Habergec.Com Aranan Kelimeler:heyecanlanıyorum Değerlendirme: 10 / 10 376766
habergec.com
28.05.2012 Pazartesi
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler

:: Gruplar
 

heyecanlanıyorum

Antik kentin gönüllü bekçisi
Radikal
12.02.2012
16:32
Emekli olmasına rağmen 3 yıldır görevine devam eden Erythrai Antik Kentinin bekçisi Hüseyin Yavuz,duygularını Her kazı döneminde ben de arkeologlar gibi acaba yeni bir eser bulunur mu? diye heyecanlanıyorum diyerek dile getiriyor
Radikal
Toplum Yaşam
12.02.2012
Antikkentingönüllübekçisi Antik kentin gönüllü bekçisi
Antik kentin gönüllü bekçisi
Radikal
12.02.2012
16:32
Emekli olmasına rağmen 3 yıldır görevine devam eden Erythrai Antik Kentinin bekçisi Hüseyin Yavuz,duygularını Her kazı döneminde ben de arkeologlar gibi acaba yeni bir eser bulunur mu? diye heyecanlanıyorum diyerek dile getiriyor
Radikal
Ana Sayfa
12.02.2012
Antikkentingönüllübekçisi Antik kentin gönüllü bekçisi
Develeri ayırmak kolay olmadı!
Posta
15.01.2012
17:23
Muğlanın Yatağan ilçesinde, Ege, Akdeniz ve Marmara bölgelerinden 140 devenin katıldığı güreş festivali düzenlendi.

Yatağan-Aydın karayolundaki bir sahada yapılan, deve sucuğu satılan, davul zurna çalınarak çeşitli eğlenceler düzenlenen festivalde, yağmura aldırış etmeyen yaklaşık 15 bin kişi güreşleri sahanın kenarına yerleştirilen kamyon ve traktörlerin üzerinde izledi. Güreşleri izlemek için Aydın, Denizli ve Manisadan gelen 12si İngiliz 30 motosiklet tutkunu, kıyafetleri ve motosikletleriyle ilgi çekti. Deve güreşlerini ilk defa izlediklerini, Aydının Didim ilçesinde yaşadıklarını belirten İngiliz Joseph Fordham, Yıllardır motosiklet tutkunuyum ve motosiklete bindiğimde heyecanlanıyorum. ...
Posta
Ana Sayfa
15.01.2012
DeveleriayırmakkolayolmadıDeveleri ayırmak kolay olmadı
Develeri ayırmak kolay olmadı!
Posta
15.01.2012
17:03
Muğlanın Yatağan ilçesinde, Ege, Akdeniz ve Marmara bölgelerinden 140 devenin katıldığı güreş festivali düzenlendi.

Yatağan-Aydın karayolundaki bir sahada yapılan, deve sucuğu satılan, davul zurna çalınarak çeşitli eğlenceler düzenlenen festivalde, yağmura aldırış etmeyen yaklaşık 15 bin kişi güreşleri sahanın kenarına yerleştirilen kamyon ve traktörlerin üzerinde izledi. Güreşleri izlemek için Aydın, Denizli ve Manisadan gelen 12si İngiliz 30 motosiklet tutkunu, kıyafetleri ve motosikletleriyle ilgi çekti. Deve güreşlerini ilk defa izlediklerini, Aydının Didim ilçesinde yaşadıklarını belirten İngiliz Joseph Fordham, Yıllardır motosiklet tutkunuyum ve motosiklete bindiğimde heyecanlanıyorum. ...
Posta
Bölge
15.01.2012
DeveleriayırmakkolayolmadıDeveleri ayırmak kolay olmadı
Develeri ayırmak kolay olmadı!
Posta
15.01.2012
16:31
Muğlanın Yatağan ilçesinde, Ege, Akdeniz ve Marmara bölgelerinden 140 devenin katıldığı güreş festivali düzenlendi.

Yatağan-Aydın karayolundaki bir sahada yapılan, deve sucuğu satılan, davul zurna çalınarak çeşitli eğlenceler düzenlenen festivalde, yağmura aldırış etmeyen yaklaşık 15 bin kişi güreşleri sahanın kenarına yerleştirilen kamyon ve traktörlerin üzerinde izledi. Güreşleri izlemek için Aydın, Denizli ve Manisadan gelen 12si İngiliz 30 motosiklet tutkunu, kıyafetleri ve motosikletleriyle ilgi çekti. Deve güreşlerini ilk defa izlediklerini, Aydının Didim ilçesinde yaşadıklarını belirten İngiliz Joseph Fordham, Yıllardır motosiklet tutkunuyum ve motosiklete bindiğimde heyecanlanıyorum. ...
Posta
Son Dakika
15.01.2012
DeveleriayırmakkolayolmadıDeveleri ayırmak kolay olmadı
CHP'li Belediye Başkanı: Türk okulları dünyada ülkemizi tanıtıyor
Zaman
08.12.2011
16:08
Adananın CHPli merkez Çukurova İlçe Belediye Başkanı Yıldıray Arıkan, Anadoludaki girişimciler tarafından dünyanın 160a yakın ülkesinde açılan Türk okullarının, Türkiyeyi yurt dışında en güzel şekilde tanıttığını söyledi. Bu yılki Türkçe Olimpiyatlarının Adanadaki organizasyonuna gereken desteği verdiğini belirten Arıkan, Dünyanın her yerindeki Türk okulları -öyle zannediyorum- devletin başaramadığı bir iş. Binlerce çocuk Türkçe öğreniyor. Bu konu açıldıkta heyecanlanıyorum. Olimpiyatlar konusu Adana valiliğinde gündeme geldiğinde ilk katkı sözünü ben verdim, herkes şaşırdı.dedi.
Zaman
Son Dakika
08.12.2011
CHPliBelediyeBaşkanıTürkokullarıdünyadaülkemizitanıtıyorCHPli Belediye Başkanı Türk okulları dünyada ülkemizi tanıtıyor
Eti ve bıçağı masada gördüğüm zaman heyecanlanıyorum - Mehmet YAŞİN
Hürriyet
06.11.2011
12:00
Tam bir et aşığı Cüneyt Asan (52). 10 yaşında bir kasap dükkanında çırak olarak başladığı bu aşk halen Günaydın Steak House’un patronu olarak devam ediyor. Etsiz bir gün bile geçiremeyen Asan en iyi et çeşitlerini, pişirmenin püf noktalarını, kendi geliştirdiği et kurutma tekniklerini anlattı
Hürriyet
Köşe Yazıları
06.11.2011
Etivebıçağımasadagördüğümzamanheyecanlanıyorum-MehmetYAŞİNEti ve bıçağı masada gördüğüm zaman heyecanlanıyorum - Mehmet YAŞİN
Eti ve bıçağı masada gördüğüm zaman heyecanlanıyorum - Mehmet YAŞİN
Hürriyet
06.11.2011
02:48
Tam bir et aşığı Cüneyt Asan (52). 10 yaşında bir kasap dükkanında çırak olarak başladığı bu aşk halen Günaydın Steak House’un patronu olarak devam ediyor. Etsiz bir gün bile geçiremeyen Asan en iyi et çeşitlerini, pişirmenin püf noktalarını, kendi geliştirdiği et kurutma tekniklerini anlattı

Hürriyet
Köşe Yazıları
06.11.2011
Etivebıçağımasadagördüğümzamanheyecanlanıyorum-MehmetYAŞİNEti ve bıçağı masada gördüğüm zaman heyecanlanıyorum - Mehmet YAŞİN
Ellerim titriyor
Milli Gazete
12.10.2011
17:58
* 30 yaşındayım hâlâ kendimi ifade edemiyorum. Toplum içinde konuşan, kendini ifade eden insanlara çok özeniyorum. Dışarıdan liseyi bitirdim, iki yıl kursa gittim. Evin en küçüğüyüm annemle babam yaşlılar onlara bakıyorum. Sosyal faaliyetlere katılıyorum, dernek çalışmalarında görev alıyorum ama toplum içinde konuşmak istediğimde ellerim titriyor, heyecanlanıyorum. Bu ortamlarda sorulan sorulara bile cevap verirken yüzüm kızarıyor, rengim değişiyor. Toplumda hiç çekinmeden konuşmak kendimi ifade etmek istiyorum. G. E.... devamı
Milli Gazete
Köşe Yazıları
12.10.2011
EllerimtitriyorEllerim titriyor
13:50 Çiçeği burnunda Ebru Gündeş, kızı için gün sayıyor
Net Gazete
04.10.2011
16:40
Yaklaşık 10 gün sonra doğum yapmaya hazırlanan Ebru Gündeş; önceki gece, eşi Reza Zarrab ile birlikte aile dostları Erhan Korkmazın kızı Pınarın Sait Halim Paşa Yalısındaki düğününe katıldı. Kızımın dünyaya gelmesi için gün sayıyorum. Allahın izniyle kızımı kucağıma almak için heyecanlanıyorum diyen Gündeş, güzel bir hamilelik dönemi geçirdiğini söyledi.
Net Gazete
Son Dakika
04.10.2011
1350ÇiçeğiburnundaEbruGündeşkızıiçingünsayıyor1350 Çiçeği burnunda Ebru Gündeş kızı için gün sayıyor
Orhan: "Heyecanlanıyorum"
Hürriyet
02.07.2011
17:26
Orhan:Fenerbahçenin yeni transferlerinden Orhan, sarı-lacivertli kulübe gelmekten duyduğu mutluluğu dile getirdi.
Hürriyet
Spor
02.07.2011
OrhanHeyecanlanıyorumOrhan Heyecanlanıyorum
Annemler sorun haline getiriyorlar
Milli Gazete
26.05.2011
18:25
Fatma abla ben on sekiz yaşında bir öğrenciyim. Çok kitap okuduğum halde kendimi yeterli görmüyorum. Bir de çok çekingen bir yapım var. Bir şey söylemek istediğimde çok heyecanlanıyorum. Küçüklüğümden beri sessiz sakin biriyim. Ama annemler bunu sorun haline getiriyorlar. Kendimi nasıl değiştirebilirim? M.K. Birinin diğerine üstünlüğü yoktur... devamı
Milli Gazete
Köşe Yazıları
26.05.2011
AnnemlersorunhalinegetiriyorlarAnnemler sorun haline getiriyorlar
AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI ERDEM SİVAS'TA
Haber3
20.05.2011
13:01
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Erdem, çeşitli temaslarda bulunmak için Sivasa geldi. Ekrem Erdem, Başbakan Sivası bana zimmetledi. Bir Sivaslı olarak Sivasın adını duyunca heyecanlanıyorum dedi.
Haber3
Son Dakika
20.05.2011
AKPARTİGENELBAŞKANYARDIMCISIERDEMSİVASTAAK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI ERDEM SİVASTA
"En iyi şekilde temsil edeceğim"
Fanatik
09.05.2011
15:43
Nuri Şahin NTVSPORa transferle ile ilgili yaptığı açıklamada, İnşallah Türkiyeyi dünyanın en büyük kulübünde iyi bir şekilde temsil ederim. Şu an konuşurken bile heyecanlanıyorum. dedi.
Fanatik
Spor
09.05.2011
EniyişekildetemsiledeceğimEn iyi şekilde temsil edeceğim
Dünyada okyanus aşan ilk kadın savaş pilotu
En Son Haber
03.04.2011
12:13
Üsteğmen Burcu Arpacı: Dünyada okyanus aşan ilk kadın savaş pilotu: F16yı yerde gördüğümde bile heyecanlanıyorum.
En Son Haber
Son Dakika
03.04.2011
DünyadaokyanusaşanilkkadınsavaşpilotuDünyada okyanus aşan ilk kadın savaş pilotu
Türk futbolu için tarihi organizasyon
Samanyolu Haber
08.03.2011
11:00
UEFA Asbaşkanı ve FIFA İcra Kurulu Üyesi Şenes Erzik açıklamalarda bulundu..

UEFA Asbaşkanı ve FIFA İcra Kurulu Üyesi Şenes Erzik, FIFA 20 Yaş Altı Dünya Kupasına ev sahipliği yapacak olmak, Türk futbolu için çok önemli dedi. 2013 yılında düzenlenecek FIFA 20 Yaş Altı Dünya Kupasının Türkiyeye verilmesiyle ilgili AA muhabirine açıklamalarda bulunan Erzik, söz konusu organizasyonun Türk futboluna çok önemli katkılar sağlayacağını söyledi. Dünya futbolundaki birçok ünlü yıldızın bu şampiyona ile birlikte adlarını duyurduğunu kaydeden Erzik, Maradona, Messi ve Tevez gibi birçok yıldız oyuncu buradaki başarılarından sonra dünyaya kendini tanıttı. Dolayısıyla bu organizasyon genç oyuncuların kendilerini dünya vitrinine sunduğu, çok değerli bir sahnedir. Geleceğin yıldızlarını Türkiyede izleyeceğimiz için şimdiden çok heyecanlanıyorum diye konuştu. FIFAda görev aldığı süre boyunca FIFA 20 Yaş Altı Dünya Kupası gibi değerli bir organizasyonun Türkiyede olmasını çok istediğini belirten Erzik, şunları söyledi: FIFA Dünya Gençler Komitesinde 15 yıldır görev alıyorum ve komitenin şu anda ikinci asbaşkanıyım. FIFA 20 Yaş Altı Dünya Kupası, FIFA organizasyonunun Dünya Kupasından sonraki ikinci büyük organizasyonudur. Futbol Federasyonu ile çok iyi bir şekilde işbirliği yaptığımıza inanıyorum. Bu çalışma uzun bir dönemi kapsadı ve sonucunda başarılı bir sonuç ortaya çıktı. Böylesine önemli bir turnuvanın Türkiyeye gelmesinde emeği geçen herkesi tebrik ediyorum. FIFA 20 Yaş Altı Dünya Kupası, tam anlamıyla gelecekte dünya futboluna yön verecek yıldızları önceden izleme yeridir diyen Şenes Erzik, Şampiyona, bu yıl 29 Temmuz-20 Ağustos tarihlerinde Kolombiyada yapılacak. FIFA kokartlı hakemlerimizden Cüneyt Çakırın da bu yılki organizasyonda görev alacağını düşünüyorum. Bu arkadaşımız son yıllarda önemli bir performans sergiliyor. Türk hakemlerinin ilerleyen dönemde önemli uluslararası organizasyonlarda görev alacağına inanıyorum ifadelerini kullandı. -BUNDAN SONRA EN ÖNEMLİ HEDEF 2020 AVRUPA ŞAMPİYONASI OLMALI- Şenes Erzik, Türkiyenin organizasyon bazında bundan sonraki en önemli hedefinin 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası olması gerektiğini söyledi. FIFA 20 Yaş Altı Dünya Kupasının bu hedef doğrultusunda büyük bir önem taşıdığını belirten Erzik, Çünkü bu turnuva, tesislerin hazırlanması, halkın ilgisi ve tanıtım açısından 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası öncesinde önemli bir prova olacak. Türk futbolu tesisleşme anlamında önemli adımlar atıyor. Birçok kulüp, dünya standartlarına uygun modern statların yapımı için düğmeye bastı. Artık bundan sonra çeşitli şampiyonalara ev sahipliği yaparak, organizasyon tecrübemizi daha fazla arttırmamız gerekiyor açıklamasında bulundu. Türkiyenin bugüne kadar Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi finalini düzenleme başarısını gösterdiğini ifade eden Erzik, Ancak tabii bu organizasyonlar bir tek maç üzerinden oynanıyor. FIFA 20 Yaş Altı Dünya Kupası ise çok kapsamlı bir turnuva olacak. Buraya 24 ülkeden birçok sporcu ve kafile katılacak. Şampiyona Türk ekonomisine de çok önemli katkılar sağlayacak. Bunu önceki şampiyonaları düzenleyen ülkelerin elde ettiği maddi gelirlere dayanarak söylüyorum. Şampiyonayı dünya üzerinde milyonlarca futbolsever ekran başından takip edecek. Birçok kişi de ülkelerinin genç yeteneklerini izlemek için Türkiyeye gelecek diye konuştu. -TÜRK FUTBOLU SON YILLARDA ÇOK ÖNEMLİ BİR DEĞİŞİM GEÇİRİYOR- Şenes Erzik, Türk futbolunda Anadolu kulüpleri ile üç büyükler olarak adlandırılan Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş arasında seviye farkının oldukça azaldığını söyledi. Türk futbolunun bu konuda son yıllarda çok önemli bir değişim geçirdiğini vurgulayan Erzik, sözlerini şöyle tamamladı: Anadolu kulüpleri, futbolun gelişen yüzünden oldukça faydalanarak tesisleşme konusunda önemli adımlar attı. Bu kulüpler kendi öz kaynaklarına yöneldi ve alt yapılarından yetiştirdiği futbolcularla Türk futbolunda ön plana çıkmayı başardı. Artık çoğu Anadolu kulübü uzun yıllar yetiştirdiği yıldız isimleri kolay kolay üç büyüklere göndermiyor. Bu durum da ligin kalitesini arttırıyor. Artık 2-3 takım değil, 5 takım birden şampiyonluk yolunda mücadele edebiliyor. Ligin kalitesinin artması, çeşitli yaş kategorilerindeki milli takımlarımızı da olumlu yönde etkileyecektir.
Samanyolu Haber
Son Dakika
08.03.2011
TürkfutboluiçintarihiorganizasyonTürk futbolu için tarihi organizasyon
Tuncay: Türkiye'ye dönersem sadece...
Samanyolu Haber
02.02.2011
18:44
İngiltere Premier Lig takımlarından Stoke Cityden Almanya Bundesliga ekibi Wolfsburga transfer olan Tuncay Şanlı, Antrenman yapmayı, futbol oynamayı özlemişim. İki gündür keyifle antrenman yapıyorum dedi..

Wolfsburg kulübünün Belçikanın Anderlecht takımından transfer ettiği Jan Polak ile birlikte basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Tuncay, Almanyada kurtlar lakabıyla tanınan Wolfsburg takımına transferinden dolayı mutlu olduğunu belirterek, Almanyaya transferinin çok kısa sürede gerçekleştiğini kaydetti. Bundesligadan başka bir takımla transfer görüşmesi olmadığını vurgulayan eski Fenerbahçeli futbolcu, Transfer kısa sürede gerçekleşti. Wolfsburg ile daha önceki yıllarda görüşmüştük. Almanyadan başka bir kulüple görüşmedim. Hoca ve kulüp beni isteyince ben de hiç düşünmeden geldim. Teknik direktör Mc Laren ile hiç görüşmedim. Ancak Mc Larenin İngilterede ne kadar sevildiğini gördüm diye konuştu. Wolfsburg Sportif Direktörü Uli Hoenessin, kendisi hakkında, transferi sonrası heyecandan gözüne uyku girmediğini söylediğinin hatırlatılması üzerine Tuncay, Wolfsburg beni heyecanladıran bir takım. Daha önceki başarılarını biliyorum. Daha önce şampiyon olmuş, şampiyonlar liginde mücadele etmiş. İstenilmek güzeldir, ben de istenildiğimi bildiğim için heyecanlandım. Antrenman yapmayı, futbol oynamayı özlemiştim. İki gündür keyifle antrenman yapıyorum. İlk maçıma çıkacağım için çok heyecan duyuyorum. Futbola nasıl başladığınızda heyecan yaşarsınız aynı onun gibi ilk antrenmana çıkmaktan, ilk maçıma çıkacak olmaktan şimdiden heyecanlanıyorum dedi. Futbolcu olarak her gidilen yeni ülkede zorluklar çekildiğini, ancak Almanyada bunu yaşamadığını belirten Tuncay, Almanyada yaşayan Türklerin kendisine desteğinin önemli olduğunu vurguladı. -TÜRKİYEYE DÖNERSEM BU FENERBAHÇE OLUR- Türkiyeden her zaman transfer teklifi aldığını dile getiren başarılı futbolcu, Ben Fenerbahçeli olduğumu birçok kez dile getirdim. Türkiyeye bir gün dönersem bu takım Fenerbahçe olacak. Bu konuda daha fazla konuşmayı da uygun bulmuyorum doğrusu açıklamasını yaptı. Almanyadaki ilk maçının Hannover derbisi olmasını kendisi için ayrı bir şans şeklinde değerlendiren Tuncay, derbi maçlara Türkiye ve İngiltereden alışık olduğunu belirtti. İngilterede oynanan futbolla Almanyada oynanan futbolu kıyaslamak istemediğini ifade eden yeşil beyazlı takımın futbolcusu, Premier Ligde maçlar hızlı oynanıyor. Bundesligada ise teknik daha ağırlıkta. Almanya Ligi ile İngiltere Ligi futbolunu kıyaslamak yanlış olur. Almanlar her zaman finallere kalıyor. İngilterede futbol hızlı oynanıyor ve mücadele çok fazla. Almanyada ise kendine has başka özellikler var ifadelerini kullandı. Wolfsburga 3,5 yıl imza attığını hatırlatan Tuncay, İmzanın önemi yok. Middlesbrougha 4 yıl, Stoke Citye de aynı şekilde imza attım. Ama imza önemli değil, önemli olan benim ve kulübümün mutlu olması. Karşılıklı mutluluk olduktan sonra sorun yok dedi. Tuncay, Wolfsburg takımında kaliteli futbolcu sayısının fazla olduğunu bildiğini ve yedek kalma korkusu da yaşamadığını belirterek, Türkiyede top oynadığı dönemde yedek kalınca kızdığını, ancak Avrupaya çıktıktan sonra bu anlayışının değiştiğini ve takımın başarısının önde geldiğini kaydetti. Sahada yüreğiyle oynadığını ve teknik yeteneğini düşünmediğini vurgulayan milli futbolcu, sahaya çıkınca her şeyi unutup yüreğiyle maça konsantre olduğunu ifade etti.
Samanyolu Haber
Son Dakika
02.02.2011
TuncayTürkiyeyedönersemsadeceTuncay Türkiyeye dönersem sadece
İkbal FEM Müdürü Uysal: Deneme sınavları bir fırsattır
Samanyolu Haber
01.02.2011
14:16


Giresun İkbal FEM Dershaneleri Genel Müdürü Levent Uysal, Deneme sınavları bir fırsattır. Bu sınavlar eksikliklerin bilinmesi adına önemlidir. dedi. Müdür Uysal, Hangi tür sorular gelecek? Çok çalışıyorum ama netlerim artmıyor. Konu eksikliklerimi bilmiyorum. Soruların zorluk derecesi nasıl olacak? Sınavlarda çok heyecanlanıyorum. Sınavlarda çoğu kez zaman yetiremiyorum. türü iç konuşmaların sınava hazırlanan tüm öğrencilerin zihnini meşgul ettiğini ifade etti. Deneme sınavlarının öğrencinin boy aynası olduğunu vurgulayan Uysal, Deneme sınavlarına giren aday, gerçek sınavda ne yapacağını bilir, gerçek sınavda karşılaşacağı durumları daha önceden yaşayacağından gerçek sınav tecrübesi edinir.dedi. Giresun İkbal FEM Dershaneleri Genel Müdürü Levent Uysal, Öğrenmenin bir yolu da deneme sınavlarıdır. Deneme yanılma yoluyla öğrenme uygulamaya dayalı olduğu için diğer öğrenme yöntemlerine göre daha kalıcıdır. Her bölüme ne kadar zaman ayrılacağıyla ilgili stratejiler deneme sınavlarıyla kazanılabilir. Uygulanan deneme sınav sorularının gerçek sınavı yansıtacak düzeyde olmasına dikkat edilmelidir. Bunun için de kaynak seçimine özen gösterilmelidir. şeklinde konuştu.
Samanyolu Haber
Son Dakika
01.02.2011
İkbalFEMMüdürüUysalDenemesınavlarıbirfırsattırİkbal FEM Müdürü Uysal Deneme sınavları bir fırsattır
Deneme sınavları nasıl okunmalı?
Samanyolu Haber
22.12.2010
10:15
Deneme sınavına girmek bazen öğrenciler için gereksiz görülebilir. Ama bu sınavlar eksiklerin bilinmesi adına önemlidir.

Sadece sınava girip sınav sonucunu iyi okuyamamak sınavı anlamsızlaştırır. Bunun için yapılan hatalar ve yanlışlar belirlenmeli ve onların telafisi için çaba gösterilmeli. YGS ve LYSde hangi tür sorular gelecek? Çok çalışıyorum ama netlerim artmıyor? Konu eksikliklerimi bilmiyorum? Soruların zorluk derecesi nasıl olacak? Sınavlarda çok heyecanlanıyorum? Sınavlarda çoğu kez zaman yetiremiyorum. türü iç konuşmalar üniversiteye hazırlanan tüm öğrencilerin zihnini meşgul eder. Bu soruların etkisiyle sınava gerektiği gibi hazırlanamayan birçok öğrenciye rastlamak mümkündür. Sürekli çalışıyor olabilirsiniz ama bu çalışmalarla edindiğiniz bilgiyi, donanımı ve becerileri eğer sınamazsanız neyi, ne kadar öğrendiğinizi anlamanız pek de mümkün olmayacaktır. Ayrıca asıl sorun neyi bildiğinizden daha çok neyi bilmediğinizdir. Öncelikle eksikliklerin bilinmesi, daha sonra bunların giderilmesi deneme sınavlarıyla kazanılacak bir durumdur. Sınavlara hazırlık sürecinde çeşitli dönemlerde farklı çalışma tarzları öne çıkacaktır. Kimi zaman konu öğrenimi, kimi zaman genel tekrar ve özet çalışmalar, kimi zaman da test çözümü öne çıkacaktır. Sınavlara belli bir süre kaldığında ise öne çıkan çalışma türü deneme sınavlarıdır. Deneme sınavlarının öğrencilere kazandırdıkları şunlardır: Öncelikle öğrenciler deneme sınavları ile bilgi ve kavramaya yönelik eksikliklerini belirleyecek, gerçek sınavda çıkması muhtemel soru tiplerini kavrayacaklardır. Deneme sınavları ile bir taraftan zamanı uygun kullanma becerisi kazanırken diğer taraftan öğrenmeyi etkileyen kaygıyı kontrol altına almayı öğreneceklerdir. Deneme sınavlarının öğrencilere diğer kazanımı bilişsel gelişimlerine yönelik geri bildirimleri sunmasıdır. Belirli aralıklarla olunan sınavlarla öğrenciler kendi gelişimini değer olarak görme imkânına sahip olacaktır. Deneme sınavları kişinin bir tür boy aynasıdır. Boy aynası kişinin bütün bedenini göstererek bireyin kendine çeki-düzen vermesini sağlar. Deneme sınavları da öğrencinin sınava hazırlık düzeyini ölçer. Alınan puanların hedefe ulaşıp ulaşamayacağını görür. Yapacağı çalışmalarını bu sonuçlara göre düzenler. Bir sporcu, bir sanatçı sahneye veya sahaya çıkmadan önce sergileyecekleri oyunu defalarca prova eder ve hata yapma ihtimallerini en aza indirirler. Öğrencilerin hayatının yönünü belirleyen sınavların da provası da deneme sınavlarıdır. Deneme sınavlarına giren aday, gerçek sınavda ne yapacağını bilir, gerçek sınavda karşılaşacağı durumlarla daha önceden yaşayacağından dolayı gerçek sınav tecrübesi edinecektir. Bu nedenle tüm deneme sınavlarının dikkatle uygulanması gerekir. Öğrenmenin gerçekleşmesinde birçok süreçler vardır. Bunlardan biri de deneme-yanılma yoluyla öğrenmedir. Deneme-yanılma yoluyla öğrenme uygulamaya dayalı olduğu için diğer öğrenme yöntemlerine göre daha kalıcıdır. Yapılan tekrarlarla öğrenme arasında bir noktaya kadar doğru orantı vardır. Birçok öğrenci öğrenmeyi, bilgiyi hafızaya alma olarak algılar. Oysa önemli olan bilgilerin depolanması değil, kavranması ve uygulanabilir olmasıdır. Öğrenciler sınav öncesi deneme sınavları sayesinde gerçek sınavda nasıl bir strateji uygulayacaklarını öğrenir. Örneğin, önce sayısal bölümden mi, sözel bölümden mi başlamalıyım? Her bölüme ne kadar zaman ayırmalıyım, kodlamayı nasıl yapmalıyım, sınav kaygısına karşı en etkin yol nasıl olmalıdır? türü stratejiler deneme sınavlarında kazanılabilir. Motivasyon bir tür isteklendirmedir. Deneme sınavlarıyla öğrencilerin diğer bir kazanımı da yüksek motivasyona sahip olmalarıdır. Öğrenciler, aldığı puanlarla tercih etmeyi düşündüğü bölümün puanını karşılaştırarak ne kadar daha çalışması gerektiğini, kaç puana ihtiyacının olduğunu denemelerle öğrenebileceklerdir. Yanlızca deneme sınavlarına girerek öğrenme tam anlamıyla gerçekleşmez. Öğrenmenin doğru olup olmadığı geri dönüşlerle olur. Üniversite adayı her deneme sınavından sonra sınavda yaptığı yanlışları, yapamadığı sorulara bakarak genel bir değerlendirme yapmalıdır. Değerlendirmede ise yanlış yapılan soruların nedeni araştırılmalı, hata ve eksiklerini giderme yoluna girmelidir. Konuya yönelik bilgi eksikliği veya yanlış öğrenmeler varsa kaynaklar tekrar gözden geçirilmelidir. Uygulanan deneme sınav sorularının gerçek sınavı yansıtacak düzeyde olmasına dikkat edilmelidir. Bunun için de kaynak seçimine özen gösterilmelidir. Yoksa sınav sonrasında alınan puanlar yanıltıcı olacağı gibi, öğrenciler için de zaman kaybına sebep olacaktır. Deneme sınavlarından verimi alabilmek için mutlaka yönergelere uyulması gerekir. (Fem Dershaneleri rehberlik servisi)
Samanyolu Haber
Son Dakika
22.12.2010
Denemesınavlarınasılokunmalı?Deneme sınavları nasıl okunmalı?
Prof. Dr. Münevver Ufuk Hasdemir: Heyecanlanıyorum, yaşam tanımlarımız değişecek
Zaman
12.12.2010
07:44
NASA Jeolojik Araştırmalar Biriminden bir grup biliminsanı, geçtiğimiz hafta arsenikle beslenmekle kalmayıp bu zehri DNAsında yapı taşı olarak kullanan bir bakterinin bulunduğunu açıkladı. Bu buluşun yaşamın tanımını değiştireceği ve uzayda hayat arayışına dair çalışmalarda ufuk açacağı yorumları yapıldı. Bu hafta iki mikrobiyologla, Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Münevver Ufuk Hasdemir ve Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Önder Ergönülle bu heyecan verici buluşu konuştum.
Zaman
En Çok Okunan
12.12.2010
ProfDrMünevverUfukHasdemirHeyecanlanıyorumyaşamtanımlarımızdeğişecekProf Dr Münevver Ufuk Hasdemir Heyecanlanıyorum yaşam tanımlarımız değişecek
Prof. Dr. Münevver Ufuk Hasdemir: Heyecanlanıyorum, yaşam tanımlarımız değişecek
Zaman
12.12.2010
02:00
NASA Jeolojik Araştırmalar Biriminden bir grup biliminsanı, geçtiğimiz hafta arsenikle beslenmekle kalmayıp bu zehri DNAsında yapı taşı olarak kullanan bir bakterinin bulunduğunu açıkladı. Bu buluşun yaşamın tanımını değiştireceği ve uzayda hayat arayışına dair çalışmalarda ufuk açacağı yorumları yapıldı. Bu hafta iki mikrobiyologla, Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Münevver Ufuk Hasdemir ve Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Önder Ergönülle bu heyecan verici buluşu konuştum.
Zaman
Röportaj
12.12.2010
ProfDrMünevverUfukHasdemirHeyecanlanıyorumyaşamtanımlarımızdeğişecekProf Dr Münevver Ufuk Hasdemir Heyecanlanıyorum yaşam tanımlarımız değişecek
Prof. Dr. Münevver Ufuk Hasdemir: Heyecanlanıyorum, yaşam tanımlarımız değişecek
Zaman
12.12.2010
02:00
NASA Jeolojik Araştırmalar Biriminden bir grup biliminsanı, geçtiğimiz hafta arsenikle beslenmekle kalmayıp bu zehri DNAsında yapı taşı olarak kullanan bir bakterinin bulunduğunu açıkladı. Bu buluşun yaşamın tanımını değiştireceği ve uzayda hayat arayışına dair çalışmalarda ufuk açacağı yorumları yapıldı. Bu hafta iki mikrobiyologla, Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Münevver Ufuk Hasdemir ve Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Önder Ergönülle bu heyecan verici buluşu konuştum.
Zaman
Ana Sayfa
12.12.2010
ProfDrMünevverUfukHasdemirHeyecanlanıyorumyaşamtanımlarımızdeğişecekProf Dr Münevver Ufuk Hasdemir Heyecanlanıyorum yaşam tanımlarımız değişecek
Sadri Şener'den 3 büyüklere rest!
Samanyolu Haber
24.11.2010
00:31
Trabzonspor Başkanı Sadri Şener, bu sezon hem lig şampiyonluğunu hem de Ziraat Türkiye Kupasını alacaklarını söyledi.

Şener, Radyospora yaptığı açıklamada, Eskişehirspor beraberliğinden dolayı taraftarın endişeye kapılmamasını istedi. Eskişehir beraberliğinde şans faktörü ve milli takımdan yorgun dönen arkadaşların yeteri kadar performans gösterememesi gibi etkenlerin de etkili olduğunu kaydeden Şener, Şampiyonluk yarışında bunlar olabilir. Kimse merak etmesin biz bu sene şampiyonluğu en güçlü adaylarından bir tanesiyiz. Biz iki Türkiye Kupası aldık, bunlar küçümsenmemeli. Bu sene hem kupayı hem lig şampiyonluğunu alacağız. Taraftarımız sabırlı olsun. Böyle diyorum; ama ben de heyecanlanıyorum. Ama takımımız iyi yolda, biz bu işi sonuna kadar götürürüz. Sonunda da gülen taraf oluruz. ifadelerini kullandı. YEKTA VE MUHAMMETİ TRANSFER EDEBİLİRİZ Başkan Şener, bordo-mavili takımla isimleri anılan oyuncular Yekta Kurtuluş ve Muhammet Demiri transfer edebileceklerini dile getirdi. İki oyuncuyu da kendi aramızda çok konuştuklarını belirten Şener, Muhammetin Trabzonlu olması bizi cezbediyor. Biz öncelikli olarak Trabzonlu olmasına bakıyoruz. Sonra iyi oyuncu olmasını gözetiyoruz. Yekta, Rize orijinli ve iyi bir orta saha oyuncusu. Teknik direktörümüzün görüşü doğrultusunda bu iki transfer olabilir. dedi. TEOFİLO PARAYI ÖDESİN VE İSTEDİĞİ YERE GİTSİN İzinsiz olarak kenti terk eden Teofilo için de ikinci ihtarı çektikleri bilgisini veren Şener, FIFA nezninde ne yapılması gerekiyorsa yaptık. Menajerinden henüz haber gelmedi; adamı iple bağlayıp getiremezsin. Biz bir sonuç alırız o işten. Gelirse, Şenol Güneşin takdiri doğrultusunda oynar mı oynamaz mı bakarız; ama bana göre en doğrusu parayı getirip istediği yere gitmesidir. diye konuştu.
Samanyolu Haber
Son Dakika
24.11.2010
SadriŞenerden3büyüklererestSadri Şenerden 3 büyüklere rest
Eşinden şikayetçi
Posta
01.11.2010
10:51
Yönetmen Hamdi Alkan, oyuncu eşi Canan Hoşgör ile İstinye Parkta görüntülendi

Gazetecilerle sohbet eden Alkan, Arka Sıradakiler ve Öğretmen Kemali bir arada yönetmek zor olmuyor mu? sorusuna, Gençlerle çalışmak bana enerji veriyor. Bundan çok zevk alıyorum. Onların gözlerindeki ışığı görünce ben de heyecanlanıyorum. Böylece çalışmak çok keyifli oluyor şeklinde yanıt verdi. Canan Hoşgör ise, eşinin bu durumundan şikâyetçi olduğunu belirterek, Eve geç saatte geliyor. Gözlerinin altı mor. Zaten gelir gelmez hemen yatıyor diye konuştu.
Posta
Gece Hayatı
01.11.2010
EşindenşikayetçiEşinden şikayetçi
Eşinden şikayetçi
Posta
01.11.2010
10:38
Yönetmen Hamdi Alkan, oyuncu eşi Canan Hoşgör ile İstinye Parkta görüntülendi

Gazetecilerle sohbet eden Alkan, Arka Sıradakiler ve Öğretmen Kemali bir arada yönetmek zor olmuyor mu? sorusuna, Gençlerle çalışmak bana enerji veriyor. Bundan çok zevk alıyorum. Onların gözlerindeki ışığı görünce ben de heyecanlanıyorum. Böylece çalışmak çok keyifli oluyor şeklinde yanıt verdi. Canan Hoşgör ise, eşinin bu durumundan şikâyetçi olduğunu belirterek, Eve geç saatte geliyor. Gözlerinin altı mor. Zaten gelir gelmez hemen yatıyor diye konuştu.
Posta
Son Dakika
01.11.2010
EşindenşikayetçiEşinden şikayetçi
Eşinden şikayetçi
Posta
01.11.2010
10:31
Yönetmen Hamdi Alkan, oyuncu eşi Canan Hoşgör ile İstinye Parkta görüntülendi

Gazetecilerle sohbet eden Alkan, Arka Sıradakiler ve Öğretmen Kemali bir arada yönetmek zor olmuyor mu? sorusuna, Gençlerle çalışmak bana enerji veriyor. Bundan çok zevk alıyorum. Onların gözlerindeki ışığı görünce ben de heyecanlanıyorum. Böylece çalışmak çok keyifli oluyor şeklinde yanıt verdi. Canan Hoşgör ise, eşinin bu durumundan şikâyetçi olduğunu belirterek, Eve geç saatte geliyor. Gözlerinin altı mor. Zaten gelir gelmez hemen yatıyor diye konuştu.
Posta
Magazin
01.11.2010
EşindenşikayetçiEşinden şikayetçi
Görenleri hayran bırakıyor - Foto
Samanyolu Haber
13.10.2010
17:09
Türk Hava Kurumu öğretmen pilotu Orhan Özgülbaş, Türkiyedeki 27 ili motorlu yamaç paraşütünden fotoğraf makinesi ve kamerayla görüntüledi.

AA muhabirine açıklama yapan Özgülbaş, amatör kurslar sonucu THK mensubu olduğunu ve 25 yıldır bu kurumda eğitmenlik yaptığını anlattı. Çekimlerde bazen ciddi risklerle karşılaştıklarını ifade eden Özgülbaş, Fotoğrafçılık ve kurgu konusunda eğitim almıştım. Gökyüzünden çekim yapmaya 2006da başladım. 4 yılda 3 kez Türkiye turu yaptım. Her ilde istediğimiz gibi çekim yapamayabiliyoruz çünkü hava şartları uygun olmayabiliyor. Sadece gökyüzünden çekim yapmıyoruz. Aynı zamanda gösteri uçuşları yapıyoruz, havacılıkla ilgili bilgi ve eğitim veriyoruz, gezdiğimiz yerlerin kültürel, doğal ve tarihi yapısı hakkında bilgiler aktarıyoruz. Bu nedenlerden ötürü 27 ilde çekim yapmak 4 yılımızı aldı. Amacımız 81 ilin çekimlerini tamamlamak diye konuştu. Bu görüntüleri farklı illerde açtıkları sergilerle vatandaşlarla paylaştıklarını anlatan Özgülbaş, 27 ilde 10 bine yakın fotoğraf çektiklerini söyledi. Çekimlere ekip arkadaşı Murat Tok ve bir şoförle kara yoluyla gittiklerini belirten Özgülbaş, Adana, Adıyaman, Ankara, Antalya, Artvin, Bolu, Çanakkale, Denizli, Isparta, İstanbul, İzmir, Karabük, Kastamonu, Mersin, Muğla, Nevşehir, Ordu, Rize, Samsun, Sivas, Trabzon, Urfa, Van ve Zonguldakın görüntülerinin şu anda sergilerde kullanıldığını, yeni çekim yaptıkları 3 ilin görüntülerinin de kısa sürede sergileneceğini kaydetti. Gökyüzünden Türkiye belgeseli için 500 saat video çekimi yaptıklarını bildiren Özgülbaş, bu görüntülerden oluşan belgesel ve 250 fotoğraflık bir albümün de yer aldığı DVDlerin bağış karşılığında THK adına satıldığını ifade etti. Orhan Özgülbaş, bu fotoğraf ve bilgilerin yer alacağı bir kitap oluşturmaya çalıştıklarını, kitabın THK tarafından satışının yapılacağını anlattı. Orhan Özgülbaş, çekim yaptıkları illerde kalkış ve iniş ile çekim açılarının belirlenmesi için önce yerden inceleme yaptıklarını, daha sonra da hava şartlarına göre çekimleri gerçekleştirdiklerini anlattı. Motorlu yamaç paraşütüyle 25-45 kilometre arasındaki uçuş hızında çekim yaptıklarını ifade eden Özgülbaş, yerin konumuma, büyüklüğüne ve özelliğine göre yerden 50 metre ile 2 bin 500 metre arasında değişen yükseklikte çekim yaptıklarını belirtti. Bir tur sırasında yaklaşık 2 saat uçtuğunu anlatan Özgülbaş, Uçmak çok güzel bir şey. 4 bine yakın uçuş gerçekleştirdim ama her birinde sanki ilk kez yapıyormuşum gibi heyecanlanıyorum diye konuştu. Türkiyenin her yerinde çekim yapmak istediğini ancak çekimler sırasında büyük zorluklar yaşadıkları için bu hedefe varma konusunda ümitsiz olduğunu dile getiren Özgülbaş, Bu şartlarda 81 ili çekemeyeceğim diye endişeleniyorum. Ancak 81 ilde çekimleri tamamlamış olmak en büyük hedeflerimden bir tanesi. Çekimlerde ne kadar zorlansam da sergilerde aldığım tepkiler beni çok mutlu ediyor. Çalışmamız desteklenirse, sponsor desteğiyle çok rahat tamamlayabileceğimizi düşünüyorum dedi. Özgülbaş, proje kapsamında çekilen fotoğrafların, orijinal olarak, afiş veya kartpostal şeklinde satışının da THK tarafından yapıldığını sözlerine ekledi.
Samanyolu Haber
Son Dakika
13.10.2010
Görenlerihayranbırakıyor-FotoGörenleri hayran bırakıyor - Foto
Altın Portakal'da ödüller sahiplerini buldu
Samanyolu Haber
13.10.2010
01:14
47. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivalinin onur ödülleri düzenlenen törenle sahiplerine verildi.

Cam Piramit Sabancı ve Kongre Fuar Merkezinde düzenlenen tören öncesi, festival alanında bu yıl ilk kez oluşturulan Yıldızlar Geçidine, Altın Portakala her dönemde destek sunmuş, Türk sinemasının önde gelen yapımcı ve yönetmenlerinden Türker İnanoğlunun adı verildi. Eşi Gülşen Bubikoğlu ve oğlu İlker İnanoğlu ile sanatçı dostlarının yalnız bırakmadığı Türker İnanoğlu, Çok mutlu bir anım. 1964teki ilk festivalde vardım, son festivalde de varım. Çok duyguluyum dedi. Gözyaşlarını tutmakta zorlanan İnanoğlu, bugüne kadar 214 film ve 4 binin üzerinde dizi bölümünün yapımcılığını üstlendiğini söyledi. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın ve sanatçılar daha sonra Türker İnanoğlu Yıldızlar Yolundan yürüyerek törenin yapılacağı fuar merkezine ulaştılar. Zeliha Yetişin sunduğu gecede yönetmen Ertem Göreç, senarist Safa Önal, oyuncular Gülşen Bubikoğlu, Nur Sürer, Metin Akpınar ve Zeki Alasyaya, Türk sinemasına yaptıkları katkılardan dolayı Yaşam Boyu Onur Ödülü verildi. Ödülünü sanatçı Gülsen Tuncerden alan yönetmen Ertem Göreç, geçen yıl hayatını kaybeden yönetmen Halit Refiğin Türk sinemasının en iyi yönetmenlerinden birisi olduğunu belirterek, geçen günlerde hayatını kaybeden Beklan Alganı da andı. Göreç, genç yönetmenlere de seslenerek, Halka dayanmayan sinema yapılamaz. Herkesin aklı kendisine ama genç arkadaşlar önce seyirciyi, kime hitap ettiğini düşünsün. Onları ön plana alırsanız Türk sineması daha ileriye gidecektir dedi. Ödülünü aktör Engin Çağlardan alan Nur Sürer de sinema ailesinin bir parçası olmaktan onur duyduğunu söyledi. Bugüne kadar çalıştığı yönetmenlerden Zeki Ökten, Atıf Yılmaz ve Erdoğan Tokatlının hayatını kaybettiğini belirten Sürer, Bizimle birlikte olmayan tüm sanatçıları sevgiyle anıyorum. Özellikle ilk filminde birlikte çalıştığım Yaman Okay ve Erkan Yüceli de anmak istiyorum. Çok iyi insanlar ve aktörlerdi dedi. Festivalde ilk kez 9 yönetmenin ilk filminin yarıştığına dikkati çeken Nur Sürer, Bir takım sorumsuzlukların bu gençlerin önüne geçmesi çok canımı sıktı. Festivalin 47 yıllık tarihinde ilk kez 9 ilk film oluyor. Bu genç arkadaşlarımız bazı şeylerin önüne geçsin diye konuştu. Nur Sürer, Ödülümü şu anda okulda olmaları gerekirken taş attıkları ve pankart açtıkları için cezaevinde olan çocuklara adıyorum dedi. -BÜYÜK BİR ÖZLEM Mİ, BURUKLUK MU...- Gülşen Bubikoğlu da 13 yıl beyaz perdeden uzak kaldığını belirterek, şunları söyledi: Bu gece kalbimde bir şeyler oturuyor. Büyük bir özlem mi, burukluk mu bilemiyorum; katlandı katlandı büyüdü. 13 yıldır sinema filminde yer almadım. Bu özlemden dolayı herhalde yoğunluk yaşıyorum. Bu boşlukta çok değerli bir hediyeye oldu. Beni onurlandırdılar. Bu zaman içinde tüm filmleri, genç neslin yaptıklarını yakından takip ettim, magazin boyutunda bile. Sinemada çok çok güzel işler yapılıyor. Bizim zamanımızda da güzel işler yapıldı. Bu yeni nesil çok daha gerçekçi çok daha sağlam şekilde sinemamızı temsil ediyor. Onların yüreklerine sağlık. Artık yeni bir film izlediğimde, bir Hollywood filmi izler gibi heyecanlanıyorum. Bizden sonra gelenlere bir nebze olsun ilham verebiliyorsak ne mutlu bize. Ödülü veren Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın da, Türk sinemasının neşeli ve muzip gülüşlü sanatçısına onur ödülü vermek onurdur. Biz onu özledik. Galiba 13 yıl aradan sonra sizi yeniden beyaz perde görecek gibiyiz dedi. Akaydın, Memduh Ünün de bir an önce sağlığına kavuşmasını dileyerek, gelecek yıl Türker İnanoğlu ve Memduh Ünü birlikte ağırlamak istediklerini söyledi. -TELİF HAKLARINI İSTEDİ- Senarist Safa Önal da ikinci kez yaşam boyu onur ödülü aldığını belirterek, Yaşam Boyu Onur Ödülünün başımın üzerinde yeri var ama ben asıl ömür boyu telif haklarımı istiyorum dedi. Önala ödülünü veren Antalya Valisi Ahmet Altıparmak, Hepiniz hoş geldiniz. Sizi hakikaten kıskanmamak, size gıpta etmemek mümkün değil. Sizlerle olmaktan onur duyuyorum. Sizlere konuk ya da misafir diyemiyorum, hepinizi her gece evlerimize konuk ediyoruz, ailemizden biri gibisiniz diye konuştu. Altıparmak, Önalın telif haklarıyla ilgili sözlerine de atıfta bulunarak, Antalyanın korsanla mücadelede ilk sırada yer aldığını kaydetti. Törene katılmayan Zeki Alasya ve Metin Akpınarın ödülleri, Şemsi İnkaya tarafından sanatçılara ulaştırılmak üzere Cihat Tamer ve Yalçın Gülhana verildi. Gecede Antalya Emniyet Müdürü Ali Yılmaza Korsana Hayır, Emeğe Saygı kampanyası nedeniyle Müjdat Gezen tarafından teşekkür plaketi verildi.
Samanyolu Haber
Son Dakika
13.10.2010
AltınPortakaldaödüllersahiplerinibulduAltın Portakalda ödüller sahiplerini buldu
Diyarbakır turizm hedefini belirledi
Samanyolu Haber
30.09.2010
02:00
Diyarbakırdaki tarihi surların çekirdek kısmını oluşturan İçkaledeki restorasyonun tamamlanmasıyla Diyarbakırın turizmde marka şehir olması hedefleniyor.

Yüzyıllar boyunca Hurri Mitanniler, Asurlar, Urartular, Medler, Romalılar, Sasaniler, Artuklular ve Akkoyunlular gibi 33 medeniyete ev sahipliği yapmış Diyarbakırın dünyaca tanınan surların ana kısmını oluşturan bölümde, 2005 yılından bu yana sürdürülen İçkale Kültür ve Turizm Merkezi Projesinin tamamlanması için yürütülen çalışmalar devam ediyor. 50 bin metrekarelik alanı kapsayan İçkalenin, açık hava müzesine dönüştürülmesini amaçlayan projenin 2012 yılında tamamlanması öngörülüyor. Her dönem yönetim merkezi olmuş alanda yer alan MS 2. yüzyıla ait St. George Kilisesi, Artuklu Hanı ile Cumhuriyet ve Osmanlı döneminin mimari özelliklerini yansıtan yapılar, projenin tamamlanmasıyla kentin turizmde marka şehir olmasına önemli bir katkı sağlayacak. Projeye yönelik çalışmaları yakından izleyen ve bölgede incelemeler yapan Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İçkalenin 8 bin yıl öncesine dayanan bir tarihi olduğunu vurgulayarak, mekanı açık hava müzesi haline getirmeyi hedeflediklerini söyledi. Kentte bir arkeoloji müzesi olduğunu ancak bina problemi nedeniyle müzenin şuan kapalı bulunduğunu belirten Vali Toprak, İstiyoruz ki bir an önce buradaki işlemleri bitirelim, kapalı olan arkeoloji müzemizi de burada açalım dedi. Projeyle ilgili gerekli ödeneğin olmasına rağmen, çeşitli nedenlerle gecikmelerin yaşandığını ancak çalışmaların aralıksız sürdüğünü anlatan Toprak, bugüne kadar St. George Kilisesi, Atatürk Müzesi ve Evi ile daha önce Kültür ve Turizm Müdürlüğünün hizmet verdiği binanın restorasyonlarının tamamlandığını hatırlatarak, şöyle konuştu: Bu binaların onarımları bitti. Açılışa hazır. Ama mekanın altyapısı tümden bitmeden inşaat alanında kısmi açılışa uygun olmuyor. Onun için elimizdeki mevcut ödenekleri hızlı bir şekilde ihaleye konu ederek onarımları bitirmek istiyoruz. Bölge Komutanlığı, Adliye A Binası ve Cephane Binası olan üç yapının ihalesini gerçekleştirdik. 2011 yılı sonunda bunların restorasyon işlemleri bitmiş olur. Bu binalar her biri farklı işlevlendirilecek. Burada sanat galerisi, kafeteryalar ile müzelerimizin deposu olarak kullanılacak yerler olacak. Yapılarda eserlerin dönemsel olarak sergilemesi yapılacak. Adliye B Binası için Karacadağ Kalkınma Ajansından para temin ettik. Yaklaşık 1 milyon liralık bir proje. Önümüzdeki günlerde ihalesine çıkacağız. Gecikme olmazsa buranın onarımını da bu diğer üç bina ile birlikte bitirmiş olacağız. Projenin 2012 yılında tamamlanmasının öngörüldüğünü kaydeden Vali Toprak, projenin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay tarafından yakından takip edildiğini kaydetti. Restorasyon çalışmaları sırasında St. George Kilisesinin kuzey kısmındaki alanda yapılan kazılarda, eski çağlardan kalma askeri mühimmat bulunduğunu bildiren Toprak, buluntunun türü ve hangi döneme ait olduğuna dair incelemelerin sürdüğünü, yapılacak çalışma sonrası müze envanterine önemli bir katkı sağlayacağını bildirdi. İçkalenin Sultanahmet Meydanı ve Topkapı Sarayı gibi içiçe geçen tarihi binalarla benzeştiğine ifade eden Toprak, söz konusu alan içinde inşa edilen Roma ve Artuklu dönemine ait yapılar ile 19. ve 20. yüzyıla ait eserler bulunduğuna dikkati çekerek, şunları söyledi. Burası ender müzelerden biri olacak. Surları, binaları, mekanı ve işlemesi ile ben açıkçası şimdiden heyecanlanıyorum. Aslında bugüne kadar kalması hakikaten büyük bir eksiklik diye nitelendiriyorum. Bu sadece Diyarbakır turizmi adına değil, ülkemiz ve dünya turizmi adına da bir eksiklik. Buranın bir an önce devreye girmesi gerekiyor. Diyarbakır surlarına hayat veren 50 bin metrekarelik İçkaleyi, dünya turizmine kazandırmak temel hedefimiz. Ben inanıyorum, bu hedefimize zamanında varabileceğiz. İçkalenin çok önemli bir marka olacağına inandığını belirten Vali Toprak, kentleri belli bir konuma getiren, marka olmasını sağlayan en önemli unsurun altyapı olduğunu kaydederek, öngörülen hedeflerin bitirilmesi halinde Diyarbakır turizmde marka haline geleceğine inandığını bildirdi. Kente gelen yerli ve yabancı turist sayısının 200 bin civarında olduğunu kaydeden Toprak, 2015 yılında 1 milyon turisti aşacağımıza inanıyorum. İçkale ve diğer tarihi mekanların onarımı, altyapının turizme kazandırılması ile ilgili çalışmalarımızı bitirdiğimizde 2015 yılındaki 1 milyon turist hedefini daha önceden de yakalayabileceğiz. O zaman hem vatandaşlarımız kazanacak hem de ülkemiz. Her şeyden öte insanların Diyarbakırı algılarken dışardan duymuş oldukları olumsuz imaj da bu vesile ile ortadan kaldırılmış olacak. Ve bu konuda önemli çalışmalar yapılacağını da ifade etmek istiyorum dedi. Vali Toprak, İçkaledeki çalışmalar için şu ana kadar yaklaşık 5.5 milyon liranın ha
Samanyolu Haber
Son Dakika
30.09.2010
DiyarbakırturizmhedefinibelirlediDiyarbakır turizm hedefini belirledi
22:15 Dia: Saracoğlu'na çıkmak için heyecanlanıyorum
Net Gazete
23.07.2010
01:29
Fenerbahçenin yeni transferi Senegal asıllı Fransız futbolcu Issiar Dia, Fenerbahçe, herkesin oynamak istediği büyük bir takım. Taraftarının takıma ilgisi ve sevgisi beni çok şaşırttı. Şimdiden Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadında derbilerde tribünlerin nasıl olacağını merak etmeye başladım dedi.
Net Gazete
Son Dakika
23.07.2010
2215DiaSaracoğlunaçıkmakiçinheyecanlanıyorum2215 Dia Saracoğluna çıkmak için heyecanlanıyorum
Denizli şokunu atlatamadım
Samanyolu Haber
16.06.2010
14:45
Geçirdiği rahatsızlık nedeniyle önce Fenerbahçe ile yolları sorunlu şekilde ayrılan, daha sonra futboldan yaklaşık 2 yıl uzak kalan Stephen Appiahdan çarpıcı açıklamalar geldi.

Fenerbahçe ile yaşadığı maddi sorundan 2006 yılındaki Denizlide kaybedilen şampiyonluğa, Aziz Yıldırımdan sağlık durumuna kadar samimi açıklamalarda bulundu. Geçirdiği rahatsızlık nedeniyle önce Fenerbahçe ile yolları sorunlu şekilde ayrılan, daha sonra futboldan yaklaşık 2 yıl uzak kalan Stephen Appiah tekrar eski günlerine dönmek için uğraş veriyor. 30 yaşındaki futbolcu, artık tüm sorunları geride bıraktı ve Gana Milli Takımı ile Dünya Kupası?nda sahne almaya başladı. Gana?nın Sırbistan ile yaptığı maçta oyuna sonradan giren tecrübeli futbolcu, ertesi gün HABERTÜRK ekibini takımın kaldığı otelde ağırladı. Güvenlik nedeniyle medya mensuplarını bile alınmadığı kampa Appiah?ın ?özel izni? ile girdik. İşte yıldız oyuncunun açıklamaları... BİZ KÖLE DEĞİLİZ ?Türkiye?de kulüp başkanları çok güçlü. ?Futbolculara parayı verip istediğimizi yaptırırız? düşüncesi var. Tamam bana veriyorsun ama ben de senin için çalışıyorum. Bu profesyonel bir iş sonuç olarak. Ben sana, ?Bana zorla para ver? demiyorum ki. Sen beni istiyorsun. ?Gel takımımda oyna? diye. İşler kötü gidince korkutmaya çalışıyorsun. Bunları Türk oyunculara yapabilirsiniz. Ama benim gibi, Carlos, Kezman gibi Avrupa?nın büyük kulüplerinde oynayan futbolculara yapamazsınız. Arada profesyonel bir iş var sonuç olarak. Biz köle değiliz. Türkiye?de kulüplerin en büyük sorunu bu. Başkanların futbolculara bu gözle bakması ve parayı verip daha sonra işler kötü gidince korku yaratması.? ?PARA FALAN ÖDEMEYECEĞİM? ?Fenerbahçe ile mahkemelik olduk, doğru. Ama benim para falan ödemem söz konusu değil. Yanlış teşhis koyup beni 4-5 ay oynattılar. Ayağımda embolisim (kan pıhtılaşması) varken bana ?Astımsın? dediler. Yanlış teşhis koydular. Bu da hastalığımın ilerlemesine yol açtı. Az daha ölüyordum. Şimdi nasıl benim para ödememi beklersiniz? CAS?ın aldığı karardan haberim yok. Zaten ödemem gerektiğini söylediğiniz 2 milyon Euro gibi bir param da yok.? BEN OLMASAM 100. YIL ŞAMPİYONLUĞU OLMAZDI ?Fenerbahçe benim hayatımın aşkı. Hayatımda en büyük aşkı F.Bahçe?ye duydum. Orayı unutmam da mümkün değil. Bu kadar sevdiğim bir yerden bu şekilde ayrılmak beni daha çok üzüyor. Yönetimle problemler yaşadık. Ama bunlar benim Fenerbahçe?ye olan sevgimi hiçbir zaman azaltmadı. Ne zaman Sarı-Lacivert bir forma görsem heyecanlanıyorum.? ?BAŞKANI HÂLÂ SEVİYORUM? ?F.Bahçe için çok büyük fedakârlık yaptım. Mesela ilk geldiğim yıl müthiş oynadım. Sezon sonu Portsmouth bana teklif yaptı. Kulübe 8 milyon pound önerdiler. Ve o sene 100. yılımızdı. Ben böyle bir teklifin olduğunu ancak burada kalmak istediğimi söyledim. Çünkü o dönem takımın en önemli oyuncusuydum. Ben olmadan 100. yıl şampiyonluğunu kazanamazdık.? ?Başkan ile birtakım problemler yaşadık. Ama her şeye rağmen onu hâlâ seviyorum. Ben güçlü adamları severim. O da çok güçlü bir adam. Kulübü için çok fazla çalışıyor. Tabii ki hata da yapıyor. Stili biraz farklı ama ona karşı kötü bir duygu beslemiyorum.? ?ESKİSİNDEN DAHA İYİYİM? ?Fenerbahçe?ye ilk geldiğim yıl çok formdaydım. Fizik olarak üst düzeydeydim. Şimdi o günden daha iyi olduğumu söyleyebilirim. Çok sıkı bir şekilde çalışıyorum. Hastalığım geride kaldı. Artık sadece futbola konsantre olmuş durumdayım. 30 yaşındayım. Ve hâlâ önümde uzun yıllar olduğunu düşünüyorum. Ne kadar oynarım bilmiyorum. Mesela Maldini 41 yaşına kadar oynadı. Kendine iyi baktığın, dikkatli yaşadığın ve iyi çalıştığın zaman futbolda yaşın çok fazla bir önemi olduğunu düşünmüyorum.? DENİZLİ ŞOKUNU ATLATAMADIM ?Denizlispor karşılaşmasında kaybettiğimiz şampiyonluk hâlâ içimi acıtıyor. Beni ayrıca üzen ise o maçtaki son fırsatı benim kaçırmış olmam. Normalde atacağım bir golü kaçırdım. O gol gelse takım şu anda çok farklı yerlerde olabilirdi. Her hatırladığımda içim acıyor. Atlatabilmiş değilim o sendromu. Son olarak Fenerbahçe?nin bu sezon daha dramatik şekilde şampiyonluğu kaybettiğini biliyorum. Onları çok iyi anlıyorum ve üzüntülerin paylaşıyorum.? ADIM UNUTULUYORDU ?Son dönemde futboldan uzak kaldım. Bu süreç içerisinde insanlar beni unutmaya başlamışlardı. Appiah nerede kimse bilmiyordu. Ama Dünya Kupası?nda tekrar beni gördüler. Bu benim geri dönüşüm için çok önemli bir turnuva.? KUPA AFRİKAYA GİTSİN ?Güney Afrika ile gurur duyuyoruz. Afrika Kıtası?nda ilk kez düzenlenen bu turnuvayı tüm kıta sahiplenmiş durumda. En büyük dileğim ise bir Afrika ülkesinin burada kupayı kaldırması.? MUNTARİ: FENERBAHÇE?Yİ DÜŞÜNMÜYORUM Appiah ile yaptığımız sohbete daha sonra Interli Sulley Muntari de katıldı. Inter ile Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu yaşayan Ganalı, takımına güveniyor ve burada sürpriz yapabileceklerini söylüyor. Muntari?ye daha sonra Fenerbahçe ile ilgili transfer haberlerini sorduğumuzda ise ?F.Bahçe?yi ve Türkiye?yi düşünmüyorum? diyerek net bir cevap ve
Samanyolu Haber
Son Dakika
16.06.2010
DenizlişokunuatlatamadımDenizli şokunu atlatamadım
18:05 Bakan Çubukçu'yu heyecanlandıran ziyaret
Net Gazete
04.06.2010
18:40
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, 8. Türkçe Olimpiyatları için Türkiyeye gelen öğrencileri kabul etti. Olimpiyatlara katılan her bir çocuğun birinci olduğunu belirten Çubukçu, Sizleri gördüğümde Türkiyenin geleceği adına çok heyecanlanıyorum dedi.
Net Gazete
Son Dakika
04.06.2010
1805BakanÇubukçuyuheyecanlandıranziyaret1805 Bakan Çubukçuyu heyecanlandıran ziyaret
18:05 Çubukçu,Olimpiyatlar için gelen öğrencileri kabul etti
Net Gazete
04.06.2010
18:22
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, 8. Türkçe Olimpiyatları için Türkiyeye gelen öğrencileri kabul etti. Olimpiyatlara katılan her bir çocuğun birinci olduğunu belirten Çubukçu, Sizleri gördüğümde Türkiyenin geleceği adına çok heyecanlanıyorum dedi.
Net Gazete
Son Dakika
04.06.2010
1805ÇubukçuOlimpiyatlariçingelenöğrencilerikabuletti1805 ÇubukçuOlimpiyatlar için gelen öğrencileri kabul etti
18:04 Çubukçu, Türkçe Olimpiyatları için gelen öğrencileri kabul etti
Net Gazete
04.06.2010
18:08
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, 8. Türkçe Olimpiyatları için Türkiyeye gelen öğrencileri kabul etti. Olimpiyatlara katılan her bir çocuğun birinci olduğunu belirten Çubukçu, Sizleri gördüğümde Türkiyenin geleceği adına çok heyecanlanıyorum dedi.
Net Gazete
Son Dakika
04.06.2010
1804ÇubukçuTürkçeOlimpiyatlarıiçingelenöğrencilerikabuletti1804 Çubukçu Türkçe Olimpiyatları için gelen öğrencileri kabul etti
11:18 Sağlam: 1 dakika bir ömür gibi geldi
Net Gazete
24.05.2010
11:22
Bursaspor Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam, şampiyonluk için Kadıköyden haber beklerken arada geçen 1 dakikanın bir ömür gibi geldiğini belirterek, O andaki duygu anlatılamaz. O anı kasetten 10 defa izledim, her defasında gözlerim doluyor. Fenerbahçenin maçının kasetini de çok defa izledim. Son 15 dakikasını 7-8 defa izledim. Sanki gol atacaklarmış gibi heyecanlanıyorum dedi.
Net Gazete
Son Dakika
24.05.2010
1118Sağlam1dakikabirömürgibigeldi1118 Sağlam 1 dakika bir ömür gibi geldi
Anayasa paketi için tarih verdi
Samanyolu Haber
10.04.2010
17:11
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Meclis Anayasa Komisyonunda 17 maddesi kabul edilen Anayasa değişiklik paketinin pazartesiyi salıya bağlayan gece geç vakitte tamamlanacağını söyledi.

Rixos Otelde Polis Teşkilatının kuruluşunun 165.yılı kutlamalarına katılan Bakan Atalay, çıkışta basın mensuplarının sorularını cevapladı. Anayasa teklifi görüşülmeye devam ediyor ama Baykalın bir çağrısı var. Yargıtay başkanının eleştirileri var. Nasıl değerlendiriyorsunuz? sorusuna Atalay, Yargıtay başkanının değerlendirmelerine hiç girmem. cevabını verdi. Bugünlerde paketle ilgili herkesin düşüncelerini söylediğini ve bunun iyi bir gelişme olduğunu kaydeden Atalay, Anayasa paketinin büyük demokrasi paketi olduğunu ifade etti. Bana göre iyi bir insan hakları paketi. Birey hakkını ön plana çıkaran köklü değişikler geliyor. Ben şahsen çok heyecanlanıyorum. diyen Atalay, Anayasa Mahkemesinin insan hakları mahkemesi haline geldiğini vurguladı. İnsanların paket halindeki görüşlerini söylemesinin iyi olduğunu aktaran Atalay, Cumhuriyet Halk Partisinin görüşlerinin olduğunu ve sürecin devam ettiğini belirtti. Değişiklik paketinde 17. maddeye kadar geldiklerini söyleyen Atalay, Zannediyorum pazartesi salıya bağlayan gece geç vakitte olsa tamamlanır gibi görülüyor. şeklinde konuştu. CİHAN
Samanyolu Haber
Son Dakika
10.04.2010
AnayasapaketiiçintarihverdiAnayasa paketi için tarih verdi
Kate Hudson gelin oldu!
Sabah
08.10.2009
01:04
Ünlü aktris Kate Hudson, Harpers Bazaar dergisi için New Yorkta objektif karşısına geçti. Dergiye gelinlikle poz veren ünlü yıldız, Ne zaman gelinlik giysem çok heyecanlanıyorum. Başımdan evlilik geçmesine... Devamı için tıklayınız
Sabah
Ek
08.10.2009
KateHudsongelinolduKate Hudson gelin oldu
Kate Hudson gelin oldu!
Sabah
08.10.2009
00:54
Ünlü aktris Kate Hudson, Harpers Bazaar dergisi için New Yorkta objektif karşısına geçti. Dergiye gelinlikle poz veren ünlü yıldız, Ne zaman gelinlik giysem çok heyecanlanıyorum. Başımdan evlilik geçmesine... Devamı için tıklayınız
Sabah
Magazin
08.10.2009
KateHudsongelinolduKate Hudson gelin oldu
ALEX’İ HAYRANLIKLA İZLİYORUM
Türkiye Gazetesi
03.10.2009
02:29
Alex’in methiyeler dizdiği Özer Hurmacı da sambacıya hayran olduğunu itiraf etti. “Onu izlerken heyecanlanıyorum” diyen Özer, “Her an her şeyi yapabilecek kapasitede oynuyor. İlk geldiği yıl Yattara da bende aynı etkiyi bırakmıştı. Zorlayan da Roberto Carlos’tu. Daha fazla zorlamasın diye aynı takıma geldim” dedi. Özer, eski takımı Ankaraspor’la ilgili olarak ise “Arkadaşlarım için üzülüyorum” yorumunu yaptı.
Türkiye Gazetesi
Son Dakika
03.10.2009
ALEX’İHAYRANLIKLAİZLİYORUMALEX’İ HAYRANLIKLA İZLİYORUM
Bu CD’yi Esad’a verin
Hürriyet
04.09.2009
01:14
Bağdat’tan Şam’a giden Türk heyetine bir CD veriliyor ve şu ifade kullanılıyor: “Buradaki bombaların ve eylemlerin altından hep Suriye çıkıyor. Bu görüntüleri Esad’a gösterin.” Heyecanlanıyorum... Çünkü Bağdat’ta Dışişleri Bakanlığı’nın önünde patlayan bomba dünya çapında bir yankı yaratmıştı... 60’a yakın ölü vardı... Görüntülerde Irak’tan kaçan Saddam yanlısı Baasçıların kampları var...
Hürriyet
Güncel
04.09.2009
BuCD’yiEsad’averinBu CD’yi Esad’a verin
Amerika'da büyük heyecan - Foto
Samanyolu Haber
27.08.2009
16:49
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammedin (sas) bedeninden geriye kalan ve kutsal bir emanet olarak bilinen Sakal-ı Şerif New Jersey Ulucamide ziyarete açıldı.

Önümüzdeki bir hafta boyunca cuma namazı ve teravihlerin ardından halka gösterilecek olan Sakal-ı Şerifi, ilk gün 400 civarında Müslüman ziyaret etti. Salât ve selamlar eşliğinde ziyarete açılan Sakal-ı Şerifi gören birçok Müslüman gözyaşlarını tutamadı. Ulucami Derneğinin girişimleriyle getirilen ve Amerikadaki Müslüman Türk cemaatine Ramazan sürprizi olarak sunulan Sakal-ı Şerif geçtiğimiz yıl da yoğun ilgi görmüştü. Ulucami dernek başkanı Sinan Gegre, Allah nasip etti Peygamber Efendimizin Sakal-ı Şerifini buralara kadar getirdik. Vesile olduğumuz için çok mutluyum. Cemaatimiz önümüzdeki bir hafta boyunca bu kutsal emaneti ziyaret edebilir. dedi. Yapılan iftar ve kılınan teravihin ardından Sakal-ı Şerifin ne olduğunu ve nasıl günümüze kadar intikal ettiğini anlatan İmam Dr. Özcan Güngör, ziyaret öncesi cemaate ziyaret adabı hakkında bilgi verdi. Özcan Güngör, Sakal-ı Şerif bulunduğu yerden salât ve selamla alınıp, salât ve selam getirilerek ziyaret edilir. Biz Müslüman Türklerin bu konudaki saygısı da güzel bir örnektir. Hiçbir zaman Peygamber Efendimize ait bir emanete ziyaret ettikten sonra sırtımızı dönmeyiz. dedi. Birçok ziyaretçinin çocuklarıyla katıldığı programda yoğun bir duygu seli yaşandı. Peygamber efendimizin sakalı ziyaret eden birçok ziyaretçi, cep telefonlarıyla Sakal-ı Şerifin fotoğrafını da çekti. Sakal-ı Şerifi gözyaşları içinde ziyaret edenlerden Süleyman Mamaloğlu, müthiş bir duygu yoğunluğu yaşadığını ifade etti. Mamaloğlu, Allah getirenlerden razı olsun. Memleketimizden binlerce kilometre uzakta Peygamber Efendimizi bize hatırlatacak böyle güzel bir anı yaşadığım için çok mutluyum. diye konuştu. Sakal-ı Şerifi daha öncede gördüğünü söyleyen bir diğer ziyaretçi Mehmet Okdemir ise Çok güzel bir duygu. Her gördüğümde heyecanlanıyorum. dedi. 20 yıldır Amerikada yaşadığı söyleyen Gülşen Bidal da gözyaşlarını tutamayan ziyaretçilerden bir diğeriydi. Bidal, Tüylerim diken diken oldu. Hacca da gitmiştim, orada da görmüştüm. Allah herkese hacca gitmeyi nasip etsin. Ramazan ayı çok güzel geçiyor. Peygamberimizin Sakal-ı Şerifini gördük artık daha da güzelleşir. ifadelerini kullandı. Diyanet İşleri Başkanlığının verilerine göre Türkiyede bin 818 adet Sakal-ı Şerif var. Bu alanda İstanbul 422 Sakal-ı Şerif ile ilk,153le Bursa ikinci, 98 Sakal-ı Şerif ile İzmir ise üçüncü sırada bulunuyor. Rivayetlerde belirtildiğine göre Peygamber Efendimiz (sas) hicretten sonra saçlarını, birisi Hudeybiye senesi ihramdan çıkarken, diğerini umre haccını kaza ederken, üçüncüsü de Veda Haccından sonra olmak üzere üç defa kestirmiştir. Tarih boyunca Hicaz bölgesine hizmet götüren Müslümanlar tarafından ciddi bir şekilde muhafaza edilen bu emanetler; Hulefa-i Raşidinden Emevilere ardından Abbasilere geçmiştir. Moğolların Bağdatı tahrip edilmesiyle Abbasi halifelerinin Memlüklülere sığınmasıyla kutsal emanetler de Mısıra taşınmıştır. Yavuz Sultan Selimin 1516da Mısırı almasıyla Sakal-ı Şerifte dâhil olmak üzere kutsal emanetler İstanbula getirilmiştir. (CİHAN)
Samanyolu Haber
Son Dakika
27.08.2009
Amerikadabüyükheyecan-FotoAmerikada büyük heyecan - Foto
ABD'de Sakal-ı Şerif bayramı
Samanyolu Haber
27.08.2009
12:31
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammedin (sas) bedeninden geriye kalan ve kutsal bir emanet olarak bilinen Sakal-ı Şerif New Jersey Ulucamide ziyarete açıldı.

Önümüzdeki bir hafta boyunca cuma namazı ve teravihlerin ardından halka gösterilecek olan Sakal-ı Şerifi, ilk gün 400 civarında Müslüman ziyaret etti. Salât ve selamlar eşliğinde ziyarete açılan Sakal-ı Şerifi gören birçok Müslüman gözyaşlarını tutamadı. Ulucami Derneğinin girişimleriyle getirilen ve Amerikadaki Müslüman Türk cemaatine Ramazan sürprizi olarak sunulan Sakal-ı Şerif geçtiğimiz yıl da yoğun ilgi görmüştü. Ulucami dernek başkanı Sinan Gegre, Allah nasip etti Peygamber Efendimizin Sakal-ı Şerifini buralara kadar getirdik. Vesile olduğumuz için çok mutluyum. Cemaatimiz önümüzdeki bir hafta boyunca bu kutsal emaneti ziyaret edebilir. dedi. Yapılan iftar ve kılınan teravihin ardından Sakal-ı Şerifin ne olduğunu ve nasıl günümüze kadar intikal ettiğini anlatan İmam Dr. Özcan Güngör, ziyaret öncesi cemaate ziyaret adabı hakkında bilgi verdi. Özcan Güngör, Sakal-ı Şerif bulunduğu yerden salât ve selamla alınıp, salât ve selam getirilerek ziyaret edilir. Biz Müslüman Türklerin bu konudaki saygısı da güzel bir örnektir. Hiçbir zaman Peygamber Efendimize ait bir emanete ziyaret ettikten sonra sırtımızı dönmeyiz. dedi. Birçok ziyaretçinin çocuklarıyla katıldığı programda yoğun bir duygu seli yaşandı. Peygamber efendimizin sakalı ziyaret eden birçok ziyaretçi, cep telefonlarıyla Sakal-ı Şerifin fotoğrafını da çekti. Sakal-ı Şerifi gözyaşları içinde ziyaret edenlerden Süleyman Mamaloğlu, müthiş bir duygu yoğunluğu yaşadığını ifade etti. Mamaloğlu, Allah getirenlerden razı olsun. Memleketimizden binlerce kilometre uzakta Peygamber Efendimizi bize hatırlatacak böyle güzel bir anı yaşadığım için çok mutluyum. diye konuştu. Sakal-ı Şerifi daha öncede gördüğünü söyleyen bir diğer ziyaretçi Mehmet Okdemir ise Çok güzel bir duygu. Her gördüğümde heyecanlanıyorum. dedi. 20 yıldır Amerikada yaşadığı söyleyen Gülşen Bidal da gözyaşlarını tutamayan ziyaretçilerden bir diğeriydi. Bidal, Tüylerim diken diken oldu. Hacca da gitmiştim, orada da görmüştüm. Allah herkese hacca gitmeyi nasip etsin. Ramazan ayı çok güzel geçiyor. Peygamberimizin Sakal-ı Şerifini gördük artık daha da güzelleşir. ifadelerini kullandı. Diyanet İşleri Başkanlığının verilerine göre Türkiyede bin 818 adet Sakal-ı Şerif var. Bu alanda İstanbul 422 Sakal-ı Şerif ile ilk,153le Bursa ikinci, 98 Sakal-ı Şerif ile İzmir ise üçüncü sırada bulunuyor. Rivayetlerde belirtildiğine göre Peygamber Efendimiz (sas) hicretten sonra saçlarını, birisi Hudeybiye senesi ihramdan çıkarken, diğerini umre haccını kaza ederken, üçüncüsü de Veda Haccından sonra olmak üzere üç defa kestirmiştir. Tarih boyunca Hicaz bölgesine hizmet götüren Müslümanlar tarafından ciddi bir şekilde muhafaza edilen bu emanetler; Hulefa-i Raşidinden Emevilere ardından Abbasilere geçmiştir. Moğolların Bağdatı tahrip edilmesiyle Abbasi halifelerinin Memlüklülere sığınmasıyla kutsal emanetler de Mısıra taşınmıştır. Yavuz Sultan Selimin 1516da Mısırı almasıyla Sakal-ı Şerifte dâhil olmak üzere kutsal emanetler İstanbula getirilmiştir. (CİHAN)
Samanyolu Haber
Son Dakika
27.08.2009
ABDdeSakal-ıŞerifbayramıABDde Sakal-ı Şerif bayramı
11:10 Aşk-ı Memnu dizisinde Beren Saat'le dakikalarca sevişen Kıvanç Tatlıtuğ, utangaçmış: "Basının karşısında heyecanlanıyorum"
Net Gazete
08.07.2009
11:36
Tatlıtuğ basından uzak durma sebebini utangaçlık olarak adlandırdı ve şunları söyledi: Hiç basına çıkmıyor değilim. Belli zamanlarda söyleşi yapıyor ya da röportaj veriyorum. Ama basından uzak durmamın asıl nedeni, utangaç olmamdan kaynaklanıyor. Heyecanlanıyorum...
Net Gazete
Son Dakika
08.07.2009
1110Aşk-ıMemnudizisindeBerenSaatledakikalarcasevişenKıvançTatlıtuğutangaçmışBasınınkarşısındaheyecanlanıyorum1110 Aşk-ı Memnu dizisinde Beren Saatle dakikalarca sevişen Kıvanç Tatlıtuğ utangaçmış Basının karşısında heyecanlanıyorum
11:40 Popçu Demet Akalın, babasını Adanalı dizisinin 'Maraz Ali’si Mehmet Akif Alakurt’a benzetti
Net Gazete
19.06.2009
11:50
Pop şarkıcısı Demet Akalın, Adanalı’nınMaraz Ali’si Mehmet Akif Alakurt’un, henüz iki yaşındayken bir trafik kazasında kaybettiği babasına çok benzediğini açıkladı. Alakurt için, “Aynen babama benziyor. Yüzündeki ifade aynen o. Onu görünce heyecanlanıyorum” diyen Akalın’ın babasına benzettiği Alakurt’un da durumu ünlü şarkıcınınkinden farklı değil.
Net Gazete
Son Dakika
19.06.2009
1140PopçuDemetAkalınbabasınıAdanalıdizisininMarazAli’siMehmetAkifAlakurt’abenzetti1140 Popçu Demet Akalın babasını Adanalı dizisinin Maraz Ali’si Mehmet Akif Alakurt’a benzetti
Maraz Ali'yi görünce heyecanlanıyorum
En Son Haber
17.06.2009
18:49
İstanbul'a nefes aldıracak proje
Samanyolu Haber
02.05.2009
14:57
İstanbulun su sıkıntısını gidermek için düşünülen Melen Projesi kapsamında Boğazın altında yapılarak iki kıtayı birbirine bağlayan tünel tamamlandı.

Düzcedeki Melen Çayından borularla getirilen su artık İstanbul Boğazının altındaki bu tünelden geçerek Avrupa kıtasına ulaşacak.

Melen Projesi kapsamında Ömerli Barajına ulaştırılan su artık Avrupa yakasına da akıtılacak. İstanbul Boğazında deniz seviyesinin 135 metre altından geçen ve 3 bin 145 metrelik Derbent-Beykoz Şaftı Arası Boğaz Geçiş Tüneli bugün tünel delme makinesinin kazısıyla tamamlandı. Tünelin tamamlanması nedeniyle düzenlenen törene Çevre ve Orman Bakanı Veysel Erdoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, DSİ Genel Müdürü Haydar Koçaker, İSKİ Genel Müdürü Mevlüt Vural ile inşaatın gerçekleşmesini sağlayan mühendis ve işçiler katıldı.

Törende konuşan Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Benim en mutlu günlerimden biri. Tesis açılışında bütün yorgunluğumu unutuyorum. İstanbulda su ile ilgili bir tesis olunca daha da heyecanlanıyorum. dedi. 20 Ekim 2007de Melenden İstanbula su akmaya başladığını anlatan Bakan Eroğlu, bu suyun Avrupa yakasına taşınması için de Boğazın altından bu tünelin yapımı için adım attıklarını söyledi. Tünelin çok kısa sürede tamamlandığını anlatan Bakan, emeği geçenlere teşekkür etti.

Bakan Eroğlu, İstanbullulara su sorunu yaşatmamak, eziyet çektirmemek için gece gündüz çalıştıklarını bu kapsamda önemli projeleri hayata geçirdiklerini söyledi. Bunlardan en önemlisinin Düzcedeki Büyük Melen Çayında 1 milyar 190 milyon metreküplük suyun İstanbula taşınması projesi olduğunu anlatan Eroğlu, ilk proje kapsamında getirilen suyun Ömerli Barajına akıtıldığını dile getirdi. Bu suyun Avrupa yakasına da akıtılması için 1 milyar 300 milyon dolar maliyetli bu projenin dünyadaki en büyük su temini projesi olduğunu kaydetti. Bakan Eroğlu, yapımına 14 ay önce başlanan tünelin kısa sürede çok başaralı bir çalışma yürütüldüğünü dile getirdi.



-BAŞBAKAN GELECEK İKİ TANKER SU GÖNDERİVER-

Bakan Eroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu 1994 yılını hatırlatarak yaşadıkları sıkıntıları da anlattı. Erdoğanın kendisini İSKİ Genel Müdürü yaptığını söyleyen Eroğlu, o dönemde İstanbulda sürekli su kesintileri olduğunu, İSKİnin kasasının boş olduğunu, yatırım yapılmadığını anımsattı. Kendilerinden önceki Nurettin Sözen yönetiminden devraldıkları İstanbulda zor şartlarda göreve başladıklarını anlatan Eroğlu şunları söyledi: Şimdi milletvekili olan Bağcılar Belediye Başkanı Feyzullah Kıyıklık her gün arıyordu. Ne olur iki tanker su gönderin diyordu. İstanbul Valisi, Aman sayın İSKİ Genel Müdürüm, bu hafta sonu Başbakan gelecek. Lütfen Başbakanın evinin oraya 2 tanker su gönderiver diyordu. Çocuklar yıkanamadığı için eczanelerde bit ilaçları tükenmişti. Tankerlerden aldıkları suları üst katlardaki evlerine çıkarmaya çalışan pek çok hanımefendinin bel fıtığı rahatsızlığı çektiğini hatırlıyorum. Bayanların bidonlarla İSKİnin önüne gelip Su, su, su diye eylem yaptığını hatırlıyorum. Bunları gördükten sonra büyük düşündük gece gündüz çalıştık. Ta o tarihte dedik Biz İstanbulun 2040 yılına kadar master planını yapacağız dedik. O zamanki belediye başkanımız, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Aman bunu her yerde söyleme. Kimi yere 15 günde bir su veriyoruz, hanımefendiler seni süpürge sapıyla kovalar diye uyarmıştı. 1 Ocak 1995ten itibaren İstanbulun her yerine su vermeye başladık. 8 ayda İstanbuldaki su kesintilerini ortadan kaldırdık. O günden beri su sıkıntısı yok İstanbulda.

İBB Başkanı Kadir Topbaş da Tarihi bir ana tanıklık ettiklerini söyledi. Çok önemli bir gün yaşadıklarını söyleyen Topbaş, Su geçiş tünelinin açılışı çok önemli ve tarihi bir an. Gayet basit gibi geliyor ama kolay değil. Teknolojik imkanlar olmasaydı bu gerçekleşmezdi. İnsan gücüyle denizin 135 metre altından böyle bir tünel kurulması asla mümkün olamazdı. dedi. Tünelin yapımında ne kadar hassas hareket edildiğini anlatan Topbaş, İstanbulun iki yakasında birden başlayan tünel iki yakayı birbirine bağlıyor. Günde 3 milyon metreküpe kadar su geçecek. Bu kentte yaşayanları artık su problemi bitmiştir. İki taraftan başladı dengeli bir noktada birleşti. 5 milimetre hata ile iki tünel birleşti. Bundan sonra İstanbul artık susuzluk çekmeyecek. dedi.

Yapılan konuşmaların ardından Veysel Eroğlu, Kadir Topbaş ve diğer yetkililer butona basarak kazı makinesinin tünelin son kısmını kazmasını sağladı. Tünel delme makinesi belirlenen yeri delerek tünel kazı çalışmasını tamamladı.



-RAKAMLARLA MELEN PROJESİ-

Açılışı yapılan tünelin Avrupa yakasında kalan kısmı ile tabandaki bölümü Tünel Delme Makinesi ile yapıldı. Asya yakasındaki kısmı ise del-patlat yöntemi ile gerçekleştirildi.
Samanyolu Haber
Son Dakika
02.05.2009
İstanbulanefesaldıracakprojeİstanbula nefes aldıracak proje
Melen Suyu Boğazı'nın altından geçecek
Samanyolu Haber
02.05.2009
14:15
İstanbulun su sıkıntısını gidermek için düşünülen Melen Projesi kapsamında Boğazın altında yapılarak iki kıtayı birbirine bağlayan tünel tamamlandı.

Düzcedeki Melen Çayından borularla getirilen su artık İstanbul Boğazının altındaki bu tünelden geçerek Avrupa kıtasına ulaşacak.

Melen Projesi kapsamında Ömerli Barajına ulaştırılan su artık Avrupa yakasına da akıtılacak. İstanbul Boğazında deniz seviyesinin 135 metre altından geçen ve 3 bin 145 metrelik Derbent-Beykoz Şaftı Arası Boğaz Geçiş Tüneli bugün tünel delme makinesinin kazısıyla tamamlandı. Tünelin tamamlanması nedeniyle düzenlenen törene Çevre ve Orman Bakanı Veysel Erdoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, DSİ Genel Müdürü Haydar Koçaker, İSKİ Genel Müdürü Mevlüt Vural ile inşaatın gerçekleşmesini sağlayan mühendis ve işçiler katıldı.

Törende konuşan Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Benim en mutlu günlerimden biri. Tesis açılışında bütün yorgunluğumu unutuyorum. İstanbulda su ile ilgili bir tesis olunca daha da heyecanlanıyorum. dedi. 20 Ekim 2007de Melenden İstanbula su akmaya başladığını anlatan Bakan Eroğlu, bu suyun Avrupa yakasına taşınması için de Boğazın altından bu tünelin yapımı için adım attıklarını söyledi. Tünelin çok kısa sürede tamamlandığını anlatan Bakan, emeği geçenlere teşekkür etti.

Bakan Eroğlu, İstanbullulara su sorunu yaşatmamak, eziyet çektirmemek için gece gündüz çalıştıklarını bu kapsamda önemli projeleri hayata geçirdiklerini söyledi. Bunlardan en önemlisinin Düzcedeki Büyük Melen Çayında 1 milyar 190 milyon metreküplük suyun İstanbula taşınması projesi olduğunu anlatan Eroğlu, ilk proje kapsamında getirilen suyun Ömerli Barajına akıtıldığını dile getirdi. Bu suyun Avrupa yakasına da akıtılması için 1 milyar 300 milyon dolar maliyetli bu projenin dünyadaki en büyük su temini projesi olduğunu kaydetti. Bakan Eroğlu, yapımına 14 ay önce başlanan tünelin kısa sürede çok başaralı bir çalışma yürütüldüğünü dile getirdi.

-BAŞBAKAN GELECEK İKİ TANKER SU GÖNDERİVER-

Bakan Eroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu 1994 yılını hatırlatarak yaşadıkları sıkıntıları da anlattı. Erdoğanın kendisini İSKİ Genel Müdürü yaptığını söyleyen Eroğlu, o dönemde İstanbulda sürekli su kesintileri olduğunu, İSKİnin kasasının boş olduğunu, yatırım yapılmadığını anımsattı. Kendilerinden önceki Nurettin Sözen yönetiminden devraldıkları İstanbulda zor şartlarda göreve başladıklarını anlatan Eroğlu şunları söyledi: Şimdi milletvekili olan Bağcılar Belediye Başkanı Feyzullah Kıyıklık her gün arıyordu. Ne olur iki tanker su gönderin diyordu. İstanbul Valisi, Aman sayın İSKİ Genel Müdürüm, bu hafta sonu Başbakan gelecek. Lütfen Başbakanın evinin oraya 2 tanker su gönderiver diyordu. Çocuklar yıkanamadığı için eczanelerde bit ilaçları tükenmişti. Tankerlerden aldıkları suları üst katlardaki evlerine çıkarmaya çalışan pek çok hanımefendinin bel fıtığı rahatsızlığı çektiğini hatırlıyorum. Bayanların bidonlarla İSKİnin önüne gelip Su, su, su diye eylem yaptığını hatırlıyorum. Bunları gördükten sonra büyük düşündük gece gündüz çalıştık. Ta o tarihte dedik Biz İstanbulun 2040 yılına kadar master planını yapacağız dedik. O zamanki belediye başkanımız, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Aman bunu her yerde söyleme. Kimi yere 15 günde bir su veriyoruz, hanımefendiler seni süpürge sapıyla kovalar diye uyarmıştı. 1 Ocak 1995ten itibaren İstanbulun her yerine su vermeye başladık. 8 ayda İstanbuldaki su kesintilerini ortadan kaldırdık. O günden beri su sıkıntısı yok İstanbulda.

İBB Başkanı Kadir Topbaş da Tarihi bir ana tanıklık ettiklerini söyledi. Çok önemli bir gün yaşadıklarını söyleyen Topbaş, Su geçiş tünelinin açılışı çok önemli ve tarihi bir an. Gayet basit gibi geliyor ama kolay değil. Teknolojik imkanlar olmasaydı bu gerçekleşmezdi. İnsan gücüyle denizin 135 metre altından böyle bir tünel kurulması asla mümkün olamazdı. dedi. Tünelin yapımında ne kadar hassas hareket edildiğini anlatan Topbaş, İstanbulun iki yakasında birden başlayan tünel iki yakayı birbirine bağlıyor. Günde 3 milyon metreküpe kadar su geçecek. Bu kentte yaşayanları artık su problemi bitmiştir. İki taraftan başladı dengeli bir noktada birleşti. 5 milimetre hata ile iki tünel birleşti. Bundan sonra İstanbul artık susuzluk çekmeyecek. dedi.

Yapılan konuşmaların ardından Veysel Eroğlu, Kadir Topbaş ve diğer yetkililer butona basarak kazı makinesinin tünelin son kısmını kazmasını sağladı. Tünel delme makinesi belirlenen yeri delerek tünel kazı çalışmasını tamamladı.

-RAKAMLARLA MELEN PROJESİ-

Açılışı yapılan tünelin Avrupa yakasında kalan kısmı ile tabandaki bölümü Tünel Delme Makinesi ile yapıldı. Asya yakasındaki kısmı ise del-patlat yöntemi ile gerçekleştirildi.

Melen Projesinin özellikleri ise şöyle: Ülkemizde tek proje k
Samanyolu Haber
Son Dakika
02.05.2009
MelenSuyuBoğazınınaltındangeçecekMelen Suyu Boğazının altından geçecek
"Erkan Bebek" Hillary ninesini bekliyor
Samanyolu Haber
07.03.2009
14:39
Dünyanın Erkan bebek olarak tanıdığı Erkan Işık, Hillary Clintonun Türkiye ziyaretine çok sevindiğini söyledi.

Eski ABD Başkanı Bill Clintonın, 1999da Marmara Depremi sonrasında İzmite yaptığı ziyarette kucağına alıp sevdiği ve dünyanın Erkan bebek olarak tanıdığı Erkan Işık, Hillary Clintonun Türkiye ziyaretine çok sevindiğini söyledi.

Bugün 10 yaşında olan ve özel bir kolejde ücretsiz öğrenim gören 4. sınıf öğrencisi Erkan Işık, AA muhabirine Bill Clintonı dedesi olarak gördüğünü belirterek, Hillary Clintonun kendisini ziyaret etmesini çok istediğini bundan memnunluk duyacağını söyledi.

Clinton ailesinden bilgisayar isteyen Erkan Işık, Bill Clintonın kendisini kucağına alarak sevdiğinde henüz 7 aylık olduğunu anımsattı.

Bilgisayarı olmadığını belirten Işık, Bill Dedemden bana bilgisayar göndermesini isterim. Amerika Birleşik Devletlerine gitmek, orada eğitim gördükten sonra bilim adamı olmak istiyorum dedi.

Bill Clinton ile 7 aylıkken kendisinin burnunu sıkmasından sonra İstanbul Çırağan Sarayında görüştüğünu hatırlatan Erkan Işık, şöyle devam etti:

İstanbula gittiğim zaman Bill dedem beni çok iyi karşıladı. Ona mektubup vermek istedim, ama kalabalık olduğu için yazdığım mektubu ancak cebine bırakabildim. Sonra mektubuma cevap vermediler. Büyük annem olarak gördüğüm Hillary Clintonun beni ziyaret etmesini bana ufacık bile olsa hatıra kalabilecek bir hediye bırakmasını istiyorum. Televizyonlarda Bill dedemi gördüğüm zaman çok heyecanlanıyorum. Onu çok seviyorum. Derslerimi yapabileceğim bir bilgisayarım olsun istiyorum. Büyükannem Hillary, isteğimi kırmayıp bana bilgisayar gönderirse çok sevinirim. Başka bir isteğim ise kirada oturduğumuz için bize bir ev versinler çok mutlu oluruz.

Clintona üçüncü bir mektup daha yazacağını söyleyen Işık, okullar tatile girdiğinde Takdir Belgesi aldığı zaman karnesinin bir fotokopisini ABDye göndereceğini bildirdi.

Anne Şennur Işık, oğlu Erkanın derslerinin çok iyi olduğunu, büyüdüğü zaman ise bilim adamı olmak istediğini bildirdi. Eşinin geçici işlerde asgari ücret ile çalıştığını ifade eden anne Işık, Oğlumun öğrenimini daha iyi sürdürebilmesi için Clinton ailesinden bilgisayar istiyoruz dedi.

Işık ailesi, televizyon kanalından Hillary Clintonun Anıtkabir ziyaretini izleyerek duygulandı.

AA
Samanyolu Haber
Son Dakika
07.03.2009
ErkanBebekHillaryninesinibekliyorErkan Bebek Hillary ninesini bekliyor
DUVAR
Samanyolu Haber
11.12.2008
09:20
Kafamdaki duvar imajı ile buraya geldiğimde karşılaştığım şeyin ne kadar farklı olduğu benim için oldukça şaşırtıcı oldu.

BERLİN-Burası soğuk savaşın en sıcak yaşandığı yer! Berlin deyince hemen hepimizin aklına duvar geliyor, 10 Kasım 1989da ancak yıkılabilen Berlin Duvarı...


Berlin ile ilgili hafızamda duvar dışında iki şey daha var: Birisi dürüst ve adil hakimleri anlatmak için kullanılan Berlinde hakimler var sözü, diğeri ise J.F. Kennedynin duvarın önüne gelip Almanca olarak söylediği Ben de bir Berlinliyim sözü...

Kafamdaki duvar imajı ile buraya geldiğimde karşılaştığım şeyin ne kadar farklı olduğu benim için oldukça şaşırtıcı oldu. Cehaletimi bağışlayın; ama ben Berlin Duvarı denildiğinde Berlini ikiye böldüğü varsayılan ve ancak birkaç metre uzunluğunda sembolik bir duvar varsayıyordum. Meğer sembolik filan değil, basbayağı şehri orta yerinden ikiye bölen kilometrelerce uzunluğunda bir duvardı söz konusu olan.

Şu dolaştığımız yerlerde, Brandenburger Kapısı önünde kim bilir karşı tarafa geçmek isteyen ne canlar tarassut kulelerinden açılan makineli tüfek ateşi sonunda şuraya buraya düştüler. Bu konuda bir istatistik var mıdır ki? Kim bilir?

Şimdi o duvarın yerinde yeller esiyor, yüksek binalar yükseliyor; ama İşte duvar tam buradan başlıyordu denildiğinde sanki bir anda etrafım tel örgülerle, duvarlarla ve makineli tüfek yuvalarında her an karşıya geçmek için hamle yapabilecek bir Berlinliyi kurşunlamaya hazır Rus askerleri ile örüldü!

Bir an kendimi Doğu Berlinlilerin yerine koydum. İki metre genişliğindeki duvarın üzerinde, dibinde, yanında, yöresinde, etrafında kurşun deliklerinin yol açtığı kan gölleri bulunan insanlar gördüm.

Umutlarını gerçekleştirebilmek için aşması gereken son engel olan duvara takılıp kalan insanlar için üzüldüm, belki de birkaç damla gözyaşı döktüm.

Siz de buralara gelseniz, tahmin ederim benim gibi şurada adı wall (duvar) olan otobüs durağında bekleyen bir Berlinli olmak istemezdiniz.

Gerçi ben Türkiyede yaşıyordum, pek yabancısı değilim duvarların; fakat Berlin, kafalara, gönüllere bile duvarların örüldüğü bir dünyada yaşadığımı yeniden hatırlattı bana! Soğuk savaşın en kritik günleri.

Her an bir dünya savaşı çıkabilir. Berlin abluka altında. Sadece bir hava koridoru var ve oraya da sınırlı sayıda ülkenin uçağı inip kalkabiliyor. Amerika Başkanı J.F.Kennedy batı tarafında duvarın önüne geliyor ve Ben de bir Berlinliyim diyor.

Acaba o zamanlarda Brandenburger Kapısı civarında gördüğümüz ıhlamur ağaçları var mıydı? Ağaçlar cadde kenarlarında ve meyveleri dökülüyor.

Duvarı geçerken heyecanlanıyorum. Amerikanın belki de bu dünyaya en büyük katkılarından birisi bu duvarı yıkacak adımları atmak, komünizmi yıkmak oldu. Duvardan sonra Berlinde her şeyden iki tane oluvermiş bir anda. Şehirde iki hayvanat bahçesi, iki opera binası, iki televizyon kulesi, iki havaalanı, iki parlamento binası....

Her şey böylesine çift iken Politbüro sözcüsü Günter Schabowskinin Herkes batıya geçebilir sözü duyuluyor televizyonlarda. Aslında o, Vize alan herkes batıya geçebilir demişti. Fakat bir yanlış anlama birden bütün Doğuluları duvarın önüne yığmaya yetmişti.

Sonra duvar yıkılmış, her şeyden yeniden bir olmuştu. Bu arada unutmadan Almanyanın kapısını Türklere açan olayın bu duvar olduğunu da unutmamak gerek. Duvar yapılıp doğudan batıya geçişler engellenince Almanyada doğan işgücü açığı Türkler ve diğer milletlerce dolduruldu! Bu, kaderin ilginç bir cilvesi işte!
Samanyolu Haber
Son Dakika
11.12.2008
DUVARDUVAR
72'lik nine arkeolojik kazılarda
Haber Türk
24.10.2008
09:27
Saadet Can: Tarihi eser bulunduğunda çok heyecanlanıyorum
Haber Türk
Son Dakika
24.10.2008
72likninearkeolojikkazılarda72lik nine arkeolojik kazılarda
Toplam "59" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti