Habergec.Com Aranan Kelimeler:hasan abi Değerlendirme: 10 / 10 509035
habergec.com
25.05.2013 Cumartesi
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler

:: Gruplar
 

hasan abi

Hasan Cemal süreci
Evrensel
20.03.2013
07:30
Başbakan Erdoğan, 10 yıl önce ‘Hasan abi’ diyordu. Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Derya Sazak da, 4 Mart 2013 tarihli köşe yazısında, ondan aynı biçimde söz ediyordu: “Yayın politikamızı Abdi İpekçi’den bu yana, ‘Doğru haber, nesnellik ve dengeli gazetecilik’ oluşturur. Kürt sorununun barışçı çözümünden yanayız. Milliyet’ten köşesinde bu konuda ‘taraf olduğumuzu’ açıklamıştım. Tereddüdü olanlar ‘Siyaset Günlüğü’ köşesinde 20 yıldır yazdıklarıma baksınlar. Hasan Ağabey’in (Cemal) ömrü de bu sevdayla geçti.” Ve önceki gün gözler İmralı’da BDP heyetinin yaptığı görüşmeden g
Evrensel
Köşe Yazıları
20.03.2013
HasanCemalsüreciHasan Cemal süreci
Hasan Cemal: Başbakan eskiden bana abi derdi
En Son Haber
06.12.2012
11:12
Milliyet yazarı Hasan Cemal Erdoğan ile arasının neden açıldığını ve neden artık kendisine abi demediğini anlattı.
En Son Haber
Son Dakika
06.12.2012
HasanCemalBaşbakaneskidenbanaabiderdiHasan Cemal Başbakan eskiden bana abi derdi
İdare Et Abi Yöntemi
Haberler.com
05.11.2012
11:08
ARO Başkanı Hasan Uysal, turistik gezilerde yaşanan sorunların, idare et abi yöntemiyle çözüldüğünü söyledi.
Haberler.com
Güncel
05.11.2012
İdareEtAbiYöntemiİdare Et Abi Yöntemi
Turistik Gezideki Aksaklığa İdare Et Abi Yöntemi
Haberler.com
05.11.2012
11:01
ARO Başkanı Hasan Uysal, yeterli denetim olmayışı ve yetkililerin ilgisizliği yüzünden turistik gezilerde yaşanan sorunların, idare et abi yöntemiyle çözüldüğünü söyledi.
Haberler.com
Güncel
05.11.2012
TuristikGezidekiAksaklığaİdareEtAbiYöntemiTuristik Gezideki Aksaklığa İdare Et Abi Yöntemi
Turistik Gezideki Aksaklığa İdare Et Abi Yöntemi
Haberler.com
05.11.2012
10:47
Antalya Rehberler Odası (ARO) Başkanı Hasan Uysal, yeterli denetim olmayışı ve yetkililerin ilgisizliği yüzünden turistik gezilerde yaşanan sorunların, idare et abi yöntemiyle çözüldüğünü söyledi.
Haberler.com
Güncel
05.11.2012
TuristikGezidekiAksaklığaİdareEtAbiYöntemiTuristik Gezideki Aksaklığa İdare Et Abi Yöntemi
Hasan Vasfi Altay: Ne güzel komşumuzdun sen beşar abi
Oda TV
03.09.2012
01:31
Ah benim çiçek kızım
Türkiye Gazetesi
18.08.2012
08:48
Hasan Abimizin bir yeğeni doğmuştu.Kardeşinin erkek çocuğu sayesinde ilk kez amca oluyordu...Ziyaret için Okmeydanı’ndaki hastaneye gitmeden önce, hanımı ve kızıyla birlikte Avcılar’da bir çiçekçiye girdiler. Çiçekçi aranjmanı yaparken kız babasını kolundan çekiştirdi:- Ayy şu zambaklar çok güzel baba! Hiç çiçeğim olmadı. Doğum günümde bunlardan isterim!Hasan Abi güldü:- Ben sana cep telefonu alacaktım. Masraftan kurtardın. Bunlar telefonun dörtte bir fiyatı bile tutmaz. - Olsun... Fiyatı değil, fiyakası önemli... Baksana ne güzeeeell... Çiçek isterim!“Kızı olmayan babayım demesin” derdi Hasan Abi... Zambak neydi ki, bahçeler dolusu çiçek feda olsun diye geçirdi içinden...Güzel kızının sağ yanağından makas aldı:-Peki... ...
Türkiye Gazetesi
Son Dakika
18.08.2012
AhbenimçiçekkızımAh benim çiçek kızım
Erdoğan a Ağabey den İkinci Uyarı
Haberler.com
09.06.2012
17:03
Başbakan Erdoğanın Hasan Abi dediği Hasan Cemal, desteğini hiç esirgemediği Erdoğanı yine uyardı.
Haberler.com
Güncel
09.06.2012
ErdoğanaAğabeydenİkinciUyarıErdoğan a Ağabey den İkinci Uyarı
"Erdoğan Maşallah, Zaloğlu Rüstem Gibi!"
Haberler.com
05.06.2012
10:45
Başbakan Erdoğana Hasan Abi dediği yazar Hasan Cemalden öyle sert bir eleştiri geldi ki...
Haberler.com
Güncel
05.06.2012
ErdoğanMaşallahZaloğluRüstemGibiErdoğan Maşallah Zaloğlu Rüstem Gibi
Hasan abi bir bütündür, parçalanamaz! Ahmet KEKEÇ
Star
05.01.2012
01:44
Mahallenin “Ayşenur ablası” da Taraf’a destek çıkmış... Gözlerini belertmiş mi, bilemedim.
Star
Köşe Yazıları
05.01.2012
HasanabibirbütündürparçalanamazAhmetKEKEÇHasan abi bir bütündür parçalanamaz Ahmet KEKEÇ
Bakanım değil
Suat Abi deyin
Türkiye Gazetesi
15.10.2011
02:29
> Mersin Valisi, Bakan Kılıç’a yöresel kilim hediye etti.Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, yurtlarda kalan öğrencilerin Twitter’dan attığı “Üşüyoruz Suat abi!” mesajının ardından Kredi Yurtlar Kurumu Genel Müdürü Hasan Albayrak’ı arayarak “Derhal, kaloriferleri yakın” talimatını vermişti. Öğrencileri üşümekten kurtaran Kılıç, “Bizim açımızdan rutin bir durum” dedi. Kendisine ‘Suat Abi’ denilmesini isteyen Bakan Kılıç, “Protokol gereği, kamu görevlileri’sayın bakanım’ deme ihtiyacı duyabilir ama diğerleri ‘sayın bakan’ derse?üzülürüm” diye konuştu. Kılıç, bir basın mensubunun “sayın bakanım” diye hitap etmesine de “Suat abi” diye müdahale etti. ADANA İHA
Türkiye Gazetesi
Son Dakika
15.10.2011
Bakanımdeğil
SuatAbideyinBakanım değil
Suat Abi deyin
81 ili ısıtan twitter mesajı
Star
13.10.2011
09:51
Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, twitterdan aldığı "Üşüyoruz Suat abi" mesajı üzerine Kredi Yurtlar Kurumu Genel Müdürü Hasan Albayrakı arayarak kaloriferlerin yakılması talimatını verdi.
Star
Güncel
13.10.2011
81iliısıtantwittermesajı81 ili ısıtan twitter mesajı
81 ili ısıtan twitter mesajı
Star
13.10.2011
09:51
Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, twitterdan aldığı "Üşüyoruz Suat abi" mesajı üzerine Kredi Yurtlar Kurumu Genel Müdürü Hasan Albayrakı arayarak kaloriferlerin yakılması talimatını verdi.
Star
Son Dakika
13.10.2011
81iliısıtantwittermesajı81 ili ısıtan twitter mesajı
08:11 Bakan Kılıç'a bir twit atarak 81 ili ısıttı
Milliyet
13.10.2011
08:22
 Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, twitterdan aldığı Üşüyoruz Suat abi mesajı üzerine Kredi Yurtlar Kurumu Genel Müdürü Hasan Albayrakı ara...


Milliyet
Son Dakika
13.10.2011
0811BakanKılıçabirtwitatarak81iliısıttı0811 Bakan Kılıça bir twit atarak 81 ili ısıttı
Bakan Kılıç'a bir twit atarak 81 ili ısıttı
Milliyet
13.10.2011
08:15
 Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, twitterdan aldığı Üşüyoruz Suat abi mesajı üzerine Kredi Yurtlar Kurumu Genel Müdürü Hasan Albayrakı ara...


Milliyet
Politika
13.10.2011
BakanKılıçabirtwitatarak81iliısıttıBakan Kılıça bir twit atarak 81 ili ısıttı
Bakan Kılıç'a bir twit atarak 81 ili ısıttı
Haber7
13.10.2011
07:36
Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, twitterdan aldığı Üşüyoruz Suat abi mesajı üzerine Kredi Yurtlar Kurumu Genel Müdürü Hasan Albayrakı arayarak kaloriferlerin yakılması talimatını verdi.
Haber7
Son Dakika
13.10.2011
BakanKılıçabirtwitatarak81iliısıttıBakan Kılıça bir twit atarak 81 ili ısıttı
Bakan Kılıç bir twit atarak 81 ili ısıttı
Haber7
13.10.2011
07:09
Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, twitterdan aldığı Üşüyoruz Suat abi mesajı üzerine Kredi Yurtlar Kurumu Genel Müdürü Hasan Albayrakı arayarak kaloriferlerin yakılması talimatını verdi.
Haber7
Son Dakika
13.10.2011
BakanKılıçbirtwitatarak81iliısıttıBakan Kılıç bir twit atarak 81 ili ısıttı
"Üşüyoruz Suat Abi!"
Star
12.10.2011
16:36
Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, Twitterdan aldığı "Üşüyoruz Suat Abi!" mesajına yanıt olarak, Kredi Yurtlar Kurumu Genel Müdürü Hasan Albayrakı aradı ve "Derhal, kaloriferleri yakın" talimatını verdi.
Star
Güncel
12.10.2011
ÜşüyoruzSuatAbi Üşüyoruz Suat Abi
"Üşüyoruz Suat Abi!"
Star
12.10.2011
16:28
Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, Twitterdan aldığı "Üşüyoruz Suat Abi!" mesajına yanıt olarak, Kredi Yurtlar Kurumu Genel Müdürü Hasan Albayrakı aradı ve "Derhal, kaloriferleri yakın" talimatını verdi.
Star
Son Dakika
12.10.2011
ÜşüyoruzSuatAbi Üşüyoruz Suat Abi
Gençlik Ve Spor Bakanı Kılıç'a, Twitter'dan "Üşüyoruz Suat Abi!" Mesajı
Haber3
12.10.2011
16:10
Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, Twitterdan aldığı Üşüyoruz Suat Abi! mesajına yanıt olarak, Kredi Yurtlar Kurumu Genel Müdürü Hasan Albayrakı aradı ve Derhal, kaloriferleri yakın talimatını verdi.
Haber3
Son Dakika
12.10.2011
GençlikVeSporBakanıKılıçaTwitterdanÜşüyoruzSuatAbiMesajıGençlik Ve Spor Bakanı Kılıça Twitterdan Üşüyoruz Suat Abi Mesajı
Gençlik Ve Spor Bakanı Kılıç'a Twitter'dan "Üşüyoruz Suat Abi" Mesajı
Haber3
12.10.2011
13:16
Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, twitterdan aldığı Üşüyoruz Suat abi mesajı üzerine Kredi Yurtlar Kurumu Genel Müdürü Hasan Albayrakı arayarak kaloriferlerin yakılması talimatını verdi.
Haber3
Son Dakika
12.10.2011
GençlikVeSporBakanıKılıçaTwitterdanÜşüyoruzSuatAbiMesajıGençlik Ve Spor Bakanı Kılıça Twitterdan Üşüyoruz Suat Abi Mesajı
Van’da 8 tutuklu öğrenciye tahliye
Evrensel
19.08.2011
16:17
VAN’da 12’si tutuklu 18 öğrenci hakkında “Örgüt üyesi olmak” iddiasıyla açılan davanın duruşmasında 8 kişi tahliye edildi. Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğrenci Derneği (YÖDER) üyeleri Adar Yıldırım, Azat Abi, Delil Akbalık, Deniz Bülbül, Emrah Abi, Erdi Çakar, Ferhat Kaya, Feyzullah Tüzün, Korkmaz Erdoğan, Mehmet Emin Kurğa, Mehmet Sait Ulus, Müjdat Yıldırımcı, Orhan İpek, Hasan Ülkü, Özcan Şimşek, Serhat Atabay, Şahip Olcay ve dönemin BDP Yöneticisi Egit Demiröz hakkında “örgüt üyesi olmak” iddiası ile açılan davanın üçüncü duruşması görüldü. Van 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuk
Evrensel
Bölge
19.08.2011
Van’da/">Van’da8tutukluöğrenciyetahliyeVan’da-8-tutuklu-öğrenciye-tahliye/">Van’da 8 tutuklu öğrenciye tahliye
Sır MİT'çinin şüpheli ölümü
Samanyolu Haber
03.04.2011
07:32
Görev yaptığı dönemde Rusya için de çalıştığı iddia edilen emekli MİT mensubu Tahsin Haluk Akterin evinde ölü bulunması kafalarda soru işaretleri bıraktı.

Görev yaptığı dönemde Rusya için de çalıştığı iddia edilen emekli MİT mensubu Tahsin Haluk Akterin evinde ölü bulunması kafalarda soru işaretleri bıraktı. Çift taraflı ajan Akter, bir dönem ajan gazeteci olarak da boy göstermiş. Emekli MİTçi Tahsin Haluk Akterin ensesinden 3 kurşun yemiş vaziyette evinde ölü bulunması dikkatleri şüpheli bir şekilde ölen MİTçilere yöneltti. Akter ile birlikte son 5 ayda 6 MİT mensubunun şüpheli ölümü kafalarda soru işareti oluşturdu. Esrarlı bir şekilde hayatlarını kaybeden istihbarat elemanlarının görev yaptıkları dönemlerde önemli birimlerde bulunmaları bu şüpheyi daha da artırıyor. Akterin, bir dönem Türkiyenin tehdit algılamasında ilk sıralarda yer alan Rusyaya da ajanlık yaptığı iddia edildi. Çift taraflı ajan olduğu ileri sürülen Akterin emekli olduktan sonra da Rusya ile ilişkilerini devam ettirdiği öne sürüldü. Evinde ensesine yediği üç kurşunla yaşamanı yitiren Akterin, MİT mensubu gazeteci ajanlardan olduğu ortaya çıktı. Basın kartlı ajan Akterin, Ergenekonun tutuklu sanığı İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek tarafından çıkarılan 2000e Doğru dergisine dosya sızdırdığı, eski eşi Seyhun Güleç tarafından da dile getirildi. ADI MİT RAPORUYLA DUYULDU Banker Bako Olayı, Polis İçindeki Çekişme ve Yeraltı, Polis, Kamu Görevlileri İlişkileri isimli 1987 yılındaki MİT Raporunu kamuoyuna 2000e Doğru dergisi duyurmuştu. Raporu 2000e Doğruya getiren bu haberden sonra derginin istihbarat şefliğini yapacak olan İrfan Taştemur, eski bir Akdeniz Dev - Genç üyesiydi. Dönemin Başbakanı merhum Turgut Özal ve yine dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evreni oldukça zor durumda bırakan rapor, o dönemde Kuzey Iraka yapılan operasyonları 2000e Doğru dergisinde sık sık haber yaptıran Doğu Perinçek için büyük bir fırsat sunmuştu. Bu sırada 2000e Doğrunun İstanbul bürosunda, olayların merkezindeki isim olan eski MİTçi Ferdi Tamer ile yine eski MİT görevlisi Haluk Akterin telefon konuşmaları dergi tarafından kaydedilmiş ve bu konuşmalar daha sonra aynı dergide yayımlanmıştı. MİTTE EKİPLER SAVAŞI O dönemde Haluk Akter ve Ferdi Tamer tarafından basına sızdırılan MİT Raporu, MİT ve Emniyet teşkilatında tasfiyelerin başlamasına neden oldu. Silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden MİTçi Hiram Abas ve kurumda efsane bir isim olarak anılan Mehmet Eymür bunların başında geldi. Eymür ve Abasın dışında Korkut Eken de görevden uzaklaştırılan isimlerden biriydi. Rapora katkı verdiği öne sürülen Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık Daire Başkanı Atilla Aytek de Türkiyede kaçakçılık olaylarının en az görüldüğü il olan Eskişehire tayin edilmişti. TAMER DE İNFAZ EDİLDİ MİTde Arşiv-Sorgu Müdürü olarak görev yapan Ferdi Tamer emekli olduktan sonra önce manav ardından da tüp bayii işine girdi. Perinçek tarafından çıkarılan 2000e Doğru dergisi ile yakın ilişkiler kuran Tamer ile Haluk Akterin derginin İstanbul bürosunda yaptığı telefon konuşması kaydedilip 2000e Doğruda yayımlandı. Bu telefon görüşmesinde Akterin Tamere, Abi raporu kimin hazırladığını senin daha iyi bilmen lazım. 2000e Doğru ile senin temasın var demesi dikkat çekti. Söz gazetesinin muhabirliğini de yapan Tamer, Perinçekin 2000e Doğru dergisiyle çok yakın ilişkiler kurdu. Tamer, 18 Aralık 1990da tüpçü dükkanında uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybetti. İP, Tamere sahip çıkmıştı İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek tarafından çıkarılan 2000e Doğru dergisinin o dönem yayın kurulunda görevli olan ve 2002 yılında geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitiren Hasan Yalçın, ajan gazeteci Ferdi Tamerin, dergilerine yaptığı açıklamalardan dolayı öldürüldüğünü iddia etmişti. Yalçın, bir dönem İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcılığı da yapmıştı. Tahsin Haluk Akterin basın camiasının içine sızdırılmasını aynı zamanda eski bir gazeteci de olan eski eşi Seyhun Güleç şöyle anlatıyor: Haluk çok şey yaşamış ve çok şey biliyordu. Polis kolejini bitirdikten sonra yeteneklerini keşfeden bazı yöneticiler onu MİTe alıp çok özel ajan olarak yetiştirdi. 1974de Hergün gazetesi polis muhabiri olarak basın dünyasının içine sızdı. Ünlü MİT Raporunun sızdırılması ve bunun yanında Tahsin Şahinkaya, Dündar Kılıç, Asil Nadir dosyaları gibi önemli pek çok konunun baş aktörlerindendi. Susurluk çetesini de kazadan bir yıl önce bir dergiye sızdırmıştı. Nokta, Aydınlık ve 2000e Doğru dergilerine haber sızdırır, Danışman olarak görev yaptığı Söz gazetesine de sahte isimlerle dosya haberler hazırlardı. Katil zanlısı çocukluk arkadaşı mı? Tahsin Haluk Akter, geçen pazartesi günü Bodrum Yalıkavak beldesindeki Gerişaltı mevkisi 23. Sokaktaki evinin banyo küvetinde ölü bulundu. Otopsi sonucu üç kurşunla ensesinden vurularak öldüğü belirlenen Akterin katil zanlılarının bulunması için jandarma bölgede çalışma başlat
Samanyolu Haber
Son Dakika
03.04.2011
SırMİTçininşüpheliölümüSır MİTçinin şüpheli ölümü
Bugün sonuç ne olursa olsun kaybedeceksin Hasan Abi!
Vatan Gazetesi
18.03.2011
05:00
Patlamanın ardından acı ve gözyaşı kaldı
Samanyolu Haber
18.02.2011
17:15


Batmanda Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Bölge Müdürlüğü Güney Şelmo 1 Doğalgaz Üretim Tesisinde meydana gelen patlamada yaşamını yitiren 3 kişi toprağa verildi. Gece saat 03.00te toprağa verilen cenazelerin ardından gözü yaşlı aileler kaldı. KALBİ TORUNUNUN ÖLÜMÜNE DAYANAMADI Batmanda TPAOya Ait Güney Şelmo Doğal Sahasında yaşanan patlamada yaşamını yitiren işçilerden İbrahim Çelikin babaannesi Sacide Çelikin (78) kalbi torunun ölümüne dayanamadı. Önceki gün TPAOya ait ve Güney Şelmo 1 Doğalgaz dolum tesisinde yaşanan patlamada yaşamını yitiren İbrahim Çelikin babaannesi Sacide Çelik, torunun ölüm haberini duyunca fenalaştı. Sacide Çelik, sabah saatlerinde Batman Merkez Bayındır Mahallesinde bulunan evinde geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. TORUNUNUN YANINA DEFNEDİLDİ Babaanne Sacide Çelikin cenazesi Batman merkeze bağlı Akça köyü mezarlığında torunu İbrahim Çelikin mezarının yanı başına gözyaşları arasında toprağa verildi. Gaz patlaması sonucu yaşamını yitiren İbrahim Çelik adlı işçi ile babaannesinin taziyesi aynı yerde kabul ediliyor. Patlamada yaşamını yitiren İbrahim çelikin bekar olduğu ve yaklaşık bir buçuk ay önce işe girdiği belirtildi. KARDEŞİNİN DÜĞÜNÜ İÇİN GELMİŞTİ Sekiz kardeşin ortancası olan İbrahim çelikin Ağabeyi İlyas Çelik; Kardeşim 1.5 ay önce Güney Şelmo Doğalgaz tesislerinde müteahhit elemanı olarak işe başlamıştı. Kardeşim 3 ay öncesine kadar Ankarada benzin istasyonunda pompa görevlisi olarak çalışıyordu. Benim için geldi ve bir daha geri dönmedi, burada işe başladı. dedi DENİZ 2 AYLIK MÜTEAHHİT ELEMANIYDI İki ay önce büyük umutlarla işe başlayan Hasan Hüseyin Denizin taziyesi ise Kültür Mahallesindeki evinde kabul edildi. Bekar olan 22 yaşındaki Batmanlı Hasan Hüseyin Deniz, 2 ay önce müteahhit elemanı olarak işe başlamıştı. Van 100 Yıl Üniversitesine bağlı Erçiş Yüksek Meslek Okulu Makine Teknisyenliği bölümünü bitirmişti. Yaklaşık 2 ay önce Güney Şelmo sahasında vardiya sistemiyle çalışıyordu. Ağabeyi Mahmut Can Deniz, Kardeşim çevresinde sayılan ve sevilen kendi halinde olan bir insandı. dedi. Yıllar önce babasını kaybeden Deniz geride bir acılı anne ve ile abi abla bıraktı. Patlamada yaşamını yitiren Sabahattin Sönük ise tesisin hemen yakınında bulunan Kozluka bağlı Eskice köyü Sate mezrasında toprağa verildi. Biri kız biri erkek iki çocuk babası olan Sönük de geride gözü yaşlı bir aile bıraktı. Taziyeleri kabul eden ağabeyi Mustafa Sönük, olayda ihmal olduğunu ileri sürerek, işin peşini bırakmayacaklarını ifade etti. Ateş düştüğü yeri yakar diyen ağabey sönük, TPAO sorumluluğu firmaya atıyor. Bu işte herkes sorumludur. Sonuçta onayı TPAO veriyor. Kardeşim hem işçi hem bekçi olarak çalıştırılıyordu. Allah kimseye böyle acı göstermesin. diye konuştu.
Samanyolu Haber
Son Dakika
18.02.2011
PatlamanınardındanacıvegözyaşıkaldıPatlamanın ardından acı ve gözyaşı kaldı
YARGITAY'IN ŞİFRESİNİ ÇÖZMÜŞLER
Samanyolu Haber
12.02.2011
18:30
Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede Yargıtayı sarsacak şifreli suçlamalar;

İstanbul Ticaret Odası Başkanı Murat Yalçıntaşın da adının karıştığı yüksek yargıda rüşvet operasyonuyla ilgili Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede Yargıtayı sarsacak şifreli suçlamalar yer aldı. 58 sanık Suç örgütü aracılığıyla, Yargıtayda temyiz ve karar düzeltme incelemeleri sırasında yargı mensubuna rüşvet verdikleri, buna iştirak ettikleri, yargı görevi yapanları etkiledikleri, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işledikleri iddiasıyla yargılanacak. Ankara Cumhuriyet savcıları Mehmet Tamöz ve Hüseyin Kocabeyin hazırladığı yaklaşık 1500 sayfalık iddianameye göre Yalçıntaş, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek ve rüşvet suçuna iştirak etmekten yargılanacak. Ancak yargıçlarla ilgili iddianamede suçlama yer almadı. Kamuoyu popülerliğinden dolayı Yalçıntaş adına yoğunlaşsa da iddianamede suç örgütünün Yargıtayda bağlantılarıı olduğu, süren davaları etkilemek için hâkimlere baskı kurduğu üzerinde duruluyor. İddianamede, eski Danıştay 12. Hukuk Dairesi Başkanı Mustafa Oskay, Avukat Necdet Okcu, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi memuru Bekir Akbal, Gülhanım Kızıltaş, Yavuz Çay ve eski Yargıtay çalışanı Hüseyin Uysal örgüt kurucusu olarak yer aldı. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi eski başkanı Hasan Erdoğan ile ilgili de aynı yönde iddialar var. İddianamenin en çok tartışılacak yanı ise Yargıtay dairelerinde halen görev yapan üyelerin, suç örgütü üyesi olmakla suçlanan isimlerle telefonla ya da yüz yüze görüşmeleri. Örgüt üyesi olduğu iddia edilen Okçu ve Oskayın birçok yargı mensubuyla Yagıtayda devam eden davaların seyrini görüştüğü iddia ediliyor. Ancak iddianameyi hazırlayan savcılar, Yargıtay üyelerinin adının geçtiği davayla ilgili son derece hassas. Şüphelilerin bizzat ya da telefonda görüştüğü hâkimlerin adı iddianameye kodlanarak yazılmış. Bu üyelerin her biri için x1den x11e kadar ayrı ayrı kodlar kullanılmış. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Üyesi X1in (açıkça ismini zikrederek, X1 olarak kodlanan şahsın açık kimliği, mühürlenerek kapatılan zarf içindeki tutanakta belirtilmiştir.) şeklindeki ibareyle konuşmalarda adı geçen üyelerin kimliği verilmemiş. Yargıtay dairesinde görevli üyelerin adları ve konuşmaları sadece mahkeme heyeti tarafından görülebilecek. Bir bak oldu mu canım! Rüşvet suçlamalarına ilişkin dinleme kayıtlarına göre emekli Yargıtay üyesi Mustafa Oskay ve Yargıtay ...Hukuk Dairesi Üyesi X5 arasında yapılan 01.12.2009 12.04.35 tarihli görüşme; Oskay: Sayın X5. (açıkça ismini söyleyerek) X5: Efendim. Oskay: Ben Mustafa Oskay. 12. Hukuk Dairesi emekli başkanı merhaba. X5: Buyrun başkanım buyrun. Oskay: Nasılsın arkadaş? X5: Hürmetler saygılar başkanım. Sizler nasılsınız? Oskay: Valla iyiyiz işte emeklilik çok rahatmış. Çok yükümüz varmış canım. X5: Sağlık sıhhat iyi başkanım. Oskay: Çok şükür, çok şükür. Öğleden sonra yerinde misin? X5: Şu anda da yerimdeyim öğleden sonra belki bir bayram gezmesi olabilir de yani daire içindeyim, yani Yargıtaydayım. Oskay: Bir numara yazdırabilir miyim sana? X5: Tabi tabi. Oskay: Ha canım benim.Bu tasarrufun iptali ile ilgili Ş. cevap vermiyor da ben sana yazdırayım da bana bi sonucu lazım bilahare, tamam mı? X5: Hı hı. Oskay: 17. Hukuk Dairesi 2009a. 6.... X5: 6.... nerenin bu? Oskay: 6.... bunun yerini de hemen söyleyeyim sana İzmir 4 Ticaret. X5: Başkanım telefonunuz kaçtı? Banka yakınıyor Oskay: 0505 367... X5: 505 367... Bu bu işte banka biraz yakınıyor da. Riyor biz bankayız alacaklarımızı ortadan kaldırıyorlar. Dosyayı bilemiyorum, sen bana sadece bi sonucunu oldumu canım. X5: Şimdi bi baktırayım da çıktı mı çıkmadı mı bilemiyoruz. Oskay: Oldu canım. X5: Oldu teşekkür ederim, iyi günler. SMS Mesajı: Netice için saygılar Örgüt üyesi zanlılarıyla adlarının üzeri X denilerek kapatılan bir yüksek yargı üyesinin görüşmeleri... (14.09.2009 tarihinde şüpheli avukat N. O. Yargıtay ..Hukuk Dairesi Başkanı X8e 14225 sizin ntc rica syg şeklinde kısa mesaj çekerek dosyanın akıbetini sordu.) Şüpheli avukat N. O. ve Yargıtay ..Hukuk Dairesi Başkanı X8 (açıkça ismini zikrederek, X8 olarak kodlanan şahsın açık kimliği mühürlenerek tutanakta belirtilmiştir) arasındaki 07.09.2009 tarihli görüşme; X8: Ben müzakereye başladım ya. N.: Ooo Sayın başkanım çok hızlısınız 14 binlere geldiniz mi? X8: Yok gelmemiştir. N.: Sana 14 binli bir numara vereceğim başkanım. X8: 14 bin ne dedin, dur bakayım. 14 binlere gelir, bir aya gelir. N.: 14 binli, tesadüfen sana geçmiş. İtirazla tahliye. Kısmen itirazı kabul etmiş. Tahliye yanlış gibi. X8: Biz bunu göndermiş olabiliriz. N.: Zaten size görevsizlikle gelmiş X8: Hıı, bakarım abi. N.: Sana zahmet itiraz doğru da tahliye olmaz. X8: Tahliye olmaz. N.: Olmaması lazım. Tamamını kabul etmiyorsun o zaman neden öyle yapıyorsun? Sana zahmet. X8:
Samanyolu Haber
Son Dakika
12.02.2011
YARGITAYINŞİFRESİNİÇÖZMÜŞLERYARGITAYIN ŞİFRESİNİ ÇÖZMÜŞLER
Yargıtay'ı sarsacak şok suçlama !
Samanyolu Haber
12.02.2011
18:16
Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede Yargıtayı sarsacak şifreli suçlamalar;

İstanbul Ticaret Odası Başkanı Murat Yalçıntaşın da adının karıştığı yüksek yargıda rüşvet operasyonuyla ilgili Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede Yargıtayı sarsacak şifreli suçlamalar yer aldı. 58 sanık Suç örgütü aracılığıyla, Yargıtayda temyiz ve karar düzeltme incelemeleri sırasında yargı mensubuna rüşvet verdikleri, buna iştirak ettikleri, yargı görevi yapanları etkiledikleri, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işledikleri iddiasıyla yargılanacak. Ankara Cumhuriyet savcıları Mehmet Tamöz ve Hüseyin Kocabeyin hazırladığı yaklaşık 1500 sayfalık iddianameye göre Yalçıntaş, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek ve rüşvet suçuna iştirak etmekten yargılanacak. Ancak yargıçlarla ilgili iddianamede suçlama yer almadı. Kamuoyu popülerliğinden dolayı Yalçıntaş adına yoğunlaşsa da iddianamede suç örgütünün Yargıtayda bağlantılarıı olduğu, süren davaları etkilemek için hâkimlere baskı kurduğu üzerinde duruluyor. İddianamede, eski Danıştay 12. Hukuk Dairesi Başkanı Mustafa Oskay, Avukat Necdet Okcu, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi memuru Bekir Akbal, Gülhanım Kızıltaş, Yavuz Çay ve eski Yargıtay çalışanı Hüseyin Uysal örgüt kurucusu olarak yer aldı. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi eski başkanı Hasan Erdoğan ile ilgili de aynı yönde iddialar var. İddianamenin en çok tartışılacak yanı ise Yargıtay dairelerinde halen görev yapan üyelerin, suç örgütü üyesi olmakla suçlanan isimlerle telefonla ya da yüz yüze görüşmeleri. Örgüt üyesi olduğu iddia edilen Okçu ve Oskayın birçok yargı mensubuyla Yagıtayda devam eden davaların seyrini görüştüğü iddia ediliyor. Ancak iddianameyi hazırlayan savcılar, Yargıtay üyelerinin adının geçtiği davayla ilgili son derece hassas. Şüphelilerin bizzat ya da telefonda görüştüğü hâkimlerin adı iddianameye kodlanarak yazılmış. Bu üyelerin her biri için x1den x11e kadar ayrı ayrı kodlar kullanılmış. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Üyesi X1in (açıkça ismini zikrederek, X1 olarak kodlanan şahsın açık kimliği, mühürlenerek kapatılan zarf içindeki tutanakta belirtilmiştir.) şeklindeki ibareyle konuşmalarda adı geçen üyelerin kimliği verilmemiş. Yargıtay dairesinde görevli üyelerin adları ve konuşmaları sadece mahkeme heyeti tarafından görülebilecek. Bir bak oldu mu canım! Rüşvet suçlamalarına ilişkin dinleme kayıtlarına göre emekli Yargıtay üyesi Mustafa Oskay ve Yargıtay ...Hukuk Dairesi Üyesi X5 arasında yapılan 01.12.2009 12.04.35 tarihli görüşme; Oskay: Sayın X5. (açıkça ismini söyleyerek) X5: Efendim. Oskay: Ben Mustafa Oskay. 12. Hukuk Dairesi emekli başkanı merhaba. X5: Buyrun başkanım buyrun. Oskay: Nasılsın arkadaş? X5: Hürmetler saygılar başkanım. Sizler nasılsınız? Oskay: Valla iyiyiz işte emeklilik çok rahatmış. Çok yükümüz varmış canım. X5: Sağlık sıhhat iyi başkanım. Oskay: Çok şükür, çok şükür. Öğleden sonra yerinde misin? X5: Şu anda da yerimdeyim öğleden sonra belki bir bayram gezmesi olabilir de yani daire içindeyim, yani Yargıtaydayım. Oskay: Bir numara yazdırabilir miyim sana? X5: Tabi tabi. Oskay: Ha canım benim.Bu tasarrufun iptali ile ilgili Ş. cevap vermiyor da ben sana yazdırayım da bana bi sonucu lazım bilahare, tamam mı? X5: Hı hı. Oskay: 17. Hukuk Dairesi 2009a. 6.... X5: 6.... nerenin bu? Oskay: 6.... bunun yerini de hemen söyleyeyim sana İzmir 4 Ticaret. X5: Başkanım telefonunuz kaçtı? Banka yakınıyor Oskay: 0505 367... X5: 505 367... Bu bu işte banka biraz yakınıyor da. Riyor biz bankayız alacaklarımızı ortadan kaldırıyorlar. Dosyayı bilemiyorum, sen bana sadece bi sonucunu oldumu canım. X5: Şimdi bi baktırayım da çıktı mı çıkmadı mı bilemiyoruz. Oskay: Oldu canım. X5: Oldu teşekkür ederim, iyi günler. SMS Mesajı: Netice için saygılar Örgüt üyesi zanlılarıyla adlarının üzeri X denilerek kapatılan bir yüksek yargı üyesinin görüşmeleri... (14.09.2009 tarihinde şüpheli avukat N. O. Yargıtay ..Hukuk Dairesi Başkanı X8e 14225 sizin ntc rica syg şeklinde kısa mesaj çekerek dosyanın akıbetini sordu.) Şüpheli avukat N. O. ve Yargıtay ..Hukuk Dairesi Başkanı X8 (açıkça ismini zikrederek, X8 olarak kodlanan şahsın açık kimliği mühürlenerek tutanakta belirtilmiştir) arasındaki 07.09.2009 tarihli görüşme; X8: Ben müzakereye başladım ya. N.: Ooo Sayın başkanım çok hızlısınız 14 binlere geldiniz mi? X8: Yok gelmemiştir. N.: Sana 14 binli bir numara vereceğim başkanım. X8: 14 bin ne dedin, dur bakayım. 14 binlere gelir, bir aya gelir. N.: 14 binli, tesadüfen sana geçmiş. İtirazla tahliye. Kısmen itirazı kabul etmiş. Tahliye yanlış gibi. X8: Biz bunu göndermiş olabiliriz. N.: Zaten size görevsizlikle gelmiş X8: Hıı, bakarım abi. N.: Sana zahmet itiraz doğru da tahliye olmaz. X8: Tahliye olmaz. N.: Olmaması lazım. Tamamını kabul etmiyorsun o zaman neden öyle yapıyorsun? Sana zahmet. X8:
Samanyolu Haber
Son Dakika
12.02.2011
YargıtayısarsacakşoksuçlamaYargıtayı sarsacak şok suçlama
Hasan Şaş siyasete atılıyor
Samanyolu Haber
11.02.2011
07:37
Eski futbolcu Hasan Şaş, önümüzdeki yerel seçimlerde memleketi olan Adananın Karataş ilçesinden belediye başkan adayı olacağını söyledi.

Hemşehrilerinin kendisinden sürekli iş istediğini belirten Şaş, Başkan olduğum ilk gün de Karataşı Adananın merkez ilçesi yapacağım. Karataşta 60 km sahil var. Ama iki tane caretta kaplumbağası doğuracak diye burada hiçbir şey yapılmasına izin verilmiyor. Bir beş yıldızlı otel yapılsa en az 500 kişi işe girer. dedi. Galatasarayda futbol hayatını sonlandırarak yorumculuğuna başlayan yıldız futbolcu Hasan Şaş, 2014 yılında yapılacak yerel seçimlerde memleketi Adananın Karataş ilçesinden belediye başkan adayı olacağını söyledi. Bugüne kadar 47 kez milli takımda oynayan Şaş, EMITT Fuarına gelen Adanalılarla buluştuğu yemekte ahaport.com sitesine yaptığı açıklamada önümüzdeki yerel seçimlerde hemşehrilerine hizmet etmek için siyasete girmek istediğini belirtti. Beni her gün memleketim Karataştan 500 kişi arıyor ve iş istiyor. Karataşa bir tane beş yıldızlı otel yapılsa ne olur? Kaç kişi işe girer düşündünüz mü? Böylece ben de telefonlardan kurtulmuş olurum. diyen Hasan Şaşın bu sözleri üzerine Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Alper Akınoğlu, Memleketinden belediye başkanı ol teklifinde bulundu. Bunun üzerine yıldız futbolcu, Zaten onu yapacağım abi. Belediye başkanı olacağım. Başkan olduğum ilk gün de Karataşı Adananın merkez ilçesi yapacağım. Mevcut sorunlar Karataşın boyutunu çok aşmış durumda. Karataşta 60 km sahil var. Bu Türkiyenin hiçbir yerinde yok. Ama iki tane caretta kaplumbağası doğuracak diye burada hiçbir şey yapılmasına izin verilmiyor. Ama kaplumbağalardan vazgeçilip bir beş yıldızlı otel yapılsa en az 500 kişi işe girer. Her sene Karataşa gitmek için Mayıs ayını iple çekiyorum. Ama oftan poftan yatamıyorum. Ya sinek ya sıcak! Başkan olunca bunları düzelteceğim. dedi. Hasan Şaşın bu sözleri üzerine Akdeniz TV Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Evsen, Şaştan kesin bir tarih istemesi üzerine Şaş, 2014te belediye başkan adayımım. Bunu oturup planlayacağım. Henüz parti belli değil diyerek siyasete resmen yeşil ışık yaktığnı ifade etti. Hasan Şaş bu ilginç çıkışının ardından Adana Demirspor ile ilgili bana teklif gelir ve sabredilirse takımı üç yıl içerisinde Süper Lige çıkarırım. Buna hazırım. Ama Adana seyircisi buna hazır mı, onlara sormak lazım. dedi.
Samanyolu Haber
Son Dakika
11.02.2011
HasanŞaşsiyaseteatılıyorHasan Şaş siyasete atılıyor
Kışlada şok eden domuz bağlı işkence
Samanyolu Haber
23.01.2011
10:22
Uzman Çavuş, içki içtiği gerekçesiyle domuz bağıyla bağlanıp dövüldü.

Şırnakta görevli uzman çavuş Hasan Kayıkoğlu, bölük komutanı tarafından içki içtiği gerekçesiyle domuz bağıyla bağlanıp dövüldü. Genelkurmay soruşturma açtı. Taraf Gazetesinden Mehmet Baransunun haberine göre kendisini arayan Uzman Çavuş adeta yalvarıyor: Abi ne olur kurtar beni. Tek umudum sensin. Komutanlarım bana işkence yapıyor. Beni işkenceden öldürecekler. Ne olur abi kurtar beni. Yoksa intihar edeceğim. Allah rızası için yardımcı ol bana. KURTAR BENİ DİYE BAĞIRIYORDU Telefondaki ses duraksamadan Kurtar beni, bana yardım et abi diyor, ağzından başka bir söz çıkmıyordu. Kurtar beni diyen telefonu bundan yaklaşık 10 gün önce gazetedeki masamda otururken aldım. Karşımdaki sesi yatıştırmaya, olayı anlamaya çalıştım. Sakinleşmesini, olayı baştan sona anlatmasını istedim. İÇKİ Mİ İÇTİN LAN SEN Adı Hasan Kayıkoğlu. Şırnakın Namaz Dağındaki 3. Komando Tugayına bağlı Ana Üs Bölgesindeki profesyonel birlikte uzman çavuş olarak görev yapıyor. 20 Ekim 2010da kent merkezine iniyor. İşlerini bitirdikten sonra askeri birliğe geri dönüyor. Komutanlarından Üsteğmen Doğukan Özgür Çelik İçki mi içtin lan sen diye soruyor. Kayıkoğlu Hayır komutanım, içki içmiş gibi bir halim mi var diye yanıt verince, Seni yakacağım diyerek bölük komutanının yanına gidiyor. Aradan beş dakika geçmeden Bölük Komutanı Yüzbaşı Murat Arı, Uzman Çavuşun yanına gelerek hakaret etmeye başlıyor. Dayak başlıyor Kimsin lan sen şerefsiz diyen bölük komutanı, uzman çavuşa yumruk atmaya, kafasına vurmaya başlıyor. Uzman Çavuş Hasan Kayıkoğlu, içki içmediğini, hastaneye, jandarmaya ve polise gidip, ölçüm yapabileceklerini komutanına söylüyor. Bölük Komutanı Yüzbaşı Arı, Kes sesini diyerek, dayağa devam ediyor. Bununla da yetinmeyen Yüzbaşı, odasının yanındaki konteynere bir ip bağlatıp Uzman Çavuşu ellerinden yukarıya asıyor. Uzman Çavuş Kayıkoğlu ayak parmaklarının ucuna basacak şekilde ip yukarı doğru kaldırılıyor. Kayıkoğlunun ellerinden konteynere asılmasında sonra bölük içtima için toplanıyor. Yüzbaşı Arı, 65 mevcutla toplanan bölüğe Kayıkoğlunu gösterip Bu adamla hesabınızı kesin, onu işten attım diyerek, ağza alınmayacak hakaretler ediyor. MEHMET BARANSU
Samanyolu Haber
Son Dakika
23.01.2011
KışladaşokedendomuzbağlıişkenceKışlada şok eden domuz bağlı işkence
Arif Doğan'dan 'arama' tepkisi
Samanyolu Haber
20.01.2011
11:00


Ergenekon davası sanıklarından emekli Albay Arif Doğan, bir önceki duruşmaya 3 telefonla girdiği için bugünkü duruşma girişinde jandarmalar tarafından aranmak istendi. Bu sırada Doğan, Bir orgeneralin üzerini nasıl ararsınız? Terbiyesizler. şeklinde tepki gösterdi. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ikinci Ergenekon davasının 98. duruşması için tutuksuz sanık Arif Doğan, saat 09.00da rahatsızlığı nedeniyle doktor kontrolünde ambulans ile duruşma salonuna getirildi. Önceki duruşmada çapraz sorgusu sırasında çalması üzerine duruşmaya cep telefonu ile girdiği tespit edilen sanık Doğan, görevlilere duruşma salonunda 3 cep telefonu teslim etmişti. Doğan, korumalarının duruşmaya yanında girmedikleri için telefonlarını almadıklarını, kendisinin de teslim etmeyi unuttuğunu belirterek bu durum için özür dilemişti. Bugün ise Doğan, kendisine yaka kartı vermek isteyen jandarma uzman çavuşu Ne kartı, benim kartla işim olmaz. Uzman çavuşum ben kart mart takmam. diyerek tersledi. Bunun üzerine görevli yarbay duruma müdahale etmek isteyince, Benim kalp pilim var. Sen benim kartımla uğraşacağına şu x-rayi kapattır. diye onu da tersledi. X-Ray cihazının kapatılmasından sonra Doğan cihazdan geçti. Bu kez de bir astsubay üst araması yapmak isteyince, Ben orgeneralim, bir orgenerali arayamazsınız. Terbiyesizler. şeklinde tepki gösterdi. Arif Doğanın duruşma salonuna girmesinin ardından jandarma görevlileri tarafından konuyla ilgili tutanak tutuldu. Duruşmaya; 27 tutuklu sanıklar Levent Ersöz, Mehmet Haberal, Fatih Hilmioğlu, Hasan Atilla Uğur, Mustafa Dönmez, İbrahim Şahin, İbrahim Özcan ve Ersin Gönenci katılmadı. Diğer 19 tutuklu sanık ile tutuksuz sanıklardan Tanju Güvendiren duruşmada hazır bulundu. Doktor nezaretinde yapılan sorgunun üçüncü gününde Arif Doğana üye hakim Hasan Hüseyin Özesenin sorularıyla duruşma başladı. Hakim Özese, sanık Doğana, Daha önceki ifadenizde Milli Seferberlik Tetkik Kurulunda çalıştığınızı söylediniz. Bu kurum hangi amaçlarla kurulmuştur? diye sordu. Doğan, Seferberlik Dairesinde görev yapmadım. Ben emekli Albayım. Seferi olarak rütbe karşılığım orgeneraldir. Bu askeri bir kavramdır. Bu seferberlik rütbesidir. Seferberlik rütbesi ne zamana geliyorsa rütbe odur. Orgenerallik rütbemde 4. yılım. Ben Milli Seferberlik Tetkik Kurulundan daha önce orada arama yapıldığı için belki JİTEM belgeleri de aranmıştır. diye bahsetmiştim. Seferberlik Tetkik Kurulunun da ne zaman kurulduğunu bilmiyorum. dedi. Ankara 2. Nolu DGMde görülen bir davadaki belgeye göre Özel Harp Dairesi ve Özel Kuvvetler Komutanlığından bahsediliyor. Bir istihbaratçı olarak bu birimlerden bilginiz var mı? sorusuna Doğan, Genel kültürüm çerçevesinde yanıt verebilirim. Özel Harp Dairesi Doğuda ve Güneydoğuda bir dönem birlikte görev yaptığım dönemler oldu. İcraatçı bir bölümdür. İstihbarat gelince fiili operasyonlar yapan birimdir. Fiilen istihbaratı olan bir birim değildir. Dağ taş PKK ile savaşan bir birim olarak biliyorum. cevabını verdi. Özel Harp Dairesinin sadece subay ve astsubaylardan oluşan bir birim olduğunu söyleyen Doğan, O zaman Korkut abi yani Korkut Eken vardı. Korkusuzca omzuna silah alıp dağlara giderdi. Verilen istihbarat doğrultusunda çatışmaya giriyorlardı. MİTle de hareket ediyorlardı. Hiram Abbas vardı. İstanbulda öldürüldü. Demek ki istihbaratı MİTten alıyorlardı. Rütbelilerden kurulu silah gücü yüksek bir birimdi. ifadelerini kullandı.
Samanyolu Haber
Son Dakika
20.01.2011
ArifDoğandanaramatepkisiArif Doğandan arama tepkisi
14:53 "Recep Abi"ye 160 bin Euro hibe
Milliyet
23.12.2010
15:14
Sivas Valisi Ali Kolat, Vali Hasan Canpolat Toplantı Salonu’nda proje yöneticileriyle birlikte düzenlediği basın toplantısında, Valilik Avrupa Birl...


Milliyet
Son Dakika
23.12.2010
1453RecepAbiye160binEurohibe1453 Recep Abiye 160 bin Euro hibe
"Recep Abi"ye 160 bin Euro hibe
Milliyet
23.12.2010
15:10
Sivas Valisi Ali Kolat, Vali Hasan Canpolat Toplantı Salonu’nda proje yöneticileriyle birlikte düzenlediği basın toplantısında, Valilik Avrupa Birl...


Milliyet
Ekonomi
23.12.2010
RecepAbiye160binEurohibeRecep Abiye 160 bin Euro hibe
Çetenin inanılmaz numarası
Samanyolu Haber
20.12.2010
00:49
Jet ski ve sürat teknesiyle göçmen kaçıran çetenin ilginç yöntemleri dinlemeye takıldı.

Polisin çökerttiği çete göçmenleri gündüz de kaçırmış. Çete üyeleri Türk ve Yunan Sahil Güvenlik botlarını ise yüzüyoruz ve gezintiye çıktık diyerek atlatmış. Ankarada çökertilen göçmen kaçakçılığı çetesinin kullandıkları yöntemler ile yurtdışındaki bağlantıları telefon dinlemeye takıldı. Suç örgütünün İran, Irak, Afganistan, Pakistan vb. uyruklu göçmenleri Yunan adaları ve Kıbrısa kaçırmak için jet ski ve sürat teknesi kullanması kayda girdi. Ankara Emniyeti KOM Şubesi ekipleri, yasadışı yollardan yurtdışından getirdikleri göçmenleri 4-6 bin euro karşılığında Avrupaya kaçıran bir çeteye baskın gerçekleştirdi. Gözaltına alınan 26 zanlıdan 14ü tutuklandı. Polisin mahkeme kararı ile bir yıl boyunca yaptığı telefon dinlemeye şebeke üyelerinin ilginç konuşmaları takıldı. Çetenin deniz yoluyla yaptıkları göçmen kaçakçılığında sorun yaşamamak için hava durumunu internetten an ve an takip ettiği anlaşıldı. Türk ve Yunan Sahil Güvenlik botları geldiğinde zanlıların, yüzüyoruz ve gezintiye çıktık dedikleri ortaya çıktı. Elçiliğe 5 bin dolar rüşvet Mehmet Akif E, Selahattin A. ile Gürsel Gnin liderliğini yaptığı organize suç örgütünün iki ayrı yapılanmaya gittiği belirlendi. Mehmet Akif E. ve Selahattin Anın lideri olduğu ilk grubun yasadışı yollarla sınır kapılarından veya deniz yolu ile yurtdışına göçmen kaçırdığı, Gürsel Gnin başında olduğu ikinci grubun ise; sahte ve usulsüz belgelerle elçiliklerden vize alarak göçmen kaçakçılığı yaptığı ifade edildi. Kayda alınan bir konuşmada zanlıların elçiliğe vize için 5 bin dolar verdiği öne sürüldü. Görüşmede rüşvet verilen elçiliğin adı geçmedi. Çetenin yurtdışı bağlantılarını sağlayan Ebubekir Bnin Zinep Feimova Hasanovaya kayıtlı cep telefonunu kullanarak suç örgütünde organizatör olarak görev yaptığı belirlendi. Soruşturmada çetenin Polonyada Muhammed Yusufov, Rusya, Almanya, İtalya, Belçika ve Slovakyada ise cep telefonları belirlenen bazı kişilerle irtibatlı oldukları saptandı. Ebubekir Bnin Polonyadaki Yusufovla 697, İtalya ile 280, Belçika ile 62, Slovakya ile 80 kez görüşme yaptığı tespit edildi. Sahte folklorcular Zanlıların vize müracatları reddedilen Türk vatandaşları ile kaçak göçmenlere yurtdışında bağlantılı oldukları kişiler aracılığı ile festival davetiyeleri getirerek bunları sözde folklor ekibi ya da halk dans toplulukları üyesi gösterip vize aldıkları saptandı. Bingöl Kültür Gençlik ve Spor Kulubü Derneği Başkanı olan Vahdettin U. aracılığıyla folklor ekibi veya halk dans toplulukları oluşturdukları, bu ekiplerin içine para veren kişilerin de dahil edilerek vize alındığı belirlendi. Gündüz vakti göçmen kaçırmışlar Örgüt lideri Selahattin A. ile örgüt üyesi Tahir Ö. arasındaki bir görüşmede jet skili göçmen kaçakçılığını gözler önüne seriyor. Tahir : Abi bu bizimki neyle gönderiyor bunu, neyle gidecek. Şeyle botla değil mi? Selahattin : Ne botu yav bot ayıptır yav. Yok abi onun şeyi jet skidir. O iki iki gönderiyor. Tahir : Abi ya süratle gidecek bunlar ya da botla... Selahattin : Bot yok yok bot yolcu yok ki bot olsun. Kardeşim iki iki atıyor tamam işte süratle atıyor şeyle atıyor ya jetskiyle ha iki iki atıyor ha gündüz atıyor. Sahil güvenlik üstümüze geliyor Çetenin bir defasında göçmenleri deniz üzerinden götürürken sahil güvenliğe yakalandığı ve gezintiye çıktık bahanesi ile yakalanmaktan kurtuldukları anlaşıldı. Mehmet Salih : Abi onun şeyi yok mu sen yavaş yavaş ...? Hasan : Neyi yok mu? Mehmet : Küreği? Hasan : Kürek bunu çekmez ki... Mehmet : Vaa... Hasan: Tabi canım. Mehmet: Nasıl olacak ya? Hasan : Allah büyük gelen giden de yok bari bir tane gelen giden olaydı. Karşının sahili midir o karşının he valla karşının sahil güvenliğidir. Valla üstüme doğru geliyor hele kapat kapat. Mehmet : De ben gezmeye geldim.
Samanyolu Haber
Son Dakika
20.12.2010
ÇetenininanılmaznumarasıÇetenin inanılmaz numarası
Hiç bilinmeyenler ortaya çıktı: Erdoğan...
Samanyolu Haber
31.10.2010
10:26
Suikast ihbarı alınır; çelik yelek giymeyi bir türlü kabul etmeyen Erdoğan, bakın ne söyler...

Bir Liderin Doğuşu: Recep Tayyip Erdoğan kitabında, Başbakanın siyasi hayatı yer alıyor. Kadim dostu Mustafa Gündoğanın, Artık sizi göremeyiz sözlerini hiç unutmayan Erdoğan, Başbakanlıktaki ilk gününde herkesi dışarı çıkardı ve onunla bir saat baş başa görüştü. 3 Kasımda iktidardaki 8. yılını dolduracak olan Başbakan Tayyip Erdoğanın siyasi yaşamının önemli bir kesiti Bir Liderin Doğuşu: Recep Tayyip Erdoğan adıyla kitaplaştırıldı. Meydan Yayınevinden piyasaya çıkacak olan kitap, Erdoğanın siyasi yaşamındaki yol arkadaşlarından AK Parti İstanbul Milletvekili Hüseyin Besli ile Şair-Yazar Ömer Özbay tarafından kaleme alındı. Kitapta, Erdoğanın gençlik yıllarından başlayarak Başbakanlık koltuğuna oturduğu güne kadar geçen siyasi yaşamı ele alınırken, Pınarhisar Cezaevinde yattığı 4 aylık mahpusluk günlerinin bilinmeyen yönleri de anlatılıyor. Kitapta, Erdoğanı, Pınarhisar Cezaevinde susturacaklarını söyleyen MİT görevlisi kimdi? İsviçrenin Türkiye Büyükelçiliğinde görevli MİTçiden bu kararı duyan ve soluğu İstanbulda alan Hasan Yeşildağ, Reisi korumak için kendini zorla cezaevine nasıl attırdı? sorularına yanıt veriliyor. Roman tarzında kaleme alınan, Erdoğanın dünden bugüne siyasi yolculuğunu yansıtan kitaptan kesitler şöyle: ... Hasan Yeşildağ, konsolosluktaki işlerini bitirmiş, çıkmak için kapıya yönelmişti. Güvenlik bankosunda oturan polis memurunu görünce durdu: Cengiz Abi burada mı ? Yukarıda. Cengiz Bey, Hasanı karşısında görünce sevinmişti. Odada kendinden başka asker tıraşlı, koyu takım elbiseli iki kişi daha vardı. Hasancığım, hoşgeldin! dedi. Seni misafirlerimle tanıştırayım: Türkiyeden geliyorlar. İkisi de bizden emekli. Çok değerli ağabeylerimiz! O sırada, televizyondaki habere dalmışlardı. Spiker, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanına verilen hapis cezasının Yargıtay tarafından onaylandığını söylerken, arka planda Erdoğanın görüntüleri yer alıyordu. Cengiz Bey, misafirlerine döndü: Yahu, kesemediniz gitti şu herifin sesini! dedi. Bak, hala konuşup duruyor! Misafirlerden, yaşlı olanı: Merak etme! diye cevap verdi. Az kaldı... Hapishanede bitireceğiz işini!.. Tamamen tesadüf eseri olarak elde ettiği bu bilgi, hayati öneme haizdi çünkü, Cengiz Alkan, MİT İsviçre sorumlusuydu!.. Hasan Yeşildağ, bu olaydan sonra Türkiyedeydi. Bilgiyi İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi üyesi olan kardeşi Zeki Yeşildağla paylaştı. İkisi ne gibi önlem alabileceklerini gözden geçirirken Zeki, kestirip attı: Abi, uzatmaya gerek yok dedi. Tayyip Beyle beraber sen de gireceksin cezaevine; mahpusluğun yabancısı değilsin! Yeşildağ, karşılıksız çek kesmekten karşısına çıktığı hakimden yana yakıla hapis talep eder. Tek çıkar yolun hapse mahkumiyet cezası olduğuna hakimi ikna eder. Yeşildağ, önceden gidip cezaevini gezer. Koğuş boyatıp, yalnızca içeriden açılabilen sürgüler yaptırır. Çatıya manyetik bariyerler, bahçeye sensörler yerleştirir. Gerekli gördüğü kör noktalara kamera sistemi kurdurur. Yeşildağ, 1999da Erdoğanın cezaevine girdiği günü ve sonrasını ise şöyle aktarıyor: Hepimizin gözleri dolmuştu... Hapishaneye ilk girildiği anın psikolojisini bildiğim için ne zaman boşalacak diye bekliyorum; fakat Reiste tık yok. Etrafa şöyle bir göz attı: Güzel olmuş! dedi. Gece yarısı olmuştu. İsviçreden gelirken getirdiğim bir takvim vardı. Onu sordu. Burada geçen her gün için bir tane çizeceğiz dedim. Ay bitince, çevireceğiz. Tamam dedi. Aldı kalemi, Bismillah deyip ilk günün üstünü çizdi. Sonraki günler, öyle yoğun geçti ki, çoğu zaman çizik atmayı unutuyorduk. Yıllar sonra Davosta One minute çıkışı ile dünya gündemine damgasını vuran Erdoğan, cezaevinde yattığı dört ay boyunca haftada iki gün İngilizce kursu aldı. 4 ay boyunca 30 binden fazla ziyaretçi kabul etti, 13 bini aşkın mektubu kendi el yazısı ile yanıtladı. Bir keresinde, Çok yoruldunuz. Bu mektubun cevabını ben yazayım diyen arkadaşını fırçaladı. Çorumdan yazan imam hatipli kızın mektubuna, tıpkı diğerleri gibi cevap verdi. Yeşildağ, Reisi çok duygulandıran iki ziyaretçiyi hiç unutmuyorum diyor ve şöyle devam ediyor: Bunlardan biri Fenerbahçeli kas hastası Sedat, diğeri denize dalarken boynu kırılıp felç olan, Kara Hasan. İkisi de sedye ile gelip Başkanı ziyaret etmişlerdi. İlk sabah kahvaltımızın mükemmel olmasını istiyordum. Özene bezene müthiş bir kahvaltı sofrası hazırladım ve Reisi buyur ettim. Masayı görünce: Hasan bu ne? dedi. Hemen kaldır bunları! Kahvaltı masamızda, ekmek dahil üçten fazla çeşit bulunmayacak, buna bilhassa dikkat edelim! Her şey çok normal giderken bir gün genç bir mahkum geldi. Çocuk son derece atletik yapılı. Dosyasına baktım, görevli memura mukavemetten ceza almış. Gardiyana, Bu çocuk, kameranın altında yapsın görüşmelerini dedim. İşin garibi, çocuğun ziyaretçileri de kendisi gibi atletik. Bir süre sonra ortada ters bir
Samanyolu Haber
Son Dakika
31.10.2010
HiçbilinmeyenlerortayaçıktıErdoğanHiç bilinmeyenler ortaya çıktı Erdoğan
Barışa susamış topraklar üzerinde
GazetePort
12.10.2010
09:08
Sabah Van’a uçtum. Şakır şakır yağmur yağıyor. BDP’li Başkale Belediye Başkanı İhsan Güler ‘Hasan Abi gelin sizi dağa çıkaralım’ diyor. ‘Peki’ diyorum. Sarı çizmeleri çekiyoruz, yağmurlukları giyiyoruz. Dağa vuruyoruz...
GazetePort
Güncel
12.10.2010
BarışasusamıştopraklarüzerindeBarışa susamış topraklar üzerinde
Otomobil motosiklete çarptı, iki kardeş yaralandı
Samanyolu Haber
13.09.2010
10:07
Bursanın merkez Yıldırım ilçesinde, bir otomobilin motosiklete çarpması sonucu 2 kişi ağır yaralandı. Ambulanslarla hastaneye kaldırılan ağabey ile kardeş yoğun bakımda hayat mücadelesi veriyor.

İstanbulda çalışan Haşim Özdemir (39), 4 yıldır görmediği annesi Peruzat Özdemirle bayramlaşmak için Bursaya geldi. Bayram sonrası İstanbula dönmek isteyen Haşim Özdemir, kardeşi Müşali Özdemirin (29) ile birlikte 16 CVU 84 plakalı motosiklete binerek Bursa Şehirlerarası Otobüs Terminaline doğru yola çıktı. Samanlı Kavşağında, Hasan Dursun (37) idaresindeki 16 HA 999 plakalı lüks otomobil Haşim Özdemir idaresindeki motosiklete çarptı. Çarpmanın etkisiyle motosiklet metrelerce yerde sürüklendi. Kontrolden çıkan otomobil, motosiklete çarptıktan sonra yol kenarındaki tarlaya uçtu. Kazada Haşim Özdemir ile motosiklette bulunan Müşali Özdemir yaralandı. Haşim Özdemir, Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılırdı. Müşali Özdemir ise Şevket Yılmaz Devlet Hastanesinde tedavi altına alındı. İstanbuldan bayram tatili için annesinin yanına geldiği belirtilen Haşim Özdemir, ilk müdahalenin ardından Bursa Devlet Hastanesine sevk edildi. ALO ABİ, ABİMLER KAZA YAPTI Kaza yerine gelen Haşim Özdemirin annesi Peruzat ve kardeşi Erciyes Özdemir, gözyaşlarına boğuldu. Cep telefonuyla kazayı yakınlarına haber veren Erciyes Özdemir, Alo abi, abimler kaza yaptı. diyerek ağladı. Dört yıldır oğlu Haşim Özdemiri göremeyen anne Peruzat Ödemiri ise yakınları teselli etti. Otomobil sürücüsü Hasan Dursun, polis tarafından gözaltına alındı. Kazayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor. (CİHAN)
Samanyolu Haber
Son Dakika
13.09.2010
OtomobilmotosikleteçarptıikikardeşyaralandıOtomobil motosiklete çarptı iki kardeş yaralandı
'Şu dönemde Öcalan?a çok ihtiyaç var'
Samanyolu Haber
01.09.2010
05:44
Bazı Yargıtay üyelerinin referandumda ?hayır? çıkması için Öcalan?a sığındığını gösteren ses kayıtlarına yalanlama gelmedi. Siyasetçi ve hukukçular ise bu sözlerin maskeleri düşürdüğünü söyledi

Yargıtay 8. Daire üyesi Hamdi Yaver Aktan, 8. Hukuk Dairesi Başkanı Yusuf Uluç ve Yargıtay 10. Hukuk Dairesi üyesi Fatih Arkan?a ait olduğu iddia edilen ve referandumda ?hayır? çıkması için PKK elebaşı Abdullah Öcalan?dan faydalanılması istenen konuşmalarla ilgili dün gün boyunca tek bir yalanlama gelmedi. 3 Yargıtay üyesi de herhangi bir açıklama yapmazken, siyasetçiler ve hukukçular konuşulanlara tepki gösterdi. ÖCALAN?A BU?SÜREÇTE İHTİYAÇ VAR Ses kayıtlarında, Yargıtay?Üyesi Aktan?ın talebiyle Erzincan Ergenekon sanığı İlhan Cihaner?in avukatı Turgut Kazan?ın BDP?lilerle görüşüp ?Bunlar KCK operasyonları ile canınıza okuyacaklar? diyerek referandum için ?hayır? oyu istedikleri anlatılıyor ve ?Öcalan?a bu süreçte çok ihtiyaç var? yorumları yapılıyordu. Bu konuşmalarla ilgili tek açıklama BDP Eşbaşkanı?ndan geldi. BDP: GÜNDEMDE ANAYASA YOKTU Selahattin Demirtaş, Cihaner?in avukatı Turgut Kazan?ın 23 Şubat?ta Meclisteki diğer partileri ziyaret ettiği gibi kendilerini de ziyaret ettiğini söyledi. Demirtaş, ?Cihaner dosyası ile ilgili bilgi vermek için gelmişti. Görüşmede KCK operasyonları da gündeme gelmiş olabilir ancak ses kaydında iddia edildiği gibi referandum konusunu görüşme imkanı yok. Çünkü anayasa değişikliği Meclis gündemine bile gelmemişti. Anayasa ile ilgili bir önerisi de olmadı. Yargıçlar neden BDP?yi bu hesaplaşmaya çekmek istiyorlar bilmiyorum. Ancak biz Ergenekon?la kesinlikle aynı safta bulunmaz, aynı çeşmeden su içmeyiz? diye konuştu. SKANDAL DEĞİL TAM BİR FACİA SUAT KILIÇ (AK Parti Grup Başkan Vekili): Bu konuşmalar bir skandal değil facia. ?Hayır için bunu göze almaları doğrusu belli çevrelerde gerçekten bir cinnet halinin egemen olduğunun göstergesidir. HASAN CELAL GÜZEL: Bu kadar siyasallaşmış yargı kuruluşlarının üyelerinin her türlü kulisi yapabileceğini, teşbihte hata olmaz, şeytanla bile pazarlığa hazır olduklarını düşünüyorum. KÜRTLER BU OYUNU İYİ GÖRMELİ ORHAN MİROĞLU: HSYK üyeleri hem Temizöz?ü yargılayan hakimleri geri çekelim diye bakanlığa dayatmada bulunacak, bir yandan da Kürt hareketinin üzerinden bu saltanatı nasıl sürdürelimin hesabını yapacaklar. Kürtler bunu iyi görmeli. DOÇ. DR. ÖNDER AYTAÇ: Son gelinen süreçte yıllardır Abdullah Öcalan ile görüşmüş olan vesayet yapısı, inisiyatifin kendi elinden gitmesinden dolayı sanki sivil irade Öcalan ile görüşüyormuş gibi bir yaygarayı ortaya çıkarmış olabilir. CHP, BDP?nin elinden tutmalı Hamdi Yaver Aktan: BDP var ya son derece önemli. Bunu geçende Turgut Kazan?la konuşuyoruz. Demirtaş?la görüştü: ?Ulan KCK falan diye canınıza okuyacaklar?. Ondan sonra açıklama yaptılar ?Biz yargıyı siyasallaştıracak şeyde yokuz? dediler. Yusuf Uluç: Ben sana birşey söyleyeyim mi aslında BDP?nin elinden CHP?nin tutması lazım. H.Y.A: Turgut Bey?e dedim sen görüşüyorsun. Bunlarla görüştü, grupta falan gitti. Referandum reddedilirse bu sayede reddedilir. YU: Evet, evet... H.Y.A: Geçen muhaliflerle yemekteydim, muvazzaflar da vardı. Bir de sivilden bir kişi daha vardı. Onlara söyledim. Mümkün değil dedim yani. Bundan geri adım atamazsın. Öyleyse adama niye yaptırıyorsun ki? Kaostan ben yararlanırım H.Y.A: Şimdi bak, Kürtler, istediklerini almak için diretecekler. Ulan batıyorlar ya, anayasaya, tam bir kaos olsun, bu kaostan ben yararlanırım. Fatih Arkan: Yani sonunda eee, Cumhuriyetin içine gireceği her kaos HYA: Turgut Beye (Turgut Kazan) dedik ki ya, Demirtaş?la (BDP eşbaşkanı) görüştü, onlar da bir iki açıklama yaptı. Ben birkaç yerde de söyledim, askerlere de söyledim; bunlara ihtiyacımız var. Yani, evet dediği anda gidiyor bu iş. Öcalan?a çok ihtiyaç var HYA: Bunları referandumda yeneceksin. FA: Referanduma da çok güvenme abi, bu halk... HYA: Yok canım ben de güvenmiyorum. Kürtleri gözden geçirmek lazım, Kürtlere ihtiyaç var. FA: Eeee, çok çabuk. HYA: Abdullah Öcalan?a çok ihtiyaç var şimdi FA: Çok çabuk işbirliği içine giriyorlar ama. Sağolun pek... Kazan?dan TEHDİT Yargıtay ?Üyesi Hamdi Yaver Aktan?ın isteği üzerine BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ile konuştuğu ileri sürülen Avukat Turgut Kazan, star?ın sorularına karşı tehditvari tutum takındı. Önceki gün internet sitelerinde yer alan ve dün de basında yer alan ses kayıtlarıyla ilgili görüşlerinin sorulması üzerine ?Basında yer almadı, sizlerde yer aldı? dedi. Konunun önceki gün internet sitelerinde tüm gün boyuncu yer aldığının hatırlatılması ve görüşlerinin sorulması üzerine Kazan, ?Yüreğiniz yetiyorduysa yayınlamadan önce sorsaydınız. Bu konuda basın toplantısı yapacağım. O zaman yüreğiniz yeterse gelirsiniz, dinlersiniz? dedi. ?yüreğiniz yetiyorsa? ifadesinden neyi kastettiğinin sorulması üzerine Kazan, telefonu kapattı. Önceden hesap sorulsaydı REŞAT PETEK (Emekli Başsavcı): Gerçekten v
Samanyolu Haber
Son Dakika
01.09.2010
ŞudönemdeÖcalan?açokihtiyaçvarŞu dönemde Öcalan?a çok ihtiyaç var
Bozuk para aramaya son
Samanyolu Haber
28.08.2010
04:19
Adını yıllarca saçma icatlar listesinde gördüğümüz para bozma makinesi, artık İstanbulda karşımıza çıkıyor. Ulaşım AŞnin bu yıl metro istasyonlarına kurduğu makineler, vatandaşın bozuk para sorununa çözüm oldu.

Yolcular para bozdurmak için esnafa gitmeyi bırakıp makinelere yönelince büfe işletmecilerinin hali ne oldu dersiniz? Küçük miktarlı alışverişlerde sıkça yaşadığımız sorunlardan biridir para bozma meselesi... Hele bir de 1,5 TL olan toplu taşıma ücreti için görevliye 100 TL uzattıysanız soğuk bir yüz ifadesiyle karşılanırsınız. Cebimizdeki büyük parayı bozmak için başvuracağımız ilk yer ise genellikle küçük esnaflar olur. Dükkân sahibine, Abi iki onluğun var mı? sorusunu ilettiğimizde aldığımız cevap çoğu zaman olumsuzdur: Bende de kalmadı be abicim! Esnafın verebileceği tepkiden çekinenler ise parasını bozdurmak için alışveriş yapma gereği hisseder. Gelişen teknoloji, bu soruna çözüm bulmuşa benziyor. İstanbul Ulaşım AŞnin metro istasyonlarına yerleştirdiği makineler, para bozmak için binbir türlü sıkıntı çekenlerin derdine çare olacak gibi. Akbil doldururken ya da jeton alırken yaşanan bozuk para sorununa çözüm getirmesi düşünülen kağıt para bozma makinelerini, sadece yolcular değil ihtiyacı olan herkes kullanıyor. İki 10luğun var mı? devri bitiyor Makineler bir yandan vatandaşa kolaylık sağlarken diğer taraftan metro istasyonu yakınlarındaki büfelerin işlerini olumsuz etkilemiş. İstasyonların çevresinde ekmeğini kazanan esnaflar, makineler kurulduktan sonra para bozdurmak amacıyla alışveriş yapanların çok fazla uğramadığını söylüyorlar. Bu düşüşten en çok etkilenen ise 4. Leventteki Uğur Büfe... Mekânın çalışanlarından Mehmet Bey, geçen yıl ile bu yılki ciroyu kıyasladıklarında yüzde 20lik bir kayıp yaşadıklarını belirtiyor. Para bozma makinelerinin, işlerinin azalmasında büyük payının olduğunu düşünüyor. Yenibosnadaki Alperen Büfenin sahibi Hasan Bey de bu durumdan nasibini almış. Hasan Bey, Günde 20-30 kişi para bozdurmak için bizden alışveriş yapıyordu. Makineler kurulduktan sonra bu tarz müşteriler çok fazla uğramaz oldu. diyerek anlatıyor yaşanan düşüşü. Hüseyin Beyin de yaşadıkları Hasan Beyden çok farklı değil. Bayrampaşadaki Sağmalcılar metro istasyonu önünde Murat Büfenin işletmecisi Hüseyin Bey. O da düşüşün farkında ancak bu durumu pek dert etmiyor. Hatta para bozdurmak için gelenlerin azalması, onu mutlu bile etmiş. Önceleri günde bin 500 TL ciro yapan Hüseyin Bey, yanında 5 bin TL bozuk para bulundurmak zorunda kalıyormuş. m.gumus@zaman.com.tr Para bozma makinesi bozulursa... İstanbuldaki metro istasyonlarına kurulan 39 adet kağıt para bozma makinesi, 20, 50 ve 100 TLlik banknotları, kağıt para şeklinde bozuyor. Örneğin 50 TLyi iki adet 20 TL ve bir adet 10 TL şeklinde size geri veriyor. Şu anda her istasyonda günlük 5 bin ile 20 bin TL arasında para bozduruluyor. Ancak yeni olmasından dolayı bazı yolcularda Ya makine bozulursa! korkusu hakim. Bu nedenle para bozarken geleneksel yöntemden vazgeçmeyip esnaflara gitmeye devam edenler de var. Modern soruna geleneksel çözüm Makineleri kullananlar sadece yolcular değil. Çevredeki esnaflar da bozuk paraya ihtiyacı olduklarında en yakın metronun yolunu tutuyor. Bu da sistemdeki paranın gün ortasında tükenmesine neden oluyor. İşlek duraklardaki istasyon amirleri, sorunun çözümünü, çalışan makinelerin üzerine Bozuk! yazılı tabela asarak bulmuş. Bazı duraklarda ise makineler istasyonların iç bölümüne kurulmuş. Turnikelerden geçmeden makinelere ulaşılamıyor. Bu sırada güvenlik görevlileri devreye giriyor. Siz istasyon dışında beklerken görevliler paranızı bozmanıza yardımcı oluyor.
Samanyolu Haber
Son Dakika
28.08.2010
BozukparaaramayasonBozuk para aramaya son
200 yıl sonra yeniden meydanlarda - Foto
Samanyolu Haber
11.07.2010
18:11
Balıkesirin Havran ilçesi Kaymakamlığı öncülüğünde ilk kez düzenlenen Kaz Dağları Okçuluk Müsabakaları uluslararası katılımla gerçekleşti.

Üç gün süren müsabakalarda 5 ülkeden toplam 70 sporcu hünerlerini sergiledi. Havran Kaymakamı Fatih Genel, Kaz Dağlarının eteklerinde bulunan ve Osmanlı döneminde askerlerin talim alanı olarak kullandığı Hanlar adı verilen bölgede yapılan etkinliğin, Sultan 2. Mahmut döneminden bu yana doğa ortamında yapılan ilk geleneksel okçuluk turnuvası olduğunu söyledi. Osmanlı okçuluğuna merakı ile tanınan Kaymakam Genelin gayretleriyle düzenlenen ve panayır havasında geçen müsabakaların ilk ayağı dünyaca ünlü Kaz Dağlarının eteklerinde yapıldı. Havran Kaymakamı Fatih Genelin büyük bir ustalıkla attığı oklarda hedefi 12den vurması büyük alkış aldı. Etkinliğe katılan Edremit Belediye Başkanı Tuncay Kılıç da, Kaymakam Genel tarafından ilk defa ok atmasını öğrendi ve ilk atışında hedefi tutturdu. Hanlar Talim Alanındaki yaklaşık 10 dönümlük alanda oba çadırları kurulurken, Türkiyenin dört bir yanında geleneksel Osmanlı sanatını yaşatan ustalar kurulan stantlarda çalışmalarını tanıttı. Müsabakalar Türkiyenin bir çok ilinden sporcuların yanı sıra İran, Macaristan, Fransa, Almanya ve Çek Cumhuriyetinden sporcular katıldı. Orman içerisinde belirlenen 20 farklı bölgeye hedef tahtaları yerleştirildi. Okçular gün boyunca çam ağaçları ile kaplı arazide farklı kategorilerde düzenlenen müsabakalarda birincilik için yarıştı. Festivale Balıkesir ve çevre illerden çok sayıda vatandaş katılım gösterdi. Etkinlikler kapsamında Balıkesir Kafkas Halk Oyunları ekibi, Karadeniz Halk oyunları ekibi ve Havran Belediyesi Halk Oyunları ekibinin gösterileri beğeniyle izlendi. Gösterilerde Havran Kaymakamı Fatih Genel ve Belediye Başkanı Hasan Lofçalıoğlunun birlikte Zeybek oynaması büyük alkış aldı. Etkinliğe Macaristandan katılan yarışmacı Dr.Szöllösy Gabor (56) giydiği Osmanlı dönemi giysisiyle ilgi odağı oldu. Türkçe konuşan ve sempatik hareketleriyle dikkat çeken Gabora yarışmacıların Gabor Abi diye seslenmesi izleyenleri şaşırttı. SULTAN 2. MAHMUTTAN SONRA İLK KEZ YAPILIYOR Osmanlı okçuluğu deneyimine sahip olan ve bu alanda ciddi çalışmalar yapan Kaymakam Genel, bilgi ve tecrübeleriyle yarışmacılara destek verdi. Son iki yüz yıldır böyle bir müsabakanın yapılmadığını belirten Kaymakam Genel, Sultan 2. Mahmut döneminden beri doğa ortamında yapılan ilk geleneksel okçuluk turnuvasını düzenliyoruz. Yurt dışından ve yurt içinden bu işe gönül vererek yarışmamıza katılan herkese teşekkür ediyorum. Biz, ata yadigarı bu sporun tekrar yaşatılması için bir adım attık. İnşallah bundan sonra ülkenin farklı yerlerinde de bu tür faaliyetler yapılır. Çocuklarımız ata sporumuza gönül verip yaşatır. Bu konuda herkes üzerine düşen görevi yapmalıdır. dedi. Maracar yarışmacı Dr.Szöllösy Gabor, Türkiyede ilk kez yapılmasına rağmen organizasyonu çok iyi bulduğunu kaydetti. Yaklaşık 20 yıldır geleneksel okçulukla ilgilendiğini ifade eden Gabor, Macaristanda hemen her şehirde 1-2 okçuluk kulübü bulunuyor. Bizler ülkemizde bu işe çok önem veriyoruz. Türkiyede de bu işe gönül verilmesi bizi mutlu etti. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. diye konuştu. Gabor, Türkçe bilmeyen diğer bir Macar sporcu olan Tibor Olaha (48) da tercümanlık yaptı. Olah, Türkiyeyi ve Türk insanını çok sevdiğini ve özellikle halk oyunları ekiplerinin gösterilerine hayran kaldığını söyledi. Müsabakaların üçüncü ve son gününde ise Havran ilçesinde Türk-Osmanlı atlı ve yaya okçuluk ile atlı cirit gösterisi yapıldı. Havran Şehit Stadında düzenlenen gösterileri Balıkesir Valisi Yılmaz Arslan, İl Genel Meclisi Başkanı Mehmet Akif Okur ve çok sayıda vatandaş da beğeni ile izledi.
Samanyolu Haber
Son Dakika
11.07.2010
200yılsonrayenidenmeydanlarda-Foto 200 yıl sonra yeniden meydanlarda - Foto
Gündemi sarsacak ŞOK SES KAYDI
Samanyolu Haber
02.07.2010
13:20
Üst düzey komutanların para karşılığı zengin aile çocuklarına ?kıyak askerlik? imkanı sunduğunu ispatlayan skandal ses kaydı ortaya çıktı. Şok kayıtta bir albay ile bir işadamı pazarlık yapıyor.

Hep gariban ailelerin, gariban başörtülü anaların çocuklarının şehit düşmesi dikkat çekti. TSKda üst düzey komutanların çocuklarının genelde askerliklerini İstanbul gibi illerde, rahat bir şekilde yaptıkları yazıldı çizildi. Ve TSKda kimi üst düzey komutanların para karşılığı zengin aile çocuklarına ?kıyak askerlik? imkanı sunduğu iddiaları hep gündemde oldu. Habervaktim, bu iddiaların ispatı niteliğinde çok önemli bir delile ulaştı. Habervaktimin ulaştığı skandal ses kaydında, bir albay ile bir işadamı pazarlık yapıyor. Şimdi sıkı durun: dailymotion.com adlı video paylaşım sitesine bu sorunun cevabını içeren bir ses kaydı yayınlanıyor. Dailymotionda yayınlanan bu ses kaydındaki kişilerin Albay M.D.E. ile Vahap adında bir işadamı olduğu iddia ediliyor. Şivesinden Doğu kökenli olduğu anlaşılan Vahap adlı işadamı, Albay M.D.E. olduğu ileri sürülen kişiye ?komutanım? diye hitap ediyor. Konuşmalardan, Albay M.D.E. olduğu iddia edilen kişinin para karşılığında, Vahap adlı işadamının oğlunun askerliğinin ?güzel bir yere? çıkmasını sağladığı anlaşılıyor. Vahap adlı işadamı ?Komutanım? diye seslendiği kişiden ayrıca, ikinci hanımından olan bir diğer oğlunun hiç askerlik yapmamasını sağlamasını istiyor. ALBAY: Öğrendin mi yerini Vahap Abi: Muğlaya vermişler komutanım ALBAY: Marmaris ilçesinin Aksaz bölgesi var, gidebileceği en güzel yer Vahap Abi: O da sizin sayenizdedir ALBAY: Ne demek Vahap abi. İlkinde arkadaşlar dedi, geç kaldık, Vahap Abi: Evet doğrudur ALBAY: Erken olsun dediniz. Arkadaşlar dedi ki, komutanım merak etmeyin, sizi mahcup etmeyeceğiz, bir dönem beklesin. Mahcup olduk mu diyor. Vahap Abi:Mahcup olmadılar, çok makbule geçti, çok sevindik biz onların hediyelerini vereceğiz. Onları memnun ederiz. ALBAY: Aklınıza bir şey gelmesin, sağolsunlar, bir dediğimizi iki etmiyorlar. Ama diğerinde geç kaldık dedi. Vahap Abi: Komutanım benim 6 tane çocuğum var. İki tanesini yaptılar. Mehmet büyüğü, 33 yaşında, Hüseyin de sayenizde kurtardı. Hasan da oraya (Marmara Aksaza) gitti. Bunun arkasından Aydın var. Bizim ticaretin bel kemiği. ALBAY: Anladım. Vahap Abi: O da 88 doğumlu. Ben iki evli olduğum için Hasan bir anadan, Aydın bir anadan. Aydın için bakalım nasıl yapabiliriz. Onu hiç göndermeme ihtimalimiz var mı? ALBAY: Tamam Vahap abi, başka bir emriniz var mı? Vahap Abi: Yok ricam olur, o emaneti de takdim ederim size. ALBAY: Bir hesap numarası vereyim Vahap Abi: O da olur. ALBAY: Yanlış anlamazsanız herhangi bir şey konuşmadım.. Arkadaşlarla rakam konuşmadım. Mahcup olmayacağınız bir şey olsun. Vahap Abi: Tamam olsun. Çünkü geride de gelecekler var, sağolsunlar hepsine tamam diyorlar. Kaynak: HABERVAKTİM
Samanyolu Haber
Son Dakika
02.07.2010
GündemisarsacakŞOKSESKAYDIGündemi sarsacak ŞOK SES KAYDI
CHP'nin alacağı oy oranını açıkladı
Samanyolu Haber
30.06.2010
17:10
CHP İstanbul İl Başkanı Berhan Şimşek, Türkiyeye yakışır bir iktidar için İstanbulda asgari 41 milletvekili ve yüzde 51 oy oranını hedeflediklerini söyledi.

CHP Merkez Yönetim Kurulunca (MYK) CHP İstanbul İl Başkanlığına atanan Şimşek başkanlığındaki yeni İstanbul il yönetimi göreve başladı. Şimşek ve yönetim kurulu üyeleri, Taksim Cumhuriyet Anıtına çelenk koyarak, saygı duruşunda bulundu. Ardından İl Başkanlığına geçerek yeni yönetim kurulu üyelerini basına tanıtan Şimşek, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Şimşek, siyaseti yerel anlayışla yapıp evrensel boyuta taşıma duygusu içinde olacaklarını, partideki arkadaşlarıyla çok kapsamlı çalışmalar yürüteceklerini anlatarak, amaçlarını, halkın beklentilerini cevaplayacak projeler oluşturmak şeklinde açıkladı. CHPde artık Ankara merkezli değil, Türkiye merkezli siyaset yapılacağını, seçmenin ayağına gidileceğini söyleyen Şimşek, İstanbulun ilçe, mahalle ve sokaklarında örgütlenerek CHP iktidarıyla yüzü gülen bir Türkiye ortaya çıkaracaklarını kaydetti. Şimşek, yeni yönetim kurulu üyelerinin CHPnin 10-15 yıllık geleceğinin tablosu olduğunu belirterek, bu kadronun siyaseti ticaret için değil, halkın görmek istediği CHP iktidarına katkı sunmak için yapacağını ifade etti. Bir gazetecinin, Başarı için kriteriniz nedir? sorusuna karşılık Şimşek, hiçbir zaman hamaset yapmayacağını, mevki, makam ve koltuklara bağlı bir siyaset değil, halkın ve ülkenin hizmetkarı olarak siyaset yaptığını söyledi. Başarısızlığı düşünmek istemediğini dile getiren Şimşek, Hep beraber genel merkeze, genel başkanımıza ve Türkiyeye yakışır bir iktidar için asgari 41 milletvekili ve yüzde 51lere dayanan bir oy oranı İstanbulda hedefimiz olacak. Ve siz de (İstanbulda 41 kere maşallah) şeklinde başlıklar atacaksınız şeklinde konuştu. Bu oy oranının, Türkiyenin siyasal, sosyal ve ekonomik daralmışlığını ortadan kaldıracağını savunan Şimşek, şöyle devam etti: Bu iktidar bizi sayın Kadir Topbaş ve arkadaşlarından kurtaracak. İstanbulu ve Türkiyeyi bu anlayıştan kurtarmamız gerekiyor. Büyükşehir Belediyesinin kaç kuruluşu olduğunu Topbaş da bilmiyordur. KİT Komisyonunda devletin KİTlerinin hesapları incelenir. Büyükşehir Belediyesinde sadece İSKİ ve İETTnin incelemeleri yapılıyor. Diğer kuruluşlar Kadir Baba Çiftliğine dönmüş. İstanbulda hantal bir Kadir Baba Çiftliği diğer tarafta ise bir Recep Abi Çiftliği. Bunu değiştirmek için bize büyük sorumluluklar düşüyor. Şimşek, İlçe yönetimlerinde değişiklik olacak mı? sorusuna, CHPde mazbata taşınmaz, mazbatanın sorumluluğu taşınır. Ben mazbatayı aldım, kenarda otururum duygusu olmaz. Arkadaşlarımız çalışacak, koşacaklar yanıtını verdi. İstanbulda öncelikli konunuz ne olacak? sorusuna karşılık da Şimşek, İstanbula ilişkin bir envanter çıkaracaklarını ve özellikle yapılması planlanan 3. köprüyle ilgili kamuoyuna ciddi bilgilendirmelerde bulunacaklarını söyledi. Şimşek, Parti örgütlenmesiyle ilgili olarak da İstanbulun MRını çıkaracağız. Sokak, cadde, mahalle, ilçe ve il örgütlenmesi... Bu daha dinamik bir örgüt yapılanmasını getirecek. Bunun ismi de kılcal damar örgütlenmesi olacak. Merkezde var olan gücün çepere doğru yayılmasını sağlayacağız. Girilmedik, çalınmadık kapılar olmayacak diye konuştu. CHP il yönetimi; Bülent Kerimoğlu (İl Sekreteri), Can Özyedierler (İl Eğitim Sekreteri), Zehra Özdemir (İl Saymanı), Abdulkadir Çelik, Alay Keleş, Alev Gezer, Aras Arslan, Arzu Orhon, Emir Hüseyin Akın, Hasan Uzunyayla, Hüseyin Aydoğdu, Metin Kaya, Muharrem Kılıç, Nalan Gonca Çelik, Necmi Şimşek, Raif Balkaroğlu, Sinan Karahan, Yılmaz Yıldız, Yüksel Pektezel ve Zehra Eyicilden oluşuyor.
Samanyolu Haber
Son Dakika
30.06.2010
CHPninalacağıoyoranınıaçıkladıCHPnin alacağı oy oranını açıkladı
KADIKÖY'DE GOL YİYİNCE...
Samanyolu Haber
21.06.2010
03:27
Beni beğenmeyenler Terryye baksın.

?Günümüz futbolunda Servet Çetin gibi defans oyuncuları revaçta. Ben topu oyuna sokamıyorsam; John Terry bu konuda benden daha mı iyi? Ferdinand, Carvalho, Pepe ne yapıyor? Topu iyi oyuna sokan birini arıyorlarsa, bir tane 10 numara alıp defansa koysunlar o zaman. ASLINDA bu geç kalınmış bir röportaj oldu... Servet Çetin ile sezon içinde konuşmayı planlıyorduk. Öyle ya herkes gibi biz de merak ediyorduk, ?Servet gibi bir futbolcu Galatasaray?da nasıl yedek kalır?? diye. Kısmet bugüne imiş. Frank Rijkaard ile yıldızı bir türlü barışmayan Servet?i, Bodrum Bitez?deki tatilinde yakaladık. Hiç lafı dolandırmadan, ?Ben aklımıza gelen her şeyi soracağım, sen de cevaplayacaksın, ona göre!? diye baştan şart koştum. Servet, samimi bir gülümsemeyle, ?Peki, öyle olsun? dedi ve röportajımız başladı. Buyurun... Ben kesinlikle katılmıyorum. Günümüz futbolunda Servet Çetin gibi defans oyuncuları revaçta. Peki, ben topu oyuna sokamıyorsam; John Terry benden daha mı iyi topu oyuna sokuyor? Terry ne yapıyor? Dünyanın en iyi defans oyuncusu diyorlar. Ne yapıyor, topu oyuna mı sokuyor, iki üç adam geçip gol pası, ara pası falan mı veriyor? Ferdinand, Carvalho, Pepe topu oyuna çok mu iyi sokuyorlar? Onlar ne yapıyor? Topu iyi oyuna sokan birini arıyorlarsa, ?10 numara? oynayan bir futbolcu alıp, defansa koysunlar o zaman. Hayır, ben asla hiçbir hoca ile konuşmam... Bunu kişiliğime yakıştıramıyorum. Ben sanki onlara muhtaçmışım gibi gidip onlarla konuşmaya gerek yok. Ben çalışırım; ister oynatırlar, ister oynatmazlar. Kesinlikle kimse dört dörtlük değil. Ama, ben şunu söylüyorum; bana güvenildiği zaman ben kendimi aşarım. Eksik yanlarım vardır ama şimdi kalkıp söyleyemem. Ben zaten Florya?da kalıyorum. Bazen bu hırsımdan dolayı kendime zarar verip sakatlandığım oldu. Fenerbahçe?de bunları yaşadım. Gece 12?de ışıkları açtırıp çalışırım. Çünkü başka türlü deşarj olamıyorum. Stresimi atamıyorum. Bende acaba ne eksik var diye hırs yapıp çalışıyorum. Kulüpte kaldığım için kimse görmesin diye geç saatlerde antrenman yapıyorum... Bir futbolcunun bir maçla yok edilmemesi gerekiyor. Yarın bir gün aynı hatayı ben de, içimizden başka biri de yapabilir. O zaman forvetler her gol kaçırdığında onları da yiyelim! Futbolcuyu bir maçta silmek bir tek bizim ülkemizde var zaten. Tabii ki! Takımda yaşı büyük oyuncu fazla kalmadı. Bir tek Ayhan abi var. O da sakin bir insan. Çok fazla etliye sütlüye karışan biri değil. Özellikle Hakan Şükür, Hasan Şaş gibi sözü geçen, ağırlığı olan abiler her takımda olmalı. Kesinlikle... Ne yöneticisi, ne taraftarı... Kimse sahip çıkmıyor. Kesinlikle haklı. Ben şu anda bile iyi kulüplerden teklif alıyorsam; ismim ?El Servet? ya da ?Servetinho? falan olsa görün bakın neler olurdu! Türk vatandaşı olmaktan gurur duyuyoruz ama maalesef yurt dışında bu konu gerçekten problem yaratıyor. Bu problem olmasaydı Türkiye?de birçok oyuncu Avrupa?nın en kral yerlerinde oynardı. Görüyorsunuz Afrikalılar, Çekler, Slovaklar nerelerde oynuyorlar... Ben ekmek yediğim yer hakkında kötü konuşmam. Ama şunu söyleyeyim; Florya?da bir aile ortamı var. Eşiniz dostunuz geldiği zaman onu rahatça ağırlayabiliyorsunuz. Fenerbahçe?de ise kamp tesislerinin de şehir dışında olması soğuk bir hava yaratıyor. Düşünüyorum ama zor gibi gözüküyor. Başkan diyorsa doğrudur (gülüşmeler). Bana Alman ekolü uyuyor... Gökhan Ünal. Kendileriyle gurur duysunlar. Şu var; ben yurt dışına gitmek istiyorum. Galatasaray?la 2 yıllık sözleşmem var. Beni isteyen kulüpler de var. Fakat, önce bonservis ücretimi ödemeleri gerekiyor. Ayrıca Galatasaray?dan aldığımın fazlasını vermeliler. Ama transferin gerçekleşmesi için kulübün bana bonservis konusunda yardımcı olması gerekiyor. Geçen yıl Marsilya ile 8.5 milyon Euro gibi bir rakama anlaşılmıştı, şimdi onun bayağı altına düşmeleri gerekiyor. Kesinlikle düştü. Sonuçta bu benim değil kulübün kaybı oldu. Son 4-5 hafta o sorunları yaşamamış olsam kesinlikle daha yüksek bonservis bedeli verirlerdi. Hayır. Kesinlikle... (Kahkahalarla gülüyor) Dinletsem anında bayılır zaten. Hatta Türkiye?yi terk eder! Fenerbahçeliler?in ne hissettiklerini biliyorum. Onları çok iyi anlıyorum. Fenerbahçeliler için milli takım kampı bu yönden iyi oldu. Orada rahatladılar. Denizli?de mesela şoke olduk, soyunma odasına girdik ve duş bile alamadık. Gerçek mi doğru mu şaşırdık. Kötü bir duygu. Kolay kolay kimse anlayamaz. Galatasararaylı futbolcular olarak bizler Fenerbahçe?nin şampiyonluğu kaybetmesine tabii ki çok sevindik. Onların böyle olması bizim başarısızlığımızı örtmüş oldu. Bizim ülkemizde böyle ne yazık ki.
Samanyolu Haber
Son Dakika
21.06.2010
KADIKÖYDEGOLYİYİNCEKADIKÖYDE GOL YİYİNCE
Hasan Cemal 'abi'yi görmek istemiyor
İnternet Haber
10.05.2010
13:34
Yeni kitabıyla gündeme oturan gazeteci Hasan Cemal abi dediği İlhan Selçuku o durumda görmek istemiyor...

Devamı İçin Tıklayınız...
İnternet Haber
Son Dakika
10.05.2010
HasanCemalabiyigörmekistemiyorHasan Cemal abiyi görmek istemiyor
Güzel: Hem faydalı hem zararlı
Samanyolu Haber
19.04.2010
14:18
Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın, Türkiyenin gündemine başkanlık sisteminin yeniden gelebileceğini söylemesi, geçmişte de yaşanan tartışmaları beraberinde getirdi.

Kamuoyu daha önce Cumhurbaşkanı Turgut Özal ile Süleyman Demirel döneminde de konuyu uzun süre konuştu. 1983 yılında Özalın başbakanlık koltuğunda oturduğu dönemde Başbakanlık Müsteşarı olan Hasan Celal Güzel, prensip olarak başkanlık sisteminin daha fazla faydasının olduğuna inandığını, ancak bunun bazı şartlara bağlanması gerektiğini söyledi. Güzel bu şartlarını, Eyalet sistemine gitmemek ve başkanın yetkililerinin istismar edilmemesi için gereken denge sistemlerini kurmak olarak özetledi. Başbakan Erdoğanın ABDdeki uygulamayı örnek göstererek ABDde başkan teklifler yapıyor. Ancak Kongre onayı olmadan hiçbir karar alınamıyor. Bizde ise bunun tam tersi. Rahmetli Özal zamanında bu çok konuşuldu. Yepyeni bir anayasayla, halkımız bize bu yetkiyi verirse bunlar gündeme gelebilir ve bunlar tartışılabilir, konuşulabilir. açıklaması konuyu yeniden gündeme getirdi. Başkanlık sistemi daha önce 1990lı yıllarda 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özalın, 2000li yıllarda ise 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirelin önerisiyle ülke gündemine taşındı. Cihan Haber Ajansı muhabirine konuşan eski bakanlardan Hasan Celal Güzel ibe bugünün şartlarında başkanlık sisteminin faydalarının yanısıra ülke açısından mahsurlarının da bulunduğuna işaret etti. Kısaca faydalarını Kuvvetler ayrılığının daha iyi uygulanabilmesini sağlar, yürütme organını başkan vasıtasıyla güçlendirir, parlamentonun da daha yetkili olmasına sebep olur, ayrıca yargı da kuvvetler ayrılığı içindedir, süratli hareket etme fırsatı verir, başkana ve güçlü bir yönetimi gündeme getirir. şeklinde özetleyen Güzel sözlerini şöyle sürdürdü: Mahsurları da Türkiye için özellikle Kürtçülük ve bölücülük konusunun gündemde kalması halinde, eyalet sistemine başkanlık sistemine paralel olarak geçilmesi fevkalede mahsurlu olur. Türkiyenin bölünmesi bakımından probleme sebebiyet verebilir. İkincisi, başkanlar, bizim daha önce bir monarşi geleneğimiz olduğu için, eğer demokratik sistemi iyi muhafaza edilemezse başkanların da bu gücü totaliter bir yönetime geçme bakımından tenkide değer birşey oluşturur. Onun için bu konu, öyle acelecilik edilecek bir konu değildir. Dikkatle takip etmek lazımdır. Ben prensip olarak başkanlık sisteminin daha fazla faydasının olduğuna inanıyorum. Ama dediğim gibi eyalet sistemine gitmemek ve başkanın yetkililerinin istismar edilmemesi için gereken denge sistemlerini kurmak şartıyla. Özalın kuvvetli bir başkan olmak istediğini vurgulayan Güzel, ülkenin süratli hareket edebilmesini sağlamak ve kuvvetli bir başkan olmak amacıyla Özalın kendisinin de başkanlık sisteminin başkanı olmak hayali içinde olduğunu kaydetti. BAŞKANLIK SİSTEMİNİ DEMİREL VE ÖZAL DA İSTEDİ Bu tartışmayı ilk gündeme getiren Turgut Özal oldu. Özalın başkanlık sistemi önerisini gündeme getirdiğinde ona en büyük muhalefeti o dönem Başbakan olan Süleyman Demirel yaptı. Tartışma 1993 yılında Özalın ölümünün ardından bir süre rafa kaldırıldı. 1983 yılında Özalın başbakanlık koltuğunda oturduğu dönemde Başbakanlık Müsteşarı olan Hasan Celal Güzel, bu konunun nasıl gündeme geldiğini şöyle anlatmıştı: Özal 12 Eylül kalıntısı Cumhurbaşkanı Kenan Evrenin müdahalelerinden bunaldığı zaman cumhurbaşkanının yetkilerinin azaltılması gerektiğini savunurdu. Hatta bana cumhurbaşkanının kararnameler üzerindeki yetkisini azaltan bir kanun tasarısı da hazırlattı. Özal cumhurbaşkanı olmak istemiyordu ama Semra Özal istediği için oldu. Oysa biz Özalın Abi dediği Demireli cumhurbaşkanı yapmayı planlıyorduk. Ancak Özal, cumhurbaşkanı seçilince bu düşünceleri değişti ve cumhurbaşkanının yetkilerinin azlığından şikayet etmeye başladı. Öyle ki hem Türkiyede de ABDdeki gibi başkanlık sisteminin getirilmesi gerektiğini önerdi, hem de bunun yılmaz bir savunucusu oldu. Özal hayatını kaybettikten sonra aynı yıl Demirel Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturdu. 4 yıl boyunca da başkanlık sistemi ağızlara bile alınmadı. Ta ki 1997 yılına kadar. Aynı yıl bir Mısır gezisi sırasında kamuoyu Demirelin ağzından şu sözleri duydu: 4 yıl 3 aydır cumhurbaşkanıyım. 6 hükümet atadım. Türkiye meclis hükümetleriyle tıkanıyor. Başkanın atadığı hükümetler sistemini tartışmalıyız. 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Türkiyenin başkanlık sistemine geçmesi gerektiği yönündeki görüşlerini sık sık tekrarlayarak, 20 senedir söylüyorum, cumhurbaşkanını halk seçmelidir ve cumhurbaşkanı yüzde 50nin altında oyla seçilmemelidir. İki turlu seçilmeli. Türkiye bu noktalara gelmeli. Rejimi daha güçlendiririz. Cumhurbaşkanını daha güçlü hale getiririz. Eğer Türkiye başkanlık sistemine geçmekte gecikecekse, cumhurbaşkanını mutlaka halk seçmelidir. Ama benim asıl istediğim, Türkiyenin başkanlık sistemine geçmesidir. ifadelerini kullandı. Demirelin görev süresinin dolmasının ardından Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezeri
Samanyolu Haber
Son Dakika
19.04.2010
GüzelHemfaydalıhemzararlıGüzel Hem faydalı hem zararlı
Kayseri'de Erzincan tipi operasyon
Samanyolu Haber
26.03.2010
08:17
Mason üstadlarına suikast zanlısı H.A.H. emniyet ifadesinde ?Yusuf Erikel ?Kayseri?de jandarma aracılığıyla cemaatleri fişliyoruz. Sen de bize yardımcı ol? dedi? iddiasında bulundu.

Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği eski ve yeni yöneticilerine suikast yapacağı iddiasıyla tutuklanan H.A.H.?nin polis ifadesinde hem suikast girişimi, hem Ergenekon sanıklarıyla bağlantı hem de cemaatlere yönelik fişlemeyle ilgili şok iddialarda bulunduğu ortaya çıktı. H.A.H., Yusuf Erikel?in Kayseri?de cemaat üyelerini fişleme görevi verdiğini ve jandarma aracılığıyla operasyon yapacaklarını söylediğini öne sürdü. Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner de Adalet Bakanlığı?ndan 2 yıl gizlediği soruşturmada jandarma aracılığıyla cemaat operasyonu yapmıştı. JANDARMA İLE FİŞLEME YAPIYORUZ Yusuf Erikel?in ?Devlet bana görev verdi? dediğini anlatan şüpheli H.A.H. ifadesinde, ?Erikel üzerinde kendi resmi olan askeri bir kimlik göstererek Genelkurmay?da görevli devlet görevlisi olduğunu, vatan içinde ihanette bulunanlara, devletin parasını çalanlara, cemaatler ve tarikatlara yönelik çalışmalar yaptığını, cemaatler ve tarikatlar ile ilgili çalışmalarında il jandarma komutanlıklarını kullanarak ve il jandarma aracılığı ile tarikat ve cemaat mensuplarını fişlediklerini, bunlara ait evleri izleme ve gözleme işlemini yaptıklarını, bu konularda Kayseri?nin büyük rol oynadığını anlattı? dedi.. CEMAAT ÜYELERİNİ RAPOR ETMEMİ İSTEDİ Avukat Erikel?in, kendisine ?Yeşiller? diye bilinen bir cemaatin Kayseri?deki yapılanmasının çok tehlikeli olduğunu anlattığını belirten H.A.H., ?Benden de Kayseri Büyükşehir Belediyesi?nde bulunan cemaat mensupları hakkında çalışma yapmamı istedi. Bunlar nerelerde toplanırlar, finansmanları kimlerdir, hangi bankalardan çek defteri aldıklarını ve çek defterlerinin numaralarını, Osman Nuri Topbaş cemaati yani Yeşiller Grubu hakkında yeterli bilgileri toplayarak kendisine getirmemi bana söyledi? dedi. H.A.H., Erikel?in cezaevinde sürekli Masonları kötüleyip ?Vatan haini bunlar? dediğini ve Masonlar aleyhine kitaplar getirdiğini de anlattı. Tolon, Kayseri?Belediyesi?ni sordu H.A.H., avukat Yusuf Erikel?le birlikte Ergenekon sanıklarıyla yaptığı görüşmeleri de anlattı: (...) 18 Temmuz 2007?de yakalanmadan 3-4 gün önce Yusuf Erikel ile birlikte Hurşit Tolon ile görüşmek üzere Fenerbahçe Orduevi?ne gittik, burada bizi bir yarbay karşıladı ve kafeteryaya Hurşit Tolon?un yanına götürdü, burada ben ayakta bekledim, masada Hurşit Tolon ve Yusuf Erikel konuştu. Yaklaşık 40 dakika sonra Şener Eruygur geldi. Bu saatten sonra beni kapının önüne çıkarttılar. Ben çıktıktan sonra görüşme 1 saate yakın sürdü. Hurşit Tolon, Erikel arıcılığıyla bana Kayseri Belediyesi ile ilgili sorular sordu. (...) 2007 Mayıs ayı başlarında Ankara?da Yakup Erikel?in Bilkent?teki ofisinde Adem Karagöz, Yusuf Erikel ve avukat Yusuf...... ile birlikte otururken saat 15.30 civarında Hurşit Tolon siyah Audi A4 marka araç ile geldi. 15 dakika Yusuf Erikel?le görüşüp gitti. (...) Hurşit Tolon?u 2. defa Yusuf Erikel?in Cağaloğlu?ndaki ofisinde 2007 Haziran ayı ortalarında gördüm. Yusuf Erikel ile samimi bir şekilde oturuyorlardı. Tolon-Eruygur-Erenerol-Karadağ (...) 2007 yılı Temmuz başlarında Yusuf Erikel?in ofisinde bulunduğumuz sırada bana ?Hadi senin konuyu görüşmek üzere ADD?ye gidelim? dedi. Ben, Yusuf Erikel ve yanında çalışan Ali Özülkü ile birlikte ADD?ye gittik. Burada biz aşağıda beklerken Yusuf Erikel yukarı çıkarak birileri ile görüştü. Bu sırada orada Sevgi Erenerol, Hurşit Tolon, Fikri Karadağ ve Şener Eruygur?u gördüm. Ne konuştular bilmiyorum ama hepsi birlikteydi. (...) Yusuf Erikel beni İstanbul/Tuzla?da bulunan jandarma istihbaratın konaklama yerine götürmek istedi ancak ben kabul etmedim, bana Şener Eruygur?u iyi tanıdığını ve ondan torpilli olduğunu ve onun ismiyle burada istediğimiz şekilde kalabileceğimizi söyledi. (...) 2007 yılı Mayısı?nda Bilkent?teki Yakup Erikel?in yazıhanesinde Hasan Atilla Uğur?un geldiğini gördüm, Adil Serdar Saçan?ı da Erikel?in Cağaloğlu?ndaki ofisinde gördüm. Belediyeyi Küçük?ün adamları kurşunladı H.A.H., ifadesinde ?İstanbul?da kaldığım 6 Haziran 2007?de belediyedeki yolsuzlukla ilgili yakalanma kararım çıktı. 9 Haziran?da İstanbul?daki ofisinde Yusuf Erikel ile görüştük ve bana Kayseri Belediyesi?nin kurşunlandığını söyleyerek, bu işi ?Veli abi yaptırdı, Veli Küçük abinin cengaverleri yaptı? dedi. (...) Kurşunlamanın sebebinin ?Üzerime olan 10 milyonluk senet yüzünden olduğunu? söyledi? dedi. 18 Temmuz 2007?de cezaevine girdikten sonra Erikel?in 28 veya 29 Ağustos?ta ziyarete geldiğini anlatan H.A.H., ?Erikel, Kayseri Belediyesi?nin aynı şekilde 2. kez tekrar kurşunlandığını söyledi. Kimin yaptığını sorduğumda ?Sen biliyorsun kimin yaptırdığını, aynısı? dedi. Ben de bunun yine Veli Küçük talimatı ile yaptırıldığını anladım? dedi. Suikast soruşturmasına Öz el attı Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz, polis ifadesinde Ergenekon sanıklarıyla ilgili şok iddialard
Samanyolu Haber
Son Dakika
26.03.2010
Kayseride/">KayserideErzincantipioperasyonKayseride-Erzincan-tipi-operasyon/">Kayseride Erzincan tipi operasyon
Zaman muhabirinin fotoğrafına çevre ödülü
Samanyolu Haber
07.03.2010
16:53
Zaman gazetesi Fethiye muhabiri Fatih Yılmazın Her Zaman En Önde adılı fotoğrafi Antlaya Gazeteciler Cemiyeti (AGC) tarafından Yılın Çevere Fotoğrafı ödülüne layık görüldü.

Zaman Antalya muhabiri Özkan Maydanın Bulamadım Abi adlı fotoğrafı ise yılın spor fotoğrafı dalında sergiye değer bulundu. Yarışmada inceleme dalında katılım olmazken; röportaj, spor haberi ve ekonomi (Turizm, Tarım, Ticaret) dallarında ödüle layık eser bulunamadı. AGC tarafından basın-yayın mensuplarının mesleki başarılarını ödüllendirmeyi amaçlayan geleneksel 2009 yılı Antlaya Basın Ödülleri Yarışması ve Hasan Özkay Fotoğraf Yarışması sonuçlandı. AGC Başkanı Mevlüt Yeni, düzenlediği basın toplantısında; habere verilen her emeğin sonuna kadar değerlendirmesi çabasın içinde olduklarının altını çizdi. Yeni, yarışmaya katılımın yüksek olmasına rağmen, bazı kategorilerde ödüle değer eser bulunamamasının üzüntü verici olduğunu dile getirdi. Yeni, Biz ilk kez bu yıl haber kategorisine turizmi de ekledik ancak bu dalda ödüle layık eser bulunamadı. Turizmin başkenti Antalyada bu eksiğimizin biran evvel giderilmesi gerekiyor. Antalyalı haberciler ve basın kuruluşları eminim önümüzdeki yıl bu açığı fazlasıyla kapatacaklardır. dedi. (CİHAN)
Samanyolu Haber
Son Dakika
07.03.2010
ZamanmuhabirininfotoğrafınaçevreödülüZaman muhabirinin fotoğrafına çevre ödülü
Genel merkez baskısı tek aday çıkardı
Samanyolu Haber
27.02.2010
19:26
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 33. İzmir İl Kongresi, sönük ama kavgalı geçti. Genel Merkezin müdahale ettiği kongrede delegelerin üzerindeki baskı tek liste ile seçime gidilmesini sağladı.

Kongre öncesinde CHP Lideri Deniz Baykalın desteklediği 78 yaşındaki Ekrem Bulgun ve Gaziemir İlçe Başkanı Yüksel Demirsoy, adaylığını açıkladı. Demirsoy, seçim günü aday olabilmek için yeterli imza toplayamayınca seçime Abi olarak isimlendirilen Bulgunun listesi ile gidildi. Bulgun, CHP İl Başkanlığı koltuğuna 8. defa oturdu. Genel Merkezin baskısını ise bazı delegeler kürsüden dile getirdi. CHPnin Divana verdiği önergeyle İktidara yürüyüş adını verdiği İzmir İl Kongresi, Kültürpark Celal Atik Spor Salonunda yapıldı. Kongre partililerden beklenen ilgiyi görmedi. Salonun büyük bölümü boş kaldı. Kongreye ilginin eksik olması Genel Merkezin seçime müdahalesi olarak değerlendirildi. Bu durum kongredeki gerginliğin de sebebi oldu. Milletvekilleri ve parti yöneticilerin konuşması sonrasında söz delegelere gelince, bazı delegeler Genel Merkezin seçimlere müdahale ederek, Bulgun isminde ısrar edilmesini eleştirdi. Bunun üzerine konuşmalar için Yeterlilik önergesi verildi. Adaylardan Yüksel Demirsoy başta olmak üzere bazı delegelerin itirazına rağmen Divan Başkanı Kemal Anadol, önergeyi, çok hızlı bir şekilde kabul edenler, etmeyenler diyerek oyladı ve Kabul edilmiştir deyince arbede yaşandı. Delegeler, platformun önündeki çiçekleri yerinden sökerek divana fırlattı. Gerginliğin uzun sürmesi üzerine çevik kuvvet ekipleri salona çağrıldı. Saat 10.00 olarak duyurulan kongre saat 11.45te başlayabildi. Adaylardan Ekrem Bulgun salona saat 11.40 sıralarında geldi. Genel Merkeze rağmen adaylığını açıklayan Demirsoy, kongre başladıktan sonra İşte örgüt işte başkan sloganları ve alkışlarla salona girdi. Toplantı başlamadan önce salona gelen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İl Başkanı Rıfat Nalbantoğlu ile ayrı bir odada bir süre görüştü. Delegelerin büyük bir bölümü, kongre başladığı halde salondaki yerlerini alma yerine yağmura rağmen dışarıda kalmayı tercih etti. Bir gün önce 200 delegeden imza aldığını açıklayan Yüksel Demirsoy, gerekli olan 124 imzayı toplamak için sıkı pazarlıklar yaptı. Saat 15.00 olarak belirlenen adayların listelerini Divana verme saati Demirsoyun talebi üzerine bir saat uzatıldı. Demirsoyun bu konudaki önergesini Divan Başkanı Anadol, diğer aday Bulguna sorarak kabul etti. Saat 16.00da Demirsoy, adaylık için gerekli olan imza sayısında 120de kalınca aday olamadı. Seçime tek liste ile gidildi. Demirsoyun yeterli çoğunluğu bulamaması delegeler üzerindeki baskıya bağlandı. Delegelerden Emin Aksoy, Belediye Başkanlarının sakın ha Yüksel Demirsoya oy verme. Verirsen işten çıkartırım diye tehdit edildiğini söyledi. Aksoy, çok sayıda delegenin baskılar sebebiyle Demirsoya adaylık için imza vermediğini kaydetti. İBB Başkanı Aziz Kocaoğlu, konuşmasını icraatlarına ayırırken, delegelerden İsmail Karasu ise öz eleştiri yaptı. Kongrenin adına iktidara yürüyüş dedik, samimi miyiz? Önce samimi olmalıyız. diyen Karasu, CHPde demokrasinin olmadığını savundu. Karasunun Birbirimizi aldatmayalım. Hepiniz 90lıksınız. 90lık milletvekilleri var, belediye başkanı var. Gençlere yol açın. sözleri salondan büyük alkış aldı. Karasu, Deniz Baykalın mahalle seçimlerine bile müdahale ettiğini söyledi. Emekli Albay olduğunu belirten il delegesi İhsan Gürcan ise CHPnin seçimlerde 6 oka bağımlı kalmadığını söyledi. Atamayla olmuyor, ön seçim istiyorum diyen Gürcan, AK Partinin doğruları yaptığı için iktidar olduğunu dile getirdi. Gürcan, AK Parti gençliğe ve gençlerin sorunlarını öne çıkarıyor. Zaman zaman hak ve özgürlüklerden bahsediyor. Toplumla kavga etmiyor. Daha çok sermayeyi güçlendiren politikalardan bahsediyor. Biz neyi doğru yapmıyoruz, Gençlere güveniyoruz demekte gerçekte yönelmiyoruz. Türkiyede iki kişiden biri gençtir. dedi. Ekrem Bulgun, seçim sürerken gazetecilere yaptığı açıklamada, delegeler açısından sıkıntı duymadığını, delegelerin sakin olduğunu, gürültüyü çıkaranların Gaziemirden gelen sivil halk, belediyede çalışan memurlar, işçiler olduğunu söyledi. Olayı kapanmış olarak gördüğünü belirten Bulgun, yaşıyla ilgili eleştirilerin de çok yanlış ve ilkellik olduğunu vurguladı. YENİ YÖNETİM KURULU Ekrem Bulgun, Hüseyin Akpınar, Çetin Altındağ, Münip Altop, Şentürk Apaydın, Sedef Ark, Tülay Bayır, Aslı Çam Kılık, Hüseyin Çamaşırcı, Hüseyin Çetin, Figen Erol, Şeyhmuz Gezici, Bircan Gül, Necdet Işık, Ali Rıza Kaya, Volkan Koçanalı, Erdem Kolağası, Rıfat Özer, Mustafa Tosunlar, Figen Ülgen ve Müjdat Ünsalan. CHP BÜYÜK KURULTAY DELEGELERİ Birol Ağırbaş, İsmail Akıncı, Adnan Alabay, Yusuf Baratalı, Abdül Batur, Ekrem Bulgun, Mehmet Ali Çalkaya, Serdar Değirmenci, Cevat Durak, Enver Dündar, Şener Erol, Mehmet Gönenç, Asker Güneş, Mustafa İnce, Hasan Karabağ, Rıdvan Karakayalı, Selçuk Karaosmanoğlu, Süleyman Kaya, Bekir Keskin,
Samanyolu Haber
Son Dakika
27.02.2010
GenelmerkezbaskısıtekadayçıkardıGenel merkez baskısı tek aday çıkardı
Şaş: Mondi mum bile yaktı Fener'i yenemedik
Haber7
04.02.2010
10:46
G.Sarayın eski yıldızı Hasan Şaştan itiraf: Saracoğlunda yenilmek çok kötü bir şey. Bülent Tuluna dedim ki Abi Mondragon soyunma odasını yakacak ama biz yine yeniliyoruz. Fenerde oynayan 3-4 tane G.Saraylı var
Haber7
Son Dakika
04.02.2010
ŞaşMondimumbileyaktıFeneriyenemedikŞaş Mondi mum bile yaktı Feneri yenemedik
FB'de G.Saraylı futbolcular var!
Samanyolu Haber
03.02.2010
17:47
Hasan Şaş, Fenerbahçede oynayan 3-4 tane Galatasaraylı var ama onların isimlerini söylemeyeyim. Zor durumda kalırlar. dedi

Galatasarayın eski futbolcusu Hasan Şaş; Fenerbahçe maçları ve Emre Belözoğlunun Fenerbahçeli oluşu ile ilgili ilginç açıklamalarda bulundu. Haşan Şaş, Emre Belözoğlunun Galatasarayda forma giyerken Fenerbahçeli olduğunu bildiğini söyledi. Şaş, Emrenin Fenerbahçeli olduğunu biliyordum. Ama Emre işini hep iyi yaptı. Bu tür şeyler futbolda oluyor. Örneğin bizde de Arif Erdem Beşiktaşlıydı. Şimdi de Fenerbahçede oynayan 3-4 tane Galatasaraylı var ama onların isimlerini söylemeyeyim. Zor durumda kalırlar. dedi. FENERBAHÇE MAÇLARI KABUSTU Maç öncesinda nasıl konsantre oluyordun sorusunu yanıtlayan Hasan Şaş, Ben çok değişik hazırlanıyordum dedi ve hemen sözü Fenerbahçe maçlarına getirdi. Fenerbahçe maçlarının kendisi için kabus gibi olduğunu belirten Şaş, Şimdi Fenerbahçe ile oynayacağız. Tabi Kadıköyde stresli bir maç... Saat 12-1 uyku yok. 2 oldu uyku yok. Koridorda dolaşırken odaların altına bakardım. Işık arardım. Birisinin ışığı açıksa odasına gireyim diye. Fenerbahçe maçlarından önce böyle bir stres yaşardım dedi ve ekledi, Fenerbahçe maçları benim için çok özel, çünkü o statta yenilmek çok kötü bir şey. MONDRAGON MUMLAR YAKTI AMA YİNE DE YENEMEDİK Bu sözlerin üstüne hemen araya giren Saba Tümerin, eski futbolcuya Hep de yenilir değil mi Galatasaray demesiyle Hasan Şaşın azından tarihi itiraflar dökülmeye başladı. O statta büyü mü var bilmiyorum ben, anlamadım diyen Şaş, Bir gün çok iyi oynuyoruz, Fenerbahçeyi 30 dakika stadında hapsettik. Kezman topu aldı vurdu. Auta giden top Ergün abinin poposuna çarptı gol oldu ifadelerini kullandı. Ardından Fenerbahçeyi yenmek için her şeyi yaptıklarını belirten Hasan Şaş, Mondragon bir sürü mum yaktı yine olmadı. Bülent Tuluna dedim ki abi bu soyunma odasını yakacak ama yine yeniliyoruz ya... diye konuştu. AA
Samanyolu Haber
Son Dakika
03.02.2010
FBdeGSaraylıfutbolcularvarFBde GSaraylı futbolcular var
Gaz lambası ile ders çalışıp keçi gütmüş
Samanyolu Haber
26.01.2010
15:26
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) başkanlığına seçilen AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, çocukken gaz lambası altında ders çalışıp, keçi güttüğü ortaya çıktı.

Mevlüt Çavuşoğlunun 2 yaşındayken saymaya başladığını anlatan anne Fatma Çavuşoğlu, oğlunun bugünkü başarısını akıllı olmasına ve çok ders çalışmasına bağladı. Oğlunun emeklerinin boşa gitmemesi için çok gözyaşı döktüğünü anlatan anne Çavuşoğlu, Oğlumdan, o daha küçükken başarı bekliyordum. Oğlum sen daha gideceksin derdim. Ana ben daha nereye kadar gideyim diye bana takılırdı. dedi. Annesi Fatma Çavuşoğlu, AKPM Başkanı seçilen oğlu Mevlüt Çavuşoğlunun çocukluğunu anlattı. Fatma Çavuşoğlunun 8 çocuğundan biri olan Mevlüt Çavuşoğlunun Alanyanın Türkler beldesinde doğup büyüdüğün söyledi. Oğlunun başarısını akıllı olmasına ve çok ders çalışmasına bağlayan anne Çavuşoğlu, Mevlüt hepsinden usluydu, akıllıydı. 2 yaşındayken sayı saymaya başladı. Allah başarısını artırsın, ülkemize yarayışlı olsun. Mevlüt, benim küçük yaşta kaybettiğim babamın adı. Beni üzmedi, ben de onu üzmedim. Bundan sonra da üzmez inşallah. Allah herkese böyle çocuk versin. diye konuştu. Oğlunun Antalyaya geldiğinde kendisine uğramadan gitmediğini anlatan belirten anne Çavuşoğlu, Mevlüt Çavuşoğlunun yurt dışına çıkarken de kendisinden helallik istediğini, döndüğünde ise daha havaalanındayken aradığını söyledi. Çocukları küçükken yaylalarda koyun besleyip, onların sütüyle geçindiklerini belirten Çavuşoğlu, Yaylara çıkardık. Mevlüt küçükken çok top oynardı. Yaylalarda oyun alanı genişti. Bize koyun tutuverirlerdi. Köyde ve Alanyada okurken hafta sonları ve okuldan çıktıklarında koyun otlatırlardı. Su motoruyla tarla sulardı. Akşamları ders çalışırdı. Şimdiki gibi elektrik yoktu. Gaz lambası ve lüks altında ders çalışırdı. Yağmurda otobüs beklerlerdi. Emekleri boşa mı gidecek diye ağlardım. Daha küçükken oğlumdan başarı bekliyordum. Oğlum sen daha gideceksin derdim. Ana ben daha nereye kadar gideyim diye bana takılırdı. şeklinde konuştu. Mevlüt Çavuşoğlunun kardeşi Şükrü Çavuşoğlu (38), küçükken ağabeyi ve diğer kardeşleriyle kavga etmeden oynadıklarını söyledi. Abi kardeş, saygı ve sevgisi sınırını aşmadan bir arada büyüdüklerini ifade eden Şükrü Çavuşoğlu, Ağabeyimle gurur duyuyoruz. dedi. AKPM Başkanlığına seçilen AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğluna destek vermek için Fransanın Strazburg kentine Alanyadan 70 kişi gitti. Alanya Kaymakamı Hulusi Doğan ve Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu başta olmak üzere partililer, iş adamları ve gazetecilerin bulunduğu ekip Çavuşoğlunu Strazburgta yalnız bırakmadı. (CİHAN)
Samanyolu Haber
Son Dakika
26.01.2010
GazlambasıiledersçalışıpkeçigütmüşGaz lambası ile ders çalışıp keçi gütmüş
Toplam "77" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti