Habergec.Com Aranan Kelimeler:et fiyatları artıyor Değerlendirme: 10 / 10 980784
habergec.com
25.10.2014 Cumartesi
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler
Gazeteler
İnternet Siteleri
Televizyonlar
Radyolar
Diğer

:: Gruplar
 

et fiyatları artıyor

Et fiyatları enflasyonun iki katı arttı
Zaman
31.08.2014
02:05
Gıda fiyatlarındaki artış, enflasyonu katlamaya devam ediyor. Temmuz ayında yıllık enflasyon yüzde 9,32 olurken et fiyatlarındaki artış enflasyonun iki katı olarak gerçekleşti. 2013’te 15 TL olan dana karkasın fiyatı temmuz ayında 18 TL’ye yükseldi. Ulusal Kırmızı Et Konseyi’nin verilerine göre geçtiğimiz yıl temmuz ayında 24-25 lira olan dana eti ise bu yılın aynı döneminde 29 lirayı aştı.Yükselen enflasyonda gıda fiyatlarının etkisi giderek artıyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre temmuz ayında enflasyon yüzde 9,32’ye çıkarken temel gıda fiyatlarındaki artış, enflasyon oranının çok üzerinde seyrediyor. Buna göre et fiyatlarındaki artışın enflasyonun 2 katı kadar olduğu görülüyor. 2013 yılında kilogramı 15,43 lira olan dana karkas ortalama fiyatları, geçtiğimiz temmuz ayında 18,43 liraya yükseldi. Dana karkas etin 7 aylık dönem içinde resmi fiyatlarda gösterdiği bu artış yüzde 19,44 olarak ortaya çıktı. 2013 yılında kilogramı 24,66 lira olan perakende dana eti ortalama fiyatları, 2014 yılı Temmuz ayında ise 29,04 lira olarak açıklandı. Bu üründeki fiyat artışı ise yüzde 17’nin üzerinde gerçekleşti. Fiyatlardaki gelişmeleri Zaman’a değerlendiren Hayvancılık Kooperatifleri Merkez Birliği Başkanı Ahmet Ertürk, Türkiye’nin yeteri kadar hayvanı olduğunu ama fiyatların yüksek olduğunu kaydetti. Fiyatlardaki bu seviyelerin üreticiler için uygun olduğunu belirten Ertürk, “Tüketici açısından çok daha fazla yükselirse, terbiye mahiyetinde bir miktar ithalat gündeme gelir diye endişe ediyorum.” ifadelerini kullandı. Geçtiğimiz yıl yem fiyatlarında görülen aşırı yüksek fiyatlar ve dolar nedeniyle yurtdışından ithal edilen yem maliyetlerinin artması, vatandaşın elindeki hayvanları kesime götürmesine neden oldu. Bu gelişmelere rağmen geçtiğimiz yıl ve bu yılbaşında yatay bir seyir izleyen et fiyatları, Ramazan öncesinde başlayan yükselişini devam ettirdi. Ulusal Kırmızı Et Konseyi’nin verilerine göre geçtiğimiz yıl temmuz ayında 24-25 lira aralığında olan perakende dana eti fiyatı bu yılın aynı döneminde 29 lirayı aştı. Almanya’da kilosu 7 dolardan satılan kırmızı etin kilosu Türkiye’de 15-20 doları buluyor. Üreticinin ithalatı istemediğini ve et ihtiyacının iç dinamiklerle karşılanması gerektiğini belirten Hayvancılık Kooperatifleri Merkez Birliği Başkanı, Türkiye’deki yüksek et fiyatlarını şöyle savundu: “Fiyatlar biraz yüksek gibi görünüyor. Ama biraz daha yükselirse ithalat gündeme gelebilir. Ben çok daha fazla yükseleceğini tahmin etmiyorum. Piyasanın fiyatları bir kabul etme kabiliyeti var. Fiyatların bu şekilde olmasından dolayı hayvancılık yapan insanlar memnun, tüketen insanlarımızın da bu konuda birazcık daha anlayışlı olmalarını bekliyoruz.” Ertürk, “Şu anda Kurban geliyor, Kurban’da her sene bu tip şeyler yapılıyor, spekülatif hareketler de oluyor, insanlar Kurban görevini yerine getirecek kadar kurban bulunamayacak gibi düşünceler ortaya çıkabiliyor, fakat biz kesinlikle bunu istemiyoruz.” diye konuştu. Hayvancılık sektörünün en önemli maliyet kalemlerinden biri olarak yem fiyatları gösterilirken Türkiye’de yem hammaddesi üretimi, ihtiyacı karşılayamamakta. Bu nedenle yem ithalatı yapılırken dolarda meydana gelen artışlar hayvancılık sektörünün maliyetlerini olumsuz etkilemekte. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin verilerine göre 2013’te yaklaşık 6 milyon ton yem hammaddesi ithal edildi. Buna karşılık 3 milyar dolar ödeme yapıldı. Yem hammaddelerinin temininde dışa bağımlılık sebebiyle döviz fiyatlarındaki artış, maliyetleri doğrudan artırdı. Geçtiğimiz yıl ödenen 3 milyar doların değeri 2013 yılının Ekim ayından bu yana yaklaşık olarak 660 milyar dolar arttı. Yem hammaddesi ithal ediyor.
Zaman
Ekonomi
31.08.2014
EtfiyatlarıenflasyonunikikatıarttıEt fiyatları enflasyonun iki katı arttı
Et fiyatları enflasyonun iki katı arttı
Zaman
31.08.2014
02:05
Gıda fiyatlarındaki artış, enflasyonu katlamaya devam ediyor. Temmuz ayında yıllık enflasyon yüzde 9,32 olurken et fiyatlarındaki artış enflasyonun iki katı olarak gerçekleşti. 2013’te 15 TL olan dana karkasın fiyatı temmuz ayında 18 TL’ye yükseldi. Ulusal Kırmızı Et Konseyi’nin verilerine göre geçtiğimiz yıl temmuz ayında 24-25 lira olan dana eti ise bu yılın aynı döneminde 29 lirayı aştı.Yükselen enflasyonda gıda fiyatlarının etkisi giderek artıyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre temmuz ayında enflasyon yüzde 9,32’ye çıkarken temel gıda fiyatlarındaki artış, enflasyon oranının çok üzerinde seyrediyor. Buna göre et fiyatlarındaki artışın enflasyonun 2 katı kadar olduğu görülüyor. 2013 yılında kilogramı 15,43 lira olan dana karkas ortalama fiyatları, geçtiğimiz temmuz ayında 18,43 liraya yükseldi. Dana karkas etin 7 aylık dönem içinde resmi fiyatlarda gösterdiği bu artış yüzde 19,44 olarak ortaya çıktı. 2013 yılında kilogramı 24,66 lira olan perakende dana eti ortalama fiyatları, 2014 yılı Temmuz ayında ise 29,04 lira olarak açıklandı. Bu üründeki fiyat artışı ise yüzde 17’nin üzerinde gerçekleşti. Fiyatlardaki gelişmeleri Zaman’a değerlendiren Hayvancılık Kooperatifleri Merkez Birliği Başkanı Ahmet Ertürk, Türkiye’nin yeteri kadar hayvanı olduğunu ama fiyatların yüksek olduğunu kaydetti. Fiyatlardaki bu seviyelerin üreticiler için uygun olduğunu belirten Ertürk, “Tüketici açısından çok daha fazla yükselirse, terbiye mahiyetinde bir miktar ithalat gündeme gelir diye endişe ediyorum.” ifadelerini kullandı. Geçtiğimiz yıl yem fiyatlarında görülen aşırı yüksek fiyatlar ve dolar nedeniyle yurtdışından ithal edilen yem maliyetlerinin artması, vatandaşın elindeki hayvanları kesime götürmesine neden oldu. Bu gelişmelere rağmen geçtiğimiz yıl ve bu yılbaşında yatay bir seyir izleyen et fiyatları, Ramazan öncesinde başlayan yükselişini devam ettirdi. Ulusal Kırmızı Et Konseyi’nin verilerine göre geçtiğimiz yıl temmuz ayında 24-25 lira aralığında olan perakende dana eti fiyatı bu yılın aynı döneminde 29 lirayı aştı. Almanya’da kilosu 7 dolardan satılan kırmızı etin kilosu Türkiye’de 15-20 doları buluyor. Üreticinin ithalatı istemediğini ve et ihtiyacının iç dinamiklerle karşılanması gerektiğini belirten Hayvancılık Kooperatifleri Merkez Birliği Başkanı, Türkiye’deki yüksek et fiyatlarını şöyle savundu: “Fiyatlar biraz yüksek gibi görünüyor. Ama biraz daha yükselirse ithalat gündeme gelebilir. Ben çok daha fazla yükseleceğini tahmin etmiyorum. Piyasanın fiyatları bir kabul etme kabiliyeti var. Fiyatların bu şekilde olmasından dolayı hayvancılık yapan insanlar memnun, tüketen insanlarımızın da bu konuda birazcık daha anlayışlı olmalarını bekliyoruz.” Ertürk, “Şu anda Kurban geliyor, Kurban’da her sene bu tip şeyler yapılıyor, spekülatif hareketler de oluyor, insanlar Kurban görevini yerine getirecek kadar kurban bulunamayacak gibi düşünceler ortaya çıkabiliyor, fakat biz kesinlikle bunu istemiyoruz.” diye konuştu. Hayvancılık sektörünün en önemli maliyet kalemlerinden biri olarak yem fiyatları gösterilirken Türkiye’de yem hammaddesi üretimi, ihtiyacı karşılayamamakta. Bu nedenle yem ithalatı yapılırken dolarda meydana gelen artışlar hayvancılık sektörünün maliyetlerini olumsuz etkilemekte. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin verilerine göre 2013’te yaklaşık 6 milyon ton yem hammaddesi ithal edildi. Buna karşılık 3 milyar dolar ödeme yapıldı. Yem hammaddelerinin temininde dışa bağımlılık sebebiyle döviz fiyatlarındaki artış, maliyetleri doğrudan artırdı. Geçtiğimiz yıl ödenen 3 milyar doların değeri 2013 yılının Ekim ayından bu yana yaklaşık olarak 660 milyar dolar arttı. Yem hammaddesi ithal ediyor.
Zaman
Ana Sayfa
31.08.2014
EtfiyatlarıenflasyonunikikatıarttıEt fiyatları enflasyonun iki katı arttı
Sütte maliyet artışının bedelini biz ödüyoruz
Zaman
23.06.2014
02:03
Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanı Mehmet Tütüncü, hem yatırımlar yapıp hem de maliyetleri yüklenerek tüketiciye makul fiyatlarla ulaşmayı hedeflediklerini söyledi. Süt ve et ürünlerinde yem maliyetinin fazla olduğunu belirten Tütüncü, “Bu sene süte yüzde 15,4 zam yapıldı.” dedi.Gıdanın yatırım yapılması gereken bir alan olduğuna dikkat çeken Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanı Mehmet Tütüncü, Türkiye’de süt sektörünü ve gıda güvenliğini değerlendirdi. 1 Temmuz’dan itibaren süt fiyatlarının 1,15 kuruş olduğunu kaydeden Mehmet Tütüncü, süt sektörünün sütün üretildiği bölgeye göre pahalı olduğuna dikkat çekti.Süt ve et ürünlerinde yem maliyetinin fazla olduğunu belirten Tütüncü, “Yem bitkilerinin bir kısmı ithal ediliyor. Ülkenin bazı kesimlerinde bu meralardan daha çok faydalanılır ama yüzde yüz değil. Sütün maliyetinin çeşitli nedenlerle artışının da hep bedelini biz ödüyoruz. Bu sene söz konusu artışı da beraber hesap ettiğimizde yüzde 10 civarında olduğunu düşünürsek toplam yüzde 15,4 süte zam yapıldı. Fındık fiyatları, kuru bakliyat fiyatları artıyor. Bunlar beklentiyi etkilediği için fiyatlar artıyor. Bu sene tarım açısından riskli geçecek.” dedi. Bugün TV’de Üç Nokta programına konuk olan Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanı Mehmet Tütüncü, gıdayla ilgili konuştu. Gıda güvenliğinin oldukça önemli olduğunu söyleyen Ülker’in çatı şirketi Yıldız Holding’in Gıda Grubu Başkanı Mehmet Tütüncü, gıdanın yatırım yapılması gereken bir alan olduğunu kaydetti.Kalite, hijyen, helal üretim konusunda çok dikkatli olduklarına dikkat çeken Tütüncü, “Merdivenaltı üretimler bu yatırımları yapmadığı, kar hanesine yadırgayacak bir fırsat olduğu için hep merdivenaltının oluşturduğu kalitesizlik gıda ürünlerine karşı şüphe oluşturuyor. Türkiye’de büyük firmaların hepsi bu konuda çok dikkatlidir. Helal gıda bizim kişisel sorunumuzun ötesinde topluma karşı sorumluluğumuz var. Tüketicimizin göremediği kadar hassasız. Kalite yönetim sistemlerimiz var, bu işle ilgilenen ayrı bir departmanımız var, müşteriyi değerleriniz konusunda en başa yerleştirdiyseniz bunun arkasını doldurmak zorundasınız. Süt ürünlerinde kayıt dışı oranı yüzde 40.” şeklinde konuştu.Hem bu yatırımları yapıp hem bu maliyetleri yüklenerek makul fiyatlarla tüketiciye ulaşmayı hedeflediklerini ifade eden Tütüncü, her zaman kalitede sıfır hata politikasını benimsediklerini belirtti. Ürün alırken tüketicinin mutlaka son kullanma tarihine dikkat etmesi gerektiğini aktaran Tütüncü, “Satış noktalarının kendisine nasıl sunulduğu çok önemli. Sütü açık soğutucu olmayan bir yerden alıyorsanız bundan uzak durun. Sicil numaralarına mutlaka bakın, fiyatlandırmaya çok dikkat edin. 1 kilo sütün 1,10 kuruş olduğu 10 kilo sütten 1 kilo kaşar yapıldığı ortamda diğer maliyetleri unutun. 10 liraya 10 kilo kaşar olduğu zaman orada tüketici ciddi bir risk aldığının farkına varsın. Tüketicinin, bilinen markaları tercih etmesi her zaman parasının değerini alması açısından önemli. Yıldız Holding olarak hep makul fiyatta tüketiciye ulaşmaya çalışıyoruz. Hem parasının değerini almış oluyor hem de gönül rahatlığıyla kendisine ailesine ürünü sofrasına götürmüş oluyor.” ifadelerini kullandı.
Zaman
Ekonomi
23.06.2014
SüttemaliyetartışınınbedelinibizödüyoruzSütte maliyet artışının bedelini biz ödüyoruz
Meyve ve sebze fiyatları geçen seneye göre iki kat yüksek!
Zaman
21.06.2014
02:09
Hal fiyatları raporuna göre bu sene 15 Haziran’daki meyve ve sebze fiyatları geçen sene aynı güne göre oldukça yüksek. Dolmalık biberin geçen sene en düşük hal fiyatı 1,50 lira iken, bu sene 2,30 lira. Çilek 3,50 lira iken 5 lira. Türkiye Sebze ve Meyve Komisyoncuları Federasyonu Başkanı Yüksel Tavşan, “Talebe karşılık daha fazla ürün üretme lüksümüz yok. Elimizdekini satacağız.” dedi.ARİF BAYRAKTAR istanbul-Türkiye, yüksek fiyatlı meyve ve sebzelerde yaz rahatlığını henüz göremedi. Uzmanlar hasat döneminin fiyatlara olumlu yansıyacağını öngörmüştü, ancak hal fiyatlarından derlenen rapora göre bu sene 15 Haziran’daki meyve ve sebze fiyatları geçen sene aynı güne göre epey yüksek. Dolmalık biberin geçen sene en düşük hal fiyatı 1,50 lira iken, rakam bu sene aynı gün 2,30 lira. Çilek 3,50 lira iken bu sene 5 lira. Patates 0,60 lira iken bu sene 1,50 liradan satılıyor. Vişne 2 lirayken bugün 4 lira. Pancar 1 lira iken bugün 2 lira. Havuç Haziran 2013’te 0,80’den satılırken rakam bu sene 1,40 lira. Bu rakamlara yaklaşık yüzde 20 etki eden taşıma ve market kârı da eklenmiş değil. Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, pirinç, fasulye gibi baklagillerin yakın geçmişte doruk noktasına ulaştığını belirterek, “Gıda fiyatları bence yeni mahsulle birlikte inişe geçer.” dedi. Reis, yeni mahsullerin ağustosta tezgâha geleceğini söyledi. Türkiye Ziraat Odası Genel Başkanı Bayraktar da önceki ay yaptığı değerlendirmede kuru kayısıda yüzde 32,97, fındık içinde yüzde 29,40, Antep fıstığında yüzde 10,56, pirinçte yüzde 3,12, zeytinyağında yüzde 2, ekmekte yüzde 1,29 artış olduğunu gözlemlediklerini söylemişti. RAMAZAN’DA TALEP ARTACAK, HALİYLE FİYATLAR DA! Türkiye Sebze ve Meyve Komisyoncuları Federasyonu Başkanı Yüksel Tavşan ise kış sezonunun iyi geçmemesi ve yoğun yağışların meyve fiyatlarını olumsuz etkilediğini belirterek, “Ayrıca Ramazan ayı geldi ki bu ayda talep de artıyor. Bizim gibi tarlası olmayan toptancılar da haliyle fiyatları artırır. Çünkü talebe karşılık daha fazla ürün üretme lüksümüz yok. Elimizdekini satacağız.” değerlendirmesinde bulundu.‘Sorunlarını çözemezsek çiftçiyi tarlaya sokamayız’Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar, dün Ankara’da düzenlediği basın toplantısıyla, Ramazan ayı öncesinde üretici ve market fiyatlarını açıkladı ve görülebilecek, yüksek gıda fiyatları konusunda uyarılarda bulundu. Bu yıl Ramazan öncesi gıda fiyatlarının önceki yıllardan daha büyük önem arz ettiğini belirten Bayraktar, 2013-2014 üretim sezonu başlangıcından itibaren çiftçinin doğal afetlerin hemen her türlüsünü yaşadığını kaydetti. Kuraklık, don, dolu, fırtına, aşırı yağış ve hortum gibi afetler nedeniyle iki bölge dışındaki her yerin etkilendiğini belirtti. TZOB olarak, afet yaralarının sarılması ve çiftçinin sorunlarının sahada dinlenmesi için toplantılar düzenlediklerini vurgulayan Bayraktar, “Yerinde yaptığımız incelemelerde tespitlerimiz o ki, bu yıl çiftçimizin sorunları büyüktür. Mutlaka, acil ve farklı tedbirlerle çözülmesi zorunluluğu vardır. Zira, bu sorunları, çiftçimize moral verecek şekilde çözemezsek, gelecek üretim sezonuna hazırlamakta zorluk çekeriz, çiftçiyi tarlaya sokamayız.” dedi. Yaşanan doğan afetlerin sonucu olarak Ramazan ayında, artan gıda ihtiyacının, spekülasyona bu yıl çok daha açık olduğuna işaret eden Bayraktar, “Bazı ürünlerde yaşanan arz eksikliği, elbette bir miktar fiyat artışlarına yol açacaktır.” diye ekledi. Aracıların cebine haksız kazanç girmesini kabul etmediklerinin altını çizen Bayraktar, “Bu hassas dönemde Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak, 7 yıldır Ramazan öncesi yaptığımız, ardından ay boyunca takipçisi olduğumuz çalışmalara, bu yıl her zamankinden daha çok önem vereceğiz.” diye devam etti. Türkiye’nin artık kaybedecek tek karış tarım arazisi olmadığını vurgulayan Bayraktar, “Sanıldığı kadar toprak zengini bir ülke değiliz.” ifadelerini kullandı. TZOB Başkanı şunları aktardı: “Biz çiftçiler olarak, çiftçilerimizin temsilcisi olarak, artık tarım arazilerimizin imara da, sanayiye de açılmasını, kirletilmesini istemiyor, aksine her zamankinden daha çok duyarlı olacak şekilde korunmasını ve kollanmasını bekliyoruz.” dedi.Öte yandan Ramazan ayında özellikle et, et ürünleri, süt ürünleri, bakliyat ve unlu mamullerde talebin yoğunlaştığını aktaran Şemsi Bayraktar, “Fiyatlara geçmeden önce, bir kez daha uyarmak istiyorum ki; et fiyatlarında görülebilen en küçük artışta bile harekete geçen ithalat lobileri, üreticilerimizde büyük tedirginlik oluşturmaktadır.” Şemsi Bayraktar, buğday fiyatlarıyla ilgili, “Buğdayda bu sene üretimde düşme var. Dolayısıyla TMO’nun fiyat açıklayıp açıklamayacağını bilmiyorum. Şu ana kadar TMO buğday f
Zaman
Ekonomi
21.06.2014
MeyvevesebzefiyatlarıgeçenseneyegöreikikatyüksekMeyve ve sebze fiyatları geçen seneye göre iki kat yüksek
Meyve ve sebze fiyatları geçen seneye göre iki kat yüksek!
Zaman
21.06.2014
02:09
Hal fiyatları raporuna göre bu sene 15 Haziran’daki meyve ve sebze fiyatları geçen sene aynı güne göre oldukça yüksek. Dolmalık biberin geçen sene en düşük hal fiyatı 1,50 lira iken, bu sene 2,30 lira. Çilek 3,50 lira iken 5 lira. Türkiye Sebze ve Meyve Komisyoncuları Federasyonu Başkanı Yüksel Tavşan, “Talebe karşılık daha fazla ürün üretme lüksümüz yok. Elimizdekini satacağız.” dedi.ARİF BAYRAKTAR istanbul-Türkiye, yüksek fiyatlı meyve ve sebzelerde yaz rahatlığını henüz göremedi. Uzmanlar hasat döneminin fiyatlara olumlu yansıyacağını öngörmüştü, ancak hal fiyatlarından derlenen rapora göre bu sene 15 Haziran’daki meyve ve sebze fiyatları geçen sene aynı güne göre epey yüksek. Dolmalık biberin geçen sene en düşük hal fiyatı 1,50 lira iken, rakam bu sene aynı gün 2,30 lira. Çilek 3,50 lira iken bu sene 5 lira. Patates 0,60 lira iken bu sene 1,50 liradan satılıyor. Vişne 2 lirayken bugün 4 lira. Pancar 1 lira iken bugün 2 lira. Havuç Haziran 2013’te 0,80’den satılırken rakam bu sene 1,40 lira. Bu rakamlara yaklaşık yüzde 20 etki eden taşıma ve market kârı da eklenmiş değil. Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, pirinç, fasulye gibi baklagillerin yakın geçmişte doruk noktasına ulaştığını belirterek, “Gıda fiyatları bence yeni mahsulle birlikte inişe geçer.” dedi. Reis, yeni mahsullerin ağustosta tezgâha geleceğini söyledi. Türkiye Ziraat Odası Genel Başkanı Bayraktar da önceki ay yaptığı değerlendirmede kuru kayısıda yüzde 32,97, fındık içinde yüzde 29,40, Antep fıstığında yüzde 10,56, pirinçte yüzde 3,12, zeytinyağında yüzde 2, ekmekte yüzde 1,29 artış olduğunu gözlemlediklerini söylemişti. RAMAZAN’DA TALEP ARTACAK, HALİYLE FİYATLAR DA! Türkiye Sebze ve Meyve Komisyoncuları Federasyonu Başkanı Yüksel Tavşan ise kış sezonunun iyi geçmemesi ve yoğun yağışların meyve fiyatlarını olumsuz etkilediğini belirterek, “Ayrıca Ramazan ayı geldi ki bu ayda talep de artıyor. Bizim gibi tarlası olmayan toptancılar da haliyle fiyatları artırır. Çünkü talebe karşılık daha fazla ürün üretme lüksümüz yok. Elimizdekini satacağız.” değerlendirmesinde bulundu.‘Sorunlarını çözemezsek çiftçiyi tarlaya sokamayız’Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar, dün Ankara’da düzenlediği basın toplantısıyla, Ramazan ayı öncesinde üretici ve market fiyatlarını açıkladı ve görülebilecek, yüksek gıda fiyatları konusunda uyarılarda bulundu. Bu yıl Ramazan öncesi gıda fiyatlarının önceki yıllardan daha büyük önem arz ettiğini belirten Bayraktar, 2013-2014 üretim sezonu başlangıcından itibaren çiftçinin doğal afetlerin hemen her türlüsünü yaşadığını kaydetti. Kuraklık, don, dolu, fırtına, aşırı yağış ve hortum gibi afetler nedeniyle iki bölge dışındaki her yerin etkilendiğini belirtti. TZOB olarak, afet yaralarının sarılması ve çiftçinin sorunlarının sahada dinlenmesi için toplantılar düzenlediklerini vurgulayan Bayraktar, “Yerinde yaptığımız incelemelerde tespitlerimiz o ki, bu yıl çiftçimizin sorunları büyüktür. Mutlaka, acil ve farklı tedbirlerle çözülmesi zorunluluğu vardır. Zira, bu sorunları, çiftçimize moral verecek şekilde çözemezsek, gelecek üretim sezonuna hazırlamakta zorluk çekeriz, çiftçiyi tarlaya sokamayız.” dedi. Yaşanan doğan afetlerin sonucu olarak Ramazan ayında, artan gıda ihtiyacının, spekülasyona bu yıl çok daha açık olduğuna işaret eden Bayraktar, “Bazı ürünlerde yaşanan arz eksikliği, elbette bir miktar fiyat artışlarına yol açacaktır.” diye ekledi. Aracıların cebine haksız kazanç girmesini kabul etmediklerinin altını çizen Bayraktar, “Bu hassas dönemde Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak, 7 yıldır Ramazan öncesi yaptığımız, ardından ay boyunca takipçisi olduğumuz çalışmalara, bu yıl her zamankinden daha çok önem vereceğiz.” diye devam etti. Türkiye’nin artık kaybedecek tek karış tarım arazisi olmadığını vurgulayan Bayraktar, “Sanıldığı kadar toprak zengini bir ülke değiliz.” ifadelerini kullandı. TZOB Başkanı şunları aktardı: “Biz çiftçiler olarak, çiftçilerimizin temsilcisi olarak, artık tarım arazilerimizin imara da, sanayiye de açılmasını, kirletilmesini istemiyor, aksine her zamankinden daha çok duyarlı olacak şekilde korunmasını ve kollanmasını bekliyoruz.” dedi.Öte yandan Ramazan ayında özellikle et, et ürünleri, süt ürünleri, bakliyat ve unlu mamullerde talebin yoğunlaştığını aktaran Şemsi Bayraktar, “Fiyatlara geçmeden önce, bir kez daha uyarmak istiyorum ki; et fiyatlarında görülebilen en küçük artışta bile harekete geçen ithalat lobileri, üreticilerimizde büyük tedirginlik oluşturmaktadır.” Şemsi Bayraktar, buğday fiyatlarıyla ilgili, “Buğdayda bu sene üretimde düşme var. Dolayısıyla TMO’nun fiyat açıklayıp açıklamayacağını bilmiyorum. Şu ana kadar TMO buğday f
Zaman
Ana Sayfa
21.06.2014
MeyvevesebzefiyatlarıgeçenseneyegöreikikatyüksekMeyve ve sebze fiyatları geçen seneye göre iki kat yüksek
İlk Ramazan zammı ete
Zaman
13.06.2014
02:00
Ramazan ayı gelmeden ilk zamlanan ürün kırmızı et oldu. Karkas etin kilo fiyatı 18,50’den 20,50 TL’ye, dana kıyma 26’dan 29 liraya, kuşbaşı 28 TL’den 30 TL’ye yükseldi. Ramazan’la birlikte talebin artmasının fiyatları etkilediğini söyleyen sektör temsilcileri, fiyatların yükseleceğini öngörüyor.Her Ramazan ayından önce artan gıda fiyatları, bu sene de kendini gösterdi. Mübarek aya iki hafta kala ilk zamlanan ürün kırmızı et oldu. Karkas etin kilo fiyatı 18,50’den 20,50 TL’ye çıktı. Kıymanın fiyatı dört ay öncesine göre 3, kuşbaşının ise 2 lira arttı. Dana kıyma 26 liradan 29 liraya, kuşbaşı 28 TL’den 30 TL’ye yükseldi. Yaklaşık dört ay önce 40 lira olan bonfile 41 liraya, tranj 29 TL’den 30 TL’ye, döş 24,50’den 27,25 TL’ye çıktı. Fiyatı en çok artan ise antrikot oldu, 34 TL’den 38 TL’ye yükseldi. Et ve Süt Kurumu (ESK) ise perakendede kıymayı 20 TL, kuşbaşını 24,85 TL, bonfileyi 44,90 TL’den satıyor. Et fiyatlarındaki artışın, Ramazan’la birlikte talebin arttığı bir döneme girilmesinden kaynaklandığını belirten sektör temsilcileri, fiyatın artabileceğini öngörüyor. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye’nin toplam hayvan varlığı, yüzde 6,4 artışla 53 milyon 187 bin başa yükseldi. Kırmızı et üretimi ise 2014’ün ilk çeyreğinde yüzde 11,3 oranında azalarak, 184 bin ton oldu. Hayvan varlığındaki bu artış, et fiyatlarına yansımıyor. Düşmesi gereken fiyatlar, tam tersi artıyor. Geçen yıl Ramazan’dan önce 14 lira olan karkas etin fiyatı, 20,50 lirayı buldu. Ulusal Kırmızı Et Konseyi ve Et Üreticileri Birliği (ETBİR) Başkanı Mustafa Balıkçı, Ramazan’ın gelmesi ve talebin artması sebebiyle fiyatların yükseldiğini söyledi. Fiyatların, besicilerin girdi maliyetlerinin yüksek olmasından dolayı arttığını savunan Balıkçı, “Besilik hayvan fiyatlarında bir yükseliş var. Buna bağlı olarak da karkaslık hayvan fiyatlarında artış var. Besiciler, çiftlikteki hayvanın fiyatının artmasından dolayı sanayiye sattığı etin fiyatını da mecburen yükseltiyor.” diye konuştu. Et fiyatlarındaki artışın bir yıldan beri devam ettiğini, son iki ayda ise hızlandığını kaydeden Balıkçı, “Yeterli hayvan var ama arz, talebin altında.” dedi. Balıkçı, kuraklığın etkisinin önümüzdeki sene fiyatlara yansıyabileceğini dile getirdi.‘KARKAS 21 LİRAYI AŞARSA İTHALAT GÜNDEME GELEBİLİR’İzmir Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Osman Civil ise et fiyatlarının 2010 yılındaki seviyesine henüz geldiğini belirterek, “2010’a göre besiciliğin temel girdi fiyatlarındaki artış yüzde 40’ı geçti. Dolayısıyla üretim maliyeti göz önünde bulundurulduğunda et fiyatları yüksek değil ama bir artış görünüyor.” dedi. Besilik materyal konusunda ciddi sıkıntılar yaşandığına dikkat çeken Civil, şöyle devam etti: “2010’da yapılan ithalat, üretici üzerinde baskı oluşturdu. Aralık ayında karkas fiyatı 16 liraydı, şimdi 18-19 liraya yükseldi. Ramazan’la birlikte fiyatların daha da artması bekleniyor. ‘Bakanlık da buna dayanarak ithalatı açar mı?’ korkusu var. Bundan dolayı üretici riske girmek istemiyor.” Karkasın talebe bağlı olarak 20 lirayı aşabileceğini dile getiren Civil, “Tüketimin fazla olduğu bir döneme giriyoruz. Ramazan başlayacak. Ardından Kurban Bayramı geliyor. Dolayısıyla ister istemez kırmızı ete talep artacak, bu da fiyatı tetikleyecektir ama kritik eşiği aşarsa fiyatlar tersine dönebilir, yani karkas 21 lirayı aşarsa tekrar ithalat gündeme gelir. Bu da hiç istemediğimiz bir durum.” şeklinde konuştu.
Zaman
Ekonomi
13.06.2014
İlkRamazanzammıeteİlk Ramazan zammı ete
İlk Ramazan zammı ete
Zaman
13.06.2014
02:00
Ramazan ayı gelmeden ilk zamlanan ürün kırmızı et oldu. Karkas etin kilo fiyatı 18,50’den 20,50 TL’ye, dana kıyma 26’dan 29 liraya, kuşbaşı 28 TL’den 30 TL’ye yükseldi. Ramazan’la birlikte talebin artmasının fiyatları etkilediğini söyleyen sektör temsilcileri, fiyatların yükseleceğini öngörüyor.Her Ramazan ayından önce artan gıda fiyatları, bu sene de kendini gösterdi. Mübarek aya iki hafta kala ilk zamlanan ürün kırmızı et oldu. Karkas etin kilo fiyatı 18,50’den 20,50 TL’ye çıktı. Kıymanın fiyatı dört ay öncesine göre 3, kuşbaşının ise 2 lira arttı. Dana kıyma 26 liradan 29 liraya, kuşbaşı 28 TL’den 30 TL’ye yükseldi. Yaklaşık dört ay önce 40 lira olan bonfile 41 liraya, tranj 29 TL’den 30 TL’ye, döş 24,50’den 27,25 TL’ye çıktı. Fiyatı en çok artan ise antrikot oldu, 34 TL’den 38 TL’ye yükseldi. Et ve Süt Kurumu (ESK) ise perakendede kıymayı 20 TL, kuşbaşını 24,85 TL, bonfileyi 44,90 TL’den satıyor. Et fiyatlarındaki artışın, Ramazan’la birlikte talebin arttığı bir döneme girilmesinden kaynaklandığını belirten sektör temsilcileri, fiyatın artabileceğini öngörüyor. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye’nin toplam hayvan varlığı, yüzde 6,4 artışla 53 milyon 187 bin başa yükseldi. Kırmızı et üretimi ise 2014’ün ilk çeyreğinde yüzde 11,3 oranında azalarak, 184 bin ton oldu. Hayvan varlığındaki bu artış, et fiyatlarına yansımıyor. Düşmesi gereken fiyatlar, tam tersi artıyor. Geçen yıl Ramazan’dan önce 14 lira olan karkas etin fiyatı, 20,50 lirayı buldu. Ulusal Kırmızı Et Konseyi ve Et Üreticileri Birliği (ETBİR) Başkanı Mustafa Balıkçı, Ramazan’ın gelmesi ve talebin artması sebebiyle fiyatların yükseldiğini söyledi. Fiyatların, besicilerin girdi maliyetlerinin yüksek olmasından dolayı arttığını savunan Balıkçı, “Besilik hayvan fiyatlarında bir yükseliş var. Buna bağlı olarak da karkaslık hayvan fiyatlarında artış var. Besiciler, çiftlikteki hayvanın fiyatının artmasından dolayı sanayiye sattığı etin fiyatını da mecburen yükseltiyor.” diye konuştu. Et fiyatlarındaki artışın bir yıldan beri devam ettiğini, son iki ayda ise hızlandığını kaydeden Balıkçı, “Yeterli hayvan var ama arz, talebin altında.” dedi. Balıkçı, kuraklığın etkisinin önümüzdeki sene fiyatlara yansıyabileceğini dile getirdi.‘KARKAS 21 LİRAYI AŞARSA İTHALAT GÜNDEME GELEBİLİR’İzmir Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Osman Civil ise et fiyatlarının 2010 yılındaki seviyesine henüz geldiğini belirterek, “2010’a göre besiciliğin temel girdi fiyatlarındaki artış yüzde 40’ı geçti. Dolayısıyla üretim maliyeti göz önünde bulundurulduğunda et fiyatları yüksek değil ama bir artış görünüyor.” dedi. Besilik materyal konusunda ciddi sıkıntılar yaşandığına dikkat çeken Civil, şöyle devam etti: “2010’da yapılan ithalat, üretici üzerinde baskı oluşturdu. Aralık ayında karkas fiyatı 16 liraydı, şimdi 18-19 liraya yükseldi. Ramazan’la birlikte fiyatların daha da artması bekleniyor. ‘Bakanlık da buna dayanarak ithalatı açar mı?’ korkusu var. Bundan dolayı üretici riske girmek istemiyor.” Karkasın talebe bağlı olarak 20 lirayı aşabileceğini dile getiren Civil, “Tüketimin fazla olduğu bir döneme giriyoruz. Ramazan başlayacak. Ardından Kurban Bayramı geliyor. Dolayısıyla ister istemez kırmızı ete talep artacak, bu da fiyatı tetikleyecektir ama kritik eşiği aşarsa fiyatlar tersine dönebilir, yani karkas 21 lirayı aşarsa tekrar ithalat gündeme gelir. Bu da hiç istemediğimiz bir durum.” şeklinde konuştu.
Zaman
Ana Sayfa
13.06.2014
İlkRamazanzammıeteİlk Ramazan zammı ete
Hayvan sayısı artıyor et fiyatları düşmüyor
Türkiye Gazetesi
03.04.2014
09:46
Türkiye, 14.4 milyon kayıtlı büyükbaş hayvan sayısı ile Avrupa liderliğine oynuyor. Fakat hayvan varlığı et üretimini desteklemediği için fiyat artıyor.
Türkiye Gazetesi
Son Dakika
03.04.2014
HayvansayısıartıyoretfiyatlarıdüşmüyorHayvan sayısı artıyor et fiyatları düşmüyor
'Aynı senaryo yine uygulamada, süt inekleri kestirildiği için et bol ve ucuz'
Zaman
23.11.2013
11:32
Bursa Uludağ Üniversitesi, Veteriner Fakültesi Besin Hijyeni ve Teknolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Tayar, Türkiyede 3 4 yılda bir aynı senaryonun sürekli uygulamaya konulduğunu iddia ederek, Yem ve saman gibi girdiler sürekli zamlanıyor ama süt para etmiyor. Üretici hayvanını doyuramadığı için milli servet niteliğindeki 9 bin liralık süt ineğini kestiriyor. dedi. Tayyar, piyasadaki et bolluğunun ve ucuzluğunun nedeninin, süt üretimi için beslenen hayvanlarının kestirilmesi olduğunu, bunun kısa vadede piyasaya rahatlama sağlasa da uzun vade de vatandaşa zam olarak döneceğine de dikkati çekti.Kredi ödemelerinin zamanının geldiğini, besicilerin sütün para etmemesi nedeniyle ödeme sıkıntısı çektiğini belirten Tayar, şunları kaydetti: Süt para etmediği için vatandaşlarımız 8–9 bin liraya aldığı süt ineklerini kestirmek zorunda kalıyor. Hayvancılık politikaları gözden geçirilmeli. Genellikle 3-4 yılda bir, aynı film yeniden vizyona koyuluyor. Millet hayvancılığa yöneliyor, hayvan alıyor, hayvan sayısı artıyor. Sonra yem fiyatları, girdiler devamlı yükseliyor. Mazot yükseliyor, girdiler de yükseliyor. Piyasa doygunluğa geldikten sonra el fireni birden çekiliyor. Önce süt fiyatlarıdüşüyor. Bu sefer vatandaşın elinde hayvan var, satamıyor, süt para etmiyor. Vatandaş işin içinden çıkamıyor. Bu sefer altın yumurtlayan ineğinin karnını doyuramadığı için 30-40 kilo süt veren ineğin sütü 25 kiloya düşüyor. Sonra da hayvanını kestirmek zorunda kalıyor, doğru mezbahaya.PİYASADA ET BOL AMA…Piyasalarda bir et bolluğu olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Mustafa Tayar, şöyle devam etti: “Bu et, süt hayvanlarının kesilmesi sonucu piyasaya girdi. Ayrıca kış mevsiminde masraflar arttığı için aileler tarafından fazla et alımı olmuyor. Bu sebeplerden dolayı et fiyatları sabit. Ancak bu durum çok uzun süre devam edemez. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından aylık et ve süt verileri bu duruma dikkat çekiyor. Kırmızı et üretimi artıyor, çiğ süt üretimi düşüyor.TÜİK’in verilerine göre, kırmızı et üretiminde özellikle sığır eti üretimindeki artış olduğunu anlatan Prof. Dr. Tayar, bu yılın ilk 9 ayında 546 bin 108 ton sığır eti üretildiğini, geçen yıl aynı dönemde 482 bin 244 ton, önceki yıl ise 422 bin 847 bin ton etin piyasaya sunulduğunu dile getirdi. Et oranlarındaki artışın inek kesimlerinden kaynaklandığını, bunun da sıkıntıya yol açacağına işaret eden Tayar şunları söyledi: Kırmızı et üretimi artıyor ancak süt üretimi düşüyor. TÜİK verileri gözden geçirildiğinde bu yıl toplanan inek sütü miktarı 2012 ile karşılaştırıldığında Ocak ve Nisan ayları hariç 7 ay boyunca geçen yılın altında. Ayrıca Mayıs ayından bu yana süt miktarı 768 bin 696 tondan gerileyerek Eylül’de 594 bin 386 tona geriledi. Toplanan inek sütü miktarı eylül ayında birönceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,9 azaldı. CİHAN
Zaman
Son Dakika
23.11.2013
AynısenaryoyineuygulamadasütineklerikestirildiğiiçinetbolveucuzAynı senaryo yine uygulamada süt inekleri kestirildiği için et bol ve ucuz
Uçmaklıoğlu: Hayvancılıkta film yeniden başlıyor
Zaman
04.09.2013
11:10
Aydın Veteriner Hekimler Odası Başkanı Atilla Muharrem Uçmaklıoğlu, üç yıl önce faizsiz krediyle alınan süt ineklerinin, şimdi mezbahalarda kesim sırası beklediğini söyledi. Kredilerin ödeme zamanının geldiğini, sütün para etmediğini, girdiler de arttığı için vatandaşların 8–9 bin liraya aldığı süt ineklerini kestirmek zorunda kaldığını belirten Uçmaklıoğlu, “Hayvancılık politikamız gözden geçirilmeli. Genellikle üç dört yılda bir, film yeniden vizyona koyuluyor. Film şu: İlk önce hayvancılıkta hayvan ürünlerini para ettir, süt ve et fiyatlarını arttır. Hayvancılığı popüler hale getir, istihdam oluşsun diye teşvik ver. Sonra da arz talep meselesi diyerek et ve süt fiyatlarını düşür. Şu anda 2010 yılı teşvikleriyle alınan süt inekleri mezbahalarda kesim sırası bekliyor.” dedi.Hayvancılığın daha sağlıklı gelişmesi için ciddi politikalar üretilmesi gerektiğini, şu anda yapılanın hem devlete hem de vatandaşa zarar verdiğini savunan Oda Başkanı Uçmaklıoğlu, süt ve et fiyatlarındaki dengesiz çıkışların sektörü olumsuz etkilediğini kaydetti. Hayvancılıkta aynı filmin yeniden vizyona koyulması için spekülatörlerin işbaşı yatığını söyleyen Uçmaklıoğlu, şunları kaydetti: “Et ve süt fiyatları hemen yükseltiliyor. Bu sefer, hayvancılık para ediyor furyası başlıyor. Millet, hayvan işine giriyor. Hükümetler de hayvancılık para ediyor, istihdam oluşsun diye sıfır faizli kredi veriyor. Vatandaşlar da sıfır faizli kredi diye hayvancılığa yöneliyor. Üç dört yılda bir bu film başa dönüyor. Millet hayvancılığa yöneliyor, hayvan alıyor, hayvan sayısı artıyor. Sonra yem fiyatları, girdiler devamlı yükseliyor. Mazot yükseliyor, girdiler de yükseliyor. Piyasa doygunluğa geldikten sonra el fireni birden çekiliyor. 1 lira olan sütü, Ne yapalım, arz talep meselesi diyerek 75 kuruşa düşürüyorlar. Et fiyatlarını da düşürüyorlar. Bu sefer vatandaşın elinde hayvan var, satamıyor, et süt para etmiyor. Vatandaş işin içinden çıkamıyor. Bu sefer altın yumurtlayan ineğinin karnını doyuramadığı için 30-40 kg. süt veren ineğin sütü 25 kg.a düşüyor. Sonra da kestirmek zorunda kalıyor, doğru mezbahaya. 100 kesimden yarısına yakını dişi hayvan. Süt hayvanları şakır şakır kesime gitti. Para etmediği için vatandaş bakamıyor. Para etmediği için veteriner de çağırmıyor. Bu süreçte kesim sürerken belirli bir süre sonra hayvan azalınca film yeniden başa alınıyor.”Aydın’da 2010 yılında hayvancılık kredisi verilmeden önce 270 bin olan büyükbaş hayvan sayısının, şu anda yaklaşık 320 bin olduğunu belirten Atilla Muharrem Uçmaklıoğlu, bu sayının yeniden azalmaya başladığını söyledi: Herkes büyükbaş hayvan aldı, süt üretimi arttı, fiyatlar düştü. Teşvik açıklandıktan sonra hayvancılığın h’sinden anlamayanlar bu işe gerdi. Hükümet, bu krediyi vermekle hem iyi etti hem de kötü etti, milletin batmasına sebep oldu. Bunun böyle olacağını biliyordu. Hayvancılığı bilmeyen sarrafı, doktoru, demircisi, kömürcüsü, diğer sektördekiler sıfır faizli kredi, iki yıl ödemesiz beş yıl vadeli diyerek hayvancılığa yöneldiler. Hiç bilmediklerinden de battılar. Şimdi ödeme zamanı gelen taksiti ödemek içininekleri kestiriyorlar. İşletmelerde hayvan sayısı yarıya düştü. Mezbahalardan aldığımız bilgilere göre yüzde 40-45 dişi hayvan kesimi yapılıyor. Girdiler arttığı için zarar eden hayvan çiftlikleri, kapanmak veya hayvan sayısını azaltmak zorunda kaldılar. Süt veren inekler kesime gidiyor.”Sütün ve etin para etmediğini belirten çiftçi Cemil Özkan da hayvan kredisi alan köylülerin zorda olduğunu söyledi. Özkan, Et süt para etmiyor. Süt hayvanlarını, süt para etmediği ve bakımları da çok masraflı olduğu için vatandaşlar ellerinden çıkarmaya çalışıyor. Kesilen hayvanların çoğu düve ve inek. Et de para etmiyor ancak vatandaş, daha çok zarar etmemek için satmak zorunda kalıyor.” şeklinde konuştu. CİHAN
Zaman
Son Dakika
04.09.2013
UçmaklıoğluHayvancılıktafilmyenidenbaşlıyorUçmaklıoğlu Hayvancılıkta film yeniden başlıyor
Et fiyatlarına müdahale geliyor
Haber3
13.08.2013
11:12
‘Et fiyatları artıyor’ haberleri ithalat tartışması başlattı...
Haber3
Son Dakika
13.08.2013
EtfiyatlarınamüdahalegeliyorEt fiyatlarına müdahale geliyor
‘Et fiyatları artıyor’ haberleri ithalat tartışması başlattı
Zaman
13.08.2013
01:54
Ramazan’la birlikte artan talebin ardından et fiyatlarında 17-18 lira gibi seviyelerin konuşulması ithalat tartışmalarını gündeme taşıdı. Bazı sektör temsilcileri piyasanın rahatlaması için besilik hayvanların gelmesi gerektiğini belirtirken bazıları da fiyatlardaki artışı ithalat lobisine bağladı.Geride bırakılan Ramazan ayında artan talebe bağlı olarak et fiyatları yükselmeye devam ederken, hayvancılık çevrelerinde ithalat söylentileri başladı. Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği Genel Başkanı Bülent Tunç, Et ve Süt Kurumu’nun et fiyatlarına müdahale etmesinin piyasaları kısa süreliğine sakinleştireceğini, uzun süreli sonuç almak için Türkiye’ye besilik hayvanların gelmesi gerektiğini söyledi. Gümrük Birliği anlaşması uyarınca AB ülkelerinden canlı hayvan ve et ithalatı zorunluluğu bulunan Türkiye, yerli üreticiyi korumak amacıyla deli dana hastalığını gerekçe göstererek uzun süre bu ithalatı gerçekleştirmemişti. Ancak piyasada fiyatların aşırı dalgalanarak et fiyatlarının yükselmesi üzerine ilk olarak 2010 yılında canlı hayvan ithalatı kararı alınmış, bu önlem yeterli olmayınca bir süre sonra karkas et ithalatına da izin verilmişti. Bu kapsamda 2010-2012 yılları arasında Türkiye 3 milyar doların üzerinde canlı hayvan ve et ithalatı yaptı. Tunç, Holstein danadan besilik olmayacağını, bunun yerine Lımousın (Limuzin), Belçika Mavisi, Sımmental (Simental) türü gibi canlı ağırlığı 750 kilo ile bir ton ağırlığında olan besi türlerinin Türkiye’de yetiştirilmesi gerektiğini kaydetti. Tunç, Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı resmi kayıtlarına göre geçen yıl 800 bin adet olan büyükbaş kurbanlığın bu yıl bir milyon 450 bin adede yükseldiğini de söyledi. Artan fiyatlar üzerine dikkatler Et ve Süt Kurumu’na çekilirken, piyasaya müdahale sinyali geldi. Yetkililer, fiyatların aşırı yükselmesi halinde piyasaya taze karkas et süreceklerini açıkladı. Ayrıca, ESK, gerektiğinde stoklardaki donmuş eti, salam, sucuk, sosis sanayicisine verecek. Bunlar çare olmazsa ithalat yetkisini kullanacak. Bülent Tunç, “Et ve Süt Kurumu nereye kadar piyasaya karkas et sürecek. Bu geçici bir önlem bunun önlemini üretimle aşabiliriz.” dedi. Et fiyatlarına ilişkin bir değerlendirme de SETBİR Başkanı Murat Yörük’ten geldi. Murat Yörük, fiyatların artmasında ithalat lobisinin baskısını hissettiklerini aktardı. Stoklarında 5 bin ton karkas et olduğunu belirten Yörük, kamuoyunda panik havası olmaması gerektiğini kaydetti. SETBİR Başkanı Yörük, et ithalatının yeniden başlamasının son derece yanlış bir süreç olacağı yönünde görüş belirtti. EKONOMİ SERVİSİ
Zaman
Ekonomi
13.08.2013
‘Etfiyatlarıartıyor’haberleriithalattartışmasıbaşlattı‘Et fiyatları artıyor’ haberleri ithalat tartışması başlattı
‘Et fiyatları artıyor’ haberleri ithalat tartışması başlattı
Zaman
13.08.2013
01:53
Ramazan’la birlikte artan talebin ardından et fiyatlarında 17-18 lira gibi seviyelerin konuşulması ithalat tartışmalarını gündeme taşıdı. Bazı sektör temsilcileri piyasanın rahatlaması için besilik hayvanların gelmesi gerektiğini belirtirken bazıları da fiyatlardaki artışı ithalat lobisine bağladı.Geride bırakılan Ramazan ayında artan talebe bağlı olarak et fiyatları yükselmeye devam ederken, hayvancılık çevrelerinde ithalat söylentileri başladı. Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği Genel Başkanı Bülent Tunç, Et ve Süt Kurumu’nun et fiyatlarına müdahale etmesinin piyasaları kısa süreliğine sakinleştireceğini, uzun süreli sonuç almak için Türkiye’ye besilik hayvanların gelmesi gerektiğini söyledi. Gümrük Birliği anlaşması uyarınca AB ülkelerinden canlı hayvan ve et ithalatı zorunluluğu bulunan Türkiye, yerli üreticiyi korumak amacıyla deli dana hastalığını gerekçe göstererek uzun süre bu ithalatı gerçekleştirmemişti. Ancak piyasada fiyatların aşırı dalgalanarak et fiyatlarının yükselmesi üzerine ilk olarak 2010 yılında canlı hayvan ithalatı kararı alınmış, bu önlem yeterli olmayınca bir süre sonra karkas et ithalatına da izin verilmişti. Bu kapsamda 2010-2012 yılları arasında Türkiye 3 milyar doların üzerinde canlı hayvan ve et ithalatı yaptı. Tunç, Holstein danadan besilik olmayacağını, bunun yerine Lımousın (Limuzin), Belçika Mavisi, Sımmental (Simental) türü gibi canlı ağırlığı 750 kilo ile bir ton ağırlığında olan besi türlerinin Türkiye’de yetiştirilmesi gerektiğini kaydetti. Tunç, Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı resmi kayıtlarına göre geçen yıl 800 bin adet olan büyükbaş kurbanlığın bu yıl bir milyon 450 bin adede yükseldiğini de söyledi. Artan fiyatlar üzerine dikkatler Et ve Süt Kurumu’na çekilirken, piyasaya müdahale sinyali geldi. Yetkililer, fiyatların aşırı yükselmesi halinde piyasaya taze karkas et süreceklerini açıkladı. Ayrıca, ESK, gerektiğinde stoklardaki donmuş eti, salam, sucuk, sosis sanayicisine verecek. Bunlar çare olmazsa ithalat yetkisini kullanacak. Bülent Tunç, “Et ve Süt Kurumu nereye kadar piyasaya karkas et sürecek. Bu geçici bir önlem bunun önlemini üretimle aşabiliriz.” dedi. Et fiyatlarına ilişkin bir değerlendirme de SETBİR Başkanı Murat Yörük’ten geldi. Murat Yörük, fiyatların artmasında ithalat lobisinin baskısını hissettiklerini aktardı. Stoklarında 5 bin ton karkas et olduğunu belirten Yörük, kamuoyunda panik havası olmaması gerektiğini kaydetti. SETBİR Başkanı Yörük, et ithalatının yeniden başlamasının son derece yanlış bir süreç olacağı yönünde görüş belirtti. EKONOMİ SERVİSİ
Zaman
Ana Sayfa
13.08.2013
‘Etfiyatlarıartıyor’haberleriithalattartışmasıbaşlattı‘Et fiyatları artıyor’ haberleri ithalat tartışması başlattı
‘Ramazan fırsatçılığına dikkat’
Evrensel
05.08.2013
07:09
HER Ramazan ayı öncesi ve sonrasında gıda fiyatlarında spekülatif artışın önüne geçmek için araştırmalarda bulunan Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB), elde ettikleri 2013 Ramazan fiyatlarını genel merkezinde düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuna sundu. Toplantıda fiyatları değerlendiren TZOB Genel Başkanı  Şemsi Bayraktar et fiyatlarında spekülasyon yapılmaya çalışıldığını, bazı kesimlerin “Et fiyatları artıyor” gibi haberler yaptırarak çıkar sağlamaya çalıştığını söyledi. Et fiyatlarının artmadığının altını çizen Bayraktar, “Ramazanda dana eti yüzde 1.41 , tavuk eti yüzde 10.25 düşmüşt
Evrensel
Ekonomi
05.08.2013
‘Ramazanfırsatçılığınadikkat’‘Ramazan fırsatçılığına dikkat’
Ette Ramazan fırsatçılarına tepki
Zaman
29.06.2013
01:54
Ramazan ayı yaklaşırken yükselen et fiyatları tepki ile karşılandı. Tüm Restoranlar, Lokantalar ve Tedarikçiler Birliği Derneği (TÜRES) Başkanı Ali Tatlıdil, Ramazan ayında artan sıcakların yanı sıra yükselen sebze ve et fiyatları ile de mücadele etmek zorunda kaldıklarını belirtti.Tatlıdil, “Yaklaşık bir ay gibi bir süre sebebi bilinmeyen bir şekilde et fiyatları artıyor ve zaten işlerimizin yavaşladığı bir dönem olan Ramazan ayında bu artışları fiyatlarımıza yansıtamadığımız için, yaşadığımız zararı olgunlaştırmaktadır. Buradan değerli sektör temsilcilerinden ve yetkililerden bu sorunu çözmelerini ve halkın ibadetini yaparken, iftarlarını temel besin maddelerinden olan etten mahrum bırakmamalarını talep ediyorum.” çağrısında bulundu. İSTANBUL ZAMAN
Zaman
Ekonomi
29.06.2013
EtteRamazanfırsatçılarınatepkiEtte Ramazan fırsatçılarına tepki
Ramazan'da keyfi zamlar esnafı zora sokuyor
Zaman
28.06.2013
12:18
Her yıl Ramazan ayı öncesi gündeme gelen gıda fiyatlarındaki artış, resmi makamların aksini beyan etmelerine rağmen yüzünü göstermeye devam ediyor. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Ekerin ete zam yok, aksine indirim var sözlerine karşın sektör temsilcileri aynı fikirde değil. Bazı keyfi uygulamalarla Ramazan ayı öncesi başlayan zam furyasının Kurban Bayramına kadar sürdüğünü belirten TÜRES Yönetim Kurulu Başkanı Ali Tatlıdil, keyfi zamların gıda esnafını zora soktuğunu kaydetti.Bakan Eker, Ramazan ayı ile birlikte gıdada ve özellikle ette zam olmayacağını, aksine kıymada yüzde 4, kuşbaşı ette ise yüzde 2.2lik bir indirim yapıldığını söylemişti. Bu açıklamanın ardından Et Balık Kurumu gibi satış noktalarında hayata geçen uygulama, genel itibarla piyasaya yansımadı. Aksine sektör temsilcilerinin ifadelerine göre Yine Ramazan, yine et, yine zam noktasına geldi. Ramazan ayının gelişini sektör olarak ete gelen zam ile hissetmeye başladıklarının altını çizen Tüm Restoranlar, Lokantalar ve Tedarikçiler Birliği Derneği (TÜRES) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Tatlıdil, nedensiz zamlara karşı duyulan rahatsızlığı dile getirdi. Yaz sıcaklarının Ramazan ayı ile birleşmesiyle gıda fiyatlarında artış yaşandığını belirten Tatlıdil, mevsimi olmasına rağmen pazarda fiyatı artan sebze fiyatlarına, ete yapılan zamların eşlik ettiğini söyledi. RAMAZANDA KEYFİ ZAMLAR VARHer Ramazan ayında aynı senaryonun oynandığını fakat bu konuda kimsenin elinden bir şey gelmediğini belirten Tatlıdil, Hiçbir yetkiliden de bu konuda bir açıklama yapılmamakta, bu sebeple bu zamların keyfi yapıldığını ve hiçbir dayanağının olmadığını anlıyoruz. Ramazandan bir ay önce başlayan zam furyası Ramazandan sonra kurban bayramının yaklaşması ile daha da artmaktadır.dedi. Tatıldil, Yaklaşık bir ay gibi bir süre sebebi bilinmeyen bir şekilde et fiyatları artıyor ve zaten işlerimizin yavaşladığı bir dönem olan Ramazan ayında bu artışları fiyatlarımıza yansıtamadığımız için, yaşadığımız zararı olgunlaştırmaktadır. Sektör temsilcilerinden ve yetkililerden bu sorunu çözmelerini ve halkın ibadetini yaparken, iftarların temel besin maddelerinden olan etten mahrum bırakmamalarını talep ediyorum. diyerek soruna çözüm bulunmasını istedi. (CİHAN)
Zaman
Son Dakika
28.06.2013
RamazandakeyfizamlaresnafızorasokuyorRamazanda keyfi zamlar esnafı zora sokuyor
Kimse fırsatçılık yapmasın, Ramazan’da gıdaya zam yok
Zaman
28.06.2013
01:54
Ramazan ayında özellikle gıda ürünlerine yönelik zam olup olmayacağı yönündeki tartışmalara Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu Başkanı Şemsi Kopuz son noktayı koydu. Kopuz, gıda ve içecek ürünlerine zam yapılmayacağını belirterek, vatandaşları kumanya sahtekârlarına dikkat etmeleri konusunda uyardı.Vatandaşların Ramazan ayında özellikle kuru bakliyatta zam olup olmayacağına yönelik endişesini, Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu (TGDF) Başkanı Şemsi Kopuz’un açıklaması giderdi. Kopuz, gıda piyasalarındaki son gelişmelerin değerlendirildiği toplantıda, Ramazan ayına denk gelecek bir zam beklemediklerini söyledi. Kopuz, Ramazan öncesinde sanayici olarak gıda ve içecek ürünlerine zam yapmadıklarını vaat ederken, kimsenin de fırsatçılık yapmasına izin vermeyeceklerine dikkat çekti. İklim şartlarında ve rekoltede beklenmedik değişiklikler olmadığı takdirde önümüzdeki aylarda fiyatların normal seyredeceğini ifade eden Kopuz, işlenmiş gıda fiyatları mayıs ayında yatay seyrini korurken, işlenmemiş gıda fiyatlarının ise taze sebze kaynaklı olarak yüzde 5,33 oranında gerilediğinin bilgisini verdi. Kopuz, kırmızı ette de fiyatların dengeye kavuştuğunu, arz kaynaklı fiyatların yükselmesi gibi bir sorun olmadığını belirtti. Ramazan ayında çok tüketilen et, süt, peynir, yağ, makarna gibi ürünlerde fiyatların stabil olduğunu belirten Kopuz, Ramazan öncesi yapılan bir araştırmaya göre, Ramazan’da en fazla tüketilen otuza yakın meyve-sebzenin dörtte üçünde fiyatların ya düşmüş ya da değişiklik olmadığını söyledi. Kopuz, fiyatlardaki artışın kaynağı olarak da spekülatörleri gösterdi. Kopuz, ürünlerin fiyat oynamaları ile ilgili de şu bilgileri verdi: “Geçen seneden bu seneye bulgurluk pilavda yüzde 40, kuru fasulyede yüzde 15, kırmızı mercimekte yüzde 6 artış; nohutta yüzde 5 gerileme var. Fiyatlar pirinçte yüzde 18, makarnada yüzde 10, unda yüzde 6, danada yüzde 2, beyaz ette yüzde 5 artarken; salçada aynı seviyede. Ton balığında yüzde 20, yumurtada yüzde 25 gerileme görülüyor. Süt ve süt ürünleri yüzde 7,60, sosis ve pastırmada yüzde 10-20, toz şeker yüzde 8, ayçiçek yağı yüzde 4, meşrubat yüzde 2-4 artış ortaya koyuyor.”KUMANYA PAZARI 4 MİLYAR TL’Yİ BULur’ Ramazan ayında hazırlanan gıda kumanyasının yüz binleri bulduğunu belirten Kopuz, buradaki ek ticaret hacminin bu yılda 3-4 milyar TL aralığında gerçekleşmesini beklediklerini ifade etti. Kopuz, kumanya paketleri ile ilgili bir de tüketiciye uyarıda bulundu: “Merdivenaltı diye tabir edilen açıkta satılan, nerede üretildiği belli olmayan, üzerinde üretim izni olmayan ürünlerin satışı ve tüketimine dikkat edilmeli. Gıda güvenliğini tehdit eden bu durumun önüne ancak bilinçli tercihler yaparak geçebiliriz, bu halk sağlığının korunması ve kayıt dışı ile mücadele etmek adına son derece önemlidir.” Gıda sektörünün her Ramazan’dan evvel yüzde 15 büyüme kaydettiğini ifade eden Kopuz, bu büyümenin fiyat artışı ile birlikte olmadığını, artan tüketim ile olduğunu belirtti. Daha önce tüketicinin Ramazan’dan önce gıda stoklaması yaptığını söyleyen Kopuz, gıdanın ulaşılabilir olması ile birlikte artık bu alışkanlığın değiştiğini belirtti. Tarımsal üretimle birlikte gıda ve içecek üretimi yıldan yıla artıyor. Bugün 75 milyon insanı ve Türkiye’ye gelen yaklaşık 30 milyonu doyuracak gıda bulunduğunu ifade eden Kopuz, 10 milyar dolara yakın ihracat gerçekleştirildiğinin de altını çizdi. Sanayinin giderek büyüyen dağıtım ağı ve perakende sektöründeki gelişmeler de gıdayı daha kolay ulaşılır kılıyor. Tüketicinin tüm bu gelişmelerin paralelinde stok alışkanlığını geride bırakmasının, Ramazan ayında yığılan talep patlamasının önüne geçtiğini ifade eden Kopuz, böylece önceki yıllarda yaşanan spekülatif fiyat artışlarının, üretim ve tüketim kaynaklı sağlıklı bir yapıya dönüşmesini sağladığını da belirtti.
Zaman
Ana Sayfa
28.06.2013
KimsefırsatçılıkyapmasınRamazan’dagıdayazamyokKimse fırsatçılık yapmasın Ramazan’da gıdaya zam yok
Kimse fırsatçılık yapmasın, Ramazan’da gıdaya zam yok
Zaman
28.06.2013
01:52
Ramazan ayında özellikle gıda ürünlerine yönelik zam olup olmayacağı yönündeki tartışmalara Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu Başkanı Şemsi Kopuz son noktayı koydu. Kopuz, gıda ve içecek ürünlerine zam yapılmayacağını belirterek, vatandaşları kumanya sahtekârlarına dikkat etmeleri konusunda uyardı.Vatandaşların Ramazan ayında özellikle kuru bakliyatta zam olup olmayacağına yönelik endişesini, Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu (TGDF) Başkanı Şemsi Kopuz’un açıklaması giderdi. Kopuz, gıda piyasalarındaki son gelişmelerin değerlendirildiği toplantıda, Ramazan ayına denk gelecek bir zam beklemediklerini söyledi. Kopuz, Ramazan öncesinde sanayici olarak gıda ve içecek ürünlerine zam yapmadıklarını vaat ederken, kimsenin de fırsatçılık yapmasına izin vermeyeceklerine dikkat çekti. İklim şartlarında ve rekoltede beklenmedik değişiklikler olmadığı takdirde önümüzdeki aylarda fiyatların normal seyredeceğini ifade eden Kopuz, işlenmiş gıda fiyatları mayıs ayında yatay seyrini korurken, işlenmemiş gıda fiyatlarının ise taze sebze kaynaklı olarak yüzde 5,33 oranında gerilediğinin bilgisini verdi. Kopuz, kırmızı ette de fiyatların dengeye kavuştuğunu, arz kaynaklı fiyatların yükselmesi gibi bir sorun olmadığını belirtti. Ramazan ayında çok tüketilen et, süt, peynir, yağ, makarna gibi ürünlerde fiyatların stabil olduğunu belirten Kopuz, Ramazan öncesi yapılan bir araştırmaya göre, Ramazan’da en fazla tüketilen otuza yakın meyve-sebzenin dörtte üçünde fiyatların ya düşmüş ya da değişiklik olmadığını söyledi. Kopuz, fiyatlardaki artışın kaynağı olarak da spekülatörleri gösterdi. Kopuz, ürünlerin fiyat oynamaları ile ilgili de şu bilgileri verdi: “Geçen seneden bu seneye bulgurluk pilavda yüzde 40, kuru fasulyede yüzde 15, kırmızı mercimekte yüzde 6 artış; nohutta yüzde 5 gerileme var. Fiyatlar pirinçte yüzde 18, makarnada yüzde 10, unda yüzde 6, danada yüzde 2, beyaz ette yüzde 5 artarken; salçada aynı seviyede. Ton balığında yüzde 20, yumurtada yüzde 25 gerileme görülüyor. Süt ve süt ürünleri yüzde 7,60, sosis ve pastırmada yüzde 10-20, toz şeker yüzde 8, ayçiçek yağı yüzde 4, meşrubat yüzde 2-4 artış ortaya koyuyor.”KUMANYA PAZARI 4 MİLYAR TL’Yİ BULur’ Ramazan ayında hazırlanan gıda kumanyasının yüz binleri bulduğunu belirten Kopuz, buradaki ek ticaret hacminin bu yılda 3-4 milyar TL aralığında gerçekleşmesini beklediklerini ifade etti. Kopuz, kumanya paketleri ile ilgili bir de tüketiciye uyarıda bulundu: “Merdivenaltı diye tabir edilen açıkta satılan, nerede üretildiği belli olmayan, üzerinde üretim izni olmayan ürünlerin satışı ve tüketimine dikkat edilmeli. Gıda güvenliğini tehdit eden bu durumun önüne ancak bilinçli tercihler yaparak geçebiliriz, bu halk sağlığının korunması ve kayıt dışı ile mücadele etmek adına son derece önemlidir.” Gıda sektörünün her Ramazan’dan evvel yüzde 15 büyüme kaydettiğini ifade eden Kopuz, bu büyümenin fiyat artışı ile birlikte olmadığını, artan tüketim ile olduğunu belirtti. Daha önce tüketicinin Ramazan’dan önce gıda stoklaması yaptığını söyleyen Kopuz, gıdanın ulaşılabilir olması ile birlikte artık bu alışkanlığın değiştiğini belirtti. Tarımsal üretimle birlikte gıda ve içecek üretimi yıldan yıla artıyor. Bugün 75 milyon insanı ve Türkiye’ye gelen yaklaşık 30 milyonu doyuracak gıda bulunduğunu ifade eden Kopuz, 10 milyar dolara yakın ihracat gerçekleştirildiğinin de altını çizdi. Sanayinin giderek büyüyen dağıtım ağı ve perakende sektöründeki gelişmeler de gıdayı daha kolay ulaşılır kılıyor. Tüketicinin tüm bu gelişmelerin paralelinde stok alışkanlığını geride bırakmasının, Ramazan ayında yığılan talep patlamasının önüne geçtiğini ifade eden Kopuz, böylece önceki yıllarda yaşanan spekülatif fiyat artışlarının, üretim ve tüketim kaynaklı sağlıklı bir yapıya dönüşmesini sağladığını da belirtti.
Zaman
Ekonomi
28.06.2013
KimsefırsatçılıkyapmasınRamazan’dagıdayazamyokKimse fırsatçılık yapmasın Ramazan’da gıdaya zam yok
Ramazan'da gıda fiyatlarına zam yok
Zaman
27.06.2013
12:49
Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu (TGDF) Yönetim Kurulu Bakanı Şemsi Kopuz, Ramazan ayında gıda fiyatlarını artırmayacaklarını söyledi. Kopuz, Bakliyat ürünlerinin bedellerinde artış oldu. Malum bu ürünlerin bir bölümünü ithalata bağımlıyız. Burada fiyat artışları Ramazan ile ilgili değil. Yine et, süt, yağ ve makarnanın fiyatları da stabil. Yani mübarek ayda ekstra bir zam olmayacak. dedi.TGDF Yönetim Kurulu Başkanı Kopuz, bir basın toplantısı düzenleyerek, Ramazan ayının gıda fiyatlarına ve kumanya sektörüne etkilerini değerlendirdi. Son senelerde stok kaygılarının ortadan kalktığını vurgulayan Kopuz, bu durumu tüketicinin her türden gıda ve içeceğe rahat bir şekilde elde etmesine bağladı. Türkiyede gıda ve içecek üretiminin arttığına işaret eden Kopuz, Ne mutlu; 75 milyonu, artı dünyanın her bir yanından gelen 30 milyonu doyuracak üretim yapıyoruz, 10 milyar dolara yakın ihracat yapıyoruz. İlave olarak dağıtım ağı ve perakendede iyi bir konumdayız. ifadelerini kullandı. Şu aşamada gıda fiyatlarının normal olduğunu aktaran Kopuz, şöyle devam etti:Dünya birbirine bağımlıdır. Bu durum iklim ve tarım ürünlerinde de karşılık buluyor. Ülkelerin tamamı için tarım ürünleri, gıda ve içeceğin yeterli olmadığı ortadadır. Malum dünya et, süt, hububat, şeker ve yağ gibi ürünlerin üretimini her sene artıyor. Buna uyumlu olarak mevsimin de katkıları ile gıda fiyatları geriliyor. Ama tarım alanlarının sınırlanması, yem ve gübre gibi hammaddelerin bedelinin artması, tabi kaynakların kısıtlı olması gibi etmenler üretim için tehdittir. Bu etmenler temel alındığında, ilerleme olmadığında gıda fiyatları yüzde 10 ila 40 artacaktır. Dünyada gıda fiyatları oynaktır. Türkiyede de stabil bir durumdadır. Ülke, mevsimsel artışlar dışında üretim ve tüketim kaynaklı iyi bir fiyat eğilimi ortaya koymaktadır. Örneğin bakliyat bunlardan biridir. Geçen seneden bu yana kırmızı mercimek, kuru fasulye, bulgur ve pirinç fiyatları yüzde 20-30 oranında artmıştır. Bu ürünlerin bir bölümünde ithalata bağımlıyız. Bu fiyat artışları Ramazan ile ilgili değildir. Ramazan ayında bu ürünlere ekstra bir zam olmayacaktır. Çokça tüketilen et, süt, peynir, yağ ve makarnanın fiyatları da stabildir. Meyve ve sebzede rekoltelerin yeterli oranda olduğuna temas eden TGDF Yönetim Kurulu Başkanı Kopuz, Bu ürünlerde de fiyatlar normal. Ramazan ayında en çok tüketilen 30 meyve ve sebzeden yüzde 75inde fiyatlar gerilemiş ya da aynı kalmıştır. 7-8 üründe de artış sınırlı olmuştur. açıklamalarında bulundu. Bu 7-8 ürünün artışında üretici ve imalatçının değil spekülatörlerin rol oynadığını dile getirdi.TGDF olarak gıda ve içeceklere bu sene zam uygulamayacaklarını vaat eden Kopuz, ürünlerin fiyat oynamaları ile ilgili şunları bildirdi:Geçen seneden bu seneye bulgurluk pilavda yüzde 40, kuru fasulyede yüzde 15, kırmızı mercimekte yüzde 6 artış; nohutta yüzde 5 gerileme var. Fiyatlar pirinçte yüzde 18, makarnada yüzde 10, unda yüzde 6, danada yüzde 2, beyaz ette yüzde 5 artarken; kuzuda ve salçada aynı seviyede. Ton balığında yüzde 20, yumurtada yüzde 25 gerileme görülüyor. Süt ve süt ürünleri yüzde 7,60, sosis ve pastırmada yüzde 10-20, toz şeker yüzde 8, ayçicek yağı yüzde 4, meşrubat yüzde 2-4 artış ortaya koyuyor.Ramazana özel hazırlanan kumanyalarla ilgili değerlendirmelerde de bulunan Kopuz, sektörün 3-4 milyar dolar büyüklüğe ulaştığını belirterek, Kumanyada miadı dolan gıda ürünlerine duyarlı olun. Ürünlerin güvenli ve kalifiye olup olmadığına önem verin. Un, yağ ve makarnaların ambalajı bulunup bulunmadığına bakın. uyarısında bulundu. Toplantıda gazetecilerin, İftar çadırından toplumun ne kadarı yararlanıyor? sorusuna Kopuz, Gıda sektörü büyüyor, her Ramazandan evvel yüzde 15 büyüme kaydediyor. Bu fiyat artışları ile değil, tırmanan tüketim ile oluyor. Kumanyaların ve hediye çeklerinin de sektörün büyümesinde payı var. Halka çalışanlara yapılan yardımları unutmamak gerekiyor. Çadırların adedi 50-100 bin aralığında. Bunlar içinde belediyelere, sivil toplum örgütlerinin hatta hastanelerin açtığı çadırlar var. cevabını verdi. (CİHAN)
Zaman
Son Dakika
27.06.2013
RamazandagıdafiyatlarınazamyokRamazanda gıda fiyatlarına zam yok
Yem fiyatları artıyor et ve süte zam yolda
Türkiye Gazetesi
15.08.2012
11:57
Dünyadaki kuraklığın da etkisiyle yem fiyatları hızla artıyor. Türkiye’de sapları uzamayan buğday, saman fiyatını yüzde 316 artırırken, mısırda da üretim azlığı hızlı fiyat artışını beraberinde getiriyor. Piyasa çevrelerine göre, saman fiyatında hızlı artış süte yüzde 25 zam anlamına geliyor. 1 Ekim itibarıyla 1 litre çiğ sütte 86 kuruş fiyat tahmin eden besiciler, bu fiyatın üzerine 17 kuruş eklenmesi gerektiğini söylüyor. Öte yandan yem fiyatlarının artması, üreticiyi hayvanını kesime götürmeye mecbur etti.?Et fiyatı şimdilik yüzde 20 düştü ama hayvan varlığının azalması orta vadede yeniden ete zam olarak dönecek.
Türkiye Gazetesi
Son Dakika
15.08.2012
YemfiyatlarıartıyoretvesütezamyoldaYem fiyatları artıyor et ve süte zam yolda
Ramazan heyecanı çarşıda başladı
Milli Gazete
17.07.2012
20:49
Onbir ayın sultanı olarak kabul edilen Ramazan ayı yaklaştıkça çarşı ve pazarlarda hareketlilik artıyor. İstanbulun tarihi çarşılarında vatandaşlar Ramazan hazırlığına başladı. Mısır Çarşısı ve Eminönü başta olmak üzere çarşı ve pazarda Ramazanın heyecanı yaşanıyor. Vatandaşlar fiyatların artma ihtimalinden dolayı endişeli. Mısır Çarşısı ve Eminönünde esnaf, ramazan hazırlıklarını sürdürürken, perakendeciler fiyat artışı olmayacağı öngörüsünde, tüketici dernekleri ise olası zamlara karşı vatandaşlara hazırlıklı olma uyarısında bulunuyor. Yaklaşan ramazan için büyük marketler bu yıl da değişik fiyatlarda ramazan kolileri satışa sundu, fırınları ise boşalan İstanbulda ramazan pidesini kime satacağı telaşı sardı. Aşıra sıcaklara karşın et talebinin artacağı ramazanda üreticiler, zam yapmayı düşünmüyor. İstanbulluların, ramazan alışverişi için her türlü ihtiyacını karşılayabildiği Mısır Çarşısı ve Eminönü, ramazan alışverişinin vazgeçilmezi olmayı sürdürüyor. Mısır Çarşısı esnafından alınan bilgiye göre, bu yıl ramazan için kurulan tezgâhlarda hurma çeşitlerinin yanı sıra doğal kurutulmuş meyveler de yer alıyor. Hurma fiyatları geçen yıl ile aynı seviyelerde bulunuyor. Çarşıda hurmanın kilogramı, çeşidine göre 10-120 lira arasında değişen fiyatlarla satılırken, Medine hurması 44 liradan, acve hurması da 120 liradan satışa sunuluyor. Kurutulmuş meyvelerin fiyatları ise 75 lira civarında bulunuyor. Esnaf ise vatandaşlara, acele etmemesi, almak istediği ürünlerin fiyatlarını ve kalitesini inceleyerek, daha sonra alışveriş yapması tavsiyesinde bulunuyor.... devamı
Milli Gazete
Güncel
17.07.2012
RamazanheyecanıçarşıdabaşladıRamazan heyecanı çarşıda başladı
Ramazan heyecanı çarşıda başladı
Milli Gazete
17.07.2012
13:52
Onbir ayın sultanı olarak kabul edilen Ramazan ayı yaklaştıkça çarşı ve pazarlarda hareketlilik artıyor. İstanbulun tarihi çarşılarında vatandaşlar Ramazan hazırlığına başladı. Mısır Çarşısı ve Eminönü başta olmak üzere çarşı ve pazarda Ramazanın heyecanı yaşanıyor. Vatandaşlar fiyatların artma ihtimalinden dolayı endişeli. Mısır Çarşısı ve Eminönünde esnaf, ramazan hazırlıklarını sürdürürken, perakendeciler fiyat artışı olmayacağı öngörüsünde, tüketici dernekleri ise olası zamlara karşı vatandaşlara hazırlıklı olma uyarısında bulunuyor. Yaklaşan ramazan için büyük marketler bu yıl da değişik fiyatlarda ramazan kolileri satışa sundu, fırınları ise boşalan İstanbulda ramazan pidesini kime satacağı telaşı sardı. Aşıra sıcaklara karşın et talebinin artacağı ramazanda üreticiler, zam yapmayı düşünmüyor. İstanbulluların, ramazan alışverişi için her türlü ihtiyacını karşılayabildiği Mısır Çarşısı ve Eminönü, ramazan alışverişinin vazgeçilmezi olmayı sürdürüyor. Mısır Çarşısı esnafından alınan bilgiye göre, bu yıl ramazan için kurulan tezgâhlarda hurma çeşitlerinin yanı sıra doğal kurutulmuş meyveler de yer alıyor. Hurma fiyatları geçen yıl ile aynı seviyelerde bulunuyor. Çarşıda hurmanın kilogramı, çeşidine göre 10-120 lira arasında değişen fiyatlarla satılırken, Medine hurması 44 liradan, acve hurması da 120 liradan satışa sunuluyor. Kurutulmuş meyvelerin fiyatları ise 75 lira civarında bulunuyor. Esnaf ise vatandaşlara, acele etmemesi, almak istediği ürünlerin fiyatlarını ve kalitesini inceleyerek, daha sonra alışveriş yapması tavsiyesinde bulunuyor.... devamı
Milli Gazete
Son Dakika
17.07.2012
RamazanheyecanıçarşıdabaşladıRamazan heyecanı çarşıda başladı
03:10 Et fiyatları artıyor, ama hayvancılar kazanamıyor
Net Gazete
27.10.2011
03:04
Hayvancılık sektörü denilince ilk akla gelenin, et fiyatları olduğunu, ancak artan et fiyatlarının üreticileri olumlu yönde etkilemediğini ifade eden Gaziantep Veteriner Hekimler Odası Başkanı Mehmet Satıl, et fiyatlarının artmış olması, üreticilere bir şey kazandırmıyor. Tüketiciler ise doğal olarak artan et fiyatlarına tepki gösteriyor. Ancak, artan et fiyatları tüketiciler kadar üreticiler için de olumsuz bir durum yaratıyor. Bu işten kazançlı olanlar ise eti nihai olarak tüketicilere ulaştıran unsurlar oluyor diye konuştu.
Net Gazete
Son Dakika
27.10.2011
0310Etfiyatlarıartıyoramahayvancılarkazanamıyor0310 Et fiyatları artıyor ama hayvancılar kazanamıyor
Kırmızı et fiyatları neden artıyor?
İnternet Haber
14.07.2011
12:56
Ay başından bu yana et fiyatlarının yüzde 15 arttığını belirten Et Üreticileri Birliği Başkanı Ahmet Yücesan artışın süreceğini söyledi.

Devamı İçin Tıklayınız...
İnternet Haber
Son Dakika
14.07.2011
Kırmızıetfiyatlarınedenartıyor?Kırmızı et fiyatları neden artıyor?
Faizsiz inek kredisine yoğun ilgi
Samanyolu Haber
05.01.2011
11:09
İki yıl ödemesiz 5 yılda geri ödenecek sıfır faizli inek kredisine gösterilen büyük ilgi, damızlık sığır yetiştiricilerini piyasanın dengesinin bozulacağı yönünde kaygılandırıyor.

Konya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mehmet Parlak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, et üretimini ve hayvan varlığını artırmaya yönelik çalışmalar kapsamında Ziraat Bankasının, inek, gebe düve ve besi danası satın alan üreticiye verdiği iki yıl ödemesiz, 5 yıllık süre içinde ödenecek kredilerin hayvan alım satımını artırdığını söyledi. Uygulamanın son günü olan 31 Aralık 2010 tarihine kadar, kredi şartlarına uyan 35 bin gebe düve ve ineğin el değiştirdiğini belirten Parlak, inek kredisine talebin aşırı şekilde gerçekleştiğini, bu olanaktan yararlanan bazı kişilerin de bu krediyi çiftçilik yapmak için değil sıfır faizli uygun krediye sahip olabilmek için aldığını vurguladı. -BÖYLE KREDİYİ BABASI OĞLUNA VERMEZ DİYEN KREDİ ÇEKTİ- Bu gebe düve ve ineklerin sadece yurtiçi piyasadan karşılanmadığını, pek çok işletmenin ithal etmede sağlanan kolaylıklar nedeniyle yurtdışından getirtme yolunu seçtiğini vurgulayan Parlak, şunları kaydetti: İnek kredisine gösterilen aşırı ve gereğinden fazla ilgi, damızlık sığır yetiştiricilerini tedirgin ediyor. Piyasa dengelensin, et fiyatı düşsün diye bu imkan getirildi ancak bu işten salt menfaat sağlamak isteyenlerin suiistimalleri nedeniyle, bu işin sonunu gerçek üretici için iyi görmüyoruz. Bu kadar inek, piyasanın talebinin çok çok üzerinde. Bizim ihtiyacımızı bu kredi çıktıktan sonra yerli ineklerimiz rahatlıkla karşılardı. Böyle krediyi babası oğluna vermez diyen herkes kredi çekip inek aldı. Et ve sütte aşırı fiyat düşüşü yaşanırsa yine gerçek üretici ve tüketici kaybeder. Tarım ve Köyişleri Bakanlığının et fiyatlarını dengelemek üzere almış olduğu tedbirleri yerinde bulmakla beraber, damızlık hayvan ithalatında ihtiyaç tespitini bir an önce yapıp gerekirse damızlık ithalatını durdurmalıdır. Süt fiyatı düşerse, şuan maliyetini ancak kurtaran süt üreticisinin zarar edeceğini ve ineklerini kestirebileceğini anlatan Parlak, Oysa ette yaşanan krizin temelinde de süt üreticisinin 2007de yoğun şekilde zarar etmesi ve küçükbaş hayvan sayısındaki düşüş vardır. Bunu çok iyi analiz etmeliyiz. Ayrıca yem fiyatları zaten yüksekti, şimdi bu iştahla daha da artıyor dedi. Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Üst Birliği Başkan Yardımcısı, Konya Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Nazif Karabulut da aynı teşvik kredisinin belli şartları taşıyan besilik genç danalar için de verildiğini söyledi. Böyle bir teşvikin sektörün ihtiyaç duyduğu ve beklediği bir uygulama olduğunu vurgulayan Karabulut, Ancak her şeyin aşırısı zarar... Şuan bile karkas etin kesim fiyatı 13 liraya düştü, maliyet 15 liranın üzerinde... İthalata kısıtlama getirilmezse yine üretici kaybeder, bu kadar uygun şartlarda inek alan üretici bile zarar edebilir. 9 ay sonra bu inekler doğurmaya başlayacak, bu durum et ve süt piyasasını allak bullak etmemeli... Üreticinin mağdur olmaması için gerekli önlemler bir an önce alınmalı diye konuştu. AA
Samanyolu Haber
Son Dakika
05.01.2011
FaizsizinekkredisineyoğunilgiFaizsiz inek kredisine yoğun ilgi
Hükümet "az et yiyin" diyecek
Haber3
29.10.2010
16:01
Kırmızı et fiyatları, 2009 yılının ikinci yarısından itibaren sürekli artıyor..
Haber3
Son Dakika
29.10.2010
HükümetazetyiyindiyecekHükümet az et yiyin diyecek
Veteriner Odası'ndan kurbanlık açıklaması
Samanyolu Haber
27.10.2010
12:33
Sakarya Veteriner Hekimler Odası Başkanı Mustafa Yıldız, piyasada bol bol kurbanlık bulunduğunu buna rağmen fiyatın yükselmesinin anlamsız olduğunu söyledi.

Yıldız, Cihan Haber Ajansına yaptığı açıklamada, Türkiye genelinde kurban sayısı bakımından bir sıkıntı olmadığını belirtti. Bu senenin önceki senelerden farklı olmadığını ifade eden Yıldız, ancak fiyatın yükselmesinin anormal olduğunu kaydetti. Yıldız şöyle konuştu: Sahada çalışan bir veteriner hekim olarak kurban sayısı bakımından sıkıntı yok. Ahırlar kurbanlıklarla dolu. Bu senenin önceki senelerden hiçbir farkı yok. Ancak et fiyatlarının artmasıyla kurbanlık fiyatları da artıyor. Fakat bu mantıklı değil. Etin de, kurbanın fiyatı da anormal bir düzeyde. Gerçek fiyatında değil. Et fiyatlarında olduğu gibi, kurbanlık fiyatlarında da spekülasyon yapıldığını ve birilerinin bundan çıkar sağladığını vurgulayan Yıldız, bu durumdan en çok hayvan üreticilerinin zarar göreceğinin altını çizdi. Hayvan üreticilerinden bu oyuna gelmemelerini isteyen Yıldız, Son günlerde kurbanlık fiyatı düşüşe geçmesine rağmen yine de istenilen düzeyde bir düşüş olmadı. Şu anki fiyatlar gerçek fiyat değil. Çok abartılı ve gerçeklikten uzak. Bu fiyat böyle giderse bundan en çok hayvan üreticileri zarar görecek. Çünkü kurbanlıklarını satamayacaklar. Kurban kesecekler de acele etmesinler. Bu fiyatlar makul düzeye inecektir. diye konuştu. (CİHAN)
Samanyolu Haber
Son Dakika
27.10.2010
VeterinerOdasındankurbanlıkaçıklamasıVeteriner Odasından kurbanlık açıklaması
'Et Balık'ın yönetimine talibiz'
Samanyolu Haber
22.10.2010
10:06
Son bir yıldır sürekli yükselen et fiyatlarına tepkiler artıyor. Kilosu bir yıl öncesine kadar 15-16 liradan satılırken reyonlarda 40 lirayı gören kırmızı ette tablo üreticileri ve tüketicileri düşündürüyor.

Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Tunç, Et ve Balık Kurumunun süreci iyi yönetemediğini ve sınıfta kaldığını belirtti. Bürokratik engellerden dolayı alınan kararların zamanında uygulanamadığını ifade eden Tunç, Et fiyatlarının bu seviyeye gelmesinin yegane sebebi Et ve Balık Kurumudur. dedi. Süreci iyi yönetemediği gerekçesiyle üreticiler kurumun yönetimine talip oldu. Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği, Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği ve Türkiye Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği, Et ve Balık Kurumuna talip olduğunu Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bildirdi. Tunç, Şu an cevap bekliyoruz. Daha seri ve daha çabuk kararlar verip, hareket etmek için işin mutfağında olan bizlerin bu kurumun başında olması şarttır. Bu oluşumda devletimiz de olsun. Biz bundan gurur duyarız. diye konuştu. Yaklaşan Kurban Bayramı öncesi hayvan sıyısının yetersiz olduğu yönünde kamuoyunda çıkan haberleri de eleştiren Bülent Tunç, yeteri kadar kurbanlık hayvan olduğunu ve bu konuda yapılan farklı açıklamalara itibar edilmemesi gerektiğini söyledi. Türkiyede 10 milyonun üzerinde büyükbaş, 25 milyonun üzerinde de küçükbaş hayvan mevcut. Kurban Bayramında ise yaklaşık 2 milyon 55 bin hayvanın kesileceğini tahmin ediliyor. Birlik başkanı kurbanlıkların fiyatları konusunda da değerlendirmede bulundu. Canlı hayvanın kilogram fiyatının 12 lira olduğunu, bu fiyatın artmasının beklenmediğini, aşağı düşmesi halinde de üreticinin kâr elde edemeyeceğini dile getiren Tunç sözlerini şöyle sürdürdü: Kurbanlık fiyatları bu yıl ne yükselir ne düşer. Ancak vatandaşlarımıza kurbanlıklarını önceden almalarını ve son günlere kalmamalarını öneriyoruz.
Samanyolu Haber
Son Dakika
22.10.2010
EtBalıkınyönetiminetalibizEt Balıkın yönetimine talibiz
Öznesil, ?helal gıda sertifikalı? üçüncü piliç markası oldu
Samanyolu Haber
05.09.2010
13:19
Malatyanın beyaz et üreticisi Öznesil, Dünya Helal Konseyinin üyesi olan Gıda ve İhtiyaç Malzemeleri Denetleme ve Sertifikalandırma Araştırmaları Derneği (GİMDES)nden helal gıda sertifikası aldı.

Hayvan kesimini İslami usullere uygun olarak gerçekleştirdiğini aldığı sertifika ile onaylatan firma, dünyada 2 trilyon dolar olarak ifade edilen helal pazarından pay almayı hedefliyor. Öznesil ile birlikte GİMDESten helal gıda sertifikası alan firmaların sayısı 58e ulaştı. Öznesil Piliç Yönetim Kurulu Başkanı Muzaffer Erşan, Türkiyenin helal gıda sertifikasına sahip üç entegre tavukçuluk firmasından biri olduklarını belirterek, insanlara güvenli, huzurlu ürün sunduklarını söyledi. Sertifika için 3 ay önce başvuru yaptıklarını anlatan Erşan, Öznesil olarak bugüne kadar kesim ve işleme konusunda, insanların gönül rahatlığıyla tüketebileceği üretim anlayışıyla, İslami usullere uygun çalışma hassasiyetimizi en üst düzeyde tutuk. Yaklaşık 3 ay önce yaptığımız başvurumuzun sonucunu 29 Temmuzda sertifika aldık. Bu süreçte tesisimiz tamamen, baştan ayağa incelendi. Bu sertifika ile öncelikle hassasiyetlerimizi tescil ettirdik. Ayrıca, ihracat faaliyetlerinde elimizi güçlendiren bir belgeye kavuştuk. Sertifikamızı aynı zamanda Dünya Helal Konseyinin üyesi olan GİMDES`ten alarak belgemize uluslararası tescil kazandırdık. Amacımız bu sertifika ile uluslararası pazarlarda var olan prestijimizi daha da artırmak. dedi. Helal gıda sertifikası için belirli standartların arandığını hatırlatan Erşan, İlk önce hayvanların tek tek elle, besmele çekilerek kesilmesi gerekiyor. Hayvanın kesildikten sonra ıslatma suyuna mutlaka girmesi gerekiyor. Bu suyun sıcaklığı 54 derece altında olması gerekiyor. Çünkü sıcaklık yüksek olursa deri eriyerek et ile pis suyun teması sağlanmış oluyor. Biz zaten bu standartlarda üretim yapıyorduk. Zorlanmadan sertifika sahibi olduk. diye konuştu. Öznesil, Irakın kuzeyine piliç, damızlık yumurta ve piliç ürünleri ihracı çalışmalarını da hızlandırdı. Ortadoğu ve Avrupa ülkeleriyle Rusyadan damızlık yumurta konusunda büyük talep alan firma, yaptıkları yatırım sonucunda, damızlık yumurta ve civciv üretimini yüzde 50 artırdı. Son iki aydan beri Mısır ve Irakın kuzeyine piliç ve ileri derecede işlenmiş ürün ihracatı yaptıklarını ifade eden Muzaffer Erşan, 80 ton ürün ihraç ettiklerini, bu kapsamda Afrika ülkeleriyle de görüşmelerinin devam ettiğini aktardı. Sektördeki en büyük sıkıntının enerji fiyatlarının yüksekliği olduğunu vurgulayan Muzaffer Erşan, şöyle devam etti: Bizim daha rahat bir ihracat yapabilmemiz için enerji fiyatlarının düşmesi gerekiyor. Sektör olarak rekabet halinde olduğumuz ülkelere oranla Türk girişimcileri olarak enerjiye daha fazla ücret ödüyoruz. Enerji fiyatları düşerse işletme giderlerimizle birlikte bize yem tedarik eden üreticilerin de masrafları düşecek. Üretim ve fiyat dünya piyasalarına göre ülkemizde sıkıntılı. Ülke olarak piliç etini diğer ülkelere göre daha pahalıya satıyoruz. Kırmızı etin pahalanmasıyla insanların beyaz ete olan ilgilerinin daha da arttığına dikkati çeken Erşan, Kırmızı etteki fiyat artışıyla birlikte beyaz ete yüzde 25 oranında talep arttı. Bu tamamen fiyata endeksli değil. Vatandaşlar daha sağlıklı ürünler tercih etmeyi istiyor. Beyaz etin vitamin değeri yüksek hem de kolesterol oranı düşük. Bu yüzden de talep artıyor. diye konuştu. (CİHAN)
Samanyolu Haber
Son Dakika
05.09.2010
Öznesil?helalgıdasertifikalı?üçüncüpiliçmarkasıolduÖznesil ?helal gıda sertifikalı? üçüncü piliç markası oldu
Litresi 80 kuruştan 2 liraya çıktı
İnternet Haber
09.08.2010
14:34
Hayvan sayısındaki azalma satdece et sektörünü vurmuyor. Etin ardından şimdi de süt fiyatları artıyor.

Devamı İçin Tıklayınız...
İnternet Haber
Son Dakika
09.08.2010
Litresi80kuruştan2lirayaçıktıLitresi 80 kuruştan 2 liraya çıktı
Et fiyatları artıyor çünkü...
Vatan Gazetesi
12.07.2010
16:24
Et fiyatları balığa rağbeti artırdı
Samanyolu Haber
11.07.2010
11:48
Et fiyatlarına göre balık fiyatlarının düşük olması balığa rağbeti artırdı. Satışların iyi olduğunu belirten balıkçılar bu durumdan memnun.

Balıktaki vitamin ve mineraller insan sağlığı için büyük önem taşıyor. Balığın mutlaka tüketilmesi gerektiğinin altını çizen uzmanlar, balıkta B, A ve D vitaminlerinden bol miktarda olduğunu, içerdiği koruyucu yağ asidi ile kalp hastalarının sofralarından eksik etmemesi gereken gıdaların başında gerektiğini vurguluyor. Balık fiyatlarının uygun olması, salgın hastalıklara karşı balığın vücutta bir direnç oluşturması nedeniyle insanların balığa yöneldiğini söyleyen balıkçı Dündar Kıyak (38), Balık fiyatları geçen yıla oranla aynı olmasına rağmen et ve tavuk fiyatları sürekli artıyor. Böyle olunca da vatandaşlar balık almaya daha çok yöneliyor. dedi. Balığın hem ekonomik hem de sağlık yönünden daha faydalı olduğunu belirten Kıyak, çiftlik ürünlerin yanısıra özellikle de denizde doğal yetişen balıkların sağlık açısından vazgeçilemeyecek bir besin olduğunu belirtti. Piyasada satılan balıklardan Somun, Alabalık fiyatı 5 TL, Sazan 7 TL, Levrek 10 TL, Çupra ise 13 TLden satılıyor.
Samanyolu Haber
Son Dakika
11.07.2010
EtfiyatlarıbalığarağbetiartırdıEt fiyatları balığa rağbeti artırdı
Et fiyatlarında beklenti sürüyor
Samanyolu Haber
01.07.2010
11:39
Et fiyatlarının ucuzlayacağı beklentisi sürüyor.

Damızlık hayvan ithalatı ve ithal etin piyasaya sürülmesi sonrasında gerileyen et fiyatları yeniden yükselişe geçerken, hükümetin piyasayı regüle etmek için 100 bin ton damızlık olmayan kasaplık ve besilik canlı hayvan ithalatıyla ilgili Et ve Balık Kurumuna (EBK) tarife kontenjanı tanıyan kararıyla önümüzdeki günlerde etin tekrar ucuzlayacağı bildirildi. İzmir Kasaplar Odası Başkanı Aydın Mestanlı, EBKnın yeni ithal etleri piyasaya arz etmesiyle fiyatlarda düşüş beklediklerini belirterek, Karkas alımı 13 liraya düşmüştü, 16 lirayı buldu. Önümüzdeki günlerde yeniden 13 liraya düşer dedi. Et fiyatlarının yeniden yükselmeye başlamasını birkaç büyük firmanın spekülasyon yapmasına bağlayan Mestanlı, şunları kaydetti: Canlı hayvan ithalatında bir yavaşlama gören birkaç büyük firma, et ithalatını hükümetin bir nevi blöfü olarak gördü ve tekrar et fiyatlarını suni olarak yükseltmeye başladı. Halbuki piyasada böyle bir sıkıntı yok. Tarım ve Köyişleri Bakanımız ile Salı günü görüştük. Önümüzdeki günlerde 100 bin ton canlı hayvanın ithalatının gerçekleştirileceğini bildirdi. Tamamen kesimlik olacak bunlar. Ayrıca kısa zaman içinde 43 bin baş da damızlık hayvan ithalatı yapılacak. Böylece canlı hayvan sektöründe spekülasyon yapmaya çalışan 8-10 büyük firma, hükümetin blöf yapmadığını görecek ve fiyatlar ucuzlayacak. Et piyasasında spekülasyonun nasıl yapıldığının sorulması üzerine Mestanlı, spekülasyon yapan firmaların elemanlarının hayvan pazarlarına gidip fiyatları yükseltmeye çalıştıklarını belirterek, Bizim küçük besicimiz, esnafımız bunlara inanmasın. Suni artış bunlar dedi. Mestanlı, et fiyatlarının kasap ve marketlerde birkaç ay öncesinde 28-30 lira seviyelerindeyken alınan önlemlerle 24-25 liraya gerilediğini, önümüzdeki dönemde daha fazla ithal etin yurda girmesiyle etin ucuzlayacağını dile getirdi. Her sene Ramazan ayı ve Kurban Bayramı öncesinde et fiyatlarının zam gördüğünün hatırlatılması üzerine Mestanlı, Ramazan ve bayram öncesinde bir kısım hayvan besi için stoğa çekiliyor, fiyatlar da bayrama doğru artıyor. Bu yıl öyle olacağını zannetmiyoruz. Çünkü bakanımız yaptığımız toplantıda bunların da önleminin alınacağını söyledi karşılığını verdi. Mestanlı, vatandaş ne zaman ucuz et yiyecek? sorusunu ise EBKnın yeni ithalatı gerçekleştirdiği anda düşüş bekliyoruz. Karkas alımı 13 liraya düşmüştü, 16 lirayı buldu. Önümüzdeki günlerde yeniden 13 liraya düşer yanıtını verdi. Fiyat artışlarından kasapların da olumsuz etkilendiğini vurgulayan Mestanlı, Biz de fiyatlardan rahatsızız. Mesela bir vatandaş haftada bir kilo et yiyorsa, 750 grama, yarım kiloya düşüyor. Küçük esnafımızın da kar marjı düşüyor. Et ne kadar ucuz olursa vatandaş o oranda daha fazla et yiyecek ve biz daha çok et satarak daha fazla kazanacağız. Yani biz fiyatların zamlanmasından memnun değiliz diye konuştu. Aydın Mestanlı, Türk halkının eti Avrupalıdan yüzde 30-40 daha pahalı yediğini, üstelik Avrupada kişi başına et tüketiminin Türkiyenin iki katı olduğunu sözlerine ekledi. Semt kasabı Hasan Güngör, et fiyatlarının seyrini borsaya benzeterek, Bizler de bu işe şaşırdık. Son zamanlarda acayip bir fiyat artışı oldu. Bu bizlere büyük zarar verdi. Fiyatların yükselmesiyle iş yerlerindeki sürümler de düştü. Restoranlar da vatandaş da daha az et almaya başladı dedi. Tezgahta dana etinin kilosunun 24-26 lira, kıymalık etin en az 22 liraya, kuzu etinin 24-25 lira arasında satıldığını belirten Güngör, Bir ara 28 liralara çıkmıştı. İthal et ve ithal canlı hayvanla düştü. Ama ithalat miktarı yetersiz kaldı. Fiyatların aşağıya çekilmesi için daha fazla ithalat yapılması lazım diye konuştu. Güngör, et fiyatların artmasıyla kasapların satışlarında yüzde 75 oranında azalma meydana geldiğini bildirdi. İzmirde perakende müşterisinin diğer kentlere göre genel olarak daha fazla olduğunu anlatan Güngör, Biz bu sıkıntıyı yaşıyorsak, Allah diğer yerlerin yardımcısı olsun. Halkın çoğu tavuğa, balığa yöneldi dedi. Yurt dışından ithal edilen hayvanların son derece sağlıklı olsa da satmayacağını, zira müşterilerinin ithal et satın almayacağını ifade eden Göngör, Zaten büyük marketler varken bize sıra gelmez şeklinde konuştu. Kasap Mustafa Şekerci de şu anda fiyatların aşırı yüksek olduğunu, müşterilerin fiyatlardan yakındığını söyledi. İthalatla birlikte fiyatların düşeceğini dile getiren Şekerci, Bizim de durumumuz düzelir. Umutluyuz dedi. Şekerci, etin kilosunu 23-28 lira aralığında sattıklarını aktararak, Bir ara 30 liralara kadar çıkmıştı. İthal etin çoğalmasıyla fiyatlar düşecek. Biz satmayız ama fiyatların ayarlanması için ithal etin gelmesini istiyoruz diye konuştu. Perakende et satışının yarıdan fazla azaldığını belirten Şekerci, vatandaşın kırmızı et almak yerine daha çok beyaz ete yöneldiğini sözlerine ekledi.
Samanyolu Haber
Son Dakika
01.07.2010
EtfiyatlarındabeklentisürüyorEt fiyatlarında beklenti sürüyor
MB’ye göre gıda enflasyonunda dünya ikincisiyiz
Milli Gazete
01.05.2010
11:33
Merkez Bankasının dün yayımladığı enflasyon raporunda: Türkiyede gıda fiyatları başka ülkelerden çok hızlı artıyor. Mart ayı itibariyle Türkiyede gıda fiyatlarındaki artış yüzde 12 dolayında. Dünyada bizden önde giden sadece Hindistan var. Bizden sonra yıllık yüzde 6 dolayındaki artışla Meksika, yüzde 5 dolayındaki artış ile Meksika geliyor. Bizde gıda fiyatları artışı normal değil deniliyor. Türkiyede gıda fiyatlarının diğer ülkelerden ayrışmasının temel nedeninin et fiyatlarındaki artış olabileceğinin düşünüldüğü belirtildikten sonra, mart ayı itibariyle et ürünlerindeki yıllık artışın yüzde 35e ulaştığına dikkat çekiliyor.... devamı
Milli Gazete
Medya
01.05.2010
MB’yegöregıdaenflasyonundadünyaikincisiyizMB’ye göre gıda enflasyonunda dünya ikincisiyiz
MB’ye göre gıda enflasyonunda dünya ikincisiyiz
Milli Gazete
01.05.2010
11:29
Merkez Bankasının dün yayımladığı enflasyon raporunda: Türkiyede gıda fiyatları başka ülkelerden çok hızlı artıyor. Mart ayı itibariyle Türkiyede gıda fiyatlarındaki artış yüzde 12 dolayında. Dünyada bizden önde giden sadece Hindistan var. Bizden sonra yıllık yüzde 6 dolayındaki artışla Meksika, yüzde 5 dolayındaki artış ile Meksika geliyor. Bizde gıda fiyatları artışı normal değil deniliyor. Türkiyede gıda fiyatlarının diğer ülkelerden ayrışmasının temel nedeninin et fiyatlarındaki artış olabileceğinin düşünüldüğü belirtildikten sonra, mart ayı itibariyle et ürünlerindeki yıllık artışın yüzde 35e ulaştığına dikkat çekiliyor.... devamı
Milli Gazete
Son Dakika
01.05.2010
MB’yegöregıdaenflasyonundadünyaikincisiyizMB’ye göre gıda enflasyonunda dünya ikincisiyiz
Bakan Eker duruma el koydu
Samanyolu Haber
23.04.2010
11:56
Et sektörü temsilcileri ile toplantı yapan Tarım Bakanı Mehdi Eker, et fiyatlarının normal düzeyine dönmesi için bir hafta süre verdiğini bildirdi.

Tarım Bakanı Mehdi Eker, et fiyatlarının jet hızı ile yükselip kıymanın bile 30 lirayı bulması üzerine duruma el koydu. Eker, hafta sonu olayın tüm taraflarını topladı ve Artık bu noktada biz tüketicinin hakkını ve hukukunu koruruz. Her türlü tedbiri alırız dedi. Eker, sektöre et fiyatlarının normal düzeyine dönmesi için bir hafta süre verdiklerini, bu süre sonunda bir hareket olmazsa önlemlerini tek tek devreye sokacaklarını söyledi. Parlamentoda bazı gazeteciler ile sohbet eden Eker, geçen hafta sonu etle ilgili bütün sektörleri topladığını, kasaplar, büyük marketler, üreticiler ve tüketicilerin bir araya geldiğini söyledi. Eker, 2002-2009 arasında et fiyatlarının aslında enflasyonun altında kaldığını belirterek, Bugünkü fiyatlar ise ilk kez enflasyon artışına yakın bir artış kaydetti. Ama bu fiyatın üzerine çıkarsa gereken tedbirleri alacağımız konusunda son kez uyarıda bulundum. Ne gerekiyorsa yapacağız dedi. Büyük baş hayvan sayısında aslında artış olduğuna dikkat çeken Bakan Eker şöyle devam etti: Ama et fiyatları artıyor. Kurban Bayramından beri üç kez sayım yaptık. Aralık sonunda bir milyon 717 bin, 15 Şubatta 2 milyon 90 bin, geçen hafta 2 milyon 200 bin hayvan olduğu çıktı. Yani materyalde sıkıntı yok. Sorunun birinci nedeni besiciler et fiyatları biraz daha yükselsin de daha fazla kar edeyim diye bekliyor. Bu bir istismardır. Pirinçte alınan tedbirler et için de alınacak. Pirinç yok diyerek geçen yıl fiyat artıran spekülatörlere karşı TMO devreye sokularak ithal ucuz pirinç satışına yönelinmişti. Eker, Et Balık Kurumunda kıymanın kilosunun 19.5 lira olduğunu ve kurumun kâr da ettiğini söyledi. Eker, Ama bakıyorsunuz kıymayı 30 liraya da 17 liraya satan da var. 17 liraya satanlara yönelik denetim başlattık. Çünkü 17 liraya kıyma olamaz. İçine başka şeyler karıştırılmış demektir dedi. SABAH
Samanyolu Haber
Son Dakika
23.04.2010
BakanEkerdurumaelkoyduBakan Eker duruma el koydu
Fiyat artışına dur diyecek formül
Samanyolu Haber
20.04.2010
17:18
Et fiyatları aldı başını gidiyor. Daha 1 yıl önce 15 TLye satılan kıymanın kilosu şimdilerde 30 TL oldu. Peki bu gidişata kimler, nasıl dur diyecek?

Türkiyenin sayılı et üreticilerinden biri olan Zeki Murat Akhan, et fiyatlarındaki yükselişin nasıl durdurulacağı ile ilgili çarpıcı bir rapor hazırladı. Akhanın raporuna göre et fiyatlarında yükselişin çok sebebi var. Bu sebepler ortadan kaldırılmadıkça et fiyatlarındaki yükselişin önüne geçmek imkansız. Tarımda ve hayvancılıkta iş tohumdan başlayarak boğuma kadarki süreçte sıcak takip isteyerek her türlü sıkıntıda müdahale edilerek anında operasyonlarla iyileştirme sağlayıp sağlıklı bir sonuca gitmesi sağlanmalıdır. Örneğin; Hayvancılıkta yem, hayvan, üretim, pazar, pazarlama, işleme, 1.satış, 2.satış, nihai satış aşamasında tıkanan kanalı açacak uygulamalar yapmaktır. Burada amaç, muhakkak ki halk esas alınarak en ucuz tarım ürünlerini güvenilir ve kaliteli olarak AB standartlarında tüketiciye sunmaktır. 2009un ikinci yarısından sonra, doğudaki hayvancıların devletimizin büyükleri ile bir araya gelerek her türlü sıkıntılarının Et-Balık Kurumunun devreye girerek kamu kuruluşlarının et ihtiyacını karşılaması görevini yerine getirmesi ile hayvancılığın bütün sıkıntısının ortadan kalkacağı görüşünü dile getirmeleri ve Et- Balık Kurumunun Ağustos 2009 da tam kapasite devre girmesi ile kilogram başı 9.25 tl olan fiyat bugün Et-Balık Kurumunun 14.50 tlye kadar yükseltmesine neden olmuştur. ( Not bugün itibari ile 16.00 tl 20 Nisan 2010 tarihi ile oldu ) Burada başarı besicinin olmuş ve yetişen hayvanları devamlı profesyonelliği oynayarak Et-Balık Kurumunu fiyat yükseltmeye mecbur etmişlerdir. Et Balık Kurumunun 14.50 tlye et aldığını düşünürsek 11.00 tlye et sattığını biliyoruz. Besici, profesyonelce malını satarken en üst fiyata satmak istemektedir. Esnaf, tüccar ve Et Balık Kurumuda en ucuza mal almak istemektedir. Mal azlığı üretimin kısıtlı olması besicinin lehine işlemektedir. Kesilecek hayvan bulmak zorlaşmış ve besici zam peşine düşmüştür. Bu durumda, Besici ve yetiştirici nema almakta, 70 milyon Türkiye nüfusu zarar görmekte ve zaten evine fazla et alamayan tüketici etin ne olduğunu unutmakta,Et sanayicileri, et işi ile uğraşanlar, dönerci ve lokantalar çok büyük bir oranda zarar görmekte, Et Balık Kurumu; kilogram başı 9,25 tl ye mal alırken, bugün 14,50 tl ye mal almakta ve %57 fiyat farkı olan 5,25 tl yi fazladan ödemekte. Başbakanımız Türkiyenin, dünyanın 13 ncü ekonomisi olduğunu söylemiş olup, bu rakamın içinde tarım ülkesi olan ülkemizin et ihracatı sıfıra yakındır. Anadolu da binlerle dönüm arazilerimiz ve binlerce ahır boş durumdadır. Bu sadece Kars ve bölgesine ekonomik rahatlık sağlayacak diye 70 milyon Türkiye bu sıkıntıyı çekmemesi lazım. Öneri olarak, Acilen hayvan ve kırmızı et ithalatının önünü açılmalı, Besici mağdur duruma düşürülmesin deniyorsa ve şayet o zaman Et Balık Kurumu sözleşme yaparak besicinin elindeki malı altı aylık süreçte şu anki fiyattan anlaşmalı ve ihtiyacını karşılamalı, İhracat sadece bugüne has değil, devamlı açık olup artık ırk değişimi insanlara pahalı değil ucuz olduğu için zora sokmadan tercih edilecektir, 5 kg süt veren Anadolu hayvanı 25-30 kiloya çıkacak, 150 kg et zor gelebilen hayvanlar 300-350 kg gelecek, Fiyatlar ucuzlayacak, tüketim 10 ton ise 30 tona çıkacak, Pastırma 50 tl değil 25 tl ye, Sucuk 35 tl değil 15 tlye, Kıyma 25 tl değil 10 tl ye düşecek, İstihdam artacak, Kdv ve vergi üretilecek, İhracat olması için zeminler araştırılacak, Bu kadar iş sadece birkaç kişinin menfati için terk edilmemelidir. Türkiye hayvancılığı sos veriyor acil tedbir olarak sonuna kadar ithalat yapılmalı, şahane projeler, GAP ve DAP Türkiye geneline yayılmalı bu kadar hayvan piyasaya girerse ziraat gelişecek ve ekilip biçilmeyen alan kalmayacaktır. Kesim yapılırken de, Standard olmadan yapılan kesimlerde dürüst firmalar zarar görmekte adeta dürüstlüğüne ceza olmaktadır. Örneklemek gerekirse; Siz 15.00 tlye hayvan keserken Standard olmadığı için öbür kişi gelip 16.00 tlye kesiyor, orada ifade yağsız kesim zikredilmeyince piyasa otomatikmen 1.00 tl artıyor veya 16.00 TLye alan kendi kesim stilini ortaya koyduğu için işten anlamayan besici ve hayvancı için eline daha az para geçiyor. Boğazlamada boğum atlayarak kelle de et gitmesi, perde etin işkembe de gitmesi, iç etinin ciğer de gitmesi, çanak ve böbreklerin (bazı bölümü ) işkembede gitmesi, kavram yağlarının yumurta üzerinde gitmesi gibi kesim standardı olmadan kesicilerin oyunlarıdır. Et Balık Kurumunun besiciye sağladığı menfaat değer ölçüsü olarak değerlendirilemez. Hayvanı satmakta besici için şunlar önemlidir. Fiyat, Fatura, Müstahsil Kesintisi, Fire, Kesim kalitesi,Adet bazı Ödeme. Böyle bir alış verişte her şey besiciden yanadır. Bu durumda Et Balık Kurumunun kamu kurum ve kuruluşlarıyla bağlantısını bilen besicilerin işta
Samanyolu Haber
Son Dakika
20.04.2010
FiyatartışınadurdiyecekformülFiyat artışına dur diyecek formül
Fiyatlar yükselişe dur diyecek formül
Samanyolu Haber
20.04.2010
17:10
Et fiyatları aldı başını gidiyor. Daha 1 yıl önce 15 TLye satılan kıymanın kilosu şimdilerde 30 TL oldu. Peki bu gidişata kimler, nasıl dur diyecek?

Türkiyenin sayılı et üreticilerinden biri olan Zeki Murat Akhan, et fiyatlarındaki yükselişin nasıl durdurulacağı ile ilgili çarpıcı bir rapor hazırladı. Akhanın raporuna göre et fiyatlarında yükselişin çok sebebi var. Bu sebepler ortadan kaldırılmadıkça et fiyatlarındaki yükselişin önüne geçmek imkansız. Tarımda ve hayvancılıkta iş tohum?dan başlayarak boğum?a kadarki süreçte sıcak takip isteyerek her türlü sıkıntıda müdahale edilerek anında operasyonlarla iyileştirme sağlayıp sağlıklı bir sonuca gitmesi sağlanmalıdır. Örneğin; Hayvancılıkta yem, hayvan, üretim, pazar, pazarlama, işleme, 1.satış, 2.satış, nihai satış aşamasında tıkanan kanalı açacak uygulamalar yapmaktır. Burada amaç, muhakkak ki halk esas alınarak en ucuz tarım ürünlerini güvenilir ve kaliteli olarak AB standartlarında tüketiciye sunmaktır. 2009?un ikinci yarısından sonra, doğudaki hayvancıların devletimizin büyükleri ile bir araya gelerek her türlü sıkıntılarının Et-Balık Kurumunun devreye girerek kamu kuruluşlarının et ihtiyacını karşılaması görevini yerine getirmesi ile hayvancılığın bütün sıkıntısının ortadan kalkacağı görüşünü dile getirmeleri ve Et- Balık Kurumunun Ağustos 2009 da tam kapasite devre girmesi ile kilogram başı 9.25 tl olan fiyat bugün Et-Balık Kurumunun 14.50 tl?ye kadar yükseltmesine neden olmuştur. ( Not bugün itibari ile 16.00 tl 20 Nisan 2010 tarihi ile oldu ) Burada başarı besicinin olmuş ve yetişen hayvanları devamlı profesyonelliği oynayarak Et-Balık Kurumunu fiyat yükseltmeye mecbur etmişlerdir. Et Balık Kurumunun 14.50 tl?ye et aldığını düşünürsek 11.00 tl?ye et sattığını biliyoruz. Besici, profesyonelce malını satarken en üst fiyata satmak istemektedir. Esnaf, tüccar ve Et Balık Kurumuda en ucuza mal almak istemektedir. Mal azlığı üretimin kısıtlı olması besicinin lehine işlemektedir. Kesilecek hayvan bulmak zorlaşmış ve besici zam peşine düşmüştür. Bu durumda, Besici ve yetiştirici nema almakta, 70 milyon Türkiye nüfusu zarar görmekte ve zaten evine fazla et alamayan tüketici etin ne olduğunu unutmakta,Et sanayicileri, et işi ile uğraşanlar, dönerci ve lokantalar çok büyük bir oranda zarar görmekte, Et Balık Kurumu; kilogram başı 9,25 tl ye mal alırken, bugün 14,50 tl ye mal almakta ve %57 fiyat farkı olan 5,25 tl yi fazladan ödemekte. Başbakanımız Türkiye?nin, dünyanın 13 ncü ekonomisi olduğunu söylemiş olup, bu rakamın içinde tarım ülkesi olan ülkemizin et ihracatı sıfıra yakındır. Anadolu da binlerle dönüm arazilerimiz ve binlerce ahır boş durumdadır. Bu sadece Kars ve bölgesine ekonomik rahatlık sağlayacak diye 70 milyon Türkiye bu sıkıntıyı çekmemesi lazım. Öneri olarak, Acilen hayvan ve kırmızı et ithalatının önünü açılmalı, Besici mağdur duruma düşürülmesin deniyorsa ve şayet o zaman Et Balık Kurumu sözleşme yaparak besicinin elindeki malı altı aylık süreçte şu anki fiyattan anlaşmalı ve ihtiyacını karşılamalı, İhracat sadece bugüne has değil, devamlı açık olup artık ırk değişimi insanlara pahalı değil ucuz olduğu için zora sokmadan tercih edilecektir, 5 kg süt veren Anadolu hayvanı 25-30 kiloya çıkacak, 150 kg et zor gelebilen hayvanlar 300-350 kg gelecek, Fiyatlar ucuzlayacak, tüketim 10 ton ise 30 tona çıkacak, Pastırma 50 tl değil 25 tl ye, Sucuk 35 tl değil 15 tl?ye, Kıyma 25 tl değil 10 tl ye düşecek, İstihdam artacak, Kdv ve vergi üretilecek, İhracat olması için zeminler araştırılacak, Bu kadar iş sadece birkaç kişinin menfati için terk edilmemelidir. Türkiye hayvancılığı sos veriyor acil tedbir olarak sonuna kadar ithalat yapılmalı, şahane projeler, GAP ve DAP Türkiye geneline yayılmalı bu kadar hayvan piyasaya girerse ziraat gelişecek ve ekilip biçilmeyen alan kalmayacaktır. Kesim yapılırken de, Standard olmadan yapılan kesimlerde dürüst firmalar zarar görmekte adeta dürüstlüğüne ceza olmaktadır. Örneklemek gerekirse; Siz 15.00 tl?ye hayvan keserken Standard olmadığı için öbür kişi gelip 16.00 tl?ye kesiyor, orada ifade yağsız kesim zikredilmeyince piyasa otomatikmen 1.00 tl artıyor veya 16.00 TLye alan kendi kesim stilini ortaya koyduğu için işten anlamayan besici ve hayvancı için eline daha az para geçiyor. Boğazlamada boğum atlayarak kelle de et gitmesi, perde etin işkembe de gitmesi, iç etinin ciğer de gitmesi, çanak ve böbreklerin (bazı bölümü ) işkembede gitmesi, kavram yağlarının yumurta üzerinde gitmesi gibi kesim standardı olmadan kesicilerin oyunlarıdır. Et Balık Kurumunun besiciye sağladığı menfaat değer ölçüsü olarak değerlendirilemez. Hayvanı satmakta besici için şunlar önemlidir. Fiyat, Fatura, Müstahsil Kesintisi, Fire, Kesim kalitesi,Adet bazı Ödeme. Böyle bir alış verişte her şey besiciden yanadır. Bu durumda Et Balık Kurumunun kamu kurum ve kuruluşlarıyla bağlantısını bilen besicilerin işta
Samanyolu Haber
Son Dakika
20.04.2010
FiyatlaryükselişedurdiyecekformülFiyatlar yükselişe dur diyecek formül
Et fiyatları tırmanıyor ithalat baskısı artıyor
Evrensel
13.04.2010
12:31
KIRMIZI etteki fiyat artışı yeniden başladı. Kasaplar, bir hafta öncesine kadar 15 liraya aldıkları etin kilosunu şimdi 17 liraya bulamıyor.
Evrensel
İşçi Sendika
13.04.2010
EtfiyatlarıtırmanıyorithalatbaskısıartıyorEt fiyatları tırmanıyor ithalat baskısı artıyor
Kıyma alırken dikkat!
CNN Türk
22.02.2010
20:49
Ette arz sıkıntısı yaşanıyor, fiyatlar artıyor. Artan et fiyatları ile sahtekarlık da artıyor, yasaklar deliniyor hala hazır kıyma satışı yapılıyor.
CNN Türk
Güncel
22.02.2010
KıymaalırkendikkatKıyma alırken dikkat
Kıyma alırken dikkat!
CNN Türk
22.02.2010
20:49
Ette arz sıkıntısı yaşanıyor, fiyatlar artıyor. Artan et fiyatları ile sahtekarlık da artıyor, yasaklar deliniyor hala hazır kıyma satışı yapılıyor.
CNN Türk
Ana Sayfa
22.02.2010
KıymaalırkendikkatKıyma alırken dikkat
Et fiyatları neden artıyor?
GazetePort
15.02.2010
16:08
İSTANBUL (A.A) - 15.02.2010 - Tüketiciler Birliği Başkanı Nazım Kaya, son bir yılda kırmızı etin toptan fiyatının yüzde 51, perakende fiyatının da yüzde 71 oranında arttığını belirterek; Fiyatlardaki artışı baskı olarak kullanıp arada ciddi rantlar elde eden kesimin olduğu görülüyor dedi.
GazetePort
Ekonomi
15.02.2010
Etfiyatlarınedenartıyor?Et fiyatları neden artıyor?
Et fiyatları nasıl ucuzlar?
Samanyolu Haber
10.02.2010
07:51
Türkiye hâlen dünyanın en pahalı etini tüketiyor. Son bir yıl içinde dana etine yüzde 35, koyun etine yüzde 52,5 zam geldi.

Dana eti 20-25, koyun eti 30 liraya kadar yükseldi. Kesime gönderilecek hayvan sıkıntısı olduğunu belirten firmalar canlı hayvan ithaline izin verilmesinin fiyatları düşüreceğine dikkat çekiyor. Avrupada kırmızı etin kilosu 3 ile 9 Euro (7-20 TL) arasında değişirken Türkiyede bu rakam 25-30 liraya kadar yükseldi. Halkın, cebini ve sofrasını vuran ateş pahası fiyatlar yüzünden et tüketimi yarıya düşürdü. Bugünkü fiyatlar tüketiciyi üzerken, üreticiyi sevindiriyor. Tarım Bakanlığının elindeki hayvan sayısının gerçeği yansıtmadığını iddia eden Kayseri Ticaret Borsası Başkanı Şaban Ünlü et fiyatlarındaki anormal artışın önüne geçilmesi için canlı hayvan ithalatı yapılması gerektiğini söyledi. Et ithalatına karşıyım. diyen Ünlü, Piyasada canlı hayvan sıkıntısı var. Bu nedenle fiyatlar sürekli artıyor. Fazla olmamak şartıyla canlı hayvan ithaline izin verilmeli. Dişi kesimi yasaklanmalı. ifadelerini kullandı. Önceki yıllarda et fiyatlarının düşmesi sonucu çok sayıda işletmecinin besiciliği bıraktığını belirten Ünlü, Şimdi yeniden besiciliğe dönmek isteyenler besleyecek hayvan bulamıyor. Et fiyatları bir süre daha artış gösterir. Et satışları geçen yıla göre yarı yarıya azaldı. Buna rağmen canlı hayvan olmadığı için et fiyatları düşmüyor. dedi. Hazır Yemek ve Sanayicileri Derneği eski başkanı Hüseyin Bozdağ ise et fiyatlarının aşırı yükselmesinin bazı sektör temsilcilerini istenmeyen yollara yönelttiğini dile getirdi. Piyasaların normalleşmesi için devletin kendi eliyle ithal et ve canlı hayvan getirmesi gerektiğini belirten Bozdağ, Aksi durumda işletmeciler kaçak yollara girer. dedi. Et Üreticileri Birliği (ETBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Kayar da canlı hayvan ithalatını dört gözle beklediklerini, ithalatın serbest kalması halinde piyasanın rayına oturacağını söyledi. Canlı besilik dana ithalatını dört gözle beklediklerini dile getiren Kayar, Anadolu Ajansına yaptığı açıklamada şunları ifade etti: İthalat serbest olursa piyasa hemen rayına girer. Et fiyatlarında da yüzde 10 ile 20 arasında bir düşüş kaydedilir. İthalattan kastettiğimiz, 150 ile 200 kilogram arası canlı ağırlıkta olan, 3-5 aylık ufak buzağı danalardır. Bunlar daha bebek. İthalatla birlikte bunlar köylümüze verilecek. Yetiştirip et elde edecekler ve piyasaya sürecekler. Bunların getirileceği yerler, hastalıktan arınmış bölgeler. Sertifikalanmış, bütün dünyaya canlı hayvan gönderen ülkeler. Brezilya, Arjantin, Avustralya, Yeni Zelanda gibi ülkelerden düşünüyoruz. Şu anda köylü elindeki malını satmıyor. Her gün üzerine fiyat koyuyor. Köylü, fiyatlar düşecek olursa elindeki malı çıkartır. Canlı hayvan ithalatının serbest kalacağının haberi bile, hayvanların kesime gönderilmesine ve et fiyatlarının düşmesine sebep olur. İthal izni için 1 sene isteyen Kayar, Bunun 1 ayı yurtiçindeki prosedür, 1 ayı da gemiyle hayvanların gelmesidir. En aşağı 2 ayda 1 parti mal gelir. diye konuştu.
Samanyolu Haber
Son Dakika
10.02.2010
Etfiyatlarınasılucuzlar?Et fiyatları nasıl ucuzlar?
İşte etin en pahalı olduğu ülke
Son Sayfa
09.02.2010
11:59
Türkiyede et fiyatları füze gibi artıyor. Peki dünyada eti en pahalı tüketen ülke hangisi biliyor musunuz?
Son Sayfa
Son Dakika
09.02.2010
İşteetinenpahalıolduğuülkeİşte etin en pahalı olduğu ülke
İşte etin en pahalı olduğu ülke
Son Sayfa
09.02.2010
10:58
Türkiyede et fiyatları füze gibi artıyor. Peki dünyada eti en pahalı tüketen ülke hangisi biliyor musunuz?
Son Sayfa
Son Dakika
09.02.2010
İşteetinenpahalıolduğuülkeİşte etin en pahalı olduğu ülke
İşte etin en pahalı olduğu ülke
Hür Haber
09.02.2010
10:27
İşte etin en pahalı olduğu ülke
Türkiyede et fiyatları füze gibi artıyor. Peki dünyada eti en pahalı tüketen ülke hangisi biliyor musunuz?
Hür Haber
Son Dakika
09.02.2010
İşteetinenpahalıolduğuülkeİşte etin en pahalı olduğu ülke
İşte etin en pahalı olduğu ülke
İnternet Haber
09.02.2010
09:37
İşte etin en pahalı olduğu ülke
Türkiyede et fiyatları füze gibi artıyor. Peki dünyada eti en pahalı tüketen ülke hangisi biliyor musunuz?
İnternet Haber
Son Dakika
09.02.2010
İşteetinenpahalıolduğuülkeİşte etin en pahalı olduğu ülke
Etin kilosu 30 TL'ye çıktı
Samanyolu Haber
09.01.2010
09:35
Kırmızı et fiyatlarında artış sürüyor. Kayseride kıymanın kilosu 22, kemiksiz koyun etinin kilosu 30 liraya çıktı.

Canlı hayvan sayısının talebi karşılayamaması nedeniyle et fiyatlarındaki artış sürüyor. Aralık ayında kilosu toptan 12 liraya satılan karkas sığır eti Ocak ayında 14 liraya, kilosu toptan 15 liraya satılan karkas koyun eti ise 18 liraya çıktı. Toptan et fiyatlarını artması sonucu Aralık ayında kilosu 17 lira olan köftelik kıymanın kilosu 22 liraya, 25 liraya satılan kemiksiz koyun etinin kilosu 30 liraya yükseldi. Et fiyatlarının kasap ve marketlerdeki perakende satış fiyatları Aralık ve Ocak ayında (kg-TL) şöyle: Et fiyatlarının kasap ve marketlerdeki perakende satış fiyatları Aralık ve Ocak ayında (kg-TL) şöyle: Et çeşidi Aralık ayı Ocak ayı Köftelik kıyma 17 22 Kemiksiz koyun 22 30 Pirzola 28 32 Antirkot 30 35 Koyun but 22 28 Koyun kol 20 25 Dana gülaş 25 30 Haşlamalık 18 23 Et fiyatlarının artmasıyla birlikte, ciğer, böbrek, kelle, paça, i şkembe, kokoreç, kafa eti gibi sakadat ürünlerinin fiyatları da değişik oranlarda arttı. Kayseri Ticaret Borsası Başkanı Şaban Ünlü, et fiyatlarındaki artışın önüne geçilmesi için canlı hayvan ithalatı yapılması istedi. Ünlü Piyasada canlı hayvan sıkıntısı var. Bu nedenle fiyatlar sürekli artıyor. Fazla olmamak şartıyla canlı hayvan ithaline izin verilmeli, gebe hayvanlar tercih edilmelidir. Dişi hayvan kesimi yasaklanmalı dedi. Besiciliği bırakanların bir bölümünün yeniden eski mesleklerini dönmeye başladıklarını kaydeden Ünlü, şunları söyledi: Önceki yıllarda et fiyatlarını düşmesi sonucu çok sayıda işletmeci besiciliği bıraktı. Şimdi yeniden besiciliğe dönmek isteyenler var ama besleyecek büyütecek hayvan bulamıyor. Et fiyatları bir süre daha artış gösterir. Hükümetin canlı hayvan sayısının artması için bazı tedbirleri ve teşvikleri alması lazım. Et satışları geçen yıla göre yarı yarıya azaldı. Satışlar düştü ama canlı hayvan olmadığı için et fiyatları düşmez. AA
Samanyolu Haber
Son Dakika
09.01.2010
Etinkilosu30TLyeçıktıEtin kilosu 30 TLye çıktı
Kırmızı et fiyatları artıyor
Haber3
08.01.2010
15:48
Kayseri?de kıymanın kilosu 22, kemiksiz koyun etinin kilosu 30 liraya çıktı.
Haber3
Son Dakika
08.01.2010
KırmızıetfiyatlarıartıyorKırmızı et fiyatları artıyor
Et fiyatlarındaki artış sürüyor
Samanyolu Haber
08.01.2010
11:49
Kırmızı et fiyatlarında artış sürüyor. Kayseride kıymanın kilosu 22, kemiksiz koyun etinin kilosu 30 liraya çıktı.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, canlı hayvan sayısının talebi karşılayamaması nedeniyle et fiyatlarındaki artış sürüyor. Aralık ayında kilosu toptan 12 liraya satılan karkas sığır eti Ocak ayında 14 liraya, kilosu toptan 15 liraya satılan karkas koyun eti ise 18 liraya çıktı. Toptan et fiyatlarını artması sonucu Aralık ayında kilosu 17 lira olan köftelik kıymanın kilosu 22 liraya, 25 liraya satılan kemiksiz koyun etinin kilosu 30 liraya yükseldi. Et fiyatlarının kasap ve marketlerdeki perakende satış fiyatları Aralık ve Ocak ayında (kg-TL) şöyle: Köftelik kıyma 17 22 Kemiksiz koyun 22 30 Pirzola 28 32 Antirkot 30 35 Koyun but 22 28 Koyun kol 20 25 Dana gülaş 25 30 Haşlamalık 18 23 Et fiyatlarının artmasıyla birlikte, ciğer, böbrek, kelle, paça, işkembe, kokoreç, kafa eti gibi sakadat ürünlerinin fiyatları da değişik oranlarda arttı. -CANLI HAYVAN İTHALATI İSTEĞİ Kayseri Ticaret Borsası Başkanı Şaban Ünlü, et fiyatlarındaki artışın önüne geçilmesi için canlı hayvan ithalatı yapılması istedi. Ünlü Piyasada canlı hayvan sıkıntısı var. Bu nedenle fiyatlar sürekli artıyor. Fazla olmamak şartıyla canlı hayvan ithaline izin verilmeli, gebe hayvanlar tercih edilmelidir. Dişi hayvan kesimi yasaklanmalı dedi. Besiciliği bırakanların bir bölümünün yeniden eski mesleklerini dönmeye başladıklarını kaydeden Ünlü, şunları söyledi: Önceki yıllarda et fiyatlarını düşmesi sonucu çok sayıda işletmeci besiciliği bıraktı. Şimdi yeniden besiciliğe dönmek isteyenler var ama besleyecek büyütecek hayvan bulamıyor. Et fiyatları bir süre daha artış gösterir. Hükümetin canlı hayvan sayısının artması için bazı tedbirleri ve teşvikleri alması lazım. Et satışları geçen yıla göre yarı yarıya azaldı. Satışlar düştü ama canlı hayvan olmadığı için et fiyatları düşmez. AA
Samanyolu Haber
Son Dakika
08.01.2010
EtfiyatlarındakiartışsürüyorEt fiyatlarındaki artış sürüyor
Toplam "52" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti