Habergec.Com Aranan Kelimeler:mahkeme başkanı tahliyesini istedi Değerlendirme: 10 / 10 360911
habergec.com
20.04.2014 Pazar
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler
Gazeteler
İnternet Siteleri
Televizyonlar
Radyolar
Diğer

:: Gruplar
 

mahkeme başkanı tahliyesini istedi

Temizöz’e faili meçhul davasında tahliye
Zaman
28.03.2014
02:19
Güneydoğu’da açılan en önemli ‘faili meçhuller’ davasında önemli tahliyeler yaşandı.Cizre’de 1993-95 yılları arasında işlenen 20 faili meçhul ve kayıp olayıyla ilgili yargılanan sanıkların, tutuklu kaldıkları süre 5 yılı geçtiği için tahliyelerine karar verildi. Mahkeme, dönemin ilçe Jandarma Komutanı Albay Cemal Temizöz ile itirafçı Adem Yakin’i tahliye etti ancak Temizöz, Balyoz davasından hüküm giydiği için cezaevinde kaldı.Doğu ve Güneydoğu’da 1990’lı yıllarda işlenen faili meçhul cinayetlerle ilgili binlerce soruşturma dosyası, Özel Yetkili Mahkemeler’in (ÖYM) kaldırılmasıyla zamanaşımı tehlikesine girmişti. Aralarında Bingöl’de şehit edilen 33 er, Lice, Kulp, Derik ve Güçlükonak’ta köylülerin öldürülüp gömülmesi gibi önemli davaların da bulunduğu 9 bin dosya, Diyarbakır ÖYM’lere bağlı 7 il ve ilçelerine gönderildi. Diyarbakır’daki mahkemeler ellerindeki davaları, savcılar ise soruşturma dosyalarını daha önce sorumlu oldukları Batman, Bingöl, Mardin, Siirt, Şanlıurfa ve Şırnak’a nakletti. Albay Cemal Temizöz’ün de aralarında bulunduğu itirafçı ve köy korucularından oluşan 7 kişi hakkında da dava açılmıştı. 5 yıla yakındır devam eden dava kapsamında bugüne kadar neredeyse 100 tanık dinlendi. Davada sona gelindi ve savcı esas hakkındaki mütalaasını sundu. Savcı, jandarma komutanı Temizöz’ü, ‘suç örgütü lideri’ olarak nitelendirdi. Mütalaada, PKK itirafçıları ve korucuların da örgüte üye olduğu ifade edildi. Ancak mahkeme, kararını açıklamadan dosya Cizre’ye gönderildi. Davanın Şırnak’ta görülmesi beklenirken, sanık avukatları mahkemeye başvurarak son yasal düzenlemeden dolayı müvekkillerinin tahliyesini istedi.Diyarbakır Baro Başkanı ve mağdurların avukatı Tahir Elçi, Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Cizre’de işlenen 20 faili meçhul cinayetle ilgili görülen davada tutuklu yargılanan Adem Yakin’in 5 yıllık tutukluluk süresi dolduğu gerekçesiyle tahliyesine karar verdiğini söyledi. Elçi, sanık avukatlarının tahliye taleplerinin Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce değerlendirildiğini belirterek, “Dosya, Şırnak’a gitmeden önce tahliye taleplerini inceleyen Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi, itirafçı sanık Adem Yakin’in 5 yıllık tutukluluk süresini doldurduğu gerekçesiyle tahliyesini uygun gördü. Aynı mahkeme, kısa süre önce Diyarbakır KCK davasında 91 tutuklu sanığın tahliye talebini ‘örgütün dağ kadrosuna katılabilecekleri’ gerekçesiyle reddetmişti. Duruşmalarda ‘insanları kıl testere ile kestim’ diyen sanıklar tahliye edildi.” diye konuştu.
Zaman
Güncel
28.03.2014
Temizöz’efailimeçhuldavasındatahliyeTemizöz’e faili meçhul davasında tahliye
Temizöz’e faili meçhul davasında tahliye
Zaman
28.03.2014
02:09
Güneydoğu’da açılan en önemli ‘faili meçhuller’ davasında önemli tahliyeler yaşandı.Cizre’de 1993-95 yılları arasında işlenen 20 faili meçhul ve kayıp olayıyla ilgili yargılanan sanıkların, tutuklu kaldıkları süre 5 yılı geçtiği için tahliyelerine karar verildi. Mahkeme, dönemin ilçe Jandarma Komutanı Albay Cemal Temizöz ile itirafçı Adem Yakin’i tahliye etti ancak Temizöz, Balyoz davasından hüküm giydiği için cezaevinde kaldı.Doğu ve Güneydoğu’da 1990’lı yıllarda işlenen faili meçhul cinayetlerle ilgili binlerce soruşturma dosyası, Özel Yetkili Mahkemeler’in (ÖYM) kaldırılmasıyla zamanaşımı tehlikesine girmişti. Aralarında Bingöl’de şehit edilen 33 er, Lice, Kulp, Derik ve Güçlükonak’ta köylülerin öldürülüp gömülmesi gibi önemli davaların da bulunduğu 9 bin dosya, Diyarbakır ÖYM’lere bağlı 7 il ve ilçelerine gönderildi. Diyarbakır’daki mahkemeler ellerindeki davaları, savcılar ise soruşturma dosyalarını daha önce sorumlu oldukları Batman, Bingöl, Mardin, Siirt, Şanlıurfa ve Şırnak’a nakletti. Albay Cemal Temizöz’ün de aralarında bulunduğu itirafçı ve köy korucularından oluşan 7 kişi hakkında da dava açılmıştı. 5 yıla yakındır devam eden dava kapsamında bugüne kadar neredeyse 100 tanık dinlendi. Davada sona gelindi ve savcı esas hakkındaki mütalaasını sundu. Savcı, jandarma komutanı Temizöz’ü, ‘suç örgütü lideri’ olarak nitelendirdi. Mütalaada, PKK itirafçıları ve korucuların da örgüte üye olduğu ifade edildi. Ancak mahkeme, kararını açıklamadan dosya Cizre’ye gönderildi. Davanın Şırnak’ta görülmesi beklenirken, sanık avukatları mahkemeye başvurarak son yasal düzenlemeden dolayı müvekkillerinin tahliyesini istedi.Diyarbakır Baro Başkanı ve mağdurların avukatı Tahir Elçi, Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Cizre’de işlenen 20 faili meçhul cinayetle ilgili görülen davada tutuklu yargılanan Adem Yakin’in 5 yıllık tutukluluk süresi dolduğu gerekçesiyle tahliyesine karar verdiğini söyledi. Elçi, sanık avukatlarının tahliye taleplerinin Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce değerlendirildiğini belirterek, “Dosya, Şırnak’a gitmeden önce tahliye taleplerini inceleyen Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi, itirafçı sanık Adem Yakin’in 5 yıllık tutukluluk süresini doldurduğu gerekçesiyle tahliyesini uygun gördü. Aynı mahkeme, kısa süre önce Diyarbakır KCK davasında 91 tutuklu sanığın tahliye talebini ‘örgütün dağ kadrosuna katılabilecekleri’ gerekçesiyle reddetmişti. Duruşmalarda ‘insanları kıl testere ile kestim’ diyen sanıklar tahliye edildi.” diye konuştu.
Zaman
Ana Sayfa
28.03.2014
Temizöz’efailimeçhuldavasındatahliyeTemizöz’e faili meçhul davasında tahliye
Güneydoğu'nun en önemli faili meçhuller davasında tahliye kararı
Zaman
27.03.2014
17:09
Güneydoğuda açılan en önemli faili meçhuller davası olarak bilinen ve aralarında emekli Albay Cemal Temizöz ile köy korucusu ve itirafçıların yargılandığı davada tahliyeler yaşandı. Cizrede, 1993-95 yılları arasında işleyen 20 faili meçhul cinayet ve kayıp olayıyla ilgili yargılanan sanıklar, tutuklu kaldıkları süre 5 yılı geçtiği için tahliyelerine karar verildi. Mahkeme, sanık Cemal Temizöz ile itirafçı Adem Yakini tahliye etti. Ancak Temiöz, Balyoz davasından hüküm giydiği için cezaevinde kaldı.Doğu ve Güneydoğuda 1990lı yıllarda işlenen faili meçhul cinayetlerle ilgili binlerce soruşturma dosyası, Özel Yetkili Mahkemelerin (ÖYM) kaldırılmasıyla zaman aşımı tehlikesine girmişti. Aralarında, Cizrede 20 kişinin öldürüldüğü ve emekli Albay Cemal Temizözün yargılandığı, Bingölde şehit edilen 33 er, Lice, Kulp, Derik ve Güçlükonakta köylülerin öldürülüp gömülmesi gibi önemli davaların da bulunduğu 9 bin dosya, Diyarbakır ÖYMlere bağlı 7 il ve ilçelerine gönderildi. Diyarbakırdaki mahkemeler ellerindeki davaları, savcılar ise soruşturma dosyalarını daha önce sorumlu oldukları Batman, Bingöl, Mardin, Siirt, Şanlıurfa ve Şırnaka gönderdi. Bu dosyalardan biri olan Cizrede 1993-95 arasında işlenen 20 faili meçhul cinayetle ilgili davada da önemli gelişme yaşandı. Emekli Albay Cemal Temizözün de aralarında bulunduğu itirafçı ve köy korucularından oluşan 7 kişi hakkında dava açılmıştı. 5 yıla yakındır devam eden dava kapsamında bugüne kadar 100e yakın tanık dinlendi. Davada sona gelindi ve savcı esas hakkındaki mütalaasını sundu. Savcı, dönemin ilçe Jandarma Komutanı Cemal Temizözü, suç örgütü lideri olarak nitelendirdi. Mütalaada, PKK itirafçıları ve korucuların da örgüte üye olduğu ifade edildi. Ancak mahkeme, kararını açıklamadan dosya Cizreye gönderildi. Davanın Şırnakta görülmesi beklenirken, sanıkların avukatları mahkemeye başvurarak, son yasal düzenlemeden dolayı müvekkillerinin tahliyesini istedi. Diyarbakır Baro Başkanı ve mağdurların avukatı Tahir Elçi, Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin Şırnakın Cizre ilçesinde 1993-1995 yılında işlenen 20 faili meçhul cinayetle ilgili görülen davada tutuklu yargılanan Adem Yakinin 5 yıllık tutukluluk süresi dolduğu gerekçesiyle tahliyesine karar verdiğini söyledi. Elçi, sanık avukatlarının tahliye taleplerinin Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesince değerlendirildiğini belirterek, Dosya, Şırnaka gitmeden önce tahliye taleplerini inceleyen Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi, itirafçı sanık Adem Yakinin 5 yıllık tutukluluk süresini doldurduğu gerekçesiyle tahliyesini uygun gördü. Aynı mahkeme, kısa süre önce Diyarbakır KCK davasında 91 tutuklu sanığın tahliye talebini örgütün dağ kadrosuna katılabilecekleri gerekçesiyle reddetmişti. Duruşmalarda insanları kıl testere ile kestim diyen sanıklar tahliye edildi. dedi. Elçi, davanın Şırnaka gönderildiğini, burada yapılan tensip duruşmasında ise eski Kayseri Jandarma Alay Komutanı emekli Albay Cemal Temizözün, 5 yıllık tutukluluk süresini doldurduğu gerekçesiyle tahliyesine karar verildiğini belirtti. Elçi, Temizözün, Balyoz Planı davasında hükümlü olduğu için tutukluluğuna devam edildiğini kaydetti. Duruşmada avukatların çabasıyla yakalanan Yavuz kod adlı ve JİTEMin infaz amiri olduğu belirtilen Burhanettin Kıyakın ise tutukluluğuna karar verildi. (CİHAN)
Zaman
Son Dakika
27.03.2014
GüneydoğununenönemlifailimeçhullerdavasındatahliyekararıGüneydoğunun en önemli faili meçhuller davasında tahliye kararı
Ergenekon’a tahliye, Silivri boşalıyor
Zaman
11.03.2014
02:29
AK Parti hükümetinin yaptığı, tutukluluk süresini 5 yıla indiren düzenleme, Ergenekon sanıklarına tahliye getirdi. Davaya bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, tahliye taleplerini reddettiğini bildirdi. HSYK’nın ‘yetkisizler’ açıklamasından sonra, yeni yasayla yetkilendirilen mahkemeler, Danıştay cinayeti faili Alparslan Arslan’ın da aralarında bulunduğu sanıklar hakkında tahliye kararı verdi.Hükümetin, tutukluluk süresini 5 yıla indiren yasal düzenlemesinden sonra mahkemeler, 19 Ergenekon sanığı hakkında art arda tahliye kararları verdi. Kararlardan önce mahkemeler arasında yetki karmaşası yaşandı. Davayı karara bağlayan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, tahliye taleplerini reddettiğini açıkladı. HSYK’nın devreye girerek 13. Ağır Ceza’nın yetkisiz olduğunu açıklamasıyla hüküm yeni yasayla yetkilendirilmiş mahkemelere kaldı. İlk karar, Tuncay Özkan, Levent Göktaş ve Sedat Peker hakkında 21. Ağır Ceza Mahkemesi’nden geldi.Dünün en dikkat çekici kararını Danıştay cinayeti faili Alparslan Arslan hakkında 6. Ağır Ceza Mahkemesi verdi. Kararda Arslan’ın 5 yıllık tutukluluk süresinin 21 Mayıs 2011’de dolduğu belirtildi. Yasa değişikliğinden dolayı derhal salıverilmesi gerektiği vurgulandı. Mahkeme, adlî kontrol şartı ve yurtdışına çıkma yasağı koyarak Arslan’ın tahliyesini kararlaştırdı. İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesi, Hasan Iğsız, Şener Eruygur, Alaattin Sevim, Mehmet Ali Çelebi ve Merdan Yanardağ’ın; 1. Ağır Ceza Mahkemesi, İbrahim Şahin’in; 8. Ağır Ceza Mahkemesi de Yalçın Küçük’ün tahliyesine hükmetti. 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin tahliye ettiği Kemal Kerinçsiz, “Kaldığımız yerden aynen devam.” açıklamasını yaptı. Mahkeme, aralarında Veli Küçük’ün de bulunduğu 7 sanığın talebini ise reddetti.AK Parti’nin çıkarttığı yeni yargı paketiyle özel yetkili mahkemelerin (ÖYM) kapatılması, azami tutukluluk süresinin de 5 yıla indirilmesinin ardından mahkemelere tahliye talebi yağdı. Ergenekon davasında müebbet hapis cezasına çarptırılan eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ hakkında tahliye kararı verilmişti. Hrant Dink davasında tutuklu bulunan Erhan Tuncel ile Zirve katliamı sanıkları da geçtiğimiz cuma gecesi salıverilmişti. Ergenekon davasında hüküm yiyen ve 5 yılı aşkın isimler de uzun tutukluluk hallerini gerekçe göstererek tahliye taleplerini içeren dilekçe sundu. Bunlar arasında en dikkat çeken isim Danıştay saldırısının faili Alparslan Arslan oldu. 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan Arslan tahliyesini istedi.Ergenekon davasına bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin başvuruları reddetmesine rağmen 19 hükümlü hakkında tahliye kararı çıktı. İlk olarak İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesi’ne tahliye talebinde bulunan gazeteci Tuncay Özkan, emekli Albay Levent Göktaş ve Sedat Peker’in tahliyesine karar verildi. Sedat Peker ile ilgili herhangi bir adli kontrol uygulamadı.İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi de avukat Kemal Kerinçsiz’i tahliye etti. Eski polis müdürü İbrahim Şahin’in başvurusunu değerlendiren İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nden de tahliye çıktı. İstanbul 8. Ağır Ceza mahkemesi Yalçın Küçük’ün, İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesi de emekli orgeneraller Hasan Iğsız ve Şener Eruygur ile Alaattin Sevim, Mehmet Ali Çelebi ve Merdan Yanardağ hakkında tahliye kararı verdi. Şok tahliye kararı akşam saatlerinde İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nden geldi. Mahkeme, Ergenekon davası kapsamında tutuklu olan Danıştay cinayetinin faili Alparslan Arslan’ın tahliye başvurusunu kabul etti. Ancak Arslan’ın serbest kalamayacağı öğrenildi. Arslan’ın başka bir davada kesinleşen 4 yıl 2 aylık cezası sebebiyle serbest kalamayacağı ileri sürüldü. İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesi de İrtica ile Mücadele Eylem Planı belgesinin altında imzası olan emekli Albay Dursun Çiçek’i de tahliye etti. Mahkeme kararından, İlker Başbuğ hakkında verilen tahliye kararını gerekçe gösterdi. Fakat Çiçek, Balyoz davasında hükümlü olduğu için cezaevinden çıkamayacak.7 HÜKÜMLÜNÜN TAHLİYE TALEBİNE RETİstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi de Muzaffer Tekin, Mehmet Demirtaş, Oktay Yıldırım, Hikmet Çiçek, Hasan Atilla Uğur ve Doğu Perinçek’in tahliyesine karar verdi. Mahkeme, Veli Küçük, Hasan Ataman Yıldırım, Levent Ersöz, Mehmet Bedri Gültekin, Erkan Önsel, Serdar Öztürk ve Turhan Özlü’nün tahliye taleplerini ise reddetti. Buna gerekçe olarak tutukluk sürelerinin 5 yılı doldurmamaları gösterildi.‘ERGENEKON’DAN ÇIKTIK, MÜCADELEYE KALDIĞI YERDEN DEVAM EDECEĞİZ’Silivri Cezaevi’nden ilk çıkan Tuncay Özkan oldu. Cezaevi çıkışında basın açıklaması yapan Özkan, 6 yıldır suçsuz yere tutuklu kaldığını anlattı. Kerinçsiz de cezaevi çıkışında yaptığı açıklamada, “Kaldığımız yerden mücadelemize ay
Zaman
En Çok Okunan
11.03.2014
Ergenekon’atahliyeSilivriboşalıyorErgenekon’a tahliye Silivri boşalıyor
Ergenekon’a tahliye, Silivri boşalıyor
Zaman
11.03.2014
02:00
AK Parti hükümetinin yaptığı, tutukluluk süresini 5 yıla indiren düzenleme, Ergenekon sanıklarına tahliye getirdi. Davaya bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, tahliye taleplerini reddettiğini bildirdi. HSYK’nın ‘yetkisizler’ açıklamasından sonra, yeni yasayla yetkilendirilen mahkemeler, Danıştay cinayeti faili Alparslan Arslan’ın da aralarında bulunduğu sanıklar hakkında tahliye kararı verdi.Hükümetin, tutukluluk süresini 5 yıla indiren yasal düzenlemesinden sonra mahkemeler, 19 Ergenekon sanığı hakkında art arda tahliye kararları verdi. Kararlardan önce mahkemeler arasında yetki karmaşası yaşandı. Davayı karara bağlayan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, tahliye taleplerini reddettiğini açıkladı. HSYK’nın devreye girerek 13. Ağır Ceza’nın yetkisiz olduğunu açıklamasıyla hüküm yeni yasayla yetkilendirilmiş mahkemelere kaldı. İlk karar, Tuncay Özkan, Levent Göktaş ve Sedat Peker hakkında 21. Ağır Ceza Mahkemesi’nden geldi.Dünün en dikkat çekici kararını Danıştay cinayeti faili Alparslan Arslan hakkında 6. Ağır Ceza Mahkemesi verdi. Kararda Arslan’ın 5 yıllık tutukluluk süresinin 21 Mayıs 2011’de dolduğu belirtildi. Yasa değişikliğinden dolayı derhal salıverilmesi gerektiği vurgulandı. Mahkeme, adlî kontrol şartı ve yurtdışına çıkma yasağı koyarak Arslan’ın tahliyesini kararlaştırdı. İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesi, Hasan Iğsız, Şener Eruygur, Alaattin Sevim, Mehmet Ali Çelebi ve Merdan Yanardağ’ın; 1. Ağır Ceza Mahkemesi, İbrahim Şahin’in; 8. Ağır Ceza Mahkemesi de Yalçın Küçük’ün tahliyesine hükmetti. 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin tahliye ettiği Kemal Kerinçsiz, “Kaldığımız yerden aynen devam.” açıklamasını yaptı. Mahkeme, aralarında Veli Küçük’ün de bulunduğu 7 sanığın talebini ise reddetti.AK Parti’nin çıkarttığı yeni yargı paketiyle özel yetkili mahkemelerin (ÖYM) kapatılması, azami tutukluluk süresinin de 5 yıla indirilmesinin ardından mahkemelere tahliye talebi yağdı. Ergenekon davasında müebbet hapis cezasına çarptırılan eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ hakkında tahliye kararı verilmişti. Hrant Dink davasında tutuklu bulunan Erhan Tuncel ile Zirve katliamı sanıkları da geçtiğimiz cuma gecesi salıverilmişti. Ergenekon davasında hüküm yiyen ve 5 yılı aşkın isimler de uzun tutukluluk hallerini gerekçe göstererek tahliye taleplerini içeren dilekçe sundu. Bunlar arasında en dikkat çeken isim Danıştay saldırısının faili Alparslan Arslan oldu. 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan Arslan tahliyesini istedi.Ergenekon davasına bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin başvuruları reddetmesine rağmen 19 hükümlü hakkında tahliye kararı çıktı. İlk olarak İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesi’ne tahliye talebinde bulunan gazeteci Tuncay Özkan, emekli Albay Levent Göktaş ve Sedat Peker’in tahliyesine karar verildi. Sedat Peker ile ilgili herhangi bir adli kontrol uygulamadı.İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi de avukat Kemal Kerinçsiz’i tahliye etti. Eski polis müdürü İbrahim Şahin’in başvurusunu değerlendiren İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nden de tahliye çıktı. İstanbul 8. Ağır Ceza mahkemesi Yalçın Küçük’ün, İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesi de emekli orgeneraller Hasan Iğsız ve Şener Eruygur ile Alaattin Sevim, Mehmet Ali Çelebi ve Merdan Yanardağ hakkında tahliye kararı verdi. Şok tahliye kararı akşam saatlerinde İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nden geldi. Mahkeme, Ergenekon davası kapsamında tutuklu olan Danıştay cinayetinin faili Alparslan Arslan’ın tahliye başvurusunu kabul etti. Ancak Arslan’ın serbest kalamayacağı öğrenildi. Arslan’ın başka bir davada kesinleşen 4 yıl 2 aylık cezası sebebiyle serbest kalamayacağı ileri sürüldü. İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesi de İrtica ile Mücadele Eylem Planı belgesinin altında imzası olan emekli Albay Dursun Çiçek’i de tahliye etti. Mahkeme kararından, İlker Başbuğ hakkında verilen tahliye kararını gerekçe gösterdi. Fakat Çiçek, Balyoz davasında hükümlü olduğu için cezaevinden çıkamayacak.7 HÜKÜMLÜNÜN TAHLİYE TALEBİNE RETİstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi de Muzaffer Tekin, Mehmet Demirtaş, Oktay Yıldırım, Hikmet Çiçek, Hasan Atilla Uğur ve Doğu Perinçek’in tahliyesine karar verdi. Mahkeme, Veli Küçük, Hasan Ataman Yıldırım, Levent Ersöz, Mehmet Bedri Gültekin, Erkan Önsel, Serdar Öztürk ve Turhan Özlü’nün tahliye taleplerini ise reddetti. Buna gerekçe olarak tutukluk sürelerinin 5 yılı doldurmamaları gösterildi.‘ERGENEKON’DAN ÇIKTIK, MÜCADELEYE KALDIĞI YERDEN DEVAM EDECEĞİZ’Silivri Cezaevi’nden ilk çıkan Tuncay Özkan oldu. Cezaevi çıkışında basın açıklaması yapan Özkan, 6 yıldır suçsuz yere tutuklu kaldığını anlattı. Kerinçsiz de cezaevi çıkışında yaptığı açıklamada, “Kaldığımız yerden mücadelemize ay
Zaman
Güncel
11.03.2014
Ergenekon’atahliyeSilivriboşalıyorErgenekon’a tahliye Silivri boşalıyor
Ergenekon’a tahliye, Silivri boşalıyor
Zaman
11.03.2014
02:00
AK Parti hükümetinin yaptığı, tutukluluk süresini 5 yıla indiren düzenleme, Ergenekon sanıklarına tahliye getirdi. Davaya bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, tahliye taleplerini reddettiğini bildirdi. HSYK’nın ‘yetkisizler’ açıklamasından sonra, yeni yasayla yetkilendirilen mahkemeler, Danıştay cinayeti faili Alparslan Arslan’ın da aralarında bulunduğu sanıklar hakkında tahliye kararı verdi.Hükümetin, tutukluluk süresini 5 yıla indiren yasal düzenlemesinden sonra mahkemeler, 19 Ergenekon sanığı hakkında art arda tahliye kararları verdi. Kararlardan önce mahkemeler arasında yetki karmaşası yaşandı. Davayı karara bağlayan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, tahliye taleplerini reddettiğini açıkladı. HSYK’nın devreye girerek 13. Ağır Ceza’nın yetkisiz olduğunu açıklamasıyla hüküm yeni yasayla yetkilendirilmiş mahkemelere kaldı. İlk karar, Tuncay Özkan, Levent Göktaş ve Sedat Peker hakkında 21. Ağır Ceza Mahkemesi’nden geldi.Dünün en dikkat çekici kararını Danıştay cinayeti faili Alparslan Arslan hakkında 6. Ağır Ceza Mahkemesi verdi. Kararda Arslan’ın 5 yıllık tutukluluk süresinin 21 Mayıs 2011’de dolduğu belirtildi. Yasa değişikliğinden dolayı derhal salıverilmesi gerektiği vurgulandı. Mahkeme, adlî kontrol şartı ve yurtdışına çıkma yasağı koyarak Arslan’ın tahliyesini kararlaştırdı. İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesi, Hasan Iğsız, Şener Eruygur, Alaattin Sevim, Mehmet Ali Çelebi ve Merdan Yanardağ’ın; 1. Ağır Ceza Mahkemesi, İbrahim Şahin’in; 8. Ağır Ceza Mahkemesi de Yalçın Küçük’ün tahliyesine hükmetti. 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin tahliye ettiği Kemal Kerinçsiz, “Kaldığımız yerden aynen devam.” açıklamasını yaptı. Mahkeme, aralarında Veli Küçük’ün de bulunduğu 7 sanığın talebini ise reddetti.AK Parti’nin çıkarttığı yeni yargı paketiyle özel yetkili mahkemelerin (ÖYM) kapatılması, azami tutukluluk süresinin de 5 yıla indirilmesinin ardından mahkemelere tahliye talebi yağdı. Ergenekon davasında müebbet hapis cezasına çarptırılan eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ hakkında tahliye kararı verilmişti. Hrant Dink davasında tutuklu bulunan Erhan Tuncel ile Zirve katliamı sanıkları da geçtiğimiz cuma gecesi salıverilmişti. Ergenekon davasında hüküm yiyen ve 5 yılı aşkın isimler de uzun tutukluluk hallerini gerekçe göstererek tahliye taleplerini içeren dilekçe sundu. Bunlar arasında en dikkat çeken isim Danıştay saldırısının faili Alparslan Arslan oldu. 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan Arslan tahliyesini istedi.Ergenekon davasına bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin başvuruları reddetmesine rağmen 19 hükümlü hakkında tahliye kararı çıktı. İlk olarak İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesi’ne tahliye talebinde bulunan gazeteci Tuncay Özkan, emekli Albay Levent Göktaş ve Sedat Peker’in tahliyesine karar verildi. Sedat Peker ile ilgili herhangi bir adli kontrol uygulamadı.İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi de avukat Kemal Kerinçsiz’i tahliye etti. Eski polis müdürü İbrahim Şahin’in başvurusunu değerlendiren İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nden de tahliye çıktı. İstanbul 8. Ağır Ceza mahkemesi Yalçın Küçük’ün, İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesi de emekli orgeneraller Hasan Iğsız ve Şener Eruygur ile Alaattin Sevim, Mehmet Ali Çelebi ve Merdan Yanardağ hakkında tahliye kararı verdi. Şok tahliye kararı akşam saatlerinde İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nden geldi. Mahkeme, Ergenekon davası kapsamında tutuklu olan Danıştay cinayetinin faili Alparslan Arslan’ın tahliye başvurusunu kabul etti. Ancak Arslan’ın serbest kalamayacağı öğrenildi. Arslan’ın başka bir davada kesinleşen 4 yıl 2 aylık cezası sebebiyle serbest kalamayacağı ileri sürüldü. İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesi de İrtica ile Mücadele Eylem Planı belgesinin altında imzası olan emekli Albay Dursun Çiçek’i de tahliye etti. Mahkeme kararından, İlker Başbuğ hakkında verilen tahliye kararını gerekçe gösterdi. Fakat Çiçek, Balyoz davasında hükümlü olduğu için cezaevinden çıkamayacak.7 HÜKÜMLÜNÜN TAHLİYE TALEBİNE RETİstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi de Muzaffer Tekin, Mehmet Demirtaş, Oktay Yıldırım, Hikmet Çiçek, Hasan Atilla Uğur ve Doğu Perinçek’in tahliyesine karar verdi. Mahkeme, Veli Küçük, Hasan Ataman Yıldırım, Levent Ersöz, Mehmet Bedri Gültekin, Erkan Önsel, Serdar Öztürk ve Turhan Özlü’nün tahliye taleplerini ise reddetti. Buna gerekçe olarak tutukluk sürelerinin 5 yılı doldurmamaları gösterildi.‘ERGENEKON’DAN ÇIKTIK, MÜCADELEYE KALDIĞI YERDEN DEVAM EDECEĞİZ’Silivri Cezaevi’nden ilk çıkan Tuncay Özkan oldu. Cezaevi çıkışında basın açıklaması yapan Özkan, 6 yıldır suçsuz yere tutuklu kaldığını anlattı. Kerinçsiz de cezaevi çıkışında yaptığı açıklamada, “Kaldığımız yerden mücadelemize ay
Zaman
Ana Sayfa
11.03.2014
Ergenekon’atahliyeSilivriboşalıyorErgenekon’a tahliye Silivri boşalıyor
Dink davası halkı ikna etmeli
Zaman
13.02.2014
02:02
19 Ocak 2007 günü uğradığı silahlı saldırıda öldürülen Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink ile ilgili davanın Yargıtay’da bozulmasının ardından yeniden görülmesine devam edildi.Dün gerçekleştirilen 4. duruşmadan önce Hrant’ın arkadaşları, adliye önünde basın açıklaması yaptı. Grup adına konuşan Agos Gazetesi yazarı Karin Karakaşlı, davanın kamuoyunu tatmin etmesi gerektiğini söyledi. Cinayette ihmalleri bulunduğu iddia edilen kamu görevlilerinin bazı makamlara terfi ettirildiğine atıfta bulunan Karakaşlı, “Tetiğin arkasındaki; nispet gibi terfi ettirilen bütün o eller bir an önce yargı önüne çıkarılmalı. Yargılanması istenen kamu görevlilerinin tümü ile ilgili acil adımları atılmalı. Dava, devlet içindeki hesaplaşmalara kurban edilmemeli.” dedi. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya tutuksuz sanıklardan Tuncay Uzundal ve Osman Hayal geldi. Erhan Tuncel ile Yasin Hayal ise telekonferans aracılığıyla tutuklu bulundukları cezaevinden katıldı. Firari sanık Ahmet İskender’in ise karara rağmen yakalanamadığı belirtildi. Yeni demokratikleşme paketinde yer alan uzun tutukluluk süresiyle ilgili düzenlemeye atıfta bulunan sanık avukatı, Tuncel’in tahliyesini istedi. Ancak mahkeme, 5 yıl 3 aydır tutuklu bulunan Tuncel ile ilgili tahliye talebini reddetti. Duruşma 18 Nisan’a erteledi. Duruşma öncesi Hrant’ın arkadaşlarının yaptığı açıklama, akıllara terfi ettirilen isimleri getirdi. Cinayet tarihinde Trabzon Emniyet Müdürlüğü’nde istihbaratçı olarak görev yapan polis memuru Muhittin Zenit, İstihbarat Daire Başkanlığı Özel Kalem Müdürlüğü’ne atanmıştı. Yine cinayetin azmettiricisi olduğu iddia edilen Erhan Tuncel’in tanıklığını yapan Trabzon eski İstihbarat Müdürü Engin Dinç de Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı görevine getirilmişti.
Zaman
Güncel
13.02.2014
DinkdavasıhalkıiknaetmeliDink davası halkı ikna etmeli
Dink davası halkı ikna etmeli
Zaman
13.02.2014
02:02
19 Ocak 2007 günü uğradığı silahlı saldırıda öldürülen Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink ile ilgili davanın Yargıtay’da bozulmasının ardından yeniden görülmesine devam edildi.Dün gerçekleştirilen 4. duruşmadan önce Hrant’ın arkadaşları, adliye önünde basın açıklaması yaptı. Grup adına konuşan Agos Gazetesi yazarı Karin Karakaşlı, davanın kamuoyunu tatmin etmesi gerektiğini söyledi. Cinayette ihmalleri bulunduğu iddia edilen kamu görevlilerinin bazı makamlara terfi ettirildiğine atıfta bulunan Karakaşlı, “Tetiğin arkasındaki; nispet gibi terfi ettirilen bütün o eller bir an önce yargı önüne çıkarılmalı. Yargılanması istenen kamu görevlilerinin tümü ile ilgili acil adımları atılmalı. Dava, devlet içindeki hesaplaşmalara kurban edilmemeli.” dedi. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya tutuksuz sanıklardan Tuncay Uzundal ve Osman Hayal geldi. Erhan Tuncel ile Yasin Hayal ise telekonferans aracılığıyla tutuklu bulundukları cezaevinden katıldı. Firari sanık Ahmet İskender’in ise karara rağmen yakalanamadığı belirtildi. Yeni demokratikleşme paketinde yer alan uzun tutukluluk süresiyle ilgili düzenlemeye atıfta bulunan sanık avukatı, Tuncel’in tahliyesini istedi. Ancak mahkeme, 5 yıl 3 aydır tutuklu bulunan Tuncel ile ilgili tahliye talebini reddetti. Duruşma 18 Nisan’a erteledi. Duruşma öncesi Hrant’ın arkadaşlarının yaptığı açıklama, akıllara terfi ettirilen isimleri getirdi. Cinayet tarihinde Trabzon Emniyet Müdürlüğü’nde istihbaratçı olarak görev yapan polis memuru Muhittin Zenit, İstihbarat Daire Başkanlığı Özel Kalem Müdürlüğü’ne atanmıştı. Yine cinayetin azmettiricisi olduğu iddia edilen Erhan Tuncel’in tanıklığını yapan Trabzon eski İstihbarat Müdürü Engin Dinç de Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı görevine getirilmişti.
Zaman
Ana Sayfa
13.02.2014
DinkdavasıhalkıiknaetmeliDink davası halkı ikna etmeli
Sına vyolsuzluğu davasında pişman olan üç 'joker' tahliye edildi
Zaman
18.12.2013
13:56
ÖSYM tarafından yapılan sınavlara 1999 yılından bu yana düzenledikleri sahte belgelerle gerçek adaylar yerine para karşılığı joker tabir edilen kişileri sokan sekizi tutuklu 60 sanıklı suç örgütü davasına devam edildi. Savunmalarında pişman olduklarını tekrarlayan üç sanık tahliye edilirken tutuklu beş sanık kaldı.İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinde, joker tabir edilen başarılı öğrencileri, para karşılığı ve sahte belgeler düzenleyerek ÖSS, YGS, LYS, ALES ve KPSS gibi sınavlara başkalarının yerine girmelerini sağladığı iddia edilen sanıkların yargılanmasına devam edildi. Duruşmaya aralarında suç örgütü elebaşı olduğu iddia edilen ve 396,5 yıl hapis cezası istenen Mehmet Kenan Öztürkün de bulunduğu sekiz tutuklu sanık, bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları katıldı. Av. Şule Arslan Hızal, daha önce yapılan duruşmalarda, başka kişilerin yerine sınava giren sanıkların tahliye edildiğini belirterek, yerine sınava girilen kişilere dava açılmadığı söyledi. Av. Dinçer Çalık ise Anayasa Mahkemesi’nin uzun tutukluluğa yönelik kararını dayanak göstererek, uzun süredir tutuklu yargılanan sanıklar için tahliye istedi. Tutuklu yargılanan diğer sanıkların avukatları da müvekkillerinin tahliyelerini talep etti. Sanık Öztürk ise savunmasında dört çocuk babası olduğunu, dişiyle tırnağıyla biriktirdiği mal varlığına tedbir koyulduğunu, bu sebeple ailesinin mağdur olduğunu söyledi. Öztürk, “Bir hata yaptım, çok pişmanım. Mal varlığım üzerindeki tedbirin kaldırılmasını ve tahliyemi talep ediyorum.” dedi. Tutuklu sanıklardan Osman Öner de yoksul bir ailenin çocuğu olduğunu, bu sebeple bir hata yaparak başkasının yerine sınava girdiğini ve pişman olduğunu belirtti. Yaklaşık 1,5 senedir tutuklu bulunduğunu ve bunun kendisi için iyi bir ders olduğunu kaydeden sanık Öner, bir daha asla böyle bir hata yapmayacağını söyledi. Tutuklu sanık Hüseyin Üngör ise öğretim görevlisi olduğunu, başkasının yerine sınava giderek hata yaptığını, cezaevinde bulunduğu 1,5 yıl boyunca her gün yaptığı hatayı düşündüğünü belirterek tahliyesini istedi. Diğer tutuklu sanıklar da tahliyelerini talep etti.Avukatlar ve sanıkların savunmalarının ardından mahkeme heyeti, duruşmaya ara verdikten sonra kararını açıkladı. Mahkeme Başkanı Atilla Rahman, tutuklu sanıklar Hüseyin Öngür, Osman Öner ve Salih Kırmızı’nın tahliyesine, aralarında Mehmet Kenan Öztürk’ün de bulunduğu beş sanığın ise tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Öztürk’ün mal varlığı üzerindeki tedbirin kaldırılması talebi reddedildi. Duruşma, 2014 Şubat ayına ertelendi. CİHAN
Zaman
Son Dakika
18.12.2013
SınavyolsuzluğudavasındapişmanolanüçjokertahliyeedildiSına vyolsuzluğu davasında pişman olan üç joker tahliye edildi
Balbay emsal olmadı, BDP’li vekillere tahliye yok
Zaman
17.12.2013
01:52
Ergenekon davası sanığı Mustafa Balbay’ın serbest bırakılmasının ardından, tahliye talebinde bulunan KCK davasından tutuklu BDP’li vekillerin başvurusu reddedildi.Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi, İbrahim Ayhan ve Gülser Yıldırım’ın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Balbay’ın durumunun kişisel başvuru olduğunu, diğer vekiller için emsal teşkil edemeyeceğini belirtti. Benzer bir gelişme 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yaşandı. BDP’li tutuklu vekiller Kemal Aktaş, Selma Irmak ve Faysal Sarıyıldız’ın tahliye talepleri de uygun görülmedi.CHP’li Mustafa Balbay’ın serbest bırakılmasının ardından BDP’li vekiller Gülser Yıldırım ve İbrahim Ayhan tahliyelerini talep etmişti. Başvuruyu değerlendiren savcı, Anayasa Mahkemesi’nin Balbay için verdiği karara atıfta bulunup, uzun tutukluluk süresi gerekçesiyle 2 BDP’li vekilin tahliyesini istemişti. Dün kararını açıklayan Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi, tahliye taleplerini reddetti. KCK ana davasında yargılanan Yıldırım ve Ayhan’ın terör örgütüne üye olmak suçundan 15 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Benzer bir karar yine KCK davasının görüldüğü 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yaşandı. Davaya bakan savcı, tutuklu vekiller Kemal Aktaş, Selma Irmak ve Faysal Sarıyıldız için tahliye taleplerinin reddini istedi. Mahkeme de tahliye talebini reddetti. Anayasa Mahkemesi, Balbay’ın vekil seçilmesinden sonra tahliye edilmeyerek, ‘siyasi faaliyet ve temsil hakkının engellendiğini’ belirtmişti. Öte yandan BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ise “Hükümetin süreç boyunca atmadığı adımlar süreç içinde bu tür sıkıntıların yaşanmasına neden oldu. Dolayısıyla bütün bunların sorumlusu hükümettir.” dedi.
Zaman
Güncel
17.12.2013
BalbayemsalolmadıBDP’livekilleretahliyeyokBalbay emsal olmadı BDP’li vekillere tahliye yok
Balbay emsal olmadı, BDP’li vekillere tahliye yok
Zaman
17.12.2013
01:51
Ergenekon davası sanığı Mustafa Balbay’ın serbest bırakılmasının ardından, tahliye talebinde bulunan KCK davasından tutuklu BDP’li vekillerin başvurusu reddedildi.Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi, İbrahim Ayhan ve Gülser Yıldırım’ın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Balbay’ın durumunun kişisel başvuru olduğunu, diğer vekiller için emsal teşkil edemeyeceğini belirtti. Benzer bir gelişme 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yaşandı. BDP’li tutuklu vekiller Kemal Aktaş, Selma Irmak ve Faysal Sarıyıldız’ın tahliye talepleri de uygun görülmedi.CHP’li Mustafa Balbay’ın serbest bırakılmasının ardından BDP’li vekiller Gülser Yıldırım ve İbrahim Ayhan tahliyelerini talep etmişti. Başvuruyu değerlendiren savcı, Anayasa Mahkemesi’nin Balbay için verdiği karara atıfta bulunup, uzun tutukluluk süresi gerekçesiyle 2 BDP’li vekilin tahliyesini istemişti. Dün kararını açıklayan Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi, tahliye taleplerini reddetti. KCK ana davasında yargılanan Yıldırım ve Ayhan’ın terör örgütüne üye olmak suçundan 15 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Benzer bir karar yine KCK davasının görüldüğü 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yaşandı. Davaya bakan savcı, tutuklu vekiller Kemal Aktaş, Selma Irmak ve Faysal Sarıyıldız için tahliye taleplerinin reddini istedi. Mahkeme de tahliye talebini reddetti. Anayasa Mahkemesi, Balbay’ın vekil seçilmesinden sonra tahliye edilmeyerek, ‘siyasi faaliyet ve temsil hakkının engellendiğini’ belirtmişti. Öte yandan BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ise “Hükümetin süreç boyunca atmadığı adımlar süreç içinde bu tür sıkıntıların yaşanmasına neden oldu. Dolayısıyla bütün bunların sorumlusu hükümettir.” dedi.
Zaman
Ana Sayfa
17.12.2013
BalbayemsalolmadıBDP’livekilleretahliyeyokBalbay emsal olmadı BDP’li vekillere tahliye yok
Ailesini katleden sanık, yine tahliyesini istedi
Zaman
10.12.2013
14:17
Kocaelinin İzmit ilçesinde meydana gelen olayda, eşi ve 3 çocuğunu öldürdüğü iddia edilen sanık Ramazan Geniş, 5’inci kez hâkim karşısına çıktı. 4 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ile yargılanan sanık, yine tahliyesini istedi. Sanığın akli dengesinin yerinde olup olmadığına dair rapor gelmediği için duruşma ertelendi.Kuruçeşme mevkii Kocatepe Mahallesinde geçen ocak ayında meydana gelen olayda; Aysel Geniş (30) ile çocukları Gökdeniz (7) Görkem(5) ve 40 günlük Aysima bebek öldürüldü. Olayın zanlısı baba Ramazan Geniş, olaydan 1 gün sonra yakalandı. Anne ve çocukları birlikte toprağa verilirken, baba Ramazan Geniş tutuklanarak cezaevine kondu. Olayın üzerinden yaklaşık olarak 11 ay geçti. Hakkında canavarca hisle savunmasız halde bulunan birinci derece yakınlarını öldürmekten 4 kez ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapsi istenen baba, dün 5’inci kez hâkim karşısına çıktı.RAPORLAR GELMEDİKocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesindeki davaya; tutuklu bulunan sanık Ramazan Geniş, avukatı Serap Salı, öldürülen Aysel Genişin babası Salih Aysu katıldı. Mahkeme başkanı; maktullerden Aysima ve Aysel Genişin ölüm nedeni için adli tıp kuruma yazılan yazıya cevap gelmediğini, yine daha önceki duruşmalarda olayı gerçekleştiren sanık Ramazan Genişin akli dengesinin yerinde olup olmadığı, cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı ile ilgili raporların gelmediği, taraflara bildirilerek, bir diyecekleri olup olmadığını sordu.TAHLİYE TALEP ETTİLERTutuklu sanık Ramazan Genişin avukatı Serap Salı, daha önceki duruşmalarda olduğu gibi bu duruşmada da Sanık samimi ikrarlarda bulunmuştur. Dosyadaki eksikliklerin giderilmesini ve sanığın tutuksuz yargılanmasını talep ediyorum dedi. Tutuklu sanık Ramazan Geniş de aynı şekilde daha önceki celselerde olduğu gibi bu duruşmada da tutuksuz yargılanmayı talep etti. Mahkeme heyeti ise sanığın tutukluluğunun devamına ve adli tıp kurumundan gelecek raporların beklenmesine karar vererek duruşmayı 21 Ocak 2014 tarihine erteledi. CİHAN
Zaman
Son Dakika
10.12.2013
AilesinikatledensanıkyinetahliyesiniistediAilesini katleden sanık yine tahliyesini istedi
28 Şubat sanıkları, 2004 MGK kararlarına sarıldı
Zaman
04.12.2013
01:53
28 Şubat darbe davasının dünkü duruşmasında sanıklar, Milli Güvenlik Kurulu’nun (MGK) ‘dini grupların takibini’ öngören 2004 tarihli kararlarını gündeme getirdi.Davanın bir numaralı sanığı, dönemin Genelkurmay Başkanı emekli Org. İsmail Hakkı Karadayı, MGK kararlarını gerekçe göstererek beraat talebinde bulundu. Karadayı’nın avukatlarının Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunduğu dilekçede dönemin baskılarının itirafı anlamına da gelen, “Eğitim kurumları, dernekler ve bazı gruplar askeri darbe oluşturmak gerekçesiyle değil, Anayasa’nın temel niteliği olan ‘laiklik’ ilkesini korumak için takip altındaydı.” ifadeleri kullanıldı. Dilekçede, MGK kararlarının hükümet tarafından yalanlanmadığını belirtilerek, “Fethullah Gülen grubunun Başbakanlık Uygulamayı Takip ve Koordinasyon Kurulu koordinesinde takip edilmesini içeren MGK kararı 28 Şubat 1997 tarihli MGK kararıyla birebir örtüşmektedir.” dedi. Dilekçede ayrıca, kararların uygulamaya konulduğunun açıkça anlaşıldığı belirtildi. Sanıklarından emekli Org. Çetin Doğan ise avukatı aracılığıyla mahkemeye ilettiği dilekçesinde, 2004 tarihli MGK kararlarını gerekçe göstererek 28 Şubat davasından tahliyesini istedi. Ancak mahkeme heyeti, tahliye taleplerini kabul etmedi. Bu arada mahkeme, Zaman Gazetesi muhabiri Büşra Erdal, Yeni Akit muhabiri Erol Metin ve Star muhabiri Mustafa Türk hakkında basın yoluyla hakaret etmek iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.
Zaman
Güncel
04.12.2013
28Şubatsanıkları2004MGKkararlarınasarıldı28 Şubat sanıkları 2004 MGK kararlarına sarıldı
28 Şubat sanıkları, 2004 MGK kararlarına sarıldı
Zaman
04.12.2013
01:51
28 Şubat darbe davasının dünkü duruşmasında sanıklar, Milli Güvenlik Kurulu’nun (MGK) ‘dini grupların takibini’ öngören 2004 tarihli kararlarını gündeme getirdi.Davanın bir numaralı sanığı, dönemin Genelkurmay Başkanı emekli Org. İsmail Hakkı Karadayı, MGK kararlarını gerekçe göstererek beraat talebinde bulundu. Karadayı’nın avukatlarının Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunduğu dilekçede dönemin baskılarının itirafı anlamına da gelen, “Eğitim kurumları, dernekler ve bazı gruplar askeri darbe oluşturmak gerekçesiyle değil, Anayasa’nın temel niteliği olan ‘laiklik’ ilkesini korumak için takip altındaydı.” ifadeleri kullanıldı. Dilekçede, MGK kararlarının hükümet tarafından yalanlanmadığını belirtilerek, “Fethullah Gülen grubunun Başbakanlık Uygulamayı Takip ve Koordinasyon Kurulu koordinesinde takip edilmesini içeren MGK kararı 28 Şubat 1997 tarihli MGK kararıyla birebir örtüşmektedir.” dedi. Dilekçede ayrıca, kararların uygulamaya konulduğunun açıkça anlaşıldığı belirtildi. Sanıklarından emekli Org. Çetin Doğan ise avukatı aracılığıyla mahkemeye ilettiği dilekçesinde, 2004 tarihli MGK kararlarını gerekçe göstererek 28 Şubat davasından tahliyesini istedi. Ancak mahkeme heyeti, tahliye taleplerini kabul etmedi. Bu arada mahkeme, Zaman Gazetesi muhabiri Büşra Erdal, Yeni Akit muhabiri Erol Metin ve Star muhabiri Mustafa Türk hakkında basın yoluyla hakaret etmek iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.
Zaman
Ana Sayfa
04.12.2013
28Şubatsanıkları2004MGKkararlarınasarıldı28 Şubat sanıkları 2004 MGK kararlarına sarıldı
28 Şubat davasında son durum
Zaman
01.12.2013
10:18
28 Şubat sürecinde, hükümeti devirmeye teşebbüs ettikleri iddiasıyla 103 kişi hakkında açılan davanın görülmesine sanık savunmalarının alınması ile devam ediliyor. Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, duruşmaların başladığı 2 Eylül’den bu yana 32 kişinin tahliyesine karar verildi. Davanın 41. duruşması 3 Aralık Salı günü yapılacak.Mahkeme heyetinin Genelkurmay Başkanlığından istediği belgelere ise kısmen cevap gelmeye başladı. Genelkurmay Başkanlığı, Fevzi Türkerinin Milli Güvenlik Kurulunda (MGK) yapmış olduğu irtica konulu sunum ile yine Türkeri tarafından 24 Ocak 1997de Gölcükte komutanlara yapılan irtica konusunda alınacak tedbirler konulu belgenin tutanağa rastlanmadığını bildirdi. Genelkurmay, emekli Korgeneral Kamuran Orhonun bazı dönemlerde yurt dışında olup olmadığına dair mahkeme gönderilen belge ve toplantı tutanakları haricinde bir belge bilinmadığını da beyan etti.SİNCANDA YÜRÜTÜLEN TANKLARIN SEBEBİNİ SORDUMahkeme heyeti ayrıca Genelkurmaya 27 Mayıs 1997de hazırlanan Batı Eylem Planı konulu belgenin aslının olup olmadığını, 4 Şubat 1997de Sincanda tankların emir gereği mi yoksa planlı bir tatbikat gereği mi yürütüldüğünü sordu. Tatbikat planı, tatbikat güzergâhı, tatbikata katılan personel sayısı hakkında bilgi istedi, tankların niçin taşıyıcı ile taşınmadığının izahını talep etti.Öte yandan Balyoz hükümlüsü ve 28 Şubat davası sanığı emekli Orgeneral Çetin Doğan, 25 Ağustos 2004 tarihli MGK kararlarını gerekçe göstererek 28 Şubat davasından tahliyesini istedi. 28 Şubat davasına bakan Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesine ulaştırılmak üzere İstanbulda nöbetçi ağır ceza mahkemesine tahliye dilekçesi veren Doğanın, tutukluluğuna gerekçe olarak gösterilen hususlar arasında 28 Şubat 1997 tarihinde irtica ile mücadele konusunda yapılmış MGK toplantısı ile sonrasında yaşanan gelişmelerin de yer aldığı belirtildi.BİZİ KİMSE DURDURAMAZDISanık savunmaların alındığı davada bazı isimler kullandıkları ifadelerle ön plana çıktı. Bu isimlerden biri dönemin Karar Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Hikmet Köksal oldu. Silahlı kuvvetlerin illegal iş yapmayacağını belirten Köksal, Şartlar gerektiğinde gerekli şeyi yapar. Niyetimiz kötü olsaydı bizi kolay kolay kimse durduramazdı. Bunu da bilmek lazım. Emirleri uygulamazsak yasal bir suç işlemiş oluruz. Hala daha 3 tane tankın bir tehdit unsuru gibi gösterilmesi, bu olayın tehditle hiçbir alakası yoktur. Her sene eğitim günlerinde değişiklik yapılır ve eğitim tekrarlanır. Sözlü talimat verdim. Bu olay olurken en yetkili kişi bendim. Hiç kimse hiçbir gazeteci arayıp da bana neden bu tanklar yürüdü diye beni aramadı. Neden Sincan? Her zaman kullandığımız yolda tamirat vardı. Bir de ana yolu meşgul etmeyelim dedik. Oradan geçmenin suç olacağını hiç düşünmedik. Validen diğer görevlilerden izin alacaksak hiçbir iş yapamayız. Genelkurmay Başkanı haberim yok diyorsa doğrudur. Sincana doğru giderseniz Ankarayı arkanıza alırsınız. Meclise doğru mu gidelim? Kötü niyetli olmanız için yürüyüş yapmanız gerekmez. Bir emir veririm tüm kara kuvvetlerini çıkarırım. Bunu emir gereği yaparım kimseye de sormam. Yapılan tatbikatlardan da halk korku duymadı. ifadelerini kullandı. Dönemin Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanı emekli Korgeneral Çetin Saner, dönemim İçişleri Bakanına söylediği sözlerle ilgili açıklamalarda bulundu. Saner, Genelkurmay Başkanlığına bir iş için gelen İçişleri Bakanlığı müsteşarı ile bir ara baş başa kaldım. İkimiz yalnız kaldık orada. Kendisini ilk defa orada gördüm. Bu şekilde bir şey söyledim ama ayıp etmişim. Bundan hicap duyuyorum. Yakışmadı. dedi. MAHKEME BAŞKANI İLE AVUKATLAR ARASINDA TARTIŞMA YAŞANDIDuruşmalarda mahkeme başkanı ile müşteki avukatlarından Yunus Akyol arasında tartışma yaşandı. Başkan Tayyar Köksal, Akyolu, sanık Bülent Alpkayaya soruları yorum yaparak sorduğu gerekçesiyle uyardı. Bunun üzerine Akyol, Sayın başkan bu yargılama burada bitmeyecek. Yargıtay aşaması da olacak. Bizim burada beyanlarımız etkileyen, yasal haklarımızı kısıtlı şeyler olabilir. Şu anda almamız gereken cevaplarla ilgili söyleyeceğimiz şeyler olacak. Gördüğümüz kadarıyla çok saygıdeğer sanık haklarını çok geniş kullanıyorsunuz, benzer hassasiyeti müşteki hakları konusunda da göstermenizi dileriz. dedi. Mahkeme başkanı Köksal, soruların yoruma girmemesi gerektiği konusunda herkese uyarılarda bulunduğunu ifade etti. Yine müşteki avukatlarından Hüsnü Tuna ve Cüneyt Toraman reddi hâkim taleplerini sözlü olarak iletmek istedi. Sözlü taleplerini iletirken Toraman, mahkeme heyetinin davaya vakıf olmadığını ifade etti. Mahkeme başkanı, mahkemeye itham ettikleri için avukatların taleplerini almadı. Sözlü talepleri alınmayan avukatlar reddi hakim taleplerini yazılı olarak sundu. Mahkeme heyeti, avukatların reddi hakim taleplerini ise reddetti. 75 TUTUKLU SANIKTAN 7
Zaman
Güncel
01.12.2013
28Şubatdavasındasondurum28 Şubat davasında son durum
28 Şubat davasında son durum
Zaman
01.12.2013
10:18
28 Şubat sürecinde, hükümeti devirmeye teşebbüs ettikleri iddiasıyla 103 kişi hakkında açılan davanın görülmesine sanık savunmalarının alınması ile devam ediliyor. Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, duruşmaların başladığı 2 Eylül’den bu yana 32 kişinin tahliyesine karar verildi. Davanın 41. duruşması 3 Aralık Salı günü yapılacak.Mahkeme heyetinin Genelkurmay Başkanlığından istediği belgelere ise kısmen cevap gelmeye başladı. Genelkurmay Başkanlığı, Fevzi Türkerinin Milli Güvenlik Kurulunda (MGK) yapmış olduğu irtica konulu sunum ile yine Türkeri tarafından 24 Ocak 1997de Gölcükte komutanlara yapılan irtica konusunda alınacak tedbirler konulu belgenin tutanağa rastlanmadığını bildirdi. Genelkurmay, emekli Korgeneral Kamuran Orhonun bazı dönemlerde yurt dışında olup olmadığına dair mahkeme gönderilen belge ve toplantı tutanakları haricinde bir belge bilinmadığını da beyan etti.SİNCANDA YÜRÜTÜLEN TANKLARIN SEBEBİNİ SORDUMahkeme heyeti ayrıca Genelkurmaya 27 Mayıs 1997de hazırlanan Batı Eylem Planı konulu belgenin aslının olup olmadığını, 4 Şubat 1997de Sincanda tankların emir gereği mi yoksa planlı bir tatbikat gereği mi yürütüldüğünü sordu. Tatbikat planı, tatbikat güzergâhı, tatbikata katılan personel sayısı hakkında bilgi istedi, tankların niçin taşıyıcı ile taşınmadığının izahını talep etti.Öte yandan Balyoz hükümlüsü ve 28 Şubat davası sanığı emekli Orgeneral Çetin Doğan, 25 Ağustos 2004 tarihli MGK kararlarını gerekçe göstererek 28 Şubat davasından tahliyesini istedi. 28 Şubat davasına bakan Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesine ulaştırılmak üzere İstanbulda nöbetçi ağır ceza mahkemesine tahliye dilekçesi veren Doğanın, tutukluluğuna gerekçe olarak gösterilen hususlar arasında 28 Şubat 1997 tarihinde irtica ile mücadele konusunda yapılmış MGK toplantısı ile sonrasında yaşanan gelişmelerin de yer aldığı belirtildi.BİZİ KİMSE DURDURAMAZDISanık savunmaların alındığı davada bazı isimler kullandıkları ifadelerle ön plana çıktı. Bu isimlerden biri dönemin Karar Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Hikmet Köksal oldu. Silahlı kuvvetlerin illegal iş yapmayacağını belirten Köksal, Şartlar gerektiğinde gerekli şeyi yapar. Niyetimiz kötü olsaydı bizi kolay kolay kimse durduramazdı. Bunu da bilmek lazım. Emirleri uygulamazsak yasal bir suç işlemiş oluruz. Hala daha 3 tane tankın bir tehdit unsuru gibi gösterilmesi, bu olayın tehditle hiçbir alakası yoktur. Her sene eğitim günlerinde değişiklik yapılır ve eğitim tekrarlanır. Sözlü talimat verdim. Bu olay olurken en yetkili kişi bendim. Hiç kimse hiçbir gazeteci arayıp da bana neden bu tanklar yürüdü diye beni aramadı. Neden Sincan? Her zaman kullandığımız yolda tamirat vardı. Bir de ana yolu meşgul etmeyelim dedik. Oradan geçmenin suç olacağını hiç düşünmedik. Validen diğer görevlilerden izin alacaksak hiçbir iş yapamayız. Genelkurmay Başkanı haberim yok diyorsa doğrudur. Sincana doğru giderseniz Ankarayı arkanıza alırsınız. Meclise doğru mu gidelim? Kötü niyetli olmanız için yürüyüş yapmanız gerekmez. Bir emir veririm tüm kara kuvvetlerini çıkarırım. Bunu emir gereği yaparım kimseye de sormam. Yapılan tatbikatlardan da halk korku duymadı. ifadelerini kullandı. Dönemin Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanı emekli Korgeneral Çetin Saner, dönemim İçişleri Bakanına söylediği sözlerle ilgili açıklamalarda bulundu. Saner, Genelkurmay Başkanlığına bir iş için gelen İçişleri Bakanlığı müsteşarı ile bir ara baş başa kaldım. İkimiz yalnız kaldık orada. Kendisini ilk defa orada gördüm. Bu şekilde bir şey söyledim ama ayıp etmişim. Bundan hicap duyuyorum. Yakışmadı. dedi. MAHKEME BAŞKANI İLE AVUKATLAR ARASINDA TARTIŞMA YAŞANDIDuruşmalarda mahkeme başkanı ile müşteki avukatlarından Yunus Akyol arasında tartışma yaşandı. Başkan Tayyar Köksal, Akyolu, sanık Bülent Alpkayaya soruları yorum yaparak sorduğu gerekçesiyle uyardı. Bunun üzerine Akyol, Sayın başkan bu yargılama burada bitmeyecek. Yargıtay aşaması da olacak. Bizim burada beyanlarımız etkileyen, yasal haklarımızı kısıtlı şeyler olabilir. Şu anda almamız gereken cevaplarla ilgili söyleyeceğimiz şeyler olacak. Gördüğümüz kadarıyla çok saygıdeğer sanık haklarını çok geniş kullanıyorsunuz, benzer hassasiyeti müşteki hakları konusunda da göstermenizi dileriz. dedi. Mahkeme başkanı Köksal, soruların yoruma girmemesi gerektiği konusunda herkese uyarılarda bulunduğunu ifade etti. Yine müşteki avukatlarından Hüsnü Tuna ve Cüneyt Toraman reddi hâkim taleplerini sözlü olarak iletmek istedi. Sözlü taleplerini iletirken Toraman, mahkeme heyetinin davaya vakıf olmadığını ifade etti. Mahkeme başkanı, mahkemeye itham ettikleri için avukatların taleplerini almadı. Sözlü talepleri alınmayan avukatlar reddi hakim taleplerini yazılı olarak sundu. Mahkeme heyeti, avukatların reddi hakim taleplerini ise reddetti. 75 TUTUKLU SANIKTAN 7
Zaman
Ana Sayfa
01.12.2013
28Şubatdavasındasondurum28 Şubat davasında son durum
28 Şubat davasında son durum (Haber İzlenim)
Zaman
01.12.2013
10:09
28 Şubat sürecinde, hükümeti devirmeye teşebbüs ettikleri iddiasıyla 103 kişi hakkında açılan davanın görülmesine sanık savunmalarının alınması ile devam ediliyor. Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, duruşmaların başladığı 2 Eylül’den bu yana 32 kişinin tahliyesine karar verildi. Davanın 41. duruşması 3 Aralık Salı günü yapılacak. Mahkeme heyetinin Genelkurmay Başkanlığından istediği belgelere ise kısmen cevap gelmeye başladı. Genelkurmay Başkanlığı, Fevzi Türkeri’nin Milli Güvenlik Kurulu’nda (MGK) yapmış olduğu ‘irtica’ konulu sunum ile yine Türkeri tarafından 24 Ocak 1997’de Gölcük’te komutanlara yapılan ‘irtica konusunda alınacak tedbirler’ konulu belgenin tutanağa rastlanmadığını bildirdi. Genelkurmay, emekli Korgeneral Kamuran Orhon’un bazı dönemlerde yurt dışında olup olmadığına dair mahkeme gönderilen belge ve toplantı tutanakları haricinde bir belge bilinmadığını da beyan etti.SİNCAN’DA YÜRÜTÜLEN TANKLARIN SEBEBİNİ SORDUMahkeme heyeti ayrıca Genelkurmay’a 27 Mayıs 1997’de hazırlanan ‘Batı Eylem Planı’ konulu belgenin aslının olup olmadığını, 4 Şubat 1997’de Sincan’da tankların emir gereği mi yoksa planlı bir tatbikat gereği mi yürütüldüğünü sordu. Tatbikat planı, tatbikat güzergâhı, tatbikata katılan personel sayısı hakkında bilgi istedi, tankların niçin taşıyıcı ile taşınmadığının izahını talep etti.Öte yandan Balyoz hükümlüsü ve 28 Şubat davası sanığı emekli Orgeneral Çetin Doğan, 25 Ağustos 2004 tarihli MGK kararlarını gerekçe göstererek 28 Şubat davasından tahliyesini istedi. 28 Şubat davasına bakan Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne ulaştırılmak üzere İstanbul’da nöbetçi ağır ceza mahkemesine tahliye dilekçesi veren Doğan’ın, tutukluluğuna gerekçe olarak gösterilen hususlar arasında 28 Şubat 1997 tarihinde irtica ile mücadele konusunda yapılmış MGK toplantısı ile sonrasında yaşanan gelişmelerin de yer aldığı belirtildi.“BİZİ KİMSE DURDURAMAZDI”Sanık savunmaların alındığı davada bazı isimler kullandıkları ifadelerle ön plana çıktı. Bu isimlerden biri dönemin Karar Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Hikmet Köksal oldu. Silahlı kuvvetlerin illegal iş yapmayacağını belirten Köksal, “Şartlar gerektiğinde gerekli şeyi yapar. Niyetimiz kötü olsaydı bizi kolay kolay kimse durduramazdı. Bunu da bilmek lazım. Emirleri uygulamazsak yasal bir suç işlemiş oluruz. Hala daha 3 tane tankın bir tehdit unsuru gibi gösterilmesi, bu olayın tehditle hiçbir alakası yoktur. Her sene eğitim günlerinde değişiklik yapılır ve eğitim tekrarlanır. Sözlü talimat verdim. Bu olay olurken en yetkili kişi bendim. Hiç kimse hiçbir gazeteci arayıp da bana ‘neden bu tanklar yürüdü’ diye beni aramadı. Neden Sincan? Her zaman kullandığımız yolda tamirat vardı. Bir de ana yolu meşgul etmeyelim dedik. Oradan geçmenin suç olacağını hiç düşünmedik. Validen diğer görevlilerden izin alacaksak hiçbir iş yapamayız. Genelkurmay Başkanı ‘haberim yok’ diyorsa doğrudur. Sincan’a doğru giderseniz Ankara’yı arkanıza alırsınız. Meclis’e doğru mu gidelim? Kötü niyetli olmanız için yürüyüş yapmanız gerekmez. Bir emir veririm tüm kara kuvvetlerini çıkarırım. Bunu emir gereği yaparım kimseye de sormam. Yapılan tatbikatlardan da halk korku duymadı.” ifadelerini kullandı. Dönemin Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanı emekli Korgeneral Çetin Saner, dönemim İçişleri Bakanı’na söylediği sözlerle ilgili açıklamalarda bulundu. Saner, “Genelkurmay Başkanlığı’na bir iş için gelen İçişleri Bakanlığı müsteşarı ile bir ara baş başa kaldım. İkimiz yalnız kaldık orada. Kendisini ilk defa orada gördüm. Bu şekilde bir şey söyledim ama ayıp etmişim. Bundan hicap duyuyorum. Yakışmadı.” dedi. MAHKEME BAŞKANI İLE AVUKATLAR ARASINDA TARTIŞMA YAŞANDIDuruşmalarda mahkeme başkanı ile müşteki avukatlarından Yunus Akyol arasında tartışma yaşandı. Başkan Tayyar Köksal, Akyol’u, sanık Bülent Alpkaya’ya soruları yorum yaparak sorduğu gerekçesiyle uyardı. Bunun üzerine Akyol, “Sayın başkan bu yargılama burada bitmeyecek. Yargıtay aşaması da olacak. Bizim burada beyanlarımız etkileyen, yasal haklarımızı kısıtlı şeyler olabilir. Şu anda almamız gereken cevaplarla ilgili söyleyeceğimiz şeyler olacak. Gördüğümüz kadarıyla çok saygıdeğer sanık haklarını çok geniş kullanıyorsunuz, benzer hassasiyeti müşteki hakları konusunda da göstermenizi dileriz.” dedi. Mahkeme başkanı Köksal, soruların yoruma girmemesi gerektiği konusunda herkese uyarılarda bulunduğunu ifade etti. Yine müşteki avukatlarından Hüsnü Tuna ve Cüneyt Toraman reddi hâkim taleplerini sözlü olarak iletmek istedi. Sözlü taleplerini iletirken Toraman, mahkeme heyetinin davaya vakıf olmadığını ifade etti. Mahkeme başkanı, mahkemeye itham ettikleri için avukatların taleplerini almadı. Sözlü talepleri alınmayan avukatlar reddi hakim taleplerini yazılı olarak sundu. Mahkeme heyeti, avukatların reddi hakim taleplerini ise reddetti. 75 TUTUKLU SANIKTAN 70’İ TAHLİYE EDİLDİ
Zaman
Son Dakika
01.12.2013
28Şubatdavasındasondurum(Haberİzlenim)28 Şubat davasında son durum (Haber İzlenim)
Yaşlı adamı öldürme planı yaptığı iddia edilen eşi beraat etti
Zaman
29.11.2013
16:19
İzmir’in Bornova ilçesinde, uzun yıllar Almanya’da çalışıp emekli olduktan sonra Türkiye’ye dönen 80 yaşındaki Hacı Yusuf Çimen’i mirası için kaçırıp öldürmek istedikleri iddiasıyla ikinci eşi Ş.Ç.’nin de aralarında bulunduğu ikisi tutuklu yedi sanığın yargılandığı davada karar çıktı. İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davada tutuklu sanıklar Gökhan Balım ve Tahir Güle, toplam 9 yıl 2 ay 10ar gün hapis cezası verildi. İki sanık tahliye edilirken Ş.Ç.’nin de aralarında bulunduğu beş tutuksuz sanık ise beraat etti.Almanya’dan emekli olan Çimen, Türkiye’ye döndükten sonra 2011 yılında 53 yaşındaki Ş.Ç. ile ikinci evliliğini yaptı. Mutluluk hayali kuran Yusuf Çimen, 12 Aralık 2012’de kaçırıldı. Polisin araştırmalarının ardından görüntülerden yola çıkılarak önce Çimen’i kaçıran 27 yaşındaki Gökhan Balım, sevgilisi 24 yaşındaki M.Ç., arkadaşı 27 yaşındaki Tahir Gül ve bu kişinin birlikte yaşadığı 25 yaşındaki F.G. adlı kadın yakalandı. Şüphelilerden Balımın kendisini kiralık katil olarak tuttuğu söylediği Çimen’in eşi Ş.Ç., 31 yaşındaki oğlu Y.Ö. ve damadı 41 yaşındaki C.G. gözaltına alındı. Türkiye’de tek başına yaşayan ve çocukları Almanya’da olan Çimen eşine ölümünden sonra bir ev vermek üzere noterde işlem yaptığı sırada zanlıların, kendisinden vekâletname alarak bankadaki 250 bin TL’sini 1,5 ayda çektikleri, oğul ve damada otomobil alıp kızlarının borçlarını kapattıkları belirlendi. Yaşlı adamı öldürmek için yemeğine çok sayıda cinsel içerikli ve uyuşturucu haplar atıldığı, buna rağmen ölmeyen Yusuf Çimen’in, abdest ve duş aldığı sırada elektrik akımına kapılması için tesisatın bozulduğu ortaya çıktı. Ayrıca yağmurlu havada arabayla çarpıp öldürme planı yapıldığı ancak riskli olması sebebiyle vazgeçildiği ileri sürüldü. Polis, S.Ç. ile damadı ve oğlunun da aralarında bulunduğu yedi şüpheliyi gözaltına aldı. Balım, Gül, M.Ç. ve F.G. tutuklandı. Ş.Ç., Y.Ö. ve C.G. ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.Dava sürecinde tutuklu sanıklar M.Ç. ve F.G. tahliye edildi. Karar duruşmasına tutuklu yargılanan Gökhan Balım ve Tahir Gül ile tutuksuz sanıklar M.Ç., F.G., Ş.Ç., Y.Ö. ve C.G., mağdur Yusuf Çimen ve taraf avukatları katıldı. Sanıklar, suçlamaları reddetti. Tutuklu sanıkların avukatları, müvekkillerinin tahliyesini talep etti. Tutuksuz sanıklar da beraatlerini istedi. Mahkeme Başkanı Orhan Kızıltaş, tutuklu sanıklar Gül ve Balıma, nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından toplam 9 yıl 2 ay 10ar gün hapis cezası vererek tahliye etti. Tutuksuz sanıkların ise beraatine karar verdi. CİHAN
Zaman
Son Dakika
29.11.2013
YaşlıadamıöldürmeplanıyaptığıiddiaedileneşiberaatettiYaşlı adamı öldürme planı yaptığı iddia edilen eşi beraat etti
Ünlülerin uyuşturucu davası başladı
Zaman
28.11.2013
13:14
Dizi oyuncularının da sanıkları arasında bulunduğu uyuşturucu davasının ilk duruşması başladı. Savunma yapan sanık, telefon görüşmelerindeki leblebinin uyuşturucu hap, çizgi filmin ise kokain olduğunu söyledi. Dizi oyuncuları Çağatay Ulusoy, Gizem Karaca, Yusuf Hasan Akgün ile şarkıcı Cenk Erenin de sanıkları arasında yer aldığı uyuşturucu davasının ilk duruşması başladı. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya 9 tutuklu sanık ile aralarında Çağatay Ulusoy, Gizem Karaca, Yusuf Hasan Akgün’ün de bulunduğu 13 tutuksuz sanık katıldı. Şarkıcı Cenk Eren ise mazeret bildirerek duruşmaya gelmedi. Duruşmada ilk olarak tutuklu sanık Şeref Deniz’in savunması alındı. Örgüt kurma ve yönetme suçlamasını kabul etmeyen Deniz, uyuşturucu satmadığını, eroin dışında her türlü uyuşturucuyu kullandığını söyledi. Tutuklu sanık Necati Fidan, Şeref Deniz’in talimatıyla kimseye uyuşturucu satmadığını ifade etti. Uyuşturucu kullandığını belirtti. Fidan, beraatini ve tahliyesini istedi.Tutuklu sanık Emrah Akman, zaman zaman uyuşturucu alıp kullandığını ve Tarlabaşı’ndaki sokak satıcılarından aldığını ifade etti. Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci araya girerek uyuşturucu davalarında etkin pişmanlıktan yararlanılabileceğini hatırlattı. Ekinci, “Ne kadar doğru ifade verirseniz, davaya faydalı bilgiler verirseniz etkin pişmanlıktan yararlanabilirsiniz. Sokak satıcıları değil de tam isim verirseniz sizin faydanıza olur. Bunu bütün sanıklara söylüyorum.” dedi. Daha sonra ifadesine devam eden Akman, “9 ayda sadece 2 kişiyle telefon görüşmem var. Uyuşturucu satıcısı olsaydım sayısız kişiyle görüşmem olurdu. Telefon görüşmelerimdeki leblebi uyuşturucu haptır. Çizgi film ise kokaindir.” diye konuştu. Tutuksuz sanıklardan Alp Parlar, “Örgüte üye olmadım. Örgüt faaliyetinde ya da bireysel olarak uyuşturucu satmadım. Sanıklardan sadece Erol Tutsak’ı tanırım. Cenk Eren’le (Yüksel Venedik) 2-2,5 yıl önce sosyal medya aracılığıyla tanıştık. Uyuşturucu amacıyla görüşmedik. Cenk Eren benden kokain istemedi. Kendisiyle uyuşturucu ile alakalı hiçbir ortamım olmadı.” ifadelerini kullandı. Hakim Bülent Kınay, sanık Parlar’a, “Erol Tutsak’la bir telefon görüşmende, Tutsak sana ‘Babadan haber var mı?’ diye soruyor. Sen de ‘kaburgası kırık’ diyorsun. Ben bir araştırma yaptım. Görüşmenin yapıldığı tarihte Cenk Eren, go-kart yaparken kaburgasını kırmış.Görüşmedeki baba, Cenk Eren mi?” diye sordu. Sanık Parlar baba dediği kişinin patronu olduğunu söyledi.İfade veren sanıklar Erol Tutsak ve Recep Onur Bayramoğlu da suçlamaları kabul etmeyerek tahliyelerini istediler. Duruşmaya öğle arası verildi. CİHAN
Zaman
Son Dakika
28.11.2013
ÜnlülerinuyuşturucudavasıbaşladıÜnlülerin uyuşturucu davası başladı
Nikahsız yaşadığı eniştesini öldüren kadın, tahrik indirimiyle 10 yıl ceza aldı
Zaman
12.11.2013
17:06
Sakaryada, nikahsız yaşadığı ablasının kocasını bir tartışma sırasında elindeki bıçağı alarak öldürdüğü öne sürülen kadın, cinayeti haksız tahrik altında işlediği gerekçesiyle 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Davada mahkeme başkanı, cinayetin meşru müdafa şartları içinde işlendiğini belirterek oy çokluğuyla alınan karara sanığa ceza verilmemesi yönünde karşı oy kullanması dikkati çekti.Karasu ilçesinde geçen yıl mayıs ayında nikahsız yaşadığı eniştesi S.B.yi evde çıkan tartışma sırasında bıçaklayıp öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan E.A.nın yargılandığı dava sonuçlandı.Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütaalasında sanığın, maktulün kendisine bankadan kredi çekmesi için baskı yaparak tartaklaması ve sonrasında bıçak çekerek üzerine gelip bıçağı sallamaya başlaması üzerine bıçağı kendisinden alarak maktule vurduğunu belirtti. Sanığın elindeki derin yaralanma konusunda düzenlenen doktor raporuyla da desteklenen, aksi ispatlanamayan olaya ve oluşa uygun savunmasına göre eylemin kendisine yönelen yakın ve ciddi tehlikeyi savuşturmak amacı ile meşru savunma sınırları içerisinde gerçekleştiğinin anlaşıldığını kaydeden savcı, sanığın cinayeti meşru savunma ve zorunluluk hâlinde işlediğini ifade ederek beraatine karar verilmesini istedi. Savcı, mevcut delil durumu dikkate alınarak sanığın tahliyesine karar verilmesini talep etti.Tutuklu sanığın avukatı Halide Deniz Karabayır ise savcının mütaalasına iştirak ettiklerini söyledi. Müvekkilinin olay anında kendisine yönelik saldırıyı defetmek kastıyla hareket ettiğini kaydeden Karabayır; Maktul olaydan önceki 1,5 yıl içerisinde ve olay günü uyguladığı şiddet ve baskılar nedeniyle sanığın psikolojisini bozmuştur. Olay anında da sanık kendisine yönelik saldırıyı defetmek kastıyla hareket etmiştir. Meşru müdafa şartları oluşmuştur. Mütaala gibi sanığın beraatine ve tahliyesine karar verilmesini talep ederiz dedi.Sanık E.A. da takdiri mahkemeye bıraktığını ifade ederek beraatini ve tahliyesini istedi.Maktulün babası İ.B. de sanıktan şikayetçi olduğunu belirterek cezalandırılmasını ve adeletin yerini bulmasını istediğini kaydetti.Davayı karara bağlayan mahkeme heyeti, sanığı kasten adam öldürmek suçundan oy çokluğuyla müebbet hapis cezasına çarptırdı. Sanığın eylemi maktulden kaynaklanan haksız tahrikin etkisi altında işlediği gerekçesiyle cezası 12 yıla düşürüldü. İyi hal indirimi de uygulanan sanık 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildi.-MAHKEME BAŞKANI KARARA MUHALEFET ETTİ-Mahkeme başkanı, karara muhalefet etti. Sanık E.Aya ceza verilmemesi yönünde oy kullanan mahkeme başkanı, muhalefet gerekçesini yazdı. Sanığın tüm aşamalarda değişmeyen, istikrarlı ve aksi sabit olmayan savunmalarına göre maktul S.Bnin sanığa şiddet uyguladığını, kredi çekmesini istediğini kaydeden mahkeme başkanı, sanığın rıza göstermemesi üzerine maktulün eline geçirdiği bıçakla sanığın üzerine yürüdüğünü belirtti. Sanığın maruz kaldığı şiddet nazara alındığında heyecan, korku ve telaşa kapılarak maktulün kendisine ağır bir zarar vereceği kanaatiyle maktulün elindeki bıçağın keskin tarafını ani bir refleksle tutup bıçağı maktulün elinden aldığını ifade eden mahkeme başkanı; Bu sırada dosya içerisinde mevcut olan rapora göre, parmaklarının derin şekilde kesildiği, sanığın eline geçirdiği bıçakla kendisini tamamen kaybederek maktule vurduğu ve bunun neticesinde ölümün meydana geldiği anlaşıldığından sanığın eyleminde TCK 27/2nci maddesinde belirtilen meşru müdafaada mağdur görülebilecek şekilde sınırın aşılması şartlarının gerçekleşmiş bulunduğu kanaatinde olduğumdan çoğunluğun sanığın eylemini haksız tahrik etkisi altında kasten öldürme şeklindeki kabulüne katılmıyorum dedi.OLAY NASIL GELİŞTİSanığın ablası B.B. ile evli olan maktul S.B., işlerinin bozulması nedeniyle kayınpederinin evinde yaşamaya başladı. S.B., bir süre sonra eşini terk ederek, baldızı olan sanık E.A. ile kaçtı. Nikahsız yaşadığı S.B.den bir çocuk dünyaya getiren E.A.nın borçlar nedeniyle kendisini kredi çekmeye zorladığı gerekçesiyle S.B.yı tartışma sırasında bıçaklayıp öldürdüğü öne sürülmüştü.Karar sonrası dosya temyiz için Yargıtaya gidecek. CİHAN
Zaman
Son Dakika
12.11.2013
Nikahsızyaşadığıeniştesiniöldürenkadıntahrikindirimiyle10yılcezaaldıNikahsız yaşadığı eniştesini öldüren kadın tahrik indirimiyle 10 yıl ceza aldı
O er serbest bırakıldı
Zaman
12.11.2013
01:53
Hatayın Reyhanlı İlçesindeki saldırıyla ile ilgili gizli belgeleri dışarı sızdırmakla suçlanan tutuklu 26 yaşındaki er Utku Kalı çıkarıldığı mahkemece serbest bırakıldı.Kalı, ifadesinde, belgeleri komutanın emri ile tutanak karşılığında iki sivil şahsa verdiğini belirterek tahliyesini istedi.Hatayın Reyhanlı İlçesinde 11 Mayıs tarihinde düzenlenen, 52 kişinin ölümüne neden olan patlamayla ilgili üzerinde Gizli ibaresi bulunan 4 belgeyi dışarı sızdırıp internette yayınlanmasına neden olduğu gerekçesiyle tutuklanan jandarma er Utku Kalı, özel yetkili Samsun 3ncü Ağır Ceza Mahkemesinde bugün ikinci kez hakim karşısına çıktı. 18 yıla kadar hapis cezası istemiyle hakkında dava açılan ve geçen ay yapılan ilk duruşmaya travma sonrası stres bozukluğu ve intihar eğilimi olduğu gerekçesiyle Gülhane Askeri Tıp Akademisinde tedavi gördüğü için katılmayan Er Kalı, bugün yapılan ikinci duruşmada hakim karşısına çıktı. Duruşmaya, babası Mahmut Kalı, annesi Gönül Kalı ile CHP Erzincan Milletvekili Muharrem Işık ve Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün de katıldı.BABASININ DOĞUM GÜNÜNÜ KUTLAMAK İSTEDİGeniş güvenlik önlemleri altında sivil kıyafeti ile adliye binasının arka kapısından içeri alınan Er Utku Kalı, duruşma öncesi bir dürüm, çikolata ve meyve suyu istedi. Avukatları tarafından istedikleri getirilen Kalı, yemeğini yedikten sonra duruşmaya çıkarak hakim karşısında ifade verdi. 5 sayfadan oluşan yazılı ifadesini heyete sunun Kalı, duruşmaya başlamadan önce, Dün babamın doğum günüydü. İzin verirseniz onun doğum gününü kutlamak istiyorum dedi. Mahkeme başkanı da, Burada ciddi bir iş yapıyoruz. Duruşma sonunda kutlarsın diyerek Kalının bu isteğine olumsuz yanıt verdi.Ağır antidepresan ilaçları kullandığını ve bazı şeyleri hatırlamadığını belirten tutuklu Er Kalı yazılı ifadesinde, Ben santralde görevliyim. Bahsi geçen mesajlar geldikten bir gün sonra iki sivil şahıs akşam geldi. Komutana selam verdikten sonra gelen mesajları istedi. Komutanın emri ile tutanak karşılığında şahıslara verdim. Daha sonra arama yapıldı. Sadece benim telefonum bulundu. Sonra da tutuklandım. Ben sivildeyken bir GSM operatöründe elektronik haberleşme teknikeri olarak çalışıyordum. Bu belgeleri ben sızdırmış olsaydım, telefonda saklamazdım. Düşerdim, sıfırlardım hatta tuvalete atardım. Benim telefonmu arkadaşlarım da kullanıyordu. Başkaları da bu işi yapmış olabilir dedi.OTURARAK İFADE VERDİSağlık durumu nedeniyle oturarak ifade veren Kalı, belgeleri internete verdiği iddia edilen ve tutuksuz yargılanan E.P. ile görüşüp görüşmediğini hatırlamadığını belirterek, Mesajları yayınlayan E.P. arkadaşımdır. Ama askerdeyken görüştük mü aldığım ilaçlar nedeniyle hatırlamıyorum diyerek tahliyesini istedi. Kalının ifadesinin ardından duruşmaya bir süre ara verildi.Öte yandan duruşma öncesi bir açıklama yapan CHP Erzincan milletvekeli Muharrem Işık, Suçu belgeleri sızdırmak diye söyleniyor. Utku bunu kabul etmediğini söylediği halde dikte ettirilmeye çalışılıyor. Eğer doğruysa, belgeler sızdırılmışsa, bu eylem gerçekleştirilmişse bunu asıl yapanların yargılanması gerekirken, AK Parti hükümeti yargılanması gerekirken, hiçbir suçu olmayan Utku, 170 gündür içeride. Utku gerçekleri açıkladı diye kabul etsek bile ama bunu üzerine almak istemeyen, ülkeyi tamamen totaliter bir rejime götürmek isteyen ve 52 canın yok olmasının üzerindeki sorumluluğu atmak isteyen kişiler bugün burada Utkuyu suçlu görmeye çalışıyorlar. Biz Utkunun suçsuz olduğuna inanıyoruz. İyi bir hastanede tedavi edilmesini ve beraatini bekliyoruz dedi.KOMUTAN İFADE VERDİDuruşmada 5 sayfalık yazılı ifade veren ve cezaevinde işkence gördüğünü ileri süren tutuklu sanık Er Utku Kalı, Doktora çıkarıldığımda uygulanan işkenceyi açıklamama izin vermediler. Jandarmalar yanımda odaya girdik. İşkenceyi doktorun kulağına fısıldadım. Cezaevinde işkence gördüm. İşkence derken illa darp gibi, ıslatmak gibi değil, sürekli çırılçıplak soyularak arandım. Ailem görüşe geldi, görüş sonrası çırılçıplak arandım. Ablam geldi, aynı şekilde arandım. Cezaevindekiler beni Reyhanlı katliamının faili sanıyordu. Can güvenliğim nedeniyle tek kişilik hücre istedim diye konuştu. Sivildeyken çeşitli sivil toplum örgütlerinde gönüllü olarak çalıştığını, engelli vatandaşların topluma kazandırılması için çalıştığını, ilkokul öğrencilerine ücretsiz ders verdiğini belirten Utku Kalının ardından ifadesi alınan Cezaevi Karakol Komutanı Engin A. Utku şoför olarak geldi. Rahatsızlıkları olduğu için muhabereye verdim. Ben ve bu işi bilen askerler, eğitim verdik. Olay günü evrakları bana Utku getirdi. Okuduktan sonra sildin mi dedim. Sildiğini söyledi. Bu cihazın bulunduğu odaya alay komutanı, bölük komutanı, ben, yardımcım ve 2 asker girebilir. Mesajın Reyhanlı ile ilgili olduğunu görünce idari kısım elemanını çağırıp dosyaya koydurdum. Bir gün sonra alay komutanı aradı ve dün ge
Zaman
Güncel
12.11.2013
OerserbestbırakıldıO er serbest bırakıldı
O er serbest bırakıldı
Zaman
12.11.2013
01:52
Hatayın Reyhanlı İlçesindeki saldırıyla ile ilgili gizli belgeleri dışarı sızdırmakla suçlanan tutuklu 26 yaşındaki er Utku Kalı çıkarıldığı mahkemece serbest bırakıldı.Kalı, ifadesinde, belgeleri komutanın emri ile tutanak karşılığında iki sivil şahsa verdiğini belirterek tahliyesini istedi.Hatayın Reyhanlı İlçesinde 11 Mayıs tarihinde düzenlenen, 52 kişinin ölümüne neden olan patlamayla ilgili üzerinde Gizli ibaresi bulunan 4 belgeyi dışarı sızdırıp internette yayınlanmasına neden olduğu gerekçesiyle tutuklanan jandarma er Utku Kalı, özel yetkili Samsun 3ncü Ağır Ceza Mahkemesinde bugün ikinci kez hakim karşısına çıktı. 18 yıla kadar hapis cezası istemiyle hakkında dava açılan ve geçen ay yapılan ilk duruşmaya travma sonrası stres bozukluğu ve intihar eğilimi olduğu gerekçesiyle Gülhane Askeri Tıp Akademisinde tedavi gördüğü için katılmayan Er Kalı, bugün yapılan ikinci duruşmada hakim karşısına çıktı. Duruşmaya, babası Mahmut Kalı, annesi Gönül Kalı ile CHP Erzincan Milletvekili Muharrem Işık ve Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün de katıldı.BABASININ DOĞUM GÜNÜNÜ KUTLAMAK İSTEDİGeniş güvenlik önlemleri altında sivil kıyafeti ile adliye binasının arka kapısından içeri alınan Er Utku Kalı, duruşma öncesi bir dürüm, çikolata ve meyve suyu istedi. Avukatları tarafından istedikleri getirilen Kalı, yemeğini yedikten sonra duruşmaya çıkarak hakim karşısında ifade verdi. 5 sayfadan oluşan yazılı ifadesini heyete sunun Kalı, duruşmaya başlamadan önce, Dün babamın doğum günüydü. İzin verirseniz onun doğum gününü kutlamak istiyorum dedi. Mahkeme başkanı da, Burada ciddi bir iş yapıyoruz. Duruşma sonunda kutlarsın diyerek Kalının bu isteğine olumsuz yanıt verdi.Ağır antidepresan ilaçları kullandığını ve bazı şeyleri hatırlamadığını belirten tutuklu Er Kalı yazılı ifadesinde, Ben santralde görevliyim. Bahsi geçen mesajlar geldikten bir gün sonra iki sivil şahıs akşam geldi. Komutana selam verdikten sonra gelen mesajları istedi. Komutanın emri ile tutanak karşılığında şahıslara verdim. Daha sonra arama yapıldı. Sadece benim telefonum bulundu. Sonra da tutuklandım. Ben sivildeyken bir GSM operatöründe elektronik haberleşme teknikeri olarak çalışıyordum. Bu belgeleri ben sızdırmış olsaydım, telefonda saklamazdım. Düşerdim, sıfırlardım hatta tuvalete atardım. Benim telefonmu arkadaşlarım da kullanıyordu. Başkaları da bu işi yapmış olabilir dedi.OTURARAK İFADE VERDİSağlık durumu nedeniyle oturarak ifade veren Kalı, belgeleri internete verdiği iddia edilen ve tutuksuz yargılanan E.P. ile görüşüp görüşmediğini hatırlamadığını belirterek, Mesajları yayınlayan E.P. arkadaşımdır. Ama askerdeyken görüştük mü aldığım ilaçlar nedeniyle hatırlamıyorum diyerek tahliyesini istedi. Kalının ifadesinin ardından duruşmaya bir süre ara verildi.Öte yandan duruşma öncesi bir açıklama yapan CHP Erzincan milletvekeli Muharrem Işık, Suçu belgeleri sızdırmak diye söyleniyor. Utku bunu kabul etmediğini söylediği halde dikte ettirilmeye çalışılıyor. Eğer doğruysa, belgeler sızdırılmışsa, bu eylem gerçekleştirilmişse bunu asıl yapanların yargılanması gerekirken, AK Parti hükümeti yargılanması gerekirken, hiçbir suçu olmayan Utku, 170 gündür içeride. Utku gerçekleri açıkladı diye kabul etsek bile ama bunu üzerine almak istemeyen, ülkeyi tamamen totaliter bir rejime götürmek isteyen ve 52 canın yok olmasının üzerindeki sorumluluğu atmak isteyen kişiler bugün burada Utkuyu suçlu görmeye çalışıyorlar. Biz Utkunun suçsuz olduğuna inanıyoruz. İyi bir hastanede tedavi edilmesini ve beraatini bekliyoruz dedi.KOMUTAN İFADE VERDİDuruşmada 5 sayfalık yazılı ifade veren ve cezaevinde işkence gördüğünü ileri süren tutuklu sanık Er Utku Kalı, Doktora çıkarıldığımda uygulanan işkenceyi açıklamama izin vermediler. Jandarmalar yanımda odaya girdik. İşkenceyi doktorun kulağına fısıldadım. Cezaevinde işkence gördüm. İşkence derken illa darp gibi, ıslatmak gibi değil, sürekli çırılçıplak soyularak arandım. Ailem görüşe geldi, görüş sonrası çırılçıplak arandım. Ablam geldi, aynı şekilde arandım. Cezaevindekiler beni Reyhanlı katliamının faili sanıyordu. Can güvenliğim nedeniyle tek kişilik hücre istedim diye konuştu. Sivildeyken çeşitli sivil toplum örgütlerinde gönüllü olarak çalıştığını, engelli vatandaşların topluma kazandırılması için çalıştığını, ilkokul öğrencilerine ücretsiz ders verdiğini belirten Utku Kalının ardından ifadesi alınan Cezaevi Karakol Komutanı Engin A. Utku şoför olarak geldi. Rahatsızlıkları olduğu için muhabereye verdim. Ben ve bu işi bilen askerler, eğitim verdik. Olay günü evrakları bana Utku getirdi. Okuduktan sonra sildin mi dedim. Sildiğini söyledi. Bu cihazın bulunduğu odaya alay komutanı, bölük komutanı, ben, yardımcım ve 2 asker girebilir. Mesajın Reyhanlı ile ilgili olduğunu görünce idari kısım elemanını çağırıp dosyaya koydurdum. Bir gün sonra alay komutanı aradı ve dün gel
Zaman
Ana Sayfa
12.11.2013
OerserbestbırakıldıO er serbest bırakıldı
Reyhanlı patlamasıyla ilgili belgeleri sızdırdığı iddia edilen er Kalı: Suçsuzum
Zaman
11.11.2013
18:21
Reyhanlı patlamasıyla ilgili gizli belgeleri dışarıya sızdırmakla suçlanan tutuklu sanık er Utku Kalı Samsunda görülmeye başlanan davanın ikinci duruşmasına geniş güvenlik önlemleri altında katıldı. Özel yetkili Samsun 3ncü Ağır Ceza Mahkemesinde ilk kez hakim karşısına çıkan er Kalı ifadesinde, belgeleri komutanın emri ile tutanak karşılığında iki sivil şahsa verdiğini bu nedenle suçsuz olduğunu söyleyerek tahliyesini istedi.Hatayın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs tarihinde düzenlenen, 52 kişinin ölümüne neden olan patlamayla ilgili üzerinde Gizli ibaresi bulunan 4 belgeyi dışarı sızdırıp internette yayınlanmasına neden olduğu gerekçesiyle hakkında 18 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan Kalı, geçen ay yapılan ilk duruşmaya travma sonrası stres bozukluğu ve intihar eğilimi olduğu gerekçesiyle Gülhane Askeri Tıp Akademisinde tedavi gördüğü için katılamamıştı. Geniş güvenlik önlemleri altında sivil kıyafeti ile adliye binasının arka kapısından içeri alınan Jandarma Er Utku Kalı’nın yanı sıra duruşmaya, babası Mahmut Kalı, annesi Gönül Kalı ile CHP Erzincan Milletvekili Muharrem Işık ve Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün de katıldı. Duruşmada sakin olduğu gözlenen Kalı, 5 sayfadan oluşan yazılı ifadesini heyete sundu, duruşmaya başlamadan önce ise söz alarak, Dün babamın doğum günüydü. İzin verirseniz onun doğum gününü kutlamak istiyorum dedi. Mahkeme başkanı da, Burada ciddi bir iş yapıyoruz. Duruşma sonunda kutlarsın diyerek Kalının bu isteğini geri çevirdi. Sağlık durumu nedeniyle oturarak ifade veren er Kalı yazılı ifadesinde, Ben santralde görevliyim. Bahsi geçen mesajlar geldikten bir gün sonra iki sivil şahıs akşam geldi. Komutana selam verdikten sonra gelen mesajları istedi. Komutanın emri ile tutanak karşılığında şahıslara verdim. Daha sonra arama yapıldı. Sadece benim telefonum bulundu. Sonra da tutuklandım. Ben sivildeyken bir GSM operatöründe elektronik haberleşme teknikeri olarak çalışıyordum. Bu belgeleri ben sızdırmış olsaydım, telefonda saklamazdım. Düşerdim, sıfırlardım, hatta tuvalete atardım. Benim telefonumu arkadaşlarım da kullanıyordu. Başkaları da bu işi yapmış olabilir. dedi. Belgeleri internete verdiği iddia edilen ve tutuksuz yargılanan E.P. ile görüşüp görüşmediği sorusu karşısında ağır antidepresan ilaçları kullandığını ve bazı şeyleri hatırlamadığını belirten er Kalı, Mesajları yayınlayan E.P. arkadaşımdır. Ama askerdeyken görüştük mü, aldığım ilaçlar nedeniyle hatırlamıyorum. diyerek tahliyesini istedi. Kalının ifadesinin ardından duruşmaya bir süre ara verildi. CİHAN
Zaman
Son Dakika
11.11.2013
ReyhanlıpatlamasıylailgilibelgelerisızdırdığıiddiaedilenerKalıSuçsuzumReyhanlı patlamasıyla ilgili belgeleri sızdırdığı iddia edilen er Kalı Suçsuzum
Van'da 16 sanıklı KCK davası yarın devam edecek
Zaman
24.09.2013
20:27
Vanda 26 Kasım 2012de gerçekleştirilen KCK operasyonunda, aralarında Van Erciş Çelebibağı beldesinin BDPli Belediye Başkanı Veysel Keser, Van İl Genel Meclisi Başkanı Semira Varlının da bulunduğu 15i tutuklu, 16 BDPli ilk defa hakim karşısına çıktı. Gün boyunca devam eden duruşmada 648 sayfalık iddianamenin bir kısmı okunabildi. Mahkeme heyeti duruşmayı iddianamenin diğer bölümlerinin de okunması için yarına erteledi.Vanda polis tarafından gerçekleştirilen KCK operasyonunda gözaltına alındıktan sonra haklarında terör örgütü üyeliğinden dava açılan, aralarında belediye başkanı, il genel meclisi başkanının da bulunduğu 15i tutuklu 16 sanığın yargılanmasına başlandı. Van 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından haklarında örgüt üyeliği suçundan dava açılan 15 tutuklu sanık geniş güvenlik önlemleri altında cezaevinden adliyeye getirildi. Saat 11.30da başlayan duruşmayı, BDP Genel Başkan Yardımcısı Avukat Meral Danış Beştaş, BDP Van Milletvekili Özdal Üçer, Van Belediye Başkanı Bekir Kaya, 27 avukat ve sanıkların yakınları izledi. Sanıklar duruşma salonuna girdiği sırada duruşmayı izlemeye gelenler tarafından alkışlandı. Duruşma ilk defa yeni kurulan bir sistemle görüntülü ve sesli olarak kaydedildi. Duruşmanın başlamasının ardından ilk olarak söz alan BDP Genel Başkan Yardımcısı Avukat Meral Danış Beştaş, hazırlanan iddianamenin hukuki hiçbir yönünün olmadığını ileri sürdü. Sanıkların tamamının siyasi kimliği olduğu için davanın Yargıtayda görülmesi gerektiğini savunan Danış, sanıkların tahliyesini istedi. Danışın beyanından sonra ara verilen duruşma sanıkların kimlik tespiti ve iddianamenin okunmasıyla sürdü. 648 sayfalık iddianamenin bir kısmı okunabildi. Mahkeme heyeti duruşmayı iddianamenin diğer bölümlerinin de okunması için erteledi. Duruşma yarın sabah devam edecek. CİHAN
Zaman
Son Dakika
24.09.2013
Vanda/">Vanda16sanıklıKCKdavasıyarındevamedecekVanda-16-sanıklı-KCK-davası-yarın-devam-edecek/">Vanda 16 sanıklı KCK davası yarın devam edecek
Foça bombacısı, ölenlerin yakınlarından özür diledi
Zaman
13.09.2013
17:17
İzmirin Foça ilçesinde, geçen yıl Ağustos ayında askeri servis aracının geçişi sırasında bombalı saldırı düzenlenerek iki askeri şehit eden, 25 kişiyiyaralayan, saldırı öncesinde de kendilerini gören üç çiftçiyi başlarından vurarak öldüren sanık ile bu kişilere yardım ve yataklık eden 7si tutuklu 8 sanığın yargılanmasına 12inci Ağır Ceza Mahkemesinde devam edildi.İlk duruşmaya geç getirildiği için yapamadığı savunmasını ikinci celse yapan ve bombayı patlatan Yunus Çiçek, tercüman aracılığı ile kürtçe savunma yaptı. 2006 yılından beri yasa dışı PKK örgütünde olduğunu, düzenlenen faaliyetlere katıldığı ve askeri aracı hedef olarak kendisinin seçtiğini söyledi. 12 Eylülden sonra Kürt halkının baskı altına alındığını, bunun bir savaş olduğunu anlatan Çiçek, şöyle konuştu: Bu savaşta bedeller ve acılar yaşanıyor. Ben gerilla askeri olduğum için hedef olarak askeri aracı seçtim. Sivilleri ölödürmek istemezdim. Ölen sivillerin yakınlarından özür diliyorum diyerek suçunu kabul etti. Duruşmaya katılan mağdur aileler, tüm sanıklardan şikayetçi olduklarını söylediler. 30 Kez müebbet hapsi istenen Yunus Çicekin dışındaki avukatlar, tutuklu müvekillerinin tahliyesini talep ettiler. Mahkeme heyeti, sanıkların tahliye talebini reddetti.İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın ikinci duruşmasına, hakkında 30 kez ağırlaştırılmış müebbet ile 28 yıl hapis cezası istenen bombacı Yunus Çiçekin de bulunduğu 7si tutuklu toplam 8 sanık kendilerini savundu. İlk celse tutuklu bulunduğu Diyarbakırdan İzmire getirilen ancak duruşmaya yetiştirilemeyen Yunus Çiçek, mahkeme heyeti karşısında ilk kez kendisini savundu. Tercüman aracılığı ile Kürtçe savunma yapan Çiçek, Çocukluğum baskı altında geçti. 12 Eylülden sonra Kürtlere yönelik baskılar daha da fazlalaştı. Kürtlerin haklarını savunmak için 2006 yılında PKK örgütüne katıldım. Dağa çıkarak bir çok faaliyete katıldım. Kürtlere yapılan baskıya karşı bu bombalı eylemi gerçekleştirdim. Kimseden talimat almadım. Hedef olarak askeri aracı seçtim dedi. Sivillerin öldürülmesiyle ilgili Çiçek, şunları söyledi: Bu bir savaştır. Savaşta her iki taraf büyük acı yaşar. Benim hedefim askerlerdi. Ölen sivillerin yakınlarından özür diliyorumÇiçekin bu savunması, duruşma salonunda bulunan acılı ailelerin tepkisine neden oldu. Mahkeme başkanı, tepkiler büyümeden salonda huzuru sağladı. Yunus Çiçekin ardından aynı suçtan tutuklu bulunan Hasan Deliktaş da kürtçe savunma yaptı ve hakkındaki iddiaları kabul etmedi. Aynı dosyada tutuklu bulunan Şevket Rabindüz, Şehmuz Rabindüz, Faruk Kayli, Reşit Ertuğrul ve Kamil Solak ile tutuksuz sanık A.Y. haklarındaki iddiaları kabul etmedi.Ölenlerin yakınları, tutuklu sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmalarını istedi. Suçunu itiraf eden bombacı Yunus Çiçek dışındaki sanıkların avukatları, müvekkillerinin olayla bir ilgisinin olmadığını belirterek tahliye talebinde bulundu. Yarım saat ara veren mahkeme heyeti, tahliye taleplerini reddederek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.OLAY NASIL OLDUİlk olay geçen yıl 7 Ağustosta Menemen İlçesine bağlı Maltepe köyünde meydana geldi. Çiftçi Yusuf Kafalı (59), şoförü Zekeriya Toksuz (55) ve Bahri Şirin (46), tarlada başlarından vurulmuş sulama kanalında ölü bulundu. Bu olayla ilgili çalışma yapılırken, Foçada askerlere yönelik 9 Ağustosta bombalı saldırı gerçekleşti. Değirmenlik Caddesinde askeri personeli Deniz Üssüne taşıyan servis aracının yanında patlama oldu. Uzaktan kumandayla patlatılan tahrip gücü yüksek bombanın etkisiyle araç hurdaya döndü, içinde bulunanlar yaralandı. İlk patlamadan 8 dakika sonra ikinci bir patlama daha yaşandı. Yaralılar çeşitli hastanelere kaldırıldı. Er Özkan Ateş, olay yerinde, Uzman Çavuş Hakan Furkan Özmenkaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Olayda askerler ile birlikte25 kişi yaralandı. Bölgede yapılan araştırmada bulunan pil, kablolar, pet su şişesi üzerindeki araştırmada iki kişiye ait parmak izi çıktı. Bir süre sonra Viranşehir-Ceylanpınar karayolunda polis ve jandarma kontrol noktasına gelen F.Y., yönetimindeki araçtan inen 2 terörist, güvenlik güçlerine ateş açtı. Bir polis memuru şehit olurken, bir polis memuru, bir uzman çavuş ile bir sivil yaralandı. Çatışmada, teröristlerden Yunus Çiçek yaralıele geçirildi, el bombası atmaya çalışan Ahmet Bal kod adlı Burhan Bozkurt bombanın patlaması sonucu yaşamını yitirdi. Parmak izleri uyuşunca Menemen ve Foçadaki terör olayları aydınlanmış oldu.İDDİANAMETMK 10uncu maddesiyle görevli Cumhuriyet Savcısı Sinan Taşkın, hazırladığı iddianamede, sanıklardan Yusuf Çiçeke 30 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 28 yıl, Hasan Deliktaşa 26 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 15 yıl, Şevket Rabindüze 26 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 12 yıl, Şehmuz Rabindüze 26 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 12 yıl, Faruk Kayliya 26 kez ağırlaştırılmış müebbet, Reşit Ertuğrul ve Kamil Solak
Zaman
Son Dakika
13.09.2013
FoçabombacısıölenlerinyakınlarındanözürdilediFoça bombacısı ölenlerin yakınlarından özür diledi
İzmir'de üçüncü Gezi Parkı davasından tahliye çıkmadı
Zaman
11.09.2013
04:24
İzmirde Gezi Parkı olayları nedeniyle tutuklu 8 sanığın yargılandığı üçüncü davadan da tahliye çıkmadı. Sanık yakınları slogan ve yuhalamalarla kararı protesto etti.İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinde Gezi Parkı protestoları sırasında olaylara karıştıkları iddiasıyla 4 dalga halinde düzenlenen operasyonların ilk dalgasında yakalanarak dava açılan sanıklar hakim karşısına çıktı. Duruşmada, Gezi Parkı eylemleri sırasında karıştıkları olaylar fotoğraf ve kamera görüntüleriyle tespit edilerek haklarında, 2911 sayılı yasaya muhalefet, görevi yaptırmamak için direnme, terör örgütü üyesi olmamakla birlikte terör örgütü adına suç işlemek iddialarıyla dava açılarak haklarında 17şer yıl hapis istenen tutuklu sanıklar Elif K, kardeşi İbrahim K, Erhan İ, İzzet U, Kubilay Y, Ozan A, Vedat Y. ve Orhan Ö. ile avukatlar hazır bulundu.Gece geç saatlere kadar devam eden duruşmayı sanıkların yakınları da izledi. Emiyet güçleri mahkeme salonu ve salon dışında geniş güvenlik önlemi aldı. Sanıklar duruşma salonuna zafer işareti yaparak girerken izleyicilerden alkış sesleri yükseldi. Mahkeme başkanı izleyicileri, Burası gösteri alanı değil, duruşma salonu, tekrarı halinde herkesi dışarı çıkaracağım diyerek uyardı.Kimlik tespitinin ardından savunmalara geçildi. Tutuklu sanıklardan üniversite öğrencisi Elif K., eylemlerin birçoğuna katıldığını söyledi. Halkın öfkelenmesinin, sokağa dökülmesinin nedeninin birkaç ağacın kesilmesi olmadığını ifade eden sanık Elif K., Yıllardır baskıcı, yasakçı, köleleştirici politikalara karşı çıkışın sonucuydu. Demokratik hakkımızı kullandık, ama çapulcu, kemirgen, vandallar gibi ithamlara maruz kaldık. şeklinde ifade verdi. Sanık Elif K., Partizan dergisini okuduğu için sanık sandalyesinde olduğunu da belirterek tahliyesini talep etti.Sanıklardan Erhan İ. de sıkıyönetim döneminde yargılanarak 16 yıl cezaevinde kaldığını, fotoğraflardaki yüzü kapalı, kim olduğu belli olmayan kişinin ise kendisi olmadığını söyledi. Eylemlere özgür iradesiyle katıldığını belirten Erhan İ., tutuklu olmasından dolayı işyerini kapatmak zorunda kaldığını, evinin kirasını Sosyal Yardımlaşma Vakfının karşıladığını belirterek tahliyesini istedi.Diğer sanıklar da suçlamaları reddetti. Sanık avukatlarının savunmalarının ve sanıkların tahliye istemlerini iletmelerinin ardından ara veren mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı Aralık ayına erteledi. Tutukluluk hallerinin devamı yönündeki kararı sanık yakınları protesto etti.
Zaman
Son Dakika
11.09.2013
İzmirde/">İzmirdeüçüncüGeziParkıdavasındantahliyeçıkmadıİzmirde-üçüncü-Gezi-Parkı-davasından-tahliye-çıkmadı/">İzmirde üçüncü Gezi Parkı davasından tahliye çıkmadı
İzmir'de üçüncü Gezi Parkı davasından tahliye çıkmadı
Zaman
11.09.2013
04:24
İzmirde Gezi Parkı olayları nedeniyle tutuklu 8 sanığın yargılandığı üçüncü davadan da tahliye çıkmadı. Sanık yakınları slogan ve yuhalamalarla kararı protesto etti.İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinde Gezi Parkı protestoları sırasında olaylara karıştıkları iddiasıyla 4 dalga halinde düzenlenen operasyonların ilk dalgasında yakalanarak dava açılan sanıklar hakim karşısına çıktı. Duruşmada, Gezi Parkı eylemleri sırasında karıştıkları olaylar fotoğraf ve kamera görüntüleriyle tespit edilerek haklarında, 2911 sayılı yasaya muhalefet, görevi yaptırmamak için direnme, terör örgütü üyesi olmamakla birlikte terör örgütü adına suç işlemek iddialarıyla dava açılarak haklarında 17şer yıl hapis istenen tutuklu sanıklar Elif K, kardeşi İbrahim K, Erhan İ, İzzet U, Kubilay Y, Ozan A, Vedat Y. ve Orhan Ö. ile avukatlar hazır bulundu.Gece geç saatlere kadar devam eden duruşmayı sanıkların yakınları da izledi. Emiyet güçleri mahkeme salonu ve salon dışında geniş güvenlik önlemi aldı. Sanıklar duruşma salonuna zafer işareti yaparak girerken izleyicilerden alkış sesleri yükseldi. Mahkeme başkanı izleyicileri, Burası gösteri alanı değil, duruşma salonu, tekrarı halinde herkesi dışarı çıkaracağım diyerek uyardı.Kimlik tespitinin ardından savunmalara geçildi. Tutuklu sanıklardan üniversite öğrencisi Elif K., eylemlerin birçoğuna katıldığını söyledi. Halkın öfkelenmesinin, sokağa dökülmesinin nedeninin birkaç ağacın kesilmesi olmadığını ifade eden sanık Elif K., Yıllardır baskıcı, yasakçı, köleleştirici politikalara karşı çıkışın sonucuydu. Demokratik hakkımızı kullandık, ama çapulcu, kemirgen, vandallar gibi ithamlara maruz kaldık. şeklinde ifade verdi. Sanık Elif K., Partizan dergisini okuduğu için sanık sandalyesinde olduğunu da belirterek tahliyesini talep etti.Sanıklardan Erhan İ. de sıkıyönetim döneminde yargılanarak 16 yıl cezaevinde kaldığını, fotoğraflardaki yüzü kapalı, kim olduğu belli olmayan kişinin ise kendisi olmadığını söyledi. Eylemlere özgür iradesiyle katıldığını belirten Erhan İ., tutuklu olmasından dolayı işyerini kapatmak zorunda kaldığını, evinin kirasını Sosyal Yardımlaşma Vakfının karşıladığını belirterek tahliyesini istedi.Diğer sanıklar da suçlamaları reddetti. Sanık avukatlarının savunmalarının ve sanıkların tahliye istemlerini iletmelerinin ardından ara veren mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı Aralık ayına erteledi. Tutukluluk hallerinin devamı yönündeki kararı sanık yakınları protesto etti.
Zaman
Ana Sayfa
11.09.2013
İzmirde/">İzmirdeüçüncüGeziParkıdavasındantahliyeçıkmadıİzmirde-üçüncü-Gezi-Parkı-davasından-tahliye-çıkmadı/">İzmirde üçüncü Gezi Parkı davasından tahliye çıkmadı
İzmir'de üçüncü Gezi Parkı davasından da tahliye çıkmadı
Zaman
11.09.2013
01:54
İzmirde Gezi Parkı olayları nedeniyle tutuklu 8 sanığın yargılandığı üçüncü davadan da tahliye çıkmadı. Sanık yakınları slogan ve yuhalamalarla kararı protesto etti. İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Gezi Parkı protestoları sırasında olaylara karıştıkları iddiasıyla 4 dalga halinde düzenlenen operasyonların ilk dalgasında yakalanarak dava açılan sanıklar hakim karşısına çıktı. Duruşmada, Gezi Parkı eylemleri sırasında karıştıkları olaylar fotoğraf ve kamera görüntüleriyle tespit edilerek haklarında, 2911 sayılı yasaya muhalefet, görevi yaptırmamak için direnme, terör örgütü üyesi olmamakla birlikte terör örgütü adına suç işlemek iddialarıyla dava açılarak haklarında 17şer yıl hapis istenen tutuklu sanıklar Elif K, kardeşi İbrahim K, Erhan İ, İzzet U, Kubilay Y, Ozan A, Vedat Y. ve Orhan Ö. ile avukatlar hazır bulundu. Gece geç saatlere kadar devam eden duruşmayı sanıkların yakınları da izledi. Emiyet güçleri mahkeme salonu ve salon dışında geniş güvenlik önlemi aldı. Sanıklar duruşma salonuna zafer işareti yaparak girerken izleyicilerden alkış sesleri yükseldi. Mahkeme başkanı izleyicileri, ‘Burası gösteri alanı değil, duruşma salonu, tekrarı halinde herkesi dışarı çıkaracağım’ diyerek uyardı. Kimlik tespitinin ardından savunmalara geçildi. Tutuklu sanıklardan üniversite öğrencisi Elif K., eylemlerin birçoğuna katıldığını söyledi. Halkın öfkelenmesinin, sokağa dökülmesinin nedeninin birkaç ağacın kesilmesi olmadığını ifade eden sanık Elif K., “Yıllardır baskıcı, yasakçı, köleleştirici politikalara karşı çıkışın sonucuydu. Demokratik hakkımızı kullandık, ama çapulcu, kemirgen, vandallar gibi ithamlara maruz kaldık.” şeklinde ifade verdi. Sanık Elif K., Partizan dergisini okuduğu için sanık sandalyesinde olduğunu da belirterek tahliyesini talep etti. Sanıklardan Erhan İ. de sıkıyönetim döneminde yargılanarak 16 yıl cezaevinde kaldığını, fotoğraflardaki yüzü kapalı, kim olduğu belli olmayan kişinin ise kendisi olmadığını söyledi. Eylemlere özgür iradesiyle katıldığını belirten Erhan İ., tutuklu olmasından dolayı işyerini kapatmak zorunda kaldığını, evinin kirasını Sosyal Yardımlaşma Vakfı’nın karşıladığını belirterek tahliyesini istedi. Diğer sanıklar da suçlamaları reddetti. Sanık avukatlarının savunmalarının ve sanıkların tahliye istemlerini iletmelerinin ardından ara veren mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı Aralık ayına erteledi. Tutukluluk hallerinin devamı yönündeki kararı sanık yakınları protesto etti. CİHAN
Zaman
Son Dakika
11.09.2013
İzmirde/">İzmirdeüçüncüGeziParkıdavasındandatahliyeçıkmadıİzmirde-üçüncü-Gezi-Parkı-davasından-da-tahliye-çıkmadı/">İzmirde üçüncü Gezi Parkı davasından da tahliye çıkmadı
Haberal'a da rapor veren doktorlar Teoman Koman'ın raporunu objektif hazırlamadı
Zaman
03.09.2013
19:11
Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen 28 Şubat davasının ikinci duruşması tamamlandı. Duruşmada rahatsızlanan tutuklu sanıklardan emekli Orgeneral Teoman Koman tahliye edildi. Dönemin Jandarma Genel Komutanı Teoman Koman’ın avukatı Celal Çelik, müvekkilinin sağlık raporunun Ergenekon davasından ceza alan Mehmet Haberal’a rapor veren doktorlar tarafından hazırlandığını belirtti. Bu sebeple İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından verilen raporun objektif olarak hazırlanmadığını söyledi.28 Şubat sürecinde, hükümeti devirmeye teşebbüs ettikleri iddiasıyla 103 kişi hakkında açılan davanın ikinci duruşması tamamlandı. Davanın ikinci bölümüne iddianamenin okunması ile devam edildi. İddianame okunurken Orgeneral Teoman Koman rahatsızlık geçirdi. Koman daha sonra tedavi için mahkeme salonundan çıkarıldı. Koman’ın rahatsızlanması üzerine avukatı Celal Çelik müvekkilinin tahliyesini istedi. Koman’ın avukatı Çelik, İstanbul Adlı Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporun objektif olmadığını vurguladı. Çelik, Koman hakkında hazırlanan raporun Ergenekon davasından ceza alan Mehmet Haberal’ın sağlık raporunu hazırladıkları için doktorlar hakkında tutanak tutulduğunu ve hazırlanan raporun objektif olmadığını belirtti. Çelik ayrıca Koman’ın sağlık durumunun daha iyi anlaşılması için oda arkadaşları Kamuran Orhan ve Kenan Deniz’in dinlenmesini istedi. Dava savcı Kemal Çetin İstanbul Adli Tıp Kurumu’nun aldığı karara atıfta bulunarak, Teoman Koman üzerine atılı suçun niteliğine göre tam teşekküllü bir hastanede gerektiğinde yakınlarının yardımı ile tedavi edilebileceğini vurguladı. Savcıyı ve Teoman Koman’ın avukatını dinleyen mahkeme heyeti, kısa bir süre ara verdi. Aranın ardından mahkeme heyeti Koman’ın oda arkadaşları Kamuran Orhan ve Kenan Deniz’in dinlenme kararını reddetti. Komana tahliye kararı veren mahkeme heyeti, Komana İstanbul Adli Tıp Kurumu’nun raporu ve mahkeme heyetinin gözlemleri sonucu adlı kontrol şartı ve yurt dışına çıkış yasağı getirdi. Ayrıca Mahkeme Başkanı Tayyar Köksal sanıkların tahliye taleplerinin cuma günü görüşüleceğini açıkladı. Bugün 28 Şubat iddianamesinden 66 sayfa okundu. Yarın iddianamenin okunmasına kaldığı yerden devam edilecek. CİHAN
Zaman
Son Dakika
03.09.2013
HaberaladaraporverendoktorlarTeomanKomanınraporunuobjektifhazırlamadıHaberala da rapor veren doktorlar Teoman Komanın raporunu objektif hazırlamadı
28 Şubat davasının sanığı Teoman Koman rahatsızlandı
Zaman
03.09.2013
16:32
28 Şubat sürecinde, hükümeti devirmeye teşebbüs ettikleri iddiasıyla 103 kişi hakkında açılan davanın ikinci duruşması devam ediyor. Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada, tutuklu sanıklardan emekli Orgenera Teoman Koman rahatsızlandı. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Tayyar Köksal, sanığın tedavisi için salon dışına çıkarılmasını istedi. Koman, tedavi için mahkeme salonundan çıkarıldı. Komanın avukatı Celal Çelik, müvekkilinin tahliyesini talep etti. Komanın duruşmalara gelmek istediğini dile getiren Çelik, gelmemesi durumunda 2 kişi kaldıklarını ve bunun da psikolojisini bozacağını kaydetti. Bunun için sanığın tahliye edilmesini istedi. Mahkeme heyeti ise tahliye konusunda saat 17.00de bir karar verecek. CİHAN
Zaman
Son Dakika
03.09.2013
28ŞubatdavasınınsanığıTeomanKomanrahatsızlandı28 Şubat davasının sanığı Teoman Koman rahatsızlandı
Bayram Oteli duruşmasında duygusal anlar
Zaman
01.08.2013
16:47
Vanda 9 Kasım 2011 tarihinde, 5,6 büyüklüğündeki depremde yıkılarak 24 kişiye mezar olan Bayram Oteli ile ilgili davanın 7. duruşmasında, sanık Tevfik Bayramın, Ramazan Bayramını torunlarım ve çocuklarımla geçirmek istiyorum demesi duruşmaya katılanları gözyaşına boğdu.9 Kasım 2011de meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki depremde yıkılan Bayram Otelinin enkazı altında, aralarında DHA muhabirleri Sebahattin Yılmaz ve Cem Emirin de bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetmişti. Olayla ilgili açılan davanın 7nci duruşmasına bugün Van 2nci Ağır Ceza Mahkemesinde devam edildi.Saat 14.30da başlayan duruşmaya otel sahibi tutuklu Tevfik Bayram, otelde hayatını kaybedenlerin yakınları ve avukatları, sanık avukatı ile Tevfik Bayramın yakınları katıldı. Duruşmada bir önceki celsede cumhuriyet savcısının verdiği mütalaaya karşı, sanık avukatı Mehmet Denizoğlu, 21 sayfalık bir beyanı mahkeme heyetine sundu. Denizoğlu, 1964 yılında yapılan otelin sahibinin Mehmet Sıddık Bayram olduğunu ve kendisinin hayatta olmadığını söyledi. Bundan dolayı Sıddık Bayramın yargılanamadığını ve bunun yerine oğlu Tevfik Bayramın cezalandırılmaya çalışıldığını ifade etti.BAYRAMI TORUNLARIM VE ÇOCUKLARIMLA GEÇİRMEK İSTİYORUMDaha sonra mahkeme başkanı sanık Tevfik Bayrama söz verdi. Tevfik Bayram, birçok rahatsızlığının olduğunu, haksızlık yapıldığını ve mağdur olduğunu söyleyerek, Geceleri uyuyamıyorum. Bu Ramazan Bayramını torunlarım ve çocuklarımla geçirmek istiyorum diyerek tahliyesini istedi.Bunun üzerine duruşma salonunda bulunan Bayramın yakınları gözyaşlarını tutamadı.Mahkeme heyeti, verdiği aradan sonra eksik belge ve bilgilerin tamamlanması için duruşmayı 12 Eylül 2013 tarihine erteledi.(İHA)
Zaman
Son Dakika
01.08.2013
BayramOteliduruşmasındaduygusalanlarBayram Oteli duruşmasında duygusal anlar
Kayıp avukat davasında karar çıkmadı
Zaman
30.05.2013
13:11
İzmirin Torbalı ilçesinde, 6 Kasım 2010 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan Av. Mümtaz Baytekini öldürdükleri iddiasıyla tutuklu ve tutuksuz sanıkların yargılanmasına devam edildi. İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanıklar C.Y., eşi E.Y., kayıp avukatın kardeşleri Ergin Baytekin ve Yıldırım Baytekin ile avukatlar katıldı.Bir önceki duruşmada sanıklar C.Y. ve E.Y. hakkında ağırlaştırılmış müebbet, tutuksuz sanık D.A. için 6 aydan 5 yıla kadar hapis isteyen Cumhuriyet Savcısı İbrahim Engin, mütalaasını tekrarladı. Tutuklu sanık E.Y. suçlamaları kabul etmeyerek tahliyesini istedi. Sanık C.Y. ise, Bu olayın hiçbir yerinde benim olmam mümkün değildir. diyerek tahliyesini ve beraatini talep etti. Sanıkların ardından C.Y.nin avukatı Ercan Dönmez, mütalaaya yönelik savunmasını yapmak istedi. Duruşma salonunda bulunan kayıp avukat Mümtaz Baytekinin yakını Ekrem Baytekin, Sen konuşma oradan! diye bağırdı. Çıkan tartışmaya Yıldırım Baytekin de katılınca Mahkeme Başkanı Menderes Yılmazın talimatıyla Baytekin kardeşler dışarıya çıkarıldı. Bu sırada sanık C.Y.nin de, Biz size bir şey diyor muyuz? şeklinde bağırdığı görüldü. Mahkeme heyeti, dosyada bulunan HTS raporlarının bilirkişi tarafından incelenmesine ve Mümtaz Baytekinin sanıklar ve davada şahitlik yapan kişiler arasındaki görüşmelerle ilgili rapor hazırlanmasına, ayrıca sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verdi. Duruşma sırasında sanıklar ve avukatlarıyla tartışarak salondan çıkarılan Yıldırım ve Ekrem Baytekine ise birer gün disiplin hapsi eren mahkeme heyeti, duruşmayı erteledi.Torbalıdaki evinden 6 Kasım 2010 tarihinde çıkan 10 yıllık avukat Mümtaz Baytekin, kaybolmuş ve bir daha kendisinden haber alınamamıştı. Soruşturma başlatan polis, cep telefonunun son olarak Uşaktan sinyal verdiğini belirlemiş ve daha önce yanında sekreter olarak çalışan, evlendikten sonra Uşaka yerleşen C.Y. (21), kocası E.Y., (40), E.Y.nin annesi A.Y., babası M.Y. ve ağabeyinin sevgilisi D.A.yı gözaltına almıştı. C.Y., kocası E.Y. ve D.A. tutuklanmış, D.A. daha sonra tahliye edilmişti. E.Y.nin annesi A.Y. ve babası M.Y. ise savcılık sorgularının ardından serbest bırakılmıştı. Av. Baytekinin 35 TMV 76 plakalı otomobili ise bir otoparkta terkedilmiş halde bulunmuştu.(CİHAN)
Zaman
Son Dakika
30.05.2013
KayıpavukatdavasındakararçıkmadıKayıp avukat davasında karar çıkmadı
KCK’de 7 tahliye
Evrensel
16.02.2013
17:41
HAKKARİ’nin Yüksekova ilçesinde 12 Ocak 2012’de KCK adı altında yapılan operasyon sonrası açılan ve 7’si tutuklu 30 kişinin yargılandığı davanın duruşması Van 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşmada sanıklar tercüman aracılığıyla Kürtçe savunma yaparken, sanık avukatları ise savunmalarında tutukluların tahliyesini istedi. Mahkeme heyeti dosyadaki delillerin büyük bir kısmının toplanması ve tutukluluk sürecini göz önünde bulundurarak, Esendere Belde Belediye Başkanı Hurşit Alptekin, BDP üyeleri Siracettin Fırat, Mehmet Çapraz, Abdurrahman Gemicioğlu, Sabri Tümen, Arif Karay ile Cemil Bor’u
Evrensel
Bölge
16.02.2013
KCK’de7tahliyeKCK’de 7 tahliye
17:39 Tutuklu vekil Haberal tahliyesini istedi
Milliyet
22.05.2012
18:04
. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada, Çukurova Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı olan Mehmet Emin Karamehmet, Mahkeme Heyeti ...
Milliyet
Son Dakika
22.05.2012
1739TutukluvekilHaberaltahliyesiniistedi1739 Tutuklu vekil Haberal tahliyesini istedi
Tutuklu vekil Haberal tahliyesini istedi
Milliyet
22.05.2012
17:51
. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada, Çukurova Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı olan Mehmet Emin Karamehmet, Mahkeme Heyeti ...


Milliyet
Politika
22.05.2012
TutukluvekilHaberaltahliyesiniistediTutuklu vekil Haberal tahliyesini istedi
Mustafa Balbay tahliye istedi
Türkiye Gazetesi
20.09.2011
01:55
İkinci “Ergenekon” davasının tutuklu sanığı CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay “Meclisin 550 üyesinden biri olarak, o gün (1 Ekim) beni oylarıyla TBMM’ye gönderen halkı temsil etmek ve sorumluluklarımı yerine getirmek için göreve başlamak istiyorum” diyerek tahliyesini istedi. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada, Balbay, Mahkeme Heyeti Başkanı Hasan Hüseyin Özese’nin konuşması için kendisine izin vermemesi üzerine, konuşma metnini yazılı olarak basın mensuplarına dağıttı. Milletvekili seçilmesinin ardından yaptığı tahliye talebinin reddedilmesi “siyasi haklardan men” cezası olarak yorumlayan Balbay, mahkemenin tutukluluğa devam kararını, dolaylı olarak yasamaya müdahale olarak değerlendirdi.
Türkiye Gazetesi
Son Dakika
20.09.2011
MustafaBalbaytahliyeistediMustafa Balbay tahliye istedi
22:55 Ergenekon davası 25 Temmuz'a ertelendi
Net Gazete
03.06.2011
22:57
Birinci Ergenekon davasının bir sonraki duruşması 25 Temmuz 2011de yapılacak. Bu arada, Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, daha önceki celselerde olduğu gibi aralarında Doğu Perinçekin de bulunduğu bazı sanıkların tahliyesini istedi.
Net Gazete
Son Dakika
03.06.2011
2255Ergenekondavası25Temmuzaertelendi2255 Ergenekon davası 25 Temmuza ertelendi
Ergenekon sanığına sağlık sorunları nedeniyle tahliye
Samanyolu Haber
01.04.2011
19:42
Ergenekon davasında sanık avukatları, kendi müvekkilleri ile alakalı taleplerini önümüzdeki hafta yapacaklarını belirterek sağlık durumunun aciliyeti nedeniyle tutuklu sanık Yusuf Erikelin tahliyesini talep etti.

Erikelin duruşmada hali ve sağlık durumu dikkate alınarak tahliyesine karar verildi. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada konuşan Cumhuriyet Gazetesi yazarı Mustafa Balbay, İlhan Selçukun hukuk yetmezliğinden savunmasını yapamadan öldüğünü, Engin Aydının tutuklandıktan sonra kansere yakalanarak yaşamını yitirdiğini, yine Kuddusi Okkır, Uçkun Geray ve Ali Tatarın da bu dava sürecinde hayatını kaybettiğini hatırlattı. Erol Manisalının da meme kanseri olduğunu belirten Balbay, Fatih Hilmoğlu, Levent Ersöz ve Hasan Atilla Uğurun da hasta olduğunu, son olarak da Yusuf Erikelin kansere yakalandığını anlattı. Balbay, Erikelin, kulağında, burnunda, yanağında pamuk oluştu. 1 yılın sonunda hepimizin gözünün önünde kansere yakalandı. dedi. İnsanların sağlığıyla oynandığını, tutukluluk dışında, Sağlığı bozma cezası adında yeni cezaların oluştuğunu ileri süren Balbay, Gerçeği ortaya çıkaracağız diyerek, sağlık konusunu geçiştiremezsiniz. Sorumlusunuz. diye konuştu. Gazeteci Ahmet Şıkın kitabının toplatılmasına atıfta bulunan Balbay, Basılamamış kitap ölü ele geçirilmiş kitaptır diyerek, önceden kitapların toplatılıp yakıldığını, şimdi ise Kitap varsa getirin toplayalım denildiğini savundu. Şıkın kitabının 100 binden fazla bilgisayara dijital olarak ulaştığını ifade eden Balbay, iletişim çağının bütün imkanlarının suç üretme unsuru olarak yaşama geçirildiğini kaydetti. Öte yandan sabah saatlerinde İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesine gönderilen Yusuf Erikel saat 15.00 sıralarında duruşma salonuna geri getirildi. Söz alan Erikel, tıp kongresi olduğu için kendisiyle ilgilenilmediğini ileri sürdü. Erikel, 5 Nisan tarihine randevu verildiğini anlatarak, tahliyesini istedi. Sanıkların taleplerini bitirmelerinin ardından sanık avukatları da kendi müvekkillerine ilişkin talepleri önümüzdeki hafta yapacaklarını belirterek, durumunun acil olması nedeniyle sanık Erikelin tahliyesine ilişkin talepte bulundu. Öte yandan Sabah saatlerinde Silivri Adliyesine sevk edilen tutuklu sanık İbrahim Şahinin, iki soruşturma nedeniyle talimat ile ifadesinin alındığı öğrenildi. Şahinin, önce sanatçılar Yılmaz ve Mustafa Erdoğanın amcası Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Namık Erdoğanın 1994 yılında öldürülmesi ile ilgili soruşturma kapsamında ifadesi alındı. Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcılığına gönderilen imzasız bir ihbar mektubunda Şahinin bu cinayetten sorumlu olduğunun belirtildiği iddia edildi. Ankarada kaçırılıp, üç gün sonra cesedi Kırıkkalede bulunan Erdoğanın, Susurlukçular tarafından öldürüldüğü ileri sürülmüş, Namık Aydoslu kişinin de ifadesine başvurulmuştu. Şahinin, bu soruşturma dosyasına ilişkin öldürülen Namık Erdoğan ile dosyada ismi geçen Mehmet Aydosluyu tanımadığını söylediği öğrenildi. Sanık Şahin, daha sonra da Nevşehir Avanos ilçesi Kalaba Belediye Başkanı Ümit Köroğlunun kuzeni Ziya Köroğlunun öldürülmesine ilişkin ifade verdi. Bu cinayet konusu ile ilgili olarak da Emniyet Genel Müdürlüğü internet sitesindeki ihbar hattına yapılan ihbarda, Şahinin bu cinayetten sorumlu olduğunun belirtildiği öne sürüldü. Cinayet ile ilgili daha önceki tarihlerde Ümit Köroğlunun da ifadesine başvurulduğu, Köroğlunun ifadesinde Aramızda tartışma çıktı. Babama hakaret etti. Aramızda küçük bir tartışma çıktı. Fakat orada konu kapandı. Hatta öldürülmesinden sonra da 1- 2 yıl boyunca ailelerimiz arasında ticari ilişki devam etti. şeklinde konuştuğu öğrenildi. Silivri Adliyesinde cumhuriyet savcısına talimatla ifade veren Şahinin, Nevşehir Kozaklıda 6- 7 ay çalıştım, ama Ümit Köroğlu ve Ziya Köroğlu diye birilerini tanımam. Cinayet ile bir ilgim yok. dediği ileri sürüldü. Taleplerin tamamlanmasından sonra ara karar için duruşmaya yarım saat ara verildi. Yarım saat sonra yerini alan mahkeme heyetinden Başkan Köksal Şengün, kararın verildiğini açıkladı. Karar metnini ise üye hakim Sedat Sami Haşıloğlu okudu. Sanıklar ile avukatlarının diğer taleplerine ilişkin değerlendirmenin celse arasında yapılmasına karar verildiği açıklandı. Tutuklu sanık Yusuf Erikelin, duruşmada gözlemlenen durumu ve sağlık sorunu nedeniyle tahliye kararı verildi. Kendisinde yapılan muayenesinde kanser bulgusuna rastlandığını açıklayan Erikel hakkında ayrıca yurt dışına çıkış yasağı getirildi. Diğer tutuklu sanıkların tahliye taleplerinin reddine karar verilen duruşma, 4 Nisana ertelendi. (CİHAN)
Samanyolu Haber
Son Dakika
01.04.2011
ErgenekonsanığınasağlıksorunlarınedeniyletahliyeErgenekon sanığına sağlık sorunları nedeniyle tahliye
Ergenekon'da bütün avukatlar tahliye istedi, Erikel tahliye edildi
Samanyolu Haber
01.04.2011
19:30


Ergenekon davasında sanık avukatları, kendi müvekkilleri ile alakalı taleplerini önümüzdeki hafta yapacaklarını belirterek sağlık durumunun aciliyeti nedeniyle tutuklu sanık Yusuf Erikelin tahliyesini talep etti. Erikelin duruşmada hali ve sağlık durumu dikkate alınarak tahliyesine karar verildi. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada konuşan Cumhuriyet Gazetesi yazarı Mustafa Balbay, İlhan Selçukun hukuk yetmezliğinden savunmasını yapamadan öldüğünü, Engin Aydının tutuklandıktan sonra kansere yakalanarak yaşamını yitirdiğini, yine Kuddusi Okkır, Uçkun Geray ve Ali Tatarın da bu dava sürecinde hayatını kaybettiğini hatırlattı. Erol Manisalının da meme kanseri olduğunu belirten Balbay, Fatih Hilmoğlu, Levent Ersöz ve Hasan Atilla Uğurun da hasta olduğunu, son olarak da Yusuf Erikelin kansere yakalandığını anlattı. Balbay, Erikelin, kulağında, burnunda, yanağında pamuk oluştu. 1 yılın sonunda hepimizin gözünün önünde kansere yakalandı. dedi. İnsanların sağlığıyla oynandığını, tutukluluk dışında, Sağlığı bozma cezası adında yeni cezaların oluştuğunu ileri süren Balbay, Gerçeği ortaya çıkaracağız diyerek, sağlık konusunu geçiştiremezsiniz. Sorumlusunuz. diye konuştu. Gazeteci Ahmet Şıkın kitabının toplatılmasına atıfta bulunan Balbay, Basılamamış kitap ölü ele geçirilmiş kitaptır diyerek, önceden kitapların toplatılıp yakıldığını, şimdi ise Kitap varsa getirin toplayalım denildiğini savundu. Şıkın kitabının 100 binden fazla bilgisayara dijital olarak ulaştığını ifade eden Balbay, iletişim çağının bütün imkanlarının suç üretme unsuru olarak yaşama geçirildiğini kaydetti. Öte yandan sabah saatlerinde İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesine gönderilen Yusuf Erikel saat 15.00 sıralarında duruşma salonuna geri getirildi. Söz alan Erikel, tıp kongresi olduğu için kendisiyle ilgilenilmediğini ileri sürdü. Erikel, 5 Nisan tarihine randevu verildiğini anlatarak, tahliyesini istedi. Sanıkların taleplerini bitirmelerinin ardından sanık avukatları da kendi müvekkillerine ilişkin talepleri önümüzdeki hafta yapacaklarını belirterek, durumunun acil olması nedeniyle sanık Erikelin tahliyesine ilişkin talepte bulundu. Öte yandan Sabah saatlerinde Silivri Adliyesine sevk edilen tutuklu sanık İbrahim Şahinin, iki soruşturma nedeniyle talimat ile ifadesinin alındığı öğrenildi. Şahinin, önce sanatçılar Yılmaz ve Mustafa Erdoğanın amcası Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Namık Erdoğanın 1994 yılında öldürülmesi ile ilgili soruşturma kapsamında ifadesi alındı. Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcılığına gönderilen imzasız bir ihbar mektubunda Şahinin bu cinayetten sorumlu olduğunun belirtildiği iddia edildi. Ankarada kaçırılıp, üç gün sonra cesedi Kırıkkalede bulunan Erdoğanın, Susurlukçular tarafından öldürüldüğü ileri sürülmüş, Namık Aydoslu kişinin de ifadesine başvurulmuştu. Şahinin, bu soruşturma dosyasına ilişkin öldürülen Namık Erdoğan ile dosyada ismi geçen Mehmet Aydosluyu tanımadığını söylediği öğrenildi. Sanık Şahin, daha sonra da Nevşehir Avanos ilçesi Kalaba Belediye Başkanı Ümit Köroğlunun kuzeni Ziya Köroğlunun öldürülmesine ilişkin ifade verdi. Bu cinayet konusu ile ilgili olarak da Emniyet Genel Müdürlüğü internet sitesindeki ihbar hattına yapılan ihbarda, Şahinin bu cinayetten sorumlu olduğunun belirtildiği öne sürüldü. Cinayet ile ilgili daha önceki tarihlerde Ümit Köroğlunun da ifadesine başvurulduğu, Köroğlunun ifadesinde Aramızda tartışma çıktı. Babama hakaret etti. Aramızda küçük bir tartışma çıktı. Fakat orada konu kapandı. Hatta öldürülmesinden sonra da 1- 2 yıl boyunca ailelerimiz arasında ticari ilişki devam etti. şeklinde konuştuğu öğrenildi. Silivri Adliyesinde cumhuriyet savcısına talimatla ifade veren Şahinin, Nevşehir Kozaklıda 6- 7 ay çalıştım, ama Ümit Köroğlu ve Ziya Köroğlu diye birilerini tanımam. Cinayet ile bir ilgim yok. dediği ileri sürüldü. Taleplerin tamamlanmasından sonra ara karar için duruşmaya yarım saat ara verildi. Yarım saat sonra yerini alan mahkeme heyetinden Başkan Köksal Şengün, kararın verildiğini açıkladı. Karar metnini ise üye hakim Sedat Sami Haşıloğlu okudu. Sanıklar ile avukatlarının diğer taleplerine ilişkin değerlendirmenin celse arasında yapılmasına karar verildiği açıklandı. Tutuklu sanık Yusuf Erikelin, duruşmada gözlemlenen durumu ve sağlık sorunu nedeniyle tahliye kararı verildi. Kendisinde yapılan muayenesinde kanser bulgusuna rastlandığını açıklayan Erikel hakkında ayrıca yurt dışına çıkış yasağı getirildi. Diğer tutuklu sanıkların tahliye taleplerinin reddine karar verilen duruşma, 4 Nisana ertelendi.
Samanyolu Haber
Son Dakika
01.04.2011
ErgenekondabütünavukatlartahliyeistediErikeltahliyeedildiErgenekonda bütün avukatlar tahliye istedi Erikel tahliye edildi
Ergenekon sanığı Yusuf Erikel, tedavisi için tahliye istedi
Samanyolu Haber
31.03.2011
10:54


Ergenekon davasının tutuklu sanığı avukat Yusuf Erikel, duruşma başlar başlamaz söz alarak, yaptırdığı testlerde kanser teşhisi konulduğunu söyledi. Bir yıldır tedavi görmesine ve hastalığın ilerlemiş olmasına rağmen teşhis edilemediğinden yakınan Erikel, gözyaşları içinde tedavisi için tahliyesini talep etti. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki Ergenekon davasının 110uncu duruşmasında tutuklu sanıklardan Tuncay Özkan, Mustafa Balbay, İbrahim Şahin, Yalçın Küçük, Cengiz Köylü ve Mustafa Koçun da aralarında bulunduğu 19 tutuklu sanık ile tutuksuz sanıklardan da Tanju Güvendiren hazır bulundu. Tutuklu sanıklar Mehmet Haberal, Fatih Hilmioğlu, Levet Ersöz, Mustafa Dönmez, Mustafa Levent Göktaş, Oğuz Bulut ve İbrahim Özcan ise duruşmaya katılmadı. Kimlik yoklamasının ardından tutuklu sanıklardan avukat Yusuf Erikel, bir yıldır solunum yolları rahatsızlığı nedeni ile hastanelere gidip geldiğini ve tedavi olmaya çalıştığını açıkladı. Bir ara burnundan ameliyat da olduğunu belirten Erikel, en son cezaevinde doktorun isteği ile renkli tomogrofi çektirdiğini ve sonucunda da kötü huylu kanser hastası olduğunu öğrendiğini açıkladı. Hastalığının ameliyat aşamasında olmadığını ancak kemoterapi yaptırması gerektiğini ifade eden Erikel, cezaevi ortamında tedavisinin yapılamayacağını ileri sürerek tahliyesini istedi. Erikel, Doktorlar uyursan uyanamama riski var diyor. Zaten bunu bildiğim için uyuyamıyorum da. Ölümden korkmuyorum ama tedavimi yaptırmak istiyorum. Sizlerin de bir suçu yok, hakkımı helal ediyorum. Hastalık bu. sözlerinden sonra tahliyesini talep ederek yerine oturdu. Sanık Erikelin talebinin ardından Mahkeme Başkanı Köksal Şengün, sanık İbrahim Şahini sanık kürsüsüne çağırarak 29 Mart 2011 günü yarım kalan Savcılık ifadesinin okunma işlemine devam edeceklerini açıkladı. İfadenin 31inci sayfasından itibaren okumaya devam eden Başkan Şengün, savcılıkta İbrahim Şahinin Ergenekon Terör Örgütü kapsamında Tokat bölgesinde bir yapılanma içerisinde olduğu şeklindeki soruları tekrar hatırlattı. Savcılık aşamasında bu sorulara verdiği cevapları ve kendisine sorulan soruları dahi hatırlamadığını, bunları bilmediğini belirten Şahin, suçlamaları ve aleyhte verdiği iddia edilen ifadeleri de kabul etmediğini açıkladı. Önceki oturumda kendisine sorulan sorulara bağırma tonunda cevap veren Şahinin, bugünkü duruşmanın başında daha sakin olduğu gözlendi. Başkan Şengün, Size sanıklardan Fatma Cengize bir mesaj atarak Çevik Birin telefonunu istediğiniz sorulmuş. diye hatırlatarak açıklamasını istedi. Şahin ise hatırlamadığını söyledi.
Samanyolu Haber
Son Dakika
31.03.2011
ErgenekonsanığıYusufErikeltedavisiiçintahliyeistediErgenekon sanığı Yusuf Erikel tedavisi için tahliye istedi
Burhan Ataalp, ?meşru müdafaa? diyerek beraatını istedi
Samanyolu Haber
22.03.2011
17:40


Halikarnas Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Bilgin Özkaynakın oğlu Demokan Özkaynakı öldürdüğü iddiası ile The Bay Otel sahibi Burhan Ataalp aleyhine açılan davanın duruşmasına Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinde devam edildi. Davanın tutuklu sanıklarından Ataalp, Bilgin Özkaynakın arkadaşı olduğunu ve kasten öldürmeyeceğini belirterek tahliyesini istedi. Talep mahkeme başkanı tarafından reddedildi. Fethiyenin Günlüklü Koyunda 2010 yılında yaşanan silahlı kavga sonucu hayatını kaybeden işadamı Demokan Özkaynakın öldürülmesiyle ilgili yapılan 9ncu duruşma öncesi adliye binası içinde ve çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Tutuklu olarak yargılanan Burhan Ataalp, adliye binasına jandarma eskortu eşliğinde geniş güvenlik önlemleri altında getirildi. Öldürülen genç işadamı Demokan Özkaynakın babası Halikarnas Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Bilgin Özkaynak da duruşmada hazır bulundu. Fethiye Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada; olayın meşru müdafaa içerisinde geliştiğini söyleyen tutuklu sanık Burhan Ataalp, 9 ay 9 günden bu yana cezaevinde bulunduğunu belirterek tahliyesini istedi. Elinde olay gecesine ait ses kayıtları bulunduğunu ve bu kayıtları yurt dışında analiz ettirdiğini söyleyen Ataalp, kayıtlarda maktül Demokan Özkaynakın 5 el, sonrasında ise kendisinin 1 el ateş ettiğinin görüldüğünü açıkladı. Bilgin Özkaynakın dostu olduğunu da söyleyen Burhan Ataalp, Kasten adam öldürmedim. Tahliyeme karar verilmesini istiyorum. dedi. Maktulün avukatları ise olayın tasarlayarak adam öldürme suçuna girdiğini belirterek, olayda meşru müdafaa olmadığı şeklinde savunma yaptı. Tarafların ifadelerini dinleyen mahkeme heyeti, tutuklu sanık Burhan Ataalpin yurt dışında ses analizi yaptırdığını söylediği ses kayıtlarını ve analiz sonuçlarının getirilmesi gerekçesiyle duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Mahkeme, Burhan Ataalpin tutukluluğunun devamını kararlaştırdı. Mahkeme, Ataalpin avukatları tarafından olay anında yaralanan N.P. ve D.A. ile maktul ve tutuklu sanığa ait elbiselerin adli tıpa gönderilmesi isteğine ise olumsuz cevap verdi.
Samanyolu Haber
Son Dakika
22.03.2011
BurhanAtaalp?meşrumüdafaa?diyerekberaatınıistediBurhan Ataalp ?meşru müdafaa? diyerek beraatını istedi
3 kişinin ölümüne neden olan molotof davasında Kürtçe savunma talebi reddedildi
Samanyolu Haber
18.03.2011
15:29


Esenlerde İETT otobüsüne molotof kokteyliyle saldırı düzenleyerek, 2si kardeş 3 kişinin ölümüne sebep oldukları ileri sürülen sanıkların yargılanmasına devam edildi. Duruşmada sekiz sanığın Kürtçe savunma yapmak için cezaevinden dilekçe gönderdikleri belirtildi. Duruşmada da Kürtçe savunma yapmak istediklerini belirten sanıkların kimlik tespitleri ve ifadeleri alınmadı. Tutanağa, Türkçeden başka bir dille cevap verdikleri görüldü ifadesi yazıldı. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu 11 sanık katıldı. Duruşmadan vareste tutulan bir tutuklu sanığın getirilmediği duruşmada mahkeme başkanı Ali Alçık, sanık Nuşin Dağın dosyasının ayrılarak Çocuk Mahkemesine gönderildiğini söyledi. İlk duruşmada sanıkların sorulara Kürtçe cevap vermek istedikleri için kimlik tespitinin yapılamadığını belirten mahkeme başkanı, kimlik tespitinin yapılacağını belirtti. İlk duruşmaya gelmeyen Lüfi Dağ, söz alarak kimlik bilgileri dahil tüm beyanlarının Kürtçe olacağını söyledi. Bunun üzerine mahkeme başkanı Alçık, diğer sanıklara da Kürtçe konuşup konuşmayacaklarını sordu. Sanıkların Kürtçe konuşmaları üzerine tutanağa, Türkçeden başka bir dille cevap verdikleri görüldü. Bu sebeple sanıkların kimlik tespitleri yapılamadı ifadesi yazıldı. Mahkeme başkanı Alçık, sekiz sanığın cezaevinden Kürtçe savunma yapmak istediklerine dair dilekçe gönderdiklerini belirtti. Sanık Bilal Aydının ise CMK 102. maddesinden tahliye talebinde bulunduğu kaydedildi. İstanbul İl Seçim Kuruluna yazılan yazının cevabının geldiğini belirten başkan Alçık, yazıda, sanık Lütfi Dağın 2000 yılında HADEPten ilçe başkanı seçildiği, DTP ve BDPde ise görev almadığının belirtildiğini kaydetti. Duruşmadan vareste tutulduğu için mahkemeye getirilmeyen tutuklu sanık Mehmet Nurullah Kayanın başka bir mahkemedeki davada tutuklu sanık olduğunu gösteren dosyanın geldiğini söyleyen Alçık, gizli tanığın dinlenmesi için yazılan müzekkereye cevap verilmediğini belirtti. Atılan molotofkokteyli sonucu İETT otobüsünün yanması nedeniyle İETT, davaya müdahil olma talebinde bulundu. Duruşma savcısı Kasım İlimoğlu, sanıkların akıcı bir şekilde Türkçe bildikleri halde Türkçe kullanmamaya özen gösterdiklerini kaydetti. AİHSnin 6/3 maddesine göre sanıkların savunmalarını Türkçe yapabileceklerini kaydeden İlimoğlu, bunun adil yargılama hakkını ihlal etmediğini ifade etti. Bu nedenle Kürtçe savunma taleplerinin reddedilmesini talep eden İlimoğlu, kimlik bilgilerini vermeyen sanıklar hakkında Kabahatler Kanununun 40. maddesi uyarınca cumhuriyet başsavcılığına ihbarda bulunulmasını istedi. İlimoğlu, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti. Sanık avukatlarından Ercan Kanar, sözlü olarak Kürtçe savunma yapılabileceğini söyledi. Kanar, gizli tanık dinlenirken vareste tutulan sanık Kayanın mahkemeye getirilmesini istedi. Diğer sanık avukatları da Kürtçe savunmanın hak olduğunu belirtti. Müvekkillerinin iddia edilen suçları işlediklerine dair delil bulunmadığını belirten avukatlar tahliye talebinde bulundu. Duruşmaya ara veren mahkeme aranın ardından ara kararları açıkladı. İETTnin müdahillik talebini kabul eden mahkeme, sanıkların Kürtçe savunma talepleri konusunda daha önce ret kararı verildiği için tekrar hüküm verilmesine gerek olmadığını kararlaştırdı. Mahkeme, sanık Lüfi Dağın mahkemeye verdiği 3 sayfalık Kürtçe dilekçenin sanığa iadesine karar verdi. Savcı İlimoğlunun sanıklar hakkında Kabahatler Kanunu uyarınca suç duyurusunda bulunulması talebinin bu aşamada reddine karar verildi.Sanıkların tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme, duruşmayı erteledi. Cumhuriyet Savcısı Hakan Karaali tarafından 12si tutuklu 13 sanık hakkında hazırlanan 47 sayfalık iddianamede, Esenlerde, 2 Nisan 2006da PKK/Kongra-Gel terör örgütü yandaşı 15-20 kişilik bir grubun, örgüt propagandası yapmak amacıyla izinsiz gösteri yaptıkları belirtilerek, molotofkokteylli eylemin talimatının, kapatılan DTP Esenler İlçe Başkanı tarafından verildiği, eylem şifresi olarak da düğün veya maç terimlerinin kullanıldığı ifade ediliyor. Grubun gösterisi sırasında çevreye molotofkokteyli atıldığını n kaydedildiği iddianamede, Mehmet Karaman yönetimindeki İETT otobüsüne molotokokteyli isabet ettiği, otobüsün yanmaya başladığı, otobüs sürücüsü Karaman ın otobüsün alev alması üzerine yolcuların tahliyesini sağladıktan sonra otobüsü terk ettiği, kontrolden çıkan otobüsün olay yerinde bulunan iş yerleri ile park halindeki bir kamyonete çarparak durabildiği anlatılıyor. Yanan otobüsün çarptığı durakta bulunan Sinem ve Sibel Özkan kardeşlerin, otobüsün altında kalarak öldükleri belirtilen iddianamede, yaralı olarak hastaneye kaldırılan Zülbiye Karasunun da hastanede hayatını kaybettiği, Ayişe Gökkuşun ise yaralandığı kaydediliyor. İddianamede, kapatılan HADEP Esenler İlçe Başkanı Lütfi Da ğ hakkında, Devletin birliğini ve ülke bütünlüğün
Samanyolu Haber
Son Dakika
18.03.2011
3kişininölümünenedenolanmolotofdavasındaKürtçesavunmatalebireddedildi3 kişinin ölümüne neden olan molotof davasında Kürtçe savunma talebi reddedildi
12 yaşındaki Kenan'ı öldürmekle suçlanan zanlı acılı ailenin saldırısına uğradı
Samanyolu Haber
16.02.2011
19:54


Malatyada 12 yaşındaki Kenan Bahattin Avşarın harabe bir evde yakılarak öldürülmesiyle ilgili davanın ilk duruşmasında ara kararın ardından maktul yakınları adliye salonunda sanığa saldırdı. Güvenlik ekipleri olayı güçlükle yatıştırırken anne Zeynep Avşar baygınlık geçirdi. Kenan Bahattin Avşarın ölümüyle ilgili açılan kamu davasının ilk duruşması Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşmaya anne Zeynep Avşar, Özcan Avşar, Onur Avşar ve yakınları katılırken hurdacılık yapan sanık A.G. de hazır bulundu. Duruşmada, öldürülen Kenan Bahattin Avşarın ailesinin müdahillik talebi mahkeme heyeti tarafından kabul edildi. Mahkeme Başkanı Orhan Erdim, ilk ifadeleri okuduktan sonra iddiaları yöneltti. Erdim, sanığın eşi F.Gnin Kocam A.G. akşam eve geldikten sonra iç çamaşırını yıkadı. Sarı bir gömlek ve krem rengi bir pantolon giyerek dışarı çıkmıştı. Bu pantolonda yanık izine benzer lekeler vardı. Eşim çocuklarla yakın olmaya çalışıyordu. Bir kez de bir çocukla kömürlükte gördüm şeklinde ifadesi olduğunu belirtti. İddialarla ilgili söz hakkı tanınan A.G, tüm suçlamaları reddetti. Öldürülen çocuğu hiç tanımadığını belirten sanık, olay günü söz konusu metruk binaya hiç gitmediğini anlatarak tahliyesini istedi. Eşi ile arasının bir süredir bozuk olduğunu ifade eden A.G, bu yüzden aleyhinde ifade verdiğini öne sürdü. Sanığın savunmasının ardından Anne Zeynep Avşar ise olayın gerçekleştiği gün oğlunun akşam saatlerinde oynamak için çıktığını bir daha dönmediğini ifade etti. Olay yerinin kendilerine 300 metre uzaklıkta olduğunun altını çizen anne, sanık A.Gnin zaman zaman küçük çocuklarla birçok kez yan yana görüldüğünün iddia edildiğini anlattı. Konuşmasının bir bölümünde ağlayan anne Sanık suçluysa lütfen itiraf etsin. O bile benim yüreğimi biraz olsun soğutur. dedi. Baba Özcan Avşar ise sanığı hiç tanımadığını, olay günü çocuğunun kendisinden oyun oynamak için 1 saatlik izin isteyerek çıktığını ve bir daha da dönmediğini ifade etti. Ağabey Onur Avşar ise sanığı olaydan bir gün önce gördüğünü ifade etti. Mahkeme heyeti duruşmada da tanık olarak A.A ve H.B isimli iki çocuğu da dinledi. 11 yaşındaki A.A, mahkemede verdiği ifade de olay günü gündüz saatlerinde sanığın harabe binada içki içtiğini söyledi. Öldürülen Kenan Bahattin Avşarın sanığa ait hurda aracını alarak uzaklaştığını anlatan A.A, sanık A.Gnin ise bir mahalleli tarafından dövülmek üzereyken kaçtığını dile getirdi. Tanıkların dinlenmesinin ardından savcı mütalaasını vererek sanığın tutuklu olarak yargılanmasını istedi. Müdahil ve sanık avukatları da savunma için ek süre talebinde bulundu. Ara kararı açıklayan mahkeme heyeti, davayı 16 Marta ertelerken sanığın tutuklu olarak yargılanmasını kararlaştırdı. MAHKEME SALONU KARIŞTI Ara kararın açıklanmasının ardından mahkeme salonu karıştı. Salonda bulunan müşteki yakını bir bayan söz almak istedi. Polisler söz almak isteyen bayanın ağzını kapatarak dışarı çıkarmaya çalışırken diğer müşteki yakınları jandarma arasında bulunan sanığa saldırmaya kalkıştı. Mahkeme heyetinin önünde gerçekleşen olayı güvenlik ekipleri güçlükle yatıştırdı. Gerginlik adliye koridorlarında da devam etti. Adliye kapısı önünde öldürülen Kenan Bahattin Avşarın annesi Zeynep Avşar baygınlık geçirdi. Güçlükle ayıltılan anne adliye önünde getirilen araca güçlükle taşındı. Araca binerken kendine gelen anne Ne olur çocuğumun katilini bulun diye bağırdı. 17 Eylül 2010da Zaviye Mahallesi Hasanbey Caddesinde harabe bir evde gerçekleşen olayda, 12 yaşındaki Kenan Bahattin Avşar isimli çocuk öldürüldükten sonra yakılmıştı.
Samanyolu Haber
Son Dakika
16.02.2011
12yaşındakiKenanıöldürmeklesuçlananzanlıacılıaileninsaldırısınauğradı12 yaşındaki Kenanı öldürmekle suçlanan zanlı acılı ailenin saldırısına uğradı
Şehit annesinden mahkeme heyetine: Çıbanın başı Gürbüz Kaya'dır, mahkemeniz onu tutuklamalıdır
Samanyolu Haber
01.02.2011
22:14


Hakkârinin Çukurca ilçesinde, yola döşenen mayının patlaması sonucu 6 askerin şehit düşmesine ilişkin davanın görülmesine Genelkurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesinde devam edildi. Mayın patlaması sonucu şehit olan Deniz Demircinin annesi Raziye Demirci, Çıbanın başı Gürbüz Kayadır. Mahkemeniz onu tutuklamalıdır. dedi. Duruşmaya tutuklu sanık Tuğgeneral Zeki Es, tutuksuz sanıklar Tümgeneral Gürbüz Kaya, Fatih Taylan Çeker, Hakan Alaçam, Nurettin Altay ve Rıza Atilla Erdoğan ile avukatları, olayda şehit düşen askerlerin aileleri ve avukatları katıldı. Savunmasını yapan tutuklu sanık Çukurca Tümen Komutanı Tuğgeneral Zeki Es, iddiaları kabul etmedi ve kendini savundu. Operasyon sorumlusunun kendisi olduğunu ve sorumluluğunda yapıldığını dile getiren Es, operasyon öncesi defalarca Hantepede incelemelerde bulunduğunu, Uzundere bölgesinde askerleri konuşlandırmadan önce olası sızmaya karşı söz konusu mayınları döşettiğini söyledi. Mayınlar konusunda Tümgeneral Gürbüz Kayayı haberdar ettiğini açıklayan Ese Tümgeneral Gürbüz Kaya karşı çıktı. Kaya, kendisine mayınlar konusunda bilgi verilmediğini iddia etti. Kayaya cevap veren Es ise Ben o bölgede nerelere mayın döşetileceği konusunda, tatbikatın nasıl hazırlanacağı konusunda bir broşür hazırlattım. Karakolda tatbikat yaptırdım. Tüm bu bilgileri de Kaya ile paylaştım. Hatta o esnada yanımda Harekât Daire Başkanı ve İstikam Daire Başkanı ve yanımda diğer rütbeliler de vardı. Mahkemeniz gerek görüyorsa bu hususta onların da görüşlerini alabilir. diye konuştu. 21 AYDIR BİRKEZ OLSUN ARAYIP BAŞSAĞLIĞI DİLEMEDİLER Avukat Kılıçarslan Paşalar, müvekkili Esin tahliyesini istedi. Kayanın Avukatı Cemil Meriç de Kayanın diğer duruşmalara katılmaması yönünde vareste talebinde bulundu. Mahkeme Başkanı Mehmet Yüzbaşıoğlu, şehit ailelerine tahliye talebini sordu. Şehit annesi Raziye Demirci, Esin tahliye edilmemesini istiyoruz. Ancak çıbanın başı Gürbüz Kayadır. Mahkemeniz onu tutuklamalıdır. Kaya sadece bizim çocuklarımızın ölümüne sebep olmamıştır. Esas suçlu Terörist davar belledim diyerek başka askerlerin de ölümüne sebep olan Kayadır. karşılığını verdi. Şehir er Kemal Özevinin babası Halil Özevin ise mahkemede söz alarak Sayın hakim, burada duran 6 sanık çocuklarımızın ölümünün üzerinden 21 ay geçmesine rağmen bir kez olsun bizi arayıp başsağlığı dilemediler. Telefonda dedikleri gibi hiç ölenleri yok muydu? dedi. Özevinin bu sistemine rağmen duruşmadaki sanıklardan hiçbiri şehit yakınlarına başsağlığı dilemedi. Mahkeme heyeti Esin tutukluluk halinin devam etmesine karar verdi. Kayanın vareste talebi ise reddedildi. Duruşma yarın kaldığı yerden devam edecek.
Samanyolu Haber
Son Dakika
01.02.2011
ŞehitannesindenmahkemeheyetineÇıbanınbaşıGürbüzKayadırmahkemenizonututuklamalıdırŞehit annesinden mahkeme heyetine Çıbanın başı Gürbüz Kayadır mahkemeniz onu tutuklamalıdır
18:20 Zekeriya Öztürk yeni yasadan faydalanmak istedi
Net Gazete
24.01.2011
18:22
Ergenekon ana davasında tutuklu sanık Mehmet Zekeriya Öztürk, tutukluluk süresinin 3 yılı aştığını belirterek yeni yasa kapsamında tahliyesini ilişkin talepte bulunmak istedi. Ancak Mahkeme Başkanı Köksal Şengün, talebini Cuma günü yapmasını söyledi.
Net Gazete
Son Dakika
24.01.2011
1820ZekeriyaÖztürkyeniyasadanfaydalanmakistedi1820 Zekeriya Öztürk yeni yasadan faydalanmak istedi
Ergenekon sanığı Zekeriya Öztürk yeni yasadan faydalanmak istedi
Samanyolu Haber
24.01.2011
17:53


Ergenekon ana davasında tutuklu sanık Mehmet Zekeriya Öztürk, tutukluluk süresinin 3 yılı aştığını belirterek yeni yasa kapsamında tahliyesini ilişkin talepte bulunmak istedi. Ancak Mahkeme Başkanı Köksal Şengün, talebini Cuma günü yapmasını söyledi. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen Ergenekon ana davasının tutuklu sanığı Mehmet Zekeriya Öztürk, tanık Osman Mutluya bazı soruların sorulmadığını söyleyerek söz aldı. Öztürk, Mutlunun ya da yakınlarından herhangi birinin Kuzey Irakla ticari ilişkisi olup olmadığının sorulmasını istedi. Tanık Osman Mutlunun böyle bir ticari ilişkisinin bulunmadığını söylemesi üzerine sanık Zekeriya Öztürk konu dışında usulü bir talepte bulunmak için izin istedi. Mahkeme başkanı Köksal Şengünün taleplerin Cuma günü alınacağını hatırlatması üzerine Öztürk, 205e göre bir talebim olacak. 3 yılı aşkındır tutukluyum. dedi. Mahkeme başkanı konunun dağılmamasını isteyince Zekeriya Öztürk, Köle miyim ben? 185e göre talep yapma hakkına sahibim. diye tepki gösterdi. Başkan Şengünün talebi konusunda izin vermemesi üzerine Öztürk tahliye edilen Hizbullah üyelerini hatırlatarak kendisine izin verilmemesine yüksek sesle tepki gösterdi. Bunun üzerine Şengün, mikrofonu kastederek Telefonunu kapatın. Telefonunun sesini kapatın. Alın telefonu elinden. diye görevlilere talimat verdi. Daha sonra tutuklu sanık Osman Yıldırım bazı sorular sormak için söz aldı. Yıldırım, Danıştay saldırısından önce Ankaraya gelip Ulusta bir otelde kaldığınızı söylediniz. Kaç kişi kaldınız? diye sordu. Tanık Mutlu, otelde 4 kişi kaldıklarını ifade etti. Sanık Osman Yıldırım, Urfadan 4 kişi mi geldiniz? diye ikinci bir soru yöneltti. Tanık Mutlu bu soruya da Dördümüz de Urfalıyız ama Urfadan 2 kişi geldik. Diğer 2 kişi zaten Ankarada idi. şeklinde cevap verdi. Osman Yıldırım, Teoman Ekşioğlu ile telefonda görüştüğünüzü ve size Alparslan Arslan ile birlikte Urfaya geleceğini söylediğini ifade ettiniz. 16 17 Mayıs 2006 tarihlerinde kendisiyle cep telefonuyla da görüştüğünüzü söylediniz. Peki, senin Urfaya gelmene gerek yok. Çünkü ben Ankaraya geliyorum ya da geldim dediniz mi? diye sordu. Tanık Mutlu söylemediğini ifade edince Osman Yıldırım, Nasıl söylemezsin? Söylemen gerekirdi. diye tepki gösterdi. Mutlunun cevabını yinelemesi üzerine Yıldırım, Sayın başkanım bütün taşlar yerine oturuyor. Başka sorum yok. diyerek yerine oturdu. Sanık Osman Yıldırımın ardından Mahkeme Başkanı Şengün, sanık Arslana diyeceği bir şeyin olup olmadığını sordu. Arslanın söyleyecek bir şeyi olmadığını belirtmesinden sonra Şengün, yoklamada başka hazır tanık olmadığı görüldü. Diyerek duruşmayı 25 Ocak 2011 tarihine erteledi.
Samanyolu Haber
Son Dakika
24.01.2011
ErgenekonsanığıZekeriyaÖztürkyeniyasadanfaydalanmakistediErgenekon sanığı Zekeriya Öztürk yeni yasadan faydalanmak istedi
Tahliye talebi reddedilen Üzmez yeniden cezaevinde (2)
Samanyolu Haber
20.01.2011
17:06


Bursanın Mudanya ilçesinde küçük yaştaki kız çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla yargılanan yazar Hüseyin Üzmezin tahliye talebi reddedildi. Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada 1 üyenin tahliye edelim talebine karşı 2 üyenin tutukluluk halinin devamı yönünde oy kullanmasıyla Üzmez tahliye edilmedi. Bursada, cinsel istismar suçundan 13 yıl 1 ay 15 günlük hapis cezası Yargıtay tarafından usulden bozulan Hüseyin Üzmezin yargılanmasına devam edildi. Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde akıl sağlığı yönünden tedavi için Metris Cezaevine nakli yapılan yazar Hüseyin Üzmez, sabah saatlerinde adliyeye getirildi. Bitkin olduğu görülen Üzmez, adliyede de kendisinden beklenmeyen ilginç açıklamalarda bulundu. Küçük yaştaki kıza cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla hakkında verilen 13 yıl 15 günlük hapis cezası usulden bozulan yazar Üzmezin davasına Hüseyin Üzmez ile avukatı Emir Ali Kav ve mağdur B.Ç.nin avukatları katıldı. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, mağdurun beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğa cinsel istismar suçundun görülen davada, Üzmezin avukatı Emir Ali Kav, müvekkilinin tahliyesini istedi. Son zamanlarda Hizbullahçıların da tahliyesi ile tartışmalara neden olan CMKnın 102. maddesine dayanarak müvekkilinin 2 yıldan fazladır yatmakta olduğunu belirten Avukat Emir Ali Kav, Müvekkilim 2 yıldan beri yatmakta. Ayrıca delilleri karartma ve kaçma durumu da olmadığı için artık tahliyesini talep ediyoruz. Yine müvekkilimin cezai ehliyeti de tartışmalı halde olduğu bilinmekte. Bu nedenle Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde kontroller devam etmekte. Yaşı da göz önüne alındığında cezaevinde yatması halinde müvekkilim mağdur olmaktadır. Bu nedenle CMKnın 102. maddesine göre müvekkilimin tahliyesini talep ediyoruz. dedi. Mahkeme heyetinden söz isteyen yazar Hüseyin Üzmez ise bir önceki duruşmada tahliye olduğunu zannettiğini, ancak daha sonra olmadığını anladığını belirterek, Beni bir profesör ve yardımcıları toplanıp muayene ettiler ve tahliye olmam gerektiğini belirttiler. Ancak ne rapor verildi bilemiyorum. Ayrıca mahkemenize celse arasında çeşitli tarihlerde dilekçeler gönderdim. Daha önce beni tahliye ettiğinizi zannettim, ama raporlar gelince dediğinizi duydum. Ayrıca sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül de yetkisini kullanarak bana af çıkarttı, benim tahliye edilmemi istedi. diye konuştu. Hüseyin Üzmez, ayrıca pişman olmadığını belirterek, Pişmanım demiyorum, çünkü bir şey yapmadım ki pişman olayım. Ne pişmanım ne düşmanım. ifadelerini kullandı. Cumhuriyet savcısı, sanık Hüseyin Üzmezin suçun vasıf ve mahiyeti, delillerin büyük ölçüde toplanmış olması ve tutuklu kaldığı sürede dikkate alınarak tahliye edilmesini istedi. Mahkeme üyesi Hakim Hatice Tuna da sanığın üzerine atılı suçla ilgili delillerin toplanmış olması, karartılacak delil bulunmaması, sanığın yaşı ve kaçma şüphesi bulunmaması göz önünde bulundurularak tahliye edilmesi talebinde bulundu. Ancak Mahkeme Başkanı Hakim Kadir Ünal, kendisi ve diğer üye hakim Emine Özdemir Bayramın isteği üzerine yazar Hüseyin Üzmezin üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, aleyhindeki delil durumu, mağdurun yaşı, sanıkla ilgili Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinden cezai ehliyetle ilgili raporun henüz gelmemiş olmasını dikkate alarak tutukluluk halinin devamına karar verdi. Duruşma, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinden Hüseyin Üzmezin cezai ehliyetiyle ilgili raporunun gelmesinin beklenmesi için 9 Mart 2011e ertelendi.
Samanyolu Haber
Son Dakika
20.01.2011
TahliyetalebireddedilenÜzmezyenidencezaevinde(2)Tahliye talebi reddedilen Üzmez yeniden cezaevinde (2)
KCK davasına yarın devam edilecek
Samanyolu Haber
13.01.2011
19:00


Terör örgütü PKKyı da bünyesinde bulunduran Kürdistan Topluluklar Birliği/Türkiye Meclisi (KCK/TM) davasının bugün görülen duruşması yarına ertelendi. Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde sanıkların savunmasına devam edildi. Mahkeme heyeti sanıkların Kürtçe savunma yapmalarına izin vermedi. Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinde devam eden davanın bugünkü duruşmasında sanıklara savunma hakkı tanındı. Ancak Kürtçe krizi aşılamadığı için sanıklar savunma yapmadı, Daha önceki duruşmalarda Kürtçe için bilinmeyen bir dil tabirini kullanan mahkeme başkanı bu duruşmada Kürtçe olduğunu düşündüğümüz bir dille savunmasını yapmıştır. ifadesini kullandı. Mahkeme başkanı iddia makamının talebini aldı. İddia makamı sanıkların kaçma şüphesi olduğunu belirterek, tutukluluk hallerinin devamını istedi. Sanık avukatları ise sanıkların toplumda saygın kişiler olduğunu ve kaçamayacağını belirterek tahliyesini istedi. Bazı sanık avukatları CMKdaki düzenlemenin yürürlüğe girmesinin ardından Hizbullah davasında yargılanan sanıkların tahliye olduğunu ancak Kürt siyasetçilerinin delil olmaksızın tutuklandığını savundu. Mahkeme heyeti, kısa bir aranın ardından duruşmayı yarına erteledi.
Samanyolu Haber
Son Dakika
13.01.2011
KCKdavasınayarındevamedilecekKCK davasına yarın devam edilecek
Özkan'dan Arif Doğan'a tepki - Video
Samanyolu Haber
03.10.2010
00:17
İkinci iddianamenin 85. duruşması geç saatlere kadar sürdü. Tutuklu sanık, Tuncay Özkan, kendisi hakkında açıklama yapan Arif Doğana tepki gösterdi.

JİTEMci Arif Doğan Habertürk Gazetesine verdiği röportajda, Abdullah Çatlı ile Yalovada görüştüğünü ve bu görüşmede bir bakan kızının olduğunu iddia etmişti. Arif Doğan kazadan sonra bu bilgiyi Tuncay Özkana söylediğini ama yazamadığını açıklamıştı. Tuncay Özkan bu iddialara cevap vermeye çalıştı. Arif Doğanın ifadeleri, davanın gündeminde. Savcı Mehmet Ali Pek Güzel, tutuksuz sanık Arif Doğanın savcı Zekeriya Öze verdiği ifadelerin istenmesini talep etti. Duruşmanın son bölümünde talepler alındı. Ardından ara kararlar açıklandı. Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, 33 tutuklu sanıktan 28inin tahliyesini istedi. Tahliye talepleri, mahkeme heyetince oy çokluğuyla reddedildi.
Samanyolu Haber
Son Dakika
03.10.2010
ÖzkandanArifDoğanatepki-VideoÖzkandan Arif Doğana tepki - Video
Danıştay sanığından şok itiraf
Samanyolu Haber
25.09.2010
10:17
Birinci Ergenekon davasının dün görülen duruşmasına şok itiraflar damgasını vurdu.

Tutuklu sanıklardan Erhan Timuroğlu, Danıştay tetikçisi Alparslan Arslanın saldırının ardından yakalanmasıyla bütün planın bozulduğunu anlattı. Timuroğlu, Alparslan yakalanmasaydı, bu işi İsmail Sağır, Tekin Irşi ve benim üzerime yıkacaklardı. Alparslan da mahkemede bizim avukatlığımızı yapacaktı. dedi. Planın Ankaradaki mahkeme aşamasını ise şöyle aktardı: Biz yapmadık, bu yaptı, diye Alparslanı göstersek de kimse bize inanmayacaktı. Mahkeme başkanı Avukatına neden iftira atıyorsun? diye tüm cezayı bize kesecekti. Birinci Ergenekon davasının 160. duruşması dün İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince Silivride görüldü. Duruşma, taleplerin alınmasıyla başladı. Tutuklu sanık Osman Yıldırım, Danıştay davasına bakan Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin, üç Aliler divanına benzediğini, bunların önce idam edip sonra yargılama yaptığını ileri sürdü. Mahkeme Başkanı Köksal Şengün, Yıldırımın dün bir dilekçe verdiğini belirtti. Yıldırımın bu dilekçenin okunmasını istedi. Başkan Şengünün dilekçeyi okumaya başlaması üzerine, Söylemlerimden vazgeçiyorum. Feragat ediyorum. dedi. Osman Yıldırımın dilekçesinde Türk İntikam Tugayının (TİT) müstakil bir örgüt olmayıp, Ergenekon terör örgütünün alt yapılanması olduğu aktarılıyor. TİTin başında 156 Semih koduyla Semih Tufan Gülaltayın bulunduğu, yine TİT içerisindeki her hücrenin de tetikçilerinin olduğu aktarılıyor. Gülaltayın da Akın Birdal suikastının azmettiricisi olduğu ifade ediliyor. Tetikçi Alparslan Arslanın babası İdris Arslanın Ergenekonla İslamcılar arasında denge kurmaya çalıştığı ileri sürülüyor. Hâkim Şengün, Yıldırımın dilekçesine ek olarak bir de Ergenekon şeması çizdiğini kaydetti. Tutuklu sanık İsmail Sağır, Danıştay saldırısı ile bir alakası olmadığını belirterek, Cumhuriyet Gazetesine bomba attığını ve bunun için 5 yıldır cezaevinde yattığını, tahliyesini istediğini söyledi. Tutuklu sanık Erhan Timuroğlu ise Danıştay saldırısını kendisinin planlamadığını, böyle bir yeteneği olmadığını belirterek, Alparslan Arslanın bombaları Süleyman Esenden aldığını söylediğini, Esenin azmettirici olarak müebbet ceza alması gerekirken 10 yıl ile kurtulduğunu, bu işin de kendilerine yıkıldığını savundu. Timuroğlu, Alparslan yakalanmasaydı, bu işi İsmail Sağır, Tekin Irşi ve benim üzerime yıkacaklardı. Azmettiricimiz olarak, geçen duruşmada tahliye ettiğiniz Tekin Irşiyi göstereceklerdi. Alparslan da mahkemede bizim avukatlığımızı yapacaktı. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanırken, Biz yapmadık, bu yaptı diye Alparslanı göstersek de kimse bize inanmayacaktı. Mahkeme Başkanı Orhan Karadeniz, Seni savunan avukatına neden iftira atıyorsun? diye tüm cezayı bize kesecekti. Hiçbir şeye bakmadan cezayı bize kesti. şeklinde konuştu. Duruşmada söz alan tutuklu sanık emekli Tuğgeneral Veli Küçük ise Gizli tanıklar tahliye oldu. Buradaki sanıklar tahliye olmuyor. Ne zaman gizli tanık olacak diye bekleniyor. Benim yaşım geçti. Benden gizli tanık hiç olmaz. dedi. Duruşma sonunda görüşünü açıklayan Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel, Osman Yıldırımın, toplantı yapıldığını ve el bombalarının verildiğini iddia ettiği Ataşehirdeki iki evde keşif yapılmasını istedi. Duruşma 19 Ekime ertelendi. Alparslan Arslan, 17 Mayıs 2006 tarihinde Danıştay saldırısını gerçekleştirdikten sonra kaçmaya çalışırken, binadan çıkamadan bir polis memuru tarafından yakalanmıştı. Mahkeme sürecinde, Arslanın saldırıdan bir gün önce de Danıştay binasına gelerek keşif yaptığı, ancak kamera görüntülerinin silindiği ortaya çıkmıştı.
Samanyolu Haber
Son Dakika
25.09.2010
DanıştaysanığındanşokitirafDanıştay sanığından şok itiraf
Toplam "66" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti