ritmin | |
|
| Eracı: Mehter, Mozart ve Beethoven'ı etkiledi | Samanyolu Haber | 28.03.2012 15:45 |  | | Müzik tarihçisi Dr. Emre Aracı, Mehter Marşıyla bilinen Osmanlı askeri müziğin... Brüksel Kraliyet Konservatuvarı ve Yunus Emre Türk Kültür Merkezinin ortaklaşa düzenlediği Ritmin Renkleri: Yeniçeri Osmanlı Müziği ve Klasik Batı Müziği konulu konferansta konuşan Aracı, 16. asırda altın çağını yaşayan Osmanlının diğer... | | Samanyolu Haber Son Dakika 28.03.2012 | | | EracıMehterMozartveBeethovenıetkilediEracı Mehter Mozart ve Beethovenı etkiledi |
|
| "Mehter Marşı, Batı Müziğine İlham Verdi" | Haberler.com | 28.03.2012 12:41 |  | | |
| 'İşitilmeyen bir ritmin peşindeyim' | Radikal | 19.02.2012 03:25 |  | | |
| Ritmmin ustaları geliyor | Radikal | 07.02.2012 03:06 |  | | | 2002 yılından bu yana her yıl müzisyen Okay Temizin doğum gününde, gerçekleşen Ritmin Günü konseri, bu yıl onuncu yılını dünyaca tanınan Afrikalı ritim ustalarıyla kutluyor. 11 Şubat Cumartesi günü, saat 20.00de, TİM... | | Radikal Cumartesi 07.02.2012 | | | RitmminustalarıgeliyorRitmmin ustaları geliyor |
|
| Ritmmin ustaları geliyor | Radikal | 07.02.2012 02:59 |  | | | 2002 yılından bu yana her yıl müzisyen Okay Temizin doğum gününde, gerçekleşen Ritmin Günü konseri, bu yıl onuncu yılını dünyaca tanınan Afrikalı ritim ustalarıyla kutluyor. 11 Şubat Cumartesi günü, saat 20.00de, TİM... | | Radikal Kültür 07.02.2012 | | | RitmminustalarıgeliyorRitmmin ustaları geliyor |
|
| Okay Temiz’den “Ritmin Günü” | Star | 06.02.2012 02:01 |  | | | Ünlü perküsyoncu Okay Temiz, 11 Şubat’ta 10’uncusu düzenlenecek “Ritmin Günü” konserinde dünyaca tanınan ritim ustalarıyla sahne alacak. 2002 yılından itibaren her yıl Okay Temiz’in doğum gününde gerçekleşen “Ritmin Günü” konseri, bu yıl dünyaca tanına | | Star Son Dakika 06.02.2012 | | | OkayTemiz’den“RitminGünü”Okay Temiz’den “Ritmin Günü” |
|
| 'Ritmin günü'ne davetlisiniz | Samanyolu Haber | 04.02.2012 16:35 |  | | Ünlü perküsyoncu Okay Temiz, 11 Şubatta 10uncusu düzenlenecek Ritmin Günü ...
2002 yılından itibaren her yıl Okay Temizin doğum gününde gerçekleşen Ritmin Günü konseri, bu yıl dünyaca tanınan Afrikalı ritim ustalarını bir araya getirecek. TİM Maslak Show Centerda yapılacak konserde, Okay Temiz, Dou dou Ndiaye Rose,... | | Samanyolu Haber Son Dakika 04.02.2012 | | | RitmingününedavetlisinizRitmin gününe davetlisiniz |
|
| 'Ritmin günü'ne davetlisiniz | Zaman | 04.02.2012 02:05 |  | | |
| Ritmin ustalarıyla ustanın doğumgünü | Taraf Gazetesi | 03.02.2012 01:25 |  | | |
| "Bizimki hızlı büyüme değil, şişmanlama" | Milli Gazete | 25.12.2011 18:19 |  | | | OSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Keskin: Türkiye ekonomisi hızla büyümüyor, hızla şişmanlıyor. Şişmanlayan ekonomilerde en büyük risk, yüksek büyümelerde yaşanan ritm bozukluklarıdır.
OSTİM Sanayici ve İşadamları Derneği (OSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Keskin, Türkiye ekonomisinin hızla büyümediğini, hızla şişmanladığını savunarak, Şişmanlayan ekonomilerde en büyük risk, yüksek büyümelerde, yani koşması gereken ritmin dışındaki koşmalarda yaşanan aritmilerdir dedi.... devamı | | Milli Gazete Ekonomi 25.12.2011 | | | BizimkihızlıbüyümedeğilşişmanlamaBizimki hızlı büyüme değil şişmanlama |
|
| İran Muştak Tanbur Topluluğu Iğdır'da büyük ilgi gördü | Samanyolu Haber | 26.02.2011 15:02 |  | | Iğdır Üniversitesinin davet üzerine İranın Tebriz kentinden gelen Muştak Tanbur Topluluğu, Iğdırlı dinleyicilere müzik ziyafeti sundu.
Iğdır Kültür Merkezinde gerçekleştirilen etkinliğe Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Hakkı Yılmaz, Müdür Cemil Tonbul, İl Özel Genel Sekreteri Ferhat akkuş, Iğdır Defterdarı Mehmet Durusoy, İl Milli Eğitim Müdür Bekir Aksoy, İl Çevre ve Orman Müdür Taner Tazegün, Iğdır Üniversitesi akademik ve idari personeli ile öğrenciler katıldı. Iğdır Üniversitesi Kültür Hizmeti programı çerçevesinde Iğdıra konuk olan Muştak Tanbur Topluluğu, Farsça ve Türkçe eserlerle izleyicilere unutulmaz dakikalar yaşattı. Yoğun ilgiye sahne olan konser yaklaşık iki saat sürerken etkinlik boyunca seslendirilen eserlerin yanı sıra, grup üyeleri tarafından sergilenen tanbur resitali izleyenlerden büyük alkış aldı.
Konserde konuşma yapan Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Hakkı Yılmaz, insanın düzensiz ve karmaşık hayatına anlam katan müziğin evrensel diline dikkat çekti. Yılmaz, Musiki veya müzik, sesler dünyasına ahenk vererek bizim ruhumuzdaki parçalanmışlığı dengeye ve uyuma çağırır. O yüzden müzik dinledikten sonra kendimizi bütünleşmiş ve arınmış hissederiz diyerek müzik ve ritmin insan hayatına kattığı anlamı vurguladı.
Prof. Dr. Yılmaz; Türkiye ve İran yüzlerce yıl aynı coğrafya da yaşayan bir birine komşu, kültürel değerler ve dini açıdan bir birilerine yakın iki ülke olduğunu belirtti. Daha sonra Rektör Yılmaz İranın Tebriz kentinden gelen Muştak Tanbur Topluluğuna çeşitli hediyeler takdim etti.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 26.02.2011 | | | İranMuştakTanburTopluluğuIğdırdabüyükilgigördüİran Muştak Tanbur Topluluğu Iğdırda büyük ilgi gördü |
|
| 1,5 milyon öğrenciyi ilgilendiren itiraz | Samanyolu Haber | 17.02.2011 12:13 |  | | 27 Martta yapılması planlanan yaz saati uygulaması, aynı gün yapılacak Yükseköğretime Geçiş Sınavına (YGS) girecek öğrencileri olumsuz etkileyeceği gerekçesiyle tepkilere neden oldu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, gün ışığından daha fazla yararlanmak amacıyla yaz saati uygulamasına geçilmesi için hazırladığı kararname taslağını Bakanlar Kuruluna sundu. Buna göre, saatlerin 27 Mart 2011 Pazar günü saat 03.00ten itibaren bir saat ileri alınması, 30 Ekim 2011 tarihinde de 04.00den itibaren bir saat geri alınması planlanıyor.
Yaz saati uygulamasının başlayacağı 27 Mart tarihi, YGS sınavına denk gelmesi nedeniyle bazı kesimlerin itirazına neden oldu.
Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği Başkanı Cem Gülan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, saatlerin ileri alınması uygulamasının YGS ile aynı tarihte olmasının çok ciddi sorunlara yol açabileceğini belirtti.
Yaz saati uygulaması kesinleşmeden önce YGS ile aynı tarihte yapılmasının bir kez daha değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Gülan, şunları söyledi:
Saatlerin 27 Martta ileri alınmasına kesinlikle karşıyız. Çünkü, saatlerin alındığı gecenin sabahında 1,5 milyona yakın öğrenci, hayatlarının belki de en önemli sınavına girecek. Tüm öğrenciler tek tek aranıp saat değişikliği konusunda uyarılsa bile mutlaka sorunlar yaşanacak. Saatlerin ileri alınması bir tek öğrencinin bile başarısını etkilerse, bunun vebalini kim ödeyecek. Öğrencilerin uyku saatleri, kahvaltı saatleri olumsuz etkilenecek. Saatler değiştiği zaman insan vücudu neredeyse 1 hafta kendisini yeni duruma göre ayarlayamıyor. Saat değişikliğinin sınav ile aynı güne denk gelmesi nedeniyle bir tek sorun yaşansa bile felaket olur. Öğrencilerin hayatıyla kumar oynanmaz. Hiçbir sorun çıkmasa sadece öğrencilerin yaşayacağı stres bile olumsuzlukları beraberinde getirecektir.
Uluslararası alanda saat değişikliği yapılması durumunda ülke içinde saatlerin ileri alınmasının aynı gün saat 15.00ten sonra yapılması önerisinde bulunan Gülan, Teknik olarak mümkünse uluslararası alanda entegrasyon sağlansın, ama saat değişikliğinin ülke içinde uygulanması 27 Mart pazar günü saat 15.00ten sonra yapılsın. Ya saatlerin ileri alınması sınav sonuna ertelensin, ya da ÖSYM sınav tarihini değiştirsin dedi.
Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görevli Psikiyatri Uzmanı Dr. Suat Sabri Aslan da, saatlerin geri veya ileri alınmasının, ergenlik dönemindeki gençler için hayatlarının en önemli sınavına girme hazırlığındayken stres oluşturacağını kaydetti.
Stresin sınav başarısını olumsuz etkileyeceğini dile getiren Aslan, saat değişikliğinin ayrıca insanın biyolojik ritmi açısından da sorunlara neden olabileceğini ifade etti.
Aslında saattin sembolik olduğunu, insanların biyolojik ritmlerinin önemli olduğunu anlatan Aslan, şu bilgileri verdi:
Saatlerin ileri veya geri alınması, insanların biyolojik ritmini etkiler. Her zamankinden erken veya geç uyanan, işlerini her zamankinden erken veya geç yapmaları uykululuk haline neden olur. Bu durum, biyolojik ritmin değişmesine neden olur. Biyolojik ritmin değişmesi, öğrencilerin reaksiyon gösterme hızlı karar verme, problem çözme ve heyecan gibi yetilerini olumsuz etkiler. Üniversite adayı gençlerin, belki de hayatlarındaki en önemli sınav öncesi bu tür sorunlar yaşamaları başarıyı azaltır. Saat değişiklikleri yapılırken bunların mutlaka göz önünde bulundurulması gerekir. | | Samanyolu Haber Son Dakika 17.02.2011 | | | 15milyonöğrenciyiilgilendirenitiraz15 milyon öğrenciyi ilgilendiren itiraz |
|
| İlhamımı hayattan alıyorum | Zaman | 09.02.2011 02:08 |  | | Uluslararası müzisyenlerimizden vurmalı çalgılar (perküsyon) ustası Okay Temiz, geleneksel hale getirdiği Ritmin Günü konserinin, bu yıl dokuzuncusunda müzikseverlerle buluşacak. Sanatçı, doğum günü olan 10 Şubatta (yarın) vereceği konserde, yine dünyaca ünlü müzisyenleri misafir edecek. | | Zaman Kültür 09.02.2011 | | | İlhamımıhayattanalıyorumİlhamımı hayattan alıyorum |
|
| Ritmin ustaları aynı sahnede | Zaman | 04.02.2011 02:06 |  | | |
| Batı neden çöküyor? | Milliyet | 25.10.2010 00:23 |  | | Morris doğu ülkelerinin yükselişinin de aynı şekilde binlerce yıllık bir ritmin parçası olduğunu belirtti. Morris bu süreci şöyle açıkladı: İns...
 | | Milliyet Toplum Yaşam 25.10.2010 | | | Batınedençöküyor?Batı neden çöküyor? |
|
| Orucun sporcu performansına etkisi | Samanyolu Haber | 21.08.2010 10:54 |  | | Uludağ Üniversitesi (UÜ) Tıp Fakültesi Spor Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hakan Gür, Uzun yol koşuları, bisiklet gibi yüksek dayanıklılık gerektiren ve 30 dakikayı aşan aktiviteler dışındaki aktiviteler için fiziksel performansın, oruç tutmaktan etkilenmediğini net bir şekilde söyleyebiliriz dedi. Prof. Dr. Gür, AA muhabirine, oruç ve egzersiz konusunda yapılan kısıtlı sayıdaki bilimsel çalışmaların sonuçlarının, dayanıklılık performansıyla ilgili bazı çelişkili sonuçlar ortaya koyduğunu, buna karşın çabukluk, sprint kapasitesi, top sürme, sıçrama yüksekliği gibi çabukluk gerektiren kısa süreli aktivitelerdeki performansın, oruç tutmaktan etkilenmediği konusunda fikir birliği olduğuna işaret etti.
Ramazan süresince gözlemlenen veya hissedilen fiziksel ve ruhsal performans düşüklüğünün en önemli nedeni olarak, enerji depolarının günün ilerleyen saatlerinde zayıflaması, özellikle sıcak ve nemli havalarda yapılan aktiviteler sonucu aşırı terlemeyle vücut sıvı dengesinin bozulmasını gösteren Gür, oruç tutan sporcuların yemek düzeninin değişmesi, sahura kalkmak için uykunun bölünmesi gibi nedenlerle günlük biyolojik ritmin değişmesi ve uyku sürelerinin kısalmasının da önemli nedenler arasında yer aldığını kaydetti.
Antrenman veya yarışma sonrası vücudun kaybettiklerinin yerine konulmasının, bir sonraki antrenman için önemine işaret eden Gür, şöyle konuştu:
Oruç tutan sporcularda diğer önemli bir farklılık da egzersiz sonrası yenilenme için yaşanmaktadır. Egzersizi takiben hızlı bir toparlanma için boşalan karbonhidrat (şeker) depolarının doldurulması, sıvı-mineral kayıplarının yerine konulması, hücre yenilenmesi (özellikle kas) için protein gereksinimin ivedilikle karşılanması gerekmektedir. Egzersizi gün içi erken saatlerde yapan oruç tutan sporcular, kaybedilenleri yerine koymak için iftarı beklemek zorunda olduğu için vücudun yenilenme süreci olumsuz etkilenmektedir. Dolayısıyla antrenmanların iftar saatine yakın (birkaç saat öncesine) alınması bu olumsuzluğu azaltacaktır. Bu anlamda iftar yemeği karbonhidrat ve proteinden zengin olmalı ve iftarı takiben yeterli sıvı alınmalıdır.
Özellikle sahurda alınacak sıvı ve karbonhidrat miktarı, devam edecek günü karşılayacak nitelikte olmalıdır. Vücudun sıvı ihtiyacı idrar rengi ile kontrol edilebilir. İdrarın renginin koyu olması sıvı gereksinimine işaret eder. Pratik olarak gün içi 1 kg kaybedildi ise karşılığında 1.5 litre sıvı alınmasında fayda vardır.
Gür, antrenman saatindeki değişikliğin, vücudun biyolojik saatinin değişmesine neden olduğunu belirterek, vücudun buna 7-10 günlük süreçte uyum sağlayabildiğini, dolayısıyla sportif performans açısından en önemli dönemin, oruç tutulan ilk günler olduğunu kaydetti.
Ramazanın ilk günlerinde antrenmanın dozunun azaltılmasının, uyum sürecinin daha sorunsuz geçmesini sağlayabileceğine dikkati çeken Gür, Üst düzeyde antrene olmuş (vücudu sıcağa uyumlu, metabolik-fiziksel stresi karşılayabilme açısından gelişmiş) sporcular, bu süreçten amatör, sağlıklı yaşam için aktivite yapanlardan daha az etkilenmektedir dedi.
Gür, oruç tutan sporcularda, özellikle günün ilerleyen saatlerinde kan şekerindeki düşüşün, muhakeme yeteneği, ince hareketleri yapmadaki beceri, konsantrasyonda ciddi zayıflamalara neden olacağını ifade ederek, Dolayısıyla günün ilerleyen saatlerinde yapılacak antrenmanların içeriğinde bu tip özellikleri/yetenekleri ön planda tutan çalışmaları kaldırmak veya olabildiğince azaltmak, antrenman verimi açısından önemlidir. Ayrıca bu durumun sportif yaralanma riskini artıracağını da gözardı etmemek gerekir diye konuştu.
Hakan Gür, tansiyon, kalp sorunu, şeker hastalığı, ishal gibi hastalıkları olanların, oruç tutması veya oruçluyken egzersiz yapmasının ölüme kadar götüren sağlık sorunlarına neden olabileceğini sözlerine ekledi.
AA
| | Samanyolu Haber Son Dakika 21.08.2010 | | | OrucunsporcuperformansınaetkisiOrucun sporcu performansına etkisi |
|
| Vücut saatine dikkat! | Samanyolu Haber | 21.07.2010 09:28 |  | | İnsanın hangi saatte hangi işi yapması gerektiği genetik kodlarında gizli... En verimli işler 09.00-11.00 arası, mutluluk kapıyı saat 15.00de çalıyor. 21.00den sonra yenilen şeyler midede çürüyor...
Sağlığın insanların yaşam biçimiyle doğru orantılı olduğu belirtildi. Doç. Dr. Kürşat Karacabey, Yaratıcımız insanın saati kurması gibi tüm insanların vücut saatini kurmuş ve bilim adamları da bu saatin açıklamasını yaparak gün içerisinde hangi aktivitelerin gerçekleştirilmesi gerektiğini yapılması gerektiğini açıklamıştır dedi. Karacabey, hangi işin hangi saatte yapılması gerektiğinin insanın genlerine kodlandığını söyledi. Karacabey, canlılarda, biyolojik bir ritmin varlığının söz konusu olduğunu, insanlarda biyolojik sistemin çeşitli durumlarda ve farklı sürelerde salınım gösterdiğini söyledi.
NEYİ NE ZAMAN YAPMALI
Karacabey, hangi iş ya da etkinliğin sağlıklı ve verimli bir şekilde günün hangi saatinde yapılması gerektiğine ilişkin şu bilgiyi verdi:
Saat 05.00-06.00 arası yeni güne merhaba saatidir, stres hormonu gündüz değerinin yaklaşık altı katına çıkar.
Saat 07.00: Organizma uyanmıştır, ancak hala zayıftır, kaslar ve eklemler ısınmamış hala soğuktur, bu saate spor yapmaktan kaçınmalıyız.
Saat 09.00-11.00: En etkin çalışma saatleridir.
Saat 15.00: İnsanın kendisini en mutlu hissettiği saattir. Bu saatte mutluluk hormonu endorfinin salgılanması en yüksek seviyeye çıkar. Yeni işler için enerji yeniden gelmiştir, belleğimiz tam yerindedir.
Saat 18.00: Vücutta yorgunluk başlar ve vücut akşam yemeğine kendini hazırlamaya başlar.
Saat 21.00: Yemek yemenin en tehlikeli olduğu saattir. Sindirim işlemi sona ermiştir ve organların günlük görevi sona ermiştir. Bu saat ve bu saatten sonra yenilecek her şey midede sabaha kadar hazmedilmeden bekleyecektir. Hazmedilmeyen bu besinler midede çürüyecek ve zararlı çöp halini alacaktır. Bu zararlı asitler bağırsak ve mide mukozasına zarar verecek ve rahatsızlıklara neden olabilecektir.
Saat 22.00: Bu saatte alyuvarların aktivitesi artar, vücut bağışıklık sistemimiz etkin çalışmaya başlar. Sigara kullananlar bu saatte son sigaralarını içmelidir. Çünkü bu saatten sonra vücudumuz nikotin gibi zehirli maddeyi vücuttan uzaklaştıramaz.
Saat 24.00: Biz uyurken vücut kendini onarmaya ve yenilemeye başlar. Akşam yemeğinde aldığımız besinler hücrelerin onarımı için kullanılır. Hücreler yenilenir ve saçlarımız uzar. Gün içerisinde yıpranan bütün dokularımız uyku esnasında yenilenir. Bu günlük yenilenme fırsatını kaçırmamız biraz yaşlanmamız anlamına gelmektedir. | | Samanyolu Haber Son Dakika 21.07.2010 | | | VücutsaatinedikkatVücut saatine dikkat |
|
| Bu bilgiler işinize yarayacak | İnternet Haber | 20.07.2010 11:51 |  | | |
| Neyi, ne zaman yapmalı? | Milliyet | 20.07.2010 11:44 |  | | Karacabey, canlılarda, biyolojik bir ritmin varlığının söz konusu olduğunu, insanlarda biyolojik sistemin çeşitli durumlarda ve farklı sürelerde sa...
 | | Milliyet Toplum Yaşam 20.07.2010 | | | Neyinezamanyapmalı?Neyi ne zaman yapmalı? |
|
| 11:22 Neyi, ne zaman yapmalı? | Milliyet | 20.07.2010 11:40 |  | | |
| Başka hastalıklarla karıştırılıyor | Samanyolu Haber | 19.07.2010 11:18 |  | | Halk arasında zehirli guatr veya iç guatr olarak bilinen hipertiroidi hastalığı, başka hastalık belirtileriyle karıştırılıyor. Bu nedenle hastalar direkt ilgisi olmayan birçok branşı gezdikten sonra ve genellikle teşhiste gecikmiş olarak ilgili doktora başvuruyor. Hastalığın belirtileri arasında çarpıntı, terleme, titreme, saç dökülmesi, sinirlilik, heyecan ve duygusallık yer alıyor.
Tiroit bezi çene altı, boyun ön bölgesinde yer alan çok önemli bir organımızdır. Salgıladığı tiroksin isimli hormonla vücudumuzun birçok fonksiyonunun sağlanmasında önemli rol oynamaktadır. Bu hormonun salgılanmasındaki herhangi bir bozukluk, vücuttaki tüm sistemleri etkileyerek önemli sağlık problemlerine neden olmaktadır. Kabızlıktan kısırlığa, adet düzensizliğinden obeziteye kadar birçok rahatsızlığa, çarpıntı, terleme, sinirlilik, heyecan, titreme gibi birçok şikayete neden olabilmektedir. Örneğin kilo fazlalığı sorunu olan hastaların dörtte birinde nedenin aslında altta yatan tiroit hormon yetmezliği olduğu tespit edilmiştir. Detaylı ve dikkatli inceleme ve araştırmalar sonrasında birçok hastalık ve şikayetin sebebinin tiroit bezi rahatsızlıkları olduğu ortaya çıkmaktadır. Halk arasında zehirli guatr veya iç guatr olarak bilinen hipertiroidi hastaları, ülkemizde direkt ilgisi olmayan birçok branşı gezdikten sonra ve genellikle teşhiste gecikilerek tanınabilmektedirler.
Tiroit bezi hormonu tiroksinin fazla salgılandığı durumlarda halk arasında zehirli guatr veya iç guatr olarak bilinen hipertiroidi ortaya çıkar. Az salgılandığı, yetmezlik durumlarında ise genel olarak guatr diye adlandırılan hipotiroidi hastalığı söz konusudur.
Hipertiroidi (zehirli guatr) tiroit hormonu olan tiroksinin fazla salgılandığı veya kanda yüksek miktarlarda bulunduğu klinik durumun adıdır. Belirtileri şunlardır:
Tiroit hormonunun temel görevi vücut metabolizmasının ayarlanmasıdır. Vücut metabolizmasının en önemli göstergelerinden biri olan kalp hızını bu hormon ayarlar. Bu hormonun fazla salgılanması, kalp atım sayısının artmasına (taşikardi) ve ritmin bozulmasına (aritmi) neden olmaktadır. Hastalarda çarpıntı olarak ifade edilen bu bulgu, psikolojik kaynaklı rahatsızlıklar ile çok karışmaktadır. Çarpıntı emosyonel faktörlere bağlı olarak, yani stres, depresyon gibi durumlarda ortaya çıkan şikâyetlerdendir. Bu gibi durumlarda genellikle klinik olarak çarpıntıdan ziyade çarpıntı hissi söz konusudur. Yani hasta çarpıntıdan şikâyet etmesine rağmen nabzı basitçe sayıldığında normal yani yaşa göre değişiklik göstermekle birlikte ortalama 70-90 arası bulunmaktadır. Oysa hipertiroidide nabız hemen daima 100 ve üzerindedir. Günlük streslerle ilgili bir seyir göstermez. Tiroit hastalığı ile ilgili tedaviye başlar başlamaz ritm hızla düzelir ve hastanın bu şikâyeti geçer. Böyle hastaların birçoğunun uzun süreler ritm düzenleyici veya antidepresan tedavi aldıkları ve şikâyetlerinin geçmediğine sıkça rastlanmaktadır. Dolayısıyla çarpıntı şikâyeti olan hastalarda tiroit hastalığı akla gelmeli, hipertiroidinin diğer belirtileri sorgulanarak ve gerekli tetkikler yapılarak mutlaka ayırt edilmelidir.
Bu hastalarda yüksek metabolizma hızına bağlı olarak ortaya çıkan diğer bir sık belirti terlemedir. Çarpıntıda olduğu gibi terleme de psikolojik faktörlerle ilgili değildir. Tiroksin hormonunun çok yükseldiği durumlarda sıcak basmaları, fenalık ve baygınlığa dönüşebilir. Normal sıcaklıklarda bile böyle hastaları sıcak bastığını ve soğuğu tercih ettiklerini sıklıkla müşahede ederiz. Bu problemler en sık menopoz dönemine yakın olan bayanların sıcak basmaları ve psikiatrik rahatsızlıklarla karışmaktadır. Çok terleyen ve sıcağı sevmeyip, sıklıkla sıcak basmalarından yakınan yakınlarımızda özellikle kilo fazlalığı problemi yoksa hipertirodi hastalığı akla gelmelidir.
Yüksek tiroit hormon seviyesi hastanın ruhsal durumunu olumsuz etkilemektedir. Sinirli, çabuk parlayan, çevresindekileri kolayca kırıp sonradan pişman olan kırılgan bir ruh hali hakimdir.
Hipertiroidi hastaları genellikle zayıf olup çok yemelerine rağmen kilo alamamaktan şikâyetçidirler.
Genellikle ellerde meydana gelen bu belirti, titreme yapan diğer psikiatrik ve norolojik hastalıklardan ayırt edilmelidir. Çoğunlukla gençlerde meydana gelmesi, hareket ederken geçmemesi, dış faktörlerle ilişkisi olmaması, hipertiroidi düşündüren belirtilerdir.
Tiroksin hormonunun normal seviyede olmaması özellikle düşük olması saçların zayıflamasına sebep olmaktadır. Saç dökülmesi, hormonun yüksek olması durumunda yani hipertiroidide sıklıkla karşılaştığımız bir sorundur. Tiroit hastalığının tedavi edilmesi ile saçların da tekrar kuvvetlenip çıktığı görülmektedir. | | Samanyolu Haber Son Dakika 19.07.2010 | | | BaşkahastalıklarlakarıştırılıyorBaşka hastalıklarla karıştırılıyor |
|
| #65279;Geyiklerin biyolojik saati durmuş! | Türkiye Gazetesi | 16.03.2010 02:28 |  | | | #65279;İngiliz bilim adamları, Ren geyiklerinin, güneşin haftalarca tepede kaldığı ve haftalarca ufukta görünmediği zorlu şartlarla daha iyi baş etmesini sağlayan, uyku-uyanma ve metabolizmayı düzenleyen biyolojik saatlerinin artık çalışmadığını tespit etti. Bu olayın, geyiklerde ışık ve karanlık döngüsüne cevap veren melatonin hormonu olarak açığa çıkaran doğal iç ritmin artık bulunmadığını gözlemledi. AA | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 16.03.2010 | | | #65279;Geyiklerinbiyolojiksaatidurmuş #65279;Geyiklerin biyolojik saati durmuş |
|
| 10:59-Okay Temiz'le ritmin ziyafeti | Dünya Gazetesi | 02.02.2010 11:33 |  | | |
| 10:59-Okay Temiz'le ritmin ziyafeti | Dünya | 02.02.2010 11:01 |  | | |
| 15:51-2 Şubat'ta 'ritim ziyafeti' var | Dünya Gazetesi | 29.01.2010 15:45 |  | | |
| 15:51-2 Şubat'ta 'ritim ziyafeti' var | Dünya | 29.01.2010 15:43 |  | | |
| Ustalardan 'Ritim Günü' | Hürriyet | 29.01.2010 15:00 |  | | |
| “RİTMİN?RUHU”NU ÇEKTİ... | Milliyet | 20.01.2010 00:04 |  | | Muratoğlu’nun “Ritmin Ruhu” adını taşıyan ilk kişisel sergisi İzmir Devlet Resim ve Heykel Müzesi’nde büyük ilgi gördü. Serginin açılış kokteyline ...
| | Milliyet Bölge 20.01.2010 | | | “RİTMİN?RUHU”NUÇEKTİ“RİTMİN?RUHU”NU ÇEKTİ |
|
| Tahammülfersa | Taraf Gazetesi | 02.10.2009 12:09 |  | | Ne kadar görkemli bir kelime değil mi? Ritmin ihtişamına, ses renginin zenginliğine bakar mısınız? Bir yanda hmmül’ün kunt ağırlığı, öbür yanda fersâ’nın aniden kanat açan uçarılığı!
Zülfiyari paymâl ettin yâ tersâ/ Olmaz üslûp böyle tehammülfersâ.
Geç dönem Osmanl | | Taraf Gazetesi Köşe Yazıları 02.10.2009 | | | TahammülfersaTahammülfersa |
|
| Ritmin ustaları güneşi ritimleriyle karşıladı | Evrensel | 11.08.2009 10:59 |  | | |
| Cennette tatil zamanı - Yalçın DOĞAN | Hürriyet | 01.08.2009 01:35 |  | | |
| H. İBRAHİM EKİZ - Tebrikler Yeşilyeşil | Zaman | 06.07.2009 09:23 |  | | | Kırkpınar tarihtir, davul ve zurnanın çıkardığı ahenkli ritmin kulakta bıraktığı hoş sada, insanın içini ürpertir, yüreğini titretir adeta. Anadolunun dört bir yanından kopup gelmiş, otel aramayan, halinden şikâyetçi olmayan, Selimiyenin ulvi ve gizemli kucağına sığınmış o cefakâr güreşseverler, Edirnenin hasat mevsiminde beyinleri kaynatan sıcağında alkış tutar, salavat getirir, Allah Allah naralarıyla Sarayiçini çınlatan pehlivanını destekler. | | Zaman Köşe Yazıları 06.07.2009 | | | HİBRAHİMEKİZ-TebriklerYeşilyeşilH İBRAHİM EKİZ - Tebrikler Yeşilyeşil |
|
| İBRAHİM ÖZTÜRK - Tebrikler Yeşilyeşil | Zaman | 06.07.2009 02:58 |  | | | Kırkpınar tarihtir, davul ve zurnanın çıkardığı ahenkli ritmin kulakta bıraktığı hoş sada, insanın içini ürpertir, yüreğini titretir adeta. Anadolunun dört bir yanından kopup gelmiş, otel aramayan, halinden şikâyetçi olmayan, Selimiyenin ulvi ve gizemli kucağına sığınmış o cefakâr güreşseverler, Edirnenin hasat mevsiminde beyinleri kaynatan sıcağında alkış tutar, salavat getirir, Allah Allah naralarıyla Sarayiçini çınlatan pehlivanını destekler. | | Zaman Köşe Yazıları 06.07.2009 | | | İBRAHİMÖZTÜRK-TebriklerYeşilyeşilİBRAHİM ÖZTÜRK - Tebrikler Yeşilyeşil |
|
| Ritmin babası “Ustalara Saygı”da | GazetePort | 25.03.2009 17:38 |  | | |
| Vardiyalı Çalışmak Sağlığı Bozuyor | TRT | 12.02.2009 16:13 |  | | |
| 02:30 Vardiyalı çalışmak, depresyon, kronik hastalıklara, davranış ve uyku bozukluklarına sebep olabiliyor | Net Gazete | 12.02.2009 10:44 |  | | |
| 02:30 Vardiyalı çalışmak, depresyon, kronik hastalıklara,
davranış ve uyku bozukluklarına neden olabiliyor | Net Gazete | 12.02.2009 03:09 |  | | |
| 02:30 Vardiyalı çalışmak, depresyon, davranış
bozukluğu ve uyku bozukluklarına neden oluyor | Net Gazete | 12.02.2009 02:29 |  | | |
| Ritmin ustaları İstanbul'da buluşacak | NTV | 26.01.2009 18:24 |  | | |
| Ritmin Ustaları Okay Temiz için Çalacak | TRT | 26.01.2009 15:38 |  | | |
| Ritmin Ustaları Bir Araya Geliyor | TRT | 26.01.2009 15:25 |  | | |
| Ritmin ustaları CRR'de | Haber3 | 26.01.2009 15:07 |  | | |
| "Sadece Ramazan'da dinlenecek bir albüm yapmadık" | Zaman | 13.07.2008 02:15 |  | | İlk albümleri Teni yayınladıklarında, müziğimizde yeni bir dönemin kapısını aralamıştı Yarkın kardeşler. 1994te Fahrettin ve Ferruh Yarkın tarafından kurulan ve Türkiyenin ilk ritim grubu olan Yarkın Ritim Grubu, davulcuları zurnacıların yamaklığından kurtarma çabalarıyla, ritmin eşlik olmadığını ve melodi gibi dinlenebileceğini gösterdi. | | Zaman Kültür 13.07.2008 | | | SadeceRamazandadinlenecekbiralbümyapmadıkSadece Ramazanda dinlenecek bir albüm yapmadık |
|
| Hormon değişikliği gençleri ‘gece kuşu’ yapıyor | Evrensel | 05.04.2008 09:53 |  | | |
| Gençler ergenlik hormonu değişikliğinden, erken uyuyor, sabah uyanmakta zorlanıyor | Net Gazete | 02.04.2008 15:09 |  | | | Gençlerin gece erken uyumakta, okula gitmek için uyanmakta zorlanmasının sebebinin, ergenlik dönemindeki hormon değişikliği olduğu bildirildi. Birçok gencin ergenlik döneminde biyolojik saatinde farklılıklar oluştuğunu belirten Avustralyalı araştırmacılar, gençlerin çoğunun, doğal ritmin gerektirdiğinden 2,5 saate kadar erken uyanmak zorunda kaldığını, sonuç olarak lisede bazı zorluklarla karşılaştıklarını vurguladılar. Araştırmacılar, okula gittikleri ve tatil yaptıkları dönemlerde 310 liseliyi inceledi. Tatilde gece 9 saatten fazla uyuyan bu gençlerin, liseye giderken 8 saatten az uyumak zorunda kaldıkları görüldü. | | Net Gazete Son Dakika 02.04.2008 | | | GençlerergenlikhormonudeğişikliğindenerkenuyuyorsabahuyanmaktazorlanıyorGençler ergenlik hormonu değişikliğinden erken uyuyor sabah uyanmakta zorlanıyor |
|
| Gençler ergenlik hormonu değişikliği nedeniyle, erken uyuyup, uyanmakta zorlanıyor | Net Gazete | 02.04.2008 11:07 |  | | | Gençlerin gece erken uyumakta, okula gitmek için uyanmakta zorlanmasının nedeninin ergenlik dönemindeki hormon değişikliği olduğu bildirildi. Birçok gencin ergenlik döneminde biyolojik saatinde farklılıklar oluştuğunu belirten Avustralyalı araştırmacılar, gençlerin çoğunun, doğal ritmin gerektirdiğinden 2,5 saate kadar erken uyanmak zorunda kaldığını, sonuç olarak lisede bazı zorluklarla karşılaştıklarını vurguladılar. Araştırmacılar, okula gittikleri ve tatil yaptıkları dönemlerde 310 liseliyi inceledi. Tatilde gece 9 saatten fazla uyuyan bu gençlerin, liseye giderken 8 saatten az uyumak zorunda kaldıkları görüldü. | | Net Gazete Son Dakika 02.04.2008 | | | GençlerergenlikhormonudeğişikliğinedeniyleerkenuyuyupuyanmaktazorlanıyorGençler ergenlik hormonu değişikliği nedeniyle erken uyuyup uyanmakta zorlanıyor |
|
| Gece kuşları | CNN Türk | 02.04.2008 10:37 |  | | | Gençlerin gece erken uyumakta, okula gitmek için uyanmakta zorlanmasının nedeninin ergenlik dönemindeki hormon değişikliği olduğu bildirildi.Birçok gencin ergenlik döneminde biyolojik saatinde farklılıklar oluştuğunu belirten Avustralyalı araştırmacılar, gençlerin çoğunun, doğal ritmin gerektirdiğinden 2,5 saate kadar erken uyanmak zorunda kaldığını, sonuç olarak lisede bazı zorluklarla karşılaştıklarını vurguladılar. | | CNN Türk Toplum Yaşam 02.04.2008 | | | GecekuşlarıGece kuşları |
|
|
| |