Habergec.Com Aranan Kelimeler:milli eğitim bakanlığı tarihinde bir ilk Değerlendirme: 10 / 10 386328
habergec.com
23.04.2014 Çarşamba
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler
Gazeteler
İnternet Siteleri
Televizyonlar
Radyolar
Diğer

:: Gruplar
 

milli eğitim bakanlığı tarihinde bir ilk

Afgan halkı 'doktor'unu seçiyor
Zaman
05.04.2014
13:01
Yıllardır süren savaşlar sebebiyle yorgun düşen Afganistan, Cumhurbaşkanı Karzai’nin halefini seçmek için sandığa gidiyor. Eski dışişleri bakanları Abdullah Abdullah ve Zalmay Rasul ile eski Maliye Bakanı Eşref Gani favori adaylar. Halkın, ‘doktor’ unvanlı bu üç isimden birine ülkenin kangren olmuş yaralarını sarması için yetki vermesi bekleniyor.Son 35 yılını işgal, savaş ve çatışmalarla geçiren Afganistan, tarihinde üçüncü kez sandık başına gidiyor. Yaklaşık 30 milyonluk ülke, bugün yapılacak seçimlerle hem iki dönemdir görev yapan Cumhurbaşkanı Hamid Karzai’nin halefini hem de 34 eyaletin meclis üyelerini belirleyecek. 2001’de ABD’nin liderliğindeki askeri müdahale ile iktidardan devrilen Taliban’ın saldırı tehdidi ve son haftalarda artan şiddetin gölgesinde gerçekleşecek olan seçim, Afganistan’da iktidarın demokratik yollarla el değiştireceği ilk seçim olacak. Seçim öncesi Taliban’ın, başkent Kabil’deki hükümet binalarına kadar uzanan bombalı saldırılarına rağmen milyonlarca Afgan, ülkenin geleceğinde söz sahibi olmak adına sandığa gitmeye istekli. Halk tüm olumsuzluklara rağmen barışçıl bir iktidar devri görmek istiyor. Bu yüzden de can tehlikesine rağmen katılımın yüksek olması bekleniyor. Seçimde sekiz aday yarışırken bunlar arasında doktoralarını Batı üniversitelerinden almış olan üç adayın ismi ön plana çıkıyor: Eski dışişleri bakanları Abdullah Abdullah ile Zalmay Rasul ve Dünya Bankası eski yetkilisi Eşref Gani. İlk tur seçimlerde hiçbir aday yüzde 50’yi aşamazsa en çok oy alan iki isim 28 Mayıs’ta ikinci turda yarışacak. Seçim sonuçları altı hafta sonra açıklanacak. Seçimler, ABD’nin Taliban’a karşı 13 yıldır sürdürdüğü savaşı sonlandırıp bu yıl sonunda çekilmeye hazırlandığı ülkede istikrar için kritik önemde. Cumhurbaşkanı Karzai’nin gidecek olması Afganistan için bir dönüm noktası olarak görülse de onun yerini alması muhtemel isimlerden hiçbirinin ülkeye radikal bir değişiklik getirmesi beklenmiyor. Başkanlık yarışında eski dışişleri bakanı ve milli güvenlik danışmanı Zalmay Resul, oy potansiyeli olan iki adayın kendi lehine çekilmesiyle önde görülüyor. Taliban iktidarından sonra 5 yıl dışişleri bakanlığı yapan Abdullah Abdullah da 2009 seçimlerinde ikinci tura kalmayı başarmış, Afgan siyasetinde önemli bir isim. Abdullah, 2009’da ikinci turda Karzai ile yarışma hakkı elde etmesine rağmen sandıkta hile yapılması ve seçimle ilgili istediği yasal düzenlemelerin yapılmaması nedeniyle yarıştan çekilmişti. Diğer güçlü aday Eşref Gani Ahmedzai ise ülkenin kuzey bölgesinin etkin isimlerinden Özbek General Raşit Dostum’un desteğine sahip. Dostum, Gani’nin birinci yardımcısı sıfatıyla seçimlere gidiyor. Taliban sonrası döneme damgasını vuran Karzai, hangi adayı desteklediğini kamuoyu ile paylaşmadı. Ancak Rasul, Karzai’nin adamı olarak görülüyor. Geçtiğimiz iki seçime göre daha canlı ve rekabetçi bir seçim kampanyası dönemi yaşanırken, kimin kazanacağını tahmin etmek güç. Ancak siyasi gözlemciler ilk turda hiçbir adayın yüzde 50 barajını aşmasını beklemiyor. Oyların genel olarak etnik aidiyetlere göre dağıldığı ülkede Karzai, bundan önceki seçimde nüfusun çoğunluğunu oluşturan Peştun oylarında aslan payını almıştı. Ancak bu kez Peştun oyları Amerika eğitimli antropolog Gani ile Fransa’da eğitim gören bir fizikçi olan Rasul arasında bölünecek. Eski bir göz doktoru olan Abdullah ise Taciklerin ağırlıklı olduğu kuzeydeki eyaletlerden güçlü destek alacak.TALİBAN TEHDİDİ VE HİLE ENDİŞESİSiyasi gözlemciler, hile ve usulsüzlük iddialarıyla kaos yaşanan 2009 seçimlerine göre daha adil bir seçim beklese de sandığa şimdiden gölge düşmüş durumda. Güvenlik gerekçesiyle oy verme merkezlerinin en az yüzde 10’u açılmayacak. Dağlık bir coğrafi yapısı olan ülkede şehir merkezlerinin dışındaki bölgelerde sandıkları denetlemek de korumak da mümkün değil. Taliban, Afgan seçmeninin sandığa gitmemesi, aksi halde saldırıların hedefi olacağı konusunda tehdit ediyor. Seçmen sayısından fazla oy pusulası basılması ve Kabil’de geçen ay Batılıların kaldığı bir otele yapılan saldırının ardından birçok yabancı gözlemcinin ülkeyi terk etmesi de sandığın meşruiyeti konusunda şüpheye yol açıyor. Meşruiyeti sorgulanan bir seçimin ise rakip siyasi ve etnik gruplar arasında çatışmaların çıkmasından endişe ediliyor. Seçimin ikinci tura kalması halinde cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturacak ismin belirlenmesinin ekim ayına kadar uzayabileceği ifade ediliyor. Aylar sürecek bir seçim belirsizliği ise ülkede iktidar boşluğuna sebep vererek Taliban’ın sahada daha fazla alan ve taban kazanmasına yol açacak. Halk, seçilecek yeni liderden öncelikle binlerce sivilin hayatını kaybetmesine yol açan şiddete son verip güvenliği tesis etmesini, nüfusun yüzde 36’sının yoksullu
Zaman
Dünya
05.04.2014
AfganhalkıdoktorunuseçiyorAfgan halkı doktorunu seçiyor
Kamudaki tasfiye kutsal topraklara uzandı
Zaman
10.03.2014
02:31
Türkiye Cumhuriyeti’ne ait Mekke’deki Uluslararası Türk Okulu’nda görev yapan 2’si bayan 13 öğretmenin görevine ‘temsil kabiliyetlerini kaybettikleri’ bahanesiyle geçen ocak ayında son verildi.İddiaya göre, öğretmenlerin şikayetçi olduğu okul müdürü Ethem Has, Bakanlığın sorularına, “Cemaat beni göndermeye çalışıyor.” cevabını verdi. Bunun üzerine hakkında usulsüzlük, resmi belgede sahtecilik, öğretmenleri tehdit gibi çok sayıda suçlama bulunan müdür Has’ın yerine 13 öğretmen gönderildi.Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okulda normal şartlarda 2013-2014 eğitim döneminin sonuna kadar görev yapması gereken öğretmenler, ara dönemde iş bıraktırılarak mağdur edildi. Kararın kendilerine bildirilmesinin ardından şok geçiren öğretmenler, apar topar yurda döndü ve yerlerine yeni öğretmenler tayin edildi. 10 öğretmenin yaptıkları itirazlardan sadece birine yürütmeyi durdurma kararı verildi. Görevlerine son verilen öğretmenlerden 10’u okul müdürünü kötü yönetim nedeniyle Riyad Eğitim Müşavirliği’ne Mart 2013 tarihinde şikâyet etmiş ve bu mevzuların incelenmesini talep etmişlerdi. Öğretmenler Okul Müdürü Ethem Has’a; usulsüzlük, gerçeğe aykırı beyan düzenlemek, resmi belgede sahtecilik yapmak, mevzuata aykırı davranmak, çifte standart uygulamak, yasal görevlerini yapmamak, öğretmenlere baskı uygulamak, kötü muamelede bulunmak ve öğretmenleri tehdit etmek gibi suçlamalar yöneltmişti. Bu iddiaları kabul etmeyen Müdür Has, yaptığı savunmada, “Durum bildiğiniz gibi değil, Cemaat beni göndermeye çalışıyor.” dedi. Bu ifadeyi haziran ayında kullanan müdürün isteği 17 ve 25 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonlarından sonra farklı bir hal aldı. Ocak ayında görevlerine son verilen öğretmenler, kararın gerekçesini ise inandırıcı bulmuyor. Bayan okulundan sadece müdür hakkında şikâyette bulunan 2 öğretmenin atılması ise karardaki tarafgirliği gözler önüne serdi. Okulda keyfi bir yönetim sergilediği öğrenilen müdürün, kendisine bu konuda karşı çıkan öğretmenleri bakanlıkla olan iyi ilişkileri sayesinde görevlendirmelerini iptal ettirmekle tehdit ettiği öğrenildi. Ethem Has’a yöneltilen bir diğer suçlama ise müdürün, okul aile birliğinin gelir giderlerini Mekke’deki diğer okulların aksine okulun açıldığı günden bugüne kadar hiçbir zaman ilan etmemiş olması. Edinilen bilgiye göre okul müdürü kendisine bu konuda yapılan itirazlara bu konuda bilgilendirme yapmak zorunda olmadığını söyleyerek cevap verdi. 2010 yılında açılan Mekke Uluslararası Türk Okulu, Suudi Arabistan’daki 8 Türk okulundan biri. Erkek ve bayan öğretmenler için 2 ayrı binada eğitim veren okulun bir müdürü bulunuyor. Erkek okulunda bulunan bütün öğretmenlerin görevden alınması ise tarihte bir ilk.
Zaman
En Çok Okunan
10.03.2014
KamudakitasfiyekutsaltopraklarauzandıKamudaki tasfiye kutsal topraklara uzandı
Kamudaki tasfiye kutsal topraklara uzandı
Zaman
10.03.2014
02:03
Türkiye Cumhuriyeti’ne ait Mekke’deki Uluslararası Türk Okulu’nda görev yapan 2’si bayan 13 öğretmenin görevine ‘temsil kabiliyetlerini kaybettikleri’ bahanesiyle geçen ocak ayında son verildi.İddiaya göre, öğretmenlerin şikayetçi olduğu okul müdürü Ethem Has, Bakanlığın sorularına, “Cemaat beni göndermeye çalışıyor.” cevabını verdi. Bunun üzerine hakkında usulsüzlük, resmi belgede sahtecilik, öğretmenleri tehdit gibi çok sayıda suçlama bulunan müdür Has’ın yerine 13 öğretmen gönderildi.Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okulda normal şartlarda 2013-2014 eğitim döneminin sonuna kadar görev yapması gereken öğretmenler, ara dönemde iş bıraktırılarak mağdur edildi. Kararın kendilerine bildirilmesinin ardından şok geçiren öğretmenler, apar topar yurda döndü ve yerlerine yeni öğretmenler tayin edildi. 10 öğretmenin yaptıkları itirazlardan sadece birine yürütmeyi durdurma kararı verildi. Görevlerine son verilen öğretmenlerden 10’u okul müdürünü kötü yönetim nedeniyle Riyad Eğitim Müşavirliği’ne Mart 2013 tarihinde şikâyet etmiş ve bu mevzuların incelenmesini talep etmişlerdi. Öğretmenler Okul Müdürü Ethem Has’a; usulsüzlük, gerçeğe aykırı beyan düzenlemek, resmi belgede sahtecilik yapmak, mevzuata aykırı davranmak, çifte standart uygulamak, yasal görevlerini yapmamak, öğretmenlere baskı uygulamak, kötü muamelede bulunmak ve öğretmenleri tehdit etmek gibi suçlamalar yöneltmişti. Bu iddiaları kabul etmeyen Müdür Has, yaptığı savunmada, “Durum bildiğiniz gibi değil, Cemaat beni göndermeye çalışıyor.” dedi. Bu ifadeyi haziran ayında kullanan müdürün isteği 17 ve 25 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonlarından sonra farklı bir hal aldı. Ocak ayında görevlerine son verilen öğretmenler, kararın gerekçesini ise inandırıcı bulmuyor. Bayan okulundan sadece müdür hakkında şikâyette bulunan 2 öğretmenin atılması ise karardaki tarafgirliği gözler önüne serdi. Okulda keyfi bir yönetim sergilediği öğrenilen müdürün, kendisine bu konuda karşı çıkan öğretmenleri bakanlıkla olan iyi ilişkileri sayesinde görevlendirmelerini iptal ettirmekle tehdit ettiği öğrenildi. Ethem Has’a yöneltilen bir diğer suçlama ise müdürün, okul aile birliğinin gelir giderlerini Mekke’deki diğer okulların aksine okulun açıldığı günden bugüne kadar hiçbir zaman ilan etmemiş olması. Edinilen bilgiye göre okul müdürü kendisine bu konuda yapılan itirazlara bu konuda bilgilendirme yapmak zorunda olmadığını söyleyerek cevap verdi. 2010 yılında açılan Mekke Uluslararası Türk Okulu, Suudi Arabistan’daki 8 Türk okulundan biri. Erkek ve bayan öğretmenler için 2 ayrı binada eğitim veren okulun bir müdürü bulunuyor. Erkek okulunda bulunan bütün öğretmenlerin görevden alınması ise tarihte bir ilk.
Zaman
Güncel
10.03.2014
KamudakitasfiyekutsaltopraklarauzandıKamudaki tasfiye kutsal topraklara uzandı
Kamudaki tasfiye kutsal topraklara uzandı
Zaman
10.03.2014
02:03
Türkiye Cumhuriyeti’ne ait Mekke’deki Uluslararası Türk Okulu’nda görev yapan 2’si bayan 13 öğretmenin görevine ‘temsil kabiliyetlerini kaybettikleri’ bahanesiyle geçen ocak ayında son verildi.İddiaya göre, öğretmenlerin şikayetçi olduğu okul müdürü Ethem Has, Bakanlığın sorularına, “Cemaat beni göndermeye çalışıyor.” cevabını verdi. Bunun üzerine hakkında usulsüzlük, resmi belgede sahtecilik, öğretmenleri tehdit gibi çok sayıda suçlama bulunan müdür Has’ın yerine 13 öğretmen gönderildi.Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okulda normal şartlarda 2013-2014 eğitim döneminin sonuna kadar görev yapması gereken öğretmenler, ara dönemde iş bıraktırılarak mağdur edildi. Kararın kendilerine bildirilmesinin ardından şok geçiren öğretmenler, apar topar yurda döndü ve yerlerine yeni öğretmenler tayin edildi. 10 öğretmenin yaptıkları itirazlardan sadece birine yürütmeyi durdurma kararı verildi. Görevlerine son verilen öğretmenlerden 10’u okul müdürünü kötü yönetim nedeniyle Riyad Eğitim Müşavirliği’ne Mart 2013 tarihinde şikâyet etmiş ve bu mevzuların incelenmesini talep etmişlerdi. Öğretmenler Okul Müdürü Ethem Has’a; usulsüzlük, gerçeğe aykırı beyan düzenlemek, resmi belgede sahtecilik yapmak, mevzuata aykırı davranmak, çifte standart uygulamak, yasal görevlerini yapmamak, öğretmenlere baskı uygulamak, kötü muamelede bulunmak ve öğretmenleri tehdit etmek gibi suçlamalar yöneltmişti. Bu iddiaları kabul etmeyen Müdür Has, yaptığı savunmada, “Durum bildiğiniz gibi değil, Cemaat beni göndermeye çalışıyor.” dedi. Bu ifadeyi haziran ayında kullanan müdürün isteği 17 ve 25 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonlarından sonra farklı bir hal aldı. Ocak ayında görevlerine son verilen öğretmenler, kararın gerekçesini ise inandırıcı bulmuyor. Bayan okulundan sadece müdür hakkında şikâyette bulunan 2 öğretmenin atılması ise karardaki tarafgirliği gözler önüne serdi. Okulda keyfi bir yönetim sergilediği öğrenilen müdürün, kendisine bu konuda karşı çıkan öğretmenleri bakanlıkla olan iyi ilişkileri sayesinde görevlendirmelerini iptal ettirmekle tehdit ettiği öğrenildi. Ethem Has’a yöneltilen bir diğer suçlama ise müdürün, okul aile birliğinin gelir giderlerini Mekke’deki diğer okulların aksine okulun açıldığı günden bugüne kadar hiçbir zaman ilan etmemiş olması. Edinilen bilgiye göre okul müdürü kendisine bu konuda yapılan itirazlara bu konuda bilgilendirme yapmak zorunda olmadığını söyleyerek cevap verdi. 2010 yılında açılan Mekke Uluslararası Türk Okulu, Suudi Arabistan’daki 8 Türk okulundan biri. Erkek ve bayan öğretmenler için 2 ayrı binada eğitim veren okulun bir müdürü bulunuyor. Erkek okulunda bulunan bütün öğretmenlerin görevden alınması ise tarihte bir ilk.
Zaman
Ana Sayfa
10.03.2014
KamudakitasfiyekutsaltopraklarauzandıKamudaki tasfiye kutsal topraklara uzandı
Dershaneler tasarısı, Meclis'ten geçti
Zaman
01.03.2014
02:19
Dershaneleri kapatan ve Milli Eğitim Bakanlığının merkez ve taşra teşkilatında on binlerce yöneticinin görevlerine son veren düzenleme, AK Partinin evet oyları ile Meclisten geçti. Düzenlemeye göre dershaneler 1 Eylül 2015 tarihinde kapanacak. Tasarıya 226 kabul, 22 ret oyu çıktı.Milli Eğitim Komisyonunda görüşüldükten sonra Meclis Genel Kuruluna getirilen tasarının görüşülmesine önceki gün başlanmıştı. Genel Kuruldaki görüşmeler sırasında yumruklu kavgalar yaşanmıştı. Bu gece yarısına kadar devam eden görüşmelerde MHP ve CHP milletvekilleri maddeler üzerinde söz alarak tasarıyla ilgili eleştirilerini dile getirdi. Muhalefetin anayasaya aykırı olduğu yönünde endişelerini dile getirdiği tasarı AK Partinin kabul oyları ile Meclisten geçti.Kabul edilen yeni kanuna göre, Milli Eğitim Bakanlığındaki müsteşar, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı ve Strateji Geliştirme Başkanı dışındaki tüm müsteşar yardımcıları, genel müdürler, daire başkanları, bakanlık şube müdürleri, il milli eğitim müdürleri, il milli eğitim müdür yardımcıları ve ilçe milli eğitim müdürleri görevden alınacak. 4 yıl ve daha fazla okul müdür ve müdür yardımcılığı yapanların görevleri de eğitim öğretim yılının bitiminde sona erecek. Görev süresi dört yıldan daha az olanların görevi ise 4 yılı tamamlanmasının takip eden ilk eğitim öğretim yılının bitiminde sona erecek. 1 EYLÜL 2015 DERSHANELER İÇİN SON TARİHYasaya göre dershaneler 1 Eylül 2015 tarihine kadar faaliyet gösterebilecek. Dershanelere özel okul veya açık liseye dönüşebilmesi için 4 yıl süre tanınacak. AK Partinin verdiği bir önergeyle dershanelerden Milli Eğitim Bakanlığı kadrolarına geçecek öğretmen sayısını azaltmak için değişiklik yapıldı. Tasarıda 01.07.2015 tarihi itibariyle dershanelerde toplam 6 yıl çalışan eğitim personelinin yapılacak sözlü sınavla bakanlığa alınması öngörülüyordu. Yapılan değişiklikle tasarıda öngörülen tarih, 01.01.2014 olarak değiştirildi. Böylece dershanelerde çalışan öğretmenlerin son bir buçuk yıllık çalışmaları, bakanlığa atanmada dikkate alınmayacak. Bu durumda bakanlığa alınacak öğretmen sayısı önemli ölçüde azalacak. Tasarıya göre bakanlıkta istihdam edilenler ayrıldıkları dershanelerden kıdem ve ihbar tazminatı da talep edemeyecek. Dershaneler özel okula dönüşürse bakanlık kayıtlı öğrenci sayısına göre maddi destek verecek. Eğitim öğretim desteği verilecek toplam öğrenci sayısı her yıl Maliye Bakanlığı ve MEB tarafından birlikte belirlenecek. Etüt eğitim merkezlerine 12 yaş sınırı getirilecek. Bu kurumlarda öğrencileri sınava hazırlayamayacak. Ayrıca MEBin izni ve denetimi olmaksızın hiçbir eğitim öğretim faaliyeti yapılamayacak.ÖĞRETMENLERE MÜLAKAT ŞARTI Kanunla, öğretmenliğe atanma şartları değiştiriliyor. Buna göre öğretmen adayları önce ÖSYMnin yazılı sınavından geçecek. Aday öğretmenler en az bir yıl fiilen çalıştıktan sonra performans değerlendirmesine göre başarılı olmak kaydıyla tekrar yazılı ve sözlü sınava alınacak. Sınavda başarılı olanlar öğretmen olarak atanacak. Başarılı olamayanlar il içinde veya dışında başka bir okulda görevlendirilerek bir yılın sonunda tekrar sınavlardan geçecek. Üst üste iki defa sınavda başarılı olamayanların memuriyetle ilişiği kesilecek. YURTDIŞINA GÖNDERİLECEK ÖĞRENCİYE MÜLAKATLisans üstü eğitim için yurt dışına gönderilecek öğrenciler hem yazılı hem de sözlü sınava tabi tutulacak. Sözlü ve yazılı sınavın etkisi yüzde 40ar, mezuniyet notunun etkisi ise yüzde 20 olacak. Sözlü sınav 2013 yılında gerçekleştirilen sınavlar için de uygulanacak. Mülakat komisyonu bakanlıkça oluşturulacak üç kişilik komisyon tarafından yapılacak ve kamera kaydı yapılmayacak. Yurtdışına eğitim amacıyla gönderilen kişilerin geçirdikleri sürelerin tamamı memuriyetten sayılacak. Doktora öğrenimlerini tamamlayanlar mecburi hizmet yükümlülüklerini ifa etmek üzere Milli Eğitim Uzmanı kadrolarına atanacak.
Zaman
Son Dakika
01.03.2014
DershanelertasarısıMeclistengeçtiDershaneler tasarısı Meclisten geçti
Dershaneler tasarısı, Meclis'ten geçti
Zaman
01.03.2014
02:19
Dershaneleri kapatan ve Milli Eğitim Bakanlığının merkez ve taşra teşkilatında on binlerce yöneticinin görevlerine son veren düzenleme, AK Partinin evet oyları ile Meclisten geçti. Düzenlemeye göre dershaneler 1 Eylül 2015 tarihinde kapanacak. Tasarıya 226 kabul, 22 ret oyu çıktı.Milli Eğitim Komisyonunda görüşüldükten sonra Meclis Genel Kuruluna getirilen tasarının görüşülmesine önceki gün başlanmıştı. Genel Kuruldaki görüşmeler sırasında yumruklu kavgalar yaşanmıştı. Bu gece yarısına kadar devam eden görüşmelerde MHP ve CHP milletvekilleri maddeler üzerinde söz alarak tasarıyla ilgili eleştirilerini dile getirdi. Muhalefetin anayasaya aykırı olduğu yönünde endişelerini dile getirdiği tasarı AK Partinin kabul oyları ile Meclisten geçti.Kabul edilen yeni kanuna göre, Milli Eğitim Bakanlığındaki müsteşar, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı ve Strateji Geliştirme Başkanı dışındaki tüm müsteşar yardımcıları, genel müdürler, daire başkanları, bakanlık şube müdürleri, il milli eğitim müdürleri, il milli eğitim müdür yardımcıları ve ilçe milli eğitim müdürleri görevden alınacak. 4 yıl ve daha fazla okul müdür ve müdür yardımcılığı yapanların görevleri de eğitim öğretim yılının bitiminde sona erecek. Görev süresi dört yıldan daha az olanların görevi ise 4 yılı tamamlanmasının takip eden ilk eğitim öğretim yılının bitiminde sona erecek. 1 EYLÜL 2015 DERSHANELER İÇİN SON TARİHYasaya göre dershaneler 1 Eylül 2015 tarihine kadar faaliyet gösterebilecek. Dershanelere özel okul veya açık liseye dönüşebilmesi için 4 yıl süre tanınacak. AK Partinin verdiği bir önergeyle dershanelerden Milli Eğitim Bakanlığı kadrolarına geçecek öğretmen sayısını azaltmak için değişiklik yapıldı. Tasarıda 01.07.2015 tarihi itibariyle dershanelerde toplam 6 yıl çalışan eğitim personelinin yapılacak sözlü sınavla bakanlığa alınması öngörülüyordu. Yapılan değişiklikle tasarıda öngörülen tarih, 01.01.2014 olarak değiştirildi. Böylece dershanelerde çalışan öğretmenlerin son bir buçuk yıllık çalışmaları, bakanlığa atanmada dikkate alınmayacak. Bu durumda bakanlığa alınacak öğretmen sayısı önemli ölçüde azalacak. Tasarıya göre bakanlıkta istihdam edilenler ayrıldıkları dershanelerden kıdem ve ihbar tazminatı da talep edemeyecek. Dershaneler özel okula dönüşürse bakanlık kayıtlı öğrenci sayısına göre maddi destek verecek. Eğitim öğretim desteği verilecek toplam öğrenci sayısı her yıl Maliye Bakanlığı ve MEB tarafından birlikte belirlenecek. Etüt eğitim merkezlerine 12 yaş sınırı getirilecek. Bu kurumlarda öğrencileri sınava hazırlayamayacak. Ayrıca MEBin izni ve denetimi olmaksızın hiçbir eğitim öğretim faaliyeti yapılamayacak.ÖĞRETMENLERE MÜLAKAT ŞARTI Kanunla, öğretmenliğe atanma şartları değiştiriliyor. Buna göre öğretmen adayları önce ÖSYMnin yazılı sınavından geçecek. Aday öğretmenler en az bir yıl fiilen çalıştıktan sonra performans değerlendirmesine göre başarılı olmak kaydıyla tekrar yazılı ve sözlü sınava alınacak. Sınavda başarılı olanlar öğretmen olarak atanacak. Başarılı olamayanlar il içinde veya dışında başka bir okulda görevlendirilerek bir yılın sonunda tekrar sınavlardan geçecek. Üst üste iki defa sınavda başarılı olamayanların memuriyetle ilişiği kesilecek. YURTDIŞINA GÖNDERİLECEK ÖĞRENCİYE MÜLAKATLisans üstü eğitim için yurt dışına gönderilecek öğrenciler hem yazılı hem de sözlü sınava tabi tutulacak. Sözlü ve yazılı sınavın etkisi yüzde 40ar, mezuniyet notunun etkisi ise yüzde 20 olacak. Sözlü sınav 2013 yılında gerçekleştirilen sınavlar için de uygulanacak. Mülakat komisyonu bakanlıkça oluşturulacak üç kişilik komisyon tarafından yapılacak ve kamera kaydı yapılmayacak. Yurtdışına eğitim amacıyla gönderilen kişilerin geçirdikleri sürelerin tamamı memuriyetten sayılacak. Doktora öğrenimlerini tamamlayanlar mecburi hizmet yükümlülüklerini ifa etmek üzere Milli Eğitim Uzmanı kadrolarına atanacak.
Zaman
Ana Sayfa
01.03.2014
DershanelertasarısıMeclistengeçtiDershaneler tasarısı Meclisten geçti
Dershaneler tasarısı Meclis'ten geçti
Zaman
01.03.2014
01:52
Dershaneleri kapatan ve Milli Eğitim Bakanlığının merkez ve taşra teşkilatında on binlerce yöneticinin görevlerine son veren düzenleme, AK Partinin evet oyları ile Meclisten geçti. Düzenlemeye göre dershaneler 1 Eylül 2015 tarihinde kapanacak. Tasarıya 226 kabul, 22 ret oyu çıktı.Milli Eğitim Komisyonunda görüşüldükten sonra Meclis Genel Kuruluna getirilen tasarının görüşülmesine önceki gün başlanmıştı. Genel Kuruldaki görüşmeler sırasında yumruklu kavgalar yaşanmıştı. Bu gece yarısına kadar devam eden görüşmelerde MHP ve CHP milletvekilleri maddeler üzerinde söz alarak tasarıyla ilgili eleştirilerini dile getirdi. Muhalefetin anayasaya aykırı olduğu yönünde endişelerini dile getirdiği tasarı AK Partinin kabul oyları ile Meclisten geçti.Kabul edilen yeni kanuna göre, Milli Eğitim Bakanlığındaki müsteşar, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı ve Strateji Geliştirme Başkanı dışındaki tüm müsteşar yardımcıları, genel müdürler, daire başkanları, bakanlık şube müdürleri, il milli eğitim müdürleri, il milli eğitim müdür yardımcıları ve ilçe milli eğitim müdürleri görevden alınacak. 4 yıl ve daha fazla okul müdür ve müdür yardımcılığı yapanların görevleri de eğitim öğretim yılının bitiminde sona erecek. Görev süresi dört yıldan daha az olanların görevi ise 4 yılı tamamlanmasının takip eden ilk eğitim öğretim yılının bitiminde sona erecek.1 EYLÜL 2015 DERSHANELER İÇİN SON TARİHYasaya göre dershaneler 1 Eylül 2015 tarihine kadar faaliyet gösterebilecek. Dershanelere özel okul veya açık liseye dönüşebilmesi için 4 yıl süre tanınacak. AK Partinin verdiği bir önergeyle dershanelerden Milli Eğitim Bakanlığı kadrolarına geçecek öğretmen sayısını azaltmak için değişiklik yapıldı. Tasarıda 01.07.2015 tarihi itibariyle dershanelerde toplam 6 yıl çalışan eğitim personelinin yapılacak sözlü sınavla bakanlığa alınması öngörülüyordu. Yapılan değişiklikle tasarıda öngörülen tarih, 01.01.2014 olarak değiştirildi. Böylece dershanelerde çalışan öğretmenlerin son bir buçuk yıllık çalışmaları, bakanlığa atanmada dikkate alınmayacak. Bu durumda bakanlığa alınacak öğretmen sayısı önemli ölçüde azalacak. Tasarıya göre bakanlıkta istihdam edilenler ayrıldıkları dershanelerden kıdem ve ihbar tazminatı da talep edemeyecek. Dershaneler özel okula dönüşürse bakanlık kayıtlı öğrenci sayısına göre maddi destek verecek. Eğitim öğretim desteği verilecek toplam öğrenci sayısı her yıl Maliye Bakanlığı ve MEB tarafından birlikte belirlenecek. Etüt eğitim merkezlerine 12 yaş sınırı getirilecek. Bu kurumlarda öğrencileri sınava hazırlayamayacak. Ayrıca MEBin izni ve denetimi olmaksızın hiçbir eğitim öğretim faaliyeti yapılamayacak.ÖĞRETMENLERE MÜLAKAT ŞARTIKanunla, öğretmenliğe atanma şartları değiştiriliyor. Buna göre öğretmen adayları önce ÖSYMnin yazılı sınavından geçecek. Aday öğretmenler en az bir yıl fiilen çalıştıktan sonra performans değerlendirmesine göre başarılı olmak kaydıyla tekrar yazılı ve sözlü sınava alınacak. Sınavda başarılı olanlar öğretmen olarak atanacak. Başarılı olamayanlar il içinde veya dışında başka bir okulda görevlendirilerek bir yılın sonunda tekrar sınavlardan geçecek. Üst üste iki defa sınavda başarılı olamayanların memuriyetle ilişiği kesilecek.YURTDIŞINA GÖNDERİLECEK ÖĞRENCİYE MÜLAKATLisans üstü eğitim için yurt dışına gönderilecek öğrenciler hem yazılı hem de sözlü sınava tabi tutulacak. Sözlü ve yazılı sınavın etkisi yüzde 40ar, mezuniyet notunun etkisi ise yüzde 20 olacak. Sözlü sınav 2013 yılında gerçekleştirilen sınavlar için de uygulanacak. Mülakat komisyonu bakanlıkça oluşturulacak üç kişilik komisyon tarafından yapılacak ve kamera kaydı yapılmayacak. Yurtdışına eğitim amacıyla gönderilen kişilerin geçirdikleri sürelerin tamamı memuriyetten sayılacak. Doktora öğrenimlerini tamamlayanlar mecburi hizmet yükümlülüklerini ifa etmek üzere Milli Eğitim Uzmanı kadrolarına atanacak.
Zaman
Güncel
01.03.2014
DershanelertasarısıMeclistengeçtiDershaneler tasarısı Meclisten geçti
Dershaneler tasarısı Meclis'ten geçti
Zaman
01.03.2014
01:52
Dershaneleri kapatan ve Milli Eğitim Bakanlığının merkez ve taşra teşkilatında on binlerce yöneticinin görevlerine son veren düzenleme, AK Partinin evet oyları ile Meclisten geçti. Düzenlemeye göre dershaneler 1 Eylül 2015 tarihinde kapanacak. Tasarıya 226 kabul, 22 ret oyu çıktı.Milli Eğitim Komisyonunda görüşüldükten sonra Meclis Genel Kuruluna getirilen tasarının görüşülmesine önceki gün başlanmıştı. Genel Kuruldaki görüşmeler sırasında yumruklu kavgalar yaşanmıştı. Bu gece yarısına kadar devam eden görüşmelerde MHP ve CHP milletvekilleri maddeler üzerinde söz alarak tasarıyla ilgili eleştirilerini dile getirdi. Muhalefetin anayasaya aykırı olduğu yönünde endişelerini dile getirdiği tasarı AK Partinin kabul oyları ile Meclisten geçti.Kabul edilen yeni kanuna göre, Milli Eğitim Bakanlığındaki müsteşar, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı ve Strateji Geliştirme Başkanı dışındaki tüm müsteşar yardımcıları, genel müdürler, daire başkanları, bakanlık şube müdürleri, il milli eğitim müdürleri, il milli eğitim müdür yardımcıları ve ilçe milli eğitim müdürleri görevden alınacak. 4 yıl ve daha fazla okul müdür ve müdür yardımcılığı yapanların görevleri de eğitim öğretim yılının bitiminde sona erecek. Görev süresi dört yıldan daha az olanların görevi ise 4 yılı tamamlanmasının takip eden ilk eğitim öğretim yılının bitiminde sona erecek.1 EYLÜL 2015 DERSHANELER İÇİN SON TARİHYasaya göre dershaneler 1 Eylül 2015 tarihine kadar faaliyet gösterebilecek. Dershanelere özel okul veya açık liseye dönüşebilmesi için 4 yıl süre tanınacak. AK Partinin verdiği bir önergeyle dershanelerden Milli Eğitim Bakanlığı kadrolarına geçecek öğretmen sayısını azaltmak için değişiklik yapıldı. Tasarıda 01.07.2015 tarihi itibariyle dershanelerde toplam 6 yıl çalışan eğitim personelinin yapılacak sözlü sınavla bakanlığa alınması öngörülüyordu. Yapılan değişiklikle tasarıda öngörülen tarih, 01.01.2014 olarak değiştirildi. Böylece dershanelerde çalışan öğretmenlerin son bir buçuk yıllık çalışmaları, bakanlığa atanmada dikkate alınmayacak. Bu durumda bakanlığa alınacak öğretmen sayısı önemli ölçüde azalacak. Tasarıya göre bakanlıkta istihdam edilenler ayrıldıkları dershanelerden kıdem ve ihbar tazminatı da talep edemeyecek. Dershaneler özel okula dönüşürse bakanlık kayıtlı öğrenci sayısına göre maddi destek verecek. Eğitim öğretim desteği verilecek toplam öğrenci sayısı her yıl Maliye Bakanlığı ve MEB tarafından birlikte belirlenecek. Etüt eğitim merkezlerine 12 yaş sınırı getirilecek. Bu kurumlarda öğrencileri sınava hazırlayamayacak. Ayrıca MEBin izni ve denetimi olmaksızın hiçbir eğitim öğretim faaliyeti yapılamayacak.ÖĞRETMENLERE MÜLAKAT ŞARTIKanunla, öğretmenliğe atanma şartları değiştiriliyor. Buna göre öğretmen adayları önce ÖSYMnin yazılı sınavından geçecek. Aday öğretmenler en az bir yıl fiilen çalıştıktan sonra performans değerlendirmesine göre başarılı olmak kaydıyla tekrar yazılı ve sözlü sınava alınacak. Sınavda başarılı olanlar öğretmen olarak atanacak. Başarılı olamayanlar il içinde veya dışında başka bir okulda görevlendirilerek bir yılın sonunda tekrar sınavlardan geçecek. Üst üste iki defa sınavda başarılı olamayanların memuriyetle ilişiği kesilecek.YURTDIŞINA GÖNDERİLECEK ÖĞRENCİYE MÜLAKATLisans üstü eğitim için yurt dışına gönderilecek öğrenciler hem yazılı hem de sözlü sınava tabi tutulacak. Sözlü ve yazılı sınavın etkisi yüzde 40ar, mezuniyet notunun etkisi ise yüzde 20 olacak. Sözlü sınav 2013 yılında gerçekleştirilen sınavlar için de uygulanacak. Mülakat komisyonu bakanlıkça oluşturulacak üç kişilik komisyon tarafından yapılacak ve kamera kaydı yapılmayacak. Yurtdışına eğitim amacıyla gönderilen kişilerin geçirdikleri sürelerin tamamı memuriyetten sayılacak. Doktora öğrenimlerini tamamlayanlar mecburi hizmet yükümlülüklerini ifa etmek üzere Milli Eğitim Uzmanı kadrolarına atanacak.
Zaman
Ana Sayfa
01.03.2014
DershanelertasarısıMeclistengeçtiDershaneler tasarısı Meclisten geçti
Dünya birincisi oldu ama ödülünü almaya gidemeyecek
Zaman
07.02.2014
10:05
İtalyada düzenlenen 10. Uluslararası Castello Di Duino Şiir ve Tiyatro Yarışmasında en büyük ödül olan İtalya Cumhurbaşkanlığı madalyasını kazanan Neslişah Aslan, 23 Mart tarihindeki ödül törenine aynı tarihe denk gelen YGS sınavı yüzünden gidemeyecek.90 ülkeden 950 şiir arasından seçilen Zümrüd-ü Anka şiiri ile en prestijli ödüle sahip olan 17 yaşındaki Neslişah Aslan, bu ödülü alan ilk ve tek Türk olma özelliğine de sahip oldu. 5 yaşından beri piyano, solfej, bale, modern dansla uğraşan ve resim yapan Neslişah Aslan, bugüne kadar birçok ulusal ve uluslararası yarışma, sınav, festival ve gösterilere katılarak hepsinde dereceye girmeyi başardı. TED Samsun Koleji 12. sınıfta burslu olarak okuyan Aslan, 2010 yılında 190 sayfalık Melodim adlı gençlik romanı da yazdı. Geçen sene İtalyada düzenlenen 9. Şiir ve Tiyatro Duino Kalesi Uluslararası Yarışması 16 yaş kategorisinde Doğmamış Çocuktan Mektup şiiri ile Övgüye Değer Şiir Ödülünü kazanan Aslan, bu yıl da aynı yarışmaya jürinin özel davetlisi olarak katılıp Zümrüd-ü Anka şiiri ile yarışmanın en prestijli ödülü olan İtalya Cumhurbaşkanlığı madalyası ve yayımlanma ödülünün sahibi oldu. Fakat 23 Mart 2014 tarihinde İtalyadaki Duino Şatosunda yapılacak olan ödül törenine Neslişah Aslan, aynı tarihe denk gelen Yükseköğretime Geçiş Sınavına (YGS) katılacağından dolayı gidemeyecek.YARIŞMAYI BEN KAZANDIM, ÖDÜLÜMÜ BABAM ALIYORYarışmayı kazandığı için çok mutlu olduğunu fakat gidemediği için üzgün olduğunu belirten Neslişah Aslan, Geçen sene İtalyada Castello Di Duino Şiir Yarışmasına Milli Eğitim Bakanlığının duyurusu ile katıldım. Orada 16 yaş kategorisinde Övgüye Değer Şiir Ödülünü kazandım. Daha sonra jüri üyeleri beni bu seneki yarışmaya davet ettiler. Bu seneki şiir konsepti ise Ben ve Sen idi. Ben daha çok tarihi olayları yazmaktan hoşlanıyorum. Geçen sene Avrupa Birliği Öykü Yarışmasında Sonsuzluğun Ezgisi adlı öykümle mansiyon ödülü kazandım. Bu ödül ile ülkemi Belçika ve İrlandada temsil etme hakkı kazandım. Orada 1453 fethini ve Fatih Sultan Mehmeti anlatmıştım. Bu seneki Sen ve Ben konulu şiirde Zümrüd-ü Ankayı anlattım. Yazarken felsefi bilgileri kullandım. Bu yüzden derin araştırmalar yaptım. Hint ve Mısır felsefesini, Phoenixi, Yunan mitolojisini araştırdım. Bunun sonucunda da bu şiirim ortaya çıktı. Bu seneki şiir yarışmasına 90 ülkeden 950 şiir katıldı. Ben de onların arasından en iyisi olmayı hak kazandım. Ülkemi ve şehrimi temsil ettiğim için de çok mutluyum. Çünkü bu sene en büyük ödül olan Cumhurbaşkanlığı madalyasını almaya hak kazandım. Çok gururluyum. Fakat ödül törenim ile YGS sınavım aynı güne denk geliyor. Bu benim için üzücü bir durum ama bunun üstesinden de gelmeye çalışacağız. Büyük bir ihtimal ile ödül törenine babamı göndereceğim dedi.KIZIMLA GURUR DUYUYORUMKazandığı ödül nedeniyle kızıyla gurur duyduğunu ifade eden Neslişah Aslanın babası ve aynı zamanda Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Meslek Yüksekokulu El Sanatları Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Tamer Aslan, Kızımın birçok alanda uğraşları var. Biz bile bazen bunları takip etmekte zorlanıyoruz ama kızımız bizi mutlu eden bir çocuk. Kızımın ulusal ve uluslararası anlamda birçok başarısı var. Katıldığı festivaller, sempozyumlar, yayınlanmış kitabı var. Bunların dışında İngiliz Kraliyet Müzik Okulları (The Associated Board Of The Royal Schools Of Music) ile ilgili çalışmaları var. Bu okulun açtığı tüm dünyanın katılımı olan bu sınavlarda 8 aşamalı sınavın sekizini de geçti. Şimdi diploma aşamasında. Ancak kızım bu sene lise son sınıfta, yoğun bir şekilde üniversite sınavlarına hazırlanıyor. Dolayısıyla mecburen diploma aşamasına ara vermek zorunda kaldı. Kültür Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığının yaptığı duyuru ile geçen yıl İtalyada düzenlenen şiir yarışmasına 16 yaş grubu kategorisinde katıldı. Bu yarışmada kızım Övgüye Değer Şiir Ödülünü aldı. Bu sene de yine İtalyadaki yarışmaya jürinin özel daveti ile katıldı. Önceki akşam da bizi İtalyadan telefon ile arayıp büyük ödül olan Cumhurbaşkanlığı madalyasını kazandığını söylediler. Bu ödül bu yarışmanın en büyük ödülü oluyor. İtalyadaki ödül töreni ile üniversite sınavları aynı tarihe denk geliyor. Bu konuda ne yapacağımızı bilemiyorum. Kızımın hem Samsunu hem de ülkemizi en iyi şekilde temsil ettiğini düşünüyorum diye konuştu.(İHA)
Zaman
Son Dakika
07.02.2014
DünyabirincisiolduamaödülünüalmayagidemeyecekDünya birincisi oldu ama ödülünü almaya gidemeyecek
MEB'den SBS açıklaması
Zaman
04.02.2014
22:06
Milli Eğitim Bakanlığı(MEB), mahkeme tarafından yürütmesi durdurulan SBS sonuçlarının tekrar değerlendirilmesi sonucu 4 öğrencinin üst tercihlerine, 99 öğrencinin ise daha alt tercihlerine yerleştirilebilecekleri sonucuna ulaşıldığını açıkladı.MEBden yapılan açıklamada, Sınav sonuçlarının tekrar değerlendirilmesi neticesinde; ?4 öğrencimizin daha üst tercihlerine, 99 öğrencimizin ise mevcut okullarından daha alt tercihlerine yerleştirilebilecekleri sonucuna ulaşılmıştır. Ancak bu durumda olan öğrencilerimizin mahkeme kararından herhangi bir mağduriyet yaşamamaları için Bakanlığımızca gerekli tedbirler alınmakta olup karardan etkilenen öğrencilerle iletişime geçilerek talepleri olması durumunda tercihleri doğrultusunda işlem yapılacağı kendilerine bildirilmiştir. denildi.Bakanlıktan yapılan açıklama şöyle: Ortaöğretime Yerleştirme Sistemi çerçevesinde 8inci sınıflar için uygulanan Seviye Belirleme Sınavı (SBS) Bakanlığımız, Sınav ve Yerleştirme Yönergeleri ile Sınav Başvuru Kılavuzu hükümleri doğrultusunda 08 Haziran 2013 tarihinde 1.112.604 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Sınav sonuçları 12 Temmuz 2013 tarihinde açıklanmış, ancak aynı gün yapılan inceleme sonucunda söz konusu sınavda Almanca ve Fransızca testlerini yanıtlayan 718 adayın yabancı dil testlerine ilişkin değerlendirilmesinde yanlışlık yapıldığı tespit edilmiştir. Yine aynı gün Almanca ve Fransızca testlerinden sınava giren adayların yeniden değerlendirilmesi yapılmış ve herhangi bir mağduriyete yer vermeyecek tedbirler alınarak yeni puanlar saat 17.00de açıklanmıştır.Akabinde öğrencilerimizden tercih başvuruları alınmış, asıl ve yedek yerleştirmeleri yapılmış, kayıtlar gerçekleştirilmiş ve eğitim öğretimin bir dönemi geride bırakılmıştır. Ancak 12 Temmuz 2013te ilan edilen sınav sonuçlarına ilişkin işlemin aleyhine Ankara 18. İdare Mahkemesinde dava açılmış ve ilgili mahkemece dava konusu işlemin uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceği gerekçesi ile sınav sonuçlarının açıklanmasından yaklaşık altı ay sonra yürütmenin durdurulması yönünde karar alınmış, bu karar 15.01.2014 tarihinde Bakanlığımıza tebliğ edilmiştir. Dava konusu işlemin üzerinden yaklaşık altı ay geçmesinden sonra ilgili mahkemece yürütmeyi durdurma kararının verilmesi ve yine verilmiş olan kararın Bakanlığımıza ve taraflara ulaşmadan basın yayın organlarında yer alması son derece anlamlı bulunmuştur. Esasında yukarıda da izah edildiği üzere, dava konusu işlemin mahkemeye intikal etmesinden önce, Almanca ve Fransızca testlerinden sınava giren adayların değerlendirilmesi yeniden yapılmış ve sınava giren bütün öğrencilerimizin sıralamaları ve yerleştirme işlemleri yeni duruma göre belirlenmiştir. Dolayısıyla öğrencilerimizin puan hesaplamaları ve okul yerleştirmeleri açısından herhangi bir mağduriyet yaşanmamıştır. ?Ancak verilmiş olan karar mucibince ve mahkemenin yönlendirmesine göre, sınav sonuçları Bakanlığımızca yeniden hesaplanmış ve mezkûr karardan kaynaklanabilecek olası mağduriyetleri önlemeye yönelik çalışmaların süresi içerisinde tamamlanması için mahkemenin ilk kararının Bakanlığımıza tebliğ edilmesiyle beraber hazırlıklar başlatılarak gerekli tüm önlemler alınmıştır.(CİHAN)
Zaman
Eğitim
04.02.2014
MEBdenSBSaçıklamasıMEBden SBS açıklaması
MEB'den SBS açıklaması
Zaman
04.02.2014
21:56
Milli Eğitim Bakanlığı(MEB), mahkeme tarafından yürütmesi durdurulan SBS sonuçlarının tekrar değerlendirilmesi sonucu 4 öğrencinin üst tercihlerine, 99 öğrencinin ise daha alt tercihlerine yerleştirilebilecekleri sonucuna ulaşıldığını açıkladı.MEBden yapılan açıklamada, Sınav sonuçlarının tekrar değerlendirilmesi neticesinde; ?4 öğrencimizin daha üst tercihlerine, 99 öğrencimizin ise mevcut okullarından daha alt tercihlerine yerleştirilebilecekleri sonucuna ulaşılmıştır. Ancak bu durumda olan öğrencilerimizin mahkeme kararından herhangi bir mağduriyet yaşamamaları için Bakanlığımızca gerekli tedbirler alınmakta olup karardan etkilenen öğrencilerle iletişime geçilerek talepleri olması durumunda tercihleri doğrultusunda işlem yapılacağı kendilerine bildirilmiştir. denildi.Bakanlıktan yapılan açıklama şöyle: Ortaöğretime Yerleştirme Sistemi çerçevesinde 8inci sınıflar için uygulanan Seviye Belirleme Sınavı (SBS) Bakanlığımız, Sınav ve Yerleştirme Yönergeleri ile Sınav Başvuru Kılavuzu hükümleri doğrultusunda 08 Haziran 2013 tarihinde 1.112.604 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Sınav sonuçları 12 Temmuz 2013 tarihinde açıklanmış, ancak aynı gün yapılan inceleme sonucunda söz konusu sınavda Almanca ve Fransızca testlerini yanıtlayan 718 adayın yabancı dil testlerine ilişkin değerlendirilmesinde yanlışlık yapıldığı tespit edilmiştir. Yine aynı gün Almanca ve Fransızca testlerinden sınava giren adayların yeniden değerlendirilmesi yapılmış ve herhangi bir mağduriyete yer vermeyecek tedbirler alınarak yeni puanlar saat 17.00de açıklanmıştır.Akabinde öğrencilerimizden tercih başvuruları alınmış, asıl ve yedek yerleştirmeleri yapılmış, kayıtlar gerçekleştirilmiş ve eğitim öğretimin bir dönemi geride bırakılmıştır. Ancak 12 Temmuz 2013te ilan edilen sınav sonuçlarına ilişkin işlemin aleyhine Ankara 18. İdare Mahkemesinde dava açılmış ve ilgili mahkemece dava konusu işlemin uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceği gerekçesi ile sınav sonuçlarının açıklanmasından yaklaşık altı ay sonra yürütmenin durdurulması yönünde karar alınmış, bu karar 15.01.2014 tarihinde Bakanlığımıza tebliğ edilmiştir. Dava konusu işlemin üzerinden yaklaşık altı ay geçmesinden sonra ilgili mahkemece yürütmeyi durdurma kararının verilmesi ve yine verilmiş olan kararın Bakanlığımıza ve taraflara ulaşmadan basın yayın organlarında yer alması son derece anlamlı bulunmuştur. Esasında yukarıda da izah edildiği üzere, dava konusu işlemin mahkemeye intikal etmesinden önce, Almanca ve Fransızca testlerinden sınava giren adayların değerlendirilmesi yeniden yapılmış ve sınava giren bütün öğrencilerimizin sıralamaları ve yerleştirme işlemleri yeni duruma göre belirlenmiştir. Dolayısıyla öğrencilerimizin puan hesaplamaları ve okul yerleştirmeleri açısından herhangi bir mağduriyet yaşanmamıştır. ?Ancak verilmiş olan karar mucibince ve mahkemenin yönlendirmesine göre, sınav sonuçları Bakanlığımızca yeniden hesaplanmış ve mezkûr karardan kaynaklanabilecek olası mağduriyetleri önlemeye yönelik çalışmaların süresi içerisinde tamamlanması için mahkemenin ilk kararının Bakanlığımıza tebliğ edilmesiyle beraber hazırlıklar başlatılarak gerekli tüm önlemler alınmıştır.(CİHAN)
Zaman
Ana Sayfa
04.02.2014
MEBdenSBSaçıklamasıMEBden SBS açıklaması
MEB'den SBS açıklaması
Zaman
04.02.2014
20:46
Milli Eğitim Bakanlığı(MEB), mahkeme tarafından yürütmesi durdurulan SBS sonuçlarının tekrar değerlendirilmesi sonucu 4 öğrencinin üst tercihlerine, 99 öğrencinin ise daha alt tercihlerine yerleştirilebilecekleri sonucuna ulaşıldığını açıkladı.MEBden yapılan açıklamada, Sınav sonuçlarının tekrar değerlendirilmesi neticesinde; ?4 öğrencimizin daha üst tercihlerine, 99 öğrencimizin ise mevcut okullarından daha alt tercihlerine yerleştirilebilecekleri sonucuna ulaşılmıştır. Ancak bu durumda olan öğrencilerimizin mahkeme kararından herhangi bir mağduriyet yaşamamaları için Bakanlığımızca gerekli tedbirler alınmakta olup karardan etkilenen öğrencilerle iletişime geçilerek talepleri olması durumunda tercihleri doğrultusunda işlem yapılacağı kendilerine bildirilmiştir. denildi.Bakanlıktan yapılan açıklama şöyle: Ortaöğretime Yerleştirme Sistemi çerçevesinde 8inci sınıflar için uygulanan Seviye Belirleme Sınavı (SBS) Bakanlığımız, Sınav ve Yerleştirme Yönergeleri ile Sınav Başvuru Kılavuzu hükümleri doğrultusunda 08 Haziran 2013 tarihinde 1.112.604 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Sınav sonuçları 12 Temmuz 2013 tarihinde açıklanmış, ancak aynı gün yapılan inceleme sonucunda söz konusu sınavda Almanca ve Fransızca testlerini yanıtlayan 718 adayın yabancı dil testlerine ilişkin değerlendirilmesinde yanlışlık yapıldığı tespit edilmiştir. Yine aynı gün Almanca ve Fransızca testlerinden sınava giren adayların yeniden değerlendirilmesi yapılmış ve herhangi bir mağduriyete yer vermeyecek tedbirler alınarak yeni puanlar saat 17.00de açıklanmıştır.Akabinde öğrencilerimizden tercih başvuruları alınmış, asıl ve yedek yerleştirmeleri yapılmış, kayıtlar gerçekleştirilmiş ve eğitim öğretimin bir dönemi geride bırakılmıştır. Ancak 12 Temmuz 2013te ilan edilen sınav sonuçlarına ilişkin işlemin aleyhine Ankara 18. İdare Mahkemesinde dava açılmış ve ilgili mahkemece dava konusu işlemin uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceği gerekçesi ile sınav sonuçlarının açıklanmasından yaklaşık altı ay sonra yürütmenin durdurulması yönünde karar alınmış, bu karar 15.01.2014 tarihinde Bakanlığımıza tebliğ edilmiştir. Dava konusu işlemin üzerinden yaklaşık altı ay geçmesinden sonra ilgili mahkemece yürütmeyi durdurma kararının verilmesi ve yine verilmiş olan kararın Bakanlığımıza ve taraflara ulaşmadan basın yayın organlarında yer alması son derece anlamlı bulunmuştur. Esasında yukarıda da izah edildiği üzere, dava konusu işlemin mahkemeye intikal etmesinden önce, Almanca ve Fransızca testlerinden sınava giren adayların değerlendirilmesi yeniden yapılmış ve sınava giren bütün öğrencilerimizin sıralamaları ve yerleştirme işlemleri yeni duruma göre belirlenmiştir. Dolayısıyla öğrencilerimizin puan hesaplamaları ve okul yerleştirmeleri açısından herhangi bir mağduriyet yaşanmamıştır. ?Ancak verilmiş olan karar mucibince ve mahkemenin yönlendirmesine göre, sınav sonuçları Bakanlığımızca yeniden hesaplanmış ve mezkûr karardan kaynaklanabilecek olası mağduriyetleri önlemeye yönelik çalışmaların süresi içerisinde tamamlanması için mahkemenin ilk kararının Bakanlığımıza tebliğ edilmesiyle beraber hazırlıklar başlatılarak gerekli tüm önlemler alınmıştır.(CİHAN)
Zaman
Son Dakika
04.02.2014
MEBdenSBSaçıklamasıMEBden SBS açıklaması
İlk merkezî sınav sonuçları açıklandı, gözler nisan ayında
Zaman
21.01.2014
02:06
Liseye geçişte ilk kez uygulanan merkezî ortak sınavların sonuçları açıklandı. Yüz binlerce 8. sınıf öğrencisinin heyecanla beklediği puanlar, MEB’in internet sitesinden duyuruldu. Kasım ayının son haftasında 6 dersten sınava giren öğrencilerin gözü şimdi 28-29 Nisan’daki ikinci imtihanlarda.Liselere yerleşmede ilk kez uygulanan Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi (TEOG) kapsamında düzenlenen merkezi sınav sonuçları açıklandı. 1 milyon 250 bin öğrencinin merakla beklediği sonuçlar, dün Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) sitesinde duyuruldu. 6 temel dersten yapılan sınavlardan alınan puanlar, karne notu olarak değerlendirilerek liselere girişte esas alınacak. 1. dönem merkezi yazılıları 28-29 Kasım tarihinde yapıldı. 2. dönem sınavları ise 28-29 Nisan 2014 tarihlerinde gerçekleştirilecek.Seviye Belirleme Sınavının (SBS) yerine getirilen merkezi yazılılara geçtiğimiz yıl 1,3 milyon öğrenci başvurdu ancak 1 milyon 244 bini sınava katıldı. Sınava katılmayan 45 bin 984 öğrenci ise 14-15 Aralık tarihlerinde yapılan mazeret sınavlarına girdi. Sonuçların ocak ayının ilk haftası açıklanacağı söylenmişti. Sonuçlar, karnelerin verilmesine beş gün kala ancak duyuruldu. Bu 5 gün, sonuçlara itiraz etmek isteyen öğrenciler için yeterli olmayacak. Çünkü TEOG kılavuzuna göre notunu beğenmeyen öğrencilerin sonuçlara 5 gün içerisinde bankaya ücret yatırıldıktan sonra yazılı olarak itiraz etmesi ve dilekçeyi posta yoluyla göndermesi gerekiyor. Öğrenciler dilekçe yazsalar bile dilekçenin Ankaraya bu süre içinde ulaşma ve cevaplama imkânı zorlaşıyor. Sınav sonuçlarına itiraz etmek isteyenler, şikâyetlerini http://www.meb.gov.tr (e-okul sistemi) adresinden yayımlanmasından itibaren yazılı olarak bakanlık bünyesindeki Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğüne (YEGİTEK) yapabilecek. Her ders için yapılan itirazların incelenmesi için banka hesaplarına (TC Ziraat Bankası Başkent/ANKARA şubesi, Türkiye Vakıflar Bankası Ankara Merkez şubesi ve Türkiye Halk Bankası Küçükesat/ANKARA) 10 TL yatırılması gerekiyor. İtiraz ücretini yatırıp banka dekontunu dilekçe ile birlikte göndermeyenlerin başvuruları dikkate alınmayacak. İtirazların cevaplanmasında YEGİTEK, gelen evrak kayıt tarihini dikkate alacak.Sabahattin Zaim Anafen Ortaokulu Eğitim Koordinatörü Ali Fuat Yıldırım, genel itibarıyla sınav sonuçlarının olumlu olduğunu söyleyerek yazılılardan alınan puanların yüzde 70inin liselere girişte kullanılacağını belirtti. Geride kalan yüzde 30luk dilimin ise 6, 7 ve 8. sınıf notlarından elde edileceğini ifade etti. Yıldırım, “Yeni sistemin handikaplarından biri de geç açıklanması oldu. Çünkü öğrenciler 3. yazılıya, 2. yazılı notlarını bilmeden girdi. Bu da çalışma motivasyonlarını etkiledi. Bu nedenle sınav takvimi sene başında ilan edilirse öğrenciler için daha iyi olacaktır.” dedi.Sonuçların açıklanması ile öğrenci ve velilerin kaygı dolu bekleyişinin de sona erdiğini dile getiren Uğur Dershaneleri Rehberlik Koordinatörü Nazik Kösegil ise şu tavsiyelerde bulundu: Öğrenciler için zor olan işlem, sınav sonuçlarını değerlendirme süreci. Veliler, sınav sonucu ile ilgili olumsuz ifadeler kullanmamalı ve çocuklarını motive edici konuşmalar yapmalı. Öğrenciler ise bundan sonraki süreçte kendilerini yargılamamalı, eksikliklerini tespit edip bu eksiklikleri gidermeye yönelik çalışmalar yapmalı.”İtirazlar incelendi 4 soru iptalMilli Eğitim Bakanlığı, sonuçlarla ilgili yaptığı açıklamada 4 sorunun iptal edildiğini duyurdu. Sorularla ilgili itirazları değerlendirdiklerini belirten bakanlık, “İncelemeler neticesinde akademik komisyon tarafından matematik dersine ait iki, görme engelli öğrenciler için hazırlanan matematik dersi soru kitapçığında bir, fen ve teknoloji dersine ait bir, İtalyanca dersine ait bir sorunun iptal edilmesine karar verilmiştir.” dedi. Açıklamaya göre matematik ve fen derslerinden soru iptal edildiği için bazı öğrencilerin sonuçları virgüllü geldi. Normalde yanlışlar doğruyu götürmediği için tam puan gelmesi gerekiyordu. Ancak matematik ve fen alanından soru iptal edilince hesaplama da etkilendi. Öte yandan ortak sınavlara ve mazeret oturumlarına yaklaşık 1 milyon 250 bin öğrenci katıldı. Altı dersten toplam 7 milyon 500 bin cevap kâğıdı okundu. Ayrıca sınavlara ait tüm tutanaklar, sınav mevzuatı hükümleri doğrultusunda incelendi ve puan hesaplamaları bu şekilde tamamlandı.
Zaman
Güncel
21.01.2014
İlkmerkezîsınavsonuçlarıaçıklandıgözlernisanayındaİlk merkezî sınav sonuçları açıklandı gözler nisan ayında
İlk merkezî sınav sonuçları açıklandı, gözler nisan ayında
Zaman
21.01.2014
02:06
Liseye geçişte ilk kez uygulanan merkezî ortak sınavların sonuçları açıklandı. Yüz binlerce 8. sınıf öğrencisinin heyecanla beklediği puanlar, MEB’in internet sitesinden duyuruldu. Kasım ayının son haftasında 6 dersten sınava giren öğrencilerin gözü şimdi 28-29 Nisan’daki ikinci imtihanlarda.Liselere yerleşmede ilk kez uygulanan Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi (TEOG) kapsamında düzenlenen merkezi sınav sonuçları açıklandı. 1 milyon 250 bin öğrencinin merakla beklediği sonuçlar, dün Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) sitesinde duyuruldu. 6 temel dersten yapılan sınavlardan alınan puanlar, karne notu olarak değerlendirilerek liselere girişte esas alınacak. 1. dönem merkezi yazılıları 28-29 Kasım tarihinde yapıldı. 2. dönem sınavları ise 28-29 Nisan 2014 tarihlerinde gerçekleştirilecek.Seviye Belirleme Sınavının (SBS) yerine getirilen merkezi yazılılara geçtiğimiz yıl 1,3 milyon öğrenci başvurdu ancak 1 milyon 244 bini sınava katıldı. Sınava katılmayan 45 bin 984 öğrenci ise 14-15 Aralık tarihlerinde yapılan mazeret sınavlarına girdi. Sonuçların ocak ayının ilk haftası açıklanacağı söylenmişti. Sonuçlar, karnelerin verilmesine beş gün kala ancak duyuruldu. Bu 5 gün, sonuçlara itiraz etmek isteyen öğrenciler için yeterli olmayacak. Çünkü TEOG kılavuzuna göre notunu beğenmeyen öğrencilerin sonuçlara 5 gün içerisinde bankaya ücret yatırıldıktan sonra yazılı olarak itiraz etmesi ve dilekçeyi posta yoluyla göndermesi gerekiyor. Öğrenciler dilekçe yazsalar bile dilekçenin Ankaraya bu süre içinde ulaşma ve cevaplama imkânı zorlaşıyor. Sınav sonuçlarına itiraz etmek isteyenler, şikâyetlerini http://www.meb.gov.tr (e-okul sistemi) adresinden yayımlanmasından itibaren yazılı olarak bakanlık bünyesindeki Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğüne (YEGİTEK) yapabilecek. Her ders için yapılan itirazların incelenmesi için banka hesaplarına (TC Ziraat Bankası Başkent/ANKARA şubesi, Türkiye Vakıflar Bankası Ankara Merkez şubesi ve Türkiye Halk Bankası Küçükesat/ANKARA) 10 TL yatırılması gerekiyor. İtiraz ücretini yatırıp banka dekontunu dilekçe ile birlikte göndermeyenlerin başvuruları dikkate alınmayacak. İtirazların cevaplanmasında YEGİTEK, gelen evrak kayıt tarihini dikkate alacak.Sabahattin Zaim Anafen Ortaokulu Eğitim Koordinatörü Ali Fuat Yıldırım, genel itibarıyla sınav sonuçlarının olumlu olduğunu söyleyerek yazılılardan alınan puanların yüzde 70inin liselere girişte kullanılacağını belirtti. Geride kalan yüzde 30luk dilimin ise 6, 7 ve 8. sınıf notlarından elde edileceğini ifade etti. Yıldırım, “Yeni sistemin handikaplarından biri de geç açıklanması oldu. Çünkü öğrenciler 3. yazılıya, 2. yazılı notlarını bilmeden girdi. Bu da çalışma motivasyonlarını etkiledi. Bu nedenle sınav takvimi sene başında ilan edilirse öğrenciler için daha iyi olacaktır.” dedi.Sonuçların açıklanması ile öğrenci ve velilerin kaygı dolu bekleyişinin de sona erdiğini dile getiren Uğur Dershaneleri Rehberlik Koordinatörü Nazik Kösegil ise şu tavsiyelerde bulundu: Öğrenciler için zor olan işlem, sınav sonuçlarını değerlendirme süreci. Veliler, sınav sonucu ile ilgili olumsuz ifadeler kullanmamalı ve çocuklarını motive edici konuşmalar yapmalı. Öğrenciler ise bundan sonraki süreçte kendilerini yargılamamalı, eksikliklerini tespit edip bu eksiklikleri gidermeye yönelik çalışmalar yapmalı.”İtirazlar incelendi 4 soru iptalMilli Eğitim Bakanlığı, sonuçlarla ilgili yaptığı açıklamada 4 sorunun iptal edildiğini duyurdu. Sorularla ilgili itirazları değerlendirdiklerini belirten bakanlık, “İncelemeler neticesinde akademik komisyon tarafından matematik dersine ait iki, görme engelli öğrenciler için hazırlanan matematik dersi soru kitapçığında bir, fen ve teknoloji dersine ait bir, İtalyanca dersine ait bir sorunun iptal edilmesine karar verilmiştir.” dedi. Açıklamaya göre matematik ve fen derslerinden soru iptal edildiği için bazı öğrencilerin sonuçları virgüllü geldi. Normalde yanlışlar doğruyu götürmediği için tam puan gelmesi gerekiyordu. Ancak matematik ve fen alanından soru iptal edilince hesaplama da etkilendi. Öte yandan ortak sınavlara ve mazeret oturumlarına yaklaşık 1 milyon 250 bin öğrenci katıldı. Altı dersten toplam 7 milyon 500 bin cevap kâğıdı okundu. Ayrıca sınavlara ait tüm tutanaklar, sınav mevzuatı hükümleri doğrultusunda incelendi ve puan hesaplamaları bu şekilde tamamlandı.
Zaman
Ana Sayfa
21.01.2014
İlkmerkezîsınavsonuçlarıaçıklandıgözlernisanayındaİlk merkezî sınav sonuçları açıklandı gözler nisan ayında
Bakan Ala’nın kardeşi MEB Teftiş Kurulu başkanlığına getirildi
Zaman
11.01.2014
02:09
Fişleme skandalının ardından Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) adeta kaynıyor. Merkez ve taşra teşkilatında 11 bürokrat görevden alındı, 8 ilin milli eğitim müdürü değiştirildi. Son olarak Teftiş Kurulu Başkanı Hüseyin Acır görevinden alınırken yerine İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın kardeşi Atıf Ala vekâleten atandı. MEB’deki fişleme skandalının mimarlarından biri olarak anılan Ala’nın vekâleten atanma sebebi, başkanlık için yeterli şartları taşımaması. Teftiş Kurulu başkanı olacak kişinin bakanlık başmüfettişi olması ve 12 yıl bu görevi yapması gerekiyor. Ala’nın asaleten atanabilmesi için kanun değişikliği yapılacak. Teftiş Kurulu’nda 5 başkan yardımcısı ile 15 müfettiş, tepki amacıyla istifa etti.MEB’in dershanelerle ilgili kanun taslağında bakanlıktaki denetim birimlerinin birleştirilmesi öngörülüyor. Bakanlık yetkilileri, bu değişikliğin en önemli sebebinin Atıf Ala’nın Teftiş Kurulu başkanı yapılabilmesi olduğunu vurguluyor. Teftiş Kurulu Başkanlığı’na vekâleten atanan Atıf Ala, MEB’deki fişleme skandalının mimarlarından biri olarak gösteriliyor. Ala’nın bütün teamül ve mevzuat çiğnenerek en önemli makamlardan biri olan Teftiş Kurulu başkanı yapılması bakanlıkta büyük rahatsızlık oluşturdu. Teftiş Kurulu Başkanlığı’nda 5 başkan yardımcı tepki olarak istifa etti. Ayrıca Teftiş Başkanlığı’na bağlı İnceleme, İzleme Değerlendirme ile Onay ve Bilgilendirme biriminde görevli 15 müfettiş de idari görevlerinden istifa etti. Bakanlık kaynakları, Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir taşra denetim elemanının Teftiş Kurulu Başkanlığı’na atandığını belirtiyor.Milli Eğitim Bakanlığı’nda görevden almalar ve keyfi atamalar nedeniyle büyük rahatsızlık yaşanıyor. Fişlemelerden sonra fişlerde ismi geçen 11 bürokrat görevden alındı. Geçtiğimiz günlerde ise 8 ilin milli eğitim müdürü değiştirildi. Hafta içinde de MEB Öğretmen Yetiştirme Genel Müdürü Ömer Balıbey’in görevine son verildi. MEB’deki kıyım son olarak Teftiş Kurulu olarak bilinen Rehberlik ve Denetim Başkanlığı’na uzandı. Kurul Başkanı Hüseyin Acır görevden alınırken, bakanlıktaki bürokrat kıyımının süreceği konuşuluyor. MEB Teftiş Kurulu’nda kanun değişikliği yapılarak ilköğretim müfettişleri ile bakanlık müfettişlerinin aynı havuzda birleşmesi sağlanacak. Halen MEB’de denetimler, İl Milli Eğitim müdürlükleri bünyesinde ‘denetmen’ olarak çalışan ilköğretim müfettişleri ve bakanlık müfettişleri tarafından yapılıyor. Yeni taslakla bütün müfettişler ‘Milli Eğitim Müfettişi’ statüsüne kavuşturulacak. Böylece, İl Milli Eğitim denetmenlerine Milli Eğitim Müfettişi unvanı verilerek Rehberlik ve Denetim Başkanlığı bünyesinde görev yapmaları sağlanacak. Ayrıca müfettişler, il müdürlüklerinin bünyesinden çıkarılarak doğrudan Ankara’ya bağlanacak. Böylece taşradaki müfettişlerin özlük hakları itibarıyla bakanlık müfettişleriyle eşitlenmesi sağlanacak. Düzenlemeyle 5 bin ilköğretim müfettişinin maaşı yaklaşık 1.700 TL artacak. Teftiş Kurulu başkanı olan Atıf Ala, MEB tarihinde bu makama oturan en genç isimlerden biri. 1971 doğumlu olan Ala, 1994 yılında öğretmenliğe başladı. Hızla yükselen Ala, 2010 yılında Erzincan Millî Eğitim Müdürlüğü’nde müfettiş yardımcılığına başladı. Daha sonra bakanlığa gelen Ala, grup başkanı olarak görev yapıyordu.
Zaman
En Çok Okunan
11.01.2014
BakanAla’nınkardeşiMEBTeftişKurulubaşkanlığınagetirildiBakan Ala’nın kardeşi MEB Teftiş Kurulu başkanlığına getirildi
Bakan Ala’nın kardeşi MEB Teftiş Kurulu başkanlığına getirildi
Zaman
11.01.2014
02:01
Fişleme skandalının ardından Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) adeta kaynıyor. Merkez ve taşra teşkilatında 11 bürokrat görevden alındı, 8 ilin milli eğitim müdürü değiştirildi. Son olarak Teftiş Kurulu Başkanı Hüseyin Acır görevinden alınırken yerine İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın kardeşi Atıf Ala vekâleten atandı. MEB’deki fişleme skandalının mimarlarından biri olarak anılan Ala’nın vekâleten atanma sebebi, başkanlık için yeterli şartları taşımaması. Teftiş Kurulu başkanı olacak kişinin bakanlık başmüfettişi olması ve 12 yıl bu görevi yapması gerekiyor. Ala’nın asaleten atanabilmesi için kanun değişikliği yapılacak. Teftiş Kurulu’nda 5 başkan yardımcısı ile 15 müfettiş, tepki amacıyla istifa etti.MEB’in dershanelerle ilgili kanun taslağında bakanlıktaki denetim birimlerinin birleştirilmesi öngörülüyor. Bakanlık yetkilileri, bu değişikliğin en önemli sebebinin Atıf Ala’nın Teftiş Kurulu başkanı yapılabilmesi olduğunu vurguluyor. Teftiş Kurulu Başkanlığı’na vekâleten atanan Atıf Ala, MEB’deki fişleme skandalının mimarlarından biri olarak gösteriliyor. Ala’nın bütün teamül ve mevzuat çiğnenerek en önemli makamlardan biri olan Teftiş Kurulu başkanı yapılması bakanlıkta büyük rahatsızlık oluşturdu. Teftiş Kurulu Başkanlığı’nda 5 başkan yardımcı tepki olarak istifa etti. Ayrıca Teftiş Başkanlığı’na bağlı İnceleme, İzleme Değerlendirme ile Onay ve Bilgilendirme biriminde görevli 15 müfettiş de idari görevlerinden istifa etti. Bakanlık kaynakları, Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir taşra denetim elemanının Teftiş Kurulu Başkanlığı’na atandığını belirtiyor.Milli Eğitim Bakanlığı’nda görevden almalar ve keyfi atamalar nedeniyle büyük rahatsızlık yaşanıyor. Fişlemelerden sonra fişlerde ismi geçen 11 bürokrat görevden alındı. Geçtiğimiz günlerde ise 8 ilin milli eğitim müdürü değiştirildi. Hafta içinde de MEB Öğretmen Yetiştirme Genel Müdürü Ömer Balıbey’in görevine son verildi. MEB’deki kıyım son olarak Teftiş Kurulu olarak bilinen Rehberlik ve Denetim Başkanlığı’na uzandı. Kurul Başkanı Hüseyin Acır görevden alınırken, bakanlıktaki bürokrat kıyımının süreceği konuşuluyor. MEB Teftiş Kurulu’nda kanun değişikliği yapılarak ilköğretim müfettişleri ile bakanlık müfettişlerinin aynı havuzda birleşmesi sağlanacak. Halen MEB’de denetimler, İl Milli Eğitim müdürlükleri bünyesinde ‘denetmen’ olarak çalışan ilköğretim müfettişleri ve bakanlık müfettişleri tarafından yapılıyor. Yeni taslakla bütün müfettişler ‘Milli Eğitim Müfettişi’ statüsüne kavuşturulacak. Böylece, İl Milli Eğitim denetmenlerine Milli Eğitim Müfettişi unvanı verilerek Rehberlik ve Denetim Başkanlığı bünyesinde görev yapmaları sağlanacak. Ayrıca müfettişler, il müdürlüklerinin bünyesinden çıkarılarak doğrudan Ankara’ya bağlanacak. Böylece taşradaki müfettişlerin özlük hakları itibarıyla bakanlık müfettişleriyle eşitlenmesi sağlanacak. Düzenlemeyle 5 bin ilköğretim müfettişinin maaşı yaklaşık 1.700 TL artacak. Teftiş Kurulu başkanı olan Atıf Ala, MEB tarihinde bu makama oturan en genç isimlerden biri. 1971 doğumlu olan Ala, 1994 yılında öğretmenliğe başladı. Hızla yükselen Ala, 2010 yılında Erzincan Millî Eğitim Müdürlüğü’nde müfettiş yardımcılığına başladı. Daha sonra bakanlığa gelen Ala, grup başkanı olarak görev yapıyordu.
Zaman
Güncel
11.01.2014
BakanAla’nınkardeşiMEBTeftişKurulubaşkanlığınagetirildiBakan Ala’nın kardeşi MEB Teftiş Kurulu başkanlığına getirildi
Bakan Ala’nın kardeşi MEB Teftiş Kurulu başkanlığına getirildi
Zaman
11.01.2014
02:01
Fişleme skandalının ardından Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) adeta kaynıyor. Merkez ve taşra teşkilatında 11 bürokrat görevden alındı, 8 ilin milli eğitim müdürü değiştirildi. Son olarak Teftiş Kurulu Başkanı Hüseyin Acır görevinden alınırken yerine İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın kardeşi Atıf Ala vekâleten atandı. MEB’deki fişleme skandalının mimarlarından biri olarak anılan Ala’nın vekâleten atanma sebebi, başkanlık için yeterli şartları taşımaması. Teftiş Kurulu başkanı olacak kişinin bakanlık başmüfettişi olması ve 12 yıl bu görevi yapması gerekiyor. Ala’nın asaleten atanabilmesi için kanun değişikliği yapılacak. Teftiş Kurulu’nda 5 başkan yardımcısı ile 15 müfettiş, tepki amacıyla istifa etti.MEB’in dershanelerle ilgili kanun taslağında bakanlıktaki denetim birimlerinin birleştirilmesi öngörülüyor. Bakanlık yetkilileri, bu değişikliğin en önemli sebebinin Atıf Ala’nın Teftiş Kurulu başkanı yapılabilmesi olduğunu vurguluyor. Teftiş Kurulu Başkanlığı’na vekâleten atanan Atıf Ala, MEB’deki fişleme skandalının mimarlarından biri olarak gösteriliyor. Ala’nın bütün teamül ve mevzuat çiğnenerek en önemli makamlardan biri olan Teftiş Kurulu başkanı yapılması bakanlıkta büyük rahatsızlık oluşturdu. Teftiş Kurulu Başkanlığı’nda 5 başkan yardımcı tepki olarak istifa etti. Ayrıca Teftiş Başkanlığı’na bağlı İnceleme, İzleme Değerlendirme ile Onay ve Bilgilendirme biriminde görevli 15 müfettiş de idari görevlerinden istifa etti. Bakanlık kaynakları, Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir taşra denetim elemanının Teftiş Kurulu Başkanlığı’na atandığını belirtiyor.Milli Eğitim Bakanlığı’nda görevden almalar ve keyfi atamalar nedeniyle büyük rahatsızlık yaşanıyor. Fişlemelerden sonra fişlerde ismi geçen 11 bürokrat görevden alındı. Geçtiğimiz günlerde ise 8 ilin milli eğitim müdürü değiştirildi. Hafta içinde de MEB Öğretmen Yetiştirme Genel Müdürü Ömer Balıbey’in görevine son verildi. MEB’deki kıyım son olarak Teftiş Kurulu olarak bilinen Rehberlik ve Denetim Başkanlığı’na uzandı. Kurul Başkanı Hüseyin Acır görevden alınırken, bakanlıktaki bürokrat kıyımının süreceği konuşuluyor. MEB Teftiş Kurulu’nda kanun değişikliği yapılarak ilköğretim müfettişleri ile bakanlık müfettişlerinin aynı havuzda birleşmesi sağlanacak. Halen MEB’de denetimler, İl Milli Eğitim müdürlükleri bünyesinde ‘denetmen’ olarak çalışan ilköğretim müfettişleri ve bakanlık müfettişleri tarafından yapılıyor. Yeni taslakla bütün müfettişler ‘Milli Eğitim Müfettişi’ statüsüne kavuşturulacak. Böylece, İl Milli Eğitim denetmenlerine Milli Eğitim Müfettişi unvanı verilerek Rehberlik ve Denetim Başkanlığı bünyesinde görev yapmaları sağlanacak. Ayrıca müfettişler, il müdürlüklerinin bünyesinden çıkarılarak doğrudan Ankara’ya bağlanacak. Böylece taşradaki müfettişlerin özlük hakları itibarıyla bakanlık müfettişleriyle eşitlenmesi sağlanacak. Düzenlemeyle 5 bin ilköğretim müfettişinin maaşı yaklaşık 1.700 TL artacak. Teftiş Kurulu başkanı olan Atıf Ala, MEB tarihinde bu makama oturan en genç isimlerden biri. 1971 doğumlu olan Ala, 1994 yılında öğretmenliğe başladı. Hızla yükselen Ala, 2010 yılında Erzincan Millî Eğitim Müdürlüğü’nde müfettiş yardımcılığına başladı. Daha sonra bakanlığa gelen Ala, grup başkanı olarak görev yapıyordu.
Zaman
Ana Sayfa
11.01.2014
BakanAla’nınkardeşiMEBTeftişKurulubaşkanlığınagetirildiBakan Ala’nın kardeşi MEB Teftiş Kurulu başkanlığına getirildi
Koray Aydın: Sözde Kürdistan'ın altyapı hazırlıkları var
Zaman
16.12.2013
23:11
MHP Trabzon Milletvekili Koray Aydın, AKPBDPPKK ortaklığında hazırlanan ve İmralıKandil hattında son şekli verilen sözde demokratikleşme paketlerinin ilkinin Parlamentoya sunulduğunu belirterek Sözde Kürdistanın altyapı hazırlıkları vardır. dedi. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunda, 2014 yılı bütçe görüşmelerinin 11inci turunda; Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı, Türk Standartları Enstitüsü, Türk Patent Enstitüsü, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, Türkiye Bilimler Akademisi, Millî Savunma Bakanlığı, Savunma Sanayi Müsteşarlığı bütçe ve kesin hesapları yer alıyor. MHP Trabzon Milletvekili Koray Aydın, sözde Çözüm ve Barış Süreci adı altında yapılan uygulamaların, Milli Savunma ve Güvenlik politikalarını zaafa uğrattığını ileri sürdü. MHPli Aydın, Türk Silahlı Kuvvetlerini yıpratmak, itibarsızlaştırmak ve etkisizleştirmek için yürütülen operasyonlar sonucu, komuta kademesinin önemli bir bölümünün darbeye teşebbüs gerekçesiyle mahkum edildiğini savundu. Aydın şöyle konuştu: Deniz Kuvvetleri Komutanlığına atanacak Oramiral kalmamış, mevcut Deniz Kuvvetleri komutanımız atandıktan 8 ay sonra Oramiralliğe terfi etmiştir. AKP iktidarı maalesef, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yerleşik teamüllerini yerle bir etmeyi marifet saymıştır. Yaşananlara tepki gösteren birçok Subay istifa etmiştir. Türk Silahlı Kuvvetleri, bütün bu süreçten olumsuz etkilenmiş, askerimizin morali bozulmuştur. Kasım ayında 14 gün içinde tam 6 astsubayın çeşitli sebeplerle intihar ettiğini dile getiren Aydın, şöyle devam etti: Haberi bize intikal ettiren Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği kendilerince mobing, baskı, ekonomik yetersizlikler, hukuk dışı uygulamalar gibi sebepler belirtmişlerse de konu, derinlemesine araştırılmaya, incelenmeye ve çözüme muhtaçtır. Astsubaylarımız bu hükümete dertlerini anlatabilmek için daha ne yapmaları gerekiyor acaba? Türk milletinin vicdanını kanatan Subay ve Astsubay intiharları derhal araştırılmalı, altında yatan sebepler her neyse ortaya çıkarılmalı ve çare bulunmalıdır. Bölücü ve ayrılıkçı çevrelerin Kürdistan diye diye bu söylemi Başbakana da kabul ettirdiklerini iddia eden Aydın, Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir Başbakan Kürdistan ifadesini kullanmış, bölücü çevrelerin emellerine can suyu vermiştir. Şimdi buradan soruyoruz: Batısı Suriye’de, doğusu İran’da, Güney’i Irak’ta olan bu sözde Kürdistan’ın Kuzey’i hangi galaksidedir Sayın Başbakan? Hadi canım sende. Ne var bunda? Osmanlı’da da Lazistan ve Kürdistan eyaletleri vardı derseniz, bu ülkeyi kendi ellerinizle bölersiniz. Milletin arasına ayrılığı, tefrikayı sokarsanız, ondan sonra dünyanın en mükemmel savunma ve güvenlik politikasını da getirseniz, bölünmeyi önleyemezsiniz. diye konuştu. Kürdistan ibaresini o kitapçıktan çıkarttıran iradenin Milliyetçi Hareket Partisinin bölücü ihanet karşısındaki çelikten iradesi olduğunu ifade eden Aydın, şöyle devam etti: Esas şimdi turpun büyüğü heybede beklemektedir. AKP-BDP-PKK ortaklığında hazırlanan ve İmralı-Kandil hattında son şekli verilen sözde demokratikleşme paketlerinin ilki parlamentoya sunulmuştur. İşte o bölünme paketinde Kürtçe eğitim vardır, Kürtçe tabela vardır, teröristlere siyaset serbestisi ve eşbaşkanlık hakkı vardır. Velhasıl sözde Kürdistan’ın altyapı hazırlıkları vardır. CİHAN
Zaman
Son Dakika
16.12.2013
KorayAydınSözdeKürdistanınaltyapıhazırlıklarıvarKoray Aydın Sözde Kürdistanın altyapı hazırlıkları var
28 Şubat davasında son durum
Zaman
01.12.2013
10:18
28 Şubat sürecinde, hükümeti devirmeye teşebbüs ettikleri iddiasıyla 103 kişi hakkında açılan davanın görülmesine sanık savunmalarının alınması ile devam ediliyor. Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, duruşmaların başladığı 2 Eylül’den bu yana 32 kişinin tahliyesine karar verildi. Davanın 41. duruşması 3 Aralık Salı günü yapılacak.Mahkeme heyetinin Genelkurmay Başkanlığından istediği belgelere ise kısmen cevap gelmeye başladı. Genelkurmay Başkanlığı, Fevzi Türkerinin Milli Güvenlik Kurulunda (MGK) yapmış olduğu irtica konulu sunum ile yine Türkeri tarafından 24 Ocak 1997de Gölcükte komutanlara yapılan irtica konusunda alınacak tedbirler konulu belgenin tutanağa rastlanmadığını bildirdi. Genelkurmay, emekli Korgeneral Kamuran Orhonun bazı dönemlerde yurt dışında olup olmadığına dair mahkeme gönderilen belge ve toplantı tutanakları haricinde bir belge bilinmadığını da beyan etti.SİNCANDA YÜRÜTÜLEN TANKLARIN SEBEBİNİ SORDUMahkeme heyeti ayrıca Genelkurmaya 27 Mayıs 1997de hazırlanan Batı Eylem Planı konulu belgenin aslının olup olmadığını, 4 Şubat 1997de Sincanda tankların emir gereği mi yoksa planlı bir tatbikat gereği mi yürütüldüğünü sordu. Tatbikat planı, tatbikat güzergâhı, tatbikata katılan personel sayısı hakkında bilgi istedi, tankların niçin taşıyıcı ile taşınmadığının izahını talep etti.Öte yandan Balyoz hükümlüsü ve 28 Şubat davası sanığı emekli Orgeneral Çetin Doğan, 25 Ağustos 2004 tarihli MGK kararlarını gerekçe göstererek 28 Şubat davasından tahliyesini istedi. 28 Şubat davasına bakan Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesine ulaştırılmak üzere İstanbulda nöbetçi ağır ceza mahkemesine tahliye dilekçesi veren Doğanın, tutukluluğuna gerekçe olarak gösterilen hususlar arasında 28 Şubat 1997 tarihinde irtica ile mücadele konusunda yapılmış MGK toplantısı ile sonrasında yaşanan gelişmelerin de yer aldığı belirtildi.BİZİ KİMSE DURDURAMAZDISanık savunmaların alındığı davada bazı isimler kullandıkları ifadelerle ön plana çıktı. Bu isimlerden biri dönemin Karar Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Hikmet Köksal oldu. Silahlı kuvvetlerin illegal iş yapmayacağını belirten Köksal, Şartlar gerektiğinde gerekli şeyi yapar. Niyetimiz kötü olsaydı bizi kolay kolay kimse durduramazdı. Bunu da bilmek lazım. Emirleri uygulamazsak yasal bir suç işlemiş oluruz. Hala daha 3 tane tankın bir tehdit unsuru gibi gösterilmesi, bu olayın tehditle hiçbir alakası yoktur. Her sene eğitim günlerinde değişiklik yapılır ve eğitim tekrarlanır. Sözlü talimat verdim. Bu olay olurken en yetkili kişi bendim. Hiç kimse hiçbir gazeteci arayıp da bana neden bu tanklar yürüdü diye beni aramadı. Neden Sincan? Her zaman kullandığımız yolda tamirat vardı. Bir de ana yolu meşgul etmeyelim dedik. Oradan geçmenin suç olacağını hiç düşünmedik. Validen diğer görevlilerden izin alacaksak hiçbir iş yapamayız. Genelkurmay Başkanı haberim yok diyorsa doğrudur. Sincana doğru giderseniz Ankarayı arkanıza alırsınız. Meclise doğru mu gidelim? Kötü niyetli olmanız için yürüyüş yapmanız gerekmez. Bir emir veririm tüm kara kuvvetlerini çıkarırım. Bunu emir gereği yaparım kimseye de sormam. Yapılan tatbikatlardan da halk korku duymadı. ifadelerini kullandı. Dönemin Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanı emekli Korgeneral Çetin Saner, dönemim İçişleri Bakanına söylediği sözlerle ilgili açıklamalarda bulundu. Saner, Genelkurmay Başkanlığına bir iş için gelen İçişleri Bakanlığı müsteşarı ile bir ara baş başa kaldım. İkimiz yalnız kaldık orada. Kendisini ilk defa orada gördüm. Bu şekilde bir şey söyledim ama ayıp etmişim. Bundan hicap duyuyorum. Yakışmadı. dedi. MAHKEME BAŞKANI İLE AVUKATLAR ARASINDA TARTIŞMA YAŞANDIDuruşmalarda mahkeme başkanı ile müşteki avukatlarından Yunus Akyol arasında tartışma yaşandı. Başkan Tayyar Köksal, Akyolu, sanık Bülent Alpkayaya soruları yorum yaparak sorduğu gerekçesiyle uyardı. Bunun üzerine Akyol, Sayın başkan bu yargılama burada bitmeyecek. Yargıtay aşaması da olacak. Bizim burada beyanlarımız etkileyen, yasal haklarımızı kısıtlı şeyler olabilir. Şu anda almamız gereken cevaplarla ilgili söyleyeceğimiz şeyler olacak. Gördüğümüz kadarıyla çok saygıdeğer sanık haklarını çok geniş kullanıyorsunuz, benzer hassasiyeti müşteki hakları konusunda da göstermenizi dileriz. dedi. Mahkeme başkanı Köksal, soruların yoruma girmemesi gerektiği konusunda herkese uyarılarda bulunduğunu ifade etti. Yine müşteki avukatlarından Hüsnü Tuna ve Cüneyt Toraman reddi hâkim taleplerini sözlü olarak iletmek istedi. Sözlü taleplerini iletirken Toraman, mahkeme heyetinin davaya vakıf olmadığını ifade etti. Mahkeme başkanı, mahkemeye itham ettikleri için avukatların taleplerini almadı. Sözlü talepleri alınmayan avukatlar reddi hakim taleplerini yazılı olarak sundu. Mahkeme heyeti, avukatların reddi hakim taleplerini ise reddetti. 75 TUTUKLU SANIKTAN 7
Zaman
Güncel
01.12.2013
28Şubatdavasındasondurum28 Şubat davasında son durum
28 Şubat davasında son durum
Zaman
01.12.2013
10:18
28 Şubat sürecinde, hükümeti devirmeye teşebbüs ettikleri iddiasıyla 103 kişi hakkında açılan davanın görülmesine sanık savunmalarının alınması ile devam ediliyor. Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, duruşmaların başladığı 2 Eylül’den bu yana 32 kişinin tahliyesine karar verildi. Davanın 41. duruşması 3 Aralık Salı günü yapılacak.Mahkeme heyetinin Genelkurmay Başkanlığından istediği belgelere ise kısmen cevap gelmeye başladı. Genelkurmay Başkanlığı, Fevzi Türkerinin Milli Güvenlik Kurulunda (MGK) yapmış olduğu irtica konulu sunum ile yine Türkeri tarafından 24 Ocak 1997de Gölcükte komutanlara yapılan irtica konusunda alınacak tedbirler konulu belgenin tutanağa rastlanmadığını bildirdi. Genelkurmay, emekli Korgeneral Kamuran Orhonun bazı dönemlerde yurt dışında olup olmadığına dair mahkeme gönderilen belge ve toplantı tutanakları haricinde bir belge bilinmadığını da beyan etti.SİNCANDA YÜRÜTÜLEN TANKLARIN SEBEBİNİ SORDUMahkeme heyeti ayrıca Genelkurmaya 27 Mayıs 1997de hazırlanan Batı Eylem Planı konulu belgenin aslının olup olmadığını, 4 Şubat 1997de Sincanda tankların emir gereği mi yoksa planlı bir tatbikat gereği mi yürütüldüğünü sordu. Tatbikat planı, tatbikat güzergâhı, tatbikata katılan personel sayısı hakkında bilgi istedi, tankların niçin taşıyıcı ile taşınmadığının izahını talep etti.Öte yandan Balyoz hükümlüsü ve 28 Şubat davası sanığı emekli Orgeneral Çetin Doğan, 25 Ağustos 2004 tarihli MGK kararlarını gerekçe göstererek 28 Şubat davasından tahliyesini istedi. 28 Şubat davasına bakan Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesine ulaştırılmak üzere İstanbulda nöbetçi ağır ceza mahkemesine tahliye dilekçesi veren Doğanın, tutukluluğuna gerekçe olarak gösterilen hususlar arasında 28 Şubat 1997 tarihinde irtica ile mücadele konusunda yapılmış MGK toplantısı ile sonrasında yaşanan gelişmelerin de yer aldığı belirtildi.BİZİ KİMSE DURDURAMAZDISanık savunmaların alındığı davada bazı isimler kullandıkları ifadelerle ön plana çıktı. Bu isimlerden biri dönemin Karar Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Hikmet Köksal oldu. Silahlı kuvvetlerin illegal iş yapmayacağını belirten Köksal, Şartlar gerektiğinde gerekli şeyi yapar. Niyetimiz kötü olsaydı bizi kolay kolay kimse durduramazdı. Bunu da bilmek lazım. Emirleri uygulamazsak yasal bir suç işlemiş oluruz. Hala daha 3 tane tankın bir tehdit unsuru gibi gösterilmesi, bu olayın tehditle hiçbir alakası yoktur. Her sene eğitim günlerinde değişiklik yapılır ve eğitim tekrarlanır. Sözlü talimat verdim. Bu olay olurken en yetkili kişi bendim. Hiç kimse hiçbir gazeteci arayıp da bana neden bu tanklar yürüdü diye beni aramadı. Neden Sincan? Her zaman kullandığımız yolda tamirat vardı. Bir de ana yolu meşgul etmeyelim dedik. Oradan geçmenin suç olacağını hiç düşünmedik. Validen diğer görevlilerden izin alacaksak hiçbir iş yapamayız. Genelkurmay Başkanı haberim yok diyorsa doğrudur. Sincana doğru giderseniz Ankarayı arkanıza alırsınız. Meclise doğru mu gidelim? Kötü niyetli olmanız için yürüyüş yapmanız gerekmez. Bir emir veririm tüm kara kuvvetlerini çıkarırım. Bunu emir gereği yaparım kimseye de sormam. Yapılan tatbikatlardan da halk korku duymadı. ifadelerini kullandı. Dönemin Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanı emekli Korgeneral Çetin Saner, dönemim İçişleri Bakanına söylediği sözlerle ilgili açıklamalarda bulundu. Saner, Genelkurmay Başkanlığına bir iş için gelen İçişleri Bakanlığı müsteşarı ile bir ara baş başa kaldım. İkimiz yalnız kaldık orada. Kendisini ilk defa orada gördüm. Bu şekilde bir şey söyledim ama ayıp etmişim. Bundan hicap duyuyorum. Yakışmadı. dedi. MAHKEME BAŞKANI İLE AVUKATLAR ARASINDA TARTIŞMA YAŞANDIDuruşmalarda mahkeme başkanı ile müşteki avukatlarından Yunus Akyol arasında tartışma yaşandı. Başkan Tayyar Köksal, Akyolu, sanık Bülent Alpkayaya soruları yorum yaparak sorduğu gerekçesiyle uyardı. Bunun üzerine Akyol, Sayın başkan bu yargılama burada bitmeyecek. Yargıtay aşaması da olacak. Bizim burada beyanlarımız etkileyen, yasal haklarımızı kısıtlı şeyler olabilir. Şu anda almamız gereken cevaplarla ilgili söyleyeceğimiz şeyler olacak. Gördüğümüz kadarıyla çok saygıdeğer sanık haklarını çok geniş kullanıyorsunuz, benzer hassasiyeti müşteki hakları konusunda da göstermenizi dileriz. dedi. Mahkeme başkanı Köksal, soruların yoruma girmemesi gerektiği konusunda herkese uyarılarda bulunduğunu ifade etti. Yine müşteki avukatlarından Hüsnü Tuna ve Cüneyt Toraman reddi hâkim taleplerini sözlü olarak iletmek istedi. Sözlü taleplerini iletirken Toraman, mahkeme heyetinin davaya vakıf olmadığını ifade etti. Mahkeme başkanı, mahkemeye itham ettikleri için avukatların taleplerini almadı. Sözlü talepleri alınmayan avukatlar reddi hakim taleplerini yazılı olarak sundu. Mahkeme heyeti, avukatların reddi hakim taleplerini ise reddetti. 75 TUTUKLU SANIKTAN 7
Zaman
Ana Sayfa
01.12.2013
28Şubatdavasındasondurum28 Şubat davasında son durum
28 Şubat davasında son durum (Haber İzlenim)
Zaman
01.12.2013
10:09
28 Şubat sürecinde, hükümeti devirmeye teşebbüs ettikleri iddiasıyla 103 kişi hakkında açılan davanın görülmesine sanık savunmalarının alınması ile devam ediliyor. Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, duruşmaların başladığı 2 Eylül’den bu yana 32 kişinin tahliyesine karar verildi. Davanın 41. duruşması 3 Aralık Salı günü yapılacak. Mahkeme heyetinin Genelkurmay Başkanlığından istediği belgelere ise kısmen cevap gelmeye başladı. Genelkurmay Başkanlığı, Fevzi Türkeri’nin Milli Güvenlik Kurulu’nda (MGK) yapmış olduğu ‘irtica’ konulu sunum ile yine Türkeri tarafından 24 Ocak 1997’de Gölcük’te komutanlara yapılan ‘irtica konusunda alınacak tedbirler’ konulu belgenin tutanağa rastlanmadığını bildirdi. Genelkurmay, emekli Korgeneral Kamuran Orhon’un bazı dönemlerde yurt dışında olup olmadığına dair mahkeme gönderilen belge ve toplantı tutanakları haricinde bir belge bilinmadığını da beyan etti.SİNCAN’DA YÜRÜTÜLEN TANKLARIN SEBEBİNİ SORDUMahkeme heyeti ayrıca Genelkurmay’a 27 Mayıs 1997’de hazırlanan ‘Batı Eylem Planı’ konulu belgenin aslının olup olmadığını, 4 Şubat 1997’de Sincan’da tankların emir gereği mi yoksa planlı bir tatbikat gereği mi yürütüldüğünü sordu. Tatbikat planı, tatbikat güzergâhı, tatbikata katılan personel sayısı hakkında bilgi istedi, tankların niçin taşıyıcı ile taşınmadığının izahını talep etti.Öte yandan Balyoz hükümlüsü ve 28 Şubat davası sanığı emekli Orgeneral Çetin Doğan, 25 Ağustos 2004 tarihli MGK kararlarını gerekçe göstererek 28 Şubat davasından tahliyesini istedi. 28 Şubat davasına bakan Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne ulaştırılmak üzere İstanbul’da nöbetçi ağır ceza mahkemesine tahliye dilekçesi veren Doğan’ın, tutukluluğuna gerekçe olarak gösterilen hususlar arasında 28 Şubat 1997 tarihinde irtica ile mücadele konusunda yapılmış MGK toplantısı ile sonrasında yaşanan gelişmelerin de yer aldığı belirtildi.“BİZİ KİMSE DURDURAMAZDI”Sanık savunmaların alındığı davada bazı isimler kullandıkları ifadelerle ön plana çıktı. Bu isimlerden biri dönemin Karar Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Hikmet Köksal oldu. Silahlı kuvvetlerin illegal iş yapmayacağını belirten Köksal, “Şartlar gerektiğinde gerekli şeyi yapar. Niyetimiz kötü olsaydı bizi kolay kolay kimse durduramazdı. Bunu da bilmek lazım. Emirleri uygulamazsak yasal bir suç işlemiş oluruz. Hala daha 3 tane tankın bir tehdit unsuru gibi gösterilmesi, bu olayın tehditle hiçbir alakası yoktur. Her sene eğitim günlerinde değişiklik yapılır ve eğitim tekrarlanır. Sözlü talimat verdim. Bu olay olurken en yetkili kişi bendim. Hiç kimse hiçbir gazeteci arayıp da bana ‘neden bu tanklar yürüdü’ diye beni aramadı. Neden Sincan? Her zaman kullandığımız yolda tamirat vardı. Bir de ana yolu meşgul etmeyelim dedik. Oradan geçmenin suç olacağını hiç düşünmedik. Validen diğer görevlilerden izin alacaksak hiçbir iş yapamayız. Genelkurmay Başkanı ‘haberim yok’ diyorsa doğrudur. Sincan’a doğru giderseniz Ankara’yı arkanıza alırsınız. Meclis’e doğru mu gidelim? Kötü niyetli olmanız için yürüyüş yapmanız gerekmez. Bir emir veririm tüm kara kuvvetlerini çıkarırım. Bunu emir gereği yaparım kimseye de sormam. Yapılan tatbikatlardan da halk korku duymadı.” ifadelerini kullandı. Dönemin Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanı emekli Korgeneral Çetin Saner, dönemim İçişleri Bakanı’na söylediği sözlerle ilgili açıklamalarda bulundu. Saner, “Genelkurmay Başkanlığı’na bir iş için gelen İçişleri Bakanlığı müsteşarı ile bir ara baş başa kaldım. İkimiz yalnız kaldık orada. Kendisini ilk defa orada gördüm. Bu şekilde bir şey söyledim ama ayıp etmişim. Bundan hicap duyuyorum. Yakışmadı.” dedi. MAHKEME BAŞKANI İLE AVUKATLAR ARASINDA TARTIŞMA YAŞANDIDuruşmalarda mahkeme başkanı ile müşteki avukatlarından Yunus Akyol arasında tartışma yaşandı. Başkan Tayyar Köksal, Akyol’u, sanık Bülent Alpkaya’ya soruları yorum yaparak sorduğu gerekçesiyle uyardı. Bunun üzerine Akyol, “Sayın başkan bu yargılama burada bitmeyecek. Yargıtay aşaması da olacak. Bizim burada beyanlarımız etkileyen, yasal haklarımızı kısıtlı şeyler olabilir. Şu anda almamız gereken cevaplarla ilgili söyleyeceğimiz şeyler olacak. Gördüğümüz kadarıyla çok saygıdeğer sanık haklarını çok geniş kullanıyorsunuz, benzer hassasiyeti müşteki hakları konusunda da göstermenizi dileriz.” dedi. Mahkeme başkanı Köksal, soruların yoruma girmemesi gerektiği konusunda herkese uyarılarda bulunduğunu ifade etti. Yine müşteki avukatlarından Hüsnü Tuna ve Cüneyt Toraman reddi hâkim taleplerini sözlü olarak iletmek istedi. Sözlü taleplerini iletirken Toraman, mahkeme heyetinin davaya vakıf olmadığını ifade etti. Mahkeme başkanı, mahkemeye itham ettikleri için avukatların taleplerini almadı. Sözlü talepleri alınmayan avukatlar reddi hakim taleplerini yazılı olarak sundu. Mahkeme heyeti, avukatların reddi hakim taleplerini ise reddetti. 75 TUTUKLU SANIKTAN 70’İ TAHLİYE EDİLDİ
Zaman
Son Dakika
01.12.2013
28Şubatdavasındasondurum(Haberİzlenim)28 Şubat davasında son durum (Haber İzlenim)
İzmir Valisi Toprak: ESAFED'in hizmetleri takdire şâyan
Zaman
13.11.2013
10:55
Ege Uluslararası Sağlık Federasyonu (ESAFED), İzmir Valisi Mustafa Toprak’ı makamında ziyaret etti. Ülkeler ve kıtalar arası insani yardımları ve diğer çalışmaları hakkında bir birifing veren Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Sarsılmaz ve Başkan Yardımcısı Dr. Haluk Şener Polat, ESAFED aracılığıyla İzmir ve Türk insanın kardeşlik elinin dünyaya uzandığını söyledi. Vali Toprak da, ESAFEDin bu hizmetleri takdire şâyan, insanlığa ve İzmirimize yapılabilecek en iyi hizmetlerdir. Emeği geçen tüm hizmet gönüllülerine ve ESAFED’e teşekkür ediyorum. Valilik olarak bu gibi hayırlı hizmetlerin her zaman yanında olduğumuzu da bu vesileyle bir defa daha yinelemek istiyorum. dedi.18 SAĞLIK DERNEĞİ, GÜCÜNÜ FEDERASYON ÇATISI ALTINDA BİRLEŞTİRDİYönetim Kurulu üyelerinden Doç. Dr. Şeyda Örs Kaya ve Uzm. Dr. Ali Kasap ile genel sekreterlikten Timuçin Gündemin de hazır bulunduğu ziyarette konuşan Prof. Dr. Sarsılmaz, şunları kaydetti: ESAFED, Çanakkale’den Alanya’ya kadar ki coğrafyada yer alan illerimizde bulunan 18 sağlık derneğinin biraraya gelerek, 3 binden fazla sağlık çalışanı gönüllüsüyle 2011 yılında oluşturduğu bir federasyondur. Asıl amacı, sloganı olan Dünya İyileşinceye Kadar insanlığa her alanda sağlık hizmeti sunmaktır. Bu hizmete muhtaç ülkelerin Afrika kıtasında fazlalık arz etmesi sebebiyle hizmetlerimiz Afrika ülkelerinden başlatılarak yoğunlaştırılmıştır. Hizmetlerimiz esansında Sağlık Bakanlığı, Başbakanlık Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA), İslam İşbirliği Teşkilatı (SESRIC) Merkezi ve sağlık hizmeti sunduğumuz ülkelerin Sağlık bakanlıklarıyla proje tabanlı sürekli işbirliğimiz devam etmektedir. Bu arada ESAFED, yurt sathında kurulu benzeri diğer dört federasyonla İstanbul merkezli bir de konfederasyona kurucu federasyonluk yapmıştır. Yeni kurulan konfederasyonun adının Vefa Sağlık Konfederasyonu, kısaca VESKON olması kararlaştırılmıştır.DÜNYAYA SAĞLIK HİZMETİ SUNUYORUZBaşkan Yardımcısı Polat da şöyle konuştu: Gönüllü sağlık personeli ve faaliyet alanımızda yer alan hastanelerimizin üstün katkılarıyla sağlık eğitim projeleri kapsamında Somali Temel Tıp Becerileri eğitiminde 26 sağlık personeli, yine çocuk ölüm oranlarını en aza indirmek maksatlı Somali sağlık personeline yönelik Güvenli Annelik ve NRP Eğitici eğitiminde 17 sağlık personeli, Sudan sağlık personeline yönelik olarak yapılan göz eğitiminde yedi sağlık personeli, Yemen’e yönelik Sağlık Yönetimi ve Hastane İşletmeciliği eğitiminde 18 sağlık personeli, Mısır Kapalı Cerrahi Eğitimi (VATS) kapsamında bir sağlık personeli, Mali Sağlık Eğitimi projesi kapsamında dokuz sağlık personeli ve Kamerun Sağlık Eğitimi projesi kapsamında altı sağlık personeli olmak üzere çeşitli ülkelerden Türkiye’ye 84 sağlık personeli getirilerek, branşlarında tecrübe eğitimleri verilmiştir. Bunların yanısıra Somali tarihinde ilk defa başkent Mogadişu’da bir eğitim ve araştırma hastanesi açılarak, ilk kez tıpta uzmanlık eğitimi verilmeye devam edilmektedir. Deva Hastanesi, Kimse Yok mu Derneği, NILE Vakfı ve ESAFED işbirliğiyle Eylül 2013 tarihinden itibaren hizmet vermeye başlamıştır. İnsanlığa hizmet gönüllülerince sağlanan bağışlar ve İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzün değerli katkılarıyla oluşturulan MEC–Mobile EyeClinic TIRı, ülkemizden hareket ederek birkaç gün içerisinde Malide faaliyetlerine başlayacaktır. Söz konusu TIR, tam donanımlı katarakt ameliyatlarının yapılabildiği bir merkez olacak. İlk olarak Mali Cumhuriyetinden çalışmaya başlayacak, sonra Batı Afrika ülkelerini sırasıyla gezecek. Doğu Afrika’da Somali’de hastane, Batı Afrika’da Mali’de göz merkezi olma özelliğiyle de özellikle Afrikalı katarakt hastalarının umut ışığı olmaya devam edecektir. Bununla da yetinilmeyerek, 20 bin Afrikalı çocuk gönüllü Vefa Doktorlarınca sünnet edilip Guinness Rekorlar Kitabına girebilecek bir hizmetin altına imza atılmıştır. Bugüne kadar 10 binin üzerinde katarakt ameliyatı da başarıyla gerçekleştirilmiştir.ESAFED OLARAK GİTTİĞİMİZ ÜLKELERDE EXPO İÇİN DE ÇALIŞIYORUZGittikleri ülkelerin devlet erkânından, İzmirin EXPO 2020 adaylığı için de destek istediklerini söyleyen Şener Polat, Sudan Büyükelçisi Omar Haider Abu Zaid’e, Somali Büyükelçisi Nur Sheikh Hamud Mursal’a, Somali Sağlık Bakanı Marian Kasim Ahmed’e, Mali Cumhuriyeti Bilimsel Araştırmalar Bakanı Messaoud Ould Mohamed Lahbibe, Gine Cumhuriyeti Ticaret Bakanı Mohamed Dorval Doumbouya’ya, İzmir’e davetimize iştiraklerinde EXPO 2020 adaylığımızla ilgili özel sunumlar yapılmıştır. Kamerun Qaundere Eyalet Valisi ve Sağlık Bakanı, Yemen Sağlık Bakanı Dr. Ahmed Kasim El Anisi, Mozambik Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Leda Florinda Hugo ve Tanzanya Sağlık Bakanı Hüseyin Minniwie, makamlarında ziyaret edilerek EXPO 2020 adaylığımız sürecine dair özel sunumlar yapılıp destekleri istenmiş ve destek sözü alınmıştır. şeklinde konuştu. C
Zaman
Son Dakika
13.11.2013
İzmir/">İzmirValisiToprakESAFEDinhizmetleritakdireşâyanİzmir-Valisi-Toprak-ESAFEDin-hizmetleri-takdire-şâyan/">İzmir Valisi Toprak ESAFEDin hizmetleri takdire şâyan
Mayınlara karşı 321 KİRPİ daha geliyor
Zaman
11.11.2013
21:05
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, askerlerin mayın tehdidine karşı korumasını sağlayan KİRPİ proje kapsamındaki toplam 468 araçtan 293 adedinin kabülünün gerçekleştirildiğini belirterek 321 ilave alım için 24 Ekim 2013 tarihinde TMSF süreci sonrasında sözleşme imzalandığını söyledi.Askeri hastanelerde uygulanan sivil hasta kontejanlarının yüzde 15 ila 90 arasında değişen oranlarda artırılması sonucunda ise toplam 369 bin 221 sivil hastanın muayene ve tedavisinin askeri hastanelerde yapıldığını açıkladı.TBMM Plan ve Bütçe görüşmeleri kapsamında Milli Savunma Bakanlığı ile Savunma Sanayi Müsteşarlığının bütçesinin görüşülmesine başlandı. Görüşmelerde bir konuşma yapan Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, yeni dünya düzeninde uluslararası güvenlik algısının, terörizm, göç, kitle imha silahlarının yayılması, ülkesel ve bölgesel kriz ve çatışmaların artması gibi nedenlerle klasik savaş tehlikesinin ötesine geçerek daha karmaşık bir hal aldığını söyledi.Türk Silahlı Kuvvetlerinin dünya barışana yönelik verdiği katkılar konusunda bilgi veren Yılmaz, uluslararası toplumun üyesi olan ülkelerle askeri anlamda ikili ilişkilerin geliştirilmesine de büyük önem verildiğini ifade etti. Bugüne kadar 67 ülke ile askeri alanda eğitim, teknik ve bilimsel işbirliği anlaşması, 55 ülke ile savunma sanayi işbirliği anlaşması, 52 ülke ile de askeri eğitim işbirliği anlaşması imzalandığını kaydetti.2012 yılında 14 ülke ile askeri yardım anlaşması imzalandığını anlatan Yılmaz, halen 16 ülke ile anlaşması akdedilmesi çalışmalarına devam edildiğini duyurdu. Sağlık hizmetleri hakkında da bilgi veren Bakan Yılmaz, askeri hastanelerde uygulanan sivil hasta kontejanlarının yüzde 15 ila 90 arasında değişen oranlarda artırılması sonucunda 2013 yılında 10 bin 374ü yatarak olmak üzere toplam 369 bin 221 sivil hastanın muayene ve tedavisinin askeri hastanelerde yapıldığını açıkladı.Kendi hükümetleri döneminde yürürlüğe konan savunma projelerinin yüzde 90ının ülke sanayinin aktif katılımıyla gerçekleştirildiğini dile getiren Yılmaz, önümüzdeki dönem için hedefin dünya savunma sanayi liginde ilk 10a girmek olduğunu kaydetti. Savunma Sanayi Müsteşarlığının ikinci stratejik plan döneminin sonu olan 2016 yılında savunma ve havacılık sanayi ihracatının 2 milyon dolarına ve sektör cirosunun 8 milyar dolarına ulaşacağını öngürdüklerini belirtti.Altay adlı tankın seri üretimin 2016 yılından itibaren başlaması ve Kara Kuvvetleri Komutanlığının hizmetine sunulmasının öngürüldüğünü anlatan Yılmaz, Askerlerimizin mayın tehdidine karşı korumasını sağlayan KİRPİ proje kapsamındaki toplam 468 araçtan 293 adedinin kabülü gerçekleştirilmiş olup 321 ilave alım için 24 Ekim 2013 tarihinde TMSF süreci sonrasında sözleşme imzalanmıştır. dedi.Özel sektörün ürettiği mini insansız hava aracı (İHA) sistemlerinden bugüne kadar Türk Silahlı Kuvvetleri hizmetine 164 adet insansız uçak ve 4 adet insansız helikopter sunulduğunu dile getiren Yılmaz, Katara 10 adet mini İHAnın ihraç edildiğini söyledi.İlk uçuşunu Aralık 2010 tarihinde gerçekleştiren insansız hava aracı ANKAnın yaklaşık bir buçuk yıl süren geliştirme test uçuşlarının ardından Ocak 2013 tarihinde kabullerinin gerçekleştirildiğini ifade eden Yılmaz, ANKAnın ilk kez Konyada gerçekleştirilen bir uluslararası tatbikatta kullanıldığını ve bir uçağında Batmanda görev uçuşlarına başladığını kaydetti. Bu meyanda Hava Kuvvetlerinin ihtiyacına binaen 10 adet İHA için ANKA-S projesinin Ekim 2013 ayında imzalandığını ifade etti. İlk Türk tasarımı eğitim uçağı HÜRKUŞun 29 Ağustos 2013 tarihinde ilk uçuşunu gerçekleştirdiğini belirten Yılmaz, 15 adetlik seri üretim için Savunma Sanayi İcra Komitesi kararı alındığını söyledi.Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, 2014 yılı bütçe teklifinin 21 milyar 815 milyon 196 bin lira olduğunu belirtti. Bu bütçenin yüzde 48ini personel giderleri, yüzde 9unu sosyal güvenlik kurumlarına devlet prim giderleri, yüzde 41ini mal ve hizmet alım giderleri, yüzde 1ini cari transferler ve yaklaşık yüzde 1ini ise sermaye giderlerinin oluşturulduğunu kaydetti.(CİHAN)
Zaman
Son Dakika
11.11.2013
Mayınlarakarşı321KİRPİdahageliyorMayınlara karşı 321 KİRPİ daha geliyor
Mayınlara karşı 321 KİRPİ daha geliyor
Zaman
11.11.2013
21:03
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, askerlerin mayın tehdidine karşı korumasını sağlayan KİRPİ proje kapsamındaki toplam 468 araçtan 293 adedinin kabülünün gerçekleştirildiğini belirterek 321 ilave alım için 24 Ekim 2013 tarihinde TMSF süreci sonrasında sözleşme imzalandığını söyledi.Askeri hastanelerde uygulanan sivil hasta kontejanlarının yüzde 15 ila 90 arasında değişen oranlarda artırılması sonucunda ise toplam 369 bin 221 sivil hastanın muayene ve tedavisinin askeri hastanelerde yapıldığını açıkladı.TBMM Plan ve Bütçe görüşmeleri kapsamında Milli Savunma Bakanlığı ile Savunma Sanayi Müsteşarlığının bütçesinin görüşülmesine başlandı. Görüşmelerde bir konuşma yapan Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, yeni dünya düzeninde uluslararası güvenlik algısının, terörizm, göç, kitle imha silahlarının yayılması, ülkesel ve bölgesel kriz ve çatışmaların artması gibi nedenlerle klasik savaş tehlikesinin ötesine geçerek daha karmaşık bir hal aldığını söyledi.Türk Silahlı Kuvvetlerinin dünya barışana yönelik verdiği katkılar konusunda bilgi veren Yılmaz, uluslararası toplumun üyesi olan ülkelerle askeri anlamda ikili ilişkilerin geliştirilmesine de büyük önem verildiğini ifade etti. Bugüne kadar 67 ülke ile askeri alanda eğitim, teknik ve bilimsel işbirliği anlaşması, 55 ülke ile savunma sanayi işbirliği anlaşması, 52 ülke ile de askeri eğitim işbirliği anlaşması imzalandığını kaydetti.2012 yılında 14 ülke ile askeri yardım anlaşması imzalandığını anlatan Yılmaz, halen 16 ülke ile anlaşması akdedilmesi çalışmalarına devam edildiğini duyurdu. Sağlık hizmetleri hakkında da bilgi veren Bakan Yılmaz, askeri hastanelerde uygulanan sivil hasta kontejanlarının yüzde 15 ila 90 arasında değişen oranlarda artırılması sonucunda 2013 yılında 10 bin 374ü yatarak olmak üzere toplam 369 bin 221 sivil hastanın muayene ve tedavisinin askeri hastanelerde yapıldığını açıkladı.Kendi hükümetleri döneminde yürürlüğe konan savunma projelerinin yüzde 90ının ülke sanayinin aktif katılımıyla gerçekleştirildiğini dile getiren Yılmaz, önümüzdeki dönem için hedefin dünya savunma sanayi liginde ilk 10a girmek olduğunu kaydetti. Savunma Sanayi Müsteşarlığının ikinci stratejik plan döneminin sonu olan 2016 yılında savunma ve havacılık sanayi ihracatının 2 milyon dolarına ve sektör cirosunun 8 milyar dolarına ulaşacağını öngürdüklerini belirtti.Altay adlı tankın seri üretimin 2016 yılından itibaren başlaması ve Kara Kuvvetleri Komutanlığının hizmetine sunulmasının öngürüldüğünü anlatan Yılmaz, Askerlerimizin mayın tehdidine karşı korumasını sağlayan KİRPİ proje kapsamındaki toplam 468 araçtan 293 adedinin kabülü gerçekleştirilmiş olup 321 ilave alım için 24 Ekim 2013 tarihinde TMSF süreci sonrasında sözleşme imzalanmıştır. dedi.Özel sektörün ürettiği mini insansız hava aracı (İHA) sistemlerinden bugüne kadar Türk Silahlı Kuvvetleri hizmetine 164 adet insansız uçak ve 4 adet insansız helikopter sunulduğunu dile getiren Yılmaz, Katara 10 adet mini İHAnın ihraç edildiğini söyledi.İlk uçuşunu Aralık 2010 tarihinde gerçekleştiren insansız hava aracı ANKAnın yaklaşık bir buçuk yıl süren geliştirme test uçuşlarının ardından Ocak 2013 tarihinde kabullerinin gerçekleştirildiğini ifade eden Yılmaz, ANKAnın ilk kez Konyada gerçekleştirilen bir uluslararası tatbikatta kullanıldığını ve bir uçağında Batmanda görev uçuşlarına başladığını kaydetti. Bu meyanda Hava Kuvvetlerinin ihtiyacına binaen 10 adet İHA için ANKA-S projesinin Ekim 2013 ayında imzalandığını ifade etti. İlk Türk tasarımı eğitim uçağı HÜRKUŞun 29 Ağustos 2013 tarihinde ilk uçuşunu gerçekleştirdiğini belirten Yılmaz, 15 adetlik seri üretim için Savunma Sanayi İcra Komitesi kararı alındığını söyledi.Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, 2014 yılı bütçe teklifinin 21 milyar 815 milyon 196 bin lira olduğunu belirtti. Bu bütçenin yüzde 48ini personel giderleri, yüzde 9unu sosyal güvenlik kurumlarına devlet prim giderleri, yüzde 41ini mal ve hizmet alım giderleri, yüzde 1ini cari transferler ve yaklaşık yüzde 1ini ise sermaye giderlerinin oluşturulduğunu kaydetti.(CİHAN)
Zaman
Ana Sayfa
11.11.2013
Mayınlarakarşı321KİRPİdahageliyorMayınlara karşı 321 KİRPİ daha geliyor
Mayınlara karşı 321 KİRPİ daha alınacak
Zaman
11.11.2013
20:08
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, askerlerin mayın tehdidine karşı korumasını sağlayan KİRPİ proje kapsamındaki toplam 468 araçtan 293 adedinin kabülünün gerçekleştirildiğini belirterek 321 ilave alım için 24 Ekim 2013 tarihinde TMSF süreci sonrasında sözleşme imzalandığını söyledi. Askeri hastanelerde uygulanan sivil hasta kontejanlarının yüzde 15 ila 90 arasında değişen oranlarda artırılması sonucunda ise toplam 369 bin 221 sivil hastanın muayene ve tedavisinin askeri hastanelerde yapıldığını açıkladı. TBMM Plan ve Bütçe görüşmeleri kapsamında Milli Savunma Bakanlığı ile Savunma Sanayi Müsteşarlığının bütçesinin görüşülmesine başlandı. Görüşmelerde bir konuşma yapan Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, yeni dünya düzeninde uluslararası güvenlik algısının, terörizm, göç, kitle imha silahlarının yayılması, ülkesel ve bölgesel kriz ve çatışmaların artması gibi nedenlerle klasik savaş tehlikesinin ötesine geçerek daha karmaşık bir hal aldığını söyledi. Türk Silahlı Kuvvetlerinin dünya barışana yönelik verdiği katkılar konusunda bilgi veren Yılmaz, uluslararası toplumun üyesi olan ülkelerle askeri anlamda ikili ilişkilerin geliştirilmesine de büyük önem verildiğini ifade etti. Bugüne kadar 67 ülke ile askeri alanda eğitim, teknik ve bilimsel işbirliği anlaşması, 55 ülke ile savunma sanayi işbirliği anlaşması, 52 ülke ile de askeri eğitim işbirliği anlaşması imzalandığını kaydetti. 2012 yılında 14 ülke ile askeri yardım anlaşması imzalandığını anlatan Yılmaz, halen 16 ülke ile anlaşması akdedilmesi çalışmalarına devam edildiğini duyurdu. Sağlık hizmetleri hakkında da bilgi veren Bakan Yılmaz, askeri hastanelerde uygulanan sivil hasta kontejanlarının yüzde 15 ila 90 arasında değişen oranlarda artırılması sonucunda 2013 yılında 10 bin 374ü yatarak olmak üzere toplam 369 bin 221 sivil hastanın muayene ve tedavisinin askeri hastanelerde yapıldığını açıkladı. Kendi hükümetleri döneminde yürürlüğe konan savunma projelerinin yüzde 90ının ülke sanayinin aktif katılımıyla gerçekleştirildiğini dile getiren Yılmaz, önümüzdeki dönem için hedefin dünya savunma sanayi liginde ilk 10a girmek olduğunu kaydetti. Savunma Sanayi Müsteşarlığının ikinci stratejik plan döneminin sonu olan 2016 yılında savunma ve havacılık sanayi ihracatının 2 milyon dolarına ve sektör cirosunun 8 milyar dolarına ulaşacağını öngürdüklerini belirtti. Altay adlı tankın seri üretimin 2016 yılından itibaren başlaması ve Kara Kuvvetleri Komutanlığının hizmetine sunulmasının öngürüldüğünü anlatan Yılmaz, Askerlerimizin mayın tehdidine karşı korumasını sağlayan KİRPİ proje kapsamındaki toplam 468 araçtan 293 adedinin kabülü gerçekleştirilmiş olup 321 ilave alım için 24 Ekim 2013 tarihinde TMSF süreci sonrasında sözleşme imzalanmıştır. dedi. Özel sektörün ürettiği mini insansız hava aracı (İHA) sistemlerinden bugüne kadar Türk Silahlı Kuvvetleri hizmetine 164 adet insansız uçak ve 4 adet insansız helikopter sunulduğunu dile getiren Yılmaz, Katara 10 adet mini İHAnın ihraç edildiğini söyledi. İlk uçuşunu Aralık 2010 tarihinde gerçekleştiren insansız hava aracı ANKAnın yaklaşık bir buçuk yıl süren geliştirme test uçuşlarının ardından Ocak 2013 tarihinde kabullerinin gerçekleştirildiğini ifade eden Yılmaz, ANKAnın ilk kez Konyada gerçekleştirilen bir uluslararası tatbikatta kullanıldığını ve bir uçağında Batmanda görev uçuşlarına başladığını kaydetti. Bu meyanda Hava Kuvvetlerinin ihtiyacına binaen 10 adet İHA için ANKA-S projesinin Ekim 2013 ayında imzalandığını ifade etti. İlk Türk tasarımı eğitim uçağı HÜRKUŞun 29 Ağustos 2013 tarihinde ilk uçuşunu gerçekleştirdiğini belirten Yılmaz, 15 adetlik seri üretim için Savunma Sanayi İcra Komitesi kararı alındığını söyledi. Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, 2014 yılı bütçe teklifinin 21 milyar 815 milyon 196 bin lira olduğunu belirtti. Bu bütçenin yüzde 48ini personel giderleri, yüzde 9unu sosyal güvenlik kurumlarına devlet prim giderleri, yüzde 41ini mal ve hizmet alım giderleri, yüzde 1ini cari transferler ve yaklaşık yüzde 1ini ise sermaye giderlerinin oluşturulduğunu kaydetti. CİHAN
Zaman
Son Dakika
11.11.2013
Mayınlarakarşı321KİRPİdahaalınacakMayınlara karşı 321 KİRPİ daha alınacak
Osmangazi Belediyesi'nden eğitime destek
Zaman
01.11.2013
16:04
Bursa merkez Osmangazi Belediyesi tarafından Mehmet Akif Mahallesinde yaptırılacak 24 derslikli Osmangazi Belediyesi İlköğretim Okulunun protokolü imzalandı. Heykel tarihi valilik binasında gerçekleştirilen imza törenine Vali Münir Karaloğlu, Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar ile Milli Eğitim Müdürü Atilla Gülsar katıldı. Vali Karaloğlu, okul protokolü nedeniyle son derece mutlu olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Ülkemizin geleceğini teslim edeceğimiz çocuklarımız, donanımlı, kendinden emin, güvenli ve güçlü yetişirse, bu gençler bizi dünyada istediğimiz yere taşıyacak. Bu gençler bu okullarda yetişecek. Belediyeler son dönemde kaynak ve imkanları bakımından oldukça güçlendi. Bu imkanlarını gerçekleştirdikleri kamu yatırımları vatandaşın hizmetine sunuyor. Sağlık, eğitim ve sosyal hizmet yatırımları gerçekleştiriyor. Başkanımızı, böyle bir karar aldığı için kutluyorum.”Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar ise eğitime yüzde 100 destek olmaya devam ettiklerini belirterek, şöyle konuştu: “Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın daha iyi şartlarda eğitim almaları için, bütün imkânlarımızı kullanıyoruz. Bu güne kadar, ilçemizdeki 189 okulumuzun çevre düzenlemesi, çocuk oyun grupları, boya ve benzeri ihtiyaçlarının karşılanmasına yardımcı olduk. Bu gün imzaladığımız protokol ile Osmangazi Belediye tarihinde bir ilk olan Murat Hüdavendigar Lisesinin ardından, belediye olarak sıfırdan bir ilköğretim okulunu inşa edip eğitimin hizmetine sunmuş olacağız.”Vatandaşların talepleri doğrultusunda bir çok hizmet geliştirdiklerini ifade eden Dündar, şöyle devam etti: “Vatandaşların dışında, diğer kamu kurum ve kuruluşların talepleri doğrultusunda da hizmet üretiyoruz. Sağlık alanında 30’un üzerinde binamız vatandaşımızın hizmetinde. Bursa’nın ilk Kapalı Atletizm Pistini Gençlik ve Spor Bakanlığı ile birlikte inşa ediyoruz. Osmangazi Belediyesi olarak, klasik belediyecilik hizmetlerinin dışında birçok projeyi hayata geçiriyoruz. Mehmet Akif Mahallemizde inşa edeceğimiz 24 derslikli İlköğretim okulunu da, kısa sürede tamamlayıp İl Milli Eğitim Müdürlüğünün kullanımına sunacağız.”Milli Eğitim Müdürü Atilla Gülsar da, Osmangazi belediye Başkanı Mustafa Dündar’a eğitime verdiği destekler için teşekkür etti. Konuşmaların ardından Bursa Valisi Münir Karaloğlu, Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar ve İl Milli Eğitim Müdürü Atilla Gülsar, okul protokolünü imzaladı. CİHAN
Zaman
Son Dakika
01.11.2013
OsmangaziBelediyesindeneğitimedestekOsmangazi Belediyesinden eğitime destek
Davutoğlu: BM İnsanlık Zirvesi 2016'da İstanbul'da yapılacak
Zaman
06.10.2013
17:40
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Birleşmiş Milletler İnsani Zirvesinin 2016 yılında İstanbulda yapılacağı müjdesini verdi. Davutoğlu, Acı çeken, bazen kimyasal silah saldırısı altında bazen tabii afetler karşısında, bazen açlık karşısında olan insanların geleceği İstanbulda tartışılacak. dedi.İstanbul Karamanlılar Eğitim Evinin açılışı, geniş katılım ile Bakırköy Osmaniyede gerçekleşti. Açılışa Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, eski Bakanlardan Ömer Dinçer, eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna, Karamanlı milletvekilleri ve İstanbulda yaşayan Karamanlılar katıldı.Balkanlarda üç günlük gezi yaptığını ve çeşitli toplantılara katıldığını belirten Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, açılış sonrası yaptığı konuşmada Karadağa gidecektim. Arkadaşlardan özellikle rica ettim ve uçak yerine karayolu ile gittim. Bir günde 3 ülke ve 6 şehri ziyaret ederek Dubrovnickten Tirana gittim. dedi. Davutoğlu, gittiği bu güzergahta karşılaştığı birçok kişinin yanına yaklaşarak Karamanlı olduklarını söylediği bilgisini verdi. Davutoğlu, Karadağ Meclis Başkan Yardımcısı olan oranın tabiri ile Sülo, yani Süleyman Bey aile geçmişini anlattı. 5 asır önce Anadoludan, Karamandan nasıl geldiklerini anlattı. Ama Ne yazık ki Türkçeyi unuttuk. İnşallah tekrar öğreneceğiz. dedi. ifadelerine yer verdi.Daha sonra İstanbulun önemine değinen Davutoğlu, İstanbul, Horasandan gelen erenlerin Anadoluda kurdukları medeniyetin zirve şehri ile dünya başşehri olmuş dersaadet. İnşallah önümüzdeki 10 yıllarda da dünyanın bütün küresel vicdanını temsil edecek şekilde Birleşmiş Milletlerin şehri olması için gayret sarfettiğimiz büyük şehir. Birleşmiş Milletlerin son genel kurulunda iftiharla bir kez daha burada duyurmak ve bu sevinci paylaşmak istiyorum. İnsanlık tarihinde yapılacak olan ilk insani zirve, Birleşmiş Milletler insani zirvesi, 2015 yılında İstanbulumuzda yapılacak. Acı çeken, bazen kimyasal silah saldırısı altında bazen tabii afetler karşısında, bazen açlık karşısında olan insanların geleceği İstanbulda tartışılacak. müjdesini verdi.Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu ise 1955 Batı Trakya, Yunanistan doğumlu olduğunu belirterek başladığı konuşmasında 1970 yılında Türkiyeye eğitim amaçlı olarak geldim. O günlerde Türkiyenin bürokrasisinin ne olduğunu öğrendim. Milli Eğitim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, o bir aylık sürede muhtemelen her bakanlığa 10ar tane dilekçem var. Fazlası bile olabilir. Filan yere gidip dilekçe yazacaksın, müracaat edeceksin diyorlardı. Yaşım 14. Dilekçeye başladığım cümle, Aslen Batı Trakyalı olup Konya Karaman kökenliyim dilekçelerimin ilk cümlesi bu. diye konuştu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran da çok önemli bir projenin hayata geçmesine tanıklık ettiklerini söyledi. Oran, Aynı zamanda tarihi bir günü yaşıyoruz. Bugün İstanbulun düşman işgalinden kurtuluşunun 90ıncı yıldönümü. İki anlamlı günün birleştiği bir andayız şu anda. dedi.Arsanın yapım aşamasında vakıfa yardım eden eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna, hemşerilerine kıyak geçtiği şeklinde bir durum olmadığını söyledi. Gürtuna, Karamanı önce iyi bilmek lazım ki bu hizmetin ne olduğunu anlamak gerekiyor. Dünyada ilk tarım kanunu o topraklarda çıktı. İnsanlık tarihinde ilk tencere yemeği o topraklarda pişti. İlk sosyal hayat o topraklarda oluştu. İlk sosyal düzen o topraklarda kuruldu. O topraklar insanlık tarihinin adıdır. Onun için o topraklara hizmet etmek istedik. diye konuştu.Yapılan konuşmaların ardından iki bloktan oluşan eğitim evinin açılışını Bakan Davutoğlu gerçekleştirdi. Davutoğlu, açılışın ardından binayı ve müştemilatını gezerek bilgi aldı. CİHAN
Zaman
Son Dakika
06.10.2013
DavutoğluBMİnsanlıkZirvesi2016daİstanbulda/">İstanbuldayapılacakİstanbulda-yapılacak/">Davutoğlu BM İnsanlık Zirvesi 2016da İstanbulda yapılacak
Traktör kazalarında ölümler daha fazla
Zaman
06.10.2013
13:39
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, geçen yıl tarım araçlarının karıştığı 727 trafik kazası meydana geldiğine dikkat çekerek, Güvenlik Traktör Kullanımı Projesi’ni hayata geçirdiklerini belirtti. Traktörlerin karıştığı kazalarda ölüm oranlarının daha yüksek oludğuna dikkat çeken Bayraktar, Proje süresince verilecek eğitimlerle ülke genelinde 10 bin çiftçiye ulaşmak hedefleniyor. dedi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, yaptığı yazılı açıklamada istatistiklerin tarım araçlarının karıştığı trafik kazalarında daha fazla oranda ölüm ve yaralanma meydana geldiğini gösterdiğini belirtti. Emniyet Genel Müdürlüğü verilerine göre 2007–2012 yılları arasında tarım araçlarının yıllık ortalama olarak bin 50 ölümlü ve yaralanmalı trafik kazasına karıştığını kaydeden Bayraktar, bu kazalar sonucunda ortalama yılda yaklaşık 65 kişinin hayatını kaybettiğini, yıllık ortalama 2 bin 150 kişinin yaralandığını ya da sakat kaldığını bildirdi. Geçen yıl, tarım araçlarının karıştığı 727 trafik kazası meydana geldiğini belirten Bayraktar, bu kazalarda 54 kişinin hayatını kaybettiğine, bin 302 kişinin ise yaralandığına dikkati çekti.TRAKTÖRLERİN KARIŞTIĞI KAZALARDA ÖLÜM ORANI DAHA YÜKSEK Tarımsal faaliyetlerin yoğunlaştığı dönemlerde traktörlerin kazalara karışma sayılarının arttığını dile getiren Bayraktar, Araştırmalar ölümlü trafik kazalarının toplam kazalar içinde oranı ortalama yüzde 2,5 iken, traktörlerin karıştığı kazaların ölümle sonuçlanma oranının daha fazla olduğunu göstermektedir. 2012 yılında bu oran yüzde 7,4 olmuştur. Kazalar büyük oranda trafik kurallarına uymamak, dikkatsizlik ve tedbirsizlik gibi sürücü hataları ve araçlarda far ve diğer ışık sistemleri gibi gerekli teknik donanımın bulunmayışı veya standartlara uygun halde olmayışı nedeniyle meydana gelmektedir. Dolayısıyla güvenli bir şekilde kullanılmayan tarım araçları da diğer araçlar gibi trafik ve dolayısıyla insan güvenliği bakımından büyük riskler oluşturmaktadır.” şeklinde konuştu. Türkiye Ziraat Odaları Birliği, İçişleri Bakanlığı, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Yiğit Akü işbirliğiyle ‘Güvenli Traktör Kullanımı Projesi’ hazırlandığını kaydeden Bayraktar, “Projeyle traktör kullanıcılarını trafik kuralları hakkında bilgilendirmek, güvenli traktör sürüş tekniklerini benimsetmek, traktörlerin sebep olduğu trafik kazalarını azaltmak, traktör kullanıcılarına aracı daha iyi tanıtmak ve benimsetmek ve doğru traktör kullanımıyla tarımsal işlerin güvenli yapılmasını sağlamak amaçlanmaktadır. dedi. Bayraktar, proje süresince verilecek eğitimlerle ülke genelinde 10 bin çiftçiye ulaşmayı hedeflediklerini aktardı. Eğitimlerin ilk ayağının 26 Eylül 2013 tarihinde Konya’nın Altınekin ilçesinde gerçekleştirildiğini aktardı. CİHAN
Zaman
Son Dakika
06.10.2013
TraktörkazalarındaölümlerdahafazlaTraktör kazalarında ölümler daha fazla
Öğrenciler eğitime final maçına çıkan sporcular gibi başladı
Zaman
16.09.2013
10:59
Samsunda 20132014 eğitimöğretim yılı 1.sınıf öğrencileri için okul sürprizlerle başladı. Final maçına çıkan sporcular gibi karşılanan öğrenciler, konfeti ve volkan şovuyla eğlenceli dakikalar geçirerek sınıflarına gitti.İlkadım ilçesindeki Feza Berk Koleji’nde okulun ilk günü olması nedeniyle bir tören düzenlendi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından okula yeni başlayan öğrencilerle diğer sınıflardaki öğrenciler tanıştı. Okul bahçesindeki törenin bitmesiyle alkışlar eşliğinde sınıflarına gönderilen 1.sınıf öğrencileri okul merdivenlerinden çıkarken konfeti ve kıvılcım saçan volkanların arasından geçti. Sevinçten çığlıklar atan öğrencileri gören veliler ise ellerindeki cep telefonlarıyla çocukların fotoğraf ve görüntülerini çekti. Okul yönetiminin sürprizi bununla da sınırlı kalmadı. Birinci sınıflardaki öğrencilere içerisinde kırtasiye malzemelerinden oluşan bir de hediye paketi verildi. Okulun ilk günü sıralarına oturan ve ortama hemen uyum sağlayan öğrencilerin yanı sıra annesinden ayrılmak istemeyen ve gözyaşı dökenler de vardı. Bazı öğrenciler annelerinin boynuna sarılarak onlara zor anlar yaşattı. 255 BİN 252 ÖĞRENCİ DERS BAŞI YAPTI Samsunda yeni eğitim-öğretim yılının başlaması ve İlköğretim Haftası dolayısıyla Atatürk Anıtında İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından çelenk sunma töreni düzenlendi. Buradaki tören, İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Mustafa Cora’nın anıta çelenk sunmasının ardından saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla sona erdi. Törene Milli Eğitim Bakanlığı müfettişleri, İl Milli Eğitim müdür yardımcıları, ilçe milli eğitim müdürleri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Tüm öğrencilere başarılar dileyen İl Milli Eğitim Müdürü Cora, 2013-2014 eğitim öğretim yılı başladı. Öğrenciler ve öğretmenler üç ay süren yaz tatilinin ardından 13 Haziran 2014e kadar sürecek yeni eğitim-öğretim yılı maratonuna başladı. Birinci sınıf ve okul öncesi öğrenciler oryantasyon eğitimi nedeniyle her sene olduğu gibi bu yıl da okula bir hafta erken başlamıştı. Öğretim yılının birinci dönemi 24 Ocak 2014 Cuma günü sona erecek. 27 Ocak - 7 Şubat tarihleri arasında yarıyıl tatilini yapacak olan öğrenciler için ikinci dönemin ilk zili 10 Şubat 2014 Pazartesi günü çalacak. 13 Haziran 2014 tarihinde ise yaz tatiline girilecek. 2013-2014 eğitim-öğretim yılında Samsunda bin 148 okulda 16 bin 86 öğretmen ile 19 bin 200 okul öncesi, 81 bin 172 ilkokul, 84 bin 457 ortaokul ve 70 bin 423 ortaöğretim olmak üzere toplam 255 bin 252 öğrencinin ders başı yaptı. dedi. CİHAN
Zaman
Son Dakika
16.09.2013
ÖğrencilereğitimefinalmaçınaçıkansporculargibibaşladıÖğrenciler eğitime final maçına çıkan sporcular gibi başladı
Bülent Korucu - Nuh Mete Yüksel klonlandı mı?
Zaman
03.09.2013
18:24
Hizmet camiası hakkında son zamanlarda yazılanları bir yerlerden hatırlıyorum diye düşünürken arşiv imdadıma yetişti. Fethullah Gülen’in fikirleri etrafında toplanıp ‘hizmet’ etmeye çalışan insanlar hemen her devirde benzer suçlamalara muhatap oluyor.Defalarca yargı süzgecinden ve üst üste Yargıtay temyizinden geçen kararlara rağmen iddialar devam ediyor. Müddeilerin kimlikleri değişse de söylenenler üç aşağı beş yukarı aynı. Ben son 20 yılda kısa bir gezinti yaptırıp hafızanızı tazeleyeyim; bugün söylenenleri siz kıyaslayın.Bu konudaki önceliği tabii ki Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı Nuh Mete Yüksel’e vereceğim. Daha önce bizzat soruşturma yapıp takipsizlik verdiği iddialarda beş yıl sonra ‘kuvvetli suç şüphesi’ görüp dava açan savcıdan söz ediyorum. Bu idrak değişikliğinde 28 Şubat sürecindeki linç kampanyası mı yoksa Çağdaş Eğitim Vakfı’nda ele geçirilen kaset mi etkili oldu, bilemiyorum. Ama bakın Savcı Yüksel, 10 yıldan fazla süren ve Yargıtay’da üç kademeli temyizden geçen davayı açarken iddianamede şunları yazmış: “Fethullah Gülen, İslamcı ideolojik bir yaklaşımla, bulunduğu legal yolu muhafaza ederek, sahibi olduğu etkin mali gücü ile; A- Bünyesinde bulunan vakıf, okul ve dersaneleri kullanarak eğitilmiş gençlerden oluşan bir taban oluşturmak, B- Devletin bütün kadrolarında, bütün bürokraside, Milli Eğitim Bakanlığı ve Emniyet teşkilatında kadrolaşmak istemektedir. Fethullah Gülen, ilk etapta devlete karşı savaş vererek hedeflere ulaşmanın yıpratıcı olacağını teşhis etmiş, bu nedenle mevcut sistemi yıkma yerine, devlet modeline uygun bir örgütlenme ile devlete alternatif bir sistem kurmayı hedeflemiştir.”Hikâyeyi belki de belli periyotlarda ‘Fethullahçılar devlete sızdı’ haberleri yapan Aydınlık ile başlatmalıydım. 10 Ocak 1999 tarihinde yaptığı kapak, medyadaki yandaşları aracılığı ile tedavülde tutulmuş ve defalarca gündeme getirilmişti. ‘Fethullahçılar Emniyet’i ele geçirdi’ başlıklı habere bir göz atalım: “Nurcuların en büyük grubu olan Fethullahçılar, Gülen Tarikatı’nın, Emniyet Genel Müdürlüğü içinde nasıl örgütlendiği, bir rapor halinde devletin üst düzey yetkililerine sunuldu. İşçi Partisi’ne ulaştırılan raporda, polis içindeki Fethullahçı örgütlenme ayrıntılı bir biçimde ele alınıyor. Cemaatin, 28 Şubat sürecinden sonra aldığı önlemler de raporda belirtiliyor. İşçi Partisi Genel Bakan Vekili Hasan Yalçın, ‘Fethullah Hoca Cemaati ve Emniyet Teşkilatı’ başlıklı 10 sayfalık belgeyi, ‘gereğinin yapılması için’ İçişleri Bakanlığı’na iletti.” Size de çok tanıdık geldi değil mi? Star Gazetesi’nin aslan payını unutmak olmaz. Fatih Çekirge ve Yılmaz Özdil yönetimindeki Star’dan bahsediyorum. Şu satırlar da Star’dan: “Ülkemizi sarsan 28 Şubat 1997 sürecinde gündemi oluşturan irticai hareketlere ilişkin devletin ilgili birimleri tarafından hazırlanan ve bir örneği, gereği yapılmak üzere İçişleri Bakanlığı’na gönderilen ‘şok liste’yi Star ele geçirdi. Devletin ilgili birimleri tarafından ‘gereği yapılmak üzere’ gönderilen listedeki isimlerin bir kısmı için ‘gereği’ yapılıp aktif görevden kızağa çekildiği ortaya çıktı. Star’ın araştırmasına göre, kızağa çekilenler arasında il emniyet müdürleri de bulunuyor. Listede ismi geçen il emniyet müdür yardımcılarından birisi de son çıkarılan kararnameyle ‘Polis Okulu’na verildi. Devletin ilgili birimleri tarafından yapılan çalışmalar sonucu belirlenen listede 87 isim yer aldı.” Star, zaferini birkaç gün sonra “Fethullahçı liste MGK’da” haberiyle taçlandırmıştı. 28 Şubat’ta Hizmet’e karşı gazete ve televizyonlarla yapılan linç kampanyasında açık artırmaya ‘İdam talebi’ başlığı ile en yüksek teklifi Sabah Gazetesi vermişti. Nuh Mete Yüksel klonlandı mı diye sormakta haksız mıyım?
Zaman
En Çok Okunan
03.09.2013
BülentKorucu-NuhMeteYükselklonlandımı?Bülent Korucu - Nuh Mete Yüksel klonlandı mı?
Bülent Korucu - Nuh Mete Yüksel klonlandı mı?
Zaman
03.09.2013
01:59
Hizmet camiası hakkında son zamanlarda yazılanları bir yerlerden hatırlıyorum diye düşünürken arşiv imdadıma yetişti. Fethullah Gülen’in fikirleri etrafında toplanıp ‘hizmet’ etmeye çalışan insanlar hemen her devirde benzer suçlamalara muhatap oluyor.Defalarca yargı süzgecinden ve üst üste Yargıtay temyizinden geçen kararlara rağmen iddialar devam ediyor. Müddeilerin kimlikleri değişse de söylenenler üç aşağı beş yukarı aynı. Ben son 20 yılda kısa bir gezinti yaptırıp hafızanızı tazeleyeyim; bugün söylenenleri siz kıyaslayın.Bu konudaki önceliği tabii ki Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı Nuh Mete Yüksel’e vereceğim. Daha önce bizzat soruşturma yapıp takipsizlik verdiği iddialarda beş yıl sonra ‘kuvvetli suç şüphesi’ görüp dava açan savcıdan söz ediyorum. Bu idrak değişikliğinde 28 Şubat sürecindeki linç kampanyası mı yoksa Çağdaş Eğitim Vakfı’nda ele geçirilen kaset mi etkili oldu, bilemiyorum. Ama bakın Savcı Yüksel, 10 yıldan fazla süren ve Yargıtay’da üç kademeli temyizden geçen davayı açarken iddianamede şunları yazmış: “Fethullah Gülen, İslamcı ideolojik bir yaklaşımla, bulunduğu legal yolu muhafaza ederek, sahibi olduğu etkin mali gücü ile; A- Bünyesinde bulunan vakıf, okul ve dersaneleri kullanarak eğitilmiş gençlerden oluşan bir taban oluşturmak, B- Devletin bütün kadrolarında, bütün bürokraside, Milli Eğitim Bakanlığı ve Emniyet teşkilatında kadrolaşmak istemektedir. Fethullah Gülen, ilk etapta devlete karşı savaş vererek hedeflere ulaşmanın yıpratıcı olacağını teşhis etmiş, bu nedenle mevcut sistemi yıkma yerine, devlet modeline uygun bir örgütlenme ile devlete alternatif bir sistem kurmayı hedeflemiştir.”Hikâyeyi belki de belli periyotlarda ‘Fethullahçılar devlete sızdı’ haberleri yapan Aydınlık ile başlatmalıydım. 10 Ocak 1999 tarihinde yaptığı kapak, medyadaki yandaşları aracılığı ile tedavülde tutulmuş ve defalarca gündeme getirilmişti. ‘Fethullahçılar Emniyet’i ele geçirdi’ başlıklı habere bir göz atalım: “Nurcuların en büyük grubu olan Fethullahçılar, Gülen Tarikatı’nın, Emniyet Genel Müdürlüğü içinde nasıl örgütlendiği, bir rapor halinde devletin üst düzey yetkililerine sunuldu. İşçi Partisi’ne ulaştırılan raporda, polis içindeki Fethullahçı örgütlenme ayrıntılı bir biçimde ele alınıyor. Cemaatin, 28 Şubat sürecinden sonra aldığı önlemler de raporda belirtiliyor. İşçi Partisi Genel Bakan Vekili Hasan Yalçın, ‘Fethullah Hoca Cemaati ve Emniyet Teşkilatı’ başlıklı 10 sayfalık belgeyi, ‘gereğinin yapılması için’ İçişleri Bakanlığı’na iletti.” Size de çok tanıdık geldi değil mi? Star Gazetesi’nin aslan payını unutmak olmaz. Fatih Çekirge ve Yılmaz Özdil yönetimindeki Star’dan bahsediyorum. Şu satırlar da Star’dan: “Ülkemizi sarsan 28 Şubat 1997 sürecinde gündemi oluşturan irticai hareketlere ilişkin devletin ilgili birimleri tarafından hazırlanan ve bir örneği, gereği yapılmak üzere İçişleri Bakanlığı’na gönderilen ‘şok liste’yi Star ele geçirdi. Devletin ilgili birimleri tarafından ‘gereği yapılmak üzere’ gönderilen listedeki isimlerin bir kısmı için ‘gereği’ yapılıp aktif görevden kızağa çekildiği ortaya çıktı. Star’ın araştırmasına göre, kızağa çekilenler arasında il emniyet müdürleri de bulunuyor. Listede ismi geçen il emniyet müdür yardımcılarından birisi de son çıkarılan kararnameyle ‘Polis Okulu’na verildi. Devletin ilgili birimleri tarafından yapılan çalışmalar sonucu belirlenen listede 87 isim yer aldı.” Star, zaferini birkaç gün sonra “Fethullahçı liste MGK’da” haberiyle taçlandırmıştı. 28 Şubat’ta Hizmet’e karşı gazete ve televizyonlarla yapılan linç kampanyasında açık artırmaya ‘İdam talebi’ başlığı ile en yüksek teklifi Sabah Gazetesi vermişti. Nuh Mete Yüksel klonlandı mı diye sormakta haksız mıyım?
Zaman
Köşe Yazıları
03.09.2013
BülentKorucu-NuhMeteYükselklonlandımı?Bülent Korucu - Nuh Mete Yüksel klonlandı mı?
Mutfaktaki şefleri akademide yetiştirecek
Zaman
24.08.2013
01:53
İstanbul’un en köklü ve gözde mekanlarından Borsa Restoran ile Masa Restoran’ı satın alan Doğuş grubu şimdi de mutfak akademisi ile sektörde söz sahibi olmak istiyor. Yeme içme sektörünün lider şirketlerinden Doğuş grubu altında bulunan Doors Akademi, mutfak alanında uzman elemanları kendi bünyesinde yetiştirecek. Doors Akademi Direktörü Prof. Dr. Bike Kocaoğlu, “Akademide sektörün ihtiyacı olan uzmanlığı, uluslararası standartlarda vermeyi hedefliyoruz. Akademide, aşçılık, pastacılık ve ekmekçilik, yiyecek içecek servis uzmanlığı gibi 9 farklı dalda profesyonel mutfak eğitimleri vereceğiz.” dedi. Eğitimlerin 23 Eylül tarihinde başlayacak olduğunu ifade eden Kocaoğlu, eğitimlere sektörde çalışmayı düşünmeyen amatörler ve ev hanımlarının da katılabileceğini söyledi. Kocaoğlu, “Arçelik, Öztiryakiler, Doluca, İlly ve Ülker’in katkılarıyla hayata geçirilen Doors Akademi yılda bin 200 profesyonel öğrenci, 2 binin üzerinde amatör mutfak tutkunu ve 100’ün üzerinde kurumsal müşteriye eğitim verecek.” diye konuştu. Eğitimlerde ilk 3’e giren mezunlara iş fırsatı verileceğini belirten Direktör Kocaoğlu, “Mezunlarımıza aldıkları sertifikalarla yurtdışında da çalışma fırsatı sunuyoruz.” dedi. Doors Akademi’yi diğer birçok eğitim kurumundan ayıran özelliği ise akademi yüzde 40 okul, yüzde 60 sahada işyeri uygulaması yapıyor. Doors akademi eğitimlerini 3 bin metrekareye kurulu alanda verecek. Eğitim programı sonunda öğrenciler Milli Eğitim Bakanlığı onaylı başarı sertifikası ve uluslararası geçerliliğe sahip IHK belgesi almaya hak kazanacak. Eğitimler alındıkları branşa göre 6 ile 24 hafta arasında gerçekleşecek. Ücretler ise eğitimin içeriği ve süresine göre 800 ilâ 13.900 lira arasında olacak. Doors Akademi öğrencilerine aylık 200 TL civarında bir ödeme yapacak. Böylelikle öğrenciler kurs ücretinin yüzde 10’unu geri almış olacak.
Zaman
Ekonomi
24.08.2013
MutfaktakişefleriakademideyetiştirecekMutfaktaki şefleri akademide yetiştirecek
Dikkat! SBS'de tercih sistemi değişti
Zaman
13.07.2013
02:11
SBS sonuçları, tercih ve yerleştirme sistemindeki yeniliklerle açıklandı. Bu yıl 10 tercihten oluşan okul listesi bir kez düzenlenecek. Asıl listeden okula yerleşenlerin kayıt yaptırmaması durumunda boş kalan kontenjanlar, yedek listeden dolacak. Eğitimcilere göre bu sistemde öğrencilerin açıkta kalma ihtimali daha yüksek.1 milyonu aşkın 8. sınıf öğrencisinin girdiği Seviye Belirleme Sınavı (SBS) sonuçları dün açıklandı. 16 öğrenci, 500 tam puan alarak birinciliği paylaştı. Son kez yapılan SBS’de tercih sistemi de değişti. Bu yüzden, 10 okul yazılabilen tercih listesi büyük önem taşıyor. Yedekten yerleştirmeler bu 10 tercih esas alınarak yapılacak, kontenjanı açık olsa ve puan tutsa bile listede olmayan bir başka okul seçilemeyecek. İkinci bir tercih veya düzeltme işlemi de yapılamayacak. Anadolu imam hatip liseleri ile meslek liselerindeki boş kontenjanlar için merkezî ön kayıt sistemi ile ikinci tercih hakkı verilecek. Tercih süreci, temmuzun 15’inde başlayıp 21’inde son bulacak. Bu yıl son kez yapılan Seviye Belirleme Sınavı’nda (SBS), tüm sorulara doğru cevap veren 110 öğrenciden 16’sı, okul birincisi oldukları için 500 tam puan aldı. İstanbul’dan 7, Eskişehir’den 2 birinci çıktı. Şampiyonluk gururu yaşayan diğer şehirler; Konya, Manisa, Diyarbakır, Kütahya, Zonguldak, Gaziantep ve Aydın oldu. 2013 Ortaöğretim Yerleştirme Programı’na (OYP) göre tercih yapabilecek yani 201 puan ve üzeri alan öğrenci sayısı 1 milyon 49 bin 293 olarak gerçekleşti. 8 Haziran’da düzenlenen sınavda öğrencilere 100 soru soruldu. Bu sorular, sınav sonrası akademisyenlerin de yer aldığı bilim kurulları tarafından tekrar incelendi. Kurul ve komisyonlar iptali gerektiren herhangi bir soru tespit edemedi.SBS sonuçları, tercih ve yerleştirme sistemindeki yeniliklerle açıklandı. Buna göre asıl listeden okula yerleşenlerin kayıt yaptırmaması durumunda boş kalan kontenjanlara, yedekten kayıt hakkı verilecek. Eğitimcilere göre bu sistemde öğrencilerin açıkta kalma ihtimali daha yüksek. Kaç kişinin nereyi tercih edeceği bilirlenemeyeceği için boş kalacak kontenjanları kestirmek mümkün olamayacak. Yedek yerleştirme de 10 tercih esas alınarak yapılacağı için kontenjanı açık kalan bir başka okul seçilemeyecek. İlk yerleştirmede açık kontenjanı kalan puanı yüksek bir okula, yedek yerleştirmede o okulu tercih etmeyen yüksek puanlı biri giremeyecek. Ancak o okulu ilk yerleştirmede tercih eden daha düşük puanlı bir öğrenci yerleşebilecek. Öğrencinin tercih sıralaması büyük önem taşıyor. Düzeltme şansı olmayacağı için istemediği bir okulu tercih eden, bu okulda okumak zorunda kalacak. Tercihlerinden birini asıl olarak kazanan, 12-16 Ağustos arasında kayıt yaptıracak. Asıl kayıtlar sona erdikten sonra 16 Ağustos saat 19.00’dan itibaren boş kalan kontenjanlara kayıt hakkı kazanan öğrenciler ilan edilecek. Her okulun boş kontenjan sayısı kadar öğrenciye, daha önce açıklanan yedek sırası dikkate alınarak kayıt hakkı verilecek. Bu öğrenciler 3 gün içinde kayıt yaptırabilecek. Kontenjanlar için yedek listede yer alan öğrenciye kayıt hakkı verilmesi işlemi, 26 Ağustos saat 17.00’ye kadar sistem tarafından otomatik yapılacak. 19-26 Ağustos arasındaki yedek kayıt döneminde yedek listeden kayıt hakkı kazananlar, her gün saat 19.00’da duyurulacak. Bu kayıtlar da 29 Ağustos günü mesai bitimine kadar devam edecek. Okullara yerleştirme sonuçları 6 Ağustos’ta ilan edilecek.İmam hatiplere ikinci tercih hakkıAnadolu imam hatip liseleri ile meslek liselerinde boş kalan kontenjanlara merkezî ön kayıt sistemi ile ikinci tercih hakkı verilecek. Açık kontenjan kalması veya tercih listeleri yayımlandıktan sonra kurum açılması durumunda, Öğretim Yerleştirme Programı (OYP) esas alınarak merkezî sistem üzerinden ön kayıt yolu ile öğrenci alınacak. İşlemler, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından gerçekleştirilecek. Bu öğrencilere ikinci tercih hakkı verilecek. Tercihlere göre puan üstünlüğü esas alınacak. Yöntemle bu okullardaki kontenjanların azami ölçüde doldurulması hedefleniyor.Tek devlet okulu birincisiSBS sonuçlarına göre Aydın’dan Lara Özden, 16 şampiyon arasında yer alan tek devlet okulu öğrencisi oldu. Söke Vakıflar İlkokulu’nda okuyan Lara, 100 soruyu da doğru cevaplayarak 500 tam puan aldı. Ailesinin ve şehrinin gururu olan başarılı öğrenci, mühendis olmak istediğini söyledi. Başarısının sırrını şu sözlerle anlattı: “Çalışmayı ve kitap okumayı çok seviyorum. Bu sınav için de çok çalıştım. Konu eksiğimi bulup onun üzerine daha çok çalıştım. Ders dışında keman çalarak kendimi rahatlatıyordum.” SADİ BAYAZIT AYDINŞırnak’ın gururu: Başarım okula gönderilmeyen kız çocuklarına örnek olacakEğitimle ilgili başarı sıralamalarında son sıralarda yer alan Şırnak, SBS’de sürpriz yaptı. Tarihinde ilk kez birinci
Zaman
En Çok Okunan
13.07.2013
DikkatSBSdetercihsistemideğiştiDikkat SBSde tercih sistemi değişti
Dikkat! SBS'de tercih sistemi değişti
Zaman
13.07.2013
01:52
SBS sonuçları, tercih ve yerleştirme sistemindeki yeniliklerle açıklandı. Bu yıl 10 tercihten oluşan okul listesi bir kez düzenlenecek. Asıl listeden okula yerleşenlerin kayıt yaptırmaması durumunda boş kalan kontenjanlar, yedek listeden dolacak. Eğitimcilere göre bu sistemde öğrencilerin açıkta kalma ihtimali daha yüksek.1 milyonu aşkın 8. sınıf öğrencisinin girdiği Seviye Belirleme Sınavı (SBS) sonuçları dün açıklandı. 16 öğrenci, 500 tam puan alarak birinciliği paylaştı. Son kez yapılan SBS’de tercih sistemi de değişti. Bu yüzden, 10 okul yazılabilen tercih listesi büyük önem taşıyor. Yedekten yerleştirmeler bu 10 tercih esas alınarak yapılacak, kontenjanı açık olsa ve puan tutsa bile listede olmayan bir başka okul seçilemeyecek. İkinci bir tercih veya düzeltme işlemi de yapılamayacak. Anadolu imam hatip liseleri ile meslek liselerindeki boş kontenjanlar için merkezî ön kayıt sistemi ile ikinci tercih hakkı verilecek. Tercih süreci, temmuzun 15’inde başlayıp 21’inde son bulacak. Bu yıl son kez yapılan Seviye Belirleme Sınavı’nda (SBS), tüm sorulara doğru cevap veren 110 öğrenciden 16’sı, okul birincisi oldukları için 500 tam puan aldı. İstanbul’dan 7, Eskişehir’den 2 birinci çıktı. Şampiyonluk gururu yaşayan diğer şehirler; Konya, Manisa, Diyarbakır, Kütahya, Zonguldak, Gaziantep ve Aydın oldu. 2013 Ortaöğretim Yerleştirme Programı’na (OYP) göre tercih yapabilecek yani 201 puan ve üzeri alan öğrenci sayısı 1 milyon 49 bin 293 olarak gerçekleşti. 8 Haziran’da düzenlenen sınavda öğrencilere 100 soru soruldu. Bu sorular, sınav sonrası akademisyenlerin de yer aldığı bilim kurulları tarafından tekrar incelendi. Kurul ve komisyonlar iptali gerektiren herhangi bir soru tespit edemedi.SBS sonuçları, tercih ve yerleştirme sistemindeki yeniliklerle açıklandı. Buna göre asıl listeden okula yerleşenlerin kayıt yaptırmaması durumunda boş kalan kontenjanlara, yedekten kayıt hakkı verilecek. Eğitimcilere göre bu sistemde öğrencilerin açıkta kalma ihtimali daha yüksek. Kaç kişinin nereyi tercih edeceği bilirlenemeyeceği için boş kalacak kontenjanları kestirmek mümkün olamayacak. Yedek yerleştirme de 10 tercih esas alınarak yapılacağı için kontenjanı açık kalan bir başka okul seçilemeyecek. İlk yerleştirmede açık kontenjanı kalan puanı yüksek bir okula, yedek yerleştirmede o okulu tercih etmeyen yüksek puanlı biri giremeyecek. Ancak o okulu ilk yerleştirmede tercih eden daha düşük puanlı bir öğrenci yerleşebilecek. Öğrencinin tercih sıralaması büyük önem taşıyor. Düzeltme şansı olmayacağı için istemediği bir okulu tercih eden, bu okulda okumak zorunda kalacak. Tercihlerinden birini asıl olarak kazanan, 12-16 Ağustos arasında kayıt yaptıracak. Asıl kayıtlar sona erdikten sonra 16 Ağustos saat 19.00’dan itibaren boş kalan kontenjanlara kayıt hakkı kazanan öğrenciler ilan edilecek. Her okulun boş kontenjan sayısı kadar öğrenciye, daha önce açıklanan yedek sırası dikkate alınarak kayıt hakkı verilecek. Bu öğrenciler 3 gün içinde kayıt yaptırabilecek. Kontenjanlar için yedek listede yer alan öğrenciye kayıt hakkı verilmesi işlemi, 26 Ağustos saat 17.00’ye kadar sistem tarafından otomatik yapılacak. 19-26 Ağustos arasındaki yedek kayıt döneminde yedek listeden kayıt hakkı kazananlar, her gün saat 19.00’da duyurulacak. Bu kayıtlar da 29 Ağustos günü mesai bitimine kadar devam edecek. Okullara yerleştirme sonuçları 6 Ağustos’ta ilan edilecek.İmam hatiplere ikinci tercih hakkıAnadolu imam hatip liseleri ile meslek liselerinde boş kalan kontenjanlara merkezî ön kayıt sistemi ile ikinci tercih hakkı verilecek. Açık kontenjan kalması veya tercih listeleri yayımlandıktan sonra kurum açılması durumunda, Öğretim Yerleştirme Programı (OYP) esas alınarak merkezî sistem üzerinden ön kayıt yolu ile öğrenci alınacak. İşlemler, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından gerçekleştirilecek. Bu öğrencilere ikinci tercih hakkı verilecek. Tercihlere göre puan üstünlüğü esas alınacak. Yöntemle bu okullardaki kontenjanların azami ölçüde doldurulması hedefleniyor.Tek devlet okulu birincisiSBS sonuçlarına göre Aydın’dan Lara Özden, 16 şampiyon arasında yer alan tek devlet okulu öğrencisi oldu. Söke Vakıflar İlkokulu’nda okuyan Lara, 100 soruyu da doğru cevaplayarak 500 tam puan aldı. Ailesinin ve şehrinin gururu olan başarılı öğrenci, mühendis olmak istediğini söyledi. Başarısının sırrını şu sözlerle anlattı: “Çalışmayı ve kitap okumayı çok seviyorum. Bu sınav için de çok çalıştım. Konu eksiğimi bulup onun üzerine daha çok çalıştım. Ders dışında keman çalarak kendimi rahatlatıyordum.” SADİ BAYAZIT AYDINŞırnak’ın gururu: Başarım okula gönderilmeyen kız çocuklarına örnek olacakEğitimle ilgili başarı sıralamalarında son sıralarda yer alan Şırnak, SBS’de sürpriz yaptı. Tarihinde ilk kez birinci
Zaman
Güncel
13.07.2013
DikkatSBSdetercihsistemideğiştiDikkat SBSde tercih sistemi değişti
Dikkat! SBS'de tercih sistemi değişti
Zaman
13.07.2013
01:51
SBS sonuçları, tercih ve yerleştirme sistemindeki yeniliklerle açıklandı. Bu yıl 10 tercihten oluşan okul listesi bir kez düzenlenecek. Asıl listeden okula yerleşenlerin kayıt yaptırmaması durumunda boş kalan kontenjanlar, yedek listeden dolacak. Eğitimcilere göre bu sistemde öğrencilerin açıkta kalma ihtimali daha yüksek.1 milyonu aşkın 8. sınıf öğrencisinin girdiği Seviye Belirleme Sınavı (SBS) sonuçları dün açıklandı. 16 öğrenci, 500 tam puan alarak birinciliği paylaştı. Son kez yapılan SBS’de tercih sistemi de değişti. Bu yüzden, 10 okul yazılabilen tercih listesi büyük önem taşıyor. Yedekten yerleştirmeler bu 10 tercih esas alınarak yapılacak, kontenjanı açık olsa ve puan tutsa bile listede olmayan bir başka okul seçilemeyecek. İkinci bir tercih veya düzeltme işlemi de yapılamayacak. Anadolu imam hatip liseleri ile meslek liselerindeki boş kontenjanlar için merkezî ön kayıt sistemi ile ikinci tercih hakkı verilecek. Tercih süreci, temmuzun 15’inde başlayıp 21’inde son bulacak. Bu yıl son kez yapılan Seviye Belirleme Sınavı’nda (SBS), tüm sorulara doğru cevap veren 110 öğrenciden 16’sı, okul birincisi oldukları için 500 tam puan aldı. İstanbul’dan 7, Eskişehir’den 2 birinci çıktı. Şampiyonluk gururu yaşayan diğer şehirler; Konya, Manisa, Diyarbakır, Kütahya, Zonguldak, Gaziantep ve Aydın oldu. 2013 Ortaöğretim Yerleştirme Programı’na (OYP) göre tercih yapabilecek yani 201 puan ve üzeri alan öğrenci sayısı 1 milyon 49 bin 293 olarak gerçekleşti. 8 Haziran’da düzenlenen sınavda öğrencilere 100 soru soruldu. Bu sorular, sınav sonrası akademisyenlerin de yer aldığı bilim kurulları tarafından tekrar incelendi. Kurul ve komisyonlar iptali gerektiren herhangi bir soru tespit edemedi.SBS sonuçları, tercih ve yerleştirme sistemindeki yeniliklerle açıklandı. Buna göre asıl listeden okula yerleşenlerin kayıt yaptırmaması durumunda boş kalan kontenjanlara, yedekten kayıt hakkı verilecek. Eğitimcilere göre bu sistemde öğrencilerin açıkta kalma ihtimali daha yüksek. Kaç kişinin nereyi tercih edeceği bilirlenemeyeceği için boş kalacak kontenjanları kestirmek mümkün olamayacak. Yedek yerleştirme de 10 tercih esas alınarak yapılacağı için kontenjanı açık kalan bir başka okul seçilemeyecek. İlk yerleştirmede açık kontenjanı kalan puanı yüksek bir okula, yedek yerleştirmede o okulu tercih etmeyen yüksek puanlı biri giremeyecek. Ancak o okulu ilk yerleştirmede tercih eden daha düşük puanlı bir öğrenci yerleşebilecek. Öğrencinin tercih sıralaması büyük önem taşıyor. Düzeltme şansı olmayacağı için istemediği bir okulu tercih eden, bu okulda okumak zorunda kalacak. Tercihlerinden birini asıl olarak kazanan, 12-16 Ağustos arasında kayıt yaptıracak. Asıl kayıtlar sona erdikten sonra 16 Ağustos saat 19.00’dan itibaren boş kalan kontenjanlara kayıt hakkı kazanan öğrenciler ilan edilecek. Her okulun boş kontenjan sayısı kadar öğrenciye, daha önce açıklanan yedek sırası dikkate alınarak kayıt hakkı verilecek. Bu öğrenciler 3 gün içinde kayıt yaptırabilecek. Kontenjanlar için yedek listede yer alan öğrenciye kayıt hakkı verilmesi işlemi, 26 Ağustos saat 17.00’ye kadar sistem tarafından otomatik yapılacak. 19-26 Ağustos arasındaki yedek kayıt döneminde yedek listeden kayıt hakkı kazananlar, her gün saat 19.00’da duyurulacak. Bu kayıtlar da 29 Ağustos günü mesai bitimine kadar devam edecek. Okullara yerleştirme sonuçları 6 Ağustos’ta ilan edilecek.İmam hatiplere ikinci tercih hakkıAnadolu imam hatip liseleri ile meslek liselerinde boş kalan kontenjanlara merkezî ön kayıt sistemi ile ikinci tercih hakkı verilecek. Açık kontenjan kalması veya tercih listeleri yayımlandıktan sonra kurum açılması durumunda, Öğretim Yerleştirme Programı (OYP) esas alınarak merkezî sistem üzerinden ön kayıt yolu ile öğrenci alınacak. İşlemler, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından gerçekleştirilecek. Bu öğrencilere ikinci tercih hakkı verilecek. Tercihlere göre puan üstünlüğü esas alınacak. Yöntemle bu okullardaki kontenjanların azami ölçüde doldurulması hedefleniyor.Tek devlet okulu birincisiSBS sonuçlarına göre Aydın’dan Lara Özden, 16 şampiyon arasında yer alan tek devlet okulu öğrencisi oldu. Söke Vakıflar İlkokulu’nda okuyan Lara, 100 soruyu da doğru cevaplayarak 500 tam puan aldı. Ailesinin ve şehrinin gururu olan başarılı öğrenci, mühendis olmak istediğini söyledi. Başarısının sırrını şu sözlerle anlattı: “Çalışmayı ve kitap okumayı çok seviyorum. Bu sınav için de çok çalıştım. Konu eksiğimi bulup onun üzerine daha çok çalıştım. Ders dışında keman çalarak kendimi rahatlatıyordum.” SADİ BAYAZIT AYDINŞırnak’ın gururu: Başarım okula gönderilmeyen kız çocuklarına örnek olacakEğitimle ilgili başarı sıralamalarında son sıralarda yer alan Şırnak, SBS’de sürpriz yaptı. Tarihinde ilk kez birinci
Zaman
Ana Sayfa
13.07.2013
DikkatSBSdetercihsistemideğiştiDikkat SBSde tercih sistemi değişti
Haber turu
Zaman
26.06.2013
01:54
Vlemınckx’yi Kayseri Erciyes kaptıSüper Lig’in yeni takımı Kayseri Erciyesspor’un, geçen sezonun ikinci yarısında Gençlerbirliği’nde kiralık oynayan Björn Vleminckx ile anlaşma sağladığı belirtildi. Belçika doğumlu 27 yaşındaki forvet, geçen sezon Başkent ekibinde 9 gol atma başarısı göstermişti.Yattara üçüncü lige transfer olduTrabzonspor’un eski yıldızı İbrahim Yattara, Belçika üçüncü lig ekiplerinden La Louviere’yle sözleşme imzaladı. Profesyonel futbol hayatına Belçika’da başlayan Gineli yıldız, yaklaşık 8 yıl Bordo-Mavili formayı terletmişti.Binnaz için sağlık ekibi gidiyorLondra’da rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan milli atlet Binnaz Uslu için tüm imkanlar seferber edildi. Atletizm Federasyonu Başkanı Mehmet Terzi, Spor Bakanlığı aracılığıyla Sağlık Bakanlığı’ndan Londra’ya gitmesi için sağlık ekibi talep ettiklerini söyledi. Oksijen almakta zorlanan Binnaz’ın ise vücut fonksiyonlarının en aza inmesi için uyutulduğu, bu nedenle de oksijen tüpüne bağlandığı ifade edildi.A Millilerin rakibi BelarusKadınlar Basketbol Avrupa Şampiyonası’nda çeyrek final heyecanı yarın başlıyor. İkinci tur grubunu ikinci sırada bitirerek çeyrek finale kalan A Milli Kadın Basketbol Takımı, perşembe günü saat 18.00’de Belarus ile karşı karşıya gelecek. İkinci turdaki maçların ardından iki grupta ilk 4’e giren 8 takım, Fransa’nın Orchies kentindeki Pevele Arena’da karşı karşıya gelecek.Kulüpler Birliği, başkansız kaldıTottenham’ın 42 yaşındaki kalecisi Brad Friedel, vücudu izin verdiği sürece yeşil sahalarda kalacağını açıkladı. Geçen sezon Hugo Lloris formayı kapana kadar Friedel’in Premier Lig’de 301 maç üst üste forma giyme rekoru bulunuyordu. Bir dönem G.Saray’da da forma giyen ABD’li kaleci, “Kulüp beni istemeyene ya da merdivenleri çıkamayacak duruma gelene kadar oynamak istiyorum.” dedi.Yücel İldiz, Adana Demirspor’daPTT 1. Lig takımlarından Adana Demirspor, Teknik Direktör Yücel İldiz ile dün iki yıllık sözleşme imzaladı. Kulüp Başkanı Mustafa Tuncel, hedeflerinin Süper Lig olduğunu ve bu nedenle de tecrübeli bir hocayı takımın başına getirdiklerini söyledi. Yücel İldiz, Adana Demirspor gibi köklü bir kulübe geldiğini belirterek, “Taraftarımızın da desteğiyle, yani hep birlikte hasret kaldığımız Süper Lig’e çıkmak istiyoruz.” dedi.R.Madrid’den Türkiye’ye yaz okuluReal Madrid, dünyanın 64 noktasında yer alan yaz okulu faaliyetlerine tarihinde ilk kez Türkiye’yi de ekledi. Madrid’in takım eğitim organizasyonlarını yöneten Real Madrid Foundation ile ‘dünyanın en lüks oteli’ unvanını alan Antalya’daki Mardan Palace Hotel işbirliğiyle açılacak yaz okuluna, Türkiye’nin yanı sıra BDT ülkelerinden 7-17 yaş grubu gençler de katılabilecek.
Zaman
Spor
26.06.2013
HaberturuHaber turu
Okay Karacan - Çok yakında daha çok koşup daha fazla yüzeceğiz
Zaman
23.06.2013
02:01
İspanya aklınıza gelecek tüm spor dallarında yetiştirdiği sporcularıyla bu yüzyıla damgasını vuruyor. Gerek takım sporlarında gerek bireysel performanslarda kulüpler ve milli takımlar düzeyinde İspanya bayrağının dalgalanmadığı turnuva yok.1992 yılında Barcelona Olimpiyatları’na ev sahipliği yaptıktan sonra İspanya sportif devrimini gerçekleştirdi. Olimpiyat ev sahipliğinin sosyal moral ve şehirleşmeyi düzenleyen başarısı büyük tesisleşme ritmiyle ülke tarihine katkı yaptı. Şimdi Madrid, 7 Eylül 2013’te Buenos Aires’te açıklanacak 2020 Olimpiyatı’nı kimin düzenleyeceğine ilişkin kararı bekliyor. Bu Avrupa Birliği üyesi olduktan sonra ivmelenen ülkenin son iki yılda yaşadığı ekonomik durgunluğa yeni hareket kazandıracak önemli bir fırsat.Tokyo, 1964 Olimpiyatları’nın ev sahipliğini yapmıştı. Japonlar savaş sonrası yıkılan ülkelerinin ne kadar hızlı geri döndüğünü o yıl harika bir organizasyon yaparak gösterdiler.1954 Dünya Kupası başarısı savaşın ağır mağlubu Alman ulusu için ne kadar büyük bir dönüm noktası ise 1964 Tokyo Olimpiyatı o denli Japonya’nın duygusal güçlenmesi anlamına gelir. 2020’nin koşulları ne 54 Dünya Kupası ne 64 Olimpiyat oyunları ikliminde olacak. Dijital çağın zirvesinden bahsediyor olacağız.O yüzden İstanbul 2020’yi almak kadar 2020’de ulusun sadece misafirperver olmadığını göstermek niyetinde. Tüm dallarda en yüksek katılım ve madalyaları toplayacak sporcular yetiştirmek için kapsamlı projeler şimdiden ortaya çıkmaya başladı.Son yılların devrimsel nitelikteki ilk projesi için start verildi. Atletizm ve Yüzme Federasyonları, Spor Bakanlığı’nın himayesinde uluslararası arenada ses getirecek elit sporcu sayısını artırmak için ilk adımı attılar.Devrimsel bir işbirliği modeliBu projeyi devrimsel kılan, ülke sporu tarihinde ilk kez özel bir şirketin sadece parasal değil tüm sosyal ve teknolojik gücüyle destek kanalı açıyor olması.Turkcell iki branş için Spor Bakanlığı’nın 28 milyon TL’lik desteğinin yanına 28 milyon TL’lik bir bütçe daha koyuyor. Toplam 56 milyon TL bütçe 2020 yılına kadar 200 bin sporcuyu Olimpiyat’a hazırlamak için harcanacak.Bu çalışmayı farklı kılan özellik 2013 Eylül ayında oylamayı İstanbul kaybettiği takdirde bile belirlenen modeller dahilinde sistemi büyütme odaklı olması.Her iki federasyon da şu anda 18 bin olan faal sporcu sayısını önce 40 bin, 2020’de 100 bine çıkarmayı planlıyor.Atletizm Uluslararası Atletizm Federasyonları Birliği modelini esas alıyor, İzmir’de Uluslararası Yüksek Performans Merkezi açılacak. Federasyon Başkanı Mehmet Terzi’ye göre dünya çapında 10’uncu büyük olacak bu merkez altyapıda uluslararası standartlarda sporcular yetiştirilmesini amaçlıyor.Yüzmede ise Bob Bowman Modeli esas alınıyor. Michael Phelps’in antrenörü Bowman İstanbul Tozkoparan Olimpik Havuz’u merkez olmak üzere 4 farklı şehirde sporcu ve antrenör geliştirme projelerine koordinasyon sağlayacak.Belirlenen iki model de uluslararası standart olarak başarının altın anahtarı gibi görünüyor. Rakamlara ve modelin içini dolduran figürlere bakıldığında heyecan verici bir süreç bizi bekliyor.Peki uygulamada başarı sağlanabilecek mi?İletişim teknolojisi spora yön verecekHer iki federasyonun destekçi Turkcell ile yakın temas kurarak çalışacak olması verimli bir sinerji yaratabilir. Örneğin iletişim ve teknoloji desteği ülkede daha önce benzerini görmediğimiz bir şekilde gerçekleşecek.Ulusal bir veri tabanı oluşturularak sporcuların başarı ve dereceleri mobilden takip edilecek. Sporculara ve ailelere mobil eğitim bilgilendirmesi yapılacak.Bu şunu gösteriyor. Tüm sportif dereceler, devam ve devamsızlıklar, performans çizelgeleri ve gelişim grafikleri verilen eğitimin içerisinde takip edilecek.Teknoloji, iyi eğitmenler ve koordineli çalışmanın başarı potansiyeli yüksek sporcuyu bulma hızı ve kolaylığı sağlayacağına şüphe yok.Yedi yıllık bir çalışma yapılacak. İki Federasyon ve Turkcell’in uygulamadaki adımlarını takip ettikçe paylaşacağız.Başarı yeni sponsorları, yeni atılımcı fikirleri tetikleyecektir. İspanya örneğinde olduğu gibi sokaktaki insana dokundukça, onları spor alanlarında iyi olanın kazanacağına, hak edenin forma alacağına inandıran projeler gerçekleştirdikçe ülkede bir sportif devrim yaşanacağına inanabiliriz.Sessiz sedasız yeni bir sportif gelişim kanalı açılıyor.Tarihe not düşelim.İyi pazarlar.
Zaman
Köşe Yazıları
23.06.2013
OkayKaracan-ÇokyakındadahaçokkoşupdahafazlayüzeceğizOkay Karacan - Çok yakında daha çok koşup daha fazla yüzeceğiz
Birinci yine Safvet Koleji'nden
Samanyolu Haber
02.05.2011
14:16
Özel Nilüfer Safvet Koleji bilgisayar olimpiyatında Türkiye Birincisi oldu

Ulusal E-Dream Bilgisayar Proje Olimpiyatında Bursa İnegöl Özel Nilüfer Safvet Koleji ?Kelebeklerin Dünyası? adlı çalışmasıyla web tasarım dalında Türkiye Birincisi olarak altın madalya aldı. Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü ve Özel Fatih Eğitim Kurumlarının koordinatörlüğünde bu yıl İstanbul?da 7. si düzenlenen ?E-Dream Ulusal Bilgisayar Proje Olimpiyatı?ı finali 30 Nisan 2011 tarihinde İstanbul?da yapıldı. Olimpiyatta Bursa İnegöl?deki Özel Nilüfer Safvet Koleji Türkiye Birincisi olarak Altın Madalya kazandı. E-Dream Bilgisayar Proje Olimpiyatında Türkiye genelinde 78 ilden başvuru yapan 1016 okulun 2150 projesinin değerlendirildiği ön eleme sonuçları ile 70 proje finale kaldı. ?Web Tasarım? kategorisinde yarışan Özel Safvet Koleji öğrencisi Emre Tosun Altın Madalya kazanıp Türkiye birincisi olup ödül olarak da taşınabilir bilgisayar kazandı. 2150 projenin katıldığı yarışmada web tasarım dalında Altın Madalya alan Emre Tosun, kelebeklerin dünyasını tanıtıyor. Konuyla ilgili sorularımızı cevaplayan Özel Safvet Koleji Bilgisayar Öğretmeni İhsan Ünlü, ?Binlerce projenin katıldığı yarışmada ilk elemeyi geçince madalya alacağımıza inanmıştık. Öğrencimizin, geçen yılda aynı yarışmada ?Bambaşka Bir Dünya - Arılar Dünyası? tasarımı ile üçüncü olmuştu. Bu sene birinci olacağımıza inancımız tamdı ve öğrencimiz birinci olarak bizleri çok mutlu etti.?dedi.
Samanyolu Haber
Son Dakika
02.05.2011
BirinciyineSafvetKolejindenBirinci yine Safvet Kolejinden
"Hiçbir şair Mehmet Akif kadar güzel sıfatlara sahip değil"
Samanyolu Haber
02.04.2011
06:25


İzmirde, 2011 Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy Yılı etkinlikleri kapsamında İzmir Eğitimciler Derneği (İZED) tarafından İzmir Kız Lisesinde bir panel düzenlendi. Panelin açılışında konuşan İZED Başkanı Salih Narin, Mehmet Akif Ersoydan başka hiçbir şairin, milli şair, Çanakkale şairi, Kurtuluş Savaşı Şairi gibi güzel sıfatlara sahip olmadığını söyledi. Narin, Akifi bazen şiir yazarken, bazen cami kürsüsünde halka milli mücadeleyi anlatırken göreceksiniz. Böylesi özel bir insanı anlamak ve anlatmak için çalışmaya devam etmeliyiz dedi. İzmir Kız Lisesi Konferans Salonunda düzenlenen panelde salon tamamen doldu. Panele katılan Milli Eğitim Bakanlığı Strateji Geliştirme Daire Başkanı Nurettin Konaklı, şairin yetiştiği dönemin 1. ve 2. Meşrutiyet, 1. Dünya ve Kurtuluş savaşlarının yaşandığı dönem olduğunu hatırlatarak, Akifin altyapısında öncelikle iyi bir babadan eğitim alması var, öğretmenliği var, aksiyon insanlığı var, vaaz ve hatipliği var, manevi ve halk önderliği var. Akifin hayat felsefesinde doğru adam olmak düsturu var. Akif, şiiri sanat için değil, toplumu eğitmek ve harekete geçirmek için yazmıştır diye konuştu. Panele katılan İzmir İl Milli Eğitim Müdürü M. Ragıp Üye de, milletlerin tarihlerinde iz bırakan olay ve şahsiyetler bulunduğunu, milli şuuru ayakta tutmak için bunları hatırlamak gerektiğini söyledi. Mehmet Akifin Türk milletinin tarihinde iz bırakan bir kişi olduğunu ifade eden Üye, Akifin hangi şartlarda yazdığını bilmemiz gerekiyor. Mehmet Akif, Türk milleti tarihinin en karanlık dönemini yaşarken herkesi yurt savunmasına çağırdı. Allah bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdırmasın ama Akifler hep olsun şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından panele geçildi. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fazıl Gökçekin moderatörlüğünü yaptığı panelde, Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatih Andı, Balıkesir Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Varlı ve Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Sebahattin Çağın, Mehmet Akif Ersoyun hayatı ve eserleri ile ilgili bilgiler verdi. Panel öncesinde lisenin girişinde Mehmet Akif Ersoyun kendi el yazması olan ilk İstiklal Marşı yazımları sergilendi. Ayrıca, İstiklal Marşının ilk beste çalışma belgeleri de sergilendi. Panel öncesinde Karşıyaka Selçuk Yaşar İlköğretim Okuulunun minik öğrencilerinin İstiklal Marşını okuması salonda bulunanları duygulandırdı.
Samanyolu Haber
Son Dakika
02.04.2011
HiçbirşairMehmetAkifkadargüzelsıfatlarasahipdeğilHiçbir şair Mehmet Akif kadar güzel sıfatlara sahip değil
MHP'ye Balıkesir'de doktor aday
Samanyolu Haber
26.03.2011
03:09
Balıkesirde Uzman Doktor Mehmet Çalışkan, MHPden Balıkesir Milletvekili Aday Adayı oldu.

Balıkesirde uzun yıllar İl Sağlık Müdürü olarak görev yapan ve bu süre içerisinde 4 defa görevinden alınıp mahkeme kararıyla tekrar görevine iade edilen Uzman Doktor Mehmet Çalışkan, MHPden Balıkesir Milletvekili Aday Adayı oldu. Çalışkan, aday adaylığını parti binasında düzenlenen ve kabalık bir katılımla gerçekleşen basın toplantısında resmen açıkladı. 4 DEFA ALINDIĞI GÖREVİNE 4 DEFA GERİ GELDİ MHP Balıkesir Milletvekili Aday Adayı Mehmet Çalışkan, 32 yıllık hekimlik hayatının 27 yıldan fazlasında Balıkesirde idarecilik yaparak çalıştı. AK Parti iktidarından sonra 4 defa İl Sağlık Müdürlüğü görevinden alınan Mehmet Çalışkan, her defasında da İdari Mahkeme ve Danıştay kararıyla İl Sağlık Müdürlüğü görevine iade edildi. Mehmet Çalışkan, son olarak 23 Eylül 2010 tarihinde İl Sağlık Müdürlüğü görevinden takrar alındı. Parti binasındaki basın toplantısında özgeçmişi, meslek ve idarecilik yaşamı ve kariyeriyle alakalı ayrıntılı bilgiler veren Mehmet Çalışkan, AKP iktidarı beni 4 defa sağlık müdürlüğü görevimden aldı. Ben de 4 defa idare mahkeme ve Danıştay kararıyla sağlık müdürlüğü görevine döndüm. Rekoru kıramasak da Balıkesirde bu rekor benim. Onun için de mutluyum. Bu olayı bir şeref madalyası olarak düşünüyorum ve bu madalyayı taşımaktan da çok mutluyum, çok gururluyum dedi. TEK ADRES MHP Milletvekili aday adaylığı açıklamasında hükümeti de eleştiren Mehmet Çalışkan, 12 Haziranda yapılacak seçimlerde MHPnin tek başına iktidar olacağını söyledi. MHP Balıkesir Milletvekili Aday Adayı Mehmet Çalışkan, Ben önce ülkem, devletim ve milletim, sonra partim MHP ve sonra biz olarak yola çıkarak MHP Balıkesir milletvekili aday adayı oldum. Çünkü iktidarın teslim edileceği tek adres, tek pati MHPdir. Ve bu adres herkesin kafasına nakşedilmiştir. Tek devlet, tek bayrak, tek millet, tek dil konusunda vatanımızın dirliğini ve devamlılığını, milletimizin birliğini ve beraberliğini bozmaya çalışanlarla mücadele edebilecek tek parti MHPdir. Ben MHP Milletvekili Aday Adayı olmakla büyük bir mutluluk ve gurur duyuyorum. Son kullanma tarihi geçmiş, miadını doldurmuş, raf ömrünü tüketmiş, kokmaya, kokuşmaya, küflenmeye, böceklenmeye, kurtlanmaya başlamış olan bu iktidardan MHP iktidarı ile kurtulacağız diye konuştu. MEHMET ÇALIŞKAN KİMDİR? 1952 yılında Balıkesirde doğan Mehmet çalışkan, ilk ve orta öğrenimini Balıkesirde tamamladı. İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesinde başladığı yüksek tahsilini Bursa Üniversitesi Tıp Fakültesinde bitirdi. Lise yıllarında Genç Ülkücüler Teşkilatı, üniversite yıllarında İstanbul ve Bursa Ülkü Ocaklarında çalışan Mehmet Çalışkan, Tıp Fakültesini bitirdikten sonra Balıkesir SSK Hastanesinde (şimdiki Atatürk Devlet Hastanesi) göreve başladı. Eskişehir Anadolu Üniversitesi Tıp Fakültesinde başladığı Halk Sağlığı ihtisasını 1982 yılında tamamladı. İhtisasının ardından Bozüyük Devlet Hastanesi Başhekimi ve Eğitim Araştırma Sağlık Grup Başkanı olarak mecburi hizmetini yaptı. 1987 yılındaki askerlik görevini Milli Savunma Bakanlığı Sağlık daire Başkanlığında koruyucu tıp subayı olarak yapan Mehmet Çalışkan, Balıkesirde bugüne kadar Sağlık Müdürü ve Halk Sağlığı Müdürü olarak görev yaptı. Evli ve 2 çocuk babası olan Uzman Doktor Mehmet Çalışkan, 12 Haziran 2011 tarihinde yapılacak 24. Dönem Milletvekilli Genel Seçimleri için MHPden Balıkesir Milletvekili Aday Adayı oldu. İHA
Samanyolu Haber
Son Dakika
26.03.2011
MHPyeBalıkesirdedoktoradayMHPye Balıkesirde doktor aday
'Mehmet Akif yılı'nda neler var?
Samanyolu Haber
25.02.2011
09:57
2011 Mehmet Akif Ersoy Yılında yapılacak kutlamalarla ilgili kurullar oluşturuldu ve eylem planları hazırlandı.

3. Boğaz Köprüsüne Mehmet Akif Ersoy isminin verilmesi, İstiklal Marşı Anıtının yapılması ve şairle ilgili bir oyun yazdırılması en dikkat çeken projelerden bazıları. 2011 yılı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından Mehmet Akif Ersoy Yılı ilan edildi. Konuyu ilk kez 2010un Aralık ayında AK Parti grup toplantısında gündeme getiren Başbakan, kararın Kültür Bakanlığı ile birlikte alındığını söylemiş, İnşallah 2011 boyunca Akifi ve eserlerini daha yoğun bir şekilde gündemde tutacağız. demişti. 2011in Mehmet Akife ithaf edilmesi, yaşarken bir dönem devlet tarafından hak ettiği değeri görememiş İstiklal Marşı şairine bir nevi iade-i itibar anlamına da geliyor. 2011, aynı zamanda Akif Ersoyun vefatının 75. ve İstiklal Marşının kabulünün 90. yılı. Ancak Mehmet Akif Ersoy Yılında yapılacaklarla ilgili kamuoyunun çok fazla bilgi sahibi olduğu söylenemez. Bu nedenle, ortalıkta olumsuz yönde söylentiler dolaşmaya başladı. 2007 yılından bu yana resmi olarak kutlanan İstiklâl Marşının Kabulü ve Mehmet Akif Ersoyu Anma Gününün bu yıl 12 Martın cumartesi gününe denk gelmesi sebebiyle, okullarda gerçekleştirilecek kutlamaların bazı illerde iptal edildiği iddia ediliyor. Diğer bir iddia da merkez kutlamaları ile ilgili bir komitenin olmaması, Merkez Yürütme Kurulunun böyle bir sorumluluğu üstlenmediği ve bunu Ankara Valiliğinin uygulamasına bıraktığı ifade ediliyor. Ayrıca kutlamalarla ilgili planlamanın yeterince yapılmadığı konusunda yapılan eleştiriler de giderek artıyor. Aslında bu eleştirilerin pek haksız olduğu da söylenemez. Çünkü 2011 kutlamalarının planlanması ve uygulaması konusunda 2010 yılının Ekim ayında yapılması tasarlanan toplantı yapılamadı. 7 Aralıkta yapılan toplantının ise resmi kurumlardan gelen temsilcilerin yetkisizlik beyanları yüzünden istenilen sonuca ulaşılamadığı belirtiliyor. Tüm bu söylentiler ortalıkta dolaşırken, biz de merceğimizi Mehmet Akif Ersoy Yılı kutlama etkinliklerine tuttuk. Devlet ve sivil toplum kanadında yapılan çalışmaları derledik. 2011 Mehmet Akif Yılının devlet kanadındaki koordinasyonu Kültür ve Turizm bakanlığı tarafından yürütülüyor. Bu kapsamda, Bakanlık birimlerinin katılımlarıyla 12 Ocak 2011 tarihinde konu ile ilgili bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantıda bakanlığın sanat kurumları öncelikli olmak üzere bütün birimlerin konu ile ilgili yapacakları çalışmalar belirlenip eylem planı hazırlandı. Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğünün koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda birçok etkinlik planlandı. İstiklal Marşı Anıtının yapılması, Mehmet Akifle ilgili bir oyun yazdırılması, Akifin şiirlerinin bestelenip bir albüm hazırlanması, Mehmet Akif Ersoy Edebiyat Müze Kütüphanesi açılması bunlardan bazıları. Ayrıca çeşitli üniversitelerde ulusal ve uluslararası sempozyumlar düzenlenmesi, Safahatta yer alan tasvirlerin ressamlar tarafından resmedilmesi, hat sanatçılarının hazırladığı Mehmet Akif Ersoyun şiirlerinin hat kompozisyonu şeklinde levhalarının yapılması da (75 Eser) etkinlikler arasında yer alıyor. Kutlamalar çerçevesinde Milli Eğitim Bakanlığında da (MEB) bir kurul oluşturuldu. Bakanlık bünyesinde etkinlikler için bir Merkez Yürütme Kurulu, oluşturuldu. Bir eylem planı hazırlayan kurul, çalışmalarına devam ediyor. Kurulun hazırladığı eylem planında en dikkat çeken husus, İstanbulda yapımına başlanacak olan 3. Boğaz Köprüsüne Mehmet Akif Ersoy isminin verilmesi düşüncesi. Bu konuyla ilgili MEBin Ulaştırma Bakanlığı ile görüşmeleri devam ediyor. Kurul ayrıca Mehmet Akif adına büyük bir ödül verilmesi, Mehmet Akife Mektup Yarışması konuları da eylem planına dahil etti. Sivil toplum kuruluşları arasında 2011 Mehmet Akif Yılını en yoğun şekilde geçireceklerin başında Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) geliyor. TYB, 27 Aralık 2010 akşamından itibaren bir süre ara verilen Safahat Okumalarını yeniden başlattı. TYBnin 30 yılı aşkın süredir gelenek haline getirdiği İstiklâl Marşını Yazıldığı Yerde Okumak başlıklı program gönüllü kuruluşların, öğretmen ve öğrencilerle halkın katılımı ile Taceddin Dergâhında 12 Mart günü gerçekleştirilecek. Mehmet Âkif bilgi şölenlerinin 5.si uluslararası olarak 11-13 Mart günlerinde İlim Yayma Cemiyeti Ankara Şubesinin desteği ile gerçekleştirilecek. Mehmet Akif Fikir ve Sanat Vakfı da bu yılki kutlama faaliyetlerine etkin olarak katılan sivil toplum örgütlerinden. Vakıf, TBMM üyesi olduğu tarihten itibaren Mehmet Akif ve İstiklal Marşı ile ilgili oturumlarda yapılan bütün konuşmalarının yer aldığı bir kaynak kitap hazırladı. Vakıf ayrıca Akifin İstiklal Savaşı sırasında çeşitli sebeplerle bulunduğu beldelerde sempozyum, panel, konferans ve Mehmet Akif fotoğrafları sergileri ile belgesel film gösterimleri düzenleyecek. Türk cumhuriyet ve toplulukları ile Balkanlardaki kültür coğrafyamızda da çeşitli faaliyetler düzenlenecek. Kazakistanın Almatı şehrinde may
Samanyolu Haber
Son Dakika
25.02.2011
MehmetAkifyılındanelervar?Mehmet Akif yılında neler var?
Gerçekler ne zaman açıklanacak?
Samanyolu Haber
15.02.2011
08:47
Milli Savunma Bakanlığına önemli bir çağrı

Yüzleşme Derneği Başkanı Cafer Sorgun Star Gazetesinde yayınlanan yazısında Milli Savunma Bakanlığına önemli bir çağrıda bulunuyor Sayın Vecdi Gönül?e bugünden tezi yok, geçtiğimiz yılın sonlarında yayınlanan ?Dersim... Dersim... Yüzleşmezsek Hiçbir Şey Geçmiş Olmuyor? adlı kitabımı göndereceğim. Bu kitapta konuyla ilgili devlet kayıtlarında yaptığı ?inceleme? sonucunda bulamadığı ?kayıt, bilgi ve belgeler? var! Eski Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil, 1986 yılında CHP?nin bugünkü genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu?nun ses kayıt cihazına kaydettiği şu sözleri söylemedi: ?...Mağaralara iltica etmişlerdi. Ordu zehirli gaz kullandı. Mağaraların kapısının içinden. Bunları fare gibi zehirledi. Yediden yetmişe o Dersim Kürtlerini kestiler. Kanlı bir harekât oldu. Dersim davası da bitti.? 12 Mart döneminin darbeci paşalarından Muhsin Batur, hatıralarını anlattığı kitabında şunları yazmadı: ?Günlerden bir gün emir geldi... Tren yolu ile Elazığ?a gidilecek, bir süre orada eğitim gördükten sonra o zamanlar Dersim denilen bölgeye gideceğiz. (...) Bir müddet sonra ilk durak Pertek olmak üzere harekete geçtik ve iki ayı aşkın bir süre özel görev yaptık. Okuyucularımdan özür diliyor ve yaşantımın bu bölümünü anlatmaktan kaçınıyorum.? Genelkurmay?ın adlandırmasıyla ?Dersim Tedip ve Tenkil Harekâtı?na katılan askerlerden biri, Urfalı Abdullah Çiftçi, ölmeden önce yaşadığı vicdan azabından dolayı kendisine mikrofon uzatan gazeteciye şu açıklamayı yapmadı: ?Operasyonlar günlerce sürerdi. Köylere gittiğimizde köyün yetişkin erkekleri kaçardı. Sadece çocuklar ve kızlar kalırdı köylerde. Ambarlarını, ahırlarını ateşe veriyorduk. Sonra onların çocuklarını, kızlarını, kadınlarını, hepsini makineli silahların önlerine verip öldürüyorduk. Kanları sel gibi akıyordu.? Dersim Mebusu Hasan Hayri Bey de, aslında 1925 yılında Elazığ?da tutuklanıp ?meclise Kürt kıyafetleriyle geldiği? için sorgulanmadı, asılmadı... Bütün bunlar olmadı mı? 1927 yılında ?Umum Müfettişlik Teşkiline Dair Kanun? diye bir kanun çıkarılmadı... Dersim?in adı 1935 yılında çıkarılan özel bir kanunla ?Tunceli? yapılmadı... 1936 yılında ?Dersim meselesini halletmek? üzere bir 4. Müfettişlik oluşturulmadı, bu göreve Korgeneral Abdullah Alpdoğan atanmadı... Mecburi İskan Kanunları çıkarılmadı. Binlerce aile yerinden yurdundan edilmedi. O kanunların amaç ve gerekçesinde su katılmamış bir ırkçılık yapılmadı... 1932 yılında Jandarma Umum Komutanlığı ?Dersim? adıyla ?şahsa mahsus? bir rapor kitap hazırlamadı... Bu rapor-kitapta 1926 yılından bu yana bölgedeki valiler, içişleri bakanlığı müfettişleri ve bizzat dönemin başbakanı İsmet İnönü, Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak ve İçişleri Bakanı Şükrü Kaya?nın imzasını taşıyan ?Dersim? konulu raporlara yer verilmedi... Mülkiye Müfettişi Hamdi Bey, 2 Şubat 1926 tarihinde İçişleri Bakanlığına verdiği raporunda ?Dersim çıbanbaşıdır? demedi... Fevzi Çakmak, ?Dersimli okşanmakla kazanılmaz. Müsellâh (silahlı) kuvvetin müdahalesi Dersimliye daha çok tesir yapar ve ıslahın esasını teşkil eder? demedi... İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, Dersim?deki 91 aşiretten isim isim tespit ettiği 347 ailenin (yaklaşık 3500 kişi) Batı ve Trakya illerine sürgününe ilişkin bir plan hazırlamadı... ?Ayıptır, zulümdür, cinayettir? Mustafa Kemal, 1936 yılında TBMM açılış konuşmasında şu sözleri söylemedi: ?Dâhili işlerimizden en mühim bir safha varsa, o da Dersim meselesidir. Dâhilde bulunan işbu yarayı, bu korkunç çıbanı, ortadan temizleyip koparmak ve kökünden kesmek işi her ne pahasına olursa olsun yapılmalı ve bu hususta en acil kararların alınması için hükümete tam ve geniş salahiyetler verilmelidir.? Dersim?e baştan sona karakollar, kışlalar inşa edilmedi... Dersimlilerin silahları toplanmadı... 1937 Mart ayının sonlarında, Seyit Rıza, oğlu İbrahim?i Dersim?i bombalayan ve daha kapsamlı bir saldırının hazırlıkları içinde olan Abdullah Alpdoğan?a ?elçi? olarak göndermedi, Bıra İbrahim, Alpdoğan?ın subaylarından birinin tezgâhladığı bir komplo sonucu öldürülmedi... Seyit Rıza, toplayabildiği aşiret önde gelenleriyle Munzur?un kıyısında bir araya gelmedi, ?direnme? kararı almadı ve dönemin gazeteleri bunları yazmadı... Alpdoğan?ın ?kellesini isterim? dediği Koçgiri hareketinin liderlerinden Alişer Efendi?nin kafası kesilip Alpdoğan?ın önüne konulmadı... Para, altın ve ?harekât duracak? vaadiyle bu lanetli işi yapan Rayber de sonradan askerler tarafından öldürülmedi... Mustafa Kemal Atatürk?ün manevi kızı Sabiha Gökçen, 1937 Mayısında Dersim?in köylerini, dağlarını bombalamadı... Yıllar sonra kendisine sorulduğunda, ?50 kiloluk bombaların ne şeyi olur? demedi ve dalga geçercesine ?Atatürk onların daha insani yaşamalarını istiyordu? da demedi... 4 Mayıs 1937 günü Bakanlar Kurulu, M. Kemal ve Fevzi Çakmak?ın da katılımıyla toplanmadı. Bu bakanlar kurulu toplantısından orduya Dersim için 2 maddeden oluşan korkunç bir ?tenkil? emri verilmedi... 1937 yaz ayları
Samanyolu Haber
Son Dakika
15.02.2011
Gerçeklernezamanaçıklanacak?Gerçekler ne zaman açıklanacak?
Atalay: Çalışmalara şimdiden başlayın
Samanyolu Haber
07.02.2011
13:56
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Çevik Kuvvetin toplumsal olaylarda tutumunun polisin imajında belirleyici olduğunu belirterek, oralara genç polislerin gittiğini ve bu nedenle eğitimin önem taşıdığını söyledi.

Yanlış ve keyfilik içinde olanları teşkilatta barındırmayacaklarını vurgulayan Atalay, kol kırılır yen içinde kalır anlayışının asla teşkilatta olmayacağını belirtti. İçişleri Bakanlığı Konferans Salonunda iki gün sürecek olan İl Emniyet Müdürleri Değerlendirme Toplantısının açılış konuşmasını yapan Bakan Atalay, asayiş, güvenlik hizmetleri açısından çalışmaların gözden geçirileceğini söyledi. Korkudan beri yaşamak özgürlüğünü güvenlik birimlerinin sağladığını dile getiren Atalay, yapılan işin herhangi bir kamu hizmeti değil çok hayati, yaşamsal, ciddi bir iş olduğunu vurguladı. Özgürlük-güvenlik arasındaki hassas dengenin gözetilmesi, vatandaşı merkeze alan bir güvenlik politikası ve stratejisi ile çalıştıklarını anlatan Atalay, işkenceyi sıfırladıklarını kaydetti. Hak ve özgürlükleri kısıtlayan değil teminatı olduklarının altını çizen Atalay, polis vatandaş, hukuk ilişkisinde devrim denilecek bir dönemin getirildiğini, bundan sonrada bu hızla devam edileceğini bildirdi. Teröre sadece güvenlik değil çok bakışlı bir anlayış getirdiklerini ifade eden Atalay, Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi başlattıklarını, Kamu Güvenliği Müsteşarlığı kurduklarını hatırlattı. Türkiyenin çok güvenli bir ülke olduğunu dile getiren Atalay, Avrupanın en güvenli ülkesi olduğunu rahatlıkla söylenebileceğini kaydetti. Her tür çeteleşmeye yönelik alınan başarılardan dolayı teşekkür eden Atalay, mafya örgütlenmelerinin hepsinin bugün cezaevinde olduğunu ve Türkiyede kamu otoritesi olduğunu, kimsenin kendini devletin yerine koyamadığını söyledi. Polis sayısında ciddi bir artış olduğunu dile getiren Atalay, son üç buçuk yıl içinde 50 bin polis alımı yapıldığını belirtti. 2 bin 540 aracın 2010 yılında alındığını hatırlatan Atalay, emniyet güçlerinin teknik donanımının açısından güçlendirilmeye devam edeceğini ifade etti. 10 BİN POLİS AMİR KONUMUNA GEÇECEK Okul Polisi projesi ile son dört yılda ilk ve ortaöğretim kurumlarında ciddi bir olay yaşanmadığını dile getiren Atalay, polislerden eğitimcilerle irtibatın iyi tutulmasını istedi. Okul çevresinde sivil personelin artırılması talimatını veren Atalay, bazı büyük şehirler dışında okul çevrelerindeki uyuşturucu satışlarının sonlandırıldığını söyledi. 9 bin 900 baş polis kadrosu verildiğini açıklayan Atalay, 5 Mart 2011 tarihinde sınav yapılacağını ve 10 bin polisin daha amir konumuna geçeceğini belirtti. Polislerin askerlik sorununun kendi döneminde çözülmesinden dolayı mutlu olduğunu ifade eden Atalay, kanun yayınlanmasından sonra çok sayıda polisin terhis olacağını ve sadece İstanbulda bin 600 polisin terhis olacağını kaydetti. Polisin imajının güçlenmesinden memnuniyet duyduğunu ifade eden Atalay, vatandaş ile daha iyi ilişkinin polisten birşey kaybettirmeyeceğini söyledi. Yanlış ve keyfilik içinde olanları teşkilatta barındırmayacaklarını vurgulayan Atalay, kol kırılır yen içinde kalır anlayışının asla teşkilatta olmayacağını belirtti. Atalay, Birkaç kişiyi koruyacağız diye teşkilatın imajını yok edersiniz. İmajı kazanmak zor, yanlış bir tutum imajı kaybettirir. Çevik kuvvetin toplumsal olaylardaki tutumu, polisin imajında belirleyici oluyor. Oralara daha çok genç arkadaşlar gidiyor. Oradaki eğitim önem taşıyor, bunu hatırlatmış oluyorum. dedi. 12 Haziranda genel seçimlerin yapılacağını ama henüz Meclisin bir karar almadığını dile getiren Atalay, seçim güvenliği çalışmalarına şimdiden başlanmasını istedi. Bazı kanuni değişiklikler olduğunu hatırlatan Atalay, referandum döneminde yapılan çalışmalardan dolayı polis teşkilatına teşekkürler geldiğini söyledi. Trafik kazalarının önlenmesinde istenilen düzeye getirilemediğinin altını çizen Atalay, vatandaşın bilinçlendirilmesi konusunda daha fazla çalışılması gerektiğini belirtti. Cep telefonuyla konuşurken araç sürmelerine karşı daha dikkatli olunmasını isteyen Atalay, kazanın birkaç saniyelik olduğunu belirterek son dönemde telefonla konuşurken araç kullanım sayısında artış gözlemlediklerini ve bu konuda hassasiyet istediklerini, filmler hazırlanacağını ifade etti. Uyuşturucuyla mücadelede en başarılı ülkelerden biri olduklarını anlatan Atalay, mücadelenin kararlılıkla süreceğini vurguladı. Erzurum ve Atatürk üniversiteleriyle bir protokol imzalanacağını açıklayan Atalay, iki yıllık mezunların dört yıllığa tamamlanacağını ifade etti. Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kağan Köksal ise toplantıda geçen yılın değerlendirilmesi, bu yıl da yapılacak hizmetlerinin koordinesini konuşacaklarını söyledi. Polisin askerlik probleminin çözülmesinden dolayı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Bakan Atalaya teşekkür eden Köksal, polisin aldığı eğitimin askeri bir eğitim olduğuna dikkat çekti. Polisin askere gitmekten kaçmadığını aksine b
Samanyolu Haber
Son Dakika
07.02.2011
AtalayÇalışmalaraşimdidenbaşlayınAtalay Çalışmalara şimdiden başlayın
'10 bin polis amir konumuna geçecek'
Samanyolu Haber
07.02.2011
13:50
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Çevik Kuvvetin toplumsal olaylarda tutumunun polisin imajında belirleyici olduğunu belirterek, oralara genç polislerin gittiğini ve bu nedenle eğitimin önem taşıdığını söyledi.

Yanlış ve keyfilik içinde olanları teşkilatta barındırmayacaklarını vurgulayan Atalay, kol kırılır yen içinde kalır anlayışının asla teşkilatta olmayacağını belirtti. İçişleri Bakanlığı Konferans Salonunda iki gün sürecek olan İl Emniyet Müdürleri Değerlendirme Toplantısının açılış konuşmasını yapan Bakan Atalay, asayiş, güvenlik hizmetleri açısından çalışmaların gözden geçirileceğini söyledi. Korkudan beri yaşamak özgürlüğünü güvenlik birimlerinin sağladığını dile getiren Atalay, yapılan işin herhangi bir kamu hizmeti değil çok hayati, yaşamsal, ciddi bir iş olduğunu vurguladı. Özgürlük-güvenlik arasındaki hassas dengenin gözetilmesi, vatandaşı merkeze alan bir güvenlik politikası ve stratejisi ile çalıştıklarını anlatan Atalay, işkenceyi sıfırladıklarını kaydetti. Hak ve özgürlükleri kısıtlayan değil teminatı olduklarının altını çizen Atalay, polis vatandaş, hukuk ilişkisinde devrim denilecek bir dönemin getirildiğini, bundan sonrada bu hızla devam edileceğini bildirdi. Teröre sadece güvenlik değil çok bakışlı bir anlayış getirdiklerini ifade eden Atalay, Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi başlattıklarını, Kamu Güvenliği Müsteşarlığı kurduklarını hatırlattı. Türkiyenin çok güvenli bir ülke olduğunu dile getiren Atalay, Avrupanın en güvenli ülkesi olduğunu rahatlıkla söylenebileceğini kaydetti. Her tür çeteleşmeye yönelik alınan başarılardan dolayı teşekkür eden Atalay, mafya örgütlenmelerinin hepsinin bugün cezaevinde olduğunu ve Türkiyede kamu otoritesi olduğunu, kimsenin kendini devletin yerine koyamadığını söyledi. Polis sayısında ciddi bir artış olduğunu dile getiren Atalay, son üç buçuk yıl içinde 50 bin polis alımı yapıldığını belirtti. 2 bin 540 aracın 2010 yılında alındığını hatırlatan Atalay, emniyet güçlerinin teknik donanımının açısından güçlendirilmeye devam edeceğini ifade etti. 10 BİN POLİS AMİR KONUMUNA GEÇECEK Okul Polisi projesi ile son dört yılda ilk ve ortaöğretim kurumlarında ciddi bir olay yaşanmadığını dile getiren Atalay, polislerden eğitimcilerle irtibatın iyi tutulmasını istedi. Okul çevresinde sivil personelin artırılması talimatını veren Atalay, bazı büyük şehirler dışında okul çevrelerindeki uyuşturucu satışlarının sonlandırıldığını söyledi. 9 bin 900 baş polis kadrosu verildiğini açıklayan Atalay, 5 Mart 2011 tarihinde sınav yapılacağını ve 10 bin polisin daha amir konumuna geçeceğini belirtti. Polislerin askerlik sorununun kendi döneminde çözülmesinden dolayı mutlu olduğunu ifade eden Atalay, kanun yayınlanmasından sonra çok sayıda polisin terhis olacağını ve sadece İstanbulda bin 600 polisin terhis olacağını kaydetti. Polisin imajının güçlenmesinden memnuniyet duyduğunu ifade eden Atalay, vatandaş ile daha iyi ilişkinin polisten birşey kaybettirmeyeceğini söyledi. Yanlış ve keyfilik içinde olanları teşkilatta barındırmayacaklarını vurgulayan Atalay, kol kırılır yen içinde kalır anlayışının asla teşkilatta olmayacağını belirtti. Atalay, Birkaç kişiyi koruyacağız diye teşkilatın imajını yok edersiniz. İmajı kazanmak zor, yanlış bir tutum imajı kaybettirir. Çevik kuvvetin toplumsal olaylardaki tutumu, polisin imajında belirleyici oluyor. Oralara daha çok genç arkadaşlar gidiyor. Oradaki eğitim önem taşıyor, bunu hatırlatmış oluyorum. dedi. 12 Haziranda genel seçimlerin yapılacağını ama henüz Meclisin bir karar almadığını dile getiren Atalay, seçim güvenliği çalışmalarına şimdiden başlanmasını istedi. Bazı kanuni değişiklikler olduğunu hatırlatan Atalay, referandum döneminde yapılan çalışmalardan dolayı polis teşkilatına teşekkürler geldiğini söyledi. Trafik kazalarının önlenmesinde istenilen düzeye getirilemediğinin altını çizen Atalay, vatandaşın bilinçlendirilmesi konusunda daha fazla çalışılması gerektiğini belirtti. Cep telefonuyla konuşurken araç sürmelerine karşı daha dikkatli olunmasını isteyen Atalay, kazanın birkaç saniyelik olduğunu belirterek son dönemde telefonla konuşurken araç kullanım sayısında artış gözlemlediklerini ve bu konuda hassasiyet istediklerini, filmler hazırlanacağını ifade etti. Uyuşturucuyla mücadelede en başarılı ülkelerden biri olduklarını anlatan Atalay, mücadelenin kararlılıkla süreceğini vurguladı. Erzurum ve Atatürk üniversiteleriyle bir protokol imzalanacağını açıklayan Atalay, iki yıllık mezunların dört yıllığa tamamlanacağını ifade etti. Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kağan Köksal ise toplantıda geçen yılın değerlendirilmesi, bu yıl da yapılacak hizmetlerinin koordinesini konuşacaklarını söyledi. Polisin askerlik probleminin çözülmesinden dolayı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Bakan Atalaya teşekkür eden Köksal, polisin aldığı eğitimin askeri bir eğitim olduğuna dikkat çekti. Polisin askere gitmekten kaçmadığını aksine b
Samanyolu Haber
Son Dakika
07.02.2011
10binpolisamirkonumunageçecek10 bin polis amir konumuna geçecek
İçişleri Bakanı Atalay: Çevik Kuvvet'in toplumsal olaylardaki tutumu, polisin imajında belirleyici oluyor
Samanyolu Haber
07.02.2011
11:29


İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Çevik Kuvvetin toplumsal olaylarda tutumunun polisin imajında belirleyici olduğunu belirterek, oralara genç polislerin gittiğini ve bu nedenle eğitimin önem taşıdığını söyledi. Yanlış ve keyfilik içinde olanları teşkilatta barındırmayacaklarını vurgulayan Atalay, kol kırılır yen içinde kalır anlayışının asla teşkilatta olmayacağını belirtti. İçişleri Bakanlığı Konferans Salonunda iki gün sürecek olan İl Emniyet Müdürleri Değerlendirme Toplantısının açılış konuşmasını yapan Bakan Atalay, asayiş, güvenlik hizmetleri açısından çalışmaların gözden geçirileceğini söyledi. Korkudan beri yaşamak özgürlüğünü güvenlik birimlerinin sağladığını dile getiren Atalay, yapılan işin herhangi bir kamu hizmeti değil çok hayati, yaşamsal, ciddi bir iş olduğunu vurguladı. Özgürlük-güvenlik arasındaki hassas dengenin gözetilmesi, vatandaşı merkeze alan bir güvenlik politikası ve stratejisi ile çalıştıklarını anlatan Atalay, işkenceyi sıfırladıklarını kaydetti. Hak ve özgürlükleri kısıtlayan değil teminatı olduklarının altını çizen Atalay, polis vatandaş, hukuk ilişkisinde devrim denilecek bir dönemin getirildiğini, bundan sonrada bu hızla devam edileceğini bildirdi. Teröre sadece güvenlik değil çok bakışlı bir anlayış getirdiklerini ifade eden Atalay, Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi başlattıklarını, Kamu Güvenliği Müsteşarlığı kurduklarını hatırlattı. Türkiyenin çok güvenli bir ülke olduğunu dile getiren Atalay, Avrupanın en güvenli ülkesi olduğunu rahatlıkla söylenebileceğini kaydetti. Her tür çeteleşmeye yönelik alınan başarılardan dolayı teşekkür eden Atalay, mafya örgütlenmelerinin hepsinin bugün cezaevinde olduğunu ve Türkiyede kamu otoritesi olduğunu, kimsenin kendini devletin yerine koyamadığını söyledi. Polis sayısında ciddi bir artış olduğunu dile getiren Atalay, son üç buçuk yıl içinde 50 bin polis alımı yapıldığını belirtti. 2 bin 540 aracın 2010 yılında alındığını hatırlatan Atalay, emniyet güçlerinin teknik donanımının açısından güçlendirilmeye devam edeceğini ifade etti. 10 BİN POLİS AMİR KONUMUNA GEÇECEK Okul Polisi projesi ile son dört yılda ilk ve ortaöğretim kurumlarında ciddi bir olay yaşanmadığını dile getiren Atalay, polislerden eğitimcilerle irtibatın iyi tutulmasını istedi. Okul çevresinde sivil personelin artırılması talimatını veren Atalay, bazı büyük şehirler dışında okul çevrelerindeki uyuşturucu satışlarının sonlandırıldığını söyledi. 9 bin 900 baş polis kadrosu verildiğini açıklayan Atalay, 5 Mart 2011 tarihinde sınav yapılacağını ve 10 bin polisin daha amir konumuna geçeceğini belirtti. Polislerin askerlik sorununun kendi döneminde çözülmesinden dolayı mutlu olduğunu ifade eden Atalay, kanun yayınlanmasından sonra çok sayıda polisin terhis olacağını ve sadece İstanbulda bin 600 polisin terhis olacağını kaydetti. Polisin imajının güçlenmesinden memnuniyet duyduğunu ifade eden Atalay, vatandaş ile daha iyi ilişkinin polisten birşey kaybettirmeyeceğini söyledi. Yanlış ve keyfilik içinde olanları teşkilatta barındırmayacaklarını vurgulayan Atalay, kol kırılır yen içinde kalır anlayışının asla teşkilatta olmayacağını belirtti. Atalay, Birkaç kişiyi koruyacağız diye teşkilatın imajını yok edersiniz. İmajı kazanmak zor, yanlış bir tutum imajı kaybettirir. Çevik kuvvetin toplumsal olaylardaki tutumu, polisin imajında belirleyici oluyor. Oralara daha çok genç arkadaşlar gidiyor. Oradaki eğitim önem taşıyor, bunu hatırlatmış oluyorum. dedi. SEÇİM GÜVENLİĞİ ÇALIŞMALARINA ŞİMDİDEN BAŞLAYIN 12 Haziranda genel seçimlerin yapılacağını ama henüz Meclisin bir karar almadığını dile getiren Atalay, seçim güvenliği çalışmalarına şimdiden başlanmasını istedi. Bazı kanuni değişiklikler olduğunu hatırlatan Atalay, referandum döneminde yapılan çalışmalardan dolayı polis teşkilatına teşekkürler geldiğini söyledi. Trafik kazalarının önlenmesinde istenilen düzeye getirilemediğinin altını çizen Atalay, vatandaşın bilinçlendirilmesi konusunda daha fazla çalışılması gerektiğini belirtti. Cep telefonuyla konuşurken araç sürmelerine karşı daha dikkatli olunmasını isteyen Atalay, kazanın birkaç saniyelik olduğunu belirterek son dönemde telefonla konuşurken araç kullanım sayısında artış gözlemlediklerini ve bu konuda hassasiyet istediklerini, filmler hazırlanacağını ifade etti. Uyuşturucuyla mücadelede en başarılı ülkelerden biri olduklarını anlatan Atalay, mücadelenin kararlılıkla süreceğini vurguladı. Erzurum ve Atatürk üniversiteleriyle bir protokol imzalanacağını açıklayan Atalay, iki yıllık mezunların dört yıllığa tamamlanacağını ifade etti. POLİS, ZİHNİYET DEĞİŞİMİ YAŞIYOR Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kağan Köksal ise toplantıda geçen yılın değerlendirilmesi, bu yıl da yapılacak hizmetlerinin koordinesini konuşacaklarını söyledi. Polisin askerlik probleminin çözülmesinden dolayı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Bakan Atalaya teşekkür eden Köksal, polisin aldığı eğitimin askeri bir eğitim olduğuna dikkat çekti. Polisin askere
Samanyolu Haber
Son Dakika
07.02.2011
İçişleriBakanıAtalayÇevikKuvvetintoplumsalolaylardakitutumupolisinimajındabelirleyicioluyorİçişleri Bakanı Atalay Çevik Kuvvetin toplumsal olaylardaki tutumu polisin imajında belirleyici oluyor
Yunanistan, atanmış müftünün görevini uzattı
Samanyolu Haber
05.01.2011
10:20
Yunanistan, atanmış Gümülcine Müftüsü Cemali Meçonun 24 Aralık 2010 tarihinde sona eren görev süresini uzattığını duyurdu.

Atina, Batı Trakya Türk Azınlığının 25 yıldır anlaşmalardan kaynaklanan müftüler seçimle işbaşına gelsin hakkını yine görmezden geldi. Yunanistan, Batı Trakya Türklerinin din özgürlüğü ile dini liderini seçme hakkını ihlal etmeyi sürdürüyor. Eğitim, Ömür Boyu Öğrenim ve Din İşleri Bakanlığının talebini dikkate alan Cumhurbaşkanı Karolos Papulyas, atanmış Gümülcine Müftüsü Cemali Meçonun görev süresini uzatan ilgili kararnameyi 17 Aralık 2010 tarihinde imzalayarak bakanlığa gönderdi. Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde yer alan tek maddelik kararda; Gümülcine Müftüsü Hafız İdris oğlu Cemali Meçonun görevinin sona eriş tarihi olan 24.12.2010 tarihinden itibaren yenilenmesine karar verilmiştir. ifadeleri kullanıldı. Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı tarafından ilk defa 30 Mart 1990 tarihinde göreve atanan Gümülcine Müftüsü Cemali Meço, görev süresinin dolmasının ardından 28 Aralık 2000 tarihinde Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle ikinci defa 10 yıl süreyle görevine devam etmişti. Son Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde Meçonun görev süresinin hangi tarihe kadar uzatıldığı belirtilmiyor. Bu karardan sonra atanmış İskeçe ve Dimetoka müftülerinin görev sürelerinin de aynı şekilde uzatılması bekleniyor. Türkiye ile Yunanistan arasında devam eden azınlık sorunlarına çözüm bulma çabalarında Atinanın bu tavrı, önümüzdeki dönemde muhtemel bir müftü seçimine açık kapı bıraktığı şeklinde yorumlandı. Batı Trakyalı Türklerin taleplerine bigane kalan Atinanın aksine Türkiye, yabancı 17 metropolite Türk vatandaşlığı vererek Patrikhanenin önemli bir mağduriyetini gidermişti. Bu şekilde metropolitler, hem Patrikhanenin karar organı Sen-Sinod meclisinde (Ruhani Meclis) yer alabilecekler, hem de gelecekte Patrik olabilecekler. Batı Trakya Türkleri, atanmış İskeçe ve Dimetoka müftülerinin görev sürelerinin 2011de dolacak olması nedeniyle müftü seçimlerinin bu yıl içinde yapılacağı beklentisi içine girmişti. Atinanın azınlığın talepleri doğrultusunda ya seçilmiş müftüleri göreve getireceği ya da müftü seçimlerine gidilmesine yeşil ışık yakacağı ifade ediliyordu. 20 Aralık 2010 tarihinde Yunan parlamentosunda bir konuşma yapan iktidar partisi PASOKun Gümülcine milletvekili Ahmet Hacıosman, 2011 yılında müftü seçimi yapılmasını istemişti. Öte yandan Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu da, 27 Aralık 2010da yaptığı toplantıda, yeni bir müftü seçimi istemediklerini, seçilmiş müftüler İbrahim Şerif (Gümülcine) ve Ahmet Metenin (İskeçe) devlet tarafından tanınmasını talep etmişti. Batı Trakyada müftülük sorunu, ilk defa 1985 yılında Yunanistanın anlaşmalara aykırı biçimde kendi istediği kişiyi müftü tayin etmesiyle başladı. Müftülük sorunu, azınlık arasında en ciddi sorunlardan biri olarak hep gündemde kaldı. 1985ten itibaren Batı Trakya Türkleri ile Türkiye devletinin taleplerini gözardı eden AB üyesi Yunanistanda, Gümülcine, İskeçe ve Dimetokada devletin atadığı ve azınlığın seçtiği iki müftü problemi sürüyor. (CİHAN)
Samanyolu Haber
Son Dakika
05.01.2011
YunanistanatanmışmüftününgöreviniuzattıYunanistan atanmış müftünün görevini uzattı
Gönül'den bedelli açıklaması
Samanyolu Haber
17.12.2010
00:27
BMM Genel Kurulunda Milli Savunma Bakanlığı ve Savunma Sanayii Müsteşarlığının bütçeleri üzerinde görüşleri açıklayan Gönül, bedelli askerliğe ilişkin ilginç bir açıklama yaptı.

Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Bedelli askerlikle ilgili 8 yıl içinde hiç bir müspet ifadesinin olmadığını söyledi. Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Milli Savunma Bakanlığının bütçesi 17 milyarı bulmazken eğitime ayrılan bütçenin 45 milyar olduğunu belirterek, Bununla hepimiz iftihar etmeliyiz dedi. TBMM Genel Kurulunda Milli Savunma Bakanlığı ve Savunma Sanayii Müsteşarlığının bütçeleri üzerinde görüşleri açıklayan Gönül, bütçenin azami tasarruf prensibiyle hazırlandığını söyledi. Türkiyenin bölgesinde barışın sağlanmasında, sürdürülmesinde oynadığı etkin rolün devam edeceğini belirten Gönül, Askeri ve siyasi yönlerden güçlü, istikrarlı olan ülkemizden de beklenen budur dedi. Savunma sanayinin küresel krize rağmen 2009 yılında da olumlu bir tablo çizdiğini dile getiren Gönül, dolaysız sektör cirosunun 2 milyar 319 milyon dolara yükseldiğini, imzalanan sözleşmeler içinde yurt dışından hazır alımların yüzde 10a düştüğünü, bunun son derece önemli bir gelişme olduğunu bildirdi. Türkiyenin ilk temel eğitim uçağı HÜRKUŞ, ilk ana muharebe tankı ALTAY, ilk korvet MİLGEM, ilk insansız hava aracı ANKA, ilk uydu GÖKTÜRK, ilk jet motoru, ilk radar, ilk piyade tüfeği, ilk makineli tüfek projelerinin yürürlüğe konulduğunu belirten Gönül, ülke tarihinde ilk defa jet savaş uçağının yapılmasına yönelik ilke kararı alındığını anımsattı. Bu projenin milli imkanlarla tamamen özgün olarak gerçekleştirileceğini ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunun 100. yılına hazırlanacağını belirten Gönül, ikinci olarak da bir güç sisteminin yapılmasının planlandığını söyledi. Türk sanayinin buraya gelmesinden dolayı gerek savunma sanayinde çalışan arkadaşlara gerekse savunma sanayine teşekkür borçluyuz diyen Gönül, Aselsanın dünya savunma şirketleri arasında 86. sıraya kadar yükseldiğini de dikkati çekti. -VAATKAR KONUŞMAM MÜMKÜN DEĞİL Milletvekillerinin konuşmalarına da değinen Gönül, terörle mücadelede kuvvetlerin birleştirilmesinin bugüne kadar belirli ölçüde yapıldığını bundan sonra da yerine getirileceğini belirterek, En ufak taviz verilmeden terörle mücadeleye devam edilecektir dedi. Gönül, deniz araçlarının yapılmasında özel sektörün de devreye sokulduğunu kaydetti. Terörle mücadelede şu anda 150nin üzerinde küçük insansız hava aracı ile buna ek olarak büyük insansız hava araçlarının da kullanıldığını söyleyen Gönül, Atak Projesinde prototipin 2011de uçacağını, 2012de ilk şeklinin, 2013de de tam versiyonun uçuşa gireceğini bildirdi. Gönül, Savunma Sanayii Müsteşarlığı tarafından 249 adet proje yürütüldüğünü söyledi. Bedelli askerlikle ilgili 8 yıl içinde hiç bir müspet ifadesinin olmadığını belirten Gönül, Benim, kanun değişmeden vaatkar konuşmam mümkün değildir. Askerlikte süre değişimiyle ilgili de hiç bir beyanım olmamıştırdedi. Profesyonel askerliğe 1986 yılında çıkarılan Uzman Erbaş Kanunuyla adım atıldığını, zaman içerisinde diğer kanunların da çıkarıldığını, yalnız profesyonel askerlik değil karma bir sistemin öngörüldüğünü dile getirdi. -ÜSLUBUNUZ YANLIŞ- Gönül, BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakıkın konuşmasını kastederek, Üslubun fevkalade yanlış, Meclisimize yakışmayan bir üslup olduğunu belirtmeliyim dedi. Sakık, Gönüle Nasıl konuşacağımı siz mi belirleyeceksiniz? karşılığını verdi. Gönül, sözlerini şöyle sürdürdü: Ben, bu üslubunuzun Meclise yakışmadığını düşünüyorum, arkadaşlarım ne düşünür onu bilmiyorum. Kendi kanaatimi söylüyorum. Şöyle bir cümleniz var; (Bitirdim dediğiniz bütün alanda var, arkasında milyonlarca halk var. Onun için bu yol, yöntem sorunları çözmüyor) Neyin arkasında halk var? Terörün mü? Siz de onların arasında mısınız? Terörün arkasında mısınız? Bütçede en büyük payın Milli Savunma Bakanlığına ayrıldığı söyleniyor. Şimdi Milli Savunma Bakanlığı bütçesi 6. bütçedir. Eğitime pay ayrılmadığı söyleniyor. Milli Savunma Bakanlığının bütçesi 17 milyarı bulmazken, iftiharla söylüyoruz; Milli Eğitim Bakanlığının bütçesi 34 milyar, üniversitelerin bütçesi 11 milyar, böylece eğitime ayrılan bütçe 45 milyardır. Bununla hepimiz iftihar etmeliyiz. Burada ben de milletvekiliyim sizler de milletvekilisiniz. Bu anlayışla bu sorulara cevap verdim. Yoksa fikirleri üslubu tasvip ettiğimden değil. Milli Savunma Bakanlığının, bir ülkenin istikbalinde en önemli bakanlıklardan biri olduğunu belirten Gönül, Bakanlığının görevinin TSKyı harbe hazırlamak olduğunu, TSKyı harbe hazırlama görevinin hükümete verildiğini, hükümet adına da bu görevi Milli Savunma Bakanlığının yeri
Samanyolu Haber
Son Dakika
17.12.2010
GönüldenbedelliaçıklamasıGönülden bedelli açıklaması
MEB, engelli öğretmen alacak
Samanyolu Haber
01.12.2010
10:48
Milli Eğitim Bakanlığı 47 özürlü personel kadrosuna öğretmen atayacak.

MEB, taşra teşkilatına bağlı okul ve kurumlardaki öğretmen kadrolarına ilk defa, açıktan ve kurumlararası olmak üzere özürlü öğretmen ataması yapacak. İlk defa atanacakların MEBin 4 Temmuz 2010 tarihinde düzenlediği Özürlü Personel Alımı Sınavına katılmış olmaları gerekiyor. Kurum içi ve kurumlararası atanacaklar için de daha önce Özürlü Personel Sınavına girmiş ve bu sınav sonucuna göre başarılı olup bir kamu kurumuna yerleştirilmiş olmaları isteniyor. Kurumlararası geçiş yapacakların muvafakat belgesi almış olması koşulu bulunuyor. Adayların atanacakları alan öğretmenliğine uygun olmaları, eğitim fakültesi dışında mezunların ortaöğretim alan öğretmenliği tezsiz yüksek lisans ya da pedagojik formasyon belgesi bulunması şartı aranıyor. Başvuracak adayların, Özürlülerin Devlet Memurluğuna Alınma Şartları ile Yapılacak Yarışma Sınavları Hakkında Yönetmelik uyarınca özürlü sağlık kurulu raporlarında belirtilen özür oranlarının yüzde 40 ve üzerinde olması, bu raporu yetkili kuruluşlardan almaları gerekiyor. Adaylar başvurularını 7-17 aralık 2010 tarihleri arasında MEBin http://personel.meb.gov.tr internet adresinden T.C kimlik numarası ile elektronik başvuru formunu doldurarak yapacaklar. Atamalar 20 Aralıkta ilk atama, açıktan atama ve kurumlararası atama öncelik sırasıyla yapılacak. Kurumlararası atamalarda hizmet süresi üstünlüğü esas alınacak.
Samanyolu Haber
Son Dakika
01.12.2010
MEBengelliöğretmenalacakMEB engelli öğretmen alacak
Öğretmenlere müjde - Video
Samanyolu Haber
10.11.2010
01:31
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, öğretmenlere beklenen haberi verdi

Meclis Plan ve Bütçe Komisyonunda, Milli Eğitim Bakanlığının 2011 yılı bütçesi görüşüldü. Bakanlığının gelecek yıl bütçesinin sunumunu yapan Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu öncelikle 2010 yılı sonuna kadar atama bekleyen öğretmenlere beklenen haberi verdi. 2011 yılında kamuda kaç öğretmenin atamasının yapılacağı da merak ediliyordu. Bakan Çubukçu, gelecek yıl ataması yapılacak öğretmenlere müjdeyi verdi. Milli Eğitim Bakanlığının 2011 Bütçesiyle bir rekora da imza atıldı. Cumhuriyet tarihinde ilk kez Milli Eğitim Bakanlığı Bütçesi Merkezi Yönetim Bütçesinden en büyük payı aldı.
Samanyolu Haber
Son Dakika
10.11.2010
Öğretmenleremüjde-VideoÖğretmenlere müjde - Video
Yassıada demokrasi müzesi oluyor
Samanyolu Haber
28.10.2010
12:26
Türk demokrasi tarihinde derin izler bırakan Yassıadanın demokrasi müzesi olması yeniden gündemde.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, ilk adımı atarak demokrasi müzesi yapmak için halen askerlerin denetiminde olan adayı istedi. Cihan muhabiri Sertaç Dalgalıderenin 2 yıl önce görüntüleyip gündeme getirdiği Yassıada ile ilgili haberde; Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, acı anılarla dolu adayı sosyal yaşama kazandırmak için bazı projelerinin olduğunu söylemişti. Günay, Müze mi olabilir? Bir kültür merkezi ya da kongre merkezi mi olabilir? Bu konuda bir ön çalışmamız var. açıklamasında bulunmuştu. Eski Adalar Belediye Başkanı Coşkun Özden de, bir döneme tanıklık eden ve Demokrat Partililerin yargılandığı Yassıadadaki spor salonunun Demokrasi Müzesi yapılabileceği görüşünü dile getirmişti. Genç Siviller isimli grup da, haberden 1 hafta sonra adaya demokrasi çıkarması yapmıştı. 21 Mayıs 2008 tarihinde Cihanın gündeme getirdiği Yassıada ile ilgili haber şu şekilde abonelere servis edilmişti: 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra iktidardan uzaklaştırılan Demokrat Parti (DP) yöneticilerinin yargılandığı Yassıadadaki kapalı spor salonu, aradan geçen yıllar içerisinde harabeye döndü. Türk demokrasi tarihine derin izler bırakan Yassıadadaki spor salonu ve kagir yapılar, bir bir terk edildiği için adada bugün sessizlik hakim. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, acı anılarla dolu adayı sosyal yaşama kazandırmak için projelerinin olduğunu açıkladı. Günay, gelecek 14 Mayıslarda Yassıadayı güzel duygularla anılabilecek bir mekan haline getirmeyi hedeflediklerini söyledi. Adalar Belediye Başkanı Coşkun Özden ise, bir döneme tanıklık eden ve bugün duvarlarında aşk yazıları bulunan Yassıadadaki spor salonunun Demokrasi Müzesi yapılabileceği görüşünde. 27 Mayıs darbesinde sonra tüm dünyanın gözlerini çevirdiği Yassıada duruşmalarına mekan olan spor salonunun duvarları çivi, taş ve kurşun kalemle kazılmış isimlerle tahrip edilmiş. Bugün martı seslerine teslim olan ıssız adada insan yaşamazken, adaya gelenleri kıyısında bulunan balık üretme çiftliği karşılıyor. Yargılamalar bittikten sonra Deniz Kuvvetleri Komutanlığına teslim edilen Yassıada; 1978e kadar subay eğitim için kullanılmış. 1993 yılında ise İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Enstitüsüne devredilmişti. Fakat şehre uzaklığı ihtiyaçların karşılanmasını zorlaştırdığı için Su Ürünleri Enstitüsü 1995 yılında adayı terk edince, mülkiyeti Hazineye ait olan adadaki lojman, yemekhane ve sosyal tesisler, bakımsızlıktan artık kullanılamaz hale geldi. Camları kırılan, duvarları dökülen binalar, adaya gelip gidenlerin tahribatıyla neredeyse tanınmayacak durumda. Haberin yayınlanması üzerine konu siyaset ve medya dünyasında tartışılmış, haber kanalları adada canlı yayın yaparak adanın içler acısı halini kamuoyuna göstermişti. Haberi takip eden 27 Mayıs 2008de Genç Siviller, Yassıadaya demokrasi çıkarması yapmıştı. Celal Bayarın torunları Emine Gürsoy Naskali ve Bilge Gürsoy, idam edilen Fatin Rüştü Zorlunun torunu Fatin Rüştü Yener, Yassıadada yargılanan Demokrat Parti milletvekili Abdülmelik Fıratın oğlu Mahmut Fevzi Fırat, eski Demokrat Parti Genel Başkanı Süleyman Soylu, eski Cumhuriyet Savcısı Sacit Kayasu ve İstanbul Şehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya eyleme katılmış ve idam kararlarının verildiği salonda duygulu anlar yaşanmıştı. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, dün yaptığı açıklamada Yassıadaya gelecek nesillere ibret olacak bir demokrasi müzesi kurmayı planladıklarını söyledi. Yassıadanın devri için Milli Savunma Bakanlığından gelecek yazıyı beklediklerini ifade eden Günay, Yassıada ile ilgili ikinci projelerinin de; buranın turizm potansiyelinin en güzel şekilde değerlendirilmesi olduğunu belirtti. Günay, Yassıada, hukuk dışı uygulamaların, yargının siyasallaşmasının kötü bir örneğidir. Yakın tarihimizin acı sayfalarından biridir. 27 Mayıs, 1908 İkinci Meşrutiyetten beri askeri darbelerin hortladığı tarihtir. Geçmişimizle yüzleşmeyi çok doğru buluyorum. dedi. Öte yandan, Yassıadanın demokrasi müzesi olmasıyla ilgili ilk adımın 10 ay önce atıldığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının Maliye Bakanlığına 12 Ocak tarihinde başvurarak Kamu Taşınmazlarının Turizm Yatırımlarına Tahsisi Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde turizm amaçlı değerlendirilmek üzere adanın tasarruf hakkının devrini istediği öğrenildi.
Samanyolu Haber
Son Dakika
28.10.2010
YassıadademokrasimüzesioluyorYassıada demokrasi müzesi oluyor
Toplam "79" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti