kök hücreden kanser aşısı | |
|
| Kök hücreden kanser aşısı | Posta | 03.02.2012 09:42 |  | | ABDdeki Pennsylvania Üniversitesinde görevli araştırmacılar, hastaların kök hücrelerini kullanarak göğüs kanserine karşı bir aşı geliştirdi
Aşı için laboratuvarda değiştirilen hücreler, bağışıklık sisteminin kanserli hücreleri yabancı organizma olarak görüp onlara saldırması esasına dayanıyor.
Sabahta yer alan habere göre; deneklerin yüzde 85inde aşıdan dört yıl sonra bile hastalığın nüksetmediği gözlemlendi.
Geliştirilen aşının göğüs kanserlerinde etkili olması umuluyor.
| | Posta Son Dakika 03.02.2012 | | | KökhücredenkanseraşısıKök hücreden kanser aşısı |
|
| Kök hücreden kanser aşısı | NTV | 02.02.2012 13:02 |  | | |
| Kök hücreleri, şişmanların göbeklerinde saklı | Samanyolu Haber | 06.02.2010 14:23 |  | | Hücresel Tedavi Derneği Başkanı Prof. Dr. Osman İlhan, kilolu kişilerin göbek yağında kök hücre olduğunun ortaya çıktığını belirterek, İleride göbek yağında bulunan kök hücreler, estetik olarak hoş görülmeyen göbekli kişilere avantaj sağlayacak dedi. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi de olan Prof. Dr. İlhan, AA muhabirine, hematoloji alanında birçok hastalığın tedavisinde yıllardır kullanılan kök hücrenin, hücrenin biyolojisi ve plastisitesinden kaynaklanan iyileştirici ve yenileştirici özelliği ile son yıllarda tüm tıp alanında bu konudaki araştırmaların başlamasına neden olduğunu söyledi.
Ankara Üniversitesi Hemotoloji Bilim Dalının 22 yıldır kemik iliği nakli, kanda kök hücre nakli ve göbek kordon kanı nakli yaptığını ifade eden Prof. Dr. İlhan, şöyle konuştu:
Türkiyede 33 merkez, Sağlık Bakanlığından ruhsatlı olup kök hücre nakli yapmaktadır. Ancak bunların tamamı lösemi, lenfoma hemotolojik hastalıklarla ilgilenmektedir.
Asıl gelişme, son 10 yılda bir dokudaki kök hücreden tamamen farklı dokudaki hücre tipinin oluşabildiğini gösterdi. Örnek verecek olursak kan hücrelerinden nöron, karaciğer ve kalp kası hücresi oluşabilmekte. Bugün kalp krizinde, şeker hastalığında, bağırsak iltihabında, bronşitte ve organ nakillerinde kök hücrenin yeri var. Sağlık Bakanlığında ise son 4 yıldır Kök Hücre Araştırma Komisyonu kuruldu ve görevini yürütüyor. Özellikle bugün Türkiyede embiriyonik olmayan, yetişkin kök hücrelerle araştırma yapmak serbesttir.
Prof. Dr. İlhan, Türkiyede kalp krizi geçiren ve by-pastan fayda görmeyenlere, damar tıkanıklığını normal tedaviyle çözemeyenlere kök hücre tedavisinin başarıyla uygulandığını anlatarak, Bunların hasta tedavisinde gündeme girmesi için ileri çalışmalara ihtiyaç var. Diyabet hastalığında kök hücrenin etkili olduğunu biliyoruz ama bunların hastaya uygulanması için belli bir kurallar ve uygulamalar var, bunları bekliyoruz dedi.
-KANSER TEDAVİSİ-
Kanser tedavisinde yapılan kemoterapinin sadece kanser hücrelerini değil, normal hücreleri de öldürdüğünü belirten Prof. Dr. İlhan, şöyle devam etti:
Bu da sorun yaratıyor. Şimdiki görüş (biz her kanserde bir kök hücre olduğunu düşündüğümüze göre acaba bu kanser kök hücresini tespit edebilir miyiz? Tespit ettikten sonra buna göre bir ilaç geliştirebilir miyiz?)
Bu konuda bilim adımlarının yaptıkları çalışmalarla büyük yol alındı. (Tümör aşısı) dediğimiz, kanser aşısı devreye giriyor. Benim inancım 5 yıla kadar bu çalışmalar bitecek ve insanlara tedavi yönelik ilaçlar gelişecek. Lösemiler, pankreas, kolan, meme kanseri gibi kanserlerde, kanserin ana hücresinin olduğu ve bundan tespit edildiği artık bilinmekte.
-GÖBEK YAĞINDA KÖK HÜCRE-
Prof. Dr. İlhan, obez olarak tanımlanan kilolu kişilerin göbek yağında kök hücre olduğunun ortaya çıktığına da değinerek, İleride göbek yağında bulunan kök hücreler estetik olarak hoş görülmeyen göbekli kişilere avantaj sağlayacak. Göbek yağında bulunan kök hücreleri kişinin kendisine yönelik kullanabileceğiz. Saçı dökük kişilere yönelik uygulanan kök hücre tedavisinde de yüzde 20 oranında başarı sağlandığı biliniyor diye konuştu.
Türkiyede böbrek, kalp, karaciğer nakli bekleyen çok sayıda hasta bulunduğuna da değinen Prof. Dr. İlhan, kök hücre çalışmalarıyla bu nakillerde büyük bir artışın yaşanmasının beklendiğini sözlerine ekledi. | | Samanyolu Haber Son Dakika 06.02.2010 | | | KökhücrelerişişmanlarıngöbeklerindesaklıKök hücreleri şişmanların göbeklerinde saklı |
|
| İşte yılın 10 tıbbi buluşu | Samanyolu Haber | 02.02.2010 10:42 |  | | Teknoloji durmaksızın ilerliyor. Time dergisi de, her yıl olduğu gibi, 2009 yılının en iyi 10 tıbbi buluşunu seçti. Listede dermansız hastalıklara karşı bulunan aşıdan, kök hücrede fareye kadar çok değişik gelişmeler bulunuyor. İşte, 2009 yılına damgasını vuran akıl almaz 10 buluş:
1. Amerikadaki yeni mamografi kitapçıkları: Kasım ayındaki panelde, Amerika Önleyici Hizmetler Görev Güçleri, kadınlara 40 yerine 50 yaşında mamografi çektirmeye başlamalarını ve tarama testlerini ise bir yıldan iki yılda bire çıkarmalarını öneriyor. Ayrıca, kadınların kendi kendilerine yaptığı muayeneyi tamamen terk etmeleri açıklandı.
2. AIDS aşısı: Taylandda 16 bin gönüllünün katılımıyla yapılan deney sonucu bulunan aşının, ölümcül AIDS virüsünün bulaşma riskini yüzde 31 oranında azalttığı açıklandı. Yetkililer, dünyanın en kapsamlı aşı denemesi olan deneye katılan 18-30 yaş aralığında, HIV testi negatif olan Taylandlı heteroseksüel kadın ve erkeklerin 3 yıl boyunca takip edildiğini ve bunun sonucunda aşı yapılan 8197 denekten 51inin, aşı yapılmayan 8198 denekten 74ünün AIDS virüsü kaptığı kaydedildi.Çalışma 105 milyon dolara maloldu.
3. Kök hücre araştırmasında finansman yasağı kaldırıldı: Başkan Obama, seçim kampanyası sırasında verdiği sözü yerine getirerek, kök hücre araştırmalarında devlet desteğine Bush yönetimi sırasında konan yasağı kaldırdı. Yetkililer, kök hücre araştırmalarına federal yardımın yolununun açılmasının, daha önce verilen, özgürce yapılan bilimsel araştırmalara siyasi müdahaleler yapılmayağı sözünün de parçası olduğunu vurguluyor.
4. H1N1 aşısı: Dünya 2009 Domuz Gribi vakasıyla uğraşıyor, ancak hiçbir tedavi uygulanamıyordu. Grip sezonu sonbaharda resmi olarak başladığında aşı talebi arttı. Deneylerde aşının tek dozda etkili olmasına rağmen Amerikalı üreticiler Ekim ayının ilk haftalarında bu isteğe ayak uydurabildi. Ülke çevresindeki birçok yerde hükümet tarafından hedeflenen öncelikli grupları (küçük çocuklar, hamile kadınlar, sağlık çalışanları, 6 aydan küçük bebeklerin anne ve babaları ve astım, şeker hastası gibi kronik hastalığı olanlar) kapsayacak kadar aşı yoktu. Son anketlere göre, Amerikalıların yüzde 55i aşıyla ilgili güvenlik kaygıları nedeniyle aşı olmadıklarını belirtiyor.
5. Kök hücreden fare: Embriyonik hücreler içermeyen kök hücrelerden geliştirilen ilk fare, buluş olarak isimlendirildi. Çinde iki ayrı laboratuarda geliştirilen fareler Temmuz ayında kamuoyuna duyuruldu. Bilimadamları, bu gelişmenin, yeniden programlanmış hücreler anlamına gelen iPS hücrelerin gerçekten pluripotent olduklarını söyledi. Embriyonik kök hücrelerinin her türden insan hücresi üretmek için birbirinden farklılaşma kapasitesinin, gelecekte kalp ve diğer organları tedavi etmede kullanılacağı belirtiliyor.
6. Prostat kanseri taraması: Konu kanser olunca, doktorlar erken teşhisin en iyi savunma olduğunu söylüyorlar. Ancak, sözkonusu olan yavaş yavaş ilerleyen ve agresif tedavi gerektirmeyen prostat kanseri olunca tablo biraz daha belirsiz oluyor. Mart ayında, Ulusal Kanser Enstitüsünün 10 yılda gerçekleştirdiği çalışmaya 76 bin erkek katıldı. Katılımcıların yaklaşık yarısı rastgele tarama grubuna ayrıldı. Her yıl prostata özel antijen testi uygulandı ya da elle muayene edildi. Diğer katılımcılar ise tarama rehberliği almadı ve yılda bir kez test yaptırıp yaptırmama kararı da kendilerine bırakıldı. 7 yıllık sürede, tarama grubundaki 50 erkek prostat kanserinden öldü, normal bakım grubundan ise 44 kişi hayatını kaybetti. Başka bir ifadeyle, tarama (görüntüleme) ve erken teşhis prostat kanserinden ölüm oranını azaltmadı.
7. Otizmde yeni araştırmalar: Kimisi aşıları suçlarken, kimileri de civanın otizme yol açtığını iddia ediyor. Ancak, hiç kimse otizme neyin yol açtığını ya da vaka sayısının neden arttığını bilmiyor . Amerikan Federal Hükümeti tarafından yayınlanan yeni verilere göre, Amerikada 100 çocuktan biri otizmden etkileniyor. Artışın kaynakları tam olarak belirli değil, ancak araştırmacılar 2009 yılında bir genetik ipucu belirlediler. Kromozom 5 bölgesindeki varyasyonların otizm vakalarının yüzde 15inde rol oynadığını buldular. Bu özel genlerdeki farklar aşırı derecede yaygın, ancak bunların otizmli hastada çok daha yaygın olduğu gözlemlendi.
8. Osteoporoz (Kemik erimesi)için yeni ilaç: Yaşlılarda sağlık problemlerine yol açan ve kemikleri zayıflatan osteoporozdan korunmanın en iyi yolu, onu durdurmaktır. Mevcut osteoporoz ilaçları kemikleri bozan hücreleri engelleyerek çalışıyorlar. Ağustos ayında yayınlanan iki çalışma, erkeklerde prostat kanserinin tedavisinde kullanılan denosumab isimli ilacın menopoz öncesi kadınlarda kırık riskini azaltabileceğini gösterdi. Bu iki gruptaki hastalar, kemik erimesi riski altındalar.
9. Yeni Alzheimer Genleri: 2009 yılında Eylül ayında bilimadamları, hafıza kaybı bozukluğunu artırabilen yeni bir gen serisi tespit etti. İki grup araştırmacı, ayrı ayrı çalışarak, 8. kromozomda bulunan Apolipoprotein J olarak bilinen CLU ve 1 | | Samanyolu Haber Son Dakika 02.02.2010 | | | İşteyılın10tıbbibuluşuİşte yılın 10 tıbbi buluşu |
|
|
| |