gestapo | |
|
| MAN kafa, Gestapo kafa | Milli Gazete | 02.05.2012 21:04 |  | | | Yetkililerin MANda başörtülü olduğu için staj yapmasına müsaade edilmeyen üniversite öğrencisinden ve toplumdan özür dilemesi gerektiğini bildiren Saadet Partisi Genel Başkan yardımcısı Lütfi Yalman, MAN fabrikasındaki bu rezil yaklaşım 28 Şubat Kafası ürünüdür dedi.Ramazan Kaya... devamı | | Milli Gazete Güncel 02.05.2012 | | | MANkafaGestapokafaMAN kafa Gestapo kafa |
|
| MAN kafa, Gestapo kafa | Milli Gazete | 02.05.2012 02:42 |  | | | Yetkililerin MANda başörtülü olduğu için staj yapmasına müsaade edilmeyen üniversite öğrencisinden ve toplumdan özür dilemesi gerektiğini bildiren Saadet Partisi Genel Başkan yardımcısı Lütfi Yalman, MAN fabrikasındaki bu rezil yaklaşım 28 Şubat Kafası ürünüdür dedi.Ramazan Kaya... devamı | | Milli Gazete Son Dakika 02.05.2012 | | | MANkafaGestapokafaMAN kafa Gestapo kafa |
|
| Gestapo anneler - Ayşe ARAL | Hürriyet | 13.04.2012 03:20 |  | | |
| Gestapo - Ayşe ARAL - Kelebek | Hürriyet | 12.04.2012 05:10 |  | | Yaşım olmuş 41, annem olmuş 65, benim kız olmuş 19... Üç nesil kafa göz yara yara çabalıyoruz geçinip durmaya. Allah’tan benim kız zamane çocuğu değil, pek aklı başında, ağrıtmıyor başımı.
  | | Hürriyet Köşe Yazıları 12.04.2012 | | | Gestapo-AyşeARAL-KelebekGestapo - Ayşe ARAL - Kelebek |
|
| Yüreğin varsa gel o kürsüden beni indir! | Milli Gazete | 13.11.2011 00:41 |  | | | CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, Kamer Gençi iterek kürsüden indiren AKPli Salim Usluya seslendi. İnce, Yüreğin varsa, cesaretin varsa, bilgin varsa, bileğin varsa, beynin varsa gel o kürsünden beni indir. Yontma taş devrinin adamları Mecliste kabadayılık yapmışlardır dedi.
Yalovadaki irtibat bürosunda basın toplantısı düzenleyen Muharrem İnce, TBMMde kürsü dokunulmazlığının fiilen yok edildiğini bildirerek, AK Partililerin faşizan bir eğilim içerisinde olduğunu söyledi. İnce, Dün eşkıya Meclise inmiştir. Mecliste zorbalık hâkim olmuştur. İdare amiri kendini gestapo şefi zannetmiştir ya da sultanın fedailiğine soyunmuştur. Sendika ağası, meclis ağası olmak istemiştir ve kendisini sultanın fedaisi yerine koymuştur. Yontma taş devrinin adamları mecliste kabadayılık yapmışlardır. Çoğunluk diktası işte budur. AKP faşizminin geldiği nokta işte budur diye konuştu.... devamı | | Milli Gazete Güncel 13.11.2011 | | | YüreğinvarsagelokürsüdenbeniindirYüreğin varsa gel o kürsüden beni indir |
|
| 'Kendini gestapo şefi zannediyor' | Posta | 11.11.2011 13:19 |  | | CHP Grup Başkanvekili ve Yalova Milletvekili Muharrem İnce, CHPli Kamer Gençin kürsüden indirilmesine sert tepki gösterdi
Yalovadaki irtibat bürosunda basın toplantısı düzenleyen Muharrem İnce, TBMMde kürsü dokunulmazlığının fiilen yok edildiğini savunarak AK Partililerin faşizan bir eğilim içerisinde olduğunu iddia etti. İnce şunları söyledi:
Dün eşkıya meclise inmiştir. Mecliste zorbalık hakim olmuştur. İdare amiri kendini gestapo şefi zannetmiştir. Ya da sultanın fedailiğine soyunmuştur. Sendika ağası, meclis ağası olmak istemiştir ve kendisini sultanın fedaisi yerine koymuştur.
KAMER GENÇİ KÜRSÜDEN İTTİLER
Yontma taş devrinin adamları mecliste kabadayılık yapmışlardır. Çoğunluk d... | | Posta Son Dakika 11.11.2011 | | | KendinigestapoşefizannediyorKendini gestapo şefi zannediyor |
|
| 'Kendini gestapo şefi zannediyor' | Posta | 11.11.2011 13:09 |  | | CHP Grup Başkanvekili ve Yalova Milletvekili Muharrem İnce, CHPli Kamer Gençin kürsüden indirilmesine sert tepki gösterdi
Yalovadaki irtibat bürosunda basın toplantısı düzenleyen Muharrem İnce, TBMMde kürsü dokunulmazlığının fiilen yok edildiğini savunarak AK Partililerin faşizan bir eğilim içerisinde olduğunu iddia etti. İnce şunları söyledi:
Dün eşkıya meclise inmiştir. Mecliste zorbalık hakim olmuştur. İdare amiri kendini gestapo şefi zannetmiştir. Ya da sultanın fedailiğine soyunmuştur. Sendika ağası, meclis ağası olmak istemiştir ve kendisini sultanın fedaisi yerine koymuştur.
KAMER GENÇİ KÜRSÜDEN İTTİLER
Yontma taş devrinin adamları mecliste kabadayılık yapmışlardır. Çoğunluk d... | | Posta Politika 11.11.2011 | | | KendinigestapoşefizannediyorKendini gestapo şefi zannediyor |
|
| Nazilerin püsküllü belasıydı | Taraf Gazetesi | 09.08.2011 02:11 |  | | |
| WWII heroine and spy, Nancy Wake | Todays Zaman | 08.08.2011 17:03 |  | | | Nancy Wake, a much-decorated World War II spy and Resistance heroine known as “The White Mouse” for her ability to remain undetected, and who at one point was the Gestapos most wanted person, has died in London at the age of 98. | | Todays Zaman Toplum Yaşam 08.08.2011 | | | WWIIheroineandspyNancyWakeWWII heroine and spy Nancy Wake |
|
| WWII heroine and spy, Nancy Wake | Todays Zaman | 08.08.2011 17:03 |  | | | Nancy Wake, a much-decorated World War II spy and Resistance heroine known as “The White Mouse” for her ability to remain undetected, and who at one point was the Gestapos most wanted person, has died in London at the age of 98. | | Todays Zaman Ana Sayfa 08.08.2011 | | | WWIIheroineandspyNancyWakeWWII heroine and spy Nancy Wake |
|
| Balyoz'da 'Gestapo' timleri! | Milli Gazete | 11.02.2011 09:44 |  | | | Hazırlayanların harp oyunu savcıların ise darbe hazırlığı dediği Balyoz Eylem Planı soruşturmasında ele geçirilen belgelerle, çoğu ilde güvenilir emniyet görevlileri tesbit edilerek sorgu timleri kurulduğu iddia ediliyor. Nazi Almanyasındaki sorgu faaliyetlerini yürüten Gestapoyu andıran sorgu timlerinin Askeri müdahale ve sonrası faaliyetler için kurulduğu belirtildi.
Hükümete karşı yapıldığı iddia edilen Balyoz Eylem Planı soruşturması kapsamında hazırlanan iddianamede, birçok ilde güvenilir personel belirlenerek bu personelden gözaltı ve sorgu timleri oluşturulduğu iddia edildi. Sorgu timleri Nazi Almanyasında kurulan ve sorgu faaliyetlerine katılan dehşetengiz Gestapo teşkilatını andırıyor.... devamı | | Milli Gazete Güncel 11.02.2011 | | | BalyozdaGestapotimleriBalyozda Gestapo timleri |
|
| Balyoz'da 'Gestapo' timleri! | Milli Gazete | 10.02.2011 10:15 |  | | | Hazırlayanların harp oyunu savcıların ise darbe hazırlığı dediği Balyoz Eylem Planı soruşturmasında ele geçirilen belgelerle, çoğu ilde güvenilir emniyet görevlileri tesbit edilerek sorgu timleri kurulduğu iddia ediliyor. Nazi Almanyasındaki sorgu faaliyetlerini yürüten Gestapoyu andıran sorgu timlerinin Askeri müdahale ve sonrası faaliyetler için kurulduğu belirtildi.
Hükümete karşı yapıldığı iddia edilen Balyoz Eylem Planı soruşturması kapsamında hazırlanan iddianamede, birçok ilde güvenilir personel belirlenerek bu personelden gözaltı ve sorgu timleri oluşturulduğu iddia edildi. Sorgu timleri Nazi Almanyasında kurulan ve sorgu faaliyetlerine katılan dehşetengiz Gestapo teşkilatını andırıyor.... devamı | | Milli Gazete Son Dakika 10.02.2011 | | | BalyozdaGestapotimleriBalyozda Gestapo timleri |
|
| Sağlık-Sen Sivas Şube Başkanı Zileli: Danıştay, niyet okuyuculuğu yapıyor | Samanyolu Haber | 25.01.2011 15:31 |  | | Memur-Sen Sivas İl Temsilciliği, Danıştayın, Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (ALES)na başörtülü girilebilmesine dair özgürlükçü kararını iptal etmesini protesto etti. Cumhuriyet Meydanında gerçekleştirilen eyleme sendika üyeleri katıldı.
Geniş güvenlik önleminin alındığı eylemde Memur-Sen Sivas Şubesi adına Sağlık-Sen Sivas Şubesi Başkanı Efe Zileli bir açıklama yaptı. Başörtülü adayların sınavlara girişinin engellenmesinin demokratikleşme adımlarının atıldığı Türkiyeye yakışmadığını ifade eden Zileli, kararı anti demokratik ve ideolojik bulduklarını söyledi. Zileli, şöyle dedi:
Başörtülü kızlarımızın bizzat yaşadıkları bu sorunun, 12 Eylül referandumuyla sona ereceğine inanmıştık. Görünen o ki söz konusu davayı açanlar da davayı karara bağlayanlar da referandumda evet diyen milletten ve değerlerinden rahatsızdır. Oysa onlar da biliyorlar ki inancı gereği başını örten kadın ve genç kızlarımız, sorunun kaynağı değil, mağdurudur.
Başörtüsü yasağı kararının alınmasına neden olan davayı açan Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikasının da 1960 darbesinin doğurduğu, 1980 darbesinin beslediği ve 28 Şubatın dinamikleştirdiği yapılar olduğunu iddia eden Zileli, şöyle devam etti:
Asıl üzücü olan hakkı, hakkaniyeti ve adaleti koruması ve tesis etmesi gereken yargının ve mensuplarının, kararlarıyla bu gestapo mantığını makul bulmasıdır. Yargı mensuplarının görevi, 2010 ALESe girecek başörtülü kızlarımızın niyetlerini okumak değil, onların okuma niyetlerini korumaktır.
Açıklamanın ardından sendika üyeleri, Danıştay şaşırma sabrımızı taşırma sloganı attı. Kalabalık, daha sonra olaysız şekilde dağıldı.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 25.01.2011 | | | Sağlık-SenSivasŞubeBaşkanıZileliDanıştayniyetokuyuculuğuyapıyorSağlık-Sen Sivas Şube Başkanı Zileli Danıştay niyet okuyuculuğu yapıyor |
|
| Eğitim Bir Sen: Yargı mensuplarının görevi başörtülü kızlarımızın niyetlerini okumak değil, onların okuma niyetlerini korumaktır | Samanyolu Haber | 21.01.2011 17:35 |  | | Eğitim Bir Sen Sivas Şube Başkanı İlhan Karakoç, Yargı mensuplarının görevi, 2010 ALES sınavına giren başörtülü kızlarımızın niyetlerini okumak değil, onların okuma niyetlerini korumaktır. dedi.
Başkan İlhan Karakoç, Danıştayın Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (ALES)na başörtülü girilebilmesine dair özgürlükçü kararını iptal etmesini, yazılı bir açıklama ile eleştirdi.
Yasağın gerekçesini hatırlatan Karakoç, 2010 ALES sonbahar dönemi kılavuzundaki kılık kıyafetle ilgili düzenlemelerin Danıştay 8. Dairesi tarafından yürütmesinin fiziksel teşhiste sorun olabilir gerekçesiyle durdurulması ve böylece başörtülü adayların sınavlara girişinin engellenmesi, demokratikleşme adımlarının ardı ardına atıldığı bir Türkiyeye yakışmamaktadır. dedi. Danıştay 8. Dairesinin bu kararının ortaya çıkardığı sorunun ilk olmadığını belirten Karakoç, şöyle devam etti:
Antidemokratik uygulamalarla sürekli tekrarlarını yaşadığımız, ideolojik saplantılarla dokunmuş akıl örtüsü sorunu yaşayan zihniyetin ürettiği benzer sorunları, 28 Şubat süreci ile birlikte yaşamaya başladık. Biz, milletimizin ve özellikle de başörtülü kızlarımızın bizzat yaşadıkları bu sorunun 12 Eylül referandumuyla sona ereceğine inanmıştık. Görünen o ki söz konusu davayı açanlar da davayı karara bağlayanlar da referandumda evet diyen milletten ve değerlerinden rahatsızdır. Oysa onlar da biliyorlar ki inancı gereği başını örten kadın ve genç kızlarımız, sorunun kaynağı değil, mağdurudur. Ancak ideolojik saplantılarıyla aklını örtenler arasında yer almaları nedeniyle bunu kabul ve ifade edemiyorlar. Aynı nedenle başörtüsü özgürlüğünü ihlal etmeye devam ediyorlar.
Bu kararın alınmasına neden olan davayı açanların da 1960 darbesinin doğurduğu, 1980 darbesinin beslediği ve 28 Şubatın dinamikleştirdiği yapılar olduğunu ifade eden Karakoç, asıl üzücü olanın hakkı, hakkaniyeti ve adaleti koruması ve tesis etmesi gereken yargının ve yargı mensuplarının, kararlarıyla bu gestapo mantığını makul bulması olduğunu kaydetti. Karakoç, Yargı mensuplarının görevi, 2010 ALESe girecek başörtülü kızlarımızın niyetlerini okumak değil, onların okuma niyetlerini korumaktır. açıklamasını yaptı.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 21.01.2011 | | | EğitimBirSenYargımensuplarınıngörevibaşörtülükızlarımızınniyetleriniokumakdeğilonlarınokumaniyetlerinikorumaktırEğitim Bir Sen Yargı mensuplarının görevi başörtülü kızlarımızın niyetlerini okumak değil onların okuma niyetlerini korumaktır |
|
| Ensari: Danıştay'ın başörtüsü kararı utanç verici | Samanyolu Haber | 21.01.2011 13:30 |  | | Memur-Sen Bingöl İl Başkanı Abdurrahman Ensari, Danıştayın sınavlara başörtülü girilmesini yasaklamasına tepki gösterdi. Ensari, kararın Türkiye için utanç verici bir karar olduğunu savundu.
2010 yılı Akademik Personel ve Lisans Üstü Eğitim Giriş Sınavı (ALES) sonbahar dönemi kılavuzundaki kılık kıyafetle ilgili düzenlemelerin Danıştay 8. Dairesi tarafından fiziksel teşhiste sorun olabilir gerekçesiyle iptal edilerek, başörtülü adayların sınavlara girişinin engellendiğini belirten Ensari, bu durumun demokratikleşme adımlarının ardı ardına atıldığı Türkiyeye yakışmadığını vurguladı.
Yazılı bir açıklama yapan Memur-Sen Bingöl İl Başkanı Abdurrahman Ensari, ideolojik saplantılarla dokunmuş zihniyetin ürettiği benzer sorunların sürekli yaşandığına dikkat çekti.
Biz, milletimizin yaşadığı bu sorunun 12 Eylül referandumuyla sona ereceğine inanmıştık. diyen Ensari, Görünen o ki, söz konusu davayı açanlar da, davayı karara bağlayanlar da referandumda Evet diyen milletten ve değerlerinden rahatsızdır. Bu kararın alınmasına neden olan davayı açanlar, 1960 darbesinin doğurduğu, 1980 darbesinin beslediği, 28 Şubatın dinamikleştirdiği yapıların toplum mühendisliği yapma çabasını gestapo mantığıyla devam ettiriyorlar. Asıl üzücü olan ise; hakkı, hakkaniyeti ve adaleti koruması ve tesis etmesi gereken yargının ve yargı mensuplarının, kararlarıyla bu gestapo mantığını makul bulmasıdır. Danıştay 8. Dairesi tarafından fiziksel olarak teşhiste sorun olabilir gerekçeleriyle başı açık fotoğraf çektirme ve başı açık sınava katılmayı dayatması, hukuki açıdan garabet teşkil etmek yanında fiili açıdan da aklın kabul sınırlarının dışındadır. Bu gerekçeyi doğru kabul edersek Genelkurmay Başkanından erine kadar silahlı kuvvetlerdeki bütün personelin şapkasını yasaklamak hatta devrim kanunları arasında sayılan Şapka Kanununu güvenlik gerekçesiyle yürürlükten kaldırmak zorundayız. Ne de olsa şapka da baş örtüyor. Danıştayı millete rağmen değil, millet ve milletin değerleri adına karar vermeye davet ediyoruz. açıklamasında bulundu.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 21.01.2011 | | | EnsariDanıştayınbaşörtüsükararıutançvericiEnsari Danıştayın başörtüsü kararı utanç verici |
|
| Hakemler eyvah | Tumspor | 10.11.2010 08:38 |  | | | Bünyamin Gezer?i diğer hakem arkadaşlarından ayıran temel özelliği; Gestapo şefi görünümündeki duruşunun ortaya getirdiği mutlak otoriter hava... | | Tumspor Son Dakika 10.11.2010 | | | HakemlereyvahHakemler eyvah |
|
| Piyanist gestapo muydu? | Milliyet | 03.11.2010 00:24 |  | | Szpilman’ın müzik seven bir Alman askeri sayesinde hayatta kaldığı biliniyordu. Ancak bu “dostluğun” başka boyutları olduğu iddia edildi. Polonyalı...
 | | Milliyet Toplum Yaşam 03.11.2010 | | | Piyanistgestapomuydu?Piyanist gestapo muydu? |
|
| Aman, Gestapo filan demeyin! | Sabah | 20.02.2010 02:51 |  | | |
| Eğitim-Bir-Sen'den Danıştay'a tepki | Samanyolu Haber | 11.02.2010 15:27 |  | | Eğitim-Bir-Sen Sinop Şube Başkanı Mustafa Aslan, Yükseköğretim Kurulu (YÖK)nun üniversiteye girişte farklı katsayı uygulanmasını öngören kararının, Danıştay tarafından durdurmasına sert tepki gösterdi. Aslan, Ülkemizde demokratikleşmeye dönük adımlar ve açılımlarla milletçe kucaklaşmaya, topyekûn kalkınmaya ve özetle 21. yüzyıla yakışır bir sistem örülmeye çalışılırken 1960 darbesinin doğurduğu, 1980 darbesinin beslediği, 28 Şubat 1997 darbesinin de dinamikleştirdiği çeşitli yapılar, gestapo mantığıyla direnç göstermeye devam ediyor. dedi.
Demokrasi, özgürlük, eşitlik ve adaletin herkese lazım olacağını vurgulayan Aslan, Bugün ordunun kendi alanına çekilmesi yönünde güçlü adımlar atılırken, 28 Şubat kalıntısı EMASYA protokolü lağvedilirken, bazı mihraklar başörtüsü yasağını ve adaletsiz katsayı uygulamasını 28 Şubatın sembol kalıntıları olarak bayraklaştırıyor, evrensel hukukun tüm ilkelerini ayaklar altına alma pahasına zulmün, adaletsizliğin ısrarla devamını sağlama savaşı veriyor. açıklamasında bulundu.
(CİHAN) | | Samanyolu Haber Son Dakika 11.02.2010 | | | Eğitim-Bir-SendenDanıştayatepkiEğitim-Bir-Senden Danıştaya tepki |
|
| Danıştay'ın yeni katsayı kararı ideolojik | Samanyolu Haber | 09.02.2010 12:33 |  | | Eğitim-Bir-Sen Mersin Şube Başkanı Atilla Olçum, Danıştayın yeni aldığı katsayı kararı ile ideolojik karar almayı sürdürdüğünü söyledi. Adaletsiz katsayı uygulamasının 28 Şubat darbesinin en olumsuz çalışmalarından birisi olduğunu ifade eden Olçum, uygulamanın adeta yargı koruması altına alındığını kaydetti.
Olçum, demokratikleşmeye dönük adımlarların atılarak milletçe kucaklaşmaya çalışılan şu günlerde 1960 darbesinin doğurduğu, 1980 darbesinin beslediği, 28 Şubat 1997 darbesinin dinamikleştirdiği çeşitli yapıların gestapo mantığıyla direnç göstermeye devam ettiğini ifade etti.
Danıştayın önceki kararının gerekçesinde kullandığı ölçülülük ilkesi dikkate alınarak belirlenecek olan katsayı ifadesiyle zaten niyetini belli ettiğini ifade eden Olçum, O ifade ile meslek liselilere, özellikle imam-hatiplilere üniversite kapısını aralayan her türlü hesabı bozacağını ilan etmişti. Bugünkü tablo, yargının yürütmenin alanına giren hususlara müdahalesi anlamına gelmektedir. Önceki kararlarında katsayının belirlenmesinde YÖKün yetkili olduğunu ilan eden Danıştay, hangi hakla kendisini YÖKün yerine koyarak katsayıyla ilgili birim dayatmaktadır?. ifadesini kullandı.
Danıştayın aldığı kararların milletin bayram sevinciyle karşıladığı kararların iptaline yönelik olduğunu anlatan Olçum şöyle devam etti: Bu durum yargıya olan güveni zedelemektedir. TBMMnin ve hükümetin derhal harekete geçerek, gerekli anayasal ve yasal düzenlemelerle yargının kendisini yasama ve yürütmenin yerine koymasının önüne geçmesini, adaletsiz, hukuksuz, darbe ürünü tüm uygulamaları sona erdirmesini bekliyoruz.
(CİHAN) | | Samanyolu Haber Son Dakika 09.02.2010 | | | DanıştayınyenikatsayıkararıideolojikDanıştayın yeni katsayı kararı ideolojik |
|
| Yeni sol parti açılımı destekliyor mu? | Hür Haber | 08.12.2009 13:27 |  | | |
| Ufuk Uras: ‘Ya açılım ya da katliam cumhuriyeti' | Taraf Gazetesi | 08.12.2009 12:27 |  | | |
| Öymen’e Dersim tepkisi | Türkiye Gazetesi | 13.11.2009 01:53 |  | | | 10 Kasım’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlenen ‘Demokratik açılım’ süreciyle ilgili ön görüşmede ‘Dersim olayları’yla ilgili “Kurtuluş Savaşı’nda Dersim isyanında ‘Analar ağlamasın’ denildi mi?” sözlerini sarf eden CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’e tepki gösteren üniversite öğrencileri eylem yaptı. Boğaziçi Üniversitesi’nde toplanan öğrenciler “Hitler bıyığı” yaptıkları “Gestapo Onur Öymen” yazan ve Nazi lideri Hitler’e benzettikleri Onur Öymen posteriile protesto yürüyüşü düzenledi. Tunceli Belediye Başkanı Edibe Şahin ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Tunceli Temsilcisi Avukat Barış Yıldırım da Öymen’i protesto etti. | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 13.11.2009 | | | Öymen’eDersimtepkisiÖymen’e Dersim tepkisi |
|
| Kötülüğün hiyerarşisi | Taraf Gazetesi | 06.11.2009 12:34 |  | | Adolf Eichmann örgütleme yeteneği yüksek, görevine sadakati tam, devletiyle ideolojik bütünlüğü kusursuz bir yarbaydı.
Bu özellikleri sayesinde, kısaca “Genel SS” diye adlandırabileceğimiz Allgemeine Schutzstaffel birlikleri içinde sivrildi ve Gestapo’nun da dahil ol | | Taraf Gazetesi Köşe Yazıları 06.11.2009 | | | KötülüğünhiyerarşisiKötülüğün hiyerarşisi |
|
| Cindoruk, Erdoğan'ı eleştirdi: Reddediyorum | Samanyolu Haber | 08.07.2009 14:30 |  | | DP Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk, demokratik bir Cumhuriyette polisin rejimin teminatı yapılması halinde, bütün dengelerin altüst olacağını belirterek, Rejimin güvencesi, demokratik devlette anayasadır dedi. Cindoruk, partisinin genel merkez binasında gerçekleştirilen Genel İdare Kurulu toplantısının basına açık bölümünde yaptığı konuşmada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın, Polis, rejimin teminatıdır şeklinde kavram karmaşası yaratacak düşünceler ifade ettiğini öne sürdü.
Bu düşünceyi, anlamanın ve kabul etmenin mümkün olmadığını ifade eden Cindoruk, Dünyanın neresinde polis rejimin teminatıdır? Mesela Nazi Almanyasında Gestapo rejimin teminatıydı. İranda, din polisi rejimin teminatı olabilir. Demokratik bir cumhuriyette polisi rejimin teminatı yaparsanız, bütün dengeleri altüst edersiniz diye konuştu.
Türk siyasetine ömür vermiş insanlar olarak bir şeyi ortadan kaldırmaya çalıştıklarını ama başaramadıklarını belirten Cindoruk, şunları söyledi:
Bu, İç Hizmet Kanununun 35. maddesindeki hükümdür. O hüküm de yanlıştır ama Sayın Başbakanın ortaya attığı hüküm ondan da yanlıştır. Polis, iç güvenliği sağlamakla görevli kolluk kuvvetidir. Polis gücünü abartarak birbirinin teminatı sayarsanız, İç Hizmet Kanununun 35. maddesi, zaman zaman meşruiyet kazanmışsa, ona da haklılık tanımak gerekir. Her ikisini de reddediyorum. Hem silahlı kuvvetlerin 35. maddeyle yaptığı darbeleri, hem de polisin rejimin teminatı olduğu gibi sakat, hukuka aykırı görüşü reddediyorum. Bunların hepsi demokrasimizin önündeki engellerdir, kaldırılması gerekir. Sayın Başbakanın bunu düzeltmesi gerekir. Rejimin güvencesi demokratik devlette anayasadır. Buna uymak zorunda olan hükümetler, yargı organları, polistir, ordudur. Hepimizin sığındığı rejimin güvencesi budur. Biz, bütün partiler, sivil toplum örgütleri, üniversiteler ve halk temsilcilerinin katılımıyla bir anayasa konferansı yapılmasını istiyoruz.
Hüsamettin Cindoruk, askeri personelin sivil mahkemelerde yargılanmasının önünü açan yasal düzenlemeyi değerlendirirken de Sivil yargı teminata mı kavuştu da askeri yargıyı tenkit ediyoruz dedi.
Yapılan düzenlemenin, Anayasanın 145. maddesine aykırı olup olmadığına Anayasa Mahkemesinin karar vereceğine dikkati çeken Cindoruk, sözlerini şöyle sürdürdü:
Cumhurbaşkanının öyle bir karar vereceğini sanmıyorum. İçtüzüğün 91. maddesine göre, temel kanundur Ceza Kanunu. Temel kanunlarda değişiklik yapılacağı zaman, bunun hangi ölçeklere göre yapılacağı İçtüzüğün 91. maddesinde yazılıdır. Temel kanunda böyle değişiklik yapılmaz. Değişiklik, İçtüzüğe, 87. maddeye, müzakere usulüne de aykırıdır. O gün Meclis başkanlığı yapan arkadaşımızın önergeyi dikkate almaması gerekirdi.
Bu, Türkiyede hukuku, demokratik, laik, hukuk devleti olma vasfımızı yaralıyor. Bunun sonucunda tartışmalar başlıyor, taraflar ortaya çıkıyor. Devletin içinde uyumlu çalışmak zorunda olan güçler tartışır hale geliyor. TSK bir parti mi? Değil... Parti gibi görüş ifade ediyor. Biz buna da karşıyız. Öbür taraftan bir takım medya grupları, Silahlı Kuvvetlerin tavrını teknik açıdan inceleyecekleri yerde siyasi amaçlı bombardımana tabi tutuyor. Bir devletin temel sistematiği nasıl yaralanır, bu örnek çarpıcı biçimde ortaya koyuyor.
Cindoruk, Sincan Uygur Özerk Bölgesinde meydana gelen olaylara da değinerek, oradaki Uygur Türklerinin, Çin oyuncağı kadar değerinin olmadığının görüldüğünü kaydetti.
Bölgede yaşananların Türk ve İslam aleminin canını acıttığını dile getiren Cindoruk, Türkiyenin bu konuda aktif mücadele vermesi ve Uygur politikasını gözden geçirmesi gerektiğini söyledi.
Cindoruk, Çin ile ticari ilişkilerin yeniden ele alınmasını ve TBMMnin bölgeye bir heyet göndermesini de istedi.
AA | | Samanyolu Haber Son Dakika 08.07.2009 | | | CindorukErdoğanıeleştirdiReddediyorumCindoruk Erdoğanı eleştirdi Reddediyorum |
|
| Gerçekte Gestapo değilim | Sabah | 07.02.2009 02:01 |  | | |
| Washington Post gazetesi: Iraklı Kürtler kendi bölgeleri dışındaki alanları ellerine geçiriyor | Net Gazete | 13.09.2008 21:35 |  | | |
|
| |