en büyük şov başlıyor | |
|
| Yazet revaçta... | Milli Gazete | 16.07.2011 17:31 |  | | | Yaz gelince özellikle aileleri bekleyen en önemli konulardan biri yaz tatili boyunca çocuklar ne olacak. Onların bu en kıymetli zamanlarını boş geçirmeyip onların geleceklerinin şekillenmesi adına nasıl değerlendirmeli sorunu başlıyor. Türkiye çapında bu işin bir organizasyonu olmadığı gibi mahalli yönetimlerde de ancak siyasi şov tarzında kısıtlı sayıda çocuğun alınabildiği küçük çapta etkinlikler olmada. Birer hafta gibi kısa dönemlik yaz spor kampları, yaz spor okulları kampı, kültür merkezlerindeki mini çapta hobi kursları filan. (Bu arada özel okulların, derneklerin kız erkek karışık etkinliklerini ise hiç anmak istemiyorum, devşirme projeleri kapsamında yapılan...)..
Bir de istisna olarak hakkını yemeyeceğimiz sıradışı genç hocaefendilerin denetiminde cami ve vakıf Kuran kurslarının düzenlediği sabahtan öğleye dini dersler; öğleden sonra da piknik, gezi, yüzme, sinema gibi sosyal etkinliklere ayırarak çocuklara kursu cazip kılan kurum ve kuruluşlar da yok değil... Ama benim asıl varmak istediğim husus ise ülkemizin en büyük gençlik teşkilatı olan kısa adı AGD olan Anadolu Gençlik Derneklerimizin kısıtlı imkanlarına rağmen yaz boyunca çocuklarımızı emanet alarak üstelik gün boyunca onların maddi ve manevi gelişmelerine katkıda bulunacak sosyal kültürel etkinliklerle dolu dolu bir yaz programı uygulama gelenekleri yıllardır süregelmekte...... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 16.07.2011 | | | YazetrevaçtaYazet revaçta |
|
| Erzurum'da kış oyunları şöleni başlıyor | Samanyolu Haber | 27.01.2011 10:39 |  | | 25. Dünya Üniversiteler Kış Oyunları (Universiade Erzurum-2011) Erzurumda bugün başlıyor.
Erzurumun ev sahipliğinde düzenlenecek 25. Dünya Üniversiteler Kış Oyunları (Universiade Erzurum-2011) bugün başlıyor.
Anadolunun zirvesinde buluşalım sloganıyla dünyanın dört bir yanından üniversiteli sporcuları davet eden Universiade Erzurum-2011, bugün başlayıp 6 Şubat Pazar günü sona erecek. Üniversite (University) ve olimpiyat (Olympiad) sözcüklerinin birleşmesinden meydana gelen Universiadeda (Üniversite Oyunları), 58 ülkeden 3 bine yakın sporcu madalya mücadelesi verecek.
ERZURUM 2011 ÖZEL KATEGORİMİZ İÇİN TIKLAYIN
İlki 1960 yılında Fransanın Chamonix kasabasında düzenlenen Dünya Üniversiteler Kış Oyunları, bugüne kadar 14 farklı ülkede yapıldı, bugüne kadarki organizasyonlarda en fazla altın madalyayı, eski SSCBnin de dahil olduğu Rusya kazandı. Fransadaki organizasyon 5 dalda gerçekleştirilirken, oyunlara bugüne kadar en fazla İtalya (5) ev sahipliği yaptı.
Şimdiye kadarki organizasyonlar içinde en fazla katılım, 50 ülkenin mücadele ettiği Avusturya-2005teki oyunlarda olurken, en fazla sporcu sayısına ise 2 bin 500 civarında katılımın olduğu 2007deki İtalyada yapılan oyunlarda ulaşıldı.
Universiade Erzurum-2011 ise katılımcı ülke ve sporcu sayısı bakımından rekor kıracak.
-EN ÇOK SPORCU RUSYADAN-
Oyunlarda, ev sahibi Türkiyenin yanı sıra Avustralya, Avusturya, Azerbaycan, Belarus, Belçika, Bosna Hersek, Brezilya, Bulgaristan, Kanada, Çin, Tayvan, Moğolistan, Litvanya, Makedonya, Malezya, Meksika, Moldova, Monaco, Karadağ, Nepal, Hollanda, Yeni Zelanda, Kolombiya, Norveç, Hırvatistan, Polonya, Çek Cumhuriyeti, Güney Kore, Danimarka, Rusya, Estonya, San Marino, Finlandiya, Fransa, Slovakya, Almanya, Slovenya, Büyük Britanya, Güney Afrika, Yunanistan, Macaristan, İspanya, İsveç, İran, İsviçre, İrlanda, Suriye, İtalya, Tayland, Japonya, Kazakistan, Ukrayna, Letonya, ABD, Lübnan ve Venezuela madalya mücadelesi verecek.
Oyunlara katılacak en kalabalık milli takım kafilesi, 176sı sporcu, 81i yönetici olmak üzere toplam 257 kişiyle Rusyaya ait. Rusyayı, 153 sporcu ve 52 yöneticiyle Türkiye takip ediyor. Türkiye, oyunlarda 74 bayan, 79 erkek sporcuyla bütün branşlarda mücadele edecek. Türk Milli Takımında bireysel sporlarda en fazla sporcu 18 ile snowboardda yer alırken, Türkiyenin kuzey kombinede 1 milli sporcusu bulunuyor. Kayakla atlama ve kuzey kombinede Türk bayan sporcu yarışmayacak.
Oyunlarda, Türkiyeden sonra en kalabalık milli takım kafilesi, 102 sporcu, 42 yönetici ile Kanadaya ait. Azerbaycan, Bosna Hersek, Monaco, Meksika, Karadağ, Malezya, Danimarka ve Tayvan ise oyunlara sadece 1er sporcuyla katılacak.
-AÇILIŞ PROGRAMI-
25. Dünya Üniversiteler Kış Oyunları?na saatler kala heyecan artıyor. 27 Ocak?ta Cemal Gürsel Stadyumu?nda gerçekleşecek açılış seremonisi için hazırlıklar büyük ölçüde tamamlandı. Toplam 21 bin koltuk kapasiteli stadyumda 19.30?da Universiade Bayrağı?nın tören alanına girmesiyle start alacak açılış töreninde, protokol konuşmalarının ardından hazırlanan görsel şov, izleyiciler büyüleyecek.
BAYRAK VE MEŞALE ŞAMPİYONLARA EMANET
Açılış töreninde, Türk bayrağını kayaklı koşuda mücadele edecek milli sporcumuz Sabahattin Oglago taşıyacak. Universiade Erzurum-2011 meşalesi ise Dünya Supersport Şampiyonu motosikletçi Kenan Sofuoğlu, 84 kiloda dünya şampiyonu grekoromen stil güreşçi Selçuk Çebi, dünya şampiyonasında sayı kraliçesi unvanını elde eden voleybolcu Neslihan Darnel ve 2008 Pekin Paralimpik Olimpiyatında şampiyon olan bedensel engelli okçu Gizem Girişmenin elinde olacak. Törende, sporcu andını milli kayakçımız Tuğba Daşdemir, hakem andını ise uluslararası alanda ülkemizi başarıyla temsil eden buz hokeyi hakemimiz Ece Esen okuyacak.
ANADOLU ATEŞİ İZLEYENLERİ BÜYÜLEYECEK
Açılış ve kapanış törenlerinde sahne alacak Anadolu Ateşi dans topluluğu, muhteşem bir görselliği olan Doğunun Kapıları gösterisiyle açılışı izlemeye gelenleri büyüleyecek. Türkiyenin ve Erzurumun kültürel özelliklerini ön plana çıkarır nitelikte olan ?Doğunun Kapıları? gösterisinde cirit atlıları muhteşem gösterisiyle izleyenlere görsel bir şölen sunacak. Törende, Erzurum türkülerini seslendirmek üzere Aysun Gültekin ve yerel sanatçılar sahne alacak.
İpekyolu yolcularının Erzurum?a varışını temsil eden dans gösterisiyle devam edecek ?Doğunun Kapıları? gösterisinde, Kaf Dağı Mitolojisi?nin esintilerinin yer aldığı ?Gürcü Kapı?, Tasavvufi aşkın ve hoşgörünün şairi Mevlana Celaleddin-i Rumi?nin Şems ile dostluğunu temsil eden ışık etrafında dönen kelebekleri temsil eden ?Işık ve Pervane? gösterisi yer alacak. ?Doğunun Kapıları? gösterisinin ?İstanbul Kapı? bölümünde, Osmanlı Devleti?nin dünya kültür tarihine kazandırdığı özgün bir resim tekniği olan ?minyatür?ler konu alınacak. ?Sarıkamış ve Nene Hatun? gösterisinde ise Allahuekber Dağı?nda şehit olan 90 bin Osmanlı askeri ve Nene Hatun?un kahramanlığı öykülenecek. Gösterinin so | | Samanyolu Haber Son Dakika 27.01.2011 | | | ErzurumdakışoyunlarışölenibaşlıyorErzurumda kış oyunları şöleni başlıyor |
|
| En büyük şov başlıyor | Hürriyet | 27.10.2010 22:26 |  | | Yarın VIP ve basın günüyle kapılarını açacak, 29 Ekim-7 Kasım tarihlerinde ise otomobilseverlerin ziyaret edebileceği 13’üncü Uluslararası İstanbul Otomobil Fuarı Autshow, ‘Yok böyle bir şov’ dedirtmeye hazırlanıyor. 500’e yakın otomobilin sergileneceği 50 milyon dolarlık büyük şovda, 85 yepyeni model ilk kez Türkiye’de sahne alacak. Yollara çıkmaya hazırlanan 12 elektrikli aracın da ilk kez yakından görülebileceği fuarda, 8 hibrid ve 6 konsept otomobil de dikkat çekecek. Fuarın kuşkusuz en merak edilen otomobilleri ise fiyatları 250 bin Euro’dan başlayıp 880 bin Euro’ya yükselen süper lüks modeller olacak. | | Hürriyet Otomobil 27.10.2010 | | | EnbüyükşovbaşlıyorEn büyük şov başlıyor |
|
| #65279;GÜN 24 SAAT | Türkiye Gazetesi | 08.05.2010 02:25 |  | | | #65279;Potada ikinci randevuTürkiye Bayanlar Basketbol Ligi’nde F.Bahçe ile G.Saray, play-off final serisinin ikinci maçı için bugün karşı karşıya gelecek. Kadıköy Caferağa Spor Salonu’ndaki maç saat 15.30’da başlayacak. F.Bahçe seride 1-0 önde bulunuyor.Şaziye Okur iddialıBulgaristan’da yapılacak olan Dünya Gençler Halter Şampiyonası’na hazırlanan Şaziye Okur, en büyük destekçisinin Nurcan Taylan olduğunu söyledi. Okur, “Nurcan Abla sporu bıraksa da gözü arkada kalmayacak” diye konuştu.Haliç’te şov zamanıDünya Offshore Şampiyonası’nda 2010 sezonu, bugün İstanbul’da düzenlenecek yarışlarla başlıyor. Saat 14.00’de startı verilecek yarışta tekneler, Unkapanı ile Haliç köprüleri arasındaki 3 bin metrelik parkurda yaklaşık 30 tur ... | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 08.05.2010 | | | #65279;GÜN24SAAT #65279;GÜN 24 SAAT |
|
| Neşet Ertaş'ın en büyük hayali | Samanyolu Haber | 15.01.2010 12:40 |  | | Halk ozanı Neşet Ertaş, Süleyman Demirelin cumhurbaşkanlığı döneminde kendisine verilmek istenen devlet sanatçısı unvanını, bütün sanatçıların aynı zamanda devletin sanatçısı olduğu gerekçesiyle kabul etmediğini söyledi. Yokluk içinde başlayıp sazı ve sözü sayesinde zirveye çıkan bir hayat onunki. Köklerine bağlı ve ilkeli, yalnız ve duygusal ama her şeyden önemlisi oldukça mütevazı bir hayat.
Neşet Ertaş, kimilerine göre sazın ve sözün üstadı, kimilerine göre yüzyıllardır devam eden abdal geleneğinin en ünlü temsilcisi. Yazar Yaşar Kemal onu Bozkırın Tezenesi olarak tanımlarken, O ise bütün ününe ve imkanına rağmen, hala kendisini garip olarak tanımlamaya devam ediyor.
72nci yaşına yeni girdiğini, ufak tefek problemleri dışında sağlığının iyi olduğunu belirterek söze başlıyor büyük usta. Ardından da Türkiye özleminin sona erdiğini Almanyadan yurda kesin dönüş yaptığını, çoğunlukla İzmirde arada sırada da İstanbulda kaldığını söylüyor.
Eskiler soruldukça, önce gözleri parıldıyor ardından da derinlere dalıp anlatmaya başlıyor Ertaş:
Yoksulluk içinde bir çocukluk yaşadım. Ailemin geçimini babam, düğünlerde çalgıcılık yaparak sağlardı. Ben de 5-6 yaşından itibaren onunla düğünlere gitmeye başladım. Okul yüzü görmedim, düğünler benim okulumdu. Çünkü babam sazla ilgili evde bir şey söylemezdi. Düğünlerde babamın tavrına hareketlerine dikkat ederdim, onun saz çalma stilini çözmeye çalışırdım.
Baba mesleği olan düğün çalgıcılığını 14 yaşına kadar yaptığını, ilk plağını ise 15 yaşında seslendirdiğini dile getiren Ertaş, babasının duygularıyla yoğrulduğunu ve onun nakşının hala üzerinde olduğunu, sanat hayatının geride kalan kısmına dönüp baktığında hiçbir pişmanlığının bulunmadığını, dinleyicilerine türkünün her renginden verdiğini söyledi.
-DUYGUNUN VERİLMESİNİ İSTİYOR
Yaklaşık 56 yıllık sanat hayatında eserlerinde adını ve soyadını hiç kullanmadığını, kendisini hiç bir zaman ozan ya da aşık olarak da nitelemediğini vurgulayan Ertaş, şöyle devam etti:
Ayaklar turabı gönüller hizmetçisiyiz biz. Zeki Mürenden bugüne kadar sanatçı olup da benim türkülerimi söylemeyen kalmadı. Kimseye sen şunu da eksik yaptın demedim. Kendini bilen bilir, kendini bilmeyenin de ben kusuruna bakmam. Bunun için bir şey söylemiyorum. Beni rahatsız eden tek şey eserlerimin aynı duygularla söylenmemesi ve sözlerinin eksik söylenmesi. Bir türkünün aslını dinlemek isteyen varsa ben buradayım hala yaşıyorum. Benim türkülerimi herkes söyleyebilir. Tek şartım sözünü tam söylesinler, sazını tam çalsınlar ve duygusunu hissetsinler. Bir tek bunu istiyorum.
-ÖZEL KARARNAME HAZIRLATILDI
Kendisine gösterilen ilginin ve sevginin hiçbir zaman azalmadığını bunun kendisini ayakta tutan en önemli güç olduğunu ifade eden Ertaş, ilginin devlet sanatçısı unvanı teklif edilerek devlet nezdinde de gösterildiğini bildirdi.
57. Hükümetin devlet bakanlarından Ramazan Mirzaoğlunun kendisine devlet sanatçısı unvanı verilmesi için özel bir kararname hazırlattığını belirterek, şöyle konuştu:
O dönem Süleyman Demirel cumhurbaşkanıydı. Devlet sanatçılığı bana teklif edildi. Ben, hepimiz bu devletin sanatçısıyız, ayrıca bir devlet sanatçısı sıfatı bana ayrımcılık geliyor diyerek teklifi kabul etmedim. Ben halkın sanatçısı olarak kalırsam benim için en büyük mutluluk bu. Şimdiye kadar devletten bir kuruş almadım. Bir tek TBMM tarafından üstün hizmet ödülünü kabul ettim. Onu da bu kültüre hizmet eden ecdatlarımız adına aldım.
-KİMSEYİ KÜSTÜRMEMEK İÇİN...
Sanatçıların politik olabileceğini ama kendisinin hayatının hiçbir döneminde politik olmadığını, tek görüşünün birlik, sevgi ve kardeşlik olduğunu ifade eden Ertaş, şöyle devam etti:
Ömrü hayatımda bir kez bile oy kullanmadım. Gençlik zamanlarımda bir kez sandık başına gideyim dedim, oy vermediğim tarafları karşıma alacağımı düşünerek yolun yarısından geri döndüm. İnsan ayrımı yapamadığım için oy kullanmıyorum. Çünkü oy verince insan ayrımı yapabileceğim düşüncesine kapılıyorum. Sağcının da solcunun da davetine giderim. Bu Neşet Ertaşın tarzıdır. Çünkü nereye gidersem gideyim ben kendi teklifimi söylerim. Zamanında siyasetle ilgili çok teklifler geldi ama ben istemedim. Sayın cumhurbaşkanımızdan özür diliyorum ama beni cumhurbaşkanı seçseler bile kabul etmem.
-SANAT HAYATINDAKİ TEK SİTEMİ
Ertaş, sanat hayatı boyunca hayranları sayesinde birçok mutluluğu tatma fırsatı bulduğunu, yapmak istediği her şeyi yaptığını ama TRTde program yapamadığını ifade ederek, şunları söyledi:
Ben ve benim gibilere TRT kapısını tam olarak açmadığı için özel kanallardaki şov sanatçılarının yanında programlara çıkmak zorunda kalıyoruz. Bizim vergilerimizle yayın yapan TRT, benim gibi sanatçıları sadece bir programda konuk etmekle kalmamalı, devamlı bir program vermeli. Sazı ve sözü dinlenir ozanlar o programda dönüşümlü olarak yer alırsa, bu sayede sesleri yeni nesillere direkt ulaşabilir. Bu nedenle TRTden şikayetçiyim, hayatımda çok isteyip d | | Samanyolu Haber Son Dakika 15.01.2010 | | | NeşetErtaşınenbüyükhayaliNeşet Ertaşın en büyük hayali |
|
| İşte Neşet Ertaş'ın en büyük hayali | Samanyolu Haber | 15.01.2010 12:10 |  | | Halk ozanı Neşet Ertaş, Süleyman Demirelin cumhurbaşkanlığı döneminde kendisine verilmek istenen devlet sanatçısı unvanını, bütün sanatçıların aynı zamanda devletin sanatçısı olduğu gerekçesiyle kabul etmediğini söyledi. Yokluk içinde başlayıp sazı ve sözü sayesinde zirveye çıkan bir hayat onunki. Köklerine bağlı ve ilkeli, yalnız ve duygusal ama her şeyden önemlisi oldukça mütevazı bir hayat.
Neşet Ertaş, kimilerine göre sazın ve sözün üstadı, kimilerine göre yüzyıllardır devam eden abdal geleneğinin en ünlü temsilcisi. Yazar Yaşar Kemal onu Bozkırın Tezenesi olarak tanımlarken, O ise bütün ününe ve imkanına rağmen, hala kendisini garip olarak tanımlamaya devam ediyor.
72nci yaşına yeni girdiğini, ufak tefek problemleri dışında sağlığının iyi olduğunu belirterek söze başlıyor büyük usta. Ardından da Türkiye özleminin sona erdiğini Almanyadan yurda kesin dönüş yaptığını, çoğunlukla İzmirde arada sırada da İstanbulda kaldığını söylüyor.
Eskiler soruldukça, önce gözleri parıldıyor ardından da derinlere dalıp anlatmaya başlıyor Ertaş:
Yoksulluk içinde bir çocukluk yaşadım. Ailemin geçimini babam, düğünlerde çalgıcılık yaparak sağlardı. Ben de 5-6 yaşından itibaren onunla düğünlere gitmeye başladım. Okul yüzü görmedim, düğünler benim okulumdu. Çünkü babam sazla ilgili evde bir şey söylemezdi. Düğünlerde babamın tavrına hareketlerine dikkat ederdim, onun saz çalma stilini çözmeye çalışırdım.
Baba mesleği olan düğün çalgıcılığını 14 yaşına kadar yaptığını, ilk plağını ise 15 yaşında seslendirdiğini dile getiren Ertaş, babasının duygularıyla yoğrulduğunu ve onun nakşının hala üzerinde olduğunu, sanat hayatının geride kalan kısmına dönüp baktığında hiçbir pişmanlığının bulunmadığını, dinleyicilerine türkünün her renginden verdiğini söyledi.
-DUYGUNUN VERİLMESİNİ İSTİYOR
Yaklaşık 56 yıllık sanat hayatında eserlerinde adını ve soyadını hiç kullanmadığını, kendisini hiç bir zaman ozan ya da aşık olarak da nitelemediğini vurgulayan Ertaş, şöyle devam etti:
Ayaklar turabı gönüller hizmetçisiyiz biz. Zeki Mürenden bugüne kadar sanatçı olup da benim türkülerimi söylemeyen kalmadı. Kimseye sen şunu da eksik yaptın demedim. Kendini bilen bilir, kendini bilmeyenin de ben kusuruna bakmam. Bunun için bir şey söylemiyorum. Beni rahatsız eden tek şey eserlerimin aynı duygularla söylenmemesi ve sözlerinin eksik söylenmesi. Bir türkünün aslını dinlemek isteyen varsa ben buradayım hala yaşıyorum. Benim türkülerimi herkes söyleyebilir. Tek şartım sözünü tam söylesinler, sazını tam çalsınlar ve duygusunu hissetsinler. Bir tek bunu istiyorum.
-ÖZEL KARARNAME HAZIRLATILDI
Kendisine gösterilen ilginin ve sevginin hiçbir zaman azalmadığını bunun kendisini ayakta tutan en önemli güç olduğunu ifade eden Ertaş, ilginin devlet sanatçısı unvanı teklif edilerek devlet nezdinde de gösterildiğini bildirdi.
57. Hükümetin devlet bakanlarından Ramazan Mirzaoğlunun kendisine devlet sanatçısı unvanı verilmesi için özel bir kararname hazırlattığını belirterek, şöyle konuştu:
O dönem Süleyman Demirel cumhurbaşkanıydı. Devlet sanatçılığı bana teklif edildi. Ben, hepimiz bu devletin sanatçısıyız, ayrıca bir devlet sanatçısı sıfatı bana ayrımcılık geliyor diyerek teklifi kabul etmedim. Ben halkın sanatçısı olarak kalırsam benim için en büyük mutluluk bu. Şimdiye kadar devletten bir kuruş almadım. Bir tek TBMM tarafından üstün hizmet ödülünü kabul ettim. Onu da bu kültüre hizmet eden ecdatlarımız adına aldım.
-KİMSEYİ KÜSTÜRMEMEK İÇİN...
Sanatçıların politik olabileceğini ama kendisinin hayatının hiçbir döneminde politik olmadığını, tek görüşünün birlik, sevgi ve kardeşlik olduğunu ifade eden Ertaş, şöyle devam etti:
Ömrü hayatımda bir kez bile oy kullanmadım. Gençlik zamanlarımda bir kez sandık başına gideyim dedim, oy vermediğim tarafları karşıma alacağımı düşünerek yolun yarısından geri döndüm. İnsan ayrımı yapamadığım için oy kullanmıyorum. Çünkü oy verince insan ayrımı yapabileceğim düşüncesine kapılıyorum. Sağcının da solcunun da davetine giderim. Bu Neşet Ertaşın tarzıdır. Çünkü nereye gidersem gideyim ben kendi teklifimi söylerim. Zamanında siyasetle ilgili çok teklifler geldi ama ben istemedim. Sayın cumhurbaşkanımızdan özür diliyorum ama beni cumhurbaşkanı seçseler bile kabul etmem.
-SANAT HAYATINDAKİ TEK SİTEMİ
Ertaş, sanat hayatı boyunca hayranları sayesinde birçok mutluluğu tatma fırsatı bulduğunu, yapmak istediği her şeyi yaptığını ama TRTde program yapamadığını ifade ederek, şunları söyledi:
Ben ve benim gibilere TRT kapısını tam olarak açmadığı için özel kanallardaki şov sanatçılarının yanında programlara çıkmak zorunda kalıyoruz. Bizim vergilerimizle yayın yapan TRT, benim gibi sanatçıları sadece bir programda konuk etmekle kalmamalı, devamlı bir program vermeli. Sazı ve sözü dinlenir ozanlar o programda dönüşümlü olarak yer alırsa, bu sayede sesleri yeni nesillere direkt ulaşabilir. Bu nedenle TRTden şikayetçiyim, hayatımda çok isteyip d | | Samanyolu Haber Son Dakika 15.01.2010 | | | İşteNeşetErtaşınenbüyükhayaliİşte Neşet Ertaşın en büyük hayali |
|
|
| |