Habergec.Com Aranan Kelimeler:ne dolar ne de altın Değerlendirme: 10 / 10 645979
habergec.com
16.09.2014 Salı
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler
Gazeteler
İnternet Siteleri
Televizyonlar
Radyolar
Diğer

:: Gruplar
 

ne dolar ne de altın

‘18 Aralık hukuka darbe örgütü’nden şikâyetçi oldu
Zaman
12.09.2014
12:04
17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarını yürüten eski İstanbul Mali Şube Müdürü Yakub Saygılı, savcılığa 75 sayfalık şikayet dilekçesi sundu.Kendisini darbecilikle suçlayan Savcı İsmail Uçar’a verdiği dilekçesinde Saygılı, haklarında ortaya atılan iddiaları tek tek cevapladı. 17 Aralık sonrası yaşanan hukuksuzluklara imza atan kişileri ‘18 Aralık Hukuka Darbe Örgütü’ diye tanımlarken, 18 Aralık’ta yürütmenin yargıya darbe yaptığını kaydetti. Saygılı, kendilerine yöneltilen suçlamaların yolsuzluğu kapatmaya matuf olduğunu belirterek, savcı ve mahkeme kararı ile soruşturma yürüten herkesin ‘paralel’ iftirasına maruz kaldığını vurguladı. Ardından, yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasının gerçeklikten uzak ve mantığa aykırı bir şekilde ‘darbe’ yaftasıyla, soruşturmada görev alanların da tamamen asılsız ve mesnetsiz bir şekilde ‘paralel devlet’ iftiralarıyla itibarsızlaştırıldığını dile getirdi. Yakub Saygılı, soruşturma kapsamında tespit edilen rüşvet eylemlerinde eski Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın şüpheli konumunda olduğunu hatırlatarak, asıl hedeflerinin Halkbank olduğu iddiasını ‘tam bir iftira’ diye tanımladı. Aslan’ın şahsi suçlarının kendisini bağlayacağını belirterek, soruşturma ve Halkbank arasında bağlantı kurma çabasının kasten yapıldığını belirtti.‘HEDEF İMAM HATİP’ DENİLEREK YOLSUZLUK ÖRTBAS EDİLMEK İSTENDİSaygılı, hükümet çevrelerince ‘Hedef imam hatipler’ iddiasına da cevap verdi. Bu yalanla soruşturmanın itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını anlatan Saygılı, şunları ifade etti: “İftiranın temeli, arama sırasında ayakkabı kutuları içerisinde bulunarak el konulan milyonlarca TL, dolar ve Euro’nun, şüphelinin; 19.12.2013 tarihli ifadesindeki paraların Osmancık ilçesindeki imam hatip lisesinin yapımında kullanılacağı savunmasına dayanmaktadır. Ne var ki, bahse konu paralar, yaklaşık 14 ay süren teknik takip çalışmaları esnasında Rıza SARRAF liderliğindeki grup tarafından bahse konu ikamete 15 seferde gönderilen rüşvet eylemlerinin takibi esnasında tespit edilmiş olup, arama sırasında bu rüşvete konu paraların bir kısmı bulunarak el konulabilmiştir. Burada utanç verici olan konu şudur; dünya tarihinin en kuvvetli delilleriyle gerçekleşen yolsuzluk soruşturmasının ve en yüz kızartıcı ve en ahlaksız suçlardan biri olan rüşvet suçunun, imam hatip liselerinin adının ve toplumdaki yerinin suistimal edilmek suretiyle örtbas edilmeye çalışılmasıdır. Bu da bahse konu örgütün, hukuki işlemleri hukuki mecrasında tartışmadan, minder dışına çekip algılar dünyasının içine hapsetmeye çalışma stratejisinin bir ürünüdür.” ‘18 Aralık Hukuka Darbe Çetesi’nin, yolsuzluk soruşturmalarında görev alanları itibarsızlaştırma propagandalarında en çok ‘paralel yapı’, ‘Operasyonu Cemaat yaptırdı’, ‘Pensilvanya’dan talimat aldılar’ gibi iftiraların kullanıldığını da aktaran Saygılı, “Asılsız ve hiçbir dayanağı olmayan söylemlerle yolsuzluk soruşturmalarının, toplumda hukukun dışında hareket eden ve kötü niyetli kişilerce başlatılıp yürütüldüğü algısı oluşturulmaya çalışılıyor. Ancak soruşturma tamamen hukuk çerçevesinde yürütüldü.” ifadelerini kullandı. Yakub Saygılı, ardından ‘18 Aralık Hukuka Darbe Çetesi’ olarak tanımladığı grupla ilgili şu ifadeleri kullandı: “Soruşturmada, İran’ın diğer ülkelerdeki mevduatını altın olarak kendi ülkesine aktarması konusunun suç teşkil ettiği yönünde hiçbir isnat bulunmamaktadır. Soruşturmaya konu eylemler, Türkiye’nin İran’a olan petrol ve doğalgaz ödemeleri ile ilgili de değildir. Soruşturma, uluslararası yaptırımları aşmak için geliştirilen sistemin işleyişi esnasında verilen rüşvetler, bankalara ibraz edilen sahte belgeler, altın kaçakçılığı ve bu suçların örgüt faaliyeti kapsamında gerçekleştirilmesi konularını içermektedir.”DİLEKÇEDE ŞÜPHELİ OLARAK YER ALAN İSİMLERSaygılı’nın dilekçesinde ‘18 Aralık Hukuka Darbe Örgütü’ diye şikayetçi olduğu isimler şöyle: “İçişleri Bakanı Efkan Ala, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İstanbul Emniyet Müdürü Selami Altınok, İl Emniyet Müdür Yardımcısı Selami Yıldız, Mali Şube Müdürü Hakan Sıralı, Müdür Yardımcısı Arzum Nazman, Mali Şube’de Başkomiser Hakan Korkmaz, polis memuru Caner Metiner, polis başmüfettişleri Erhan Gülveren, Kenan Aydoğan, Ercümet Özbeyli, Cemil Zafer, Refik Felek, Nevzat Yazıcı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Hadi Salihoğlu, eski İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Oktay Erdoğan, savcılar İsmail Uçar, İrfan Fidan, Fuzuli Aydoğdu, Mehmet Akdeniz, Kozmik Çalışma Grubu (KÇG), Sabah Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Erdal Şafak, Takvim Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ergün Diler, Yeni Şafak Gazetesi Genel Yayın Yönetmen
Zaman
Ana Sayfa
12.09.2014
‘18Aralıkhukukadarbeörgütü’ndenşikâyetçioldu‘18 Aralık hukuka darbe örgütü’nden şikâyetçi oldu
‘18 Aralık hukuka darbe örgütü’nden şikâyetçi oldu
Zaman
12.09.2014
02:01
17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarını yürüten eski İstanbul Mali Şube Müdürü Yakub Saygılı, savcılığa 75 sayfalık şikayet dilekçesi sundu.Kendisini darbecilikle suçlayan Savcı İsmail Uçar’a verdiği dilekçesinde Saygılı, haklarında ortaya atılan iddiaları tek tek cevapladı. 17 Aralık sonrası yaşanan hukuksuzluklara imza atan kişileri ‘18 Aralık Hukuka Darbe Örgütü’ diye tanımlarken, 18 Aralık’ta yürütmenin yargıya darbe yaptığını kaydetti. Saygılı, kendilerine yöneltilen suçlamaların yolsuzluğu kapatmaya matuf olduğunu belirterek, savcı ve mahkeme kararı ile soruşturma yürüten herkesin ‘paralel’ iftirasına maruz kaldığını vurguladı. Ardından, yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasının gerçeklikten uzak ve mantığa aykırı bir şekilde ‘darbe’ yaftasıyla, soruşturmada görev alanların da tamamen asılsız ve mesnetsiz bir şekilde ‘paralel devlet’ iftiralarıyla itibarsızlaştırıldığını dile getirdi. Yakub Saygılı, soruşturma kapsamında tespit edilen rüşvet eylemlerinde eski Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın şüpheli konumunda olduğunu hatırlatarak, asıl hedeflerinin Halkbank olduğu iddiasını ‘tam bir iftira’ diye tanımladı. Aslan’ın şahsi suçlarının kendisini bağlayacağını belirterek, soruşturma ve Halkbank arasında bağlantı kurma çabasının kasten yapıldığını belirtti.‘HEDEF İMAM HATİP’ DENİLEREK YOLSUZLUK ÖRTBAS EDİLMEK İSTENDİSaygılı, hükümet çevrelerince ‘Hedef imam hatipler’ iddiasına da cevap verdi. Bu yalanla soruşturmanın itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını anlatan Saygılı, şunları ifade etti: “İftiranın temeli, arama sırasında ayakkabı kutuları içerisinde bulunarak el konulan milyonlarca TL, dolar ve Euro’nun, şüphelinin; 19.12.2013 tarihli ifadesindeki paraların Osmancık ilçesindeki imam hatip lisesinin yapımında kullanılacağı savunmasına dayanmaktadır. Ne var ki, bahse konu paralar, yaklaşık 14 ay süren teknik takip çalışmaları esnasında Rıza SARRAF liderliğindeki grup tarafından bahse konu ikamete 15 seferde gönderilen rüşvet eylemlerinin takibi esnasında tespit edilmiş olup, arama sırasında bu rüşvete konu paraların bir kısmı bulunarak el konulabilmiştir. Burada utanç verici olan konu şudur; dünya tarihinin en kuvvetli delilleriyle gerçekleşen yolsuzluk soruşturmasının ve en yüz kızartıcı ve en ahlaksız suçlardan biri olan rüşvet suçunun, imam hatip liselerinin adının ve toplumdaki yerinin suistimal edilmek suretiyle örtbas edilmeye çalışılmasıdır. Bu da bahse konu örgütün, hukuki işlemleri hukuki mecrasında tartışmadan, minder dışına çekip algılar dünyasının içine hapsetmeye çalışma stratejisinin bir ürünüdür.” ‘18 Aralık Hukuka Darbe Çetesi’nin, yolsuzluk soruşturmalarında görev alanları itibarsızlaştırma propagandalarında en çok ‘paralel yapı’, ‘Operasyonu Cemaat yaptırdı’, ‘Pensilvanya’dan talimat aldılar’ gibi iftiraların kullanıldığını da aktaran Saygılı, “Asılsız ve hiçbir dayanağı olmayan söylemlerle yolsuzluk soruşturmalarının, toplumda hukukun dışında hareket eden ve kötü niyetli kişilerce başlatılıp yürütüldüğü algısı oluşturulmaya çalışılıyor. Ancak soruşturma tamamen hukuk çerçevesinde yürütüldü.” ifadelerini kullandı. Yakub Saygılı, ardından ‘18 Aralık Hukuka Darbe Çetesi’ olarak tanımladığı grupla ilgili şu ifadeleri kullandı: “Soruşturmada, İran’ın diğer ülkelerdeki mevduatını altın olarak kendi ülkesine aktarması konusunun suç teşkil ettiği yönünde hiçbir isnat bulunmamaktadır. Soruşturmaya konu eylemler, Türkiye’nin İran’a olan petrol ve doğalgaz ödemeleri ile ilgili de değildir. Soruşturma, uluslararası yaptırımları aşmak için geliştirilen sistemin işleyişi esnasında verilen rüşvetler, bankalara ibraz edilen sahte belgeler, altın kaçakçılığı ve bu suçların örgüt faaliyeti kapsamında gerçekleştirilmesi konularını içermektedir.”DİLEKÇEDE ŞÜPHELİ OLARAK YER ALAN İSİMLERSaygılı’nın dilekçesinde ‘18 Aralık Hukuka Darbe Örgütü’ diye şikayetçi olduğu isimler şöyle: “İçişleri Bakanı Efkan Ala, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İstanbul Emniyet Müdürü Selami Altınok, İl Emniyet Müdür Yardımcısı Selami Yıldız, Mali Şube Müdürü Hakan Sıralı, Müdür Yardımcısı Arzum Nazman, Mali Şube’de Başkomiser Hakan Korkmaz, polis memuru Caner Metiner, polis başmüfettişleri Erhan Gülveren, Kenan Aydoğan, Ercümet Özbeyli, Cemil Zafer, Refik Felek, Nevzat Yazıcı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Hadi Salihoğlu, eski İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Oktay Erdoğan, savcılar İsmail Uçar, İrfan Fidan, Fuzuli Aydoğdu, Mehmet Akdeniz, Kozmik Çalışma Grubu (KÇG), Sabah Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Erdal Şafak, Takvim Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ergün Diler, Yeni Şafak Gazetesi Genel Yayın Yönetmen
Zaman
Güncel
12.09.2014
‘18Aralıkhukukadarbeörgütü’ndenşikâyetçioldu‘18 Aralık hukuka darbe örgütü’nden şikâyetçi oldu
Hangi yolsuzlukların üzeri örtüldü?
Zaman
04.09.2014
04:16
17-25 Aralık soruşturmalarında görev alan polisler, şimdi ‘darbe’ ile suçlanıyor. 22 Temmuz’daki sahur baskınıyla başlayan emniyet mensuplarına yönelik operasyonlar, sayısız hukuk skandalına sahne oldu.Gözaltına alınan polisler darbeyle suçlanırken haklarında somut deliller dahi sunulamadı. Peki, polislerin gözaltına alınmasına sebep olan 17-25 Aralık soruşturmalarının içeriği ne idi? Bu iki tarih, Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasının operasyona dönüştüğü tarih olarak kayıtlara geçti. Bakanlar, bakan çocukları ve hükümete yakın işadamlarının dahil olduğu, yolsuzluk miktarının ise on milyarlarca dolarla ifade edildiği soruşturmalar, Eylül 2012’de bir dizi ihbarla başlayıp, 17 Aralık 2013’te Savcı Celal Kara’nın, 25 Aralık 2103’te ise Savcı Muammer Akkaş’ın gözaltı talimatları ile kamuoyu tarafından duyuldu. İşte ortaya çıkan gerçekler:17 ARALIK’TA 87 MİLYAR EURO’LUK KARA PARA TRAFİĞİAralık soruşturması, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca görevlendirilen İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele ve Mali Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gerçekleştirildi. Aralarında işadamı Ali Ağaoğlu, Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan, çeşitli düzeyde kamu görevlileri ve 61. Türkiye hükümeti kabine üyesi 4 bakan ile 3 bakan çocuğunun olduğu kişiler “rüşvet, görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma ve kaçakçılık” ile suçlandı. 17 Aralık soruşturmasında Reza Zarrab liderliğindeki yapılanmanın 87 milyar Euro kara para akladığı ve bazı bakanlar da dahil olmak üzere kamu görevlilerine toplam 139 milyon lira rüşvet dağıttığı tespit edildi.MASAK VE MİT DE ZARRAB’IN KARA PARA AKLADIĞINI TESPİT ETTİEski İstanbul Mali Şube Müdürü Yakub Saygılı’nın yönettiği, Savcı Muammer Akkaş ve Celal Kara’nın yürüttüğü soruşturmanın detayları şu şekildeydi: 2008 yılında Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) 50 sayfalık bir rapor hazırlayarak İranlı işadamı Reza Zarrab ve adamlarının kara para aklama faaliyetlerini tespit etti. Daha sonra 21 Aralık 2010 tarihinde Moskova Havalimanı’nda, İstanbul’dan Rusya’ya giden 3’ü Azeri, biri İranlı olmak üzere 4 kişi, bavul ve sırt çantalarında 14,5 milyon dolar ve 4 milyon Euro ile yakalandı. İstanbul Mali Şube, olayın detaylarında Reza Zarrab’ın ekibi ile bağlantısını tespit etti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 17 Eylül 2012’de, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, kaçakçılık ve suçtan elde edilen mal varlığının aklanması iddialarına yönelik teknik takip çalışmalarına başladı. Soruşturmada MİT’in de o tarihlerde Recep Tayyip Erdoğan’ı uyardığı ve 4 bakanın Reza Zarrab’la rüşvet ilişkisini deşifre edip Erdoğan’a rapor sunduğu ortaya çıktı.BAKAN ÇOCUKLARI KANALI İLE ZARRAB’DAN MİLYONLARCA LİRA RÜŞVETYapılan incelemelerde Zarrab’ın Türk vatandaşlığına geçmesinde yardımcı olan eski İçişleri Bakanı Muammer Güler’in, oğlu Barış Güler vasıtasıyla rüşvet aldığı, eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın Zarrab’ın altın ticaretindeki usulsüzlükleri kapatması için oğlu Kaan Çağlayan vasıtasıyla rüşvet aldığı, eski AB Bakanı Egemen Bağış’ın Zarrab’dan işlerini halletmesi için rüşvet aldığı, eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın ve Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir’in ise rüşvet karşılığı usulsüz imar değişiklikleri yaptığı soruşturmada yer aldı.AYAKKABI KUTULARINDA 4,5 MİLYON DOLAR17 Aralık günü başlatılan operasyonlarla, soruşturmanın detayları daha da açığa çıktı. 71 kişi gözaltına alındı. Operasyonlarda gözaltına alınan Halk Bankası Genel Müdürü’nün evinde ayakkabı kutularına saklanmış şekilde 4 buçuk milyon dolar para ele geçirildi.BAKAN GÜLER’İN OĞLU BARIŞ’IN EVİNDE 7 KASA, 1,5 MİLYON TLMuammer Güler’in oğlu Barış Güler’in evinde de 7 çelik para kasası ve içinde 1,5 milyon lira olduğu görüldü. Bunların yanında operasyonlardan sonra internete, sosyal medyaya ve gazetelere yansıyan ses kayıtlarında çarpıcı ifadeler yer aldı. İçişleri Bakanı Muammer Güler’in oğlu Barış Güler’in evinde ise 7 adet elektronik şifreli kasa ve deste deste paralar çıktı. Kasalardaki paralara el konulduğu ve paraların adli emanete gönderildiği bildirildi. Kasalardan çok miktarda döviz ve TL çıktığı iddia edildi. Operasyon görüntülerine göre, 100’er dolar halinde sayılmış onlarca deste, 500 liralık onlarca TL desteleri çıktı. Yine Barış Güler’in evindeki aramada yatak odasında bir para sayma makinesi bulundu. Para sayma makineleri ve kasaların yanında sayımı yapılmış paraları gösteren el yazısıyla para dökümü bulunan A-4 kâğıtlarında notlar bulundu.ZARRAB’DAN BAKAN BAĞIŞ’A RÜŞVET GÖRÜNTÜLENDİReza Zarrab’ın Zafer Çağlayan’a 700 bin lira de
Zaman
En Çok Okunan
04.09.2014
Hangiyolsuzluklarınüzeriörtüldü?Hangi yolsuzlukların üzeri örtüldü?
Hangi yolsuzlukların üzeri örtüldü?
Zaman
04.09.2014
02:05
17-25 Aralık soruşturmalarında görev alan polisler, şimdi ‘darbe’ ile suçlanıyor. 22 Temmuz’daki sahur baskınıyla başlayan emniyet mensuplarına yönelik operasyonlar, sayısız hukuk skandalına sahne oldu.Gözaltına alınan polisler darbeyle suçlanırken haklarında somut deliller dahi sunulamadı. Peki, polislerin gözaltına alınmasına sebep olan 17-25 Aralık soruşturmalarının içeriği ne idi? Bu iki tarih, Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasının operasyona dönüştüğü tarih olarak kayıtlara geçti. Bakanlar, bakan çocukları ve hükümete yakın işadamlarının dahil olduğu, yolsuzluk miktarının ise on milyarlarca dolarla ifade edildiği soruşturmalar, Eylül 2012’de bir dizi ihbarla başlayıp, 17 Aralık 2013’te Savcı Celal Kara’nın, 25 Aralık 2103’te ise Savcı Muammer Akkaş’ın gözaltı talimatları ile kamuoyu tarafından duyuldu. İşte ortaya çıkan gerçekler:17 ARALIK’TA 87 MİLYAR EURO’LUK KARA PARA TRAFİĞİAralık soruşturması, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca görevlendirilen İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele ve Mali Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gerçekleştirildi. Aralarında işadamı Ali Ağaoğlu, Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan, çeşitli düzeyde kamu görevlileri ve 61. Türkiye hükümeti kabine üyesi 4 bakan ile 3 bakan çocuğunun olduğu kişiler “rüşvet, görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma ve kaçakçılık” ile suçlandı. 17 Aralık soruşturmasında Reza Zarrab liderliğindeki yapılanmanın 87 milyar Euro kara para akladığı ve bazı bakanlar da dahil olmak üzere kamu görevlilerine toplam 139 milyon lira rüşvet dağıttığı tespit edildi.MASAK VE MİT DE ZARRAB’IN KARA PARA AKLADIĞINI TESPİT ETTİEski İstanbul Mali Şube Müdürü Yakub Saygılı’nın yönettiği, Savcı Muammer Akkaş ve Celal Kara’nın yürüttüğü soruşturmanın detayları şu şekildeydi: 2008 yılında Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) 50 sayfalık bir rapor hazırlayarak İranlı işadamı Reza Zarrab ve adamlarının kara para aklama faaliyetlerini tespit etti. Daha sonra 21 Aralık 2010 tarihinde Moskova Havalimanı’nda, İstanbul’dan Rusya’ya giden 3’ü Azeri, biri İranlı olmak üzere 4 kişi, bavul ve sırt çantalarında 14,5 milyon dolar ve 4 milyon Euro ile yakalandı. İstanbul Mali Şube, olayın detaylarında Reza Zarrab’ın ekibi ile bağlantısını tespit etti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 17 Eylül 2012’de, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, kaçakçılık ve suçtan elde edilen mal varlığının aklanması iddialarına yönelik teknik takip çalışmalarına başladı. Soruşturmada MİT’in de o tarihlerde Recep Tayyip Erdoğan’ı uyardığı ve 4 bakanın Reza Zarrab’la rüşvet ilişkisini deşifre edip Erdoğan’a rapor sunduğu ortaya çıktı.BAKAN ÇOCUKLARI KANALI İLE ZARRAB’DAN MİLYONLARCA LİRA RÜŞVETYapılan incelemelerde Zarrab’ın Türk vatandaşlığına geçmesinde yardımcı olan eski İçişleri Bakanı Muammer Güler’in, oğlu Barış Güler vasıtasıyla rüşvet aldığı, eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın Zarrab’ın altın ticaretindeki usulsüzlükleri kapatması için oğlu Kaan Çağlayan vasıtasıyla rüşvet aldığı, eski AB Bakanı Egemen Bağış’ın Zarrab’dan işlerini halletmesi için rüşvet aldığı, eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın ve Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir’in ise rüşvet karşılığı usulsüz imar değişiklikleri yaptığı soruşturmada yer aldı.AYAKKABI KUTULARINDA 4,5 MİLYON DOLAR17 Aralık günü başlatılan operasyonlarla, soruşturmanın detayları daha da açığa çıktı. 71 kişi gözaltına alındı. Operasyonlarda gözaltına alınan Halk Bankası Genel Müdürü’nün evinde ayakkabı kutularına saklanmış şekilde 4 buçuk milyon dolar para ele geçirildi.BAKAN GÜLER’İN OĞLU BARIŞ’IN EVİNDE 7 KASA, 1,5 MİLYON TLMuammer Güler’in oğlu Barış Güler’in evinde de 7 çelik para kasası ve içinde 1,5 milyon lira olduğu görüldü. Bunların yanında operasyonlardan sonra internete, sosyal medyaya ve gazetelere yansıyan ses kayıtlarında çarpıcı ifadeler yer aldı. İçişleri Bakanı Muammer Güler’in oğlu Barış Güler’in evinde ise 7 adet elektronik şifreli kasa ve deste deste paralar çıktı. Kasalardaki paralara el konulduğu ve paraların adli emanete gönderildiği bildirildi. Kasalardan çok miktarda döviz ve TL çıktığı iddia edildi. Operasyon görüntülerine göre, 100’er dolar halinde sayılmış onlarca deste, 500 liralık onlarca TL desteleri çıktı. Yine Barış Güler’in evindeki aramada yatak odasında bir para sayma makinesi bulundu. Para sayma makineleri ve kasaların yanında sayımı yapılmış paraları gösteren el yazısıyla para dökümü bulunan A-4 kâğıtlarında notlar bulundu.ZARRAB’DAN BAKAN BAĞIŞ’A RÜŞVET GÖRÜNTÜLENDİReza Zarrab’ın Zafer Çağlayan’a 700 bin lira de
Zaman
Güncel
04.09.2014
Hangiyolsuzluklarınüzeriörtüldü?Hangi yolsuzlukların üzeri örtüldü?
Hangi yolsuzlukların üzeri örtüldü?
Zaman
04.09.2014
02:04
17-25 Aralık soruşturmalarında görev alan polisler, şimdi ‘darbe’ ile suçlanıyor. 22 Temmuz’daki sahur baskınıyla başlayan emniyet mensuplarına yönelik operasyonlar, sayısız hukuk skandalına sahne oldu.Gözaltına alınan polisler darbeyle suçlanırken haklarında somut deliller dahi sunulamadı. Peki, polislerin gözaltına alınmasına sebep olan 17-25 Aralık soruşturmalarının içeriği ne idi? Bu iki tarih, Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasının operasyona dönüştüğü tarih olarak kayıtlara geçti. Bakanlar, bakan çocukları ve hükümete yakın işadamlarının dahil olduğu, yolsuzluk miktarının ise on milyarlarca dolarla ifade edildiği soruşturmalar, Eylül 2012’de bir dizi ihbarla başlayıp, 17 Aralık 2013’te Savcı Celal Kara’nın, 25 Aralık 2103’te ise Savcı Muammer Akkaş’ın gözaltı talimatları ile kamuoyu tarafından duyuldu. İşte ortaya çıkan gerçekler:17 ARALIK’TA 87 MİLYAR EURO’LUK KARA PARA TRAFİĞİAralık soruşturması, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca görevlendirilen İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele ve Mali Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gerçekleştirildi. Aralarında işadamı Ali Ağaoğlu, Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan, çeşitli düzeyde kamu görevlileri ve 61. Türkiye hükümeti kabine üyesi 4 bakan ile 3 bakan çocuğunun olduğu kişiler “rüşvet, görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma ve kaçakçılık” ile suçlandı. 17 Aralık soruşturmasında Reza Zarrab liderliğindeki yapılanmanın 87 milyar Euro kara para akladığı ve bazı bakanlar da dahil olmak üzere kamu görevlilerine toplam 139 milyon lira rüşvet dağıttığı tespit edildi.MASAK VE MİT DE ZARRAB’IN KARA PARA AKLADIĞINI TESPİT ETTİEski İstanbul Mali Şube Müdürü Yakub Saygılı’nın yönettiği, Savcı Muammer Akkaş ve Celal Kara’nın yürüttüğü soruşturmanın detayları şu şekildeydi: 2008 yılında Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) 50 sayfalık bir rapor hazırlayarak İranlı işadamı Reza Zarrab ve adamlarının kara para aklama faaliyetlerini tespit etti. Daha sonra 21 Aralık 2010 tarihinde Moskova Havalimanı’nda, İstanbul’dan Rusya’ya giden 3’ü Azeri, biri İranlı olmak üzere 4 kişi, bavul ve sırt çantalarında 14,5 milyon dolar ve 4 milyon Euro ile yakalandı. İstanbul Mali Şube, olayın detaylarında Reza Zarrab’ın ekibi ile bağlantısını tespit etti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 17 Eylül 2012’de, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, kaçakçılık ve suçtan elde edilen mal varlığının aklanması iddialarına yönelik teknik takip çalışmalarına başladı. Soruşturmada MİT’in de o tarihlerde Recep Tayyip Erdoğan’ı uyardığı ve 4 bakanın Reza Zarrab’la rüşvet ilişkisini deşifre edip Erdoğan’a rapor sunduğu ortaya çıktı.BAKAN ÇOCUKLARI KANALI İLE ZARRAB’DAN MİLYONLARCA LİRA RÜŞVETYapılan incelemelerde Zarrab’ın Türk vatandaşlığına geçmesinde yardımcı olan eski İçişleri Bakanı Muammer Güler’in, oğlu Barış Güler vasıtasıyla rüşvet aldığı, eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın Zarrab’ın altın ticaretindeki usulsüzlükleri kapatması için oğlu Kaan Çağlayan vasıtasıyla rüşvet aldığı, eski AB Bakanı Egemen Bağış’ın Zarrab’dan işlerini halletmesi için rüşvet aldığı, eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın ve Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir’in ise rüşvet karşılığı usulsüz imar değişiklikleri yaptığı soruşturmada yer aldı.AYAKKABI KUTULARINDA 4,5 MİLYON DOLAR17 Aralık günü başlatılan operasyonlarla, soruşturmanın detayları daha da açığa çıktı. 71 kişi gözaltına alındı. Operasyonlarda gözaltına alınan Halk Bankası Genel Müdürü’nün evinde ayakkabı kutularına saklanmış şekilde 4 buçuk milyon dolar para ele geçirildi.BAKAN GÜLER’İN OĞLU BARIŞ’IN EVİNDE 7 KASA, 1,5 MİLYON TLMuammer Güler’in oğlu Barış Güler’in evinde de 7 çelik para kasası ve içinde 1,5 milyon lira olduğu görüldü. Bunların yanında operasyonlardan sonra internete, sosyal medyaya ve gazetelere yansıyan ses kayıtlarında çarpıcı ifadeler yer aldı. İçişleri Bakanı Muammer Güler’in oğlu Barış Güler’in evinde ise 7 adet elektronik şifreli kasa ve deste deste paralar çıktı. Kasalardaki paralara el konulduğu ve paraların adli emanete gönderildiği bildirildi. Kasalardan çok miktarda döviz ve TL çıktığı iddia edildi. Operasyon görüntülerine göre, 100’er dolar halinde sayılmış onlarca deste, 500 liralık onlarca TL desteleri çıktı. Yine Barış Güler’in evindeki aramada yatak odasında bir para sayma makinesi bulundu. Para sayma makineleri ve kasaların yanında sayımı yapılmış paraları gösteren el yazısıyla para dökümü bulunan A-4 kâğıtlarında notlar bulundu.ZARRAB’DAN BAKAN BAĞIŞ’A RÜŞVET GÖRÜNTÜLENDİReza Zarrab’ın Zafer Çağlayan’a 700 bin lira de
Zaman
Ana Sayfa
04.09.2014
Hangiyolsuzluklarınüzeriörtüldü?Hangi yolsuzlukların üzeri örtüldü?
Toplam "5" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti