Habergec.Com Aranan Kelimeler:milli eğitim bakanlığı tarihinde bir ilk Değerlendirme: 10 / 10 069762
habergec.com
10.02.2016 Çarşamba
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler
Gazeteler
İnternet Siteleri
Televizyonlar
Radyolar
Diğer

:: Gruplar
 

milli eğitim bakanlığı tarihinde bir ilk

MEB'den 30 bin öğretmen alımı için valiliklere yazı
Zaman
27.01.2016
18:48

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) 2016 yılı Şubat döneminde 30 bin öğretmen alımı için 81 ilin valiliğine yazı gönderdi.

MEBe bağlı eğitim kurumlarının öğretmen ihtiyacının karşılanmasına yönelik olarak ilk atama, yeniden atama ve kurumlar arası yeniden atama ve milli sporcuların ataması kapsamında Bakan Nabi Avcının 26 Ocak 2016 tarihli onayı ile 104 alanda 30 bin kontenjana öğretmen ataması yapılacağı bildirildi.

Gönderilen yazıda; 2016 yılı Şubat dönemi atama yapılacak alanlar ile başvuruya esas olacak taban puan ve kontenjan listesinde belirtilen alanlarda 30 bin öğretmen kadrosuna atama yapılmak üzere 02-08 Şubat tarihleri arasında valiliklerce başvuru alınacağı ifade edildi. Ayrıca gönderilen açıklamalar doğrultusunda gerekli tedbirlerin alınması istendi.

BAŞVURU NASIL YAPILACAK?

Milli Eğitim Bakanlığı başvuru ve atama işlemlerini elektronik ortamda gerçekleştirecek. Atama; Elektronik Başvuru Sayfası İlk atama, Yeniden atama ve kurumlar arası yeniden atama ve Milli sporcuların ataması şeklinde ayrı ayrı düzenlendi. Adaylar durumlarına uygun atama çeşidini seçmek suretiyle http://mebbis.meb.gov.tr ve http://ikgm.meb.gov.tr adreslerindeki Elektronik Başvuru Formunu kullanarak 2-8 Şubat 2016 tarihleri arasında başvurularını yapacak.

İlk atama ve milli sporcuların atanması kapsamında aday öğretmen olarak atanacakların başvuruları iki aşamalı olarak alınacak. Birinci aşama başvuruları 2-8 Şubat 2016 tarihleri arasında eğitim kurumu tercihi, ikinci aşama başvuruları ise yetiştirilmek üzere görev yapacakları il tercihleri 15-18 Şubat 2016 tarihinde alınacak.

Resmi kurumlarda eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfına dahil öğretmen unvanlı kadroda daha önce adaylıkları kaldırılmış olanlar, devlet üniversitelerinde en az iki yıl öğretim üyesi, öğretim görevlisi, okutman, araştırma görevlisi ve uzman olarak görev yapmış olanlar ile Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğünün 12.05.2015 tarihli ve 2015/13 sayılı Genelgesinde yapılan açıklamalar çerçevesinde özel öğretim kurumlarında öğretmenlik mesleğinde adaylığı kaldırılmış olanlar aday öğretmen sayılmayacaklarından ikinci aşama tercihinde bulunmayacak.

Türkçe, İlköğretim Matematik, Fen Bilimleri/Fen ve Teknoloji, Sosyal Bilgiler, Türk Dili ve Edebiyatı, Tarih, Coğrafya, Matematik (Lise), Fizik, Kimya, Biyoloji, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, Yabancı Dil (Almanca, İngilizce), Rehberlik ve Sınıf Öğretmenliği alanlarına başvuruda bulunacak adaylar, atanacakları alanda KPSSP121 puan türünden taban puan ve üzerinde puan almış olmaları kaydıyla başvurabilecek.

Yukarıda sayılanların dışındaki alanlara atanacaklar ise, KPSSP10 puan türünde atanacakları alan için belirlenen taban puan ve üzerinde puan almış olmaları kaydıyla başvurabilecek. Mezuniyetleri birden fazla alana kaynak teşkil eden adaylar, atanabilecekleri alan için öngörülen KPSS sonucu esas alınmak üzere sadece bir alana başvuruda bulunabilecek.

Adaylar, elektronik ortamda yaptıkları başvuruları ve bu başvurulara ilişkin Elektronik Başvuru Formunun çıktısını, şahsen ya da noter aracılığıyla vekalet verecekleri kişiler vasıtasıyla il/ilçe milli eğitim müdürlüklerine onaylatacak. Başvurularda aslı ibraz edilen belgelerin birer örneği il/ilçe milli eğitim müdürlüklerince onaylanarak teslim alınıp asılları adaylara geri verilecek.

Atama sürecinin zamanında sonuçlandırılması bakımından başvuruların, başvurunun yapıldığı gün ya da başvurunun son gününe rastlayan gün hariç bir sonraki gün mesai saatleri içinde başvuru bürolarına onaylatılması zorunlu. Bu süre içerisinde onaylatılmayan başvurular geçersiz sayılacak. Bu durumdaki adaylar, yeniden başvuru yaparak başvuru süresi içerisinde başvurularını onaylatacak.

Öğretmenlikten ayrılmış olanlar; Bakanlıkça en son düzenlenen atama kararnamelerinde belirtilen alana, öğrenimi birden fazla alana kaynak olanlardan Bakanlıkça en son düzenlenen kararnamelerinde iki alan yazılı olanlar, bu alanlardan yalnızca öğrenimleri itibarıyla atanabilecekleri alana, uygulamadan kaldırılan alanın öğretmenleri ise öğrenimleri itibarıyla atanabilecekleri alana yeniden atanmak üzere başvuruda başvurabilecek.

Elektronik Başvuru Formunda beyan edilen bilgilerden adaylar sorumlu olacak. Adaylardan başvuru Elektronik Başvuru Formuna adayların kimlik bilgileri ile KPSS puanları yansıtılacak. Adaylar atama biçimlerini, alanlarını, mezun oldukları yükseköğretim programlarını, başvuruyu onaylatacakları il/ilçe ve adres bilgileri ile tercihlerini söz konusu form üzerinde belirtecek.

Bakanlığın öğretmen kadrolarında adaylıkları kaldırıldıktan sonra görevden ayrılanlar ile resmi eğitim kurumlarında öğretmenlikte adaylığı kaldırıldıktan sonra diğer kamu kurumlarına atanıp halen bu kurumlarda görev yapanlar, ayrıldıkları eğitim kurumunu/halen görevli oldukları kurumu, alanlarını, mezun olduk

Zaman
Ana Sayfa
27.01.2016
MEBden30binöğretmenalımıiçinvaliliklereyazıMEBden 30 bin öğretmen alımı için valiliklere yazı
MEB'den 30 bin öğretmen alımı için valiliklere yazı
Zaman
27.01.2016
18:39

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) 2016 yılı Şubat döneminde 30 bin öğretmen alımı için 81 ilin valiliğine yazı gönderdi.

MEBe bağlı eğitim kurumlarının öğretmen ihtiyacının karşılanmasına yönelik olarak ilk atama, yeniden atama ve kurumlar arası yeniden atama ve milli sporcuların ataması kapsamında Bakan Nabi Avcının 26 Ocak 2016 tarihli onayı ile 104 alanda 30 bin kontenjana öğretmen ataması yapılacağı bildirildi.

Gönderilen yazıda; 2016 yılı Şubat dönemi atama yapılacak alanlar ile başvuruya esas olacak taban puan ve kontenjan listesinde belirtilen alanlarda 30 bin öğretmen kadrosuna atama yapılmak üzere 02-08 Şubat tarihleri arasında valiliklerce başvuru alınacağı ifade edildi. Ayrıca gönderilen açıklamalar doğrultusunda gerekli tedbirlerin alınması istendi.

BAŞVURU NASIL YAPILACAK?

Milli Eğitim Bakanlığı başvuru ve atama işlemlerini elektronik ortamda gerçekleştirecek. Atama; Elektronik Başvuru Sayfası İlk atama, Yeniden atama ve kurumlar arası yeniden atama ve Milli sporcuların ataması şeklinde ayrı ayrı düzenlendi. Adaylar durumlarına uygun atama çeşidini seçmek suretiyle http://mebbis.meb.gov.tr ve http://ikgm.meb.gov.tr adreslerindeki Elektronik Başvuru Formunu kullanarak 2-8 Şubat 2016 tarihleri arasında başvurularını yapacak.

İlk atama ve milli sporcuların atanması kapsamında aday öğretmen olarak atanacakların başvuruları iki aşamalı olarak alınacak. Birinci aşama başvuruları 2-8 Şubat 2016 tarihleri arasında eğitim kurumu tercihi, ikinci aşama başvuruları ise yetiştirilmek üzere görev yapacakları il tercihleri 15-18 Şubat 2016 tarihinde alınacak.

Resmi kurumlarda eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfına dahil öğretmen unvanlı kadroda daha önce adaylıkları kaldırılmış olanlar, devlet üniversitelerinde en az iki yıl öğretim üyesi, öğretim görevlisi, okutman, araştırma görevlisi ve uzman olarak görev yapmış olanlar ile Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğünün 12.05.2015 tarihli ve 2015/13 sayılı Genelgesinde yapılan açıklamalar çerçevesinde özel öğretim kurumlarında öğretmenlik mesleğinde adaylığı kaldırılmış olanlar aday öğretmen sayılmayacaklarından ikinci aşama tercihinde bulunmayacak.

Türkçe, İlköğretim Matematik, Fen Bilimleri/Fen ve Teknoloji, Sosyal Bilgiler, Türk Dili ve Edebiyatı, Tarih, Coğrafya, Matematik (Lise), Fizik, Kimya, Biyoloji, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, Yabancı Dil (Almanca, İngilizce), Rehberlik ve Sınıf Öğretmenliği alanlarına başvuruda bulunacak adaylar, atanacakları alanda KPSSP121 puan türünden taban puan ve üzerinde puan almış olmaları kaydıyla başvurabilecek.

Yukarıda sayılanların dışındaki alanlara atanacaklar ise, KPSSP10 puan türünde atanacakları alan için belirlenen taban puan ve üzerinde puan almış olmaları kaydıyla başvurabilecek. Mezuniyetleri birden fazla alana kaynak teşkil eden adaylar, atanabilecekleri alan için öngörülen KPSS sonucu esas alınmak üzere sadece bir alana başvuruda bulunabilecek.

Adaylar, elektronik ortamda yaptıkları başvuruları ve bu başvurulara ilişkin Elektronik Başvuru Formunun çıktısını, şahsen ya da noter aracılığıyla vekalet verecekleri kişiler vasıtasıyla il/ilçe milli eğitim müdürlüklerine onaylatacak. Başvurularda aslı ibraz edilen belgelerin birer örneği il/ilçe milli eğitim müdürlüklerince onaylanarak teslim alınıp asılları adaylara geri verilecek.

Atama sürecinin zamanında sonuçlandırılması bakımından başvuruların, başvurunun yapıldığı gün ya da başvurunun son gününe rastlayan gün hariç bir sonraki gün mesai saatleri içinde başvuru bürolarına onaylatılması zorunlu. Bu süre içerisinde onaylatılmayan başvurular geçersiz sayılacak. Bu durumdaki adaylar, yeniden başvuru yaparak başvuru süresi içerisinde başvurularını onaylatacak.

Öğretmenlikten ayrılmış olanlar; Bakanlıkça en son düzenlenen atama kararnamelerinde belirtilen alana, öğrenimi birden fazla alana kaynak olanlardan Bakanlıkça en son düzenlenen kararnamelerinde iki alan yazılı olanlar, bu alanlardan yalnızca öğrenimleri itibarıyla atanabilecekleri alana, uygulamadan kaldırılan alanın öğretmenleri ise öğrenimleri itibarıyla atanabilecekleri alana yeniden atanmak üzere başvuruda başvurabilecek.

Elektronik Başvuru Formunda beyan edilen bilgilerden adaylar sorumlu olacak. Adaylardan başvuru Elektronik Başvuru Formuna adayların kimlik bilgileri ile KPSS puanları yansıtılacak. Adaylar atama biçimlerini, alanlarını, mezun oldukları yükseköğretim programlarını, başvuruyu onaylatacakları il/ilçe ve adres bilgileri ile tercihlerini söz konusu form üzerinde belirtecek.

Bakanlığın öğretmen kadrolarında adaylıkları kaldırıldıktan sonra görevden ayrılanlar ile resmi eğitim kurumlarında öğretmenlikte adaylığı kaldırıldıktan sonra diğer kamu kurumlarına atanıp halen bu kurumlarda görev yapanlar, ayrıldıkları eğitim kurumunu/halen görevli oldukları kurumu, alanlarını, mezun olduk

Zaman
Eğitim
27.01.2016
MEBden30binöğretmenalımıiçinvaliliklereyazıMEBden 30 bin öğretmen alımı için valiliklere yazı
Dershaneler kapanmayacak
Zaman
15.07.2015
17:21

Anayasa Mahkemesi (AYM), milyonlarca öğrenci ile on binlerce öğretmeni yakından ilgilendiren dershanelere yasak getiren yasayı oy çokluğuyla iptal etti. AYM, yasayı Anayasanın temel hak ve hürriyetler, eğitim hakkı ve çalışma özgürlüğünü düzenleyen maddelerine aykırı buldu.

Anayasa Mahkemesi (AYM) dershanelerin kaldırılmasını düzenleyen kanun hükmünü iptal etti. Dershanelerin bundan sonra da eğitime devam etmesini sağlayan kararı AYM üyeleri 12ye 5 oy çokluğuyla aldı. Böylece ‘kapatılacak denen dershaneler bundan sonra da eğitim vermeye devam edecek. AYM verdiği kararla dershanelerin kapatılmasının Anayasaya aykırı olduğunu tescil etmiş oldu. Yüksek Mahkeme, Anayasanın 13, 42 ve 48. maddelerinde yer alan eğitim ve öğretim hakkı ile çalışma hürriyetinin ihlal edildiğini vurguladı.

AKP hükümeti 6528 sayılı Millî; Eğitim Temel Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla tüm dershaneleri kapatmıştı. 14 Mart 2014 tarihinde yürürlüğe giren kanunla dershanelerin 1 Eylül 2015te kapatılması öngörülmüştü. Cumhuriyet Halk Partisi, Anayasanın birçok maddesine aykırı olan Kanunun iptali için AYMye iptal başvurusunda bulunmuştu. Kanunun iptali için AYMye taşınmasından sonra Mayıs 2014te başvuru kılavuz ve genelgesi yayımlandı. Bakanlık temmuz ayında dönüşüm başvurularını almaya başladı. İlk grupta dönüşüme başvuran dershane sayısı toplam dershanelerin yüzde 10unu bulmadı. Okula dönüşen ise sadece 54 kurum oldu. Dershanelerin dönüştürülmesi sürecinde Milli Eğitim Bakanlığı, istemediği kurumları elemek için özel şartlar oluşturmaya başladı.

Rapor tartışma konusu oldu

Geçtiğimiz hafta konuyu gündemine alan Yüksek Mahkeme, tarihte ilk defa AYM Kanununun 43. maddesine dayanarak önündeki bir konu için tarafların görüşünü aldı. Dershanelerle ilgili olarak Milli Eğitim Bakanlığı, dershane sahiplerinin oluşturduğu GÜVENDER ve ÖZDEBİR ile dershane öğretmenlerinin kurduğu Pak-Eğitim-İş Sendikası temsilcileri AYMde sunum yaptı. AYMde yapılan sunumda, MEB Bakanı Nabi Avcının sorulan sorulara tatmin edici cevaplar veremediği öğrenildi. Avcının özellikle liseden mezun öğrencilerin nerede eğitim göreceğine ilişkin soruları cevaplamakta zorlandığı belirtildi. Sunumun ardından, AYM raportörünün dershanelerin kapatılabileceği yönünde hazırladığı rapor, tartışma konusu oldu. Raportörün, dershanelerin de kumarhaneler gibi kapatılabileceği yönünde belirttiği görüşün kararla birlikte Anayasaya uygun olmadığı da tescillenmiş oldu.

ZÜHTÜ ARSLAN DA ‘İPTAL DEDİ

Geçtiğimiz perşembe yapılması beklenen nihai toplantı ise üyelerden Engin Yıldırımın vefatı nedeniyle ertelendi. Dün sabah saatlerinde başlayan toplantı akşam geç saatlere kadar sürdü. Toplantıda, AYM üyeleri 12ye 5 oy çokluğuyla 17 aydır yürürlükte olan yasanın iptaline karar verdi. Yüksek Mahkeme Başkanı Zühtü Arslan da iptal yönünde oy kullandı. Mahkeme, değişikliğin Anayasanın 13, 42 ve 48. maddelerine aykırı olduğunu vurguladı. Anayasanın 13. maddesinde hak ihlallerinin hangi durumlarda sınırlanacağının belirtildiğini kaydeden AYM, söz konusu yasanın bu sınırlara uymadığını belirtti. Yasayla, Anayasanın 42. maddesinde düzenlenen eğitim ve öğretim hakkı ile 48. maddede düzenlenen çalışma hürriyetinin ihlal edildiğini ifade etti. Yapılan müdahalede toplum yararı ile doğacak zarar arasında dengenin oluşmadığı ifade edildi. Serbest teşebbüs hürriyeti ve eğitim-öğretim hakkının yasayla engellenemeyeceği kaydedildi. İptal kararı, gerekçe ve muhalefet şerhlerinin yazılmasının ardından Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girecek. Kararın ardından, dönüşümü tamamlamayan dershaneler faaliyetine devam edebilecek. Dönüşümü tamamlanan dershaneler ise yeni başvuru yaparak tekrar dersane statüsüne dönebilecek. Dershanelerin kapatılmasına ilişkin yaşanan süreçte maddi açıdan zarar gören dershane sahipleri ile öğretmenlerinin yaşanan zararın tazmini için dava açacakları öğrenildi.

width=150‘Dershane kapatmakla kumarhane kapatmak aynı şey değilmiş

Dershane yasasını iptal kararı Twitterda dün gündem oldu. Gazeteci, yazar ve siyasetçilerin karara ilişkin değerlendirmeleri şöyle:

Aslı Aydıntaşbaş: Bence hukuken doğru karar. Dershaneler, çarpık bir eğitim sisteminin yan ürünü ama... Devletin “pat” diye bir kararla dershane, kurs ya da herhangi bir eğitim girişimini engelleme hakkı yok. Mesele paralel değil demokrasi. Halkı dershanelere mecbur bırakan bu fecaat eğitim sistemini savunmuyorum. Ama sistemi düzeltmeden dershaneyi kapatamazsın.

Sezgin Tanrıkulu: A

Zaman
Politika
15.07.2015
DershanelerkapanmayacakDershaneler kapanmayacak
AYM hukuksuzluğa 'DUR' dedi, dersaneler kapatılmayacak
Zaman
15.07.2015
17:21

Anayasa Mahkemesi (AYM), onbinlerce öğretmeni, milyonlarca öğrenciyi ve öğretim kurumunu yakından ilgilendiren 1 Eylülde dershanelerin kapatılmasını öngören yasayı dün oyçokluğu ile iptal etti. AYMnin iptal kararını yarın Resmi Gazetede yayımlayarak açıklaması bekleniyor.

Anayasa Mahkemesi (AYM) dershanelerin kaldırılmasını düzenleyen kanun hükmünü iptal etti. Dershanelerin bundan sonra da eğitime devam etmesini sağlayan kararı AYM üyeleri 12ye 5 oy çokluğuyla aldı. Böylece ‘kapatılacak denen dershaneler bundan sonra da eğitim vermeye devam edecek. AYM verdiği kararla dershanelerin kapatılmasının Anayasaya aykırı olduğunu tescil etmiş oldu. Yüksek Mahkeme, Anayasanın 13, 42 ve 48. maddelerinde yer alan eğitim ve öğretim hakkı ile çalışma hürriyetinin ihlal edildiğini vurguladı.

AKP hükümeti 6528 sayılı Millî; Eğitim Temel Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla tüm dershaneleri kapatmıştı. 14 Mart 2014 tarihinde yürürlüğe giren kanunla dershanelerin 1 Eylül 2015te kapatılması öngörülmüştü. Cumhuriyet Halk Partisi, Anayasanın birçok maddesine aykırı olan Kanunun iptali için AYMye iptal başvurusunda bulunmuştu. Kanunun iptali için AYMye taşınmasından sonra Mayıs 2014te başvuru kılavuz ve genelgesi yayımlandı. Bakanlık temmuz ayında dönüşüm başvurularını almaya başladı. İlk grupta dönüşüme başvuran dershane sayısı toplam dershanelerin yüzde 10unu bulmadı. Okula dönüşen ise sadece 54 kurum oldu. Dershanelerin dönüştürülmesi sürecinde Milli Eğitim Bakanlığı, istemediği kurumları elemek için özel şartlar oluşturmaya başladı.

Rapor tartışma konusu oldu

Geçtiğimiz hafta konuyu gündemine alan Yüksek Mahkeme, tarihte ilk defa AYM Kanununun 43. maddesine dayanarak önündeki bir konu için tarafların görüşünü aldı. Dershanelerle ilgili olarak Milli Eğitim Bakanlığı, dershane sahiplerinin oluşturduğu GÜVENDER ve ÖZDEBİR ile dershane öğretmenlerinin kurduğu Pak-Eğitim-İş Sendikası temsilcileri AYMde sunum yaptı. AYMde yapılan sunumda, MEB Bakanı Nabi Avcının sorulan sorulara tatmin edici cevaplar veremediği öğrenildi. Avcının özellikle liseden mezun öğrencilerin nerede eğitim göreceğine ilişkin soruları cevaplamakta zorlandığı belirtildi. Sunumun ardından, AYM raportörünün dershanelerin kapatılabileceği yönünde hazırladığı rapor, tartışma konusu oldu. Raportörün, dershanelerin de kumarhaneler gibi kapatılabileceği yönünde belirttiği görüşün kararla birlikte Anayasaya uygun olmadığı da tescillenmiş oldu.

ZÜHTÜ ARSLAN DA ‘İPTAL DEDİ

Geçtiğimiz perşembe yapılması beklenen nihai toplantı ise üyelerden Engin Yıldırımın annesinin vefatı nedeniyle ertelendi. Dün sabah saatlerinde başlayan toplantı akşam geç saatlere kadar sürdü. Toplantıda, AYM üyeleri 12ye 5 oy çokluğuyla 17 aydır yürürlükte olan yasanın iptaline karar verdi. Yüksek Mahkeme Başkanı Zühtü Arslan da iptal yönünde oy kullandı. Mahkeme, değişikliğin Anayasanın 13, 42 ve 48. maddelerine aykırı olduğunu vurguladı. Anayasanın 13. maddesinde hak ihlallerinin hangi durumlarda sınırlanacağının belirtildiğini kaydeden AYM, söz konusu yasanın bu sınırlara uymadığını belirtti. Yasayla, Anayasanın 42. maddesinde düzenlenen eğitim ve öğretim hakkı ile 48. maddede düzenlenen çalışma hürriyetinin ihlal edildiğini ifade etti. Yapılan müdahalede toplum yararı ile doğacak zarar arasında dengenin oluşmadığı ifade edildi. Serbest teşebbüs hürriyeti ve eğitim-öğretim hakkının yasayla engellenemeyeceği kaydedildi. İptal kararı, gerekçe ve muhalefet şerhlerinin yazılmasının ardından Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girecek. Kararın ardından, dönüşümü tamamlamayan dershaneler faaliyetine devam edebilecek. Dönüşümü tamamlanan dershaneler ise yeni başvuru yaparak tekrar dersane statüsüne dönebilecek. Dershanelerin kapatılmasına ilişkin yaşanan süreçte maddi açıdan zarar gören dershane sahipleri ile öğretmenlerinin yaşanan zararın tazmini için dava açacakları öğrenildi.


İptal kararı haklı ve doğal

width=150Eski Kültür Bakanı Ertuğrul Günay, Anayasa Mahkemesinin dershaneleri kapatan yasayı iptal kararını Twitter üzerinden şöyle değerlendirdi: “Dershaneleri kapatan yasa, girişim özgürlüğüne açıkça aykırı olduğundan AYMnin iptal kararı haklı ve doğaldır. Bu yeni dönemde dershanelerin kaliteyi, başarıyı ve dar imkanlı öğrenciye yardımı daha yüksekte tutması haksız tartışmaları azaltacaktır. Eğitimde asıl amaç, öğrencinin dershane desteğine ihtiyaç duymayacağı kalitenin ve başarı grafiğinin okulda sağlanması olmalıd

Zaman
Güncel
15.07.2015
AYMhukuksuzluğaDURdedidersanelerkapatılmayacakAYM hukuksuzluğa DUR dedi dersaneler kapatılmayacak
AYM hukuksuzluğa 'DUR' dedi, dersaneler kapatılmayacak
Zaman
15.07.2015
17:13

Anayasa Mahkemesi (AYM), onbinlerce öğretmeni, milyonlarca öğrenciyi ve öğretim kurumunu yakından ilgilendiren 1 Eylülde dershanelerin kapatılmasını öngören yasayı dün oyçokluğu ile iptal etti. AYMnin iptal kararını yarın Resmi Gazetede yayımlayarak açıklaması bekleniyor.

Anayasa Mahkemesi (AYM) dershanelerin kaldırılmasını düzenleyen kanun hükmünü iptal etti. Dershanelerin bundan sonra da eğitime devam etmesini sağlayan kararı AYM üyeleri 12ye 5 oy çokluğuyla aldı. Böylece ‘kapatılacak denen dershaneler bundan sonra da eğitim vermeye devam edecek. AYM verdiği kararla dershanelerin kapatılmasının Anayasaya aykırı olduğunu tescil etmiş oldu. Yüksek Mahkeme, Anayasanın 13, 42 ve 48. maddelerinde yer alan eğitim ve öğretim hakkı ile çalışma hürriyetinin ihlal edildiğini vurguladı.

AKP hükümeti 6528 sayılı Millî; Eğitim Temel Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla tüm dershaneleri kapatmıştı. 14 Mart 2014 tarihinde yürürlüğe giren kanunla dershanelerin 1 Eylül 2015te kapatılması öngörülmüştü. Cumhuriyet Halk Partisi, Anayasanın birçok maddesine aykırı olan Kanunun iptali için AYMye iptal başvurusunda bulunmuştu. Kanunun iptali için AYMye taşınmasından sonra Mayıs 2014te başvuru kılavuz ve genelgesi yayımlandı. Bakanlık temmuz ayında dönüşüm başvurularını almaya başladı. İlk grupta dönüşüme başvuran dershane sayısı toplam dershanelerin yüzde 10unu bulmadı. Okula dönüşen ise sadece 54 kurum oldu. Dershanelerin dönüştürülmesi sürecinde Milli Eğitim Bakanlığı, istemediği kurumları elemek için özel şartlar oluşturmaya başladı.

Rapor tartışma konusu oldu

Geçtiğimiz hafta konuyu gündemine alan Yüksek Mahkeme, tarihte ilk defa AYM Kanununun 43. maddesine dayanarak önündeki bir konu için tarafların görüşünü aldı. Dershanelerle ilgili olarak Milli Eğitim Bakanlığı, dershane sahiplerinin oluşturduğu GÜVENDER ve ÖZDEBİR ile dershane öğretmenlerinin kurduğu Pak-Eğitim-İş Sendikası temsilcileri AYMde sunum yaptı. AYMde yapılan sunumda, MEB Bakanı Nabi Avcının sorulan sorulara tatmin edici cevaplar veremediği öğrenildi. Avcının özellikle liseden mezun öğrencilerin nerede eğitim göreceğine ilişkin soruları cevaplamakta zorlandığı belirtildi. Sunumun ardından, AYM raportörünün dershanelerin kapatılabileceği yönünde hazırladığı rapor, tartışma konusu oldu. Raportörün, dershanelerin de kumarhaneler gibi kapatılabileceği yönünde belirttiği görüşün kararla birlikte Anayasaya uygun olmadığı da tescillenmiş oldu.

ZÜHTÜ ARSLAN DA ‘İPTAL DEDİ

Geçtiğimiz perşembe yapılması beklenen nihai toplantı ise üyelerden Engin Yıldırımın annesinin vefatı nedeniyle ertelendi. Dün sabah saatlerinde başlayan toplantı akşam geç saatlere kadar sürdü. Toplantıda, AYM üyeleri 12ye 5 oy çokluğuyla 17 aydır yürürlükte olan yasanın iptaline karar verdi. Yüksek Mahkeme Başkanı Zühtü Arslan da iptal yönünde oy kullandı. Mahkeme, değişikliğin Anayasanın 13, 42 ve 48. maddelerine aykırı olduğunu vurguladı. Anayasanın 13. maddesinde hak ihlallerinin hangi durumlarda sınırlanacağının belirtildiğini kaydeden AYM, söz konusu yasanın bu sınırlara uymadığını belirtti. Yasayla, Anayasanın 42. maddesinde düzenlenen eğitim ve öğretim hakkı ile 48. maddede düzenlenen çalışma hürriyetinin ihlal edildiğini ifade etti. Yapılan müdahalede toplum yararı ile doğacak zarar arasında dengenin oluşmadığı ifade edildi. Serbest teşebbüs hürriyeti ve eğitim-öğretim hakkının yasayla engellenemeyeceği kaydedildi. İptal kararı, gerekçe ve muhalefet şerhlerinin yazılmasının ardından Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girecek. Kararın ardından, dönüşümü tamamlamayan dershaneler faaliyetine devam edebilecek. Dönüşümü tamamlanan dershaneler ise yeni başvuru yaparak tekrar dersane statüsüne dönebilecek. Dershanelerin kapatılmasına ilişkin yaşanan süreçte maddi açıdan zarar gören dershane sahipleri ile öğretmenlerinin yaşanan zararın tazmini için dava açacakları öğrenildi.


İptal kararı haklı ve doğal

width=150Eski Kültür Bakanı Ertuğrul Günay, Anayasa Mahkemesinin dershaneleri kapatan yasayı iptal kararını Twitter üzerinden şöyle değerlendirdi: “Dershaneleri kapatan yasa, girişim özgürlüğüne açıkça aykırı olduğundan AYMnin iptal kararı haklı ve doğaldır. Bu yeni dönemde dershanelerin kaliteyi, başarıyı ve dar imkanlı öğrenciye yardımı daha yüksekte tutması haksız tartışmaları azaltacaktır. Eğitimde asıl amaç, öğrencinin dershane desteğine ihtiyaç duymayacağı kalitenin ve başarı grafiğinin okulda sağlanması olmalıd

Zaman
Eğitim
15.07.2015
AYMhukuksuzluğaDURdedidersanelerkapatılmayacakAYM hukuksuzluğa DUR dedi dersaneler kapatılmayacak
Teşvik ayrımcılığı Danıştay’da
Zaman
21.09.2014
02:10
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, teşvik kontenjanından çıkarılan özel okullarda okuyan öğrencilerin velileri, yargıda hakkını arıyor. Veliler, uygulamanın Anayasa ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu belirtiyor. Daha önce de okul yöneticileri yargıya gitmiş, veliler ise TBMM’ye dilekçe göndererek şikâyette bulunmuştu.Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB), teşvik kontenjanı verdiği birçok başarılı koleji liste dışı bırakması yargıya taşındı. Veliler, ayrımcılık yapıldığını belirterek yürütmenin ivedilikle durdurulması talebiyle Danıştay’a başvurdu. MEB’in 1 Eylül 2014 tarihli listesindeki bazı okulların, 3 Eylül’de açıklanan listeden çıkarıldığını belirten veliler, haklarının gasp edildiğini, bunun Anayasa’ya ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu vurguladı.Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) teşvik kontenjanı verdiği birçok başarılı koleji liste dışı bırakması, veliler tarafından yargıya taşındı. Danıştay’a başvuran öğrenci velileri, ayrımcılık yapıldığını belirterek yürütmenin ivedilikle durdurulmasını talep etti. Veliler MEB tarafından açıklanan 1 Eylül 2014 tarihli listede çocuklarının gittiği okulun yer aldığını ancak 3 Eylül’de açıklanan ikinci listede çıkarıldığını gördüklerini anlattı. Uygulama ile çocuklarının kazanılmış haklarının ellerinden alındığı vurgulandı. Söz konusu uygulamanın Anayasa’ya ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu belirtildi. Eğitimde uygulanan çifte standarda ilişkin mağdur edilen okullar, Danıştay’a iptal istemli başvuruda bulunmuştu. Öğrenci velileri ise Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gönderdikleri dilekçelerde bu haksız uygulamadan şikâyetçi olmuştu.MEB’in tartışmalı uygulaması ile mağdur olan veliler, şikâyet dilekçelerini yürütmenin ivedilikle durdurulması istemiyle Danıştay’a gönderilmek üzere Nöbetçi İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’ne sundu. Kararın Bakanlık tarafından verilmiş olması nedeniyle davaya bakmakla kanunlara göre Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak görevli olduğu anlatıldı. Dilekçede, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) teşvik verilecek okulları içeren 2 farklı liste ilan ettiği anlatıldı. 1 Eylül 2014 tarihli ilk listede çocuklarının gittiği kolejin de yer aldığı ancak 3 Eylül tarihinde ikinci bir listenin yayınlandığı okula bu listede yer verilmediği vurgulandı. Dilekçede, bu durumun hukuka aykırı olduğu belirtilerek şu ifalere yer verildi: “Davalı olan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü tarafından tanzim edilen 03.09.2014 tarihli ve 3698187 sayılı işlem doğrultusunda müvekkilin tercih edeceği özel okulun 2014-2015 yılı destek verilen özel okullar listesinden çıkarılması sonucunda müvekkilin velayeti altındaki davacı çocuklarının 2014-2015 yılına ait eğitim öğretim desteğine hak kazandığı halde destekten yararlanmış olmakla birlikte kazanılmış haklarının kullanılmasına engel olan dava konusu işlemin hukuka aykırı olması nedeniyle öncelikle yürütmesi durdurulmalı daha sonra ise iptal edilmelidir.”Söz konusu hukuksuz uygulama ile öğrencilerin kazanılmış hakkı olan desteğin kanunsuz bir şekilde geri alındığı vurgulanarak, çocukların bu uygulamadan dolayı mağdur oldukları anlatıldı. Uygulamanın Anayasa ve uluslararası sözleşmelere de aykırı olduğu belirtilerek, “Anayasa ile güvence altına alınan eşitlik ilkesine ve temel insan hakkı olan eğitim ve öğretim görme özgürlüğüne ayrıca Avrupa İnsan Hakları Beyannamesi’ne, uluslararası evrensel etiğe aykırı olarak tamamen keyfî, objektiflikten uzak, tarafgir bir tutumla özel okulun toplum önündeki iitibarını zedeleyici, MEB’ce destek verilecek okullar listesinden çıkarılması hukuka aykırılık teşkil etmektedir.” denildi.Veliler bu çifte standarda, TBMM’ye gönderdikleri dilekçelerle tepki göstermişti. Meclis’e gönderilen dilekçelerde bu durumun Anayasa’nın eğitim öğretim hakkını düzenleyen 42. maddesine de açıkça aykırı olduğu belirtilerek adaletsizliğin bir an önce düzeltilmesi talep edildi. Bazı okulların hukuksuz bir şekilde teşvik verilecek okullar listesinden çıkarılması bu okullar tarafından yargıya taşınmıştı. MEB’in özel okullar arasında eşitlikten, objektiflikten, şeffaflıktan uzak ve keyfî bir şekilde davranarak, istediğine teşvik vermek suretiyle, bir kısım okulları uygulama dışı bıraktığı anlatılmıştı.
Zaman
Eğitim
21.09.2014
TeşvikayrımcılığıDanıştay’daTeşvik ayrımcılığı Danıştay’da
Teşvik ayrımcılığı Danıştay’da
Zaman
21.09.2014
02:10
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, teşvik kontenjanından çıkarılan özel okullarda okuyan öğrencilerin velileri, yargıda hakkını arıyor. Veliler, uygulamanın Anayasa ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu belirtiyor. Daha önce de okul yöneticileri yargıya gitmiş, veliler ise TBMM’ye dilekçe göndererek şikâyette bulunmuştu.Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB), teşvik kontenjanı verdiği birçok başarılı koleji liste dışı bırakması yargıya taşındı. Veliler, ayrımcılık yapıldığını belirterek yürütmenin ivedilikle durdurulması talebiyle Danıştay’a başvurdu. MEB’in 1 Eylül 2014 tarihli listesindeki bazı okulların, 3 Eylül’de açıklanan listeden çıkarıldığını belirten veliler, haklarının gasp edildiğini, bunun Anayasa’ya ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu vurguladı.Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) teşvik kontenjanı verdiği birçok başarılı koleji liste dışı bırakması, veliler tarafından yargıya taşındı. Danıştay’a başvuran öğrenci velileri, ayrımcılık yapıldığını belirterek yürütmenin ivedilikle durdurulmasını talep etti. Veliler MEB tarafından açıklanan 1 Eylül 2014 tarihli listede çocuklarının gittiği okulun yer aldığını ancak 3 Eylül’de açıklanan ikinci listede çıkarıldığını gördüklerini anlattı. Uygulama ile çocuklarının kazanılmış haklarının ellerinden alındığı vurgulandı. Söz konusu uygulamanın Anayasa’ya ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu belirtildi. Eğitimde uygulanan çifte standarda ilişkin mağdur edilen okullar, Danıştay’a iptal istemli başvuruda bulunmuştu. Öğrenci velileri ise Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gönderdikleri dilekçelerde bu haksız uygulamadan şikâyetçi olmuştu.MEB’in tartışmalı uygulaması ile mağdur olan veliler, şikâyet dilekçelerini yürütmenin ivedilikle durdurulması istemiyle Danıştay’a gönderilmek üzere Nöbetçi İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’ne sundu. Kararın Bakanlık tarafından verilmiş olması nedeniyle davaya bakmakla kanunlara göre Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak görevli olduğu anlatıldı. Dilekçede, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) teşvik verilecek okulları içeren 2 farklı liste ilan ettiği anlatıldı. 1 Eylül 2014 tarihli ilk listede çocuklarının gittiği kolejin de yer aldığı ancak 3 Eylül tarihinde ikinci bir listenin yayınlandığı okula bu listede yer verilmediği vurgulandı. Dilekçede, bu durumun hukuka aykırı olduğu belirtilerek şu ifalere yer verildi: “Davalı olan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü tarafından tanzim edilen 03.09.2014 tarihli ve 3698187 sayılı işlem doğrultusunda müvekkilin tercih edeceği özel okulun 2014-2015 yılı destek verilen özel okullar listesinden çıkarılması sonucunda müvekkilin velayeti altındaki davacı çocuklarının 2014-2015 yılına ait eğitim öğretim desteğine hak kazandığı halde destekten yararlanmış olmakla birlikte kazanılmış haklarının kullanılmasına engel olan dava konusu işlemin hukuka aykırı olması nedeniyle öncelikle yürütmesi durdurulmalı daha sonra ise iptal edilmelidir.”Söz konusu hukuksuz uygulama ile öğrencilerin kazanılmış hakkı olan desteğin kanunsuz bir şekilde geri alındığı vurgulanarak, çocukların bu uygulamadan dolayı mağdur oldukları anlatıldı. Uygulamanın Anayasa ve uluslararası sözleşmelere de aykırı olduğu belirtilerek, “Anayasa ile güvence altına alınan eşitlik ilkesine ve temel insan hakkı olan eğitim ve öğretim görme özgürlüğüne ayrıca Avrupa İnsan Hakları Beyannamesi’ne, uluslararası evrensel etiğe aykırı olarak tamamen keyfî, objektiflikten uzak, tarafgir bir tutumla özel okulun toplum önündeki iitibarını zedeleyici, MEB’ce destek verilecek okullar listesinden çıkarılması hukuka aykırılık teşkil etmektedir.” denildi.Veliler bu çifte standarda, TBMM’ye gönderdikleri dilekçelerle tepki göstermişti. Meclis’e gönderilen dilekçelerde bu durumun Anayasa’nın eğitim öğretim hakkını düzenleyen 42. maddesine de açıkça aykırı olduğu belirtilerek adaletsizliğin bir an önce düzeltilmesi talep edildi. Bazı okulların hukuksuz bir şekilde teşvik verilecek okullar listesinden çıkarılması bu okullar tarafından yargıya taşınmıştı. MEB’in özel okullar arasında eşitlikten, objektiflikten, şeffaflıktan uzak ve keyfî bir şekilde davranarak, istediğine teşvik vermek suretiyle, bir kısım okulları uygulama dışı bıraktığı anlatılmıştı.
Zaman
Güncel
21.09.2014
TeşvikayrımcılığıDanıştay’daTeşvik ayrımcılığı Danıştay’da
Teşvik ayrımcılığı Danıştay’da
Zaman
21.09.2014
02:02
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, teşvik kontenjanından çıkarılan özel okullarda okuyan öğrencilerin velileri, yargıda hakkını arıyor. Veliler, uygulamanın Anayasa ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu belirtiyor. Daha önce de okul yöneticileri yargıya gitmiş, veliler ise TBMM’ye dilekçe göndererek şikâyette bulunmuştu.Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB), teşvik kontenjanı verdiği birçok başarılı koleji liste dışı bırakması yargıya taşındı. Veliler, ayrımcılık yapıldığını belirterek yürütmenin ivedilikle durdurulması talebiyle Danıştay’a başvurdu. MEB’in 1 Eylül 2014 tarihli listesindeki bazı okulların, 3 Eylül’de açıklanan listeden çıkarıldığını belirten veliler, haklarının gasp edildiğini, bunun Anayasa’ya ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu vurguladı.Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) teşvik kontenjanı verdiği birçok başarılı koleji liste dışı bırakması, veliler tarafından yargıya taşındı. Danıştay’a başvuran öğrenci velileri, ayrımcılık yapıldığını belirterek yürütmenin ivedilikle durdurulmasını talep etti. Veliler MEB tarafından açıklanan 1 Eylül 2014 tarihli listede çocuklarının gittiği okulun yer aldığını ancak 3 Eylül’de açıklanan ikinci listede çıkarıldığını gördüklerini anlattı. Uygulama ile çocuklarının kazanılmış haklarının ellerinden alındığı vurgulandı. Söz konusu uygulamanın Anayasa’ya ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu belirtildi. Eğitimde uygulanan çifte standarda ilişkin mağdur edilen okullar, Danıştay’a iptal istemli başvuruda bulunmuştu. Öğrenci velileri ise Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gönderdikleri dilekçelerde bu haksız uygulamadan şikâyetçi olmuştu.MEB’in tartışmalı uygulaması ile mağdur olan veliler, şikâyet dilekçelerini yürütmenin ivedilikle durdurulması istemiyle Danıştay’a gönderilmek üzere Nöbetçi İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’ne sundu. Kararın Bakanlık tarafından verilmiş olması nedeniyle davaya bakmakla kanunlara göre Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak görevli olduğu anlatıldı. Dilekçede, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) teşvik verilecek okulları içeren 2 farklı liste ilan ettiği anlatıldı. 1 Eylül 2014 tarihli ilk listede çocuklarının gittiği kolejin de yer aldığı ancak 3 Eylül tarihinde ikinci bir listenin yayınlandığı okula bu listede yer verilmediği vurgulandı. Dilekçede, bu durumun hukuka aykırı olduğu belirtilerek şu ifalere yer verildi: “Davalı olan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü tarafından tanzim edilen 03.09.2014 tarihli ve 3698187 sayılı işlem doğrultusunda müvekkilin tercih edeceği özel okulun 2014-2015 yılı destek verilen özel okullar listesinden çıkarılması sonucunda müvekkilin velayeti altındaki davacı çocuklarının 2014-2015 yılına ait eğitim öğretim desteğine hak kazandığı halde destekten yararlanmış olmakla birlikte kazanılmış haklarının kullanılmasına engel olan dava konusu işlemin hukuka aykırı olması nedeniyle öncelikle yürütmesi durdurulmalı daha sonra ise iptal edilmelidir.”Söz konusu hukuksuz uygulama ile öğrencilerin kazanılmış hakkı olan desteğin kanunsuz bir şekilde geri alındığı vurgulanarak, çocukların bu uygulamadan dolayı mağdur oldukları anlatıldı. Uygulamanın Anayasa ve uluslararası sözleşmelere de aykırı olduğu belirtilerek, “Anayasa ile güvence altına alınan eşitlik ilkesine ve temel insan hakkı olan eğitim ve öğretim görme özgürlüğüne ayrıca Avrupa İnsan Hakları Beyannamesi’ne, uluslararası evrensel etiğe aykırı olarak tamamen keyfî, objektiflikten uzak, tarafgir bir tutumla özel okulun toplum önündeki iitibarını zedeleyici, MEB’ce destek verilecek okullar listesinden çıkarılması hukuka aykırılık teşkil etmektedir.” denildi.Veliler bu çifte standarda, TBMM’ye gönderdikleri dilekçelerle tepki göstermişti. Meclis’e gönderilen dilekçelerde bu durumun Anayasa’nın eğitim öğretim hakkını düzenleyen 42. maddesine de açıkça aykırı olduğu belirtilerek adaletsizliğin bir an önce düzeltilmesi talep edildi. Bazı okulların hukuksuz bir şekilde teşvik verilecek okullar listesinden çıkarılması bu okullar tarafından yargıya taşınmıştı. MEB’in özel okullar arasında eşitlikten, objektiflikten, şeffaflıktan uzak ve keyfî bir şekilde davranarak, istediğine teşvik vermek suretiyle, bir kısım okulları uygulama dışı bıraktığı anlatılmıştı.
Zaman
Ana Sayfa
21.09.2014
TeşvikayrımcılığıDanıştay’daTeşvik ayrımcılığı Danıştay’da
TEOG sonuçları açıklandı
Zaman
22.08.2014
18:27
TEOG sonuçları açıklandı. Bu yıl ilk kez uygulanan Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) yerleştirme sonuçları Milli Eğitim Bakanlığı tarafından açıklandı. TEOG yerleştirme sonuçları bugün 22 Ağustos 2014 tarihinde saat 15:00 itibariyle www.meb.gov.tr ve e-okul.meb.gov.tr internet adreslerinden yayınlanmaya başlandı.SONUÇLARI ÖĞRENMEK İÇİN TIKLAYINTEOG yerleştirme sonuçları öğrencilerin yüzdelik dilimlerini gösterir şekilde yayımlanan Yerleştirmeye Esas Puanlarına (YEP) göre gerçekleştirildi. Yerleştirmeye Esas Puana sahip 1 milyon 291 bin 851 8inci sınıf öğrencisinden, 1 milyon 136 bin 546sı tercih başvurusunda bulundu.TEOG sınav sonuçlarına göre tercihte bulunan öğrencilerden 1 milyon 57 bin 799u okul kodlarına göre yaptıkları A grubu tercihlerine, 78 bin 447si okul türlerine göre yaptıkları B grubu tercihlerine ve herhangi bir tercihte bulunmayan 134 bin 788 öğrencinin ise, 2014 Yılı Ortaöğretim Kurumlarına Geçiş Uygulaması Tercih ve Yerleştirme Kılavuzu esaslarına göre bir ortaöğretim kurumuna yerleştirildi.TEOG YERLEŞTİRMELERİ SONRASI NAKİL BAŞVURULARITEOG yerleştirme sonuçlarının açıklaması ile birlikte yerleştirme sonrası nakil başvuruları 25 Ağustos 2014 tarihinde başlayıp haftalık periyotlarla 26 Eylül 2014 günü mesai bitimine kadar devam edecek.Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği ile ilgili kılavuz esaslarına göre, kesin kaydı yapılmış olan öğrencilerin, açık kontenjan bulunan başka bir ortaöğretim kurumuna yönelik yerleştirme nakli isteğinde bulunmaları hâlinde başvuranlar arasında puan üstünlüğü esas alınarak sistem üzerinden otomatik olarak nakil işlemleri gerçekleştirilecek.Resmi ya da özel bütün ortaöğretim kurumları arasındaki nakil işlemleri e-okul üzerinden yürütülecek.Kesin kayıt işlemi tamamlanan fakat bir özel ortaöğretim kurumuna nakil yaptırmak isteyen öğrencilerimizin velileri, ilgili özel ortaöğretim kurumuna şahsen başvuruda bulunmaları halinde kesin kayıt işlemleri yapılacak ve yerleştiği ortaöğretim kurumdan nakilleri e-okul üzerinden otomatik olarak gerçekleştirilecek.Resmi okullar arasındaki yerleştirme nakil işlemleri ise veli tarafından öğrencisinin kesin kaydının yapıldığı okul müdürlüklerine şahsen başvuru ile değerlendirmeye alınacak.Yerleştirme nakil işlemlerine ilişkin ilk başvurular 25-28 Ağustos 2014 tarihleri arasında alınacak ve 29 Ağustos 2014 günü saat 19:00da sonuçlar ilan edilecek.Yerleştirme nakil işlemleri, haftalık yapılacak olup, öğrencilerimiz her bir nakil talebinde sadece tek okul tercihinde bulunacak.Eylül ayı sonuna kadar haftalık periyotlarla gerçekleştirilecek olan yerleştirmeye yönelik nakil işlemleri, okulların ilan edilen boş kontenjanları için yapılacaktır. Yerleştirme nakil döneminde, başka bir resmî/özel okula nakil talebinde bulunan öğrencilerden boşalacak kontenjanlar bir sonraki haftanın boş kontenjan listesinde yer alacaktır. Söz konusu işlemler sonucu nakil talebi gerçekleşenler ve boş kalan kontenjanlar e-okul sistemi üzerinden ilan edilecek.26 Eylül 2014 tarihinden sonra yapılacak nakil başvuruları, ortaöğretim kurumları arasında nakil esaslarına göre taban puanlar esas alınarak gerçekleştirilecek.Yerleştirme, nakil kontenjanları, yerleştirme nakil işlemleri ve ilgili bütün duyurular, Bakanlığımızın e-okul.meb.gov.tr adresinden ilgililerin ve kamuoyunun bilgisine sunulacak.
Zaman
En Çok Okunan
22.08.2014
TEOGsonuçlarıaçıklandıTEOG sonuçları açıklandı
TEOG sonuçları açıklandı
Zaman
22.08.2014
18:23
TEOG sonuçları açıklandı. Bu yıl ilk kez uygulanan Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) yerleştirme sonuçları Milli Eğitim Bakanlığı tarafından açıklandı. TEOG yerleştirme sonuçları bugün 22 Ağustos 2014 tarihinde saat 15:00 itibariyle www.meb.gov.tr ve e-okul.meb.gov.tr internet adreslerinden yayınlanmaya başlandı.SONUÇLARI ÖĞRENMEK İÇİN TIKLAYINTEOG yerleştirme sonuçları öğrencilerin yüzdelik dilimlerini gösterir şekilde yayımlanan Yerleştirmeye Esas Puanlarına (YEP) göre gerçekleştirildi. Yerleştirmeye Esas Puana sahip 1 milyon 291 bin 851 8inci sınıf öğrencisinden, 1 milyon 136 bin 546sı tercih başvurusunda bulundu.TEOG sınav sonuçlarına göre tercihte bulunan öğrencilerden 1 milyon 57 bin 799u okul kodlarına göre yaptıkları A grubu tercihlerine, 78 bin 447si okul türlerine göre yaptıkları B grubu tercihlerine ve herhangi bir tercihte bulunmayan 134 bin 788 öğrencinin ise, 2014 Yılı Ortaöğretim Kurumlarına Geçiş Uygulaması Tercih ve Yerleştirme Kılavuzu esaslarına göre bir ortaöğretim kurumuna yerleştirildi.TEOG YERLEŞTİRMELERİ SONRASI NAKİL BAŞVURULARITEOG yerleştirme sonuçlarının açıklaması ile birlikte yerleştirme sonrası nakil başvuruları 25 Ağustos 2014 tarihinde başlayıp haftalık periyotlarla 26 Eylül 2014 günü mesai bitimine kadar devam edecek.Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği ile ilgili kılavuz esaslarına göre, kesin kaydı yapılmış olan öğrencilerin, açık kontenjan bulunan başka bir ortaöğretim kurumuna yönelik yerleştirme nakli isteğinde bulunmaları hâlinde başvuranlar arasında puan üstünlüğü esas alınarak sistem üzerinden otomatik olarak nakil işlemleri gerçekleştirilecek.Resmi ya da özel bütün ortaöğretim kurumları arasındaki nakil işlemleri e-okul üzerinden yürütülecek.Kesin kayıt işlemi tamamlanan fakat bir özel ortaöğretim kurumuna nakil yaptırmak isteyen öğrencilerimizin velileri, ilgili özel ortaöğretim kurumuna şahsen başvuruda bulunmaları halinde kesin kayıt işlemleri yapılacak ve yerleştiği ortaöğretim kurumdan nakilleri e-okul üzerinden otomatik olarak gerçekleştirilecek.Resmi okullar arasındaki yerleştirme nakil işlemleri ise veli tarafından öğrencisinin kesin kaydının yapıldığı okul müdürlüklerine şahsen başvuru ile değerlendirmeye alınacak.Yerleştirme nakil işlemlerine ilişkin ilk başvurular 25-28 Ağustos 2014 tarihleri arasında alınacak ve 29 Ağustos 2014 günü saat 19:00da sonuçlar ilan edilecek.Yerleştirme nakil işlemleri, haftalık yapılacak olup, öğrencilerimiz her bir nakil talebinde sadece tek okul tercihinde bulunacak.Eylül ayı sonuna kadar haftalık periyotlarla gerçekleştirilecek olan yerleştirmeye yönelik nakil işlemleri, okulların ilan edilen boş kontenjanları için yapılacaktır. Yerleştirme nakil döneminde, başka bir resmî/özel okula nakil talebinde bulunan öğrencilerden boşalacak kontenjanlar bir sonraki haftanın boş kontenjan listesinde yer alacaktır. Söz konusu işlemler sonucu nakil talebi gerçekleşenler ve boş kalan kontenjanlar e-okul sistemi üzerinden ilan edilecek.26 Eylül 2014 tarihinden sonra yapılacak nakil başvuruları, ortaöğretim kurumları arasında nakil esaslarına göre taban puanlar esas alınarak gerçekleştirilecek.Yerleştirme, nakil kontenjanları, yerleştirme nakil işlemleri ve ilgili bütün duyurular, Bakanlığımızın e-okul.meb.gov.tr adresinden ilgililerin ve kamuoyunun bilgisine sunulacak.
Zaman
Eğitim
22.08.2014
TEOGsonuçlarıaçıklandıTEOG sonuçları açıklandı
TEOG sonuçları açıklandı
Zaman
22.08.2014
18:18
TEOG sonuçları açıklandı. Bu yıl ilk kez uygulanan Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) yerleştirme sonuçları Milli Eğitim Bakanlığı tarafından açıklandı. TEOG yerleştirme sonuçları bugün 22 Ağustos 2014 tarihinde saat 15:00 itibariyle www.meb.gov.tr ve e-okul.meb.gov.tr internet adreslerinden yayınlanmaya başlandı.SONUÇLARI ÖĞRENMEK İÇİN TIKLAYINTEOG yerleştirme sonuçları öğrencilerin yüzdelik dilimlerini gösterir şekilde yayımlanan Yerleştirmeye Esas Puanlarına (YEP) göre gerçekleştirildi. Yerleştirmeye Esas Puana sahip 1 milyon 291 bin 851 8inci sınıf öğrencisinden, 1 milyon 136 bin 546sı tercih başvurusunda bulundu.TEOG sınav sonuçlarına göre tercihte bulunan öğrencilerden 1 milyon 57 bin 799u okul kodlarına göre yaptıkları A grubu tercihlerine, 78 bin 447si okul türlerine göre yaptıkları B grubu tercihlerine ve herhangi bir tercihte bulunmayan 134 bin 788 öğrencinin ise, 2014 Yılı Ortaöğretim Kurumlarına Geçiş Uygulaması Tercih ve Yerleştirme Kılavuzu esaslarına göre bir ortaöğretim kurumuna yerleştirildi.TEOG YERLEŞTİRMELERİ SONRASI NAKİL BAŞVURULARITEOG yerleştirme sonuçlarının açıklaması ile birlikte yerleştirme sonrası nakil başvuruları 25 Ağustos 2014 tarihinde başlayıp haftalık periyotlarla 26 Eylül 2014 günü mesai bitimine kadar devam edecek.Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği ile ilgili kılavuz esaslarına göre, kesin kaydı yapılmış olan öğrencilerin, açık kontenjan bulunan başka bir ortaöğretim kurumuna yönelik yerleştirme nakli isteğinde bulunmaları hâlinde başvuranlar arasında puan üstünlüğü esas alınarak sistem üzerinden otomatik olarak nakil işlemleri gerçekleştirilecek.Resmi ya da özel bütün ortaöğretim kurumları arasındaki nakil işlemleri e-okul üzerinden yürütülecek.Kesin kayıt işlemi tamamlanan fakat bir özel ortaöğretim kurumuna nakil yaptırmak isteyen öğrencilerimizin velileri, ilgili özel ortaöğretim kurumuna şahsen başvuruda bulunmaları halinde kesin kayıt işlemleri yapılacak ve yerleştiği ortaöğretim kurumdan nakilleri e-okul üzerinden otomatik olarak gerçekleştirilecek.Resmi okullar arasındaki yerleştirme nakil işlemleri ise veli tarafından öğrencisinin kesin kaydının yapıldığı okul müdürlüklerine şahsen başvuru ile değerlendirmeye alınacak.Yerleştirme nakil işlemlerine ilişkin ilk başvurular 25-28 Ağustos 2014 tarihleri arasında alınacak ve 29 Ağustos 2014 günü saat 19:00da sonuçlar ilan edilecek.Yerleştirme nakil işlemleri, haftalık yapılacak olup, öğrencilerimiz her bir nakil talebinde sadece tek okul tercihinde bulunacak.Eylül ayı sonuna kadar haftalık periyotlarla gerçekleştirilecek olan yerleştirmeye yönelik nakil işlemleri, okulların ilan edilen boş kontenjanları için yapılacaktır. Yerleştirme nakil döneminde, başka bir resmî/özel okula nakil talebinde bulunan öğrencilerden boşalacak kontenjanlar bir sonraki haftanın boş kontenjan listesinde yer alacaktır. Söz konusu işlemler sonucu nakil talebi gerçekleşenler ve boş kalan kontenjanlar e-okul sistemi üzerinden ilan edilecek.26 Eylül 2014 tarihinden sonra yapılacak nakil başvuruları, ortaöğretim kurumları arasında nakil esaslarına göre taban puanlar esas alınarak gerçekleştirilecek.Yerleştirme, nakil kontenjanları, yerleştirme nakil işlemleri ve ilgili bütün duyurular, Bakanlığımızın e-okul.meb.gov.tr adresinden ilgililerin ve kamuoyunun bilgisine sunulacak.
Zaman
Ana Sayfa
22.08.2014
TEOGsonuçlarıaçıklandıTEOG sonuçları açıklandı
Mahkeme TEOG’da yürütmeyi durdurdu
Zaman
02.07.2014
02:01
Yüz binlerce öğrenciyi ilgilendiren TEOG sınavında mahkeme, hatalı olduğu belirlenen 4 soruya ilişkin yürütmeyi durdurdu. Milli Eğitim Bakanlığı ise İdare Mahkemesi’ne itiraz etti. Yerleştirmeye esas puanlar, itirazın sonuçlanmasından sonra açıklanacak. Bu durumun, liselere kayıt takviminde gecikmeye yol açacağı belirtiliyor.Ankara 13. İdare Mahkemesi, Kasım 2013’te yapılan Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sınavlarının sonuçlarıyla ilgili ilginç bir karar verdi. 4 sorunun yanlış olduğu gerekçesiyle açılan davaları değerlendiren mahkeme, sorulara ilişkin yürütmeyi durdurdu. Milli Eğitim Bakanlığı, karar üzerine Bölge İdare Mahkemesi’ne itirazda bulundu. Bakanlık, TEOG yerleştirmeye esas puanlarını itiraz sonucuna göre açıklayacak.Ankara 13. İdare Mahkemesi, 28-29 Kasım 2013 tarihinde yapılan Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sınavlarının sonuçlarıyla ilgili flaş bir karar verdi. 4 sorunun yanlış olduğu gerekçesiyle açılan yürütmeyi durdurma ve iptal davalarını değerlendiren mahkeme, sorulara ilişkin yürütmeyi durdurdu. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), mahkemenin kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesine itirazda bulundu. Bakanlık, TEOG yerleştirme puanlarını itiraz sonucuna göre açıklayacak.2013-2014 eğitim-öğretim döneminde ilk defa sekizinci sınıf öğrencileri için 28-29 Kasım 2013 tarihinde yapılan ve 20 Ocak 2014 tarihinde sonuçları açıklanan TEOG ortak sınavlarına, Ankara 13. İdare Mahkemesi’nde yürütmenin durdurulması talebiyle iptal davası açılmıştı. Davada, ortak sınavların fen ve teknoloji, İngilizce, din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinden 4 sorunun hatalı olduğu ve iptal edilmesi gerektiği belirtildi. Davayı değerlendiren mahkeme, sorulara ilişkin yürütmenin durdurulmasına karar verdi. Bunun üzerine MEB, Bölge İdare Mahkemesi’ne itirazda bulundu. Bölge İdare Mahkemesi’nin itiraz üzerine vereceği kararın ardından TEOG yerleştirmeye esas sonuçları açıklanacak. Bu durum liselere kayıt ve yerleştirme takviminin gecikmesine yol açabilecek. Yaklaşık 1 milyon 200 bin öğrencinin girdiği TEOG sınavlarının liselere yerleştirme puanları 7 Temmuz’da açıklanacaktı.2013 yılında yapılan Seviye Belirleme Sınavı (SBS) sonuçları da Ankara İdare Mahkemesi’nce iptal edilmişti. Mahkeme, 8 Haziran 2013 tarihinde yapılan ve 12 Temmuz 2013 tarihinde açıklanan SBS sonuçlarını yanlış puan hesaplanmasını gerekçe göstererek iptaline karar vermişti. Bakanlık bu karar sonucunda puanları yeniden hesaplamıştı.
Zaman
Güncel
02.07.2014
MahkemeTEOG’dayürütmeyidurdurduMahkeme TEOG’da yürütmeyi durdurdu
Mahkeme TEOG’da yürütmeyi durdurdu
Zaman
02.07.2014
02:01
Yüz binlerce öğrenciyi ilgilendiren TEOG sınavında mahkeme, hatalı olduğu belirlenen 4 soruya ilişkin yürütmeyi durdurdu. Milli Eğitim Bakanlığı ise İdare Mahkemesi’ne itiraz etti. Yerleştirmeye esas puanlar, itirazın sonuçlanmasından sonra açıklanacak. Bu durumun, liselere kayıt takviminde gecikmeye yol açacağı belirtiliyor.Ankara 13. İdare Mahkemesi, Kasım 2013’te yapılan Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sınavlarının sonuçlarıyla ilgili ilginç bir karar verdi. 4 sorunun yanlış olduğu gerekçesiyle açılan davaları değerlendiren mahkeme, sorulara ilişkin yürütmeyi durdurdu. Milli Eğitim Bakanlığı, karar üzerine Bölge İdare Mahkemesi’ne itirazda bulundu. Bakanlık, TEOG yerleştirmeye esas puanlarını itiraz sonucuna göre açıklayacak.Ankara 13. İdare Mahkemesi, 28-29 Kasım 2013 tarihinde yapılan Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sınavlarının sonuçlarıyla ilgili flaş bir karar verdi. 4 sorunun yanlış olduğu gerekçesiyle açılan yürütmeyi durdurma ve iptal davalarını değerlendiren mahkeme, sorulara ilişkin yürütmeyi durdurdu. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), mahkemenin kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesine itirazda bulundu. Bakanlık, TEOG yerleştirme puanlarını itiraz sonucuna göre açıklayacak.2013-2014 eğitim-öğretim döneminde ilk defa sekizinci sınıf öğrencileri için 28-29 Kasım 2013 tarihinde yapılan ve 20 Ocak 2014 tarihinde sonuçları açıklanan TEOG ortak sınavlarına, Ankara 13. İdare Mahkemesi’nde yürütmenin durdurulması talebiyle iptal davası açılmıştı. Davada, ortak sınavların fen ve teknoloji, İngilizce, din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinden 4 sorunun hatalı olduğu ve iptal edilmesi gerektiği belirtildi. Davayı değerlendiren mahkeme, sorulara ilişkin yürütmenin durdurulmasına karar verdi. Bunun üzerine MEB, Bölge İdare Mahkemesi’ne itirazda bulundu. Bölge İdare Mahkemesi’nin itiraz üzerine vereceği kararın ardından TEOG yerleştirmeye esas sonuçları açıklanacak. Bu durum liselere kayıt ve yerleştirme takviminin gecikmesine yol açabilecek. Yaklaşık 1 milyon 200 bin öğrencinin girdiği TEOG sınavlarının liselere yerleştirme puanları 7 Temmuz’da açıklanacaktı.2013 yılında yapılan Seviye Belirleme Sınavı (SBS) sonuçları da Ankara İdare Mahkemesi’nce iptal edilmişti. Mahkeme, 8 Haziran 2013 tarihinde yapılan ve 12 Temmuz 2013 tarihinde açıklanan SBS sonuçlarını yanlış puan hesaplanmasını gerekçe göstererek iptaline karar vermişti. Bakanlık bu karar sonucunda puanları yeniden hesaplamıştı.
Zaman
Ana Sayfa
02.07.2014
MahkemeTEOG’dayürütmeyidurdurduMahkeme TEOG’da yürütmeyi durdurdu
MEB'den SBS açıklaması
Zaman
28.06.2014
14:06
Milli Eğitim Bakanlığı(MEB), mahkeme tarafından yürütmesi durdurulan SBS sonuçlarının tekrar değerlendirilmesi sonucu 4 öğrencinin üst tercihlerine, 99 öğrencinin ise daha alt tercihlerine yerleştirilebilecekleri sonucuna ulaşıldığını açıkladı.MEBden yapılan açıklamada, Sınav sonuçlarının tekrar değerlendirilmesi neticesinde; ?4 öğrencimizin daha üst tercihlerine, 99 öğrencimizin ise mevcut okullarından daha alt tercihlerine yerleştirilebilecekleri sonucuna ulaşılmıştır. Ancak bu durumda olan öğrencilerimizin mahkeme kararından herhangi bir mağduriyet yaşamamaları için Bakanlığımızca gerekli tedbirler alınmakta olup karardan etkilenen öğrencilerle iletişime geçilerek talepleri olması durumunda tercihleri doğrultusunda işlem yapılacağı kendilerine bildirilmiştir. denildi.Bakanlıktan yapılan açıklama şöyle: Ortaöğretime Yerleştirme Sistemi çerçevesinde 8inci sınıflar için uygulanan Seviye Belirleme Sınavı (SBS) Bakanlığımız, Sınav ve Yerleştirme Yönergeleri ile Sınav Başvuru Kılavuzu hükümleri doğrultusunda 08 Haziran 2013 tarihinde 1.112.604 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Sınav sonuçları 12 Temmuz 2013 tarihinde açıklanmış, ancak aynı gün yapılan inceleme sonucunda söz konusu sınavda Almanca ve Fransızca testlerini yanıtlayan 718 adayın yabancı dil testlerine ilişkin değerlendirilmesinde yanlışlık yapıldığı tespit edilmiştir. Yine aynı gün Almanca ve Fransızca testlerinden sınava giren adayların yeniden değerlendirilmesi yapılmış ve herhangi bir mağduriyete yer vermeyecek tedbirler alınarak yeni puanlar saat 17.00de açıklanmıştır.Akabinde öğrencilerimizden tercih başvuruları alınmış, asıl ve yedek yerleştirmeleri yapılmış, kayıtlar gerçekleştirilmiş ve eğitim öğretimin bir dönemi geride bırakılmıştır. Ancak 12 Temmuz 2013te ilan edilen sınav sonuçlarına ilişkin işlemin aleyhine Ankara 18. İdare Mahkemesinde dava açılmış ve ilgili mahkemece dava konusu işlemin uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceği gerekçesi ile sınav sonuçlarının açıklanmasından yaklaşık altı ay sonra yürütmenin durdurulması yönünde karar alınmış, bu karar 15.01.2014 tarihinde Bakanlığımıza tebliğ edilmiştir. Dava konusu işlemin üzerinden yaklaşık altı ay geçmesinden sonra ilgili mahkemece yürütmeyi durdurma kararının verilmesi ve yine verilmiş olan kararın Bakanlığımıza ve taraflara ulaşmadan basın yayın organlarında yer alması son derece anlamlı bulunmuştur. Esasında yukarıda da izah edildiği üzere, dava konusu işlemin mahkemeye intikal etmesinden önce, Almanca ve Fransızca testlerinden sınava giren adayların değerlendirilmesi yeniden yapılmış ve sınava giren bütün öğrencilerimizin sıralamaları ve yerleştirme işlemleri yeni duruma göre belirlenmiştir. Dolayısıyla öğrencilerimizin puan hesaplamaları ve okul yerleştirmeleri açısından herhangi bir mağduriyet yaşanmamıştır. ?Ancak verilmiş olan karar mucibince ve mahkemenin yönlendirmesine göre, sınav sonuçları Bakanlığımızca yeniden hesaplanmış ve mezkûr karardan kaynaklanabilecek olası mağduriyetleri önlemeye yönelik çalışmaların süresi içerisinde tamamlanması için mahkemenin ilk kararının Bakanlığımıza tebliğ edilmesiyle beraber hazırlıklar başlatılarak gerekli tüm önlemler alınmıştır.(CİHAN)
Zaman
Eğitim
28.06.2014
MEBdenSBSaçıklamasıMEBden SBS açıklaması
Sınav heyecanı başlıyor
Zaman
27.04.2014
09:11
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından 28-29 Nisan 2014 Pazartesi ve Salı günü yapılacak ikinci dönem ortak sınavlarına 1 milyon 271 bin 273 ortaokul 8inci sınıf öğrencisi katılacak.8inci sınıf öğrencilerinin gireceği Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi (TEOG) sınavları Pazartesi ve Salı günü gerçekleştirilecek. Öğrenciler, 28 Nisan 2014 Pazartesi günü sırasıyla Türkçe, matematik, din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinden sınav olacak. 29 Nisan 2014 Salı günü ikinci oturumda ise fen ve teknoloji, TC inkılap tarihi ve Atatürkçülük ile yabancı dil derslerinden sorumlu olacak. Her yazılıda 20 soru sorulacak.-ÖZEL EĞİTİME İHTİYACI OLAN ÖĞRENCİLER İÇİN HER BİR DERSİN SINAV SÜRESİ 55ER DAKİKA OLACAK-Ortak sınavlar, yurt içi ve yurt dışı toplam 986 sınav merkezinde, 15 bin 814 okulda, 91 bin 8 salonda gerçekleştirilecek. Ortak sınavların yapılacağı her bir ders yazılısı için Türkiye saatiyle 09.00, 10.10 ve 11.20de başlayacak ve aynı anda gerçekleştirilecek. Sınav süresi her bir ders yazılısı için 40ar dakika, ders yazılıları arası dinlenme süresi 30ar dakika olacak.Özel eğitime ihtiyacı olan öğrenciler için her bir dersin sınav süresi 55er dakika, sınavların aynı anda başlaması gerektiğinden özel eğitime ihtiyacı olan öğrencilerin ders yazılıları arası dinlenme süresi ise 15er dakika olacak. Salonlara yerleştirmenin zamanında yapılabilmesi için öğrenciler ilk ders yazılısı için saat 08.30dan itibaren sınıf öğrenci yoklama listelerinde belirtilen salonlara alınacak. Her dersin sınavı başladıktan sonra ilk 15 dakika içinde gelen öğrenciler sınava alınacak bu öğrencilere ek süre verilmeyecek. Her dersin sınavında ilk 20 dakika süresince öğrenciler sınav salonunu terk etmeyecekler, ilk 20 dakika tamamlandıktan sonra isteyen öğrenci sınıftan çıkabilecek.Her ders sınavının tamamlanmasına 5 dakika kala sınavına devam eden öğrenciler sınav süresi tamamlanana kadar sınıfında kalacak, sınavda özel hizmet alması gereken engelli öğrenciler hariç sınav tamamlanana kadar sınıfta en az iki öğrencinin kalmasına dikkat edilecek.-İKİNCİ OTURUM TAMAMLANDIKTAN SONRA SORU KİTAPÇIKLARI İSTEYEN ÖĞRENCİLERE VERİLECEK-Öğrenci, cevap kağıdı üzerindeki kitapçık türü ve cevap bilgileri işaretlemelerini kurşun kalemle yapacak. Öğrenci, cevap kağıdındaki imza bölümüne imzasını silinmeyen bir kalemle kendisi atacak. Ortak sınavlara girmeyen öğrencilerden mazeretleri okul müdürlüğünce uygun görülenlerin mazeret sınavları, sınav takviminde belirtilen tarihlerde yapılacak. Mazeret sınavları da her gün üç oturum olmak üzere altı oturum halinde Bakanlık tarafından belirlenecek okullarda yapılacak.Öğrencilerin yanlarında sözlük, hesap cetveli, hesap makinesi, çağrı cihazı, cep telefonu, telsiz, radyo gibi iletişim araçları ile her türlü bilgisayar özelliği taşıyan cihazları bulundurmaması gerekiyor.Okullarda emniyet görevlileri tarafından üst araması yapılmayacak. Ancak sınav evrak kutularının açılması sırasında her okulda bir emniyet personeli bulunacak. Bina sınav komisyonu kutu açma ve kapama işlemleriyle ilgili tutanakları hazırlarken emniyet görevlisi de bu tutanakları imzalayacak. Soru kitapçıkları Bakanlığa geri gönderilmeyecek. 29 Nisan 2014 tarihinde yapılan ikinci oturum tamamlandıktan sonra soru kitapçıkları isteyen öğrencilere verilecek. Alınmayan soru kitapçıkları milli eğitim müdürlükleri tarafından değerlendirilecek.-SINAV SONUÇLARININ HAZİRAN AYINDA AÇIKLANMASI PLANLANIYOR-Öğrencilerin, 6, 7 ve 8inci sınıf yılsonu başarı puanları ile 8inci sınıf ağırlıklandırılmış ortak sınav puanı toplanacak. Elde edilen toplam, ikiye bölünerek yerleştirmeye esas puan belirlenecek. Puanlama 500 tam puan üzerinden yapılacak. 28-29 Nisan 2014 tarihlerindeki sınavlara katılamayanlar için mazeret sınavları, 10-11 Mayıs 2014 tarihlerinde yapılacak. Sınav sonuçlarının Haziran ayında açıklanması planlanıyor.(ANKA)
Zaman
Son Dakika
27.04.2014
SınavheyecanıbaşlıyorSınav heyecanı başlıyor
Afgan halkı 'doktor'unu seçiyor
Zaman
05.04.2014
13:01
Yıllardır süren savaşlar sebebiyle yorgun düşen Afganistan, Cumhurbaşkanı Karzai’nin halefini seçmek için sandığa gidiyor. Eski dışişleri bakanları Abdullah Abdullah ve Zalmay Rasul ile eski Maliye Bakanı Eşref Gani favori adaylar. Halkın, ‘doktor’ unvanlı bu üç isimden birine ülkenin kangren olmuş yaralarını sarması için yetki vermesi bekleniyor.Son 35 yılını işgal, savaş ve çatışmalarla geçiren Afganistan, tarihinde üçüncü kez sandık başına gidiyor. Yaklaşık 30 milyonluk ülke, bugün yapılacak seçimlerle hem iki dönemdir görev yapan Cumhurbaşkanı Hamid Karzai’nin halefini hem de 34 eyaletin meclis üyelerini belirleyecek. 2001’de ABD’nin liderliğindeki askeri müdahale ile iktidardan devrilen Taliban’ın saldırı tehdidi ve son haftalarda artan şiddetin gölgesinde gerçekleşecek olan seçim, Afganistan’da iktidarın demokratik yollarla el değiştireceği ilk seçim olacak. Seçim öncesi Taliban’ın, başkent Kabil’deki hükümet binalarına kadar uzanan bombalı saldırılarına rağmen milyonlarca Afgan, ülkenin geleceğinde söz sahibi olmak adına sandığa gitmeye istekli. Halk tüm olumsuzluklara rağmen barışçıl bir iktidar devri görmek istiyor. Bu yüzden de can tehlikesine rağmen katılımın yüksek olması bekleniyor. Seçimde sekiz aday yarışırken bunlar arasında doktoralarını Batı üniversitelerinden almış olan üç adayın ismi ön plana çıkıyor: Eski dışişleri bakanları Abdullah Abdullah ile Zalmay Rasul ve Dünya Bankası eski yetkilisi Eşref Gani. İlk tur seçimlerde hiçbir aday yüzde 50’yi aşamazsa en çok oy alan iki isim 28 Mayıs’ta ikinci turda yarışacak. Seçim sonuçları altı hafta sonra açıklanacak. Seçimler, ABD’nin Taliban’a karşı 13 yıldır sürdürdüğü savaşı sonlandırıp bu yıl sonunda çekilmeye hazırlandığı ülkede istikrar için kritik önemde. Cumhurbaşkanı Karzai’nin gidecek olması Afganistan için bir dönüm noktası olarak görülse de onun yerini alması muhtemel isimlerden hiçbirinin ülkeye radikal bir değişiklik getirmesi beklenmiyor. Başkanlık yarışında eski dışişleri bakanı ve milli güvenlik danışmanı Zalmay Resul, oy potansiyeli olan iki adayın kendi lehine çekilmesiyle önde görülüyor. Taliban iktidarından sonra 5 yıl dışişleri bakanlığı yapan Abdullah Abdullah da 2009 seçimlerinde ikinci tura kalmayı başarmış, Afgan siyasetinde önemli bir isim. Abdullah, 2009’da ikinci turda Karzai ile yarışma hakkı elde etmesine rağmen sandıkta hile yapılması ve seçimle ilgili istediği yasal düzenlemelerin yapılmaması nedeniyle yarıştan çekilmişti. Diğer güçlü aday Eşref Gani Ahmedzai ise ülkenin kuzey bölgesinin etkin isimlerinden Özbek General Raşit Dostum’un desteğine sahip. Dostum, Gani’nin birinci yardımcısı sıfatıyla seçimlere gidiyor. Taliban sonrası döneme damgasını vuran Karzai, hangi adayı desteklediğini kamuoyu ile paylaşmadı. Ancak Rasul, Karzai’nin adamı olarak görülüyor. Geçtiğimiz iki seçime göre daha canlı ve rekabetçi bir seçim kampanyası dönemi yaşanırken, kimin kazanacağını tahmin etmek güç. Ancak siyasi gözlemciler ilk turda hiçbir adayın yüzde 50 barajını aşmasını beklemiyor. Oyların genel olarak etnik aidiyetlere göre dağıldığı ülkede Karzai, bundan önceki seçimde nüfusun çoğunluğunu oluşturan Peştun oylarında aslan payını almıştı. Ancak bu kez Peştun oyları Amerika eğitimli antropolog Gani ile Fransa’da eğitim gören bir fizikçi olan Rasul arasında bölünecek. Eski bir göz doktoru olan Abdullah ise Taciklerin ağırlıklı olduğu kuzeydeki eyaletlerden güçlü destek alacak.TALİBAN TEHDİDİ VE HİLE ENDİŞESİSiyasi gözlemciler, hile ve usulsüzlük iddialarıyla kaos yaşanan 2009 seçimlerine göre daha adil bir seçim beklese de sandığa şimdiden gölge düşmüş durumda. Güvenlik gerekçesiyle oy verme merkezlerinin en az yüzde 10’u açılmayacak. Dağlık bir coğrafi yapısı olan ülkede şehir merkezlerinin dışındaki bölgelerde sandıkları denetlemek de korumak da mümkün değil. Taliban, Afgan seçmeninin sandığa gitmemesi, aksi halde saldırıların hedefi olacağı konusunda tehdit ediyor. Seçmen sayısından fazla oy pusulası basılması ve Kabil’de geçen ay Batılıların kaldığı bir otele yapılan saldırının ardından birçok yabancı gözlemcinin ülkeyi terk etmesi de sandığın meşruiyeti konusunda şüpheye yol açıyor. Meşruiyeti sorgulanan bir seçimin ise rakip siyasi ve etnik gruplar arasında çatışmaların çıkmasından endişe ediliyor. Seçimin ikinci tura kalması halinde cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturacak ismin belirlenmesinin ekim ayına kadar uzayabileceği ifade ediliyor. Aylar sürecek bir seçim belirsizliği ise ülkede iktidar boşluğuna sebep vererek Taliban’ın sahada daha fazla alan ve taban kazanmasına yol açacak. Halk, seçilecek yeni liderden öncelikle binlerce sivilin hayatını kaybetmesine yol açan şiddete son verip güvenliği tesis etmesini, nüfusun yüzde 36’sının yoksullu
Zaman
Dünya
05.04.2014
AfganhalkıdoktorunuseçiyorAfgan halkı doktorunu seçiyor
Kamudaki tasfiye kutsal topraklara uzandı
Zaman
10.03.2014
02:31
Türkiye Cumhuriyeti’ne ait Mekke’deki Uluslararası Türk Okulu’nda görev yapan 2’si bayan 13 öğretmenin görevine ‘temsil kabiliyetlerini kaybettikleri’ bahanesiyle geçen ocak ayında son verildi.İddiaya göre, öğretmenlerin şikayetçi olduğu okul müdürü Ethem Has, Bakanlığın sorularına, “Cemaat beni göndermeye çalışıyor.” cevabını verdi. Bunun üzerine hakkında usulsüzlük, resmi belgede sahtecilik, öğretmenleri tehdit gibi çok sayıda suçlama bulunan müdür Has’ın yerine 13 öğretmen gönderildi.Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okulda normal şartlarda 2013-2014 eğitim döneminin sonuna kadar görev yapması gereken öğretmenler, ara dönemde iş bıraktırılarak mağdur edildi. Kararın kendilerine bildirilmesinin ardından şok geçiren öğretmenler, apar topar yurda döndü ve yerlerine yeni öğretmenler tayin edildi. 10 öğretmenin yaptıkları itirazlardan sadece birine yürütmeyi durdurma kararı verildi. Görevlerine son verilen öğretmenlerden 10’u okul müdürünü kötü yönetim nedeniyle Riyad Eğitim Müşavirliği’ne Mart 2013 tarihinde şikâyet etmiş ve bu mevzuların incelenmesini talep etmişlerdi. Öğretmenler Okul Müdürü Ethem Has’a; usulsüzlük, gerçeğe aykırı beyan düzenlemek, resmi belgede sahtecilik yapmak, mevzuata aykırı davranmak, çifte standart uygulamak, yasal görevlerini yapmamak, öğretmenlere baskı uygulamak, kötü muamelede bulunmak ve öğretmenleri tehdit etmek gibi suçlamalar yöneltmişti. Bu iddiaları kabul etmeyen Müdür Has, yaptığı savunmada, “Durum bildiğiniz gibi değil, Cemaat beni göndermeye çalışıyor.” dedi. Bu ifadeyi haziran ayında kullanan müdürün isteği 17 ve 25 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonlarından sonra farklı bir hal aldı. Ocak ayında görevlerine son verilen öğretmenler, kararın gerekçesini ise inandırıcı bulmuyor. Bayan okulundan sadece müdür hakkında şikâyette bulunan 2 öğretmenin atılması ise karardaki tarafgirliği gözler önüne serdi. Okulda keyfi bir yönetim sergilediği öğrenilen müdürün, kendisine bu konuda karşı çıkan öğretmenleri bakanlıkla olan iyi ilişkileri sayesinde görevlendirmelerini iptal ettirmekle tehdit ettiği öğrenildi. Ethem Has’a yöneltilen bir diğer suçlama ise müdürün, okul aile birliğinin gelir giderlerini Mekke’deki diğer okulların aksine okulun açıldığı günden bugüne kadar hiçbir zaman ilan etmemiş olması. Edinilen bilgiye göre okul müdürü kendisine bu konuda yapılan itirazlara bu konuda bilgilendirme yapmak zorunda olmadığını söyleyerek cevap verdi. 2010 yılında açılan Mekke Uluslararası Türk Okulu, Suudi Arabistan’daki 8 Türk okulundan biri. Erkek ve bayan öğretmenler için 2 ayrı binada eğitim veren okulun bir müdürü bulunuyor. Erkek okulunda bulunan bütün öğretmenlerin görevden alınması ise tarihte bir ilk.
Zaman
En Çok Okunan
10.03.2014
KamudakitasfiyekutsaltopraklarauzandıKamudaki tasfiye kutsal topraklara uzandı
Kamudaki tasfiye kutsal topraklara uzandı
Zaman
10.03.2014
02:03
Türkiye Cumhuriyeti’ne ait Mekke’deki Uluslararası Türk Okulu’nda görev yapan 2’si bayan 13 öğretmenin görevine ‘temsil kabiliyetlerini kaybettikleri’ bahanesiyle geçen ocak ayında son verildi.İddiaya göre, öğretmenlerin şikayetçi olduğu okul müdürü Ethem Has, Bakanlığın sorularına, “Cemaat beni göndermeye çalışıyor.” cevabını verdi. Bunun üzerine hakkında usulsüzlük, resmi belgede sahtecilik, öğretmenleri tehdit gibi çok sayıda suçlama bulunan müdür Has’ın yerine 13 öğretmen gönderildi.Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okulda normal şartlarda 2013-2014 eğitim döneminin sonuna kadar görev yapması gereken öğretmenler, ara dönemde iş bıraktırılarak mağdur edildi. Kararın kendilerine bildirilmesinin ardından şok geçiren öğretmenler, apar topar yurda döndü ve yerlerine yeni öğretmenler tayin edildi. 10 öğretmenin yaptıkları itirazlardan sadece birine yürütmeyi durdurma kararı verildi. Görevlerine son verilen öğretmenlerden 10’u okul müdürünü kötü yönetim nedeniyle Riyad Eğitim Müşavirliği’ne Mart 2013 tarihinde şikâyet etmiş ve bu mevzuların incelenmesini talep etmişlerdi. Öğretmenler Okul Müdürü Ethem Has’a; usulsüzlük, gerçeğe aykırı beyan düzenlemek, resmi belgede sahtecilik yapmak, mevzuata aykırı davranmak, çifte standart uygulamak, yasal görevlerini yapmamak, öğretmenlere baskı uygulamak, kötü muamelede bulunmak ve öğretmenleri tehdit etmek gibi suçlamalar yöneltmişti. Bu iddiaları kabul etmeyen Müdür Has, yaptığı savunmada, “Durum bildiğiniz gibi değil, Cemaat beni göndermeye çalışıyor.” dedi. Bu ifadeyi haziran ayında kullanan müdürün isteği 17 ve 25 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonlarından sonra farklı bir hal aldı. Ocak ayında görevlerine son verilen öğretmenler, kararın gerekçesini ise inandırıcı bulmuyor. Bayan okulundan sadece müdür hakkında şikâyette bulunan 2 öğretmenin atılması ise karardaki tarafgirliği gözler önüne serdi. Okulda keyfi bir yönetim sergilediği öğrenilen müdürün, kendisine bu konuda karşı çıkan öğretmenleri bakanlıkla olan iyi ilişkileri sayesinde görevlendirmelerini iptal ettirmekle tehdit ettiği öğrenildi. Ethem Has’a yöneltilen bir diğer suçlama ise müdürün, okul aile birliğinin gelir giderlerini Mekke’deki diğer okulların aksine okulun açıldığı günden bugüne kadar hiçbir zaman ilan etmemiş olması. Edinilen bilgiye göre okul müdürü kendisine bu konuda yapılan itirazlara bu konuda bilgilendirme yapmak zorunda olmadığını söyleyerek cevap verdi. 2010 yılında açılan Mekke Uluslararası Türk Okulu, Suudi Arabistan’daki 8 Türk okulundan biri. Erkek ve bayan öğretmenler için 2 ayrı binada eğitim veren okulun bir müdürü bulunuyor. Erkek okulunda bulunan bütün öğretmenlerin görevden alınması ise tarihte bir ilk.
Zaman
Güncel
10.03.2014
KamudakitasfiyekutsaltopraklarauzandıKamudaki tasfiye kutsal topraklara uzandı
Kamudaki tasfiye kutsal topraklara uzandı
Zaman
10.03.2014
02:03
Türkiye Cumhuriyeti’ne ait Mekke’deki Uluslararası Türk Okulu’nda görev yapan 2’si bayan 13 öğretmenin görevine ‘temsil kabiliyetlerini kaybettikleri’ bahanesiyle geçen ocak ayında son verildi.İddiaya göre, öğretmenlerin şikayetçi olduğu okul müdürü Ethem Has, Bakanlığın sorularına, “Cemaat beni göndermeye çalışıyor.” cevabını verdi. Bunun üzerine hakkında usulsüzlük, resmi belgede sahtecilik, öğretmenleri tehdit gibi çok sayıda suçlama bulunan müdür Has’ın yerine 13 öğretmen gönderildi.Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okulda normal şartlarda 2013-2014 eğitim döneminin sonuna kadar görev yapması gereken öğretmenler, ara dönemde iş bıraktırılarak mağdur edildi. Kararın kendilerine bildirilmesinin ardından şok geçiren öğretmenler, apar topar yurda döndü ve yerlerine yeni öğretmenler tayin edildi. 10 öğretmenin yaptıkları itirazlardan sadece birine yürütmeyi durdurma kararı verildi. Görevlerine son verilen öğretmenlerden 10’u okul müdürünü kötü yönetim nedeniyle Riyad Eğitim Müşavirliği’ne Mart 2013 tarihinde şikâyet etmiş ve bu mevzuların incelenmesini talep etmişlerdi. Öğretmenler Okul Müdürü Ethem Has’a; usulsüzlük, gerçeğe aykırı beyan düzenlemek, resmi belgede sahtecilik yapmak, mevzuata aykırı davranmak, çifte standart uygulamak, yasal görevlerini yapmamak, öğretmenlere baskı uygulamak, kötü muamelede bulunmak ve öğretmenleri tehdit etmek gibi suçlamalar yöneltmişti. Bu iddiaları kabul etmeyen Müdür Has, yaptığı savunmada, “Durum bildiğiniz gibi değil, Cemaat beni göndermeye çalışıyor.” dedi. Bu ifadeyi haziran ayında kullanan müdürün isteği 17 ve 25 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonlarından sonra farklı bir hal aldı. Ocak ayında görevlerine son verilen öğretmenler, kararın gerekçesini ise inandırıcı bulmuyor. Bayan okulundan sadece müdür hakkında şikâyette bulunan 2 öğretmenin atılması ise karardaki tarafgirliği gözler önüne serdi. Okulda keyfi bir yönetim sergilediği öğrenilen müdürün, kendisine bu konuda karşı çıkan öğretmenleri bakanlıkla olan iyi ilişkileri sayesinde görevlendirmelerini iptal ettirmekle tehdit ettiği öğrenildi. Ethem Has’a yöneltilen bir diğer suçlama ise müdürün, okul aile birliğinin gelir giderlerini Mekke’deki diğer okulların aksine okulun açıldığı günden bugüne kadar hiçbir zaman ilan etmemiş olması. Edinilen bilgiye göre okul müdürü kendisine bu konuda yapılan itirazlara bu konuda bilgilendirme yapmak zorunda olmadığını söyleyerek cevap verdi. 2010 yılında açılan Mekke Uluslararası Türk Okulu, Suudi Arabistan’daki 8 Türk okulundan biri. Erkek ve bayan öğretmenler için 2 ayrı binada eğitim veren okulun bir müdürü bulunuyor. Erkek okulunda bulunan bütün öğretmenlerin görevden alınması ise tarihte bir ilk.
Zaman
Ana Sayfa
10.03.2014
KamudakitasfiyekutsaltopraklarauzandıKamudaki tasfiye kutsal topraklara uzandı
Dershaneler tasarısı, Meclis'ten geçti
Zaman
01.03.2014
02:19
Dershaneleri kapatan ve Milli Eğitim Bakanlığının merkez ve taşra teşkilatında on binlerce yöneticinin görevlerine son veren düzenleme, AK Partinin evet oyları ile Meclisten geçti. Düzenlemeye göre dershaneler 1 Eylül 2015 tarihinde kapanacak. Tasarıya 226 kabul, 22 ret oyu çıktı.Milli Eğitim Komisyonunda görüşüldükten sonra Meclis Genel Kuruluna getirilen tasarının görüşülmesine önceki gün başlanmıştı. Genel Kuruldaki görüşmeler sırasında yumruklu kavgalar yaşanmıştı. Bu gece yarısına kadar devam eden görüşmelerde MHP ve CHP milletvekilleri maddeler üzerinde söz alarak tasarıyla ilgili eleştirilerini dile getirdi. Muhalefetin anayasaya aykırı olduğu yönünde endişelerini dile getirdiği tasarı AK Partinin kabul oyları ile Meclisten geçti.Kabul edilen yeni kanuna göre, Milli Eğitim Bakanlığındaki müsteşar, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı ve Strateji Geliştirme Başkanı dışındaki tüm müsteşar yardımcıları, genel müdürler, daire başkanları, bakanlık şube müdürleri, il milli eğitim müdürleri, il milli eğitim müdür yardımcıları ve ilçe milli eğitim müdürleri görevden alınacak. 4 yıl ve daha fazla okul müdür ve müdür yardımcılığı yapanların görevleri de eğitim öğretim yılının bitiminde sona erecek. Görev süresi dört yıldan daha az olanların görevi ise 4 yılı tamamlanmasının takip eden ilk eğitim öğretim yılının bitiminde sona erecek. 1 EYLÜL 2015 DERSHANELER İÇİN SON TARİHYasaya göre dershaneler 1 Eylül 2015 tarihine kadar faaliyet gösterebilecek. Dershanelere özel okul veya açık liseye dönüşebilmesi için 4 yıl süre tanınacak. AK Partinin verdiği bir önergeyle dershanelerden Milli Eğitim Bakanlığı kadrolarına geçecek öğretmen sayısını azaltmak için değişiklik yapıldı. Tasarıda 01.07.2015 tarihi itibariyle dershanelerde toplam 6 yıl çalışan eğitim personelinin yapılacak sözlü sınavla bakanlığa alınması öngörülüyordu. Yapılan değişiklikle tasarıda öngörülen tarih, 01.01.2014 olarak değiştirildi. Böylece dershanelerde çalışan öğretmenlerin son bir buçuk yıllık çalışmaları, bakanlığa atanmada dikkate alınmayacak. Bu durumda bakanlığa alınacak öğretmen sayısı önemli ölçüde azalacak. Tasarıya göre bakanlıkta istihdam edilenler ayrıldıkları dershanelerden kıdem ve ihbar tazminatı da talep edemeyecek. Dershaneler özel okula dönüşürse bakanlık kayıtlı öğrenci sayısına göre maddi destek verecek. Eğitim öğretim desteği verilecek toplam öğrenci sayısı her yıl Maliye Bakanlığı ve MEB tarafından birlikte belirlenecek. Etüt eğitim merkezlerine 12 yaş sınırı getirilecek. Bu kurumlarda öğrencileri sınava hazırlayamayacak. Ayrıca MEBin izni ve denetimi olmaksızın hiçbir eğitim öğretim faaliyeti yapılamayacak.ÖĞRETMENLERE MÜLAKAT ŞARTI Kanunla, öğretmenliğe atanma şartları değiştiriliyor. Buna göre öğretmen adayları önce ÖSYMnin yazılı sınavından geçecek. Aday öğretmenler en az bir yıl fiilen çalıştıktan sonra performans değerlendirmesine göre başarılı olmak kaydıyla tekrar yazılı ve sözlü sınava alınacak. Sınavda başarılı olanlar öğretmen olarak atanacak. Başarılı olamayanlar il içinde veya dışında başka bir okulda görevlendirilerek bir yılın sonunda tekrar sınavlardan geçecek. Üst üste iki defa sınavda başarılı olamayanların memuriyetle ilişiği kesilecek. YURTDIŞINA GÖNDERİLECEK ÖĞRENCİYE MÜLAKATLisans üstü eğitim için yurt dışına gönderilecek öğrenciler hem yazılı hem de sözlü sınava tabi tutulacak. Sözlü ve yazılı sınavın etkisi yüzde 40ar, mezuniyet notunun etkisi ise yüzde 20 olacak. Sözlü sınav 2013 yılında gerçekleştirilen sınavlar için de uygulanacak. Mülakat komisyonu bakanlıkça oluşturulacak üç kişilik komisyon tarafından yapılacak ve kamera kaydı yapılmayacak. Yurtdışına eğitim amacıyla gönderilen kişilerin geçirdikleri sürelerin tamamı memuriyetten sayılacak. Doktora öğrenimlerini tamamlayanlar mecburi hizmet yükümlülüklerini ifa etmek üzere Milli Eğitim Uzmanı kadrolarına atanacak.
Zaman
Son Dakika
01.03.2014
DershanelertasarısıMeclistengeçtiDershaneler tasarısı Meclisten geçti
Dershaneler tasarısı, Meclis'ten geçti
Zaman
01.03.2014
02:19
Dershaneleri kapatan ve Milli Eğitim Bakanlığının merkez ve taşra teşkilatında on binlerce yöneticinin görevlerine son veren düzenleme, AK Partinin evet oyları ile Meclisten geçti. Düzenlemeye göre dershaneler 1 Eylül 2015 tarihinde kapanacak. Tasarıya 226 kabul, 22 ret oyu çıktı.Milli Eğitim Komisyonunda görüşüldükten sonra Meclis Genel Kuruluna getirilen tasarının görüşülmesine önceki gün başlanmıştı. Genel Kuruldaki görüşmeler sırasında yumruklu kavgalar yaşanmıştı. Bu gece yarısına kadar devam eden görüşmelerde MHP ve CHP milletvekilleri maddeler üzerinde söz alarak tasarıyla ilgili eleştirilerini dile getirdi. Muhalefetin anayasaya aykırı olduğu yönünde endişelerini dile getirdiği tasarı AK Partinin kabul oyları ile Meclisten geçti.Kabul edilen yeni kanuna göre, Milli Eğitim Bakanlığındaki müsteşar, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı ve Strateji Geliştirme Başkanı dışındaki tüm müsteşar yardımcıları, genel müdürler, daire başkanları, bakanlık şube müdürleri, il milli eğitim müdürleri, il milli eğitim müdür yardımcıları ve ilçe milli eğitim müdürleri görevden alınacak. 4 yıl ve daha fazla okul müdür ve müdür yardımcılığı yapanların görevleri de eğitim öğretim yılının bitiminde sona erecek. Görev süresi dört yıldan daha az olanların görevi ise 4 yılı tamamlanmasının takip eden ilk eğitim öğretim yılının bitiminde sona erecek. 1 EYLÜL 2015 DERSHANELER İÇİN SON TARİHYasaya göre dershaneler 1 Eylül 2015 tarihine kadar faaliyet gösterebilecek. Dershanelere özel okul veya açık liseye dönüşebilmesi için 4 yıl süre tanınacak. AK Partinin verdiği bir önergeyle dershanelerden Milli Eğitim Bakanlığı kadrolarına geçecek öğretmen sayısını azaltmak için değişiklik yapıldı. Tasarıda 01.07.2015 tarihi itibariyle dershanelerde toplam 6 yıl çalışan eğitim personelinin yapılacak sözlü sınavla bakanlığa alınması öngörülüyordu. Yapılan değişiklikle tasarıda öngörülen tarih, 01.01.2014 olarak değiştirildi. Böylece dershanelerde çalışan öğretmenlerin son bir buçuk yıllık çalışmaları, bakanlığa atanmada dikkate alınmayacak. Bu durumda bakanlığa alınacak öğretmen sayısı önemli ölçüde azalacak. Tasarıya göre bakanlıkta istihdam edilenler ayrıldıkları dershanelerden kıdem ve ihbar tazminatı da talep edemeyecek. Dershaneler özel okula dönüşürse bakanlık kayıtlı öğrenci sayısına göre maddi destek verecek. Eğitim öğretim desteği verilecek toplam öğrenci sayısı her yıl Maliye Bakanlığı ve MEB tarafından birlikte belirlenecek. Etüt eğitim merkezlerine 12 yaş sınırı getirilecek. Bu kurumlarda öğrencileri sınava hazırlayamayacak. Ayrıca MEBin izni ve denetimi olmaksızın hiçbir eğitim öğretim faaliyeti yapılamayacak.ÖĞRETMENLERE MÜLAKAT ŞARTI Kanunla, öğretmenliğe atanma şartları değiştiriliyor. Buna göre öğretmen adayları önce ÖSYMnin yazılı sınavından geçecek. Aday öğretmenler en az bir yıl fiilen çalıştıktan sonra performans değerlendirmesine göre başarılı olmak kaydıyla tekrar yazılı ve sözlü sınava alınacak. Sınavda başarılı olanlar öğretmen olarak atanacak. Başarılı olamayanlar il içinde veya dışında başka bir okulda görevlendirilerek bir yılın sonunda tekrar sınavlardan geçecek. Üst üste iki defa sınavda başarılı olamayanların memuriyetle ilişiği kesilecek. YURTDIŞINA GÖNDERİLECEK ÖĞRENCİYE MÜLAKATLisans üstü eğitim için yurt dışına gönderilecek öğrenciler hem yazılı hem de sözlü sınava tabi tutulacak. Sözlü ve yazılı sınavın etkisi yüzde 40ar, mezuniyet notunun etkisi ise yüzde 20 olacak. Sözlü sınav 2013 yılında gerçekleştirilen sınavlar için de uygulanacak. Mülakat komisyonu bakanlıkça oluşturulacak üç kişilik komisyon tarafından yapılacak ve kamera kaydı yapılmayacak. Yurtdışına eğitim amacıyla gönderilen kişilerin geçirdikleri sürelerin tamamı memuriyetten sayılacak. Doktora öğrenimlerini tamamlayanlar mecburi hizmet yükümlülüklerini ifa etmek üzere Milli Eğitim Uzmanı kadrolarına atanacak.
Zaman
Ana Sayfa
01.03.2014
DershanelertasarısıMeclistengeçtiDershaneler tasarısı Meclisten geçti
Dershaneler tasarısı Meclis'ten geçti
Zaman
01.03.2014
01:52
Dershaneleri kapatan ve Milli Eğitim Bakanlığının merkez ve taşra teşkilatında on binlerce yöneticinin görevlerine son veren düzenleme, AK Partinin evet oyları ile Meclisten geçti. Düzenlemeye göre dershaneler 1 Eylül 2015 tarihinde kapanacak. Tasarıya 226 kabul, 22 ret oyu çıktı.Milli Eğitim Komisyonunda görüşüldükten sonra Meclis Genel Kuruluna getirilen tasarının görüşülmesine önceki gün başlanmıştı. Genel Kuruldaki görüşmeler sırasında yumruklu kavgalar yaşanmıştı. Bu gece yarısına kadar devam eden görüşmelerde MHP ve CHP milletvekilleri maddeler üzerinde söz alarak tasarıyla ilgili eleştirilerini dile getirdi. Muhalefetin anayasaya aykırı olduğu yönünde endişelerini dile getirdiği tasarı AK Partinin kabul oyları ile Meclisten geçti.Kabul edilen yeni kanuna göre, Milli Eğitim Bakanlığındaki müsteşar, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı ve Strateji Geliştirme Başkanı dışındaki tüm müsteşar yardımcıları, genel müdürler, daire başkanları, bakanlık şube müdürleri, il milli eğitim müdürleri, il milli eğitim müdür yardımcıları ve ilçe milli eğitim müdürleri görevden alınacak. 4 yıl ve daha fazla okul müdür ve müdür yardımcılığı yapanların görevleri de eğitim öğretim yılının bitiminde sona erecek. Görev süresi dört yıldan daha az olanların görevi ise 4 yılı tamamlanmasının takip eden ilk eğitim öğretim yılının bitiminde sona erecek.1 EYLÜL 2015 DERSHANELER İÇİN SON TARİHYasaya göre dershaneler 1 Eylül 2015 tarihine kadar faaliyet gösterebilecek. Dershanelere özel okul veya açık liseye dönüşebilmesi için 4 yıl süre tanınacak. AK Partinin verdiği bir önergeyle dershanelerden Milli Eğitim Bakanlığı kadrolarına geçecek öğretmen sayısını azaltmak için değişiklik yapıldı. Tasarıda 01.07.2015 tarihi itibariyle dershanelerde toplam 6 yıl çalışan eğitim personelinin yapılacak sözlü sınavla bakanlığa alınması öngörülüyordu. Yapılan değişiklikle tasarıda öngörülen tarih, 01.01.2014 olarak değiştirildi. Böylece dershanelerde çalışan öğretmenlerin son bir buçuk yıllık çalışmaları, bakanlığa atanmada dikkate alınmayacak. Bu durumda bakanlığa alınacak öğretmen sayısı önemli ölçüde azalacak. Tasarıya göre bakanlıkta istihdam edilenler ayrıldıkları dershanelerden kıdem ve ihbar tazminatı da talep edemeyecek. Dershaneler özel okula dönüşürse bakanlık kayıtlı öğrenci sayısına göre maddi destek verecek. Eğitim öğretim desteği verilecek toplam öğrenci sayısı her yıl Maliye Bakanlığı ve MEB tarafından birlikte belirlenecek. Etüt eğitim merkezlerine 12 yaş sınırı getirilecek. Bu kurumlarda öğrencileri sınava hazırlayamayacak. Ayrıca MEBin izni ve denetimi olmaksızın hiçbir eğitim öğretim faaliyeti yapılamayacak.ÖĞRETMENLERE MÜLAKAT ŞARTIKanunla, öğretmenliğe atanma şartları değiştiriliyor. Buna göre öğretmen adayları önce ÖSYMnin yazılı sınavından geçecek. Aday öğretmenler en az bir yıl fiilen çalıştıktan sonra performans değerlendirmesine göre başarılı olmak kaydıyla tekrar yazılı ve sözlü sınava alınacak. Sınavda başarılı olanlar öğretmen olarak atanacak. Başarılı olamayanlar il içinde veya dışında başka bir okulda görevlendirilerek bir yılın sonunda tekrar sınavlardan geçecek. Üst üste iki defa sınavda başarılı olamayanların memuriyetle ilişiği kesilecek.YURTDIŞINA GÖNDERİLECEK ÖĞRENCİYE MÜLAKATLisans üstü eğitim için yurt dışına gönderilecek öğrenciler hem yazılı hem de sözlü sınava tabi tutulacak. Sözlü ve yazılı sınavın etkisi yüzde 40ar, mezuniyet notunun etkisi ise yüzde 20 olacak. Sözlü sınav 2013 yılında gerçekleştirilen sınavlar için de uygulanacak. Mülakat komisyonu bakanlıkça oluşturulacak üç kişilik komisyon tarafından yapılacak ve kamera kaydı yapılmayacak. Yurtdışına eğitim amacıyla gönderilen kişilerin geçirdikleri sürelerin tamamı memuriyetten sayılacak. Doktora öğrenimlerini tamamlayanlar mecburi hizmet yükümlülüklerini ifa etmek üzere Milli Eğitim Uzmanı kadrolarına atanacak.
Zaman
Güncel
01.03.2014
DershanelertasarısıMeclistengeçtiDershaneler tasarısı Meclisten geçti
Dershaneler tasarısı Meclis'ten geçti
Zaman
01.03.2014
01:52
Dershaneleri kapatan ve Milli Eğitim Bakanlığının merkez ve taşra teşkilatında on binlerce yöneticinin görevlerine son veren düzenleme, AK Partinin evet oyları ile Meclisten geçti. Düzenlemeye göre dershaneler 1 Eylül 2015 tarihinde kapanacak. Tasarıya 226 kabul, 22 ret oyu çıktı.Milli Eğitim Komisyonunda görüşüldükten sonra Meclis Genel Kuruluna getirilen tasarının görüşülmesine önceki gün başlanmıştı. Genel Kuruldaki görüşmeler sırasında yumruklu kavgalar yaşanmıştı. Bu gece yarısına kadar devam eden görüşmelerde MHP ve CHP milletvekilleri maddeler üzerinde söz alarak tasarıyla ilgili eleştirilerini dile getirdi. Muhalefetin anayasaya aykırı olduğu yönünde endişelerini dile getirdiği tasarı AK Partinin kabul oyları ile Meclisten geçti.Kabul edilen yeni kanuna göre, Milli Eğitim Bakanlığındaki müsteşar, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı ve Strateji Geliştirme Başkanı dışındaki tüm müsteşar yardımcıları, genel müdürler, daire başkanları, bakanlık şube müdürleri, il milli eğitim müdürleri, il milli eğitim müdür yardımcıları ve ilçe milli eğitim müdürleri görevden alınacak. 4 yıl ve daha fazla okul müdür ve müdür yardımcılığı yapanların görevleri de eğitim öğretim yılının bitiminde sona erecek. Görev süresi dört yıldan daha az olanların görevi ise 4 yılı tamamlanmasının takip eden ilk eğitim öğretim yılının bitiminde sona erecek.1 EYLÜL 2015 DERSHANELER İÇİN SON TARİHYasaya göre dershaneler 1 Eylül 2015 tarihine kadar faaliyet gösterebilecek. Dershanelere özel okul veya açık liseye dönüşebilmesi için 4 yıl süre tanınacak. AK Partinin verdiği bir önergeyle dershanelerden Milli Eğitim Bakanlığı kadrolarına geçecek öğretmen sayısını azaltmak için değişiklik yapıldı. Tasarıda 01.07.2015 tarihi itibariyle dershanelerde toplam 6 yıl çalışan eğitim personelinin yapılacak sözlü sınavla bakanlığa alınması öngörülüyordu. Yapılan değişiklikle tasarıda öngörülen tarih, 01.01.2014 olarak değiştirildi. Böylece dershanelerde çalışan öğretmenlerin son bir buçuk yıllık çalışmaları, bakanlığa atanmada dikkate alınmayacak. Bu durumda bakanlığa alınacak öğretmen sayısı önemli ölçüde azalacak. Tasarıya göre bakanlıkta istihdam edilenler ayrıldıkları dershanelerden kıdem ve ihbar tazminatı da talep edemeyecek. Dershaneler özel okula dönüşürse bakanlık kayıtlı öğrenci sayısına göre maddi destek verecek. Eğitim öğretim desteği verilecek toplam öğrenci sayısı her yıl Maliye Bakanlığı ve MEB tarafından birlikte belirlenecek. Etüt eğitim merkezlerine 12 yaş sınırı getirilecek. Bu kurumlarda öğrencileri sınava hazırlayamayacak. Ayrıca MEBin izni ve denetimi olmaksızın hiçbir eğitim öğretim faaliyeti yapılamayacak.ÖĞRETMENLERE MÜLAKAT ŞARTIKanunla, öğretmenliğe atanma şartları değiştiriliyor. Buna göre öğretmen adayları önce ÖSYMnin yazılı sınavından geçecek. Aday öğretmenler en az bir yıl fiilen çalıştıktan sonra performans değerlendirmesine göre başarılı olmak kaydıyla tekrar yazılı ve sözlü sınava alınacak. Sınavda başarılı olanlar öğretmen olarak atanacak. Başarılı olamayanlar il içinde veya dışında başka bir okulda görevlendirilerek bir yılın sonunda tekrar sınavlardan geçecek. Üst üste iki defa sınavda başarılı olamayanların memuriyetle ilişiği kesilecek.YURTDIŞINA GÖNDERİLECEK ÖĞRENCİYE MÜLAKATLisans üstü eğitim için yurt dışına gönderilecek öğrenciler hem yazılı hem de sözlü sınava tabi tutulacak. Sözlü ve yazılı sınavın etkisi yüzde 40ar, mezuniyet notunun etkisi ise yüzde 20 olacak. Sözlü sınav 2013 yılında gerçekleştirilen sınavlar için de uygulanacak. Mülakat komisyonu bakanlıkça oluşturulacak üç kişilik komisyon tarafından yapılacak ve kamera kaydı yapılmayacak. Yurtdışına eğitim amacıyla gönderilen kişilerin geçirdikleri sürelerin tamamı memuriyetten sayılacak. Doktora öğrenimlerini tamamlayanlar mecburi hizmet yükümlülüklerini ifa etmek üzere Milli Eğitim Uzmanı kadrolarına atanacak.
Zaman
Ana Sayfa
01.03.2014
DershanelertasarısıMeclistengeçtiDershaneler tasarısı Meclisten geçti
Dünya birincisi oldu ama ödülünü almaya gidemeyecek
Zaman
07.02.2014
10:05
İtalyada düzenlenen 10. Uluslararası Castello Di Duino Şiir ve Tiyatro Yarışmasında en büyük ödül olan İtalya Cumhurbaşkanlığı madalyasını kazanan Neslişah Aslan, 23 Mart tarihindeki ödül törenine aynı tarihe denk gelen YGS sınavı yüzünden gidemeyecek.90 ülkeden 950 şiir arasından seçilen Zümrüd-ü Anka şiiri ile en prestijli ödüle sahip olan 17 yaşındaki Neslişah Aslan, bu ödülü alan ilk ve tek Türk olma özelliğine de sahip oldu. 5 yaşından beri piyano, solfej, bale, modern dansla uğraşan ve resim yapan Neslişah Aslan, bugüne kadar birçok ulusal ve uluslararası yarışma, sınav, festival ve gösterilere katılarak hepsinde dereceye girmeyi başardı. TED Samsun Koleji 12. sınıfta burslu olarak okuyan Aslan, 2010 yılında 190 sayfalık Melodim adlı gençlik romanı da yazdı. Geçen sene İtalyada düzenlenen 9. Şiir ve Tiyatro Duino Kalesi Uluslararası Yarışması 16 yaş kategorisinde Doğmamış Çocuktan Mektup şiiri ile Övgüye Değer Şiir Ödülünü kazanan Aslan, bu yıl da aynı yarışmaya jürinin özel davetlisi olarak katılıp Zümrüd-ü Anka şiiri ile yarışmanın en prestijli ödülü olan İtalya Cumhurbaşkanlığı madalyası ve yayımlanma ödülünün sahibi oldu. Fakat 23 Mart 2014 tarihinde İtalyadaki Duino Şatosunda yapılacak olan ödül törenine Neslişah Aslan, aynı tarihe denk gelen Yükseköğretime Geçiş Sınavına (YGS) katılacağından dolayı gidemeyecek.YARIŞMAYI BEN KAZANDIM, ÖDÜLÜMÜ BABAM ALIYORYarışmayı kazandığı için çok mutlu olduğunu fakat gidemediği için üzgün olduğunu belirten Neslişah Aslan, Geçen sene İtalyada Castello Di Duino Şiir Yarışmasına Milli Eğitim Bakanlığının duyurusu ile katıldım. Orada 16 yaş kategorisinde Övgüye Değer Şiir Ödülünü kazandım. Daha sonra jüri üyeleri beni bu seneki yarışmaya davet ettiler. Bu seneki şiir konsepti ise Ben ve Sen idi. Ben daha çok tarihi olayları yazmaktan hoşlanıyorum. Geçen sene Avrupa Birliği Öykü Yarışmasında Sonsuzluğun Ezgisi adlı öykümle mansiyon ödülü kazandım. Bu ödül ile ülkemi Belçika ve İrlandada temsil etme hakkı kazandım. Orada 1453 fethini ve Fatih Sultan Mehmeti anlatmıştım. Bu seneki Sen ve Ben konulu şiirde Zümrüd-ü Ankayı anlattım. Yazarken felsefi bilgileri kullandım. Bu yüzden derin araştırmalar yaptım. Hint ve Mısır felsefesini, Phoenixi, Yunan mitolojisini araştırdım. Bunun sonucunda da bu şiirim ortaya çıktı. Bu seneki şiir yarışmasına 90 ülkeden 950 şiir katıldı. Ben de onların arasından en iyisi olmayı hak kazandım. Ülkemi ve şehrimi temsil ettiğim için de çok mutluyum. Çünkü bu sene en büyük ödül olan Cumhurbaşkanlığı madalyasını almaya hak kazandım. Çok gururluyum. Fakat ödül törenim ile YGS sınavım aynı güne denk geliyor. Bu benim için üzücü bir durum ama bunun üstesinden de gelmeye çalışacağız. Büyük bir ihtimal ile ödül törenine babamı göndereceğim dedi.KIZIMLA GURUR DUYUYORUMKazandığı ödül nedeniyle kızıyla gurur duyduğunu ifade eden Neslişah Aslanın babası ve aynı zamanda Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Meslek Yüksekokulu El Sanatları Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Tamer Aslan, Kızımın birçok alanda uğraşları var. Biz bile bazen bunları takip etmekte zorlanıyoruz ama kızımız bizi mutlu eden bir çocuk. Kızımın ulusal ve uluslararası anlamda birçok başarısı var. Katıldığı festivaller, sempozyumlar, yayınlanmış kitabı var. Bunların dışında İngiliz Kraliyet Müzik Okulları (The Associated Board Of The Royal Schools Of Music) ile ilgili çalışmaları var. Bu okulun açtığı tüm dünyanın katılımı olan bu sınavlarda 8 aşamalı sınavın sekizini de geçti. Şimdi diploma aşamasında. Ancak kızım bu sene lise son sınıfta, yoğun bir şekilde üniversite sınavlarına hazırlanıyor. Dolayısıyla mecburen diploma aşamasına ara vermek zorunda kaldı. Kültür Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığının yaptığı duyuru ile geçen yıl İtalyada düzenlenen şiir yarışmasına 16 yaş grubu kategorisinde katıldı. Bu yarışmada kızım Övgüye Değer Şiir Ödülünü aldı. Bu sene de yine İtalyadaki yarışmaya jürinin özel daveti ile katıldı. Önceki akşam da bizi İtalyadan telefon ile arayıp büyük ödül olan Cumhurbaşkanlığı madalyasını kazandığını söylediler. Bu ödül bu yarışmanın en büyük ödülü oluyor. İtalyadaki ödül töreni ile üniversite sınavları aynı tarihe denk geliyor. Bu konuda ne yapacağımızı bilemiyorum. Kızımın hem Samsunu hem de ülkemizi en iyi şekilde temsil ettiğini düşünüyorum diye konuştu.(İHA)
Zaman
Son Dakika
07.02.2014
DünyabirincisiolduamaödülünüalmayagidemeyecekDünya birincisi oldu ama ödülünü almaya gidemeyecek
MEB'den SBS açıklaması
Zaman
04.02.2014
22:06
Milli Eğitim Bakanlığı(MEB), mahkeme tarafından yürütmesi durdurulan SBS sonuçlarının tekrar değerlendirilmesi sonucu 4 öğrencinin üst tercihlerine, 99 öğrencinin ise daha alt tercihlerine yerleştirilebilecekleri sonucuna ulaşıldığını açıkladı.MEBden yapılan açıklamada, Sınav sonuçlarının tekrar değerlendirilmesi neticesinde; ?4 öğrencimizin daha üst tercihlerine, 99 öğrencimizin ise mevcut okullarından daha alt tercihlerine yerleştirilebilecekleri sonucuna ulaşılmıştır. Ancak bu durumda olan öğrencilerimizin mahkeme kararından herhangi bir mağduriyet yaşamamaları için Bakanlığımızca gerekli tedbirler alınmakta olup karardan etkilenen öğrencilerle iletişime geçilerek talepleri olması durumunda tercihleri doğrultusunda işlem yapılacağı kendilerine bildirilmiştir. denildi.Bakanlıktan yapılan açıklama şöyle: Ortaöğretime Yerleştirme Sistemi çerçevesinde 8inci sınıflar için uygulanan Seviye Belirleme Sınavı (SBS) Bakanlığımız, Sınav ve Yerleştirme Yönergeleri ile Sınav Başvuru Kılavuzu hükümleri doğrultusunda 08 Haziran 2013 tarihinde 1.112.604 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Sınav sonuçları 12 Temmuz 2013 tarihinde açıklanmış, ancak aynı gün yapılan inceleme sonucunda söz konusu sınavda Almanca ve Fransızca testlerini yanıtlayan 718 adayın yabancı dil testlerine ilişkin değerlendirilmesinde yanlışlık yapıldığı tespit edilmiştir. Yine aynı gün Almanca ve Fransızca testlerinden sınava giren adayların yeniden değerlendirilmesi yapılmış ve herhangi bir mağduriyete yer vermeyecek tedbirler alınarak yeni puanlar saat 17.00de açıklanmıştır.Akabinde öğrencilerimizden tercih başvuruları alınmış, asıl ve yedek yerleştirmeleri yapılmış, kayıtlar gerçekleştirilmiş ve eğitim öğretimin bir dönemi geride bırakılmıştır. Ancak 12 Temmuz 2013te ilan edilen sınav sonuçlarına ilişkin işlemin aleyhine Ankara 18. İdare Mahkemesinde dava açılmış ve ilgili mahkemece dava konusu işlemin uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceği gerekçesi ile sınav sonuçlarının açıklanmasından yaklaşık altı ay sonra yürütmenin durdurulması yönünde karar alınmış, bu karar 15.01.2014 tarihinde Bakanlığımıza tebliğ edilmiştir. Dava konusu işlemin üzerinden yaklaşık altı ay geçmesinden sonra ilgili mahkemece yürütmeyi durdurma kararının verilmesi ve yine verilmiş olan kararın Bakanlığımıza ve taraflara ulaşmadan basın yayın organlarında yer alması son derece anlamlı bulunmuştur. Esasında yukarıda da izah edildiği üzere, dava konusu işlemin mahkemeye intikal etmesinden önce, Almanca ve Fransızca testlerinden sınava giren adayların değerlendirilmesi yeniden yapılmış ve sınava giren bütün öğrencilerimizin sıralamaları ve yerleştirme işlemleri yeni duruma göre belirlenmiştir. Dolayısıyla öğrencilerimizin puan hesaplamaları ve okul yerleştirmeleri açısından herhangi bir mağduriyet yaşanmamıştır. ?Ancak verilmiş olan karar mucibince ve mahkemenin yönlendirmesine göre, sınav sonuçları Bakanlığımızca yeniden hesaplanmış ve mezkûr karardan kaynaklanabilecek olası mağduriyetleri önlemeye yönelik çalışmaların süresi içerisinde tamamlanması için mahkemenin ilk kararının Bakanlığımıza tebliğ edilmesiyle beraber hazırlıklar başlatılarak gerekli tüm önlemler alınmıştır.(CİHAN)
Zaman
Eğitim
04.02.2014
MEBdenSBSaçıklamasıMEBden SBS açıklaması
MEB'den SBS açıklaması
Zaman
04.02.2014
21:56
Milli Eğitim Bakanlığı(MEB), mahkeme tarafından yürütmesi durdurulan SBS sonuçlarının tekrar değerlendirilmesi sonucu 4 öğrencinin üst tercihlerine, 99 öğrencinin ise daha alt tercihlerine yerleştirilebilecekleri sonucuna ulaşıldığını açıkladı.MEBden yapılan açıklamada, Sınav sonuçlarının tekrar değerlendirilmesi neticesinde; ?4 öğrencimizin daha üst tercihlerine, 99 öğrencimizin ise mevcut okullarından daha alt tercihlerine yerleştirilebilecekleri sonucuna ulaşılmıştır. Ancak bu durumda olan öğrencilerimizin mahkeme kararından herhangi bir mağduriyet yaşamamaları için Bakanlığımızca gerekli tedbirler alınmakta olup karardan etkilenen öğrencilerle iletişime geçilerek talepleri olması durumunda tercihleri doğrultusunda işlem yapılacağı kendilerine bildirilmiştir. denildi.Bakanlıktan yapılan açıklama şöyle: Ortaöğretime Yerleştirme Sistemi çerçevesinde 8inci sınıflar için uygulanan Seviye Belirleme Sınavı (SBS) Bakanlığımız, Sınav ve Yerleştirme Yönergeleri ile Sınav Başvuru Kılavuzu hükümleri doğrultusunda 08 Haziran 2013 tarihinde 1.112.604 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Sınav sonuçları 12 Temmuz 2013 tarihinde açıklanmış, ancak aynı gün yapılan inceleme sonucunda söz konusu sınavda Almanca ve Fransızca testlerini yanıtlayan 718 adayın yabancı dil testlerine ilişkin değerlendirilmesinde yanlışlık yapıldığı tespit edilmiştir. Yine aynı gün Almanca ve Fransızca testlerinden sınava giren adayların yeniden değerlendirilmesi yapılmış ve herhangi bir mağduriyete yer vermeyecek tedbirler alınarak yeni puanlar saat 17.00de açıklanmıştır.Akabinde öğrencilerimizden tercih başvuruları alınmış, asıl ve yedek yerleştirmeleri yapılmış, kayıtlar gerçekleştirilmiş ve eğitim öğretimin bir dönemi geride bırakılmıştır. Ancak 12 Temmuz 2013te ilan edilen sınav sonuçlarına ilişkin işlemin aleyhine Ankara 18. İdare Mahkemesinde dava açılmış ve ilgili mahkemece dava konusu işlemin uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceği gerekçesi ile sınav sonuçlarının açıklanmasından yaklaşık altı ay sonra yürütmenin durdurulması yönünde karar alınmış, bu karar 15.01.2014 tarihinde Bakanlığımıza tebliğ edilmiştir. Dava konusu işlemin üzerinden yaklaşık altı ay geçmesinden sonra ilgili mahkemece yürütmeyi durdurma kararının verilmesi ve yine verilmiş olan kararın Bakanlığımıza ve taraflara ulaşmadan basın yayın organlarında yer alması son derece anlamlı bulunmuştur. Esasında yukarıda da izah edildiği üzere, dava konusu işlemin mahkemeye intikal etmesinden önce, Almanca ve Fransızca testlerinden sınava giren adayların değerlendirilmesi yeniden yapılmış ve sınava giren bütün öğrencilerimizin sıralamaları ve yerleştirme işlemleri yeni duruma göre belirlenmiştir. Dolayısıyla öğrencilerimizin puan hesaplamaları ve okul yerleştirmeleri açısından herhangi bir mağduriyet yaşanmamıştır. ?Ancak verilmiş olan karar mucibince ve mahkemenin yönlendirmesine göre, sınav sonuçları Bakanlığımızca yeniden hesaplanmış ve mezkûr karardan kaynaklanabilecek olası mağduriyetleri önlemeye yönelik çalışmaların süresi içerisinde tamamlanması için mahkemenin ilk kararının Bakanlığımıza tebliğ edilmesiyle beraber hazırlıklar başlatılarak gerekli tüm önlemler alınmıştır.(CİHAN)
Zaman
Ana Sayfa
04.02.2014
MEBdenSBSaçıklamasıMEBden SBS açıklaması
MEB'den SBS açıklaması
Zaman
04.02.2014
20:46
Milli Eğitim Bakanlığı(MEB), mahkeme tarafından yürütmesi durdurulan SBS sonuçlarının tekrar değerlendirilmesi sonucu 4 öğrencinin üst tercihlerine, 99 öğrencinin ise daha alt tercihlerine yerleştirilebilecekleri sonucuna ulaşıldığını açıkladı.MEBden yapılan açıklamada, Sınav sonuçlarının tekrar değerlendirilmesi neticesinde; ?4 öğrencimizin daha üst tercihlerine, 99 öğrencimizin ise mevcut okullarından daha alt tercihlerine yerleştirilebilecekleri sonucuna ulaşılmıştır. Ancak bu durumda olan öğrencilerimizin mahkeme kararından herhangi bir mağduriyet yaşamamaları için Bakanlığımızca gerekli tedbirler alınmakta olup karardan etkilenen öğrencilerle iletişime geçilerek talepleri olması durumunda tercihleri doğrultusunda işlem yapılacağı kendilerine bildirilmiştir. denildi.Bakanlıktan yapılan açıklama şöyle: Ortaöğretime Yerleştirme Sistemi çerçevesinde 8inci sınıflar için uygulanan Seviye Belirleme Sınavı (SBS) Bakanlığımız, Sınav ve Yerleştirme Yönergeleri ile Sınav Başvuru Kılavuzu hükümleri doğrultusunda 08 Haziran 2013 tarihinde 1.112.604 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Sınav sonuçları 12 Temmuz 2013 tarihinde açıklanmış, ancak aynı gün yapılan inceleme sonucunda söz konusu sınavda Almanca ve Fransızca testlerini yanıtlayan 718 adayın yabancı dil testlerine ilişkin değerlendirilmesinde yanlışlık yapıldığı tespit edilmiştir. Yine aynı gün Almanca ve Fransızca testlerinden sınava giren adayların yeniden değerlendirilmesi yapılmış ve herhangi bir mağduriyete yer vermeyecek tedbirler alınarak yeni puanlar saat 17.00de açıklanmıştır.Akabinde öğrencilerimizden tercih başvuruları alınmış, asıl ve yedek yerleştirmeleri yapılmış, kayıtlar gerçekleştirilmiş ve eğitim öğretimin bir dönemi geride bırakılmıştır. Ancak 12 Temmuz 2013te ilan edilen sınav sonuçlarına ilişkin işlemin aleyhine Ankara 18. İdare Mahkemesinde dava açılmış ve ilgili mahkemece dava konusu işlemin uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceği gerekçesi ile sınav sonuçlarının açıklanmasından yaklaşık altı ay sonra yürütmenin durdurulması yönünde karar alınmış, bu karar 15.01.2014 tarihinde Bakanlığımıza tebliğ edilmiştir. Dava konusu işlemin üzerinden yaklaşık altı ay geçmesinden sonra ilgili mahkemece yürütmeyi durdurma kararının verilmesi ve yine verilmiş olan kararın Bakanlığımıza ve taraflara ulaşmadan basın yayın organlarında yer alması son derece anlamlı bulunmuştur. Esasında yukarıda da izah edildiği üzere, dava konusu işlemin mahkemeye intikal etmesinden önce, Almanca ve Fransızca testlerinden sınava giren adayların değerlendirilmesi yeniden yapılmış ve sınava giren bütün öğrencilerimizin sıralamaları ve yerleştirme işlemleri yeni duruma göre belirlenmiştir. Dolayısıyla öğrencilerimizin puan hesaplamaları ve okul yerleştirmeleri açısından herhangi bir mağduriyet yaşanmamıştır. ?Ancak verilmiş olan karar mucibince ve mahkemenin yönlendirmesine göre, sınav sonuçları Bakanlığımızca yeniden hesaplanmış ve mezkûr karardan kaynaklanabilecek olası mağduriyetleri önlemeye yönelik çalışmaların süresi içerisinde tamamlanması için mahkemenin ilk kararının Bakanlığımıza tebliğ edilmesiyle beraber hazırlıklar başlatılarak gerekli tüm önlemler alınmıştır.(CİHAN)
Zaman
Son Dakika
04.02.2014
MEBdenSBSaçıklamasıMEBden SBS açıklaması
İlk merkezî sınav sonuçları açıklandı, gözler nisan ayında
Zaman
21.01.2014
02:06
Liseye geçişte ilk kez uygulanan merkezî ortak sınavların sonuçları açıklandı. Yüz binlerce 8. sınıf öğrencisinin heyecanla beklediği puanlar, MEB’in internet sitesinden duyuruldu. Kasım ayının son haftasında 6 dersten sınava giren öğrencilerin gözü şimdi 28-29 Nisan’daki ikinci imtihanlarda.Liselere yerleşmede ilk kez uygulanan Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi (TEOG) kapsamında düzenlenen merkezi sınav sonuçları açıklandı. 1 milyon 250 bin öğrencinin merakla beklediği sonuçlar, dün Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) sitesinde duyuruldu. 6 temel dersten yapılan sınavlardan alınan puanlar, karne notu olarak değerlendirilerek liselere girişte esas alınacak. 1. dönem merkezi yazılıları 28-29 Kasım tarihinde yapıldı. 2. dönem sınavları ise 28-29 Nisan 2014 tarihlerinde gerçekleştirilecek.Seviye Belirleme Sınavının (SBS) yerine getirilen merkezi yazılılara geçtiğimiz yıl 1,3 milyon öğrenci başvurdu ancak 1 milyon 244 bini sınava katıldı. Sınava katılmayan 45 bin 984 öğrenci ise 14-15 Aralık tarihlerinde yapılan mazeret sınavlarına girdi. Sonuçların ocak ayının ilk haftası açıklanacağı söylenmişti. Sonuçlar, karnelerin verilmesine beş gün kala ancak duyuruldu. Bu 5 gün, sonuçlara itiraz etmek isteyen öğrenciler için yeterli olmayacak. Çünkü TEOG kılavuzuna göre notunu beğenmeyen öğrencilerin sonuçlara 5 gün içerisinde bankaya ücret yatırıldıktan sonra yazılı olarak itiraz etmesi ve dilekçeyi posta yoluyla göndermesi gerekiyor. Öğrenciler dilekçe yazsalar bile dilekçenin Ankaraya bu süre içinde ulaşma ve cevaplama imkânı zorlaşıyor. Sınav sonuçlarına itiraz etmek isteyenler, şikâyetlerini http://www.meb.gov.tr (e-okul sistemi) adresinden yayımlanmasından itibaren yazılı olarak bakanlık bünyesindeki Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğüne (YEGİTEK) yapabilecek. Her ders için yapılan itirazların incelenmesi için banka hesaplarına (TC Ziraat Bankası Başkent/ANKARA şubesi, Türkiye Vakıflar Bankası Ankara Merkez şubesi ve Türkiye Halk Bankası Küçükesat/ANKARA) 10 TL yatırılması gerekiyor. İtiraz ücretini yatırıp banka dekontunu dilekçe ile birlikte göndermeyenlerin başvuruları dikkate alınmayacak. İtirazların cevaplanmasında YEGİTEK, gelen evrak kayıt tarihini dikkate alacak.Sabahattin Zaim Anafen Ortaokulu Eğitim Koordinatörü Ali Fuat Yıldırım, genel itibarıyla sınav sonuçlarının olumlu olduğunu söyleyerek yazılılardan alınan puanların yüzde 70inin liselere girişte kullanılacağını belirtti. Geride kalan yüzde 30luk dilimin ise 6, 7 ve 8. sınıf notlarından elde edileceğini ifade etti. Yıldırım, “Yeni sistemin handikaplarından biri de geç açıklanması oldu. Çünkü öğrenciler 3. yazılıya, 2. yazılı notlarını bilmeden girdi. Bu da çalışma motivasyonlarını etkiledi. Bu nedenle sınav takvimi sene başında ilan edilirse öğrenciler için daha iyi olacaktır.” dedi.Sonuçların açıklanması ile öğrenci ve velilerin kaygı dolu bekleyişinin de sona erdiğini dile getiren Uğur Dershaneleri Rehberlik Koordinatörü Nazik Kösegil ise şu tavsiyelerde bulundu: Öğrenciler için zor olan işlem, sınav sonuçlarını değerlendirme süreci. Veliler, sınav sonucu ile ilgili olumsuz ifadeler kullanmamalı ve çocuklarını motive edici konuşmalar yapmalı. Öğrenciler ise bundan sonraki süreçte kendilerini yargılamamalı, eksikliklerini tespit edip bu eksiklikleri gidermeye yönelik çalışmalar yapmalı.”İtirazlar incelendi 4 soru iptalMilli Eğitim Bakanlığı, sonuçlarla ilgili yaptığı açıklamada 4 sorunun iptal edildiğini duyurdu. Sorularla ilgili itirazları değerlendirdiklerini belirten bakanlık, “İncelemeler neticesinde akademik komisyon tarafından matematik dersine ait iki, görme engelli öğrenciler için hazırlanan matematik dersi soru kitapçığında bir, fen ve teknoloji dersine ait bir, İtalyanca dersine ait bir sorunun iptal edilmesine karar verilmiştir.” dedi. Açıklamaya göre matematik ve fen derslerinden soru iptal edildiği için bazı öğrencilerin sonuçları virgüllü geldi. Normalde yanlışlar doğruyu götürmediği için tam puan gelmesi gerekiyordu. Ancak matematik ve fen alanından soru iptal edilince hesaplama da etkilendi. Öte yandan ortak sınavlara ve mazeret oturumlarına yaklaşık 1 milyon 250 bin öğrenci katıldı. Altı dersten toplam 7 milyon 500 bin cevap kâğıdı okundu. Ayrıca sınavlara ait tüm tutanaklar, sınav mevzuatı hükümleri doğrultusunda incelendi ve puan hesaplamaları bu şekilde tamamlandı.
Zaman
Güncel
21.01.2014
İlkmerkezîsınavsonuçlarıaçıklandıgözlernisanayındaİlk merkezî sınav sonuçları açıklandı gözler nisan ayında
İlk merkezî sınav sonuçları açıklandı, gözler nisan ayında
Zaman
21.01.2014
02:06
Liseye geçişte ilk kez uygulanan merkezî ortak sınavların sonuçları açıklandı. Yüz binlerce 8. sınıf öğrencisinin heyecanla beklediği puanlar, MEB’in internet sitesinden duyuruldu. Kasım ayının son haftasında 6 dersten sınava giren öğrencilerin gözü şimdi 28-29 Nisan’daki ikinci imtihanlarda.Liselere yerleşmede ilk kez uygulanan Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi (TEOG) kapsamında düzenlenen merkezi sınav sonuçları açıklandı. 1 milyon 250 bin öğrencinin merakla beklediği sonuçlar, dün Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) sitesinde duyuruldu. 6 temel dersten yapılan sınavlardan alınan puanlar, karne notu olarak değerlendirilerek liselere girişte esas alınacak. 1. dönem merkezi yazılıları 28-29 Kasım tarihinde yapıldı. 2. dönem sınavları ise 28-29 Nisan 2014 tarihlerinde gerçekleştirilecek.Seviye Belirleme Sınavının (SBS) yerine getirilen merkezi yazılılara geçtiğimiz yıl 1,3 milyon öğrenci başvurdu ancak 1 milyon 244 bini sınava katıldı. Sınava katılmayan 45 bin 984 öğrenci ise 14-15 Aralık tarihlerinde yapılan mazeret sınavlarına girdi. Sonuçların ocak ayının ilk haftası açıklanacağı söylenmişti. Sonuçlar, karnelerin verilmesine beş gün kala ancak duyuruldu. Bu 5 gün, sonuçlara itiraz etmek isteyen öğrenciler için yeterli olmayacak. Çünkü TEOG kılavuzuna göre notunu beğenmeyen öğrencilerin sonuçlara 5 gün içerisinde bankaya ücret yatırıldıktan sonra yazılı olarak itiraz etmesi ve dilekçeyi posta yoluyla göndermesi gerekiyor. Öğrenciler dilekçe yazsalar bile dilekçenin Ankaraya bu süre içinde ulaşma ve cevaplama imkânı zorlaşıyor. Sınav sonuçlarına itiraz etmek isteyenler, şikâyetlerini http://www.meb.gov.tr (e-okul sistemi) adresinden yayımlanmasından itibaren yazılı olarak bakanlık bünyesindeki Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğüne (YEGİTEK) yapabilecek. Her ders için yapılan itirazların incelenmesi için banka hesaplarına (TC Ziraat Bankası Başkent/ANKARA şubesi, Türkiye Vakıflar Bankası Ankara Merkez şubesi ve Türkiye Halk Bankası Küçükesat/ANKARA) 10 TL yatırılması gerekiyor. İtiraz ücretini yatırıp banka dekontunu dilekçe ile birlikte göndermeyenlerin başvuruları dikkate alınmayacak. İtirazların cevaplanmasında YEGİTEK, gelen evrak kayıt tarihini dikkate alacak.Sabahattin Zaim Anafen Ortaokulu Eğitim Koordinatörü Ali Fuat Yıldırım, genel itibarıyla sınav sonuçlarının olumlu olduğunu söyleyerek yazılılardan alınan puanların yüzde 70inin liselere girişte kullanılacağını belirtti. Geride kalan yüzde 30luk dilimin ise 6, 7 ve 8. sınıf notlarından elde edileceğini ifade etti. Yıldırım, “Yeni sistemin handikaplarından biri de geç açıklanması oldu. Çünkü öğrenciler 3. yazılıya, 2. yazılı notlarını bilmeden girdi. Bu da çalışma motivasyonlarını etkiledi. Bu nedenle sınav takvimi sene başında ilan edilirse öğrenciler için daha iyi olacaktır.” dedi.Sonuçların açıklanması ile öğrenci ve velilerin kaygı dolu bekleyişinin de sona erdiğini dile getiren Uğur Dershaneleri Rehberlik Koordinatörü Nazik Kösegil ise şu tavsiyelerde bulundu: Öğrenciler için zor olan işlem, sınav sonuçlarını değerlendirme süreci. Veliler, sınav sonucu ile ilgili olumsuz ifadeler kullanmamalı ve çocuklarını motive edici konuşmalar yapmalı. Öğrenciler ise bundan sonraki süreçte kendilerini yargılamamalı, eksikliklerini tespit edip bu eksiklikleri gidermeye yönelik çalışmalar yapmalı.”İtirazlar incelendi 4 soru iptalMilli Eğitim Bakanlığı, sonuçlarla ilgili yaptığı açıklamada 4 sorunun iptal edildiğini duyurdu. Sorularla ilgili itirazları değerlendirdiklerini belirten bakanlık, “İncelemeler neticesinde akademik komisyon tarafından matematik dersine ait iki, görme engelli öğrenciler için hazırlanan matematik dersi soru kitapçığında bir, fen ve teknoloji dersine ait bir, İtalyanca dersine ait bir sorunun iptal edilmesine karar verilmiştir.” dedi. Açıklamaya göre matematik ve fen derslerinden soru iptal edildiği için bazı öğrencilerin sonuçları virgüllü geldi. Normalde yanlışlar doğruyu götürmediği için tam puan gelmesi gerekiyordu. Ancak matematik ve fen alanından soru iptal edilince hesaplama da etkilendi. Öte yandan ortak sınavlara ve mazeret oturumlarına yaklaşık 1 milyon 250 bin öğrenci katıldı. Altı dersten toplam 7 milyon 500 bin cevap kâğıdı okundu. Ayrıca sınavlara ait tüm tutanaklar, sınav mevzuatı hükümleri doğrultusunda incelendi ve puan hesaplamaları bu şekilde tamamlandı.
Zaman
Ana Sayfa
21.01.2014
İlkmerkezîsınavsonuçlarıaçıklandıgözlernisanayındaİlk merkezî sınav sonuçları açıklandı gözler nisan ayında
Bakan Ala’nın kardeşi MEB Teftiş Kurulu başkanlığına getirildi
Zaman
11.01.2014
02:09
Fişleme skandalının ardından Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) adeta kaynıyor. Merkez ve taşra teşkilatında 11 bürokrat görevden alındı, 8 ilin milli eğitim müdürü değiştirildi. Son olarak Teftiş Kurulu Başkanı Hüseyin Acır görevinden alınırken yerine İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın kardeşi Atıf Ala vekâleten atandı. MEB’deki fişleme skandalının mimarlarından biri olarak anılan Ala’nın vekâleten atanma sebebi, başkanlık için yeterli şartları taşımaması. Teftiş Kurulu başkanı olacak kişinin bakanlık başmüfettişi olması ve 12 yıl bu görevi yapması gerekiyor. Ala’nın asaleten atanabilmesi için kanun değişikliği yapılacak. Teftiş Kurulu’nda 5 başkan yardımcısı ile 15 müfettiş, tepki amacıyla istifa etti.MEB’in dershanelerle ilgili kanun taslağında bakanlıktaki denetim birimlerinin birleştirilmesi öngörülüyor. Bakanlık yetkilileri, bu değişikliğin en önemli sebebinin Atıf Ala’nın Teftiş Kurulu başkanı yapılabilmesi olduğunu vurguluyor. Teftiş Kurulu Başkanlığı’na vekâleten atanan Atıf Ala, MEB’deki fişleme skandalının mimarlarından biri olarak gösteriliyor. Ala’nın bütün teamül ve mevzuat çiğnenerek en önemli makamlardan biri olan Teftiş Kurulu başkanı yapılması bakanlıkta büyük rahatsızlık oluşturdu. Teftiş Kurulu Başkanlığı’nda 5 başkan yardımcı tepki olarak istifa etti. Ayrıca Teftiş Başkanlığı’na bağlı İnceleme, İzleme Değerlendirme ile Onay ve Bilgilendirme biriminde görevli 15 müfettiş de idari görevlerinden istifa etti. Bakanlık kaynakları, Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir taşra denetim elemanının Teftiş Kurulu Başkanlığı’na atandığını belirtiyor.Milli Eğitim Bakanlığı’nda görevden almalar ve keyfi atamalar nedeniyle büyük rahatsızlık yaşanıyor. Fişlemelerden sonra fişlerde ismi geçen 11 bürokrat görevden alındı. Geçtiğimiz günlerde ise 8 ilin milli eğitim müdürü değiştirildi. Hafta içinde de MEB Öğretmen Yetiştirme Genel Müdürü Ömer Balıbey’in görevine son verildi. MEB’deki kıyım son olarak Teftiş Kurulu olarak bilinen Rehberlik ve Denetim Başkanlığı’na uzandı. Kurul Başkanı Hüseyin Acır görevden alınırken, bakanlıktaki bürokrat kıyımının süreceği konuşuluyor. MEB Teftiş Kurulu’nda kanun değişikliği yapılarak ilköğretim müfettişleri ile bakanlık müfettişlerinin aynı havuzda birleşmesi sağlanacak. Halen MEB’de denetimler, İl Milli Eğitim müdürlükleri bünyesinde ‘denetmen’ olarak çalışan ilköğretim müfettişleri ve bakanlık müfettişleri tarafından yapılıyor. Yeni taslakla bütün müfettişler ‘Milli Eğitim Müfettişi’ statüsüne kavuşturulacak. Böylece, İl Milli Eğitim denetmenlerine Milli Eğitim Müfettişi unvanı verilerek Rehberlik ve Denetim Başkanlığı bünyesinde görev yapmaları sağlanacak. Ayrıca müfettişler, il müdürlüklerinin bünyesinden çıkarılarak doğrudan Ankara’ya bağlanacak. Böylece taşradaki müfettişlerin özlük hakları itibarıyla bakanlık müfettişleriyle eşitlenmesi sağlanacak. Düzenlemeyle 5 bin ilköğretim müfettişinin maaşı yaklaşık 1.700 TL artacak. Teftiş Kurulu başkanı olan Atıf Ala, MEB tarihinde bu makama oturan en genç isimlerden biri. 1971 doğumlu olan Ala, 1994 yılında öğretmenliğe başladı. Hızla yükselen Ala, 2010 yılında Erzincan Millî Eğitim Müdürlüğü’nde müfettiş yardımcılığına başladı. Daha sonra bakanlığa gelen Ala, grup başkanı olarak görev yapıyordu.
Zaman
En Çok Okunan
11.01.2014
BakanAla’nınkardeşiMEBTeftişKurulubaşkanlığınagetirildiBakan Ala’nın kardeşi MEB Teftiş Kurulu başkanlığına getirildi
Bakan Ala’nın kardeşi MEB Teftiş Kurulu başkanlığına getirildi
Zaman
11.01.2014
02:01
Fişleme skandalının ardından Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) adeta kaynıyor. Merkez ve taşra teşkilatında 11 bürokrat görevden alındı, 8 ilin milli eğitim müdürü değiştirildi. Son olarak Teftiş Kurulu Başkanı Hüseyin Acır görevinden alınırken yerine İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın kardeşi Atıf Ala vekâleten atandı. MEB’deki fişleme skandalının mimarlarından biri olarak anılan Ala’nın vekâleten atanma sebebi, başkanlık için yeterli şartları taşımaması. Teftiş Kurulu başkanı olacak kişinin bakanlık başmüfettişi olması ve 12 yıl bu görevi yapması gerekiyor. Ala’nın asaleten atanabilmesi için kanun değişikliği yapılacak. Teftiş Kurulu’nda 5 başkan yardımcısı ile 15 müfettiş, tepki amacıyla istifa etti.MEB’in dershanelerle ilgili kanun taslağında bakanlıktaki denetim birimlerinin birleştirilmesi öngörülüyor. Bakanlık yetkilileri, bu değişikliğin en önemli sebebinin Atıf Ala’nın Teftiş Kurulu başkanı yapılabilmesi olduğunu vurguluyor. Teftiş Kurulu Başkanlığı’na vekâleten atanan Atıf Ala, MEB’deki fişleme skandalının mimarlarından biri olarak gösteriliyor. Ala’nın bütün teamül ve mevzuat çiğnenerek en önemli makamlardan biri olan Teftiş Kurulu başkanı yapılması bakanlıkta büyük rahatsızlık oluşturdu. Teftiş Kurulu Başkanlığı’nda 5 başkan yardımcı tepki olarak istifa etti. Ayrıca Teftiş Başkanlığı’na bağlı İnceleme, İzleme Değerlendirme ile Onay ve Bilgilendirme biriminde görevli 15 müfettiş de idari görevlerinden istifa etti. Bakanlık kaynakları, Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir taşra denetim elemanının Teftiş Kurulu Başkanlığı’na atandığını belirtiyor.Milli Eğitim Bakanlığı’nda görevden almalar ve keyfi atamalar nedeniyle büyük rahatsızlık yaşanıyor. Fişlemelerden sonra fişlerde ismi geçen 11 bürokrat görevden alındı. Geçtiğimiz günlerde ise 8 ilin milli eğitim müdürü değiştirildi. Hafta içinde de MEB Öğretmen Yetiştirme Genel Müdürü Ömer Balıbey’in görevine son verildi. MEB’deki kıyım son olarak Teftiş Kurulu olarak bilinen Rehberlik ve Denetim Başkanlığı’na uzandı. Kurul Başkanı Hüseyin Acır görevden alınırken, bakanlıktaki bürokrat kıyımının süreceği konuşuluyor. MEB Teftiş Kurulu’nda kanun değişikliği yapılarak ilköğretim müfettişleri ile bakanlık müfettişlerinin aynı havuzda birleşmesi sağlanacak. Halen MEB’de denetimler, İl Milli Eğitim müdürlükleri bünyesinde ‘denetmen’ olarak çalışan ilköğretim müfettişleri ve bakanlık müfettişleri tarafından yapılıyor. Yeni taslakla bütün müfettişler ‘Milli Eğitim Müfettişi’ statüsüne kavuşturulacak. Böylece, İl Milli Eğitim denetmenlerine Milli Eğitim Müfettişi unvanı verilerek Rehberlik ve Denetim Başkanlığı bünyesinde görev yapmaları sağlanacak. Ayrıca müfettişler, il müdürlüklerinin bünyesinden çıkarılarak doğrudan Ankara’ya bağlanacak. Böylece taşradaki müfettişlerin özlük hakları itibarıyla bakanlık müfettişleriyle eşitlenmesi sağlanacak. Düzenlemeyle 5 bin ilköğretim müfettişinin maaşı yaklaşık 1.700 TL artacak. Teftiş Kurulu başkanı olan Atıf Ala, MEB tarihinde bu makama oturan en genç isimlerden biri. 1971 doğumlu olan Ala, 1994 yılında öğretmenliğe başladı. Hızla yükselen Ala, 2010 yılında Erzincan Millî Eğitim Müdürlüğü’nde müfettiş yardımcılığına başladı. Daha sonra bakanlığa gelen Ala, grup başkanı olarak görev yapıyordu.
Zaman
Güncel
11.01.2014
BakanAla’nınkardeşiMEBTeftişKurulubaşkanlığınagetirildiBakan Ala’nın kardeşi MEB Teftiş Kurulu başkanlığına getirildi
Bakan Ala’nın kardeşi MEB Teftiş Kurulu başkanlığına getirildi
Zaman
11.01.2014
02:01
Fişleme skandalının ardından Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) adeta kaynıyor. Merkez ve taşra teşkilatında 11 bürokrat görevden alındı, 8 ilin milli eğitim müdürü değiştirildi. Son olarak Teftiş Kurulu Başkanı Hüseyin Acır görevinden alınırken yerine İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın kardeşi Atıf Ala vekâleten atandı. MEB’deki fişleme skandalının mimarlarından biri olarak anılan Ala’nın vekâleten atanma sebebi, başkanlık için yeterli şartları taşımaması. Teftiş Kurulu başkanı olacak kişinin bakanlık başmüfettişi olması ve 12 yıl bu görevi yapması gerekiyor. Ala’nın asaleten atanabilmesi için kanun değişikliği yapılacak. Teftiş Kurulu’nda 5 başkan yardımcısı ile 15 müfettiş, tepki amacıyla istifa etti.MEB’in dershanelerle ilgili kanun taslağında bakanlıktaki denetim birimlerinin birleştirilmesi öngörülüyor. Bakanlık yetkilileri, bu değişikliğin en önemli sebebinin Atıf Ala’nın Teftiş Kurulu başkanı yapılabilmesi olduğunu vurguluyor. Teftiş Kurulu Başkanlığı’na vekâleten atanan Atıf Ala, MEB’deki fişleme skandalının mimarlarından biri olarak gösteriliyor. Ala’nın bütün teamül ve mevzuat çiğnenerek en önemli makamlardan biri olan Teftiş Kurulu başkanı yapılması bakanlıkta büyük rahatsızlık oluşturdu. Teftiş Kurulu Başkanlığı’nda 5 başkan yardımcı tepki olarak istifa etti. Ayrıca Teftiş Başkanlığı’na bağlı İnceleme, İzleme Değerlendirme ile Onay ve Bilgilendirme biriminde görevli 15 müfettiş de idari görevlerinden istifa etti. Bakanlık kaynakları, Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir taşra denetim elemanının Teftiş Kurulu Başkanlığı’na atandığını belirtiyor.Milli Eğitim Bakanlığı’nda görevden almalar ve keyfi atamalar nedeniyle büyük rahatsızlık yaşanıyor. Fişlemelerden sonra fişlerde ismi geçen 11 bürokrat görevden alındı. Geçtiğimiz günlerde ise 8 ilin milli eğitim müdürü değiştirildi. Hafta içinde de MEB Öğretmen Yetiştirme Genel Müdürü Ömer Balıbey’in görevine son verildi. MEB’deki kıyım son olarak Teftiş Kurulu olarak bilinen Rehberlik ve Denetim Başkanlığı’na uzandı. Kurul Başkanı Hüseyin Acır görevden alınırken, bakanlıktaki bürokrat kıyımının süreceği konuşuluyor. MEB Teftiş Kurulu’nda kanun değişikliği yapılarak ilköğretim müfettişleri ile bakanlık müfettişlerinin aynı havuzda birleşmesi sağlanacak. Halen MEB’de denetimler, İl Milli Eğitim müdürlükleri bünyesinde ‘denetmen’ olarak çalışan ilköğretim müfettişleri ve bakanlık müfettişleri tarafından yapılıyor. Yeni taslakla bütün müfettişler ‘Milli Eğitim Müfettişi’ statüsüne kavuşturulacak. Böylece, İl Milli Eğitim denetmenlerine Milli Eğitim Müfettişi unvanı verilerek Rehberlik ve Denetim Başkanlığı bünyesinde görev yapmaları sağlanacak. Ayrıca müfettişler, il müdürlüklerinin bünyesinden çıkarılarak doğrudan Ankara’ya bağlanacak. Böylece taşradaki müfettişlerin özlük hakları itibarıyla bakanlık müfettişleriyle eşitlenmesi sağlanacak. Düzenlemeyle 5 bin ilköğretim müfettişinin maaşı yaklaşık 1.700 TL artacak. Teftiş Kurulu başkanı olan Atıf Ala, MEB tarihinde bu makama oturan en genç isimlerden biri. 1971 doğumlu olan Ala, 1994 yılında öğretmenliğe başladı. Hızla yükselen Ala, 2010 yılında Erzincan Millî Eğitim Müdürlüğü’nde müfettiş yardımcılığına başladı. Daha sonra bakanlığa gelen Ala, grup başkanı olarak görev yapıyordu.
Zaman
Ana Sayfa
11.01.2014
BakanAla’nınkardeşiMEBTeftişKurulubaşkanlığınagetirildiBakan Ala’nın kardeşi MEB Teftiş Kurulu başkanlığına getirildi
Koray Aydın: Sözde Kürdistan'ın altyapı hazırlıkları var
Zaman
16.12.2013
23:11
MHP Trabzon Milletvekili Koray Aydın, AKPBDPPKK ortaklığında hazırlanan ve İmralıKandil hattında son şekli verilen sözde demokratikleşme paketlerinin ilkinin Parlamentoya sunulduğunu belirterek Sözde Kürdistanın altyapı hazırlıkları vardır. dedi. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunda, 2014 yılı bütçe görüşmelerinin 11inci turunda; Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı, Türk Standartları Enstitüsü, Türk Patent Enstitüsü, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, Türkiye Bilimler Akademisi, Millî Savunma Bakanlığı, Savunma Sanayi Müsteşarlığı bütçe ve kesin hesapları yer alıyor. MHP Trabzon Milletvekili Koray Aydın, sözde Çözüm ve Barış Süreci adı altında yapılan uygulamaların, Milli Savunma ve Güvenlik politikalarını zaafa uğrattığını ileri sürdü. MHPli Aydın, Türk Silahlı Kuvvetlerini yıpratmak, itibarsızlaştırmak ve etkisizleştirmek için yürütülen operasyonlar sonucu, komuta kademesinin önemli bir bölümünün darbeye teşebbüs gerekçesiyle mahkum edildiğini savundu. Aydın şöyle konuştu: Deniz Kuvvetleri Komutanlığına atanacak Oramiral kalmamış, mevcut Deniz Kuvvetleri komutanımız atandıktan 8 ay sonra Oramiralliğe terfi etmiştir. AKP iktidarı maalesef, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yerleşik teamüllerini yerle bir etmeyi marifet saymıştır. Yaşananlara tepki gösteren birçok Subay istifa etmiştir. Türk Silahlı Kuvvetleri, bütün bu süreçten olumsuz etkilenmiş, askerimizin morali bozulmuştur. Kasım ayında 14 gün içinde tam 6 astsubayın çeşitli sebeplerle intihar ettiğini dile getiren Aydın, şöyle devam etti: Haberi bize intikal ettiren Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği kendilerince mobing, baskı, ekonomik yetersizlikler, hukuk dışı uygulamalar gibi sebepler belirtmişlerse de konu, derinlemesine araştırılmaya, incelenmeye ve çözüme muhtaçtır. Astsubaylarımız bu hükümete dertlerini anlatabilmek için daha ne yapmaları gerekiyor acaba? Türk milletinin vicdanını kanatan Subay ve Astsubay intiharları derhal araştırılmalı, altında yatan sebepler her neyse ortaya çıkarılmalı ve çare bulunmalıdır. Bölücü ve ayrılıkçı çevrelerin Kürdistan diye diye bu söylemi Başbakana da kabul ettirdiklerini iddia eden Aydın, Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir Başbakan Kürdistan ifadesini kullanmış, bölücü çevrelerin emellerine can suyu vermiştir. Şimdi buradan soruyoruz: Batısı Suriye’de, doğusu İran’da, Güney’i Irak’ta olan bu sözde Kürdistan’ın Kuzey’i hangi galaksidedir Sayın Başbakan? Hadi canım sende. Ne var bunda? Osmanlı’da da Lazistan ve Kürdistan eyaletleri vardı derseniz, bu ülkeyi kendi ellerinizle bölersiniz. Milletin arasına ayrılığı, tefrikayı sokarsanız, ondan sonra dünyanın en mükemmel savunma ve güvenlik politikasını da getirseniz, bölünmeyi önleyemezsiniz. diye konuştu. Kürdistan ibaresini o kitapçıktan çıkarttıran iradenin Milliyetçi Hareket Partisinin bölücü ihanet karşısındaki çelikten iradesi olduğunu ifade eden Aydın, şöyle devam etti: Esas şimdi turpun büyüğü heybede beklemektedir. AKP-BDP-PKK ortaklığında hazırlanan ve İmralı-Kandil hattında son şekli verilen sözde demokratikleşme paketlerinin ilki parlamentoya sunulmuştur. İşte o bölünme paketinde Kürtçe eğitim vardır, Kürtçe tabela vardır, teröristlere siyaset serbestisi ve eşbaşkanlık hakkı vardır. Velhasıl sözde Kürdistan’ın altyapı hazırlıkları vardır. CİHAN
Zaman
Son Dakika
16.12.2013
KorayAydınSözdeKürdistanınaltyapıhazırlıklarıvarKoray Aydın Sözde Kürdistanın altyapı hazırlıkları var
28 Şubat davasında son durum
Zaman
01.12.2013
10:18
28 Şubat sürecinde, hükümeti devirmeye teşebbüs ettikleri iddiasıyla 103 kişi hakkında açılan davanın görülmesine sanık savunmalarının alınması ile devam ediliyor. Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, duruşmaların başladığı 2 Eylül’den bu yana 32 kişinin tahliyesine karar verildi. Davanın 41. duruşması 3 Aralık Salı günü yapılacak.Mahkeme heyetinin Genelkurmay Başkanlığından istediği belgelere ise kısmen cevap gelmeye başladı. Genelkurmay Başkanlığı, Fevzi Türkerinin Milli Güvenlik Kurulunda (MGK) yapmış olduğu irtica konulu sunum ile yine Türkeri tarafından 24 Ocak 1997de Gölcükte komutanlara yapılan irtica konusunda alınacak tedbirler konulu belgenin tutanağa rastlanmadığını bildirdi. Genelkurmay, emekli Korgeneral Kamuran Orhonun bazı dönemlerde yurt dışında olup olmadığına dair mahkeme gönderilen belge ve toplantı tutanakları haricinde bir belge bilinmadığını da beyan etti.SİNCANDA YÜRÜTÜLEN TANKLARIN SEBEBİNİ SORDUMahkeme heyeti ayrıca Genelkurmaya 27 Mayıs 1997de hazırlanan Batı Eylem Planı konulu belgenin aslının olup olmadığını, 4 Şubat 1997de Sincanda tankların emir gereği mi yoksa planlı bir tatbikat gereği mi yürütüldüğünü sordu. Tatbikat planı, tatbikat güzergâhı, tatbikata katılan personel sayısı hakkında bilgi istedi, tankların niçin taşıyıcı ile taşınmadığının izahını talep etti.Öte yandan Balyoz hükümlüsü ve 28 Şubat davası sanığı emekli Orgeneral Çetin Doğan, 25 Ağustos 2004 tarihli MGK kararlarını gerekçe göstererek 28 Şubat davasından tahliyesini istedi. 28 Şubat davasına bakan Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesine ulaştırılmak üzere İstanbulda nöbetçi ağır ceza mahkemesine tahliye dilekçesi veren Doğanın, tutukluluğuna gerekçe olarak gösterilen hususlar arasında 28 Şubat 1997 tarihinde irtica ile mücadele konusunda yapılmış MGK toplantısı ile sonrasında yaşanan gelişmelerin de yer aldığı belirtildi.BİZİ KİMSE DURDURAMAZDISanık savunmaların alındığı davada bazı isimler kullandıkları ifadelerle ön plana çıktı. Bu isimlerden biri dönemin Karar Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Hikmet Köksal oldu. Silahlı kuvvetlerin illegal iş yapmayacağını belirten Köksal, Şartlar gerektiğinde gerekli şeyi yapar. Niyetimiz kötü olsaydı bizi kolay kolay kimse durduramazdı. Bunu da bilmek lazım. Emirleri uygulamazsak yasal bir suç işlemiş oluruz. Hala daha 3 tane tankın bir tehdit unsuru gibi gösterilmesi, bu olayın tehditle hiçbir alakası yoktur. Her sene eğitim günlerinde değişiklik yapılır ve eğitim tekrarlanır. Sözlü talimat verdim. Bu olay olurken en yetkili kişi bendim. Hiç kimse hiçbir gazeteci arayıp da bana neden bu tanklar yürüdü diye beni aramadı. Neden Sincan? Her zaman kullandığımız yolda tamirat vardı. Bir de ana yolu meşgul etmeyelim dedik. Oradan geçmenin suç olacağını hiç düşünmedik. Validen diğer görevlilerden izin alacaksak hiçbir iş yapamayız. Genelkurmay Başkanı haberim yok diyorsa doğrudur. Sincana doğru giderseniz Ankarayı arkanıza alırsınız. Meclise doğru mu gidelim? Kötü niyetli olmanız için yürüyüş yapmanız gerekmez. Bir emir veririm tüm kara kuvvetlerini çıkarırım. Bunu emir gereği yaparım kimseye de sormam. Yapılan tatbikatlardan da halk korku duymadı. ifadelerini kullandı. Dönemin Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanı emekli Korgeneral Çetin Saner, dönemim İçişleri Bakanına söylediği sözlerle ilgili açıklamalarda bulundu. Saner, Genelkurmay Başkanlığına bir iş için gelen İçişleri Bakanlığı müsteşarı ile bir ara baş başa kaldım. İkimiz yalnız kaldık orada. Kendisini ilk defa orada gördüm. Bu şekilde bir şey söyledim ama ayıp etmişim. Bundan hicap duyuyorum. Yakışmadı. dedi. MAHKEME BAŞKANI İLE AVUKATLAR ARASINDA TARTIŞMA YAŞANDIDuruşmalarda mahkeme başkanı ile müşteki avukatlarından Yunus Akyol arasında tartışma yaşandı. Başkan Tayyar Köksal, Akyolu, sanık Bülent Alpkayaya soruları yorum yaparak sorduğu gerekçesiyle uyardı. Bunun üzerine Akyol, Sayın başkan bu yargılama burada bitmeyecek. Yargıtay aşaması da olacak. Bizim burada beyanlarımız etkileyen, yasal haklarımızı kısıtlı şeyler olabilir. Şu anda almamız gereken cevaplarla ilgili söyleyeceğimiz şeyler olacak. Gördüğümüz kadarıyla çok saygıdeğer sanık haklarını çok geniş kullanıyorsunuz, benzer hassasiyeti müşteki hakları konusunda da göstermenizi dileriz. dedi. Mahkeme başkanı Köksal, soruların yoruma girmemesi gerektiği konusunda herkese uyarılarda bulunduğunu ifade etti. Yine müşteki avukatlarından Hüsnü Tuna ve Cüneyt Toraman reddi hâkim taleplerini sözlü olarak iletmek istedi. Sözlü taleplerini iletirken Toraman, mahkeme heyetinin davaya vakıf olmadığını ifade etti. Mahkeme başkanı, mahkemeye itham ettikleri için avukatların taleplerini almadı. Sözlü talepleri alınmayan avukatlar reddi hakim taleplerini yazılı olarak sundu. Mahkeme heyeti, avukatların reddi hakim taleplerini ise reddetti. 75 TUTUKLU SANIKTAN 7
Zaman
Güncel
01.12.2013
28Şubatdavasındasondurum28 Şubat davasında son durum
28 Şubat davasında son durum
Zaman
01.12.2013
10:18
28 Şubat sürecinde, hükümeti devirmeye teşebbüs ettikleri iddiasıyla 103 kişi hakkında açılan davanın görülmesine sanık savunmalarının alınması ile devam ediliyor. Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, duruşmaların başladığı 2 Eylül’den bu yana 32 kişinin tahliyesine karar verildi. Davanın 41. duruşması 3 Aralık Salı günü yapılacak.Mahkeme heyetinin Genelkurmay Başkanlığından istediği belgelere ise kısmen cevap gelmeye başladı. Genelkurmay Başkanlığı, Fevzi Türkerinin Milli Güvenlik Kurulunda (MGK) yapmış olduğu irtica konulu sunum ile yine Türkeri tarafından 24 Ocak 1997de Gölcükte komutanlara yapılan irtica konusunda alınacak tedbirler konulu belgenin tutanağa rastlanmadığını bildirdi. Genelkurmay, emekli Korgeneral Kamuran Orhonun bazı dönemlerde yurt dışında olup olmadığına dair mahkeme gönderilen belge ve toplantı tutanakları haricinde bir belge bilinmadığını da beyan etti.SİNCANDA YÜRÜTÜLEN TANKLARIN SEBEBİNİ SORDUMahkeme heyeti ayrıca Genelkurmaya 27 Mayıs 1997de hazırlanan Batı Eylem Planı konulu belgenin aslının olup olmadığını, 4 Şubat 1997de Sincanda tankların emir gereği mi yoksa planlı bir tatbikat gereği mi yürütüldüğünü sordu. Tatbikat planı, tatbikat güzergâhı, tatbikata katılan personel sayısı hakkında bilgi istedi, tankların niçin taşıyıcı ile taşınmadığının izahını talep etti.Öte yandan Balyoz hükümlüsü ve 28 Şubat davası sanığı emekli Orgeneral Çetin Doğan, 25 Ağustos 2004 tarihli MGK kararlarını gerekçe göstererek 28 Şubat davasından tahliyesini istedi. 28 Şubat davasına bakan Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesine ulaştırılmak üzere İstanbulda nöbetçi ağır ceza mahkemesine tahliye dilekçesi veren Doğanın, tutukluluğuna gerekçe olarak gösterilen hususlar arasında 28 Şubat 1997 tarihinde irtica ile mücadele konusunda yapılmış MGK toplantısı ile sonrasında yaşanan gelişmelerin de yer aldığı belirtildi.BİZİ KİMSE DURDURAMAZDISanık savunmaların alındığı davada bazı isimler kullandıkları ifadelerle ön plana çıktı. Bu isimlerden biri dönemin Karar Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Hikmet Köksal oldu. Silahlı kuvvetlerin illegal iş yapmayacağını belirten Köksal, Şartlar gerektiğinde gerekli şeyi yapar. Niyetimiz kötü olsaydı bizi kolay kolay kimse durduramazdı. Bunu da bilmek lazım. Emirleri uygulamazsak yasal bir suç işlemiş oluruz. Hala daha 3 tane tankın bir tehdit unsuru gibi gösterilmesi, bu olayın tehditle hiçbir alakası yoktur. Her sene eğitim günlerinde değişiklik yapılır ve eğitim tekrarlanır. Sözlü talimat verdim. Bu olay olurken en yetkili kişi bendim. Hiç kimse hiçbir gazeteci arayıp da bana neden bu tanklar yürüdü diye beni aramadı. Neden Sincan? Her zaman kullandığımız yolda tamirat vardı. Bir de ana yolu meşgul etmeyelim dedik. Oradan geçmenin suç olacağını hiç düşünmedik. Validen diğer görevlilerden izin alacaksak hiçbir iş yapamayız. Genelkurmay Başkanı haberim yok diyorsa doğrudur. Sincana doğru giderseniz Ankarayı arkanıza alırsınız. Meclise doğru mu gidelim? Kötü niyetli olmanız için yürüyüş yapmanız gerekmez. Bir emir veririm tüm kara kuvvetlerini çıkarırım. Bunu emir gereği yaparım kimseye de sormam. Yapılan tatbikatlardan da halk korku duymadı. ifadelerini kullandı. Dönemin Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanı emekli Korgeneral Çetin Saner, dönemim İçişleri Bakanına söylediği sözlerle ilgili açıklamalarda bulundu. Saner, Genelkurmay Başkanlığına bir iş için gelen İçişleri Bakanlığı müsteşarı ile bir ara baş başa kaldım. İkimiz yalnız kaldık orada. Kendisini ilk defa orada gördüm. Bu şekilde bir şey söyledim ama ayıp etmişim. Bundan hicap duyuyorum. Yakışmadı. dedi. MAHKEME BAŞKANI İLE AVUKATLAR ARASINDA TARTIŞMA YAŞANDIDuruşmalarda mahkeme başkanı ile müşteki avukatlarından Yunus Akyol arasında tartışma yaşandı. Başkan Tayyar Köksal, Akyolu, sanık Bülent Alpkayaya soruları yorum yaparak sorduğu gerekçesiyle uyardı. Bunun üzerine Akyol, Sayın başkan bu yargılama burada bitmeyecek. Yargıtay aşaması da olacak. Bizim burada beyanlarımız etkileyen, yasal haklarımızı kısıtlı şeyler olabilir. Şu anda almamız gereken cevaplarla ilgili söyleyeceğimiz şeyler olacak. Gördüğümüz kadarıyla çok saygıdeğer sanık haklarını çok geniş kullanıyorsunuz, benzer hassasiyeti müşteki hakları konusunda da göstermenizi dileriz. dedi. Mahkeme başkanı Köksal, soruların yoruma girmemesi gerektiği konusunda herkese uyarılarda bulunduğunu ifade etti. Yine müşteki avukatlarından Hüsnü Tuna ve Cüneyt Toraman reddi hâkim taleplerini sözlü olarak iletmek istedi. Sözlü taleplerini iletirken Toraman, mahkeme heyetinin davaya vakıf olmadığını ifade etti. Mahkeme başkanı, mahkemeye itham ettikleri için avukatların taleplerini almadı. Sözlü talepleri alınmayan avukatlar reddi hakim taleplerini yazılı olarak sundu. Mahkeme heyeti, avukatların reddi hakim taleplerini ise reddetti. 75 TUTUKLU SANIKTAN 7
Zaman
Ana Sayfa
01.12.2013
28Şubatdavasındasondurum28 Şubat davasında son durum
28 Şubat davasında son durum (Haber İzlenim)
Zaman
01.12.2013
10:09
28 Şubat sürecinde, hükümeti devirmeye teşebbüs ettikleri iddiasıyla 103 kişi hakkında açılan davanın görülmesine sanık savunmalarının alınması ile devam ediliyor. Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, duruşmaların başladığı 2 Eylül’den bu yana 32 kişinin tahliyesine karar verildi. Davanın 41. duruşması 3 Aralık Salı günü yapılacak. Mahkeme heyetinin Genelkurmay Başkanlığından istediği belgelere ise kısmen cevap gelmeye başladı. Genelkurmay Başkanlığı, Fevzi Türkeri’nin Milli Güvenlik Kurulu’nda (MGK) yapmış olduğu ‘irtica’ konulu sunum ile yine Türkeri tarafından 24 Ocak 1997’de Gölcük’te komutanlara yapılan ‘irtica konusunda alınacak tedbirler’ konulu belgenin tutanağa rastlanmadığını bildirdi. Genelkurmay, emekli Korgeneral Kamuran Orhon’un bazı dönemlerde yurt dışında olup olmadığına dair mahkeme gönderilen belge ve toplantı tutanakları haricinde bir belge bilinmadığını da beyan etti.SİNCAN’DA YÜRÜTÜLEN TANKLARIN SEBEBİNİ SORDUMahkeme heyeti ayrıca Genelkurmay’a 27 Mayıs 1997’de hazırlanan ‘Batı Eylem Planı’ konulu belgenin aslının olup olmadığını, 4 Şubat 1997’de Sincan’da tankların emir gereği mi yoksa planlı bir tatbikat gereği mi yürütüldüğünü sordu. Tatbikat planı, tatbikat güzergâhı, tatbikata katılan personel sayısı hakkında bilgi istedi, tankların niçin taşıyıcı ile taşınmadığının izahını talep etti.Öte yandan Balyoz hükümlüsü ve 28 Şubat davası sanığı emekli Orgeneral Çetin Doğan, 25 Ağustos 2004 tarihli MGK kararlarını gerekçe göstererek 28 Şubat davasından tahliyesini istedi. 28 Şubat davasına bakan Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne ulaştırılmak üzere İstanbul’da nöbetçi ağır ceza mahkemesine tahliye dilekçesi veren Doğan’ın, tutukluluğuna gerekçe olarak gösterilen hususlar arasında 28 Şubat 1997 tarihinde irtica ile mücadele konusunda yapılmış MGK toplantısı ile sonrasında yaşanan gelişmelerin de yer aldığı belirtildi.“BİZİ KİMSE DURDURAMAZDI”Sanık savunmaların alındığı davada bazı isimler kullandıkları ifadelerle ön plana çıktı. Bu isimlerden biri dönemin Karar Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Hikmet Köksal oldu. Silahlı kuvvetlerin illegal iş yapmayacağını belirten Köksal, “Şartlar gerektiğinde gerekli şeyi yapar. Niyetimiz kötü olsaydı bizi kolay kolay kimse durduramazdı. Bunu da bilmek lazım. Emirleri uygulamazsak yasal bir suç işlemiş oluruz. Hala daha 3 tane tankın bir tehdit unsuru gibi gösterilmesi, bu olayın tehditle hiçbir alakası yoktur. Her sene eğitim günlerinde değişiklik yapılır ve eğitim tekrarlanır. Sözlü talimat verdim. Bu olay olurken en yetkili kişi bendim. Hiç kimse hiçbir gazeteci arayıp da bana ‘neden bu tanklar yürüdü’ diye beni aramadı. Neden Sincan? Her zaman kullandığımız yolda tamirat vardı. Bir de ana yolu meşgul etmeyelim dedik. Oradan geçmenin suç olacağını hiç düşünmedik. Validen diğer görevlilerden izin alacaksak hiçbir iş yapamayız. Genelkurmay Başkanı ‘haberim yok’ diyorsa doğrudur. Sincan’a doğru giderseniz Ankara’yı arkanıza alırsınız. Meclis’e doğru mu gidelim? Kötü niyetli olmanız için yürüyüş yapmanız gerekmez. Bir emir veririm tüm kara kuvvetlerini çıkarırım. Bunu emir gereği yaparım kimseye de sormam. Yapılan tatbikatlardan da halk korku duymadı.” ifadelerini kullandı. Dönemin Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanı emekli Korgeneral Çetin Saner, dönemim İçişleri Bakanı’na söylediği sözlerle ilgili açıklamalarda bulundu. Saner, “Genelkurmay Başkanlığı’na bir iş için gelen İçişleri Bakanlığı müsteşarı ile bir ara baş başa kaldım. İkimiz yalnız kaldık orada. Kendisini ilk defa orada gördüm. Bu şekilde bir şey söyledim ama ayıp etmişim. Bundan hicap duyuyorum. Yakışmadı.” dedi. MAHKEME BAŞKANI İLE AVUKATLAR ARASINDA TARTIŞMA YAŞANDIDuruşmalarda mahkeme başkanı ile müşteki avukatlarından Yunus Akyol arasında tartışma yaşandı. Başkan Tayyar Köksal, Akyol’u, sanık Bülent Alpkaya’ya soruları yorum yaparak sorduğu gerekçesiyle uyardı. Bunun üzerine Akyol, “Sayın başkan bu yargılama burada bitmeyecek. Yargıtay aşaması da olacak. Bizim burada beyanlarımız etkileyen, yasal haklarımızı kısıtlı şeyler olabilir. Şu anda almamız gereken cevaplarla ilgili söyleyeceğimiz şeyler olacak. Gördüğümüz kadarıyla çok saygıdeğer sanık haklarını çok geniş kullanıyorsunuz, benzer hassasiyeti müşteki hakları konusunda da göstermenizi dileriz.” dedi. Mahkeme başkanı Köksal, soruların yoruma girmemesi gerektiği konusunda herkese uyarılarda bulunduğunu ifade etti. Yine müşteki avukatlarından Hüsnü Tuna ve Cüneyt Toraman reddi hâkim taleplerini sözlü olarak iletmek istedi. Sözlü taleplerini iletirken Toraman, mahkeme heyetinin davaya vakıf olmadığını ifade etti. Mahkeme başkanı, mahkemeye itham ettikleri için avukatların taleplerini almadı. Sözlü talepleri alınmayan avukatlar reddi hakim taleplerini yazılı olarak sundu. Mahkeme heyeti, avukatların reddi hakim taleplerini ise reddetti. 75 TUTUKLU SANIKTAN 70’İ TAHLİYE EDİLDİ
Zaman
Son Dakika
01.12.2013
28Şubatdavasındasondurum(Haberİzlenim)28 Şubat davasında son durum (Haber İzlenim)
İzmir Valisi Toprak: ESAFED'in hizmetleri takdire şâyan
Zaman
13.11.2013
10:55
Ege Uluslararası Sağlık Federasyonu (ESAFED), İzmir Valisi Mustafa Toprak’ı makamında ziyaret etti. Ülkeler ve kıtalar arası insani yardımları ve diğer çalışmaları hakkında bir birifing veren Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Sarsılmaz ve Başkan Yardımcısı Dr. Haluk Şener Polat, ESAFED aracılığıyla İzmir ve Türk insanın kardeşlik elinin dünyaya uzandığını söyledi. Vali Toprak da, ESAFEDin bu hizmetleri takdire şâyan, insanlığa ve İzmirimize yapılabilecek en iyi hizmetlerdir. Emeği geçen tüm hizmet gönüllülerine ve ESAFED’e teşekkür ediyorum. Valilik olarak bu gibi hayırlı hizmetlerin her zaman yanında olduğumuzu da bu vesileyle bir defa daha yinelemek istiyorum. dedi.18 SAĞLIK DERNEĞİ, GÜCÜNÜ FEDERASYON ÇATISI ALTINDA BİRLEŞTİRDİYönetim Kurulu üyelerinden Doç. Dr. Şeyda Örs Kaya ve Uzm. Dr. Ali Kasap ile genel sekreterlikten Timuçin Gündemin de hazır bulunduğu ziyarette konuşan Prof. Dr. Sarsılmaz, şunları kaydetti: ESAFED, Çanakkale’den Alanya’ya kadar ki coğrafyada yer alan illerimizde bulunan 18 sağlık derneğinin biraraya gelerek, 3 binden fazla sağlık çalışanı gönüllüsüyle 2011 yılında oluşturduğu bir federasyondur. Asıl amacı, sloganı olan Dünya İyileşinceye Kadar insanlığa her alanda sağlık hizmeti sunmaktır. Bu hizmete muhtaç ülkelerin Afrika kıtasında fazlalık arz etmesi sebebiyle hizmetlerimiz Afrika ülkelerinden başlatılarak yoğunlaştırılmıştır. Hizmetlerimiz esansında Sağlık Bakanlığı, Başbakanlık Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA), İslam İşbirliği Teşkilatı (SESRIC) Merkezi ve sağlık hizmeti sunduğumuz ülkelerin Sağlık bakanlıklarıyla proje tabanlı sürekli işbirliğimiz devam etmektedir. Bu arada ESAFED, yurt sathında kurulu benzeri diğer dört federasyonla İstanbul merkezli bir de konfederasyona kurucu federasyonluk yapmıştır. Yeni kurulan konfederasyonun adının Vefa Sağlık Konfederasyonu, kısaca VESKON olması kararlaştırılmıştır.DÜNYAYA SAĞLIK HİZMETİ SUNUYORUZBaşkan Yardımcısı Polat da şöyle konuştu: Gönüllü sağlık personeli ve faaliyet alanımızda yer alan hastanelerimizin üstün katkılarıyla sağlık eğitim projeleri kapsamında Somali Temel Tıp Becerileri eğitiminde 26 sağlık personeli, yine çocuk ölüm oranlarını en aza indirmek maksatlı Somali sağlık personeline yönelik Güvenli Annelik ve NRP Eğitici eğitiminde 17 sağlık personeli, Sudan sağlık personeline yönelik olarak yapılan göz eğitiminde yedi sağlık personeli, Yemen’e yönelik Sağlık Yönetimi ve Hastane İşletmeciliği eğitiminde 18 sağlık personeli, Mısır Kapalı Cerrahi Eğitimi (VATS) kapsamında bir sağlık personeli, Mali Sağlık Eğitimi projesi kapsamında dokuz sağlık personeli ve Kamerun Sağlık Eğitimi projesi kapsamında altı sağlık personeli olmak üzere çeşitli ülkelerden Türkiye’ye 84 sağlık personeli getirilerek, branşlarında tecrübe eğitimleri verilmiştir. Bunların yanısıra Somali tarihinde ilk defa başkent Mogadişu’da bir eğitim ve araştırma hastanesi açılarak, ilk kez tıpta uzmanlık eğitimi verilmeye devam edilmektedir. Deva Hastanesi, Kimse Yok mu Derneği, NILE Vakfı ve ESAFED işbirliğiyle Eylül 2013 tarihinden itibaren hizmet vermeye başlamıştır. İnsanlığa hizmet gönüllülerince sağlanan bağışlar ve İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzün değerli katkılarıyla oluşturulan MEC–Mobile EyeClinic TIRı, ülkemizden hareket ederek birkaç gün içerisinde Malide faaliyetlerine başlayacaktır. Söz konusu TIR, tam donanımlı katarakt ameliyatlarının yapılabildiği bir merkez olacak. İlk olarak Mali Cumhuriyetinden çalışmaya başlayacak, sonra Batı Afrika ülkelerini sırasıyla gezecek. Doğu Afrika’da Somali’de hastane, Batı Afrika’da Mali’de göz merkezi olma özelliğiyle de özellikle Afrikalı katarakt hastalarının umut ışığı olmaya devam edecektir. Bununla da yetinilmeyerek, 20 bin Afrikalı çocuk gönüllü Vefa Doktorlarınca sünnet edilip Guinness Rekorlar Kitabına girebilecek bir hizmetin altına imza atılmıştır. Bugüne kadar 10 binin üzerinde katarakt ameliyatı da başarıyla gerçekleştirilmiştir.ESAFED OLARAK GİTTİĞİMİZ ÜLKELERDE EXPO İÇİN DE ÇALIŞIYORUZGittikleri ülkelerin devlet erkânından, İzmirin EXPO 2020 adaylığı için de destek istediklerini söyleyen Şener Polat, Sudan Büyükelçisi Omar Haider Abu Zaid’e, Somali Büyükelçisi Nur Sheikh Hamud Mursal’a, Somali Sağlık Bakanı Marian Kasim Ahmed’e, Mali Cumhuriyeti Bilimsel Araştırmalar Bakanı Messaoud Ould Mohamed Lahbibe, Gine Cumhuriyeti Ticaret Bakanı Mohamed Dorval Doumbouya’ya, İzmir’e davetimize iştiraklerinde EXPO 2020 adaylığımızla ilgili özel sunumlar yapılmıştır. Kamerun Qaundere Eyalet Valisi ve Sağlık Bakanı, Yemen Sağlık Bakanı Dr. Ahmed Kasim El Anisi, Mozambik Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Leda Florinda Hugo ve Tanzanya Sağlık Bakanı Hüseyin Minniwie, makamlarında ziyaret edilerek EXPO 2020 adaylığımız sürecine dair özel sunumlar yapılıp destekleri istenmiş ve destek sözü alınmıştır. şeklinde konuştu. C
Zaman
Son Dakika
13.11.2013
İzmir/">İzmirValisiToprakESAFEDinhizmetleritakdireşâyanİzmir-Valisi-Toprak-ESAFEDin-hizmetleri-takdire-şâyan/">İzmir Valisi Toprak ESAFEDin hizmetleri takdire şâyan
Mayınlara karşı 321 KİRPİ daha geliyor
Zaman
11.11.2013
21:05
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, askerlerin mayın tehdidine karşı korumasını sağlayan KİRPİ proje kapsamındaki toplam 468 araçtan 293 adedinin kabülünün gerçekleştirildiğini belirterek 321 ilave alım için 24 Ekim 2013 tarihinde TMSF süreci sonrasında sözleşme imzalandığını söyledi.Askeri hastanelerde uygulanan sivil hasta kontejanlarının yüzde 15 ila 90 arasında değişen oranlarda artırılması sonucunda ise toplam 369 bin 221 sivil hastanın muayene ve tedavisinin askeri hastanelerde yapıldığını açıkladı.TBMM Plan ve Bütçe görüşmeleri kapsamında Milli Savunma Bakanlığı ile Savunma Sanayi Müsteşarlığının bütçesinin görüşülmesine başlandı. Görüşmelerde bir konuşma yapan Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, yeni dünya düzeninde uluslararası güvenlik algısının, terörizm, göç, kitle imha silahlarının yayılması, ülkesel ve bölgesel kriz ve çatışmaların artması gibi nedenlerle klasik savaş tehlikesinin ötesine geçerek daha karmaşık bir hal aldığını söyledi.Türk Silahlı Kuvvetlerinin dünya barışana yönelik verdiği katkılar konusunda bilgi veren Yılmaz, uluslararası toplumun üyesi olan ülkelerle askeri anlamda ikili ilişkilerin geliştirilmesine de büyük önem verildiğini ifade etti. Bugüne kadar 67 ülke ile askeri alanda eğitim, teknik ve bilimsel işbirliği anlaşması, 55 ülke ile savunma sanayi işbirliği anlaşması, 52 ülke ile de askeri eğitim işbirliği anlaşması imzalandığını kaydetti.2012 yılında 14 ülke ile askeri yardım anlaşması imzalandığını anlatan Yılmaz, halen 16 ülke ile anlaşması akdedilmesi çalışmalarına devam edildiğini duyurdu. Sağlık hizmetleri hakkında da bilgi veren Bakan Yılmaz, askeri hastanelerde uygulanan sivil hasta kontejanlarının yüzde 15 ila 90 arasında değişen oranlarda artırılması sonucunda 2013 yılında 10 bin 374ü yatarak olmak üzere toplam 369 bin 221 sivil hastanın muayene ve tedavisinin askeri hastanelerde yapıldığını açıkladı.Kendi hükümetleri döneminde yürürlüğe konan savunma projelerinin yüzde 90ının ülke sanayinin aktif katılımıyla gerçekleştirildiğini dile getiren Yılmaz, önümüzdeki dönem için hedefin dünya savunma sanayi liginde ilk 10a girmek olduğunu kaydetti. Savunma Sanayi Müsteşarlığının ikinci stratejik plan döneminin sonu olan 2016 yılında savunma ve havacılık sanayi ihracatının 2 milyon dolarına ve sektör cirosunun 8 milyar dolarına ulaşacağını öngürdüklerini belirtti.Altay adlı tankın seri üretimin 2016 yılından itibaren başlaması ve Kara Kuvvetleri Komutanlığının hizmetine sunulmasının öngürüldüğünü anlatan Yılmaz, Askerlerimizin mayın tehdidine karşı korumasını sağlayan KİRPİ proje kapsamındaki toplam 468 araçtan 293 adedinin kabülü gerçekleştirilmiş olup 321 ilave alım için 24 Ekim 2013 tarihinde TMSF süreci sonrasında sözleşme imzalanmıştır. dedi.Özel sektörün ürettiği mini insansız hava aracı (İHA) sistemlerinden bugüne kadar Türk Silahlı Kuvvetleri hizmetine 164 adet insansız uçak ve 4 adet insansız helikopter sunulduğunu dile getiren Yılmaz, Katara 10 adet mini İHAnın ihraç edildiğini söyledi.İlk uçuşunu Aralık 2010 tarihinde gerçekleştiren insansız hava aracı ANKAnın yaklaşık bir buçuk yıl süren geliştirme test uçuşlarının ardından Ocak 2013 tarihinde kabullerinin gerçekleştirildiğini ifade eden Yılmaz, ANKAnın ilk kez Konyada gerçekleştirilen bir uluslararası tatbikatta kullanıldığını ve bir uçağında Batmanda görev uçuşlarına başladığını kaydetti. Bu meyanda Hava Kuvvetlerinin ihtiyacına binaen 10 adet İHA için ANKA-S projesinin Ekim 2013 ayında imzalandığını ifade etti. İlk Türk tasarımı eğitim uçağı HÜRKUŞun 29 Ağustos 2013 tarihinde ilk uçuşunu gerçekleştirdiğini belirten Yılmaz, 15 adetlik seri üretim için Savunma Sanayi İcra Komitesi kararı alındığını söyledi.Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, 2014 yılı bütçe teklifinin 21 milyar 815 milyon 196 bin lira olduğunu belirtti. Bu bütçenin yüzde 48ini personel giderleri, yüzde 9unu sosyal güvenlik kurumlarına devlet prim giderleri, yüzde 41ini mal ve hizmet alım giderleri, yüzde 1ini cari transferler ve yaklaşık yüzde 1ini ise sermaye giderlerinin oluşturulduğunu kaydetti.(CİHAN)
Zaman
Son Dakika
11.11.2013
Mayınlarakarşı321KİRPİdahageliyorMayınlara karşı 321 KİRPİ daha geliyor
Mayınlara karşı 321 KİRPİ daha geliyor
Zaman
11.11.2013
21:03
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, askerlerin mayın tehdidine karşı korumasını sağlayan KİRPİ proje kapsamındaki toplam 468 araçtan 293 adedinin kabülünün gerçekleştirildiğini belirterek 321 ilave alım için 24 Ekim 2013 tarihinde TMSF süreci sonrasında sözleşme imzalandığını söyledi.Askeri hastanelerde uygulanan sivil hasta kontejanlarının yüzde 15 ila 90 arasında değişen oranlarda artırılması sonucunda ise toplam 369 bin 221 sivil hastanın muayene ve tedavisinin askeri hastanelerde yapıldığını açıkladı.TBMM Plan ve Bütçe görüşmeleri kapsamında Milli Savunma Bakanlığı ile Savunma Sanayi Müsteşarlığının bütçesinin görüşülmesine başlandı. Görüşmelerde bir konuşma yapan Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, yeni dünya düzeninde uluslararası güvenlik algısının, terörizm, göç, kitle imha silahlarının yayılması, ülkesel ve bölgesel kriz ve çatışmaların artması gibi nedenlerle klasik savaş tehlikesinin ötesine geçerek daha karmaşık bir hal aldığını söyledi.Türk Silahlı Kuvvetlerinin dünya barışana yönelik verdiği katkılar konusunda bilgi veren Yılmaz, uluslararası toplumun üyesi olan ülkelerle askeri anlamda ikili ilişkilerin geliştirilmesine de büyük önem verildiğini ifade etti. Bugüne kadar 67 ülke ile askeri alanda eğitim, teknik ve bilimsel işbirliği anlaşması, 55 ülke ile savunma sanayi işbirliği anlaşması, 52 ülke ile de askeri eğitim işbirliği anlaşması imzalandığını kaydetti.2012 yılında 14 ülke ile askeri yardım anlaşması imzalandığını anlatan Yılmaz, halen 16 ülke ile anlaşması akdedilmesi çalışmalarına devam edildiğini duyurdu. Sağlık hizmetleri hakkında da bilgi veren Bakan Yılmaz, askeri hastanelerde uygulanan sivil hasta kontejanlarının yüzde 15 ila 90 arasında değişen oranlarda artırılması sonucunda 2013 yılında 10 bin 374ü yatarak olmak üzere toplam 369 bin 221 sivil hastanın muayene ve tedavisinin askeri hastanelerde yapıldığını açıkladı.Kendi hükümetleri döneminde yürürlüğe konan savunma projelerinin yüzde 90ının ülke sanayinin aktif katılımıyla gerçekleştirildiğini dile getiren Yılmaz, önümüzdeki dönem için hedefin dünya savunma sanayi liginde ilk 10a girmek olduğunu kaydetti. Savunma Sanayi Müsteşarlığının ikinci stratejik plan döneminin sonu olan 2016 yılında savunma ve havacılık sanayi ihracatının 2 milyon dolarına ve sektör cirosunun 8 milyar dolarına ulaşacağını öngürdüklerini belirtti.Altay adlı tankın seri üretimin 2016 yılından itibaren başlaması ve Kara Kuvvetleri Komutanlığının hizmetine sunulmasının öngürüldüğünü anlatan Yılmaz, Askerlerimizin mayın tehdidine karşı korumasını sağlayan KİRPİ proje kapsamındaki toplam 468 araçtan 293 adedinin kabülü gerçekleştirilmiş olup 321 ilave alım için 24 Ekim 2013 tarihinde TMSF süreci sonrasında sözleşme imzalanmıştır. dedi.Özel sektörün ürettiği mini insansız hava aracı (İHA) sistemlerinden bugüne kadar Türk Silahlı Kuvvetleri hizmetine 164 adet insansız uçak ve 4 adet insansız helikopter sunulduğunu dile getiren Yılmaz, Katara 10 adet mini İHAnın ihraç edildiğini söyledi.İlk uçuşunu Aralık 2010 tarihinde gerçekleştiren insansız hava aracı ANKAnın yaklaşık bir buçuk yıl süren geliştirme test uçuşlarının ardından Ocak 2013 tarihinde kabullerinin gerçekleştirildiğini ifade eden Yılmaz, ANKAnın ilk kez Konyada gerçekleştirilen bir uluslararası tatbikatta kullanıldığını ve bir uçağında Batmanda görev uçuşlarına başladığını kaydetti. Bu meyanda Hava Kuvvetlerinin ihtiyacına binaen 10 adet İHA için ANKA-S projesinin Ekim 2013 ayında imzalandığını ifade etti. İlk Türk tasarımı eğitim uçağı HÜRKUŞun 29 Ağustos 2013 tarihinde ilk uçuşunu gerçekleştirdiğini belirten Yılmaz, 15 adetlik seri üretim için Savunma Sanayi İcra Komitesi kararı alındığını söyledi.Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, 2014 yılı bütçe teklifinin 21 milyar 815 milyon 196 bin lira olduğunu belirtti. Bu bütçenin yüzde 48ini personel giderleri, yüzde 9unu sosyal güvenlik kurumlarına devlet prim giderleri, yüzde 41ini mal ve hizmet alım giderleri, yüzde 1ini cari transferler ve yaklaşık yüzde 1ini ise sermaye giderlerinin oluşturulduğunu kaydetti.(CİHAN)
Zaman
Ana Sayfa
11.11.2013
Mayınlarakarşı321KİRPİdahageliyorMayınlara karşı 321 KİRPİ daha geliyor
Mayınlara karşı 321 KİRPİ daha alınacak
Zaman
11.11.2013
20:08
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, askerlerin mayın tehdidine karşı korumasını sağlayan KİRPİ proje kapsamındaki toplam 468 araçtan 293 adedinin kabülünün gerçekleştirildiğini belirterek 321 ilave alım için 24 Ekim 2013 tarihinde TMSF süreci sonrasında sözleşme imzalandığını söyledi. Askeri hastanelerde uygulanan sivil hasta kontejanlarının yüzde 15 ila 90 arasında değişen oranlarda artırılması sonucunda ise toplam 369 bin 221 sivil hastanın muayene ve tedavisinin askeri hastanelerde yapıldığını açıkladı. TBMM Plan ve Bütçe görüşmeleri kapsamında Milli Savunma Bakanlığı ile Savunma Sanayi Müsteşarlığının bütçesinin görüşülmesine başlandı. Görüşmelerde bir konuşma yapan Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, yeni dünya düzeninde uluslararası güvenlik algısının, terörizm, göç, kitle imha silahlarının yayılması, ülkesel ve bölgesel kriz ve çatışmaların artması gibi nedenlerle klasik savaş tehlikesinin ötesine geçerek daha karmaşık bir hal aldığını söyledi. Türk Silahlı Kuvvetlerinin dünya barışana yönelik verdiği katkılar konusunda bilgi veren Yılmaz, uluslararası toplumun üyesi olan ülkelerle askeri anlamda ikili ilişkilerin geliştirilmesine de büyük önem verildiğini ifade etti. Bugüne kadar 67 ülke ile askeri alanda eğitim, teknik ve bilimsel işbirliği anlaşması, 55 ülke ile savunma sanayi işbirliği anlaşması, 52 ülke ile de askeri eğitim işbirliği anlaşması imzalandığını kaydetti. 2012 yılında 14 ülke ile askeri yardım anlaşması imzalandığını anlatan Yılmaz, halen 16 ülke ile anlaşması akdedilmesi çalışmalarına devam edildiğini duyurdu. Sağlık hizmetleri hakkında da bilgi veren Bakan Yılmaz, askeri hastanelerde uygulanan sivil hasta kontejanlarının yüzde 15 ila 90 arasında değişen oranlarda artırılması sonucunda 2013 yılında 10 bin 374ü yatarak olmak üzere toplam 369 bin 221 sivil hastanın muayene ve tedavisinin askeri hastanelerde yapıldığını açıkladı. Kendi hükümetleri döneminde yürürlüğe konan savunma projelerinin yüzde 90ının ülke sanayinin aktif katılımıyla gerçekleştirildiğini dile getiren Yılmaz, önümüzdeki dönem için hedefin dünya savunma sanayi liginde ilk 10a girmek olduğunu kaydetti. Savunma Sanayi Müsteşarlığının ikinci stratejik plan döneminin sonu olan 2016 yılında savunma ve havacılık sanayi ihracatının 2 milyon dolarına ve sektör cirosunun 8 milyar dolarına ulaşacağını öngürdüklerini belirtti. Altay adlı tankın seri üretimin 2016 yılından itibaren başlaması ve Kara Kuvvetleri Komutanlığının hizmetine sunulmasının öngürüldüğünü anlatan Yılmaz, Askerlerimizin mayın tehdidine karşı korumasını sağlayan KİRPİ proje kapsamındaki toplam 468 araçtan 293 adedinin kabülü gerçekleştirilmiş olup 321 ilave alım için 24 Ekim 2013 tarihinde TMSF süreci sonrasında sözleşme imzalanmıştır. dedi. Özel sektörün ürettiği mini insansız hava aracı (İHA) sistemlerinden bugüne kadar Türk Silahlı Kuvvetleri hizmetine 164 adet insansız uçak ve 4 adet insansız helikopter sunulduğunu dile getiren Yılmaz, Katara 10 adet mini İHAnın ihraç edildiğini söyledi. İlk uçuşunu Aralık 2010 tarihinde gerçekleştiren insansız hava aracı ANKAnın yaklaşık bir buçuk yıl süren geliştirme test uçuşlarının ardından Ocak 2013 tarihinde kabullerinin gerçekleştirildiğini ifade eden Yılmaz, ANKAnın ilk kez Konyada gerçekleştirilen bir uluslararası tatbikatta kullanıldığını ve bir uçağında Batmanda görev uçuşlarına başladığını kaydetti. Bu meyanda Hava Kuvvetlerinin ihtiyacına binaen 10 adet İHA için ANKA-S projesinin Ekim 2013 ayında imzalandığını ifade etti. İlk Türk tasarımı eğitim uçağı HÜRKUŞun 29 Ağustos 2013 tarihinde ilk uçuşunu gerçekleştirdiğini belirten Yılmaz, 15 adetlik seri üretim için Savunma Sanayi İcra Komitesi kararı alındığını söyledi. Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, 2014 yılı bütçe teklifinin 21 milyar 815 milyon 196 bin lira olduğunu belirtti. Bu bütçenin yüzde 48ini personel giderleri, yüzde 9unu sosyal güvenlik kurumlarına devlet prim giderleri, yüzde 41ini mal ve hizmet alım giderleri, yüzde 1ini cari transferler ve yaklaşık yüzde 1ini ise sermaye giderlerinin oluşturulduğunu kaydetti. CİHAN
Zaman
Son Dakika
11.11.2013
Mayınlarakarşı321KİRPİdahaalınacakMayınlara karşı 321 KİRPİ daha alınacak
Osmangazi Belediyesi'nden eğitime destek
Zaman
01.11.2013
16:04
Bursa merkez Osmangazi Belediyesi tarafından Mehmet Akif Mahallesinde yaptırılacak 24 derslikli Osmangazi Belediyesi İlköğretim Okulunun protokolü imzalandı. Heykel tarihi valilik binasında gerçekleştirilen imza törenine Vali Münir Karaloğlu, Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar ile Milli Eğitim Müdürü Atilla Gülsar katıldı. Vali Karaloğlu, okul protokolü nedeniyle son derece mutlu olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Ülkemizin geleceğini teslim edeceğimiz çocuklarımız, donanımlı, kendinden emin, güvenli ve güçlü yetişirse, bu gençler bizi dünyada istediğimiz yere taşıyacak. Bu gençler bu okullarda yetişecek. Belediyeler son dönemde kaynak ve imkanları bakımından oldukça güçlendi. Bu imkanlarını gerçekleştirdikleri kamu yatırımları vatandaşın hizmetine sunuyor. Sağlık, eğitim ve sosyal hizmet yatırımları gerçekleştiriyor. Başkanımızı, böyle bir karar aldığı için kutluyorum.”Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar ise eğitime yüzde 100 destek olmaya devam ettiklerini belirterek, şöyle konuştu: “Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın daha iyi şartlarda eğitim almaları için, bütün imkânlarımızı kullanıyoruz. Bu güne kadar, ilçemizdeki 189 okulumuzun çevre düzenlemesi, çocuk oyun grupları, boya ve benzeri ihtiyaçlarının karşılanmasına yardımcı olduk. Bu gün imzaladığımız protokol ile Osmangazi Belediye tarihinde bir ilk olan Murat Hüdavendigar Lisesinin ardından, belediye olarak sıfırdan bir ilköğretim okulunu inşa edip eğitimin hizmetine sunmuş olacağız.”Vatandaşların talepleri doğrultusunda bir çok hizmet geliştirdiklerini ifade eden Dündar, şöyle devam etti: “Vatandaşların dışında, diğer kamu kurum ve kuruluşların talepleri doğrultusunda da hizmet üretiyoruz. Sağlık alanında 30’un üzerinde binamız vatandaşımızın hizmetinde. Bursa’nın ilk Kapalı Atletizm Pistini Gençlik ve Spor Bakanlığı ile birlikte inşa ediyoruz. Osmangazi Belediyesi olarak, klasik belediyecilik hizmetlerinin dışında birçok projeyi hayata geçiriyoruz. Mehmet Akif Mahallemizde inşa edeceğimiz 24 derslikli İlköğretim okulunu da, kısa sürede tamamlayıp İl Milli Eğitim Müdürlüğünün kullanımına sunacağız.”Milli Eğitim Müdürü Atilla Gülsar da, Osmangazi belediye Başkanı Mustafa Dündar’a eğitime verdiği destekler için teşekkür etti. Konuşmaların ardından Bursa Valisi Münir Karaloğlu, Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar ve İl Milli Eğitim Müdürü Atilla Gülsar, okul protokolünü imzaladı. CİHAN
Zaman
Son Dakika
01.11.2013
OsmangaziBelediyesindeneğitimedestekOsmangazi Belediyesinden eğitime destek
Davutoğlu: BM İnsanlık Zirvesi 2016'da İstanbul'da yapılacak
Zaman
06.10.2013
17:40
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Birleşmiş Milletler İnsani Zirvesinin 2016 yılında İstanbulda yapılacağı müjdesini verdi. Davutoğlu, Acı çeken, bazen kimyasal silah saldırısı altında bazen tabii afetler karşısında, bazen açlık karşısında olan insanların geleceği İstanbulda tartışılacak. dedi.İstanbul Karamanlılar Eğitim Evinin açılışı, geniş katılım ile Bakırköy Osmaniyede gerçekleşti. Açılışa Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, eski Bakanlardan Ömer Dinçer, eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna, Karamanlı milletvekilleri ve İstanbulda yaşayan Karamanlılar katıldı.Balkanlarda üç günlük gezi yaptığını ve çeşitli toplantılara katıldığını belirten Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, açılış sonrası yaptığı konuşmada Karadağa gidecektim. Arkadaşlardan özellikle rica ettim ve uçak yerine karayolu ile gittim. Bir günde 3 ülke ve 6 şehri ziyaret ederek Dubrovnickten Tirana gittim. dedi. Davutoğlu, gittiği bu güzergahta karşılaştığı birçok kişinin yanına yaklaşarak Karamanlı olduklarını söylediği bilgisini verdi. Davutoğlu, Karadağ Meclis Başkan Yardımcısı olan oranın tabiri ile Sülo, yani Süleyman Bey aile geçmişini anlattı. 5 asır önce Anadoludan, Karamandan nasıl geldiklerini anlattı. Ama Ne yazık ki Türkçeyi unuttuk. İnşallah tekrar öğreneceğiz. dedi. ifadelerine yer verdi.Daha sonra İstanbulun önemine değinen Davutoğlu, İstanbul, Horasandan gelen erenlerin Anadoluda kurdukları medeniyetin zirve şehri ile dünya başşehri olmuş dersaadet. İnşallah önümüzdeki 10 yıllarda da dünyanın bütün küresel vicdanını temsil edecek şekilde Birleşmiş Milletlerin şehri olması için gayret sarfettiğimiz büyük şehir. Birleşmiş Milletlerin son genel kurulunda iftiharla bir kez daha burada duyurmak ve bu sevinci paylaşmak istiyorum. İnsanlık tarihinde yapılacak olan ilk insani zirve, Birleşmiş Milletler insani zirvesi, 2015 yılında İstanbulumuzda yapılacak. Acı çeken, bazen kimyasal silah saldırısı altında bazen tabii afetler karşısında, bazen açlık karşısında olan insanların geleceği İstanbulda tartışılacak. müjdesini verdi.Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu ise 1955 Batı Trakya, Yunanistan doğumlu olduğunu belirterek başladığı konuşmasında 1970 yılında Türkiyeye eğitim amaçlı olarak geldim. O günlerde Türkiyenin bürokrasisinin ne olduğunu öğrendim. Milli Eğitim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, o bir aylık sürede muhtemelen her bakanlığa 10ar tane dilekçem var. Fazlası bile olabilir. Filan yere gidip dilekçe yazacaksın, müracaat edeceksin diyorlardı. Yaşım 14. Dilekçeye başladığım cümle, Aslen Batı Trakyalı olup Konya Karaman kökenliyim dilekçelerimin ilk cümlesi bu. diye konuştu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran da çok önemli bir projenin hayata geçmesine tanıklık ettiklerini söyledi. Oran, Aynı zamanda tarihi bir günü yaşıyoruz. Bugün İstanbulun düşman işgalinden kurtuluşunun 90ıncı yıldönümü. İki anlamlı günün birleştiği bir andayız şu anda. dedi.Arsanın yapım aşamasında vakıfa yardım eden eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna, hemşerilerine kıyak geçtiği şeklinde bir durum olmadığını söyledi. Gürtuna, Karamanı önce iyi bilmek lazım ki bu hizmetin ne olduğunu anlamak gerekiyor. Dünyada ilk tarım kanunu o topraklarda çıktı. İnsanlık tarihinde ilk tencere yemeği o topraklarda pişti. İlk sosyal hayat o topraklarda oluştu. İlk sosyal düzen o topraklarda kuruldu. O topraklar insanlık tarihinin adıdır. Onun için o topraklara hizmet etmek istedik. diye konuştu.Yapılan konuşmaların ardından iki bloktan oluşan eğitim evinin açılışını Bakan Davutoğlu gerçekleştirdi. Davutoğlu, açılışın ardından binayı ve müştemilatını gezerek bilgi aldı. CİHAN
Zaman
Son Dakika
06.10.2013
DavutoğluBMİnsanlıkZirvesi2016daİstanbulda/">İstanbuldayapılacakİstanbulda-yapılacak/">Davutoğlu BM İnsanlık Zirvesi 2016da İstanbulda yapılacak
Traktör kazalarında ölümler daha fazla
Zaman
06.10.2013
13:39
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, geçen yıl tarım araçlarının karıştığı 727 trafik kazası meydana geldiğine dikkat çekerek, Güvenlik Traktör Kullanımı Projesi’ni hayata geçirdiklerini belirtti. Traktörlerin karıştığı kazalarda ölüm oranlarının daha yüksek oludğuna dikkat çeken Bayraktar, Proje süresince verilecek eğitimlerle ülke genelinde 10 bin çiftçiye ulaşmak hedefleniyor. dedi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, yaptığı yazılı açıklamada istatistiklerin tarım araçlarının karıştığı trafik kazalarında daha fazla oranda ölüm ve yaralanma meydana geldiğini gösterdiğini belirtti. Emniyet Genel Müdürlüğü verilerine göre 2007–2012 yılları arasında tarım araçlarının yıllık ortalama olarak bin 50 ölümlü ve yaralanmalı trafik kazasına karıştığını kaydeden Bayraktar, bu kazalar sonucunda ortalama yılda yaklaşık 65 kişinin hayatını kaybettiğini, yıllık ortalama 2 bin 150 kişinin yaralandığını ya da sakat kaldığını bildirdi. Geçen yıl, tarım araçlarının karıştığı 727 trafik kazası meydana geldiğini belirten Bayraktar, bu kazalarda 54 kişinin hayatını kaybettiğine, bin 302 kişinin ise yaralandığına dikkati çekti.TRAKTÖRLERİN KARIŞTIĞI KAZALARDA ÖLÜM ORANI DAHA YÜKSEK Tarımsal faaliyetlerin yoğunlaştığı dönemlerde traktörlerin kazalara karışma sayılarının arttığını dile getiren Bayraktar, Araştırmalar ölümlü trafik kazalarının toplam kazalar içinde oranı ortalama yüzde 2,5 iken, traktörlerin karıştığı kazaların ölümle sonuçlanma oranının daha fazla olduğunu göstermektedir. 2012 yılında bu oran yüzde 7,4 olmuştur. Kazalar büyük oranda trafik kurallarına uymamak, dikkatsizlik ve tedbirsizlik gibi sürücü hataları ve araçlarda far ve diğer ışık sistemleri gibi gerekli teknik donanımın bulunmayışı veya standartlara uygun halde olmayışı nedeniyle meydana gelmektedir. Dolayısıyla güvenli bir şekilde kullanılmayan tarım araçları da diğer araçlar gibi trafik ve dolayısıyla insan güvenliği bakımından büyük riskler oluşturmaktadır.” şeklinde konuştu. Türkiye Ziraat Odaları Birliği, İçişleri Bakanlığı, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Yiğit Akü işbirliğiyle ‘Güvenli Traktör Kullanımı Projesi’ hazırlandığını kaydeden Bayraktar, “Projeyle traktör kullanıcılarını trafik kuralları hakkında bilgilendirmek, güvenli traktör sürüş tekniklerini benimsetmek, traktörlerin sebep olduğu trafik kazalarını azaltmak, traktör kullanıcılarına aracı daha iyi tanıtmak ve benimsetmek ve doğru traktör kullanımıyla tarımsal işlerin güvenli yapılmasını sağlamak amaçlanmaktadır. dedi. Bayraktar, proje süresince verilecek eğitimlerle ülke genelinde 10 bin çiftçiye ulaşmayı hedeflediklerini aktardı. Eğitimlerin ilk ayağının 26 Eylül 2013 tarihinde Konya’nın Altınekin ilçesinde gerçekleştirildiğini aktardı. CİHAN
Zaman
Son Dakika
06.10.2013
TraktörkazalarındaölümlerdahafazlaTraktör kazalarında ölümler daha fazla
Öğrenciler eğitime final maçına çıkan sporcular gibi başladı
Zaman
16.09.2013
10:59
Samsunda 20132014 eğitimöğretim yılı 1.sınıf öğrencileri için okul sürprizlerle başladı. Final maçına çıkan sporcular gibi karşılanan öğrenciler, konfeti ve volkan şovuyla eğlenceli dakikalar geçirerek sınıflarına gitti.İlkadım ilçesindeki Feza Berk Koleji’nde okulun ilk günü olması nedeniyle bir tören düzenlendi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından okula yeni başlayan öğrencilerle diğer sınıflardaki öğrenciler tanıştı. Okul bahçesindeki törenin bitmesiyle alkışlar eşliğinde sınıflarına gönderilen 1.sınıf öğrencileri okul merdivenlerinden çıkarken konfeti ve kıvılcım saçan volkanların arasından geçti. Sevinçten çığlıklar atan öğrencileri gören veliler ise ellerindeki cep telefonlarıyla çocukların fotoğraf ve görüntülerini çekti. Okul yönetiminin sürprizi bununla da sınırlı kalmadı. Birinci sınıflardaki öğrencilere içerisinde kırtasiye malzemelerinden oluşan bir de hediye paketi verildi. Okulun ilk günü sıralarına oturan ve ortama hemen uyum sağlayan öğrencilerin yanı sıra annesinden ayrılmak istemeyen ve gözyaşı dökenler de vardı. Bazı öğrenciler annelerinin boynuna sarılarak onlara zor anlar yaşattı. 255 BİN 252 ÖĞRENCİ DERS BAŞI YAPTI Samsunda yeni eğitim-öğretim yılının başlaması ve İlköğretim Haftası dolayısıyla Atatürk Anıtında İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından çelenk sunma töreni düzenlendi. Buradaki tören, İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Mustafa Cora’nın anıta çelenk sunmasının ardından saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla sona erdi. Törene Milli Eğitim Bakanlığı müfettişleri, İl Milli Eğitim müdür yardımcıları, ilçe milli eğitim müdürleri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Tüm öğrencilere başarılar dileyen İl Milli Eğitim Müdürü Cora, 2013-2014 eğitim öğretim yılı başladı. Öğrenciler ve öğretmenler üç ay süren yaz tatilinin ardından 13 Haziran 2014e kadar sürecek yeni eğitim-öğretim yılı maratonuna başladı. Birinci sınıf ve okul öncesi öğrenciler oryantasyon eğitimi nedeniyle her sene olduğu gibi bu yıl da okula bir hafta erken başlamıştı. Öğretim yılının birinci dönemi 24 Ocak 2014 Cuma günü sona erecek. 27 Ocak - 7 Şubat tarihleri arasında yarıyıl tatilini yapacak olan öğrenciler için ikinci dönemin ilk zili 10 Şubat 2014 Pazartesi günü çalacak. 13 Haziran 2014 tarihinde ise yaz tatiline girilecek. 2013-2014 eğitim-öğretim yılında Samsunda bin 148 okulda 16 bin 86 öğretmen ile 19 bin 200 okul öncesi, 81 bin 172 ilkokul, 84 bin 457 ortaokul ve 70 bin 423 ortaöğretim olmak üzere toplam 255 bin 252 öğrencinin ders başı yaptı. dedi. CİHAN
Zaman
Son Dakika
16.09.2013
ÖğrencilereğitimefinalmaçınaçıkansporculargibibaşladıÖğrenciler eğitime final maçına çıkan sporcular gibi başladı
Bülent Korucu - Nuh Mete Yüksel klonlandı mı?
Zaman
03.09.2013
18:24
Hizmet camiası hakkında son zamanlarda yazılanları bir yerlerden hatırlıyorum diye düşünürken arşiv imdadıma yetişti. Fethullah Gülen’in fikirleri etrafında toplanıp ‘hizmet’ etmeye çalışan insanlar hemen her devirde benzer suçlamalara muhatap oluyor.Defalarca yargı süzgecinden ve üst üste Yargıtay temyizinden geçen kararlara rağmen iddialar devam ediyor. Müddeilerin kimlikleri değişse de söylenenler üç aşağı beş yukarı aynı. Ben son 20 yılda kısa bir gezinti yaptırıp hafızanızı tazeleyeyim; bugün söylenenleri siz kıyaslayın.Bu konudaki önceliği tabii ki Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı Nuh Mete Yüksel’e vereceğim. Daha önce bizzat soruşturma yapıp takipsizlik verdiği iddialarda beş yıl sonra ‘kuvvetli suç şüphesi’ görüp dava açan savcıdan söz ediyorum. Bu idrak değişikliğinde 28 Şubat sürecindeki linç kampanyası mı yoksa Çağdaş Eğitim Vakfı’nda ele geçirilen kaset mi etkili oldu, bilemiyorum. Ama bakın Savcı Yüksel, 10 yıldan fazla süren ve Yargıtay’da üç kademeli temyizden geçen davayı açarken iddianamede şunları yazmış: “Fethullah Gülen, İslamcı ideolojik bir yaklaşımla, bulunduğu legal yolu muhafaza ederek, sahibi olduğu etkin mali gücü ile; A- Bünyesinde bulunan vakıf, okul ve dersaneleri kullanarak eğitilmiş gençlerden oluşan bir taban oluşturmak, B- Devletin bütün kadrolarında, bütün bürokraside, Milli Eğitim Bakanlığı ve Emniyet teşkilatında kadrolaşmak istemektedir. Fethullah Gülen, ilk etapta devlete karşı savaş vererek hedeflere ulaşmanın yıpratıcı olacağını teşhis etmiş, bu nedenle mevcut sistemi yıkma yerine, devlet modeline uygun bir örgütlenme ile devlete alternatif bir sistem kurmayı hedeflemiştir.”Hikâyeyi belki de belli periyotlarda ‘Fethullahçılar devlete sızdı’ haberleri yapan Aydınlık ile başlatmalıydım. 10 Ocak 1999 tarihinde yaptığı kapak, medyadaki yandaşları aracılığı ile tedavülde tutulmuş ve defalarca gündeme getirilmişti. ‘Fethullahçılar Emniyet’i ele geçirdi’ başlıklı habere bir göz atalım: “Nurcuların en büyük grubu olan Fethullahçılar, Gülen Tarikatı’nın, Emniyet Genel Müdürlüğü içinde nasıl örgütlendiği, bir rapor halinde devletin üst düzey yetkililerine sunuldu. İşçi Partisi’ne ulaştırılan raporda, polis içindeki Fethullahçı örgütlenme ayrıntılı bir biçimde ele alınıyor. Cemaatin, 28 Şubat sürecinden sonra aldığı önlemler de raporda belirtiliyor. İşçi Partisi Genel Bakan Vekili Hasan Yalçın, ‘Fethullah Hoca Cemaati ve Emniyet Teşkilatı’ başlıklı 10 sayfalık belgeyi, ‘gereğinin yapılması için’ İçişleri Bakanlığı’na iletti.” Size de çok tanıdık geldi değil mi? Star Gazetesi’nin aslan payını unutmak olmaz. Fatih Çekirge ve Yılmaz Özdil yönetimindeki Star’dan bahsediyorum. Şu satırlar da Star’dan: “Ülkemizi sarsan 28 Şubat 1997 sürecinde gündemi oluşturan irticai hareketlere ilişkin devletin ilgili birimleri tarafından hazırlanan ve bir örneği, gereği yapılmak üzere İçişleri Bakanlığı’na gönderilen ‘şok liste’yi Star ele geçirdi. Devletin ilgili birimleri tarafından ‘gereği yapılmak üzere’ gönderilen listedeki isimlerin bir kısmı için ‘gereği’ yapılıp aktif görevden kızağa çekildiği ortaya çıktı. Star’ın araştırmasına göre, kızağa çekilenler arasında il emniyet müdürleri de bulunuyor. Listede ismi geçen il emniyet müdür yardımcılarından birisi de son çıkarılan kararnameyle ‘Polis Okulu’na verildi. Devletin ilgili birimleri tarafından yapılan çalışmalar sonucu belirlenen listede 87 isim yer aldı.” Star, zaferini birkaç gün sonra “Fethullahçı liste MGK’da” haberiyle taçlandırmıştı. 28 Şubat’ta Hizmet’e karşı gazete ve televizyonlarla yapılan linç kampanyasında açık artırmaya ‘İdam talebi’ başlığı ile en yüksek teklifi Sabah Gazetesi vermişti. Nuh Mete Yüksel klonlandı mı diye sormakta haksız mıyım?
Zaman
En Çok Okunan
03.09.2013
BülentKorucu-NuhMeteYükselklonlandımı?Bülent Korucu - Nuh Mete Yüksel klonlandı mı?
Bülent Korucu - Nuh Mete Yüksel klonlandı mı?
Zaman
03.09.2013
01:59
Hizmet camiası hakkında son zamanlarda yazılanları bir yerlerden hatırlıyorum diye düşünürken arşiv imdadıma yetişti. Fethullah Gülen’in fikirleri etrafında toplanıp ‘hizmet’ etmeye çalışan insanlar hemen her devirde benzer suçlamalara muhatap oluyor.Defalarca yargı süzgecinden ve üst üste Yargıtay temyizinden geçen kararlara rağmen iddialar devam ediyor. Müddeilerin kimlikleri değişse de söylenenler üç aşağı beş yukarı aynı. Ben son 20 yılda kısa bir gezinti yaptırıp hafızanızı tazeleyeyim; bugün söylenenleri siz kıyaslayın.Bu konudaki önceliği tabii ki Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı Nuh Mete Yüksel’e vereceğim. Daha önce bizzat soruşturma yapıp takipsizlik verdiği iddialarda beş yıl sonra ‘kuvvetli suç şüphesi’ görüp dava açan savcıdan söz ediyorum. Bu idrak değişikliğinde 28 Şubat sürecindeki linç kampanyası mı yoksa Çağdaş Eğitim Vakfı’nda ele geçirilen kaset mi etkili oldu, bilemiyorum. Ama bakın Savcı Yüksel, 10 yıldan fazla süren ve Yargıtay’da üç kademeli temyizden geçen davayı açarken iddianamede şunları yazmış: “Fethullah Gülen, İslamcı ideolojik bir yaklaşımla, bulunduğu legal yolu muhafaza ederek, sahibi olduğu etkin mali gücü ile; A- Bünyesinde bulunan vakıf, okul ve dersaneleri kullanarak eğitilmiş gençlerden oluşan bir taban oluşturmak, B- Devletin bütün kadrolarında, bütün bürokraside, Milli Eğitim Bakanlığı ve Emniyet teşkilatında kadrolaşmak istemektedir. Fethullah Gülen, ilk etapta devlete karşı savaş vererek hedeflere ulaşmanın yıpratıcı olacağını teşhis etmiş, bu nedenle mevcut sistemi yıkma yerine, devlet modeline uygun bir örgütlenme ile devlete alternatif bir sistem kurmayı hedeflemiştir.”Hikâyeyi belki de belli periyotlarda ‘Fethullahçılar devlete sızdı’ haberleri yapan Aydınlık ile başlatmalıydım. 10 Ocak 1999 tarihinde yaptığı kapak, medyadaki yandaşları aracılığı ile tedavülde tutulmuş ve defalarca gündeme getirilmişti. ‘Fethullahçılar Emniyet’i ele geçirdi’ başlıklı habere bir göz atalım: “Nurcuların en büyük grubu olan Fethullahçılar, Gülen Tarikatı’nın, Emniyet Genel Müdürlüğü içinde nasıl örgütlendiği, bir rapor halinde devletin üst düzey yetkililerine sunuldu. İşçi Partisi’ne ulaştırılan raporda, polis içindeki Fethullahçı örgütlenme ayrıntılı bir biçimde ele alınıyor. Cemaatin, 28 Şubat sürecinden sonra aldığı önlemler de raporda belirtiliyor. İşçi Partisi Genel Bakan Vekili Hasan Yalçın, ‘Fethullah Hoca Cemaati ve Emniyet Teşkilatı’ başlıklı 10 sayfalık belgeyi, ‘gereğinin yapılması için’ İçişleri Bakanlığı’na iletti.” Size de çok tanıdık geldi değil mi? Star Gazetesi’nin aslan payını unutmak olmaz. Fatih Çekirge ve Yılmaz Özdil yönetimindeki Star’dan bahsediyorum. Şu satırlar da Star’dan: “Ülkemizi sarsan 28 Şubat 1997 sürecinde gündemi oluşturan irticai hareketlere ilişkin devletin ilgili birimleri tarafından hazırlanan ve bir örneği, gereği yapılmak üzere İçişleri Bakanlığı’na gönderilen ‘şok liste’yi Star ele geçirdi. Devletin ilgili birimleri tarafından ‘gereği yapılmak üzere’ gönderilen listedeki isimlerin bir kısmı için ‘gereği’ yapılıp aktif görevden kızağa çekildiği ortaya çıktı. Star’ın araştırmasına göre, kızağa çekilenler arasında il emniyet müdürleri de bulunuyor. Listede ismi geçen il emniyet müdür yardımcılarından birisi de son çıkarılan kararnameyle ‘Polis Okulu’na verildi. Devletin ilgili birimleri tarafından yapılan çalışmalar sonucu belirlenen listede 87 isim yer aldı.” Star, zaferini birkaç gün sonra “Fethullahçı liste MGK’da” haberiyle taçlandırmıştı. 28 Şubat’ta Hizmet’e karşı gazete ve televizyonlarla yapılan linç kampanyasında açık artırmaya ‘İdam talebi’ başlığı ile en yüksek teklifi Sabah Gazetesi vermişti. Nuh Mete Yüksel klonlandı mı diye sormakta haksız mıyım?
Zaman
Köşe Yazıları
03.09.2013
BülentKorucu-NuhMeteYükselklonlandımı?Bülent Korucu - Nuh Mete Yüksel klonlandı mı?
Mutfaktaki şefleri akademide yetiştirecek
Zaman
24.08.2013
01:53
İstanbul’un en köklü ve gözde mekanlarından Borsa Restoran ile Masa Restoran’ı satın alan Doğuş grubu şimdi de mutfak akademisi ile sektörde söz sahibi olmak istiyor. Yeme içme sektörünün lider şirketlerinden Doğuş grubu altında bulunan Doors Akademi, mutfak alanında uzman elemanları kendi bünyesinde yetiştirecek. Doors Akademi Direktörü Prof. Dr. Bike Kocaoğlu, “Akademide sektörün ihtiyacı olan uzmanlığı, uluslararası standartlarda vermeyi hedefliyoruz. Akademide, aşçılık, pastacılık ve ekmekçilik, yiyecek içecek servis uzmanlığı gibi 9 farklı dalda profesyonel mutfak eğitimleri vereceğiz.” dedi. Eğitimlerin 23 Eylül tarihinde başlayacak olduğunu ifade eden Kocaoğlu, eğitimlere sektörde çalışmayı düşünmeyen amatörler ve ev hanımlarının da katılabileceğini söyledi. Kocaoğlu, “Arçelik, Öztiryakiler, Doluca, İlly ve Ülker’in katkılarıyla hayata geçirilen Doors Akademi yılda bin 200 profesyonel öğrenci, 2 binin üzerinde amatör mutfak tutkunu ve 100’ün üzerinde kurumsal müşteriye eğitim verecek.” diye konuştu. Eğitimlerde ilk 3’e giren mezunlara iş fırsatı verileceğini belirten Direktör Kocaoğlu, “Mezunlarımıza aldıkları sertifikalarla yurtdışında da çalışma fırsatı sunuyoruz.” dedi. Doors Akademi’yi diğer birçok eğitim kurumundan ayıran özelliği ise akademi yüzde 40 okul, yüzde 60 sahada işyeri uygulaması yapıyor. Doors akademi eğitimlerini 3 bin metrekareye kurulu alanda verecek. Eğitim programı sonunda öğrenciler Milli Eğitim Bakanlığı onaylı başarı sertifikası ve uluslararası geçerliliğe sahip IHK belgesi almaya hak kazanacak. Eğitimler alındıkları branşa göre 6 ile 24 hafta arasında gerçekleşecek. Ücretler ise eğitimin içeriği ve süresine göre 800 ilâ 13.900 lira arasında olacak. Doors Akademi öğrencilerine aylık 200 TL civarında bir ödeme yapacak. Böylelikle öğrenciler kurs ücretinin yüzde 10’unu geri almış olacak.
Zaman
Ekonomi
24.08.2013
MutfaktakişefleriakademideyetiştirecekMutfaktaki şefleri akademide yetiştirecek
Dikkat! SBS'de tercih sistemi değişti
Zaman
13.07.2013
02:11
SBS sonuçları, tercih ve yerleştirme sistemindeki yeniliklerle açıklandı. Bu yıl 10 tercihten oluşan okul listesi bir kez düzenlenecek. Asıl listeden okula yerleşenlerin kayıt yaptırmaması durumunda boş kalan kontenjanlar, yedek listeden dolacak. Eğitimcilere göre bu sistemde öğrencilerin açıkta kalma ihtimali daha yüksek.1 milyonu aşkın 8. sınıf öğrencisinin girdiği Seviye Belirleme Sınavı (SBS) sonuçları dün açıklandı. 16 öğrenci, 500 tam puan alarak birinciliği paylaştı. Son kez yapılan SBS’de tercih sistemi de değişti. Bu yüzden, 10 okul yazılabilen tercih listesi büyük önem taşıyor. Yedekten yerleştirmeler bu 10 tercih esas alınarak yapılacak, kontenjanı açık olsa ve puan tutsa bile listede olmayan bir başka okul seçilemeyecek. İkinci bir tercih veya düzeltme işlemi de yapılamayacak. Anadolu imam hatip liseleri ile meslek liselerindeki boş kontenjanlar için merkezî ön kayıt sistemi ile ikinci tercih hakkı verilecek. Tercih süreci, temmuzun 15’inde başlayıp 21’inde son bulacak. Bu yıl son kez yapılan Seviye Belirleme Sınavı’nda (SBS), tüm sorulara doğru cevap veren 110 öğrenciden 16’sı, okul birincisi oldukları için 500 tam puan aldı. İstanbul’dan 7, Eskişehir’den 2 birinci çıktı. Şampiyonluk gururu yaşayan diğer şehirler; Konya, Manisa, Diyarbakır, Kütahya, Zonguldak, Gaziantep ve Aydın oldu. 2013 Ortaöğretim Yerleştirme Programı’na (OYP) göre tercih yapabilecek yani 201 puan ve üzeri alan öğrenci sayısı 1 milyon 49 bin 293 olarak gerçekleşti. 8 Haziran’da düzenlenen sınavda öğrencilere 100 soru soruldu. Bu sorular, sınav sonrası akademisyenlerin de yer aldığı bilim kurulları tarafından tekrar incelendi. Kurul ve komisyonlar iptali gerektiren herhangi bir soru tespit edemedi.SBS sonuçları, tercih ve yerleştirme sistemindeki yeniliklerle açıklandı. Buna göre asıl listeden okula yerleşenlerin kayıt yaptırmaması durumunda boş kalan kontenjanlara, yedekten kayıt hakkı verilecek. Eğitimcilere göre bu sistemde öğrencilerin açıkta kalma ihtimali daha yüksek. Kaç kişinin nereyi tercih edeceği bilirlenemeyeceği için boş kalacak kontenjanları kestirmek mümkün olamayacak. Yedek yerleştirme de 10 tercih esas alınarak yapılacağı için kontenjanı açık kalan bir başka okul seçilemeyecek. İlk yerleştirmede açık kontenjanı kalan puanı yüksek bir okula, yedek yerleştirmede o okulu tercih etmeyen yüksek puanlı biri giremeyecek. Ancak o okulu ilk yerleştirmede tercih eden daha düşük puanlı bir öğrenci yerleşebilecek. Öğrencinin tercih sıralaması büyük önem taşıyor. Düzeltme şansı olmayacağı için istemediği bir okulu tercih eden, bu okulda okumak zorunda kalacak. Tercihlerinden birini asıl olarak kazanan, 12-16 Ağustos arasında kayıt yaptıracak. Asıl kayıtlar sona erdikten sonra 16 Ağustos saat 19.00’dan itibaren boş kalan kontenjanlara kayıt hakkı kazanan öğrenciler ilan edilecek. Her okulun boş kontenjan sayısı kadar öğrenciye, daha önce açıklanan yedek sırası dikkate alınarak kayıt hakkı verilecek. Bu öğrenciler 3 gün içinde kayıt yaptırabilecek. Kontenjanlar için yedek listede yer alan öğrenciye kayıt hakkı verilmesi işlemi, 26 Ağustos saat 17.00’ye kadar sistem tarafından otomatik yapılacak. 19-26 Ağustos arasındaki yedek kayıt döneminde yedek listeden kayıt hakkı kazananlar, her gün saat 19.00’da duyurulacak. Bu kayıtlar da 29 Ağustos günü mesai bitimine kadar devam edecek. Okullara yerleştirme sonuçları 6 Ağustos’ta ilan edilecek.İmam hatiplere ikinci tercih hakkıAnadolu imam hatip liseleri ile meslek liselerinde boş kalan kontenjanlara merkezî ön kayıt sistemi ile ikinci tercih hakkı verilecek. Açık kontenjan kalması veya tercih listeleri yayımlandıktan sonra kurum açılması durumunda, Öğretim Yerleştirme Programı (OYP) esas alınarak merkezî sistem üzerinden ön kayıt yolu ile öğrenci alınacak. İşlemler, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından gerçekleştirilecek. Bu öğrencilere ikinci tercih hakkı verilecek. Tercihlere göre puan üstünlüğü esas alınacak. Yöntemle bu okullardaki kontenjanların azami ölçüde doldurulması hedefleniyor.Tek devlet okulu birincisiSBS sonuçlarına göre Aydın’dan Lara Özden, 16 şampiyon arasında yer alan tek devlet okulu öğrencisi oldu. Söke Vakıflar İlkokulu’nda okuyan Lara, 100 soruyu da doğru cevaplayarak 500 tam puan aldı. Ailesinin ve şehrinin gururu olan başarılı öğrenci, mühendis olmak istediğini söyledi. Başarısının sırrını şu sözlerle anlattı: “Çalışmayı ve kitap okumayı çok seviyorum. Bu sınav için de çok çalıştım. Konu eksiğimi bulup onun üzerine daha çok çalıştım. Ders dışında keman çalarak kendimi rahatlatıyordum.” SADİ BAYAZIT AYDINŞırnak’ın gururu: Başarım okula gönderilmeyen kız çocuklarına örnek olacakEğitimle ilgili başarı sıralamalarında son sıralarda yer alan Şırnak, SBS’de sürpriz yaptı. Tarihinde ilk kez birinci
Zaman
En Çok Okunan
13.07.2013
DikkatSBSdetercihsistemideğiştiDikkat SBSde tercih sistemi değişti
Dikkat! SBS'de tercih sistemi değişti
Zaman
13.07.2013
01:52
SBS sonuçları, tercih ve yerleştirme sistemindeki yeniliklerle açıklandı. Bu yıl 10 tercihten oluşan okul listesi bir kez düzenlenecek. Asıl listeden okula yerleşenlerin kayıt yaptırmaması durumunda boş kalan kontenjanlar, yedek listeden dolacak. Eğitimcilere göre bu sistemde öğrencilerin açıkta kalma ihtimali daha yüksek.1 milyonu aşkın 8. sınıf öğrencisinin girdiği Seviye Belirleme Sınavı (SBS) sonuçları dün açıklandı. 16 öğrenci, 500 tam puan alarak birinciliği paylaştı. Son kez yapılan SBS’de tercih sistemi de değişti. Bu yüzden, 10 okul yazılabilen tercih listesi büyük önem taşıyor. Yedekten yerleştirmeler bu 10 tercih esas alınarak yapılacak, kontenjanı açık olsa ve puan tutsa bile listede olmayan bir başka okul seçilemeyecek. İkinci bir tercih veya düzeltme işlemi de yapılamayacak. Anadolu imam hatip liseleri ile meslek liselerindeki boş kontenjanlar için merkezî ön kayıt sistemi ile ikinci tercih hakkı verilecek. Tercih süreci, temmuzun 15’inde başlayıp 21’inde son bulacak. Bu yıl son kez yapılan Seviye Belirleme Sınavı’nda (SBS), tüm sorulara doğru cevap veren 110 öğrenciden 16’sı, okul birincisi oldukları için 500 tam puan aldı. İstanbul’dan 7, Eskişehir’den 2 birinci çıktı. Şampiyonluk gururu yaşayan diğer şehirler; Konya, Manisa, Diyarbakır, Kütahya, Zonguldak, Gaziantep ve Aydın oldu. 2013 Ortaöğretim Yerleştirme Programı’na (OYP) göre tercih yapabilecek yani 201 puan ve üzeri alan öğrenci sayısı 1 milyon 49 bin 293 olarak gerçekleşti. 8 Haziran’da düzenlenen sınavda öğrencilere 100 soru soruldu. Bu sorular, sınav sonrası akademisyenlerin de yer aldığı bilim kurulları tarafından tekrar incelendi. Kurul ve komisyonlar iptali gerektiren herhangi bir soru tespit edemedi.SBS sonuçları, tercih ve yerleştirme sistemindeki yeniliklerle açıklandı. Buna göre asıl listeden okula yerleşenlerin kayıt yaptırmaması durumunda boş kalan kontenjanlara, yedekten kayıt hakkı verilecek. Eğitimcilere göre bu sistemde öğrencilerin açıkta kalma ihtimali daha yüksek. Kaç kişinin nereyi tercih edeceği bilirlenemeyeceği için boş kalacak kontenjanları kestirmek mümkün olamayacak. Yedek yerleştirme de 10 tercih esas alınarak yapılacağı için kontenjanı açık kalan bir başka okul seçilemeyecek. İlk yerleştirmede açık kontenjanı kalan puanı yüksek bir okula, yedek yerleştirmede o okulu tercih etmeyen yüksek puanlı biri giremeyecek. Ancak o okulu ilk yerleştirmede tercih eden daha düşük puanlı bir öğrenci yerleşebilecek. Öğrencinin tercih sıralaması büyük önem taşıyor. Düzeltme şansı olmayacağı için istemediği bir okulu tercih eden, bu okulda okumak zorunda kalacak. Tercihlerinden birini asıl olarak kazanan, 12-16 Ağustos arasında kayıt yaptıracak. Asıl kayıtlar sona erdikten sonra 16 Ağustos saat 19.00’dan itibaren boş kalan kontenjanlara kayıt hakkı kazanan öğrenciler ilan edilecek. Her okulun boş kontenjan sayısı kadar öğrenciye, daha önce açıklanan yedek sırası dikkate alınarak kayıt hakkı verilecek. Bu öğrenciler 3 gün içinde kayıt yaptırabilecek. Kontenjanlar için yedek listede yer alan öğrenciye kayıt hakkı verilmesi işlemi, 26 Ağustos saat 17.00’ye kadar sistem tarafından otomatik yapılacak. 19-26 Ağustos arasındaki yedek kayıt döneminde yedek listeden kayıt hakkı kazananlar, her gün saat 19.00’da duyurulacak. Bu kayıtlar da 29 Ağustos günü mesai bitimine kadar devam edecek. Okullara yerleştirme sonuçları 6 Ağustos’ta ilan edilecek.İmam hatiplere ikinci tercih hakkıAnadolu imam hatip liseleri ile meslek liselerinde boş kalan kontenjanlara merkezî ön kayıt sistemi ile ikinci tercih hakkı verilecek. Açık kontenjan kalması veya tercih listeleri yayımlandıktan sonra kurum açılması durumunda, Öğretim Yerleştirme Programı (OYP) esas alınarak merkezî sistem üzerinden ön kayıt yolu ile öğrenci alınacak. İşlemler, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından gerçekleştirilecek. Bu öğrencilere ikinci tercih hakkı verilecek. Tercihlere göre puan üstünlüğü esas alınacak. Yöntemle bu okullardaki kontenjanların azami ölçüde doldurulması hedefleniyor.Tek devlet okulu birincisiSBS sonuçlarına göre Aydın’dan Lara Özden, 16 şampiyon arasında yer alan tek devlet okulu öğrencisi oldu. Söke Vakıflar İlkokulu’nda okuyan Lara, 100 soruyu da doğru cevaplayarak 500 tam puan aldı. Ailesinin ve şehrinin gururu olan başarılı öğrenci, mühendis olmak istediğini söyledi. Başarısının sırrını şu sözlerle anlattı: “Çalışmayı ve kitap okumayı çok seviyorum. Bu sınav için de çok çalıştım. Konu eksiğimi bulup onun üzerine daha çok çalıştım. Ders dışında keman çalarak kendimi rahatlatıyordum.” SADİ BAYAZIT AYDINŞırnak’ın gururu: Başarım okula gönderilmeyen kız çocuklarına örnek olacakEğitimle ilgili başarı sıralamalarında son sıralarda yer alan Şırnak, SBS’de sürpriz yaptı. Tarihinde ilk kez birinci
Zaman
Güncel
13.07.2013
DikkatSBSdetercihsistemideğiştiDikkat SBSde tercih sistemi değişti
Dikkat! SBS'de tercih sistemi değişti
Zaman
13.07.2013
01:51
SBS sonuçları, tercih ve yerleştirme sistemindeki yeniliklerle açıklandı. Bu yıl 10 tercihten oluşan okul listesi bir kez düzenlenecek. Asıl listeden okula yerleşenlerin kayıt yaptırmaması durumunda boş kalan kontenjanlar, yedek listeden dolacak. Eğitimcilere göre bu sistemde öğrencilerin açıkta kalma ihtimali daha yüksek.1 milyonu aşkın 8. sınıf öğrencisinin girdiği Seviye Belirleme Sınavı (SBS) sonuçları dün açıklandı. 16 öğrenci, 500 tam puan alarak birinciliği paylaştı. Son kez yapılan SBS’de tercih sistemi de değişti. Bu yüzden, 10 okul yazılabilen tercih listesi büyük önem taşıyor. Yedekten yerleştirmeler bu 10 tercih esas alınarak yapılacak, kontenjanı açık olsa ve puan tutsa bile listede olmayan bir başka okul seçilemeyecek. İkinci bir tercih veya düzeltme işlemi de yapılamayacak. Anadolu imam hatip liseleri ile meslek liselerindeki boş kontenjanlar için merkezî ön kayıt sistemi ile ikinci tercih hakkı verilecek. Tercih süreci, temmuzun 15’inde başlayıp 21’inde son bulacak. Bu yıl son kez yapılan Seviye Belirleme Sınavı’nda (SBS), tüm sorulara doğru cevap veren 110 öğrenciden 16’sı, okul birincisi oldukları için 500 tam puan aldı. İstanbul’dan 7, Eskişehir’den 2 birinci çıktı. Şampiyonluk gururu yaşayan diğer şehirler; Konya, Manisa, Diyarbakır, Kütahya, Zonguldak, Gaziantep ve Aydın oldu. 2013 Ortaöğretim Yerleştirme Programı’na (OYP) göre tercih yapabilecek yani 201 puan ve üzeri alan öğrenci sayısı 1 milyon 49 bin 293 olarak gerçekleşti. 8 Haziran’da düzenlenen sınavda öğrencilere 100 soru soruldu. Bu sorular, sınav sonrası akademisyenlerin de yer aldığı bilim kurulları tarafından tekrar incelendi. Kurul ve komisyonlar iptali gerektiren herhangi bir soru tespit edemedi.SBS sonuçları, tercih ve yerleştirme sistemindeki yeniliklerle açıklandı. Buna göre asıl listeden okula yerleşenlerin kayıt yaptırmaması durumunda boş kalan kontenjanlara, yedekten kayıt hakkı verilecek. Eğitimcilere göre bu sistemde öğrencilerin açıkta kalma ihtimali daha yüksek. Kaç kişinin nereyi tercih edeceği bilirlenemeyeceği için boş kalacak kontenjanları kestirmek mümkün olamayacak. Yedek yerleştirme de 10 tercih esas alınarak yapılacağı için kontenjanı açık kalan bir başka okul seçilemeyecek. İlk yerleştirmede açık kontenjanı kalan puanı yüksek bir okula, yedek yerleştirmede o okulu tercih etmeyen yüksek puanlı biri giremeyecek. Ancak o okulu ilk yerleştirmede tercih eden daha düşük puanlı bir öğrenci yerleşebilecek. Öğrencinin tercih sıralaması büyük önem taşıyor. Düzeltme şansı olmayacağı için istemediği bir okulu tercih eden, bu okulda okumak zorunda kalacak. Tercihlerinden birini asıl olarak kazanan, 12-16 Ağustos arasında kayıt yaptıracak. Asıl kayıtlar sona erdikten sonra 16 Ağustos saat 19.00’dan itibaren boş kalan kontenjanlara kayıt hakkı kazanan öğrenciler ilan edilecek. Her okulun boş kontenjan sayısı kadar öğrenciye, daha önce açıklanan yedek sırası dikkate alınarak kayıt hakkı verilecek. Bu öğrenciler 3 gün içinde kayıt yaptırabilecek. Kontenjanlar için yedek listede yer alan öğrenciye kayıt hakkı verilmesi işlemi, 26 Ağustos saat 17.00’ye kadar sistem tarafından otomatik yapılacak. 19-26 Ağustos arasındaki yedek kayıt döneminde yedek listeden kayıt hakkı kazananlar, her gün saat 19.00’da duyurulacak. Bu kayıtlar da 29 Ağustos günü mesai bitimine kadar devam edecek. Okullara yerleştirme sonuçları 6 Ağustos’ta ilan edilecek.İmam hatiplere ikinci tercih hakkıAnadolu imam hatip liseleri ile meslek liselerinde boş kalan kontenjanlara merkezî ön kayıt sistemi ile ikinci tercih hakkı verilecek. Açık kontenjan kalması veya tercih listeleri yayımlandıktan sonra kurum açılması durumunda, Öğretim Yerleştirme Programı (OYP) esas alınarak merkezî sistem üzerinden ön kayıt yolu ile öğrenci alınacak. İşlemler, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından gerçekleştirilecek. Bu öğrencilere ikinci tercih hakkı verilecek. Tercihlere göre puan üstünlüğü esas alınacak. Yöntemle bu okullardaki kontenjanların azami ölçüde doldurulması hedefleniyor.Tek devlet okulu birincisiSBS sonuçlarına göre Aydın’dan Lara Özden, 16 şampiyon arasında yer alan tek devlet okulu öğrencisi oldu. Söke Vakıflar İlkokulu’nda okuyan Lara, 100 soruyu da doğru cevaplayarak 500 tam puan aldı. Ailesinin ve şehrinin gururu olan başarılı öğrenci, mühendis olmak istediğini söyledi. Başarısının sırrını şu sözlerle anlattı: “Çalışmayı ve kitap okumayı çok seviyorum. Bu sınav için de çok çalıştım. Konu eksiğimi bulup onun üzerine daha çok çalıştım. Ders dışında keman çalarak kendimi rahatlatıyordum.” SADİ BAYAZIT AYDINŞırnak’ın gururu: Başarım okula gönderilmeyen kız çocuklarına örnek olacakEğitimle ilgili başarı sıralamalarında son sıralarda yer alan Şırnak, SBS’de sürpriz yaptı. Tarihinde ilk kez birinci
Zaman
Ana Sayfa
13.07.2013
DikkatSBSdetercihsistemideğiştiDikkat SBSde tercih sistemi değişti
Toplam "94" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti