Habergec.Com Aranan Kelimeler:ne dolar ne de altın Değerlendirme: 10 / 10 325065
habergec.com
16.04.2014 Çarşamba
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler
Gazeteler
İnternet Siteleri
Televizyonlar
Radyolar
Diğer

:: Gruplar
 

ne dolar ne de altın

Altından bile daha değerli
Haber3
14.04.2014
11:13
Altından

Ne Dolar ne Euro ne de altın... Kirazın kilosu 200 TLye dayandı..

Haber3
Son Dakika
14.04.2014
AltındanbiledahadeğerliAltından bile daha değerli
Tarlalarından altın çıkıyor ama ‘sefa’sını süremiyorlar
Zaman
13.04.2014
02:02
Fildişi Sahili’nin batısında bulunan c adlı kasabadaki kakao çiftliğinde yeni bir altın madeni keşfedildi.Hal böyle olunca bundan kazanç sağlamak isteyenler, madene akın etti. Kimi kafasına yerleştirdiği fener ile derin kuyular kazıp buraya girerken kimi de toprağı sulandırıp elleriyle tek tek altın parçası aramaya koyuldu. Gözleri kapkaranlık kuyuda kaybolsa da, vücutları kovalarla toprak taşımaktan bitap düşse de, bu onlar için pek mühim değildi. Zira ucunda ekmek paralarını çıkarabilme ümidi vardı. Ne var ki ülkedeki yetkililer, zanaatkarlığa taş çıkartan bu arayışı, kako üretimini yok etmeye kapı araladığı gerekçesiyle eleştiriyor. Öyle ya bölgenin en gelişmiş ülkesi olarak bilinen Fildişi Sahili, kakao üretiminde dünya lideri. Altından önce kakao yetiştiriciliğiyle uğraşan insanlar, altın gibi değerli metallerin peşinden koşunca, kakao üretimi yavaşlıyor.Bouafu Kouassi, bir dedektif gibi altın izi süren insanlardan sadece biri. Beş çocuğa sahip olan 35 yaşındaki Kouassi, yaklaşık beş yıldır kakao yetiştiriyor. Ancak çocuklarının eğitim masraflarını bile ödemekte güçlük çektiğini anlatıyor. Bu yüzden de umudunu altına bağlamış durumda. Keşfedilen altın madenlerinden bahsederek ve de sanki piyango kazanmış gibi gülümseyerek, “Orada altın oldukça, biz çalışıyor olacağız. Ne zaman ki altın tükenir, o zaman kakao üretimine devam edeceğiz.” diyor. Severin Konan adlı bir başka kakao çiftçisi ise artık tarlalara gerek olmadığı kanaatinde. Ona göre, sadece altın ayıklayarak binlerce dolar kazanılabilir.
Zaman
Güncel
13.04.2014
Tarlalarındanaltınçıkıyorama‘sefa’sınısüremiyorlarTarlalarından altın çıkıyor ama ‘sefa’sını süremiyorlar
Turhan Bozkurt - Suç işlemek kârlıysa…
Zaman
04.04.2014
17:12
Mahkeme kararları tanınmıyor… İç hukukta nihai itiraz mercii olan Anayasa Mahkemesi’nin kararları idare tarafından kaale alınmıyor ya da aheste aheste tatbik ediliyorsa o ülkede hukuk teminatından söz edilemez.17 Aralık’tan bugüne hukukun taammüden katledilişine şahit oluyoruz. İki gündür en uç örnek yaşanıyor. Yüksek Mahkeme’nin Twitter yasağının derhal kaldırılması yönünde önceki gün verdiği karara gösterilen anlamsız dirence Anayasa ihlalidir diyemeyecek miyiz? Anlamsız yasağın kaldırıldığı dün akşam saatlerine kadar TİB’in şahsında hükümetin sergilediği duyarsızlığı da 30 Mart seçimlerinde sandıktan çıkan yüzde 43’lük desteğe mi bağlayacağız? Sandık, yolsuzlukları aklayamayacağı gibi mahkeme kararlarına ıslık çalarak mukabelede bulunan hükümeti mazur gösteremez.Demokrasinin aracını amaç haline getirenler hak ihlallerini sandık sonucu ile meşrulaştırmak için yarışadursun modern dünyada Türkiye’nin imajı yerle bir oldu. Ne demek istediğimi anlamak isteyenler, seçim sonuçları için hangi başkentlerden tebrik telefonu geldiğine bakabilirler.Menfi her şeyi 17 Aralık’ta icat edilen soyut düşmanın üzerine atan hükümeti alkış yağmuruna tutan aydınımız, gazetecilerimiz ve yığınlar çoğunluğun sesi gibi gösterilemez. Çıkan sonuca saygı gösterirken öbür cenahtaki yüzde 57’yi kategorize eden zihniyeti hep beraber kınamalıyız.İş dünyası sandıktan çıkan neticenin siyasetteki gerilimi bitireceğini ümit ediyordu. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın balkondan konuşurken sarf ettiği sözler derin bir sukut-ı hayaldi. Erdoğan, isim vererek sivil topluma, işadamlarına savaş ilan etti zafer nutkunda. Böyle devam edilirse sermaye kendini nasıl güvende hissedebilecek?Türkiye, 2013’ün ilk yarısında aylık net 9 milyar dolar fon girişi ile cari açığı finanse ediyordu. Gezi protestoları ile dışa vuran kutuplaştırıcı dil o kadar etkili oldu ki rakam 2,5 milyar dolara geriledi. 2014’te bırakın net girişi Merkez Bankası ocak verisini açıkladığında 3,1 milyar dolar net dövizin ülkeyi terk ettiği anlaşıldı.Türkiye içine düştüğü hukuk darboğazından nasıl çıkacak? Büyük usta Çetin Altan’ın deyişi ile suç işlemek kârlıysa, suç önlenemez. Suçun ödüllendirildiği bir sistemde ne huzur vardır ne de istikrar. Adalet tecelli etmiyorsa yabancı sermaye gelmez. Gelenler de ilk fırsatta bavulunu toplamaya başlar.Londra’da yaklaşık 212 milyon TL sermaye ile yeni bir şirket kurmaya karar verdiği için kimse Koza Altın’a, Akın İpek’e kızmasın. Kendi ülkesinde hukuk dışı yöntemlerle iftiralara, orantısız güç kullanımına maruz kalan bir işadamının ayakta kalmak için yurtdışında güvenli liman aramasına niye şaşırılıyor ki!Enflasyon, büyüme, işsizlik, cari açık, ihracat… Yatırımcı bir ülkeye girmeden evvel bunları dikkatle analiz eder. En sonunda hukuk sistemine, bağımsız yargıya bakar. Diğerleri fena değilse hukuki teminata ikna olmuşsa yatırıma onay verir. Hükümet, yargının işleyişine yaptığı her müdahale ile aslında ekonomik verilerdeki bozulmayı tolere edebilecek en önemli kozunu kaybediyor. Brezilya, Endonezya, Rusya, Güney Afrika rakamlar açısından Türkiye’den daha cazip. Rakiplere fark atmamızı sağlayacak köklü hukuk sistemini son dönemlerdeki gibi tarumar etmek, ülkenin geleceğinden çalmaktır.
Zaman
Köşe Yazıları
04.04.2014
TurhanBozkurt-Suçişlemekkârlıysa…Turhan Bozkurt - Suç işlemek kârlıysa…
Üretici zorda
Zaman
02.04.2014
15:58
İhracat rakamlarını değerlendiren TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Avrupa ekonomisindeki toparlanmanın sürdüğünü, bu toparlamanın ihracata olumlu yansıdığını söyledi.Büyükekşi, “Nitekim ocak-mart döneminde mal ihracatımızdaki artış oranı yüzde 5,8 iken Türkiye’nin AB’ye ihracatı ilk çeyrekte yüzde 11,3 arttı. Bu rakamlarla birlikte Türkiye’nin mal ihracatında AB’nin payı yüzde 45,4’e yükseldi. Bu oranın 2012 yılında yüzde 38’e kadar indiğini düşündüğümüzde AB’de yaşanan bu canlanmaların ihracatımız üzerindeki olumlu etkisi daha da net anlaşılıyor.” dedi. Büyükekşi, bu artıştan en fazla ihracat yapan otomotiv ve hazırgiyim sektörünün olumlu etkilendiğini kaydetti.30 Mart yerel seçiminde halkın yoğun bir katılımla sandığa gittiğini belirten Büyükekşi, “Şimdi ivedilikle gerek siyaset kurumunun gerekse toplumun tüm kesimlerinin yeniden ekonomiye odaklanmasını istiyoruz. Ülkemizin temel gündemi rekabet gücünün geliştirilmesi olmalıdır.” dedi.TÜİK tarafından açıklanan 2013 büyüme rakamlarının ihracatla ilişkisini de değerlendiren Büyükekşi, “Geçtiğimiz yılın son çeyreğinde, altın ihracatındaki gerilemenin negatif baz etkisi nedeniyle net ihracatımız maalesef büyümeye pozitif katkı vermedi. 2013 yılının tamamında ise ihracat, özellikle 3. çeyrekteki kuvvetli altın baz etkisi nedeniyle büyümeye neredeyse hiç katkı sağlamadı.” dedi. Büyükekşi, yılın ilk aylarında görülen ihracatta yukarı ve ithalatta aşağı yönlü gelişmelerin yanı sıra özellikle AB kaynaklı dış pazarlardaki talep artışları, rekabetçi kur avantajı ve altının baz etkisinin ortadan kalkması gibi faktörlerin de etkisiyle ihracatın büyümeye olumlu katkı yapacağını ifade etti. Merkez Bankası’nın son yaptığı faiz artırımının ardından döviz kurlarında dalgalanmanın durduğuna dikkat çeken Büyükekşi, “Döviz kurları nispeten dar bir bantta salınmaya başladı. İhracatçılarımız için bu oynaklığın azalmasını çok olumlu buluyoruz. Hem dalgalanmanın azalması hem de döviz kurlarının rekabetçi seviyelerde yer alması ihracatımız açısından son derece güzel gelişmeler.” dedi.Büyükekşi, üretici enflasyon oranlarının, üretenlerin ne kadar zor durumda olduğunu gösteren bir sinyal olduğunu söyledi. Büyükekşi, “Üretici enflasyonu şubat ayında yıllık bazda yüzde 12,4 çıkarken, tüketici enflasyonu yüzde 7,9 oldu. Rakamlar bize zayıf talep sebebiyle tüketicilerin fiyata karşı hassasiyetinin arttığını gösterdi.” diye konuştu. Bu durumun aramalı-yatırım fiyatlarında artışa sebep olduğuna dikkat çeken Büyükekşi, ortaya çıkan büyüme ve firmaların yaşayacağı kâr krizine dikkat çekti. Büyükekşi, sadece iç pazara çalışan firmalar değil, ihracat yapan firmaların da düşük kârlarla çalışmak zorunda kalacaklarını ifade etti.Türkiye açısından bir diğer olumsuz gelişmenin de yabancı sermaye konusunda olduğunu belirten Büyükekşi, “Türkiye’ye 2013 yılında 12,7 milyar dolar yabancı sermaye girişi yaşandı. Bu değer 2012’ye göre yüzde 4,1’lik bir gerilemeye işaret ediyor. Bu noktada gerekli tedbirlerin alınması, Türkiye’nin içerisinden geçtiği sürecin iyi anlatılması gerekiyor.” dedi.Dünya ticaretindeki son dönemde yaşanan önemli gelişmelerden birinin de AB-ABD serbest ticaret anlaşması olduğunu kaydeden Büyükekşi, “Bu anlaşmanın yıllık ek 100 milyar dolarlık bir ticaret hacmi oluşturacağı öngörülüyor. Bizim de bu süreçle birlikte ABD ile en kısa zamanda bir STA imzalamamız gerektiğine inanıyoruz.” dedi.
Zaman
Ekonomi
02.04.2014
ÜreticizordaÜretici zorda
İhaleden artakalan biraz ‘cash', biraz duman
Zaman
25.03.2014
11:04
Hürriyet gazetesi yazarı Kanat Atkaya, kamuoyunun gündeminden düşmeyen yolsuzluk iddialarını yazdı. Atkaya, 5 yıl içeresinde özelleştirilen 10 elektrik dağıtım şirketinin kasasında kaldığı iddia edilen toplam 171.3 milyon TLye dikkat çekerek böylece Sayıştay raporlarının neden engellendiğinin anlaşıldığı belirtti.İşte Atkayanın o yazısı:TOPLAM 171.3 milyon TL “indiragandi” olmuş.Zahmetsizce...Kim bilir, ne tatlı gelmiştir o para...Satın alıp eve geldiğin ceketin cebinde altın bulmak gibi...İndirimden aldığın ayakkabının kutusunda dolar görmek gibi...Altına çektiğin ikinci el aracın torpido gözünde para balyalarına rastlamak gibi...“Ah!” demişlerdir, “ne tatlı...”“Oh!” demişlerdir, “bu ihaleden bana kalan, biraz ‘cash, biraz duman...”*Olaylar şöyle gelişiyor...Sayıştay 2012 yılında bir TEDAŞ raporu hazırlıyor.Raporda, son 5 yıl içinde özelleştirilen 10 elektrik dağıtım şirketinin kasasında toplam 171.3 milyon TL kaldığı belirtiliyor.Sadeleştirerek tekrarlayayım.İhaleye giriyorsunuz.Devletten şirketi indiriyorsunuz.Kasayı açıyorsunuz.171.3 milyon TL buluyorsunuz.Özetle, ihaleyi kazanan üstüne para alıyor.Reklamda Yılmaz Erdoğanın dediği gibi “Finansçı enteresan bir vaka var...”*Nedir bu 171.3 milyon TLnin sırrı?Dağıtım şirketleri, tahsilattan gelen parayı repoya koyuyor, bu uygulamanın getirisi de daha sonra hesaba aktarılıyor.İhaleyle kazanılan şirkete ertesi ay repo geliri aktarıldığı vakit, tencere kazan doğurmuş oluyor.Bal tutan parmağını yalıyor.Peki hesabını soran, “Yahu sen o ihaleyi kazandığında o para senin hakkın değildi, devletin hakkıydı. Vatandaşın yol, köprü, baraj hakkıydı” diyen çıkmıyor mu?Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı da, TEDAŞ da yaptıkları “inceleme” sonunda “Bu paranın iadesi mümkün değil” sonucuna varıyor.*Peki paralar kimlere gidiyor?İhaleyi kim aldıysa ona gidiyor.Mesela kayıtlara “Bu milletin a.... koyacağız” dediği öne sürülen Mehmet Cengizin ortak olduğu şirket (Meram Dağıtım) 30.2 milyon TL buluveriyor kasada.Sayıştay raporlarının niye engellendiğini, niye kapalı kapılar ardında “Bu Sayıştay raporları ortaya çıkarsa duman oluruz valla” denildiğini böylece anlıyoruz.Bu sadece bir rapor...“Sayıştay blokajının” sebeb-i hikmetini, gerisini varın siz hesaplayın.(FECİ MÜHİM NOT: Yüksek Sadakatin çok güzel şarkısı “Ben Seni Arayamam”ı deforme edip, böyle çirkin bir mevzuda başlığa “kurban ettiğim” için başta şarkının söz yazarı dostum Kutlu Özmakinacı olmak üzere tüm gruptan özür dilerim. Kusura bakmayın tayfa!)
Zaman
Ana Sayfa
25.03.2014
İhaledenartakalanbiraz‘cashbirazdumanİhaleden artakalan biraz ‘cash biraz duman
Toplam "5" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti