en ilginç kaza | |
|
| Dünyanın en ilginç kaza görüntüleri | Haber7 | 30.04.2013 18:06 |  | | |
| Rusya’da kaporta tamirinde ilginç metod | Zaman | 27.02.2013 12:14 |  | | Rusyada en ilginç araba tamiri amatör kameraya yansıdı.Kaza sonucunda sağ tarafı içeri çöken bir aracı tamir etmek için Rus usta ilginç bir yöntem buldu. Usta hurdaya dönen aracın yan tarafını düzeltmek için halatla kendi aracına bağlayarak çekiyor. Ülkede internete düşen görüntü büyük ilgi çekti. (CİHAN)»» | | Zaman Son Dakika 27.02.2013 | | | Rusya’dakaportatamirindeilginçmetodRusya’da kaporta tamirinde ilginç metod |
|
| Rusya’da kaporta tamirinde ilginç metod | Haber3 | 27.02.2013 12:06 |  | | |
| Mahremiyet algısı | Milli Gazete | 31.10.2012 11:52 |  | | | Türkiye televizyonlarının en önemli hastalığı format kısırlığı problemiyle baş başa olmasıdır. Birçok program ya yabancı formatlardan devşirilmiştir ya da devşirilen bu programın taklit versiyonudur. Türk insanının kendi örfüne, ananesine ve kültürel kodlarına yönelik bir program üretebilen program yapımcısı hemen hemen yok gibidir. Es kaza üretilen programların da örfümüze, ananemize ve mahremiyet anlayışlarımıza tamamen ters unsurları, bu programın bütünlüğüne gölge düşürmesi kaçınılmaz bir son olarak karşımıza çıkmaktadır.
Kanal D ekranlarında uzunca süredir oyuncu İlker Ayrıkın sunduğu bir program yayınlanıyor: Ben Bilmem Eşim Bilir. Program format olarak çok basit ama izlenebilir bir nitelik taşıyor. Dört eşin bir arabayı kazanabilmek için verdiği mücadelede, ilginç oyunlar kurgulanıyor, bu oyunların eşler tarafından yerine getirilmesi çabası izleniyor. Ama programın çok büyük bir kusuru var. Programın sonunda finale kalan iki aile, stüdyoya doluşturulan kadın-erkek mankenlerin içinden seçerek, arabayı tıka basa doldurmaya çalışıyorlar. Diyeceksiniz ki, Ne var bunda?... Hiç de öyle değil! Dışardan bakıldığında arabayı kazanabilmek için yapılan bu oyun çok masum görünebilir. Hiç düşünüyor musunuz, 20 tane kadın erkek bir arabanın içine hangi şartlarda doluşurlar? Hiçbir mahremiyet anlayışı olmaksızın, bir arabanın içinde nasıl tıkış tıkış olabilirler? Diyelim ki, hepsi de bayan ve bu bayanları arabanın içine doluşturdular. Olabilir! Ya da hepsi de erkek bir arabanın içine doluşturdular. Bu da olabilir! İyi de kardeşim, bayan erkek karışık 20 tane vatandaşı hangi akla hizmet ederek bu arabanın içine doluşturabilirsiniz? Siz de hiç mahremiyet algısı yok mu?... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 31.10.2012 | | | MahremiyetalgısıMahremiyet algısı |
|
| 2012'nin en ilginç videoları | Samanyolu Haber | 02.08.2012 11:33 |  | | Kimi zaman bir kaza, kimi zaman çılgınca bir gösteri...... İşte son dönemlerde internette en çok izlenen ve beğenilen ilginç bir o kadar da aksiyon dolu o görüntüler...
... | | Samanyolu Haber Son Dakika 02.08.2012 | | | 2012ninenilginçvideoları2012nin en ilginç videoları |
|
| Sivas Emniyet Müdürü'nden '1 Nisan' uygulaması | Zaman | 01.04.2012 17:34 |  | | | Sivas Emniyet Müdürü Ahmet Kemal Seyhanın, trafik kazasında ekiplerin kaza yerine en kısa sürede ulaşmasını sağlamak amacıyla yaptırdığı uygulama, polisler ve basın mensuplarınca gerçek zannedilince ilginç görüntüler ortaya çıktı. | | Zaman Son Dakika 01.04.2012 | | | Sivas/">SivasEmniyetMüdüründen1NisanuygulamasıSivas-Emniyet-Müdüründen-1-Nisan-uygulaması/">Sivas Emniyet Müdüründen 1 Nisan uygulaması |
|
| Halatla çekilen otomobil MOBESE'ye takıldı | Samanyolu Haber | 09.03.2012 23:26 |  | | Burdurda meydana gelen trafik kazaları MOBESE kameralarına saniye saniye yansı... Kameraların kaydettiği en ilginç olay ise bir kişinin halatla otomobilini çekmesi oldu. Burdur kent merkezine yerleştiren kameraların kaydettiği kaza anları pes dedirtti. Son bir ay içerisinde meydana gelen onlarca kaza, saniye saniye MOBESE... | | Samanyolu Haber Son Dakika 09.03.2012 | | | HalatlaçekilenotomobilMOBESEyetakıldıHalatla çekilen otomobil MOBESEye takıldı |
|
| En ilginç fotoğraf kazaları! | İnternet Haber | 17.01.2012 03:04 |  | | |
| Kaptan geminin battığından habersiz | Milliyet | 16.01.2012 14:09 |  | | |
| 14:01 Kaptan geminin battığından habersiz | Milliyet | 16.01.2012 14:09 |  | | |
| Sabri, Recep İvedik'e karşı! | Milliyet | 11.01.2012 12:55 |  | | |
| 12:47 Sabri, Recep İvedik'e karşı! | Milliyet | 11.01.2012 12:54 |  | | |
| En güzel bowling kazaları | İnternet Haber | 02.01.2012 14:16 |  | | |
| Atatürk Havalimanı’nda kuş zirvesi | Türkiye Gazetesi | 05.08.2011 02:41 |  | | | > Havalimanı etrafında bulunan kuşlar, çarptıkları kokpit camını parçaladılar.> Cemil Yıldız İSTANBUL Kuşların göç yolu üzerinde bulunan Atatürk Havalimanı’nda, havayolu şirketleri ve idari birim yetkilileriyle Havayolu Operatörleri Komitesi Acil Durum toplantısı yapıldı. Atatürk Havalimanı İtfaiye Müdürü Hacı Yusuf Akbaş katılımcılara, terminaller, apron ve pistlerde yaşanabilecek kaza ve tehlikelere karşı müdahale şekillerini anlattı. Toplantının en ilginç konusu ise pilotların korkulu rüyası kuşlardı. Akbaş, uçakların Atatürk Havalimanı’nda özellikle iniş ve kalkışlarda meydana gelen kuş çarpmalarından doğan hasarları slaytlarla gösterirken mücadeleye ilişkin bilgiler de verdi. Akbaş “Yolcular güvende olsun diye 24 saat kuşlarla ... | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 05.08.2011 | | | AtatürkHavalimanı’nda/">Havalimanı’ndakuşzirvesiHavalimanı’nda-kuş-zirvesi/">Atatürk Havalimanı’nda kuş zirvesi |
|
| Dünyanın en garip trafik kazaları! | Haber7 | 04.08.2011 13:42 |  | | |
| Dünya'nın en garip trafik kazaları! | Haber7 | 04.08.2011 13:33 |  | | |
| En çok trafik kazasını onlar yapıyor! | İnternet Haber | 03.07.2011 12:04 |  | | |
| En çok trafik kazasını kimler yapıyor! | İnternet Haber | 03.07.2011 10:39 |  | | |
| En İlginç Kaza Anları | Haber3 | 29.06.2011 16:45 |  | | |
| ‘Bana bakarken kaza yaptılar’ | Gazete Şok | 14.06.2011 03:16 |  | | | Küçük Sırlar dizisiyle
gündemde
olan Burak Özçivit,
hayranlarıyla yaşadığı
en ilginç anısı anlattı..
Özçivit, “Hayranlarım
bana bakarken 2-3
kez kaza yaptılar. Trafikte
bana bakarken
öndeki a... | | Gazete Şok Son Dakika 14.06.2011 | | | ‘Banabakarkenkazayaptılar’‘Bana bakarken kaza yaptılar’ |
|
| Obama'ya bariyer sürprizi | NTV | 24.05.2011 12:38 |  | | |
| En çok kaza hangi gün ve saatte oluyor? | İnternet Haber | 16.05.2011 15:52 |  | | |
| Cenazeleri köylülerin bulması ilginç | Samanyolu Haber | 02.04.2011 14:47 |  | | Muhsin Yazıcıoğlunun eşi Gülefer Yazıcıoğlu, helikopter kazasıyla ilgili hukuk içerisinde kalarak hakkını arayacağını söyledi. Kahramanmaraşta 2 yıl önce geçirdiği helikopter kazasında yaşamını yitiren Büyük Birlik Partisinin (BBP) kurucu lideri merhum Muhsin Yazıcıoğlunun eşi Gülefer Yazıcıoğlu, helikopter kazasıyla ilgili hukuk içerisinde kalarak hakkını arayacağını söyledi.
Muhsin Yazıcıoğlunun memleketi Şarkışlaya gelen Gülefer Yazıcıoğlu, burada AA muhabirine açıklamada bulundu.
Eşi ile kazadan 15-20 dakika önce telefonla görüştüğünü, kaza haberini de televizyondan öğrendiğini belirten Gülefer Yazıcıoğlu, Bana hiçbir şeyi yok, sadece kırıkları var denildi. Oysa hayatta olsaydı, iki eli kanda da olsa, yaptığı her kazada olduğu gibi yine beni arar, mutlaka bilgi verirdi dedi.
Olayın ardından endişe duyduğu için memleketi Kahramanmaraşa kızıyla birlikte gittiğini, ancak fiyaskoyla karşılaştığını ifade eden Yazıcıoğlu, Oluşturulan kriz masası bir fiyasko, başı boşluk lakaytlık, insanlar oradan oraya koşuyor, ben de onlarla birlikte gidiyorum. Orada diyorlar, oraya şurada diyorlar, şuraya gidiyordum diye konuştu.
Yazıcıoğlu, aramalar sırasında polislerin Göksunda durması üzerine ne oluyor? diye sorduğunu belirterek, şunları anlattı:
Köksal Toptan bey gelecek dediler. Onların yolunu kestim, onlara, hani bizim devletimizin teröristleri biri bizi gözetliyor evinde olduğu gibi, bizi takip ediyordu, onları takip ediyordu, ısıya duyarlı termal kameralı helikopterlerimiz, onlarımız, şunlarımız vardı. Bütün bunlar vardı, niye yok? dedim.
KÖKSAL TOPTAN GENELKURMAY BAŞKANIYLA GÖRÜŞTÜ
Yazıcıoğlu, yanındayken Köksal Toptanın Genelkurmay Başkanını aradığını ancak yapılan görüşmeyi kendisinin aktarmak istemediğini belirterek, Çünkü kendisinin aksettirmesini isterim. Genelkurmay Başkanı ile konuşan kendisi, kendi de bana arabanın içerisinde aktardı dedi.
Konuşması halinde bazı insanların galeyana gelebileceğini, Muhsin Yazıcıoğlunun da hayatta olması halinde bunu istemeyeceğini dile getiren Yazıcıoğlu, şöyle dedi:
Hukuk içerisinde kalarak, hukuk çerçevesinde işi götürmek istedim. Çünkü başkan ülkesinde kavgadan, gürültüden hoşlanmayan bir insandı. Nihayetinde ben de başkan olsa ne yapardı? diyerek başkan gibi düşündüm, başkan gibi davrandım.
Uzun süren arama çalışmaları sonucunda helikopterin enkazına ve cenazelere ulaşıldığını anlatan Yazıcıoğlu, enkazı ve cenazeleri köylülerin bulmasını ilginç karşıladığını söyledi.
Çişni ve Kızılöz köylerinin enkazın olduğu bölgeye çok yakın olduğunu ifade eden Yazıcıoğlu, şunları söyledi:
Oraya en yakın mıntıka. Döngel köyü çok çok uzak bir köy, oraları siz bilmezsiniz, ben çok iyi biliyorum. Çok uzak bir nokta. Oradan köylüler, 4-5 saat diyeyim en fazla, kış şartlarında o gittikleri yere Kızılöz gibi en yakın noktadan Türkiyenin özel kuvvetleri 24 saate yakın bir süreçte ulaşamadı. Bu nasıl bir işti anlayamadım. Nasıl gidemediler, onu da anlayamadım. Bana soracak olursanız, aramadılar ve kurtarmadılar.
Arama-kurtarma çalışmalarını yeterli bulmayan Yazıcıoğlu, şunları söyledi:
Antalyada bir dağcı kayboldu, ne oldu? Bir tane telefonla tak diye buldular. İsteyince buluyorlar. Ama bize gelince, bu ülkede her şey Muhsin Yazıcıoğluna gelince, her şey kurudu, bitti, yok oldu. Bütün imkanlar, onlar, bunlar yok oldu. Dolayısıyla hukuk içerisinde kalarak hakkımı arıyorum. Hukuku çiğnememi mi istiyorlar. Ben çiğnemek istemiyorum, çiğnemeyeceğim de. Bunu kimse başaramayacak, çünkü ben kimsenin çoluğunu çocuğunu sokağa dökemem. Hepsi ana kuzusu, onların iyi bir eğitim alması lazım, okuması lazım, onlar bizim geleceğimiz. Geleceğimiz olan çocukların sokaklara dökülüp kavga, gürültü içerisinde olmasını asla istemem ve izin vermem.
Kazanın ardından olayı takip sürecinin başladığını, aradan iki yıl geçtiğini hatırlatan Yazıcıoğlu, Önemli bir anekdot düşeyim. Biz Türkiyede bir ilki başardık. Çünkü bu ülkede Cumhurbaşkanları öldü şaibeli, komutanlar öldü şaibeli ve hiçbir şey yapılmadı. Biz iki kere Meclis Araştırma Komisyonunu kurdurduk. Devlet Denetleme Kurulunu göreve çağırdık diye konuştu.
Yazıcıoğlu, bütün bunları hükümetin kendiliğinden yapmadığını ifade ederek, Allah razı olsun Yalçın başkandan da Mustafa Destici beyden. Çünkü elim ve ayağım oldular. Ben onlar olmadan bu süreci de tek başıma götüremezdim. Çünkü tek başımaydım. Bu süreci o ikisiyle takip ettim. Partideki arkadaşlarla takip ettim. Onun dışında takip ettim, bilmem ne diyen olursa yalan söyler. dedi.
Meclis Araştırma Komisyonu ve Devlet Denetleme Kurulunun (DDK) kazayla ilgili araştırmalar yapması konusunu ısrarlı bir şekilde talep ettiklerini belirten Yazıcıoğlu, İyi ki talep ettik, sonucunu da görüyoruz işte. Tatmin ediyor mu? Beni çok tatmin etmiyor. Nedenini de söyleyeyim, çünkü bu 800 sayfalık DDKnın raporunda muallakta bırakılmış maddeler de var, işte daha sonucu alınmamış, bir takım şeyler açıklığa kavuşturulmamı | | Samanyolu Haber Son Dakika 02.04.2011 | | | CenazeleriköylülerinbulmasıilginçCenazeleri köylülerin bulması ilginç |
|
| Jandarma karakolunun güvenliği alt geçit kapattırdı, yayalar karayoluna çıktı | Samanyolu Haber | 29.03.2011 12:51 |  | | Samsunun Çarşamba ilçesine bağlı Dikbıyık beldesinde, olası bir terör saldırısına karşı ilginç bir tedbir alındı. Kuruluşundan bu güne kadar hiçbir terörist eylemin yaşanmadığı beldenin tek alt geçidi, güvenlik gerekçesiyle yayaların kullanımına kapatıldı. Giriş ve çıkışlarına demir parmaklıklar örülen alt geçit, kullanılamaz hale gelince yayalar karayolunu kullanmaya başladı. Can güvenliklerinin tehlikeye düştüğünü ifade eden vatandaşlar alt geçitlerinin tekrar açılmasını istiyor.
Asayiş olayları bakımından ilin en sakin beldelerinden biri olan Dikbıyık beldesi, Samsuna 27. kilometre uzaklıkta bulunuyor. Samsun-Ordu karayolunun, beldenin ortasından geçmesi sebebiyle yaklaşık 15 yıl önce insanların karşıdan karşıya geçişlerinde can güvenliğinin sağlanması amacıyla 300 bin TL harcanarak alt geçit yaptırıldı. Çoğu vatandaş tarafından kullanılan alt geçit, yanında bulunan Dikbıyık Jandarma Karakol Komutanlığının güvenliği gerekçe gösterilerek yayaların kullanımına kapattırıldı.
Alt geçidin kapattırılmasında, bir süre önce Samsun İl Trafik Komisyonuna dilekçe ile başvuruda bulunan karakol komutanlığı yetkililerinin, alt geçidin karakolun yanında bulunması ve askerlerin güvenliklerini tehlikeye düşürebileceğini gerekçe göstermesinin etkili olduğu öğrenildi.
Başvuruyu değerlendiren komisyonun da geçidin demir parmaklıklarla geçişe kapatılmasına karar verdiği belirtildi. Kapatılma kararı sebebiyle Karayolları 7. Bölge Müdürlüğü alt geçidi rehabilite etmek ve fiziki şartlarını iyileştirmek amacıyla yapacağı ihaleyi askıya aldı.
Alt geçidin güvenlik sebebiyle kapatılmasına bir anlam veremeyen belde halkı, uygulamayı garip buldu. Bu yüzden karşıdan karşıya geçmek için karayolunu kullanmak zorunda kaldıklarını ifade eden vatandaşlardan emekli Sedat Aras, Devamlı burayı kullanıyordum. Bundan bir kaç gün evvel girdim ve diğer taraftan çıkarken baktım ki ağzı kapanmış. Geri dönmek de işime gelmedi. Bu kez eğilerek zorla çıktım. Ben üzeri sağlam ve güzel bir şekilde dizayn edilecek sandım. Meğersem öyle değilmiş, kapatılıyormuş. Bu kadar masraf edilmiş, insanların faydasına sunulmuş bir eser. Öyle oldu bitti ile kapatılmasına üzüldüm. Başka bir alternatif düşünülse daha iyi olurdu. Şu an karşıya geçişte can güvenliğimiz yok. Yaşlı insanlar, çocuklar, kadınlar var. Burasının uygun bir şekilde hizmete açılmasını istiyorum. Yarın kaza olursa ne olacak. dedi.
Beldede terör eylemlerinin olma ihtimalinin bulunmadığını ifade eden esnaf İsmail Ok, Bu alt geçit yapılalı 15 sene oldu. Hiçbir şey olmadı, olma şansı da yok. Neymiş karakolun güvenliği gerekçesiyle alt geçit kapatılıyormuş. Yani buraya dünyanın yatırımı yapıldı. Zamanında alt geçit yapılacak diye iş yerlerimizi yıkıp yeniden yaptık. Halk bütün fedakarlığını yaptı. Şimdi bir karakolun güvenliği diye kapatılıyor. Yapacak olan adam yoldan geçerken de yapar. Buna bir anlam veremedik. diye konuştu.
Dikbıyık Belediye Başkanı Kemal Ayan ise alt geçidin kapatıldığını sonradan öğrendiğini belirterek, kapatılmasını yanlış olduğunu kaydetti. Başkan Ayan, Merkez mahallemizin camisi karşıda olduğu için halkımızın alt geçide ihtiyacı olduğunu biliyoruz. Seçilmiş belde halkının belediye başkanından habersiz, jandarmanın talebiyle buranın kapatıldığını gördüm. Bu güvenlik gerekçesiyle değil, karakol komutanımızın işgüzarlığından. Ben burada doğdum, büyüdüm, alt geçit epey zamandan beri vardı, böyle aksi bir şey yaşanmamıştır. Bizim buralarda terörist olmamıştır, olamaz zaten. Bu da nereden çıktı bilemiyorum. Yani insanlar tutup oradan geçmemiş olsa, araçların önünden geçecekler. Bu da tehlike arz edecektir. Onun için bir terörist lafıdır, gelir bizi burada tarar, şunu bunu yapar diye gelip geçenlere konuşuyor. Ama ben bunu asla kabul etmiyorum. Konuyu Sayın Valimizle görüşeceğim. ifadelerini kullandı.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 29.03.2011 | | | JandarmakarakolunungüvenliğialtgeçitkapattırdıyayalarkarayolunaçıktıJandarma karakolunun güvenliği alt geçit kapattırdı yayalar karayoluna çıktı |
|
| 'Komutan süs kabağı değildir' | Samanyolu Haber | 24.03.2011 06:41 |  | | Tuğgeneral Orhan Çınar, komutanı olduğu tugaydaki askeri araçların sık sık kaza yapması sonrası ilginç bir uyarı yöntemi geliştirdi. KAMİL MAMAN - YENİ ŞAFAK
Araçların ön camlarının kenarına süs kabağı fotoğrafıyla birlikte Araç komutanı süs kabağı değildir yazısı asma talimatı verdi. Askeri araçların yolcu koltuğunun sağ ön kısmına süs kabağı fotoğrafı bulunan talimat yerleştirildi. Bu uygulamaya neden olan olayın, askeri bir aracın ineğe çarpması olduğu iddia ediliyor. Buna göre, tugaya ait bir askeri araç, 21 Eylül 2010da, Sakaryanın Taşkısığı bölgesinde bir ineğe çarparak maddi hasarlı trafik kazasına neden oldu. Kazayı öğrenen Sakarya 1. Motor Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Orhan Çınar, kızgınlığını gizleyemedi. Personele sözlü emir vererek karargahtaki bütün askeri araçların ön camlarına, süs kabağı resmi ile birlikte Araç komutanı süs kabağı değildir yazısının asılmasını istedi. Tugay komutanının kararını ilk önce şaşkınlıkla karşılayan askeri personel, daha sonra süs kabağı fotoğrafını PVC yaparak bütün araçlara yapıştırdı. Sadece ön yolcu koltuğunda oturan araç komutanının göreceği şekilde yerleştirilen uyarı yazısı, dışarıdan bakıldığında fark edilemiyor.
Kazalara karşı dikkat!
Askeri araçların sık sık kaza yapması sonrası böylesine ilginç bir yönteme başvuran Tugay Komutanı Tuğgeneral Orhan Çınar, uyarıyla birlikte kaza sayısının azalacağını umuyor. Çınarı, en son bir aracın ineğe çarpması çileden çıkarmış. | | Samanyolu Haber Son Dakika 24.03.2011 | | | KomutansüskabağıdeğildirKomutan süs kabağı değildir |
|
| Dehşete düşüren itiraf: Yazıcıoğlu... | Samanyolu Haber | 06.02.2011 12:45 |  | | Ölümü kaza değildir, sabotaj olduğunu kesin olarak bilmekteyim Bu şok sözler kime ait derseniz... Muhsin Yazıcıoğlunun hayatını kaybettiği helikopter kazasının Ergenekon Terör Örgütü ile bağlantısı araştırılıyor. Silivri Cumhuriyet Savcısı Nejat Çakırın, Ergenekon sanığı Erol Ölmezin, Muhsin Yazıcıoğlunun suikast sonucu hayatını kaybettiği yönündeki iddialarına yönelik açıklamalarının ardından tanık sıfatıyla ifadesini aldığı ortaya çıktı. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı; Erol Ölmezin tanık ifadesini, Muhsin Yazıcıoğlunun ölümüyle ilgili soruşturmayı yürüten Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi.
Erol Ölmezin, Silivri Cezaevinde tutuklu iken Savcı Nejat Çakır tarafından ifadesi alınmış. Erol Ölmez; Muhsin Yazıcıoğluna sabatojın kimin tarafından nasıl ve ne şekilde işlendiği konusunda bilgi vermesinin mümkün olmadığını belirterek, ?Muhsin Yazıcıoğlunun ölümü kaza değildir, sabotaj olduğunu kesin olarak bilmekteyim ve bundan da eminim. 2007 yılının sonlarında Çerkez Ali kod adlı kişi ile ben ve siyasi bir milletvekili olan aynı zamanda bu kişi MİTle bağlantılı ve Amerikan bağlantılı olan şahısla, Muhsin Yazıcıoğlunun susturulması için Çerkez Ali isimli kişiye 10 milyon dolar para teklif edildiğini biliyorum çünkü ben toplantı olduğunda ordayım. Bu sabotaj olayı aslında 2008 yılında planlanmıştı? dedi.
2008 yılında Ergenekon furyası patlayınca 2009 yılında Muhsin Yazıcıoğluna sabotajın gerçekleştirildiğini iddia eden Erol Ölmez, ?Bu anlamda söyleyeceğim tek söz arkasında olan güçlerin kimliği ve bilgileri devlet konumuna sahip kişilerdir. Ancak bu şahısların isimlerini açıklamak istemiyorum çünkü şu an gizli kalmasından yanayım. Muhsin Yazıcıoğlunun helikopter kazası çok iyi planlanmış sabotajdan ibarettir. Kesinlikle ölümünün arkasındaki gerçekler kaza değildir ancak ben sabotajın hangi araçlar kullanılmak suretiyle gerçekleştirildiğini bilmiyorum? diye konuştu.
Erol Ölmez, 1990 yılından 2007 yılının sonuna kadar Türkiye Cumhuriyeti Devletinde yaşanan bir çok üstü örtülmüş olaylar dahil olmak üzere kapanmış tüm konulara bire bir şahit olduğunu belirterek, ?Bunlar da yaşantımın gerçeğidir. Aslında 1998 yılından beri Ergenekon adlı bir oluşumun var olduğu doğrudur. Atakurtlar Cumhuriyet Ordusu Ergenekonun sağ kanadını oluşturmaktadır. Bu özel birimin içinde istihbarat ve silahlı eğitim görmüş tetikçiler mevcuttur. Ben Atakurtlar Cumhuriyet Ordusu liderliğini yaptım. Bu da tutuklandığım ana kadar devam etmekte idi. Bundan dolayı Türkiyede yaşanmış bir çok gerçekleri ve üstü örtülü dosyalara bire bir şahidim. Bunlarında en önemlisi 1992 yılında ben Bosna-Hersekten özel görev aldım. Ben Erol Ölmez olarak Bosna-Hersekte savaştım ve Bosna-Hersekten tutuklandığım ana kadar birçok aydınlanmayan, karanlıkta kalan tüm olayların birebir yaşamış şahidim. Bu da benim ifade vicdanen rahatsız olduğum konudur. Bunlar hakkında da geçici bir süre bilgi vermek istemiyorum? şeklinde konuştu.
Erol Ölmez, Ergenekon Terör Örgütü soruşturması kapsamında 26 Ocak 2008 tarihinde tutuklanmış, 19 Ekim 2009 tarihinde tahliye olmuştu.
Erol Ölmez, tanık ifadesinde ismi geçen ve Muhsin Yazıcıoğlunun susturulmasına yönelik toplantıya katıldığını iddia ettiği ?Çerkez Ali? hakkında ilginç bilgiler veriyor.
Ölmez, 1990da askerken hayatının tamamen değiştiğini, usta birliğinde tanıştığı ?Çerkez Ali kod adlı kişi tarafından askerliğinin sonlandırılarak özel bir birimin içine aldığını iddia etmişti. Asıl adı ?Atakurlar olan birlikteki istihbarat ve silahlı kanatta yetiştirildiğini, ?İstanbul Avrupa yakası ve tüm Trakyanın başkanı olduğunu öne süren Ölmez, daha sonra 1998 yılında kurulan ?Ergenekon yapılanmasında görev aldığını ifade etti. Ölmez, dilekçesinde, ?Atakurlar ismine ekleme yapılarak ?Atakurtlar Cumhuriyet Ordusu. Ergenekonun sağ kolu olmuş, istihbarat ve silahlı kanadı oluşturulup Ergenekona dahil edilmiştir. Bu birim, şu anda olduğu gibi halen aktif haldedir. Ben çok özel olarak eğitim almış, en iyi şekilde yetiştirilmiş bir kişiyim. Atakurtlar Cumhuriyet Ordusunun bir askeriyim demişti.
Ergenekon sanığı Erol Ölmez, Kahramanmaraştan Yozgata gitmek üzere havalanan helikopterin Kaş dağına çarparak düşmesi sonucu ölen Muhsin Yazıcıoğlunun suikasta kurban gittiğine yönelik Silivri Cumhuriyet Savcısı Nejat Çakıra tanık sıfatıyla ifade verdi.
KENAN KIRAN / YENİAKİT | | Samanyolu Haber Son Dakika 06.02.2011 | | | DehşetedüşürenitirafYazıcıoğluDehşete düşüren itiraf Yazıcıoğlu |
|
| Uçaklarda denetime tabi olan ayrıntılar | Samanyolu Haber | 05.02.2011 10:27 |  | | Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, Tür-kiyeyi sarsan uçak ve helikopter kazalarının nedenlerine göre, denetim önceliklerini yeniden belirledi. Bu derslerden biri olarak kış aylarında uçak kontrollerinde bulunacak Sivil Havacılık denetim uzmanları, dönemin Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlisin (Ankara-1993) hayatını kaybettiği uçak kazasından yola çıkarak, uçakta bir buzlanma olup olmadığına bakacak. Bitlisin uçağının düşme nedeni buzlanma olarak kayıtlara geçmişti.
Muhsin Yazıcıoğlu ve yol arkadaşlarının hayatını kaybettiği kazada ise Acil Durum Yer Belirleme Sinyal Verici (ELT) cihazı çalışmadığı için kaza yerine 3 gün sonra ulaşılabilmişti. Uzmanlar, bundan sora ELT cihazının çalışır olup olmadığını da öncelikle kontrol edecek.
Yine Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü denetim uzmanları, 57 kişinin hayatını kaybettiği Ispartadaki uçak kazası raporuna yansıyan, Kokpit Ses Kaydedicisi (CVR) ve Uçuş Veri Kaydedici (FDR) arızalıydı tespitinden yola çıkarak, bu cihazları çalışmayan uçaklara uçuş izni verilmeyecek.
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün ders çıkardığı bir başka konu da Hollandadaki uçak kazası oldu. 2 yıl önce Hollandada THYye ait Boeing 737 tipi uçak, Hollandanın Schiphol Havalimanına inişi sırasında düşmüş ve 3ü mürettebat 9 kişi hayatını kaybetmişti. Uçağın GPWS cihazının (Yere Yakınlık Uyarı Sistemi) arızalı olduğu tespit edilmişti. SHGM, GPWS cihazının çok önemli ekipman olduğuna karar vererek, denetim sırasında öncelikli kontrol edilmesine karar verdi.
SHGM, 2003 yılında THYye ait RJ100 tipi uçağın, Diyarbakır Havaalanına inişi sırasında düşmesi ve kazada 75 kişinin hayatını kaybetmesi olayından yola çıkarak, pilot tarafından meteorolojik bilgilerin alınıp alınmadığında kontrolü de uzmanlardan istiyor. Diyarbakır kazası sonrası hazırlanan raporda, kazanın en önemli nedeninin havaalanı bölgesindeki sis olduğu belirtilmişti. SHGM, bu kazanın sonuçlarını da talimata yansıttı. Denetim yapan SHGM uzmanları, uçuş öncesi pilotların gidecekleri havaalanındaki ve yedek alandaki hava durumu tahmini ile gerçek hava durumu konusunda bilgi alıp almadıklarını da kontrol edecek.
Pilot, yedek gözlüksüz uçmayacak
Talimatta denetimlerde uzmanların uçakta dikkat edeceği her konu tüm detaylarıyla yer aldı. Çok ince detayların bile düşünüldüğü denetimlerde uzmanların dikkat edeceği ilginç ayrıntılar şöyle:
Kokpit kirli ve dağınık olmayacak.
Uçak, kontrol yapılamayacak derecede kirli olmayacak.
Ağırlık ve denge hesaplanacak, limit dışında olmayacak ve formu eksiksiz doldurulacak.
Pilot omuz kemeri otomatik olarak toplanacak.
Duman gözlüğü bulunacak ve sağlam olacak.
Yeterli sayıda el feneri bulunacak.
Gözlük kullanan pilotun yedek gözlüğü olacak.
Uçuş defteri dikkatsizce doldurulmayacak.
Mutfak veya tuvalette bulunan çöp kapağı yayı gevşek olmayacak.
Frenleri çalışmayan servis aracı kullanılmayacak.
Yangın söndürücü sistemi bulunmayan çöp kutusu olmayacak.
Tuvalet duman dedektörü çalışır olacak ve engellenmemiş olmayacak.
Tuvalette bagaj taşınmayacak.
Tuvaletler çalışır olacak.
Yolcu koltukları kötü durumda olmayacak.
Her yolcu için güvenlik kartı olacak ve okunamayacak şekilde eskimiş olmayacak.
SELİM KUVEL
| | Samanyolu Haber Son Dakika 05.02.2011 | | | Uçaklarda/">UçaklardadenetimetabiolanayrıntılarUçaklarda-denetime-tabi-olan-ayrıntılar/">Uçaklarda denetime tabi olan ayrıntılar |
|
| Albay Çillioğlu dosyası yeniden açılıyor | Samanyolu Haber | 03.02.2011 07:40 |  | | | Albay Kazım Çillioğlu 1994 yılında şüpheli bir şekilde hayatını kaybetmişti. Ölümüne intihar denilen Çillioğlunun yanında Bu Türklüğün var olma mücadelesidir. Bir an önce geniş kapsamlı düşünmeliyiz yazan bir not bulundu.
1990lı yıllarda şüpheli şekilde hayatını kaybeden subayların ölümleri yeniden sorgulanıyor. Bu dosyalardan biri de 1994te Tunceli jandarma alay komutanıyken intihar ettiği iddia edilen Albay Kazım Çillioğluna ait.
Lojmanında ölü bulunan Albaya sadece dış otopsi yapılması soru işareti bırakan ilk gelişme oldu. Cesedinin yanında bulunan Bir an önce ve mutlaka geniş kapsamlı düşünmeliyiz notunu kimin yazdığı hep sır kaldı. 17 yıldır bu şüpheyle yaşayan ailenin talebi üzerine Malatya Savcılığı, Çillioğlu dosyasını Elazığ 8. Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinden istedi. Bu gelişmeyle ümitlendiklerini belirten Albay Çillioğlunun oğlu Gökhan Çillioğlu, Babamın öldürüldüğüne inanıyoruz. dedi.
Askerî davalara sivil mahkeme yolunu açan kanun değişikliğinin ardından ümitlenen Çillioğlu ailesi, intihar olduğuna hiç inanmadıkları olayın soruşturulması için harekete geçti.
Suikast şüphesi bulunan ölümle ilgili aile, ilk olarak Düzce Cumhuriyet savcılığına başvurdu. Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı, Çillioğlu ailesinin başvurusu üzerine raftan indirdiği dosyayı Erzurum Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığına gönderdi. Erzurumdaki savcı ise görevsizlik kararı ile soruşturmayı Malatya özel yetkili cumhuriyet savcısına gönderdi. Malatyadaki savcı, ailenin talebiyle, Tunceli Cumhuriyet Savcılığı ve Elazığ 8. Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinden 17 yıl önce hayata veda eden Albayın dosyasını istedi.
Sivil savcının dosyayı açması Çillioğlu ailesini ümitlendirdi. Albay Çillioğlunun oğlu Gökhan Çillioğlu, davanın peşini bırakmayacaklarını söyledi. Özellikle 1992-1995 yılları arasında üst rütbeli komutanların şaibeli şekilde hayatını kaybettiğini hatırlatan Çillioğlu, Ben onların kaza ya da intihar ile öldüğüne değil, öldürüldüklerine inanıyorum. diyor. Bu komutanların illegal bir güç tarafından öldürüldüğünü savunan Çillioğlu, ölümlerin gerçekleştiği merkeze dikkat çekiyor: Bu illegal yapının merkezinin o dönem Diyarbakırda olduğunu ve öldürülen komutanların da özellikle Diyarbakırda görevleri sırasında ya da görev sonrası hemen öldürüldüğünü düşünüyoruz. Soruşturmada herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini kaydeden Çillioğlu, konu hakkında bilgisi olanların savcılığa ifade vermesini istiyor.
Kazım Çillioğlu, 3 Şubat 1994te Tunceli Jandarma alay komutanlığı yaparken, lojmanında ölü bulundu. Ölüm sebebi raporlara göre intihar olarak geçti. Ölümünden sonra hemen otopsi yapıldı. Ancak sadece dış otopsi yapılması soru işareti bırakan ilk gelişme oldu. Parmaklardaki barut izine ve sağ şakağındaki mermi deliğine göre Çillioğlunun intihar ettiği raporu tutuldu ve dosya kapatıldı. Çillioğlu, öldüğü gün yanında el yazısıyla, Bu, Türklüğün var olma mücadelesidir. Bir an önce geniş kapsamlı düşünmeliyiz yazan bir not bulundu. Notu yazanın Çillioğlu mu, yoksa başkası mı olduğu anlaşılamadı. Çillioğlunun en ilginç yönü, merhum eski Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis Paşayla olan yakınlığıydı. Eşref Bitlisin uçağı 17 Şubat 1993te Diyarbakıra giderken düşmüştü. Eşref Paşa, Kazım Çillioğluna Diyarbakıra aynı uçakla gidelim demiş, ama Çillioğlu 15 Şubatta Diyarbakırda olması gerektiğini söyleyip uçakla değil kendi imkânlarıyla Diyarbakıra gitmişti. Ölümden dönmesinin ardından Çillioğlunun başına ikinci bir olay daha geldiği iddia edildi. Bir görev için hazırlanan helikoptere son anda binmekten vazgeçen Çillioğlunun yardımcısının helikopterin düşmesi sonucu şehit olduğu öne sürüldü. Ardından Tunceliye tayini çıkan Albay, 3 Şubat 1994te odasında ölü bulundu. İlk öldüğü yer, makam odası olarak açıklanan Çillioğlunun, daha sonra raporlara evinde intihar etti olarak geçtiği ortaya çıkmıştı. Kazım Çillioğlunun ölümüne sebep olan silahın kaybolduğu, mermi çekirdeğinin ve kovanının balistik incelemesinin hiç yapılmadığı öne sürülmüştü.
EŞREF AKGÜN | | Samanyolu Haber Son Dakika 03.02.2011 | | | AlbayÇillioğludosyasıyenidenaçılıyorAlbay Çillioğlu dosyası yeniden açılıyor |
|
| Tüm sorularınızın cevabı bu kitapta | Samanyolu Haber | 12.01.2011 11:06 |  | | İnsanın düşünebilme yeteneği ve hayal kurabilme gücü çoğu zaman fiziki sınırları kat kat aşıyor. Varlığın bizatihi kendisi bu açıdan bakıldığında insan düşüncesini kışkırtan ve onu hayal kurmaya sevk eden ciddi bir argüman. Gözün göremediği, kulağın duyamadığı, elin dokunamadığı her yer ve her şey tatmin edici veriler veya açıklayıcı bilgilerle tanışıncaya kadar sorularla beslenen kocaman bir muamma olarak insan beyninin fırtınalı zemininde yaşamaya devam ediyor.
Fethullah Gülen Hocaefendi?nin Nil Yayınlarından çıkan en son kitabı Çizgimizi Hecelerken, hayatın içinde, kendiliğinden üreyen ve insan aklını kemiren ilginç soru yığınlarını nitelikli cevaplarla buluşturan önemli bir eser.
Kitap zengin içeriğiyle toplam 57 farklı konuda müellifin ortaya koyduğu ilmî yorumları içinde barındırıyor. Perspektif, Düşünce Boyutu ve Din Ekseni etrafında şekillenen bölümlerde yer alan ilginç bir sorulardan biri, 24 bin yıllık Atlantis efsanenin perde arkasını açıklarken, güncelliğini bir türlü yitirmeyen, hayal ürünü mü yoksa bir gerçek mi olduğu üzerine sık sık tartışılan, adına uluslar arası dernekler kurulan uçan daireleri(UFO) farklı bir açıdan tekrar gündeme taşıyor.
Soru şu: ?Zaman zaman gazetelerde şeytan üçgeni ve uçan dairelerden bahsediliyor. Bunların aslı var mıdır? Varsa neye işaret eder??. Sorunun cevabı ise meseleyi Kur?an ve Hadis perspektifi içinde ele alan ve daha önce karşılaşmadığımız türden, yazılmayan ve söylenmeyen ilginç bir yaklaşım sunuyor bizlere.
Fethullah Gülen Hocaefendi?ye göre gerçekte var olup olmadığı asırlardır tartışılan ve insan zihnini kurcalayan bu konulara bütün ihtimalleri ele alan üç farklı açıdan bakmak mümkün. Bazı sahih hadislerden yola çıkarak şeytanın otağının denizler olduğunu zikreden müellif, habîs ruhların kimi denizler üzerinde saltanat kurup kendilerince manyetik bir alan oluşturabileceğinin hesap edilmesi gerektiğini, ayrıca insan algısının dışında cereyan eden bu hadiselerin önemsenmeyip yeterince araştırılmadığında tehlikeli sonuçlar doğurabilmesinin ihtimal dahilinde olduğunu belirtiyor.
Şeytan üçgeni olarak tabir edilen yerde yaşananların yerkürenin fiziği, çekim gücü ve mıknatıslanmasıyla ilgili normal bir durum olabileceğini de vurgulayan yazı, efsane yazarlarına ilham kaynağı olan Atlantik Okyanusu?ndaki batık medeniyet Atlantis?ten de bahsediyor.
Atlantis hikâyesinin Nuh tufanıyla benzerlik arz ettiğini belirten Hocaefendi, Yahudiler, Hıristiyanlar ve İslâm müelliflerinin bir kısmı tarafından meselenin tufanla irtibatlandırılmasının doğal olduğunu ifade ederek, bütün dinlerin ittifak halinde bulunduğu tufan hadisesi ile Bermuda Şeytan üçgeni efsanesi arasındaki bağlantıya farklı açılardan bakarak dikkat çekiyor. Tarihte Allah?ın gazabına maruz kalarak helâk olan birçok kavmin bulunduğunu belirten Hocaefendi, bu bölgede yaşanan kaza ve felaketleri Peygamber Efendimiz?in 15 asır önceki ikazını ele alarak açıklamaya çalışıyor.
Allah Resulü?nün Tebük?e giderken, ?? Ben gitmeden sakın Tebük suyundan içmeyin ve dışarıya çıkmayın. Helâk olmuş o cemaatin yerine de uğramayın.?? sözünün aksine o devirde meraklı iki kişinin bu emri dinlemeyerek bölgeye gidişini ve başlarına gelenleri anlatıyor. İslâmi kaynaklarda da belirtilen belâ ve musibete maruz kalmış Lut Gölü, Sodom ve Gomorre gibi mekanlarda şeytanların saltanat kurma ihtimaline, Bermuda Şeytan Üçgeninin bulunduğu bölgede de böyle bir saltanatın bahis mevzu olabileceğine işaret eden yazı, benzer bölgelerle ilgili yapılacak yeni araştırmaları da tetikleyecek önemli ipuçlarını ihtiva ediyor.
Uçan dairelerle ilgili de farklı bir yaklaşım sergileyen Hocaefendi, askerlik döneminde daktilo dersi alırken karşılarına konulan metinlerin uçan dairelerle ilgili olduğunu naklederken, askeriye gibi ciddi bir kurumun hakikati olmayan bir yalana meyledemiyeceği ihtimalini de göze alarak bu cisimlerin keyfiyetleri üzerinde zaman zaman düşündüğünü belirtiyor.
?Her şeyden evvel uçan daireler, bizim cismaniyetimiz gibi canlı varlıklar olamazlar. Zira atmosfer içine seri girme ve çıkmalar, ışık hızıyla hareket etmeler, yıldızlar arası seyahatler? evet, bütün bunlar ne feza ne hava ne küre-i arz fiziğiyle ne de küreler arası çekimle izah edilmesi mümkündür. Allahu a?lem, bazı kimselerin gözüne görünen bu görüntüler, ervah-ı habîsenin saltanatı adına onların donanma gecelerinde kendilerine has düzenleriyle görünmelerinden ibarettir. Yani bunlar cin ve şeytanlardır.? diyen Hocaefendi, bu tür görüntülere şahit olduklarını söyleyen kimselerin ifadeleri, ?Kaldırdılar, götürdüler, falan yere attılar, kaybolduk!? gibi eskiden beri cin ve şeytan tayfası tarafından insanlara musallat oldukları zaman duyulup biline gelen şeylerdendir şeklinde meseleye açıklık getiriyor.
Uçan Dairelerin bir aslı varsa bunu ancak cin, peri ve şeytanla açıklanabileceğinin mümkün olduğunu ifade eden müellif, Tanrıların Arabaları yazarının iddia ettiği gibi göklerde büyük bir medeniyet olması, Ehramları onların ilh | | Samanyolu Haber Son Dakika 12.01.2011 | | | TümsorularınızıncevabıbukitaptaTüm sorularınızın cevabı bu kitapta |
|
| MOBESE'lere yansıyan ilginç anlar - Video | Samanyolu Haber | 09.01.2011 14:12 |  | | Osmaniyede şehrin muhtelif yerlerinde bulunan mobese kameralarına yansıyan ilginç anlar... Osmaniyede şehrin muhtelif yerlerinde bulunan mobese kamera görüntüleri meydana gelen trafik kazalarında sürücülerin yapmış olduğu kural hatalarını gözler önüne seriyor. Kaydedilen kaza görüntülerinde can kaybı ise olmadı.
Şehir merkezinde üç ay içerisinde Musa Bulvarı başta olmak üzere çeşitli kavşaklarda görüntüler kaydedildi.
Mobese kameraları bir taraftan trafik kazalarını, diğer taraftan Osmaniyeli vatandaşların ilginç anlarını kaydediyor. Kameralara yansıyan ilk görüntülerde emektar bir pikap yolda kalınca imdadına at arabası yetişiyor. Arızalanan araç at arabası yardımıyla sanayi yolunu tutuyor.
En ilginç görüntülerden bir tanesi sabah saatlerinde kameraya takılıyor. Bir fırında çalışan işçinin bisikletiyle 5 adet sepeti fırınına götürürken oluşturduğu görüntü dikkatleri üzerine topluyor. İşçinin bunu yaparken simit yemeyi de ihmal etmemesi dikkat çekiyor.
Diğer bir görüntü ise akşam saatlerinde bir düğün konvoyunun belediye kavşağında durarak halaya tutuşması esnasında kaydedildi. Kavşakta duran konvoydakiler araçlarından inerek müzik eşliğinde halay çekiyor.
Mobese kameraları birçok noktada dikkatsiz bisiklet ve motosiklet sürücülerinin yaptığı hataları da kaydetmeyi de ihmal etmiyor. Kadirli yol kavşağında meydana gelen trafik kazasında bir yolcu otobüsü ile otomobilin çarpışma anını saniye saniye kaydetti.
Diğer bir kaza ise Andırın yol kavşağında görüntülendi. Adana Başkent Hastanesine tedavisi için iki günlük bir bebeği götüren ambulans, Andırın yol kavşağında ara sokaktan çıkan bir otomobile çarpıyor.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 09.01.2011 | | | MOBESElereyansıyanilginçanlar-VideoMOBESElere yansıyan ilginç anlar - Video |
|
| Mobese görüntüleri sürücü hatalarını ortaya koyuyor | Samanyolu Haber | 09.01.2011 11:57 |  | | Osmaniyede şehrin muhtelif yerlerinde bulunan mobese kamera görüntüleri meydana gelen trafik kazalarında sürücülerin yapmış olduğu kural hatalarını gözler önüne seriyor. Kaydedilen kaza görüntülerinde can kaybı ise olmadı.
Şehir merkezinde üç ay içerisinde Musa Bulvarı başta olmak üzere çeşitli kavşaklarda görüntüler kaydedildi.
Mobese kameraları bir taraftan trafik kazalarını, diğer taraftan Osmaniyeli vatandaşların ilginç anlarını kaydediyor. Kameralara yansıyan ilk görüntülerde emektar bir pikap yolda kalınca imdadına at arabası yetişiyor. Arızalanan araç at arabası yardımıyla sanayi yolunu tutuyor.
En ilginç görüntülerden bir tanesi sabah saatlerinde kameraya takılıyor. Bir fırında çalışan işçinin bisikletiyle 5 adet sepeti fırınına götürürken oluşturduğu görüntü dikkatleri üzerine topluyor. İşçinin bunu yaparken simit yemeyi de ihmal etmemesi dikkat çekiyor.
Diğer bir görüntü ise akşam saatlerinde bir düğün konvoyunun belediye kavşağında durarak halaya tutuşması esnasında kaydedildi. Kavşakta duran konvoydakiler araçlarından inerek müzik eşliğinde halay çekiyor.
Mobese kameraları birçok noktada dikkatsiz bisiklet ve motosiklet sürücülerinin yaptığı hataları da kaydetmeyi de ihmal etmiyor. Kadirli yol kavşağında meydana gelen trafik kazasında bir yolcu otobüsü ile otomobilin çarpışma anını saniye saniye kaydetti.
Diğer bir kaza ise Andırın yol kavşağında görüntülendi. Adana Başkent Hastanesine tedavisi için iki günlük bir bebeği götüren ambulans, Andırın yol kavşağında ara sokaktan çıkan bir otomobile çarpıyor.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 09.01.2011 | | | MobesegörüntülerisürücühatalarınıortayakoyuyorMobese görüntüleri sürücü hatalarını ortaya koyuyor |
|
| Ariely, Turkcell’le gelecek para kazanmayı öğretecek | Türkiye Gazetesi | 06.01.2011 02:11 |  | | | İnsan davranışları ve ekonomi üzerine yaptığı çalışmalarla, dünyanın en önemli 10 düşünce adamından biri olarak gösterilen Dan Ariely, Turkcell Akademi Pazarlama Konferansları kapsamında 18 Ocak’ta İstanbul’a geliyor. The Upside of Irrationality ve Predictably Irrational (Akıldışı Ama Öngörülebilir) kitaplarıyla New York Times gazetesinin en iyi satanlar listesinde zirveye oturan Dan Ariely, ilginç bir hayat öyküsüne sahip. Fizik ve matematik dallarında eğitim gören Ariely, geçirdiği bir kaza sonrası 3 sene hastanede yatar. Hastanede kaldığı sürede yaptığı gözlem ve yoğun içsel deneyimden yola çıkarak insan psikolojisi üzerine yoğunlaşmaya karar veren Ariely’in, kişilerin karar verme ve hata yapma mekanizmaları üzerine birçok araştırması b ... | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 06.01.2011 | | | ArielyTurkcell’legelecekparakazanmayıöğretecekAriely Turkcell’le gelecek para kazanmayı öğretecek |
|
| En ilginç trafik kazası görüntüleri! | İnternet Haber | 13.12.2010 13:22 |  | | |
| Birbirinden ilginç kazalar - Video | Samanyolu Haber | 12.12.2010 22:35 |  | | Çinde yaşanan birbirinden ilginç kazalar. Bisiklet ve Motorsikletin en çok tercih edildiği üklede yolların dar ve trafik ışıklarının olmaması birçok kazaya sebep oldu. Gece geç saatlerde yan yola bakmadan karşı geçmek isteyen bayan bisikletçi, kendisine doğru gelen taksi ile çarpışıyor. Bu görüntülerde de yan yola hızlı giren motorsiklet sürücüsü hızı alamadan bisikletçiye çarpıyor. Yağmurlu havada bir elinde şemsiye tutarak karşıya geçmek isteyen bisikletli kendine doğru gelen arabanın çarpmasıyla yere düşüyor. Bir başka yerde yaşanan bu kaza da az önceki kazaya benziyor.
Bu görüntülerde kaldırımda değil yolda duran bir adama arkadan gelen bir araba çarpıyor. Bu kaza da ise yol kenarında yavaşça ilerleyen bisikletliye çaprmamak için direksiyonu çeviren sürücü yol kenarındaki boşluğa düşüyor. Bütün bu kazalarda can kaybı olmazken, kaza olan yerlerde trafik ışıklarının olmaması dikkat çekiyor. | | Samanyolu Haber Son Dakika 12.12.2010 | | | Birbirindenilginçkazalar-VideoBirbirinden ilginç kazalar - Video |
|
| 'Kadınlar, daha az kaza yapıyormuş' | Samanyolu Haber | 10.11.2010 13:06 |  | | Türkiyede tabu olarak bilinen bayanların daha fazla kaza yaptığı tezi doğru çıkmadı. Isparta Emniyetinin yaptığı bir araştırma, bayanların sanılanın aksine daha az kaza yaptığını ortaya koydu.
Isparta Emniyetinin trafik kazalarının nedenleri ve çözüm önerileri konusunda 1,5 aydır sürdürdüğü çalışma tamamlandı. Çalışmada ilginç tespitler de ortaya çıktı. Kazaya karışanların cinsiyetlerine göre ayrımı yapıldığında herkesin yanlış bildiği bir gerçek ortaya çıktı. Araştırmaya göre; 2009 yılında Ispartada meydana gelen kazalara 818 erkek, 78de bayan sürücü karıştı. 2010da ise kazaya karışan erkek sürücü sayısı 607, kadın sürücü sayısı ise 49 oldu. Şehir içinde 2009 yılında 2 ölümlü kaza olurken, 2010 yılında ölümlü kaza yaşanmadı.
Emniyet Müdürü Ahmet Zeki Gürkan, Ispartada süren trafik sorunlarının tespit ve çözüm yollarına ilişkin yapılan çalışmayı değerlendirdi. Gürkan, trafik sorunlarının başında otopark sıkıntısının geldiğini belirterek, 79 bin 545 aracın bulunduğu kentte otopark sayısının 15 ve bunun kapasitesinin de bin 239 olarak belirlendiğini kaydetti. Gürkan, diğer problemlerin yayaların güvenli geçişi, altyapı eksikliği, sinyalizasyon ve çevre yolu şeklinde sıralandığını belirtti.
Ispartanın en çok kaza riski taşıyan kavşaklarının Migros, Çünür, Kolçelik ve Hal kavşakları olduğunu ifade eden Gürkan, Bu kavşaklarda 2010 yılında en çok kazanın mayıs ve ağustos aylarında meydana geldiğini belirtti. Gürkan, kaza nedenleriyle ilgili olarak da, Ispartada en çok kaza nedenleri arasında kırmızı ışık ihlali yapmak, kavşaklarda geçiş üstünlüğüne uymamak, kavşaklara girerken hızı azaltmamak, kavşakların yapısı ve sinyalizasyon yetersizliği ve düzensizliği, ana caddelere gereğinden fazla tali yol bağlantısı olması ve yaya güvenliği sağlayacak unsurların eksikliği gibi sorunlar ortaya çıkmaktadır. diye konuştu.
Ispartada her yıl 4 bin yeni aracın trafiğe çıktığını, 4 bin kişinin de ehliyet aldığını ifade eden Gürkan, bin 239 araçlık otopark kapasitesi bulunduğunu, bununda toplam trafikteki payının yüzde 1,5 civarında olduğuna dikkat çekerek yeni otopark alanları oluşturulması gerektiğine dikkat çekti. Gürkan, en çok kazanın Mimar Sinan, İstanbul, Çevre Yolu, Aksu ve 131 caddelerinde meydana geldiğini kaydetti.
Ahmet Zeki Gürkan, yayaların güvenli geçişini sağlamak için bazı caddelerde fiziki engellere ihtiyaç bulunduğunu kaydetti. Gürkan, özellikle Mimar Sinan Caddesi ve 6 Mart Caddesinde yayaların kontrolsüz bir şekilde geçmesinin önüne geçilmesi gerektiğini belirtti. Ispartada trafik yoğunluğunun azaltılması için alternatif çevre yolu planlamasının yapılması gerektiğini ifade eden Gürkan, iş merkezlerine kamyonlarla eşya getirilmesi saatlerinin de yeninden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı. Gürkan, Şehiriçi yol ve tamirat çalışmalarının daha önce kamuoyuna duyurulması gerekmektedir. Yol düzenlemeleri ve işaretlerinin yeninden herkes tarafından görünür hale getirilmesi gerekmektedir. şeklinde konuştu.
Gürkan, Davraz, Bağlar, Yedişehitler, Çünür ve Anadolu mahallelerinde kazaların yoğunlaştığını, buralarda gereli ışıklı sinyalizasyon ve levhalarına ağırlık verilmesi gerektiğine işaret etti.
Çevre yollarında çıkışlar mümkün olduğu kadar en aza indirilmesi gerektiğini kaydeden Gürkan, yerel yönetimler tarafından ulaşım master planının yapılmasının zorunluluk haline geldiğini sözlerine ekledi. | | Samanyolu Haber Son Dakika 10.11.2010 | | | KadınlardahaazkazayapıyormuşKadınlar daha az kaza yapıyormuş |
|
| Bitlis'in çözümü Osmanlı modeliydi | Samanyolu Haber | 11.10.2010 08:45 |  | | Emekli Askeri Sıkıyönetim Savcısı ve dönemin ANAP Milletvekili Faik Tarımcıoğlu, Susurlukun Ergenekonun prototipi olduğunu söyleyerek; Susurluku çözmeye Meclisin gücü yetmedi. Askerler arkasına büyük basını alarak olayı kapattı. O dosya yeniden açılmalı. Faik Tarımcıoğlu Yeni Şafak Gazetesinden Murat Aksoya verdiği röportajda Özal suikastı , Eşref Bitlisin ölümü, Ergenekon ve Susurluk gibi konularda ilginç detayları anlattı.
İşte Faik Tarımcıoğlunun Murat Aksoya anlattıkları
Bir süre önce Ahmet Özalın babası Cumhurbaşkanı Turgut Özalın şüpheli ölümüyle ilgili yapmış olduğu açıklamalar, yeni bir sayfa açtı. Savcılar bu açıklamayı bir ihbar sayıp soruşturma başlattılar. Aynı dönemde yine şüpheli bir kaza sonucu ölen dönemin Jandarma Genel Komutanı olan Eşref Bitlisin ölümüyle ilgili de benzer süreç başladı. Yine şüpheli bir trafik kazasında ölen bakan Adnan Kahveci ile ilgili iddialarda gündeme gelmeye başladı.
Her üç şüpheli ölümün arkasındaki ortak nokta Kürt sorununun çözülmesi için var olan ortak çaba. Daha doğrusu 1992 sonundan itibaren başlayan ve 1993te ete kemiğe bürünen çözüm ve barış umudunun bitirilmesi var.
Ancak o dönem bu olayların üzerine gidecek savcı olmadı. Anayasa Mahkemesi Eski Raportörü Osman Can bir söyleşide şu mealde bir şey söylemişti; 1990larda işlenen 17,500 faili meçhul için soruşturma açtırmayan savcılar Türkiyenin karanlık tarihin suç ortağıdır.
Bugün bu karanlığın parçası olmayı reddeden cesur savcılar var ve sadece 2000lerdeki darbe girişimlerini değil, 1990larda sorgulamaya başlıyor.
Bu hafta Söyleşi-Yorumda her üç şüpheli ölüme yakındandan tanıklık etmiş Emekli Askeri Sıkıyönetim Savcısı ve dönemin ANAP Milletvekili Faik Tarımcıoğlu var. Tarımcıoğlu ile bu ölümleri ve Türkiyenin bu ölümlerle kaçırdığı fırsatları konuştuk.
1993 yılı Türkiyenin en karanlık yılıdır. Bir kara deliktir. Bu yıl içinde yaşananlar gün gün ortaya çıkarılmazsa temizlik eksik kalır. 1993de adım adım doruğa çıkan süreç 1990 ve 1991de başladı. O yüzden belki oraya da gitmek gerek.
Bu dönem, birbiriyle bağlantısız seri ölümlerin olduğu dönemdir. Çetin Emeç, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy, Korgeneral Hulusi Sayın, Korgeneral İsmail Selenin öldürülmeleri 1993e zemin hazırlamak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Ardından 1993 yılında yaşananlar.
Özellikle 1990 yılında öldürülen Emeç, Üçok ve Aksoy cinayetlerinden sonra hemen iş İrana ihale edildi. Çünkü öldürülenlerin kimliğinden çıkan buydu. Aslında istenen buydu. Cinayeti işleyenler ya da işletenler toplumu böyle yönlendirmek istediler ve başarılı oldular. Sayın ve Selenin ölmesi ise Kürt sorunun ve bölgede işlenen faili meçhullerin son bulması, Kürt sorununun çözülmesi için yapılan bazı görüşmelerin önünü kesmekti. Ortak hedef, Türkiyeyi güçsüz bırakmaktı. Yani bu cinayetler, Türkiyede hem bir İran korkusunu hem de Kürt sorununun çözümsüzlüğünü besledi ve 1993e geldik.
1993 yılı Türkiyede 1980de açık darbesinden sonra örtülü darbenin olduğu yıldır. Bu yüzden karanlıktır ve aydınlatılması gerekir. Şunu kabul etmek gerekiyor, devletin içinde birileri Kürt sorununu dert edinmişti. Ve 1990ların başından itibaren bu konuyla ilgileniyordu. Hulisi Sayın ve İsmail Selenin öldürülmeleri, şiddet yanlılarının operasyonudur. Ama bu operasyonlar barış arayışını durduramamıştır. 1992nin ortasından itibaren Cumhurbaşkanı Turgut Özalın da bilgisi dahilinde Eşref Bitlis Irakta Barzani ve Talabani ile temasta bulunarak sorunun çözülmesi için bazı adımlar atılması noktasında mutabakata vardılar. Ve süreç 1993te Abdullah Öcalanın önce 16 Martta bir ay sonrada 15 Nisanda süresiz ateşkes ilan etmesine kadar gitti. Ama çözümü istemeyenler de boş durmadılar.
Evet 24 Ocak 1993te Uğur Mumcu. Ardından 5 Şubatta Özala Kürt sorunu konusunda rapor hazırlayan Adnan Kahveci trafik kazasında, 17 Şubat 1993de bu işin mimarlarından olan Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlisin çift motorlu uçağı düşerek ve 17 Nisan 1993de Turgut Özalın şüpheli ölümü. Sonra devam etti. 25 Mayısta korumasız yola çıkarılan 33 erin Bingölde şehit edilmesi, 2 Temmuz Sivasta Madımak, 5 Temmuz Başbağlarda 33 köylünün öldürülmesi, 22 Ekimde Jandarma Tugay Komutanı Bahtiyar Aydın ve aynı ay JİTEMin kara kutusu Cem Erseverin öldürülmesi.
Olamaz. Bütün bunlar, 1993de sağlanacak barışı sabote etmek isteyen derin yapının hem devlet içindeki, hem PKK içindeki hem de dış güçlerin de desteği ile yapılan eylemleridir. Barış lafını kullanan, şiddetle Kürt meselesi çözülmez diyenlerin hepsi birer birer öldürüldü. Nitekim 1994den sonra başlayan süreç şiddet ve terörün artması ve Türkiyenin terörle mücadelede yeni bir dönemin başlamasına yol açmıştır. Bu süreç sadece daha fazla ölüm ve maliyet getirmedi aynı zamanda bu derin yapının maddi olarak da palazlanmasına yol açtı.
Özalın kafasında kademeli bir af vardı. Önce suça karışmayanlar gelecekti. Peyderpey diğerleri. Ki Özal öldükten sonra 24 Mayıstak | | Samanyolu Haber Son Dakika 11.10.2010 | | | BitlisinçözümüOsmanlımodeliydiBitlisin çözümü Osmanlı modeliydi |
|
| Piyanoyla uçmak istedi, gözünü hastanede açtı | Zaman | 20.09.2010 14:00 |  | | 3. Red Bull Flugtag (uçuş günü) 2010, dün Bükreş Çavuşesku Sarayı önündeki Dambovita nehri üzerinde gerçekleştirildi. Nehrin etrafını dolduran binlerce seyircinin önünde Kahraman bir pilot olma hayali kuran ortalama 3 kişiden oluşan 35 çılgın uçuş ekibinin birbirinden ilginç uçuş makineleriyle gösterdikleri eğlenceli performanslarla sona erdi.
Yarışcılardan ilki (uçan piyanocu) geçirdiği kaza sonunda acilen hastaneye kaldırıldı. Yarışa Ploieştiden katılan 26 yaşındaki Madalina isimli kadın yarışçı, 6 metrelik yüksek rampadan piyanosu ile atlarken suya çakıldı. Bir süre bilincini kaybeden pilot adayı, ambulansla Bükreş Acil hastanesine kaldırıldı. Kaburga kemikleri kırılan kadının ameliyata alındığı öğrenildi.
İtalyan mafya elemanlarından, ismini Kazıklı Voyvodadan esinlenerek Kazıklı havayolları koyana uçan fareden, uçan piyano, uçan bebek ve uçan tuvalete kadar onlarca uçuş projesi en uzun mesafeye uçma denemesi gerçekleştirdi. | | Zaman Multimedya 20.09.2010 | | | PiyanoylauçmakistedigözünühastanedeaçtıPiyanoyla uçmak istedi gözünü hastanede açtı |
|
| Dünyada ilk kez online fetva olunca... | Samanyolu Haber | 11.08.2010 11:17 |  | | Online Fetva programı dünkü yayınıyla bir ilki başararak binlerce kişiye ulaştı. İşte dünkü sunucumuz İlahiyatçı Hüseyin Yağmura gelen ilginç sorular; İnternet üzerinden dünyada ilk kez online fetva programı yayınlayan Küre TV, Ramazan ayının da gelmesiyle bu alanda büyük boşluk olduğunu, dini konularda halkmızın çok değişik konularda çok fazla sorusunun bulunduğunu da bir kez daha teyit etmiş oldu.
Bugün saat 16:00da İlahiyatçı Ömer Faruk Şentürkün sunacağı ve sorularınızın canlı olarak cevaplanacağı programda vakitsizlikten cevaplanamayan dünkü sorularınız da gündeme alınmaya çalışılacak.
-Cemaatle tesbih namazı kılınırken imamın tesbihleri: Sübhanellahi velhamdu lillahi ve la ilahe illallahu...sesli okumasının doğru olmadığı hem imam ve hem cemaat sessizce okuması gerektiği söyleniyor.
-Merhabalar, İnsanlar kendilerine büyü yapılıp yapılmadığını nasıl anlayabilirler?Büyü yapıldığı anlaşılırsa bu büyünün ortadan kalkması için dinimize göre ne yapılabilir?
-Gözünden ameliyat olan bir tanıdığıma 25 Ağustos tarihine kadar damla verilmiş.Kullanmalı mı yoksa ara mı vermelidir?Oruca zararı var mıdır?
-Iyi bir musluman olmak icin devamlli namaz kilmamiz sartmi. Saygilarimla.
-Almanyada soförlük yapiyoruz.Yaklasik 80-100 km lik bir alanda dagitim yapiyoruz. Günlük 200-300 km araba sürüyoruz.Seferilik gidis-gelis (günübirlik) icin de gecerli mi?
-Benim fetva bulmakta zorlandığım bir konu vadeli işlemler borsası (VOB). Ben incelediğim kadarı ile bunun daha çok kumara yakın olduğunu ve caiz olmadığını düşünüyorum.Yalnız bir bilir kişinin konu hakkındaki yorumu daha aydınlatıcı olacaktır.
-Duha namazı ile işrak namazı arasında bir fark var mıdır?
-Geçen hafta cuma namazında bira reklamlı tısort giyen bır genç namazda onumde duruyordu bızde o reklamı gorduk.İkaz etmek gerekır mı yoksa namazdan sonramı ıkaz etmek gerekır ben namazdan once ıkaz ettım ne yaptı bılmıyorum.Dogrusu nedır?
-Ben sahil beldesinde yaşayan biriyim. Ramazann bu yıl sıcaklara rastlamas sebebiyle, beldemize gelen hemen herkes deniz kyafetleri ile dolamaktadr. Bakmamak için kendimizi nekadar korusakta, bir şekilde karşı karşıya geliyoruz. Bu bizim orucumuza zarar verir mi? Teşekkür ederim.
-Kendimi bildim bileli ramazan ayında oruçlarımı eksiksiz tutarım ancak 2 yıl önce şeker hastalığına yakalandım ve hergün insülin iğnesi yapmak zorundayım ve sağlık sebebiyle oruç tutamıyorum.Yıllar önce orucum bilerek bozulmuştu.Bir gün oruç bozmanın 60 gün oruç tutulması gerektiğini biliyorum. Ama artık tutamıyorum bu vebalden kurtulmanın yolu nedir? Böyle ihtiyacı olana yardım etmek gibi bir şekilde bu vebalden kurtulabilir miyim?
-Hamile bayan oruç tutmalı mı?
-Oruçlu iken disimizi fircalamamiz caiz mi?
-Benim sorum içki satan zincir marketlerden alışveriş yapmanın helal olup olmadığıdır. Artık günümüzde bir çok içki satmayan büyük zincir marketlerin de bulunduğunu düşünürsek içki satan zincir marketlerden alışveriş yapmak helal midir? Teşekkürler.
-Değerli hocam şeker hapı kullanmak zorunda olan başka bir değişle şeker hastası olan ve akşam sabah şeker hapı için bir insanın oruç tutmaması normalmidir. Tutması gerekli midir?Tutması gerekli değilse ne yapmalıdır? Bu şahsın hap kullanmasında şekeri 110 ila 150 arasında değişiyor.Bu konuda bizleri aydınlatırsanız sevinirim.
-17.15 te İstanbuldan almataya gidecek ucağa bincem. o gün de seferi oldugum halde oruc tutmak istiyorum iftarımı nasıl yapmalıyım?
-Camilerde tabure ile namaz kılmak caiz midir?Tabure sandalye vb ile
namaz kılanların sayısı epeyce arttı ve dahası bazı camilerde en arka safta zincir veya şerit ile bölünmüş bir yer bile gördüm bu şekilde kılan sayısı arttıkça bu caizmiş gibi algılanmaya başladığını düşünüyorum.Bu konuda aydınlatırsanız sevinirim
-Ben 63 Yaşındayım ve Mayıs 2010 dan beri diabet 2 hastasıyım özel Diabet polikilinikte yaptırdığım tahliller neticesinde beni muayene eden doktorum Ramazan ayında oruç tutmamam gerektiğini, verdiği diyet proğramına uymadığım taktirde Pankresımın zarar göreceğini ve daha çabuk insüline geçeceğimi söyledi.Yemeklerden önce ve sonra ilaç alıyorum ve iki satte bir verdiği diyet programına uymam gerekiyor.İlaçları aldığımdan bu yana verdiği diyete uyarak şekerim açlık 135 tokluk 160 çıkıyor.Cevap verirseniz sevinirim. Saygılar..
-KREDİ KARTI BORÇLARINI ÖDEYEMEYEN BİR KİŞİNİN İHTİYAÇ KREDİSİ ÇEKEREK BU BORÇLARI KAPATMASI CAİZ MİDİR? ÇÜNKÜ KREDİ KARTINI GERİ ÖDEMEDİĞİ TAKDİRDE DAHA FAZLA FAİZ TEHTİDİ VAR. BU ÇERÇEVEDE CEVAPLARSANIZ SEVİNİRİM.
-Namazda İmama geç uyan nasıl hareket eder? 2.rekattan başliyarak anlatır mısınız?
-Hocam ben kolonoskopi yaptıracam ve öğlen vakti bir ilaç ile lama yapmak zorundayım.Bu orucumu bozar mı?Birde bu işlemi yapmadan önce çorbadan başka birşey içip yemeyeceğim o gün orucu terk edip kaza edebilir miyim ?
-Benim binek için kullandığım bir aracım var. Devlet Trafik Sigortası mecbur kılıyor, bu şekilde sigortası olmayan araçları trafiğe çıka | | Samanyolu Haber Son Dakika 11.08.2010 | | | DünyadailkkezonlinefetvaoluncaDünyada ilk kez online fetva olunca |
|
| Aslan'dan sürpriz misilleme hamlesi | Samanyolu Haber | 12.06.2010 14:51 |  | | Cimbom, Stoch rövanşı için kolları sıvadı. Haldun Üstünel?i işaret eden Kazım?ın arkadaşı, tecrübeli futbolcunun G.Saray?ın teklifine sıcak baktığını belirtti. MİROSLAV Stoch?u ezeli rakibi Fenerbahçe?ye kaptıran Galatasaray, Slovak oyuncunun rövanşını almak için hiç hesapta olmayan bir isimle temasa geçti. Sarı kırmızılıların, Fenerbahçe?nin milli oyuncusu Kazım Kazım?ın peşinde olduğu iddia edildi.
Kazım ve özellikle de babası Rodney Richards?ın yakın arkadaşı olan Londra?da yaşayan bir Türk dostumuz (ismi bizde saklı) dün çok ilginç iddialarda bulundu. Genç oyuncunun F.Bahçe?deki durumuyla ilgili bilgiler verirken bozuk Türkçesi?yle ?G.Saray?dan uzun saçlı bir yönetici, Kazım ile görüştü? diyerek Haldun Üstünel?i işaret etti ve başladı anlatmaya:
Kazım?ın F.Bahçe ile 2011 Mayıs?ına kadar sözleşmesi var. Ancak, şu anki şartlarda takımda kalmayı pek düşünmüyor.
* Neden?
- Aykut Kocaman... Geçen sezonki Beşiktaş maçından beri Aykut Kocaman?la arası açık. Zaten takımdan ayrılmasının en büyük sebebi de o.
* Beşiktaş maçından sonra ne oldu ki?
- Kazım, Daum?dan izin alıp tesislerde biraz yüksek sesle müzik dinliyor. Aykut Kocaman da bunu görünce herkesin içinde, ?Sen ne kadar rahat birisin. Arkadaşların üzgünken sen nasıl müzik dinliyorsun? diye çıkışıyor. Kazım ise Daum?dan izin aldığını söylüyor ve Kocaman?ı, ?Sen kimsin? diye tersliyor. Seks skandalı ve yaptığı kaza sonrası da gönderiliyor.
* Peki, şu günlerde Fenerbahçe?den kimseyle görüşmedi mi?
- Aykut Kocaman ile görüşmüş. O da kendisine, ?Bir şartla seni takımda tutarız. Bizim istediklerimizi yapacaksın. Gece hayatın olmayacak. Ayda bir kez dışarı çıkacaksın. Bizden izinsiz ne bir yere gideceksin, ne de bir yere konuşacaksın. Seni, ocak ayına kadar deneyeceğiz. Bunlara uyarsan, yola devam ederiz? demiş.
* Kazım?ın cevabı ne olmuş?
- Tatil sonrası yüz yüze görüşecekler. O zaman durumu netlik kazanır. Ancak Fenerbahçe ile Kazım?ın arasının açık olduğunu öğrenen Galatasaray ise bu arada hemen devreye girdi.
* Nasıl girdi?
- Uzun saçlı bir yönetici Kazım ile görüştü.
* Haldun Üstünel mi?
- Adını tam bilmiyorum ama Galatasaray?da transfer işlerine bakıyormuş bu kişi.
* Görüşmede ne olmuş?
- Net bir şey yok ama Kazım, ?Önce kulübümle görüşeyim ben size döneceğim? demiş.
* Galatasaray?a gitmek istiyor mu?
- Teklife sıcak bakıyor. Onun zaten tek isteği İstanbul?da kalmak. En büyük arzusu bu.
Milliyet | | Samanyolu Haber Son Dakika 12.06.2010 | | | AslandansürprizmisillemehamlesiAslandan sürpriz misilleme hamlesi |
|
| 250 kişi, 44 bin madeni nasıl denetler? | Milli Gazete | 22.05.2010 10:52 |  | | | Zonguldaktaki felaket, bir kez daha Türkiyede maden ocaklarındaki kazaların artış nedenlerini, çözümlerini ve ihmalleri tartışmaya açtı. Bu konuda Meclise sunulan bir rapor, ilginç tespitler ortaya koyuyor: 2003 yılından sonra yapılan özelleştirmelerle birlikte kazalar arttı. Enerji Bakanlığının denetimleri yetersiz. Gelişmiş ülkeler kazaların önüne geçti ama Türkiyede hala kader deniliyor.
Zonguldaktaki grizu patlamasında 30 işçinin göçük altında kalması ve 28inin hayatını kaybetmesi ile sonuçlanan olay, Türkiyedeki maden ocaklarındaki kaza ve ölüm oranlarındaki artışı bir kez daha gözler önüne serdi. İstatistiklere göre, Türkiye iş kazaları bakımından dünyanın en güvensiz ülkeleri arasında bulunuyor. Ayrıca tüm dünya genelinde iş kazaları açısından 3ncü sırada yer alan Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında maalesef birinci durumda.... devamı | | Milli Gazete Güncel 22.05.2010 | | | 250kişi44binmadeninasıldenetler?250 kişi 44 bin madeni nasıl denetler? |
|
| 250 kişi, 44 bin madeni nasıl denetler? | Milli Gazete | 22.05.2010 10:21 |  | | | Zonguldaktaki felaket, bir kez daha Türkiyede maden ocaklarındaki kazaların artış nedenlerini, çözümlerini ve ihmalleri tartışmaya açtı. Bu konuda Meclise sunulan bir rapor, ilginç tespitler ortaya koyuyor: 2003 yılından sonra yapılan özelleştirmelerle birlikte kazalar arttı. Enerji Bakanlığının denetimleri yetersiz. Gelişmiş ülkeler kazaların önüne geçti ama Türkiyede hala kader deniliyor.
Zonguldaktaki grizu patlamasında 30 işçinin göçük altında kalması ve 28inin hayatını kaybetmesi ile sonuçlanan olay, Türkiyedeki maden ocaklarındaki kaza ve ölüm oranlarındaki artışı bir kez daha gözler önüne serdi. İstatistiklere göre, Türkiye iş kazaları bakımından dünyanın en güvensiz ülkeleri arasında bulunuyor. Ayrıca tüm dünya genelinde iş kazaları açısından 3ncü sırada yer alan Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında maalesef birinci durumda.... devamı | | Milli Gazete Son Dakika 22.05.2010 | | | 250kişi44binmadeninasıldenetler?250 kişi 44 bin madeni nasıl denetler? |
|
| Dalga sürat teknesini böyle yuttu | Zaman | 06.05.2010 16:27 |  | | |
| Dalga sürat teknesini böyle yuttu | Zaman | 06.05.2010 16:27 |  | | |
| Dalga sürat tenkesini böyle yuttu | Zaman | 06.05.2010 16:23 |  | | Dünyanın en heyecanlı motorsporları organizasyonlarından biri olan Offshore yarışlarında ilginç bir kaza yaşandı. 74 beygirlik motoruyla suları yararak ilerleyen tekne, bir dalda ile havalanıp aynı hızla suya çakılıyor. Sular içinde bir anda kaybolan tekneden pilotlar yara almadan çıkmayı başarıyor. | | Zaman Multimedya 06.05.2010 | | | DalgasürattenkesiniböyleyuttuDalga sürat tenkesini böyle yuttu |
|
| En ilginç kaza fotoğrafları | Zaman | 30.04.2010 15:28 |  | | |
| 320 ile giderken lastikler fırladı (video) | İnternet Haber | 16.04.2010 16:09 |  | | |
| Susurluk'u böyle kapattılar - Video | Samanyolu Haber | 28.03.2010 20:17 |  | | Susurluk Kazasında ortaya dökülen kirli ilişkilerin ve derin yapının üstü nasıl örtüldü? Sivas Cezaevinde yatan bir hükümlünün, Ergenekon savcılarına gönderdiği mektup, bu sorunun cevabını verecek İddİalarla dolu.
21 Kasım 1999da Esenboğa Havalimanı yolunda bir milletvekili hayatını kaybetti. Olay kamuoyuna kaza olarak duyuruldu, kayıtlara da öyle geçti, ancak akıllarda kocaman soru işaretleri bıraktı. Zira ölen kişi TBMM Susurluk Komisyonu Sözcüsü ve FP Milletvekili Bedri İncetahtacıydı.
İncetahtacı, Susurlukta deşifre olan kirli ilişkileri araştıran komisyondan şüpheli şekilde ölen 5 kişiden biriydi. Bu kazadan 11 yıl sonra Sivas Cezaevinden Gökhan Sakat isimli bir hükümlü dikkat çekecek iddialarda bulundu.
Sakat, Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılara bir mektup yazarak İncetahtacının kazada değil aracı çapraz ateşe tutularak öldürüldüğünü ileri sürdü.
Gökhan Sakat, olay mahallinin özenle temizlendiğini ve suikaste dair bütün izlerin toplandığını da ileri sürdü. Sakatın en ilginç iddiası ise o saldırıda kendisinin de olduğuydu. Hükümlü, İncetahtacıya sıkılan kurşunun jandarma envanterine kayıtlı olduğunu ve hali hazırda kendisi tarafından saklandığını ileri sürdü. Dahası kullanılan silahın yerini ve kime ait olduğunu da biliyordu.
Cezaevindeki Sakatın itirafları böyle... Aslında İncetahtacının öldüğü olay sonrası yaşananlar da bu iddiaların göz ardı edilemeyeceğini gösteriyor. Zira iddialara göre kaza sonrası jandarma, Finlandiya Cumhurbaşkanının Ankaraya gelecek olmasını gerekçe göstererek İncetahtacının otomobilini inceletmeden olay yerinden kaldırdırdı ve Akyurt Jandarma Karakoluna çekti. Üstelik kaza yapan araç, ölen milletvekilinin ailesine bile gösterilmedi.
Bu yüzden, İncetahtacının hayatını kaybettiği bu olay, Susurluk Skandalının üzerinin örtüldüğü kaza olarak anılmaya başlandı. İşin ilginç yanı Susurluk ilişkileri hakkında bilgisi olan, MİT görevlisi Ertuğrul Berkman, Hakim Akman Akyürek, dedektiflik bürosu sahibi Cengiz Çelik ve Abdullah Çatlının ortağı Efraim Barut da şüpheli trafik kazalarında hayatlarını kaybetti.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 28.03.2010 | | | Susurlukuböylekapattılar-VideoSusurluku böyle kapattılar - Video |
|
| İnanılmaz kazalar kamerada - Video | Samanyolu Haber | 19.02.2010 17:18 |  | | Batmanda meydana gelen ve biri ölümlü 4 trafik kazası, kent genelinde kullanılan MOBESE kameralarınca kaydedildi. Batman Emniyet Müdürlüğünce 14 ayrı noktaya kurulan MOBESE sayesinde kentin en yoğun bölgeleri 24 saat izlenirken, kameralar trafik kazalarını da kaydediyor. Batman Anadolu Lisesi önündeki kavşakta, trafik kurallarına uyulmaması sonucu meydana gelen 3 ayrı kaza, tüm detayıyla MOBESE kameralarınca görüntülendi.
Kavşağa ters yönden giren bir bisiklet sürücüsü, karşı yönden gelen aracın çarpması sonucu bu hatasının bedelini canı ile ödedi. Aynı kavşaktaki diğer kazalarda da sürücülerin yaptığı kural hatalarının neden olduğu trafik kazaları tüm detaylarıyla görülüyor.
SSK kavşağında otomobilin çarpması sonucu sürüklenen bir motosiklet sürücüsünün hiç bir şey olmamış gibi kalktıktan sonra otomobil sürücüsü ile tartışmaya başlaması da kaydedilen ilginç görüntüler arasında yer aldı.
AA | | Samanyolu Haber Son Dakika 19.02.2010 | | | İnanılmazkazalarkamerada-Videoİnanılmaz kazalar kamerada - Video |
|
| Ölümün kıyısından dönmüşler! | Samanyolu Haber | 03.02.2010 16:03 |  | | Rol aldıkları filmlerde dublör kullanmamayı tercih eden ünlü yıldızlar, film uğruna canını tehlikeye atıyor. Özellikle aksiyon filmlerindeki tehlikeli sahneler nedeniyle sinema dünyasının pek çok tanınmış ismi önemli sağlık sorunlarına yol açan set kazaları yaşadı.
Sinema dergisi Empireın İngiltere baskısının internet sitesinde yer alan derlemede ünlülerin geçirdiği set kazalarına yer verildi. Beyazperdenin 63 yaşındaki ihtiyar delikanlısı Sylvester Stalloneden Oscarlı güzel oyuncu Angelina Jolieye, kaza rekortmeni Jackie Chanden beyazperdenin son James Bondu Daniel Craige kadar uzanan set kazası kurbanı ünlüler şöyle:
-Sylvester Stallone: Rocky ve Rambo serilerinin ünlü oyuncusu Sylvester Stallone, Afganistan Dağlarına tırmanmaktan ok atarak helikopter düşürmeye kadar uzanan zorlu aksiyon sahnelerinde dublör kullanmadan rol alıyor. 63 yaşında olan tanınmış oyuncu, son olarak Expandables adlı filmde kamera karşısına geçtiğinde feci şekilde boynunu incitti. Filmde Steve Austin ile dövüş sahnesinde boynunda bir ağrı hisseden ünlü oyuncu, daha sonra çok önemli bir operasyon geçirerek boynuna platin takıldı. Yaşadığı sağlık sorunuyla ilgili espri yapan Stallone, En çok neye gülüyorum biliyor musunuz, havaalanlarının arama noktalarından geçerken artık üzerimde metal var diyor.
-Jackie Chan: Uğradığı set kazaları neredeyse bir kitabı dolduracak kadar çok olan Jackie Chan, defalarca boynundan, başından, kollarından, belinden ve bacaklarından yaralandı. Chanin yaşadığı kazalar arasında en ilginci ise Rob-B-Hood adlı filmin çekimleri sırasında meydana geldi. Chan, sette yaşanan bir kaza sonucu hastaneye kaldırılırken, kazaya bir dövüş sahnesinin çekimleri sırasında yanlış ayakkabı giyen dublörün tekmesinin sert şekilde Chanin göğsüne gelmesinin neden olduğu bildirildi. Oyuncu ise her zaman güvenliğe önem vermesine rağmen çekimlerde bu tür kazaların olabildiğini belirtti.
-Dennis Quaid: 1988 yapımı Everybodys All-American filminde rol alan Dennis Quaid, gerçek yaşamında da Amerikan futbolu oyuncusu olan Tim Fox ile çarpıştı. Köprücük kemiği kırılan oyuncu iyileşene kadar çekimlere haftalarca ara verildi.
-OSCARLI GÜZELLER DE SET KAZASI KURBANI-
-Halle Berry: Oscar ödüllü Halle Berry, setlerin en çok kazaya uğrayan kadın oyuncuları arasında yer alıyor. Gothika adlı gerilim filminde Penelope Cruz ve Robert Downey Jr. ile kamera karşısına geçen Berry, çekimler sırasında kolunu kırdı. Kedi Kadın-Catwoman filminde de başından yaralanan talihsiz güzel, Başka Gün Öl-Die Another Day filminin çekimlerinde ise ilginç bir tehlike atlattı. Bir sahnede boğazına cisim takılan Berry, 007 James Bond rolündeki Pierce Brosnanın hemen müdahale etmesi nedeniyle boğulmaktan kurtuldu.
-Angelina Jolie: Bir başka Oscarlı oyuncu Angelina Jolie de gerilim türündeki Salt adlı filmin çekimleri sırasında kaza geçirdi. Geçen yılın sonlarında kamera karşısına geçen Jolie, çekimler sırasında başını çarparak alnından yaralandı. Çekimleri Long Islandda gerçekleştirilen filmin setinden ambulansla alınarak hastaneye kaldırılan güzel yıldızın yüzünde kaza sonrası herhangi bir iz kalmadı.
-Robert Downey Jr: Son olarak Sherlock Holmes filmi için kamera karşısına geçerek dünyanın en ünlü dedektifini canlandıran tecrübeli oyuncu, filmde eski bir güreşçi olan ve devasa yapısıyla tanınan Robert Maillet ile ringe çıktı. Dövüş sahnesinde nakavt olan Robert Downey Jr., çenesini çarptı. Ağzına tam 6 dikiş atılan oyuncu, kan içinde ringi terketti.
-JAMES BOND DA YARALANIR!-
-Daniel Craig: Sinema dünyasının gözü pek karakteri 007 James Bondu canlandıran İngiliz aktör Daniel Craig de Quantum of Solace adlı Bond filminin setinde kazaya uğradı. Filmin çekimleri sırasında elini ve bir parmağını boydan boya kesen oyuncu, çok kan kaybetti. Craig, setteki acil yardım ekibinin müdahalesinin ardından birkaç gün sonra çekimlere döndü.
-Buster Keaton: Beyazperdenin siyah-beyaz yıllarının ünlü aktörü Buster Keatonın yaşadığı set kazası ise gerçekten sinema tarihine geçecek türden. Keaton, 1932 yılında rol aldığı Sherlock Jr. adlı filmde su kulesinin (eski binalarda bulunan geniş su hazneli metal boru) altındayken suyun fazla gelmesi nedeniyle düştü. Demiryolu hattına yuvarlanan oyuncu, boynunda bir ağrı hissetti. Buna rağmen boynunun kırık olduğunu tam 10 yıl boyunca fark edemeyen Keaton, uzun yıllar boyu inanılmaz bir baş ağrısıyla yaşadı. Yıllar sonra doktora gittiğinde ilginç gerçekle karşılaşan aktör, böylece tarihe geçti. | | Samanyolu Haber Son Dakika 03.02.2010 | | | ÖlümünkıyısındandönmüşlerÖlümün kıyısından dönmüşler |
|
| KAR şiddetini artırdı, işte son durum | Samanyolu Haber | 24.01.2010 09:16 |  | | İstanbulda dün gece başlayan ve akşam saatlerine kadar devam eden yoğun kar yağışı gece tekrar etkisini gösterdi. Özellikle kentin yüksek kesimlerinde şidettli rüzgarın etkisi ile tipiye dönüşen kar yağışı vatandaşlara zor anlar yaşatıyor. Soğuk hava nedeniyle buz tutan yollarda araçlar yavaş ilerlemek zorunda kalıyor.
Vatandaşlarsa İstanbulun beyaza bürünen sokaklarında kartopu oynayıp karın keyfini sürdü. Ataşehirde arkadaşının, bindiği bozuk motoru ayağıyla iterek, yol almasını sağlayan başka bir motorlunun buz tutan yolda tehlikeli seyri ilginç görüntülere sahne oldu.
Akşam saatlerinden itibaren etkisini hissettiren şiddetli kar yağışı İstanbulda hayatı olumsuz etkiledi. 85 kilometreye ulaşan rüzgarın hızı, 17 ağaç ile 22 telefon ve elektrik direğinin devrilmesine, 28 çatının uçmasına ve sebep oldu. Yer yer kalınlığı 35 santimetreye ulaşacağı tahmin edilen karla mücadele için İstanbul Büyükşehir Belediyesi 770 araç ve 3475 personel ile hizmet verdi. Akşam boyunca meydana gelen iki ayrı kazada ise 20 kişi yaralandı. Elverişsiz hava şartları nedeniyle bazı bölgelerde doğalgaz kesintilerinin yaşandığı belirtilirken, vatandaşların gaz kesintilerinde kombilerini kapatması gerektiği ifade edildi.
İstanbulda dün sabah saatlerinde başlayan fırtına şeklinde esen rüzgar ile yağmur, gece yarısından itibaren İstanbulun yüksek kesimlerinde kar şeklinde düşmeye başladı.
Silivri, Çatalca, Avcılar, Büyükçekmece, Beylikdüzü gibi ilçelerde etkisini gösteren kar gecenin ilerleyen saatlerinde İstanbulun her noktasında kendini gösterdi. Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünün hava tahminlerine göre kar yağışı pazartesi akşamına kadar devam edecek. Şehir merkezinde kar kalınlığının 5-10 santimetre, yüksek semtlerde ise 15-35 santimetre aralığında olacağı tahmin ediliyor. Bazı istasyonlarda ölçülen yağış miktarı ise şöyle: Çavuşbaşı 52,8 kilogram (kg), Aksaray 37 (kg), Kartal 46,2 (kg), Sarıyer 36,2 (kg), Şile 43 (kg), Terkos 30 (kg), Hadımköy 27 (kg), Florya 28 (kg).
Yoğun kar yağışı ile birlikte AKOM ekipleri de alarma geçti. Gece boyunca tuzlama ve solüsyon çalışmaları yapıldı. İlerleyen saatlerde küreme araçları devreye girerek, trafiğin aksamasını önledi. Çalışmalarda 3475 personel görev alırken, toplamda 770 araç hizmet verdi. Yolların kayganlaşmasını önlemek için bin 320 ton tuz kullanıldı. Hızı 85 kilometreye varan rüzgar nedeniyle 17 ağaç ve 22 telefon ve elektrik direği devrildi, 28 çatı uçtu.
Kayganlaşan yolda birçok maddi hasarlı kaza meydana geldi. İstanbulda iki büyük kaza oldu. Silivri E-5 Karayolu girişinde tipi nedeniyle park halindeki bir otomobile çarpan yolcu otobüsü devrildi. Kazada 10 kişi hafif şekilde yaralandı. Bir diğer kaza ise Kağıthane Nurtepe TEM Bağlantı yolu üzerinde meydana geldi. Kazada 10 kişi yaralı olarak sağlık ekiplerine teslim edildi.
Bu arada, İBB Sağlık Daire Başkanlığı ekipleri, sokaklarda yaşayan 271 vatandaşı otel ve spor salonlarına taşıdı. Sağlık ve temizlik kontrolü yaptırılan ve yeni elbiseler verilen evsiz vatandaşlardan bazıları hastaneye sevk edildi.
Boğaz geçişi enerji hatlarında meydana gelen arıza nedeniyle İstanbulun bazı bölgelerine 50 dakika elektrik verilemedi. Elektrik kesintisi nedeniyle İstanbul Metrosu Taksim-Atatürk Oto Sanayii İstasyonları arasında ulaşım aksadı. Elektriklerin verilmesiyle seferler normale döndü. Elektrik kesintileri nedeniyle bazı bölgelerde doğalgaz kesintilerinin meydana geldiği ifade edildi.
AKOMdan yapılan uyarıda elektrikler kesildiğinde vatandaşların kombilerini mutlaka kapatmaları gerektiği vurgulandı. Kombilerin kapatılmaması durumunda ani yükleme ile bina girişlerinde bulunan regülatörlerde atmaların meydana geldiği belirtildi.
- Zonguldakın Ereğli İlçesinde aniden bastıran kar yağışı hayatı olumsuz etkiledi. Bir anda beyaz çarşafa bürünen Ereğli sokaklarında hazırlıksız yakalanan sürücüler zor anlar yaşadı.
Meteoroloji tarafından yoğun kar yağışı ve tipi uyarılarına kulak asmayan Ereğlili sürücüler, özellikle Yeşiltepe-Kepez ve Ereğli Zonguldak karayolunda zor anlar yaşadı. Akşam 22.00 sularında başlayan kar yağışı kısa sürede etkili oldu. Bir anda beyaz çarşafa bürünen Ereğli de sürücülerin hazırlıksız yakalanması renkli görüntülere sahne oldu.
En çok sorunun yaşandığı Ereğli Zonguldak Karayolunda başlayan kar yağışı ile birlikte Karayolları ekipleri de çalışmalarına başladı. Ören köyü yol ayrımında bekleyen İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri uzun araç ve kamyonların geçişine izin vermedi. Kar yağışının iyice yoğunlaştığı dakikalarda ise ekipler, otobüslerin de geçişini engelledi. Karayolları ekiplerinin temizlik çalışmalarını tamamlamasının ardından yol trafiğe açıldı. Kar yağışının şiddetine göre ise yol zaman zaman yeniden trafiğe kapandı.
Ereğli Yeşiltepe karayolunda da durum farklı değildi. Kar yağışı sonrasında beyazla kaplanan yoldan çıkamayan sürücülere vatandaşlar yardım etti. Bazı sürücüler ise yola çıkamayacağını anlayınca aracını park edere | | Samanyolu Haber Son Dakika 24.01.2010 | | | KARşiddetiniartırdıiştesondurumKAR şiddetini artırdı işte son durum |
|
|
| |