kırbaki | |
|
| Kızım adam oluyor - Yorgo KIRBAKİ | Hürriyet | 04.09.2011 09:58 |  | | |
| Kızım adam oluyor - Yorgo KIRBAKİ | Hürriyet | 04.09.2011 02:48 |  | | |
| Ticari taksi ayaklanması - Ege CANSEN | Hürriyet | 06.08.2011 15:06 |  | | |
| Ticari taksi ayaklanması - Ege CANSEN | Hürriyet | 06.08.2011 02:31 |  | | |
| ‘Bizim niye bir Erdoğan'ımız yok’ - Ertuğrul ÖZKÖK | Hürriyet | 21.09.2010 16:41 |  | | |
| ‘Bizim niye bir Erdoğan'ımız yok’ - Ertuğrul ÖZKÖK | Hürriyet | 21.09.2010 01:34 |  | | |
| Türk-Yunan Gazeteciler Birliği kurulacak | Posta | 18.09.2010 21:48 |  | | İzmirde yapılan 6. Türk-Yunan Medya Konferansına katılanlar Türk-Yunan Gazeteciler Birliği kurulmasını oy birliğiyle kabul etti. Grand Efes Swissotelde düzenlenen konferans, bugün öğleden sonra y
Hürriyet Gazetesi Atina Temsilcisi Yorgo Kırbaki, son yıllarda Yunan medyasının Türkiyeye bakışının değiştiğini, Dünya Basketbol Şampiyonasına Türkiyenin ev sahipliği yapmasının Yunan medyasında takdirle karşılandığını söyledi.
10 yıl önce düşünülemeyecek gelişmelerin yaşadığını, Yunan televizyonlarında üç Türk dizisinin aynı anda gösterildiğini hatırlatan Kırbaki, bu dizilerin iki halkın birbirini tanıyıp anlamasına yardımcı olduğunu söyledi.
Türk-Yunan Gazeteciler Birliğinin kurulması için tüzüğün hazırlandığını anlatan Kırbaki, bu sayede iki taraftaki gazetecilerin kişisel do... | | Posta Toplum Yaşam 18.09.2010 | | | Türk-YunanGazetecilerBirliğikurulacakTürk-Yunan Gazeteciler Birliği kurulacak |
|
| Türk-Yunan Gazeteciler Birliği kurulacak | Posta | 18.09.2010 21:48 |  | | İzmirde yapılan 6. Türk-Yunan Medya Konferansına katılanlar Türk-Yunan Gazeteciler Birliği kurulmasını oy birliğiyle kabul etti. Grand Efes Swissotelde düzenlenen konferans, bugün öğleden sonra y
Hürriyet Gazetesi Atina Temsilcisi Yorgo Kırbaki, son yıllarda Yunan medyasının Türkiyeye bakışının değiştiğini, Dünya Basketbol Şampiyonasına Türkiyenin ev sahipliği yapmasının Yunan medyasında takdirle karşılandığını söyledi.
10 yıl önce düşünülemeyecek gelişmelerin yaşadığını, Yunan televizyonlarında üç Türk dizisinin aynı anda gösterildiğini hatırlatan Kırbaki, bu dizilerin iki halkın birbirini tanıyıp anlamasına yardımcı olduğunu söyledi.
Türk-Yunan Gazeteciler Birliğinin kurulması için tüzüğün hazırlandığını anlatan Kırbaki, bu sayede iki taraftaki gazetecilerin kişisel do... | | Posta Son Dakika 18.09.2010 | | | Türk-YunanGazetecilerBirliğikurulacakTürk-Yunan Gazeteciler Birliği kurulacak |
|
| Ankara, Atina için hala tehdit! | CNN Türk | 15.09.2010 18:58 |  | | | Türkiye, Kırmızı Kitap olarak bilinen milli güvenlik siyaset belgesinden, Yunanistan ile savaş sebebi gösterilen 12 mil sorununu artık tehdit olarak tanımlamazken, Yunanistan Savunma Doktrininde Türkiye tehlike olmaya devam edecek. To Vima gazetesine göre, Yunan Savunma Bakanı, Kırmızı Kitabı hazırlayan yetkililere, belgede doğudan yani Türkiyeden gelecek tehdidin muhafaza edilmesi talimatı verdi. Ayrıntıları CNN TÜRK Atina Muhabiri Yorgo Kırbaki aktarıyor... | | CNN Türk Dünya 15.09.2010 | | | AnkaraAtinaiçinhalatehditAnkara Atina için hala tehdit |
|
| Ankara, Atina için hala tehdit! | CNN Türk | 15.09.2010 18:58 |  | | | Türkiye, Kırmızı Kitap olarak bilinen milli güvenlik siyaset belgesinden, Yunanistan ile savaş sebebi gösterilen 12 mil sorununu artık tehdit olarak tanımlamazken, Yunanistan Savunma Doktrininde Türkiye tehlike olmaya devam edecek. To Vima gazetesine göre, Yunan Savunma Bakanı, Kırmızı Kitabı hazırlayan yetkililere, belgede doğudan yani Türkiyeden gelecek tehdidin muhafaza edilmesi talimatı verdi. Ayrıntıları CNN TÜRK Atina Muhabiri Yorgo Kırbaki aktarıyor... | | CNN Türk Ana Sayfa 15.09.2010 | | | AnkaraAtinaiçinhalatehditAnkara Atina için hala tehdit |
|
| PAOK'un yumuşak karnı | Haber3 | 19.08.2010 12:09 |  | | |
| PAOK'un yumuşak karnı | Fanatik | 19.08.2010 10:32 |  | | |
| PAOK'un yumuşak karnı | Tumspor | 19.08.2010 06:45 |  | | |
| Ünlüler babalarını anlatıyor | Samanyolu Haber | 20.06.2010 17:18 |  | | İskender Palanın babası keçi güderken okuma yazmayı öğrenmiş, İlber Ortaylı küçükken babasıyla beraber sık sık teravihe gidermiş. Ahmet Turan Alkanın babası Menderes tutkunuyken, Yılmaz Öztunanınki uzun yıllar gazino işletmiş, tanıdık isimlere oyunlar yazdırıp şarkılar besteletmiş. Ünlüler babalarını Oğullar ve Babaları adlı kitapta anlattı.
Kafka, Praglı sekreter Julie Wohryzek ile evlenmek istediği için babasıyla arası açılır. Ardından el yazısıyla babasına 104 sayfalık bir mektup kaleme alır. Onu gizliden gizliye eleştirir, kin besler. Hatta bütün eserlerine Babanın Dünyasından Kaçış adını vermeyi bile düşünür. 1919 Kasımında yaklaşık iki haftada yazdığı mektuplar, baba ve oğul arasındaki problemleri gün ışığına çıkarır. Kafkanın babasıyla olan kavgası hikâyelerinde bile kendini gösterirken, Türk yazarlar babalarını hep özlemle anmış. Ahmet Turan Alkan 6 yaşında kaybettiği babasını siyah-beyaz fotoğraflardan tanımış mesela. Ali Bulaç babasını kaybettikten sonra büyük bir boşluğa düştüğünü dile getirir, İlber Ortaylı bugünkü başarısının büyük payının babasına ait olduğunu söyler.
Paradigma Yayınlarından çıkan Oğullar ve Babaları adlı kitap Türk yazarların babalarıyla olan ilişkilerini gün ışığına çıkarıyor. Alberto Manguelin yazısıyla başlayan kitapta Ahmet Turan Alkan, Ali Bulaç, İlber Ortaylı başta olmak üzere İskender Pala, İhsan Oktay Anar, Yağmur Atsız gibi yazarlar babalarını anlatıyor. Refik Erduran, Yılmaz Öztuna, Eray Canberk, Güner Topuz, Vahit Erdem, Nabi Yağcı, İbrahim Demir, Ahmet Yaşar Ocak, Kadir Cangızbay, Roni Margulies, Hüsamettin Arslan, Adnan Karaismailoğlu, Ali Nesin, Erol Göka, Yorgo Kırbaki, Ufuk Uras, Ozan Ceyhun, Alper Kanca, Hamdi Koç, Bedi Gümüşlü, Besim Dellaloğlu, Kemal Sayar, Mehmet Can Doğan, Engin Öncüoğlu, Çınar Oskay, Kemal Varol, Ahmet Fehim Zarifoğlu babalarıyla ilgili anılarını yazıyor, okuyucularla ailesiyle yaşadığı özel anıları paylaşıyor.
Samimi bir dille kaleme alınan yazılar bazen okuyucuyu gülümsetiyor, bazen de duygulandırıyor. Ahmet Kancanın önerisiyle yola çıkan Ahmet Nezihi Turan ve Gökhan Yavuz Demir yazarlarla teker teker görüşmüş. Bazıları bu tür bir yazıyı kaleme almak istemese de çoğu ılımlı yaklaşmış. Oğuz Atayın Babama Mektup ile Paul Austerin babasını anlattığı Yalnızlığın Keşfi yazısı kitabın editörlerini sık sık motive etmiş. Sonunda 33 ünlü ismin baba-oğul ilişkisini anlatan yazılar kitap haline getirilmiş. Ali Nesin babası Aziz Nesine son bir mektup kaleme alırken, Yağmur Atsız babasına yakıştırılan dinsiz, kafatasçı ithamlarını cevaplamış. Kimi şiir yazmış, kimi hikâye. Ancak her yazar aynı şeyin altını çizmiş: Ölümlerine yakın sevilir babalar.
***
ın babası 1960 yılında 41 yaşında bir cumartesi sabahı hamamdan çıkar çıkmaz yere yığılmış. Bir daha kalkamamış ayağa. Kalp krizi teşhisi konmuş daha sonra. Alkan, 6 yaşındaymış o zamanlar, o yüzden babasını siyah-beyaz fotoğraflardan tanıyor. Bir bakkalın oğlu olan baba Alkan, koyu bir Demokrat Parti taraftarı ve Adnan Menderes hayranıymış. Sivastaki DDY fabrikasının inşaatında yirmi sene çalışmış, omuzundaki ağır yük yüzünden 10-15 yaş büyük gösteriyormuş daima. Ailesi onun ölümünden 20 yıl sonra tazminatını alabilmiş.
***
babası Kemal Ortaylı ile küçükken Ramazan aylarında oruç tutup teravihe gidermiş. Sonraları bu itiyadı devam ettirmemişler. Ömrünün 32 yılını oğluyla geçiren baba Ortaylı, çocuklarına devamlı didinmeyi ve çabalamayı miras bırakmış. Anne, oğlunun mühendis, doktor olmasını isterken baba oğluyla arkadaş gibi geçinip tarihçi olması için teşvikte bulunurmuş. Dört dil bilen uçak mühendisi baba Ortaylı, Almancadan çeviriler yaparken oğluna da bu dili öğretmiş. İki yıl hastanede ıstıraplı bir hayat sürdükten sonra 70 yaşında vefat etmiş.
***
nın babası 1918 yılında Irak cephesinde esir düşmüş. 3,5 yıl Güney Hindistanda, Madrastaki Vellore esir kampında tutulmuş, taş kesmek için taş yatağına sevk edilince deniz yoluyla İstanbula dönmüş. Öztuna, 5 yaşındayken memuriyetten ayrılıp ticarete atılmış. İki yıl Taksim Gazinosunu yönettikten sonra Tepebaşı Gazinosunun ilk Türk müsteciri olmuş. Birkaç yıl sonra Tepebaşı Belediye Bahçesi üzerinde kışlık bir gazino inşa etmiş. Ekrem ve Cemal Rey kardeşlere yüksek telif ücretleriyle müzikli oyunlar yazdırmış, dönemin ünlü bestekârlarına Türk musikisi eseri besteletmiş.
babası Nihal Atsızı hiç namaz kılarken görmemiş. Namaz kılmayı ona öğreten de olmamış. Babası kendisine bilerek ya da bilmeyerek kafatasçı denilmesini de hoş karşılamıyormuş. İnsanların kaç derece, saniye ve salise Türk olduklarını öğrenmek ve kendisine kafatasçı diyenlerle dalga geçmek için kafatası ölçermiş. Babasının çok iyi bir öğretmen olduğunu söyleyen Atsız, annesine sürpriz olsun diye her sabah on dakikalık seanslarla iki haftada eski harfleri öğrendiğinden bahsediyor.
***
ın babası, hırsı, tamahı olmayan, günlerce aynı elbiseyi giyen biriymiş. 2000 yılında vefat etmeden önce bütün dost ve tanıd | | Samanyolu Haber Son Dakika 20.06.2010 | | | ÜnlülerbabalarınıanlatıyorÜnlüler babalarını anlatıyor |
|
| Yunanistan nasıl battı? | Hürriyet | 18.02.2010 12:04 |  | | |
| İşte ağ kardeşliğinin mimarı | Hürriyet | 26.12.2009 16:41 |  | | | Yunanlı bir balıkçı Türk karasularını ihlal edince Sahil Güvenlik, kaçak balıkçııyı yakalayarak tıpkı Yunanlı sahil güvenliğin yaptığı gibi ağlarına el koydu. Bu ağlar aylarca kimse tarafından geri alınmayınca yine usule uygun olarak ağlar açık artırma ile satıldı. Durumu bilen Çeşmeli balıkçı, komşusu Yunanlı balıkçının ağlarını satın alıp, Yunanistana götürdü, sahibine teslim etti. Olay Yunanistanda büyük yankı buldu. Konuyu Hürriyet Gazetesi yazarı Yorgo Kırbaki köşesinde yayınladı. | | Hürriyet Güncel 26.12.2009 | | | İşteağkardeşliğininmimarıİşte ağ kardeşliğinin mimarı |
|
| İşte ağ kardeşliğinin mimarı | Hürriyet | 26.12.2009 15:52 |  | | | Yunanlı bir balıkçı Türk karasularını ihlal edince Sahil Güvenlik, kaçak balıkçııyı yakalayarak tıpkı Yunanlı sahil güvenliğin yaptığı gibi ağlarına el koydu. Bu ağlar aylarca kimse tarafından geri alınmayınca yine usule uygun olarak ağlar açık artırma ile satıldı. Durumu bilen Çeşmeli balıkçı, komşusu Yunanlı balıkçının ağlarını satın alıp, Yunanistana götürdü, sahibine teslim etti. Olay Yunanistanda büyük yankı buldu. Konuyu Hürriyet Gazetesi yazarı Yorgo Kırbaki köşesinde yayınladı. | | Hürriyet Ana Sayfa 26.12.2009 | | | İşteağkardeşliğininmimarıİşte ağ kardeşliğinin mimarı |
|
| Atina adım atmak için AB zirvesini bekliyor | CNN Türk | 04.12.2009 12:17 |  | | | Dışişleri bakanı Ahmet Davutoğlunun Yunan mevkidaşı Yorgo Papandreu ile yaptığı görüşme sonrası ikili ilişkilere dair Ankarada iyimser bir hava var. Peki Atinanın pozisyonu ne? Yunanistan görüşme ile kazanılan ivmeden memnun. Ancak Atina atacağı adımlar için 10-11 Aralık AB zirvesini bekleme niyetinde. Taraflar arasında çözüm bekleyen sorunlarda Atinanın tavrına ilişkin ayrırtıları CNN TÜRK Atina Muhabiri Yorgo Kırbaki aktarıyor. | | CNN Türk Ana Sayfa 04.12.2009 | | | AtinaadımatmakiçinABzirvesinibekliyorAtina adım atmak için AB zirvesini bekliyor |
|
| Atina adım atmak için AB zirvesini bekliyor | CNN Türk | 04.12.2009 12:16 |  | | | Dışişleri bakanı Ahmet Davutoğlunun Yunan mevkidaşı Yorgo Papandreu ile yaptığı görüşme sonrası ikili ilişkilere dair Ankarada iyimser bir hava var. Peki Atinanın pozisyonu ne? Yunanistan görüşme ile kazanılan ivmeden memnun. Ancak Atina atacağı adımlar için 10-11 Aralık AB zirvesini bekleme niyetinde. Taraflar arasında çözüm bekleyen sorunlarda Atinanın tavrına ilişkin ayrırtıları CNN TÜRK Atina Muhabiri Yorgo Kırbaki aktarıyor. | | CNN Türk Dünya 04.12.2009 | | | AtinaadımatmakiçinABzirvesinibekliyorAtina adım atmak için AB zirvesini bekliyor |
|
| Papandreu ziyaretine Rumlardan tepki | CNN Türk | 10.10.2009 16:45 |  | | | Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreunun ilk yurtdışı ziyaretini Türkiyeye yapması, Atina ve Kıbrıs Rum kesiminin de gündeminde. Atinada, iki ülke arasında yeni bir sayfa yorumları yapılırken, Rum kesiminde Papandreu Erdoğanla, Kıbrıs için B planını konuşuyor iddiaları yayıldı. Ayrıntıları CNN TÜRK Atina Temsilcisi Yorgo Kırbaki aktarıyor. | | CNN Türk Dünya 10.10.2009 | | | PapandreuziyaretineRumlardantepkiPapandreu ziyaretine Rumlardan tepki |
|
| Papandreu ziyaretine Rumlardan tepki | CNN Türk | 10.10.2009 16:42 |  | | | Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreunun ilk yurtdışı ziyaretini Türkiyeye yapması, Atina ve Kıbrıs Rum kesiminin de gündeminde. Atinada, iki ülke arasında yeni bir sayfa yorumları yapılırken, Rum kesiminde Papandreu Erdoğanla, Kıbrıs için B planını konuşuyor iddiaları yayıldı. Ayrıntıları CNN TÜRK Atina Temsilcisi Yorgo Kırbaki aktarıyor. | | CNN Türk Ana Sayfa 10.10.2009 | | | PapandreuziyaretineRumlardantepkiPapandreu ziyaretine Rumlardan tepki |
|
| MİLLİ KURTULUŞ SAVAŞI ANTİ-EMPERYALİST MİYDİ? | Samanyolu Haber | 17.05.2009 08:49 |  | | 15 Mayıs 1919 İzmir’in işgali... Aradan doksan yıl geçmiş. Baktım Yunanistan’da Kathimerini Gazetesi ‘Yunan askerlerinin İzmir’e yollanması doğru muydu’ tartışması başlatmış.
Kathimerini Gazetesi anketinde ‘Venizelos’un Yunan askerini Anadolu’ya göndermesi doğru bir karar mıydı? Yunan askerinin sadece Ege sahillerinde kalmak yerine iç Anadolu’ya kadar ilerlemesi doğru muydu? Yenilgiden kaçınılabilir miydi’ sorularını soruyormuş...
Haberi veren Yorgo Kırbaki tartışmaya 15 günde 250’den fazla tarihçi, yazar ve okuyucu katıldığını söylüyor.
* * *
Acaba biz de, doksan yıl önceki bu duruma, ‘resmi tarih tezi’ dışında, daha farklı bir yaklaşımla bakabilir miyiz?
İdris Küçükömer, Milli Kurtuluş Savaşı’nın bize söylendiği gibi ‘antiemperyalist’ bir nitelik taşımadığını, Yunanlılara karşı bir savaş olduğunu söyler...
Bu düşüncesini de şöyle açıklar:
‘Birinci Dünya Savaşı sonunda görüldü ki, İngiliz, Fransız ve İtalyanlar arasında da çelişkiler var. Homojen değildir hiçbir ülke... Çelişkiler ağı devamlı vardır. Bizim için bundan da önemlisi, İngiltere’nin kendi içindeki çelişkilerdir.
Bir yanda Lloyd George’un desteklediği Yunanlılar, öte yanda ise, Lord Curzon ile askeri çevrelerin taraftar olduğu Kemalistler arasında bir savaş verilmiştir.
İngiliz İmparatorluğu’nu savunmak ve geliştirmek için farklı stratejiler söz konusuydu.
Bu, onun içindir ki antiemperyalist bir savaş değildi. Savaş, Rus-İngiliz ilişkilerinin yumuşaması ve Yunanlıların kısmi yalnızlıkları içinde yapılacaktı.’
* * *
İdris Küçükömer, 28 Ekim 1973 tarihinde yayınlanan bu tezini, bir sonraki hafta şöyle açar:
‘Geleceğin doğru değerlendirilmesi, kuşkusuz geçmişin çok iyi değerlendirilmesine yakından bağlıdır.
Geçmişe bakarken şunlar karşımıza çıkıyor:
- Kurtuluş Savaşı antiemperyalist değildir; Yunanlılara karşı bir savaştır.
Büyük sorunları olan Rusya ile İngiltere arasında zımni bir yumuşama ve anlaşmanın var olduğunu, öteki Batılılar arasında çelişmeler bulunduğunu, hatta o sırada dünyanın bir numaralı emperyalist devleti olan İngiltere’nin kendi iç çelişkileri içinde birçok kanatlarının belirdiğini ve bu kanatlardan önemli bir grubun Anadolu’da bir Türk Devleti kurulmasından yana olduğunu kabul ettiğim içindir ki, bu iddiayı öne sürdüm.
Konu tartışmalı, gerçek belirlenmelidir.
Lozan’da karşımıza Yunanlılar değil, Batılıların çıktığı söylenebilir.
Lozan’daki meselelere dikkatle bakacak olursak burada, Anadolu’daki Misak-ı Milli’den biraz fazla, biraz geri bir anlaşma zemininin önceden adeta konvansiyonel olarak varlığını görürüz.
Kaldı ki Lozan Anlaşması da tartışılabilir ve tartışılacaktır.
Türkiye’nin tarihi zaten bir gün yeniden yazılacaktır.’
* * *
İdris Küçükömer’in bunları söylemesinden tam beş yıl sonra, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi tarafından yayınlanan Ömer Kürkçüoğlu’nun ‘Türk-İngiliz İlişkileri 1919-1926)’ konulu doçentlik tezi, bu savlara yeni bir ışık tuttu.
Kürkçüoğlu, bir yıl boyunca, Oxford, İngiliz Parlamentosu ve Dışişleri Bakanlığı belgeleri üzerinde çalışarak tezini hazırladı.
Tezin 138. sayfasında, İngiltere’nin Büyük Taarruz’dan önce, ‘14 Nisan 1921’de, Türk-Yunan Savaşı’nda kesin tarafsızlığını belirten notasını Yunan hükümetine bildirdiği’ belirtiliyor.
Gene aynı sayfanın üç nolu dipnotu aynen şöyle: ‘13 Nisan 1921’de Avam Kamarası’nda Sir C. Townshend, İngiltere’nin Türk Milliyetçi Kuvvetleri’yle savaş halinde olup olmadığını Başbakan’a sordu.
Hükümet adına cevap veren Mr. Harmsworth bir barış antlaşması onaylanıncaya kadar teknik yönden ortada savaş halinin bulunduğunu fakat mevcut Türk-Yunan çatışması karşısında İngiliz tutumunun tarafsızlık olduğunu söyledi.’
Her defasında belirttiğimiz gibi, ‘yalanları ve yanlışları’ doğru diye bellediğimiz ve bunları tartışmadığımız vakit, Türkiye’nin kendi zaaflarını tespit etmesi mümkün değil. Örneğin, Ömer Kürkçüoğlu tezinin önsözünde şöyle diyor: ‘Lozan Barış Konferansı’nda da Türkiye, İngiltere’nin en ilgilendiği iki konudan biri olan Boğazlar konusunda, İngiltere’nin tezine çok yakın bir görüşü benimsemiştir.
Musul konusunda da İngiltere’yle bir kopmaya gitmedi ve 1926 yılında, İngiltere’den yana bir çözümü kabul etti.’ Zaten kitapta da, Sevr’den Lozan’a giden süreç İngi | | Samanyolu Haber Son Dakika 17.05.2009 | | | MİLLİKURTULUŞSAVAŞIANTİ-EMPERYALİSTMİYDİ?MİLLİ KURTULUŞ SAVAŞI ANTİ-EMPERYALİST MİYDİ? |
|
| Yorgo'nun Fenerbahçe aşkı | Hür Haber | 13.01.2009 13:45 |  | | |
| Savcı Öz'ün cevabının sırrı | Samanyolu Haber | 12.01.2009 16:38 |  | | Cevheri Güven, Ergenekon savcısı Zekeriya Özün, bir soruya verdiği cevaptan yola çıkarak bakın nasıl bir fotoğrafa ulaştı. Bir Numara Profesör
Terörle Mücadele Dairesi komandoları, dikkat çekmemek için itfaiye helikopteriyle Egede On İki Adalar bölgesinin tenha adalarından Lipsiye gitti. Polis, aynı zamanda dikkati başka yöne çekmek için adada küçük bir yangın çıkardı.
O sırada, Profesor Aleksandros Yiotopulos, eşi Peynaudla, Patmos Adasında buluşmak üzere Lipsiden deniz otobüsüne binmişti.
Polis, deniz otobüsünün kaptanına limandan açılır açılmaz orman yangını nedeniyle ‘geri dön’ emri verdi. Limana dönen tekneye komandolar operasyon düzenledi. Yakalanan Yiotopulosa adı soruldu. Adının Mihalis İkonomu olduğunu söyleyen profesör, diğer soruları yanıtlamadı. Lipsi karakoluna sevk edilen profesörün üzerinden, Patmostan Samos Adasına, oradan da Kuşadasına gidiş biletleri çıktı. Helikopterle Atinaya getirilen Yiotopulos, ilk sorguda adının İkonomu olduğunda ısrar etti, ama sonunda gerçeği itiraf etti….
O Profesör, yakın dönem Yunanistan tarihinin en kanlı örgütlenmesi 17 Kasım Örgütü’nün lideri Aleksandros Yiotopulos’tu.
Yorgo Kırbaki’nin 17 Temmuz 2002 tarihli Radikal’deki haberinden özetleyerek aktardığım bu satırlar; Yunanistan’da Albaylar Cuntası’nın işbaşında olduğu yıllarda Amerika ve Avrupa karşıtı ulusalcı çizgide kurulan 17 Kasım Örgütü’nün lideri Profesör Aleksandros Yiotopulos’un yakalanışını anlatıyor.
Çok sayıda bombalama ve suikastler gerçekleştiren örgütün hedefi darbeydi...
Türkiye’deki Ergenekon yapılanmasıyla çok sayıda benzerliği olan örgütün DHKP-C’yle de organik bağları yargılama sürecinde ortaya çıkartılmıştı.
Örgütün yıllar boyu aranan ama bir türlü ulaşılamayan liderinin bir “profesör” çıkmasına özellikle dikkat etmenizi istiyorum. Bugün Ergenekon operasyonunda, “koca profesörlerin, gazetecilerin, hukukçuların bir terör örgütüyle ne işi olur” diyenlere verilebilecek en iyi cevaptır bu.
Bir terör örgütü sadece tetikçilerden oluşmaz. Zaten belli bir zeka ve anlayış seviyesinde olan, sorgulama yapma yeteneği olmayan tiplerden oluşan tetikçi kadrosu, bir örgüt yapılanması kuramaz.
Bir terörist örgütün “beyin takımı” ve “ideologlarının” olması gerekir. Bu yüzden de Ergenekon yapılanmasında Doğu Perinçek’in tutuklanması, Veli Küçük’ün tutuklanmasından önemlidir.
Tuncay Güney’in Veli Paşa’nın, Perinçek’ten çekindiğini anlattığı ilk ifadeleri de bu durumu teyit eder. Sabih Kanadoğlu ve Kemal Gürüz gibi isimleri düşünürken Yunanistan’ın Ergenekon’u olarak tanımlanan 17 Kasım Örgütü’nün liderinin bir profesör çıktığını unutmayın.
Türkiyedeki benzer isimlerin komando baskınlarıyla, helikopterlerle, sahte yangınlarla yakalanmadığını, hepsinin ziline basılarak içeri girildiğini de bir kenara not edin.
Ergenekon Operasyonu’nu yürüten Savcıların, tetikçi takımını aşıp ideologlara yönlenmiş olması önemli bir dönüm noktasıdır. Çukurlarda bulunan bombalardan daha önemli olan budur.
Ergenekon Davası, bu son dalgasından sonra hem inandırıcılığını tüm topluma yaymış hem de örgüte indirdiği darbe itibariyle geri döndürülemeyecek noktaya varmıştır.
Savcı Zekeriya Öz’ün otomobiline binerken bir gazetecinin “korkmuyor musunuz” sorusuna verdiği “Ergenekoncular korksun” cevabının sırrı budur.
Yapı, operasyonu yürütenler tarafından damarlarına kadar çözülmüştür.
CEVHERİ GÜVEN-AKTİFHABER | | Samanyolu Haber Son Dakika 12.01.2009 | | | SavcıÖzüncevabınınsırrıSavcı Özün cevabının sırrı |
|
| Atina çok karışık gelmekten vazgeçin - Vahap MUNYAR | Hürriyet | 14.12.2008 01:53 |  | | |
|
| |