fıs | |
|
| Fıs fıs İsmail kızları kaptı! GALERİ | Haber Türk | 05.02.2012 12:24 |  | | |
| Fıs Kuzey Kombine Kıta Kupası | Haberler.com | 08.01.2012 11:54 |  | | |
| Fıs Kuzey Kombine Kıta Kupası | Haberler.com | 06.01.2012 13:11 |  | | |
| Dişleriniz yüzünden gülmekten korkmayın neden mi? | Haber7 | 22.12.2011 12:15 |  | | |
| Dişleriniz yüzünden gülmekten korkmayın neden mi? | Haber7 | 21.12.2011 23:53 |  | | |
| Dişleriniz yüzünden gülümsemekten korkmayın neden mi? | Haber7 | 21.12.2011 23:34 |  | | |
| Kuleler Fıs Yarışlarına Hazırlanıyor | Haber3 | 29.11.2011 16:26 |  | | |
| Kaybetmeyelim - Erman TOROĞLU | Hürriyet | 21.11.2011 11:27 |  | | |
| Kaybetmeyelim - Erman TOROĞLU | Hürriyet | 21.11.2011 03:48 |  | | |
| Sefa 'Fıs Fıs İsmail'in Of'lu kayınçosu oldu | Star | 12.09.2011 12:43 |  | | |
| Antep fıstığında 'fıs' oranı yüksek olur korkusu | Zaman | 16.08.2011 12:40 |  | | |
| Cocuklar Duymasın - Fıs Fıs İsmail Ve Meri | Haber3 | 22.06.2011 14:49 |  | | |
| 'Sanki bana veda etmişti' | Posta | 03.02.2011 17:15 |  | | Sunucu ve oyuncu Defne Joy Fosterin arkadaşları ve yakınları, genç oyuncunun ölümünün şokunu üzerlerinden atamadı
Kadıköyde bir arkadaşına ait evde dün ölü bulunan ve bugün toprağa verilen sunucu ve oyuncu Defne Joy Fosterin cenaze törenine katılan arkadaşları ve yakınları, onunla ilgili duygu ve düşüncelerini gazetecilere dile getirdi.
Menajer Özgür Aras, astım rahatsızlığı nedeniyle Defne Joy Fosterin fıs fıs şeklinde bir ilaç kullandığını, bu ilacı sürekli yanında taşıdığını belirtti. Fosteri, vefat ettiği gece saat 01.30 sıralarında gördüğünü anlatan Aras, şöyle devam etti:
Tam mekandan çıkıyordum, Defne içeri giriyordu. Uzun zamandır birbirimizi görmüyorduk, görünce sarıldık. Bana üç ... | | Posta Magazin 03.02.2011 | | | SankibanavedaetmiştiSanki bana veda etmişti |
|
| 'Sanki bana veda etmişti' | Posta | 03.02.2011 17:00 |  | | Sunucu ve oyuncu Defne Joy Fosterin arkadaşları ve yakınları, genç oyuncunun ölümünün şokunu üzerlerinden atamadı
Kadıköyde bir arkadaşına ait evde dün ölü bulunan ve bugün toprağa verilen sunucu ve oyuncu Defne Joy Fosterin cenaze törenine katılan arkadaşları ve yakınları, onunla ilgili duygu ve düşüncelerini gazetecilere dile getirdi.
Menajer Özgür Aras, astım rahatsızlığı nedeniyle Defne Joy Fosterin fıs fıs şeklinde bir ilaç kullandığını, bu ilacı sürekli yanında taşıdığını belirtti. Fosteri, vefat ettiği gece saat 01.30 sıralarında gördüğünü anlatan Aras, şöyle devam etti:
Tam mekandan çıkıyordum, Defne içeri giriyordu. Uzun zamandır birbirimizi görmüyorduk, görünce sarıldık. Bana üç ... | | Posta Gece Hayatı 03.02.2011 | | | SankibanavedaetmiştiSanki bana veda etmişti |
|
| 'Sanki bana veda etmişti' | Posta | 03.02.2011 16:56 |  | | Sunucu ve oyuncu Defne Joy Fosterin arkadaşları ve yakınları, genç oyuncunun ölümünün şokunu üzerlerinden atamadı
Kadıköyde bir arkadaşına ait evde dün ölü bulunan ve bugün toprağa verilen sunucu ve oyuncu Defne Joy Fosterin cenaze törenine katılan arkadaşları ve yakınları, onunla ilgili duygu ve düşüncelerini gazetecilere dile getirdi.
Menajer Özgür Aras, astım rahatsızlığı nedeniyle Defne Joy Fosterin fıs fıs şeklinde bir ilaç kullandığını, bu ilacı sürekli yanında taşıdığını belirtti. Fosteri, vefat ettiği gece saat 01.30 sıralarında gördüğünü anlatan Aras, şöyle devam etti:
Tam mekandan çıkıyordum, Defne içeri giriyordu. Uzun zamandır birbirimizi görmüyorduk, görünce sarıldık. Bana üç ... | | Posta Son Dakika 03.02.2011 | | | SankibanavedaetmiştiSanki bana veda etmişti |
|
| Astım kadar ilaçlarına da dikkat! | Radikal | 02.02.2011 20:22 |  | | |
| Erzurum'da kayakla atlama ve koşu yarışmaları sona erdi | Zaman | 20.12.2010 10:05 |  | | |
| Kaz Dağları için platform kurulacak | Samanyolu Haber | 10.12.2010 19:20 |  | | Kaz Dağlarında, turizmi ön plana çıkarmak için Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde hayata geçirilmesi planlanan Kaz Dağları Destinasyon Çalışmasının ön toplantısı Çanakkalede yapıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürlüğü Uzmanı Ömer Demir, Ayvacık ilçesine bağlı Yeşilyurt köyündeki Öngen Country Otelde düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, gerekli işlemlerin tamamlanmasının ardından bir kongre gerçekleştirileceğini, daha sonra da Kaz Dağlarının bir destinasyon olarak kabul edileceğini söyledi.
Avrupa Birliğinden (AB) bu bölge için fon alınabileceğini ifade eden Demir, Kaz Dağlarını sahil ile birlikte öne çıkarıp, Edremit Havaalanını da kullanarak, dünyadaki büyük tur operatörlerini bu bölgeye yönlendireceğiz. 80i aşkın ülkede Kaz Dağlarının tanıtımını yapacağız. Tek bir logo kullanıp insanların kafasında o marka ile bütünleştirmeliyiz dedi.
Edremit Belediye Başkanı Tuncay Kılıç, Kaz Dağlarının ilk yazılı efsaneye sahip dağ olduğunu anımsatarak, Kaz Dağları cennetin üst katı gibi. Burası hava, su, güneş ve bitki cenneti. Kaz Dağlarında, Alp Dağlarına eşit oksijen var. Burada kaynak, termal, deniz ve maden suyu var. Burası yılın 300 günü güneşli geçiyor diye konuştu.
Güre Belediye Başkanı Kamil Saka da değişik hastalıklara yakalanmış insanların buraya gelmesiyle bölgenin kazançlı çıkacağını ifade ederek, Termal turizmi ön plana çıkarmalıyız. İnsanlar parayı kazanırken kaybettikleri sağlıklarını, kazandıkları parayla tekrar geriye getirebilirler. Ayrıca dünyadaki en yüksek orandaki oksijenimizi ön plana çıkarmalıyız. Solunum hastası olup da bu bölgeye gelen hastalar, solunumu rahatlatan fıs fıs kullanmadan burada aylarca yaşayabiliyorlar dedi.
Küçükkuyu Belediye Başkanı Cengiz Balkan da Assosta bir felsefe okulu olduğunu anımsatarak, insanların o zamanlarda bile eğitime önem verdiklerine dikkati çekti. Buna duyarlı yaklaşılması gerektiğine işaret eden Balkan, Fon gelmezse de biz kaynağımızı buluruz. Öncelikle her seviyeden vatandaşımızı eğitmeliyiz. Küçük ayrıntılar cennetimizi bozuyor ifadelerini kullandı.
Turizmci Mehmet Öngen de belediyeler ve otelciler olarak bölgede büyük bir mücadele verdiklerini, Kaz Dağlarını destinasyon olarak tescillendirecekleri bir kongre yapacaklarını belirterek, kongreye, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günayın yanı sıra Çevre ve Orman Bakanlığı, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı ve Ulaştırma Bakanlığından yetkililerin katılacağını açıkladı.
Toplantıda, Ankarada Kaz Dağları Çalışma Platformu kurulması konusunda karar alındı.
Toplantıya, Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürlüğü uzmanları Tolga Yılmaz, Esra Piçakçı ile Kaz Dağlarına komşu ilçe ve beldelerin belediye başkanları ve yardımcıları ile Kazdağı Oteller Derneği (KAZOD) üyesi otellerin temsilcileri katıldı.
AA | | Samanyolu Haber Son Dakika 10.12.2010 | | | KazDağlarıiçinplatformkurulacakKaz Dağları için platform kurulacak |
|
| İşte sıcakta uyuma yolları | Samanyolu Haber | 04.08.2010 18:29 |  | | Uyku için en ideal sıcaklık 18 derece ama bugünlerde boğucu hava uyutmuyor.
1. Her daim stresten kaçın
Spor yapın (ama yatmadan iki saat önce değil). Dengeli beslenin. Sigarayı bırakın. Çay ve kahveyi azaltın.
2. Uykudan önce uzak durun
- Gürültü: Sokak gürültüsünü engellemek, sesli cihazları yatak odasından çıkarmak, hiç değilse kulak tıkacı takmak çare olabilir.
- Işık ve elektrikli cihazlar: Yatmadan hepsini kapatın, perdeleri çekin. Işık uykuya mani olur. Ayrıca ışıklı elektronik cihazlar, hatta gece lambası ortam sıcaklığını arttırır. Ayrıca her türlü ışık, psikolojik olarak odanın daha sıcak olduğu hissi uyandırabilir.
- Küçük yatak: Ayağınız yatak dışına sarkmasın. Uzmanlara göre yatak en az 180x240 cm boyutlarında olmalı.
- Cep telefonu: Bir SMS veya çağrı uykuyu öldürebilir. Fransada yapılan bir araştırmaya göre yatak odasındaki cep telefonu kaliteli uykudan ortalama 50 dakika çalıyor.
3. Ortamı serinletin
- Yalıtım yaptırın: Isı yalıtımlı mekânlar kışın sıcak, yazınsa serin olur. Yalıtımla soğutma cihazlarının harcadığı enerji de yüzde 50 azalıyor. Yalıtım daire başı metrekaresi 30-35 TL, üstelik 5-10 gün içinde tüm bina yalıtılabiliyor.
- Klima edinin: Satıcıya kullanacağınız odayı iyi anlatın; uygun büyüklük ve güçte klima satın alın. Klimayı dış ortamdaki sıcaklığın en fazla 5-6 derece altına göre ayarlayın ve soğuttuğunuz odayı diğerlerinden izole edin.
- Vantilatör de olur: Fan ve vantilatörlü odaları sıkı sıkıya kapayıp hava akışını engellemeyin. Önüne bir kap içinde buz koyarsanız daha serin hava üfler. Bazı fanlar bunu kendi yapıyor.
- Cereyan iyidir: Serinletici cihazınız yoksa, sabah serininde penceleri açıp içeriyi havalandırın. Gündüz camları kapatın ve perdeleri örtün. Akşam camları açın ama perdeler kapalı olsun.
4. Kendinizi serinletin
- Yavaşlayın: Sıcak havalarda gündüzleri, ama özellikle de uykudan önce aşırı hareketli faaliyetlerden kaçının.
- Çok yanmayın: Yazın aşırı ve korumasız güneşlenmek uykunun en büyük düşmanı. Tatildeyken uyku alışkanlıklarınızı da değiştirmeyin (vücutta jet lag etkisi yapar).
- Fazla yemeyin: Aşırı yağlı ve şekerli yiyecekler uyutmaz. Sıcak havada hafif yiyecekler yiyin ve yemek ile uyku arasına en az üç saat koyun. Ama aç karnına da yatmayın.
- Su gibisi yok: Terleme, su ve elektrolid kaybına yol açar. Sıcakta serinlemek için bol su için. Aşırıya da kaçmayın. Günlük ihtiyaç 1,5 litre.
- Duş alın: Yatmadan önce (en fazla 37 derecede) alınacak ılık bir duş uyumaya yardım eder. Duştan sonra saçınızı ıslak bırakmak da faydalı olacaktır.
- Baş, el ve ayakları serin tutun: Duş alma olanağı yoksa soğuk suyla başı, elleri (bileklerle beraber) ve ayakları serinletmek işe yarar. Yatarken vücudu serin tutmak için mutlaka baş, el ve ayaklar açıkta olsun. Bu bölgeler vücudun radyatörleridir.
- İnce ve pamuklu giyinin: İnce, hafif, ter emici, doğal kumaşlardan yapılmış gece kıyafeti seçin. Açık renkler psikolojik olarak daha serin hissettirir.
5. Acil durumda...
- Fıs fıs: İçi temiz herhangi bir sıvı spreyi, gece boyu sıcak bastıkça bir nebze serinlemenizi sağlayabilir.
- Mısır usulü: Bir çarşafı soğuk suda hafifçe nemlendirin ve üzerinize örtün.
- Soğuk çorap: Bir çift pamuklu çorabı ıslatıp az nemli hale gelecek kadar sıkın ve giyin. Ayaklarınızı serinletmek vücut ısınızı düşürecektir.
- Buzlu çarşaf: Nevresim takımlarını kuru kalmasını garantiye alacak şekilde bir torbaya koyun, derin dondurucuda bekletin ve yatmadan önce serin.
Newsweek | | Samanyolu Haber Son Dakika 04.08.2010 | | | İştesıcaktauyumayollarıİşte sıcakta uyuma yolları |
|
| Fıs fıs David Beckham! | Tumspor | 25.11.2009 09:00 |  | | |
| Fıs fıs David Beckham! | Fanatik | 25.11.2009 04:23 |  | | İngiliz futbolcu David Beckhamın astım hastası olduğu ortaya çıktı. LA Galaxynin MLS Kupası Finalini penaltı atışlarında Real Salt Lakee kaybettiği maçta kameralar, Beckhamın rahat nefes alması için astım ilacı kullandığı anı görüntüledi. | | Fanatik Spor 25.11.2009 | | | FısfısDavidBeckhamFıs fıs David Beckham |
|
| Spreyi "Fıs"latan coşuyor | GazetePort | 20.11.2009 10:53 |  | | |
| Fatih mumyalanmış mıydı? | Samanyolu Haber | 26.07.2009 11:10 |  | | Osmanlı padişahlarının gömülmeden önce mumyalandığı iddiasını yalanlayan Mustafa Armağan Tarihimiz kimlere emanet! dedi ve yaşananları anlattı. Fatih mumyalanmış mıydı?
İçki, şu, bu derken sıra geldi Osmanlıda mumla mumya aramaya. Güya Osmanlı padişahları gömülmeden önce mumyalanırlarmış.
Kanıt olarak öne sürdükleri de ya bazı vakanüvislerin manasını anlamadıkları sözleri ya da bir sözde belge. Kimi şöhret heveslileri de kapı kapı dolaşıp Fatihin cenazesini kokuttuğumuzu, bundan büyük rezillik olamayacağını, dahası, ellerinde taş gibi belge olduğunu lodos gibi üfürebiliyorlar. Sizler de soruyorsunuz haklı olarak: Var mı böyle bir şey?
Her şeyden önce böylesine çözümü zor tarih konuları magazinci ağzıyla çözülmez. Olsa olsa kâzip bir şöhret getirir, sonrası fıs! Oturup belgeler üzerinde çalışmaktan başka çözüm yolu yoktur. Ama nerede o sabır bizde! Herkesin gözü maçın skorunda. Hatta maçta bile skor üç ihtimalli iken, burada tek maçlı kupa finali gibi ya galip geleceksiniz ya da yenileceksiniz.
Gelelim mumya meselesine.
Bir kere eski Türkler, mesela Göktürkler ölülerini mumyalamazlardı. Ölen hükümdarların cesetleri aylarca açıkta bekletilir, ceset iyice çürüdükten sonra kemiklerini törenle gömerlerdi. Kültigin Şubat 734te ölmüş ama Kasımda gömülmüştü. Aynı şekilde Kasım 734te ölen Bilge Kağan ise Haziran 735te gömülmüştü (J.-P. Roux, Türklerin ve Moğolların Eski Dini, İşaret Y., 1998, s. 214).
İkincisi, Amasya Müzesinde veya bazı Konya türbelerinde Selçuklu veya Beylikler dönemine ait bazı mumyalanmış hanedan cesetleri mevcutsa da, padişahlar mumyalanarak gömülmezlerdi.
O zaman haklı olarak Kitaplarda rastladığımız Sultanın naaşı tahnit edildi ifadesinden neyi anlamalıyız? diye soracaksınız. Mütercim Âsımın Kâmus Tercümesine bakıldığında tahnitin Arapçada hanut veya hınat kelimelerinden geldiğini öğreniriz. Bunlar ise güzel kokulu nesnelerden oluşan kokuya tabir edilir ki, ölünün kefeni üzerine saçılır ve tebhir edilir.
Yani tahnit, Mısırdaki gibi mumyalama işlemi değildir. Prof. Halil Sahillioğlunun dediği gibi, hem koku sürmek, hem de güzel kokulu maddelerle beşer vücudunu çürümekten korumak anlamındadır. Tahnitin yerine göre dereceleri vardır gerçi ama bu hiçbir zaman mumyalama olarak nitelendirilemez. Nitekim Edirnede vefat eden II. Süleymanın cenazesine ilişkin belgeler Başbakanlık Arşivindedir. Cenazesi için satın alınan maddelere baktığımızda bir kısmının güzel kokular olduğunu görürüz: Anber, öd ağacı, abur, kâfur vs.
Kanuninin Zigetvardan 48 gün sonra getirilen cenazesine tahnitin bir ileri aşaması uygulanmış ve kokuşacak olan iç organları çıkartılmak suretiyle ilaçlanmış, misk, anber, abir sürülerek İstanbula kadar bozulmadan dayanması sağlanmıştır. Hatta bir tanığın söylediğine bakarsak, attar tablası gibi kokmaktadır. Belirtelim ki, Kanuninin daha Zigetvardayken iç organları çıkarılmış, kalbi yıkanarak ayrı bir kabın içine konulup diğer organlarıyla birlikte gömülmüş, cenaze özel doktoru Kaysunizade başkanlığındaki bir heyet tarafından yıkanmış, sonra kefenlenip namazı kılınmıştır. O sırada Zigetvarda bulunmayan Gelibolulu Mustafa Âli ve ondan neredeyse bir asır sonra Evliya Çelebinin söylediğinin tersine, Kanuninin cesedi salamura yapılmış veya mumyalanmış değildir.
İlginçtir, Kanuninin cenaze namazı bir de İstanbulda kılınacaktır. Ancak İmam Şafiidir (Nakibüleşraf Muharrem Efendi). Neden bir Şafiî imam kıldırmıştır? Hanefilikte iki ayrı cenaze namazına cevaz yokken, Şafii mezhebinde vardır da ondan. (Osmanlının dinî hassasiyeti böyleydi.) Ayrıca Osmanlı insanı ölüme o kadar yakındır ki, sefere giden beyler, yanlarında zemzem suyuna batırılmış kefenler götürürlerdi. Nitekim Kanuni müzemzem kefenle defnedilmiştir, mumyalanarak filan değil.
Sabrınız taşmak üzere, biliyorum. Nerede kaldı şu Fatihin cenazesi? demektesiniz haklı olarak. Geliyorum.
Önce 1970te Belletendeki yazısında İ. H. Uzunçarşılı, ortada gördüğünüz belgeyi yayınlar. O tarihe kadar kimsenin dikkatini çekmemiş olan bu belgede tarih yoktur, bir. Kime yazıldığı belli değildir, iki (üzerinde yalnız Sultan diye bir kelime okunur). İçinde sadece İshak Paşanın adı geçer. İmza ise Baltacılar Kethüdası olduğunu söyleyen Kasıma aittir.
Önce üzerinde konuşabilmemiz için bu müthiş belgenin ilgili kısmını aktarıyorum:
...Ol halde hünkâr müteveffa oldu, üzerimde üç gün ve üç gece mum yanmadı, vardım Kapucular Kethüdasına söyledim, ol dahi İshak Paşaya söyledi. Emreylediler mum yaktım. Reyhası ucundan kimse yanına varmadı. Ben fakir, usta ile bilece içini ayırtladım. Bu zikr olunan sözleri kethüdamız dahi bilir...
Şimdi çarpıtmalara gelelim.
1) Metindeki üzerimdeyi üzerinde okuyorlar, 2) Sonra onu cesedin üzerinde yapıyorlar, 3) Ardından güzel koku anlamına gelen reyha (rayiha) kelimesini cesedin kokuşmasına yoruyorlar, 4) Nihayet Bilece içini ayırtladımdan yola çıkarak Baltacılar Kethüdasına bir ustayla bir | | Samanyolu Haber Son Dakika 26.07.2009 | | | Fatihmumyalanmışmıydı?Fatih mumyalanmış mıydı? |
|
| Yaşar Nuri Öztürk'ten olay sözler | Samanyolu Haber | 15.12.2008 08:41 |  | | Habertürkte Kısa Devre isimli programa konuk olan Halkın Yükselişi Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk, AKPye çok ağır sözler söyledi. Karadeniz sahilinde İncil dağıtan misyonerlerin olduğu bilgisini aktaran Yaşar Nuri Öztürk, Müslüman adam İncilin dağıtılmasından hiçbir rahatsızlık duymaz. Dağıtmasalar da benim evimde 7-8 dilde kaçta İncil var. Alıp okumak durumundayım dedi.
Karadenizden AK Partiye yüzde 50den fazla oy çıktığını vurgulayan Yaşar Nuri Öztürk, Karadenizli vatandaşlara ekrandan şu sözleri sarf etti:
Türkiye üzerinde Haçlı hesapları olan emperyalist güç odaklarıyla sıkı işbirliğine girmiş AKPye oradan yüzde 50nin üstünde oy çıktı. Esas misyonerliğe destek vermek budur. Onu yapmasınlar veya onun hesabını vicdanlarında yapsınlar.
Psikiyatrist-yazar Cem Mumcunun AKPnin misyonerliğe destek verdiğini düşünüyorsunuz sözleri üzerine Öztürk, Hiç şüphem yok diyerek net bir ifadede bulundu.
Yaşar Nuri Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü:
1071 Malazgirt Savaşından beri AKPnin hristiyan güçlere ve hristiyanlığa bu topraklarda verdiği desteği hiç bir ekip, kişi ve kuruluş vermemiştir. İtirazı olan varsa gelsin, açalım dosyasını. Ama kapının arkasında fıs fıs yok, yüzyüze konuşacağız. Bunların geldikleri günden beri Türkiyenin hesabı ile Batı hristiyan güçlerin hesabı yan yana geldiğinde bir defa Türkiyenin çıkarını seçtiklerine ben tanık olmadım. Beni ikna etsinler. Ben onlara bir kardeşleri olarak bunları söylüyorum. Ben siyaset falan yapmak için söylemiyorum bunları. Ama yaptıkları budur. Bunun tarih hesabını yapacak ve önlerine koyacaktır.
Türkiyenin İran olacağı endişelerinin yersiz olduğunu anlatan Öztürk, İranın Türkiye olmaktan korktuğunu söyledi.
İranda kadınların başlarını örtme biçimlerinin Türkiyeye benzemediğini ve saçlarının görülebildiğini anlatan Yaşar Nuri Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü:
İran, Türkiye olmaktan korkuyor. Türkiye, İran olamaz. İranın petrolü var ve İran, İrandan yönetiliyor. Türkiyenin petrolü yok, borç batağında ve Türkiye, Türkiyeden yönetilmiyor. Ezberlemiş birileri bir laf Türkiye, İran olacak. Nerede o günler. İran, Türkiye olmasın diye mücadele ediyor.
Yaşar Nuri Öztürk, çarşaflı kadınlar arasında dinci olmadığını, asıl dincinin Versaceden 2 milyara türban satın alanlar olduğunu söyledi.
30 yıldır bir metre bezle İslam dünyasının anasını ağlattılar diyen Öztürk, son dönemde CHPnin çarşaflı üye kabul etmesiyle gündeme gelen çarşafın ise geleneğimizde yerinin bulunduğunu anlattı.
Yaşar Nuri Öztürk, şöyle konuştu:
Çarşaflı çevreler bu son dönemlerde asla hristiyan güçlerle, egemen güçlerle işbirliği kurmadılar. Kimler kurdu, dinciler. Dinciler kimler? Çarşaflılar içinde ben dinci hemen hemen hiç görmedim. Versaceden 2 milyara o türbanı alıp örtenler, Türkiyeyi onlar şikayet etti, dünyanın orasında burasında. Amerikadan İngiltereye Avam Kamarasına, İsraile Tel Avive kadar başörtüsünü taşıyıp inancın bedeni filan diye Türkiyeyi tahripte bir fitne unsuru gibi kimi kullandılar, Merve Kavakçıyı...Televizyon Gazetesi | | Samanyolu Haber Son Dakika 15.12.2008 | | | YaşarNuriÖztürktenolaysözlerYaşar Nuri Öztürkten olay sözler |
|
| Yaşar Nuri Öztürk çarşafa dolandı | Samanyolu Haber | 15.12.2008 08:23 |  | | Habertürkte Kısa Devre isimli programa konuk olan Halkın Yükselişi Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk, AKPye çok ağır sözler söyledi. Karadeniz sahilinde İncil dağıtan misyonerlerin olduğu bilgisini aktaran Yaşar Nuri Öztürk, Müslüman adam İncilin dağıtılmasından hiçbir rahatsızlık duymaz. Dağıtmasalar da benim evimde 7-8 dilde kaçta İncil var. Alıp okumak durumundayım dedi.
Karadenizden AK Partiye yüzde 50den fazla oy çıktığını vurgulayan Yaşar Nuri Öztürk, Karadenizli vatandaşlara ekrandan şu sözleri sarf etti:
Türkiye üzerinde Haçlı hesapları olan emperyalist güç odaklarıyla sıkı işbirliğine girmiş AKPye oradan yüzde 50nin üstünde oy çıktı. Esas misyonerliğe destek vermek budur. Onu yapmasınlar veya onun hesabını vicdanlarında yapsınlar.
Psikiyatrist-yazar Cem Mumcunun AKPnin misyonerliğe destek verdiğini düşünüyorsunuz sözleri üzerine Öztürk, Hiç şüphem yok diyerek net bir ifadede bulundu.
Yaşar Nuri Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü:
1071 Malazgirt Savaşından beri AKPnin hristiyan güçlere ve hristiyanlığa bu topraklarda verdiği desteği hiç bir ekip, kişi ve kuruluş vermemiştir. İtirazı olan varsa gelsin, açalım dosyasını. Ama kapının arkasında fıs fıs yok, yüzyüze konuşacağız. Bunların geldikleri günden beri Türkiyenin hesabı ile Batı hristiyan güçlerin hesabı yan yana geldiğinde bir defa Türkiyenin çıkarını seçtiklerine ben tanık olmadım. Beni ikna etsinler. Ben onlara bir kardeşleri olarak bunları söylüyorum. Ben siyaset falan yapmak için söylemiyorum bunları. Ama yaptıkları budur. Bunun tarih hesabını yapacak ve önlerine koyacaktır.
Türkiyenin İran olacağı endişelerinin yersiz olduğunu anlatan Öztürk, İranın Türkiye olmaktan korktuğunu söyledi.
İranda kadınların başlarını örtme biçimlerinin Türkiyeye benzemediğini ve saçlarının görülebildiğini anlatan Yaşar Nuri Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü:
İran, Türkiye olmaktan korkuyor. Türkiye, İran olamaz. İranın petrolü var ve İran, İrandan yönetiliyor. Türkiyenin petrolü yok, borç batağında ve Türkiye, Türkiyeden yönetilmiyor. Ezberlemiş birileri bir laf Türkiye, İran olacak. Nerede o günler. İran, Türkiye olmasın diye mücadele ediyor.
Yaşar Nuri Öztürk, çarşaflı kadınlar arasında dinci olmadığını, asıl dincinin Versaceden 2 milyara türban satın alanlar olduğunu söyledi.
30 yıldır bir metre bezle İslam dünyasının anasını ağlattılar diyen Öztürk, son dönemde CHPnin çarşaflı üye kabul etmesiyle gündeme gelen çarşafın ise geleneğimizde yerinin bulunduğunu anlattı.
Yaşar Nuri Öztürk, şöyle konuştu:
Çarşaflı çevreler bu son dönemlerde asla hristiyan güçlerle, egemen güçlerle işbirliği kurmadılar. Kimler kurdu, dinciler. Dinciler kimler? Çarşaflılar içinde ben dinci hemen hemen hiç görmedim. Versaceden 2 milyara o türbanı alıp örtenler, Türkiyeyi onlar şikayet etti, dünyanın orasında burasında. Amerikadan İngiltereye Avam Kamarasına, İsraile Tel Avive kadar başörtüsünü taşıyıp inancın bedeni filan diye Türkiyeyi tahripte bir fitne unsuru gibi kimi kullandılar, Merve Kavakçıyı...Televizyon Gazetesi | | Samanyolu Haber Son Dakika 15.12.2008 | | | YaşarNuriÖztürkçarşafadolandıYaşar Nuri Öztürk çarşafa dolandı |
|
| 1 mililitrelik tek "fıs", 104 YTL'ye satılıyor | Net Gazete | 27.08.2008 15:29 |  | | |
| Kolot: BJK transferlerinin hepsi fıs! | Haber7 | 12.07.2008 06:28 |  | | |
| "Transferlerin hepsi fıs çıktı!" | Haber Türk | 11.07.2008 18:05 |  | | |
| FATİH URAZ - Fener, Fener dünyayı yener! | Zaman | 09.04.2008 13:25 |  | | |
|
| |