hocasıydı | |
|
| Hocasıydı kocası oldu | Haber3 | 05.02.2012 16:45 |  | | |
| Hocasıydı kocası oldu | Milliyet | 05.02.2012 11:20 |  | | 7 dil bilen Maya Ondalıkoğlu İstanbul’da liseyi bitirdikten sonra Pennsylvania Üniversitesi’nde siyaset bilimi ve Yakındoğu dilleri üzerine lisa...
 | | Milliyet Dünya 05.02.2012 | | | HocasıydıkocasıolduHocasıydı kocası oldu |
|
| 11:04 Hocasıydı kocası oldu | Milliyet | 05.02.2012 11:20 |  | | |
| Hocasıydı, kocası oldu! | Vatan Gazetesi | 05.02.2012 10:39 |  | | |
| Timurtaş Uçar hepimizin hocasıydı | Milli Gazete | 28.01.2012 22:09 |  | | | 20 Ocak 2000 tarihi merhum Timurtaş Uçar hocaefendinin ölümünün 12nci yıldönümü. Bu tarih bugünün bir hafta öncesine tekâbül ediyor. Biz o tarihte ruhuna Fatihalar okuduk ama maalesef yoğunluğumuzdan dolayı sütunuma taşıyamadık.Merhum Timurtaş Uçar hocamız; 1944 yılında doğdu. 20 Ocak 2000de dâr-ı bekâ eyledi.
İmam Hatip Lisesinde okudu... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 28.01.2012 | | | TimurtaşUçarhepimizinhocasıydıTimurtaş Uçar hepimizin hocasıydı |
|
| Erbakan herkesin hocasıydı ama... | Milli Gazete | 29.08.2011 18:02 |  | | | Erbakan herkesin hocasıydı. Sadece Türkiyede değil, Dünyada yolunu arayanlara hocalık yapmıştır.
Yolunu arayanlara hocalık yapmakla kalmamış, önlerine düşerek aradıkları yolu bizzat göstermiştir. Bu özelliği dolayısıyla da herkesin lideri olmuştur.... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 29.08.2011 | | | ErbakanherkesinhocasıydıamaErbakan herkesin hocasıydı ama |
|
| Hilmi Yavuz - Her şey neden tepetaklak görünüyor? | Zaman | 05.06.2011 02:04 |  | | |
| Hilmi Yavuz - Her şey neden tepetaklak görünüyor? | Zaman | 05.06.2011 01:52 |  | | |
| İşadamları Saadet Partisi'ne taziye ziyaretinde bulundu | Samanyolu Haber | 01.03.2011 12:36 |  | | Hatayın Dörtyol ilçesinde Girişimci İşadamları Derneği (DÖGİAD) üyeleri, Saadet Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakanın vefatı nedeniyle taziye ziyaretinde bulundu.
Saadet Partisi İlçe Başkanı Süleyman Akkaya, Necmettin Erbakanın vefatından dolayı büyük bir üzüntü içerisinde olduklarını söyledi. Erbakanın kendilerine çok şey öğrettiğini belirten Akkaya, Hocamın yeri doldurulamaz. Hepimizin öğretmeniydi, hocasıydı dedi.
DÖGİAD üyeleri Necmettin Erbakanın ölümünden duydukları üzüntüyü dile getirerek taziyelerini bildirdi.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 01.03.2011 | | | İşadamlarıSaadetPartisinetaziyeziyaretindebulunduİşadamları Saadet Partisine taziye ziyaretinde bulundu |
|
| Gökçek: Hocamın yeri dolmaz | Samanyolu Haber | 27.02.2011 20:44 |  | | Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Necmettin Erbakanın vefatı nedeniyle taziye ziyareti için Saadet Partisi Genel Merkezine gitti. Gökçek, ziyaretin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, Necmettin Erbakan hakkın rahmetine kavuşması nedeniyle üzgün olduklarını söyledi.
Erbakanın kendilerine çok şey öğrettiğini belirten Gökçek, Hocamın yeri dolmaz. Hepimizin öğretmeniydi, hocasıydı. dedi.
Türkiyenin bir yerlere Erbakan ve öğrencileri sayesinde geldiğini kaydeden Gökçek, Unutmak mümkün değil, kaç kere görevden gittiyse yeniden göreve geldi. Ondaki azmi ben örnek alıyorum. Hocamı ne Türkiye ne de dünyanın unutması mümkün değil. Allah rahmet eylesin. Allah geride kalanlara, ailesine sabır versin. İnşallah onu sevenleriyle birlikte cennette buluştursun. diye konuştu.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 27.02.2011 | | | GökçekHocamınyeridolmazGökçek Hocamın yeri dolmaz |
|
| 15:41 Milliyet gazetesi yazarı Piatti, sınırdışı edildi | Net Gazete | 21.11.2010 15:39 |  | | |
| O 3 ismin çok ilginç ortak noktası | Samanyolu Haber | 23.10.2010 12:34 |  | | Televizyonlarda CHPnin sözcülüğünü yapan isimlerin ortak noktasına dair çok çarpıcı bir tespit...
Necla Arat ve Nur Serterden ne eksiği var, hazır bu iki hanımefendi CHPyi yeniden çekim alanlarına almışken Kemal Alemdaroğlu da ortaya atılıp Ben de buradayım demeli diye düşünüyordum. Keşke başka bir şeyi geçirseymişim zihnimden; Kemal Alemdaroğlu da artık ekranlarda...
İstanbul Üniversitesinin eski rektörlerindendi Prof. Kemal Alemdaroğlu, tıp profesörüydü ve en keskin başörtüsü karşıtlarından biriydi. İkna odası uygulamasını Prof. Nur Serter başlatmış olsa da, ona bu yetkiyi veren kişi kendisini rektör yardımcılığına getiren Prof. Kemal Alemdaroğluydu.
Her bakımdan dönemine uygun bir kişilikti; gözüme batan tek kusurunu hâlâ rektör koltuğunda otururken burada sergilemiştim: İki meslektaşıyla birlikte onun ismini de taşıyan bir kitap Amerikalı birinin eseriydi aslında; içindeki çizimlere kadar Türkçeleştirmiş ve üstüne ismini yazmaktan çekinmemişti İstanbul Üniversitesi Rektörü...
Gerçi ben buna kusur diyorum, ama Amerikan Virginia Üniversitesinin tespit ettiği, kitabın orijinalini çıkaran yayınevinin sorulduğunda İznimiz yok bilgisini verdiği, Alemdaroğlu tarafından kaleme alınmış bölümde esas eserden kaynak olarak bile söz edilmeyen kitapla işlenen intihal suçunu, başında bulunduğu üniversite camiası hiç büyütmedi.
Sadece Ahmet Necdet Sezer dert etti bu durumu ve Cumhurbaşkanı olarak görev süresini uzatabilecekken Kemal Alemdaroğlunu koltuğundan ediverdi.
Cüneyt Özdemirin programına çıkmış birkaç gün önce Kemal Alemdaroğlu ve Yasak uygulanırken herhangi bir sorun çıkmadı, öğrenciler başlarını kendiliğinden açıp derslere girdiler demiş... Nur Serterin iknası çok etkili oldu demeye getiriyor...
Nur Serterin de ilginç bir kişiliği var. Sevgi Dünyası adlı ispirtizmacı bir grubun dergisinde yazı hayatına başlayan Nur Hanım, 27 Mayısta İstanbulda Örfi İdare Kurmay Başkanı olan babası Albay Emin Aytekinin yönlendirmesiyle muhafazakâr hocaların yanında saf tutuyordu. Tunca Toskay, Turan Yazgan, Enis Öksüz gibi isimlerle aynı bildirilere imza atıyor, Dinde Siyasal İslâm Tekeli adlı kitabında başörtüsü yasağının bir-iki kurum istisna tutularak kaldırılmasını savunuyordu.
Evet, keşke yeni baskısını yapsa da kitabını herkes okuyabilse... Mesai saatlerinin ibadet vakitlerine (Ramazanda iftara) göre düzenlenmesini de istiyordu Nur Serter...
Hepimiz değişiyoruz, o da böyle değişmiş işte...
Kemal Kılıçdaroğlunu kamuoyu önünde bir kez daha Çark etti görüntüsüne büründüren Başörtüsü sorununu biz çözeriz noktasından Biz iktidar olursak çözeriz, demiştim noktasına getiren bu saygın isimler arasında en ilginci Prof. Necla Arattır. Bana göre ilginç tabii, kendisini 1996dan başlayarak defalarca buraya konuk ettiğim için...
Deniz Baykalın iyi bir Kulis okuru olduğunu bildiğimden Necla Aratı milletvekili seçtirmesini biraz da benden öğrendiklerinin etkisine bağlıyorum. Deniz Bey beni sever, ama benim dediğimin tam tersini yapar çünkü.
Necla Arat her doçent gibi profesör olmak üzere çalıştığı kurum olan İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesine başvurmuş... O yıllarda profesör olmak için tez yazılırdı, o da Ahlak Felsefesi adlı kitabını tezi olarak sunmuş kurula... Kurulun beş üyesinden ikisi lehte, ikisi aleyhte oy kullanmış, biri de çekimser kalmış...
Durum bir üst kurula gitmiş... Kurul bir komisyon oluşturmuş, komisyon da bir rapor hazırlamış... Raporun en can alıcı cümlesi şu: Görüldüğü üzere, Necla Aratın 218 sayfalık tezinin sadece 20 sayfa kadar tutan kısmının orijinal mi olduğu tesbit edilememekle beraber, geri kalan 200 sayfalık kısmı tamamen intihalden ibarettir.
Ne dediniz, duyamadım?
Komisyonu bu sonuca ulaştıran bulgular el yakıyor. Tez üç ayrı İngilizce kitaptan tercüme yoluyla derlenmiş... Dipnotlarda yer vermek bir tarafa, tezin kaynakça bölümünde bile o üç kitabın adı anılmamış...
Raporda kitaplarla tez arasındaki fikir ve ifade beraberliği cümle cümle gösteriliyor.
Sonuç? Sonuçta profesör olmayı bekleyen Necla Arat altı ay üniversiteden uzaklaştırma cezası aldı.
Konumuzla bir ilişki kurmanıza yarar mı bilemem, ama olayda şu ayrıntı da bence önemli: İntihal (çalma) vakasını tespit edip üniversiteden ilişkisinin koparılmasını talep eden üst komisyonun başkanı bir İslâm Felsefesi hocasıydı (Prof. Nihat Keklik).
Arat ve Serter şimdi CHPde milletvekili; Kemal Alemdaroğlu rektörlükten sonra ne yapar bilmiyorum, muhtemelen hasta bakıyordur.
Üçü de şu sıralarda televizyon kanallarına konuk oluyorlar. Kendilerini izlerken bu arka-plana da sahip olasınız istedim.
TAHA KIVANÇ - YENİ ŞAFAK | | Samanyolu Haber Son Dakika 23.10.2010 | | | O3isminçokilginçortaknoktasıO 3 ismin çok ilginç ortak noktası |
|
| 'Bora Kozanoğlu dünyada tanınmıyor' | Posta | 21.08.2010 06:06 |  | | 36 kez dünya windsurf şampiyonu olan ve İsviçre adına yarışan Björn Dunkerbeck...
RÖPORTAJ: MERVE ÖZAYTEKİN
Sizin hikayeniz nerede başlıyor?
Annem Danimarkalı, babamsa Hollandalı. Ben Danimarkada doğdum. Doğduğumdan beri sörfle iç içeydim. Annem de babam da sörf hocasıydı. 8 yaşındayken İspanya-Kanarya Adalarına taşındık. Evimiz hemen deniz kıyısında... Annem ve babam orada bir sörf okulu açtı. Okulları hala Kanarya Adasında. İsviçrede yaşamama rağmen ben de sık sık Kanarya Adasına gidiyorum.
Hayatınızın sörf olması sizi sıkmadı mı?Kendi isteğinizle mi bu alanda ilerlediniz?
Elbette. Küçükken annemle babamın sörf tahtalarının üstünden inmezdim. Ann... | | Posta Cumartesi 21.08.2010 | | | BoraKozanoğludünyadatanınmıyorBora Kozanoğlu dünyada tanınmıyor |
|
| 'Bora Kozanoğlu dünyada tanınmıyor' | Posta | 21.08.2010 05:10 |  | | 36 kez dünya windsurf şampiyonu olan ve İsviçre adına yarışan Björn Dunkerbeck...
RÖPORTAJ: MERVE ÖZAYTEKİN
Sizin hikayeniz nerede başlıyor?
Annem Danimarkalı, babamsa Hollandalı. Ben Danimarkada doğdum. Doğduğumdan beri sörfle iç içeydim. Annem de babam da sörf hocasıydı. 8 yaşındayken İspanya-Kanarya Adalarına taşındık. Evimiz hemen deniz kıyısında... Annem ve babam orada bir sörf okulu açtı. Okulları hala Kanarya Adasında. İsviçrede yaşamama rağmen ben de sık sık Kanarya Adasına gidiyorum.
Hayatınızın sörf olması sizi sıkmadı mı?Kendi isteğinizle mi bu alanda ilerlediniz?
Elbette. Küçükken annemle babamın sörf tahtalarının üstünden inmezdim. Ann... | | Posta Son Dakika 21.08.2010 | | | BoraKozanoğludünyadatanınmıyorBora Kozanoğlu dünyada tanınmıyor |
|
| 'Bora Kozanoğlu dünyada tanınmıyor' | Posta | 21.08.2010 05:07 |  | | 36 kez dünya windsurf şampiyonu olan ve İsviçre adına yarışan Björn Dunkerbeck...
RÖPORTAJ: MERVE ÖZAYTEKİN
Sizin hikayeniz nerede başlıyor?
Annem Danimarkalı, babamsa Hollandalı. Ben Danimarkada doğdum. Doğduğumdan beri sörfle iç içeydim. Annem de babam da sörf hocasıydı. 8 yaşındayken İspanya-Kanarya Adalarına taşındık. Evimiz hemen deniz kıyısında... Annem ve babam orada bir sörf okulu açtı. Okulları hala Kanarya Adasında. İsviçrede yaşamama rağmen ben de sık sık Kanarya Adasına gidiyorum.
Hayatınızın sörf olması sizi sıkmadı mı?Kendi isteğinizle mi bu alanda ilerlediniz?
Elbette. Küçükken annemle babamın sörf tahtalarının üstünden inmezdim. Ann... | | Posta Güncel 21.08.2010 | | | BoraKozanoğludünyadatanınmıyorBora Kozanoğlu dünyada tanınmıyor |
|
| 'Bora Kozanoğlu dünyada tanınmıyor' | Posta | 21.08.2010 05:03 |  | | 36 kez dünya windsurf şampiyonu olan ve İsviçre adına yarışan Björn Dunkerbeck...
RÖPORTAJ: MERVE ÖZAYTEKİN
Sizin hikayeniz nerede başlıyor?
Annem Danimarkalı, babamsa Hollandalı. Ben Danimarkada doğdum. Doğduğumdan beri sörfle iç içeydim. Annem de babam da sörf hocasıydı. 8 yaşındayken İspanya-Kanarya Adalarına taşındık. Evimiz hemen deniz kıyısında... Annem ve babam orada bir sörf okulu açtı. Okulları hala Kanarya Adasında. İsviçrede yaşamama rağmen ben de sık sık Kanarya Adasına gidiyorum.
Hayatınızın sörf olması sizi sıkmadı mı?Kendi isteğinizle mi bu alanda ilerlediniz?
Elbette. Küçükken annemle babamın sörf tahtalarının üstünden inmezdim. Ann... | | Posta Günün İçinden 21.08.2010 | | | BoraKozanoğludünyadatanınmıyorBora Kozanoğlu dünyada tanınmıyor |
|
| Yakalama emrini kim uygulamıyor? | Samanyolu Haber | 29.07.2010 08:53 |  | | İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 22 Temmuzda 77si muvazzaf toplam 102 Balyoz davası sanığı hakkında çıkarttığı görüldükleri yerde yakalanması kararı, Merkez Komutanlıklarına takıldı. Hukukçular, emre rağmen gözaltıların gerçekleşmemesinin dünyaya geçecek bir hukuk skandalı olduğunu belirtiyor.
Yakalama emri Merkeze takıldı
Balyoz sanıkları için verilen yakalama kararını birliklere ulaştırmayan Merkez Komutanlıklarının suç işlediği öne sürüldü. 23 Temmuzda 77si muvazzaf 102 asker hakkında İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen yakalama kararı, Merkez Komutanlıklarına takıldı. Genelkurmay Başkanlığında hazırlandığı iddia edilen ve Yüksek Askeri Şuraya (YAŞ) kadar hiçbir muvazzaf subayın gözaltına alınmaması için yapılan planların hayata geçirildiği belirtildi. Orgeneral İlker Başbuğun talimatıyla Karargah Adli Müşaviri Tuğgeneral Hıfzı Çubuklu başkanlığında kuvvet komutanlıkları ve Jandarma Genel Komutanlığı adli müşavirlerinin katıldığı ve Ankara Barosu başkan adaylarından Metin Feyzioğlunun destek verdiği öne sürülen planın adım adım uygulandığı belirlendi. Hukuk çevreleri mahkemenin verdiği yakalama emrinin tebliğ edilemeyeceğini vurgulayarak, Yakalama kararı demek, o kişinin derdest edilip tabir-i caizse eline kelepçe vurulması demek dedi.
BU DAVET Mİ Kİ TEBLİĞ OLSUN
Emekli Cumhuriyet Başsavcısı Reşat Petek, özellikle yakalama emriyle ilgili kararın manipüle edilerek kamuoyunun yanlış bilgilendirildiğini söyledi. Petek, yakalama emrinin tebliğ edilmesi diye bir durumun söz konusu olamayacağını dile getirdi. Petek şu bilgiyi verdi: Yakalama kararı tebliğ edilmez, sadece yakalanan kişiye gerekçe ve hukuki durum anlatılır. Tebligat müvekkillerine ulaşıncaya kadar mahkemeye gelmeyecekler diye bir şey olamaz. Çetin Doğan hakkındaki emirde olduğu gibi polis, Doğan hakkındaki yakalama emrini bildiği için gördüğü yerde gözetim altına almıştır. Yakalamaya yapılan itirazlar ve kararı veren mahkemeye yönelik redd-i hakim taleplerinin emri durdurmayacağını dile getiren Petek, Müracaat hukuki bir sonuç doğurmaz. Müracaatların hukuki bir bağlayıcılığı vardır şeklinde konuştu. Mahkeme kararının ilgili birimlere ulaşmasının ardından yakalamanın gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade eden Petek, Emir yerine getirilmiyorsa, görevi ihmal suçlamasıyla dava açılmalıdır. Bu ihmal aynı zamanda da bir disiplin suçudur dedi. Polisin emekli subayların yerlerini tespit ederek mahkeme kararını uygulaması gerektiğini belirten Petek 102 sanık hala neden yakalanamamıştır, sorusunun cevabı kesinlikle hukuki değildir. Hukuk devletinin gereği hiç olmazsa polis, emekli subayları yakalamalıydı. Bu hukuk skandalı olarak tarihe geçecektir dedi
YAŞTA GÜNDEME BİLE GELEMEZ
Haklarında yakalama emri bulunan muvazzaf subayların terfi listesinde bulunanların YAŞa kadar yakalanmalarının engellendiği yorumunun güçlendiğini söyleyen Reşat Petek, Askeri Personel Kanununun 65. maddesi tutuklananlar cümlesi vardır. Yani mahkemenin tutuklama kararı verdiği ve öyle veya böyle bir şekilde teslim olmayan, edilmeyen subayların YAŞta gündeme gelmesi hukuken ve kanunen mümkün değildir diye konuştu.
ŞAHİN: AÇIKÇA ŞUÇ İŞLENİYOR
Emekli Binbaşı Kemal Şahin, mahkeme kararını ilgililere tebliğ etmeyenlerin yukarıdan aşağıya doğru hiyerarşik bir silsilede suç işlediğini söyledi. Genelkurmay Başkanlığından Garnizon Komutanlıklarına gönderilmesi ve oradan da ilgililere tebliğ edilmesi gereken mahkeme kararlarıyla ilgili işlemleri yapmayanlar hakkında, savcıların ve mahkemelerin harekete geçmesi gerektiğini dile getiren Şahin şunları söyledi: Ne demek tebliğ etmemek. Bu bir suçtur. En basitinden görevi ihmal suçudur. Bu suçun halkaları da Genelkurmay Başkanından başlayarak tebligatı yapmayan alt hiyerarşiye kadar giden bir zinciri oluşturmaktadır.
Babası darbecilerin akıl hocasıydı
Karargahta hazırlandığı belirtilen Balyoz sanıklarını kurtarma planına, avukat Metin Feyzioğlunun da destek verdiği öne sürüldü. Ankara Üniversitesi Eski Dekanı ve Ankara Barosundaki Demokrat Sol Avukatlar Grubunun Baro Başkanı Adayı Prof. Dr. Metin Feyzioğlunun babası Prof. Dr. Turhan Feyzioğlu, 27 Mayıs darbecilerin fikir babası olarak biliniyor.
Listede kimler var?
İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Balyoz Darbe Planı soruşturması kapsamında hakkında yakalama kararı çıkartılan 26 muvazzaf generaller şöyle: Korgeneral Nejat Bek, Korgeneral Mustafa Korkut Özaslan, Korgeneral Ayhan Taş, Tümamiral Ramazan Cem Gürdeniz, Tümgeneral Gürbüz Kaya, Tümgeneral Nurettin Işık, Tuğgeneral Hasan Fehmi Canan, Tuğgeneral Salim Erkal Bektaş, Tümgeneral Ahmet Yavuz, Tümgeneral Bekir Memiş, Korgeneral Yurdaer Olcan, Tümgeneral İhsan Balabanlı, Tuğgeneral Hakan Akkoç, Tuğgeneral Gökhan Gökay, Koramiral Mehmet Otuzbiroğlu, Koramiral Kadir Sağdıç, Tuğamiral Turgay Erdağ, Tuğamiral Ahmet Türkmen, Tuğamiral Mehmet Fatih Ilgar, Tuğamiral Cem Aziz Çakmak, Tümgeneral Abdullah Dalay, Tuğamiral Levent Görgeç, Tuğ | | Samanyolu Haber Son Dakika 29.07.2010 | | | Yakalamaemrinikimuygulamıyor?Yakalama emrini kim uygulamıyor? |
|
| Kenan Işık: O tiyatromuzun hocasıydı | Haber7 | 24.12.2009 12:38 |  | | |
| Hocasıydı kocası olacak | Gazete Şok | 25.08.2009 02:48 |  | | | Sörf hocasına aşık oldu!
En ünlü rsquo;ikoncan rsquo; Eda Taşpınar dünya evine girmeye hazırlanıyor! Nurettin Hasman ile 7 yıllık ilişkisini bir ay önce noklayan sosyetik güzel, sörf hocası Bora Koz... | | Gazete Şok Son Dakika 25.08.2009 | | | HocasıydıkocasıolacakHocasıydı kocası olacak |
|
| Ünlü 8-0'lık maçların hocasıydı | İnternet Haber | 31.07.2009 15:19 |  | | |
| İngiliz Milli Takımının hocasıydı, şimdi ikinci ligde | Zaman | 22.07.2009 17:16 |  | | |
| İngiliz Milli Takımının hocasıydı, şimdi ikinci ligde | Zaman | 22.07.2009 17:14 |  | | |
| GALATASARAY KURTULDU MU | Samanyolu Haber | 24.02.2009 23:35 |  | | Çok önemli, hayati konuları bile çok kısa özlü anlatmalıyız.Bizim insanımız dinlemeyi sevmiyor.Anlamayı çok yorucu buluyor. Bilgi sahibi olmadan konuşmak istiyor.Bilenlerle biraraya gelince yanlış bildiğini onaylatmak için ısrar ediyor.Hatta hırçınlaşıyor.Tartışıyor, kavga ediyor.Haklı çıkmak için bağırarak konuşma silahını çekiyor.Toplum bu tür olaylar karşısında insan hakları, hayvan hakları gibi önemli konuları unutup seyirci oluyor.Vahşeti, zulmü seyrediyor.Adeta horoz dövüşü seyrediyor.
Skibbe Galatasarayın hocasıydı.Beyefendi biriydi.Kimseye tavır koymadı.Kavgayı seçmedi.Paragöz olduğu için değil, mesleğine saygısından istifa etmedi.Yardımcıları, Ümit ve Edwin görevden alındı, işine baktı.Başına Feldkamp dikildi sabretti.Kulübün menfaatleri adına Lincolnü kazanmak için gayret gösterdi.Bazı genç oyuncuların tavırlarını hoşgördü.Sahada kendini dinlemeyenleri bile bir gün olsun
seyircinin önüne atmadı.Skibbe adam olduğunu veda toplantısında da gösterdi.Yönetimi hiç eleştirmedi.Skibbe giderken bazı gerçekleri dile getirdi.Gelenler kadar,bu takıma gönül verenlerde bu gerçeklere kulak vermelidirler.
Bu takımın sakatlıklara neden çözüm bulmuyor.Galatasaray en önemli oyuncularını neden tedavi edip sahaya sürmüyor.Skibbe başarısızlığın en önemli gerekçesi olarak sakatlıkları gösteriyor.Galatasaray sağlık ekibi susuyor.Kulübün imkanları bu sorunu çözecek boyutta değil diyor.Sağlık imkanı,futbolcularına maddi ödeme yapacak imkanı olmayan bir klüpte Skibbe nasıl başarılı olur? Skibbenin gitmesiyle Galatasaray kurtuldu mu?
Mehmet ŞEYHO / Samanyolu Haber TV spor müdürü | | Samanyolu Haber Son Dakika 24.02.2009 | | | GALATASARAYKURTULDUMUGALATASARAY KURTULDU MU |
|
|
| |