Habergec.Com Aranan Kelimeler:emniyet istedi ama Değerlendirme: 10 / 10 064422
habergec.com
09.02.2016 Salı
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler
Gazeteler
İnternet Siteleri
Televizyonlar
Radyolar
Diğer

:: Gruplar
 

emniyet istedi ama

Selam-torba davasında savcı 24 sanığa tahliye talep etti
Zaman
02.02.2016
23:29

Selam-torba davasında Savcı Ali Kaya, tutuklu polisler Serdar Bayraktutan, Oğuzhan Ceylan ve Murat Çobanlı ile birlikte 21 askerin tahliyesini talep etti. Mahkeme, verdiği ara kararında savcının talebini değerlendirecek.

Selam-torba davasında savcı 24 sanığa tahliye talep etti. Duruşma savcısı Ali Kaya gün sonunda açıkladığı mütalaasında 26 tutuklu askerden 21inin tutuklu bulundukları süre, suç vasfının değişme ihtimali ve mekerrer yargılama sebebiyle tahliyesini istedi.

MİT TIRları dosyasında yer alan askerler Adanada devam eden yargılamada da sanık oldukları için Savcı Kaya, aynı suçlamalarla alakalı iki ayrı yargılama olamaz hükmü gereği tahliye talebinde bulundu.

Savcı ayrıca, 31 tutuklu polisten Serdar Bayraktutan, Oğuzhan Ceylan ve Murat Çobanoğlu hakkında da tutuklu bulundukları süre ve suç vasfının değişme ihtimali sebebiyle tahliye talebinde bulundu.

Selam-torba davasında heyeti susturan soru: Dosya önünüzde hakim bey, kaç kişi dinlenilmiş?

Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy ve Ahmet Taner Kışlalı gibi aydın cinayetlerinden sorumlu Selam Tevhit terör örgütüne soruşturma yapan polislerin yargılandığı davanın ikinci duruşmasına avukatların hakim heyetine yönelttiği sorular damgasını vurdu.

Avukat İrfan Sönmez: 12 Eylülde idamla yargılandım, böyle adaletsizlik görmedim

Polis Serdar Bayraktutanın avukatı İrfan Sönmez: Müvekkilim 100 küsur kişiyi dağa çıkaran PKKlıyı yakalıyor. MİT Bu benim elemanım diyerek alıyor. Bunu sorgulayamayacak mıyız? Müvekkilim Serdar Bayraktutan dosyada hiç çalışmadı, burada ağırlaştırılmış müebbetle yargılanıyor. Ülkücü davada 10 yıl hapis yattım. İdamla yargılandım. Ama vallahi de billahi de 12 Eylül de 28 Şubat da daha adildi.

Serdar Bayraktutan: Bir gün bile çalışmadığım dosyada tutukluyum

Avukatın ardından söz alan Serdar Bayraktutan şunları söyledi: 17 sene İstanbul Terörde çalıştım. Hep sol büroda çalıştım. Bir gün bile çalışmadığım dosyada tutukluyum.

Çobanoğlu: 5 imzanın sahipleri değil, paraf atan ben tutukluyum

Emniyet Müdürü Onur Çobanoğlunun ifadesi ise şöyle oldu: Tek bir evrağa paraf attım. Aynı evrakta 5 imza var. Bir tek ben beş aydır tutukluyum.

Avukat Ömer Turanlının sorusuna mahkeme heyeti cevap veremedi

Avukat Ömer Turanlının, “Bu dosyada binlerce kişi dinlenilmiş gibi algı oluşturuldu. Dosya önünüzde hakim bey. Kaç kişi dinlenilmiş?” sorusuna mahkeme heyetine cevap veremedi.

Turanlınin bir diğer sorusu, “Bu dosyada 50den fazla (soruşturma deşifre edilince yurt dışına kaçan) İran ajanı vardı. Hani nerede avukatları bu davada?” oldu.

REDDİ HAKİM GEREKÇELERİNİ ANLATTILAR

Yurt Atayünün aralarında bulunduğu sanıkların avukatı Mehmet Sami Selçuk, Reddi hakim gerekçelerimi anlatırken dün sözüm kesilmiştir. Yaşanan tartışma nedeniyle beyanlarıma devam etmek istiyorum. Ayrıca duruşma inzibatını bozan şahısla ilgili mahkemenizin işlem yapmasını talep ediyorum dedi. Bu sırada müşteki avukatlarıyla, sanık avukatlarından Ömer Turanlı arasında dünkü tartışma nedeniyle atışma yaşandı. Mahkeme Başkanının uyarısı üzerine taraflar sakinleşti.

ASKERLERİN AVUKATLARI TAHLİYE TALEP ETTİ

Asker sanıklar Baycan Görücü, Vedat Sadak ve Yemliha Kalenin avukatı olan Ramazan Bulut, müvekkillerinin jandarma kriminal dairede görev yaptıklarını ve sadece iki materyal üzerinde yaptıkları inceleme yüzünden tutuklu bulunduklarını belirtti. Avukat Bulut, müvekkillerinin söz konusu materyallerle ilgili raporu 2 günde tamamlamaları yüzünden şüpheli yapıldıklarını belirterek tahliye talebinde bulundu. Yine asker sanıkların avukatlarından Durgut Can da müvekkillerinin savcının talimatı üzerine rapor hazırladıklarını belirterek Ellerinde hiçbir iş yok. İki günde raporlarını hazırlıyorlar. MİT TIRlarıyla ilgili bir emir gelmediği gibi şifai dahi söylenmiyor. Tesadüfen yaptıkları iş yüzünden şu anda tutuklu bulunuyorlar. Bu dosyayla ilgileri yoktur. Dosyanın tefrik edilmesini ya da Yargıtaydan gelecek cevaba göre, Yargıtaydaki dosyayla birleştirilmesini talep ediyorum dedi.

Avukat Murat Kabakçı ise müvekkillerinin 8 aydır tutuklu olduklarını ifade ederek Sadece resmi bilirkişilik yaptıkları için şu an tutuklu bulunuyorlar. Halen materyal diyoruz, çünkü bizim tarafımızdan yapılmış bir ifşa yok. Niye burdayız, anlamış değiliz diye konuştu.

ÖRGÜTLE ALAKAMIZ YOK

Tutuklu sanıklardan Binbaşı Baycan Görücü, Dairemizde görev verilmesi materyalin cinsine bağlıdır. Materyalde sarı kapak olduğu için bizim birimimiz inceledi. Eğer parmak izi sorulsaydı başka bir birim inceleme yapacaktı. B

Zaman
Son Dakika
02.02.2016
Selam-torbadavasındasavcı24sanığatahliyetalepettiSelam-torba davasında savcı 24 sanığa tahliye talep etti
Selam-torba davasında savcı 24 sanığa tahliye talep etti
Zaman
02.02.2016
23:29

Selam-torba davasında Savcı Ali Kaya, tutuklu polisler Serdar Bayraktutan, Oğuzhan Ceylan ve Murat Çobanlı ile birlikte 21 askerin tahliyesini talep etti. Mahkeme, verdiği ara kararında savcının talebini değerlendirecek.

Selam-torba davasında savcı 24 sanığa tahliye talep etti. Duruşma savcısı Ali Kaya gün sonunda açıkladığı mütalaasında 26 tutuklu askerden 21inin tutuklu bulundukları süre, suç vasfının değişme ihtimali ve mekerrer yargılama sebebiyle tahliyesini istedi.

MİT TIRları dosyasında yer alan askerler Adanada devam eden yargılamada da sanık oldukları için Savcı Kaya, aynı suçlamalarla alakalı iki ayrı yargılama olamaz hükmü gereği tahliye talebinde bulundu.

Savcı ayrıca, 31 tutuklu polisten Serdar Bayraktutan, Oğuzhan Ceylan ve Murat Çobanoğlu hakkında da tutuklu bulundukları süre ve suç vasfının değişme ihtimali sebebiyle tahliye talebinde bulundu.

Selam-torba davasında heyeti susturan soru: Dosya önünüzde hakim bey, kaç kişi dinlenilmiş?

Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy ve Ahmet Taner Kışlalı gibi aydın cinayetlerinden sorumlu Selam Tevhit terör örgütüne soruşturma yapan polislerin yargılandığı davanın ikinci duruşmasına avukatların hakim heyetine yönelttiği sorular damgasını vurdu.

Avukat İrfan Sönmez: 12 Eylülde idamla yargılandım, böyle adaletsizlik görmedim

Polis Serdar Bayraktutanın avukatı İrfan Sönmez: Müvekkilim 100 küsur kişiyi dağa çıkaran PKKlıyı yakalıyor. MİT Bu benim elemanım diyerek alıyor. Bunu sorgulayamayacak mıyız? Müvekkilim Serdar Bayraktutan dosyada hiç çalışmadı, burada ağırlaştırılmış müebbetle yargılanıyor. Ülkücü davada 10 yıl hapis yattım. İdamla yargılandım. Ama vallahi de billahi de 12 Eylül de 28 Şubat da daha adildi.

Serdar Bayraktutan: Bir gün bile çalışmadığım dosyada tutukluyum

Avukatın ardından söz alan Serdar Bayraktutan şunları söyledi: 17 sene İstanbul Terörde çalıştım. Hep sol büroda çalıştım. Bir gün bile çalışmadığım dosyada tutukluyum.

Çobanoğlu: 5 imzanın sahipleri değil, paraf atan ben tutukluyum

Emniyet Müdürü Onur Çobanoğlunun ifadesi ise şöyle oldu: Tek bir evrağa paraf attım. Aynı evrakta 5 imza var. Bir tek ben beş aydır tutukluyum.

Avukat Ömer Turanlının sorusuna mahkeme heyeti cevap veremedi

Avukat Ömer Turanlının, “Bu dosyada binlerce kişi dinlenilmiş gibi algı oluşturuldu. Dosya önünüzde hakim bey. Kaç kişi dinlenilmiş?” sorusuna mahkeme heyetine cevap veremedi.

Turanlınin bir diğer sorusu, “Bu dosyada 50den fazla (soruşturma deşifre edilince yurt dışına kaçan) İran ajanı vardı. Hani nerede avukatları bu davada?” oldu.

REDDİ HAKİM GEREKÇELERİNİ ANLATTILAR

Yurt Atayünün aralarında bulunduğu sanıkların avukatı Mehmet Sami Selçuk, Reddi hakim gerekçelerimi anlatırken dün sözüm kesilmiştir. Yaşanan tartışma nedeniyle beyanlarıma devam etmek istiyorum. Ayrıca duruşma inzibatını bozan şahısla ilgili mahkemenizin işlem yapmasını talep ediyorum dedi. Bu sırada müşteki avukatlarıyla, sanık avukatlarından Ömer Turanlı arasında dünkü tartışma nedeniyle atışma yaşandı. Mahkeme Başkanının uyarısı üzerine taraflar sakinleşti.

ASKERLERİN AVUKATLARI TAHLİYE TALEP ETTİ

Asker sanıklar Baycan Görücü, Vedat Sadak ve Yemliha Kalenin avukatı olan Ramazan Bulut, müvekkillerinin jandarma kriminal dairede görev yaptıklarını ve sadece iki materyal üzerinde yaptıkları inceleme yüzünden tutuklu bulunduklarını belirtti. Avukat Bulut, müvekkillerinin söz konusu materyallerle ilgili raporu 2 günde tamamlamaları yüzünden şüpheli yapıldıklarını belirterek tahliye talebinde bulundu. Yine asker sanıkların avukatlarından Durgut Can da müvekkillerinin savcının talimatı üzerine rapor hazırladıklarını belirterek Ellerinde hiçbir iş yok. İki günde raporlarını hazırlıyorlar. MİT TIRlarıyla ilgili bir emir gelmediği gibi şifai dahi söylenmiyor. Tesadüfen yaptıkları iş yüzünden şu anda tutuklu bulunuyorlar. Bu dosyayla ilgileri yoktur. Dosyanın tefrik edilmesini ya da Yargıtaydan gelecek cevaba göre, Yargıtaydaki dosyayla birleştirilmesini talep ediyorum dedi.

Avukat Murat Kabakçı ise müvekkillerinin 8 aydır tutuklu olduklarını ifade ederek Sadece resmi bilirkişilik yaptıkları için şu an tutuklu bulunuyorlar. Halen materyal diyoruz, çünkü bizim tarafımızdan yapılmış bir ifşa yok. Niye burdayız, anlamış değiliz diye konuştu.

ÖRGÜTLE ALAKAMIZ YOK

Tutuklu sanıklardan Binbaşı Baycan Görücü, Dairemizde görev verilmesi materyalin cinsine bağlıdır. Materyalde sarı kapak olduğu için bizim birimimiz inceledi. Eğer parmak izi sorulsaydı başka bir birim inceleme yapacaktı. B

Zaman
Ana Sayfa
02.02.2016
Selam-torbadavasındasavcı24sanığatahliyetalepettiSelam-torba davasında savcı 24 sanığa tahliye talep etti
Selam-torba davasında savcı 25 sanığa tahliye talep etti
Zaman
02.02.2016
22:59

Selam-torba davasında Savcı Ali Kaya, tutuklu polisler Serdar Bayraktutan, Oğuzhan Ceylan ve Murat Çobanlı ile birlikte 22 askerin tahliyesini talep etti. Mahkeme, verdiği ara kararında savcının talebini değerlendirecek.

Selam-torba davasında savcı 25 sanığa tahliye talep etti. Duruşma savcısı Ali Kaya gün sonunda açıkladığı mütalaasında 26 tutuklu askerden 22sinin tutuklu bulundukları süre, suç vasfının değişme ihtimali ve mekerrer yargılama sebebiyle tahliyesini istedi.

MİT TIRları dosyasında yer alan askerler Adanada devam eden yargılamada da sanık oldukları için Savcı Kaya, aynı suçlamalarla alakalı iki ayrı yargılama olamaz hükmü gereği tahliye talebinde bulundu.

Savcı ayrıca, 31 tutuklu polisten Serdar Bayraktutan, Oğuzhan Ceylan ve Murat Çobanoğlu hakkında da tutuklu bulundukları süre ve suç vasfının değişme ihtimali sebebiyle tahliye talebinde bulundu.

Selam-torba davasında heyeti susturan soru: Dosya önünüzde hakim bey, kaç kişi dinlenilmiş?

Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy ve Ahmet Taner Kışlalı gibi aydın cinayetlerinden sorumlu Selam Tevhit terör örgütüne soruşturma yapan polislerin yargılandığı davanın ikinci duruşmasına avukatların hakim heyetine yönelttiği sorular damgasını vurdu.

Avukat İrfan Sönmez: 12 Eylülde idamla yargılandım, böyle adaletsizlik görmedim

Polis Serdar Bayraktutanın avukatı İrfan Sönmez: Müvekkilim 100 küsur kişiyi dağa çıkaran PKKlıyı yakalıyor. MİT Bu benim elemanım diyerek alıyor. Bunu sorgulayamayacak mıyız? Müvekkilim Serdar Bayraktutan dosyada hiç çalışmadı, burada ağırlaştırılmış müebbetle yargılanıyor. Ülkücü davada 10 yıl hapis yattım. İdamla yargılandım. Ama vallahi de billahi de 12 Eylül de 28 Şubat da daha adildi.

Serdar Bayraktutan: Bir gün bile çalışmadığım dosyada tutukluyum

Avukatın ardından söz alan Serdar Bayraktutan şunları söyledi: 17 sene İstanbul Terörde çalıştım. Hep sol büroda çalıştım. Bir gün bile çalışmadığım dosyada tutukluyum.

Çobanoğlu: 5 imzanın sahipleri değil, paraf atan ben tutukluyum

Emniyet Müdürü Onur Çobanoğlunun ifadesi ise şöyle oldu: Tek bir evrağa paraf attım. Aynı evrakta 5 imza var. Bir tek ben beş aydır tutukluyum.

Avukat Ömer Turanlının sorusuna mahkeme heyeti cevap veremedi

Avukat Ömer Turanlının, “Bu dosyada binlerce kişi dinlenilmiş gibi algı oluşturuldu. Dosya önünüzde hakim bey. Kaç kişi dinlenilmiş?” sorusuna mahkeme heyetine cevap veremedi.

Turanlınin bir diğer sorusu, “Bu dosyada 50den fazla (soruşturma deşifre edilince yurt dışına kaçan) İran ajanı vardı. Hani nerede avukatları bu davada?” oldu.

REDDİ HAKİM GEREKÇELERİNİ ANLATTILAR

Yurt Atayünün aralarında bulunduğu sanıkların avukatı Mehmet Sami Selçuk, Reddi hakim gerekçelerimi anlatırken dün sözüm kesilmiştir. Yaşanan tartışma nedeniyle beyanlarıma devam etmek istiyorum. Ayrıca duruşma inzibatını bozan şahısla ilgili mahkemenizin işlem yapmasını talep ediyorum dedi. Bu sırada müşteki avukatlarıyla, sanık avukatlarından Ömer Turanlı arasında dünkü tartışma nedeniyle atışma yaşandı. Mahkeme Başkanının uyarısı üzerine taraflar sakinleşti.

ASKERLERİN AVUKATLARI TAHLİYE TALEP ETTİ

Asker sanıklar Baycan Görücü, Vedat Sadak ve Yemliha Kalenin avukatı olan Ramazan Bulut, müvekkillerinin jandarma kriminal dairede görev yaptıklarını ve sadece iki materyal üzerinde yaptıkları inceleme yüzünden tutuklu bulunduklarını belirtti. Avukat Bulut, müvekkillerinin söz konusu materyallerle ilgili raporu 2 günde tamamlamaları yüzünden şüpheli yapıldıklarını belirterek tahliye talebinde bulundu. Yine asker sanıkların avukatlarından Durgut Can da müvekkillerinin savcının talimatı üzerine rapor hazırladıklarını belirterek Ellerinde hiçbir iş yok. İki günde raporlarını hazırlıyorlar. MİT TIRlarıyla ilgili bir emir gelmediği gibi şifai dahi söylenmiyor. Tesadüfen yaptıkları iş yüzünden şu anda tutuklu bulunuyorlar. Bu dosyayla ilgileri yoktur. Dosyanın tefrik edilmesini ya da Yargıtaydan gelecek cevaba göre, Yargıtaydaki dosyayla birleştirilmesini talep ediyorum dedi.

Avukat Murat Kabakçı ise müvekkillerinin 8 aydır tutuklu olduklarını ifade ederek Sadece resmi bilirkişilik yaptıkları için şu an tutuklu bulunuyorlar. Halen materyal diyoruz, çünkü bizim tarafımızdan yapılmış bir ifşa yok. Niye burdayız, anlamış değiliz diye konuştu.

ÖRGÜTLE ALAKAMIZ YOK

Tutuklu sanıklardan Binbaşı Baycan Görücü, Dairemizde görev verilmesi materyalin cinsine bağlıdır. Materyalde sarı kapak olduğu için bizim birimimiz inceledi. Eğer parmak izi sorulsaydı başka bir birim inceleme yapacaktı.

Zaman
Son Dakika
02.02.2016
Selam-torbadavasındasavcı25sanığatahliyetalepettiSelam-torba davasında savcı 25 sanığa tahliye talep etti
Selam-torba davasında savcı 25 sanığa tahliye talep etti
Zaman
02.02.2016
22:59

Selam-torba davasında Savcı Ali Kaya, tutuklu polisler Serdar Bayraktutan, Oğuzhan Ceylan ve Murat Çobanlı ile birlikte 22 askerin tahliyesini talep etti. Mahkeme, verdiği ara kararında savcının talebini değerlendirecek.

Selam-torba davasında savcı 25 sanığa tahliye talep etti. Duruşma savcısı Ali Kaya gün sonunda açıkladığı mütalaasında 26 tutuklu askerden 22sinin tutuklu bulundukları süre, suç vasfının değişme ihtimali ve mekerrer yargılama sebebiyle tahliyesini istedi.

MİT TIRları dosyasında yer alan askerler Adanada devam eden yargılamada da sanık oldukları için Savcı Kaya, aynı suçlamalarla alakalı iki ayrı yargılama olamaz hükmü gereği tahliye talebinde bulundu.

Savcı ayrıca, 31 tutuklu polisten Serdar Bayraktutan, Oğuzhan Ceylan ve Murat Çobanoğlu hakkında da tutuklu bulundukları süre ve suç vasfının değişme ihtimali sebebiyle tahliye talebinde bulundu.

Selam-torba davasında heyeti susturan soru: Dosya önünüzde hakim bey, kaç kişi dinlenilmiş?

Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy ve Ahmet Taner Kışlalı gibi aydın cinayetlerinden sorumlu Selam Tevhit terör örgütüne soruşturma yapan polislerin yargılandığı davanın ikinci duruşmasına avukatların hakim heyetine yönelttiği sorular damgasını vurdu.

Avukat İrfan Sönmez: 12 Eylülde idamla yargılandım, böyle adaletsizlik görmedim

Polis Serdar Bayraktutanın avukatı İrfan Sönmez: Müvekkilim 100 küsur kişiyi dağa çıkaran PKKlıyı yakalıyor. MİT Bu benim elemanım diyerek alıyor. Bunu sorgulayamayacak mıyız? Müvekkilim Serdar Bayraktutan dosyada hiç çalışmadı, burada ağırlaştırılmış müebbetle yargılanıyor. Ülkücü davada 10 yıl hapis yattım. İdamla yargılandım. Ama vallahi de billahi de 12 Eylül de 28 Şubat da daha adildi.

Serdar Bayraktutan: Bir gün bile çalışmadığım dosyada tutukluyum

Avukatın ardından söz alan Serdar Bayraktutan şunları söyledi: 17 sene İstanbul Terörde çalıştım. Hep sol büroda çalıştım. Bir gün bile çalışmadığım dosyada tutukluyum.

Çobanoğlu: 5 imzanın sahipleri değil, paraf atan ben tutukluyum

Emniyet Müdürü Onur Çobanoğlunun ifadesi ise şöyle oldu: Tek bir evrağa paraf attım. Aynı evrakta 5 imza var. Bir tek ben beş aydır tutukluyum.

Avukat Ömer Turanlının sorusuna mahkeme heyeti cevap veremedi

Avukat Ömer Turanlının, “Bu dosyada binlerce kişi dinlenilmiş gibi algı oluşturuldu. Dosya önünüzde hakim bey. Kaç kişi dinlenilmiş?” sorusuna mahkeme heyetine cevap veremedi.

Turanlınin bir diğer sorusu, “Bu dosyada 50den fazla (soruşturma deşifre edilince yurt dışına kaçan) İran ajanı vardı. Hani nerede avukatları bu davada?” oldu.

REDDİ HAKİM GEREKÇELERİNİ ANLATTILAR

Yurt Atayünün aralarında bulunduğu sanıkların avukatı Mehmet Sami Selçuk, Reddi hakim gerekçelerimi anlatırken dün sözüm kesilmiştir. Yaşanan tartışma nedeniyle beyanlarıma devam etmek istiyorum. Ayrıca duruşma inzibatını bozan şahısla ilgili mahkemenizin işlem yapmasını talep ediyorum dedi. Bu sırada müşteki avukatlarıyla, sanık avukatlarından Ömer Turanlı arasında dünkü tartışma nedeniyle atışma yaşandı. Mahkeme Başkanının uyarısı üzerine taraflar sakinleşti.

ASKERLERİN AVUKATLARI TAHLİYE TALEP ETTİ

Asker sanıklar Baycan Görücü, Vedat Sadak ve Yemliha Kalenin avukatı olan Ramazan Bulut, müvekkillerinin jandarma kriminal dairede görev yaptıklarını ve sadece iki materyal üzerinde yaptıkları inceleme yüzünden tutuklu bulunduklarını belirtti. Avukat Bulut, müvekkillerinin söz konusu materyallerle ilgili raporu 2 günde tamamlamaları yüzünden şüpheli yapıldıklarını belirterek tahliye talebinde bulundu. Yine asker sanıkların avukatlarından Durgut Can da müvekkillerinin savcının talimatı üzerine rapor hazırladıklarını belirterek Ellerinde hiçbir iş yok. İki günde raporlarını hazırlıyorlar. MİT TIRlarıyla ilgili bir emir gelmediği gibi şifai dahi söylenmiyor. Tesadüfen yaptıkları iş yüzünden şu anda tutuklu bulunuyorlar. Bu dosyayla ilgileri yoktur. Dosyanın tefrik edilmesini ya da Yargıtaydan gelecek cevaba göre, Yargıtaydaki dosyayla birleştirilmesini talep ediyorum dedi.

Avukat Murat Kabakçı ise müvekkillerinin 8 aydır tutuklu olduklarını ifade ederek Sadece resmi bilirkişilik yaptıkları için şu an tutuklu bulunuyorlar. Halen materyal diyoruz, çünkü bizim tarafımızdan yapılmış bir ifşa yok. Niye burdayız, anlamış değiliz diye konuştu.

ÖRGÜTLE ALAKAMIZ YOK

Tutuklu sanıklardan Binbaşı Baycan Görücü, Dairemizde görev verilmesi materyalin cinsine bağlıdır. Materyalde sarı kapak olduğu için bizim birimimiz inceledi. Eğer parmak izi sorulsaydı başka bir birim inceleme yapacaktı.

Zaman
Ana Sayfa
02.02.2016
Selam-torbadavasındasavcı25sanığatahliyetalepettiSelam-torba davasında savcı 25 sanığa tahliye talep etti
'Selam-torba' davasında heyeti susturan soru: Dosya önünüzde hakim bey, kaç kişi dinlenilmiş?
Zaman
02.02.2016
20:01

Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy ve Ahmet Taner Kışlalı gibi aydın cinayetlerinden sorumlu Selam Tevhit terör örgütüne soruşturma yapan polislerin yargılandığı davanın ikinci duruşmasına avukatların hakim heyetine yönelttiği sorular damgasını vurdu.

Avukat İrfan Sönmez: 12 Eylülde idamla yargılandım, böyle adaletsizlik görmedim

Polis Serdar Bayraktutanın avukatı İrfan Sönmez: Müvekkilim 100 küsur kişiyi dağa çıkaran PKKlıyı yakalıyor. MİT Bu benim elemanım diyerek alıyor. Bunu sorgulayamayacak mıyız? Müvekkilim Serdar Bayraktutan dosyada hiç çalışmadı, burada ağırlaştırılmış müebbetle yargılanıyor. Ülkücü davada 10 yıl hapis yattım. İdamla yargılandım. Ama vallahi de billahi de 12 Eylül de 28 Şubat da daha adildi.

Serdar Bayraktutan: Bir gün bile çalışmadığım dosyada tutukluyum

Avukatın ardından söz alan Serdar Bayraktutan şunları söyledi: 17 sene İstanbul Terörde çalıştım. Hep sol büroda çalıştım. Bir gün bile çalışmadığım dosyada tutukluyum.

Çobanoğlu: 5 imzanın sahipleri değil, paraf atan ben tutukluyum

Emniyet Müdürü Onur Çobanoğlunun ifadesi ise şöyle oldu: Tek bir evrağa paraf attım. Aynı evrakta 5 imza var. Bir tek ben beş aydır tutukluyum.

Avukat Ömer Turanlının sorusuna mahkeme heyeti cevap veremedi

Avukat Ömer Turanlının, “Bu dosyada binlerce kişi dinlenilmiş gibi algı oluşturuldu. Dosya önünüzde hakim bey. Kaç kişi dinlenilmiş?” sorusuna mahkeme heyetine cevap veremedi.

Turanlınin bir diğer sorusu, “Bu dosyada 50den fazla (soruşturma deşifre edilince yurt dışına kaçan) İran ajanı vardı. Hani nerede avukatları bu davada?” oldu.

REDDİ HAKİM GEREKÇELERİNİ ANLATTILAR

Yurt Atayünün aralarında bulunduğu sanıkların avukatı Mehmet Sami Selçuk, Reddi hakim gerekçelerimi anlatırken dün sözüm kesilmiştir. Yaşanan tartışma nedeniyle beyanlarıma devam etmek istiyorum. Ayrıca duruşma inzibatını bozan şahısla ilgili mahkemenizin işlem yapmasını talep ediyorum dedi. Bu sırada müşteki avukatlarıyla, sanık avukatlarından Ömer Turanlı arasında dünkü tartışma nedeniyle atışma yaşandı. Mahkeme Başkanının uyarısı üzerine taraflar sakinleşti.

ASKERLERİN AVUKATLARI TAHLİYE TALEP ETTİ

Asker sanıklar Baycan Görücü, Vedat Sadak ve Yemliha Kalenin avukatı olan Ramazan Bulut, müvekkillerinin jandarma kriminal dairede görev yaptıklarını ve sadece iki materyal üzerinde yaptıkları inceleme yüzünden tutuklu bulunduklarını belirtti. Avukat Bulut, müvekkillerinin söz konusu materyallerle ilgili raporu 2 günde tamamlamaları yüzünden şüpheli yapıldıklarını belirterek tahliye talebinde bulundu. Yine asker sanıkların avukatlarından Durgut Can da müvekkillerinin savcının talimatı üzerine rapor hazırladıklarını belirterek Ellerinde hiçbir iş yok. İki günde raporlarını hazırlıyorlar. MİT TIRlarıyla ilgili bir emir gelmediği gibi şifai dahi söylenmiyor. Tesadüfen yaptıkları iş yüzünden şu anda tutuklu bulunuyorlar. Bu dosyayla ilgileri yoktur. Dosyanın tefrik edilmesini ya da Yargıtaydan gelecek cevaba göre, Yargıtaydaki dosyayla birleştirilmesini talep ediyorum dedi.

Avukat Murat Kabakçı ise müvekkillerinin 8 aydır tutuklu olduklarını ifade ederek Sadece resmi bilirkişilik yaptıkları için şu an tutuklu bulunuyorlar. Halen materyal diyoruz, çünkü bizim tarafımızdan yapılmış bir ifşa yok. Niye burdayız, anlamış değiliz diye konuştu.

ÖRGÜTLE ALAKAMIZ YOK

Tutuklu sanıklardan Binbaşı Baycan Görücü, Dairemizde görev verilmesi materyalin cinsine bağlıdır. Materyalde sarı kapak olduğu için bizim birimimiz inceledi. Eğer parmak izi sorulsaydı başka bir birim inceleme yapacaktı. Biz bilirkişiyiz. 14 yıldır kriminal dairedeyim, doktora yapıyorum. Ben sahada görev yapmıyorum ki sahada olanları bileyim? Örgütle alakamız yoktur. Savcı yap demiştir, idari amirlerim yap demiştir, bu nedenle rapor hazırladık. Kimse devlet sırrı olduğunu söylememiştir. Şerefim, namusum üzerine söylerim ki yasal olmayan bir şey yapmadım. 10 yaşındaki kızımın kahramanıyım. Bana Ölsem de gelemeyecek misin diyor. Görevde olduğumu söylüyorum. Yüzde bir de olsa masum olma şansımız varsa elimizi, kolumuzu bantlayın da hiç değilse çocuklarımızın başında olalım diyerek tahliyesini istedi.

SELAM-TORBA DAVASINDA İKİNCİ GÜN

İran ajanları soruşturması, MİT tırları dosyası, köşe yazarlarının terörist ilan edilerek torba dava haline getirilen İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin yürüttüğü davada 2sı başka iddialardan olmak üzere 57 tutuklu isim duruşma salonunda hazır bulundu. Tutuklu sanıkların 26 asker, 31i ise polis. Ayrıca 7 tutuksuz sanık da duruşmaya katıldı. Mahkeme Başkanı Cansel Rüzgar, dünkü celse de yarım kalan red

Zaman
Son Dakika
02.02.2016
Selam-torbadavasındaheyetisusturansoruDosyaönünüzdehakimbeykaçkişidinlenilmiş?Selam-torba davasında heyeti susturan soru Dosya önünüzde hakim bey kaç kişi dinlenilmiş?
'Selam-torba' davasında heyeti susturan soru: Dosya önünüzde hakim bey, kaç kişi dinlenilmiş?
Zaman
02.02.2016
20:01

Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy ve Ahmet Taner Kışlalı gibi aydın cinayetlerinden sorumlu Selam Tevhit terör örgütüne soruşturma yapan polislerin yargılandığı davanın ikinci duruşmasına avukatların hakim heyetine yönelttiği sorular damgasını vurdu.

Avukat İrfan Sönmez: 12 Eylülde idamla yargılandım, böyle adaletsizlik görmedim

Polis Serdar Bayraktutanın avukatı İrfan Sönmez: Müvekkilim 100 küsur kişiyi dağa çıkaran PKKlıyı yakalıyor. MİT Bu benim elemanım diyerek alıyor. Bunu sorgulayamayacak mıyız? Müvekkilim Serdar Bayraktutan dosyada hiç çalışmadı, burada ağırlaştırılmış müebbetle yargılanıyor. Ülkücü davada 10 yıl hapis yattım. İdamla yargılandım. Ama vallahi de billahi de 12 Eylül de 28 Şubat da daha adildi.

Serdar Bayraktutan: Bir gün bile çalışmadığım dosyada tutukluyum

Avukatın ardından söz alan Serdar Bayraktutan şunları söyledi: 17 sene İstanbul Terörde çalıştım. Hep sol büroda çalıştım. Bir gün bile çalışmadığım dosyada tutukluyum.

Çobanoğlu: 5 imzanın sahipleri değil, paraf atan ben tutukluyum

Emniyet Müdürü Onur Çobanoğlunun ifadesi ise şöyle oldu: Tek bir evrağa paraf attım. Aynı evrakta 5 imza var. Bir tek ben beş aydır tutukluyum.

Avukat Ömer Turanlının sorusuna mahkeme heyeti cevap veremedi

Avukat Ömer Turanlının, “Bu dosyada binlerce kişi dinlenilmiş gibi algı oluşturuldu. Dosya önünüzde hakim bey. Kaç kişi dinlenilmiş?” sorusuna mahkeme heyetine cevap veremedi.

Turanlınin bir diğer sorusu, “Bu dosyada 50den fazla (soruşturma deşifre edilince yurt dışına kaçan) İran ajanı vardı. Hani nerede avukatları bu davada?” oldu.

REDDİ HAKİM GEREKÇELERİNİ ANLATTILAR

Yurt Atayünün aralarında bulunduğu sanıkların avukatı Mehmet Sami Selçuk, Reddi hakim gerekçelerimi anlatırken dün sözüm kesilmiştir. Yaşanan tartışma nedeniyle beyanlarıma devam etmek istiyorum. Ayrıca duruşma inzibatını bozan şahısla ilgili mahkemenizin işlem yapmasını talep ediyorum dedi. Bu sırada müşteki avukatlarıyla, sanık avukatlarından Ömer Turanlı arasında dünkü tartışma nedeniyle atışma yaşandı. Mahkeme Başkanının uyarısı üzerine taraflar sakinleşti.

ASKERLERİN AVUKATLARI TAHLİYE TALEP ETTİ

Asker sanıklar Baycan Görücü, Vedat Sadak ve Yemliha Kalenin avukatı olan Ramazan Bulut, müvekkillerinin jandarma kriminal dairede görev yaptıklarını ve sadece iki materyal üzerinde yaptıkları inceleme yüzünden tutuklu bulunduklarını belirtti. Avukat Bulut, müvekkillerinin söz konusu materyallerle ilgili raporu 2 günde tamamlamaları yüzünden şüpheli yapıldıklarını belirterek tahliye talebinde bulundu. Yine asker sanıkların avukatlarından Durgut Can da müvekkillerinin savcının talimatı üzerine rapor hazırladıklarını belirterek Ellerinde hiçbir iş yok. İki günde raporlarını hazırlıyorlar. MİT TIRlarıyla ilgili bir emir gelmediği gibi şifai dahi söylenmiyor. Tesadüfen yaptıkları iş yüzünden şu anda tutuklu bulunuyorlar. Bu dosyayla ilgileri yoktur. Dosyanın tefrik edilmesini ya da Yargıtaydan gelecek cevaba göre, Yargıtaydaki dosyayla birleştirilmesini talep ediyorum dedi.

Avukat Murat Kabakçı ise müvekkillerinin 8 aydır tutuklu olduklarını ifade ederek Sadece resmi bilirkişilik yaptıkları için şu an tutuklu bulunuyorlar. Halen materyal diyoruz, çünkü bizim tarafımızdan yapılmış bir ifşa yok. Niye burdayız, anlamış değiliz diye konuştu.

ÖRGÜTLE ALAKAMIZ YOK

Tutuklu sanıklardan Binbaşı Baycan Görücü, Dairemizde görev verilmesi materyalin cinsine bağlıdır. Materyalde sarı kapak olduğu için bizim birimimiz inceledi. Eğer parmak izi sorulsaydı başka bir birim inceleme yapacaktı. Biz bilirkişiyiz. 14 yıldır kriminal dairedeyim, doktora yapıyorum. Ben sahada görev yapmıyorum ki sahada olanları bileyim? Örgütle alakamız yoktur. Savcı yap demiştir, idari amirlerim yap demiştir, bu nedenle rapor hazırladık. Kimse devlet sırrı olduğunu söylememiştir. Şerefim, namusum üzerine söylerim ki yasal olmayan bir şey yapmadım. 10 yaşındaki kızımın kahramanıyım. Bana Ölsem de gelemeyecek misin diyor. Görevde olduğumu söylüyorum. Yüzde bir de olsa masum olma şansımız varsa elimizi, kolumuzu bantlayın da hiç değilse çocuklarımızın başında olalım diyerek tahliyesini istedi.

SELAM-TORBA DAVASINDA İKİNCİ GÜN

İran ajanları soruşturması, MİT tırları dosyası, köşe yazarlarının terörist ilan edilerek torba dava haline getirilen İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin yürüttüğü davada 2sı başka iddialardan olmak üzere 57 tutuklu isim duruşma salonunda hazır bulundu. Tutuklu sanıkların 26 asker, 31i ise polis. Ayrıca 7 tutuksuz sanık da duruşmaya katıldı. Mahkeme Başkanı Cansel Rüzgar, dünkü celse de yarım kalan red

Zaman
Ana Sayfa
02.02.2016
Selam-torbadavasındaheyetisusturansoruDosyaönünüzdehakimbeykaçkişidinlenilmiş?Selam-torba davasında heyeti susturan soru Dosya önünüzde hakim bey kaç kişi dinlenilmiş?
Anadolu Atayün'ün avukatından Adalet Bakanlığı'na tepki: Alaturka işkence, müfettişlerce ortaya çıkarılsın
Zaman
26.01.2016
02:50

GDOlu pirinç davasında terör örgütü kurmak ve darbe suçlamasıyla yargılanan eski Emniyet Müdürü Anadolu Atayünün Mersin E Tipi Kapalı Cezaevinde maruz kaldığı uygulamalara yönelik Adalet Bakanlığının yaptığı açıklamanın gerçeği yansıtmadığı belirtildi.

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını belirten Atayünün avukatı Mustafa Kökten, iddiaların doğru olup olmadığının ortaya çıkması için Adalet Bakanlığına ‘müfettiş gönderin çağrısı yaptı. Mersin Barosu İnsan Hakları İzleme Örgütüne de müracaat edeceğini belirtip Gelsinler, görsünler bizim yalan söyleyip söylemediğimizi. dedi. Ayrıca cezaevinin güvenlik kayıtlarının incelenmesini istedi, bunun için savcılığa dilekçe verdiklerini belirtti.

Atayünün kaldığı yere ilişkin iddialarını hatırlatan Avukat Kökten, Odada kesinlikle ısıtma yok. Müvekkilim ısınamıyor, bunun yanında pencere var ama cam yok. Banyo ve tuvalet kaldığı odadan ayrı bir bölme ile ayrılmıyor. Sıcak su yok. Bu durumda Anadolu Bey nasıl banyo yapsın? diye sordu. Bakanlığın ‘kendisi dilekçe vererek orayı istedi şeklindeki sözlerini de şöyle açıkladı: Anadolu Bey, Mersin ilinde emniyet müdür yardımcısı olarak çalıştı. Buradaki suçluların birçoğunun soruşturmasını yaptı. Bu nedenle güvenlik riski olduğu için bu koğuşlarda kalamayacağını söyledik. Kendi rızasıyla kaldığına yönelik dilekçeyi imzalamış olabilir. O dilekçe bir cümleden ibaret değil. Dilekçede niçin onu imzalamak zorunda olduğu yer alıyor. Mecburen imzaladı ama itirazı var.

15 Ocakta Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin Anadolu Atayünün Ankara Sincan Cezaevine gönderilmesi için müzekkere yazdığını ama 9 gündür müvekkilinin gönderilmediğini ifade etti. Adalet Bakanlığının bunu neden geciktirdiğini açıklamasını istedi.

Zaman
Ana Sayfa
26.01.2016
AnadoluAtayününavukatındanAdaletBakanlığınatepkiAlaturkaişkencemüfettişlerceortayaçıkarılsınAnadolu Atayünün avukatından Adalet Bakanlığına tepki Alaturka işkence müfettişlerce ortaya çıkarılsın
Anadolu Atayün'ün avukatından Adalet Bakanlığı'na tepki: Alaturka işkence, müfettişlerce ortaya çıkarılsın
Zaman
26.01.2016
01:54

GDOlu pirinç davasında terör örgütü kurmak ve darbe suçlamasıyla yargılanan eski Emniyet Müdürü Anadolu Atayünün Mersin E Tipi Kapalı Cezaevinde maruz kaldığı uygulamalara yönelik Adalet Bakanlığının yaptığı açıklamanın gerçeği yansıtmadığı belirtildi.

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını belirten Atayünün avukatı Mustafa Kökten, iddiaların doğru olup olmadığının ortaya çıkması için Adalet Bakanlığına ‘müfettiş gönderin çağrısı yaptı. Mersin Barosu İnsan Hakları İzleme Örgütüne de müracaat edeceğini belirtip Gelsinler, görsünler bizim yalan söyleyip söylemediğimizi. dedi. Ayrıca cezaevinin güvenlik kayıtlarının incelenmesini istedi, bunun için savcılığa dilekçe verdiklerini belirtti.

Atayünün kaldığı yere ilişkin iddialarını hatırlatan Avukat Kökten, Odada kesinlikle ısıtma yok. Müvekkilim ısınamıyor, bunun yanında pencere var ama cam yok. Banyo ve tuvalet kaldığı odadan ayrı bir bölme ile ayrılmıyor. Sıcak su yok. Bu durumda Anadolu Bey nasıl banyo yapsın? diye sordu. Bakanlığın ‘kendisi dilekçe vererek orayı istedi şeklindeki sözlerini de şöyle açıkladı: Anadolu Bey, Mersin ilinde emniyet müdür yardımcısı olarak çalıştı. Buradaki suçluların birçoğunun soruşturmasını yaptı. Bu nedenle güvenlik riski olduğu için bu koğuşlarda kalamayacağını söyledik. Kendi rızasıyla kaldığına yönelik dilekçeyi imzalamış olabilir. O dilekçe bir cümleden ibaret değil. Dilekçede niçin onu imzalamak zorunda olduğu yer alıyor. Mecburen imzaladı ama itirazı var.

15 Ocakta Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin Anadolu Atayünün Ankara Sincan Cezaevine gönderilmesi için müzekkere yazdığını ama 9 gündür müvekkilinin gönderilmediğini ifade etti. Adalet Bakanlığının bunu neden geciktirdiğini açıklamasını istedi.

Zaman
Güncel
26.01.2016
AnadoluAtayününavukatındanAdaletBakanlığınatepkiAlaturkaişkencemüfettişlerceortayaçıkarılsınAnadolu Atayünün avukatından Adalet Bakanlığına tepki Alaturka işkence müfettişlerce ortaya çıkarılsın
Faili meçhullerde 'Yeni Türkiye' modeli: Aç-Kapa-Kaçır
Zaman
18.01.2016
08:17

Türkiyede yargıya güven dibe vurdu. Soruşturma ve davalar siyasi rüzgarın etkisiyle yön değiştiriyor. İktidarın benimsemediği soruşturmaları yürüten savcılar anında değiştirilerek dosyalar, atanan yeni savcılar aracılığıyla kapatılıyor.

Özgür Düşünceden Bilal Şahinin haberine göre, benzer durum, davalar için de geçerli. Birçok önemli soruşturma ve dava son dönemde yapılan müdahalelerle kapatıldı, karartıldı veya sürüncemede bırakıldı...

REYHANLININ PERDE ARKASI KARANLIK

Hatayın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013te 53 kişinin hayatını kaybettiği iki ayrı bombalı saldırıyla ilgili 33 kişi yargılanıyor. Güvenlik nedeniyle Ankaraya nakledilen davada perde arkası hala aralanamadı. Silah TIRları soruşturmasından tutuklu yargılanan Savcı Özcan Şişman, MİTin Reyhanlı saldırısını bildiğini ancak Emniyetten sakladığını açıklamıştı.

SORUMLULARA YARGILAMA iZNi YOK

Manisanın Soma ilçesinde Soma Kömürleri AŞ tarafından işletilen ocakta 13 Mayıs 2014te 15.00 sıralarında başlayan yangında 301 madenci hayatını kaybetmiş, 162 işçi sağ kurtarılmıştı. Olay sonrası başlatılan soruşturmada 6sı tutuklu 46 şüpheli yargılanıyor. Hükümet, sorumluluğu olan ve işletmeye olumlu raporu veren kamu görevlililerinin yargılanmasına izin vermedi.

/

ZEHiR VAR ZEHiRLENME YOK

Ankara Cumhuriyet Savcılığı, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özalın şüpheli ölümüyle ilgili oğlu Ahmet Özalın suç duyurusu üzerine 2010 yılında soruşturma başlattı. Soruşturma Savcısı Kemal Çetin, Özalın mezarını açtırarak ölüm nedeninin tespitine karar verdi.

ÖZAL BİZİ AFFETSİN

Adli Tıp, Özalın iç organları ve beyin dokusu üzerinde yaptığı incelemenin ardından skandal bir rapora imza attı. Raporda, ‘zehir var ama zehirlenme yok denildi. Aynı rapora göre Özalın ölümünün kalp krizinden dolayı olmadığı da kesindi. İddianameyi hazırlayan savcı, davanın tek sanığı Tuğgeneral Levent Ersöz hakkında müebbet talep etti. Ancak 17 Aralıktan sonra atanan yeni savcı, ‘delil yok diyerek dosyanın kapatılmasını istedi. Mahkeme de talebi kabul etti ve Özal dosyası yine sırlarla kapandı. Savcının takipsizlik kararına yazdığı “Özal bizi affetsin” ifadesi kayıtlara geçti.

BOĞAZLARKEN YAKALANDILAR YiNE DE SERBEST KALDILAR

Malatyada 2007de İncil basımı yapan Zirve Yayınevinde çalışan Alman uyruklu Tilman Ekkehart Geske ile Necati Aydın ve Uğur Yüksel boğazları kesilerek öldürüldü. Zanlılardan Salih Gürler, Cuma Özdemir, Hamit Çeker ve Abuzer Yıldırım olay yerinde yakalandı. Kaçmak isterken düşerek yaralanan Emre Günaydın, tedavisinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Cinayetleri işleyenler olay yerinde yakalanmasına ve suçlarını itiraf etmesine ve bağlantılarının tespit edilmesine rağmen tüm sanıkların tahliye edildi. Hazirandan bu yana davada 4 savcı değişti.

SAVCILAR GiTTi RÜŞVET SIFIRLANDI

17 Aralık 2013te İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele ve Mali Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından üç bakan çocuğunun da olduğu kişiler hakkında “rüşvet, görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma ve kaçakçılık” iddiasıyla operasyon düzenledi. Operasyonu yönetenler ertesi gün görevden alındı. Dosyaya bakan savcılar değiştirildi. Operasyonun yıl dönümünde 53 şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına hükmedilerek dosyaya takipsizlik verildi. 4 eski bakanın Yüce Divana gönderilmesi AKP oylarıyla reddedildi.

YOLSUZLUĞA DEĞiL YAKALAYANA DAVA

17 Aralık operasyonundan bir hafta sonra ikinci bir yolsuzluk soruşturması ortaya çıktı. Bir iş adamının hükümete yakın bir vakfa yaptığı yüklü bağış karşılığında bazı projelerine ruhsat izni aldığı belirlendi. ATV-Sabah Turkuvaz medya grubu alınırken devlet ihalesi karşılığında işadamlarından 600 milyon dolar toplanarak havuz oluşturulduğu iddiaları yer aldı. 25 Aralık oeprasyonu savcı talimatına rağmen emniyet tarafından gerçekleştirilmedi. Bu dosyada da savcı değiştirildi. Yeni savcılar 96 şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Operasyonlarda görev alanlar darbeye teşebbüsle yargılanıyor.

DiNK DOSYASINA 7. SAVCI

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dinkin 19 Ocak 2007de öldürülmesiyle ilgili soruşturmada 6 savcı değişti. Dosyanın s

Zaman
Güncel
18.01.2016
FailimeçhullerdeYeniTürkiyemodeliAç-Kapa-KaçırFaili meçhullerde Yeni Türkiye modeli Aç-Kapa-Kaçır
Faili meçhullerde 'Yeni Türkiye' modeli: Aç-Kapa-Kaçır
Zaman
18.01.2016
07:57

Türkiyede yargıya güven dibe vurdu. Soruşturma ve davalar siyasi rüzgarın etkisiyle yön değiştiriyor. İktidarın benimsemediği soruşturmaları yürüten savcılar anında değiştirilerek dosyalar, atanan yeni savcılar aracılığıyla kapatılıyor.

Özgür Düşünceden Bilal Şahinin haberine göre, benzer durum, davalar için de geçerli. Birçok önemli soruşturma ve dava son dönemde yapılan müdahalelerle kapatıldı, karartıldı veya sürüncemede bırakıldı...

REYHANLININ PERDE ARKASI KARANLIK

Hatayın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013te 53 kişinin hayatını kaybettiği iki ayrı bombalı saldırıyla ilgili 33 kişi yargılanıyor. Güvenlik nedeniyle Ankaraya nakledilen davada perde arkası hala aralanamadı. Silah TIRları soruşturmasından tutuklu yargılanan Savcı Özcan Şişman, MİTin Reyhanlı saldırısını bildiğini ancak Emniyetten sakladığını açıklamıştı.

SORUMLULARA YARGILAMA iZNi YOK

Manisanın Soma ilçesinde Soma Kömürleri AŞ tarafından işletilen ocakta 13 Mayıs 2014te 15.00 sıralarında başlayan yangında 301 madenci hayatını kaybetmiş, 162 işçi sağ kurtarılmıştı. Olay sonrası başlatılan soruşturmada 6sı tutuklu 46 şüpheli yargılanıyor. Hükümet, sorumluluğu olan ve işletmeye olumlu raporu veren kamu görevlililerinin yargılanmasına izin vermedi.

/

ZEHiR VAR ZEHiRLENME YOK

Ankara Cumhuriyet Savcılığı, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özalın şüpheli ölümüyle ilgili oğlu Ahmet Özalın suç duyurusu üzerine 2010 yılında soruşturma başlattı. Soruşturma Savcısı Kemal Çetin, Özalın mezarını açtırarak ölüm nedeninin tespitine karar verdi.

ÖZAL BİZİ AFFETSİN

Adli Tıp, Özalın iç organları ve beyin dokusu üzerinde yaptığı incelemenin ardından skandal bir rapora imza attı. Raporda, ‘zehir var ama zehirlenme yok denildi. Aynı rapora göre Özalın ölümünün kalp krizinden dolayı olmadığı da kesindi. İddianameyi hazırlayan savcı, davanın tek sanığı Tuğgeneral Levent Ersöz hakkında müebbet talep etti. Ancak 17 Aralıktan sonra atanan yeni savcı, ‘delil yok diyerek dosyanın kapatılmasını istedi. Mahkeme de talebi kabul etti ve Özal dosyası yine sırlarla kapandı. Savcının takipsizlik kararına yazdığı “Özal bizi affetsin” ifadesi kayıtlara geçti.

BOĞAZLARKEN YAKALANDILAR YiNE DE SERBEST KALDILAR

Malatyada 2007de İncil basımı yapan Zirve Yayınevinde çalışan Alman uyruklu Tilman Ekkehart Geske ile Necati Aydın ve Uğur Yüksel boğazları kesilerek öldürüldü. Zanlılardan Salih Gürler, Cuma Özdemir, Hamit Çeker ve Abuzer Yıldırım olay yerinde yakalandı. Kaçmak isterken düşerek yaralanan Emre Günaydın, tedavisinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Cinayetleri işleyenler olay yerinde yakalanmasına ve suçlarını itiraf etmesine ve bağlantılarının tespit edilmesine rağmen tüm sanıkların tahliye edildi. Hazirandan bu yana davada 4 savcı değişti.

SAVCILAR GiTTi RÜŞVET SIFIRLANDI

17 Aralık 2013te İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele ve Mali Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından üç bakan çocuğunun da olduğu kişiler hakkında “rüşvet, görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma ve kaçakçılık” iddiasıyla operasyon düzenledi. Operasyonu yönetenler ertesi gün görevden alındı. Dosyaya bakan savcılar değiştirildi. Operasyonun yıl dönümünde 53 şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına hükmedilerek dosyaya takipsizlik verildi. 4 eski bakanın Yüce Divana gönderilmesi AKP oylarıyla reddedildi.

YOLSUZLUĞA DEĞiL YAKALAYANA DAVA

17 Aralık operasyonundan bir hafta sonra ikinci bir yolsuzluk soruşturması ortaya çıktı. Bir iş adamının hükümete yakın bir vakfa yaptığı yüklü bağış karşılığında bazı projelerine ruhsat izni aldığı belirlendi. ATV-Sabah Turkuvaz medya grubu alınırken devlet ihalesi karşılığında işadamlarından 600 milyon dolar toplanarak havuz oluşturulduğu iddiaları yer aldı. 25 Aralık oeprasyonu savcı talimatına rağmen emniyet tarafından gerçekleştirilmedi. Bu dosyada da savcı değiştirildi. Yeni savcılar 96 şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Operasyonlarda görev alanlar darbeye teşebbüsle yargılanıyor.

DiNK DOSYASINA 7. SAVCI

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dinkin 19 Ocak 2007de öldürülmesiyle ilgili soruşturmada 6 savcı değişti. Dosyanın s

Zaman
Ana Sayfa
18.01.2016
FailimeçhullerdeYeniTürkiyemodeliAç-Kapa-KaçırFaili meçhullerde Yeni Türkiye modeli Aç-Kapa-Kaçır
Fıkra değil, gerçek: Ayakta şiir okumak yasak
Zaman
15.01.2016
02:04

Fıkra değil gerçek... Şair Şükrü Erbaşın başına gelen ‘absürt ve ‘fantastik olay, bu kadarına da pes dedirtti. İzmirin Kiraz ilçesinde şiir dinletileri yetkililer tarafından iptal edildi. En sonunda 25 kilometre uzaktaki Ödemişe alınan dinletide Erbaşın ayakta şiir okuması yasaklandı.

Şair Şükrü Erbaş, dün İzmirde trajikomik bir olay yaşadı. Şairin, ‘absürt ve ‘fantastik olarak nitelediği olay şöyle başladı: Eğitim-Sen, İzmirin Kiraz ilçesi Sağlık Meslek Lisesi Konferans Salonunda bir şiir dinletisi düzenlemek istedi. İlçe Kaymakamı Mustafa Akgül, şairin özgeçmişini, konuşma metnini ve şiir örneklerini istedi. Bu tür isteklerin olduğu bir programa bugüne kadar katılmadığını söyleyen şair, ‘Çocuklar ilk işe soyunmuşlar, üzülmesinler diye göndereceğim diyerek isteği kabul etti. Trajikomik olaylar da bundan sonra yaşandı.

Özgeçmişi sakıncalı bulan İlçe Emniyet Müdürlüğü, lisedeki programa izin vermedi. Eğitim-Sen, ardından düğün salonu kiraladı. Birkaç gün kala düğün salonu sahibi de gerekçe göstermeden dinletiyi iptal etti. Eğitim-Sen, bu kez ilçenin tek oteli olan Koru Otel ile anlaştı. Fakat, Emniyet Müdürlüğü otele ilginç bir yasak getirdi. Erbaş şiirlerini ancak ‘oturarak okuyabilecekti, ayakta okuması durumunda müdahale edilecek, hakkında soruşturma başlatılacaktı. Bunun üzerine otel yönetimi ‘salon dolu diyerek etkinliği iptal edince dinleti ancak Kiraza 20-25 kilometre uzaklıktaki Ödemişte gerçekleştirildi. Polis gece boyunca Erbaşın yemek yediği ve şiir okuduğu yerde bekledi, ayağa kalkarak şiir okuması durumunda müdahale edileceğini söyledi.

Telefonla görüştüğümüz Şükrü Erbaş, “1990lı yıllarda Diyarbakırdan Dersime, Vandan Nusaybine söyleşiye gittim, polis kordonu altında şiir okudum ama beni kimse engellemedi. Okudum, konuştum, imzaysa imzamı yaptım. Çıktım döndüm geldim, tutanağını tuttular. Bu yaşadığım 2016 yılının hediyesidir. 20 sene sonra saçma sapan bir durum.” dedi. Yaşadıklarına anlam veremeyen Erbaş, “Bunca ölümün, yıkımın, şiddetin; insanı gövdesinden önce haysiyetinden vuran bu açık faşizmin, ülkeyi kanlı bir zindana çevirdiği şu günlerde bu da bir şey mi derseniz, hem haklısınız derim, hem de haksız...” sözleriyle tepkisini dile getirdi. Erbaş, başından geçenleri şöyle anlattı: “Olayın gerçek olduğuna ben de inanmıyorum, kimse de inanmıyor ama ne yazık ki gerçek! Kaymakamın salon vermemesi bir şey ama emniyet müdürünün ‘Ayağa kalkarsanız müdahale ederiz. sözünün içinden hâlâ çıkamadım.” Erbaş, “Peki ayakta okumanız neden sakıncalı?” diye sorduğumuzda ise “Emniyet müdürünün fantazisi, saçmalığı, hâlâ anlayamadım. Ben şöyle yorumluyorum: Ayağa kalkınca miting mi yapmış oluyorum? Eylem mi yapıyorum, ne oluyor anlamadım. Millet gülüyor artık. Akış dışı absürt bir şey.” cevabını verdi.

İLK KEZ BÖYLE BİR SAÇMALIK BAŞIMA GELDİ

Etkinliğe hiçbir şey okumadan müdahale olduğunu da belirten Erbaş, “45 yıldır yazıyorum, 30 yıldır davet ediyorlar, sağa sola gidip konuşuyorum, şiir okuyorum. Bugüne kadar ilk kez böyle saçmalık başıma geldi.” dedi. Ülkedeki tehlikeli gidişe dikkat çeken şair, kaygılarını şöyle dile getirdi: “Bölgenin, hepimizin evini başına yıkan kanlı gidişi insanda bunları konuşacak hal bırakmıyor ama eğer bu gidiş bir biçimde durdurulmazsa, biz, ülkenin ‘batısında ve ‘ortasında yaşayan liberal-komünist-sosyal demokrat-milliyetçi vb. düşüncelere sahip insanları, bir yıla kalmayacak, kapılarımızın önünde bile bir araya gelemeyeceğiz. Bu bir kehanet değil, kötülük örgütlenmesinin saygısız, çirkin, küstah, cahil fotoğrafıdır.”

SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIZ

Eğitim-Sen 1 Nolu Şube Başkanı Bahri Akkan, olayın korku imparatorluğunun ulaştığı durumu ortaya koyduğunu belirtti. Yaşananları Türkiyenin çekilmeye çalışıldığı şiddet ve saldırı sarmalının bir halkası olarak değerlendirdiklerini ifade eden Akkan, “Kiraz ilçesinde ticari işletmelerde bile sohbet edip yemek yemenin engellendiği ortamda üye arkadaşlarımız sohbetlerini Ödemişte, kendi binamızda gerçekleştirmek zorunda kalmışlardır. Bu olayı şiddetle kınıyor, İzmir Valiliğini, suçu bulunan kişileri görevden almaya çağırıyoruz. Şube olarak ilçe kaymakamı ve ilçe müdürüyle ilgili suç duyusunda bulunacağız.” diye konuştu.

Zaman
Ana Sayfa
15.01.2016
FıkradeğilgerçekAyaktaşiirokumakyasakFıkra değil gerçek Ayakta şiir okumak yasak
Eylemci kadından Emniyet Müdürü'ne: Seni çatıdan atarım
Zaman
12.01.2016
16:37

Bursada mahallelerindeki bir eve baz istasyonu kurulmasını protesto eden kadınları uzun süre direndi. Kadınları ikna etmeye çalışan Osmangazi İlçe Emniyet Müdürü Ufuk Akanla tartışan eylemci kadınlardan Ayşe Aydın, Seni tutar çatıdan aşağı atarım dedi.

Merkez Osmangazi ilçesi Küçükbalıklı Mahallesi Kibar Sokakta bir GSM firmasının baz istasyonu kuracağını duyan mahalle sakinleri aynı sokaktaki evin önüne geldi. Burada bina sahibi M.E. ile tartışan mahalle sakinleri, baz istasyonunu kuracak olan şirketin çalışanlarının sokaktan uzaklaşmasını istedi. Bunun üzerine şirket yetkilileri polisi arayarak yardım istedi.

Sokağa gelen polis ekibi, çoğunluğunu kadınların oluşturduğu eylemcileri ikna edemeyince çevik kuvvet ekipleri çağrıldı. Gelen çevik kuvvet ekipleri evin giriş kapısının önünü kalkanlarla kapattı. Buna karşın kadınlar ikna edilemeyince araya Osmangazi İlçe Emniyet Müdürü Ufuk Akan girdi. Dakikalarca görüşen Akan da kadınları ikna edemedi.

SENİ ÇATIDAN AŞAĞIYA ATARIM

Emniyet Müdürü Akan ile mahalle sakinlerinden Ayşe Aydın arasında ilginç diyalog geçti. Akan ,konuştuğu Aydına Sen şimdi kadınları al ve buradan uzaklaşın, ortalık sakinleşsin dedi. Bunun üzerine Ayşe Aydın, Osmangazi İlçe Emniyet Müdürü Akana beklemediği bir şekilde, Ben bu kadınları buradan dağıtırım ama, sen baz istasyonu kurmak isteyenlere evin kapısını açarsan seni tutar çatıdan aşağı atarım diyerek yanıt verdi.

Bu sözler üzerine kısa süreli şaşkınlık yaşayan Emniyet Müdürü Akan, Beni mi atacaksın aşağı derince Ayşe Aydın, Seni boyun üzeri atarım aşağı deyince gülüşmelere neden oldu.

TABURE FIRLATTILAR

Dağılmayan eylemci kadınlara yetkililer, ev sahibi M.E.nin baz istasyonu kurulması için gerekli izinleri aldığını, yasal açıdan bir engel olmadığını söyledi. Bu sırada baz istasyonu kuracak şirket çalışanları eve girince eylemci kadınlar balkondan üzerlerine tabure ve küçük şişeler fırlatıldı. Aşağı atılan tabure ve şişeler şans eseri kimseye isabet etmezken, olay sonrasında evlere çıkan polis ekipleri vatandaşları kontrol altına aldı. Görevliler ise baz istasyonu kurmaya kaldıkları yerden devam etti. Mahalleli daha sonra dağılarak evlerine gitti.

Zaman
Son Dakika
12.01.2016
EylemcikadındanEmniyetMüdürüneSeniçatıdanatarımEylemci kadından Emniyet Müdürüne Seni çatıdan atarım
Eylemci kadından Emniyet Müdürü'ne: Seni çatıdan atarım
Zaman
12.01.2016
16:37

Bursada mahallelerindeki bir eve baz istasyonu kurulmasını protesto eden kadınları uzun süre direndi. Kadınları ikna etmeye çalışan Osmangazi İlçe Emniyet Müdürü Ufuk Akanla tartışan eylemci kadınlardan Ayşe Aydın, Seni tutar çatıdan aşağı atarım dedi.

Merkez Osmangazi ilçesi Küçükbalıklı Mahallesi Kibar Sokakta bir GSM firmasının baz istasyonu kuracağını duyan mahalle sakinleri aynı sokaktaki evin önüne geldi. Burada bina sahibi M.E. ile tartışan mahalle sakinleri, baz istasyonunu kuracak olan şirketin çalışanlarının sokaktan uzaklaşmasını istedi. Bunun üzerine şirket yetkilileri polisi arayarak yardım istedi.

Sokağa gelen polis ekibi, çoğunluğunu kadınların oluşturduğu eylemcileri ikna edemeyince çevik kuvvet ekipleri çağrıldı. Gelen çevik kuvvet ekipleri evin giriş kapısının önünü kalkanlarla kapattı. Buna karşın kadınlar ikna edilemeyince araya Osmangazi İlçe Emniyet Müdürü Ufuk Akan girdi. Dakikalarca görüşen Akan da kadınları ikna edemedi.

SENİ ÇATIDAN AŞAĞIYA ATARIM

Emniyet Müdürü Akan ile mahalle sakinlerinden Ayşe Aydın arasında ilginç diyalog geçti. Akan ,konuştuğu Aydına Sen şimdi kadınları al ve buradan uzaklaşın, ortalık sakinleşsin dedi. Bunun üzerine Ayşe Aydın, Osmangazi İlçe Emniyet Müdürü Akana beklemediği bir şekilde, Ben bu kadınları buradan dağıtırım ama, sen baz istasyonu kurmak isteyenlere evin kapısını açarsan seni tutar çatıdan aşağı atarım diyerek yanıt verdi.

Bu sözler üzerine kısa süreli şaşkınlık yaşayan Emniyet Müdürü Akan, Beni mi atacaksın aşağı derince Ayşe Aydın, Seni boyun üzeri atarım aşağı deyince gülüşmelere neden oldu.

TABURE FIRLATTILAR

Dağılmayan eylemci kadınlara yetkililer, ev sahibi M.E.nin baz istasyonu kurulması için gerekli izinleri aldığını, yasal açıdan bir engel olmadığını söyledi. Bu sırada baz istasyonu kuracak şirket çalışanları eve girince eylemci kadınlar balkondan üzerlerine tabure ve küçük şişeler fırlatıldı. Aşağı atılan tabure ve şişeler şans eseri kimseye isabet etmezken, olay sonrasında evlere çıkan polis ekipleri vatandaşları kontrol altına aldı. Görevliler ise baz istasyonu kurmaya kaldıkları yerden devam etti. Mahalleli daha sonra dağılarak evlerine gitti.

Zaman
Ana Sayfa
12.01.2016
EylemcikadındanEmniyetMüdürüneSeniçatıdanatarımEylemci kadından Emniyet Müdürüne Seni çatıdan atarım
Toplam "13" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti