okyanus kadar derin | |
|
| Mariana Çukuru keşfediliyor | Samanyolu Haber | 18.01.2011 08:11 |  | | Bilimadamları dünyanın en derin noktası olan Büyük Okyanusun batısındaki Mariana Çukurluğunu keşfediyor. Uluslararası ekip yüksek basınca dayanıklı özel sualtı cihazları kullanarak su yüzeyinden 10,9 kilometre derinlikte bir kanyonu andıran bölgeyi inceledi.
Elde ettikleri ilk veriler okyanus tabanındaki çukurların karbon havuzu konumunda olduğunu gösteriyor.
Bu da okyanus tabanındaki havzaların dünyanın kimyasal yapısı ve iklimini sanılandan da çok etkilediğini gösteriyor.
Jacques Piccard ve Don Walsh adlı iki araştırmacının 1960ta Mariana Çukurluğunun en derin noktasına ulaşmış olmasına rağmen, o zamandan bu yana buraya dönebilen olmamıştı.
Burada yapılan az sayıda keşif yolculuğu hep insansız araçlarla gerçekleşti.
Ekibin başkanlığını yapan Güney Danimarka Üniversitesinden Profesör Ronnie Glud, 1000 atmosferlik basınç altında çalışmanın çok güç olduğunu, ancak teknolojideki ilerlemenin kendilerine yardımcı olduğunu söyledi.
Glud, BBCye İlk kez ne kadar karbon bulunduğunu ölçmek için bu kadar derine böyle cihazlar gönderebildik dedi.
Japonya, İngiltere ve Almanyadan da uzmanlar var.
Deniz tabanına indirilen araç bir gemiden suya atıldı ve serbestçe düşmesine rağmen dibe vurması üç saat sürdü.
Programlanan deneyleri yapan cihaz daha sonra yeniden yüzeye çıktı.
Okyanusun derinliklerindeki havzalarda tutulan karbon son yıllarda uzmanların giderek daha çok ilgisini çekse de, derin çukurların bu alandaki rolü şimdiye dek gizini koruyordu.
Profesör Glud Bu gibi çukurlar okyanusun sadece yüzde 2sini kaplıyor ama çok daha büyük oranda önem taşıdığını düşünüyoruz; çünkü bir tuzak rolü oynayıp daha fazla organik maddenin dibe çökmesiyle daha yoğun karbon içeriyor olabilirler dedi.
Glud, ilk verilerin bu varsayımları desteklediğini belirtiyor.
Uzmana göre buralardaki bakterilerin dönüştürdüğü karbon, 6 bin metre derinliktekine göre daha fazla.
Ekip şimdi bu gibi çukurlarda, denizlerin geri kalanına göre ne kadar karbon bulunduğunu inceleyecek.
Bu şekilde Mariana Çukurluğu gibi derinliklerin sırlarının çözülmesi ve özellikle iklim dengesindeki rollerinin daha iyi anlaşılması umuluyor.
BBC
| | Samanyolu Haber Son Dakika 18.01.2011 | | | MarianaÇukurukeşfediliyorMariana Çukuru keşfediliyor |
|
| Seçim öncesi ürkütücü plan! | Samanyolu Haber | 18.01.2011 01:02 |  | | Derin güçler Deniz Baykalı seks kasediyle alaşağı etti. Sırada ise MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeliye suikast düzenlenmesi var... İşte çarpıcı 2011 planı... - 2011 planı Deniz Baykalın kasetinin servise konulmasıyla başladı...
- Baykalın gitmesi sonrası, beklenen finalde şapkadan tavşan çıkartıldı. Aday değilim diyen Kemal Kılıçdaroğlu, 24 saat sonra CHP Genel Başkanlığına adaylığını açıkladı.
- Özellikle MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeliye yönelik bir suikast yapılmasından endişe ediliyor...
- 2011 seçimlerine yönelik bu kaotik planlarının tamamen engellenmesi durumunda ise on koz olarak bir siyasetçinin sekreteriyle geçmiş döneme ait bir kasedinin sızdırılacağı düşünülüyor.
Taraf Muhaberi Mehmet Baransu gizli kaynağına dayandırarak kaleme aldığı yazısında önümüzdeki 6 aylık süreçte olacakları kaleme aldı..
İşte Baransunun topyekün savaş diye nitelendirdiği süreç:
Önümüzdeki altı aylık süreçte kamuoyunu meşgul edecek bir dizi eylem planı sahneye konulmaya çalışılıyor. Hedefte 2011 genel seçimleri ve ardından yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimi var.
Plan aslında bilindik. Bu kez, mutlak mağlubiyet yaşanmaması için daha radikal eylemler hayata geçirilmek isteniyor. Planlara geçmeden önce, aktörlerinin daha önce düğmeye bastığı tanıdık bir olaya bakmak gerekiyor.
İLK ADIM BAYKALIN GÖNDERİLMESİYDİ
2011 planıyla ilgili düğmeye Deniz Baykalın kasetinin servise konulmasıyla basıldı. Doğan Grubuna anket yapan bir isim, yaptığı altı anket sonucunda Baykallı CHPnin seçimlerde şansı olmadığı sonucunu elde etti. Anket bilgileri, CHP içinde Baykala yakın görünen derin CHPliler ve sivil olmayan bazı isimlerle de paylaşılmıştı. Anketlerde Kemal Kılıçdaroğlunun Genel Başkanlığı da vatandaşa sorulmuş, Kılıçdaroğluyla CHP- MHP koalisyonu ve referandumda hayır çıkabileceği cevabı çıkmıştı.
Anketlerde çıkan bu sonuçlar o günlerde Ankaranın karargâhlarında masaya yatırıldı. Medya patronları ve bazı işadamları sık sık Ankarayı ziyaret etti. Sonuçlar üzerinde günlerce tartışıldı, analizler yapıldı. Sonunda da düğmeye basılmasına karar verildi. Kaset servise konuldu.
İKİNCİ ADIM: ADAY DEĞİLİM DİYEN KILIÇDAROĞLU KOLTUĞA OTURUR
Planın bir bölümünü ilk fark eden isim, arkasından hançerlenen Baykal oldu. Genel Başkan, okyanus ötesinin samimiyetine inandığını canlı yayında tüm Türkiyeye ilan etti. Baykal komployu kimin kurmadığını anlamış ama kimin kurduğunu anlayamamıştı. Yanı başında duran Brütüsleri görememişti. Baykalın gitmesi sonrası, beklenen finalde şapkadan tavşan çıkartıldı. Aday değilim diyen Kemal Kılıçdaroğlu, 24 saat sonra CHP Genel Başkanlığına adaylığını açıkladı.
Ankara planı devreye sokmuş ancak referandum sonucu istediği gibi olmamıştı. Yaşanan tam bir hayalkırıklığıydı. Ankara uzun süre bu şoku üzerinden atamadı. Ta ki Fenerbahçenin emekli sakinleri devreye girene kadar. Yeni bir plan için eldeki tüm kartlar açıldı. Tekrar güven tazelendi.
FENERBAHÇENİN EMEKLİ SAKİNLERİ DEVREYE GİRİYOR
Referandum savaşı kaybedilmişti ama mutlak mağlubiyet yaşanmaması için 2011 seçimlerini kesinlikle kazanmak gerekiyordu. Süreçle ilgili bir dizi bilindik karar alındı.
CHP-MHP koalisyonunun kurulması için bazı stratejik planlamalar yapılacaktı. Yalnız şu vardı, parti tabanları bu koalisyona sıcak bakmadığı için bu plan kamuoyuna deşifre edilmeyecekti. Bu arada beklenmeyen bir şey oldu. Gürsel Tekin planı açık etti. Bu hesaplanmayan durum Fenerbahçeyi sıkıntıya sokmuştu. Planı açık eden Tekin, kendi partisi dâhil aktörler tarafından tu kaka edildi.
SEÇİM ÖNCESİ ÜRKÜTÜCÜ PLAN
Planın daha ürkütücü kısımları da vardı. Yakın bir zamanda, özellikle mart ayıyla birlikte Hizbullah, radikal İslami gruplar ve 28 Şubatın figüran aktörleri sahnedeki yerlerini alacak. Güneydoğu ise hareketli günlere gebe. Dağlıca türü şike baskınlarla eylem yapılıp, şehit sayıları hiç de azımsanmayacak boyutta olacak. Cenaze törenlerinde tıpkı daha önce olduğu gibi yüksek yoğunluklu protesto gösterileri düzenlenecek. Böylelikle baraj sınırındaki MHPnin oyları yukarıya çekilecek. Hizbullahla çatışmalar yaşanması da olasılıklar arasında. Hükümet katilleri dışarı bırakmakla suçlanacak. Bunun arka planı geçtiğimiz günlerde yaşanan gelişmelerle kuruldu bile.
ÖCALAN ÜZERİNDEN YAPILACAK PROPAGANDA HAZIR
İmralı üzerinden yapılacak propaganda ise şimdiden hazır. Özerklik talebi, federasyon gibi hükümetin kabul etmeyeceği talepler üzerinden bölgedeki tansiyon arttırılacak. Olayların kontrolden çıkması sağlanarak, OHAL ortamı tekrar inşa edilmeye çalışılacak. Tüm bu sürecin ardından, üniversite gençliğinin ve özellikle de MHP tabanının sokaklara inmesi sağlanmaya çalışılacak. Yaşanacak çatışma ortamı, kontrol dışı güçleri devreye sokacak.
Topyekûn savaş için medya da bu süreçte aktif rol üstlenecek. Ankaranın derin kodlarını bilen bir haber kaynağım, manşetlerin şimdiden hazır olduğunu söylüyor. Daha önce vergi borcu nedeniyle medya varlıklarını elden çıkarma | | Samanyolu Haber Son Dakika 18.01.2011 | | | SeçimöncesiürkütücüplanSeçim öncesi ürkütücü plan |
|
| Onunla başlanan her iş kolaylaşır | Samanyolu Haber | 27.12.2010 09:41 |  | | Bismillahirrahmanirrahim yani Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla demek bütün işlerimizi de bir ibadet hükmüne çevirir. İlahiyatçı-yazar Cemil Tokpınar, besmele çeken bir kimsenin Allaha (cc) dayandığını, Onun adıyla hareket ettiğini söylüyor. Doç. Dr. Mustafa Karataş ise, Allah kendi adıyla başlanan işlerde bereket, huzur ve kolaylık halk eder. diyor.
Allah (cc) bütün nimetlerini karşılıksız vermiş, kıymettar nimet ve mallarına karşı ise kullarından sadece zikir, şükür ve fikir istemiştir. Bismillah zikir iken Elhamdülillah ise şükürdür. Oysaki Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla başlarım manasına gelen besmele, bir işe başlarken çoğu zaman unutuluyor. Allahın kendi adıyla başlanan işlerde bereket, huzur ve kolaylık vereceğini ifade eden ilahiyatçılar, bir işe besmele ile başlamayı alışkanlık hale getirmek gerektiğini belirtiyor.
Besmeleyle kul kendisini Allaha emanet eder. Allah Teâlâ, kendi sözü olan Kurana besmele ile başlar. Kuran-ı Kerimi gönderirken Peygamberimize (sas) ilk buyruğu da, Yaratan Rabbinin adıyla oku! olmuştur. Besmelenin Bismillâhirrahmânirrahîm ayetinin bir ifadesi olduğunu dile getiren ilahiyatçı-yazar Cemil Tokpınar, besmelenin Kuranda en çok tekrar edilen ayet olduğunu belirtiyor (Besmele Kuran-ı Kerimde Neml suresinde geçen bir ayettir. Her surenin başında zikredilen besmelenin ayet olup olmadığı hususunda farklı görüşler zikredilmiştir.) Tokpınar, Besmeleyi çoğu zaman unutuyoruz, kullansak da besmelenin taşıdığı derin ve etkili manayı hissetmiyoruz. Hâlbuki besmelenin manası bir okyanus kadar geniştir. Bediüzzaman Hazretleri, 14. Lemanın başında Besmelenin 30 sırrını açıklayacaktım, ne yazık ki ancak 6 sırrını yazabildim. diyor. Bu muazzam kıymetindendir ki, geçmişteki salih insanlar, her fiillerine besmeleyle başlardı. şeklinde konuşuyor. Tokpınar, besmelede bütün isimlerin manasını taşıyan Lafzatullah ve Rahman-Rahîm isimlerinin olduğunu söylüyor. Tokpınara göre besmeleyi çeken bir kimse Allaha dayandığını, Onun adıyla hareket ettiğini, Onun kudret ve iradesine teslim olduğunu ilan eder.
Kuran-ı Kerimde Tevbe Sûresi hariç bütün sûreler besmele ile başlıyor. İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Karataş, Tevbe Sûresinde yer almayan besmele yerine Neml Sûresinin baş ve ortasında iki defa besmelenin yer aldığını söylüyor. Karataş, dolayısıyla Kuranda 114 sûre sayısı kadar besmelenin zikredildiğini belirtiyor. Besmelenin her şeyin anahtarı olduğunu ifade eden Karataş, Allah kendi adıyla başlanan işlerde bereket, huzur ve kolaylık halk eder, o kişinin işleri rast gider. Kim besmele çekip işe başlarsa işi kolaylaşır. Besmeleyle yaptığımız sıradan işler dahi ibadet seviyesine yükselir. Allah Resulü (sas), Besmelesiz başlanan her iş bereketsizdir/kökü kesiktir. buyurmaktadır. Evimize girerken, çıkarken, sofraya otururken, kısaca her hayırlı ve mubah işimizde hep besmele çekmeliyiz. diyor.
Yeryüzünün insanlığa Al- lahın bir emaneti olduğu ve Onun adıyla yapılan işlerin hayrının görüleceği asla unutulmamalı.
Bulunulan ortamda besmele sesli söylenmeli. Örneğin sofraya oturulduğunda sesli besmele çekilebilir. Böylece başkalarına da hatırlatılmış ve yaygınlaşmış olur.
Peygamberimizin (sas) Besmelesiz başlanan her iş bereketsizdir. hadisi unutulmamalı.
Hatırlatmak amacıyla telefon, çalışma masası vs. gibi yerlere euzu besmele yazılmalı. | | Samanyolu Haber Son Dakika 27.12.2010 | | | OnunlabaşlananherişkolaylaşırOnunla başlanan her iş kolaylaşır |
|
| Haçlı donanması Körfez'e dayandı | Milli Gazete | 29.10.2010 13:19 |  | | | Bu yüzyıl, büyük istilalarla başladı. İslamın kanlı sınırlarından dem vuranlar, kanı İslamın kalbine taşıdı. Mezopotamyaya yerleşti. Üç kıtanın kesiştiği bütün kavşaklara yerleşti. Denizlere, kara parçalarına yerleşti. İki okyanus arasında uzanan devasa kuşakta hangi ülke, hangi toplum varsa hepsi bu derin ve süresiz istila projesiyle sarsıldı. Ülkeler işgal edildi, işgal edilmeyen onlarcası istikrarsızlıklara, iç çatışmalara, belirsizliklere sürüklendi.
İki okyanus arasındaki coğrafya, bizim coğrafyamız yeni bir Haçlı dalgasıyla boğuşuyor. Bahanelerle, popüler gerekçelerle kamufle edilmiş bu büyük hesap, zihinlerini özgür tutanlar için ne acı bir durum. Haçlı seferlerine tanık olanlar, Moğol istilasını yaşayanlar, Birinci Dünya Savaşı yıkımını görenler aynı acıyı yaşadılar. Ama her yıkımdan sonra şaşırtıcı bir yükselişe tanık oldu bu coğrafya. Bunu bilenler, işte bu yükselişin, büyük dönüşün önüne geçmek için belki yüzyıllık bir istila projesini uygulamaya koydu. Bu güne kadar da, o projeden zerre kadar geri adım atmadı.... devamı | | Milli Gazete Medya 29.10.2010 | | | HaçlıdonanmasıKörfezedayandıHaçlı donanması Körfeze dayandı |
|
| Erdoğan'ı saf dışı etme planı! | Samanyolu Haber | 12.05.2010 08:50 |  | | Seks videosu ve CHP?de yol açtığı artçı sarsıntılara ilişkin detayları artık bir kenara bırakıp, oyuncu değişikliğine dayalı yeni oyunu iyi okumalıyız. Aksi halde, hem bugünü hem geleceği kurtaramayız. Kabul etmek gerekir, video operasyonu, sadece CHP?de lider değişikliğiyle muhalefeti yeniden dizayn etmeye yönelik sıradan bir girişim değildir. Operasyondaki nihai hedefin, daha büyük ölçekli kurgulandığı iddiası giderek ağırlık kazanıyor.
Başka bir ifadeyle, yeni Türkiye?nin ?Erdoğan? ve ?Baykalsız? kurulması arzusu, güçlü bir şekilde hissediliyor.
Dolayısıyla, operasyonun yatırım alanı, önümüzde genel seçim ve cumhurbaşkanlığı seçimidir. Referandum sadece bir araçtır.
Kuşkusuz, böyle bir projeyi sadece iç dinamiklerle izah etmeye çalışmak sağlıklı sonuç doğurmaz. Yerel ittifakın uluslararası koordinatları çok önemlidir.
Çünkü: Türkiye, dünyanın en büyük ekonomisine sahip 17. ülkesi ve bölgesel bir güçtür. Aynı zamanda ciddi küresel aktördür.
Ne var ki, oyun kurucular, Türkiye?yi her planlarına dahil etmekte zorlanıyorlar. Özellikle İran ve İsrail politikası, rahatsız edici...
İçeride ise askeri ve sivil bürokrasinin yanı sıra rantiyenin saltanatı sona ermek üzere... Son anayasa değişikliği paketine yönelik reaksiyonun en önemli nedenlerinden biri de budur.
O nedenle, iktidar partisi karşısında okyanus ötesine kadar uzanan geniş cephede, farklı saiklerle de olsa paydaşlık var.
SENARYONUN HEDEFİ
Sıkıntı şu: Bir türlü gücü törpülenemeyen iktidar partisi, bir de yüzde 20 bandına sıkışmış ve alternatif üretemeyen ana muhalefet partisi...
İktidar partisi üzerindeki planları tutmayanlar, denklemin yumuşak bölgesi olarak görülen CHP üzerinden oyunu sahnelemeye koyuldular.
O halde?
Üretilen çözüm şu: Aradaki güç makası daraltılmış, biri aşağıya çekilirken diğeri yukarıya doğru kaldırılan AK Parti ile CHP arasında zayıf bir koalisyon...
MHP?li seçenek, daha tehlikeli olabilir. Tabi senaryo sahiplerince...
Yeni denklem, Erdoğan ve Baykal ile mümkün değilse, iki lideri tasfiye ederek pamuk ipliğine bağlı sözde güçlü özde zayıf bir koalisyonla kurulabilir!
Yeni denklemin Baykal bölümü tamam...
Gerçi Baykal, siyaseten çok rasyonel gözüken bir taktik hamleyle faturayı iktidara keserek video kasetinden gelecek hayali üretse de işi hayli zor.
Dönse de dönmese de testi kırıldı...
Formülün Erdoğan?ı tasfiyeyi öngören kısmı ise pişiriliyor. Anayasa paketinin Anayasa Mahkemesi?nde iptal edilmesinden sonra açılacak kapatma davasıyla Erdoğan?ın minder dışına itileceği konuşuluyor.
Rejim açısından daha sıkıntılı olduğu düşünülen Anayasa Mahkemesi ile Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu?nun yapılandırılmasını öngören düzenlemeleri görmezlikten gelip kapatmayla ilgili paketteki 8. maddenin 330?un altında bırakılmasını, kapatma senaryosunun parçası olarak görenler var.
Bu bağlamda, iki lideri kapıştırmak da senaryonun parçası olarak görülebilir. Baykal, kuyudan çıkmaya çalışırken yeni bir tuzağa düştü.
Baykal?ın aksine Erdoğan, yeni oyunun farkında... Videonun internete düştüğü andan itibaren devreye giren ve sorumluların bulunmasını isteyen başbakanın bu duyarlı tavrı, insani olduğu kadar oyunu bozma gayretine dayalıdır.
Ancak Baykal?ın ağır ithamları karşısında haklı olsa bile gösterdiği reaksiyon, daha düşük dozda olabilirdi. Senaristler, kavga istiyor...
Gül ve Gülen
Şüphesiz, sürecin iki önemli faktörü daha var: Biri Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, diğeri Fethullah
Gülen...
Edindiğim izlenim, ikisi de tezgahın farkında...
Çankaya ve Pensilvanya?dan gelen ?destek? mesajlarının gerisindeki temel kaygı, kanımca, oyunu bozma düşüncesidir.
Gariptir, Baykal ve arkadaşları tuzağı fark edemediler. Baykal?ın basın toplantısındaki Pensilvanya mesajının hemen ardından CHP?li vekillerin ?Fethullah Gülen doğrudan aradı, ?sizi seviyoruz, kasetin bizimle ilgisi yok, AKP?nin işi? dedi? iddiasını haber portallarına taşıması, bunu gösteriyor.
Ya da siyaseten en rasyonel senaryoyu satın alıp cemaati iktidar partisinin karşısına dikerek, hem çatışmayı körüklemek hem piyasada dolaşan 2. ve 3. kaset söylentilerine karşı akıllarınca kendilerini koruma altına alma niyeti taşıdılar.
Oysa, yazılıp çizilenlerin aksine, Baykal?ı arayan Gülen değildi. Hocaefendiyi ziyarete gelenlerden biri, ?Bu komplo F tipinin işi? iddiası karşısında telefona sarılarak Baykal?a bu iddianın doğru olmadığını, söylentilere hocaefendinin çok üzüldüğünü anlattı.
Hadise bu...
Komplodan sıyırmaya çalışırken bile komplo kurmaya çalışmaları ibret verici...
Uzun lafın kısası, 8 yıldır Türkiye üzerinde sahnelenen derin senaryoları bertaraf etmeyi başaran Türkiye, bunun da üstesinden gelebilir. Başkaları size pusu kurabilir, önemli olan sizin hamlenizdir.
Bu süreçte en önemli görev Erdoğan ve Baykal?a düşüyor. Özellikle Baykal?a...
ŞAMİL TAYYAR-STAR | | Samanyolu Haber Son Dakika 12.05.2010 | | | ErdoğanısafdışıetmeplanıErdoğanı saf dışı etme planı |
|
| Okyanus dibinde binlerce yeni canlı türü bulundu | Milliyet | 24.11.2009 00:34 |  | | |
| 19:30 Derin deniz-okyanus "ansiklopedisi" hazırlanıyor | Net Gazete | 23.11.2009 19:33 |  | | | Louisiana Eyalet Üniversitesinden anadeniz (okyanus) bilim uzmanı Robert S. Carneyin verdiği bilgiye göre, ekim 2010a kadar tamamlanacak derin deniz araştırmasında 10 yıllık nüfus sayımı da yapılacak. Halihazırda güneş ışığının giremediği, salt karanlık olan 220-400 metreden derinlerde 17 bin 650 tür kaydedildi. 230 bin bilinen tür içinde 5 bin 600 yeni canlı türü bulundu ve ekim 2010a kadar buna binlercesinin daha eklenebileceği belirtiliyor. | | Net Gazete Son Dakika 23.11.2009 | | | 1930Derindeniz-okyanusansiklopedisihazırlanıyor1930 Derin deniz-okyanus ansiklopedisi hazırlanıyor |
|
| Derin denizin dibi | CNN Türk | 23.11.2009 09:18 |  | | |
| Derin denizin dibi | CNN Türk | 23.11.2009 09:12 |  | | |
| Derin deniz ansiklopedisi hazırlanıyor | Haber7 | 23.11.2009 08:22 |  | | |
| Ünlüleri kullanıp 'naklen' vurgun yaptı ! | Samanyolu Haber | 31.08.2009 10:29 |  | | Dumlupınarda engelli rehabilitasyon merkezi kuracağını söyleyen Cemal Tanık canlı yayınlarda para topladı ama çivi bile çakmadı. İki yardımcısının da 17 sabıkası çıktı Engelliler için rehabilitasyon merkezi projesi, milyonlarca liralık dolandırıcılıkla son buldu. Herşey, bir süre önce Dünya Engelliler Derneğinin bir rehabilitasyon merkezi kurmak istemesiyle başladı. Merkezi İzmirde bulunan HPBRBR İletişim Danışmanlığı ve Proje Yönetimi adlı şirketin sahibi Cemal Tanık işe talip oldu. Dernek Başkanı Ali Karaibrahimoğlu da, Tanık ile sözleşme imzaladı. Maddi kaynak için kolları sıvayan Cemal Tanık, TV kanalları ile görüşerek Koza Bakım Evleri adını verdiği proje için yardım kampanyası başlattı. Show TVde Çağla Şikel ile Alişanın sunduğu Her Şey Dahil programı ile Habertürkte Saba Tümerin sunduğu programda, destek olmak isteyenler Okyanus yazıp 3595e mesaj attı. Projeye Hıncal Uluç, Sezen Aksu ve Mustafa Denizli gibi çok sayıda ünlü destek oldu. Cemal Tanık, arkadaşları Mehmet Sönmez ve Hüseyin Yılmazla birlikte Dumlupınara giderek şehitlikte çekimler yaptı. Bu görüntüler televizyonlarda yayınlanarak, kampanyaya destek çağrısı yapıldı. Tanık ayrıca, Okyanuslar kadar derin isimli bir de klip hazırlattı. Klibi indirenlerden de bir SMS karşılığı 6 TL ücret alındı.
BELEDİYE ARAZİYİ VERDİ
Daha sonra Dumlupınar Belediye Başkanı Derviş Kavakla görüşen Cemal Tanık, 10 milyon TLye mal olacak 600 kişilik merkez için arazi istedi. Belediye meclisi, 21 Ekim 2008de, Tekkeönüdeki 50 dönümlük arsayı merkeze tahsis etti. Cemal Tanık, merkezin yapımı için Yaşasan İnşaat Ltd adlı müteahhitlik firmasıyla anlaştı. Şirketin Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ahmet Küçükten de, 210 bin TL aldı. Ancak, geçtiğimiz temmuz ayında atılacağı duyurulan temel bir türlü atılmadı. Bu süreçte Başkan Derviş Kavak, Cemal Tanıka bir türlü ulaşamadı. SMSlerden 6 milyon lira toplandığını öğrenen Kavak; İçişleri ve Ulaştırma Bakanlığı ile Kütahya Valiliğine yazı yazarak durumun araştırılmasını istedi. Kütahya Valiliği de, bu kişiler hakkında güvenlik araştırması yapınca korkunç gerçek ortaya çıktı... Projenin Kontrol Amiri olduğu duyurulan İnşaat Mühendisi Hüseyin Yılmaz çek kanununa muhalefet, zimmet ve basit yaralama gibi suçlardan yargılanmış, hapis cezası almıştı. Cemal Tanıkın yardımcılarından Mehmet Sönmezin de hırsızlık, dolandırıcılık suçlarından kesinleşmiş cezalarının olduğu ve arandığı saptandı. Bunu öğrenen Belediye Başkan Kavak, engelliler derneğini uyardı ve arsayı geri almak için harekete geçti.
KENDİNİ SAVUNDU: HABERİM YOK
Suçlamaların odağındaki Cemal Tanık, SABAHa konuştu. Tanık, Kütahya Valiliğinin arkadaşları Mehmet Sünmez ile Hüseyin Yılmazla ilgili güvenlik sorgulamasından haberinin olmadığını, kendisinin herhangi bir suça karışmadığını vurgulayarak şunları söyledi: 56 bin SMS toplandı. 400 bin TLye mimari proje çizdirdik. Avrupada eşi olmayan bir proje hazırladık. Ekim ayında temel atmayı düşünüyoruz. Suç duyurusundan haberim yok. Proje için ABden bize hibe gelecek. İstediğimiz dernekle çalışma özgürlüğümüz var. Cemal Tanık ve arkadaşlarına 210 bin TL veren müteahhit Ahmet Küçük ise, Paramı geri istedim. Ödemezlerse suç duyurusunda bulunacağız. Dolandırıldık dedi.
Engelliler derneği savcılığa başvurdu
Dünya Engelliler Derneği, tüm sözleşmeleri iptal ettikten sonra Cemal Tanık hakkında, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına nitelikli dolandırıcılık iddiasıyla suç duyurusunda bulundu. Dernek Başkanı Ali Karaibrahimoğlu da (üstte) şunları anlattı: Cemal Tanık insanların duygularıyla oynamasını bilen biri. Ben engelliyim, her tarafa koşacak halim yok. Yardım paraları nerede? diye sorduğumda, Kanallar henüz vermedi dedi. Oysa, Habertürkte bir gecede 15 bin SMS toplanmıştı. Sizinle çalışmak istemiyorum dedim. O da, Bu projeyi dernekten bağımsız yapacağım dedi. ABden fon çıkarmaya çalışıyormuş. İlgililerle görüşüp para almasını engelleyeceğiz.
SABAH | | Samanyolu Haber Son Dakika 31.08.2009 | | | ÜnlülerikullanıpnaklenvurgunyaptıÜnlüleri kullanıp naklen vurgun yaptı |
|
| 00:30 Bacağını köpek balığı ısırdı, tam 150 dikiş atıldı | Net Gazete | 13.07.2009 00:27 |  | | | Cape Towna turist olarak giden ve kıyıdan sörf yaparak açılan Paul Buckley, okyanus ortasında köpek balığının saldırısına uğradı. Köpek balığı Buckleyin dizini ısırmıştı ve çok derin bir yara açmıştı. Feryatını kimsenin duymadığı çaresiz adam o halde kıyıya kadar yüzdü ve kıyıdakilerin yardımıyla hastaneye götürüldü. Hastanede Buckleyin 37 santimlik yarasına tam 150 dikiş atıldı. | | Net Gazete Son Dakika 13.07.2009 | | | 0030Bacağınıköpekbalığıısırdıtam150dikişatıldı0030 Bacağını köpek balığı ısırdı tam 150 dikiş atıldı |
|
| Okyanus Kadar Derin | Zaman | 12.09.2008 02:05 |  | | Beth Cappadora her anne gibi sevecen, ailesinin sorunlarını çok fazla üstlenen, başarılı bir fotoğrafçıdır. Bir otelde okul toplantısı vardır ve üç çocuğuyla oraya gider. Kalabalığın ortasında üç yaşındaki oğlu Beni yitirir ve tam on yıl sonra bulur. | | Zaman Televizyon 12.09.2008 | | | OkyanusKadarDerinOkyanus Kadar Derin |
|
|
| |