moderatöre | |
|
| Rusya-Çin veto ediyor bedeli Araplar ödüyor! | Türkiye Gazetesi | 06.02.2012 02:32 |  | | | MODERATÖRE ‘ONE MINUTE’ ESPRİSİ Ahmet Davutoğlu, 48. Münih Güvenlik Konferansı’nda “Yeni Ortadoğu’nun İnşası” paneline katıldı. Bakan, konuşmasına müdahale eden moderatöre Başbakan’ın Davos’taki çıkışını hatırlatıp, espri yaptı: “Biliyorsunuz bir dakikanın Türkiye’de geleneği vardır.”Almanya’daki 48. Münih Güvenlik Konferansı kapsamında düzenlenen “Yeni Orta Doğu’nun İnşası” konulu panelde konuşan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, BM’deki veto kararında Rusya ve Çin’in Suriye konusunda etik davranmadığını belirterek, “Kararı onlar alıyor ama bedeli Türkler ve Araplar ödüyor” dedi. Suriye halkına Türkiye olarak kucak açmaya hazır olduklarını da tekrarlayan Davutoğlu, “Rusya ve Çin soğuk savaş döneminin refleksleriyle davranıyor. ... | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 06.02.2012 | | | Rusya-ÇinvetoediyorbedeliAraplarödüyorRusya-Çin veto ediyor bedeli Araplar ödüyor |
|
| Bu Sefer Davutoğlu One Minute Dedi | Haberler.com | 05.02.2012 20:52 |  | | |
| Davutoğlu Modaretöre 1 Dakika Dedi | Haberler.com | 05.02.2012 20:25 |  | | |
| Moderatöre "One minute" hatırlatması | Hürriyet | 05.02.2012 20:12 |  | | |
| Moderatöre "One Minute" Hatırlatması | TRT | 05.02.2012 17:20 |  | | |
| Moderatöre "One Minute" Hatırlatması | TRT | 05.02.2012 17:03 |  | | |
| Moderatöre "1 dakika" hatırlatması | Hürriyet | 05.02.2012 15:02 |  | | |
| Moderatöre 'bir dakika' hatırlatması | Cumhuriyet Gazetesi | 05.02.2012 14:36 |  | | | Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, 48. Münih Güvenlik Konferansı kapsamında düzenlenen Yeni Ortadoğunun İnşası konulu panelde konuştu. Davutoğlu, konuşmasını uzatmaması için kendisine müdahale etmek isteyen moderatöre de Biliyorsunuz bir dakikanın Türkiyede geleneği vardır şeklinde konuştu.
| | Cumhuriyet Gazetesi Son Dakika 05.02.2012 | | | ModeratörebirdakikahatırlatmasıModeratöre bir dakika hatırlatması |
|
| Davutoğlu, modaretöre '1 dakika' dedi! | Haber7 | 05.02.2012 14:35 |  | | |
| Modaretöre 2. '1 dakika' Davutoğlu'ndan | Haber7 | 05.02.2012 14:28 |  | | |
| Moderatöre "1 dakika" hatırlatması | Hürriyet | 05.02.2012 14:10 |  | | |
| Davutoğlu'ndan moderatöre 'one minute' uyarısı | T24 | 05.02.2012 14:08 |  | | |
| Davutoğlu'ndan moderatöre 'one minute' uyarısı | T24 | 05.02.2012 14:03 |  | | |
| Davutoğlu'ndan moderatöre 'one minute' uyarısı | Radikal | 05.02.2012 13:44 |  | | |
| Müdahale etmek isteyince... | Star | 05.02.2012 13:27 |  | | | Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, 48. Münih Güvenlik Konferansı kapsamında düzenlenen "Yeni Ortadoğunun İnşası" konulu panelde konuştu. Davutoğlu, konuşmasını uzatmaması için kendisine müdahale etmek isteyen moderatöre de "Biliyorsunuz | | Star Dünya 05.02.2012 | | | MüdahaleetmekisteyinceMüdahale etmek isteyince |
|
| Müdahale etmek isteyince... | Star | 05.02.2012 13:27 |  | | | Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, 48. Münih Güvenlik Konferansı kapsamında düzenlenen "Yeni Ortadoğunun İnşası" konulu panelde konuştu. Davutoğlu, konuşmasını uzatmaması için kendisine müdahale etmek isteyen moderatöre de "Biliyorsunuz | | Star Son Dakika 05.02.2012 | | | MüdahaleetmekisteyinceMüdahale etmek isteyince |
|
| Zekeriya Beyaz'dan Moderatöre 'Höööt'!.. | Haber3 | 10.08.2011 22:50 |  | | |
| Zekeriya Beyaz moderatöre 'höööt' dedi | Haber7 | 09.08.2011 10:50 |  | | |
| İsrail-Türkiye ilişkileri | Milli Gazete | 09.07.2011 17:43 |  | | | Burnumuzun dibinde cereyan eden olayların tırmanışı hızla sürerken, buna bağlı dış politikamız ile ilgili gelişmeler ise olayların maalesef çok gerisinde kalmaktadır. Türkiye, bölgede sıfır sorun hedeflerken, kendi sorunlarını dahi henüz çözememiş bir durumla karşı karşıyadır. Şimdiye kadar muğlak ve sürekli olarak ABD tarafından örselenen politikaları yürüten AKP iktidarının, bundan sonra da dış politikamıza yeni bir çizgi ve ivme kazandırma ihtimali bulunmamaktadır.
Türkiyenin can damarını oluşturan Ortadoğu politikasında bile şablonlaşmış bekle gör politikası sürerken, 2009 Dünya Ekonomik Forumda Şimon Perez ile Tayyip Erdoğan arasında yaşanan sözde gerginlik bir anda Erdoğanı ön plana çıkardı. Erdoğan ise daha sonra geri adım atarak yaptığı açıklamada, sözünün Şimon Pereze değil, moderatöre yönelik olduğunu ifade etmesine rağmen, bu olayın kendisini İslam dünyasının lideri konumuna getireceği düşüncesi Ortadoğuda hâkim olmaya başladı.... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 09.07.2011 | | | İsrail-Türkiyeilişkileriİsrail-Türkiye ilişkileri |
|
| Erdoğan NTV'ye reklam arası verdirmedi | En Son Haber | 11.06.2011 00:08 |  | | |
| Bu siteyi tıklamadan tercih yapmayın | Samanyolu Haber | 27.06.2010 10:01 |  | | Tercih dönemi yaklaşıyor. Hangi üniversiteye ya da hangi bölüme gitmeliyim? gibi sorular kafanızı iyice meşgul etmeye başlamış olabilir. İsmail Erkan ve Alper Taştekinin kurduğu tercihdonemi.com ve tercihdonemi.org siteleri soru işaretlerinizi gidereceğe benziyor.
Girişimci iki üniversite öğrencisi: İsmail Erkan ve Alper Taştekin. İkisi de henüz çok genç, 22 yaşında. Erkan, İstanbul Üniversitesi, Pazarlama Bölümünde yüksek lisans yapıyor, Taştekin ise Boğaziçi Üniversitesinde 3. sınıf matematik öğrencisi. Öğrenci olduklarına bakmayın, zira şimdiden üniversiteye girecek yüzlerce gencin en büyük problemlerinden birine çözüm bulmuş durumdalar. Nasıl mı? Kurdukları tercihdonemi.com ve tercihdonemi.org siteleri ile.
Bu sitelerin diğerlerinden farkı ne? diye soracak olursanız, tercihdonemi.com sitesini anlatmakla işe başlayalım. Sitede yer alan tüm bilgilerin üniversitelerin ilgili bölümlerinde okuyan öğrenciler tarafından yazılması bu siteyi ilginç kılıyor. Örneğin, endüstri mühendisliği okuyan bir öğrenci yalnızca kendi bölümü ve üniversitesi hakkında yorum yapıyor. Bölümü ve üniversitesi ile ilgili bütün ayrıntıları anlatırken, kampüsten, yurtlardan, üniversitedeki bursluluk durumlarından, hazırlık sınıfından, ev kiralarından, yemek yenilebilecek yerlerin fiyat ortalamalarından ve trafik sorunundan bahsetmeyi de ihmal etmiyor. Kısacası, sitede tercih etmek istediğiniz üniversite ve bölümle ilgili bilgiler bulurken aynı zamanda şehirdeki yaşam koşulları hakkında da fikir sahibi oluyorsunuz.
Tercihdonemi.org ise interaktif bir site. Yani aklınıza gelen her türlü soruya online cevap alabiliyorsunuz. Üstelik cevapları yine hayalinizdeki bölümü okuyan, üniversiteyi gören, bilen, sizin ayak basmak istediğiniz kampüste yıllardır dolaşan öğrenciler veriyor. Bu imkândan yararlanmak için tek yapmanız gereken siteye üye olmak. Üye olmak için detaylı bilgi vermenize ya da herhangi bir ücret ödemenize gerek yok. Adınızı, soyadınızı ve e-mail adresinizi yazmanız yeterli. Siteyi takip ederseniz, belli tarihlerde oturumlar yapıldığını göreceksiniz. Oturum tarih ve saatlerinde siteye girdiğinizde sorularınızı sorabilir ve anında cevap alabilirsiniz. Oturum saatinde sitede bulunamazsanız da endişe etmenize gerek yok. Çünkü bütün soru ve cevaplar sitede yer alıyor.
Şu an sitede yaklaşık 25 bölüm var. Ancak sınavlar yeni bittiği ve tercih dönemine yeni girildiği için oturumlar hız kazanacak. Sitenin yöneticileri İsmail Erkan ve Alper Taştekin, her üniversite öğrencisine güvenemedikleri için sitelerinde yazacak kişilerle detaylı bir görüşme yaptıklarını ve kimin yazıp yazmayacağına bu görüşmeden sonra karar verdiklerini söylüyor.
Alper ile lise yıllarından tanışıyoruz. Uzun zamandır böyle bir site kurmayı düşünüyorduk. Kardeşimin üniversite sınavına girmesi ve kazanmak istediği endüstriyel tasarım bölümüyle ilgili bana detaylı sorular sorması ve benim bu spesifik sorulara cevap verememem siteyi kurma sürecini hızlandırdı. Kardeşim gibi üniversiteye girecek birçok öğrenci bu sıkıntıyı yaşıyor. Ne olduğunu tam olarak bilmedikleri bölümleri tercih ediyor ve sonrasında kendilerine uygun olmadığını fark ederek pişmanlık yaşıyor. Tekrar üniversite sınavına girecek olsalar puanları kırıldığından 2 yıl beklemek zorunda kalıyorlar. 2 yıl sonra da kimse okuduğu bölümü bırakmaya cesaret edemiyor. Tercih ettikleri mesleği kendilerine uygun görmedikleri için iş hayatında da bu insanlardan verim alınamıyor. Biz bu site ile öğrencilere bölümleri ve üniversiteleri hakkında her türlü bilgiyi vererek, kısa vadede mutlu bir üniversite dönemi geçirmelerini, uzun vadede ise iş hayatına nitelikli elemanlar yetişmesini sağlayacağımızı düşünüyoruz.
Doğru tercih yapamama, sadece öğrencilerin değil ailelerin de sorunu. Öğrenciler bu süreçte ailelerinden bilgi almak istiyorlar. Fakat çoğu aile üniversitelerin imkânları ya da bölümlerin geleceği hakkında fikir sahibi değil. Biz de bu siteyle ailelerin ve tercih yapacak öğrencilerin, çeşitli bölümlerde okuyan öğrencilerle buluşmasına imkân sağlıyoruz. Aileler diyorum, çünkü sitemizi ailelerin de rahatlıkla kullanabileceği ve bilgi alabileceği şekilde tasarladık. Onlarda akıllarındaki soruları sorabilirler. Şunu da belirtelim. Site interaktif olmasına rağmen kesinlikle bir chat odası gibi değil. Öğrencilerden gelecek sorular öncelikle moderatöre gidiyor, moderatörün onayından geçtikten sonra soruları cevaplayacak öğrenciye ulaşıyor. Böylelikle sitede belli bir çıtayı koruyor ve seviyesiz yazışmaların önüne geçiyoruz. Ailelerin bu konuda içi rahat olabilir.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 27.06.2010 | | | BusiteyitıklamadantercihyapmayınBu siteyi tıklamadan tercih yapmayın |
|
| Kınama ve lanetleme... | Milli Gazete | 22.06.2010 19:49 |  | | | Daha düne kadar sıkı fıkı olunan, hatta daha geçenlerdeki bir demeçte ifade edildiği gibi dostluğumuzu kaybetme noktasına kadar gelen İsrail, son dönemde siyasi otorite için bulunmaz bir siyasi rant mekanizması haline geliverdi. Davosta yarım saat süren parlamanın hemen sonrasında üç tane bakanın yangını söndürme maksatlı beyanları ile birlikte tepkinin moderatöre olduğu şeklindeki üstü kapalı özür, zalime karşı samimi bir tavrın varlığını şüpheye sokan hareketlerdi hep. Aynı şekilde, ABDye yapılan bir ziyaret esnasında, sıcağı sıcağına ve ayağının tozuyla Yahudi lobisiyle yapılan görüşme, sonrasında yaşanan alçak koltuk krizinin sıcaklığı bile geçmeden silah anlaşmaları yapılması, ortak tatbikatlar planlanması ve en son Gazzeye giden yardım gemilerine yapılan vahşi ve barbarca saldırı ardından dahi Milli Savunma Bakanının Heronların teslimatında sorun yok tarzındaki zevahiri kurtarma kaygılı ifadeleri de aynı samimiyetsiz hareket tarzını işaret ediyor gibi. Kamuoyu önünde esip gürlemeler, sözde dik duruşlar, toplumun yüreğini soğutuyor ve hassasiyeti de oya tahvil etme imkânı sağlıyor haliyle. Gerçekte ise kınamak kadar tesiri var hepsinin.
Son birkaç senede, özellikle de Obamanın Türkiye ziyareti sonrasında başlayan açılım süreçleri, 25 senedir başımızın belası olan terörü ve siyasi zemindeki yandaşlarını daha da cesur kıldı. Siyasi temsilcilerinin toplumu ve insanları giderek daha da fazla geren ve rahatsız eden kasıtlı eylem ve söylemleri karşısında siyasi otorite sus pus oldu. Basit bir vatandaşın geçinemiyorum veya çocuğum işsiz şeklindeki sitemine bile en şedit tepkiyi gösterenler, Aponun ve terör örgütünün göz göre göre propagandasının yapılmasına, Türkiyenin kırmızıçizgilerinin silinip gitmesine karşı kayıtsız kaldılar. Bitme noktasına gelmiş olan belanın yeniden hortlaması karşısında üzülen, isyan eden, evlatlarını kaybederek yürekleri parçalanan insanların haklı feryatlarını, hesap sormalarını bile provokasyona bağladılar maalesef. Bu ülkenin insanlarının haklı feryatlarının ve hesap sormalarının muhatabı siyasi otorite (ve ona bağlı olan kurumlar elbette) değil de kim olacak Allah aşkına? Hesap verebilir olmak diye bir husus söz konusu olmayacaksa, sadece seçimden seçime mi bu milletin görüşlerine veya çığlıklarına kulak verilecek? Sorumluluktan kaçanlar, bahanelerin ardına sığınıyorlar her zamanki gibi.... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 22.06.2010 | | | KınamavelanetlemeKınama ve lanetleme |
|
| Erdoğan'dan 'Davos'a gitme' açıklaması VİDEO | Haber7 | 11.01.2010 16:30 |  | | |
| İşte Erdoğan'ın Davos kararı - Video | Samanyolu Haber | 11.01.2010 15:00 |  | | Geçen yılki Davos Zirvesinde one minute çıkışı yapan ve daha da gelmem diyerek toplantıyı terk eden Başbakan recep Tayyip Erdoğana bugün bu yılki Davos toplantılarına katılıp katılmayacağı soruldu. Geçtiğimiz yıl yapılan toplantıda Gazze saldırıları nedeniyle İsraile tepki gösterip, sözünü kesen moderatöre kızarak toplantıyı terk eden Başbakan Erdoğan bir daha gelmem demişti...Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Lübnan Başbakanı Hariri ile yaptığı basın açıklamasında kendisine yöneltilen Davosa katılıcak mısınız? sorusunu açık bir şekilde cevapladı. Erdoğan Davos zirvesine katılım için şunları söyledi:
Dünya Ekonomik Forumu kapsamında düzenlenen Gazze Orta Doğuda Barış Modeli oturumuna katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Sayın Peres benden yaşlısın. Sesin çok yüksek çıkıyor.Bu suçluluk psikolojisi. Siz öldürmeyi iyi bilirsiniz. Plajlardaki çocukları öldürdünüz. Bu insanları öldürenleri alkışlamak insanlık suçudur. (Panel yöneticisine dönerek) Bu kadar önemli bir konuyu görüşeceğimiz bir yerde kalkıp da bunu yarım saat, 35 dakikaya sıkıştıramazsınız. Bundan sonra da Davosa katılmam diyerek paneli terk etmişti. | | Samanyolu Haber Son Dakika 11.01.2010 | | | İşteErdoğanınDavoskararı-Videoİşte Erdoğanın Davos kararı - Video |
|
| İşte Erdoğan'ın Davos kararı | Samanyolu Haber | 11.01.2010 14:48 |  | | Geçen yılki Davos Zirvesinde one minute çıkışı yapan ve daha da gelmem diyerek toplantıyı terk eden Başbakan recep Tayyip Erdoğana bugün bu yılki Davos toplantılarına katılıp katılmayacağı soruldu. Geçtiğimiz yıl yapılan toplantıda Gazze saldırıları nedeniyle İsraile tepki gösterip, sözünü kesen moderatöre kızarak toplantıyı terk eden Başbakan Erdoğan bir daha gelmem demişti...Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Lübnan Başbakanı Hariri ile yaptığı basın açıklamasında kendisine yöneltilen Davosa katılıcak mısınız? sorusunu açık bir şekilde cevapladı. Erdoğan Davos zirvesine katılım için şunları söyledi: | | Samanyolu Haber Son Dakika 11.01.2010 | | | İşteErdoğanınDavoskararıİşte Erdoğanın Davos kararı |
|
| Erdoğan'dan 'Davos'a gitme' açıklaması | Haber7 | 11.01.2010 14:18 |  | | |
| Erdoğan'ın ilk 'one minute'u Dubai Şeyhi'ne | Haber7 | 06.11.2009 09:45 |  | | |
| İlk 'one minute'i bakın kime söylemiş | Samanyolu Haber | 06.11.2009 09:17 |  | | Davos Zirvesinde İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres ve moderatöre karşı söylediği one minute sözüyle tarihe geçen Erdoğanın benzeri ifadeyi Dubai Şeyhi Muhammed Raşid El Maktumla görüşmesinde de kullandığı ortaya çıktı. Başbakan Erdoğanın bu sefer Türkçe söylediği bir dakikanın hikâyesi, geçtiğimiz günlerde, o geziye katılan üst düzey bir bürokrat tarafından aktarıldı. Anlatılanlara göre, Başbakanın ilk one minute olayı şöyle gelişti: Erdoğan, 2005 yılının Eylül ayında resmî bir ziyaret için gittiği Körfez bölgesinde Birleşik Arap Emirliklerine de uğradı. Burada Türkiye ile Dubai arasında 5 milyar dolarlık yatırım anlaşması imzalandı. O toplantıda Dubai Şeyhi El Maktum ile birlikte işadamlarına seslenen Başbakan Erdoğan, Araplara Türkiyeye yatırım yapmaları çağrısında bulundu. El Maktum ise Türkiyeye yatırım yapmak istediklerini söylerken bürokraside yaşanan gecikmelerden şikâyetçi oldu. El Maktum, Biz işlerin Dubai hızı ile yapılmasını istiyoruz. ifadesini kullandı. El Maktumun yatırımların Dubai hızı ile tamamlanması isteğine Başbakan Erdoğan, beklenmeyen Bir dakika tepkisi gösterdi. İki elini havaya kaldıran Erdoğanın, Bir dakika, bir dakika. Bizde işler öyle olmaz. Belirli usuller var. Bunların yerine gelmesi gerekiyor. sözleriyle Davostakini andıran müdahalede bulunduğu aktarıldı.
ZAMAN | | Samanyolu Haber Son Dakika 06.11.2009 | | | İlkoneminuteibakınkimesöylemişİlk one minutei bakın kime söylemiş |
|
| Başbakan, ilk "one minute"ü Dubai Şeyhi'ne söylemiş | Zaman | 06.11.2009 02:28 |  | | |
| Başbakan, ilk "one minute"ü Dubai Şeyhi'ne söylemiş | Zaman | 06.11.2009 01:53 |  | | |
| KÜRT SORUNUNU KİM ÇÖZECEK? | Samanyolu Haber | 13.05.2009 13:39 |  | | Bu iş one minute’a benzemez gerekirse elli kere gidersin. Peres’e ‘sesin yüksek çıkıyor’ deyip ayar yapmak,
Moderatöre ‘one minute’ deyip kimyasını bozmak,
‘Davos bitmiştir, bir daha gelmem’ deyip salonu terk etmek,
Bunlar içimizin yağını eritiyor.
Ama Başbakan’ın Antalya’yı kaybedince gaz kesememesi ve ‘elinize dizinize dursun’ demeye getirmesi herkesi şaşırttı.
Böyle olunca da geri manevra kaçınılmaz oldu.
Başbakan Antalya’ya gidip tatil yapmak zorunda kaldı.
Aynı ikilemi Başbakan Güneydoğu ve Kürt açılımında da yaşadı.
Ak Parti Güneydoğu’ya yaranamadığı gibi Manisa, Uşak, Balıkesir gibi doğudan göç alan şehirleri de MHP’ye kaptırdı.
Onlarca yıllık birikmiş ya da biriktirilmiş meseleleri aşmak bu kadar kolay mı ?
Başbakan’ın aceleciliği ve damara basan konularda bir anda aritmisinin yükselmesi açıkçası toplumu tedirgin ediyor.
Cumhurbaşkanı Gül bu tedirginliğin farkında ve Türkiye’nin çözüm bekleyen en önemli meselesi Kürt sorununun aşılması için müthiş bir strateji yürüttü.
Yakın zamanda Köşk’te Baykal, Bahçeli ve Türk ile görüştü, nabız yokladı.
Şimdi; Cumhurbaşkanının ‘tarihi fırsat yakalandı’ demesi; bu işin çözümü için nasıl hareket etmesi gerektiğinin mesajını vererek Başbakan Erdoğan’ı sahaya sürmesi anlamına geliyor.
Cumhurbaşkanı şunu diyor:
“Ben sonuna kadar desteklerim ama bu meseleyi hükümetin çabası ve girişimi çözecek.”
Dolayısıyla ‘benim için bitmiştir, bir daha gelmem, elini sıkmam, selam vermem, ya sev ya terk et’ tarzı yaklaşımın değişmesi gerekiyor.
Şimdi Cumhurbaşkanı’nın bu açılımı, gerekirse Başbakan’ı DTP Genelbaşkanı Ahmet Türk ile bile görüşmeye mecbur bırakacak.
Kalıcı bir çözümün bulunmasının zorlu bir süreci gerektireceği ve bu sürecin de diyalogla olacağı kesin.
DTP’nin uzun zamandır Başbakan’dan randevu istediği biliniyor. Başbakan bu randevuyu verip en azından talebin o taraftan gelmesi vesilesiyle bir konuşma süreci başlatabilir.
Ak Parti de sorunun çözüm sürecinde DTP’den ‘etnik siyasetten uzak durması’ gibi isteklerini aktarma fırsatı bulmuş olur.
Her yolun sonuna ilk atılan adımın ardından varılır.
Kürt sorununun çözümü için Başbakan’ın muhalefetten daha fazla uğraş vermesi gerekecek.
Büyük olmak, iktidar olmak, herkesi kucaklamaya aday olmak bu zorlukları göğüslemeyi gerektirir.
Muhalefetin ‘tarihi fırsat derken ne demek istedin’ diye Cumhurbaşkanına yüklenmesi ne anlama geliyor ?
Birincisi; MHP ve CHP saf rolü yapıyor olabilir.
İkincisi; mesajı aldılar Başbakan’ı köşeye sıkıştırmak istiyor olabilirler.
İkincisiyle bağlantılı üçüncüsü; Erdoğan’ın damarına basıp bu girişimin de başarısızlıkla sonuçlanması ve hükümetin ele geçmiş bu fırsatı değerlendiremediği yönünde kamuoyu oluşturma gayretinde olabilirler.
Ak Parti ancak ve ancak her şeyin ‘oy’ olmadığı bilinci ve geri dönüş beklemeden uğraşması halinde Kürt meselesinin çözümü adına yol alabilir.
Kürt meselesinin çözüm sürecinde Ermenistan-Azerbaycan-Türkiye arasında yaşanan trafikte Ak Parti hükümetini ihanet içindeymiş gibi gösteren senaryolar ortaya sürülecektir.
Hatta önümüzdeki genel seçimde Kürt meselesi konusundaki girişimler oy kaybına bile yol açabilir.
Ama bu bir samimiyet testi. Zor bir süreç.
Elbette sinirlenmeden, sabırla, olgunlukla yürütülmesi gerekiyor.
Gerekiyorsa elli defa başa dönerek ama yılmadan.
Ümitliyseniz samimisiniz demektir.
Bunu zaman gösterecek.
Ve Cumhurbaşkanlığı makamının nereden nereye geldiğini anlamak adına büyük bir değişimin resmi duruyor karşımızda.
Ahmet Necdet Sezer döneminde Cumhurbaşkanının bir ülke için ne kadar önemli olabileceğini herkes çok iyi idrak etmişti.
Abdullah Gül ile ise bu önemin, ülkenin sorunlarını aşma noktasındaki işlevine tanıklık ediyoruz.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 13.05.2009 | | | KÜRTSORUNUNUKİMÇÖZECEK?KÜRT SORUNUNU KİM ÇÖZECEK? |
|
| Unakıtan bu fırsatı kaçırmadı ! | Haber3 | 05.03.2009 08:54 |  | | |
| ‘Vanminut’ tişörtleri de çıktı | Evrensel | 26.02.2009 14:14 |  | | |
| Moderatöre vurmayı düşünmüş | Milliyet | 23.02.2009 23:53 |  | | |
| 'O an moderatöre vurmayı düşündüm' | Haber7 | 23.02.2009 21:09 |  | | |
| Moderatöre vurmayı düşündüm | GazetePort | 23.02.2009 17:31 |  | | |
| Erdoğan'dan itiraf: Vuracaktım | Samanyolu Haber | 23.02.2009 15:51 |  | | |
| Vuracaktım | Hürriyet | 23.02.2009 13:55 |  | | | Başbakan Tayyip Erdoğan, Diyarbakır gezisi dönüşü, Davosta yaşanan krizin arka planını ilk kez anlattı. Erdoğan, moderatöre görünenden daha fazla sinirlendiğini söyledi. İşte Erdoğanın ağzından o an: | | Hürriyet Ana Sayfa 23.02.2009 | | | VuracaktımVuracaktım |
|
| Erdoğan Diyarbakır dönüşü ANA uçağında konuştu | Haber Türk | 23.02.2009 13:24 |  | | |
| 'Moderatöre vurmak istedim' | Vatan Gazetesi | 23.02.2009 09:32 |  | | |
| Erdoğan'ın 'one minute' sözü seçim sloganı oldu | Zaman | 20.02.2009 17:19 |  | | |
| 'One minute' seçim sloganı oldu! | İnternet Haber | 20.02.2009 16:44 |  | | |
| Davutoğlu’ndan Erdoğan’ı kızdıran moderatöre ret | Milliyet | 20.02.2009 00:31 |  | | |
| Bu Davos esprisi Erdoğan'ı kızdırır ! | Samanyolu Haber | 11.02.2009 18:28 |  | | CNNTURKdeki Nası Yani? programına konuk olan Metin Akpınar, ince göndermelerle (!) Davosta yaşananları değerlendirdi. İşte ilginç sözler... İlk bir dakika tamamdı. İngilizcesi de tamamdı. El hareketleri başlayınca biraz zorlandı. Olmaz daha kötü olmaya başladı. Ondan sonra Excuiseme biraz daha zorladı işi. Her harekette şeker yükseldi, öfke artttı, hanımefendinin gözyaşları. Öbür tarafta Peresin davranışı, nötr gibi durduğu halde, o sırada kalbinin kaç attığı ölçülse bilmem nerelere giderdi. Bütün bunları görünce de aynı zamanda bir olumsuzluğun da gelişmekte olduğunu seziyorsunuz. Artı terkediş, kağıtları yerleştiriş, Arap Birliğinin kalkıp bir anlamda tebrikti. Orda Başbakan artık kendinde olduğunu belli etti çünkü bilinçli bir şekilde, kısa bir süre onun elini sıktı. Tam gidiyordu, bu sefer de BM Genel Sekreterimiz mi oluyor? Ben son zamanlarda Birleşmiş Milletleri unuttuğum için! Zaten Birleşememiş Milletler diyordum! Son zamanlarda da yok artık yani! Ona rağmen belki de adımın kişisel şeyiyle Amr Musayı oturttu. Bütün bunları izleyince, Türkiyenin geleceği konusunda endişelenmemek olası değil.
NE ÇABUK GELDİLER!
Akpınarın bu konuşmasından bir kaç saniye sonra yayına rejiden bir ses girdi. Telsiz anonsu gibi duyulan ses karşısında Akpınarın tavrı yine şaşırttı:
Beyaz: Evet, çabuk geldiler abi!
Akpınar: O kadar ileri geri konuştuk mu?
Beyaz: Hemen mi geldiler?
Akpınar: Ben daha Estergondayım, Ergenekona gelmedim...
MODERATÖR KONUSUNDA HAKLIYDI ANCAK...
Akpınar, Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın, moderatörün kendisine fiziksel müdahalesine sert tepki vermesinin doğru bir tavır olduğunu belirterek şöyle konuştu:
Sayın Başbakanın moderatöre karşı davranışında, son grup toplantısında söylediği kafa atmak ya da iki tane çakmak hariç, haklı ve doğruydu. Hiç bir moderatörün, hangi postta yazarsa yazsın, bir ülkenin başbakanını kolunda dürterek ikaz etme hakkı yoktur. Ona itirazı fevkalade hakkıdır Sayın Başbakanın. Ancak Davosu terketmesi, Davosa bir daha gelmeyeceğim, bundan sonra Davos benim için bitmiştir gibi egosantrik, çocuksu ve ben yaklaşımı çok sağlıklı karşılanamaz diye düşünüyorum. Orada yapılacak şey moderatöre uyarıda bulunmak, adil olmadığını söylemek, belki kendisinin gelmemesi değil, moderatörün bir daha böyle toplantıları yönetmemesini istemek. Gitmemeliydi diye düşünüyorum. Kağıtları falan toplayıp gitmesi bence biraz Başbakanımızın, son zamanlarda Amerikada çıkan Erdoğanlaşma, Erdoğanca bir davranış oldu diye düşünüyorum.
TELEVİZYON GAZETESİ | | Samanyolu Haber Son Dakika 11.02.2009 | | | BuDavosesprisiErdoğanıkızdırırBu Davos esprisi Erdoğanı kızdırır |
|
| Moderatöre yapacağımı bilirdim | İnternet Haber | 03.02.2009 13:11 |  | | |
| Erdoğan moderatöre: Edepsiz! | Hür Haber | 03.02.2009 12:44 |  | | |
| GO HOME IMF * | Samanyolu Haber | 03.02.2009 10:29 |  | | Türkiye artık eski Türkiye değil. Bitti, geçti o günler. Başbakan’ın Davos’taki tavrı gösterdi ki siyasi ve ekonomik olarak “varız”.
Yiyiciler yiyip bitiremedi, altımızı oymaya kalkanların kazmaları ellerinde kırıldı.
Bu asil milleti güzel günler bekliyor.
İyiliklerimizi, coşkumuzu, heyecanımızı dünyaya anlatabileceğimiz güzel günler.
Peres’e ve moderatöre karşı bu çıkış, milletin gönlünde gereken aksi sedayı yaptı. Türkiye Başbakan’a, asıl önemlisi ülkesinin geleceğine sahip çıktı.
IMF’ye de kapıyı göstermenin zamanı geldi.
Borcumuzu 40 milyar dolardan 8 milyara indirdik.
Onlarsa yeniden Ankara’nın yollarını aşındırıyorlar.
Oysa krizden kurtaracağız diyen IMF’nin kendisi krizde.
Japonya’dan para alıp, yüksek faizle başka ülkelere satmaya çalışıyor.
Bir bakıma kendi varlığını devam ettirebilmenin yolunu, bizim gibilerin sırtına yapışmakta buluyor.
Para vereyim derken, ülkeyi yönetmeye kalkmaktan da geri durmuyor.
İşler kötüyken “kemerleri sık”, işler düzelince kemeri “gevşet”, paraları bana göndermeye devam et.
8 milyar borç, 25 daha verelim. Etti 33.
Dönelim başa. 2001’e, 93’e ve daha gerilere. 60 yıldır olduğu gibi.
Boyunduruğu başımıza takmaya.
Vergileri arttıralım, kamudan işçileri çıkaralım. Yeni zamları vatandaşa bindirelim.
Gelişmiş hangi ülkenin IMF ile ilişkisi var. Brezilya, Güney Kore, Rusya… İMF ile işleri olur mu?
Neden onlar değil de biz?
Şimdi dikkat!
Parayı ellerinde bulunduranlar kolay pes etmezler.
Başbakan’ın dediği gibi “ümüğümüzü sıkmak” için fırsat kollayabilirler.
Türkiye’yi bir dönemin “5 kuruşa muhtaç” günlerine döndürmek isteyebilirler.
Ergenekoncular da eminim bunu için fırsat kolluyorlar.
Bağlantılarıyla, ülkede kargaşa, ekonomide kriz oluşturmak için kara bulutları bekliyorlar.
IMF ile şimdiye kadar defalarca anlaşma, çok defa stand by’lar imzaladık.
İmzaladık da ne oldu?
İtibar mı kazandık, rahata mı kavuştuk, gelirimiz mi arttı?
Bakın son 7 yıla.
IMF’nin kapısından yavaş yavaş uzaklaştıkça neler yaptık?
Milli gelir 7000 dolarlara yükseldi.
Faizler neredeyse dünya standartlarına geldi.
Enflasyon ortada. Hayallerin de ötesinde geriledi.
IMF yoksa istikrar var.
IMF yoksa eylem de yok, işçi-hükümet anlaşması var.
IMF yoksa bilin ki o ülkede refah var, mutlu bir gelecek var.
Eğer şu yaşadığımız günlerdeki badireyi ve reel sektörün borç sarmalını IMF’siz atlatabilirsek gelecek bizimdir inşallah. Önümüzdeki 5-6 yılı IMF’ye ipotek etmemek için ülkemize sahip çıkmalı, içerdeki fırsat kollayıcı, oyun kurucu, karanlık sevenlere fırsat vermemeliyiz.
Bu kez Türkiye, ülkesine hizmet edenlerin sesini daha çok çıkarabildiği bir ülke.
Davos’ta bir kere kendimizi gösterdik.
Şimdi sıra sende. Başka kapıya, go home IMF.
*Go home= Evine git | | Samanyolu Haber Son Dakika 03.02.2009 | | | GOHOMEIMF*GO HOME IMF * |
|
| TÜRKİYE VE İSRAİL | Samanyolu Haber | 03.02.2009 08:47 |  | | Nedir bu ipler? DAVOS’TA Başbakan Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Peres’in konuşacağı panelden önce iki ülkenin diplomatları uzun görüşmeler yaptı. Ortak kanaatleri şuydu:
“Elbette iki ülkenin görüşleri farklı, ama liderlerin konuşmaları eleştiri sınırını aşmamalı!”
Niye? Çünkü hem İsrail hem Türkiye tarafı biliyor ki, iki ülkenin vazgeçemeyeceği karşılıklı çıkarları vardır.
Hatta Türk diplomatlar İsrailli meslektaşlarına şunu söylediler:
- Başbakan Erdoğan Türkiye’de başka, burada başka konuşamaz. İsrail’in Gazze’deki tutumunu eleştirir.
İsrailli diplomatların cevabı:
- Tabii, bunu biliyoruz. Peres de savunur. Önemli olan üslupların eleştiri sınırları içinde kalması...
Ama olmadı. Önce Peres eleştiri sınırlarını aştı, kaba ve öfkeli bir konuşma yaptı. Başbakan misliyle mukabele etti. Moderatör David Ignatius’un densizliği bardağı taşırdı ve “olay” patladı.
Şu soru önemlidir: Neden iki tarafın diplomatları “olay” çıkmasın diye çabalamışlardır?
İpleri koparmamak!
Olay patladıktan sonra Peres, Başbakan’ı telefonla arayarak “üzgün olduğunu” söyledi, iki ülke ilişkilerinin zarar görmemesini istedi.
Başbakan Erdoğan da şu açıklamayı yaptı:
“Benim tavrım moderatöre oldu... Herhangi bir şekilde ne İsrail halkını ne Peres’i ne de Musevi halkını hedef aldım!”
Bakın, iki taraf da öfke patlamasının ardından ‘ipleri koparmamaya’ çalıştılar! Niye?.. O ‘ipler’ çok önemli de ondan!
Eminim, iki tarafın diplomatları da kendi liderlerine bunu tavsiye ettiler.
Başbakan’ı “Davos fatihi, dünya başbakan görsün” diye pankartlarla karşılayıp coşkulu tezahürat yapan kalabalıklar ‘ipler’in farkında olmasalar da, bu ‘ipler’ çok önemli...
Nedir bu ipler?
Basit iki sembol konu: İsrailli pilotlar uçuş eğitimini Türkiye’de yapıyor; çünkü İsrail arazisi çok dardır. Türkiye de İsrail’den istihbarat alıyor. İkisi için de çok önemli.
Nitekim Genelkurmay, hemen Davos “olay”ının ardından iki ülke arasındaki askeri işbirliğinin devam edeceğini açıkladı.
İsrail Başbakanı Olmert, kendi bakanlarına “Sakin olun” uyarısı yaptı.
Türkiye’nin yeri?
Amerika’daki Yahudi lobilerinin Türkiye için önemini kim inkâr edebilir? ABD’ye gidip de bu lobileri ziyaret etmeyen tek cumhurbaşkanımız, başbakanımız yoktur!
Yahudi lobileri de çok iyi biliyor ki, Türk-İsrail ilişkileri bozulursa İsrail büyük zarar görür, Ortadoğu allak bullak olur! Onun için Davos’un ardından lobilerden de “yumuşak” mesajlar geliyor.
Ermeni soykırım tasarısı gündeme geldiğinde Yahudi lobileri bu gerçeği dikkate alacaktır.
Görülüyor ki, Türk-İsrail ilişkileri coşkulu kalabalıkların veya keskin sirke ideologların havsalasına sığmayacak bir derinliğe ve çeşitliliğe sahiptir.
Türkiye elbette daima İsrail’in gaddar politikalarını eleştirecektir. Bu hem insani bir görevdir hem Arap dünyasıyla olan ilişkilerimizin derinliği ve çeşitliliği de bunu gerektirir.
Öfke patlamaları olabilir, ama aslolan Türkiye’nin bir tarafa kızıp öbür tarafın radikallerinin yanına savrulmamasıdır.
Türkiye elbette İran ve Suriye ile iyi, hem de çok iyi ilişkilere sahip olmalıdır ama Türkiye Ortadoğu’da bir “merkez ülke”dir; “İran, Suriye, Hamas, Hizbullah” çizgisine sürüklenemez! Bunun görüntüsü bile yanlış olur. | | Samanyolu Haber Son Dakika 03.02.2009 | | | TÜRKİYEVEİSRAİLTÜRKİYE VE İSRAİL |
|
| ABD'li Yahudiler, Erdoğan'ın açıklamalarından memnun | Zaman | 02.02.2009 02:09 |  | | |
| ABD'li Yahudiler, Erdoğan'ın açıklamalarından memnun | Zaman | 02.02.2009 02:08 |  | | |
|
| |