Habergec.Com Aranan Kelimeler:nusret 2008 Değerlendirme: 10 / 10 975696
habergec.com
24.10.2014 Cuma
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler
Gazeteler
İnternet Siteleri
Televizyonlar
Radyolar
Diğer

:: Gruplar
 

nusret 2008

Ergenekon Davası nın Gerekçeli Kararı
Haberler.com
03.04.2014
19:38
Kararda, emekli Koramiral Mehmet Otuzbiroğlunun, sanıklar Mehmet Eröz, Hasan Iğsız ve İlker Başbuğa bağlı olarak örgütsel faaliyetlerde bulunduğu ve bu nedenlerle Ergenekon silahlı terör örgütünün üyesi olduğu belirtilerek, sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği kaydedildi Sanık emekli Orgeneral Nusret Taşdelerin Ag?ustos 2007 Ag?ustos 2008 arasında, Genelkurmay Harekat Bas¸kanı olarak go¨revli oldug?u do¨nemde, illegal bir s¸ekilde, tamamen AK Parti ve hu¨ku¨met aleyhine, c¸ok sayıda c¸alıs¸malar yaptığı belirtildi.
Haberler.com
Güncel
03.04.2014
ErgenekonDavasınınGerekçeliKararıErgenekon Davası nın Gerekçeli Kararı
Bir yıl sonra kendi haberlerini yalanladılar
Zaman
10.01.2014
02:55
Yeni Şafak’ın dün yayımladığı bir haber, yalanın boyutunu gözler önüne serdi. Gazetenin iddiasını yine kendi haberi çürüttü. Bir yıl önce işadamı Argun’a Emniyet’in araç talebini yerine getirmediği için operasyon yapıldığını savunan gazete, dün konuyu ‘cemaat’e bağladı. Olayda adı geçen emniyet müdürü, “Hepsi yalan ve iftira.” derken, işadamının ailesi de tepki gösterdi: “Bilgimiz dahilinde bir haber değil.”Son dönemde çelişkili haberleriyle dikkat çeken Yeni Şafak gazetesi dün de, Okyanus Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Nusret Argun’un ‘Hizmet hareketine yurt yapmadığı’ için operasyona maruz kaldığını iddia etti. ‘Ya yurt ya hapis’ başlıklı haberde işadamı Argun’un cemaatin yurt talebini reddedince evine böcek yerleştirildiği ve hukuksuz yargılamayla 180 yıl hapis cezasına çarptırıldığını iddia etti. Oysaki aynı gazete 18 Ocak 2013 tarihinde ‘Emniyet müdürü tuzak kurdu’ başlıklı haberde Nusret Argun’un, dönemin Konya Emniyet Müdürü Salih Tuzcu’yla yaşadıkları bir husumet nedeniyle operasyona maruz kaldığını belirtmişti. Yargılama sürecindeki bütün duruşmalarda Argun’un verdiği ifadeler ise bu iddiaları açık bir şekilde yalanlıyor. Nusret Argun’un, tutuklandığı 27.09.2008’den mahkemenin karar verdiği 27.06.2013 tarihine kadar savcılık, nöbetçi hakimlik olmak üzere toplam 30 celsedeki hiçbir savunmasında bu ifadeler geçmiyor. Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 96 değişik suçtan yargılanan Nusret Argun, 180 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasına mahkûm edildi.Yeni Şafak’ın yalan haberi dün gün boyunca internet sitelerinde de dalga konusu oldu. Rotahaber sitesi ‘hokus pokus’ başlığıyla duyurduğu haberde, “Yeni Şafak 1 yıl önce araç diye verdiği haberi 1 yıl sonra yurda çevirmeyi başardı” ifadelerini kullandı.Haberde adı geçen dönemin Konya Emniyet Müdürü Salih Tuzcu da Yeni Şafak’taki haberi yalanladı. Emniyet teşkilatında 37 yıl görev yaptıktan sonra 2008’de emekli olan Tuzcu, Okyanus Şirketler Grubu’na yönelik operasyon hakkında her şeyin kanunlara uygun yapıldığını belirtti. Tuzcu, “Gazetede söylenenlerin hepsi hayal mahsulü, yalan ve iftiradır. Ben ve benim arkadaşlarım, orada aslanlar gibi suçlularla mücadele etmişizdir. Yapılan bundan ibarettir.” diye konuştu.Gazetede yer alan böcek yerleştirme ve usulsüz dinleme iddialarına da değinen Salih Tuzcu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir il emniyet müdürü, hiçbir zaman operasyonun detayını bilmez. Bizden ilgili şube ve birimler destek isterler, araç gereç ve eleman yönünden bizden istedikleri desteği alırlar. Bu operasyonlar tamamen adli kolluk görevi içerisinde, cumhuriyet savcılarının emirleri doğrultusunda hareket eden şube personeli tarafından gerçekleştirilir. Bunca yıl ceza almış insanın, bir böcekle tespit edilerek ceza aldığını tahmin etmiyorum. Çeşitli şekillerdeki delillerle yargılanmış ve ceza almış bir kişinin, böcekle ilgili yaptığı iftiradan öte bir şey değildir, hayal mahsulüdür. Bunlar saçma laflardır.”İşadamı Nusret Argun’a, ikinci yurt yapma talebini geri çevirdiği için operasyon yapıldığı iddiasını ilk kez gazeteden duyduğunu kaydeden Tuzcu, “Polisin yurtla ne alâkası var? İstanbul’da bir yurt yapılmış, ismini vermişler, şöyle olmuş böyle olmuş. Bunun Konya ile ne alâkası var, ben hiç anlayamadım. Bu da saçma bir şey.” ifadelerini kullandı. Bu tür haberlerin polisi yıpratmak, operasyonları sulandırmak için yapılan iftiralar olduğunu vurgulayan emekli emniyet müdürü, “Geçen yıl aynı gazete, bizimle ilgili böyle çerçeve içerisinde, uydurma delillerle işte bilmem kimi yargılatıyorlar diye haber çıkardı. Uydurma delil olsa, suç işlememiş olsa 100 yıldan fazla ceza alır mı insan?” diye sordu. Okyanus Holding’e yönelik operasyonların cemaatin yurt talebinin reddedilmesi nedeniyle yapıldığı iddialarını Argun ailesi teyit etmedi. Nusret Argun’un oğlu Ömer Kazım Argun, Yeni Şafak’ta yayımlanan haberle bir ilişkileri olmadığını dile getirdi. Argun “Bizim bu haberle ne bir ilişkimiz var ne bir müdahilliğimiz var. Yeni Şafak’ı da bilmeyiz.” dedi. Argun, gazetedeki iddiaların doğru olup olmadığı hakkındaki sorularımızı cevapsız bırakarak “Ailemizin bilgisi dahilinde yapılan bir haber değil. Bu konu hakkında konuşmak istemiyorum.” dedi.
Zaman
En Çok Okunan
10.01.2014
BiryılsonrakendihaberleriniyalanladılarBir yıl sonra kendi haberlerini yalanladılar
Bir yıl sonra kendi haberlerini yalanladılar
Zaman
10.01.2014
02:05
Yeni Şafak’ın dün yayımladığı bir haber, yalanın boyutunu gözler önüne serdi. Gazetenin iddiasını yine kendi haberi çürüttü. Bir yıl önce işadamı Argun’a Emniyet’in araç talebini yerine getirmediği için operasyon yapıldığını savunan gazete, dün konuyu ‘cemaat’e bağladı. Olayda adı geçen emniyet müdürü, “Hepsi yalan ve iftira.” derken, işadamının ailesi de tepki gösterdi: “Bilgimiz dahilinde bir haber değil.”Son dönemde çelişkili haberleriyle dikkat çeken Yeni Şafak gazetesi dün de, Okyanus Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Nusret Argun’un ‘Hizmet hareketine yurt yapmadığı’ için operasyona maruz kaldığını iddia etti. ‘Ya yurt ya hapis’ başlıklı haberde işadamı Argun’un cemaatin yurt talebini reddedince evine böcek yerleştirildiği ve hukuksuz yargılamayla 180 yıl hapis cezasına çarptırıldığını iddia etti. Oysaki aynı gazete 18 Ocak 2013 tarihinde ‘Emniyet müdürü tuzak kurdu’ başlıklı haberde Nusret Argun’un, dönemin Konya Emniyet Müdürü Salih Tuzcu’yla yaşadıkları bir husumet nedeniyle operasyona maruz kaldığını belirtmişti. Yargılama sürecindeki bütün duruşmalarda Argun’un verdiği ifadeler ise bu iddiaları açık bir şekilde yalanlıyor. Nusret Argun’un, tutuklandığı 27.09.2008’den mahkemenin karar verdiği 27.06.2013 tarihine kadar savcılık, nöbetçi hakimlik olmak üzere toplam 30 celsedeki hiçbir savunmasında bu ifadeler geçmiyor. Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 96 değişik suçtan yargılanan Nusret Argun, 180 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasına mahkûm edildi.Yeni Şafak’ın yalan haberi dün gün boyunca internet sitelerinde de dalga konusu oldu. Rotahaber sitesi ‘hokus pokus’ başlığıyla duyurduğu haberde, “Yeni Şafak 1 yıl önce araç diye verdiği haberi 1 yıl sonra yurda çevirmeyi başardı” ifadelerini kullandı.Haberde adı geçen dönemin Konya Emniyet Müdürü Salih Tuzcu da Yeni Şafak’taki haberi yalanladı. Emniyet teşkilatında 37 yıl görev yaptıktan sonra 2008’de emekli olan Tuzcu, Okyanus Şirketler Grubu’na yönelik operasyon hakkında her şeyin kanunlara uygun yapıldığını belirtti. Tuzcu, “Gazetede söylenenlerin hepsi hayal mahsulü, yalan ve iftiradır. Ben ve benim arkadaşlarım, orada aslanlar gibi suçlularla mücadele etmişizdir. Yapılan bundan ibarettir.” diye konuştu.Gazetede yer alan böcek yerleştirme ve usulsüz dinleme iddialarına da değinen Salih Tuzcu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir il emniyet müdürü, hiçbir zaman operasyonun detayını bilmez. Bizden ilgili şube ve birimler destek isterler, araç gereç ve eleman yönünden bizden istedikleri desteği alırlar. Bu operasyonlar tamamen adli kolluk görevi içerisinde, cumhuriyet savcılarının emirleri doğrultusunda hareket eden şube personeli tarafından gerçekleştirilir. Bunca yıl ceza almış insanın, bir böcekle tespit edilerek ceza aldığını tahmin etmiyorum. Çeşitli şekillerdeki delillerle yargılanmış ve ceza almış bir kişinin, böcekle ilgili yaptığı iftiradan öte bir şey değildir, hayal mahsulüdür. Bunlar saçma laflardır.”İşadamı Nusret Argun’a, ikinci yurt yapma talebini geri çevirdiği için operasyon yapıldığı iddiasını ilk kez gazeteden duyduğunu kaydeden Tuzcu, “Polisin yurtla ne alâkası var? İstanbul’da bir yurt yapılmış, ismini vermişler, şöyle olmuş böyle olmuş. Bunun Konya ile ne alâkası var, ben hiç anlayamadım. Bu da saçma bir şey.” ifadelerini kullandı. Bu tür haberlerin polisi yıpratmak, operasyonları sulandırmak için yapılan iftiralar olduğunu vurgulayan emekli emniyet müdürü, “Geçen yıl aynı gazete, bizimle ilgili böyle çerçeve içerisinde, uydurma delillerle işte bilmem kimi yargılatıyorlar diye haber çıkardı. Uydurma delil olsa, suç işlememiş olsa 100 yıldan fazla ceza alır mı insan?” diye sordu. Okyanus Holding’e yönelik operasyonların cemaatin yurt talebinin reddedilmesi nedeniyle yapıldığı iddialarını Argun ailesi teyit etmedi. Nusret Argun’un oğlu Ömer Kazım Argun, Yeni Şafak’ta yayımlanan haberle bir ilişkileri olmadığını dile getirdi. Argun “Bizim bu haberle ne bir ilişkimiz var ne bir müdahilliğimiz var. Yeni Şafak’ı da bilmeyiz.” dedi. Argun, gazetedeki iddiaların doğru olup olmadığı hakkındaki sorularımızı cevapsız bırakarak “Ailemizin bilgisi dahilinde yapılan bir haber değil. Bu konu hakkında konuşmak istemiyorum.” dedi.
Zaman
Güncel
10.01.2014
BiryılsonrakendihaberleriniyalanladılarBir yıl sonra kendi haberlerini yalanladılar
Bir yıl sonra kendi haberlerini yalanladılar
Zaman
10.01.2014
02:05
Yeni Şafak’ın dün yayımladığı bir haber, yalanın boyutunu gözler önüne serdi. Gazetenin iddiasını yine kendi haberi çürüttü. Bir yıl önce işadamı Argun’a Emniyet’in araç talebini yerine getirmediği için operasyon yapıldığını savunan gazete, dün konuyu ‘cemaat’e bağladı. Olayda adı geçen emniyet müdürü, “Hepsi yalan ve iftira.” derken, işadamının ailesi de tepki gösterdi: “Bilgimiz dahilinde bir haber değil.”Son dönemde çelişkili haberleriyle dikkat çeken Yeni Şafak gazetesi dün de, Okyanus Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Nusret Argun’un ‘Hizmet hareketine yurt yapmadığı’ için operasyona maruz kaldığını iddia etti. ‘Ya yurt ya hapis’ başlıklı haberde işadamı Argun’un cemaatin yurt talebini reddedince evine böcek yerleştirildiği ve hukuksuz yargılamayla 180 yıl hapis cezasına çarptırıldığını iddia etti. Oysaki aynı gazete 18 Ocak 2013 tarihinde ‘Emniyet müdürü tuzak kurdu’ başlıklı haberde Nusret Argun’un, dönemin Konya Emniyet Müdürü Salih Tuzcu’yla yaşadıkları bir husumet nedeniyle operasyona maruz kaldığını belirtmişti. Yargılama sürecindeki bütün duruşmalarda Argun’un verdiği ifadeler ise bu iddiaları açık bir şekilde yalanlıyor. Nusret Argun’un, tutuklandığı 27.09.2008’den mahkemenin karar verdiği 27.06.2013 tarihine kadar savcılık, nöbetçi hakimlik olmak üzere toplam 30 celsedeki hiçbir savunmasında bu ifadeler geçmiyor. Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 96 değişik suçtan yargılanan Nusret Argun, 180 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasına mahkûm edildi.Yeni Şafak’ın yalan haberi dün gün boyunca internet sitelerinde de dalga konusu oldu. Rotahaber sitesi ‘hokus pokus’ başlığıyla duyurduğu haberde, “Yeni Şafak 1 yıl önce araç diye verdiği haberi 1 yıl sonra yurda çevirmeyi başardı” ifadelerini kullandı.Haberde adı geçen dönemin Konya Emniyet Müdürü Salih Tuzcu da Yeni Şafak’taki haberi yalanladı. Emniyet teşkilatında 37 yıl görev yaptıktan sonra 2008’de emekli olan Tuzcu, Okyanus Şirketler Grubu’na yönelik operasyon hakkında her şeyin kanunlara uygun yapıldığını belirtti. Tuzcu, “Gazetede söylenenlerin hepsi hayal mahsulü, yalan ve iftiradır. Ben ve benim arkadaşlarım, orada aslanlar gibi suçlularla mücadele etmişizdir. Yapılan bundan ibarettir.” diye konuştu.Gazetede yer alan böcek yerleştirme ve usulsüz dinleme iddialarına da değinen Salih Tuzcu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir il emniyet müdürü, hiçbir zaman operasyonun detayını bilmez. Bizden ilgili şube ve birimler destek isterler, araç gereç ve eleman yönünden bizden istedikleri desteği alırlar. Bu operasyonlar tamamen adli kolluk görevi içerisinde, cumhuriyet savcılarının emirleri doğrultusunda hareket eden şube personeli tarafından gerçekleştirilir. Bunca yıl ceza almış insanın, bir böcekle tespit edilerek ceza aldığını tahmin etmiyorum. Çeşitli şekillerdeki delillerle yargılanmış ve ceza almış bir kişinin, böcekle ilgili yaptığı iftiradan öte bir şey değildir, hayal mahsulüdür. Bunlar saçma laflardır.”İşadamı Nusret Argun’a, ikinci yurt yapma talebini geri çevirdiği için operasyon yapıldığı iddiasını ilk kez gazeteden duyduğunu kaydeden Tuzcu, “Polisin yurtla ne alâkası var? İstanbul’da bir yurt yapılmış, ismini vermişler, şöyle olmuş böyle olmuş. Bunun Konya ile ne alâkası var, ben hiç anlayamadım. Bu da saçma bir şey.” ifadelerini kullandı. Bu tür haberlerin polisi yıpratmak, operasyonları sulandırmak için yapılan iftiralar olduğunu vurgulayan emekli emniyet müdürü, “Geçen yıl aynı gazete, bizimle ilgili böyle çerçeve içerisinde, uydurma delillerle işte bilmem kimi yargılatıyorlar diye haber çıkardı. Uydurma delil olsa, suç işlememiş olsa 100 yıldan fazla ceza alır mı insan?” diye sordu. Okyanus Holding’e yönelik operasyonların cemaatin yurt talebinin reddedilmesi nedeniyle yapıldığı iddialarını Argun ailesi teyit etmedi. Nusret Argun’un oğlu Ömer Kazım Argun, Yeni Şafak’ta yayımlanan haberle bir ilişkileri olmadığını dile getirdi. Argun “Bizim bu haberle ne bir ilişkimiz var ne bir müdahilliğimiz var. Yeni Şafak’ı da bilmeyiz.” dedi. Argun, gazetedeki iddiaların doğru olup olmadığı hakkındaki sorularımızı cevapsız bırakarak “Ailemizin bilgisi dahilinde yapılan bir haber değil. Bu konu hakkında konuşmak istemiyorum.” dedi.
Zaman
Ana Sayfa
10.01.2014
BiryılsonrakendihaberleriniyalanladılarBir yıl sonra kendi haberlerini yalanladılar
Yeni Şafak, kendi kendini tekzip etti
Zaman
09.01.2014
14:16
Son dönemlerde tartışmalı haberleri ile gündeme gelen Yeni Şafak gazetesi bugün kedisiyle çelişen bir habere imza attı.Daha önce Konya emniyetinin araç taleplerini yerine getirmediği için oprasyona maruz kaldığını belirttiği Okyanus Şirketler Grubu Başkanı Nusret Argun için bugün yeni bir iddia ortaya attı. Yeni Şafak, bugün ise iş adamı Argunun cemaatin yurt talebini reddettiği için komploya maruz kaldığını iddia ederek bir yıl önceki haberiyle çelişti.Yeni Şafak, Okyanus Şirketler Grubu Başkanı Nusret Arguna ihaleye fesat karıştırmak ve çıkar amaçlı suç örgütü kurmak suçlamalarıyla verilen ceza ile ilgili çelişkili bir iddia ortaya attı. Gazetenin bugünkü birinci sayfasında yeralan Ya yurt ya hapis başlılı haberde iş adamı Argunun cemaatin yurt talebini reddedince evine böcek yerleştirdiği ve hukuksuz yargılamayla 180 yıl hapis cezasına çarptırıldığı iddia edildi. Oysaki aynı gazete 18 Ocak 2013 tarihinde Eminiyet müdürü tuzak kurdu başlıklı haberde Nusret Argunun dönemin Konya Emniyet Müdürü Salih Tuzcuyla yaşadıkları bir husumete nedeniyle operasyona maruz kaldığını belirtmişti. Nusret Argun da 2009 yılında mahkemede verdiği ifadede Emniyetin araç isteklerini yerine getirmedim. Üzerime geldiler. diyor.Nusret Argun ne ile suçlanmıştı?Konyada 2008 yılında Okyanus Şirketler Grubuna yönelik düzenlenen final operasyonunda gözaltına alınan 5i tutuklu 234 sanığın yargılandığı davada sona gelindi. Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada tutuklu Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Nusret Argun, örgüt lideri olmak, görevi kötüye kullanmak, örgüt kurmak, edimin ifasına fesat karıştırma, özel belgede sahtecilik, soruşturmanın gizliliğini ihlal etmek, ihaleye fesat karıştırmak, rüşvet vermek suçlamasıyla 180 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasına mahkum edildi. Şirketin avukatı tutuklu İlker Turdan da örgüt üyesi olma, ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet vermek iddiasıyla 42 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası aldı.
Zaman
Son Dakika
09.01.2014
YeniŞafakkendikendinitekzipettiYeni Şafak kendi kendini tekzip etti
Yeni Şafak, kendi kendini tekzip etti
Zaman
09.01.2014
14:16
Son dönemlerde tartışmalı haberleri ile gündeme gelen Yeni Şafak gazetesi bugün kedisiyle çelişen bir habere imza attı.Daha önce Konya emniyetinin araç taleplerini yerine getirmediği için oprasyona maruz kaldığını belirttiği Okyanus Şirketler Grubu Başkanı Nusret Argun için bugün yeni bir iddia ortaya attı. Yeni Şafak, bugün ise iş adamı Argunun cemaatin yurt talebini reddettiği için komploya maruz kaldığını iddia ederek bir yıl önceki haberiyle çelişti.Yeni Şafak, Okyanus Şirketler Grubu Başkanı Nusret Arguna ihaleye fesat karıştırmak ve çıkar amaçlı suç örgütü kurmak suçlamalarıyla verilen ceza ile ilgili çelişkili bir iddia ortaya attı. Gazetenin bugünkü birinci sayfasında yeralan Ya yurt ya hapis başlılı haberde iş adamı Argunun cemaatin yurt talebini reddedince evine böcek yerleştirdiği ve hukuksuz yargılamayla 180 yıl hapis cezasına çarptırıldığı iddia edildi. Oysaki aynı gazete 18 Ocak 2013 tarihinde Eminiyet müdürü tuzak kurdu başlıklı haberde Nusret Argunun dönemin Konya Emniyet Müdürü Salih Tuzcuyla yaşadıkları bir husumete nedeniyle operasyona maruz kaldığını belirtmişti. Nusret Argun da 2009 yılında mahkemede verdiği ifadede Emniyetin araç isteklerini yerine getirmedim. Üzerime geldiler. diyor.Nusret Argun ne ile suçlanmıştı?Konyada 2008 yılında Okyanus Şirketler Grubuna yönelik düzenlenen final operasyonunda gözaltına alınan 5i tutuklu 234 sanığın yargılandığı davada sona gelindi. Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada tutuklu Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Nusret Argun, örgüt lideri olmak, görevi kötüye kullanmak, örgüt kurmak, edimin ifasına fesat karıştırma, özel belgede sahtecilik, soruşturmanın gizliliğini ihlal etmek, ihaleye fesat karıştırmak, rüşvet vermek suçlamasıyla 180 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasına mahkum edildi. Şirketin avukatı tutuklu İlker Turdan da örgüt üyesi olma, ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet vermek iddiasıyla 42 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası aldı.
Zaman
Ana Sayfa
09.01.2014
YeniŞafakkendikendinitekzipettiYeni Şafak kendi kendini tekzip etti
İşverenle iş arayanlar istihdam zirvesinde buluştu
Zaman
19.12.2013
15:54
İŞKUR İzmir İl Müdürlüğü tarafından, işgücünü arttırmak ve işsizliğin önüne geçmek amacıyla düzenlenen 2. İstihdam Zirvesi başladı. İzmir Uluslararası Fuar Alanı’nda, Güvenli ve Engelsiz İstihdam temasıyla yapılan zirveye 150 firma katıldı. Öğrenciler, tam ve yarı zamanlı iş imkanı için firmalarla buluşacak, staj imkanlarını görüşecek. Açılışta konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Halil Etyemez, istihdamın üzerindeki yükü hafiflettiklerini söyledi. Türkiye’de işsizlik oranının AB ülkelerine göre düşük olduğuna dikkat çekerek, “Bu zirve, iş arayanlarla işvereni buluşturacak. İş arayanlar, iş başvurusu yapabilecek. Ülke olarak istihdamı yüzde 46’ya, işgücünü ise yüzde 51’lere ulaştıracağız.” dedi.‘İŞKUR 630 BİN KİŞİYİ İŞE YERLEŞTİRDİ’İŞKUR Genel Müdürü Nusret Yazıcı ise 2013 yılının ilk 11 ayı itibariyle 630 bin kişiyi işe yerleştirdiklerini bildirdi. Son iki yılda 1 milyon 880 bin kişiye iş ve meslek seçimi konusunda profesyonel destek verdiklerini de belirterek, “İşsizliğin ana sebeplerinden biri olan mesleksizlik sorununa yönelik de mesleki eğitim, işbaşı eğitimi ve girişimcilik kursları düzenliyoruz. Bu programlardan 2008 yılında sadece 30 bin kişi yararlanırken bu sayı, 2013 yılının 11 aylık döneminde 388 bine çıktı. Ayrıca bu yılın 11 ayında 207 bin işyerini ziyaret ederek, işverene işgücü açığının giderilmesi için yardımcı olduk ve danışmanlık hizmeti verdik. Yaklaşık 100 bin işyerinde de işgücü piyasası araştırması yaptık.” diye konuştu.‘MESLEK LİSELERİ ETKİN HALE GELMELİ’Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Başkanı Ender Yorgancılar ise meslek liselerinin etkin hale getirilmesi çağrısında bulundu. Türkiyede her yıl üniversiteden mezun olan 700 bin kişinin endişe içinde olduğuna dikkat çeken Yorgancılar, üniversitelerde okutulan derslerle ekonomideki yerin örtüşmediğini savundu. Okullarda sınıf geçme yerine uygulamalı sisteme geçilmesi gerektiğini vurgulayan Yorgancılar, şunları kaydetti: “Üniversite öğrencileri, üç dört ayını sanayi içinde geçirmelidir. Türkiye, krizlerle yaşayan ve bunları aşan bir ülke. Bu krizleri, yatırım ve ihracat yaparak aştık. İstihdam için üretim ve yatırım yapmak şart. Bu açıdan yatırımın üzerindeki engeller alınmalı ve yükler azalmalı. Kıdem tazminatı konusu çözülmeli. UMEM kapsamında meslek lisesine yapılan yatırımlar, iş taleplerini eritebilmek için çok önemli. UMEM ve işbaşı eğitimi birleştirilerek tek çatı altında devam etmeli. Meslek liseleri, daha etkin bir hale getirilmeli.”İŞKUR İl Müdürü Kadri Kabak da zirvenin İzmir çalışma hayatına ayrı bir sinerji katacağını, istihdam anlamındaki problemlerinin giderilmesine fırsat vereceğini söyledi.‘İŞVERENLE İŞ ARAYANIN TALEPLERİ BİRLEŞTİRİLMELİ’İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odası (İESOB) Başkanı Zekeriya Mutlu, ağustos ayı rakamlarına göre Türkiyede 2 milyon 800 bin kişinin işsiz olduğunu hatırlattı. Bu işsizlerin yüzde 18,7’sinin 15-24 yaş aralığında olduğunu kaydeden Mutlu, “Okumuş gençler de işsizliğin pençesindedir. Bu kadar çok işsiz varken işveren de nitelikli eleman bulamıyor. Bu rakamlar bize, istihdam kapasitesinin arttırılması ve eğitim sisteminin değişmesi gerektiğini gösteriyor. Biz madenci arıyoruz, siz arkeoloji mühendisi yetiştiriyorsunuz. Biz kaynakçı istiyoruz, siz harita mühendisi yetiştiriyorsunuz. İşverenle iş arayanın talepleri birleştirilmeli.” şeklinde konuştu. CİHAN
Zaman
Son Dakika
19.12.2013
İşverenlearayanlaristihdamzirvesindebuluştuİşverenle iş arayanlar istihdam zirvesinde buluştu
Mahkeme kararını mezardaki çocuklarıyla paylaştılar
Zaman
01.11.2013
14:53
Güngören patlamasında çocuklarını kaybeden ailelerden bazıları, mahkemenin verdiği 18er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis kararını mezardaki çocuklarıyla paylaştı.İki arkadaş olan ve patlamada hayatını kaybeden Murat Ağca (14) ve Furkan Şentürkün (14) anneleri, buruk bir sevinç yaşadıklarını söyledi. Güngören’de 6 yıl önce meydana gelen patlamaların failleri için mahkeme kararını verdi. Mahkeme kararını mezarda olan oğluyla paylaşan acılı anne Perihan Ağca, oğlunun başına eğilerek, “Altı sene bekledim bu müjdeyi sana vermek için oğlum! Kanın yerde kalmadı oğlum, rahat huzur içinde yat!” diye seslendi. Buruk bir sevinç yaşadıklarını ifade eden Ağca, “Adalet geç kaldı. İstediğim gibi olmadı. Yardım yataklık edenler beni tatmin etmedi. Evladımı geri veremezler anlıyorum ama verilen cezayı az buldum. Bu iki kişinin suçu değil. Oğluma müjde verdim. Daha öbür müjdeyi de vereceğim. Tek oğlumdan beni ettiler. Bu dünyada yegane dayanağım oydu. Ben bu taşları 6 senedir bekliyorum. Bana cevap vermiyorlar. Benim oğlum toprak oldu. Onlar yine devletin parasını yiyip yatacaklar.” diyerek tepkisini dile getirdi. Kuleli Askeri Lisesi’ni kazanan ancak sonucu göremeden patlamada hayatını kaybeden Furkan Şentürkün (14) babası Mustafa Şentürk de, oğluyla gurur duyduğunu söyledi. Şentürk, Yokluğumu varlığımı o anlıyordu benim. Bunu yapanlar ilahi adalete nasıl cevap verecekler.” diye konuştu. Oğluyla konuşmaya geldiğini belirten anne Sadiye Şentürk ise, 6 yıldır bu günü beklediğini ifade ederek şöyle konuştu: “Çok memnun oldum. Buruk bir sevinç ama keşke yardım ve yataklık yapanlar da aynı cezayı alsalardı. Sevincimiz kat kat fazlalaşırdı. En ağır cezayı onların da almasını istiyoruz. Bunun için ne gerekiyorsa yapacağız. İnsan haklarına kadar gideceğiz.” Acılı anneler, çocuklarının mezarlarını temizleyerek, onlarla bir süre sohbet etti.Güngörende 27 Temmuz 2008 tarihinde kısa süre arayla meydana gelen iki patlamada biri hamile 17 kişi hayatını kaybetmişti. Patlamalarda 100ün üzerinde vatandaş da yaralanmıştı. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi, sanıklar Nusret Tebiş ve Hüseyin Türeli’yi devletin birliğini bozmaya teşebbüs suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırdı. Mahkeme iki sanığa ayrıca 17 kişiyi öldürmek suçundan da 17’şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Anne karnındaki bebek için ise ceza verilmedi. Olayda yaralanan 79 kişi için de sanıklar, her yaralı için 16’şar yıl olmak üzere toplam bin 283’er yıl hapis cezasına çarptırıldı. İki sanığa toplamda 18’er kez ağırlaştırılmış müebbet ve bin 283 yıl hapis cezası verilmiş oldu. CİHAN
Zaman
Son Dakika
01.11.2013
MahkemekararınımezardakiçocuklarıylapaylaştılarMahkeme kararını mezardaki çocuklarıyla paylaştılar
Mahkeme kararını mezardaki çocuklarıyla paylaştılar
Zaman
01.11.2013
14:53
Güngören patlamasında çocuklarını kaybeden ailelerden bazıları, mahkemenin verdiği 18er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis kararını mezardaki çocuklarıyla paylaştı.İki arkadaş olan ve patlamada hayatını kaybeden Murat Ağca (14) ve Furkan Şentürkün (14) anneleri, buruk bir sevinç yaşadıklarını söyledi. Güngören’de 6 yıl önce meydana gelen patlamaların failleri için mahkeme kararını verdi. Mahkeme kararını mezarda olan oğluyla paylaşan acılı anne Perihan Ağca, oğlunun başına eğilerek, “Altı sene bekledim bu müjdeyi sana vermek için oğlum! Kanın yerde kalmadı oğlum, rahat huzur içinde yat!” diye seslendi. Buruk bir sevinç yaşadıklarını ifade eden Ağca, “Adalet geç kaldı. İstediğim gibi olmadı. Yardım yataklık edenler beni tatmin etmedi. Evladımı geri veremezler anlıyorum ama verilen cezayı az buldum. Bu iki kişinin suçu değil. Oğluma müjde verdim. Daha öbür müjdeyi de vereceğim. Tek oğlumdan beni ettiler. Bu dünyada yegane dayanağım oydu. Ben bu taşları 6 senedir bekliyorum. Bana cevap vermiyorlar. Benim oğlum toprak oldu. Onlar yine devletin parasını yiyip yatacaklar.” diyerek tepkisini dile getirdi. Kuleli Askeri Lisesi’ni kazanan ancak sonucu göremeden patlamada hayatını kaybeden Furkan Şentürkün (14) babası Mustafa Şentürk de, oğluyla gurur duyduğunu söyledi. Şentürk, Yokluğumu varlığımı o anlıyordu benim. Bunu yapanlar ilahi adalete nasıl cevap verecekler.” diye konuştu. Oğluyla konuşmaya geldiğini belirten anne Sadiye Şentürk ise, 6 yıldır bu günü beklediğini ifade ederek şöyle konuştu: “Çok memnun oldum. Buruk bir sevinç ama keşke yardım ve yataklık yapanlar da aynı cezayı alsalardı. Sevincimiz kat kat fazlalaşırdı. En ağır cezayı onların da almasını istiyoruz. Bunun için ne gerekiyorsa yapacağız. İnsan haklarına kadar gideceğiz.” Acılı anneler, çocuklarının mezarlarını temizleyerek, onlarla bir süre sohbet etti.Güngörende 27 Temmuz 2008 tarihinde kısa süre arayla meydana gelen iki patlamada biri hamile 17 kişi hayatını kaybetmişti. Patlamalarda 100ün üzerinde vatandaş da yaralanmıştı. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi, sanıklar Nusret Tebiş ve Hüseyin Türeli’yi devletin birliğini bozmaya teşebbüs suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırdı. Mahkeme iki sanığa ayrıca 17 kişiyi öldürmek suçundan da 17’şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Anne karnındaki bebek için ise ceza verilmedi. Olayda yaralanan 79 kişi için de sanıklar, her yaralı için 16’şar yıl olmak üzere toplam bin 283’er yıl hapis cezasına çarptırıldı. İki sanığa toplamda 18’er kez ağırlaştırılmış müebbet ve bin 283 yıl hapis cezası verilmiş oldu. CİHAN
Zaman
Ana Sayfa
01.11.2013
MahkemekararınımezardakiçocuklarıylapaylaştılarMahkeme kararını mezardaki çocuklarıyla paylaştılar
DÜZELTME – Mahkeme kararını mezardaki çocuklarıyla paylaştılar
Zaman
01.11.2013
14:48
Sayın abonemiz… Güngören patlamasında hayatını kaybeden Furkan Şentürk’ün ve ailesinin soyismi sehven ‘Öztürk’ olarak yer almıştır. Haberi düzelterek yeniden servis ediyoruz. Saygılarımızla…Güngören patlamasında çocuklarını kaybeden ailelerden bazıları, mahkemenin verdiği 18er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis kararını mezardaki çocuklarıyla paylaştı. İki arkadaş olan ve patlamada hayatını kaybeden Murat Ağca (14) ve Furkan Şentürkün (14) anneleri, buruk bir sevinç yaşadıklarını söyledi. Güngören’de 6 yıl önce meydana gelen patlamaların failleri için mahkeme kararını verdi. Mahkeme kararını mezarda olan oğluyla paylaşan acılı anne Perihan Ağca, oğlunun başına eğilerek, “Altı sene bekledim bu müjdeyi sana vermek için oğlum! Kanın yerde kalmadı oğlum, rahat huzur içinde yat!” diye seslendi. Buruk bir sevinç yaşadıklarını ifade eden Ağca, “Adalet geç kaldı. İstediğim gibi olmadı. Yardım yataklık edenler beni tatmin etmedi. Evladımı geri veremezler anlıyorum ama verilen cezayı az buldum. Bu iki kişinin suçu değil. Oğluma müjde verdim. Daha öbür müjdeyi de vereceğim. Tek oğlumdan beni ettiler. Bu dünyada yegane dayanağım oydu. Ben bu taşları 6 senedir bekliyorum. Bana cevap vermiyorlar. Benim oğlum toprak oldu. Onlar yine devletin parasını yiyip yatacaklar.” diyerek tepkisini dile getirdi. Kuleli Askeri Lisesi’ni kazanan ancak sonucu göremeden patlamada hayatını kaybeden Furkan Şentürkün (14) babası Mustafa Şentürk de, oğluyla gurur duyduğunu söyledi. Şentürk, Yokluğumu varlığımı o anlıyordu benim. Bunu yapanlar ilahi adalete nasıl cevap verecekler.” diye konuştu. Oğluyla konuşmaya geldiğini belirten anne Sadiye Şentürk ise, 6 yıldır bu günü beklediğini ifade ederek şöyle konuştu: “Çok memnun oldum. Buruk bir sevinç ama keşke yardım ve yataklık yapanlar da aynı cezayı alsalardı. Sevincimiz kat kat fazlalaşırdı. En ağır cezayı onların da almasını istiyoruz. Bunun için ne gerekiyorsa yapacağız. İnsan haklarına kadar gideceğiz.” Acılı anneler, çocuklarının mezarlarını temizleyerek, onlarla bir süre sohbet etti.Güngörende 27 Temmuz 2008 tarihinde kısa süre arayla meydana gelen iki patlamada biri hamile 17 kişi hayatını kaybetmişti. Patlamalarda 100ün üzerinde vatandaş da yaralanmıştı. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi, sanıklar Nusret Tebiş ve Hüseyin Türeli’yi devletin birliğini bozmaya teşebbüs suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırdı. Mahkeme iki sanığa ayrıca 17 kişiyi öldürmek suçundan da 17’şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Anne karnındaki bebek için ise ceza verilmedi. Olayda yaralanan 79 kişi için de sanıklar, her yaralı için 16’şar yıl olmak üzere toplam bin 283’er yıl hapis cezasına çarptırıldı. İki sanığa toplamda 18’er kez ağırlaştırılmış müebbet ve bin 283 yıl hapis cezası verilmiş oldu. CİHAN
Zaman
Son Dakika
01.11.2013
DÜZELTME–MahkemekararınımezardakiçocuklarıylapaylaştılarDÜZELTME – Mahkeme kararını mezardaki çocuklarıyla paylaştılar
Mahkeme kararını mezardaki çocuklarıyla paylaştılar
Zaman
01.11.2013
14:24
Güngören patlamasında çocuklarını kaybeden iki anne, mahkemenin verdiği 19ar kez ağırlaştırılmış müebbet hapis kararını mezardaki çocuklarıyla paylaştı. İki arkadaş olan ve patlamada hayatını kaybeden Murat Ağca (14) ve Furkan Öztürkün (14) anneleri, buruk bir sevinç yaşadıklarını söyledi. Güngören’de 6 yıl önce meydana gelen patlamaların failleri için mahkeme kararını verdi. Mahkeme kararını mezarda olan oğluyla paylaşan acılı anne Perihan Ağca, oğlunun başına eğilerek, “Altı sene bekledim bu müjdeyi sana vermek için oğlum! Kanın yerde kalmadı oğlum, rahat huzur içinde yat!” diye seslendi. Buruk bir sevinç yaşadıklarını ifade eden Ağca, “Adalet geç kaldı. İstediğim gibi olmadı. Yardım yataklık edenler beni tatmin etmedi. Evladımı geri veremezler anlıyorum ama verilen cezayı az buldum. Bu iki kişinin suçu değil. Oğluma müjde verdim. Daha öbür müjdeyi de vereceğim. Tek oğlumdan beni ettiler. Bu dünyada yegane dayanağım oydu. Ben bu taşları 6 senedir bekliyorum. Bana cevap vermiyorlar. Benim oğlum toprak oldu. Onlar yine devletin parasını yiyip yatacaklar.” diyerek tepkisini dile getirdi. Kuleli Askeri Lisesi’ni kazanan ancak sonucu göremeden patlamada hayatını kaybeden Furkan Öztürk’ün (14) babası Mustafa Öztürk de, oğluyla gurur duyduğunu söyledi. Öztürk, Yokluğumu varlığımı o anlıyordu benim. Bunu yapanlar ilahi adalete nasıl cevap verecekler.” diye konuştu. Oğluyla konuşmaya geldiğini belirten anne Sadiye Öztürk ise, 6 yıldır bu günü beklediğini ifade ederek şöyle konuştu: “Çok memnun oldum. Buruk bir sevinç ama keşke yardım ve yataklık yapanlar da aynı cezayı alsalardı. Sevincimiz kat kat fazlalaşırdı. En ağır cezayı onların da almasını istiyoruz. Bunun için ne gerekiyorsa yapacağız. İnsan haklarına kadar gideceğiz.” Acılı anneler, çocuklarının mezarlarını temizleyerek, onlarla bir süre sohbet etti.Güngörende 27 Temmuz 2008 tarihinde kısa süre arayla meydana gelen iki patlamada biri hamile 17 kişi hayatını kaybetmişti. Patlamalarda 100ün üzerinde vatandaş da yaralanmıştı. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi, sanıklar Nusret Tebiş ve Hüseyin Türeli’yi devletin birliğini bozmaya teşebbüs suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırdı. Mahkeme iki sanığa ayrıca 17 kişiyi öldürmek suçundan da 17’şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Anne karnındaki bebek için ise ceza verilmedi. Olayda yaralanan 79 kişi için de sanıklar, her yaralı için 16’şar yıl olmak üzere toplam bin 283’er yıl hapis cezasına çarptırıldı. İki sanığa toplamda 18’er kez ağırlaştırılmış müebbet ve bin 283 yıl hapis cezası verilmiş oldu. CİHAN
Zaman
Son Dakika
01.11.2013
MahkemekararınımezardakiçocuklarıylapaylaştılarMahkeme kararını mezardaki çocuklarıyla paylaştılar
Güngören patlamasına 18 kez ağırlaştırılmış müebbet
Zaman
01.11.2013
08:52
İstanbul Güngören’de 27 Temmuz 2008’de meydana gelen ve biri hamile 17 kişinin hayatını kaybettiği bombalı saldırıya ilişkin dava karara bağlandı.İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi, iki sanığa ‘adam öldürmek’ ve ‘devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma’ suçlarından 18’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Sanıklar, yaralanan 79 kişi için ise toplam 1.283’er yıl hapis cezasına çarptırıldı. Diğer 6 sanık ‘patlayıcı madde bulundurmak, PKK terör örgütü üyesi olmak, Ateşli Silahlar Kanunu’na muhalefet’ gibi suçlardan 2 ile 20 yıl arasında değişen miktarlarda cezalar alırken, bir kişi beraat etti. Anne karnında ölen bebek için ise ceza verilmedi.Terör örgütü PKK tarafından gerçekleştirilen ve biri hamile 17 kişinin öldüğü Güngören patlamasında karar çıktı. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki görülen davanın dünkü duruşmasına 3 tutuklu sanık katıldı. Sanıklara esas hakkındaki mütalaaya karşı son sözleri soruldu. Sanıklar, tercüman hazır edilemediğinden anadilde savunma yapabilmek için süre istedi. Sanıklar ayrıca soruşturmanın genişletilmesine yönelik taleplerinin kabul edilmesini istedi. Sanıklardan Nusret Tebiş, olayın gerçek faillerinin firarda olduğunu iddia ederek kendisinin eyleme katılmadığını söyledi. Mahkeme, bu talepleri reddederek karar için duruşmaya ara verdi. Yaklaşık 2 saatlik aranın ardından heyet kararını açıkladı.Sanıklardan Hüseyin Türeli ve Nusret Tebiş’in terör örgütü PKK/Kongra-Gel üyesi oldukları ve 17 kişinin öldürülmesi eylemine katıldıkları için ‘adam öldürme’, ‘devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma’ suçlarından 18’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi. Heyet iki sanığı, eylemde yaralanan 79 kişi için de kasten öldürmeye teşebbüs suçunu işlediklerine dikkat çekerek 1.283’er yıl hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanıklardan Ziya Kıraç, Şerafettin Kara ve Abdurrahman Oral’ı terör örgütü üyeliğinden 12 yıl hapis cezasına mahkûm etti. Sanıklardan Aydın Ağlar 9 yıl, Cihan Aydın 15 yıl 9 ay, Şaban Güneş ise 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırıldı. Sanık Mehmet Salih Yanak 19 yıl 6 ay hapse mahkum edildi, ancak tutuklu kaldığı süre göz önüne alınarak tahliyesine karar verildi. Cevat Aydın ise beraat etti.
Zaman
En Çok Okunan
01.11.2013
Güngörenpatlamasına18kezağırlaştırılmışmüebbetGüngören patlamasına 18 kez ağırlaştırılmış müebbet
Güngören patlamasına 18 kez ağırlaştırılmış müebbet
Zaman
01.11.2013
01:53
İstanbul Güngören’de 27 Temmuz 2008’de meydana gelen ve biri hamile 17 kişinin hayatını kaybettiği bombalı saldırıya ilişkin dava karara bağlandı.İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi, iki sanığa ‘adam öldürmek’ ve ‘devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma’ suçlarından 18’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Sanıklar, yaralanan 79 kişi için ise toplam 1.283’er yıl hapis cezasına çarptırıldı. Diğer 6 sanık ‘patlayıcı madde bulundurmak, PKK terör örgütü üyesi olmak, Ateşli Silahlar Kanunu’na muhalefet’ gibi suçlardan 2 ile 20 yıl arasında değişen miktarlarda cezalar alırken, bir kişi beraat etti. Anne karnında ölen bebek için ise ceza verilmedi.Terör örgütü PKK tarafından gerçekleştirilen ve biri hamile 17 kişinin öldüğü Güngören patlamasında karar çıktı. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki görülen davanın dünkü duruşmasına 3 tutuklu sanık katıldı. Sanıklara esas hakkındaki mütalaaya karşı son sözleri soruldu. Sanıklar, tercüman hazır edilemediğinden anadilde savunma yapabilmek için süre istedi. Sanıklar ayrıca soruşturmanın genişletilmesine yönelik taleplerinin kabul edilmesini istedi. Sanıklardan Nusret Tebiş, olayın gerçek faillerinin firarda olduğunu iddia ederek kendisinin eyleme katılmadığını söyledi. Mahkeme, bu talepleri reddederek karar için duruşmaya ara verdi. Yaklaşık 2 saatlik aranın ardından heyet kararını açıkladı. Sanıklardan Hüseyin Türeli ve Nusret Tebiş’in terör örgütü PKK/Kongra-Gel üyesi oldukları ve 17 kişinin öldürülmesi eylemine katıldıkları için ‘adam öldürme’, ‘devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma’ suçlarından 18’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi. Heyet iki sanığı, eylemde yaralanan 79 kişi için de kasten öldürmeye teşebbüs suçunu işlediklerine dikkat çekerek 1.283’er yıl hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanıklardan Ziya Kıraç, Şerafettin Kara ve Abdurrahman Oral’ı terör örgütü üyeliğinden 12 yıl hapis cezasına mahkûm etti. Sanıklardan Aydın Ağlar 9 yıl, Cihan Aydın 15 yıl 9 ay, Şaban Güneş ise 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırıldı. Sanık Mehmet Salih Yanak 19 yıl 6 ay hapse mahkum edildi, ancak tutuklu kaldığı süre göz önüne alınarak tahliyesine karar verildi. Cevat Aydın ise beraat etti.
Zaman
Güncel
01.11.2013
Güngörenpatlamasına18kezağırlaştırılmışmüebbetGüngören patlamasına 18 kez ağırlaştırılmış müebbet
Güngören patlamasına 18 kez ağırlaştırılmış müebbet
Zaman
01.11.2013
01:53
İstanbul Güngören’de 27 Temmuz 2008’de meydana gelen ve biri hamile 17 kişinin hayatını kaybettiği bombalı saldırıya ilişkin dava karara bağlandı.İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi, iki sanığa ‘adam öldürmek’ ve ‘devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma’ suçlarından 18’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Sanıklar, yaralanan 79 kişi için ise toplam 1.283’er yıl hapis cezasına çarptırıldı. Diğer 6 sanık ‘patlayıcı madde bulundurmak, PKK terör örgütü üyesi olmak, Ateşli Silahlar Kanunu’na muhalefet’ gibi suçlardan 2 ile 20 yıl arasında değişen miktarlarda cezalar alırken, bir kişi beraat etti. Anne karnında ölen bebek için ise ceza verilmedi.Terör örgütü PKK tarafından gerçekleştirilen ve biri hamile 17 kişinin öldüğü Güngören patlamasında karar çıktı. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki görülen davanın dünkü duruşmasına 3 tutuklu sanık katıldı. Sanıklara esas hakkındaki mütalaaya karşı son sözleri soruldu. Sanıklar, tercüman hazır edilemediğinden anadilde savunma yapabilmek için süre istedi. Sanıklar ayrıca soruşturmanın genişletilmesine yönelik taleplerinin kabul edilmesini istedi. Sanıklardan Nusret Tebiş, olayın gerçek faillerinin firarda olduğunu iddia ederek kendisinin eyleme katılmadığını söyledi. Mahkeme, bu talepleri reddederek karar için duruşmaya ara verdi. Yaklaşık 2 saatlik aranın ardından heyet kararını açıkladı. Sanıklardan Hüseyin Türeli ve Nusret Tebiş’in terör örgütü PKK/Kongra-Gel üyesi oldukları ve 17 kişinin öldürülmesi eylemine katıldıkları için ‘adam öldürme’, ‘devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma’ suçlarından 18’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi. Heyet iki sanığı, eylemde yaralanan 79 kişi için de kasten öldürmeye teşebbüs suçunu işlediklerine dikkat çekerek 1.283’er yıl hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanıklardan Ziya Kıraç, Şerafettin Kara ve Abdurrahman Oral’ı terör örgütü üyeliğinden 12 yıl hapis cezasına mahkûm etti. Sanıklardan Aydın Ağlar 9 yıl, Cihan Aydın 15 yıl 9 ay, Şaban Güneş ise 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırıldı. Sanık Mehmet Salih Yanak 19 yıl 6 ay hapse mahkum edildi, ancak tutuklu kaldığı süre göz önüne alınarak tahliyesine karar verildi. Cevat Aydın ise beraat etti.
Zaman
Ana Sayfa
01.11.2013
Güngörenpatlamasına18kezağırlaştırılmışmüebbetGüngören patlamasına 18 kez ağırlaştırılmış müebbet
Güngören davasında 2 sanığa 18 kez ağırlaştırılmış müebbet
Zaman
31.10.2013
19:43
Güngören’de biri hamile, 17 kişinin ölümüne neden olan çifte patlamayla ilgili davada 2 sanığa 18’er kez ağırlaştırılmış müebbet ve bin 283’er yıl hapis cezası verildi. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görülen duruşma sonunda dava karara bağlandı. Duruşmaya tutuklu sanıklar Hüseyin Türeli, Nusret Tebiş ve Mehmet Salih Yanak getirildi. Duruşmada sanıklar ve avukatları tahliyelerini ve beraatlerini talep etti. Taleplerin ardından mahkeme hükmünü açıklamak için ara verdi. Aranın ardından kararını açıklayan mahkeme, sanıklar Nusret Tebiş ve Hüseyin Türeli’yi devletin birliğini bozmaya teşebbüs suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırdı. Mahkeme iki sanığa ayrıca 17 kişiyi öldürmek suçundan da 17’şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Anne karnındaki bebek için ise ceza verilmedi. Olayda yaralanan 79 kişi için de sanıklar, her yaralı için 16’şar yıl olmak üzere toplam bin 283’er yıl hapis cezasına çarptırıldı. İki sanığa toplamda 18’er kez ağırlaştırılmış müebbet ve bin 283 yıl hapis cezası verilmiş oldu. Sanıklar Ziya Kiraç ve Abdurrahman Oral’ı PKK terör örgütü üyesi olmak suçundan 12’şer yıl hapisle cezalandıran mahkeme sanık Şerafettin Kara’yı Terör örgütüne yardım etmek ve ateşli silahlar kanununa muhalefet suçlarından 11 yıl 3 ay hapse mahkum etti. Sanık Aydın Ağlar, Terör örgütüne yardım etmek suçundan 9 yıl hapisle cezalandırıldı.Tutuklu sanık Mehmet Salih Yanak da Terör örgütüne üye olmak, ateşli silahlar kanununa muhalefet ve sahte kimlik kullanmak suçlarından 19 yıl 6 ay hapisle cezalandırıldı. Sanık Şaban Güneş, Terör örgütü üyesi olmak suçundan 2 yıl 1 ay hapisle cezalandırılırken sanık Cihan Aydın, Örgüte yardım etmek, ateşli silahlar kanununa muhalefet ve sahte kimlik bulundurmak suçlarından 15 yıl 9 ay hapse mahkum edildi. Cevat Aydın, Terör örgütü üyesi olmak ve ateşli silahlar kanununa muhalefet suçlarından beraat etti. Sanıklar Hüseyin Türeli ve Nusret Tebiş’in tutukluluk hallerinin devamına karar veren mahkeme, Mehmet Salih Yanak’ı tutuklu kaldığı süreyi dikkate alarak tahliye etti. 27 Temmuz 2008 tarihinde Güngörende kısa süre arayla meydana gelen iki patlamada biri hamile 17 kişi hayatını kaybetmişti. Patlamalarda 100ün üzerinde vatandaş da yaralanmıştı. CİHAN
Zaman
Son Dakika
31.10.2013
Güngörendavasında2sanığa18kezağırlaştırılmışmüebbetGüngören davasında 2 sanığa 18 kez ağırlaştırılmış müebbet
Anne karnındaki bebek için de müebbet
Zaman
31.10.2013
19:03
Güngörende 2008 yılında meydana gelen ve 1i hamile 18 kişinin ölümüyle sonuçlanan bombalı saldırıya ilişkin görülen dava karara bağlandı.Hüseyin Türeli ve Nusret Sevişe 19 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilirken mahkeme ayrıca anne karnında yaşamını yitiren bebek için de müebbet hapis cezası verdi. Tutuklu sanık Mehmet Salih Yanak ise tahliye edildi.
Zaman
Ana Sayfa
31.10.2013
AnnekarnındakibebekiçindemüebbetAnne karnındaki bebek için de müebbet
Güngören Davasında 19 Kez Ağırlaştırılmış Müebbet
Haber3
31.10.2013
19:02
Güngören’de 2008 yılında meydana gelen ve 1’i hamile 18 kişinin ölümüyle sonuçlanan bombalı saldırıya ilişkin görülen dava karara bağlandı. Hüseyin Türeli ve Nusret Seviş’e 19 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilirken mahkeme ayrıca anne karnınd
Haber3
Son Dakika
31.10.2013
GüngörenDavasında19KezAğırlaştırılmışMüebbetGüngören Davasında 19 Kez Ağırlaştırılmış Müebbet
Anne karnındaki bebek için de müebbet
Zaman
31.10.2013
19:01
Güngörende 2008 yılında meydana gelen ve 1i hamile 18 kişinin ölümüyle sonuçlanan bombalı saldırıya ilişkin görülen dava karara bağlandı.Hüseyin Türeli ve Nusret Sevişe 19 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilirken mahkeme ayrıca anne karnında yaşamını yitiren bebek için de müebbet hapis cezası verdi. Tutuklu sanık Mehmet Salih Yanak ise tahliye edildi.
Zaman
Son Dakika
31.10.2013
AnnekarnındakibebekiçindemüebbetAnne karnındaki bebek için de müebbet
Beylikdüzü Belediyesi yeni sezonu Uğur Işılak'la açtı
Zaman
07.10.2013
15:20
Beylikdüzü Belediyesi Kültür Merkezi, 20132014 Kültür Sanat Sezonu’nun açılışını sanatçı Uğur Işılak ile yaptı. ‘Çizmeli Kedi’ adlı çocuk tiyatro oyunu ile başlayan sezon açılışı, Nusret Çolpan’ın Şehir Minyatürleri Sergisi ile devam etti. Beylikdüzü Belediye Başkanı Yusuf Uzun, Nusret Çolpan Sergisi’ni açtı. Uzun, 2008 yılında hayatını kaybeden ressam Nusret Çolpan’ın eserlerinden oluşan sergiyi oğlu Hasan Çolpan’ın açtığını, sergi vesilesi ile bir kez daha sanatçıyı da saygıyla andıklarını dile getirdi. Konserden sonra Uğur Işılak’ı tebrik eden Başkan Yardımcısı İsmail Yalçın da Belediye Başkan Yusuf Uzun adına çiçek takdim etti. CİHAN
Zaman
Son Dakika
07.10.2013
BeylikdüzüBelediyesiyenisezonuUğurIşılaklaaçtıBeylikdüzü Belediyesi yeni sezonu Uğur Işılakla açtı
Çelik Kardeşler 16. şubesini Balıkesir'de açtı
Zaman
16.09.2013
15:25
Merkezi İzmirde bulunan Çelik Kardeşler AVM, 16. şubesini Balıkesirde düzenlenen törenle hizmete açtı. Vatandaşların büyük ilgi gösterdiği açılış töreninin ardından konser ve çeşitli etkinlikler düzenlendi. Ticari hayatına 1998 yılında başlayan Çelik Kardeşler AVM, 16. şubesini Balıkesirde törenle açtı. Çavuş Sokakta hizmet açılan Çelik Kardeşler AVMnin açılışına yoğun bir kalabalık katıldı. Mehter takımının konseriyle başlayan açılış etkinlikleri dans gösterileriyle devam etti. Açılış töreninde konuşan Çelik Kardeşler Yönetim Kurulu Başkanı Murat Sarıçelik, 16. mağazanın Balıkesirde açıldığını belirterek, İlk olarak İzmir Karabağlarda üç kardeş şirketi olarak 1998 yılında ilk mağazamızı açtık. Çelik Kardeşler olarak Buca, Çamlık, Bayraklıda mağazalarımızı açarak zincir mağazacılığın temelini attık. 2008 yılına kadar 4 mağazamızı 2010 yılından itibaren İzmirin çeşitli ilçeleri ile Manisanın Soma ilçesinde açtık. Balıkesirde mağaza açmaya çok geç kaldığımızı şimdi dışarıdaki kalabalığa bakınca daha iyi anlıyorum. Balıkesirdeki vatandaşlarımıza ucuz ve kaliteli hizmet vermeyi Çelik Kardeşler olarak borç kabul ediyoruz. Artık koşma zamanı. Bugünden sonra amacımız tüm Türkiyeye açılıp halkımıza hizmet etmektir. dedi. Başkan Sarıçelik, Yönetim Kurulu Üyesi Şeref Sarıçelik ve Balıkesir Mağaza Müdürü Fatih Ercan, gösterdikleri ilgiden dolayı Balıkesirlilere teşekkür etti. Konuşmanın ardından sonra açılış kurdelesini okunan duaların ardından Balıkesir Vali Yardımcısı Nusret Şahin kesti. Yaklaşık 5 bin müşteri mağaza kapılarına hücum ederek indirimli malları almak için 5 katlı mağazaya girdi. Komedi dans üçlüsünün şovlarının ardından ses sanatçısı Güllü konser verdi. CİHAN
Zaman
Son Dakika
16.09.2013
ÇelikKardeşler16şubesiniBalıkesirdeaçtıÇelik Kardeşler 16 şubesini Balıkesirde açtı
Ergenekon’un 34 üst düzey yöneticisi var
Zaman
07.08.2013
02:51
Ergenekon davasında önceki gün kararını veren İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, ‘silahlı terör örgütü’yle ilgili önemli tespitlerde bulundu. Buna göre, 6 yıl süren davada yargılanan 275 sanıktan 185’i örgüte üye. Aralarında İlker Başbuğ, Hurşit Tolon, Doğu Perinçek, Şener Eruygur ve Hasan Iğsız’ın da bulunduğu 34 sanık ise Ergenekon’da üst düzey yönetici konumunda.2008 yılından beri devam eden Ergenekon davası önceki gün sona ererken İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, ‘örgütün’ adeta fotoğrafını çekti. 275 sanıktan 185’inin Ergenekon terör örgütüne üye olduğunu belirtti. Mahkeme, Ergenekon’un tepe yapılanmasını da gözler önüne serdi. Örgüt yöneticisi olmak, ‘cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs’ suçlarından 34 kişiyi çeşitli oranlarda cezaya mahkûm etti. 23 kişi hakkında beraat kararı verirken 7 sanığı ‘örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme’, 6 sanığı ise ‘örgüt adına suç işleme’ gerekçesiyle hapis cezasına çarptırdı.Hükümeti devirmeye teşebbüsten ceza alan bazı örgüt yöneticileri şunlar: İlker Başbuğ (eski Genelkurmay Başkanı): İnternet Andıcı davası kapsamında 6 Ocak 2012 tarihinde tutuklandı. Mahkeme Başbuğ’a müebbet hapis cezası verdi. Hurşit Tolon (emekli Orgeneral): Malatya Zirve Yayınevi cinayetleri davasında da adı geçen Tolon da müebbet hapse mahkûm edildi. Doğu Perinçek (İşçi Partisi Genel Başkanı): Ağırlaştırılmış müebbetin yanı sıra çok sayıda suçtan 27 yıl 11 ay hapis cezasına çarptırıldı. Tuncay Özkan (Gazeteci): Ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm edilen Özkan, ayrıca çeşitli suçlardan 15 yıl 4 ay hapis cezası aldı.Ergenekon davasında kararını açıklayan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 2 sanık hakkında ‘örgüt yöneticisi olmak’tan ceza verdi. 32 sanık da ‘cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs’ suçlamasından çeşitli oranlarda hapis cezası aldı. Yasalara göre darbeye teşebbüs suçundan yargılananlara örgüt yöneticiliğinden ceza verilmiyor. Mahkeme, 34 sanığı silahlı terör örgütün üst düzey yöneticisi olarak ilan etti. Söz konusu sanıklardan bazıları şunlar: İlker Başbuğ, Hurşit Tolon, Doğu Perinçek, Tuncay Özkan, Dursun Çiçek, Hasan Iğsız, Nusret Taşdeler, İbrahim Şahin, Kemal Kerinçsiz, Şener Eruygur, Alparslan Arslan, Muzaffer Tekin, Veli Küçük, Fikri Karadağ, Kemal Alemdaroğlu, Levent Ersöz, Mehmet Haberal, Mustafa Balbay, Yalçın Küçük.
Zaman
En Çok Okunan
07.08.2013
Ergenekon’un34üstdüzeyyöneticisivarErgenekon’un 34 üst düzey yöneticisi var
Ergenekon’un 34 üst düzey yöneticisi var
Zaman
07.08.2013
01:53
Ergenekon davasında önceki gün kararını veren İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, ‘silahlı terör örgütü’yle ilgili önemli tespitlerde bulundu. Buna göre, 6 yıl süren davada yargılanan 275 sanıktan 185’i örgüte üye. Aralarında İlker Başbuğ, Hurşit Tolon, Doğu Perinçek, Şener Eruygur ve Hasan Iğsız’ın da bulunduğu 34 sanık ise Ergenekon’da üst düzey yönetici konumunda.2008 yılından beri devam eden Ergenekon davası önceki gün sona ererken İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, ‘örgütün’ adeta fotoğrafını çekti. 275 sanıktan 185’inin Ergenekon terör örgütüne üye olduğunu belirtti. Mahkeme, Ergenekon’un tepe yapılanmasını da gözler önüne serdi. Örgüt yöneticisi olmak, ‘cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs’ suçlarından 34 kişiyi çeşitli oranlarda cezaya mahkûm etti. 23 kişi hakkında beraat kararı verirken 7 sanığı ‘örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme’, 6 sanığı ise ‘örgüt adına suç işleme’ gerekçesiyle hapis cezasına çarptırdı.Hükümeti devirmeye teşebbüsten ceza alan bazı örgüt yöneticileri şunlar: İlker Başbuğ (eski Genelkurmay Başkanı): İnternet Andıcı davası kapsamında 6 Ocak 2012 tarihinde tutuklandı. Mahkeme Başbuğ’a müebbet hapis cezası verdi. Hurşit Tolon (emekli Orgeneral): Malatya Zirve Yayınevi cinayetleri davasında da adı geçen Tolon da müebbet hapse mahkûm edildi. Doğu Perinçek (İşçi Partisi Genel Başkanı): Ağırlaştırılmış müebbetin yanı sıra çok sayıda suçtan 27 yıl 11 ay hapis cezasına çarptırıldı. Tuncay Özkan (Gazeteci): Ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm edilen Özkan, ayrıca çeşitli suçlardan 15 yıl 4 ay hapis cezası aldı.Ergenekon davasında kararını açıklayan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 2 sanık hakkında ‘örgüt yöneticisi olmak’tan ceza verdi. 32 sanık da ‘cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs’ suçlamasından çeşitli oranlarda hapis cezası aldı. Yasalara göre darbeye teşebbüs suçundan yargılananlara örgüt yöneticiliğinden ceza verilmiyor. Mahkeme, 34 sanığı silahlı terör örgütün üst düzey yöneticisi olarak ilan etti. Söz konusu sanıklardan bazıları şunlar: İlker Başbuğ, Hurşit Tolon, Doğu Perinçek, Tuncay Özkan, Dursun Çiçek, Hasan Iğsız, Nusret Taşdeler, İbrahim Şahin, Kemal Kerinçsiz, Şener Eruygur, Alparslan Arslan, Muzaffer Tekin, Veli Küçük, Fikri Karadağ, Kemal Alemdaroğlu, Levent Ersöz, Mehmet Haberal, Mustafa Balbay, Yalçın Küçük.
Zaman
Güncel
07.08.2013
Ergenekon’un34üstdüzeyyöneticisivarErgenekon’un 34 üst düzey yöneticisi var
Ergenekon’un 34 üst düzey yöneticisi var
Zaman
07.08.2013
01:52
Ergenekon davasında önceki gün kararını veren İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, ‘silahlı terör örgütü’yle ilgili önemli tespitlerde bulundu. Buna göre, 6 yıl süren davada yargılanan 275 sanıktan 185’i örgüte üye. Aralarında İlker Başbuğ, Hurşit Tolon, Doğu Perinçek, Şener Eruygur ve Hasan Iğsız’ın da bulunduğu 34 sanık ise Ergenekon’da üst düzey yönetici konumunda.2008 yılından beri devam eden Ergenekon davası önceki gün sona ererken İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, ‘örgütün’ adeta fotoğrafını çekti. 275 sanıktan 185’inin Ergenekon terör örgütüne üye olduğunu belirtti. Mahkeme, Ergenekon’un tepe yapılanmasını da gözler önüne serdi. Örgüt yöneticisi olmak, ‘cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs’ suçlarından 34 kişiyi çeşitli oranlarda cezaya mahkûm etti. 23 kişi hakkında beraat kararı verirken 7 sanığı ‘örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme’, 6 sanığı ise ‘örgüt adına suç işleme’ gerekçesiyle hapis cezasına çarptırdı.Hükümeti devirmeye teşebbüsten ceza alan bazı örgüt yöneticileri şunlar: İlker Başbuğ (eski Genelkurmay Başkanı): İnternet Andıcı davası kapsamında 6 Ocak 2012 tarihinde tutuklandı. Mahkeme Başbuğ’a müebbet hapis cezası verdi. Hurşit Tolon (emekli Orgeneral): Malatya Zirve Yayınevi cinayetleri davasında da adı geçen Tolon da müebbet hapse mahkûm edildi. Doğu Perinçek (İşçi Partisi Genel Başkanı): Ağırlaştırılmış müebbetin yanı sıra çok sayıda suçtan 27 yıl 11 ay hapis cezasına çarptırıldı. Tuncay Özkan (Gazeteci): Ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm edilen Özkan, ayrıca çeşitli suçlardan 15 yıl 4 ay hapis cezası aldı.Ergenekon davasında kararını açıklayan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 2 sanık hakkında ‘örgüt yöneticisi olmak’tan ceza verdi. 32 sanık da ‘cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs’ suçlamasından çeşitli oranlarda hapis cezası aldı. Yasalara göre darbeye teşebbüs suçundan yargılananlara örgüt yöneticiliğinden ceza verilmiyor. Mahkeme, 34 sanığı silahlı terör örgütün üst düzey yöneticisi olarak ilan etti. Söz konusu sanıklardan bazıları şunlar: İlker Başbuğ, Hurşit Tolon, Doğu Perinçek, Tuncay Özkan, Dursun Çiçek, Hasan Iğsız, Nusret Taşdeler, İbrahim Şahin, Kemal Kerinçsiz, Şener Eruygur, Alparslan Arslan, Muzaffer Tekin, Veli Küçük, Fikri Karadağ, Kemal Alemdaroğlu, Levent Ersöz, Mehmet Haberal, Mustafa Balbay, Yalçın Küçük.
Zaman
Ana Sayfa
07.08.2013
Ergenekon’un34üstdüzeyyöneticisivarErgenekon’un 34 üst düzey yöneticisi var
Ergenekon Silahlı Terör Örgütü’ne müebbet hapis
Zaman
06.08.2013
01:58
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 yıldır devam eden Ergenekon davasında kararını dün açıkladı. 275 kişinin yargılandığı davada 100 sanık terör örgütü üyeliğinden mahkum oldu. Aralarında eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un da bulunduğu 19 sanık müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, Ergenekon’un ‘silahlı terör örgütü’ olduğunu tescil etti.66’sı tutuklu 275 sanığın yargılandığı Ergenekon davasında dün karar günüydü. Asrın davasının Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’ndeki son duruşmasına izleyici alınmadı. 63 tutuklu sanık salonda hazır bulundu. Duruşma, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Hasan Hüseyin Özese’nin de aralarında bulunduğu 6 hâkim ile 3 savcının yerini almasıyla öğlen saatlerine doğru başladı. Ve kararlar, duruşmaya katılan sanıkların yüzüne okundu. Danıştay saldırganı Alparslan Arslan, Muzaffer Tekin, Veli Küçük ve Doğu Perinçek’in de aralarında bulunduğu 10 sanık ‘darbe teşebbüsü’ suçundan ‘ağırlaştırılmış müebbet hapis’ cezasına çarptırıldı. Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, eski Jandarma Genel Komutanı emekli Orgeneral Şener Eruygur, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Hasan Iğsız ve emekli Orgeneral Nusret Taşdeler’le birlikte 9 sanığa müebbet hapis cezası verildi. Yaklaşık 100 sanık da ‘terör örgütü üyeliği’ suçundan mahkum oldu. 17 sanık tahliye edilirken, 13 sanık hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Kararları oybirliğiyle alan mahkeme heyeti ‘Ergenekon’ diye tanımlanan yapının terör örgütü olduğunu da tescil etti.Yüzyılın davası Ergene-kon’un karar duruşmasını basma çağrıları üzerine İstanbul Valiliği, Silivri Cezaevi Yerleşkesi’nin etrafında geniş güvenlik önlemleri aldı. Cezaevine giden TEM Otoyolu, Kınalı Kavşağı’ndan itibaren trafiğe kapatılırken, cezaevinin E-5 girişinde ise arama noktaları oluşturuldu. Mahkemenin kararı gereği izleyiciler duruşma salonu çevresine alınmadı. Bina 08.00’de açıldı. Yoğun güvenlik önlemleri, x-ray cihazının ötmesi nedeniyle avukatların ayakkabılarını çıkarmak zorunda olması tartışmalara sebep oldu. CHP Milletvekili Muharrem İnce, arama sırasında ayakkabılarını çıkarmayı reddetti. Arama sırasında zorluk çıkaran isimlerden biri de Bedrettin Dalan’ın avukatı Azmi Ulu oldu. Üzerinin aranmasına karşı çıkan Ulu hakkında Jandarma görevlileri tutanak tuttu. Bu sırada görüntülü kayıt yapan jandarma görevlileri ile Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu ve İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal arasında tartışma yaşandı. Jandarma görevlilerinin kayıt alması ve aramasına karşı çıkan ikili, “Size bu emri kim veriyor? Böyle bir hakkınız yok. Konusu suç olan emri yerine getiremezsiniz.” diyerek bağırdı.20 Ekim 2008’de başlayan davanın karar aşamasında saat 10.20 sularında basın mensupları, milletvekilleri ve avukatlar duruşma salonuna alındı. Salona sanıklardan ilk olarak saat 11.30’da Cumhuriyet Gazetesi’ne molotof attığı iddiasıyla yargılanan Bedirhan Şinal girdi. Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, emekli Org. Hurşit Tolon ile gazeteciler Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan salona birlikte geldi. Bu sırada jandarmaları protesto eden bazı avukatlar masaların üzerine çıktı. Aralarında Emine Ülker Tarhan, Muharrem İnce ve Akif Hamzaçebi’nin bulunduğu 52 CHP’li vekil sanıkları alkışladı ve selamladı. İzleyiciler kısmına dönen tutuklu sanık Mustafa Balbay, “Herkes hazırlansın, çok sıcak bir sonbahar geliyor. Bu dava siyasi, bunu halk da biliyor. Bugün verilen hüküm mahkemenin kendi hükmüdür.” diye tehditte bulundu.Sanıkların yerlerini almasının ardından Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese kürsüye geldi. Kararın 2 kısımdan oluştuğunu belirten Özese, birinci bölümde sanıkların bireysel durumlarının ele alındığını, ikinci bölümde ise sanıkların tutukluluk ve tahliye durumlarının değerlendirildiğini anlattı. Avukatların bütün engelleme çabalarına rağmen mahkeme heyeti üyeleri oybirliğiyle alınan kararı okudu.10’U AĞIRLAŞTIRILMIŞ 19 MÜEBBET HAPİSAğırlaştırılmış müebbet alan 10 sanık şöyle:Danıştay saldırganı Alparslan Arslan: 2 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 90 yıl hapisEmekli Tuğgeneral Veli Küçük: 2 kez ağırlaştırılmış müebbetEmekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin: 2 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 117 yıl hapisİşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek: Ağırlaştırılmış müebbetEmekli Albay Dursun Çiçek: Ağırlaştırılmış müebbetTuncay Özkan: Ağırlaştırılmış müebbet ve 15 yıl hapisDursun Ali Özoğlu: Ağırlaştırılmış müebbetEmekli Albay Fikri Karadağ: Ağırlaştırılmış müebbetAvukat Kemal Kerinçsiz: Ağırlaştırılmış müebbetEmekli Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım: Ağırlaştırılmış müebbetMüebbet alan 9 isim ise şunlar:Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ: MüebbetEski 1. Ordu Komutanı Orgeneral Hasan Iğsız: MüebbetEski Jandarma Kom
Zaman
En Çok Okunan
06.08.2013
ErgenekonSilahlıTerörÖrgütü’nemüebbethapisErgenekon Silahlı Terör Örgütü’ne müebbet hapis
Ergenekon Silahlı Terör Örgütü’ne müebbet hapis
Zaman
06.08.2013
01:55
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 yıldır devam eden Ergenekon davasında kararını dün açıkladı. 275 kişinin yargılandığı davada 100 sanık terör örgütü üyeliğinden mahkum oldu. Aralarında eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un da bulunduğu 19 sanık müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, Ergenekon’un ‘silahlı terör örgütü’ olduğunu tescil etti.66’sı tutuklu 275 sanığın yargılandığı Ergenekon davasında dün karar günüydü. Asrın davasının Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’ndeki son duruşmasına izleyici alınmadı. 63 tutuklu sanık salonda hazır bulundu. Duruşma, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Hasan Hüseyin Özese’nin de aralarında bulunduğu 6 hâkim ile 3 savcının yerini almasıyla öğlen saatlerine doğru başladı. Ve kararlar, duruşmaya katılan sanıkların yüzüne okundu. Danıştay saldırganı Alparslan Arslan, Muzaffer Tekin, Veli Küçük ve Doğu Perinçek’in de aralarında bulunduğu 10 sanık ‘darbe teşebbüsü’ suçundan ‘ağırlaştırılmış müebbet hapis’ cezasına çarptırıldı. Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, eski Jandarma Genel Komutanı emekli Orgeneral Şener Eruygur, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Hasan Iğsız ve emekli Orgeneral Nusret Taşdeler’le birlikte 9 sanığa müebbet hapis cezası verildi. Yaklaşık 100 sanık da ‘terör örgütü üyeliği’ suçundan mahkum oldu. 17 sanık tahliye edilirken, 13 sanık hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Kararları oybirliğiyle alan mahkeme heyeti ‘Ergenekon’ diye tanımlanan yapının terör örgütü olduğunu da tescil etti.Yüzyılın davası Ergene-kon’un karar duruşmasını basma çağrıları üzerine İstanbul Valiliği, Silivri Cezaevi Yerleşkesi’nin etrafında geniş güvenlik önlemleri aldı. Cezaevine giden TEM Otoyolu, Kınalı Kavşağı’ndan itibaren trafiğe kapatılırken, cezaevinin E-5 girişinde ise arama noktaları oluşturuldu. Mahkemenin kararı gereği izleyiciler duruşma salonu çevresine alınmadı. Bina 08.00’de açıldı. Yoğun güvenlik önlemleri, x-ray cihazının ötmesi nedeniyle avukatların ayakkabılarını çıkarmak zorunda olması tartışmalara sebep oldu. CHP Milletvekili Muharrem İnce, arama sırasında ayakkabılarını çıkarmayı reddetti. Arama sırasında zorluk çıkaran isimlerden biri de Bedrettin Dalan’ın avukatı Azmi Ulu oldu. Üzerinin aranmasına karşı çıkan Ulu hakkında Jandarma görevlileri tutanak tuttu. Bu sırada görüntülü kayıt yapan jandarma görevlileri ile Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu ve İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal arasında tartışma yaşandı. Jandarma görevlilerinin kayıt alması ve aramasına karşı çıkan ikili, “Size bu emri kim veriyor? Böyle bir hakkınız yok. Konusu suç olan emri yerine getiremezsiniz.” diyerek bağırdı.20 Ekim 2008’de başlayan davanın karar aşamasında saat 10.20 sularında basın mensupları, milletvekilleri ve avukatlar duruşma salonuna alındı. Salona sanıklardan ilk olarak saat 11.30’da Cumhuriyet Gazetesi’ne molotof attığı iddiasıyla yargılanan Bedirhan Şinal girdi. Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, emekli Org. Hurşit Tolon ile gazeteciler Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan salona birlikte geldi. Bu sırada jandarmaları protesto eden bazı avukatlar masaların üzerine çıktı. Aralarında Emine Ülker Tarhan, Muharrem İnce ve Akif Hamzaçebi’nin bulunduğu 52 CHP’li vekil sanıkları alkışladı ve selamladı. İzleyiciler kısmına dönen tutuklu sanık Mustafa Balbay, “Herkes hazırlansın, çok sıcak bir sonbahar geliyor. Bu dava siyasi, bunu halk da biliyor. Bugün verilen hüküm mahkemenin kendi hükmüdür.” diye tehditte bulundu.Sanıkların yerlerini almasının ardından Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese kürsüye geldi. Kararın 2 kısımdan oluştuğunu belirten Özese, birinci bölümde sanıkların bireysel durumlarının ele alındığını, ikinci bölümde ise sanıkların tutukluluk ve tahliye durumlarının değerlendirildiğini anlattı. Avukatların bütün engelleme çabalarına rağmen mahkeme heyeti üyeleri oybirliğiyle alınan kararı okudu.10’U AĞIRLAŞTIRILMIŞ 19 MÜEBBET HAPİSAğırlaştırılmış müebbet alan 10 sanık şöyle:Danıştay saldırganı Alparslan Arslan: 2 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 90 yıl hapisEmekli Tuğgeneral Veli Küçük: 2 kez ağırlaştırılmış müebbetEmekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin: 2 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 117 yıl hapisİşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek: Ağırlaştırılmış müebbetEmekli Albay Dursun Çiçek: Ağırlaştırılmış müebbetTuncay Özkan: Ağırlaştırılmış müebbet ve 15 yıl hapisDursun Ali Özoğlu: Ağırlaştırılmış müebbetEmekli Albay Fikri Karadağ: Ağırlaştırılmış müebbetAvukat Kemal Kerinçsiz: Ağırlaştırılmış müebbetEmekli Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım: Ağırlaştırılmış müebbetMüebbet alan 9 isim ise şunlar:Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ: MüebbetEski 1. Ordu Komutanı Orgeneral Hasan Iğsız: MüebbetEski Jandarma Kom
Zaman
Güncel
06.08.2013
ErgenekonSilahlıTerörÖrgütü’nemüebbethapisErgenekon Silahlı Terör Örgütü’ne müebbet hapis
Ergenekon Silahlı Terör Örgütü’ne müebbet hapis
Zaman
06.08.2013
01:53
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 yıldır devam eden Ergenekon davasında kararını dün açıkladı. 275 kişinin yargılandığı davada 100 sanık terör örgütü üyeliğinden mahkum oldu. Aralarında eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un da bulunduğu 19 sanık müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, Ergenekon’un ‘silahlı terör örgütü’ olduğunu tescil etti.66’sı tutuklu 275 sanığın yargılandığı Ergenekon davasında dün karar günüydü. Asrın davasının Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’ndeki son duruşmasına izleyici alınmadı. 63 tutuklu sanık salonda hazır bulundu. Duruşma, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Hasan Hüseyin Özese’nin de aralarında bulunduğu 6 hâkim ile 3 savcının yerini almasıyla öğlen saatlerine doğru başladı. Ve kararlar, duruşmaya katılan sanıkların yüzüne okundu. Danıştay saldırganı Alparslan Arslan, Muzaffer Tekin, Veli Küçük ve Doğu Perinçek’in de aralarında bulunduğu 10 sanık ‘darbe teşebbüsü’ suçundan ‘ağırlaştırılmış müebbet hapis’ cezasına çarptırıldı. Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, eski Jandarma Genel Komutanı emekli Orgeneral Şener Eruygur, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Hasan Iğsız ve emekli Orgeneral Nusret Taşdeler’le birlikte 9 sanığa müebbet hapis cezası verildi. Yaklaşık 100 sanık da ‘terör örgütü üyeliği’ suçundan mahkum oldu. 17 sanık tahliye edilirken, 13 sanık hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Kararları oybirliğiyle alan mahkeme heyeti ‘Ergenekon’ diye tanımlanan yapının terör örgütü olduğunu da tescil etti.Yüzyılın davası Ergene-kon’un karar duruşmasını basma çağrıları üzerine İstanbul Valiliği, Silivri Cezaevi Yerleşkesi’nin etrafında geniş güvenlik önlemleri aldı. Cezaevine giden TEM Otoyolu, Kınalı Kavşağı’ndan itibaren trafiğe kapatılırken, cezaevinin E-5 girişinde ise arama noktaları oluşturuldu. Mahkemenin kararı gereği izleyiciler duruşma salonu çevresine alınmadı. Bina 08.00’de açıldı. Yoğun güvenlik önlemleri, x-ray cihazının ötmesi nedeniyle avukatların ayakkabılarını çıkarmak zorunda olması tartışmalara sebep oldu. CHP Milletvekili Muharrem İnce, arama sırasında ayakkabılarını çıkarmayı reddetti. Arama sırasında zorluk çıkaran isimlerden biri de Bedrettin Dalan’ın avukatı Azmi Ulu oldu. Üzerinin aranmasına karşı çıkan Ulu hakkında Jandarma görevlileri tutanak tuttu. Bu sırada görüntülü kayıt yapan jandarma görevlileri ile Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu ve İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal arasında tartışma yaşandı. Jandarma görevlilerinin kayıt alması ve aramasına karşı çıkan ikili, “Size bu emri kim veriyor? Böyle bir hakkınız yok. Konusu suç olan emri yerine getiremezsiniz.” diyerek bağırdı.20 Ekim 2008’de başlayan davanın karar aşamasında saat 10.20 sularında basın mensupları, milletvekilleri ve avukatlar duruşma salonuna alındı. Salona sanıklardan ilk olarak saat 11.30’da Cumhuriyet Gazetesi’ne molotof attığı iddiasıyla yargılanan Bedirhan Şinal girdi. Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, emekli Org. Hurşit Tolon ile gazeteciler Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan salona birlikte geldi. Bu sırada jandarmaları protesto eden bazı avukatlar masaların üzerine çıktı. Aralarında Emine Ülker Tarhan, Muharrem İnce ve Akif Hamzaçebi’nin bulunduğu 52 CHP’li vekil sanıkları alkışladı ve selamladı. İzleyiciler kısmına dönen tutuklu sanık Mustafa Balbay, “Herkes hazırlansın, çok sıcak bir sonbahar geliyor. Bu dava siyasi, bunu halk da biliyor. Bugün verilen hüküm mahkemenin kendi hükmüdür.” diye tehditte bulundu.Sanıkların yerlerini almasının ardından Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese kürsüye geldi. Kararın 2 kısımdan oluştuğunu belirten Özese, birinci bölümde sanıkların bireysel durumlarının ele alındığını, ikinci bölümde ise sanıkların tutukluluk ve tahliye durumlarının değerlendirildiğini anlattı. Avukatların bütün engelleme çabalarına rağmen mahkeme heyeti üyeleri oybirliğiyle alınan kararı okudu. Mahkeme, İlker Başbuğ ile birlikte 9 sanığı, ‘hükümeti ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs’ suçunda müebbet hapse çarptırdı. Hurşit Tolon müebbet hapsin yanı sıra ‘kişisel verileri saklamak’tan 5 yıl 10 ay hapis cezası aldı. Danıştay saldırısının Veli Küçük ile Muzaffer Tekin’in azmettirmesiyle meydana geldiğini ifade eden mahkeme, Tekin’e iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapsin yanı sıra 117 yıl 1 ay hapis, Küçük’e iki kez ağırlaştırılmış müebbet ile 99 yıl 1 ay hapis, tetikçi Alparslan Arslan’a da iki kez ağırlaştırılmış müebbedin yanında 90 yıl 3 ay hapis cezası verdi. Karar okunduktan sonra ceza alan sanıklar mahkeme heyetine yönelik hakaretlerde bulundu. Karar açıklandıktan sonra tutuklanmalarına hükmedilen
Zaman
Ana Sayfa
06.08.2013
ErgenekonSilahlıTerörÖrgütü’nemüebbethapisErgenekon Silahlı Terör Örgütü’ne müebbet hapis
Ergenekon davasında nihai karar açıklanıyor
Zaman
05.08.2013
07:34
Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, CHP milletvekilleri Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal, Emekli Tuğgeneral Veli Küçük ve İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçekin de aralarında bulunduğu 66sı tutuklu 275 sanıklı Ergenekon Davasında mahkemenin nihai kararını açıklaması bekleniyor. İlk duruşması 20 Ekim 2008 de görülen 275 sanıklı Ergenekon davasına bugün 321. Celse ile devam edilecek.Mahkemenin ara kararı duruşma salonuna basın mensupları ve milletvekilleri ile sanık avukatları alınacak. Tutuklu ve tutuksuz sanık yakınları ise mahkemenin ara kararı doğrultusunda duruşma salonuna alınmayacak. Duruşma öncesi Cezaevi önünde jandarma kuvvetleri yoğun güvenlik önlemleri aldı.Davanın görüldüğü Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesinin çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alan jandarma TEM ve E-5 karayolundan gelirken kullanılan cezaevi sapaklarında kontrol noktaları oluşturdu. TEM ve E-5 karayolundan cezaevine gelirken kullanılan yol üzerindeki bariyerler yaklaşık 500 metre boyunca uzatılırken duruşma salonun bulunduğu caddeye sanıklara destek vermek için cezaevi önüne gelenlerin geçişine izin verilmiyor.SAVCI 64 SANIK HAKKINDA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS İSTİYORTanıkların dinlenilmesinin tamamlanmasının arından duruşma savcıları Mehmet Ali Pekgüzel, Nihat Taşkın ve Murat Dalkuş 2 bin 271 sayfadan oluşan esas hakkındaki mütalaalarını 18 Mart 2013 tarihinde mahkemeye sundu.Ergenekon terör örgütünün varlığının sabit olduğu anlaşılmıştır ifadelerine yer verilen mütalaada, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, CHP milletvekilleri Mehmet Haberal ile Mustafa Balbayında aralarında bulunduğu 64 sanığın Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması istendi.Savcının ağırlaştırılmış müebbet istediği isimler şöyle ; Mehmet İlker Başbuğ , Mehmet Haberal, Mustafa Balbay, Sinan Aygün, Doğu Perinçek, Hurşit Tolon, Tuncay Özkan, Alaettin Sevim, Alparslan Arslan, Veli Küçük, Bekir Öztürk, Cemal Gökçeoğlu, Cihandar Hasan Hanoğlu, Durmuş Ali Özoğlu, Dursun Çiçek, Emin Gürses, Ergün Poyraz, Erhan Timuroğlu, Erol Manisalı, Fatih Hilmioğlu, Ferit İlsever, Fuat Selvi, Ümit Sayın, Kemal Gürüz, Hasan Ataman Yıldırım, Hasan Atilla Uğur, Hasan Iğsız, Hayrettin Ertekin, Hayrullah Mahmut Özgür, Hıfzı Çubuklu, Hulusi Gülbahar, Hüseyin Görüm, Hüseyin Nusret Taşdeler, İbrahim Şahin, İsmail Hakkı Pekin, İsmail Sağır, İsmail Yıldız, Kemal Aydın, Kemal Kerinçsiz, Kemal Alemdaroğlu, Levent Ersöz, Mehmet Eröz, Mehmet Fikri Karadağ,Mehmet Otuzbiroğlu, Mehmet Şener Eruygur, Muammer Akbulut, Muhittin Erdal Şenel, Murat Uslukılıç, Mustafa Yurtkuran, Mustafa Dönmez, Mustafa Koç, Ferit Bernay, Muzaffer Tekin, Neriman Aydın, Oktay Yıldırım, Orhan Güçlü, Osman Yıldırım, Sedat Özüer, Serhan Bolluk, Sevgi Erenerol, Tekin Irşi, Yalçın Küçük, Yusuf Erikel ve Ziya İlker Göktaş.(iha)
Zaman
Son Dakika
05.08.2013
ErgenekondavasındanihaikararaçıklanıyorErgenekon davasında nihai karar açıklanıyor
Güngören patlamasında 3 sanığa tahliye
Zaman
05.07.2013
01:54
İstanbul Güngören’de 2008 yılında meydana gelen ve 18 kişinin hayatını kaybettiği patlamaya ilişkin davada 3 sanık tahliye edildi.İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın dünkü duruşmasında sanıklar Hüseyin Türeli, Nusret Tebiş, Şerafettin Kaya, Aydın Ağlar, Ziya Kıraç, Mehmet Salih Yanak, Cihan Aydın ve Abdurrahman Oral hazır bulundu. Mahkeme, verdiği aranın ardından ara kararını açıkladı. Abdurrahman Oral, Ziya Kıraç ve Cihan Aydın’ın tutukluluk hallerini kaldıran mahkeme, sanık hakkında yurtdışına çıkış yasağı koydu. Hüseyin Türeli, Nusret Tebiş ve Mehmet Salih Yanak’ın tutukluluk hallerinin de devamına karar verildi. Duruşma 31 Ekim 2013 tarihine ertelendi. Sanıklar hakkında olay sırasında ölen her kişi için birer kez ve ‘anayasal düzeni bozmaya teşebbüs etmek’ suçundan da bir kez olmak üzere toplam 18’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyordu. YAKUP ÇETİN İSTANBUL
Zaman
Güncel
05.07.2013
Güngörenpatlamasında3sanığatahliyeGüngören patlamasında 3 sanığa tahliye
Okyanus davasında sanıklara ceza yağdı
Zaman
29.06.2013
01:54
Konya’da 2008 yılında Okyanus Şirketler Grubu’na yönelik düzenlenen ‘Final’ operasyonunda gözaltına alınan 5’i tutuklu 234 sanığın yargılandığı davada sona gelindi.Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Nusret Argun, ‘örgüt lideri olmak, görevi kötüye kullanmak, sahtecilik, ihaleye fesat karıştırmak ve rüşvet vermek’ gibi suçlardan 180 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasına mahkûm edildi. Sanıklardan şirketin avukatı İlker Turdan da, 42 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası aldı. Davada bir süre cezaevinde yattıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilen Selçuk Üniversitesi’nin eski Rektörü Prof. Dr. Süleyman Okudan ise ‘görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma ve suç örgütü üyeliği’ gerekçesiyle 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Mahkemede 117 sanık beraat ederken, 117 sanığa 1 ila 180 yıl arasında değişen oranlarda hapis cezası verildi.
Zaman
Güncel
29.06.2013
OkyanusdavasındasanıklaracezayağdıOkyanus davasında sanıklara ceza yağdı
Okyanus davasında Nusret Argun’a 180, rektör Okudan’a 5 yıl hapis cezası
Zaman
28.06.2013
13:03
Konyada 2008 yılında Okyanus Şirketler Grubuna yönelik düzenlenen final operasyonunda gözaltına alınan 5i tutuklu 234 sanığın yargılandığı davada sona gelindi. Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada tutuklu Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Nusret Argun, örgüt lideri olmak, görevi kötüye kullanmak, örgüt kurmak, edimin ifasına fesat karıştırma, özel belgede sahtecilik, soruşturmanın gizliliğini ihlal etmek, ihaleye fesat karıştırmak, rüşvet vermek suçlamasıyla 180 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasına mahkum edildi. Şirketin avukatı tutuklu İlker Turdan da örgüt üyesi olma, ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet vermek iddiasıyla 42 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası aldı.Karar duruşmasında Nusret Argun ve İlker Turdannın tutukluluk halinin devamına, diğer tutuklu sanıklar Hayri Yıldıray Kocamaz, Hüseyin Taşdöğen, Mustafa Metenin tahliyesine karar verildi. Davada bir süre cezaevinde yattıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilen Selçuk Üniversitesinin eski Rektörü Prof. Dr. Süleyman Okudan ise görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma ve suç örgütü üyeliği gerekçesiyle 5 yıl hapis cezasına çarpıldı. Mahkemede 117 sanık beraat ederken, 117 sanığa 1 ila 180 yıl arasında değişen oranlarda hapis cezası verildi.DAVANIN SEYRİ 2008de polisin Konya ve 7 ilde eş zamanlı düzenlediği operasyonlarda yakalanan 234 zanlıdan 45i tutuklandı. Haklarında; suç işlemek amacıyla örgüt kurma, ihaleye fesat karıştırma, rüşvet verme, nitelikli yağma, ticari veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi ve belgeleri açıklama, edimin ifasına fesat karıştırma, özel belgede sahtecilik, soruşturmanın gizliliğini ihlal, örgüte üye olma ve bilerek yardım etmekle iddialarıyla dava açılan sanıklardan 40ı tahliye edildi.Duruşmalarda hakkındaki suçlamaların tamamını reddeden Okyanus Taahhüt A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Nusret Argun, örgüt kurmadığını ve işine aşık bir işadamı olduğunu ifade etmişti. Kolluk kuvvetlerinin kendisini uzun süre usulsüz bir şekilde izlediğini ileri süren Argun, Türkiyenin en gözde şirketlerinin sahibi olduğunu hatırlatmıştı. Energaz şirketinin de bunlardan biri olduğuna işaret eden Argun, savunmalarında şunları söylemişti: Doğalgaz dağıtım işinden turizm ve inşaata kadar geniş bir alanda faaliyetlerim var. Konyadaki beş yıldızlı iki otelden biri ve doğalgaz dağıtım şirketi Energaz bizim grubun. Ama ne başıma geldiyse Energazdan dolayı geldi. Beş yılda tahakkuk eden ciromun miktarı 220 milyon TL. Dosya kapsamında kamunun 350 milyon TL zarara uğratıldığı ifade ediliyor. Bu çok anlamsız bir iddiadır. Zarar yok. Söz konusu 96 ihalenin toplam bedeli 90 milyon TLdir. Bu rakamın yüzde 90-95 i maliyetlerdir. 350 milyon TL zarar mümkün değildir.(CİHAN)
Zaman
Son Dakika
28.06.2013
OkyanusdavasındaNusretArgun’a180rektörOkudan’a5yılhapiscezasıOkyanus davasında Nusret Argun’a 180 rektör Okudan’a 5 yıl hapis cezası
Yalçın Küçük'ten basın mensuplarına eleştiri: Hiç biriniz gazeteci değilsiniz
Zaman
21.06.2013
12:07
Ergenekon davasının tutuklu sanığı CHP milletvekili Mustafa Balbay ile tutuklu sanık Gazeteci Tuncay Özkanın çağrısı üzerine bugünkü duruşmaya CHP milletvekilleri ve basın mensupları yoğun ilgi gösterdi. Balbay, gazetecilere hitaben Lütfen bugün gerçek gazetecilik yapalım diye seslendi. Yalçın Küçük ise daha sert konuştu: Mustafanın sözü fazla kibar bence hiçbiriniz gazeteci değilsiniz. Hiçbiriniz gazetecilik yapmıyorsunuz. dedi.İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen Ergenekon davasının 320nci duruşmasında CHP milletvekilleri Mehmet Haberal ve Mustafa Balbay, Hurşit Tolon, Hasan Iğsız, Veli Küçük, Doğu Perinçek ve Tuncay Özkanın da aralarında bulunduğu 52 tutuklu sanık hazır bulundu. Duruşmaya ayrıca Yalçın Küçükün de aralarında bulunduğu 9 tutuksuz sanık geldi. Küçük, başka suçtan tutuklu olduğu için tutuklu sanık bölümünde yer aldı.Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, YAŞ üyesi Orgeneral Nusret Taşdeler ve Levent Ersözün de aralarında bulunduğu 14 tutuklu sanık ise duruşmaya katılmadı.Öte yandan, Balbay ve Haberalın da aralarında bulunduğu bazı sanıkların daveti üzerine duruşmaya izleyiciler, CHP milletvekilleri ve basın kuruluşu temsilcileri yoğun ilgi gösterdi.Duruşmaya, CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan ile Mahmut Tanal, Haluk Eyidoğan, Sencer Ayata, Muharrem Işık, Gürkut Acar, Namık Havutça, Tufan Köse, Kemal Ekinci ve Ali Sarıbaş ile Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Atilla Sertel; Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz Sahibi Orhan Erinç, Cumhuriyet Gazetesi yazarları Şükran Soner, Güray Öz ve Meriç Velidedeoğlu ile Yalçın Bayar, Bedri Baykam ve Mustafa Mutlu katıldı.İzleyicilere seslenen Mustafa Balbay, Biz yıllardır hukuku halkla arayacağız dedik. Yanılmadığımızı gördük. Bir kez daha anladık ki halktan büyük iktidar yok. Mehmet Haberalın dediği gibi haklı olmak kadar halklı kalmak da önemlidir. Biz haklıyız ve hep haklı kalacağız. Bu davada hukuk olmadığını size bugün bir kaz daha anlatacağız dedi. Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Atilla Sertelin de en ön sırada oturduğu basın mensuplarının bulunduğu bölüme yönelen Balbay, Lütfen bugün gerçek gazetecilik yapalım. diye seslendi.Prof. Dr. Yalçın Küçükün ise ,Boşuna hukuk aramayın çünkü hukuk yok. Hukuk aramayın, gerçekleştirin. çıkışı dikkat çekti. Küçük, Mustafanın sözü fazla kibar bence hiçbiriniz gazeteci değilsiniz. Hiçbiriniz gazetecilik yapmıyorsunuz. şeklinde konuştu.Balbay izleyici sıralarına tekrar dönerek, Gezi olaylarının darbe girişimi olduğunu iddia edenler darbe yalanıyla yıllarca sizi kandırdı. Ancak siz kanmadığınızı gösterdiniz. dedi.Duruşmanın başlamasıyla birlikte tutuksuz sanıkların esas hakkındaki savunmalarının alınmasına başlandı. Hakkında yapılan suçlamaları kabul etmediğini belirten Gazi Güder, Hayatımı, ülkemin ve insanların ekonomik ve teknik anlamda kalkınması için adadım. diye konuştu.Sanık Hayri Bildik ise Ben savunmamı daha önce yapacaktım ancak yolculuğum sırasında çantam çalındı. Daha önceden hazırladığım ve burada yapacağım savunmam da içindeydi. Bu nedenle 10 sayfa olarak savunma yapacağım açıklamasında bulundu. Bildikin, kendisine verilen sürenin 4 dakikasını sanıkların isimlerini tek tek sayarak ve selamlayarak kullanması dikkat çekti. Bildik, sanıklara seslenerek İzninizle sizlere dava arkadaşlarım diyorum. Bu kadar insanın bir araya gelmesine imkan yoktu. Bu dava nedeniyle bir araya geldik. Ağabey, kardeş, dost, arkadaş olduk. Bu dava beni zenginleştirdi ve çoğalttı. diye konuştu.Dava konusu Ergenekon örgütünün varlığını kabul etmediğini belirten Bildik, Böyle bir örgütün varlığını bilsem asla üyesi olmazdım. Üyeliğine değil, yöneticiliğine talip olurdum. dedi.Toplumsal Dönüşüm Yayınevinin kurucusu olduğunu belirten Bildik, 2005 yılında dargın olarak yayın evinden tüm haklarımı devrederek ayrıldım. Ancak oradan ayrılırken üzerime kayıtlı olan ve yayınevi görüşmelerinde kullanılan cep telefonunu almadım. 2008 yılında çıkarılan dinleme kararı ile dinlenen bütün konuşmaları benim yaptığım şeklinde kayıtlara geçirilmiş. Hatta Gazetelerde Hablemitoğlunun yayıncısı olarak geçti ismim. Oysa ölümünden sonra kitabını yayınlayacak yayınevi bulunamadığı söylenince Verin ben yayınlayacağım dedim. Ölmeden önce bir tane bile eserini yayınlamadım ben. ifadesini kullandı.(CİHAN)
Zaman
Son Dakika
21.06.2013
YalçınKüçüktenbasınmensuplarınaeleştiriHiçbirinizgazetecideğilsinizYalçın Küçükten basın mensuplarına eleştiri Hiç biriniz gazeteci değilsiniz
Nusret Taşdeler video konferansla savunma yaptı
Zaman
03.06.2013
17:57
Ergenekon davasında tutuklu sanık Nusret Taşdeler esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasını, tedavi gördüğü Ankara GATA Hastanesinden video konferans yoluyla yaptı.Nusret Taşdeler, savunmasına iddianameyi eleştirerek başladı. Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep edilen Taşdeler, Mütalaa son derece dikkatsiz ve özensiz bir biçimde hazırlanmış, bozuk bir Türkçe ile kaleme alınmış, herbir parçasının başka bir kişi tarafından hazırlandığı izlenimini veren, tutarsızlıklar, yanlışlıklar ve noksanlıklarla dolu, hukuki temellerden yoksun. diye konuştu.Taşdeler, kendisinin imzasına açıldığı belirtilen Bilgi destek planı isimli belgenin sahte olduğunu ve kendisinin imzalamadığını ileri sürdü. Oslo görüşmelerinin ortaya çıkması üzerine Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın Hiçbir Belgede imzamız yok dediğini aktaran Taşdeler, kendisinin suçlanmasına neden olan belgede imzasının olmadığını belirterek, Hukuk devletinde çifte standart olmaz diye düşünüyorum. dedi.İddianameye konu olan internet sitelerinin kendisinden önceki dönemlerde kurulduğunu belirten Taşdeler, kendisinden önceki harekât daire başkanları hakkında soruşturma açılmadığını sadece kendisinin sanık olduğunu anlattı. 2007 Ağustos- 2008 Ağustos ayında Harekat Başkanlığı yaptığını söyleyen Taşdeler, 11 Ağustos 2008 ve 16 Ağustos 2009 tarihleri arasında Genelkurmay Genel Plan ve Prensipler Başkanlığı görevini yaptığını belirterek, İnternet andıcında koordine parafım bulunmadığı gibi, böyle bir andıç hazırlandığından haberim dahi olmamıştır. şeklinde konuştu.Dursun Çiçekin ilk ifadesinde İnternet siteleri hergün güncellenerek içerikleri harekat daire başkanına sunulurdu şeklindeki ifadelerini hatırlatan Taşdeler, Çiçekin ifadesini daha sonra değiştirdiğini ancak savcının bunu görmezden geldiğini anlattı. AK Partinin kapatılma sürecinin ülkenin geleceği açısından önemli bir gelişme olduğunu belirten Taşdeler, bu süreci Genelkurmay Başkanlığı tarafından yakından takip edildiğini söyledi. Taşdeler, bazı internet sitelerinin düzenli bir şekilde takip edilmesinin de MGK kararları doğrultusunda yapıldığını söyledi.Taşdeler, internet sitelerinin psikolojik hareket amaçlı olmadığını, bilgilendirme amaçlı olduğunu ileri sürdü. İddia olunan Ergenekon terör örgütü ile hiçbir ilişkisi olmadığını belirten Taşdeler, Bu örgütün yapısı, amaçları, üyeleri ve faaliyetleri hakkında hiçbir bilgim, İddia Makamının bu konudaki iddiaları ile en ufak bir ilgim yoktur. İddianamede bu konuda ileri sürülmüş bulunan, hiçbir somut belgeye ve maddi delile dayanmayan iddiaların tamamı haksız, asılsız, mesnetsiz, yersiz ve gerçek dışıdır. diye konuştu.İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı tutuksuz sanık Nusret Senem de psikolojik harp ve propagandayı etkin şekilde kullandıkları iddiasına ilişkin değerlendirmede bulundu. Senem, Bizler yazı yazmayı ve propaganda yapmayı iyi biliriz. Doğu Perinçekin kırk yıldır yanındayız. Liderimizdir, emir de alırız. diyerek terör örgütü üyeliği suçlamasını reddetti. İşçi Partililer olarak 45 yıldır örgütlü mücadele yürüttüklerini belirten Taşdeler, Örgütümüz var. Başka bir örgütte yer aldığımıza ilişkin ne bir kanıt ne de sebep var. diye konuştu.Tutuksuz sanık Ali Fahir Kayacan da savunmasını yaparak hakkında iddia edilen suçlamaları reddettiğini söyledi. Tutuklu sanıklardan 5-6 kişi kaldığını belirten Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese, bu sanıkların da bu hafta savunma yapmak için hazırlanmalarını istedi. Daha sonra da Mahkeme duruşma yarına (04 Haziran 2013) erteledi.(CİHAN)
Zaman
Son Dakika
03.06.2013
NusretTaşdelervideokonferanslasavunmayaptıNusret Taşdeler video konferansla savunma yaptı
Nusret Çolpan eserleriyle anılıyor
Zaman
09.04.2013
02:03
Minyatür sanatının son dönem ustalarından, 2008 yılında kaybettiğimiz mimar ve minyatür sanatçısı Nusret Çolpan, bir sergiyle anılıyor.İstanbul’a önemli eserler bırakan Çolpan’ın minyatürleri, Küçükçekmece Belediyesi’ne ait Cennet Kültür ve Sanat Merkezi’nde ‘Sefer-i Irakeyn’ adlı sergide bir araya getirildi. Sergi açılışına Küçükçekmece Belediye Başkanı Aziz Yeniay, başkan yardımcıları, Çolpan’ın»»
Zaman
Kültür
09.04.2013
NusretÇolpaneserleriyleanılıyorNusret Çolpan eserleriyle anılıyor
Nusret Çolpan ın Ardından Retrospektif Bir Sergi
Haberler.com
07.04.2013
13:01
Türk minyatürü sahasında önemli eserler bırakan ve 2008 yılında hayata veda eden mimar ve minyatür sanatçısı Nusret Çolpanın eserleri, Sefer-i Irakeyn adlı sergide sanatseverlerle buluşturuldu.
Haberler.com
Güncel
07.04.2013
NusretÇolpanınArdındanRetrospektifBirSergiNusret Çolpan ın Ardından Retrospektif Bir Sergi
Nusret Çolpan'ın Ardından Retrospektif Bir Sergi
Haber3
07.04.2013
12:40
Türk minyatürü sahasında önemli eserler bırakan ve 2008 yılında hayata veda eden mimar ve minyatür sanatçısı Nusret Çolpanın eserleri, Sefer-i Irakeyn adlı sergide sanatseverlerle buluşturuldu.
Haber3
Son Dakika
07.04.2013
NusretÇolpanınArdındanRetrospektifBirSergiNusret Çolpanın Ardından Retrospektif Bir Sergi
Cezaevinden Annesinin Cenazesi İçin İzinli Çıktı
Haberler.com
20.03.2013
16:03
Konyada, suç örgütü kurup çeşitli hastanelerde girdikleri ihalelerde devleti 350 milyon lira zarara uğrattığı suçlamasıyla 2008 yılında tutuklanan Okyanus Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Nusret Argun, Adanadaki cezaevinden izinli olarak...
Haberler.com
Güncel
20.03.2013
CezaevindenAnnesininCenazesiİçinİzinliÇıktıCezaevinden Annesinin Cenazesi İçin İzinli Çıktı
Fransız oyuncu Tsilla Chelton öldü
Zaman
18.07.2012
01:59
Yeşim Ustaoğlunun 2008 yapımı Pandoranın Kutusu filminde alzheimer hastası Nusret Hanım karakterini oynayan Fransız oyuncu Tsilla Chelton, 94 yaşında hayatını kaybetti.
Zaman
Kültür
18.07.2012
FransızoyuncuTsillaCheltonöldüFransız oyuncu Tsilla Chelton öldü
İşadamlarına gözdağı vermek için iki kişinin boğazını kesen çete üyelerine müebbet ceza
Zaman
08.12.2011
15:59
Aydının Kuşadası ilçesinde, iş adamlarına gözdağı vermek için 2008 yılında iki kişiyi öldürdükleri iddia edilen 9 sanığın yargılandığı davada, çetenin elebaşı olduğu öne sürülen Nusret Akmercan, iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve 36 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Zaman
Bölge
08.12.2011
İşadamlarınagözdağıvermekiçinikikişininboğazınıkesençeteüyelerinemüebbetcezaİşadamlarına gözdağı vermek için iki kişinin boğazını kesen çete üyelerine müebbet ceza
Korku çetesinin liderine iki müebbet cezası
Türkiye Gazetesi
08.12.2011
02:37
Aydın’ın Kuşadası ilçesinde, iş adamlarına gözdağı vermek için 2008 yılında iki kişiyi öldürdükleri iddiasıyla 9 sanığın yargılandığı davada, çetenin elebaşı olduğu öne sürülen Nusret Akmercan’a iki defa ağırlaştırılmış müebbet hapis ve 36 yıl 8 ay hapis cezası verildi.
Türkiye Gazetesi
Son Dakika
08.12.2011
KorkuçetesininliderineikimüebbetcezasıKorku çetesinin liderine iki müebbet cezası
Katliama rekor hapis talebi
Türkiye Gazetesi
26.11.2011
02:21
Güngören’de 2008 yılında düzenlenen bombalı saldırıya ilişkin davada esas hakkındaki görüşünü açıklayan Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Uysal, sanıklardan Hüseyin Türeli ve Nusret Tebiş hakkında 18’er kez ağırlaştırılmış müebbet ve 1.170’er yıldan 1.800’er yıla kadar hapis cezası istedi. İstanbul 12 Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, 8 tutuklu sanık ile taraf avukatları hazır bulundu.
Türkiye Gazetesi
Son Dakika
26.11.2011
KatliamarekorhapistalebiKatliama rekor hapis talebi
Güngören'i kana bulayanlara bin 800 yıl hapis cezası istendi
Zaman
26.11.2011
01:59
Güngörende 2008 yılında düzenlenen bombalı saldırıya ilişkin davada esas hakkındaki görüşünü açıklayan Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Uysal, sanıklardan Hüseyin Türeli ve Nusret Tebiş hakkında 18er kez ağırlaştırılmış müebbet ve bin 170er yıldan bin 800er yıla kadar hapis cezası istedi.
Zaman
Güncel
26.11.2011
Güngörenikanabulayanlarabin800yılhapiscezasıistendiGüngöreni kana bulayanlara bin 800 yıl hapis cezası istendi
Güngören'i kana bulayanlara bin 800 yıl hapis cezası istendi
Zaman
26.11.2011
01:54
Güngörende 2008 yılında düzenlenen bombalı saldırıya ilişkin davada esas hakkındaki görüşünü açıklayan Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Uysal, sanıklardan Hüseyin Türeli ve Nusret Tebiş hakkında 18er kez ağırlaştırılmış müebbet ve bin 170er yıldan bin 800er yıla kadar hapis cezası istedi.
Zaman
Ana Sayfa
26.11.2011
Güngörenikanabulayanlarabin800yılhapiscezasıistendiGüngöreni kana bulayanlara bin 800 yıl hapis cezası istendi
Güngören'deki Patlamada 18'er Kez Ağırlaştırılmış Müebbet İstemi
Haber3
25.11.2011
20:29
İSTANBUL Güngörende 2008 yılında düzenlenen bombalı saldırıya ilişkin davada esas hakkındaki görüşünü açıklayan Cumhuriyet Savcısı, sanıklardan Hüseyin Türeli ve Nusret Tebiş hakkında 18er kez ağırlaştırılmış müebbet ve 1.170er yıldan 1.800er yıla kad
Haber3
Son Dakika
25.11.2011
GüngörendekiPatlamada18erKezAğırlaştırılmışMüebbetİstemiGüngörendeki Patlamada 18er Kez Ağırlaştırılmış Müebbet İstemi
Güngören davası sanıklarına 1.800 yıl talebi
Star
25.11.2011
20:09
Güngörende 2008 yılında düzenlenen bombalı saldırıya ilişkin davada esas hakkındaki görüşünü açıklayan Cumhuriyet Savcısı, sanıklardan Hüseyin Türeli ve Nusret Tebiş hakkında 18er kez ağırlaştırılmış müebbet ve 1.170er yıldan 1.800er yıla kadar ha
Star
Güncel
25.11.2011
Güngörendavasısanıklarına1800yıltalebiGüngören davası sanıklarına 1800 yıl talebi
Güngören davası sanıklarına 1.800 yıl talebi
Star
25.11.2011
20:09
Güngörende 2008 yılında düzenlenen bombalı saldırıya ilişkin davada esas hakkındaki görüşünü açıklayan Cumhuriyet Savcısı, sanıklardan Hüseyin Türeli ve Nusret Tebiş hakkında 18er kez ağırlaştırılmış müebbet ve 1.170er yıldan 1.800er yıla kadar ha
Star
Son Dakika
25.11.2011
Güngörendavasısanıklarına1800yıltalebiGüngören davası sanıklarına 1800 yıl talebi
Bin 800'er yıl hapisleri istendi!
Cumhuriyet Gazetesi
25.11.2011
19:38
Güngörende 2008 yılında düzenlenen bombalı saldırıya ilişkin davada esas hakkındaki görüşünü açıklayan Cumhuriyet Savcısı, sanıklardan Hüseyin Türeli ve Nusret Tebiş hakkında 18er kez ağırlaştırılmış müebbet ve 1.170er yıldan 1.800er yıla kadar hapis cezası istedi.
Cumhuriyet Gazetesi
Son Dakika
25.11.2011
Bin800eryılhapisleriistendiBin 800er yıl hapisleri istendi
O patlamaya rekor hapis istemi
CNN Türk
25.11.2011
18:55
Güngörende 2008 yılında düzenlenen bombalı saldırıya ilişkin davada esas hakkındaki görüşünü açıklayan Cumhuriyet Savcısı, sanıklardan Hüseyin Türeli ve Nusret Tebiş hakkında 18er kez ağırlaştırılmış müebbet ve 1.170er yıldan 1.800er yıla kadar hapis cezası istedi.
CNN Türk
Güncel
25.11.2011
OpatlamayarekorhapisistemiO patlamaya rekor hapis istemi
O patlamaya rekor hapis istemi
CNN Türk
25.11.2011
18:55
Güngörende 2008 yılında düzenlenen bombalı saldırıya ilişkin davada esas hakkındaki görüşünü açıklayan Cumhuriyet Savcısı, sanıklardan Hüseyin Türeli ve Nusret Tebiş hakkında 18er kez ağırlaştırılmış müebbet ve 1.170er yıldan 1.800er yıla kadar hapis cezası istedi.
CNN Türk
Ana Sayfa
25.11.2011
OpatlamayarekorhapisistemiO patlamaya rekor hapis istemi
İşçiler cefada, patronlar sefada
Evrensel
05.04.2011
07:07
Adana’da 2008 yılında kapanan Özbucak Tekstil’den atılan 700 işçinin alacakları hâlâ ödenmedi. 2008 yılında fabrikanın kapanmasının ardından tüm başvurularına rağmen alacakları bir türlü ödenmeyen işçiler, fabrikanın yerinin satılarak alacaklarının ödenmesini istiyor. Patron ise işçilere borcunu ödemediği gibi fabrikanın yerinin icra yoluyla satılmasını da engelliyor. Alacakları için eylem yapan işçiler, fabrika sahipleri Karabucak ailesinin ve Damatları Nusret Balkaroğlu’nun malvarlıklarının işçilerinin alacaklarını ödemek için yeterli olduğunu ve alacaklarının bir an önce ödenmesini istedi.
Evrensel
İşçi Sendika
05.04.2011
İşçilercefadapatronlarsefadaİşçiler cefada patronlar sefada
Buca 2 No'lu F Tipi Cezaevi'nde cinayet
Samanyolu Haber
11.01.2011
18:47


İzmir Bucadaki 2 Nolu F Tipi Cezaevinde, suç örgütü elebaşı olduğu iddiasıyla tutuklu bulunan Nusret Akmercanın, aynı suçtan yargılanan koğuş arkadaşı Salih Seyhanı, boğazını keserek öldürdüğü öğrenildi. İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmasına devam edilen Salih Sayhan, cezaevi görevlileri tarafından kaldığı koğuşta öldürülmüş halde bulundu. Cezaevi görevlileri, Sayhanı öldürdüğü iddiasıyla aynı davada suç örgütü elebaşı olmaktan yargılanan Nusret Akmercanı yakaladı. Boğazı jiletle kesilerek öldürüldüğü öğrenilen Sayhanın cenazesi, otopsi için İzmir Adli Tıp Kurumuna gönderildi. Aydın Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 2008 yılında Kuşadası ilçesinde Nusret Akmercanın elebaşılığını yaptığı ileri sürülen organize suç örgütüne yönelik operasyonda, Salih Seyhanın da aralarında yer aldığı 10 kişiyi ruhsatsız 2 tabanca, uyuşturucu haplar, vekaletnameler ve 55 bin TL nakit parayla yakalamıştı. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.
Samanyolu Haber
Son Dakika
11.01.2011
Buca2NoluFTipiCezaevindecinayetBuca 2 Nolu F Tipi Cezaevinde cinayet
Toplam "114" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti