:54 |  | | |
| Çin'de kereviz bolluğu çiftçiyi vurdu | Samanyolu Haber | 19.04.2011 15:45 |  | | Çinin merkezi Henan eyaletinde çiftçilerin kereviz ekiminde bol mahsul elde etmesine rağmen zarar ettiği bildirildi. Pazarda kereviz bolluğunun, çiftçilerin ellerindeki mahsulu satamaz hale getirdiği belirtildi.
Henan eyaletinin Zhongmou ilinde ekonomik kayıp yaşadığını anlatan çiftçiler, ellerinde biriken kerevizi ne yapacaklarını bilemiyor. | | Samanyolu Haber Son Dakika 19.04.2011 | | | ÇindekerevizbolluğuçiftçiyivurduÇinde kereviz bolluğu çiftçiyi vurdu |
|
| Sunar Grup Koordinatörü Çomu: Mısır eken çiftçi kazanır | Samanyolu Haber | 16.03.2011 17:33 |  | | 38 yıldır Türkiye ve Çukurova çiftçisinin yanında olan Sunar Grup, geçmişte olduğu gibi bugün de Çukurova çiftçisine mısır ekiminde her türlü desteği vermeye devam ediyor. Mısırın yetiştirilmesinden pazarlanma aşamasına kadar tüm süreç boyuncu Çukurova çiftçisinin yanında olduklarını belirten Sunar Grup Koordinatörü Erol Çomu, Sunar Grup, tedariklerinin yüzde 70-80ini direkt üreticiden yapmaktadır. Çiftçinin karını kendi karı saymak, tarladan sofraya en iyi ürün ve hizmeti sunmak ulusal bir kuruluş olan Sunar Grupun asli görevidir. Bu yüzyılın en değerli ürünü kabul edilen mısır, insan ve hayvan beslenmesinin yanında sanayide de hammadde olarak kullanılır. Başta Çukurova bölgesi olmak üzere Türkiyenin her yerinde yetiştirilebilen mısır, pazarlanmasında da sorunu olmayan bir endüstri bitkisidir. Mısır; gıda, nişasta, yem fabrikaları, oluklu mukavva, tutkal, kağıt, boya, kimya, ilaç, alçı levha, plastik sanayi gibi 300den fazla alanda hammadde olarak kullanılmaktadır. Sanayi ürünü olan mısır, Türk çiftçisinin yüzünü güldüren bir ürün olmasına rağmen; destekleme fiyatlarının geç açıklanması, mazot, tohum, gübre fiyatlarının yükselmesi, çiftçiyi zor durumda bırakmaktadır diye konuştu.
Türkiyenin mısır üretiminin artık kendine yeter duruma geldiğini kaydeden Erol Çomu, bununla birlikte üretimin bazı yıllar eksi, bazı yıllar artı verdiğini, bunun ise yeterli olmadığını söyledi.
Mısırın ithal ürünler listesinden çıkıp, ihraç edilen ürünler listesine dahil edilebilmesi gerektiğine dikkat çeken Çomu, konuyla ilgili olarak şu bilgileri verdi: Yağ ve enerji açığımızı kapatmak için kaliteli buğday, mısır ayçiçeği, soya, kanola ekim sahaları arttırmalı, çiftçi bu konularda devletin ilgili birimlerince teşvik etmeli ve mutlaka desteklemelidir. Bu ürünlerinin ekiminin artması hayvancılığa ve dolayısıyla yem sanayine de büyüme ivmesi kazandıracaktır.
MISIR TARLADA ÇİFTÇİYİ, ÜRETİMDE SANAYİCİYİ, SOFRADA BİZİ DOYURUR
Çomu, Ülkemizde 2010 yılı verilerine göre yem üretimimiz yüzde 18-20 oranında artış göstermiştir. Bu artışa paralel olarak kullanılan mısır miktarında ise 300-400 bin tonluk artış olmuştur. 1980li yıllardan itibaren ivme kazanan mısır üretimi 4 milyon ton seviyesine yükseltilmiş olmasına rağmen halen bazı dönemlerde üretim yetersiz kalmaktadır. Ayrıca dünyada mısırdan elde edilen bir yakıt türü olan biyoetonol kullanımı da artmaktadır. Bu durum mısıra daha çok talep yaratmakta ve dolayısıyla dünya piyasalarında da mısır fiyatlarını yükseltmektedir. Uluslararası piyasalarda, mısır fiyatlarının sürekli artış göstermesi, iç piyasa fiyatlarının da yüksek fiyat seyrinde olacağını göstermektedir. Bu bağlamda mısır ekiminden geri adım atmadan, mısır ekim alanları ihtiyaç nispetinde arttırılmalıdır. Dışa bağımlılıktan kurtulmak ve ulaştığımız üretim miktarını artırmak için bir an önce planlı tarım uygulamalarına geçmeli, kendine yeten değil, ihracat yapan lider bir ülke olmalıyız.
Mısır tarlada çiftçiyi, üretimde sanayiciyi, sofrada ise bizi doyurur. dedi.
Devletin, çiftçisine her konuda yardımcı olması gerektiğini söyleyen Çomu, Yetiştirme teknikleri, orijinal tohumun zamanında temini, desteklemeler ve primlerin gününde
ödemesi yapılmalıdır dedi. Türk çiftçisine hizmet etmenin verdiği onurla, Sunar Grup olarak, tüm çalışanlarımızla Türk üreticisini desteklemeye devam edeceğiz. Bu misyonumuz sayesinde dün ve bugün olduğu gibi bundan sonra da güvenilir firma olma misyonumuzu sürdüreceğiz şeklinde konuştu.
Bu güvenden aldıkları destekle, Türk çiftçisinin özellikle bu hasat döneminde; buğday, mısır, soya, ayçiçeği, kanola üreticisinin güvenini boşa çıkartmayıp ürünlerini en iyi şekilde değerlendireceklerini kaydeden Çomu, 2011 yılının Türk çiftçisi için bereketli, bol kazançlı, zararsız bir yıl olmasını temenni etti.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 16.03.2011 | | | SunarGrupKoordinatörüÇomuMısırekençiftçikazanırSunar Grup Koordinatörü Çomu Mısır eken çiftçi kazanır |
|
| Dökülen kirpiklerinize yeniden kavuşabilirsiniz | Samanyolu Haber | 10.03.2011 16:02 |  | | Son teknoloji FUE yöntemi ile kesi yapılmadan, kişinin kendi saç telinden kirpik ya da kaş ekimi yapılabiliyor. Uygulama sonrasında, ömür boyu dökülmeyen, istenildiği gibi şekil verilen doğal kirpikler elde ediliyor. Hiçbir kesi işlemi yapılmadan uygulanan yöntem ile enfeksiyon riski ortadan kalkıyor. Uygulama sonrasında kişi, günlük yaşamına dönebiliyor.
Operatör. Dr. Alper Tuncel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son yıllarda en sık yapılan uygulamalar arasında uzun kaş ve kirpik tedavisinin yer aldığını söyledi.
Kirpiklere yapıştırılarak uygulanan takma kirpiklerin ömrünün bir-iki gün ile sınırlı kaldığını, kullanım sayısına bağlı olarak kolay deforme olduğunu belirten Tuncel, bu alanda son teknolojinin uygulandığı FUE (Foliküler ünite çıkartım) isimli yeni bir teknik ile kişinin kendi saç tellerinden kirpik ve kaş ekimi yapılabildiğini belirtti.
Söz konusu tekniğin, her iki cinste hipotiroidi olmak üzere hormonal bozukluklar, doğuştan ince ve seyrek yapılı kirpikleri olan kişilere uygulanabildiğini ifade eden Tuncel, hiç kesi olmadan yapılan ekim işlemi sonrasında doğal kirpik ya da kaşa sahip olunduğunu vurguladı. Tuncel, uygulama sonrasında saç telleri uzadığından ekilen kirpiklerin zaman zaman kesilmesi ve kirpik şekillendirici aletler ile biçimlendirilmesinin yeterli oluğunu söyledi.
Saç, kaş ve sakal ekiminde olduğu gibi kirpik ekimi sonrasında da kirpikler çıktıktan sonra yoğunlaştırmak için ikinci bir sıkılaştırma uygulamasının yapılabildiğini ifade eden Tuncel, sıkılaştırma işlemi sonrasında kirpik ya da kaşların boyanmasına bile gerek kalmadığını, sadece biçimlendirilmesinin güzel görünüm için yeterli olduğunu ifade etti.
FUE tekniği ile ense bölgesinden saç telleri, bu iş için özel olarak mikromotor (tur motoru) ile kullanılmak üzere tasarlanmış trepentine adı verilen silindirik içi boş ucu keskin 0.8-1 milimetre çaplı aletler ile çevresindeki ince bir deri dokusuyla birlikte bulunduğu yerden ayrılarak alınıyor. Bu şekilde toplanan saç telleri, yapılan planlamaya uygun olarak kirpiklerin açısı ile uyum sağlayacak biçimde göz kapağına paralel implanter adı verilen özel iğneler yardımıyla deride hiç bir kesi yapılmadan ekiliyor.
Köklerin yerine yerleştirilmesini takip eden 5-7 gün içerisinde, ekilen kökler yeni yerlerine adapte oluyor. Yeni kirpikler, ekildikleri bölgedeki kan damarları vasıtasıyla besleniyor ve canlılıklarını sürdürüyor. Bu şekilde ömür boyu dökülmeyen, istenildiği gibi şekil verilen doğal kirpikler elde ediliyor.
Kirpik ekimi esnasında kullanılan teknikler farlılıklar gösterebiliyor. Birden çok yöntem bulunuyor. Klasik yöntemde ekilecek yere kanal diye adlandırılan delikler açılıp, doğrudan ekim yapılırken, diğer bir yöntemde kirpik cildi cerrahi olarak kaldırılarak köklerin birbirine paralel olarak yerleştirilmesi sonrasında, kapak cildi tekrar yerine dikiliyor.
Bu alandaki teknolojinin sunduğu en son metot olan FUE ile implanter iğneleri kullanılarak kanal açılmaksızın elde edilen delikten yerleştirme işlemi tercih ediliyor. Çünkü, bu yöntemle kapak cildine ekilecek kirpikler, ters yönden girilerek yerleştirildiğinden daha hızlı bir iyileşme sağlanıyor, köklerde herhangi bir oynama olmuyor ve daha sık ekim yapılabiliyor.
Herhangi bir kesi olmadığından, herhangi bir enfeksiyon riski olmuyor. Uygulama sonrasında kişi, günlük yaşamına dönebiliyor. Uygulama ortalama 1,5 saat sürüyor. Sıklaştırma için uygulamanın genellikle bir kez daha tekrarlanması yetiyor. Kirpik ekimi 4 kapak için yaklaşık 4 bin TL, 2 kaş ekimi için yaklaşık 3 bin 500 TL tutuyor. | | Samanyolu Haber Son Dakika 10.03.2011 | | | DökülenkirpiklerinizeyenidenkavuşabilirsinizDökülen kirpiklerinize yeniden kavuşabilirsiniz |
|
| 151 yıllık rüya gerçek oluyor | Samanyolu Haber | 27.02.2011 07:59 |  | | İstanbul Boğazı?nın 100 metre altında, iki katlı ve 2?şer şeritli olacak. Asrın projesi olarak adlandırılan Marmarayda Boğazı denizaltından birleştiren tünellerin açılışını yapan Başbakan Erdoğan, İstanbul Boğazı Karayolu Tüp Geçiş Projesinin de temelini attı. Trafiği azaltacak proje, denizaltınI adeta otobana çevirecek. Kazlıçeşme-Göztepe arası 15 dakikaya inecek. 4.5 yılda bitecek.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Boğazı Karayolu Tüp Geçiş Projesinin temelini attı. Erdoğan, Denizin altına adeta otoyol döşeyeceğiz. Tüp geçit demiyorum dikkat edin otoyol diyorum, böyle bir şekilde inşa edeceğimiz tünellerle, artık araçlarımıza, Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinden sonra 3üncü bir geçit daha kazandırıyoruz dedi.
Asrın projesi olarak adlandırılan Marmarayda Boğazı denizaltından birleştiren deniz ve kara tünellerin açılışını yapan Başbakan Erdoğan, Avrupa yakasından Asya yakasına denizin altından yürüyerek geçti. 151 yıllık rüyanın gerçekleştiğini söyleyen Erdoğan, Marmaraydaki incelemelerinin ardından, Haydarpaşada karayolu tüp geçişi temel atma törenine katıldı, deniz altına yapılacak otoyol projesini anlattı. Tarihi bir anın yaşandığını ifade eden Erdoğan, Asrın projesi olarak görülen Marmarayın inşaatı hızla devam ediyor ve inşallah 2013ün 29 Ekiminde tamamıyla işletmeye almayı planlıyoruz. Trenler o gün çalışmaya başlayacak diye konuştu.
Marmarayın tamamlanma aşamasına geldiği bir noktada, bugün İstanbul ve Türkiye için bir başka büyük projenin de temelini attıklarını kaydeden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
Denizin altına adeta otoyol döşeyeceğiz. Tüp geçit demiyorum dikkat edin otoyol diyorum, böyle bir şekilde inşa edeceğimiz tünellerle, artık araçlarımıza, Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinden sonra 3. bir geçit daha kazandırıyoruz. Bu projeyle, köprü trafiğini azalttığımız kadar, şehir içi trafiğine de nefes aldırıyoruz. Avrupa yakasında, Florya-Sirkeci sahil yolu, Kazlıçeşmeden girecek bir araç, denizin altından, tüp geçitlerden geçerek, Anadolu tarafında Ankara Devlet Yolunun Göztepe Kavşağına ulaşacak. Proje üç bölümden oluşuyor. İlk bölüm, Avrupa tarafında, Kumkapı-Kazlıçeşme arasında mevcut yolların genişletilmesi, hemzemin kesişmelerin ortadan kaldırılmasından oluşuyor. İkinci bölüm, Kumkapıdan başlayıp, tamamen deniz altından geçerek Asya tarafında Marmara Üniversitesinden sonraki Eyüp Aksoy kavşağından Ankara asfaltına bağlanacak, böylece otoyola girmiş olacağız. Üçüncü bölüm ise Ankara Asfaltı ile Göztepe Kavşağı arasındaki yol ve kavşakların iyileştirilmesinden oluşacak. Toplam 14,6 kilometre uzunluğunda olan bu yolun 5,5 kilometresi denizin altından geçecek. Kazlıçeşme-Göztepe arası 100 dakika iken, projenin tamamlanmasıyla birlikte aynı güzergah 15 dakikada geçilebilecek.
Erdoğan, bu projenin, sadece denizin altına tünelin tüp geçitlerin yerleştirilmesinden ibaret olmadığını, proje kapsamında 8 alt geçit, 10 yaya üst geçidi, 4 kavşak düzenlemesi yapılacağını belirtti. Projenin kendisine takdim edildiği ve ihalede ortaya konulduğu kadarıyla 55 ayda, yani 4,5 yılda tamamlanmasının düşünüldüğünü vurgulayan Erdoğan, Tabii burada bir pazarlık yapacağız dedi.
Türk-Kore ortak girişimiyle inşa edilecek projenin bedelinin ise 1 milyar 75 milyon dolar olarak belirlendiğini kaydeden Erdoğan, hiçbir kamu kaynağı kullanmadan, kaynakların çeşitlendirilmesi anlayışından hareketle yap-işlet-devret modeliyle bu yolu inşa edecek ve çok kısa sürede Türkiyeye kazandıracaklarını kaydetti.
Marmaray Projesinin Sirkeci istasyonundan asansörle deniz seviyesinin 60 metre altına inen Başbakan Erdoğanı burada bir sürpriz bekliyordu. 57 yaşına giren Erdoğana Marmaray çalışanları bir pastayla sürpriz doğum günü kutlaması yaptı. Mumları üfleyerek pastayı kesen Erdoğan, kadın çalışanlara ve gazetecilere ikram etti. Gazetecilerin yeni yaşı ile ilgili sorularını yanıtlayan Erdoğan, 56 yıl nasıl geçti onun hesabını yapmak lazım. Bakıyorsunuz bir an gibi geldi geçti. Marmaray projesi Sultan Abdülmecitin 1860 yılında görebildiği bir proje. Onlar o günden bugünü hayal etmişler. Ama ne yazık ki bir el çıkıp da kazmayı vurmamış. Bu kazmayı vurmak, projeyi güncelleyerek yapmak da AK Parti iktidarına nasip oldu dedi.
Dünyadaki en büyük ulaşım altyapı projelerinden olan Marmaray Projesi, 76 kilometrelik raylı sistemden oluşacak. Gebzeden başlayacak olan hat, Süğütlüçeşmede yerin altına girecek Üsküdar-Sirkeci hattında boğazın altından geçerek Kazlıçeşmede yer üstüne çıkacak ve Halkalıda son bulacak. Proje kapsamında Gebze-Haydarpaşa ile Sirkeci-Halkalı Banliyö Hatları da iyileştirilecek. Marmarayla boğaz geçişi 2 dakikaya düşecek. Projenin 27 Mart 2012de tamamlanması bekleniyor. Marmaray hattı aynı zamanda Avrupa ve Anadolu yakasındaki iki havaalanıyla da entegre olacak. Marmaray hattının Pendik-Sabiha Gökçen Havaalanı arasında 10 kilometrelik bağlantı kurulacak. Yine Hattın Ataköy Atatürk | | Samanyolu Haber Son Dakika 27.02.2011 | | | 151yıllıkrüyagerçekoluyor151 yıllık rüya gerçek oluyor |
|
| Boğaz'da dev proje | Samanyolu Haber | 26.02.2011 22:35 |  | | İki kıtayı birbirine bağlayacak İstanbul Boğazı Karayolu Tüp Geçiş Projesinin temeli atıldı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Denizin altına adeta otoyol döşeyeceğiz. Tüp geçit demiyorum dikkat edin otoyol diyorum, böyle bir şekilde inşa edeceğimiz tünellerle, artık araçlarımıza, Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinden sonra 3üncü bir geçit daha kazandırıyoruz. Bu projeyle, köprü trafiğini azalttığımız kadar, şehir içi trafiğine de nefes aldırıyoruz dedi.
Başbakan Erdoğan, İstanbul Boğazı Karayolu Tüp Geçiş Projesinin Haydarpaşa Limanında düzenlenen temel atma töreninde yaptığı konuşmada, hep birlikte tarihi bir anın yaşandığını ifade etti.
Temel atma törenine gelmeden önce, İstanbulun Avrupa ve Asya yakalarını, yani iki kıtayı birbirine demiryoluyla bağlayacak olan Marmarayda incelemelerde bulunduğunu anlatan Erdoğan, aslında daha önce deniz altı kısmını iki kez gezdiğini, ama o zaman karaya yönelik delme işlemlerinin devam ettiğini, şu anda onların da bittiğini kaydetti.
Sirkeciden girip, Üsküdardan çıktıklarını ve deniz ile karayı buluşturduklarını, aynı zamanda bunun açılışını da yaptıklarını vurgulayan Erdoğan, Asrın projesi olarak görülen Marmarayın inşaatı hızla devam ediyor ve inşallah 2013ün 29 Ekiminde tamamıyla işletmeye almayı planlıyoruz. Trenler o gün çalışmaya başlayacak diye konuştu.
Marmarayın tamamlanma aşamasına geldiği bir noktada, bugün İstanbul ve Türkiye için bir başka büyük projenin de temelini attıklarını kaydeden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
Denizin altına adeta otoyol döşeyeceğiz. Tüp geçit demiyorum dikkat edin otoyol diyorum, böyle bir şekilde inşa edeceğimiz tünellerle, artık araçlarımıza, Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinden sonra 3üncü bir geçit daha kazandırıyoruz. Bu projeyle, köprü trafiğini azalttığımız kadar, şehir içi trafiğine de nefes aldırıyoruz. Avrupa yakasında, Florya-Sirkeci sahil yolu, Kazlıçeşmeden girecek bir araç, denizin altından, tüp geçitlerden geçerek, Anadolu tarafında Ankara Devlet Yolunun Göztepe Kavşağına ulaşacak. Proje üç bölümden oluşuyor. İlk bölüm, Avrupa tarafında, Kumkapı-Kazlıçeşme arasında mevcut yolların genişletilmesi, hemzemin kesişmelerin ortadan kaldırılmasından oluşuyor. İkinci bölüm, Kumkapıdan başlayıp, tamamen deniz altından geçerek Asya tarafında Marmara Üniversitesinden sonraki Eyüp Aksoy kavşağından Ankara asfaltına bağlanacak, böylece otoyola girmiş olacağız. Üçüncü bölüm ise Ankara Asfaltı ile Göztepe Kavşağı arasındaki yol ve kavşakların iyileştirilmesinden oluşacak. Toplam 14,6 kilometre uzunluğunda olan bu yolun 5,5 kilometresi denizin altından geçecek. Kazlıçeşme-Göztepe arası 100 dakika iken, projenin tamamlanmasıyla birlikte aynı güzergah 15 dakikada geçilebilecek.
Erdoğan, bu projenin, sadece denizin altına tünelin tüp geçitlerin yerleştirilmesinden ibaret olmadığını, proje kapsamında 8 alt geçit, 10 yaya üst geçidi, 4 kavşak düzenlemesi yapılacağını belirtti.
Projenin kendisine takdim edildiği ve ihalede ortaya konulduğu kadarıyla 55 ayda, yani 4,5 yılda tamamlanmasının düşünüldüğünü vurgulayan Erdoğan, Tabii burada bir pazarlık yapacağız dedi.
Türk-Kore ortak girişimiyle inşa edilecek projenin bedelinin ise 1 milyar 75 milyon dolar olarak belirlendiğini kaydeden Erdoğan, hiçbir kamu kaynağı kullanmadan, kaynakların çeşitlendirilmesi anlayışından hareketle yap-işlet-devret modeliyle bu yolu inşa edecek ve birazdan belirleyecekleri sürede Türkiyeye kazandıracaklarını bildirdi.
Başbakan Erdoğan, bu büyük projenin İstanbula, Türkiyeye ve millete hayırlı olmasını dilediğini ifade eti.
Erdoğan, prensip olarak temel atma törenlerine katılmadığını, daha ziyade açılış törenlerini tercih ettiğini dile getirerek, Türkiye genelinde 81 vilayette yapımını tamamladıkları eser ve hizmetlerin açılışına dahi yetişemediğini, toplu açılışlar yaptıklarını anlattı.
Ancak son iki ayda, iki törene katıldığını, bunlardan birincisinin İstanbul için çok büyük, tarihi nitelikte olan, İstanbul–İzmir Otoyolu ve Körfez Geçiş Projesi temel atma töreni olduğunu anlatan Erdoğan, İstanbulu Körfez üzerindeki asma köprüyle İzmite bağlayacak, oradan da İzmire kadar devam edecek otoyolun temelini büyük bir heyecanla attıklarını ve çalışmaları orada başlattıklarını vurguladı.
Başbakan Erdoğan, yarın o projeyle alakalı yeni bir temel atma törenini İzmirde Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırımın katılımıyla gerçekleştireceklerini belirtti.
Yine, Hatayda geçen ay içinde bir temel atma töreni gerçekleştirdiklerini anımsatan Erdoğan, Türkiye ile Suriye arasında, Asi Nehri üzerinde iki ülkenin ortak olarak Dostluk Barajını inşa ettiğini kaydederek, Bunlar olmaz denilen şeylerdi ama oluyor dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bugün de İstanbul için son derece önemli, son dere | | Samanyolu Haber Son Dakika 26.02.2011 | | | BoğazdadevprojeBoğazda dev proje |
|
| Saç ekiminde devrim! | Vatan Gazetesi | 10.02.2011 12:17 |  | | |
| Greft başına fiyat 1 Euro oldu, Türkiye saç ekiminde bölge merkezine dönüştü - Erkan ÇELEBİ | Hürriyet | 06.02.2011 14:02 |  | | |
| Greft başına fiyat 1 Euro oldu, Türkiye saç ekiminde bölge merkezine dönüştü | Hürriyet | 06.02.2011 08:08 |  | | |
| Greft başına fiyat 1 Euro oldu, Türkiye saç ekiminde bölge merkezine dönüştü - Erkan ÇELEBİ | Hürriyet | 06.02.2011 01:46 |  | | |
| Greft başına fiyat 1 Euro oldu, Türkiye saç ekiminde bölge merkezine dönüştü | Hürriyet | 06.02.2011 01:35 |  | | |
| İyi tarım uygulamalarıyla Manavgat'ta 5 kat fazla ürün alınacak | Samanyolu Haber | 03.02.2011 17:04 |  | | Antalyanın Manavgat ilçesinde organik ve iyi tarım uygulamalarıyla 5 katı daha fazla ürün alımı hedefleniyor.
Manavgat Tarım İlçe Müdürü ve Ziraat Yüksek Mühendisi Hakan Eski, ilçede organik ve iyi tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak için çaba harcadıklarını belirtti. Babadan dededen kalma yöntemle tarım yapmanın sona erdiğini belirten Hakan Eski, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü(FAO) kriterlerine göre üretilen her ürünün dünyada her zaman alıcısının olacağını ifade etti. Manavgatta 423 bin dekarlık alanda tarım yapıldığını belirten Eski, toplam 2 milyon 237 dekarın 107 bini çayır ve mera, 1 milyon 496 bini ormanlık ve fundalık ve 210 bin dekarın ise tarım dışı alan olduğunu ifade etti. Geçen yıl 245 bin dekar alanda tarla bitkileri ekimi yapıldığını belirten Eski, bu ekimde 117 bin ton üretim gerçekleştiğini kaydetti.
Bölgede tarım arazisi ekiminde 170 bin dekarla birinci sırada buğday üretimi olduğunu belirten Eski, ekim alanından 73 bin 750 ton üretim gerçekleştiğini kaydetti. Eski, Bölgemizde kaliteli ve nitelikli ürün elde etmek için organik ve iyi tarım çalışmalarına önem veriyoruz. Ziraat mühendislerimiz köy köy dolaşarak iyi tarım uygulamaları hakkında bilgilendirme yapıyor. İyi tarım uygulamasıyla üreticiden tüketiciye sağlıklı zincir halkası oluşuyor. Buda üretici ile tüketici arasında karşılıklı güveni pekiştiriyor. İyi tarım uygulaması çiftçilerimizin bilinçli tarım yapmasına öncü oluyor. Çiftçilerimiz, ziraat mühendislerimizin bilgilendirmesi sonrası ürünü ne zaman ekeceği, hangi gübreyi kullanacağı, hangi çevreci ilaçlama çalışması yapacağı ve hangi ürünün hangi toprakta yetişeceği hakkında yerinde uygulamalı bilgilendirme yapıyor. En önemlisi de toprak tahlili analizi yapımına öncülük ediyor. diye konuştu.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 03.02.2011 | | | İyitarımuygulamalarıylaManavgatta5katfazlaürünalınacakİyi tarım uygulamalarıyla Manavgatta 5 kat fazla ürün alınacak |
|
| Ukrayna'da seçimler ertelendi | Milli Gazete | 01.02.2011 17:11 |  | | |
| Ukrayna'da seçimler ertelendi | Milli Gazete | 01.02.2011 17:04 |  | | |
| Ukrayna'da seçimler ertelendi | Zaman | 01.02.2011 16:44 |  | | |
| İşsiz sayısı 398 bin kişi azaldı | Taraf Gazetesi | 18.01.2011 08:19 |  | | |
| Son 50 yılın en kurak sonbaharı | Samanyolu Haber | 03.12.2010 12:04 |  | | GAP kapsamında yer alan Mardin yöresinde son 50 yılın en kurak sonbahar mevsimi yaşanıyor. Susuzluktan çatlayan topraklar yüzünden çiftçileri ekim yapamama kaygısı yaşıyor.
Yukarı Mezopotamya ovasının Mardin kesiminde, değişkenlik gösteren mevsimsel hareketlerin küresel ısınmadan meydana geldiği belirtildi. Son 4 yıldır yörede yaşanan kısmi kuraklık sebebi ile bereketli toprakların susuzluktan çatlaması yüzünden çiftçileri ekim yapmama korkusu sardı. Son 50 yılın en kurak sonbahar mevsimini yaşayan Mardinli çiftçiler, yağışa bağlı tarlalarda hububat ekimi yapmaktan endişeli.
Yörede 2 milyon dekar arazinin yağışa bağlı ekilebilir alan olması sebebi ile hububat ekiminde, aralık ayı ortalarını bekleyen Ortaköy beldesi önder çiftçilerden Fesih Kip, son 4 yıldır yaşanan kuraklık yüzünden ektikleri hububattan tohumluk dahi alamadıkların bu nedenle de ekimde acele etmeyeceklerini söyledi. Yağışa bağlı tarlalardan bir kısmına artizyen kuyuları açarak, sulu tarıma dönüştürme gayretlerinin de yüksek maliyetler getirdiğini belirten Çiftçi Hüseyin Demir ise, 50 yıldır ilk defa böyle bir kuraklık ile karşı karşıya kaldıklarını söyledi. Demir, Yağmur yağmazsa ekinlerimiz tarlada kuruyacak. Bu da gübre, tohum ve.nadanın maliyetini karşılayamamaktan korkuyoruz. Susuzluktan bereketli Mezopotamya topraklarımızın bir bölümü ciddi manada büyük çatlamalar oldu. Bu çatlaklar insanın avuçlarını gömecek kadar derin ve ürkütücü. Eğer yağış düşmezse, yağışa bağlı tarlalarımızda şu aşamada ekim yapmamakta kararlıyız. Çünkü ciddi kuraklık kaygılarımız var. dedi,
67 yaşındaki Şeyhmus Bağış adlı çiftçi ise, ömrü boyunca böyle kurak bir sonbahar yaşamadığını dile getirdi.
Mardin Ziraat Odası Başkanı Malik Özkan, Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki çiftçilerin 2007 yılında da kuraklıktan büyük zarar gördüğünü söyledi. Özkan, O yıl ilk bahar mevsimi kurak geçmişti, Bu sefer sonbahar kurak geçiyor. Son yılların en kurak mevsimini yaşıyoruz. Bu gidişle tohum toprağın altında kalacak. Çiftçi ikinci kez tohum ekmek zorunda kalacak. Buda ister istemez ek bir bütçe daha ortaya çıkacak.
Sulu tarımın yapıldığı alanlarda buğday başaklarının 5-6 santim boy attığı Mardin yöresinde, çiftçilerin hububat ekimi için gözlerini kış mevsiminin aralık ayında düşeceği beklentisinde olduğu yağmurlara çevrilmiş durumda. 7 bin dolayında ki çiftçinin yüzde 60ının sonbaharda düşmeyen yağışlar sebebi ile hububat ekimi yapmaktan endişeli olduğu belirtildi. | | Samanyolu Haber Son Dakika 03.12.2010 | | | Son50yılınenkuraksonbaharıSon 50 yılın en kurak sonbaharı |
|
| İl Özel İdaresi'nden Batman?a çam fidanı | Samanyolu Haber | 27.11.2010 18:35 |  | | Batman Valisi Ahmet Turhanın talimatlarıyla, İl Genel Meclis üyelerinin katkılarıyla kent için 15 bin çam fidanı alımı yapıldı. Fidanlardan 9 bin adedi il özel idaresi ile il tarım müdürlüğünün koordineli çalışmaları ile özel idare bahçesine, 6 bin adedi ise kentin muhtelif yerlerine ekildi. İl Özel İdaresinden Yusuf Karatoprak, konuya ilişkin açıklamasında, Valimiz Ahmet Turhanının talimatları doğrultusunda 15 bin adet çam fidanı satın aldık. Batmanın akciğerini oluşturacak olan Özel İdare Bahçesine 9 bin adedinin ekimini gerçekleştirdik. Bu fidanların ekiminde özveriyle çalışan Özel İdare personeli ile İl tarım Müdürlüğü personellerine teşekkür ediyorum. Öyle inanıyorum ki bu fidanlar büyüdüğü zaman kentin oksijen deposu olacaktır. Bu hayırlı işe sebep olan başta Valimiz Ahmet Turhana meclis üyelerine ve katkısı olan herkese teşekkür ediyorum. dedi.
(CİHAN)
| | Samanyolu Haber Son Dakika 27.11.2010 | | | İlÖzelİdaresindenBatman?açamfidanıİl Özel İdaresinden Batman?a çam fidanı |
|
| Başörtülü kadın kırmızı halıda yürüdü, Cumhuriyet turp gibi | GazetePort | 20.10.2010 01:36 |  | | |
| Domates alırken dikkat edin | Samanyolu Haber | 18.10.2010 17:04 |  | | Antalya ve çevresinde Temmuz ve Ağustos aylarında aşırı sıcaklar nedeniyle erken hasat edilen ve sonbahar döneminde ürün sıkıntısı çekilmesi nedeniyle fiyatı pazarda 10 TLye kadar çıkan domatesin fiyatının Kasım ayından itibaren yavaş yavaş düşeceği bildirildi. Antalya Ziraat Odası Başkanı Halil Ordu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Temmuz ve Ağustos aylarında aşırı sıcak ve nemli hava nedeniyle tarla ürünlerinde erken hasat yapıldığını, bu nedenle piyasada domates başta olmak üzere sebze sıkıntısı yaşandığını söyledi.
Tarla ürünün sona ermesi, sera ürününde de geç ekim yapılması dolayısıyla ara dönemde arz sıkıntısı ortaya çıktığını, bu nedenle domates fiyatlarının aşırı yükseldiğini belirten Ordu, şunları kaydetti:
Domates yetiştiren üretici kazandı. Şu anda domates pazarda ve süper marketlerde 7-10 TL arasında işlem görüyor. Aşırı sıcak tarla ürününü yaktı. Domates güvesi (Tuta absoluta) zararlısı nedeniyle de domates ekiminde tereddüt eden çiftçi geç ekim yaptı. Şu anda ürün boşluğu oluştu. Halkımız, 15-20 gün daha sabredecek. Ancak 15 gün sonra, Kasım ayı başından itibaren sera ürünü pazara yavaş yavaş giriş yapar. Zaten şu sıralarda ufak tefek hasat edilen ürünler pazara girmeye başladı. Kasım ayından itibaren fiyatlar düşer. Ancak 2 TLden aşağıya da düşmez.
Ordu, aşırı sıcakların sadece domatesi etkilemediğini biber, taze fasulye ve patlıcan gibi sebzelerin de yandığını bildirdi. Ordu, Diğer sebze fiyatlarının da yüksek olması yaz dönemindeki aşırı sıcaklardandır. Çünkü tarla ürünü sebze, aşırı sıcaklar nedeniyle erken hasat edildi. Bu nedenle sonbahar döneminde pazara tarla ürünü gelmiyor. Arz-talepten dolayı da fiyatlar yüksek dedi.
Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Antalya Şubesi Başkanı Vahap Tuncer de domates fiyatlarının Kasım ayı başına kadar yüksek seyredeceğini belirtti. Kasım ortasından sonra ürünün bollaşmaya başlayacağını anlatan Tuncer, Aralık ayı başından itibaren de fiyatların ineceğini kaydetti. Türkiyede domates güvesi (Tuta absoluta) zararlısının hem açık alanları hem de sera alanlarını olumsuz etkilediğini vurgulayan Tuncer, domates güvesi ile mücadelede devlet desteğinin şart olduğunu dile getirdi. Tuncer, şöyle devam etti:
Şu anda domates güvesi zararlısı ile mücadelede devlet desteği şart. Bu sene beklenen destekler zamanında çıkmadı. Devlet bu konuda destek vermiş olsa bile zaman geldi geçti. Devletin 2011 yılı için destekleme programı uygulayacağı anlaşılıyor. Bu konuda taslak çalışma yapılmış görünüyor. Seracılara verilecek desteğin gerçekten sorunu çözecek katkı düzeyinde olması lazım. Bu iş için dönüm başı 1500 TL maliyet gerekiyor. Bunun en az yarısının devlet tarafından karşılanması durumunda üreticiler domates güvesi zararlısı ile gerekli tedbirleri alacaktır. Aksi takdirde, düşük tutulan bir destekleme miktarı istenilen sonuca yararı olmayacaktır.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığının bunu dikkate alarak sorunu çözecek desteği açıklaması gerektiğini bildiren Tuncer, Domatesteki yokluk Temmuz ve Ağustos aylarındaki sıcakların etkisindendir. Diğer sebze fiyatları da yüksek. Domates bulamayan vatandaş salatalık için marula ve diğer yeşil sebzelere yöneliyor. Bu da talep artışına bağlı fiyatları da artıyor. Yaz aylarının çok sıcak geçmesi nedeniyle tarla ürünü sebzelerinde döllenme ve meyve tutumunda sorunlar yaşandı. Buna bağlı olarak da ürün az oldu dedi.
Sera ürünlerinin üretim merkezi olan Kumlucanın Ticaret Borsası Başkanı Fatih Durdaş, domates fiyatlarının yüksek olmasının piyasada talebi karşılayacak ürün miktarının olmamasından kaynaklandığını söyledi.
Geçtiğimiz yıllara oranla pazarda domates fiyatlarının yüksek olmasının, talebe göre pazara ürün arz edilememesinden kaynaklandığını anlatan Durdaş Türkiyede örtü altı sera üretiminde önemli bir yere sahip olan Kumlucada erken güzlük domates 15-20 gün içerisinde piyasaya çıkacak. Yeni ürünlerin pazara çıkmasıyla fiyatlar da normale dönecek diye konuştu.
Ülke genelinde domates fiyatlarının yüksek olması, pazara arz edilen ürün kısıtlılığından kaynaklanmaktadır diyen Durdaş, bunun sebebi olarak da, aşırı sıcaklar dolayısıyla seralardaki domates üretiminin 10-15 gün gecikmesini gösterdi. Durdaş, bunun yanında domates güvesi olarak bilinen Tuta Absoluta zararlısının sera üretimine büyük zarar verdiğine işaret etti.
Antalya Yaş Meyve Sebze İhracatçı Birlikleri (AYMSİB) Başkan Yardımcısı Cahit Özer ise domates fiyatlarının yüksek olmasının çiftçinin güzlük domates ekimini ihmal etmesinden kaynaklandığını bildirdi. Geçen yıl Ekim başında domatesin kilogram fiyatının 30 kuruş, salatalığın 10 kuruş olduğunu hatırlatan Özer, bundan dolayı üreticilerin erken üretim yapmadıklarına dikkati çekti. Özer, şöyle konuştu:
Domates fiyatlarının bu yıl yüksek olmasının iki ana nedeni var. Bunlardan birincisi tarla üretimi yapan çiftçilerin bundan önceki yıllarda üretimlerinin karşılığını alamaması nedeniyle ürün azlığı, aşırı sıcaklar ve bu yılki üretiml | | Samanyolu Haber Son Dakika 18.10.2010 | | | DomatesalırkendikkatedinDomates alırken dikkat edin |
|
|
| |