Habergec.Com Aranan Kelimeler:ne oldu bizim yemek? Değerlendirme: 10 / 10 435806
habergec.com
23.08.2014 Cumartesi
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler
Gazeteler
İnternet Siteleri
Televizyonlar
Radyolar
Diğer

:: Gruplar
 

ne oldu bizim yemek?

Kadınlar nasıl gülmeli?
Zaman
19.08.2014
02:29
Büyük haksızlık: Önce kahkahalara neden olan komik şeyler söyle, sonra güldü diye iffetinden şüphe et! Şaka bir yana, kadınların aleni olarak gülmesi konusu dünya medyasındaydı geçen hafta.O lafın “haber” olmasının nedeni ilginç ve önemli ama daha önemli olan öneminin anlaşılmıyor olması. Sayın Arınçın dediği kuşkusuz iyi niyetli bir söz. Benim büyüdüğüm çevrede de anlayış böyleydi. Annem kahkahalarla gülen kadınlar için, Fransızca bir tabir kullanırdı, “ordiner” (ordinaire) derdi; yani “sıradan”. Bizim ailenin içinde bir kadına “sıradan” denmesi çok ağır bir sözdü. Ben böyle bir aile terbiyesinden geliyorum. Kadınlardan başka şeyler de beklerdi annem. Yemek yerken veya konuşurken ağzını fazla açmayacaktı. Annem ağzını hafiften büzerek konuşurdu. Tabii sesini de yükseltmeyecekti. Başka bir söz de ederdi annem: Şık kadın, yani takdir ettiği kadın, topluluğun içine girince dikkati çekmeyen ama zaman geçince unutulmayan kadındır. Yani mazbut kadın belli kodları izlemeliydi ve annem bu kodları izlerdi. Annem yüz yıl önce doğdu. Döneminin ve çevresinin anlayışlarını izliyordu. Ama bu aynı annem, erkek torunu on altı yaşında küpe taktığında babam kızınca, “Bu çocuk bu yaşta küpe takmayacak da sen mi takacaksın?” diye torunundan yana çıkmıştı. Çünkü dönemin değiştiğini anlamıştı annem. Sanırım sorun da burada. İnsanların kendi ahlak kurallarını izlemesi doğaldır; hatta kaçınılmazdır, istemesek de farklı davranamaz ve hele bu tür konularda farklı duygular besleyemeyiz. Ama çevrelerinin, yani dünyanın değiştiğini görememek büyük sıkıntılara neden olabiliyor. Çevreleriyle uyum sağlayamayanlar, hem kendileri sıkıntılar yaşıyor ve üzülüyor, hem de yakınlarındaki insanları tedirgin ediyor. Babam gibi.Kadınların nasıl güleceğiyle ilgili demecin dünya basınında ele alınmasının nedeni, özellikle Batıda, bu tür ahlakî anlayışların çok eskilerde kalmış olması ve dile getirildiklerinde çok komik görünmesidir. Annemin anlayışına Viktoryen (Victorian) ahlakî görüş diyebiliriz. İngilterede Kraliçe Viktorya döneminde (1837-1901) İngilterede etiket (etiquette) olarak bilinen muhafazakâr ahlakî kodlar yürürlükteydi. Hangi kelimelerin kullanılacağı, neyin ne zaman nasıl giyileceği, cinselliğin nasıl ifade edileceği “biliniyordu”. Tutuculuk ve “ayıp” kavramları özellikle kadın ve cinsellik konularına odaklanmıştı. Ama günümüzde Viktoryen ahlak yeni bir açıdan ele alınmaktadır. Araştırmacılar bu dönemin hiç de görünmek istediği gibi olmadığını, vitrinin arkasında insanların çok farklı, oldukça serbest bir hayatı yaşadıklarını ortaya çıkarmışlardır. Bugün Viktorya ahlakı derken ikiyüzlülük, riya ve samimiyetsizlik de anlaşılmaktadır: dışa karşı ahlaklı görünüp, aslında pek öyle olmamak. Kahkaha ile gülmenin iffetsizlik sayılmasıyla Türkiye dünyada yeniden konu oldu. Bir nedeni, anlatmaya çalıştığım gibi, işin komikliğiydi: eski moda bir ahlak küflü dolaplardan çıkarılmıştı. Ama daha ciddi bir kaygı da dolaylı olarak gündeme geldi. Yurt dışındaki medya, “Türkiyede insan hakları ve kişisel özgürlükler konusunda sınırlamalar mı getiriliyor?” sorusunu sordu. Özellikle son yıllarda bazı Müslüman toplumlarda görülen bağnaz uygulamalar yüzünden yükselme gösteren İslamofobi bu gülme haberiyle yeniden yeşerecek bir zemin buldu. Özellikle terör örgütlerinin kadın üzerinden yürüttükleri sözde “ahlak savaşı” ve sınırlamalar bu gülme konusunun yanlış anlaşılmasına neden oldu. Kuşku yok ki, Türkiyede dile getirilen “kahkahalarla gülen kadın iffetli değildir” anlayışı ile baskıcı uygulamaların bir ilişkisi yoktur. Türkiye, kadınların nasıl güleceğinin ayarlanabileceği bir ülke değildir. Ama maalesef, yurt dışında böyle bir şüphe ve bir algı yaşanmış oldu.Yurt içinde ise farklı bir sorun yaşandı. Bir yasak veya sınırlama doğal olarak söz konusu değildir. Ama sorun yalnız yasaklardan doğmuyor. Yurttaşların biribirini nasıl gördüğü de önemlidir. Birilerinin gülen bir kadını “iffetsiz” saydığının bilinmesi tepkilere neden oluyor. Bu da çok doğal. Çünkü “ben seni güldüğün için iffetsiz sayıyorum” mesajı o kadınlara doğrudan hakarettir. Ama daha kötüsü böyle bir mesajın itibarlı, nüfuzlu, “yükseklerde” bulunan birilerinden gelmesi. Çünkü mesaj oradan geliyorsa kişisel görüş olmanın ötesinde bir ağırlık taşır; bir standart ve bir öneri anlamı da içerir. Bu mesaj toplum içinde izleyicilerini bulur; bu görüş yaygınlaşabilir. Mahalle baskısını artırabilir. Eski rejimlerde bu rolleri krallar, prensler, diktatörler gibi birileri üstlenirdi. Günümüzde, ileri demokrasilerde “yukarıdakiler” şahsi ahlakî beğenilerini belirlemekten imtina ederler. Yanlış bir anlama olmasın diye. Kişiden kişiye değişen sanat anlayışları, yaşam
Zaman
Yorum
19.08.2014
Kadınlarnasılgülmeli?Kadınlar nasıl gülmeli?
Toplam "1" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti