Habergec.Com Aranan Kelimeler:nükleer silah türkiye için bir seçenek Değerlendirme: 10 / 10 383749
habergec.com
28.05.2012 Pazartesi
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler

:: Gruplar
 

nükleer silah türkiye için bir seçenek

Nükleer silah Türkiye için bir seçenek
Zaman
22.01.2012
02:51
Batılı devletler ve İsrail, İranın nükleer programını engellemek için sabotaj, suikast, diplomatik baskı, ekonomik ambargo ve siber teknoloji saldırıları dâhil hemen her yolu deniyor.
Zaman
En Çok Okunan
22.01.2012
NükleersilahTürkiyeiçinbirseçenekNükleer silah Türkiye için bir seçenek
Nükleer silah Türkiye için bir seçenek
Zaman
22.01.2012
01:58
Batılı devletler ve İsrail, İranın nükleer programını engellemek için sabotaj, suikast, diplomatik baskı, ekonomik ambargo ve siber teknoloji saldırıları dâhil hemen her yolu deniyor.
Zaman
Yorum
22.01.2012
NükleersilahTürkiyeiçinbirseçenekNükleer silah Türkiye için bir seçenek
Nükleer silah Türkiye için bir seçenek
Zaman
22.01.2012
01:48
Batılı devletler ve İsrail, İranın nükleer programını engellemek için sabotaj, suikast, diplomatik baskı, ekonomik ambargo ve siber teknoloji saldırıları dâhil hemen her yolu deniyor.
Zaman
Ana Sayfa
22.01.2012
NükleersilahTürkiyeiçinbirseçenekNükleer silah Türkiye için bir seçenek
ABD yetkilileri: Takas anlaşması hala masada
Samanyolu Haber
10.06.2010
07:06
Amerikalı üst düzey yetkililer, Türkiye, Brezilya ve İran arasında uranyum takası konusunda varılan anlaşmanın, kendileri açısından hala masada olduğunu söyledi.

Yetkililer, BM Güvenlik Konseyinde İrana yeni yaptırım kararının alınmasının ardından Türk basınıyla düzenledikleri sohbet toplantısında, 17 Mayısta Tahranda varılan anlaşmada, İranın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini ne zaman durduracağı, şu ana kadar zenginleştirdiği uranyumun akıbetinin ne olacağı ve Türkiyeye göndereceği uranyumun muhafazasına dair düzenlemeler gibi hususlarda soru işaretlerinin bulunduğunu belirtti. Anlaşmada açıklığa kavuşturulması gereken eksikliklerin giderilmesi halinde Tahran ile bunun üzerinde teknik düzeyde görüşmeye hazır olduklarını bildiren yetkililer, kendileriyle bu konuları görüşüp görüşmeme ve bu konuları ele alıp almama kararının Tahrana bağlı olduğunu kaydetti. Diplomasi kapısının kapandığını düşünmüyoruz, hala açık ifadesini kullanan yetkililer, bunun için İranın aslında çok basit birtakım yükümlülükleri karşılaması gerektiğini söyledi. Yetkililer, Türkiyenin arabuluculuk çabalarını destekleyip desteklemediklerine ilişkin bir soru üzerine, başka ülkelerin İranı yükümlülüklerine uyması noktasında ikna etmeye katkı sağlaması halinde, bunu memnuniyetle karşılayacaklarını kaydetti. -TOP İRANIN SAHASINDA- ABD, Rusya ve Fransanın, uranyum takasını öngören Tahran Bildirisiyle ilgili İranın Uluslararası Atom Enerjisi Kurumuna (UAEK) mektubuna bugün resmi cevap verdiğini hatırlatan yetkililer, bu cevabın neden bugün verildiğiyle ilgi soru üzerine, UAEKYI geçen hafta bu hususta zaten bilgilendirdiklerini, Türkiye ve Brezilyaya da uranyum takası anlaşmasına dair açığa çıkarılması gereken hususları ilettiklerini kaydetti. ABD ve Türkiyenin İranın nükleer silah edinmemesi yönündeki genel amacı paylaştığı, ancak İrana yönelik uygulanması gereken taktikler konusunda anlaşmazlıklar bulunduğunu ifade eden yetkililer, tasarının çıkarılmayıp, Tahran Bildirisi üzerinde konuşulması halinde bunun aylar sürebileceğini, bu nedenle İrana baskı oluşturmak için böyle bir tasarının zorunlu olduğunu gördüklerini savundu. Yetkililer, diplomasiyi kısa kestikleri yönündeki eleştirileri kabul etmeyerek, ABDnin açılımına yanıt vermeyen ve yükümlülüklerini yerine getirmeyen tarafın İran olduğunu söylediler. Diplomasi kapısının hala açık olduğunu belirten yetkililer, Top İranın sahasında, İranın önünde bir seçenek var, ya meydan okumaya ve kendisini daha fazla izole etmeye devam edecek ya da yükümlülüklerini yerine getirip bunun faydalarını görecek dediler. -TÜRKİYE VE BREZİLYA YALNIZ KALDI- Bir soru üzerine, Asya, Avrupa ve Amerika kıtalarından ülkelerin tasarı lehine oy kullandığını, Brezilya ve Türkiyenin ise yalnız kaldığını savunan yetkililer, Türkiye ve Brezilyanın iyi niyet çabalarını memnuniyetle karşıladıklarını ve hiç kimse ile rekabet içinde olmadıklarını, sadece İranın uluslararası yükümlülüklerine uymasına önem verdiklerini kaydetti. Yetkililer, bir soru üzerine, İran açısından Tahran Bildirisinin yaptırım kararını önleme amaçlı olduğuna inandıklarını ifade ederek, ilk kez BM Güvenlik Konseyinde İrana yaptırım tasarısı oylamasında iki hayır oyunun çıktığının hatırlatılması ve bunun kararın meşruluğuna olumsuz etki yapıp yapmayacağının sorulması üzerine, bu son yaptırımların, Konseyde önceki alınan yaptırım kararlarına göre çok daha sert olduğunu söylediler. Yetkililer, İrana olası bir askeri saldırının masada olup olmadığına yönelik soruya, hiçbir opsiyonu dışlamadıkları, ancak diplomasiye odaklandıkları yanıtını verdiler. Bir yorum Obama yönetiminin askeri seçeneği kullanmamak için yaptırımları geçirdiği, diğer yorum ise Obama yönetiminin askeri seçenek için diğer bütün seçenekleri tüketmeye çalıştığı yönünde, sizce hangisi doğru? şeklindeki bir soru üzerine yetkililer, ilk seçeneğin daha doğru olduğunu kaydetti. Yetkililer, ABDnin İsraile Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşmasını (NPT) imzalaması yönünde çağrı yapıp yapmayacağı sorusunu yanıtlarken, ABDnin İsrail ve diğer ülkeleri daima NPTye katılmaya çağırdığını, ancak Orta Doğuda İsrailin NPTye katılmasını mümkün kılacak koşulların yaratılması gerektiğini ileri sürdü. Öte yandan, Beyaz Saray Sözcüsü Robert Gibbs, günlük basın toplantısında, Türkiye ve Brezilyanın hayır oyunun kendilerinde hayal kırıklığı yaratıp yaratmadığına dair bir soru üzerine, bunun kendileri açısından sürpriz olmadığını belirtti. Gibbs, Sürpriz değildi. Son birkaç haftada yaklaşımlarımızda biraz farklılık vardı. Neden böyle bir oy kullandıklarını karakterize etmek istemiyorum dedi.
Samanyolu Haber
Son Dakika
10.06.2010
ABDyetkilileriTakasanlaşmasıhalamasadaABD yetkilileri Takas anlaşması hala masada
Lieberman yine konuştu!
Samanyolu Haber
06.04.2010
11:39
İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman, Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın İsrailin Gazze ve Kudüse yönelik son eleştirilerinin ardından, Erdoğanin giderek, Libya lideri Muammer Kaddafiye dönüştüğünü öne sürdü.

Lieberman, İsrailin Ynet haber sitesine yaptığı açıklamada, Erdoğanın yavaş yavaş (Libya lideri Muammer) Kaddafi veya (Venezüela Devlet Başkanı) Hugo Chaveze dönüştüğüne inandığını ifade etti. Lieberman, Bu onun seçimi, sorun Türkiye değil, Erdoğan diye de ekledi. Ynet, Liebermanın, İranın nükleer silah sahibi olmaya doğru ilerlemesine, Türkiyeden yönelen eleştirilere, Filistinlilerin bir devlet ilanı tehdidiyle karşı karşıya bulunulmasına ve ABD Başkanı Barack Obamanın Kudüsteki inşaatların kontrol altında tutulmasını istemesine rağmen, Liebermanın iyimserliğini koruduğunu belirtti. Biz Firavunu atlattık, bu dönemin de üstesinden geliriz diye konuşan Lieberman, İsrailin bağımsızlığı ve varlığını korumak için mücadele edenlerin bu baskılara da göğüs germesi gerektiğini ifade edip, Başka bir seçenek yok diye konuştu. Filistin Yönetiminin önümüzdeki yıl muhtemelen yaz aylarında bağımsız bir devlet ilanına gideceği yolundaki açıklamalarına karşı da Lieberman, Tek taraflı bir karar, bizi de tüm taahhütlerimiz konusunda serbest bırakacaktır diye konuştu. Ancak Lieberman, böyle bir kararın bir çözüm ve barış getirmeyeceği görüşünde olduğunu dile getirdi. -ABD İLE KRİZ YOK- ABD Başkanı Barack Obamanın Ortadoğu temsilcisi George Mitchellın bölgeye yapması beklenen yeni ziyaret öncesinde, Amerikan tarafı ile İsrail arasında bir kriz yaşanmadığını savunan Lieberman, İsrailin ABD Başkanı ile oldukça net bir şekilde konuşması gerektiğine de inanıyor. Obamaya, Kudüste inşaatları durdurmayacağımızı ve (Batı Şeriadaki) 10 aylık süre sonunda da inşaatlara yeniden geçeceğimizi açıkça söylememiz gerektiği düşüncesindeyim diyen Lieberman, bu konuda bir yanılsama olmaması gerektiğini kaydetti. Amerikan yönetiminin Gazzeye ablukanın hafifletilmesi, Filistin Yönetimi Devlet Başkanı Mahmud Abbasa yeni jestlerde bulunulması ve Kudüste inşaatların durdurulması gibi taleplerine karşı Lieberman, Filistinlilere yeni jestler konusunda planları bulunmadığını ifade etti. Lieberman, Netanyahu hükümeti, doğrudan görüşmeler öncesinde daha iyi bir atmosfer sağlamak amacıyla yeterince iyi niyet jestlerinde bulunmuştur dedi ve şöyle devam etti: Ancak bunun karşılığında ilave talepler, baskılar ve suçlamalardan öte hiç bir olumlu teşvik görmedik. Yeni jestlere gerek görmüyorum. Şimdi jestler yapma sırası Filistinlilerde... Öte yandan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da Kuzey Afrika kökenli Yahudilern dün gece düzenledikleri Pesah (Hamursuz) Bayramı festivaline katılıp, Ülkenin kuzeyinde ve güneyinde ve özellikle Kudüste kalkınma hamlelerine devam edeceğiz diye konuştu.
Samanyolu Haber
Son Dakika
06.04.2010
LiebermanyinekonuştuLieberman yine konuştu
Başbakan Erdoğan hedeflerini açıkladı
Samanyolu Haber
13.01.2010
12:13
Başbakan Erdoğan, Moskova Devlet Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Enstitüsünde Türk Dış Politikası konulu konferans verdi.

Erdoğan, konuşmasında Türkiyenin Avrupa Birliği (AB) üyeliğinin stratejik bir hedef olduğunu ifade etti. AB ile tam üyelik yoluyla bütünleşme iradesinin milletin her alanda kendisi için en yüksek standartlara kavuşma arzusunun ifadesi haline geldiğini vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi: Türkiyenin ABye tam üyeliği, gerek Avrupa gerek Türkiye için, özellikle bölgemiz için köşe taşı niteliğinde bir projedir. Bu itibarla ABye tam üyelik hedefine doğru kararlılıkla ilerliyoruz. Bu yoldan dönüşümüz söz konusu olmadığı gibi tam üyelik dışında bir seçenek de gündemimizde asla yok. Dış politikamızın öncelikli konularından biri Kıbrıstır. Bu anlayış doğrultusunda 2010 yılını bizler bir çözüm yılı olarak düşünüyoruz. Ve bunu çözüme dönüştürebilmek için de her zamankinden daha yoğun bir çaba harcamamız gerektiğine inanıyoruz. Komşumuz Irakın; toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini koruyarak iç huzurunu sağlamış, kendisi ve komşularıyla barışık istikrarlı ve müreffeh bir ülke haline gelmesi bizim için son derece önem taşıyan bir başka konudur. Çünkü ağırlıklı olarak Kuzey Irakta akrabalık bağları olan yüzlerce aile var. Bunlar, her gün daha da gelişerek ilişkileri sıcak hale getiriyor. Şu anda Türkiyenin Irak ile bu noktadaki münasebetleri çok çok büyük önem taşırken üst düzey siyasi ilişkilerimiz de her geçen gün olumlu istikamette gelişiyor. Türkiye, bu anlayışla Iraktaki bütün nüfus kesimlerine gerek etnik gerek inanç farklılıkları noktasında hepsi ile eşit mesafede durarak Iraklı kardeşlerimizin yanında olmaya, güvenlik ve istikrarını gözetmeye devam edecektir. -VİZELERLE BİRLİKTE KRONİK SORUNLARI DA TEK TEK KALDIRIYORUZ- Türkiye ile Irak arasında gerçekleşen görüşmelerde 48 tane anlaşma imzalandığını hatırlatan Erdoğan, Bu süreç aramızdaki irtibatın ne denli güçlenmekte olduğunu da gösteriyor dedi. Benzer şekilde Suriye ile ilişkilerin geliştirilmesi için önemli adımlar atıldığını anlatan Başbakan Erdoğan, Vizelerle birlikte kronik sorunları da tek tek kaldırıyoruz diye konuştu. Suriye ile de kısa süre önce 51 anlaşma imzalandığını anımsatan Erdoğan, daha önce Türkiye ile Suriye arasında yaşanan olumsuz yaklaşımların şu anda ortadan kaldırıldığını dile getirdi. -BİZ KÜRESEL BARIŞIN PEŞİNDEYİZ- İran konusuna da değinen Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti: İran, tartışmalı nükleer programı ile uluslararası gündemin üst sıralarında yer almaya devam ediyor. Öncelikle Türkiye- İran ilişkilerini; sosyal ve tarihsel derinlik noktasında buna uygun olarak komşu olmamızın kendine has gereklerini dikkate alarak, ayrıca ekonomik, güvenlik ve uluslar arası konjonktür dahil tüm boyutlarını gözeterek sürdürüyoruz. Doğalgazımızın büyük bir kısmını birinci derecede Rusyadan temin ediyoruz ama ikinci derecede de İrandan temin ediyoruz. Bu da aramızdaki bağın ne denli önemli olduğunu gösteriyor. Göreve geldiğimiz anda İran ile dış ticaret hacmimiz 1,5-2 milyar dolar civarındaydı. Fakat şu anda İran ile aramızdaki dış ticaret hacmi 10 milyar dolara ulaştı. Şimdi de belirlediğimiz hedef 30 milyar dolar. Bütün bunlar ilişkilerimizin önemini ortaya koyarken, dünyada karşılıklı çıkar ilişkilerinin de inkar edilemez, reddedilemez bir gerçek olduğunu düşünmek durumundayız. Tabii ki, içişlerine karışmamak, karşılıklı saygı, iyi komşuluk, güvenlik, işbirliği ilişkilerimizdeki temel ölçütlerdir. Biz bölgemizde doğrusu nükleer silah istemiyoruz, arzu etmiyoruz ama bir ülkeden nükleer silah istememe arzusu ortaya konulurken, aynı bölgede bir başka ülkede nükleer silah olursa bu adil bir yaklaşım tarzı olmaz. Bunu ortaya koymamız lazım. Eğer gücü elinde bulunduranlar adil yaklaşım tarzını ortaya koymazsa, o zaman dünya, haklı veya haksız ayırt edilmeden, güçlülerin egemen olduğu bir dünya olur ki bu dünya asla küresel barışı temin edemez. Biz küresel barışın peşindeyiz ve bunu temin etmek de hepimizin ortak gayretiyle olacaktır. Nükleer program konusundaki tutumumuz gayet açıktır. Biz şunu daima söylüyoruz, bizzat uluslar arası toplantılarda da söylüyorum. Bakınız şu anda dünyada yıllık ortalama olarak savunma sanayi sektörüne ayrılan rakamlar 1 trilyon dolara ulaşıyor. Peki insanlığın barışı için fakirliğin giderilmesi için, açlığın, yoksulluğun giderilmesi için? Bugün dünyada 1,5 milyar insanın açlık, sefalet, yoksulluk içerisinde yaşadığını düşündüğümüzde bu sektöre harcanan bunca paranın acaba belli bir payını bu güçlü ülkeler kaydırırsa gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerle birlikte o zaman inanıyorum ki dünya barışı sevgiyi, hak ve özgürlükler noktasındaki dostluğu, kardeşliği çok daha çabuk yakalayacaktır.
Samanyolu Haber
Son Dakika
13.01.2010
BaşbakanErdoğanhedefleriniaçıkladıBaşbakan Erdoğan hedeflerini açıkladı
Toplam "6" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti