Habergec.Com Aranan Kelimeler:plan yapmadan önce Değerlendirme: 10 / 10 380580
habergec.com
28.05.2012 Pazartesi
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler

:: Gruplar
 

plan yapmadan önce

Hafta sonu hava nasıl olacak?
İnternet Haber
09.09.2011
09:02
Hafta sonu bu bölgelerde yağış var? Hafta sonuna plan yapmadan önce bu habere dikkat edin

Devamı İçin Tıklayınız...


İnternet Haber
Son Dakika
09.09.2011
Haftasonuhavanasılolacak?Hafta sonu hava nasıl olacak?
Hafta sonu hava nasıl olacak?
İnternet Haber
09.09.2011
08:57
Hafta sonu bu bölgelerde yağış var? Hafta sonuna plan yapmadan önce bu habere dikkat edin

Devamı İçin Tıklayınız...


İnternet Haber
Son Dakika
09.09.2011
Haftasonuhavanasılolacak?Hafta sonu hava nasıl olacak?
Bakan Demir: Mühendisler ruhsat verirken Marmara Depremi'ni akıllarından çıkarmasın
Samanyolu Haber
03.03.2011
13:20


Bayındırlık ve İskân Bakanı Mustafa Demir, mimar ve mühendislerin görevlerini yerine getirirken, 12 yıl önce meydana gelen 17 Ağustos 1999 Marmara Depremini hiç bir zaman akıllarından çıkarmamasını istedi. Antalyanın Manavgat ilçesine bağlı Side beldesi Sueno Hotelde 3?5 Mart 2011 tarihleri arasında sürecek Bayındırlık ve İskân Müdürleri toplantısına katılan Bakan Demir, mimar ve mühendislere uyarılarda bulundu. Bakan Demir, yurt genelinde gelen müdürlere yaptığı konuşmada mimar ve mühendislerin bir binaya ruhsat verirken Marmara Depremini yaşanan acı ve sıkıntıları hiç bir zaman unutmamaları gerektiğini söyledi. Resmi kayıtlara 17 Ağustos depreminde 17 bin insanın hayatını ve binlerce binanın yerle bir olduğunu belirten Demir, yıkılan binaların çoğununda ruhsatlı olduğunu kaydetti. Demir, Mühendislik ve mimarlık mesleği tıpkı doktorluk gibi hata götürmez mesleklerdir. Doktorun yanlış teşhisi hastanın hayatına mal olduğu gibi mimar ve mühendislerinde yeterince kontrol yapmadan verdikleri ruhsatla aynı apartman ve işyerinde yaşayan kişilerinin canlarını tehlikeye atabilir. Marmara Depreminde yıkılan çoğu binalar ruhsatlıydı. Bu ruhsatlar bir mimar ve mühendisin onayıyla değil, kurul onayıyla verilmişti. Kurum olarak plan, proje, malzeme ve bilgi teknolojisini kullanmada dünya standartlarını yakaladık. 9 yıllık iktidarımız döneminde bayındırlık ve iskân işlerinde yaptığımız işlerle Anadoluyu bir kanaviçe gibi işledik. Bizim için insan can güvenliği birinci önceliğimizdir. Dönemimizde geçmişte ruhsat verilmiş kamu binalarına bile bugün güçlendirme çalışması yapıyoruz. diye konuştu. Daha etkin hizmet vermek için Bayındırlık ve İskân Bakanlığı kurum müdürlüklerine geçen yıl bin 100 mimar ve mühendis atadıklarını belirten Demir, vatandaşa, 2011de dünya standartlarında hizmet vermek için 600 mimar ve mühendis daha atayacaklarını kaydetti. MİMAR VE MÜHENDİSLER GÖRÜNTÜ KİRLİLİĞİNİ YOK ETMEDE İRADE GÖSTERSİN Antalya Valisi Dr. Ahmet Altıparmak da yaptığı konuşmada, bir şehrin estetik dokusu ve güzelliğini mimar ve mühendislerin şekillendirdiğini belirtti. Turistlerle yüz yüze yapılan anketlerde Antalyaya gelen yabancı konukların yüzde 80nin şehrin tarihi ve doğal güzelliği için geldiğine dikkat çeken Vali Altıparmak, şehirlerin görüntü kirliliğinden kurtulması ve estetik dokusunun korunmasında mimar ve mühendislere büyük görevleri düştüğünü dile getirdi. Dünyaca ünlü İtalyan bir mimarın İstanbulda yaptığı konuşmada Türklerin hizaya getiremediği tek şeyin binalar olduğunun altı çizilmesi gerektiğini vurgulayan Altıparmak, aynı mimarın konuşmasında en çabuk hizaya getirdiklerini şeyinde ağaçlar olduğu sözünü günümüz şehirciliğinin hangi aşamada olduğuna ayna tuttuğunu kaydetti. Altıparmak, sözlerini şöyle sürdürdü: Filipinlerde tadı lezzetli ama kokusu kötü olan üryan isimli bir meyve var. Bu meyve için insanlar kokusuna cehennem, tadına da cennet diyorlar. Çok kötü koktuğu için bu meyvenin uluslararası seyahatlerde uçaklara alınması bile yasak. Antalyaya uçakla havadan baktığımızda çarpık yapılaşması ve görüntü kirliliğiyle büryan isimli meyvenin kokusunu oluşturuyor. Şehir içinde yaşayınca ve doğa güzellikleriyle baş başa kalınca insan Antalyada yaşamanın ayrıcalık olduğunu anlıyor. Artık mimar ve mühendislerimiz çarpık yapılaşması ve görüntü kirliliklerini ortadan kaldırarak cennet çevirsin. Görüntü kirliliğini yok etmede mimar ve mühendislerimiz risk alsın. Bu hususta kararlı olsun. İrade gösterilmeden idare olmaz. Siz dere yatağına okul yaparsanız milletin parasını çarçur ederek çamura gömersiniz. diye konuştu. Altıparmak, 2010 yılında Antalyaya gelen turist sayısının 10 milyon olduğunu belirtti. Antalyanın dünyada Paris ve Madridden sonra üçüncü turist çelen şehri olduğunun altını çizen Altıparmak, bu nedenle dünya turizminin göz bebeği şehrin estetik görünümüne özel önem verdiklerini sözlerine ekledi.
Samanyolu Haber
Son Dakika
03.03.2011
BakanDemirMühendislerruhsatverirkenMarmaraDepreminiakıllarındançıkarmasınBakan Demir Mühendisler ruhsat verirken Marmara Depremini akıllarından çıkarmasın
Bu haberi okumadan plan yapmayın!
İnternet Haber
16.02.2011
13:55
Hafta sonu plan yapmadan önce bu haberi okuyun. Çünkü yaşadığınız bölgede hava koşulları planlarınızı bozabilir.

Devamı İçin Tıklayınız...
İnternet Haber
Son Dakika
16.02.2011
BuhaberiokumadanplanyapmayınBu haberi okumadan plan yapmayın
"Delillerin karartılmasının önüne ancak sanıkların tutuklanması ile geçilebilir"
Samanyolu Haber
12.02.2011
15:43


Müdafaa Demokrasi ve Hukuk Derneği Başkanı Yaşar Semiz, delillerin karartılmasının önüne geçilmesinin, ciddi etkinliğe sahip sanıkların tutuklanması ile mümkün olabileceğini söyledi. Takdirin mahkemede olduğunu belirten Semiz, Bizim bu noktadaki düşüncemiz ve tavsiyemiz delillerin karartılmasına binaen ilgili şahısların tutuklanması yönündedir. dedi. Yaşar Semiz, deliller ışığında savcılık makamının bir tutuklama kararının da gayet normal olacağını ifade etti. Balyoz Darbe Planı iddiasıyla açılan davada, aralarında emekli kuvvet komutanları Özden Örnek ve İbrahim Fırtınanın da bulunduğu 163 kişi hakkında tutuklama kararı çıkarılmasını değerlendiren Semiz, Balyoz soruşturması ve devamındaki davanın, ülke tarihi açısından önemli yargılama süreçlerinden bir tanesi olduğunu ifade etti. Son yıllarda Türkiyede yaşanan demokratik atılımların neticesinde, antidemokratik çabalar ve darbe girişimlerinin yargıya büyük yükümlülükler yüklediğini kaydeden Semiz, Darbe soruşturması ve devamındaki yargılamalar da bunlardan bir tanesi. Tutuklama, yargılama içerisinde bir tedbirdir. Tedbir olarak uygulanan tutuklama, soruşturma aşamasında uygulanabileceği gibi yeni ve ciddi deliller neticesinde yargılama içerisinde de tutuklama kararı verilebilir. dedi. Balyoz soruşturması ve devamındaki yargılamayı, değerlendirme yapmadan önce iyi analiz etmek gerektiğini vurgulayan Semiz, şöyle konuştu: Burada örgütsel bir faaliyet iddia ediliyor. Bu örgütsel faaliyet ciddi sonuçları olan, ülkenin demokratik yapısını değiştirmeyi, cebir ve şiddet kullanarak anayasayı ve anayasal düzeni ortadan kaldırmayı, meclisi ortadan kaldırmayı, milletin birçok kurum ve kuruluşunu hedef alan, statlara doldurmayı, kafalarını balyozla ezmeyi hedef alan vahim bir plan. Bu süreci değerlendirirken biraz da delillerin karartılması, mevcut yapının, özellikle bu darbe yapılanmasının yargıyı da içine alan bir şekilde kurumları etkilemesi ihtimalini de göz önünde bulundurmak lazım. diye konuştu. DÜŞÜNCEMİZ VE TAVSİYEMİZ, DELİLLERİN KARARTILMASINA BİNAEN İLGİLİ ŞAHISLARIN TUTUKLANMASI YÖNÜNDEDİR Gölcük Donanma Komutanlığında yeni dokümanların ortaya çıktığını anımsatan Semiz, bu dokümanların çok ciddi argümanları içeren dokümanlar olduğunun altını çizdi. İçerisinde belge asılları olan, gizli gizlilik derecesinde darbe planlarını detaylıca arz eden, darbe komutanlıklarını, darbe neticesini, darbenin işleyiş şeklini, sonuçlarını düzenleyen detaylı planın varlığına vurgu yapan Semiz, Bunlar bu yargılama sürecinde ortaya çıkan yeni ve ciddi delillerdir. Bu deliller ışığında savcılık makamının bir tutuklama kararı olması gayet normaldir. Şu anda mahkeme ne karar verecektir, bilemiyoruz. Buna yargıçlar karar verecektir ama şunun bilinmesi gerekiyor ki, bu süreç, uzun bir süreçtir. Bu uzun süreç içerisinde yargılama süreciyle ilgili en ciddi tehlike delillerin karartılması tehlikesidir. Delillerin karartılmasının önüne geçilmesi de ancak ve ancak ciddi etkinliğe sahip olan sanıkların tutuklanması ile mümkün olabilir ki takdir mahkemenindir ama bizim bu noktadaki düşüncemiz ve tavsiyemiz, delillerin karartılmasına binaen bu ilgili şahısların tutuklanması yönündedir. ifadelerini kullandı.
Samanyolu Haber
Son Dakika
12.02.2011
DelillerinkarartılmasınınönüneancaksanıklarıntutuklanmasıilegeçilebilirDelillerin karartılmasının önüne ancak sanıkların tutuklanması ile geçilebilir
Yardıma muhtaçlar için özel numara
Samanyolu Haber
04.02.2011
17:03
Eskişehir Sağlık Müdürü Uzman Dr. Hüseyin Seyhan Fidan, Sağlık Bakanlığı tarafından yaklaşık 3 ay önce oluşturulan 444 3 833 Evde Bakım Hizmeti uygulaması kapsamında bakıma muhtaç hastalara ulaşmaya çalıştıklarını söyledi

Fidan yaptığı açıklamada, söz konusu hizmet dahilinde 81 ilde 34 mobil ekip kurulduğunu, hastanelerde ise 407 birim oluşturulduğunu belirterek, Eskişehirde Devlet Hastanesi, Yunusemre Devlet Hastanesi ve Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesinde evde bakım hizmeti birimi oluşturduklarını belirtti. 444 3 833ü arayan herkese yardımcı olacaklarını ifade eden Fidan, zengin-fakir ayrımı yapmadan ihtiyacı olan herkese ulaşmayı hedeflediklerini, özellikle yatağa bağımlı bakıma muhtaç hastalara ulaşmanın amaçladığını vurguladı. Fidan, Sağlık Bakanlığı tarafından yaklaşık 3 ay önce oluşturulan Evde Bakım Hizmeti kapsamında bakıma muhtaç hasta arıyoruz. Böyle bir hizmet özel hastanelerde bile yok. Bizi arayan herkese ulaşıyoruz. Ulaşmamız gereken hastalara ulaşamadığımız durumlarda huzursuz oluyoruz. Bizi arayan hasta, gerçekten evde bakıma muhtaç değilse onu başka birimlere yönlendiriyoruz. Bazen bizi arayan, durumu çok ağır olan hastaları da hastanelere yatırıyoruz dedi. Fidan, söz konusu numara arandığında plan dahilinde arayan kişinin evine gittiklerini anlatarak, Sağlık ekibi hastanın evine gittiğinde nasıl bir sağlık hizmeti alacağına karar veriyor. Daha sonra hastaya en yakın hastane hangisiyse o hastanenin evde bakım birimi hastanın ihtiyacına göre hizmet veriyor diye konuştu. Evde bakım biriminin bir ihtiyaç olduğunu, gelişmiş ülkelerde bu uygulamanın çok yaygın olduğunu dile getiren Hüseyin Seyhan Fidan, Hastaların hepsini hastaneye yatıramazsınız. Hem hastaneler yetmez, hem de devamlı hastanede yatmaktan hastalar bunalır. Diyelim ki hastanın pansuman ihtiyacı var. Bunun için hastaneye gelmesine gerek yok. Evde bakım hizmetiyle bu işi yapacağız dedi. Fidan, şu an Eskişehir Devlet, Yunusemre Devlet ve Kadın Doğum ve Çocuk Hastanelerindeki evde bakım hizmeti biriminde birer doktor ve hemşirenin görevlendirildiğini belirterek, Ancak, 10 bin kişilik sağlık çalışanımız bu birimin bir parçasıdır. Hedefimiz evde bakıma muhtaç hastalara verdiğimiz hizmeti ve hasta sayısını artırmaktır diye konuştu. Evde Bakım Hizmetinin yaygınlaşmasını ve vatandaşın hizmetten haberdar olmasını sağlamaya çalıştıklarını dile getiren Fidan, bakıma muhtaç hastaların açıkta kalmaması için yoğun çaba sarf ettiklerini söyledi. Hüseyin Seyhan Fidan, şunları kaydetti: Evde bakım hizmeti yanlış anlaşılmamalı. Biz daha çok yatalak, hastaneye gelemeyecek durumda olan, yatak yaraları oluşan veya kanserli hastaları kastediyoruz. Hakikaten bakıma muhtaç hastalara ulaşmaya çalışıyoruz. Acil yardıma ihtiyacı olan hastalar 112 Acil Servisi aramalı. Bu birimi acil servis hizmetiyle karıştırmamak gerekiyor. Bu hizmet kronik, evde bakım hizmeti gerektiren, durumu acil olmayan randevu verilebilecek hastalarımız için geçerli. Örneğin, bizi arayan hastalara diyoruz ki (yarın, şu saatte evinizde olun ekibimiz gelecek). Bu şekilde iletişim kurarak gidiyoruz. Şu an yaklaşık 400 kişiye evde bakım hizmeti veriyoruz. Ancak, nüfusa oranladığımız zaman yaklaşık 1000 hastaya hizmet vermemiz gerekiyor. Söz konusu 400 hasta dışındaki hastalar bize ulaşamadı. Biz onlara ulaşmaya çalışıyoruz. Hastanelerimizdeki doktorlarla konuşup, evde bakıma muhtaç hastaları tespit etmeye çalışıyoruz.
Samanyolu Haber
Son Dakika
04.02.2011
YardımamuhtaçlariçinözelnumaraYardıma muhtaçlar için özel numara
Sağlık müdürlüğü bakılacak hasta arıyor
Samanyolu Haber
04.02.2011
15:20
Eskişehir Sağlık Müdürü Uzman Dr. Hüseyin Seyhan Fidan, Sağlık Bakanlığı tarafından yaklaşık 3 ay önce oluşturulan 444 3 833 Evde Bakım Hizmeti uygulaması kapsamında bakıma muhtaç hastalara ulaşmaya çalıştıklarını söyledi.

Fidan AA muhabirine yaptığı açıklamada, söz konusu hizmet dahilinde 81 ilde 34 mobil ekip kurulduğunu, hastanelerde ise 407 birim oluşturulduğunu belirterek, Eskişehirde Devlet Hastanesi, Yunusemre Devlet Hastanesi ve Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesinde evde bakım hizmeti birimi oluşturduklarını belirtti. 444 3 833ü arayan herkese yardımcı olacaklarını ifade eden Fidan, zengin-fakir ayrımı yapmadan ihtiyacı olan herkese ulaşmayı hedeflediklerini, özellikle yatağa bağımlı bakıma muhtaç hastalara ulaşmanın amaçladığını vurguladı. Fidan, Sağlık Bakanlığı tarafından yaklaşık 3 ay önce oluşturulan Evde Bakım Hizmeti kapsamında bakıma muhtaç hasta arıyoruz. Böyle bir hizmet özel hastanelerde bile yok. Bizi arayan herkese ulaşıyoruz. Ulaşmamız gereken hastalara ulaşamadığımız durumlarda huzursuz oluyoruz. Bizi arayan hasta, gerçekten evde bakıma muhtaç değilse onu başka birimlere yönlendiriyoruz. Bazen bizi arayan, durumu çok ağır olan hastaları da hastanelere yatırıyoruz dedi. Fidan, söz konusu numara arandığında plan dahilinde arayan kişinin evine gittiklerini anlatarak, Sağlık ekibi hastanın evine gittiğinde nasıl bir sağlık hizmeti alacağına karar veriyor. Daha sonra hastaya en yakın hastane hangisiyse o hastanenin evde bakım birimi hastanın ihtiyacına göre hizmet veriyor diye konuştu. Evde bakım biriminin bir ihtiyaç olduğunu, gelişmiş ülkelerde bu uygulamanın çok yaygın olduğunu dile getiren Hüseyin Seyhan Fidan, Hastaların hepsini hastaneye yatıramazsınız. Hem hastaneler yetmez, hem de devamlı hastanede yatmaktan hastalar bunalır. Diyelim ki hastanın pansuman ihtiyacı var. Bunun için hastaneye gelmesine gerek yok. Evde bakım hizmetiyle bu işi yapacağız dedi. Fidan, şu an Eskişehir Devlet, Yunusemre Devlet ve Kadın Doğum ve Çocuk Hastanelerindeki evde bakım hizmeti biriminde birer doktor ve hemşirenin görevlendirildiğini belirterek, Ancak, 10 bin kişilik sağlık çalışanımız bu birimin bir parçasıdır. Hedefimiz evde bakıma muhtaç hastalara verdiğimiz hizmeti ve hasta sayısını artırmaktır diye konuştu. -ACİL SERVİS HİZMETİYLE KARIŞTIRMAMAK GEREK Evde Bakım Hizmetinin yaygınlaşmasını ve vatandaşın hizmetten haberdar olmasını sağlamaya çalıştıklarını dile getiren Fidan, bakıma muhtaç hastaların açıkta kalmaması için yoğun çaba sarf ettiklerini söyledi. Hüseyin Seyhan Fidan, şunları kaydetti: Evde bakım hizmeti yanlış anlaşılmamalı. Biz daha çok yatalak, hastaneye gelemeyecek durumda olan, yatak yaraları oluşan veya kanserli hastaları kastediyoruz. Hakikaten bakıma muhtaç hastalara ulaşmaya çalışıyoruz. Acil yardıma ihtiyacı olan hastalar 112 Acil Servisi aramalı. Bu birimi acil servis hizmetiyle karıştırmamak gerekiyor. Bu hizmet kronik, evde bakım hizmeti gerektiren, durumu acil olmayan randevu verilebilecek hastalarımız için geçerli. Örneğin, bizi arayan hastalara diyoruz ki (yarın, şu saatte evinizde olun ekibimiz gelecek). Bu şekilde iletişim kurarak gidiyoruz. Şu an yaklaşık 400 kişiye evde bakım hizmeti veriyoruz. Ancak, nüfusa oranladığımız zaman yaklaşık 1000 hastaya hizmet vermemiz gerekiyor. Söz konusu 400 hasta dışındaki hastalar bize ulaşamadı. Biz onlara ulaşmaya çalışıyoruz. Hastanelerimizdeki doktorlarla konuşup, evde bakıma muhtaç hastaları tespit etmeye çalışıyoruz. AA
Samanyolu Haber
Son Dakika
04.02.2011
SağlıkmüdürlüğübakılacakhastaarıyorSağlık müdürlüğü bakılacak hasta arıyor
Neve Şalom'da bir ilk
Samanyolu Haber
27.01.2011
22:47
27 Ocak Uluslararası Yahudi Soykırımı Kurbanlarını Anma Günü dolayısıyla Türkiyede ilk kez Neve Şalom Sinagogunda Türkiye Hahambaşılığı ve Türk Musevi Cemaatince resmi tören düzenlendi.

TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, tören dolayısıyla gönderdiği mesajda, Türkiyenin yüzyıllardır çeşitli milletlere inanç, kültür ve ırk ayırımı yapmadan kucak açtığını, insanların huzur ve barış içinde bir arada yaşadığı örnek bir coğrafya olduğunu belirtti. Bu coğrafyada ve kültürde, geçmişten bugüne farklılıkların ayrışma değil, bütünleşme ve zenginleşme kaynağı olarak görüldüğüne dikkati çeken Şahin, mesajında şunları kaydetti: Milletimiz tarihi boyunca zulüm gören halklara sahip çıkan, insanlığa karşı her türlü eziyet, haksızlık ve baskıyı şiddetle reddeden, barışçı ve ilkeli bir anlayışı benimsemiştir. İnsanlığın ortak vicdanını yaralayan bu trajedi karşısında aziz milletimizin ayrılmaz parçası olan Musevi vatandaşlarımızla aynı duyguları paylaşıyor ve benzer acıların bir daha yaşanmamasını diliyorum. DAVUTOĞLUNUN MESAJI Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da mesajında, BM Genel Kurulunun 2005 yılında aldığı karar çerçevesinde dünyanın çeşitli yerlerinde düzenlenen anma törenlerinin güzel bir örneğini oluşturan İstanbuldaki törenin ve sergilenen katılımın, Türk toplumunun Yahudilerin tarihte çektiği acılar karşısında ortaya koyduğu geleneksel duyarlılığın da bir göstergesini oluşturduğunu ifade etti. DİYANET İŞLERİ BAŞKANI GÖRMEZ Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez de mesajında, masum insanlara yönelik olarak işlenen soykırım ve sürgün gibi suçların dini, milli, felsefi ve insani hiçbir gerekçesi olamayacağını belirtti. İslama göre bir insanı öldürmenin bütün insanları öldürmek gibi ağır bir günah ve vebali olduğunu ifade eden Görmez, mesajında şunları kaydetti: Tarihte başta Yahudilere karşı işlenmiş olan insanlık suçu olmak üzere bütün insanlık dışı tutumları nefretle kınıyorum. İnsanlık yaşanan bu hadiselerden ders almalıdır ve dünyanın neresinde olursa olsun böyle acı tecrübelerin yaşanmamasını, dini, inancı, kültürü ve milleti ne olursa olsun bütün insanların barış ve huzur ortamında karşılıklı sevgi, saygı ve hoşgörü içinde birlikte yaşayabileceği bir dünyayı yüce Allahtan niyaz ediyorum. HOLOKOST ÖĞRETİSİNİN GEREKLİLİĞİ Törende, Holokost Öğretisinin Gerekliliğini anlatan cemaat üyesi Süzet Sidi, 2. Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanyasının, Almanyada ve işgal ettikleri topraklarda kurdukları toplama, çalışma ve ölüm kamplarında 6 milyon Yahudiyi belirli bir plan çerçevesinde, inanılması güç, vahşet dolu metotlarla öldürmesinin, bir Yahudi tarihi meselesi değil bir insanlık tarihi meselesi olduğunu dile getirdi. Holokost ya da Shoa olarak adlandırılan bu vahşetin insanlık tarihinin en kara, en dip noktası olarak kabul edildiğini ifade eden Sidi, şunları kaydetti: Holokost, tarihteki herhangi bir soykırım değildir. Her ne kadar bu terim günümüzde bazen sorumsuzca kullanılıyorsa da Holokosttan kasıt 2. Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanyasında ve işgal ettikleri ülkelerde planlı bir şekilde 6 milyon Yahudinin öldürülmesidir. Holokostun simgesi Auschwitz ölüm kampı, 27 Ocak 1945 günü, bundan tam 66 yıl önce Sovyet ordusu tarafından kurtarıldı. İnsanlık o gün o zamana kadar hiç görmediği, hayal bile edemediği boyutta bir vahşete, bir insanlık dramına şahit oldu. Holokost anlatılmalıdır, çünkü insanoğlu kendi tarihinin bu korkunç gerçeğini öğrenmez ya da unutursa başka Holokostlar insanlık tarihinde yerlerini almak için gizlendikleri mağaralarından çıkmakta tereddüt etmeyecektir. Törene, Dışişleri Bakanlığı adına Büyükelçi Ertan Tezgör, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Türkiye Musevileri Hahambaşı İsak Haleva, Türk Musevi Cemaati Başkanı Sami Herman, DP Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, Adalar Belediye Başkanı Mustafa Farsakoğlu, Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal, CHP İstanbul İl Başkanı Nebil İlseven ve cemaat mensupları katıldı.
Samanyolu Haber
Son Dakika
27.01.2011
NeveŞalomdabirilkNeve Şalomda bir ilk
15:20 Erdoğan: Mazotu 1 liraya indiriyorlardı, ne oldu?
Net Gazete
19.12.2010
15:20
Bu ülkenin çok vaadler gördüğünü, kendilerinden önce gelen iktidarların, kaynak göstermeden, proje, plan yapmadan bol keseden dağıttıklarını belirten Başbakan Erdoğan, Mazotu 1 liraya indiriyorlar mıydı, ne oldu? Üniversite sınavını kaldıracaklarını söylüyorlardı, ne oldu? Her aileye maaş bağlayacaklardı , ne oldu? dedi.
Net Gazete
Son Dakika
19.12.2010
1520ErdoğanMazotu1lirayaindiriyorlardıneoldu?1520 Erdoğan Mazotu 1 liraya indiriyorlardı ne oldu?
Kamu boç ve alacakları yeniden yapılandırılıyor
Milli Gazete
15.11.2010
13:11
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, vatandaşla kamu kesimi arasındaki birikmiş borç alacak meselelerini mümkün olduğunca geniş bir şekilde ele aldıklarını belirterek, Kamuya olan borçların asıl tutarlarında herhangi bir indirim yapmadan ve asıl alacağın reel değerini koruyacak şekilde borçların yeniden hesaplanması ve belirli bir plan dahilinde ödenmesini sağlamak için bu çalışmamızı yaptık dedi. Babacan, kamu alacaklarının yeniden yapılanmasına ilişkin yasa tasarısı kapsamına maliye, gümrük müsteşarlığı, SGK, il özel idareleri, TEDAŞ (7 özel dağıtım şirketi dahil), TRT, KOSGEB, TOBB ve OSBlerin girdiğini belirterek, tasarıya göre, vergi alacaklarında 31 Temmuz 2010dan, SGK primlerinde Haziran 2010dan önceki dönemin kapsamda olacağını, elektrik ve su alacaklarında da 31 Temmuz 2010dan önce ödenmesi gerekenlerin dikkate alınacağını kaydetti.... devamı
Milli Gazete
Son Dakika
15.11.2010
KamuboçvealacaklarıyenidenyapılandırılıyorKamu boç ve alacakları yeniden yapılandırılıyor
TSK o sloganı nasıl kullandı?
Samanyolu Haber
10.08.2010
12:20
Türk Silahlı Kuvvetleri(TSK)nın 2. Malzeme Sergisi, 1-10 Ekim tarihleri arasında Ankarada açılacak.

Genelkurmay Başkanlığının Kara Kuvvetleri Komutanlığının kuruluş yıldönümü münasebetiyle hazırladığı ve internet sitesinden bir süre sonra kaldırdığı afişlerde yer alan Güçlü Türkiye, güçlü ordu sloganı, serginin ana teması oldu. Ankara Sanayi Odası (ASO), Rixos Grand Otelde TSK 2. Malzeme Sergisi ile Ankara Sanayi Fuarının tanıtım toplantısını yaptı. Toplantıya Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Devlet Bakanı Zafer Çağlayanın yanı sıra Ankara milletvekilleri, belediye başkanları, üniversite rektörleri ve iş dünyasının önde gelen isimleri katıldı. ASO Başkanı Nurettin Özdebir, TSKnın şu anki faaliyetlerini devam ettirebilmesi için yedek parça, lojistik ve levazım malzemelerine ihtiyacı olduğunu söyledi. Savunma sanayimizin, ülkemiz ihtiyaçları doğrultusunda yönlendirilmesi ve bu alanda mümkün olduğunca dışa bağımlılığın azaltılması ve ihracatın ithalatı karşılama oranının artırılmasına yönelik II. TSK Malzeme Sergisi düzenleneceğini dile getiren Özdebir, sergi kapsamında TSKnın ihtiyaçları doğrultusunda alımını yapmakta olduğu yaklaşık 10 bin adet lojistik ürünün sergilenerek yerli üreticilere tanıtılması, böylelikle, söz konusu ürünlerin yerli sanayi tarafından üretilebilmesine imkân tanınmasının amaçlandığını kaydetti. Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek ise 2023 yılında Cumhuriyetin 100 yaşında olacağını belirterek devletin bunun için bazı plan ve projeler hazırladığını ifade etti. Her vilayetinde 100. yıl için vizyon amaçlı eylem planı hazırlamasını isteyen Çiçek, devletin herşeyi yapmasının mümkün olmadığını, teşvik edici olduğunun altını çizdi. Bakan Gönül ile Çağlayan da fuarın savunma sanayindeki önemine değinerek Türk ihracatının geldiği noktaya dikkat çektiler. 1-10 Ekim tarihleri arasında yapılacak olan TSK 2. Malzeme Sergisinin en dikkat çekici yönü ise hazırlanan afiş oldu. Genelkurmay Başkanlığı, geçtiğimiz yıl kamuoyuna duyurduğu Güçlü Ordu Güçlü Türkiye sloganını değiştirdi. Kara Kuvvetleri Komutanlığının kuruluş yıl dönümünde hazırladığı afişte Ordudan önce bu defa Türkiye ifadesi yer aldı. Slogan; Güçlü Türkiye Güçlü Ordu şeklinde kullanıldı. Ancak bu değişimin haberleri basın yayın organlarında yer almasıyla birlikte Genelkurmay, hiçbir açıklama yapmadan afişleri internet sitesinden kaldırdı. Kamuoyunda büyük destek bulan yeni sloganın siteden kaldırılmasının sebebi ise iddialara göre teknik bir hataydı. TSKnın bu sloganı tekrar kullanıp kullanmayacağı bilinmiyordu. Genelkurmay ile Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından kaldırılan Güçlü Türkiye Güçlü Ordu sloganı, bu defa Türk Silahlı Kuvvetleri TSK 2. Malzeme Sergisinde ortaya çıktı. Sergi için hazırlanan afişin başında Türkiye Cumhuriyeti Kara Kuvvetleri Lojistik Komutanlığı yazısı yer aldı. Serginin yapılacağı yerin ve tarihlerin yer aldığı afişte slogan olarak ise Güçlü Türkiye, Güçlü Ordu, Güçlü Sanayi yer aldı. Genelkurmay Başkanlığı, geçtiğimiz yıl 30 Ağustos Zafer Haftası ile 19 Eylül Gaziler Günü münasebetiyle hazırladığı afişlerde Güçlü ordu, güçlü Türkiye sloganını tercih etmişti. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, Türk Silahlı Kuvvetleri; Türkiye Cumhuriyetinin temel nitelikleri olan laiklik, demokrasi, sosyal ve hukuk devleti ilkelerine yürekten bağlılığı, üstün disiplin anlayışı, köklü gelenekleri, itidalli ve kararlı yaklaşımı, hepsinden önemlisi Türk milletinden aldığı güçle dün olduğu gibi bugün de ve yarın da üstlendiği her görevi başarıyla yerine getirmeye devam edecektir. Şüphesiz ki; güçlü ordu, güçlü Türkiyedir. ifadelerini kullanmıştı. Söz konusu afişler ve Genelkurmay Başkanının ifadeleri siyasilerin ve akademisyenlerin tepkisine sebep olmuştu. Güçlü Türkiyenin varlığının güçlü ordu şartına bağlanamayacağını ifade eden aydınlar, Türkiyenin güçlü olması durumunda ordunun da güçlü olabileceğini aktarmış ve önceliğin orduya değil, güçlü Türkiyeye verilmesi gerektiğini söylemişti. Genelkurmay Başkanlığı, kamuoyunu uzun süre meşgul eden eleştiriler üzerine bu yıl yeni bir düzenlemeye gitti. Kara Kuvvetleri Komutanlığının 2219uncu kuruluş yılı için hazırlanan afişlerde Güçlü ordu, güçlü Türkiye yerine, Güçlü Türkiye, güçlü ordu sloganı kullandı. Fakat daha sonra bu afişleri yayından kaldırdı. Genelkurmayın internet sitesinde arşiv bölümünde Güçlü Ordu-Güçlü Türkiye afişleri hâlâ yer alıyor.
Samanyolu Haber
Son Dakika
10.08.2010
TSKosloganınasılkullandı?TSK o sloganı nasıl kullandı?
Renga, Renga, Rengarenk
Hürriyet
02.08.2010
11:49
Renga,Sinema, konser, sergi, tiyatro, dans gösterisi... Plan yapmadan önce haftanın ytümetkinliklerine bir göz atın..
Hürriyet
Ana Sayfa
02.08.2010
RengaRengaRengarenkRenga Renga Rengarenk
Bu ordu PKK'yı neden yenemez?
Samanyolu Haber
20.07.2010
08:03
Açık konuşalım; son yıllarda kamuoyuna yansıyan yapısı, kurmay kadrosu ve görev anlayışıyla bu ordu PKKyı yenemez. Asli işini yapmak yerine siyasete, topluma, ekonomiye nizam vermeyi temel görevi addeden bir ordu... İşte güne damgasını vuracak müthiş yorum;

Açık konuşalım; son yıllarda kamuoyuna yansıyan yapısı, kurmay kadrosu ve görev anlayışıyla bu ordu PKKyı yenemez. Aradığı komutanına PKKlıları kastederek Çok zayiat veriyoruz, Heronları düşürün diyen bir üsteğmenin, bu talebe Bir çaresine bakarız diye karşılık veren bir yarbayın görev yaptığı; MİTin bu konuşmayı tespitinden sonra üç yıldır bu konuyu soruşturup sonuca bağlayamayan bir anlayışın egemen olduğu ordu PKKyı yenemez. İskenderundaki gibi PKK saldırı yapmadan askerî üssü izlerken Kutlu Doğum Haftası etkinliklerini, derneklerin halı saha maçlarını, liselerin bilim ve sanat şenliklerini takibe alan bir ordu PKKyı yenemez. Karakolun karşısında dolaşan terörist grubunu çoban, dağda kekik toplayan köylüleri ise terörist sanan, bu sanısını da hiç sıkılmadan dile getiren komutanların görev yaptığı, terfi aldığı, yükseldiği bir ordu PKKyı yenemez. Kendi döşediği mayınların üzerine kendi askerini süren; bu gerçek ortaya çıktığında da olayı soruşturmak yerine olur böyle şeyler deyip ölüme neden olanları teselliye kalkışan komutanların bulunduğu bir ordu PKKyı yenemez. Fırsat eğitimi olarak nitelenen ceza türüyle kendi askerinin eline pimi çekilmiş el bombası tutuşturan, patlayan el bombasıyla ölen dört asker için kazayla şehit oldular bilgisi veren bir ordu PKKyı yenemez. Toplam 28 askerin şehit olduğu Dağlıca ve Aktütün baskınlarındaki çok ciddi ihmal iddialarını incelemek yerine, ihmali dile getirenleri baş parmağını sallaya sallaya tehdit edip hainlikle suçlayanların yönettiği bir ordu PKKyı yenemez. İldeki hakim ve savcıların gözünü korkutmak için lojmanlarının üzerine üç-beş bomba göndermekte beis görmeyen, yaptığı bu icraatı böbürlene böbürlene anlatan bir komutan hakkında hiçbir işlem yapmayan bir ordu PKKyı yenemez. Kendi hükümetine ve vatandaşına karşı ıslak imzalı belgelerle komplolar kuran, vatandaşların evine silah ve mühimmat yerleştirerek onları terör örgütü adı altında yargılatmak için hazırlıklar planlayan askerlerin yetiştiği bir ordu PKKyı yenemez. Aklını fikrini yönetime el koymakla bozarak kendi işini, işlevini, misyonunu unutmuş bir ordu PKKyı yenemez. Yeraltına gömülen silahları olan, bunların neden ve kimler tarafından gömüldüğünü merak etmeyen, merak edip soru soranlara hain diyen bir ordu PKKyı yenemez. Cuma vakti camileri havaya uçurmayı, insanları stadyumlarda gözaltına almayı, her kesimden darbe karşıtı insanları temizlemeyi, darbe hükümeti kurmayı harp oyunu, plan semineri olarak niteleyen; öğrencileri, dernekleri, anaokullarını, liseleri, eczaneleri, fırınları, kafeleri, gazeteleri, sosyeteyi, velhasıl her yeri ve herkesi fişleyen bir ordu PKKyı yenemez. Öğrencilerin gittiği bir müzeyi havaya uçurarak darbeye hazırlık olmak üzere kaos planları yapan mensupları olan ve bu mensuplarını doğru dürüst soruşturup cezalandırmayan bir ordu PKKyı yenemez. Kısaca, asli işini yapmak yerine siyasete, topluma, ekonomiye nizam vermeyi temel görevi addeden bir ordu PKKyı yenemez. Dış saldırılara karşı odaklanmak ve hazırlıklı olmak yerine bütün enerjisini iç düşman adı altında siyasi rakiplerini tasfiyeye ayırmış bir ordu asıl görevini yapamaz. PKK ile mücadele iç iktidar mücadelesi için bir maniveladan ibaret görülür. Başarının hükümetin hanesine yazılması ihtimali de tedirginlik yaratır. İşi gücü siyaset olan bir ordu ne PKKyı yenebilir ne başka düşmanları caydırabilir. Ordunuzun güçlü, işlevsel ve caydırıcı olmasını istiyorsanız önce onu sivil denetim altına almalısınız. Hesap vermeyen bir ordu çürür. Bizim ordu, bırakın hesap vermeyi, halktan ve siyasetçiden sürekli hesap sormak peşinde. Ne Parlamento denetleyebiliyor onları, ne Başbakanlık ne de Sayıştay. Sadece sınırı koruyacak profesyonel bir orduya değil PKKyı yenecek yeni bir orduya ihtiyaç var. İHSAN DAĞI
Samanyolu Haber
Son Dakika
20.07.2010
BuorduPKKyınedenyenemez?Bu ordu PKKyı neden yenemez?
Haftasonunda plan yapmadan önce okuyun
Haber3
23.04.2010
10:17
Hava sıcaklıkları Türkiye genelinde 2 ila 4 derece artacak.
Haber3
Son Dakika
23.04.2010
HaftasonundaplanyapmadanönceokuyunHaftasonunda plan yapmadan önce okuyun
Başbuğ'a tepkiler dinmek bilmiyor
Samanyolu Haber
17.03.2010
07:11
Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğun, son dönemde gündeme gelen kaos planları, darbe girişimleri ve Erzincandaki Ergenekon davasıyla ilgili iki gazeteye yaptığı açıklamalar yeni tartışmaları da beraberinde getirdi.

Özellikle Albay Dursun Çiçekin ıslak imzasını taşıyan ve kamuoyunda kirli plan olarak bilinen belgeye yönelik ifadeler hukukçuların tepkisini çekti. Islak imzanın Çiçeke ait olduğunu belgeleyen Adli Tıp, Emniyet ve Jandarma kriminal raporlarına rağmen bir de parmak izi incelemesinin gündeme getirilmesi, hukukî kaos endişelerine yol açtı. Mahkemelerde imzanın konu edildiği binlerce davanın bulunduğunu ve Adli Tıp raporlarıyla karar alındığını hatırlatan uzmanlar, Başbuğun getirdiği yaklaşımın sistemi çökerteceğine dikkat çekiyor. Adli Tıpa her yıl ortalama 100 bine yakın dosyanın gönderildiği dikkate alındığında durumun vahameti gözler önüne seriliyor. Eski İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancıya göre, bugüne kadar belgeyi inceleyen kurumların raporları yeterli. Elden ele dolaşan belgede parmak izi aramanın anlamsız olduğunu dile getiren Fincancı, kurumlara güvenilmemesini kötü niyet göstergesi olarak değerlendiriyor. Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hamit Hancı da, fazla temasın evraktaki izleri yok edeceğini, belgenin iyi muhafaza edilmesi gerektiğini vurguluyor. Adli Tıp Kurumu, Türkiyenin en köklü, gelişmiş ve birçok alanda hizmet veren resmi bilirkişi kurumu. Adli Tıp, Türkiyedeki bütün adliyelere sivil ve askeri yargı ayrımı yapmadan hizmet veriyor. Adli Tıp Kurumu Kanununa göre çalışan kurum, tıp alanıyla birlikte Morg, Gözlem, Fizik, Kimya, Biyoloji ve Trafik ihtisas daireleriyle mahkeme ve savcılara delil sağlıyor. Kurum, yargının yılda 100 bin talebine cevap veriyor. Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin 21 Ocak 2009 tarihli kararında, askerlik görevini yapan bir erin ölümüyle ilgili Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinin raporuna dayanarak Genelkurmay hakkındaki maddi ve manevi tazminatını reddetmişti. Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin bu kararında en önemli delil olarak dayandığı Adli Tıp Kurumu raporuydu. Bugün ise Kurmay Albay Dursun Çiçek imzalı İrtica ile Mücadele Eylem Planı belgesine ilişkin hukuki süreçte farklı bir tavır sergileniyor. Bugüne kadar askeri mahkemelerin binlerce davada ana delil olarak kabul edip hüküm verdiği Adli Tıp Kurumunun raporunun, Genelkurmay tarafından muteber görülmemesi çelişkiyi de net olarak ortaya koyuyor. Dursun Çiçek imzalı Kaos Belgesine ilişkin incelemede de böyle oldu. Ergenekon şüphelisi avukat Serdar Öztürkün ofisinde ele geçirildiği iddia edilen belgeye ilişkin önce Emniyet Kriminal, İmza Çiçekin dedi. Jandarma Kriminal ise Çiçekin imzasına benziyor ifadesini kullandı. TÜBİTAK, ilk ele geçirilen belgedeki imzanın montaj olmadığını tespit etti. Islak imzalı orijinal belge ortaya çıkınca savcılık dosyayı tüm raporlarla birlikte Adli Tıp Kurumuna gönderdi. Fizik İhtisas Dairesinde yapılan incelemede belgedeki imzanın Dursun Çiçekin eli ürünü olduğunu 4e karşı 7 oyla tespit etti. Bu şekilde birçok kez yapılan inceleme ve alınan bilirkişi raporlarına rağmen Genelkurmayın belgeyi farklı yöntemlerle inceleme ısrarı devam ediyor. Genelkurmayın Kaos Planına ilişkin resmi bilirkişi kurumuna itibar etmemesi, askeri mahkemelerin kararlarıyla çelişkiye düştüğünü gösteriyor. Hukukçular ve Adli Tıp uzmanları söz konusu tavrın kurumlar arası güveni zedelediğine dikkat çekiyor. Genelkurmayın yeni bir soruşturma tavrının, bundan önce alınan ve binlerce davada ana delil olarak kullanılan raporları da tartışmalı hale getireceği aktarılıyor. Şebnem Korur Fincancı (TİHV Başkanı): Tüm bugüne kadar belgeyi inceleyen kurumların incelemesi yeterli tabii ki. Eğer bir kaygı duyuyorlarsa daha ileri birtakım araştırmalar da yapılır. Ama ne kadar sonuca ulaşılır bilmiyorum. Bu belge elden ele dolaşmış durumda. Anlamlı parmak izi bulunabilir mi acaba? diye sormak gerekiyor. Özellikle kriminal alanında çalışanlara bunu sormak lazım. Bu belge mahkeme mahkeme dolaşıyor, kurum kurum dolaşıyor. Bir sürü el değdi. Üzerindeki birtakım izlerin değişikliğe uğrama ve bozulma olasılığı çok yüksek. Öte yandan baktığımızda kurumlara güvenilmemesi gibi bir durum ortaya çıkar ki bu da çok üzücü. Bu hiçbir şekilde güvenmiyoruz demektir. Bunu bir kötü niyet göstergesi olarak değerlendirmek lazım. Güven bir araç olarak kullanılıyor duygusu yaratıyor. Bu üzücü. Eğer biz bir hukuk devletinde yaşıyorsak sorumluların yargılanabilir olması lazımdır. SON SÖZÜ ADLİ TIP KURUMU SÖYLER Mizan Hukuk Derneği Başkanı Gökhan Bozkurt: Bu tip incelemelerde son sözü Adli Tıp Kurumu söyler. Dolayısıyla Adli Tıp Kurumu görüş bildirmişken bunun da ilerisine gidilerek parmak izi incelemesinin yapılmasının söylenmesini hukuken doğru bulmuyorum. Bu Adli Tıp Kurumuna da güvensizlik itibarsızlığa sebep olur. Kaldı ki, parmak izi incelemesi neticesinde bu tip evraklar ileride gü
Samanyolu Haber
Son Dakika
17.03.2010
BaşbuğatepkilerdinmekbilmiyorBaşbuğa tepkiler dinmek bilmiyor
Haftasonunda hava nasıl olacak ?
Haber3
19.02.2010
13:41
Haftasonu için plan yapmadan önce bu haberi okuyun. İşte haritalı hava tahminleri..
Haber3
Son Dakika
19.02.2010
Haftasonundahavanasılolacak?Haftasonunda hava nasıl olacak ?
Yeni dönem: 7 saniyede belirleniyor
Samanyolu Haber
04.11.2009
13:27
Devlet Bakanı Hayati Yazıcı sosyal yardıma ihtiyacı olan vatandaşların bilgisayar ortamında 7 saniyede belirlendiğini söyledi.

Sosyal Yardım Bilgi Sitemi (SOYBİS) ile kurumlar arasında veri alışverişi yapıldığını söyleyen Yazıcı, mükerrer yardım alanlarında bu şekilde önleneceğini belirtti. Yazıcı, söz konusu projede eylül ayında 840 bin sorgulama yapıldığı bilgisini verdi. Plan ve Bütçe Komisyonunda Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü bütçesini sunan Yazıcı, e-devlet uygulaması çerçevesinde hayata geçirdikleri SOYBİS hakkında bilgi verdi. Sosyal güvenceden yoksun kimselerin daha önce istenen belgeleri tamamlamak için kurum kurum dolaştığını aktaran Devlet Bakanı, bir taraftan Tarım Bakanlığından, Sosyal Güvenlik Kurumundan maaş almadıklarını ispat ederken diğer taraftan 10 ayrı kuruma başvuruda bulunmak zorunda olduklarını ve toplam 24 sorunun cevabını getirmek zorunda kaldıklarını anlattı. Yazıcı, Sosyal güvenceden yoksun fakirlere fakirliğini ispat et diyorduk. Onun fakirliğinin ispatını artık biz yapıyoruz. diye konuştu. SOYBİS ile kamu idarelerinin bilgisayarlarla birbirlerine bağlandığını aktaran Yazıcı, İçişleri Bakanlığı MERNİSden adres bilgileri, İŞKUR veri tabanında kuruma kayıtlı olup olmadıkları, işsizlik maaşı alıp almadıkları, Vakıflardan iş yardımı alıp almadığı, SHÇEKten ev yardımı, şartlı nakit transferi alıp almadıkları, SGKdan sigortası olup olmadığı bilgiler derleniyor. Gelir İdaresi Veri tabanında üzerinde kayıtlı arazi olup olmadığı, Tapudan sahibi olduğu malı olup olmadığı, Sağlık Bakanlığında yeşil kartı, Tarım Bakanlığında küçükbaş büyük baş hayvanı olup olmadığı 7 saniyede sonuçlanıyor. dedi. Bu sistemin Eylül ayında 840 bin defa kullanıldığını söyleyen Yazıcı, bunun başvuru anlamına gelmediğini söyledi. Bu arada CHPli komisyon üyelerinin Bakan Yazıcıya, 840 bin yoksul olduğu anlamına mı geliyor? diye sormaları salonda tansiyonu yükseltti. AK Partili üyeler soruya cevap vermek isteyince tartışma yaşandı. Yazıcının açıklamasından sonra tartışma bitti. ARTIK KİTAPLAR SIRALARIN ÜSTÜNDE Yoksullara yapılan yardımlar hakkında da bilgi veren Hayati Yazıcı, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonundan 0-6 yaş grubu çocukların hastanelerde sağlık kontrollerinin yapılması, aşılarının yapılması için destek verildiğini kaydetti. Çocuklarını okutamayan vatandaşlara maddi yardım yapıldığını, bu yardımların Türkiyenin geleceğine yatırım olduğunu ifade etti. Yazıcı, Çünkü bu yatırımlarla Türkiyenin geleceğini oluşturan çocuklar daha sağlıklı daha bilgili olacak. dedi. Bu arada CHPli komisyon üyeleriyle Bakan Yazıcı arasında sözlü atışma oldu. Hiçbir ayrım yapmadan öğrencilerin masalarının üzerine kitaplarını bıraktıklarını söyleyen Yazıcı, kitap dağıtma uygulaması başlamadan önce İstanbul Cağaloğlundan Sirkeciye kadar kitap alma kuyruğu oluştuğunu söyledi. Bu kuyruklara son verildiğini ifade eden Yazıcı, Sosyal devlet budur. Masalarının üzerinde kitap elde ediyorlar. Öğrenciler eğitim öğretime bakıyorlar. şeklinde konuştu. Bakan Yazıcı, bireylere Fondan verilen kredilerin 8 yıl vadeli verildiğini ve faizsiz kredi olduğunu söyledi. Yazıcı, bu kredilerin geri dönüşünün yüzde 30 civarında olduğunu kaydetti. MÜKERRER YARARLANMALARA TEMİZLENECEK Bütünleşik Sosyal Hizmet Projesi hakkında da bilgi veren Yazıcı, sosyal yardım yararlanıcılarına ait sağlıklı verilere sahip olacaklarını, yaş, cinsiyet, yerleşme yeri, özür durumunun saptanacağını aktardı. Yazıcı, Mükerrer yararlanmalara bunlar temizlenecek. Hane yaklaşımını geçilecek. Ulaşılamayan yoksul kesimle ulaşılacak. dedi. Sosyal yardımlaşma vakıflarının internet üzerinden ücretsiz telefon görüşmesine başlayacağını aktaran Yazıcı, eşi vefat eden kadınlara dönük olarak da yeni bir çalışma yaptıklarını belitti. (CİHAN)
Samanyolu Haber
Son Dakika
04.11.2009
Yenidönem7saniyedebelirleniyorYeni dönem 7 saniyede belirleniyor
Plan yapmadan önce
Sabah
30.10.2009
13:54
Tasarım pastalar Bağ Pastanesi: Artık klasik pastalarla doğum günü kutlama dönemi bitti. Tekne, otomobil, helikopter... Hobinize göre dilediğiniz şekilde tasarım pastalar kutlamaları daha da eğlenceli... Devamı için tıklayınız
Sabah
Cuma
30.10.2009
PlanyapmadanöncePlan yapmadan önce
Haftasonu hava nasıl olacak ?
Haber3
23.10.2009
13:48
Haftasonu için plan yapmadan önce bu haberi okuyun..
Haber3
Son Dakika
23.10.2009
Haftasonuhavanasılolacak?Haftasonu hava nasıl olacak ?
Haftasonu hava nasıl olacak ?
Haber3
23.10.2009
13:36
Haftasonu için plan yapmadan önce bu haberi okuyun..
Haber3
Son Dakika
23.10.2009
Haftasonuhavanasılolacak?Haftasonu hava nasıl olacak ?
Plan yapmadan önce
Sabah
23.10.2009
02:59
Konserler Nev Tarih: 23 Ekim Yer: Balans Jolly Joker Saat: 21.00 Bilet fiyatları: 34.50-56 TL Yüksek Sadakat Tarih: 23 Ekim Yer: İzmir Bios Bar Saat: 21.00 Bilet fiyatı: 22.50 TL Spyro Gyra Tarih:... Devamı için tıklayınız
Sabah
Cuma
23.10.2009
PlanyapmadanöncePlan yapmadan önce
Plan yapmadan önce
Sabah
16.10.2009
02:23
En iyi yürüyüş parkurları, en lezzetli pizzalar, festivallerde kaçırılmaması gereken konserler ve dans gösterileri... Bu hafta sonunuz eğlenceli geçsin istiyorsanız, sizin için listelediğimiz Ajanda sayfasına... Devamı için tıklayınız
Sabah
Cuma
16.10.2009
PlanyapmadanöncePlan yapmadan önce
Plan yapmadan önce
Sabah
09.10.2009
01:30
Kışın yüzmek için... Luxury Fitness: Astorianın içinde ve Bellevue Residanceta iki şubesi olan Luxury Fitnessın havuzu olimpik değil ama teknolojik aletlerle maksimum hijyen elde edilmiş. Akıntı motoru... Devamı için tıklayınız
Sabah
Cuma
09.10.2009
PlanyapmadanöncePlan yapmadan önce
Plan yapmadan önce
Sabah
02.10.2009
02:58
Sahaflar Beyoğlu Sahaf Festivali: Geçtiğimiz yıl Galata Sahaf Festivali olarak 24 sahafın katılımıyla başlayan etkinlik, bu yıl 60 sahafın katılımıyla, yeni mekânı Gezi Parkında ve yeni adıyla Beyoğlu... Devamı için tıklayınız
Sabah
Cuma
02.10.2009
PlanyapmadanöncePlan yapmadan önce
Plan yapmadan önce
Sabah
01.10.2009
17:20
Ve Ramazan’ın ardından konser sezonu açıldı... Turkcell Kuruçeşme Arena’da Sezen Aksu, True Blue’da Ajda Pekkan, Balans Jolly Joker’de Pinhani, Bostancı Gösteri Merkezi’nde Hepsi... Bunun yanı sıra alternatif... Devamı için tıklayınız
Sabah
Cuma
01.10.2009
PlanyapmadanöncePlan yapmadan önce
Plan yapmadan önce
Sabah
21.08.2009
14:15
Televizyon Es-Es: Valla kendi kanalımızda yayınlanıyor diye söylemiyoruz. Es-Es hakikaten sağlam bir gençlik dizisi. Genç oyuncu Ahmet Rıfat Şungar ve Erdal Beşikçioğlu suç dünyasının ortasındaki dâhi... Devamı için tıklayınız
Sabah
Cuma
21.08.2009
PlanyapmadanöncePlan yapmadan önce
Plan yapmadan önce
Sabah
14.08.2009
02:03
Konserler Burhan Öçal - Claude Challe Tarih: 14 Ağustos Yer: True Blue Saat: 20.00 Bilet fiyatı: 50 TL Serdar Ortaç Tarih: 14 Ağustos Yer: Harbiye Açıkhava Tiyatrosu Saat: 21.00 Bilet fiyatları: 40-45-60-100-150... Devamı için tıklayınız
Sabah
Cuma
14.08.2009
PlanyapmadanöncePlan yapmadan önce
Plan yapmadan önce
Sabah
07.08.2009
01:58
Konser Zeytinli Rock Fest 09 Tarih: 6-8 Ağustos Yer: Zeytinli Dalyan Sahilleri Saat: 11.00 Bilet fiyatları: Kombine+kamp 23 TL Zülfü Livaneli Tarih: 7 Ağustos Yer: Harbiye Açıkhava Tiyatrosu... Devamı için tıklayınız
Sabah
Cuma
07.08.2009
PlanyapmadanöncePlan yapmadan önce
Plan yapmadan önce
Sabah
31.07.2009
03:03
Bu haftanın ajandası konserlerle dolu. Leonard Cohen’den Fatboy Slim’e, Tarkan’dan MFÖ’ye kadar pek çok isim açık hava mekânlarında sahne alacak. Devamı için tıklayınız
Sabah
Cuma
31.07.2009
PlanyapmadanöncePlan yapmadan önce
Plan yapmadan önce
Sabah
23.07.2009
16:57
Gezi Assosun Ötesi/Berisi Öktem Motel: Assosa 6 km. uzaklıkta olan mekândaki kara dut ve böğürtlen karışımı ağacın meyvelerinden mutlaka faydalanın. Bu meyvenin tadı o kadar lezzetli ki... Ama... Devamı için tıklayınız
Sabah
Cuma
23.07.2009
PlanyapmadanöncePlan yapmadan önce
Plan yapmadan önce
Sabah
17.07.2009
17:03
Gezi Assosun Ötesi/Berisi Öktem Motel: Assosa 6 km. uzaklıkta olan mekândaki kara dut ve böğürtlen karışımı ağacın meyvelerinden mutlaka faydalanın. Bu meyvenin tadı o kadar lezzetli ki... Ama... Devamı için tıklayınız
Sabah
Cuma
17.07.2009
PlanyapmadanöncePlan yapmadan önce
Plan yapmadan önce
Sabah
17.07.2009
02:00
Gezi Assosun Ötesi/Berisi Öktem Motel: Assosa 6 km. uzaklıkta olan mekândaki kara dut ve böğürtlen karışımı ağacın meyvelerinden mutlaka faydalanın. Bu meyvenin tadı o kadar lezzetli ki... Ama... Devamı için tıklayınız
Sabah
Cuma
17.07.2009
PlanyapmadanöncePlan yapmadan önce
Emekli paşadan çarpıcı iddia
Samanyolu Haber
18.06.2009
12:09
İrticayla Mücadele Eylem Planı belgesinin sahte mi gerçek mi olduğu tartışmaları üzerine liberalses.com sitesi,TSKda görev yapmış emekli komutanla görüştü.

Tarafın Türkiyenin gündemine taşıdığı AKP ve Güleni Bitirme Planını değerlendiren emekli bir paşa, TSKda hiçbir albay hatta general üstlerinden emir almadıkça böyle bir belge hazırlayamaz. Hatta bu belge Genelkurmay Başkanının emri olmadan hazırlanamaz dedi.

İrticayla Mücadele Eylem Planı belgesinin sahte mi gerçek mi olduğu tartışmaları üzerine liberalses.com sitesi, uzun yıllar TSKda görev yapmış emekli bir komutanla görüştü. Sitede komutanın kimliğiyle ilgili 27 Mayıs 1960 darbesinden başlayarak tüm müdahaleleri şahsen yaşamış. 27 Mayıs ve 12 Martta babası Paşa rütbesiyle görev almış. Kendisi ise 12 Eylül 1980 darbesini ve 28 Şubat postmodern darbesini, görevde yaşamış bir isim. Bu yüzden söyledikleri oldukça kayda değer bilgisi veriliyor. Çiçek Başbuğa çok yakın Paşa görüşmede TSKda hiçbir albay, hatta hiçbir general üstlerinden emir almadıkça böyle bir belge hazırlayamaz. Hatta bu belgeyi hazırlamak için üstlerinizin de emir vermesi yetmez.

Genelkurmay karargâhında görev yapıyorsanız, bağlı olduğunuz Genelkurmay II. Başkanının emri bile yetmez bu belgenin hazırlanmasına. Yani bu belge Genelkurmay Başkanının emri olmadan ha-zır-la-na-maz diyor.

Paşa 1960 darbesi sonrası orduda işleyişin değiştiğini ve belgeyi hazırlayan Deniz Kurmay Kıdemli Albay Dursun Çiçekin, İlker Başbuğa çok yakın bir isim olduğunu da söylüyor. 27Mayıs 1960öncesi kudretli albaylar dönemidir. Bu dönemde ordunun belkemiği albaylardan oluşuyordu. Ancak darbe sonrasında yaşananlardan sonra albaylık rütbesi törpülendi. Özellikle karacılarda emir komuta zinciri o kadar katıdır ki, alt rütbeli bir generali üst rütbesi çok rahatlıkla azarlar. Üstünüze karşı hiçbir şey yapamazsınız. Genelkurmay Karargâhında görev yapan, Başbuğa yakınlığı bilinen bir albayın, Genelkurmay Başkanından habersiz böyle bir belgeyi hazırlaması mümkün değildir.

Felaket senaryosu gibi

Böyle bir belgenin hazırlanması emrini veren Genelkurmay Başkanı ise, bu felaket senaryosudur diyen paşa, belgenin varlığının net sözlerle inkâr edilemediğinin gerekçesini ise şu sözlerle açıklıyor: Yarın bir gün karşılarına çıkar diye korkuyorlar ki bu korkuda haksız değiller. O yüzden belgeyle ilgili tartışmalar, gerçek mi, değil mi eksenine kaydırıldı.

Paşa, görüşmede belgelerin sızdırılmasıyla ilgili ise şu bilgileri aktarıyor: Bugün tüm toplumda olduğu gibi TSK içinde de muhafazakâr subay, AKPyi destekleyen, ona oy veren ya da sempati ile bakan pek çok isim vardır. Belgeler bunlardan çıkmış olabilir. Bir de uzun süredir bu mücadele şekli ve yönteminin yanlışlığı konusunda hemfikir olmuş generaller var.

Onlardan da çıkabilir.

Plan nerede hazırlandı

İrticayla Mücadele Eylem Planı, içeriğiyle birlikte, planın komuta kademesince mi yoksa komuta katı bilgisi dışında mı hazırlandığı tartışmalarını da beraberinde getirdi.

Bu tartışmayı daha iyi anlayabilmek için karargâhta işleyişin nasıl olduğuna bakmak gerekiyor. Karargâhtaki en üst birim Genelkurmay Başkanlığı. Başkanın altında ise Genelkurmay 2. Başkanı görev yapıyor. 2. Başkan, Genelkurmay Başkanı adına hareket etmekle görevli. Koordinasyon başta olmak üzere, tüm faaliyetleri Genelkurmay Başkanı adına yürütüyor. Kendisinin bilgisi dışında karar alamıyor.

2. Başkanlığa bağlı yedi birim bulunuyor ve bunlara J Başkanlıkları deniyor. Bu binada Eğitim Öğretim, Plan Prensip, Personel Şube Başkanlığı, Harekât Başkanlığı gibi yedi ayrı birim bulunuyor. Eylem Planını hazırlayan 3. Bilgi Destek Şube Müdürlüğü de Harekât Başkanlığına bağlı olarak çalışıyor.

J Başkanlıklarının başında Korgeneral rütbesinde paşalar bulunuyor. Yalnız bu birimlere başkanlık yapmadan önce Korgenerallerin Kolordu Komutanlığı görevinde bulunmaları zorunluluğu var. J Başkanlıkları, bu görevin ardından da Ordu Komutanlığı görevine atanıyor.

J Başkanlığına bağlı yedi birimin altındaki şubeler, başkanın emri doğrultusunda faaliyet sürdürüyor. J Başkanlığındaki Korgeneraller ise 2. Başkan olan Orgenerale bağlı olarak çalışıyor. 2. Başkan da Genelkurmay Başkanına bağlı olarak görevini sürdürüyor ve kendisinin emri olmadan bir faaliyet yürütemiyor.

(TARAF)
Samanyolu Haber
Son Dakika
18.06.2009
EmeklipaşadançarpıcıiddiaEmekli paşadan çarpıcı iddia
Toplam "33" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti