Habergec.Com Aranan Kelimeler:en ucuz 20 otomobil Değerlendirme: 10 / 10 345228
habergec.com
18.04.2014 Cuma
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler
Gazeteler
İnternet Siteleri
Televizyonlar
Radyolar
Diğer

:: Gruplar
 

en ucuz 20 otomobil

Lüks tüketime vergi ayarı geliyor
Haber7
02.01.2014
08:12
Yeni yılın vergileri belli oldu Cep vergisi yüzde 20 arttı En ucuz sigara 6 lira oluyor Yeni otomobil fiyatında yüzde 4 artış var
Haber7
Son Dakika
02.01.2014
LükstüketimevergiayarıgeliyorLüks tüketime vergi ayarı geliyor
43 bin liralık aracın 5 yıllık vergisi 42 bin lira
Zaman
16.12.2013
02:04
Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) ve Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Merkezi’nin (TEPAV) hazırladığı sektör raporuna göre, bir tüketici 43 bin 409 liraya satın aldığı bir araca 5 yıl içinde 41 bin 771 lira vergi ödüyor. Sadece yakıt için ödediği KDV ve ÖTV tutarı yıllık 3 bin 360 lira.Türkiye’de dolaysız vergiler, tüm vergi gelirlerinin yaklaşık üçte birini oluşturuyor. Tüketicinin ödediği KDV, ÖTV ve MTV gibi vergiler devletin esas gelir kaynağını oluşturuyor. Bu durumda oto sahibi olmak isteyenler dünyanın en yüksek vergileriyle karşı karşıya kalıyor. Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) ve Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Merkezi’nin (TEPAV) yaptığı ‘Dünya ve Türkiye Otomotiv Sektörü 2013’ çalışmasının sonucuna göre bir araç sahibi satın aldığı araca 5 yıl içinde araç fiyatının yaklaşık 2 katı kadar vergi ödüyor. TEPAV Proje Koordinatörü Ozan Acar, yaptıkları hesaplamayı şu şekilde anlattı: 43 bin 409 liraya alınan bir otomobil, net satış bedeli 25 bin 835 lira. Araca ödenen satın alma ve kullanılacak kredinin dosya masraflarıyla alınan verginin tutarı 20 bin 892 lira. Araç sahibi araçta kullandığı yakıt için yıllık 3 bin 360 lira KDV ve ÖTV ödüyor. Yıllık 414 lira ile 827 lira arası MTV ödeyen araç sahibi, kasko ve trafik sigortasına yıllık 84,5 lira vergi veriyor. Bunun üzerine muayene ve bakım ücretlerinde ödediği vergiler de eklendiğinde 5 yılın sonunda sürücüye 41 bin 771 liralık fatura çıkıyor. Raporun, otomotiv sektörü hakkında etraflı bir çalışma olduğuna dikkat çeken ODD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Bayraktar de dünya ve Türkiye’deki sektör eğilimleri hakkında konuştu. Hem pazarın hem de üretimin Batı’dan Doğu’ya kaydığını aktaran Bayraktar, bu dönüşüm içerisinde Türkiye’nin pozisyon alması gerektiğini vurguladı. Türkiye’de otomotiv sahipliğinin Amerika’nın altıda biri, Avrupa’nın da dörtte biri olduğuna dikkat çeken Bayraktar, şu an 1.000 kişiye düşen araç miktarının 151 olduğu, mevcut gidişatla bunun 15 yıl içinde 256’ya çıkacağı bilgisini verdi. Bu rakam Amerika’da 919, Doğu Avrupa ülkelerinde 611i Kore’de ise 356. İngiltere, Almanya, Fransa ve İspanya’da araç parkı yaşının 7-10 yıl arasında olduğu bilgisini veren Yönetim Kurulu Başkanı, “Avrupa’da yaş ortalaması 40 iken Türkiye’de 29. Avrupa’nın en genç nüfusuna sahip olan Türkiye’de araç parkı yaşı 16 gibi yüksek bir rakam.” dedi. ODD Genel Koordinatörü Hayri Erce de Türkiye’nin üretim merkezi haline gelmesi için içi pazarın güçlü olması gerektiğine dikkat çekti. Ancak vergilerin artırılmasıyla Türkiye’nin bu potansiyele ulaşmasının geciktiğini sözlerine ekledi. Türkiye’de vergilerin yüksek olduğunu anlatan Erce, “Bu yüzden en ucuz arabaları alıyoruz.” diye konuştu. Türkiye’de araç motor hacmine göre vergi alınıyor. 1600 cc motorun altındaki araçlar için yüzde 40, 1600-2000 cc arası için yüzde 80 ve 2000 cc üzeri araçlar için yüzde 130 vergi uygulanıyor.Hafif ticari dünyanın tersine bizde düşüyorDünya ve Türkiye otomobil sektörü raporunda dikkat çeken bir konuda hafif ticari araç satışlarının dünya pazarlarında yükselirken bizde gerileme içinde olması. Raporda, 2013’te 81,2 milyon adet olan küresel binek otomobil üretiminin 2028 yılında 78,6 milyon adete gerileyeceği belirtilirken, 5,2 milyon adet olan hafif ticari araç üretiminin ise 2028 yılına kadar 2 milyon adet artacağına dikkat çekiliyor. 2012 yılı itibarıyla dünya hafif ticari araç üretiminin yüzde 2,22 gibi görece yüksek bir bölümünü gerçekleştiren Türkiye’nin 2028 yılına kadar yükselecek olan bu pazardan pay alabilmek için üretimi ve yeni model yatırımları artıracak şekilde özellikle iç pazarını da canlı tutması gerekiyor.Hedef ve stratejiler tekrar gözden geçirilsinOtomotiv sektörü, hükümetin otomotiv sanayi strateji belgesinde yer alan hedef ve stratejilerin dünya otomotiv sektöründeki dönüşüm ve değişiklikler göz önüne alınarak revize edilmesini talep ediyor. ODD ve TEPAV işbirliği ile hazırlanan raporun ‘Hedef ve stratejiler’ bölümünde hükümetin otomotiv sanayi strateji belgesi, yıllık 1,5 milyon adetlik üretim öngörülen ‘Onuncu 5 yıllık kalkınma planı’ ve 4 milyon adetlik bir üretim hedefinin olduğunun altı çizilirken 2023 yılı hedeflerinin konsolide edilmesi, yeni ve hayata geçirilebilir hedefler konulması gerektiği belirtiliyor.
Zaman
En Çok Okunan
16.12.2013
43binliralıkaracın5yıllıkvergisi42binlira43 bin liralık aracın 5 yıllık vergisi 42 bin lira
43 bin liralık aracın 5 yıllık vergisi 42 bin lira
Zaman
16.12.2013
01:55
Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) ve Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Merkezi’nin (TEPAV) hazırladığı sektör raporuna göre, bir tüketici 43 bin 409 liraya satın aldığı bir araca 5 yıl içinde 41 bin 771 lira vergi ödüyor. Sadece yakıt için ödediği KDV ve ÖTV tutarı yıllık 3 bin 360 lira.Türkiye’de dolaysız vergiler, tüm vergi gelirlerinin yaklaşık üçte birini oluşturuyor. Tüketicinin ödediği KDV, ÖTV ve MTV gibi vergiler devletin esas gelir kaynağını oluşturuyor. Bu durumda oto sahibi olmak isteyenler dünyanın en yüksek vergileriyle karşı karşıya kalıyor. Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) ve Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Merkezi’nin (TEPAV) yaptığı ‘Dünya ve Türkiye Otomotiv Sektörü 2013’ çalışmasının sonucuna göre bir araç sahibi satın aldığı araca 5 yıl içinde araç fiyatının yaklaşık 2 katı kadar vergi ödüyor. TEPAV Proje Koordinatörü Ozan Acar, yaptıkları hesaplamayı şu şekilde anlattı: 43 bin 409 liraya alınan bir otomobil, net satış bedeli 25 bin 835 lira. Araca ödenen satın alma ve kullanılacak kredinin dosya masraflarıyla alınan verginin tutarı 20 bin 892 lira. Araç sahibi araçta kullandığı yakıt için yıllık 3 bin 360 lira KDV ve ÖTV ödüyor. Yıllık 414 lira ile 827 lira arası MTV ödeyen araç sahibi, kasko ve trafik sigortasına yıllık 84,5 lira vergi veriyor. Bunun üzerine muayene ve bakım ücretlerinde ödediği vergiler de eklendiğinde 5 yılın sonunda sürücüye 41 bin 771 liralık fatura çıkıyor. Raporun, otomotiv sektörü hakkında etraflı bir çalışma olduğuna dikkat çeken ODD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Bayraktar de dünya ve Türkiye’deki sektör eğilimleri hakkında konuştu. Hem pazarın hem de üretimin Batı’dan Doğu’ya kaydığını aktaran Bayraktar, bu dönüşüm içerisinde Türkiye’nin pozisyon alması gerektiğini vurguladı. Türkiye’de otomotiv sahipliğinin Amerika’nın altıda biri, Avrupa’nın da dörtte biri olduğuna dikkat çeken Bayraktar, şu an 1.000 kişiye düşen araç miktarının 151 olduğu, mevcut gidişatla bunun 15 yıl içinde 256’ya çıkacağı bilgisini verdi. Bu rakam Amerika’da 919, Doğu Avrupa ülkelerinde 611i Kore’de ise 356. İngiltere, Almanya, Fransa ve İspanya’da araç parkı yaşının 7-10 yıl arasında olduğu bilgisini veren Yönetim Kurulu Başkanı, “Avrupa’da yaş ortalaması 40 iken Türkiye’de 29. Avrupa’nın en genç nüfusuna sahip olan Türkiye’de araç parkı yaşı 16 gibi yüksek bir rakam.” dedi. ODD Genel Koordinatörü Hayri Erce de Türkiye’nin üretim merkezi haline gelmesi için içi pazarın güçlü olması gerektiğine dikkat çekti. Ancak vergilerin artırılmasıyla Türkiye’nin bu potansiyele ulaşmasının geciktiğini sözlerine ekledi. Türkiye’de vergilerin yüksek olduğunu anlatan Erce, “Bu yüzden en ucuz arabaları alıyoruz.” diye konuştu. Türkiye’de araç motor hacmine göre vergi alınıyor. 1600 cc motorun altındaki araçlar için yüzde 40, 1600-2000 cc arası için yüzde 80 ve 2000 cc üzeri araçlar için yüzde 130 vergi uygulanıyor.Hafif ticari dünyanın tersine bizde düşüyorDünya ve Türkiye otomobil sektörü raporunda dikkat çeken bir konuda hafif ticari araç satışlarının dünya pazarlarında yükselirken bizde gerileme içinde olması. Raporda, 2013’te 81,2 milyon adet olan küresel binek otomobil üretiminin 2028 yılında 78,6 milyon adete gerileyeceği belirtilirken, 5,2 milyon adet olan hafif ticari araç üretiminin ise 2028 yılına kadar 2 milyon adet artacağına dikkat çekiliyor. 2012 yılı itibarıyla dünya hafif ticari araç üretiminin yüzde 2,22 gibi görece yüksek bir bölümünü gerçekleştiren Türkiye’nin 2028 yılına kadar yükselecek olan bu pazardan pay alabilmek için üretimi ve yeni model yatırımları artıracak şekilde özellikle iç pazarını da canlı tutması gerekiyor.Hedef ve stratejiler tekrar gözden geçirilsinOtomotiv sektörü, hükümetin otomotiv sanayi strateji belgesinde yer alan hedef ve stratejilerin dünya otomotiv sektöründeki dönüşüm ve değişiklikler göz önüne alınarak revize edilmesini talep ediyor. ODD ve TEPAV işbirliği ile hazırlanan raporun ‘Hedef ve stratejiler’ bölümünde hükümetin otomotiv sanayi strateji belgesi, yıllık 1,5 milyon adetlik üretim öngörülen ‘Onuncu 5 yıllık kalkınma planı’ ve 4 milyon adetlik bir üretim hedefinin olduğunun altı çizilirken 2023 yılı hedeflerinin konsolide edilmesi, yeni ve hayata geçirilebilir hedefler konulması gerektiği belirtiliyor.
Zaman
Ekonomi
16.12.2013
43binliralıkaracın5yıllıkvergisi42binlira43 bin liralık aracın 5 yıllık vergisi 42 bin lira
43 bin liralık aracın 5 yıllık vergisi 42 bin lira
Zaman
16.12.2013
01:55
Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) ve Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Merkezi’nin (TEPAV) hazırladığı sektör raporuna göre, bir tüketici 43 bin 409 liraya satın aldığı bir araca 5 yıl içinde 41 bin 771 lira vergi ödüyor. Sadece yakıt için ödediği KDV ve ÖTV tutarı yıllık 3 bin 360 lira.Türkiye’de dolaysız vergiler, tüm vergi gelirlerinin yaklaşık üçte birini oluşturuyor. Tüketicinin ödediği KDV, ÖTV ve MTV gibi vergiler devletin esas gelir kaynağını oluşturuyor. Bu durumda oto sahibi olmak isteyenler dünyanın en yüksek vergileriyle karşı karşıya kalıyor. Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) ve Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Merkezi’nin (TEPAV) yaptığı ‘Dünya ve Türkiye Otomotiv Sektörü 2013’ çalışmasının sonucuna göre bir araç sahibi satın aldığı araca 5 yıl içinde araç fiyatının yaklaşık 2 katı kadar vergi ödüyor. TEPAV Proje Koordinatörü Ozan Acar, yaptıkları hesaplamayı şu şekilde anlattı: 43 bin 409 liraya alınan bir otomobil, net satış bedeli 25 bin 835 lira. Araca ödenen satın alma ve kullanılacak kredinin dosya masraflarıyla alınan verginin tutarı 20 bin 892 lira. Araç sahibi araçta kullandığı yakıt için yıllık 3 bin 360 lira KDV ve ÖTV ödüyor. Yıllık 414 lira ile 827 lira arası MTV ödeyen araç sahibi, kasko ve trafik sigortasına yıllık 84,5 lira vergi veriyor. Bunun üzerine muayene ve bakım ücretlerinde ödediği vergiler de eklendiğinde 5 yılın sonunda sürücüye 41 bin 771 liralık fatura çıkıyor. Raporun, otomotiv sektörü hakkında etraflı bir çalışma olduğuna dikkat çeken ODD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Bayraktar de dünya ve Türkiye’deki sektör eğilimleri hakkında konuştu. Hem pazarın hem de üretimin Batı’dan Doğu’ya kaydığını aktaran Bayraktar, bu dönüşüm içerisinde Türkiye’nin pozisyon alması gerektiğini vurguladı. Türkiye’de otomotiv sahipliğinin Amerika’nın altıda biri, Avrupa’nın da dörtte biri olduğuna dikkat çeken Bayraktar, şu an 1.000 kişiye düşen araç miktarının 151 olduğu, mevcut gidişatla bunun 15 yıl içinde 256’ya çıkacağı bilgisini verdi. Bu rakam Amerika’da 919, Doğu Avrupa ülkelerinde 611i Kore’de ise 356. İngiltere, Almanya, Fransa ve İspanya’da araç parkı yaşının 7-10 yıl arasında olduğu bilgisini veren Yönetim Kurulu Başkanı, “Avrupa’da yaş ortalaması 40 iken Türkiye’de 29. Avrupa’nın en genç nüfusuna sahip olan Türkiye’de araç parkı yaşı 16 gibi yüksek bir rakam.” dedi. ODD Genel Koordinatörü Hayri Erce de Türkiye’nin üretim merkezi haline gelmesi için içi pazarın güçlü olması gerektiğine dikkat çekti. Ancak vergilerin artırılmasıyla Türkiye’nin bu potansiyele ulaşmasının geciktiğini sözlerine ekledi. Türkiye’de vergilerin yüksek olduğunu anlatan Erce, “Bu yüzden en ucuz arabaları alıyoruz.” diye konuştu. Türkiye’de araç motor hacmine göre vergi alınıyor. 1600 cc motorun altındaki araçlar için yüzde 40, 1600-2000 cc arası için yüzde 80 ve 2000 cc üzeri araçlar için yüzde 130 vergi uygulanıyor.Hafif ticari dünyanın tersine bizde düşüyorDünya ve Türkiye otomobil sektörü raporunda dikkat çeken bir konuda hafif ticari araç satışlarının dünya pazarlarında yükselirken bizde gerileme içinde olması. Raporda, 2013’te 81,2 milyon adet olan küresel binek otomobil üretiminin 2028 yılında 78,6 milyon adete gerileyeceği belirtilirken, 5,2 milyon adet olan hafif ticari araç üretiminin ise 2028 yılına kadar 2 milyon adet artacağına dikkat çekiliyor. 2012 yılı itibarıyla dünya hafif ticari araç üretiminin yüzde 2,22 gibi görece yüksek bir bölümünü gerçekleştiren Türkiye’nin 2028 yılına kadar yükselecek olan bu pazardan pay alabilmek için üretimi ve yeni model yatırımları artıracak şekilde özellikle iç pazarını da canlı tutması gerekiyor.Hedef ve stratejiler tekrar gözden geçirilsinOtomotiv sektörü, hükümetin otomotiv sanayi strateji belgesinde yer alan hedef ve stratejilerin dünya otomotiv sektöründeki dönüşüm ve değişiklikler göz önüne alınarak revize edilmesini talep ediyor. ODD ve TEPAV işbirliği ile hazırlanan raporun ‘Hedef ve stratejiler’ bölümünde hükümetin otomotiv sanayi strateji belgesi, yıllık 1,5 milyon adetlik üretim öngörülen ‘Onuncu 5 yıllık kalkınma planı’ ve 4 milyon adetlik bir üretim hedefinin olduğunun altı çizilirken 2023 yılı hedeflerinin konsolide edilmesi, yeni ve hayata geçirilebilir hedefler konulması gerektiği belirtiliyor.
Zaman
Ana Sayfa
16.12.2013
43binliralıkaracın5yıllıkvergisi42binlira43 bin liralık aracın 5 yıllık vergisi 42 bin lira
Saruhan Özel - Bir 'Nano' hikâyesi
Zaman
06.11.2013
01:54
Tata Motors, yılda 4 milyondan fazla motorlu taşıt üretimiyle dünyanın altıncı büyük üreticisi olan Hindistan’ın en büyük motorlu taşıt üreticisi.25 çeşit otomobil ve ticari araç üretip dünyanın birçok ülkesinde satıyor. Son global krizde Jaguar ve Land Rover gibi ünlü lüks markaları da bünyesine kattı. Yılda 1 milyon adedin üzerinde satış yaparak 35 milyar dolar gelire ulaşabiliyor. Şirket, 2008 yılında yeni bir proje başlattı. Kâğıt üzerinde mantıklı bir projeydi. Ortalama kişi başı yıllık gelirin 100 bin rupi (yaklaşık 1.500 dolar) olduğu Hindistan’da o dönemde en ucuz otomobil 300 bin rupi civarındaydı. Her bin kişiden sadece 7’si otomobil alabiliyor, iki ve üç tekerlekli ulaşım araçları halka daha çok hitap ediyordu. Ama onlar da yolların çok kötü olması nedeniyle emniyetli değildi ve ailelere hitap edemiyordu. Tata ailesi, yıllardır Henry Ford’un Model T’si, Hitler’in Volkswagen Kaplumbağa’sı (Beetle) gibi geniş kitlelerin işlerini görebileceği ve bütçelere de uyabilecek bir araba üretmek istiyordu. Fiyatın 1 lakh (100 bin rupi) olmasına karar verildi. Birkaç deneme sonrasında sadece geliştirilmesine 400 milyon dolar harcanan “Nano” ortaya çıktı (Resim). Tata Motors mühendisleri, 1 lakh fiyata ulaşabilmek için maliyetlerde sınırları zorladılar. 623 cc’lik, kıç tarafa monte edilen, saatte en fazla 105 km yapabilen ve 100 km’de 4,2 litre benzin yakan yeni bir motor üretildi, çok hafif malzemeler kullanıldı, boya maliyetini azaltan teknikler geliştirildi, tedarikçilerle uzun vadeli anlaşmalar yapıldı, bagaja sadece içeriden ulaşılınca 1,5 metrelik genişliğe 4 koltuk sığdırılabildi, yan aynaları kaldırıldı (ki zaten Hindistan’da arabalar birbirine çok yakın geçtiği için ya kapatılıyor ya da kırılıyordu), ön cama tek silecek konuldu, tekerlekler 3 vidalı yapıldı, torpido gözü, klima, radyo, hoparlör gibi aksesuarlar ve hatta takometre kaldırıldı. Geniş kesimlerin büyük oy gücü olduğu için Nano, araba başına 60 bin rupiye kadar çıkan bir şekilde bütçeden teşvik de aldı. Her üründe olduğu gibi Nano için de başarı ölçek ekonomisini yakalayabilmekle, yani sürüme giderek sabit maliyetleri otomobil başına çok düşük miktarlara düşürmekle gelecekti. Buna uygun bir şekilde yılda 250 bin adetle başlayıp birkaç yıl içinde 500 bine çıkarılacak bir üretim kapasitesi planlandı. Ne var ki, 2009 yılı Mart ayında sahiplerine teslim edilmeye başlanabilen Nano, bir türlü istenen satış rakamlarını yakalayamadı. Ayda 20-25 bin adetlik bir satış planlandığı halde aylık satış en fazla 2012 Mart ayında 10.475 adet olurken 2010 Kasım ayında 509 adede kadar geriledi. 2013 Eylül’üne kadar yapılan neredeyse 4 yıllık toplam satış 250 bin adetlik yıllık üretim kapasitesinin altında kaldı (Grafik). Ağustos ayında, geniş kitlelere satılacak diye üretilen Nano’dan ancak her biri 19 Nano alabilecek fiyata sattığı Jaguar XF Sedan kadar satılabildi. Maliyetlerde de evdeki hesap çarşıya uymadı ve 1 ‘lakh’lık araba diye pazarlanan Nano’nun fiyatı birkaç ay sonrasında bazı eyaletlerde 2 ‘lakh’ın da üzerine çıktı. Tata’nın yine devlet destekli düşük faizli finansman imkânları da satışları kurtaramadı. Nano, kâğıt üzerinde gerçekten de ekstralara ihtiyacı olmayan düşük gelirli kesimler tarafından tercih edilmesi gereken bir arabaydı. Ama başarılı olamamasının sebebi, kalitesinin fiyatının üzerine çıkamaması oldu. İlk alanlar kısa sürede otomobilin yetersizliğinden ve sık sık arıza yapmasından şikâyet ettiler. Ama en önemli sorun, ucuz arabaya hücum edeceği düşünülen düşük gelirli kesimlerin “ucuz görünen” bir arabayı almak istememesi oldu. Ne ilk arabalarını almak isteyenleri ne de biraz daha kalite sunan üst modellerin alıcılarını cezbedemedi. Alanların yarısı ikinci ya da üçüncü araba olarak Nano’yu tercih eden orta yaşlı kesim olurken sadece dörtte biri iki tekerlekli araçlardan otomobile geçenlerden oluştu. Başarısızlığı gören Tata, Nano’yu yeniden elden geçirmeye karar verdi. Şimdi daha cazip ve kaliteli dış boya renklerinden krom şeritlere, klima ve bluetooth’lu müzik sisteminden torpido gözüne kadar yeni ek ve değişikliklerle özellikle gençlere daha fazla hitap etmeye çalışıyor. Ama bekleneceği üzere buna paralel fiyatı da yükseliyor. Artık fiyatı resmen 1,5-2,2 lakh arasında değişiyor. Ve Tata, Nano’nun reklamlarını “halk arabası, 1 lakh’lık araba” diye değil, “Nano ile güzelliği kutlayın” şeklinde yapıyor. Nano’nun hikâyesinden görüldüğü üzere, yeni bir otomobil üretmek ve bunu da makul bir fiyatla yeterince satarak kâr edebilmek kolay bir şey değil. Tata Motors gibi yerel ve global motorlu taşıt sektörünü çok iyi bilen ve kendi teknolojisini ve markasını
Zaman
Köşe Yazıları
06.11.2013
SaruhanÖzel-BirNanohikâyesiSaruhan Özel - Bir Nano hikâyesi
Almanya'da otomobil sigortaları pahalanacak
Zaman
09.10.2013
16:45
Almanyada otomobil sigortaları gelecek yıl da pahalanacak. Pirimlerde ortalama yüzde 6 oranında artış yaşanacak. Bununla birlikte sürücüler bağlı oldukları sigorta kurumlarını değiştirerek yüzde 59a kadar tasarruf sağlayabiliyor.Almanya’da yapılan bir araştırma otomobil sigortalarının gelecek yıl yine pahalanacağını ortaya koydu. Geçen yıl ortalama yüzde 6,9 oranında artan sigorta primleri bu yılda yüzde 5,8 yükselecek.Direct Line şirketinin Sigorta Ekonomisi Enstitüsü’ne yaptırdığı araştırmada 10 örnek müşteri için 20 farklı kentte sigorta şirketleriyle görüşülerek fiyatlar belirlendi. Örnek müşteriler arasında evli kişiler, bekarlar, üniversite öğrencileri yer aldı.Ortaya çıkan sonuçlara göre araba sigortaları arasındaki fiyat farkının en yüksek olduğu şehir başkent Berlin. Bu şehirde sigorta fiyatları arasında bin 661 Euro fark tespit edildi.Araştırmayı yürüten kurumun başkanı Thomas Köhne, “Bu araştırmayla araba sigortaları arasındaki fiyat farkının ne kadar büyük olduğunu bir kez daha ortaya koyduk.” şeklinde konuştu.Uzmana göre, sürücüler şimdiye kadar yaptırdıkları araba sigorta kurumlarını değiştirerek yüzde 59a kadar tasarruf yapabiliyor. İnternette yapılacak küçük bir araştırmayla daha ucuz sigorta bulmak mümkün. Ancak sigorta şartlarının ve diğer müşterilerin görüşlerinin de dikkatle okunması gerekiyor. Pek çok sürücü yıl başından itibaren geçerli olacak yeni sigortalar için arayışlarına şimdiden başlamış durumda. Şimdiki sigortalara çıkış vermek isteyenler için ise son tarih 30 Kasım. CİHAN
Zaman
Son Dakika
09.10.2013
AlmanyadaotomobilsigortalarıpahalanacakAlmanyada otomobil sigortaları pahalanacak
Saruhan Özel - Film seyretmekle, otobüsle turlamakla olmaz…
Zaman
09.10.2013
02:01
5 yıl önceki global kriz Euro ortaklığının Avrupa Birliği’ne verdiği ekonomik ve finansal zararı gözler önüne serdi.Euro Bölgesi tek bir para birimi kullanmak için gerekli şartlara sahip değildi. Ama 2-3 trilyon Euro’luk ve yavaş büyüyen ekonomileri ile Almanya veya Fransa tek başlarına ABD, Çin gibi 10-15 trilyon dolarlık ekonomilerin karşısına politik bir güç olarak çıkamazlardı. Üstelik çevrelerindeki küçük ülkeleri de başka bloklara kaptırabileceklerdi. Mümkünse İngiltere de dahil ortak hareket etmeleri gerekiyordu. Euro ekonomik olarak yanlış olsa da bu vizyona hizmet eden bir projeydi. Ama başta rekabet gücü olmak üzere bölge ekonomisinde yapısal hale gelen sorunlara neden oldu. Bu doğrultuda bölge her geçen yıl bir imalat sanayii gücü olmaktan çıkıyor. Euro’ya geçilmesi ile birlikte İtalya, Fransa, İspanya gibi birçok ülkede işçilik maliyetleri çok yükseldi ve başlı başına rekabet gücünü azaltarak üretimin başka bölgelere kaymasına neden oldu. Ama aynı sorun işçilik maliyeleri daha az artan Almanya ile Euro’ya geçmeyen İngiltere’de de geçerli. Almanya’da 20 yıl önce sanayi üretimi ekonominin % 32’si iken bugün % 25’i. Fransa % 21’den % 13’e, İngiltere % 25’ten % 14’e geriledi. (Grafik 1) Demek ki konu artık sadece Euro’nun değer kaybı düzeltilebilecek bir yüksek işçilik maliyeti değil. Asıl sorun rekabet gücünü kaybetmekte olan sektörlerde gerekli yeniden yapılanmanın zamanında, ciddiyetle ve kararlılıkla yapılamaması. Bölgenin temel taşı otomotiv sektörü bunun güzel bir örneği. Sektör yıllardır yapılan büyük yatırımlardan sonra bugün çok düşük kapasite oranlarıyla çalışıyor. (Grafik 2) Yılda 19 milyon üzerinde otomobil üretebilecek kapasiteye sahip olan AB’de bu yıl otomobil satışları 12 milyonun altında kalarak son 20 yılın en düşük seviyesine inecek. (Grafik 3) Bunun en önemli sebebi, son krizde özellikle orta segmentte alım gücünün büyük darbe almış olması. En büyük sorunu da zaten bu segmente yönelik çalışan şirketler yaşıyor ve zarar ediyorlar. Çin ağırlıklı Asya’ya yönelik satışlarını artırmayı başaran BMW, Audi (VW), Mercedes gibi üst segment markaların durumu iyi. Hindistan ve Çin gibi ucuz segmentte büyük yatırımlar yapan rakiplere karşı giderek zorlanacak olsa da alt markaları üzerinden ucuz segmente yönelen Renault şimdilik idare ediyor. Ama orta segmente sıkışan Peugeot/Citroen, Fiat, Opel gibi şirketlerin sıkıntıları büyük. Peugeot sadece geçen yıl nakit varlıklarından 3 milyar Euro harcayarak zararlarını karşılamak zorunda kaldı. Verimsiz pahalı fabrikalarını kapatması ve şirketin kendi tahminine göre 11 bin işçi çıkartması gerekiyor. Ama bu planların karşısında Fransa devleti var ve sosyal sıkıntıların yaşanmaması için şirketin yeniden yapılanmasına izin vermiyor. Örneğin, şirket 2007 yılından beri üretimi üçte bire düşen Fransa’nın en büyük fabrikası Aulney sous-Bois tesisini kapatmak istiyor ama öncesinde devlet fabrikadaki 3 bin işçiye iş bulunmasını şart koşuyor. Bunun için de işçilerin başka iş bulabilmeleri için eğitilmeleri gerekiyor. İşçiler maaşlarını hak etmek üzere her gün işe geliyor ama eski görevleri yerine otoparkta otobüs kullanmaktan ray sistemlerini öğrenmek için oyuncak trenlerle oynamaya kadar çeşitli (ve tabii pahalı) eğitimler! alarak abesle iştigal ediyorlar. Benzer bir durum zamanında aşırı yatırımlarla şişen ABD’nin büyük otomobil firmaları için de söz konusuydu. Şirketler içinde çok etkili olan ve devlet tarafından da desteklenen sendika 1984 yılında General Motors (GM), Ford, Chrysler gibi şirketlerde “İş bankası (Jobs Bank)” adı altında bir program başlatmıştı. Mevcut görevinde devam etmesi istenmeyen işçiler işten çıkarılmıyor ve bu program dahilinde bir iş bulunana kadar bekliyorlardı. Asıl amaç eğitimli işçilerin kaybedilmesini engellemek ve ihtiyaç olduğunda hemen devreye alınabilmelerini sağlamaktı ama zamanla olay amacından saptı. Örneğin, GM bünyesindeki iş bankası bu kapsama alınan işçilerin aylarca ve hatta yıllarca gelip film seyrederek, oyun oynayarak ya da sohbet ederek mesailerini geçirdikleri ve bu süreçte de ücretlerinin %95’ini aldıkları bir misafirhaneye dönüştü. Olay zamanla öyle vahim bir hale geldi ki, emeklilikleri yaklaşan işçiler özellikle hata yapıp iş bankasına gönderilmeye ve erken emekli olmaya çalışıyorlardı. 2006 yılında kapatılması gereken 2300 işçilik bir fabrikanın tamamı iş bankasına geçmişti. ABD’de sektörü dirilten global kriz oldu. Krizde duvara çarpan GM ve Chrysler iflaslarını isteyerek Ford ise iflasa gitmeden yeniden yapılanmak zorunda kaldılar. Devletin finansman destek için yapısal dönüşümü şart koşması sendikaların, hissedarların ve alacaklıların dirençlerini kırdı. İş bankası gibi yozlaşmış uygulamalarını sona erdirdiler, verimsiz fa
Zaman
Köşe Yazıları
09.10.2013
SaruhanÖzel-Filmseyretmekleotobüsleturlamaklaolmaz…Saruhan Özel - Film seyretmekle otobüsle turlamakla olmaz…
Otomobilde gösteriş dönemi bitti
Zaman
09.09.2013
11:38
Ekonomik kriz otomobil alımında tüketici davranışlarını da değiştirdi. Cetelem Araştırma Merkezi’nin hazırladığı rapora göre otomobil kullanıcıları aracın gösterişli özelliklerinden ziyade artık maliyetine bakıyor. Türkiye’de otomobil alanların yüzde 70’i pazarlık yapıyor.Cetelem Araştırma Merkezi tarafından hazırlanan ve aralarında Türkiye’nin de olduğu 8 Avrupa otomotiv pazarının mercek altına alındığı raporun bir yenisi TEB Cetelem tarafından açıklandı. 4830 kişinin katılımıyla hazırlanan ‘Avrupa’da Otomotiv Sektörünün Yükselişi İçin 5 Kaldıraç’ başlıklı rapor, Türkiye otomotiv sektörüne ilişkin de çarpıcı sonuçları ortaya koydu. Hazırlanan rapora göre; Türklerin yüzde 70’i otomobil satın alırken pazarlık yapıyor. Rapor ayrıca sıkı pazarlık yapmalarına rağmen Türklerin yüzde 8’lik indirim oranı ile Avrupalıların gerisinde kaldığını da göstermekte. Avrupalının kazandığı indirim tutarı yüzde 11. Rapordan elde edilen verilere göre Avrupalı müşterilerin artık pazarlık yapmaktan çekinmediğine, daha cazip fiyatlı araç satın alabilmek için yüzlerce kilometre yol yapmayı göze aldığına dikkat çekilirken, Türkiye’de firmaların yaptığı indirim ve promosyonlara, otomobil fiyatından daha fazla önem verildiği ve sıkı pazarlık yapıldığı söyleniyor. Raporda sorulan ‘Fiyatı daha düşük olsa kilometrelerce ötede otomobilinizi teslim almaya hazır olur musunuz?’ sorusuna ise evet diyenlerin oranı Türkiye’de yüzde 66 iken Avrupa’da yüzde 60. Bu durum ise tüketicilerin daha ucuz bir ürün için zahmet çekmeye hazır olduklarını gösteriyor. Avrupa’da 2008 yılındaki ekonomik konjonktürün, kılı kırk yaran yeni bir müşteri grubunu ortaya çıkardığı ifade edilen raporda, bu yeni müşteri grubunun en fazla cazip fiyatlardan etkilendiği belirtiliyor. Önümüzdeki dönemde asıl başarıyı daha hesaplı ve tutumlu araçlar üreten markaların elde edeceği tahmin edilirken son yıllarda, düşük işletme masraflarından dolayı elektrikli ve diğer alternatif enerjili araçların da ilgi çektiği ve bu ilginin devam edeceği öngörülüyor. Otomobil alırken öne çıkan kriterler göz önünde bulundurulduğunda ise Avrupa ülkelerinde tüketicilerin yüzde 74’ünün fiyatına, yüzde 60’ının kullanma masraflarına, yüzde 53’ünün ise teknik özelliklerine ve güvenliğine baktığı görülüyor. Otomobil satın alırken öne çıkan dokuz kriter arasında otomobilin görüntüsüne göre karar verenlerin oranı ise yüzde 4 ile son sırada yer alan Türkiye’de bin kişiye yüz otomobil düşüyor. Türkiye’de tüketicilerin yüzde 19’u keyfi için, yüzde 20’si ise daha iyi bir fırsat için otomobilini değiştirirken, Avrupalı tüketicilerin yüzde 45’i otomobilini zorunlu olduğu durumlarda değiştiriyor. Türkiye’de bu oranın yüzde 28 olduğu ifade ediliyor.Türkiye, geleceğin otomobil pazarı olacakRapora göre; Avrupa otomotiv sektörü 2012 yılında 13,7 milyon adetlik satış rakamıyla yüzde 23 oranında küçülerek gerileme yaşadı. 2011 yılı verilerine göre, İtalya’da bin kişi başına düşen altı yüzden fazla taşıt sayısıyla otomobil sahipliği oranı en yüksek ülke konumunda. İngiltere’de bin kişiye beş yüz otomobil düşerken bin kişiye yaklaşık yüz otomobil düşen Türkiye ise yüksek büyüme potansiyeli ile dikkat çekiyor. Avrupa’daki doymuş pazarların aksine Türkiye’nin genç nüfusuyla her yıl büyüyen bir pazara sahip olduğunun altının çizildiği raporda, 2020 yılına gelindiğinde yaşlanmış bir Avrupa nüfusuna karşın Türkiye’nin sadece yüzde 10’unun 65 yaş ve üzerinde olacağı belirtiliyor. Bu avantajın da Türkiye’yi geleceğin pazarlarından biri olarak öne çıkardığı ifade ediliyor.
Zaman
Otomobil
09.09.2013
OtomobildegösterişdönemibittiOtomobilde gösteriş dönemi bitti
Otomobilde gösteriş dönemi bitti
Zaman
09.09.2013
03:28
Ekonomik kriz otomobil alımında tüketici davranışlarını da değiştirdi. Cetelem Araştırma Merkezi’nin hazırladığı rapora göre otomobil kullanıcıları aracın gösterişli özelliklerinden ziyade artık maliyetine bakıyor. Türkiye’de otomobil alanların yüzde 70’i pazarlık yapıyor.Cetelem Araştırma Merkezi tarafından hazırlanan ve aralarında Türkiye’nin de olduğu 8 Avrupa otomotiv pazarının mercek altına alındığı raporun bir yenisi TEB Cetelem tarafından açıklandı. 4830 kişinin katılımıyla hazırlanan ‘Avrupa’da Otomotiv Sektörünün Yükselişi İçin 5 Kaldıraç’ başlıklı rapor, Türkiye otomotiv sektörüne ilişkin de çarpıcı sonuçları ortaya koydu. Hazırlanan rapora göre; Türklerin yüzde 70’i otomobil satın alırken pazarlık yapıyor. Rapor ayrıca sıkı pazarlık yapmalarına rağmen Türklerin yüzde 8’lik indirim oranı ile Avrupalıların gerisinde kaldığını da göstermekte. Avrupalının kazandığı indirim tutarı yüzde 11. Rapordan elde edilen verilere göre Avrupalı müşterilerin artık pazarlık yapmaktan çekinmediğine, daha cazip fiyatlı araç satın alabilmek için yüzlerce kilometre yol yapmayı göze aldığına dikkat çekilirken, Türkiye’de firmaların yaptığı indirim ve promosyonlara, otomobil fiyatından daha fazla önem verildiği ve sıkı pazarlık yapıldığı söyleniyor. Raporda sorulan ‘Fiyatı daha düşük olsa kilometrelerce ötede otomobilinizi teslim almaya hazır olur musunuz?’ sorusuna ise evet diyenlerin oranı Türkiye’de yüzde 66 iken Avrupa’da yüzde 60. Bu durum ise tüketicilerin daha ucuz bir ürün için zahmet çekmeye hazır olduklarını gösteriyor. Avrupa’da 2008 yılındaki ekonomik konjonktürün, kılı kırk yaran yeni bir müşteri grubunu ortaya çıkardığı ifade edilen raporda, bu yeni müşteri grubunun en fazla cazip fiyatlardan etkilendiği belirtiliyor. Önümüzdeki dönemde asıl başarıyı daha hesaplı ve tutumlu araçlar üreten markaların elde edeceği tahmin edilirken son yıllarda, düşük işletme masraflarından dolayı elektrikli ve diğer alternatif enerjili araçların da ilgi çektiği ve bu ilginin devam edeceği öngörülüyor. Otomobil alırken öne çıkan kriterler göz önünde bulundurulduğunda ise Avrupa ülkelerinde tüketicilerin yüzde 74’ünün fiyatına, yüzde 60’ının kullanma masraflarına, yüzde 53’ünün ise teknik özelliklerine ve güvenliğine baktığı görülüyor. Otomobil satın alırken öne çıkan dokuz kriter arasında otomobilin görüntüsüne göre karar verenlerin oranı ise yüzde 4 ile son sırada yer alan Türkiye’de bin kişiye yüz otomobil düşüyor. Türkiye’de tüketicilerin yüzde 19’u keyfi için, yüzde 20’si ise daha iyi bir fırsat için otomobilini değiştirirken, Avrupalı tüketicilerin yüzde 45’i otomobilini zorunlu olduğu durumlarda değiştiriyor. Türkiye’de bu oranın yüzde 28 olduğu ifade ediliyor.Türkiye, geleceğin otomobil pazarı olacakRapora göre; Avrupa otomotiv sektörü 2012 yılında 13,7 milyon adetlik satış rakamıyla yüzde 23 oranında küçülerek gerileme yaşadı. 2011 yılı verilerine göre, İtalya’da bin kişi başına düşen altı yüzden fazla taşıt sayısıyla otomobil sahipliği oranı en yüksek ülke konumunda. İngiltere’de bin kişiye beş yüz otomobil düşerken bin kişiye yaklaşık yüz otomobil düşen Türkiye ise yüksek büyüme potansiyeli ile dikkat çekiyor. Avrupa’daki doymuş pazarların aksine Türkiye’nin genç nüfusuyla her yıl büyüyen bir pazara sahip olduğunun altının çizildiği raporda, 2020 yılına gelindiğinde yaşlanmış bir Avrupa nüfusuna karşın Türkiye’nin sadece yüzde 10’unun 65 yaş ve üzerinde olacağı belirtiliyor. Bu avantajın da Türkiye’yi geleceğin pazarlarından biri olarak öne çıkardığı ifade ediliyor.
Zaman
En Çok Okunan
09.09.2013
OtomobildegösterişdönemibittiOtomobilde gösteriş dönemi bitti
Otomobilde gösteriş dönemi bitti
Zaman
09.09.2013
01:53
Ekonomik kriz otomobil alımında tüketici davranışlarını da değiştirdi. Cetelem Araştırma Merkezi’nin hazırladığı rapora göre otomobil kullanıcıları aracın gösterişli özelliklerinden ziyade artık maliyetine bakıyor. Türkiye’de otomobil alanların yüzde 70’i pazarlık yapıyor.Cetelem Araştırma Merkezi tarafından hazırlanan ve aralarında Türkiye’nin de olduğu 8 Avrupa otomotiv pazarının mercek altına alındığı raporun bir yenisi TEB Cetelem tarafından açıklandı. 4830 kişinin katılımıyla hazırlanan ‘Avrupa’da Otomotiv Sektörünün Yükselişi İçin 5 Kaldıraç’ başlıklı rapor, Türkiye otomotiv sektörüne ilişkin de çarpıcı sonuçları ortaya koydu. Hazırlanan rapora göre; Türklerin yüzde 70’i otomobil satın alırken pazarlık yapıyor. Rapor ayrıca sıkı pazarlık yapmalarına rağmen Türklerin yüzde 8’lik indirim oranı ile Avrupalıların gerisinde kaldığını da göstermekte. Avrupalının kazandığı indirim tutarı yüzde 11. Rapordan elde edilen verilere göre Avrupalı müşterilerin artık pazarlık yapmaktan çekinmediğine, daha cazip fiyatlı araç satın alabilmek için yüzlerce kilometre yol yapmayı göze aldığına dikkat çekilirken, Türkiye’de firmaların yaptığı indirim ve promosyonlara, otomobil fiyatından daha fazla önem verildiği ve sıkı pazarlık yapıldığı söyleniyor. Raporda sorulan ‘Fiyatı daha düşük olsa kilometrelerce ötede otomobilinizi teslim almaya hazır olur musunuz?’ sorusuna ise evet diyenlerin oranı Türkiye’de yüzde 66 iken Avrupa’da yüzde 60. Bu durum ise tüketicilerin daha ucuz bir ürün için zahmet çekmeye hazır olduklarını gösteriyor. Avrupa’da 2008 yılındaki ekonomik konjonktürün, kılı kırk yaran yeni bir müşteri grubunu ortaya çıkardığı ifade edilen raporda, bu yeni müşteri grubunun en fazla cazip fiyatlardan etkilendiği belirtiliyor. Önümüzdeki dönemde asıl başarıyı daha hesaplı ve tutumlu araçlar üreten markaların elde edeceği tahmin edilirken son yıllarda, düşük işletme masraflarından dolayı elektrikli ve diğer alternatif enerjili araçların da ilgi çektiği ve bu ilginin devam edeceği öngörülüyor. Otomobil alırken öne çıkan kriterler göz önünde bulundurulduğunda ise Avrupa ülkelerinde tüketicilerin yüzde 74’ünün fiyatına, yüzde 60’ının kullanma masraflarına, yüzde 53’ünün ise teknik özelliklerine ve güvenliğine baktığı görülüyor. Otomobil satın alırken öne çıkan dokuz kriter arasında otomobilin görüntüsüne göre karar verenlerin oranı ise yüzde 4 ile son sırada yer alan Türkiye’de bin kişiye yüz otomobil düşüyor. Türkiye’de tüketicilerin yüzde 19’u keyfi için, yüzde 20’si ise daha iyi bir fırsat için otomobilini değiştirirken, Avrupalı tüketicilerin yüzde 45’i otomobilini zorunlu olduğu durumlarda değiştiriyor. Türkiye’de bu oranın yüzde 28 olduğu ifade ediliyor.Türkiye, geleceğin otomobil pazarı olacakRapora göre; Avrupa otomotiv sektörü 2012 yılında 13,7 milyon adetlik satış rakamıyla yüzde 23 oranında küçülerek gerileme yaşadı. 2011 yılı verilerine göre, İtalya’da bin kişi başına düşen altı yüzden fazla taşıt sayısıyla otomobil sahipliği oranı en yüksek ülke konumunda. İngiltere’de bin kişiye beş yüz otomobil düşerken bin kişiye yaklaşık yüz otomobil düşen Türkiye ise yüksek büyüme potansiyeli ile dikkat çekiyor. Avrupa’daki doymuş pazarların aksine Türkiye’nin genç nüfusuyla her yıl büyüyen bir pazara sahip olduğunun altının çizildiği raporda, 2020 yılına gelindiğinde yaşlanmış bir Avrupa nüfusuna karşın Türkiye’nin sadece yüzde 10’unun 65 yaş ve üzerinde olacağı belirtiliyor. Bu avantajın da Türkiye’yi geleceğin pazarlarından biri olarak öne çıkardığı ifade ediliyor.
Zaman
Ekonomi
09.09.2013
OtomobildegösterişdönemibittiOtomobilde gösteriş dönemi bitti
Otomobilde gösteriş dönemi bitti
Zaman
09.09.2013
01:53
Ekonomik kriz otomobil alımında tüketici davranışlarını da değiştirdi. Cetelem Araştırma Merkezi’nin hazırladığı rapora göre otomobil kullanıcıları aracın gösterişli özelliklerinden ziyade artık maliyetine bakıyor. Türkiye’de otomobil alanların yüzde 70’i pazarlık yapıyor.Cetelem Araştırma Merkezi tarafından hazırlanan ve aralarında Türkiye’nin de olduğu 8 Avrupa otomotiv pazarının mercek altına alındığı raporun bir yenisi TEB Cetelem tarafından açıklandı. 4830 kişinin katılımıyla hazırlanan ‘Avrupa’da Otomotiv Sektörünün Yükselişi İçin 5 Kaldıraç’ başlıklı rapor, Türkiye otomotiv sektörüne ilişkin de çarpıcı sonuçları ortaya koydu. Hazırlanan rapora göre; Türklerin yüzde 70’i otomobil satın alırken pazarlık yapıyor. Rapor ayrıca sıkı pazarlık yapmalarına rağmen Türklerin yüzde 8’lik indirim oranı ile Avrupalıların gerisinde kaldığını da göstermekte. Avrupalının kazandığı indirim tutarı yüzde 11. Rapordan elde edilen verilere göre Avrupalı müşterilerin artık pazarlık yapmaktan çekinmediğine, daha cazip fiyatlı araç satın alabilmek için yüzlerce kilometre yol yapmayı göze aldığına dikkat çekilirken, Türkiye’de firmaların yaptığı indirim ve promosyonlara, otomobil fiyatından daha fazla önem verildiği ve sıkı pazarlık yapıldığı söyleniyor. Raporda sorulan ‘Fiyatı daha düşük olsa kilometrelerce ötede otomobilinizi teslim almaya hazır olur musunuz?’ sorusuna ise evet diyenlerin oranı Türkiye’de yüzde 66 iken Avrupa’da yüzde 60. Bu durum ise tüketicilerin daha ucuz bir ürün için zahmet çekmeye hazır olduklarını gösteriyor. Avrupa’da 2008 yılındaki ekonomik konjonktürün, kılı kırk yaran yeni bir müşteri grubunu ortaya çıkardığı ifade edilen raporda, bu yeni müşteri grubunun en fazla cazip fiyatlardan etkilendiği belirtiliyor. Önümüzdeki dönemde asıl başarıyı daha hesaplı ve tutumlu araçlar üreten markaların elde edeceği tahmin edilirken son yıllarda, düşük işletme masraflarından dolayı elektrikli ve diğer alternatif enerjili araçların da ilgi çektiği ve bu ilginin devam edeceği öngörülüyor. Otomobil alırken öne çıkan kriterler göz önünde bulundurulduğunda ise Avrupa ülkelerinde tüketicilerin yüzde 74’ünün fiyatına, yüzde 60’ının kullanma masraflarına, yüzde 53’ünün ise teknik özelliklerine ve güvenliğine baktığı görülüyor. Otomobil satın alırken öne çıkan dokuz kriter arasında otomobilin görüntüsüne göre karar verenlerin oranı ise yüzde 4 ile son sırada yer alan Türkiye’de bin kişiye yüz otomobil düşüyor. Türkiye’de tüketicilerin yüzde 19’u keyfi için, yüzde 20’si ise daha iyi bir fırsat için otomobilini değiştirirken, Avrupalı tüketicilerin yüzde 45’i otomobilini zorunlu olduğu durumlarda değiştiriyor. Türkiye’de bu oranın yüzde 28 olduğu ifade ediliyor.Türkiye, geleceğin otomobil pazarı olacakRapora göre; Avrupa otomotiv sektörü 2012 yılında 13,7 milyon adetlik satış rakamıyla yüzde 23 oranında küçülerek gerileme yaşadı. 2011 yılı verilerine göre, İtalya’da bin kişi başına düşen altı yüzden fazla taşıt sayısıyla otomobil sahipliği oranı en yüksek ülke konumunda. İngiltere’de bin kişiye beş yüz otomobil düşerken bin kişiye yaklaşık yüz otomobil düşen Türkiye ise yüksek büyüme potansiyeli ile dikkat çekiyor. Avrupa’daki doymuş pazarların aksine Türkiye’nin genç nüfusuyla her yıl büyüyen bir pazara sahip olduğunun altının çizildiği raporda, 2020 yılına gelindiğinde yaşlanmış bir Avrupa nüfusuna karşın Türkiye’nin sadece yüzde 10’unun 65 yaş ve üzerinde olacağı belirtiliyor. Bu avantajın da Türkiye’yi geleceğin pazarlarından biri olarak öne çıkardığı ifade ediliyor.
Zaman
Ana Sayfa
09.09.2013
OtomobildegösterişdönemibittiOtomobilde gösteriş dönemi bitti
Otoda gösteriş yerine artık maliyete bakılıyor
Zaman
08.09.2013
20:52
Ekonomik kriz otomobil alımında tüketici davranışlarını da değiştirdi. Cetelem Araştırma Merkezi’nin hazırladığı rapor’a göre otomobil kullanıcıları aracın gösterişli özelliklerinden ziyade artık maliyetine bakıyor. Türkiye’de otomobil alanların yüzde 70’i pazarlık yapıyor.Cetelem Araştırma Merkezi tarafından hazırlanan ve aralarında Türkiye’nin de olduğu 8 Avrupa otomotiv pazarının mercek altına alındığı raporun bir yenisi TEB Cetelem tarafından açıklandı. 4830 kişinin katılımıyla hazırlanan ‘Avrupa’da Otomotiv Sektörünün Yükselişi İçin 5 Kaldıraç’ başlıklı rapor, Türkiye otomotiv sektörüne ilişkin de çarpıcı sonuçları ortaya koydu. Hazırlanan rapora göre; Türklerin yüzde 70’i otomobil satın alırken pazarlık yapıyor. Rapor ayrıca sıkı pazarlık yapmalarına rağmen Türklerin yüzde 8’lik indirim oranı ile Avrupalıların gerisinde kaldığını da göstermekte. Avrupalının kazandığı indirim tutarı yüzde 11. Rapordan elde edilen verilere göre Avrupalı müşterilerin artık pazarlık yapmaktan çekinmediğine, daha cazip fiyatlı araç satın alabilmek için yüzlerce kilometre yol yapmayı göze aldığına dikkat çekilirken, Türkiye’de firmaların yaptığı indirim ve promosyonlara, otomobil fiyatından daha fazla önem verildiği ve sıkı pazarlık yapıldığı söyleniyor. Raporda sorulan ‘Fiyatı daha düşük olsa kilometrelerce ötede otomobilinizi teslim almaya hazır olur musunuz?’ sorusuna ise evet diyenlerin oranı Türkiye’de yüzde 66 iken Avrupa’da yüzde 60. Bu durum ise tüketicilerin daha ucuz bir ürün için zahmet çekmeye hazır olduklarını gösteriyor. Avrupa’da 2008 yılındaki ekonomik konjonktürün, kılı kırk yaran yeni bir müşteri grubunu ortaya çıkardığı ifade edilen raporda, bu yeni müşteri grubunun en fazla cazip fiyatlardan etkilendiği belirtiliyor. Önümüzdeki dönemde asıl başarıyı daha hesaplı ve tutumlu araçlar üreten markaların elde edeceği tahmin edilirken son yıllarda, düşük işletme masraflarından dolayı elektrikli ve diğer alternatif enerjili araçların da ilgi çektiği ve bu ilginin devam edeceği öngörülüyor. Otomobil alırken öne çıkan kriterler göz önünde bulundurulduğunda ise Avrupa ülkelerinde tüketicilerin yüzde 74’ünün fiyatına, yüzde 60’ının kullanma masraflarına, yüzde 53’ünün ise teknik özelliklerine ve güvenliğine baktığı görülüyor. Otomobil satın alırken öne çıkan dokuz kriter arasında otomobilin görüntüsüne göre karar verenlerin oranı ise yüzde 4 ile son sırada yer alan Türkiye’de bin kişiye yüz otomobil düşüyor. Türkiye’de tüketicilerin yüzde 19’u keyfi için, yüzde 20’si ise daha iyi bir fırsat için otomobilini değiştirirken, Avrupalı tüketicilerin yüzde 45’i otomobilini zorunlu olduğu durumlarda değiştiriyor. Türkiye’de bu oranın yüzde 28 olduğu ifade ediliyor.Türkiye, geleceğin otomobil pazarı olacakRapora göre; Avrupa otomotiv sektörü 2012 yılında 13,7 milyon adetlik satış rakamıyla yüzde 23 oranında küçülerek gerileme yaşadı. 2011 yılı verilerine göre, İtalya’da bin kişi başına düşen altı yüzden fazla taşıt sayısıyla otomobil sahipliği oranı en yüksek ülke konumunda. İngiltere’de bin kişiye beş yüz otomobil düşerken bin kişiye yaklaşık yüz otomobil düşen Türkiye ise yüksek büyüme potansiyeli ile dikkat çekiyor. Avrupa’daki doymuş pazarların aksine Türkiye’nin genç nüfusuyla her yıl büyüyen bir pazara sahip olduğunun altının çizildiği raporda, 2020 yılına gelindiğinde yaşlanmış bir Avrupa nüfusuna karşın Türkiye’nin sadece yüzde 10’unun 65 yaş ve üzerinde olacağı belirtiliyor. Bu avantajın da Türkiye’yi geleceğin pazarlarından biri olarak öne çıkardığı ifade ediliyor.
Zaman
Ana Sayfa
08.09.2013
OtodagösterişyerineartıkmaliyetebakılıyorOtoda gösteriş yerine artık maliyete bakılıyor
Otoda gösteriş yerine artık maliyete bakılıyor
Zaman
08.09.2013
20:50
Ekonomik kriz otomobil alımında tüketici davranışlarını da değiştirdi. Cetelem Araştırma Merkezi’nin hazırladığı rapor’a göre otomobil kullanıcıları aracın gösterişli özelliklerinden ziyade artık maliyetine bakıyor. Türkiye’de otomobil alanların yüzde 70’i pazarlık yapıyor.Cetelem Araştırma Merkezi tarafından hazırlanan ve aralarında Türkiye’nin de olduğu 8 Avrupa otomotiv pazarının mercek altına alındığı raporun bir yenisi TEB Cetelem tarafından açıklandı. 4830 kişinin katılımıyla hazırlanan ‘Avrupa’da Otomotiv Sektörünün Yükselişi İçin 5 Kaldıraç’ başlıklı rapor, Türkiye otomotiv sektörüne ilişkin de çarpıcı sonuçları ortaya koydu. Hazırlanan rapora göre; Türklerin yüzde 70’i otomobil satın alırken pazarlık yapıyor. Rapor ayrıca sıkı pazarlık yapmalarına rağmen Türklerin yüzde 8’lik indirim oranı ile Avrupalıların gerisinde kaldığını da göstermekte. Avrupalının kazandığı indirim tutarı yüzde 11. Rapordan elde edilen verilere göre Avrupalı müşterilerin artık pazarlık yapmaktan çekinmediğine, daha cazip fiyatlı araç satın alabilmek için yüzlerce kilometre yol yapmayı göze aldığına dikkat çekilirken, Türkiye’de firmaların yaptığı indirim ve promosyonlara, otomobil fiyatından daha fazla önem verildiği ve sıkı pazarlık yapıldığı söyleniyor. Raporda sorulan ‘Fiyatı daha düşük olsa kilometrelerce ötede otomobilinizi teslim almaya hazır olur musunuz?’ sorusuna ise evet diyenlerin oranı Türkiye’de yüzde 66 iken Avrupa’da yüzde 60. Bu durum ise tüketicilerin daha ucuz bir ürün için zahmet çekmeye hazır olduklarını gösteriyor. Avrupa’da 2008 yılındaki ekonomik konjonktürün, kılı kırk yaran yeni bir müşteri grubunu ortaya çıkardığı ifade edilen raporda, bu yeni müşteri grubunun en fazla cazip fiyatlardan etkilendiği belirtiliyor. Önümüzdeki dönemde asıl başarıyı daha hesaplı ve tutumlu araçlar üreten markaların elde edeceği tahmin edilirken son yıllarda, düşük işletme masraflarından dolayı elektrikli ve diğer alternatif enerjili araçların da ilgi çektiği ve bu ilginin devam edeceği öngörülüyor. Otomobil alırken öne çıkan kriterler göz önünde bulundurulduğunda ise Avrupa ülkelerinde tüketicilerin yüzde 74’ünün fiyatına, yüzde 60’ının kullanma masraflarına, yüzde 53’ünün ise teknik özelliklerine ve güvenliğine baktığı görülüyor. Otomobil satın alırken öne çıkan dokuz kriter arasında otomobilin görüntüsüne göre karar verenlerin oranı ise yüzde 4 ile son sırada yer alan Türkiye’de bin kişiye yüz otomobil düşüyor. Türkiye’de tüketicilerin yüzde 19’u keyfi için, yüzde 20’si ise daha iyi bir fırsat için otomobilini değiştirirken, Avrupalı tüketicilerin yüzde 45’i otomobilini zorunlu olduğu durumlarda değiştiriyor. Türkiye’de bu oranın yüzde 28 olduğu ifade ediliyor.Türkiye, geleceğin otomobil pazarı olacakRapora göre; Avrupa otomotiv sektörü 2012 yılında 13,7 milyon adetlik satış rakamıyla yüzde 23 oranında küçülerek gerileme yaşadı. 2011 yılı verilerine göre, İtalya’da bin kişi başına düşen altı yüzden fazla taşıt sayısıyla otomobil sahipliği oranı en yüksek ülke konumunda. İngiltere’de bin kişiye beş yüz otomobil düşerken bin kişiye yaklaşık yüz otomobil düşen Türkiye ise yüksek büyüme potansiyeli ile dikkat çekiyor. Avrupa’daki doymuş pazarların aksine Türkiye’nin genç nüfusuyla her yıl büyüyen bir pazara sahip olduğunun altının çizildiği raporda, 2020 yılına gelindiğinde yaşlanmış bir Avrupa nüfusuna karşın Türkiye’nin sadece yüzde 10’unun 65 yaş ve üzerinde olacağı belirtiliyor. Bu avantajın da Türkiye’yi geleceğin pazarlarından biri olarak öne çıkardığı ifade ediliyor.
Zaman
Ekonomi
08.09.2013
OtodagösterişyerineartıkmaliyetebakılıyorOtoda gösteriş yerine artık maliyete bakılıyor
İkinci el otomobil pazarının en ucuzları
Haber7
05.09.2013
17:29
Dolar kurunun yükselişiyle birlikte otomobilde ucuz modellere yönelim hızlanıyor İkinci el otomobillerde 20 bin TL, hatta 15 bin TL ve altında fiyata satılan birçok seçenek bulunuyor İkinci el otomobil pazarının sonbahar ve yıl sonu ile birlikte hareketlenmesi beklenirken en ucuz modelleri derledik
Haber7
Son Dakika
05.09.2013
İkincielotomobilpazarınınenucuzlarıİkinci el otomobil pazarının en ucuzları
Otomobile kur zammı geliyor
Zaman
08.07.2013
19:02
Mayısta 81 binin üzerine çıkan otomotiv pazarında kur tedirginliği başladı. Tarihi zirveye çıkan Amerikan Doları ve yılbaşından bu yana yüzde 7’nin üzerinde artışla 2,56 liraya kadar ulaşan Euro, otomobil fiyatlarına zammı kaçınılmaz hale getiriyor.Bazı markalar kurdaki değişimi fiyatlara yansıtmaya başladı, birçok şirket ise temmuz ayını bekliyor. Hyundai Assan Genel Müdürü Ümit Karaarslan, döviz kurundaki artışın zamları kaçınılmaz hale getirdiğini belirterek, “Piyasadaki dalgalanmanın dinmesini bekliyoruz. Özellikle ABD Merkez Bankası’nın aldığı karar, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeleri zorluyor. Kur hızlı yükseldi ancak hızlı düşmez.” ifadelerini kullandı. Otomobillere minimum yüzde 1-2 zam gelebileceğine dikkat çeken Karaarslan, “Tabii şunu da göz ardı etmemek gerekir. ‘Euro yükseliyor, araçlara zam gelecek’ diye tüketiciler alıma yönelebilir. Gezi olaylarıyla sakin geçen ilk iki haftaya rağmen haziranda pazarın 70-71 bin adet seviyesinde çıkacağını öngörüyoruz.” diye konuştu. Kurdaki artışın otomobil fiyatlarına yansıtılmasını değerlendiren Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar, şirketlerin bu tür yükleri uzun süre tüketiciye yansıtmadan üzerinde taşımasının mümkün olmayacağını ifade etti. Fiat Marka Direktörü Okan Baş, Gezi Parkı eylemlerinden çok Euro’daki yükselişin kendilerini daha fazla zorladığını söyledi. Temmuz ayı başından itibaren otomobillere zam yapacaklarını açıklayan Baş, “Euro’nun 2,50 seviyelerinde kalması halinde bu kaçınılmaz olur. Tabii Euro’daki artış bir anda fiyatlara yansıtılmaz. Bir anda kimse yüzde 6-7 zam yapmaz, etap etap olur. Ay başında otomobile en az yüzde 1-1,5 oranında zam gelir.” dedi. Baş, Gezi Parkı olayları sırasında haziranın ilk haftasının durağan geçtiğini ancak showroom trafiğinin yeniden hızlandığını dile getirdi.Yeni modelle ihracat 3 milyar liraya ulaşacakHyundai Assan’ın 1,1 milyar liralık yeni yatırımıyla gün yüzüne çıkacak yeni i10, eylülden itibaren seri üretime geçiyor. İzmit fabrikasının kapasitesini 200 bine taşıyacak yatırımın büyük ölçüde tamamlandığını kaydeden Hyundai Assan Genel Müdürü Ümit Karaarslan, yeni i10’un ilk olarak FIFA U-20 Dünya Kupası için Türkiye’ye gelen 28 ülkeden 100 distribütöre tanıtılacağını belirtti. Yeni i10 ve i20 modellerinde ihracata ağırlık vereceklerini söyleyen Karaarslan, “Üretilen araçların 180 bini başta 27 AB ülkesi olmak üzere birçok ülkeye ihraç edilecek. Hyundai Assan’ın yıllık ihracatı 3 milyar liraya ulaşacak.” dedi. Yeni model yatırımı ile birlikte çalışan sayısı 2 bin 400’den 2 bin 800’e çıkan Hyundai Assan, geçen yıl 731 milyon dolarlık ihracata imza atmıştı. Ümit Karaarslan’ın verdiği bilgilere göre, yeni i10’un resmi tanıtımı eylülde Frankfurt Otomobil Fuarı’nda gerçekleştirilecek. Modelin uluslararası test sürüşleri için ise ekim ayında farklı ülkelerden 350 gazeteci Türkiye’ye gelecek. Tüm dünyada yeni modellerin yanı sıra kalitede bir numaralı marka haline gelme hedefiyle hareket ettiklerini belirten Karaarslan, şunları kaydetti: “2009’da Hyundai’de vergisiz haliyle en ucuz aracın fiyatı ortalama 17 bin liraydı. Şimdi bu rakam 27-28 bin liraya yükseldi. ‘Ucuz otomobil’ algısı yıkıldı, kaliteli otomobil algısı yerleşti.” Hyundai, bu yıl Türkiye’de 48-50 bin adetlik satış rakamına ulaşmayı hedefliyor.Bu ‘elektrikli’nin menzili 500 km16,2 milyar dolarlık Hintli Mahindra Grubu çatısı altında bulunan SsangYong, Seul’de düzenlenen Çevre Teknolojileri ve Yeşil Enerji Fuarı’nda elektrikli Korando CEV-R’yi tanıttı. Elektrikli motorlarda şarj etme sorununa çözüm olabilecek teknolojiye sahip motor ile otomobil 500 km menzile ulaşıyor. Londra’da düzenlenen iki ayrı organizasyonda ise Karsan tarafından geliştirilen elektrikli taksi ve binek araç platformu sergilendi. Urban Mobility etkinliğinde Global Ürün Farklılaştırma Mükemmellik Ödülünü kazanan Concept V1, açık hava fuarında 400 bin Londralıların karşısına çıktı.
Zaman
Otomobil
08.07.2013
OtomobilekurzammıgeliyorOtomobile kur zammı geliyor
Saruhan Özel - Big Data!
Zaman
26.06.2013
01:56
Ünlü bir zincirin kahvelerini seven biri bu zincirin bir dükkanının 100 metre yakınına geldiğinde cep telefonuna en sevdiği kahveyi %20 ucuza alabileceği mesajı geliyor.Büyük bir telekomünikasyon şirketi cep telefonunu çok kullanan müşterilerinin en çok kimlerle konuştuklarına bakıp aynı anda hepsine önemli avantajlar sunarak başka bir şirketin promosyonuna kapılıp şirket değiştirmelerini engelliyor. ABD profesyonel basketbol kulüplerinden biri devre arasında hep dondurma yediğini tespit ettiği seyircisine sezon başında biletin yanında bir dondurma bedava teklifi gönderiyor. Ünlü bir internet kitapçısının satışlarının %30’u seçilen kitabın yanında hangi kitabın da beğenilebileceği tavsiyesi ile gerçekleşiyor. Büyük bir süpermarket zinciri ayda 100 $’dan fazla alışveriş yapan ama 6 ay markete uğramamış olan müşterilerine indirim kuponu gönderiyor, bu teklifi ayrıca müşterinin bankasının on-line aylık hesap bildirim dekontlarının altına koyuyor, müşteri bu kutucuğu işaretleyip kabul ederse alışverişi yaptığında indirim otomatik olarak banka hesabına geçiliyor. Bir başka süpermarket zinciri, farklı mahallerde farklı etnik grupların internetteki alışveriş sepetlerini analiz ederek hangi malların birlikte alındığını tespit ediyor ve her kesime farklı fiyat politikası belirleyip satışlarını artırabiliyor. Birleşmiş Milletler “Global Pulse” projesi sayesinde afet yardımlarını çok daha verimli şekilde yapıyor. Örneğin, 2 yıl önceki Haiti depreminde yaptıkları gibi, havadan helikopterlerle ilaç ve gıda paketlerini gelişigüzel göndermek yerine o bölgedeki binlerce insanın kayıtlı cep telefonları sinyallerini takip ederek sahiplerinin nerelerde sıkışmış olduklarını ya da nereye doğru gitmeye çalıştıklarını görüp yardımları oraya yönlendirebiliyorlar. Bu proje ile sadece sinyaller değil kullanım sıklığı ve faturaların nasıl ödendiği gibi bilgilere de bakılıyor ve toplu şekilde olağan dışı gelişmeler görüldüğünde sosyal sıkıntılar olabileceği düşünülerek o bölge incelemeye alınıyor. Bir sigorta şirketi sürücülerin temel özelliklerinin çok ötesine geçip araba kullanım şekillerini analiz ederek sürücüye özel sigorta poliçeleri düzenliyor. Farklı bölgelerdeki toprak çeşitleri, iklim ve hasat bilgileri analiz edilerek çiftçilerin sigorta ihtiyaçları daha doğru belirleniyor ve gereksiz korumalara prim ödemeleri engelleniyor. Böylece sigorta kullanımı yaygınlaşıyor. Bir şirket çalışanlarına ve ailelerine yaptırdığı özel sigortanın nasıl kullanıldığını analiz ederek daha doğru sigorta poliçeleri pazarlığı yapabiliyor. Böylece çalışan memnuniyetine zarar vermeden maliyetlerini azaltabiliyor. Çağrı merkezi ya da fast-food şirketleri gibi emek yoğun sektörlerdeki milyonlarca çalışan analiz edilerek en başarılı ve kalıcı olanların ortak özellikleri belirlenip eleman seçimi yapılabiliyor. Örneğin, yakın oturmanın iletişim gücünden çok daha etkili olduğu ya da geçmişinde adli suç işlemiş olanların en başarılı çalışan olma olasılığının yeni suç işleme ihtimalinin çok üzerinde olduğu görülebiliyor. Hükümetler, vergi mükelleflerinin ve sağlık sigortası kullanıcılarının taleplerini analiz ederek hilekârlıkları azaltabiliyor ya da vergi muafiyetlerini ve sağlık teşviklerini en doğru nasıl vermesi gerektiğini belirleyebiliyor. Büyük bir otomobil üreticisi, internette milyonlarca otomobil kullanıcısının yorumlarını analiz ederek yeni modellerindeki temel aksamların nasıl olması gerektiğini belirliyor, bunları bölgelere, ülkelere özel hale getirebiliyor ve gereksiz aksam maliyetlerinden kurtulabiliyor (ve bu analizleri çok hızlı ve sürekli yapabiliyor). Bunlar nasıl mümkün oluyor?Bugün dünyada %20’si internete ulaşabilen 6 milyar kayıtlı cep telefonu var. Meksika, Filipinler ve Güney Afrika’da cep telefonları nüfusun tamamına ulaşabilirken Uganda’da oran %85. İnsanlar Facebook, Twitter gibi sosyal medya kanalları üzerinden politik ve sosyal özelliklerini ve tercihlerini serbestçe paylaşıyorlar. E-mail, video, anketler, kısa yorumlar, kredi kartı alışveriş bilgileri, radyo frekansları gibi çok çeşitli kaynaklardan günde yığınla (2500 katrilyon byte) veri geliyor. Teknoloji şirketi Oracle’a göre, 2020 yılında veri akışı 45 kat artacak. Facebook 1,1 milyar aylık aktif, 665 milyon günlük aktif kullanıcısı olduğunu, Twitter günde 400 milyon mesaj atıldığını, Youtube dakikada 24 saatlik video yüklendiğini, Wal Mart günde 1 milyon müşteri işlemi yaptığını iddia ediyor. Analistler, 50 twit attıktan sonra bir kişinin karakteristik özellikleri hakkında bir sonuca ulaşılabildiğini söylüyorlar. Ve bu veri yığınını depolamak ve işe yarar hale getirmek çok daha kolay ve ucuz. 20 yıl önce büyük bir buzdolabı boyutundaki makinede saklanabilen verinin 60-70 katı bugün bir cep telefonuna sığabiliyor. Bir birim (gigabyte) verinin stoklama maliyeti
Zaman
Köşe Yazıları
26.06.2013
SaruhanÖzel-BigDataSaruhan Özel - Big Data
Otomobile kur zammı geliyor
Zaman
24.06.2013
10:37
Mayısta 81 binin üzerine çıkan otomotiv pazarında kur tedirginliği başladı. Tarihi zirveye çıkan Amerikan Doları ve yılbaşından bu yana yüzde 7’nin üzerinde artışla 2,56 liraya kadar ulaşan Euro, otomobil fiyatlarına zammı kaçınılmaz hale getiriyor.Bazı markalar kurdaki değişimi fiyatlara yansıtmaya başladı, birçok şirket ise temmuz ayını bekliyor. Hyundai Assan Genel Müdürü Ümit Karaarslan, döviz kurundaki artışın zamları kaçınılmaz hale getirdiğini belirterek, “Piyasadaki dalgalanmanın dinmesini bekliyoruz. Özellikle ABD Merkez Bankası’nın aldığı karar, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeleri zorluyor. Kur hızlı yükseldi ancak hızlı düşmez.” ifadelerini kullandı. Otomobillere minimum yüzde 1-2 zam gelebileceğine dikkat çeken Karaarslan, “Tabii şunu da göz ardı etmemek gerekir. ‘Euro yükseliyor, araçlara zam gelecek’ diye tüketiciler alıma yönelebilir. Gezi olaylarıyla sakin geçen ilk iki haftaya rağmen haziranda pazarın 70-71 bin adet seviyesinde çıkacağını öngörüyoruz.” diye konuştu. Kurdaki artışın otomobil fiyatlarına yansıtılmasını değerlendiren Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar, şirketlerin bu tür yükleri uzun süre tüketiciye yansıtmadan üzerinde taşımasının mümkün olmayacağını ifade etti. Fiat Marka Direktörü Okan Baş, Gezi Parkı eylemlerinden çok Euro’daki yükselişin kendilerini daha fazla zorladığını söyledi. Temmuz ayı başından itibaren otomobillere zam yapacaklarını açıklayan Baş, “Euro’nun 2,50 seviyelerinde kalması halinde bu kaçınılmaz olur. Tabii Euro’daki artış bir anda fiyatlara yansıtılmaz. Bir anda kimse yüzde 6-7 zam yapmaz, etap etap olur. Ay başında otomobile en az yüzde 1-1,5 oranında zam gelir.” dedi. Baş, Gezi Parkı olayları sırasında haziranın ilk haftasının durağan geçtiğini ancak showroom trafiğinin yeniden hızlandığını dile getirdi.Yeni modelle ihracat 3 milyar liraya ulaşacakHyundai Assan’ın 1,1 milyar liralık yeni yatırımıyla gün yüzüne çıkacak yeni i10, eylülden itibaren seri üretime geçiyor. İzmit fabrikasının kapasitesini 200 bine taşıyacak yatırımın büyük ölçüde tamamlandığını kaydeden Hyundai Assan Genel Müdürü Ümit Karaarslan, yeni i10’un ilk olarak FIFA U-20 Dünya Kupası için Türkiye’ye gelen 28 ülkeden 100 distribütöre tanıtılacağını belirtti. Yeni i10 ve i20 modellerinde ihracata ağırlık vereceklerini söyleyen Karaarslan, “Üretilen araçların 180 bini başta 27 AB ülkesi olmak üzere birçok ülkeye ihraç edilecek. Hyundai Assan’ın yıllık ihracatı 3 milyar liraya ulaşacak.” dedi. Yeni model yatırımı ile birlikte çalışan sayısı 2 bin 400’den 2 bin 800’e çıkan Hyundai Assan, geçen yıl 731 milyon dolarlık ihracata imza atmıştı. Ümit Karaarslan’ın verdiği bilgilere göre, yeni i10’un resmi tanıtımı eylülde Frankfurt Otomobil Fuarı’nda gerçekleştirilecek. Modelin uluslararası test sürüşleri için ise ekim ayında farklı ülkelerden 350 gazeteci Türkiye’ye gelecek. Tüm dünyada yeni modellerin yanı sıra kalitede bir numaralı marka haline gelme hedefiyle hareket ettiklerini belirten Karaarslan, şunları kaydetti: “2009’da Hyundai’de vergisiz haliyle en ucuz aracın fiyatı ortalama 17 bin liraydı. Şimdi bu rakam 27-28 bin liraya yükseldi. ‘Ucuz otomobil’ algısı yıkıldı, kaliteli otomobil algısı yerleşti.” Hyundai, bu yıl Türkiye’de 48-50 bin adetlik satış rakamına ulaşmayı hedefliyor.Bu ‘elektrikli’nin menzili 500 km16,2 milyar dolarlık Hintli Mahindra Grubu çatısı altında bulunan SsangYong, Seul’de düzenlenen Çevre Teknolojileri ve Yeşil Enerji Fuarı’nda elektrikli Korando CEV-R’yi tanıttı. Elektrikli motorlarda şarj etme sorununa çözüm olabilecek teknolojiye sahip motor ile otomobil 500 km menzile ulaşıyor. Londra’da düzenlenen iki ayrı organizasyonda ise Karsan tarafından geliştirilen elektrikli taksi ve binek araç platformu sergilendi. Urban Mobility etkinliğinde Global Ürün Farklılaştırma Mükemmellik Ödülünü kazanan Concept V1, açık hava fuarında 400 bin Londralıların karşısına çıktı.
Zaman
Otomobil
24.06.2013
OtomobilekurzammıgeliyorOtomobile kur zammı geliyor
Otomobile kur zammı geliyor
Zaman
24.06.2013
02:00
Mayısta 81 binin üzerine çıkan otomotiv pazarında kur tedirginliği başladı. Tarihi zirveye çıkan Amerikan Doları ve yılbaşından bu yana yüzde 7’nin üzerinde artışla 2,56 liraya kadar ulaşan Euro, otomobil fiyatlarına zammı kaçınılmaz hale getiriyor.Bazı markalar kurdaki değişimi fiyatlara yansıtmaya başladı, birçok şirket ise temmuz ayını bekliyor. Hyundai Assan Genel Müdürü Ümit Karaarslan, döviz kurundaki artışın zamları kaçınılmaz hale getirdiğini belirterek, “Piyasadaki dalgalanmanın dinmesini bekliyoruz. Özellikle ABD Merkez Bankası’nın aldığı karar, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeleri zorluyor. Kur hızlı yükseldi ancak hızlı düşmez.” ifadelerini kullandı. Otomobillere minimum yüzde 1-2 zam gelebileceğine dikkat çeken Karaarslan, “Tabii şunu da göz ardı etmemek gerekir. ‘Euro yükseliyor, araçlara zam gelecek’ diye tüketiciler alıma yönelebilir. Gezi olaylarıyla sakin geçen ilk iki haftaya rağmen haziranda pazarın 70-71 bin adet seviyesinde çıkacağını öngörüyoruz.” diye konuştu. Kurdaki artışın otomobil fiyatlarına yansıtılmasını değerlendiren Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar, şirketlerin bu tür yükleri uzun süre tüketiciye yansıtmadan üzerinde taşımasının mümkün olmayacağını ifade etti. Fiat Marka Direktörü Okan Baş, Gezi Parkı eylemlerinden çok Euro’daki yükselişin kendilerini daha fazla zorladığını söyledi. Temmuz ayı başından itibaren otomobillere zam yapacaklarını açıklayan Baş, “Euro’nun 2,50 seviyelerinde kalması halinde bu kaçınılmaz olur. Tabii Euro’daki artış bir anda fiyatlara yansıtılmaz. Bir anda kimse yüzde 6-7 zam yapmaz, etap etap olur. Ay başında otomobile en az yüzde 1-1,5 oranında zam gelir.” dedi. Baş, Gezi Parkı olayları sırasında haziranın ilk haftasının durağan geçtiğini ancak showroom trafiğinin yeniden hızlandığını dile getirdi.Yeni modelle ihracat 3 milyar liraya ulaşacakHyundai Assan’ın 1,1 milyar liralık yeni yatırımıyla gün yüzüne çıkacak yeni i10, eylülden itibaren seri üretime geçiyor. İzmit fabrikasının kapasitesini 200 bine taşıyacak yatırımın büyük ölçüde tamamlandığını kaydeden Hyundai Assan Genel Müdürü Ümit Karaarslan, yeni i10’un ilk olarak FIFA U-20 Dünya Kupası için Türkiye’ye gelen 28 ülkeden 100 distribütöre tanıtılacağını belirtti. Yeni i10 ve i20 modellerinde ihracata ağırlık vereceklerini söyleyen Karaarslan, “Üretilen araçların 180 bini başta 27 AB ülkesi olmak üzere birçok ülkeye ihraç edilecek. Hyundai Assan’ın yıllık ihracatı 3 milyar liraya ulaşacak.” dedi. Yeni model yatırımı ile birlikte çalışan sayısı 2 bin 400’den 2 bin 800’e çıkan Hyundai Assan, geçen yıl 731 milyon dolarlık ihracata imza atmıştı. Ümit Karaarslan’ın verdiği bilgilere göre, yeni i10’un resmi tanıtımı eylülde Frankfurt Otomobil Fuarı’nda gerçekleştirilecek. Modelin uluslararası test sürüşleri için ise ekim ayında farklı ülkelerden 350 gazeteci Türkiye’ye gelecek. Tüm dünyada yeni modellerin yanı sıra kalitede bir numaralı marka haline gelme hedefiyle hareket ettiklerini belirten Karaarslan, şunları kaydetti: “2009’da Hyundai’de vergisiz haliyle en ucuz aracın fiyatı ortalama 17 bin liraydı. Şimdi bu rakam 27-28 bin liraya yükseldi. ‘Ucuz otomobil’ algısı yıkıldı, kaliteli otomobil algısı yerleşti.” Hyundai, bu yıl Türkiye’de 48-50 bin adetlik satış rakamına ulaşmayı hedefliyor.Bu ‘elektrikli’nin menzili 500 km16,2 milyar dolarlık Hintli Mahindra Grubu çatısı altında bulunan SsangYong, Seul’de düzenlenen Çevre Teknolojileri ve Yeşil Enerji Fuarı’nda elektrikli Korando CEV-R’yi tanıttı. Elektrikli motorlarda şarj etme sorununa çözüm olabilecek teknolojiye sahip motor ile otomobil 500 km menzile ulaşıyor. Londra’da düzenlenen iki ayrı organizasyonda ise Karsan tarafından geliştirilen elektrikli taksi ve binek araç platformu sergilendi. Urban Mobility etkinliğinde Global Ürün Farklılaştırma Mükemmellik Ödülünü kazanan Concept V1, açık hava fuarında 400 bin Londralıların karşısına çıktı.
Zaman
En Çok Okunan
24.06.2013
OtomobilekurzammıgeliyorOtomobile kur zammı geliyor
Otomobile kur zammı geliyor
Zaman
24.06.2013
01:51
Mayısta 81 binin üzerine çıkan otomotiv pazarında kur tedirginliği başladı. Tarihi zirveye çıkan Amerikan Doları ve yılbaşından bu yana yüzde 7’nin üzerinde artışla 2,56 liraya kadar ulaşan Euro, otomobil fiyatlarına zammı kaçınılmaz hale getiriyor.Bazı markalar kurdaki değişimi fiyatlara yansıtmaya başladı, birçok şirket ise temmuz ayını bekliyor. Hyundai Assan Genel Müdürü Ümit Karaarslan, döviz kurundaki artışın zamları kaçınılmaz hale getirdiğini belirterek, “Piyasadaki dalgalanmanın dinmesini bekliyoruz. Özellikle ABD Merkez Bankası’nın aldığı karar, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeleri zorluyor. Kur hızlı yükseldi ancak hızlı düşmez.” ifadelerini kullandı. Otomobillere minimum yüzde 1-2 zam gelebileceğine dikkat çeken Karaarslan, “Tabii şunu da göz ardı etmemek gerekir. ‘Euro yükseliyor, araçlara zam gelecek’ diye tüketiciler alıma yönelebilir. Gezi olaylarıyla sakin geçen ilk iki haftaya rağmen haziranda pazarın 70-71 bin adet seviyesinde çıkacağını öngörüyoruz.” diye konuştu. Kurdaki artışın otomobil fiyatlarına yansıtılmasını değerlendiren Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar, şirketlerin bu tür yükleri uzun süre tüketiciye yansıtmadan üzerinde taşımasının mümkün olmayacağını ifade etti. Fiat Marka Direktörü Okan Baş, Gezi Parkı eylemlerinden çok Euro’daki yükselişin kendilerini daha fazla zorladığını söyledi. Temmuz ayı başından itibaren otomobillere zam yapacaklarını açıklayan Baş, “Euro’nun 2,50 seviyelerinde kalması halinde bu kaçınılmaz olur. Tabii Euro’daki artış bir anda fiyatlara yansıtılmaz. Bir anda kimse yüzde 6-7 zam yapmaz, etap etap olur. Ay başında otomobile en az yüzde 1-1,5 oranında zam gelir.” dedi. Baş, Gezi Parkı olayları sırasında haziranın ilk haftasının durağan geçtiğini ancak showroom trafiğinin yeniden hızlandığını dile getirdi.Yeni modelle ihracat 3 milyar liraya ulaşacakHyundai Assan’ın 1,1 milyar liralık yeni yatırımıyla gün yüzüne çıkacak yeni i10, eylülden itibaren seri üretime geçiyor. İzmit fabrikasının kapasitesini 200 bine taşıyacak yatırımın büyük ölçüde tamamlandığını kaydeden Hyundai Assan Genel Müdürü Ümit Karaarslan, yeni i10’un ilk olarak FIFA U-20 Dünya Kupası için Türkiye’ye gelen 28 ülkeden 100 distribütöre tanıtılacağını belirtti. Yeni i10 ve i20 modellerinde ihracata ağırlık vereceklerini söyleyen Karaarslan, “Üretilen araçların 180 bini başta 27 AB ülkesi olmak üzere birçok ülkeye ihraç edilecek. Hyundai Assan’ın yıllık ihracatı 3 milyar liraya ulaşacak.” dedi. Yeni model yatırımı ile birlikte çalışan sayısı 2 bin 400’den 2 bin 800’e çıkan Hyundai Assan, geçen yıl 731 milyon dolarlık ihracata imza atmıştı. Ümit Karaarslan’ın verdiği bilgilere göre, yeni i10’un resmi tanıtımı eylülde Frankfurt Otomobil Fuarı’nda gerçekleştirilecek. Modelin uluslararası test sürüşleri için ise ekim ayında farklı ülkelerden 350 gazeteci Türkiye’ye gelecek. Tüm dünyada yeni modellerin yanı sıra kalitede bir numaralı marka haline gelme hedefiyle hareket ettiklerini belirten Karaarslan, şunları kaydetti: “2009’da Hyundai’de vergisiz haliyle en ucuz aracın fiyatı ortalama 17 bin liraydı. Şimdi bu rakam 27-28 bin liraya yükseldi. ‘Ucuz otomobil’ algısı yıkıldı, kaliteli otomobil algısı yerleşti.” Hyundai, bu yıl Türkiye’de 48-50 bin adetlik satış rakamına ulaşmayı hedefliyor.Bu ‘elektrikli’nin menzili 500 km16,2 milyar dolarlık Hintli Mahindra Grubu çatısı altında bulunan SsangYong, Seul’de düzenlenen Çevre Teknolojileri ve Yeşil Enerji Fuarı’nda elektrikli Korando CEV-R’yi tanıttı. Elektrikli motorlarda şarj etme sorununa çözüm olabilecek teknolojiye sahip motor ile otomobil 500 km menzile ulaşıyor. Londra’da düzenlenen iki ayrı organizasyonda ise Karsan tarafından geliştirilen elektrikli taksi ve binek araç platformu sergilendi. Urban Mobility etkinliğinde Global Ürün Farklılaştırma Mükemmellik Ödülünü kazanan Concept V1, açık hava fuarında 400 bin Londralıların karşısına çıktı.
Zaman
Ekonomi
24.06.2013
OtomobilekurzammıgeliyorOtomobile kur zammı geliyor
Otomobile kur zammı geliyor
Zaman
24.06.2013
01:51
Mayısta 81 binin üzerine çıkan otomotiv pazarında kur tedirginliği başladı. Tarihi zirveye çıkan Amerikan Doları ve yılbaşından bu yana yüzde 7’nin üzerinde artışla 2,56 liraya kadar ulaşan Euro, otomobil fiyatlarına zammı kaçınılmaz hale getiriyor.Bazı markalar kurdaki değişimi fiyatlara yansıtmaya başladı, birçok şirket ise temmuz ayını bekliyor. Hyundai Assan Genel Müdürü Ümit Karaarslan, döviz kurundaki artışın zamları kaçınılmaz hale getirdiğini belirterek, “Piyasadaki dalgalanmanın dinmesini bekliyoruz. Özellikle ABD Merkez Bankası’nın aldığı karar, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeleri zorluyor. Kur hızlı yükseldi ancak hızlı düşmez.” ifadelerini kullandı. Otomobillere minimum yüzde 1-2 zam gelebileceğine dikkat çeken Karaarslan, “Tabii şunu da göz ardı etmemek gerekir. ‘Euro yükseliyor, araçlara zam gelecek’ diye tüketiciler alıma yönelebilir. Gezi olaylarıyla sakin geçen ilk iki haftaya rağmen haziranda pazarın 70-71 bin adet seviyesinde çıkacağını öngörüyoruz.” diye konuştu. Kurdaki artışın otomobil fiyatlarına yansıtılmasını değerlendiren Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar, şirketlerin bu tür yükleri uzun süre tüketiciye yansıtmadan üzerinde taşımasının mümkün olmayacağını ifade etti. Fiat Marka Direktörü Okan Baş, Gezi Parkı eylemlerinden çok Euro’daki yükselişin kendilerini daha fazla zorladığını söyledi. Temmuz ayı başından itibaren otomobillere zam yapacaklarını açıklayan Baş, “Euro’nun 2,50 seviyelerinde kalması halinde bu kaçınılmaz olur. Tabii Euro’daki artış bir anda fiyatlara yansıtılmaz. Bir anda kimse yüzde 6-7 zam yapmaz, etap etap olur. Ay başında otomobile en az yüzde 1-1,5 oranında zam gelir.” dedi. Baş, Gezi Parkı olayları sırasında haziranın ilk haftasının durağan geçtiğini ancak showroom trafiğinin yeniden hızlandığını dile getirdi.Yeni modelle ihracat 3 milyar liraya ulaşacakHyundai Assan’ın 1,1 milyar liralık yeni yatırımıyla gün yüzüne çıkacak yeni i10, eylülden itibaren seri üretime geçiyor. İzmit fabrikasının kapasitesini 200 bine taşıyacak yatırımın büyük ölçüde tamamlandığını kaydeden Hyundai Assan Genel Müdürü Ümit Karaarslan, yeni i10’un ilk olarak FIFA U-20 Dünya Kupası için Türkiye’ye gelen 28 ülkeden 100 distribütöre tanıtılacağını belirtti. Yeni i10 ve i20 modellerinde ihracata ağırlık vereceklerini söyleyen Karaarslan, “Üretilen araçların 180 bini başta 27 AB ülkesi olmak üzere birçok ülkeye ihraç edilecek. Hyundai Assan’ın yıllık ihracatı 3 milyar liraya ulaşacak.” dedi. Yeni model yatırımı ile birlikte çalışan sayısı 2 bin 400’den 2 bin 800’e çıkan Hyundai Assan, geçen yıl 731 milyon dolarlık ihracata imza atmıştı. Ümit Karaarslan’ın verdiği bilgilere göre, yeni i10’un resmi tanıtımı eylülde Frankfurt Otomobil Fuarı’nda gerçekleştirilecek. Modelin uluslararası test sürüşleri için ise ekim ayında farklı ülkelerden 350 gazeteci Türkiye’ye gelecek. Tüm dünyada yeni modellerin yanı sıra kalitede bir numaralı marka haline gelme hedefiyle hareket ettiklerini belirten Karaarslan, şunları kaydetti: “2009’da Hyundai’de vergisiz haliyle en ucuz aracın fiyatı ortalama 17 bin liraydı. Şimdi bu rakam 27-28 bin liraya yükseldi. ‘Ucuz otomobil’ algısı yıkıldı, kaliteli otomobil algısı yerleşti.” Hyundai, bu yıl Türkiye’de 48-50 bin adetlik satış rakamına ulaşmayı hedefliyor.Bu ‘elektrikli’nin menzili 500 km16,2 milyar dolarlık Hintli Mahindra Grubu çatısı altında bulunan SsangYong, Seul’de düzenlenen Çevre Teknolojileri ve Yeşil Enerji Fuarı’nda elektrikli Korando CEV-R’yi tanıttı. Elektrikli motorlarda şarj etme sorununa çözüm olabilecek teknolojiye sahip motor ile otomobil 500 km menzile ulaşıyor. Londra’da düzenlenen iki ayrı organizasyonda ise Karsan tarafından geliştirilen elektrikli taksi ve binek araç platformu sergilendi. Urban Mobility etkinliğinde Global Ürün Farklılaştırma Mükemmellik Ödülünü kazanan Concept V1, açık hava fuarında 400 bin Londralıların karşısına çıktı.
Zaman
Ana Sayfa
24.06.2013
OtomobilekurzammıgeliyorOtomobile kur zammı geliyor
En ucuz benzinli ve dizel otomobiller!
Samanyolu Haber
20.04.2011
12:24
İşte yerli ve yabancı otomobil firmalarının, en düşük fiyatlı benzinli ve dizel modellerinin kampanyalı anahtar teslim fiyatları...

Düşük vergi, tasarruflu yakıt tüketimi, şehir içi kullanım kolaylığı gibi nedenlerle tercih edilen küçük sınıf (B Segmenti) otomobillerdeki kıyasıya rekabet sürerken, özellikle baz modellerde Çin ve Hintli markalar fiyat avantajını kimselere bırakmıyor. Buna rağmen Fiatın Palio Sole modeli 23 bin 200 liralık fiyatıyla en rekabetci dizel otomobil olarak öne çıkarken, benzinlide Dacianın Logan Sedan modeli 18 bin 350 liralık fiyatıyla ilk sırada yer aldı. AA muhabirinin, Türkiye pazarında faaliyet gösteren otomobil firmalarının en düşük motor gücü ve donanıma sahip modellerini baz alarak yaptığı belirlemeye göre, küçük sınıfta yer alan bu otomobillerin 18 bin 350 liradan başlayan fiyatları, marka, model ve versiyonlarına göre bir üst sınıf otomobillerin fiyatını yakalayabiliyor. Çinli Chery ve Geely ile sonradan Renault bünyesine geçen Romanya markası Dacia ve Hintli Tatanın bazı modellerinin fiyatları 20 bin liranın altında kaldı. Bu otomobiller arasında Dacianın, Logan Sedan modeli ile 18 bin 350 lira ile en ucuz otomobil olarak dikkati çekerken, Fiatın Palio Sole modelinin dizel versiyonu 23 bin 200 liralık fiyatıyla en rekabetçi dizel otomobil olarak öne çıkıyor. Düşük yakıt tüketimi ve makul vergi oranları nedeniyle tercih edilen küçük otomobillerde dahi, bu rekabetçi fiyatlara karşılık, konfor ve güvenlik donanımlarından vazgeçemeyen kullanıcılar, 40 bin lirayı aşan fiyatları gözden çıkarmak zorunda. Küçük sınıftaki otomobillerin donanımlı versiyonları, konfor ve güvenlik unsurları açısından C segmentine yaklaşırken, görece cazip fiyatları, düşük vergi oranları, tasarruflu yakıt tüketimi ve şehir içi kullanım kolaylığı gibi avantajlarını da kullanarak bir üst segmentten de müşteri çekiyor. Donanımlı versiyonlarda ise yerli ve batılı markalar öne çıkıyor. Yerli ve yabancı otomobil firmalarının, en düşük fiyatlı benzinli ve dizel modellerinin kampanyalı anahtar teslim fiyatları ise şöyle:
Samanyolu Haber
Son Dakika
20.04.2011
EnucuzbenzinlivedizelotomobillerEn ucuz benzinli ve dizel otomobiller
Dünyanın en büyük açık pazarı - Foto
Samanyolu Haber
16.02.2011
16:24
Toplam 1 milyon metrekarelik alanıyla, dünyanın en büyük açık pazarlarından birisi olan Türkmenistanın ünlü Çöl Pazarı, Türk inşaat şirketlerinden Genç Çelikler İnşaat tarafından yeniden kuruldu.

Başkent Aşkabatın yaklaşık 20 kilometre kuzeyindeki Çöl Pazarı, Türkmenistan Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhamedov tarafından hizmete açıldı. Açılış törenine Bakanlar Kurulu üyeleri, Aşkabat Büyükelçisi Şevki Mütevellioğlu ile birlikte diplomatik misyon şefleri, Genç Çelikler Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Ufuk Çelik ve vatandaşlar katıldı. Genç Çelikler İnşaat tarafından yaklaşık 152 milyon dolara inşa edilen ve ülkenin en önemli ticari ve tarihi simgesi sayılan Çöl Pazarının yeni tesislerini gezen Gurbanguli Berdimuhamedov, pazardaki dükkanları ve tezgahları gezerek pazarcılarla ve vatandaşlarla sohbet etti. Vatandaşlar eski çöl pazarının iklim şartları dolayısıyla zorlukları olduğunu belirtirken, açılan yeni tesislerden memnuniyetlerini ifade ettiler. Altın Asır Gündogar Pazarı adı ile açılan yeni tesislerden oldukça memnun kalan Berdimuhamedov, şirket yöneticisi Ahmet Çelike teşekkürlerini iletirken, söz konusu pazarlardan ülkenin diğer 4 eyaletinde de kurmasını istedi. Toplam 1 milyon metrekare alan üzerine kurulan Çöl Pazarında irili-ufaklı 2 bin 56 dükkan ve 16 adet bölümde 5 binin üzerinde tezgah bulunuyor. Yaklaşık 152 milyon dolara 32 ayda tamamlanan dev ticaret kompleksinde 220 bin metrekarelik kısmı dükkanlar, 270 bin metrekarelik kısmı otopark ve yollar teşkil ediyor. En az 7 bin kişiye de iş imkanı sağlaması beklenen bu proje kapsamında 1 idari bina, 1 otel, 2 adet iş merkezi, dev bir otoparkın yanısıra modern bir mezbaha, çok sayıda lokanta ve kafeterya, bankalar, laboratuvar, sağlık merkezi, eczane ve polis merkezi de halka hizmet vermeye başladı. Aşkabatın tüm et ihtiyacını karşılayacak 21400 m2lik dev mezbahanın tamamı ise Türkiye;de imal edildi. Günlük kapasitesi 500 büyükbaş hayvan, 1000 küçükbaş hayvan, 1000 tavuk olan kesimhane Türkmenistan;da bir ilk olma özelliğini taşıyor. Farklı sektörlerden ürünlerin satılacağı ve yabancı turistlerin de büyük ilgisini çeken pazarda tekstil, elektronik, halı, altın, mobilya, mutfak ve ev gereçleri, beyaz eşya, tarım ürünleri, gıda, meyve-sebze, et-balık ürünleri ile oto pazarları yer alacak. Ayrıca pazar için soğuk hava depoları ile birlikte yük araçları için özel otopark ve depolar da inşa edildi. Diğer alışveriş merkezlerine ve pazarlara göre daha ucuz olması ve ürün çeşitliliği sebebiyle Aşkabat dışından ve çevre eyaletlerden de Türkmenler alışveriş için Çöl Pazar;ını tercih ediyor. Ayrıca Altın Asır Doğu Pazarında, her birinin alanı 21.400 m2 olan 2 adet otomobil pazarı bulunurken, 1130 araçlık ve 80 adet otobüs kapasiteli otopark bulunuyor. Eski yerinde, yani çölün ortasında, haftada sadece 2 gün açık olan ve mesai saatleri tamamen çöl ikliminin sürprizlerine göre değişen ve aylık yaklaşık 1 milyon kişinin ziyaret ettiği Çöl Pazarı, yeni yerinde artık haftada 7 gün açık olacak. Basın mensuplarına proje hakkında bilgi veren Genç Çelikler İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Ufuk Çelik Çöl Pazarı bizim için çok önemli bir proje ve başlangıçtı. Türkmenistan için bu kadar önemli bir yeri yeniden inşa etmenin gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Büyük emek verdiğimiz bu proje bizim Türkmenistan;da ilk projemiz olmasına rağmen hem bizim hem de Türkmen halkına tam hizmet etmesi nedeniyle en önemli proje olmuştur. Önümüzdeki dönem yepyeni projelere imza atmayı hedefliyoruz dedi Türkmenistan;da ticaretin kalbinin attığı ve 200 yıllık geçmişiyle tarihi bir simge olma özelliğine sahip Çöl Pazarı, her ay 1 milyon kişinin ziyaret ettiği bölgenin en büyük ticaret merkezi konumunda bulunuyor. 1800;lü yıllarda Karakum çölünün ortasında kurulan pazar halk arasında Türk vatandaşları ve yabancı turistler tarafından Çöl Pazarı; olarak bilinirken, yerli halk oldukça kalabalık anlamına gelen Cıgıldık ismini kullanıyor. Çevre ülkelerden de büyük ilgi gören bir yapıya sahip olan pazar, kurulmaya başlandığı günden beri Türkmenistan;ın simgesi ve ticaret merkezi olarak görülüyor. El işinden elektroniğe, el halısından gıdaya kadar her şeyin satıldığı, Türkmen halkının dışında, yakın yakın ülkelerin de alışveriş için tercih ettiği Çöl Pazarı turistlerin de mutlaka ziyaret ettiği bir yer olarak dikkat çekiyor.
Samanyolu Haber
Son Dakika
16.02.2011
Dünyanınenbüyükaçıkpazarı-FotoDünyanın en büyük açık pazarı - Foto
Online ticaretin nabzını tutuyor
Samanyolu Haber
25.12.2010
15:15
sahibinden.com, 2010 yılını aylık 20 milyon tekil ziyaretçi sayısı ve 2 milyon ilandan fazla aktif ilanı ile kapatıyor.

Yoğun ziyaretçi trafiği ile Türk halkının alışveriş eğilimlerinin nabzını tutan sahibinden.com, Türkiyede e-ticaretin bugünkü durumunu ve gelecek öngörülerini medya mensuplarıyla paylaştı. Milyonlarca aktif kullanıcısı sayesinde tüketici alışkanlıklarını çok yakından takip eden sahibinden.comun verileri, İstanbuldan Karsa 3 kat değişim gösteren ev kiralarından, en az otomobil satışı yapılan ilin Ardahan olmasına kadar birçok ilginç bilgiyi ortaya çıkartıyor. Türkiyenin önde gelen ilan ve alışveriş platformu olan sahibinden.com, geride bırakmakta olduğumuz 2010 yılı değerlendirmesi ve 2011 yılına ilişkin beklentilerini 24 Aralık Cuma Günü düzenlenen basın toplantısında paylaştı. sahibinden.com Genel Müdürü Burak Ertaş ve sahibinden.com Ürün ve İş Geliştirme Müdürü Emre Erşahinin katılımıyla gerçekleşen toplantıda sahibinden.comun e-ticaret sektöründeki 10. yılının yanı sıra 2011 projeleri ve sektöre dair beklentiler açıklandı. Toplantıda, 2010 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunan sahibinden.com Genel Müdürü Burak Ertaş, 2010 yılında sahibinden.coma toplam 12 milyon yeni ilan girişi yapıldığını iletti. Ayrıca aktif ilan sayılarının % 50lik bir artış göstererek 2 milyonu geçtiğini bildirdi. 2010 yılı içerisinde sahibinden.comu ziyaret eden tekil ziyaretçi sayısının da %51 oranında artarak 20 milyona ulaştığına değinen Ertaş, sahibinden.comun Türkiyenin en çok ziyaret edilen e-ticaret platformu ve en çok ziyaret edilen ilk 10 internet sitesinden biri olduğunu söyledi. Sahip oldukları yoğun ziyaretçi trafiği sayesinde Türkiyenin ticaret, alışveriş, emlak ve otomotiv eğilimlerini tespit etme olanağı bulduklarını belirtti. Ayrıca sahibinden.com kullanıcılarının online alışveriş eğilimleri mercek altına alınarak oluşturulan Sahibindex verilerini de paylaşan Ertaş; dakikada bir konutun satıldığı ya da kiralandığı sahibinden.comdan alınan bilgilere göre 2010 yılı içerisinde emlak satışının en çok gerçekleştiği ilin İstanbul, en az sayıda satış yapılan ilin ise Mardin olduğunu belirtti. Yine bu bilgilere göre kullanıcıların en çok tercih ettiği konut tipi 2+1 evler olurken, ortalama konut kiralama taleplerinin İstanbulda 900 TL, Karsta ise 300 TL olduğu görüldü. Ayrıca İstanbulda metrekare başına en pahalı dairelerin Beyoğlunda, en ucuz dairelerin ise Sultangazide yer aldığı iletildi. Öte yandan dakikada 2 otomobil satışının gerçekleştiği sahibinden.com tarafından açıklanan Sahibindex verileri, tüketicilerin otomotiv sektöründeki eğilimleri konusunda da ilgi çekici bilgiler sunuyor. Sahibindex verilerine göre, 2010 yılında en fazla otomobil satışı İstanbulda en az otomobil satışı ise Ardahanda gerçekleşti. Ayrıca Ertaş, motor hacmi bakımından 1300- 1600 cc, renk olarak ise gümüş gri otomobillerin tercih edildiği iletildi. Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Burak Ertaş 2010 yılında mevcut iş alanlarımızda yeni iş modelleri yaratarak sürdürülebilir bir büyüme gerçekleştirmeyi hedefledik. Sunduğumuz hizmetin kalitesini artırmak için altyapı ve yazılım alanında yaptığımız yoğun yatırımlarla platformumuzu geliştirdik. Bunun meyvelerini de almaya başladığımızı düşünüyorum. 2010 yılsonu itibariyle platformumuzu ziyaret eden tekil ziyaretçi rakamlarına baktığımızda otomotiv ve emlak siteleri arasında Türkiyede lider, Avrupada ilk 5 içerisinde, Dünya genelinde ise ilk 20de olduğumuzu görüyoruz. Firmamızın bundan sonraki önceliği de, büyüyen ve gelişen ekibimizle, şimdiye kadar olduğu gibi, kullanıcılarımıza daha iyi ve farklı hizmetler vermek için yeni yatırımlar yaparak büyümemizi devam ettirmek olacak diye konuştu. Toplantıda sahibinden.comun 2011 beklenti ve planlarına da yer veren sahibinden.com Genel Müdürü Burak Ertaş, Bizler tüm gücümüzü hep kullanıcılarımızdan aldık ve onlardan aldığımız geri bildirimler ve enerji ile sahibinden.comu değişen ve gelişen bir platforma dönüştürdük. Bu doğrultuda 2011 yılında da sunduğumuz hizmetin kalitesini artırmak için altyapı ve yazılım alanında yaptığımız yoğun yatırımlarla kendimizi geliştirmeye devam edeceğiz. Mobil dünyanın hayatımızda her geçen gün daha fazla yer alması nedeniyle özellikle mobil servisler ve uygulamalarla 2011 yılında mobilde daha etkin olacağız. Kendi iş alanlarımızla ilgili yeni yatırımlar yapacağız. Yurtiçi ve yurtdışı yeni Internet projeleri de gündemimizde diye konuştu.
Samanyolu Haber
Son Dakika
25.12.2010
OnlineticaretinnabzınıtutuyorOnline ticaretin nabzını tutuyor
Nahçıvan bölgenin Dubaisi olmak istiyor
Samanyolu Haber
14.12.2010
11:55
Azerbaycana bağlı Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti, serbest ticaret bölgesi ve gümrüksüz ticaret uygulamalarıyla bölgenin Dubaisi olmayı hedefliyor.

1990lı yılların başından itibaren uygulamaya koyduğu ekonomi politikalarıyla dünyanın en lüks bölgelerinden biri haline gelen Dubaiyi örnek alan Nahçıvan yönetimi, Türkiye, İran ve Ermenistanın tam ortasında bulunmasını avantaja dönüştürerek ekonomik kalkınmasını hızlandırmayı amaçlıyor. Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti Ekonomik Kalkınma ve Devlet Yatırımları Dış İlişkiler Müdürü Emin Zeynelov,Iğdır Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMDER) öncülüğünde bazı temaslarda bulunmak üzere Nahçıvanda bulunan bir grup Türk gazeteciyi kabulünde Türkiye ile Nahçıvan arasındaki ticari ilişkilere değindi. Emin Zeynelov, Nahçıvan olarak bölgede daha hızlı büyümek ve ekonomik refahı geliştirmek amacıyla serbest ticaret bölgesi, gümrüksüz ticaret, yatırımcıların teşvik edilmesi gibi bir dizi işlem üzerinde çalışma yürüttüklerini belirterek, bölgenin Dubaisi olmak için çalışmalarda bulunduklarının kaydetti. Zeynelov, Dubai gibi vergiden muaf bölge oluşturulmasıyla ilgili Hemen yarın olacak diyemeyiz ama bu konuda çalışma yapılıyor diye konuştu. Zeynelov, bir dönem üzerinde tartışılan Türkiye-İran-Nahçıvan serbest ticaret bölgesi uygulaması konusunda, bakanlık olarak böyle bir çalışmalarının bulunmadığını, ancak bu politikaların Azerbaycan devleti tarafından daha üst bir politika olarak yürütülebileceğini söyledi. -TÜRKİYE-NAHÇİVAN ÖZERK BÖLGESİ TİCARET HACMİ- Türkiye ile Nahçıvan arasındaki ticaret hacminin geçen yıl 78 milyon dolara ulaştığını kaydeden Zeynelov, bunun 50 milyon dolarının Türkiyeden ithalat, 28 milyon dolarının ise Nahçıvandan Türkiyeye ihracat olduğunu bildirdi. Nahçıvanın dış ticaretinin yüzde 26sını Türkiye ile yaptığını anlatan Dış ilişkiler Müdürü Zeynelov, İran ile olan ticaretin ise toplam ticaretin yaklaşık yüzde 4üne tekabül ettiğini belirtti. Türkiyeden genel olarak teknoloji ağırlıklı mal ithalatı yaptıklarını, fabrika parçalarının yanı sıra bazen tüm fabrikayı satın alarak ülkelerine getirdiklerini anlatan Zeynelov, Nahçıvandan Türkiyeye ise geçen yıl 4,4 milyon dolar değerinde 126 milyon kilovatsaat (KWH) elektrik ihracatı gerçekleştirdiklerini kaydetti. Nahçıvanda bulunan 64 Türk menşeli firmada 843 kişi Türk vatandaşının çalıştığını ve bu işletmelerin ticaretin yanı sıra gıda üretimi gibi alanlarda faaliyet gösterdiğini söyledi. -HERŞEY UCUZ- Toplantıda bir gazetecinin Neden Türk yatırımcılar burada yatırım yapsın? diye sorması üzerine Dış İlişkiler Müdürü Emin Zeynelov, Türkiyeye kıyasla Nahçıvanda işgücü, elektrik ve doğalgazın daha ucuz olduğunu ve bunların da bir malın girdi maliyetini belirlediğini söyledi. Azerbaycanın, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ile KDV anlaşması bulunduğunu ifade eden Zeynelov, dolayısıyla Rusya dahil bu pazara girmek isteyen Türk yatırımcıların avantajlı konuma geleceklerini ileri sürdü. Nahçıvanın büyüme hızının geçen yıl yüzde 20 civarında olduğunu ve bu yıl da bu orana yakın bir büyüme beklediklerini söyleyen Zeynelov, özerk bölgenin 2005ten bu yana kesintisiz büyümesini sürdürdüğünü bildirdi. Daha fazla Türk yatırımcıyı ülkesine davet eden Zeynelov, ülkede bir çok alanın halen çok bakir olduğunu ve Türk yatırımcıların bu alanlara girmesini memnuniyetle karşılayacaklarını belirtti. -ÇİNLİ LİFANDAN OTOMOTİV YATIRIMI- Öte yandan Nahçıvan Özerk Cumhuriyetinin kalkınması, dünyanın en büyük ikinci ekonomisine sahip Çinin de ilgisini çekmeyi başardı. Çinin otomobil markalarından biri olan Lifanın 2010 yılı başında Nahçıvan yönetimi ile bölgede ortak bir otomobil montaj fabrikası kurduğu kaydedildi. Bölgede incelemelerde bulunan gazetecileri fabrikaya götüren Azeri yetkililer, Çinli ve Azeri 50den fazla işçinin çalıştığı fabrikanın aylık üretim kapasitesinin 80 otomobil olmasına karşın halen bu sayıya ulaşılamadığını bildirdi. Azerbaycanın tüm bölgelerine otomobil gönderen fabrikada dizel ve benzinli olmak üzere iki çeşit aracın montajının yapıldığı kaydedildi. Lifan markasıyla Nahçıvana getirilen araç parçaları, burada montaj işleminden sonra Naz Lifan adını alıyor. Azeri yetkililer, şu anda fabrikadaki tüm parçaların Çinden geldiğini ancak önümüzdeki günlerde bazı parçaların bu fabrikada yapılmasını arzu ettiklerini söyledi. Bu arada, söz konusu fabrikada üretilen araçlardan 200ünün satıldığını belirten yetkililer, bankalarla yeni kredi anlaşmaları yapılmaya çalışıldığını, bunun sağlanması halinde, satış rakamlarının yükseleceğini ifade ettiler. AA
Samanyolu Haber
Son Dakika
14.12.2010
NahçıvanbölgeninDubaisiolmakistiyorNahçıvan bölgenin Dubaisi olmak istiyor
Satışlardaki patlama fuara da yansıdı
Samanyolu Haber
31.10.2010
10:26
Sene başında belirlediği 2010 satış hedefini 500 binden 700 bine çıkaran otomotiv sektörünü Autoshow Fuarındaki talep de şaşırttı.

Fuarda başta lüks araçlar olmak üzere birçok markaya sipariş geldi. Rolls Royce Ghost ve Bentley Mulsannedan birer, Ferrari 458 Italia ve Ferrari Californiadan ikişer adet satıldı. İstanbulda CNR Fuar Merkezinde geçen cuma günü ziyaretçilere kapılarını açan Autoshow Uluslararası Otomobil Fuarında bu yıl 640 bin Euroya satılan Bentley Mulsanne hariç hiçbir otomobilin üzerine satıldı ibaresi konmadı. Ancak bu durum, fuarda satış olmadığı anlamına gelmiyor. Aksine bir süredir tam gaz giden otomobil satışları fuara da yansıdı. Hem süper lüks otomobiller hem de pazara yeni giren modellere yönelik müşteri ilgisi fuarda da devam ediyor. İşte ilk üç gün yapılan satışlardan bazıları: Birer adet Rolls Royce Ghost, Bentley Mulsanne (ikisi 2,3 milyon lira), fiyatı 378 bin Eurodan başlayan Ferrari 458 Italiadan iki adet, 336 bin Eurodan başlayan Ferrari Californiadan iki adet satılırken, Porsche stanttaki araçların birçoğu için müşterilerden kaparo aldı. Audi, BMW, Volvo, Land Rover ve Mercedes gibi lüks markalar sayıları 10u bulan siparişlere imza attı. Toyotadan Citroene her sınıfta otomobilden alınan siparişler dikkat çekiyor. Fuara yeni modeli Juke, yeni Micra, yeni X-Trail ile katılan Nissan, kısa sürede Juke modeli için 20 bin kişilik fan kulübü oluşturdu. İstanbula gelen Nissan Motor Başkan Yardımcısı Gilles Normand, mevcut ürün yelpazesinin Türkiye pazarı için kısıtlı kaldığını, bu sebeple yüzde 1,3 düzeyinde kalan pazar payını, bu yıldan itibaren yeni modellerle yukarı taşıyacaklarını söyledi. Normand, Nissan Juke ile sektörün ilk küçük crossover otomobilini piyasaya sunuyor. Juke, Nissanın ileriye dönük tasarımının, sürüş zevkinin, yenilikçiliğinin ve kalitesinin meydana getirdiği göz alıcı bileşimle yeni nesil müşterileri kendisine çekecek. dedi. Nissan Otomotiv Genel Müdür Yardımcısı İlkim Sancaktaroğlu ise, Qashqai ile bu alanda lider olduk. Şimdi Juke da aynı başarıyı gösterecek. şeklinde konuştu. Ford Otosan, Autoshowda yeni teknolojilerle donatılan yeni C-MAX, yeni Grand C-MAX, yeni Mondeo, yeni S-MAX, yeni Galaxy, yeni Focusu ve 17 yeni teknoloji ile 8 yeni motor seçeneğini Türkiyede ilk kez otomobil tutkunlarının beğenisine sundu. Ford Otosan Genel Müdürü Nuri Otay, fuarın Fordun One Ford stratejisindeki global vizyonunun en iyi göstergesi olduğunu söyledi. Otay, 6 yeni modelle piyasaya sunulacak olan yeni EcoBoost motor teknolojisi hakkında ise Yeni benzinli motor ailesi EcoBoost motorlar, büyük motorlarla aynı performansı veren ancak boyutu, ağırlığı ve yakıt ekonomisi ile çok daha küçük bir motor olmasıyla dikkat çekiyor. dedi. 7. salonda ürünlerini sergileyen Çinli Chery. 11 yeni modeliyle fuara en çok model getiren markalar arasında. İstanbul Autoshow 2010da Tiggo 5, Tiggo 1, Riich, Niche Lux, Niche, Niche Hybrid, Tiggo XL, Chance, Fulwin ve Boss gibi en yeni modellerin tanıtıldığını kaydeden Mermerler Otomotiv Genel Müdürü Murat Mermer, üretimi hedefleyen bir marka olarak en büyük amaçlarının Türk tüketicisinin gelecekte tanışacağı Chery modelleriyle ilgili nabzını tutmak ve yatırımlarını bu doğrultuda yönlendirmek olduğunu ifade etti. Bayraktar Grubu bünyesinde geçen yıl Türkiyeye adım atan lüks Japon markası İnfiniti, fuara yeni M serisi ile katıldı. Ünlü tasarımcı Shiro Nakamuranın imzasını taşıyan yeni model markanın lüks SUV EX, FX ve G serisi ile birlikte Türkiyedeki satış hedefini yukarı taşıyacak. İnfitininin yanı sıra Subaru markasını da temsil eden şirket, fuarda Subarunun yeni WRX STI sedanı ve Legacynin station wagon modelini de ziyaretçilerin beğenisine sunuyor. Land Rover, Türkiyede yüzde 48 büyüdü Land Rover ve Range Roverın Paris Motor Showun bitiminden yalnızca 11 gün sonra dünyada ilk olarak Autoshowda sergilediği Range Rover Evoque ilgi odağı oldu. En ucuz Range Rover olması beklenen model önümüzdeki yaz aylarından itibaren satışa sunulacak. Land Rover Avrupa operasyonları direktörü Andy Gawthorpe, zorlu ekonomik şartlara rağmen şirket olarak 2010 yılı başından eylül sonuna kadar global satışlarda yüzde 32lik bir artış yakaladıklarını söyledi. Gawthorpe, Aynı dönemde Avrupa otomobil pazarı yüzde 4 küçülme yaşamasına rağmen Avrupada eylül sonu itibarıyla Land Roverın satışları yüzde 28 arttı. Türkiyede de ekonomide yaşanan iyileşmenin somut sonucu olarak Türkiye otomobil pazarı yüzde 11lik bir büyüme gerçekleştirirken Land Rover satışları geçtiğimiz seneye oranla yüzde 48 artarak yeni bir rekora biraz daha yaklaştı. dedi. Yeni modelin ilk satışını fuarda gerçekleştirdi Koreli Ssangyong, fuarda sergilemek üzere getirdiği 5 yeni Korando modeline sipariş aldı. Markanın distribütörü Şahsuvaroğlunun yöneticilerinden Yunus Şahsuvaroğlu, aracın Türkiye tanıtımının Autoshowda yapıldığını, kasım ortalarından itibaren bayilerde bu aracın yer almaya başlayacağını söyledi. G
Samanyolu Haber
Son Dakika
31.10.2010
SatışlardakipatlamafuaradayansıdıSatışlardaki patlama fuara da yansıdı
Ucuz ticari araçlar Türkiye pazarında
Samanyolu Haber
08.07.2010
15:17
Komsan Otomotiv Üst Yöneticisi (CEO) Süheyl Baybalı, mini ticari diye tabir ettikleri bu araçlarla ilgili bugün bilinen satışların çok daha üzerinde bir satış performansı yakalayabileceklerini öngördü.

Komsan Otomotiv distribütörlüğünde Türkiyede satışa çıkan FAW hafif ticari araçlarının basın toplantısında yaptığı konuşmada Baybalı, Komsan Otomotivin, Çinin en köklü ve referans otomotiv üreticisi FAW Group Corporation ile işbirliğine girerek Türkiyeyi yepyeni bir marka ile tanıştırdığını kaydetti. Baybalı, Çinli FAWın Türkiye distribütörlüğü için 2008 yılında girişimlerine başlayan ve bu dönemde yetki belgesi imzalayan Komsan Otomotivin, bayi ve servis ağını tamamlayarak araçlarını tüketiciyle buluşturmaya hazır olduğunu bildirdi. Hafif ticari araçların özellikleri gereği çiftçinin ürününü, esnafın yükünü, KOBİlerin her türlü ihtiyacını taşımaya elverişli hafif ticari araçların Türkiye pazarında fazla alternatifi bulunmadığını dile getiren Baybalı, önümüzdeki dönemde kendi segmentlerinde yüzde 50 pazar payını hedeflediklerini söyledi. Baybalı, ilk aşamada 4 model olarak Türkiye pazarında yer alacaklarına değinen Baybalı, Satışa sunduğumuz hafif ticari araçlar kendi segmentindeki mevcut pazarı geliştirmeye çok açık. Mini ticari diye tabir ettiğimiz bu araçlarla ilgili bugün bilinen satışların çok daha üzerinde bir satış performansı yakalayabileceğimizi öngörüyoruz. Bu yıl 750 adet, gelecek yıl ise 1500 adet satış hedefimiz var diye konuştu. Komsan Otomotiv distribütörlüğünde Türkiyede satışa çıkan FAWın, ilk etapta hafif ticari araçlarıyla özellikle esnaf ve KOBİlerin çözüm ortağı olacağını anlatan Baybalı, satışa sunacakları ürünlerin içinde bulunduğu segmentte yüzde 50 pazar payı hedeflediklerini dile getirdi. Komsan Otomotiv, ilk etapta 4 model hafif ticari aracı pazara sunmasının ardından 2011 yılında da FAW markasının farklı segmentlerdeki modellerini de Türkiyede satışa sunmayı planladığını bildirerek, önümüzdeki yıl bu markanın MPV, daha sonra da CDV ve binek modellerini Türkiyede tüketiciyle tanıştırmayı hedeflediklerini ve otomotiv pazarında tüketiciye yeni alternatifler sunacaklarını anlattı. Baybalı, Türkiyede tek kabin Pick-Up, Çift Kabin Pick-Up, Panel Van ve City Vandan oluşan 4 model ile pazarda yer alacak olan Komsan Otomotivin, bu araçları 12 bin 990 lira ile 15 bin 800 lira arasında değişecek fiyatlarla satışa sunulduğunu ifade etti. Tüketici beklentilerinin ucuz, tasarruflu, yüksek taşıma kapasiteli, ancak kolay ve ekonomik olarak bakımı yapılabilen araçlar olarak pazarda yer alacak yeni hafif ticari araçlar en yeni teknolojiye sahip olmanın yanı sıra çevreci Euro 4 motoruyla da öne çıktığına değinen Baybalı, orta ve ağır ticari araçlarla ilgili de Türkiye pazarındaki gelişmelere göre de bu segmentte araçları Türkiye pazarına sunabileceklerini kaydetti. Baybalı, Türkiyede otomotiv üretiminin ilk çeyrek rakamlarına bakıldığında, yıl sonunu 1 milyon adet üretim ile kapatacağının görüldüğünü belirtti. Komsan Otomotivin FAW ile 10 yıllık bir distribütörlük anlaşması olduğunu ifade eden Baybalı, FAWın bu anlaşmayla birlikte distribütör olarak anlaştığı en batıdaki ülkenin Türkiye olduğunu anlattı. Baybalı, Türkiyede şu anda kompak panelvan pazarının, çok dar olduğunu vurgulayarak, kendi segmentlerinde yıl da 6-8 bin adet araç satıldığını bildirdi. Baybalı, bu araçların 48 ay kredili satılması için bankalarla görüşmelerin devam ettiğini dile getirerek, bu konudaki çalışmaların sürdüğünü bildirdi. FAW Uluslararası Satış ve Pazarlama Direktörü Mr. Qingxi Zhao da, Türkiye pazarını çok önemsediklerini ve burada yakalayacakları başarıyla daha ileriye gideceklerine inandığını söyledi. Komsan Otomotiv ile işbirliğinin çok olumlu sonuçlar vereceğine inandıklarını dile getiren Zhao, Avrupa Birliği pazarları için Türkiyeyi önemli bir fırsat olarak görüyoruz. Burada oluşturacağımız güçlü altyapı ile önümüzdeki dönemde başta Avrupa;da ve çevre ülkelerde FAW markasıyla ön plana çıkacağımızı ümit ediyoruz. Şimdi bunun ilk adımını burada atıyoruz dedi. Bu arada verilen bilgilere göre, FAW, Çinin devlet politikası gereğince globalleşme çerçevesinde dünyaya açılma ve ülke pazarı için ortak üretim gerçekleştirme stratejileri geliştirerek, 1991 yılında Volkswagen (FAW yüzde 60, VW yüzde 20 ve Audi yüzde 20), 2002 yılında Toyota Motor Corp. (FAW yüzde 50, TMC yüzde 50), 2003 yılında ise Mazda Motor Corp. (FAW yüzde 75, Mazda yüzde 25) ile olmak üzere ortaklıklar gerçekleştirdi. Firma, 1992 yılında China FAW Group Corporation olarak ismini değiştirirken, 2004 yılından itibaren üretimini 1 milyon adetin üzerine çıkardı. 2010 yılının ilk çeyreğinde, 2009 yılının aynı dönemine göre yüzde 72,9 artış ile 630 bin 758 adet araç üreten FAW Group Corporation, bu dönemde otomobil satışlarını yüzde 65,3 artış ile 500 bin 892, orta ve ağır ticari vasıta satışlarını yüzde 226,7 artış ile 72 bin 420, hafif ticari araç satışların
Samanyolu Haber
Son Dakika
08.07.2010
Ucuz/">UcuzticariaraçlarTürkiyepazarındaUcuz-ticari-araçlar-Türkiye-pazarında/">Ucuz ticari araçlar Türkiye pazarında
En ucuz 20 otomobil
Haber3
15.06.2010
12:51
En ucuz 20 otomobil
Haber3
Son Dakika
15.06.2010
Enucuz20otomobilEn ucuz 20 otomobil
İşte en ucuz 20 otomobil (Galeri)
Haber3
15.06.2010
12:51
Kızışan otomotiv sektörünü, fiyatları düşürdü. İşte en ucuz 20 otomobil..
Haber3
Son Dakika
15.06.2010
İşteenucuz20otomobil(Galeri)İşte en ucuz 20 otomobil (Galeri)
İşte en ucuz otomobiller
Samanyolu Haber
14.05.2010
10:54
Düşük vergi, tasarruflu yakıt tüketimi, şehir içi kullanım kolaylığı gibi nedenlerle tercih edilen küçük sınıf (B segmenti) otomobillerdeki fiyat ve konfor yarışı hızlandı.

AA muhabirinin, Türkiye pazarında faaliyet gösteren otomobil firmalarının en düşük motor gücü ve donanıma sahip modellerini baz alarak yaptığı belirlemeye göre, daha çok Küçük sınıfta yer alan bu otomobillerin fiyatları, genellikle 20-35 bin lira arasında değişiyor. Çinli Chery ve Geely ile Hintli Tatanın bazı modellerinin fiyatları 20 bin liranın altında kalırken, Fiatın Palio ile Dacianın Logan modelleri de bu sınırın altındaki fiyat aralığını yakalayan otomobiller olarak öne çıkıyor. Bu otomobiller arasındaki Dacianın Logan Sedan modeli ile 17 bin 450 liralık fiyatıyla en ucuz otomobil olarak dikkati çekiyor. Düşük yakıt tüketimi ve makul vergi oranları nedeniyle tercih edilen küçük otomobillerde dahi, bu rekabetçi fiyatlara karşılık, konfor ve güvenlik donanımlarından vazgeçemeyen kullanıcılar, 40 bin lirayı aşan fiyatları gözden çıkarmak zorunda. Küçük sınıftaki otomobillerin donanımlı versiyonları, konfor ve güvenlik unsurları açısından C segmentine yaklaşırken, görece cazip fiyatları, düşük vergi oranları, tasarruflu yakıt tüketimi ve şehir içi kullanım kolaylığı gibi avantajlarını da kullanarak bir üst segmentten de müşteri çekiyor. Birçok açıdan kullanıcıya tasarruf sağlayan bu araçların baz modelleri ile donanımlı versiyonları arasındaki fiyat farkının, bazı markalarda 15 bin liraya kadar çıkması ise dikkati çekiyor. Yerli ve yabancı otomobil firmalarının, en düşük fiyatlı modellerinin kampanyalı anahtar teslim fiyatları ise şöyle: Marka/Model Fiyat(TL) Chery KIMO Forza 1300cc düz vites benzinli : 17.990 Chery KIMO Lusso 1300cc düz vites benzinli : 18.990 Citroen C1 1.0i SX 5K : 24.590 Citroen C1 1.4 HDi SX 5K : 27.360 Dacia Logan Sedan 1.4 : 17.450 Dacia Logan Sedan Blackline 1.5 dCİ 70bg : 26.900 Fiat Palio Sole 5K Active 1.4 Fire 77HP : 18.900 Fiat Palio 5K Premio 1.3 Multijet 70 HP : 28.850 Ford Fiesta Trend 5K 1.25i : 29.760 Ford Fiesta Titanium 5K 1.6 TDCi : 37.530 Geely ECHO 1.3 Comfort : 18.290 Geely Familia 1.5 Comfort : 20.990 Kia Rio 1.4 GLS 4NB Basic : 20.990 Kia Rio 1.4 GLS 5HB EX Comfort ABS AT : 28.800 Honda Jazz joy Düz Vites 1.4 benzinli : 33.700 Honda Jazz Fun I-Shıfh 1.4 benzinli : 38.700 Hyundai Getz 1.4 DOHC start : 21.900 Hyundai 1.5 VGT (110 ps) 4HY KLM ABS SR : 31.500 Nissan Micra 1.2 3DRS MOOD 65 PS M/M : 24.624 Nissan Micra 1.5 5DRS MOOD dCİ 86PS M/T : 29.815 Opel Corsa 5 Kapı 1.2i Twinport Essentia Cmon Paketli : 28.931 Opel Corsa 5 Kapı 1.3 CDTi Dizel 90 HP Easytronic Cosmo : 40.579 Renault Symbol Authentique 1.2 16V 75 bg : 24.050 Renault Expression 1.5 dCİ 85 bg Faz 1 : 31.550 Samand benzinli : 20.490 Samand LX benzinli : 23.490 Suzuki Alto GL MT : 23.750 Suzuki Alto GL AT : 25.750 Tata İndigo 1.4 MPF Trend benzinli : 18.100 Tata İndigo 1.4 MPF Comfort benzinli : 21.700 Toyota Yaris 1.0 Terra Sporty : 25.700 Toyota Yaris Dizel 1.4 D-4D Sol M/M : 39.800 Volkswagen Polo 1.4lt 85 hp Comfortline : 30.600 Volkswagen Polo 1.6lt TDI 90 hp Tiptr. DSG Comfortline : 39.900 AA
Samanyolu Haber
Son Dakika
14.05.2010
İşteenucuzotomobillerİşte en ucuz otomobiller
Fiat'ın dünyadaki en iyi ikinci Ar-Ge merkezi Tofaş
Zaman
08.02.2010
01:51
İtalyan otomobil devi Fiatın kendi ülkesinden sonra dünyadaki en iyi araştırma ve geliştirme merkezi, Bursa TOFAŞ bünyesindeki Ar-Ge birimi oldu. Ancak Bursadaki maliyet İtalyadan daha ucuz. TOFAŞ yöneticisi Ali Pandır, Türkiye dışında 65 milyon Euroluk harcamayla geliştirilmesi hesaplanan yeni Dobloyu Bursada 20-25 milyon Euro daha ucuza mal ettiklerini söyledi.
Zaman
Ekonomi
08.02.2010
FiatındünyadakieniyiikinciAr-GemerkeziTofaşFiatın dünyadaki en iyi ikinci Ar-Ge merkezi Tofaş
En iyi 10 dizel otomobil
Samanyolu Haber
08.01.2010
10:30
Benzinli otomobillere göre fiyatı daha yüksek olmasına rağmen dizel otomobiller, düşük yakıt fiyatı ve tüketimiyle otomobil tutkunlarının gözdesi haline geldiler.

Askmen.com isimli internet sitesi 2010 yılının en iyi 10 dizel otomobillerini sıraladı. Listenin en başında BMW 335d yer alırken, bunu sırasıyla Volkswagen Golf TDI ile Mercedes-Benz GL350 BlueTEC takip ediyor. İşte dizel motora sahip en iyi 10 otomobil: Görünüşte BMW uzlaşmadan nefret ediyor. BMW3.35d, müşteriler ve rakipleri tarafından gıpta ile bakılan bir manevi değer sunuyor. Bu sihir aracın 3 litre turbo motoruyla sürüş kalitesi ve yol ruhunu beraber hissettiren en iyi örneklerinden biri olmasından kaynaklanıyor. 2010 yılı için, Golf ismi yenilenmiş 6. nesil arabayla geri döndü. Benzinli modelden daha sonra sunulan Golf, Türkiyede 90 ve 105 HPlik iki dizel motor seçeneği ile satılıyor. Yeni geliştirilen 1.6 dizel (105 beygir) Bluemotion ile 100 kmde 3,8 litre yakıt harcayacak olan Golf VI 99 g/km karbon gazı salımıyla emisyonuyla sınıfının en iyisi olacak gibi görünüyor. GL350 BlueTEC şu anki GL350 CDI BlueEFFICIENCYnin yerini alacak ve yüzde 20-30 oranında daha az yakıt tüketecek. 59 bin 950 dolarlık fiyatıyla internet sitesindeki en pahalı 2010 dizel otomobili olan GL350 BlueTECin bu fiyata değeceği belirtiliyor. Volkwagen Jetta TDI Sedan ile sürüş güçlü bir kanıt sunuyor. 6 ileri DSG şanzıman vitese sahip olan Jetta, bu sayede oldukça konforlu sürüş özellikleri sunuyor. BluePerformance teknolojisine sahip BMW X5 xDrive35d, Los Angeles Auto Showda sergilendi. 100 kmye 6,9 saniyede çıkabilen BMWnin Değişken Çift Turbo Teknolojisine sahip 3.0 litrelik, sıralı altı silindirli motoru, dünyanın en sportif ve en dinamik dizel motoru olarak BMW X5 xDrive35d ile müşterilerinin karşısına çıktı. Amerika ve Kanada pazarında 51 bin 200 dolardan başlayan fiyatlarla satılan BMWnin bu modelinin Türkiyedeki satış fiyatı ise 278 bin TL. Mercedesin M serisi, saygıdeğer diye nitelendirilebilecek kadar yeterli uzunluğa sahip. R350 gibi, ML350 de 3 litre motora ve 7 kademeli otomatik vitese sahip. M serisi araçlar Amerikada çok az bir miktar daha ucuza yani 49 bin 700 dolara satılacak. Hiçbir yol koşulunda yabancılık çekmeyen gerçekten performanslı bir spor araç olan Audi Q7, fiyat bakımından kabaca kuzeni VW Touareg 2 TDIdan biraz daha yüksek olacak. 50 bin 900 dolardan satılacak olan otomobil dışarıdan daha iyi görünüyor ve insanda daha güzel duygular uyandırıyor. Otomobilde daha uzun dingil mesafesi ile 3 sıra koltuk bulunuyor. Audi Q7nin Türkiyedeki satış fiyatı ise 102 bin Eurodan başlıyor 140 HP güç ve 236 NM tork sunan 2.0 litrelik motora sahip olan bu otomobil size mükemmel yakıt ekonomisi, sürüş dinamikleri ve tarzıyla ABD fiyatıyla yaklaşık 23 bin 870 dolara mal olması beklenen. 6. nesil modelin 2011 yılında geleceği belirtiliyor. Amerika pazarının ardından bu yılın sonbaharında Avrupa pazarında da boy gösterecek E Serisi 350 BlueTEC modeli, ikinci kuşak BlueTEC teknolojisine sahip. Sürekli dört tekerlekten çekiş sistemi bulunan R350, 7 kademeli otomatik vitese sahip. Pek ucuz sayılmayan bu otomobil Amerika piyasasında 50 bin dolardan başlayan fiyatlarla satılıyor. Audi, A4 dizel aracını Frankfurt fuarında gösterdi. Ancak, resmi haberler gelene kadar, bu Almanya yakınlarındaki Audi üretim merkezi olan Ingolstadtın bize ulaşan tek dizel modeli. 2.0 litrelik motor ve S-tronic çift debriyajlı otomatik şanzıman ile donatılan Audi A3 TDIın Türkiyedeki satış fiyatları 36 bin Euro ile 43 bin Euro arasında değişiyor. Otomobil, otoyolda 1 litre yakıtla yaklaşık 17.9 kilometre (5.6 Litre/100km) kadar yakıt tüketimi değerine ulaşıyor.
Samanyolu Haber
Son Dakika
08.01.2010
Eniyi10dizelotomobilEn iyi 10 dizel otomobil
İşte en ucuz sıfır otomobiller
Samanyolu Haber
08.12.2009
11:32
Otomobilde satışları artırmaya yönelik kampanyalar hız kazanırken, Türkiye pazarında sıfır otolar 16 bin liraya kadar düştü.

Otomotiv firmalarının küresel kriz yüzünden dibe vuran satışlarını artırmaya yönelik kampanyaları hız kazanırken, Türkiye pazarında fiyat çıtasını Çin ve Hintli firmaların modelleri düşürüyor. AA muhabirinin, Türkiye pazarında faaliyet gösteren otomobil firmalarının en düşük motor gücü ve donanıma sahip modellerini baz alarak yaptığı belirlemeye göre, daha çok Küçük sınıfta yer alan bu otomobillerin fiyatları, genellikle 20-35 bin lira arasında değişiyor. Çinli Chery ve Geely, Hintli Tata ve Rus Ladanın bazı modellerinin fiyatları, 20 bin liranın altında kalırken, Fiatın Palio ve Albea ile Dacianın Logan modelleri de bu sınırın altındaki fiyat aralığını yakalayan otomobiller olarak öne çıkıyor. Bu otomobiller arasındaki Cherynin KIMO modeli ise 16 bin 990 liralık fiyatıyla en ucuz otomobil olarak dikkati çekiyor. Düşük yakıt tüketimi ve makul vergi oranları nedeniyle tercih edilen küçük otomobillerde dahi, bu rekabetçi fiyatlara karşılık, konfor ve güvenlik donanımlarından vazgeçemeyen kullanıcılar, 35 bin lirayı bulan fiyatlar ödemek zorunda. Yerli ve yabancı otomobil firmalarının, en düşük fiyatlı modellerinin kampanyalı anahtar teslim fiyatları ise şöyle: Chery KIMO Forza - 1300cc - 16.990 Chery KIMO Lusso - 1300cc - 18.990 Citroen C1 1.0i SX 5K - 25.522 Dacia Logan Sedan 1.4 - 17.100 Dacia Logan Sedan Ambiance 1.4 - 18.400 Fiat Palio Sole 5K Active 1.4 Fire 77 HP - 18.810 Fiat Albea Sole 4K Active 1.4 Fire 77 HP - 19.420 Fiat Panda 5K Active 1.1 54 HP - 25.300 Ford Ka Titanium 3K 1.2i - 25.855 Ford Fiesta Trend 5K 1.2i - 27.505 Kia Rio 1.4 GLS 4NB Basic - 21.970 Kia Picanto 1.1 Hiper - 26.849 Geely CK Echo Comfort 1.3 - 17.999 Geely MK Familia 1.5 Comfort - 20.999 Honda Jazz Joy 1.4 - 33.680 Honda City 1.4 LS - 35.100 Hyundai İ10 1.1 Team (BT) - 21.800 Hyundai Getz 1.4 DOHC - 21.300 Lada Kalina 1.6 8V ED - 18.366 Nissan Micra 1.2 3 DRS MOOD 65 PS M/T - 24.454 Renault Symbol Authentique 1.2 16V 75 hp - 23.100 Renault Symbol Authentique 1.4 75 hp - 22.850 Renault Clio HB Authentique 1.2 75 hp - 26.500 Skoda Fabia Classic 1.2 70 HP - 25.900 Suzuki Swift 1.3 MT - 30.300 Samand - 20.490 Samand LX - 23.490 Tata Indica 1.4 MPFI Comfort - 20.083 Tata Indica 1.4 MPFI Trend - 17.951 Toyota Yaris 1.0 Terra - 27.700 Toyota Yaris 1.3 terra - 30.000 Opel Corsa 5K 1.2i Twinport Essentia - 26.047 Opel Corsa 5K 1.4i Twinport Enjoy - 29.273 Volkswagen Polo 1.4 lt 85 hp Comfortline - 31.600 AA
Samanyolu Haber
Son Dakika
08.12.2009
İşteenucuzsıfırotomobillerİşte en ucuz sıfır otomobiller
Sıfır otomobilde en ucuz modeller
Samanyolu Haber
08.12.2009
10:50
Otomobilde satışları artırmaya yönelik kampanyalar hız kazanırken, Türkiye pazarında sıfır otolar 16 bin liraya kadar düştü.

Otomotiv firmalarının küresel kriz yüzünden dibe vuran satışlarını artırmaya yönelik kampanyaları hız kazanırken, Türkiye pazarında fiyat çıtasını Çin ve Hintli firmaların modelleri düşürüyor. AA muhabirinin, Türkiye pazarında faaliyet gösteren otomobil firmalarının en düşük motor gücü ve donanıma sahip modellerini baz alarak yaptığı belirlemeye göre, daha çok Küçük sınıfta yer alan bu otomobillerin fiyatları, genellikle 20-35 bin lira arasında değişiyor. Çinli Chery ve Geely, Hintli Tata ve Rus Ladanın bazı modellerinin fiyatları, 20 bin liranın altında kalırken, Fiatın Palio ve Albea ile Dacianın Logan modelleri de bu sınırın altındaki fiyat aralığını yakalayan otomobiller olarak öne çıkıyor. Bu otomobiller arasındaki Cherynin KIMO modeli ise 16 bin 990 liralık fiyatıyla en ucuz otomobil olarak dikkati çekiyor. Düşük yakıt tüketimi ve makul vergi oranları nedeniyle tercih edilen küçük otomobillerde dahi, bu rekabetçi fiyatlara karşılık, konfor ve güvenlik donanımlarından vazgeçemeyen kullanıcılar, 35 bin lirayı bulan fiyatlar ödemek zorunda. Yerli ve yabancı otomobil firmalarının, en düşük fiyatlı modellerinin kampanyalı anahtar teslim fiyatları ise şöyle: Chery KIMO Forza - 1300cc - 16.990 Chery KIMO Lusso - 1300cc - 18.990 Citroen C1 1.0i SX 5K - 25.522 Dacia Logan Sedan 1.4 - 17.100 Dacia Logan Sedan Ambiance 1.4 - 18.400 Fiat Palio Sole 5K Active 1.4 Fire 77 HP - 18.810 Fiat Albea Sole 4K Active 1.4 Fire 77 HP - 19.420 Fiat Panda 5K Active 1.1 54 HP - 25.300 Ford Ka Titanium 3K 1.2i - 25.855 Ford Fiesta Trend 5K 1.2i - 27.505 Kia Rio 1.4 GLS 4NB Basic - 21.970 Kia Picanto 1.1 Hiper - 26.849 Geely CK Echo Comfort 1.3 - 17.999 Geely MK Familia 1.5 Comfort - 20.999 Honda Jazz Joy 1.4 - 33.680 Honda City 1.4 LS - 35.100 Hyundai İ10 1.1 Team (BT) - 21.800 Hyundai Getz 1.4 DOHC - 21.300 Lada Kalina 1.6 8V ED - 18.366 Nissan Micra 1.2 3 DRS MOOD 65 PS M/T - 24.454 Renault Symbol Authentique 1.2 16V 75 hp - 23.100 Renault Symbol Authentique 1.4 75 hp - 22.850 Renault Clio HB Authentique 1.2 75 hp - 26.500 Skoda Fabia Classic 1.2 70 HP - 25.900 Suzuki Swift 1.3 MT - 30.300 Samand - 20.490 Samand LX - 23.490 Tata Indica 1.4 MPFI Comfort - 20.083 Tata Indica 1.4 MPFI Trend - 17.951 Toyota Yaris 1.0 Terra - 27.700 Toyota Yaris 1.3 terra - 30.000 Opel Corsa 5K 1.2i Twinport Essentia - 26.047 Opel Corsa 5K 1.4i Twinport Enjoy - 29.273 Volkswagen Polo 1.4 lt 85 hp Comfortline - 31.600 AA
Samanyolu Haber
Son Dakika
08.12.2009
SıfırotomobildeenucuzmodellerSıfır otomobilde en ucuz modeller
Sıfır otomobilde en düşük fiyatlar
Samanyolu Haber
08.12.2009
10:44
Otomobilde satışları artırmaya yönelik kampanyalar hız kazanırken, Türkiye pazarında sıfır otolar 16 bin liraya kadar düştü.

Otomotiv firmalarının küresel kriz yüzünden dibe vuran satışlarını artırmaya yönelik kampanyaları hız kazanırken, Türkiye pazarında fiyat çıtasını Çin ve Hintli firmaların modelleri düşürüyor. AA muhabirinin, Türkiye pazarında faaliyet gösteren otomobil firmalarının en düşük motor gücü ve donanıma sahip modellerini baz alarak yaptığı belirlemeye göre, daha çok Küçük sınıfta yer alan bu otomobillerin fiyatları, genellikle 20-35 bin lira arasında değişiyor. Çinli Chery ve Geely, Hintli Tata ve Rus Ladanın bazı modellerinin fiyatları, 20 bin liranın altında kalırken, Fiatın Palio ve Albea ile Dacianın Logan modelleri de bu sınırın altındaki fiyat aralığını yakalayan otomobiller olarak öne çıkıyor. Bu otomobiller arasındaki Cherynin KIMO modeli ise 16 bin 990 liralık fiyatıyla en ucuz otomobil olarak dikkati çekiyor. Düşük yakıt tüketimi ve makul vergi oranları nedeniyle tercih edilen küçük otomobillerde dahi, bu rekabetçi fiyatlara karşılık, konfor ve güvenlik donanımlarından vazgeçemeyen kullanıcılar, 35 bin lirayı bulan fiyatlar ödemek zorunda. Yerli ve yabancı otomobil firmalarının, en düşük fiyatlı modellerinin kampanyalı anahtar teslim fiyatları ise şöyle: Chery KIMO Forza - 1300cc - 16.990 Chery KIMO Lusso - 1300cc - 18.990 Citroen C1 1.0i SX 5K - 25.522 Dacia Logan Sedan 1.4 - 17.100 Dacia Logan Sedan Ambiance 1.4 - 18.400 Fiat Palio Sole 5K Active 1.4 Fire 77 HP - 18.810 Fiat Albea Sole 4K Active 1.4 Fire 77 HP - 19.420 Fiat Panda 5K Active 1.1 54 HP - 25.300 Ford Ka Titanium 3K 1.2i - 25.855 Ford Fiesta Trend 5K 1.2i - 27.505 Kia Rio 1.4 GLS 4NB Basic - 21.970 Kia Picanto 1.1 Hiper - 26.849 Geely CK Echo Comfort 1.3 - 17.999 Geely MK Familia 1.5 Comfort - 20.999 Honda Jazz Joy 1.4 - 33.680 Honda City 1.4 LS - 35.100 Hyundai İ10 1.1 Team (BT) - 21.800 Hyundai Getz 1.4 DOHC - 21.300 Lada Kalina 1.6 8V ED - 18.366 Nissan Micra 1.2 3 DRS MOOD 65 PS M/T - 24.454 Renault Symbol Authentique 1.2 16V 75 hp - 23.100 Renault Symbol Authentique 1.4 75 hp - 22.850 Renault Clio HB Authentique 1.2 75 hp - 26.500 Skoda Fabia Classic 1.2 70 HP - 25.900 Suzuki Swift 1.3 MT - 30.300 Samand - 20.490 Samand LX - 23.490 Tata Indica 1.4 MPFI Comfort - 20.083 Tata Indica 1.4 MPFI Trend - 17.951 Toyota Yaris 1.0 Terra - 27.700 Toyota Yaris 1.3 terra - 30.000 Opel Corsa 5K 1.2i Twinport Essentia - 26.047 Opel Corsa 5K 1.4i Twinport Enjoy - 29.273 Volkswagen Polo 1.4 lt 85 hp Comfortline - 31.600 AA
Samanyolu Haber
Son Dakika
08.12.2009
SıfırotomobildeendüşükfiyatlarSıfır otomobilde en düşük fiyatlar
Alman Mercedes ABD'ye taşınıyor
Samanyolu Haber
02.12.2009
23:51
Daimler Anonim Şirketi?nin Sindelfingen?deki Mercedes fabrikalarında çalışanlar işini kaybetmekten korkuyor. Daimler şirketler grubu, C klas Mercedes?lerin montajını Sindelfingen?den ABD?ye nakletmeyi planlıyor.

Hafta başında Sindelfingen tesislerinde görevli on bin Mercedes çalışanı Daimler yönetim kurulundan C klas Mercedes?lerin üretiminin ABD?ye kaydırılmamasını istedi. İşyeri temsilciliği bu modelin en büyük Mercedes tesislerindeki istihdamın korunması açısından son derece önemli olduğunu duyurdu. Yönetim Kurulu Daimler?in en çok satan otomobil modelinin 2014 yılından itibaren kısmen ABDde üretilmesini kararlaştırdı. 20 000 kişinin çalıştığı Sindelfingendeki en büyük Mercedes tesislerinden çıkan C modelini 4 500 işçi monte ediyor. 3000 kişi işsiz mi kalkacak? Daimler yönetim kurulu aylardır bu modelin, şimdiye kadar arazi araçlarıyla R klas Mercedes?lerin imal edildiği ABD?nin Alabama eyaletindeki Tuscaloosa tesislerine nakledilmesinin hesaplarını yapıyor. C klas şimdiye kadar Sindelfingen dışında Bremen, Güney Afrika ve Çin?de imal ediliyordu. Bu modelin Sindelfingen?de kalması için Mercedes işçileri 1996 ve 2004 yıllarında yüksek ücret kaybını göze almışlardı. Otomobilcilik uzmanı Profesör Ferdinand Dudenhöfer?e göre Sindelfingen?in kazanma şansı yok. Üretimin ABD?ye kaydırılmasının kaçınılmaz olduğunu öne süren Dudenhöfer, düşük Dolar kurunun ve C klas Mercedes?lerin %30?unun ABD?de satılmasının üretim yerinin değiştirilmesini gerektirdiğini söylüyor. Uzman Dolar?ın önümüzdeki yıllarda da ucuz kalacağını ve Dolar?ın daha da devalüe olması ihtimalinin, yeniden 1,50?lik Euro kurunun altına düşme ihtimalinden yüksek olduğunu savunuyor. ?Üretimin yer değiştirmesi kaçınılmaz? Ferdinand Dudenhöfer Almanyada istihdam kaybına yol açacak olmasına rağmen şirketin üretimi ekonomik zorunluluklara uydurmaktan başka çaresi olmadığını ve Mercedes üretimindeki Almanya payının %75 dolayında tutulmasının doğru olmadığını belirtiyor. Dudenhöfer, ?döviz kurlarındaki oynamalardan etkilenmemek için Mercedes?lerin yarısının Almanya?da, yarısının da yurt dışında üretilmesi gerekir?, diyor. Üretimin ABD?ye kaydırılmasıyla maliyet dezavantajının yarılanabileceğini belirten uzman, Dolar kurunun düşmesi dolayısıyla Almanya?da 50 Euro?yu bulan saat başına işgücü maliyetinin ABD?de 30 Euro?ya gerilediğini hatırlatıyor. C klas Mercedes?lerin, yılda 70 000 adet satıldığı ABD?de üretilmesinin yılda 400 milyon Euro?luk maliyet tasarrufu sağlayacağı hesaplanmış. Sindelfingen tesislerinin günde çıkardığı 1 800 otomobilin üçte birini C modeli oluşturuyor. C klasın 2007?de piyasaya çıkan son modelinden şimdiye kadar 800 000 adet satıldı. Daimler otomobillerinin %80?ini batı Avrupa?da imal ediyor. Buna karşılık Mercedes?lerin sadece %60?ı batı Avrupa?da satılıyor. Deutsche Welle
Samanyolu Haber
Son Dakika
02.12.2009
AlmanMercedesABDyetaşınıyorAlman Mercedes ABDye taşınıyor
İşte en ucuz otomobiller
Samanyolu Haber
02.11.2009
16:52
Binek otoda 20 bin liranın altında seçenek azaldı. 7 model 20 bin liranın çok az altında fiyatla satılırken, 20-25 bin lira arasında bile sınırlı seçenek var. Birçok markada 25 bin liranın altında oto kalmadı.

16 ayda iki ÖTV indirimi dönemi geçiren otomotiv piyasasında fiyatlar ÖTV indirimi öncesine dönmeye başladı. Piyasada mütevazı bir otomobil satın almanın maliyeti, yüksek vergilerin de etkisiyle oldukça yükseldi. 20 bin liranın altında fiyata sahip sadece 7 model kaldı. Bu otomobillere 20 bin liranın altında demek yanlış bir tanımlama olarak kabul edilebilir. Çünkü birçoğunun başlangıç fiyatı 20 bin lira sınırında ve bu fiyatlar da kampanyalı başlangıç fiyatları. Liste fiyatları ise 20 bin liranın üzerinde. Ayrıca bir üst versiyonu aldığınızda fiyat 20 bin liranın üzerine çıkıyor. Piyasada 20 bin liranın altında etikete sahip otomobiller Fiat Albea Sole ve Palio Sole, Chevrolet Spark, Hyundai Getz, Dacia Logan ve Sandero, Chery Kimo olarak öne çıkıyor. Markaların bir çoğunda bırakın 20 bin liranın altında, 25 bin liranın altında bile otomobil bulmak mümkün değil. En fazla talep gören B ve C segmentinde en çok satış yapan markaların ortalama fiyatları 25-28 bin liradan başlıyor. Sözgelimi Fordun 25 bin, 23 bin 850 lira başlangıç fiyatıyla satılan Symbol haricinde Renault ile Albea ve Palio Sole dışında Fiatın 27 bin, Opel ve Toyotanın 28 bin, VWnin 31 bin, Honda ve Mazdanın 33 bin liradan ucuz modeli yok. ÖTV KAMPANYALARI DA BİTİYOR Bu arada bazı firmalar ÖTV indirimini ay sonuna kadar sürdürüyor. Ford, Volkswagen, Nissan, Hyundai,?Seat gibi markalar bugün veya bu haftadan itibaren fiyatlarına ÖTV farkını da yansıtmaya başlayacak. Piyasanın en ucuz otomobilleri (TL) Fiat Albea Sole 19.040 Fiat Palio Sole 19.900 Hyundai Getz 19.950 Chevrolet Spark 19.847 Dacia Logan 18.100 Dacia Sandero 18.250 Chery Kimo 17.590 Not: Kampanyalı başlangıç fiyatları alınmıştır. Alfa 159a 200 beygirlik motor Alfa Romeo Türkiye, lüks orta sınıftaki 159 modelinin yeni turbo beslemeli benzinli motorlu versiyonunun satışına başladı. 42 bin Eurodan başlayan fiyata sahip Alfa 159 1.8 TBI, sadece sedan karoser seçeneğiyle satılıyor. Alfa 159un 16 supaplı motoru, ürettiği 200 HP güç ve 320 Nmlik maksimum tork ile dikkat çekiyor. 100 kilometre hıza 7.7 saniyede çıkan 159, 100 kilometrede ortalama 8.1 litre yakıt tüketiyor. Otokoçtan bin 500 çalışanlı tesis Fordun yanında Volvo marka otomobillerin satış ve servis hizmetlerini sunmaya başlayan Otokoç, İstanbul Taşdelen Volvo Showroomunu hizmete açtı. 430 bin metrekare alana kurulu tesislerde bin 500den fazla çalışan, yeni ve ikinci el araç satışı, satış sonrası, yedek parça ve aksesuar satışı, sigorta, finansman, araç koruma hizmetleri, operasyonel araç kiralama hizmetlerini sunacak. 4 yaşındaki Peugeotlara servis indirimi Peugeot yetkili servislerinde 4 yaş ve üzeri tüm Peugeot modellerinde indirim yapılıyor. 2007 ve daha eski model Peugeotlara yönelik kampanya kapsamında motor yağlarında yüzde 30, orijinal yedek parça Peugeot ürün gamında mekanik parçalarda yüzde 25, işçilikte ise yüzde 20 oranında özel indirimler uygulanıyor. Astra sahiplerine yol yardım paketi Opel, yenilenen Astra HBin piyasaya çıkmasına sayılı günler kala, mevcut Astra sahiplerine yönelik servis kampanyası başlattı. Periyodik bakım yaptırarak Opel Club Card bilgilerini güncelleyen tüm Astra sahipleri, 1 yıl süreyle yol yardım hizmet paketine sahip olabilecek. Opel bu kampanyasında Alman ADAC ile işbirliğine gitti. BMWnin küçük Xi geldi ? BMWnin Spor Aktivite Aracı (SAV) segmentinde ürettiği X3, X5 ve X6 serisi araçlara X1 de eklendi. 1999da lüks 4 çeker X5i, 2004te X3ü, 2008de X6yı üreten BMW, bugüne kadar 1.5 milyon adetle dünyada en fazla premium (lüks) 4 çeker otomobil satan marka oldu. Premium küçük otomobil segmentine yönelik pazara sunulan X1 ise Leipzigde yılda 570 bin araç kapasiteli fabrikada üretiliyor. Borusan Otomotiv BMW Pazarlama Müdürü Fatma Tüker, Avrupa ile aynı anda Türkiyede satışa sunulan aracın fiyatının 45 bin Euro ile 55 bin Euro arasında değiştiğini belirtti. Dünyada satılan her 6 BMWden birinin X serisi araçlardan oluştuğunu kaydeden Tüker, 2009 sonuna kadar 200 adet X1 satışı hedeflediklerini söyledi. Aracın xDrive20d (2 lt, 177 BG) ve xDrive 23d (2 lt, 204 BG) olmak üzere 2 dizel motorla pazara sunulacağını kaydeden Tüker, 2 çeker sDrive20dnin (2 lt, 177 BG) 2010 yılında ithal edileceğini söyledi. BMW X1de kullanılan 2.0 lt 177 beygir gücündeki dizel motor 350 Nm tork üretip 100 kilometrede 5.8 litre yakıt harcıyor. Görme engelli Türk ressam Volvo S60ın resmini yapacak Volvo, henüz piyasaya sürülmemiş bir ürününü ilginç bir yöntem kullanarak tanıtıyor. Görme engelli Türk ressam Eşref Armağan, çalışanlar dışında, Volvo Carsın İsveçteki fabrikasına davet edilip, yeni S60ın henüz sır olarak saklanan biçimini görüp resmini yapacak ilk kişi oldu. Armağan, perspe
Samanyolu Haber
Son Dakika
02.11.2009
İşteenucuzotomobillerİşte en ucuz otomobiller
İkinci el otomobil alırken dikkat !
Samanyolu Haber
13.07.2009
15:14
Tatil dönemi ile hareketliliğin arttığı ikinci el otomobil piyasasında, haksız kazanç elde etmek isteyenlerin araçların kilometre göstergesine müdahalede bulunularak rakamları düşürerek yanıltma olasılığı karşısında tüketiciler uyarıldı.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, yaz tatiline kendisine ait otomobille gitmek isteyen vatandaşların talepleri sayesinde uzun süredir durgunluk yaşayan ikinci el piyasasında canlanma gözlendi. İkinci el satışının yapıldığı galeriler ile oto pazarlarında, her bütçeye uygun araç bulunurken müşterilerin bütçesine göre de çeşitli seçenekler sunuluyor. Ancak, uzmanlar tüketicileri olası sorunlarla karşılaşmamaları ve araç konusunda aldatılmamalara karşı uyarıyorlar. Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Mühendislik Mimarlık Fakültesi Otomotiv Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kadir Aydın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ikinci el otomobil alırken dikkatli davranılması gereken en önemli konulardan birinin aracın yaptığı kilometre olduğunu söyledi. Yeni nesil otomobillerde kilometre göstergelerinin genellikle dijital olduğunu anımsatan Aydın, bunların bu alanda adeta uzman olan kişilerce kısa süreli işlemle kolayca rakamların istenilen seviyeye düşürülebildiğini bildirdi. Bu işlemle alıcının yanıltılmasının, daha ucuz bedel konulması gereken aracın yüksek fiyattan satılmasının amaçlandığını anlatan Aydın, şöyle konuştu: Araçlarda bulunan ve kilometreyi gösteren eprom kiti, bu amaçla kullanılan okuyucular sayesinde kolayca değiştiriliyor. Değiştirilen kilometreyi ise anlamak neredeyse imkansız. Bu kapsamda öncelikli olarak araç servis bakımlı ise servisten son bakımdaki kilometresi istenerek kontrol edilebilir. Bunun yanında kuşkuları ortadan kaldırmak için vites topuzu, debriyaj pedalı ve direksiyon simidi de yol gösterici olabilir. 30-40 bin kilometrede bu donanımlar kolay kolay aşınmaz. Araç bu kilometrede ve bunlar aşınmışsa büyük ihtimalle kilometre ile oynanmıştır. Aracın yıpranmışlığı da kilometrenin tespiti için belirleyici bir özelliktir. Yapılacak 20-30 kilometrelik bir test sürüşü ile de aracın amortisörleri, fren ve debriyaj balatalarının durumu anlaşılabilir. Uzun yıllardır araç kullanan bir kişinin bu tür denemelerle eksiklikleri rahatça anlayabileceğini belirten Aydın, tüketicilere mağdur olmamaları için mutlaka iyi bir ekspertize başvurmalarını önerdi. Uzman tarafından yapılacak kontrolün araç hakkında sağlıklı sonuçları ortaya koyacağını bildiren Aydın, 200-300 liralık bir ekspertiz ücreti için sonuçları pahalı olacak araçları almayın dedi. Aydın, bazı otomobillerde kilometre saatlerinin 100 binden sonra sıfırladığını da anımsattı. -BOYA KALINLIĞI VE KAPORTADA KAMUFLAJ- Aydın, kilometre bakımının yanında araçların darbe, boya, lastik kontrollerinin de yapılması gerektiğini anlattı. Araçta boya olup olmadığının üzerindeki boya kalınlığından anlaşılabileceğini belirten Aydın, kaportayı incelerken, parçaların montajında kullanılan somunların değişip değişmediğinin kontrol edilmesi, ayrıca çürük yerlerin fiberglas veya macunla kamufle edilmesi olasılığının da dikkate alınmasını istedi. Aydın, aracın çalıntı olup olmadığını anlamak için ise ruhsattaki bilgilerle şase ve motor numaralarının karşılaştırılması konusunun da ihmal edilmemesi gerektiğini bildirdi.
Samanyolu Haber
Son Dakika
13.07.2009
İkincielotomobilalırkendikkatİkinci el otomobil alırken dikkat
Chery'den dünyada bir ilk ! - Foto
Samanyolu Haber
27.04.2009
19:43
Çin’in otomobil devi Chery, Uluslararası 2009 Shanghai Otomobil Fuarı’nda 16 model sergileyecek.

İŞTE CHERYDEN DÜNYADA BİR İLK MODEL - FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN

Tasarımı, gücü ve teknolojisi ile Türk otomobilseverlerin gönlünde taht kuran Çin otomobil devi Chery, bu yıl 20-28 Nisan tarihleri arasında 13.’sü düzenlenen Shanghai Autoshow 2009’da, aralarında hybrid ve sadece elektrik enerjisi ile çalışan modellerinin de yer alacağı 16 farklı model sergileyecek.

Binek ve yeni nesil enerji prensibi ile çalışan otomobillerin sergileneceği 2200 m² alana sahip Chery standı Hall W5’te yer alıyor. Chery, standında Alman teknolojisi, İtalyan tasarımı ve üretim devi Çin ile hayat bulan birçok modelini gözler önüne serecek.

CHERY, RIICH ve RELY markaları altında, sedan ve hatchback seçenekleri ile A13 (Storm 2) 1.5lt MT, M11(Niche) 2.0lt AT, M12 (Chance) 1.6lt MT, S16 (Hero Sport) 1.3lt MT/AMT, S18 (Faira) 1.3lt MT/AMT, S18C, S18D, B12, B13 (Riich 5), B14 (Boss), B21, P11(Higgo 3) binek modelleri ile H11, H13 (Riich 8), A18 (Taxim) gibi ticari modeller sergilenecek. Elektrik enerjisi ile çalışan ISG Hybrid (integrated starter-generator) teknolojisine sahip M11(Niche) ve BSG Hybrid (belt driven starter-generator) teknolojisine sahip A13(Strom 2) modellerinin fuarın en gözde otomobilleri arasında yer alması bekleniyor.

Ayrıca Chery tarafından, S18 modelinin sadece elektrik enerjisi ile çalışan versiyonunun lansmanı 2009 Shanghai fuarında yapılacak.

Hall E2’de yer alan 400 m² alana sahip diğer Chery standında ise, yakın geçmişte Türkiye’de ticari otomobil pazarına sunulan Taxim (A18) modeli, Chery’nin hafif ticari araçlarının markası olan KARRY markalı otomobiller arasında yerini alacak.

Enerjisini elektrikten alan SUV “T11”

Mermerler Otomotiv tarafından 2007 yılı başında Türk otomobil severler ile tanıştırılan ve Çin otomobil pazarında T11 olarak anılan Tiggo3, elektrik enerjisi ile çalışmasına imkân sağlayan motoru ile büyük ilgi çekecek.

Bir SUV’da olması gereken konfor özelliklerinin bir arada bulunduğu Tiggo, tasarımın parmak izi İtalyan Pininfarina & Bertone tarafından, modern ve estetik çizgileri ile stil sahipleri için yaratıldı. Elektrik enerjisi ile çalışan motora sahip Chery Tiggo modelinde, yükseklik ayarlı hidrolik direksiyon, elektrikli ön ve arka camlar, elektrik ısıtmalı yan aynalar, deri döşemeli ve yükseklik ayarlı ısıtmalı ön koltuklar, yol bilgisayarı, elektrikli sunroof, Radyo/CD çalar+MP3, klima gibi daha birçok lüks donanım yer alıyor.

Modern çağın otomobili Chery M11(Niche)

Mermerler Otomotiv’in, 2009 yılının ikinci yarısında Türk otomobilseverler ile buluşturmayı planladığı M11 (Niche) modeli, Hybrid teknolojisine sahip motoru ile Uluslararası Shanghai Autoshow 2009 Fuarı’nda sergilenecek. Immobilizer, elektrikli ön ve arka camlar, elektrikli far yükseklik ayarı, otomatik klima, direksiyondan kumandalı müzik ve bluetooth sistemi, DVD ve GPS gibi özellikler M11(Niche)’i teknolojik kılan özellikler arasında yer alıyor.

Dünyada bir ilk: Simetrik S16 Hero Sport

Chery’nin Autoshow 2008 Fuarı’nda sergileyeceği modellerden biri de S16 (Hero Sport). Chery’nin dünyada bir ilki gerçekleştirdiği S16 (Hero Sport) modelinde, simetrik sağ ve sol kapılar ile ön-arka tampon birbirleriyle değiştirilebiliyor. Yedek parça ve servis ağı bakımından sürücülere de büyük kolaylık sağlayacak olan S16 (Hero Sport), dünyanın en ucuz otomobili olma özelliğiyle yakın zamanda Çin ile birlikte Türkiye pazarındaki yerini alacak.

100.000 km testini durmaksızın geçen ilk Çin otomobili: Chery M12 (Chance)

2009 yılı içinde Türk otomobil severlerin de beğenisine sunulması planlanan Chery M12 (Chance) 1.6L standart, 1,6L Elite, 1.8L Control, 1,8L Luxury motor donanımlarının yanı sıra kar beyaz, duman gri, siyah, platin gri, kırmızı, okyanus mavisi ve kırmızı altından oluşan 7 renk seçeneği ile üretiliyor.

Ön ve arkada spor görünümü destekleyen far ve stop lambaları, keskin hatlara sahip ızgaraları ve şık çizgilerle donatılan gövdesi ile Chery M12 (Chance) ailelerin yanı sıra spor otomobil tutkunlarının da gözdesi olacak.

Chery’nin 3 kapılı sportifi S18 (Faira)

İç tasarımı ile sevimli ve modern, dış tasarımı ile güçlü kaslara sahip, spor araç imajı çizen Chery S18 (Faira)’in, şehir trafiğinde seri hareket etmesi ve park sorununun olmaması, spor otomobil severleri cezbedecek özelliklerinden sadece birkaçı.

Fuarda görülebilecek “Faira Serisi” CheryR
Samanyolu Haber
Son Dakika
27.04.2009
Cherydendünyadabirilk-FotoCheryden dünyada bir ilk - Foto
FİYATLAR ARTACAK
Samanyolu Haber
10.04.2009
07:38
Stoklarda 150 bin otomobil biriktiği söyleniyordu. Bunlar üç günde bitti mi?

Binek otomobillerin motor hacmi 1.600 cc.l ve daha az olanların KDV ve ÖTV oranları indirilince satış fiyatlarında değişik büyüklüklerde ucuzlama görüldü. İlk günlerdeki iyimserlik bir süre sonra kayboldu. Çünkü otomobil satın almak isteyenler otomobil bulamaz oldu. Derken otomobil fiyatlarında KDV ve ÖTV indirimini aşan fiyat artışları başladı.

Çok kimse neyin ne olduğunu anlayamadı. Bilenlere sordum, soruşturdum. En fazla merak edilen soruları cevaplamaya çalışacağım.

Stoklarda 150 bin otomobil biriktiği söyleniyordu. Bunlar üç günde bitti mi?

Hükümet KDV ve ÖTV indirimini ilan etmeden önce stoklarda 151 bin otomobil vardı.

Bunların sadece 69 bininin motor hacmi 1.600 cc.den ufak olan binek aracı idi. Daha büyük motor gücü olan 20 bin binek aracı ile birlikte stokların sadece 89 bini binek aracı idi. Stokların geri kalan kısmı 40 bin kamyonet, 11 bin kamyon, 6 bin minibüs 2 bin midibüs ve bin otobüsten oluşuyordu.

Açık anlatımıyla stoklarda bulunan ve vergi teşviği ile fiyatı ucuzlatılan binek otomobillerin sayısı 66 binden ibaret olduğundan, şimdilerde biz 150 bin aracın durumunu değil bunların durumunu tartışıyoruz...

İyi de... Vergi indirimi açıklanır açıklanmaz otomobil satın almak isteyenler bile otomobil bulamadı? Yoksa satıcılar ucuz otomobilleri sakladı mı?

Stokda bulunan, vergi indiriminden yararlanan, motor hacmı 1.600 cc.den küçük binek otomobillerinin 41 bini ithal (yabancı ülke yapımı), 29 bini yerli yapım otomobiller idi.

Bu 69 bin otomobil stoğu 50 den fazla marka ve modelde otomobilden oluşuyordu. Otomobil satın almak isteyenler “Bana şuradan bir otomobil ver... Tipi, markası, fiyatı ne olur ise olsun” diyerek otomobil satın almıyor ki... Tüketicinin kendine göre bir tercihi var. Tüketicilerin her birinin satın almak istediği marka, model ve tiplerden stoklarda farklı sayıda otomobil vardı. Bu nedenle belki önce davrananlar aradığını buldu ama, her arayan aradığını bulamadı.

Stoklar tükendi mi?

Stoklarda bulunan motor gücü 1.600 cc.den küçük binek otomobilleri tükendi ama, vergi indiriminden yararlanamayan diğer araçlarda özellikle ağır ticari araçlarda önemli azalma olmadı. Vergi indiriminden yararlanamayan 20 bin (motor hacmi 1.600 cc.den büyük) binek otomobillerin pek azı satıldı. Hafif ticari araç diye adlandırılan ve bizim ülkede pek ilgi gören hafif ticari araç stoğunda (Doublo tipi kapalı kasalı kamyonet) hareket sınırlı kaldı. Minibüs, midibüs, otobüs parasında hareket başlamadı.

Martta kaç otomobil satıldı?

ODD tarafından yayınlanan bilgilere göre, martta 14 bin ticari araç, 40 bin binek otomobil satıldı. Satılan binek otomobillerinin 10 bini yerli,30 bini ithal otomobil.

Marka olarak Hyundai 4.993, Renault 4.342, Toyota 3.969, Ford 3.806, Volkswagen 3.641, Opel 3.057, Fiat 2.584, Citroen 1.044 otomobil sattı.

KDV, ÖTV indirimi 3 ay devam edecek. Fiyatlar neden artıyor?
Stokdaki otomobiller 1 dolar 1.20 TL’ye satılırken üretilen veya ithal edilen otomobiller idi. Bunlar tükendi. Yenileri üretilecek veya ithal edilecek. Şimdilerde 1 dolar 1.60 TL. Başka anlatım ile dolar fiyatı yüzde 33 arttı. Şimdilik otomobil üreticileri ve ithalatçıları dolar fiyatındaki artışı tam olarak otomobil fiyatlarına bindiremiyor. Yavaş yavaş bindirmeye başladılar.
Her hafta olmasa da her iki haftada bir veya her ay otomobil fiyatları artacak. Maliyet arttığı için artacak. Kimse zararına üretim veya zararına ithalat yapamaz. KDV indirimi kalkınca fiyatlara vergi farkı da binecek.
Samanyolu Haber
Son Dakika
10.04.2009
FİYATLARARTACAKFİYATLAR ARTACAK
Gemilerin yönünü Türkiye'ye çevirildi
Samanyolu Haber
27.03.2009
18:38
Otomobilde ÖTV oranlarının yüzde 18 oranında indirilmesiyle birlikte artan satışları karşılamak için bazı markalar başka ülkelerin kotasından ürün çekmeye başladı

Otomotiv sektöründe ÖTV oranları indirilmeden önce stokta yaklaşık 120 bin civarında araç bulunuyordu.

Ancak, bu araçların 50 bin kadarı ticari araç, 20 bin kadarı ise ÖTV indiriminden çok etkilenmeyen 1.6 litre motor hacminin üzerindeki modellerden oluşuyordu. Dolayısıyla ilk 10-12 günde birçok tüketici 1.6 litrenin altında bulunan ve pazarda çok satan modellere ağırlık verince ortaya stoklar bitti türünden açıklamalar çıktı.

Özellikle fiyatı oldukça ucuz kalan giriş modelleri ya da en üst donanımlarda otomobil bulma sorunu yaşanıyor. Bayilerin araç bitti, yenisi zamlı olacak türünden ifadeleri de tüketiciye ÖTV fırsatçılığı yapılıyor yaklaşımını kazandırırken, tüm stoklarını eritip yeni üretilecek modelleri beklemeye başlayan, hatta başka ülkelere gönderilecek olan otomobilleri Türkiyeye çağıranlar var. Buna karşın elinde tüm ürün yelpazesini koruyan markalar da var. Bu noktada tüketicinin iyi araştırması ve farklı bayileri kontrol etmesi önemli. Opel, ÖTV indirimi sonrası elindeki tüm otomobilleri bitiren markalardan biri. Sadece İnsignia SW gibi bazı uç örnekler dışında şirketin elindeki ürünlerin tümü bayilere fatura edilmiş vaziyette. Bugün verilen siparişler ancak nisan ayının ortalarında satın alınabilecek. Opelin kardeş kuruluşu Chevroletde de durum farklı değil. Her iki markayı temsil eden GM Türkiye Genel Müdürü Özcan Keklik, tüketicilerin indirim nedeniyle yoğun ilgi gösterdiğini, haziran sonrasında hurda indirimi ile bu sürecin devam ettirilmesinin çok faydalı olacağını belirtti. Keklik, talebi karşılamak için Chevroletde Doğu Avrupa ülkelerinin kotasından bir miktarını Türkiyeye çektiklerini söyledi. Stoktaki araçların tamamına yakınını tüketen markalardan bir diğeri Hyundai Assan. Şirket, Accent Era, Getz, i30, i10 ve Sonata gibi araçların tükendiğini, yerli modellerde nisan ayının başına, ithal modellerde ise nisan sonuna gün verildiğini açıkladı. Hyundaide Tucson, Santa Fe, H100 ve H-1 modellerinden ise belli adetlerde bulunuyor. Otomobil taşıyan gemilerin yönünü değiştiren markalardan biri de Fiat. Resmi açıklama yapılmasa da Linea, Albea, Punto gibi modellerde yoğun müşteri alan şirketin özellikle Punto modelini tedarik etmek amacıyla başka bir ülkenin kotasını kullandığı belirtiliyor.

Ticari araca fazla ilgi yok

Bir diğer Koç Grubu şirketi Ford Otosanda da talep yoğunluğu söz konusu. Ford Otosan Genel Müdür Yardımcısı Aykut Özüner, ÖTV indirimine ilave olarak günde 14 TLye Fiesta, 21 liraya Focus kampanyasının çok etkili olduğunu, önceden günlük 200 civarında olan satış bağlantılarının bu süreçte 600e kadar çıktığını söyledi. Özellikle, Fiesta ve bazı Focus modellerinde yoğun talep olduğunu belirten Özüner, ticari araçlarda istenilen düzeyde bir etki görülmediğini ifade etti. Belli modellerde stoklarını hızla eriten Volkswagen, mayıs ayına gün veriyor. VW Binek Araç Genel Müdürü Vedat Uygun, donanım ve motor seçeneklerine göre ürün bulma sıkıntısı yaşandığını, ancak eldeki tüm stokların bitmesi gibi bir durum yaşanmadığını söyledi. Başka ülke kontenjanı kullanmadıklarını belirten Uygun, Ancak, talep artışına paralel olarak üretim hakkımızı artırdık. dedi.

İndirimin başladığı ilk günden itibaren ilgi gören markalardan biri olan Toyota, özellikle Corolla, Auris ve Avensisin bazı donanımlarında ürün bulma sıkıntısı yaşıyor. Corolla Elegant modeli daha ikinci günden itibaren sıra yazmaya başladı. Resmi açıklama yapılmasa da Toyotasanın nisan itibarıyla bu talepleri İspanya gibi ülkelerin kotasını kullanarak karşılayabileceği belirtiliyor. Özellikle 308 ve 207 modelleri yoğun talep gören Peugeot Türkiye ise araç bulamama sorunu yaşanmadığını açıkladı.

Memduh Taşlıcalı- ZAMAN
Samanyolu Haber
Son Dakika
27.03.2009
GemilerinyönünüTürkiyeyeçevirildi Gemilerin yönünü Türkiyeye çevirildi
En ucuz 20 otomobil
Haber3
20.03.2009
10:25
Vergi indirimiyle canlanmaya başlayan otomobil piyasasındaki en ucuz 20 otomobil.
Haber3
Son Dakika
20.03.2009
Enucuz20otomobilEn ucuz 20 otomobil
Türkiye'deki en ucuz 20 araba
Haber3
20.03.2009
10:13
Vergi indirimiyle canlanmaya başlayan otomobil piyasasındaki en ucuz 20 araba.
Haber3
Son Dakika
20.03.2009
Türkiyedekienucuz20arabaTürkiyedeki en ucuz 20 araba
En ucuz 20 otomobil
Haber Türk
19.03.2009
14:27
Haber Türk
Son Dakika
19.03.2009
Enucuz20otomobilEn ucuz 20 otomobil
20 dolara laptop 2 bin dolara oto
Samanyolu Haber
03.02.2009
22:08
Yeni Delhi hükümetinin desteklediği proje kapsamında geliştirilen dizüstü bilgisayarların fiyatının 20 dolar olması planlanıyor..

Hindistan, Massachusetts Institute of Technologynin Birleşmiş Milletlerin desteğiyle geliştirdiği, az gelişmiş ülkelerde 100 dolara ucuz dizüstü bilgisayar adıyla bu yıl piyasaya sürülen ürünlere rakip bir ürün çıkarmaya hazırlanıyor. Yeni Delhi hükümetinin desteklediği proje kapsamında öğrencilerin eğitim kalitelerini yükseltmek için geliştirilen dizüstü bilgisayarların fiyatının 20 dolar olması planlanıyor.

BUGÜN TANITILACAK

Hindistanın Eğitimde Ulusal Hedef programı çerçevesinde öğrenciler için hazırlanan 20 dolarlık dizüstü bilgisayar prototipinin Hindistan Bilim Enstitüsü ve Hindistan Teknoloji Ensitütüsünün ortak çalışmasıyla geliştirildiği bildirildi. Bugün Tirupatide tanıtılması beklenen bilgisayarın 2 GB ram kapasiteli ve kablosuz bağlantılı olacağı açıklandı. 18 bin lise ve 400 üniversitede öğrencilerin eğitim kalitesinin yükseltilmesi planlanıyor. Öte yandan Hindistanda 2 bin dolara dünyanın en ucuz otomobilini üreten Tata Nano firması, gelişmekte olan ülkelerdeki milyonlarca tüketiciye otomobil sahibi olma şansı tanıyacağını açıklamıştı.

1 milyon talep bekleniyor

Tata, ilk etapta 250 bin Nano otomobil üreteceğini ve yıllık olarak 1 milyon taleple karşılaymayı beklediğini açıkladı. Hintli otomobil devi Tata Motor, dünyanın en ucuz otobilini 9. Oto Expo fuarında tanıtmış, bunun dünyada yeni bir trende yol açacağı öngörülmüştü.Sabah
Samanyolu Haber
Son Dakika
03.02.2009
20dolaralaptop2bindolaraoto20 dolara laptop 2 bin dolara oto
İşte en ucuz 20 otomobil!
Vatan Gazetesi
21.01.2009
13:51
Krizden çıkmaya çalışan firmalar indirim üstüne indirim yapıyor. İşte fiyatlar
Vatan Gazetesi
Son Dakika
21.01.2009
İşteenucuz20otomobilİşte en ucuz 20 otomobil
İşte en ucuz 20 otomobil - Foto
Samanyolu Haber
20.01.2009
10:24
Krizin en çok vurduğu otomobil sektörü son kampanyalarla fiyatlarını belirgin şekilde aşağı çekti. İşte Türkiyede satılan en ucuz 20 otomobil...

EN UCUZ 0 KM. OTOMOBİLLER - TIKLA GÖR

Samanyolu Haber
Son Dakika
20.01.2009
İşteenucuz20otomobil-Fotoİşte en ucuz 20 otomobil - Foto
İşte en ucuz 20 otomobil!
İnternet Haber
20.01.2009
10:14
İşte en ucuz 20 otomobil!
Kriz en çok otomotiv sektörünü vurdu. Bu da fiyatları iyice aşağı çekti. İndirim üstüne indirim yapıldı. İşte en ucuz 20 otomobil;
İnternet Haber
Son Dakika
20.01.2009
İşteenucuz20otomobilİşte en ucuz 20 otomobil
En ucuz 20 otomobil (Galeri)
Haber3
20.01.2009
09:45
Ekonomik kriz yüzünden Türkiyedeki otomobil üreten firmalar fiyatları düşürüyor..
Haber3
Son Dakika
20.01.2009
Enucuz20otomobil(Galeri)En ucuz 20 otomobil (Galeri)
Türkiye'de en ucuz 20 otomobil Galeri
Haber7
20.01.2009
06:05
Krizin en çok vurduğu otomobil sektörü son kampanyalarla fiyatlarını belirgin şekilde aşağı çekti. İşte Türkiyede en ucuz 20 otomobil:
Haber7
Son Dakika
20.01.2009
Türkiyedeenucuz20otomobilGaleriTürkiyede en ucuz 20 otomobil Galeri
2. el otoda durgunluk sürüyor
Samanyolu Haber
21.12.2008
12:33
Sıfır otomobillerde yüzde 10lara varan indirim ve ekonomik kriz nedeniyle ikinci el otomobil piyasasında durgunluk devam ediyor.

Konyada ikinci el otomobil satışı yapan galerinin sahibi Mehmet Çenesiz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ekonomik kriz nedeniyle ikinci el otomobil piyasasında yaşanan durgunluğun aynı şekilde devam ettiğini söyledi.

Halen piyasada hareketlenme beklentisi de bulunmadığını anlatan Çenesiz, ikinci el otomobillerin fiyatlarının en dip seviyeye oturduğunu, ikinci el piyasasındaki hareketsizliğin önemli bir nedenlerinden birinin de sıfır otomobillerde yüzde 10lara varan indirim ve sunulan uzun vadeli taksit avantajları olduğunu belirtti.

Halen ikinci el piyasasında en çok, fiyatı 10 ile 20 bin YTL arasındaki ucuz otomobillerin satıldığını ifade eden Çenesiz, Yüksek model ve fiyatlı otomobiller yerine, benzinli, düşük model ve bayan arabası olarak tabir edilen küçük sınıf otomobiller satılıyor dedi.

Piyasada satılan otomobillerin fiyatlarından da örnekler veren Çenesiz, şunları kaydetti:

1998 model Toyato XEİ 13,5 bin YTL, 2006 Ford panelvan minibüs 17.5 bin YTL, 2002 model Renault Megane 26 bin YTL, 1998 model Volkswagen Polo 11 bin YTLden satılıyor. 1992 model Tofaş Şahin 5-5.5 bin YTL, 2004 model 2000 motor Peugeot Partnerler 15 bin YTL, 1998 model Audi benzinli 1.8 turbo otomobiller ise 25 bin YTL seviyelerinden alıcı buluyor.

AA
Samanyolu Haber
Son Dakika
21.12.2008
2elotodadurgunluksürüyor2 el otoda durgunluk sürüyor
Toplam "52" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti