khmer | |
|
| Second UN judge quits Cambodia’s Khmer Rouge tribunal | Todays Zaman | 19.03.2012 19:34 |  | | |
| Second UN judge quits Cambodia’s Khmer Rouge tribunal | Todays Zaman | 19.03.2012 17:20 |  | | |
| Kızıl Khmer liderine ömür boyu hapis | Hürriyet | 04.02.2012 02:52 |  | | |
| Khmer Rouge chief jailer gets life in jail | Todays Zaman | 03.02.2012 15:52 |  | | |
| Ömür boyu hapis cezası | Hürriyet | 03.02.2012 13:37 |  | | |
| Khmer Rouge says
Cambodia was defended | Todays Zaman | 22.11.2011 17:51 |  | | |
| Khmer Rouge commanders go on trial in Cambodia | Todays Zaman | 28.06.2011 02:40 |  | | |
| Khmer Rouge commanders go on trial in Cambodia | Todays Zaman | 27.06.2011 17:39 |  | | |
| Kızıl Kmer liderleri yargıç önünde | NTV | 31.01.2011 11:09 |  | | |
| 'SEVİNİN ÇÜNKÜ ALLAH VAR' | Samanyolu Haber | 02.02.2009 08:07 |  | | Sevinin, çünkü Allah var. Onu bilerek yaşayın ve mutlu olun. İngilteredeki bir grup ateistin Londra otobüslerine Muhtemelen Tanrı yok. Endişelenmeyi bırakın ve hayatın tadını çıkarmaya bakın yazılı ilanlar asması, son aylarda epey gündeme geldi. Bizim medyada bu konuyu ele alan haberlerin çoğunun odak noktası, Batıdaki dindarların bu ilanı nasıl karşıladığıydı. Ancak ilanın verdiği mesajı da oturup bir düşünmekte fayda var. Madem ateistler bu kadar para verip ortaya çıkmışlar, ne diyorlar bir bakalım.
Muhtelemen Tanrı yok ifadesi, ateistlerin binlerce yıllık amentüsünün biraz olasılık katılarak yumuşatılmış hali. Daha ilginç olan, buradan varılan sonuç. Allahın yokluğu fikri, endişelenmemek ve hayatın tadını çıkarmak için bir gerekçe sayılıyor. İyi ama neden öyle olsun?
Aslında burada karşımıza çıkan şey, sadece ateistlerin değil diğer pek çok seküler insanın da kabul ettiği bir fikirdir. Allaha ve dine inanmanın, insanı hayatın lezzetlerinden alıkoyduğunu, neşesini öldürdüğünü, onun keder ve karamsarlık verdiğini varsayarlar. Tam da böyle din yorumları olduğunu ise inkar edemeyiz: Ortaçağ Katolik Kilisesi veya uçurtma uçurmayı bile yasaklayan Taliban rejimi gibi.
Ancak neşeyi engellemek bir yana, onu Allahın rahmetinin bir yansıması olarak teşvik eden din anlayışları da vardır. Günümüzün Batı Hıristiyanlığında ve İslamın özellikle tasavvuf damarında buna rastlamak mümkündür. Öte yandan neşeye karşı savaş açmak sadece dini değil, aynı zamanda ateist hareketlerde de görülebilir ve görülmüştür. Kamboçyadaki Kızıl Khmer rejimi, insanların her türlü bireysel zevk ve rahatını engellemiş, komünist partiyi övenler hariç tüm resim ve müzik eserlerini yasaklamış, kahkaha atmayı bile suç sayabilmişti.
Ancak gelin tüm bu sosyo-politik örnekleri bir kenara bırakalım ve modern dünyanın açık toplumunda yaşayan bir birey için aynı soruyu yeniden soralım: Allahın varlığını kabul etmek, bu bireyi gerçekten endişeye ve hayatın tadını çıkaramamaya mı sürükleyecektir?
Önce endişe kısmına bakalım. Eğer İngiliz ateistlerinin argümanı doğru olsaydı, ateistlerin dindarlardan daha endişesiz, dolayısıyla stressiz bir hayat sürmesi beklenirdi. Dini inancı bir nevroz yani akıl hastalığı olarak gören Freudun öngörüsü de buydu. Oysa son 20-30 yıldır bu konuda yapılan araştırmalar, ısrarla, durumun tam aksi olduğunu gösteriyor. Psikolojik istatistikler, dindar insanların diğerlerine kıyasla ortalamada daha mutlu bir hayat sürdüğünü, intihara dört kat daha az yatkın olduğunu, hayat boyunca daha az psikolojik sorun yaşadığını ortaya koyuyor. (Patrick Glynn, God: The Evidence, s. 57-97)
Peki ya hayatın tadını çıkarma? Din, ahlaki kural ve yasaklar getirerek, insanların keyiflerini kısıtlamıyor mu?
Evet, kısıtlıyor. Ama bunun sonucunun mutsuzluk değil tam aksine mutluluk olduğunu gösteren bir çok veri de var. Amerikada 1960larda zirve yapan cinsel devrimin psikolojik sorunlarla boğuşan bir nesil yarattığı, buna karşılık geleneksel aile değerlerini koruyanların ortalamada daha dengeli, sağlıklı ve mutlu yaşamlar sürdüğü biliniyor. Bu ülkenin geçen yüzyıldaki önde gelen aydınlarından Walter Lippman, tabloyu şöyle özetliyor: İnsanlar, tutkularını tatmin ederek mutlu olamıyorlar. Mutlu olmalarının yolu, bu tutkularını dizginleyen ve onlara bir tutarlılık kazandıran bir ahlaki değerler sistemi içinde yaşamaları.
Tüm bunlara bakınca, Muhtemelen Tanrı yok. Endişelenmeyi bırakın ve hayatın tadını çıkarmaya bakın sloganı, pek ikna edici durmuyor. Aksine Tanrı yok diye inanınca, ve sonra da hayatı tümüyle başına buyruk yaşayınca, mutluluk zorlaşıyor.
Ve o yüzden, belki de şöyle bir slogan, hayatın gerçeğini bize daha iyi anlatıyor: Sevinin, çünkü Allah var. Onu bilerek yaşayın ve mutlu olun. | | Samanyolu Haber Son Dakika 02.02.2009 | | | SEVİNİNÇÜNKÜALLAHVARSEVİNİN ÇÜNKÜ ALLAH VAR |
|
|
| |