Habergec.Com Aranan Kelimeler:emniyet müdürü teslim oldu Değerlendirme: 10 / 10 396341
habergec.com
24.04.2014 Perşembe
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler
Gazeteler
İnternet Siteleri
Televizyonlar
Radyolar
Diğer

:: Gruplar
 

emniyet müdürü teslim oldu

Emniyet, operasyonda kalp krizi geçiren müdüre ağlıyor
Zaman
15.04.2014
02:05
Edirne’de iki polis memurunun silahla yaralanması olayının yaşandığı yere giden 45 yaşındaki İl Emniyet Müdür Yardımcısı Ertan Nezihi Turan burada geçirdiği kalp krizi sonucu şehit oldu.Emniyet ekiplerine önceki gece saat 02.00 sularında bir ihbar geldi. Mehzilahir Mahallesi Taşköprü Sokak’ta 2 kadının yaşadığı eve kimliği belirsiz bir kişi tarafından tabancayla ateş edildiği bilgisi verildi. Gece ekiplerinde görevli polis memuru Özcan Karakaşoğlu ve Mehmet Ali Uzun olay yerine geçti. İki polis, saldırıyı gerçekleştiren Ö.Ç. isimli şahsı gözaltına almak istedi. Ancak saldırgan polise silahla karşılık verdi. 7-8 el ateş eden şahıs, iki polis memurunu bacaklarından yaraladı. Yaralı polisler telsizle merkezden yardım istedi. Bunun üzerine iki ambulans ve çok sayıda ekip bölgeye sevk edildi. Polis memurları ambulansla Edirne Devlet Hastanesi’ne kaldırılırken emniyet güçleri de şahsın yakalanması için geniş çaplı operasyon başlattı. Edirne Emniyet Müdürü Rahmi Baştuğ başta olmak üzere müdür yardımcıları, şube müdürleri gece boyunca mesai yaptı. Ö.Ç.’nin saklandığı ev tespit edildi. Ardından Emniyet Müdür Yardımcısı Ertan Nezihi Turan koordinatörlüğündeki ekip Su Terazisi Sokak’taki eve saat 05.00 sularında operasyon için gitti. Polisler evde saklanan saldırgana teslim olması yönünde çağrıda bulundu ancak karşılık alamadı. Bunun üzerine koçbaşı ile evin kapısı kırıldı. Bu sırada kalp hastası olduğu belirtilen müdür yardımcısı Turan fenalaşarak yere yığıldı. Meslektaşları tarafından Edirne Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Turan’ı hayata döndürmek mümkün olmadı. Silahlı saldırıdan 4 saat sonra Ö.Ç., kapıyı koçbaşı ile kırarak içeri giren polisler tarafından gözaltına alındı. Ertan Nezihi Turan’ın şehit olduğu haberini alan meslektaşları hastaneye akın etti. İl Emniyet Müdürü Rahmi Baştuğ başta olmak üzere emniyet yetkilileri ve çok sayıda polis hastane bahçesini doldurdu. Bu arada Edirne Valisi Hasan Duruer de hastaneye gelerek yetkililerden bilgi aldı. Edirne Emniyet Müdür Yardımcılığı görevine geçtiğimiz yıl ağustos ayında Erzurum’dan atanan, eşi de polis olan 2 çocuk babası 23 yıllık polis Ertan Nezihi Turan’ın ölüm haberi ailesi ve akrabalarını yasa boğdu. Acı haberi alan polis memuru Velda Turan da hastaneye geldi. Ayakta durmakta güçlük çeken kadını meslektaşları sakinleştirmeye çalıştı.
Zaman
Güncel
15.04.2014
EmniyetoperasyondakalpkrizigeçirenmüdüreağlıyorEmniyet operasyonda kalp krizi geçiren müdüre ağlıyor
Bülent Korucu - Telekulak mağdurlarına çağrı
Zaman
28.02.2014
02:10
Hukuksuz dinleme ve takip, Türkiyenin önemli sorunlarından biri. Teknolojinin ilerlemesinin beraberinde getirdiği önemli riskler arasında, telekulağı kolaylaştırması var.Dinleme ve fizikî takipten, suçun önlenmesindeki faydasından dolayı vazgeçmek zor. Hele terör belasıyla mücadele eden bir ülke iseniz fazla seçeneğiniz kalmıyor. Bir anlık gözden kaçırmanın Ankara Anafartalar, İstanbul Güngören patlamaları gibi ağır faturaları oldu. Dinlemeleri sıfırlamayı talep etmek gerçekçi değil. Fakat bütün bütün teslim olmamız da gerekmiyor. Özgürlük esas, kısıtlama istisnadır. İstisnayı kaide haline getirecek yolları tıkamak ve kötüye kullanımı ortaya çıkarıp cezalandırmak caydırıcı olacaktır. Her kamu yetkisi beraberinde denetleme mekanizması ve istismarı cezalandıracak mevzuatla birlikte var olmalı.Bugünlerde yine telekulak haberleri havada uçuşuyor. Star ve Yeni Şafak gazeteleri hafta başında ortak manşetle çıkıp yedi bin kişinin tek bir dosya üzerinden dinlendiğini ileri sürdü. Sonra bu rakam 2.280e indi. Başsavcılığın açıklamasında dikkatli gözlerin yakalayabileceği ‘doğrudan ve dolaylı ifadesi yer aldı. Radikal bir terör örgütü iddiasıyla yapılan soruşturmada Ertuğrul Özkök, Defne Samyeli ve Metin Şentürk gibi isimlerin yer almasının tuhaflığı henüz izah edilmedi. Hayalet, pardon paralel avcısı gazeteler gelen tepkilere göre haberi güncellemeye devam ediyor. Önce iki savcının inisiyatifi olarak sunulan haberi Star, ‘240 mahkeme kararı var şeklinde dönüştürdü. Dosyaların Terörle Mücadele Şubesine teslim edildiğini ve başsavcılığın hâkimler ve savcılar hakkında işlem başlattığını yazdı. Hâkimleri ne zamandan beri başsavcılık, hatta polisler denetliyor! Denetim, itiraz açısından üst mahkeme ve temyiz yönünden Yargıtay tarafından yapılır. İdarî denetim ise Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yetkisinde. Dosyalar birine teslim edilecekse ancak müfettişler olabilir. En komik haberi ise Sabah Gazetesi yaptı. ‘Paralel yapının arşivi yeraltından çıktı başlıklı haber basın tarihine geçebilecek nitelikte. LAW silahları gibi ormanlık bir arazide toprağın altına gömülmüş dosyalar hayal ediyorsunuz değil mi? Haberin içini okuduğunuzda Çağlayan Adliyesinin arşive ve adlî emanetinin eksi 6. katta bulunduğunu ve klasörlerin orada muhafaza edildiğini öğreniyorsunuz. Muhabir müthiş bir ayrıntı da yakalamış: Çuvalların ağzı mühürlüymüş! ‘Başka nerede ve hangi halde bulunması gerekiyordu ki? diye sorduğunuzu duyar gibi oluyorum. Bu algı mühendisleri kendilerini çok zeki, milleti ise aptal sanıyor.Başından beri söylüyorum bu tür haber ve yaklaşımlar telekulakla mücadeleye en büyük zararı veriyor. Özel hayatın mahremiyeti mücadelesini fertlerin, sivil toplumun ve biraz da mağdurların yapması kaçınılmaz. Devlet ricali yani siyaset ve bürokrasi havanda su dövmekten öteye geçmiyor. Ankara Emniyet Müdürü Cevdet Saral ve ekibine suçüstü yapıldığı halde zamanaşımından ceza almaktan kurtuldular. 8. Kat Çetesi diye ünlenen ekibin icraatlarından dolayı devlet, Yargıtay Daire Başkanı Naci Ünvere ve başka mağdurlara tazminat ödedi. İşte o kadar. Deniz Baykal kendisine kurulan kumpasla ilgili “Artık somut gelişme ve belge istiyorum.” diyor. Başbakan Erdoğan “Yarım saat içinde o görüntüyü kaldırttım.” demekle yetiniyor. Siyasetçiler belirsizlikten haz ve siyasî rant alıyor. Ne MHP ve ne de Baykalı hedef alan çirkin kasetler konusunda ilerleme var. Belirsizlik mağduru daha mağdur ediyor, siyasî iradenin ise seçim malzemesi olarak işine yarıyor. Şimdi ortaya çıkan dinleme iddialarıyla ilgili de mağdurlar harekete geçmezse aynısı olacak. Akabe Vakfı çok doğru tavırla suç duyurusunda bulundu. Bütün mağdurlar aynı yolu takip etmeli. Gerçekten kanunsuz bir dinleme varsa ortaya çıkarılmalı ve hesabı sorulmalı. Yok, bir algı mühendisliği yapıp kamuoyunu yönlendirmek üzere operasyon çekiliyorsa o da ortaya çıksın. Mağdurların girişimi iki açıdan da önemli sonuçlar doğurur. Hem kendi adlarına hem de bundan sonraki istismarların önüne geçmek üzere lütfen mücadeleden vazgeçmesinler.
Zaman
En Çok Okunan
28.02.2014
BülentKorucu-TelekulakmağdurlarınaçağrıBülent Korucu - Telekulak mağdurlarına çağrı
Bülent Korucu - Telekulak mağdurlarına çağrı
Zaman
28.02.2014
02:10
Hukuksuz dinleme ve takip, Türkiyenin önemli sorunlarından biri. Teknolojinin ilerlemesinin beraberinde getirdiği önemli riskler arasında, telekulağı kolaylaştırması var.Dinleme ve fizikî takipten, suçun önlenmesindeki faydasından dolayı vazgeçmek zor. Hele terör belasıyla mücadele eden bir ülke iseniz fazla seçeneğiniz kalmıyor. Bir anlık gözden kaçırmanın Ankara Anafartalar, İstanbul Güngören patlamaları gibi ağır faturaları oldu. Dinlemeleri sıfırlamayı talep etmek gerçekçi değil. Fakat bütün bütün teslim olmamız da gerekmiyor. Özgürlük esas, kısıtlama istisnadır. İstisnayı kaide haline getirecek yolları tıkamak ve kötüye kullanımı ortaya çıkarıp cezalandırmak caydırıcı olacaktır. Her kamu yetkisi beraberinde denetleme mekanizması ve istismarı cezalandıracak mevzuatla birlikte var olmalı.Bugünlerde yine telekulak haberleri havada uçuşuyor. Star ve Yeni Şafak gazeteleri hafta başında ortak manşetle çıkıp yedi bin kişinin tek bir dosya üzerinden dinlendiğini ileri sürdü. Sonra bu rakam 2.280e indi. Başsavcılığın açıklamasında dikkatli gözlerin yakalayabileceği ‘doğrudan ve dolaylı ifadesi yer aldı. Radikal bir terör örgütü iddiasıyla yapılan soruşturmada Ertuğrul Özkök, Defne Samyeli ve Metin Şentürk gibi isimlerin yer almasının tuhaflığı henüz izah edilmedi. Hayalet, pardon paralel avcısı gazeteler gelen tepkilere göre haberi güncellemeye devam ediyor. Önce iki savcının inisiyatifi olarak sunulan haberi Star, ‘240 mahkeme kararı var şeklinde dönüştürdü. Dosyaların Terörle Mücadele Şubesine teslim edildiğini ve başsavcılığın hâkimler ve savcılar hakkında işlem başlattığını yazdı. Hâkimleri ne zamandan beri başsavcılık, hatta polisler denetliyor! Denetim, itiraz açısından üst mahkeme ve temyiz yönünden Yargıtay tarafından yapılır. İdarî denetim ise Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yetkisinde. Dosyalar birine teslim edilecekse ancak müfettişler olabilir. En komik haberi ise Sabah Gazetesi yaptı. ‘Paralel yapının arşivi yeraltından çıktı başlıklı haber basın tarihine geçebilecek nitelikte. LAW silahları gibi ormanlık bir arazide toprağın altına gömülmüş dosyalar hayal ediyorsunuz değil mi? Haberin içini okuduğunuzda Çağlayan Adliyesinin arşive ve adlî emanetinin eksi 6. katta bulunduğunu ve klasörlerin orada muhafaza edildiğini öğreniyorsunuz. Muhabir müthiş bir ayrıntı da yakalamış: Çuvalların ağzı mühürlüymüş! ‘Başka nerede ve hangi halde bulunması gerekiyordu ki? diye sorduğunuzu duyar gibi oluyorum. Bu algı mühendisleri kendilerini çok zeki, milleti ise aptal sanıyor.Başından beri söylüyorum bu tür haber ve yaklaşımlar telekulakla mücadeleye en büyük zararı veriyor. Özel hayatın mahremiyeti mücadelesini fertlerin, sivil toplumun ve biraz da mağdurların yapması kaçınılmaz. Devlet ricali yani siyaset ve bürokrasi havanda su dövmekten öteye geçmiyor. Ankara Emniyet Müdürü Cevdet Saral ve ekibine suçüstü yapıldığı halde zamanaşımından ceza almaktan kurtuldular. 8. Kat Çetesi diye ünlenen ekibin icraatlarından dolayı devlet, Yargıtay Daire Başkanı Naci Ünvere ve başka mağdurlara tazminat ödedi. İşte o kadar. Deniz Baykal kendisine kurulan kumpasla ilgili “Artık somut gelişme ve belge istiyorum.” diyor. Başbakan Erdoğan “Yarım saat içinde o görüntüyü kaldırttım.” demekle yetiniyor. Siyasetçiler belirsizlikten haz ve siyasî rant alıyor. Ne MHP ve ne de Baykalı hedef alan çirkin kasetler konusunda ilerleme var. Belirsizlik mağduru daha mağdur ediyor, siyasî iradenin ise seçim malzemesi olarak işine yarıyor. Şimdi ortaya çıkan dinleme iddialarıyla ilgili de mağdurlar harekete geçmezse aynısı olacak. Akabe Vakfı çok doğru tavırla suç duyurusunda bulundu. Bütün mağdurlar aynı yolu takip etmeli. Gerçekten kanunsuz bir dinleme varsa ortaya çıkarılmalı ve hesabı sorulmalı. Yok, bir algı mühendisliği yapıp kamuoyunu yönlendirmek üzere operasyon çekiliyorsa o da ortaya çıksın. Mağdurların girişimi iki açıdan da önemli sonuçlar doğurur. Hem kendi adlarına hem de bundan sonraki istismarların önüne geçmek üzere lütfen mücadeleden vazgeçmesinler.
Zaman
Köşe Yazıları
28.02.2014
BülentKorucu-TelekulakmağdurlarınaçağrıBülent Korucu - Telekulak mağdurlarına çağrı
Bülent Korucu - Telekulak mağdurlarına çağrı
Zaman
28.02.2014
02:09
Hukuksuz dinleme ve takip, Türkiyenin önemli sorunlarından biri. Teknolojinin ilerlemesinin beraberinde getirdiği önemli riskler arasında, telekulağı kolaylaştırması var.Dinleme ve fizikî takipten, suçun önlenmesindeki faydasından dolayı vazgeçmek zor. Hele terör belasıyla mücadele eden bir ülke iseniz fazla seçeneğiniz kalmıyor. Bir anlık gözden kaçırmanın Ankara Anafartalar, İstanbul Güngören patlamaları gibi ağır faturaları oldu. Dinlemeleri sıfırlamayı talep etmek gerçekçi değil. Fakat bütün bütün teslim olmamız da gerekmiyor. Özgürlük esas, kısıtlama istisnadır. İstisnayı kaide haline getirecek yolları tıkamak ve kötüye kullanımı ortaya çıkarıp cezalandırmak caydırıcı olacaktır. Her kamu yetkisi beraberinde denetleme mekanizması ve istismarı cezalandıracak mevzuatla birlikte var olmalı.Bugünlerde yine telekulak haberleri havada uçuşuyor. Star ve Yeni Şafak gazeteleri hafta başında ortak manşetle çıkıp yedi bin kişinin tek bir dosya üzerinden dinlendiğini ileri sürdü. Sonra bu rakam 2.280e indi. Başsavcılığın açıklamasında dikkatli gözlerin yakalayabileceği ‘doğrudan ve dolaylı ifadesi yer aldı. Radikal bir terör örgütü iddiasıyla yapılan soruşturmada Ertuğrul Özkök, Defne Samyeli ve Metin Şentürk gibi isimlerin yer almasının tuhaflığı henüz izah edilmedi. Hayalet, pardon paralel avcısı gazeteler gelen tepkilere göre haberi güncellemeye devam ediyor. Önce iki savcının inisiyatifi olarak sunulan haberi Star, ‘240 mahkeme kararı var şeklinde dönüştürdü. Dosyaların Terörle Mücadele Şubesine teslim edildiğini ve başsavcılığın hâkimler ve savcılar hakkında işlem başlattığını yazdı. Hâkimleri ne zamandan beri başsavcılık, hatta polisler denetliyor! Denetim, itiraz açısından üst mahkeme ve temyiz yönünden Yargıtay tarafından yapılır. İdarî denetim ise Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yetkisinde. Dosyalar birine teslim edilecekse ancak müfettişler olabilir. En komik haberi ise Sabah Gazetesi yaptı. ‘Paralel yapının arşivi yeraltından çıktı başlıklı haber basın tarihine geçebilecek nitelikte. LAW silahları gibi ormanlık bir arazide toprağın altına gömülmüş dosyalar hayal ediyorsunuz değil mi? Haberin içini okuduğunuzda Çağlayan Adliyesinin arşive ve adlî emanetinin eksi 6. katta bulunduğunu ve klasörlerin orada muhafaza edildiğini öğreniyorsunuz. Muhabir müthiş bir ayrıntı da yakalamış: Çuvalların ağzı mühürlüymüş! ‘Başka nerede ve hangi halde bulunması gerekiyordu ki? diye sorduğunuzu duyar gibi oluyorum. Bu algı mühendisleri kendilerini çok zeki, milleti ise aptal sanıyor.Başından beri söylüyorum bu tür haber ve yaklaşımlar telekulakla mücadeleye en büyük zararı veriyor. Özel hayatın mahremiyeti mücadelesini fertlerin, sivil toplumun ve biraz da mağdurların yapması kaçınılmaz. Devlet ricali yani siyaset ve bürokrasi havanda su dövmekten öteye geçmiyor. Ankara Emniyet Müdürü Cevdet Saral ve ekibine suçüstü yapıldığı halde zamanaşımından ceza almaktan kurtuldular. 8. Kat Çetesi diye ünlenen ekibin icraatlarından dolayı devlet, Yargıtay Daire Başkanı Naci Ünvere ve başka mağdurlara tazminat ödedi. İşte o kadar. Deniz Baykal kendisine kurulan kumpasla ilgili “Artık somut gelişme ve belge istiyorum.” diyor. Başbakan Erdoğan “Yarım saat içinde o görüntüyü kaldırttım.” demekle yetiniyor. Siyasetçiler belirsizlikten haz ve siyasî rant alıyor. Ne MHP ve ne de Baykalı hedef alan çirkin kasetler konusunda ilerleme var. Belirsizlik mağduru daha mağdur ediyor, siyasî iradenin ise seçim malzemesi olarak işine yarıyor. Şimdi ortaya çıkan dinleme iddialarıyla ilgili de mağdurlar harekete geçmezse aynısı olacak. Akabe Vakfı çok doğru tavırla suç duyurusunda bulundu. Bütün mağdurlar aynı yolu takip etmeli. Gerçekten kanunsuz bir dinleme varsa ortaya çıkarılmalı ve hesabı sorulmalı. Yok, bir algı mühendisliği yapıp kamuoyunu yönlendirmek üzere operasyon çekiliyorsa o da ortaya çıksın. Mağdurların girişimi iki açıdan da önemli sonuçlar doğurur. Hem kendi adlarına hem de bundan sonraki istismarların önüne geçmek üzere lütfen mücadeleden vazgeçmesinler.
Zaman
Ana Sayfa
28.02.2014
BülentKorucu-TelekulakmağdurlarınaçağrıBülent Korucu - Telekulak mağdurlarına çağrı
Utanç davasında polis müdürüne 28 yıl hapis
Zaman
24.02.2014
14:59
Utanç davası olarak adlandırılan 14 yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismar davasında eski polis müdürü 28 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bir polis müdürünün beraat ettiği davada istismar suçundan 5 yıla kadar ceza alan yaşı küçük çocuklar için hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi.Utanç davası olarak adlandırılan 14 yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismar davasında eski polis müdürü 28 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bir polis müdürünün beraat ettiği davada, aralarında 18 yaşından küçüklerin de bulunduğu sanıklara cinsel istismar suçundan 3 ile 5 yıl arasında değişen cezalar verildi. Bazı yaşı küçük çocuklara verilen cezalar hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına çevrildi.14 yaşındaki lise öğrencisi Ö.Çye cinsel istismarda bulunulduğu, hürriyetten yoksun bırakıldığı ve istismar suçuna yer temin edildiği iddialarına ilişkin aralarında eski polis müdürü N.Ş.nin de bulunduğu 27si çocuk 34 kişinin yargılanmasına Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinde devam edildi. Gizlilik kararı bulunan davanın karar duruşmasına tutuklu N.Ş. ile sanık avukatları katıldı. Davayı karara bağlayan mahkeme heyeti, eski polis müdürü N.Ş.ye cinsel istismar suçundan 19 yıl 4 ay, hürriyetten yoksun kılma suçundan ise 9 yıl olmak üzere toplam 28 yıl 4 ay hapis cezası verdi. N.Ş.ye yer temininde bulunduğu iddiasıyla yargılanan bir polis müdürü ise beraat etti. Aralarında 18 yaşından küçük çocukların da bulunduğu bazı sanıklara cinsel istismar suçundan 3 ile 5 yıl arasında değişen cezalar verildi. Bazı yaşı küçük sanıkların cezası hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına çevrildi.TEMYİZE GİDECEĞİZKarar sonrası adliye çıkışında açıklama yapan Ö.Ç.nin avukatı Harika Günay Karataş, karardan dolayı üzgün olduklarını, temyize gideceklerini söyledi. Utanç davası olarak bilinen 34 sanıklı davada verilen kararı yeterli bulmadıklarını savunan Karataş, Utanç davası olarak biliniyordu ve utanç kararı verildi. Sadece yaşı büyük olarak yargılanan emniyet müdürü ceza aldı. Bu cezayı da yeterli bulmuyoruz. Diğer yargılanan çocuklar hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulamasıyla hayatlarına devam edecekler. dedi.Yapılan savunmaların duruşmanın ilk gününden itibaren can acıtıcı, vahim ve trajik olduğunu belirten Karataş, şunları söyledi: Bugün de bu tür savunmalara devam edildi. Suç işlendiği tarihte 15 yaşından küçük olmasına rağmen müvekkilim yapılan savunmalar rızaya dayandırıldı. Devlet eliyle tecavüz bir daha aklandı. Aklanmaya da devam edecek. Öyle görünüyor. Tarihin mahkemelerinde yargılanacaktır bu zihniyet. Öyle tahmin ediyoruz. Fethiye davası, N.Ç. davası ve diğer tecavüz davaları böyle oldu, çünkü şimdiye kadar. Mahkeme eliyle desteklenen, meşrulaştırılan erkek egemen ahlakın bugün de burada tecelli ettiğini yine görüyoruz. Suçlar devlet eliyle savunuldu. Hukuk bunu meşrulaştırdı.İki yıl önce 14 yaşındaki Ö.C.ye cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla gözaltına alınan N.Ş., nöbetçi mahkemece tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı. İtiraz üzerine hakkında tutuklama kararı çıkartılan N.Ş.nin yurt dışına çıktığı belirlenmişti. Hakkında kırmızı bültenle yakalama kararı çıkartılan N.Ş., geçen yıl 13 Haziranda teslim olmak üzere Türkiyeye gelmek isterken Saraybosna Havaalanında, emniyet birimlerince gözaltına alınmıştı. Bosnada tutulan N.Ş., ilgili bakanlıklar arasındaki yazışmaların ardından 29 Haziranda uçakla İstanbula getirilmişti.(CİHAN)
Zaman
Son Dakika
24.02.2014
Utançdavasındapolismüdürüne28yılhapisUtanç davasında polis müdürüne 28 yıl hapis
Savcılar işleme almak istemedi
Zaman
28.01.2014
18:22
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve bazı bakanların da aralarında bulunduğu isimler hakkında suç duyurusunda bulunan avukatların, dilekçeyi kabul ettirmek için saatlerce uğraştığı ortaya çıktı.Dilekçe için 6 savcıya gittiklerini ve her savcının, Bu benim görevim değil. dediğini belirten Avukat Süleyman Taşbaş, İsmi güçlü kişiler olduğunda hukukun meseleye tereddütle yaklaştığını görüyoruz. dedi.Geçtiğimiz günlerde bir grup avukat ve hukuk dernekleri temsilcileri, Çağlayandaki İstanbul Adalet Sarayında rüşvet ve yolsuzluk iddialarına karşı suç duyurusunda bulundu. Şikayet edilenler arasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İçişleri Bakanı Efkan Ala, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, eski İçişleri Bakanı Muammer Güler, eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, eski Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, İstanbul Emniyet Müdürü Selami Altınok, eski İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Turan Çolakkadı, Adalet Bakanı Müsteşarı Kenan İpek, Düzce Milletvekili Fevai Arslan, savcılık ve ilgili mahkemeler tarafından verilen gözaltı, arama kararlarını yerine getirmeyen sıralı kolluk görevlilerinin tamamı ve Yeni Akit, Star, Akşam, Sabah, Yeni Şafak, Takvim, Milad gazetelerinin sorumlu genel yayın yönetmenleri bulunuyor.Hukukçular, suç duyurusu dilekçelerinin ise zor bir süreçten sonra kabul edildiğini anlattı. Adalet ve Hukuk Derneği adına dilekçe veren Avukat Süleyman Taşbaş, yaklaşık 1 aylık bir süreçte hukuksuzlukların artarak devam ettiğini ve bunun için bir suç duyurusunda bulunduklarını kaydetti. Taşbaş, Dilekçemizi ilgili savcıya götürdük. Savcı suç duyurusunda bulunduğumuz isimleri görünce bakmak durumunda kaldı. Suç duyurusunda bulunduğumuz isimler arasında Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan, İçişleri Bakanımız Efkan Ala, Adalet Bakanımız Bekir Bozdağ gibi isimler var. Dilekçemizi götürdük, ilgili savcıya teslim ettik. Savcı bey suç duyurusunda bulunduğumuz isimleri görünce benim görev alanıma girmiyor dedi. şeklinde konuştu.Dilekçeyi kabul etmeyen savcıya, Dilekçenin içeriğinde kanun maddeleri açıkça bu suçun sizin görev alanınızda olduğunu belirtiyor. dediğini söyleyen Taşbaş, yaşadıkları sürecini şöyle anlattı: Tabi orada bir mahkeme kuruldu. Sayın savcım biz burada yargılama makamı değiliz. Siz iddia makamı biz de savunma makamıyız. Dilekçemizi takdim ediyoruz dedik, ben alamam dedi. Telefonla Başsavcı ile görüştü. Sayın Başsavcı o zaman müracaat savcısına gidilsin demiş. Bunun üzerine müracaat savcısına gittik. Müracaat savcısı benim görev alanıma girmiyor dedi. Sayın savcım nereye gideceğiz? dedim. Özel suçlara bakan savcıya gideceksiniz dedi. Özel suçlara bakan savcının yanına gittik o da benim görev alanıma girmiyor dedi. Başsavcı vekiline gideceksiniz dedi. Başsavcıvekili benimle alakalı değil, TMK ile alakalı savcıya gideceksiniz dedi. O savcıya gittik, beni ne ilgilendiriyor bu? dedi. Artık biz tekrar başsavcının yanına gittik. Durumu izah ettik, bu şekilde giderse yargılama yapacak mahkeme bulamayacağız dedik. Siz dilekçeyi almak durumundasınız dedim. Yaklaşık 5-10 dakika bir görüşme oldu. Akabinde de mevcut suç duyuruları olan dilekçelerden bir tanesinin dosya numarası verilerek bizim dilekçemiz alındı. Süreç bu şekilde oldu.Adliyede 3 saat süren bir uğraş sonrasında dilekçelerinin kabul edildiğini söyleyen Taşbaş, İsmi güçlü kişiler olduğunda hukukun meseleye tereddütle yaklaştığını görüyoruz. Bu da bir hukukçu olarak bizleri düşündürüyor. değerlendirmesinde bulundu. (CİHAN)
Zaman
Son Dakika
28.01.2014
SavcılarişlemealmakistemediSavcılar işleme almak istemedi
Savcılar işleme almak istemedi
Zaman
28.01.2014
18:22
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve bazı bakanların da aralarında bulunduğu isimler hakkında suç duyurusunda bulunan avukatların, dilekçeyi kabul ettirmek için saatlerce uğraştığı ortaya çıktı.Dilekçe için 6 savcıya gittiklerini ve her savcının, Bu benim görevim değil. dediğini belirten Avukat Süleyman Taşbaş, İsmi güçlü kişiler olduğunda hukukun meseleye tereddütle yaklaştığını görüyoruz. dedi.Geçtiğimiz günlerde bir grup avukat ve hukuk dernekleri temsilcileri, Çağlayandaki İstanbul Adalet Sarayında rüşvet ve yolsuzluk iddialarına karşı suç duyurusunda bulundu. Şikayet edilenler arasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İçişleri Bakanı Efkan Ala, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, eski İçişleri Bakanı Muammer Güler, eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, eski Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, İstanbul Emniyet Müdürü Selami Altınok, eski İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Turan Çolakkadı, Adalet Bakanı Müsteşarı Kenan İpek, Düzce Milletvekili Fevai Arslan, savcılık ve ilgili mahkemeler tarafından verilen gözaltı, arama kararlarını yerine getirmeyen sıralı kolluk görevlilerinin tamamı ve Yeni Akit, Star, Akşam, Sabah, Yeni Şafak, Takvim, Milad gazetelerinin sorumlu genel yayın yönetmenleri bulunuyor.Hukukçular, suç duyurusu dilekçelerinin ise zor bir süreçten sonra kabul edildiğini anlattı. Adalet ve Hukuk Derneği adına dilekçe veren Avukat Süleyman Taşbaş, yaklaşık 1 aylık bir süreçte hukuksuzlukların artarak devam ettiğini ve bunun için bir suç duyurusunda bulunduklarını kaydetti. Taşbaş, Dilekçemizi ilgili savcıya götürdük. Savcı suç duyurusunda bulunduğumuz isimleri görünce bakmak durumunda kaldı. Suç duyurusunda bulunduğumuz isimler arasında Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan, İçişleri Bakanımız Efkan Ala, Adalet Bakanımız Bekir Bozdağ gibi isimler var. Dilekçemizi götürdük, ilgili savcıya teslim ettik. Savcı bey suç duyurusunda bulunduğumuz isimleri görünce benim görev alanıma girmiyor dedi. şeklinde konuştu.Dilekçeyi kabul etmeyen savcıya, Dilekçenin içeriğinde kanun maddeleri açıkça bu suçun sizin görev alanınızda olduğunu belirtiyor. dediğini söyleyen Taşbaş, yaşadıkları sürecini şöyle anlattı: Tabi orada bir mahkeme kuruldu. Sayın savcım biz burada yargılama makamı değiliz. Siz iddia makamı biz de savunma makamıyız. Dilekçemizi takdim ediyoruz dedik, ben alamam dedi. Telefonla Başsavcı ile görüştü. Sayın Başsavcı o zaman müracaat savcısına gidilsin demiş. Bunun üzerine müracaat savcısına gittik. Müracaat savcısı benim görev alanıma girmiyor dedi. Sayın savcım nereye gideceğiz? dedim. Özel suçlara bakan savcıya gideceksiniz dedi. Özel suçlara bakan savcının yanına gittik o da benim görev alanıma girmiyor dedi. Başsavcı vekiline gideceksiniz dedi. Başsavcıvekili benimle alakalı değil, TMK ile alakalı savcıya gideceksiniz dedi. O savcıya gittik, beni ne ilgilendiriyor bu? dedi. Artık biz tekrar başsavcının yanına gittik. Durumu izah ettik, bu şekilde giderse yargılama yapacak mahkeme bulamayacağız dedik. Siz dilekçeyi almak durumundasınız dedim. Yaklaşık 5-10 dakika bir görüşme oldu. Akabinde de mevcut suç duyuruları olan dilekçelerden bir tanesinin dosya numarası verilerek bizim dilekçemiz alındı. Süreç bu şekilde oldu.Adliyede 3 saat süren bir uğraş sonrasında dilekçelerinin kabul edildiğini söyleyen Taşbaş, İsmi güçlü kişiler olduğunda hukukun meseleye tereddütle yaklaştığını görüyoruz. Bu da bir hukukçu olarak bizleri düşündürüyor. değerlendirmesinde bulundu. (CİHAN)
Zaman
Ana Sayfa
28.01.2014
SavcılarişlemealmakistemediSavcılar işleme almak istemedi
Adalet Bakanı hakkında ‘yargıya baskı’ fezlekesi
Zaman
25.01.2014
02:06
İzmirdeki yolsuzluk operasyonunun ardından soruşturmanın kapatılması için yargıya baskı yaptığı gerekçesiyle Adalet Bakanı Bekir Bozdağ hakkında fezleke hazırlandığı ortaya çıktı.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 14 Ocakta hazırladığı fezleke, Meclise gönderilmek üzere Bakanlığa iletildi. 14 sayfalık fezlekenin eklerinde, 7 Ocakta başlatılan soruşturmaya ait 32 klasör evrak da bulunuyor.İzmir’deki yolsuzluk operasyonunun ardından soruşturmanın kapatılması için yargıya baskı yaptığı gerekçesiyle Adalet Bakanı Bozdağ hakkında hazırlanan 14 sayfalık fezlekenin eklerinde, 7 Ocak tarihinde başlatılan soruşturmaya ait 32 klasör evrak da bulunuyor. Fezlekede, Adalet Bakanı Müsteşarı Kenan İpek’in İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Baş’ı telefonla arayarak soruşturmayı durdurması ve savcıyı görevden alması yönündeki baskının da Bozdağ’ın talimatıyla yapıldığı belirtiliyor. Önceki gün AK Parti İstanbul Milletvekili Oktay Saral’ın yumruğuyla hastanelik olan CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, dün Meclis’te düzenlediği basın toplantısında İzmir’deki yolsuzluk operasyonuna ilişkin önemli ayrıntıları kamuoyuna duyurdu. Tezcan’ın açıkladığı fezlekede yer alan iddialara göre, 7 Ocak’ta başlayan operasyona sırasıyla Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kenan İpek, İzmir Valisi Mustafa Toprak, İzmir İl Emniyet Müdürü Ali Bilkay ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ soruşturmaya müdahale etti. Müdahalelerin tamamının tutanağa bağlandığı ve konuşmaların bir kısmının kayda alındığı vurgulandı. Bozdağ’ın kısa süre önce görevden alınan eski İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Baş’ı telefonla arayarak “Soruşturmayı savcıdan al, sen takip et” dediği, bu sebeple yargı görevini etkilemeye teşebbüs suçunu işlediği vurgulanıyor. Fezleke metninde, “3 yıldan bu tarafa devam eden, 32 klasör eki olan bir soruşturmayı tam operasyon arifesinde o güne kadar o soruşturmayı yürüten savcının elinden almak, doğrudan doğruya soruşturmayı etkilemek, başarısız olmasını sağlamak içindir. Bu müdahaleler bakan ve müsteşar tarafından yapılmıştır. Müsteşarın müdahalesinin, bakanın bilgi ve talimatı doğrultusunda olduğu kanaatine ulaşılmıştır.” denildi.Emniyet müdürü ve validen talimat: Savcıyı oyalayın, operasyon yapmayınFezlekede İzmir Emniyet Müdürü Ali Bilkay ile Vali Mustafa Toprak hakkında da vahim suçlamalar yer alıyor. Emniyet Müdürü Bilkay’ın Mali Şube Müdürü Bora Köklü’yü telefonla arayarak savcının operasyon talebinin yerine getirilmemesi talimatını verdiği anlatılıyor. Köklü’nün kendi cep telefonuyla kaydettiği ve savcılığa teslim ettiği ses kayıtlarına göre, İzmir İl Emniyet Müdürü Bilkay, Köklü’ye “Savcı size operasyon dediğinde ‘çalışacağız’ diye oyalayın ama herhangi bir operasyon yapmıyorsunuz. ‘Tamam çalışıyoruz’ diyoruz, gereğini yapmıyoruz tamam mı? Operasyona adam çıkartmıyoruz, adam göndermiyoruz tamam mı?” diyor. Ardından telefonu Emniyet Müdürü’nün elinden alan İzmir Valisi Mustafa Toprak ise “Şimdi bu iş artık ülke meselesi haline geldi, İstanbul’da da aynı şeyler oldu. Diyeceksiniz ki ‘talimatınız ulaştı, üzerine çalışıyoruz’. Kendisi takip yaparsa yapsın, kapınız açık, gelir çayını içer ve gider kardeşim. Ankara’nın çok net tavrı bu, anlatabildim mi?” şeklinde konuşuyor.
Zaman
Politika
25.01.2014
AdaletBakanıhakkında‘yargıyabaskı’fezlekesiAdalet Bakanı hakkında ‘yargıya baskı’ fezlekesi
Adalet Bakanı hakkında ‘yargıya baskı’ fezlekesi
Zaman
25.01.2014
02:06
İzmirdeki yolsuzluk operasyonunun ardından soruşturmanın kapatılması için yargıya baskı yaptığı gerekçesiyle Adalet Bakanı Bekir Bozdağ hakkında fezleke hazırlandığı ortaya çıktı.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 14 Ocakta hazırladığı fezleke, Meclise gönderilmek üzere Bakanlığa iletildi. 14 sayfalık fezlekenin eklerinde, 7 Ocakta başlatılan soruşturmaya ait 32 klasör evrak da bulunuyor.İzmir’deki yolsuzluk operasyonunun ardından soruşturmanın kapatılması için yargıya baskı yaptığı gerekçesiyle Adalet Bakanı Bozdağ hakkında hazırlanan 14 sayfalık fezlekenin eklerinde, 7 Ocak tarihinde başlatılan soruşturmaya ait 32 klasör evrak da bulunuyor. Fezlekede, Adalet Bakanı Müsteşarı Kenan İpek’in İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Baş’ı telefonla arayarak soruşturmayı durdurması ve savcıyı görevden alması yönündeki baskının da Bozdağ’ın talimatıyla yapıldığı belirtiliyor. Önceki gün AK Parti İstanbul Milletvekili Oktay Saral’ın yumruğuyla hastanelik olan CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, dün Meclis’te düzenlediği basın toplantısında İzmir’deki yolsuzluk operasyonuna ilişkin önemli ayrıntıları kamuoyuna duyurdu. Tezcan’ın açıkladığı fezlekede yer alan iddialara göre, 7 Ocak’ta başlayan operasyona sırasıyla Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kenan İpek, İzmir Valisi Mustafa Toprak, İzmir İl Emniyet Müdürü Ali Bilkay ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ soruşturmaya müdahale etti. Müdahalelerin tamamının tutanağa bağlandığı ve konuşmaların bir kısmının kayda alındığı vurgulandı. Bozdağ’ın kısa süre önce görevden alınan eski İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Baş’ı telefonla arayarak “Soruşturmayı savcıdan al, sen takip et” dediği, bu sebeple yargı görevini etkilemeye teşebbüs suçunu işlediği vurgulanıyor. Fezleke metninde, “3 yıldan bu tarafa devam eden, 32 klasör eki olan bir soruşturmayı tam operasyon arifesinde o güne kadar o soruşturmayı yürüten savcının elinden almak, doğrudan doğruya soruşturmayı etkilemek, başarısız olmasını sağlamak içindir. Bu müdahaleler bakan ve müsteşar tarafından yapılmıştır. Müsteşarın müdahalesinin, bakanın bilgi ve talimatı doğrultusunda olduğu kanaatine ulaşılmıştır.” denildi.Emniyet müdürü ve validen talimat: Savcıyı oyalayın, operasyon yapmayınFezlekede İzmir Emniyet Müdürü Ali Bilkay ile Vali Mustafa Toprak hakkında da vahim suçlamalar yer alıyor. Emniyet Müdürü Bilkay’ın Mali Şube Müdürü Bora Köklü’yü telefonla arayarak savcının operasyon talebinin yerine getirilmemesi talimatını verdiği anlatılıyor. Köklü’nün kendi cep telefonuyla kaydettiği ve savcılığa teslim ettiği ses kayıtlarına göre, İzmir İl Emniyet Müdürü Bilkay, Köklü’ye “Savcı size operasyon dediğinde ‘çalışacağız’ diye oyalayın ama herhangi bir operasyon yapmıyorsunuz. ‘Tamam çalışıyoruz’ diyoruz, gereğini yapmıyoruz tamam mı? Operasyona adam çıkartmıyoruz, adam göndermiyoruz tamam mı?” diyor. Ardından telefonu Emniyet Müdürü’nün elinden alan İzmir Valisi Mustafa Toprak ise “Şimdi bu iş artık ülke meselesi haline geldi, İstanbul’da da aynı şeyler oldu. Diyeceksiniz ki ‘talimatınız ulaştı, üzerine çalışıyoruz’. Kendisi takip yaparsa yapsın, kapınız açık, gelir çayını içer ve gider kardeşim. Ankara’nın çok net tavrı bu, anlatabildim mi?” şeklinde konuşuyor.
Zaman
Ana Sayfa
25.01.2014
AdaletBakanıhakkında‘yargıyabaskı’fezlekesiAdalet Bakanı hakkında ‘yargıya baskı’ fezlekesi
Rüşvetten bıkan işadamı: Bana para demeyin
Zaman
11.01.2014
02:01
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından beş ilde düzenlenen rüşvet ve yolsuzluk operasyonu kapsamında adliyeye sevk edilen 23 kişiden 14’ü, tutuklanmaları talebiyle mahkemeye çıkarıldı.Soruşturma kapsamında teknik takibe ilginç konuşmalar da takıldı. İzmir Liman İşletme Müdürlüğü ile iş yapan iki işadamı arasında 6 Şubat 2012’de yapılan konuşmada, vermek zorunda kaldıkları rüşvetlerle ilgili birbirlerine dert yandıkları tespit edildi.İşadamı İ.Ç., konuştuğu diğer işadamı arkadaşı İ.K.’ye, “Ya şimdi abi bunlar biliyorsun bunların derdi bitmiyor. Hüseyin’in derdi bitmiyor. Dün de Şentürk bi gel konuşalım dedi. Konuştuk, ......... benim sıkıntım var nedir sıkıntın abi dokuz milyar bak sanki şey istiyor.” dediği kayıtlara girdi. Konuşma, İ.Ç.’nin, “Ben artık sıyırdım ben biraz sıyırdım. Kendine dedim ya artık yeter yemek yiyecekseniz rakı içecekseniz. Her zaman misafirim olun arkadaşım bana para demeyin artık param yok. Benim işim de kalmadı dedim kapattım.” sözleriyle devam etti. İ.K.’nin, “Abi yok ki bunlar doymuyor ki bunlar.” demesi üzerine İ.Ç. de, “Doymuyor, doymuyor abiciğim valla Allah yardımcımız olsun.” dediği takibe takıldı.Telefon dinlemelerinde başka ilginç ayrıntılar da ortaya çıktı. Gözaltındaki zanlılardan T.Ç.A.’nın Van Gölü’nde ulaşımı sağlamak için kullanılacak olan deniz araçlarının pazarlığı sırasında Van Gölü Feribot İşletme Müdürü Ş.Ç.’ye rüşvet pazarlığı içeren “Ş. ağabey, Nasılsınız, Size telefonda bahsettiğim gibi, Yenican sallarının tanesini 5.850 TL’ye verebiliriz, Sal başına 565 TL size yazarım yani 565 x 28 = 15.820 lira size takdim ederim.” diye mail attığı belirlendi.Yıldırım’ın bacanağı teslim olduBu arada geçtiğimiz salı gününden beri aranan 10 kişi arasında yer alan ve eski Ulaştırma Bakanı, AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım’ın bacanağı olan C.H. de dün yanında avukatıyla İzmir Emniyet Müdürlüğü’ne gelerek teslim oldu. Daha sonra adliyeye sevk edilen C.H., tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Önceki gün internet sitelerine düşen ve polisin gizli takip görüntüleri olduğu anlaşılan kayıt, rüşvetin nasıl verildiğini ortaya koymuştu. Kayıtta, Ankara’daki bir parkta işadamı M.C.B. ile buluşan C.H.’nin para alışverişi yaptığı görülüyor.Adliyeye çıkarılan 14 zanlı tutuklandıİzmir’de Liman İşletmesi’ne yönelik yolsuzluk operasyonunda gözaltında bulunan 24 zanlıdan 1’i polis ifadesinin ardından serbest kaldı. Adliyeye gönderilen 23 zanlıdan 14’ü ise mahkeme tarafından tutuklandı. Bir ihbar mektubunun ardından başlatılan soruşturmanın tamamlanmasıyla, 5 ilde 27 kişi gözaltına alınmıştı. Zanlılardan 4’ü ifadeleri alındıktan sonra savcının talimatıyla emniyetten serbest bırakılmıştı. İzmir’deki operasyonu gerçekleştiren birimlerin başındaki Emniyet Müdür Yardımcısı Mehmet Ali Şevik, Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdür Yardımcısı Taner Aydın ve Narkotik Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürü Behzat Tuzcu ise aynı gün öğleden sonra görevlerinden alınmıştı.
Zaman
Güncel
11.01.2014
RüşvettenbıkanişadamıBanaparademeyinRüşvetten bıkan işadamı Bana para demeyin
Rüşvetten bıkan işadamı: Bana para demeyin
Zaman
11.01.2014
02:01
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından beş ilde düzenlenen rüşvet ve yolsuzluk operasyonu kapsamında adliyeye sevk edilen 23 kişiden 14’ü, tutuklanmaları talebiyle mahkemeye çıkarıldı.Soruşturma kapsamında teknik takibe ilginç konuşmalar da takıldı. İzmir Liman İşletme Müdürlüğü ile iş yapan iki işadamı arasında 6 Şubat 2012’de yapılan konuşmada, vermek zorunda kaldıkları rüşvetlerle ilgili birbirlerine dert yandıkları tespit edildi.İşadamı İ.Ç., konuştuğu diğer işadamı arkadaşı İ.K.’ye, “Ya şimdi abi bunlar biliyorsun bunların derdi bitmiyor. Hüseyin’in derdi bitmiyor. Dün de Şentürk bi gel konuşalım dedi. Konuştuk, ......... benim sıkıntım var nedir sıkıntın abi dokuz milyar bak sanki şey istiyor.” dediği kayıtlara girdi. Konuşma, İ.Ç.’nin, “Ben artık sıyırdım ben biraz sıyırdım. Kendine dedim ya artık yeter yemek yiyecekseniz rakı içecekseniz. Her zaman misafirim olun arkadaşım bana para demeyin artık param yok. Benim işim de kalmadı dedim kapattım.” sözleriyle devam etti. İ.K.’nin, “Abi yok ki bunlar doymuyor ki bunlar.” demesi üzerine İ.Ç. de, “Doymuyor, doymuyor abiciğim valla Allah yardımcımız olsun.” dediği takibe takıldı.Telefon dinlemelerinde başka ilginç ayrıntılar da ortaya çıktı. Gözaltındaki zanlılardan T.Ç.A.’nın Van Gölü’nde ulaşımı sağlamak için kullanılacak olan deniz araçlarının pazarlığı sırasında Van Gölü Feribot İşletme Müdürü Ş.Ç.’ye rüşvet pazarlığı içeren “Ş. ağabey, Nasılsınız, Size telefonda bahsettiğim gibi, Yenican sallarının tanesini 5.850 TL’ye verebiliriz, Sal başına 565 TL size yazarım yani 565 x 28 = 15.820 lira size takdim ederim.” diye mail attığı belirlendi.Yıldırım’ın bacanağı teslim olduBu arada geçtiğimiz salı gününden beri aranan 10 kişi arasında yer alan ve eski Ulaştırma Bakanı, AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım’ın bacanağı olan C.H. de dün yanında avukatıyla İzmir Emniyet Müdürlüğü’ne gelerek teslim oldu. Daha sonra adliyeye sevk edilen C.H., tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Önceki gün internet sitelerine düşen ve polisin gizli takip görüntüleri olduğu anlaşılan kayıt, rüşvetin nasıl verildiğini ortaya koymuştu. Kayıtta, Ankara’daki bir parkta işadamı M.C.B. ile buluşan C.H.’nin para alışverişi yaptığı görülüyor.Adliyeye çıkarılan 14 zanlı tutuklandıİzmir’de Liman İşletmesi’ne yönelik yolsuzluk operasyonunda gözaltında bulunan 24 zanlıdan 1’i polis ifadesinin ardından serbest kaldı. Adliyeye gönderilen 23 zanlıdan 14’ü ise mahkeme tarafından tutuklandı. Bir ihbar mektubunun ardından başlatılan soruşturmanın tamamlanmasıyla, 5 ilde 27 kişi gözaltına alınmıştı. Zanlılardan 4’ü ifadeleri alındıktan sonra savcının talimatıyla emniyetten serbest bırakılmıştı. İzmir’deki operasyonu gerçekleştiren birimlerin başındaki Emniyet Müdür Yardımcısı Mehmet Ali Şevik, Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdür Yardımcısı Taner Aydın ve Narkotik Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürü Behzat Tuzcu ise aynı gün öğleden sonra görevlerinden alınmıştı.
Zaman
Ana Sayfa
11.01.2014
RüşvettenbıkanişadamıBanaparademeyinRüşvetten bıkan işadamı Bana para demeyin
Emniyet'teki kıyım zirveye çıktı
Zaman
09.01.2014
02:36
Yolsuzluk, rüşvet ve karapara operasyonunun ardından Emniyet’te başlatılan büyük tasfiye operasyonu sürüyor.Türkiye genelindeki yaklaşık 50 ilin kaçakçılık, organize suçlar, mali, istihbarat, terörle mücadele ve asayiş şubeleri ile Emniyet Genel Müdürlüğü merkezindeki 14 daire başkanının tasfiye edilmesinin ardından ‘cadı avı’ il emniyet müdürlerine uzandı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün onayının ardından 15 ilin emniyet müdürü ile emniyet genel müdür yardımcılarından Muammer Bucak merkeze çekildi. 9 ilin emniyet müdürü ise başka illere atandı. Kararname ile merkeze alınan emniyet müdürleri şöyle: Ahmet Zeki Gürkan (Adana), Kadir Ay (Ankara), Mustafa Sağlam (Antalya), Ali Osman Kahya (Bursa), Recep Güven (Diyarbakır), Turgut Yıldız (Erzurum), Ömer Aydın (Gaziantep), Ragıp Kılıç (Hatay), Ali Bilkay (İzmir), Hulusi Çelik (Kocaeli), Mustafa Aygün (Malatya), Arif Öksüz (Mersin), Mustafa Aktaş (Sakarya), İsmail Türkmenli (Samsun) ve Ertan Yavaş (Trabzon). Dış İlişkiler, Yabancılar Hudut İltica, İnterpol-Europol Sirene ve Pasaport Dairesi Başkanlığı’ndan sorumlu Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Muammer Bucak da görevden el çektirildi. Ayrıca Aksaray, Bayburt, Bolu, Düzce, Elazığ, Eskişehir, Kastamonu, Kırıkkale ve Niğde Emniyet müdürleri de başka illere atandı. Görevden alınanlar listesinde en dikkat çeken isim, eski İstihbarat Dairesi Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep Güven. 2007 öncesinde istihbarat dairesinde Ergenekon ile ilgili ilk çalışmayı yapan kişi olarak bilinen Güven, hazırladığı Ergenekon şemasını dönemin İstihbarat Dairesi Başkanı Sabri Uzun’a teslim etmişti. Güven’in çalışması ile başlatılan Ergenekon soruşturmasını yürüten dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Aktaş da Sakarya Emniyet Müdürlüğü’nden alındı. Görevden alınan bir diğer isim ise Hatay Emniyet Müdürü Ragıp Kılıç oldu. Kılıç’ın adı son olarak Hatay’daki TIR operasyonunda gündeme gelmişti. MİT’çilerin refakat ettiği TIR, Suriye’ye silah taşıdığı gerekçesiyle iki kez durdurulmuş ancak aranamamıştı.YOLSUZLUK SORUŞTURMASINA ONAY VERDİ, GÖREVİNDEN ALINDIEdinilen bilgilere göre, İzmir Emniyet Müdürü Ali Bilkay’ın görevden alınmasında İzmir merkezli TCDD’nin Liman İşletmeleri’ne yönelik yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasının etkili olduğu belirtiliyor. Kaynaklara göre soruşturmanın ardından Bilkay’ın ismi de hemen listeye eklendi. Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü görevindeyken Kasım 2011’de İzmir’e atanan Bilkay, “Gelirken sevinmedim, giderken de üzülmedim. Karar büyüklerin takdiridir. Yaptıklarımızı millet takdir edecektir.” dedi.
Zaman
En Çok Okunan
09.01.2014
EmniyettekikıyımzirveyeçıktıEmniyetteki kıyım zirveye çıktı
Emniyet'teki kıyım zirveye çıktı
Zaman
09.01.2014
02:08
Yolsuzluk, rüşvet ve karapara operasyonunun ardından Emniyet’te başlatılan büyük tasfiye operasyonu sürüyor.Türkiye genelindeki yaklaşık 50 ilin kaçakçılık, organize suçlar, mali, istihbarat, terörle mücadele ve asayiş şubeleri ile Emniyet Genel Müdürlüğü merkezindeki 14 daire başkanının tasfiye edilmesinin ardından ‘cadı avı’ il emniyet müdürlerine uzandı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün onayının ardından 15 ilin emniyet müdürü ile emniyet genel müdür yardımcılarından Muammer Bucak merkeze çekildi. 9 ilin emniyet müdürü ise başka illere atandı. Kararname ile merkeze alınan emniyet müdürleri şöyle: Ahmet Zeki Gürkan (Adana), Kadir Ay (Ankara), Mustafa Sağlam (Antalya), Ali Osman Kahya (Bursa), Recep Güven (Diyarbakır), Turgut Yıldız (Erzurum), Ömer Aydın (Gaziantep), Ragıp Kılıç (Hatay), Ali Bilkay (İzmir), Hulusi Çelik (Kocaeli), Mustafa Aygün (Malatya), Arif Öksüz (Mersin), Mustafa Aktaş (Sakarya), İsmail Türkmenli (Samsun) ve Ertan Yavaş (Trabzon). Dış İlişkiler, Yabancılar Hudut İltica, İnterpol-Europol Sirene ve Pasaport Dairesi Başkanlığı’ndan sorumlu Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Muammer Bucak da görevden el çektirildi. Ayrıca Aksaray, Bayburt, Bolu, Düzce, Elazığ, Eskişehir, Kastamonu, Kırıkkale ve Niğde Emniyet müdürleri de başka illere atandı. Görevden alınanlar listesinde en dikkat çeken isim, eski İstihbarat Dairesi Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep Güven. 2007 öncesinde istihbarat dairesinde Ergenekon ile ilgili ilk çalışmayı yapan kişi olarak bilinen Güven, hazırladığı Ergenekon şemasını dönemin İstihbarat Dairesi Başkanı Sabri Uzun’a teslim etmişti. Güven’in çalışması ile başlatılan Ergenekon soruşturmasını yürüten dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Aktaş da Sakarya Emniyet Müdürlüğü’nden alındı. Görevden alınan bir diğer isim ise Hatay Emniyet Müdürü Ragıp Kılıç oldu. Kılıç’ın adı son olarak Hatay’daki TIR operasyonunda gündeme gelmişti. MİT’çilerin refakat ettiği TIR, Suriye’ye silah taşıdığı gerekçesiyle iki kez durdurulmuş ancak aranamamıştı.YOLSUZLUK SORUŞTURMASINA ONAY VERDİ, GÖREVİNDEN ALINDIEdinilen bilgilere göre, İzmir Emniyet Müdürü Ali Bilkay’ın görevden alınmasında İzmir merkezli TCDD’nin Liman İşletmeleri’ne yönelik yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasının etkili olduğu belirtiliyor. Kaynaklara göre soruşturmanın ardından Bilkay’ın ismi de hemen listeye eklendi. Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü görevindeyken Kasım 2011’de İzmir’e atanan Bilkay, “Gelirken sevinmedim, giderken de üzülmedim. Karar büyüklerin takdiridir. Yaptıklarımızı millet takdir edecektir.” dedi.
Zaman
Güncel
09.01.2014
EmniyettekikıyımzirveyeçıktıEmniyetteki kıyım zirveye çıktı
Emniyet'teki kıyım zirveye çıktı
Zaman
09.01.2014
02:08
Yolsuzluk, rüşvet ve karapara operasyonunun ardından Emniyet’te başlatılan büyük tasfiye operasyonu sürüyor.Türkiye genelindeki yaklaşık 50 ilin kaçakçılık, organize suçlar, mali, istihbarat, terörle mücadele ve asayiş şubeleri ile Emniyet Genel Müdürlüğü merkezindeki 14 daire başkanının tasfiye edilmesinin ardından ‘cadı avı’ il emniyet müdürlerine uzandı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün onayının ardından 15 ilin emniyet müdürü ile emniyet genel müdür yardımcılarından Muammer Bucak merkeze çekildi. 9 ilin emniyet müdürü ise başka illere atandı. Kararname ile merkeze alınan emniyet müdürleri şöyle: Ahmet Zeki Gürkan (Adana), Kadir Ay (Ankara), Mustafa Sağlam (Antalya), Ali Osman Kahya (Bursa), Recep Güven (Diyarbakır), Turgut Yıldız (Erzurum), Ömer Aydın (Gaziantep), Ragıp Kılıç (Hatay), Ali Bilkay (İzmir), Hulusi Çelik (Kocaeli), Mustafa Aygün (Malatya), Arif Öksüz (Mersin), Mustafa Aktaş (Sakarya), İsmail Türkmenli (Samsun) ve Ertan Yavaş (Trabzon). Dış İlişkiler, Yabancılar Hudut İltica, İnterpol-Europol Sirene ve Pasaport Dairesi Başkanlığı’ndan sorumlu Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Muammer Bucak da görevden el çektirildi. Ayrıca Aksaray, Bayburt, Bolu, Düzce, Elazığ, Eskişehir, Kastamonu, Kırıkkale ve Niğde Emniyet müdürleri de başka illere atandı. Görevden alınanlar listesinde en dikkat çeken isim, eski İstihbarat Dairesi Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep Güven. 2007 öncesinde istihbarat dairesinde Ergenekon ile ilgili ilk çalışmayı yapan kişi olarak bilinen Güven, hazırladığı Ergenekon şemasını dönemin İstihbarat Dairesi Başkanı Sabri Uzun’a teslim etmişti. Güven’in çalışması ile başlatılan Ergenekon soruşturmasını yürüten dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Aktaş da Sakarya Emniyet Müdürlüğü’nden alındı. Görevden alınan bir diğer isim ise Hatay Emniyet Müdürü Ragıp Kılıç oldu. Kılıç’ın adı son olarak Hatay’daki TIR operasyonunda gündeme gelmişti. MİT’çilerin refakat ettiği TIR, Suriye’ye silah taşıdığı gerekçesiyle iki kez durdurulmuş ancak aranamamıştı.YOLSUZLUK SORUŞTURMASINA ONAY VERDİ, GÖREVİNDEN ALINDIEdinilen bilgilere göre, İzmir Emniyet Müdürü Ali Bilkay’ın görevden alınmasında İzmir merkezli TCDD’nin Liman İşletmeleri’ne yönelik yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasının etkili olduğu belirtiliyor. Kaynaklara göre soruşturmanın ardından Bilkay’ın ismi de hemen listeye eklendi. Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü görevindeyken Kasım 2011’de İzmir’e atanan Bilkay, “Gelirken sevinmedim, giderken de üzülmedim. Karar büyüklerin takdiridir. Yaptıklarımızı millet takdir edecektir.” dedi.
Zaman
Ana Sayfa
09.01.2014
EmniyettekikıyımzirveyeçıktıEmniyetteki kıyım zirveye çıktı
Haber Turu
Zaman
01.01.2014
01:57
Otomobilin taban döşemesinde 3 kaçak göçmen yakalandıİpsala’da bir otomobilde yapılan aramada, taban döşemesine saklanmış 3 kaçak göçmen yakalandı. Yurtdışına çıkış yapmak üzere İpsala Gümrük Sahası’na giden Alman plakalı otomobil, şüphe üzerine x-ray taramasına sevk edildi. Tarama sonucunda otomobilin taban döşemesinin altına yapılan gizli bölmede Suriye uyruklu 3 göçmen yakalandı. Otomobildeki yabancı uyruklu D.P.K. ve A.J. gözaltına alınırken, göçmenler Yabancılar Şube Müdürlüğü’ne teslim edildi.Çorum’da soba faciası: Baba ve iki çocuğu zehirlendiSobadan sızan karbonmonoksit gazı sebebiyle yaşanan facialara dün yenisi eklendi. Çankırı’da karbonmonoksit gazından zehirlenen baba ile 2 çocuğu hayatını kaybetti, durumu ağır olan anne tedavi altına alındı. Olay, Şabanözü ilçesinde meydana geldi. Akdoğan ailesi, kömür sobasından sızan gazdan zehirlendi. Baba Uğur Akdoğan (44) ile iki çocuğu kurtarılamazken, baygın halde bulunan Elmas Akdoğan (36) yoğun bakıma alındı.Beton mikser dereye uçtu, sürücüsü boğulduSiirt’in Eruh ilçesinde inşaatı devam eden hidroelektrik santraline (HES) beton taşıyan mikser, 30 metre yüksekten dereye uçtu. Kazada mikserin sürücüsü derede boğularak hayatını kaybetti. Alınan bilgilere göre, Zarova Çayı üzerine yapılan Miran HES’e beton taşıyan Aydın Özcan (50) idaresindeki mikser, Bilgili köyü Çayırlı mevkiisinde kontrolden çıkarak dereye uçtu. Araçta sıkışarak boğulan Aydın Özcan’ın cesedi jandarma ekiplerince çıkarıldı.Durakta bekleyen üniversite hocasına otobüs çarptıBalıkesir Üniversitesi’nde okutman olarak görev yapan Asuman Özdemir Soykan, İstanbul’da bir durakta beklerken otobüsün çarpması sonucu hayatını kaybetti. Balıkesir Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Soykan’ın eşi olan Soykan, kendilerini ziyaret eden kızı Alpin’i bırakmak için önceki gün Balıkesir’den otobüsle İstanbul’a gitti. Alibeyköy’de inen Soykan ile kızı, durakta otobüs beklemeye başladı. Bu sırada bir otobüs Soykan’a çarparak ölümüne sebep oldu.Görevden alınan iki emniyet müdürünün yeri yine değiştiRüşvet ve yolsuzluk soruşturmasının ardından Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nden sorumlu il emniyet müdür yardımcısı iken görevinden alınan Mahir Çakallı’nın görev yeri yeniden değiştirildi. Çakallı, Deniz Liman Şubesi’nden sorumlu il emniyet müdür yardımcılığına getirildi. Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde de müdür değişikliğine gidildi. Metin Titiz’in görevden alınmasının ardından Murat Şahin şube müdürü olmuştu. Yaklaşık 1 hafta görev yapan Şahin, Personel Şube Müdürlüğü’ne atandı.Yolsuzluk soruşturmasında tutukluluğa itirazlar reddedildiYolsuzluk operasyonunun ardından tutuklanan üç sanığın yaptığı itiraz reddedildi. Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan, eski İçişleri Bakanı Muammer Güler’in oğlu Barış Güler ve eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın oğlu Salih Kaan Çağlayan, tutuklanmıştı. Avukatları geçtiğimiz hafta tutukluluğa itiraz etti. Başvuruyu değerlendiren 14. Asliye Ceza Mahkemesi, tutukluluğa yapılan itirazın reddine karar verdi.
Zaman
Güncel
01.01.2014
HaberTuruHaber Turu
Nazi suçlusunun cenazesi kriz çıkardı
Zaman
13.10.2013
11:30
İkinci Dünya Savaşı sırasında 335 İtalyanın katledilmesinde rol alanlardan biri olduğu gerekçesiyle ev hapsinde tutulduğu Romada 100 yaşında ölen eski Nazi subayı Erich Priebkenin cenazesi ülkede kriz çıkardı.Priebkenin defnedilmesinin düşünüldüğü Arjantinden de, cenazeyi kabul etmeyecekleri açıklaması geldi. Ömür boyu ev hapsi cezasını çekerken Romadaki konutunda Cuma günü ölen Erich Priebkenin avukatı Paolo Giachini, cenazenin Salı sabahı, Romanın merkezindeki herhangi bir kilisede yapılabileceğini duyurdu. Bu açıklama, cenazenin bir Nazizme destek gösterisine dönüşebileceği endişesine neden oldu.Roma Başpiskoposluğu Basın Sözcüsü Walter Insero, cenazenin kentteki herhangi bir kilisede yapılamayacağını söyledi. Roma Belediye Başkanı Ignazio Marino ise, vali ve emniyet müdürü ile görüşmesi ardından, başkentte gösterişli bir cenaze törenine izin verilmeyeceğini söyledi. Marino, Roma, dramatik olarak bu konuda acı çekmiş, Nazi faşizmine karşı olan bir kenttir. Bu nedenle kesinlikle sadece özel bir cenaze törenine izin verilecektir diyerek Romanın merkezinde bulunan herhangi bir kilisede cenazenin gerçekleşmeyeceğini açıkladı. Marino, cenazenin, ancak mahalli bir kilisede yapılabileceğini ekledi.YETKİLİLERDEN İZİN YOKPriebkenin yaşama gözlerini yumduğu evinin bağlı olduğu Aziz V. Pio adlı mahalle kilisesinin Papaz Yardımcısı Gianmarco Merlo, cenaze için kendilerine bir talep gelmediğini belirterek, İstek olursa dikkate alırız dedi.Roma Valisi Giuseppe Pecoraro ve Roma Emniyet Müdürü Fulvio Della Roccanın da, cenazenin başkentin merkezindeki bir kilisede yapılamayacağı yönünde karar aldığı bildirildi. Nazi subayının avukatı Giachini, bu kararın kendilerini şaşırtmadığını ifade ederek, Bu çok açıktı zaten. İbadet ve ayin hakkı Anayasada herkes için geçerlidir. Bu hakkı değiştirmek, siyasi bir şeydir. Şov yapmak zaten, özel ve sağduyulu biri olan Priebkenin de istemediği bir şeydi. Biz, siyasi ya da görkemli bir törene benzer bir şey yapmayı düşünmedik diye konuştu.ARJANTİN KABUL ETMEDİAvukat Giachini, Priebkenin cenazesinin, 50 yıl boyunca gizlenerek yaşamını sürdürdüğü Arjantinde defnedilebileceğini söylese de, İtalyan basınına yansıyan bilgilere göre Arjantin Dışişleri Bakanı Héctor Timerman bu gayrı resmi talebi kabul etmedi. Bakan Timermanın, Arjantin halkı insanlık onuruna karşı olan bu tür bir hakareti kabul etmiyor dediği öne sürüldü. Avukat Giachini ise, Arjantin hükümetine henüz resmen bir başvuruda bulunmadıklarını söyledi. Roma Belediye Başkanı Marino da, İtalyaya karşı insanlık suçu işlemiş olan bir Nazi subayının Romada defnedilme ihtimaline ilişkin, Bu, Roma için çok incitici olur dedi.İtalya Ulusal Partizanlar Birliği Roma Şubesi Başkanı Francesco Polcaro, bu cenazenin Nazi faşizmine dönüşmemesi için yetkililerin önlem alması gerektiğini belirterek, Bu durumda ölüler değil, diriler problem çıkarabilir dedi. Cenaze için belirlenen 15 Ekim tarihinin ise, 1943 yılında Romadaki gettoya yapılan baskınla 1259 Yahudinin, toplama kamplarına gönderilmesinin yıldönümüne denk gelmesi dikkat çekti.HİÇ PİŞMAN OLMADIÖte yandan, ölmeden önce Priebkenin miras olarak bıraktığı bir video mesajda, yaptıklarından dolayı hiç pişmanlık duymadığını belirterek, Geçmişimi inkar etmedim. Geçmişime ve ideallerime sadık kalarak yaşamayı tercih ettim dediği basına yansıdı.İtalyan partizanların Alman askerlerine düzenlediği bir saldırıya misilleme olarak 24 Mart 1944 tarihinde Romada, Ardeatine mağaralarında Alman askerlerince yapılan katliamda 335 İtalyan can vermişti. Bu saldırının sorumlularından Priebke, Nazi Almanyasının yenilgiye uğraması üzerine kaçtığı Arjantinde 50 yıla yakın gizlenmeyi başarmıştı. Priebke, Nazi suçlularını araştıran bir ABDli gazetecinin izini bulmasıyla 1995 yılında İtalyaya teslim edilmiş, 1998 yılında ömür boyu hapse mahkum edilmesinin ardından, ilerlemiş yaşından dolayı Romada ev hapsine alınmıştı.(DHA)
Zaman
Son Dakika
13.10.2013
NazisuçlusununcenazesikrizçıkardıNazi suçlusunun cenazesi kriz çıkardı
Captagon ve tarihi eser yakalamada Gaziantep Türkiye birincisi oldu
Zaman
11.10.2013
11:12
Gaziantep Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü (KOM), mayıs ve ağustos ayları içerisinde düzenlediği operasyonlarda ele geçirdiği 11 bin 655 adet captagon hap, 36 bin 894 adet tarihi eserle Türkiye birincisi oldu. KOM ekipleri, aynı dönem içerisinde Gaziantep’te gerçekleştirilen operasyonlar kapsamında da 2 ton 544 kilogram esrar maddesi, 149 kilogram eroin maddesi, 1 milyon 512 bin paket sigara, 2 bin 649 adet gümrük kaçağı cep telefonu, 538 bin litre gümrük kaçağı akaryakıt, 132 ton gümrük kaçağı çay, 24 adet çeşitli marka ve ebatlarda tabanca, 4 bin 330 adet tabanca fişeği, 40 adet şarjör, 146 adet kurusıkı tabanca ele geçirdi. Bu dönem içerisinde gerçekleştirilen bin 160 operasyonda bin 958 şüpheli şahıs hakkında yasal işlem yapıldı ve bu şahıslardan 251i tutuklanarak cezaevine teslim edildi. KOM ve diğer emniyet personelini tebrik eden İl Emniyet Müdürü Ömer Aydın, “Uyuşturucu ve uyuşturucu tacirleriyle olan mücadelemiz Gaziantep halkından aldığımız destekle artarak devam ediyor. Bu başarının elde edilmesinde Gaziantep halkının vermiş olduğu desteğinin önemli bir payı var. Gençliğimizi zehirleyen zehir tacirlerine göz açtırmayacağız. Gaziantep Emniyet Müdürlüğü olarak Gaziantep halkı ile birlikte daha huzurlu bir şehir için çalışmalarımız aralıksız devam edecek.” şeklinde konuştu. CİHAN
Zaman
Son Dakika
11.10.2013
CaptagonvetarihieseryakalamadaGaziantepTürkiyebirincisiolduCaptagon ve tarihi eser yakalamada Gaziantep Türkiye birincisi oldu
Cezaevine teslim olacağı tarih belli oldu
Zaman
07.10.2013
17:45
Susurluk davası kapsamında onanan 2 yıllık hapis cezasının bir yılını Aydın Yenipazar Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda çeken ve Denetimli Serbestlik Yasasından yararlanarak tahliye olan Mehmet Ağarın, denetimli serbestlik kararının kaldırılması nedeniyle Kurban Bayramından sonra cezaevine gelip teslim olacağı belirtildi.Susurluk Davası kapsamında Yargıtay tarafından onanan hapis cezasını çekmek için 25 Nisan 2012 tarihinde Aydının Yenipazar İlçesinde bulunan Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna teslim olan İçişleri ve Adalet eski Bakanı Mehmet Ağar, 3üncü Yargı Paketinde yer alan ve şartlı tahliyesine bir yıl kalanlara, yarı açık cezaevine gitmeden Denetimli Serbestlik imkanı tanıyan düzenlemeden yararlanarak 29 Nisan 2013 tarihinde tahliye oldu. Ankarada, 30 Eylül 1993 günüdönemin Altındağ Nüfus Müdürü Abdülmecit Baskının öldürülmesiyle ilgili hazırlanan iddianamenin Ankara 13üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesiyle, sanıklar arasında yer alan DP eski Genel Başkanı ve Emniyet eski Genel Müdürü Ağar hakkındaki denetimli serbestlik kararı kaldırıldı.Kararın açıklanmasının ardından Ağar, avukatları aracılığıyla Ankara 13üncü Ağır Ceza Mahkemesinde iddianameye itiraz etti. İtirazı reddedilen Ağarın, kalan cezasını çekmek için, Kurban Bayramının ardından Yenipazar Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna geleceği bildirildi.
Zaman
Ana Sayfa
07.10.2013
CezaevineteslimolacağıtarihbelliolduCezaevine teslim olacağı tarih belli oldu
Cezaevine teslim olacağı tarih belli oldu
Zaman
07.10.2013
17:43
Susurluk davası kapsamında onanan 2 yıllık hapis cezasının bir yılını Aydın Yenipazar Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda çeken ve Denetimli Serbestlik Yasasından yararlanarak tahliye olan Mehmet Ağarın, denetimli serbestlik kararının kaldırılması nedeniyle Kurban Bayramından sonra cezaevine gelip teslim olacağı belirtildi.Susurluk Davası kapsamında Yargıtay tarafından onanan hapis cezasını çekmek için 25 Nisan 2012 tarihinde Aydının Yenipazar İlçesinde bulunan Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna teslim olan İçişleri ve Adalet eski Bakanı Mehmet Ağar, 3üncü Yargı Paketinde yer alan ve şartlı tahliyesine bir yıl kalanlara, yarı açık cezaevine gitmeden Denetimli Serbestlik imkanı tanıyan düzenlemeden yararlanarak 29 Nisan 2013 tarihinde tahliye oldu. Ankarada, 30 Eylül 1993 günüdönemin Altındağ Nüfus Müdürü Abdülmecit Baskının öldürülmesiyle ilgili hazırlanan iddianamenin Ankara 13üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesiyle, sanıklar arasında yer alan DP eski Genel Başkanı ve Emniyet eski Genel Müdürü Ağar hakkındaki denetimli serbestlik kararı kaldırıldı.Kararın açıklanmasının ardından Ağar, avukatları aracılığıyla Ankara 13üncü Ağır Ceza Mahkemesinde iddianameye itiraz etti. İtirazı reddedilen Ağarın, kalan cezasını çekmek için, Kurban Bayramının ardından Yenipazar Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna geleceği bildirildi.
Zaman
Güncel
07.10.2013
CezaevineteslimolacağıtarihbelliolduCezaevine teslim olacağı tarih belli oldu
Kırmızı bültenle aranan polis müdürü, Saraybosna'da teslim oldu
Zaman
13.06.2013
17:51
Sakaryada 14 yaşındaki kıza cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla hakkında yakalama kararı bulunan ve kırmızı bültenle aranan firari polis müdürü Bosna Hersekin başkenti Saraybosnada teslim oldu.Adapazarında utanç davası olarak bilinen 14 yaşındaki Ö.C.ye cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla hakkında yakalama kararı çıkartılan polis müdürü N.Ş.nin Saraybosna Havaalanında, emniyet birimlerine teslim olduğu belirtildi. N.Ş.nin işlemlerin tamamlanmasının ardından Türkiyeye getirilmesi bekleniyor. N.Ş.nin avukatı İsmail Gürses, kırmızı bültenle aranan müvekkilinin Saraybosna Havalimanında teslim olduğunu söyledi. Müvekkilinin teslim olacağını davanın görüldüğü ağır ceza mahkemesine ve savcılığa bildirdiklerini kaydeden Gürses, müvekkilinin işlemlerinin tamamlanmasının ardından Türkiyeye getirileceğini belirtti. Kız çocuğuna istismar iddiasıyla ilgili görülen davada ikisi polis müdürü 34 sanık hakkında açılan davada cinsel istismar ve hürriyetten yoksun kılma suçlamasıyla gözaltına alınan polis müdürü N.Ş. gözaltı sürecinde çıkartıldığı nöbetçi mahkemece serbest bırakılmıştı. Savcının itirazı sürecinde yurt dışına kaçan N.Ş. için açılan davada ağır ceza mahkemesi yakalama kararı çıkartmıştı.(CİHAN)
Zaman
Son Dakika
13.06.2013
KırmızıbültenlearananpolismüdürüSaraybosnadateslimolduKırmızı bültenle aranan polis müdürü Saraybosnada teslim oldu
Evrensel barışın çocuklarını akşam yemeğinde KAܒnün misafiri oldu
Zaman
08.06.2013
22:05
11. Uluslar arası Türkçe Olimpiyatları etkinliklerinin Kars ayağında misafir öğrenciler ve öğretmenleri Kafkas Üniversitesi (KAÜ) Rektörü Prof. Dr. Sami Özcanın misafiri oldu.Kars Vali Yardımcısı Karahan Daştan, Belediye Başkanı Nevzat Bozkuş, Milli Eğitim Müdürü Yıldırım Alkış, ve İl Emniyet Müdürü Ercan Çakmak ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin de katıldığı yemekte Rektör Prof. Dr. Özcan, Türkçe Olimpiyatlarının bir ayağı olan Kars etkinliklerine katılan konuk öğrencileri üniversitelerinde ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti.Karsa ilk kez gelen öğrencilerin daha ilk bakışta şehri beğendiklerini söyledi. Konuklar kendilerini hava alanında Kafkas oyunlarıyla karşılayıp 100lerce araçla yapılan konvoyla otellerine teslim eden Kars halkının misafirperverliğine hayran kaldı.(CİHAN)
Zaman
Son Dakika
08.06.2013
EvrenselbarışınçocuklarınıakşamyemeğindeKAܒnünmisafiriolduEvrensel barışın çocuklarını akşam yemeğinde KAܒnün misafiri oldu
Taksim, savaş alanına döndü
Zaman
01.06.2013
03:49
Taksim Gezi Parkı’nda ağaçların kesilmesine karşı başlayan direniş, eylemin dördüncü gününde çatışmaya dönüştü. Polisin sert müdahalesine göstericiler de karşılık verince olaylar Taksim’i savaş alanına çevirdi. Bölge esnafı ve turistlerin de etkilendiği müdahalede BDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder de yaralandı.Gezi Parkı’nda gece sanatçı, politikacı ve eylemcilerin düzenledikleri etkinlikler sakin geçti. Bir grup eylemcinin ise yer kaplama taşlarını kırarak polise atmak üzere biriktirmesi dikkat çekti. Grup, Taksim’de bulunan alt geçit inşaatı malzemelerinden ve çöp tenekelerinden de barikat kurdu. Sabaha karşı polis, operasyon düzenledi. Polisler, direnen grubu TOMA araçlarının püskürttüğü tazyikli su ve biber gazıyla dağıttı. Eylemciler de polislere şişe, taş ve sopalarla karşılık verdi. Polisler, eylemcilerin çadırlarını ve flamalarını toplayarak zabıtalara teslim etti. Zabıtalar da çadırları kamyonetlere yükleyerek alandan ayrıldı. Yoğun gazlı müdahale sonrası eylemciler küçük gruplar halinde Halaskargazi, Mete, Gümüşsuyu, İstiklal ve Sıraselviler caddelerine kaçtı. Kaçan eylemcilerden bazıları meydandaki merdivenin beton korkuluklarının devrilmesi sonucu yaralandı. Yaralılar olay yerine çağrılan ambulanslarla hastanelere kaldırıldı. Daha sonra ikiye ayrılan grubun bir kısmı Harbiye’ye, diğer kısmı ise İstiklal Caddesi’ne doğru koştu. Peşlerinden giden Çevik Kuvvet ekipleri ara sokaklara dağılan gruba biber gazı sıktı. Direnenlerden bazıları gözaltına alındı. Taksim Gezi Parkı’nın etrafında tedbir amaçlı itfaiye araçları ile 112 Acil Sağlık ekipleri bekletildi. Parkın etrafını kuşatan Çevik Kuvvet ekipleri alana girişlere izin vermedi. Gezi Parkı abluka altına alındı.Olayların ardından meydanda toplanarak oturma eylemi yapan göstericilere BDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder de destek verdi. Eylem sürerken polis, göstericilere tazyikli su ve biber gazıyla müdahale etti. Bu sırada kolundan ve ayağından yaralanan Sırrı Süreyya Önder, hastaneye kaldırıldı. Kapalı bir minibüsün kasasında Taksim İlkyardım Hastanesi’ne getirilen Önder, ayağından yaralı olduğu için araçtan inemedi. Yanında bulunanların desteğiyle araçtan inerek sedyeye konulan Önder, hastanede tedavi altına alındı. Polisin sıktığı biber gazından etkilenen kalp hastası yaşlı bir adam ile epilepsi hastası torunu da zor anlar yaşadı. Annesinin kucağındaki bir bebek de biber gazından etkilenerek hastaneye götürüldü. Olaylarda başından yaralanan bir genç kıza ise polis yardım etti. Gazeteci Ahmet Şık’da başından yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Eylemcilerden Murat Dağlı Özdemir tedavi olduğu Şişli Etfal Hastanesi’nden taburcu oldu.Vali Mutlu: Çevreye duyarlı vatandaşlarımız istismar ediliyorTaksim Gezi Parkı’ndaki olaylarla ilgili olarak İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın ortak basın toplantısı düzenledi. Mutlu, yaşanan asayiş olaylarında 11’i Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, 1 tanesi de Şişli Etfal Hastanesi’nde olmak üzere 12 kişinin tedavi altına alındığını ifade etti. 63 kişinin de gözaltına alındığını açıkladı. Yaralanan vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Vali Mutlu, yoğun bakımda tedavi altına alınan hastanın Fas uyruklu Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bir kadın olduğunu belirtti. Gezi parkında toplanan grupların ifade hürriyetinin şüphesiz ki değerli ve anlamlı olduğunu dile getiren Vali, “Fakat ortada doğa katliamı söz konusu değildir. Bu da kamuoyunda net bir şekilde paylaşılmıştır. İyi niyetli insanların büyük bir kısmı gerçekten ağaç ve doğa severlerdir. Fakat bazı gruplar Emniyet güçleri ile bu insanları karşı karşıya getirmeye çalışmıştır.” ifadelerini kullandı. Vali Mutlu, duyarlılıklarını ifade etmek için Taksim Gezi Parkı’na gelenlerin, arka planda onları istismar eden yapıların olduğunu çok iyi değerlendirmeleri gerektiğine dikkat çekti.Topbaş: AVM değil yol genişletilmesi çalışması varİstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da, Taksim’deki yoğun trafiğin yeraltına alınması çalışmasının sürdüğünü ifade ederek, çalışmalarla ilgili kararın belediye meclisinden oybirliğiyle geçtiğini hatırlattı. Başkan Topbaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çok üzücü olarak gördüğümüz Gezi Parkı içinde bazı vatandaşlardan samimiyetlerinden şüphem yok. Çevreye duyarlı olan insanların birilerinin iddia ettiği gibi Topçu Kışlası AVM mi yapılıyor endişesi ile gelenler var. Maalesef istismar etmek isteyen, siyasi rant elde etmek isteyen bazı kişiler var. Müteahhit firmamız yayalaştırma alanı içerisinde tretuvar duvarını biraz ötelemek için bir çalışma başlattı. Bu gerekliydi. Fakat yansımalar böyle olmadı. Başta siyasiler olmak üzere bunu istismar etmeye hazır olan insanlar var. Biz ‘Gezi Par
Zaman
En Çok Okunan
01.06.2013
TaksimsavaşalanınadöndüTaksim savaş alanına döndü
Taksim, savaş alanına döndü
Zaman
01.06.2013
01:49
Taksim Gezi Parkı’nda ağaçların kesilmesine karşı başlayan direniş, eylemin dördüncü gününde çatışmaya dönüştü. Polisin sert müdahalesine göstericiler de karşılık verince olaylar Taksim’i savaş alanına çevirdi. Bölge esnafı ve turistlerin de etkilendiği müdahalede BDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder de yaralandı.Gezi Parkı’nda gece sanatçı, politikacı ve eylemcilerin düzenledikleri etkinlikler sakin geçti. Bir grup eylemcinin ise yer kaplama taşlarını kırarak polise atmak üzere biriktirmesi dikkat çekti. Grup, Taksim’de bulunan alt geçit inşaatı malzemelerinden ve çöp tenekelerinden de barikat kurdu. Sabaha karşı polis, operasyon düzenledi. Polisler, direnen grubu TOMA araçlarının püskürttüğü tazyikli su ve biber gazıyla dağıttı. Eylemciler de polislere şişe, taş ve sopalarla karşılık verdi. Polisler, eylemcilerin çadırlarını ve flamalarını toplayarak zabıtalara teslim etti. Zabıtalar da çadırları kamyonetlere yükleyerek alandan ayrıldı. Yoğun gazlı müdahale sonrası eylemciler küçük gruplar halinde Halaskargazi, Mete, Gümüşsuyu, İstiklal ve Sıraselviler caddelerine kaçtı. Kaçan eylemcilerden bazıları meydandaki merdivenin beton korkuluklarının devrilmesi sonucu yaralandı. Yaralılar olay yerine çağrılan ambulanslarla hastanelere kaldırıldı. Daha sonra ikiye ayrılan grubun bir kısmı Harbiye’ye, diğer kısmı ise İstiklal Caddesi’ne doğru koştu. Peşlerinden giden Çevik Kuvvet ekipleri ara sokaklara dağılan gruba biber gazı sıktı. Direnenlerden bazıları gözaltına alındı. Taksim Gezi Parkı’nın etrafında tedbir amaçlı itfaiye araçları ile 112 Acil Sağlık ekipleri bekletildi. Parkın etrafını kuşatan Çevik Kuvvet ekipleri alana girişlere izin vermedi. Gezi Parkı abluka altına alındı.Olayların ardından meydanda toplanarak oturma eylemi yapan göstericilere BDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder de destek verdi. Eylem sürerken polis, göstericilere tazyikli su ve biber gazıyla müdahale etti. Bu sırada kolundan ve ayağından yaralanan Sırrı Süreyya Önder, hastaneye kaldırıldı. Kapalı bir minibüsün kasasında Taksim İlkyardım Hastanesi’ne getirilen Önder, ayağından yaralı olduğu için araçtan inemedi. Yanında bulunanların desteğiyle araçtan inerek sedyeye konulan Önder, hastanede tedavi altına alındı. Polisin sıktığı biber gazından etkilenen kalp hastası yaşlı bir adam ile epilepsi hastası torunu da zor anlar yaşadı. Annesinin kucağındaki bir bebek de biber gazından etkilenerek hastaneye götürüldü. Olaylarda başından yaralanan bir genç kıza ise polis yardım etti. Gazeteci Ahmet Şık’da başından yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Eylemcilerden Murat Dağlı Özdemir tedavi olduğu Şişli Etfal Hastanesi’nden taburcu oldu. Vali HÜSEYİN AVNİ Mutlu: Çevreye duyarlı vatandaşlarımız istismar ediliyorTaksim Gezi Parkı’ndaki olaylarla ilgili olarak İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın ortak basın toplantısı düzenledi. Mutlu, yaşanan asayiş olaylarında 11’i Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, 1 tanesi de Şişli Etfal Hastanesi’nde olmak üzere 12 kişinin tedavi altına alındığını ifade etti. 63 kişinin de gözaltına alındığını açıkladı. Yaralanan vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Vali Mutlu, yoğun bakımda tedavi altına alınan hastanın Fas uyruklu Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bir kadın olduğunu belirtti. Gezi parkında toplanan grupların ifade hürriyetinin şüphesiz ki değerli ve anlamlı olduğunu dile getiren Vali, “Fakat ortada doğa katliamı söz konusu değildir. Bu da kamuoyunda net bir şekilde paylaşılmıştır. İyi niyetli insanların büyük bir kısmı gerçekten ağaç ve doğa severlerdir. Fakat bazı gruplar Emniyet güçleri ile bu insanları karşı karşıya getirmeye çalışmıştır.” ifadelerini kullandı. Vali Mutlu, duyarlılıklarını ifade etmek için Taksim Gezi Parkı’na gelenlerin, arka planda onları istismar eden yapıların olduğunu çok iyi değerlendirmeleri gerektiğine dikkat çekti.Topbaş: AVM değil yol genişletilmesi çalışması varİstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da, Taksim’deki yoğun trafiğin yeraltına alınması çalışmasının sürdüğünü ifade ederek, çalışmalarla ilgili kararın belediye meclisinden oybirliğiyle geçtiğini hatırlattı. Başkan Topbaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çok üzücü olarak gördüğümüz Gezi Parkı içinde bazı vatandaşlardan samimiyetlerinden şüphem yok. Çevreye duyarlı olan insanların birilerinin iddia ettiği gibi Topçu Kışlası AVM mi yapılıyor endişesi ile gelenler var. Maalesef istismar etmek isteyen, siyasi rant elde etmek isteyen bazı kişiler var. Müteahhit firmamız yayalaştırma alanı içerisinde tretuvar duvarını biraz ötelemek için bir çalışma başlattı. Bu gerekliydi. Fakat yansımalar böyle olmadı. Başta siyasiler olmak üzere bunu istismar etmeye hazır olan insanlar var. Biz
Zaman
Güncel
01.06.2013
TaksimsavaşalanınadöndüTaksim savaş alanına döndü
Taksim, savaş alanına döndü
Zaman
01.06.2013
01:48
Taksim Gezi Parkı’nda ağaçların kesilmesine karşı başlayan direniş, eylemin dördüncü gününde çatışmaya dönüştü. Polisin sert müdahalesine göstericiler de karşılık verince olaylar Taksim’i savaş alanına çevirdi. Bölge esnafı ve turistlerin de etkilendiği müdahalede BDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder de yaralandı.Gezi Parkı’nda gece sanatçı, politikacı ve eylemcilerin düzenledikleri etkinlikler sakin geçti. Bir grup eylemcinin ise yer kaplama taşlarını kırarak polise atmak üzere biriktirmesi dikkat çekti. Grup, Taksim’de bulunan alt geçit inşaatı malzemelerinden ve çöp tenekelerinden de barikat kurdu. Sabaha karşı polis, operasyon düzenledi. Polisler, direnen grubu TOMA araçlarının püskürttüğü tazyikli su ve biber gazıyla dağıttı. Eylemciler de polislere şişe, taş ve sopalarla karşılık verdi. Polisler, eylemcilerin çadırlarını ve flamalarını toplayarak zabıtalara teslim etti. Zabıtalar da çadırları kamyonetlere yükleyerek alandan ayrıldı. Yoğun gazlı müdahale sonrası eylemciler küçük gruplar halinde Halaskargazi, Mete, Gümüşsuyu, İstiklal ve Sıraselviler caddelerine kaçtı. Kaçan eylemcilerden bazıları meydandaki merdivenin beton korkuluklarının devrilmesi sonucu yaralandı. Yaralılar olay yerine çağrılan ambulanslarla hastanelere kaldırıldı. Daha sonra ikiye ayrılan grubun bir kısmı Harbiye’ye, diğer kısmı ise İstiklal Caddesi’ne doğru koştu. Peşlerinden giden Çevik Kuvvet ekipleri ara sokaklara dağılan gruba biber gazı sıktı. Direnenlerden bazıları gözaltına alındı. Taksim Gezi Parkı’nın etrafında tedbir amaçlı itfaiye araçları ile 112 Acil Sağlık ekipleri bekletildi. Parkın etrafını kuşatan Çevik Kuvvet ekipleri alana girişlere izin vermedi. Gezi Parkı abluka altına alındı.Olayların ardından meydanda toplanarak oturma eylemi yapan göstericilere BDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder de destek verdi. Eylem sürerken polis, göstericilere tazyikli su ve biber gazıyla müdahale etti. Bu sırada kolundan ve ayağından yaralanan Sırrı Süreyya Önder, hastaneye kaldırıldı. Kapalı bir minibüsün kasasında Taksim İlkyardım Hastanesi’ne getirilen Önder, ayağından yaralı olduğu için araçtan inemedi. Yanında bulunanların desteğiyle araçtan inerek sedyeye konulan Önder, hastanede tedavi altına alındı. Polisin sıktığı biber gazından etkilenen kalp hastası yaşlı bir adam ile epilepsi hastası torunu da zor anlar yaşadı. Annesinin kucağındaki bir bebek de biber gazından etkilenerek hastaneye götürüldü. Olaylarda başından yaralanan bir genç kıza ise polis yardım etti. Gazeteci Ahmet Şık’da başından yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Eylemcilerden Murat Dağlı Özdemir tedavi olduğu Şişli Etfal Hastanesi’nden taburcu oldu. Vali HÜSEYİN AVNİ Mutlu: Çevreye duyarlı vatandaşlarımız istismar ediliyorTaksim Gezi Parkı’ndaki olaylarla ilgili olarak İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın ortak basın toplantısı düzenledi. Mutlu, yaşanan asayiş olaylarında 11’i Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, 1 tanesi de Şişli Etfal Hastanesi’nde olmak üzere 12 kişinin tedavi altına alındığını ifade etti. 63 kişinin de gözaltına alındığını açıkladı. Yaralanan vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Vali Mutlu, yoğun bakımda tedavi altına alınan hastanın Fas uyruklu Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bir kadın olduğunu belirtti. Gezi parkında toplanan grupların ifade hürriyetinin şüphesiz ki değerli ve anlamlı olduğunu dile getiren Vali, “Fakat ortada doğa katliamı söz konusu değildir. Bu da kamuoyunda net bir şekilde paylaşılmıştır. İyi niyetli insanların büyük bir kısmı gerçekten ağaç ve doğa severlerdir. Fakat bazı gruplar Emniyet güçleri ile bu insanları karşı karşıya getirmeye çalışmıştır.” ifadelerini kullandı. Vali Mutlu, duyarlılıklarını ifade etmek için Taksim Gezi Parkı’na gelenlerin, arka planda onları istismar eden yapıların olduğunu çok iyi değerlendirmeleri gerektiğine dikkat çekti.Topbaş: AVM değil yol genişletilmesi çalışması varİstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da, Taksim’deki yoğun trafiğin yeraltına alınması çalışmasının sürdüğünü ifade ederek, çalışmalarla ilgili kararın belediye meclisinden oybirliğiyle geçtiğini hatırlattı. Başkan Topbaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çok üzücü olarak gördüğümüz Gezi Parkı içinde bazı vatandaşlardan samimiyetlerinden şüphem yok. Çevreye duyarlı olan insanların birilerinin iddia ettiği gibi Topçu Kışlası AVM mi yapılıyor endişesi ile gelenler var. Maalesef istismar etmek isteyen, siyasi rant elde etmek isteyen bazı kişiler var. Müteahhit firmamız yayalaştırma alanı içerisinde tretuvar duvarını biraz ötelemek için bir çalışma başlattı. Bu gerekliydi. Fakat yansımalar böyle olmadı. Başta siyasiler olmak üzere bunu istismar etmeye hazır olan insanlar var. Biz
Zaman
Ana Sayfa
01.06.2013
TaksimsavaşalanınadöndüTaksim savaş alanına döndü
Ege, dünden bu yana alev alev
Zaman
30.05.2013
11:51
Manisada Sabuncubeli mevkisinde, etkili olan orman yangınını tamamen kontrol altına alındı. Yangın nedeniyle ulaşıma kapatılan Manisa-İzmir karayolu tekrar trafiğe açıldı.Emlak Dere mevkisinde devam ediyorManisada Sabuncubeli mevkisinde çıkan orman yangının Emlak Dere civarında sürdüğü bildirildi. Yangının yaklaşık 250 hektar alanda etkili olduğu tahmin ediliyor. Manisa Orman İşletme Müdürü Yalçın Akın, dün saat 14.00 sıralarında başlayan ve çıkış sebebi henüz belirlenemeyen yangının, Emlak Dere mevkisinin üst kısımlarında halen devam ettiğini söyledi. Diğer noktalarda yangının kontrol altına alındığını dile getiren Akın, söndürme çalışmalarının aralıksız devam ettiğini belirterek, Yangın geniş bir alanda devam ediyor. Rüzgarın etkisi ve gece olması nedeniyle yangını kontrol altına almakta zorlanıyoruz. Diğer noktalarda şu an için bir sıkıntı yok. Bu noktada yangını kontrol altına almak için çalışmalar devam ediyor dedi. Bu arada, yangın nedeniyle saat 15.30 sıralarında trafiğe kapatılan Manisa - İzmir karayolu da saat 23.00 sıraları yeniden trafiğe açıldı.Tire alevlere teslim olduTire dört bir taraftan tutuştu: araziler küle döndü Bugün Tirede farklı yerlerde çıkan orman yangınları, kuvvetli lodosun da etkisiyle kontrolden çıktı ve büyük çapta maddi hasara sebep oldu. Saat 15:00 sıralarında Karateke Köyü yakınlarında başlayan yangın kuvvetli lodosun da etkisiyle kısa sürede yayılarak yaklaşık 10 hektar makilik araziyi yuttu. Tire itfaiyesinin kısa sürede müdahale ettiği orman yangınına Tire Orman Şefliği ekipleri, Bayındır, Torbalı ve Selçuk itfaiyeleri de destek verdi. Uzun süren çalışmaların ardından kontrol altına alınan yangın, akşam saatlerinde tekrar şiddetlendi. Karateke Köyü yakınlarındaki tepeyi aşan yangın köydeki evlere yaklaşırken, köylüler yangın söndürme çalışmaları için seferber oldular. Tire Belediyesi ve İzmir İl Özel İdaresinin iş makinalarının da söndürme çalışmalarına katıldığı yangında ekili alanlar da dahil olmak üzere yaklaşık 10 hektar alan kül oldu. Yangını haber alan Tire Kaymakamı Hüseyin Ergi, Tire Belediye Başkanı Tayfur Çiçek, Tire İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Serhan Varol, Tire Orman İşletme Şefi Uğur Güler, Tire İlçe Emniyet Müdürü Fatih Kiremitçi olay yerine gelerek, yangın ile ilgili bilgi aldılar. Karateke Köyünde yaşanan yangının yanı sıra Kargın Çiftliği yakınlarında, Çınar Restoran yakınlarında ve Tire Organize Sanayi Mevkiinde çıkan farklı yangınlarda da büyük çapta hasar meydana geldi. Yangın söndürme uçaklarının başka bölgelerde görevde olması Yangın2ın büyümesine neden oldu. Tireye bağlı dağ köylerinden olan Yamandere civarında çıkan bir başka yangında da birkaç büyükbaş hayvanın telef olduğu öğrenildi.Urlanın dört yerinde yangın çıktıİzmir ve çevresinde etkili olan lodos Urlayı yaktı. Urlanın dört ayrı noktasında çıkan yangın Urlayı cehenneme çevirdi. Yangınlar, İtfaiye ve orman işletme şefliğine bağlı yangın ekiplerinin müdahalesi ile can kaybı olmadan atlatıldı. Urla Kuşçular Köyünde saat 13.00 civarında çıkan ilk yangında 45 dönüm arazi ve 15 zeytin ağacı yandı. Şiddetli lodosun elektrik tellerini koparması neticesinde çıkan yangına itfaiye ve orman yangın ekipleri karadan müdahale ederken helikopterler de havadan söndürme çalışmaları yapıldı. Kuşçulardaki yangının ardından yine elektrik tellerinin kopmasıyla İçmeler Malgaca mevkiinde de yangın çıktı. Otluk alanların tutuştuğu yangına hemen müdahale edilmesi sonucu yangın büyümeden söndürüldü. Aynı saatlerde Urla Bozavlu mevkiinde çıkan yangında ise 2 hayvan damı, 1 ev, seralar ve ekili alanlar yandı. Can kaybının olmadığı yangında Şevket Başçıla ait ev son anda itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle yanmaktan kurtarıldı. Ayrıca Ege Orman Vakfının bu alanda oluşturduğu orman da yanma tehlikesi ile karşı karşıya kaldı. Korkulanın olmadığı yangın yine elektrik tellerinin kopmasından çıktı. Lodosun vurduğu son nokta ise Bademler Köyü oldu. Çevre sakinlerinin erken müdahalesi ile yangın yayılmadan söndürüldü.
Zaman
Güncel
30.05.2013
EgedündenbuyanaalevalevEge dünden bu yana alev alev
Manisa-İzmir karayolu trafiğe açıldı
Zaman
30.05.2013
09:59
Manisada Sabuncubeli mevkisinde, etkili olan orman yangınını tamamen kontrol altına alındı. Yangın nedeniyle ulaşıma kapatılan Manisa-İzmir karayolu tekrar trafiğe açıldı.Emlak Dere mevkisinde devam ediyorManisada Sabuncubeli mevkisinde çıkan orman yangının Emlak Dere civarında sürdüğü bildirildi. Yangının yaklaşık 250 hektar alanda etkili olduğu tahmin ediliyor. Manisa Orman İşletme Müdürü Yalçın Akın, dün saat 14.00 sıralarında başlayan ve çıkış sebebi henüz belirlenemeyen yangının, Emlak Dere mevkisinin üst kısımlarında halen devam ettiğini söyledi. Diğer noktalarda yangının kontrol altına alındığını dile getiren Akın, söndürme çalışmalarının aralıksız devam ettiğini belirterek, Yangın geniş bir alanda devam ediyor. Rüzgarın etkisi ve gece olması nedeniyle yangını kontrol altına almakta zorlanıyoruz. Diğer noktalarda şu an için bir sıkıntı yok. Bu noktada yangını kontrol altına almak için çalışmalar devam ediyor dedi. Bu arada, yangın nedeniyle saat 15.30 sıralarında trafiğe kapatılan Manisa - İzmir karayolu da saat 23.00 sıraları yeniden trafiğe açıldı.Tire alevlere teslim olduTire dört bir taraftan tutuştu: araziler küle döndü Bugün Tirede farklı yerlerde çıkan orman yangınları, kuvvetli lodosun da etkisiyle kontrolden çıktı ve büyük çapta maddi hasara sebep oldu. Saat 15:00 sıralarında Karateke Köyü yakınlarında başlayan yangın kuvvetli lodosun da etkisiyle kısa sürede yayılarak yaklaşık 10 hektar makilik araziyi yuttu. Tire itfaiyesinin kısa sürede müdahale ettiği orman yangınına Tire Orman Şefliği ekipleri, Bayındır, Torbalı ve Selçuk itfaiyeleri de destek verdi. Uzun süren çalışmaların ardından kontrol altına alınan yangın, akşam saatlerinde tekrar şiddetlendi. Karateke Köyü yakınlarındaki tepeyi aşan yangın köydeki evlere yaklaşırken, köylüler yangın söndürme çalışmaları için seferber oldular. Tire Belediyesi ve İzmir İl Özel İdaresinin iş makinalarının da söndürme çalışmalarına katıldığı yangında ekili alanlar da dahil olmak üzere yaklaşık 10 hektar alan kül oldu. Yangını haber alan Tire Kaymakamı Hüseyin Ergi, Tire Belediye Başkanı Tayfur Çiçek, Tire İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Serhan Varol, Tire Orman İşletme Şefi Uğur Güler, Tire İlçe Emniyet Müdürü Fatih Kiremitçi olay yerine gelerek, yangın ile ilgili bilgi aldılar. Karateke Köyünde yaşanan yangının yanı sıra Kargın Çiftliği yakınlarında, Çınar Restoran yakınlarında ve Tire Organize Sanayi Mevkiinde çıkan farklı yangınlarda da büyük çapta hasar meydana geldi. Yangın söndürme uçaklarının başka bölgelerde görevde olması Yangın2ın büyümesine neden oldu. Tireye bağlı dağ köylerinden olan Yamandere civarında çıkan bir başka yangında da birkaç büyükbaş hayvanın telef olduğu öğrenildi. Urlanın dört yerinde yangın çıktıİzmir ve çevresinde etkili olan lodos Urlayı yaktı. Urlanın dört ayrı noktasında çıkan yangın Urlayı cehenneme çevirdi. Yangınlar, İtfaiye ve orman işletme şefliğine bağlı yangın ekiplerinin müdahalesi ile can kaybı olmadan atlatıldı. Urla Kuşçular Köyünde saat 13.00 civarında çıkan ilk yangında 45 dönüm arazi ve 15 zeytin ağacı yandı. Şiddetli lodosun elektrik tellerini koparması neticesinde çıkan yangına itfaiye ve orman yangın ekipleri karadan müdahale ederken helikopterler de havadan söndürme çalışmaları yapıldı. Kuşçulardaki yangının ardından yine elektrik tellerinin kopmasıyla İçmeler Malgaca mevkiinde de yangın çıktı. Otluk alanların tutuştuğu yangına hemen müdahale edilmesi sonucu yangın büyümeden söndürüldü. Aynı saatlerde Urla Bozavlu mevkiinde çıkan yangında ise 2 hayvan damı, 1 ev, seralar ve ekili alanlar yandı. Can kaybının olmadığı yangında Şevket Başçıla ait ev son anda itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle yanmaktan kurtarıldı. Ayrıca Ege Orman Vakfının bu alanda oluşturduğu orman da yanma tehlikesi ile karşı karşıya kaldı. Korkulanın olmadığı yangın yine elektrik tellerinin kopmasından çıktı. Lodosun vurduğu son nokta ise Bademler Köyü oldu. Çevre sakinlerinin erken müdahalesi ile yangın yayılmadan söndürüldü.
Zaman
Güncel
30.05.2013
İzmir/">Manisa-İzmirkarayolutrafiğeaçıldıİzmir-karayolu-trafiğe-açıldı/">Manisa-İzmir karayolu trafiğe açıldı
Manisa-İzmir karayolu trafiğe açıldı
Zaman
30.05.2013
09:59
Manisada Sabuncubeli mevkisinde, etkili olan orman yangınını tamamen kontrol altına alındı. Yangın nedeniyle ulaşıma kapatılan Manisa-İzmir karayolu tekrar trafiğe açıldı.Emlak Dere mevkisinde devam ediyorManisada Sabuncubeli mevkisinde çıkan orman yangının Emlak Dere civarında sürdüğü bildirildi. Yangının yaklaşık 250 hektar alanda etkili olduğu tahmin ediliyor. Manisa Orman İşletme Müdürü Yalçın Akın, dün saat 14.00 sıralarında başlayan ve çıkış sebebi henüz belirlenemeyen yangının, Emlak Dere mevkisinin üst kısımlarında halen devam ettiğini söyledi. Diğer noktalarda yangının kontrol altına alındığını dile getiren Akın, söndürme çalışmalarının aralıksız devam ettiğini belirterek, Yangın geniş bir alanda devam ediyor. Rüzgarın etkisi ve gece olması nedeniyle yangını kontrol altına almakta zorlanıyoruz. Diğer noktalarda şu an için bir sıkıntı yok. Bu noktada yangını kontrol altına almak için çalışmalar devam ediyor dedi. Bu arada, yangın nedeniyle saat 15.30 sıralarında trafiğe kapatılan Manisa - İzmir karayolu da saat 23.00 sıraları yeniden trafiğe açıldı.Tire alevlere teslim olduTire dört bir taraftan tutuştu: araziler küle döndü Bugün Tirede farklı yerlerde çıkan orman yangınları, kuvvetli lodosun da etkisiyle kontrolden çıktı ve büyük çapta maddi hasara sebep oldu. Saat 15:00 sıralarında Karateke Köyü yakınlarında başlayan yangın kuvvetli lodosun da etkisiyle kısa sürede yayılarak yaklaşık 10 hektar makilik araziyi yuttu. Tire itfaiyesinin kısa sürede müdahale ettiği orman yangınına Tire Orman Şefliği ekipleri, Bayındır, Torbalı ve Selçuk itfaiyeleri de destek verdi. Uzun süren çalışmaların ardından kontrol altına alınan yangın, akşam saatlerinde tekrar şiddetlendi. Karateke Köyü yakınlarındaki tepeyi aşan yangın köydeki evlere yaklaşırken, köylüler yangın söndürme çalışmaları için seferber oldular. Tire Belediyesi ve İzmir İl Özel İdaresinin iş makinalarının da söndürme çalışmalarına katıldığı yangında ekili alanlar da dahil olmak üzere yaklaşık 10 hektar alan kül oldu. Yangını haber alan Tire Kaymakamı Hüseyin Ergi, Tire Belediye Başkanı Tayfur Çiçek, Tire İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Serhan Varol, Tire Orman İşletme Şefi Uğur Güler, Tire İlçe Emniyet Müdürü Fatih Kiremitçi olay yerine gelerek, yangın ile ilgili bilgi aldılar. Karateke Köyünde yaşanan yangının yanı sıra Kargın Çiftliği yakınlarında, Çınar Restoran yakınlarında ve Tire Organize Sanayi Mevkiinde çıkan farklı yangınlarda da büyük çapta hasar meydana geldi. Yangın söndürme uçaklarının başka bölgelerde görevde olması Yangın2ın büyümesine neden oldu. Tireye bağlı dağ köylerinden olan Yamandere civarında çıkan bir başka yangında da birkaç büyükbaş hayvanın telef olduğu öğrenildi. Urlanın dört yerinde yangın çıktıİzmir ve çevresinde etkili olan lodos Urlayı yaktı. Urlanın dört ayrı noktasında çıkan yangın Urlayı cehenneme çevirdi. Yangınlar, İtfaiye ve orman işletme şefliğine bağlı yangın ekiplerinin müdahalesi ile can kaybı olmadan atlatıldı. Urla Kuşçular Köyünde saat 13.00 civarında çıkan ilk yangında 45 dönüm arazi ve 15 zeytin ağacı yandı. Şiddetli lodosun elektrik tellerini koparması neticesinde çıkan yangına itfaiye ve orman yangın ekipleri karadan müdahale ederken helikopterler de havadan söndürme çalışmaları yapıldı. Kuşçulardaki yangının ardından yine elektrik tellerinin kopmasıyla İçmeler Malgaca mevkiinde de yangın çıktı. Otluk alanların tutuştuğu yangına hemen müdahale edilmesi sonucu yangın büyümeden söndürüldü. Aynı saatlerde Urla Bozavlu mevkiinde çıkan yangında ise 2 hayvan damı, 1 ev, seralar ve ekili alanlar yandı. Can kaybının olmadığı yangında Şevket Başçıla ait ev son anda itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle yanmaktan kurtarıldı. Ayrıca Ege Orman Vakfının bu alanda oluşturduğu orman da yanma tehlikesi ile karşı karşıya kaldı. Korkulanın olmadığı yangın yine elektrik tellerinin kopmasından çıktı. Lodosun vurduğu son nokta ise Bademler Köyü oldu. Çevre sakinlerinin erken müdahalesi ile yangın yayılmadan söndürüldü.
Zaman
Ana Sayfa
30.05.2013
İzmir/">Manisa-İzmirkarayolutrafiğeaçıldıİzmir-karayolu-trafiğe-açıldı/">Manisa-İzmir karayolu trafiğe açıldı
Kızları taciz edilen babalar katil oldu
Türkiye Gazetesi
15.05.2013
11:08
Ayvalık ilçe Emniyet Müdürlüğü’nde görevli polis memuru Hüseyin A. (45), Ayvalık Gençlik Hizmetleri ve Spor Müdürü Metin Cimli’nin oğlu Tuğrul Cimli’yle (17), kızını taciz ettiği gerekçesiyle konuşmak istedi. Genci Cennet Tepesi mevkiine götüren Hüseyin A., tabancayla gence ateş etti. Tuğrul Cimli olay yerinde can verirken polis memuru teslim oldu. Adana’da gerçekleşen bir başka olayda ise, A.B. adlı kişi, kızı C.B.’ye tacizde bulunduğunu ileri sürdüğü B.A.’yı, kendisine ait ruhsatsız tabancayla yaraladı. Hastaneye kaldırılan genç hayatını kaybederken A.B. ise, suç aleti tabanca ile yakalandı. Zanlı tutuklanarak cezaevine konuldu. nbsp;
Türkiye Gazetesi
Son Dakika
15.05.2013
KızlarıtacizedilenbabalarkatilolduKızları taciz edilen babalar katil oldu
Eşini silahla öldürdü
Türkiye Gazetesi
15.05.2012
02:28
Serhat Özşahin SİNOP İHAMarket işleten Alaattin Y. (35), Nuriye Y., (30) ile tartışınca üzerinde taşıdığı tabancayla eşine rastgele ateş etti. Vücuduna 3 kurşun isabet eden Nuriye Y. olay yerinde hayatını kaybetti. Olay sonrası kayıplara karışan Alaaddin Y., yaklaşık 3 saat sonra ilçe merkezinde polise teslim oldu. Sinop İl Emniyet Müdürü Şeref Aytekin de ilçeye giderek, yaşanan talihsiz olayla ilgili bilgi aldı.
Türkiye Gazetesi
Son Dakika
15.05.2012
EşinisilahlaöldürdüEşini silahla öldürdü
Mehmet Ağar Cezaevi nde (3)
Haberler.com
25.04.2012
17:27
-susurluk davasında aldığı 5 yıl hapis cezası Yargıtay tarafından onanan, eski bakan ve Emniyet Genel Müdürü, eski DP Genel Başkanı Mehmet Ağar, cezasını çekmek üzere Aydının Yenipazar ilçesindeki K1 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna teslim oldu.
Haberler.com
Güncel
25.04.2012
MehmetAğarCezaevinde(3)Mehmet Ağar Cezaevi nde (3)
İyiliğin karşılığı iş teklifleri oldu
Türkiye Gazetesi
08.02.2012
02:14
> Mehmet Dağlı KARAMAN İHAİşsizdi... bulduğu altın dolu çantayı sahibine verince iş teklifi yağdı... Karaman’da önceki gün iş aramak üzere evinden çıkan 30 yaşındaki Bülent Soylu, yolda yürürken kaldırım kenarında altın va para dolu bir çanta buldu. Hiç düşünmeden çantayı götürüp karakola teslim eden genç, Karaman’da günün adamı oldu. Olayı duyan Emniyet Müdürü Lütfü Sönmez, duyarlı gence iş bulma sözü verdi. Ardından bölgedeki iş adamlarından iş teklifi yağdı. Çantasını bulduğu 80 yaşındaki emekli öğretmen Mahide Doğay’ı evinde ziyaret eden Bülent Soylu, yaşlı kadının elini öptü. Çantasını bulan gence teşekkür eden Doğay, “Allah’ım dünyanın tüm iyiliklerini ona versin. Çünkü ben üzerine bir bardak su içmiştim” dedi. Mahide Doğ ...
Türkiye Gazetesi
Son Dakika
08.02.2012
İyiliğinkarşılığıteklifleriolduİyiliğin karşılığı iş teklifleri oldu
Emniyet Müdürü teslim oldu
Milliyet
13.08.2011
00:29
Eski özel harekatçı Ayhan Çarkın’ın verdiği ifadeler doğrultusunda Ankara Savcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı...


Milliyet
Toplum Yaşam
13.08.2011
EmniyetMüdürüteslimolduEmniyet Müdürü teslim oldu
Dörtyol Kaymakamlığı'ndan arıcılara kovan desteği
Samanyolu Haber
11.05.2011
16:22


Hatayın Dörtyol ilçe Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı(SYDV) Gezginci Arıcılık Projesi kapsamında 9 aileye 100er arı kovanı verdi. 100 kovanı 15 bin lira karşılığında alan aileler, parayı 2 yıl geri ödemesiz 8 yılda 6 eşit taksit şeklinde ödeyecek. SYDV bünyesinde geliştirilen proje ile 9 aileye 100er kovan olmak üzere toplam 900 adet yeni arılı kovan dağıtıldı. Proje bedelinin 135 bin lira olduğu ifade edilirken, paranın projeden faydalananlardan, 2 yıl geri ödemesiz 8 yılda 6 eşit taksit şeklinde tahsil edileceği belirtildi. Kaymakamlık tarafından dağıtılan arılı kovanlarını alan Arıcılardan Muktebel Açıcı(40) , aldıkları bu destekten dolayı mutlu olduklarını söyleyerek, Bu çalışmalarından dolayı kaymakamlığımızı kutluyorum. Buradan aldığımız arılı kovanları ile hem ailelerimizin geçimini sağlayacağım ve hem de geri ödemeyi rahatlıkla yapacağım, Zaten arıcılık kursuna giderek sertifika almıştım, Devletimiz sayesinde uğraşacak ve gelirimizin olacağı bir işimiz oldu. dedi. Dağıtım törenine katılan Dörtyol Kaymakamı Hacı Hasan Özyiğit ise, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından hazırlanan bu projenin kabul edilmesi ile 9 aileye 900 kovan projemiz hayata geçirilmiştir. 15 bin TL değerindeki her aile için yapılan projenin toplam maliyeti 135 bin liradır. Sosyal Devlet olma gereği vatandaşlarımızın önce geçimini temin edici iş kaynağı yaratmak amacıyla yapılan bu projeler ile ekonomik gelirlerine katkı sağlamaktayız. Kaymakamlık olarak Devletimizin verdiği imkânlardan Vatandaşlarımızı faydalandırmak için tüm gayretimizle çalışmaktayız. Özellikle gelir getirici iş yapmak isteyen ve sosyal güvencesi olmayan vatandaşlarımız için Vakıftan gerekli kolaylıklar sağlanarak iş kurma verilmektedir. diye konuştu. 1 AYDA 100 KOVAN ARIDAN 9 BİN LİRA ELDE EDİLECEK Hatay Arı Yetiştiriciler Birliği Başkanı Mehmet Ekic, verilen her kovan arıdan 1 aylık süre içerisinde arıcıların polen alabileceklerini belirterek, bunu ihmal etmemeleri gerektiğine dikkat çekti. Bu bir ay süre içerisinde 100 kovan arıdan polen almak suretiyle 9 bin TL ede edebileceklerini söyledi. Daha sonra arıcılık yapacak olan aileye alınan kovanlar teslim edildi. Aşağı Burnaz köyünde yapılan dağıtım törenine Dörtyol Belediye Başkanı Fadıl Keskin, İlçe Jandarma Kom. Jn. Kd.Yz.Mustafa Çömez,İlçe Emniyet Müdürü Numan Şahapoğlu,AK Parti İlçe Başkanı Av. Abdullah Arıcan , Hatay Arı Yetiştiriciler Birliği Başkanı Mehmet Ekici Daire Müdürleri İl genel Meclis üyeleri ve Muhtarlar katıldı.
Samanyolu Haber
Son Dakika
11.05.2011
DörtyolKaymakamlığındanarıcılarakovandesteğiDörtyol Kaymakamlığından arıcılara kovan desteği
Vali Oğuz'dan Emniyet ve jandarmaya takdirname
Samanyolu Haber
19.04.2011
16:49


Isparta Valiliği, cinayet, asayiş ve uyuşturucu olaylarının kısa sürede çözülmesinde gösterdikleri başarıdan dolayı emniyet ve jandarmayı ödüllendirdi. Vali Memduh Oğuz, makamında düzenlediği basın toplantısında jandarma ve emniyet yetkililerine takdir belgesi verdi. Oğuz, burada emniyetin ve jandarmanın sağlıklı bir şekilde ortak çalışmalarını yürütmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Oğuz, Başarı bir bütün olarak genele yayılırsa ona üstün başarı diyebiliriz. Jandarma yetkililerinin Kayı Yaylasında meydana gelen bir cinayeti tamamı rütbelilerden oluşan bir operasyonla çözmeleri dünya jandarmasına örnek olabilecek ciddi bir başarıdır. Asayişten, trafiğe, uyuşturucu ile mücadeleden gençlikle ilgili çalışmalara kadar il Emniyet Müdürlüğünün başarılı çalışmalara imza atması da gözlerden kaçmaktadır. şeklinde konuştu. İçinde 715 lira para bulunan bir çantanın güven timleri tarafından kısa sürede bulunarak sahibine teslim edilmesinin başarılı çalışmalara örnek olduğunu ifade eden Oğuz, simitçi, boyacı gibi görünen, sokaklarda dolaşan güven timlerinin halkın huzur ve güveni için çalıştığını belirtti. Oğuz, her iki kurumunda sayılamayacak pek çok daha başarıları olduğunu ifade ederek bundan dolayı takdirname ile ödüllendirmeyi uygun bulduğunu anlatı. Emniyet ve jandarma yetkililerine verilen takdir belgesi sonrasında konuşan İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Ömer Uyan, takdirnamenin kendilerine daha çalışma ve sorumluluk getirdiğini söyledi. Uyan, Gönenin Gümüşgün köyünde meydana gelen cinayet olayını araştırdığımızda biz bu olayın bir geçmişi olduğunu fark ettik. 2002 yılından gelen bir kan davasının sonucu olan bu olayın tarafı aileler barışmak istiyor. Bu barışa önümüzdeki günlerde sizin aracı olmanızı talep ediyorlar. dedi. Emniyet Müdürü Ahmet Zeki Gürkan da her gün yeni bir operasyonla suçlulara göz açtırmadıklarını ifade ederek, cinayet, uyuşturucu olaylarına kurdukları özel ekiple müdahale ettiklerini, gençlik projelerinin de her kesimden destek bulduğunu anlattı. Gürkan, kentte hırsızlık olaylarının azaldığını, güven timlerinin de iş başında olduğunu kaydetti. Ahmet Zeki Gürkan, Son 5?6 yıllık kayıtları taradık. Herhangi bir faili meçhul cinayet bulunmuyor. Şimdi bu konu ile ilgili bir ekip oluşturduk. Daha eskiye giden vakaları da tarayacağız. 2005 yılında işlenen bir cinayet zanlısı 28 yıla mahkûm oldu. Cezasının Yargıtayda onanmasından 15 dakika sonra bu şahsı yakalayarak ilgili mercilere teslim ettik. açıklamasında bulundu.
Samanyolu Haber
Son Dakika
19.04.2011
ValiOğuzdanEmniyetvejandarmayatakdirnameVali Oğuzdan Emniyet ve jandarmaya takdirname
Muğla SGK İl Müdürü Şahin cinayetinde güvenlik zafiyeti iddiası
Samanyolu Haber
09.04.2011
12:04


Muğla SGK İl Müdürü Naci Şahinin (37) dün (8 Nisan) silahlı saldırı sonucu öldürülmesi olayında güvenlik zafiyeti olduğu öne sürüldü. SGK il binasının girişinde bulunan x-ray cihazından personelin geçmediği ve hiçbir arama yapılmadığı öğrenildi. Şahin, dün İzmir, Manisa, Aydın, Uşak, Denizli, Balıkesir ve Muğla SGK il müdürlerinin katıldığı aylık Ege Bölgesi koordinasyon toplantısında, aynı kurumda şef olarak görev yapan Hasan Sünnetçioğlunun silahlı saldırısında uğradı. Şahin olay yerinde yaşamını yitirirken İzmir İl Müdürü Mustafa Keskin, Denizli İl Müdürü Ahmet Kurt, Aydın İl Müdürü Yavuz Poyraz, Uşak İl Müdürü Kenan Şenol, Balıkesir İl Müdürü Cem Dinç, Çine İlçesi Müdürü Necmettin Öz ve süpervizör İlker Tatar rehin alındı. Muğla İl Emniyet Müdürü Kadir Ayın 1 saat 45 dakika süren ikna çabalarıyla çayına ve suyuna sakinleştirici ilaç katılarak etkisiz hale getirilen zanlı, sonunda teslim oldu. Muğla Devlet Hastanesinde sağlık kontrolünden geçirildikten sonra İl Emniyet Müdürlüğündeki sorgusunda susma hakkını kullanan Sünnetçioğlu, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak Muğla E Tipi Kapalı Cezaevine gönderildi. PERSONEL X-RAY CİHAZINDAN GEÇMİYOR Muğla SGK il binası girişinin 1 metre gerisinde bulunan x-ray cihazı görüntülü olmadığı için sadece kurum dışından kişiler buradan geçilerek, şüphelenilmesi durumunda güvenlik elemanları tarafından aranıyor. Personelinse cihazdan geçmediği ve hiçbir şekilde arama yapılmadığı belirtiliyor. Mevcut cihaz, küçük metal eşyalar ve bozuk paralarda ikaz vermesine rağmen kamu personelinin her türlü malzemeyi içeriye sokabildiği ileri sürülüyor.
Samanyolu Haber
Son Dakika
09.04.2011
MuğlaSGKİlMüdürüŞahincinayetindegüvenlikzafiyetiiddiasıMuğla SGK İl Müdürü Şahin cinayetinde güvenlik zafiyeti iddiası
Tayin istemedi, SGK il müdürünü öldürdü
Türkiye Gazetesi
09.04.2011
02:31
> Saldırgan, bina önünde bekleyenlere “Namusumla çalıştım, çalışmaya devam edeceğim” dedikten sonra teslim oldu. > Bekir Tosun MUĞLA İHA Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Muğla İl Müdürü Naci Şahin, makamında ‘SGK İl Müdürleri Aylık Toplantısı’ sırasında uğradığı silahlı saldırı sonucunda hayatını kaybetti. Balıkesir İl Müdürü odadan kaçmayı başardı. Bazı çalışanları gözyaşları içinde binayı terk etti. Saldırgan 4 il müdürünü uzun süre rehin tuttu. Elinde silahıyla kurumun penceresinden polisle pazarlık yapan saldırgan 4 il müdürünü de öldürüp intihar edeceğini söyledi. Muğla Emniyet Müdürü Kadir Ay, Belediye Başkanı Osman Gürün, Vali Yardımcıları Faruk Necmi Kurt ve Rıfat Ata ile Muğla Cumhuriyet Başsavcısı İbrahim Akbaş da olay yerine geldi. ...
Türkiye Gazetesi
Son Dakika
09.04.2011
TayinistemediSGKilmüdürünüöldürdüTayin istemedi SGK il müdürünü öldürdü
Toplantıyı basan saldırgan, Muğla SGK İl Müdürü Şahin'i öldürdü (2)
Samanyolu Haber
08.04.2011
13:42


SGK Muğla İl Müdürü Naci Şahin, uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Zanlı H.S., pencereden halka seslendikten sonra güvenlik güçlerine teslim oldu. İzmir, Manisa, Aydın, Uşak, Denizli, Balıkesir ve Muğla SGK il müdürlerinin katıldığı aylık Ege Bölgesi genel değerlendirme toplantısında korkunç bir olay yaşandı. Saat 09.45te toplantı başladıktan sonra H.S. içeriye girdi. SGK Muğla İl Müdürü Şahine, Ne haber Naci? diyerek gülümsedi. Sonra da belinden çıkardığı tabancayı Şahinin kafasına dayadı ve bir el ateş etti. Naci Şahin, olay yerinde yaşamını yitirdi. Ardındah zanlı H.S., orada bulunan SGK Aydın İl Müdürü Yavuz Poyraz, İzmir İl Müdürü Mustafa Keskin ve Denizli İl Müdürü Ahmet Kurtu rehin aldı. Olay sırasında kapıya yakın bir yerde oturan Balıkesir İl Müdürü Cem Dinç ise kendini dışarıya atarak kurtuldu. Manisa İl Müdürü Saffet Dinç ise toplantıya geç kaldığı için odaya girmemişti. Müdürlerle beraber içerideki beş kişi. yaklaşık 2 saat boyunca rehin tutuldu. SGK Balıkesir İl Müdürü Dinç, yaşananları şöyle anlattı: Şüpheli bir anda içeriye girdi. Ne haber Naci? diyerek silahla başına bir el ateş etti. Biz panikle dışarıya çıkarken bazı arkadaşlarımız içeride kaldı. Korkunç bir olaydı. Aydın İl Müdürü Poyraz da koordinasyon kurulu toplantısı yaptıklarını belirterek, Saldırgan, Naci Şahini bizim yanımızda vurdu. Sonra bizi rehin aldı, ardından serbest bıraktı. şeklinde konuştu. İzmir İl Müdürü Keskin, olayın yanlarında cereyan ettiğini söyledi: Büyük üzüntü içindeyiz. Olayın şokunu yaşıyoruz. Muğla Vali yardımcıları Faruk Necmi Kurt ve Rıfat Ata, Belediye Başkanı Osman Gürün, Cumhuriyet Başsavcısı İbrahim Akbaş ve İl Emniyet Müdürü Kadir Ay da olay yerine geldi. Zanlı H.S.nin kurumda destek şefi olarak çalıştığı, hakkında İl Müdürü Şahin tarafından soruşturma başlatılarak bir alt göreve getirildiği, bunu hazmedemediği için öldürdüğü iddia edildi. H.S., teslim olmadan önce binanın bir penceresinden gazetecilere, Ben bu kurumda namusum ve şerefimle çalıştım. Yolsuzluk yaptırmadım. Haketmediğim halde bana soruşturma açılması, görev yerimin değiştirilmesi zoruma gitti. Masumum ben. Şimdi silahımı emniyet müdürümüze teslim ediyorum. dedi. Zanlıyla Vali Fatih Şahin, İl Emniyet Müdürü Ay, ve bir psikolog, yaklaşık 2 saat boyunca kapı arkasından teslim olması konusunda pazarlık yaptı. Bu arada Özel Hârekat polisleri, operasyon için hazırlıklarını tamamladı. H.S., kapı arkasından Emniyet Müdürü Aya, Tabancamda iki kurşunum daha var! diye bağırdı. Daha sonra teslim olacağını söyleyen zanlı, Televizyoncuları istiyorum. Gelsinler, yaşadıklarımı anlatacağım, ondan sonra teslim olacağım. dedi. Daha sonr ada cinayeti işlediği makam odasının penceresinden gazetecilere seslendi. Bu sırada Emniyet Müdürü Kadir Ay ve Özel Hârekat ekipleri, cinayetin işlendiği odaya girdi ve H.S. ile yaklaşık yarım saat boyunca konuştular. Bir sigara isteyen zanlı, içtikten sonra Aya silahını vererek teslim oldu. Zanlı, çelik yelek giydirilerek geniş güvenlik tedbirleri altında binadan çıkarıldı ve İl Emniyet Müdürlüğüne götürüldü. Bu arada binanın etrafında toplanan yüzlerce kişi, zanlıyı linç etmek istedi. Muğla Valisi Şahin, olayla ilgili yaptığı yazılı açıklamada şunları kaydetti: O sırada Ege Bölgesindeki illerin SGK müdürleri toplantı halinde bulunduğundan, Muğla İl Müdürünün ölümüne neden olan kişinin, bazı illerin müdürlerini de rehin alarak kapıyı içeriden kilitlediği anlaşılmıştır. Güvenlik kuvvetlerince, saldırgan kişinin rehin aldığı il müdürlerine zarar vermeden kurtarılması ve saldırgan kişinin yakalanması için olay yerinde yapılan titiz çalışmaların sonunda zanlı, rehin aldığı üç il müdürüne zarar vermeden teslim olmuştur. Saldırıya uğrayarak yaşamını kaybeden İl Müdürü Naci Şahin, Muğlada sosyal güvenlik alanında başarıyla uyguladığı birçok projeyle kısa zamanda toplumun her kesiminin takdirini kazanmış, örnek bir kişiydi. Rehin alınan il müdürlerinin, sağlıklarına zarar gelmeden kurtarılmaları ve saldırgan kişinin yakalanması için büyük duyarlılık harcayan güvenlik kuvvetlerimizin gösterdiği çabayı da takdirle karşılıyorum. İl Müdürü Naci Şahine Allahtan rahmet, ailesine, sevenlerine ve Muğla halkına başsağlığı ve metanet diliyorum.
Samanyolu Haber
Son Dakika
08.04.2011
ToplantıyıbasansaldırganMuğlaSGKİlMüdürüŞahiniöldürdü(2)Toplantıyı basan saldırgan Muğla SGK İl Müdürü Şahini öldürdü (2)
Kadirli?de kitap toplama kampanyasında 8 bin 688 kitap toplandı
Samanyolu Haber
31.03.2011
18:23


Osmaniyenin Kadirli ilçesinde, Kütüphane Haftası sebebiyle tertip edilen kitap toplama kampanyasında dereceye giren sınıflar ödüllendirildi. Şehit Orhan Gök Lisesinde düzenlenen törende, en çok kitap toplayarak birinci olan 10 TM/B sınıfı temsilcisi Hatice Doğan, zor şartlar altında kitap toplayarak birinci olduklarını söyledi. Kampanyaya başlarken kimsenin kendilerinden böyle bir başarı beklemediğini belirten Doğan, Sınıfça adeta bir bütün olduk. Hepimiz canla başla çalıştık. Gruplara ayrıldık, kapı kapı dolaşıp kitap istedik. Bizi dinleyenler de oldu, kapıyı suratımıza kapatanlar da oldu. 3 kitap için arkadaşlarım Kadirlinin en ücra köşelerine kadar yürüdüler. Bu kampanyaya destek olan herkese teşekkür erdim. dedi. Belediye Başkanı Dr. Ömer Tarhan ise belediye olarak eğitim camiasının sürekli yanında olacaklarını söyledi. Dereceye giren sınıfın temsilcilerine teşekkür plaketlerini veren İlçe Milli Eğitim Müdürü Mutlu Canbolat kampanyada başarılı olan öğrencileri kutladı. Canpolat, 25 yıl önce Kozanda görevli iken öğrencim Hasan Saygılıya vermiş olduğum kitabın yıllar sonra Hasan Saygılı tarafından Kadirli Şehit Orhan Gök Lisesi Kütüphanesine armağan edilmesi beni çok duygulandırdı. diye konuştu. Kütüphane Haftası nedeniyle 28 Mart-3 Nisan 1-28 mart tarihleri arasında düzenlenen kitap toplama kampanyasında toplanan 8 bin 688 kitabın bir kısmı, okul kütüphanesine ve bir kısmı da ihtiyacı olan ilköğretim okullarına törenle teslim edildi. Kampanyaya destek veren tüm Kadirlililere ve öğrencilere teşekkür eden Okul Müdürü Kemal Selimoğlu, en çok kitap toplayan 1. ve 2. sınıfların, ödül olarak Mersine geziye götürüleceğini söyledi. Törene, Belediye Başkanı Ömer Tarhan, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mutlu Canbolat, İlçe Emniyet Müdürü Andaç Çelebi, İlçe Milli Eğitim Şube Müdürleri Sabit Aksoy ve Ali Sert ile çok sayıda öğretmen ve öğrenciler katıldı.
Samanyolu Haber
Son Dakika
31.03.2011
Kadirli?dekitaptoplamakampanyasında8bin688kitaptoplandıKadirli?de kitap toplama kampanyasında 8 bin 688 kitap toplandı
İşin sırrı belli oldu: Kırmızı Alarm...
Samanyolu Haber
28.03.2011
13:04
Kayseride bayramda şeker toplarken kaybolan çocukların katil zanlısı yakalayan ekibin yöntemi belli oldu...

Kayseride bayramda şeker toplarken kaybolan çocukların cesedine ulaşarak katil zanlısı yakalayan Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Başkan Yardımcısı Ercan Taştekin ve ekibinin, cinayetleri aydınlatmak için ABDde FBIın (Federal Soruşturma Bürosu) uyguladığı Kırmızı Alarm Projesini uyguladıkları ortaya çıktı. Kayserideki cinayetin aydınlatarak Türkiyenin gündemine damgasını vuran Emniyet Müdürü Ercan Taştekin ve ekibinin bir süre önce de görev yaptıkları Konyada çok sayıda faili meçhul cinayeti aydınlattığı ortaya çıktı. Konyada görev yaptıkları süre içinde suçluları yakalamak için ABDde uygulanan Kırmızı Alarm Projesini hayata geçiren ekip, kapanan çok sayıda faili meçhul dosyayı yeniden gün ışığına çıkardı. Proje sayesinde açılan soruşturma dosyalarına yönelik tüm birimleri kırmızı alarma geçiren Taştekin, bir çok cinayeti ekip çalışmasıyla kısa sürede çözdü. Olayların analiz etmek için tüm birimlerdeki sivil ve resmi amirlerle beyin fırtınaları yapan ekip, FBIın da uyguladığı yöntemle, soruşturmada izlenecek yöntem, suç istatistikleri, operasyonu yürütecek ekip gibi konularda yol haritası hazırladı. Kırmızı Alarm sayesinde (ben değil biz) anlayışını personeline aşılayan Taştekin, kimi cinayetlerin 1-2 saat gibi çok kısa sürede aydınlatılmasını sağladı. Proje kapsamında özel ekipler de oluşturan Taştekin, çoğunluğunu üniversite mezunlarının oluşturduğu ekibiyle delilden sanığa giderek, bıçak markası, çamur izi, sigara izmariti, piercing, kan izi, sopa parçası gibi küçük ayrıntılarla zanlıları adalete teslim etti. 4 Aralık 2008de Konyanın merkez Meram ilçesi Uzunharmanlar Mahallesinde Ahmet Tombulun bıçaklanarak öldürülmesinin ardından soruşturma başlatan ekip, cinayetin işlendiği evin bahçesinden başlayan çamur izinin eve 300 metre mesafedeki rögar kapağında sona erdiğini gördü. Ekip, zanlının ayaklarını rögar kapağında temizlediği düşüncesiyle kapaktaki çamur izinden ayakkabının taban izlerine ulaştı. Bunun üzerine rögar kapağının sağında ve solunda bulunan 300 evde oturanlarla birebir görüşen polis, cinayet zanlısı olan 22 yaşındaki İsa Kyi yakaladı. Emekli öğretmen Mehmet Mertin 20 Ekim 2008de başına taş ile vurularak öldürülmesinin ardından başlatılan soruşturmada, Mertin parmaklarının şiş olmasından yola çıkıldı. Emekli öğretmenin darp sırasında kendisini savunduğu, bu nedenle saldırganın vücuduna darbe alabileceği ihtimali üzerine duran ekip, Konya Şehirlerarası Otobüs Terminalinde kaşının üzerinde yara izi bulunan Abdullah İyi (21) gözaltına aldı. Yapılan sorgulamada söz konusu kişinin olayın faili olduğu belirlendi. Karatay ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi Ankara Caddesinde büfe işleten Mustafa Keser, 5 Eylül 2008de bıçaklanarak parası ve telefonu gasp edildi. Keser, bu sırada yaralı halde annesini arayarak yardım istedi. Annesinin sağlık görevlileri ve polisi arayarak yardım istemesi üzerine hastaneye kaldırılan Keser, yapılan müdahalelere rağmen 2 gün sonra hayatını kaybetti. Polis, yaptığı araştırmada boş bir arazide bulduğu bıçağın markasından yola çıkarak cinayet zanlısını yakaladı. Konyada 2001 yılında bir minibüs şoförünün boğularak öldürülmesi olayının faili, cinayetin aydınlatılması için kurulan özel ekibin çalışması sonucu 7 yıl sonra yakalandı. Polis, olay yerindeki sigara izmaritlerinin tümünün aynı yöntemle söndürülmesi nedeniyle, cinayetin bir kişi tarafından işlendiği olasılığı üzerinde durarak, bölgedeki otellerin olay öncesi ve sonrası döneme ilişkin kayıtlarını inceledi. Yapılan incelemede, olaydan 4 yıl önce Batman nüfusuna kayıtlı Bilal Ç. (38), cinayet bölgesine yakın bir yerdeki barakada 3 ay boyunca kaldığı tespit edildi. Bilal Ç. delillerin tamamlanmasıyla cinayet zanlısı olarak yakalandı. Konyada polis, 2007 yılının sonlarında PTT Borsa Şubesinin soyularak bir memurun öldürülmesi olayını, zanlıların kullandığı kırmızı renkli otomobil ve olaya karışan kadının göbeğindeki piercing ayrıntılarından yola çıkarak aydınlattı. Polis, kırmızı renkli otomobilin plakasını belirlemek için 420 bin aracın kayıtlarını inceledi. 2005 yılının Temmuz ayında, ticari taksi şoförü Hakkı Önsarı (33), otomobiline binen kişilerce gasp edildikten sonra 37 yerinden bıçaklanarak öldürüldü. Polis, bölgede yaptığı ev aramalarında bir sitenin asansör aynasında bulduğu kan damlasından yola çıkarak zanlıları yakaladı. Üniversite öğrencisi Muhammet Yıldırım (23), Bosna Hersek Mahallesinde bıçaklanarak öldürüldü. Görgü tanıklarının sadece otomobilin mark
Samanyolu Haber
Son Dakika
28.03.2011
İşinsırrıbelliolduKırmızıAlarmİşin sırrı belli oldu Kırmızı Alarm
Oltu?nun düşman işgalinden kurtarılışının 93. yıl dönümü kutlandı
Samanyolu Haber
25.03.2011
15:21


Erzurumun Oltu ilçesinin düşman işgalinden kurtarılışının 93. yıl dönümü yapılan törenlerle kutlandı. Atatürk Anıtına çelenk sunumuyla başlayan törenlerin ardından Hükümet Konağında tebrikler kabul edildi. Ardından kalenin altında yapılan kutlamalara geçildi. Törende, halkın göç etmesi kağnı araçlarıyla canlandırılırken, milis kuvvetlerinin Oltuya girişi temsil edildi. Daha sonra Oltu Kaymakamı Fatih Çobanoğlu, Garnizon Komutanı İsth.Kur.Alb. Kenan Taşdemir, Belediye Başkanı İbrahim Ziyrek halkın, öğrencilerin ve askerin bayramını kutladı. Şiirlerin okunduğu törende folklor ekipleri ile Atatürk İlköğretim Okulu mehter takımı da gösteri sundu. Kutlamalarda şiir ve kompozisyon yarışmalarında dereceye girenlere ödülleri verildi. Törende konuşan Belediye Başkanı İbrahim Ziyrek, İstiklal Harbi esnasındaki zor şartlardan bahsederek, Milli şairimiz M.Akif Ersoyun dediği gibi Allah bir daha bu tür savaşları göstermesin. Bir daha İstiklal Marşı yazılmasın. Osmanlı-Rus arasındaki 93 Harbinden sonra Oltu ve Ardahan bölgesi Rusların elinde kalmıştır. 1917 yılında yaşanan Bolşevik İhtilali sonrası Ruslar yerlerini Ermenilere bıraktı. Ardından da tekrar bağımsızlığını kazanan Oltu, 1918 yılında Türkiye toprakları içine katılıyor. Teslim edilen Ermeniler de sınır dışı edilerek Oltumuz Ermenilerden temizlenmiş oldu. dedi. Kutlamalara Erzurum Valisi Sebahattin Öztürk, Oltu Kaymakamı Fatih Çobanoğlu, Garnizon Komutanı İsth. Kur. Alb. Kenan Taşdemir, Belediye Başkanı İbrahim Ziyrek, Şenkaya Belediye Başkanı Görbil Özcan, Cumhuriyet Başsavcısı Ercan Karakuş, Emniyet Müdürü Ali Osman Küçükalkan, daire amirleri, sivil toplum kuruluşu ve siyasi parti temsilcileri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Program, resmi geçit ile sona erdi.
Samanyolu Haber
Son Dakika
25.03.2011
Oltu?nundüşmanişgalindenkurtarılışının93yıldönümükutlandıOltu?nun düşman işgalinden kurtarılışının 93 yıl dönümü kutlandı
Samsunspor şampiyonluğa kenetlendi
Samanyolu Haber
11.03.2011
01:47
Samsunspor Kulübü Başkanı Erkut Tutu, Samsunspor Kulübünün futbolcusuna borcu olmayan bir kulüp haline geldiğini ifade ederek, Biz artık 2nciliği ve 3üncülüğü düşünmeden şampiyonluğa kenetlendik dedi.

Tutu, Yol-İş Sendikası Samsun 2 Nolu Şubesi tarafından İl Özel İdaresinde düzenlenen Samsunspor için birlik ve beraberlik yemeğinde yaptığı konuşmada Samsunsporu güzel yerlerde görmek için herkesin kendi imkanları doğrultusunda takımına katkı sağladığını söyledi. Samsunsporu çok büyük sıkıntılarla devraldıklarını belirten Tutu, şöyle konuştu: Bu takımı teslim aldığımız zaman yönetim oluşturacak listeyi yapamadık. O günkü şartlarda yapılacak olan genel kurul iki defa ertelenmiş, bir daha ertelendiği takdirde kayyuma kalacak bir kulüp haline gelmişti. Biz bu takımın öyle büyük sorunlarıyla uğraşmak zorunda kaldık ki, hepsini film şeridi gibi gözlerimin önünden geçirdim. Bugün Samsunspor Kulübü, Bank Asya 1. Ligin futbolcusuna borcu olmayan bir kulübü haline geldi. Bu nasıl oldu biliyor musunuz? Birlik beraberlik içinde oldu. Bu birlik ve beraberliği daha ileriye götürmeyi hedeflediklerini ifade eden Tutu, Şehir takımına sahip çıkarsa Süper Lige de çıkarırız, daha ilerisine de götürürüz. Samsunspor, Samsunsporlular ve bu takıma gönül vermiş, destek olmuş herkes bunu hak ediyor. Biz artık 2nciliği ve 3üncülüğü düşünmeden şampiyonluğa kenetlendik. Bu takımın şampiyonluk şansı çok yüksek. Bu takıma zarar verecek her türlü şeyden uzağız ve hep de uzak duracağız dedi. Yol-İş Sendikası Samsun 2 Nolu Şube Başkanı İbrahim Uzun ise Samsunspor için artık birlik ve beraberlik zamanı olduğunu kaydederek, şampiyon olmak için şehrin kenetlenmesi gerektiğini vurguladı. Yemeğe Vali Yardımcısı Hasan Özhan, İl Emniyet Müdürü Hulusi Çelik, Atakum Belediye Başkanı Metin Burma ve Samsunspor taraftarlar grubu katıldı. AA
Samanyolu Haber
Son Dakika
11.03.2011
SamsunsporşampiyonluğakenetlendiSamsunspor şampiyonluğa kenetlendi
Kapak toplayarak 4 engelliye umut ışığı oldular
Samanyolu Haber
26.02.2011
13:02


Tane tane kapak topluyoruz, adım adım engelleri aşıyoruz sloganıyla yola çıkan Bartın Özel Gülpembe İlköğretim Okulu öğrencileri topladıkları 22 bin 500 kapakla 4 engelliye umut ışığı oldu. Fethiye Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü tarafından başlatılan mavi kapak projesine destek veren Bartın Özel Gülpembe İlköğretim Okulu kampanya kapsamında 1,5 ayda toplanan 22 bin bin 500 kapak karşılığında 4 tekerlekli sandalye almaya hak kazandı. Tekerlekli sandalyelerin birini engelli bir vatandaşa verilmek üzere Fethiye Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğüne veren Bartın Özel Gülpembe İlköğretim Okulu diğer 3 tekerlekli sandalyeyi de Bartındaki vatandaşlara verdi. 3 tekerlekli sandalyenin teslimi için düzenlenen törene Bartın Milli Eğitim Müdürü Hacı Ali Yeşilyurt, Mühendislik Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Fikret Kocabaş, Emniyet Müdürlüğü Şube Müdürü Uğur Ural, Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü Selami Tülek, Anadolu Tüm Engelliler Derneği Sekreteri Bahattin Çakır öğrenciler, veliler, engelli vatandaşlar ile yakınları katıldı. Kapak toplama projesine emeği geçen proje koordinatörü öğretmenleri Abdulkadir Tosun, öğrenci, öğretmen ve velilere teşekkür eden Bartın Özel Gülpembe İlköğretim Okulu Müdürü Veli Arısoy yaptığı konuşmada engelli ve yakınlarına yardımcı olmanın insani ve vicdani bir sorumluluk olduğuna dikkat çekerek bu tür sosyal projelere destek vermeye çalışacaklarını söyledi. Engelli ve yakınlarının derdinin kendi dertleri olduğunu belirten Bartın Milli Eğitim Müdürü Hacı Ali Yeşilyurt ise topladıkları 22 bin 500 plastik kapakla 4 engelliye umut ışığı olan Bartın Özel Gülpembe İlköğretim Okulu idareci, öğretmen öğrenci ve velilerini kutladı. Kapak toplayarak 4 engelliye umut ışığı olan Gülpembeli öğrenciler ise engelli vatandaşlara tekerlekli sandalye teslim töreninde duygulandı.
Samanyolu Haber
Son Dakika
26.02.2011
Kapaktoplayarak4engelliyeumutışığıoldularKapak toplayarak 4 engelliye umut ışığı oldular
Emniyet Müdürü Pek'in sorumlu olduğu daireler belli oldu.
Samanyolu Haber
22.02.2011
19:41


Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı (KOM)dan Emniyet Genel Müdür Yardımcılığına atanan Emniyet Müdürü Ahmet Pekin sorumlu olacağı daireler belli oldu. Pek buna göre; İnşaat Emlak Dairesi, AKKM Dairesi, Bilgi İşlem Dairesi, İdari Mali İşler Dairesi, Haberleşme Dairesi, İkmal Bakım Dairesi, Arşiv Dökümantasyon Dairesi, Strateji Geliştirme Daire Başkanlığından sorumlu olacak. Bu arada İnterpol Daire Başkanlığı görevine Teftiş Kurulu Başkanlığında görevli Polis Başmüfettişi Rafet Ufuk Önderin getirileceği öğrenildi. İnterpol Daire Başkanı Süleyman Işıldarın ise Parise irtibat görevlisi olarak atanacağı bildirildi. Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Tokgözün yaş haddinden emekliye ayrılmasının ardından bu göreve Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanı Ahmet Pek getirildi. Altı yıldır KOMun başında bulunan Pekin döneminde enerji, sağlık ve yargı alanında yolsuzluk önemli yolsuzluk operasyonları gerçekleştirildi, çetelere göz açtırılmadı. Uyuşturucu yakalamalarında ise Cumhuriyet tarihinin rekorları kırıldı. Ahmet Pekten boşalan koltuğa da Türkiye Büyük Millet Meclisi Koruma Müdürü Mehmet Yeşilkaya atandı. Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Tokgözün yaş haddinden emekliye ayrılmasının ardından mayıs ayında da Genel Müdür Yardımcısı Osman Çapalı yaş haddinden görevi bırakacak. Tokgözün yerine 6 yıldır emniyetin çeteler, mali suçlar ve narkotik suçlarla mücadele biriminin başındaki Ahmet Pek getirildi. Ahmet Pek geçen yıl yaptığı bir konuşmada cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin yüzde 20sinin KOM birimlerince düzenlenen operasyonlarla doldurulduğunu açıklamıştı. Cezaevlerindeki 103 bin mahkumdan 5 bini çeteden, 13 bini ise uyuşturucu kaçakçılığından cezaevine girdi. Ahmet Pekin döneminde çetelerle mücadelede önemli başarılar elde edildi. 2007 yılında 167 operasyonda 2 bin 463, 2008de 118 operasyonda 2 bin 239, 2009 yılında 253 operasyonda 2 bin 776 şüpheli yakalandı. 2010 yılının ilk 9 ayında ise 183 operasyonda bin 873 şüpheli şahıs hakkında yasal işlem yapıldı. Pek döneminde büyük mafya liderleri tek tek cezaevine konuldu. Geçtiğimiz günlerde cezaevine konulan İskender Çolakın yanı sıra, Sedat Şahin, Kürşat Yılmaz, Yaşar Öz, Ayvaz Korkmaz, Mehmet Faysal Sönmez, Ramazan Özarslan, İsmail Hacısüleymanoğlu, Semih Tufan Gülaltay, Burhanettin Saral, Ahmet Tekin Baykal, Hadi Özcan, Oğuz Kokukır, Şenol Acar, Ali Adalı, Mehmet Köymen, Zakir Selvi gibi çok sayıda organize suç örgütü elebaşı hüküm giydi. ABDnin Iraka müdahalesinin ardından bu ülkeden Türkiyeye dönük silah kaçakçılığının da önü kesildi. ABDnin Iraka sattığı silahların, Türkiyede birçok suikastte kullanıldığı Pekin döneminde belirlendi. Glock firması ile yürütülen diplomaside silahların kayıt altına alınması sağlandı. 2010un ilk 9 aylık döneminde silah kaçakçılığına dönük 106 ayrı silah mühimmat kaçakçılığı operasyonunda 358 şüpheli şahısla birlikte 299 tabanca, 12 adet uzun namlulu silah ele geçirildi. 2004 yılında KOM Dairesince 2 bin 500 kilo eroin yakalarken Ahmet Pekin 31 Mayıs 2005te dairenin başına gelmesiyle uyuşturucu operasyonları büyük bir ivme kazandı. 2009da 12 bin 500 kilo eroin yakalandı. 2010un ilk 9 ayında 12 bin 774 operasyon gerçekleştirildi. 26 bin 879 kişi yakalanarak adli mercilere teslim edildi. Operasyonlarda 21 ton esrar 7 ton eroin, 229 kilo kokain, 674 bin 46 captagon ve 327 bin 270 adet ecstasy maddesi ele geçirildi. Pek, Türkiye içindeki sokak satıcılarına da savaş açtı. Döneminde sokak binlerce sokak satıcısı gözaltına alındı. UNODC 2008 Dünya Uyuşturucu Raporuna göre Türkiyenin gerçekleştirdiği eroin yakalaması, Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin toplam yakalamasını geçti. ABD Hazine Bakanlığının, terör örgütü PKKnın lider kadrosunda yer alan Murat Karayılan, Rıza Altun ve Zubeyir Aydarı Özel olarak belirlenmiş uyuşturucu kaçakçısı ilan etmesinde Pekin başında bulunduğu Dairenin hazırladığı Narkoterör raporu etkili oldu. PKKnın uyuşturucu bağlantısı ABD ve ABde mahkum olmasına neden oldu. Ahmet Pekin yoğun çabası ile uyuşturucuyla mücadelede Afganistan, Pakistan ve İranla bölgesel işbirliğine gidildi. Yılda 40-50 kilogram eroin yakalayabilen Ukrayna İçişleri Bakanlığı, iki yıl içerisinde 506 kilo eroin yakalatan KOM Dairesi Başkanı Ahmet Pek ve kurmaylarına kararname ile devlet madalyası verdi. Milyonlarca dolar vergi kaybına neden olan akaryakıt kaçakçılığının da üzerine da kararlılıkla gidildi. 2010 yılının ilk 9 ayında 935 operasyon gerçekleştirilerek bin 985 şüpheli hakkında yasal işlem yapıldı. Yolsuzluk suçları ile mücadele çerçevesinde geçen yılın ilk dokuz ayında yapılan 324 operasyonla 4 bin 124 şüpheli yakalanarak adli mercilere sevk edildi. 2009 yılında ise 154 planlı yolsuzluk operasyonunda bin 58i kamu görevlisi, 3 bin 386 kişi yolsuzluktan gözaltına alındı. En fazla yolsuzluk operasyonu düzenlenen il Şanlıurfa ve İzmir olurken en büyük yolsuzluğun Sağlık sektöründe gerçekleştiği saptandı.
Samanyolu Haber
Son Dakika
22.02.2011
EmniyetMüdürüPekinsorumluolduğudairelerbelliolduEmniyet Müdürü Pekin sorumlu olduğu daireler belli oldu
Tarihçi yazar Armağan: Osmanlı Viyana'ya gitmeseydi, bugün Anadolu'da duramazdık
Samanyolu Haber
05.02.2011
12:30


Tarihçi yazar Mustafa Armağan, kendisine sürekli Osmanlının Avrupaya niye sefer yaptığının sorulduğunu belirterek, Osmanlı eğer Viyanaya ve Balkanlara gitmeseydi, bugün Anadoluda duramazdık. dedi. Buca Rumeli Göçmenleri Eğitim, Kültür ve Dayanışma Derneğinin kuruluşunun 14. yıldönümü kutlandı. İzmir Hilton Otelindeki kutlama törenine Manisa Valisi Celelattin Güvenç, İzmir Vali Yardımcısı Mehmet Erdoğan, Buca Kaymakamı Şenol Bozacıoğlu, Manisa İl Emniyet Müdürü Adem Aydemir, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Akın Kazançoğlu, eski CHP Milletvekili Muharrem Toprak, eski Buca Belediye Başkanı Cemil Şeboy, çok sayıda oda, dernek ve federasyon başkanı katıldı. Kutlamada Sertan ve arkadaşlarının Rumeli şarkıları seslendirmesini, halk oyunları takip etti. Daha sonra şair Mehmet Serbest, Evlâd?ı Fatihan isimli şiiri okudu. Günün anlam ve önemine dair bir konuşma yapan Dernek Başkanı Ekrem Selimler, Rumeli göçmenlerinin 1352 yılında Geliboludan Balkanlara geldiğini söyledi. Selimler, Yolculuğumuz 1700lü yıllardan itibaren geri çekilişlere dönmüş, acılarla dolu yakın tarihe kadar devam etmiştir. Amerikalı ünlü tarihçi Prof. McCarthynin Ölüm ve Sürgün adlı eserinde, 1821-1912 arasında Balkanlarda 5 milyon civarında Müslüman katledildiğini belgelenmektedir. şeklinde konuştu. Daha sonra kürsüye çıkan tarihçi yazar Armağan, Evlâd?ı Fatihan isimli bir sunum yaptı. Osmanlı topraklarının büyük çoğunluğunun Balkanlarda olduğuna dikkat çeken Armağan, Osmanlı, Balkanları bir vatan yapma projesi uyguladı. Bunu yapmamış olsaydı, Haçlı dalgaları 18 ve 19. yüzyıllarda İstanbula yapılsaydı herhalde Anadoluda bir Müslüman bile kalmazdı. 400 yıl tırtıklana tırtıklana, santim santim batı engeline karşı Balkanlar bir kalkan oldu, kendini feda etti ve Anadoluyu güçlendirdi. dedi. Osmanlı Devleti hakkında yeterli bilgilerin öğrencilere aktarılmadığını savunan Mustafa Armağan, Gençlerin bunu daha kolay ezberleyebilmesi için şöyle bir formül geliştirdik: Selçukluların Balkanları Anadoluydu. Osmanlıların Anadolusu ise Balkanlardır. Selçuklular, Anadoluyu Müslüman Türk vatanı yaptı. Osmanlı da aynısını Balkanlarda yapmak istedi, 400 yıl bunun için uğraştı. Bu sebeple Osmanlının bedeninin bir yanı Anadoluysa, öbür yanı kesinlikle Balkanlardır. diye konuştu. Büyük Almanya savaşlarının 1829 yılında yaşandığı dönemde Rusların Silistre Kalesini kuşattığını anlatan Armağan, Sert Mahmut Mehmet Paşanın 7-8 bin Osmanlı askeriyle karşı koyamayacağı için Sumnuda bulunan Sadrazam Mehmet İzzet Paşanın asker göndererek kaleye sokabilmesini arzu ettiğini söyledi. Bunun için siyah ve beyaz renkli iki posta güvercini gönderildiğini belirten Armağan, o dönemlerde böyle bir haberleşme sistemi geliştirildiğini vurguladı. Yardıma gidilecekse beyaz, gidilmeyecekse siyah güvercin gönderildiğini aktaran Armağan, umutlu bekleyişin siyah güvercin görünmesiyle bittiğini kaydetti. Bunun üzerine Sert Mahmut Paşanın, askerlerini toplayarak, Devlet bu kaleyi bize, teslim etmemiz için emanet etmedi. Hep beraber bir turunç harekâtı yapalım. dediğini ifade eden Armağan, turunç harekâtının kale kapıları aynı anda açılarak düşmanın beklemediği bir sırada hücum edilmesi olduğunu anlattı. Bu sayede düşman ordusunun püskürtüldüğünü belirten Mustafa Armağan, o gün 2 bin şehit verildiğini vurguladı. Armağan, Balkanlardan, Anadoludan yıllar yılı bir beyaz güvercin bekledik. Bir beyaz güvercin gelecek, Balkanlara konacak ve Anadolu kendisine sahip çıkacak. şeklinde konuştu. Kutlamanın sonunda protokol üyeleri, birlikte 14. yıldönümü pastası kesti.
Samanyolu Haber
Son Dakika
05.02.2011
TarihçiyazarArmağanOsmanlıViyanayagitmeseydibugünAnadoludaduramazdıkTarihçi yazar Armağan Osmanlı Viyanaya gitmeseydi bugün Anadoluda duramazdık
Danimarka'da ölen Türk genci Şarkışla'ya getirildi
Samanyolu Haber
23.01.2011
23:57
Danimarkada iki yıllık hapis cezasını çektiği Kolding hapishanesinde gardiyanlar tarafından dövülmesi sonucu hayatını kaybeden 23 yaşındaki Türk genci Ekrem Şahinin cenazesi, toprağa verilmek üzere memleketi Şarkışlaya getirildi.

Danimarkada iki yıllık hapis cezasını çektiği Kolding hapishanesinde gardiyanlar tarafından dövülmesi sonucu hayatını kaybeden 23 yaşındaki Türk genci Ekrem Şahinin cenazesi, toprağa verilmek üzere memleketi Şarkışlaya getirildi. Danimarkadan İstanbula getirilen Şahinin cenazesi, Adli Tıp Kurumundaki otopsi ve işlemlerin ardından ailesine teslim edildi. Babası Ömer ve amcası Yusuf Şahin ile yakınları tarafından alınan Ekrem Şahinin cenazesi uçakla önce Kayseriye, daha sonra da araçla Sivasın Şarkışla ilçesine getirildi. Şarkışla Devlet Hastanesi morguna konulan Şahinin cenazesinin yarın Büyük Camiide kılınacak namazın ardından Yıldırım Mahallesindeki Hacıhimmetli Mezarlığında toprağa verileceği öğrenildi. Cenazenin yanından ayrılmayan acılı baba ile amcasının bitkin olduğu gözlendi. Aileye Şarkışla Emniyet Müdürü Ali Yaşar ve polisler de yardımcı oldu. -CEZAEVİNDE DÖVÜLEREK KOMAYA SOKULDU- Türk genci Ekrem Şahinin hapis cezasını çektiği Danimarkanın Kolding hapishanesinde gardiyanlar tarafından dövülerek komaya sokulduğu iddia edilmişti. Ekrem Şahinin (23) gardiyan şiddetinden dolayı duran kalbi, ambulansla hapishaneye gelen doktorun gayretleriyle yeniden çalıştırılmıştı. Şahin, Odense Üniversitesi Hastanesinde yoğun bakıma alınmış ancak kurtarılamayarak yaşamını yitirmişti.
Samanyolu Haber
Son Dakika
23.01.2011
DanimarkadaölenTürkgenciŞarkışlayagetirildiDanimarkada ölen Türk genci Şarkışlaya getirildi
Rüşvet gelene kadar mallar kırmızı bölgede bekletilmiş
Samanyolu Haber
09.01.2011
17:23


İstanbulda gümrükte rüşvet ve yolsuzluk operasyonunda gözaltına alınan zanlıların sayısı 35e yükseldi. Gözaltına alınan zanlılar arasında bulunan gümrük müdürleri ve firma sahipleri ile birlikte gözaltında bulunan zanlıların emniyetteki sorguları devam ediyor. Diğer yandan gümrükte görevli müdür ve memurların, rüşvet vermeyen firmaların mallarını, kırmızı bölgeye çektikleri ve parayı alana kadar da malları burada beklettikleri iddia edildi. Cuma günü gümrüklere yönelik yapılan operasyonda İstanbul Gümrük ve Muhafaza Başmüdürü Lütfi E., İstanbul Kaçakçılık İstihbarat ve Narkotik Gümrük Muhafaza Müdürü Coşkun C ve Atatürk Havalimanı Kargo Terminali Müdürü Hayrettin E ve birlikte bazı memurlar gözaltına alındı. Emniyetteki sorguları devam eden memurları ile ilgili çeşitli iddialar var. Bu iddiaların bazıları şöyle: Yurtdışından mal getiren firmalardan rüşvet isteyen gümrükçüler, rüşvet vermek istemeyenlerin mallarını kırmızı bölgeye alıp, para gelene kadar burada bekletiyorlardı. Rüşvet geldiğinde de kırmızı bölgedeki mallar yeşil bölgeye alınıp işlem yapılarak gümrükten geçiriliyordu. Memurlar daha sonra aldıkları öne sürülen rüşvetleri bir havuzda topluyor ve haftanın belli bir gününde de bu paralar dağıtılıyordu. Bir başka iddiaya göre rüşvet paralarını çantacı diye tabir edilen bir memur taşıyordu. RÜŞVETE KOTA İDDİASI Gümrükçülere yönelik yapılan operasyonla ilgili ilginç bir ayrıntı daha göze çarptı. Gelen malların yurda girişinde zorluk çıkarıldığı ve malların rahat giriş yapılması için firmalardan rüşvet alındığı belirtildi. Müdürlerin ayrıca memurlara haftalık rüşvet kotası koydukları iddia edildi. Her memurun haftanın belli günlerinde teslim ettiği paraların konulan kotanın üzerinde olması istendiği iddia edildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin yaptığı teknik ve fiziki takip esnasında, rüşvet aldığı öne sürülen müdürler ve memurların polis kamerasına yakalandığı belirtildi. Gümrüklerde dönen rüşvet sirkülasyonunun yüksek meblağlarda olduğu ve tam olarak ne kadar rüşvet alınıp verildiği belirlenemediği öğrenildi. Gözaltına alınanlar arasında İstanbul Kaçakçılık İstihbarat ve Narkotik Gümrük Muhafaza Müdürü Coşkun C de bulunuyor. Fakat Coşkun C rüşvet almakla suçlanmıyor. İddiaya göre Coşkun C, polisin yaptığı soruşturmadan haberdar oldu. C., şu anda gözaltında bulunan zanlıları polisin teknik ve fiziki takibine karşı uyararak yardımcı olmakla suçlanıyor. Bu arada Devlet Bakanı Hayati Yazıcının talimatı ile başlayan operasyonun belgeleri de basına dağıtıldı.
Samanyolu Haber
Son Dakika
09.01.2011
RüşvetgelenekadarmallarkırmızıbölgedebekletilmişRüşvet gelene kadar mallar kırmızı bölgede bekletilmiş
Of'ta Pasaport Büro ve Olay Yeri İnceleme Amirliği hizmete girdi
Samanyolu Haber
07.01.2011
12:03


Trabzonun Of ilçesinde yaşayan vatandaşların pasaport almak için çevre illere gitme zorunluluğu ilçede açılan pasaport şubesi ile ortadan kalktı. Of İlçede Emniyet Müdürlüğü bünyesinde Pasaport Büro Amirliği biriminin kurulması kararının ardından Kaymakam Tuncay Sonelin de yer sorununu çözmesi ile Pasaport Büro Amirliği hizmet vermeye başladı. İş ve gezi amaçlı yurt dışına çıktığını belirten Oflu işadamlarından Cengiz Bulut, Vize işlemleri ve pasaportu yenilemek için hemen hemen her yıl Trabzona gitmek zorunda kalıyorduk ve zaman açısından bir günümüz gidiyordu. Pasaport büronun Ofta açılmasıyla işyerimin yanında bu işlemi yapabiliyor olmam çok güzel oldu. Emeği geçenlere şükranlarımı sunuyorum. dedi. Of Emniyet Müdürü Atıl Çiçek de şunları söyledi: Kaymakamlık toplantı salonu pasaport Büro Amirliği ve Olay Yeri İnceleme Birimi için kaymakamımız tarafından İlçe Emniyet Müdürlüğüne tahsis edildi. Yer sorununun ortadan kalkmasında vermiş olduğu destekten dolayı sayın kaymakamımıza teşekkürlerimi sunuyorum. Bölgeye hizmet verecek olan bu iki birimin faaliyete geçmesiyle önemli işlevleri kısa sürede yerine getireceğiz. Vatandaşlarımız pasaport almak için Ziraat Bankasına harcını yatırdıktan sonra kimlik aslı fotokopisi ve iki adet biometrik resim ile müracatlarını yapabilirler. Müracaat yapan vatandaşlarımızın pasaportları beyan ettikleri adrese en geç bir hafta içinde kurye ile teslim edilecek. dedi.
Samanyolu Haber
Son Dakika
07.01.2011
OftaPasaportBüroveOlayYeriİncelemeAmirliğihizmetegirdiOfta Pasaport Büro ve Olay Yeri İnceleme Amirliği hizmete girdi
Ölüm emrini bizzat O vermiş
Samanyolu Haber
07.01.2011
11:38
Aslında hedef başkaydı ama son anda suikastçileri diğer odaya yönlendirdi ve...

Özdemir Sabancının öldürülmesi ve cinayetin katil zanlısı Mustafa Duyarın cezaevinde infaz edilmesi, TRT Haberde bu akşam yayınlanacak Faili Meçhul isimli programda masaya yatırılıyor. Programda, Özdemir Sabancının katili Mustafa Duyarı öldüren Ahmet Yargüder ile Yeşil olduğu öne sürülen şahıs arasındaki telefon konuşmasına yer veriliyor. Görüşmede Yeşilin, Yargüdere, Alo ben Yeşil. Sana bir iş vereceğim, o işi halledeceksin. Orada Mustafa Duyar var. Onu öldüreceksin. dediği kaydediliyor. 9 Ocak 1996 günü Türkiyeyi sarsan bir suikast meydana geldi. Sabancı Centerın 25. katına kadar çıkan DHKP/C militanları Mustafa Duyar ve İsmail Akkol, Özdemir Sabancı ile birlikte ToyotaSA Genel Müdürü Haluk Görgün ve Sakıp Sabancının sekreteri Nilgün Hasefeyi öldürdü. Olaydan 11 ay sonra 1996 Aralık ayında tetikçi Mustafa Duyar, Türkiyenin Şam Büyükelçiligine telefon açarak teslim oldu. Türkiyeye getirilen Duyar, 15 Şubat 1999 günü Afyon cezaevinde öldürüldü. O günden bu yana gerek Özdemir Sabancı cinayetindeki karanlık noktalar, gerekse Mustafa Duyarın tam da konuşmak istiyorum diyerek savcılara dilekçeler gönderdiği bir ortamda cezaevinde infaz edilmesinin perde arkası tam aydınlanamadı. O gün Sakıp Sabancı da 25. Kattaki odasında olduğu halde, tetikçiler neden Özdemir Sabancıyı vurdular? Mustafa Duyarın cezaevinde infazı emrini veren güçler kimlerdi? O süreçte bazı hesaplara trilyon düzeyinde paralar yattı mı? Bu soruların hepsi, bu akşam saat 23.00te TRT Haberde yayınlanacak Faili Meçhul programında cevap aranacak. İsmet Berkan, Mehmet Altan, Serpil Yılmazın da bilgi ve anlatımlarıyla katıldığı programda yer alan bazı çarpıcı bilgiler şöyle: İstanbul emniyeti olaydan sonra 30 kadar Sabancı çalışanını gözaltına aldı ve Sabancı Centerda çalışan herkesin polis arşivlerinde taramasını yaptı. Poliste kaydı çıkan tek şahıs; çaycı kartıyla suikastçileri yönetim katı olan 25. kata çıkaran Fehriye Erdaldı. Fehriye Erdal suikastten bir yıl önce, öğrencisi olduğu İstanbul Üniversitesinde bir pankart asma eyleminden dolayı gözaltına alınmıştı. Olaydan bir süre önce Dursun ismindeki yönetim katı çaycısının ayrılması üzerine İç Hizmetler Birimi üniversite öğrencisi olan Fehriye Erdala yönetim katında geçici olarak çaycı görevi veriyor ve Fehriye Erdal, Dursunun kartını kullanmaya başlıyor. Sabancı suikasti tetikçisi Mustafa Duyarın ölüm emrini veren kişi, Sabancı suikasti tetikçisi Mustafa Duyarın 15 Şubat 1999 günü Afyon cezaevinde Karagümrük çetesi olarak bilinen Nuri Ergin gurubundan Ahmet Yargüder tarafından öldürülmesi olayı da programda ele alınıyor. Buna göre, Yargüder cezaevi 2. müdürünün odasına çağrılır ve kendisine telefonun var denilir. Telefonu kaldıran Yargüder ile telefondaki şahıs arasında şu konuşma geçer: Alo ben Yeşil. Sana bir iş vereceğim, o işi halledeceksin. Orada Mustafa Duyar var. Onu öldüreceksin. Olaydan sonra Özdemir Sabancının odasına propaganda amaçlı olarak bırakılan DHKP-C bayrağının üzerinde bir tek parmak izi çıktı. Bu parmak izi o sırada İstanbul Emniyetinde görev yapan üst düzeydeki bir emniyet müdürüne aitti. Suikast esnasında Fehriye Erdal ilk önce Sakıp Sabancının odasını doğru olarak gösterdi. Fakat sonra karar değistirip Özdemir Sabancının odasını gösterdi. Çünkü Sakıp Sabancının odasında kardeşi Erol Sabancı ve Sabancı Holding Genel Koordinatörü Hasan Güleşçi ile birlikte 6-7 kişi vardı. Oysa Özdemir Sabancının odasında iki kişi vardı. Fehriye Erdal, Sakıp Sabancının odasında çok fazla kişi olması sebebiyle son anda suikastçileri Özdemir Sabancının odasına yönlendirdi ve hızla Sabancı Centerı terk etti. Programa göre, suikastçiler o gün saat 10.00da Sabancı Centerın önüne geldiklerinde silahlar bezle bacaklarına sarılıydı. Yedek şarjör ve mermiler ise ellerindeki bond çantalardaydı.Buna rağmen X-Ray cihazından nasıl geçtikleri hala muamma. Olayı soruşturan dönemin İstanbul DGM savcısı İrfan Özliyen, bir kaç Sabancı Center güvenlik görevlisini de soruşturma kapsamına aldıklarını ancak; silahların, mermilerin ve yedek şarjörlerin cihazlardan nasıl geçirilebildiğini kendisinin de hala bilmediğini ifade ediyor.
Samanyolu Haber
Son Dakika
07.01.2011
ÖlümemrinibizzatOvermişÖlüm emrini bizzat O vermiş
'Sabancı?nın katili Mustafa Duyar?ın ölüm emrini Yeşil verdi'
Samanyolu Haber
07.01.2011
11:23


Özdemir Sabancının öldürülmesi ve cinayetin katil zanlısı Mustafa Duyarın cezaevinde infaz edilmesi, TRT Haberde bu akşam yayınlanacak Faili Meçhul isimli programda masaya yatırılıyor. Programda, Özdemir Sabancının katili Mustafa Duyarı öldüren Ahmet Yargüder ile Yeşil olduğu öne sürülen şahıs arasındaki telefon konuşmasına yer veriliyor. Görüşmede Yeşilin, Yargüdere, Alo ben Yeşil. Sana bir iş vereceğim, o işi halledeceksin. Orada Mustafa Duyar var. Onu öldüreceksin. dediği kaydediliyor. 9 Ocak 1996 günü Türkiyeyi sarsan bir suikast meydana geldi. Sabancı Centerın 25. katına kadar çıkan DHKP/C militanları Mustafa Duyar ve İsmail Akkol, Özdemir Sabancı ile birlikte ToyotaSA Genel Müdürü Haluk Görgün ve Sakıp Sabancının sekreteri Nilgün Hasefeyi öldürdü. Olaydan 11 ay sonra 1996 Aralık ayında tetikçi Mustafa Duyar, Türkiyenin Şam Büyükelçiligine telefon açarak teslim oldu. Türkiyeye getirilen Duyar, 15 Şubat 1999 günü Afyon cezaevinde öldürüldü. O günden bu yana gerek Özdemir Sabancı cinayetindeki karanlık noktalar, gerekse Mustafa Duyarın tam da konuşmak istiyorum diyerek savcılara dilekçeler gönderdiği bir ortamda cezaevinde infaz edilmesinin perde arkası tam aydınlanamadı. O gün Sakıp Sabancı da 25. Kattaki odasında olduğu halde, tetikçiler neden Özdemir Sabancıyı vurdular? Mustafa Duyarın cezaevinde infazı emrini veren güçler kimlerdi? O süreçte bazı hesaplara trilyon düzeyinde paralar yattı mı? Bu soruların hepsi, bu akşam saat 23.00te TRT Haberde yayınlanacak Faili Meçhul programında cevap aranacak. İsmet Berkan, Mehmet Altan, Serpil Yılmazın da bilgi ve anlatımlarıyla katıldığı programda yer alan bazı çarpıcı bilgiler şöyle: İstanbul emniyeti olaydan sonra 30 kadar Sabancı çalışanını gözaltına aldı ve Sabancı Centerda çalışan herkesin polis arşivlerinde taramasını yaptı. Poliste kaydı çıkan tek şahıs; çaycı kartıyla suikastçileri yönetim katı olan 25. kata çıkaran Fehriye Erdaldı. Fehriye Erdal suikastten bir yıl önce, öğrencisi olduğu İstanbul Üniversitesinde bir pankart asma eyleminden dolayı gözaltına alınmıştı. Olaydan bir süre önce Dursun ismindeki yönetim katı çaycısının ayrılması üzerine İç Hizmetler Birimi üniversite öğrencisi olan Fehriye Erdala yönetim katında geçici olarak çaycı görevi veriyor ve Fehriye Erdal, Dursunun kartını kullanmaya başlıyor. SABANCININ KATİLİ KONUŞMAMASI İÇİN ÖLDÜRÜLDÜ Sabancı suikasti tetikçisi Mustafa Duyarın ölüm emrini veren kişi, Sabancı suikasti tetikçisi Mustafa Duyarın 15 Şubat 1999 günü Afyon cezaevinde Karagümrük çetesi olarak bilinen Nuri Ergin gurubundan Ahmet Yargüder tarafından öldürülmesi olayı da programda ele alınıyor. Buna göre, Yargüder cezaevi 2. müdürünün odasına çağrılır ve kendisine telefonun var denilir. Telefonu kaldıran Yargüder ile telefondaki şahıs arasında şu konuşma geçer: Alo ben Yeşil. Sana bir iş vereceğim, o işi halledeceksin. Orada Mustafa Duyar var. Onu öldüreceksin. Olaydan sonra Özdemir Sabancının odasına propaganda amaçlı olarak bırakılan DHKP-C bayrağının üzerinde bir tek parmak izi çıktı. Bu parmak izi o sırada İstanbul Emniyetinde görev yapan üst düzeydeki bir emniyet müdürüne aitti. ODANIN KALABALIK OLMASI SAKIP SABANCIYI KURTARDI Suikast esnasında Fehriye Erdal ilk önce Sakıp Sabancının odasını doğru olarak gösterdi. Fakat sonra karar değistirip Özdemir Sabancının odasını gösterdi. Çünkü Sakıp Sabancının odasında kardeşi Erol Sabancı ve Sabancı Holding Genel Koordinatörü Hasan Güleşçi ile birlikte 6-7 kişi vardı. Oysa Özdemir Sabancının odasında iki kişi vardı. Fehriye Erdal, Sakıp Sabancının odasında çok fazla kişi olması sebebiyle son anda suikastçileri Özdemir Sabancının odasına yönlendirdi ve hızla Sabancı Centerı terk etti. Programa göre, suikastçiler o gün saat 10.00da Sabancı Centerın önüne geldiklerinde silahlar bezle bacaklarına sarılıydı. Yedek şarjör ve mermiler ise ellerindeki bond çantalardaydı.Buna rağmen X-Ray cihazından nasıl geçtikleri hala muamma. Olayı soruşturan dönemin İstanbul DGM savcısı İrfan Özliyen, bir kaç Sabancı Center güvenlik görevlisini de soruşturma kapsamına aldıklarını ancak; silahların, mermilerin ve yedek şarjörlerin cihazlardan nasıl geçirilebildiğini kendisinin de hala bilmediğini ifade ediyor.
Samanyolu Haber
Son Dakika
07.01.2011
Sabancı?nınkatiliMustafaDuyar?ınölümemriniYeşilverdiSabancı?nın katili Mustafa Duyar?ın ölüm emrini Yeşil verdi
Kar yağışı Karadeniz'de etkili oldu
Samanyolu Haber
11.12.2010
18:39
Türkiyeyi etkisi altına almaya başlayan kar yağışı, Karadeniz Bölgesinde de etkili oldu.

Samsunda etkili olan kar yağışı ulaşımı felç etti. Samsun-Ankara karayolunun 40ncı kilometresinde yoğun kar yağışı nedeniyle yollar kısa süreliğine kapandı. Karayolları ekiplerinin çalışması sonucu yol kontrollü olarak trafiğe açıldı. Çorumda da kar kent merkezi ve ilçelerde hayatı olumsuz etkiledi. Samsunda etkili olan kar yağışı vatandaşlara zor anlar yaşattı. Özellikle Samsun-Ankara karayolunun 40ncı kilometresindeki yoğun kar yağışı nedeniyle karayolu yaklaşık yarım saat kapandı. 4 kilometre uzunluğunda araç konvoyu oluştu. Kar yağışına hazırlıksız yakalanan sürücüler, kar lastikleri ve zincirleri olmadığı için trafiğin tıkanmasına neden oldu. Karayolları 7nci Bölge Müdürü Abdulkadir Uraloğlu, tıkanan karayolunda inceleme yaparak, Ekiplerimiz tıkanması muhtemel bölgelerde sürekli kontrol yapıyor. Yol açma ve tuzlama çalışmalarımız aralıksız sürüyor. Ancak zincirsiz araçlar yolda kalınca trafik kilitlendi. Bu yüzden zincirsiz ve kar lastiği olmayan araçların bu bölgelerde geçişine izin vermiyoruz. Trafik polisleri kilit noktalarda sürücüleri uyarırken, biz de ekiplerle kar yüzünden yolun kapanmaması için aralıksız çalışıyoruz dedi. Ladik ve Kavak İlçelerinde ise kar kalınlığı 30-40 santimetreye kadar ulaştı. ÇORUM ETKİLİ KAR YAĞIŞINA TESLİM Bu arada Çorumda bugün sabahın erken saatlerinde yoğun kar yağışına teslim oldu. Gece geç saatlerden itibaren karla karışık yağmur şeklinde görülen yağışlar, sabahın ilk saatlerinde yerini kara bıraktı. Kar nedeniyle Çorum-Samsun karayolunda trafik tek şeritten kontrollü bir şekilde sağlanıyor. İl Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Müdürlüğü ekipleri, kar yağışının başladığı ilk saatlerden itibaren kontrollerine başladı. Burada da karayolları ekipleri sürücüleri uyarırken, zincirsiz yola devam etmemeleri konusunda dikkatli olunmasını istedi. Öte yandan Kavak ilçesinde hafta sonu olmasını fırsat bilen çocuklar, kendilerini sokağa atarak kartopu oynamanın keyfini çıkardı.
Samanyolu Haber
Son Dakika
11.12.2010
KaryağışıKaradenizdeetkiliolduKar yağışı Karadenizde etkili oldu
Toplam "79" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti