Habergec.Com Aranan Kelimeler:en ilginç çalışmalar Değerlendirme: 10 / 10 975339
habergec.com
24.10.2014 Cuma
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler
Gazeteler
İnternet Siteleri
Televizyonlar
Radyolar
Diğer

:: Gruplar
 

en ilginç çalışmalar

Binlerce yıl öncesine ait Türk izleri: Tamgalı Say
Zaman
18.10.2014
12:55
Orta Asya tarihinin önemli taş kalıntılarından biri sayılan Kazakistandaki “Tamgalı Say” görenleri taş devrine götürüyor. Yazılı Vadi anlamına gelen “Tamgalı Say” veya Damgalı Taş manasına gelen “Tamgalı Tas” tarihin en eski yaşam alanlarından biri olarak bilinmekte. Kazakistan’ın Almatı şehrinin 160 kilometre kuzeyinde yer alan bu tarihi hazine üzerindeki tartışmalar ise hala devam ediyor.Bölgede 1950’li yıllarda başlayan bilimsel çalışmalar halen devam etmekle birlikte kayalar üzerine çizilen birbirinden farklı resimler hakkında, çok farklı yorum ve değerlendirmeler yapılmakta. Türk bilim adamları Tamgalı Say’daki bu eşsiz resimlerin Türk kültürünün bir parçası olduğunu iddia ederken, bazı tarihçilere göre bu resimlerin hangi döneme ve kültüre ait oldukları konusunda net bir bilgi yok. Tamgalı Say ile ilgili olarak Cihan Haber Ajansı’na(Cihan) önemli açıklamalarda bulunan Kazak arkeolog Rinat Şaripov, bilim adamları arasında yapılan bu tartışmaların daha uzun süre devam edeceğini kanaatinde.Tamgalı Say’daki taş eserlerin Kazakistan’da bulunan en önemli ve değerli tarihi kalıntılardan biri olduğuna dikkat çeken Şaripov, bu açık hava müzesinin UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesinde yer aldığını hatırlattı.Bronz çağından itibaren buradaki taşların üzerine resimler çizilmeye başlandığını ifade eden arkeolog Şaripov, sözlerine şöyle devam etti: “Buradaki en eski resimler bronz dönemine takabül etmekte. Taşlar üzerine çizilmiş yaklaşık 3 bin resim bulunmakta.Tamgalı Say’ın en önemli özelliklerinden biri de buranın binlerce yıl bir ibadethane olarak kullanılmasıdır. Kutsal yer olarak kullanılan buralarda yaşayan insanların zaman zaman Gök Tanrı’ya kurbanlar keserek toplu merasimler düzenliyorlardı.” şeklinde konuştu.ORTAK ÇİZİM “GÜNEŞ ADAM” RESİMLERİTamgalı Say’da yaklaşık olarak 3 bin resim olduğuna dikkat çeken Arkeolog Rinat Şaripov, buradaki resimlerden ortak resim olanının Kün Bastı “Güneş Adam” resimleri olduğunu söyledi. Anıt resimler arasında yer alan bu “Güneş Adam” resimlerinden alanın farklı yerlerinde 12 tane çizildiğine vurgu yapan Arkeolog, “Güneş Adam” resimleri hakkında bir çok tartışmanın olduğunu ifade ederek; bu resimlerin kaya resimleri üzerine çizilen ortak figür olduğunu hatırlattı.TÜRKLERİN EN ESKİ DANSI “HALAY” MIYDIBölgedeki kayalar üzerinde bulunan “Güneş Adam” resimlerinin yanı sıra halay çeken insan resimleri en ilginç olan resimlerden biri. Arkeolog Rinat Şaripov bu resimlerde bulunan ve el ele tutuşarak eğlenen insanların 12 kişiden oluştuğunu ve bu sayının yılın 12 ayına işaret ettiğini belirtti. Halay çekerek eğlenen insanların resmedildiği kayada, dünyaya gelen bir çocuğun kutlamasından bir anı olduğuna vurgu yapan Şaripov, bu eğlencenin o zamanki yaşayan Türklerin en çok tercih ettiği bir oyun olduğunu iddia etti. Bölgede eğlence yapan insan resimlerin yanı sıra; dağ keçileri, at, sığır, kurt, öküz ve farklı av hayvanları resimleri de bulunuyor. Şaripov, eski Türklerde özellikle sığıra büyük önem verildiğinin altını çizdi. Kayalar üzerine çizilen sığır ve öküz resimlerinin “dünya öküzün boynuzunda” sözünün adeta bir kanıtı olduğunun altını çizen arkeolog Şaripov, bu hayvanların çok eski zamanlardan beri tarımda kullanıldığını kayd etti.Öte yandan Tamgalı Say’ın hemen girişinde yer alan anıt mezarlar ise önemli eserler arasında sayılmakta. Bronz çağından kalma bu anıt mezarların ise o dönemin soylularına ait mezarlar olduğunu söyleyen Rinat Şaripov, bazı tarihçiler tarafından mezarların farklı kültürlere ait olduğunun iddia edildiğini aktardı.
Zaman
Ana Sayfa
18.10.2014
BinlerceyılöncesineaitTürkizleriTamgalıSayBinlerce yıl öncesine ait Türk izleri Tamgalı Say
Binlerce yıl öncesine ait Türk izleri: Tamgalı Say
Zaman
18.10.2014
12:46
Orta Asya tarihinin önemli taş kalıntılarından biri sayılan Kazakistandaki “Tamgalı Say” görenleri taş devrine götürüyor. Yazılı Vadi anlamına gelen “Tamgalı Say” veya Damgalı Taş manasına gelen “Tamgalı Tas” tarihin en eski yaşam alanlarından biri olarak bilinmekte. Kazakistan’ın Almatı şehrinin 160 kilometre kuzeyinde yer alan bu tarihi hazine üzerindeki tartışmalar ise hala devam ediyor.Bölgede 1950’li yıllarda başlayan bilimsel çalışmalar halen devam etmekle birlikte kayalar üzerine çizilen birbirinden farklı resimler hakkında, çok farklı yorum ve değerlendirmeler yapılmakta. Türk bilim adamları Tamgalı Say’daki bu eşsiz resimlerin Türk kültürünün bir parçası olduğunu iddia ederken, bazı tarihçilere göre bu resimlerin hangi döneme ve kültüre ait oldukları konusunda net bir bilgi yok. Tamgalı Say ile ilgili olarak Cihan Haber Ajansı’na(Cihan) önemli açıklamalarda bulunan Kazak arkeolog Rinat Şaripov, bilim adamları arasında yapılan bu tartışmaların daha uzun süre devam edeceğini kanaatinde.Tamgalı Say’daki taş eserlerin Kazakistan’da bulunan en önemli ve değerli tarihi kalıntılardan biri olduğuna dikkat çeken Şaripov, bu açık hava müzesinin UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesinde yer aldığını hatırlattı.Bronz çağından itibaren buradaki taşların üzerine resimler çizilmeye başlandığını ifade eden arkeolog Şaripov, sözlerine şöyle devam etti: “Buradaki en eski resimler bronz dönemine takabül etmekte. Taşlar üzerine çizilmiş yaklaşık 3 bin resim bulunmakta.Tamgalı Say’ın en önemli özelliklerinden biri de buranın binlerce yıl bir ibadethane olarak kullanılmasıdır. Kutsal yer olarak kullanılan buralarda yaşayan insanların zaman zaman Gök Tanrı’ya kurbanlar keserek toplu merasimler düzenliyorlardı.” şeklinde konuştu.ORTAK ÇİZİM “GÜNEŞ ADAM” RESİMLERİTamgalı Say’da yaklaşık olarak 3 bin resim olduğuna dikkat çeken Arkeolog Rinat Şaripov, buradaki resimlerden ortak resim olanının Kün Bastı “Güneş Adam” resimleri olduğunu söyledi. Anıt resimler arasında yer alan bu “Güneş Adam” resimlerinden alanın farklı yerlerinde 12 tane çizildiğine vurgu yapan Arkeolog, “Güneş Adam” resimleri hakkında bir çok tartışmanın olduğunu ifade ederek; bu resimlerin kaya resimleri üzerine çizilen ortak figür olduğunu hatırlattı.TÜRKLERİN EN ESKİ DANSI “HALAY” MIYDIBölgedeki kayalar üzerinde bulunan “Güneş Adam” resimlerinin yanı sıra halay çeken insan resimleri en ilginç olan resimlerden biri. Arkeolog Rinat Şaripov bu resimlerde bulunan ve el ele tutuşarak eğlenen insanların 12 kişiden oluştuğunu ve bu sayının yılın 12 ayına işaret ettiğini belirtti. Halay çekerek eğlenen insanların resmedildiği kayada, dünyaya gelen bir çocuğun kutlamasından bir anı olduğuna vurgu yapan Şaripov, bu eğlencenin o zamanki yaşayan Türklerin en çok tercih ettiği bir oyun olduğunu iddia etti. Bölgede eğlence yapan insan resimlerin yanı sıra; dağ keçileri, at, sığır, kurt, öküz ve farklı av hayvanları resimleri de bulunuyor. Şaripov, eski Türklerde özellikle sığıra büyük önem verildiğinin altını çizdi. Kayalar üzerine çizilen sığır ve öküz resimlerinin “dünya öküzün boynuzunda” sözünün adeta bir kanıtı olduğunun altını çizen arkeolog Şaripov, bu hayvanların çok eski zamanlardan beri tarımda kullanıldığını kayd etti.Öte yandan Tamgalı Say’ın hemen girişinde yer alan anıt mezarlar ise önemli eserler arasında sayılmakta. Bronz çağından kalma bu anıt mezarların ise o dönemin soylularına ait mezarlar olduğunu söyleyen Rinat Şaripov, bazı tarihçiler tarafından mezarların farklı kültürlere ait olduğunun iddia edildiğini aktardı.
Zaman
Son Dakika
18.10.2014
BinlerceyılöncesineaitTürkizleriTamgalıSayBinlerce yıl öncesine ait Türk izleri Tamgalı Say
Davutoğlu: Özgürlüklerden fedakarlık etmeyeceğiz
Zaman
15.10.2014
21:52
Başbakan Ahmet Davutoğlu, hükümet tarafından Meclise gönderilen ve muhalefetin özgürlükleri kısıtladığı gerekçesiyle eleştirdiği polise yeni yetkiler tanıyan yasa değişikliklerini, Özgürlüklerden fedakarlık etmeyeceğiz ama özgürlükleri istismar eden birilerinin de başkalarının en temel haklarını yok etmelerine izin vermeyeceğiz. diye savundu. İçişleri Bakanlığında bilgilendirme toplantısına katılan Başbakan Davutoğlui ardından İçişleri Bakanı Efkan Ala ile birlikte basın toplantısı düzenledi. Burada gazetecilerin sorularını cevaplayan Davutoğluna polise tanınan yeni yetkilere ilişkin, İç güvenlik reformu üzerinde çalışılıyor dediniz. Bununla ilgili özellikle polisin yetkilerinin artırılması, sınırsız yetki verileceği endişesi var. Buna gerekçe olarak toplumsal olaylarda orantısız güç kullanıldığına ilişkin. Bir de dün TBMMye sevk edilen bir yasa var. O yasa da kuvvetli şüphe yerine makul şüphe savcılara yetki tanıyor. Makul şüphe neye göre, kime göre belirlenecek. sorusu yöneltildi.Davutoğlu ise yöneltilen soruya karşılık, Bir rapor dedim. Çünkü günlerdir bu konuyu çalışıyoruz. Çok köklü diyebileceğim ve bizim bundan sonra atacağımız adımları anlamlı bir çerçeveye oturtacağımız bir tecrübe birikimimiz de var. Polisiye tedbirleri artıracak ifadesinin kesinlikle reddediyorum. Hiçbir şekilde şu anda demokratik sisteme sahip ülkelerden farklı hiçbir uygulama getirmeyeceğiz. Bunu çok açık ve altını çizerek söylüyorum. Demokratik hukuk sistemine sahip Avrupadaki ülkelerden farklı hiçbir uygulama getirmeyeceğiz. dedi.AVRUPA ÜLKELERİ İNCELENDİDavutoğlu, yasal değişiklikler için birçok ülkenin incelendiğini anlattı: Ama eğer bugünkü bizim uygulamalarımız ki, ben bir kısmını dinlediğimde ve Avrupadaki örnekleri ile karşılaştırdığımda, bizim daha önce yaptığımız reformlarda güvenlik riski hemen hemen hiç olmamış ülkelerden bile ileri gittiğimiz ortaya çıkıyor. Mesela, tek tek Avrupa ülkelerini çıkarttırdık. Bir şiddet ortamında şu yaşanan şiddet ortamı gibi, Avrupada polisin savcıya sevk etmeden önce tedbiren 24 saat gözaltına alma hakkı var, yetkisi var. Bizde yok. Yani önümüzde birisi molotof kokteyli atsa ve belediye otobüsü, ambulans yansa, içindeki hasta da yansa, polis o kişiyi götürse savcı da serbest bırakabilir. Bu savcılarımıza güvensizlik değil ama o anki değerlendirme farklı olabilir. O zaman toplumsal olayları kontrol altına almak mümkün olmaz. Teröristler, vandallar ve şiddet yanlıları her türlü salahiyete sahipken polisimizin kamu düzenini korumak anlamında hiçbir yetkiye sahip olmaması kamu düzenini ortadan kaldırır. Avrupa, Amerikadaki uygulamalarda demokratik toplumlarda hiçbir gösteride maske kullanılamaz. Maske kullandığınızda o anda o kişinin kimliğini tespit etmek mümkün değil. Kimliğini niye saklıyor bunlar? Normal barışçıl gösteri yapan biri kimliğini niye saklasın? Siz maske takan birinin kimliğini tespit etmek için bile onu alıp bir yere götüremezseniz, bu polisin düzen sağlama imkanı kalmaz. Getireceğimiz düzenlemelerin tümü demokratik ülkelerde olan düzenlemelerdir. Kamuoyumuz bazen bilmiyor, bazıları da yanılmak istiyorlar. Sanki Türkiyeyi, Batıda da değişik yerlerde bu tür çalışmalar yapıldığını biliyoruz, zaten içeride hemen bu tür suçlamalara çok çabuk alet olacak belli çevreler var. Türkiye otoriterleşiyor gibi bir kampanyaya karşı kamuoyumuzu uyarıyorum. Türkiyeye kesinlikle Avrupada ya da dünyanın herhangi bir yerinde olan hukuk devletinde olan kuralların dışında hiçbir şey gelmeyecek.DAHA FAZLASI OLMAYACAKArdından makul şüphe konusuna açıklık getiren Davutoğlu, ilginç de bir örnek verdi: Çarpıcı bir misal, makul şüphe konusu. Yargı ne zaman başlıyor? Bir suç işlendikten sonra yargıya intikal ediyor. Suçun işlenmesini önleme görevi kimin? Güvenlik birimlerimizin. O önleme görevi esnasında alınacak bir önlem eğer suç işlendikten sonraki prosedüre tabi kılınırsa suçu önleyemiyorsunuz. Bir örnek vereyim. Şu anda biz burada otururken bir ihbar gelse; Ankarada şu caddeden bu caddeye bir araba içinde uyuşturucu ile gidiyor ve gençleri zehirliyor diye ihbar gelse o arabayı durdurup aramak için savcılık izni lazım. Savcı da dese ki daha suç işlenmemiş önemli bir delil yok sadece ihbar var dese o izni vermese o araba emniyet birimlerimizin gözünün önünden gide gide uyuşturucu da gider o gencimizi zehirler. Savcının şunu demesi hakkıdır. Bana delil getir. Emniyet görevlisinin görevi de gelen bir ihbarı değerlendirip o suçu işlenmeden engellemektir. O zaman bir orta yol bulmamız lazım. Acı değil mi? Bingölde şehit edilen iki kardeşimizin, şehit edenlerle ilgili bilgi geldiği halde bu savcılık tarafından işleme konulmadı. Ama suçlayamayız ortada daha suç yok diyor. Ama öbür tarafta da çok ciddi o makul şüphe denilen şüphe hali var. Suçun önlenmemesi cana mal oluyor. Bir neslin yok olmasına sebep olan uyuşturucunun nakline eng
Zaman
Ana Sayfa
15.10.2014
DavutoğluÖzgürlüklerdenfedakarlıketmeyeceğizDavutoğlu Özgürlüklerden fedakarlık etmeyeceğiz
Davutoğlu: Özgürlüklerden fedakarlık etmeyeceğiz
Zaman
15.10.2014
21:29
Başbakan Ahmet Davutoğlu, hükümet tarafından Meclise gönderilen ve muhalefetin özgürlükleri kısıtladığı gerekçesiyle eleştirdiği polise yeni yetkiler tanıyan yasa değişikliklerini, Özgürlüklerden fedakarlık etmeyeceğiz ama özgürlükleri istismar eden birilerinin de başkalarının en temel haklarını yok etmelerine izin vermeyeceğiz. diye savundu. İçişleri Bakanlığında bilgilendirme toplantısına katılan Başbakan Davutoğlui ardından İçişleri Bakanı Efkan Ala ile birlikte basın toplantısı düzenledi. Burada gazetecilerin sorularını cevaplayan Davutoğluna polise tanınan yeni yetkilere ilişkin, İç güvenlik reformu üzerinde çalışılıyor dediniz. Bununla ilgili özellikle polisin yetkilerinin artırılması, sınırsız yetki verileceği endişesi var. Buna gerekçe olarak toplumsal olaylarda orantısız güç kullanıldığına ilişkin. Bir de dün TBMMye sevk edilen bir yasa var. O yasa da kuvvetli şüphe yerine makul şüphe savcılara yetki tanıyor. Makul şüphe neye göre, kime göre belirlenecek. sorusu yöneltildi.Davutoğlu ise yöneltilen soruya karşılık, Bir rapor dedim. Çünkü günlerdir bu konuyu çalışıyoruz. Çok köklü diyebileceğim ve bizim bundan sonra atacağımız adımları anlamlı bir çerçeveye oturtacağımız bir tecrübe birikimimiz de var. Polisiye tedbirleri artıracak ifadesinin kesinlikle reddediyorum. Hiçbir şekilde şu anda demokratik sisteme sahip ülkelerden farklı hiçbir uygulama getirmeyeceğiz. Bunu çok açık ve altını çizerek söylüyorum. Demokratik hukuk sistemine sahip Avrupadaki ülkelerden farklı hiçbir uygulama getirmeyeceğiz. dedi.AVRUPA ÜLKELERİ İNCELENDİDavutoğlu, yasal değişiklikler için birçok ülkenin incelendiğini anlattı: Ama eğer bugünkü bizim uygulamalarımız ki, ben bir kısmını dinlediğimde ve Avrupadaki örnekleri ile karşılaştırdığımda, bizim daha önce yaptığımız reformlarda güvenlik riski hemen hemen hiç olmamış ülkelerden bile ileri gittiğimiz ortaya çıkıyor. Mesela, tek tek Avrupa ülkelerini çıkarttırdık. Bir şiddet ortamında şu yaşanan şiddet ortamı gibi, Avrupada polisin savcıya sevk etmeden önce tedbiren 24 saat gözaltına alma hakkı var, yetkisi var. Bizde yok. Yani önümüzde birisi molotof kokteyli atsa ve belediye otobüsü, ambulans yansa, içindeki hasta da yansa, polis o kişiyi götürse savcı da serbest bırakabilir. Bu savcılarımıza güvensizlik değil ama o anki değerlendirme farklı olabilir. O zaman toplumsal olayları kontrol altına almak mümkün olmaz. Teröristler, vandallar ve şiddet yanlıları her türlü salahiyete sahipken polisimizin kamu düzenini korumak anlamında hiçbir yetkiye sahip olmaması kamu düzenini ortadan kaldırır. Avrupa, Amerikadaki uygulamalarda demokratik toplumlarda hiçbir gösteride maske kullanılamaz. Maske kullandığınızda o anda o kişinin kimliğini tespit etmek mümkün değil. Kimliğini niye saklıyor bunlar? Normal barışçıl gösteri yapan biri kimliğini niye saklasın? Siz maske takan birinin kimliğini tespit etmek için bile onu alıp bir yere götüremezseniz, bu polisin düzen sağlama imkanı kalmaz. Getireceğimiz düzenlemelerin tümü demokratik ülkelerde olan düzenlemelerdir. Kamuoyumuz bazen bilmiyor, bazıları da yanılmak istiyorlar. Sanki Türkiyeyi, Batıda da değişik yerlerde bu tür çalışmalar yapıldığını biliyoruz, zaten içeride hemen bu tür suçlamalara çok çabuk alet olacak belli çevreler var. Türkiye otoriterleşiyor gibi bir kampanyaya karşı kamuoyumuzu uyarıyorum. Türkiyeye kesinlikle Avrupada ya da dünyanın herhangi bir yerinde olan hukuk devletinde olan kuralların dışında hiçbir şey gelmeyecek.DAHA FAZLASI OLMAYACAKArdından makul şüphe konusuna açıklık getiren Davutoğlu, ilginç de bir örnek verdi: Çarpıcı bir misal, makul şüphe konusu. Yargı ne zaman başlıyor? Bir suç işlendikten sonra yargıya intikal ediyor. Suçun işlenmesini önleme görevi kimin? Güvenlik birimlerimizin. O önleme görevi esnasında alınacak bir önlem eğer suç işlendikten sonraki prosedüre tabi kılınırsa suçu önleyemiyorsunuz. Bir örnek vereyim. Şu anda biz burada otururken bir ihbar gelse; Ankarada şu caddeden bu caddeye bir araba içinde uyuşturucu ile gidiyor ve gençleri zehirliyor diye ihbar gelse o arabayı durdurup aramak için savcılık izni lazım. Savcı da dese ki daha suç işlenmemiş önemli bir delil yok sadece ihbar var dese o izni vermese o araba emniyet birimlerimizin gözünün önünden gide gide uyuşturucu da gider o gencimizi zehirler. Savcının şunu demesi hakkıdır. Bana delil getir. Emniyet görevlisinin görevi de gelen bir ihbarı değerlendirip o suçu işlenmeden engellemektir. O zaman bir orta yol bulmamız lazım. Acı değil mi? Bingölde şehit edilen iki kardeşimizin, şehit edenlerle ilgili bilgi geldiği halde bu savcılık tarafından işleme konulmadı. Ama suçlayamayız ortada daha suç yok diyor. Ama öbür tarafta da çok ciddi o makul şüphe denilen şüphe hali var. Suçun önlenmemesi cana mal oluyor. Bir neslin yok olmasına sebep olan uyuşturucunun nakline eng
Zaman
Son Dakika
15.10.2014
DavutoğluÖzgürlüklerdenfedakarlıketmeyeceğizDavutoğlu Özgürlüklerden fedakarlık etmeyeceğiz
Toplam "4" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti