Habergec.Com Aranan Kelimeler:fethullah gülen gerçeği Değerlendirme: 10 / 10 661191
habergec.com
18.09.2014 Perşembe
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler
Gazeteler
İnternet Siteleri
Televizyonlar
Radyolar
Diğer

:: Gruplar
 

fethullah gülen gerçeği

Akit, yalana doymuyor
Zaman
06.09.2014
02:05
Yeni Akit gazetesinde, Kavasoğlu Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Salim Kurt’la ilgili dün yayımlanan, ‘Paralelin kasası patladı’ başlıklı haberin gerçeği yansıtmadığı anlaşıldı.Firmanın avukatı Seyhan Demir, müvekkili Salim Kurt’un iflasının haberde yer aldığı gibi cemaatle ilgisinin bulunmadığını belirterek, “İflasın nedeni müvekkilimin banka kredisi ile fabrika kurmasıdır. Müvekkilimin hiçbir cemaatle bağlantısı yok. Herkesle, her grup ile aynı mesafede. Hatta bu seçimlerde AK Parti’ye destek vermişti. Kimsenin gizli kasası olmadığı gibi, hiç kimseye para götürmemiştir. İflasını istemeden bir gün önce, şahıslara ve bankalara ciddi miktarlarda ödemeleri mevcuttur.” dedi. Basın toplantısı düzenleyen avukat Seyhan Demir, müvekkilinin Akit gazetesinde yer alan haberde bahsedildiği gibi 500 milyon TL borcu bulunmadığını kaydetti. Demir, “Salim Kurt’un borcu 70 milyon TL’dir. Bu bilgi tamamen yalan olup, gerçeği yansıtmamaktadır. Bir algıdır.” diye konuştu. Haberde müvekkilinin paralarla kaçtığı bilgisinin tamamen yanlış ve kasıtlı olduğunu ifade eden Demir, yıllık 100 milyon cirosu olan birinin 500 milyon lira toplayabilmesi ve bunu yanında götürmesinin mümkün olmadığını kaydetti. Yeni Akit’in haberinde mağdur olarak ifade edilen Mustafa Yükseldi’den de yalanlama geldi. Gazetede ismi Yüksel olarak aktarılan Yükseldi, Cihan Haber Ajansı’na yaptığı açıklamasında, haberde yer alan bazı ifadelerin kendisine ait olmadığını söyledi. Yükseldi ‘Paralarımız Gülen’e gitti’ başlıklı bölümde yer alan cümlelerin kendisine ait olmadığını söyledi. Yükseldi, olayı şöyle anlattı: “Kavasoğlu Et firmasından 550 bin lira alacağımızın akıbeti için fabrikaya gittik. Ayaküstü sorulan birkaç soruya cevap verdik. Bizim verdiğimiz röportajda sadece alacağımı anlattım. Hiçbir muhatap bulamadığımızı söyledim. Hiçbir sözümde Fethullah Gülen ve Cemaat’inden hiçbir şekilde söz etmedim.”
Zaman
Ekonomi
06.09.2014
AkityalanadoymuyorAkit yalana doymuyor
Yabancı alimler Hizmet'i anlatıyor
Zaman
09.07.2014
02:07
Tarih şahittir ki büyük düşünce hareketleri ve ona öncülük eden kişiler, genelde yakın çevrelerinden vefasızlığa hatta kimi zaman saygısızlığa maruz kalmıştır.Önyargılar, hazımsızlıklar ve kıskançlıklar kimi kişilerin gözlerini âmâ ettiğinden kapılarına kadar gelmiş o güzel muştucuyu görememiş; el ele, kol kola yürümesi gerekenler kendilerini korkunç bir düşmanlığın içinde bulmuştur. Hiçbir büyük dava yoktur ki yakın çevreden anlamsız ve insafsız hakaretlere maruz bırakılmasın. Kara bulutlar dağılınca gerçeklerin ayan beyan ortaya çıkması elbette kaçınılmaz hale gelir. Zira aktüalitenin daracık yorumlarına sıkışıp kara propagandanın oksijensiz atmosferine mahkûm kalanlar gerçeklerin daha net göründüğü bir günde mahcup duruma düşer. Ve yine tarihin mahzun yaprakları şahittir ki, en yakın çevrede anlama gayreti eksikliğine mağlup bir buz dağı oluşurken meseleye uzaklardan bakanlar daha objektif; hatta daha kadirşinas olabilmektedir.Fethullah Gülen Hocaefendi ve onun teşvikleriyle ortaya çıkan Hizmet, tarihin tekerrür ettiği bir kavşakta duruyor bugünlerde. Bir yandan en kaba, en vefasız, en saldırgan hücumlara maruz bırakılırken, diğer yandan taşıdığı evrensel mesajdaki yansımalar nedeniyle dünyanın dört bir yanında takdir ediliyor; özellikle aydınlar arasında, akademik çevrelerde ve sivil toplum öncüleri arasında. Hiçbir benlik hesabı ve ego çatışması yaşamadığı için uzaktan bakan kişilerin Hizmet’i daha derinden anlaması bir avantaj oluştursa da, takdir ve tebcilin asıl sebebi belli noktalarda yoğunlaşıyor. Mesela ‘medeniyetler çatışması’ için hemen herkesin büyük bir hevesle bir kızılca kıyametin etrafında dans edip savaş tam tamları çaldığı bir dönemde Yunus olup yeryüzüne seslenmeyi, Mevlâna olup kardeşlik şarksısı söylemeyi dışarıdaki aydın daha net kavrayabiliyor. Bizdeki bazı kaba saba adamların hoyratlığı, dışarıdaki önyargısız kişilerin kendine esir ve zebun edemiyor. Vakıa, bu ülkenin çok değerli aydınları da meselenin ehemmiyetini görüyor; ancak çoğulcu ve katılımcı demokrasiyi içine sindiremeyenlerin ve herkesi kendine köle gibi görenlerin Hizmet’i anlaması hiç de kolay olmuyor. Ancak dışarıdaki aydınlar, demokrasi tecrübesinin getirdiği avantaj sayesinde Hizmet Hareketi gibi kendi değerlerine sımsıkı bağlı olmanın yanında sivil, demokrat ve özgürlükçü bir sosyal yapının ne kadar kıymetli olduğunun daha bir farkında.Yakından görmekte zorlandığımız sosyal bir gerçeği belki uzaktakilerin gözüyle değerlendirmek gerekiyor. O açıdan baktığımızda Hizmet Hareketi’nin nasıl âlemşümul bir performans sergilediğini, Hocaefendi’nin yeryüzü barışı için ne kadar değerli bir fikir adamı olduğunu anlıyoruz. Burnunun ucunu görmeyenlerin kendi egolarını aşarak engin ve rengin bir ufuk çizgisi yakalamasını beklemiyoruz; ancak küre-i arzın tekekkür burcunda önemli bir bayrak haline gelip sürekli dalgalanan evrensel bir hizmete karşı yerel düşmanlığın ma’şeri vicdanda yer bulamayacağını ve uzun bir mesafe alamayacağını hatırlatmak isteriz. Batı’dan Doğu’ya aydınların sevgi ile bağrına bastığı, her dinden her dilden kanaat önderinin yeryüzü için önemli bir ilham kaynağı olarak gördüğü Hizmet ve Hocaefendi için olmadık lafları peş peşe sıralayanlar, sosyal gerçeklere de tarihî gelişimin kaderine de karşı çıkarak kendilerine yazık ediyor.100 fikir adamının Hizmet ile ilgili mülâhazalarını okuyacaksınız bu dizide. Aslında bire bir yapılan konuşmalardan derlenmiş güzel bir çalışmanın özeti bu. Tamamını okumak ve seyretmek isterseniz www.zaman.com.tr ve www.irmaktv.com.tr web adreslerinden ulaşabilir ve daha detaylı değerlendirmeleri mütalaa edebilirsiniz. Bu ropörtajların görüntülü halini de her gün Irmak TV’den izleyebilirsiniz. Yazı dizisi boyunca göreceksiniz ki, burada küçük işlerle uğraşıp hayatı çelik çomak oynamaktan ibaret sanmak ve dünya çapında bir hizmeti anlamakta gecikmek büyük bir haksızlığa dönüşüyor. Gelin kulak kesilelim yeryüzü entelektüellerine; Arab’ı, Acem’i, Müslüman’ı, Hıristiyan’ı, Yahudi’si vs. hep aynı şeyi söylüyor ve Hizmet’in cihanşümul mesajına insanlığın ihtiyaç duyduğunu haykırıyor. Umarız ve dua ederiz ki; bu yazı dizisi, yakın körlüğüne yol açan peşin hükümlerimizden bizi bir miktar da olsa uzaklaştırır ve kadirşinas olmanın erdemini bize hatırlatır…
Zaman
Güncel
09.07.2014
YabancıalimlerHizmetianlatıyorYabancı alimler Hizmeti anlatıyor
Yabancı alimler Hizmet'i anlatıyor
Zaman
09.07.2014
02:07
Tarih şahittir ki büyük düşünce hareketleri ve ona öncülük eden kişiler, genelde yakın çevrelerinden vefasızlığa hatta kimi zaman saygısızlığa maruz kalmıştır.Önyargılar, hazımsızlıklar ve kıskançlıklar kimi kişilerin gözlerini âmâ ettiğinden kapılarına kadar gelmiş o güzel muştucuyu görememiş; el ele, kol kola yürümesi gerekenler kendilerini korkunç bir düşmanlığın içinde bulmuştur. Hiçbir büyük dava yoktur ki yakın çevreden anlamsız ve insafsız hakaretlere maruz bırakılmasın. Kara bulutlar dağılınca gerçeklerin ayan beyan ortaya çıkması elbette kaçınılmaz hale gelir. Zira aktüalitenin daracık yorumlarına sıkışıp kara propagandanın oksijensiz atmosferine mahkûm kalanlar gerçeklerin daha net göründüğü bir günde mahcup duruma düşer. Ve yine tarihin mahzun yaprakları şahittir ki, en yakın çevrede anlama gayreti eksikliğine mağlup bir buz dağı oluşurken meseleye uzaklardan bakanlar daha objektif; hatta daha kadirşinas olabilmektedir.Fethullah Gülen Hocaefendi ve onun teşvikleriyle ortaya çıkan Hizmet, tarihin tekerrür ettiği bir kavşakta duruyor bugünlerde. Bir yandan en kaba, en vefasız, en saldırgan hücumlara maruz bırakılırken, diğer yandan taşıdığı evrensel mesajdaki yansımalar nedeniyle dünyanın dört bir yanında takdir ediliyor; özellikle aydınlar arasında, akademik çevrelerde ve sivil toplum öncüleri arasında. Hiçbir benlik hesabı ve ego çatışması yaşamadığı için uzaktan bakan kişilerin Hizmet’i daha derinden anlaması bir avantaj oluştursa da, takdir ve tebcilin asıl sebebi belli noktalarda yoğunlaşıyor. Mesela ‘medeniyetler çatışması’ için hemen herkesin büyük bir hevesle bir kızılca kıyametin etrafında dans edip savaş tam tamları çaldığı bir dönemde Yunus olup yeryüzüne seslenmeyi, Mevlâna olup kardeşlik şarksısı söylemeyi dışarıdaki aydın daha net kavrayabiliyor. Bizdeki bazı kaba saba adamların hoyratlığı, dışarıdaki önyargısız kişilerin kendine esir ve zebun edemiyor. Vakıa, bu ülkenin çok değerli aydınları da meselenin ehemmiyetini görüyor; ancak çoğulcu ve katılımcı demokrasiyi içine sindiremeyenlerin ve herkesi kendine köle gibi görenlerin Hizmet’i anlaması hiç de kolay olmuyor. Ancak dışarıdaki aydınlar, demokrasi tecrübesinin getirdiği avantaj sayesinde Hizmet Hareketi gibi kendi değerlerine sımsıkı bağlı olmanın yanında sivil, demokrat ve özgürlükçü bir sosyal yapının ne kadar kıymetli olduğunun daha bir farkında.Yakından görmekte zorlandığımız sosyal bir gerçeği belki uzaktakilerin gözüyle değerlendirmek gerekiyor. O açıdan baktığımızda Hizmet Hareketi’nin nasıl âlemşümul bir performans sergilediğini, Hocaefendi’nin yeryüzü barışı için ne kadar değerli bir fikir adamı olduğunu anlıyoruz. Burnunun ucunu görmeyenlerin kendi egolarını aşarak engin ve rengin bir ufuk çizgisi yakalamasını beklemiyoruz; ancak küre-i arzın tekekkür burcunda önemli bir bayrak haline gelip sürekli dalgalanan evrensel bir hizmete karşı yerel düşmanlığın ma’şeri vicdanda yer bulamayacağını ve uzun bir mesafe alamayacağını hatırlatmak isteriz. Batı’dan Doğu’ya aydınların sevgi ile bağrına bastığı, her dinden her dilden kanaat önderinin yeryüzü için önemli bir ilham kaynağı olarak gördüğü Hizmet ve Hocaefendi için olmadık lafları peş peşe sıralayanlar, sosyal gerçeklere de tarihî gelişimin kaderine de karşı çıkarak kendilerine yazık ediyor.100 fikir adamının Hizmet ile ilgili mülâhazalarını okuyacaksınız bu dizide. Aslında bire bir yapılan konuşmalardan derlenmiş güzel bir çalışmanın özeti bu. Tamamını okumak ve seyretmek isterseniz www.zaman.com.tr ve www.irmaktv.com.tr web adreslerinden ulaşabilir ve daha detaylı değerlendirmeleri mütalaa edebilirsiniz. Bu ropörtajların görüntülü halini de her gün Irmak TV’den izleyebilirsiniz. Yazı dizisi boyunca göreceksiniz ki, burada küçük işlerle uğraşıp hayatı çelik çomak oynamaktan ibaret sanmak ve dünya çapında bir hizmeti anlamakta gecikmek büyük bir haksızlığa dönüşüyor. Gelin kulak kesilelim yeryüzü entelektüellerine; Arab’ı, Acem’i, Müslüman’ı, Hıristiyan’ı, Yahudi’si vs. hep aynı şeyi söylüyor ve Hizmet’in cihanşümul mesajına insanlığın ihtiyaç duyduğunu haykırıyor. Umarız ve dua ederiz ki; bu yazı dizisi, yakın körlüğüne yol açan peşin hükümlerimizden bizi bir miktar da olsa uzaklaştırır ve kadirşinas olmanın erdemini bize hatırlatır…
Zaman
Ana Sayfa
09.07.2014
YabancıalimlerHizmetianlatıyorYabancı alimler Hizmeti anlatıyor
Hizmet, sevgi ve kardeşlik için çalışıyor
Zaman
08.07.2014
02:19
Tarih şahittir ki büyük düşünce hareketleri ve ona öncülük eden kişiler, genelde yakın çevrelerinden vefasızlığa hatta kimi zaman saygısızlığa maruz kalmıştır.Önyargılar, hazımsızlıklar ve kıskançlıklar kimi kişilerin gözlerini âmâ ettiğinden kapılarına kadar gelmiş o güzel muştucuyu görememiş; el ele, kol kola yürümesi gerekenler kendilerini korkunç bir düşmanlığın içinde bulmuştur. Hiçbir büyük dava yoktur ki yakın çevreden anlamsız ve insafsız hakaretlere maruz bırakılmasın. Kara bulutlar dağılınca gerçeklerin ayan beyan ortaya çıkması elbette kaçınılmaz hale gelir. Zira aktüalitenin daracık yorumlarına sıkışıp kara propagandanın oksijensiz atmosferine mahkûm kalanlar gerçeklerin daha net göründüğü bir günde mahcup duruma düşer. Ve yine tarihin mahzun yaprakları şahittir ki, en yakın çevrede anlama gayreti eksikliğine mağlup bir buz dağı oluşurken meseleye uzaklardan bakanlar daha objektif; hatta daha kadirşinas olabilmektedir.Fethullah Gülen Hocaefendi ve onun teşvikleriyle ortaya çıkan Hizmet, tarihin tekerrür ettiği bir kavşakta duruyor bugünlerde. Bir yandan en kaba, en vefasız, en saldırgan hücumlara maruz bırakılırken, diğer yandan taşıdığı evrensel mesajdaki yansımalar nedeniyle dünyanın dört bir yanında takdir ediliyor; özellikle aydınlar arasında, akademik çevrelerde ve sivil toplum öncüleri arasında. Hiçbir benlik hesabı ve ego çatışması yaşamadığı için uzaktan bakan kişilerin Hizmet’i daha derinden anlaması bir avantaj oluştursa da, takdir ve tebcilin asıl sebebi belli noktalarda yoğunlaşıyor. Mesela ‘medeniyetler çatışması’ için hemen herkesin büyük bir hevesle bir kızılca kıyametin etrafında dans edip savaş tam tamları çaldığı bir dönemde Yunus olup yeryüzüne seslenmeyi, Mevlâna olup kardeşlik şarksısı söylemeyi dışarıdaki aydın daha net kavrayabiliyor. Bizdeki bazı kaba saba adamların hoyratlığı, dışarıdaki önyargısız kişilerin kendine esir ve zebun edemiyor. Vakıa, bu ülkenin çok değerli aydınları da meselenin ehemmiyetini görüyor; ancak çoğulcu ve katılımcı demokrasiyi içine sindiremeyenlerin ve herkesi kendine köle gibi görenlerin Hizmet’i anlaması hiç de kolay olmuyor. Ancak dışarıdaki aydınlar, demokrasi tecrübesinin getirdiği avantaj sayesinde Hizmet Hareketi gibi kendi değerlerine sımsıkı bağlı olmanın yanında sivil, demokrat ve özgürlükçü bir sosyal yapının ne kadar kıymetli olduğunun daha bir farkında.Yakından görmekte zorlandığımız sosyal bir gerçeği belki uzaktakilerin gözüyle değerlendirmek gerekiyor. O açıdan baktığımızda Hizmet Hareketi’nin nasıl âlemşümul bir performans sergilediğini, Hocaefendi’nin yeryüzü barışı için ne kadar değerli bir fikir adamı olduğunu anlıyoruz. Burnunun ucunu görmeyenlerin kendi egolarını aşarak engin ve rengin bir ufuk çizgisi yakalamasını beklemiyoruz; ancak küre-i arzın tekekkür burcunda önemli bir bayrak haline gelip sürekli dalgalanan evrensel bir hizmete karşı yerel düşmanlığın ma’şeri vicdanda yer bulamayacağını ve uzun bir mesafe alamayacağını hatırlatmak isteriz. Batı’dan Doğu’ya aydınların sevgi ile bağrına bastığı, her dinden her dilden kanaat önderinin yeryüzü için önemli bir ilham kaynağı olarak gördüğü Hizmet ve Hocaefendi için olmadık lafları peş peşe sıralayanlar, sosyal gerçeklere de tarihî gelişimin kaderine de karşı çıkarak kendilerine yazık ediyor.100 fikir adamının Hizmet ile ilgili mülâhazalarını okuyacaksınız bu dizide. Aslında bire bir yapılan konuşmalardan derlenmiş güzel bir çalışmanın özeti bu. Tamamını okumak ve seyretmek isterseniz www.zaman.com.tr ve www.irmaktv.com.tr web adreslerinden ulaşabilir ve daha detaylı değerlendirmeleri mütalaa edebilirsiniz. Bu ropörtajların görüntülü halini de her gün Irmak TV’den izleyebilirsiniz. Yazı dizisi boyunca göreceksiniz ki, burada küçük işlerle uğraşıp hayatı çelik çomak oynamaktan ibaret sanmak ve dünya çapında bir hizmeti anlamakta gecikmek büyük bir haksızlığa dönüşüyor. Gelin kulak kesilelim yeryüzü entelektüellerine; Arab’ı, Acem’i, Müslüman’ı, Hıristiyan’ı, Yahudi’si vs. hep aynı şeyi söylüyor ve Hizmet’in cihanşümul mesajına insanlığın ihtiyaç duyduğunu haykırıyor. Umarız ve dua ederiz ki; bu yazı dizisi, yakın körlüğüne yol açan peşin hükümlerimizden bizi bir miktar da olsa uzaklaştırır ve kadirşinas olmanın erdemini bize hatırlatır…
Zaman
Ana Sayfa
08.07.2014
HizmetsevgivekardeşlikiçinçalışıyorHizmet sevgi ve kardeşlik için çalışıyor
Hizmet, sevgi ve kardeşlik için çalışıyor
Zaman
08.07.2014
02:02
Tarih şahittir ki büyük düşünce hareketleri ve ona öncülük eden kişiler, genelde yakın çevrelerinden vefasızlığa hatta kimi zaman saygısızlığa maruz kalmıştır.Önyargılar, hazımsızlıklar ve kıskançlıklar kimi kişilerin gözlerini âmâ ettiğinden kapılarına kadar gelmiş o güzel muştucuyu görememiş; el ele, kol kola yürümesi gerekenler kendilerini korkunç bir düşmanlığın içinde bulmuştur. Hiçbir büyük dava yoktur ki yakın çevreden anlamsız ve insafsız hakaretlere maruz bırakılmasın. Kara bulutlar dağılınca gerçeklerin ayan beyan ortaya çıkması elbette kaçınılmaz hale gelir. Zira aktüalitenin daracık yorumlarına sıkışıp kara propagandanın oksijensiz atmosferine mahkûm kalanlar gerçeklerin daha net göründüğü bir günde mahcup duruma düşer. Ve yine tarihin mahzun yaprakları şahittir ki, en yakın çevrede anlama gayreti eksikliğine mağlup bir buz dağı oluşurken meseleye uzaklardan bakanlar daha objektif; hatta daha kadirşinas olabilmektedir.Fethullah Gülen Hocaefendi ve onun teşvikleriyle ortaya çıkan Hizmet, tarihin tekerrür ettiği bir kavşakta duruyor bugünlerde. Bir yandan en kaba, en vefasız, en saldırgan hücumlara maruz bırakılırken, diğer yandan taşıdığı evrensel mesajdaki yansımalar nedeniyle dünyanın dört bir yanında takdir ediliyor; özellikle aydınlar arasında, akademik çevrelerde ve sivil toplum öncüleri arasında. Hiçbir benlik hesabı ve ego çatışması yaşamadığı için uzaktan bakan kişilerin Hizmet’i daha derinden anlaması bir avantaj oluştursa da, takdir ve tebcilin asıl sebebi belli noktalarda yoğunlaşıyor. Mesela ‘medeniyetler çatışması’ için hemen herkesin büyük bir hevesle bir kızılca kıyametin etrafında dans edip savaş tam tamları çaldığı bir dönemde Yunus olup yeryüzüne seslenmeyi, Mevlâna olup kardeşlik şarksısı söylemeyi dışarıdaki aydın daha net kavrayabiliyor. Bizdeki bazı kaba saba adamların hoyratlığı, dışarıdaki önyargısız kişilerin kendine esir ve zebun edemiyor. Vakıa, bu ülkenin çok değerli aydınları da meselenin ehemmiyetini görüyor; ancak çoğulcu ve katılımcı demokrasiyi içine sindiremeyenlerin ve herkesi kendine köle gibi görenlerin Hizmet’i anlaması hiç de kolay olmuyor. Ancak dışarıdaki aydınlar, demokrasi tecrübesinin getirdiği avantaj sayesinde Hizmet Hareketi gibi kendi değerlerine sımsıkı bağlı olmanın yanında sivil, demokrat ve özgürlükçü bir sosyal yapının ne kadar kıymetli olduğunun daha bir farkında.Yakından görmekte zorlandığımız sosyal bir gerçeği belki uzaktakilerin gözüyle değerlendirmek gerekiyor. O açıdan baktığımızda Hizmet Hareketi’nin nasıl âlemşümul bir performans sergilediğini, Hocaefendi’nin yeryüzü barışı için ne kadar değerli bir fikir adamı olduğunu anlıyoruz. Burnunun ucunu görmeyenlerin kendi egolarını aşarak engin ve rengin bir ufuk çizgisi yakalamasını beklemiyoruz; ancak küre-i arzın tekekkür burcunda önemli bir bayrak haline gelip sürekli dalgalanan evrensel bir hizmete karşı yerel düşmanlığın ma’şeri vicdanda yer bulamayacağını ve uzun bir mesafe alamayacağını hatırlatmak isteriz. Batı’dan Doğu’ya aydınların sevgi ile bağrına bastığı, her dinden her dilden kanaat önderinin yeryüzü için önemli bir ilham kaynağı olarak gördüğü Hizmet ve Hocaefendi için olmadık lafları peş peşe sıralayanlar, sosyal gerçeklere de tarihî gelişimin kaderine de karşı çıkarak kendilerine yazık ediyor.100 fikir adamının Hizmet ile ilgili mülâhazalarını okuyacaksınız bu dizide. Aslında bire bir yapılan konuşmalardan derlenmiş güzel bir çalışmanın özeti bu. Tamamını okumak ve seyretmek isterseniz www.zaman.com.tr ve www.irmaktv.com.tr web adreslerinden ulaşabilir ve daha detaylı değerlendirmeleri mütalaa edebilirsiniz. Bu ropörtajların görüntülü halini de her gün Irmak TV’den izleyebilirsiniz. Yazı dizisi boyunca göreceksiniz ki, burada küçük işlerle uğraşıp hayatı çelik çomak oynamaktan ibaret sanmak ve dünya çapında bir hizmeti anlamakta gecikmek büyük bir haksızlığa dönüşüyor. Gelin kulak kesilelim yeryüzü entelektüellerine; Arab’ı, Acem’i, Müslüman’ı, Hıristiyan’ı, Yahudi’si vs. hep aynı şeyi söylüyor ve Hizmet’in cihanşümul mesajına insanlığın ihtiyaç duyduğunu haykırıyor. Umarız ve dua ederiz ki; bu yazı dizisi, yakın körlüğüne yol açan peşin hükümlerimizden bizi bir miktar da olsa uzaklaştırır ve kadirşinas olmanın erdemini bize hatırlatır…
Zaman
Güncel
08.07.2014
HizmetsevgivekardeşlikiçinçalışıyorHizmet sevgi ve kardeşlik için çalışıyor
Hizmet, sevgi ve kardeşlik için çalışıyor
Zaman
07.07.2014
02:09
Tarih şahittir ki büyük düşünce hareketleri ve ona öncülük eden kişiler, genelde yakın çevrelerinden vefasızlığa hatta kimi zaman saygısızlığa maruz kalmıştır.Önyargılar, hazımsızlıklar ve kıskançlıklar kimi kişilerin gözlerini âmâ ettiğinden kapılarına kadar gelmiş o güzel muştucuyu görememiş; el ele, kol kola yürümesi gerekenler kendilerini korkunç bir düşmanlığın içinde bulmuştur. Hiçbir büyük dava yoktur ki yakın çevreden anlamsız ve insafsız hakaretlere maruz bırakılmasın. Kara bulutlar dağılınca gerçeklerin ayan beyan ortaya çıkması elbette kaçınılmaz hale gelir. Zira aktüalitenin daracık yorumlarına sıkışıp kara propagandanın oksijensiz atmosferine mahkûm kalanlar gerçeklerin daha net göründüğü bir günde mahcup duruma düşer. Ve yine tarihin mahzun yaprakları şahittir ki, en yakın çevrede anlama gayreti eksikliğine mağlup bir buz dağı oluşurken meseleye uzaklardan bakanlar daha objektif; hatta daha kadirşinas olabilmektedir.Fethullah Gülen Hocaefendi ve onun teşvikleriyle ortaya çıkan Hizmet, tarihin tekerrür ettiği bir kavşakta duruyor bugünlerde. Bir yandan en kaba, en vefasız, en saldırgan hücumlara maruz bırakılırken, diğer yandan taşıdığı evrensel mesajdaki yansımalar nedeniyle dünyanın dört bir yanında takdir ediliyor; özellikle aydınlar arasında, akademik çevrelerde ve sivil toplum öncüleri arasında. Hiçbir benlik hesabı ve ego çatışması yaşamadığı için uzaktan bakan kişilerin Hizmet’i daha derinden anlaması bir avantaj oluştursa da, takdir ve tebcilin asıl sebebi belli noktalarda yoğunlaşıyor. Mesela ‘medeniyetler çatışması’ için hemen herkesin büyük bir hevesle bir kızılca kıyametin etrafında dans edip savaş tam tamları çaldığı bir dönemde Yunus olup yeryüzüne seslenmeyi, Mevlâna olup kardeşlik şarksısı söylemeyi dışarıdaki aydın daha net kavrayabiliyor. Bizdeki bazı kaba saba adamların hoyratlığı, dışarıdaki önyargısız kişilerin kendine esir ve zebun edemiyor. Vakıa, bu ülkenin çok değerli aydınları da meselenin ehemmiyetini görüyor; ancak çoğulcu ve katılımcı demokrasiyi içine sindiremeyenlerin ve herkesi kendine köle gibi görenlerin Hizmet’i anlaması hiç de kolay olmuyor. Ancak dışarıdaki aydınlar, demokrasi tecrübesinin getirdiği avantaj sayesinde Hizmet Hareketi gibi kendi değerlerine sımsıkı bağlı olmanın yanında sivil, demokrat ve özgürlükçü bir sosyal yapının ne kadar kıymetli olduğunun daha bir farkında.Yakından görmekte zorlandığımız sosyal bir gerçeği belki uzaktakilerin gözüyle değerlendirmek gerekiyor. O açıdan baktığımızda Hizmet Hareketi’nin nasıl âlemşümul bir performans sergilediğini, Hocaefendi’nin yeryüzü barışı için ne kadar değerli bir fikir adamı olduğunu anlıyoruz. Burnunun ucunu görmeyenlerin kendi egolarını aşarak engin ve rengin bir ufuk çizgisi yakalamasını beklemiyoruz; ancak küre-i arzın tekekkür burcunda önemli bir bayrak haline gelip sürekli dalgalanan evrensel bir hizmete karşı yerel düşmanlığın ma’şeri vicdanda yer bulamayacağını ve uzun bir mesafe alamayacağını hatırlatmak isteriz. Batı’dan Doğu’ya aydınların sevgi ile bağrına bastığı, her dinden her dilden kanaat önderinin yeryüzü için önemli bir ilham kaynağı olarak gördüğü Hizmet ve Hocaefendi için olmadık lafları peş peşe sıralayanlar, sosyal gerçeklere de tarihî gelişimin kaderine de karşı çıkarak kendilerine yazık ediyor.100 fikir adamının Hizmet ile ilgili mülâhazalarını okuyacaksınız bu dizide. Aslında bire bir yapılan konuşmalardan derlenmiş güzel bir çalışmanın özeti bu. Tamamını okumak ve seyretmek isterseniz www.zaman.com.tr ve www.irmaktv.com.tr web adreslerinden ulaşabilir ve daha detaylı değerlendirmeleri mütalaa edebilirsiniz. Bu ropörtajların görüntülü halini de her gün Irmak TV’den izleyebilirsiniz. Yazı dizisi boyunca göreceksiniz ki, burada küçük işlerle uğraşıp hayatı çelik çomak oynamaktan ibaret sanmak ve dünya çapında bir hizmeti anlamakta gecikmek büyük bir haksızlığa dönüşüyor. Gelin kulak kesilelim yeryüzü entelektüellerine; Arab’ı, Acem’i, Müslüman’ı, Hıristiyan’ı, Yahudi’si vs. hep aynı şeyi söylüyor ve Hizmet’in cihanşümul mesajına insanlığın ihtiyaç duyduğunu haykırıyor. Umarız ve dua ederiz ki; bu yazı dizisi, yakın körlüğüne yol açan peşin hükümlerimizden bizi bir miktar da olsa uzaklaştırır ve kadirşinas olmanın erdemini bize hatırlatır…
Zaman
En Çok Okunan
07.07.2014
HizmetsevgivekardeşlikiçinçalışıyorHizmet sevgi ve kardeşlik için çalışıyor
Evrensel boyutta bir eğitim projesi
Zaman
07.07.2014
02:00
Hizmet Hareketi’ni ilk olarak, 1990’ların sonlarında, ‘Din ve bilim arasındaki ilişki’ konulu bir panele katıldığım zaman tanıdım.Dinî bir bakış açısıyla, özellikle de Müslüman bir bakış açısıyla sunulan, bilim anlayışı ve bilime verilen değerin büyük etkisi altında kalmıştım. Orada, Dr. Zeki Sarıtoprak ile tanıştım. Kendisinin açılış konuşmasını dinlerken, oradaki insanların hem düşünce ve anlayış seviyeleri hem de din ile bilimi birleştirme kavramı beni oldukça etkiledi. Seçilen konu oldukça ilgimi çekmişti.Hizmet Hareketi ile alakalı genel kanaatim olarak, Hizmet’in günümüz dünyasının lider konumundaki İslamî hareketlerinden birisi olduğunu söyleyebilirim. Aynı zamanda da, hem Türkiye’de hem de Orta Asya gibi diğer Müslüman ülkelerdeki ve günümüzde de Kuzey Amerika’daki etkisinden dolayı, dünya çapındaki başlıca sosyal hareketlerden biridir. Sayın Fethullah Gülen’in ise dünyadaki öncü İslamî düşünürlerden biri olduğunu düşünüyorum. Daha da önemlisi, günümüzdeki Doğu-Batı ayrımı noktasında, önemli bir evrensel şahsiyet olduğu kanaatindeyim.Gerek siyasîler, gerekse dinî şahıslar ya da diğer sosyo-ekonomik etkenler tarafından çizilen o sun’î ayrımları aşmaya gayret eden bir insan kendisi. İnsanlar arasında oluşan mesafeleri kapatmaya gayret ediyor ki insanlar insan olmanın en güzel şeklini temsil edebilsin, manevî olarak kendini geliştirerek insan-ı kâmil noktasına erişebilsin. Bunun yanında, özellikle az gelişmiş bölgelerde, yalnızca fakirlik değil aynı zamanda cehalete karşı bir mücadele olarak eğitimi geliştirme konusunda yapmış olduğu vurgu çok büyük önem arz ediyor. Bildiğiniz üzere, cehalet yanlış anlaşılmalara, fakirliğe, hatta nefrete yol açabiliyor. Daha eğitimli bir toplum için gösterdiği bu çaba hakikaten büyük önem taşıyor.Gülen, ya da Hizmet Hareketi, bir yandan, Kur’an ve Peygamber’in öğretileri gibi temel İslamî kaynaklarla güçlü bir bağı koruyup, kök olarak oradan besleniyor. Aynı zamanda, etrafındaki dünyayı da ihmal etmiyor. İslamiyet’i bu şekilde temsil ediyor. Hizmet Hareketi ve benzeri oluşumların yürüttüğü dinler ve inançlar arası diyalog çalışmalarının günümüz dünyasının gerçekleri karşısında oldukça gerekli olduğuna inanıyorum. İslamiyet ise hiçbir zaman yok sayılan bir din ya da dünya içinde olup biten olaylardan kendini soyutlayan bir din olmamıştır.Sayın Fethullah Gülen’in ve Hizmet Hareketi’nin de bu gerçeği anladığını ve bu yüzden de o zorluğu göğüslemeye istekli olduklarını düşünüyorum; çünkü gerçekten de bir manada zorluğu olan bir iş bu. Diğer yandan, Hizmet okulları ve sunulan eğitim programı, Hareket’in kendisi için çok merkezî bir öneme sahip. Ayrıca, dinî bir hareketin nasıl başarılı olabileceğini göstermesi bakımından bu okulların dikkate değer olduğunu düşünüyorum.Yani, Sayın Fethullah Gülen’in hayalini kurduğu ve açılan okullar ile de hayata geçirilen bu eğitim projesi, yalnızca söz konusu toplumlarda pozitif bir gelişmeye önayak olmakla kalmıyor, onu evrensel boyutlara da taşıyor. Hizmet Hareketi’nin yürütmüş olduğu insanî yardım çalışmaları ve gayretleri de Sayın Fethullah Gülen’in öğretileri içinde oldukça önem taşıyor.(*Avukat, Chicago Loyola Üniversitesi’nde Dinî Çalışmalar dersi veriyor.)
Zaman
Güncel
07.07.2014
EvrenselboyuttabireğitimprojesiEvrensel boyutta bir eğitim projesi
Hizmet, sevgi ve kardeşlik için çalışıyor
Zaman
07.07.2014
02:00
Tarih şahittir ki büyük düşünce hareketleri ve ona öncülük eden kişiler, genelde yakın çevrelerinden vefasızlığa hatta kimi zaman saygısızlığa maruz kalmıştır.Önyargılar, hazımsızlıklar ve kıskançlıklar kimi kişilerin gözlerini âmâ ettiğinden kapılarına kadar gelmiş o güzel muştucuyu görememiş; el ele, kol kola yürümesi gerekenler kendilerini korkunç bir düşmanlığın içinde bulmuştur. Hiçbir büyük dava yoktur ki yakın çevreden anlamsız ve insafsız hakaretlere maruz bırakılmasın. Kara bulutlar dağılınca gerçeklerin ayan beyan ortaya çıkması elbette kaçınılmaz hale gelir. Zira aktüalitenin daracık yorumlarına sıkışıp kara propagandanın oksijensiz atmosferine mahkûm kalanlar gerçeklerin daha net göründüğü bir günde mahcup duruma düşer. Ve yine tarihin mahzun yaprakları şahittir ki, en yakın çevrede anlama gayreti eksikliğine mağlup bir buz dağı oluşurken meseleye uzaklardan bakanlar daha objektif; hatta daha kadirşinas olabilmektedir.Fethullah Gülen Hocaefendi ve onun teşvikleriyle ortaya çıkan Hizmet, tarihin tekerrür ettiği bir kavşakta duruyor bugünlerde. Bir yandan en kaba, en vefasız, en saldırgan hücumlara maruz bırakılırken, diğer yandan taşıdığı evrensel mesajdaki yansımalar nedeniyle dünyanın dört bir yanında takdir ediliyor; özellikle aydınlar arasında, akademik çevrelerde ve sivil toplum öncüleri arasında. Hiçbir benlik hesabı ve ego çatışması yaşamadığı için uzaktan bakan kişilerin Hizmet’i daha derinden anlaması bir avantaj oluştursa da, takdir ve tebcilin asıl sebebi belli noktalarda yoğunlaşıyor. Mesela ‘medeniyetler çatışması’ için hemen herkesin büyük bir hevesle bir kızılca kıyametin etrafında dans edip savaş tam tamları çaldığı bir dönemde Yunus olup yeryüzüne seslenmeyi, Mevlâna olup kardeşlik şarksısı söylemeyi dışarıdaki aydın daha net kavrayabiliyor. Bizdeki bazı kaba saba adamların hoyratlığı, dışarıdaki önyargısız kişilerin kendine esir ve zebun edemiyor. Vakıa, bu ülkenin çok değerli aydınları da meselenin ehemmiyetini görüyor; ancak çoğulcu ve katılımcı demokrasiyi içine sindiremeyenlerin ve herkesi kendine köle gibi görenlerin Hizmet’i anlaması hiç de kolay olmuyor. Ancak dışarıdaki aydınlar, demokrasi tecrübesinin getirdiği avantaj sayesinde Hizmet Hareketi gibi kendi değerlerine sımsıkı bağlı olmanın yanında sivil, demokrat ve özgürlükçü bir sosyal yapının ne kadar kıymetli olduğunun daha bir farkında.Yakından görmekte zorlandığımız sosyal bir gerçeği belki uzaktakilerin gözüyle değerlendirmek gerekiyor. O açıdan baktığımızda Hizmet Hareketi’nin nasıl âlemşümul bir performans sergilediğini, Hocaefendi’nin yeryüzü barışı için ne kadar değerli bir fikir adamı olduğunu anlıyoruz. Burnunun ucunu görmeyenlerin kendi egolarını aşarak engin ve rengin bir ufuk çizgisi yakalamasını beklemiyoruz; ancak küre-i arzın tekekkür burcunda önemli bir bayrak haline gelip sürekli dalgalanan evrensel bir hizmete karşı yerel düşmanlığın ma’şeri vicdanda yer bulamayacağını ve uzun bir mesafe alamayacağını hatırlatmak isteriz. Batı’dan Doğu’ya aydınların sevgi ile bağrına bastığı, her dinden her dilden kanaat önderinin yeryüzü için önemli bir ilham kaynağı olarak gördüğü Hizmet ve Hocaefendi için olmadık lafları peş peşe sıralayanlar, sosyal gerçeklere de tarihî gelişimin kaderine de karşı çıkarak kendilerine yazık ediyor.100 fikir adamının Hizmet ile ilgili mülâhazalarını okuyacaksınız bu dizide. Aslında bire bir yapılan konuşmalardan derlenmiş güzel bir çalışmanın özeti bu. Tamamını okumak ve seyretmek isterseniz www.zaman.com.tr ve www.irmaktv.com.tr web adreslerinden ulaşabilir ve daha detaylı değerlendirmeleri mütalaa edebilirsiniz. Bu ropörtajların görüntülü halini de her gün Irmak TV’den izleyebilirsiniz. Yazı dizisi boyunca göreceksiniz ki, burada küçük işlerle uğraşıp hayatı çelik çomak oynamaktan ibaret sanmak ve dünya çapında bir hizmeti anlamakta gecikmek büyük bir haksızlığa dönüşüyor. Gelin kulak kesilelim yeryüzü entelektüellerine; Arab’ı, Acem’i, Müslüman’ı, Hıristiyan’ı, Yahudi’si vs. hep aynı şeyi söylüyor ve Hizmet’in cihanşümul mesajına insanlığın ihtiyaç duyduğunu haykırıyor. Umarız ve dua ederiz ki; bu yazı dizisi, yakın körlüğüne yol açan peşin hükümlerimizden bizi bir miktar da olsa uzaklaştırır ve kadirşinas olmanın erdemini bize hatırlatır…
Zaman
Güncel
07.07.2014
HizmetsevgivekardeşlikiçinçalışıyorHizmet sevgi ve kardeşlik için çalışıyor
Hizmet, sevgi ve kardeşlik için çalışıyor
Zaman
07.07.2014
02:00
Tarih şahittir ki büyük düşünce hareketleri ve ona öncülük eden kişiler, genelde yakın çevrelerinden vefasızlığa hatta kimi zaman saygısızlığa maruz kalmıştır.Önyargılar, hazımsızlıklar ve kıskançlıklar kimi kişilerin gözlerini âmâ ettiğinden kapılarına kadar gelmiş o güzel muştucuyu görememiş; el ele, kol kola yürümesi gerekenler kendilerini korkunç bir düşmanlığın içinde bulmuştur. Hiçbir büyük dava yoktur ki yakın çevreden anlamsız ve insafsız hakaretlere maruz bırakılmasın. Kara bulutlar dağılınca gerçeklerin ayan beyan ortaya çıkması elbette kaçınılmaz hale gelir. Zira aktüalitenin daracık yorumlarına sıkışıp kara propagandanın oksijensiz atmosferine mahkûm kalanlar gerçeklerin daha net göründüğü bir günde mahcup duruma düşer. Ve yine tarihin mahzun yaprakları şahittir ki, en yakın çevrede anlama gayreti eksikliğine mağlup bir buz dağı oluşurken meseleye uzaklardan bakanlar daha objektif; hatta daha kadirşinas olabilmektedir.Fethullah Gülen Hocaefendi ve onun teşvikleriyle ortaya çıkan Hizmet, tarihin tekerrür ettiği bir kavşakta duruyor bugünlerde. Bir yandan en kaba, en vefasız, en saldırgan hücumlara maruz bırakılırken, diğer yandan taşıdığı evrensel mesajdaki yansımalar nedeniyle dünyanın dört bir yanında takdir ediliyor; özellikle aydınlar arasında, akademik çevrelerde ve sivil toplum öncüleri arasında. Hiçbir benlik hesabı ve ego çatışması yaşamadığı için uzaktan bakan kişilerin Hizmet’i daha derinden anlaması bir avantaj oluştursa da, takdir ve tebcilin asıl sebebi belli noktalarda yoğunlaşıyor. Mesela ‘medeniyetler çatışması’ için hemen herkesin büyük bir hevesle bir kızılca kıyametin etrafında dans edip savaş tam tamları çaldığı bir dönemde Yunus olup yeryüzüne seslenmeyi, Mevlâna olup kardeşlik şarksısı söylemeyi dışarıdaki aydın daha net kavrayabiliyor. Bizdeki bazı kaba saba adamların hoyratlığı, dışarıdaki önyargısız kişilerin kendine esir ve zebun edemiyor. Vakıa, bu ülkenin çok değerli aydınları da meselenin ehemmiyetini görüyor; ancak çoğulcu ve katılımcı demokrasiyi içine sindiremeyenlerin ve herkesi kendine köle gibi görenlerin Hizmet’i anlaması hiç de kolay olmuyor. Ancak dışarıdaki aydınlar, demokrasi tecrübesinin getirdiği avantaj sayesinde Hizmet Hareketi gibi kendi değerlerine sımsıkı bağlı olmanın yanında sivil, demokrat ve özgürlükçü bir sosyal yapının ne kadar kıymetli olduğunun daha bir farkında.Yakından görmekte zorlandığımız sosyal bir gerçeği belki uzaktakilerin gözüyle değerlendirmek gerekiyor. O açıdan baktığımızda Hizmet Hareketi’nin nasıl âlemşümul bir performans sergilediğini, Hocaefendi’nin yeryüzü barışı için ne kadar değerli bir fikir adamı olduğunu anlıyoruz. Burnunun ucunu görmeyenlerin kendi egolarını aşarak engin ve rengin bir ufuk çizgisi yakalamasını beklemiyoruz; ancak küre-i arzın tekekkür burcunda önemli bir bayrak haline gelip sürekli dalgalanan evrensel bir hizmete karşı yerel düşmanlığın ma’şeri vicdanda yer bulamayacağını ve uzun bir mesafe alamayacağını hatırlatmak isteriz. Batı’dan Doğu’ya aydınların sevgi ile bağrına bastığı, her dinden her dilden kanaat önderinin yeryüzü için önemli bir ilham kaynağı olarak gördüğü Hizmet ve Hocaefendi için olmadık lafları peş peşe sıralayanlar, sosyal gerçeklere de tarihî gelişimin kaderine de karşı çıkarak kendilerine yazık ediyor.100 fikir adamının Hizmet ile ilgili mülâhazalarını okuyacaksınız bu dizide. Aslında bire bir yapılan konuşmalardan derlenmiş güzel bir çalışmanın özeti bu. Tamamını okumak ve seyretmek isterseniz www.zaman.com.tr ve www.irmaktv.com.tr web adreslerinden ulaşabilir ve daha detaylı değerlendirmeleri mütalaa edebilirsiniz. Bu ropörtajların görüntülü halini de her gün Irmak TV’den izleyebilirsiniz. Yazı dizisi boyunca göreceksiniz ki, burada küçük işlerle uğraşıp hayatı çelik çomak oynamaktan ibaret sanmak ve dünya çapında bir hizmeti anlamakta gecikmek büyük bir haksızlığa dönüşüyor. Gelin kulak kesilelim yeryüzü entelektüellerine; Arab’ı, Acem’i, Müslüman’ı, Hıristiyan’ı, Yahudi’si vs. hep aynı şeyi söylüyor ve Hizmet’in cihanşümul mesajına insanlığın ihtiyaç duyduğunu haykırıyor. Umarız ve dua ederiz ki; bu yazı dizisi, yakın körlüğüne yol açan peşin hükümlerimizden bizi bir miktar da olsa uzaklaştırır ve kadirşinas olmanın erdemini bize hatırlatır…
Zaman
Ana Sayfa
07.07.2014
HizmetsevgivekardeşlikiçinçalışıyorHizmet sevgi ve kardeşlik için çalışıyor
Aydınlar, Hizmet Hareketi'ni anlatıyor
Zaman
06.07.2014
02:14
Tarih şahittir ki büyük düşünce hareketleri ve ona öncülük eden kişiler, genelde yakın çevrelerinden vefasızlığa hatta kimi zaman saygısızlığa maruz kalmıştır.Önyargılar, hazımsızlıklar ve kıskançlıklar kimi kişilerin gözlerini âmâ ettiğinden kapılarına kadar gelmiş o güzel muştucuyu görememiş; el ele, kol kola yürümesi gerekenler kendilerini korkunç bir düşmanlığın içinde bulmuştur. Hiçbir büyük dava yoktur ki yakın çevreden anlamsız ve insafsız hakaretlere maruz bırakılmasın. Kara bulutlar dağılınca gerçeklerin ayan beyan ortaya çıkması elbette kaçınılmaz hale gelir. Zira aktüalitenin daracık yorumlarına sıkışıp kara propagandanın oksijensiz atmosferine mahkûm kalanlar gerçeklerin daha net göründüğü bir günde mahcup duruma düşer. Ve yine tarihin mahzun yaprakları şahittir ki, en yakın çevrede anlama gayreti eksikliğine mağlup bir buz dağı oluşurken meseleye uzaklardan bakanlar daha objektif; hatta daha kadirşinas olabilmektedir.Fethullah Gülen Hocaefendi ve onun teşvikleriyle ortaya çıkan Hizmet, tarihin tekerrür ettiği bir kavşakta duruyor bugünlerde. Bir yandan en kaba, en vefasız, en saldırgan hücumlara maruz bırakılırken, diğer yandan taşıdığı evrensel mesajdaki yansımalar nedeniyle dünyanın dört bir yanında takdir ediliyor; özellikle aydınlar arasında, akademik çevrelerde ve sivil toplum öncüleri arasında. Hiçbir benlik hesabı ve ego çatışması yaşamadığı için uzaktan bakan kişilerin Hizmet’i daha derinden anlaması bir avantaj oluştursa da, takdir ve tebcilin asıl sebebi belli noktalarda yoğunlaşıyor. Mesela ‘medeniyetler çatışması’ için hemen herkesin büyük bir hevesle bir kızılca kıyametin etrafında dans edip savaş tam tamları çaldığı bir dönemde Yunus olup yeryüzüne seslenmeyi, Mevlâna olup kardeşlik şarksısı söylemeyi dışarıdaki aydın daha net kavrayabiliyor. Bizdeki bazı kaba saba adamların hoyratlığı, dışarıdaki önyargısız kişilerin kendine esir ve zebun edemiyor. Vakıa, bu ülkenin çok değerli aydınları da meselenin ehemmiyetini görüyor; ancak çoğulcu ve katılımcı demokrasiyi içine sindiremeyenlerin ve herkesi kendine köle gibi görenlerin Hizmet’i anlaması hiç de kolay olmuyor. Ancak dışarıdaki aydınlar, demokrasi tecrübesinin getirdiği avantaj sayesinde Hizmet Hareketi gibi kendi değerlerine sımsıkı bağlı olmanın yanında sivil, demokrat ve özgürlükçü bir sosyal yapının ne kadar kıymetli olduğunun daha bir farkında.Yakından görmekte zorlandığımız sosyal bir gerçeği belki uzaktakilerin gözüyle değerlendirmek gerekiyor. O açıdan baktığımızda Hizmet Hareketi’nin nasıl âlemşümul bir performans sergilediğini, Hocaefendi’nin yeryüzü barışı için ne kadar değerli bir fikir adamı olduğunu anlıyoruz. Burnunun ucunu görmeyenlerin kendi egolarını aşarak engin ve rengin bir ufuk çizgisi yakalamasını beklemiyoruz; ancak küre-i arzın tekekkür burcunda önemli bir bayrak haline gelip sürekli dalgalanan evrensel bir hizmete karşı yerel düşmanlığın ma’şeri vicdanda yer bulamayacağını ve uzun bir mesafe alamayacağını hatırlatmak isteriz. Batı’dan Doğu’ya aydınların sevgi ile bağrına bastığı, her dinden her dilden kanaat önderinin yeryüzü için önemli bir ilham kaynağı olarak gördüğü Hizmet ve Hocaefendi için olmadık lafları peş peşe sıralayanlar, sosyal gerçeklere de tarihî gelişimin kaderine de karşı çıkarak kendilerine yazık ediyor.100 fikir adamının Hizmet ile ilgili mülâhazalarını okuyacaksınız bu dizide. Aslında bire bir yapılan konuşmalardan derlenmiş güzel bir çalışmanın özeti bu. Tamamını okumak ve seyretmek isterseniz www.zaman.com.tr ve www.irmaktv.com.tr web adreslerinden ulaşabilir ve daha detaylı değerlendirmeleri mütalaa edebilirsiniz. Bu ropörtajların görüntülü halini de her gün Irmak TV’den izleyebilirsiniz. Yazı dizisi boyunca göreceksiniz ki, burada küçük işlerle uğraşıp hayatı çelik çomak oynamaktan ibaret sanmak ve dünya çapında bir hizmeti anlamakta gecikmek büyük bir haksızlığa dönüşüyor. Gelin kulak kesilelim yeryüzü entelektüellerine; Arab’ı, Acem’i, Müslüman’ı, Hıristiyan’ı, Yahudi’si vs. hep aynı şeyi söylüyor ve Hizmet’in cihanşümul mesajına insanlığın ihtiyaç duyduğunu haykırıyor. Umarız ve dua ederiz ki; bu yazı dizisi, yakın körlüğüne yol açan peşin hükümlerimizden bizi bir miktar da olsa uzaklaştırır ve kadirşinas olmanın erdemini bize hatırlatır…
Zaman
En Çok Okunan
06.07.2014
AydınlarHizmetHareketinianlatıyorAydınlar Hizmet Hareketini anlatıyor
Aydınlar, Hizmet Hareketi'ni anlatıyor
Zaman
06.07.2014
02:07
Tarih şahittir ki büyük düşünce hareketleri ve ona öncülük eden kişiler, genelde yakın çevrelerinden vefasızlığa hatta kimi zaman saygısızlığa maruz kalmıştır.Önyargılar, hazımsızlıklar ve kıskançlıklar kimi kişilerin gözlerini âmâ ettiğinden kapılarına kadar gelmiş o güzel muştucuyu görememiş; el ele, kol kola yürümesi gerekenler kendilerini korkunç bir düşmanlığın içinde bulmuştur. Hiçbir büyük dava yoktur ki yakın çevreden anlamsız ve insafsız hakaretlere maruz bırakılmasın. Kara bulutlar dağılınca gerçeklerin ayan beyan ortaya çıkması elbette kaçınılmaz hale gelir. Zira aktüalitenin daracık yorumlarına sıkışıp kara propagandanın oksijensiz atmosferine mahkûm kalanlar gerçeklerin daha net göründüğü bir günde mahcup duruma düşer. Ve yine tarihin mahzun yaprakları şahittir ki, en yakın çevrede anlama gayreti eksikliğine mağlup bir buz dağı oluşurken meseleye uzaklardan bakanlar daha objektif; hatta daha kadirşinas olabilmektedir.Fethullah Gülen Hocaefendi ve onun teşvikleriyle ortaya çıkan Hizmet, tarihin tekerrür ettiği bir kavşakta duruyor bugünlerde. Bir yandan en kaba, en vefasız, en saldırgan hücumlara maruz bırakılırken, diğer yandan taşıdığı evrensel mesajdaki yansımalar nedeniyle dünyanın dört bir yanında takdir ediliyor; özellikle aydınlar arasında, akademik çevrelerde ve sivil toplum öncüleri arasında. Hiçbir benlik hesabı ve ego çatışması yaşamadığı için uzaktan bakan kişilerin Hizmet’i daha derinden anlaması bir avantaj oluştursa da, takdir ve tebcilin asıl sebebi belli noktalarda yoğunlaşıyor. Mesela ‘medeniyetler çatışması’ için hemen herkesin büyük bir hevesle bir kızılca kıyametin etrafında dans edip savaş tam tamları çaldığı bir dönemde Yunus olup yeryüzüne seslenmeyi, Mevlâna olup kardeşlik şarksısı söylemeyi dışarıdaki aydın daha net kavrayabiliyor. Bizdeki bazı kaba saba adamların hoyratlığı, dışarıdaki önyargısız kişilerin kendine esir ve zebun edemiyor. Vakıa, bu ülkenin çok değerli aydınları da meselenin ehemmiyetini görüyor; ancak çoğulcu ve katılımcı demokrasiyi içine sindiremeyenlerin ve herkesi kendine köle gibi görenlerin Hizmet’i anlaması hiç de kolay olmuyor. Ancak dışarıdaki aydınlar, demokrasi tecrübesinin getirdiği avantaj sayesinde Hizmet Hareketi gibi kendi değerlerine sımsıkı bağlı olmanın yanında sivil, demokrat ve özgürlükçü bir sosyal yapının ne kadar kıymetli olduğunun daha bir farkında.Yakından görmekte zorlandığımız sosyal bir gerçeği belki uzaktakilerin gözüyle değerlendirmek gerekiyor. O açıdan baktığımızda Hizmet Hareketi’nin nasıl âlemşümul bir performans sergilediğini, Hocaefendi’nin yeryüzü barışı için ne kadar değerli bir fikir adamı olduğunu anlıyoruz. Burnunun ucunu görmeyenlerin kendi egolarını aşarak engin ve rengin bir ufuk çizgisi yakalamasını beklemiyoruz; ancak küre-i arzın tekekkür burcunda önemli bir bayrak haline gelip sürekli dalgalanan evrensel bir hizmete karşı yerel düşmanlığın ma’şeri vicdanda yer bulamayacağını ve uzun bir mesafe alamayacağını hatırlatmak isteriz. Batı’dan Doğu’ya aydınların sevgi ile bağrına bastığı, her dinden her dilden kanaat önderinin yeryüzü için önemli bir ilham kaynağı olarak gördüğü Hizmet ve Hocaefendi için olmadık lafları peş peşe sıralayanlar, sosyal gerçeklere de tarihî gelişimin kaderine de karşı çıkarak kendilerine yazık ediyor.100 fikir adamının Hizmet ile ilgili mülâhazalarını okuyacaksınız bu dizide. Aslında bire bir yapılan konuşmalardan derlenmiş güzel bir çalışmanın özeti bu. Tamamını okumak ve seyretmek isterseniz www.zaman.com.tr ve www.irmaktv.com.tr web adreslerinden ulaşabilir ve daha detaylı değerlendirmeleri mütalaa edebilirsiniz. Bu ropörtajların görüntülü halini de her gün Irmak TV’den izleyebilirsiniz. Yazı dizisi boyunca göreceksiniz ki, burada küçük işlerle uğraşıp hayatı çelik çomak oynamaktan ibaret sanmak ve dünya çapında bir hizmeti anlamakta gecikmek büyük bir haksızlığa dönüşüyor. Gelin kulak kesilelim yeryüzü entelektüellerine; Arab’ı, Acem’i, Müslüman’ı, Hıristiyan’ı, Yahudi’si vs. hep aynı şeyi söylüyor ve Hizmet’in cihanşümul mesajına insanlığın ihtiyaç duyduğunu haykırıyor. Umarız ve dua ederiz ki; bu yazı dizisi, yakın körlüğüne yol açan peşin hükümlerimizden bizi bir miktar da olsa uzaklaştırır ve kadirşinas olmanın erdemini bize hatırlatır…
Zaman
Güncel
06.07.2014
AydınlarHizmetHareketinianlatıyorAydınlar Hizmet Hareketini anlatıyor
Aydınlar, Hizmet Hareketi'ni anlatıyor
Zaman
06.07.2014
02:07
Tarih şahittir ki büyük düşünce hareketleri ve ona öncülük eden kişiler, genelde yakın çevrelerinden vefasızlığa hatta kimi zaman saygısızlığa maruz kalmıştır.Önyargılar, hazımsızlıklar ve kıskançlıklar kimi kişilerin gözlerini âmâ ettiğinden kapılarına kadar gelmiş o güzel muştucuyu görememiş; el ele, kol kola yürümesi gerekenler kendilerini korkunç bir düşmanlığın içinde bulmuştur. Hiçbir büyük dava yoktur ki yakın çevreden anlamsız ve insafsız hakaretlere maruz bırakılmasın. Kara bulutlar dağılınca gerçeklerin ayan beyan ortaya çıkması elbette kaçınılmaz hale gelir. Zira aktüalitenin daracık yorumlarına sıkışıp kara propagandanın oksijensiz atmosferine mahkûm kalanlar gerçeklerin daha net göründüğü bir günde mahcup duruma düşer. Ve yine tarihin mahzun yaprakları şahittir ki, en yakın çevrede anlama gayreti eksikliğine mağlup bir buz dağı oluşurken meseleye uzaklardan bakanlar daha objektif; hatta daha kadirşinas olabilmektedir.Fethullah Gülen Hocaefendi ve onun teşvikleriyle ortaya çıkan Hizmet, tarihin tekerrür ettiği bir kavşakta duruyor bugünlerde. Bir yandan en kaba, en vefasız, en saldırgan hücumlara maruz bırakılırken, diğer yandan taşıdığı evrensel mesajdaki yansımalar nedeniyle dünyanın dört bir yanında takdir ediliyor; özellikle aydınlar arasında, akademik çevrelerde ve sivil toplum öncüleri arasında. Hiçbir benlik hesabı ve ego çatışması yaşamadığı için uzaktan bakan kişilerin Hizmet’i daha derinden anlaması bir avantaj oluştursa da, takdir ve tebcilin asıl sebebi belli noktalarda yoğunlaşıyor. Mesela ‘medeniyetler çatışması’ için hemen herkesin büyük bir hevesle bir kızılca kıyametin etrafında dans edip savaş tam tamları çaldığı bir dönemde Yunus olup yeryüzüne seslenmeyi, Mevlâna olup kardeşlik şarksısı söylemeyi dışarıdaki aydın daha net kavrayabiliyor. Bizdeki bazı kaba saba adamların hoyratlığı, dışarıdaki önyargısız kişilerin kendine esir ve zebun edemiyor. Vakıa, bu ülkenin çok değerli aydınları da meselenin ehemmiyetini görüyor; ancak çoğulcu ve katılımcı demokrasiyi içine sindiremeyenlerin ve herkesi kendine köle gibi görenlerin Hizmet’i anlaması hiç de kolay olmuyor. Ancak dışarıdaki aydınlar, demokrasi tecrübesinin getirdiği avantaj sayesinde Hizmet Hareketi gibi kendi değerlerine sımsıkı bağlı olmanın yanında sivil, demokrat ve özgürlükçü bir sosyal yapının ne kadar kıymetli olduğunun daha bir farkında.Yakından görmekte zorlandığımız sosyal bir gerçeği belki uzaktakilerin gözüyle değerlendirmek gerekiyor. O açıdan baktığımızda Hizmet Hareketi’nin nasıl âlemşümul bir performans sergilediğini, Hocaefendi’nin yeryüzü barışı için ne kadar değerli bir fikir adamı olduğunu anlıyoruz. Burnunun ucunu görmeyenlerin kendi egolarını aşarak engin ve rengin bir ufuk çizgisi yakalamasını beklemiyoruz; ancak küre-i arzın tekekkür burcunda önemli bir bayrak haline gelip sürekli dalgalanan evrensel bir hizmete karşı yerel düşmanlığın ma’şeri vicdanda yer bulamayacağını ve uzun bir mesafe alamayacağını hatırlatmak isteriz. Batı’dan Doğu’ya aydınların sevgi ile bağrına bastığı, her dinden her dilden kanaat önderinin yeryüzü için önemli bir ilham kaynağı olarak gördüğü Hizmet ve Hocaefendi için olmadık lafları peş peşe sıralayanlar, sosyal gerçeklere de tarihî gelişimin kaderine de karşı çıkarak kendilerine yazık ediyor.100 fikir adamının Hizmet ile ilgili mülâhazalarını okuyacaksınız bu dizide. Aslında bire bir yapılan konuşmalardan derlenmiş güzel bir çalışmanın özeti bu. Tamamını okumak ve seyretmek isterseniz www.zaman.com.tr ve www.irmaktv.com.tr web adreslerinden ulaşabilir ve daha detaylı değerlendirmeleri mütalaa edebilirsiniz. Bu ropörtajların görüntülü halini de her gün Irmak TV’den izleyebilirsiniz. Yazı dizisi boyunca göreceksiniz ki, burada küçük işlerle uğraşıp hayatı çelik çomak oynamaktan ibaret sanmak ve dünya çapında bir hizmeti anlamakta gecikmek büyük bir haksızlığa dönüşüyor. Gelin kulak kesilelim yeryüzü entelektüellerine; Arab’ı, Acem’i, Müslüman’ı, Hıristiyan’ı, Yahudi’si vs. hep aynı şeyi söylüyor ve Hizmet’in cihanşümul mesajına insanlığın ihtiyaç duyduğunu haykırıyor. Umarız ve dua ederiz ki; bu yazı dizisi, yakın körlüğüne yol açan peşin hükümlerimizden bizi bir miktar da olsa uzaklaştırır ve kadirşinas olmanın erdemini bize hatırlatır…
Zaman
Ana Sayfa
06.07.2014
AydınlarHizmetHareketinianlatıyorAydınlar Hizmet Hareketini anlatıyor
Doğu'lu ve Batı'lı aydınlar Hizmet'i anlatıyor
Zaman
05.07.2014
02:23
Tarih şahittir ki büyük düşünce hareketleri ve ona öncülük eden kişiler, genelde yakın çevrelerinden vefasızlığa hatta kimi zaman saygısızlığa maruz kalmıştır.Önyargılar, hazımsızlıklar ve kıskançlıklar kimi kişilerin gözlerini âmâ ettiğinden kapılarına kadar gelmiş o güzel muştucuyu görememiş; el ele, kol kola yürümesi gerekenler kendilerini korkunç bir düşmanlığın içinde bulmuştur. Hiçbir büyük dava yoktur ki yakın çevreden anlamsız ve insafsız hakaretlere maruz bırakılmasın. Kara bulutlar dağılınca gerçeklerin ayan beyan ortaya çıkması elbette kaçınılmaz hale gelir. Zira aktüalitenin daracık yorumlarına sıkışıp kara propagandanın oksijensiz atmosferine mahkûm kalanlar gerçeklerin daha net göründüğü bir günde mahcup duruma düşer. Ve yine tarihin mahzun yaprakları şahittir ki, en yakın çevrede anlama gayreti eksikliğine mağlup bir buz dağı oluşurken meseleye uzaklardan bakanlar daha objektif; hatta daha kadirşinas olabilmektedir.Fethullah Gülen Hocaefendi ve onun teşvikleriyle ortaya çıkan Hizmet, tarihin tekerrür ettiği bir kavşakta duruyor bugünlerde. Bir yandan en kaba, en vefasız, en saldırgan hücumlara maruz bırakılırken, diğer yandan taşıdığı evrensel mesajdaki yansımalar nedeniyle dünyanın dört bir yanında takdir ediliyor; özellikle aydınlar arasında, akademik çevrelerde ve sivil toplum öncüleri arasında. Hiçbir benlik hesabı ve ego çatışması yaşamadığı için uzaktan bakan kişilerin Hizmet’i daha derinden anlaması bir avantaj oluştursa da, takdir ve tebcilin asıl sebebi belli noktalarda yoğunlaşıyor. Mesela ‘medeniyetler çatışması’ için hemen herkesin büyük bir hevesle bir kızılca kıyametin etrafında dans edip savaş tam tamları çaldığı bir dönemde Yunus olup yeryüzüne seslenmeyi, Mevlâna olup kardeşlik şarksısı söylemeyi dışarıdaki aydın daha net kavrayabiliyor. Bizdeki bazı kaba saba adamların hoyratlığı, dışarıdaki önyargısız kişilerin kendine esir ve zebun edemiyor. Vakıa, bu ülkenin çok değerli aydınları da meselenin ehemmiyetini görüyor; ancak çoğulcu ve katılımcı demokrasiyi içine sindiremeyenlerin ve herkesi kendine köle gibi görenlerin Hizmet’i anlaması hiç de kolay olmuyor. Ancak dışarıdaki aydınlar, demokrasi tecrübesinin getirdiği avantaj sayesinde Hizmet Hareketi gibi kendi değerlerine sımsıkı bağlı olmanın yanında sivil, demokrat ve özgürlükçü bir sosyal yapının ne kadar kıymetli olduğunun daha bir farkında.Yakından görmekte zorlandığımız sosyal bir gerçeği belki uzaktakilerin gözüyle değerlendirmek gerekiyor. O açıdan baktığımızda Hizmet Hareketi’nin nasıl âlemşümul bir performans sergilediğini, Hocaefendi’nin yeryüzü barışı için ne kadar değerli bir fikir adamı olduğunu anlıyoruz. Burnunun ucunu görmeyenlerin kendi egolarını aşarak engin ve rengin bir ufuk çizgisi yakalamasını beklemiyoruz; ancak küre-i arzın tekekkür burcunda önemli bir bayrak haline gelip sürekli dalgalanan evrensel bir hizmete karşı yerel düşmanlığın ma’şeri vicdanda yer bulamayacağını ve uzun bir mesafe alamayacağını hatırlatmak isteriz. Batı’dan Doğu’ya aydınların sevgi ile bağrına bastığı, her dinden her dilden kanaat önderinin yeryüzü için önemli bir ilham kaynağı olarak gördüğü Hizmet ve Hocaefendi için olmadık lafları peş peşe sıralayanlar, sosyal gerçeklere de tarihî gelişimin kaderine de karşı çıkarak kendilerine yazık ediyor.100 fikir adamının Hizmet ile ilgili mülâhazalarını okuyacaksınız bu dizide. Aslında bire bir yapılan konuşmalardan derlenmiş güzel bir çalışmanın özeti bu. Tamamını okumak ve seyretmek isterseniz www.zaman.com.tr ve www.irmaktv.com.tr web adreslerinden ulaşabilir ve daha detaylı değerlendirmeleri mütalaa edebilirsiniz. Bu ropörtajların görüntülü halini de her gün Irmak TV’den izleyebilirsiniz. Yazı dizisi boyunca göreceksiniz ki, burada küçük işlerle uğraşıp hayatı çelik çomak oynamaktan ibaret sanmak ve dünya çapında bir hizmeti anlamakta gecikmek büyük bir haksızlığa dönüşüyor. Gelin kulak kesilelim yeryüzü entelektüellerine; Arab’ı, Acem’i, Müslüman’ı, Hıristiyan’ı, Yahudi’si vs. hep aynı şeyi söylüyor ve Hizmet’in cihanşümul mesajına insanlığın ihtiyaç duyduğunu haykırıyor. Umarız ve dua ederiz ki; bu yazı dizisi, yakın körlüğüne yol açan peşin hükümlerimizden bizi bir miktar da olsa uzaklaştırır ve kadirşinas olmanın erdemini bize hatırlatır…
Zaman
En Çok Okunan
05.07.2014
DoğuluveBatılıaydınlarHizmetianlatıyorDoğulu ve Batılı aydınlar Hizmeti anlatıyor
Doğu'lu ve Batı'lı aydınlar Hizmet'i anlatıyor
Zaman
05.07.2014
02:00
Tarih şahittir ki büyük düşünce hareketleri ve ona öncülük eden kişiler, genelde yakın çevrelerinden vefasızlığa hatta kimi zaman saygısızlığa maruz kalmıştır.Önyargılar, hazımsızlıklar ve kıskançlıklar kimi kişilerin gözlerini âmâ ettiğinden kapılarına kadar gelmiş o güzel muştucuyu görememiş; el ele, kol kola yürümesi gerekenler kendilerini korkunç bir düşmanlığın içinde bulmuştur. Hiçbir büyük dava yoktur ki yakın çevreden anlamsız ve insafsız hakaretlere maruz bırakılmasın. Kara bulutlar dağılınca gerçeklerin ayan beyan ortaya çıkması elbette kaçınılmaz hale gelir. Zira aktüalitenin daracık yorumlarına sıkışıp kara propagandanın oksijensiz atmosferine mahkûm kalanlar gerçeklerin daha net göründüğü bir günde mahcup duruma düşer. Ve yine tarihin mahzun yaprakları şahittir ki, en yakın çevrede anlama gayreti eksikliğine mağlup bir buz dağı oluşurken meseleye uzaklardan bakanlar daha objektif; hatta daha kadirşinas olabilmektedir.Fethullah Gülen Hocaefendi ve onun teşvikleriyle ortaya çıkan Hizmet, tarihin tekerrür ettiği bir kavşakta duruyor bugünlerde. Bir yandan en kaba, en vefasız, en saldırgan hücumlara maruz bırakılırken, diğer yandan taşıdığı evrensel mesajdaki yansımalar nedeniyle dünyanın dört bir yanında takdir ediliyor; özellikle aydınlar arasında, akademik çevrelerde ve sivil toplum öncüleri arasında. Hiçbir benlik hesabı ve ego çatışması yaşamadığı için uzaktan bakan kişilerin Hizmet’i daha derinden anlaması bir avantaj oluştursa da, takdir ve tebcilin asıl sebebi belli noktalarda yoğunlaşıyor. Mesela ‘medeniyetler çatışması’ için hemen herkesin büyük bir hevesle bir kızılca kıyametin etrafında dans edip savaş tam tamları çaldığı bir dönemde Yunus olup yeryüzüne seslenmeyi, Mevlâna olup kardeşlik şarksısı söylemeyi dışarıdaki aydın daha net kavrayabiliyor. Bizdeki bazı kaba saba adamların hoyratlığı, dışarıdaki önyargısız kişilerin kendine esir ve zebun edemiyor. Vakıa, bu ülkenin çok değerli aydınları da meselenin ehemmiyetini görüyor; ancak çoğulcu ve katılımcı demokrasiyi içine sindiremeyenlerin ve herkesi kendine köle gibi görenlerin Hizmet’i anlaması hiç de kolay olmuyor. Ancak dışarıdaki aydınlar, demokrasi tecrübesinin getirdiği avantaj sayesinde Hizmet Hareketi gibi kendi değerlerine sımsıkı bağlı olmanın yanında sivil, demokrat ve özgürlükçü bir sosyal yapının ne kadar kıymetli olduğunun daha bir farkında.Yakından görmekte zorlandığımız sosyal bir gerçeği belki uzaktakilerin gözüyle değerlendirmek gerekiyor. O açıdan baktığımızda Hizmet Hareketi’nin nasıl âlemşümul bir performans sergilediğini, Hocaefendi’nin yeryüzü barışı için ne kadar değerli bir fikir adamı olduğunu anlıyoruz. Burnunun ucunu görmeyenlerin kendi egolarını aşarak engin ve rengin bir ufuk çizgisi yakalamasını beklemiyoruz; ancak küre-i arzın tekekkür burcunda önemli bir bayrak haline gelip sürekli dalgalanan evrensel bir hizmete karşı yerel düşmanlığın ma’şeri vicdanda yer bulamayacağını ve uzun bir mesafe alamayacağını hatırlatmak isteriz. Batı’dan Doğu’ya aydınların sevgi ile bağrına bastığı, her dinden her dilden kanaat önderinin yeryüzü için önemli bir ilham kaynağı olarak gördüğü Hizmet ve Hocaefendi için olmadık lafları peş peşe sıralayanlar, sosyal gerçeklere de tarihî gelişimin kaderine de karşı çıkarak kendilerine yazık ediyor.100 fikir adamının Hizmet ile ilgili mülâhazalarını okuyacaksınız bu dizide. Aslında bire bir yapılan konuşmalardan derlenmiş güzel bir çalışmanın özeti bu. Tamamını okumak ve seyretmek isterseniz www.zaman.com.tr ve www.irmaktv.com.tr web adreslerinden ulaşabilir ve daha detaylı değerlendirmeleri mütalaa edebilirsiniz. Bu ropörtajların görüntülü halini de her gün Irmak TV’den izleyebilirsiniz. Yazı dizisi boyunca göreceksiniz ki, burada küçük işlerle uğraşıp hayatı çelik çomak oynamaktan ibaret sanmak ve dünya çapında bir hizmeti anlamakta gecikmek büyük bir haksızlığa dönüşüyor. Gelin kulak kesilelim yeryüzü entelektüellerine; Arab’ı, Acem’i, Müslüman’ı, Hıristiyan’ı, Yahudi’si vs. hep aynı şeyi söylüyor ve Hizmet’in cihanşümul mesajına insanlığın ihtiyaç duyduğunu haykırıyor. Umarız ve dua ederiz ki; bu yazı dizisi, yakın körlüğüne yol açan peşin hükümlerimizden bizi bir miktar da olsa uzaklaştırır ve kadirşinas olmanın erdemini bize hatırlatır…
Zaman
Güncel
05.07.2014
DoğuluveBatılıaydınlarHizmetianlatıyorDoğulu ve Batılı aydınlar Hizmeti anlatıyor
Doğu'lu ve Batı'lı aydınlar Hizmet'i anlatıyor
Zaman
05.07.2014
02:00
Tarih şahittir ki büyük düşünce hareketleri ve ona öncülük eden kişiler, genelde yakın çevrelerinden vefasızlığa hatta kimi zaman saygısızlığa maruz kalmıştır.Önyargılar, hazımsızlıklar ve kıskançlıklar kimi kişilerin gözlerini âmâ ettiğinden kapılarına kadar gelmiş o güzel muştucuyu görememiş; el ele, kol kola yürümesi gerekenler kendilerini korkunç bir düşmanlığın içinde bulmuştur. Hiçbir büyük dava yoktur ki yakın çevreden anlamsız ve insafsız hakaretlere maruz bırakılmasın. Kara bulutlar dağılınca gerçeklerin ayan beyan ortaya çıkması elbette kaçınılmaz hale gelir. Zira aktüalitenin daracık yorumlarına sıkışıp kara propagandanın oksijensiz atmosferine mahkûm kalanlar gerçeklerin daha net göründüğü bir günde mahcup duruma düşer. Ve yine tarihin mahzun yaprakları şahittir ki, en yakın çevrede anlama gayreti eksikliğine mağlup bir buz dağı oluşurken meseleye uzaklardan bakanlar daha objektif; hatta daha kadirşinas olabilmektedir.Fethullah Gülen Hocaefendi ve onun teşvikleriyle ortaya çıkan Hizmet, tarihin tekerrür ettiği bir kavşakta duruyor bugünlerde. Bir yandan en kaba, en vefasız, en saldırgan hücumlara maruz bırakılırken, diğer yandan taşıdığı evrensel mesajdaki yansımalar nedeniyle dünyanın dört bir yanında takdir ediliyor; özellikle aydınlar arasında, akademik çevrelerde ve sivil toplum öncüleri arasında. Hiçbir benlik hesabı ve ego çatışması yaşamadığı için uzaktan bakan kişilerin Hizmet’i daha derinden anlaması bir avantaj oluştursa da, takdir ve tebcilin asıl sebebi belli noktalarda yoğunlaşıyor. Mesela ‘medeniyetler çatışması’ için hemen herkesin büyük bir hevesle bir kızılca kıyametin etrafında dans edip savaş tam tamları çaldığı bir dönemde Yunus olup yeryüzüne seslenmeyi, Mevlâna olup kardeşlik şarksısı söylemeyi dışarıdaki aydın daha net kavrayabiliyor. Bizdeki bazı kaba saba adamların hoyratlığı, dışarıdaki önyargısız kişilerin kendine esir ve zebun edemiyor. Vakıa, bu ülkenin çok değerli aydınları da meselenin ehemmiyetini görüyor; ancak çoğulcu ve katılımcı demokrasiyi içine sindiremeyenlerin ve herkesi kendine köle gibi görenlerin Hizmet’i anlaması hiç de kolay olmuyor. Ancak dışarıdaki aydınlar, demokrasi tecrübesinin getirdiği avantaj sayesinde Hizmet Hareketi gibi kendi değerlerine sımsıkı bağlı olmanın yanında sivil, demokrat ve özgürlükçü bir sosyal yapının ne kadar kıymetli olduğunun daha bir farkında.Yakından görmekte zorlandığımız sosyal bir gerçeği belki uzaktakilerin gözüyle değerlendirmek gerekiyor. O açıdan baktığımızda Hizmet Hareketi’nin nasıl âlemşümul bir performans sergilediğini, Hocaefendi’nin yeryüzü barışı için ne kadar değerli bir fikir adamı olduğunu anlıyoruz. Burnunun ucunu görmeyenlerin kendi egolarını aşarak engin ve rengin bir ufuk çizgisi yakalamasını beklemiyoruz; ancak küre-i arzın tekekkür burcunda önemli bir bayrak haline gelip sürekli dalgalanan evrensel bir hizmete karşı yerel düşmanlığın ma’şeri vicdanda yer bulamayacağını ve uzun bir mesafe alamayacağını hatırlatmak isteriz. Batı’dan Doğu’ya aydınların sevgi ile bağrına bastığı, her dinden her dilden kanaat önderinin yeryüzü için önemli bir ilham kaynağı olarak gördüğü Hizmet ve Hocaefendi için olmadık lafları peş peşe sıralayanlar, sosyal gerçeklere de tarihî gelişimin kaderine de karşı çıkarak kendilerine yazık ediyor.100 fikir adamının Hizmet ile ilgili mülâhazalarını okuyacaksınız bu dizide. Aslında bire bir yapılan konuşmalardan derlenmiş güzel bir çalışmanın özeti bu. Tamamını okumak ve seyretmek isterseniz www.zaman.com.tr ve www.irmaktv.com.tr web adreslerinden ulaşabilir ve daha detaylı değerlendirmeleri mütalaa edebilirsiniz. Bu ropörtajların görüntülü halini de her gün Irmak TV’den izleyebilirsiniz. Yazı dizisi boyunca göreceksiniz ki, burada küçük işlerle uğraşıp hayatı çelik çomak oynamaktan ibaret sanmak ve dünya çapında bir hizmeti anlamakta gecikmek büyük bir haksızlığa dönüşüyor. Gelin kulak kesilelim yeryüzü entelektüellerine; Arab’ı, Acem’i, Müslüman’ı, Hıristiyan’ı, Yahudi’si vs. hep aynı şeyi söylüyor ve Hizmet’in cihanşümul mesajına insanlığın ihtiyaç duyduğunu haykırıyor. Umarız ve dua ederiz ki; bu yazı dizisi, yakın körlüğüne yol açan peşin hükümlerimizden bizi bir miktar da olsa uzaklaştırır ve kadirşinas olmanın erdemini bize hatırlatır…
Zaman
Ana Sayfa
05.07.2014
DoğuluveBatılıaydınlarHizmetianlatıyorDoğulu ve Batılı aydınlar Hizmeti anlatıyor
Doğu'lu ve Batı'lı aydınlar Hizmet'i anlatıyor
Zaman
04.07.2014
02:00
Tarih şahittir ki büyük düşünce hareketleri ve ona öncülük eden kişiler, genelde yakın çevrelerinden vefasızlığa hatta kimi zaman saygısızlığa maruz kalmıştır.Önyargılar, hazımsızlıklar ve kıskançlıklar kimi kişilerin gözlerini âmâ ettiğinden kapılarına kadar gelmiş o güzel muştucuyu görememiş; el ele, kol kola yürümesi gerekenler kendilerini korkunç bir düşmanlığın içinde bulmuştur. Hiçbir büyük dava yoktur ki yakın çevreden anlamsız ve insafsız hakaretlere maruz bırakılmasın. Kara bulutlar dağılınca gerçeklerin ayan beyan ortaya çıkması elbette kaçınılmaz hale gelir. Zira aktüalitenin daracık yorumlarına sıkışıp kara propagandanın oksijensiz atmosferine mahkûm kalanlar gerçeklerin daha net göründüğü bir günde mahcup duruma düşer. Ve yine tarihin mahzun yaprakları şahittir ki, en yakın çevrede anlama gayreti eksikliğine mağlup bir buz dağı oluşurken meseleye uzaklardan bakanlar daha objektif; hatta daha kadirşinas olabilmektedir.Fethullah Gülen Hocaefendi ve onun teşvikleriyle ortaya çıkan Hizmet, tarihin tekerrür ettiği bir kavşakta duruyor bugünlerde. Bir yandan en kaba, en vefasız, en saldırgan hücumlara maruz bırakılırken, diğer yandan taşıdığı evrensel mesajdaki yansımalar nedeniyle dünyanın dört bir yanında takdir ediliyor; özellikle aydınlar arasında, akademik çevrelerde ve sivil toplum öncüleri arasında. Hiçbir benlik hesabı ve ego çatışması yaşamadığı için uzaktan bakan kişilerin Hizmet’i daha derinden anlaması bir avantaj oluştursa da, takdir ve tebcilin asıl sebebi belli noktalarda yoğunlaşıyor. Mesela ‘medeniyetler çatışması’ için hemen herkesin büyük bir hevesle bir kızılca kıyametin etrafında dans edip savaş tam tamları çaldığı bir dönemde Yunus olup yeryüzüne seslenmeyi, Mevlâna olup kardeşlik şarksısı söylemeyi dışarıdaki aydın daha net kavrayabiliyor. Bizdeki bazı kaba saba adamların hoyratlığı, dışarıdaki önyargısız kişilerin kendine esir ve zebun edemiyor. Vakıa, bu ülkenin çok değerli aydınları da meselenin ehemmiyetini görüyor; ancak çoğulcu ve katılımcı demokrasiyi içine sindiremeyenlerin ve herkesi kendine köle gibi görenlerin Hizmet’i anlaması hiç de kolay olmuyor. Ancak dışarıdaki aydınlar, demokrasi tecrübesinin getirdiği avantaj sayesinde Hizmet Hareketi gibi kendi değerlerine sımsıkı bağlı olmanın yanında sivil, demokrat ve özgürlükçü bir sosyal yapının ne kadar kıymetli olduğunun daha bir farkında.Yakından görmekte zorlandığımız sosyal bir gerçeği belki uzaktakilerin gözüyle değerlendirmek gerekiyor. O açıdan baktığımızda Hizmet Hareketi’nin nasıl âlemşümul bir performans sergilediğini, Hocaefendi’nin yeryüzü barışı için ne kadar değerli bir fikir adamı olduğunu anlıyoruz. Burnunun ucunu görmeyenlerin kendi egolarını aşarak engin ve rengin bir ufuk çizgisi yakalamasını beklemiyoruz; ancak küre-i arzın tekekkür burcunda önemli bir bayrak haline gelip sürekli dalgalanan evrensel bir hizmete karşı yerel düşmanlığın ma’şeri vicdanda yer bulamayacağını ve uzun bir mesafe alamayacağını hatırlatmak isteriz. Batı’dan Doğu’ya aydınların sevgi ile bağrına bastığı, her dinden her dilden kanaat önderinin yeryüzü için önemli bir ilham kaynağı olarak gördüğü Hizmet ve Hocaefendi için olmadık lafları peş peşe sıralayanlar, sosyal gerçeklere de tarihî gelişimin kaderine de karşı çıkarak kendilerine yazık ediyor.100 fikir adamının Hizmet ile ilgili mülâhazalarını okuyacaksınız bu dizide. Aslında bire bir yapılan konuşmalardan derlenmiş güzel bir çalışmanın özeti bu. Tamamını okumak ve seyretmek isterseniz www.zaman.com.tr ve www.irmaktv.com.tr web adreslerinden ulaşabilir ve daha detaylı değerlendirmeleri mütalaa edebilirsiniz. Bu ropörtajların görüntülü halini de her gün Irmak TV’den izleyebilirsiniz. Yazı dizisi boyunca göreceksiniz ki, burada küçük işlerle uğraşıp hayatı çelik çomak oynamaktan ibaret sanmak ve dünya çapında bir hizmeti anlamakta gecikmek büyük bir haksızlığa dönüşüyor. Gelin kulak kesilelim yeryüzü entelektüellerine; Arab’ı, Acem’i, Müslüman’ı, Hıristiyan’ı, Yahudi’si vs. hep aynı şeyi söylüyor ve Hizmet’in cihanşümul mesajına insanlığın ihtiyaç duyduğunu haykırıyor. Umarız ve dua ederiz ki; bu yazı dizisi, yakın körlüğüne yol açan peşin hükümlerimizden bizi bir miktar da olsa uzaklaştırır ve kadirşinas olmanın erdemini bize hatırlatır…
Zaman
Güncel
04.07.2014
DoğuluveBatılıaydınlarHizmetianlatıyorDoğulu ve Batılı aydınlar Hizmeti anlatıyor
Doğu'lu ve Batı'lı aydınlar Hizmet'i anlatıyor
Zaman
04.07.2014
02:00
Tarih şahittir ki büyük düşünce hareketleri ve ona öncülük eden kişiler, genelde yakın çevrelerinden vefasızlığa hatta kimi zaman saygısızlığa maruz kalmıştır.Önyargılar, hazımsızlıklar ve kıskançlıklar kimi kişilerin gözlerini âmâ ettiğinden kapılarına kadar gelmiş o güzel muştucuyu görememiş; el ele, kol kola yürümesi gerekenler kendilerini korkunç bir düşmanlığın içinde bulmuştur. Hiçbir büyük dava yoktur ki yakın çevreden anlamsız ve insafsız hakaretlere maruz bırakılmasın. Kara bulutlar dağılınca gerçeklerin ayan beyan ortaya çıkması elbette kaçınılmaz hale gelir. Zira aktüalitenin daracık yorumlarına sıkışıp kara propagandanın oksijensiz atmosferine mahkûm kalanlar gerçeklerin daha net göründüğü bir günde mahcup duruma düşer. Ve yine tarihin mahzun yaprakları şahittir ki, en yakın çevrede anlama gayreti eksikliğine mağlup bir buz dağı oluşurken meseleye uzaklardan bakanlar daha objektif; hatta daha kadirşinas olabilmektedir.Fethullah Gülen Hocaefendi ve onun teşvikleriyle ortaya çıkan Hizmet, tarihin tekerrür ettiği bir kavşakta duruyor bugünlerde. Bir yandan en kaba, en vefasız, en saldırgan hücumlara maruz bırakılırken, diğer yandan taşıdığı evrensel mesajdaki yansımalar nedeniyle dünyanın dört bir yanında takdir ediliyor; özellikle aydınlar arasında, akademik çevrelerde ve sivil toplum öncüleri arasında. Hiçbir benlik hesabı ve ego çatışması yaşamadığı için uzaktan bakan kişilerin Hizmet’i daha derinden anlaması bir avantaj oluştursa da, takdir ve tebcilin asıl sebebi belli noktalarda yoğunlaşıyor. Mesela ‘medeniyetler çatışması’ için hemen herkesin büyük bir hevesle bir kızılca kıyametin etrafında dans edip savaş tam tamları çaldığı bir dönemde Yunus olup yeryüzüne seslenmeyi, Mevlâna olup kardeşlik şarksısı söylemeyi dışarıdaki aydın daha net kavrayabiliyor. Bizdeki bazı kaba saba adamların hoyratlığı, dışarıdaki önyargısız kişilerin kendine esir ve zebun edemiyor. Vakıa, bu ülkenin çok değerli aydınları da meselenin ehemmiyetini görüyor; ancak çoğulcu ve katılımcı demokrasiyi içine sindiremeyenlerin ve herkesi kendine köle gibi görenlerin Hizmet’i anlaması hiç de kolay olmuyor. Ancak dışarıdaki aydınlar, demokrasi tecrübesinin getirdiği avantaj sayesinde Hizmet Hareketi gibi kendi değerlerine sımsıkı bağlı olmanın yanında sivil, demokrat ve özgürlükçü bir sosyal yapının ne kadar kıymetli olduğunun daha bir farkında.Yakından görmekte zorlandığımız sosyal bir gerçeği belki uzaktakilerin gözüyle değerlendirmek gerekiyor. O açıdan baktığımızda Hizmet Hareketi’nin nasıl âlemşümul bir performans sergilediğini, Hocaefendi’nin yeryüzü barışı için ne kadar değerli bir fikir adamı olduğunu anlıyoruz. Burnunun ucunu görmeyenlerin kendi egolarını aşarak engin ve rengin bir ufuk çizgisi yakalamasını beklemiyoruz; ancak küre-i arzın tekekkür burcunda önemli bir bayrak haline gelip sürekli dalgalanan evrensel bir hizmete karşı yerel düşmanlığın ma’şeri vicdanda yer bulamayacağını ve uzun bir mesafe alamayacağını hatırlatmak isteriz. Batı’dan Doğu’ya aydınların sevgi ile bağrına bastığı, her dinden her dilden kanaat önderinin yeryüzü için önemli bir ilham kaynağı olarak gördüğü Hizmet ve Hocaefendi için olmadık lafları peş peşe sıralayanlar, sosyal gerçeklere de tarihî gelişimin kaderine de karşı çıkarak kendilerine yazık ediyor.100 fikir adamının Hizmet ile ilgili mülâhazalarını okuyacaksınız bu dizide. Aslında bire bir yapılan konuşmalardan derlenmiş güzel bir çalışmanın özeti bu. Tamamını okumak ve seyretmek isterseniz www.zaman.com.tr ve www.irmaktv.com.tr web adreslerinden ulaşabilir ve daha detaylı değerlendirmeleri mütalaa edebilirsiniz. Bu ropörtajların görüntülü halini de her gün Irmak TV’den izleyebilirsiniz. Yazı dizisi boyunca göreceksiniz ki, burada küçük işlerle uğraşıp hayatı çelik çomak oynamaktan ibaret sanmak ve dünya çapında bir hizmeti anlamakta gecikmek büyük bir haksızlığa dönüşüyor. Gelin kulak kesilelim yeryüzü entelektüellerine; Arab’ı, Acem’i, Müslüman’ı, Hıristiyan’ı, Yahudi’si vs. hep aynı şeyi söylüyor ve Hizmet’in cihanşümul mesajına insanlığın ihtiyaç duyduğunu haykırıyor. Umarız ve dua ederiz ki; bu yazı dizisi, yakın körlüğüne yol açan peşin hükümlerimizden bizi bir miktar da olsa uzaklaştırır ve kadirşinas olmanın erdemini bize hatırlatır…
Zaman
Ana Sayfa
04.07.2014
DoğuluveBatılıaydınlarHizmetianlatıyorDoğulu ve Batılı aydınlar Hizmeti anlatıyor
Aydınlar, Hizmet Hareketi'ni anlatıyor
Zaman
03.07.2014
02:44
Tarih şahittir ki büyük düşünce hareketleri ve ona öncülük eden kişiler, genelde yakın çevrelerinden vefasızlığa hatta kimi zaman saygısızlığa maruz kalmıştır.Önyargılar, hazımsızlıklar ve kıskançlıklar kimi kişilerin gözlerini âmâ ettiğinden kapılarına kadar gelmiş o güzel muştucuyu görememiş; el ele, kol kola yürümesi gerekenler kendilerini korkunç bir düşmanlığın içinde bulmuştur. Hiçbir büyük dava yoktur ki yakın çevreden anlamsız ve insafsız hakaretlere maruz bırakılmasın. Kara bulutlar dağılınca gerçeklerin ayan beyan ortaya çıkması elbette kaçınılmaz hale gelir. Zira aktüalitenin daracık yorumlarına sıkışıp kara propagandanın oksijensiz atmosferine mahkûm kalanlar gerçeklerin daha net göründüğü bir günde mahcup duruma düşer. Ve yine tarihin mahzun yaprakları şahittir ki, en yakın çevrede anlama gayreti eksikliğine mağlup bir buz dağı oluşurken meseleye uzaklardan bakanlar daha objektif; hatta daha kadirşinas olabilmektedir.Fethullah Gülen Hocaefendi ve onun teşvikleriyle ortaya çıkan Hizmet, tarihin tekerrür ettiği bir kavşakta duruyor bugünlerde. Bir yandan en kaba, en vefasız, en saldırgan hücumlara maruz bırakılırken, diğer yandan taşıdığı evrensel mesajdaki yansımalar nedeniyle dünyanın dört bir yanında takdir ediliyor; özellikle aydınlar arasında, akademik çevrelerde ve sivil toplum öncüleri arasında. Hiçbir benlik hesabı ve ego çatışması yaşamadığı için uzaktan bakan kişilerin Hizmet’i daha derinden anlaması bir avantaj oluştursa da, takdir ve tebcilin asıl sebebi belli noktalarda yoğunlaşıyor. Mesela ‘medeniyetler çatışması’ için hemen herkesin büyük bir hevesle bir kızılca kıyametin etrafında dans edip savaş tam tamları çaldığı bir dönemde Yunus olup yeryüzüne seslenmeyi, Mevlâna olup kardeşlik şarksısı söylemeyi dışarıdaki aydın daha net kavrayabiliyor. Bizdeki bazı kaba saba adamların hoyratlığı, dışarıdaki önyargısız kişilerin kendine esir ve zebun edemiyor. Vakıa, bu ülkenin çok değerli aydınları da meselenin ehemmiyetini görüyor; ancak çoğulcu ve katılımcı demokrasiyi içine sindiremeyenlerin ve herkesi kendine köle gibi görenlerin Hizmet’i anlaması hiç de kolay olmuyor. Ancak dışarıdaki aydınlar, demokrasi tecrübesinin getirdiği avantaj sayesinde Hizmet Hareketi gibi kendi değerlerine sımsıkı bağlı olmanın yanında sivil, demokrat ve özgürlükçü bir sosyal yapının ne kadar kıymetli olduğunun daha bir farkında.Yakından görmekte zorlandığımız sosyal bir gerçeği belki uzaktakilerin gözüyle değerlendirmek gerekiyor. O açıdan baktığımızda Hizmet Hareketi’nin nasıl âlemşümul bir performans sergilediğini, Hocaefendi’nin yeryüzü barışı için ne kadar değerli bir fikir adamı olduğunu anlıyoruz. Burnunun ucunu görmeyenlerin kendi egolarını aşarak engin ve rengin bir ufuk çizgisi yakalamasını beklemiyoruz; ancak küre-i arzın tekekkür burcunda önemli bir bayrak haline gelip sürekli dalgalanan evrensel bir hizmete karşı yerel düşmanlığın ma’şeri vicdanda yer bulamayacağını ve uzun bir mesafe alamayacağını hatırlatmak isteriz. Batı’dan Doğu’ya aydınların sevgi ile bağrına bastığı, her dinden her dilden kanaat önderinin yeryüzü için önemli bir ilham kaynağı olarak gördüğü Hizmet ve Hocaefendi için olmadık lafları peş peşe sıralayanlar, sosyal gerçeklere de tarihî gelişimin kaderine de karşı çıkarak kendilerine yazık ediyor.100 fikir adamının Hizmet ile ilgili mülâhazalarını okuyacaksınız bu dizide. Aslında bire bir yapılan konuşmalardan derlenmiş güzel bir çalışmanın özeti bu. Tamamını okumak ve seyretmek isterseniz www.zaman.com.tr ve www.irmaktv.com.tr web adreslerinden ulaşabilir ve daha detaylı değerlendirmeleri mütalaa edebilirsiniz. Bu ropörtajların görüntülü halini de her gün Irmak TV’den izleyebilirsiniz. Yazı dizisi boyunca göreceksiniz ki, burada küçük işlerle uğraşıp hayatı çelik çomak oynamaktan ibaret sanmak ve dünya çapında bir hizmeti anlamakta gecikmek büyük bir haksızlığa dönüşüyor. Gelin kulak kesilelim yeryüzü entelektüellerine; Arab’ı, Acem’i, Müslüman’ı, Hıristiyan’ı, Yahudi’si vs. hep aynı şeyi söylüyor ve Hizmet’in cihanşümul mesajına insanlığın ihtiyaç duyduğunu haykırıyor. Umarız ve dua ederiz ki; bu yazı dizisi, yakın körlüğüne yol açan peşin hükümlerimizden bizi bir miktar da olsa uzaklaştırır ve kadirşinas olmanın erdemini bize hatırlatır…
Zaman
En Çok Okunan
03.07.2014
AydınlarHizmetHareketinianlatıyorAydınlar Hizmet Hareketini anlatıyor
Aydınlar, Hizmet Hareketi'ni anlatıyor
Zaman
03.07.2014
02:03
Tarih şahittir ki büyük düşünce hareketleri ve ona öncülük eden kişiler, genelde yakın çevrelerinden vefasızlığa hatta kimi zaman saygısızlığa maruz kalmıştır.Önyargılar, hazımsızlıklar ve kıskançlıklar kimi kişilerin gözlerini âmâ ettiğinden kapılarına kadar gelmiş o güzel muştucuyu görememiş; el ele, kol kola yürümesi gerekenler kendilerini korkunç bir düşmanlığın içinde bulmuştur. Hiçbir büyük dava yoktur ki yakın çevreden anlamsız ve insafsız hakaretlere maruz bırakılmasın. Kara bulutlar dağılınca gerçeklerin ayan beyan ortaya çıkması elbette kaçınılmaz hale gelir. Zira aktüalitenin daracık yorumlarına sıkışıp kara propagandanın oksijensiz atmosferine mahkûm kalanlar gerçeklerin daha net göründüğü bir günde mahcup duruma düşer. Ve yine tarihin mahzun yaprakları şahittir ki, en yakın çevrede anlama gayreti eksikliğine mağlup bir buz dağı oluşurken meseleye uzaklardan bakanlar daha objektif; hatta daha kadirşinas olabilmektedir.Fethullah Gülen Hocaefendi ve onun teşvikleriyle ortaya çıkan Hizmet, tarihin tekerrür ettiği bir kavşakta duruyor bugünlerde. Bir yandan en kaba, en vefasız, en saldırgan hücumlara maruz bırakılırken, diğer yandan taşıdığı evrensel mesajdaki yansımalar nedeniyle dünyanın dört bir yanında takdir ediliyor; özellikle aydınlar arasında, akademik çevrelerde ve sivil toplum öncüleri arasında. Hiçbir benlik hesabı ve ego çatışması yaşamadığı için uzaktan bakan kişilerin Hizmet’i daha derinden anlaması bir avantaj oluştursa da, takdir ve tebcilin asıl sebebi belli noktalarda yoğunlaşıyor. Mesela ‘medeniyetler çatışması’ için hemen herkesin büyük bir hevesle bir kızılca kıyametin etrafında dans edip savaş tam tamları çaldığı bir dönemde Yunus olup yeryüzüne seslenmeyi, Mevlâna olup kardeşlik şarksısı söylemeyi dışarıdaki aydın daha net kavrayabiliyor. Bizdeki bazı kaba saba adamların hoyratlığı, dışarıdaki önyargısız kişilerin kendine esir ve zebun edemiyor. Vakıa, bu ülkenin çok değerli aydınları da meselenin ehemmiyetini görüyor; ancak çoğulcu ve katılımcı demokrasiyi içine sindiremeyenlerin ve herkesi kendine köle gibi görenlerin Hizmet’i anlaması hiç de kolay olmuyor. Ancak dışarıdaki aydınlar, demokrasi tecrübesinin getirdiği avantaj sayesinde Hizmet Hareketi gibi kendi değerlerine sımsıkı bağlı olmanın yanında sivil, demokrat ve özgürlükçü bir sosyal yapının ne kadar kıymetli olduğunun daha bir farkında.Yakından görmekte zorlandığımız sosyal bir gerçeği belki uzaktakilerin gözüyle değerlendirmek gerekiyor. O açıdan baktığımızda Hizmet Hareketi’nin nasıl âlemşümul bir performans sergilediğini, Hocaefendi’nin yeryüzü barışı için ne kadar değerli bir fikir adamı olduğunu anlıyoruz. Burnunun ucunu görmeyenlerin kendi egolarını aşarak engin ve rengin bir ufuk çizgisi yakalamasını beklemiyoruz; ancak küre-i arzın tekekkür burcunda önemli bir bayrak haline gelip sürekli dalgalanan evrensel bir hizmete karşı yerel düşmanlığın ma’şeri vicdanda yer bulamayacağını ve uzun bir mesafe alamayacağını hatırlatmak isteriz. Batı’dan Doğu’ya aydınların sevgi ile bağrına bastığı, her dinden her dilden kanaat önderinin yeryüzü için önemli bir ilham kaynağı olarak gördüğü Hizmet ve Hocaefendi için olmadık lafları peş peşe sıralayanlar, sosyal gerçeklere de tarihî gelişimin kaderine de karşı çıkarak kendilerine yazık ediyor.100 fikir adamının Hizmet ile ilgili mülâhazalarını okuyacaksınız bu dizide. Aslında bire bir yapılan konuşmalardan derlenmiş güzel bir çalışmanın özeti bu. Tamamını okumak ve seyretmek isterseniz www.zaman.com.tr ve www.irmaktv.com.tr web adreslerinden ulaşabilir ve daha detaylı değerlendirmeleri mütalaa edebilirsiniz. Bu ropörtajların görüntülü halini de her gün Irmak TV’den izleyebilirsiniz. Yazı dizisi boyunca göreceksiniz ki, burada küçük işlerle uğraşıp hayatı çelik çomak oynamaktan ibaret sanmak ve dünya çapında bir hizmeti anlamakta gecikmek büyük bir haksızlığa dönüşüyor. Gelin kulak kesilelim yeryüzü entelektüellerine; Arab’ı, Acem’i, Müslüman’ı, Hıristiyan’ı, Yahudi’si vs. hep aynı şeyi söylüyor ve Hizmet’in cihanşümul mesajına insanlığın ihtiyaç duyduğunu haykırıyor. Umarız ve dua ederiz ki; bu yazı dizisi, yakın körlüğüne yol açan peşin hükümlerimizden bizi bir miktar da olsa uzaklaştırır ve kadirşinas olmanın erdemini bize hatırlatır…
Zaman
Ana Sayfa
03.07.2014
AydınlarHizmetHareketinianlatıyorAydınlar Hizmet Hareketini anlatıyor
Aydınlar, Hizmet Hareketi'ni anlatıyor
Zaman
03.07.2014
01:59
Tarih şahittir ki büyük düşünce hareketleri ve ona öncülük eden kişiler, genelde yakın çevrelerinden vefasızlığa hatta kimi zaman saygısızlığa maruz kalmıştır.Önyargılar, hazımsızlıklar ve kıskançlıklar kimi kişilerin gözlerini âmâ ettiğinden kapılarına kadar gelmiş o güzel muştucuyu görememiş; el ele, kol kola yürümesi gerekenler kendilerini korkunç bir düşmanlığın içinde bulmuştur. Hiçbir büyük dava yoktur ki yakın çevreden anlamsız ve insafsız hakaretlere maruz bırakılmasın. Kara bulutlar dağılınca gerçeklerin ayan beyan ortaya çıkması elbette kaçınılmaz hale gelir. Zira aktüalitenin daracık yorumlarına sıkışıp kara propagandanın oksijensiz atmosferine mahkûm kalanlar gerçeklerin daha net göründüğü bir günde mahcup duruma düşer. Ve yine tarihin mahzun yaprakları şahittir ki, en yakın çevrede anlama gayreti eksikliğine mağlup bir buz dağı oluşurken meseleye uzaklardan bakanlar daha objektif; hatta daha kadirşinas olabilmektedir.Fethullah Gülen Hocaefendi ve onun teşvikleriyle ortaya çıkan Hizmet, tarihin tekerrür ettiği bir kavşakta duruyor bugünlerde. Bir yandan en kaba, en vefasız, en saldırgan hücumlara maruz bırakılırken, diğer yandan taşıdığı evrensel mesajdaki yansımalar nedeniyle dünyanın dört bir yanında takdir ediliyor; özellikle aydınlar arasında, akademik çevrelerde ve sivil toplum öncüleri arasında. Hiçbir benlik hesabı ve ego çatışması yaşamadığı için uzaktan bakan kişilerin Hizmet’i daha derinden anlaması bir avantaj oluştursa da, takdir ve tebcilin asıl sebebi belli noktalarda yoğunlaşıyor. Mesela ‘medeniyetler çatışması’ için hemen herkesin büyük bir hevesle bir kızılca kıyametin etrafında dans edip savaş tam tamları çaldığı bir dönemde Yunus olup yeryüzüne seslenmeyi, Mevlâna olup kardeşlik şarksısı söylemeyi dışarıdaki aydın daha net kavrayabiliyor. Bizdeki bazı kaba saba adamların hoyratlığı, dışarıdaki önyargısız kişilerin kendine esir ve zebun edemiyor. Vakıa, bu ülkenin çok değerli aydınları da meselenin ehemmiyetini görüyor; ancak çoğulcu ve katılımcı demokrasiyi içine sindiremeyenlerin ve herkesi kendine köle gibi görenlerin Hizmet’i anlaması hiç de kolay olmuyor. Ancak dışarıdaki aydınlar, demokrasi tecrübesinin getirdiği avantaj sayesinde Hizmet Hareketi gibi kendi değerlerine sımsıkı bağlı olmanın yanında sivil, demokrat ve özgürlükçü bir sosyal yapının ne kadar kıymetli olduğunun daha bir farkında.Yakından görmekte zorlandığımız sosyal bir gerçeği belki uzaktakilerin gözüyle değerlendirmek gerekiyor. O açıdan baktığımızda Hizmet Hareketi’nin nasıl âlemşümul bir performans sergilediğini, Hocaefendi’nin yeryüzü barışı için ne kadar değerli bir fikir adamı olduğunu anlıyoruz. Burnunun ucunu görmeyenlerin kendi egolarını aşarak engin ve rengin bir ufuk çizgisi yakalamasını beklemiyoruz; ancak küre-i arzın tekekkür burcunda önemli bir bayrak haline gelip sürekli dalgalanan evrensel bir hizmete karşı yerel düşmanlığın ma’şeri vicdanda yer bulamayacağını ve uzun bir mesafe alamayacağını hatırlatmak isteriz. Batı’dan Doğu’ya aydınların sevgi ile bağrına bastığı, her dinden her dilden kanaat önderinin yeryüzü için önemli bir ilham kaynağı olarak gördüğü Hizmet ve Hocaefendi için olmadık lafları peş peşe sıralayanlar, sosyal gerçeklere de tarihî gelişimin kaderine de karşı çıkarak kendilerine yazık ediyor.100 fikir adamının Hizmet ile ilgili mülâhazalarını okuyacaksınız bu dizide. Aslında bire bir yapılan konuşmalardan derlenmiş güzel bir çalışmanın özeti bu. Tamamını okumak ve seyretmek isterseniz www.zaman.com.tr ve www.irmaktv.com.tr web adreslerinden ulaşabilir ve daha detaylı değerlendirmeleri mütalaa edebilirsiniz. Bu ropörtajların görüntülü halini de her gün Irmak TV’den izleyebilirsiniz. Yazı dizisi boyunca göreceksiniz ki, burada küçük işlerle uğraşıp hayatı çelik çomak oynamaktan ibaret sanmak ve dünya çapında bir hizmeti anlamakta gecikmek büyük bir haksızlığa dönüşüyor. Gelin kulak kesilelim yeryüzü entelektüellerine; Arab’ı, Acem’i, Müslüman’ı, Hıristiyan’ı, Yahudi’si vs. hep aynı şeyi söylüyor ve Hizmet’in cihanşümul mesajına insanlığın ihtiyaç duyduğunu haykırıyor. Umarız ve dua ederiz ki; bu yazı dizisi, yakın körlüğüne yol açan peşin hükümlerimizden bizi bir miktar da olsa uzaklaştırır ve kadirşinas olmanın erdemini bize hatırlatır…
Zaman
Güncel
03.07.2014
AydınlarHizmetHareketinianlatıyorAydınlar Hizmet Hareketini anlatıyor
Aydınlar Hizmet Hareketini anlatıyor
Zaman
02.07.2014
02:01
Tarih şahittir ki büyük düşünce hareketleri ve ona öncülük eden kişiler, genelde yakın çevrelerinden vefasızlığa hatta kimi zaman saygısızlığa maruz kalmıştır.Önyargılar, hazımsızlıklar ve kıskançlıklar kimi kişilerin gözlerini âmâ ettiğinden kapılarına kadar gelmiş o güzel muştucuyu görememiş; el ele, kol kola yürümesi gerekenler kendilerini korkunç bir düşmanlığın içinde bulmuştur. Hiçbir büyük dava yoktur ki yakın çevreden anlamsız ve insafsız hakaretlere maruz bırakılmasın. Kara bulutlar dağılınca gerçeklerin ayan beyan ortaya çıkması elbette kaçınılmaz hale gelir. Zira aktüalitenin daracık yorumlarına sıkışıp kara propagandanın oksijensiz atmosferine mahkûm kalanlar gerçeklerin daha net göründüğü bir günde mahcup duruma düşer. Ve yine tarihin mahzun yaprakları şahittir ki, en yakın çevrede anlama gayreti eksikliğine mağlup bir buz dağı oluşurken meseleye uzaklardan bakanlar daha objektif; hatta daha kadirşinas olabilmektedir.Fethullah Gülen Hocaefendi ve onun teşvikleriyle ortaya çıkan Hizmet, tarihin tekerrür ettiği bir kavşakta duruyor bugünlerde. Bir yandan en kaba, en vefasız, en saldırgan hücumlara maruz bırakılırken, diğer yandan taşıdığı evrensel mesajdaki yansımalar nedeniyle dünyanın dört bir yanında takdir ediliyor; özellikle aydınlar arasında, akademik çevrelerde ve sivil toplum öncüleri arasında. Hiçbir benlik hesabı ve ego çatışması yaşamadığı için uzaktan bakan kişilerin Hizmet’i daha derinden anlaması bir avantaj oluştursa da, takdir ve tebcilin asıl sebebi belli noktalarda yoğunlaşıyor. Mesela ‘medeniyetler çatışması’ için hemen herkesin büyük bir hevesle bir kızılca kıyametin etrafında dans edip savaş tam tamları çaldığı bir dönemde Yunus olup yeryüzüne seslenmeyi, Mevlâna olup kardeşlik şarksısı söylemeyi dışarıdaki aydın daha net kavrayabiliyor. Bizdeki bazı kaba saba adamların hoyratlığı, dışarıdaki önyargısız kişilerin kendine esir ve zebun edemiyor. Vakıa, bu ülkenin çok değerli aydınları da meselenin ehemmiyetini görüyor; ancak çoğulcu ve katılımcı demokrasiyi içine sindiremeyenlerin ve herkesi kendine köle gibi görenlerin Hizmet’i anlaması hiç de kolay olmuyor. Ancak dışarıdaki aydınlar, demokrasi tecrübesinin getirdiği avantaj sayesinde Hizmet Hareketi gibi kendi değerlerine sımsıkı bağlı olmanın yanında sivil, demokrat ve özgürlükçü bir sosyal yapının ne kadar kıymetli olduğunun daha bir farkında.Yakından görmekte zorlandığımız sosyal bir gerçeği belki uzaktakilerin gözüyle değerlendirmek gerekiyor. O açıdan baktığımızda Hizmet Hareketi’nin nasıl âlemşümul bir performans sergilediğini, Hocaefendi’nin yeryüzü barışı için ne kadar değerli bir fikir adamı olduğunu anlıyoruz. Burnunun ucunu görmeyenlerin kendi egolarını aşarak engin ve rengin bir ufuk çizgisi yakalamasını beklemiyoruz; ancak küre-i arzın tekekkür burcunda önemli bir bayrak haline gelip sürekli dalgalanan evrensel bir hizmete karşı yerel düşmanlığın ma’şeri vicdanda yer bulamayacağını ve uzun bir mesafe alamayacağını hatırlatmak isteriz. Batı’dan Doğu’ya aydınların sevgi ile bağrına bastığı, her dinden her dilden kanaat önderinin yeryüzü için önemli bir ilham kaynağı olarak gördüğü Hizmet ve Hocaefendi için olmadık lafları peş peşe sıralayanlar, sosyal gerçeklere de tarihî gelişimin kaderine de karşı çıkarak kendilerine yazık ediyor.100 fikir adamının Hizmet ile ilgili mülâhazalarını okuyacaksınız bu dizide. Aslında bire bir yapılan konuşmalardan derlenmiş güzel bir çalışmanın özeti bu. Tamamını okumak ve seyretmek isterseniz www.zaman.com.tr ve www.irmaktv.com.tr web adreslerinden ulaşabilir ve daha detaylı değerlendirmeleri mütalaa edebilirsiniz. Bu ropörtajların görüntülü halini de her gün Irmak TV’den izleyebilirsiniz. Yazı dizisi boyunca göreceksiniz ki, burada küçük işlerle uğraşıp hayatı çelik çomak oynamaktan ibaret sanmak ve dünya çapında bir hizmeti anlamakta gecikmek büyük bir haksızlığa dönüşüyor. Gelin kulak kesilelim yeryüzü entelektüellerine; Arab’ı, Acem’i, Müslüman’ı, Hıristiyan’ı, Yahudi’si vs. hep aynı şeyi söylüyor ve Hizmet’in cihanşümul mesajına insanlığın ihtiyaç duyduğunu haykırıyor. Umarız ve dua ederiz ki; bu yazı dizisi, yakın körlüğüne yol açan peşin hükümlerimizden bizi bir miktar da olsa uzaklaştırır ve kadirşinas olmanın erdemini bize hatırlatır…
Zaman
Güncel
02.07.2014
AydınlarHizmetHareketinianlatıyorAydınlar Hizmet Hareketini anlatıyor
Aydınlar Hizmet Hareketini anlatıyor
Zaman
02.07.2014
02:01
Tarih şahittir ki büyük düşünce hareketleri ve ona öncülük eden kişiler, genelde yakın çevrelerinden vefasızlığa hatta kimi zaman saygısızlığa maruz kalmıştır.Önyargılar, hazımsızlıklar ve kıskançlıklar kimi kişilerin gözlerini âmâ ettiğinden kapılarına kadar gelmiş o güzel muştucuyu görememiş; el ele, kol kola yürümesi gerekenler kendilerini korkunç bir düşmanlığın içinde bulmuştur. Hiçbir büyük dava yoktur ki yakın çevreden anlamsız ve insafsız hakaretlere maruz bırakılmasın. Kara bulutlar dağılınca gerçeklerin ayan beyan ortaya çıkması elbette kaçınılmaz hale gelir. Zira aktüalitenin daracık yorumlarına sıkışıp kara propagandanın oksijensiz atmosferine mahkûm kalanlar gerçeklerin daha net göründüğü bir günde mahcup duruma düşer. Ve yine tarihin mahzun yaprakları şahittir ki, en yakın çevrede anlama gayreti eksikliğine mağlup bir buz dağı oluşurken meseleye uzaklardan bakanlar daha objektif; hatta daha kadirşinas olabilmektedir.Fethullah Gülen Hocaefendi ve onun teşvikleriyle ortaya çıkan Hizmet, tarihin tekerrür ettiği bir kavşakta duruyor bugünlerde. Bir yandan en kaba, en vefasız, en saldırgan hücumlara maruz bırakılırken, diğer yandan taşıdığı evrensel mesajdaki yansımalar nedeniyle dünyanın dört bir yanında takdir ediliyor; özellikle aydınlar arasında, akademik çevrelerde ve sivil toplum öncüleri arasında. Hiçbir benlik hesabı ve ego çatışması yaşamadığı için uzaktan bakan kişilerin Hizmet’i daha derinden anlaması bir avantaj oluştursa da, takdir ve tebcilin asıl sebebi belli noktalarda yoğunlaşıyor. Mesela ‘medeniyetler çatışması’ için hemen herkesin büyük bir hevesle bir kızılca kıyametin etrafında dans edip savaş tam tamları çaldığı bir dönemde Yunus olup yeryüzüne seslenmeyi, Mevlâna olup kardeşlik şarksısı söylemeyi dışarıdaki aydın daha net kavrayabiliyor. Bizdeki bazı kaba saba adamların hoyratlığı, dışarıdaki önyargısız kişilerin kendine esir ve zebun edemiyor. Vakıa, bu ülkenin çok değerli aydınları da meselenin ehemmiyetini görüyor; ancak çoğulcu ve katılımcı demokrasiyi içine sindiremeyenlerin ve herkesi kendine köle gibi görenlerin Hizmet’i anlaması hiç de kolay olmuyor. Ancak dışarıdaki aydınlar, demokrasi tecrübesinin getirdiği avantaj sayesinde Hizmet Hareketi gibi kendi değerlerine sımsıkı bağlı olmanın yanında sivil, demokrat ve özgürlükçü bir sosyal yapının ne kadar kıymetli olduğunun daha bir farkında.Yakından görmekte zorlandığımız sosyal bir gerçeği belki uzaktakilerin gözüyle değerlendirmek gerekiyor. O açıdan baktığımızda Hizmet Hareketi’nin nasıl âlemşümul bir performans sergilediğini, Hocaefendi’nin yeryüzü barışı için ne kadar değerli bir fikir adamı olduğunu anlıyoruz. Burnunun ucunu görmeyenlerin kendi egolarını aşarak engin ve rengin bir ufuk çizgisi yakalamasını beklemiyoruz; ancak küre-i arzın tekekkür burcunda önemli bir bayrak haline gelip sürekli dalgalanan evrensel bir hizmete karşı yerel düşmanlığın ma’şeri vicdanda yer bulamayacağını ve uzun bir mesafe alamayacağını hatırlatmak isteriz. Batı’dan Doğu’ya aydınların sevgi ile bağrına bastığı, her dinden her dilden kanaat önderinin yeryüzü için önemli bir ilham kaynağı olarak gördüğü Hizmet ve Hocaefendi için olmadık lafları peş peşe sıralayanlar, sosyal gerçeklere de tarihî gelişimin kaderine de karşı çıkarak kendilerine yazık ediyor.100 fikir adamının Hizmet ile ilgili mülâhazalarını okuyacaksınız bu dizide. Aslında bire bir yapılan konuşmalardan derlenmiş güzel bir çalışmanın özeti bu. Tamamını okumak ve seyretmek isterseniz www.zaman.com.tr ve www.irmaktv.com.tr web adreslerinden ulaşabilir ve daha detaylı değerlendirmeleri mütalaa edebilirsiniz. Bu ropörtajların görüntülü halini de her gün Irmak TV’den izleyebilirsiniz. Yazı dizisi boyunca göreceksiniz ki, burada küçük işlerle uğraşıp hayatı çelik çomak oynamaktan ibaret sanmak ve dünya çapında bir hizmeti anlamakta gecikmek büyük bir haksızlığa dönüşüyor. Gelin kulak kesilelim yeryüzü entelektüellerine; Arab’ı, Acem’i, Müslüman’ı, Hıristiyan’ı, Yahudi’si vs. hep aynı şeyi söylüyor ve Hizmet’in cihanşümul mesajına insanlığın ihtiyaç duyduğunu haykırıyor. Umarız ve dua ederiz ki; bu yazı dizisi, yakın körlüğüne yol açan peşin hükümlerimizden bizi bir miktar da olsa uzaklaştırır ve kadirşinas olmanın erdemini bize hatırlatır…
Zaman
Ana Sayfa
02.07.2014
AydınlarHizmetHareketinianlatıyorAydınlar Hizmet Hareketini anlatıyor
Aydınlar Hizmet Hareketini anlatıyor
Zaman
01.07.2014
01:59
Tarih şahittir ki büyük düşünce hareketleri ve ona öncülük eden kişiler, genelde yakın çevrelerinden vefasızlığa hatta kimi zaman saygısızlığa maruz kalmıştır.Önyargılar, hazımsızlıklar ve kıskançlıklar kimi kişilerin gözlerini âmâ ettiğinden kapılarına kadar gelmiş o güzel muştucuyu görememiş; el ele, kol kola yürümesi gerekenler kendilerini korkunç bir düşmanlığın içinde bulmuştur. Hiçbir büyük dava yoktur ki yakın çevreden anlamsız ve insafsız hakaretlere maruz bırakılmasın. Kara bulutlar dağılınca gerçeklerin ayan beyan ortaya çıkması elbette kaçınılmaz hale gelir. Zira aktüalitenin daracık yorumlarına sıkışıp kara propagandanın oksijensiz atmosferine mahkûm kalanlar gerçeklerin daha net göründüğü bir günde mahcup duruma düşer. Ve yine tarihin mahzun yaprakları şahittir ki, en yakın çevrede anlama gayreti eksikliğine mağlup bir buz dağı oluşurken meseleye uzaklardan bakanlar daha objektif; hatta daha kadirşinas olabilmektedir.Fethullah Gülen Hocaefendi ve onun teşvikleriyle ortaya çıkan Hizmet, tarihin tekerrür ettiği bir kavşakta duruyor bugünlerde. Bir yandan en kaba, en vefasız, en saldırgan hücumlara maruz bırakılırken, diğer yandan taşıdığı evrensel mesajdaki yansımalar nedeniyle dünyanın dört bir yanında takdir ediliyor; özellikle aydınlar arasında, akademik çevrelerde ve sivil toplum öncüleri arasında. Hiçbir benlik hesabı ve ego çatışması yaşamadığı için uzaktan bakan kişilerin Hizmet’i daha derinden anlaması bir avantaj oluştursa da, takdir ve tebcilin asıl sebebi belli noktalarda yoğunlaşıyor. Mesela ‘medeniyetler çatışması’ için hemen herkesin büyük bir hevesle bir kızılca kıyametin etrafında dans edip savaş tam tamları çaldığı bir dönemde Yunus olup yeryüzüne seslenmeyi, Mevlâna olup kardeşlik şarksısı söylemeyi dışarıdaki aydın daha net kavrayabiliyor. Bizdeki bazı kaba saba adamların hoyratlığı, dışarıdaki önyargısız kişilerin kendine esir ve zebun edemiyor. Vakıa, bu ülkenin çok değerli aydınları da meselenin ehemmiyetini görüyor; ancak çoğulcu ve katılımcı demokrasiyi içine sindiremeyenlerin ve herkesi kendine köle gibi görenlerin Hizmet’i anlaması hiç de kolay olmuyor. Ancak dışarıdaki aydınlar, demokrasi tecrübesinin getirdiği avantaj sayesinde Hizmet Hareketi gibi kendi değerlerine sımsıkı bağlı olmanın yanında sivil, demokrat ve özgürlükçü bir sosyal yapının ne kadar kıymetli olduğunun daha bir farkında.Yakından görmekte zorlandığımız sosyal bir gerçeği belki uzaktakilerin gözüyle değerlendirmek gerekiyor. O açıdan baktığımızda Hizmet Hareketi’nin nasıl âlemşümul bir performans sergilediğini, Hocaefendi’nin yeryüzü barışı için ne kadar değerli bir fikir adamı olduğunu anlıyoruz. Burnunun ucunu görmeyenlerin kendi egolarını aşarak engin ve rengin bir ufuk çizgisi yakalamasını beklemiyoruz; ancak küre-i arzın tekekkür burcunda önemli bir bayrak haline gelip sürekli dalgalanan evrensel bir hizmete karşı yerel düşmanlığın ma’şeri vicdanda yer bulamayacağını ve uzun bir mesafe alamayacağını hatırlatmak isteriz. Batı’dan Doğu’ya aydınların sevgi ile bağrına bastığı, her dinden her dilden kanaat önderinin yeryüzü için önemli bir ilham kaynağı olarak gördüğü Hizmet ve Hocaefendi için olmadık lafları peş peşe sıralayanlar, sosyal gerçeklere de tarihî gelişimin kaderine de karşı çıkarak kendilerine yazık ediyor.100 fikir adamının Hizmet ile ilgili mülâhazalarını okuyacaksınız bu dizide. Aslında bire bir yapılan konuşmalardan derlenmiş güzel bir çalışmanın özeti bu. Tamamını okumak ve seyretmek isterseniz www.zaman.com.tr ve www.irmaktv.com.tr web adreslerinden ulaşabilir ve daha detaylı değerlendirmeleri mütalaa edebilirsiniz. Bu ropörtajların görüntülü halini de her gün Irmak TV’den izleyebilirsiniz. Yazı dizisi boyunca göreceksiniz ki, burada küçük işlerle uğraşıp hayatı çelik çomak oynamaktan ibaret sanmak ve dünya çapında bir hizmeti anlamakta gecikmek büyük bir haksızlığa dönüşüyor. Gelin kulak kesilelim yeryüzü entelektüellerine; Arab’ı, Acem’i, Müslüman’ı, Hıristiyan’ı, Yahudi’si vs. hep aynı şeyi söylüyor ve Hizmet’in cihanşümul mesajına insanlığın ihtiyaç duyduğunu haykırıyor. Umarız ve dua ederiz ki; bu yazı dizisi, yakın körlüğüne yol açan peşin hükümlerimizden bizi bir miktar da olsa uzaklaştırır ve kadirşinas olmanın erdemini bize hatırlatır…
Zaman
Güncel
01.07.2014
AydınlarHizmetHareketinianlatıyorAydınlar Hizmet Hareketini anlatıyor
Aydınlar Hizmet Hareketini anlatıyor
Zaman
01.07.2014
01:58
Tarih şahittir ki büyük düşünce hareketleri ve ona öncülük eden kişiler, genelde yakın çevrelerinden vefasızlığa hatta kimi zaman saygısızlığa maruz kalmıştır.Önyargılar, hazımsızlıklar ve kıskançlıklar kimi kişilerin gözlerini âmâ ettiğinden kapılarına kadar gelmiş o güzel muştucuyu görememiş; el ele, kol kola yürümesi gerekenler kendilerini korkunç bir düşmanlığın içinde bulmuştur. Hiçbir büyük dava yoktur ki yakın çevreden anlamsız ve insafsız hakaretlere maruz bırakılmasın. Kara bulutlar dağılınca gerçeklerin ayan beyan ortaya çıkması elbette kaçınılmaz hale gelir. Zira aktüalitenin daracık yorumlarına sıkışıp kara propagandanın oksijensiz atmosferine mahkûm kalanlar gerçeklerin daha net göründüğü bir günde mahcup duruma düşer. Ve yine tarihin mahzun yaprakları şahittir ki, en yakın çevrede anlama gayreti eksikliğine mağlup bir buz dağı oluşurken meseleye uzaklardan bakanlar daha objektif; hatta daha kadirşinas olabilmektedir.Fethullah Gülen Hocaefendi ve onun teşvikleriyle ortaya çıkan Hizmet, tarihin tekerrür ettiği bir kavşakta duruyor bugünlerde. Bir yandan en kaba, en vefasız, en saldırgan hücumlara maruz bırakılırken, diğer yandan taşıdığı evrensel mesajdaki yansımalar nedeniyle dünyanın dört bir yanında takdir ediliyor; özellikle aydınlar arasında, akademik çevrelerde ve sivil toplum öncüleri arasında. Hiçbir benlik hesabı ve ego çatışması yaşamadığı için uzaktan bakan kişilerin Hizmet’i daha derinden anlaması bir avantaj oluştursa da, takdir ve tebcilin asıl sebebi belli noktalarda yoğunlaşıyor. Mesela ‘medeniyetler çatışması’ için hemen herkesin büyük bir hevesle bir kızılca kıyametin etrafında dans edip savaş tam tamları çaldığı bir dönemde Yunus olup yeryüzüne seslenmeyi, Mevlâna olup kardeşlik şarksısı söylemeyi dışarıdaki aydın daha net kavrayabiliyor. Bizdeki bazı kaba saba adamların hoyratlığı, dışarıdaki önyargısız kişilerin kendine esir ve zebun edemiyor. Vakıa, bu ülkenin çok değerli aydınları da meselenin ehemmiyetini görüyor; ancak çoğulcu ve katılımcı demokrasiyi içine sindiremeyenlerin ve herkesi kendine köle gibi görenlerin Hizmet’i anlaması hiç de kolay olmuyor. Ancak dışarıdaki aydınlar, demokrasi tecrübesinin getirdiği avantaj sayesinde Hizmet Hareketi gibi kendi değerlerine sımsıkı bağlı olmanın yanında sivil, demokrat ve özgürlükçü bir sosyal yapının ne kadar kıymetli olduğunun daha bir farkında.Yakından görmekte zorlandığımız sosyal bir gerçeği belki uzaktakilerin gözüyle değerlendirmek gerekiyor. O açıdan baktığımızda Hizmet Hareketi’nin nasıl âlemşümul bir performans sergilediğini, Hocaefendi’nin yeryüzü barışı için ne kadar değerli bir fikir adamı olduğunu anlıyoruz. Burnunun ucunu görmeyenlerin kendi egolarını aşarak engin ve rengin bir ufuk çizgisi yakalamasını beklemiyoruz; ancak küre-i arzın tekekkür burcunda önemli bir bayrak haline gelip sürekli dalgalanan evrensel bir hizmete karşı yerel düşmanlığın ma’şeri vicdanda yer bulamayacağını ve uzun bir mesafe alamayacağını hatırlatmak isteriz. Batı’dan Doğu’ya aydınların sevgi ile bağrına bastığı, her dinden her dilden kanaat önderinin yeryüzü için önemli bir ilham kaynağı olarak gördüğü Hizmet ve Hocaefendi için olmadık lafları peş peşe sıralayanlar, sosyal gerçeklere de tarihî gelişimin kaderine de karşı çıkarak kendilerine yazık ediyor.100 fikir adamının Hizmet ile ilgili mülâhazalarını okuyacaksınız bu dizide. Aslında bire bir yapılan konuşmalardan derlenmiş güzel bir çalışmanın özeti bu. Tamamını okumak ve seyretmek isterseniz www.zaman.com.tr ve www.irmaktv.com.tr web adreslerinden ulaşabilir ve daha detaylı değerlendirmeleri mütalaa edebilirsiniz. Bu ropörtajların görüntülü halini de her gün Irmak TV’den izleyebilirsiniz. Yazı dizisi boyunca göreceksiniz ki, burada küçük işlerle uğraşıp hayatı çelik çomak oynamaktan ibaret sanmak ve dünya çapında bir hizmeti anlamakta gecikmek büyük bir haksızlığa dönüşüyor. Gelin kulak kesilelim yeryüzü entelektüellerine; Arab’ı, Acem’i, Müslüman’ı, Hıristiyan’ı, Yahudi’si vs. hep aynı şeyi söylüyor ve Hizmet’in cihanşümul mesajına insanlığın ihtiyaç duyduğunu haykırıyor. Umarız ve dua ederiz ki; bu yazı dizisi, yakın körlüğüne yol açan peşin hükümlerimizden bizi bir miktar da olsa uzaklaştırır ve kadirşinas olmanın erdemini bize hatırlatır…
Zaman
Ana Sayfa
01.07.2014
AydınlarHizmetHareketinianlatıyorAydınlar Hizmet Hareketini anlatıyor
Aydınlar Hizmet Hareketini anlatıyor
Zaman
30.06.2014
02:27
Tarih şahittir ki büyük düşünce hareketleri ve ona öncülük eden kişiler, genelde yakın çevrelerinden vefasızlığa hatta kimi zaman saygısızlığa maruz kalmıştır.Önyargılar, hazımsızlıklar ve kıskançlıklar kimi kişilerin gözlerini âmâ ettiğinden kapılarına kadar gelmiş o güzel muştucuyu görememiş; el ele, kol kola yürümesi gerekenler kendilerini korkunç bir düşmanlığın içinde bulmuştur. Hiçbir büyük dava yoktur ki yakın çevreden anlamsız ve insafsız hakaretlere maruz bırakılmasın. Kara bulutlar dağılınca gerçeklerin ayan beyan ortaya çıkması elbette kaçınılmaz hale gelir. Zira aktüalitenin daracık yorumlarına sıkışıp kara propagandanın oksijensiz atmosferine mahkûm kalanlar gerçeklerin daha net göründüğü bir günde mahcup duruma düşer. Ve yine tarihin mahzun yaprakları şahittir ki, en yakın çevrede anlama gayreti eksikliğine mağlup bir buz dağı oluşurken meseleye uzaklardan bakanlar daha objektif; hatta daha kadirşinas olabilmektedir.Fethullah Gülen Hocaefendi ve onun teşvikleriyle ortaya çıkan Hizmet, tarihin tekerrür ettiği bir kavşakta duruyor bugünlerde. Bir yandan en kaba, en vefasız, en saldırgan hücumlara maruz bırakılırken, diğer yandan taşıdığı evrensel mesajdaki yansımalar nedeniyle dünyanın dört bir yanında takdir ediliyor; özellikle aydınlar arasında, akademik çevrelerde ve sivil toplum öncüleri arasında. Hiçbir benlik hesabı ve ego çatışması yaşamadığı için uzaktan bakan kişilerin Hizmet’i daha derinden anlaması bir avantaj oluştursa da, takdir ve tebcilin asıl sebebi belli noktalarda yoğunlaşıyor. Mesela ‘medeniyetler çatışması’ için hemen herkesin büyük bir hevesle bir kızılca kıyametin etrafında dans edip savaş tam tamları çaldığı bir dönemde Yunus olup yeryüzüne seslenmeyi, Mevlâna olup kardeşlik şarksısı söylemeyi dışarıdaki aydın daha net kavrayabiliyor. Bizdeki bazı kaba saba adamların hoyratlığı, dışarıdaki önyargısız kişilerin kendine esir ve zebun edemiyor. Vakıa, bu ülkenin çok değerli aydınları da meselenin ehemmiyetini görüyor; ancak çoğulcu ve katılımcı demokrasiyi içine sindiremeyenlerin ve herkesi kendine köle gibi görenlerin Hizmet’i anlaması hiç de kolay olmuyor. Ancak dışarıdaki aydınlar, demokrasi tecrübesinin getirdiği avantaj sayesinde Hizmet Hareketi gibi kendi değerlerine sımsıkı bağlı olmanın yanında sivil, demokrat ve özgürlükçü bir sosyal yapının ne kadar kıymetli olduğunun daha bir farkında.Yakından görmekte zorlandığımız sosyal bir gerçeği belki uzaktakilerin gözüyle değerlendirmek gerekiyor. O açıdan baktığımızda Hizmet Hareketi’nin nasıl âlemşümul bir performans sergilediğini, Hocaefendi’nin yeryüzü barışı için ne kadar değerli bir fikir adamı olduğunu anlıyoruz. Burnunun ucunu görmeyenlerin kendi egolarını aşarak engin ve rengin bir ufuk çizgisi yakalamasını beklemiyoruz; ancak küre-i arzın tekekkür burcunda önemli bir bayrak haline gelip sürekli dalgalanan evrensel bir hizmete karşı yerel düşmanlığın ma’şeri vicdanda yer bulamayacağını ve uzun bir mesafe alamayacağını hatırlatmak isteriz. Batı’dan Doğu’ya aydınların sevgi ile bağrına bastığı, her dinden her dilden kanaat önderinin yeryüzü için önemli bir ilham kaynağı olarak gördüğü Hizmet ve Hocaefendi için olmadık lafları peş peşe sıralayanlar, sosyal gerçeklere de tarihî gelişimin kaderine de karşı çıkarak kendilerine yazık ediyor.100 fikir adamının Hizmet ile ilgili mülâhazalarını okuyacaksınız bu dizide. Aslında bire bir yapılan konuşmalardan derlenmiş güzel bir çalışmanın özeti bu. Tamamını okumak ve seyretmek isterseniz www.zaman.com.tr ve www.irmaktv.com.tr web adreslerinden ulaşabilir ve daha detaylı değerlendirmeleri mütalaa edebilirsiniz. Bu ropörtajların görüntülü halini de her gün Irmak TV’den izleyebilirsiniz. Yazı dizisi boyunca göreceksiniz ki, burada küçük işlerle uğraşıp hayatı çelik çomak oynamaktan ibaret sanmak ve dünya çapında bir hizmeti anlamakta gecikmek büyük bir haksızlığa dönüşüyor. Gelin kulak kesilelim yeryüzü entelektüellerine; Arab’ı, Acem’i, Müslüman’ı, Hıristiyan’ı, Yahudi’si vs. hep aynı şeyi söylüyor ve Hizmet’in cihanşümul mesajına insanlığın ihtiyaç duyduğunu haykırıyor. Umarız ve dua ederiz ki; bu yazı dizisi, yakın körlüğüne yol açan peşin hükümlerimizden bizi bir miktar da olsa uzaklaştırır ve kadirşinas olmanın erdemini bize hatırlatır…
Zaman
En Çok Okunan
30.06.2014
AydınlarHizmetHareketinianlatıyorAydınlar Hizmet Hareketini anlatıyor
Aydınlar Hizmet Hareketini anlatıyor
Zaman
30.06.2014
02:06
Tarih şahittir ki büyük düşünce hareketleri ve ona öncülük eden kişiler, genelde yakın çevrelerinden vefasızlığa hatta kimi zaman saygısızlığa maruz kalmıştır.Önyargılar, hazımsızlıklar ve kıskançlıklar kimi kişilerin gözlerini âmâ ettiğinden kapılarına kadar gelmiş o güzel muştucuyu görememiş; el ele, kol kola yürümesi gerekenler kendilerini korkunç bir düşmanlığın içinde bulmuştur. Hiçbir büyük dava yoktur ki yakın çevreden anlamsız ve insafsız hakaretlere maruz bırakılmasın. Kara bulutlar dağılınca gerçeklerin ayan beyan ortaya çıkması elbette kaçınılmaz hale gelir. Zira aktüalitenin daracık yorumlarına sıkışıp kara propagandanın oksijensiz atmosferine mahkûm kalanlar gerçeklerin daha net göründüğü bir günde mahcup duruma düşer. Ve yine tarihin mahzun yaprakları şahittir ki, en yakın çevrede anlama gayreti eksikliğine mağlup bir buz dağı oluşurken meseleye uzaklardan bakanlar daha objektif; hatta daha kadirşinas olabilmektedir.Fethullah Gülen Hocaefendi ve onun teşvikleriyle ortaya çıkan Hizmet, tarihin tekerrür ettiği bir kavşakta duruyor bugünlerde. Bir yandan en kaba, en vefasız, en saldırgan hücumlara maruz bırakılırken, diğer yandan taşıdığı evrensel mesajdaki yansımalar nedeniyle dünyanın dört bir yanında takdir ediliyor; özellikle aydınlar arasında, akademik çevrelerde ve sivil toplum öncüleri arasında. Hiçbir benlik hesabı ve ego çatışması yaşamadığı için uzaktan bakan kişilerin Hizmet’i daha derinden anlaması bir avantaj oluştursa da, takdir ve tebcilin asıl sebebi belli noktalarda yoğunlaşıyor. Mesela ‘medeniyetler çatışması’ için hemen herkesin büyük bir hevesle bir kızılca kıyametin etrafında dans edip savaş tam tamları çaldığı bir dönemde Yunus olup yeryüzüne seslenmeyi, Mevlâna olup kardeşlik şarksısı söylemeyi dışarıdaki aydın daha net kavrayabiliyor. Bizdeki bazı kaba saba adamların hoyratlığı, dışarıdaki önyargısız kişilerin kendine esir ve zebun edemiyor. Vakıa, bu ülkenin çok değerli aydınları da meselenin ehemmiyetini görüyor; ancak çoğulcu ve katılımcı demokrasiyi içine sindiremeyenlerin ve herkesi kendine köle gibi görenlerin Hizmet’i anlaması hiç de kolay olmuyor. Ancak dışarıdaki aydınlar, demokrasi tecrübesinin getirdiği avantaj sayesinde Hizmet Hareketi gibi kendi değerlerine sımsıkı bağlı olmanın yanında sivil, demokrat ve özgürlükçü bir sosyal yapının ne kadar kıymetli olduğunun daha bir farkında.Yakından görmekte zorlandığımız sosyal bir gerçeği belki uzaktakilerin gözüyle değerlendirmek gerekiyor. O açıdan baktığımızda Hizmet Hareketi’nin nasıl âlemşümul bir performans sergilediğini, Hocaefendi’nin yeryüzü barışı için ne kadar değerli bir fikir adamı olduğunu anlıyoruz. Burnunun ucunu görmeyenlerin kendi egolarını aşarak engin ve rengin bir ufuk çizgisi yakalamasını beklemiyoruz; ancak küre-i arzın tekekkür burcunda önemli bir bayrak haline gelip sürekli dalgalanan evrensel bir hizmete karşı yerel düşmanlığın ma’şeri vicdanda yer bulamayacağını ve uzun bir mesafe alamayacağını hatırlatmak isteriz. Batı’dan Doğu’ya aydınların sevgi ile bağrına bastığı, her dinden her dilden kanaat önderinin yeryüzü için önemli bir ilham kaynağı olarak gördüğü Hizmet ve Hocaefendi için olmadık lafları peş peşe sıralayanlar, sosyal gerçeklere de tarihî gelişimin kaderine de karşı çıkarak kendilerine yazık ediyor.100 fikir adamının Hizmet ile ilgili mülâhazalarını okuyacaksınız bu dizide. Aslında bire bir yapılan konuşmalardan derlenmiş güzel bir çalışmanın özeti bu. Tamamını okumak ve seyretmek isterseniz www.zaman.com.tr ve www.irmaktv.com.tr web adreslerinden ulaşabilir ve daha detaylı değerlendirmeleri mütalaa edebilirsiniz. Bu ropörtajların görüntülü halini de her gün Irmak TV’den izleyebilirsiniz. Yazı dizisi boyunca göreceksiniz ki, burada küçük işlerle uğraşıp hayatı çelik çomak oynamaktan ibaret sanmak ve dünya çapında bir hizmeti anlamakta gecikmek büyük bir haksızlığa dönüşüyor. Gelin kulak kesilelim yeryüzü entelektüellerine; Arab’ı, Acem’i, Müslüman’ı, Hıristiyan’ı, Yahudi’si vs. hep aynı şeyi söylüyor ve Hizmet’in cihanşümul mesajına insanlığın ihtiyaç duyduğunu haykırıyor. Umarız ve dua ederiz ki; bu yazı dizisi, yakın körlüğüne yol açan peşin hükümlerimizden bizi bir miktar da olsa uzaklaştırır ve kadirşinas olmanın erdemini bize hatırlatır…
Zaman
Güncel
30.06.2014
AydınlarHizmetHareketinianlatıyorAydınlar Hizmet Hareketini anlatıyor
Aydınlar Hizmet Hareketini anlatıyor
Zaman
30.06.2014
02:06
Tarih şahittir ki büyük düşünce hareketleri ve ona öncülük eden kişiler, genelde yakın çevrelerinden vefasızlığa hatta kimi zaman saygısızlığa maruz kalmıştır.Önyargılar, hazımsızlıklar ve kıskançlıklar kimi kişilerin gözlerini âmâ ettiğinden kapılarına kadar gelmiş o güzel muştucuyu görememiş; el ele, kol kola yürümesi gerekenler kendilerini korkunç bir düşmanlığın içinde bulmuştur. Hiçbir büyük dava yoktur ki yakın çevreden anlamsız ve insafsız hakaretlere maruz bırakılmasın. Kara bulutlar dağılınca gerçeklerin ayan beyan ortaya çıkması elbette kaçınılmaz hale gelir. Zira aktüalitenin daracık yorumlarına sıkışıp kara propagandanın oksijensiz atmosferine mahkûm kalanlar gerçeklerin daha net göründüğü bir günde mahcup duruma düşer. Ve yine tarihin mahzun yaprakları şahittir ki, en yakın çevrede anlama gayreti eksikliğine mağlup bir buz dağı oluşurken meseleye uzaklardan bakanlar daha objektif; hatta daha kadirşinas olabilmektedir.Fethullah Gülen Hocaefendi ve onun teşvikleriyle ortaya çıkan Hizmet, tarihin tekerrür ettiği bir kavşakta duruyor bugünlerde. Bir yandan en kaba, en vefasız, en saldırgan hücumlara maruz bırakılırken, diğer yandan taşıdığı evrensel mesajdaki yansımalar nedeniyle dünyanın dört bir yanında takdir ediliyor; özellikle aydınlar arasında, akademik çevrelerde ve sivil toplum öncüleri arasında. Hiçbir benlik hesabı ve ego çatışması yaşamadığı için uzaktan bakan kişilerin Hizmet’i daha derinden anlaması bir avantaj oluştursa da, takdir ve tebcilin asıl sebebi belli noktalarda yoğunlaşıyor. Mesela ‘medeniyetler çatışması’ için hemen herkesin büyük bir hevesle bir kızılca kıyametin etrafında dans edip savaş tam tamları çaldığı bir dönemde Yunus olup yeryüzüne seslenmeyi, Mevlâna olup kardeşlik şarksısı söylemeyi dışarıdaki aydın daha net kavrayabiliyor. Bizdeki bazı kaba saba adamların hoyratlığı, dışarıdaki önyargısız kişilerin kendine esir ve zebun edemiyor. Vakıa, bu ülkenin çok değerli aydınları da meselenin ehemmiyetini görüyor; ancak çoğulcu ve katılımcı demokrasiyi içine sindiremeyenlerin ve herkesi kendine köle gibi görenlerin Hizmet’i anlaması hiç de kolay olmuyor. Ancak dışarıdaki aydınlar, demokrasi tecrübesinin getirdiği avantaj sayesinde Hizmet Hareketi gibi kendi değerlerine sımsıkı bağlı olmanın yanında sivil, demokrat ve özgürlükçü bir sosyal yapının ne kadar kıymetli olduğunun daha bir farkında.Yakından görmekte zorlandığımız sosyal bir gerçeği belki uzaktakilerin gözüyle değerlendirmek gerekiyor. O açıdan baktığımızda Hizmet Hareketi’nin nasıl âlemşümul bir performans sergilediğini, Hocaefendi’nin yeryüzü barışı için ne kadar değerli bir fikir adamı olduğunu anlıyoruz. Burnunun ucunu görmeyenlerin kendi egolarını aşarak engin ve rengin bir ufuk çizgisi yakalamasını beklemiyoruz; ancak küre-i arzın tekekkür burcunda önemli bir bayrak haline gelip sürekli dalgalanan evrensel bir hizmete karşı yerel düşmanlığın ma’şeri vicdanda yer bulamayacağını ve uzun bir mesafe alamayacağını hatırlatmak isteriz. Batı’dan Doğu’ya aydınların sevgi ile bağrına bastığı, her dinden her dilden kanaat önderinin yeryüzü için önemli bir ilham kaynağı olarak gördüğü Hizmet ve Hocaefendi için olmadık lafları peş peşe sıralayanlar, sosyal gerçeklere de tarihî gelişimin kaderine de karşı çıkarak kendilerine yazık ediyor.100 fikir adamının Hizmet ile ilgili mülâhazalarını okuyacaksınız bu dizide. Aslında bire bir yapılan konuşmalardan derlenmiş güzel bir çalışmanın özeti bu. Tamamını okumak ve seyretmek isterseniz www.zaman.com.tr ve www.irmaktv.com.tr web adreslerinden ulaşabilir ve daha detaylı değerlendirmeleri mütalaa edebilirsiniz. Bu ropörtajların görüntülü halini de her gün Irmak TV’den izleyebilirsiniz. Yazı dizisi boyunca göreceksiniz ki, burada küçük işlerle uğraşıp hayatı çelik çomak oynamaktan ibaret sanmak ve dünya çapında bir hizmeti anlamakta gecikmek büyük bir haksızlığa dönüşüyor. Gelin kulak kesilelim yeryüzü entelektüellerine; Arab’ı, Acem’i, Müslüman’ı, Hıristiyan’ı, Yahudi’si vs. hep aynı şeyi söylüyor ve Hizmet’in cihanşümul mesajına insanlığın ihtiyaç duyduğunu haykırıyor. Umarız ve dua ederiz ki; bu yazı dizisi, yakın körlüğüne yol açan peşin hükümlerimizden bizi bir miktar da olsa uzaklaştırır ve kadirşinas olmanın erdemini bize hatırlatır…
Zaman
Ana Sayfa
30.06.2014
AydınlarHizmetHareketinianlatıyorAydınlar Hizmet Hareketini anlatıyor
Aydınlar Hizmet Hareketini anlatıyor
Zaman
29.06.2014
02:09
Tarih şahittir ki büyük düşünce hareketleri ve ona öncülük eden kişiler, genelde yakın çevrelerinden vefasızlığa hatta kimi zaman saygısızlığa maruz kalmıştır.Önyargılar, hazımsızlıklar ve kıskançlıklar kimi kişilerin gözlerini âmâ ettiğinden kapılarına kadar gelmiş o güzel muştucuyu görememiş; el ele, kol kola yürümesi gerekenler kendilerini korkunç bir düşmanlığın içinde bulmuştur. Hiçbir büyük dava yoktur ki yakın çevreden anlamsız ve insafsız hakaretlere maruz bırakılmasın. Kara bulutlar dağılınca gerçeklerin ayan beyan ortaya çıkması elbette kaçınılmaz hale gelir. Zira aktüalitenin daracık yorumlarına sıkışıp kara propagandanın oksijensiz atmosferine mahkûm kalanlar gerçeklerin daha net göründüğü bir günde mahcup duruma düşer. Ve yine tarihin mahzun yaprakları şahittir ki, en yakın çevrede anlama gayreti eksikliğine mağlup bir buz dağı oluşurken meseleye uzaklardan bakanlar daha objektif; hatta daha kadirşinas olabilmektedir.Fethullah Gülen Hocaefendi ve onun teşvikleriyle ortaya çıkan Hizmet, tarihin tekerrür ettiği bir kavşakta duruyor bugünlerde. Bir yandan en kaba, en vefasız, en saldırgan hücumlara maruz bırakılırken, diğer yandan taşıdığı evrensel mesajdaki yansımalar nedeniyle dünyanın dört bir yanında takdir ediliyor; özellikle aydınlar arasında, akademik çevrelerde ve sivil toplum öncüleri arasında. Hiçbir benlik hesabı ve ego çatışması yaşamadığı için uzaktan bakan kişilerin Hizmet’i daha derinden anlaması bir avantaj oluştursa da, takdir ve tebcilin asıl sebebi belli noktalarda yoğunlaşıyor. Mesela ‘medeniyetler çatışması’ için hemen herkesin büyük bir hevesle bir kızılca kıyametin etrafında dans edip savaş tam tamları çaldığı bir dönemde Yunus olup yeryüzüne seslenmeyi, Mevlâna olup kardeşlik şarksısı söylemeyi dışarıdaki aydın daha net kavrayabiliyor. Bizdeki bazı kaba saba adamların hoyratlığı, dışarıdaki önyargısız kişilerin kendine esir ve zebun edemiyor. Vakıa, bu ülkenin çok değerli aydınları da meselenin ehemmiyetini görüyor; ancak çoğulcu ve katılımcı demokrasiyi içine sindiremeyenlerin ve herkesi kendine köle gibi görenlerin Hizmet’i anlaması hiç de kolay olmuyor. Ancak dışarıdaki aydınlar, demokrasi tecrübesinin getirdiği avantaj sayesinde Hizmet Hareketi gibi kendi değerlerine sımsıkı bağlı olmanın yanında sivil, demokrat ve özgürlükçü bir sosyal yapının ne kadar kıymetli olduğunun daha bir farkında.Yakından görmekte zorlandığımız sosyal bir gerçeği belki uzaktakilerin gözüyle değerlendirmek gerekiyor. O açıdan baktığımızda Hizmet Hareketi’nin nasıl âlemşümul bir performans sergilediğini, Hocaefendi’nin yeryüzü barışı için ne kadar değerli bir fikir adamı olduğunu anlıyoruz. Burnunun ucunu görmeyenlerin kendi egolarını aşarak engin ve rengin bir ufuk çizgisi yakalamasını beklemiyoruz; ancak küre-i arzın tekekkür burcunda önemli bir bayrak haline gelip sürekli dalgalanan evrensel bir hizmete karşı yerel düşmanlığın ma’şeri vicdanda yer bulamayacağını ve uzun bir mesafe alamayacağını hatırlatmak isteriz. Batı’dan Doğu’ya aydınların sevgi ile bağrına bastığı, her dinden her dilden kanaat önderinin yeryüzü için önemli bir ilham kaynağı olarak gördüğü Hizmet ve Hocaefendi için olmadık lafları peş peşe sıralayanlar, sosyal gerçeklere de tarihî gelişimin kaderine de karşı çıkarak kendilerine yazık ediyor.100 fikir adamının Hizmet ile ilgili mülâhazalarını okuyacaksınız bu dizide. Aslında bire bir yapılan konuşmalardan derlenmiş güzel bir çalışmanın özeti bu. Tamamını okumak ve seyretmek isterseniz www.zaman.com.tr ve www.irmaktv.com.tr web adreslerinden ulaşabilir ve daha detaylı değerlendirmeleri mütalaa edebilirsiniz. Bu ropörtajların görüntülü halini de her gün Irmak TV’den izleyebilirsiniz. Yazı dizisi boyunca göreceksiniz ki, burada küçük işlerle uğraşıp hayatı çelik çomak oynamaktan ibaret sanmak ve dünya çapında bir hizmeti anlamakta gecikmek büyük bir haksızlığa dönüşüyor. Gelin kulak kesilelim yeryüzü entelektüellerine; Arab’ı, Acem’i, Müslüman’ı, Hıristiyan’ı, Yahudi’si vs. hep aynı şeyi söylüyor ve Hizmet’in cihanşümul mesajına insanlığın ihtiyaç duyduğunu haykırıyor. Umarız ve dua ederiz ki; bu yazı dizisi, yakın körlüğüne yol açan peşin hükümlerimizden bizi bir miktar da olsa uzaklaştırır ve kadirşinas olmanın erdemini bize hatırlatır…
Zaman
En Çok Okunan
29.06.2014
AydınlarHizmetHareketinianlatıyorAydınlar Hizmet Hareketini anlatıyor
Aydınlar Hizmet Hareketini anlatıyor
Zaman
29.06.2014
02:08
Tarih şahittir ki büyük düşünce hareketleri ve ona öncülük eden kişiler, genelde yakın çevrelerinden vefasızlığa hatta kimi zaman saygısızlığa maruz kalmıştır.Önyargılar, hazımsızlıklar ve kıskançlıklar kimi kişilerin gözlerini âmâ ettiğinden kapılarına kadar gelmiş o güzel muştucuyu görememiş; el ele, kol kola yürümesi gerekenler kendilerini korkunç bir düşmanlığın içinde bulmuştur. Hiçbir büyük dava yoktur ki yakın çevreden anlamsız ve insafsız hakaretlere maruz bırakılmasın. Kara bulutlar dağılınca gerçeklerin ayan beyan ortaya çıkması elbette kaçınılmaz hale gelir. Zira aktüalitenin daracık yorumlarına sıkışıp kara propagandanın oksijensiz atmosferine mahkûm kalanlar gerçeklerin daha net göründüğü bir günde mahcup duruma düşer. Ve yine tarihin mahzun yaprakları şahittir ki, en yakın çevrede anlama gayreti eksikliğine mağlup bir buz dağı oluşurken meseleye uzaklardan bakanlar daha objektif; hatta daha kadirşinas olabilmektedir.Fethullah Gülen Hocaefendi ve onun teşvikleriyle ortaya çıkan Hizmet, tarihin tekerrür ettiği bir kavşakta duruyor bugünlerde. Bir yandan en kaba, en vefasız, en saldırgan hücumlara maruz bırakılırken, diğer yandan taşıdığı evrensel mesajdaki yansımalar nedeniyle dünyanın dört bir yanında takdir ediliyor; özellikle aydınlar arasında, akademik çevrelerde ve sivil toplum öncüleri arasında. Hiçbir benlik hesabı ve ego çatışması yaşamadığı için uzaktan bakan kişilerin Hizmet’i daha derinden anlaması bir avantaj oluştursa da, takdir ve tebcilin asıl sebebi belli noktalarda yoğunlaşıyor. Mesela ‘medeniyetler çatışması’ için hemen herkesin büyük bir hevesle bir kızılca kıyametin etrafında dans edip savaş tam tamları çaldığı bir dönemde Yunus olup yeryüzüne seslenmeyi, Mevlâna olup kardeşlik şarksısı söylemeyi dışarıdaki aydın daha net kavrayabiliyor. Bizdeki bazı kaba saba adamların hoyratlığı, dışarıdaki önyargısız kişilerin kendine esir ve zebun edemiyor. Vakıa, bu ülkenin çok değerli aydınları da meselenin ehemmiyetini görüyor; ancak çoğulcu ve katılımcı demokrasiyi içine sindiremeyenlerin ve herkesi kendine köle gibi görenlerin Hizmet’i anlaması hiç de kolay olmuyor. Ancak dışarıdaki aydınlar, demokrasi tecrübesinin getirdiği avantaj sayesinde Hizmet Hareketi gibi kendi değerlerine sımsıkı bağlı olmanın yanında sivil, demokrat ve özgürlükçü bir sosyal yapının ne kadar kıymetli olduğunun daha bir farkında.Yakından görmekte zorlandığımız sosyal bir gerçeği belki uzaktakilerin gözüyle değerlendirmek gerekiyor. O açıdan baktığımızda Hizmet Hareketi’nin nasıl âlemşümul bir performans sergilediğini, Hocaefendi’nin yeryüzü barışı için ne kadar değerli bir fikir adamı olduğunu anlıyoruz. Burnunun ucunu görmeyenlerin kendi egolarını aşarak engin ve rengin bir ufuk çizgisi yakalamasını beklemiyoruz; ancak küre-i arzın tekekkür burcunda önemli bir bayrak haline gelip sürekli dalgalanan evrensel bir hizmete karşı yerel düşmanlığın ma’şeri vicdanda yer bulamayacağını ve uzun bir mesafe alamayacağını hatırlatmak isteriz. Batı’dan Doğu’ya aydınların sevgi ile bağrına bastığı, her dinden her dilden kanaat önderinin yeryüzü için önemli bir ilham kaynağı olarak gördüğü Hizmet ve Hocaefendi için olmadık lafları peş peşe sıralayanlar, sosyal gerçeklere de tarihî gelişimin kaderine de karşı çıkarak kendilerine yazık ediyor.100 fikir adamının Hizmet ile ilgili mülâhazalarını okuyacaksınız bu dizide. Aslında bire bir yapılan konuşmalardan derlenmiş güzel bir çalışmanın özeti bu. Tamamını okumak ve seyretmek isterseniz www.zaman.com.tr ve www.irmaktv.com.tr web adreslerinden ulaşabilir ve daha detaylı değerlendirmeleri mütalaa edebilirsiniz. Bu ropörtajların görüntülü halini de her gün Irmak TV’den izleyebilirsiniz. Yazı dizisi boyunca göreceksiniz ki, burada küçük işlerle uğraşıp hayatı çelik çomak oynamaktan ibaret sanmak ve dünya çapında bir hizmeti anlamakta gecikmek büyük bir haksızlığa dönüşüyor. Gelin kulak kesilelim yeryüzü entelektüellerine; Arab’ı, Acem’i, Müslüman’ı, Hıristiyan’ı, Yahudi’si vs. hep aynı şeyi söylüyor ve Hizmet’in cihanşümul mesajına insanlığın ihtiyaç duyduğunu haykırıyor. Umarız ve dua ederiz ki; bu yazı dizisi, yakın körlüğüne yol açan peşin hükümlerimizden bizi bir miktar da olsa uzaklaştırır ve kadirşinas olmanın erdemini bize hatırlatır…
Zaman
Güncel
29.06.2014
AydınlarHizmetHareketinianlatıyorAydınlar Hizmet Hareketini anlatıyor
Aydınlar Hizmet Hareketini anlatıyor
Zaman
29.06.2014
02:08
Tarih şahittir ki büyük düşünce hareketleri ve ona öncülük eden kişiler, genelde yakın çevrelerinden vefasızlığa hatta kimi zaman saygısızlığa maruz kalmıştır.Önyargılar, hazımsızlıklar ve kıskançlıklar kimi kişilerin gözlerini âmâ ettiğinden kapılarına kadar gelmiş o güzel muştucuyu görememiş; el ele, kol kola yürümesi gerekenler kendilerini korkunç bir düşmanlığın içinde bulmuştur. Hiçbir büyük dava yoktur ki yakın çevreden anlamsız ve insafsız hakaretlere maruz bırakılmasın. Kara bulutlar dağılınca gerçeklerin ayan beyan ortaya çıkması elbette kaçınılmaz hale gelir. Zira aktüalitenin daracık yorumlarına sıkışıp kara propagandanın oksijensiz atmosferine mahkûm kalanlar gerçeklerin daha net göründüğü bir günde mahcup duruma düşer. Ve yine tarihin mahzun yaprakları şahittir ki, en yakın çevrede anlama gayreti eksikliğine mağlup bir buz dağı oluşurken meseleye uzaklardan bakanlar daha objektif; hatta daha kadirşinas olabilmektedir.Fethullah Gülen Hocaefendi ve onun teşvikleriyle ortaya çıkan Hizmet, tarihin tekerrür ettiği bir kavşakta duruyor bugünlerde. Bir yandan en kaba, en vefasız, en saldırgan hücumlara maruz bırakılırken, diğer yandan taşıdığı evrensel mesajdaki yansımalar nedeniyle dünyanın dört bir yanında takdir ediliyor; özellikle aydınlar arasında, akademik çevrelerde ve sivil toplum öncüleri arasında. Hiçbir benlik hesabı ve ego çatışması yaşamadığı için uzaktan bakan kişilerin Hizmet’i daha derinden anlaması bir avantaj oluştursa da, takdir ve tebcilin asıl sebebi belli noktalarda yoğunlaşıyor. Mesela ‘medeniyetler çatışması’ için hemen herkesin büyük bir hevesle bir kızılca kıyametin etrafında dans edip savaş tam tamları çaldığı bir dönemde Yunus olup yeryüzüne seslenmeyi, Mevlâna olup kardeşlik şarksısı söylemeyi dışarıdaki aydın daha net kavrayabiliyor. Bizdeki bazı kaba saba adamların hoyratlığı, dışarıdaki önyargısız kişilerin kendine esir ve zebun edemiyor. Vakıa, bu ülkenin çok değerli aydınları da meselenin ehemmiyetini görüyor; ancak çoğulcu ve katılımcı demokrasiyi içine sindiremeyenlerin ve herkesi kendine köle gibi görenlerin Hizmet’i anlaması hiç de kolay olmuyor. Ancak dışarıdaki aydınlar, demokrasi tecrübesinin getirdiği avantaj sayesinde Hizmet Hareketi gibi kendi değerlerine sımsıkı bağlı olmanın yanında sivil, demokrat ve özgürlükçü bir sosyal yapının ne kadar kıymetli olduğunun daha bir farkında.Yakından görmekte zorlandığımız sosyal bir gerçeği belki uzaktakilerin gözüyle değerlendirmek gerekiyor. O açıdan baktığımızda Hizmet Hareketi’nin nasıl âlemşümul bir performans sergilediğini, Hocaefendi’nin yeryüzü barışı için ne kadar değerli bir fikir adamı olduğunu anlıyoruz. Burnunun ucunu görmeyenlerin kendi egolarını aşarak engin ve rengin bir ufuk çizgisi yakalamasını beklemiyoruz; ancak küre-i arzın tekekkür burcunda önemli bir bayrak haline gelip sürekli dalgalanan evrensel bir hizmete karşı yerel düşmanlığın ma’şeri vicdanda yer bulamayacağını ve uzun bir mesafe alamayacağını hatırlatmak isteriz. Batı’dan Doğu’ya aydınların sevgi ile bağrına bastığı, her dinden her dilden kanaat önderinin yeryüzü için önemli bir ilham kaynağı olarak gördüğü Hizmet ve Hocaefendi için olmadık lafları peş peşe sıralayanlar, sosyal gerçeklere de tarihî gelişimin kaderine de karşı çıkarak kendilerine yazık ediyor.100 fikir adamının Hizmet ile ilgili mülâhazalarını okuyacaksınız bu dizide. Aslında bire bir yapılan konuşmalardan derlenmiş güzel bir çalışmanın özeti bu. Tamamını okumak ve seyretmek isterseniz www.zaman.com.tr ve www.irmaktv.com.tr web adreslerinden ulaşabilir ve daha detaylı değerlendirmeleri mütalaa edebilirsiniz. Bu ropörtajların görüntülü halini de her gün Irmak TV’den izleyebilirsiniz. Yazı dizisi boyunca göreceksiniz ki, burada küçük işlerle uğraşıp hayatı çelik çomak oynamaktan ibaret sanmak ve dünya çapında bir hizmeti anlamakta gecikmek büyük bir haksızlığa dönüşüyor. Gelin kulak kesilelim yeryüzü entelektüellerine; Arab’ı, Acem’i, Müslüman’ı, Hıristiyan’ı, Yahudi’si vs. hep aynı şeyi söylüyor ve Hizmet’in cihanşümul mesajına insanlığın ihtiyaç duyduğunu haykırıyor. Umarız ve dua ederiz ki; bu yazı dizisi, yakın körlüğüne yol açan peşin hükümlerimizden bizi bir miktar da olsa uzaklaştırır ve kadirşinas olmanın erdemini bize hatırlatır…
Zaman
Ana Sayfa
29.06.2014
AydınlarHizmetHareketinianlatıyorAydınlar Hizmet Hareketini anlatıyor
Aydınlar Hizmet Hareketi'ni anlatıyor
Zaman
28.06.2014
14:11
Tarih şahittir ki büyük düşünce hareketleri ve ona öncülük eden kişiler, genelde yakın çevrelerinden vefasızlığa hatta kimi zaman saygısızlığa maruz kalmıştır.Önyargılar, hazımsızlıklar ve kıskançlıklar kimi kişilerin gözlerini âmâ ettiğinden kapılarına kadar gelmiş o güzel muştucuyu görememiş; el ele, kol kola yürümesi gerekenler kendilerini korkunç bir düşmanlığın içinde bulmuştur. Hiçbir büyük dava yoktur ki yakın çevreden anlamsız ve insafsız hakaretlere maruz bırakılmasın. Kara bulutlar dağılınca gerçeklerin ayan beyan ortaya çıkması elbette kaçınılmaz hale gelir. Zira aktüalitenin daracık yorumlarına sıkışıp kara propagandanın oksijensiz atmosferine mahkûm kalanlar gerçeklerin daha net göründüğü bir günde mahcup duruma düşer. Ve yine tarihin mahzun yaprakları şahittir ki, en yakın çevrede anlama gayreti eksikliğine mağlup bir buz dağı oluşurken meseleye uzaklardan bakanlar daha objektif; hatta daha kadirşinas olabilmektedir.Fethullah Gülen Hocaefendi ve onun teşvikleriyle ortaya çıkan Hizmet, tarihin tekerrür ettiği bir kavşakta duruyor bugünlerde. Bir yandan en kaba, en vefasız, en saldırgan hücumlara maruz bırakılırken, diğer yandan taşıdığı evrensel mesajdaki yansımalar nedeniyle dünyanın dört bir yanında takdir ediliyor; özellikle aydınlar arasında, akademik çevrelerde ve sivil toplum öncüleri arasında. Hiçbir benlik hesabı ve ego çatışması yaşamadığı için uzaktan bakan kişilerin Hizmet’i daha derinden anlaması bir avantaj oluştursa da, takdir ve tebcilin asıl sebebi belli noktalarda yoğunlaşıyor. Mesela ‘medeniyetler çatışması’ için hemen herkesin büyük bir hevesle bir kızılca kıyametin etrafında dans edip savaş tam tamları çaldığı bir dönemde Yunus olup yeryüzüne seslenmeyi, Mevlâna olup kardeşlik şarksısı söylemeyi dışarıdaki aydın daha net kavrayabiliyor. Bizdeki bazı kaba saba adamların hoyratlığı, dışarıdaki önyargısız kişilerin kendine esir ve zebun edemiyor. Vakıa, bu ülkenin çok değerli aydınları da meselenin ehemmiyetini görüyor; ancak çoğulcu ve katılımcı demokrasiyi içine sindiremeyenlerin ve herkesi kendine köle gibi görenlerin Hizmet’i anlaması hiç de kolay olmuyor. Ancak dışarıdaki aydınlar, demokrasi tecrübesinin getirdiği avantaj sayesinde Hizmet Hareketi gibi kendi değerlerine sımsıkı bağlı olmanın yanında sivil, demokrat ve özgürlükçü bir sosyal yapının ne kadar kıymetli olduğunun daha bir farkında.Yakından görmekte zorlandığımız sosyal bir gerçeği belki uzaktakilerin gözüyle değerlendirmek gerekiyor. O açıdan baktığımızda Hizmet Hareketi’nin nasıl âlemşümul bir performans sergilediğini, Hocaefendi’nin yeryüzü barışı için ne kadar değerli bir fikir adamı olduğunu anlıyoruz. Burnunun ucunu görmeyenlerin kendi egolarını aşarak engin ve rengin bir ufuk çizgisi yakalamasını beklemiyoruz; ancak küre-i arzın tekekkür burcunda önemli bir bayrak haline gelip sürekli dalgalanan evrensel bir hizmete karşı yerel düşmanlığın ma’şeri vicdanda yer bulamayacağını ve uzun bir mesafe alamayacağını hatırlatmak isteriz. Batı’dan Doğu’ya aydınların sevgi ile bağrına bastığı, her dinden her dilden kanaat önderinin yeryüzü için önemli bir ilham kaynağı olarak gördüğü Hizmet ve Hocaefendi için olmadık lafları peş peşe sıralayanlar, sosyal gerçeklere de tarihî gelişimin kaderine de karşı çıkarak kendilerine yazık ediyor.100 fikir adamının Hizmet ile ilgili mülâhazalarını okuyacaksınız bu dizide. Aslında bire bir yapılan konuşmalardan derlenmiş güzel bir çalışmanın özeti bu. Tamamını okumak ve seyretmek isterseniz www.zaman.com.tr ve www.irmaktv.com.tr web adreslerinden ulaşabilir ve daha detaylı değerlendirmeleri mütalaa edebilirsiniz. Bu ropörtajların görüntülü halini de her gün Irmak TV’den izleyebilirsiniz. Yazı dizisi boyunca göreceksiniz ki, burada küçük işlerle uğraşıp hayatı çelik çomak oynamaktan ibaret sanmak ve dünya çapında bir hizmeti anlamakta gecikmek büyük bir haksızlığa dönüşüyor. Gelin kulak kesilelim yeryüzü entelektüellerine; Arab’ı, Acem’i, Müslüman’ı, Hıristiyan’ı, Yahudi’si vs. hep aynı şeyi söylüyor ve Hizmet’in cihanşümul mesajına insanlığın ihtiyaç duyduğunu haykırıyor. Umarız ve dua ederiz ki; bu yazı dizisi, yakın körlüğüne yol açan peşin hükümlerimizden bizi bir miktar da olsa uzaklaştırır ve kadirşinas olmanın erdemini bize hatırlatır…
Zaman
En Çok Okunan
28.06.2014
AydınlarHizmetHareketinianlatıyorAydınlar Hizmet Hareketini anlatıyor
Aydınlar Hizmet Hareketi'ni anlatıyor
Zaman
28.06.2014
14:10
Tarih şahittir ki büyük düşünce hareketleri ve ona öncülük eden kişiler, genelde yakın çevrelerinden vefasızlığa hatta kimi zaman saygısızlığa maruz kalmıştır.Önyargılar, hazımsızlıklar ve kıskançlıklar kimi kişilerin gözlerini âmâ ettiğinden kapılarına kadar gelmiş o güzel muştucuyu görememiş; el ele, kol kola yürümesi gerekenler kendilerini korkunç bir düşmanlığın içinde bulmuştur. Hiçbir büyük dava yoktur ki yakın çevreden anlamsız ve insafsız hakaretlere maruz bırakılmasın. Kara bulutlar dağılınca gerçeklerin ayan beyan ortaya çıkması elbette kaçınılmaz hale gelir. Zira aktüalitenin daracık yorumlarına sıkışıp kara propagandanın oksijensiz atmosferine mahkûm kalanlar gerçeklerin daha net göründüğü bir günde mahcup duruma düşer. Ve yine tarihin mahzun yaprakları şahittir ki, en yakın çevrede anlama gayreti eksikliğine mağlup bir buz dağı oluşurken meseleye uzaklardan bakanlar daha objektif; hatta daha kadirşinas olabilmektedir.Fethullah Gülen Hocaefendi ve onun teşvikleriyle ortaya çıkan Hizmet, tarihin tekerrür ettiği bir kavşakta duruyor bugünlerde. Bir yandan en kaba, en vefasız, en saldırgan hücumlara maruz bırakılırken, diğer yandan taşıdığı evrensel mesajdaki yansımalar nedeniyle dünyanın dört bir yanında takdir ediliyor; özellikle aydınlar arasında, akademik çevrelerde ve sivil toplum öncüleri arasında. Hiçbir benlik hesabı ve ego çatışması yaşamadığı için uzaktan bakan kişilerin Hizmet’i daha derinden anlaması bir avantaj oluştursa da, takdir ve tebcilin asıl sebebi belli noktalarda yoğunlaşıyor. Mesela ‘medeniyetler çatışması’ için hemen herkesin büyük bir hevesle bir kızılca kıyametin etrafında dans edip savaş tam tamları çaldığı bir dönemde Yunus olup yeryüzüne seslenmeyi, Mevlâna olup kardeşlik şarksısı söylemeyi dışarıdaki aydın daha net kavrayabiliyor. Bizdeki bazı kaba saba adamların hoyratlığı, dışarıdaki önyargısız kişilerin kendine esir ve zebun edemiyor. Vakıa, bu ülkenin çok değerli aydınları da meselenin ehemmiyetini görüyor; ancak çoğulcu ve katılımcı demokrasiyi içine sindiremeyenlerin ve herkesi kendine köle gibi görenlerin Hizmet’i anlaması hiç de kolay olmuyor. Ancak dışarıdaki aydınlar, demokrasi tecrübesinin getirdiği avantaj sayesinde Hizmet Hareketi gibi kendi değerlerine sımsıkı bağlı olmanın yanında sivil, demokrat ve özgürlükçü bir sosyal yapının ne kadar kıymetli olduğunun daha bir farkında.Yakından görmekte zorlandığımız sosyal bir gerçeği belki uzaktakilerin gözüyle değerlendirmek gerekiyor. O açıdan baktığımızda Hizmet Hareketi’nin nasıl âlemşümul bir performans sergilediğini, Hocaefendi’nin yeryüzü barışı için ne kadar değerli bir fikir adamı olduğunu anlıyoruz. Burnunun ucunu görmeyenlerin kendi egolarını aşarak engin ve rengin bir ufuk çizgisi yakalamasını beklemiyoruz; ancak küre-i arzın tekekkür burcunda önemli bir bayrak haline gelip sürekli dalgalanan evrensel bir hizmete karşı yerel düşmanlığın ma’şeri vicdanda yer bulamayacağını ve uzun bir mesafe alamayacağını hatırlatmak isteriz. Batı’dan Doğu’ya aydınların sevgi ile bağrına bastığı, her dinden her dilden kanaat önderinin yeryüzü için önemli bir ilham kaynağı olarak gördüğü Hizmet ve Hocaefendi için olmadık lafları peş peşe sıralayanlar, sosyal gerçeklere de tarihî gelişimin kaderine de karşı çıkarak kendilerine yazık ediyor.100 fikir adamının Hizmet ile ilgili mülâhazalarını okuyacaksınız bu dizide. Aslında bire bir yapılan konuşmalardan derlenmiş güzel bir çalışmanın özeti bu. Tamamını okumak ve seyretmek isterseniz www.zaman.com.tr ve www.irmaktv.com.tr web adreslerinden ulaşabilir ve daha detaylı değerlendirmeleri mütalaa edebilirsiniz. Bu ropörtajların görüntülü halini de her gün Irmak TV’den izleyebilirsiniz. Yazı dizisi boyunca göreceksiniz ki, burada küçük işlerle uğraşıp hayatı çelik çomak oynamaktan ibaret sanmak ve dünya çapında bir hizmeti anlamakta gecikmek büyük bir haksızlığa dönüşüyor. Gelin kulak kesilelim yeryüzü entelektüellerine; Arab’ı, Acem’i, Müslüman’ı, Hıristiyan’ı, Yahudi’si vs. hep aynı şeyi söylüyor ve Hizmet’in cihanşümul mesajına insanlığın ihtiyaç duyduğunu haykırıyor. Umarız ve dua ederiz ki; bu yazı dizisi, yakın körlüğüne yol açan peşin hükümlerimizden bizi bir miktar da olsa uzaklaştırır ve kadirşinas olmanın erdemini bize hatırlatır…
Zaman
Güncel
28.06.2014
AydınlarHizmetHareketinianlatıyorAydınlar Hizmet Hareketini anlatıyor
Aydınlar Hizmet Hareketi'ni anlatıyor
Zaman
28.06.2014
14:00
Tarih şahittir ki büyük düşünce hareketleri ve ona öncülük eden kişiler, genelde yakın çevrelerinden vefasızlığa hatta kimi zaman saygısızlığa maruz kalmıştır.Önyargılar, hazımsızlıklar ve kıskançlıklar kimi kişilerin gözlerini âmâ ettiğinden kapılarına kadar gelmiş o güzel muştucuyu görememiş; el ele, kol kola yürümesi gerekenler kendilerini korkunç bir düşmanlığın içinde bulmuştur. Hiçbir büyük dava yoktur ki yakın çevreden anlamsız ve insafsız hakaretlere maruz bırakılmasın. Kara bulutlar dağılınca gerçeklerin ayan beyan ortaya çıkması elbette kaçınılmaz hale gelir. Zira aktüalitenin daracık yorumlarına sıkışıp kara propagandanın oksijensiz atmosferine mahkûm kalanlar gerçeklerin daha net göründüğü bir günde mahcup duruma düşer. Ve yine tarihin mahzun yaprakları şahittir ki, en yakın çevrede anlama gayreti eksikliğine mağlup bir buz dağı oluşurken meseleye uzaklardan bakanlar daha objektif; hatta daha kadirşinas olabilmektedir.Fethullah Gülen Hocaefendi ve onun teşvikleriyle ortaya çıkan Hizmet, tarihin tekerrür ettiği bir kavşakta duruyor bugünlerde. Bir yandan en kaba, en vefasız, en saldırgan hücumlara maruz bırakılırken, diğer yandan taşıdığı evrensel mesajdaki yansımalar nedeniyle dünyanın dört bir yanında takdir ediliyor; özellikle aydınlar arasında, akademik çevrelerde ve sivil toplum öncüleri arasında. Hiçbir benlik hesabı ve ego çatışması yaşamadığı için uzaktan bakan kişilerin Hizmet’i daha derinden anlaması bir avantaj oluştursa da, takdir ve tebcilin asıl sebebi belli noktalarda yoğunlaşıyor. Mesela ‘medeniyetler çatışması’ için hemen herkesin büyük bir hevesle bir kızılca kıyametin etrafında dans edip savaş tam tamları çaldığı bir dönemde Yunus olup yeryüzüne seslenmeyi, Mevlâna olup kardeşlik şarksısı söylemeyi dışarıdaki aydın daha net kavrayabiliyor. Bizdeki bazı kaba saba adamların hoyratlığı, dışarıdaki önyargısız kişilerin kendine esir ve zebun edemiyor. Vakıa, bu ülkenin çok değerli aydınları da meselenin ehemmiyetini görüyor; ancak çoğulcu ve katılımcı demokrasiyi içine sindiremeyenlerin ve herkesi kendine köle gibi görenlerin Hizmet’i anlaması hiç de kolay olmuyor. Ancak dışarıdaki aydınlar, demokrasi tecrübesinin getirdiği avantaj sayesinde Hizmet Hareketi gibi kendi değerlerine sımsıkı bağlı olmanın yanında sivil, demokrat ve özgürlükçü bir sosyal yapının ne kadar kıymetli olduğunun daha bir farkında.Yakından görmekte zorlandığımız sosyal bir gerçeği belki uzaktakilerin gözüyle değerlendirmek gerekiyor. O açıdan baktığımızda Hizmet Hareketi’nin nasıl âlemşümul bir performans sergilediğini, Hocaefendi’nin yeryüzü barışı için ne kadar değerli bir fikir adamı olduğunu anlıyoruz. Burnunun ucunu görmeyenlerin kendi egolarını aşarak engin ve rengin bir ufuk çizgisi yakalamasını beklemiyoruz; ancak küre-i arzın tekekkür burcunda önemli bir bayrak haline gelip sürekli dalgalanan evrensel bir hizmete karşı yerel düşmanlığın ma’şeri vicdanda yer bulamayacağını ve uzun bir mesafe alamayacağını hatırlatmak isteriz. Batı’dan Doğu’ya aydınların sevgi ile bağrına bastığı, her dinden her dilden kanaat önderinin yeryüzü için önemli bir ilham kaynağı olarak gördüğü Hizmet ve Hocaefendi için olmadık lafları peş peşe sıralayanlar, sosyal gerçeklere de tarihî gelişimin kaderine de karşı çıkarak kendilerine yazık ediyor.100 fikir adamının Hizmet ile ilgili mülâhazalarını okuyacaksınız bu dizide. Aslında bire bir yapılan konuşmalardan derlenmiş güzel bir çalışmanın özeti bu. Tamamını okumak ve seyretmek isterseniz www.zaman.com.tr ve www.irmaktv.com.tr web adreslerinden ulaşabilir ve daha detaylı değerlendirmeleri mütalaa edebilirsiniz. Bu ropörtajların görüntülü halini de her gün Irmak TV’den izleyebilirsiniz. Yazı dizisi boyunca göreceksiniz ki, burada küçük işlerle uğraşıp hayatı çelik çomak oynamaktan ibaret sanmak ve dünya çapında bir hizmeti anlamakta gecikmek büyük bir haksızlığa dönüşüyor. Gelin kulak kesilelim yeryüzü entelektüellerine; Arab’ı, Acem’i, Müslüman’ı, Hıristiyan’ı, Yahudi’si vs. hep aynı şeyi söylüyor ve Hizmet’in cihanşümul mesajına insanlığın ihtiyaç duyduğunu haykırıyor. Umarız ve dua ederiz ki; bu yazı dizisi, yakın körlüğüne yol açan peşin hükümlerimizden bizi bir miktar da olsa uzaklaştırır ve kadirşinas olmanın erdemini bize hatırlatır…
Zaman
Ana Sayfa
28.06.2014
AydınlarHizmetHareketinianlatıyorAydınlar Hizmet Hareketini anlatıyor
Aydınlar Hizmet Hareketi'ni anlatıyor
Zaman
28.06.2014
02:03
Tarih şahittir ki büyük düşünce hareketleri ve ona öncülük eden kişiler, genelde yakın çevrelerinden vefasızlığa hatta kimi zaman saygısızlığa maruz kalmıştır.Önyargılar, hazımsızlıklar ve kıskançlıklar kimi kişilerin gözlerini âmâ ettiğinden kapılarına kadar gelmiş o güzel muştucuyu görememiş; el ele, kol kola yürümesi gerekenler kendilerini korkunç bir düşmanlığın içinde bulmuştur. Hiçbir büyük dava yoktur ki yakın çevreden anlamsız ve insafsız hakaretlere maruz bırakılmasın. Kara bulutlar dağılınca gerçeklerin ayan beyan ortaya çıkması elbette kaçınılmaz hale gelir. Zira aktüalitenin daracık yorumlarına sıkışıp kara propagandanın oksijensiz atmosferine mahkûm kalanlar gerçeklerin daha net göründüğü bir günde mahcup duruma düşer. Ve yine tarihin mahzun yaprakları şahittir ki, en yakın çevrede anlama gayreti eksikliğine mağlup bir buz dağı oluşurken meseleye uzaklardan bakanlar daha objektif; hatta daha kadirşinas olabilmektedir.Fethullah Gülen Hocaefendi ve onun teşvikleriyle ortaya çıkan Hizmet, tarihin tekerrür ettiği bir kavşakta duruyor bugünlerde. Bir yandan en kaba, en vefasız, en saldırgan hücumlara maruz bırakılırken, diğer yandan taşıdığı evrensel mesajdaki yansımalar nedeniyle dünyanın dört bir yanında takdir ediliyor; özellikle aydınlar arasında, akademik çevrelerde ve sivil toplum öncüleri arasında. Hiçbir benlik hesabı ve ego çatışması yaşamadığı için uzaktan bakan kişilerin Hizmet’i daha derinden anlaması bir avantaj oluştursa da, takdir ve tebcilin asıl sebebi belli noktalarda yoğunlaşıyor. Mesela ‘medeniyetler çatışması’ için hemen herkesin büyük bir hevesle bir kızılca kıyametin etrafında dans edip savaş tam tamları çaldığı bir dönemde Yunus olup yeryüzüne seslenmeyi, Mevlâna olup kardeşlik şarksısı söylemeyi dışarıdaki aydın daha net kavrayabiliyor. Bizdeki bazı kaba saba adamların hoyratlığı, dışarıdaki önyargısız kişilerin kendine esir ve zebun edemiyor. Vakıa, bu ülkenin çok değerli aydınları da meselenin ehemmiyetini görüyor; ancak çoğulcu ve katılımcı demokrasiyi içine sindiremeyenlerin ve herkesi kendine köle gibi görenlerin Hizmet’i anlaması hiç de kolay olmuyor. Ancak dışarıdaki aydınlar, demokrasi tecrübesinin getirdiği avantaj sayesinde Hizmet Hareketi gibi kendi değerlerine sımsıkı bağlı olmanın yanında sivil, demokrat ve özgürlükçü bir sosyal yapının ne kadar kıymetli olduğunun daha bir farkında.Yakından görmekte zorlandığımız sosyal bir gerçeği belki uzaktakilerin gözüyle değerlendirmek gerekiyor. O açıdan baktığımızda Hizmet Hareketi’nin nasıl âlemşümul bir performans sergilediğini, Hocaefendi’nin yeryüzü barışı için ne kadar değerli bir fikir adamı olduğunu anlıyoruz. Burnunun ucunu görmeyenlerin kendi egolarını aşarak engin ve rengin bir ufuk çizgisi yakalamasını beklemiyoruz; ancak küre-i arzın tekekkür burcunda önemli bir bayrak haline gelip sürekli dalgalanan evrensel bir hizmete karşı yerel düşmanlığın ma’şeri vicdanda yer bulamayacağını ve uzun bir mesafe alamayacağını hatırlatmak isteriz. Batı’dan Doğu’ya aydınların sevgi ile bağrına bastığı, her dinden her dilden kanaat önderinin yeryüzü için önemli bir ilham kaynağı olarak gördüğü Hizmet ve Hocaefendi için olmadık lafları peş peşe sıralayanlar, sosyal gerçeklere de tarihî gelişimin kaderine de karşı çıkarak kendilerine yazık ediyor.100 fikir adamının Hizmet ile ilgili mülâhazalarını okuyacaksınız bu dizide. Aslında bire bir yapılan konuşmalardan derlenmiş güzel bir çalışmanın özeti bu. Tamamını okumak ve seyretmek isterseniz www.zaman.com.tr ve www.irmaktv.com.tr web adreslerinden ulaşabilir ve daha detaylı değerlendirmeleri mütalaa edebilirsiniz. Bu ropörtajların görüntülü halini de her gün Irmak TV’den izleyebilirsiniz. Yazı dizisi boyunca göreceksiniz ki, burada küçük işlerle uğraşıp hayatı çelik çomak oynamaktan ibaret sanmak ve dünya çapında bir hizmeti anlamakta gecikmek büyük bir haksızlığa dönüşüyor. Gelin kulak kesilelim yeryüzü entelektüellerine; Arab’ı, Acem’i, Müslüman’ı, Hıristiyan’ı, Yahudi’si vs. hep aynı şeyi söylüyor ve Hizmet’in cihanşümul mesajına insanlığın ihtiyaç duyduğunu haykırıyor. Umarız ve dua ederiz ki; bu yazı dizisi, yakın körlüğüne yol açan peşin hükümlerimizden bizi bir miktar da olsa uzaklaştırır ve kadirşinas olmanın erdemini bize hatırlatır…
Zaman
En Çok Okunan
28.06.2014
AydınlarHizmetHareketinianlatıyorAydınlar Hizmet Hareketini anlatıyor
Aydınlar Hizmet Hareketi'ni anlatıyor
Zaman
28.06.2014
02:03
Tarih şahittir ki büyük düşünce hareketleri ve ona öncülük eden kişiler, genelde yakın çevrelerinden vefasızlığa hatta kimi zaman saygısızlığa maruz kalmıştır.Önyargılar, hazımsızlıklar ve kıskançlıklar kimi kişilerin gözlerini âmâ ettiğinden kapılarına kadar gelmiş o güzel muştucuyu görememiş; el ele, kol kola yürümesi gerekenler kendilerini korkunç bir düşmanlığın içinde bulmuştur. Hiçbir büyük dava yoktur ki yakın çevreden anlamsız ve insafsız hakaretlere maruz bırakılmasın. Kara bulutlar dağılınca gerçeklerin ayan beyan ortaya çıkması elbette kaçınılmaz hale gelir. Zira aktüalitenin daracık yorumlarına sıkışıp kara propagandanın oksijensiz atmosferine mahkûm kalanlar gerçeklerin daha net göründüğü bir günde mahcup duruma düşer. Ve yine tarihin mahzun yaprakları şahittir ki, en yakın çevrede anlama gayreti eksikliğine mağlup bir buz dağı oluşurken meseleye uzaklardan bakanlar daha objektif; hatta daha kadirşinas olabilmektedir.Fethullah Gülen Hocaefendi ve onun teşvikleriyle ortaya çıkan Hizmet, tarihin tekerrür ettiği bir kavşakta duruyor bugünlerde. Bir yandan en kaba, en vefasız, en saldırgan hücumlara maruz bırakılırken, diğer yandan taşıdığı evrensel mesajdaki yansımalar nedeniyle dünyanın dört bir yanında takdir ediliyor; özellikle aydınlar arasında, akademik çevrelerde ve sivil toplum öncüleri arasında. Hiçbir benlik hesabı ve ego çatışması yaşamadığı için uzaktan bakan kişilerin Hizmet’i daha derinden anlaması bir avantaj oluştursa da, takdir ve tebcilin asıl sebebi belli noktalarda yoğunlaşıyor. Mesela ‘medeniyetler çatışması’ için hemen herkesin büyük bir hevesle bir kızılca kıyametin etrafında dans edip savaş tam tamları çaldığı bir dönemde Yunus olup yeryüzüne seslenmeyi, Mevlâna olup kardeşlik şarksısı söylemeyi dışarıdaki aydın daha net kavrayabiliyor. Bizdeki bazı kaba saba adamların hoyratlığı, dışarıdaki önyargısız kişilerin kendine esir ve zebun edemiyor. Vakıa, bu ülkenin çok değerli aydınları da meselenin ehemmiyetini görüyor; ancak çoğulcu ve katılımcı demokrasiyi içine sindiremeyenlerin ve herkesi kendine köle gibi görenlerin Hizmet’i anlaması hiç de kolay olmuyor. Ancak dışarıdaki aydınlar, demokrasi tecrübesinin getirdiği avantaj sayesinde Hizmet Hareketi gibi kendi değerlerine sımsıkı bağlı olmanın yanında sivil, demokrat ve özgürlükçü bir sosyal yapının ne kadar kıymetli olduğunun daha bir farkında.Yakından görmekte zorlandığımız sosyal bir gerçeği belki uzaktakilerin gözüyle değerlendirmek gerekiyor. O açıdan baktığımızda Hizmet Hareketi’nin nasıl âlemşümul bir performans sergilediğini, Hocaefendi’nin yeryüzü barışı için ne kadar değerli bir fikir adamı olduğunu anlıyoruz. Burnunun ucunu görmeyenlerin kendi egolarını aşarak engin ve rengin bir ufuk çizgisi yakalamasını beklemiyoruz; ancak küre-i arzın tekekkür burcunda önemli bir bayrak haline gelip sürekli dalgalanan evrensel bir hizmete karşı yerel düşmanlığın ma’şeri vicdanda yer bulamayacağını ve uzun bir mesafe alamayacağını hatırlatmak isteriz. Batı’dan Doğu’ya aydınların sevgi ile bağrına bastığı, her dinden her dilden kanaat önderinin yeryüzü için önemli bir ilham kaynağı olarak gördüğü Hizmet ve Hocaefendi için olmadık lafları peş peşe sıralayanlar, sosyal gerçeklere de tarihî gelişimin kaderine de karşı çıkarak kendilerine yazık ediyor.100 fikir adamının Hizmet ile ilgili mülâhazalarını okuyacaksınız bu dizide. Aslında bire bir yapılan konuşmalardan derlenmiş güzel bir çalışmanın özeti bu. Tamamını okumak ve seyretmek isterseniz www.zaman.com.tr ve www.irmaktv.com.tr web adreslerinden ulaşabilir ve daha detaylı değerlendirmeleri mütalaa edebilirsiniz. Bu ropörtajların görüntülü halini de her gün Irmak TV’den izleyebilirsiniz. Yazı dizisi boyunca göreceksiniz ki, burada küçük işlerle uğraşıp hayatı çelik çomak oynamaktan ibaret sanmak ve dünya çapında bir hizmeti anlamakta gecikmek büyük bir haksızlığa dönüşüyor. Gelin kulak kesilelim yeryüzü entelektüellerine; Arab’ı, Acem’i, Müslüman’ı, Hıristiyan’ı, Yahudi’si vs. hep aynı şeyi söylüyor ve Hizmet’in cihanşümul mesajına insanlığın ihtiyaç duyduğunu haykırıyor. Umarız ve dua ederiz ki; bu yazı dizisi, yakın körlüğüne yol açan peşin hükümlerimizden bizi bir miktar da olsa uzaklaştırır ve kadirşinas olmanın erdemini bize hatırlatır…
Zaman
Güncel
28.06.2014
AydınlarHizmetHareketinianlatıyorAydınlar Hizmet Hareketini anlatıyor
Aydınlar Hizmet Hareketi'ni anlatıyor
Zaman
28.06.2014
02:02
Tarih şahittir ki büyük düşünce hareketleri ve ona öncülük eden kişiler, genelde yakın çevrelerinden vefasızlığa hatta kimi zaman saygısızlığa maruz kalmıştır.Önyargılar, hazımsızlıklar ve kıskançlıklar kimi kişilerin gözlerini âmâ ettiğinden kapılarına kadar gelmiş o güzel muştucuyu görememiş; el ele, kol kola yürümesi gerekenler kendilerini korkunç bir düşmanlığın içinde bulmuştur. Hiçbir büyük dava yoktur ki yakın çevreden anlamsız ve insafsız hakaretlere maruz bırakılmasın. Kara bulutlar dağılınca gerçeklerin ayan beyan ortaya çıkması elbette kaçınılmaz hale gelir. Zira aktüalitenin daracık yorumlarına sıkışıp kara propagandanın oksijensiz atmosferine mahkûm kalanlar gerçeklerin daha net göründüğü bir günde mahcup duruma düşer. Ve yine tarihin mahzun yaprakları şahittir ki, en yakın çevrede anlama gayreti eksikliğine mağlup bir buz dağı oluşurken meseleye uzaklardan bakanlar daha objektif; hatta daha kadirşinas olabilmektedir.Fethullah Gülen Hocaefendi ve onun teşvikleriyle ortaya çıkan Hizmet, tarihin tekerrür ettiği bir kavşakta duruyor bugünlerde. Bir yandan en kaba, en vefasız, en saldırgan hücumlara maruz bırakılırken, diğer yandan taşıdığı evrensel mesajdaki yansımalar nedeniyle dünyanın dört bir yanında takdir ediliyor; özellikle aydınlar arasında, akademik çevrelerde ve sivil toplum öncüleri arasında. Hiçbir benlik hesabı ve ego çatışması yaşamadığı için uzaktan bakan kişilerin Hizmet’i daha derinden anlaması bir avantaj oluştursa da, takdir ve tebcilin asıl sebebi belli noktalarda yoğunlaşıyor. Mesela ‘medeniyetler çatışması’ için hemen herkesin büyük bir hevesle bir kızılca kıyametin etrafında dans edip savaş tam tamları çaldığı bir dönemde Yunus olup yeryüzüne seslenmeyi, Mevlâna olup kardeşlik şarksısı söylemeyi dışarıdaki aydın daha net kavrayabiliyor. Bizdeki bazı kaba saba adamların hoyratlığı, dışarıdaki önyargısız kişilerin kendine esir ve zebun edemiyor. Vakıa, bu ülkenin çok değerli aydınları da meselenin ehemmiyetini görüyor; ancak çoğulcu ve katılımcı demokrasiyi içine sindiremeyenlerin ve herkesi kendine köle gibi görenlerin Hizmet’i anlaması hiç de kolay olmuyor. Ancak dışarıdaki aydınlar, demokrasi tecrübesinin getirdiği avantaj sayesinde Hizmet Hareketi gibi kendi değerlerine sımsıkı bağlı olmanın yanında sivil, demokrat ve özgürlükçü bir sosyal yapının ne kadar kıymetli olduğunun daha bir farkında.Yakından görmekte zorlandığımız sosyal bir gerçeği belki uzaktakilerin gözüyle değerlendirmek gerekiyor. O açıdan baktığımızda Hizmet Hareketi’nin nasıl âlemşümul bir performans sergilediğini, Hocaefendi’nin yeryüzü barışı için ne kadar değerli bir fikir adamı olduğunu anlıyoruz. Burnunun ucunu görmeyenlerin kendi egolarını aşarak engin ve rengin bir ufuk çizgisi yakalamasını beklemiyoruz; ancak küre-i arzın tekekkür burcunda önemli bir bayrak haline gelip sürekli dalgalanan evrensel bir hizmete karşı yerel düşmanlığın ma’şeri vicdanda yer bulamayacağını ve uzun bir mesafe alamayacağını hatırlatmak isteriz. Batı’dan Doğu’ya aydınların sevgi ile bağrına bastığı, her dinden her dilden kanaat önderinin yeryüzü için önemli bir ilham kaynağı olarak gördüğü Hizmet ve Hocaefendi için olmadık lafları peş peşe sıralayanlar, sosyal gerçeklere de tarihî gelişimin kaderine de karşı çıkarak kendilerine yazık ediyor.100 fikir adamının Hizmet ile ilgili mülâhazalarını okuyacaksınız bu dizide. Aslında bire bir yapılan konuşmalardan derlenmiş güzel bir çalışmanın özeti bu. Tamamını okumak ve seyretmek isterseniz www.zaman.com.tr ve www.irmaktv.com.tr web adreslerinden ulaşabilir ve daha detaylı değerlendirmeleri mütalaa edebilirsiniz. Bu ropörtajların görüntülü halini de her gün Irmak TV’den izleyebilirsiniz. Yazı dizisi boyunca göreceksiniz ki, burada küçük işlerle uğraşıp hayatı çelik çomak oynamaktan ibaret sanmak ve dünya çapında bir hizmeti anlamakta gecikmek büyük bir haksızlığa dönüşüyor. Gelin kulak kesilelim yeryüzü entelektüellerine; Arab’ı, Acem’i, Müslüman’ı, Hıristiyan’ı, Yahudi’si vs. hep aynı şeyi söylüyor ve Hizmet’in cihanşümul mesajına insanlığın ihtiyaç duyduğunu haykırıyor. Umarız ve dua ederiz ki; bu yazı dizisi, yakın körlüğüne yol açan peşin hükümlerimizden bizi bir miktar da olsa uzaklaştırır ve kadirşinas olmanın erdemini bize hatırlatır…
Zaman
Ana Sayfa
28.06.2014
AydınlarHizmetHareketinianlatıyorAydınlar Hizmet Hareketini anlatıyor
Evet!.. 28 Şubat’tan da beter!
Zaman
22.06.2014
03:33
Aslında, aylardır konuşuluyordu; kamuoyu için de sır değildi ‘Cemaat’in hedefte olduğu.Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in soru önergesi, ‘büyük kumpası’ insanın kanını donduran içeriğiyle deşifre etti. Açılması için her türlü devlet imkân ve mekanizması seferber edilen muhtemel dava için ‘şartların nasıl olgunlaştırıldığı’, soruşturma adıyla ne yapılmak istendiği detaylarıyla gün ışığına çıktı.Önergenin kaynağı, İçişleri Bakanlığı’na ait olduğu söylenen yazılı bir emir. Tam anlamıyla darbe dönemlerine özgü bir eylem planı. ‘28 Şubat’tan da beter süreç yaşanıyor’ tespitini haklı çıkartan ifadelerle dolu. Emekli Albay Dursun Çiçek ıslak imzalı ‘İrticayla Mücadele (AKP ve cemaati bitirme) Eylem Planı’ndan farkı yok. Şahin’in de altını çizdiği gibi mütedeyyin sivil yapıları ve Fethullah Gülen Hocaefendi’yi hedef alan ‘suç, suçlu ve delil üretme’ çabası kendini ele veriyor. Örneğin, “Anayasal düzeni yıkıp, devleti ele geçirmek” suçlaması, tozlu raflardan indirilen eski dosya. ‘Hükümeti devirmek’ ise yeni söylem. Bir 28 Şubat senaryosu olan ‘silah ve cinayet’ iftirasının yıllar sonra resmi belgeye dökülmesi ise skandalın boyutunu gösteriyor.Tırnak içi ifadeler, önergenin sağlam bilgiye dayandığının işareti. Darbe dönemlerinin psikolojik harp taktikleri; eylem planının zaten hayata geçirildiğini gösteren gelişmeler de plan içeriğiyle örtüşüyor. Başbakan ve AKP sözcülerinin açıklamaları ortada. Büyük fişleme ve cadı avının delili, planın ilk maddesi. 28 Şubat medyası rolü üstlenenlere bakmak da yeterli. İşin gerçeği, böyle bir eylem planı aylardır, Yenişafak, Star, Akşam, Sabah, Türkiye, Yeni Akit ve Milat’ın; A Haber, Net TV, Kanal 24 gibi kanalların haberlerinde boy gösteriyor. Cadı avı, kara propaganda ve algı operasyonu manşetleri, uygulamaya ilişkin net örneklerle dolu. Önergeye göre,‘Fethullah Gülen ve cemaatinin elinde silahlı bir güç olup olmadığı’ inceleniyor; ‘Ordu, jandarma, MİT ve emniyet birimleri içerisinde cemaat üyeleri’ aranıyor. Hükümet medyasındaki “TSK, MİT, Emniyet imamı/ Paralel jandarma/TSK’da paralel temizlik” başlıklarının sırrı böylece çözülüyor.Eylem planı, “Aziz Santoro, Hrant Dink, Necip Hablemitoğlu ve Üzeyir Garih cinayetleri ile Danıştay saldırısı, Zirve katliamı” gibi kanlı olaylarla camiayı irtibatlandırma çabalarının kaynağını da deşifre ediyor. İktidar medyası, aylarca ‘paralel iz/şüphe/oyun’ başlıklı iftiralar attı. Plandaki ifadeler, kumpas dalgasının ‘Ötüken silahlı terör örgütü’ başlıklı ayağında, tutuklu Emekli Albay’ın ağzından Akşam’da aynen çıktı. Fotoğraf şimdi daha net.17 Aralık yolsuzluk soruşturmasıyla birlikte hükümet, Ergenekon ve Balyoz gibi darbe davaları için ‘paralel kumpas’ söylemine sarıldı. ‘Parti medyası’ da, daha önce ağır ifadelerle suçladığı eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, Hurşit Tolon, Dursun Çiçek ve Hanefi Avcı gibi isimleri birden kahraman/mağdur yaptı. Bunun mutfağını da ele veren planda, bu soruşturma ve davalarla kişilerin ‘paralel’ ithamlarla konuşturulması isteniyor. Burada görevini yerine getiren medya, ‘cemaatten ayrılanların gizli tanık yapılması, konuşturulması’ talimatını es geçmemiş. TİB’deki ‘kumpas’ ihbarları, yargı ve emniyet mensuplarına yönelik süreçler; bütün kurumlarındaki tasfiye/takip furyası zincirin diğer halkaları.MGK kararı(2004), MİT’in paralel devlet yapılanması konulu emri (2014) ve emniyetin eylem planı. Yeni BÇG’nin eylem planlarıyla devrede olduğu artık tartışma götürmüyor. Bakan Efkan Ala’nın sorulara vereceği cevap merak edilirken eylem planı, demokrasiyi yaralayan benzerleri gibi tarihteki yerini alıyor.
Zaman
En Çok Okunan
22.06.2014
Evet28Şubat’tandabeterEvet 28 Şubat’tan da beter
Evet!.. 28 Şubat’tan da beter!
Zaman
22.06.2014
02:06
Aslında, aylardır konuşuluyordu; kamuoyu için de sır değildi ‘Cemaat’in hedefte olduğu.Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in soru önergesi, ‘büyük kumpası’ insanın kanını donduran içeriğiyle deşifre etti. Açılması için her türlü devlet imkân ve mekanizması seferber edilen muhtemel dava için ‘şartların nasıl olgunlaştırıldığı’, soruşturma adıyla ne yapılmak istendiği detaylarıyla gün ışığına çıktı.Önergenin kaynağı, İçişleri Bakanlığı’na ait olduğu söylenen yazılı bir emir. Tam anlamıyla darbe dönemlerine özgü bir eylem planı. ‘28 Şubat’tan da beter süreç yaşanıyor’ tespitini haklı çıkartan ifadelerle dolu. Emekli Albay Dursun Çiçek ıslak imzalı ‘İrticayla Mücadele (AKP ve cemaati bitirme) Eylem Planı’ndan farkı yok. Şahin’in de altını çizdiği gibi mütedeyyin sivil yapıları ve Fethullah Gülen Hocaefendi’yi hedef alan ‘suç, suçlu ve delil üretme’ çabası kendini ele veriyor. Örneğin, “Anayasal düzeni yıkıp, devleti ele geçirmek” suçlaması, tozlu raflardan indirilen eski dosya. ‘Hükümeti devirmek’ ise yeni söylem. Bir 28 Şubat senaryosu olan ‘silah ve cinayet’ iftirasının yıllar sonra resmi belgeye dökülmesi ise skandalın boyutunu gösteriyor.Tırnak içi ifadeler, önergenin sağlam bilgiye dayandığının işareti. Darbe dönemlerinin psikolojik harp taktikleri; eylem planının zaten hayata geçirildiğini gösteren gelişmeler de plan içeriğiyle örtüşüyor. Başbakan ve AKP sözcülerinin açıklamaları ortada. Büyük fişleme ve cadı avının delili, planın ilk maddesi. 28 Şubat medyası rolü üstlenenlere bakmak da yeterli. İşin gerçeği, böyle bir eylem planı aylardır, Yenişafak, Star, Akşam, Sabah, Türkiye, Yeni Akit ve Milat’ın; A Haber, Net TV, Kanal 24 gibi kanalların haberlerinde boy gösteriyor. Cadı avı, kara propaganda ve algı operasyonu manşetleri, uygulamaya ilişkin net örneklerle dolu. Önergeye göre,‘Fethullah Gülen ve cemaatinin elinde silahlı bir güç olup olmadığı’ inceleniyor; ‘Ordu, jandarma, MİT ve emniyet birimleri içerisinde cemaat üyeleri’ aranıyor. Hükümet medyasındaki “TSK, MİT, Emniyet imamı/ Paralel jandarma/TSK’da paralel temizlik” başlıklarının sırrı böylece çözülüyor.Eylem planı, “Aziz Santoro, Hrant Dink, Necip Hablemitoğlu ve Üzeyir Garih cinayetleri ile Danıştay saldırısı, Zirve katliamı” gibi kanlı olaylarla camiayı irtibatlandırma çabalarının kaynağını da deşifre ediyor. İktidar medyası, aylarca ‘paralel iz/şüphe/oyun’ başlıklı iftiralar attı. Plandaki ifadeler, kumpas dalgasının ‘Ötüken silahlı terör örgütü’ başlıklı ayağında, tutuklu Emekli Albay’ın ağzından Akşam’da aynen çıktı. Fotoğraf şimdi daha net.17 Aralık yolsuzluk soruşturmasıyla birlikte hükümet, Ergenekon ve Balyoz gibi darbe davaları için ‘paralel kumpas’ söylemine sarıldı. ‘Parti medyası’ da, daha önce ağır ifadelerle suçladığı eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, Hurşit Tolon, Dursun Çiçek ve Hanefi Avcı gibi isimleri birden kahraman/mağdur yaptı. Bunun mutfağını da ele veren planda, bu soruşturma ve davalarla kişilerin ‘paralel’ ithamlarla konuşturulması isteniyor. Burada görevini yerine getiren medya, ‘cemaatten ayrılanların gizli tanık yapılması, konuşturulması’ talimatını es geçmemiş. TİB’deki ‘kumpas’ ihbarları, yargı ve emniyet mensuplarına yönelik süreçler; bütün kurumlarındaki tasfiye/takip furyası zincirin diğer halkaları.MGK kararı(2004), MİT’in paralel devlet yapılanması konulu emri (2014) ve emniyetin eylem planı. Yeni BÇG’nin eylem planlarıyla devrede olduğu artık tartışma götürmüyor. Bakan Efkan Ala’nın sorulara vereceği cevap merak edilirken eylem planı, demokrasiyi yaralayan benzerleri gibi tarihteki yerini alıyor.
Zaman
Politika
22.06.2014
Evet28Şubat’tandabeterEvet 28 Şubat’tan da beter
Evet!.. 28 Şubat’tan da beter!
Zaman
22.06.2014
02:02
Aslında, aylardır konuşuluyordu; kamuoyu için de sır değildi ‘Cemaat’in hedefte olduğu.Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in soru önergesi, ‘büyük kumpası’ insanın kanını donduran içeriğiyle deşifre etti. Açılması için her türlü devlet imkân ve mekanizması seferber edilen muhtemel dava için ‘şartların nasıl olgunlaştırıldığı’, soruşturma adıyla ne yapılmak istendiği detaylarıyla gün ışığına çıktı.Önergenin kaynağı, İçişleri Bakanlığı’na ait olduğu söylenen yazılı bir emir. Tam anlamıyla darbe dönemlerine özgü bir eylem planı. ‘28 Şubat’tan da beter süreç yaşanıyor’ tespitini haklı çıkartan ifadelerle dolu. Emekli Albay Dursun Çiçek ıslak imzalı ‘İrticayla Mücadele (AKP ve cemaati bitirme) Eylem Planı’ndan farkı yok. Şahin’in de altını çizdiği gibi mütedeyyin sivil yapıları ve Fethullah Gülen Hocaefendi’yi hedef alan ‘suç, suçlu ve delil üretme’ çabası kendini ele veriyor. Örneğin, “Anayasal düzeni yıkıp, devleti ele geçirmek” suçlaması, tozlu raflardan indirilen eski dosya. ‘Hükümeti devirmek’ ise yeni söylem. Bir 28 Şubat senaryosu olan ‘silah ve cinayet’ iftirasının yıllar sonra resmi belgeye dökülmesi ise skandalın boyutunu gösteriyor.Tırnak içi ifadeler, önergenin sağlam bilgiye dayandığının işareti. Darbe dönemlerinin psikolojik harp taktikleri; eylem planının zaten hayata geçirildiğini gösteren gelişmeler de plan içeriğiyle örtüşüyor. Başbakan ve AKP sözcülerinin açıklamaları ortada. Büyük fişleme ve cadı avının delili, planın ilk maddesi. 28 Şubat medyası rolü üstlenenlere bakmak da yeterli. İşin gerçeği, böyle bir eylem planı aylardır, Yenişafak, Star, Akşam, Sabah, Türkiye, Yeni Akit ve Milat’ın; A Haber, Net TV, Kanal 24 gibi kanalların haberlerinde boy gösteriyor. Cadı avı, kara propaganda ve algı operasyonu manşetleri, uygulamaya ilişkin net örneklerle dolu. Önergeye göre,‘Fethullah Gülen ve cemaatinin elinde silahlı bir güç olup olmadığı’ inceleniyor; ‘Ordu, jandarma, MİT ve emniyet birimleri içerisinde cemaat üyeleri’ aranıyor. Hükümet medyasındaki “TSK, MİT, Emniyet imamı/ Paralel jandarma/TSK’da paralel temizlik” başlıklarının sırrı böylece çözülüyor.Eylem planı, “Aziz Santoro, Hrant Dink, Necip Hablemitoğlu ve Üzeyir Garih cinayetleri ile Danıştay saldırısı, Zirve katliamı” gibi kanlı olaylarla camiayı irtibatlandırma çabalarının kaynağını da deşifre ediyor. İktidar medyası, aylarca ‘paralel iz/şüphe/oyun’ başlıklı iftiralar attı. Plandaki ifadeler, kumpas dalgasının ‘Ötüken silahlı terör örgütü’ başlıklı ayağında, tutuklu Emekli Albay’ın ağzından Akşam’da aynen çıktı. Fotoğraf şimdi daha net.17 Aralık yolsuzluk soruşturmasıyla birlikte hükümet, Ergenekon ve Balyoz gibi darbe davaları için ‘paralel kumpas’ söylemine sarıldı. ‘Parti medyası’ da, daha önce ağır ifadelerle suçladığı eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, Hurşit Tolon, Dursun Çiçek ve Hanefi Avcı gibi isimleri birden kahraman/mağdur yaptı. Bunun mutfağını da ele veren planda, bu soruşturma ve davalarla kişilerin ‘paralel’ ithamlarla konuşturulması isteniyor. Burada görevini yerine getiren medya, ‘cemaatten ayrılanların gizli tanık yapılması, konuşturulması’ talimatını es geçmemiş. TİB’deki ‘kumpas’ ihbarları, yargı ve emniyet mensuplarına yönelik süreçler; bütün kurumlarındaki tasfiye/takip furyası zincirin diğer halkaları.MGK kararı(2004), MİT’in paralel devlet yapılanması konulu emri (2014) ve emniyetin eylem planı. Yeni BÇG’nin eylem planlarıyla devrede olduğu artık tartışma götürmüyor. Bakan Efkan Ala’nın sorulara vereceği cevap merak edilirken eylem planı, demokrasiyi yaralayan benzerleri gibi tarihteki yerini alıyor.
Zaman
Ana Sayfa
22.06.2014
Evet28Şubat’tandabeterEvet 28 Şubat’tan da beter
Concept Schools: İnceleme rutin, baskın haberleri yanlış
Zaman
15.06.2014
02:12
Dün Hürriyet ve Sabah gazetelerinde ‘Gülen okullarına ABD’de operasyon’ başlıklarıyla sunulan haberlerin gerçekleri yansıtmadığı ortaya çıktı.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD Başkanı Barack Obama’ya ‘Gülen dosyası’ vermesinin ardından ABD’de Türkiye’den gitmiş girişimci ve eğitimciler tarafından işletilen Concept Schools’a ait 19 okula üç eyalette baskın yapıldığı iddia edilmişti. Okul yetkilileri, haberlerde iddia edildiği gibi ihale yolsuzluğunun söz konusu olmadığını, haberlerin çarpıtma amacıyla yapıldığını ifade etti. Okullardaki denetimlerin rutin olduğu bilgisini veren Chicago merkezli Concept Schools şirketi yetkilileri şu açıklamayı yaptı: “ABD’de hükümet, başta kütüphaneler olmak üzere gelir seviyesi düşük ailelerin çocukları için birçok kamu kuruluşuna mali yardım yapar. Federal Soruşturma Bürosu (FBI) bu doğrultuda okulları teknik ve güncel iletişim teknolojisine uygun hale getirebilmek amacıyla Concept okullarına iş yapan şirketlere devletten aldıkları ödemelerle ilgili bir denetim gerçekleştirdi.”Herhangi bir şahıs veya kuruma ait bir suç isnadı olmadığını vurgulayan şirket yetkilileri, haklarında açılmış herhangi bir dava ve mahkemenin de olmadığını kaydetti. Ayrıca Concept Schools ile ilgili daha önce Google’dan daha fazla işçi çalıştırdığı, Türkiye’den öğretmenlere Amerika’dakilerden fazla maaş verildiği iddialarının da gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı. Şirket yetkililerinin verdiği bilgilere göre, göçmen işçi çalıştırmak ABD kanunlarına göre suç değil, üstelik göçmenlerin haklarını güvenceye almak için maaş belirlemede Amerika Göçmenlik Ofisi’nin kriterleri uygulanıyor. ‘Fazla maaş ödeniyor’ iddiaları da asılsız isnat.Okulların yönetim ve idari mekanizmaları itibarı ile Fethullah Gülen Hocaefendi ile organik hiçbir bağlarının olmadığını söyleyen Concept Schools şirketi yetkilileri, “Okullarımızda çalışan sınırlı sayıda Türk personelden bazılarının Sayın Gülen’e olan sevgi ve saygısı nedeniyle böyle bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Bu konu yeni olmayıp 4, 5 yıldır Amerika’da nefret söylemini esas alan bazı marjinal grupların bir temele dayanmayan iddiaların birtakım Türk medyası tarafından maksatlı olarak kullanılmasından ibarettir.” ifadelerini kullandı.
Zaman
Ana Sayfa
15.06.2014
ConceptSchoolsİncelemerutinbaskınhaberleriyanlışConcept Schools İnceleme rutin baskın haberleri yanlış
Concept Schools: İnceleme rutin, baskın haberleri yanlış
Zaman
15.06.2014
02:03
Dün Hürriyet ve Sabah gazetelerinde ‘Gülen okullarına ABD’de operasyon’ başlıklarıyla sunulan haberlerin gerçekleri yansıtmadığı ortaya çıktı.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD Başkanı Barack Obama’ya ‘Gülen dosyası’ vermesinin ardından ABD’de Türkiye’den gitmiş girişimci ve eğitimciler tarafından işletilen Concept Schools’a ait 19 okula üç eyalette baskın yapıldığı iddia edilmişti. Okul yetkilileri, haberlerde iddia edildiği gibi ihale yolsuzluğunun söz konusu olmadığını, haberlerin çarpıtma amacıyla yapıldığını ifade etti. Okullardaki denetimlerin rutin olduğu bilgisini veren Chicago merkezli Concept Schools şirketi yetkilileri şu açıklamayı yaptı: “ABD’de hükümet, başta kütüphaneler olmak üzere gelir seviyesi düşük ailelerin çocukları için birçok kamu kuruluşuna mali yardım yapar. Federal Soruşturma Bürosu (FBI) bu doğrultuda okulları teknik ve güncel iletişim teknolojisine uygun hale getirebilmek amacıyla Concept okullarına iş yapan şirketlere devletten aldıkları ödemelerle ilgili bir denetim gerçekleştirdi.”Herhangi bir şahıs veya kuruma ait bir suç isnadı olmadığını vurgulayan şirket yetkilileri, haklarında açılmış herhangi bir dava ve mahkemenin de olmadığını kaydetti. Ayrıca Concept Schools ile ilgili daha önce Google’dan daha fazla işçi çalıştırdığı, Türkiye’den öğretmenlere Amerika’dakilerden fazla maaş verildiği iddialarının da gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı. Şirket yetkililerinin verdiği bilgilere göre, göçmen işçi çalıştırmak ABD kanunlarına göre suç değil, üstelik göçmenlerin haklarını güvenceye almak için maaş belirlemede Amerika Göçmenlik Ofisi’nin kriterleri uygulanıyor. ‘Fazla maaş ödeniyor’ iddiaları da asılsız isnat.Okulların yönetim ve idari mekanizmaları itibarı ile Fethullah Gülen Hocaefendi ile organik hiçbir bağlarının olmadığını söyleyen Concept Schools şirketi yetkilileri, “Okullarımızda çalışan sınırlı sayıda Türk personelden bazılarının Sayın Gülen’e olan sevgi ve saygısı nedeniyle böyle bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Bu konu yeni olmayıp 4, 5 yıldır Amerika’da nefret söylemini esas alan bazı marjinal grupların bir temele dayanmayan iddiaların birtakım Türk medyası tarafından maksatlı olarak kullanılmasından ibarettir.” ifadelerini kullandı.
Zaman
Güncel
15.06.2014
ConceptSchoolsİncelemerutinbaskınhaberleriyanlışConcept Schools İnceleme rutin baskın haberleri yanlış
Baskın değil, altyapı şirketlerimiz denetlendi
Zaman
14.06.2014
16:57
Hürriyet ve Sabah gazetelerinde yer alan ‘Gülen Okullarına ABDde operasyon, baskın şeklinde sunulan haberlerin gerçekleri yansıtmadığı ortaya çıktı.Başbakan Tayyip Erdoğanın ABD Başkanı Barack Obamaya ‘Gülen Dosyası vermesinden sonra ABDde Türkiyeden gitmiş girişimci ve eğitimciler tarafından işletilen Concept Schoolsa ait 19 okula üç eyalette baskın yapıldığı iddia edilmişti. İddiaların aksine 19 okula baskın, ihale yolsuzluğu söz konusu değil. Federal Soruşturma Bürosunun (FBI) sadece şirketin merkez ve bölgesel ofislerine okulların teknik alt yapı ve teknoloji gelişimi işini yapan şirketlerin Amerikan hükümeti ile yaptıkları iş mukabilinde devletten aldıkları ödemelerle ilgili bir denetim ve inceleme yaptığı belirtildi. Söz konusu iddialar üzerine yazılı açıklama yapan Chicago merkezli Concept Schools şirketi yetkilileri baskın iddialarının ve haberlerinin çarpıtmadan ibaret olduğunu söyledi. Amerika Birleşik Devletleri hükümetinin, başta kütüphaneler ve gelir seviyesi düşük ailelerin çocukları için birçok kamu kuruluşuna mali yardım yaptığını belirten yetkililer, FBIın bu doğrultuda Amerikan hükümeti tarafından okulların teknik ve güncel iletişim teknolojisine uygun hale getirebilmek amacıyla Concept okullarına iş yapan şirketlere devletten aldıkları ödemelerle ilgili bir denetim yaptığını belirtti. Herhangi bir şahıs veya kuruma ait bir suç isnadı olmadığının vurgulayan şirket yetkilileri, haklarında açılmış herhangi bir dava ve mahkemenin de olmadığını kaydetti. Ayrıca Concept Schools ile ilgili ‘daha önce Googledan daha fazla işçi çalıştırdığı, Türkiyeden öğretmenlere Amerikadakilerden fazla maaş verildiği iddialarının da gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı. Şirket yetkililerinin verdiği bilgilere göre, göçmen işçi çalıştırmak ABD kanunlarına göre suç değil, üstelik göçmenlerin haklarını güvenceye almak için maaş belirlemede Amerika Göçmenlik Ofisinin kritirlerleri uygulanıyor. Fazla maaş ödeniyor iddiaları da asılsız isnat. Concept Schools yetkilileri Okulların yönetimini üstlenmiş olan ve kar amacı gütmeyen ‘Concept Schoolsun 7 bölgesel ofisine e-rate işi dokümanları inceleme maksadı ile gelindi. Okulların teknoloji gelişimi ile ilgili iş yapan şirketlerin yaptıkları iş mukabilinde devletten aldıkları ödemelerinin sıhhati incelendi. ifadelerini kullandı.Okulların yönetim ve idari mekanizmaları itibarı ile Fethullah Gülen Hocaefendi ile organik hiçbir bağlarının olmadığını söyleyen Concep Schools Şirketi yetkilileri, “Okullarımızda çalışan sınırlı sayıda Türk personelden bazılarının sayın Gülene olan sevgi ve saygısı nedeniyle böyle bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Bu konu yeni olmayıp 4, 5 yıldır Amerikada nefret söylemini esas alan bazı marjinal grupların bir temele dayanmayan iddiaların bir takım Türk Medyası tarafından maksatlı olarak kullanılmasından ibarettir.” ifadelerini kullandı. Kurumlarının yaptırdığı işlerle ilgili herhangi bir endişesi olmadığını belirten şirket yetkilileri açıklamalarında şunlara yer verdi: “Hakkımızda yazılan asılsız iftiraları Türkiyenin kendine özgü siyasi iç çekişmelerinin bazı art niyetli gruplar tarafından kurumlarımıza aksettirilmeye çalışılması olarak değerlendirmenin yanısıra, evrensel hukuk ilkelerin ve temek insan haklarının yürürlükte olduğu ve işletildiği bir idari yapı içinde haksızlığa uğrama gibi bir endişemiz olmadığını da bu vesile ile kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.” Charter school uygulaması Amerikada yaygın şekilde eğitim sisteminde kullanılan modellerden birisi. Kamu kaynaklarıyla özel işletmecilere mali destek verilen bu tür okullarda eyaletlerin eğitim müfredatlarına göre eğitim-öğretim faaliyetleri sürdürülüyor.
Zaman
Son Dakika
14.06.2014
BaskındeğilaltyapışirketlerimizdenetlendiBaskın değil altyapı şirketlerimiz denetlendi
Baskın değil, altyapı şirketlerimiz denetlendi
Zaman
14.06.2014
16:57
Hürriyet ve Sabah gazetelerinde yer alan ‘Gülen Okullarına ABDde operasyon, baskın şeklinde sunulan haberlerin gerçekleri yansıtmadığı ortaya çıktı.Başbakan Tayyip Erdoğanın ABD Başkanı Barack Obamaya ‘Gülen Dosyası vermesinden sonra ABDde Türkiyeden gitmiş girişimci ve eğitimciler tarafından işletilen Concept Schoolsa ait 19 okula üç eyalette baskın yapıldığı iddia edilmişti. İddiaların aksine 19 okula baskın, ihale yolsuzluğu söz konusu değil. Federal Soruşturma Bürosunun (FBI) sadece şirketin merkez ve bölgesel ofislerine okulların teknik alt yapı ve teknoloji gelişimi işini yapan şirketlerin Amerikan hükümeti ile yaptıkları iş mukabilinde devletten aldıkları ödemelerle ilgili bir denetim ve inceleme yaptığı belirtildi. Söz konusu iddialar üzerine yazılı açıklama yapan Chicago merkezli Concept Schools şirketi yetkilileri baskın iddialarının ve haberlerinin çarpıtmadan ibaret olduğunu söyledi. Amerika Birleşik Devletleri hükümetinin, başta kütüphaneler ve gelir seviyesi düşük ailelerin çocukları için birçok kamu kuruluşuna mali yardım yaptığını belirten yetkililer, FBIın bu doğrultuda Amerikan hükümeti tarafından okulların teknik ve güncel iletişim teknolojisine uygun hale getirebilmek amacıyla Concept okullarına iş yapan şirketlere devletten aldıkları ödemelerle ilgili bir denetim yaptığını belirtti. Herhangi bir şahıs veya kuruma ait bir suç isnadı olmadığının vurgulayan şirket yetkilileri, haklarında açılmış herhangi bir dava ve mahkemenin de olmadığını kaydetti. Ayrıca Concept Schools ile ilgili ‘daha önce Googledan daha fazla işçi çalıştırdığı, Türkiyeden öğretmenlere Amerikadakilerden fazla maaş verildiği iddialarının da gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı. Şirket yetkililerinin verdiği bilgilere göre, göçmen işçi çalıştırmak ABD kanunlarına göre suç değil, üstelik göçmenlerin haklarını güvenceye almak için maaş belirlemede Amerika Göçmenlik Ofisinin kritirlerleri uygulanıyor. Fazla maaş ödeniyor iddiaları da asılsız isnat. Concept Schools yetkilileri Okulların yönetimini üstlenmiş olan ve kar amacı gütmeyen ‘Concept Schoolsun 7 bölgesel ofisine e-rate işi dokümanları inceleme maksadı ile gelindi. Okulların teknoloji gelişimi ile ilgili iş yapan şirketlerin yaptıkları iş mukabilinde devletten aldıkları ödemelerinin sıhhati incelendi. ifadelerini kullandı.Okulların yönetim ve idari mekanizmaları itibarı ile Fethullah Gülen Hocaefendi ile organik hiçbir bağlarının olmadığını söyleyen Concep Schools Şirketi yetkilileri, “Okullarımızda çalışan sınırlı sayıda Türk personelden bazılarının sayın Gülene olan sevgi ve saygısı nedeniyle böyle bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Bu konu yeni olmayıp 4, 5 yıldır Amerikada nefret söylemini esas alan bazı marjinal grupların bir temele dayanmayan iddiaların bir takım Türk Medyası tarafından maksatlı olarak kullanılmasından ibarettir.” ifadelerini kullandı. Kurumlarının yaptırdığı işlerle ilgili herhangi bir endişesi olmadığını belirten şirket yetkilileri açıklamalarında şunlara yer verdi: “Hakkımızda yazılan asılsız iftiraları Türkiyenin kendine özgü siyasi iç çekişmelerinin bazı art niyetli gruplar tarafından kurumlarımıza aksettirilmeye çalışılması olarak değerlendirmenin yanısıra, evrensel hukuk ilkelerin ve temek insan haklarının yürürlükte olduğu ve işletildiği bir idari yapı içinde haksızlığa uğrama gibi bir endişemiz olmadığını da bu vesile ile kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.” Charter school uygulaması Amerikada yaygın şekilde eğitim sisteminde kullanılan modellerden birisi. Kamu kaynaklarıyla özel işletmecilere mali destek verilen bu tür okullarda eyaletlerin eğitim müfredatlarına göre eğitim-öğretim faaliyetleri sürdürülüyor.
Zaman
Ana Sayfa
14.06.2014
BaskındeğilaltyapışirketlerimizdenetlendiBaskın değil altyapı şirketlerimiz denetlendi
MHP’li Yeniçeri’den Ala’ya: Gülen’le ilgili FBI’ya dosya sundunuz mu?
Zaman
07.06.2014
02:13
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, ‘Paralel Devlet Faaliyetleri, Fethullah Gülen Hareketi’ adlı bir dosyanın ABD’den Türkiye’ye gelen bir FBI heyetine sunulduğu iddialarının’ doğru olup olmadığını sordu.İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın cevaplaması için bir soru önergesi veren Yeniçeri, ‘bu iddia gerçeği yansıtıyorsa bahsi geçen dosyanın devletin hangi birimleri tarafından, hangi tarihte hazırlandığının ve dosyada hangi bilgilerin yer aldığının’ da açıklanmasını istedi. Yeniçeri’nin soruları şöyle: “Bahsi geçen dosya başka hangi ülkelerin istihbarat birimleri ve yetkilileri ile paylaşılmıştır? Anılan dosya ülke içerisinde hangi birim, kurum, kuruluş ve kimseler ile paylaşılmıştır? Anılan dosya Anayasa Mahkemesi ile paylaşılmış mıdır? Paylaşıldı ise hangi tarihte paylaşılmıştır? Paylaşılmadıysa, neden paylaşılmamıştır?” Özcan Yeniçeri, bahsi geçen dosyanın sunulduğu iddia edilen FBI heyetine PKK terör örgütü ve uzantıları ile ilgili bir dosya sunulup sunulmadığını da sordu. Yeniçeri, “25 Aralık 2013 tarihinden bu yana İçişleri Bakanlığı tarafından yabancı ülkelere PKK terör örgütü ve uzantıları ile ilgili bir dosya sunulmuş mudur? Sunulduysa hangi tarihte, kimlere, hangi dosyaları sunmuştur? 25 Aralık 2013 tarihinden bu yana İçişleri Bakanlığı tarafından yabancı ülkeler nezdinden PKK ve uzantılarının finansal kaynaklarının kurutulması konusunda hangi çalışmaları yapmış, hangi tarihte bu hususta hangi dosyaları kimlere sunmuştur?” sorularını yöneltti. ANKARA ZAMAN
Zaman
Politika
07.06.2014
MHP’liYeniçeri’denAla’yaGülen’leilgiliFBI’yadosyasundunuzmu?MHP’li Yeniçeri’den Ala’ya Gülen’le ilgili FBI’ya dosya sundunuz mu?
Sabah yazarı Sevilay Yükselir gülünç duruma düştü
Zaman
30.05.2014
19:34
17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonundan sonra Hizmet Hareketine karşı yalan ve delilsiz iddialar ile karalama kampanyası yürüten Sabah Gazetesi yazarı Sevilay Yükselirin yuh olsun hepimize diye ortaya attığı Nurettin Veren iddiasının gerçeği ortaya çıktı.Yükselir, Nurettin Verenin Fethullah Gülen Hocaefendiye hakaretten cezaevine girdiğini iddia etti. Fakat meselenin aslı kısa süre içerisinde ortaya çıktı ve Yükselir yalanlarına bir yensini daha ekledi.Rotahaber.comdaki habere göre; Fethullah Gülen Hocaefendinin şikayeti üzerine mahkemenin verdiği gerekçeli karara göre Nurettin Veren 1800 TL para cezasına çarptırılmış. Yükselir, Gülen Cemaatinin ilk çözüleni Nurettin Verenin Gülene hakaretten cezaevine girdiğini duyunca paralel yapının gücünü bir kez daha anladım. Nurettin Veren 12 Mayıstan beri Kırklareli Cezaevinde yatıyor. Ve güzide basınımızdan hiç kimsenin bundan haberi yok! Yuh olsun hepimize diye yazmıştı. Kısa bir süre sonra Nurettin Verenin cezaevinde girmesi ile Hocaefendinin şikayetinin alakası olmadığı ortaya çıktı. Verenin Antalya 2.Asliye Ceza Mahkemesi 2007/503 E ve 2009/476 K sayılı dosyadan verilen H.Dönmez ve Z.Dönmez isimli kişileri yaralama suçundan kesinleşen karar nedeniyle yakalandığı ve cezaevinde bu nedenle bulunduğu öğrenildi.İşte Nurettin Veren’inHocaefendinin şikayeti üzerine aldığı cezanın gerekçeli kararı:
Zaman
Ana Sayfa
30.05.2014
SabahyazarıSevilayYükselirgülünçdurumadüştüSabah yazarı Sevilay Yükselir gülünç duruma düştü
Yeni Şafak’a bir yalanlama da Tekalan’dan
Zaman
12.05.2014
04:17
Yeni Şafak Gazetesi, Prof. Suat Yıldırım ve işadamı Mustafa Kavurmacı tarafından yalanlanan ‘Ameliyat başlatmış’ haberine devam etti. Bu kez hedefte Fatih Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şerif Ali Tekalan vardı. Habere tepki gösteren Tekalan, “Uydurma bunlar, keşke haberi yaparken bize de sorsalardı.” dedi.17 Aralık’tan sonra Hizmet’e yönelik iftira ve karalama kampanyası yürüten hükümete yakın gazetelerden Yeni Şafak, yalan haberlerine bir yenisini daha ekledi. Gazetenin geçtiğimiz çarşamba manşetten verdiği ‘Ameliyat başlatmış’ başlıklı haberini Prof. Dr. Suat Yıldırım ve işadamı Mustafa Kavurmacı yalanlamıştı. Yeni Şafak, Suat Yıldırım’ın 11 yıldır ABD’ye gitmediği ortaya çıkınca bu kez Fatih Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şerif Ali Tekalan üzerinden iftira kampanyasını sürdürmeye çalıştı. ‘İşte o sır görüşmenin detayları’ başlıklı habere tepki gösteren Tekalan, “Haberde iddia edildiği gibi eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu’na bir mesaj iletmedim. Uydurma bunlar, keşke haberi yaparken bize de sorsalardı.” diye konuştu.Rektör Prof. Şerif Ali Tekalan, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’i devamlı ziyaret ettiğini, süreçten herkes gibi kendisinin de rahatsızlık duyduğunu ancak haberde iddia edildiği gibi ‘akil adamlar heyeti kuralım’ gibi bir öneride bulunduğu iddiasının da yalandan ibaret olduğunu söyledi. Tekalan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Mehmet Görmez Hoca ile hukukumuz vardır. Görüşürüz, nezaket ziyaretlerinde bulunuruz. Ancak bu konu ile ilgili bir şey konuşmadık. Ben de herhangi bir öneride bulunmadım. Görmez, ‘karşılıklı görüşülse, konuşulsa iyi olur’ dedi. Konuşma esnasında Görmez, Ali Bardakoğlu ve Tayyar Altıkulaç ile ilgili ‘Ben onlarla bir görüşmeyi düşünüyorum’ dedi. Ama ne konuşacak neyi görüşecek bilmiyorum.” Haberde ayrıca Mehmet Görmez’in ‘beddua edildiği ve bunun geri alınmasını istediği’ gibi hususların geçtiğini hatırlatan Tekalan, Görmez’in kendisine böyle bir şey söylemediğine dikkat çekti. “Akil adamlar heyeti oluşturulmasını teklif ettiğim, bu bilgiyi Amerika’ya götürdüğüm iddiaları gerçeği yansıtmıyor.” diyen Tekalan, “Haberde geçen heyetin içinde Ekrem Dumanlı, Mustafa Yeşil gibi isimler sayılmış. Bu insanların konuşmalarımızda adı bile geçmedi.” şeklinde konuştu. Hocaefendi’nin öneriye olumsuz baktığı “Ameliyat başladı, ilaç tedavisine dönülemez” gibi bir cümle kullanmadığını da vurgulayarak şunları kaydetti: “Ben o süreçte Hocaefendi’ye de gittim. Görüşmeyin, konuşmayın diye bir ikazı olmadı. Aksine Hocaefendi bunları diyecek bir insan değil. Her zaman görüşmeye, konuşmaya açık biri. Görüşülse, konuşulsa bunlar güzel şeyler ama öne çıkarılan şey ne ‘Hocaefendi biz kavgadayız ameliyat yapılıyor demiş’ yok böyle bir şey.” Daha önce kendisi ile ilgili gazeteci Abdülkadir Selvi’nin de bu tarzda bir haber yaptığını ve tekzip yayınlamak zorunda kaldıklarını da hatırlatarak, yapılanların habercilikle ilgisinin olmadığını, hukukçularının yasal işlem başlatacağını bildirdi. Yeni Şafak, ‘Ameliyat başlatmış’ başlıklı haberinde süreçten rahatsız olan bir grup ilahiyatçının, Suat Yıldırım ve Mustafa Kavurmacı’ya gidip, “Bu gidişat bütün İslamî gruplara zarar verir hale gelmeye başladı” mesajı verdiğini öne sürmüştü. Gazete, iki ismin ABD’ye giderek Fethullah Gülen’e bu mesajı ilettiği, Hocaefendi’nin de “Ameliyat başladı, ilaç tedavisine dönülemez!” cevabı verdiği iftirası atmıştı. Yıldırım ve Kavurmacı söz konusu haberi aynı gün yalanlamıştı. Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Başkanı Mustafa Yeşil de, “Böyle bir söz asla Hocaefendiye ait değil. Ancak ‘Ameliyat başlamıştır’ sözünün Başbakan’a ait olduğunu biliyoruz.” ifadesini kullanmıştı.
Zaman
En Çok Okunan
12.05.2014
YeniŞafak’abiryalanlamadaTekalan’danYeni Şafak’a bir yalanlama da Tekalan’dan
Yeni Şafak’a bir yalanlama da Tekalan’dan
Zaman
12.05.2014
02:04
Yeni Şafak Gazetesi, Prof. Suat Yıldırım ve işadamı Mustafa Kavurmacı tarafından yalanlanan ‘Ameliyat başlatmış’ haberine devam etti. Bu kez hedefte Fatih Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şerif Ali Tekalan vardı. Habere tepki gösteren Tekalan, “Uydurma bunlar, keşke haberi yaparken bize de sorsalardı.” dedi.17 Aralık’tan sonra Hizmet’e yönelik iftira ve karalama kampanyası yürüten hükümete yakın gazetelerden Yeni Şafak, yalan haberlerine bir yenisini daha ekledi. Gazetenin geçtiğimiz çarşamba manşetten verdiği ‘Ameliyat başlatmış’ başlıklı haberini Prof. Dr. Suat Yıldırım ve işadamı Mustafa Kavurmacı yalanlamıştı. Yeni Şafak, Suat Yıldırım’ın 11 yıldır ABD’ye gitmediği ortaya çıkınca bu kez Fatih Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şerif Ali Tekalan üzerinden iftira kampanyasını sürdürmeye çalıştı. ‘İşte o sır görüşmenin detayları’ başlıklı habere tepki gösteren Tekalan, “Haberde iddia edildiği gibi eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu’na bir mesaj iletmedim. Uydurma bunlar, keşke haberi yaparken bize de sorsalardı.” diye konuştu.Rektör Prof. Şerif Ali Tekalan, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’i devamlı ziyaret ettiğini, süreçten herkes gibi kendisinin de rahatsızlık duyduğunu ancak haberde iddia edildiği gibi ‘akil adamlar heyeti kuralım’ gibi bir öneride bulunduğu iddiasının da yalandan ibaret olduğunu söyledi. Tekalan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Mehmet Görmez Hoca ile hukukumuz vardır. Görüşürüz, nezaket ziyaretlerinde bulunuruz. Ancak bu konu ile ilgili bir şey konuşmadık. Ben de herhangi bir öneride bulunmadım. Görmez, ‘karşılıklı görüşülse, konuşulsa iyi olur’ dedi. Konuşma esnasında Görmez, Ali Bardakoğlu ve Tayyar Altıkulaç ile ilgili ‘Ben onlarla bir görüşmeyi düşünüyorum’ dedi. Ama ne konuşacak neyi görüşecek bilmiyorum.” Haberde ayrıca Mehmet Görmez’in ‘beddua edildiği ve bunun geri alınmasını istediği’ gibi hususların geçtiğini hatırlatan Tekalan, Görmez’in kendisine böyle bir şey söylemediğine dikkat çekti. “Akil adamlar heyeti oluşturulmasını teklif ettiğim, bu bilgiyi Amerika’ya götürdüğüm iddiaları gerçeği yansıtmıyor.” diyen Tekalan, “Haberde geçen heyetin içinde Ekrem Dumanlı, Mustafa Yeşil gibi isimler sayılmış. Bu insanların konuşmalarımızda adı bile geçmedi.” şeklinde konuştu. Hocaefendi’nin öneriye olumsuz baktığı “Ameliyat başladı, ilaç tedavisine dönülemez” gibi bir cümle kullanmadığını da vurgulayarak şunları kaydetti: “Ben o süreçte Hocaefendi’ye de gittim. Görüşmeyin, konuşmayın diye bir ikazı olmadı. Aksine Hocaefendi bunları diyecek bir insan değil. Her zaman görüşmeye, konuşmaya açık biri. Görüşülse, konuşulsa bunlar güzel şeyler ama öne çıkarılan şey ne ‘Hocaefendi biz kavgadayız ameliyat yapılıyor demiş’ yok böyle bir şey.” Daha önce kendisi ile ilgili gazeteci Abdülkadir Selvi’nin de bu tarzda bir haber yaptığını ve tekzip yayınlamak zorunda kaldıklarını da hatırlatarak, yapılanların habercilikle ilgisinin olmadığını, hukukçularının yasal işlem başlatacağını bildirdi. Yeni Şafak, ‘Ameliyat başlatmış’ başlıklı haberinde süreçten rahatsız olan bir grup ilahiyatçının, Suat Yıldırım ve Mustafa Kavurmacı’ya gidip, “Bu gidişat bütün İslamî gruplara zarar verir hale gelmeye başladı” mesajı verdiğini öne sürmüştü. Gazete, iki ismin ABD’ye giderek Fethullah Gülen’e bu mesajı ilettiği, Hocaefendi’nin de “Ameliyat başladı, ilaç tedavisine dönülemez!” cevabı verdiği iftirası atmıştı. Yıldırım ve Kavurmacı söz konusu haberi aynı gün yalanlamıştı. Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Başkanı Mustafa Yeşil de, “Böyle bir söz asla Hocaefendiye ait değil. Ancak ‘Ameliyat başlamıştır’ sözünün Başbakan’a ait olduğunu biliyoruz.” ifadesini kullanmıştı.
Zaman
Güncel
12.05.2014
YeniŞafak’abiryalanlamadaTekalan’danYeni Şafak’a bir yalanlama da Tekalan’dan
Yeni Şafak’a bir yalanlama da Tekalan’dan
Zaman
12.05.2014
02:04
Yeni Şafak Gazetesi, Prof. Suat Yıldırım ve işadamı Mustafa Kavurmacı tarafından yalanlanan ‘Ameliyat başlatmış’ haberine devam etti. Bu kez hedefte Fatih Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şerif Ali Tekalan vardı. Habere tepki gösteren Tekalan, “Uydurma bunlar, keşke haberi yaparken bize de sorsalardı.” dedi.17 Aralık’tan sonra Hizmet’e yönelik iftira ve karalama kampanyası yürüten hükümete yakın gazetelerden Yeni Şafak, yalan haberlerine bir yenisini daha ekledi. Gazetenin geçtiğimiz çarşamba manşetten verdiği ‘Ameliyat başlatmış’ başlıklı haberini Prof. Dr. Suat Yıldırım ve işadamı Mustafa Kavurmacı yalanlamıştı. Yeni Şafak, Suat Yıldırım’ın 11 yıldır ABD’ye gitmediği ortaya çıkınca bu kez Fatih Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şerif Ali Tekalan üzerinden iftira kampanyasını sürdürmeye çalıştı. ‘İşte o sır görüşmenin detayları’ başlıklı habere tepki gösteren Tekalan, “Haberde iddia edildiği gibi eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu’na bir mesaj iletmedim. Uydurma bunlar, keşke haberi yaparken bize de sorsalardı.” diye konuştu.Rektör Prof. Şerif Ali Tekalan, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’i devamlı ziyaret ettiğini, süreçten herkes gibi kendisinin de rahatsızlık duyduğunu ancak haberde iddia edildiği gibi ‘akil adamlar heyeti kuralım’ gibi bir öneride bulunduğu iddiasının da yalandan ibaret olduğunu söyledi. Tekalan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Mehmet Görmez Hoca ile hukukumuz vardır. Görüşürüz, nezaket ziyaretlerinde bulunuruz. Ancak bu konu ile ilgili bir şey konuşmadık. Ben de herhangi bir öneride bulunmadım. Görmez, ‘karşılıklı görüşülse, konuşulsa iyi olur’ dedi. Konuşma esnasında Görmez, Ali Bardakoğlu ve Tayyar Altıkulaç ile ilgili ‘Ben onlarla bir görüşmeyi düşünüyorum’ dedi. Ama ne konuşacak neyi görüşecek bilmiyorum.” Haberde ayrıca Mehmet Görmez’in ‘beddua edildiği ve bunun geri alınmasını istediği’ gibi hususların geçtiğini hatırlatan Tekalan, Görmez’in kendisine böyle bir şey söylemediğine dikkat çekti. “Akil adamlar heyeti oluşturulmasını teklif ettiğim, bu bilgiyi Amerika’ya götürdüğüm iddiaları gerçeği yansıtmıyor.” diyen Tekalan, “Haberde geçen heyetin içinde Ekrem Dumanlı, Mustafa Yeşil gibi isimler sayılmış. Bu insanların konuşmalarımızda adı bile geçmedi.” şeklinde konuştu. Hocaefendi’nin öneriye olumsuz baktığı “Ameliyat başladı, ilaç tedavisine dönülemez” gibi bir cümle kullanmadığını da vurgulayarak şunları kaydetti: “Ben o süreçte Hocaefendi’ye de gittim. Görüşmeyin, konuşmayın diye bir ikazı olmadı. Aksine Hocaefendi bunları diyecek bir insan değil. Her zaman görüşmeye, konuşmaya açık biri. Görüşülse, konuşulsa bunlar güzel şeyler ama öne çıkarılan şey ne ‘Hocaefendi biz kavgadayız ameliyat yapılıyor demiş’ yok böyle bir şey.” Daha önce kendisi ile ilgili gazeteci Abdülkadir Selvi’nin de bu tarzda bir haber yaptığını ve tekzip yayınlamak zorunda kaldıklarını da hatırlatarak, yapılanların habercilikle ilgisinin olmadığını, hukukçularının yasal işlem başlatacağını bildirdi. Yeni Şafak, ‘Ameliyat başlatmış’ başlıklı haberinde süreçten rahatsız olan bir grup ilahiyatçının, Suat Yıldırım ve Mustafa Kavurmacı’ya gidip, “Bu gidişat bütün İslamî gruplara zarar verir hale gelmeye başladı” mesajı verdiğini öne sürmüştü. Gazete, iki ismin ABD’ye giderek Fethullah Gülen’e bu mesajı ilettiği, Hocaefendi’nin de “Ameliyat başladı, ilaç tedavisine dönülemez!” cevabı verdiği iftirası atmıştı. Yıldırım ve Kavurmacı söz konusu haberi aynı gün yalanlamıştı. Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Başkanı Mustafa Yeşil de, “Böyle bir söz asla Hocaefendiye ait değil. Ancak ‘Ameliyat başlamıştır’ sözünün Başbakan’a ait olduğunu biliyoruz.” ifadesini kullanmıştı.
Zaman
Ana Sayfa
12.05.2014
YeniŞafak’abiryalanlamadaTekalan’danYeni Şafak’a bir yalanlama da Tekalan’dan
Yeni Şafak'a ikinci yalanlama Tekalan'dan
Zaman
11.05.2014
18:47
17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasından itibaren Hizmet Hareketine yönelik iftira ve karalama kampanyası yürüten hükümete yakın gazetelerden Yeni Şafak, yalan haberlerine bir yenisini daha ekledi.Gazete geçtiğimiz gün manşetten verdiği ‘Ameliyat başlatmış başlıklı haberinde, süreçten rahatsız olan bir grup ilahiyatçının, Hizmet Hareketine yakın Prof. Dr. Suat Yıldırım ve işadamı Mustafa Kavurmacıya gidip, Bu gidişat bütün İslamî gruplara zarar verir hale gelmeye başladı mesajı verdiğini söylemişti. Yalan haberinde ısrar eden Yeni Şafak, Suat Yıldırımın 11 senedir Amerikaya gitmediği ortaya çıkınca bu defa Fatih Üniversitesi Rektörü Şerif Ali Tekalan üzerinden iftira kampanyasını sürdürmeye çalıştı. Tekalan ise süreçten herkes gibi kendisinin de rahatsızlık duyduğunu ancak haberde iddia edildiği gibi bir öneride bulunduğu iddiasının yalandan ibaret olduğunu söyledi. Tekalan haberde eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğluna Ameliyat başladı, ilaç tedavisine dönülemez! mesajını ilettiği iddiasının iftiradan ibaret olduğunu söyleyerek “Haberde iddia edildiği gibi Ali Bardakoğluna da bir mesaj iletmedim. Uydurma bunlar, keşke haberi yaparken birde bize sorsalardı.” diye konuştu.Yeni Şafak gazetesinin ‘“Ameliyat başlamıştır, ilaç tedavisine dönülemez” başlıklı iftira dolu haberi, haberde adı geçen isimler tarafından kesin bir dille yalanlandı. Ancak gazete yalanı sürdürmekte ısrar etti. İlk haberinde 11 yıldır Amerikaya gidemeyen Prof. Dr. Suat Yıldırımı Amerikaya gidip Fethullah Gülen Hocaefendi ile görüştüğünü ve kendisinbe bir grup ilahiyatçının sulh çağrısında bulunduğu mesajını ilettiğini iddia edilmiş, Hocaefendinin de “Ameliyat başlamıştır, ilaç tedavisine dönülemez.” cevabını verdiği iftirası atmıştı. Yalan haberini temize çıkarmak için çabalayan yandaş medya, yalanını kabul ettiğini gösteren ikinci bir iddia daha ortaya attı. Bu kez de mesajın aslında Fatih Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şerif Ali Tekalan aracılığıyla götürüldüğünü öne sürdü.Fatih Üniversitesi Rektörü Prof. Şerif Ali Tekalan, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Mehmet Görmezi devamlı ziyaret ettiğini süreçten herkes gibi kendisinin de rahatsızlık duyduğunu ancak haberde iddia edildiği gibi akil adamlar heyeti kuralım gibi bir öneride bulunduğu iddiasının yalandan ibaret olduğunu söyledi. Tekalan, “Mehmet Görmez Hoca ile hukukumuz vardır. Görüşürüz nezaket ziyaretlerinde bulunuruz. Ancak bu konu ile bir şey konuşmadık. Ben de her hangi bir öneride bulunmadım. Görmez bir karşılıklı görüşülse, konuşulsa iyi olur dedi. Görmez konuşma esnasında kendisinin Ali Bardakoğlu ve Tayyar Altıkulaç ile ilgili ‘Ben onlarla bir görüşmeyi düşünüyorum dedi. Ama ne konuşacak neyi görüşecek bilmiyorum.” ifadelerini kullandı. Haberde ayrıca Mehmet Görmezin beddua edildiği ve bunun geri alınması gerektiği gibi hususların geçtiğini söyleyen Tekalan, Görmezin kendisine böyle bir şey söylemediğini belirtti.“Akil adamlar heyeti oluşturulmasını teklif ettiğim, bu bilgiyi Amerikaya götürdüğüm iddiaları gerçeği yansıtmıyor. “ diyen Tekalan, “Haberde geçen heyetin içinde Ekrem Dumanlı, Mustafa Yeşil gibi isimler sayılmış. Bu insanların konuşmalarımızda adı bile geçmedi.” dedi. Tekalan, “Hocaefendinin öneriye olumsuz baktığı Ameliyat başladı, ilaç tedavisine dönülemez gibi bir kelime kullanmadığını söyledi. “Ben o süreçte Hocaefendiye de gittim. Görüşmeyin, konuşmayın diye bir ikazı olmadı. Aksine Hocaefendi bunları diyecek bir insan değil. Her zaman görüşmeye konuşmaya açık bir insan. Görüşülse, konuşulsa bunlar güzel şeyler ama öne çıkarılan şey ne ‘Hocaefendi biz kavgadayız ameliyat yapılıyor demiş yok böyle bir şey.” diyen Tekalan, “Haberde iddia edildiği gibi Ali Bardakoğluna da bir mesaj iletmedim. Uydurma bunlar keşke haberi yaparken birde bize sorsalardı.” diye konuştu.Daha önce kendsisi ile ilgili Abdülkadir Selvinin de bu tarzda bir haber yaptığını sonra tekzip yayınlamak zorunda kaldıklarını söyleyen Tekalan, “Yarın hukukçuklarımız gerekli işlemleri başlatacaklar. Yazık bu insanlara yaptıklarının habercilik ile ilgisi yok. Keşke görüşülse, konuşulsa.” diye konuştu.
Zaman
Güncel
11.05.2014
YeniŞafakaikinciyalanlamaTekalandanYeni Şafaka ikinci yalanlama Tekalandan
Yeni Şafak'a ikinci yalanlama Tekalan'dan
Zaman
11.05.2014
18:47
17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasından itibaren Hizmet Hareketine yönelik iftira ve karalama kampanyası yürüten hükümete yakın gazetelerden Yeni Şafak, yalan haberlerine bir yenisini daha ekledi.Gazete geçtiğimiz gün manşetten verdiği ‘Ameliyat başlatmış başlıklı haberinde, süreçten rahatsız olan bir grup ilahiyatçının, Hizmet Hareketine yakın Prof. Dr. Suat Yıldırım ve işadamı Mustafa Kavurmacıya gidip, Bu gidişat bütün İslamî gruplara zarar verir hale gelmeye başladı mesajı verdiğini söylemişti. Yalan haberinde ısrar eden Yeni Şafak, Suat Yıldırımın 11 senedir Amerikaya gitmediği ortaya çıkınca bu defa Fatih Üniversitesi Rektörü Şerif Ali Tekalan üzerinden iftira kampanyasını sürdürmeye çalıştı. Tekalan ise süreçten herkes gibi kendisinin de rahatsızlık duyduğunu ancak haberde iddia edildiği gibi bir öneride bulunduğu iddiasının yalandan ibaret olduğunu söyledi. Tekalan haberde eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğluna Ameliyat başladı, ilaç tedavisine dönülemez! mesajını ilettiği iddiasının iftiradan ibaret olduğunu söyleyerek “Haberde iddia edildiği gibi Ali Bardakoğluna da bir mesaj iletmedim. Uydurma bunlar, keşke haberi yaparken birde bize sorsalardı.” diye konuştu.Yeni Şafak gazetesinin ‘“Ameliyat başlamıştır, ilaç tedavisine dönülemez” başlıklı iftira dolu haberi, haberde adı geçen isimler tarafından kesin bir dille yalanlandı. Ancak gazete yalanı sürdürmekte ısrar etti. İlk haberinde 11 yıldır Amerikaya gidemeyen Prof. Dr. Suat Yıldırımı Amerikaya gidip Fethullah Gülen Hocaefendi ile görüştüğünü ve kendisinbe bir grup ilahiyatçının sulh çağrısında bulunduğu mesajını ilettiğini iddia edilmiş, Hocaefendinin de “Ameliyat başlamıştır, ilaç tedavisine dönülemez.” cevabını verdiği iftirası atmıştı. Yalan haberini temize çıkarmak için çabalayan yandaş medya, yalanını kabul ettiğini gösteren ikinci bir iddia daha ortaya attı. Bu kez de mesajın aslında Fatih Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şerif Ali Tekalan aracılığıyla götürüldüğünü öne sürdü.Fatih Üniversitesi Rektörü Prof. Şerif Ali Tekalan, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Mehmet Görmezi devamlı ziyaret ettiğini süreçten herkes gibi kendisinin de rahatsızlık duyduğunu ancak haberde iddia edildiği gibi akil adamlar heyeti kuralım gibi bir öneride bulunduğu iddiasının yalandan ibaret olduğunu söyledi. Tekalan, “Mehmet Görmez Hoca ile hukukumuz vardır. Görüşürüz nezaket ziyaretlerinde bulunuruz. Ancak bu konu ile bir şey konuşmadık. Ben de her hangi bir öneride bulunmadım. Görmez bir karşılıklı görüşülse, konuşulsa iyi olur dedi. Görmez konuşma esnasında kendisinin Ali Bardakoğlu ve Tayyar Altıkulaç ile ilgili ‘Ben onlarla bir görüşmeyi düşünüyorum dedi. Ama ne konuşacak neyi görüşecek bilmiyorum.” ifadelerini kullandı. Haberde ayrıca Mehmet Görmezin beddua edildiği ve bunun geri alınması gerektiği gibi hususların geçtiğini söyleyen Tekalan, Görmezin kendisine böyle bir şey söylemediğini belirtti.“Akil adamlar heyeti oluşturulmasını teklif ettiğim, bu bilgiyi Amerikaya götürdüğüm iddiaları gerçeği yansıtmıyor. “ diyen Tekalan, “Haberde geçen heyetin içinde Ekrem Dumanlı, Mustafa Yeşil gibi isimler sayılmış. Bu insanların konuşmalarımızda adı bile geçmedi.” dedi. Tekalan, “Hocaefendinin öneriye olumsuz baktığı Ameliyat başladı, ilaç tedavisine dönülemez gibi bir kelime kullanmadığını söyledi. “Ben o süreçte Hocaefendiye de gittim. Görüşmeyin, konuşmayın diye bir ikazı olmadı. Aksine Hocaefendi bunları diyecek bir insan değil. Her zaman görüşmeye konuşmaya açık bir insan. Görüşülse, konuşulsa bunlar güzel şeyler ama öne çıkarılan şey ne ‘Hocaefendi biz kavgadayız ameliyat yapılıyor demiş yok böyle bir şey.” diyen Tekalan, “Haberde iddia edildiği gibi Ali Bardakoğluna da bir mesaj iletmedim. Uydurma bunlar keşke haberi yaparken birde bize sorsalardı.” diye konuştu.Daha önce kendsisi ile ilgili Abdülkadir Selvinin de bu tarzda bir haber yaptığını sonra tekzip yayınlamak zorunda kaldıklarını söyleyen Tekalan, “Yarın hukukçuklarımız gerekli işlemleri başlatacaklar. Yazık bu insanlara yaptıklarının habercilik ile ilgisi yok. Keşke görüşülse, konuşulsa.” diye konuştu.
Zaman
Ana Sayfa
11.05.2014
YeniŞafakaikinciyalanlamaTekalandanYeni Şafaka ikinci yalanlama Tekalandan
Toplam "212" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti